<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaş | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yas</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 09:19:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaş | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yas</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapılar yükseliyor, merkez şeklini alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapilar-yukseliyor-merkez-seklini-aliyor-625941</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[imalat]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[şeklini]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal sorumluluk bilinciyle önemli yatırımları hayata geçirerek Kocaeli’yi geleceğe hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, her yaştan ve her kesime hitap edecek Kocaeli Sosyal Yaşam Merkezi’nde hızlı bir ilerleme kaydediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilar-yukseliyor-merkez-seklini-aliyor-625941">Yapılar yükseliyor, merkez şeklini alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal sorumluluk bilinciyle önemli yatırımları hayata geçirerek Kocaeli’yi geleceğe hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, her yaştan ve her kesime hitap edecek Kocaeli Sosyal Yaşam Merkezi’nde hızlı bir ilerleme kaydediyor. Merkez bünyesinde yer alacak birçok birimin yapıları gözle görülür bir şekilde yükselmeye başladı.</p>
<p><b>YOĞUN İMALAT KENDİNİ GÖSTERDİ</b></p>
<p>Eski İnterteks Fuar Alanı’nda inşasına hızla devam edilen Sosyal Yaşam Merkezi; kentin sosyal, kültürel ve eğitim hayatına yön verecek. Her yaş grubundan insana hizmet edecek merkezde yoğun bir imalat süreci yürütülüyor. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde sürdürülen çalışmalar kapsamında konservatuvar, girişimcilik, gastronomi dil akademisi ve nizamiye binalarının çelik montaj imalatları tamamlandı. Konservatuvar ve girişimcilik binalarının trapez döşeme imalatları ile konservatuvar binası plastik kör kalıp imalatlarını da yerine getiren yüklenici firma, projelendirilen 3 bin ton çeliğin 2 bin tonunun sahadaki montajını gerçekleştirdi.</p>
<p><b>YAPI ŞEKLİNİ ALMAYA BAŞLADI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, birçok çalışmayı tamamlayarak yapıya şekil vermeye devam ediyor. Etap 3 kapsamında konferans salonu, dijital gençlik merkezi ve eğitim sınıflarının çelik montajı ile su deposu ve betonarme imalatları sürdürülüyor. Gastronomi binasında trapez döşeme ve OG hattı deplasesi devam ederken, girişimcilik ve gastronomi binalarında kör kalıp imalatları iş takvimine uygun şekilde ilerliyor. Kütüphane ve müzeyi bünyesinde barındıran etap 4’te ise çelik montaj çalışmalarına yakın zamanda başlanması planlanıyor.</p>
<p><b>ŞEHRİN YENİ YAŞAM MERKEZİ OLACAK</b></p>
<p>Yaklaşık 17 bin 390 m² kapalı alana sahip olacak merkez; konservatuar, dil akademisi, kütüphane, gastronomi atölyeleri, doğal yaşam müzesi, dijital yayın stüdyoları, girişimcilik ve sivil toplum merkezleri gibi birçok sosyal ve kültürel birimi bünyesinde barındıracak.</p>
<p><b>HER YAŞTAN VATANDAŞA HİZMET EDECEK</b></p>
<p>Proje tamamlandığında 7’den 70’e tüm Kocaelililerin faydalanabileceği modern bir kompleks ortaya çıkacak. 208 kişilik çok amaçlı salon, sinema-etkinlik salonu ve tanıtım merkezi yapının önemli bölümleri arasında yer alıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilar-yukseliyor-merkez-seklini-aliyor-625941">Yapılar yükseliyor, merkez şeklini alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnme ve beyin hasarında erken rehabilitasyon şart!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inme-ve-beyin-hasarinda-erken-rehabilitasyon-sart-625938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çorum]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasarında]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[nme]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inme-ve-beyin-hasarinda-erken-rehabilitasyon-sart-625938">İnme ve beyin hasarında erken rehabilitasyon şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre; her 4 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kez inme geçirme riski taşıyor. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 200-250 bin yeni inme vakası görülüyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum,</strong> günümüzde inmenin sadece ileri yaş hastalığı olmaktan çıktığını ve genç yaş gruplarında da görülmeye başladığını belirterek, bunda hareketsiz yaşam tarzı, hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi yanlış yaşam alışkanlıklarının etkili olduğunu söylüyor. </p>
<p>Felç sonrası iyileşmede zamanın kritik önem taşıdığını, bu süreçte robotik rehabilitasyonun da  tedavinin başarısını artırdığını belirten Doç. Dr. Çorum “İnme ve beyin hasarı ile beyin ameliyatları sonrası gelişen nörolojik kayıplar ve omurilik yaralanmaları gibi durumlarda, erken dönemde başlanan nörorehabilitasyon, hastaların iyileşme sürecini belirgin şekilde hızlandırıyor” diyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli erken rehabilitasyonun 5 kritik etkisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Fonksiyon kayıplarını geri kazandırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Felç sonrası iyileşmede zamanla yarış başlıyor. Yoğun ve hedefe yönelik rehabilitasyon; hareket, denge, konuşma ve yutma fonksiyonlarının daha hızlı geri kazanılmasını sağlıyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum “Erken dönemde başlanan, doğru planlanmış nörorehabilitasyon programları; hastanın yalnızca hareket kabiliyetini değil, yaşam kalitesini de yeniden kazandırır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Komplikasyonları önlüyor</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süre hareketsiz kalan felçli hastalarda; kas sertliği, eklem kısıtlılıkları, yatak yaraları, akciğer enfeksiyonları, solunum ve dolaşım problemleri gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir.  Bu durum hem tedavi sürecini zorlaştırır hem de iyileşmeyi geciktirir. Erken dönemde başlanan nörorehabilitasyon ile hastanın mümkün olan en kısa sürede kontrollü şekilde hareket ettirilmesi sağlanır. </p>
<ul>
<li><strong>Beynin kendini yenilemesini destekliyor</strong></li>
</ul>
<p>Beyin, hasar sonrası özellikle ilk aylarda yeniden yapılanmaya en açık dönemindedir. Özellikle inme sonrası ilk haftalar ve aylar, beynin bu yeniden yapılanma kapasitesinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu kritik süreçte uygulanan doğru ve tekrarlı terapiler, yeni sinir bağlantılarının oluşmasını destekler.</p>
<ul>
<li><strong>Bağımsızlığı artırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Felç sonrası en önemli hedeflerden biri, hastanın günlük yaşamda mümkün olduğunca bağımsız hale gelmesidir. Erken dönemde başlanan rehabilitasyon programları, hastanın yürüme, oturma, ayağa kalkma, giyinme, yemek yeme ve kişisel bakım gibi temel aktiviteleri yeniden öğrenmesini sağlar. Hastalar günlük yaşam aktivitelerinde daha kısa sürede bağımsız hale gelir. Bu durum, hem fiziksel iyileşmeyi hem de sosyal hayata katılımı güçlendirir.</p>
<ul>
<li><strong>Psikolojik olarak güçlendirir</strong></li>
</ul>
<p>Hastalık süreci yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da zorlu olup, sıklıkla umutsuzluk, kaygı, bağımsızlık hissi ve depresyon gibi duygulara yok açabilir. Ancak erken dönemde başlanan rehabilitasyonla birlikte görülen küçük ama somut ilerlemeler, hastaya ‘iyileşiyorum’ duygusunu kazandırır ve motivasyonunu artırır, tedaviye aktif katılımı destekler. </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor</strong></p>
<p>Multidisipliner yaklaşımın benimsendiği erken dönem rehabilitasyonda; hastaların robotik rehabilitasyon, fizyoterapi, ergoterapi ve konuşma-yutma terapisi alanlarında bire bir ve yoğun programlara alınarak yakından izlendiklerini belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum sözlerine şöyle devam ediyor: “Klinik durumlar anlık olarak değerlendirilerek gerektiğinde ileri tıbbi müdahale ve yoğun bakım desteği sağlanabiliyor. Bu bütüncül yapı, özellikle ağır etkilenmiş hastaların güvenli, kontrollü ve etkili bir rehabilitasyon süreci geçirmesine olanak tanıyor.” </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Robotik rehabilitasyon kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Robot destekli rehabilitasyon uygulamaları, günümüzde nörorehabilitasyonun önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Güncel bilimsel çalışmalara göre; bu yöntemlerin, beynin hasar sonrası yeniden yapılanma yeteneği olan nöroplastisiteyi destekleyerek iyileşme sürecine katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Çorum “Hastaya özel planlanan robotik programlar sayesinde erken dönemde güvenli mobilizasyon sağlanırken, yüksek tekrarlı egzersizlerle doğru hareketlerin öğrenilmesi destekleniyor. Aynı zamanda hastanın motivasyonu ve tedaviye katılımı da artıyor” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inme-ve-beyin-hasarinda-erken-rehabilitasyon-sart-625938">İnme ve beyin hasarında erken rehabilitasyon şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saygınlar&#8217;dan müzik dolu gece</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sayginlardan-muzik-dolu-gece-625902</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü, 65 yaş üstü vatandaşları sosyal hayatın içine dahil eden etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlardan-muzik-dolu-gece-625902">Saygınlar&#8217;dan müzik dolu gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü, 65 yaş üstü vatandaşları sosyal hayatın içine dahil eden etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda kurulan Saygınlar Korosu, ikinci kez sahne alarak izleyicilere müzik dolu bir gece yaşattı.</p>
<p><b> SALON DOLDU, ALKIŞLAR SUSMADI</b></p>
<p>Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konser, yoğun katılımla dikkat çekti. Şef Aysel Demircan yönetiminde sahneye çıkan koro, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği’nin seçkin eserlerini seslendirdi. Geçtiğimiz yıl ilk konserini veren ekip, ikinci performansında da salonu doldurarak büyük beğeni topladı.</p>
<p><b>MÜZİK VE EĞLENCE BİR ARADA</b></p>
<p>Yaklaşık 2 saat süren konserde toplam 15’ten fazla eser icra edildi. “Ayrılık Ateşten Bir Ok”, “Kırmızı Gülün Alı Var” ve “Sigaramın Dumanı” gibi sevilen eserlerle dinleyicilere nostaljik anlar yaşatıldı. Programın ilerleyen dakikalarında seyircilerin de eşlik ettiği şarkılarla coşku doruğa ulaştı. Katılımcılar hem kulaklarının pasını sildi hem de keyifli anlar yaşayarak stres attı.</p>
<p><b>TOPLUMSAL KATILIMA ANLAMLI KATKI</b></p>
<p>Etkinlik, ileri yaş bireylerin kültür-sanat alanında üretkenliğini desteklemek ve toplumsal yaşama aktif katılımlarını artırmak amacıyla düzenlendi. Saygınlar Kulübü üyelerinin sahne performansı izleyicilerden tam not aldı.</p>
<p><b>ÇİÇEK TAKDİMİ İLE SONA ERDİ</b></p>
<p>Program sonunda Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, koro şefi Aysel Demircan’a çiçek takdim ederek emeklerinden dolayı teşekkür etti. Gece, alkışlar eşliğinde sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlardan-muzik-dolu-gece-625902">Saygınlar&#8217;dan müzik dolu gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BES, 7&#8217;den 70&#8217;e güçlü bir tasarruf aracı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bes-7den-70e-guclu-bir-tasarruf-araci-625673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[70]]></category>
		<category><![CDATA[aracı]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’de kendini kanıtlamış uzun vadeli tasarruf ve yatırım aracı olarak giderek daha geniş bir kitleye ulaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bes-7den-70e-guclu-bir-tasarruf-araci-625673">BES, 7&#8217;den 70&#8217;e güçlü bir tasarruf aracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’de kendini kanıtlamış uzun vadeli tasarruf ve yatırım aracı olarak giderek daha geniş bir kitleye ulaşıyor. Bugün BES ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) toplam katılımcı sayısı 18 milyon seviyesine yaklaşırken, toplam fon büyüklüğü 2,5 trilyon TL’yi aşmış durumda. BES, yalnızca bir tasarruf aracı olmanın ötesinde, farklı gelir gruplarına hitap eden yapısıyla “7’den 70’e her bütçeye uygun” kapsayıcı bir sistem olarak öne çıkıyor. Son 5 yılda BES fonlarının ortalama getirisi %824 olurken, aynı dönemde TÜFE artışının %617 seviyesinde kalması, sistemin satın alma gücünü koruma potansiyelini ortaya koyuyor. </p>
<p><strong>BES hem kapsayıcı hem kazançlı yapısıyla dikkat çekiyor </strong></p>
<p>Hangi gelir grubunda olursa olsun herkes için erişilebilir bir yapı sunan BES; ev hanımlarından çalışanlara, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir kitleye yarının planını şimdiden yapma imkânı tanıyor. Devlet katkısı ve fon yönetiminin gücüyle birleşen birikimler gelecek için kıymetli bir finansal güvenceye dönüşüyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, BES’in sadece bir tasarruf aracı değil, bir &#8220;gelecek inşa etme disiplini&#8221; olduğunu belirterek şunları kaydetti: “BES hem kapsayıcılık hem de kazançlı olma özelliği ile diğer yatırım araçları arasından pozitif ayrışıyor. Her yaştan ve her gelir grubundan kişilerin kendi bütçesine uygun şekilde dahil olabildiği BES, disiplinli tasarruf alışkanlığı kazandırarak finansal özgürlüğe giden yolda güçlü bir rehber niteliği taşıyor.”</p>
<p><strong>18 yaş altı BES’e ilgi artıyor</strong></p>
<p>18 yaş altı katılımcıların sisteme dahil olması, BES’in toplumun tüm kesimlerine ulaşma hedefini daha da güçlendirdi. Ebeveynlerin çocukları adına açtığı hesaplar, sistemin uzun vadeli güven veren yapısıyla birleşerek güçlü bir finansal güvence oluşturuyor. Türkiye genelinde 18 yaş altı BES katılımcı sayısı 1,93 milyonun üzerine çıkarken, fon büyüklüğü 82 milyar TL seviyesine ulaştı. Katılım Emeklilik’in bu alandaki planı olan Erken BES de hızlı büyümesini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla Erken BES katılımcı sayısı 195 binin üzerine çıktı. Katılım Emeklilik, 18 yaş altı BES pazarında %10’un üzerindeki payıyla bu alanda da güçlü konumunu korumaya devam ediyor.  Ailelerin çocukları için erkenden tasarruf yapma bilincine öncülük ettiklerini vurgulayan Ayhan Sincek; “Erken BES, sadece bir birikim hesabı değil, ailelerin çocuklarıyla birlikte büyüttüğü bir gelecek hayali. Katılım Emeklilik olarak bu alandaki güçlü pazar payımız, ebeveynlerin bize olan güveninin en somut göstergesi. Sisteme dahil olan çocuklarımızla birlikte, onların finansal yarınları da güvenle birikiyor ve büyüyor. Amacımız, tasarruf kültürünü nesillere yayarak aile boyu bir finansal huzur inşa etmek” dedi.</p>
<p><strong>“Sağlıklı BES Emeklilik Gelir Planı” ile ücretsiz sağlık sigortası</strong></p>
<p>Katılım Emeklilik, emekliliği planlarken sağlığı da güvence altına alıyor. BES’i bireylerin tüm yaşam döngüsünü koruyan bir yapı olarak ele alarak sektörde bir ilke imza attı; “Sağlıklı BES Emeklilik Gelir Planı”nı hayata geçirdi. Bu yenilikçi modelle sektördeki tek olma özelliğini sürdüren Katılım Emeklilik, emeklilikte belirlenen şartları sağlayan katılımcılarına özel sağlık sigortası hediye ederek, emeklilik dönemindeki finansal birikimi doğrudan sağlık güvencesiyle destekliyor. Böylece katılımcılar, yarınlarını hem maddi hem de bedensel huzur içinde planlama imkânına kavuşuyor.</p>
<p>Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “BES, bugün geldiği noktada yalnızca tasarruf sağlayan bir sistem değil; aynı zamanda bireylerin finansal dayanıklılığını artıran önemli bir yapı hâline geldi. Biz de Katılım Emeklilik olarak bu yapıyı daha ileri taşımak için çalışıyoruz. ‘Sağlıklı BES Emeklilik Gelir Planı’ yaklaşımımızla, katılımcılarımıza yalnızca birikim değil, yaşamın farklı dönemlerini kapsayan bütüncül çözümler sunmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde BES’in daha geniş kitlelere ulaşmaya devam edeceğine inanıyoruz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bes-7den-70e-guclu-bir-tasarruf-araci-625673">BES, 7&#8217;den 70&#8217;e güçlü bir tasarruf aracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En riskli grup 5 yaş altındaki çocuklar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-riskli-grup-5-yas-altindaki-cocuklar-625667</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[altındaki]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaralar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625667</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-riskli-grup-5-yas-altindaki-cocuklar-625667">En riskli grup 5 yaş altındaki çocuklar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Dünya genelinde her yıl milyonlarca çocuğun yakalandığı bu enfeksiyon en sık Coxsackie virüsünden kaynaklanıyor.  Genellikle kreş ve okul öncesi dönemde, özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda görülen hastalığın bu yaş grubunda yaygın olmasının temel nedeni ise bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmemiş olması ve hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi. El ile ayak bölgesinde döküntüler ve ağız içinde yaralar ile kendini gösteren hastalık çoğu zaman hafif seyretmesine rağmen hızlı bulaşma özelliği nedeniyle dikkatle takip edilmeli. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi</strong> <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Akif Atlan, </strong>genellikle 7-10 gün içinde kendiliğinden geçen el ayak ve ağız hastalığının nadiren de olsa ciddi tablolara yol açabileceğini belirterek, “Bu nedenle, erken dönemde doktora başvurmak hem çocuğun sağlığını korur hem de hastalığın yayılmasını önler” diyor. Nadiren de olsa sinir sistemi veya kalp tutulumu gibi ciddi komplikasyonlar gelişebileceği için hastalığın hafife alınmaması gerektiği uyarısında bulunan <strong>Dr. Muhammed Akif Atlan,</strong> “Çocuk yeterli sıvı alamıyorsa, yüksek ateş uzun sürüyorsa, belirgin halsizlik varsa veya çocuk genel olarak iyi görünmüyorsa mutlaka yeniden doktora başvurulmalıdır. Erken değerlendirme, özellikle sıvı kaybına bağlı komplikasyonların önlenmesi açısından çok önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>En sık neden Coxsackie virüsü</strong></p>
<p>El ayak ve ağız hastalığı; genellikle Coxsackie virüsü ve halk arasında &#8216;bağırsak virüsleri&#8217; olarak bilinen enterovirüslerin neden olduğu viral bir enfeksiyondur. Hastalığın genellikle hafif ateş, halsizlik ve iştahsızlıkla başladığını vurgulayan Dr. Muhammed Akif Atlan, ilerleyen süreçte görülen belirtileri şöyle sıralıyor: “Ardından ağız içinde ağrılı yaralar gelişir. Bu yaralar çocukların yemek yemesini zorlaştırabilir. Daha sonra el içi, ayak tabanı ve bazen kalça bölgesinde döküntüler ortaya çıkar. Bu döküntüler bazen küçük kabarcıklar şeklinde olabilir.”</p>
<p><strong>Çocuklarda hızla bulaşıyor! </strong></p>
<p>El ayak ve ağız hastalığı hızla bulaşabilen bir viral enfeksiyon özelliği taşıyor. Virüs, hastalığı taşıyan çocuğun tükürüğü, burun akıntısı, dışkısı (özellikle bez değiştirme sırasında) ve vücut salgılarıyla temas edilmesi yoluyla kolayca bulaşabiliyor. Dr. Muhammed Akif Atlan, virüsün özellikle çocukların bir arada bulundukları kreş ve okul gibi toplu ortamlarda hızla bulaşabildiğini vurgulayarak, “Bulaşma riskine karşı çocuğun ellerinin sık sık yıkanması, oyuncakların ve ortak kullanılan yüzeylerin temizlenmesi ve hasta çocukların mümkünse evde dinlendirilmesi son derece önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Tedavide amaç konforu artırmak</strong></p>
<p>El ayak ve ağız hastalığında döküntüler birkaç gün içinde azalırken, ağız yaraları biraz daha uzun sürebiliyor. Hastalığa özgü bir tedavi yöntemi olmadığı için çocuğun şikayetlerini azaltmaya ve konforunu sağlamaya yönelik yöntemlere başvuruluyor. Dr. Muhammed Akif Atlan, virüs kaynaklı olması nedeniyle el ayak ve ağız enfeksiyonunda antibiyotik tedavisinin etkili olmadığına işaret ederek, şu bilgileri paylaşıyor: “Ateş düşürücüler ve yeterli sıvı alımı tedavinin temelini oluşturmaktadır. Ağız içindeki yaraların rahatlatılması amacıyla ağız gargaraları veya ağrı kesici spreyler kullanılabilir. Hijyen kurallarına dikkat etmek, çocuğun sıvı alımını korumak ve yeterli istirahat hastalığın yönetiminde en önemli üç noktayı oluşturmaktadır.” </p>
<p><strong>Ebeveynlere 5 kritik uyarı!</strong></p>
<p>Dr. Muhammed Akif Atlan, ebeveynlerin hastalık sürecinde dikkat etmeleri gereken kuralları şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Bol sıvı almasını sağlayın.</li>
<li>Ağız yaralarını artırabilecek asidik ve sert gıdalardan kaçının. </li>
<li>Yumuşak ve ılık gıdalar tercih edin. </li>
<li>Viral bir hastalık olması nedeniyle gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının. </li>
<li>Yanlış tedavilere ve yan etkilere yol açabileceği için doktor önerisi dışında tedavi uygulamayın. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-riskli-grup-5-yas-altindaki-cocuklar-625667">En riskli grup 5 yaş altındaki çocuklar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hissediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hissetme]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[misiniz]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınızdan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş almak denince aklımıza çoğunlukla kırışıklıklar ya da fiziksel değişimler gelir. Oysa bazen bedenimiz genç görünse de kendimizi yorgun, isteksiz, umutsuz ya da olduğumuz yaştan daha “yaşlı” hissedebiliriz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613">Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş almak denince aklımıza çoğunlukla kırışıklıklar ya da fiziksel değişimler gelir. Oysa bazen bedenimiz genç görünse de kendimizi yorgun, isteksiz, umutsuz ya da olduğumuz yaştan daha “yaşlı” hissedebiliriz. Uzun süreli stres, çözümlenmemiş duygular, yoğun yaşam temposu ve zayıflayan sosyal bağlar daha yaşlı hissetmenize neden olabilir. Bilimsel araştırmalar, kronik stresin beyin üzerinde iz bırakabildiğini ve ruhsal yaşlanmayı hızlandırabildiğini gösteriyor. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik,</strong> ruhsal yaşın değiştirilemez bir kader olmadığını, doğru destek ve alışkanlıklarla ruhun yeniden güçlenebileceğini vurguluyor. </p>
<p><strong>YAŞLANMAK SADECE FİZİKSEL GÜÇ KAYBI DEĞİLDİR</strong></p>
<p>Yaşlanma denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak biyolojik değişimler, kırışıklıklar ya da fiziksel güç kaybı gelebilir. Yaş alma sürecinin yalnızca bedende değil, zihinde ve duygularda da yaşandığını belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Kimi insanlar takvim yaşı genç olmasına rağmen kendini yorgun, isteksiz ya da olduğundan daha yaşlı hissedebilirken; bazıları ilerleyen yaşına rağmen hayata karşı enerjik ve esnek kalabilir. Buradaki farkı ise biyopsikososyal yani biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin her birini bütüncül şekilde ele alarak tabloyu daha iyi okuyabiliriz.” diyor. </p>
<p><strong>KENDİNİZİ DAHA YAŞLI HİSSETMENİZİN 5 NEDENİ</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kronik Stres:</strong> Uzun süre devam eden stres, vücudun sürekli “tehdit altında” olduğu algısını yaratır. Bu durum kortizol seviyesini artırarak zihinsel yorgunluk, motivasyon düşüklüğü ve ruhsal tükenmişlik hissine neden olabilir.</li>
<li><strong>Sosyal İzolasyon:</strong> İnsanın sosyal bir varlık olduğunu belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Sağlıklı güçlü ilişkiler psikolojik dayanıklılığı artırır. İzolasyon ve zayıflayan sosyal bağlar ise stres tepkisini artırarak kişinin kendini daha yorgun ve yaşlı hissetmesine yol açabilir” diyor. </li>
<li><strong>Zorlayıcı Deneyimler: </strong>Geçmişte yaşanan ve uygun şekilde ele alınmamış bazı travmatik deneyimler, zamanla kişinin tehdit algısının hassaslaşmasına yol açabilir. Bu durum bazı kişilerin duygusal olarak daha kırılgan, kaygıya daha açık olmasına ya da zihinsel olarak daha yorgun hissetmesine sebep olabilir.</li>
<li><strong>Anlam Duygusunda Azalma:</strong> Hayatta amaç ve anlam duygusunun zayıflaması, motivasyon ve yaşam enerjisinde belirgin bir düşüş yaratabilir. Bu durum kişinin günlük yaşamda daha isteksiz, yorgun ve yaşlı hissetmesine yol açabilir.</li>
<li><strong>Uzun Süreli Yüksek Kortizol:</strong> Stres hormonu olarak bilinen kortizolün uzun süre yüksek seyretmesi, uyku düzenini, hafızayı ve duygusal dengeyi olumsuz etkileyebilir. Bu durum hem zihinsel hem de duygusal olarak erken yaşlanma hissini artırabilir.</li>
</ul>
<p><strong>UZUN SÜRELİ STRES BEYNİ DEĞİŞTİRİYOR</strong></p>
<p>Psikolojik zorlanmaların yalnızca “duygusal” bir yük olmadığını, beynin yapısında ve işleyişinde de iz bırakabildiğinin nörobilimsel araştırmalarla desteklendiğini ifade eden <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik</strong>, “Uzun süreli stres ve travmatik yaşantılar, beynin özellikle korku ve tehdit algısından sorumlu olan amigdala ile hafıza ve öğrenmede kritik rol oynayan hipokampus bölgelerinde yapısal ve işlevsel değişimlere yol açabiliyor. Bu değişimler, kişinin olayları daha tehditkâr algılamasına, risk değerlendirmesinde zorlanmasına, karar alma süreçlerinde daha kaygı temelli hareket etmesine neden olabiliyor. Sürekli tetikte olma hali ve yüksek kortizol düzeyi, zamanla hem zihinsel esnekliği hem de duygusal dayanıklılığı zayıflatabilirken; bireyin ruhsal olarak daha yorgun, daha kırılgan ya da kendini olduğundan daha “yaşlı” hissetme deneyimine yol açabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>YAŞLI HİSSETMEK KADERİNİZ DEĞİL! </strong></p>
<p>Sürecin geliştirilebilir olduğuna dikkat çeken <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Sosyal destek ağlarının güçlü olması, duygusal farkındalık geliştirmek, esnek düşünebilmek ve problem çözme becerilerini artırmak ruh sağlığını korumada ve genç tutmada etkili faktörlerdir. Benzer şekilde 80 yılı aşkın süredir devam eden Harvard yetişkin çalışmaları, bireylerin mutluluk oranlarının pozitif sosyal ilişkiler ve sahip olunan anlamlı bağlarla arttığını, hatta biyolojik stres yanıtını düzenlediğini göstermektedir. Yani stres, izolasyon ve çözümlenmemiş duygusal yükler ruhu yaşlandırabilirken; anlamlı ilişkiler, psikolojik dayanıklılık ve duygusal işleme becerileri ruhsal gençliği destekleyebiliyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>SAĞLIKLI YAŞLANMAK YALNIZCA HASTALIKLARDAN UZAK KALMAK DEĞİLDİR!</strong></p>
<p>Ruhsal yaşın kronolojik yaştan farklı olabileceğini ancak stres yönetimi, duygusal işleme becerileri ve güçlü sosyal bağların ruhsal gençliği ve sağlıklı yaş almayı desteklediğini ifade eden <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik</strong>, “Bu bulgular, yaşlanma sürecinin yalnızca kaç yıl yaşandığıyla değil, bu yılların nasıl deneyimlendiğiyle de yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bireyin stresle baş etme biçimi, duygularını işleme kapasitesi, yaşamda anlam ve amaç duygusu geliştirmesi ile kurduğu sosyal ilişkilerin niteliği; psikolojik dayanıklılığı güçlendiren temel unsurlar arasındadır. Bu nedenle sağlıklı yaşlanma, yalnızca hastalıklardan uzak kalmayı değil; zihinsel esnekliği korumayı, duygusal dengeyi sürdürebilmeyi ve sosyal bağları canlı tutmayı da kapsayan bütüncül bir iyi oluş halini ifade etmektedir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613">Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AGM SPOR Kulübü Yüzmede Milli Takım Yolunda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agm-spor-kulubu-yuzmede-milli-takim-yolunda-625501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[agm]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[yüzmede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi AGM Spor Kulübü yüzme takımı, 4-5 Nisan 2026 tarihlerinde İzmir Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen 13+ yaş Türkiye Yıldız, Genç ve Açık Yaş Milli Takım Seçmesi Baraj Geçme Müsabakaları’na 4 sporcusuyla katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agm-spor-kulubu-yuzmede-milli-takim-yolunda-625501">AGM SPOR Kulübü Yüzmede Milli Takım Yolunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi AGM Spor Kulübü yüzme takımı, 4-5 Nisan 2026 tarihlerinde İzmir Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen 13+ yaş Türkiye Yıldız, Genç ve Açık Yaş Milli Takım Seçmesi Baraj Geçme Müsabakaları’na 4 sporcusuyla katıldı.</p>
<p>Aliağalı yüzücülerden yarışmaya katılan; Emir Ali Köylü 14 yaş grubunda, Hasan Kağan Uyanık, Elif Erbil ve Kadir Kılınç ise 13 yaş grubunda sergiledikleri performanslarla Aliağa’yı başarıyla temsil etti. Hasan Kağan Uyanık 50 m ve 100 m Sırtüstü stilinde Milli Takım Seçme Barajlarını geçerek 17-19 Nisan’da Edirne’de düzenlenecek olan Milli Takım seçme yarışlarına katılım sağlamaya hak kazandı. Hasan Kağan Uyanık bu başarısıyla Aliağa’ya yüzme branşında bir ilki yaşattı.</p>
<p>Müsabakaların ardından değerlendirmelerde bulunan Aliağa Belediyesi Yüzme Antrenörü Muhammed Ali Duman şu ifadeleri kullandı: “AGM Spor Kulübü olarak köklü kulüplerle yarışıyoruz. Çalışma arkadaşlarım ile birlikte hedeflerimiz için sabah akşam çalışıyoruz. Her başarımızla birlikte basamağı en üste çıkarmaya devam edeceğiz.  Bizlere yaşattığı gurur için sporcumuzu ve ailesini kutluyorum, başarılarının devamını diliyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agm-spor-kulubu-yuzmede-milli-takim-yolunda-625501">AGM SPOR Kulübü Yüzmede Milli Takım Yolunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;AMH Değerim Düşük, Anne Olamam&#8221; Yanılgısına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/amh-degerim-dusuk-anne-olamam-yanilgisina-dikkat-625405</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[amh]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[değerim]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[olamam]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[yanılgısına]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebek sahibi olmak isteyen kadınların önemli kaygılarından biri de AMH Anti-Mullerian Hormon) testi düşüklüğüdür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/amh-degerim-dusuk-anne-olamam-yanilgisina-dikkat-625405">&#8220;AMH Değerim Düşük, Anne Olamam&#8221; Yanılgısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek sahibi olmak isteyen kadınların önemli kaygılarından biri de AMH Anti-Mullerian Hormon) testi düşüklüğüdür. Bu test ile ilgili değerlerin düşük çıkması çoğu zaman halk arasında yanlış yorumlanarak “annelik ihtimalinin sona erdiği” algısını oluşturuyor.  Oysa bilimsel veriler, bu testin tek başına bir belirleyici olmadığını ortaya koyuyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu, kadınların doğurganlıkla ilgili en sık merak ettiği soruları yanıtlayarak, AMH testinden yumurta dondurmaya kadar uzanan süreç hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>AMH düşüklüğü çocuk sahibi olunamayacağı anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>AMH testi yumurtalık rezervini gösteren bir parametredir ancak tek başına kesin sonuçlar vermemektedir. AMH değeri adet döngüsüne, ölçüm zamanına ve kullanılan laboratuvar yöntemlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu nedenle düşük AMH değeri, bir kadının asla çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmemekte, yalnızca doğurganlık süresinin zaman olarak kısaldığını göstermektedir.</p>
<p>Aynı yaş grubundaki kadınlar arasında AMH düzeyi düşük olanlarla normal olanların hamile kalma olasılıkları benzerdir. Ancak düşük AMH saptanan kadınlar için zaman yönetiminin daha önemli hâle geldiğinin bilinmesi gerekir. Bu durumda ya daha erken tedavi planlaması yapılmakta ya da uygun hastalarda yumurta dondurma seçeneği gündeme gelmektedir.</p>
<p><strong>Düzenli adet görmek doğurganlık garantisi değil</strong></p>
<p>Üreme sağlığı konusunda kadınların bilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Toplumda yaygın olan “düzenli adet görüyorsam doğurganlığımda sorun yoktur” inanışı bilimsel olarak her zaman doğru değildir. Yumurtalık rezervi tükenmiş kadınlar bile 3-7 yıl boyunca düzenli adet görebilmektedir. Bu nedenle adet düzeni tek başına güvenilir bir gösterge olmamaktadır.</p>
<p>Doğurganlığın daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için AMH testinin yanı sıra, ultrasonografi ile yumurta sayısının değerlendirilmesi ve adet döngüsünün ikinci günü yapılan FSH testinin birlikte ele alınması gerekmektedir. Bu çok yönlü yaklaşım, kadınlar açısından daha güvenli ve gerçekçi sonuçlar sunmaktadır.</p>
<p><strong>Yüksek AMH değeri her zaman avantaj sağlamayabilir</strong></p>
<p>AMH değeri yüksek çıkan kadınların kendilerini uzun yıllar boyunca güvende hissetmeleri de yanıltıcı olabilmektedir. Burada en belirleyici faktör kadın yaşıdır. Yaş arttıkça yumurtalarda kromozomal hatalar artmakta ve bu da gebelik şansını doğrudan etkilemektedir.</p>
<p>Yumurta sayısı yeterli olsa bile ileri yaşta elde edilen yumurtaların genetik olarak sağlıklı olma ihtimali düşebilmektedir. Bu nedenle doğurganlık planları yalnızca sayılar göz önünde bulundurularak değil, mutlaka yaş ve kişisel faktörlere göre yapılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Anne olmak için önleminizi erken dönemde alabilirsiniz</strong></p>
<p>Özellikle 20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınların düzenli jinekolojik kontrollerini ihmal etmemeleri gerekir. Temel olarak, âdetin ikinci veya üçüncü günü yapılan FSH testine bakılması gerekir. Ayrıca ultrasonografi ile yumurta rezervinin, yani yumurta sayısının değerlendirilmesi mutlaka gereklidir. Eğer kariyer planı varsa, kadınlar evliliklerini bir süre ertelemek istiyorlarsa, düzenli olarak her yıl yumurta sayısına bakılmalıdır. Kritik sınırda bir azalma tespit edilirse, kadınların mutlaka hayatlarının merkezine yumurta dondurma stratejisini almaları gerekir. Çünkü daha ileri yaşlarda durum fark edildiğinde yumurta elde edilebilse bile, gebelik oluşturma şansı olan yumurtaların sayısı yaşla birlikte giderek azalır. Dolayısıyla rutin jinekolojik muayeneler, âdetin ikinci günü yapılan FSH testi ve aile öyküsü (özellikle erken menopoz öyküsü) önemlidir. Eğer birkaç yıl içinde yumurta sayısında dramatik bir düşüş başlamışsa, mutlaka üreme sağlığı uzmanı ile görüşülmeli, danışmanlık alınmalı ve henüz evlilik yoksa yumurta dondurma planı yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Yumurta dondurma doğurganlığın sigortası olabilmektedir</strong></p>
<p>Modern yaşam koşullarının çocuk sahibi olma yaşını doğal olarak ileriye taşımış durumdadır. Kadınlar eğitim ve iş hayatına daha fazla katılmakta ve çocuk sahibi olma yaşı doğal olarak ertelenebilmektedir. Aynı durum erkekler için de geçerlidir. Günümüzde pek çok insan, hayatta önce kariyerini kurmayı, kendini güvende hissetmeyi ve ancak ondan sonra bir</p>
<p>çocuğu dünyaya getirmeyi tercih etmektedir. Bu da çocuk sahibi olmayı</p>
<p>listenin son sıralarına itmektedir. Bu anlaşılır bir durumdur ancak biyolojik gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerekir.</p>
<p>Yumurta dondurma günümüzde kadınlara önemli bir zaman kazanımı sağlamaktadır. Bu yöntem bir tür doğurganlık sigortası olarak değerlendirilebilir. 35 yaşın altında yumurta rezervi azaldıysa, ailede erken menopoz öyküsü varsa ya da yumurta azalmasına sebep olabilecek herhangi bir kronik hastalık mevcutsa kadınlar kanunen yumurtalarını dondurabilmektedir. Ayrıca 38 yaş ve üzerinde, hiçbir kriter aranmaksızın, kadınlar yumurta dondurabilir. Ancak hangi yaşta ve ne kadar sayıda yumurta dondurulduğu çok önemlidir. Bu durum şöyle özetlenebilir: 35 yaşın altında en az 15 yumurta dondurulması gerekir. 35–40 yaş arasında dondurma yapılacaksa bu sayı 2 katına çıkar, yani yaklaşık 30 yumurta gerekir. 40 yaşın üzerinde ise bu sayı 3 katına çıkmaktadır; yaklaşık 40–45 yumurta gibi düşünülebilir. Bunun temel sebebi şudur: Genetik olarak normal 3 embriyo arka arkaya transfer edildiğinde, önemli oranda gebelik elde dilebilmektedir. Yani hedef, genetik olarak normal 3 embriyo elde etmektir. 35 yaşın altında bu embriyo sayısını elde etmek için 15 yumurta yeterli olurken, 35–40 yaş arasında 30 yumurta elde edildiğinde yine 3 genetik olarak normal embriyo elde etme oranı korunur. 40 yaşın üzerinde ise 40–45 yumurta ile bu oran korunabilmektedir. Dolayısıyla “Ben bir, iki, üç adet yumurta dondurdum; artık biyolojik saatimi durdurdum ve güvencem var” gibi düşünmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bilimsel verilere göre sağlıklı bir gebelik şansı için belirli sayıda genetik olarak normal embriyo elde edilmesi gerekmektedir. İleri yaşlarda bu sayıya ulaşabilmek için çok daha fazla yumurtaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle yumurta dondurma ne kadar erken yapılırsa o kadar avantaj elde edilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/amh-degerim-dusuk-anne-olamam-yanilgisina-dikkat-625405">&#8220;AMH Değerim Düşük, Anne Olamam&#8221; Yanılgısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu hastalıkta gülmek, hapşırmak hatta yürümek bile işkence!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-hastalikta-gulmek-hapsirmak-hatta-yurumek-bile-iskence-625345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 08:49:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gülmek]]></category>
		<category><![CDATA[hapşırmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkta]]></category>
		<category><![CDATA[hatta]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yürümek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-hastalikta-gulmek-hapsirmak-hatta-yurumek-bile-iskence-625345">Bu hastalıkta gülmek, hapşırmak hatta yürümek bile işkence!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ecem Eren</strong> “Ülkemizde her 3 kadından biri idrar kaçırma sorunu yaşıyor ancak doktora söylemekten çekiniyor. Bir çoğu da ‘doğum yaptım, normaldir’, ‘yaş aldım artık olur’ diye düşünerek sorunu baştan kabulleniyor. Oysa idrar kaçırma yaygın olsa da normal değildir ve tedavisi mümkündür” diyor. </p>
<p>İdrar kaçırmanın sadece fiziksel bir problem olmadığını, günlük yaşamı kabusa çevirebildiğini vurgulayan Dr. Eren; bu sorunu yaşayan kadınların özgüveninin hızla azaldığını, spor yapmaktan, uzun yolculuklara çıkmaktan, sosyal ortamlara girmekten hatta hapşırmaktan ve gülmekten bile çekindiklerini belirtiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ecem Eren utandıran hastalığın 6 temel nedenini ve en en yeni tedavi yöntemlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Menopoz ve yaş</strong></p>
<p>Menopozla birlikte vücutta östrojen hormonunun azalması, mesane ve idrar yolunu destekleyen dokuların zayıflamasına yol açabiliyor. Yaş ilerledikçe kas gücünde ve doku elastikiyetinde görülen azalma da bu durumu kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle menopoz dönemindeki kadınlarda mesane kontrolünü sağlamak zorlaşabiliyor. </p>
<p><strong>Fazla kilo</strong></p>
<p>Aşırı kilo, karın içi basıncını artırarak mesane üzerinde sürekli bir baskı oluşturabiliyor. Bu baskı özellikle gülme, hapşırma, öksürme veya egzersiz sırasında mesane kontrolünü zorlaştırabiliyor. Dr. Ecem Eren, kilo kontrolünün, bu sorunun önlenmesi ve hafifletilmesinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor. </p>
<p><strong>Doğum yapmış olmak </strong></p>
<p>Sadece normal doğum yapmak değil, gebelik de tek başına riski artırabiliyor. Pelvik taban kasları ve bağ dokular önemli ölçüde gerileyebiliyor. Bu bölgede oluşan gevşeme mesane ve idrar kanalını destekleyen yapıları zayıflatabiliyor. Zor doğumlar geçirmek de ilerleyen yıllarda bu sorunun ortaya çıkma riskini artırabiliyor. Doğum sırasında pelvik taban kasları ve destek dokular zarar görebilir. Sadece vajinal doğum yapmak değil, gebe kalmış olmak tek başına dahi riski artırıyor.</p>
<p><strong>Kronik öksürük veya kabızlık</strong></p>
<p>Uzun süre devam eden öksürük atakları ya da sürekli ıkınmaya neden olan kabızlık, pelvik taban kasları üzerinde tekrar eden bir basınç oluşturabiliyor. Bu durum zamanla kasların dayanıklılığını azaltarak mesane kontrolünün zayıflamasına neden olabiliyor. </p>
<p><strong>Pelvik taban kaslarının zayıflaması</strong></p>
<p>Mesaneyi ve idrar yolunu destekleyen pelvik taban kasları zamanla zayıfladığında mesane kontrolü de olumsuz etkilenebiliyor. Dr. Ecem Eren “Hareketsiz yaşam, gebelikler, hormonal değişiklikler, yaşlanma veya bazı cerrahiler bu kasların gücünü azaltabilir. Düzenli pelvik taban egzersizleri kasları güçlendirerek şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir” diyor. </p>
<p><strong>Diyabet (şeker hastalığı) ve enfeksiyonlar </strong></p>
<p>Diyabet (şeker hastalığı) sinir sistemini etkileyerek mesanenin çalışma düzenini bozabiliyor. Ayrıca sık görülen idrar yolu enfeksiyonları da mesane hassasiyetini artırarak kontrol sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle diyabetin iyi kontrol edilmesi ve enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>xxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Farklı tedavi seçenekleri var!</strong></p>
<p><strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ecem Eren</strong>, idrar kaçırma sorununa karşı günümüzde farklı tedavi seçenekleri olduğunu, yani idrar kaçırmanın kader olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: “Pelvik taban egzersizleri ve bazı ilaç tedavileri birçok hastada fayda sağlayabiliyor. Uygun hastalarda lazer uygulamaları veya destekleyici dolgu yöntemleri de tercih edilebiliyor. Daha ileri durumlarda ise küçük cerrahi girişimler ile mesaneyi destekleyen yapılar güçlendirilebiliyor ve oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor. İdrar kaçırma kadınların sessizce katlanması gereken bir durum değil. Yaygın olabilir ama normal değildir ve çoğu zaman tedavi edilebilir. Bu yüzden kadınların utanmadan bu konuyu dile getirmesi ve bir uzmana başvurması çok önemli. Bazen doğru soruyu sormak bile çözümün ilk adımı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-hastalikta-gulmek-hapsirmak-hatta-yurumek-bile-iskence-625345">Bu hastalıkta gülmek, hapşırmak hatta yürümek bile işkence!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşayan Kütüphaneler&#8221; unutulmaz anlar yaşattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasayan-kutuphaneler-unutulmaz-anlar-yasatti-624981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:02:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlar]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[koça]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşattı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kütüphane Haftası kapsamında Darıca’da düzenlediği “Yaşayan Kütüphaneler, Bağımsız Zihinler” programı çocuklara ve gençlere unutulmaz bir gün yaşattı. Eğitici içerikler ile eğlenceli aktiviteleri bir araya getiren etkinlik, farklı yaş gruplarından öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-kutuphaneler-unutulmaz-anlar-yasatti-624981">&#8220;Yaşayan Kütüphaneler&#8221; unutulmaz anlar yaşattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kütüphane Haftası kapsamında Darıca’da düzenlediği “Yaşayan Kütüphaneler, Bağımsız Zihinler” programı çocuklara ve gençlere unutulmaz bir gün yaşattı. Eğitici içerikler ile eğlenceli aktiviteleri bir araya getiren etkinlik, farklı yaş gruplarından öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><b>GENÇLERE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE MESAJI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kütüphane Haftası’nda Yeşilay iş birliğiyle önemli bir etkinlik gerçekleştirdi. Darıca Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan gençlerle bir araya geldi. Söyleşide; bağımlılıkla mücadele, bilinçli birey olmanın önemi, dijital dünyanın doğru kullanımı ve zihinsel bağımsızlık konuları ele alındı. Merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı bulan gençler, bilinçli bir gelecek için önemli bilgiler edindi.</p>
<p><b>ÇOCUKLAR MÜZİKALLE ÖĞRENDİ</b><br />Söyleşinin ardından sahnelenen “Bağımsızlığın Rengi” adlı çocuk müzikali minik izleyicilerden büyük ilgi gördü. Yeşilcan, Ece ve Efe karakterlerinin yer aldığı müzikalde; dijital bağımlılık, arkadaşlık ve gerçek hayat ile dijital dünya arasındaki denge eğlenceli bir dille anlatıldı. Özellikle 5-10 yaş grubuna hitap eden gösteri, hem güldürdü hem düşündürdü.</p>
<p><b>ATÖLYELER HEM EĞLENDİRDİ HEM ÖĞRETTİ</b><br />Darıca Millet Bahçesi’nde kurulan atölye alanları da gün boyunca büyük ilgi gördü. Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarda çocuklar ve gençler gönüllülük ve bilgilendirme stantlarını ziyaret etti. Atölyelerde katılımcılar, alkol simülasyon gözlüğü ve reaksiyon cihazı etkinliklerinden kum boyama, bileklik yapımı ve bilgi yarışmalarına kadar pek çok faaliyetle eğlenerek öğrendi.</p>
<p><b>KOCA BİLGE’YE YOĞUN İLGİ</b></p>
<p>Kütüphanelerin sevilen maskotu Koca Bilge de etkinliğin en neşeli anlarına eşlik etti. Çocuklar, Koca Bilge ile oyunlar oynayıp bol bol fotoğraf çektirirken, etkinlik alanında renkli görüntüler oluştu. Miniklerin maskota gösterdiği ilgi günün en dikkat çeken detaylarından biri oldu.</p>
<p><b>KÜTÜPHANE HAFTASI COŞKUSU SÜRÜYOR</b><br />Darıca’da büyük ilgi gören etkinlik, Kocaeli genelinde Kütüphane Haftası’nın coşkuyla kutlandığını bir kez daha gösterdi. Yalnızca bu özel haftada değil, yıl boyunca düzenlenen etkinliklerle Büyükşehir kütüphaneleri ders çalışılan ve kitap okunan mekânların ötesinde, birer yaşam alanı olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-kutuphaneler-unutulmaz-anlar-yasatti-624981">&#8220;Yaşayan Kütüphaneler&#8221; unutulmaz anlar yaşattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslilik-politikalari-bakim-odakli-olmaktan-cikmali-624906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[çıkmalı]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[olmaktan]]></category>
		<category><![CDATA[politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sosyal Hizmet Anabilim Dalı bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, İstanbul Kadıköy’de yaşayan 65 yaş ve üzeri kadınların “yerinde yaşlanma” deneyimlerini çok boyutlu bir perspektifle ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilik-politikalari-bakim-odakli-olmaktan-cikmali-624906">Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sosyal Hizmet Anabilim Dalı bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, İstanbul Kadıköy’de yaşayan 65 yaş ve üzeri kadınların “yerinde yaşlanma” deneyimlerini çok boyutlu bir perspektifle ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan danışmanlığında, Elif Berber Tiryakioğlu tarafından hazırlanan “Yaşlı Kadınların Yerinde Yaşlanma Deneyimleri ve Değişen İhtiyaçları: İstanbul Kadıköy Örneği” başlıklı tez, yaşlılığı yalnızca sağlık ve bakım ekseninde değil; ev, mahalle, aidiyet, güvenlik ve bağımsızlık bağlamında değerlendirdi.</p>
<p><strong>Yaşlılığı yaşamın içinden okumak tezin en güçlü yönü</strong></p>
<p>Çalışmayı akademik ve toplumsal açıdan önemli bulduğunu belirten Tez Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan, “Çalışma, yaşlılığı yalnızca sağlık sorunları ya da bakım ihtiyacı üzerinden değerlendirmiyor; ev, mahalle, komşuluk ilişkileri, aidiyet duygusu, güvenlik hissi ve bağımsızlık isteği gibi gündelik hayatın temel unsurlarıyla birlikte ele alıyor. Yaşlılık meselesini yaşamın içinden okumak, bu tezin en güçlü yönlerinden biri.” dedi.</p>
<p><strong>Yerinde yaşlanma yalnızca konut tercihi değil</strong></p>
<p>“Yerinde yaşlanma” kavramının önemine dikkat çeken Doğan, “Yerinde yaşlanma, kişinin yaşlandıkça hayatından kopmadan, mümkün olduğunca kendi evinde, kendi mahallesinde ve alışık olduğu sosyal çevre içinde yaşamını sürdürebilmesi anlamına gelir. Bu yaklaşım yalnızca bir konut tercihi değildir; kişinin bağımsızlığını, sosyal ilişkilerini, günlük rutinlerini ve yaşamla kurduğu anlam bağını korumasıyla ilgilidir. Kişi tanıdığı bir çevrede kaldığında kendini daha güvende hisseder, gündelik yaşamını daha rahat organize eder, sosyal temaslarını daha kolay sürdürür ve bu durum psikolojik iyi oluşu destekler. Buna karşılık yaşanılan çevreden kopmak ya da kişinin kendi yaşam düzeni üzerinde söz hakkını kaybetmesi, yalnızlık, kaygı, yabancılaşma ve kırılganlık hissini artırabilir. Bu nedenle yerinde yaşlanma, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikososyal açıdan da koruyucu bir çerçeve sunar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yaşlı kadınların görünmeyen deneyimleri görünür kılındı</strong></p>
<p>Araştırmanın özellikle yaşlı kadınlara odaklanmasının önemine değinen Doğan, “Yaşlı kadınların deneyimleri çoğu zaman genel ‘yaşlılık’ başlığı içinde görünmez hale gelebiliyor. Oysa kadınların yaşam boyu karşılaştıkları ekonomik, sosyal ve bakım temelli eşitsizlikler, yaşlılık döneminde daha belirgin hale geliyor. Bu çalışma tam da bu görünmeyen alanı görünür kılıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kadıköy, İstanbul’un 39 ilçesi içinde en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilçe</strong></p>
<p>Kadıköy’ün araştırma sahası olarak seçilmesinin isabetli olduğunu belirten Doğan, “Türkiye’de yaşlı nüfus oranı yüzde 10’u aşmış durumda. Kadıköy’de ise bu oran Türkiye ortalamasının belirgin biçimde üzerinde. TÜİK verilerine göre ilçede yaşayan 65 yaş ve üzeri nüfus 96 bin 252’ye ulaşmış ve bu grubun ilçe nüfusu içindeki oranı yüzde 20,99 olmuştur. Bu oranla Kadıköy, İstanbul’un 39 ilçesi içinde en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilçedir. Bu veriler Kadıköy’ü yalnızca sayısal olarak dikkat çeken bir yer haline getirmiyor; aynı zamanda yaşlanma deneyimini gündelik hayat, mahalle ilişkileri, bakım, güvenlik, aidiyet ve yaşam kalitesi boyutlarıyla anlamak açısından çok önemli bir sosyal saha haline getiriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı</strong></p>
<p>Çalışmanın Türkiye’de yaşlılık politikalarının dönüşüm ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten Doğan, “Yaşlılıkta asıl mesele yalnızca hastalıkların yönetimi değil, insanın bütüncül iyilik halinin korunmasıdır. Ruhsal denge, sosyal ilişkiler, güvenlik hissi, aidiyet duygusu ve yaşam üzerinde söz sahibi olabilme de en az fiziksel sağlık kadar önemlidir. Yaşlı bireyi sadece bakım ihtiyacı üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Özellikle yaşlı kadınlar açısından yalnızlık, sosyal izolasyon ve mahalle bağlarının zayıflaması belirleyici hale geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hizmet modelleri çeşitlenmeli</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan, huzurevi ve bakım evi hizmetlerinin tek seçenek haline gelmemesi gerektiğini ifade ederek, “Huzurevi ve bakım evi hizmetleri elbette gereklidir; ancak tek alternatif bunlar olmamalıdır. Evde destek hizmetleri, mahalle temelli sosyal hizmet uygulamaları, gündüzlü destek mekanizmaları, psikososyal destek programları ve aileyi güçlendiren ara modeller birlikte planlanmalıdır. Güçlü bir yaşlılık politikası, tek bir çözüm biçimine dayanan değil, farklı yaşam durumlarına uygun seçenekler sunabilen bir yapıyla mümkündür.” diye konuştu.</p>
<p>Kentsel dönüşüm ve değişen aile yapısının yaşlı kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Doğan, “Kadıköy gibi dönüşümün hızlı yaşandığı bir ilçede yalnızca binalar yenilenmiyor; mahallenin sosyal dokusu da değişiyor. Komşuluk ilişkilerinin seyrelmesi ve tanıdık çevrenin dağılması, yaşlı bireyler açısından aidiyet duygusunu zayıflatabiliyor. Sadece yaşlı bireyin kente uyum sağlamasını beklemek yetmez; kentin de yaşlı bireye uyum sağlayacak biçimde düzenlenmesi gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yaş dostu şehir herkes için gereklidir</strong></p>
<p>Yaş dostu şehir yaklaşımının önemine değinen Doğan, “Yaş dostu bir şehir; çocuk için de, genç için de, engelli birey için de, bakım veren aileler için de daha yaşanabilir bir şehirdir. Yaya erişimi, güvenli kaldırımlar, dinlenme alanları, ulaşılabilir hizmet noktaları ve kapsayıcı kamusal alanlar toplumun tüm kesimlerinin yaşam kalitesini artırır. Kenti herkes için tasarlamak, yaşlılar için bir ayrıcalık değil; kamusal adaletin gereğidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mahalle temelli yerinde yaşlanma destek sistemi kurulmalı</strong></p>
<p>Tezden hareketle en öncelikli sosyal politika önerisini de paylaşan Doğan, “En öncelikli sosyal politika önerim, mahalle temelli ve çok katmanlı bir ‘yerinde yaşlanma destek sistemi’nin kurulması ve kurumsallaştırılmasıdır. Sosyal politika yalnızca bakım hizmeti sunmak değil, kişinin yaşadığı çevrede yaşamını sürdürebilmesini mümkün kılan koşulları güçlendirmek olmalıdır. Belediyecilik hizmetleri ile sosyal hizmet uygulamaları birlikte çalışmalı; ev içi düzenlemelerden psikososyal desteğe, ulaşım kolaylığından sosyal katılım programlarına kadar bütüncül bir yapı oluşturulmalıdır.” diyerek yerel yönetimlere çağrıda bulundu.</p>
<p><strong>Sahadan akademiye…</strong></p>
<p>Tezin yazarı Elif Berber Tiryakioğlu, çalışmasının hem kişisel hem de mesleki deneyimlerinin kesişim noktasında şekillendiğini belirtti. Kadıköy Erenköy Mahallesi’nde uzun yıllardır yaşadığını ve mahalle yaşamı içinde yaşlı kadınların gündelik hayatlarına yakından tanıklık ettiğini ifade eden Tiryakioğlu, sosyoloji mezunu olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sosyolog olarak görev yaptığını, özellikle saha çalışmalarında yaşlı bireylerin yaşam koşullarını yakından gözlemlediğini aktardı.</p>
<p>Tiryakioğlu, “Pandemi döneminde yaşlıların ne kadar yalnızlaştığına ve kırılgan hale geldiğine birebir şahit oldum. Mahallemdeki komşularım ve sahada karşılaştığım hikâyeler bana şunu düşündürdü: Yaşlıların sesi yeterince duyulmuyor. Oysa nüfus hızla yaşlanıyor ve bu mesele artık ertelenebilir bir konu değil. Amacım sadece akademik bir çalışma yapmak değil; onların hayatına dokunan, çözüm üretmeye katkı sunan bir perspektif geliştirmekti.” dedi.</p>
<p><strong>Ev bir hafıza mekânı</strong></p>
<p>Saha çalışması sırasında yaşlı kadınların en belirgin talebinin evlerinde ve mahallelerinde kalmak olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, “Birçok kadın için ev sadece dört duvar değildi. Eşini kaybettiği, çocuklarını büyüttüğü, bayramları geçirdiği, komşularıyla çay içtiği bir hafıza mekânıydı. Mahalle ise bilinirlik demekti; tanıdık bir fırın, selam veren bir esnaf, yılların komşusu… Yaş ilerledikçe insan için en kıymetli şeylerden biri güvenli ve tanıdık bir çevre oluyor. ‘Beni ben yapan yerden kopmak istemiyorum.’ derken aslında ‘Hayatımın izleri burada.’ demek istiyorlardı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>En baskın tema yalnızlık</strong></p>
<p>Çalışmada en sık dile getirilen konunun yalnızlık olduğunu belirten Tiryakioğlu, “Bu yalnızlık sadece tek başına olmak değil; anlaşılmamak, aranıp sorulmamak ve sosyal hayattan yavaş yavaş çekilmek anlamına geliyordu. Komşuluk bağlarının zayıflaması ve sosyal çevrenin daralması bu süreci hızlandırıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Sağlık hizmetlerine erişim ve dijital sistemlere uyumun da önemli sorun başlıkları arasında yer aldığını belirten Tiryakioğlu, randevu sistemine erişimde yaşanan zorlukların ve dijitalleşmenin hizmetlere ulaşımı sınırlayabildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Yerinde yaşlanmayı güven ve aidiyet belirliyor</strong></p>
<p>Kentsel dönüşüm ve değişen mahalle yapısının yerinde yaşlanma deneyimini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Tiryakioğlu, “Kentsel dönüşüm projeleri ve yüksek katlı yaşam alanları arttıkça eski komşuluk ilişkileri seyrelmeye başlıyor. Oysa yaşlı bir kadın için mahalle sadece bir adres değil; aidiyet, güvenlik ve sosyal etkileşim alanı. Bu bağ zayıfladığında yerinde yaşlanmanın en önemli avantajları da kayboluyor. Günlük pratiklerin sürekliliği ve küçük dayanışma ağları daralıyor. Yerinde yaşlanmayı en çok güven ve aidiyet duygusunun azalması zorlaştırıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilik-politikalari-bakim-odakli-olmaktan-cikmali-624906">Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital mirasınıza sahip çıkın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-mirasiniza-sahip-cikin-624797</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 07:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Miras]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplarını]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[mirasınıza]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[Sevdiklerini]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624797</guid>

					<description><![CDATA[<p> İnsan hayatı sona erdiği zaman geride kalan aile üyeleri, yakın arkadaşlar tarafından duygusal olarak zor ama yasal olarak yapılması gereken işlemler bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-mirasiniza-sahip-cikin-624797">Dijital mirasınıza sahip çıkın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İnsan hayatı sona erdiği zaman geride kalan aile üyeleri, yakın arkadaşlar tarafından duygusal olarak zor ama yasal olarak yapılması gereken işlemler bulunuyor. Sosyal medyanın yoğun kullanıldığı bu dönemde bir vefat sonrasında dijital varlıklarının yönetiminin nasıl olacağı da önemli bir konu. Ayrıca dolandırıcılar genellikle ölen kişilerin veya yas tutan yakınlarının hesaplarını hedef alıyorlar.</strong></p>
<p><strong>Dijital mirasınızı nasıl hazırlayıp koruyacağınızı ve sevdiklerinizin duygusal ve fiziksel yükünü azaltmak için önceden başka neler yapabileceğinizi tam olarak bilmek önemli. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, dijital miras dolandırıcılarına karşı alınabilecek önlemler konusunda bilgi paylaşımında bulundu. </strong></p>
<p>Bir hayat sona erdiğinde geride bırakılanları hayal edebiliyor musunuz? Aile yadigârları, mülkler ve  diğer maddi varlıklar…  Şimdi de sevdiklerinize yönetmeleri için bırakacağınız tüm dijital varlıkları bir düşünün. E-posta hesapları, paylaşılan fotoğraflar, parolalar, çalma listeleri, sosyal medya profilleri ve akıllı cihazlar. Aradaki fark, siz öldükten sonra bunlara tamamen erişilemez hâle gelmesi ve bu durumun, arkadaşlarınız ve aileniz için zaten travmatik olan süreci daha da karmaşık hâle getirmesidir. Daha da kötüsü, dijital mirasınız kötü niyetli kişilerin hedefi bile olabilir. Dijital mirasınızı nasıl hazırlayıp koruyacağınızı ve sevdiklerinizin duygusal ve fiziksel yükünü azaltmak için önceden başka neler yapabileceğinizi tam olarak bilmek önemlidir. Ayrıca aniden aynı duruma düşerseniz ne olacağını da bilmelisiniz.</p>
<p><strong>Dijital miras bırakılabilir mi?</strong></p>
<p>En büyük zorluklardan biri sosyal medya ve parola yönetimiyle ilgilidir. OpenID Foundation&#8217;a göre, bankalar, vergi daireleri ve kart şirketleri ölüm sonrası hesapların kapatılmasıyla ilgili iyi prova edilmiş süreçlere sahipken birçok dijital odaklı şirket hâlâ ölümü &#8220;olağan dışı bir durum&#8221; olarak ele alıyor. Yasal açıdan bakıldığında, miras yasaları genellikle dijital varlıkları kapsamamakta, çevrimiçi politikalar &#8220;belirsiz&#8221; ve araçlar dağınık olabilmektedir.</p>
<p><strong>Riskler nelerdir?</strong></p>
<p>Sevdiklerini kaybeden arkadaşlar ve aile üyeleri için ölen kişinin dijital değerlerini geri alamamaları durumunda, sevdiklerini kaybetmenin duygusal darbesinin acısı artabilir. Sosyal medya algoritmaları, doğum günü bildirimleri veya etiketlenmiş fotoğraflar şeklinde istenmeyen anıları gündeme getirirse bu durum kötü hissettirebilir. Ayrıca size devredilmesi gereken kripto paralar ve diğer varlıklara erişememenizin mali bir etkisi de vardır.</p>
<p>Dolandırıcılar da para kazanma fırsatı yakalama peşinde. İlk olarak, ölüm ilanlarını ve sosyal medya gönderilerini tarayarak, ölen kişinin kimliğine bürünmek için kullanabilecekleri kişisel bilgileri arıyorlar. Sonrasında kredi kartı şirketlerini aldatarak yeni kredi limitleri açtırmaya bile çalışıyorlar.  Bankalar ve devlet kurumları için zorluk, kurban hesaplarını aktif olarak takip etmediğinde, bu tür dolandırıcılıkların normalde olacağından çok daha uzun süre devam edebilmesi oluyor. Dolandırıcılar yakın zamanda vefat eden bir kişinin ailesini de hedef alabilir. Örneğin, web&#8217;den onların görüntülerini toplayarak, akrabalarından para veya bilgi talep eden ölüm sonrası deepfake videolar oluşturabilirler. Ya da aynı şeyi yapmak için merhumun sosyal medya hesaplarını ele geçirebilirler. Hatta bir sigorta şirketi gibi davranarak, hayat sigortası fonlarını serbest bırakmak için bir ücret talep edebilirler. Ya da sevdiklerinizin dijital varlıklarına ücret karşılığında erişebileceklerini iddia eden hayali bir &#8220;hesap kurtarma&#8221; hizmet sağlayıcısı olabilirler.</p>
<p><strong>Dijital miras riskini yönetmek için yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Yapmanız gereken ilk şey, sizin veya sevdiğiniz birinin dijital mirasını oturup birlikte düzenlemektir. Giriş bilgileri de dâhil olmak üzere tüm önemli hesapların, cihazların ve varlıkların dijital bir envanterini çıkarın. Parolaları saklamak için parola anahtarları veya dijital cüzdanlar kullanıyorsanız bu işlem karmaşık olabilir. </p>
<p>Çoğu büyük teknoloji şirketi, erişimi bir &#8220;miras irtibat kişisine&#8221; devretme olanağı sunsa da vefat etmeden önce bu olanağı kullanmazsanız muhtemelen hiç kimse hesaplarınıza erişemeyecektir. Başlıca hizmetler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Facebook/Instagram Miras Kişisi</li>
<li>Google Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi</li>
<li>Apple Dijital Miras</li>
<li>1Password, LastPass ve Keeper gibi bazı parola yönetimi hizmetleri de &#8220;acil durum erişimi&#8221; veya benzer özellikler sunar</li>
</ul>
<p>Ancak yukarıdakiler için izinlerin kısıtlı olabileceğini ve bunun da içeri girdikten sonra erişebileceğiniz ve yapabileceğiniz şeyleri sınırlayabileceğini de bilmelisiniz. Ancak en azından bunları güvence altına almak veya tamamen kapatmak mümkün olmalıdır. Bu, tek kullanımlık şifreleri almak için bunlara ihtiyacınız olmadığı varsayımıyla geçerlidir. Ardından, merhum ile ilgili kamu ve özel kurumlara bilgilendirmede  bulunulması gerekiyor. Olağan dışı faaliyetleri izleyerek finansal dolandırıcılığı önleyebilirsiniz. Ehliyetini iptal edin ve banka ve kredi kartı hesaplarını dondurun, güvenli olduğunda bunları silin. Bulduğunuz tüm devam eden abonelikleri iptal edin. Dolandırıcılar izliyor olabileceğinden, ölüm ilanında çok fazla bilgi paylaşmaktan kaçının. Ayrıca tüm arkadaşların ve aile üyelerinin olası dolandırıcılık girişimlerine karşı uyanık olmalarını sağlayın.</p>
<p>Yukarıdakiler, özellikle kendi yasınızla ve sevdiğiniz birinin vefatının ardından yapılması gereken çok sayıda işle meşgulseniz söylendiği kadar kolay olmayabilir. Bu nedenle, büyük teknoloji platformlarına miras irtibat bilgileri vererek mümkün olduğunca önceden plan yapmak önemlidir. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-mirasiniza-sahip-cikin-624797">Dijital mirasınıza sahip çıkın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi Keçiören&#8217;de Hizmete Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kavacik-otizm-aktif-yasam-merkezi-keciorende-hizmete-acildi-624715</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[kavacık]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Keçiören Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kavacik-otizm-aktif-yasam-merkezi-keciorende-hizmete-acildi-624715">Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi Keçiören&#8217;de Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Keçiören Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen <b>Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi</b>, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>
<p>Özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını destekleyecek merkezin açılışına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Keçiören Kaymakamı Dr. Mehmet Akçay, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan, bakan yardımcıları ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p>Kurdele kesiminin ardından merkezi gezen protokol üyeleri otizmli bireylerle sohbet ederek atölyelerde gerçekleştirilen etkinliklere katıldı.</p>
<p><b>“Çocuklarımız hem rehabilite olacak hem de sosyalleşecek”</b></p>
<p>Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi’nde yaptığı açıklamada merkezde gerçekleştirilen faaliyetlere yönelik bilgi veren <b>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş</b>, &#8220;Keçiören Belediyemiz iş birliğiyle aktif yaşam merkezi açtık. Hem aileleri hem çocuklarımızı güçlendirdiğimiz, destek olduğumuz önemli bir merkezi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Keçiören’deki bu merkezden çeşitli yerlerde de yapmaya devam edeceğiz. Gündüz engelli engelsiz yaşam merkezlerimizle beraber bu tür merkezlerimizi aslında ülke genelinde de çoğaltıyoruz. Amacımız burada hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek. Burada da 13 yaş üstündeki otizmli bireylerimize yönelik bir yaşam merkezi aynı zamanda hem sosyalleşme hem bakım merkezi hizmeti görecek bu merkezimiz. 50 kapasiteli. Çocuklarımız hem rehabilite olacak aynı zamanda sosyalleşme imkanına sahip burada. Çeşitli etkinliklerle de onları yaşam becerilerini güçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor. &#8221; dedi.</p>
<p><b>Özel bireylerin sosyal hayata daha güçlü katılımını destekleyecek</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b> da Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi’nin hayırlı olması temennisinde bulundu. Başkan Özarslan, atölye eğitimleri, oyun alanları ve çok amaçlı kullanım alanlarıyla özel bireylerin sosyal hayata daha güçlü katılımını destekleyecek olan merkezin, Keçiören’e hayırlı olmasını diledi. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, açılışın ardından günün anısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a tablo hediye etti.</p>
<p><b>Çocukların sosyal, zihinsel ve fiziksel gelişimleri desteklenecek</b></p>
<p>Keçiören Belediyesi ile Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında hazırlanan Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi, özel bireylere yönelik çeşitli eğitim ve sosyal etkinliklerin gerçekleştirileceği modern bir tesis olarak hizmet verecek. Yaklaşık 750 metrekare kapalı alana sahip, zemin artı 2 katlı olan merkezde atölye ve oyun alanları ile çok amaçlı kullanım alanları bulunuyor. Bu alanlarda çocukların sosyal, zihinsel ve fiziksel gelişimlerini destekleyecek çeşitli faaliyetler yürütülecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kavacik-otizm-aktif-yasam-merkezi-keciorende-hizmete-acildi-624715">Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi Keçiören&#8217;de Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yileşebilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor. Yenileyici tıbbın en önemli yapı taşlarından biri olan bu yöntemler, estetik ve fonksiyonel iyileşmeyi bir arada hedefliyor. Memorial Ankara Hastanesi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, kök hücre ve eksozom tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p>2000’li yılların başında kök hücrelerin keşfiyle birlikte tıpta önemli bir paradigma değişimi yaşandı. Daha önce yaşlanma ve doku hasarına yönelik tedaviler sınırlı kalırken, iyileşmenin büyük ölçüde mevcut hücrelerin kapasitesiyle gerçekleştiği düşünülüyordu. Ancak kök hücrelerin farklı hücre tiplerine dönüşebilme ve bulundukları dokuyu yeniden düzenleyebilme özellikleri sayesinde, dokuların orijinal yapısıyla onarılabileceği ortaya kondu. Bu gelişme, özellikle estetik ve plastik cerrahi alanında yeni tedavi yaklaşımlarının önünü açtı.</p>
<p><strong>Vücut kendi hücreleriyle kendini onarıyor</strong></p>
<p>İnsan vücudu aslında doğuştan güçlü bir yenilenme kapasitesine sahiptir. Anne karnında tek bir kök hücreden gelişen bu yapı, erişkin dönemde de vücutta varlığını sürdürür. Çoğunlukla yağ dokusu içinde bulunan kök hücreler; travma, stres veya açlık gibi durumlarda aktive olarak onarım sürecini başlatır. Günümüzde bu hücreleri kontrollü şekilde elde edip çoğaltarak yeniden hastaya uygulamak mümkün hale gelmiştir.</p>
<p><strong>Yağ dokusundan elde edilen doğal tedavi </strong></p>
<p>Klinik uygulamalarda en sık tercih edilen yöntem, hastanın kendi yağ dokusundan kök hücre elde edilmesidir. Lokal anestezi altında alınan yağ dokusu özel işlemlerden geçirilerek kök hücreden zengin bir içerik haline getirilir. Bu hücreler ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edildiğinde;</p>
<ul>
<li>İnflamasyonu azaltır,</li>
<li>Kolajen yıkımını yavaşlatır,</li>
<li>Kanlanmayı artırır.</li>
</ul>
<p>Böylece hem doku onarımı desteklenir hem de yaşlanma belirtilerinde belirgin iyileşme sağlanır. Hastanın kendi hücreleri kullanıldığı için tedavi tamamen doğal ve biyouyumlu bir yapıdadır.</p>
<p><strong>Ciltteki problemler ameliyatsız iyileşebiliyor</strong></p>
<p>Hücresel tedaviler günümüzde pek çok alanda etkili sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemler sayesinde büyük cerrahi işlemlere gerek kalmadan, daha konforlu ve tatmin edici sonuçlar elde edilebilmektedir. Genellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilmektedir:</p>
<ol>
<li>Yüz gençleştirme,</li>
<li>Erkek tipi saç dökülmesi,</li>
<li>Yara ve iz tedavileri,</li>
<li>Kronik yaraların iyileştirilmesi</li>
</ol>
<p><strong>Kişiye özel tedavi planlanıyor</strong></p>
<p>Kök hücre tedavilerinin bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Yağ dokusundan elde edilmesi gerektiği için cerrahi işlem açısından uygun olmayan hastalarda uygulanamayabilir. Ayrıca hücre kalitesi yaşla birlikte azaldığından ileri yaş hastalarda tedavi etkinliği düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda yeniden doku alınması gerekliliği de bir diğer önemli faktördür.  </p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, kök hücrelerin etkilerini büyük ölçüde salgıladıkları “eksozom” adı verilen biyolojik veziküller aracılığıyla gösterdiğini ortaya koymuştur. Eksozomlar; hücreler arası iletişimi sağlayan, DNA, RNA ve protein taşıyan mikro yapılardır. Hedef hücreye ulaştıklarında onarım ve yenilenme süreçlerini tetiklerler. Bu sayede kök hücrenin kendisini kullanmadan da benzer biyolojik etkiler elde edilebilmektedir. </p>
<p><strong>Cerrahiye alternatif güçlü bir seçenek</strong></p>
<p>Eksozom tedavileri; </p>
<ul>
<li>Cerrahi işlem gerektirmemesi,</li>
<li>Bağışıklık sistemi tarafından düşük reddedilme riski,</li>
<li>Daha kolay saklanabilmesi</li>
</ul>
<p>gibi avantajlarıyla öne çıkmaktadır. Özellikle kök hücre tedavisi için uygun olmayan hastalarda önemli bir alternatif sunmaktadır. Her ne kadar eksozom tedavileri henüz gelişim aşamasında olsa da, dozlama ve uygulama standartlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir. İnsan vücudundaki milyarlarca hücre sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişimi doğru şekilde yönlendirmek, hastalığın kökenine inmeyi mümkün kılmaktadır. Kök hücre ve eksozom tedavilerinin, modern tıbbın en güçlü ve en doğal iyileşme araçlarından biri olarak önümüzdeki yıllarda çok daha yaygın kullanılacağı öngörülmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almanin-merkezi-menemen-olacak-624420</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:04:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[almanın]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[Menemen Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almanin-merkezi-menemen-olacak-624420">Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı. Huzur Eli Projesi (HEP Yanında) ile birlikte kurulacak yaşlı destek hizmetleri birimi, 65 yaş üstü vatandaşlar için görev yapacak. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Büyüklerimiz bu toprakların hafızasıdır ve bizim de başımızın tacıdır.&#8221; dedi.</i></b></p>
<p>Menemen Belediyesi, Aile ve Sosyal hizmetler Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen HEP Yanında &#8211; Huzur Eli Projesi için tanıtım töreni gerçekleştirdi. 65 yaş üzeri vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla oluşturulan projenin tanıtım töreni, Menemen Belediyesi Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleştirildi. YADES programı kapsamındaki proje için düzenlenen tanıtım toplantısına Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir İl Müdür Yardımcısı Nadir Maşalacı, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, ilçe protokolü, gaziler, yaş almışlar ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p><b>65 yaş üstü için uzman bir birim kurulacak</b></p>
<p>Salonda bulunan konuklara proje hakkında detaylı bilgilendirmeyi proje koordinatörü Mehmet Baytar yaptı.Menemen Belediyesi bünyesinde alanında uzman isimlerle yaşlı destek hizmetleri birimi kurulmasını da içeren proje kapsamında proje ekibi dijital bir izleme ve takip sistemi oluşturarak ihtiyaçları kategorize edecek. Yaşlıların kişisel bakımı, sağlık desteği, beslenme ve çeşitli ihtiyaçları, kurulacak birimin çalışma alanı olacak. Moral etkinlikleri, psikolojik destek ve farkındalık çalışmaları yapılacak. Eğitim, isteyenler için istihdam ve ailelere bilinçlendirme çalışmaları yapılacak. Menemen Belediyesi&#8217;nin yürütücülüğündeki projenin ortağı İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı olurken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da YADES Programı kapsamında fonlayıcı olarak yer alacak.</p>
<p><b>&#8220;Hep yanınızdayız&#8221;</b></p>
<p>Projenin tanıtım toplantısında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Kıymetli büyüklerimiz; sizler bu şehrin hafızasısınız, bu toprakların duasısınız, bizim baş tacımızsınız. Menemen&#8217;de hiçbir büyüğümüz yalnız değildir. Hiçbir ailemiz çaresiz değildir. Çünkü hep yanınızdayız.&#8221; dedi.</p>
<p>Menemen&#8217;de yaşlılara yönelik hizmetlere değinen Başkan Pehlivan, &#8220;Evde bakım hizmetlerinden sağlık desteklerine, ambulans hizmetlerinden sosyal yardımlara kadar, Menemen’de hangi büyüğümüz ne zaman bir ihtiyaçla karşılaşsa; o ihtiyaca ortak olmak ve çözüm üretmek için var gücümüzle çalıştık, hamdolsun çalışmaya da devam ediyoruz. Lezzeti ve hijyeni uygun fiyatla sunduğumuz Aynısefa Sosyal Tesislerimizden, tamamen ücretsiz spor ve kültür kurslarımıza kadar birçok hizmetimizde büyüklerimizin mutluluğunu öncelik bildik. Bugün ise bu anlayışımızı; daha güçlü bir yapıya kavuşturmanın ve tek çatı altında toplamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın destekleriyle, Türkiye’deki en kapsamlı YADES birimlerinden birini Menemen’imizde hayata geçiriyoruz. İlçemizde yaşayan 65 yaş üstü büyüklerimiz; kendi evlerinden kopmadan, sağlık takibinden kişisel bakıma, ev temizliğinden sıcak yemeğe, psikososyal destekten sosyal ve kültürel etkinliklere kadar hayatlarını kolaylaştıran bütüncül hizmetlere artık daha kapsamlı, daha düzenli ve daha sürdürülebilir şekilde ulaşabilecek. Sadece büyüklerimizin değil… Onlara emek veren, onların yükünü omuzlayan kıymetli yakınlarının da yanında olacağız.&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Belediyemizin hizmetlerinden çok memnunuz&#8221;</b></p>
<p>Tanıtım toplantısında, Menemen Belediyesi&#8217;nin yaşlılara yönelik hizmetlerinden faydalanan çınarlara da söz verildi. İşte o isimlerin yorumları:</p>
<p><b>Abdülkadir Elçi:</b>Bütün dertlerimizi belediyemize anlatıyoruz. İsteklerimizi yazılı ve sözlü olarak ilettiğimizde yerine getirildiğini görüyoruz. Bu nedenle hizmetleri ve bizlere gösterdikleri ilgiden dolayı belediyemizden çok memnunuz.</p>
<p><b>Hacer Esenli: </b>Yaklaşık 4 yıldır Menemen Belediyesi&#8217;nden destek almaktayım. İlk günden bugüne çok güzel bir ekiple bana çok destek verdiler. Eve gelen temizliğe yardımcı olan şahane bir ekip var. Ben bunun için öncelikle temizlik ekibine, Başkan Aydın Pehlivan&#8217;a ve ekibine teşekkür ediyorum. Kanser hastasıyım ve onun mücadelesi için belediyeye gelip başvurmuştum. Hepinize çok teşekkür ediyorum.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almanin-merkezi-menemen-olacak-624420">Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:32:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[devreye]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dönemde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, otizmli çocuklarda çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile dil ve konuşma terapisinin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141">Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, otizmli çocuklarda çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile dil ve konuşma terapisinin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi. Otizmin bir spektrum olduğunu ve her çocuğun profilinin farklı olduğunu kaydeden Ocaktan, “Erken, düzenli, bireye özgü ve yapılandırılmış müdahale ile iletişim, dil, sosyal etkileşim, oyun ve günlük yaşam becerilerinde belirgin ilerleme sağlanabilir” diye konuştu.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma<br />Görevlisi Şevval Ocaktan, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada otizmli çocuklarda görülen dil ve konuşma bozuklukları ile bu sorunların tedavisine yönelik değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Otizmde farklı konuşma sorunları görülebiliyor</p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten Şevval Ocaktan, “Otizm spektrum bozukluğunda her çocuk aynı profili göstermez; ancak en sık görülen güçlükler arasında konuşmanın gecikmesi ya da hiç gelişmemesi, iletişimi başlatma ve sürdürmede zorlanma, göz teması, jest, mimik ve işaret etme gibi sözel olmayan iletişim yollarında sınırlılık, ekolali (duyduğunu tekrar etme), zamirleri karıştırma, tekdüze/robotik ses tonu, karşılıklı konuşmada sıra alma ve konu sürdürmede güçlük yer alır. Bazı çocuklar çok kelime biliyor gibi görünebilir; ancak dili sosyal amaçla, uygun bağlamda ve karşılıklı etkileşim içinde kullanmakta zorlanabilir. Bazılarında ayrıca konuşma anlaşılabilirliği ve sesletim üzerinde de çalışmak gerekebilir” diye konuştu. </p>
<p>Otizmde her çocuğun profili farklıdır</p>
<p>Otizmli çocuklarda ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin önemli olduğunu kaydeden Şevval Ocaktan, “Otizmde ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarının tamamen düzelebilir mi sorusunun tek bir cevabı yoktur çünkü otizm bir spektrumdur ve her çocuğun profili farklıdır. Ancak erken, düzenli, bireye özgü ve yapılandırılmış müdahale ile iletişim, dil, sosyal etkileşim, oyun ve günlük yaşam becerilerinde belirgin ilerleme sağlanabilir. Bazı çocuklarda sözel dil belirgin şekilde gelişir; bazı çocuklarda ise hedef, sözel konuşmanın yanında veya yerine jest, işaret, görsel destekler ya da alternatif-destekleyici iletişim sistemleriyle işlevsel iletişimi artırmak olabilir. Temel amaç çocuğu tek bir kalıba sokmak değil, iletişim kurmasını, kendini ifade etmesini ve yaşama katılımını artırmaktır” diye konuştu.</p>
<p>Müdahale için beklenmemeli</p>
<p>Otizmli çocuklarda dil ve konuşma bozukluklarına en kısa zamanda müdahale edilmesi gerektiğini vurgulayan Şevval Ocaktan, çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile DKT’nin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, şöyle devam etti:</p>
<p>“DKT uzmanına başvuru ve müdahale için beklenmemelidir. Şüphe oluştuğu anda değerlendirme başlatılmalıdır. Amerikan Pediatri Akademisi, tüm çocuklar için 18. ve 24. ay kontrollerinde otizm taraması önermektedir; ancak aile daha erken dönemde isimle bakmama, göz temasının çok sınırlı olması, işaret etme-gösterme davranışının olmaması, babıldamanın azlığı, ortak dikkatin gelişmemesi ya da kazanılmış becerilerde gerileme fark ederse daha önce de başvurmalıdır. Dil ve konuşma terapisti iletişim, dil, oyun ve etkileşim becerilerini değerlendirir; otizm tanısını ise hekim koyar. Yani ideal yaklaşım, çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile DKT’nin erken dönemde birlikte devreye girmesidir.” </p>
<p>Çocuğun gereksinimlerine göre tedavi planlanıyor</p>
<p>Otizmli çocuklarda dil ve konuşma bozukluklarının tedavisinin tek bir yöntemden ibaret olmadığını söyleyen Şevval Ocaktan, “Otizmli çocukların dil ve konuşma bozukluklarının tedavisi, çocukların gereksinimine göre planlanır. En sık kullanılan yaklaşımlar arasında dil ve konuşma terapisi, davranışsal yaklaşımlar, gelişimsel yaklaşımlar, oyun temelli sosyal iletişim çalışmaları, ebeveyn katılımlı müdahaleler, ABA temelli uygulamalar, TEACCH ve küçük yaş grubunda Early Start Denver Model (ESDM) yer alır” dedi. </p>
<p>DKT sürecinde iletişim ve karşılıklı etkileşime odaklanılıyor</p>
<p>Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, DKT sürecinde; iletişim başlatma, karşılıklı etkileşim, ortak dikkat, sohbet sürdürme, duruma uygun ifade kullanma, oyun becerileri ve gerekirse sesletim/konuşma anlaşılabilirliğinin çalışıldığını söyledi. Ocaktan, “Sözel konuşma yeterli değilse resim kartları, görsel sistemler, işaretler veya elektronik cihazlar gibi alternatif iletişim yolları da kullanılabilir. İlaç tedavisi otizmin çekirdek dil-iletişim güçlüklerini düzeltmez; daha çok eşlik eden hiperaktivite, irritabilite, kaygı, uyku ya da davranış sorunlarında hekim tarafından değerlendirilir” diye konuştu. </p>
<p>Çocuğun bakışı ve jestleri de iyi gözlemlenmeli</p>
<p>Otizmli çocukların dil ve konuşma gelişiminin takibinde ailelere önemli sorumlulukların düştüğünü kaydeden Şevval Ocaktan, “Aileler için en önemli nokta, çocuğun iletişimini yalnızca ‘konuşma’ üzerinden değerlendirmemektir. Çocuğun bakışı, jesti, işaret etmesi, bir nesneyi size getirmesi, ses çıkarması veya sizi bir şeye götürmesi de iletişimdir. Tüm bunlar bir arada gözlemlenmelidir” dedi.</p>
<p>Kısa, net ve anlaşılır cümleler kullanılmalı</p>
<p>Çocukla iletişim kurulurken dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Şevval Ocaktan, “İletişim kurarken kısa, net ve anlaşılır cümleler kullanılmalı; çocuğa yanıt vermesi için bekleme süresi tanınmalı; yüz yüze etkileşim, ortak dikkat ve sıra alma desteklenmelidir. Günlük yaşam içinde oyun, kitap, şarkı, rutinler ve görsel destekler çok değerlidir. Çocuğun ilgi alanlarından yararlanmak, başarılarını fark edip pekiştirmek ve aşırı duyusal yük oluşturan durumları gözlemek önemlidir. Aile, okul ve uzman ekip arasında tutarlı bir iş birliği kurulması tedavinin etkisini artırır. En önemlisi de aileler kendilerini suçlamamalıdır; güncel bilimsel yaklaşım otizmi anne-baba tutumuyla açıklamaz” diye konuştu.</p>
<p>Atlas Üniversitesi DKT Laboratuvarı’nda otizmli çocuklara destek veriliyor</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Laboratuvarı’nda otizm spektrum bozukluğu alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Şevval Ocaktan, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Dil ve Konuşma Terapisi Laboratuvarı’nda çocuk, ergen, yetişkin ve yaşlı bireylere yönelik dil, konuşma, ses, iletişim, yutma ve beslenme alanlarında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Merkezde kanıta dayalı, bireye özgü, aile merkezli ve multidisipliner bir yaklaşımla çalışmalar yürütülmektedir. </p>
<p>Otizm spektrum bozukluğu da hizmet verilen alanlar arasında yer almakta; bu çocuklarda sözel ve sözel olmayan iletişimin desteklenmesine, iletişimi başlatma ve sürdürme becerilerinin geliştirilmesine, karşılıklı etkileşimin artırılmasına, oyun temelli iletişim çalışmalarına ve gerektiğinde konuşma anlaşılabilirliğinin desteklenmesine yönelik uygulamalar yapılmaktadır.</p>
<p>Öğrenciler uygulama imkanına sahip oluyor</p>
<p>Bunun yanında merkezde aile danışmanlığı verilmekte, ev programları düzenlenmekte, gerekli durumlarda farklı uzmanlık alanlarıyla iş birliği yapılmakta ve terapi süreçleri akademik bir çerçevede izlenerek raporlanmaktadır. Ayrıca üniversitenin klinik ve laboratuvar ortamlarında öğrenciler için bireysel ve grup terapi uygulamaları, gözlem, değerlendirme, raporlama ve mesleki beceri geliştirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141">Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2-geleneksel-acik-masa-tenisi-turnuvasi-duzenlendi-624123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:18:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[açık]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[masa]]></category>
		<category><![CDATA[tenisi]]></category>
		<category><![CDATA[turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2-geleneksel-acik-masa-tenisi-turnuvasi-duzenlendi-624123">2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi. Ata Sporları Merkezi Spor Salonu&#8217;nda gerçekleştirilen turnuvada ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı.</p>
<p><b>Dereceye girenlere ödülleri takdim edildi</b></p>
<p>Açık Masa Tenisi Turnuvası; kırmızı ve beyaz olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi. Kırmızı kategorisinde; 12-18 yaş üstü, lisanslı, kadın ve erkek yarışmacılar, beyaz kategorisinde ise 12-18 yaş üstü, lisanssız, kadın ve erkek yarışmacılar rekabet etti. Üç set olarak gerçekleştirilen turnuva sonunda düzenlenen ödül töreniyle dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda kırmızı kategoride birinciye 5 bin TL, ikinciye 3 bin TL, üçüncüye 2 bin TL ve dördüncüye bin TL ödül verilirken beyaz kategoride ise; birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin TL, üçüncüye 1500 TL ve dördüncüye bin TL hediye çeki, kupa ve madalya takdim edildi.</p>
<p><b>Dereceye girenler:</b></p>
<p><b>12-17 yaş, Kadın Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Tuğçe Durmuş</p>
<p><b>2.</b>            Esra Gümüş</p>
<p><b>3.</b>            Öznur Çuha</p>
<p><b>4.</b>            Eylül Özdemir</p>
<p><b>18 yaş ve üzeri, Kadın Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Ebrar Kurt</p>
<p><b>2.</b>            Burcu Başaran</p>
<p><b>3.</b>            Hatice Ahmet</p>
<p><b>4.</b>            Zebure Balkanlı</p>
<p><b>12-17 yaş, Erkek Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Enes Asani</p>
<p><b>2.</b>            İbrahim Enes Hozantaş</p>
<p><b>3.</b>            Muhammed Ensar Asani</p>
<p><b>4.</b>            Usame Eğridere</p>
<p><b>18 yaş ve üzeri, Erkek Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Tarık Saim Özbek</p>
<p><b>2.</b>            Emir Haktan Yöney</p>
<p><b>3.</b>            Muhammed Meced</p>
<p><b>4.</b>            M. Serkan Aldoğan</p>
<p><b>12-17 yaş, Erkek Beyaz Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Erdem Kalkan</p>
<p><b>2.</b>            Berat Pöhrekçi</p>
<p><b>3.</b>            Muhammet Emir Çetin</p>
<p><b>4.</b>            Akif Aydın Bektaş</p>
<p><b>18 yaş ve üzeri Erkek Beyaz Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Osman Yasir Kargın</p>
<p><b>2.</b>            Ali Osman Bayındır</p>
<p><b>3.</b>            Ahmet Büyükdoğan</p>
<p><b>4.</b>            Bekir Ünlü</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2-geleneksel-acik-masa-tenisi-turnuvasi-duzenlendi-624123">2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Kütüphane Haftası Etkinlikleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-kutuphane-haftasi-etkinlikleri-624108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:08:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, Kütüphane Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. İlçede Minik Adımlar Bebek Kütüphanesi’nden İşçi Kütüphanesi’ne, Sesli Kütüphane’den Oyuncak Kütüphanesi’ne, Gezici Kütüphane’den Sevgi Soysal Kütüphanesi’ne kadar toplam 17 farklı kütüphane ile her yaştan vatandaşa hizmet sunuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kutuphane-haftasi-etkinlikleri-624108">Çankaya&#8217;da Kütüphane Haftası Etkinlikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, Kütüphane Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. İlçede Minik Adımlar Bebek Kütüphanesi’nden İşçi Kütüphanesi’ne, Sesli Kütüphane’den Oyuncak Kütüphanesi’ne, Gezici Kütüphane’den Sevgi Soysal Kütüphanesi’ne kadar toplam 17 farklı kütüphane ile her yaştan vatandaşa hizmet sunuluyor.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, 30 Mart – 5 Nisan 2026 tarihleri arasında kutlanan Kütüphane Haftası kapsamında “Ağaç Yaşken Eğilir: Çocuk-Yazar Buluşmaları” temasıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bebeklerden çocuklara ve yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden programlarla, katılımcılar kitap, yazar ve kültürel etkinliklerle buluşuyor.</p>
<p><b>Kütüphane Haftası etkinlik takvimi şöyle olacak:</b></p>
<p><b>1 Nisan 2026 Çarşamba</b></p>
<p>Saat 12.00 Sesli Kütüphanede Kitap Seslendirme</p>
<p>Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi Sesli Kütüphane</p>
<p>Saat 13.00/ Neşe Çetiner ile Söyleşi</p>
<p>Çayyolu Hizmet Binası, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Konferans Salonu</p>
<p><b>3 Nisan 2026 Cuma</b></p>
<p>Saat 14.00  “Akademisyen Anne” Söyleşisi</p>
<p>Atatürk Sanat Merkezi, Mavi Salon</p>
<p><b>4 Nisan 2026 Cumartesi</b></p>
<p>Saat 14.00 Çocuk Kitapları Takas Şenliği</p>
<p>Çankaya Belediyesi Çayyolu Hizmet Binası Park Alanı<b> </b></p>
<p><b>5 Nisan 2026 Pazar</b></p>
<p>Saat 14.00 Çocuk Kitapları Takas Şenliği</p>
<p>Çankaya Belediyesi Zafer Park (Birlik Mahallesi)</p>
<p>Saat 15.00 Çocuklarla Kitap Söyleşisi ve Sanat Atölyesi (Başak Akgün Akil) </p>
<p>Zübeyde Hanım Çankaya Evi, Prof. Dr. Bahriye Üçok Kütüphanesi</p>
<p><b>KÜTÜPHANELERDE SESSİZ VE KONFORLU ORTAM</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi’nin üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerden akademik çalışmalarını sürdürenlere, hakimlik-savcılık ve tıpta-diş hekimliğinde uzmanlık sınavlarına hazırlanan adaylardan araştırma yapanlara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden kütüphaneleri; ücretsiz internet erişimi, sessiz ve konforlu çalışma ortamlarıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Özellikle üniversite bölgelerine yakın konumda bulunan Cebeci Sevgi Soysal Kütüphanesi ile 100. Yıl İrem Kütük Kütüphanesi, yoğun talep üzerine haftanın 7 günü 24 saat açık tutularak öğrencilere kesintisiz hizmet veriyor.</p>
<p>Çankaya Belediyesi Kütüphaneleri Kullanım Gün ve Saatleri (Resmi Tatiller Harici) ise şöyle</p>
<p>7 gün 24 saat açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Cebeci Sevgi Soysal Kütüphanesi</p>
<p>-100.Yıl Çankaya Evi İrem Kütük Kütüphanesi</p>
<p>Hafta içi ve hafta sonu 09.00-22.00 arasında açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Çayyolu Çankaya Evi Prof. Dr. Muammer Aksoy Kütüphanesi</p>
<p>-Yıldız Çankaya Evi Kemal Baytaş Kütüphanesi</p>
<p>-Oran Yaşar Kemal Kültür Merkezi Kütüphanesi</p>
<p>-Oran Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cem Evi Kütüphanesi</p>
<p>-Karapınar Çankaya Evi Adalet Ağaoğlu Kütüphanesi</p>
<p>Hafta içi ve hafta sonu 09.00-20.00 arası açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Kırkkonaklar Çankaya Evi Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Kütüphanesi</p>
<p>-Zübeyde Hanım Çankaya Evi Prof. Dr. Bahriye Üçok Kütüphanesi</p>
<p>-Dilekler ve 50. Yıl Çankaya Evi Halide Edip Adıvar Kütüphanesi</p>
<p>-Sokullu Çankaya Evi Ahmed Arif Kütüphanesi</p>
<p>-Öveçler Nâzım Hikmet Çankaya Evi Kütüphanesi</p>
<p>Hafta içi 08.00-17.00 arası açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Sesli Kütüphane</p>
<p>-İşçi Kütüphanesi</p>
<p>-Minik Adımlar Bebek Kütüphanesi</p>
<p>-Gezici Kütüphane</p>
<p>Oyuncak Kütüphanesi ise Salı, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri 09.00-16.00 saatlerinde hizmet veriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kutuphane-haftasi-etkinlikleri-624108">Çankaya&#8217;da Kütüphane Haftası Etkinlikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşgücü İstatistikleri, Şubat 2026</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-subat-2026-624080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:59:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[işgücü]]></category>
		<category><![CDATA[işsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[şgücü]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[Şubat 2026]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-subat-2026-624080">İşgücü İstatistikleri, Şubat 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşti</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 133 bin kişi artarak 2 milyon 981 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan artarak %8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,9 iken kadınlarda %11,6 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-0-FO88BgbA.png"/><br />(%)<strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,2 oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 153 bin kişi artarak 32 milyon 158 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puan artarak %48,2 oldu. Bu oran erkeklerde %65,6 iken kadınlarda %31,1 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-1-6KBc5ilp.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,6 olarak gerçekleşti</strong></p>
<p>İşgücü, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi artarak 35 milyon 139 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,3 puan artarak %52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,5 iken kadınlarda %35,2 oldu.</p>
<p><strong>Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,8 oldu</strong></p>
<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,4 puan artarak %15,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,8, kadınlarda ise %21,8 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, 15+ yaş, Şubat 2026</strong></p>
<table>
<thead>
<tr>
<th> </th>
<th>Şubat 2026</th>
<th>Bir önceki ay</th>
<th>Bir önceki aya göre fark</th>
</tr>
<tr>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>(Bin kişi)</td>
</tr>
<tr>
<td>15 ve daha yukarı yaştaki nüfus</td>
<td>66 742</td>
<td>32 998</td>
<td>33 744</td>
<td>66 680</td>
<td>32 969</td>
<td>33 711</td>
<td>62</td>
<td>29</td>
<td>33</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücü</td>
<td>35 139</td>
<td>23 262</td>
<td>11 877</td>
<td>34 853</td>
<td>23 051</td>
<td>11 802</td>
<td>286</td>
<td>211</td>
<td>75</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam</td>
<td>32 158</td>
<td>21 658</td>
<td>10 500</td>
<td>32 005</td>
<td>21 506</td>
<td>10 499</td>
<td>153</td>
<td>152</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsiz</td>
<td>2 981</td>
<td>1 604</td>
<td>1 377</td>
<td>2 848</td>
<td>1 545</td>
<td>1 303</td>
<td>133</td>
<td>59</td>
<td>74</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne dahil olmayanlar</td>
<td>31 603</td>
<td>9 737</td>
<td>21 867</td>
<td>31 827</td>
<td>9 918</td>
<td>21 909</td>
<td>&#8211; 224</td>
<td>&#8211; 181</td>
<td>-42</td>
</tr>
<tr>
<td>(%)</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne katılma oranı</td>
<td>52,6</td>
<td>70,5</td>
<td>35,2</td>
<td>52,3</td>
<td>69,9</td>
<td>35,0</td>
<td>0,3</td>
<td>0,6</td>
<td>0,2</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam oranı</td>
<td>48,2</td>
<td>65,6</td>
<td>31,1</td>
<td>48,0</td>
<td>65,2</td>
<td>31,1</td>
<td>0,2</td>
<td>0,4</td>
<td>0,0</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsizlik oranı</td>
<td>8,5</td>
<td>6,9</td>
<td>11,6</td>
<td>8,2</td>
<td>6,7</td>
<td>11,0</td>
<td>0,3</td>
<td>0,2</td>
<td>0,6</td>
</tr>
<tr>
<td>Genç nüfusta işsizlik oranı<br />(15-24 yaş)</td>
<td>15,8</td>
<td>12,8</td>
<td>21,8</td>
<td>14,4</td>
<td>11,9</td>
<td>19,4</td>
<td>1,4</td>
<td>0,9</td>
<td>2,4</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.<br />Mevsimsel etkilerden arındırma yöntemi gereği geçmiş aylara ilişkin tahminler revize edilerek yayımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,5 saat oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak 42,5 saat olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><br />(Saat)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-2-h6iy91XB.png"/></p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %29,9 oldu</strong></p>
<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 0,1 puan artarak %29,9 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,2 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,6 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-3-xCGstL1O.png"/></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-subat-2026-624080">İşgücü İstatistikleri, Şubat 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asat-farkli-yas-gruplarina-suyun-onemini-anlatiyor-623855</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[asat]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[gruplarına]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[suyun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında su bilincini artırmaya yönelik bir dizi etkinlik gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asat-farkli-yas-gruplarina-suyun-onemini-anlatiyor-623855">ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında su bilincini artırmaya yönelik bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Toplumsal sorumluluk anlayışıyla düzenlenen programlarda, farklı yaş gruplarından katılımcılar suyun önemi, sürdürülebilir kullanımı ve altyapı süreçleri hakkında yerinde bilgi alma fırsatı buldu.</p>
<p>ASAT Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının korunması ve doğru kullanım alışkanlıklarının kazandırılması amacıyla düzenlenen etkinliklerde, hem teknik bilgi paylaşımı hem de farkındalık çalışmaları bir arada yürütüldü. Eğitimden çevre bilincine kadar geniş bir çerçevede planlanan programlarla, katılımcıların suyun yaşam döngüsündeki kritik rolünü daha iyi kavraması ve günlük hayatta su tasarrufu konusunda bilinçli davranışlar geliştirmesi hedeflendi.<br />ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YERİNDE EĞİTİM<br />Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde “Hidrolojik Analiz İlkeleri” dersi kapsamında eğitim gören 50 üniversite öğrencisi, Duraliler İçme Suyu Üretim Tesisleri’ne teknik gezi düzenledi. Öğrenciler içme suyu iletim hatlarını, pompa ve vana sistemleri ile  klorlama süreçlerini yerinde inceleyerek teorik bilgilerini uygulama ile pekiştirdi.<br />MİNİK ÖĞRENCİLERE SU TASARRUFU VE ARITMA SÜREÇLERİ ANLATILDI<br />Dünya Su Günü etkinlikleri çerçevesinde, ilkokul öğrencileri öğretmenleri eşliğinde Duraliler İçme Suyu Üretim Tesisi ile Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen gezide öğrencilere suyun yaşam için önemi, tasarruf bilinci ve atıksu arıtma süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı.<br />SU KAYNAKLARININ KORUNMASINDA YERİNDE FARKINDALIK<br />Öte yandan, yine ilkokul öğrencileri, öğretmenleri ve velilerinin katılımıyla Kırkgöz Göleti’nde bir etkinlik düzenlendi. Programda, su kaynaklarının korunmasına yönelik bilgilendirme yapılırken, çevre temizliği etkinliği de gerçekleştirilerek farkındalık oluşturuldu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asat-farkli-yas-gruplarina-suyun-onemini-anlatiyor-623855">ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[22]]></category>
		<category><![CDATA[50 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Riski]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771">Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Bu rakamlar, hastalığın özellikle 50 yaş üstü bireyleri etkilediğini gösterse de, 50 yaş altı genç yetişkinlerde de vaka sayısında belirgin bir artış görülüyor. Ülkemizde özellikle Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da hayat kaybı oranlarında artış gözleniyor. Kolon kanseri erken evrede tespit edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir olmasına rağmen, geç teşhis durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile kolorektal kanser riski %30-50 oranında azaltabiliyor ve erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı %90&#8217;ın üzerine çıkabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, kolon kanserinin nedenleri, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>50 yaş üstü kişilerin özellikle dikkat etmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektum hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle oluşur ve genellikle poliplerin zamanla kansere dönüşmesiyle başlar. Kesin nedeni tam bilinmese de, risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, ileri yaş (özellikle 50 yaş üstü), sağlıksız beslenme, obezite, sigara ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn veya ülseratif kolit gibi) yer alır. Bu faktörler hücrelerde genetik değişikliklere yol açarak kanser gelişimini tetikleyebilir.</p>
<p><strong>Bu belirtileri görmezden gelmeyin</strong></p>
<p>Kolon kanserinin belirtileri genellikle erken evrede belirgin olmayabilir ve kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın olan belirtiler aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Dışkıda kan görülmesi</li>
<li>Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal, kabızlık veya dışkı şeklinde incelme)</li>
<li>Karın ağrısı veya kramplar</li>
<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
<li>Yorgunluk ve halsizlik </li>
</ul>
<p>Bu belirtiler fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir, çünkü erken tanı tedavi şansını artırır.</p>
<p><strong>Kolon kanserinden korunmak için bunlara dikkat edin;</strong></p>
<p>Kolorektal kanser büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Aşağıdaki maddeleri uygulayarak riskinizi önemli oranda azaltabilirsiniz:</p>
<ol>
<li><strong>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin:</strong> Meyve, sebze ve tam tahıllar açısından zengin bir diyet uygulayın. Kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini sınırlayın. Lifli gıdalar bağırsak sağlığını korur ve kanser riskini düşürür.</li>
<li><strong>Sigara ve alkolü bırakın</strong>: Sigara içmek kolorektal kanser riskini artırır. Alkol tüketimini minimuma indirin veya tamamen bırakın, çünkü bu maddeler bağırsak hücrelerine zarar verir.</li>
<li><strong>Kilonuzu kontrol altında tutun:</strong> Fazla kilolar, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, kanser riskini yükseltir. İdeal kilonuza ulaşmak için dengeli beslenme ve hareketli bir yaşamı tercih edin.</li>
<li><strong>Düzenli egzersiz yapın:</strong> Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz bağırsak hareketlerini düzenler ve kanser riskini azaltır. Her gün 30 dakika yürümek bile faydalı olabilir.</li>
<li><strong>Tarama testlerini ihmal etmeyin:</strong> 45-50 yaşından itibaren düzenli kolonoskopi yaptırın. Erken evrede polip tespiti, kanserin önlenmesini sağlar. Aile öyküsü varsa daha erken başlayın.</li>
<li><strong>Su tüketimini artırın ve kabızlıktan kaçının:</strong> Bol su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinmek bağırsak sağlığını korur. Kabızlık, uzun vadede risk yaratabilir.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771">Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da evde temizlik hizmeti başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-evde-temizlik-hizmeti-basladi-623675</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:28:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, yaş almış ve engelli bireyler için ev temizliği hizmetini yeniden hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-evde-temizlik-hizmeti-basladi-623675">Karşıyaka&#8217;da evde temizlik hizmeti başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, yaş almış ve engelli bireyler için ev temizliği hizmetini yeniden hayata geçirdi. Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM) bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, hijyen desteği profesyonel ekiplerle evlere taşınıyor. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’da dayanışmayı büyüterek, vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz” dedi.</b></p>
<p>Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM) ile sağlık ve psikososyal destek hizmetlerini evlere taşıyan Karşıyaka Belediyesi, ev temizliği uygulamasını da yeniden hizmete aldı. ESDEM bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; özellikle yalnız yaşayan, yaşlı ve engelli bireyler için evlerinde profesyonel ekiplerce hijyen desteği sağlanıyor. S.S. Karşıyakalı Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi iş birliğiyle hizmetin tekrar devreye alınmasıyla birlikte, kısa sürede yaklaşık 50 haneye temizlik desteği verildi.</p>
<p><b>GÜNDE İKİ HANE!</b></p>
<p>Günde iki evin temizlendiği program dahilinde, bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların yaşam alanları daha sağlıklı hale getiriliyor. Destekten yararlanmak isteyen vatandaşların talepleri, ESDEM tarafından titizlikle kayıt altına alınıyor. Hizmetten faydalanmak isteyenler için başvurular; 366 21 89 ve 369 27 30 numaralı telefonlar, Karşıyaka Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi veya mahalle muhtarları aracılığıyla alınıyor. Başvurunun ardından uzman ekiplerce gerçekleştirilen yerinde ön kontrollerle vatandaşların durumları değerlendiriliyor. Yapılan sosyal inceleme sonucunda ihtiyaç hali tespit edilen tüm vatandaşlara ücretsiz temizlik hizmeti sunuluyor. Talep halinde önümüzdeki günlerde kuaförlük hizmetinin de verilmesi planlanıyor.</p>
<p><b>“DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Evde temizlik hizmetimizi, özellikle yalnız yaşayan, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla yeniden başlattık. ESDEM ekiplerimizle ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yaşam alanlarını daha sağlıklı ve hijyenik hale getiriyoruz. Vatandaşlarımızın yanında olmaya, Karşıyaka’da dayanışma ruhunu büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-evde-temizlik-hizmeti-basladi-623675">Karşıyaka&#8217;da evde temizlik hizmeti başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB&#8217;den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibbden-yasli-bakiminda-butuncul-yaklasim-konferansi-623669</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:18:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bakımında]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül]]></category>
		<category><![CDATA[Bütüncül Yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623669</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, 18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında “Evde Sağlık Hizmetlerinde Yaş Almış Bireylerin Bakımında Bütüncül Yaklaşım ve Farkındalık Konferansı” düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-yasli-bakiminda-butuncul-yaklasim-konferansi-623669">İBB&#8217;den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, 18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında “Evde Sağlık Hizmetlerinde Yaş Almış Bireylerin Bakımında Bütüncül Yaklaşım ve Farkındalık Konferansı” düzenledi. Sağlık profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden yaklaşık 500 kişinin katıldığı konferansta, yaşlı bireylerin fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.</strong></p>
<p><strong>İBB’nin bugüne kadar pansumandan psikolojik desteğe, fizyoterapiden hasta nakline kadar geniş yelpazede sunduğu evde sağlık hizmeti sayısı ise 1 milyon 302 bin 646’ya ulaştı.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürlüğü, 18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla “Evde Sağlık Hizmetlerinde Yaş Almış Bireylerin Bakımında Bütüncül Yaklaşım ve Farkındalık Konferansı”nı düzenledi. Yaklaşık 500 sağlık profesyoneli, hasta ve yaşlı bakım çalışanı ile sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı konferansta, yaşlı bireylerin yalnızca tıbbi bir vaka olarak değil; fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ruhsal boyutlarıyla bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiği vurgulandı.</p>
<p><strong>DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖNDER YÜKSEL ERYİĞİT : “YEREL YÖNETİMLERDE BİR İLK”</strong></p>
<p>Konferansın açılışında konuşan İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, sağlık hizmetlerinde bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti. Evde sağlık hizmetlerinin özellikle yaşlı, kronik hastalar ve hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler için kritik olduğunu belirten Eryiğit, “Bugün burada, sağlık profesyonellerinin, kamuoyunun, hasta yakınlarının ve tüm ilgili paydaşların bu konudaki düşüncelerini, deneyimlerini ve önerilerini paylaşmalarını hedefliyoruz; çünkü İstanbul’umuzda yaşayan evde bakım hizmeti alan tüm hastalarımızın hızla sağlıklarına kavuşmaları için canla başla çalışmaktayız. Bütüncül yaklaşım da hastaların iyileşme süreçlerinde olumlu bir etki yaratır, tedaviyi hızlandırır. Evde sağlık hizmetlerinde, hastalarımızın yalnızca bedenlerine değil, ruhsal hallerine, sosyal çevrelerine ve yaşam kalitelerine de odaklanmalıyız. Bu sebeple bütüncül yaklaşıma önem veriyor ve yerel yönetimlerde bir ilk olarak bu konferansı gerçekleştiriyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>PROF. DR. DOĞAÇ NİYAZİ ÖZÜÇELİK: HASTANELERDEKİ YOĞUNLUK ÖNLENEBİLİR</strong></p>
<p>Konferansın ilk oturumunda Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik, “Yaş Almış Bireylerde Karşılaşılan Acil Durumlar” başlıklı bir sunum yaptı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Özüçelik, doğru planlanmış evde bakım ve aile hekimliği sayesinde hastane acilleri, poliklinikler ve yoğun bakımlardaki yoğunluğun önlenebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>PROF. DR. TANER ARTAN: “DÜNYADA İKİ ÜLKEDE YALNIZLIK BAKANLIĞI VAR”</strong></p>
<p>İkinci oturumda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’dan Prof. Dr. Taner Artan, “Yaş Almış Bireylerde Psikososyal Yaklaşım” konusunu ele aldı. “Yaşlanmak sorun değil, aktif yaşlanmayı becerememek sorundur” diyen Artan, İngiltere ve Japonya’da Yalnızlık Bakanlığı kurulduğunu hatırlattı. Evde sağlık hizmetlerinde güven kurmanın, özerkliğe saygı göstermenin ve bireyle birlikte karar almanın önemini vurguladı.</p>
<p><strong>1 MİLYON 302 BİN 646 KEZ EVDE SAĞLIK HİZMETİ</strong></p>
<p>İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürlüğü, yara bakımı, pansuman, psikolojik destek, fizyoterapi, doktor değerlendirmesi, diyetisyen hizmeti, hasta nakli ve hane temizliği gibi geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Bugüne kadar 65 yaş üstü 99 bin 429 evde bakım hastasına toplam 1 milyon 302 bin 646 kez hizmet ulaştırıldı.</p>
<p><strong>KONUŞMACILARA TEŞEKKÜR BELGESİ</strong></p>
<p>Konferansın sonunda İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Hakan Yılmaztürk, Prof. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik ve Prof. Dr. Taner Artan’a katkılarından dolayı plaket takdim etti. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-yasli-bakiminda-butuncul-yaklasim-konferansi-623669">İBB&#8217;den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:52:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[hracatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatçı]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Üretim]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. </p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. </p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. </p>
<p><strong>Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat</strong></p>
<p>“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı</strong></p>
<p>Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençler tarıma kazandırılıyor</strong></p>
<p>EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu.</p>
<p>Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi.</p>
<p>Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.</p>
<p>Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük Saygınlar kapılarını araladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-sayginlar-kapilarini-araladi-623603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araladı]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[kapılarını]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü’nün ikinci şubesi Gölcük’te kapılarını araladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-sayginlar-kapilarini-araladi-623603">Gölcük Saygınlar kapılarını araladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü’nün ikinci şubesi Gölcük’te kapılarını araladı. Resmi açılışı henüz yapılmayan kulüp, “Yaşlılara Saygı Haftası” kapsamında düzenlenen tanıtım etkinlikleriyle Gölcüklü vatandaşlarla buluştu.</p>
<p><b>TANITIM PROGRAMLARIYLA KAPILARINI ARALADI</b></p>
<p>İhsaniye Mahallesi’nde konumlanan ve 65 yaş üstündeki bireylerin sosyal hayata aktif katılımını desteklemeyi amaçlayan kulüp, hafta boyunca çeşitli tanıtım programlarına ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda hem kulübün işleyişi hem de ilerleyen süreçte gerçekleştirilecek faaliyetler hakkında katılımcılara bilgi veriliyor.</p>
<p><b>KUŞAKLAR ARASI ANLAMLI BULUŞMA</b></p>
<p>Yaşlılara Saygı Haftası’nın son gününde düzenlenen etkinlikte, kuşaklar arası etkileşimi güçlendirmek amacıyla özel bir program gerçekleştirildi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencileri ile Gölcük’ün büyükleri bir araya geldi. Öğrenciler, hazırladıkları el emeği hediyelerle büyüklerin gönlünü kazanırken, etkinlikte samimi ve duygu dolu anlar yaşandı. Gölcük’te açılışa hazırlanan Saygınlar Kulübü’nün hafta boyunca kurum, kuruluş ve dernekleri ağırlamayı sürdürmesi planlanıyor.<b> </b></p>
<p><b>“EMEKLİLER İÇİN SOSYAL BİR YAŞAM ALANI”</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, Saygınlar Kulübü’nün 65 yaş ve üzeri vatandaşlara yönelik çok yönlü bir yaşam alanı olarak planlandığını ifade etti. Demirhan, kulüp bünyesinde kültür-sanat, akademi, yeşil sevenler, sağlıklı yaşam, beş çayı ve torun topluluğu olmak üzere toplam altı farklı topluluğun yer aldığını belirterek, merkezde sunulacak hizmetlerin zamanla daha kapsamlı şekilde deneyimleneceğini dile getirdi.</p>
<p><b>GENİŞ DONANIMIYLA DİKKAT ÇEKİYOR</b></p>
<p>Modern ve erişilebilir yapısıyla öne çıkan tesis; çok amaçlı salonlar, eğitim alanları, dinlenme bölümleri ve açık alanlarıyla dikkat çekiyor. Günün büyük bölümünde hizmet vermesi planlanan kulüp, ileri yaştaki bireylerin güvenli ve konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği şekilde tasarlandı.</p>
<p><b>SOSYAL, KÜLTÜREL VE EĞİTİM FAALİYETLERİ</b></p>
<p>Kulüp bünyesinde spor aktivitelerinden kültürel gezilere, eğitim programlarından sanatsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede faaliyetler düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca sağlıklı yaşam, teknoloji kullanımı ve sosyal iletişim konularında da çeşitli eğitimler verilecek.</p>
<p><b>HEDEF, AKTİF VE ÜRETKEN BİR YAŞAM</b></p>
<p>Saygınlar Kulübü ile 65 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayattan kopmadan aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürmeleri hedefleniyor. Gölcük’te hayata geçirilen bu yeni merkezin, ilçedeki ihtiyaca cevap vermesi bekleniyor. Ulaşım açısından da kolaylık sağlayan merkeze; İzmit yönünden gelecek vatandaşlar 710 ve 710S hatlarını, Gölcük merkezden gelecekler ise 715, 716, 717 ve 718 numaralı otobüs hatlarını kullanarak ulaşım sağlayabilecek.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-sayginlar-kapilarini-araladi-623603">Gölcük Saygınlar kapılarını araladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi&#8217;nden Çocuklara Satranç Eğitimi Fırsatı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-cocuklara-satranc-egitimi-firsati-623561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatı]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[satranç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Gönüllü Eğitim Merkezi, çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla “Temel Seviye Satranç Kursu” düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-cocuklara-satranc-egitimi-firsati-623561">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden Çocuklara Satranç Eğitimi Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Gönüllü Eğitim Merkezi, çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla “Temel Seviye Satranç Kursu” düzenliyor.<br />6-8 yaş ve 9-11 yaş gruplarına yönelik olarak planlanan kurs, çocukların stratejik düşünme, dikkat ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.<br />Kurs başvuruları 28 Mart 2026 tarihinde (bugün) alınacak olup, eğitimler 4 Nisan 2026 Cumartesi günü başlayacak. 2 ay sürecek olan kurs programı, her hafta Cumartesi günleri gerçekleştirilecek. <br />Eğitim saatleri ise yaş gruplarına göre şu şekilde belirlendi:<br />-6-8 yaş grubu: 13.00 – 15.00<br />-9-11 yaş grubu: 15.00 – 17.00<br />Nevşehir Belediyesi yetkilileri, satranç eğitimiyle çocukların hem eğleneceğini hem de zihinsel gelişimlerine önemli katkı sağlayacaklarını belirterek, tüm velileri çocuklarını bu faydalı programa dahil etmeye davet etti.<br />Kontenjanlarla sınırlı kurslara katılmak isteyen vatandaşlar www.nevsehir.bel.tr adresindeki hızlı menü içerisinde bulunan kayıt sekmesinden online olarak kayıtlarını yaptırabilecek. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-cocuklara-satranc-egitimi-firsati-623561">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden Çocuklara Satranç Eğitimi Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin müzisyenleri hünerlerini sergileyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-muzisyenleri-hunerlerini-sergileyecek-623534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[hünerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[müzisyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergileyecek]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında ses yarışması düzenleyecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-muzisyenleri-hunerlerini-sergileyecek-623534">Geleceğin müzisyenleri hünerlerini sergileyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında ses yarışması düzenleyecek. Kültür Sanat ve Konservatuvar Şube Müdürlüğü koordinasyonundaki yarışma İl Milli Eğitim Müdürlüğü paydaşlığında gerçekleştirilecek. Yarışmaya Kocaeli’de eğitim gören 7-14 yaş arasındaki öğrenciler katılabilecek.</p>
<p><b>7-14 YAŞ ARASINDAKİ ÖĞRENCİLER KATILACAK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından birbirinden renkli programlarla hazırlanan “23 Nisan Çocuk Şenliği”, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın büyük bir coşkuyla yaşanmasını sağlayacak. Bu kapsamda Büyükşehir, 23 Nisan etkinlikleri kapsamında ses yarışması düzenleyecek. 7-14 yaş arasındaki öğrencilerin katılacağı yarışma, çocukların sanatsal ifade becerilerini desteklerken, müzik yoluyla özgüven kazanmalarına katkı sunacak. 23 Nisan Çocuk ve Sanat Festivali kapsamındaki organizasyon; çocukların sanatsal ifade becerilerini destekleme, müzik yoluyla özgüven kazanmalarını sağlama ve erken yaşta sanat bilinci oluşturma amacıyla planlandı.</p>
<p><b>ÜÇ KATEGORİDE DÜZENLENECEK</b></p>
<p>Müzik yarışması “En iyi Solo Performans”, “En İyi Okul Korosu” ve “En İyi Aile Performansı” kategorisinde düzenlenecek. Ödül sistemi ise her kategoride birincilik, ikincilik ve üçüncülük olarak belirlendi.</p>
<p><b>BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI</b></p>
<p>Öte yandan 23 Nisan coşkusuna renk katacak organizasyon için başvuru süreci başladı. Katılımcılar, yarışma afişi üzerindeki kare kodu tıklayarak yarışmaya başvurularını yapabilecek. Başvuruların alınmasının ardından ön değerlendirme aşaması başlayacak. Adaylar,  katılacakları kategori çerçevesinde bir video çekerek, yine afiş üzerindeki kare kodu tıklayarak buradaki adrese gönderecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-muzisyenleri-hunerlerini-sergileyecek-623534">Geleceğin müzisyenleri hünerlerini sergileyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;tan İleri Yaş&#8217;a sağlıklı mola: Yoga kursuyla zinde kalıyorlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konaktan-ileri-yasa-saglikli-mola-yoga-kursuyla-zinde-kaliyorlar-623531</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mola]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı Yoga Kursu, merkezin 60 yaş üstü üyeleri için yarattığı sakin, dingin ve huzurlu ortamla, günlük hayatın stresine küçük bir mola sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaktan-ileri-yasa-saglikli-mola-yoga-kursuyla-zinde-kaliyorlar-623531">Konak&#8217;tan İleri Yaş&#8217;a sağlıklı mola: Yoga kursuyla zinde kalıyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı Yoga Kursu, merkezin 60 yaş üstü üyeleri için yarattığı sakin, dingin ve huzurlu ortamla, günlük hayatın stresine küçük bir mola sağlıyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya-Zişan-Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde düzenlenen Yoga Kursu, 60 yaş üstü Konaklılara hem öz farkındalık kazandırıyor hem de sağlıklı bir beden ve zihin dengesi kurmalarına olanak tanıyor. Belediyenin iş birliği protokolü bulunan Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) gönüllüsü Yoga ve Nefes Eğitmeni Süheyla Polat’ın sınıfında bir araya gelen İleri Yaş üyeleri, yoga ve nefes teknikleri öğreniyor, meditasyonla dinleniyor. Pazartesi ve Çarşamba günleri gerçekleştirilen ders kapsamında üyeler, önce doğru şekilde nefes almayı öğrenerek nefesini düzenliyor. Yaşlarına uygun yoga hareketleri yaparak devam eden ders, hep birlikte yapılan meditasyonla sona eriyor.</p>
<p><b>“Bizim yaş grubumuz için çok ideal”</b></p>
<p>Hayatında ilk kez yoga yapan İleri Yaş Sağlıklı yaşam Merkezi üyesi Ayşe Sarıdemir, yogayı çok sevdiğini dile getirerek, “Bizim yaş grubumuz için çok ideal, harika bir yer. Belediyemize bize bu etkinlikleri sağladığı için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>“Ben nefes almayı bilmiyormuşum”</b></p>
<p>Merkezin sevilen üyelerinden Zekiye Köse ise 75 yaşında nefes almayı yeniden öğrendiğine dikkat çekti ve “Ben burada ağrılarımı, stresimi, her şeyimi unutuyorum. Hele bu spor benim ağrılarımı giderdi. Ben nefes almayı bilmiyormuşum. 75 yaşından sonra yeni şeyler öğreniyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Çok severek geliyorum”</b></p>
<p>Güler Adabaş Erinmez de, “Emekli olduktan sonra buradaki kurslara katılmaya başladım. Hem semtimizde olması, hem yaş grubumuza hitap etmesi hem de hem de çok çeşitli alanlarda kurslar olması bizim için çok büyük avantaj. Çok severek geliyorum” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaktan-ileri-yasa-saglikli-mola-yoga-kursuyla-zinde-kaliyorlar-623531">Konak&#8217;tan İleri Yaş&#8217;a sağlıklı mola: Yoga kursuyla zinde kalıyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7-10 Yaş Grubu Çocuklara Özel Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/7-10-yas-grubu-cocuklara-ozel-odev-takip-ve-gelistirme-atolyesi-623366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[7-10]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, 7-10 yaş grubu çocukların okul başarısını desteklemek ve öğrenme alışkanlıklarını güçlendirmek amacıyla Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-10-yas-grubu-cocuklara-ozel-odev-takip-ve-gelistirme-atolyesi-623366">7-10 Yaş Grubu Çocuklara Özel Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi, 7-10 yaş grubu çocukların okul başarısını desteklemek ve öğrenme alışkanlıklarını güçlendirmek amacıyla Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi düzenliyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atölye, çocukların ödevlerini düzenli bir şekilde takip etmelerini sağlarken, öğrenme süreçlerini eğlenceli ve etkili hâle getirecek yöntemlerle geliştirilmelerine katkıda bulunacak. Katılımcılar, hem bireysel hem de grup çalışmalarıyla sorumluluk, planlama ve problem çözme becerilerini geliştirme fırsatı bulacak. Kontenjanlarla sınırlı olan atölye çalışmaları Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Hizmet Binası, Paşa Konağı yanında bulunan Çocuk Aktivite Merkezi’nde düzenlenecek. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kayıtlar 0384 212 40 25 üzerinden ve www.nevsehir.bel.tr web adresi üzerinden yapılacak. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-10-yas-grubu-cocuklara-ozel-odev-takip-ve-gelistirme-atolyesi-623366">7-10 Yaş Grubu Çocuklara Özel Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Görkem Duman&#8217;dan 3. Yaş Üniversitesi müjdesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-gorkem-dumandan-3-yas-universitesi-mujdesi-623360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[3. Yaş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[Geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[görkem]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[müjdesi]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca’da yaş almış bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla önemli bir adım atıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-gorkem-dumandan-3-yas-universitesi-mujdesi-623360">Başkan Görkem Duman&#8217;dan 3. Yaş Üniversitesi müjdesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Buca’da yaş almış bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla önemli bir adım atıldı. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, hazırlıkları süren 3. Yaş Üniversitesi’nin müjdesini vererek, projenin Ege Geriatri Derneği iş birliği ile ekim ayında hayata geçirileceğini açıkladı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tecrübe ile dinamizmi bir araya getirecek 3. Yaş Üniversitesi için çalışmaların başladığını ve projenin ekim ayında hizmete geçeceğini bildiren Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Buca’da her yaş grubundan vatandaşımızın yaşam kalitesini artırmak temel önceliğimiz. Değerli büyüklerimizin sadece &#8216;yaş alan&#8217; değil, sosyal hayatın içinde aktif birer birey olarak &#8216;yaşayan&#8217; kişiler olmasını istiyoruz. Bu amaçla hayata geçireceğimiz 3. Yaş Üniversitesi ile tecrübeyi bilimle, sanatı ise dinamizmle buluşturacağız. Ekim ayında ders zilini çalarak, büyüklerimize hak ettikleri akademik ve sosyal ortamı sunacağız” dedi.</span></span></span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Buca Belediyesi tarafından kurulacak olan 3. Yaş Üniversitesi, yaşlı yetişkinlere hem kendi ihtiyaçlarıyla ilgili bilimsel bilgiler sağlayacak hem de yeni beceriler kazandıracak. Müfredatta; geriatri, hukuk ve psikoloji gibi teorik derslerin yanı sıra tango, yoga, koro ve fotoğrafçılık gibi uygulamalı atölyeler yer alacak. Eğitimler, tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak uzman akademisyenler tarafından verilecek.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>PROJE PANELDE KONUŞULDU</span></span></span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Öte yandan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın duyurduğu proje Buca Belediyesi’nin “Köşe Bucak Sağlık” vizyonu kapsamında düzenlediği “Aktif ve Sağlıklı Yaşlanmak” panelinde konuşuldu. Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle Buca Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen panelde, alanında uzman isimler sağlıklı yaş almanın şifrelerini paylaştı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Moderatörlüğünü Sevnaz Şahin’in üstlendiği panelde; Özge Küçükerdönmez “Sağlıklı Yaş Alma ve Beslenme”, Nursen İlçin “Sağlıklı Yaş Almak İçin Fiziksel Aktivite ve Egzersiz”, Mevlüt Ülgen ise “Yaş Dostu Toplum ve Kent” başlıklarında bilgiler verdi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Sevnaz Şahin, Ege Geriatri Derneği’nin Buca Belediyesi ile 3. Yaş Üniversitesi ekim ayında hayata geçirileceğini açıkladı. Şahin, 3. Yaş Üniversitesi’nde aktif ve güçlü ömür kavramını hayata geçirdiklerini ifade ederek, “60 yaş ve üzeri bireylerin kampüse gelerek hem teorik dersler almasını hem de pratik uygulamalarla, yemek pişirmeden kazak örmeye kadar hayatın her alanında aktif kalmalarını sağlıyoruz. Bu sadece bir eğitim süreci değil, aynı zamanda bir sosyalleşme süreci. Yalnızlık ve izolasyon, yaşlılıkta en büyük risklerden biridir. Burada kurulan dostluklar, birlikte içilen bir çay bile aslında bilişsel sağlığı korumada en az egzersiz kadar etkilidir. Katılımcılarımızdan gelen geri bildirimler de bunu kanıtlıyor. ‘Yeniden doğmuş gibi hissettim’ diyen de var, ‘Hayatımın amacını tekrar buldum’ diyen de. Dolayısıyla bu tür projelerin yaygınlaşması, toplumun her kesimine ulaşması bizim için çok kıymetli. Bu anlamda Buca Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yaşlı bireylerin topluma yük değil, birer değer olduğunu vurgulayan Ege Geriatri Derneği Başkanı Mevlüt Ülgen de, 3. Yaş Üniversitesi modeline değinerek, “Yaşlı bireylerin deneyimini ve birikimini topluma yansıtmamız gerekiyor. Hak temelli bir sistemle, yaşlıların sosyal katılımını destekleyen projelerle izolasyonu kırmalıyız. 3. Yaş Üniversitesi bu anlamda bir okuldan fazlasıdır” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN BESLENME VE HAREKET</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Özge Küçükerdönmez, dünyadaki “Mavi Bölgelerden” (Blue Zones) örnekler vererek; sebze, meyve, tam tahıl ve kurubaklagil ağırlıklı beslenmenin 100 yaşını aşan sağlıklı bireylerin ortak noktası olduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Nursen İlçin ise genetik mirasın etkisinin sadece yüzde 20–30 civarında olduğunu, geri kalan kısmın yaşam tarzıyla şekillendiğini söyleyerek, “Sadece sağlıklı değil, ‘güçlü ve aktif’ bir ömür istiyoruz. Torunumuzla vakit geçirmek, bahçeyle uğraşmak, yürüyebilmek için fiziksel aktivite seviyemizi yüksek tutmalıyız. Yaşam tarzı ve egzersiz bu sürecin yüzde 50’sini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-gorkem-dumandan-3-yas-universitesi-mujdesi-623360">Başkan Görkem Duman&#8217;dan 3. Yaş Üniversitesi müjdesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:49:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[turizminde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357">Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. İzmir’in sağlık turizminde küresel bir cazibe merkezi olabilmesi için güven, kalite ve koordinasyonun şart olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Kentimizi dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak hale getirmek için tüm paydaşlarla birlikte hareket etmeliyiz Görev sürem boyunca İzmir’in tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” dedi.</p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ile İzmir Ticaret Odası iş birliğinde düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Ticaret Odası’nda sağlık sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda İzmir’in sağlık alanındaki mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’de hem genel turizmin hem de sağlık turizminin gelişimi açısından güvenlik ve denetimin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu alandaki çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Tugay, özellikle yaşlı nüfusa yönelik üçüncü yaş turizmi açısından İzmir ve Ege Bölgesi’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Tugay, İzmir’in dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçileri ağırlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini ifade ederek, bu hedef doğrultusunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>“Sektör kan kaybediyor”</strong></p>
<p>30 yıl hekimlik yaptıktan sonra belediye başkanlığı görevini üstlendiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, 2000’li yılların başından itibaren sağlık turizminin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin hekim kalitesinin yüksek olduğunu ancak bu niteliğin giderek zayıfladığını vurgulayan Tugay, tıp fakültelerindeki eğitim kalitesinin düşmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin güvenli bir ülke olarak algılanmamasının turizmi olumsuz etkilediğini belirten Başkan Tugay, 2025’te sağlık turizmindeki düşüşün genel turizmle paralel ilerlediğini kaydetti. Tugay, artan maliyetler nedeniyle Türkiye’nin rekabette pahalı bir ülke konumuna geldiğini ve sektörün kan kaybettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Güveni sağlamak zorundayız”</strong><br />Turizm tesisleri ve yatırımcılarına daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Gerçekten güvenli miyiz sorusunu kendimize objektif biçimde sormamız gerekiyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Artan şiddet olayları, mafyalaşma ve başta yeme-içme sektörü olmak üzere hizmet alanlarında denetimlerin yetersizliği, Türkiye’nin güven algısını zedeliyor. Yaşanan olumsuzluklar da yurt dışında abartılarak aktarılıyor. Sağlık turizminden söz ediyorsak, merdiven altı faaliyetlere kesinlikle izin vermemeliyiz. Özellikle kozmetik işlemler ve cerrahi alanında şarlatanlığa izin vermemek ve güveni sağlamak zorundayız. İnsanların en çok önemsediği unsur güvenlik. Güven duymadıkları yerlere gitmiyorlar. Rekabet ortamında makul fiyatların sunulması, denetimlerin sağlanması ve doğru teşviklerin verilmesi gerekiyor. Ayrıca İzmir’in tanıtımı konusunda önemli eksiklerimiz var. Bu nedenle herkesin kentin tanıtımına daha fazla özen göstermesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>3. yaş turizmi vurgusu</strong></p>
<p>İzmir’de uzun yıllar sağlık turizminin termal turizmle öne çıktığını, sonraki süreçte ise estetik ve kozmetik işlemlerin ağırlık kazandığını belirten Başkan Tugay, Türkiye’nin bu alanda bir dönem güçlü bir konumda olduğunu ifade etti. Sağlık turizminin bugün büyük ölçüde termal ve kozmetik işlemlerle sınırlı algılandığını söyleyen Tugay, asıl önemli potansiyelin üçüncü yaş turizminde olduğunu vurguladı. Avrupa’daki yaşlı nüfusun doğru tesisler ve iyi planlanmış hizmet modelleriyle ağırlanması halinde büyük bir fırsat doğacağını belirten Tugay, Türkiye’nin iklimi, doğası ve kültürel zenginliğiyle bu alanda avantajlı olduğunu dile getirdi. Ancak güven eksikliği ve yeterli altyapının bulunmaması nedeniyle bu potansiyelin değerlendirilemediğini ifade eden Tugay, özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için üçüncü yaş turizminin büyük bir fırsat sunduğunu, bu alanda tesis yatırımları ve güçlü bir organizasyon modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“Mutlaka ortaklaşarak çalışmalıyız”</strong><br />Brezilya ile 5,5 milyar dolarlık ticaret hacmine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, “Biz onlara 1 milyarlık dolarlık ürün ve hizmet satarken, onlardan 4,5 milyar dolar ürün ve hizmet alıyoruz. Güney Amerika için önemli bir inanç merkezi olan Meryem Ana’yı tanıtamıyoruz. Kentin tanıtımı için kolektif bir çaba gerekiyor. İzmir’in dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak biçimde hazırlanmamız gerekiyor. Tüm paydaşların bir arada olduğu ortak çalışma ortamlarına ihtiyaç  var. Görev sürem boyunca kentin tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Önemli bir fırsat penceresi”</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacının, hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendirdiğini belirterek “Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını artırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz; medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi” dedi.</p>
<p><strong>“Bütüncül bir değer zinciri olarak ele almalıyız”</strong><br />İzmir’in yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomiyi bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, sağlık turizminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Ulaşım altyapısından konaklamaya, dijital tanıtımdan insan kaynağına kadar uzanan çok boyutlu bir ekosisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Özgener, İzmir’in güçlü kurumları ve iş birliği kültürüyle bu potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“İnciraltı sağlık turizminin lokomotifi olabilir”</strong><br />İnciraltı’nın stratejik bir dönüşümle sağlık turizmi açısından önemli bir merkez haline gelebileceğini belirten Özgener, bu alanda bir “Sağlık Turizmi Vadisi” kurulabileceğini ifade etti. Doğru planlama ile bölgenin uluslararası hastaların ağırlandığı, Ar-Ge’nin geliştirildiği ve yaşam kalitesi yüksek bir destinasyona dönüşebileceğini vurgulayan Özgener, İnciraltı’nın İzmir’i sağlık turizminde üst lige taşıyacak önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özgener, “Bugün burada hep birlikte atacağımız adımlar, İzmir’in bu alanda geleceğin öncü şehirlerinden biri olma hedefinin önünü açacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Sağlık turizminde İzmir farkı</strong></p>
<p>TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, amaçlarının sektör paydaşlarıyla buluşarak bölgelerin ihtiyaçlarını belirlemek ve kamuyla iş birliği içinde çözümler üretmek olduğunu söyledi. Sağlık turizminin küresel bir sektör haline geldiğini ve kalite odaklı yaklaşımın önem kazandığını vurgulayan Öztan, İzmir’in bu alanda payını yüzde 1’den yüzde 5’e çıkararak dikkat çekici bir büyüme yakaladığını ifade etti. Türkiye genelinde düşüş yaşanmasına rağmen İzmir’in yükselişini sürdürdüğünü belirten Öztan, kentin sağlık hizmetleri ile yaşam deneyimini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğunu dile getirdi. İzmir’in güçlü sağlık altyapısı, ileri tanı olanakları ve yüksek kapasiteli tedavi merkezleriyle öne çıktığını kaydeden Öztan, Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının yüzde 63’ünün İzmir’de bulunduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Oturumlar yapılacak</strong></p>
<p>Toplantı, Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri ile Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri oturumlarıyla devam edecek. Ardından çalıştay oturumları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Medikal Turizm, Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikalkampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri, İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm, Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım, Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları konuşulacak. Toplantı, çalıştay sonuçlarının değerlendirilmesi ile sona erecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357">Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Şadi Özdemir&#8217;den mesai öncesi metro sürprizi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemirden-mesai-oncesi-metro-surprizi-623309</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[mesai]]></category>
		<category><![CDATA[metro]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[şadi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemirden-mesai-oncesi-metro-surprizi-623309">Başkan Şadi Özdemir&#8217;den mesai öncesi metro sürprizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı. Sabahın erken saatlerinde öğrenciler ve işe gidenlerle sohbet eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin gençlere ve kadınlara yönelik hayata geçirdiği destek projelerini anlattı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Küçük Sanayi istasyonundan BursaRay’a binerek Uludağ Üniversitesi istasyonuna kadar yolculuk yaptı. Sabahın erken saatlerinde işe, okula ve hastaneye giden vatandaşlarla birlikte yolculuk yapan Başkan Şadi Özdemir, günün ilk saatlerinde Nilüfer’in nabzını tuttu.</p>
<p>Yolculuk sırasında özellikle gençlerle yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi durağında inerek bölgede hizmet veren esnafıyla da selamlaştı ve hayırlı işler diledi.</p>
<p>Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi istasyonunda karşılaştığı vatandaşlardan Mehtap Asdemir’in ricasını kırmayarak, kanser tedavisi gören babası Selahattin Yahşi ile telefonda görüştü. Selahattin Yahşi’ye geçmiş olsun dileklerini ileten ve acil şifalar dileyen Başkan Şadi Özdemir, kendisinin de kanser hastalığı atlattığını anımsatarak, Yahşi’ye moralini yüksek tutması tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><b>“GENÇLERİ ÖNEMSİYORUZ”</b></p>
<p>Üniversite durağından tekrar BursaRay’a binerek Nilüfer istasyonuna doğru yola çıkan Başkan Şadi Özdemir, yol boyunca vatandaşlarla sohbet etti.</p>
<p>Gençlere, Nilüfer Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerden bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Eğitim hayatınızda yanınızda olmak bizim için çok değerli. Şu an Nilüfer’de ikamet eden 2 bin üniversiteli gencimize Burulaş abonman kartı desteği sağlıyoruz. Ayrıca sabahın erken saatlerinde derse yetişmeye çalışan gençlerimiz için BursaRay Uludağ Üniversitesi istasyonunda hem de Görükle’deki KYK yurdu önünde ücretsiz çorba ikramımız devam ediyor” dedi.</p>
<p><b>ANNE TAKSİ VE YENİ KREŞLER YOLDA</b></p>
<p>Vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde kadınlara yönelik projelere de değinen Başkan Şadi Özdemir, çalışan annelerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş ve gündüz bakımevlerinin sayısını artırmak için çalıştıklarını belirtti. Yakın zamanda faaliyete geçen “Anne Taksi” uygulamasına da dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Anne adaylarımızın ve bebekli annelerin hayatını kolaylaştırmak istedik. Hamile kadınları ve 0-1 yaş aralığında bebeği olan annelerimizi, devlet hastanelerindeki randevularına ‘Anne Taksi’ ile tamamen ücretsiz ve güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>“NİLÜFER’DE YAŞAMAK AYRICALIKTIR”</b></p>
<p>Renkli ve samimi anların yaşandığı yolculukta vatandaşlara Nilüfer’de yaşamaktan mutlu olup olmadıklarını soran Başkan Şadi Özdemir, kentin sahip olduğu yaşam kültürüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bizler de bu ayrıcalığı sizlere her alanda hissettirmek, dayanışmayı büyütmek ve hayatınızı kolaylaştırmak için sokakta, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemirden-mesai-oncesi-metro-surprizi-623309">Başkan Şadi Özdemir&#8217;den mesai öncesi metro sürprizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[olmasa]]></category>
		<category><![CDATA[Pap]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor. Üstelik kanser kalp damar hastalıklarından sonra dünya genelinde en sık görülen ikinci ölüm nedeni olarak öne çıkıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde bazı yaş gruplarında ise birinci sıraya yaklaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konuluyor ve yaklaşık 10 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de de her yıl yaklaşık 230–240 bin yeni kanser vakası görülüyor.  <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez,</strong> aslında kanserin risk faktörlerinin önemli bir kısmının kontrol altına alınabildiğini belirterek, “Bilimsel çalışmalar, uygun önlemler alındığında kanserlerin yaklaşık yüzde 30–40’ının önlenebileceğini göstermektedir. Kanserden korunmada en temel kurallar ise sigara kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmaktır. Bunların yanı sıra tarama tetkiklerini düzenli olarak yaptırmak da kanser riskini önemli ölçüde azaltabilmektedir” diyor. <strong> Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, </strong>kanserden korunmak için dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun</strong></p>
<p>Sigara dumanında dört binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve bunların 50’den fazlasının kansere yol açabildiği biliniyor. Bu etkisi nedeniyle sigara ve tütün ürünleri; başta akciğer kanseri olmak üzere ağız, gırtlak, pankreas, mesane ve böbrek gibi pek çok kanser türüne yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Araştırmalar, akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara ve tütün ürünlerinin sorumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, bu zararlı alışkanlığın bırakılması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenin</strong></p>
<p>Sebze, meyve, tam tahıllar ve liften zengin besinlerin tüketildiği “Akdeniz tipi” beslenme kanser riskinin azalmasında önemli bir rol oynuyor. Bu besinler içerdikleri antioksidanlar, vitaminler ve fitokimyasallar sayesinde hücrelere zarar veren serbest radikalleri azaltarak DNA hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra liften zengin besinler, bağırsakta zararlı maddelerin daha hızlı atılmalarını sağlayarak, özellikle kolorektal kanser riskini düşürüyor. Araştırmalar, liften zengin beslenmenin bazı kanser türlerinde riski yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Sağlıklı kilonuzu koruyun </strong></p>
<p>Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, kanser riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Obezite; kronik iltihap, artmış insülin ve IGF-1 hormon düzeyleri ile yağ dokusundan salgılanan östrojen gibi bazı hormonların artışı yoluyla hücre çoğalmasını tetikleyebiliyor. Bu durum bazı kanser türlerinin gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Obezitenin özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve karaciğer kanseriyle ilişkili olduğu belirtiliyor.  </p>
<p><strong>Haftada en az 150 dakika egzersiz yapın </strong></p>
<p>Düzenli egzersiz; bağışıklık sistemini güçlendirmesi, hormon dengesini düzenlemesi, bağırsak hareketlerini artırması ve kronik iltihabı azaltması sayesinde kanser riskini  düşürebiliyor. Büyük ölçekli çalışmalar; düzenli egzersizin kanser riskini yaklaşık yüzde 10 – 30 oranında azalttığını gösteriyor. Düzenli fiziksel aktivitenin özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkili olduğunu belirten<strong> </strong>Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması önemlidir”   diyor. </p>
<p><strong>Alkolden uzak durun</strong></p>
<p>Alkol vücutta asetaldehit adı verilen toksik bir maddeye dönüşerek oksidatif stres ve hormonal değişikliklere yol açabiliyor. Bu durum DNA’ya zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını kolaylaştırabiliyor. Alkol tüketimi; karaciğer, ağız, yemek borusu, meme ve kolon kanserleriyle ilişkili oluyor. Alkol tüketimi arttıkça kanser riski de yükseliyor.  </p>
<p><strong>İşlenmiş et ürünlerinden kaçının</strong></p>
<p>İşlenmiş et tüketimi özellikle kolorektal kanser riskini artırabiliyor. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş ürünler; içerdikleri nitrit ve nitratların kansere neden olabilen N-nitrozo bileşiklerine dönüşmesi sebebiyle risk oluşturuyor. Ayrıca, bu ürünler yüksek sıcaklıkta pişirildiğinde oluşan zararlı bileşikler de DNA hasarına yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Güneşin zararlı ışınlarından korunun</strong></p>
<p>Aşırı güneş ışığına maruz kalmak cilt kanserlerinin en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Güneşten korunmak ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı riski azaltabiliyor. Bu nedenle güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11:00 – 15:00 saatleri arasında mümküne dışarı çıkmayın. Mecbursanız güneş koruyucunuzu güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Enfeksiyonlara karşı aşı olun</strong></p>
<p>HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu rahim ağzı kanseri; hepatit B ve C virüsleri ise karaciğer kanseriyle ilişkili oluyor. Aşı olmak bu kanserlerin önlenmesinde etkili bir yöntem olarak yerini koruyor. </p>
<p><strong>Tarama programlarını ihmal etmeyin!</strong></p>
<p>Meme kanseri için mamografi, kolon kanseri için kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri için Pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) tarama testleri kanserin önlenmesi açısından büyük bir öneme sahip. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, hiçbir yakınmanız olmasa bile bu tarama yöntemlerini düzenli olarak yaptırmanızın yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Kolonoskopi:</strong> Kansere dönüşebilen poliplerin saptanması için 45 yaşından itibaren 5-10  yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa tarama 40 yaşında başlatılabiliyor. İltihabi bağırsak hastalığı gibi risk faktörlerinde takvim daha öne çekilebiliyor. </p>
<p><strong>Pap smear ve HPV DNA testi:</strong> 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap smear testi yaptırılması gerekiyor. 30 yaşından sonra 5 yılda bir Pap Smear ile birlikte  HPV DNA testinin yapılması, rahim ağzı kanserine neden olabilen CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) lezyonlarının erken saptanmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Mamografi:</strong> 40 yaşından itibaren yılda bir kez yapılan mamografi taramasıyla meme kanserinin öncül lezyonları tespit edilebiliyor.  </p>
<p><strong>Zararlı çevresel maddelerden kaçının</strong></p>
<p>Hava kirliliği ve bazı kimyasallar (asbest, kurşun, arsenik, pestisit ve civa) DNA hasarına ve inflamasyona neden olarak özellikle akciğer kanseri riskini artırabiliyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, diyabetle mücadele eden vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için anlamlı bir projeyi hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133">Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, diyabetle mücadele eden vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için anlamlı bir projeyi hayata geçirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla başlatılan çalışma kapsamında, Manisa’da ikamet eden ihtiyaç sahibi Tip-1 diyabet hastalarına şeker ölçüm sensörü desteği verilecek.</p>
<p>Özellikle 18 yaşını dolduran bireylerde devlet desteğinin sona ermesiyle oluşan mağduriyeti gidermeyi hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi, yüksek maliyeti nedeniyle temin edilmekte zorlanılan bu cihazları hak sahibi vatandaşlara ücretsiz ulaştıracak. Destekten yararlanmak için Manisa il sınırlarında ikamet etmek, diyabet tanısı almış olmak ve sosyal yardım kriterlerine uygunluk şartı aranacak.</p>
<p><b>Başvurular Dijital Ortamda Alınacak</b></p>
<p>18 yaş altı hastaların başvuruları devlet desteği kapsamında oldukları için kabul edilmeyecek. Proje yalnızca 18 yaş üzeri ihtiyaç sahiplerini kapsayacak. Adaylar, https://yonetisim.manisa.bel.tr/WebBasvuru/tip-1-diyabet-sensoru-talep-basvuru-formu#/ başvuru linki üzerinden form doldurarak taleplerini iletebilecek. Başvuru sırasında sağlık raporunun sisteme yüklenmesi zorunlu tutulurken, raporu eksik olan başvurular geçersiz sayılacak.</p>
<p><b>“Bu Cihazlar Lüks Değil, Hayati Bir İhtiyaçtır”</b></p>
<p>Hizmetin önemine dikkat çeken Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, vatandaşların sağlığa erişimini kolaylaştırmaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak en öncelikli görevimiz, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve halk sağlığını korumak adına her türlü imkanı seferber etmektir. Şeker ölçüm sensörleri, diyabet hastalarımız için bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. 18 yaşından sonra bu desteğin kesilmesi hemşerilerimizi hem sağlık hem de ekonomik açıdan zor bir durumda bırakıyordu. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak bu yükü devralıyor ve sensörleri ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza biz sağlıyoruz. Kimsenin imkansızlık nedeniyle sağlığından ödün vermesine izin vermeyeceğiz. Her zaman yanınızdayız.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133">Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ve Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp-Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[tercihleri]]></category>
		<category><![CDATA[torun]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, toplumda kalp ve damar hastalıklarının yaygın şekilde görülmesinde yaşam tarzı ve tercihlerin etkili olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085">Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, toplumda kalp ve damar hastalıklarının yaygın şekilde görülmesinde yaşam tarzı ve tercihlerin etkili olduğunu söyledi.</span></span></span> Y</b><b><span><span><span>aşam alışkanlıklarının değiştirilerek kan şekeri, tansiyon ve kolesterol bozukluklarının önüne geçilmesinin etkili bir önlem olacağını belirten Torun, “Doğru ve dengeli beslenme, mümkün olduğunca fazla yüksek nabızla hareketi arttırmak, sigara ve alkolden uzak durmak olası birçok kalp ve damar hastalığının önüne geçecektir” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, 25-31 Mart Kalp Haftası kapsamında kalp sağlığının korunmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp ve damar hastalıkları, yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Günümüzde kalp ve damar hastalıklarının kanserle birlikte en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Sadece hayatı tehdit etmekle kalmayan bu hastalık grubu, aynı zamanda kişinin yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyebilen çeşitli rahatsızlıklardan meydana geliyor.  Bu rahatsızlıklar genel olarak kalp damar tıkanıklığı, boyun ve bacak damar tıkanıklıkları, kalp yetmezliği ve kapak hastalıkları ile kalp ritim bozukluklarından oluşmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp hastalıkları, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu hastalıkların bir kısmının önlenebilir olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Bu hastalıkların bir kısmı doğuştan olabilmekle birlikte birçoğu sonraki tercihlerimiz neticesinde oluşmaktadır. Örneğin kalp krizine baktığımız zaman buna birçok sebep etki ederken bu sebeplerin yüzde 90’ı değiştirilebilir faktörlerden kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle yüzde 90’ı bizim yanlış tercihlerimiz neticesinde oluyor. Belki genetik risklerden kaçamayız ama yaşam tarzı alışkanlıklarımızla bunların bir çoğunluğunun önüne geçmek mümkün” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her üç ölümden biri kalp damar hastalıklardan kaynaklanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarına ilişkin verilere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden biri kalp damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Yıllık olarak baktığımızda bir yetişkinin kalp krizi riski ülkemizde yüzde 0,5-1 arasında gözükmektedir. Kalp damar hastalıklarının yanına ritim bozukluklarını, kalp yetmezliklerini ve kapak hastalıklarına da eklersek ülkemizde yaklaşık 5 milyon kalp damar hastası olduğu düşünülmektedir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşam tarzı en önde gelen risk faktörleri arasında yer alıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ülkemizde kalp ve damar hastalıklarının bu denli yaygın olmasının ana sebeplerinden birinin yaşam tarzı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımız zaman Türk toplumunda kalp ve damar hastalıklarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bunun en büyük sebebi, maalesef bizim tercihlerimiz. Biz Avrupa’nın en çok sigara içen ülkesiyiz ve en obez ülkesiyiz. Bunun yanında düzenli spor alışkanlığı en düşük ülkeyiz. Hal böyle olunca kalp damar hastalıkları majör risk faktörleri arasında yer alan bu faktörler, ülkemizde daha çok kalp damar hastalıklarının görülmesinde başı çeken sebepler olarak öne çıkıyor. Bunların dolaylı etkileri olarak da hipertansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol bozuklukları meseleyi daha da olumsuz hale getiriyor. Bilimsel gerçekler bu denli ortadayken ve ülke olarak son derece olumsuz birinciliklerimiz varken kalp damar hastalığı yönünden ortalama bir Avrupa vatandaşına göre çok daha riskliyiz” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>40 yaş sonrası kardiyoloji kontrolleri yaptırılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için alınacak tedbirlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, şu tavsiyelerde bulundu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Kalp ve damar hastalıklarında değiştirilebilir ve değiştirilemez risk faktörleri vardır. Dolayısıyla her şeyden önce yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek kan şekeri, tansiyon ve kolesterol bozukluklarının önüne geçilmeye çalışılmalıdır. Diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların kontrol altında tutulması, doğru ve dengeli beslenme, mümkün olduğunca fazla yüksek nabızla hareketi arttırmak, sigara ve alkolden uzak durmak olası birçok kalp ve damar hastalığının önüne geçecektir. Bunun yanında günümüz teknolojisiyle kalp damar hastalıkları çok erken dönemde yakalanabilmektedir. 40 yaş sonrası yaptırılacak kardiyoloji kontrolleri, olumsuz bir sürprizle karşılaşmadan büyük oranda kalp hastalıklarının kontrol altına alınmasında etkili olacaktır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085">Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-saglikli-yas-almanin-ipuclari-paylasildi-623046</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almanın]]></category>
		<category><![CDATA[Geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşıldı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-saglikli-yas-almanin-ipuclari-paylasildi-623046">Nilüfer&#8217;de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Sağlıklı Yaş Alma’ temasıyla düzenlenen seminerde, aktif yaşlanmanın ve yaşam kalitesini korumanın yolları, Nilüfer’in olgun gençleriyle paylaşıldı.</b></p>
<p>“Sağlıklı Yaş Almanın Yolları” başlığı altında<b> </b>Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmacısı olan Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Olgun Deniz, yaşlanmanın biyolojik bir süreç olduğunu, ancak kronolojik yaştan ziyade biyolojik yaşın daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en hızlı yaşlanan 10 ülkesinden biri olduğuna dikkati çeken Deniz, “Sağlıklı yaş almada genetik yüzde 30, yaşam tarzı ise yüzde 70 etkilidir. Dolayısıyla nasıl yaşadığınız, nasıl yaşlanacağınızı belirler. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmeye önem verin. Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapın, durmayın ama düşmeyin de. Sosyal hayattan kopmayın ve sevdiklerinizle bol bol vakit geçirin. Hobiler edinerek zinde kalın. Huzurlu olun ve yeterli uyuyun” dedi.</p>
<p>Gereksiz ilaç ve takviye kullanımından kaçınmanın da ileride yaşlarda kritik önemde olduğunu anlatan Deniz, “Hedefimiz, yaşlı bireyin kimseye bağımlı olmadan fonksiyonelliğini korumasıdır ve sağlıkla geçirebileceği süreyi uzatmaktır. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluk artar ama görüş alanımız genişler” diye konuştu.</p>
<p>GERİATRİSTLER YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR</p>
<p>Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Merve Hafızoğlu ise sunumunda geriatrinin rolüne değindi. 65 yaş ve üzeri bireylerde bütüncül yaklaşımın önemini vurgulayan Hafızoğlu, ‘Yaşlılıkta bu kadar olur’ diyerek geçiştirilen unutkanlık, depresyon ve kas erimesi gibi durumların aslında tedavi edilmesi gereken birer sendrom olduğunu ifade etti. Hafızoğlu şunları söyledi: “Yaşlandım artık duymasam da olur, hayattan zevk almasam da olur’ düşüncesine karşıyız. Yaşlanmak hayat kalitesinin düşmesi demek değildir. Polikliniklerimizde ‘geriatrik sendromlar’ dediğimiz; unutkanlık (demans), depresyon, beslenme bozukluğu, kas erimesi, uyku bozuklukları ve çoklu ilaç kullanımı gibi durumları tarıyoruz. Ve bu durumlara göre reçeteler belirliyoruz. Önemli olan kişinin kendini bilmesi ve yaşadığı probleme karşı koyma isteğidir. Bizim için kronolojik yaştan ziyade ‘kırılganlık’ seviyesi önemlidir. Hedefimiz, bireyin yaşam kalitesini yükseltecek tedavi hedefleri belirlemek, onların kimseye bağımlı olmadan, kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.”</p>
<p>İlgiyle takip edilen seminerin ardından uzmanlar, katılımcıların sorularını yanıtladı. Programın sonunda Doç. Dr. Olgun Deniz ve Doç. Dr. Merve Hafızoğlu’na günün anısına hediye takdim edildi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-saglikli-yas-almanin-ipuclari-paylasildi-623046">Nilüfer&#8217;de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 08:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alın]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşmadan]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümler arasında da üst sıralarda yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962">Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümler arasında da üst sıralarda yer alıyor. En sık 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülse de son yıllarda gençlerde de artış gösteriyor. Kalın bağırsağın iç yüzeyinde başlayan bu hastalık, genellikle “polip” adı verilen küçük oluşumlarla başlıyor ve yıllar içinde kansere dönüşebiliyor. Her iki cinsiyette de görülen ve çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyen kolon kanseri erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Doç. Dr. Remzi Beştaş, kolon kanserinde düzenli tarama testleri ve erken tanın önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kolon kanseri dünyada en sık görülen kanserlerden biri</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türü olup, kansere bağlı ölümler arasında ikinci sırada yer almaktadır. En sık görülme yaşı 50 yaş ve üzeri olsa da son yıllarda genç yaş gruplarında da görülmeye başlanmıştır. Ancak bu hastalığın önemli bir özelliği bulunmaktadır. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli tarama programlarına katılım ve toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Kolon kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler sinsi seyirli hastalıklar arasında yer alır ve erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyebilir. Hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabilir.</p>
<ol>
<li>Dışkıda kan görülmesi, </li>
<li>Uzun süre devam eden kabızlık veya ishal, </li>
<li>Tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, </li>
<li>Karın ağrısı ve şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı,</li>
<li>Sürekli yorgunluk ve halsizlik, </li>
<li>Dışkı şeklinde değişiklik ve demir eksikliğine bağlı </li>
</ol>
<p>Bu belirtilerden biri veya birkaçının görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir gastroenteroloji uzmanına başvurmak erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Bazı risk faktörleri kolon kanseri riskini artırıyor</strong></p>
<p>50 yaş ve üzeri olmak, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, fazla kırmızı et tüketimi ve liften fakir beslenme gibi sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı, obezite, sigara ve alkol kullanımı ile inflamatuvar bağırsak hastalıkları kolon kanseri riskini artırabilmektedir. Bu risk faktörlerine sahip kişilerin kolon kanseri tarama programlarına daha dikkatli şekilde katılması ve düzenli kontrollerini yaptırması önerilmektedir.</p>
<p><strong>Tarama testleri kanseri ortaya çıkmadan önleyebilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde en önemli basamak erken tanıdır. Kolonoskopi ile bağırsakta oluşabilecek poliplerin tespit edilmesi ve çıkarılması sayesinde kanser gelişimi daha ortaya çıkmadan önlenebilir. Kolon kanseri için önerilen tarama yaşı genellikle 45 olarak kabul edilmektedir. Tarama yöntemleri arasında 10 yılda bir kolonoskopi, yılda bir gaitada gizli kan testi, üç yılda bir gaita DNA testi ve beş yılda bir BT kolonoskopi yer almaktadır. Aile öyküsü bulunan veya yüksek risk grubunda yer alan kişilerde tarama daha erken yaşlarda ve daha sık aralıklarla yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kolon kanseri riskini azaltabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler oldukça etkili olabilir.</p>
<ul>
<li>Lif açısından zengin sebze ve meyve tüketmek, </li>
<li>Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini azaltmak, </li>
<li>Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloyu korumak, </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durmak </li>
<li>Düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek kolon kanseri riskini azaltmaya yardımcı olur.</li>
</ul>
<p>Dünya genelinde Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edilmektedir ve mavi kurdele ile simgelenmektedir. Bu ay boyunca hastalık hakkında farkındalık oluşturulması ve bireylerin tarama testlerine yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Çünkü kolon kanseri erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962">Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alarm]]></category>
		<category><![CDATA[Araz]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ergene]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarda]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622851</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde ciddi komplikasyonlara ve erken ölümlere yol açtığını vurguladı.</p>
<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş KİGEM Kadın İşgücünü Geliştirme Merkezi’nde Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, Servier Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla Türkiye’de ilk defa 14 derneğin iş birliği ile hayata geçen “Türkiye 2030’da yüzde 50” projesi kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Hasta, hasta yakını, sağlık profesyonelinin katıldığı ve katılımcıların tansiyon değerlerinin ölçülmesiyle başlayan etkinliğin moderatörlüğünü tiyatro sanatçısı-yönetmen Mert Öner yaptı.</p>
<p><strong>Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz, </strong>Dünya Tedaviye Uyum Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Kronik hastalıkların uzun vadede organ ve dokularda ciddi hasarlara yol açtığını ifade eden Araz, “En sık görülen hastalıklar arasında hipertansiyon ve diyabet yer alıyor. Bu hastalıklar; kalp, damar, böbrek ve sinir sistemi gibi birçok organda hasara neden olarak uzun vadeli komplikasyonlara ve ölüm riskinde artışa yol açıyor” dedi.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de kronik hastalık oranları yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de hipertansiyonun erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 31’inde, diyabetin ise yüzde 16’sında görüldüğünü aktaran Araz, bu oranların yüksekliğine dikkat çekti. Kontrol oranlarının ise istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Araz, kronik hastalıklarda hedef değerlere ulaşma oranının yüzde 30-40 civarında olduğunu kaydetti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de tedaviye uyum oranı yüzde 36&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun hem dünyada hem de Türkiye’de yeterli düzeyde olmadığını dile getiren Araz, “Hastaların tedaviye uyum oranı dünya genelinde yüzde 30 ila 50 arasında. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık yüzde 36 seviyesinde” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Uyum artarsa ölüm ve komplikasyonlar azalıyor&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun artırılmasının önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Araz, “Tedaviye uyum sayesinde ölüm oranlarında yaklaşık yüzde 21 azalma, organ hasarı ve komplikasyonlarda ise yüzde 30 ila 50 oranında düşüş sağlamak mümkün” dedi.</p>
<p>&#8220;2030’da tedavi başarı hedefi yüzde 50&#8221;</p>
<p>2030 yılına yönelik hedeflere de değinen Araz, tedaviye uyumu artırarak tedavi başarısında artışa yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti ve “Amacımız Türkiye’de tedavi başarı oranını diyabette yüzde 36,7’den, hipertansiyonda ise yüzde 22,2’den %50’ye çıkarmak. Bu sayede hastalıkların uzun vadede oluşturduğu zararları azaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> &#8220;Metabolik hastalıklar erken ölümlerin başlıca nedeni&#8221;</p>
<p><strong>Kalp Damar Hastalıklarından Korunma ve Farkındalık Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene</strong> ise diyabet, obezite ve hipertansiyonun birbiriyle bağlantılı olduğunu belirterek, bu hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde erken ölüm riskinin ciddi şekilde arttığını söyledi.</p>
<p>Metabolik hastalıkların temelinde obezite ve glikoz kontrol bozukluğunun yer aldığını belirten Ergene, “Diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları birbiriyle ilişkili. Bu hastalıklar orta ve uzun vadede ciddi organ hasarlarına yol açarak dünyada erken ölümlerin en önemli nedenlerinden biri haline geliyor” dedi.</p>
<p>&#8220;50 yaş sonrası risk hızla artıyor&#8221;</p>
<p>ABD’de yapılan bir araştırmaya değinen Oktay Ergene, belirli yaşın üzerindeki bireylerde bu hastalıklardan en az birinin görülme oranının yüzde 90’ların üzerine çıktığını belirterek, “50 yaş sonrası 10 kişiden 9’unda bu hastalıklardan en az biri görülüyor” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de obezite ve diyabet oranı yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de obezite oranının erişkin nüfusta yüzde 36-40 seviyelerinde olduğunu, diyabetin ise yaklaşık yüzde 17 oranında görüldüğünü aktaran Ergene, bu oranların Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de yaşam süresi daha kısa&#8221;</p>
<p>Türkiye’de yaşam süresinin gelişmiş ülkelere göre daha kısa olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oktay Ergene, “Gelişmiş ülkelerde ortalama yaşam süresi 80’li yaşların üzerine çıkarken, Türkiye’de bu rakam 77 civarında. Arada 10 yıla varan farklar bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken yaşta kazanılmalı&#8221;</p>
<p>Hastalıkların önlenmesinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret eden Ergene, yaşam tarzının genç yaşlarda düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Hastalık geliştikten sonra ise ilaç tedavisinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Hipertansiyon çoğu zaman ciddiye alınmıyor&#8221;</p>
<p>Hipertansiyonun çoğu zaman hafife alındığını dile getiren Prof. Dr. Oktay Ergene, “Hipertansiyon, dünyadaki ölümlerin ve kalp hastalıklarının önemli bir kısmından sorumlu. Ancak toplumda yeterince ciddiye alınmıyor ve ilaç kullanımı ihmal ediliyor. Türkiye’de sağlık sisteminde ilaca erişim çok iyi durumda iken kronik hastalıklar için düzenli ilaç kullanım oranlarımız çok düşük.” dedi.</p>
<p>&#8220;Tuz tüketiminin azaltılması önemli&#8221;</p>
<p>Toplumsal önlemlerin önemine de değinen Ergene, tuz tüketiminin azaltılmasının hipertansiyonla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8220;70 yaşında hipertansiyon oranı yüzde 70&#8221;</p>
<p>İleri yaşlarda hipertansiyon görülme sıklığının arttığını ifade eden Ergene, “30 yaşındaki bireylerde hipertansiyon görülme oranı %30 iken, 40 yaşındaki bireylerde %40, 70 yaşındaki bireylerde ise bu oranı %70’i buluyor. Yani 10 kişiden 7’sinde hipertansiyon var” dedi. </p>
<p> &#8220;Tansiyon kontrolü hayati önem taşıyor&#8221;</p>
<p>Kan basıncının kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Ergene, “Günümüzde artık biliyoruz ki tansiyonun 130/80 mmHg’nin altına indirilmesi gerekiyor. Aksi halde kalp krizi ve inme riski ciddi şekilde artıyor. Basit bir ilaç tedavisiyle bu riskleri büyük ölçüde azaltmak mümkün” diye konuştu.</p>
<p>“Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır.”</p>
<p><strong>Tiyatro sanatçısı Mert Öner</strong> ise aynı takvimde buluşan Dünya Tedaviye Uyum Günü ve Dünya Tiyatro Günü’nün adeta hayatın dengesine vurgu yaptığını söyledi: “27 Mart’ın iki anlamı var: Dünya Tiyatro Günü ve Tedaviye Uyum Günü. Aynı günde buluşmaları, hayatın hem sahnede hem bedenimizde aynı incelikli dengeyle aktığını hatırlatıyor; bu rastlantının içinde tuhaf bir sevinç, derin bir anlam var.   Sahne, insanın doğayla yeniden aynı ritmi aradığı yerdir. Bir nefes, bir söz, bir beden…  Hepsi görünmeyen bir uyumun parçası. Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır. Hikâyeler ise unuttuklarımızı iyileştirir. Bizi birbirimize, toprağa, hayata yeniden bağlar. Çünkü dünya, ancak hikayelerimizi paylaştığımız sürece dengede kalır.” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye 2030’da yüzde 50 projesi”</p>
<p>Dünyada veriler her iki hastadan birinin tedaviye uyumsuz olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre dünyada 1.3 milyar kişi hipertansiyon, 800 milyondan fazla kişi de diyabet hastası. Her 9 kişiden biri diyabetle yaşadığının farkında değil. OECD verileri, tedaviye uyumun artmasıyla uzun dönemde ölüm oranlarının yüzde 21 azaltılabileceğini gösteriyor. Aynı araştırma, yüksek hasta uyumunun sağlık harcamaları üzerinde yıllık 125 milyar Euro katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır.  </p>
<p>Türkiye’de ise tüm erişkinlerin yüzde 31’i hipertansiyon, yüzde 16,6’si diyabet hastası. Hipertansiyon tedavisine başlayan hastaların yarısı ilk iki yılda tedavilerini yarım bırakıyor. Tedaviye uyum sağlamayan hastaların hastaneye yatışlar üzerindeki artış oranı yüzde 20’ye varıyor. Alarm veren bu tablonun değişmesine katkı sağlamak için hayata geçen Türkiye 2030’da %50 projesi 13 uzmanlık 1 hasta derneğinin katılımıyla ortaya çıkan ve hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda hastanın tedaviye uyumu ve tedavi başarısının yükselmesini hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesidir.  Servier Türkiye’nin koşulsuz desteklediği bu projenin amacı 2030 yılına kadar hipertansiyonda %22,2, diyabette yüzde 36,7 olan tedavi başarı oranını %50’ye çıkartmaktır.</p>
<p>“14 dernek ortak amaç için birleşti”</p>
<p>Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda tedaviye uyum oranlarını yükselterek hastalık kontrol başarısını 2030&#8217;a kadar en az yüzde 50&#8217;ye ulaştırmayı hedefleyen bu projede, Ateroskleroz Derneği, Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği, Dahiliye Uzmanları Derneği, İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği, Kalp Damar Hastalıklarıyla Mücadele ve Farkındalık Derneği, Kardiyovasküler Akademi Derneği, Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği, Metabolik Sendrom Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Girişimsel Kardiyoloji Vakfı, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği yer alıyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Sesler Korosu&#8217;ndan &#8216;Bahara Merhaba&#8217; konseri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-sesler-korosundan-bahara-merhaba-konseri-622806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[bahara]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[koro]]></category>
		<category><![CDATA[korosu]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sesler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi Altın Yıllar Yaşam Merkezi üyelerinden oluşan Altın Sesler Korosu,  “Bahara Merhaba” konseriyle sahne aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-sesler-korosundan-bahara-merhaba-konseri-622806">Altın Sesler Korosu&#8217;ndan &#8216;Bahara Merhaba&#8217; konseri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi Altın Yıllar Yaşam Merkezi üyelerinden oluşan Altın Sesler Korosu,  “Bahara Merhaba” konseriyle sahne aldı.</p>
<p> İlçede yaşayan 50 yaş üstü vatandaşlara hizmet veren Maltepe Belediyesi Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nin üyelerinden oluşan Altın Sesler Korosu, Yaşlılara Saygı Haftası etkinlikleri kapsamında Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde sahne aldı. Koro, dinleyicileri Anadolu’nun zengin tarihini ve kültürel mirasını yansıtan türküleriyle buluşturdu.</p>
<p><b>ANADOLU VE RUMELİ TÜRKÜLERİYLE AYAKTA ALKIŞLANDILAR</b></p>
<p>Uğur Çekiç yönetimindeki koro, konsere Ağrı’nın Eleşkirt ilçesine ait “Konma Bülbül” isimli türküyü seslendirerek başladı. Saz, bağlama, keman ve vurmalı çalgılar eşliğinde sahne alan koro, Samsun Çarşamba, Erzincan Tercan, İzmir Bergama, Muğla Ula, Elazığ ve Kırıkkale türkülerinden örnekler söyledi. Farklı meslek gruplarından ilçe sakinlerini bir araya getiren koroda solist olarak sahne alan sanatçılar ise Erzincan, Malatya, Elazığ, Tokat, Bayburt, Amasya, Sivas, Gaziantep, Eskişehir, Şanlıurfa, Sakarya, Kilis, Bartın, Burdur, Azeri, Kıbrıs ve Rumeli’nin farklı temalı ve özgün türkülerinden örnekler icra etti.  Konser, halk ozanı Âşık Mahzuni Şerif’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğu özlemi ifade ederek yazıp bestelediği “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm” isimli türküyle tamamlandı. Koro, uzun bir çalışma sürecinin ardından sahne aldıkları performanslarıyla salonu dolduran dinleyicilerden tam not aldı. Koro üyeleri Maltepe Belediyesi’ne verdikleri destek için teşekkür ederek, Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut’a çiçek takdim etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-sesler-korosundan-bahara-merhaba-konseri-622806">Altın Sesler Korosu&#8217;ndan &#8216;Bahara Merhaba&#8217; konseri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p>Alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Görsev Yener’in konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, yaş alma merkezi üyelerinin yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Nöroloji ve klinik nörofizyoloji alanlarında Türkiye’nin önde gelen uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Görsev Yener, uzun yıllara dayanan klinik deneyimi ve bilimsel çalışmaları ışığında demans ve Alzheimer hastalığı hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. </p>
<p>UCLA’da davranışsal nöroloji alanında uzmanlık eğitimini tamamlayan ve Türkiye’de ilk demans polikliniklerinden birini kuran Yener, aynı zamanda Alzheimer alanında yürütülen ulusal ve uluslararası çalışmalara katkılarıyla da dikkat çekiyor.</p>
<p>Söyleşide Alzheimer hastalığının erken belirtileri, korunma yolları ve sağlıklı yaşlanmanın önemi üzerinde duran Yener, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Bilimsel bilgilerin sade ve anlaşılır bir dille aktarıldığı etkinlikte farkındalık oluşturmanın önemi vurgulandı.</p>
<p>Etkinlikte ayrıca Prof. Dr. Görsev Yener’in öğrencileri ve aynı alanda doktora çalışmaları yürüten uzmanlar da söz aldı.</p>
<p>Uzm. Psk. İlayda Kıyı Atilla, Psk. Hilal Kula, Uzm. Psk. Miray Peker, Psk. Rumeysa Emir ve Yaren Canpolat, sağlıklı yaşlanmanın psikolojik boyutuna dikkat çekerek zihinsel sağlığın korunması, sosyal yaşamın önemi ve erken farkındalık konularında bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Program kapsamında katılımcılar, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmalar çerçevesinde gerçekleştirilen nöropsikolojik hafıza testlerine davet edildi. </p>
<p>Yetkililer, bu testler sayesinde bireylerin unutkanlık düzeylerini değerlendirebileceklerini ve erken teşhis açısından önemli bilgiler edinebileceklerini belirtti.</p>
<p>Söyleşiye katılan yaş alma merkezi üyelerinden Emriye Gelişen ise etkinlikle ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:<br />“Bu tür bilgilendirici etkinlikler bizim için çok kıymetli. Hem hastalıkları daha iyi tanıyoruz hem de kendimiz için neler yapabileceğimizi öğreniyoruz. Hafıza testine katılma fikri de beni çok heyecanlandırdı.”</p>
<p>Seferihisar’da düzenlenen bu anlamlı etkinlik, hem sağlıklı yaşlanma konusunda bilinç oluşturdu hem de bilimsel çalışmalara gönüllü katılımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Büyükleri Gönüllendiren Anlamlı Buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-buyukleri-gonullendiren-anlamli-bulusma-622712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 07:53:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[barem]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllendiren]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında BAREM’de düzenlediği etkinlikle yaş almış bireylere unutulmaz anlar yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-buyukleri-gonullendiren-anlamli-bulusma-622712">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Büyükleri Gönüllendiren Anlamlı Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında BAREM’de düzenlediği etkinlikle yaş almış bireylere unutulmaz anlar yaşattı. Başkan Erkan Aydın’ın da katıldığı program hem duygusal, hem de keyifli anlara sahne oldu.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza atarak, büyüklerin gönlünü bir kez daha kazandı. Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) bünyesinde düzenlenen özel programda, merkez üyeleri keyifli ve duygu dolu anlar yaşadı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, başkan yardımcısı Mücahit Yıldızhan da ile birlikte programa katılarak, BAREM üyelerinin mutluluğuna ortak oldu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte, yaş almış bireyler için hazırlanan birbirinden renkli aktiviteler büyük beğeni topladı. Program kapsamında, Bursa’nın tarihi durakları, kültürel mirası ve kentle özdeşleşmiş önemli isimlerin yer aldığı içerikler üzerinden çeşitli etkinlikler düzenlenirken, katılımcılar hem geçmişe yolculuk yaptı, hem de eğlenceli aktivitelerle keyifli vakit geçirdi.</p>
<p>Başkan Aydın Yakından İlgilendi</p>
<p>Etkinlik boyunca BAREM üyeleriyle yakından ilgilenen Başkan Erkan Aydın, her bir katılımcıyla tek tek sohbet ederek onların hal ve hatırını sordu. Büyüklerin ellerini öperek saygısını gösteren Başkan Aydın, onlarla birlikte hatıra fotoğrafları çektirdi. Programın ardından BAREM’de yer alan diğer salonları da ziyaret eden Başkan Aydın, burada devam eden etkinliklere katılan BAREM üyelerine de çiçek takdim ederek Yaşlılara Saygı Haftası’nı kutladı.</p>
<p>“Büyüklere Verdiğimiz Değer Kadar Toplumumuzun Gelişmişliği Ölçülür”</p>
<p>Yaş almış bireylere duyulması gereken saygının önemine işaret eden Başkan Aydın, şöyle konuştu;</p>
<p>“Burada etkinlik yapan büyüklerimizi ziyaret ettik. Hem onlarla vakit geçirdik, hem de Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladık. Kendilerinin de görüşlerini aldık. Biliyorsunuz, büyüklere verdiğimiz değer kadar toplumumuzun gelişmişliği ölçülür, biz de elimizden gelen değeri verip, iyi koşullarda vakit geçirmeleri için personelimizle birlikte çalışmaya devam ediyoruz.”</p>
<p>BAREM üyeleri de Başkan Aydın’ın ziyaretinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek, bunun yanında gerçekleştirdikleri aktiviteler ile birlikte keyif aldıklarını, eğlenceli bir vakit geçirdiklerini ifade etti.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-buyukleri-gonullendiren-anlamli-bulusma-622712">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Büyükleri Gönüllendiren Anlamlı Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Çocuklar Karar Süreçlerine Katılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-cocuklar-karar-sureclerine-katiliyor-622547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[katılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[süreçlerine]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi ve Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle hayata geçirilen Çocuk Meclisi, çocukların yerel karar süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla ilk buluşmasını 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-cocuklar-karar-sureclerine-katiliyor-622547">Çankaya&#8217;da Çocuklar Karar Süreçlerine Katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi ve Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle hayata geçirilen Çocuk Meclisi, çocukların yerel karar süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla ilk buluşmasını 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirecek.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi ve Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle hayata geçirilen Çocuk Meclisi, 28 Mart’ta ilk buluşmasını gerçekleştiriyor. 9–17 yaş arası çocuklara açık olan buluşma, çocukların kent yaşamına dair fikirlerini paylaşarak karar süreçlerine katıldığı bir sürecin başlangıcı olacak.</p>
<p>9–17 yaş arası çocukların katılımına açık olan Çocuk Meclisi, çocukların kent yaşamına dair fikirlerini ifade ettiği, birlikte düşünerek karar süreçlerine dahil olduğu bir katılım sürecinin başlangıcı olacak. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerini ifade etme ve bu görüşlerin dikkate alınmasını isteme hakkını tanıyor. Çankaya Kent Konseyi Çocuk Meclisi de bu hakkın yerel düzeyde hayata geçirilmesini amaçlayan bir katılım mekanizması olarak harekete geçti.</p>
<p>Çocuk Meclisi, çocukların görüşlerinin yalnızca dile getirildiği değil; değerlendirmeye alındığı, takip edildiği ve sonuçlarının paylaşıldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Bu yönüyle çocukların yaşadıkları kente dair söz üretmelerini ve sürecin aktif bir parçası olmalarını esas alıyor.</p>
<p>Buluşmada çocuklara meclisin işleyişi hakkında bilgi verilecek, birlikte çalışma alanları belirlenecek ve çocukların kent yaşamına ilişkin görüşleri doğrudan kayda alınacak. Aynı zamanda ebeveynler için sürecin kapsamına dair bilgilendirme yapılacak.</p>
<p>Çankaya Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda 28 Mart Cumartesi gerçekleşecek Çankaya Kent Konseyi Çocuk Meclisi ilk buluşma programı şöyle:</p>
<p><b>9–12 Yaş Grubu</b></p>
<p>Toplantı Saati: 13.00 – 14.15</p>
<p>Kayıt Başlangıcı: 12.30</p>
<p><b>13–17 Yaş Grubu</b></p>
<p>Toplantı Saati: 14.30 – 16.00</p>
<p>Kayıt Başlangıcı: 14.00</p>
<p>Katılımcı çocukların belirtilen kayıt saatinde ebeveynleri ile birlikte toplantı salonunda bulunmaları gerekiyor. Çocuk Meclisi’ne başvurular ise Çankaya Belediyesi internet sitesi https://www.cankaya.bel.tr/hizmetler/cocuk-meclisi adresinden yapılabilecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-cocuklar-karar-sureclerine-katiliyor-622547">Çankaya&#8217;da Çocuklar Karar Süreçlerine Katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barbaros Aile Çay Bahçesi Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barbaros-aile-cay-bahcesi-antalyalilarin-bulusma-noktasi-olmayi-surduruyor-622532</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[antalyalıların]]></category>
		<category><![CDATA[bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[barbaros]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[Çay Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Barbaros Aile Çay Bahçesi, kent merkezindeki konumu ve erişilebilir yapısıyla Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-aile-cay-bahcesi-antalyalilarin-bulusma-noktasi-olmayi-surduruyor-622532">Barbaros Aile Çay Bahçesi Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Barbaros Aile Çay Bahçesi, kent merkezindeki konumu ve erişilebilir yapısıyla Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Uzun yıllardır kent yaşamının bir parçası olan çay bahçesi, her yaştan vatandaşı aynı ortamda bir araya getiriyor.</p>
<p>Antalyalıların kent hafızasında önemli bir yer tutan, konumu ve sakin atmosferiyle farklı kuşakları bir araya getiren Barbaros Çay Bahçesi, çocuklar, gençler, yetişkinler ve yaş almış bireyler için ortak bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yenileyerek, kente kazandırdığı Barbaros Çay Bahçesi, güvenli ortamı, erişilebilirliği ve uygun fiyat politikası vatandaşların değişilmez adresi oluyor. <br />57 YILLIK DOSTLAR BARBAROS ÇAY BAHÇESİNDE BULUŞTU<br />Yıllar içinde farklı nedenlerle bir araya gelemeyen eski dostlar uzun bir aranın ardından yeniden görüşmek için Barbaros Aile Çay Bahçesi’ni tercih ediyor. 57 yıllık dostlar, aynı masada çay içip sohbet ederek geçmiş yılları andı. Lise arkadaşları ile bir araya gelen Ersev Saygan “57 yıllık arkadaşlığımızı kutlamak için hatır kahvesini burada içiyoruz” diyerek Barbaros Aile Çay Bahçesi’ni çok sevdiklerini ifade etti. Saygan “Hem ekonomik, hem temiz bir yer. Ne yediğimizi biliyoruz. Çalışan çocuklarımız da çok kibar” dedi.<br />HER YAŞTAN VATANDAŞA HİTAP EDEN SOSYAL ALAN<br />Çay bahçesini sıklıkla tercih ettiğini belirten Ümre Özbek ise “Burası nefes aldığımız bir yer. Manzarası harika. Boş bir zamanımız olduğu zaman hemen arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Burada günlerimizi yapıyoruz, çok eğlenceli zamanlar geçiriyoruz. Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederiz. Belediyenin buna benzer daha birçok yeri var. Atatürk Parkı içerisinde de bir yer var. Burası kapalı olduğu zaman oraya gidiyoruz. Biz çok memnunuz” diye konuştu.<br />MERKEZİ KONUM VE UYGUN FİYAT ÖNE ÇIKIYOR<br />Yalnız yaşadığı için gününün büyük bir bölümünü Barbaros Aile Çay Bahçesi’nde geçiren Mustafa Dindar “Halk için ideal bir yer. Denizi görmek, temiz havayı hissetmek isteyen herkesin buraya gelmesini tavsiye ederim” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Çay bahçesini ailece tercih ettiklerini belirten Neriman Ülgen ise “Burayı çok seviyorum, çok güzel. Ben her gün buradayım öğleden sonra. Fiyatlar uygun. 3 tane torunum var. Hepsini buraya getiriyorum. İyi ki var burası” sözleriyle Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.  <br />2025 YILINDA 255 BİN ZİYARET<br />Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan EKDAĞ’da Sosyal Tesisler Müdürü olarak görev yapan Mehmet Şahin, Barbaros Aile Çay Bahçesi’nin haftanın altı günü hizmet verdiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “EKDAĞ Barbaros Aile Çay Bahçesi sabah 08.30, akşam 22.00 saatleri arası hizmet veriyor. 2025 yılında bu tesimiz 255 bin vatandaşımızı ağırladı. Sabah serpme kahvaltısı, öğlen snack servisi ve akşamları da alakart servisimiz bulunuyor. Tüm halkımızı Barbaros Aile Çay Bahçesi’ne bekliyoruz” dedi. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-aile-cay-bahcesi-antalyalilarin-bulusma-noktasi-olmayi-surduruyor-622532">Barbaros Aile Çay Bahçesi Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:39:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[katarakt]]></category>
		<category><![CDATA[mercek]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tanımıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden olan katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ile oluşuyor ve bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma gibi belirtilerle kendini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447">Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden olan katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ile oluşuyor ve bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Genellikle 50 yaşından sonra görmeye alışkın olduğumuz katarakt, artık gençlerin de görme kalitesini tehdit ediyor. </p>
<p>Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin erken yaşta kataraktın en önemli nedeninin genetik miras olduğunu belirtiyor: “Eğer kişinin aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarında katarakt gelişimi varsa, bu durum bireyin mercek yapısının çok daha erken yaşlarda bozulmasına zemin hazırlıyor.”</p>
<p>Genetik kadar modern dünyanın beraberinde getirdiği kronik sağlık sorunlarının da kataraktı yine erken yaşlarda tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Elgin, “Kontrolsüz seyreden diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı katarakt sürecini hızla öne çekiyor” diyor.</p>
<p><strong>Çocukluktaki göz kazaları kataraktı tetikliyor</strong></p>
<p>Erken kataraktta bir diğer sebep ise göz travmaları. Prof. Dr. Elgin, küçük yaşlarda yaşanan spor yaralanmaları veya kazalar sonucunda göze alınan sert darbelerin etkisinin yıllar sonra katarakt olarak ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Ayrıca ultraviyole ışınlarının etkisi ve sigara kullanımı genç yaştaki kataraktın &#8220;gizli suçluları” arasında yer aldığını söylüyor.</p>
<p><strong>Genç yaşta katarakt nasıl önlenir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Elgin, erken başlangıçlı katarakttan korunmak için UV ışınlarını engelleyen güneş gözlüğü takmak, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, diyabeti kontrol altında tutmak ve antioksidanlar açısından zengin bir beslenmenin faydalı olacağını söylüyor. Hem katarakt hem de diğer teşhis edilmemiş göz hastalıkları için düzenli göz muayenesinin öneminin altını çiziyor.</p>
<p><strong> Tek tedavi ameliyat</strong></p>
<p>Kataraktın ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Elgin, “Kataraktın tek tedavisi ameliyattır. Ameliyat genellikle damla anestezisi ile yapılır. Gerekli durumlarda sedasyon veya genel anestezi uygulanabilir. Hasta, ameliyattan sonra aynı gün taburcu edilebilir ve ertesi gün sosyal yaşantısına dönebilir. Kataraktın tedavisinde uzun yıllardır fakoemülsifikasyon yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemde ses dalgaları (Ultrasound) ile kataraktlı lens göz içinde parçalanıp dışarı alınır ve yerine yeni bir mercek yerleştirilir” diyor.</p>
<p><strong>Akıllı mercek seçeneği</strong></p>
<p>Son yıllarda klasik tek odaklı merceklerin yerini çok odaklı premium (akıllı) göz içi lenslerin de tedavide öne çıktığını aktaran Prof. Dr. Elgin, “Bu mercekler sayesinde hastalar hem katarakttan kurtuluyor hem de diğer kırma kusurlarının tedavi edilmesiyle net bir görüşe kavuşabiliyor” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447">Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üç kuşağı buluşturan film: &#8216;Süper 1 Takım: Varol Abi&#8217;nin Çizgi Film Makinesi&#8217; için geri sayım başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uc-kusagi-bulusturan-film-super-1-takim-varol-abinin-cizgi-film-makinesi-icin-geri-sayim-basladi-622427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 21:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturan]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgi Film]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gişe]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[varol]]></category>
		<category><![CDATA[Varol Yaşaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gişe rekorları kıran fenomen çizgi karakter Kral Şakir’in de aralarında bulunduğu ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi 22 Mayıs’ta seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uc-kusagi-bulusturan-film-super-1-takim-varol-abinin-cizgi-film-makinesi-icin-geri-sayim-basladi-622427">Üç kuşağı buluşturan film: &#8216;Süper 1 Takım: Varol Abi&#8217;nin Çizgi Film Makinesi&#8217; için geri sayım başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gişe rekorları kıran fenomen çizgi karakter Kral Şakir’in de aralarında bulunduğu ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi 22 Mayıs’ta seyirci karşısına çıkıyor. Varol Yaşaroğlu’nun usta yaratıcılığı, Grafi2000’nin yapım sürecini üstlendiği ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin önceki gün yayınlanan teaser’ı sosyal medya ve basın mecralarında büyük ilgi gördü. Süper kahramanlar Ayı Dede, Birce, Birol, Yapay Zekai, Kral Şakir ve Fil Necati’nin de yer aldığı ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin renkli dünyası, iyiler ve kötülerin yarışı izleyiciyi bu kez beyaz perdeye taşıyacak.</p>
<p><b>“Animasyonda sınır hayal gücü”</b></p>
<p>Yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay’ın oturduğu, senaryosunu Haluk Can Dizdaroğlu’nun yazdığı çizgi film ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ hem çocukların hem de yetişkinlerin kalbini kazanacak. ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yaratıcısı ünlü karikatürist- yapımcı Varol Yaşaroğlu animasyonunun her koşulda gişede tercih edilmesinin ve filmlerinin başarısını çizgi filmlerde yaş sınırının olmamasına, sınırsız bir anlatıma ve duygulara hitap eden bir tür olduğunun altını çizdi. İyi yapılmış bir çizgi filmin aynı anda üç kuşağa hitap edebiliyor olmasının büyük bir avantaj olduğunu açıklayan usta karikatürist Varol Yaşaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Çocuk, filmi izlerken macerayı görüyor, genç izlerken mizahı yakalıyor, yetişkin ise alt metni ve referansları fark ediyor. Çizgi film aynı zamanda sınırsız bir anlatım alanı sunuyor. Gerçekçi sinemada bütçe, fizik kuralları ve prodüksiyon sınırları vardır. Animasyonda ise hayal gücü sınırdır. Bu da daha büyük dünyalar, daha cesur hikâyeler ve daha unutulmaz karakterler yaratma şansı verir. Seyirci sinemaya “farklı bir deneyim” için gider. Çizgi film bu deneyimi en net veren türlerden biridir”</p>
<p><b>Çizgi Filmler Gişeyi Aşıyor, Markaya Dönüşüyor</b></p>
<p>Sevilen çizgi filmler gişeyi değil, uzun vadeli marka değerini de büyütür</p>
<p>Bugüne kadar yarattığı çizgi filmlerinin özellikle çocuklar tarafından defalarca izlenir olmasının önemine dikkat çeken Yaşaroğlu “Bu sadece gişeyi değil, uzun vadeli marka değerini de büyütür. Oyuncak, lisans, dijital platform, devam filmi… Animasyon bir film olmanın ötesinde bir evrene dönüşebilir. Dünyada ne olursa olsun, çizgi filmler genellikle iyimser bir tonla çıkar seyircinin karşısına. Aileler güvenle tercih eder. Bu güven duygusu da gişede sürdürülebilir başarıyı getirir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Yapım aşaması 3 yıl süren, 22 Mayıs 2026’da vizyona girecek ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin kısaca konusu şöyle:</p>
<p>Varol Abi (Varol Yaşaroğlu) atölyesinde icat ettiği sinema makinesiyle, çizgi film izlemeyi çok seven bir kız çocuğunun hayal dünyasını beyaz perdeye yansıtmak için çalışmalara başlar. Muhteşem bir ikili olan Varol Abi ve Gece’nin yarattığı dünyada olaylar şu şekilde gelişir: Birol adındaki küçük bir çocuk, dedesinin çiftlikte yaşayan bir arkadaşının yanına tatile gönderilir. Birol için başta her şey fazlaca normal ve sıkıcı gözükür. Doğa, tarla, çiftlik hayvanları ve internetsiz bir köy… Ancak zamanla yeni tanıştığı insanların aslında göründükleri gibi olmadıklarını anlar. Çiftlikte yaşayan Ayı Dede, Birce ve Yapay Zekai, gizli bir süper kahraman hayatı yaşayan köylülerdir. Birol’un bunu fark etmesiyle, bu gerçeği daha fazla saklayamazlar ve Birol’u da takıma almaya karar verirler. Artık Birol’un yaz tatili, hiç beklemediği gizemli bir maceraya dönüşmüştür. İkiyüzlü ve diğer kötü adamlar, İbret karakterinin önderliğinde dünyayı yok etmeye çalışacak, ‘Süper 1 Takım’ ise onları durdurmak için ellerinden geleni yapacak.</p>
<p><strong>Künye</strong></p>
<p>Yapım: Grafi2000 Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık ve Tic. A.Ş.</p>
<p>Yapımcı: Varol Yaşaroğlu</p>
<p>Yönetmen: Haluk Can Dizdaroğlu &#8211; Berk Tokay</p>
<p>Senarist: Haluk Can Dizdaroğlu</p>
<p>Dağıtımcı: CJ Entertainment</p>
<p>Türü: Animasyon</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uc-kusagi-bulusturan-film-super-1-takim-varol-abinin-cizgi-film-makinesi-icin-geri-sayim-basladi-622427">Üç kuşağı buluşturan film: &#8216;Süper 1 Takım: Varol Abi&#8217;nin Çizgi Film Makinesi&#8217; için geri sayım başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Yaşlılar Haftası Sosyal ve Sağlık Programlarıyla Geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-yaslilar-haftasi-sosyal-ve-saglik-programlariyla-geciyor-622391</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[programlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622391</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, Yaşlılar Haftası kapsamında ilçede yaşayan yaş almış büyükler için sosyal, kültürel ve sağlık odaklı etkinlikler düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-yaslilar-haftasi-sosyal-ve-saglik-programlariyla-geciyor-622391">Bayraklı&#8217;da Yaşlılar Haftası Sosyal ve Sağlık Programlarıyla Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, Yaşlılar Haftası kapsamında ilçede yaşayan yaş almış büyükler için sosyal, kültürel ve sağlık odaklı etkinlikler düzenliyor. Hafta boyunca gerçekleştirilecek programlarla yaş almış büyüklerin sosyal hayata katılımı desteklenirken, sağlık ve yaşam kalitelerini artırmaya yönelik çalışmalar da hayata geçirilecek.</p>
<p>Program kapsamında vatandaşlar ilk olarak Ata Anı Evi’ne düzenlenen ziyaretle tarih yolculuğuna çıkacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’i seyrettiği tarihi noktada gerçekleştirilecek buluşmada katılımcılar, hem geçmişe tanıklık edecek hem de sosyal bir ortamda bir araya gelecek.</p>
<p>Manavkuyu’daki Bahar Evi’nde düzenlenecek dijital okuryazarlık eğitimleriyle yaş almış büyüklerin teknolojiye uyumu desteklenirken, sağlık ekipleri tarafından tansiyon, şeker ve kolesterol ölçümleri de yapılacak. Ayrıca “İyi Oluş Buluşmaları” kapsamında gerçekleştirilecek atölyelerde, sağlıklı ve aktif yaş almanın yolları ele alınacak.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi, yalnızca bu hafta kapsamında değil yıl boyunca sürdürdüğü hizmetlerle de yaş almış büyüklerin yanında olmaya devam ediyor. Yaşlı destek hizmet hattı, refakatçi desteği, evde kişisel bakım hizmetleri, ev ziyaretleri, psikososyal destek ve medikal malzeme yardımlarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek sağlıyor.</p>
<p>Başkan Önal: “Bu kente emek vermiş yaş almış büyüklerimiz bizim en kıymetli değerlerimizdir”<br />Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Yaşlılar Haftası kapsamında yapılan etkinliklere ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bayraklı’da yıllarca bu sokaklarda emeği olan, bu kentin hafızasını oluşturan yaş almış büyüklerimiz bizim en kıymetli değerlerimizdir. Sosyal belediyecilik anlayışımız kapsamında yıl boyunca sürdürdüğümüz hizmetlerin yanı sıra Yaşlılar Haftası vesilesiyle de onların hayatına dokunan, sosyal hayata katılımlarını artıran etkinlikler düzenledik. Amacımız; yaş almış büyüklerimizin kendilerini yalnız hissetmediği, her zaman yanlarında olduğumuzu bildikleri bir Bayraklı’yı birlikte büyütmek” dedi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-yaslilar-haftasi-sosyal-ve-saglik-programlariyla-geciyor-622391">Bayraklı&#8217;da Yaşlılar Haftası Sosyal ve Sağlık Programlarıyla Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-622346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 12:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şeylerden]]></category>
		<category><![CDATA[sıradan]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sağlıklı Yaşlanma-Longevity konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-622346">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sağlıklı Yaşlanma-Longevity konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>İnsanlık tarihinde ortalama yaşam süresi giderek artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Longevity (uzun ömür) kavramının, özellikle son yıllarda öne çıkan bir konu haline geldiğini ifaden ederek, “Çünkü insanlık tarihinde ortalama yaşam süresi giderek artıyor. 100 yıl kadar önce dünya genelinde ortalama ömür 40’lı yaşlardaydı. Günümüzde ise Türkiye&#8217;de bu süre kadınlarda ortalama 78, erkeklerde ise 74-76 yaş aralığına kadar yükseldi. Küresel ölçekte de benzer bir artış söz konusu. Yaşam süresi uzadıkça, daha önce nadir görülen sağlık sorunları da artmaya başladı. Geçmişte insanlar daha erken yaşta hayatını kaybettiği için Alzheimer gibi hastalıklar fazla ortaya çıkmıyordu. Ancak bugün insanlar 70 yaş ve üzerine çıktığında Alzheimer riski belirgin şekilde artıyor. Unutkanlık daha sık görülüyor. Eğer kişi sağlıklı bir yaşam tarzı benimsememişse, ömrü uzasa da pek çok hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Oysa yapılan araştırmalar, hastalıkların yüzde 60-70’inin doğrudan yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu çok ciddi bir oran. Diyabetten depresyona kadar birçok hastalık, sağlıksız beslenme, yetersiz hareket, stresli yaşam gibi faktörlerle ortaya çıkıyor. Yani kişi doğru yaşasa, doğru beslense bu hastalıkların pek çoğu önlenebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Artık yaşam tarzı psikoterapisi adı verilen bir yaklaşım uygulanıyor</strong></p>
<p>Günümüzde yaşam tarzı eğitimlerine tüm dünyada ağırlık verilmeye başlandığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Artık yaşam tarzı psikoterapisi adı verilen bir yaklaşım uygulanıyor. Bu yöntem, hasta olmadan önce kişiye sağlıklı yaşama becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Bu, aynı zamanda pozitif psikoterapinin de bir türü. Sağlıklı yaşamı desteklemek için duygusal zeka çalışmaları da yapılıyor. Buradaki amaç, sadece uzun yaşamak değil; sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilmek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Beden farkındalığı önemli…</strong></p>
<p>Sağlıklı yaşam tarzı eğitiminde en çok önem verilen konulardan birinin beden farkındalığı olduğunu da belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendi bedenini tanıması, fark etmesi gerekir. Bir kişiye bakıyorsunuz, obez. Beden kitle indeksi 30’un üzerinde. Ama ‘Su içsem yarıyor’ diyor. Aslında farkında olmadan sürekli bir şeyler yiyor, atıştırıyor. Gerçekte ne yediğinin farkında değil. Benzer şekilde, bazı kişiler ‘Hiç uyumadım’ diyor. Aslında uyumuş ama uyku farkındalığı yok; uyuduğunun farkında değil. Beynimiz algılayan bir organ olduğu için beden farkındalığı çok önemli. Çünkü kişi bedeninin sinyallerini ne kadar iyi tanırsa, o kadar doğru kararlar verir. Farkındalık yanlışsa, alınan karar da yanlış olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zihinsel farkındalık en az bedensel farkındalık kadar önemli</strong></p>
<p>Bedeni tanımanın, güçlü ve zayıf yönlerini bilmenin çok önemli olduğunu, “Hangi gıdalar bana iyi geliyor, hangileri dokunuyor? Nasıl beslenirsem daha sağlıklı olurum? Boyum, kilom ne durumda? Uyku düzenim nasıl? Su tüketimim yeterli mi? Metabolik dengem nasıl?” sorularının yanıtlarının beden farkındalığıyla ilgili odluğunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bir de zihinsel farkındalık var. Bu da en az bedensel farkındalık kadar önemli. Zihinsel farkındalık, kişinin psikolojik durumunu, olayları nasıl algıladığını ve nasıl tepki verdiğini içerir. Bir olay yaşanıyor, bir ipucu alıyoruz ve buna alışkanlıkla, otomatik bir yanıt veriyoruz. Hoşumuza giden bir şey olduğunda hemen tepki veriyoruz. Oysa bu tepkiler, zihinsel çarpıtmalar ya da çocuklukta öğrenilmiş yanlış kalıp yargılardan kaynaklanıyor olabilir. Zihinsel yanlış kalıp yargılarımız var. Bunları düzeltmek gibi, kendimizi geliştirmek gibi bir hedefimiz yoksa çocukluğumuz öğrendiğimiz zihinsel kalıpları, kalıp yargılar aynen devam ettiriyoruz. Halbuki şartlar değişmiş, ortam değişmiş ama siz değişmemişsiniz. Hastalıklar başlıyor. Ruhsal hastalıklarda zihin farkındalığı önemli. Bedensel hastalıklarda da beden farkındalığı önemli. Bunun birinci şartı kişinin kendini tanıması. Kendini iç iç keşif yolculuğu. Hem bedensel farkındalık açısından hem zihinsel farkındalık açısından kendini tanımak ilk adım. Buna öz bilinç deniyor. Kendinin farkına varmak. Bunu fark ettikten sonra öz yönetim başlıyor. Güçlü zayıf yönlerini yönetmek başlıyor.”</p>
<p><strong>Yalnızlık bazen seçilmiş bir durum olabilir</strong></p>
<p>İnsanın diğer canlılardan farklı olarak ilişkisel bir varlık olduğunu, sosyal yapıdan izole olan insanın mutsuz olacağını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Elbette yalnızlık bazen seçilmiş bir durum olabilir. Tasavvufta da bu tür yalnızlıklar, kişinin kendini geliştirmesi için teşvik edilir. Eski zamanlarda insanlar çilehanelere çekilerek manevî gelişim sağlamaya çalışmışlardır. Ancak günümüzde, bu tür bir yalnızlığı sürdürebilmek ve onunla gelişmek oldukça zordur. Artık insanlar sosyal hayatın içinde, ilişkilerini yöneterek gelişmek zorundadır. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam için kişinin sosyal hayatın içinde ilişkilerini yönetebilmesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Yeme alışkanlıkları sade ve sağlıklı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mavi bölgeler denilen Japonya, İtalya ve Yunan adalarında örneklerine rastlanan bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı özellikleri bulunduğunu, en bilinenlerinden birinin Japonya’daki Okinawa Adası olduğu olduğunu ve bu insanların hem uzun yaşadıklarını hem de sağlıklı bir yaşam sürdürdüklerini anlatarak, “Bir diğer ortak özellikleri de beslenme biçimleri. Yeme alışkanlıkları oldukça sade ve sağlıklı. Bitkisel temelli, renkli tabaklara ağırlık veriyorlar. Sebze odaklı besleniyorlar; meyve tüketimi daha az, ama sebze tüketimi oldukça fazla. Bu kişilerin yaşam felsefeleri de dikkat çekici. Hayata bakışları haz odaklı değil, anlam odaklı. Mesela yemek yerken doymadan kalkıyorlar. Bu, onların en belirgin alışkanlıklarından biri.” diye konuştu.</p>
<p>Midenin her seferinde tıka basa doldurulması durumunda sindirimi sağlamak için midenin genişlemek zorunda kaldığını, her öğünde azıcık genişleyen midenin, bir süre sonra doyma hissini kaybettiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Sonunda kişi doyamaz hale gelir ve obezite gelişebilir. Oysa çözüm çok daha basittir: Her öğünde tam doymadan sofradan kalkmak. Tam doymadan sofradan kalkabilen kişilerin midesi büyümüyor. Hava boşluğu kaldığı için sindirim de kolay oluyor. Ve vücutta toksinler de birikmiyor. Yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü yediklerimiz bağırsaktaki mikrobiyotayı oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Anadolu irfanını unuttuk</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günlük hayatın hızı içinde yapılan 20 dakikalık meditasyon seansının, zihni sakinleştirdiğini ifade ederek, “Mevlana sufi meditasyon şeklinde yapmış. Sema meditasyonu şeklinde yapmış. Bu uygulamalar, bireye kendini gözlemleme ve öz-eleştiri fırsatı sunar. Kişi, ‘Bugün neleri doğru, neleri yanlış yaptım, yanlışlarımdan ne öğrendim?’ sorularını sorarak gelişir. Böylece eleştiriye açık bir zihniyet oluşur ve sürekli öğrenme kültürü benimsenir. Vahşi kapitalizmin tehlikeli virajlarında koşturuyoruz şu anda Türkiye olarak. Böyle olunca Anadolu irfanını unuttuk, kadim kültürümüzü unuttuk.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Meditatif meditasyonun ilk aşaması, kişinin zihinsel olarak rahatlaması</strong></p>
<p>Meditatif meditasyonun ilk aşamasının, kişinin zihinsel olarak rahatlaması olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişi kendisine mantra tarzında kişi bir kelime seçiyor. O kelimeyi 20 dakika boyunca düşünüyor, hayal ediyor. Bu esnada beyin, günlük rutinden çıkar. Artık zihni ‘Bu niye böyle oldu, şu neden böyle?’ gibi alışılmış sorular sormaz. Bunun yerine, kişi bu kelimeyle birlikte yeni anlamlar üretir, hayal kurar, zihinsel olarak yaratıcı bir sürece girer. İkinci aşama ise fiziksel egzersizdir. Kişi bu sırada vücudunu gevşetmeye yönelik egzersizler yapar. Üçüncü unsur ise ses. Meditasyonu destekleyecek bir müzik, doğa sesi (su, kuş sesi vb.) ya da geçmişte kişiye iyi hissettiren bir melodi kullanılabilir. Böylece zihinsel, fiziksel ve işitsel boyut birlikte devreye girer. Bu üç unsur bir araya geldiğinde meditasyon etkili olur. Çünkü bu sayede beynin farklı bölgeleri aynı anda aktive edilir. Beş duyumuz harekete geçer: işitsel, görsel, fiziksel&#8230; İnce motor, kaba motor, sözel ve duygusal beceriler hep birlikte çalışır. Beynin tüm alanları aktive olur.”</p>
<p><strong>Her gün 20’şer dakikalık meditatif eylemler oldukça faydalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her gün 20’şer dakikalık meditatif eylemlerin oldukça faydalı olduğuna işaret ederek, “Ancak burada önemli olan, kişinin zihnini tamamen bu eyleme verebilmesidir. Mesela birçok insan biliyorum ki dini ritüellerini yerine getiriyor, ibadet ediyor ama aklı başka yerde. Aklını ve duygularını ibadete veremediği için bu, meditatif bir eyleme dönüşmüyor. Oysa kişi zihnini ve duygularını tamamen o ana verebildiğinde, işte o zaman bu eylem gerçekten meditatif olur. Bu yaklaşım terapilerde de kullanılıyor.” dedi.</p>
<p>Aşırıya kaçan yalnızlık anlayışının bencillik ve ben-merkezcilik oluşturduğunu, kişinin yalnızca kendi çıkarlarını düşünmesinin sağlıklı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Seçilmiş yalnızlık, doğru dozda yapıldığında faydalıdır. Ancak aşırıya kaçarsa, kişi kendini ermiş gibi görmeye başlar ve dini narsizm gibi tehlikeli bir duruma düşebilir. Tıpkı etnik narsizmde olduğu gibi, dini narsizm de tehlikelidir. Her şeyin doğru ölçüde ve zamanında olması gerekir” dedi.</p>
<p><strong>Sıradan şeylerden mutlu olmak uzun ömrün de sırrı…</strong></p>
<p>Sağlıklı bir yaşam için üç temel unsurun dengeli olması gerektiğini, bunların maddi varlıklar, sağlık ve bilgeliği kapsadığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu üç şeyi akıl tepsisine koyarak, dengeli bir şekilde yaşamak, uzun ömürlü ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi sağlar. Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır. Mizahı çok kullanan, pozitif etkileşim içinde olan insanlar, çevrelerindeki kişilere huzur verirler. Bir insanın yanında kendinizi huzurlu hissetmiyorsanız, kaygılı hissediyorsanız o kişi negatif bir kişidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Stresle baş etmede mizah çok etkili</strong></p>
<p>Negatif enerjisi olan bireylerin çevresine huzursuzluk yaydığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir insanın yanında kendinizi huzurlu değil, kaygılı hissediyorsanız o kişi negatif bir kişidir. Pozitif ruh halindeki kişiler ise güven verir, şaka kaldırır, mizahı kullanır, hatta kendileriyle dalga geçebilirler. Böyle kişiler gerçekten daha uzun yaşıyorlar. Stresle baş etmede mizah çok etkilidir. Kayserili bir vatandaş ağır hastalanıyor. Ailesi etrafında toplanınca, &#8216;Hepiniz buradaysanız dükkânda kim var?&#8217; diyor. Herkesi güldürüyor. İnsan ilişkilerinde mizahı kullanabilen kişiler daha uzun ömürlü oluyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bireyin önce kendisinde değişimi başlatması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Başkalarını düzeltmeye çalışmadan önce kendimize odaklanmalıyız. Farkındalık geliştiren bireyler hem daha sağlıklı kararlar alır hem de ilişkilerde daha az hata yapar.” dedi.</p>
<p><strong>Kadınlar duygusal beyin yapıları sayesinde daha uzun yaşıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasının ardındaki biyolojik ve psikolojik nedenleri değerlendirdi ve kadın beyninin yapısal özelliklerinin uzun yaşamda önemli rol oynadığını ifade ederek, “Küresel verilere baktığımızda kadınların erkeklere kıyasla daha uzun yaşadığı görülüyor. Bunun en temel nedenlerinden biri, kadın beyninin duygulara ve şefkate odaklı çalışmasıdır.” dedi.</p>
<p>Kadınların annelik içgüdüsü ve duygusal yapılarıyla daha empatik olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Erkek beyni daha çok avcı karakterde, sol beyin ağırlıklı çalışır; mantık, analiz ve savaşma güdüsüne odaklıdır. Kadın beyni ise sağ beyinle, yani duygular, estetik, sanat ve şefkatle ilişkilidir. Bu yapısal fark, kadınların kendilerini aşmaya ve iç huzura daha fazla odaklanmalarını sağlıyor. Empati yetenekleri de erkeklere kıyasla daha gelişmiş. Bu da uzun ve sağlıklı yaşam için avantaj sağlıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mutlu evlilik yaşam süresini uzatıyor</strong></p>
<p>Araştırmaların evli bireylerin ortalama olarak daha uzun yaşadığını ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, bunun ancak mutlu bir evlilik söz konusu olduğunda geçerli olabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Eğer evlilik huzursuzsa, çiftler sürekli çatışma halindeyse, bu durumda uzun yaşamak pek mümkün değil. Modern çağın bize dayattığı rekabetçi evlilik modelinde, kadın ve erkek arasında ego savaşları yaşanıyor. Oysa ideal olan, yol arkadaşlığına dayalı, tamamlayıcı bir evliliktir.” dedi.</p>
<p>Evliliğin bireyler arasında bir güç mücadelesine dönüşmesinin ilişkiyi zayıflattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Rekabetçi evliliklerde taraflar 1+1 gibi ayrı varlıklar olarak kalır. Ama ortak amaçta hareket eden kişilerse iki tane bir yan yana gelince 11 kişi gibi oluyor.” diye konuştu.</p>
<p>Geleneksel kültürde eşlerin ‘Refik’ ve ‘Refika’ yani ‘yol arkadaşı’ olarak tanımlandığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu anlayışta çiftler birbirlerini domine etmeye çalışmaz, aksine birlikte güçlenirler. Gerçek bir evlilik, iki ayrı bireyin birleşerek daha büyük bir anlam yaratmasıdır.” diye sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-622346">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak Belediyesi&#8217;nden Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda anlamlı buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konak-belediyesinden-yaslilara-saygi-haftasinda-anlamli-bulusma-622203</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikle ileri yaştaki bireylerin üretimlerini ve yeteneklerini sahneye taşıyacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konak-belediyesinden-yaslilara-saygi-haftasinda-anlamli-bulusma-622203">Konak Belediyesi&#8217;nden Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda anlamlı buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikle ileri yaştaki bireylerin üretimlerini ve yeteneklerini sahneye taşıyacak. İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyelerinin hazırladığı ve sergiden gösterilere uzanan renkli program 24 Mart’ta Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.</b></p>
<p>İleri yaşa yönelik hizmetleriyle onları sosyal yaşamın içinde aktif tutan Konak Belediyesi, çalışmalarını Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği özel bir etkinlikle taçlandırıyor. 20’nin üzerindeki kurs programıyla zamanı üreterek değerlendirme imkanı sunan İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin üyeleri tarafından hazırlanan program, 24 Mart Salı günü saat 16.00’da Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, farklı disiplinlerden eserlerin yer aldığı karma serginin açılışıyla başlayacak. Ardından defile, halk oyunları gösterileri, şiir dinletileri, şarkılar ve dans performanslarıyla devam edecek program, katılımcılara hem duygusal hem de keyifli anlar sunacak. Yaşam tecrübeleriyle topluma ilham veren ileri yaştaki bireylerin üretimlerini ve yeteneklerini sahneye taşıyacak olan bu özel buluşma, aynı zamanda kuşaklar arası bağların güçlendirilmesine de katkı sağlamayı hedefliyor.</p>
<p><b>“Üretken ve görünür olmalarını önemsiyoruz”</b></p>
<p>İleri yaştaki Konaklıların üretimlerini merkeze alan etkinliğe herkesi davet eden Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Yaş almış büyüklerimizin hayatın her alanında aktif, üretken ve görünür olmalarını çok önemsiyoruz. Onların bilgi ve deneyimleri bizler için en değerli hazinelerden biri. Yaşlılara Saygı Haftası vesilesiyle düzenlediğimiz bu özel etkinlikte, hem onların emeklerini birlikte kutlayacak hem de keyifli anlar paylaşacağız. Tüm komşularımızı bu anlamlı buluşmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konak-belediyesinden-yaslilara-saygi-haftasinda-anlamli-bulusma-622203">Konak Belediyesi&#8217;nden Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda anlamlı buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;nın bilge çınarlarına dopdolu kutlama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-bilge-cinarlarina-dopdolu-kutlama-622188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[çınarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çınarlarına]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[dopdolu]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, Yaşlılar Haftası’nı Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde düzenlenen üç günlük dolu dolu bir programla kutladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-bilge-cinarlarina-dopdolu-kutlama-622188">Karşıyaka&#8217;nın bilge çınarlarına dopdolu kutlama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, Yaşlılar Haftası’nı Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde düzenlenen üç günlük dolu dolu bir programla kutladı. Retro defilelerden spor müsabakalarına kadar pek çok etkinliğe sahne olan kutlamalar, bayramlaşma töreniyle sona erdi. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Tüm büyüklerimizin haftasını en içten dileklerimle kutluyor; hepsine sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum” dedi.</b></p>
<p>Her yaştan vatandaşa dokunacak hizmetleriyle fark yaratan Karşıyaka Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası kapsamında Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde üç gün süren özel bir kutlama programına imza attı. ‘Zamansız değerler’ temasıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, merkez üyeleri ve 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri yeteneklerini sergileyerek unutulmaz anlar yaşadı.</p>
<p><b>RENGARENK ETKİNLİKLER</b></p>
<p>Programın ilk günü ‘Anadolu’dan Esintiler’ halk oyunları gösterisiyle renkli bir başlangıç yaptı. Ardından düzenlenen ‘Anılarla Kırmızı Halıda Çınarların Zamansız Şıklığı’ başlıklı retro defile, izleyicileri geçmişe yolculuğa çıkardı. İlk gün etkinlikleri, 70’lerin ruhunu yansıtan retro dans buluşmasıyla sona erdi. İkinci gün, kuşaklar arası bağı güçlendiren ‘Altın Zihinler Arenada’ bilgi yarışması ve heyecan dolu ‘Altın Yıllar Bocce Kupası Maçı’ ile devam etti. Bilge Çınarlar ve 3. Yaş Üniversitesi katılımcıları, hem zihinsel hem de fiziksel aktivitelerle dolu bir gün geçirdi. Kutlamaların son gününde ise 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla duygu dolu anlar yaşandı. 3. Yaş Üniversitesi öğrencilerinin sahnelediği ‘Kurtuluşun Kahramanları’ drama gösterisi ve ‘Anadolu’nun Ritmi’ bendir performansı büyük beğeni topladı. Program, Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen geleneksel bayramlaşma töreniyle sona erdi.</p>
<p><b>“KUŞAKLAR ARASI BAĞI GÜÇLENDİRDİK”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka Belediyesi olarak, tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin her an yanında olmaya özen gösteriyoruz. Düzenlediğimiz zamansız değerler temalı etkinliklerimizle, bilge çınarlarımızın dopdolu zaman geçirmesini istedik. Üç gün boyunca devam eden programlarımızda hem geçmişin zarafetini yad ettik hem de kuşaklar arası bağı güçlendiren yarışmalarla bir araya geldik. 3. Yaş Üniversitemizin sergilediği performanslar ve spor müsabakaları, hayatın her döneminde üretken kalabilmenin en güzel örneği oldu. Tüm büyüklerimize sağlıklı, huzurlu, aktif ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-bilge-cinarlarina-dopdolu-kutlama-622188">Karşıyaka&#8217;nın bilge çınarlarına dopdolu kutlama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de gençler yalnız değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-yalniz-degil-622164</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622164</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimden sanata, istihdamdan gönüllülüğe kadar birçok alanda aktif rol almasını sağlayan projeleri hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-yalniz-degil-622164">İzmir&#8217;de gençler yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimden sanata, istihdamdan gönüllülüğe kadar birçok alanda aktif rol almasını sağlayan projeleri hayata geçiriyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik dostu politikaları her geçen gün daha da genişliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesinin ardından öğrenciler ve gençler adına önemli projeler hayata geçirildi. Gençleri yalnızca hizmet alan bireyler değil, kentin üretim ve karar süreçlerinin aktif öznesi olarak konumlandıran Büyükşehir Belediyesi, istihdamdan gönüllülük çalışmalarına kadar çok yönlü projeler yürütüyor.</p>
<p><strong>Stüdyo Kültürpark</strong></p>
<p>Başkan Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı sırasında hayata geçirdiği ve genç müzisyenlere profesyonel üretim alanı sunan ses stüdyosu uygulaması “Stüdyo Kültürpark” adıyla aralık ayında tüm İzmirli gençler için hizmete alındı. Yaklaşık 260 metrekarelik alanda kurulan teknik donanıma sahip stüdyo; kayıt odası, prova alanı, mix odası ve profesyonel ses ekipmanlarıyla gençlerin ücretsiz şekilde müzik üretimi yapabilmesine olanak sağlıyor.</p>
<p><strong>Kariyer çalışmaları yapılıyor</strong></p>
<p>Gençlerin kariyer gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirilen “İzmir Seninle” programı da dikkat çekiyor. Bilim Virüsü iş birliğiyle yapılan program, 22–28 yaş arası eğitimde veya istihdamda yer almayan gençlere yönelik dört aşamalı bir model sundu. Eğitim programları, yapay zekâ destekli mülakat simülasyonları, mentörlük çalışmaları ve iş ağı buluşmalarıyla gençlerin iş hayatına hazırlanması hedeflendi. Program kapsamında 80 mentör ile 115 genç bir araya geldi.</p>
<p><strong>Yerel Gençlik Politikası Belgesi</strong></p>
<p>Hak temelli gençlik politikaları kapsamında ise Gençlik Örgütleri Forumu iş birliğiyle Yerel Gençlik Politikası Programı yürütülüyor. İhtiyaç analizleri, savunuculuk çalışmaları ve 14 Şubat 2026’da düzenlenen Yerel Gençlik Forumu’nun çıktıları doğrultusunda kısa sürede “Yerel Gençlik Politikası Belgesi”nin yayımlanması planlanıyor.</p>
<p><strong>Karşıyaka’daki hizmet İzmir’e yayılıyor</strong></p>
<p>Alsancak Talâtpaşa Gençlik Merkezi de, yaklaşık 300 metrekarelik kullanım alanıyla gençlere eğitim, sosyalleşme ve ortak üretim imkânı sunuyor. İki yılda Genç İzmir Konservatuvar Hazırlık Programı’na katılan 14 öğrenciden 12’si üniversitelerin konservatuvar ve müzik bölümlerine yerleşerek yaklaşık yüzde 85 başarı oranı elde etti. Bağlama, davul, elektro gitar, klasik gitar ve piyano eğitimlerinin yanı sıra Genç İzmir Pop Orkestrası çalışmaları da yürütülüyor.</p>
<p>Tiyatro alanındaki çalışmalar kapsamında 154 başvuru arasından seçilen gençlerle Genç İzmir Tiyatro Topluluğu oluşturuldu. Topluluk tarafından “Deli Bayramı” ve “Şulibuli” adlı oyunlar sahnelenirken, 2025–2026 sezonunda üç yeni oyunun İzmirliler ile buluşturulması planlanıyor. Kadifekale ve çevresindeki mahalleleri kapsayan “Tiyatronun Kalesi” projesi kapsamında ise tiyatro eğitimi alan 45 genç, mayıs ayında sahne alacak.</p>
<p><strong>Hayatın her alanında gençlere destek</strong></p>
<p>Toplumsal dayanışmayı güçlendiren projeler arasında yer alan “Mahallede Dayanışma Var” projesi ise Çiğli Balatçık ile Bayraklı Doğançay, Onur ve Yamanlar mahallelerinde yürütülüyor. Proje kapsamında 68 aile, 106 çocuk ve 159 gönüllü bir araya gelerek çocukların sosyal gelişimini destekleyen çalışmalar gerçekleştiriyor. Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen “Kitap Köprüsü” projesi ise 6–14 yaş arası çocukları gönüllü gençlerle buluşturarak etkileşimli okuma programları düzenliyor. Dijital becerilerin geliştirilmesi amacıyla Arduino, yapay zekâ, dijital tasarım, girişimcilik ve no-code teknolojileri gibi alanlarda eğitimler verildi. Ayrıca İngilizce Konuşma Kulüpleri aracılığıyla 15–30 yaş arası yaklaşık 500 genç yabancı dil pratiği yapma fırsatı buldu. Doğa ve kültür faaliyetleri de gençlerden yoğun ilgi gördü. Farklı rotalarda düzenlenen doğa yürüyüşlerine 521 genç katılırken, kültürel geziler kapsamında 446 lise öğrencisi müze ziyaretlerine katıldı, yaklaşık 2 bin genç kültür turlarında yer aldı.</p>
<p><strong>Kültürel geziler de ihmal edilmiyor</strong></p>
<p>“Genç Adım İzmir” programı kapsamında ise 70 üniversite öğrencisi kenti yakından tanıma fırsatı buldu. Öte yandan ekonomik koşullar nedeniyle barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine yönelik destekler de sürüyor. Örnekköy Sosyal Tesisi’nde oluşturulan 72 kişi kapasiteli yaşam alanında üniversitede okuyan kız öğrencilere güvenli barınma ve iki öğün yemek imkânı sunuluyor. 2024–2026 döneminde yürütülen çalışmalar kapsamında 3 binden fazla genç kültürel gezilere katılırken, yüzlerce genç sanat, eğitim ve gönüllülük programlarında yer aldı. Yeni dönemde ise Ritim Festivali, Gençlerin Şehri Programı, COP Youth İzmir İklim Zirvesi ve Yerel Gençlik Politikası Belgesi’nin yayımlanması gibi projelerle gençlerin kent yaşamındaki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-yalniz-degil-622164">İzmir&#8217;de gençler yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aktif Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çınarların]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştü]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğe]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziantep’teki Aktif Yaşam Merkezi’nde sınıf arkadaşı olarak tanışan çift, burada başlayan arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırarak hayatlarının “ikinci baharını” yaşamaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080">Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’teki Aktif Yaşam Merkezi’nde sınıf arkadaşı olarak tanışan çift, burada başlayan arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırarak hayatlarının “ikinci baharını” yaşamaya başladı.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi, 60 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak, yalnızlık duygusunu azaltmak ve sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkı sunmak amacıyla hizmet veriyor. Spor, sanat, eğitim ve sosyal etkinliklerle yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen merkez, aynı zamanda yeni dostlukların kurulmasına da ortam hazırlıyor. Merkezde kurulan dostluklardan biri ise Fatma ve Fatih Erdizci’nin hayatında yeni bir sayfa açtı. Aktif Yaşam Merkezi’nde aynı sınıfta eğitim alırken tanışan çift, zamanla gelişen arkadaşlıklarını evlilik kararıyla yeni bir hayata taşıdı.</p>
<p><strong>FATMA ERDİZCİ: BU KURUM BİZİM BABA OCAĞIMIZ GİBİ</strong></p>
<p>Fatma Erdizci, uzun yıllar Kıbrıs’ta yaşadığını, çocuklarının yönlendirmesiyle Gaziantep’e geldikten sonra Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi ile tanıştığını söyledi. Merkeze ilk geldiğinde hayatında önemli bir değişim yaşadığını belirten Erdizci, “130 kiloydum ve spor yapmak istiyordum. Burada spor dersleri olduğunu öğrendim ve katılmaya başladım. Bir arkadaşımın annesi aracılığıyla merkeze geldim ve çok sevdim. 2022’den beri yaklaşık dört yıldır bu kurumun danışanıyım” dedi. İlk geldiği dönemde kendisini hayattan kopmuş hissettiğini anlatan Erdizci, merkezdeki faaliyetlerin kendisine yeniden yaşam sevinci kazandırdığını ifade etti. “Şarkı sözlerini bile hatırlamıyordum. Sanki hayat durmuş gibiydi. Ama şimdi müzik derslerinde çocukluğumda ve gençliğimde söylediğim şarkıları yeniden hatırlıyorum. Alzaymır olmamak için zeka oyunları sınıfımızdan vazgeçmiyoruz. Çok mutluyuz. Bu kurum bizim ana evimiz, baba ocağımız gibi” dedi. Merkez çalışanlarının kendilerini büyük bir ilgiyle karşıladığını da belirten Erdizci, “Buraya her geldiğimizde güler yüzle karşılanıyoruz. Hocalarımız evlatlarımız gibi” diye konuştu.</p>
<p><strong>EVLİLİK TEKLİFİ DERS SIRASINDA GELDİ</strong></p>
<p>Fatma Erdizci, eşiyle sınıf arkadaşı olarak tanışmalarının ilişkilerini daha doğal bir şekilde geliştirdiğini söyledi. “Evlilik amacıyla tanışmış olsaydık belki birbirimize gerçek hallerimizi göstermeyebilirdik” diyen Erdizci, şöyle devam etti:  “Biz birbirimizin en doğal hallerini biliyoruz. Bir gün derste Fatih Bey bana ‘Ben ölürsem sigortam sana kalır’ dedi. İlk başta ne demek istediğini anlamadım. Sonra meğerse bana evlilik teklif etmiş. Çok şaşırdım.”</p>
<p>Birbirlerini tanıyan çok sayıda ortak tanıdık ve akrabalarının olduğunu öğrenmelerinin de evlilik kararını kolaylaştırdığını belirten Erdizci, “Evliliği düşünmüyordum ama çevremizde birbirimizi tanıyan insanların olması beni cesaretlendirdi” dedi.</p>
<p><strong>HAFTANIN BEŞ GÜNÜ MERKEZDELER</strong></p>
<p>Evlendikten sonra merkeze daha sık gelmeye başladıklarını anlatan Fatma Erdizci, hayatlarını neredeyse tamamen merkezdeki etkinliklere göre planladıklarını söyledi. “Şimdi haftanın beş günü buraya geliyoruz. Mutluyuz. Bütün işlerimi bile buradaki programlara göre ayarlıyorum” diyen Erdizci, Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’nin kendileri için sadece bir kurs merkezi değil, aynı zamanda sosyal bir yaşam alanı olduğunu ifade etti. Spor, sanat ve eğitim faaliyetlerinin yanı sıra sosyal bağların da güçlendiği merkez, Fatma ve Fatih Erdizci çiftinin hikayesinde olduğu gibi, kimi zaman yeni dostlukların, kimi zaman da hayatın ikinci baharının kapısını aralıyor.</p>
<p><strong>FATİH ERDİZCİ: HAFTANIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ EŞİMLE BİRLİKTE BURADA GEÇİRİYORUZ</strong></p>
<p>1955 Gaziantep doğumlu olan 70 yaşındaki Fatih Erdizci, evdeki rutin hayatından sıkıldığı için yeni bir arayış içine girdiğini söylüyor. Bu süreçte Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’ni keşfettiğini anlatan Erdizci, merkezin hayatında önemli değişikliklere vesile olduğunu ifade etti. Üç yıldır merkezde danışan olarak hizmet aldığını belirten Erdizci, “Buradaki aktiviteler sayesinde yaşam kalitem arttı. Özgüvenim yükseldi, kendimi yaşlı hissetmemeye başladım. Bu kurum bana adeta gençlik aşısı gibi geldi. Çevrem genişledi, arkadaş ortamım çoğaldı. Buraya geldikten sonra belediyenin diğer hizmetlerinden de haberdar olup daha fazla sosyalleşme imkanı buldum” dedi.</p>
<p>Merkezdeki akıl ve zeka oyunları sınıfında Fatma Erdizci ile tanıştıklarını anlatan Fatih Erdizci, başlangıçta evlilik gibi bir düşüncesinin olmadığını söyledi. Erdizci, “İlk önce sınıf arkadaşıydık. Birlikte oyunlar oynadık, sohbet ettik. Zamanla birbirimizi daha iyi tanıdık ve süreç bizi evliliğe kadar götürdü. Şimdi çok mutluyuz. Haftanın büyük bölümünü eşimle birlikte burada geçiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080">Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[down]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromlu Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[sendromunda]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında, erken yaşta başlanan eğitim ve uzman-aile desteğinin Down sendromlu bireylerin günlük yaşam, sosyal ve motor becerilerinin gelişmesine etkisinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516">Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında, erken yaşta başlanan eğitim ve uzman-aile desteğinin Down sendromlu bireylerin günlük yaşam, sosyal ve motor becerilerinin gelişmesine etkisinden bahsetti.</p>
<p><strong>Destek programları, her Down sendromlu bireyin ihtiyacına göre planlanmalı!</strong></p>
<p>Down sendromunun, bireylerin sosyal, fiziksel ve bilişsel gelişimini etkileyen genetik bir farklılık olduğunu hatırlatan Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, “Bu nedenle birey yaşamı boyunca bazı alanlarda desteğe ihtiyaç duyabiliyor.” dedi.</p>
<p>Her birey kendine özgü olduğu için görülen sorunların da farklılık gösterebildiğine işaret eden Kaya, şöyle devam etti:</p>
<p>“Her Down sendromlu bireyin gelişim süreci farklıdır. Bu nedenle destek programları bireyin ihtiyacına göre planlanır. En sık karşılaşılan zorluklardan biri öz bakım becerileridir. Giyinme, düğme ilikleme, ayakkabı bağlama, yemek yeme ve kişisel temizlik gibi işlerde bazen daha yavaş öğrenebilirler. Bunun nedeni genellikle kas tonusu düşük olması ve motor becerilerin daha yavaş gelişmesidir. Ayrıca bireyler günlük hayatta yapmaları gereken işleri planlarken ve sırayla yapma konusunda da zorlanabilir. Bir işi adım adım tamamlamak veya günlük rutinlere uyum sağlamak bazen güç olabilir. Karşı tarafın söylediklerini anlamakta iyi olsalar bile kendilerini sözlü olarak ifade etmekte zorlanabilirler. Down sendromlu bireylerde yüksek seslere, kalabalık ortamlara ya da bazı dokulara karşı daha hassas olabilirler. Bazı Down sendromlu bireyler hareket etmeye, dokunmaya veya dokunsal uyaranlara daha fazla ihtiyaç duyar. Her birey farklı olduğu için bu özellikler her Down sendromlu bireylerde aynı şekilde görülmeyebilir.”</p>
<p><strong>Aile ve uzman desteği, Down sendromlu bireylerin gelişimi için çok önemli!</strong></p>
<p>Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerinde bağımsızlıklarını sağlayabilmeleri için erken yaşlarda eğitime başlanması gerektiğine dikkat çeken Emrullah Harun Kaya, “Bu eğitimlerde ailenin desteği çok önemli olmakla birlikte, alanında uzman kişilerden alınan destek de Down sendromlu bireyin gelişimi açısından büyük katkı sağlar.” dedi. </p>
<p>Özel eğitim, ergoterapi, spor/hareket eğitimi ve dil konuşma terapistlerinden alınan eğitimlerin önemli katkılar sağlayacağını kaydeden Kaya, “Bu desteklerle birlikte iletişim ve etkileşim becerileri, oyun becerileri, öğrenmeye hazırlık becerileri, ebeveyn ilişkisi, beslenme, uyku, tuvalet gibi günlük yaşam becerileri, kaba motor becerileri, ince motor becerileri ve duyusal kazanımın sağlanması amaçlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergoterapi, bireyin günlük yaşam ve sosyal becerilerini geliştirir! </strong></p>
<p>0-3 yaş erken çocukluk dönemi eğitimlerinde temel motor becerileri üzerinde durulduğunu ifade eden Emrullah Harun Kaya, “Ayrıca günlük rutinlere katılım teşvik edilir. Oyuncaklarla etkileşim, kendi başına basit hareketler yapma gibi aktiviteler desteklenir.” dedi. </p>
<p>Diğer yaş dönemlerindeki eğitim süreçleri hakkında bilgi veren Kaya, şunları söyledi:</p>
<p>“3-6 yaş okul öncesi dönemde olan bireylerde ise öz bakım becerileri üzerine durulması gerekir. Giyinme becerisi, tuvalet alışkanlığı, el yıkama ve basit ev içi görevler ile desteklenmeliler. Desteklenen alanlarda küçük adımlar ve görsel yönergelerle, tekrar ve oyun temelli aktivitelerle öğrenmesi kolaylaştırılabilir.</p>
<p>6-12 yaş okul çağında olan bireyin, günlük yaşamda daha aktif rol alması hedeflenmeli. Çantasını hazırlama, odasını düzenleme, zaman yönetimini daha iyi kavraması gibi beceriler üzerine çalışılmalı. Bu çalışmalar dışında sosyal becerilerin ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi de bu dönemde önem taşır.</p>
<p>12 yaş sonrası ergenlik ve genç yetişkin döneminde bağımsız olarak yaşamayı daha kapsamlı hale getirmekte fayda vardır. Para kullanma, alışveriş yapma, toplu taşıma kullanma ve günlük sorumluluklarını yerine getirme becerileri desteklenebilir. Ayrıca mesleki beceriler ve toplumsal yaşama katılımın artırılması da hedeflenmeli. Ergoterapi bireyin günlük yaşam aktivelerine katılımını artırmayı hedefleyerek öz bakım becerileri, oyun, okul ve sosyal yaşam becerilerinin geliştirilmesine destek olur.” </p>
<p><strong>Doğru destekle Down sendromlu bireyler bağımsızlaşır!</strong></p>
<p>Grup terapileri ve oyun terapilerinin, Down sendromlu çocukların akranlarıyla etkileşim kurmasını sağlayarak sosyal becerileri çok önemli derecede geliştirdiğine vurgu yapan Emrullah Harun Kaya, “Bu süreç içerisinde paylaşma, sıra bekleme ve iletişim kurma gibi becerileri desteklenir. Ayrıca özgüvenlerinin artmasına ve sosyal ortamlara daha kolay uyum sağlamalarına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Ailelerin, terapilerde öğrenilen becerilerin günlük yaşamda uygulanmasını sağlayarak süreci önemli ölçüde destekleyebileceklerini ifade eden Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Giyinme, yemek yeme, tuvalet alışkanlığı veya basit ev işleri gibi becerilerin evde tekrar edilmesi Down sendromlu bireyin pratiğini artırabilir. Bu sayede öğrenilen bilgiler günlük hayata taşınır ve bağımsızlık gelişir. Ailelerin bu süreçte sabırlı olması gerekir. Ayrıca olumlu davranışları teşvik etmeleri çok önemli. Ailelerin uzmanlar ile iş birliği yaparak evde uygulanabilecek etkinlikleri sürdürmesi, çocuğun öğrenme ve sosyal becerilerini günlük hayata daha rahat taşımalarını sağlar. Öğrenilen beceriler yalnızca terapi seanslarında kalmamış olmakla birlikte erken ve doğru destekle Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri, sosyal uyumları ve bağımsızlık düzeyleri önemli ölçüde gelişebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516">Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe Belediyesi&#8217;nden sağlıklı yaş alma semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesinden-saglikli-yas-alma-semineri-621507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, İleri yaşta sağlıklı ve aktif yaşama dikkat çekmek için “Yıllar Artarken Anlam Derinleşir: Aktif ve Onurlu Yaşlanmak” semineri düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesinden-saglikli-yas-alma-semineri-621507">Maltepe Belediyesi&#8217;nden sağlıklı yaş alma semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, İleri yaşta sağlıklı ve aktif yaşama dikkat çekmek için “Yıllar Artarken Anlam Derinleşir: Aktif ve Onurlu Yaşlanmak” semineri düzenledi. Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen seminer, Altınyıllar Yaşam Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Berfin Varışlı, sağlıklı yaş alma, yaşam kalitesinin korunması ve ileri yaşlarda aktif kalmanın önemi üzerine kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Varışlı, yaşlanma sürecinin yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik yönleriyle ele alınması gerektiğini vurguladı. Katılımcılar, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve aktif yaşamın sürdürülebilirliği konularında Doç. Dr. Berfin Varışlı’ya soru sorma fırsatı da buldu.  Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Gülay Kılıç, etkinlik sonunda Doç. Dr. Berfin Varışlı’ya katkılarından dolayı çiçek takdim etti.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesinden-saglikli-yas-alma-semineri-621507">Maltepe Belediyesi&#8217;nden sağlıklı yaş alma semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde bayram neşesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-bayram-nesesi-621360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:49:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında ‘Mutlu Çocuklar’la buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-bayram-nesesi-621360">Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde bayram neşesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında ‘Mutlu Çocuklar’la buluştu. Bayram neşesinin yaşandığı buluşmada, Mutlu Çocuklar Oyun Evleri minikleri, büyükleriyle eğlenceli bir gün geçirdi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya-Zişan-Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yaşlılar Haftası kapsamında Ayla Ökmen Mutlu Çocuklar Oyun Evi öğrencilerini konuk etti. İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin 60 yaş üstü üyelerinin, 3-5 yaş grubu çocuklarla bir araya gelmesini sağlayan etkinlik, merkeze neşe getirdi. Ramazan Bayramı öncesi gerçekleştirilen etkinlikte bir yandan bayram havası eserken çocuklar, tüm atölyeleri tek tek gezerek eğlenceli saatler geçirdi. Örgü, takı tasarımı, satranç, çini, heykel, resim kurslarının sınıflarında büyükleriyle birlikte etkinliklere de katılan çocuklar her sınıfta hediyelerle karşılandı. Minikler de kendi yaptıkları resimleri hediye etti.</p>
<p><b>“Torunum gelmiş gibi sevindim”</b></p>
<p>Merkez üyelerinden Seher Okyar, sevimlilikleriyle İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin huzurlu havasına neşe katan çocukların ziyaretinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Merkeze bir yıldır devam eden Okyar, çok güzel bir gün yaşadıklarını dile getirerek şunları söyledi: “Bugün minik meleklerimiz geldi bize, sürpriz yaptılar. Çok mutlu olduk. Başkanımıza bize böyle imkanlar sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Evde oturmuyoruz, buraya gelip sosyalleşiyoruz. Bugün de torunum gelmiş gibi sevindim.”</p>
<p><b>“Çocuklar ve gençler, yaşlılara ilham kaynağı oluyor”</b></p>
<p>Üyelerden Ayşe Sarıdemir de “Az önce miniklerimiz geldi. Çocuklar, gençler, yaşlılara ilham kaynağı oluyor. Onları görerek biz de gençleşiyoruz, bize motivasyon oluyor” sözleriyle duygularını ifade etti.</p>
<p><b>“Umarım çocuklar tekrar gelirler”</b></p>
<p>Merkeze bu yıl başlayan Nadide Önal ise çocukların sürprizinden çok mutlu olduklarını ve yeniden yapılmasını istediğini belirterek şöyle konuştu: “Burada çok mutluyuz, çok güzel üretim yapıyoruz. Yeni şeyler öğreniyoruz. Konak Belediyesi’ne bu anlamda çok teşekkür ediyoruz. Bugün buraya çocuklarımız gelip bize sürpriz yaptı. Onlarla birlikte burada küçük bir etkinlik yaptık. Hocamız onlara birer bileklik hediye etti. Çocuklar da çok mutlu oldu, biz de çok sevindik. Umarım çocuklar tekrar gelirler.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-bayram-nesesi-621360">Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde bayram neşesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Engel Yok: Başkan Güner Aynı Sofrada Buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-engel-yok-baskan-guner-ayni-sofrada-bulusturdu-621321</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[sofrada]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlediği iftarda, engelli örgütleri üyeleri ve ailelerini konuk etti.   </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-engel-yok-baskan-guner-ayni-sofrada-bulusturdu-621321">Çankaya&#8217;da Engel Yok: Başkan Güner Aynı Sofrada Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlediği iftarda, engelli örgütleri üyeleri ve ailelerini konuk etti.   </b></p>
<p><b>Başkan Güner’in ev sahipliğinde gerçekleşen iftar programına; Çankaya Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü’nün yanı sıra Altı Nokta Körler Derneği, Başkent Dikmen İşitme Engelliler Spor Kulübü, Ankara Şizofreni İle Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği, İlgi Otizm Derneği, Anadolu Milli Sağırlar Federasyonu, Türkiye Down Sendromlular Derneği, SERÇEV ve Körler Federasyonu üyeleri ve aileleri katıldı.  </b></p>
<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlenen iftarda engelli örgütlerinin üyeleri ve aileleriyle bir araya geldi. Başkan Güner’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa Çankaya Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü, Altı Nokta Körler Derneği, Başkent Dikmen İşitme Engelliler Spor Kulübü, Ankara Şizofreni ile Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği, İlgi Otizm Derneği, Anadolu Milli Sağırlar Federasyonu, Türkiye Down Sendromlular Derneği, SERÇEV ve Körler Federasyonu katıldı.</p>
<p>Programda konuşan Hüseyin Can Güner, Çankaya’yı daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için tüm kesimlerle birlikte mücadele ettiklerini belirten Başkan Güner, sokaklarda engelleri hep birlikte aştıklarını ifade etti.</p>
<p><b>ÇANKAYA SİZİN EVİNİZ VURGUSU</b></p>
<p>Çankaya’nın yalnızca bir kent değil, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün kenti, Cumhuriyet’in kalbi ve dayanışmanın merkezi olduğunu vurgulayan Güner, engelli, kadın, gençlik ve emekli örgütleriyle omuz omuza bir dayanışma içinde olduklarını dile getirdi.</p>
<p>Kentin tüm paydaşlarıyla birlikte yönetildiğini ifade eden Güner, Çankaya Belediyesi’nin yalnızca bir kurum değil, aynı zamanda yurttaşların evi olduğunu belirtti. Belediyenin tüm birimlerinin vatandaşların hizmetinde olduğunu vurgulayan Güner, “Çankaya Belediyesinde bir kapınız olduğunu, bir odanız olduğunu her zaman için bilmenizi istiyorum” dedi.</p>
<p><b>PAYLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN SOFRASI</b></p>
<p>Paylaşılan sofraların kardeşlik, dayanışma ve Ramazan ayının bereketini yansıttığını dile getiren Güner, “Bugün burada soframızı paylaştığınız için kardeşliği, dayanışmayı, Ramazan ayının bereketini ve kültürünü hep birlikte yaşattığınız için gencinden yaş almış büyüklerimize; yüreği sevgi, gözleri mutluluk dolu tüm komşularımıza teşekkür ediyorum” diyerek konukların Ramazan Bayramı’nı kutladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-engel-yok-baskan-guner-ayni-sofrada-bulusturdu-621321">Çankaya&#8217;da Engel Yok: Başkan Güner Aynı Sofrada Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dilovası bu projeyle yeni bir meydana kavuşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dilovasi-bu-projeyle-yeni-bir-meydana-kavusuyor-621284</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[dilovası]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kavuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[meydana]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projeyle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde hayata geçirdiği yatırımlarla ilçelerin çehresini değiştirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dilovasi-bu-projeyle-yeni-bir-meydana-kavusuyor-621284">Dilovası bu projeyle yeni bir meydana kavuşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde hayata geçirdiği yatırımlarla ilçelerin çehresini değiştirmeye devam ediyor. Vatandaşların sosyal yaşamına değer katan Büyükşehir, prestij projelerinden biri olan “Dilovası Kent Meydanı Projesi’ni” ilçeye kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Proje tamamlandığında Dilovalılar modern ve çok amaçlı bir yaşam alanına kavuşacak.</p>
<p><b>BİN 200 TON BETON DÖKÜLDÜ</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Dilovası Belediyesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında inşa çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Modern mimarisiyle dikkat çeken Dilovası Kent Meydanı Projesi’nde şu ana kadar bin 200 ton beton döküldü. Birinci tabliye kalıp imalatlarının yapıldığı projede temelin üçte ikisi tamamlandı. Merdiven binalarının temelleri bitirilirken asansör kuyularının imalatı da gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında bugüne kadar yaklaşık 100 ton inşaat demiri kullanıldı.</p>
<p><b>2 BİN 400 METREKARE ALAN ÜZERİNDE YÜKSELİYOR</b><br />Dilovası Kent Meydanı Projesi, ilçenin sosyal, kültürel ve sanatsal yaşamına katkı sağlayacak önemli bir merkez olacak. 2 bin 400 metrekare alan üzerine inşa edilen projenin toplam kullanım alanı ise 7 bin 197 metrekare olacak. 540 gün içerisinde tamamlanması planlanan yapı, iki bodrum kat ve zemin kattan oluşacak.</p>
<p><b>SOSYAL YAŞAMI CANLANDIRACAK</b><br />Dilovası Kent Meydanı’nın zemin katında açık teras alanı yer alacak. Birinci bodrum katta fuaye alanı, kafeterya ve teras alanı, aile çocuk merkezi (küçük yaş grubu çocuklar için oyun ve aktivite alanı), bowling salonu, e-spor salonu, iki adet sinema salonu, sinema fuaye alanı ve toplantı odası bulunacak. İkinci bodrum katta ise 50 araç kapasiteli kapalı otopark, özel bireyler için ayrılmış alanlar ile mekanik ve enerji odaları yer alacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dilovasi-bu-projeyle-yeni-bir-meydana-kavusuyor-621284">Dilovası bu projeyle yeni bir meydana kavuşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş alırken genç kalmak için &#8216;hareket&#8217;e geçme zamanı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yas-alirken-genc-kalmak-icin-harekete-gecme-zamani-621011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alırken]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[geçme]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: “80 yaş yeni 60 mı?” Zira eskiden ‘ileri yaş’ olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80’e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-alirken-genc-kalmak-icin-harekete-gecme-zamani-621011">Yaş alırken genç kalmak için &#8216;hareket&#8217;e geçme zamanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: “80 yaş yeni 60 mı?” Zira eskiden ‘ileri yaş’ olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80’e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? </p>
<p><strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, </strong>yapılan bilimsel çalışmaların; bunun mümkün olduğunu ortaya koyduğunu söylüyor.<strong> </strong>Nasıl mı?<strong> </strong>Prof. Dr. Karadağ “Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10’unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor” diyor. </p>
<p>Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmelerin de sayesinde, temel kurallara da dikkat edildiğinde  80’inde 60 gibi kalabilmenin mümkün hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, <strong>18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası </strong>kapsamında yaptığı açıklamada, size özel 10 sorudan oluşan test hazırladı, uzun ve sağlıklı yaşamanın temel kurallarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>1. Sağlıklı besleniyor musunuz?</strong></p>
<p>Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir. </p>
<p><strong>2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?</strong></p>
<p>Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ “Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız” diyor. </p>
<p><strong>3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?</strong></p>
<p>Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar. </p>
<p><strong> 4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?</strong></p>
<p>Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler. Prof. Dr. Berrin Karadağ “Bazı hastalarım emeklilikten sonra yeni bir dil öğrenmeye başladıklarını ya da yıllardır erteledikleri hobileri hayata geçirdiklerini anlatıyorlar. Bu tür aktiviteler sadece zihni değil, aynı zamanda yaşam sevincini de canlı tutar ve hücreleri gençleştirir” diyor. </p>
<p><strong>5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir. </p>
<p><strong>6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz? </strong></p>
<p>Prof. Dr. Berrin Karadağ “Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz” diyor. </p>
<p><strong>7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?</strong></p>
<p>Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin. </p>
<p><strong> 8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?</strong></p>
<p>Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir. </p>
<p><strong> 9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?</strong></p>
<p>Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir. </p>
<p><strong>10. Düzenli muayene oluyor musunuz?</strong></p>
<p>Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ “Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-alirken-genc-kalmak-icin-harekete-gecme-zamani-621011">Yaş alırken genç kalmak için &#8216;hareket&#8217;e geçme zamanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>
<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>
<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>
<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>
<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>
<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… </strong></p>
<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>
<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>
<p>Prof. Dr.<strong> </strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>
<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>
<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>
<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>
<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>
<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>
<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>
<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>
<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>
<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>
<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de &#8216;Bahar Dönemi Spor Kursları&#8217; başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bahar-donemi-spor-kurslari-basladi-620915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[antrenör]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursları]]></category>
		<category><![CDATA[mersin]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620915</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, sporun birleştirici gücünü kent geneline yaymaya devam ediyor. "Bahar Dönemi" spor kurslarıyla kapılarını aralayan belediye tesisleri, yüzlerce çocuk ve kadının yeni buluşma noktası oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bahar-donemi-spor-kurslari-basladi-620915">Yenişehir&#8217;de &#8216;Bahar Dönemi Spor Kursları&#8217; başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mersin Yenişehir Belediyesi, sporun birleştirici gücünü kent geneline yaymaya devam ediyor. &#8220;Bahar Dönemi&#8221; spor kurslarıyla kapılarını aralayan belediye tesisleri, yüzlerce çocuk ve kadının yeni buluşma noktası oldu. Sadece bir kurs merkezi değil, adeta bir sporcu fabrikası gibi çalışan Yenişehir Belediye Spor Kulübü, disiplini eğlenceyle harmanlıyor. 5 farklı branşta eğitim alan yüzlerce çocuk, modern tesislerde hem sosyalleşiyor hem de profesyonel sporculuğa ilk adımlarını atıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mersin’in Yenişehir ilçesinde çocukların ve kadınların sporla buluşmasını amaçlayan Bahar Dönemi spor kursları başladı. Yenişehir Belediyesi tarafından Eğriçam Hacı Bayram Birinci, Musa Eryılmaz ve Özgecan Aslan Spor Tesisleri’nde düzenlenen kurslarda çocuklara 5 farklı branşta, kadınlara ise 2 branşta spor eğitimi veriliyor. Yenişehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde verilen kurslar  sadece dönemlik değil, 12 ay boyunca kesintisiz devam ediyor. Uzman antrenör kadrosuyla verilen eğitimler sayesinde çocukların hem  fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi hem kötü alışkanlıklardan uzaklaştırarak spora yönlendirilmesi hedefleniyor. Futbol,  basketbol, voleybol, jimnastik ve triatlon branşlarında eğitim verilen kursların yanı sıra kadınlara yönelik mat pilates ve yoga dersleri de düzenleniyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>GÜNAL: “YENİŞEHİR BELEDİYESİ SPORCU FABRİKASI GİBİ”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Kurslarla ilgili bilgiler veren Yenişehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü İnan Günal, kulübün 2021 yılından bu yana dev bir yapıya dönüştüğünün altını çizerek,  Abdullah başkanımız göreve geldikten sonra kulübümüzün kurulma talimatını bize verdi. 2021 yılında Yenişehir Belediye Spor Kulübü olarak kulübümüzün temellerini attık. Kulübümüzde şu an basketbol, voleybol, cimnastik,  triatlon branşlarında spor okulu Futbol branşında hem spor okulu hem performans grruplarımız mevcut.  Aynı zamanda kadınlara yönelik mat pilates ve yoga kurslarımız bulunmaktadır. Şuanda Yenişehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde 750 çocuğumuza ve vatandaşımıza hizmet sunulmaktadır. Kulübün kurulduğu tarihten bu yana yaklaşık her sene 2 bin çocuğumuza dokunduk. Bu da ortalama 4 yıl içerisinde Yaklaşık 8 bin ile 10 bin arasında bir sayıya tekabül ediyor. Adeta bir sporcu fabrikası gibi burası” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>FUTBOLDA PİRAMİT MODELİ İLE ZİRVEYE YOLCULUK</span></span></span></p>
<p><span><span><span>UEFA-B diplomalı profesyonel futbol antrenörü olduğunu ve yaklaşık 15 yıl profesyonel futbolculuk yaşantısından sonra  antrenör olarak mesleğe başladığını ve işin mutfağından geldiğini  belirten Günal, sporcu kökenli bir bürokrat olduğunu bunun avantajını yaşadığını bu sayede sistemi kurarken işlerinin çok kolay ilerlediğini söyledi. Spor okullarında oluşturdukları ekiplerin sürekli sporcu taraması yaptığını ifade eden Günal, “Gelen sporcularımızın spor okullarına 3 aylık periyotlar halinde kayıtlarını alıyoruz ve orada yetenek taraması yaparak oradaki yetenekli çocuklarımız Piramit modeli dediğimiz sistemin içerisine adım atmış oluyorlar. Bünyemizde U11, U12, U13, U14, U15, U16 ve U17 yaş kategorilerinde resmi müsabakalara katılım sağlanmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda U15, U16 ve U17 kategorilerinde kulübümüz Mersin Şampiyonu olarak ilimizi 2 sene üst üste Türkiye Şampiyonası’nda temsil etmiştir. Bu piramit modelinin meyvelerini kısa sürede toplamanın gururunu yaşıyoruz. Takımımız bu sene ilk defa Mersin Süper Amatör Liginde yer aldı tamamen kendi bünyemizde yetiştirdiğimiz 17-18 yaşlarındaki genç oyuncularla mücadele ettik. Çok başarılı bir performans göstererek ligi 4. sırada bitirdi takımımız. Seneye inşallah Süper Amatör&#8217;de de iddialı bir takım kurarak şampiyonluğa oynayacağız. Bu imkânları, bu tesisleri, bu kulübün kurulmasında bizlere öncülük eden, sporun ve sporcunun her zaman her daim yanında olan Sayın Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit&#8217;e bu imkânları Yenişehir halkına, biz antrenörlere ve çocuklarımıza sunduğu için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yenişehir Belediyesi olarak her zaman sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Voleybol antrenörü Batın ise, spor okulu çalışmalarının yıl boyunca devam ettiğini belirterek, çocukların hem fiziksel gelişim hem de gelecekte spor kariyeri açısından önemli bir fırsat yakaladığını söyledi. Cimnastik eğitmeni Esra Keser ise derslerde çocukların koordinasyon, kuvvet ve disiplin kazanmasına odaklandıklarını ifade etti. Futbol antrenörü Selman Kaplan da kursların her yaş grubuna hitap ettiğini ve çocukların keyifli bir ortamda spor yaptığını dile getirdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>VELİLER VE ÖĞRENCİLER MEMNUN: &#8220;GÜVENLİ VE HİJYENİK&#8221;</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Kursa çocuklarını getiren veliler, sunulan hizmetten ve tesislerin kalitesinden oldukça memnun.  Veli Deniz Kuruçay, kızının voleybol kursuna başladığını söyleyerek tesislerin sunduğu imkânlardan dolayı Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit&#8217;e teşekkür etti. Cimnastik kursuna katılan bir başka öğrenci velisi Arman Kumaş ise, 5 yaşındaki oğlunun sporla tanışmasından mutluluk duyduklarını ifade etti. Çocuklarını futbol kursuna getiren Ezgi Özge Koç ve Ozan Tozlu çifti de tesislerin ulaşım ve güvenlik açısından oldukça güzel olduğunu söyledi. Mersin’de yaşayan Faslı Hind Nartok da çocuklarının spor kurslarından çok memnun olduğunu dile getirirken, torununu kurslara getiren Nuri Ateş ise tesislerin temiz ve düzenli olduğunu belirterek çocukların sosyal etkinliklere katılmasının önemine dikkat çekti.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bahar-donemi-spor-kurslari-basladi-620915">Yenişehir&#8217;de &#8216;Bahar Dönemi Spor Kursları&#8217; başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek ameliyatla üç mesafede net görüş!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tek-ameliyatla-uc-mesafede-net-gorus-620684</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatla]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[lens]]></category>
		<category><![CDATA[mesafede]]></category>
		<category><![CDATA[net]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620684</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler görme kusurlarının tedavisinde önemli kolaylıklar sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tek-ameliyatla-uc-mesafede-net-gorus-620684">Tek ameliyatla üç mesafede net görüş!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler görme kusurlarının tedavisinde önemli kolaylıklar sağlıyor. Bunların başında ise halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen “premium göz içi lensleri” geliyor.  Tek odaklı lensler sadece bir mesafeye netlik sağlarken, akıllı mercekler; yakın, orta ve uzak mesafelerin tamamında net görüş imkanı sunabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, </strong> bu sayede gözlük ihtiyacının büyük ölçüde azaldığını belirterek, “Premium göz içi lensi teknolojisi son yıllarda optik tasarım ve materyal teknolojisi gibi önemli gelişmeler kaydetmiş ve bu sayede hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmıştır” diyor. <strong>Doç.</strong> <strong>Dr. Özge Begüm Comba, </strong>ancak bu teknolojinin başarısının,  doğru hasta seçimi, detaylı preoperatif değerlendirme ve gerçekçi beklenti yönetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Her hastanın oküler yapısı, görsel ihtiyaçları ve adaptasyon kapasitesi farklıdır. Bu nedenle, ameliyat öncesi oftalmoloğunuzla detaylı görüşmeniz, tüm olası sonuçları değerlendirmeniz ve size en uygun tedavi planını birlikte belirlemeniz önem taşımaktadır” diyor. <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba,</strong> akıllı mercek hakkında en sık yöneltilen 10 soruyu anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Akıllı merceklere hangi durumlarda başvuruluyor?</strong></p>
<p>Gözümüzün doğal lensinin yerine yerleştirilen ve birden fazla odak noktasına sahip olan göz içi lensi “akıllı mercek” olarak adlandırılıyor. Akıllı mercekler, ağırlıklı olarak  40 yaş üzerindeki hastalarda gözlük bağımlılığını azaltmak amacıyla tercih ediliyor. Katarakt, refraksiyon (kırma) kusuru ve presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme kusuru) şikayeti olan kişiler bu uygulamadan en fazla fayda gören grubu oluşturuyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı lenslerin özellikle hem uzak hem yakın görüş problemini birlikte çözmek isteyen kişiler için ideal bir tedavi seçeneği olduğunu ifade ediyor. </p>
<p><strong>Her hasta için uygun mudur? </strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı merceklerin her hasta için uygun olmadığını belirterek, “Öncelikle gözün anatomik olarak bu lenslere uygun olması gerekir; ön kamara derinliğinin yeterli olması, göz bebeği çapının ideal aralıkta bulunması ve kornea endotel hücre sayısının normal sınırlarda olması şarttır. Ayrıca, retina hastalıkları gibi progresif oküler bir hastalığa sahip olan kişiler de bu lenslerden tam verim alamayabilir, çünkü göz sağlıklı olmalı ki lens performansını gösterebilsin” diyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, özellikle profesyonel sürücüler, hassas el işi gerektiren mesleklerde çalışanlar veya yüksek kontrast gerektiren işlerde aktif olarak görev yapan kişiler için özel değerlendirme yapıldığını vurgulayarak, “Detaylı oftalmolojik muayene, biyometrik ölçümler ve hasta beklentilerinin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi başarılı sonuç için son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akıllı mercek ameliyatı nasıl gerçekleştiriliyor? </strong></p>
<p>Operasyon topikal anestezi altında gerçekleştiriliyor. Göze 2-3 mm&#8217;lik minimal bir giriş yapılıyor ve ultrasonik titreşimler yardımıyla doğal lens küçük parçalara ayrılıp, dışarı alınıyor. Ardından yerine katlanabilir akıllı mercek yerleştiriliyor. Operasyonun ortalama 15-20 dakika sürdüğünü söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Hastalarımız ertesi gün hafif aktivitelerine başlayabilirler. Ancak ilk bir hafta ağır fiziksel aktivitelerden ve kontakt sporlardan kaçınmalarını öneriyoruz” diyor. </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında net görüş ne zaman sağlanabiliyor?</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasındaki ilk günlerde hafif bulanıklık normaldir. Net görüş genellikle 1-2 hafta içinde başlıyor, ancak tam nöroadaptasyon, yani beynin farklı odak noktalarından gelen görüntülere uyum sağlama süreci 2-3 ay sürebiliyor. Bu süreçte beyin farklı odak noktalarından gelen görüntüleri işlemeyi öğrenir.</p>
<p><strong>Ameliyatın ardından gece ışık saçılması görülür mü?</strong></p>
<p>Özellikle erken postoperatif, yani ameliyat sonrasındaki ilk haftalarda<strong> </strong> haleler görülmesi, gece araç farlarında ışık saçılması ve kontrast hassasiyetinde azalma yaşanabiliyor. Bu sorunlar zamanla azalıyor ve çoğu hasta birkaç hafta ile birkaç ay arasında geçen nöroadaptasyon sürecinde (Multifokal optik sistemlerden kaynaklanan çoklu retinal görüntülerin santral siniri sistemi tarafından işlenerek fonksiyonel görmeye adapte edilmesi süreci)  bu duruma alışıyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba,<strong> </strong>“Mesleği gereği yoğun gece sürüşü yapan hastalarımızı ameliyat öncesi bu konuda mutlaka bilgilendiriyoruz” diyor. </p>
<p><strong>Ameliyatın riskleri var mıdır?</strong></p>
<p>Her göz içi cerrahisinde olduğu gibi bu prosedürün de riskleri bulunuyor. Endoftalmi (göz içi enfeksiyon) kanama ve retina dekolmanı gibi ciddi komplikasyonlar nadiren görülüyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Lensin yerinden hafifçe kayması, lens kapsülünün zamanla bulanıklaşması veya ameliyat sonrası geçici göz tansiyonu yükselmesi daha sık karşılaşılan durumlardır. Deneyimli bir cerrah ve uygun hasta seçimi bu riskleri minimize eder” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akıllı mercekler gözlükten tamamen kurtulmayı sağlar mı?  </strong></p>
<p>Akıllı mercek sonrasında hastaların yaklaşık yüzde 80-90&#8217;ı günlük aktivitelerini gözlüksüz sürdürebiliyor. Ancak bazı durumlarda, özellikle çok küçük punto okumalarında veya uzun süreli bilgisayar kullanımında düşük numaralı gözlük ihtiyacı olabiliyor. </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası elde edilen net görüş kalıcı mıdır?</strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Begüm Comba, implante edilen merceğin ömür boyu kalıcı olduğunu ve materyalinin bozulmadığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bazı hastalarda ameliyattan aylar veya yıllar sonra arka kapsül opasifikasyonu, yani halk arasında ‘ikincil katarakt’   olarak  bilinen durum gelişebilir. Bu tablo Nd:YAG lazer yöntemiyle basit ve etkili şekilde tedavi edilebilir.” </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında ilk hafta hafif aktiviteler ve ev içi işleri sorun oluşturmuyor.  Ancak, aşağıda yer alan kurallara dikkat etmeniz önem taşıyor. </p>
<ul>
<li>Gözlerinize travmadan kaçının </li>
<li>Havuz ve deniz gibi enfeksiyon riski taşıyan ortamlardan uzak durun</li>
<li>Reçete edilen topikal ilaçları düzenli kullanın</li>
<li>Makyaj ve kozmetik ürünleri 2 hafta, kontakt sporları en az bir ay erteleyin</li>
<li>UV koruyucu gözlük kullanın </li>
</ul>
<p><strong>Ne zaman lazer, ne zaman akıllı mercek?</strong></p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, 40 yaş altı ve düşük-orta dereceli kırma kusurları için lazer cerrahilerin (LASIK, PRK) ilk tercih edilen yöntemler olduğunu vurguluyor. 40 yaş üzeri presbiyopik (yaşa bağlı yakın görme kusuru) tablosunda, yüksek hipermetropide veya katarakt varlığında ise premium göz içi lensleri (akıllı mercek) öncelikli olarak değerlendiriliyor. Her hastanın korneal topografisi, ön segment anatomisi ve yaşam tarzı karar sürecinde belirleyici oluyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tek-ameliyatla-uc-mesafede-net-gorus-620684">Tek ameliyatla üç mesafede net görüş!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Hüseyin Can Güner bir sözünü daha yerine getirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-2-620473</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 10:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çorba]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[getirdi]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Can]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sözünü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali'ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-2-620473">Başkan Hüseyin Can Güner bir sözünü daha yerine getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali&#8217;ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</b></p>
<p><b>Vefanın Kalbi Çankaya’da emekli komşularımızın sosyal yaşamını destekleyen, dayanışmayı güçlendiren emekli lokali sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</b></p>
<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner:</b></p>
<p><b>&#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kent lokantalarında, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir.&#8221;</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, emeklilerin sosyal yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Emekli Lokalleri’nin sayısını artırıyor. Kısa bir sürede yapımı tamamlanan İlker-Mürsel Uluç Emekli Lokali, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerinin sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</p>
<p>Emekli lokalinin açılış törenine, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere CHP Parti Meclisi Üyeleri, Ankara milletvekilleri, CHP Ankara İl Başkanı, Bala, Keçiören, Bağlar, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları, muhtarlar ve çok sayıda Çankayalı katıldı.</p>
<p><b>&#8220;KIVANÇ DUYUYORUZ&#8221;</b></p>
<p>Açılış töreninde konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, &#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Açılışa katılan yüzlerce Çankayalı ’ya seslenen Başkan Güner şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bugün burayı bir açılıştan ziyade adeta bir miting alanına çeviren bu güzel kalabalık için, katılımınız için değerli katkılarınız için, tüm komşularımıza, tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Böylesi güzel bir hafta sonunda sizlerle birlikte emekli lokalimizin açılışını yapıyor olmak büyük bir mutluluktur. İkinci yılımızı tamamlarken Gençlik Merkezini, kız öğrenci yurdunu, kent lokantalarını, Çankafelerimizi hep birlikte açtık. Bugün burada da en önem verdiğimiz eserlerimizden biri olan emekli lokallerinin üçüncüsünü açmak için bir aradayız. Emekli lokallerimizde ücretsiz çay, kahve ve çorba, poğaça gibi ikramların yanı sıra yaş almış büyüklerimize, eğitim programları ve seminerler gibi hizmetler sunuyoruz. Bugün emekliye yaptığımız bu hizmetler asla lütuf değildir. Çünkü yıllardır emeklerini sundukları, hizmet ettikleri, primlerini ödedikleri bu devletin onlara en temel vatandaşlık hizmetini sunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin yaşadığı koşullar ortadır. Kent lokantalarımızda, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;ÇANKAYA&#8217;YI DAYANIŞMANIN, PAYLAŞMANIN KALBİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ&#8221;</b></p>
<p>Çankaya&#8217;da adil ve dürüst bir yönetim anlayışı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Güner, &#8220;Bizler kim ne derse desin, hangi baskı unsurlarını kullanırsa kullansın, kaynaklarımızı hangi şekilde keserse kessin, sizin vergilerinizle oluşan bütçemizi, yine sizler için harcamaya, kullanmaya devam edeceğiz. Eşit adil, şeffaf, dürüst bir yönetim anlayışıyla Çankaya&#8217;yı dayanışmanın, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin kalbi yapmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p><b>KENT YAŞAMINA AKTİF KATILACAKLAR</b></p>
<p>Çankaya&#8217;da emekli lokallerinin önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Başkan Güner, şunları söyledi: &#8220;Sayısı sekizi bulan emekli lokallerimizde komşularımız bir araya gelecek; sohbet edecek, birlikte vakit geçirecek, yeni dostluklar kuracaklar. Büyüklerimiz kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Kent yaşamının içinde aktif bir şekilde yer alacak ve sağlıklı bir şekilde yaşayacaklar. Bizim için en büyük mutluluk işte budur. Geçtiğimiz aylarda birlikte temelini attığımız Kırkkonaklar Mahallemizdeki Meral Gençler Alzheimer Demans Gündüz Yaşam Merkezimizi de inanıyorum ki yıl içerisinde birlikte hizmete açacağız. Bir uçtan bir uca Çankaya&#8217;nın her köşesine sizlerden aldığımız güçte, bu güzel birlikteliğimizde hizmet etmeye var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p><b>MANSUR BAŞKAN&#8217;DAN TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkan&#8217;ı Mansur Yavaş da emekli lokalleri projesini Çankaya&#8217;da hayata geçiren Başkan Hüseyin Can Güner&#8217;e teşekkür etti. Emekli lokallerini Ankara genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini müjdeleyen Mansur Yavaş, &#8220;81 bin emekli yurttaşımıza her ay düzenli olarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Böylesine donanımlı tesisler artık emeklilerimiz için büyük ihtiyaç haline geldi ve inşallah yenilerini de birlikte açacağız. Başta bizlere bu fikri veren sayın başkanımıza ve çalışanlarına, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum. İlker ve Mürsel Uluç Mahallelerimize yeni lokallerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>YAŞAM BOYU GELİŞİM</b></p>
<p>Emekli Lokalleri, dış ve iç mekân tasarımlarıyla da dikkat çekiyor. Ana salon, mutfak ve toplantı odası bulunan bu merkezler, üyelerin rahat bir şekilde bir araya gelmesini sağlıyor. Lokaller, üyelik sistemiyle hizmet veriyor ve üyelerine özel olarak tasarlanmış etkinlikler sunuyor. Zihinsel egzersizleri destekleyen, işitsel-görsel becerileri geliştiren, odaklanma ve konsantrasyonu artıran aktiviteler yer alan lokallerde, üyelere ayrıca çay, kahve ve poğaça gibi ücretsiz ikramlar da sunuluyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-2-620473">Başkan Hüseyin Can Güner bir sözünü daha yerine getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-620403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çorba]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[getirdi]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Can]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sözünü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali'ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-620403">Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali&#8217;ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</b></p>
<p><b>Vefanın Kalbi Çankaya’da emekli komşularımızın sosyal yaşamını destekleyen, dayanışmayı güçlendiren emekli lokali sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</b></p>
<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner:</b></p>
<p><b>&#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz&#8221;</p>
<p>&#8220;Kent lokantalarında, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir&#8221;</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, emeklilerin sosyal yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Emekli Lokalleri’nin sayısını artırıyor. Kısa bir sürede yapımı tamamlanan İlker-Mürsel Uluç Emekli Lokali, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerinin sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</p>
<p>Emekli lokalinin açılış törenine, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere CHP Parti Meclisi Üyeleri, Ankara milletvekilleri, CHP Ankara İl Başkanı, Bala, Keçiören, Bağlar, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları, muhtarlar ve çok sayıda Çankayalı katıldı.</p>
<p><b>&#8220;KIVANÇ DUYUYORUZ&#8221;</b><br />Açılış töreninde konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, &#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Açılışa katılan yüzlerce Çankayalı ’ya seslenen Başkan Güner şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bugün burayı bir açılıştan ziyade adeta bir miting alanına çeviren bu güzel kalabalık için, katılımınız için değerli katkılarınız için, tüm komşularımıza, tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Böylesi güzel bir hafta sonunda sizlerle birlikte emekli lokalimizin açılışını yapıyor olmak büyük bir mutluluktur. İkinci yılımızı tamamlarken Gençlik Merkezini, kız öğrenci yurdunu, kent lokantalarını, Çankafelerimizi hep birlikte açtık. Bugün burada da en önem verdiğimiz eserlerimizden biri olan emekli lokallerinin üçüncüsünü açmak için bir aradayız. Emekli lokallerimizde ücretsiz çay, kahve ve çorba, poğaça gibi ikramların yanı sıra yaş almış büyüklerimize, eğitim programları ve seminerler gibi hizmetler sunuyoruz. Bugün emekliye yaptığımız bu hizmetler asla lütuf değildir. Çünkü yıllardır emeklerini sundukları, hizmet ettikleri, primlerini ödedikleri bu devletin onlara en temel vatandaşlık hizmetini sunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin yaşadığı koşullar ortadır. Kent lokantalarımızda, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;ÇANKAYA&#8217;YI DAYANIŞMANIN, PAYLAŞMANIN KALBİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ&#8221;</b><br />Çankaya&#8217;da adil ve dürüst bir yönetim anlayışı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Güner, &#8220;Bizler kim ne derse desin, hangi baskı unsurlarını kullanırsa kullansın, kaynaklarımızı hangi şekilde keserse kessin, sizin vergilerinizle oluşan bütçemizi, yine sizler için harcamaya, kullanmaya devam edeceğiz. Eşit adil, şeffaf, dürüst bir yönetim anlayışıyla Çankaya&#8217;yı dayanışmanın, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin kalbi yapmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p><b>KENT YAŞAMINA AKTİF KATILACAKLAR</b><br />Çankaya&#8217;da emekli lokallerinin önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Başkan Güner, şunları söyledi:<br />&#8220;Sayısı sekizi bulan emekli lokallerimizde komşularımız bir araya gelecek; sohbet edecek, birlikte vakit geçirecek, yeni dostluklar kuracaklar. Büyüklerimiz kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Kent yaşamının içinde aktif bir şekilde yer alacak ve sağlıklı bir şekilde yaşayacaklar. Bizim için en büyük mutluluk işte budur. Geçtiğimiz aylarda birlikte temelini attığımız Kırkkonaklar Mahallemizdeki Meral Gençler Alzheimer Demans Gündüz Yaşam Merkezimizi de inanıyorum ki yıl içerisinde birlikte hizmete açacağız. Bir uçtan bir uca Çankaya&#8217;nın her köşesine sizlerden aldığımız güçte, bu güzel birlikteliğimizde hizmet etmeye var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p><b>MANSUR BAŞKAN&#8217;DAN TEŞEKKÜR</b><br />Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkan&#8217;ı Mansur Yavaş da emekli lokalleri projesini Çankaya&#8217;da hayata geçiren Başkan Hüseyin Can Güner&#8217;e teşekkür etti. Emekli lokallerini Ankara genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini müjdeleyen Mansur Yavaş, &#8220;81 bin emekli yurttaşımıza her ay düzenli olarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Böylesine donanımlı tesisler artık emeklilerimiz için büyük ihtiyaç haline geldi ve inşallah yenilerini de birlikte açacağız. Başta bizlere bu fikri veren sayın başkanımıza ve çalışanlarına, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum. İlker ve Mürsel Uluç Mahallelerimize yeni lokallerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>YAŞAM BOYU GELİŞİM</b><br />Emekli Lokalleri, dış ve iç mekân tasarımlarıyla da dikkat çekiyor. Ana salon, mutfak ve toplantı odası bulunan bu merkezler, üyelerin rahat bir şekilde bir araya gelmesini sağlıyor. Lokaller, üyelik sistemiyle hizmet veriyor ve üyelerine özel olarak tasarlanmış etkinlikler sunuyor. Zihinsel egzersizleri destekleyen, işitsel-görsel becerileri geliştiren, odaklanma ve konsantrasyonu artıran aktiviteler yer alan lokallerde, üyelere ayrıca çay, kahve ve poğaça gibi ücretsiz ikramlar da sunuluyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-620403">Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;ın manevi iklimini Balyanoz&#8217;da yaşadılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-iklimini-balyanozda-yasadilar-620385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balyanoz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[iklimini]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tesis]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşadılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, üyelerini Ramazan ayı kapsamında Darıca Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde iki gün boyunca ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-iklimini-balyanozda-yasadilar-620385">Ramazan&#8217;ın manevi iklimini Balyanoz&#8217;da yaşadılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, üyelerini Ramazan ayı kapsamında Darıca Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde iki gün boyunca ağırladı. Toplam 80 Saygınlar Kulübü üyesinin katıldığı programda kıymetli büyükler, sahur ve iftar sofralarında bir araya gelerek, Ramazan ayının manevi atmosferini hep birlikte yaşadı.</p>
<p><b>RAMAZAN’DA SAĞLIKLI BESLENME EĞİTİMİ</b></p>
<p>Program kapsamında katılımcılara Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda bilgilendirme eğitimi verildi. Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen eğitimde; oruç tutarken dengeli beslenmenin önemi, sahur ve iftarda dikkat edilmesi gereken noktalar ile sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesine yönelik bilgiler paylaşıldı.</p>
<p>Katılımcılar, düzenlenen etkinlikler sayesinde hem sosyal bir ortamda vakit geçirme hem de farklı faaliyetlere katılma imkânı buldu.</p>
<p><b>SPOR, YÜRÜYÜŞ VE SOSYALLEŞME İMKÂNI</b></p>
<p>Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde gerçekleşen program boyunca kulüp üyeleri, tesis bünyesinde bulunan çeşitli spor aktivitelerine katıldı. Ayrıca tesisin geniş bahçesinde yürüyüş yaparak doğayla iç içe vakit geçirme fırsatı bulan katılımcılar, birlikte sohbet ederek sosyalleşme imkânı da elde etti.</p>
<p><b> SAYGINLAR KULÜBÜ’NDEN AKTİF YAŞAMA DESTEK</b></p>
<p>Saygınlar Kulübü, kentte 65 yaş üstü bireyleri sosyal hayatın içinde aktif tutmayı amaçlayan bir proje olarak çalışmalarını sürdürüyor. Kulüp, “Akademi Topluluğu”, “Beş Çayı Topluluğu”, “Kültür Sanat Topluluğu”, “Sağlıklı Yaşam Topluluğu”, “Torun Topluluğu” ve “Yeşil Sevenler Topluluğu” gibi farklı oluşumlarla üyelerin ilgi alanlarına yönelik çeşitli etkinlikler düzenliyor. Böylelikle kıymetli büyüklerin sosyal yaşamla bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Doğa yürüyüşleri, edebiyat dinletileri, konserler, vapur gezileri ve kültürel geziler gibi aktivitelerin yanı sıra Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen iki günlük program, Saygınlar Kulübü’nün üyelerine yönelik sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetler kapsamında gerçekleştirildi.</p>
<p><b>RAMAZAN’DA BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU</b></p>
<p>Ramazan ayında birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmeyi ve katılımcıları sosyal etkinliklerle desteklemeyi amaçlayan program, kulüp üyelerinin memnuniyetiyle sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-iklimini-balyanozda-yasadilar-620385">Ramazan&#8217;ın manevi iklimini Balyanoz&#8217;da yaşadılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arası]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ısıttı]]></category>
		<category><![CDATA[kalpleri]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncaklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620292</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mart Tıp Bayramı'nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292">Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Mart Tıp Bayramı&#8217;nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveynler ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı’na, ileri yaşlı yurttaşlardan gönüllü ve sıcak bir destek geldi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveyn ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, ileri yaşlı yurttaşlardan kalpleri ısıtan bir destek aldı. 14 Mart Tıp Bayramı’nın simgelediği toplumsal dayanışma ruhu, bu kez nesiller arası bir buluşmayla hayat buldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, İzmir 95 Programı kapsamında evlerinde ziyaret edilen bebekler için el emeği oyuncaklar üretti.</p>
<p><strong>Geri dönüştürülebilir malzemeler</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamında ebeveynler ve 0-3 yaş arası bebek ve çocuklara çeşitli destekler sunuluyor. Gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar yapılan ev ziyaretleri desteğinde ise bebeklerin gelişimini destekleyen oyuncaklar veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayarak bez top, çıngırak gibi oyuncaklar yaptı. Oyuncak yapım süreci renkli görüntülere sahne oldu.</p>
<p><strong>“Gelecek nesillerin gelişimine katkı”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde takı tasarım ve el sanatları öğretmenliği yapan Ayda Demiral, yapılan çalışmayı şu sözlerle anlattı: “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı imkânlarla geri dönüştürülebilir ürünleri kullanarak 0-3 yaş arası çocuklara oyuncaklar yapıyoruz. Burada 65 yaş ve üzeri üyelerimiz yer alıyor ve onların güzel bir şeye vesile olmaları onları çok mutlu ediyor. Bir kalbe, bir çocuğa dokunmak bizleri de çok mutlu ediyor. 50’den fazla üyemiz oyuncak yapıyor. Bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak ürünler üretmek çok önemli. Hepsi severek etkinliğe katıldı” dedi.</p>
<p><strong>“İşe yaradığımı hissediyorum”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 68 yaşındaki Müzeyyen Dere, “Burası bana hayata tutunma amacı oldu. Çok mutluyum. Böyle yararlı bir etkinlikte bulunduğum için daha da mutluyum. İşe yaradığımı hissediyorum. El becerisiyle hocalarımızın desteğini de alarak çocuklar için bebekler, çıngıraklar yapıyoruz. Oyuncakları belediyenin bize sağladığı geri dönüştürülebilir malzemelerle yapıyoruz. Bu etkinlik bize çok iyi geldi. Yeni nesle bir katkımız olduğu için mutluyuz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çocuklar geleceğimiz”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 68 yaşındaki Pervin Türkcan da “Burası çok güzel bir sosyal etkinlik merkezi. Özellikle emeklilikle beraber can sıkıntısı hat safhada oluyor. Böyle bir yere gelmek büyük bir şans. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Çocuklar geleceğimiz. Onları sevindirmek bizleri memnun eder. Böyle bir etkinlikte olmak gurur verici. İleri yaşlı insanların küçük çocukları sevindirmesi çok hoş. Oyuncaklar, bebekler yaptık. Bu çalışma bize de iyi geldi” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Kendimle gurur duyuyorum”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 73 yaşındaki Meral Doğan “Burada bebeklere oyuncak dikiyoruz. Bunun için kendimle gurur duyuyorum. Çocukları çok severim ve onlar için ne lazımsa her an ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Onlar için daha güzel günler olmasını istiyorum. Bu oyuncaklarla oynayacaklar inşallah” derken, 75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer ise “Burada İzmir 95 projesi için bebeklere oyuncaklar ayarlıyoruz. Etkinliğe katkımız olsun diye kadın üyelere yardımcı oluyoruz. Bir katkımız olursa ne mutlu bize. Bebeklerimize yardımcı olmak bizi mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292">Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz Kültür-Sanat Kursları Yeni Döneme Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ucretsiz-kultur-sanat-kurslari-yeni-doneme-basladi-620135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[döneme]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursları]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi; kültür ve sanat eğitimlerini Bayraklı Sanat ve Müzik Akademisi (BASAMAK) çatısı altında bir araya getirerek ilçe sakinlerini ücretsiz kurslarla sanatla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucretsiz-kultur-sanat-kurslari-yeni-doneme-basladi-620135">Ücretsiz Kültür-Sanat Kursları Yeni Döneme Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi; kültür ve sanat eğitimlerini Bayraklı Sanat ve Müzik Akademisi (BASAMAK) çatısı altında bir araya getirerek ilçe sakinlerini ücretsiz kurslarla sanatla buluşturmaya devam ediyor. Müzikten geleneksel sanatlara kadar geniş bir yelpazede açılan kurslarla her yaş grubundan vatandaşın yeteneklerini keşfetmesi ve kendini geliştirmesi hedefleniyor.</p>
<p>Bu kapsamda yeni dönemde; çello, ud, klasik kemençe, ney ve tanbur kursları başlarken Türk Sanat Müziği Korosu, Türk Halk Müziği Kadın Korosu ve Müzik Teknolojileri kursları da eğitim programında yerini aldı. 16 yaş ve üzeri katılımcılara yönelik ücretsiz olarak düzenlenen kurslar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Gelenekselden Moderne Geniş Eğitim Yelpazesi</p>
<p>Bayraklı Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yürütülen kurslarda hem geleneksel müzik mirasının yaşatılması hem de gençlerin çağın gerektirdiği alanlarda gelişim göstermesi amaçlanıyor. Çello, ud, klasik kemençe, ney ve tanbur kurslarının yanı sıra çocuklara yönelik atölye çalışmaları ile görsel sanatlar, drama ve piyano gibi eğitimler de kurs merkezlerinde veriliyor.</p>
<p>Eğitimlerin bir bölümü Mansuroğlu Mahallesi’ndeki 100. Yıl Matematik ve Zeka Oyunları Parkı’nda gerçekleştirilirken Türk Sanat Müziği Korosu çalışmaları Bayraklı Belediyesi Osmangazi Hizmet Binası’nda yapılıyor. BASAMAK bünyesinde ayrıca çocuklara yönelik robotik kodlama, satranç, İngilizce, kaligrafi, resim, karikatür, gitar, bağlama, keman ve halk oyunları gibi farklı alanlarda da eğitimler sürdürülüyor.</p>
<p>Başkan Önal: “Sanat, Kentin Ruhunu Güçlendirir”</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, kültür ve sanatın bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi: “Sanat sadece bir uğraş değil, bir kentin ruhunu besleyen en önemli unsurlardan biridir. Bayraklı’da her yaştan hemşehrimizin sanatla buluşmasını önemsiyoruz. Geleneksel müziğimizi yaşatırken gençlerimizin çağın gerektirdiği alanlarda da kendini geliştirmesini istiyoruz. Ücretsiz kurslarımızla hem kültürel mirasımızı koruyor hem de yeni yeteneklerin ortaya çıkmasına imkan sağlıyoruz”dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucretsiz-kultur-sanat-kurslari-yeni-doneme-basladi-620135">Ücretsiz Kültür-Sanat Kursları Yeni Döneme Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açıklandı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105">Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>İdeal fırçalama süresine uyanların oranı yalnızca yüzde 12</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika* olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12&#8217;si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Çürük dişler “acil ağrı” seviyesine gelene kadar erteleniyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>İlk diş hekimi ziyareti ortalama 16 yaşında gerçekleşiyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49&#8217;u açık ara &#8220;çilek&#8221; aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. </strong>Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. Bu tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin hala zayıf olduğunu ve diş hekiminin çoğunlukla kriz anında başvurulan bir çözüm noktası olarak konumlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini tedavi etmek yerine göz ardı ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumda yaygın görülen ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissedilirken; sıcak gıdalar ve tatlılar da başlıca tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 41&#8217;i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36&#8217;sı diş hekimine başvururken; yüzde 35&#8217;lik kesim kalıcı bir önlem almak yerine, yalnızca sevdiği yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınarak problemi hasıraltı etmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığında Yeni Bilgi Kaynağı: Yapay Zeka</strong></p>
<p>Araştırma, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her dört kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli: Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong> Ağız sağlığı özgüveni doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumun yüzde 78&#8217;i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74&#8217;ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33&#8217;ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105">Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[düşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor. ABD’de yayımlanan bir araştırma, kolon kanserinin 50 yaş altındaki kişilerde kanser kaynaklı ölümlerde ilk sıraya yükseldiğini gösteriyor. Günümüzde 30 ve 40’lı yaşlarda kolorektal kanser vakalarını daha sık gördüklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Ne yazık ki vakalar artıyor ve birçok hasta bize geç evrede başvuruyor. Kolon kanserinin genç yaşlarda daha sık görülmesinin nedeni tam olarak bilinmese de kötü beslenme, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve obezite gibi alışkanlıkların risk faktörleri arasında yer aldığı düşünülüyor” dedi.</strong></p>
<p>Stresin kolon sağlığı üzerinde önemli etkileri olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Yoğun stres bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirebiliyor. Aynı zamanda bağırsak düzenini etkileyerek bağırsak florasında değişikliklere yol açabiliyor ve bu durum kolon kanseri riskini artırabiliyor. Özellikle konserve ve tütsülenmiş gıdalar, aşırı yağlı beslenme ve fazla kırmızı et tüketimi de bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli hareket etmek ve stresi mümkün olduğunca azaltmak kolon kanserine karşı alınabilecek önemli önlemler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p><strong>Kolon kanserlerinin yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor</strong></p>
<p>Günümüzde kolon kanseri taramaları için önerilen yaşın 50’den 40’a düştüğünün altını çizen Atalay, “Kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor. Polipten kansere giden süreç genellikle 5 ila 10 yıl sürebiliyor. Bu bizim için çok önemli bir bilgi. Çünkü birçok kanserde hastalığın nasıl geliştiği net olarak bilinmezken kolon kanserinde süreç daha öngörülebilir. Kolonoskopi ile erken dönemde yapılan taramalar ve poliplerin temizlenmesi, kanser gelişimini önlemede önemli bir fırsat sunuyor” dedi.</p>
<p><strong>Erken tanı ile kemoterapiye bile gerek kalmayabilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde erken dönemde genellikle belirti görülmediğini vurgulayan Atalay, “Hastalar çoğunlukla karın ağrısı, şişkinlik, makattan kanama, kilo kaybı ve kansızlık gibi şikâyetlerle bize başvuruyor. Ancak bu belirtiler ortaya çıktığında hastalık çoğu zaman ilerlemiş oluyor. Oysa kolon kanseri erken evrede yakalandığında tedavi başarısı oldukça yüksek. Erken dönemde yapılan cerrahi çoğu zaman yeterli oluyor hatta kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedavilere ihtiyaç duyulmayabiliyor. Ayrıca hastalıktan tamamen kurtulma ihtimali yüksek, tekrarlama riski de daha düşük seyrediyor” dedi.</p>
<p><strong>Mide ve pankreas kanserlerine göre tedavide başarı oranı daha yüksek</strong></p>
<p>Kolon kanserinde ameliyatın tedavide önemli bir rolü olduğunu dile getiren Atalay, “Hastalık başka organlara yayılmış olsa bile bazı hastalarda tümör cerrahi olarak çıkarılabiliyor ve bu sayede hastalıktan tamamen kurtulma şansı artıyor. Bu durum mide, pankreas gibi kanserler için geçerli değil. Bu vesileyle özellikle şunu vurgulamak isterim; kolon kanseri tedavi edilebilir bir hastalık. Geç evrede bile cerrahi ile tamamen iyileşme sağlanabilir, bu yüzden hastaların tedaviyi reddetmemesi çok kıymetli” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çevirebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtıkların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzeri kişilerde özellikle ameliyat sonrası gelişen bu fıtıkların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar; karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan insizyonel, yani ameliyat kesi yerinden gelişen karın duvarı fıtıklarının, 50 yaş üzerindeki hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde görülebildiğini gösteriyor” diyor. Prof. Dr. Metin Ertem hayatı kabusa çevirebilen, bazı hastaların boyunlarına çarşaf bağlayarak taşıdıkları dev karın fıtıklarını ve yeni tedavi yöntemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Vücudumuzda ‘koruyucu zırh’ olan karın duvarı zayıfladığında ya da ameliyat gibi bir nedenle bütünlüğü bozulduğunda, iç organlar dışa doğru itilerek dev karın fıtığı ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzerindeki kişilerde dev karın fıtıklarının görülme sıklığının arttığını belirterek “Bunun en önemli nedeni yaşla birlikte kolajen doku sentezinin azalmasıdır. Kolajen, karın duvarının dayanıklılığını sağlayan temel yapı taşlarından biridir. Bu yapı zayıfladığında karın duvarı adeta bir kumaşın sökülen dikişi gibi açılmaya başlar” diyor. Karın duvarındaki büyük açıklıkların sadece estetik bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ertem şöyle konuşuyor: “Bu dev fıtıklar, bel ve sırt ağrılarına, ıkınma olamayacağından dışkılama zorluğuna ve hatta solunum güçlüğü gibi yaşamı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor. Fıtıklar tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilirken, bunun en tehlikeli sonuçlarından birini, halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak bilinen sorun oluşturuyor.”</p>
<p><strong> Bağırsak delinmesi ve hayati riske yol açabiliyor</strong></p>
<p>Bağırsakların fıtık kesesi içinde sıkışarak; hastalarda şiddetli karın ağrısı, kusma ve büyük abdest yapamama gibi şikayetlere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertem, soruna müdahale edilmezse bağırsak delinmesine kadar giden çok ciddi tablolar oluşturabildiğini ve bu durumun hayati riske yol açabildiğini söylüyor. Dev fıtıkların boyutlarının bazen dramatik olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin Ertem, bazı hastaların yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ”Bazen fıtık o kadar büyüyebiliyor ki, neredeyse iki çocuk başı büyüklüğüne ulaşabiliyor. Hatta bazı hastalar fıtığı desteklemek için karınlarının altından çarşaf geçirip boyunlarına bağlayarak taşımak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle sorun ilerlemeden erken tedavi olmak günlük yaşam konforu açısından ve tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.” </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası iyileşme döneminde dikkat!</strong></p>
<p>Karın ameliyatı geçiren kişilerin özellikle iyileşme döneminde dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ertem, ihmale gelmez bazı önlemleri “ameliyat sonrası erken dönemde ağır kaldırmamak, kabız kalmamaya özen göstermek, kronik öksürük varsa mutlaka tedavi olmak, yeterli ve dengeli beslenmek” şeklinde sıralıyor. Çünkü bu faktörler karın duvarına binen baskıyı artırarak fıtık gelişimini kolaylaştırabiliyor. Karın ameliyatı olmayan kişilerde de bazı fıtık türlerinin görülebileceğini; özellikle doğum yapanlarda karın duvarındaki zayıf noktalardan yağ dokusu ve bağırsakların dışarı çıkmasıyla epigastrik fıtıklar (göbek üstü fıtığı) oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Ertem “Gebelik sırasında karın büyüdükçe karın duvarı gerilir ve bazı bölgelerde zayıflık oluşabilir. Bu durum küçük fıtıkların gelişmesine yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Dev fıtıklarda yeni tedavi dönemi</strong></p>
<p>Dev karın fıtıklarının cerrahisinin oldukça özellikli bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin Ertem, son yıllarda kullanılan yeni yöntemlerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Eskiden bu fıtıklar çoğunlukla sadece dikiş yöntemiyle kapatılmaya çalışılırdı. Ancak bu yöntemde nüks oranları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise dev fıtıklarda çok daha ileri teknikler kullanıyoruz. Özellikle, özel cihazlarla karın duvarı kontrollü şekilde genişletiliyor. Gerekli durumlarda karın kaslarına botoks uygulanarak kasların gevşemesi sağlanıyor. Ardından karın duvarı onarılıyor ve yama ile destekleniyor. Bu modern yöntemler nüks oranlarını yüzde 2-5’lere kadar düşürdü.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[frensiz]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[motora]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladı!</strong></p>
<p>ABD’de sıkça gündeme gelen okul şiddetinin artık Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle ergenlik dönemi, yani lise çağı, gençlerin yoğun duygusal değişimler yaşadığı ve kimlik gelişiminin öne çıktığı bir dönemdir. Bu nedenle bu yaş grubunda öfke kontrolü, akran baskısı ve kendini kanıtlama isteği gibi faktörler şiddet davranışlarını tetikleyebilmektedir. Şiddet vakaları belirli bir okul türüyle sınırlı değildir; ancak riskli sosyal çevre, düşük okul aidiyeti ve destek mekanizmalarının zayıf olduğu ortamlarda daha sık görülebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen beyni henüz tam olgunlaşmamış oluyor</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde şiddet davranışının yalnızca disiplin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergen beynini frenleri takılmamış güçlü bir motora sahip bir arabaya benzetebiliriz. Planlama, dürtü kontrolü ve mantıktan sorumlu alan ancak 20’li yaşların ortasında tamamlanır. Dolayısı ile ergenlikte duygusal tepkiler ve dürtüler çok hızlıdır ve kontrol edilemeyebilir. Herhangi bir kriz veya stres anında sonucunu düşünmeden öfke ile şiddete başvurabilirler. Ayrıca ergenlik döneminde beynin özellikle duygularla ilgili bölgeleri çok aktif çalışırken, karar verme ve sonuçları değerlendirme ile ilgili bölümler henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum gençlerin bazen ani kararlar almasına, riskli davranışlara yönelmesine ve öfke anında sonuçlarını düşünmeden hareket etmesine yol açabilir. Dolayısıyla ergenlikte yaşanan dürtüsellik ve risk alma eğilimi, uygun destek ve yönlendirme olmadığında şiddet davranışlarına zemin hazırlayabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Olumlu okul iklimi şiddeti azaltıyor</strong></p>
<p>Araştırmaların, öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri ve okula ait olduklarını düşündükleri ortamlarda şiddet davranışlarının belirgin şekilde azaldığını gösterdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Okul iklimi, bir okulun eğitim-öğretim faaliyetlerini, paydaşların tutumlarını ve akademik başarıyı etkileyen psikolojik ve sosyal ortamdır. Güvenli ve huzurlu bir ortam, sosyal ilişkiler ve aidiyet duygusu, öğretmen ve akranlarla ilişkiler, kabul görme okul ikliminin sosyal boyutudur ve şiddet oranları üzerindeki etkisi kritiktir. Okul iklimi olumlu olduğunda öğrenciler sorunlarını konuşabilecekleri yetişkinler bulabilir ve krizler büyümeden çözülebiliyor. Bu noktada rehberlik servisleri çok kritik bir rol oynuyor. Ancak birçok okulda psikolojik danışman sayısının sınırlı olması, öğrenci sayısına göre destek hizmetlerinin yetersiz kalmasına neden olabiliyor. Önleyici çalışmaların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aile içi iletişim belirleyici rol oynuyor</strong></p>
<p>Okul şiddetinin ortaya çıkmasında aile ortamının önemli bir belirleyici olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Okul şiddetinin veya genel olarak çocuklardaki şiddet eğiliminin ortaya çıkmasında en önemli belirleyiciler aile içi iletişim ve ebeveyn tutumlarıdır. Evde şiddete uğrayan veya şiddete tanık olan çocukların şiddete meyilli olmaları açısından yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Çocuklar okul dışındaki sosyal çevrelerinde ve özellikle aile ortamında öğrendikleri davranışları okula taşımaktadırlar. Aile içerisindeki çatışmalar, ev ortamındaki sert iletişim, şiddet içeren davranışlar veya aşırı baskıcı tutumlar sonucunda çocuk bu davranışları içselleştirerek bir problem çözme yöntemi olarak sergileyebilir.  Buna karşılık açık iletişimin olduğu, çocuğun duygularının dinlendiği ve sınırların sağlıklı şekilde korunduğu ailelerde çocukların sosyal becerileri daha güçlü gelişir ve şiddete yönelme olasılığı azalır.”</p>
<p><strong>PISA verilerine göre Türkiye’de öğrenciler daha yalnız hissediyor</strong></p>
<p>Toplumsal kutuplaşma ve öfke dilinin de gençler üzerinde etkili olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençler sadece ailelerinden ve okullarından değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumdan da öğrenirler. Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili, gençlerin hem okul içindeki sosyal ilişkilerini hem de genel psikolojik iyi oluşlarını derinden etkilemektedir. Toplumsal kutuplaşmanın bir yansıması olarak okul ortamında ‘ötekileştirme’ davranışları sıklıkla görülmektedir. PISA 2022 verileri, Türkiye’deki öğrencilerin OECD ortalamasına göre okulda kendilerini daha fazla yabancılaşmış, dışlanmış ve yalnız hissettiklerini göstermektedir. Özellikle ‘diğer öğrenciler tarafından kasıtlı olarak yalnız bırakılma’ oranı Türkiye&#8217;de (%12,3), OECD ortalamasının (%7) oldukça üzerindedir.”</p>
<p><strong>Siber zorbalık fiziksel şiddete dönüşebiliyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan sert dilin gençlerin iletişim biçimini etkilediğini belirten Dr. Gülaldı, “Toplumda öfke dilinin yaygınlaşması, farklılıklara tahammülün azalması ve çatışmaların sert şekilde ifade edilmesi gençler üzerinde model etkisi yaratabilir. Özellikle sosyal medya ortamlarında kullanılan sert dil, gençlerin iletişim tarzını ve çatışma çözme yöntemlerini etkileyebilmektedir. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasında güçlü bir ilişki<strong> </strong>bulunmaktadır. Siber zorbalık çevrim içi ortamda başlasa da etkileri gerçek hayata taşınabiliyor. Sosyal medya üzerinden yapılan aşağılamalar, dışlama ya da tehditler öğrenciler arasında gerginliği artırabiliyor ve bu durum okul ortamında fiziksel çatışmalara dönüşebiliyor. Bu nedenle dijital ortamlarda yaşanan zorbalığın da okul güvenliği ve öğrenci ruh sağlığı açısından ciddiye alınması gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Londra’daki “Red–Blue School Wars” örneği</strong></p>
<p>Gençlerin şiddet eğilimine ilişkin güncel bir örnek olarak İngiltere’de özellikle Londra’da gündeme gelen “Red–Blue School Wars” olaylarını hatırlatan Dr. Gülaldı, “Londra’da bazı bölgelerde farklı okullardaki öğrenciler sosyal medya üzerinden organize olarak kırmızı ve mavi renklerle sembolleşen gruplar halinde karşı karşıya geldikleri olaylar ile gündeme geldi. Sosyal medya aracılığı ile öğrenciler arasında ‘Kırmızıya Karşı Mavi’ çatışmaları düzenlenmesini ve öğrencilerin pergel, metal tarak, makas, cetvel ve mutfak bıçağı, havai fişek gibi diğer silahlarla kendilerini silahlandırarak ‘şiddete başvurmalarını’ teşvik ediyorlar. Bu durum bir tür okul aidiyetinin zaman zaman rekabet ve çatışmaya dönüşebildiğini gösteriyor. Sosyal medya bu tür gruplaşmaları hızlandırabiliyor ve ciddi boyutlara ulaşabilecek toplu bir harekete dönüşebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Gençlerin aidiyet ihtiyacı doğru yönlendirilmeli</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde gençlerin güçlü bir aidiyet ihtiyacı hissettiğini vurgulayan Dr. Gülaldı, “Bu örnekler aslında gençlerin kimlik arayışı ve aidiyet ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ergenlik döneminde gençler bir gruba ait hissetmek ister. Eğer bu aidiyet duygusu sağlıklı sosyal ortamlar yerine rekabet ve çatışma üzerinden kurulursa, okul içi şiddet olayları ortaya çıkabiliyor.   Okullarda yaşanan şiddet olaylarını sadece bireysel bir sorun olarak görmek doğru değildir. Bu tür olaylar çoğu zaman bireysel, ailevi, okul ve toplumsal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle çözüm de çok boyutlu olmalıdır. Okullarda sosyal-duygusal becerileri geliştiren programların artırılması, psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, ailelerle iş birliğinin artırılması ve dijital ortamların daha bilinçli kullanılması bu konuda önemli adımlar olabilir. En önemlisi ise gençlerin kendilerini görülmüş, anlaşılmış ve değerli hissettikleri güvenli ortamlar yaratmaktır. Bir öğrenci kendini gerçekten ait hissettiği bir okulda, sorunlarını konuşabileceği yetişkinler bulduğunda şiddete başvurma ihtimali önemli ölçüde azalır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile genç kızların eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-sigorta-n-a-r-projesi-ile-genc-kizlarin-egitim-ve-kariyer-yolculuguna-rehberlik-ediyor-619747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Kız]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kızların]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[Qnb Sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik branşlarında faaliyet gösteren QNB Sigorta’nın, 18’inci yaşı vesilesiyle Temmuz 2025’te Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle başlattığı N.A.R. Projesi gelişim ve eğitim programlarıyla devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-sigorta-n-a-r-projesi-ile-genc-kizlarin-egitim-ve-kariyer-yolculuguna-rehberlik-ediyor-619747">QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile genç kızların eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik branşlarında faaliyet gösteren QNB Sigorta’nın, 18’inci yaşı vesilesiyle Temmuz 2025’te Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle başlattığı N.A.R. Projesi gelişim ve eğitim programlarıyla devam ediyor.</p>
<p>“<strong>N</strong>e İstediğini Duy, <strong>A</strong>lan Aç, <strong>R</strong>ehberlik Et” adımlarından oluşan proje ile üniversite 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören genç kızlarım eğitim yolculuklarında yanlarında olunması ve kariyer hayatlarına güçlü bir başlangıç yapmalarının desteklenmesi hedefleniyor.</p>
<p>Proje, şirketin her yaş dönümünde yaşı kadar öğrenciye destek olma vizyonuyla kurgulandı. Geçtiğimiz yıl 18’inci kuruluş yılına ithafen 18 üniversiteli genç kız öğrencinin bir yıllık eğitim masraflarını karşılayan QNB Sigorta, 2026 yılında projeye 19 genç kız öğrenciyi dahil ederek destek kapsamını genişletecek.</p>
<p><strong>Üç aşamalı destek modeli</strong></p>
<p>N.A.R. Projesi, genç kız öğrencilerin eğitim ve kariyer yolculuklarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan üç aşamalı bir yapı üzerine kurgulandı. İlk adım olan “Ne İstediğini Duy” aşamasında, öğrencilerin temel eğitim ihtiyaçları belirlenerek bir yıllık burs desteği sağlanıyor ve eğitim hayatlarına güvenle devam etmeleri destekleniyor.</p>
<p>“Alan Aç” aşamasında ise öğrencilerin kariyer ve kişisel gelişim alanlarında güçlenmeleri amacıyla QNB Sigorta’nın iç eğitmenleri tarafından kapsamlı eğitim programları düzenleniyor. Öğrencilerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda planlanan bu programlarla, iş hayatına hazırlık süreçlerinde yetkinliklerinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p>Projenin üçüncü aşaması olan “Rehberlik Et” kapsamında ise genç kızlara mentorluk desteği sunulması ve şirket bünyesinde staj imkânı sağlanması planlanıyor. Böylece eğitim sürecinde verilen destek, kariyer yolculuğuna somut fırsatlarla taşınıyor.</p>
<p><strong> Eğitim programı devam ediyor</strong></p>
<p>Projenin “Alan Aç” aşaması kapsamında düzenlenen eğitim programlarının ilki, 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirilen “Veri Okuryazarlığı 101: Günlük Hayatta Veriyi Anlama ve Doğru Kullanma” eğitimi oldu. 10 Şubat’ta QNB Sigorta Genel Müdürlük Ofisi’nde düzenlenen “Mülakat Teknikleri ve Etkili CV Hazırlama” eğitimi ile öğrenciler kariyer yolculuklarında önemli bir adım attı. Şubat ayı içerisinde gerçekleştirilen “Etkileyici Sunum Teknikleri” eğitimi ile katılımcıların topluluk karşısında kendinden emin ve etkili sunum yapabilme becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.</p>
<p>Mart ayında gerçekleştirilecek “Agile Düşünceyle Projelere Çeviklik Katmak” ve “Temel Excel” eğitimleriyle program devam edecek. Nisan ve Mayıs aylarında ise dijital pazarlama, girişimcilik, tasarım ve geri bildirim teknikleri gibi farklı başlıklarda planlanan eğitimlerle genç kadınların çok yönlü gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Tüm eğitimler, öğrencilerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda planlanıyor ve QNB Sigorta’nın gönüllü iç eğitmenleri tarafından gerçekleştiriliyor.</p>
<p><strong>“Her genç kızımız duyulmayı hak ediyor”</strong></p>
<p><strong> </strong>QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, proje ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>
<p>“QNB Sigorta olarak, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. N.A.R. Projesi ile önce onların ihtiyaçlarını dinliyor, ardından gelişimlerine alan açıyor ve kariyer yolculuklarında rehberlik ediyoruz. Her genç kızımızın duyulmayı ve hayallerine ulaşmak için fırsat eşitliğine sahip olmayı hak ettiğine inanıyoruz. Burs desteğinin yanı sıra sunduğumuz eğitim programları ve planladığımız staj imkanlarıyla potansiyellerini ortaya çıkarmalarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Her yaş dönümümüzde yaşı kadar genç kız öğrencilerin hayatına dokunarak bu umudu birlikte büyütmeye devam edeceğiz.”</p>
<p>QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile her bir genç kız öğrencinin biricik yolculuğuna eşlik etmeyi ve dayanışmayla büyüyen bir gelecek için çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-sigorta-n-a-r-projesi-ile-genc-kizlarin-egitim-ve-kariyer-yolculuguna-rehberlik-ediyor-619747">QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile genç kızların eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerini]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fırçalamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726">Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>İdeal fırçalama süresine uyanların oranı yalnızca yüzde 12</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika* olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12&#8217;si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Çürük dişler “acil ağrı” seviyesine gelene kadar erteleniyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>İlk diş hekimi ziyareti ortalama 16 yaşında gerçekleşiyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49&#8217;u açık ara &#8220;çilek&#8221; aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. </strong>Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. Bu tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin hala zayıf olduğunu ve diş hekiminin çoğunlukla kriz anında başvurulan bir çözüm noktası olarak konumlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini tedavi etmek yerine göz ardı ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumda yaygın görülen ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissedilirken; sıcak gıdalar ve tatlılar da başlıca tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 41&#8217;i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36&#8217;sı diş hekimine başvururken; yüzde 35&#8217;lik kesim kalıcı bir önlem almak yerine, yalnızca sevdiği yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınarak problemi hasıraltı etmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığında Yeni Bilgi Kaynağı: Yapay Zeka</strong></p>
<p>Araştırma, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her dört kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli: Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong>Ağız sağlığı özgüveni doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumun yüzde 78&#8217;i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74&#8217;ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33&#8217;ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726">Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-yaslilar-2025-619694</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:43:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2020 Yılında]]></category>
		<category><![CDATA[2024]]></category>
		<category><![CDATA[2024 Yılında]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[iken]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[statistiklerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-yaslilar-2025-619694">İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda %20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında %9,5 iken, 2025 yılında %11,1&#8217;e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %44,7&#8217;sini erkek nüfus, %55,3&#8217;ünü kadın nüfus oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %27,0, 2080 yılında %33,4 ve 2100 yılında %33,6 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %18,2, 2060 yılında %28,8, 2080 yılında %38,5 ve 2100 yılında %42,8 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,4, 2040 yılında %17,5, 2060 yılında %25,5, 2080 yılında %29,8 ve 2100 yılında %28,2 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranı, 1950-2100</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-0-k7rkxt5C.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları, 1950-2000<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2010-2025<br />              TÜİK, Nüfus Projeksiyonları, 2030-2100</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfusun %62,9&#8217;unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun %63,8&#8217;inin 65-74 yaş grubunda, %27,9&#8217;unun 75-84 yaş grubunda ve %8,4&#8217;ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %62,9&#8217;unun 65-74 yaş grubunda, %29,3&#8217;ünün 75-84 yaş grubunda ve %7,8&#8217;inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfusun %0,1&#8217;ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş grubuna göre yaşlı nüfus oranı, 2020, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-1-RJCjSHFk.png"/></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2020, 2025</p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0&#8217;ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye&#8217;de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.</p>
<p> </p>
<p>Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan &#8220;demografik dönüşüm&#8221; sürecinde olan Türkiye&#8217;de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nüfus piramidi, 1935, 1975, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-2-NYqrNUug.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları,1935, 1975<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi</strong></p>
<p> </p>
<p>Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında %16,2 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında %14,1 iken bu oran 2025 yılında %16,2&#8217;ye yükseldi.</p>
<p> </p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında %19,5, 2040 yılında %26,5, 2060 yılında %45,5, 2080 yılında %61,9 ve 2100 yılında %61,6 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun %10,4&#8217;ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %36,0 ile Monako, %30,0 ile Japonya ve %25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 ülke, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-3-REz3Fm7Z.png"/></p>
<p>Kaynak: Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %21,7 ile Sinop oldu. Bu ili %21,1 ile Kastamonu, %20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili %4,5 ile Şanlıurfa, %4,7 ile Hakkari izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-4-T2bnsvSq.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-5-pnOLAwri.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş ve cinsiyete göre beklenen yaşam süresi, 2022-2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-6-NPUwqusL.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hayat Tabloları, 2022-2024</p>
<p><strong>Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560&#8217;ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı %26,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496&#8217;sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin %73,5&#8217;ini yaşlı kadınlar, %26,5&#8217;ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hanehalkı tiplerine göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-7-wLDltzw9.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p><strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili %34,1 ile Çanakkale, %33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise %8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili %13,8 ile Batman, %15,0 ile Van izledi.</p>
<p><strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-8-cpaaYC9W.png"/></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı fertlerin %37,9&#8217;unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin %37,9&#8217;unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, %5,9&#8217;unun çocuğu ile aynı binada, %6,8&#8217;inin aynı cadde veya sokakta, %8,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %15,0&#8217;ının çocuğu ile aynı ilçede ve %9,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin %9,9&#8217;unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %1,7&#8217;sinin Türkiye&#8217;de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %36,4&#8217;ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %39,9&#8217;unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %43,0&#8217;ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3&#8217;ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında %10,1&#8217;inin en az bir çocuğu ile aynı binada, %12,8&#8217;inin aynı cadde veya sokakta, %13,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %22,8&#8217;inin çocuğu ile aynı ilçede ve %14,2&#8217;sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3&#8217;ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %2,7&#8217;sinin Türkiye&#8217;de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili %39,8 ile Kastamonu, %39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise %4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili %4,8 ile Gaziantep, %5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek başına yaşayan ve aynı ilde çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-9-JfSC2SqE.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında %88,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında %88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı %11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %46,7&#8217;sinin ilkokul mezunu, %10,4&#8217;ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %10,4&#8217;ünün lise veya dengi okul mezunu, %9,0&#8217;ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı %97,0 iken yaşlı kadınların oranı %81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Eğitim durumu ve cinsiyete göre yaşlı nüfus oranı, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-10-PGlyVVZz.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024<br />Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında %1,5&#8217;inin hiç evlenmemiş, %83,8&#8217;inin resmi nikahla evli, %4,2&#8217;sinin boşanmış, %10,6&#8217;sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun %2,9&#8217;unun hiç evlenmemiş, %47,5&#8217;inin resmi nikahla evli, %4,7&#8217;sinin boşanmış, %44,9&#8217;unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Medeni durum ve cinsiyete göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-11-QWWTYOO4.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025<br />Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı %22,8 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9&#8217;unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın %22,8 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde %21,8, yaşlı kadınlarda ise %23,6 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında %13,1 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için  %49,3 iken 2024 yılında %54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında %10,0 iken 2024 yılında %13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında %21,4 iken yaşlı kadın nüfusta %6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında %2,7 iken 2024 yılında %2,9 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş grubu ve cinsiyete göre işgücü durumu, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-12-M5OQ7cih.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında %56,9&#8217;u tarım sektöründe yer aldı</strong></p>
<p> </p>
<p>İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %56,9&#8217;unun tarım, %32,0&#8217;ının hizmetler, %7,7&#8217;sinin sanayi, %3,4&#8217;ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti</strong></p>
<p> </p>
<p>Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların %39,9&#8217;u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada %17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada %14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.</p>
<p>Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı %18,1 iken yaşlı kadınların oranı %10,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ölüm nedeni ve cinsiyete göre ölen yaşlıların oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-13-gM6cgcQU.png"/></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2024</p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında %3,0 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında %3,7 iken bu oran 2024 yılında %3,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı %2,2 iken yaşlı kadınların oranı %3,8 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların cinsiyete göre oranı, 2010-2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-14-jdyFFxfq.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2010-2017<br />                TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2018-2024</p>
<p> </p>
<p><strong>İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında %53,2 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2&#8217;ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında %61,3 iken yaşlı kadınların oranı %46,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı bireylerin internet kullanım oranı, 2020, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-15-wXfpyND3.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-yaslilar-2025-619694">İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Pili]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[kesi]]></category>
		<category><![CDATA[kişide]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin <strong>ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları</strong> sonucu ortaya çıkan ve <strong>tekrarlayıcı nöbetlerle</strong> seyreden bir hastalık. <strong>D</strong>ünya genelinde yaklaşık <strong>50 milyon, Türkiye’de de </strong>yaklaşık <strong>bir milyon</strong> kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, </strong>günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70&#8217;inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30&#8217;luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.  </p>
<p><strong> Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor! </strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!</strong></p>
<p><strong> </strong>Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong> İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili” </strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.</p>
<p><strong>Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma!  </strong></p>
<p>Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,   “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor! </strong></p>
<p>“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.&#8221; </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de sağlık devrimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-devrimi-619369</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619369</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda koruyucu sağlık hizmetlerinden Eşrefpaşa Hastanesi’nde yürütülen tedavilere kadar kent genelinde sağlık çalışmalarını önemli ölçüde geliştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-devrimi-619369">İzmir&#8217;de sağlık devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda koruyucu sağlık hizmetlerinden Eşrefpaşa Hastanesi’nde yürütülen tedavilere kadar kent genelinde sağlık çalışmalarını önemli ölçüde geliştirdi. “Sağlıklı yurttaş, sağlıklı kent” hedefiyle hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi; koruyan, öğreten ve iyileştiren hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda belediye, sağlığın yalnızca tedaviyle değil; eğitim, erken müdahale ve sosyal destek mekanizmalarıyla da korunması gerektiği yaklaşımıyla hareket ediyor.</p>
<p>Eğitimden danışmanlığa, erken çocukluk programlarından yaşlı bakımına; hastane tedavilerinden evde bakım hizmetlerine kadar yürütülen kapsamlı çalışmalarla yüz binlerce İzmirli artık geleceğe daha sağlıklı bakıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eşrefpaşa Hastanesi ve semt poliklinikleri üzerinden yürütülen hizmetlerle bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Son iki yılda yüz binlerce hastaya hem hastanede hem de evlerinde sağlık ve bakım hizmeti sunuldu. Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı ve her yaştan yurttaşın sağlıklı yaşam olanaklarına erişimini artırmayı hedefleyen belediye; kent genelinde sağlık eğitimleri, psikolojik destek, erken çocukluk çalışmaları ve yaşlılık destek programları gibi çok sayıda hizmetle İzmirli yurttaşların iyilik hâlini güçlendirdi.</p>
<p><strong>Sağlık bilgisi her eve ulaşıyor</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla son iki yılda farklı başlıklarda 3 binden fazla sağlık eğitimi düzenledi. Koruyucu sağlık, aktif yaşam, ruh sağlığı ve ağız-diş sağlığı gibi konularda gerçekleştirilen eğitimlere 122 binden fazla kişi katıldı. Ağız ve diş sağlığı kontrolleriyle de yaklaşık 10 bin yurttaşın ağız bakısı yapıldı. Olası acil durumlarda toplumun hazırlıklı olması için ilkyardım eğitimleri de sürdürüldü. Temel ilkyardım, afetlerde müdahale ve yaşam desteği başlıklarında 585 eğitim programı ile 8 bin 500 kişiye uygulamalı eğitim verildi. Bu sayede binlerce yurttaş, hayat kurtaran ilkyardım bilgisiyle donatıldı.</p>
<p><strong>Nesilden nesle sağlıklı yaşam döngüsü</strong></p>
<p>Belediyenin erken çocukluk çalışmalarından biri olan İzmir95 programı ise bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemek ve ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla kentin farklı ilçelerinde yürütülüyor. Ev ziyaretleri, ebeveyn atölyeleri ve emzirme danışmanlığı hizmetleriyle iki yılda 15 binden fazla aileye ulaşıldı.</p>
<p><strong>İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşlanma politikaları kapsamında da çalışmaları devam ettiriyor. 3. Yaş Üniversitesi projesi ile 60 yaş üzeri yurttaşlar farklı alanlarda eğitimlere katılarak sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma imkânı buluyor. Program, “İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil” dedirtiyor.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaş alma merkezi büyük ilgi görüyor</strong></p>
<p>Bin aktif üyesi bulunan Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ve Alzheimer-Demans Merkezi hizmetleriyle yaşlı bireylerin yaşam kalitesi artırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşlı yoksulluğuyla mücadele, tedavi ve bakım hizmetlerinin genişletilmesi, yaşlıların deneyim ve birikimlerinden faydalanmak amacıyla hazırlanan İleri Yaş Eylem Planı ise yaşlı bireylerin hayatını çok yönlü ele alarak yaşam konforunu artırmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>İZSEM’de bütüncül sağlık hizmeti</strong></p>
<p>2025 yılında kurulan Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü ile kentte bütüncül sağlık hizmetleri daha da yaygınlaştırıldı. Beş noktada hizmet veren İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM) aracılığıyla yurttaşlara psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, fizyoterapi, diyabet farkındalığı ve hareketli yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor. Ayrıca kent genelinde kurulan Psikolojik Destek Birimleri ile çocuk-yetişkin bine yakın kişiye ücretsiz psikolojik destek hizmeti verildi.</p>
<p><strong>Bulaşıcı hastalıklara karşı ücretsiz ve kimliksiz test hizmeti</strong></p>
<p>Koruyucu halk sağlığı çalışmalarının bir parçası olarak açılan Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ise bulaşıcı hastalıklar için ücretsiz ve anonim test hizmeti sunarak toplum sağlığına katkı sağlıyor. Kimlik bilgisi paylaşımı olmadan ve sosyal güvence aranmadan ücretsiz olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testi yapılarak önemli bir sağlık hizmeti sunuluyor. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile başlatılan çalışma kapsamında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmeti de veriliyor. Ayrıca Kadın Sağlığı Programları kapsamında 702 kadına bireysel danışmanlık hizmeti verildi. 1.100’den fazla kadına eğitim verildi, farkındalık çalışması yapıldı.</p>
<p><strong>Gençler ve çocuklar için özel sağlık destekleri</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18-26 yaş grubundaki ve sosyal destek sistemindeki pek çok kadına 3 doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı uygulamasını da hayata geçirdi. Diyabetli çocuklar için “Tip 1 diyabet” tanısı alan anaokulu ve ilkokul öğrencilerine hayati önem taşıyan sensörlü şeker ölçüm cihazı araç ve gereçleri temin etti.</p>
<p><strong>Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’i iyileştirdi</strong></p>
<p>Belediyenin sağlık hizmetlerinin önemli bir ayağını da Eşrefpaşa Hastanesi oluşturuyor. Son iki yılda hastane ve semt polikliniklerinde toplam 714 bin poliklinik hizmeti verildi, 3 bin 451 ameliyat gerçekleştirildi ve 11 bin hasta yatırılarak tedavi edildi. Hastanede ayrıca 1 milyon 358 binden fazla laboratuvar incelemesi ve yaklaşık 196 bin görüntüleme işlemi yapıldı.</p>
<p><strong>Yeni hizmetler ve yenilikler</strong></p>
<p>Son iki yılda Eşrefpaşa Hastanesi’nde fark yaratan yeni hizmet alanları da eklendi. Kurulan Ambulans Servisi’nde dört acil yardım ambulansı, dört de hasta nakil ambulansı ile 2025 yılında bin 509 görev yapıldı. Ayrıca bebek bakımı, emzirme teknikleri, psikolojik destek, beslenme, pilates gibi pek çok alanda hizmet vererek hem gebeleri anneliğe hazırlayan hem lohusaları ve baba adaylarını da eğitimlere kabul eden Gebe Okulu ve Sigarayı Bırakma Polikliniği açıldı. Eşrefpaşa Hastanesi bünyesinde Triple-P Ebeveyn Eğitim Programı da başlatıldı. Eşrefpaşa Hastanesi 65 yaş üstü ve işitme engelliler için kolaylaştırıcı sağlık hizmetlerini başlatırken, Defibrilatör Projesi kapsamında kentte ani kalp durmalarına müdahale için OED cihazlarını da kentin belli noktalarına yerleştirmeye başladı.</p>
<p><strong>Evde bakım hizmetleriyle sağlık, vatandaşın evine götürüldü</strong></p>
<p>Evde bakım hizmetleri kapsamında sağlık hizmeti hastanenin dışına taşındı, vatandaşın evine götürüldü. Sağlık hizmeti kapsamında 30 bin 923 evde sağlık hizmeti verildi, 3 milyon 59 bin 356 TL maliyet belediye tarafından karşılandı. Genel bakım hizmetlerine yönelik de 91 bin 102 ev ziyareti yapıldı, 4 bin 886 hastanın evde yara bakımı gerçekleştirildi. Ayrıca 45 bin 680 evde 23 bin 621 kişisel bakım, 7 bin 402 ev temizliği, 6 bin 68 kuaför hizmeti ve 8 bin 154 sosyal inceleme gerçekleştirildi. Bu evlerde tamir gerektiren konulara yönelik bakım onarım hizmetleri de verildi. Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de “evde bakım” hizmeti alan yurttaşları ev kazalarından korumak amacıyla “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini de başlattı. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından evleri ziyaret ederek oluşabilecek kazaları önleyici tedbirler alan ekipler, hane halkını ev kazalarıyla ilgili bilgilendirmeye başladı.</p>
<p><strong>Hizmet kapasitesi daha da artacak</strong></p>
<p>Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek binasıyla İzmir’in sağlık kapasitesini büyütecek. 549 milyon liralık yatırımın yüzde 50’si tamamlandı.  Bu yıl hizmete girecek hizmet binasında ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu, 1 doğumhane, ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi yer alacak.</p>
<p><strong>Çalışanların güvenliği için sürekli denetim ve eğitim</strong></p>
<p>Belediye bünyesinde çalışan personelin sağlığı için de kapsamlı iş sağlığı ve güvenliği programları uygulanıyor. Binlerce çalışana güvenli çalışma ve risk farkındalığı eğitimleri verilirken, düzenli sağlık muayeneleri ve saha denetimleriyle çalışma ortamlarının güvenliği güçlendiriliyor. Bu kapsamda iki yılda 5 bin 277 belediye çalışanına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-devrimi-619369">İzmir&#8217;de sağlık devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[nedenine]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345">Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor. Ancak günümüzde 50 yaş altı bireylerde de kolorektal kanser görülme sıklığı hızla artıyor. Bu değişen epidemiyoloji doğrultusunda birçok uluslararası kılavuz, tarama başlangıç yaşını 50’den 45’e çekiyor. Kolorektal kanserlerin genç yaşta görülme riskini artıran sebeplerin başında işlenmiş gıda tüketiminin artması, obezite ve kronik stres geliyor. Taramalarla önlenebilen kolorektal kanserin tedavisinde erken tanı büyük avantaj sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ersan Eroğlu, kolorektal kanserinin nedenleri, teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kolorektal kanser gençlerde daha ileri evrede kendini belli ediyor </strong></p>
<p>Kolorektal kanserler tarama ve erken tanı ile önlenebilen bir kanser türüdür. Bu nedenle 45 yaş üstü bireylerin 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi tetkiki yaptırması kolon kanserinin %90’lık kısmının tedavisinde başarılı sonuç alınmasını sağlayabilmektedir. Aile öyküsünde kanser hastalığı bulunmayan, bilinen genetik sendromu saptanamayan bireylerde de kolorektal kanserin görülmesi bu hastalığın yalnızca yüksek riskli bireylere özgü bir hastalık olmadığı gerçeğini de gündeme getirmektedir. Kolorektal kanserler geçmişte 50 yaş üstü bir hastalık olarak biliniyordu. Ancak günümüzde gençlerde de daha yaygın olarak görülmeye başlandı. Kolorektal kanserler gençlerde daha ileri evrede tanı aldığı için tedavi süreçleri de uzayabilmektedir. Gençlerdeki bu artışın kesin nedeni bilinmese de bu faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir;</p>
<ul>
<li>İşlenmiş gıda tüketimi  </li>
<li>Obezite, kırmızı et tüketiminin artması</li>
<li>Hareketsiz yaşam, alkol ve sigara tüketimi</li>
<li>Mikrobiyota değişiklikleri</li>
<li>Kronik inflamasyon (stres) </li>
</ul>
<p><strong>Güncel tedavi yöntemleri kişiye özel belirleniyor</strong></p>
<p>Kolon kanserinin tedavi planı cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi (immünoterapi) yöntemlerini içermektedir. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağı kanserinin evresi ve hastanın genel durumu dikkate alınarak planlanmaktadır. Kişiye özel planlanan kolon kanseri tedavisi süreci, multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Kolon kanserinde cerrahi prosedür kanserli kolon bölgesini ve lenf bezlerini onkolojik prensiplere uygun olarak temizlemeyi içermektedir. Bu cerrahi müdahaleler, kolon kanseri tedavisi kapsamında hastalığın yayılımını durdurmak ve sonlandırmak için en temel yöntem olarak kabul edilmektedir. Kanserli kolon bölgesi çıkarıldıktan sonra geriye kalan sağlıklı kolon ağızları birleştirilmektedir. Anastamoz adı verilen bu süreç iyileşme zamanını belirlemektedir. Bazen riskli olduğu düşünüldüğü durumlarda geçici olarak ostomi denilen bağırsak karın duvarındaki bir açıklığa taşınarak atıklar bir torba içinde toplanmaktadır. </p>
<p><strong>Yaşam değişikliği kolon kanseri iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></p>
<p>Modern cerrahi teknikler sayesinde kolon kanseri tedavisi sırasında bağırsak fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin en üst düzeyde tutulması hedeflenmektedir. Kolon kanseri tedavisi sadece cerrahi müdahale ile sınırlı kalmayıp, operasyon sonrası rehabilitasyon ve takip sürecini de kapsayan uzun soluklu bir dönemdir. Kolon kanseri tedavisi sonrası iyileşme hızı; hastanın genel sağlık durumu, uygulanan cerrahi teknik ve ek kemoterapi/radyoterapi ihtiyacına göre değişkenlik gösterir. Kolon kanseri tedavi süreci ve sonrasında hastaların dikkat etmesi gereken kritik noktalar şunlardır:</p>
<ol>
<li><strong>Cerrahi müdahale:</strong> Kolon kanseri ameliyatı, hastalığın evresine ve tümörün bağırsaktaki konumuna göre kişiselleştirilen bir cerrahi süreçtir. Günümüzde kolon kanseri ameliyatı operasyonları; açık cerrahi, laparoskopik (kapalı) cerrahi veya robotik cerrahi yöntemleriyle gerçekleştirilebilmektedir. Kolon kanseri ameliyatı sırasında temel hedef, kanserli dokunun çevresindeki sağlıklı sınırlarla ve ilgili lenf nodlarıyla birlikte tamamen temizlenmesidir ve etraf dokulara zarar vermemektir.</li>
<li><strong>Minimal invaziv yaklaşımlar:</strong> Laparoskopik yöntemle yapılan kolon kanseri ameliyatı, küçük kesiler üzerinden ilerlediği için hastanın operasyon sonrası ağrısını azaltır ve iyileşme hızını artırır. </li>
<li><strong>Anastomoz ve Rekonstrüksiyon:</strong> Kanserli bölüm çıkarıldıktan sonra bağırsağın sağlıklı uçlarının birbirine dikilmesi işlemidir. Eğer bu birleşme tıbbi olarak riskliyse, kolon kanseri ameliyatı kapsamında geçici veya kalıcı stoma (torba) uygulamasıdır.  </li>
<li><strong>Beslenme disiplini:</strong> Operasyonun hemen ardından sindirim sistemini yormayan, düşük lifli ve yumuşak gıdalarla başlayan beslenme düzeni, zamanla uzman kontrolünde normale döner. Kolon kanseri tedavisi sonrası yeterli sıvı alımı, doku onarımı için hayati önem taşır. </li>
<li><strong>Düzenli takip ve kontrol:</strong> İlk iki yıl boyunca 3-6 aylık periyotlarla yapılan CEA (karsinoembriyonik antijen) testleri ve görüntüleme tetkikleri, kolon kanseri tedavisi başarısının sürdürülebilirliği için şarttır. </li>
<li><strong>Fiziksel aktivite:</strong> Hastanın tolere edebildiği ölçüde yaptığı hafif yürüyüşler, kolon kanseri tedavisi sonrası bağırsak hareketliliğinin yeniden kazanılmasına yardımcı olur.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345">Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Belediyesinden bayram öncesi anlamlı destek: Ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-bayram-oncesi-anlamli-destek-ev-temizligi-ve-kisisel-bakim-hizmeti-619258</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, bayram öncesinde yaş almış ve özel gereksinimli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-bayram-oncesi-anlamli-destek-ev-temizligi-ve-kisisel-bakim-hizmeti-619258">Çeşme Belediyesinden bayram öncesi anlamlı destek: Ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Çeşme Belediyesi, bayram öncesinde yaş almış ve özel gereksinimli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, bayrama hazırlık sürecinde desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlara ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti sunuluyor.</i></b></p>
<p>Belediye ekipleri tarafından gerçekleştirilen hizmet kapsamında; ev temizliği, kişisel bakım ve günlük yaşamı kolaylaştırmaya yönelik destekler sağlanarak vatandaşların bayrama daha huzurlu ve rahat bir şekilde hazırlanması amaçlanıyor. Çalışma ile özellikle yalnız yaşayan yaş almış bireyler ve özel gereksinimli vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Bayram hazırlıkları kapsamında yürütülen hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, Çeşme Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğüne başvuruda bulunabiliyor. Belediye yetkilileri, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaşmak ve destek mekanizmalarını güçlendirmek amacıyla çalışmaların düzenli olarak sürdürüldüğünü belirtti.</p>
<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sosyal dayanışmanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bayramlar, dayanışmanın ve paylaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği zamanlardır. Çeşme Belediyesi olarak özellikle yaş almış ve özel gereksinimli komşularımızın bayrama daha huzurlu ve rahat hazırlanabilmesi için ev temizliği ve kişisel bakım hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği, herkesin bayram sevincini birlikte yaşayabildiği bir Çeşme için çalışıyoruz.”</p>
<p>Çeşme Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda yıl boyunca yürüttüğü destek programlarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Bayram öncesi gerçekleştirilen bu hizmetle de hem yaşam kalitesinin artırılması hem de toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar 0232 729 8 729 numaralı telefon üzerinden Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-bayram-oncesi-anlamli-destek-ev-temizligi-ve-kisisel-bakim-hizmeti-619258">Çeşme Belediyesinden bayram öncesi anlamlı destek: Ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rol model oldular başarı hikayelerini paylaştılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rol-model-oldular-basari-hikayelerini-paylastilar-619015</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 20:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hikayelerini]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[oldular]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştılar]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619015</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret” programı kapsamındaki panellerde konuşan başarılı kadınlar, hikayeleriyle esin kaynağı oluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rol-model-oldular-basari-hikayelerini-paylastilar-619015">Rol model oldular başarı hikayelerini paylaştılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret” programı kapsamındaki panellerde konuşan başarılı kadınlar, hikayeleriyle esin kaynağı oluşturdu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İzmir Kadın Girişimciler Kurulu paydaşlığında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen ‘Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret’ buluşması iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında Türkiye’ye değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. Gün boyu süren programda deneyimli gazetecilerin moderasyonunda gerçekleşen panellerde, konularında öncü konuşmacılar, akademiden sanata, girişimcilikten kurumsal yönetime kadar geniş bir perspektifle sunumlar yaptı.</p>
<p><strong>“Bütün kadınlar emektar”</strong><br />Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’ndeki program kapsamındaki ilk panel gazeteci-yazar Demet Cengiz’in moderatörlüğünde “İzmir’in Kadın Girişimcileri/Liderleri” başlığıyla yapıldı. Kadınların doğduğu andan itibaren emek harcadığını ifade eden moderatör Demet Cengiz, “Ben hayatım boyunca çalışmayan kadın görmedim ama ücretlendirilmeyen kadın gördüm. Doğduğu andan itibaren bütün kadınların emektar olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi. Panelde turizmci, yazar, profesyonel rehber ve otelci Müjde Tönbekici, MariposaCo Kurucusu Ece Sarıoğlu, Chapters Kurucusu Günce Kazazoğlu, AGON Biotechnology Kurucusu Aleyna Yıldız Gültekin, Emel Balık Ağı AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Emel Aksoy Gündemir, Organic Toys Kurucu Ortağı, BPW İzmir Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Serap Çatalyürek ve ihracatçı, üretici Sümeyye Kınalı konuştu. Başarılı kadınlar kariyerlerine ve girişimlerine ilişkin ilham kaynağı olacak önemli bilgiler aktardı.</p>
<p><strong>Hem başarılı hem rol model oldular</strong><br />İş dünyasında karşılaştığı zorlukları aşma serüveni hakkında bilgi veren Müjde Tönbekici, “Çalışanlarımızın çoğu kadın. Kadınların gözlerindeki pırıltı ve güler yüz olunca her şey oluyor” dedi. Ailesinin kendisine hiç baskı kurmadığını ve hep desteklediğini ifade eden Sarıoğlu, “Hep yüreklendirilerek büyütüldüm. İş hayatımdaki cesaretin de bana buradan geldiğini düşündüm” diye konuştu.<br />Kadınların iş yaşamında daha cesur kararlar aldığını belirten ve şirketinin dokuzuncu senesinde olduğunu aktaran Günce Kazazoğlu yeni dönem stratejisini, “Londra’ya mağaza açmayı hedefliyorum” sözleriyle özetledi.<br />İş dünyasında önyargılardan örnekler veren Aleyna Yıldız Gültekin, teknoloji sektörü özelinde önemli bilgiler verdi.<br />Erkek egemen bir sektörde başarılı olmanın önemini aktaran Emel Aksoy Gündemir, “Mesleğe başladığımda önyargı ve sorgu vardı. İşimi yaptıkça insanlar beni kabul etmeye başladı. Karşılarında bir işi yapan kadın değil profesyonel biri olarak durdum” diye konuştu.<br />Firmasının sadece oyuncak üzerine faaliyet göstermediğini söyleyen Serap Çatalyürek doğa dostu ve ekonomik hamlelere imza attıklarını belirtti. Çatalyürek örnek olarak perdeden yelek ve çanta ürettiklerini belirterek, “Dünyayı çocuklarımız ve torunlarımız için daha yaşanılabilir hale getirmek amacıyla çalışıyoruz” dedi.<br />İş hayatıyla ilgili ailesini ikna etmekte zorluk yaşadığını ifade eden Sümeyye Kınalı, “Bizim sadece iş kadını kimliğimiz yok, anne, eş, evlat, kardeş kimliklerimiz de var. Bunların hepsini bir arada yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kadın sağlığı ve iş yaşamı konuşuldu</strong><br />Kadın Sağlığı ve İş Yaşamı / Görünmeyen Gerçekler paneli ise gazeteci-yazar Hülya Meral moderasyonunda yapıldı. Panelde Anesteziyoloji, Reanimasyon ve Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Emine Nur Tozan ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hatice Aktan konuşma yaptı. Op. Dr. Hatice Aktan, son zamanlarda en çok konuşulan konunun sağlıklı yaş almak, kadın ömrünün sağlıklı şekilde uzaması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Emine Nur Tozan da erkek ve kadınlarda farklılık gösteren ağrılar hakkında bilgiler verdi. Hülya Meral ise kadınların yaşadığı sağlık sorunlarının iş hayatına olan etkisine ilişkin istatiksel veriler paylaştı.<br />Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Yıldırım “öğrenme” konusunu “insan-zeka-ortak zeka” başlığı üzerinden aktardı.</p>
<p><strong>“Biz aslında çok fazla bir şey istemiyoruz”</strong><br />“Sahnede ve Medyada Kadın ve Topluma Etkisi” panelinin moderatörlüğünü de gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce üstlendi. İndeks İçerik İletişim Danışmanlık Ajansı CEO’su Yaprak Özer, oyuncu Ayşe Kökçü, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fügen Toksü de panelist olarak konuştu. Geleceğin umut olduğunu belirten Ceylan Güzelce, toplumda kadın rol modeller yaratmanın önemine vurgu yaptı. <br />Türkiye’deki medya yapılanmasında kadınların temsil oranı üzerinden örnekler veren Yaprak Özer, “Ben kadın ve erkek diye bir ayrımı çok sevmiyorum. Kadın her türlü kademede olmalı ama karar verici kademeye kadar çekilmeli” dedi.<br />Ayşe Kökçü de, “Kadınlar sanatta var olmaya çalışıyorlar. Her iş kolu gibi kadının burada da var olması çok zor” dedi.<br />Fügen Toksü ise, “Biz aslında çok fazla bir şey istemiyoruz. Büyük Önder’imizin bize tanıdığı haklarda eşitlik istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>İş dünyasında kadın olmak</strong><br />Gazeteci ve yazar Ahu Tanrıkulu Orakçıoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı İş Dünyasında Kadın ve Sistemsel Engeller adlı son panelde İyi Ki Vakfı Kurucusu Füsun Kuran, Doğanlar Mobilya Grubu CEO’su Mutlu Erturan ve Yanındayız Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve LokumOps Genel Müdürü Yasemin Yaşa Erkut konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kadınların iş hayatında karşılaştığı cam tavan, yapışkan zemin, vitrin kadın, annelik cezası gibi kavramlar tartışıldı. Konuşmacılar, kadınların iş hayatında karşılaştığı ayrımcılıklar üzerinden görüşlerini ve deneyimlerini aktardı.<br />Program eğitmen, yazar Ahmet Şerif İzgören’in başarı dolu hayat hikayelerinden örnekler sunduğu konuşmasıyla sona erdi.</p>
<p><strong>“İzmir’de ilk defa birbirimizin elini tuttuk”</strong><br />Konuşmaların ardından sahneye gelen ve tüm panelistlere teşekkürlerini sunan Öznur Tugay, “İzmir’de ilk defa kadınlar olarak birbirimizin elini tuttuk. Ve gerçekten diğer kız kardeşlerimize bir yol açmaya çalışıyoruz. Buradaki hedefimiz buydu. Yorgunuz ama çok mutluyuz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rol-model-oldular-basari-hikayelerini-paylastilar-619015">Rol model oldular başarı hikayelerini paylaştılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (11-16 Mart 2026)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-11-16-mart-2026-618961</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[11-16]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[pek]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618961</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-11-16-mart-2026-618961">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (11-16 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Donald Margulies’den Haldun Taner’e, Claude Magnier’den Cengiz Özek’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Ramazan ayına özel sahnelediğimiz, Nihat Alpteki’nin yönettiği geleneksel Türk tiyatrosu formlarından “Ödüllü” isimli ortaoyunu Müze Gazhane’de İstanbul seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Bu hafta Ödüllü (Ortaoyunu), Öylece Durur Zaman, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Oscar, Haramiler, Yaftalı Tabut, Sevgili Yelena Sergeyevna, Gidion’un Düğümü, Gölge, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Sevdalı Bulut, Rüya, Elma Kurdu Kırtık, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Oyun biletleri, gişelerden, <b><u>https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/</u></b>, <u>biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor</b></p>
<p>İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.</p>
<p><b>Hümay Güldağ</b>’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 15 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.<b> </b></p>
<p><b>Bu Haftanın Programı (11-16 Mart 2026) </b></p>
<p><b>ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)</b></p>
<p>“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?</p>
<p>Oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 16 Mart 2026 Pazartesi günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)</b></p>
<p>Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.</p>
<p>Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.</p>
<p><b>Donald Margulies</b>’in yazdığı, <b>Irmak Bahçeci</b>’nin çevirdiği, <b>Mehmet Ergen</b>’in yönettiği oyunda <b>Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (13+ Yaş)</b></p>
<p>Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın&#8221;</p>
<p><b>Haldun Taner</b>’in yazdığı <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu</b>, <b>Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar</b>, <b>Yiğit Ali Uslu</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b> OSCAR (13+ Yaş)</b></p>
<p>Christian Jacqueline&#8217;e aşıktır, Colette ise Oscar&#8217;a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard&#8217;dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard&#8217;a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.</p>
<p><b>Claude Magnier</b>’in yazdığı, <b>Asude Zeybekoğlu</b>’nun çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Abdullah Topal, Aslı Aybars, Aslı Şahin, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b> HARAMİLER (16+ Yaş)</b></p>
<p><b> </b>Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Musahipzade Celal</b>’in yazdığı, <b>Engin Alkan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YAFTALI TABUT (16+ Yaş)</b></p>
<p>Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.</p>
<p><b>Bilgesu Erenus</b>’un yazdığı, <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Derya Keykubat, Lale Kabul, Mana Alkoy</b>, <b>Selin Türkmen, Şenay Bağ </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)</b></p>
<p>İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.</p>
<p>Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.</p>
<p><b>Lyudmila Razumovskaya</b>’nın yazdığı, <b>Belgi Paksoy</b>’un çevirdiği, <b>Bora Seçkin</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik,</b> <b>Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GIDION’UN DÜĞÜMÜ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur.</p>
<p>Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır. “Çocukluk masum olmak demek değildir&#8230; Masumiyeti hızla kaybetme durumudur. <b>Johnna Adams</b>’ın yazdığı, <b>Beliz Coşar</b>’ın çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Özge Özder, Özgür Kaymak</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>GÖLGE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Yağmur Topçu</b>’nun yazdığı, <b>Ahmet Kahvecioğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Berfin Berber, Yağmur Topçu </b>rol alıyor. Oyun, 14 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>RÜYA(5+Yaş)</b></p>
<p>Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. <b>Özge Midilli-Ertan Kılıç</b>’ın yazdığı <b>Özge Midilli</b>’nin yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu </b>rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR GECE MASALI (5+ Yaş)</b></p>
<p>Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda <b>Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-11-16-mart-2026-618961">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (11-16 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıya]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p>Uzmanlara göre bu tablo artık bireysel bir ruh haliyle açıklanamaz durumda. Dünya, bilimsel literatürde “Yalnızlık Salgını” <em>(Loneliness Epidemic)</em> olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya.</p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yayımlanan uluslararası araştırmalar, yalnızlığın kişisel bir mesele olmaktan çıkıp küresel bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bugün dünya genelinde her altı kişiden biri kronik yalnızlık yaşıyor.</p>
<p>Uzmanlar, yalnızlığın sigara kullanımı, obezite ve hareketsizlik kadar ciddi bir ölüm riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 tarihli raporuna göre yalnızlık ve sosyal izolasyon, dünya genelinde yılda yaklaşık 871 bin ölüme katkıda bulunuyor. Bu da saatte ortalama 100 ölümün, doğrudan ya da dolaylı olarak yalnızlıkla ilişkili olduğu anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Yalnızlık Sadece Ruhu Değil, Bedeni de Hasta Ediyor</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu vurguluyor:</p>
<p>“Son iki yılda yayımlanan geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar, yalnızlığın yalnızca ruhsal bir durum olmadığını açıkça gösteriyor. Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor; kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor.”</p>
<p>2025–2026 döneminde yayımlanan bilimsel araştırmalara göre yalnız bireylerde demans riski yaklaşık yüzde 50, kalp hastalığı riski yüzde 29, inme riski yüzde 32 oranında artıyor. Erken ölüm riski de yalnız yaşayan ve kendini yalnız hisseden bireylerde belirgin biçimde yükseliyor.</p>
<p><strong>Gençler Kalabalıklar İçinde Yalnız</strong></p>
<p>Yalnızlık denince akla genellikle yaşlılar gelse de, son veriler asıl risk grubunun gençler olduğunu gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, bu tabloyu “Modern Yalnızlık Paradoksu” olarak tanımlıyor:</p>
<p>“Gençler sürekli çevrim içi, sürekli bağlantıda. Ama bu bağlantılar derinlik taşımıyor. Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik.”</p>
<p>Sosyal medyanın yoğun kullanımı ve yüz yüze temasın azalması gibi nedenler, bu duygunun gençler arasında daha da derinleşmesine yol açıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’de Tablo Farklı Değil</strong></p>
<p>TÜİK’in 2026 verilerine göre, tek kişilik hane sayısı 5,5 milyonu aşmış durumda. Son on yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60’ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor.</p>
<p>Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu’na göre bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu:</p>
<p>“Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor.”</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Sosyal Medyanın Etkisi</strong></p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yalnızlıkla mücadelede yapay zeka destekli sohbet uygulamaları ve dijital yoldaşlar hızla yaygınlaştı. Bazı çalışmalar bu araçların kısa vadede yalnızlık hissini azalttığını gösterse de, uzmanlar temkinli.</p>
<p>Doç. Dr. Berke Kırıkkanat bu noktada uyarıyor: “Yapay zeka kişiye ‘duyulma’ hissi verebiliyor. Ancak bu, gerçek ilişkilerin yerini tutmuyor. Aşırı kullanımda sosyal beceriler körelebiliyor ve kişi gerçek hayattan daha da kopabiliyor. Sosyal medya ise insanları birbirine bağlamak yerine çoğu zaman karşılaştırma, yetersizlik ve dışlanmışlık duygusunu besliyor.”</p>
<p><strong>Yalnızlık Duygusu Kişisel Zayıflık Değil</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve OECD raporları, yalnızlıkla mücadelenin yalnızca bireysel terapi ya da kişisel çabayla çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre sorun, bireylerin değil, modern yaşamın yapısında yatıyor. Bu nedenle çözümün sağlık sistemlerinden şehir planlamasına, eğitim politikalarından sosyal yaşama kadar geniş bir toplumsal çerçevede ele alınması gerekiyor.</p>
<p>Son yıllarda bazı ülkelerde hayata geçirilen “sosyal reçeteleme” modelleri bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu modeller, bireyleri topluluk etkinliklerine ve sosyal alanlara yönlendirerek yalnızlık hissini azaltmayı hedefliyor. İlk sonuçlar umut verici olsa da, bu adımların kalıcı ve yaygın hale getirilmesinin kritik olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın yapısal boyutuna dikkat çekiyor: “Yalnızlık bir karakter kusuru değil, modern yaşamın ürettiği yapısal bir sorun.”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat ise çözümün yönünü şu sözlerle özetliyor: “Toplum olarak daha fazla bağlantıya değil, daha fazla anlamlı bağa ihtiyacımız var.”</p>
<p>Özetle araştırmalar şunu gösteriyor: Bireylerin yalnızlık duygusu görmezden gelindiğinde, en kalabalık toplumlar bile zamanla içten içe yalnızlaşıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[ailede]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[taramalara]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor. Düzenli taramalar sayesinde risk grubunda olunsa da kolon kanseri erken dönemde saptanabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mürşit Dinçer, kolon kanserinin tanı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Polipler henüz kansere dönüşmeden çıkarılabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alır ve kansere bağlı yaşam kayıplarının önemli bir bölümünden sorumludur. Hastalık çoğunlukla kalın bağırsağın veya rektumun mukozasından gelişmektedir. Birçok vakada süreç, başlangıçta iyi huylu olan adenomatöz poliplerin yıllar içerisinde kötü huylu olan malign lezyonlara dönüşüm göstermesi ile ilerlemektedir. Bu dönüşümün uzun bir zaman diliminde gerçekleşmesi ise kolon kanserinin erken tanı ve önleme açısından önemli bir fırsat sunmasına olanak sağlar. Düzenli tarama programları sayesinde polipler henüz kansere dönüşmeden tespit edilip çıkarılabilir.</p>
<p><strong>50 yaş altı kolon kanserindeki artış dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Son yıllarda kolon kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlenmektedir. Bu artış özellikle 50 yaş altındaki bireylerde daha belirgin haldedir. Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması, işlenmiş ve rafine gıdaların daha fazla tüketilmesi, liften fakir diyetler, obezite görülme sıklığındaki artış ve fiziksel aktivitenin azalması bu yükselişte önemli rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra bağırsak mikrobiyotasında meydana gelen değişiklikler, yaşam süresinin uzaması ve tanı yöntemlerinin gelişmesi de bildirilen vaka sayılarının artmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Baba 50 yaşında tanı almışsa çocuk 40 yaşında taramalara başlamalı</strong></p>
<p>Kolon kanseri, düzenli tarama programları sayesinde erken evrede saptanabilen ve hatta polip aşamasında önlenebilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ortalama risk grubunda yer alan bireylerde tarama programlarına genellikle 45 yaşında başlanması önerilmektedir. Gaitada gizli kan testi yılda bir veya iki yılda bir uygulanabilmekte, kolonoskopi ise yaklaşık 10 yılda bir yapılması önerilen ve tanı açısından altın standart olarak kabul edilen yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>Aile öyküsü bulunanlar, daha önce polip saptananlar veya inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireyler yüksek risk grubunda yer almakta; bu kişilerde taramaların daha erken yaşta başlatılması ve daha sık aralıklarla yapılması önerilmektedir. Ailede kolon kanseri kaç yaşında saptanmışsa bu yaştan 10 yaş önce tarama programlarına başlamak gerekir. Örneğin; anne ya da baba 50 yaşında kolon kanseri tanısı almışsa çocukları 40 yaşında taramalara başlamalıdır.</p>
<p><strong>Fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimine dikkat!</strong></p>
<p>Beslenme alışkanlıkları kolon kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Lif açısından zengin beslenme, bağırsak geçiş süresini kısaltmakta ve potansiyel kanserojen maddelerin bağırsak mukozası ile temas süresini azaltmaktadır. Ayrıca lifli gıdaların bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilediği ve inflamasyonu azaltabildiği gösterilmektedir. İşlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis gibi), aşırı kırmızı et tüketimi ve yüksek oranda rafine şeker içeren gıdaların ise risk artışı ile ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Buna karşılık tam tahıllar, sebzeler (özellikle turpgiller), meyveler, baklagiller ve fermente süt ürünleri bağırsak sağlığını destekleyen besinler arasında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Değiştirilebilir faktörlere dikkat ederek kanser riskini azaltın</strong></p>
<p>Kolon kanseri açısından risk faktörleri değiştirilemeyen ve değiştirilebilir faktörler olarak iki ana grupta toplanmaktadır. İleri yaş, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, kalıtsal kanser sendromları ve inflamatuar bağırsak hastalıkları başlıca değiştirilemeyen risk faktörleridir. Buna karşılık obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimi ile liften fakir beslenme önlenebilir ya da azaltılabilir risk faktörleri arasındadır. Kolon kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan bir hastalıktır. Bu anlamda toplumda farkındalığın artırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi, düzenli fiziksel aktivite ve uygun yaşta başlatılan tarama programlarının yaygınlaştırılması önemlidir.</p>
<p><strong>Doğru zamanda cerrahi müdahale kolon kanserinde hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>Erken evrede tespit edilen tümörlerde, kanserli bağırsak bölgesi çıkarılıp ve çevresindeki lenf düğümleri temizlenebilir. Cerrahi sırasında kullanılan yöntemler hastanın durumuna ve tümörün yerine göre değişir. Açık cerrahi yöntemlerinin yanı sıra laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri de yaygın şekilde uygulanır. Laparoskopik ve robotik yöntemler, karın bölgesinde küçük kesilerle operasyon yapılmasını sağlar bu da iyileşme süresini kısaltır ve hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırır. Gerekli görüldüğünde hastalığın evresine göre cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. Kolon kanserinde her kanser türünde olduğu gibi kişiye özel tedavi planları hazırlanır. Düzenli takipler ile cerrahi sonrası hastalığın tekrarlama riski izlenir ve koruyucu önlemler alınır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in kadınlarıyla tam yol ileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-kadinlariyla-tam-yol-ileri-618376</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 08:09:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çakar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[direksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[eshot]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Şoför]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618376</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, kadınların ulaşım sektöründe daha fazla yer almasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kadinlariyla-tam-yol-ileri-618376">İzmir&#8217;in kadınlarıyla tam yol ileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, kadınların ulaşım sektöründe daha fazla yer almasını sağlıyor. Bu kapsamda, ESHOT Genel Müdürlüğü’nde göreve başlayan dördüz annesi Zerrin Tuncay Karadavut ile vinç operatörlüğünü bırakarak otobüs direksiyonuna geçen Melek Çakar, kararlılık ve azmiyle kadınların her meslekte başarıyla var olabileceğini gösteriyor. Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden kamu kurumu olan ESHOT, böylece güvenli ulaşım hizmeti sunmanın yanı sıra kent yaşamında eşitliğin güçlenmesine de öncülük ediyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artıran eşitlikçi yönetim anlayışı, kadınların farklı meslek alanlarında yer almasını da güçlendiriyor. ESHOT Genel Müdürlüğü çatısı altında göreve başlayan kadın şoförler, bu örneklerden sadece bazıları. Otobüs şoförü olarak çalışan 51 yaşındaki Zerrin Tuncay Karadavut, dördüz çocuk annesi olarak hem anneliği hem mesleğini büyük bir özveriyle sürdürüyor. Manisa’nın bir köyünde doğup büyüyen Karadavut, direksiyonla küçük yaşlarda tanıştığını anlatarak, “Henüz 9 yaşındayken traktör kullanmayı öğrendim. Babamın arabasını çok severdim, gizli gizli kullanırdım. Amcamın kamyonunu da kullandım. Aslında çocukluğumdan beri bu mesleğe gönül vermiştim” dedi.  </p>
<p><strong>Hem çocuklarını büyütüyor hem de mesleğini yapıyor</strong></p>
<p>ESHOT’ta göreve başlamadan önce özel sektörde çalışan Karadavut, dördüz çocuklarını dünyaya getirdikten sonra bir süre çalışma hayatına ara vermek zorunda kaldı. İlkokul birinci sınıfa giden 6 yaşındaki Kumsal Nazik, Doruk, Kayra ve Ömer isimli çocukları biraz büyüyünce geçimini sağlamak için bir süre seyyar köfte ekmek arabası işlettiğini anlatan Karadavut, ESHOT’a başvuru sürecini şöyle anlattı: “Mahalleden bir tanıdığımız ESHOT’ta şoför alımı olduğunu söyledi. Başvurdum. 4 ay sonra kabul edildiğimi öğrendim. Eğitimlere katıldım ve ardından otobüs şoförü olarak göreve başladım. Direksiyon başına geçtiğimde çocuklarım daha üç yaşındaydı.”</p>
<p><strong>“Hayal ettiğim birçok şeyi gerçekleştirdim”</strong></p>
<p>Direksiyon başındayken bile aklının çocuklarında olduğunu belirten Karadavut, “Çocuklarımı düşünürken bazen gülüyorum. Yolcular bunu fark edip garipsiyor ama ben o an onları düşünüyorum” dedi. Verdiği mücadelenin arkasında çocuklarına bırakmak istediği bir mesaj olduğunu söyleyen Karadavut, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarıma ‘Kadınlar yapamaz’ algısını kıracak bir yaşam mücadelesi bırakmak istiyorum. Kadınlar çok şey yapabilir. Hayatım boyunca hiç ‘ben yapamam’ demedim. Zor olur ama yaparım dedim. Hayal ettiğim birçok şeyi gerçekleştirdim. Dimdik ayakta durdum.”</p>
<p><strong>50 metre yüksekte gelen telefon hayatını değiştirdi</strong></p>
<p>Kule vinç operatörlüğü yapan 2 çocuk annesi 45 yaşındaki Melek Çakar da İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü’nün “Eşitliğe Sür” projesine başvuruda bulundu. Başvurusunun ardından aylarca bekleyen Çakar, umudunu kestiği dönemde Adıyaman’a gitti. Burada akrabalarının desteğiyle kule vinç operatörlüğü yapmaya başladı. Ancak İzmir’den gelen bir telefon, hayatının yönünü değiştirdi. Melek Çakar, “Başvuru yaptıktan sonra 6 ay bekledim. Artık umudumu kesmiştim. Adıyaman’daydım ve kule vinç kullanıyordum. Yaklaşık 50 metrenin üzerindeyken ESHOT’tan aradılar. Başvurumu değerlendirdiklerini ve beni beklediklerini söylediler. O kadar sevindim ki… O an ‘Allah’ım sana bu kadar yakın olmamı mı bekliyordun’ dedim” sözleriyle o anı paylaştı.</p>
<p><strong>“İzmir benim evim”</strong></p>
<p>Çakar, “İzmir benim evim ve ben evimde olmak istedim. Çocuklarımı yalnız bırakmak içime sinmiyordu. Çalışmak için gitmem gerekiyordu ama bu fırsat gelince işverenimle konuşup İzmir’e döndüm. Çok şükür kazandım ve işbaşı yaptım” dedi. Araba kullanmayı çok sevdiğini belirten Çakar, işini severek yapmanın yolculara da yansıdığını ifade etti. Yolculardan olumlu dönüşler aldığını söyleyen Çakar, “Yolcularımız ‘Ne güzel sürüyorsunuz, ne kadar güler yüzlüsünüz. Sizi gördükçe gurur duyuyoruz. Mustafa Kemal’in kızları bunlar’ diyor. Bu sözler bizi daha da motive ediyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Pes etmeyin”</strong></p>
<p>Bir dönem yaş sınırı nedeniyle başvuru yapamadığını, kadınlarda yaş sınırının yükseltilmesiyle yeniden başvurduğunu aktaran Çakar, kadınlara şu sözlerle seslendi: “Ben bu işi istiyordum ve bunun için uğraştım. Kadınlar ‘Ben yapabilirim’ diyorsa gerçekten yapıyor. Bizimle yola çıkıp kazanamayan arkadaşlarıma da sesleniyorum; pes etmeyin. Gücünüzün farkında olun ve tekrar başvurun.”</p>
<p><strong>“Birçok insanın canı bize emanet”</strong></p>
<p>18 metre uzunluğundaki körüklü araçları da kullandıklarını belirten Çakar, mesleğin sorumluluğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Gerçekten zor bir meslek. Bütün gün trafikteyiz. Birçok insanın canı bize emanet. Ani bir durumda frene bastığımızda bile kimsenin burnu kanamasın diye büyük hassasiyet gösteriyoruz. Yolcularımızdan ve diğer sürücülerden de bu stresin farkında olmalarını ve bize destek olmalarını istiyoruz.” Zaman zaman “kadın şoför” sözleriyle incitici yaklaşımlarla karşılaştıklarını belirten Çakar, “Eğer bu koltuktaysam, demek ki bu işi başarabiliyorum. Bu direksiyona oturabilmek için ciddi eğitimlerden geçtik. Özveriyle ve dikkatle görevimizi yapıyoruz” dedi. Çocuklarının da yaptığı işten gurur duyduğunu belirterek, “Onları sevdikleri meslekleri seçmeleri için cesaretlendiriyorum. İnsanın severek yaptığı işten aldığı verim çok başka. Ben direksiyonda olmaktan mutluyum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Türkiye’de en fazla kadın şoför İzmir’de</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamını artıran ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren politikalarıyla Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden kamu kurumu olma özelliğini taşıyor. Bu anlamda ESHOT 300’e yakın kadın şoför ile Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden ve bu başarısıyla Avrupa’nın ve dünyanın da sayılı belediyeleri arasında yer alıyor. Bu güçlü tablo, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kadınların çalışma yaşamında daha görünür ve güçlü olması yönündeki kararlı yaklaşımıyla daha da pekişiyor. İzmir’de kadınların direksiyon başında daha fazla yer alması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin günlük yaşamın en görünür alanlarından biri olan toplu ulaşıma yansıması amaçlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kadinlariyla-tam-yol-ileri-618376">İzmir&#8217;in kadınlarıyla tam yol ileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Özlem Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama Programı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi!<strong> </strong>Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,</strong> kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>Her iki yılda bir tarama testi şart! </strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni polipler! </strong></p>
<p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor</p>
<p><strong>Erken evrede tam şifa mümkün!</strong></p>
<p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor. <strong> </strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye<strong> </strong>ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklara &#8216;savaş&#8217; gerçeği nasıl anlatılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklara-savas-gercegi-nasil-anlatilmali-618140</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:29:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Luş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618140</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocukların ve ergenlerin savaş ortamlarından hem ruhsal hem fiziksel olarak nasıl etkilendiği ve ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl destek olabilecekleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-savas-gercegi-nasil-anlatilmali-618140">Çocuklara &#8216;savaş&#8217; gerçeği nasıl anlatılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocukların ve ergenlerin savaş ortamlarından hem ruhsal hem fiziksel olarak nasıl etkilendiği ve ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl destek olabilecekleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuğun kaygısını azaltmanın en önemli yolu, onu anlayarak güven vermek! </strong></p>
<p>Çocuklara savaş hakkında bilgi verirken en önemli noktalardan birinin kavramların ilgili, açık ve çocuğun anlayabileceği bir şekilde konuşmak olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Onun endişelerini anladığını anne babanın dile getirmesi ve çocuğa güven vermesi çok önemli.” dedi.</p>
<p>Çocuğun kaygılarının çok önemli ölçüde bu şekilde azaltılabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Onunla birlikte haberleri izleyerek, elbette birtakım görüntülerden çocuğu uzak tutarak çocuğu korumak anne babanın en önemli görevlerin başında gelir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergenler de savaş görüntülerinden etkilenebilir ve uzun süreli travmatik etkilere yol açabilir! </strong></p>
<p>Özellikle ergenlik döneminde çocukların savaş ile ilgili haberlerle doğrudan ilgilenebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Aslında politik sorular bile sorabilirler. Kendi görüşünü anne babasının görüşleriyle kıyaslamak isteyebilir ve hatta tartışmak isteyebilir.” dedi.</p>
<p>Anne babanın bu konularda ergenler ile konuşması, konuşmaktan çekinmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hatta onu dinlemesi, yargılamaması, eğer kendisi gibi düşünmüyorsa, başka bir görüş bildiriyorsa kesinlikle yargılayıcı konuşmaması çok önemli. Ergenler de küçük bir çocuk gibi bu görüntülerden etkilenebilir. Savaş ortamında yaşayan çocuklar çok daha ciddi travma atlatıyorlar. Şiddete maruz kalmış çocuklar gibi onların da erişkinlik dönemine kadar devam eden, travma sonrası birtakım belirtileri gösterdikleri çeşitli araştırmalarla kanıtlanmış. Bu nedenle belki de çok uzun sürecek birtakım terapilere ve tedavilere ihtiyaç duyabilirler.”</p>
<p><strong>Savaş, çocukların ruhsal dünyasında ciddi yıkıma neden olur! </strong></p>
<p>Savaş gibi yetişkinlerin bile dehşete düştüğü, dehşet içerisinde kaldığı ve oldukça kötü etkilendiği şiddet ortamında çocukların sadece ruhsal olarak etkilenmediklerine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:</p>
<p>“Çocukların temiz suya ulaşamadığı, temiz yiyeceklere ulaşamadığı, açlık, susuzlukla özellikle 5 yaş altındaki çocukların ölümle karşılaştığı savaş ortamında birinci öncelik elbette çocukların fiziksel olarak sağlıklı olmaları, hayatta kalmaları, temiz suya ve yiyeceğe ulaşmalarıdır. Fakat onların ruhsal dünyasında tıpkı yetişkinlerin olduğu gibi çocukların da ruhsal dünyasında savaş oldukça önemli yıkım etkisi yaratır. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda şiddet içerikli herhangi bir olayın hemen akabinde huzursuzluk, ağlama, her şeye aşırı tepki verme, hırçınlık, uykusuzluk, anne babanın dediklerine uymama, her şeyi reddetme gibi bir takım olumsuz belirtiler görülüyor.”</p>
<p><strong>Önemli olan çocuklara doğru bilgiyi, anlayabilecekleri şekilde vermek!</strong></p>
<p>6 yaş ya da 7-8 yaş sonrası çocuklarla daha küçük çocuklar arasında fark olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ebeveynler olarak, çocukların soyut kavramları anlamadıklarını, savaş da soyut bir kavram olduğu için buna anlam veremediklerini, gördükleri her şeyi sorabileceklerini hiçbir zaman unutmamalıyız.” dedi.</p>
<p>Önemli olanın onlara doğru bilgiyi vermek, onların anlayabileceği bir şekilde konuşmak, anlayabileceği dilden konuşmak ve onlara güven vermek olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Zaten ebeveynlerin kendilerini anladığını hissederse bir çocuk, kendisini güvende hisseder dolayısıyla kaygısı çok azalır. </p>
<p>Ergenlik dönemi içinde aslında bu böyledir. Kendi görüşlerini geliştirmeye başladıkları için kişilik gelişimi ile birlikte ergenler bu konular ile ilgili tartışmak isteyeceklerdir. Kendi görüşlerini ortaya koymak isteyeceklerdir. Aslında anne babalar onları yargılamadan dinlemeli, onaylamasalar bile, kendi görüşlerine uymasa bile, yine de onları kesinlikle rencide etmeden, terslemeden dinlemeli, hak vermedikleri yerler olsa bile onları düzeltmeden sadece onların yanında olduğunu gösteren bir şekilde onlarla iletişim kurarak, aslında onlara destek olmak en iyi ebeveynlik işlevidir diyebiliriz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-savas-gercegi-nasil-anlatilmali-618140">Çocuklara &#8216;savaş&#8217; gerçeği nasıl anlatılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Özlem Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama Programı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi!<strong> </strong>Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,</strong> kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>Her iki yılda bir tarama testi şart! </strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni polipler! </strong></p>
<p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Erken evrede tam şifa mümkün!</strong></p>
<p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor. <strong> </strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye<strong> </strong>ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstatistiklerle Kadın, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-kadin-2025-618074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2024]]></category>
		<category><![CDATA[2024 Yılında]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[iken]]></category>
		<category><![CDATA[İstihdam Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[statistiklerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye nüfusunun %49,98'ini kadınlar, %50,02'sini erkekler oluşturdu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-kadin-2025-618074">İstatistiklerle Kadın, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye nüfusunun %49,98&#8217;ini kadınlar, %50,02&#8217;sini erkekler oluşturdu</strong></p>
<p> </p>
<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun %49,98&#8217;ini kadınlar, %50,02&#8217;sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %69,7 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete ve yaş grubuna göre nüfus oranı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-0-deHvFTxG.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-1-XvL8YiSF.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2011-2024</p>
<p> </p>
<p><strong>En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %88,3 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2024 yılında %92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda %88,3, erkeklerde ise %97,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı, 2008-2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-2-OB1kVI4B.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2008-2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %23,6 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2024 yılında %25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda %23,6, erkeklerde ise %26,8 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre seçilmiş göstergeler, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-3-VxE2PL49.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024<br />              TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Annesi yükseköğretim mezunu olanların %84,4&#8217;ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında %84,4&#8217;ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %68,7 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %36,8, erkeklerde ise %72,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p>İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,7 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyet ve eğitim durumuna göre işgücüne katılma oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-4-jzyWGsSP.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %32,5, erkeklerde ise %66,9 oldu.</p>
<p> </p>
<p>En yüksek istihdam oranı %54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p>En yüksek kadın istihdam oranı, %39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-5-Mclv1dqs.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p>En yüksek erkek istihdam oranı, %72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Erkek istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-6-hIh7VbGj.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı %18,3 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında %12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı %26,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2024 yılında %60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %26,9, erkeklerin istihdam oranının ise %90,9 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın büyükelçi oranı %28,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2025 yılında %28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2025 yılında %71,6 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın milletvekili oranı %19,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2025 yılında %19,9 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı %34,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında %34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında %43,3 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı %21,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2024 yılında %21,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p>Borsa İstanbul&#8217;da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında %12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında %18,3 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı %34,2 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,2&#8217;sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %28,2 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>TZE cinsinden Ar-Ge insan kaynağının cinsiyete göre sektör içi dağılımı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-7-YJE4vVbN.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 3 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-8-pwrveVFs.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Evlenme İstatistikleri, 2025</p>
<p> <strong>Kadınların %17,0&#8217;ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü</strong></p>
<p> ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların %38,3&#8217;ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %43,3 olduğu görüldü.</p>
<p> <strong>Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 oldu</strong></p>
<p>Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,4 oldu.</p>
<p> <strong>Yapay zeka kullanan kadınların oranı %18,8 oldu</strong></p>
<p> Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında %19,2 oldu. Bu oran kadınlarda %18,8 iken erkeklerde %19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin %39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların %40,5&#8217;inin, erkeklerin ise %38,3&#8217;ünün yapay zeka kullandığı görüldü.</p>
<p> <strong>Beyin göçü oranı kadınlarda %1,6 oldu</strong> </p>
<p>Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında %2,0 oldu. Bu oran kadınlarda %1,6 iken erkeklerde %2,4 oldu.</p>
<p> <strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı %30,1 oldu</strong></p>
<p>Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun %27,9&#8217;unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda %30,1 iken erkeklerde %25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı %28,4, erkeklerin oranı %21,8 olarak görüldü.</p>
<p><strong>Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü</strong></p>
<p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %28,2&#8217;sinin psikolojik şiddete, %18,3&#8217;ünün ekonomik şiddete, %12,8&#8217;inin fiziksel şiddete, %10,9&#8217;unun ısrarlı takibe, %8,3&#8217;ünün dijital şiddete ve %5,4&#8217;ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.</p>
<p>Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için %31,8 iken yükseköğretim mezunlarında %8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için %16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için %13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %2,2 oldu.</p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %56,0, %42,0 ve %38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların %66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %39,6 ve %62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-kadin-2025-618074">İstatistiklerle Kadın, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polonyalı kafileden Kültür Evi&#8217;ne büyük ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/polonyali-kafileden-kultur-evine-buyuk-ilgi-617859</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[evi]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kafileden]]></category>
		<category><![CDATA[kemer]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Evi]]></category>
		<category><![CDATA[polonyalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erasmus Yetişkin Projesi kapsamında Kumluca’ya gelen 60 yaş üzeri 39 Polonyalı, Kemer Belediyesi Kültür Evi’ni ziyaret ederek bölgenin kültürü ve yaşamı hakkında Kültür Evi sorumlusu yerel tarihçi Ramazan Kar’dan bilgi aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polonyali-kafileden-kultur-evine-buyuk-ilgi-617859">Polonyalı kafileden Kültür Evi&#8217;ne büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erasmus Yetişkin Projesi kapsamında Kumluca’ya gelen 60 yaş üzeri 39 Polonyalı, Kemer Belediyesi Kültür Evi’ni ziyaret ederek bölgenin kültürü ve yaşamı hakkında Kültür Evi sorumlusu yerel tarihçi Ramazan Kar’dan bilgi aldı. </p>
<p>Kültür ve sürdürülebilir turizm projesi kapsamında Kumluca Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gelen 39 Polonyalı, okul müdürü Serkan Tekin Turhan ve İngilizce Öğretmeni Arif Gelebek eşliğinde Kemer Belediyesi Kültür Evi’ni de ziyaret etti. </p>
<p>Kumluca’daki kültürel yaşamın yanı sıra projede yer alan Kemer bölgesindeki kültürel yaşımı da araştıran Polonyalı kafile, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu öncülüğünde Kemer’e kazandırılan Kültür Evi’nde incelemelerde bulundu. </p>
<p>Kültür Evi’nde Kemer’in eski yaşamını anlatan değerli eşyalar, fotoğraflar, objeler ve günlük kullanılan kıyafetleri tek tek inceleyen Polonyalı kafile, Kültür Evi Sorumlusu Ramazan Kar’dan bilgi aldı. </p>
<p>Yaklaşık bir hafta boyunca Kumluca ve Kemer’de araştırmalarına devam edecek olan Polonyalı grup, ziyaret sonrası hatıra fotoğrafı çektirdi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polonyali-kafileden-kultur-evine-buyuk-ilgi-617859">Polonyalı kafileden Kültür Evi&#8217;ne büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kıskacında]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799">Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dünya Sağlık Teşkilatı’nın raporları okul şiddetinin küresel ölçekte arttığını gösteriyor. Siber zorbalık belirgin biçimde artıyor. Fiziksel şiddet bazı ülkelerde azalırken bazı ülkelerde artıyor. Türkiye’de de fiziksel şiddetin arttığı gözlemleniyor” dedi.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi nöropsikolojik olarak riskli bir evre</strong></p>
<p>Ergenlik döneminin beyin gelişimi açısından kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, dürtü kontrolü ve karar verme süreçlerinin henüz tam olgunlaşmadığını ifade etti ve “Ergenlikte beynin prefrontal korteks dediğimiz, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgesi tam gelişmemiştir. Bu bölge beynin kaptan köşküdür. Bedensel gelişim ruhsal gelişimin önüne geçebilir. Bu nedenle ergenlik bazı literatürde ‘normal şizofrenik dönem’ olarak tanımlanır. Sıra dışı ve rasyonel olmayan davranışlar bu çağın doğasında vardır.” diye konuştu.</p>
<p>Ancak bu nöropsikolojik risklerin tek başına belirleyici olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocukta adalet algısı varsa, sıcak, tutarlı ve sınır koyan ebeveynlik varsa, açık iletişim ortamı bulunuyorsa şiddet davranışı azalır. Adalet algısı zedelendiğinde çocuk kendini güvende hissetmez, ahlaki dışlanma yaşar ve şiddeti meşrulaştırır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Hem evde hem okulda adalet algısı bozulursa risk artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuğun hem evde hem okulda adaletsizlik algısı yaşamasının şiddet riskini ciddi şekilde artırdığını ifade ederek, “Eğer çocuk hem evde hem okulda kendini haksızlığa uğramış hissediyorsa depresyon ve şiddet eğilimi daha da artar. Bir tarafta güvenli alan varsa denge sağlanabilir. Ancak iki alanda da zedelenme varsa risk büyür.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Açık iletişimin olmadığı, çocuğun zorla konuşturulduğu ya da baskı altında tutulduğu ortamlarda riskin arttığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, özgürlük ve özerklik ihtiyacı karşılanmayan çocuğun kendini tehdit altında hissettiğini ve bu durumun ahlaki kuralları dışlamasına yol açabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk kendi ahlaki kurallarını oluşturmaya başlar ve şiddeti normalleştirir. Ailede, okulda ya da toplumda adalet algısının bozulması, şiddet artışında çok önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen zaten nöropsikolojik olarak hazır değil</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde beynin karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu prefrontal korteks bölgesinin henüz tam olgunlaşmadığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, adaletsizlik algısının bu süreci daha da zorlaştırdığını söyledi ve “Ergen adaletsizliğe uğradığını düşündüğünde mantıksal ve duygusal muhakemeyi birlikte kullanarak sağlıklı karar verme kapasitesi zaten sınırlıdır. Bunun üzerine bir de madde kullanımı eklenirse risk katlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Alkol ve madde kullanımının beynin ön bölgesini devre dışı bıraktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Madde, en sağlıklı insanda bile beynin kaptan köşkü olan prefrontal korteksi baskılar. Kişi düşünmeden konuşur, düşünmeden davranır, birikmiş öfkesini kontrolsüz biçimde dışa vurur. Yanlış senaryolar üretir ve yanlış bir mağduriyet duygusu geliştirir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Bu mağduriyet algısının hem evde hem okulda yaşanması durumunda depresyon ve şiddet riskinin daha da arttığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Eğer çocuk yalnızca bir alanda sorun yaşıyorsa diğer alan denge sağlayabilir. Ancak hem evde hem okulda adalet algısı zedelenmişse şiddet ihtimali yükselir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Madde kullanımının riski ciddi biçimde artırdığını da belirten Prof. Dr. Tarhan, “Madde kullanan bir çocuğun okula gitmesi sakıncalıdır. Tedavi gören bir öğrencinin ‘okula gidebilir’ raporu olmadan okula dönmemesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Okul iklimi adalet algısıyla doğrudan bağlantılı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, adalet algısının zedelenmesinin okul iklimini de olumsuz etkilediğini belirterek, “Açık, şeffaf, hesap verebilir ve sorgulanabilir bir sistem yoksa adalet algısı bozulur. Aidiyet duygusu zayıflar. Öğretmenle güven ilişkisi zarar görür. Öğrenci kendini güvende hissetmez.” diye konuştu.</p>
<p>Araştırmaların zorbalık eğilimleri ile okul iklimi arasında güçlü bir ilişki gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr.  Tarhan, adil kurallara sahip, herkese eşit davranan bir okul yönetiminin öğrencilerin güven duygusunu artırdığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Gençler sorunlarının çözülebileceğine inanırsa şiddete başvurma ihtimali azalır.” dedi.</p>
<p><strong>Travmaya duyarlı okullar yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle ABD’de “travmaya duyarlı okul” modelinin yaygınlaşmaya başladığını dile getirerek, “Okul şiddeti ABD’de çok yüksek. Okula silah götüren öğrenci sayısının yüz binlerle ifade edildiği bir tablo var. Bu nedenle travmaya duyarlı okullar açılıyor. Bu okullarda sadece akademik disiplin değil, sosyal ve duygusal öğrenme programları uygulanıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu kapsamda öğrencilere sosyal-duygusal beceriler, mindfulness uygulamaları ve pozitif psikoloji temelli çalışmalar yapıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik sağlamlığı artan bir çocuk hem kendi içindeki şiddeti hem de başkasının şiddetini yönetebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital çözüm merkezleri kurulmalı</strong></p>
<p>Okul ikliminde normların net biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Haksızlığa uğrayan öğrenciler için dijital çözüm merkezleri oluşturulmalı. Çocuk yaşadığı sorunu mesaj yoluyla iletebilmeli ve belirli süre içinde geri dönüş alabilmeli. Böyle bir sistem işlerse çocuk duygularını biriktirmez, ifade eder ve şiddet riski azalır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili ile “çember etkisi”…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençlerin davranış repertuarını doğrudan etkilediğini belirterek, buna “çember etkisi” adını verdi.</p>
<p>Toplumu iç içe geçmiş halkalara benzeten Prof. Dr. Tarhan, “En iç halkada yöneticiler vardır. Yöneticinin küçük bir hatası ya da kullandığı bir öfke dili, geniş halkalara büyüyerek yansır. Çocuklar ve gençler model alarak öğrenir. Makro modelde öfke varsa mikro modelde de öfke olur.” dedi.</p>
<p>Lider konumundaki kişilerin öfkeyi sorun çözme ya da hak arama yöntemi gibi kullanmasının gençler üzerinde güçlü bir model etkisi oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beynin karar verici bölgesi olan frontal korteks 20-25 yaşına kadar tam olgunlaşmaz. 12-15 yaş en riskli dönemdir. 15-25 yaş ikinci derecede risklidir. Bu süreçte gençlerin yaptığı davranışın sonucunu fark etme ve doğru-yanlışı ayırt etme kapasitesi henüz gelişim halindedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hukuki, sosyal ve ahlaki normlar birlikte korunmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, şiddetin yalnızca bireysel değil normatif bir sorun olduğuna işaret ederek, üç temel normun korunması gerektiğini söyledi ve “Hukuki normlara uymamak en ağır şiddet davranışıdır. Sosyal normlara uymamak, psikolojik taciz gibi davranışları artırır. Ahlaki normların zedelenmesi de farklı şiddet türlerine yol açar. Bu üç norm dengeli biçimde korunmalıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Toplumsal travmaların bu normları zayıflatabildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Pandemide yetişkinler yeni düzene adapte oldu ancak ergenler zorlandı. Beklenti ileri yaş gruplarının daha çok etkileneceği yönündeydi fakat en çok ergenler etkilendi. Sosyal medya ile aşırı temas kurdular, gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kaldılar.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Ailede açık iletişim, sınır ve duygu koçluğu eksikliği olduğunda gençlerin stresle başa çıkmak için sosyal medyaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “15 yaş altına sosyal medya hesabı açılması mutlaka sınırlandırılmalı. Sosyal medya şiddeti anonimleştiriyor ve sıradanlaştırıyor. Bu çok tehlikeli. Kötülüğü normalleştiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Siber zorbalık davranış eşiğini düşürüyor</strong></p>
<p>Siber zorbalığın çevrimiçi ortamda oluşan bir “cesaret” duygusu ürettiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çevrimiçi ortamda anonimlik hissi oluşuyor. Şiddet sıradanlaşıyor ve normalleşiyor. Oysa yüz yüze ortamda kişi ‘dur, düşün, eyleme geç’ mekanizmasını kullanabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu mekanizmanın beynin ön bölgesiyle ilgili olduğunu vurgulayarak, “Beynin fren mekanizması GABA sistemiyle, gaz mekanizması ise glutamat sistemiyle ilgilidir. Ergenlerde fren sistemi zayıf, gaz sistemi daha aktiftir. Bu nedenle gençler freni zayıf bir otomobil gibi hareket edebilir.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Aile ortamında sıcak, tutarlı ve sınır koyan bir iletişim varsa çocuğun dürtülerini daha iyi yönetebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk böyle bir ortamda yaşadığında öfkesini ailesiyle konuşur, ‘dur ve düşün’ becerisini geliştirebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Alkol beyindeki fren sistemini zayıflatıyor</strong></p>
<p>Alkol ve bağımlılık yapan maddelerin beynin “fren mekanizmasını” bozduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Alkol, beyindeki birçok reseptöre bağlanır ancak en belirgin etkisi GABA sistemi üzerindedir. Bu sistem beynin fren mekanizmasıdır. Fren devre dışı kaldığında kişi, gaz sistemi olarak tanımlanan glutamat sisteminin etkisiyle hareket eder. Bu da kontrol kaybına yol açar.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Bağımlılık beynin ödül sistemiyle ilgili</strong></p>
<p>Bağımlılığın beyindeki ödül sistemiyle bağlantılı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, dopaminin bu süreçte temel rol oynadığını ifade etti. Özellikle ergenlik döneminde anlık haz arayışının yüksek olduğuna dikkat çeken Tarhan, sosyal ve duygusal becerilerin yeterince gelişmemiş olması halinde riskin arttığını söyledi ve “Eğer aile yalnızca akademik başarıya odaklanıyorsa ve sosyal-duygusal öğrenme ihmal ediliyorsa, çocukta dürtü kontrolü zayıf olur. Bu beceriler yaşayarak ve aile içindeki psikolojik iklimle gelişir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç ebeveynlik tarzı şiddeti tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyi niyetle benimsenen bazı ebeveynlik tutumlarının çocuklarda öfke ve şiddet davranışlarını artırabildiğini belirterek, üç modele dikkat çekti. Baskıcı ve itaati yücelten aile yapısında sürekli eleştirilen çocukların duygularını bastırdığını, ergenlik döneminde ise ya yoğun bir isyan geliştirdiğini ya da öfkesini kendinden daha zayıf kişilere yönelttiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bu durumun aile içinde adalet algısını zedeleyerek korku ve güvensizlik kültürüne yol açabileceğini vurguladı.</p>
<p>İhmalkâr ve gevşek disiplinli ailelerde ise sınırların belirsizliği ve yetersiz ilgi nedeniyle çocuğun ilgiyi sevgiyle karıştırdığını, dikkat çekmek için öfke ve şiddet davranışlarına başvurabildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, aşırı koruyucu, “helikopter” ebeveynlikte ise çocuğun problem çözme becerilerinin yeterince gelişmediğini engellenme karşısında daha kolay şiddete yönelebileceğini kaydetti.</p>
<p><strong>Okullarda akran zorbalığına karşı dijital çözümler</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığıyla mücadelede dünyada çeşitli yazılımların geliştirildiğini de aktararak, bu sistemlerde zorbalığa maruz kalan öğrencilerin dijital platformlar üzerinden sorular sorabildiğini, yönlendirmeler alabildiğini ve ihtiyaç halinde rehber öğretmene başvurabildiğini söyledi.</p>
<p>Şiddetin önlenmesinde aile, okul ve toplumsal normların birlikte ele alınması gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde sosyal ve duygusal eğitimin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p><strong>Okullarda sosyal-duygusal öğrenme programları uygulanmalı</strong></p>
<p>Travmaya duyarlı okul modelinin özellikle gelişmiş ülkelerde yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu okullarda öğrencilere bilinçli farkındalık (mindfulness), öz bilinç, öz yönetim, empati ve ilişki yönetimi gibi becerilerin kazandırıldığını ifade etti.</p>
<p>Rehber öğretmenler eşliğinde uygulanan programlarda çocukların önce kendilerini tanımayı, ardından duygu ve dürtülerini yönetmeyi öğrendiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, sosyal bilinç ve empati çalışmalarının da sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi ve “Bu beceriler okulda ve ailede öğretilmezse çocuklar sosyal medyadan yanlış sosyal-duygusal modeller öğreniyor. Günümüzde çocuklar en çok neye maruz kalıyorsa onu modelliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Madde kullanımı ve ruhsal bozukluk birlikteliği risk artırıyor</strong></p>
<p>Çocuk ruh sağlığı tedavisinden taburcu edilen ergenlerde okul ve kurumlarla etik çerçevede bilgilendirme mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Duygu durum bozukluğu duyguları yönetememe hastalığıdır. Buna bir de madde kullanımı eklendiğinde şiddet davranışı riski yükselir. Bu grup en çok intihar vakalarında ve şiddet olaylarında karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Bu nedenle yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bağımlılık tedavisinde rehabilitasyonun ve “üçüncül koruma” programlarının zorunlu olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Güç gösterisini yücelten kültürler riski artırıyor</strong></p>
<p>Toplumda güç gösterisinin erkeklik normu olarak sunulmasının da şiddeti beslediğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Şiddetin erkeklik hakkı gibi sunulduğu bir kültürde çocuğun şiddete yönelmemesi çok zor. Hem aileden hem çevreden bunu öğreniyor ve onay görüyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Psikolojik sağlamlık eğitimi önerisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çözüm olarak sıcak, tutarlı ve sınır koyan aile ve okul ortamlarının oluşturulması gerektiğini dile getirerek, açık iletişimin hâkim olduğu, sosyal ve duygusal becerilerin sistematik şekilde öğretildiği bir eğitim modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p>Bilimsel metodolojisi “psikolojik sağlamlık eğitimi” olan programların müfredata eklenmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, empati eğitiminin özellikle önem taşıdığını vurguladı ve “Empati yoksunluğu şiddetin temel nedenlerinden biridir. Çocuğa yaptığı davranışın karşı tarafta ne hissettireceğini öğretmeden kalıcı değişim sağlanamaz” dedi.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde çocuk rehabilitasyon merkezlerinde empati farkındalığı oluşmadan taburcu işlemi yapılmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, kalıcı çözüm için tedavi ile birlikte rehabilitasyon ve sosyal-duygusal eğitim programlarının birlikte yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799">Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Gölcüklü büyüklere yeni huzur durağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-golcuklu-buyuklere-yeni-huzur-duragi-617754</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklere]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[durağı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[gölcüklü]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, İzmit’ten sonra şimdi de Gölcük’te kapılarını açmaya hazırlanıyor. İleri yaştaki bireylerin sosyal hayattan kopmadan aktif ve üretken bir yaşam sürmelerini amaçlayan kulüp, Gölcük’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-golcuklu-buyuklere-yeni-huzur-duragi-617754">Büyükşehir&#8217;den Gölcüklü büyüklere yeni huzur durağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, İzmit’ten sonra şimdi de Gölcük’te kapılarını açmaya hazırlanıyor. İleri yaştaki bireylerin sosyal hayattan kopmadan aktif ve üretken bir yaşam sürmelerini amaçlayan kulüp, Gölcük’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek.</p>
<p><b>İHSANİYE’DE YENİ BULUŞMA NOKTASI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hizmet veren Saygınlar Kulübü büyüyor. Geçtiğimiz yıl İzmit Saat Kulesi yanında açılan ve öne çıkan sosyal projeleri ile 65 yaş üstü vatandaşların uğrak yeri haline gelen Saygınlar Kulübü, Gölcük’te de hizmet vermeye hazırlanıyor. İhsaniye Mahallesi’nde konumlanan tesis, 418 metrekare kullanım alanına sahip binasıyla birlikte toplam 29 dönümlük alan üzerinde yer alıyor. Toplam 2 bin 878 metrekarelik kapalı ve açık kullanım alanına sahip olan kulüp; yaşam kalitesini artırmayı, sosyal izolasyonu önlemeyi ve kuşaklar arası kültürel aktarımı güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><b>ZENGİN DONANIM, KONFORLU YAŞAM ALANI</b><br />Haftanın her günü 10.00 ile 22.00 saatleri arasında hizmet vermesi planlanan tesiste; 1 kafe, 1 kitap okuma alanı, 2 oturma alanı, 2 eğitim salonu, 1 kadın ve 1 erkek mescit, 1 kadın ve 1 erkek tuvalet, cam bölme kapalı teras, cam bölme kapalı veranda ve açık bahçe alanı bulunuyor. Modern ve erişilebilir şekilde tasarlanan kulüp, 65 yaş ve üzerindeki Gölcüklü vatandaşların rahatça vakit geçirebileceği güvenli ve huzurlu bir ortam sunacak.</p>
<p><b>SOSYAL HAYATA AKTİF KATILIM</b><br />Gölcük Saygınlar Kulübü’nde gerçekleştirilecek faaliyetler oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Spor ve fiziksel aktivitelerden tarihi ve turistik gezilere, tiyatro ve sinema etkinliklerinden müzikal ve oyun programlarına kadar pek çok etkinlik düzenlenecek.</p>
<p> </p>
<p><b>EĞİTİM VE KÜLTÜREL ÇALIŞMALAR</b></p>
<p>Sağlıklı beslenme, güvenli internet ve teknoloji kullanımı eğitimleri, kuşaklar arası iletişim çalışmaları, kitap okuma ve kültürel etkinlikler, bahçe ekimi ve hasat çalışmaları, danışmanlık ve psiko-sosyal destek programları da kulüp bünyesinde yer alacak.</p>
<p><b>AKTİF VE ÜRETKEN YAŞAM HEDEFİ</b><br />El sanatları, değerler eğitimi ve Kur’an-ı Kerim dersleri, zekâ ve hafıza oyunları, kamp ve piknik organizasyonları, meslek erbabı buluşmaları, sıfır atık eğitimi ve koro çalışmaları gibi birçok başlıkta düzenlenecek etkinliklerle 65 yaş ve üzeri vatandaşların aktif, üretken ve sosyal bir yaşam sürmeleri hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-golcuklu-buyuklere-yeni-huzur-duragi-617754">Büyükşehir&#8217;den Gölcüklü büyüklere yeni huzur durağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 08:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[dokusunda]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482">Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor. Bu oran, kanser tedavisinde önemli bir eşiğin aşıldığını gösterirken; aynı dönemde özellikle genç yaş grubunda kolon kanseri vakalarının artması dikkat çekiyor. Son bilimsel çalışmalar, bağırsak dokusunda meydana gelen sertleşmenin, kanser gelişiminde genetikten bağımsız erken bir uyarı mekanizması olabileceğine işaret ediyor. Güncel veriler ise kanserin yalnızca genetik bir hastalık olmadığını; erken tanı, doku yapısı ve yaşam tarzının da hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kolon kanserinde son ve yeni bilimsel yaklaşımlara ilişkin bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Kanser artık sadece genetik bir hastalık değil</strong></p>
<p>Kanser uzun yıllar ağırlıklı olarak genetik mutasyonlar üzerinden tanımlandı. Ancak güncel bilimsel veriler, genetik testleri normal olan bireylerde de kanser gelişebildiğini göstermektedir. Bu durum, kanserin yalnızca genetik değil; hücrenin bulunduğu doku ortamıyla da yakından ilişkili bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Genç yaşta kolon kanseri görülme sıklığı artıyor</strong></p>
<p>Kolon kanseri ileri yaş hastalığı olarak bilinmekle birlikte, 50 yaş altı bireylerde görülme sıklığında artış izlenmektedir. Genç hastaların önemli bir bölümünde kalıtsal genetik risk faktörleri saptanmamaktadır. Bu tablo, kolon kanserinin başlangıcında genetikten bağımsız biyolojik süreçlerin etkili olabileceğini düşündürür. Son 30 yıla bakıldığında yıllık artış oranı yüzde 0,5 ile 2,4 arasında değişmiş durumda. Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2030 yılına kadar bu artışın yüzde 124’e ulaşması beklenmektedir. Örneğin; vakaların önemli bir bölümünde “Lynch sendromu” gibi kalıtsal genetik mutasyonlar saptanmamıştır. Bu durum, kolon kanserinin yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını gösterir.</p>
<p><strong>Bağırsak duvarındaki sertleşme erken bir uyarı olabilir</strong></p>
<p>Son çalışmalar, genç kolon kanseri hastalarında bağırsak duvarının normalden daha sert olduğunu göstermektedir. Üstelik bu sertliğin yalnızca tümörlü alanlarda değil, henüz normal görünümlü dokularda olduğu da tespit edildi. Elde edilen bulgulara bakıldığında kanser gelişiminin önce bağırsak dokusunda yapısal değişiklikler başlattığı net bir şekilde saptanmıştır. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kanserin fiziği, genetiği kadar belirleyici</strong></p>
<p>Hücrelerin yalnızca kimyasal sinyallere değil, içinde bulundukları dokunun sertliğine de yanıt vermektedir. Bağırsak duvarındaki sertleşmenin, hücrelerde kontrolsüz çoğalmayı tetikleyen sinyal yollarını aktive edebilir. Bu mekanizma, genetik bir bozukluk olmaksızın da kanser sürecinin başlatabilir.</p>
<p><strong>Gelecekte kolon kanserinde tarama yaklaşımları değişebilir</strong></p>
<p>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Erken tanı uygulamaları, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde sağkalım oranlarında belirgin artış sağlandı. Buna karşın kanser tanısı alan kişi sayısındaki artış, önleyici yaklaşımların güçlendirilmesini ve risk faktörlerinin daha fazla önemsenmesini gerekli kıldı.</p>
<p>Elde edilen bilimsel veriler, tarama yöntemlerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Gelecekte kolonoskopi uygulamalarında yalnızca poliplerin değil, bağırsak duvarı sertliğinin de değerlendirilmesi mümkün olabilecek. Bu da doku sertliğindeki artışın, kanser oluşmadan çok önce saptanabilmesini ve erken bir uyarı işareti olarak kullanılabilmesini sağlayabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482">Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-antidepresan-kullanimi-depresyon-artis-hizindan-daha-hizli-yukseliyor-617190</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 08:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[depresif]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617190</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyonun nedenleri ve çözüm yolları konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-antidepresan-kullanimi-depresyon-artis-hizindan-daha-hizli-yukseliyor-617190">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyonun nedenleri ve çözüm yolları konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, depresyonu değerlendirirken öncelikle depresif hissetmenin herkes için doğal bir deneyim olduğunun altını çizerek, “Moral bozukluğu dediğimiz depresif ruh hali zaman zaman herkeste olur. Bu bazen birkaç saat sürer, bazen kaygıyla birlikte yaşanır. Depresyon dediğimiz çökkünlük hâlinin birçok alt tipi var. Bir şeyden zevk alamama, hüzün, elem, keder gibi duygular bu hâlin temelini oluşturur. Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır.” dedi.</p>
<p><strong>Üç gün sürerse minör, 15 günü aşarsa majör depresyon</strong></p>
<p>Depresyonun süresinin klinik değerlendirmede kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Üç gün süren çökkünlük minör depresyon olarak tanımlanır. Eğer 15 günü geçer ve devamlılık gösterirse majör depresyon kabul edilir. Eğer bu ruh hali kronikleşirse distimi adını verdiğimiz daha hafif ama uzun süreli depresyon türüyle karşı karşıya kalırız.” diye konuştu.</p>
<p>Distimide kişide sürekli bir çökkünlük hâli bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Siklotimi ise kişinin bir dönem depresif, bir dönem aşırı neşeli olmasıyla karakterize ediliyor. Sabah çocuğunu sevgiyle kucaklayıp öğleden sonra ‘Seni neden doğurdum?’ diyebilecek kadar değişken ruh hâli gösterebilen kişiler, borderline kişilik örüntüsünde görülebiliyor. Anksiyete bozuklukları çoğu zaman moral bozukluğu olarak algılansa da depresyonun temelinde çökkünlük hissi yer alıyor.” ifadesinde bulundu. </p>
<p><strong>Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, klasik anlamda majör depresyonun oranının dünya literatüründe yüzde 17 civarında olduğuna işaret ederek, “Ancak antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor. Birçok kişi antidepresanı farklı gerekçelerle kullanıyor. Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor. Günümüzde fizik tedavi uzmanlarından dahiliyecilere kadar birçok branş hekimi antidepresan reçete ediyor. Kalp rahatsızlığı geçiren bir hastaya dahi çoğu zaman hemen antidepresan yazılabiliyor. Kullanım son 10 yılda kutu bazında yüzde 50’nin üzerinde artmış durumda. Bu artış küresel ölçekte gözlenirken Türkiye’de çok daha hızlı ilerliyor.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Örtülü depresyon mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrılarıyla görülüyor</strong></p>
<p>Depresyonun farklı biçimleri bulunduğunu, örtülü (maskeli) depresyonun en dikkat çekici olanlardan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişi depresyonda olduğunun farkında olmuyor; yakın çevresi tarafından da anlaşılmayabiliyor. Belirtiler çoğu zaman mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrıları gibi fiziksel şikâyetlerle kendini gösteriyor. Kronik strese bağlı gelişen bu psiko-fizyolojik tablolar antidepresan kullanımına yönlendiriyor. Bağırsak–beyin aksı depresyonun oluşumunda kritik bir role sahip. Serotoninin hammaddeleri bağırsakta üretiliyor; faydalı bakteriler bu süreçte belirleyici. Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulma depresyonu tetikleyebiliyor. Farelerle yapılan deneylerde, depresyondaki bir insanın bağırsak mikrobiyotasının aktarılmasıyla hayvanlarda depresif davranış modellerinin oluştuğu gözlemlenmiş durumda. Yani bağırsak sağlığı ile duygu durum arasındaki ilişki artık bilimsel olarak net biçimde ortaya konuluyor. Bu nedenle bazı hastalar dahiliyeye başvurduğunda antidepresan tedavisinden fayda gördüklerini ifade ediyor ve hekimler de benzer şikâyetlerde antidepresan reçete etmeye devam ediyor.”</p>
<p>Antidepresanların beyindeki ağlama devresini bloke edebildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “İçiniz ağlar ama gözünüzden yaş gelmez. Bu nedenle herkese rastgele verilmemesi gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Aynı olayı yaşayan herkes aynı şekilde depresyona girmiyor</strong></p>
<p>Depresyonun hafif türlerinin çoğu zaman psikoterapiyle iyileşebildiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Beslenme bozukluklarının düzeltilmesi ve beslenme psikiyatrisi kapsamında yapılan düzenlemeler de depresif belirtileri azaltabilir. Bu nedenle depresyon belirtileri görülür görülmez hemen ilaç başlamak doğru değildir; belirtilerin süresi mutlaka değerlendirilmelidir. Kişinin ne zamandır depresif hissettiği tanıda kritik öneme sahiptir. Bazı kişiler genetik olarak depresyona daha yatkındır. Bu kişiler küçük streslerle bile depresyona girebilir. Bu nedenle depresyon tedavisine direnç gösteren vakalarda genetik analiz yapılır; kişilerin depresyon yatkınlığı bu genler üzerinden değerlendirilir. Aynı olayı yaşayan herkesin aynı şekilde depresyona girmemesinin nedeni de budur. Kimileri depresyonu açık ve belirgin şekilde yaşarken, kimileri örtülü şekilde yaşayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Konformizm mi antidepresan kullanımını artırdı?</strong></p>
<p>Depresyonu tetikleyen nedenlerin çeşitli olduğunu, travmatik yaşantılar, şok edici deneyimler veya çocukluk çağı travmalarının depresyon başlangıcına zemin hazırlayabileceğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Ancak depresyon her zaman bir stresle ilişkilendirilmez. Hiçbir problemi, travması veya üzülme sebebi olmayan kişilerde bile depresyon aniden başlayabilir. Çünkü depresyonun altıdan fazla alt tipi tanımlanmıştır ve bunların bazıları stresle tamamen bağımsızdır. Beyindeki büyüme faktörlerinin azalması depresif bir tabloya yol açabilir. Demans gibi nörodejeneratif süreçlerde de benzer mekanizmalar görülür. Erkeklerin depresyonu atipik yaşanır, öfkelilik şeklinde yaşanır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Depresyonun yaygınlaşmasından çok konformizmin yaygınlaşmasının antidepresanların küresel patlamasının nedeni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İnsanlar en ufak olumsuz duyguya bile tahammül edemiyor. Hayatın bir parçası olan sıkıntı, hüzün ve çökkünlük hemen ilaçla bastırılmaya çalışılıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bir günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil</strong></p>
<p>Modern yaşamın getirdiği konforculuk ve kolaycılık kültürünün, bireylerin en küçük zorlukta hızla psikiyatrik çözümlere yönelmesine neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Konformizm, yani konforculuk ve rahatçılık tüm dünyada yaygınlaşıyor. Toplum olarak biz de bu akıma kapıldık. İnsanlar ufak bir engelle karşılaşınca hemen antidepresana yöneliyor. Çocukları bile böyle büyütüyoruz. Halbuki düşmeden çocuk büyümez; su yutmadan yüzme öğrenilmez. Bir günlük, yarım günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil. Kişi önce kendi çözüm üretmeye çalışmalı. Eğer bu durum 15 gün boyunca sürer ve majör depresif belirtiler gösterirse o zaman uzman desteğine başvurmak gerekir. Depresif ruh hali herkeste olur; insan robot değildir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Psikolojik sermaye, finansal sermaye gibi yönetilmeli</strong></p>
<p>Psikolojik sermayenin, finansal sermaye gibi yönetilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, beynin default mode networkünün depresif süreçlerde aşırı çalıştığını söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bu ağı en iyi düzenleyen şey, kişinin amaçlı yaşaması. Sabah uyandığında bir amacı olan, orta-uzun vadeli hedefleri bulunan kişiler psikolojik sermayesini iyi yönetir ve depresyona zemin bırakmaz. Akış deneyimini yakalayan kişi daha dayanıklı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, anlam ve amaç peşinde koşmanın psikolojik dayanıklılığın beş ayağından biri olduğunu hatırlatarak, “Kişi bir sorunla karşılaştığında çözebiliyorsa çözer. Çözemiyorsa onu zihninde bir kutuya koyar, rafa kaldırır. Zamanı gelince o rafı açar ve çözer. Devamlı takıntı yapmaz. Bu, terapilerde kullandığımız yöntemlerden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>İnançlar bireyin stres yönetimi üzerinde önemli bir rol oynuyor</strong></p>
<p>İnançların bireyin stres yönetimi üzerinde önemli bir rol oynadığını da ifade eden Prof. Dr. Tarhan, kişinin zihnindeki Tanrı tasavvurunun güven duygusunu etkilediğini söyledi ve “Her şeyi kontrol eden güçlü bir ilahi tasavvur kişide huzur ve huşu duygusu uyandırır. Bu, terapide ‘radikal kabullenme’ dediğimiz mekanizmayı doğal olarak çalıştırabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Avrupa’da antidepresan kullanım oranları incelendiğinde Portekiz’in dikkat çekici şekilde öne çıktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yedi yıl içinde hem kullanım miktarı hem de artış hızı bakımından Portekiz öne çıkıyor. Bunun arkasında kültürel kırılganlık mı var, yoksa o bölgede özel bir genetik duyarlılık mı bulunuyor, araştırmak lazım.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Depresyon unutkanlık ile de ortaya çıkabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, depresyonun beklenmedik şekillerde ortaya çıkabileceğini belirterek, “Hiç depresyona girmeyen bir kimsede birden depresyon başlıyor. ‘Hayatımda antidepresan kullanmadım, şimdi neden kullanayım?’ diyor. Oysa depresyon bazen unutkanlık gibi bile ortaya çıkabiliyor. Buna ‘sekonder unutkanlık’ deniyor. Depresyonda dikkat bozulduğu için hafıza yavaşlar, kişi kendini unutkan zanneder.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Duyguların depresyondaki belirleyici rolüne vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi kedisi öldüğü için bile ciddi depresyona girebilir. Çünkü sevgi yatırımını ona yapmıştır. Duygular depresyonda çok önemlidir. Damasio’nun deyimiyle: ‘Hissediyorum, öyleyse varım.’ Hisler aklın önüne geçer.” diye konuştu.</p>
<p>Küresel ölçekte depresyonun yükselişinde sosyal medyanın payının çok büyük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Sosyal medya insanların beklenti seviyesini çok yükseltti. İnsanlar ihtiyacı olmayan bir şeyi ihtiyaç sanıyor. Filtrelenmiş görsellere bakan kişi kendini değersiz hissediyor. Mükemmeliyetçi kişiler 60 dakikanın 50 dakikasını olumsuz düşünür, beyin depresif moda girer.” dedi.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımındaki hızlı artışı değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, <strong>“</strong>2024–2034 arasında antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor. Şu anda 37 milyar dolarlık pazar var. Beyne etki eden diğer ilaçlarla birleştirince, neredeyse silah sanayisinden sonra en büyük sektör haline geldi. Küresel sistem ruh sağlığımızı bozuyor. Depresyon artıyor çünkü koruma ve önleme çalışmalarına yatırım yapılmıyor; ilaç pazarlanıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi olarak yıllardır psikolojik sağlamlık üzerine eğitim verdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik sağlamlık artık yeni bir bilim dalı. Biz 2013’ten beri üniversitede tüm öğrencilere Pozitif Psikolojiyi ders olarak okutuyoruz. Harvard 2015’te, Yale 2018’de bu dersi koydu.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital terapötikler üzerinde çalışıyoruz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, geliştirdikleri yeni projeyi şöyle anlattı:</p>
<p>“Dijital detoks ve dijital terapötikler üzerinde çalışıyoruz. Kişi programa giriyor, pozitif pekiştirmelerle psikolojik sağlamlık çalışıyor. Bunlar adeta dijital hap gibi. Depresyona girmeden önce kişinin zihinsel sağlığını koruyor. Bu büyük bir proje, üniversiteyi aşan bir yatırım gerektiriyor.” dedi.</p>
<p>Herkesin kolayca uygulayabileceği bir zihinsel sağlık formülü de paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın dört parametreye dikkat etmesi lazım: Güzel bak, güzel hisset, güzel düşün, iyi yaşa. Hissetmek düşünmekten önce gelir. Güzel his uyandırırsan güzel düşünce kendiliğinden gelir. O nedenle ‘İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol’ diyoruz… ” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-antidepresan-kullanimi-depresyon-artis-hizindan-daha-hizli-yukseliyor-617190">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ta iletişime engel yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakta-iletisime-engel-yok-617172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 08:13:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[iletişime]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İşaret Dili]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursu]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde devam eden İşaret Dili Kursu’na katılan üyeler hem yeni bir dil öğreniyor, hem de farkındalığı ve birlikte yaşam bilincini büyütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-iletisime-engel-yok-617172">Konak&#8217;ta iletişime engel yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde devam eden İşaret Dili Kursu’na katılan üyeler hem yeni bir dil öğreniyor, hem de farkındalığı ve birlikte yaşam bilincini büyütüyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya – Zişan – Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, bünyesinde açtığı kurslarla hem fark hem de farkındalık yaratmaya devam ediyor. Konak Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde açılan İşaret Dil Kursu en çok ilgi gören kurslar arasında yer alıyor. Eğitmen Ezgi Morkoç rehberliğinde yürütülen İşaret Dili Kursu katılımcıları, burada öğrendiklerini hayatlarına taşıyarak herkese örnek oluyor. İçlerinde işitme engelli kursiyerlerin de yer aldığı eğitimlere katılan üyeler, iletişimin önündeki engelleri bir bir kaldırıyor. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun “Konak’ta, engelleri değil imkanları büyüten bir anlayışla çalışıyoruz” sözünün birebir karşılık buluğu kurstan faydalanan üyeler ailelerinde, sokakta, markette, iş yaşamında engelli bireylerle iletişimde aktif olarak işaret dilini kullanıyor. Hep birlikte etkinliklere de katılan kursiyerler, İstiklal Marşını işaret diliyle okudukları performanslarıyla da farkındalık yaratıyor.</p>
<p><b>“İşitme Engelliler Futbol Takımını çalıştırıyorum”</b></p>
<p>İşaret Dili Kursunun başarılı kursiyerlerinden İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi Üyesi Adnan Zağlı, kursun yaşamında sağladığı gelişimi anlattı. Bornova İşitme Engelliler Futbol Takımının antrenörlüğünü üstlenen Zağlı, kurs sayesinde oyuncularıyla çok rahat diyalog kurduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi: “Bornova İşitme Engelliler Futbol Takımını çalıştırıyorum. Her zaman işaret dili tercümanı bulamıyoruz. Ben de kendi işimi kendim görmek, diyalogu sağlayabilmek için işaret dili öğrenmeye karar verdim. Burada iki kur aldım ve şu anda usta eğitim kursunu bitirdik. Hocamızdan çok şey öğrendim. Gerek antrenmanlarda gerek maçlarda, futbolcularımla rahatlıkla diyalog kurabiliyorum. Buraya gelmekten çok mutluyum, çok faydalı oldu. Sayın Başkanımız Sayın Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya çok teşekkür ediyorum.”</p>
<p><b>Yaşadığı olay hayatını değiştirdi, işaret dilini öğrendi</b></p>
<p>Merkez üyelerinden Nurdan Köroğlu ise yaşadığı bir olaydan yola çıkarak işaret dili öğrenmeye karar verdiğini ve bu kursun merkezde açılmasının çok faydalı olduğunu dile getirerek, “Bir gün Ankara Garı’nda konuşamayan, kaybolmuş bir çocukla denk geldim. Orada onu yalnız bırakmadım ama onunla iletişim kuramadığım için yardım etmekte çok zorlandım. O gün yaşadığım olaydan sonra işaret dilini muhakkak öğrenmeliyim, dedim. Artık yardım edebileceğimi bilmek benim için çok önemli. Bu imkanı bize veren başkanımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-iletisime-engel-yok-617172">Konak&#8217;ta iletişime engel yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşının En İyisi Ol!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasinin-en-iyisi-ol-617130</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bütünsel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Longevity]]></category>
		<category><![CDATA[ol]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşının]]></category>
		<category><![CDATA[yisi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir demografik dönüşümden geçiyor. Son 100 yılda ortalama yaşam süresi birçok ülkede iki katına çıkarken, Birleşmiş Milletler verilerine göre 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunda her beş kişiden biri 60 yaşın üzerinde olacak. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinin-en-iyisi-ol-617130">Yaşının En İyisi Ol!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir demografik dönüşümden geçiyor. Son 100 yılda ortalama yaşam süresi birçok ülkede iki katına çıkarken, Birleşmiş Milletler verilerine göre 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunda her beş kişiden biri 60 yaşın üzerinde olacak. </p>
<p><strong>Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü,</strong> “Uzayan yaşam süresiyle birlikte sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için artık odağın tedaviden önlemeye, hastalıktan sağlığa ve standart yaklaşımlardan kişiselleştirilmiş sağlık yolculuklarına kayması gerekiyor. Bu nedenle longevity, yani sağlıklı ve kaliteli yaş alma yaklaşımı, artık yalnızca bireysel bir tercih değil; hem bireyler hem de sağlık sistemleri için stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor” dedi.</p>
<p>Kişiye özgü planlanan, bütünsel ve yıl boyunca takip edilen bir sağlık yönetimine dayanan yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen <strong>Acıbadem Life’</strong>ta hedef, bireylerin daha sağlıklı ve güçlü bir yaşam sürmeleri. <strong>Acıbadem Life</strong> bu kapsamda uzayan yaşam sürecini bütünsel sağlık yönetimiyle destekliyor ve sağlığın geleceğine dair sürdürülebilir bir deneyim sunuyor.</p>
<p><strong>Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü,</strong> “<strong>Acıbadem Life, Acıbadem Yönetim Kurulu Başkanımız Mehmet Ali Aydınlar</strong>’ın insanlar hastalandığında yanlarında olmanın yanı sıra; onların sağlıklarını korumak, uzayan ömürlerini daha sağlıklı yaşamaları için bir şey yapma hayali ve sağlığın geleceğine dair bir deneyim yaratma vizyonunun sonucu olarak ortaya çıktı. Amacımız yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, insanların yaşam boyu sağlıklarını bütünsel şekilde yönetmelerine öncülük etmek. İleri teknoloji, bilimsel veri ve uzmanlıkla oluşturduğumuz bu ekosistem, riskleri erken fark ederek sağlıklı yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. <strong>Acıbadem Life Longevity Programı</strong>, bütünsel sağlık yönetimi ve özellikle longevity alanında stratejik adımlarımızdan biri ve geleceğin bütünsel sağlık yönetimi hizmetlerini bugünden inşa etme kararlılığımızın yansımasıdır” dedi.</p>
<p><strong>LONGEVITY BİR LÜKS DEĞİL, SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAMIN ANAHTARI  </strong></p>
<p>Koruyucu ve önleyici sağlık yaklaşımı yalnızca biyolojik değil, ekonomik bir gereklilik de ortaya koyuyor. Kanserin erken evrede yakalanması tedavi maliyetlerini <strong>10–12 kat</strong>, kalp hastalıklarının erken yönetimi yaşam boyu sağlık giderlerini <strong>%60 oranında</strong> azaltabiliyor. Önleyici sağlık, sürdürülebilir sağlık sistemlerinin temelini oluşturuyor. </p>
<p>İşte bu noktada 100 yaşa uzanan yolda, longevity bilimi ışığında kişisel ve yönetilebilir sağlık kavramı yaşamımızda yepyeni bir kapı aralıyor. Çünkü uzun ömür günümüz gerçekliğinde artık tek başına yeterli bir gösterge değil; o ömrün ne kadarının bağımsız, üretken ve kaliteli yaşandığı da önem kazanıyor. Bu nedenle sağlık yönetimi, yaşamın ileri dönemlerindeki yaşam kalitesini bugünden şekillendiren belirleyici unsur hâline geliyor.</p>
<p><strong>ACIBADEM LIFE’TA LONGEVITY NASIL HAYATA GEÇİYOR?</strong></p>
<p>Her birimizin eşsiz bir yapıya sahip olduğunu ve yaşlanma sürecindeki etkimizin sanılandan çok daha fazla olduğunu belirten <strong>Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü</strong>; “Genetik ve epigenetik profilimizden metabolizma hızımıza, biyolojik yaşımızdan uyku ritmimize kadar tüm veriler, yaşlanma hızımızın temelini oluşturuyor. <strong>Acıbadem Life Longevity Programı</strong>; ileri düzey taramalar, genetik analiz, biyolojik yaş ölçümü ve akıllı cihazların takibiyle elde ettiği verilerle <em>Kişiselleştirilmiş Bir Sağlıklı Yaşam Yolculuğu</em> tasarlıyor. Bu sayede yaşam tarzınız genel önerilere göre değil, ihtiyaçlarınıza göre şekilleniyor ve yolculuğunuz “Kişiye Özel Doktorunuz ve Sağlık Sorumlunuz” rehberliğinde yürütülüyor” dedi.  </p>
<p><strong>Acıbadem Life Longevity Programı </strong>kapsamında uygulanan Genetik Check Up (WGS) ile hastalık riskleri ve genetik yatkınlıklar belirlenirken, Biyolojik Yaş Analizi epigenetik testlerle hücresel yaşlanma hızını ortaya koyarak sağlıklı yaş alma sürecine yönelik bilimsel bir yol haritası oluşturuyor. CGM sensörleri ile metabolizma ve kan şekeri takibi, uyku sağlığı analizleri, fiziksel performans ölçümleri ve kişiye özel yaşam tarzı planlaması ile bireyin sağlık durumunun yıl boyunca sürekli izlenmesini sağlıyor. Bu bütünsel yaklaşım sayesinde sağlık yalnızca mevcut durumu korumaya değil, yaşlanma sürecini yönetmeye ve kronik hastalık risklerini azaltmaya odaklanıyor.</p>
<p><strong>GELECEĞİN SAĞLIK HİZMETİ BUGÜN ACIBADEM LIFE’TA</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Life</strong>, <strong>Longevity Programı </strong>ile üyelerine yalnızca bugünün değil, yarının sağlık ihtiyaçlarını da öngören bir yapı sunuyor. “<strong>Sağlıklı Uzun Yaşam alanında dünya markası olmak</strong>” vizyonu doğrultusunda; bilimsel doğruluktan ödün vermeden, ileri tıbbi imkânları kişiye özel bir yaklaşımla birleştiriyor. </p>
<p>Böylece <strong>Acıbadem Life</strong>, kişiye özel sağlık yönetimi kültürünü yaygınlaştırarak, “<em>yaşının en iyisi ol</em>” yaklaşımını yalnızca bir söylem değil, <strong>yön gösteren bir sağlık standardı</strong> hâline getiriyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinin-en-iyisi-ol-617130">Yaşının En İyisi Ol!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Belediyesi&#8217;nden ailelere ücretsiz anne-çocuk eğitim paketi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ailelere-ucretsiz-anne-cocuk-egitim-paketi-617127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ailelere]]></category>
		<category><![CDATA[anne-çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve ailelerin ebeveynlik süreçlerine katkı sunan sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, 0–6 yaş arası çocuğu olan ebeveynlere yönelik Anne-Çocuk Eğitim Paketi uygulamasını hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ailelere-ucretsiz-anne-cocuk-egitim-paketi-617127">Çeşme Belediyesi&#8217;nden ailelere ücretsiz anne-çocuk eğitim paketi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve ailelerin ebeveynlik süreçlerine katkı sunan sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, 0–6 yaş arası çocuğu olan ebeveynlere yönelik Anne-Çocuk Eğitim Paketi uygulamasını hayata geçirdi. Çeşme Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak sunulan paketle, erken çocukluk döneminde çocukların çok yönlü gelişiminin desteklenmesi ve ebeveynlerin psikolojik farkındalığının artırılması hedefleniyor.</p>
<p>Anne-Çocuk Eğitim Paketi; çocukların ince motor becerilerini güçlendiren eğitici oyuncaklar, yaşa uygun dikkat, dil ve algı gelişimini destekleyen etkinlik materyalleri ile bilişsel uyarımı artıran gelişim kartlarından oluşuyor. Çocukların oyun yoluyla öğrenmesini teşvik eden bu içerikler, erken yaşta sağlıklı gelişim alışkanlıklarının kazandırılmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>Paket içerisinde yer alan rehber içerikler ise ebeveynlere çocuk gelişimi, sağlıklı iletişim, duygusal bağlanma ve ebeveyn-çocuk etkileşimi konularında yol gösterici bilgiler sunuyor. Bu sayede annelerin ebeveynlik becerilerinin güçlendirilmesi, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Çeşme Belediyesi, Anne-Çocuk Eğitim Paketi ile çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim alanlarını desteklerken, ailelerin bu süreci bilinçli ve güvenli bir şekilde yürütmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. Sosyal destek projeleriyle her yaş grubunun yanında olmayı sürdüren belediye, erken çocukluk dönemine yapılan bu yatırımı geleceğe yapılan önemli bir adım olarak değerlendiriyor.</p>
<p>0–6 yaş arası çocuğu bulunan ebeveynler, Çeşme Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğüne başvurarak Anne-Çocuk Eğitim Paketi’ni ücretsiz olarak temin edebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ailelere-ucretsiz-anne-cocuk-egitim-paketi-617127">Çeşme Belediyesi&#8217;nden ailelere ücretsiz anne-çocuk eğitim paketi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm Türkiye, &#8220;Gonca&#8217;nın Efeleri&#8221; ile gurur duydu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tum-turkiye-goncanin-efeleri-ile-gurur-duydu-617091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 18:22:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[duydu]]></category>
		<category><![CDATA[efeleri]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[gonca]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin “Gonca’nın Efeleri” adıyla oluşturduğu halk oyunları ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına damga vurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-turkiye-goncanin-efeleri-ile-gurur-duydu-617091">Tüm Türkiye, &#8220;Gonca&#8217;nın Efeleri&#8221; ile gurur duydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin “Gonca’nın Efeleri” adıyla oluşturduğu halk oyunları ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına damga vurdu. Ekip, sergilediği zeybek performansıyla izleyenlere unutulmaz anlar yaşatarak, programdaki coşkuyu doruğa taşıdı.</p>
<p><b>İZMİR YÖRESİ ZEYBEK PERFORMANSI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren “Gonca’nın Efeleri” ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına konuk oldu. Gonca’nın Efeleri, programda sergilediği performansla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Program kapsamında İzmir yöresine ait zeybek havası eşliğinde sahne alan Gonca’nın Efeleri, sergiledikleri performansla stüdyoda hem keyifli hem de duygu dolu anlar yaşattı. Toplam 10 öğrencinin yer aldığı gösteri, programın sunuculuğunu üstlenen sanatçı Alişan ve seyirciler tarafından tam not aldı.</p>
<p><b>ENGELSİZ HİZMET MODELİ TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR</b></p>
<p>Programa katılan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde sunulan hizmetlere ilişkin bilgi verdi. Demirhan konuşmasında, “Yeni doğandan başlayıp, tüm engel gruplarına hizmet vererek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. 3 aylık bebekten 63 yaşındaki yetişkin bireylere kadar farklı yaş gruplarında yararlanıcılarımız bulunuyor. Merkezimize başvuran her birey, bireysel eğitim modeli kapsamında kendisine özgü planlanan program doğrultusunda eğitim almaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>TRT 1’DE TÜM TÜRKİYE İLE BULUŞTULAR</b></p>
<p>Daha önce Cumhurbaşkanlığı özel davetiyle düzenlenen Engelsiz Türkiye Yüzyılı Programı’nda da sahne alan Gonca’nın Efeleri, 2 Mart Pazartesi günü (bugün) TRT 1 ekranlarında yayınlanan program aracılığıyla bir kez daha tüm Türkiye ile buluştu.</p>
<p><b>MASTERCHEF SANER’DEN İFTAR MENÜSÜ ÖNERİSİ</b></p>
<p>Programa ayrıca Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde mutfak şefi olarak görev yapan ve MasterChef Türkiye yarışmasıyla tanınan Şef Ayten Saner de katıldı. Saner, izleyiciler için özel bir iftar menüsü hazırlayarak Ramazan ayı soflarına yönelik önerilerde bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-turkiye-goncanin-efeleri-ile-gurur-duydu-617091">Tüm Türkiye, &#8220;Gonca&#8217;nın Efeleri&#8221; ile gurur duydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nickelodeon Play! Tersane Istanbul&#8217;da Tatil Coşkusu Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nickelodeon-play-tersane-istanbulda-tatil-coskusu-basladi-617070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[misafirler]]></category>
		<category><![CDATA[nickelodeon]]></category>
		<category><![CDATA[Ninja]]></category>
		<category><![CDATA[play]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[tersane]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617070</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un yeni nesil aile eğlence noktası Nickelodeon Play! Tersane Istanbul, okulların ara tatile girdiği ve Ramazan Bayramı heyecanının yaşandığı bu özel haftada çocuklara ve ailelere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nickelodeon-play-tersane-istanbulda-tatil-coskusu-basladi-617070">Nickelodeon Play! Tersane Istanbul&#8217;da Tatil Coşkusu Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un yeni nesil aile eğlence noktası <strong>Nickelodeon Play! Tersane Istanbul</strong>, okulların ara tatile girdiği ve Ramazan Bayramı heyecanının yaşandığı bu özel haftada çocuklara ve ailelere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Tatilini İstanbul’da geçirecek aileler ve şehir dışından İstanbul’u ziyaret edenler için mükemmel bir alternatif sunan bu renkli deneyim, sadece bir oyun alanı değil, keşfin, kahkahanın ve hayal gücünün bir araya geldiği interaktif bir eğlence dünyası olarak konumlanıyor. Dora’dan Paw Patrol’a, Sünger Bob Kare Pantolon’dan Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’a uzanan Nickelodeon dünyası çocuklara hem eğlence hem de unutulmaz anılar vadediyor.</p>
<p><strong>İki katta sınırsız eğlence</strong></p>
<p>Nickelodeon Play! Tersane Istanbul, farklı yaş gruplarına özel tasarlanmış iki ayrı seviyede eğlence alanıyla misafirlerini karşılıyor. Küçük kaşifler için güvenli, öğretici ve yaratıcılığı destekleyen oyun alanlarının yanı sıra, daha büyük çocuklar ve çocuk ruhunu koruyan misafirler için tasarlanan aksiyon ve adrenalin dolu parkurların yer aldığı alan, ailelerin birlikte keyifli vakit geçirebildiği yapısıyla tatilde kaliteli zaman geçirmek isteyenler için buluşma noktası oluyor.</p>
<p><strong>Adventure Bay’de kahramanlarla göreve hazır olun</strong></p>
<p>Paw Patrol ekibi Adventure Bay’de minik misafirlerini bekliyor. Market alışverişi deneyiminden sanat atölyelerine, sevimli dostlarla tanışmadan dev Gözetleme Kulesi’ne kadar birçok sürpriz durak çocukları macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Marshall’ın itfaiye aracı, Chase’in polis arabası, Skye’nin helikopteri ve Rubble’ın buldozeriyle çocuklar kendilerini ekibin bir parçası gibi hissediyor.</p>
<p><strong>Dora ile keşif dolu bir tatil macerası</strong></p>
<p>Dora eşliğinde rengarenk yağmur ormanında keşfe çıkmak isteyen minik misafirler; Azul Treni ile Dora’nın Yağmur Ormanı’nda keyifli bir yolculuğa çıkarken, interaktif haritalarda eğlenceli görevler ve dans aktiviteleriyle eğlenerek öğrenme fırsatı yakalıyor. Ara tatil ve bayram dönemi, minik kaşifler için eğlenceli bir keşif serüvenine dönüşüyor.</p>
<p><strong>Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’ın gizli üssünde aksiyon başlıyor</strong></p>
<p>Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’ın gizli üssünde misafirleri tüneller, halat ağlar ve kaydıraklarla dolu aksiyon alanları bekliyor. Çocuklar gerçek bir ninja deneyimi yaşarken enerjilerini özgürce ortaya koyabiliyor.</p>
<p><b><strong>Sevilen karakterlerle tanışma fırsatı</strong></b></p>
<p>Sünger Bob Kare Pantolon ve arkadaşları, Paw Petrol ekibi, Dora ve Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar ile tanışma ve fotoğraf çektirme deneyimi, tatil ziyaretini unutulmaz anılara dönüştürüyor. Ailece çekilen renkli kareler, tatilin en özel hatıraları arasında yerini alırken; misafirler dilerlerse karakterlerle çektirdikleri fotoğrafları Photo Store’da sunulan özel baskılı çerçeve seçenekleriyle hatıra olarak satın alabiliyor.</p>
<p><b><strong> Eğlenceye lezzetli bir mola</strong></b></p>
<p>Eğlenceye lezzetli bir mola vermek isteyen misafirler için Mr. Porters Café ve Goofy Goober’s, farklı damak zevklerine hitap eden seçenekler sunuyor. Mr. Porters Café’de dondurma ve kurabiye gibi tatlı lezzetler öne çıkarken, Goofy Goober’s’ta hamburger, hotdog ve çeşitli atıştırmalıklar misafirleri bekliyor. Ayrıca Nickelodeon Shop ve Nickelodeon Splat mağazalarında sunulan özel tasarımlı ve lisanslı ürünler sayesinde çocuklar favori Nickelodeon karakterlerine ait hediyelikleri yanlarında götürebiliyor, tatil neşesi gün boyu devam ediyor.</p>
<p>Mart ara tatili ve Ramazan Bayramı’nın birleştiği bu dönemde çocukların enerjisini özgürce yaşayabileceği, ailelerin birlikte kaliteli ve keyifli zaman geçirebileceği renkli bir dünya sunan Nickelodeon Play! Tersane Istanbul misafirlerini bekliyor.</p>
<p><strong>Ziyaret Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Adres:</strong> Nickelodeon Play! – Tersane İstanbul</p>
<p>Camiikebir Mahallesi, Taşkızak Tersanesi Caddesi No: 27/1, 34440 Beyoğlu / İstanbul</p>
<p><strong>Ziyaret Saatleri:</strong></p>
<p>Hafta içi: 12.00 – 20.00</p>
<p>Hafta sonu: 10.00 – 20.00</p>
<p><strong>Bilet Satışı: </strong>Biletlere https://tickets.nickelodeonplayistanbul.com  adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nickelodeon-play-tersane-istanbulda-tatil-coskusu-basladi-617070">Nickelodeon Play! Tersane Istanbul&#8217;da Tatil Coşkusu Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[görünmez]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten </span></b><b><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaşamı kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji araçları, amacı </span></span><span>dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, <span>koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline gelmiştir” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar, teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal, zihinsel </span></span><span>ve manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yaşam kalitesini düşürüyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu etkilerin farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı <span>sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini her anlamda düşürüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının türleri oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Ö</span></span><span>zellikle çocuk ve ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır. 2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla, 12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Dijital oyun bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “R</span></span><span>ekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal <span>medya bağımlılığı da sıkça görülüyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı, kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının </span></span></b><b><span>farklı nedenleri var</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde kullanımının nedenlerine değinen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi, can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık dört aşamada gelişiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılığın bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>İlk adım olan ‘Deneysel Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor. Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’ evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan ‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen kaybediliyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknoloji bağımlılığının belirtilerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılık sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, “Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut göstergelerindendir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “T</span></span><span>eknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uzman desteği alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bireyin kendi kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda okulların </span></span><span>rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Bahar Evi&#8217;nde Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-bahar-evinde-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi-617055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[evi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, yakın zamanda hizmete açılan Bahar Evi’nde düzenlediği bilgilendirme programlarına bir yenisini daha ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-bahar-evinde-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi-617055">Bayraklı&#8217;da Bahar Evi&#8217;nde Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, yakın zamanda hizmete açılan Bahar Evi’nde düzenlediği bilgilendirme programlarına bir yenisini daha ekledi. Mansuroğlu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Bahar Evi’nde, ileri yaş grubundaki yurttaşlara yönelik Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi gerçekleştirildi.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen eğitimde; doğru diş fırçalama teknikleri, diş protezlerinin bakımı, damak temizliği ve ağız sağlığının genel sağlık üzerindeki etkileri ele alındı. Uzman personel tarafından verilen eğitimde, özellikle ileri yaş grubunda düzenli ağız bakımının beslenme, bağışıklık sistemi ve yaşam kalitesi üzerindeki önemi vurgulandı. Katılımcılar, merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yönelterek birebir bilgi alma imkânı buldu. Yakın zamanda hizmete açılan Bahar Evi, ileri yaş grubundaki yurttaşların sosyal, kültürel ve bilgilendirici etkinliklerle bir araya geldiği bir yaşam alanı olarak faaliyet gösteriyor. Düzenlenen sağlık eğitimleriyle hem koruyucu sağlık bilincinin artırılması hem de sağlıklı yaşam alışkanlıklarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Başkan Önal: “Koruyucu Sağlık Hizmetlerini Önemsiyoruz”</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Bahar Evi’nde gerçekleştirilen eğitimle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Bahar Evimizi, büyüklerimizin yalnızca bir araya geldiği bir mekân değil; bilgiye eriştiği, sosyal hayata aktif katılım sağladığı bir yaşam alanı olarak kurguladık. Koruyucu sağlık hizmetleri, özellikle ileri yaş grubunda büyük önem taşıyor. Ağız ve diş sağlığı da genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bilinçle, büyüklerimizin yaşam kalitesini artıracak eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını düzenli olarak sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi, Bahar Evi’nde sağlık, kültür ve sosyal içerikli etkinliklerle ileri yaş grubundaki yurttaşlara yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-bahar-evinde-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi-617055">Bayraklı&#8217;da Bahar Evi&#8217;nde Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (4-9 Mart 2026)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4-9-mart-2026-617013</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[4-9]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617013</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4-9-mart-2026-617013">&#8220;İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (4-9 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Shakespeare’den Friedrich Dürrenmatt’a, Nick Whitby’den Cengiz Özek’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Ramazan ayına özel sahnelediğimiz, Nihat Alpteki’nin yönettiği geleneksel Türk tiyatrosu formlarından “Ödüllü” isimli ortaoyunu Müze Gazhane’de İstanbul seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Bu hafta Ödüllü (Ortaoyunu), Bir Ata Krallığım (Konuk Oyun), Bir Ziyaret, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi, Gök Kubbe, Öksüzler, Ben Medea Değilim, İkinci Perdenin Başı, Uçurtmanın Kuyruğu, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Sevdalı Bulut, Rüya, Elma Kurdu Kırtık, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Oyun biletleri, gişelerden, <b><u>https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/</u></b>, <u>biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>Bu Haftanın Programı (4-9 Mart 2026)</b></p>
<p><b>ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)</b></p>
<p>“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?</p>
<p>Oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2026 Pazartesi günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>BİR ATA KRALLIĞIM (Konuk Oyun)(Adana Şehir Tiyatroları)</b></p>
<p>W.Shakespeare’in eserlerinden Başar Sabuncu’nun derleyip uyarladığı “Bir Ata Krallığım’’da insanın ihtiraslarına yenilişi gözler önüne serilirken; insan ruhunun nasıl sınandığına şahit oluruz. İktidar hırsıyla dünyanın kötülüğe bulandığı bir atmosferde; Shakespeare’in trajedilerinden en can alıcı bölümler sizlerle&#8230;</p>
<p><b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Cevher Hikmet Güzey, Uğur İzgi, Nimet Görkem Kayar, Fatih Sarı, Tufan Naharcı, İzel Cavlak Boyacı, Halil İbrahim Kurum, Hüseyin İnan Biçer, Başar Uğur, Ayhan Özşahin, Seren Sarıtaş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR ZİYARET</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.“</p>
<p><b>Friedrich Dürrenmatt</b>’ın yazdığı, <b>Zahide Gökberk</b>’in çevirdiği, <b>Yıldırım Fikret Urağ</b>’ın yönettiği oyunda <b>Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)</b></p>
<p>1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.</p>
<p><b>Nick Whitby</b>’nin yazdığı, <b>Yücel Erten</b>’in çevirdiği, <b>Hüseyin Köroğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖK KUBBE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.</p>
<p>Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÖKSÜZLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.</p>
<p>Gençlik Günleri &#8220;İç Yapımlar&#8221; kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. </p>
<p><b>Dennis Kelly</b>’nin yazdığı, <b>Selin Girit</b>’in çevirdiği, <b>Ogeday Erkut</b>’un yönettiği oyunda <b>Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz,</b> <b>Ogeday Erkut</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEN MEDEA DEĞİLİM</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. <b>Allison Gregory</b>’nin yazdığı, <b>Hülya Karakaş</b>’ın yönettiği oyunda <b>Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.</p>
<p>Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.</p>
<p><b>Alp Tuğhan Taş</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>UÇURTMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)</b></p>
<p>Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.<b> Savaş Dinçel</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ali Yoğurtçuoğlu</b>, <b>Gün Koper </b>rol alıyor. Oyun, 7 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>RÜYA(5+Yaş)</b></p>
<p>Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. <b>Özge Midilli-Ertan Kılıç</b>’ın yazdığı <b>Özge Midilli</b>’nin yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu </b>rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR GECE MASALI (5+ Yaş)</b></p>
<p>Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda <b>Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4-9-mart-2026-617013">&#8220;İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (4-9 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Kadın varsa gelecek var” diyerek ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007">Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında “Kadın varsa gelecek var” diyerek ilçede kadın emeğini görünür kılmak, toplumsal eşitlik bilincini güçlendirmek ve kadınların sosyal yaşama katılımını desteklemek amacıyla geniş kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. </p>
<p>Mart ayı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinlikler ücretsiz olarak vatandaşların katılımına açık olacak.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan program, atölye çalışmaları, söyleşiler, kültür gezisi, panel ve sanat sergisinden oluşuyor.</p>
<p>Kadınlar Günü etkinlikleri 5 Mart Perşembe günü Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde başlayacak. Program kapsamında saat 12.00’de “Ortak Tuval Tek Ruh” resim atölyesi düzenlenecek. </p>
<p>Aynı gün saat 13.00’te toplumsal cinsiyet eğitimi ve haklar atölyesi gerçekleştirilecek, saat 14.00’te makrome atölyesi yapılacak. </p>
<p>Günün son etkinliğinde ise saat 15.00’te “Kadının İç Dünyası: Dayanıklılık, Kırılganlık ve Yeniden İnşa” başlıklı psikoloji atölyesi katılımcılarla buluşacak.</p>
<p>Etkinlikler 6 Mart Cuma günü yine Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde devam edecek. Saat 13.00’te kadın sağlığı ve menopoz semineri düzenlenecek. Ardından saat 14.30’da seramik ve çini atölyesi, saat 15.30’da makrome atölyesi ve saat 16.30’da klinik pilates atölyesi gerçekleştirilecek.</p>
<p>Kadınlara yönelik sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında 7 Mart Cumartesi günü 09.00–15.00 saatleri arasında Kadınlar Günü’ne özel Seferihisar Kültür Gezisi düzenlenecek. Kent Belleği Anı Evi ve ilçenin tarihi noktalarını kapsayan gezi ücretsiz olacak, katılım kontenjanla sınırlı tutulacak.</p>
<p>Aynı gün saat 14.00’te Çağan Irmak Salonu’nda “8 Mart 8 Kadın Başarı Öyküsü” programı gerçekleştirilecek. Sanat, akademi, sağlık, eğitim ve sivil toplum alanlarında çalışmalar yürüten kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaşacak. Programda kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği roller ve başarı hikâyeleri ele alınacak.</p>
<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ayrıca “Resim Emekçileri Sergisi” sanatseverlerle buluşacak. Kadın sanatçıların eserlerinden oluşan sergi, 8–11 Mart 2026 tarihleri arasında Çağan Irmak Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışı 8 Mart günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek.</p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, hazırlanan programla ilgili yaptığı açıklamada kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesini önemsediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Kadınların emeği ve üretimi toplumun gelişiminin temelidir. Seferihisar’da kadınların sosyal yaşamda, üretimde ve kültürel hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüyoruz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında hazırladığımız etkinliklerle kadınların bir araya gelmesini, üretmesini ve dayanışmasını desteklemeyi amaçlıyoruz.”</p>
<p>Seferihisar Belediyesi tarafından hazırlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programı boyunca gerçekleştirilecek tüm etkinliklere katılım ücretsiz olacak. </p>
<p>Belediye, tüm Seferihisarlı kadınları etkinliklere katılmaya davet etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-kadinlar-gunu-bulusmalari-basliyor-kadin-varsa-gelecek-var-617007">Seferihisar&#8217;da Kadınlar Günü Buluşmaları başlıyor; &#8220;Kadın varsa gelecek var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanserinde 7 Risk Faktörüne Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-7-risk-faktorune-dikkat-616897</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 09:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[faktörüne]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kolorektal Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde de sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-7-risk-faktorune-dikkat-616897">Kolon Kanserinde 7 Risk Faktörüne Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde de sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Genetik faktörler, obezite, düzensiz beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı gibi faktörler kolorektal kanserlere zemin hazırlayabiliyor. 45 yaş üzerinde, her iki cinsiyette de daha sık görülmeye başlayan bu kanserler, kalın bağırsağın iç yüzeyinde gelişen poliplerin zamanla kanserleşmesi ile ortaya çıkıyor. Kolonoskopisi ile erken teşhis edilebilen kolon kanseri ilk 5 yıllık süreçte sağ kalımı % 90 oranında artırabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erdem Akbal, 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında kolon kanserinin nedenleri, erken teşhisin önemi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tüm dünya ile birlikte ülkemizde de hem erkeklerde hem kadınlarda en sık görülen kanserler arasında üçüncü sırada, kansere bağlı ölümler açısından ise ikinci sarıda gelmektedir. Kolon kanserinin dünyada görülme sıklığı incelendiğinde tüm dünyada  artış eğiliminde olduğu belirlenmiştir. Ancak bununla birlikte erken tanı ve tarama programlarının yaygınlaştırılması da hastalığın tedavisinde önemli oranda artış olduğu ortaya çıkmıştır. Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu adenomatöz poliplerden gelişmektedir. Adenom–karsinom sekansı olarak tanımlanan bu süreç genellikle 5–10 yıllık bir zaman dilimini kapsar. Bu biyolojik süreç, hastalığın tarama programları ile erken evrede saptanmasına ve hatta premalign lezyon aşamasında önlenmesine olanak tanımaktadır.</p>
<p><strong>Tarama 45 yaş sonrası olarak güncellendi</strong></p>
<p>Kalın bağırsak ve rektum kanserleri ailesel, genetik geçişli ve rastlantısal olarak üç sebeple ortaya çıkmaktadır. Kromozom bozukluğu, genetik yapıdaki yapısal ve kimyasal değişimler de kanser sürecinin sebepleri arasında yer almaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda kolon kanserinin görülme yaşının giderek daha erken yaş gruplarına kaydığını ortaya koymuştur. Bu nedenle birçok uluslararası kılavuz, ortalama riskli bireylerde tarama başlangıç yaşını 45 olarak güncellemiştir. Bu yaklaşım, erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarındaki artışa karşı koruyucu bir strateji olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p><strong>Ailenizde kalın bağırsak kanseri varsa…</strong></p>
<p>Kolon kanseri gelişiminde genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynamaktadır. Ailesinde birden fazla kalın bağırsak kanseri olan, kolonoskopide 1 cm’den büyük, yüksek derecede farklılaşma gösteren polip bulunanların diğer aile bireylerinde de kanser riskinin arttığı göstermektedir. Kolorektal kanserini artıran başlıca sebepler şunlardır;</p>
<ol>
<li>45 yaş ve üzeri olmak</li>
<li>Ailede kolorektal kanser öyküsü</li>
<li>Obezite ve metabolik sendrom</li>
<li>Sedanter yaşam tarzı</li>
<li>Liften fakir, kırmızı ve işlenmiş etten zengin beslenme</li>
<li>Sigara ve aşırı alkol tüketimi</li>
<li>İnflamatuvar bağırsak hastalıkları</li>
</ol>
<p><strong>Kolorektal kanserler belirti vermeden ilerliyor</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler çoğu zaman erken evrede hiçbir belirti vermeden seyretmektedir. Semptomlar genellikle hastalık ilerlediğinde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle tarama programlarının semptomdan bağımsız olarak yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. İleri evredeki kolorektal kanserin belirtileri şunlardır;</p>
<ul>
<li>Dışkılama alışkanlığında değişiklik</li>
<li>Rektal kanama</li>
<li>Demir eksikliği anemisi</li>
<li>Karın ağrısı</li>
<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
</ul>
<p><strong>Kolonoskopi teşhis ve tedavide önemli kolaylık sağlıyor</strong></p>
<p>Kolonoskopi, kolorektal kanser taramasında altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir. Kononoskopi, tanının yanı sıra tedavi ve iyileşmede de hasta için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çünkü aynı işlem sırasında poliplerin çıkarılabilmesi, kolon kanserini önleyici etkisinin temelini oluşturmaktadır. Normal bir kolonoskopi sonrası ortalama riskli bireylerde genellikle 10 yıl arayla tekrar önerilmektedir. Ancak bu süre, bireysel risk faktörlerine ve saptanan lezyonların özelliklerine göre değişiklik de gösterebilmektedir.</p>
<p><strong>Belirti yoksa da taramalarınızı yaptırın</strong></p>
<p>Erken evrede saptanan kolorektal kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranları %90’ın üzerindeyken, ileri evrede saptanan ve tedavisine başlanan hastalıkta bu oran %15’lere kadar düşebilmektedir. Bu nedenle tarama programları ve toplum farkındalığı hayati önem taşımaktadır. Çünkü bilinirlik ile kolon kanserini önlenebilir ve erken tanı ile yüksek oranda tedavi edilebilir bir hastalık olduğu bilinmesi gerekir. Ailesinde kanser öyküsü olan bireylerin hiçbir belirti beklemeden, hekim önerisi doğrultusunda kolonoskopi yaptırması, 45 yaşını dolduran her bireyin ise tarama programına katılması yaşam kurtarıcıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-7-risk-faktorune-dikkat-616897">Kolon Kanserinde 7 Risk Faktörüne Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmirli babalar &#8220;yeni nesil babalığı&#8221; öğreniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirli-babalar-yeni-nesil-babaligi-ogreniyor-616858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[babalar]]></category>
		<category><![CDATA[babalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[öğreniyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zmirli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616858</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, "bilinçli baba, sağlıklı nesil" hedefiyle yürüttüğü Baba Destek Eğitim Programı (BADEP) ile yüzlerce aileye dokunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirli-babalar-yeni-nesil-babaligi-ogreniyor-616858">İzmirli babalar &#8220;yeni nesil babalığı&#8221; öğreniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, &#8220;bilinçli baba, sağlıklı nesil&#8221; hedefiyle yürüttüğü Baba Destek Eğitim Programı (BADEP) ile yüzlerce aileye dokunuyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın hayata geçirdiği çalışmada babalar, çocuklarıyla oyun oynamaktan empatiye, demokratik ilişkiden ev içi sorumluluk paylaşımına kadar pek çok konuda &#8220;yeni nesil babalığı&#8221; öğreniyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle babaların çocuk gelişimindeki rolünü güçlendirmeye devam ediyor. Geleneksel baba rollerinin ötesine geçerek çocuğunun bakımında ve gelişiminde &#8220;yardımcı&#8221; değil &#8220;sorumlu&#8221; ebeveyn olmayı hedefleyen babalar, BADEP çatısı altında bir araya geliyor. 3-6 ve 7-11 yaş grubunda çocuğu olan babalara yönelik düzenlenen program, katılımcıların deneyimlerini paylaştığı interaktif bir ortamda gerçekleşiyor. Uzman eğitmen eşliğinde yürütülen oturumlarda, babalar çocuklarıyla daha yakın ve güvene dayalı ilişki kurmanın yollarını keşfediyor. Programın en önemli hedefi ise ev içinde şiddetsiz, demokratik ve cinsiyet eşitliğine dayalı bir iklim yaratmak. Babalar, çocuklarının eğitim süreçlerine nasıl katılacaklarını, onları dinlemenin ve anlamanın inceliklerini bu eğitimlerde ediniyor.</p>
<p><strong>Hem babalar hem anneler sürecin içinde</strong></p>
<p>Çocukların yaş gruplarına göre özelleştirilen eğitimlerde, sadece babalar değil aile bütünlüğü de gözetiliyor. 3-6 yaş grubuna yönelik eğitimler, toplam 16 hafta sürüyor. Babalar, çocuklarıyla iletişimden sağlıklı cinsel yaşama kadar geniş bir yelpazede eğitim alıyor. Programın en renkli anları ise babaların çocuklarıyla sınıfa girdiği Baba-Çocuk Oturumunda yaşanıyor. Ayrıca süreç boyunca annelerle yapılan toplantılar sayesinde anne-babalar arasında ortak bir dil oluşturuluyor. 7-11 yaş grubuna yönelik eğitimler ise okul çağındaki çocukların değişen ihtiyaçlarına odaklanıyor. Bu grupta babalar, 15 hafta boyunca bir araya geliyor. Okul, arkadaş çevresi ve yaşam zorlukları gibi konular masaya yatırılıyor.</p>
<p><strong>Kente yayılan &#8220;baba dayanışması&#8221;</strong></p>
<p>Program, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kolaylaştırıcısı ve AÇEV BADEP Eğitimcisi Hakan Özalkan yönetiminde, kentin farklı noktalarında ve kurum içinde hız kesmeden sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle yerel yönetimler arası dayanışmanın da güzel bir örneğini sergiliyor. Çiğli ve Karşıyaka’daki okullarda başlayan yolculuk, belediye personeline yönelik kurum içi eğitimlerle güçlendi. Geçen iki yılda İzmir Büyükşehir Belediyesi personeli olan 73 baba, Eğitim Şube Müdürlüğü organizasyonuyla sertifikalarını aldı.</p>
<p><strong>Hız kesmeden devam</strong></p>
<p>Programın 2025-2026 dönemi çalışmaları ise ilçelerle iş birliği içinde devam ediyor. Bayraklı Belediyesi iş birliğiyle Ayda Bebek Anaokulu’nda 16 baba, eğitimlerini sürdürüyor. Karşıyaka Belediyesi Ahmet Piriştina Kültür Merkezi’nde ise 14 baba, her hafta çocukları için sıralara oturuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı demokratik aile yapısını güçlendiren &#8220;ortak ebeveynlik&#8221; ilkesiyle yaygınlaştırdığı bu eğitimlerle, geleceğin özgüvenli ve mutlu çocuklarının yetişmesine katkı sunmayı sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirli-babalar-yeni-nesil-babaligi-ogreniyor-616858">İzmirli babalar &#8220;yeni nesil babalığı&#8221; öğreniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 07:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklansa]]></category>
		<category><![CDATA[masum]]></category>
		<category><![CDATA[nedenlerden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609">Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı,</strong> bu nedenle alarmı susturmak değil, neden çaldığını araştırmak gerektiğini belirterek, “Horlama normal bir durum değildir. Her horlayan kişide ciddi bir hastalık olmayabilir; ancak hayati risk taşıyan her uyku apnesi hastalığı önce horlama ile başlar. Dolayısıyla, horlamayı basit bir ses problemi olarak görmek yerine, bir sağlık sinyali olarak değerlendirmek gerekmektedir” diyor.  Eskiden  daha çok orta yaş ve üzeri bireylerde görülen horlamaya artık 20’li yaş grubunda da sık rastlandığına işaret eden <strong>Doç. Dr. Zerrin Boyacı,</strong> gençlerde artış gösteren obezitenin bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayarak,  “Bilgisayar başında uzun süreli oturma, düzensiz uyku alışkanlıkları, fast food ve şeker içeren yiyeceklerle beslenme ve buna bağlı kilo artışı gençlerde horlama riskini artırmaktadır. Özellikle boyun çevresindeki yağ dokusu arttıkça üst solunum yolu daralmakta ve horlama ortaya çıkmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Modern yaşamla birlikte giderek artıyor </strong></p>
<p>Horlama; uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların daralma veya gevşeme nedeniyle titreşmeleri sonucu ortaya çıkan ses olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30–40’ında zaman zaman horlama görülürken, düzenli ve kronik horlama oranı yüzde 20 civarında seyrediyor. Horlamanın görülme sıklığı ileri yaşlarda giderek artıyor. Öyle ki 30 yaş altı erkeklerde yüzde 10 oranında rastlanırken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 60’a yükseliyor. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası kadınlarda oran belirgin şekilde artıyor. Türkiye’de de benzer rakamlar söz konusu. Ayrıca, son yıllarda hem dünyada hem ülkemizde horlama sıklığında artış gözlendiği belirtiliyor. Bu yükselmenin en önemli nedenleri arasında; obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizliği, stres, alerjik hastalıklar ve sigara kullanımındaki artış gösteriliyor.</p>
<p><strong>Horlamanın önemli nedenleri</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zerrin Boyacı, kişinin aile ve sosyal hayatında önemli sorunlar oluşturabilen horlamaya yol açan etkenleri şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Obezite:</strong> İdeal kilonun yüzde 15 daha fazlasına sahip olan kişilerde horlama riski artmaktadır. Bunun nedeni ise boyun çevresindeki yağlanmanın üst solunum yolunu daraltması. Kadınlarda boyun çevresinin 38,10 cm’nin ve  erkeklerde 43,18 cm’nin üzerinde olması kritik değer olarak hesaplanmış.</p>
<p><strong>Burun tıkanıklığı:</strong> Septum deviasyonu, konka hipertrofisi, burun çatısının darlığı gibi statik bozukluklar ile alerjik rinit, sinüzit ve polip gibi enflamatuar bozukluklar önemli sebeplerini oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>Büyük geniz eti ve bademcikler:</strong> Özellikle gençlerde hava yolunu daraltabilmektedir.</p>
<p><strong>Alkol ve sigara kullanımı:</strong> Kas gevşemesi ve mukozal ödem artışına sebep olmaktadır. </p>
<p><strong>Sırtüstü uyuma: </strong>Dil kökünün geriye düşmesine yol açabilmektedir. </p>
<p><strong>Uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!</strong></p>
<p>Horlama ile beraber görülen ve gece ani ölümlere sebep olabilen uyku apnesi üst solunum yolunun tamamen kapanması sonucu oluşuyor.<strong>  </strong>Horlama genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da yaşamsal risk taşıyan uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!<strong> </strong>Özellikle gece nefes durmaları, sabahları yorgun uyanma, baş ağrısından yakınma, gün içinde uyku hali, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlardan biri bile horlamaya eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor. </p>
<p><strong>Uyku apnesi ani ölüme bile yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Uyku apnesinde erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Bunun nedeni ise uyku apnesinin; hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına, hatta gece ani ölüme bile  yol açabilmesi. Ayrıca, insülin direnci ve kilo artışıyla kısır döngü oluşabiliyor. Tedavi edilmemiş uyku apnesi olan bireylerde trafik kazası riski de 2–7 kat artıyor. Uzun süreli uyku apnesi aynı zamanda beyinde hasara neden olarak; hafıza problemleri ve erken bilişsel gerileme riskini de artırabiliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, erken değerlendirmenin olası ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını aktarıyor. </p>
<p><strong>Etkili ve kalıcı çözüm mümkün! </strong></p>
<p>Erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle horlamanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, “Horlama kader değildir. Doğru değerlendirmeyle çoğu hastada etkili ve kalıcı çözümler mümkündür. Önemli olan, geceleri bu sesi duymazdan gelmemektir” diye konuşuyor. Tedavinin kişiye özel planlandığını ve altta yatan nedene göre şekillendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zerrin Boyacı, &#8220;Basit işlemler arasında yer alan radyofrekans uygulamaları, lazer destekli işlemler ve kişiye özel burun ile ağız içi apareyler, yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir” diyor. </p>
<p><strong>Uyku apnesinde altın standart: CPAP maskesi!</strong></p>
<p>Horlamaya uyku apnesi eşlik ediyorsa, tedavide altın standart yöntemin CPAP maskesi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu tedavinin uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağlayarak, solunum durmalarını önlediğini ve hastanın gece boyunca yeterli oksijen almasına yardımcı olduğunu belirtiyor.  </p>
<p><strong>Cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor</strong></p>
<p>Özellikle ileri düzey ve yapısal sorunların eşlik ettiği tablolarda cerrahi seçenekler gündeme geliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, uyku apnesi olanlarda maske kullanmak istemeyenler için maksillofasyal ilerletme operasyonuna, yani çenenin öne alınması ameliyatına başvurulduğunu söyleyerek, şu bilgileri paylaşıyor: “Bu ameliyatın başarı oranı yüzde 97’ye kadar ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra dil ve dil köküne yönelik cerrahiler ile yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimler de horlamanın ve üst solunum yolu daralmasının giderilmesinde tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609">Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;nın 3. Yaş Üniversitesi&#8217;nde 2. dönem başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-3-yas-universitesinde-2-donem-basladi-616483</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 13:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616483</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nde 60 öğrencinin katılımıyla yeni eğitim dönemi başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-3-yas-universitesinde-2-donem-basladi-616483">Karşıyaka&#8217;nın 3. Yaş Üniversitesi&#8217;nde 2. dönem başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nde 60 öğrencinin katılımıyla yeni eğitim dönemi başladı. İngilizce&#8217;den bütüncül tıbba kadar geniş bir yelpazede sunulan derslerle 60 yaş üstü vatandaşlar, aktif ve sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralıyor. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’da yaşam boyu öğrenmenin en güzel örneğini sergileyen tüm çınarlarımıza yeni eğitim döneminde başarılar diliyorum” dedi.</b></p>
<p>Sağlıklı, başarılı ve aktif yaşlanmayı desteklemek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Karşıyaka Belediyesi’nin 3. Yaş Üniversitesi’nde ikinci dönem için ders zili çaldı. Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen ve ileri yaştaki vatandaşların sosyal hayata katılımını güçlendirmeyi hedefleyen programda, 60 öğrenci yeni döneme büyük bir heyecanla başladı. Dönem derslerinin 15 Mayıs’ta tamamlanması planlanırken; 2 yıl sürecek eğitim programı kapsamında, 20 Mayıs 2026&#8217;da Ahmet Piriştina Kültür Merkezi&#8217;nde dönem sonu gösterisi gerçekleştirilecek.</p>
<p><b>DOPDOLU EĞİTİM PROGRAMI </b></p>
<p>60 yaş ve üstü Karşıyakalı vatandaşlara hizmet veren 3. Yaş Üniversitesi’nde, öğrencilere hem zihinsel hem de fiziksel gelişimi destekleyen oldukça zengin bir müfredat sunuluyor. Zorunlu ve seçmeli derslerin bir arada yer aldığı programda; İngilizce, ruhsal gelişim atölyesi, kültür-fizik etkinlikleri, kent tarihi, yaratıcı drama ve halk oyunları gibi dersler veriliyor. Katılımcılar ayrıca tarih, ritim, aile hukuku, yaşlılığın psikolojik ve sosyolojik boyutu, Türk halk müziği, sağlıklı yaşam ve hastalıklardan korunma ile bütüncül tıp gibi başlıklarda uzmanlardan eğitim alarak dopdolu bir dönem geçirecek.</p>
<p><b>“ÖĞRENME AZMİNİ PERÇİNLİYOR”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’da her yaştan vatandaşımızın aktif, sağlıklı ve sosyal bir yaşam sürmesini önemsiyor, çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Ege Geriatri Derneği ile iş birliği içinde yürüttüğümüz 3. Yaş Üniversitesi, tecrübeli çınarlarımızın hayat enerjisini yükseltirken aynı zamanda öğrenme azmini de perçinliyor. Yeni dönemde de sanattan sağlığa, hukuktan tarihe kadar uzanan zengin bir müfredatla kıymetli büyüklerimizin yanındayız. Çınarlarımıza bu eğitim yolculuğunda başarılar diliyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-3-yas-universitesinde-2-donem-basladi-616483">Karşıyaka&#8217;nın 3. Yaş Üniversitesi&#8217;nde 2. dönem başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Şehir Tiyatroları Mart Ayında 40 Oyunu Seyirciyle Buluşturuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-40-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor-616435</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazdığı]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616435</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni ayında 40 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-40-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor-616435">İBB Şehir Tiyatroları Mart Ayında 40 Oyunu Seyirciyle Buluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni ayında 40 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Mart ayında tiyatroseverleri Haldun Taner’den Musahipzade Celal’e, Orhan Veli’den Shakespeare’e klasik ve modern yazarların eserlerinin öne çıktığı zengin bir repertuvar bekliyor.</p>
<p>Bu ay; Ödüllü (Ortaoyunu), Bir Ata Krallığım (Konuk Oyun), Bir Ziyaret, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi, Gök Kubbe, Öksüzler, Ben Medea Değilim, İkinci Perdenin Başı, Uçurtmanın Kuyruğu, Öylece Durur Zaman, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Oscar, Haramiler, Yaftalı Tabut, Sevgili Yelena Sergeyevna, Gidion’un Düğümü, Gölge, Savaş ve Barış, Yoldan Çıkan Oyun, Kahvaltıya Kalsana, Ağrı Dağı Efsanesi, Yenilmez, Tartuffe, Cadı Kazanı, Fosforlu Cevriye, Köpek Kalbi, Geçmişin Gölgesi, Sivrisinekler, Maviydi Bisikletim, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Sevdalı Bulut, Rüya, Elma Kurdu Kırtık, Bir Gece Masalı, Sesler Ülkesi, Masal, Fındıkkıran, Bekçi İle Postacı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Biletlerinizi https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edebilirsiniz.</p>
<p><b>Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor</b></p>
<p>İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.</p>
<p><b>Hümay Güldağ</b>’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 15, 29 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>Mart 2026 Programı</b></p>
<p><b> ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)</b></p>
<p>“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?</p>
<p> </p>
<p>Oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 2, 9, 16 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>BİR ATA KRALLIĞIM (Konuk Oyun)(Adana Şehir Tiyatroları)</b></p>
<p>W.Shakespeare’in eserlerinden Başar Sabuncu’nun derleyip uyarladığı “Bir Ata Krallığım’’da insanın ihtiraslarına yenilişi gözler önüne serilirken; insan ruhunun nasıl sınandığına şahit oluruz. İktidar hırsıyla dünyanın kötülüğe bulandığı bir atmosferde; Shakespeare’in trajedilerinden en can alıcı bölümler sizlerle&#8230;</p>
<p><b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Cevher Hikmet Güzey, Uğur İzgi, Nimet Görkem Kayar, Fatih Sarı, Tufan Naharcı, İzel Cavlak Boyacı, Halil İbrahim Kurum, Hüseyin İnan Biçer, Başar Uğur, Ayhan Özşahin, Seren Sarıtaş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR ZİYARET</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.“</p>
<p><b>Friedrich Dürrenmatt</b>’ın yazdığı, <b>Zahide Gökberk</b>’in çevirdiği, <b>Yıldırım Fikret Urağ</b>’ın yönettiği oyunda <b>Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)</b></p>
<p>1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.</p>
<p><b>Nick Whitby</b>’nin yazdığı, <b>Yücel Erten</b>’in çevirdiği, <b>Hüseyin Köroğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖK KUBBE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.</p>
<p>Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÖKSÜZLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.</p>
<p>Gençlik Günleri &#8220;İç Yapımlar&#8221; kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. </p>
<p><b>Dennis Kelly</b>’nin yazdığı, <b>Selin Girit</b>’in çevirdiği, <b>Ogeday Erkut</b>’un yönettiği oyunda <b>Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz,</b> <b>Ogeday Erkut</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEN MEDEA DEĞİLİM</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. <b>Allison Gregory</b>’nin yazdığı, <b>Hülya Karakaş</b>’ın yönettiği oyunda <b>Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.</p>
<p>Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.</p>
<p><b>Alp Tuğhan Taş</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>UÇURTMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)</b></p>
<p>Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.<b> Savaş Dinçel</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ali Yoğurtçuoğlu</b>, <b>Gün Koper </b>rol alıyor. Oyun, 7 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)</b></p>
<p>Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.</p>
<p>Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.</p>
<p><b>Donald Margulies</b>’in yazdığı, <b>Irmak Bahçeci</b>’nin çevirdiği, <b>Mehmet Ergen</b>’in yönettiği oyunda <b>Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b> GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (13+ Yaş)</b></p>
<p>Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın&#8221;</p>
<p><b>Haldun Taner</b>’in yazdığı <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu</b>, <b>Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar</b>, <b>Yiğit Ali Uslu</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>OSCAR (13+ Yaş)</b></p>
<p>Christian Jacqueline&#8217;e aşıktır, Colette ise Oscar&#8217;a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard&#8217;dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard&#8217;a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.</p>
<p><b>Claude Magnier</b>’in yazdığı, <b>Asude Zeybekoğlu</b>’nun çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Abdullah Topal, Aslı Aybars, Aslı Şahin, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b> HARAMİLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.</p>
<p><b> Musahipzade Celal</b>’in yazdığı, <b>Engin Alkan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b> YAFTALI TABUT (16+ Yaş)</b></p>
<p>Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.</p>
<p><b>Bilgesu Erenus</b>’un yazdığı, <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Derya Keykubat, Lale Kabul, Mana Alkoy</b>, <b>Selin Türkmen, Şenay Bağ </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b> SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)</b></p>
<p>İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.</p>
<p>Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.</p>
<p><b>Lyudmila Razumovskaya</b>’nın yazdığı, <b>Belgi Paksoy</b>’un çevirdiği, <b>Bora Seçkin</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik,</b> <b>Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 21 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GIDION’UN DÜĞÜMÜ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur.</p>
<p>Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır. “Çocukluk masum olmak demek değildir&#8230; Masumiyeti hızla kaybetme durumudur. <b>Johnna Adams</b>’ın yazdığı, <b>Beliz Coşar</b>’ın çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Özge Özder, Özgür Kaymak</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>GÖLGE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Yağmur Topçu</b>’nun yazdığı, <b>Ahmet Kahvecioğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Berfin Berber, Yağmur Topçu </b>rol alıyor. Oyun, 14 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SAVAŞ VE BARIŞ (16+ Yaş)</b></p>
<p>1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı,  Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Boran Bağcı, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Ümit Bülent Dinçer, Ümit Can Kaya, Yağmur Topçu</b> rol alıyor. Oyun, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b> YOLDAN ÇIKAN OYUN (13+ Yaş)</b></p>
<p>Bol ödüllü komedi oyunu Yoldan Çıkan Oyun, tiyatro sahnesinde yaşanabilecek en büyük aksilikleri, bol kahkaha ve sürprizlerle seyirciye sunuyor! Amatör bir tiyatro topluluğu, büyük bir hevesle klasik bir cinayet oyununu sahnelemeye hazırlanır. Ancak daha perde açıldığı anda yanlış giden olaylar zinciri durdurulamaz hale gelir. Dekor çöker, aksesuarlar kaybolur, oyuncular repliklerini unutunca doğaçlamaya başlar… Ama ne olursa olsun, oyun devam etmelidir!</p>
<p>Londra’dan Broadway’e uzanan bu muhteşem yapım, fiziksel komediyle absürd mizahı ustalıkla harmanlıyor. Tiyatro sanatıyla ilgili tüm klişeleri ters yüz eden Yoldan Çıkan Oyun, seyirciyi kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Yoldan Çıkan Oyun&#8217;da, her şeyin ters gitmesinden dolayı çok memnun olacaksınız.</p>
<p><b>Henry Lewis, Jonathan Sayer, Henry Shields</b>’in yazdığı, <b>Mehmet Ergen</b>’in çevirdiği, <b>Lerzan Pamir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Serdar Orçin, Tarık Köksal, Volkan Öztürk</b> rol alıyor. Oyun, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b> KAHVALTIYA KALSANA</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>Üç kişilik bir sahne güldürüsü olan &#8220;Kahvaltıya Kalsana&#8221;, Ray Cooney ve Gene Stone tarafından 1970 yılında yazılan &#8220;Why not Stay for Breakfast?&#8221; adlı yapıtın bir uyarlamasıdır&#8230; Oyun, kimileri için artık köhneleşmiş sayılan değerlere sıkıca tutunarak yaşamaya çalışan &#8220;istikrar abidesi&#8221; devlet memuru Nurettin Kavak ile, henüz hangi değerlere sarılacağına bile tam olarak karar veremeyecek bir yaştayken, anne olmak durumunda kalan Burcu Güvenir&#8217;in traji-komik karşılaşmasını anlatır. Ülkemizde yaşanan sosyal ve kültürel alt-üstlüğün naif bir yansıması olarak ele alınan oyunda, Burcu ve Nurettin&#8217;in öyküsüyle sevginin, iyiliğin, değişebilme ve değiştirebilmenin umudu ve sevinci aktarılmaya çalışılır&#8230;</p>
<p><b>Ray Cooney-Gene Stone</b>’un yazdığı, <b>Ragıp Yavuz</b>’un çevirdiği, uyarladığı ve yönettiği oyunda <b>Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Kamer Karabektaş</b> rol alıyor. Oyun, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>AĞRI DAĞI EFSANESİ(13+ Yaş)</b></p>
<p>Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet&#8217;le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han&#8217;ın kızı Gülbahar&#8217;ın hikâyesi, Yaşar Kemal&#8217;in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi&#8217;ne dönüşmüştür.</p>
<p>Büyük ustanın anlatısına sahne üzerinde soluk vermek için çıktığımız yolculukta, seyircilerimizi Ağrı Dağı Efsanesi&#8217;ni birlikte hayal etmeye davet ediyoruz.</p>
<p>Oyunda <b>Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali </b>rol alıyor. Oyun, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YENİLMEZ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.</p>
<p>Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda <b>Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız</b> rol alıyor. Oyun, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>TARTUFFE (13+ Yaş)</b></p>
<p>Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.</p>
<p><b>Molière</b>’in yazdığı, <b>Orhan Veli Kanık</b>’ın çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz </b>rol alıyor. Oyun, 18, 21 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>CADI KAZANI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.</p>
<p><b>Arthur Miller</b>‘ın yazdığı, <b>Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol</b>’un çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, </b><b>Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>FOSFORLU CEVRİYE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.</p>
<p>Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. </p>
<p>Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…</p>
<p>“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…</p>
<p>Oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Özpınar, Direnç Dedeoğlu, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Esra Ede, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali </b>rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>KÖPEK KALBİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>1924 yılı… Sovyet Rusya’nın karanlık atmosferinde, toplumsal düzenin ve bürokrasinin içine sıkışmış Profesör Preobrajenski insan beyni ve gençleşme üzerine çalışmaktadır. Ona dünya çapında şöhret kazandıran, insanların gençleşmesini sağlayan bir teknik geliştirmiştir. Beyin araştırmaları sürecinde yeni bir deney yapmayı tasarlar. Sokak köpeği Şarik’e zor bir ameliyatla bir insandan alınan hipofiz ve testisleri nakleder. Fakat ameliyattan sonra beklenmedik değişimler baş gösterir, Şarik insana dönüşmeye başlar. Bu değişim Profesör Preobrajenski’nin evinin kurallarını altüst edecektir. Köpek Kalbi, toplum mühendisliği, çürümüş bürokrasi ve sınıf savaşlarıyla toplumsal barışı yitirmiş bir halk üzerinden, insanı insan yapan şey nedir sorusunu soruyor.</p>
<p><b>Mihail Bulgakov</b>’un yazdığı, <b>Mustafa Kemal Yılmaz</b>’ın çevirdiği, <b>Onur Demircan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Ali Gökmen Altuğ, Caner Çandarlı, İrem Arslan, Onur Şirin</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GEÇMİŞİN GÖLGESİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Terk edilmiş bir binada eski bir polis yıllar önce iş birliği yaptığı doktoru beklemektedir. Açığa çıkması gereken gerçekler, yüzleşmeleri gereken suçları vardır. Büyük bir hesaplaşmaya girerler.</p>
<p><b>Macit Koper</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ahmet Saraçoğlu, Bahtiyar Engin</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. <b>Lucy Kirkwood</b>’un yazdığı, <b>Ali Gökmen Altuğ</b>’un yönettiği oyunda <b>Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>MAVİYDİ BİSİKLETİM (13+ Yaş)</b></p>
<p>İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir&#8217;e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950&#8217;lerin İzmir&#8217;inden günümüze taşıyor. <b>Dinçer Sümer</b>’in yazdığı <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Çağrı Büyüksayar</b> rol alıyor. Oyun, 28 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 8,15 Mart 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 8,15 Mart 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 22, 29 Mart 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 8,15 Mart 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>RÜYA(5+Yaş)</b></p>
<p>Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. <b>Özge Midilli-Ertan Kılıç</b>’ın yazdığı <b>Özge Midilli</b>’nin yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu </b>rol alıyor. Oyun, 8,15 Mart 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 8,15 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR GECE MASALI (5+ Yaş)</b></p>
<p>Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda <b>Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan</b> rol alıyor. Oyun, 8,15 Mart 2026 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SESLER ÜLKESİ (4+ Yaş)</b></p>
<p>Uzun zamandır çocuklar tarafından ihmal edilen Keman, Piyano, Flüt kendileri gibi çalınmayan arkadaşları Gitarı da yanlarına alarak Sesler Ülkesine dönmeleri gerektiğini anlatırlar. Gitar kendisini çalmayan Deniz’i uyandırır.  Gitar, Deniz’den ayrılmak istemediği için onu da Sesler Ülkesinde bir yolculuğa çıkarmaya karar verir. Böylece ilk kez Sesler Ülkesini bir çocuk ziyaret eder.</p>
<p>Sesler Ülkesinde enstrümanları ve müziği yakından tanıyan Deniz, Vivaldi, Mozart ve enstrümanlara hayran kalır ve enstrümanların hepsini öğrenmeye heveslenir. Enstrümanlar, Deniz’e kendini beğendirmek için bir yarışa girer ve akordları bozulur. Beethoven enstrümanların akordunu düzeltir ve onları orkestra şefi gibi yöneterek bir eser çaldırır. Aralarındaki uyumu hatırlayan enstrümanlar ve çalacağı enstrümana karar veren Deniz mutludur.</p>
<p><b>Gizem Padar</b>’ın yazdığı, <b>Nihat Alpteki</b>’nin yönettiği oyunda <b>Aslı Şahin, Bahar Çebi, Cihat Faruk Sevindik, Çağlar Polat, Damla Cangül Yiğit, Lale Kabul</b> rol alıyor. Oyun, 22, 29 Mart 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MASAL (5+Yaş)</b></p>
<p>Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Volkan Öztürk</b> rol alıyor. Oyun, 22, 29 Mart 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>FINDIKKIRAN (7+ Yaş)</b></p>
<p>Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. <b>E.T.A Hoffmann</b>’ın masalından <b>Dilşad Çelebi</b>’nin uyarladığı, <b>Lerzan Pamir</b>’in yönettiği oyunda <b>Asrın Gurur Kuyucak,</b> <b>Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 22, 29 Mart 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)</b></p>
<p>Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. <b>Lodovica Cima, Gabriele Clima</b>’nın yazdığı <b>Ceylan Özçapkın</b>’ın çevirdiği, <b>Derya Yıldırım</b>’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda <b>Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali</b> rol alıyor. Oyun, 22, 29 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)</b></p>
<p>İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.</p>
<p>Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. <b>Arzu Yurtseven</b>’in yazdığı, <b>Nihat Alpteki</b>’nin yönettiği oyunda <b>Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç</b> rol alıyor. Oyun, 22, 29 Mart 2026 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-40-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor-616435">İBB Şehir Tiyatroları Mart Ayında 40 Oyunu Seyirciyle Buluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşgücü İstatistikleri, Ocak 2026</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-616374</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:43:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[08]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[azalarak]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[işgücü]]></category>
		<category><![CDATA[işsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak 2026]]></category>
		<category><![CDATA[şgücü]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616374</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,1 seviyesinde gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-616374">İşgücü İstatistikleri, Ocak 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,1 seviyesinde gerçekleşti</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 73 bin kişi artarak 2 milyon 819 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan artarak %8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,6 iken kadınlarda %11,0 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Ocak 2024 &#8211; Ocak 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-0-e9GXZOZE.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %47,9 oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 516 bin kişi azalarak 31 milyon 953 bin kişi, istihdam oranı ise 0,8 puan azalarak %47,9 oldu. Bu oran erkeklerde %65,3 iken kadınlarda %30,9 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı, Ocak 2024 &#8211; Ocak 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-1-7IS9lE6b.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,1 olarak gerçekleşti</strong></p>
<p>İşgücü, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 443 bin kişi azalarak 34 milyon 772 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,8 puan azalarak %52,1 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,0 iken kadınlarda %34,7 oldu.</p>
<p><strong>Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %14,3 oldu</strong></p>
<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan artarak %14,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %11,9, kadınlarda ise %19,0 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, 15+ yaş, Ocak 2026</strong></p>
<table>
<thead>
<tr>
<th> </th>
<th>Ocak 2026</th>
<th>Bir önceki ay</th>
<th>Bir önceki aya göre fark</th>
</tr>
<tr>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>(Bin kişi)</td>
</tr>
<tr>
<td>15 ve daha yukarı yaştaki nüfus</td>
<td>66 680</td>
<td>32 969</td>
<td>33 711</td>
<td>66 627</td>
<td>32 945</td>
<td>33 683</td>
<td>53</td>
<td>24</td>
<td>28</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücü</td>
<td>34 772</td>
<td>23 073</td>
<td>11 699</td>
<td>35 215</td>
<td>23 386</td>
<td>11 829</td>
<td>&#8211; 443</td>
<td>&#8211; 313</td>
<td>&#8211; 130</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam</td>
<td>31 953</td>
<td>21 544</td>
<td>10 409</td>
<td>32 469</td>
<td>21 900</td>
<td>10 569</td>
<td>&#8211; 516</td>
<td>&#8211; 356</td>
<td>&#8211; 160</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsiz</td>
<td>2 819</td>
<td>1 529</td>
<td>1 290</td>
<td>2 746</td>
<td>1 486</td>
<td>1 260</td>
<td>73</td>
<td>43</td>
<td>30</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne dahil olmayanlar</td>
<td>31 908</td>
<td>9 897</td>
<td>22 011</td>
<td>31 412</td>
<td>9 559</td>
<td>21 853</td>
<td>496</td>
<td>338</td>
<td>158</td>
</tr>
<tr>
<td>(%)</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne katılma oranı</td>
<td>52,1</td>
<td>70,0</td>
<td>34,7</td>
<td>52,9</td>
<td>71,0</td>
<td>35,1</td>
<td>-0,8</td>
<td>-1,0</td>
<td>-0,4</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam oranı</td>
<td>47,9</td>
<td>65,3</td>
<td>30,9</td>
<td>48,7</td>
<td>66,5</td>
<td>31,4</td>
<td>-0,8</td>
<td>-1,2</td>
<td>-0,5</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsizlik oranı</td>
<td>8,1</td>
<td>6,6</td>
<td>11,0</td>
<td>7,8</td>
<td>6,4</td>
<td>10,7</td>
<td>0,3</td>
<td>0,2</td>
<td>0,3</td>
</tr>
<tr>
<td>Genç nüfusta işsizlik oranı<br />(15-24 yaş)</td>
<td>14,3</td>
<td>11,9</td>
<td>19,0</td>
<td>14,2</td>
<td>12,1</td>
<td>18,2</td>
<td>0,1</td>
<td>-0,2</td>
<td>0,8</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.<br />Mevsimsel etkilerden arındırma yöntemi gereği geçmiş aylara ilişkin tahminler revize edilerek yayımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,4 saat oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 0,7 saat azalarak 42,4 saat olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Ocak 2024 &#8211; Ocak 2026</strong><br />(Saat)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-2-yzAfnlDO.png"/></p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %29,9 oldu</strong></p>
<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre 0,9 puan artarak %29,9 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,2 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,2 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler, Ocak 2024 &#8211; Ocak 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-3-DZsJqnYL.png"/></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-ocak-2026-616374">İşgücü İstatistikleri, Ocak 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere&#8217;de Kuşaklar Arası Çatışma Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narliderede-kusaklar-arasi-catisma-konusuldu-616371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arası]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[kuşaklar]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediyesi, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren “Kuşaklar, Toplumsal Dönüşüm ve İlişkilerde Güç Kaybı” başlıklı seminere ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-kusaklar-arasi-catisma-konusuldu-616371">Narlıdere&#8217;de Kuşaklar Arası Çatışma Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediyesi, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren “Kuşaklar, Toplumsal Dönüşüm ve İlişkilerde Güç Kaybı” başlıklı seminere ev sahipliği yaptı. Seminerde; aile içi çatışmaların nedenleri, dijitalleşmenin Z ve Alfa kuşakları üzerindeki etkileri ve anne baba otoritesinin sarsılma nedenleri bilimsel verilerle anlatıldı</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, toplumsal yaşamda giderek belirginleşen kuşaklar arası farkları, psikolojik etkilerini ve değişen değerleri ele almak amacıyla önemli bir seminere ev sahipliği yaptı. Alanında uzman isimler 15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Yüksek Lisans Programı Öğretim Elemanı Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer ve Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi araştırmacısı Dr. Gülçin Itırlı Aslan, vatandaşlarla bir araya gelerek kuşaklar, toplumsal dönüşüm ve ilişkilerde yaşanan güç kaybını kapsamlı biçimde değerlendirdi. Seminere ebeveynler, eğitimciler, gençlerle çalışan profesyoneller ve Narlıdere’nin farklı kesimlerinden vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, Y, Z ve ALFA kuşaklarının portresi, dijital dünyanın getirdiği belirsizlikler, yoğun kaygı bozuklukları, toplumsal yaşamda giderek belirginleşen kuşaklar arası farklar, psikolojik etkileri ve değişen değerler detaylı bir şekilde ele alındı.</p>
<p> </p>
<p><b>HER KUŞAK BİR ÖNCEKİ KUŞAĞA TEPKİLİ</b></p>
<p>Seminerin ilk bölümünde söz alan Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, kuşakların karakteristik özelliklerine dikkat çekti. Yıldırımer, “Her kuşak, bir öncekinin travmasına tepki olarak yetişir. Ancak iyileştirmek isterken, çoğu zaman yeni bir kırılganlık üretir” diye konuştu.</p>
<p>Y kuşağının sınav odaklı ve aşırı korumacı ailelerle büyüdüğünü belirten Yıldırımer, Z kuşağının ise dijital dünya ve belirsizlikler nedeniyle yoğun kaygı bozukluğu yaşadığını vurguladı. Yıldırımer, günümüz çocukları üzerinde kurulamayan otorite krizine dair, &#8220;Bugün yaşanan otorite sorunları saygı eksikliğinden değil, temas kurulamamasından doğuyor. Güç, doğru ilişki kurulamadığı için kaybediliyor. Özellikle 0-3 yaş arası, aile otoritesinin doğru inşası için en kritik dönemdir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>DİJİTAL BAĞIMLILIĞA KARŞI DERİN BAĞ</b></p>
<p>Dr. Gülçin Itırlı Aslan ise konunun biyolojik ve psikolojik boyutuna odaklandı. &#8220;Sandviç Kuşağı&#8221; olarak adlandırılan, hem çocuklarına hem de yaşlı ebeveynlerine bakmak zorunda kalan yetişkinlerin yaşadığı zorluklara değinen Aslan, epigenetik kavramının önemini anlattı.</p>
<p>Aslan, &#8220;Genlerin üzerinde yaşam notaları yazılıdır. Kavga ortamında büyüyen çocuk ile sevgi ortamında büyüyen çocuğun genetik kodları farklı gelişir. Bugün sergilediğimiz davranışlar, sadece çocuklarımızı değil, torunlarımızı dahi etkiliyor,&#8221; diyerek dijital bağımlılığa karşı &#8220;derin bağ&#8221; kuracak etkinliklerin hayati önem taşıdığını belirtti.</p>
<p><b>ETKİNLİK SONRASI SAĞLIK TARAMASI</b></p>
<p>Etkinlik sonrasında Narlıdere İlçe Sağlık Müdürlüğü Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) Bölümü tarafından HT, diyabet ve obezite konusunda bilgilendirme yapılarak broşür dağıtıldı. Ayrıca kan şekeri ölçümü ile diyabet hastalığına karşı farkındalık oluşturuldu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-kusaklar-arasi-catisma-konusuldu-616371">Narlıdere&#8217;de Kuşaklar Arası Çatışma Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atipik depresyonun gizli işareti: Reddedilme hassasiyeti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atipik-depresyonun-gizli-isareti-reddedilme-hassasiyeti-616228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 12:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[atipik]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[işareti]]></category>
		<category><![CDATA[reddedilme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun belirtileri, risk faktörleri, günlük yaşama etkileri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atipik-depresyonun-gizli-isareti-reddedilme-hassasiyeti-616228">Atipik depresyonun gizli işareti: Reddedilme hassasiyeti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, atipik depresyonun belirtileri, risk faktörleri, günlük yaşama etkileri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Atipik depresyon, duygudurumun olaylara tepkisel olmasıyla ayırt ediliyor!</strong></p>
<p>Atipik depresyonun, depresyonun belirli özgün belirtilerle seyreden bir alt tipi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin “Klasik (majör) depresyondan en önemli farkı, duygudurumun çevresel olaylara tepkisel olmasıdır.” dedi.</p>
<p>Kişinin iç dünyasında yoğun bir çökkünlük yaşarken, dışarıdan zaman zaman enerjik ve iyi görünebileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Olumlu bir gelişme karşısında kısa süreli bir iyilik hali oluşabilir; ancak bu düzelme kalıcı değildir ve yeniden depresif duygu durumuna dönülür. Bu tabloda sıklıkla aşırı uyuma, iştah artışı, kilo alma, kollar ve bacaklarda ‘kurşun ağırlığı’ olarak tarif edilen ağırlaşma hissi ve kişilerarası ilişkilerde reddedilmeye belirgin duyarlılık görülür.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık yüzde 15 ila 29’unda atipik özellikler görülebilir!</strong></p>
<p>‘Atipik’ kelimesinin ‘tipik olmayan’ anlamına geldiğini ancak ismine rağmen nadir bir tablo olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Depresyon tanısı alan bireylerin yaklaşık yüzde 15 ila 29’unda atipik özellikler görülebilir.” dedi.</p>
<p>Halk arasında ‘kurşun ağırlığı’ ya da ‘kurşun paralizi’ olarak ifade edilen bu belirtinin, kişinin kollarında ve bacaklarında gerçek bir fiziksel ağırlık varmış gibi hissetmesi olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu durum yoğun yorgunluk ve harekete geçmede zorlanma yaratır. Hem biyolojik hem psikolojik boyutu vardır. Beyindeki serotonin, dopamin ve noradrenalin düzeylerindeki değişiklikler ile stres hormonu dengesizlikleri biyolojik zemini oluştururken; motivasyon kaybı, umutsuzluk ve isteksizlik de hareketi zorlaştıran psikolojik faktörlerdir. Bu belirti kişinin iradesizliği ya da ‘numara yapması’ olarak değerlendirilmemelidir.”</p>
<p><strong>Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma, günlük yaşamı zorlaştırıyor!</strong></p>
<p>Atipik depresyonda enerji düşüklüğü ve aşırı uyuma eğiliminin, işe ya da sorumluluklara başlamayı ve sürdürmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Zamanla erteleme, kaçınma ve sosyal geri çekilme artabilir.” dedi.</p>
<p>Artmış iştah ve özellikle karbonhidrat isteğinin kilo değişimlerine ve beden algısı sorunlarına yol açabileceğine de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Kişilerarası ilişkilerde ise reddedilmeye duyarlılık ön plandadır. Küçük bir eleştiri ya da ilgisizlik işareti yoğun değersizlik duygularını tetikleyebilir. Gün içinde duygusal iniş çıkışlar yaşanması da ilişkileri zorlaştırabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Atipik depresyon kadınlarda daha sık görülüyor!</strong></p>
<p>Atipik depresyonun genellikle ergenlik sonu ve erken yetişkinlik döneminde başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Ergenlerde tablonun çabuk sinirlenme, aileye karşı öfke, alınganlık ve anlaşılmadığını düşünme gibi belirtilerle daha belirgin hale gelebileceğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, reddedilmeye duyarlılığın bu yaş grubunda daha dramatik yaşanabileceğini ifade etti.</p>
<p><strong>Atipik depresyonun ortaya çıkışı birçok nedene bağlı!</strong></p>
<p>Atipik depresyonun ortaya çıkışının tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ailesinde depresyon, bipolar bozukluk ya da anksiyete bozukluğu bulunan kişilerde risk artar. Beyin kimyasındaki değişiklikler ve stres hormonu dengesizlikleri etkili olabilir. Erken dönem ebeveyn ilişkileri, baş etme biçimleri ve güncel stres faktörleri tabloyu şekillendirebilir.”</p>
<p><strong>Atipik depresyon tedavisinde temel yaklaşım ilaç, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri!</strong></p>
<p>Atipik depresyon tedavisinde temel yaklaşımın ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Ancak belirtilerin yapısı nedeniyle bazı farklılıklar olabilir.” dedi.</p>
<p>Aşırı uyuma ve enerji düşüklüğünün ön planda olduğu durumlarda daha aktive edici özellikte antidepresanlar tercih edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, “Psikoterapide ise duygudurumun çevresel olaylara bağlı değişkenliği, ilişkilerde kırılganlık ve reddedilme duyarlılığı üzerinde özellikle durulur. Başvurular çoğunlukla, ilişki sorunları ve terk edilme korkusu, eleştiriye aşırı hassasiyet, özsaygı ve değersizlik duyguları, motivasyon eksikliği ve erteleme ile duygusal yeme davranışları şeklinde olur.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Erken müdahale kronikleşme riskini azaltır!</strong></p>
<p>Atipik depresyon tedavi edilmediğinde yıllarca sürebilen, dalgalı ancak kalıcı bir seyir gösterebileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Murat Yusuf Hüseyin, “Erken müdahale kronikleşme riskini azaltır.” dedi.</p>
<p>Hangi belirtiler ciddiye alınması gerektiği hakkında bilgi paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Küçük olaylara karşı aşırı duygusal yıkım, günde 10–12 saatten fazla uyuma ve yataktan çıkmakta zorlanma, belirgin iştah artışı ve kilo değişimi, reddedilmeye aşırı hassasiyet, iki haftadan uzun süren çökkünlük, işlevsellikte belirgin düşüş, sürekli değersizlik, umutsuzluk ya da yaşamın anlamsız olduğu düşünceleri günlük yaşamı ve ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa bir psikiyatri uzmanına başvurmak önemlidir. Erken destek, iyileşme sürecini kolaylaştırır ve uzun vadeli riskleri azaltır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atipik-depresyonun-gizli-isareti-reddedilme-hassasiyeti-616228">Atipik depresyonun gizli işareti: Reddedilme hassasiyeti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOMEK Bahar Dönemi Eğitimleri 84 Merkezde 61 Bin Kursiyerle Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/komek-bahar-donemi-egitimleri-84-merkezde-61-bin-kursiyerle-devam-ediyor-615954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 14:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[61]]></category>
		<category><![CDATA[84]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[komek]]></category>
		<category><![CDATA[kursiyer]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezde]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Edindirme]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları, başvuruları alınarak eğitimlere başlanan bahar dönemi dersleriyle devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komek-bahar-donemi-egitimleri-84-merkezde-61-bin-kursiyerle-devam-ediyor-615954">KOMEK Bahar Dönemi Eğitimleri 84 Merkezde 61 Bin Kursiyerle Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları, başvuruları alınarak eğitimlere başlanan bahar dönemi dersleriyle devam ediyor. Meslek edindirme, spor, yüzme ve KUZEM destek programlarıyla KOMEK’te bu dönem 84 merkezde 61 binden fazla kursiyer eğitim alıyor. KOMEK’te akşam dersleri için kayıt süreci 3 Mart itibarıyla başlayacak.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK), başvuruları alınarak eğitimlere başlanan bahar döneminde meslek edindirme, spor, yüzme, çocuklara yönelik hizmetler ve destekleyici eğitim modellerini kapsayan geniş bir eğitim yelpazesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.</p>
<p>Bu kapsamda KOMEK’te bu dönem Konya genelindeki 84 merkezde 61 bin 333 kursiyer, bu geniş eğitim yelpazesindeki faaliyetlerden faydalanıyor.</p>
<p><strong>MESLEK EDİNDİRME EĞİTİMLERİ ÖN PLANDA</strong></p>
<p>Bahar dönemi katılımcı sayısının önemli bir bölümünü meslek edindirme eğitimlerine katılan kursiyerler oluşturuyor. Bu dönem 30 bin 429 kursiyer meslek edindirme kurslarında eğitim alıyor.</p>
<p>Bireylerin fiziksel gelişimini ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen spor branşlarında ise 14 bin 695 kursiyer aktif olarak yer alıyor. </p>
<p>Ayrıca yüzme ve reformer alanında da 10 bin 860 kursiyer sağlıklı yaşam yolculuğuna ilk adımını atıyor. </p>
<p><strong>KUZEM İLE DESTEKLENEN ESNEK EĞİTİM MODELİ</strong></p>
<p>Örgün eğitimlerin yanı sıra uzaktan ve destekleyici eğitim modeliyle yürütülen KUZEM programları da bu dönem aktif şekilde devam ediyor.</p>
<p>KUZEM kapsamında eğitimlerine başlayan 5 bin 349 kursiyerin, bu model sayesinde mesleki gelişim süreçleri esnek ve sürdürülebilir bir yapıyla destekleniyor.</p>
<p><strong>HER YAŞA VE HER İLGİ ALANINA UYGUN EĞİTİMLER</strong></p>
<p>Konya merkez ve ilçelerde faaliyet gösteren KOMEK ve ASEM kurs merkezlerinde; meslek edindirme eğitimlerinin yanı sıra kişisel gelişim, sanat, spor, dil ve teknoloji alanlarında her yaş ve ilgi grubuna hitap eden yüzlerce branşta eğitimler sürdürülüyor. Bu çeşitlilik, KOMEK’in kapsayıcı eğitim anlayışını sahaya güçlü biçimde yansıtıyor.</p>
<p><strong>ANNELER VE ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ EĞİTİM ORTAMLARI SAĞLANIYOR</strong></p>
<p>KOMEK merkezlerinde yer alan çocuk oyun salonları, özellikle annelerin eğitimlere kesintisiz katılımını destekleyen önemli bir hizmet alanı sunuyor. Uzman eğitmenler eşliğinde eğitim alan 3–6 yaş grubu çocuklar, güvenli, eğlenceli ve öğretici bir ortamda vakit geçirirken anneler de gönül rahatlığıyla derslerine devam edebiliyor.</p>
<p><strong>SERTİFİKALI EĞİTİMLER VE AKŞAM DERSLERİ KAYITLARI BAŞLIYOR</strong></p>
<p>Kursiyerler, dönem sonunda Millî Eğitim Bakanlığı ve Halk Eğitim Merkezi onaylı sertifikalarını, ayrıca e-Devlet üzerinden erişilebilen katılım belgelerini alabilecek. </p>
<p>Öte yandan KOMEK’te akşam dersleri için kayıt süreci 3 Mart itibarıyla başlayacak.</p>
<p><strong>KURSİYERLER KURSLARDAN ÇOK MEMNUN</strong></p>
<p>Kursiyerler, verilen eğitimlerden çok memnun olduklarını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Türkçe öğrenmek için KOMEK’e kayıt olan yabancı kursiyerler de burada yeni arkadaşlıklar edindiklerini, eğitimlerin çok faydalı olduğunu dile getirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komek-bahar-donemi-egitimleri-84-merkezde-61-bin-kursiyerle-devam-ediyor-615954">KOMEK Bahar Dönemi Eğitimleri 84 Merkezde 61 Bin Kursiyerle Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların diş sağlığına yatırım, gelecekteki sorunları önler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-dis-sagligina-yatirim-gelecekteki-sorunlari-onler-615932</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 10:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bruksizm]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Sıkma]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekteki]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığına]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, çocuklarda bruksizm, diş hekimi korkusu ve erken süt dişi çekimi konularında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-dis-sagligina-yatirim-gelecekteki-sorunlari-onler-615932">Çocukların diş sağlığına yatırım, gelecekteki sorunları önler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, çocuklarda bruksizm, diş hekimi korkusu ve erken süt dişi çekimi konularında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Çocuklarda bruksizmin nedeni çok faktörlü!</strong></p>
<p>Günümüzde çocuklarda diş sıkma, yani bruksizm vakalarının giderek arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bu artışın tek bir nedeni yoktur; biyolojik, çevresel ve psikolojik pek çok faktör bir arada rol oynayabilir.” dedi.</p>
<p>Özellikle küçük yaş grubunda bağırsak parazitleri gibi bazı fizyolojik durumların diş sıkmaya zemin hazırlayabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Bu tür olasılıklar, çocuk hekimi ile iş birliği içinde değerlendirilmelidir. Bununla birlikte çocuğun yaşamındaki stres faktörleri de bruksizmi tetikleyebilir. Okul değişikliği, kardeş doğumu, aile içi değişimler ya da sosyal uyum sürecinde yaşanan zorlanmalar çocuklarda diş sıkmaya yol açabilir. Günümüzde artış gösteren alerjik hastalıklar da önemli bir diğer etkendir. Özellikle alerjik bünyeye sahip çocuklarda görülen solunum problemleri ve kronik rahatsızlık hissi, gece diş sıkma davranışıyla ilişkili olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Amaç, çocuğun iyilik halini güçlendirerek bruksizmi azaltmak! </strong></p>
<p>Çocuklarda bruksizm tedavisinde yetişkinlerde uygulanan gece plağı veya botoks gibi yöntemlere başvurulmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bunun yerine daha bütüncül bir yaklaşım benimsenir. Psikolojik destek, stres faktörlerinin belirlenmesi ve mümkün olduğunca ortadan kaldırılması önceliklidir. Ayrıca alerjik yatkınlığı olan çocuklarda yaşam ortamının düzenlenmesi önem taşır. İyi havalandırılan alanlar, temiz hava koşulları ve gerekirse hava temizleyici cihazların kullanımı gibi önlemlerle destek sağlanabilir. Amaç, doğrudan bir müdahale yerine çocuğun genel iyilik halini güçlendirerek diş sıkmanın etkilerini azaltmaktır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Doğru yaklaşım ile diş hekimi korkusu önlenebilir!</strong></p>
<p>Diş hekimi korkusunun yalnızca yetişkinlerde değil, çocuklarda da sık görülen bir durum olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Ancak doğru yaklaşım ile bu korkunun oluşması büyük ölçüde önlenebilir.” dedi.</p>
<p>Çocuğu randevu öncesinde hazırlamanın oldukça önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Şen, şunları söyledi:</p>
<p>“Evde basit rol oyunları oynayarak diş hekimi-hasta canlandırmaları yapmak, çocuğun zihninde sürece dair olumlu bir çerçeve oluşturur. Böylece klinik ortamına daha hazırlıklı ve daha sakin bir şekilde gelir. Ayrıca diş hekimi temalı animasyonlar ve çizgi filmler izletmek de süreci destekleyebilir. En önemli noktalardan biri ise ilk diş hekimi ziyaretinin ağrı veya acil bir sorun nedeniyle değil, rutin kontrol amacıyla yapılmasıdır. Erken yaşta olumlu bir tanışma deneyimi yaşayan çocuklarda fobi gelişme riski oldukça düşüktür.</p>
<p>Toplumda yaygın olarak karşılaşılan bir diğer hata ise yetişkinlerin kendi olumsuz diş hekimi deneyimlerini çocuklara aktarmasıdır. ‘Çok acıdı’, ‘çok zor geçti’ gibi ifadeler, çocukta henüz yaşanmamış bir korkunun temellerini atabilir. Oysa çocukların diş hekimine ‘beyaz bir sayfa’ ile gelmesi, ilk muayene ve tanışma seanslarının olumlu geçmesini sağlar ve güven ilişkisini güçlendirir.”</p>
<p><strong>Süt dişleri daimi dişler için yer tutucu görevi görür!</strong></p>
<p>Çocuk diş sağlığında bir diğer önemli konunun ise erken süt dişi çekimleri olduğunun ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Erken çekim, süt dişinin doğal düşme zamanından önce kaybedilmesi anlamına gelir. Oysa süt dişleri yalnızca geçici dişler değildir; alttan gelecek daimi dişler için yer koruyucu görev üstlenirler.” dedi.</p>
<p>Bir süt dişi zamanından önce çekildiğinde, komşu dişlerin boşluğa doğru kayabileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bu durum ilerleyen dönemde çapraşıklık ve ortodontik problemlere yol açabilir. İşte bu noktada yer tutucular devreye girer. Sabit ya da takıp çıkarılabilen hareketli apareyler sayesinde, daimi diş sürünceye kadar boşluğun korunması sağlanır. Travma, çürük ya da apse nedeniyle erken diş kaybı yaşandığında, mutlaka diş hekimi ile birlikte değerlendirme yapılmalı ve yer tutucu gerekliliği konusunda ortak karar verilmelidir. Doğru zamanda yapılan bu müdahale, ileride oluşabilecek daha büyük ortodontik sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-dis-sagligina-yatirim-gelecekteki-sorunlari-onler-615932">Çocukların diş sağlığına yatırım, gelecekteki sorunları önler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da bir açılış daha: Çınarlar &#8216;Emekli Yaka&#8217;ya kavuştu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bir-acilis-daha-cinarlar-emekli-yakaya-kavustu-615878</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çınarlar]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kavuştu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaka]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615878</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, geçen ay kente kazandırdığı Genç Yaka’nın ardından yeni sosyal yaşam merkezi Emekli Yaka’yı Atakent Mahallesi’nde törenle hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bir-acilis-daha-cinarlar-emekli-yakaya-kavustu-615878">Karşıyaka&#8217;da bir açılış daha: Çınarlar &#8216;Emekli Yaka&#8217;ya kavuştu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, geçen ay kente kazandırdığı Genç Yaka’nın ardından yeni sosyal yaşam merkezi Emekli Yaka’yı Atakent Mahallesi’nde törenle hizmete açtı. Yeni merkez; yeşillikler içindeki atmosferiyle huzurlu bir ortam sunarken, zengin kitap köşesinden satranç masalarına kadar pek çok imkanı çınarlarla buluşturdu. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka Belediyesi olarak, yaşamın her evresine değer katmayı görev biliyoruz. Yeni sosyal tesisimiz, Karşıyakamıza ve çınarlarımıza hayırlı olsun” dedi.</b></p>
<p>Her yaştan vatandaşa dokunan projeleriyle fark yaratan Karşıyaka Belediyesi, geçtiğimiz ay açılan Genç Yaka’nın ardından yeni bir sosyal yaşam merkezini daha kente kazandırdı. İlçede yaşayan ileri yaşlı bireylerin sosyal yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan ‘Emekli Yaka’, Atakent Mahallesi’nde coşkulu bir törenle kapılarını açtı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış törenine; Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkan Vekili Adnan Alabay, CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü ve yönetim kurulu üyeleri, CHP Karşıyaka Kadın Kolları Başkanı Safigül Çalışkanelli, Karşıyaka Kent Konseyi Başkanı Dilek Karcı, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği İzmir İl Başkanı Ömer Bayram, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Caher Dudayev Bulvarı’nda yer alan Görme Engelliler Parkı’nın huzur veren atmosferiyle bütünleşen Emekli Yaka, kitap okuma alanlarından satranç masaları, dama ve çeşitli kutu oyunlarına kadar pek çok imkanı Karşıyaka’nın çınarlarıyla buluşturdu. Merkezde, vatandaşlardan gelecek talep ve öneriler doğrultusunda zaman içerisinde farklı etkinlik ve imkanların da hayata geçirilmesi planlanıyor.</p>
<p><b>“YAŞAMIN HER EVRESİNE DEĞER KATIYORUZ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Geçen ay; gençlerimizin üretkenliğini, sosyalliğini ve enerjisini besleyen, gençlerimizin buluşma noktası olan Genç Yaka tesisimizi açmıştık. Şimdi ise yaşamın diğer bir değerli dönemine, emeklilik yıllarına sesleniyoruz. Emekli Yaka, yaş almış çınarlarımızın, emeklilerimizin, sosyal yaşama daha güçlü adapte olabilmesi için tasarlandı. İçinde oyun alanlarıyla zihinsel canlılığı, okuma alanlarıyla kültürel beslenmeyi, dinlenme alanlarıyla huzuru bulacaklar. Yıllarca çalışıp toplumumuza emek vermiş büyüklerimiz, şimdi de birlikte üretecekler, paylaşacaklar, eğlenecekler… Karşıyaka Belediyesi olarak, yaşamın her evresine değer katmayı görev biliyoruz. Gençler için Genç Yaka, emekliler için Emekli Yaka… Bu iki tesis, aslında bir bütünün parçalarıdır: kuşakları birbirine bağlayan, dayanışmayı büyüten, Karşıyaka’nın cumhuriyetçi ve çağdaş ruhunu yaşatan halk merkezleridir. Ve daha niceleri çok yakında sizlerin kullanımında olacaktır. Burası artık sizin, hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>ÇINARLARDAN ANLAMLI TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyesi Nesrin Tugay “Biraz dinlenmek, biraz gülmek, biraz da kendimizi şımartmak için bu güzel mekanı bizlere kazandıran başta Belediye Başkanımız Yıldız Ünsal olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.</p>
<p>Karşıyaka Kent Konseyi Emekliler Çalışma Grubu ve Karşıyaka Emekliler Platformu adına konuşma yapan Göksan Ataman da “Emekli Yaka, Karşıyakamızın çınarlarına, alın teriyle bu kenti büyüten emeklilere karşı gerçek bir vefa, saygı ve dayanışmanın göstergesidir. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bir-acilis-daha-cinarlar-emekli-yakaya-kavustu-615878">Karşıyaka&#8217;da bir açılış daha: Çınarlar &#8216;Emekli Yaka&#8217;ya kavuştu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Modülü, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-modulu-2025-615850</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Faal]]></category>
		<category><![CDATA[Fertlerin]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel Aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[hanelerin]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[modülü]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615850</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Sağlık Modülü" adlı özel konulu çalışma, 2025 yılında Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte modül olarak uygulanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-modulu-2025-615850">Sağlık Modülü, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>&#8220;Sağlık Modülü&#8221; adlı özel konulu çalışma, 2025 yılında Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile birlikte modül olarak uygulanmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri ile aynı dönemde uygulanan modülün amacı, hanelerdeki 15 yaş ve üstündeki tüm fertlerin sağlık durumlarını ve sağlık harcamalarının hanehalkına getirdiği yükü tespit etmektir.</p>
<p><strong>Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %6,1&#8217;ine çok yük getirdi</strong></p>
<p>Hanelerin %6,1&#8217;ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, %50,2&#8217;sine biraz yük getirdiği, %40,9&#8217;una ise yük getirmediği görüldü. Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin %5,3&#8217;üne çok, %37,2&#8217;sine biraz yük getirirken %28,9&#8217;una yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin %5,0&#8217;ına çok, %50,9&#8217;una biraz yük getirdi. Hanelerin %44,0&#8217;ı ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.</p>
<p>Son 12 ay içerisinde hanelerin %2,7&#8217;si muayene veya tedavi, %28,6&#8217;sı diş muayenesi veya tedavisi, %0,1&#8217;i ise ilaç harcaması yapmadı.</p>
<p><strong>Son 12 ay içerisinde yapılan sağlık harcamalarının haneye yük getirme düzeyi (%), 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/saglik-modulu-2025-0-ViH38t9x.png"/></p>
<p><strong>En yüksek %20&#8217;lik gelir grubundaki hanelerin %25,5&#8217;inde diş muayenesi harcaması olmadı</strong></p>
<p>Doktor muayene ve tedavi ile ilaç için harcama yapmayan hanelerin gelir gruplarından çok etkilenmediği görüldü. Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) %20&#8217;lik gelir grubunda olanların %45,4&#8217;ünün, ikinci %20&#8217;lik gelir grubunun %36,5&#8217;inin, üçüncü %20&#8217;lik gelir grubunun %32,0&#8217;ının, dördüncü %20&#8217;lik gelir grubunun %28,1&#8217;inin, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise %25,5&#8217;inin harcama yapmadığı görüldü.</p>
<p>En düşük %20&#8217;lik gelir grubundaki hanelerin %62,9&#8217;una doktor muayene ve tedavileri, %37,6&#8217;sına diş muayene ve tedavileri, %65,5&#8217;ine ise ilaç harcamaları yük getirdi. En yüksek %20&#8217;lik gelir grubundaki hanelerin %53,0&#8217;ı doktor muayene ve tedavilerinin, %38,0&#8217;ı diş muayene ve tedavilerinin, %59,5&#8217;i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.</p>
<p><strong>Yüzde yirmilik gelir gruplarına göre yapılan sağlık harcamalarının haneye yük getirme düzeyi (%), 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/saglik-modulu-2025-1-NixKOxAN.png"/></p>
<p><strong>Yoksulluk riski altında olmayanların %31,7&#8217;si çoğunlukla oturarak çalışanlar</strong></p>
<p>Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü fertlerin tüm çalıştıkları süredeki aktivite yoğunlukları incelendiğinde, çoğunlukla bu fertlerin %29,4&#8217;ünün oturarak, %45,5&#8217;inin ayakta durarak, %18,7&#8217;sinin yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, %6,4&#8217;ünün ise ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalıştığı görüldü.</p>
<p>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin %17,2&#8217;si oturarak çalışırken risk altında olmayan fertler için bu oran %31,7 oldu.  Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin %11,2&#8217;sinin ağır iş ya da aktivite yaparak çalışma hayatını geçirdiği görüldü.</p>
<p><strong>İktisadi olarak faal olan fertlerin çalışırken çoğunlukla yaptığı fiziksel aktivite yoğunluğu (%), 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/saglik-modulu-2025-2-57SNclAV.png"/></p>
<p><strong>Fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmayanların oranı %63,3 oldu</strong></p>
<p>Bir işte çalışsın ya da çalışmasın 15 yaş ve üstü fertlerin olağan bir haftada iş dışında geçirilen zamanları incelendiğinde, bu fertlerin %1,4&#8217;ünün &#8216;Günde iki kere veya daha fazla&#8221;, %11,6&#8217;sının &#8216;Günde bir kere&#8217;, %5,6&#8217;sının &#8216;Haftada 4-6 kere&#8217;, %11,5&#8217;inin &#8216;Haftada 1-3 kere&#8217;, %6,7&#8217;sinin &#8216;Haftada 1 kereden az&#8217; en az 10 dakika boyunca aralıksız devam eden fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetleri yaptıkları tespit edildi. Fertlerin %63,3&#8217;ünün ise fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmadığı görüldü.</p>
<p><strong>Fertlerin %96,9&#8217;u iletişim faaliyetlerinde zorlanmıyor</strong></p>
<p>Araştırma kapsamındaki 15 yaş ve üstü fertlerin %96,9&#8217;u iletişim kurmada, %95,8&#8217;i öz bakımında, %90,0&#8217;ı işitmede, %85,2&#8217;si bir şeyleri hatırlamada, %80,5&#8217;i görmede ve %79,7&#8217;si yürümede sorun yaşamadığını ifade etti. En çok zorlanılan faaliyetler ise sırası ile %17,3 ile görme, %15,2 ile yürüme, %12,6 ile hatırlama olurken fertlerin sadece %2,2&#8217;si iletişim faaliyetlerinde zorlandığını söyledi.</p>
<p>Fertlerin en çok yapamadığını belirttiği faaliyetler ise %0,5 ile öz bakım, %0,4 ile yürüme, %0,2 ile bir şeyleri hatırlama ve iletişim kurma faaliyetleri oldu.</p>
<p><strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olma durumuna göre faaliyetlerinde zorlanma düzeyi (%), 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/saglik-modulu-2025-3-VXnrWzCz.png"/><br /> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-modulu-2025-615850">Sağlık Modülü, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Sanat Akademisi&#8217;nde 14. Dönem Ön Kayıtları Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-sanat-akademisinde-14-donem-on-kayitlari-basladi-615721</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 12:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[14]]></category>
		<category><![CDATA[akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[drama]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[ön]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu’da sanatın adresi olan ve şehrin sanat hayatına katkı sunan Selçuklu Sanat Akademisi’nde 14. dönem online ön kayıtlar başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-sanat-akademisinde-14-donem-on-kayitlari-basladi-615721">Selçuklu Sanat Akademisi&#8217;nde 14. Dönem Ön Kayıtları Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu’da sanatın adresi olan ve şehrin sanat hayatına katkı sunan Selçuklu Sanat Akademisi’nde 14. dönem online ön kayıtlar başladı. Yeni dönemde sahne sanatları ve görsel sanatlar, kişisel gelişim ve müzik alanlarında birçok farklı kurs programı açılacak. 27 Şubat tarihinde sona erecek olan ön kayıtlar akademinin resmi web sitesi olan <b>www.selcuklusanatakademisi.com </b>adresinden gerçekleştirilebilecek. Kesin kayıtlar ise 28 Şubat–3 Mart tarihinde yapılacak.</p>
<p><b>Sahne Sanatları ve Görsel Sanatlar;</b></p>
<p>Sahne ve Görsel Sanatlar Eğitimi Kursları Çocuk Drama (8-10 Yaş), Çocuk Drama (11-13 Yaş), Genç Drama (14-17 Yaş), Yetişkin Drama (18-25 Yaş). Yetişkin Drama (25 Yaş Üzeri), Uygulamalı Tiyatro (18-25 Yaş), Uygulamalı Tiyatro (25 Yaş Üzeri), Çocuk Resim (8-12 Yaş), Çocuk Resim (12-16 Yaş), Yetişkin Resim (16 Yaş ve Üzeri) olarak açılacak.</p>
<p><b>Kişisel Gelişim;</b></p>
<p>Kişisel Gelişim Eğitim Kursları; Diksiyon, Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk, Etkili İletişim ve Beden Dili, Kısa Film ve Belgesel Yapımı, Sosyal Medya Yöneticiliği başlıklarında eğitim verilecek.</p>
<p><b>Müzik Eğitimi;</b></p>
<p>Müzik alanında ise Ritim (Darbuka-Bendir) Eğitim Kursu açılacak. Müzik kurslarında kesin kayıtların, ön değerlendirme sürecinin ardından alınacak.</p>
<p>Detaylı bilgi ve online ön kayıt işlemleri için <b>www.selcuklusanatakademisi.com </b>ziyaret edilebilir.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı;“</b> <b>Selçuklu Sanat Akademisi yeni eğitim döneminde de</b> <b>yetenekleri ortaya çıkarmayı sürdürecek ”</b></p>
<p>Selçuklu Sanat Akademisi’nin yeni eğitim döneminde de yeni yetenekleri ortaya çıkarmayı sürdüreceğine ve sanat alanındaki çalışmalarını aynı azim ve heyecanla devam ettireceğine yürekten inandığını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı,“ Şehrimizin kültür ve sanat hayatına değer katan akademimiz, açıldığı günden bu yana her yaştan hemşehrimizden yoğun ilgi görüyor. Yeni beceriler kazanmak, yeteneklerini keşfetmek ya da geliştirmek isteyen kursiyerlerimiz ve çocuklarımız, alanında uzman eğitmenlerimiz eşliğinde ilgi duydukları branşlarda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Her eğitim dönemimizi dolu dolu ve verimli bir şekilde tamamlıyoruz ve 14. dönem eğitimlerimize de aynı heyecan ve motivasyonla başlayacağız. Tüm hemşehrilerimizi Selçuklu Sanat Akademisi’nin sunduğu imkanlardan faydalanmaya davet ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-sanat-akademisinde-14-donem-on-kayitlari-basladi-615721">Selçuklu Sanat Akademisi&#8217;nde 14. Dönem Ön Kayıtları Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi izcileri kaynaşma kampında buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-izcileri-kaynasma-kampinda-bulustu-615637</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[izciler]]></category>
		<category><![CDATA[izcileri]]></category>
		<category><![CDATA[izcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kampı]]></category>
		<category><![CDATA[kampında]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615637</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin izcilik çalışmaları kapsamında farklı dönemlerden izciler, Gençlik Kampı Eğitim Merkezi’nde düzenlenen kaynaşma kampında bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-izcileri-kaynasma-kampinda-bulustu-615637">Antalya Büyükşehir Belediyesi izcileri kaynaşma kampında buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin izcilik çalışmaları kapsamında farklı dönemlerden izciler, Gençlik Kampı Eğitim Merkezi’nde düzenlenen kaynaşma kampında bir araya geldi.</span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi Gençlik Kampı Eğitim Merkezi, 7.dönem eğitimlerini tamamlayan izciler ile önceki dönem izcilerin buluştuğu kampa ev sahipliği yaptı. Hem kaynaşma hem de uygulamalı eğitimlerin verildiği kampta, izciler teorik eğitimlerde öğrendikleri bilgileri doğal yaşamın içinde pratiğe dönüştürme fırsatı buldu. Kamp kapsamında çadır kurma, düğüm teknikleri, barınma ve hayatta kalma eğitimleri gibi birçok başlıkta uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi. </span></span></p>
<p><span><span>GEÇMİŞTEN BUGÜNE İZCİLERİN GELİŞİMİ İZLENDİ</span></span></p>
<p><span><span>İzci Lideri Ata Nur Çelik, 2022 yılından bu yana farklı yaş kategorilerinde eğitim alan izcilerin de bu kampta yer aldığını belirterek toplam 57 izci ile kampa başladıklarını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi İzcileri Kulüp Önderi Ersoy Ünal ise kampın temel amacının geçmişten bugüne izcilerin gelişimini görmek olduğunu belirtti. Ünal, yaş gruplarına göre izcilik yapısına ilişkin bilgi vererek, “Bizim bugünkü kampımızın amacı geçmişten bugüne kadar izcilerimizle ne kadar yol kat ettiğimizi görmek. 7-11 yaş grubumuz yavrukurtlar, 11-15 yaş grubumuz oymaklar, 15-18 yaş grubumuz da ergin izcilerdir. Burada oymak düzeyinden aldığımız çocuklar şu anda ergin izci grubuna geldiler” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>BÜYÜKŞEHİR’DEN İZCİLİK FAALİYETLERİNE BÜYÜK ÖNEM</span></span></p>
<p><span><span>Yaklaşık 4 yıllık süreçte önemli bir ilerleme kaydettiklerini ifade eden Ünal, “Çok güzel bir noktadayız. İzcilik aslında biraz da destek isteyen bir branştır. Türkiye’de maalesef bunu amatör kulüpler çok yapıyor. Antalya’da özellikle 2021 yılından sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle izcilik çok güzel bir şekilde kalkındı ve ileri boyuta geldi. Sayı olarak da çok yükseğiz. Buradan özellikle Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederim” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>İZCİLERDEN DAYANIŞMA, ÇEVRE BİLİNCİ VE ÖZGÜVEN VURGUSU</span></span></p>
<p><span><span>Kampa katılan 7. dönem izcilerinden Berke Can İzmir, kampta öğrendikleri becerilerin yanı sıra dayanışma kültürünün de güçlendiğini belirterek, “7. dönem izcisiyim. Burada kamp kurmayı, çadır kurmayı öğreniyoruz. Ayrıca bizden yaşça küçük olan izcilerimize de her konuda yardım ediyoruz. İzcilik bana doğayı sevmeyi, hayvanları korumayı, küçüklerle dayanışmayı ve büyüklerimize karşı nasıl davranmamız gerektiğini öğretiyor” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>YENİ İZCİLERİ GÖRMEKTEN MUTLUYUZ</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2022 yılında başlattığı ilk dönem izcilerden Elif Naz İnci ise yeni izcilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Belediyenin izcilik programına katılan ilk izcilerdenim. Burada olmaktan ve aramızda yeni izciler görmekten çok mutluyum. Yeni arkadaşlar edinmek bizim için çok güzel. Yeni izcilerimiz öğrenmeye çok açıklar, biz de onlara öğrendiklerimizi öğretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-izcileri-kaynasma-kampinda-bulustu-615637">Antalya Büyükşehir Belediyesi izcileri kaynaşma kampında buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklar-icin-yeni-donem-615601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[16 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615601</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklar-icin-yeni-donem-615601">Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital bağımlılık konusunu “yasaklama mı, güçlendirme mi?” bağlamında ele aldı.</p>
<p><strong>Dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, ülkemizde 3 Şubat 2026 tarihli resmî gazete yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030”nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu eylem planının stratejik amaçları; Farkındalık ve Bilinçlendirme, Koruyucu ve Önleyici Mekanizmaların Geliştirilmesi, Dijital Risklere Karşı Müdahale ve Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi ve Yasal ve Kurumsal Düzenlemelerin Güçlendirilmesi başlıklarında belirlenmiştir. Özellikle hem çocukların hem de ailelerin dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi, dijital platformlarda güvenli davranış biçimlerinin kazandırılması ve eleştirel düşünme, etik sorumluluk ve mahremiyet bilinci gibi becerilerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Çocukların bilgiye erişim, çevrim içi öğrenme ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaları teşvik edilerek, dijital teknolojilerin yalnızca tüketim aracı değil aynı zamanda üretim ve gelişim alanı olarak görülmesi amaçlanmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Avustralya öncü oldu</strong></p>
<p>10 Aralık 2025 itibarıyla Avustralya’da 16 yaş altındaki çocuk ve ergenlerin TikTok, Instagram, YouTube, Snapchat, X ve Facebook gibi büyük sosyal medya platformlarında hesap açmaları ve mevcut hesaplarını sürdürmelerinin yasaklandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “28 Kasım 2024’te kabul edilen ‘Online Safety Amendment (Social Media Minimum Age) Bill 2024’ ile sosyal medya kullanımında asgari yaş 16 olarak belirlenmiş; böylece bu kapsamda dünyada öncü bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Yasa, yaptırımları çocuklara ya da ebeveynlere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine yöneltmektedir. Düzenlemenin temel gerekçesi, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını, güvenliğini ve genel iyilik hâlini korumaktır. Siber zorbalık vakalarındaki artış, zararlı içeriklere maruz kalma, çevrim içi istismar riski, kötü niyetli yetişkinlerle temas olasılığı ve sürekli karşılaştırma kültürünün benlik saygısı üzerindeki olumsuz etkileri, yasanın dayanak noktaları arasında gösterilmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya yasaklamaları küresel ölçekte hızlandı</strong></p>
<p>Avustralya’daki bu düzenlemenin, benzer tartışmaları küresel ölçekte hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Birleşik Krallık 16 yaş altına yönelik kısıtlamaları değerlendirmekte; Fransa’da 15 yaş altına sosyal medya yasağını öngören tasarı parlamentodan geçmiştir. Çin, ‘minor mode’ uygulamasıyla yaşa bağlı ekran süresi sınırlamaları getirmiştir. İspanya ve Danimarka’da da benzer düzenlemeler gündemdedir. Avrupa Parlamentosu ise bağlayıcı olmamakla birlikte 16 yaş sınırını öneren bir karar üzerinde uzlaşmıştır. Bu gelişmeler, sosyal medyanın çocuk gelişimi üzerindeki etkisinin pedagojik bir tartışmanın ötesine geçerek hukuki ve siyasal bir mesele hâline geldiğini göstermektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yasaklama bir çözüm mü?</strong></p>
<p>12–16 yaş aralığının kimlik gelişiminin hızlandığı, sosyal kabul ihtiyacının arttığı ve duygusal dalgalanmaların yoğunlaştığı kritik bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergenlikte bireyin fiziksel değişimlere uyum sağlaması, kendilik algısını yapılandırması ve sosyal ilişkiler içinde konumunu belirlemesi beklenir. Ancak nörogelişimsel açıdan dürtü kontrolü ve uzun vadeli sonuçları değerlendirme kapasitesi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum, sosyal medya ortamlarında karşılaşılan içeriklere karşı ergenleri daha kırılgan hâle getirebilmektedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik kırılgan bir dönem</strong></p>
<p>Araştırmalar, sosyal medya platformlarında idealize edilmiş yaşam temsillerinin, mükemmel beden algısı ve popülerlik odaklı görünürlük kültürünün, ergenlerin benlik gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini ortaya koyduğunu da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle sosyal karşılaştırma süreçleri, özsaygı ve beden algısı üzerinde belirleyici olabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medya, ergenlerin kendilerini ifade edebildikleri, akran ilişkilerini sürdürebildikleri ve toplumsal meselelere dair farkındalık geliştirebildikleri bir alan olarak da işlev görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya hem risk hem de fırsat barındıran çift yönlü bir dijital ekosistem sunmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmanın da riski var</strong></p>
<p>Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır. Ayrıca gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmak, sonrasında ani ve denetimsiz bir geçişe yol açabilir. Bu durum, dijital okuryazarlık ve öz düzenleme becerilerinin kademeli olarak gelişmesini engelleyebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital okuryazarlık eğitimleri temel olmalı</strong></p>
<p>Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Algoritmik şeffaflık, yaşa uygun içerik tasarımı, veri koruma önlemleri, etkili denetim mekanizmaları ve dijital okuryazarlık eğitimleri bu yaklaşımın temel bileşenleri olmalıdır. Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir. 16 yaş altı sosyal medya yasağı yalnızca hukuki bir düzenleme değil; dijital çağda çocukluk ve ergenlik kavramlarının yeniden tanımlandığı bir kırılma noktasına işaret etmektedir. Bu kırılmanın nasıl yönetileceği ise yasaklardan çok, bilimsel veriye dayalı, çok paydaşlı ve çocuk merkezli politikaların geliştirilmesine bağlıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklar-icin-yeni-donem-615601">Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hızlandıran]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575">Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken Türkiye’de kadınlar genellikle 47–49 yaş arasında menopoza giriyor. Ancak, bazı etkenler menopoz yaşını birkaç yıl önce çekebiliyor! <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali,</strong> menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, “Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor” diyor. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, </strong>“Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor” uyarısında bulunuyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, </strong>menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Sigara alışkanlığı</strong></p>
<p>Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.  2018’de yayımlanan geniş bir meta-analiz, sigara içen kadınların menopoza ortalama 2 yıl daha erken girdiğini gösteriyor. Benzer şekilde Amerikan Üreme Tıbbı Derneği de sigaranın yumurta rezervini azalttığını vurguluyor. </p>
<p><strong>Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, yağ dokusunun sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.”</p>
<p><strong>Kronik stres ve yoğun yaşam temposu</strong></p>
<p>American Journal of Epidemiology Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, yüksek algılanan stres düzeyinin menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırabileceğini gösteriyor. Modern çağın önemli bir sorunu olan kronik stres durumunda vücut sürekli “alarm halinde” kalıyor ve stres hormonu olan kortizol yükseliyor. Sürekli yüksek stres, üreme hormonlarının düzenlendiği hipotalamo-hipofizer-ovaryan aksını etkileyebiliyor. Dr. Cavide Ali, “Bu durum, hormon dengesini bozarak, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun daha erken başlamasına zemin hazırlayabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>Uykusuzluk </strong></p>
<p>Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor.  Dr. Cavide Ali,<strong> </strong>vücudun hormon dengesini düzenleyen biyolojik saatin uyku bozukluğundan çok ciddi etkilendiğini belirterek, “Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor. Uykusuz kalındığında melatonin hormonu yeterince salgılanamadığı için hipotalamo-hipofizer-ovaryan aks üzerindeki düzenleyici etkisini ve yumurtalıklardaki güçlü antioksidan koruyucu rolünü tam olarak yerine getiremiyor; bu durum artmış oksidatif stres ve bozulmuş GnRH ritmi üzerinden folikül kaybını hızlandırarak menopoz sürecini öne çekebilecek bir zemin oluşturabiliyor. Ayrıca, kronik uykusuzlukta stres hormonu kortizol yükseliyor ve bu da  yumurtalıkları yöneten hormonal sistemi baskılayabiliyor” diye konuşuyor.  2018 yılında yayımlanan bir çalışma, uzun süreli uyku sorunları yaşayan kadınlarda menopozun daha erken görülebileceğini bildiriyor.  2023’te yayımlanan başka birçok merkezli çalışmada da düşük kaliteli uyku ile erken menopoz geçişi arasında anlamlı bir ilişki olduğu vurgulanıyor. </p>
<p><strong>Hatalı beslenme alışkanlıkları</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, beslenme alışkanlıklarının da menopoz yaşını etkileyebilen değiştirilebilir risk faktörlerden biri olduğunu vurguluyor. Dr. Cavide Ali, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses’ Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.” </p>
<p><strong>Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)</strong></p>
<p>Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor. Bu yalancı östrojenik uyarı hipotalamo-hipofizer aksı baskılayıp, folikül gelişimini düzensizleştirerek, uzun vadede over rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun erkene kaymasına zemin hazırlayabiliyor. Journal of Clinical Endocrinology &#038; Metabolism Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, kanda yüksek düzeyde bazı çevresel toksinler bulunan kadınlarda, menopozun daha erken görülebildiği ortaya konmuş. Bu nedenle, günlük hayatta plastik kullanımını azaltmak, cam ürünlerini tercih etmek ve kimyasal maruziyeti sınırlamak büyük önem taşıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575">Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsaklarınızda]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İltihap]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğinizde]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınız]]></category>
		<category><![CDATA[yazıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda öne çıkan “bağırsak yaşı” kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524">Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda öne çıkan “bağırsak yaşı” kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor. Son yıllarda bilim dünyası, sağlıklı yaş almanın anahtarını şaşırtıcı bir şekilde bağırsak sisteminde arıyor. Yaşa bağlı hastalıkların arkasındaki sessiz biyolojik süreç mikrobiyotamız olabilir.  <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong> bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın dengesinin bozulmasının; kalp hastalıklarından diyabete, unutkanlıktan bağışıklık sorunlarına kadar birçok tabloyla ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. <strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sindirim sisteminde gizli olduğunu vurguluyor ve bağırsakları genç tutmanın yollarını anlatıyor. </p>
<p><strong>Yaşlanmanın Temeli Bağırsaklarda!</strong></p>
<p>Yaşlanmayı çoğu zaman aynadaki görüntümüzle ya da takvim yaşımızla ilişkilendiririz; oysa gerçek biyolojik yaşımızın önemli bir kısmı bağırsaklarımızda saklıdır. Son yıllarda bilim dünyası, yaşlanma sürecini ve yaşa bağlı hastalıkları anlamada bağırsak mikrobiyotasını merkeze alıyor. Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın sindirimden bağışıklığa, ruh hâlinden beyin sağlığına kadar birçok sistemi etkilediğini belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağırsaklar adeta dinamik bir ekosistem oluşturuyor.  Genç ve sağlıklı bireylerde bu mikroorganizmalar çeşitlilik gösterir ve dengeli bir uyum içinde çalışır. Ancak yaş ilerledikçe bu denge bozulur; faydalı bakterilerin azalması ve iltihap artırıcı türlerin çoğalmasıyla ortaya çıkan bu tablo, tıpta “disbiyozis” olarak adlandırılır ve sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden biri olarak kabul edilir” diyor. </p>
<p><strong>Mikrobiyota ile Kronik İltihap Arasındaki İlişki…</strong></p>
<p>Yaşla birlikte vücutta ortaya çıkan en önemli biyolojik değişimlerden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik iltihap süreci olduğuna dikkat çeken <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bilim dünyasında bu tablo “inflammaging” olarak tanımlanır. Bu sessiz iltihaplanma; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, Alzheimer ve bazı kanser türleri için uygun bir zemin oluşturabilir. Bu noktada bağırsaklar kritik bir rol oynar. Bozulmuş bir mikrobiyota dengesi, bağırsak duvarının geçirgenliğini artırarak zararlı maddelerin kana karışmasına yol açabilir. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi sürekli tetikte kalır ve vücut, farkında olmadan uzun vadede kendi dokularını yıpratan bir savunma hâline girer” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Mikrobiyota, Yediklerimiz ve Hastalıklar Arasındaki İnce Çizgi </strong></p>
<p>Son yıllardaki bilimsel verilerle birlikte tip 2 diyabet ve obezitenin yalnızca kalori fazlasıyla açıklanamayacağını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağırsak mikrobiyotası metabolik denge üzerinde belirleyici rol oynar. Bağırsak bakterileri, liften zengin besinleri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri üretir; bu biyolojik bileşikler kan şekeri kontrolünü desteklerken iltihap düzeylerini de baskılamaya yardımcı olur. Ancak yaşla birlikte bu koruyucu bakterilerin azalması, insülin direncinin artmasına zemin hazırlayabilir. Öte yandan bazı bağırsak mikroorganizmaları, özellikle kırmızı et tüketimi sonrasında damar sertliğiyle ilişkilendirilen metabolitlerin oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu mekanizmalar, kalp-damar hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görülmesini açıklayan önemli biyolojik bağlantılar arasında yer alır” diyor. </p>
<p><strong>Alzheimer ve Parkinson’da Mikrobiyota Etkisi </strong></p>
<p>Bağırsaklarla beyin arasında kesintisiz bir iletişim ağı bulunduğunu söyleyen <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bu biyolojik ilişki “beyin–bağırsak ekseni” olarak tanımlanır. Son yıllarda Alzheimer ve Parkinson hastaları üzerinde yürütülen araştırmalar, bu nörodejeneratif hastalıkların bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Mikrobiyota dengesinin bozulması yalnızca sindirimi değil, sinir sistemi üzerinden bilişsel fonksiyonları ve ruh hâlini de etkileyebilir. Bu nedenle bazı bireylerde sindirim şikâyetlerine eşlik eden unutkanlık, odaklanma güçlüğü veya duygudurum değişiklikleri görülebilir. Başka bir deyişle, tablo her zaman yalnızca beyinde başlamaz; biyolojik süreç çoğu zaman bağırsak düzeyinde şekillenir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Bağırsaklarınızı Genç Tutmanın Formülü</strong></p>
<p>Mikrobiyota ile ilişkili sorunların bir kader olmadığını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Sağlıklı yaşlanan ve ileri yaşına rağmen aktif yaşamını sürdüren bireylerin mikrobiyota profilleri incelendiğinde, bakteri çeşitliliğinin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Longevity araştırmaları da benzer biçimde, sağlıklı yaş alan bireylerin ortak özelliklerinden birinin zengin ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotası olduğunu ortaya koyuyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalarda 90 yaş üzerindeki sağlıklı bireylerde bile bu çeşitliliğin korunabildiği bildiriliyor” diyor. </p>
<p>Üstelik bunun için karmaşık ya da “mucize” çözümlere ihtiyaç yok” diyen <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, bağırsak yaşının genç kalmasına katkı sağlayan 5 maddeyi sıralıyor. </p>
<ul>
<li>Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek, </li>
<li>Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdaları tüketmek, </li>
<li>Düzenli hareket etmek, </li>
<li>Kaliteli uyumak ve </li>
<li>Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak.</li>
</ul>
<p>Yaşlanmanın yalnızca takvimle ilgili olmadığını belirten <strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, “Bağırsaklarımız ne kadar sağlıklıysa, genel sağlığımız da o kadar güçlü kalıyor. Sindirim sistemine özen göstermek, aslında kalbi, beyni ve uzun vadeli yaşam kalitesini korumak anlamına geliyor” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524">Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (25 Şubat-2 Mart 2026)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-25-subat-2-mart-2026-615454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[25]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şubat-2]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazdığı]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615454</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-25-subat-2-mart-2026-615454">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (25 Şubat-2 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Yaşar Kemal’den Musahipzade Celal’e, Tolstoy’dan Lyudmila Razumovskaya’ya klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Ramazan ayına özel sahnelediğimiz, Nihat Alpteki’nin yönettiği geleneksel Türk tiyatrosu formlarından “Ödüllü” isimli ortaoyunu Müze Gazhane’de İstanbul seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Bu hafta Ödüllü (Ortaoyunu), Lüküs Hayat (Konuk Oyun), Ağrı Dağı Efsanesi, Haramiler, Savaş ve Barış, Sevgili Yelena Sergeyevna, Cadı Kazanı, Sivrisinekler, Maviydi Bisikletim, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Çöpsüz Dünya, Bekçi ile Postacı, Sevdalı Bulut, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Oyun biletleri, gişelerden, <b><u>https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/</u></b>, <u>biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>Bu Haftanın Programı (25 Şubat-2 Mart 2026) </b></p>
<p><b>ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)</b></p>
<p>“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?</p>
<p>Oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2026 Pazartesi günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>LÜKÜS HAYAT (7+Yaş) (Konuk Oyun)</b></p>
<p><b> </b>Bundan yaklaşık bir asır önce, Cumhuriyetin 10. yıl dönümü kutlamalarına bir süre kala,1933. &#8220;Lüküs Hayat&#8221;ın bir operet olarak yaratıldığı tarihe seyahat ediyoruz. Söz konusu lüks hayatı bizzat yaşayan toplum panoramasına.</p>
<p>İş bu Mûsikili Temâşa; muasır medeniyetler seviyesine erişme arzusunda süratli adımlarla çağa ayak uydurması icab eden bir ulusun hülyasını gözler önüne serer. </p>
<p>Şark ile garbın adeta tokalaştığı Boğaziçi&#8217;nde, bir nispet merkezi olan lüks bir köşk içindeki züğürt topluluk; 1930’lar kent yaşamının alegorisidir. Haliyle “bugün” dediğimiz zaman diliminin arsız ruhunun izdüşümüdür.</p>
<p>Yabancı kültür furyasına ve lüks yaşam cereyanına kendini kaptırmış onlarca farklı sosyal banttan fani kişiliklerinin gülünç koşuşturmasının peşinde; insanı birbirinden çalmaya zorlayan bu toplum konjonktürünü röntgenler, çuvaldızı kendimize batırmaya doyamayız.</p>
<p>NKT iftihar ile takdim eder;“Hasreti Çekilen Eski Bir Dost Gibi;  Lüküs Hayat”</p>
<p><b>Cemal Reşit Rey, Ekrem Reşit Rey</b>’in yazdığı, <b>Oğuz Utku Güneş, Arzu Daştan Mutlu, Gökçe Işıl Tuna</b>’nın temaşa metnini yazdığı, <b>Oğuz Utku Güneş</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşe Gülerman, Adem Mülazim, Ayşe Güreşci, Batuhan Pamukçu, Barış Ayas, Duygu Yakasız, Ayşe Elif Kesoğlu, Hande Ağaoğlu, İbrahim Ersoylu, Mehmet Yıldırım, Mesut Özsoy, Mert Çifci, Peker Sabuncu, Sibel Curciali, Sultan Ahmet Çakır, Zeynep Çelik Küreş</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b> AĞRI DAĞI EFSANESİ (13+ Yaş)</b></p>
<p>Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet&#8217;le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han&#8217;ın kızı Gülbahar&#8217;ın hikâyesi, Yaşar Kemal&#8217;in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi&#8217;ne dönüşmüştür.</p>
<p>Büyük ustanın anlatısına sahne üzerinde soluk vermek için çıktığımız yolculukta, seyircilerimizi Ağrı Dağı Efsanesi&#8217;ni birlikte hayal etmeye davet ediyoruz.</p>
<p><b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali </b>rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>HARAMİLER (16+ Yaş)</b></p>
<p><b> </b>Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.</p>
<p><b> Musahipzade Celal</b>’in yazdığı, <b>Engin Alkan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SAVAŞ VE BARIŞ (16+ Yaş)</b></p>
<p>1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı,  Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Boran Bağcı, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Ümit Bülent Dinçer, Ümit Can Kaya, Yağmur Topçu</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)</b></p>
<p>İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.</p>
<p>Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.</p>
<p><b>Lyudmila Razumovskaya</b>’nın yazdığı, <b>Belgi Paksoy</b>’un çevirdiği, <b>Bora Seçkin</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik,</b> <b>Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>CADI KAZANI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.</p>
<p><b>Arthur Miller</b>‘ın yazdığı, <b>Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol</b>’un çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, </b><b>Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. <b>Lucy Kirkwood</b>’un yazdığı, <b>Ali Gökmen Altuğ</b>’un yönettiği oyunda <b>Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>MAVİYDİ BİSİKLETİM (13+ Yaş)</b></p>
<p>İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir&#8217;e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950&#8217;lerin İzmir&#8217;inden günümüze taşıyor. <b>Dinçer Sümer</b>’in yazdığı <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Çağrı Büyüksayar</b> rol alıyor. Oyun, 28 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)</b></p>
<p>İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.</p>
<p>Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. <b>Arzu Yurtseven</b>’in yazdığı, <b>Nihat Alpteki</b>’nin yönettiği oyunda <b>Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç</b> rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)</b></p>
<p>Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. <b>Lodovica Cima, Gabriele Clima</b>’nın yazdığı <b>Ceylan Özçapkın</b>’ın çevirdiği, <b>Derya Yıldırım</b>’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda <b> Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Melisa Demirhan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali</b> rol alıyor. Oyun 1 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Berk Samur, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p><b> </b></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-25-subat-2-mart-2026-615454">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (25 Şubat-2 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilgisayar-oyunu-tek-basina-bagimli-yapmaz-615367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başına]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yapmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trabzon'da ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin evindeki odasında hayatını kaybetmiş halde bulunması, Bilgin'in, oyundaki görevleri yerine getirmek için yaşamını sonlandırdığı iddiaları oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgisayar-oyunu-tek-basina-bagimli-yapmaz-615367">Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon&#8217;da ortaokul öğrencisi 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin evindeki odasında hayatını kaybetmiş halde bulunması, Bilgin&#8217;in, oyundaki görevleri yerine getirmek için yaşamını sonlandırdığı iddiaları oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital oyunların çocuk psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bilgisayar oyunlarına kendini fazla kaptıran çocuklarda bir duygusal çöküş döngüsü oluşabiliyor. Oyuna kapılıyor, oyun ona çok çekici geliyor. O anda beyin ucuz dopamin üretiyor. Kolay ve hızlı dopamin üretildiği için çocuk haz odaklı bir yönelime giriyor. O yaşlardaki çocuklar hazla mutluluğu ayırt edemiyorlar. Oysa haz ayrı mutluluk ayrı. Haz kısa vadelidir, geçicidir, yanıltıcıdır nörobiyolojik karşılığı dopamindir. Mutluluk ise uzun vadelidir, kalıcıdır ve sosyal bağlanmalarla ilgilidir. Bunun beyindeki karşılığı serotonindir. Son 3-5 yılda yapılan çalışmalar da bunu daha net ortaya koydu. Böyle bir durumda çocuk, dopamin odaklı bir yaşam öğretisine kendini kaptırıyor. Eğer ebeveyn gözetimi yoksa bilgisayar kullanımıyla ilgili bir disiplin oluşturulmamışsa hangi çocuk olursa olsun kendini orada kaptırabilir. Ev kurallı bir ortam değilse aile, anne-baba çocuğa kılavuzluk yapamıyorsa bu ciddi bir risk oluşturur. Aslında bilgisayar oyununun kendisi intihar ettirmez ya da tek başına bağımlı yapmaz. Sorun oyunda değil oyunu kim oynuyor, ne oynuyor, nerede ve hangi zeminde oynuyor… Asıl belirleyici olan budur.” dedi.</p>
<p><strong>“Gerekçelerle hayır demek gerekiyor”</strong></p>
<p>Dijital cihaz kullanımına ilişkin yaş sınırlarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan; “Şu anda dünya devletlerinin yaptığı ortak bir uygulama var. Üç yaşına kadar çocuğun eline akıllı telefon ya da tablet verilmemesi. İsviçre, Norveç gibi ülkeler üç yaşına kadar bunu kesin biçimde yasakladı. Çünkü beynin en hızlı geliştiği dönem o dönem. O yaşta çocuğu buna kaptırdığınız zaman sonrasında elinden almak gerçekten çok zor oluyor. Üç yaşına kadar hiç vermemek, on yaşına kadar günde yaklaşık bir saatle sınırlandırmak gibi bazı ilkeler var. On beş yaşına kadar da çocuğun kendi adına bir sosyal medya hesabı açmaması bunun yasal, meşru ve onaylanan bir alan olmadığını bilmesi gerekiyor. Bu kararlar gecikmiş kararlar. Dünyada bunun olumsuz sonuçları görüldüğü için bu şekilde düzenlemelere gidildi. Hiç olmazsa on yaşın üzerindeki çocuklar için de ‘Devlet böyle yaptı, dünyada uygulama bu yönde.’ diyerek, zorlayarak değil ikna ederek, gerekçelerini anlatarak hayır demek gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Küçük yaştan itibaren ebeveyn gözetimi önemli!</strong></p>
<p>Ebeveyn gözetimi olmadığında çocuğun dijital okuryazarlığının gelişmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Tarhan; “Önemli olan küçük yaştan itibaren ebeveyn gözetimi. Çocuk savaş oyunu bile oynasa anne-baba gözetiminde oynamalı. Çocuk korkulu bir sahne gördüğünde yan gözle annesine babasına bakar. Eğer anne-baba bundan etkilenmiyor, onaylamıyor ve doğru tepkiyi veriyorsa çocuk da ona göre konum alır ama onaylar bir tavır görürse o da oyunu normalleştirir. Anne-babanın doğruyu ve yanlışı konuşma yöntemiyle yaklaşması gerekir. ‘Bak burada öldürüyor ama bu bir oyun, gerçekte böyle olmaz.’ diyerek çocuğa hayalle gerçeğin farkını öğretmek gerekiyor. Bu öğretilmediği zaman, ebeveyn gözetimi olmadığında çocuğun dijital okuryazarlığı gelişmez. Dijital okuryazarlık, matematik öğretir gibi, kitap okumayı öğretir gibi öğretilmeli. Çocuk bunu öğrendiği zaman teknolojiyi dengeli kullanır. Zamanı gelince kullanır, zamanı gelince de kendiliğinden bırakabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Çocuk bağlanacak nesne bulamazsa telefona bağlanıyor”</strong></p>
<p>Karşılanmayan her duygusal ihtiyacın başka bir yerden telafi edilmeye çalışılacağını belirten Prof. Dr. Tarhan; şöyle devam etti:</p>
<p>“Ev güvenli alan değilse… Yani anne-baba arasında sürekli bir gerilim varsa, çocuk eve geldiğinde kendini güvende hissetmiyorsa, bu durumda bilgisayar oyunlarına bir stres azaltma tekniği olarak yöneliyor. Ya da evde bizim ‘mesafesiz terk ediliş’ dediğimiz bir durum varsa yani duygusal ihmal söz konusuysa… Anne evde, baba evde ama herkesin elinde cep telefonu var. Ortada kavga yok, çatışma yok fakat iletişim de yok, nitelikli bir iletişim yok. Evde kaliteli iletişim olmayınca çocuk oyunda iletişim kurmaya başlıyor. Çocuk bağlanacak bir nesne bulamazsa telefona bağlanıyor daha ileri aşamada maddeye bağlanabiliyor. Onun için bağımlılıkla bağlanma ister dijital bağımlılık olsun ister sanal bağımlılık ister madde bağımlılığı birbirine çok yakın kavramlar. Eğer bir çocuk güvenli bağlanma geliştirebiliyorsa annesine, babasına ya da hayata güvenli bir şekilde bağlanabiliyorsa, bağlanma duygusunu sağlıklı biçimde kontrol edebiliyor ve tatmin edebiliyor. Ama bağlanacağı kişi duygusal olarak orada değilse… Mesafesiz terk ediliş tam da budur. Anne evdedir, fiziksel bakımını yapıyordur, her şey dışarıdan bakıldığında yolundadır. Fakat çocukla ihtiyaçlarını giderdikten sonra nitelikli bir zaman paylaşımı yoktur. Anne kendini ev işine verir ya da çocukla duygusal temas kurmaz. Bu durumda çocuk annesinden ve babasından duygusal sevgi ve ilgi ihtiyacını karşılayamaz. Ve karşılanmayan her duygusal ihtiyaç, başka bir yerden telafi edilmeye çalışılır.”</p>
<p><strong>“Kaliteli beraberliği yakalayamayan çocuklar daha fazla risk altında”</strong></p>
<p>Hayat başarısı için duygusal ve sosyal becerileri geliştirmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan; “Sevgi ihtiyacının en güçlü ifade biçimi ilgidir ama bu sıradan bir ilgi değil göz teması olan, birlikte zaman geçirilen, empatik iletişim kurulan bir ilgiden söz ediyoruz. Çocukla gerçekten temas edilen, onun dünyasına girilen bir ilgi varsa çocuk kendini telefona ya da dijital oyunlara kolay kolay kaptırmaz. O dönemde kaliteli beraberliği yakalayamayan çocuklar daha fazla risk altındadır. Anne ya da babadan biri hastaysa, depresifse bu da etkiler. Bizim kültürümüzün bir avantajı var; anneanne ve babaanneler bazı eksikleri telafi edebiliyor. Yakın çevre, geniş aile ve arkadaş çevresi de çocuk üzerinde belirleyici oluyor. Bir de sabah kalktığında amacı olmayan, günü dolu dolu geçmeyen çocuklar daha kolay savruluyor. Çocuğa bir amaç kazandırmak gerekiyor. Gelecekle ilgili somut amaçlar var; iş, meslek, okul gibi. Bir de soyut amaçlar var: ‘Nasıl bir insan olmak istiyorsun? Hayatının sonunda nasıl anılmak istiyorsun?’ gibi. Bu ikisini birlikte öğretmek gerekiyor. Sadece akademik başarıyı hedeflersek çocuk başarıyı dar bir çerçevede algılar. Oysa sosyal ve duygusal başarı da en az akademik başarı kadar önemlidir. Asıl başarı hayat başarısıdır. Hayat başarısı için de duygusal ve sosyal becerileri geliştirmek gerekir. Bu da anne-babayla güzel yaşantılar biriktirmekle, anılar oluşturmakla olur. Bir annenin, bir babanın çocuğuna verebileceği en büyük hediye zamandır. Oyuncak değil, para değil; zaman. En kıymetli hediye budur.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgisayar-oyunu-tek-basina-bagimli-yapmaz-615367">Bilgisayar oyunu tek başına bağımlı yapmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Göz Hastalıkları Ramazan&#8217;da Fark Edilebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-goz-hastaliklari-ramazanda-fark-edilebilir-615225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[edilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Erden]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve iftar sonrası yaşanan ani kan şekeri değişimleri göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-goz-hastaliklari-ramazanda-fark-edilebilir-615225">Gizli Göz Hastalıkları Ramazan&#8217;da Fark Edilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve iftar sonrası yaşanan ani kan şekeri değişimleri göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta. Özellikle henüz teşhis edilmemiş şeker hastalığı ve buna bağlı gelişen diyabetik retinopati, Ramazan’daki beslenme düzeni değişikliğiyle birlikte ilk sinyallerini vermeye başlayabiliyor. </p>
<p>Diyabetik retinopatinin şeker hastalığının en ciddi komplikasyonlarından olduğunu belirten Doç. Dr. Burak Erden, retinopatinin sinsice ilerlediğine dikkat çekerek, Ramazan ayı bağlamında şu kritik bilgileri paylaşıyor:</p>
<p>&#8220;Uzun süreli açlık sırasında kan şekeri dalgalanmaları yaşanabilir. Eğer kişide gizli bir diyabet varsa, bu dalgalanmalar gözün en hassas tabakası olan retinadaki kılcal damarlarda sızıntılara veya genişlemelere yol açar. Gözde bulanık görme veya ışık parlaması şeklinde belirti gösterebilir. Diyabetik retinopati, şeker hastalığının görme kaybı ile sonuçlanabilen en ciddi komplikasyonlarından biridir ve ne kadar erken teşhis edilirse, ilerlemesini önleme veya mevcut hasarı tedavi etme şansımız o kadar yüksek olur.”</p>
<p><strong>Her 10 yetişkinden biri diyabetli </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ilk kez bulaşıcı niteliğe sahip olmayan salgın bir hastalık olarak nitelendirilen diyabetin ulaştığı rakamlar korkunç.   Diyabetli bireylerin sayısı hızla artarken, bu hastalığın göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de giderek büyüyor. Doç. Dr. Erden, rakamlar hem Türkiye’de hem de dünyada endişe verici şekilde arttığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Diyabet, gözleri de vuruyor.   Diyabetik retinopati ise 50 yaş altındaki kişilerde körlüğe bile yol açabiliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla 828 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Bu rakamın 2050 yılına kadar 1,3 milyara ulaşması bekleniyor. Her 10 yetişkinden biri diyabetli olmasına rağmen, bu kişilerin önemli bir kısmı hastalığının farkında değil veya yeterli tedavi alamıyor.”  </p>
<p><strong>Ramazan öncesi muayene tavsiyesi</strong></p>
<p>Birçok göz hastalığının, özellikle retinopatinin erken evrelerde hiçbir belirti vermeden de ilerleyebileceğini hatırlatan Doç. Dr. Burak Erden, rutin göz muayenesinin altını çiziyor ve Ramazan öncesi yapılacak muayene ile birçok göz rahatsızlığının erken evrede teşhis edilebileceğini söylüyor.</p>
<p>Doç. Dr. Erden, “Ramazan öncesi yapılacak kontrollerde henüz belirti vermemiş diyabeti, yüksek tansiyonun damarlardaki tahribatını, glokom (göz tansiyonu) riskini görebiliyoruz. Ramazan’da değişen metabolizma hızı ve sıvı alımındaki azalma, göz içi dengelerini değiştirebileceği için, muayeneyi oruç öncesine çekmek kritik bir öneme sahiptir.&#8221;</p>
<p><strong>Kalıcı görme kaybı oluşur</strong></p>
<p>Diyabetin, gözün ağ tabakasında kanamalara ve sarı noktada ödem oluşumuna yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Erden, “Bu durumların zamanında fark edilmemesi halinde kalıcı görme kaybı yaşanabilir. Erken teşhis edilen vakalarda görme kaybını önlemek mümkündür. Ancak birçok hasta, gözde ciddi hasar oluşana kadar muayeneye gitmiyor. Bu da geri dönüşü olmayan sonuçlara neden oluyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Retinadaki kılcal damarları bozuyor</strong></p>
<p>‘Diyabetik retinopati’nin, görme oranında yüzde 90’a varan kayıplara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Erden, şöyle dedi: “Diyabet, retinadaki kılcal damarların yapısını bozarak hücre kaybına, damar geçirgenliğinin artmasına ve sarı noktada sıvı birikimine neden olur. Zamanla retinada yeni damarlar oluşur, bu damarlar kanayabilir ve göz içinde zar oluşumuna yol açabilir. Sonuç olarak ciddi görme kayıpları ve ağrılı göz tansiyonu artışları meydana gelir.”</p>
<p><strong>Göz kuruluğu Ramazan’da belirginleşebiliyor</strong></p>
<p>Sadece retina hastalıkları değil göz kuruluğu gibi problemlerin de Ramazan’da belirginleşebileceğini belirten Doç. Dr. Burak Erden, sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>
<p>&#8220;Vücudun uzun süre susuz kalması, gözyaşı kalitesini düşürerek şiddetli göz kuruluğuna ve buna bağlı bulanık görmeye neden olabilir. Bu nedenle, özellikle ailesinde şeker hastalığı öyküsü olanlar, 40 yaş üstü bireyler ve yüksek miyopisi bulunanların Ramazan öncesi kapsamlı bir göz taramasından geçmesi, oldukça önemlidir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-goz-hastaliklari-ramazanda-fark-edilebilir-615225">Gizli Göz Hastalıkları Ramazan&#8217;da Fark Edilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların sesi Ramazan&#8217;ın neşesi oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-sesi-ramazanin-nesesi-oluyor-615183</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[mini]]></category>
		<category><![CDATA[neşesi]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Kent Meydanı’nda kurduğu Ramazan Çadırı, 7’den 70’e herkes tarafından ilgi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-sesi-ramazanin-nesesi-oluyor-615183">Çocukların sesi Ramazan&#8217;ın neşesi oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Kent Meydanı’nda kurduğu Ramazan Çadırı, 7’den 70’e herkes tarafından ilgi görüyor. Gönül sofrasında oruçların hep birlikte açıldığı 1.500 kişilik çadırın tadını ise çocuklar çıkarıyor. Çadırda Ramazan ayının manevi atmosferi çocuklara en eğlenceli şekilde yaşatılıyor.</p>
<p><b>ÇOCUKLARIN RAMAZAN NEŞESİ BİR BAŞKA</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini çocuklara en eğlenceli şekilde yaşatmaya devam ediyor. Düzenlenen etkinlikler, miniklere hem eğlenme hem de öğrenme fırsatı sunuyor. Bu kapsamda çocuklar için “El Zehravi ile Kemik Atölyesi” düzenlendi. İslam Dünyası’nın önde gelen hekimlerinden ve cerrahinin babası olarak kabul edilen Zehravi’nin adını taşıyan atölyede eğitici ama bir o kadar da eğlenceli bir etkinlik gerçekleştirildi.</p>
<p><b>GELECEĞİN ZEHRAVİ’LERİ BU ATÖYLEDE</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Bilim Merkezi’nin eğitmenleri gözetiminde gerçekleşen atölye çalışmasına 7-11 yaş arasındaki çocuklar katıldı. Atölyede, kartondan insan iskeleti yapan minikler ortaya çıkan hareketli maket ile kemikleri tanıma fırsatı buldu. Bunun yanı sıra iskelet sistemi hakkında bilgi verilen çocuklar eğlenirken belki de geleceğin Zehravi adayı olduklarının da sinyalini verdi.</p>
<p><b>RAMAZAN ÇADIRI’NDA MEHTER SESLERİ</b></p>
<p>İftar saatinin yaklaşması ile İzmit Kent Meydanı’nda kurulan Ramazan Çadırı’nda mehter sesleri duyulmaya başlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin Mehter Takımı sahne önünde en sevilen marşların yanı sıra birbirinden güzel ilahiler seslendirdi. Bu mini konser iftarın ardından da devam etti.<b> </b></p>
<p><b>ÇOCUKLAR MAYSA VE BULUT MÜZİKALİNİ İZLEDİ</b></p>
<p>Çocuklar için düzenlenen etkinlikler iftar sonrası da devam etti. Aileleri ile birlikte çadıra gelen çocuklar saatler 21.00’i gösterdiğinde Ramazan Çadırı’nın etkinlik sahnesi önündeki yerlerini aldı. Çocuklar, Maysa ve Bulut Müzikalini Büyükşehir Belediyesi’nin patlamış mısır ve macun ikramı eşliğinde izledi.</p>
<p><b>RAMAZAN’IN RUHU BU ÇADIRDA</b></p>
<p>Büyükşehir’in Ramazan Çadırı’nda iftar saatinin gelmesiyle hep birlikte dualar edilerek oruçlar açıldı. Büyükşehir Belediyesi vatandaşlara kolaylık olması açısından 1.500 kişilik çadırın dışında da yemek düzeni aldı. Vatandaşlar aynı sofrada buluşarak Ramazan’ın paylaşma ve birlik ruhunu birlikte yaşadı.</p>
<p><b>İFTAR ÖNCESİ VE SONRASI ÇOCUK ETKİNLİKLERİ</b></p>
<p>15.00 ile 17.00 saatleri arasında minikler için iki ayrı etkinlik düzenlendi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı eğitmenleri tarafından gerçekleştirilen “Renkli Cami Sarkacı Boyama Atölyesi” ile çocuklar kendi tasarımlarını renklendirirken, Kocaeli Bilim Merkezi’nin hazırladığı Bilim Şovu ile de eğlence ve öğrenme bir araya geldi. İftar öncesi ve sonrasında sahne alan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Bando Takımı, seslendirdiği marşlarla Ramazan akşamına coşku kattı. Günün son etkinliği ise yine minikler için sahnelendi. Çocuklar, “Maceracı Yüzgeçler” adlı müzikali keyifle izleyerek Ramazan akşamını neşe içinde tamamladı.</p>
<p><b>EBEVEYNLERDEN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Ramazan ayının manevi iklimini çocuklarına en güzel şekilde yaşatma fırsatı bulan anne ve babalar, etkinliklerin çocuklarının hem eğlenmesine hem de öğrenmesine katkı sunduğunu belirterek, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-sesi-ramazanin-nesesi-oluyor-615183">Çocukların sesi Ramazan&#8217;ın neşesi oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;in eğitim devrimi ödülle taçlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirin-egitim-devrimi-odulle-taclandi-615153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 13:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[ödülle]]></category>
		<category><![CDATA[taçlandı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in "En büyük yatırımımız binalara değil, insana ve çocuklarımıza" diyerek başlattığı eğitim seferberliği, yerel ve ulusal çapta takdir toplamaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirin-egitim-devrimi-odulle-taclandi-615153">Yenişehir&#8217;in eğitim devrimi ödülle taçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in &#8220;En büyük yatırımımız binalara değil, insana ve çocuklarımıza&#8221; diyerek başlattığı eğitim seferberliği, yerel ve ulusal çapta takdir toplamaya devam ediyor. Türkiye’nin ilk beceri temelli eğitim modeli olan ‘Erken Çocukluk Gelişimi Yenişehir Modeli’, Akdeniz Rotary Kulübü tarafından ‘Meslek Başarı Ödülü’ne layık görüldü.</p>
<p>Yenişehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Özel Ömer Faruk İlbilgen ve Özel Mehmet Sadık Gürsoy Anaokulları, erken çocukluk dönemindeki yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Akdeniz Rotary Kulübü’nün düzenlediği Meslek Hizmet Ödül Töreni’nde, Projenin Koordinatörü Raif Çakmak’a eğitime kazandırdığı vizyon ve çocukların geleceğine sunduğu katkılar nedeniyle ‘Meslek Başarı Ödülü’ takdim edildi.</p>
<p><strong>EĞİTİMDE TÜRKİYE’YE ÖRNEK MODEL</strong></p>
<p>Başkan Abdullah Özyiğit’in öncülüğünde şekillenen Yenişehir Modeli, 0-3 yaş Bebek Gelişim Merkezi, 3-6 yaş Beceri Temelli Okul Öncesi Eğitim ve 6-8 yaş Beceri Temelli İlkokul Eğitimi olmak üzere üç aşamalı bütüncül bir yapıdan oluşuyor. Model, çocukların sadece akademik bilgi edinmesini değil; düşünme, problem çözme, üretme ve sosyal-duygusal gelişim becerilerini güçlendirmeyi hedefliyor. Bilimsel testler ve uzman kadro eşliğinde yürütülen programlarda çocuklar gelişim özelliklerine göre gruplandırılıyor, bireysel ihtiyaçlarına uygun eğitim planları hazırlanıyor. Sanat, bilim, doğa, teknoloji, felsefe, dijital okuryazarlık, yapay zekâ ve STEAM atölyeleriyle desteklenen sistem, geleneksel eğitim anlayışının ötesine geçiyor. Bugüne kadar 902 çocuğun hayatına dokunan proje, özellikle 0-3 yaş dönemine verdiği önemle dikkat çekiyor. Uzmanlara göre gelişimin en hızlı olduğu bu dönemde sağlanan nitelikli destek, çocuğun tüm yaşamını şekillendiriyor. Yenişehir Belediyesi de bu bilinçle hareket ederek erken yaşta güçlü bir eğitim zemini oluşturuyor.</p>
<p><b>BAŞKAN ÖZYİĞİT: “BİNALARA DEĞİL, ÇOCUKLARA YATIRIM” </b></p>
<p><b>Alınan ödülün Yenişehir ailesi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, erken çocukluk dönemine yapılan yatırımın toplumun geleceğine yapılan yatırım olduğunu vurgulayarak, “Bizim en büyük yatırımımız binalara değil, insanadır; özellikle de çocuklarımıza ve eğitim alanına yöneliktir. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana &#8216;Yenişehir’de hiçbir çocuk eğitimde geride kalmayacak&#8217; dedik. Beceri temelli eğitim merkezlerimiz ile çocuklarımızın sadece bakımını üstlenmiyor, onların dehasını keşfedecekleri bilimsel bir zemin sunuyoruz. 0-6 yaş arası dönem, bir insanın karakterinin ve zekasının yüzde 90&#8217;ının şekillendiği altın çağdır. Biz bu süreci şansa bırakamazdık. Akdeniz Rotary Kulübü tarafından verilen bu ödül, doğru yolda olduğumuzun bir tescilidir. Amacımız; sorgulayan, dijital okuryazarlığı yüksek, sanatı ve bilimi rehber edinen nesiller yetiştirerek Türkiye’ye örnek bir model sunmaya devam etmektir” ifadelerini kullandı. </b></p>
<p>Proje Koordinatörü Raif Çakmak ise, her çocuğun doğuştan getirdiği potansiyeli en üst noktaya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda geliştirilen Yenişehir Modeli’nin 0-3 yaş Bebek Gelişim Merkezi, 3-6 yaş Beceri Temelli Okul Öncesi Eğitim ve 6-8 yaş Beceri Temelli İlkokul Eğitimi olmak üzere üç aşamalı bir yapıdan oluştuğunun altını çizen Çakmak, 0-3 yaş aralığının gelişim ve öğrenmenin en hızlı gerçekleştiği dönem olduğuna dikkat çekerek, bu süreçte verilen desteğin çocuğun tüm yaşamını etkilediğini söyledi. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirin-egitim-devrimi-odulle-taclandi-615153">Yenişehir&#8217;in eğitim devrimi ödülle taçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burun estetiği hakkında en çok merak edilenler sorular</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/burun-estetigi-hakkinda-en-cok-merak-edilenler-sorular-614993</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 08:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[kalın]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorular]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614993</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr. Sinan Uluyol, rinoplasti (burun estetiği) hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burun-estetigi-hakkinda-en-cok-merak-edilenler-sorular-614993">Burun estetiği hakkında en çok merak edilenler sorular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr. Sinan Uluyol, rinoplasti (burun estetiği) hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı. </p>
<p>Burun estetiğinde en önemli temel ilke yaş ilkesi olarak belirtiliyor. Bireyin burun estetiği ameliyatı olma konusunda yaş kriteri 18 yaş olarak ifade ediliyor. Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görevli  Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr Sinan Uluyol, rinoplasti ameliyatı olacak kişilerin kanuni olarak kemik yüz yapısının gelişiminin tamamlandığı yaş sınırını geçmiş olması kriterinin önemine işaret ediyor.  Bu sınırın da 18 yaş olduğunu söyleyen Uluyol, burun estetiği ameliyatları konusunda önemli bilgiler verdi. <br /> <br />Burun Estetiği Sonrası Şişlik ve Morluklar Normal Mi?<br /> <br />Burun estetiği ameliyatlarından sonra göz çevresinde ve yüzde ağrı, şişlik, morluklar olması normal mi? sorusu en çok merak edilen sorular arasında yer alıyor.  Op. Dr. Uluyol, rinoplasti sonrasındaki ilk iki-üç gün özellikle göz çevresinde kırmızı, yeşil, sarı, mor renk değişiklikleri olabileceğini, bu durumlarda iyi bir buz uygulaması yapılırsa, uygun ilaç tedavisi verilirse ve başı yüksekte tutarak uyuma gerçekleştirilirse bu durumların daha hızlı bir sürede düzeleceğini söyledi. <br /> <br />Rinoplasti Sonrası Ağrıları Hakkında <br /> <br />Rinoplasti ameliyatından sonra yedinci günün sonunda bu bölgede sadece ufak sarı lekeler kalacağını onların da kısa sürede kaybolacağını ifade eden Sinan Uluyol, “Yüzün tam orta kısmında zonklama tarzında bir ağrı hissedilir. Burun estetiği dokuya minimal hasar verildiği takdirde ağrı sızı duyma olasılığı da azalmış olur. Burun estetiği ameliyatları çok ağrılı ameliyatlar değildir. Iyi bir estetik ve fonskiyonel sonuç alınması hedeflenen operasyonlar da bu bahsettiğimiz durumlar çekilmesi muhtemel ufak ağrılardır” dedi. <br /> <br />Kalın Ciltlerde Rinoplasti Yapılmasının Avantaj ve Dezavantajları<br /> <br />Kalın ciltlerde burun estetiği mümkün müdür? konusunda bilgi veren Uluyol, “Kalın ciltlerde rinoplasti ameliyatı olmak hem bir avantajdır hem de dezavantajdır.  Önce dezavantajlarını sıralamam gerekirse; kalın ciltlerde burun ucunu çok ince yapamayabiliyoruz. Cilt burnu bir yorgan gibi örttüğü için yapıları kapatıyor. Aynı zamanda kalın cilde sahip hastalarda burun ucu çok ağır olur. İyi bir teknik uygulanmaz ise burun ucunun düşme ihtimali, ince cilde göre daha fazla olabilir.  Bunun yanında kalın cilde sahip hastalar ameliyat yapıldıktan sonra 3 aylık periyotta burun ucunda normalden daha fazla şişlik yaşarlar. Demoralize olurlar”diye konuştu. “Bu kadar dezavantajı var ama avantajı var mı? diye soranlara da şunu söyleyebilirim” diyerek devam eden Op. Dr. Uluyol, “Burun estetiği ameliyatlarında, biz deyimi yerindeyse sular çekildikten sonra asıl sonucu net bir şekilde görürüz. Bu da bir, bir buçuk yıl içinde olur. Kalın ciltli hastalar biraz sabrederse sonları selamet oluyor” vurgusunda bulundu.  <br /> <br /> Rinoplasti Uygulanan Hastada Burun Ucu Düşer Mi?<br /> <br />Burun estetiğinden sonra burun ucu düşmesi konusuna da açıklık getiren KBB Uzmanı Op. Dr. Uluyol şunları söyledi: “Burun ucu, altında kemik yapı olmadığı için oynar bir yapıdır. Yaşla beraber bağ ve destek dokusu azalır. Zaten aslında kişiler ameliyat olmasa da yaş ilerledikçe, yaşamın gereği olarak burun ucu aşağı doğru yer değiştirir.” <br /> <br />Rinoplasti operasyonlarında cerrahi ekibin, burun ucunu doğru yere oturtması, uygun teknikler kullanmasının burun ucunun düşmemesini sağlayabileceğini belirten Uluyol, “Bu noktada burun estetiği düşünen hastaların hekim seçiminde dikkatli olması önem arz ediyor.  Özellikle uzun dönem ameliyat sonuçlarını gördükleri, ameliyat sonuçlarının video görsellerini gördükleri ve inandıkları hekimleri seçmelerini tavsiye ediyorum” diye konuştu. <br /> <br />Burun Şekli Tercihlerinde Neye Dikkat Edilmeli?<br /> <br />“Burun estetiğinde iki önemli nokta var” diyen Uluyol şöyle devam etti: “Her burnun ayrı bir hikayesi vardır. Bunu cerrahi ekip ameliyat sırasında anlar ve hastanın isteği doğrultusunda yapabileceği en yakın şekli verir. Fotoğraf getirip de ameliyat olmak isteyen hastalarımız var. Kişi burnunun şeklinden memnun değilse ve kendisine yakışacağını düşündüğü burun şeklini belirlemiş ise bunu öncelikle iyi araştırdığı ve önceki çalışmalarını gözlemleyebildiği bir hekime danışmalıdır. Önemli olan hekimin hastasının isteği doğrultusunda götürebileceği noktadır. Ve uzun dönem sonuçlarını göremediğiniz bir hekim ve ekibine yönelmek yanlış bir tercih olabilir. Hekim seçiminde kişilerin beğendikleri burunları ortaya çıkartan hekimleri tercih etmeleri çok önemlidir. Bir diğer unsur ise yüzyüze görüşmedir. Bir diğer tavsiyem de, ameliyat düşünenlerin en az iki tane deneyimli ekip ile görüşülme yapmaları olacaktır. Bu yöntem hastayı doğru yola ulaştırır.”<br /> <br />Amaç Sadece Burnu İyi Şekillendirmek Olmamalıdır!<br /> <br />Burun estetiğinde hedeflenenin sadece istenilen şeklin verilmesi olmadığının, burun sağlığının da öneminin altını çizen Op. Dr. Sinan Uluyol, “Daha iyi nefes alan daha güçlü bir burun hedeflenmelidir. Burun estetiği sırasında burun orta bölgesinde var olan devüasyon gibi durumları da çözebiliyoruz. Hemen hemen her hastada bu durumlar vardır. Örneğin, yanlarda burun eti denilen noktalara da radyo frekans uygulanır. Bunlar rutin yapılan işlemlerdir. Estetikle aynı zamanda hastada polip, sinüzit gibi durumlar varsa bunlar da operasyon sırasında giderilebilen sorunlardır” dedi.<br /> <br />Rinoplasti Ameliyatı Teknikleri Nelerdir? <br /> <br />Rinoplasti ameliyatlarının açık ya da kapalı olması konusunda hastalardan çokça soru aldıklarını söyleyen Uluyol, “Bir hasta ameliyat olurken güzel şekilli bir burnu olsun, bunu uzun süre kullansın ve bu yeni burnu ile de güzel bir şekilde nefes alabilsin ister. Burada tekniğin teorik olarak hiçbir önemi yok burada önemli olan güvenilir bir cerrahi ekiptir. Düzgün uygulanan teknikte her türlü şişlik, morluk gibi unsurlar minimal düzeyde olur.” vurgusunda bulundu.  <br /> <br /> Kıkırdak Eğriliği Olan Hastalara Hatırlatma!<br /> <br />KBB Uzmanı Op. Dr. Sinan Uluyol son olarak bir gün burun estetiği ameliyatı olması muhtemel, bu ameliyatı olmayı aklına koymu olan kişilere yönelik önemli bir hatırlatmada bulundu. <br /> <br />Uluyol, “Biz kıkırdak eğriliği söz konusu olup, burun estetiği ameliyatı olmayı aklına koymuş hastaların, gidip septoplasti ameliyatı olmalarını asla istemeyiz. Burun kıkırdağında eğrilikler olan kişiler septoplasti ile bu eğrilikleri düzelttiriyorlar. Septoplasti ameliyatı olan bir hasta bir süre sonra burun estetiği (rinoplasti) ameliyatı da olmak isterse yeterli kıkırdak doku bulunamayacaktır. Biz burun estetiğinde kıkırdağa ihtiyaç duyarız. Kıkırdak yoksa bu yapı kulaktan ya da kaburgadan alınmak zorunda kalınacaktır. Bu alış tekniklerinin de bazı yan etkileri vardır ve bazen burundaki kıkırdak kaynağına uyumlu olmayabilirler. Bu nedenle, eğer burun estetiği olma ihtimali aklınızdan geçiyorsa lütfen burun ortasından kıkırdak ameliyatı olmayınız. İşinizi zorlaştırmayınız” uyarısında bulundu.<br /> <br /> <br /> <br /> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burun-estetigi-hakkinda-en-cok-merak-edilenler-sorular-614993">Burun estetiği hakkında en çok merak edilenler sorular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayrampaşa&#8217;da &#8220;Kardeşlik Ramazanı&#8221; yaşanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrampasada-kardeslik-ramazani-yasaniyor-614909</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayrampaşa]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614909</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayını bu yıl “Kardeşlik Ramazanı” temasıyla yaşatan Bayrampaşa Belediyesi, tüm yaş gruplarına yönelik etkinliklerle hem kültürel hem sosyal açıdan zengin bir program sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrampasada-kardeslik-ramazani-yasaniyor-614909">Bayrampaşa&#8217;da &#8220;Kardeşlik Ramazanı&#8221; yaşanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayını bu yıl “Kardeşlik Ramazanı” temasıyla yaşatan Bayrampaşa Belediyesi, tüm yaş gruplarına yönelik etkinliklerle hem kültürel hem sosyal açıdan zengin bir program sunuyor. Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın’ın öncülüğünde hazırlanan kapsamlı programlarla ilçe genelinde Ramazan’ın manevi atmosferi güçlü bir şekilde hissediliyor. Belediye, birlik, beraberlik ve paylaşma kültürünü güçlendirerek ilçede örnek bir Ramazan atmosferi oluşturmayı amaçlıyor.<br />İBRAHİM AKIN: BAYRAMPAŞA’DA RAMAZAN BİRLİK RUHUYLA YAŞANIR<br />Ramazan’ın yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi olmadığını vurgulayan Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, “Bu yıl Bayrampaşa’da Ramazan’ı çok özel bir anlayışla karşılıyoruz. Ramazan mottomuz ‘Bayrampaşa’da Kardeşlik Ramazanı,’ çünkü biz inanıyoruz ki Ramazan, sadece oruç tutulan bir ay değil; gönüllerin birleştiği, sofraların paylaşıldığı, kardeşliğin büyüdüğü mübarek bir zaman dilimidir.” ifadelerini kullandı.<br />40’TAN FAZLA ETKİNLİKLE DOLU DOLU RAMAZAN<br />Bayrampaşa Belediyesi, Ramazan ayı boyunca yaklaşık 40’tan fazla yetişkin ve çocuk programını vatandaşlarla buluşturuyor. Kültürel etkinlikler, sahne programları, söyleşiler ve ailelere yönelik faaliyetlerle ilçe sakinleri Ramazan’ı dolu dolu yaşıyor.<br />Muratpaşa Mahallesi Sinema Sokak’taki etkinlik alanı, göz alıcı ışıklandırmalarla süslendi. Alana gelen vatandaşlar, Ramazan’ın sıcak ve samimi atmosferinde buluşuyor; çocukların neşesi, ailelerin birlikteliği ve komşuluk kültürüyle ilçede güçlü bir Ramazan iklimi oluşuyor.</p>
<p>“RAMAZAN RUHUNU HER YERE TAŞIYORUZ”<br />Etkinlik alanında ulusal basına konuşan ve vatandaşları Ramazan programlarına davet eden Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın şunları kaydetti:<br />“Biz Bayrampaşa’da Ramazan’ı sadece yaşayan değil, yaşatan bir ilçeyiz. Bizim için bu ay; komşunun kapısını çalmak, ihtiyaç sahibini gözetmek, büyüklerimizi hatırlamak ve çocuklarımızın hafızasında güzel anılar bırakmaktır. Sadece etkinlik takvimi hazırlamakla yetinmiyoruz; Ramazan’ın ruhunu sokaklarımıza, çarşılarımıza, evlerimize taşıyoruz.<br />Bu Ramazan Bayrampaşa’da kardeşlik var, paylaşma var, birlik ve beraberlik var. Amacımız; bu manevi iklimi birlikte yaşamak, toplumsal hassasiyetlerimizi güçlendirmek ve bu güzel geleneği gelecek nesillere aktarmak. Tüm komşularımızı Ramazan etkinlik alanımıza davet ediyor, bu kardeşlik sofrasında birlikte olmayı temenni ediyorum.”<br />OSMANLI GELENEĞİ TEMBİHNAME YENİDEN İHYA EDİLDİ<br />Bu yılki Ramazan çalışmalarının en dikkat çeken başlıklarından biri de Osmanlı geleneğinde önemli bir yere sahip olan Tembihname’nin yeniden ihya edilmesi oldu. Bayrampaşa Belediyesi tarafından hazırlanan Tembihname metni, esnaf ve kurumlara ulaştırıldı.<br />Tembihname; Ramazan ayının manevi ruhuna uygun olarak toplumsal hassasiyetleri hatırlatan, saygıyı, nezaketi, yardımlaşmayı ve kamu düzenini gözetmeyi öğütleyen köklü bir gelenek olarak öne çıkıyor. Gürültüden kaçınmak, ihtiyaç sahiplerini gözetmek, paylaşma kültürünü yaşatmak ve Ramazan’ın manevi atmosferine uygun davranmak gibi toplumsal sorumlulukları hatırlatan bu uygulama, ilçede ortak bir bilinç oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrampasada-kardeslik-ramazani-yasaniyor-614909">Bayrampaşa&#8217;da &#8220;Kardeşlik Ramazanı&#8221; yaşanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Bitter Çikolata İle İlgili Yeni Araştırmayı Yorumladı: &#8220;Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-beslenme-ve-diyetetik-bolumu-baskani-prof-dr-murat-bas-bitter-cikolata-ile-ilgili-yeni-arastirmayi-yorumladi-bitter-cikolata-yaslanmayi-yavaslatiyor-ancak-bilincli-tuketil-614002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bitter Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolojik Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[diyetetik]]></category>
		<category><![CDATA[Kakao]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Murat Baş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kakaonun sağlığa etkileri uzun yıllardır bilim dünyasının gündeminde yer alıyor. Kalp-damar sağlığından ruh haline kadar pek çok alanda araştırılan bitter çikolata, şimdi de “biyolojik yaşlanma” ile ilişkisi üzerinden yeniden mercek altında.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-beslenme-ve-diyetetik-bolumu-baskani-prof-dr-murat-bas-bitter-cikolata-ile-ilgili-yeni-arastirmayi-yorumladi-bitter-cikolata-yaslanmayi-yavaslatiyor-ancak-bilincli-tuketil-614002">Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Bitter Çikolata İle İlgili Yeni Araştırmayı Yorumladı: &#8220;Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kakaonun sağlığa etkileri uzun yıllardır bilim dünyasının gündeminde yer alıyor. Kalp-damar sağlığından ruh haline kadar pek çok alanda araştırılan bitter çikolata, şimdi de “biyolojik yaşlanma” ile ilişkisi üzerinden yeniden mercek altında. Aging (Albany NY) dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kakaoda doğal olarak bulunan teobromin adlı bileşenin biyolojik yaşlanma göstergeleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>İngiltere ve Almanya’da yürütülen ve toplamda 1.600’den fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, yaşlanma süreci yalnızca takvim yaşıyla değil, DNA üzerinden hesaplanan “biyolojik yaş saatleri” ile değerlendirildi. Bulgular, kandaki teobromin düzeyi daha yüksek olan bireylerde biyolojik yaşlanmanın daha yavaş seyrettiğini gösteriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, çalışmanın dikkat çekici olduğunu ancak temkinli yorumlanması gerektiğini vurguluyor. </strong></em></p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, biyolojik yaş kavramının kronolojik yaştan farklı olduğuna dikkat çekerek, “Takvim yaşı hepimiz için aynıdır; ancak biyolojik yaş, hücrelerimizin ve dokularımızın ne kadar ‘yıprandığını’ gösterir. Bu çalışmada DNA metilasyonuna dayalı yaş saatleri kullanılmış. Yani vücudun gerçek yaşlanma hızı ölçülmeye çalışılmış. Araştırmada, katılımcıların kanındaki teobromin düzeyleri ile bu epigenetik yaş, yani hücresel yaşlanma göstergeleri karşılaştırılmış. Sonuçlar, kanında daha yüksek teobromin bulunan kişilerin hücrelerinin daha yavaş yaşlandığını gösteriyor” diyor. </p>
<p><strong>Bitter Çikolata Gençleştiriyor Mu? </strong></p>
<p>Bitter çikolatada doğal olarak bulunan teobromin, kakao çekirdeğine özgü bir bileşen. Çoğu zaman kafeinle karıştırılsa da etkileri farklı. Prof. Dr. Murat Baş, “Teobromin kafein değildir. Uyarıcı etkisi daha hafiftir ve metabolik etkileri farklıdır. Çalışmanın önemli yönlerinden biri, gözlenen etkinin kafeinle açıklanamıyor olması. Yani konu ‘kahve içmekle’ aynı şey değil; kakao kökenli özel bir molekülden söz ediyoruz” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Çalışma iki farklı Avrupa popülasyonunda benzer sonuçlar göstermesi açısından dikkat çekici. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada şu uyarıyı yapıyor:<br /> “Bu çalışma nedensellik kanıtlamaz. Yani ‘teobromin gençleştirir’ demek bilimsel olarak doğru olmaz. Ancak iki bağımsız grupta benzer sonuçların bulunması, bu ilişkinin araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor”…</p>
<p><strong>“Daha Çok Çikolata Yiyin” Mesajı Doğru Mu? </strong></p>
<p>Araştırmanın kamuoyunda yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Bu çalışma ‘daha fazla çikolata tüketin’ demiyor. Bitter çikolata, enerjisi yoğun bir besindir ve fazla tüketimi kilo artışına yol açabilir. Burada asıl mesaj, bazı besin bileşenlerinin yaşlanma biyolojisi üzerinde etkili olabileceğidir. Bitter çikolatanın özellikle yüksek kakao oranına (genellikle %70 ve üzeri) sahip olan türlerinde teobromin miktarı daha yüksektir. Ancak ticari ürünlerde şeker ve yağ oranı da dikkate alınmalıdır” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, sağlıklı yaşlanmanın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Sağlıklı yaşlanma tek bir besine bağlı değildir. Akdeniz tipi beslenme, yeterli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve kaliteli uyku temel belirleyicilerdir. Bitter çikolata burada sadece bir ipucu olabilir”…</p>
<p><strong>Sağlıklı Yaşlanmak İçin Dengeli Beslenmek Şart </strong></p>
<p>Dünya genelindeki çalışmalar, beslenme alışkanlıklarımızın hücrelerimizin çalışma biçimini etkileyebileceğini gösteriyor. Özellikle bitkisel kaynaklı, antioksidan içeriği yüksek besinlerin hücreleri yıpratan süreçleri yavaşlatabildiği düşünülüyor. “Yani ne yediğimiz, hücrelerimizin nasıl yaşlandığını etkileyebiliyor. Sebze, meyve ve kakao gibi bitkisel besinlerde bulunan bazı doğal maddeler, hücreleri strese karşı koruyabiliyor” diyen Prof. Dr. Murat Baş, beslenmenin sadece bir kalori hesabı olmadığına da dikkat çekiyor: “Yediğimiz besinlerin içeriğindeki biyoaktif bileşenler, hücresel düzeyde süreçleri etkileyebilir. Bu çalışma, yaşlanma biyolojisi ile beslenme arasındaki ilişkinin ne kadar karmaşık ve heyecan verici olduğunu bir kez daha gösteriyor”…</p>
<p>Bilim dünyası için yeni bir araştırma alanı açan bu bulgular, beslenmenin yalnızca kilo kontrolü değil, sağlıklı yaş alma süreci açısından da kritik rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bireysel besinlere odaklanmak yerine dengeli ve çeşitli bir beslenme modelinin benimsenmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-beslenme-ve-diyetetik-bolumu-baskani-prof-dr-murat-bas-bitter-cikolata-ile-ilgili-yeni-arastirmayi-yorumladi-bitter-cikolata-yaslanmayi-yavaslatiyor-ancak-bilincli-tuketil-614002">Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Bitter Çikolata İle İlgili Yeni Araştırmayı Yorumladı: &#8220;Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annelik hayalini erteleyenler yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/annelik-hayalini-erteleyenler-yayginlasiyor-613936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Canlı Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erteleyenler]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hayalini]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[selam]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurta Dondurma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda anne olma yaşı eğitim, kariyere odaklanma ya da ekonomik sıkıntılar gibi gerekçelerle ertelenerek çoğunlukla 35’in üzerine çıkarken, yaş ilerledikçe doğurganlık kapasitesi ise azalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annelik-hayalini-erteleyenler-yayginlasiyor-613936">Annelik hayalini erteleyenler yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda anne olma yaşı eğitim, kariyere odaklanma ya da ekonomik sıkıntılar gibi gerekçelerle ertelenerek çoğunlukla 35’in üzerine çıkarken, yaş ilerledikçe doğurganlık kapasitesi ise azalıyor. İşte bu nedenle, ileride annelik hayaline kavuşabilmek amacıyla pek çok kadın yumurta dondurma konusunda araştırmalar yapıyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Belgin Selam</strong>, “Doğurganlığı koruma yöntemlerinde yumurta dondurmanın yeri önemlidir. Kadın yaşlandıkça, doğurganlığı azalmaktadır. Günümüzde yumurta dondurma düşüncesi, isteği ve uygulamasının arttığını görüyoruz. Bu işlemin 35 yaşından önce yaptırılması yumurta sayısı ve kalitesi açısından önem taşıyor çünkü yaş ilerledikçe elde edilen yumurta sayısı azalıyor ve hamilelik şansı düşüyor” diyor. Prof. Dr. Belgin Selam yumurta dondurma hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Teknolojideki gelişmeler kaliteyi artırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Son yıllarda teknoloji ve tıptaki gelişmeler; yumurta dondurmada yeni bilgileri ve uygulamaları gündeme getirdi. 1986 yılında dondurulmuş yumurtalarla ilk kez canlı doğum gerçekleşti. İlk yıllarda işlem için yavaş dondurma tekniği kullanılırken, günümüzde ise yumurtaların vitrifikasyon adı verilen yüksek hızlı dondurma tekniği ile -196 °C derecede sıvı azot tanklarında saklandığını belirten Prof. Dr. Belgin Selam “Vitrifikasyon tekniği ile ilk canlı doğum 1999 yılında gerçekleşti. Teknoloji ve tıptaki gelişmeler ile tüp bebek tedavisinde çözülen vitrifiye embriyoların gebelik oranlarının taze embriyolar ile aynı olduğu izlenmektedir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>36 yaş ve üzerinde başarı oranı azalıyor!</strong></li>
</ul>
<p>Kadınlarda yaşla birlikte, yumurtalıklarda, üreme hücresi olan yumurta sayısında ve kalitesinde azalma izlenirken anomali oranları da artıyor. 36 yaş ve üzerinde başarı oranlarının anlamlı bir şekilde düşüş gösterdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Selam, sözlerine şöyle devam ediyor: “ESHRE Etik ve Hukuk Birimi planlanmış yumurta dondurma işleminin 35 yaş öncesinde yapılmasını, 38 yaş sonrasında uygulanmamasını önermektedir. 38 yaş, klinik gebelik için eşik değeri olarak izlenmektedir. Türkiye’de yumurta dondurma için yaş olarak üst veya alt sınır bulunmamaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>40’lı yaşla birlikte şans iyice azalıyor</strong></li>
</ul>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Belgin Selam, yumurta dondurma işlemi için kaç yumurta dondurulması gerektiğine yönelik şu bilgileri veriyor: “Mümkün olduğu kadar çok sayıda olgun yumurta dondurulması tercih edilir. 1 canlı doğum yapma olasılığının yüzde 70 olması için 35 yaşında bir bireyde en az 10 olgun yumurta gerekirken, 40 yaşta ise yaklaşık 35 olgun yumurta gerekmektedir. Yaş arttıkça canlı doğum oranı azalmaktadır. Dondurulmuş ve çözülmüş bir yumurtadan canlı doğum oranı 30–34 yaşta yüzde 8.2, 35–37 yaşta yüzde 7.3, 38–40 yaşta yüzde 4.5, 41–42 yaşta ise yüzde 2.5 olarak rapor edilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Yumurtalar 5 yıl saklanabiliyor ama…</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde yönetmeliğe göre; kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi gibi yumurtalık hücrelerine zarar veren tedaviler ile üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak yumurtalıkların alınması gibi operasyonlar öncesinde yumurta dondurma işlemi yapılabiliyor. Ayrıca düşük yumurtalık rezervi olup henüz doğurmamış veya aile öyküsünde erken menopoz hikayesi olan kadınlar da yumurta dondurabiliyor. Dondurulan yumurtalar merkezlerde  5 yıl süreyle saklanırken, daha uzun süre saklanması Sağlık Bakanlığı’nın iznine tabi tutuluyor. Başvuruda bulunarak talebin devam ettiğini ifade eden imzalı dilekçe veriliyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ortalama 2 haftada tamamlanabiliyor</strong></li>
</ul>
<p>Yumurta dondurma sürecinin yaklaşık 2 haftada tamamlanabildiğini belirten Prof. Dr. Selam, işlemin aşamalarını şöyle özetliyor: “Yumurtaların gelişmesi için adetin ilk günlerinde hormon tedavisi başlanıp, yumurtalıkların cevabına göre hormon iğnelerine 10-12 gün devam edilir. İğneden 34-36 saat sonra, anesteziyle, yumurtalar ultrasonografi eşliğinde toplanır. Uygun gelişim gösteren, olgun yumurtalar hızlı soğutmanın uygulandığı vitrifikasyon yöntemi ile dondurulur ve sıvı nitrojen tanklarında saklanır. Gebelik planlandığında bu yumurtalar çözülerek uygun spermle birleştirilip embriyo elde edilebilir ve kadın rahmine transfer edilebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annelik-hayalini-erteleyenler-yayginlasiyor-613936">Annelik hayalini erteleyenler yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu&#8217;da Kültür Sanat Rüzgarı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcukluda-kultur-sanat-ruzgari-613885</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 17:48:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, gerçekleştirdiği etkinliklerle sanatseverleri buluşturmaya ve şehrin kültür-sanat takvimine renk katmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcukluda-kultur-sanat-ruzgari-613885">Selçuklu&#8217;da Kültür Sanat Rüzgarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, gerçekleştirdiği etkinliklerle sanatseverleri buluşturmaya ve şehrin kültür-sanat takvimine renk katmaya devam ediyor. Akademide eğitim alan kursiyerlerin sahne aldığı programlar, dolu dolu içerikleriyle sanatseverlerin beğenisini kazanıyor.</p>
<p>Akademi Müzik Topluluğu’nun sahnelediği “Kayahan Şarkıları” konseri, ünlü sanatçının unutulmaz eserlerini dinleyiciler ile buluşturdu. Halk müziği severler ise “Neşet Ertaş Türküleri” programında geleneksel ezgilere doydu. “Türk Sanat Müziği Konseri” ise seçkin repertuvarıyla nostalji dolu bir akşam sundu.</p>
<p>Bunun yanı sıra Akademide eğitim alan kursiyerlerin sahnelediği tiyatro gösterileri de izleyicilerden büyük beğeni topladı. “Paldır Güldür Şov 8”, “Genç Paldır Güldür Şov” ve “Şen Şakrak Şov 3” oyunları, kahkaha dolu anlar yaşattı. Gerçekleştirilen tüm etkinlikler, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.</p>
<p><b> “Kayahan Şarkıları Konseri” İlk Defa Sanatseverlerle Buluştu</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi Müzik Topluluğu tarafından ilk kez sahnelenen “Kayahan Şarkıları Konseri”, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Türk müziğine damga vuran besteleriyle hafızalarda yer edinen Kayahan, düzenlenen özel programla anıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, usta sanatçının dillerden düşmeyen eserleri koro tarafından seslendirildi. Duygusal anların yaşandığı gecede, Müzik Topluluğu’nu sahne performansıyla büyük alkış aldı.</p>
<p><b> Neşet Ertaş Türküleri Selçuklu’da Yankılandı</b></p>
<p>“Neşet Ertaş Türküleri” konseri ile Bozkırın Tezenesi Türk halk müziğinin unutulmaz ismi Neşet Ertaş’ın gönüllere dokunan türküleri Sanat Akademisi Müzik Topluluğu’nun güçlü yorumlarıyla dinleyiciyle buluştu. Konserde Neşet Ertaş’ın hafızalara kazınan “Gönül Dağı”, “Ah Yalan Dünya”, “Zahidem” ve “Neredesin Sen” gibi eserleri seslendirildi. Selçuklu Belediyesi’nin kültür ve sanata verdiği önemi bir kez daha gösteren konser, izleyicilerin beğenisini kazandı. </p>
<p><b>Türk Sanat Müziği Konseri dinleyenleri mest etti </b></p>
<p>Akademide eğitim alan Yetişkin Müzik Korosu düzenlediği Türk Sanat Müziği Konseri ile sanatseverlerle buluştu. Türk sanat müziğinin klasikleşmiş ve hafızalarda yer edinen eserlerinin  seslendirildiği konser yoğun ilgi gördü. Koro ve solistlerin seslendirdiği seçkin eserler dinleyicilerden tam not aldığı program boyunca salonda duygu dolu anlar yaşanırken, konseri ilgiyle takip eden dinleyiciler eserlere alkışlarla eşlik etti.</p>
<p><b>Tiyatro gösterileri seyirciden tam not aldı</b></p>
<p><b> </b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, verdiği eğitimlerle pek çok yeteneğin keşfedilmesine imkan sağlıyor. Akademi bünyesinde eğitim alan Çocuk ve Yetişkin Tiyatro Toplulukları da sahneledikleri oyunlarla hem eğlendirdi hem de yeteneklerini sergiledi. Bu kapsamda “Paldır Güldür Şov 8”, “Genç Paldır Güldür Şov” ve “Şen Şakrak Şov 3” tiyatro oyunları seyirciyle buluşarak izleyenlere keyifli anlar yaşattı.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı,“ Kültür ve sanat alanında da çıtayı yüksek tutuyoruz”</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi’nin verdiği eğitimlerle şehrin sanat ve kültür hayatına önemli katkılar sağladığını ve her yaş grubundan bireyin yeteneklerini keşfetmesine imkan tanıdığını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Selçuklu Belediyesi olarak her alanda olduğu gibi kültür ve sanat alanında da çıtayı yüksek tutuyoruz. Konser ve tiyatro etkinliklerinin Konya’da buluşma noktası olan Sanat Akademimiz birbirinden güzel programlara imza atıyor. Şubat ayında da Türk sanat camiasının efsane isimlerinin hafızalara kazınan eserleri ve başarılı tiyatro gösterileri sanatseverlerle buluştu. Müzikten tiyatroya uzanan bu kapsamlı programlarda sanatın keyfini hep birlikte yaşadık. Sevilen eserler ve başarılı sahne performanslarıyla sanat dolu akşamlar sanatseverlerle buluştu. Selçuklu’yu kültür ve sanatın başkenti yapma hedefimiz doğrultusunda emeğimizin karşılığını böyle güzel etkinliklerle almak bizleri mutlu ediyor. Özellikle Konyamızın sanatsever güzel insanlarını tebrik ediyorum. Bu zamana kadar Sanat Akademimize gösterdiğiniz ilgiden ötürü hem de sanata verdiğiniz değer ve saygıdan ötürü hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah Sanat Akademimiz Konyalı hemşehrilerimizi sanatla, müzikle, tiyatroyla buluşturmaya devam edecek” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcukluda-kultur-sanat-ruzgari-613885">Selçuklu&#8217;da Kültür Sanat Rüzgarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canik Şehr-i Ramazan Serüveni Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/canik-sehr-i-ramazan-seruveni-basliyor-613818</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[canik]]></category>
		<category><![CDATA[Canik Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Sandıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[şehr-i]]></category>
		<category><![CDATA[serüveni]]></category>
		<category><![CDATA[şubatta]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613818</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Şehr-i Ramazan Serüveni'yle Ramazan sevincinin ilçenin dört bir yanında yaşanacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canik-sehr-i-ramazan-seruveni-basliyor-613818">Canik Şehr-i Ramazan Serüveni Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Şehr-i Ramazan Serüveni&#8217;yle Ramazan sevincinin ilçenin dört bir yanında yaşanacağını söyledi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, geleneksel Canik Şehr-i Ramazan Serüveni&#8217;yle Ramazan ayının sevincinin bu yıl da mahallelerde paylaşılacağını, 7&#8217;den 70&#8217;e tüm vatandaşları bir kez daha geleneksel Ramazan eğlenceleriyle, ödüllü yarışmalarla ve birbirinden özel etkinliklerle buluşturacaklarını söyledi. Çocuklar ve gençlere yönelik farklı yaş gruplarına özel aktivitelerin de Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinlikleri arasında yer aldığını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, &#8220;Canik Şehr-i Ramazan Serüveni&#8217;yle geleneklerimizi yaşatıyor, mübarek Ramazan-ı Şerif&#8217;in heyecanını paylaşıyoruz&#8221; dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Gelenek Devam Ediyor </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinlik çadırının Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde yer alacağını dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, &#8220;Canik Şehr-i Ramazan Serüveni&#8217;yle asırlık Ramazan geleneklerimizi yaşatıyor, birbirinden özel etkinliklerimizle mübarek Ramazan-ı Şerif&#8217;in heyecanına ve sevincine ortak oluyoruz. Bu yıl da Ramazan ayı boyunca mahallelerimizde kuracağımız Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinlik çadırımızda, 7&#8217;den 70&#8217;e tüm hemşehrilerimizle buluşacağız. Sahne gösterileri, ödüllü yarışmalar, orta oyunları ve daha pek çok etkinlik ve aktiviteyle Ramazan akşamlarında çocuklarımızın ve gençlerimizin tebessümlerine ortak olacağız. Canik&#8217;imizde geleneği sürdürüyor, Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerimizde buluşuyoruz&#8221; diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>İlk Hafta Takvimi Açıklandı</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediyesi&#8217;nin ilçede düzenlediği Canik Şehr-i Ramazan Serüveni&#8217;nin ilk hafta etkinlik takvimi yayınlandı. Hacivat Karagöz ve geleneksel orta oyunları, ödüllü yarışmalar, animasyon sihirbaz, bilim, vantrolog ve kukla gösterileri ile çeşitli ikramların yer aldığı Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinlik çadırı, 20 Şubat&#8217;ta Hasköy Mahallesi Mavi Yeşil Sitesi&#8217;nde, 21 Şubat&#8217;ta Karşıyaka Mahallesi Canik Belediyesi Hizmet Binası önünde, 22 Şubat&#8217;ta Gaziosmanpaşa Mahallesi 146. Sokak’ta (pazar sokağı), 24 Şubat&#8217;ta Uludağ Mahallesi Fatih Temiz Ortaokulu bahçesinde, 25 Şubat&#8217;ta Hacı İsmail Mahallesi, Hacı İsmail İlkokulu ve Ortaokulu bahçesinde ve 26 Şubat&#8217;ta Belediye Evleri Mahallesi Canik Belediyesi Mevlana Eğitim, Kültür ve Yaşam Kampüsü bahçesinde çocuklar, gençler ve vatandaşlarla buluşacak. Etkinliklerin ve gösterilerin iftardan sonra başlayacağı Canik Şehr-i Ramazan Serüveni&#8217;nin haftalık etkinlik programına, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ve Canik Belediyesi sosyal medya hesapları üzerinden ulaşılabiliyor.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canik-sehr-i-ramazan-seruveni-basliyor-613818">Canik Şehr-i Ramazan Serüveni Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Belediyesi&#8217;nin &#8220;Evde Kuaförlük&#8221; Hizmeti Sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesinin-evde-kuaforluk-hizmeti-suruyor-613782</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kuaförlük]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy Belediyesi,  ilçede ikamet eden 65 yaş ve üzeri, fiziksel, psikolojik ya da engel durumuna bağlı nedenlerle günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanan Kadıköylülere kuaförlük hizmeti ile destek olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesinin-evde-kuaforluk-hizmeti-suruyor-613782">Kadıköy Belediyesi&#8217;nin &#8220;Evde Kuaförlük&#8221; Hizmeti Sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadıköy Belediyesi,  ilçede ikamet eden 65 yaş ve üzeri, fiziksel, psikolojik ya da engel durumuna bağlı nedenlerle günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanan Kadıköylülere kuaförlük hizmeti ile destek olmaya devam ediyor.<br />Kadıköy Belediyesi, 2012 yılından bu yana ücretsiz olarak sunduğu Evde Kuaförlük Hizmeti ile yaşlı bireylerin kişisel bakımlarına destek sağlanıyor. Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen hizmet için profesyonel ekipler oluşturuluyor. Ekipler, belirlenen randevular doğrultusunda vatandaşların evlerine giderek saç kesimi, saç boyama, sakal tıraşı ile el ve ayak tırnak bakımı gibi kişisel bakım hizmetlerini yerinde gerçekleştiriyor.</p>
<p><b>ÜCRETSİZ HİZMET</b><br />Bugüne kadar Kadıköy’de ikamet eden 5 bin 320 kişiye toplam 35 bin 386 kez evde kuaförlük hizmeti sunuldu. Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nün 0216 349 61 67 ve 0216 357 35 04 numaralı telefonlarından bilgi alarak başvuruda bulunabiliyor. Kadıköy Belediyesi’nin Evde Kuaförlük hizmetinden Kadıköylüler ücretsiz faydalanıyor.<br />Evde kuaförlük hizmetinden faydalanan 90 yaşındaki Hasan Hüseyin Gürsel, evde kuaförlük hizmetinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, belediyenin sunduğu desteğin kendisi için çok değerli olduğunu söyledi.</p>
<p> <br /><b>“ÇOK BÜYÜK BİR DESTEK&#8221;</b><br />Hasan Hüseyin Gürsel’in kızı Nagehan Gürsel ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:<br />“Çok memnunuz. Babamı dışarıya götürmem çok zor; yürüyemiyor. Bu yüzden belediyenin bu hizmeti bizim için çok büyük bir kolaylık. Belediyeden çok memnunum, Allah razı olsun. Destek olduğunuz için çok mutluyum. Benim için büyük bir destek.”</p>
<p><b>İLERİ YAŞTAKİ BİREYLERE YÖNELİK DESTEK HİZMETLERİ</b><br />Kadıköy Belediyesi ayrıca 65 yaş üzeri vatandaşlar için; Evde Temizlik Hizmeti, Evde Sıcak Yemek Hizmeti, Evde Sağlık Hizmetleri ve tekerlekli sandalye kullanan yurttaşlar için Engelsiz Taksi Hizmeti sağlıyor. İleri yaştaki bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmak ve sağlıklı yaş almalarını desteklemek amacıyla Sosyal Yaşam Evleri hizmet veriyor. Ayrıca Huzur Vapuru Projesi ile yaş almış bireylerin boğaz turu yaparak sosyalleşmeleri hedefleniyor. Kadıköy’de artan Alzheimer hasta sayısına yanıt vermek amacıyla hizmet veren Alzheimer Merkezlerinde, hastalar ve hasta yakınlarına yönelik bilgilendirme toplantıları, seminerler ve fiziksel aktiviteler düzenleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesinin-evde-kuaforluk-hizmeti-suruyor-613782">Kadıköy Belediyesi&#8217;nin &#8220;Evde Kuaförlük&#8221; Hizmeti Sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;da yaşlı ve engelliler evlerinde yalnız değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-yasli-ve-engelliler-evlerinde-yalniz-degil-613734</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:03:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[engelliler]]></category>
		<category><![CDATA[evlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi’nin Evde Bakım Hizmeti, yaşlı ve engelli vatandaşlara evlerinde berber, banyo, sağlık ve sosyal destek sunarak hayatlarını kolaylaştırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-yasli-ve-engelliler-evlerinde-yalniz-degil-613734">Bornova&#8217;da yaşlı ve engelliler evlerinde yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi’nin Evde Bakım Hizmeti, yaşlı ve engelli vatandaşlara evlerinde berber, banyo, sağlık ve sosyal destek sunarak hayatlarını kolaylaştırıyor. Hizmetten yararlanan vatandaşlar ve aileleri memnuniyetlerini dile getirirken, Belediye Başkanı Ömer Eşki bu çalışmaları ‘Belediyenin şefkat eli’ olarak tanımlayarak yeni kurulan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü sayesinde bu örneklerin hem sayısının hem de niteliğinin artacağını söyledi.</p>
<p>Bornova Belediyesi’nin kısa süre önce kurduğu Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü, uzun yıllardır sürdürdüğü Evde Bakım Hizmeti ile ilçedeki ihtiyaç sahibi yaşlı ve engelli vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. Alanında uzman ekipler, yalnızca fiziksel bakım değil, aynı zamanda insani temas ve sosyal destek sağlayarak yaşam kalitesini artırıyor.</p>
<p><b>Berberden banyoya, sağlıktan anne-bebek takibine</b></p>
<p>Müdürlük bünyesinde oluşturulan özel ekipler, yaşlı ve engelli bireylere evlerinde berber ve banyo hizmeti sunuyor. Kişisel bakımlar düzenli olarak yapılırken, ebeler de engelli gebeler ile 0-3 yaş arası bebeklerin sağlık takiplerini gerçekleştiriyor.</p>
<p>Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri ise tansiyon ve şeker ölçümlerinden fizyoterapist desteğine, ambulans hizmetinden tıbbi malzeme desteğine kadar birçok hizmet ücretsiz olarak sağlanıyor.<b> </b></p>
<p><b>“Bunlar müthiş şeyler, minnettarız”</b></p>
<p>Hizmetten faydalanan vatandaşlar ve yakınları, Bornova Belediyesi’ne duydukları memnuniyeti dile getiriyor.</p>
<p>Annesi için evde bakım hizmeti alan İsmail Ötenbülbül, duygularını şu sözlerle ifade etti:</p>
<p>“Belediyenin bu uygulamaları çok hoşumuza gidiyor. Annem için bu hizmetleri dışarıdan almaya kalksak dünyanın parasını vermemiz gerekir. Bornova Belediyesi sadece çöp toplamıyor, yol yapmıyor. Böyle sosyal destekler çok özel ve çok büyük işler. Profesyonel insanların gelip anneme banyo yaptırması, tırnaklarını kesmesi müthiş şeyler. Bornova Belediyesi’ne minnettarız.”</p>
<p><b> 92 Yaşındaki Suzan Nine: “Allah Başkanımızdan razı olsun”</b></p>
<p>92 yaşındaki Suzan Ötenbülbül ise Başkan Ömer Eşki ile yaşadığı anıyı anlatarak duygulandırdı: “Başkan Ömer Eşki için ‘şeker gibi adam’ demişlerdi. Görmek istedim. Hanımıyla birlikte geldiler, elimi öptü. O kadar efendi bir insan ki… Ambulans hizmeti bizim için büyük bir nimet. Fizyoterapist desteği de alıyoruz. Allah ondan razı olsun.”</p>
<p><b> “Sanki yıllardır tanışıyoruz”</b></p>
<p>Doğuştan engelli 61 yaşındaki Mine Yeni Kapılı’nın abisi Metin Yenikapılı, Evde Bakım Hizmeti ile 12-13 yıldır tanıştıklarını belirtti:</p>
<p>“Kız kardeşim ve rahmetli babamın bakımını yapıyorlardı. Sadece pandemi döneminde mecburi bir ara verilmişti. Bakımlar çok iyi. Sağlık kontrolleri yapılıyor, sohbet ediliyor, önceden haber veriliyor. Bez ve tıbbi malzeme desteği de sağlanıyor. Biz söylemeden, bizim aklımıza gelmeyen şeyleri bile yapıyorlar. Bu hizmetler bir aile ortamında gerçekleşiyor.”</p>
<p><b> “Bir dediğimiz hiç zaman iki olmuyor”</b></p>
<p>Hizmetten faydalanan İbrahim Güvenç (64), “Sayın Başkanımıza bu imkânı sağladığı için teşekkür ederiz” derken, eşi Leman Güvenç ise özellikle berber hizmetine dikkat çekerek, “Engelli hastalarımıza yapılan tüm yardımlar için Bornova Belediyesi’ne ve Başkan Ömer Eşki’ye çok teşekkür ederiz” dedi.</p>
<p>Bekir Altaş (69) da memnuniyetini, “Her türlü ihtiyacımızı görüyorlar, arkadaşlardan çok memnunuz” sözleriyle ifade ederken; kardeşi Nesrin Altaş, “Yemeğimizi bile getiriyorlar. Hizmet çok güzel” dedi.</p>
<p><b>Başkan Eşki: “Sosyal Devletin gereği”</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü’nün sosyal belediyeciliğin en somut örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>“Yaşlılarımızı ve engelli yurttaşlarımızı yalnız bırakmamak sosyal devlet olmanın gereği, bizim de en temel sorumluluğumuz. Evde Bakım Hizmeti sadece bir bakım hizmeti değil; bir dayanışma, bir gönül bağıdır. Kimseyi kaderiyle baş başa bırakmıyoruz. Bornova’da herkes kendini güvende, değerli ve yalnız olmadığını hissedecek.”</p>
<p><b>Evde Bakım ve Destek Hizmetleri iletişim bilgileri</b></p>
<p>Bornova Belediyesi – Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü</p>
<p>Engelli Destek Hattı:</p>
<p>0232 999 19 19 – 0232 999 29 29</p>
<p>Dahili Hatlar:</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/25aa.png" alt="▪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 2470: Engelli Destek Hattı / Engelli Gebe ve 0–3 Yaş Çocuk Takibi</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/25aa.png" alt="▪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 2471: Engelli Destek Hattı / Engelli Aracı</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/25aa.png" alt="▪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 2472 – 2473: İdari Ofis</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/25aa.png" alt="▪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 2474: Berber Hizmetleri</p>
<p><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/25aa.png" alt="▪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 2475: Yaşlı Banyo Hizmeti</p>
<p><b> </b></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-yasli-ve-engelliler-evlerinde-yalniz-degil-613734">Bornova&#8217;da yaşlı ve engelliler evlerinde yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-613704</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2024 Yılında]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[evli]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[memnuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[memnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubunda]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin %53,3'ü mutlu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-613704">Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin %53,3&#8217;ü mutlu</strong><br /> </p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında %49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak %53,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2024 yılında %14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak %13,0 olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Genel mutluluk düzeyi (%), 2020-2025</strong></p>
<p> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-0-dtdsqONb.png"/></p>
<p><strong>Kadınlar daha mutlu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2024 yılında %46,9 iken 2025 yılında %51,4 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2024 yılında %52,3 iken 2025 yılında %55,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı (%), 2020-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-1-LpeXN5XO.png"/><br /><strong>Mutluluk oranında en yüksek artış 55-64 yaş grubunda oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 55-64 yaş grubunda 2024 yılında %47,5 iken 2025 yılında 7,1 puan artış ile %54,6 oldu.</p>
<p>Mutluluk oranı tüm yaş gruplarında arttı. Mutluluk oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 18-24 yaş grubunda 2,6 puan artış ile %54,4, 25-34 yaş grubunda 2,6 artış ile %53,6, 35-44 yaş grubunda 5,0 puan artış ile %52,9, 45-54 yaş grubunda 4,3 puan artış ile %50,8 olarak gerçekleşti. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2024 yılında %54,1 iken 2025 yılında 0,2 puan artarak %54,3 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş grubuna göre mutluluk oranı (%), 2024, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-2-bqOmSAdx.png"/></p>
<p><strong>Evliler evli olmayanlardan daha mutlu</strong></p>
<p>Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2025 yılında %56,9 iken evli olmayanlarda bu oran, %46,6 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin %54,2&#8217;sinin, evli kadınların ise %59,6&#8217;sının mutlu olduğu gözlendi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bireylerin mutluluk kaynağı çoğunlukla aileleri</strong></p>
<p>Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2025 yılında %69,0 olurken bunu sırasıyla; %15,6 ile çocukları, %4,8 ile kendisi, %3,9 ile eşi, %3,3 ile annesi/babası ve %1,9 ile torunları takip etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti</strong></p>
<p> </p>
<p>Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2025 yılında %64,9 olurken bunu sırasıyla; %14,7 ile sevgi, %9,8 ile başarı, %7,7 ile para ve %2,7 ile iş takip etti.</p>
<p><strong>Her 100 kişiden 67&#8217;si geleceğinden umutlu</strong></p>
<p>Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2025 yılında %67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı %67,1 iken kadınlarda bu oran %67,2 oldu.<br /> </p>
<p><strong>Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Bireylerin  hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için &#8220;0&#8221;, çok memnun olanlar için &#8220;10&#8221; arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2024 ve 2025 yıllarında 5,7 olarak hesaplandı. Erkeklerde ve kadınlarda 2024 yılında 5,7 olan ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2025 yılında da aynı kaldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşam memnuniyet düzeyi, 2020-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-3-jIc9ZgXO.png"/></p>
<p><strong>En yüksek memnuniyet oranı %74,1 ile asayiş hizmetlerinde</strong></p>
<p> </p>
<p>Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2025 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı %74,1 olurken bunu sırasıyla %71,3 ile ulaştırma, %69,4 ile sağlık, %64,5 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, %60,5 ile adli ve %58,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi (%), 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-4-IBI9vSI7.png"/></p>
<p><strong>Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2025 yılında hayat pahalılığı %31,3 ile ilk sırada yer alırken %16,5 ile yoksulluk ikinci sırada ve %16,1 ile eğitim üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p><strong>Ülkenin en önemli sorunu (%), 2024-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-5-UDNjhxki.png"/><br /> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-613704">Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekran Kaydırırken Yaşlanıyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekran-kaydirirken-yaslaniyoruz-613632</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 07:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Dirsek]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kaydırırken]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[omuz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanıyoruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek, yalnızca beslenme ve genel sağlık kontrolleriyle sınırlı değil; bedenimizi taşıyan kas, kemik ve eklemler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekran-kaydirirken-yaslaniyoruz-613632">Ekran Kaydırırken Yaşlanıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek, yalnızca beslenme ve genel sağlık kontrolleriyle sınırlı değil; bedenimizi taşıyan kas, kemik ve eklemler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası. Günümüzde masa başında geçirilen uzun saatler, farkında olmadan vücut duruşumuzu bozuyor. Özellikle kürek kemiklerinin öne açılandırılması, dirsek ve el bileklerinin sürekli bükülü halde tutulması, omuz ve kol kaslarının kısalmasına, sertleşmesine ve kolayca yırtılmasına neden oluyor. Kötü postür ise kola giden damar ve sinirleri sıkıştırarak iyileşme kabiliyetini azaltıyor. <strong>Acıbadem Life Ortopedi ve Travmatoloji, Omuz, Dirsek, El Cerrahisi, Bölümünden Prof. Dr. Arel Gereli, sağlıklı bir ömürde bedenimizin de bizi taşıyabilmesi için olmazsa olmaz önerileri sıralıyor.</strong></p>
<p><strong>“El, Kol ve Omuzlarınızın Ömrünü Uzatabilirsiniz”</strong></p>
<p>Uzun ömürlü olma hali olarak tanımlanan “Longevity planı” son dönemde giderek daha fazla gündeme geliyor. Ancak bu yaklaşım sadece uzun yaşamayı değil, aynı zamanda biyolojik yaşı gençleştirerek enerjik, sağlıklı ve hastalıklardan uzak bir hayat sürmeyi hedefliyor. <strong>Acıbadem Life Ortopedi ve Travmatoloji, Omuz, Dirsek, El Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “Longevity planı, hastalıkları tedavi etmeye odaklanan geleneksel tıbbın aksine, sağlığı korumayı ve optimize etmeyi amaçlıyor. Her bireyin olduğu kadar her organın da kendine özel bir yaklaşıma ihtiyacı var” diyor.</p>
<p>Longevity yaklaşımı çerçevesinde her organın ayrı ayrı ele alındığını ve el, kol, omuzlarımızın özel öneme sahip olduğunu vurgulayan <strong>Prof. Dr. Gereli,</strong> “Çünkü kürek kemiğinden parmak ucuna kadar kolumuz tek bir ünite halinde çalışıyor. Kol ünitesini oluşturan kemikler, eklemler, kıkırdaklar, kaslar, tendonlar, damar ve sinir yapıları aslında ayrı karakterde dokular ama mükemmel bir organizasyon içinde işlev görüyor. Bu nedenle biyolojik yaş sürecini yavaşlatarak bu üniteyi uzun yıllar sağlıklı tutmak mümkün” diye konuşuyor. <strong>Acıbadem Life Ortopedi ve Travmatoloji, Omuz, Dirsek, El Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Arel Gereli</strong> 4 basit adımda omuz sağlığını nasıl koruyacağımızı anlatıyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ekran kaydırırken, tuşa basarken yaşlanıyoruz</strong></li>
</ul>
<p>El, kol ve omuz sağlığını tehdit eden en önemli faktörlerden biri tekrarlayan hareketler. <strong>Prof. Dr. Arel Gereli,</strong> “Ekran kaydırmak, sürekli tuşa basmak, bez sıkmak ya da arabanın arka koltuğundan çanta almak gibi gün içinde defalarca yaptığımız basit hareketler bile küçük yırtılmalara ve kronik inflamasyona yol açabiliyor” diyor.</p>
<p>Kısa vadede ağrı, yorgunluk ve güçsüzlük hissi oluşturan bu tablo, uyku kalitesini bozarak genel sağlığı da olumsuz etkiliyor. Uzun vadede ise dokularda sertleşme, kireçlenme, kas yırtıkları ve sıkışma sendromları ortaya çıkabiliyor. <strong>Prof. Dr. Gereli,</strong> “Özellikle gereksiz ve uzun süreli cep telefonu kullanımı veya bez sıkma gibi tekrarlayıcı aktivitelerden kaçınmak, el, kol ve omuzlarımızın ömrünü uzatmak için kritik önem taşıyor” diye uyarıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Oturma şeklinize dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Kas-iskelet sağlığında duruşun kritik önemde olduğunu vurgulayan <strong>Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “Şekil fonksiyonu belirler; şekil bozulursa fonksiyon da bozulur” diyor.</p>
<p>Omuz başlarının kulak hizasında, göğsün gergin, dirseklerin hafif bükülü ve el bileklerinin düz olması ideal postürü oluşturuyor. Ancak özellikle bilgisayar başında uzun süre çalışanlarda kürek kemiklerinin öne açılandırılması ve el bileklerinin sürekli bükülü kalması, omuz ve kol kaslarının kısalmasına, sertleşmesine ve kolayca yırtılmasına yol açabiliyor. Kötü postür aynı zamanda kola giden damar ve sinirleri sıkıştırarak iyileşme kabiliyetini de azaltıyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Gereli</strong>, “Çalışma ortamımızı dik durmamıza ve omuzlarımızı geride tutmamıza imkân verecek şekilde düzenlemeli, cep telefonu veya tablet karşısında uzun saatler aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmalıyız” diye uyarıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Spor yapın ama doğru şekilde</strong></li>
</ul>
<p>Düzenli egzersiz, Longevity planının temel taşlarından biri. Dokuların performansını artırıyor, kas kütlesini koruyor ve yaşlanma sürecini yavaşlatıyor. Ancak her bireyin genetik yapısı ve yaşam tarzı farklı olduğundan, egzersiz programlarının kişiye ve yaşa uygun şekilde planlanması gerekiyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “El, kol ve omuzlarımızın kullanım ömrünü uzatmak kişiselleştirilmiş egzersiz programları ile mümkün. Ancak ısınmadan yapılan mücadeleci, patlama tarzı sporlar veya aşırı yüklenme, bu bölgelerde ciddi sakatlıklara yol açabiliyor” diyor.</p>
<p>Bu tip sakatlanmaları önlemek için güçlenme ve esneklik arasındaki denge büyük önem taşıyor. Esnemeyen ve hareket kabiliyeti azalmış bir dokunun sadece güçlendirilmesinin yırtılmalara zemin hazırladığını vurgulayan <strong>Prof. Dr. Gereli</strong>, “Egzersiz programlarında kas kütlesi, yaş ve yaşam tarzına uygun güçlendirme ve direnç çalışmalarının yanında mutlaka esneklik, mobilite ve postür egzersizlerine de yer verilmelidir” diye belirtiyor.</p>
<ul>
<li><strong>Kişisel risklerinizi öğrenin</strong></li>
</ul>
<p>Genetik özellikler ve çevresel faktörler, el, kol ve omuz sağlığında önemli rol oynuyor. Bazı doğuştan gelen farklılıklar, bu bölgelerde hastalıkların daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “Kürek kemiklerindeki aşırı çıkıntılar omuz kası yırtıklarına, normalden kalın bağ yapıları ise sakatlanmalara zemin hazırlayabiliyor. Dirsek çevresindeki fazladan kas yapıları sinir sıkışmasına yol açarken, el eklemlerindeki aşırı esneklik veya kemikler arası darlıklar, başparmak kök ekleminde erken kireçlenmeye neden olabiliyor” diyor.</p>
<p>Elde kavrama gücünün toplam kas kütlesi hakkında ipucu verdiğini belirten <strong>Prof. Dr. Gereli</strong>, detaylı muayene ve uygun görüntüleme yöntemleriyle kişisel risk analizinin yapılmasının önemine dikkat çekiyor. “Ortalama yaşam süresinin uzadığı günümüzde, enerjik ve üretken kalabilmek için şimdiden tedbir almak şart. Sağlıklı yaş alma sürecinde bağımsız kalabilmek için el, kol ve omuzlarımızın gücü hayati önem taşıyor” diye ekliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekran-kaydirirken-yaslaniyoruz-613632">Ekran Kaydırırken Yaşlanıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (18-22 Şubat 2026)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-18-22-subat-2026-613547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 13:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[18-22]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gök]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazdığı]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613547</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 14 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-18-22-subat-2026-613547">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (18-22 Şubat 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 14 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Molière’den Macit Koper’e, Friedrich Dürrenmatt’tan Lucy Kirkwood’a klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Bu hafta Tartuffe, Geçmişin Gölgesi, Yoldan Çıkan Oyun, Bir Ziyaret, Ben Medea Değilim, Gök Kubbe, İkinci Perdenin Başı, Öksüzler, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Çöpsüz Dünya, Bekçi ile Postacı, Sevdalı Bulut, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Oyun biletleri, gişelerden, <b><u>https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/</u></b>, <u>biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor</b></p>
<p>İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.</p>
<p><b>Hümay Güldağ</b>’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 22 Şubat 2026 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>Bu Haftanın Programı (18-22 Şubat 2026)</b></p>
<p><b>TARTUFFE (13+ Yaş)</b></p>
<p>Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.</p>
<p><b>Molière</b>’in yazdığı, <b>Orhan Veli Kanık</b>’ın çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz </b>rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GEÇMİŞİN GÖLGESİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Terk edilmiş bir binada eski bir polis yıllar önce iş birliği yaptığı doktoru beklemektedir. Açığa çıkması gereken gerçekler, yüzleşmeleri gereken suçları vardır. Büyük bir hesaplaşmaya girerler.</p>
<p><b>Macit Koper</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ahmet Saraçoğlu, Bahtiyar Engin</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YOLDAN ÇIKAN OYUN (13+ Yaş)</b></p>
<p>Bol ödüllü komedi oyunu Yoldan Çıkan Oyun, tiyatro sahnesinde yaşanabilecek en büyük aksilikleri, bol kahkaha ve sürprizlerle seyirciye sunuyor! Amatör bir tiyatro topluluğu, büyük bir hevesle klasik bir cinayet oyununu sahnelemeye hazırlanır. Ancak daha perde açıldığı anda yanlış giden olaylar zinciri durdurulamaz hale gelir. Dekor çöker, aksesuarlar kaybolur, oyuncular repliklerini unutunca doğaçlamaya başlar… Ama ne olursa olsun, oyun devam etmelidir!</p>
<p>Londra’dan Broadway’e uzanan bu muhteşem yapım, fiziksel komediyle absürd mizahı ustalıkla harmanlıyor. Tiyatro sanatıyla ilgili tüm klişeleri ters yüz eden Yoldan Çıkan Oyun, seyirciyi kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Yoldan Çıkan Oyun&#8217;da, her şeyin ters gitmesinden dolayı çok memnun olacaksınız.</p>
<p><b>Henry Lewis, Jonathan Sayer, Henry Shields</b>’in yazdığı, <b>Mehmet Ergen</b>’in çevirdiği, <b>Lerzan Pamir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Serdar Orçin, Tarık Köksal, Volkan Öztürk</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR ZİYARET</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.“</p>
<p><b>Friedrich Dürrenmatt</b>’ın yazdığı, <b>Zahide Gökberk</b>’in çevirdiği, <b>Yıldırım Fikret Urağ</b>’ın yönettiği oyunda <b>Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEN MEDEA DEĞİLİM</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. <b>Allison Gregory</b>’nin yazdığı, <b>Hülya Karakaş</b>’ın yönettiği oyunda <b>Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman, Şirin Asutay</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖK KUBBE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.</p>
<p>Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney </b>rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.</p>
<p>Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.</p>
<p><b>Alp Tuğhan Taş</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>ÖKSÜZLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.</p>
<p>Gençlik Günleri &#8220;İç Yapımlar&#8221; kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. </p>
<p><b>Dennis Kelly</b>’nin yazdığı, <b>Selin Girit</b>’in çevirdiği, <b>Ogeday Erkut</b>’un yönettiği oyunda <b>Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz,</b> <b>Ogeday Erkut</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 21 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 22 Şubat 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)</b></p>
<p>İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.</p>
<p>Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. <b>Arzu Yurtseven</b>’in yazdığı, <b>Nihat Alpteki</b>’nin yönettiği oyunda <b>Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)</b></p>
<p>Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. <b>Lodovica Cima, Gabriele Clima</b>’nın yazdığı <b>Ceylan Özçapkın</b>’ın çevirdiği, <b>Derya Yıldırım</b>’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda <b> Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Melisa Demirhan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali</b> rol alıyor. Oyun 22 Şubat 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Berk Samur, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-18-22-subat-2026-613547">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (18-22 Şubat 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de bilim ve teknoloji rüzgârı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bilim-ve-teknoloji-ruzgari-613529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 11:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[mersin]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[turnuvaya]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi, teknoloji ve bilimin kalbinin attığı dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bilim-ve-teknoloji-ruzgari-613529">Yenişehir&#8217;de bilim ve teknoloji rüzgârı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Yenişehir Belediyesi, teknoloji ve bilimin kalbinin attığı dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. “UNEARTHED” temasıyla düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor/ <i>FIRST</i> LEGO League Challenge Mersin Yerel Turnuvaları, deprem bölgesinden gelen takımların umut dolu projeleri ve genç mucitlerin heyecanıyla sona erdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>22 sezondur Bilim Kahramanları Derneği tarafından organize edilen ve bu sezon Baymak ana sponsorluğunda hayata geçirilen Bilim Kahramanları Buluşuyor/ <i>FIRST</i> LEGO League Challenge Mersin Yerel Turnuvaları, 14-15 Şubat 2026 tarihlerinde Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ev sahipliğinde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Bilim, teknoloji ve dayanışmayı bir araya getiren organizasyonda 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerden oluşan 4-10 kişilik takımlar, bu yılın teması olan “UNEARTHED” teması kapsamında takımlar, arkeologların çalışma süreçlerinde karşılaştıkları sorunları araştırarak yenilikçi çözümler geliştirdi; tasarladıkları robotlarla ise arkeoloji temalı görevleri gerçekleştirdiler.</span></span></span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>9 ŞEHİRDEN 29 TAKIM KATILDI </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Turnuvanın ilk günü olan 14 Şubat Cumartesi günü; Mersin başta olmak üzere Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana ve Adıyaman’dan gelen ortaokul düzeyindeki takımlardan oluşan 327 öğrenci, projelerini ve robot tasarımlarını jüri üyeleri ve ziyaretçilerle buluşturdu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>15 Şubat Pazar günü ise Adana, Kayseri, Mersin, Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Niğde’den gelen lise takımları toplam 172 katılımcı ile turnuvada yer alarak çalışmalarını sergiledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Etkinlikle ilgili değerlendirmede bulunan Bilim Kahramanları Derneği Başkan Vekili Prof. Dr. Gökhan Malkoç, çocukların erken yaşta bilimle buluşmasının önemine dikkat çekerek, “Yerel turnuvalarda farklı alanlarda öne çıkarak ulusal turnuvaya katılmaya hak kazanan takımlar, 7–8 Mart’ta İzmir’de düzenlenecek ulusal turnuvada yer alacak. Orada da çalışmalarını başarıyla sürdüren takımlar, uluslararası turnuvalarda ülkemizi temsil edecek. Tüm okullara kapımız açık” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>DEPREM BÖLGESİNDEN GELEN UMUT</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Turnuvanın en anlamlı hikâyelerinden biri ise deprem bölgesinden gelen takımlar oldu. Organizasyonda 15 yıldır koçluk yapan ve aynı zamanda Hatay Umutkent takımının koçu olan Mahmut Reyhani, üç yıl önce yaşanan deprem felaketinin ardından Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’daki konteyner kentlerde yaşayan öğrencilerin bu turnuvaya hazırlanmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Koç Lisesi öğrencileri tarafından kurulan Koç Birlik Hareketi’nin sağladığı sponsor desteğiyle, Vehbi Koç Vakfı iş birliği ve Bilim Kahramanları Derneği yürütücülüğünde hayata geçirilen proje kapsamında konteyner kentlerde yaşayan çocukların turnuvaya katılımının mümkün olduğunu belirten Reyhani  “Çocukların mutluluğunu görmek her şeye değer. Son 3–4 aydır boş zamanlarında büyük bir emekle hazırlandılar ve bugün burada bu heyecanı yaşıyorlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ARKEOLOGLARIN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRAN ÇÖZÜMLER</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Hatay Umut Konteyner Kent’ten gelen 11 yaşındaki Sevim Nur Para, tatil yapmadan hazırlandıklarını söylerken; 10 yaşındaki Yusuf Diker ise arkeologların kazı sırasında yaşadığı riskleri azaltmaya yönelik geliştirdikleri sensör destekli robot projelerini anlattı. Diker, robotlarının pH, nem, tuz ve sıcaklık sensörleri aracılığıyla toprak altındaki buluntular hakkında veri toplayarak zarar riskini azaltmayı hedeflediğini ifade etti. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Adana Bahçeşehir Koleji öğrencisi Ahmethan Hasan Büyükkaragöz ise yağmur sensörüyle çalışan ve arkeolojik alanları yağıştan koruyan bir sistem geliştirdiklerini söyledi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Mersin Toroslar Buluklu Ortaokulu Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Funda Korucu da öğrencilerinin arkeolojik eserlerin tuz, nem ve asit yağmurlarından gördüğü zararları araştırarak robotik çözüm geliştirdiklerini söyledi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Mersin Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencisi İlayda Turunç ise, “Takım halinde çalışmayı öğrendik. Bu seneki yenilikçi projemiz Ali Efe robotumuz. Suyun altındaki tarihi eserleri zarar vermeden çıkartmak için kullandık ve geliştirmeye çalışıyoruz. Şu an elimizde prototipi var. Okulumuza başka projeler de yapmayı planlıyoruz. Okulumuzda bir tane Yörük isimli 2A insansız kara aracı geliştirdik. Onun üstünde çalışmaya devam ediyoruz” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>BAŞKAN ÖZYİĞİT: &#8220;GELECEĞİN DÜNYASINI BU ÇOCUKLAR İNŞA EDECEK&#8221;</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Turnuvaya ev sahipliği yapan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, gençlerin teknoloji ve bilimle buluştuğu organizasyonun önemine dikkat çekti. Başkan Özyiğit, “Yenişehir’i bilim ve kültür kenti yapma hedefiyle çalışıyoruz. Çocuklarımızın erken yaşta bilimle tanışması, takım ruhunu öğrenmesi ve üretim kültürü kazanması bizim için çok kıymetli. Bilimle büyüyen bir nesil istiyoruz. Geleceğin dünyasını bu çocuklar bu gençler inşa edecek. Burada gördüğümüz tablo umut verici, öğrencilerin arkeoloji gibi köklü bir geçmişi, geleceğin teknolojisiyle birleştirmeleri gurur verici. Deprem bölgesinden gelen çocuklarımızın da bu organizasyonda yer alması dayanışmanın en güzel örneği. Mersin’i bilimin merkezi yapma yolunda bu tür organizasyonlara kapılarımız her zaman sonuna kadar açık” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Turnuvanın lise kategorisinde şampiyonluk, Hatay’ın Defne ilçesinden “Apollon” takımıyla organizasyona katılan Selim Nevzat Şahin Anadolu Lisesi öğrencilerinin oldu. Ortaokul kategorisinde ise birinciliği Kayseri Şehit Abdullah Şaşdım Ortaokulu’nun “Gençtek Kayseri” takımı elde etti. Dereceye giren takımlar şimdi gözünü İzmir’de düzenlenecek ulusal turnuvaya çevirdi. Dereceye giren takımlar şimdi gözünü İzmir’de düzenlenecek ulusal turnuvaya çevirdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bilim-ve-teknoloji-ruzgari-613529">Yenişehir&#8217;de bilim ve teknoloji rüzgârı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir modeli Türkiye&#8217;nin zirvesinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehir-modeli-turkiyenin-zirvesinde-613499</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 11:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, katıldığı televizyon programında ilçede hayata geçirdikleri 6 temel ilkeye dayalı projeleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-modeli-turkiyenin-zirvesinde-613499">Yenişehir modeli Türkiye&#8217;nin zirvesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, katıldığı televizyon programında ilçede hayata geçirdikleri 6 temel ilkeye dayalı projeleri anlattı. Eğitimden sürdürülebilirliğe, sanattan sosyal dayanışmaya kadar geniş bir yelpazede örnek teşkil eden Yenişehir modeli, vatandaş memnuniyetinde yüzde 77 ile Türkiye’nin zirvesine yerleşti. Başkan Özyiğit, &#8220;Yaptık, oldubitti demiyoruz; Mersin’deki diğer belediyelere de örnek olacak şekilde sürdürülebilir bir sistem inşa ediyoruz&#8221; dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Tele2 Haber YouTube kanalında yayınlanan “Başka Bir Kent Mümkün” programına konuk olan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, göreve geldikleri günden bu yana hayata geçirdikleri projeleri ve gelecek vizyonlarını anlattı. Altı temel ilke doğrultusunda yola çıktıklarını belirten Özyiğit; eğitimden kültür-sanata, kooperatifleşmeden ekolojiye kadar birçok alanda sürdürülebilir bir kent modeli inşa ettiklerinin altını çizdi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>EĞİTİMDE BİLİMSEL VE ÖNCÜ MODEL</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Özyiğit, eğitim alanında özellikle 0-3 yaş erken çocukluk dönemine odaklandıklarını belirterek, anne ve babalara yönelik bilimsel temelli eğitim programlarını Marmara Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdiklerini söyledi. Programlara katılan ailelerden çok güzel geri dönüşler aldıklarını aktaran Özyiğit, “Babalar ‘Çocuğumla iletişim kurmayı burada öğrendim’, anneler ise ‘Yanlış bildiğim doğruları öğrendim’ diyor. Bu bizim için en büyük motivasyon” dedi. Bu çalışmaların ardından kurulan Beceri Temelli Eğitim Merkezleri (BETEM) ile okul öncesi eğitimde fark yarattıklarını ifade eden Özyiğit, BETEM mezunu öğrencilerin devlet okullarında akademik ve sosyal gelişim açısından öne çıktığını belirtti. Bu başarı üzerine bir ilkokul inşa ettiklerini, yasal altyapı sürecinin tamamlanmasının ardından 2026 yılında vakıf ya da eğitim kooperatifi modeliyle eğitime başlayacaklarını açıkladı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>SOSYAL BELEDİYECİLİKTE SÜRDÜRÜLEBİLİR MODEL</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yenişehir Belediyesi’nin çevre politikalarında da öncü adımlar attığını kaydeden Özyiğit, özellikle Yenişehir Belediyesi Atık Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile sıfır atık hedefine güçlü bir adım attıklarını söyledi. Almanya’daki kardeş şehir ziyaretinde gördüğü disiplinli atık ayrıştırma sistemini örnek gösteren Özyiğit, çevre bilincinin küçük yaşta verilmesi gerektiğini vurguladı. “Eğitim temelden başlarsa sistem saat gibi işler” diyen Özyiğit, Yenişehir’in bu konuda Mersin’e örnek olma sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Yenişehir’de sosyal yaşamı güçlendiren projelerin hız kesmeden sürdüğünü belirten Özyiğit, kadın danışma merkezi, kariyer merkezi, Mola Evleri, kent lokantası ve ekonomik fiyatlı kafelerle vatandaşın yanında olduklarını söyledi. Emeklilerin 5 TL’ye çay içebildiği Mola Evleri’nin sayısının artırıldığını belirten Başkan Özyiğit, kent lokantasında öğle yemeğinin 90 TL seviyesinde sunulduğunu ve tüm işletmelerde “başa baş” modeliyle sürdürülebilirliği esas aldıklarını kaydetti. Yenişehir’in bir üniversite kenti olduğuna dikkat çeken Özyiğit, öğrenci yurdu ve misafirhane projeleriyle barınma sorununa çözüm sunduklarını ifade etti. Kasım ayında açılması planlanan Leyla Kürk Kent Kütüphanesi ve Sosyal Tesisleri’nin kentin yeni kültür simgelerinden biri olacağını belirten Başkan Özyiğit, bugüne kadar 30’a yakın sanat sergisi açtıklarını ve 22 farklı sanat branşında eğitim verdiklerini dile getirerek, yılda ortalama bin 500 kişiye ulaştıklarını söyledi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>ERKEN TEŞHİSTE DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yenişehir Akademi bünyesinde yürütülen Bebek Gelişim Merkezi çalışmalarında bugüne kadar 4 bin 119 çocuğun gelişim taramasından geçtiğini açıklayan Özyiğit, erken tanı ve yönlendirme sayesinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, “Bir çocuğun hayatına dokunabilmek bile çok kıymetli. Bugüne kadar 4 bin 119 çocuk tarandı. Otizm şüphesiyle sevk edilen çocuklardan 28’i, erken müdahale sayesinde yaşıtlarının seviyesine ulaştı. Dil konuşma güçlüğü çeken 199, motor becerilerinde gecikme olan 183 çocuk sağlanan destekle akranlarını yakaladı” dedi. Deprem sonrası 60 kişilik gönüllü arama kurtarma ekibi kurduklarını açıklayan Başkan Özyiğit, ‘Yaşam Limanı’ projesi kapsamında Afete Dayanıklılık Kültür ve Eğitim Merkezi ile toplanma alanı oluşturduklarını ifade ederek, tesisin hem eğitim hem de olası afetlerde koordinasyon merkezi olarak kullanılacağını söyledi. Yenişehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği projelerle kentteki diğer belediyelere de örnek teşkil ettiğinin altını çizen Başkan Özyiğit,  “Yenişehir&#8217;in kente örnek olma zorunluluğu var. Anamur Belediye&#8217;miz, Aydıncık Belediye&#8217;miz geldiler projelerimizle ilgili bilgi aldılar. Altyapı oluşturmak için destek istediler” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 77</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Eğitimden kültür ve sanata, spordan altyapı ve üstyapı çalışmalarına kadar hayata geçirdikleri projelerle ilçenin marka değerini yükselttiklerini vurgulayan Başkan Özyiğit, “Hayata geçirdiğimiz her projede vatandaşın desteğini hissediyoruz. Bu destek ve memnuniyet bizim çalışma şevkimizi daha da artırıyor. Zaten bu memnuniyet anketlere de yansıyor. Genel merkezimizin yaptığı memnuniyet anketinde yüzde 77 gibi Türkiye&#8217;nin en yüksek oranlarından birine ulaştık. Verdikleri destekten dolayı Yenişehir halkına teşekkürlerimi sunmak istiyorum.” şeklinde konuştu. </span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-modeli-turkiyenin-zirvesinde-613499">Yenişehir modeli Türkiye&#8217;nin zirvesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2026 İzmir Duatlonu Türkiye Kupası tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2026-izmir-duatlonu-turkiye-kupasi-tamamlandi-613307</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[duatlonu]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kupası]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlandı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613307</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 14-15 Şubat tarihlerinde düzenlenen İzmir Duatlonu Türkiye Kupası tamamlandı. Yarışa 32 kentten 617 sporcu katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2026-izmir-duatlonu-turkiye-kupasi-tamamlandi-613307">2026 İzmir Duatlonu Türkiye Kupası tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 14-15 Şubat tarihlerinde düzenlenen İzmir Duatlonu Türkiye Kupası tamamlandı. Yarışa 32 kentten 617 sporcu katıldı. Kıyasıya rekabete ve heyecana sahne olan yarışmanın ödül törenine katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu zorlu yarışı bitirmeniz, madalya almanız hepimiz adına çok büyük gurur. Spora ve sporcuya destek vermek bizim için büyük mutluluk” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu iş birliğiyle 14-15 Şubat tarihlerinde Çiğli’de düzenlenen İzmir Duatlonu Türkiye Kupası organizasyonu tamamlandı. Sasalı Kent Ormanı’nda bir araya gelen spor tutkunları, kıyasıya bir rekabet yaşadı. 32 kentten 617 sporcunun katıldığı yarışmada, sporcular “M3”, “Yıldız”, “Genç”, “Elit”, “Yaş Grubu”, “Paraduatlon”, “PTWC” kategorilerinde mücadele sergiledi. Zorlu maratonun ardından kazananlar ödüllerine kavuştu. İzmir Duatlonu Türkiye Kupası Ödül Töreni’ne İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Türkiye Triatlon Federasyonu Genel Sekreteri Göktürk Yılmaz, İzmir İl Gençlik Spor Şube Müdürü Enver Yılmaz’ın yanı sıra sporcuların yakınları katıldı. </p>
<p><strong>“Tebrik ediyoruz”</strong><br />Türkiye’nin en yüksek katılımlı duatlonu olan yarışmada koşu ve bisiklet yarışı aynı parkurda ve aynı ritimde tamamlandı. Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentte sporun gelişmesi adına önemli çalışmalar yaptıklarını belirtti. Böylesine güzel bir organizasyonda olduğu için mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Tugay, “İzmir’i spor açısından çok daha zengin organizasyonlar, tesisler, aktiviteler şehri yapmak için çalışıyoruz. Sizler de bugünkü yarışlarla bize destek verdiniz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Bu zorlu yarışı bitirmeniz, madalya almanız hepimiz adına çok büyük gurur. Her zaman bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyacağız. Hepinizi tebrik ediyoruz” dedi. </p>
<p><strong>Ödülünü Başkan Tugay’dan aldılar</strong><br />Törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaş grubu erkekler genel kategorisinde dereceye giren Feyyaz Döner, Dinçer Yılmaz, Mikhail  Venediktov’a ödünü verdi. Yine yaş grubu kadınlar genel kategorisinde de Ece Calp, İpek Öztosun Bezdan ve  Benhür Öncel ödülünü Tugay’dan aldı. <br />16-19 yaş grubu erkekler kategorisinde de Berk Ulaş, Mehmet Akif Topaloğlu ve Arif Birgin’e ödülünü Başkan Tugay verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Türkiye Triatlon Federasyonu Genel Sekreteri Göktürk Yılmaz, İzmir İl Gençlik Spor Şube Müdürü Enver Yılmaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Berkan Alptekin de dereceye giren sporculara ödüllerini veren isimler arasında yer aldı. </p>
<p><strong>Sarı çifti birlikte yarıştı</strong><br />Yarışmaya eşi Serdar Sarı ile katılan ve 50-54 yaş kategorisinde yarışarak dereceye giren Cevlan Ertuğrul Sarı, “2021’den beri duatlon yapıyorum. İzmir’de olan kısmını da kaçırmak istemedim. Eşim alamadı ama bu sporda kimin kürsüye çıkacağı belli olmuyor. Bugün rüzgar vardı. O heyecanı daha da arttırdı” dedi. 50-54 yaş grubunda yarışan Serdar Sarı da “Biz eski takım arkadaşıyız. Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışırken yüzme takımındaydık. Eşim eski milli yüzücüdür. İnsanın hayat arkadaşı ile bazı şeyleri paylaşması çok güzel. Paylaştığımız şey hobimiz olunca ayrı güzel” dedi. </p>
<p><strong>“Çok keyif alıyorum”</strong><br />Kadınlar genel klasmanda ve yaş grubunda ikinci olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü üyesi İpek Öztosun Bezdan da çok güzel bir organizasyon olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Her yıl katılıyorum ve çok keyif alıyorum. Yaş grubumda ve genel klasmanda kürsüye çıktım. İşte o zaman tüm yorgunluğumu unuttum.”<br />Törende Türkiye Triatlon Federasyonu Genel Sekreteri Göktürk Yılmaz, Başkan Tugay’a teşekkür plaketi verdi. </p>
<p><strong>İzmir’de yaş gruplarına göre dereceye giren sporcular belli oldu</strong><br />İzmir’de düzenlenen organizasyonda farklı yaş kategorilerinde yarışan sporcular kürsüye çıkmak için mücadele etti. Erkekler ve kadınlarda genel klasmanın yanı sıra 16-19’dan 75-79 yaş grubuna kadar birçok kategoride ilk üçe giren isimler açıklandı.</p>
<p>Erkekler Genel Klasmanında birinciliği Mikhail Venediktov (Ferdi) elde etti. İkincilik Dinçer Yılmaz’ın (TSK Spor Gücü), üçüncülük ise Feyyaz Döner’in (Göztepe Spor Kulübü) oldu.<br />Kadınlar Genel Klasmanında Ece Calp (Ata Yahşi Spor Kulübü) birinci, İpek Öztosun (İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü) ikinci, Benhur Öncel (Ata Yahşi Spor Kulübü) üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p>Genç sporcuların yarıştığı Erkekler 16-19 yaş grubunda Arif Birgin birinci olurken, Mehmet Akif Topaloğlu ikinci, Berk Ulaş üçüncü oldu. Üç sporcu da TSK Spor Gücü adına yarıştı.</p>
<p>Erkekler 20-24 yaş kategorisinde Deniz Taşkın (Ferdi) birinciliği kazandı. Eren Sevinç (Triatlet Spor Kulübü – Trialstars) ikinci, Hamza Abdurrahman Tatlı (TSK Spor Gücü) üçüncü oldu.<br />Kadınlar 20-24 yaşta ise Azra Okyar birinci, Suden Kaymak ikinci (her ikisi de TSK Spor Gücü), İpek Uyar (Arkas Çeşme Yelken Spor Kulübü) üçüncü sırayı aldı.</p>
<p>Erkekler 25-29 yaş kategorisinde Orçun Berk Yenipala birinci, Parsa Tavakoli ikinci, Muhammet Tayyib Yıldırım üçüncü olurken sporcular ferdi olarak yarıştı.<br />Kadınlar 25-29 yaşta Doğa Canık (Runs and Roses Spor Kulübü) birinci, Fatma Ece Gürsoy ikinci, Hatice Ünal (TSK Spor Gücü) üçüncü oldu.</p>
<p>Erkekler 30-34 yaş grubunda Bilal Gün (Ferdi) birinciliği elde etti. Murathan Akkan (İstanbul Gençlik Spor Kulübü) ikinci, Kaan Karadağ (Ferdi) üçüncü sırada yer aldı.<br />Kadınlar 30-34 yaşta Ece Calp (Ata Yahşi Spor Kulübü) birinci, İpek Öztosun (İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü) ikinci, Cansu Sakızlıgil (Yüz Bin Koş Spor Kulübü) üçüncü oldu.</p>
<p>Erkekler 35-39 yaş kategorisinde Feyyaz Döner (Göztepe Spor Kulübü) birinciliği kazanırken, Ertuğrul Özdinç ikinci, Batuhan Hasancaoğlu (Ata Yahşi Spor Kulübü) üçüncü oldu.<br />Kadınlar 35-39 yaşta Burcu Ateş ve Sema Büyükbayram (Göztepe Spor Kulübü) kürsüye çıkarken, ikinci sırada Seher Kocatepe yer aldı.</p>
<p>Erkekler 40-44 yaş grubunda Dinçer Yılmaz (TSK Spor Gücü) birinci, Yılmaz Kaya ikinci, Semih Kurt üçüncü oldu.<br />Kadınlar 40-44 yaşta Benhur Öncel birinci, Özlem Özgün ikinci, Arzu Korkmaz üçüncü sırayı aldı. Üç sporcu da Ata Yahşi Spor Kulübü adına yarıştı.</p>
<p>Erkekler 45-49 yaş kategorisinde Mikhail Venediktov birinci, Evren Bayan ikinci, Mustafa Türkaydın (Trizone Spor Kulübü) üçüncü oldu.<br />Kadınlar 45-49 yaşta Ebru Özcan (Ata Yahşi Spor Kulübü) birinciliği elde etti. Buket Demirci (İstanbul Gençlik Spor Kulübü) ikinci, Nesin Apaydın (Ata Yahşi Spor Kulübü) üçüncü oldu.</p>
<p><strong>İleri yaş kategorilerinde de kıyasıya mücadele yaşandı</strong><br />Erkekler 50-54 yaşta Murat Türker birinci, Ali Volkan Özluk (Ata Yahşi Spor Kulübü) ikinci, Uğur Erdoğan üçüncü oldu.<br />Kadınlar 50-54 yaşta Cevlan Ertuğrul Sarı birinci, Sinem Yılmaz Dönmez (Göztepe Spor Kulübü) ikinci, Berna Urgancıoğlu üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p>Erkekler 55-59 yaş kategorisinde Muharrem Başol birinci, Ahmet Uysal ikinci, Semih Alpay Akhun üçüncü oldu. Üç sporcu da Ata Yahşi Spor Kulübü adına yarıştı.<br />Kadınlar 55-59 yaşta Elena Uluçay (Batı Akdeniz Macera Spor Kulübü) birinci, Elif Bozacıoğlu ikinci, Arzu Yahşi (Ata Yahşi Spor Kulübü) üçüncü oldu.</p>
<p>Erkekler 60-64 yaş grubunda Mehmet Akarcalı (Ata Yahşi Spor Kulübü) birinci, Cevdet Ayılmaz (Doruk Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü) ikinci, Atilla Çökmez (Trizone Spor Kulübü) üçüncü oldu.<br />Kadınlar 60-64 yaşta Ayşe Gelal (Ata Yahşi Spor Kulübü) birinciliği elde etti.</p>
<p>Erkekler 65-69 yaş kategorisinde Adnan Erim birinci, Ayhan Özsoy (Ata Yahşi Spor Kulübü) ikinci, Nihat Topuz üçüncü oldu.<br />Erkekler 75-79 yaş grubunda ise Ali Bidi (Antalya Triatlon Spor Kulübü) birinciliği kazandı.</p>
<p>Farklı yaş gruplarından sporcuların katılımıyla gerçekleşen organizasyon, her yaştan sporcunun rekabet gücünü ve dayanıklılığını bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2026-izmir-duatlonu-turkiye-kupasi-tamamlandi-613307">2026 İzmir Duatlonu Türkiye Kupası tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Caddebostan Kültür Merkezi&#8217;nde Yenilenen Alanlar Hizmete Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/caddebostan-kultur-merkezinde-yenilenen-alanlar-hizmete-acildi-613101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 13:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alanı]]></category>
		<category><![CDATA[alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[caddebostan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Kösedağı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[metrekare]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[salon]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy Belediyesi, Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından yenilenen alanları hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/caddebostan-kultur-merkezinde-yenilenen-alanlar-hizmete-acildi-613101">Caddebostan Kültür Merkezi&#8217;nde Yenilenen Alanlar Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kadıköy Belediyesi, Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından yenilenen alanları hizmete açtı. Törende konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Kadıköy’ü kültür ve sanatın kalbi yapan değerleri büyütmeye, sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getiren alanları çoğaltmaya devam edeceğiz” dedi.</b></p>
<p>Kadıköy Belediyesi, Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından yenilenen alanları hizmete açtı. Güçlendirilen altyapısı, dört çok amaçlı salonu, İDEA CKM Alanı, Khalkedon Point’i ve 440 metrekarelik modern sergi salonu Galeri CKM ile merkez, Kadıköy’ün kültür ve sanat yaşamında yeni bir döneme başladı. Salonlara İlhan Şeşen, Edip Akbayram, Sabit Ayasbeyoğlu ve Afife Jale’nin isimleri verildi. Merkezin açılış töreni 13 Şubat Cuma günü gerçekleştirildi. Törene  Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, eşi Nihal Kösedağı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadıköy İlçe Başkanı Caner Sarıtaş, Kadıköy Belediyesi Meclis Üyeleri, Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcıları, Edip Akbayram’ın kızı Türkü Akbayram ve İlhan Şeşen’in oğlu Fuat Şeşen ile yeğenleri Burhan Şeşen ve Gökhan Şeşen katıldı.</p>
<p><b> “KADIKÖY KÜLTÜR SANATIN BAŞKENTİ OLMAYA DEVAM EDECEK”</b><br />Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarına ilişkin konuştu. İhtiyaç ve talepler doğrultusunda merkezde kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirten Kösedağı, “Biz büyük bir aileyiz ve Kadıköy’de yaşadığımız için çok şanslıyız. Kadıköy kültür sanatın başkentidir ve öyle kalmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.<br />Kadıköy’de yaklaşık 98 bin 65 yaş üstü vatandaş bulunduğunu belirten Kösedağı, Caddebostan bölgesinin bu yaş grubunun yoğun yaşadığı alanlardan biri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “65 yaş üstü komşularımızın huzuru ve sosyalleşmesi bizim için çok kıymetli. Bu nedenle Khalkedon Point’i uygun fiyatlı bir buluşma alanı olarak hizmete açtık.” dedi. Pandemi sonrası kullanım yoğunluğu azalan kütüphaneyi yeniden düzenlediklerini belirten Kösedağı, “Bu alanı gençlerimiz için hem kütüphane hem ortak çalışma alanı olarak tasarladık ve İDEA CKM’yi hayata geçirdik” dedi. Kösedağı, Sergi alanının da sanatçılar ve paydaşlarla yapılan görüşmeler doğrultusunda daha nitelikli bir yapıya kavuşturulduğunu ifade etti.<br />Yaklaşık üç yıldır kapalı olan sinema salonlarına da değinen Kösedağı, “Bu nedenle atıl duran alanı yeniden değerlendirdik ve üçüncü katta dört yeni salon oluşturduk. Bu alanlar, söyleşiler, etkinlikler ve kültürel faaliyetler için kullanılacak.”diye konuştu.<br />Konuşmasının sonunda Kadıköylülere teşekkür eden Kösedağı,”Kadıköy’ü kültür ve sanatın kalbi yapan değerleri büyütmeye, sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getiren alanları çoğaltmaya devam edeceğiz. Tüm komşularımızı yenilenen CKM’de buluşmaya davet ediyorum.” dedi.<br />Törenin ardından Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve Kadıköylüler, Caddebostan Kültür Merkezi’ni gezdi.<br /> </p>
<p><b>NELER YAPILDI?</b><br />Yenileme kapsamında kütüphane alanı, İDEA konsepti doğrultusunda modern bir çalışma mekânına dönüştürüldü. Toplam 167 metrekarelik alanın 112 metrekaresi İDEA Çalışma Alanı, 55 metrekaresi kütüphane olarak düzenlendi. Alan 38 kişilik kapasiteye sahip.</p>
<p>Asma katta 440 metrekare büyüklüğünde yeni bir sergi alanı oluşturuldu. Bu katta ayrıca 24 kişilik söyleşi alanı ile kokteyl servis bölümü yer alıyor. Zemin katta hayata geçirilen Khalkedon Point alanında, iç mekânda 55 metrekarelik bölümde 15 kişilik oturma düzeni kuruldu. Dış mekânda ise 40 kişilik oturma alanı hazırlandı.</p>
<p>İkinci katta bulunan dört sinema salonundan 5 ve 8 numaralı salonlar, her biri 125 metrekare olacak şekilde konferans salonuna dönüştürüldü ve toplam 110 kişilik kapasiteye sahip. 6 ve 7 numaralı salonlar ise her biri 150 metrekare olacak şekilde çok amaçlı salon olarak düzenlendi; toplam kapasite 140 kişi. Salonlarda engelli bireyler için alan ayrılırken kulis odaları da oluşturuldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/caddebostan-kultur-merkezinde-yenilenen-alanlar-hizmete-acildi-613101">Caddebostan Kültür Merkezi&#8217;nde Yenilenen Alanlar Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş]]></category>
		<category><![CDATA[Kardeş Kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığı ve bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098">Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığı ve bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kıskançlık çevresel faktörlerle, çocuğun kendisiyle, mizacıyla ya da yaş aralığıyla ilgili olabilir! </strong></p>
<p>Kardeş kıskançlığının, neredeyse her görüşmede ailelerle gündeme alınan bir konu olduğunu ifade eden Dr. Lale Allahyarova, “Çünkü psikiyatrik bir rahatsızlık olmasa bile, farklı belirtilerle neredeyse her ailede görülebilecek bir durum.” dedi.</p>
<p>Kardeş kıskançlığını hayatın doğal akışında olması gereken bir süreç olarak tanımlayan Dr. Allahyarova, “Kardeşi doğana kadar ebeveynin sevgisini ve ilgisini tek başına alan çocuk, bunu birisiyle paylaşmak durumunda kalır. Çocuklar her zaman aynı tepkiyi vermez; kardeş geldiğinde ne tepki vereceğini belirleyen birçok faktör vardır. Bu faktörler çevresel olabilir, çocuğun kendisiyle, mizacıyla ya da yaş aralığıyla ilgili olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>1,5–3,5 yaş aralığındaki çocuklarda kardeş kıskançlığı daha sık görülüyor! </strong></p>
<p>Özellikle 1,5–3,5 yaş aralığındaki bir çocuğun, kardeşi doğduktan sonra kardeş kıskançlığı hissetme ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Lale Allahyarova, “Bunun öncelikli sebebi, çocuklarda kalıcı hafızanın iki yaştan sonra oluşmaya başlamasıdır. Kardeşi olan bir çocuk, kendisine hiç bakım verilmemiş ve yeni doğan çocuğa hep bakım veriliyormuş gibi bir algıya sahip olabilir.” dedi.</p>
<p>Bu yaş aralığındaki bir çocuğun hâlâ ebeveynine bağımlı bir ilişki sürdürdüğünü ve ilgi, güvenlik, beslenme gibi ihtiyaçlarının ebeveyn tarafından karşılanmasına muhtaç olduğunu hatırlatan Dr. Allahyarova sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu ihtiyaçları daha fazla gereksinimi olan bir bebekle paylaşmak çocuk için zorlayıcıdır. Altı yaş ve üzeri yaş farkının olması da kardeş kıskançlığı için bir risk faktörüdür. Uzun zamandır tek başına sevgi ve ilgi alan bir çocuk, bunu uzun bir aradan sonra biriyle paylaşmakta zorlanabilir. Kardeş kıskançlığının daha az yoğun görülebileceği yaş aralığı ise iki kardeş arasındaki 4–5 yaş farkıdır. Ancak bu kesin bir belirteç değildir; ebeveyn tutumu ve çocuğun mizacı gibi birçok faktör süreci etkiler.”</p>
<p><strong>Kardeş kıskançlığı doğal bir durum; önemli olan sağlıklı yönetilmesi! </strong></p>
<p>Kardeş kıskançlığı yaşayan çocukların tepkilerinin farklı olabileceğini dile getiren Dr. Lale Allahyarova, “Bazı çocuklar kardeşini görmezden gelerek, sanki yokmuş gibi davranabilir. Bu, hiçbir tepki olmadığı anlamına gelmez; duygularını ifade edemeyen bir çocukla karşı karşıya olabiliriz.” dedi.</p>
<p>Bazı çocukların kardeşine fiziksel şiddet uygulayarak, bazılarının ise ‘keşke gelmeseydin’ ya da ‘keşke kardeşim olmasaydı’ gibi sözlerle duygularını ifade edebildiklerine işaret eden Dr. Allahyarova, “Bu süreci yönetmek oldukça önemlidir. Kardeş doğmadan önce ve sonrasında ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Kardeş kıskançlığı doğal bir durumdur; ancak çocuğun bu duyguyu sağlıklı bir şekilde işleyebilmeyi öğrenmesi gerekir. Aksi halde benzer rekabet durumlarını okulda ya da ileriki yaşamında da yaşayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kıskançlığı yönetme sürecinde gerçekçi olunması gerekir!</strong></p>
<p>“Kardeş doğmadan önce, tek çocukken çocuğu aşırı şımartmamak ve her istediğini yerine getirmemek önemlidir.” uyarısını yapan Dr. Allahyarova, gebelik planı varsa ya da gebelik mevcutsa, çocuğa bu durum hakkında bilgi verilmesinin ve çocuğu hazırlamanın önemli olduğunu aktardı.</p>
<p>Bu süreçte gerçekçi olunması gerektiğine vurgu yapan Dr. Allahyarova, şunları söyledi:</p>
<p>“Çocuğa, ‘sana bir oyun arkadaşı gelecek, birlikte oynayacaksınız’ gibi ifadeler yerine, ‘sen küçükken seni böyle besliyorduk, bezliyorduk; o da öyle olacak’ gibi somut ve gerçekçi açıklamalar yapılmalı. Kardeş doğduktan sonra büyük çocuğu kıskançlıkla etiketlemek doğru değildir. Çocuk ‘keşke olmasaydı’ ya da ‘nefret ediyorum’ dediğinde ayıplamak ya da suçlamak yerine dinlemek, anlamak ve ‘bazen ben de yoruluyorum, bazen ben de sinirleniyorum; bu sevmiyoruz anlamına gelmez’ mesajını vermek gerekir. Çocuğa, aynı kişiye karşı hem sevgi hem kızgınlık hissedilebileceği anlatılmalı.</p>
<p>Kıyaslamaktan kaçınmak çok önemli. ‘Sen büyüksün’ ya da ‘sen küçüksün’ gibi ifadelerle sorumluluk yüklemek doğru değil. Ebeveynler bile bu süreci yönetmekte zorlanırken, çocuğun bunu tek başına yönetmesini beklemek gerçekçi olmaz.”</p>
<p><strong>Dengeyi korumak önemli! </strong></p>
<p>Çocuklar arasında kavga olduğunda ebeveynin cezalandırıcı ya da taraf tutan bir rolde olmaması gerektiğini kaydeden Dr. Lale Allahyarova, “Taraf tutmadan, ‘bu konuda anlaşmalısınız; ya birlikte oynayacaksınız ya da sırayla oynayacaksınız’ gibi yönlendirmeler yapılabilir. Gerekirse her iki çocuğa da eşit şekilde sınır konulabilir. Burada önemli olan dengeyi korumaktır.” dedi.</p>
<p>Bazen tüm doğru tutumlara rağmen sürecin zor ilerleyebileceğini de dile getiren Dr. Allahyarova, “Ebeveynler her şeyi doğru yapsa da her zaman istenen sonuç alınmayabilir. Ancak destek almak mümkündür. Kardeş kıskançlığı yaşayan bir çocuk için destek gerekip gerekmediği bazı durumlara bağlıdır. Çocuk duygularını bastırıyorsa ya da kardeş doğumundan sonra gerileme (regresyon) gösteriyorsa destek almak önemlidir. Örneğin tuvalet eğitimini tamamlamış bir çocuk altına kaçırmaya başlayabilir, tekrar bezlenmek isteyebilir, kendi başına yemek yemeyi bırakabilir ya da emzik isteyebilir. Bu durumlar çocuğun daha fazla ilgi alabilmek için geliştirdiği bir baş etme mekanizmasıdır. Aynı şekilde kardeşe yönelik şiddet davranışları da profesyonel destek gerektirebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Amaç kıskançlığı bitirmek değil, çocuğa rekabetle sağlıklı baş etmeyi öğretmek! </strong></p>
<p>Bu süreçte ebeveynin küçük çocuğu büyükten koruyan ya da büyük çocuğu dışlayan bir tutum sergilememesi gerektiğinin altını çizen Dr. Lale Allahyarova, “Çocukların ilişkisi ebeveyn gözetiminde sürdürülmeli; ancak büyük çocuğa da sorumluluk verilerek ailenin bir parçası olduğu hissettirilmelidir. Örneğin bebeğin bezini getirmesini istemek ya da beslenme sırasında küçük görevler vermek bu açıdan faydalı olabilir.” dedi.</p>
<p>Psikiyatrik destek sürecinde ebeveyn tutumları üzerine çalışıldığı ve çocuk için oyun terapisi önerilebildiği bilgisini paylaşan Dr. Allahyarova, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Oyun, çocuğun dilidir. Çocuk ifade edemediği duyguları oyun aracılığıyla yansıtır. Bastırılan duyguların oyunda ortaya çıkması ve kabul görmesi, çocuğun gerçek hayatta da bu duygularla daha sağlıklı baş etmesini sağlar.</p>
<p>Burada amaç kardeş kıskançlığını tamamen ortadan kaldırmak değildir. Rekabet her zaman olacaktır. Önemli olan, bu rekabeti baş edilebilir düzeyde tutmak ve çocuğa ileriki yaşamında karşılaşacağı rekabet durumlarıyla baş etmeyi öğretmektir. Evdeki kardeşle yaşanan rekabet, aslında çocuğu hayata hazırlayan bir deneyimdir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098">Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalyalılardan ücretsiz spor kurslarına yoğun ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalyalilardan-ucretsiz-spor-kurslarina-yogun-ilgi-613062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[antalyalılardan]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursları]]></category>
		<category><![CDATA[kurslarına]]></category>
		<category><![CDATA[pilates]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[step]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ücretsiz spor kursları ile 7’den 70’e herkesi sporla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalyalilardan-ucretsiz-spor-kurslarina-yogun-ilgi-613062">Antalyalılardan ücretsiz spor kurslarına yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ücretsiz spor kursları ile 7’den 70’e herkesi sporla buluşturmaya devam ediyor. “Sağlıklı yaşam için harekete geçin” sloganıyla hizmet veren Antalya Spor ve Fitness Merkezleri (ASFİM) kış aylarında da yoğun ilgi görüyor. Döşemealtı  ASFİM’e sabahın erken saatlerinde gelen kadınlar güne step, pilates ve aerobik ile başlayarak  formlarını koruyor.</span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ASFİM’ler her yaştan vatandaşı sporla buluşturmaya devam ediyor. Antalyalıları spor ve hareketli yaşama teşvik eden ASFİM’lerde  fitness, step-aerobik, pilates, reformer, zumba, çocuklar için temel jimnastik dersleri ve kadınlara özel savunma sanatı eğitimleri gibi farklı branşlarda birçok kurs ücretsiz olarak veriliyor. </span></span></p>
<p><span><span>PROFESYONEL EĞİTMENLER EŞLİĞİNDE SPOR</span></span></p>
<p><span><span>2025 yılında Döşemealtı Yeşilbayır Mahallesinde açılan ASFİM kursları da kadınlardan yoğun ilgi görüyor. Sabahın erken saatlerinde kurs merkezine gelerek profesyonel eğitmenler eşliğinde step ve aerobik yaparak güne başlayan kadınlar sporla zinde kalıyor. Özel ekipmanlarla donatılan spor salonunda düzenli spor yapmanın keyfini yaşayan kadınlar hizmetlerden memnun. </span></span></p>
<p><span><span>DÖŞEMEALTI ASFİM’E İLGİ YOĞUN</span></span></p>
<p><span><span>Döşemealtı ASFİM’in kadınlara yönelik kursları hakkında bilgi veren Döşemealtı ASFİM Sorumlusu Spor Eğitmeni Selin Semiz, “Döşemealtı ASFİM kurslarımız açıldığı günden itibaren yoğun bir ilgi ve talep görüyor. Yaklaşık 150- 200 arasında kursiyerimize hizmet veriyoruz. Oldukça verimli ve keyifli bir kurs dönemi geçiyoruz. Kadınlara özel pilates, step ve aerobik derslerimizle salı ve perşembe günleri hizmet veriyoruz. Tüm Döşemealtılı kadınlarımızı hareketli ve sağlıklı yaşam için kurslarımıza bekliyoruz” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>KURSDAN SONRA KADINLAR GÜNÜ YAPIYORUZ</span></span></p>
<p><span><span>Uzun zamandır Büyükşehir Belediyesi’nin ASFİM kurslarına katıldığını söyleyen Firdevs Şahin Yıldırım ise, “Döşemealtı ilçemize bu merkezin açılmasın son derece mutlu oldum. Eğitmenimizin öncülüğünde kadınlar olarak harika bir gün geçiriyoruz. Özellikle sabah gruplarına bayılıyoruz. Özellikle elli yaş üzeri her kadının bu kurslara katılması gerektiğini düşünüyorum. Emeklilikten sonra yaptığım en güzel aktivite. Herkesi buraya davet ediyorum. Kas kütlesi ve esneklik kazanıyoruz. Yaşlılıkta kendi başımıza ayakta kalabilmek bu çok önemli. Burada yeni arkadaşlıklar da kazanıyoruz. Kurslardan sonra kadınlar arasında toplanıp gün yapıyor ve oldukça eğleniyoruz” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>YAŞANTIMIZA HAREKET KATTIK</span></span></p>
<p><span><span>Döşemealtı ASFİM’de step, aerobik ve pilates derslerine katılan kursiyer Selin Özbek “Sunulan hizmetlerden ve eğitmenlerimizden çok memnunuz. Spor kursları ile yaşantımıza hareket katıyoruz. Günlük hayatımıza çok büyük etkisi oluyor. Pilates ile vücudumuz esniyor kaslarımız gelişiyor, stepte ise nabzımız yükseliyor, kardiyo olarak fayda sağlıyor. Kadınlar olarak yaşlılıkta yaşayabileceğimiz sorunlara karşı şimdiden yatırım yapıyoruz. ASFİM’e başlar başlamaz hemen komşularıma da haber verdim. Bazı vatandaşlar spora bütçe ayıramayabiliyor. Ancak Büyükşehir Belediyemiz ücretsiz olarak bize bu imkânları sağlıyor ve hep birlikte spor yaparak keyif alıyoruz. Büyükşehir Belediyemizin bizlere sağladığı imkânlardan dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi. </span></span></p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalyalilardan-ucretsiz-spor-kurslarina-yogun-ilgi-613062">Antalyalılardan ücretsiz spor kurslarına yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>47 yıllık eşine Sevgililer Günü sürprizi yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/47-yillik-esine-sevgililer-gunu-surprizi-yapti-612882</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 10:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[47]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[erol]]></category>
		<category><![CDATA[eşine]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer]]></category>
		<category><![CDATA[sürprizi]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağcılar’da yaşayan 71 yaşındaki Adem Erol, 47 yıllık eşi Emine Erol’a 14 Şubat Sevgililer Günü’nde büyük bir sürpriz yaptı. Erol, çiçeklerle karşıladığı eşi için önce türküler söyledi sonra da zeybek oynadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/47-yillik-esine-sevgililer-gunu-surprizi-yapti-612882">47 yıllık eşine Sevgililer Günü sürprizi yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong><span>Bağcılar’da yaşayan 71 yaşındaki Adem Erol, 47 yıllık eşi Emine Erol’a 14 Şubat Sevgililer Günü’nde büyük bir sürpriz yaptı. Erol, çiçeklerle karşıladığı eşi için önce türküler söyledi sonra da zeybek oynadı.</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Bağcılar’da 65 yaş üstü vatandaşlara spordan müziğe el sanatlarından aşçılığa kadar onlarca kursta hizmet veren Bağcılar Belediyesi Vefahane Yaşam Merkezi, 14 Şubat Sevgililer Günü sebebiyle özel bir ana sahne oldu. Tesisin kursiyerlerinden 71 yaşındaki Adem Erol, kütüphanede kitap okuyan 66 yaşındaki eşi Emine Erol’a sürpriz yaptı. Bir buket çiçekle Sevgililer Günü’nü kutlayan Erol, “14 Şubat Sevgililer Günü’n kutlu olsun hayatım. 47 yıl birlikte geçti. Bir 47 yıl daha beraber yaşayalım inşallah” dedi. Kendisine yapılan jest karşısında duygulanan kadın, eşine sarılarak teşekkür etti.</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>İyi ki onu tanımışım</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Eşine olan aşkını anlatırken hala heyecanlı olduğu görünen Adem Erol, “1979’da tanıştık. Onu görür görmez içime sevgi doldu. Aramızda kaynaşma oldu. 1 ay içinde nişan, beş ay sonra da düğün yaptık. İyi ki onu tanımışım iyi ki karşıma çıkmış. Eşimi çok seviyorum. 47 yılımız hep sevgi ve saygıyla geçti. Çok mutluyuz. Birbirimizi hiç kırmadık. Ona hep sevdiğimi söylerim. Elini tutarım, sarılırım ve ilgi gösteririm.  Allah herkese böyle mutluk versin” dedi.</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Çiçekler solar insanın sevgisi solmaz</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Çok mutlu bir evliliği olduğunu belirten Emine Erol ise “Hayatımızı sevgi ve saygı çerçevesinde geçirdik. Gençlere tavsiyem sevgilerini ve saygılarını birbirlerinden eksik etmesinler. Yine dünyaya gelsem onunla evlenirim. Seni seviyorum demesi, sarılması, uzaktaysa bir telefon etmesi benim için yeterli. Eşimi çok seviyorum. Çiçekler solar ama insanın sevgisi hiçbir zaman solmaz” diye konuştu.</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Eşinin sevdiği türküleri söyledi</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Adem Erol, özel gün sebebiyle hazırladığı sürprizleri peş peşe sergilemeye başladı. Öncelikle eşinin en çok sevdiği türküleri seslendirdi. Mutluluktan gözlerinin içi gülen kadın, hayat arkadaşına eşlik ederek birlikte söylediler.</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Müzik eşliğinde zeybek oynadı</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Mini konserin ardından ayağa kalkan Erol, zeybek oynamak için sahneye çıktı. Aydınlı olduğunu ve kendisinin de efe kültüründen geldiğini söyleyen Erol, müzik eşliğinde zeybek oynadı. Eşini hayranlıkla izleyen kadın, onu ayakta alkışladı.</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Aile toplumun mayasıdır</span></strong></span></span></span></p>
<p><span><span><span><strong><span>Aile kurumunun önemine vurgu yapan Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “Aile, toplumun mayasıdır; güçlü aileler, güçlü bir milletin ve geleceğin de teminatıdır. Aile yapısının korunması da karşılıklı sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Yaşantılarıyla topluma örnek olan Erol çiftini tebrik ediyor. Bir ömür mutluluklar diliyorum” dedi.</span></strong></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/47-yillik-esine-sevgililer-gunu-surprizi-yapti-612882">47 yıllık eşine Sevgililer Günü sürprizi yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de &#8216;Anne Taksi&#8217; uygulaması başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-anne-taksi-uygulamasi-basladi-612701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 15:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Taksi]]></category>
		<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, hamileler ile 0–1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin ve bebeklerinin sağlık hizmetlerine güvenli ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla “Anne Taksi” uygulamasını hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-anne-taksi-uygulamasi-basladi-612701">Nilüfer&#8217;de &#8216;Anne Taksi&#8217; uygulaması başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, hamileler ile 0–1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin ve bebeklerinin sağlık hizmetlerine güvenli ve kolay şekilde ulaşabilmesi amacıyla “Anne Taksi” uygulamasını hayata geçirdi.</p>
<p>Sosyal belediyecilik anlayışıyla geliştirilen uygulama kapsamında; kadın doğum ve çocuk bölümü bulunan devlet hastanelerinde randevusu olan, Nilüfer’de yaşayan anneler bu hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Anne Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen anneler, en az bir gün öncesinden randevu oluşturarak evlerinden alınıp, sağlık kuruluşlarına güvenle ulaştırılıyor. Uygulama, özellikle hamilelik ve bebekli dönemlerde yaşanan ulaşım zorluklarını ortadan kaldırmayı hedefliyor.</p>
<p><b>İKİZ ANNELERİ DE UNUTULMADI</b></p>
<p>Anne Taksi uygulaması, annelerin ve anne adaylarının farklı ihtiyaçlarını gözeten yapısıyla da dikkat çekiyor. Araçlarda bebek koltuğu standart olarak yer alırken, ikiz bebeği olan anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Anne Taksi araçlarında, hamile anne adaylarının yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla hamile kemeri de yer alıyor. Böylece hem annenin hem de bebeğin güvenliği, yolculuk boyunca en üst düzeyde gözetiliyor.</p>
<p><b>“HERKES İÇİN DAHA YAŞANABİLİR BİR KENT”</b></p>
<p>Nilüfer’in, kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent olduğuna vurgu yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hamilelik ve bebekli dönem, kadınlar için hem fiziksel hem de duygusal olarak hassas bir süreç. Bu nedenle Anne Taksi’yi tasarlarken her annenin ihtiyacının aynı olmadığını göz önünde bulundurduk; ikiz annelerimizi, anne ve bebeğin güvenliğini, yolculuk sırasında yaşanan kaygıları düşündük. Bebek koltuğundan çift bebek koltuğuna, hamile kemerinden randevulu ve planlı ulaşıma kadar her ayrıntıyı bu anlayışla ele aldık. Çünkü kadınların kent yaşamına eşit ve güvenle katılabildiği, hizmetlerin hayatın gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir kent, herkes için daha yaşanabilir bir kenttir. Anne Taksi ile amacımız; annelerimizin ve anne adaylarımızın bu süreçte kendilerini yalnız hissetmemeleri, sağlık hizmetlerine güvenle erişmeleri ve Nilüfer’in her zaman yanlarında olduğunu bilmeleridir” dedi.</p>
<p>Öte yandan acil sağlık hizmetleri dışında kullanılacak olan Anne Taksi uygulamasıyla ilgili bilgi almak ve randevu oluşturmak isteyenler, 0501 767 67 88 numaralı telefondan başvuru yapabiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-anne-taksi-uygulamasi-basladi-612701">Nilüfer&#8217;de &#8216;Anne Taksi&#8217; uygulaması başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurga</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vucutta-en-hizli-yaslanan-organ-omurga-612614</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 11:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[omurga]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[vücutta]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vucutta-en-hizli-yaslanan-organ-omurga-612614">Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurga</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, “Omurga sorunları çoğu zaman yaşlılıkla ilişkilendirilir ancak omurga, dünyaya geldiğimiz başladığımız andan itibaren vücudun tüm ağırlığını taşır ve hayat boyunca sürekli çalışır. Bu nedenle yaşanan değişim, çoğu zaman yaşlanmadan çok kullanım sonucu ortaya çıkan yıpranma, yani dejenerasyondur” dedi.</strong></p>
<p>Uzun süre hareketsiz kalmak boyun ve bel çevresindeki kasları zayıflatıyor. Kaslar zayıfladıkça omurgaya binen yükün arttığını ve ağrıların ortaya çıktığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, “Omurga, gün boyu vücudun yükünü taşıyor ve bu yükü diskler sayesinde dengeliyor. Ancak buradaki disklerin beslenmesi sınırlı olduğu için hareketsizlik, sigara kullanımı ya da ağır sporlarla aşırı yüklenme gibi faktörler omurganın daha hızlı yıpranmasına yol açıyor. Kilo artışı ve kas kaybı da omurganın dengesini bozarak yüklerin yanlış dağılmasına yol açıyor. En sağlıklı yaklaşım ise, aşırıya kaçmadan düzenli hareket etmek. Bu nedenle kısa süreli sert programlar yerine, kasları koruyan ve kademeli ilerleyen bir düzen çok daha etkili” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sigara omurga disklerini “aç” bırakıyor</strong></p>
<p>Omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade eden Kaya, “Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.</p>
<p><strong>Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor</strong></p>
<p>Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, “İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük yedi bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir” dedi.</p>
<p><strong>MR bulguları yaşa göre farklı anlam taşıyor</strong></p>
<p>Bel veya boyun MR’ında “dejenerasyon” ifadesini görmenin çoğu kişide endişe yarattığını belirten Kaya, “Oysa görüntüleme bulguları tek başına karar verdirici değildir. Yaş ilerledikçe disk aralıklarında daralma ve bazı düzensizlikler sık görülür. Yani genç bir kişide alarm yaratabilecek bir omurga görüntüsü 70 yaşında normal kabul edilebilir. Şikâyet yoksa, bu bulgular çoğu zaman yaşa bağlı doğal değişimlerdir. Tıpkı yüzdeki kırışıklıklar gibi” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vucutta-en-hizli-yaslanan-organ-omurga-612614">Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurga</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erkeklerde-en-sik-gorulen-ikinci-kanser-612526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 08:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen prostat kanserinin tedavisinde önemli ilerlemeler yaşanıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erkeklerde-en-sik-gorulen-ikinci-kanser-612526">Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen prostat kanserinin tedavisinde önemli ilerlemeler yaşanıyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek </strong>“Son yıllarda organa sınırlı prostat kanseri tedavisinde yeni bir döneme girmiş bulunmaktayız. Tedavi etkinliğinden ödün vermeden, hastanın yaşam kalitesini koruyan ‘minimal girişimsel tedavi yöntemleri’ giderek yaygınlaşıyor. Teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde artık ameliyatsız bir yaklaşım olan fokal (bölgesel) tedavi çok daha fazla uygulanıyor. Çok yakın gelecekte fokal tedavi, ameliyatın pabucunu dama atmaya aday gözüküyor” diyor. Prof. Dr. Can Öbek, günümüzde artık gençlerde de sık görülen ve sinsice ilerleyen prostat kanserinde yeni tedavi dönemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p>Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı artan prostat kanseri, artık sadece ileri yaşta değil, gençlerde de yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek </strong>“Prostat erkek üreme sistemine ait bir salgı bezidir. Prostat bezi hücrelerinden kaynaklanan prostat kanseri, dünya ülkelerinin çoğunda erkeklerde en sık görülen organ kanserdir. Erken tanı hayat kurtarmakta, kanser prostatta sınırlıyken yakalanıp tedavi edildiğinde tam başarı sağlanabilmektedir. Ancak ülkemizde erkek kanserlerinde akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alan prostat kanseri sinsice ilerlediği ve erken dönemde herhangi bir belirti vermediğinden dolayı, geç tanı konulma oranı yüzde 30’u bulmakta ve bu imkan önemli oranda kaçırılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>40 yaş sonrası tarama testi kritik önem taşıyor!</strong></p>
<p>Erken tanı için, günümüzde 40 yaşından itibaren PSA testi yaptırılmasının ve prostat muayenesinin çok önemli oldunu vurgulayan Prof. Dr. Öbek “Böylelikle kişinin mevcut durumunu ve ileride prostat kanseri riskini de tespit edebiliyoruz; takip sıklığımızı buna göre ayarlıyoruz. Erken tanı için PSA testi şart ancak kesin tanı muayenedeki bulgulara göre prostat biyopsisi ile konuluyor” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Ameliyatın yerini bölgesel (Fokal) tedavi alıyor</strong></p>
<p>Son yıllarda organa sınırlı prostat kanseri tedavisinde, teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemelerin de sayesinde büyük değişim yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Öbek, tedavi etkinliğinden ödün vermeden, hastanın yaşam kalitesini korumak odaklı, minimal girişimsel yöntemlerin daha çok tercih edildiğini söylüyor. Prof. Dr. Öbek sözlerine şöyle devam ediyor: “Robotik cerrahi, büyük ölçüde açık ameliyatın yerini aldı. Daha yakın dönemde, MR ve MR füzyon biyopsi teknolojisinin gelişmesi, fokal (bölgesel) tedavi yönteminin ortaya çıkmasına ve yaygınlaşmasına zemin hazırladı. Ameliyatsız bir yaklaşım olan fokal tedavi, giderek artan sıklıkta hastalar tarafından tercih edilmekte ve hekimler tarafından da uygulanmaktadır. Kanımca çok yakın gelecekte, ameliyatın pabucunu dama atmaya adaydır.”  </p>
<p><strong>Prostatın sağlıklı bölgeleri korunuyor</strong></p>
<p>Ameliyatta prostatın tamamı çıkarılıp, radyoterapide tamamının ışınlandığını; oysa fokal tedavide sadece prostat içindeki kanserli odağın tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Öbek son yıllarda öne çıkan bu yöntem hakkında şu bilgileri veriyor: “Fokal tedavi, biyopsi ile tanısı konmuş kanser odağının, çevresindeki güvenlik alanıyla birlikte imha edilmesi ve prostatın sağlıklı bölgelerinin korunması prensibine dayanır. MR ile prostattaki kanser odağının net olarak görülebildiği, tek bir alanda gelişmiş ve biyopsi sonucuna göre orta derecede saldırgan (Gleason skoru 7) olduğu saptanan prostat kanseri hastaları, fokal tedavi için ideal hastalardır.”</p>
<p><strong>Yan etkileri çok daha nadir görülüyor</strong></p>
<p>Fokal tedavinin en önemli avantajları arasında; idrar kaçırma ve iktidarsızlık gibi yan etkileri minimum düzeye indirmesi bulunuyor. Prof. Dr. Öbek “Dünya literatürüne göre; ameliyat veya radyoterapiden sonra idrar kaçırma riski yüzde 10-21, sertleşme sorunu riski yüzde 23-68 ve bağırsak sorunu yaşama riski yüzde 35 olarak bildirilmektedir. Fokal tedavi bu yan etkileri bertaraf etmek iddiasında bir tedavi yaklaşımıdır” diyor. Fokal tedavi yaklaşık 60-90 dakika sürüyor ve anestezi altında uygulanıyor. Herhangi bir ameliyat kesisi olmuyor. Hasta en fazla bir gece hastanede kalıyor. </p>
<p><strong>Dünya literatüründe çarpıcı gerçek!</strong></p>
<p>Dünya literatüründe; fokal tedavi uygulanarak sonrasında 5 yıl izlenen hastalarda, hastalığın nüks riskinin yüzde 10-20 olarak bildirildiğini belirten Prof. Dr. Öbek şöyle konuşuyor: “Diğer bir deyişle, yüzde 80-90 oranında fokal tedavi etkili ve başarılı olmaktadır. Prostat kanserinde fokal tedavinin etkinliği ve güvenliği konusunda bilimsel yayınlar giderek arttığından, Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzu, fokal tedavi yaklaşımını artık deneysel kategorisinden çıkartmış bulunmaktadır. Önümüzdeki 10 yılda, uygun hastalarda, prostatın tamamının tedavisinin tarih olacağı ve bu alanda fokal tedavinin standart olacağı düşüncesindeyim.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erkeklerde-en-sik-gorulen-ikinci-kanser-612526">Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: &#8220;Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akfen-gyo-genel-muduru-ece-demirpence-turizm-ve-gayrimenkulde-deger-yaratmanin-yeni-adi-ikinci-yetiskinlik-612406</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 11:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akfen]]></category>
		<category><![CDATA[demirpençe]]></category>
		<category><![CDATA[ece]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[gyo]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[oda]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[üzeri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612406</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından Four Seasons Hotel Bosphorus’da düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, turizm sektörünün önde gelen temsilcileri ile yatırımcıları bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akfen-gyo-genel-muduru-ece-demirpence-turizm-ve-gayrimenkulde-deger-yaratmanin-yeni-adi-ikinci-yetiskinlik-612406">Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: &#8220;Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından Four Seasons Hotel Bosphorus’da düzenlenen <strong>Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026,</strong> turizm sektörünün önde gelen temsilcileri ile yatırımcıları bir araya getirdi. Bu yıl 5’ncisi gerçekleşen <strong>Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, </strong>turizm yatırımlarının bugünü ve geleceğini ele alan panellerle başladı. </p>
<p>Forum kapsamında gerçekleştirilen <strong>“Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?”</strong> başlıklı panelde, <strong>Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO) Genel Müdürü Ece Demirpençe</strong> konuşmacı olarak yer aldı. Demirpençe, konuşmasında finansal inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının turizm ve gayrimenkul yatırımlarındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.</p>
<p><strong>HARCAMALARI ARTAN 65 YAŞ ÜZERİ NÜFUS </strong></p>
<p><strong>İKİNCİ YETİŞKİNLİK TALEP EDİYOR</strong></p>
<p>Yatırımcıların artık tek bir turizm segmentine odaklanmak istemediğini belirten Ece Demirpençe; <strong>Independent Living (Bağımsız Yaşam),</strong> sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıklardan oluşan karma projelerin, portföyleri piyasa dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti.</p>
<p>Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamalarının, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı arttığına dikkat çeken Demirpençe, bu grubun “bakım” odaklı çözümlerden ziyade premium bir yaşam tarzı, yani bir <strong>“İkinci Yetişkinlik” </strong>talep ettiğini söyledi. </p>
<p>Bu yeni talebin; otel gibi görünen ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip yaşam alanlarına yönelimi beraberinde getirdiğini anlatan Demirpençe, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p><em><strong>“Bocconi Üniversitesi ve Allianz’ın 2025 raporundaki en güncel bulgulara göre, “Silver Economy” (50 yaş ve üzeri nüfus) hali hazırda küresel GSYH’nin %34’ünü — yaklaşık 39 trilyon avroyu — üretiyor ve küresel tüketim harcamalarının yarısını oluşturuyor. Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamaları, diğer tüm yaş gruplarına kıyasla daha hızlı artıyor. Bu bireyler “bakım” arayışında değil; premium bir yaşam tarzı, yani bir “İkinci Yetişkinlik” talep ediyor. Otel gibi görünen, ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip ortamlar istiyorlar.”</strong></em></p>
<p><strong>FLORİDA’DA GELİŞTİRİLEN </strong></p>
<p><strong>BAĞIMSIZ YAŞAM MODELİ</strong></p>
<p>İspanya ve Portekiz’de bu yaklaşımın turizm altyapısıyla başarıyla birleştiği güçlü örnekler bulunduğunu belirten Demirpençe, <strong>Akfen GYO’nun Florida’da geliştirmekte olduğu bağımsız yaşam projesinin, bu kesişimin en somut örneklerinden biri</strong> olduğunu ifade etti. Demirpençe, <em><strong>“Mevsimselliği ortadan kaldıran yıl boyu talep, uzun süreli konaklamalar sayesinde öngörülebilir nakit akışları, sadece oda gelirinin ötesine geçen hizmet odaklı gelirler sağlıyor” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye’nin iklim avantajı, sağlık altyapısı, doğal zenginlikleri ve güçlü havayolu ağıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Demirpençe, atıl durumdaki otel varlıklarının profesyonelce yönetilen ve devredilebilir kullanım haklarına sahip birimlere dönüştürülebileceğini belirtti. Bu yaklaşımın, döviz bazlı gelir ve istikrarlı operasyonel kalite sunan uygulanabilir bir yatırım modeli oluşturduğunu söyledi.</p>
<p><strong>TERMİNAL KADIKÖY: KENTSEL </strong></p>
<p><strong>REJENERASYONUN SOMUT BİR ÖRNEĞİ</strong></p>
<p>Günümüzde GYO’ların yalnızca gelir getiren varlıkların sahibi olmadığına da değinen Demirpençe, bu yapıların ekonomi için uzun vadeli değer üreten platformlara dönüştüğünü söyledi. Demirpençe ayrıca uzun vadeli değer yaratmanın kentsel gelişimin temel yapı taşlarından biri olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Bu yaklaşımın güçlü bir örneği olarak Kadıköy’de hayata geçirilen Terminal Kadıköy projesini gösteren Demirpençe, <strong>Terminal Kadıköy’ün güçlü bir rejenerasyon yaklaşımıyla</strong> geliştirildiğini ifade etti. Akfen GYO tarafından hayata geçirilen projenin, sağlam ve sürdürülebilir bir ticari yapı üzerine kurgulandığını belirten Demirpençe, canlı ve turistik bir kentsel bölgenin merkezinde <strong>konumlanan Terminal Kadıköy’ün, ticari fizibilitesinin yanı sıra güçlü sosyal ve mekânsal değer ürettiğini</strong> vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akfen-gyo-genel-muduru-ece-demirpence-turizm-ve-gayrimenkulde-deger-yaratmanin-yeni-adi-ikinci-yetiskinlik-612406">Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: &#8220;Turizm ve Gayrimenkulde Değer Yaratmanın Yeni Adı İkinci Yetişkinlik&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri&#8217;nin 5&#8217;inci Buluşmasında &#8216;Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları&#8217; Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-5inci-bulusmasinda-sporun-dozu-zamani-ve-sinirlari-konusuldu-612397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 11:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmasında]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[inci]]></category>
		<category><![CDATA[kafe]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[yener]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi projesi kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesinde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetlerinin 5’inci buluşması, Rektörlük Yerleşkesi 15 Temmuz Şehitler Salonunda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-5inci-bulusmasinda-sporun-dozu-zamani-ve-sinirlari-konusuldu-612397">DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri&#8217;nin 5&#8217;inci Buluşmasında &#8216;Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları&#8217; Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi projesi kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesinde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetlerinin 5’inci buluşması, Rektörlük Yerleşkesi 15 Temmuz Şehitler Salonunda gerçekleştirildi. Etkinlikte, Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, çocukluk döneminden yetişkinliğe uzanan süreçte sporun doğru planlanması, fiziksel gelişimle ilişkisi ve sağlıklı sınırları üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Programa; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, Genel Sekreter V. Prof. Dr. Dündar Yener ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“ÖZLEM HOCAMIZ, İZMİR’DE ŞİFA ARAYAN HASTALARIMIZ İÇİN BİR ŞANS”</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener’in üniversiteye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rektör Yılmaz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Özlem Hoca’mız; ülkemizde özellikle güvenlik güçlerinin yaralanmaları, doku, uzuv ve duyu kayıplarında memleketin bir numaralı özelleşmiş hastanesi olan Ankara’daki Gaziler Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sorumluluğunu üstlenmiş bir arkadaşımız. Özlem Hoca’mızın İzmir’e gelişini, Dokuz Eylül Üniversitesinin kadrosuna katılışını, İzmir’de sağlığını kaybetmiş ve şifa arayan hastalarımız için bir şans olarak görüyorum.”</p>
<p><b>“SPORUN DOZU HER YAŞTA FARKLI OLMALI”</b></p>
<p>Konuşmasına “Neden spor?” sorusuyla başlayan Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, sporun bilimsel olarak kanıtlanmış faydalarına dikkat çekti. Yener, egzersizin her yaş grubu için doğru dozda planlanmasının önemini vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>“Sporun bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları var. Artık bunları herkes biliyor; zihinsel, fiziksel ve mental sağlık için spor vazgeçilmezimiz. Burada önemli olan, egzersiz ve sporun dozunu ayırt edebilmektir. Her yaş grubuna uygun dozu ve farklılıkları bilmek oldukça önemli. Bu konuda spor profesyonellerinden destek almak her zaman çok önemli bir konu. Pandemi döneminde spor geçmişi olan bireylerin enfeksiyonu daha rahat geçirdiğini, yalnızca evde kapalı kalmaktan kaynaklanan birçok olumsuzluğu da daha rahat atlattıklarını gördük. Bu süreçten sonra, artık birçok kişi için sporun yaşamın vazgeçilmezi hâline geldiğini görüyoruz ve bizler bu durumdan oldukça mutluyuz.”</p>
<p><b>“HİÇBİR TEKNOLOJİ AÇIK HAVANIN YERİNİ TUTMUYOR”</b></p>
<p>Pandemi süreciyle birlikte spor algısında önemli değişimler yaşandığını belirten Yener, teknolojinin sporla entegrasyonuna da değinerek, “Online görüşmeler üzerinden antrenman programlarının planlandığını ve uygulandığını gördük. Aynı zamanda bilişsel performansı destekleyen, pek çok spor branşını simüle eden teknolojik platformları da gördük. Ancak yine de bizim her zaman söylediğimiz bir şey var, hiçbir teknoloji açık havanın yerini tutmuyor,” dedi.</p>
<p><b>ÇOCUKLARDA KAS GÜCÜ, YETİŞKİNLERDE DENGE ÖN PLANDA</b></p>
<p>Çocukluk ve ergenlik döneminde spor alışkanlığı kazanmanın kritik önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, bu yaş grubunun anatomik özelliklerine dikkat çekti. Yener, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:</p>
<p>“Kollajen yoğunluğunun bizlere göre farklı olması sebebiyle, özellikle çocuklarda tendon ve bağ yapıları kemiklere göre daha güçlüdür. Çocuk yaş grubunda kemik hasarlarını daha sık görüyoruz. Çocuklara sporla ilgili önerilerde bulunurken, kemik yapıyı koruyacak en önemli unsurun kas kuvveti olduğunu söylüyoruz. Çocuk yaş grubunda, özellikle boy uzama süreçlerinin devam etmesi nedeniyle kasların boylarının uzun tutulması, esneme ve germe egzersizlerinin hangi spor branşı yapılırsa yapılsın, hatta spor yapılmasa bile mutlaka düzenli şekilde günlük yaşam içinde yapılması gerekiyor.”</p>
<p>Olgun yaş grubundaki bireyler için ise sporun temel amacının performans değil, günlük yaşamda bağımsızlığı korumak olması gerektiğini belirten Yener, bu grupta denge ve koordinasyon çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Haftalık yürüyüş hedefleri ve bireysel spor önerileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yener, açıklamalarını şu sözlerle noktaladı:</p>
<p>“Bu yaş grubunda denge ve koordinasyon daha zayıf olduğu için düşme ve kırık riski göz ardı edilmemeli. Spor yapmanın esas amacı performans değil, fonksiyonel bağımsızlığı korumak olmalıdır. Nihai hedef; düşük ve orta tempoda haftada 150 dakika yürüyüş yapmak ve rekabet içermeyen bireysel sporlarla ilgilenmektir. İdeal hedef ise her gün kısa süreli hareket etmek ve vücudun yeterli şekilde dinlenmesini sağlamaktır.”</p>
<p>Bilim Kafe Sohbetleri, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümün ardından sona erdi. Programın sonunda DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener’e teşekkür belgesi takdim etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-5inci-bulusmasinda-sporun-dozu-zamani-ve-sinirlari-konusuldu-612397">DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri&#8217;nin 5&#8217;inci Buluşmasında &#8216;Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları&#8217; Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avcılar Belediyesi&#8217;nden Sevgililer Günü&#8217;ne Özel Hafta Boyu Etkinlik Programı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avcilar-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-hafta-boyu-etkinlik-programi-612373</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 11:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avcılar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer Günü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avcılar Belediyesi, Sevgililer Günü kapsamında düzenlediği etkinlik programıyla sporu, sanatı ve sosyal buluşmaları bir araya getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilar-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-hafta-boyu-etkinlik-programi-612373">Avcılar Belediyesi&#8217;nden Sevgililer Günü&#8217;ne Özel Hafta Boyu Etkinlik Programı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Avcılar Belediyesi, Sevgililer Günü kapsamında düzenlediği etkinlik programıyla sporu, sanatı ve sosyal buluşmaları bir araya getiriyor. Hafta boyunca farklı yaş gruplarına yönelik gerçekleştirilecek etkinlikler, 14 Şubat’ta düzenlenecek Sevgi Koşusu ve akşam programıyla devam edecek. İlçe sakinlerinin hem hareketli hem de keyifli anlar yaşayacağı buluşmalarla sosyal etkileşimin güçlendirilmesi hedefleniyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>AİLELER VE KADINLAR İÇİN SEVGİ TEMALI ATÖLYELER</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sevgililer Günü haftası kapsamında Cihangir Kadın Danışma Merkezi’nde düzenlenen etkinliklerde ebeveynler ve çocuklar sevgi temalı atölyelerde bir araya gelecek. Sevgi Günü etkinliğinde gerçekleştirilecek sevgi kuklası, sevgi sanatı ve el ele oyun etkinlikleriyle katılımcılar hem üretmenin hem de birlikte vakit geçirmenin keyfini yaşayacak. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Aynı merkezde düzenlenen Kalp Anahtarlık Atölyesinde ise kadınlar bir araya gelerek el emeği ürünler hazırlayacak. Dayanışma ve paylaşmanın öne çıktığı etkinliklerde katılımcılar hem yaratıcı çalışmalar yapacak hem de sosyal bağlarını güçlendirme fırsatı bulacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>ÇİFTLER AYNI HEDEF İÇİN KOŞACAK</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sevgililer Günü programının ana etkinliklerinden Sevgi Koşusu, Ambarlı Beltur Tesisleri önü başlangıç noktasında gerçekleştirilecek. Avcılar Belediyesi tarafından organize edilen etkinlikte kayıt ve numara alma işlemleri 08.30–09.30 saatleri arasında yapılacak, 5 kilometrelik parkurda koşu ise saat 10.00’da başlayacak. 15 yaş ve üzeri katılımcılara açık olan organizasyonda dereceye giren ilk 5 sporsever çifte sürpriz ödüller verilecek, koşunun ardından saat 11.30’da ödül töreni düzenlenecek. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sporu sosyal birliktelikle buluşturan organizasyonla aktif yaşam kültürünün desteklenmesi ve ortak hedefler etrafında buluşan bireyler arasında dayanışma duygusunu güçlendirmeyi amaçlanıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>GÜNÜN ENERJİSİ AKŞAM ETKİNLİKLERİYLE DEVAM EDECEK</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sevgililer Günü programı akşam saatlerinde Havuz Meydanı’nda gerçekleştirilecek etkinliklerle sürecek. Canlı müzik performanslarının yer alacağı programda, katılımcılar için fotoğraf çekim alanları oluşturulacak ve sürpriz ikramlar sunulacak. Etkinliklerle ilçe sakinlerinin bir araya gelerek keyifli vakit geçirmesi, paylaşım ve birlikte olma kültürünün güçlenmesi hedefleniyor. Programın Sevgililer Günü’ne renkli ve samimi bir atmosfer katması bekleniyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>SEVGİNİN MERKEZİ AVCILAR</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Avcılar Belediyesi tarafından hazırlanan Sevgililer Günü programı; atölye çalışmaları, spor etkinlikleri ve müzik buluşmalarıyla farklı yaş gruplarını bir araya getiren kapsamlı bir etkinlik dizisi sunuyor. Hafta boyunca düzenlenen organizasyonlarla hem aktif yaşamın teşvik edilmesi hem de ilçe sakinleri arasında sosyal bağların güçlendirilmesi amaçlanıyor. Programın katılımcılara enerjik, sosyal ve unutulmaz bir Sevgililer Günü haftası deneyimi yaşatması bekleniyor.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilar-belediyesinden-sevgililer-gunune-ozel-hafta-boyu-etkinlik-programi-612373">Avcılar Belediyesi&#8217;nden Sevgililer Günü&#8217;ne Özel Hafta Boyu Etkinlik Programı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk suçluluğu tüm boyutlarıyla ele alındı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuk-suclulugu-tum-boyutlariyla-ele-alindi-612361</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 08:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[boyutlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[suçluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612361</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suça sürüklenen çocuklar konusu Üsküdar Üniversitesinde hukukçular, akademisyenler ve uygulayıcılar tarafından masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-suclulugu-tum-boyutlariyla-ele-alindi-612361">Çocuk suçluluğu tüm boyutlarıyla ele alındı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suça sürüklenen çocuklar konusu Üsküdar Üniversitesinde hukukçular, akademisyenler ve uygulayıcılar tarafından masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı, KÜGEMER Müdürü Prof. Dr. İsmail Barış’ın yaptığın panele konuşmacı olarak İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hakimi Ümit Babayiğit, İstanbul Adliyesi Çocuk Mahkemesi Hakimi Gülşah Eğilmez Türüdi, İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Oral, İstanbul İl Emniyet Çocuk Şube Müdürü Özlem Temur ile İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürü Murat Kalkan katıldı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi, Küreselleşme ve Gençlik Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KÜGEMER) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen “Çocuk Suçluluğunu Yeniden Düşünmek Paneli”, Üsküdar Üniversitesi Çarşı yerleşkesinde gerçekleştirildi. “Koruma, Adalet ve Rehabilitasyon Ekseninde Kurumlar Arası Perspektif” alt başlığıyla düzenlenen panelde; suça sürüklenen çocuklara yönelik hukuki düzenlemeler, sosyal hizmet uygulamaları, emniyet ve yargı süreçleri ile akademik yaklaşımlar, alanında uzman isimler tarafından çok boyutlu biçimde değerlendirildi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Güngör: “Çocuk doğduğu anda tertemizdir”</strong></p>
<p>Panelin açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, çocuğun doğuştan iyi olduğuna dikkat çekerek, “Çocuk doğduğu anda tertemizdir. Kötülüklerden uzak, pırıl pırıl bir insandır. Ama içine doğduğu aile, büyüdüğü toplumsal koşullar, gördüğü eğitim ve maruz kaldığı çevre onu dönüştürür.” dedi.</p>
<p><strong>“İnsan ya iyidir ya kötüdür; başka bir seçenek yok”</strong></p>
<p>Suçun bireysel değil, yapısal bir sorun olduğuna işaret eden Prof. Dr. Güngör, toplumda suç işleyen kişilere yalnızca öfkeyle değil, neden-sonuç ilişkisi içinde bakılması gerektiğini dile getirdi ve “Sokakta çocuğa şiddet uygulayanın da kadına şiddet uygulayanın da mafyöz yapılara bulaşanın da hayat hikâyesine bakmak gerekiyor. Ben çoğu zaman kızmaktan çok acıyorum.” diye konuştu.</p>
<p>İnsanın özünde iyi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngör, kötülüğün sonradan öğrenilen bir davranış olduğunu belirterek, “İnsan eğer kötülüğü seçiyorsa, insan olarak yetiştirilmesinde bir problem vardır. İnsan ya iyidir ya kötüdür; başka bir seçenek yok. Bu tercih, çocuklukta yüklenen değerlerle şekillenir. Eğer iyilikle donatılmışsak iyiyi seçeriz; kötülükle donatılmışsak kötülüğü. Bugün insanlığın yaşadığı en büyük krizlerden biri de budur.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Konuşmasını umut vurgusuyla tamamlayan Prof. Dr. Nazife Güngör, “Bir çocuğu kurtarırsak insanlığı kurtarırız. Çocuklar daha güvenli, daha insani bir dünyayı hak ediyor. Hatalar yapıldı ama neresinden dönülse kârdır. Farkındalık oluşturmak ve bilinçleri yeniden inşa etmek hepimizin görevidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İl Müdürü Ömer Turan: “Aile artık Türkiye’de bir politika modeli haline gelmiştir”</strong></p>
<p>Moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı, KÜGEMER Müdürü Prof. Dr. İsmail Barış’ın yaptığın panelde konuşan panelistlerden İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan “Çocuk Hizmetleri Kapsamında Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Sosyal Hizmet Uygulamaları” başlıklı konuşmasında, 2010’lu yıllardan bu yana çocuk hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, “Mevzuatımız, bakış açımız, vakaların geliş sebepleri değişti. Ancak maalesef olay türleri çeşitlenerek arttı. Bu sürecin tüm disiplinlerle birlikte ele alınması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Aile odaklı politikaların ön plana çıktığını vurgulayan Turan, “2025 yılı aile yılı olarak geçirildi. Önümüzdeki on yıl da aile ve nüfus politikaları çerçevesinde şekillenecek. Aile artık Türkiye’de bir politika modeli haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Sosyal medya düzenlemelerine ilişkin soruya yanıt veren Turan, “Bu mesele yasaklamadan ziyade daha tedbirli kullanım üzerine kurulu bir süreçtir. Dijital dünyadan kaynaklı çocuk suçlarında ciddi artış var. Sosyal medya kontrollü kullanılmadığında her yaş grubu için risk barındırıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hakim Ümit Babayiğit: “Suç, haksız bir eylemdir ama her haksız fiil suç değildir”</strong></p>
<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hakimi Ümit Babayiğit “Suç, Ceza ve Çocuk” başlıklı konuşmasına suç kavramını tanımlayarak başladı ve suçun yalnızca haksız bir fiil olmadığını belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>“Suç, haksız bir eylemdir ama her haksız fiil suç değildir. Bir eylemin suç sayılabilmesi için ana mağdurunun kamu olması ve kanunlar tarafından suç olarak tanımlanması gerekir. Suçun temelinde ise özgürlük vardır. Özgürlük, seçme hakkını beraberinde getirir. Yanlış ya da kötü seçimler de topluma ve bireye zarar verdiğinde suç ortaya çıkar. Bu nedenle suç, belli ölçüde kaçınılmazdır.”</p>
<p>Babayiğit, cezanın yalnızca caydırıcılık üzerinden değil, suç işleyen kişinin yaptığı eylemin sonuçlarıyla yüzleşmesini sağlayacak bir rehabilitasyon süreci olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong>“Bütün çocuklar aynı değil”</strong></p>
<p>Çocuk kavramının hukuki tanımına da değinen Babayiğit, “Türk hukukundaki tanımlar bellidir. 18 yaşın altındaki herkes çocuktur. Yani 17 yıl 364 günlük bir insanla 18 yıl 1 günlük bir insan arasında cezada 1/3’e oranına yakın bir fark vardır. Bütün çocuklar aynı değil. Yani bir yaşındakine de çocuk diyoruz, 18 yaşındakinden bir gün öncekine de çocuk diyoruz. Dolayısıyla bunları sınıflandırmamız gerekiyor. Sınıflandırırken biraz da yine keyfi olarak 12, 15, 18 sınırını koyuyoruz. 12 yaşına kadar çocukların herhangi bir ceza ehliyeti yoktur. 12-15 yaş arasındaki çocuklarda ise fiil ehliyeti kısmi olarak kabul edilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Üst sınırın yeniden tartışılması gerekirken, biz 18 yaşın altına inilmesini tartışıyoruz”</strong></p>
<p>15-18 yaş grubuna ilişkin tartışmaların son yıllarda arttığını belirten Babayiğit, güncel bilimsel verilerin ergenliğin 25 yaşına kadar uzandığını gösterdiğine dikkat çekti ve “Literatür bize şunu söylüyor: İnsan psikolojisi, kişilik özellikleri ve hormonal denge yaklaşık 25 yaşına kadar tam olarak oturmuyor. Belki ceza ehliyetinde üst sınırın yeniden tartışılması gerekirken, biz 18 yaşın altına inilmesini tartışıyoruz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Babayiğit, yargısal temasın hem mağdur hem de suça sürüklenen çocuk açısından ciddi ikincil zararlara yol açtığını belirterek, “Yargıya temas, çocuklar açısından sekonder zarara neden oluyor. İfadenin alınması, hakimin huzuruna çıkılması, adli süreçler geri dönüşü çok zor örselenmeler yaratıyor. Bu nedenle çocuk hakimleri ve savcıları olarak bazen geri durmamız, sosyal hizmete alan açmamız gerekiyor.” dedi.</p>
<p>Babayiğit, “Benim kişisel kanaatim; 12, 15, 18 ve hatta 25 yaş için cezaların rehabilitasyon ve denetimli serbestliğin ağırlıklı hale getirilmesi ve bunun etkin biçimde uygulanması gerektiğidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hakim Gülşah Eğilmez Türüdi: “Genel olarak sosyal inceleme raporlarını yeterli buluyoruz”</strong></p>
<p>İstanbul Adliyesi Çocuk Mahkemesi Hakimi Gülşah Eğilmez Türüdi “Koruyucu ve Destekleyici Tedbirlerin Uygulamadaki Yansımaları, Sorunlar ve Çözüm Arayışı” başlıklı konuşmasında, özellikle sosyal inceleme raporlarında karşılaşılan eksikliklerin, verilen tedbir kararlarının amacına ulaşmasını engellediğini ifade ederek, “Genel olarak sosyal inceleme raporlarını yeterli buluyoruz. Ancak ihbar üzerine ya da aile içi şiddet ve istismar dosyalarında raporların yalnızca aile beyanıyla sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu tür durumlarda araştırmaların okul, emniyet, çevre ve komşular gibi destekleyici kaynaklardan da yapılmasını bekliyoruz. Aksi halde raporlar sınırlı kalıyor ve bizim verdiğimiz kararlar da amacına ulaşmıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Süreci sürekli denetleyebileceğimiz bir mekanizmamız yok”</strong></p>
<p>Tedbir kararlarının denetlenmesi noktasında ciddi bir boşluk bulunduğuna dikkat çeken Türüdi, “Biz tedbir kararlarını veriyoruz ama süreci sürekli denetleyebileceğimiz bir mekanizmamız yok.” ifadesinde bulundu. Kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin çocuklar üzerinde yıpratıcı bir etki yarattığını dile getiren Türüdi, “Birçok kurum aynı çocuk üzerinde farklı görev alanlarıyla çalışıyor ama bu süreci bütüncül biçimde koordine eden bir mekanizma yok. Bu da çocukların kurumlar arasında sürekli gidip gelmesine ve hırpalanmasına neden oluyor. Biz koordinasyonun tek bir denetim altında sağlanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p>En kritik sorunlardan birinin ise tedbirlere uymayan aileler için caydırıcı bir yaptırım mekanizmasının bulunmaması olduğunu belirten Türüdi, “Tedbir kararlarına rağmen ailelerin önemli bir kısmının bu kararlara uymadığını görüyoruz. Sosyal inceleme raporlarının daha kapsamlı ve araştırmacı olması, ara duruşmalarla tedbirlerin denetlenmesi, kurumlar arası bütüncül bir takip modeli oluşturulması, ailenin sürece aktif şekilde dahil edilmesi ve tedbire uymayan aileler için kademeli yaptırım mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerekiyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Gökhan Oral: “12 yaş altı için suçun manevi unsuru oluşmaz”</strong></p>
<p>İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Oral “Suça Giden Yol Nerede Başlar? Risk Faktörlerini ve İyileştirici Yaklaşımlar” başlıklı konuşmasında, çocuk, suç ve adalet kavramlarının bugüne kadar çoğunlukla yetişkin merkezli ele alındığını belirterek, “Birinci tespitim şu: ‘Çocuk’ ve ‘suç’ kelimeleri, belirli bir yaşta yan yana getirilemez. Zaten 12 yaş altı için suçun manevi unsuru oluşmaz. Orada suç yoktur. Asıl tartışma 12–18 yaş aralığında başlıyor. Bu 18 yaş meselesinin tıbbi ya da psikiyatrik bir karşılığı yok. Keşke 25 dense. En azından biyolojik ve ruhsal gelişimle daha uyumlu olurdu.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Oral, “Ben ‘çocuk suçluluğu’ yerine, ‘kanunla ihtilafa düşmüş çocuk’ ifadesini kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü çocuk, büyüğün küçültülmüş hâli değildir. Başka bir varlıktır. O yüzden çocuk hastalıkları, çocuk psikiyatrisi, pedagoji vardır. Adalet sistemi de buna göre ayrı olmalıdır. ‘Erişkine verilen cezanın yarısını çocuğa verelim’ anlayışı doğru değildir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuk suçluluğu artık &#8220;basit hırsızlık&#8221;tan &#8220;organize ve nitelikli suçlar&#8221;a evrildi</strong></p>
<p>İstanbul İl Emniyet Çocuk Şube Müdürü Özlem Temur, son yıllarda suça sürüklenen çocukların profilinde yaşanan çarpıcı değişime ve dijitalleşen suç dünyasına karşı yürütülen çalışmalara dikkat çekti. PDR (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık) mezunu bir emniyet müdürü olarak sahada edindiği 20 yıllık tecrübeyi paylaşan Temur, çocuk suçluluğunun artık &#8220;basit hırsızlık&#8221;tan &#8220;organize ve nitelikli suçlar&#8221;a evrildiğini vurguladı.</p>
<p>Çocuk suçluluğunun karakter değiştirdiğini belirten Temur, &#8220;Özellikle 2023&#8217;ten bu yana çocuklarımız maalesef nitelikli suçlara karışmaya başladılar. Çocuğun çocuğu veya bir yetişkini öldürmesi, organize örgütlü suçlar ve uyuşturucu suçları gibi&#8230; Artık mahcubiyet duyan çocuktan, yaptığı suçu bir prestij haline dönüştüren, iletişimden uzaklaşan bir çocuk grubuyla karşı karşıyayız.” dedi.</p>
<p><strong>Kayıp çocuklarda &#8220;24 saat&#8221; yanlışı, &#8220;hemen müracaat edin&#8221;</strong></p>
<p>Kamuoyunda yanlış bilinen bir &#8220;rivayeti&#8221; düzelten Temur, &#8220;Zaman zaman medyaya da yansıyor, &#8217;24 saat geçmeden polise müracaat edilemez&#8217; diye yanlış bir algı var. Bu bir rivayettir gidiyor. Çocuğun kaybolduğu bilgisi edinildiği andan itibaren herkes gelip başvurabilir. Biz bir suça karışmadan ya da ciddi bir mağduriyet yaşamadan o çocuğumuza ulaşmak istiyoruz. Zaman kaybetmeden yapılan müracaat bizim için hayati önem taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bir çocuğun bir çocuğu öldürdüğü olaylar</strong></p>
<p>Bir çocuğun bir çocuğu öldürdüğü olaylara da işaret eden Temur, “Biz aynı anda hem mağdur tarafı hem de şüpheli tarafı görüyoruz. Her iki taraf da çocuk; çoğu zaman ya yaşıtlar ya da aralarında yalnızca bir–iki yaş fark bulunuyor. Böyle bir olayda mağdur çocuğun ailesi doğal olarak, ‘Alabileceği en ağır cezayı alsın; çünkü benim canım yandı. Benim de çocuğum çocuktu, onun da hayalleri vardı ve elinden alındı, onun da hakkı var’ diyerek adalet talep ediyor. Öte yandan karşımızda yine bir çocuk var; şüpheli de çocuk. İşte tam bu noktada çok zor bir dengeyle karşı karşıya kalıyoruz. Hangi kapıların açılacağı, nasıl bir yol haritası izleneceği son derece kritik. Temennimiz, bu konuda sağlıklı ve bütüncül bir yol haritasının çizilmesi ve bunun ülkemiz için hayırlı sonuçlar doğurmasıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İstanbul’da Mobil Okul Timleri (MOT)</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;da uygulanan ve Türkiye&#8217;de benzeri olmayan güvenlik modellerinden bahseden Temur, &#8220;Türkiye’de uygulaması tek olan Mobil Okul Timleri (MOT) sistemimiz var. Çocuk, trafik ve asayiş polisinden oluşan üç kişilik ekiplerimiz sadece okul çevrelerinde görev yapıyor. Okul etrafındaki parklar, metruk binalar, internet kafeler ve tekel bayileri sürekli denetleniyor. Okul müdürleriyle doğrudan bir WhatsApp iletişim ağımız var. Herhangi bir problemde 112’yi beklemeden, bir telefon kadar uzağız.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Suça sürüklenen ve mağdur çocuklarla sahada birebir çalışan Özlem Temur, “Biz, toplumun adeta kanayan yaralarıyla çalışıyoruz. Özellikle 15 yaş hem toplum açısından hem de sahada çalışan bizler açısından korkulu bir eşik hâline geldi. ‘Bu çocukları gerçekten çocuk olarak nasıl tanımlayacağız?’ sorusu artık çok ciddi bir tartışma başlığıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Ceza infaz sistemi ve ilgili mevzuat yeniden gözden geçirilmeli</strong></p>
<p>Sahada çalışırken bazı çocuklarda derin bir pişmanlıkla karşılaştıklarını ifade eden Özlem Temur, “İçine doğdukları koşullara baktığınızda, pek çok etkenin onları bu noktaya ittiğini görüyorsunuz. Bu çocuklarda bir mahcubiyet oluyor ve sunmak istediğiniz her türlü destek ve yardıma açık hâle geliyorlar. Ancak tablonun bir de diğer yüzü var. Özellikle 15–18 yaş aralığında, hatta artık 14 yaşlara kadar düşen bir gruptan söz ediyoruz. Bu gruptaki bazı çocuklar giderek daha nitelikli suçlara karışıyor. Silah kullanma becerisine sahip, attığını vuran, bıçakla öldürebilen çocuklardan bahsediyoruz. Evet, bedensel gelişimini tamamlamamış olabilir; ancak bir yetişkini öldürebilecek fiziksel güce ya da beceriye sahip olabiliyor. Sonuçta bir insanın ölümüne sebebiyet verebiliyor.  Tam da bu nedenle, bu çocukları yalnızca kronolojik yaşlarıyla değil; akli, zihinsel, psikolojik ve sosyal gelişimleriyle birlikte çok yönlü değerlendirmek zorundayız. Ceza infaz sisteminin ve ilgili mevzuatın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Murat Kalkan: “Denetimli serbestlik, toplumda hâlâ tam olarak tanımlanamayan bir sistem”</strong></p>
<p>İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürü Murat Kalkan da Türk Denetimli Serbestlik sistemindeki uygulamaları anlattı. Murat Kalkan, denetimli serbestlik sisteminin toplumda yanlış algılandığını belirterek, sistemin yalnızca “serbest bırakma” değil; aynı zamanda güçlü bir denetim, kısıtlama ve rehabilitasyon mekanizması içerdiğini vurguladı.</p>
<p>Çocuklara yönelik uygulamalar ve sahadaki deneyimlerini paylaşan Kalkan, “Denetimli serbestlik, aynı anda hem kısıtlama hem de rehabilitasyon içeren çok kapsamlı bir sistemdir. Kısa süreli hapis cezalarında seçenek yaptırımlar devreye girebiliyor; kamuya yararlı işte ücretsiz çalışma, eğitim kurumuna devam gibi tedbirler uygulanıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklar için de elektronik kelepçe uygulaması başlatıldı</strong></p>
<p>Türkiye genelinde 149 denetimli serbestlik müdürlüğü olduğunu ifade eden Kalkan, “Hâlihazırda 440 bin yetişkin, 8 bin 736 suça sürüklenen çocuk denetimli serbestlik kapsamında. Bunların 27 bin 778’i kadın, 421 bini erkek, 11 bin 450’si ise yabancı uyruklu. 2025 yılı itibarıyla müdürlüğümüzde; 12 yaşında 17, 13 yaşında 63, 14 yaşında 99, 15 yaşında 174, 16 yaşında 313, 17 yaşında 460 çocuğun rehabilitasyon ve infaz sürecini yürüttük. Çocuk hizmetleri, yetişkinlere kıyasla çok daha ağır ve çok daha hassas bir yükümlülük alanı. Her çocuk için risk analizi yapılıyor; tekrar suç işleme, madde kullanımı gibi riskler belirleniyor ve buna göre bireysel bir plan hazırlanıyor. Bazı çocuklar haftanın yedi günü imza atıyor, geceleri evden çıkmaları yasaklanıyor. Artık çocuklar için de elektronik kelepçe uygulaması başlatıldı. Hatta uygun koşullarda, ceza infaz kurumundaki çocukların ev hapsine alınması yönünde yeni çalışmalar var.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-suclulugu-tum-boyutlariyla-ele-alindi-612361">Çocuk suçluluğu tüm boyutlarıyla ele alındı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gemlik&#8217;te Sanat ve Sosyalleşmenin Yeni Merkezi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gemlikte-sanat-ve-sosyallesmenin-yeni-merkezi-612177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 13:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gemlik]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşmenin]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi Kadın ve Çocuk Dayanışma Merkezi, kentin sosyal ve kültürel yaşamını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gemlikte-sanat-ve-sosyallesmenin-yeni-merkezi-612177">Gemlik&#8217;te Sanat ve Sosyalleşmenin Yeni Merkezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi Kadın ve Çocuk Dayanışma Merkezi, kentin sosyal ve kültürel yaşamını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Merkezde düzenlenen etkinliklerle kadınların ve çocukların sosyalleşmesi desteklenirken, bilgi, beceri ve sanatsal birikimleri güçleniyor.</p>
<p><b>Kadınlara Özel Resim Atölyesi</b></p>
<p>Kadınlara yönelik düzenlenen resim atölyesinde katılımcılar; çizim ve boyama alanında temel teknikleri öğreniyor, farklı malzemelerle uygulamalar yaparak sanatsal ifade becerilerini geliştiriyor.</p>
<p><b>Aile İlişkileri Söyleşisine Yoğun Katılım</b></p>
<p>Merkezde hafta sonu etkinlikleri kapsamında Klinik Psikolog Damla Çelik tarafından “Aile İlişkileri” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Yoğun ilgi gören programda aile içi iletişim, sağlıklı ilişkiler ve bireyler arası bağların güçlendirilmesine yönelik önemli başlıklar ele alındı.</p>
<p><b>Çocuklar İçin İngilizce</b></p>
<p>Gemlik Belediyesi tarafından düzenlenen Çocuklar İçin İngilizce Dersleri ise 3-6, 7-10 ve 11-13 yaş gruplarındaki çocukların katılımıyla devam ediyor. Eğlenceli ve interaktif içeriklerle yürütülen eğitimlerde çocuklar, yaş gruplarına uygun yöntemlerle İngilizce öğreniyor.</p>
<p><b>Hayaller Kar Küresinde Buluştu</b></p>
<p>Çocukların hayal gücünü destekleyen “Hayallerin İçindeki Kar Küresi” Atölyesi renkli görüntülere sahne olurken, minikler kendi tasarımlarını oluşturarak hem el becerilerini geliştirdi hem de keyifli anlar yaşadı.</p>
<p><b>Müziği Ritmini Keşfediyorlar</b></p>
<p>Gemlikli Sanatçı Abdullah Calman tarafından verilen Ritim Dersleri’nde kadınlar, ritmin temel unsurlarını öğrenerek müzikle buluşuyor. Katılımcılar, ritim yeteneklerini geliştirerek kendilerini ifade etme fırsatı yakalıyor.</p>
<p><b>Kültürün Kalbi Burada Atıyor</b></p>
<p>Merkezde ayrıca genç sanatçı Zeliha Çay’ın farklı tekniklerle ürettiği eserlerden oluşan sergi ile Orhan Holding Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda dereceye giren fotoğraflar sanatseverlerle buluştu.</p>
<p>Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, “Kadınların, çocukların ve gençlerin kendilerini geliştirebilecekleri alanları çoğaltmayı öncelikli görüyoruz. Bu merkezde düzenlenen atölye, eğitim ve sergilerle hem toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor hem de kentimizin kültürel yaşamına katkı sunuyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gemlikte-sanat-ve-sosyallesmenin-yeni-merkezi-612177">Gemlik&#8217;te Sanat ve Sosyalleşmenin Yeni Merkezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca Belediyesi yaşlı dostu hizmetlerini tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesi-yasli-dostu-hizmetlerini-tanitti-612144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 12:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’na katılarak yaşlılara yönelik hayata geçirdiği sosyal ve destekleyici hizmetleri tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesi-yasli-dostu-hizmetlerini-tanitti-612144">Buca Belediyesi yaşlı dostu hizmetlerini tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’na katılarak yaşlılara yönelik hayata geçirdiği sosyal ve destekleyici hizmetleri tanıttı. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Yaş almış büyüklerimizin sosyal yaşamın içinde, sağlıklı ve üretken bireyler olarak yer almasını önemsiyoruz. Buca’da kimseyi yalnız bırakmayan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’nda Buca Belediyesi’nin standı büyük ilgi gördü.  Belediyenin Çınarlar Buluşma Noktaları başta olmak üzere yaş almış bireylerin sosyal hayata katılımını artırmayı hedefleyen projeleri, fuar katılımcılarından tam not aldı. Öte yandan, standı ziyaret eden vatandaşların tansiyon ölçümleri yapılarak, sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu. Buca Belediyesi’nin kadın kursiyerlerinin zumba gösterileri de fuara renk kattı.<br /> <br />“BÜYÜKLERİMİZİN HER ZAMAN YANINDAYIZ”<br />Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, fuara katılımlarının temel amacının yaşlı bireylerin sosyal hayata katılımını desteklemek ve onlara sunulan imkânları daha geniş kitlelere duyurmak olduğunu ifade ederek, “Yaş almış büyüklerimizin sosyal yaşamın içinde, sağlıklı ve üretken bireyler olarak yer almasını önemsiyoruz. Buca’da kimseyi yalnız bırakmayan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. Tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan büyüklerimizin her anında yanındayız” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buca-belediyesi-yasli-dostu-hizmetlerini-tanitti-612144">Buca Belediyesi yaşlı dostu hizmetlerini tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş meyve sebze sektörü 4 milyar dolar ihracat hedefi için Almanya&#8217;ya çıkarma yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yas-meyve-sebze-sektoru-4-milyar-dolar-ihracat-hedefi-icin-almanyaya-cikarma-yapti-612123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 09:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[Milyar Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Meyve Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’ye 2025 yılında 3,7 milyar dolar döviz kazandıran yaş meyve sebze sektörü 4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için ihracatta güçlü olduğu pazarlardan Almanya’da Fruit Logistica Fuarı’nda yerini aldı. Sektörün 2026 yılında ihracat hedefi 4 milyar doları aşmak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-meyve-sebze-sektoru-4-milyar-dolar-ihracat-hedefi-icin-almanyaya-cikarma-yapti-612123">Yaş meyve sebze sektörü 4 milyar dolar ihracat hedefi için Almanya&#8217;ya çıkarma yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’ye 2025 yılında 3,7 milyar dolar döviz kazandıran yaş meyve sebze sektörü 4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için ihracatta güçlü olduğu pazarlardan Almanya’da Fruit Logistica Fuarı’nda yerini aldı. Sektörün 2026 yılında ihracat hedefi 4 milyar doları aşmak.</p>
<p>151 ülkeden 90.000’in üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı fuara meyve, sebze, makine, lojistik vb. tüm paydaşlar dahil olmak üzere 63 Türk firması katılım gösterdi.</p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 4-6 Şubat 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Berlin şehrinde düzenlenen Fruit Logistica Fuarına info stand ile katılım sağladı.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, yaş meyve sebze sektörünün dünyadaki en büyük buluşma noktası olan Fruit Logistica Fuarı’nda dünyanın her tarafından gelen ithalatçılara Türkiye’nin yaş meyve sebze sektöründeki üretim gücünü anlattıklarını dile getirdi.</p>
<p><strong>En çok ihracat yapılan 20 ülkenin 10’u AB ülkesi</strong></p>
<p>Fruit Logistica Fuarı’nda mevcut müşterileri ile görüşme imkânı bulma yanında potansiyel alıcıları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Uçak, “Avrupa Birliği bizim en önemli pazarlarımız arasında yer alıyor, en çok ihracat yaptığımız 20 ülkenin 10 tanesi AB ülkesi. Almanya’ya 2025 yılında 288 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Romanya 290 milyon dolarlık ihracatla Almanya’nın önünde yer aldı. Bu ülkeleri Polonya, Bulgaristan ve Hollanda takip etti. 2025 yılında ihracatımızı yüzde 9’luk artışla 3,4 milyar dolardan 3,7 milyar dolara çıkardık. 2026 yılında ihracatta hedefimiz 4 milyar doları aşmak” şeklinde konuştu.</p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği standını T.C. Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, T.C. Berlin Ticaret Başmüşaviri Devran Ayık ve T.C. Berlin Ticaret Müşaviri Mehmet Sefa Saral ziyaret etti. Fruit Logistica Fuarı’nda; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan ve Vural Güleç, EYMSİB Yaş Meyve Sebze Komitesi Başkanı Makbule Çiftçi, Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatının artması için mesai verdiler.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-meyve-sebze-sektoru-4-milyar-dolar-ihracat-hedefi-icin-almanyaya-cikarma-yapti-612123">Yaş meyve sebze sektörü 4 milyar dolar ihracat hedefi için Almanya&#8217;ya çıkarma yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-611752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 08:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2 Bin]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[adrese]]></category>
		<category><![CDATA[dağılımı]]></category>
		<category><![CDATA[dayalı]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[nüfusu]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-611752">Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu</strong></p>
<p> Türkiye&#8217;de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun %50,02&#8217;sini erkekler, %49,98&#8217;ini ise kadınlar oluşturdu.</p>
<p> Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu. Bu nüfusun %49,3&#8217;ünü erkekler, %50,7&#8217;sini kadınlar oluşturdu.</p>
<p> <strong>Nüfus artış hızı binde 5 oldu</strong></p>
<p> Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu.</p>
<p> <strong>Nüfus ve yıllık nüfus artış hızı, 2007-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-0-jZRqOZEO.png"/><strong>İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %93,6 oldu</strong></p>
<p> Türkiye&#8217;de 2024 yılında %93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2025 yılında %93,6 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı %6,6&#8217;dan %6,4&#8217;e düştü.</p>
<p> <strong>Nüfusumuzun %67,5&#8217;ini yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenler oluşturdu</strong></p>
<p> Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(2) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> Bu sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun %67,5&#8217;inin yoğun kent, %15,8&#8217;inin orta yoğun kent ve %16,8&#8217;inin ise kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü.</p>
<p> <strong>Türkiye&#8217;de 33 ilin nüfusu azaldı</strong></p>
<p> Ülkemizde 2024 yılında bir önceki yıla göre 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı görüldü.</p>
<p> <strong>İstanbul&#8217;un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu</strong></p>
<p> İstanbul&#8217;un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun %18,3&#8217;ünün ikamet ettiği İstanbul&#8217;u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişi ile Antalya izledi.</p>
<p> <strong>En fazla nüfusa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-1-jTzN5hfV.png"/></p>
<p><strong>Nüfusu en az olan il 82 bin 836 kişi ile Bayburt oldu</strong></p>
<p> Bayburt, 82 bin 836 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt&#8217;u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etti.</p>
<p> <strong>En az nüfusa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-2-wH9paNFf.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu</strong></p>
<p> İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye&#8217;de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt İlçesini sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi takip etti.</p>
<p> <strong>Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti</strong></p>
<p> Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye&#8217;nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.</p>
<p> <strong>Nüfus piramidi, 2007, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-3-lcx4i2XM.png"/><br /><strong>Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 34,9&#8217;a yükseldi</strong></p>
<p> Ortanca yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları yeni doğan bebekten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.</p>
<p> Türkiye&#8217;de 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9&#8217;a yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 33,7&#8217;den 34,2&#8217;ye, kadınlarda ise 35,2&#8217;den 35,7&#8217;ye yükseldiği görüldü. </p>
<p><strong>Cinsiyete göre ortanca yaş, 2007-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-4-ijjzJ3CK.png"/></p>
<p><strong>Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop&#8217;un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü. Sinop&#8217;u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izledi. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa&#8217;yı, 23,3 ile Şırnak ve 25 ile Siirt takip etti.</p>
<p><strong>Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu</strong></p>
<p>Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 44,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 22,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.</p>
<p><strong>En yüksek ve en düşük ortanca yaşa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-5-6pAGOqqp.png"/></p>
<p><strong>Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü</strong></p>
<p>Ülkemizde 2009 ve 2025 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2025 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Medeni durum ve cinsiyete göre nüfus oranı, 2009, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-6-4TkqKUM9.png"/></p>
<p><strong>Çalışma çağındaki nüfusun oranı %68,5 oldu</strong></p>
<p>Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında %66,5 iken 2025 yılında %68,5 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı %26,4&#8217;ten %20,4&#8217;e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise %7,1&#8217;den %11,1&#8217;e yükseldi.</p>
<p><strong>Yaş gruplarına göre nüfus oranı, 2007, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-7-lP9NrYJG.png"/></p>
<p><strong>Toplam yaş bağımlılık oranı azaldı</strong></p>
<p>Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında %46,1 iken 2025 yılında %46&#8217;ya düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, %30,6&#8217;dan, %29,7&#8217;ye gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise %15,5&#8217;ten %16,2&#8217;ye yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye&#8217;de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır.</p>
<p><strong>Yaş bağımlılık oranları, 2021-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-8-Yl7ba6cD.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de kilometrekareye 112 kişi düşerken İstanbul&#8217;da 2 bin 943 kişi düştü</strong></p>
<p>Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan &#8220;bir kilometrekareye düşen kişi sayısı&#8221;, Türkiye genelinde 112 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul&#8217;u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi.</p>
<p>Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli&#8217;yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya&#8217;nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adrese-dayali-nufus-kayit-sistemi-sonuclari-2025-611752">Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gemlik&#8217;te Çocuklar İçin Eğitici ve Eğlenceli Hafta Sonu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gemlikte-cocuklar-icin-egitici-ve-eglenceli-hafta-sonu-611743</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 08:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitici]]></category>
		<category><![CDATA[eğlenceli]]></category>
		<category><![CDATA[gemlik]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi, çocukların hafta sonlarını aileleriyle birlikte keyifli, verimli ve nitelikli bir şekilde geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinliklere aralıksız devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gemlikte-cocuklar-icin-egitici-ve-eglenceli-hafta-sonu-611743">Gemlik&#8217;te Çocuklar İçin Eğitici ve Eğlenceli Hafta Sonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi, çocukların hafta sonlarını aileleriyle birlikte keyifli, verimli ve nitelikli bir şekilde geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinliklere aralıksız devam ediyor. Uğur Böcekleri Kreşi ile Teknoloji ve Tasarım Atölyesi’nde gerçekleştirilen programlarla minikler hem eğleniyor hem de öğrenerek gelişiyor.</p>
<p><b>Minikler Keyifli ve Verimli Vakit Geçiriyor</b></p>
<p>Uğur Böcekleri Kreşi’nin merkez şubesinde düzenlenen etkinliklerde çocuklar dolu dolu bir haftasonu yaşadı. Gün boyunca gerçekleştirilen Dolgu Oyuncak Yapımı Atölyesi ile minikler el becerilerini geliştirirken hayal güçlerini ortaya koydu. Masal Atölyesi’nde anlatılan hikâyeler sayesinde dinleme, anlama ve yorumlama becerileri desteklenirken, Ritim Atölyesi ile çocuklar müzikle tanışarak ritim duygularını pekiştirdi. Kodlama Atölyesi’nde ise erken yaşta farkındalık kazandırmaya yönelik çalışmalar yapıldı.</p>
<p>Uğur Böcekleri Kreşi Cumhuriyet Mahallesi şubesinde düzenlenen Vazo Tasarımı Sanat Etkinliği ve Kolaj Çalışması’nda ise, 4–6 yaş grubu miniklerin hayal gücüyle renklendi. Etkinlikte çocuklar üretmenin, paylaşmanın ve birlikte başarmanın mutluluğunu yaşarken, ortaya çıkan renkli çalışmalar ve neşeli anlar günün en güzel karelerini oluşturdu.</p>
<p><b>Çocuklar Teknoloji İle Tanışıyor</b></p>
<p>Öte yandan, Teknoloji Tasarım Evi’nde ikinci grup eğitimlerine başladı. Teknolojik tasarım, robotik kodlama ve 3D modelleme alanlarında eğitim alan ilk grup, iki aylık süreci başarıyla tamamlayarak sertifikalarını aldı. Ara tatilin ardından ikinci grup da ilk ders heyecanını yaşadı.</p>
<p>Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çocuklara yönelik gerçekleştirilen bu çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sosyal, sanatsal ve teknolojik alanlarda desteklenmesini önemsiyoruz. Uğur Böcekleri Kreşlerimizde ve Teknoloji Tasarım Evimizde düzenlediğimiz etkinliklerle onların mutlu ve donanımlı bireyler olmalarına katkı sağlıyoruz. Gemlik Belediyesi olarak çocuklarımız için üretmeye, geliştirmeye ve onların yanında olmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gemlikte-cocuklar-icin-egitici-ve-eglenceli-hafta-sonu-611743">Gemlik&#8217;te Çocuklar İçin Eğitici ve Eğlenceli Hafta Sonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi, PAL Expocare Fuarı&#8217;nda büyük ilgi gördü.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-3-yas-universitesi-pal-expocare-fuarinda-buyuk-ilgi-gordu-611430</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 11:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[3. Yaş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[expocare]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[pal]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri, PAL Expocare Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’na katılarak çalışmalarını vatandaşlarla buluşturdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-3-yas-universitesi-pal-expocare-fuarinda-buyuk-ilgi-gordu-611430">Seferihisar Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi, PAL Expocare Fuarı&#8217;nda büyük ilgi gördü.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri, PAL Expocare Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’na katılarak çalışmalarını vatandaşlarla buluşturdu. </p>
<p>Yaşlı bakımı, aktif yaşam ve sağlıklı yaş alma temalarıyla düzenlenen fuar, İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşirken, 7 Şubat Cumartesi gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p>
<p>Fuar kapsamında, 3. Yaş Üniversitesi Belgeseli geniş katılımla izleyicilerle buluştu. Belgeselde, üniversitenin kuruluş süreci, eğitim modeli ve öğrencilerin yaşamlarına kattığı sosyal, kültürel ve zihinsel katkılar aktarıldı. Gösterimin ardından açılan tanıtım alanında, 3. Yaş Üniversitesi çatısı altında yürütülen tüm dersler ve atölyeler ziyaretçilere ayrıntılı şekilde tanıtıldı. </p>
<p>Katılımcılar, ders içerikleri hakkında birebir bilgi alma imkânı buldu.</p>
<p>Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise, 3. Yaş Üniversitesi’nin seçmeli dersleri arasında yer alan Kitap Kulübü öğrencilerinin gerçekleştirdiği şiir dinletisi oldu. Türk edebiyatının büyük ustası Nazım Hikmet’in 124. doğum günü anısına düzenlenen dinletide, şairin eserlerinden seçilen şiirler seslendirildi. Yoğun ilgi gören etkinlik, fuar ziyaretçilerine duygu dolu anlar yaşattı.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nin PAL Expocare Fuarı’ndaki etkinlikleri, yaşam boyu öğrenmenin ve aktif yaş almanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. </p>
<p>Eğitim, kültür ve sosyal dayanışmayı bir araya getiren çalışmalar, İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde 7 Şubat Cumartesi gününe kadar ziyaret edilebilecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-3-yas-universitesi-pal-expocare-fuarinda-buyuk-ilgi-gordu-611430">Seferihisar Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi, PAL Expocare Fuarı&#8217;nda büyük ilgi gördü.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Yaş Alma Fuarı&#8217;na Konak damgası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-alma-fuarina-konak-damgasi-611161</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 10:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[damgası]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyelerinin İstiklal Marşı’nı işaret diliyle okumasıyla başlayan PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı tüm hızıyla devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-alma-fuarina-konak-damgasi-611161">Sağlıklı Yaş Alma Fuarı&#8217;na Konak damgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyelerinin </b><b>İstiklal Marşı</b><b>’nı</b><b> </b><b>işaret diliyle okumasıyla başlayan PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı tüm hızıyla devam ediyor.  Halk oyunları gösterisinden merkez üyelerinin çalışmalarını değerlendirdiği defileye, sergilerden workshoplara bir an bile boş kalmayan Konak Belediyesi standı, 7 Şubat saat 18.00’e dek Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya – Zişan – Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, PAL EXPOCARE – Yaşlı Bakım &#038; Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’ndaki yerini aldı. 5-7 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen fuarın açılışına, İstiklal Marşı’nı işaret diliyle okuyan İleri Yaş Saizğlıklı Yaşam Merkezi üyeleri damga vurdu. Konak Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle hayata geçirilen İşaret Dili Kursu’nda eğitim gören İleri Yaş sakinleri, İstiklal Marşı sırasında gösterdikleri performansla izleyenlere gurur yaşattı. Fuarın en aktif katılımcıları arasında yer alan Konak’ın İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, hazırladığı stantla da dikkat çekti. Merkez üyelerinin el emeği üretimlerinin sergilendiği stant yoğun ilgi görürken, üyeler bir yandan da workshop çalışması yaparak, sınıf ortamını fuara taşıdı. Birbirinden güzel makrome ve çini işlerinin yanı sıra resim kursiyerleri de resimleriyle göz doldurdu. Merkezin, ileri yaş bireylerin sosyal hayata aktif katılımını destekleyen çalışmaları ile sağlıklı ve nitelikli yaş alma hedefiyle yürütülen faaliyet ve uygulama örneklerinin de tanıtıldığı stantta, merkeze katılmak isteyenler detaylı bilgi alma şansı buldu; gerekli şartları taşıyanlar kayıt yaptırarak merkeze üye oldu. </p>
<p><b>Fuarda Konak fark yaratıyor</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin büyük ilgi gören standı fuar bitimine kadar çeşitli etkinlik ve gösterilere ev sahipliği yapacak. Halk oyunları gösterisinden merkez üyelerinin çalışmalarını değerlendirdiği defileye, sergilerden workshoplara bir an bile boş kalmayan stant, 7 Şubat saat 18.00’e dek Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-alma-fuarina-konak-damgasi-611161">Sağlıklı Yaş Alma Fuarı&#8217;na Konak damgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamleler sağlıklı yaş için yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamleler-saglikli-yas-icin-yapildi-611131</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hamleler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaş Alma]]></category>
		<category><![CDATA[satranç]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güzelbahçe Belediyesi Sağlıklı Yaş alma Merkezi Birinci Satranç Turnuvası düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamleler-saglikli-yas-icin-yapildi-611131">Hamleler sağlıklı yaş için yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güzelbahçe Belediyesi Sağlıklı Yaş alma Merkezi Birinci Satranç Turnuvası düzenlendi. Ayşe Mayda Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde büyük çekişmelere sahne olan turnuvada Birinci Hakkı Oktay Varıcıoğlu, İkinci Kamil Çelik, Serhan Mumcu üçüncü olurken ödülleri Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, CHP ve Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek ve Nermin Günay takdim etti. Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği işbirliğinde 40 yaş üstü kategoride düzenlenen satranç buluşmasında müsabakaların hakemliğini Hakem Abuzer Altuntaş yaptı.<br />Turnuvaya katılan tüm satranç severleri kutluyorum<br />Turnuvanın son derece centilmence ve hoş görülü geçtiğini vurgulayan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, ‘‘Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’mizde bireylerimizin zinde kalması ve sağlıklı yaş alabilmeleri adına birbirinden güzel etkinlikler yapılıyor. Bugün insan zihnini sağlıklı tutan geliştiren önemli sporlarımızdan birisi olan satranç aracılığıyla sağlıklı yaş alma bireylerimiz farklı bir etkinlikte buluştu. Dostça ve centilmence geçen mücadeleleri izlemek bile büyük keyif verdi. Turnuvaya katılan tüm satranç severleri tebrik ediyorum. Bizi bu anlamlı etkinlikte yalnız bırakmayan Türkiye Satranç Federasyonu temsilcisi Abuzer Altuntaş’a ve Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ekibimize teşekkür ediyorum’’ dedi. <br />İlk üçe girenlere plaket ve hediye takdim edildi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamleler-saglikli-yas-icin-yapildi-611131">Hamleler sağlıklı yaş için yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerde-kalp-carpintisi-ve-gogus-agrisi-sikayetleri-yayginlasiyor-611095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 08:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[cebeci]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-kalp-carpintisi-ve-gogus-agrisi-sikayetleri-yayginlasiyor-611095">Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı<strong> </strong>şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp-damar sorunları, günümüzde değişen yaşam tarzı, stres, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik nedeniyle gençleri de tehdit eder hale geldi. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebec</strong>i “Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı günümüzde belirgin artış göstermiştir. Bunun altında masum nedenler kadar, hayati riske yol açabilecek kalp kaynaklı ciddi etkenler de yatabildiği için, gereksiz kaygıyı azaltmak ama riskli durumları da kaçırmamak amacıyla doktor muayenesi büyük önem taşımaktadır” diyor. Prof. Dr. Cebeci, kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına yol açan 9 hatalı alışkanlığı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı kimi zaman masum nedenlerden kaynaklanabilirken, kimi zaman da önemli kalp hastalıklarının ilk belirtisi olabiliyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci</strong>, özellikle son yıllarda yanlış yaşam alışkanlıklarının etkisiyle bu iki sorunun yaygınlaştığını belirterek şöyle konuşuyor: “Son yıllarda hem gençlerde hem de yetişkinlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış dikkat çekiyor. Hastalar çarpıntıyı çoğunlukla “kalbim hızlandı”, “tekli atımlar oluyor”, “göğsümde bir boşluk hissi”, “aniden çarpmaya başlıyor” şeklinde tarif ediyor. Göğüs ağrısı ise sık olarak batma, sıkışma, yanma tarzında; çoğu zaman eforla ilişkisi net olmayan, kısa süreli ve tekrarlayıcı özellikte anlatılıyor. Genç hastalarda bu şikayetlere sıklıkla nefes alamama hissi, baş dönmesi, huzursuzluk ve ölüm korkusu eşlik edebiliyor.”</p>
<p><strong>Modern yaşam tarzı en önemli etkenlerden biri ancak…</strong></p>
<p>Modern yaşam tarzının ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının, bu şikayetlerin artışında başı çektiğini belirten Prof. Dr. Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor: “En sık karşılaştığımız hataların başında; yoğun kafein tüketimi, stresi yönetememek, sigara ve tütün ürünleri, uyku bozuklukları, bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri ve takviyeler, burun spreyleri, hareketsizlik, uzun süre ekran karşısında kalma, aşırı tuzlu ya da çok ağır yemekler, ani ve plansız egzersizler, yeterli ısınma yapmadan spora başlamak, hızlı yeme alışkanlığı, gece geç saatlerde yemek yeme geliyor. Özellikle gençlerde, altta yatan ciddi bir kalp hastalığı olmaksızın hissedilen çarpıntı ve göğüs ağrılarının en sık nedenlerinden birinin de; sürekli kaygı hali ve bastırılmış anksiyete olduğunu görüyoruz. Tüm bunlar otonom sinir sistemi dengesini bozarak, kalbin normal ritmini olumsuz etkileyebilir ve çarpıntıya zemin hazırlar.” </p>
<p><strong>Diyabet, obezite ve metabolik hastalıklar da çok etkili</strong></p>
<p>Prof. Dr. Cebeci; obezite, hipertansiyon, kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrılar, mide-yemek borusu hastalıkları, akciğer enfeksiyonları, koroner arter hastalığı, diyabet ve tiroit hastalıklarının toplumda sık görülmesinin de, kalp kaynaklı şikayetlerin artmasına yol açtığını vurguluyor. Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı durumunda; olası ritim bozukluğu, yapısal kalp hastalığı veya metabolik nedenlerin ayrıntılı öykü, fiziki muayene ve uygun tetkiklerle mutlaka dışlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Cebeci “Her kalp çarpıntısı veya göğüs ağrısı mutlaka ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez. Ancak bu şikayetlerin altında masum etkenler gibi ciddi nedenler de olabilir. Bu nedenle mutlaka doktora başvurulmalı, iki yakınma ayrı ayrı değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>Tedavi edilmezse!</strong></p>
<p>Her kalp çarpıntısı ya da göğüs ağrısının kalıcı bir kalp hastalığına yol açmayacağını, ancak altta ciddi bir neden yatıyorsa ve tedavisiz bırakılırsa ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor: “Kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı hayati riske yol açabilecek hastalıkların ilk habercisi de olabilir. Bu nedenle şikayetlerin ciddiye alınması, doğru zamanda doğru değerlendirme yapılması büyük önem taşır. Örneğin; çarpıntının nedeni tiroit hastalığıysa, hormonal dengesizlik tedavi edildiğinde şikayetler büyük ölçüde azalır. Ancak uzun süre tedavi edilmezse gelişen ritim bozukluğu kalıcı hale gelebilir. Ayrıca göğüs ağrısı gençlerde sıklıkla kalp dışı nedenlere bağlı olsa da; eforla artıyorsa, baskı ve sıkışma tarzındaysa, kola, çeneye veya sırta yayılıyorsa, nefes darlığı ve baş dönmesi eşlik ediyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır. Sonuç olarak; kalp, genç yaşta da sinyal verir. Bu sinyalleri doğru okumak, gelecekte oluşabilecek kalıcı kalp hasarlarını ve hayati riskleri önlemenin en etkili yoludur. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres azaltıcı alışkanlıkların geliştirilmesi sağlıklı ve mutlu bir gelecek için temel esaslardır.”</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Çarpıntı ve göğüs ağrısına yol açan hatalı alışkanlıklar;</strong></p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, </strong>kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına yol açan 9 hatalı alışkanlığı şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Aşırı kafein tüketimi </li>
<li>Sigara ve alkol </li>
<li>Düzensiz uyku saatleri</li>
<li>Uzun süre ekran karşısında kalma</li>
<li>Sağlıksız beslenme (Aşırı tuzlu, ağır yemekler, hızlı yemek yeme, gece geç saatlerde yemek yeme vb)</li>
<li>Hareketsiz yaşam</li>
<li>Ani ve plansız egzersizler, uzun süre egzersiz yapmama, yeterli ısınma yapmadan spora başlama</li>
<li>Stresle baş etme yöntemlerinin yetersizliği, sürekli kaygı hali ve bastırılmış anksiyete</li>
<li>Bilinçsiz kullanılan zayıflama ürünleri, bitkisel takviyeler, sporcu destekleri, burun spreyleri</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-kalp-carpintisi-ve-gogus-agrisi-sikayetleri-yayginlasiyor-611095">Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleri yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ileri-yas-bireyler-icin-siber-guvenlik-seferberligi-611077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 08:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[seferberliği]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, dijitalleşmeyle artan risklere karşı ileri yaş bireyleri bilinçlendirmek ve dolandırıcılığı önlemek amacıyla emekli lokallerinde “Dijital Hayatta Güvende Kal, Her Tıklanana İnanma” başlıklı farkındalık seminerleri düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-yas-bireyler-icin-siber-guvenlik-seferberligi-611077">İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, dijitalleşmeyle artan risklere karşı ileri yaş bireyleri bilinçlendirmek ve dolandırıcılığı önlemek amacıyla emekli lokallerinde “Dijital Hayatta Güvende Kal, Her Tıklanana İnanma” başlıklı farkındalık seminerleri düzenledi.</b></p>
<p>Dijitalleşmenin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, özellikle ileri yaş bireylerin dijital dünyada karşılaşabileceği riskler de artıyor. Çankaya Belediyesi, bu risklere karşı farkındalık oluşturmak ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek amacıyla, belediyeye bağlı emekli lokallerinde “Dijital Hayatta Güvende Kal, Her Tıklanana İnanma” başlıklı farkındalık seminerleri düzenledi.</p>
<p>Çankaya Belediyesi tarafından Mutlukent, Sokullu ve Bahçelievler Emekli Lokali’nde gerçekleştirilen eğitimlerde, yaş almış yurttaşların dijital dünyada daha güvenli hareket edebilmesi hedeflendi. Seminerlerde; siber güvenlik, internet kullanımı, sosyal medya güvenliği, kişisel verilerin korunması ve dijital dolandırıcılık yöntemleri detaylı biçimde ele alındı.</p>
<p><b>UZMAN İSİMDEN HAYATİ BİLGİLER</b></p>
<p>Eğitimlerde konuşmacı olarak yer alan Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Zeynep Akdoğan, katılımcılara dijital hayatta karşılaşılabilecek tehditleri somut örneklerle aktardı. Akdoğan, sahte bağlantılar, oltalama (phishing) yöntemleri, güvenilir olmayan sosyal medya içerikleri ve kişisel bilgilerin paylaşımında dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p>Dr. Akdoğan, özellikle ileri yaş bireylerin sıkça hedef alındığı dijital dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, “Her gelen mesajın, her tıklanan bağlantının güvenilir olmadığı unutulmamalı” mesajını verdi.</p>
<p><b>MERAK EDİLEN SORULAR YANIT BULDU</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği eğitimlerin interaktif bölümünde, emekli lokali sakinlerinin merak ettikleri sorular yanıtlandı. Katılımcılar, günlük hayatta karşılaştıkları dijital sorunları ve şüpheli durumları paylaşarak doğrudan uzman görüşü alma fırsatı buldu. Eğitimler, katılımcılar tarafından hem bilgilendirici hem de farkındalık artırıcı bulunarak ilgiyle takip edildi.</p>
<p><b>DOLANDIRICILIĞA KARŞI ÖNLEYİCİ EĞİTİM</b></p>
<p>Özellikle yaş almış yurttaşların dijital dolandırıcılığa karşı korunmasını hedefleyen bu eğitimler, Çankaya Belediyesi’nin dijital okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Emekli lokallerinde gerçekleştirilen farkındalık çalışmalarıyla, ileri yaş bireylerin dijital dünyada daha bilinçli, güvenli ve özgüvenli bir şekilde yer almaları amaçlanıyor.</p>
<p>Bu kapsamda Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen seminerlerin, dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığı güçlendirmeye yönelik önemli ve gerekli bir adım olduğu vurgulanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-yas-bireyler-icin-siber-guvenlik-seferberligi-611077">İleri Yaş Bireyler İçin Siber Güvenlik Seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ormanya Orman Kütüphanesi&#8217;nde &#8220;engelsiz iletişim&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ormanya-orman-kutuphanesinde-engelsiz-iletisim-610879</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 13:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[ormanya]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610879</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Ormanya Doğal Yaşam Parkı bünyesinde hizmet veren Orman Kütüphanesi, sosyal farkındalık odaklı özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ormanya-orman-kutuphanesinde-engelsiz-iletisim-610879">Ormanya Orman Kütüphanesi&#8217;nde &#8220;engelsiz iletişim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Ormanya Doğal Yaşam Parkı bünyesinde hizmet veren Orman Kütüphanesi, sosyal farkındalık odaklı özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 7-14 yaş arası görme engelli bireylere yönelik düzenlenen programda katılımcılar, uzman eğitmen eşliğinde masal dinletisine katıldı ve betimlemeli orman gezisiyle doğayı tüm duyularıyla keşfetme fırsatı buldu.</p>
<p><b> “HİKÂYELERLE GÖRME” ETKİNLİĞİ</b><br />Ormanya Orman Kütüphanesi’nde 7-14 yaş arasındaki görme engelli bireylere özel olarak düzenlenen “Hikâyelerle Görme” etkinliği, doğayla iç içe masal anlatımı ve betimlemeli gezi programıyla katılımcılara unutulmaz bir deneyim yaşattı. Program kapsamında gerçekleştirilen betimlemeli Ormanya gezisinde çocuklar, doğayı tüm yönleriyle keşfetme fırsatı buldu. Rehber eşliğinde yapılan detaylı anlatımlarla ağaçlar, hayvan yaşam alanları ve doğal dokular tanıtılırken, sesli betimlemeler sayesinde katılımcılar çevreyi zihinsel olarak canlandırdı. Etkinliğin devamında Ormanya Çocuk Hayvan Çiftliği’ni ziyaret eden çocuklar, koyun, keçi ve tavşanları besleyip onlara dokunarak doğayla birebir temas kurdu. Hem eğitici hem de farkındalık oluşturan etkinlik, çocuklara unutulmaz bir doğa deneyimi sundu.<br /><b>ETKİNLİKLER YIL BOYU SÜRECEK</b><br />Türkiye’nin ilk açık hava konseptli Orman Kütüphanesi yalnızca bir okuma alanı değil; aynı zamanda eğitim, doğa farkındalığı ve sosyal katılım merkezi olarak, yıl boyunca çocuklara ve ailelere yönelik etkinlikler yapmaya devam edecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ormanya-orman-kutuphanesinde-engelsiz-iletisim-610879">Ormanya Orman Kütüphanesi&#8217;nde &#8220;engelsiz iletişim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;den Rahim Ağzı Kanserine Karşı Farkındalık Etkinliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangaziden-rahim-agzi-kanserine-karsi-farkindalik-etkinligi-610534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağzı]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, düzenlediği ‘Sağlıklı Kadınlar Sağlıklı Toplum’ söyleşisi ile rahim ağzı kanserine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangaziden-rahim-agzi-kanserine-karsi-farkindalik-etkinligi-610534">Osmangazi&#8217;den Rahim Ağzı Kanserine Karşı Farkındalık Etkinliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, düzenlediği ‘Sağlıklı Kadınlar Sağlıklı Toplum’ söyleşisi ile rahim ağzı kanserine dikkat çekti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, kadın sağlığını önceleyen çalışmaları kapsamında Ördekli Kültür Merkezi’nde anlamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. ‘Sağlıklı Kadınlar, Sağlıklı Toplum’ başlıklı program kapsamında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sağer, rahim ağzı kanserine ilişkin bilgiler verdi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği farkındalık etkinliğinde Op. Dr. Sağer, sunumu eşliğinde rahim ağzı kanserinde erken teşhisin hayati önemi, düzenli taramaların gerekliliği, HPV aşısı ve koruyucu sağlık yöntemlerine ilişkin detaylara değindi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Rahim Ağzı Kanseri Aşılarını Yaptırmak Gerekiyor”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Rahim ağzı kanseri taramalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve toplum tabanlı taramalara farkındalık oluşturabilmek için bu önemli söyleşinin gerçekleştirildiğini aktaran Op. Dr. Sağer, rahim ağzı kanserinin hiç belirti vermediğinde dahi tarama testleriyle yakalanabileceğini vurguladı. Erken evrelerde ya da erken risk faktörlerinde yakalandığında rahim ağzı kanserinin önlenebileceğine işaret eden Op. Dr. Sağer, sözlerinde şu ifadelere yer verdi:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Maalesef belirti vermediği için bu kanser türleri ileri evrelerde yakalandığında, hastalarımızın çoğunluğunu kaybediyoruz. Bu yüzden tarama testlerinin önemini vurgulamak ve bunu önleyecek aşıların da üzerinde durmak bizim için ehemmiyetli. Rahim ağzı kanserinin sebebini çok iyi bilmek lazım. Araştırmalarda kanserin aslında yüzde 100 sebebi HPV virüsleri. HPV virüsleri çoğunlukla cinsel yolla bulaşan virüsler. Bu yüzden tabii ki birçok risk faktörü var.</span></span> <span><span>Sigara kullanımı ve bazı yaşam tarzı faktörleri rahim ağzı kanseri riskini artırabilmektedir. Bu nedenle korunmada sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesi, bilinçli davranılması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Sigaradan uzak durulması da riskin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Avrupa’da birçok ülkede rahim ağzı kanseri aşıları, toplum taramaları bakanlık tarafından karşılanarak yapılmakta. Önemli yaş aralığı ise 9-16 yaş. Bu yaş aralığında aşıları yapmış olduğumuz zaman gelecekteki kanser riskini yüzde 90-95 oranında önlemiş oluyoruz.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Söyleşinin ardından Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Cemile Yılgör tarafından Op. Dr. Sağer’e teşekkür plaketi takdim edildi. Op. Dr. Sağer, kanser tarama programlarının halka ulaştırılmasındaki etkin çalışmaları ve verdikleri destek nedeniyle Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangaziden-rahim-agzi-kanserine-karsi-farkindalik-etkinligi-610534">Osmangazi&#8217;den Rahim Ağzı Kanserine Karşı Farkındalık Etkinliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanseri yendi, ikinci baharı İleri Yaş Merkezi&#8217;nde yaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanseri-yendi-ikinci-bahari-ileri-yas-merkezinde-yasiyor-610528</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 07:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baharı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[örgü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yendi]]></category>
		<category><![CDATA[zekiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde hayata bağlanan 75 yaşındaki Zekiye Köse, kanser hastalığını yendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanseri-yendi-ikinci-bahari-ileri-yas-merkezinde-yasiyor-610528">Kanseri yendi, ikinci baharı İleri Yaş Merkezi&#8217;nde yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde hayata bağlanan 75 yaşındaki Zekiye Köse, kanser hastalığını yendi. Köse, “Burada ikinci hayatımı yaşıyorum. Bu zamana kadar hiç yaşamamışım ben, hep robot gibi çalışmışım. Burada sosyalleştim, hayatımı yaşıyorum, gezilere katılıyorum, insanlarla kaynaştım. Enerjim açıldı, iştahım açıldı, hastalığı da yendim” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin ikinci baharını yaşayan 60 yaş üzeri Konaklılara ücretsiz hizmet veren Ziya-Zişan-Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, bir mucizeye tanıklık etti. Altı yıldır merkezde açılan kurslara katılan 75 yaşındaki Zekiye Köse, amansız hastalığını merkezde kendisine sağlanan sosyal imkanlar sayesinde yendi. Pankreas kanseri teşhisi konduktan sonra gördüğü tedavi sırasında hayata küsen, depresyona giren Köse’nin hayatı, İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin kapısından girdikten sonra tamamen değişti. Bir ay ömür biçilen Köse, altı yıldır üyesi olduğu merkezde, örgü başta olmak üzere çeşitli kurslara katılarak hayata tutundu, yeni arkadaşlar edinerek sosyalleşti; bulduğu moral ve motivasyonla hastalığının da üstesinden geldi.</p>
<p><b>Yaşama tekrar bağlandı</b></p>
<p>Halil Rıfat Paşa Caddesi’ndeki evinde bir kedi ve bir köpeğiyle birlikte yaşayan Köse, 32 yaşındayken eşinin vefat etmesi üzerine üç çocuğuyla birlikte yoğun bir hayat mücadelesi verdi. İki işte birden çalışarak çocuklarını büyüten Köse’ye bundan yaklaşık yedi yıl önce kanser teşhisi kondu. Ameliyat ve kemoterapilerin ardından saçları döküldü, bir daha insan içine çıkmak istemedi. Kızının onu yönlendirmesiyle, Ziya-Zişan-Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’yle tanışan Köse’nin hayatı ve sağlığı günden güne daha iyiye gitti ve altı yıl içinde hem yaşama tekrar bağlandı hem de hastalığını geride bıraktı.</p>
<p><b>“Kanserim diye kendimi her şeyden soyutlamıştım”</b></p>
<p>Örgü ve yoga sınıfının en aktif katılımcılarından olan Köse, İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’ne nasıl başladığını ve hayatının nasıl yön değiştirdiğini şu sözlerle aktardı: “Kızım bir gün geldi, ‘Bizim evin arkasında Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi var, gel seni götüreyim’ dedi. Ben önce istemedim, ‘Zaten evde örgü örüyorum’ dedim. Kanserim diye kendimi her şeyden soyutlamıştım. Kimsenin yanına gitmek istemiyordum. Saçlarım döküldü diye sıkıntı yaşıyordum, depresyondaydım. Ama Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde beni çok güler yüzle karşıladılar, hiç yabancılık çektirmediler. O binayı yaptıranlardan, çalışanlardan, Nilüfer Hanım’dan Allah razı olsun.”</p>
<p><b>“Burada ikinci hayatımı yaşıyorum”</b></p>
<p>Önce örgü, sonra da yoga kursuna katılan Zekiye Köse’nin altı yıldır ürettiği el emeği örgü işleri, uzak köylerdeki çocuklara gönderildi ve çocukların kış aylarını sıcacık geçirmesini sağladı. 75 yaşında tanıştığı yoga ise hayatında köklü bir değişiklik yaparak nefes almaktan yürüyüşüne, hayatının her alanında iyileşme sağladı. Sağladığı imkan ve destekten ötürü Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkürlerini iletti. Zekiye Köse, zorluklar içinde geçen hayatının en güzel dönemini Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde yaşadığını dile getirerek, “32 yaşında dul kaldım, beyimi kanserden kaybettim. Üç çocuğumla birlikte hayat mücadelesi verdim. İki işe birden gittim; hem huzurevinde çalıştım hem büro temizliği yaptım. Ayıp diye bir şey yok. Çalışıp mücadele edeceksin. Burada ikinci hayatımı yaşıyorum; sosyalleştim, gezilere katılıyorum, insanlarla kaynaştım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Burada kendisini hayata bağladı”</b></p>
<p>Zekiye Köse’nin kızı Zeynep Köse de annesinin sağlık durumunun da yaşam standardının da her gün daha iyiye gittiğini görmekten çok mutlu olduğunu dile getirdi ve “Annem kanser hastasıydı, içine çok kapanmıştı. Onu İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’ne yazdırdım. Burada çok mutlu oldu, kendisini hayata bağladı, burada hayat buldu. Ben de çok mutluyum” dedi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanseri-yendi-ikinci-bahari-ileri-yas-merkezinde-yasiyor-610528">Kanseri yendi, ikinci baharı İleri Yaş Merkezi&#8217;nde yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrencilerin Yarıyıl Tatilindeki Tercihi Yine Uzay Kampı Türkiye Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogrencilerin-yariyil-tatilindeki-tercihi-yine-uzay-kampi-turkiye-oldu-610489</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 07:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[kampı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerin]]></category>
		<category><![CDATA[tatilindeki]]></category>
		<category><![CDATA[tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[yarıyıl]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610489</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de, Ege Serbest Bölgesi’nde yer alan ve dünyadaki iki uzay kampından biri olan tesis, sömestir tatiline özel olarak hazırladığı programlarla genç uzay kaşiflerine unutulmaz bir uzay deneyimi sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilerin-yariyil-tatilindeki-tercihi-yine-uzay-kampi-turkiye-oldu-610489">Öğrencilerin Yarıyıl Tatilindeki Tercihi Yine Uzay Kampı Türkiye Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de, Ege Serbest Bölgesi’nde yer alan ve dünyadaki iki uzay kampından biri olan tesis, sömestir tatiline özel olarak hazırladığı programlarla genç uzay kaşiflerine unutulmaz bir uzay deneyimi sundu. Yarıyıl tatilinde çocukların en çok tercih ettiği adreslerden biri yine Uzay Kampı Türkiye oldu. <br />Sömestir tatili boyunca düzenlenen konaklamalı programlar ve günlük turlara farklı yaş gruplarından yaklaşık 400 “uzay meraklısı” katıldı. Türkiye’nin farklı illerinden ve farklı yaş gruplarından gelen öğrenciler, Aurora Uzay Aracı ile Ay’a sanal uçuş heyecanını yaşarken; astronot simülatörlerinde görev aldı, VR destekli sistemlerle Ay yüzeyinde sanal yürüyüş yaptı, roket biliminin temel prensiplerini uygulamalı olarak öğrendi. “Uzay Yolcuları” ve “Robot Aktiviteli Uzay Yolcuları” programlarında yer alan katılımcılar, takım çalışmasına dayalı görevlerle uzayda yaşam ve çalışma deneyimini birebir yaşadı.<br />Bilimi, takım çalışmasını ve keşif duygusunu bir araya getiren Uzay Kampı Türkiye, 2026 yarıyıl tatilinde de çocuklara yalnızca uzayı değil, kendi potansiyellerini keşfetme fırsatı sundu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilerin-yariyil-tatilindeki-tercihi-yine-uzay-kampi-turkiye-oldu-610489">Öğrencilerin Yarıyıl Tatilindeki Tercihi Yine Uzay Kampı Türkiye Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Ovalıoğlu&#8217;ndan Emeklilere Müjde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ovalioglundan-emeklilere-mujde-610411</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 12:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilere]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[ovalıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun başkanlığında Belediye Meclis Salonu’nda yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ovalioglundan-emeklilere-mujde-610411">Başkan Ovalıoğlu&#8217;ndan Emeklilere Müjde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun başkanlığında Belediye Meclis Salonu’nda yapıldı. Konuşmasına emeklilerin yaşadığı zorluklara değinerek başlayan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Türkiye’de ortalama emekli aylığı 2003’te asgari ücretin %36 üzerindeyken, günümüzde asgari ücretin %22 altına geriledi” dedi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla emekliler için önemli hizmetlere imza attıklarını belirten Ovalıoğlu, Gündüz Yaşlı Bakımevi’nin temelini atacaklarının müjdesini verdi.</p>
<p><b> “Sosyal devleti her alanda görmeliyiz”</b></p>
<p>Konuşmasına emeklilerin yaşadığı zorluklara değinerek başlayan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Türkiye’de ortalama emekli aylığı 2003’te asgari ücretin %36 üzerindeyken, günümüzde asgari ücretin %22 altına geriledi. 16 milyona yakın emekli ve hak sahibi sayısı ile Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde emekli ve hak sahibi sayısının en fazla olduğu üçüncü ülkedir. Bugün emeklilerin %65’i ya yeniden çalışıyor ya da iş arıyor. Sosyal devlet anlayışının her alanda uygulanması büyük önem taşıyor. Bugün içinde bulunduğumuz bu sıkıntılardan ancak sosyal devlet anlayışı ile kurtulabiliriz. Bizler bunu Bakırköy Belediyesi olarak yerelde uyguluyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımız ile hem emeklilerimizin huzur ve refahı için hizmet üretiyor hem de kent yoksulluğu ile mücadele ediyoruz” dedi.</p>
<p><b>Yaşlı Bakımevi müjdesi!</b></p>
<p>Kısa süre içerisinde hayata geçirilecek Yaşlı Gündüz Bakımevinin de müjdesini veren Başkan Ovalıoğlu, emeklilere ve yaş alan vatandaşlara verdikleri destekler hakkında şunları söyledi: “2025 yılında bizden en çok talep edilen ve İBB Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu vizyonuyla ilçede Kent Lokantasını hayata geçirdik. Nasıl karşılık bulduğunu da hep beraber görüyoruz. Emekliler Evimizi açtık, komşularımıza burada gönüllerince vakit geçirebildikleri sosyal yaşam alanı imkanı sağladık. 65 yaş üstü komşularımıza ve emeklilerimize evde sağlık ve evde kuaförlük hizmeti veriyoruz. Buradan bir müjdeyi de paylaşmak istiyorum; Kartaltepe’de Yaşlı Bakımevimizin temelini en kısa süre içerisinde açacağız. 3700 metrekare bir inşaat alanında Yaşlı Gündüz Bakımevinde; sinema ve konferans salonu, etkinlik atölyeleri, fizik tedavi odaları, özel bakım odaları, berber ve kuaför ile yaş alan komşularımıza hizmet vermeye devam edeceğiz.”</p>
<p><b>3 milyon 233 bin 600 TL eğitim desteği</b></p>
<p>Eğitim alanında gerçekleştirdikleri hizmetlerden bahseden Başkan Ovalıoğlu, “Yarıyıl tatili bitti, bugün ikinci dönemin ilk ders zili çaldı. Ancak ailelerin eğitim masrafları başta olmak üzere öğrencilerin beslenme çantalarına kadar ekonominin ağır yükü burada da karşımıza çıkıyor. Bakırköy Belediyesi olarak 2025 yılında 400’e yakın öğrencimize toplam 3 milyon 233 bin 600 TL eğitim desteği sağladık. Yeni yılda aylık desteğimizi ilkokul ve ortaokul öğrencilerimiz için 1500 TL’ye, lise öğrencilerimiz için ise 2000 TL’ye çıkardık ve bu desteği eğitim öğretim dönemi boyunca vermeye devam ediyoruz. Okullarımıza su arıtma sebilleri koyduk. 12 okulda bakım, onarım ve yenileme çalışması yaptık” diye konuştu.</p>
<p><b>“Ekonomik anlamda ailelerimize destek veriyoruz”</b></p>
<p>“Biz bunları, ekonomik anlamda ailelerimize destek vermek için yapıyoruz” diyen Başkan Ovalıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Öğrenciler sömestirde etkinlik dolu bir tatil geçirdi. Yarıyıl tatili etkinliklerimiz kapsamında Bakırköy Belediye Tiyatrolarımız iki yeni çocuk oyunu sahneledi. Yeşilköy’de çok uzun zamandır Bakırköy’de olmayan bir buz pisti açtık. Çocukları, anneleri ve büyükanneleri Ataköy Emekliler Evi’nde düzenlediğimiz 3 Kuşak Kurabiye Atölyesi’nde bir araya getirdik. Müzeleri Geziyorum etkinliği ile gençlerimize hem Bakırköy’deki hem İstanbul’daki tarihi yerleri ve müzeleri gezdirdik. Yeşilköy Kent Müzesi her gün ücretsiz olarak gençlerimizin ziyaretine açık.”</p>
<p><b>Kentsel dönüşümde 25 yıllık hasret sona erdi</b></p>
<p>Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü çalışmaları kapsamında 25 yıllık imar planı hasretinin sona erdiğini belirten Ovalıoğlu, imar planlarının onaylandığını ve kentsel dönüşümün önündeki engellerin kaldırıldığını ifade etti.</p>
<p>Bu süreçte 700’ün üzerinde imar durum belgesi düzenlendiğini söyleyen Başkan Ovalıoğlu, son bir yıl içinde 225 binada riskli yapı tespiti yapıldığını, 122 binanın yıkımının gerçekleştirildiğini açıkladı. Toplamda 5 milyon 597 bin 253 TL kira desteği sağlandığını ve Kentsel Dönüşüm Mobil Bilgilendirme Aracı ile mahalle mahalle gezilerek vatandaşların bilgilendirildiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ovalioglundan-emeklilere-mujde-610411">Başkan Ovalıoğlu&#8217;ndan Emeklilere Müjde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den gebelikten 3 yaşına kadar ücretsiz sağlık ve eğitim desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-gebelikten-3-yasina-kadar-ucretsiz-saglik-ve-egitim-destegi-610209</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikten]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610209</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı ile anne adayları ve 0-3 yaş arası çocuklar ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar ücretsiz destek alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-gebelikten-3-yasina-kadar-ucretsiz-saglik-ve-egitim-destegi-610209">Büyükşehir&#8217;den gebelikten 3 yaşına kadar ücretsiz sağlık ve eğitim desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı ile anne adayları ve 0-3 yaş arası çocuklar ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar ücretsiz destek alıyor. Program, dezavantajlı bölgelerden başlayarak tüm İzmir’e yayılıyor.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi Programı kapsamında gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar ev ziyaretleri yapılıyor, 13-36 ay döneminde de oyun grupları düzenleniyor. Ayrıca eğitim seminerleri ve temel mesajlar atölyeleri gerçekleştiriliyor. İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamındaki hizmetlere emzirme danışmanlığı, ilk yardım ve ağız-diş sağlığı eğitimleri de eklendi. Çocuğun gelişiminin en hızlı olduğu bu kritik dönemde ailelerin yanında yer almayı amaçlayan programa başvuru için 153 Hemşehri İletişim Hattı aranabiliyor. </p>
<p><strong>Hizmet ağı genişleyecek</strong></p>
<p>Program hakkında bilgi veren Sağlık Eğitimleri Şube Müdürü Banu Erdal, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla sağlık alanında daha fazla hizmet sağlanması amacıyla İzmir 95 Programı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na devredildi. Gebeliğin 7. ayından itibaren başlayan ve 0-12 aya kadar ayda iki kez ev ziyaretiyle devam eden, 13-36 ay döneminde oyun gruplarının yapıldığı, seminerler ve temel mesajlar atölyeleri gibi desteklerle beslenen projenin sağlık ayağını güçlendirdik. Programa ilk yardım, ağız diş sağlığı gibi eğitimler ekleniyor. Emzirme danışmanlığı hizmetimizde de hemşire sayısını birden beşe yükseltmeyi hedefliyoruz. 0-12 ay ev ziyaretlerini öncelikli olarak dezavantajlı altı bölgede gerçekleştiriyoruz ancak süreç içinde tüm İzmir’de hizmet vereceğiz. 13-36 ay oyun grupları, emzirme danışmanlığı, seminerler ve temel mesajlar atölyelerini ise 30 ilçemizde gerçekleştiriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı olarak İzmir 95 Programı’nı daha kapsamlı faaliyetlerle devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi. </p>
<p><strong>İlk mezuniyet belgeleri Büyükşehir’den</strong></p>
<p>Programın ekibinde yer alan klinik psikolog Berke Özkanoğlu ise “İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı düşüncesinden yola çıkarak hem 0-3 yaş arası çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek hem de gebelikten başlayarak annelerin ve genel anlamda ebeveynlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kentin farklı bölgelerinde hizmetlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. Doğum öncesi 7, 8 ve 9. aylarda üç defa ve doğumdan sonra iki haftada bir olmak üzere bebek bir yaşına gelene kadar toplamda 27 defa aile ile görüşüldüğünü kaydeden Özkanoğlu, program kapsamında anne ve bebek ilişkisini destekleyici çalışmalar yaptıklarını, kitap ve oyunlarla eğitimler verildiğini, emzirme danışmanlığı ile de ev ziyareti hizmetini desteklediklerini söyledi. Ev ziyaretlerinin Konak, Karabağlar, Buca, Bayraklı, Bornova ve Çiğli olmak üzere altı pilot bölgede aktif olarak sürdüğünü ifade eden Özkanoğlu, “0-12 ay ev ziyareti temelli ebeveyn rehberliği programı bitiminde katılım sertifikaları veriyoruz. Bebeklerin ilk mezuniyet belgeleri, bir yaşına geldiklerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden verilmiş oluyor” dedi.</p>
<p><strong>“Her zaman yanlarındayız”</strong></p>
<p>13-36 ay merkez temelli ebeveyn rehberliği programını da ayda bir kez tüm ilçelerde bakım verenler ve çocukları davet ederek gerçekleştirdiklerini dile getiren Özkanoğlu, şu bilgileri verdi: “Bu programda da annenin ve bakım verenlerinin sosyalleşmesi, bebeklerin akranlarıyla iletişimini desteklemeyi amaçlıyoruz. Ayrıca 0-3 yaş bakım verenlere tüm ilçelerde seminerler ve ‘Onunla Okuyun’, ‘Birlikte Oyun Oynayın’, “Onunla Konuşun”, ‘Kendinize İyi Bakın’, ‘Sayın, Eşleştirin, Sıralayın’, ‘Sevginizi Gösterin’ gibi temel mesajlar atölyeleri düzenliyoruz. İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi olarak hem annelerin hem bakım verenlerin hem de çocukların her zaman yanındayız.”</p>
<p><strong>“Bize aile oldular”</strong></p>
<p>Gebeliğinin 7. ayından bu yana ekiplerin ev ziyaretinde bulunduğu 7 aylık İsa Murat Korkunç’un annesi Meryem Korkunç, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ev ziyaretleri yapılıyor. Çok memnunum, bütün annelere tavsiye ederim. Bize bir aile oldular. Bilmediğim çok şey öğrendim. Bebeğin durumunu, gelişimini soruyorlar. Beni de soruyorlar, psikolojik olarak kendime geldim ve toparlandım. Çünkü anladım ki anne olarak kendimi de düşünmem lazımmış” sözlerine yer verdi. </p>
<p><strong>“Eğitimler bize de iyi geliyor”</strong></p>
<p>Temel mesaj atölyelerine katılan Şükran Dağ, “Eğitimler güzel geçiyor, güzel bilgiler öğreniyoruz. Çocuklarla ilgili neler yapmamız gerektiğini söylüyorlar, memnunuz. Eğitimler bize de iyi geliyor. İlk kez katıldım, bir daha gelmek isterim” derken, Narin Ülker de “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin etkinliklerinden çok memnunum. Teşekkür ediyoruz. Burada çocuklarla oyun oynama, çocuk eğitimi, anne sağlığı gibi konularda çok şey öğrendim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun ortalama boyu kabul edilen 95 santimetreden dolayı adı İzmir 95 olan program, hem çocukların hem de ebeveynler ile diğer bakım verenlerin iyi olma halini çok yönlü olarak destekliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-gebelikten-3-yasina-kadar-ucretsiz-saglik-ve-egitim-destegi-610209">Büyükşehir&#8217;den gebelikten 3 yaşına kadar ücretsiz sağlık ve eğitim desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kandil simitleri &#8216;Saygınlar&#8217;dan</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kandil-simitleri-sayginlardan-610188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 20:02:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[kandil]]></category>
		<category><![CDATA[limonata]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[simitleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş üzeri vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılımını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, “İyilik Kılavuzu Projesi” kapsamında bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandil-simitleri-sayginlardan-610188">Kandil simitleri &#8216;Saygınlar&#8217;dan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş üzeri vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılımını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, “İyilik Kılavuzu Projesi” kapsamında bir araya geldi. KO-MEK Yahya Kaptan Kurs Merkezi’nde kandil simidi ve limonata yapan Kocaeli’nin büyükleri, geçmişten günümüze uzanan kandil geleneğini yaşatarak sosyal dayanışmanın güzel bir örneğini sergiledi.</p>
<p><b>KO-MEK’TE KANDİL SİMİDİ VE LİMONATA YAPTILAR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “İyilik Kılavuzu Projesi” kapsamında Saygınlar Kulübü üyelerini KO-MEK Yahya Kaptan Kurs Merkezi’nde bir araya getirdi. Oldukça neşeli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte katılımcılar, kandil simidi ve limonata yaparak, Berat Kandili’ne erişmenin manevi hazzını ve mutluluğunu hep birlikte yaşadı. Türk Mutfağı Eğitmeni eşliğinde kandil simidi ve limonata yapan katılımcılar, geleneksel lezzetlerin tüm aşamalarını en ince ayrıntısına kadar öğrenerek uyguladı.</p>
<p><b>HAMURU KENDİ ELLERİYLE YOĞURDULAR</b></p>
<p>Etkinliğe katılan Saygınlar Kulübü üyeleri, tarifleri dikkatle dinleyerek hamuru kendi elleriyle yoğurdu, şekillendirdi ve simitleri büyük bir özenle susamladı. Keyifli anların yaşandığı atölyede hem öğrenme hem de birlikte üretmenin mutluluğu bir arada yaşandı. Katılımcılar, geçmişten günümüze uzanan kandil geleneğini yaşatarak sosyal dayanışmanın güzel bir örneğini sergiledi.</p>
<p><b>BERAT KANDİLİ&#8217;NDE PAYLAŞMANIN TADI ÖNE ÇIKTI</b></p>
<p>Hazırlanan kandil simitleri, Berat Kandili gecesi öncesinde hep birlikte doyasıya yenildi. Limonata ikramıyla tamamlanan etkinlikte katılımcılar, hem keyifli vakit geçirdi hem de kandilin manevi iklimini birlikte yaşadı.</p>
<p><b>HAYATIN HER ALANINDA VARLAR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği bu tür etkinlikler, ileri yaştaki bireylerin sosyal hayattan kopmadan üretmeye, paylaşmaya ve öğrenmeye devam etmelerine katkı sağlıyor. Programa katılan vatandaşlar, kendilerine sunulan bu anlamlı organizasyon için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandil-simitleri-sayginlardan-610188">Kandil simitleri &#8216;Saygınlar&#8217;dan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayat kurtarabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bugun-yapilacak-bir-tarama-yarin-bir-hayat-kurtarabilir-610107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 11:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[yarın]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve erken tanı olduğunu söyleyen İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının etkili olduğu başlıca kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olarak sıralandığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugun-yapilacak-bir-tarama-yarin-bir-hayat-kurtarabilir-610107">Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayat kurtarabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanserle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve erken tanı olduğunu söyleyen </span></span></span></b><b><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının etkili olduğu başlıca kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olarak sıralandığını söyledi. </span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Bu kanser türlerinde düzenli taramanın, hastalığın erken evrede saptanmasını sağlayarak tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Emine Yıldırım, “K</span></span></span></span></b><b><span><span><span><span>anserden korkmak yerine, geç kalmaktan korkmalıyız. Düzenli taramalar, bilinçli bireyler ve güçlü bir sağlık sistemi ile kanserle mücadelede çok daha yol alabiliriz. Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayatı kurtarabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekti.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Her bireyin kanser yolculuğu kendine özgüdür</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Her yıl 4 Şubat’ta kutlanan Dünya Kanser Günü’nün, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği öncülüğünde yürütülen küresel bir farkındalık hareketi olduğunu söyleyen </span></span></span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım, “</span></span></span></span><span><span><span>2026 yılında ‘Eşsiz Olanla Birleşmiş’ temasıyla 26. kez düzenlenecek olan bugün bize önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır: Her bireyin kanser yolculuğu kendine özgüdür fakat çözüm ancak toplum olarak birlikte hareket edilirse mümkündür” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanı büyük öneme sahip</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Kanserde erken tanının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Emine Yıldırım, “</span></span></span></span><span><span><span>Kanser günümüzde dünya genelinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biridir. Ancak çoğu zaman gözden kaçan çok önemli bir gerçek vardır: Kanserlerin önemli bir bölümü önlenebilir ya da erken tanı ile başarılı şekilde tedavi edilebilir hastalıklardır<b>.</b> Bu nedenle kanserle mücadelede en güçlü silahımız, farkındalık ve erken tanıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her 8 kadından biri meme kanseriyle yüzleşiyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadın sağlığı açısından bakıldığında meme kanserinin hem görülme sıklığı hem de erken tanı ile yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilmesi nedeniyle ayrı bir yerde durduğunu kaydeden </span></span></span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım</span></span></span></span><span><span><span>, “Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve her 8 kadından biri yaşamının bir döneminde bu hastalıkla yüzleşmektedir. Bu rakam ürkütücü gibi görünse de erken tanı sayesinde bugün meme kanseri artık büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Asıl hedef, hastalığı ileri evrede tedavi etmek değil; erken evrede yakalayarak kadının yaşam süresini, beden bütünlüğünü ve yaşam kalitesini korumaktır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanser taramalarının önemi çok büyük</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Henüz herhangi bir şikâyet ortaya çıkmadan hastalığın erken evrede saptanmasını amaçlayan testler olan kanser taramalarının önemini vurgulayan </span></span></span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım, “</span></span></span></span><span><span><span>Erken evrede yakalanan kanserlerin tedavisi daha başarılı, daha az yıpratıcı ve hastalar açısından çok daha umut vericidir. Bazı kanser türlerinde tarama sayesinde yalnızca erken tanı sağlanmaz, aynı zamanda kanser gelişimi tamamen önlenebilir. Özellikle meme kanseri ve kolorektal (kalın bağırsak) kanseri gibi hastalıklarda tarama programları, kanserle mücadelenin temel taşlarından biridir. Bu nedenle taramalar, bireysel bir tercih olmanın ötesinde, toplum sağlığını doğrudan etkileyen koruyucu sağlık hizmetleridir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Taramanın etkili olduğu bazı kanser türleri </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının etkili olduğu başlıca kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olduğunu belirterek<b> “</b>Bu kanser türlerinde düzenli tarama, hastalığın erken evrede saptanmasını sağlayarak tedavi başarısını belirgin şekilde artırmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Meme kanserinde düzenli ve yıllık takip hayat kurtarır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınların 40 yaşından itibaren düzenli olarak meme kanseri taraması yaptırması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Meme kanseri taramasında en önemli mesaj şudur: Düzenli ve yıllık takip hayat kurtarır. Radyoloji derneklerinin ve uluslararası bilimsel kılavuzların önerileri doğrultusunda 40 yaşından itibaren tüm kadınlarda yıllık mamografi meme kanseri taramasının temelini oluşturur. Yoğun meme dokusu bulunan veya ek risk faktörleri olan kadınlarda, mamografiye ek olarak ultrasonografi yapılması önerilir. Bu yaklaşım, meme kanserinin erken evrede yakalanmasını artırmakta ve kişiye özel bir tarama stratejisi geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Her kadının meme yapısı ve risk profili farklıdır; bu nedenle tarama da kişiye göre planlanmalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sağlık Bakanlığı Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini ve bu taramaların KETEM’lerde ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Emine Yıldırım, ancak klinik pratiğe yansıyan güncel bilimsel yaklaşımda, yıllık mamografi takibinin esas kabul edildiğini kaydetti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kolorektal kanser taraması 50 yaşından itibaren yapılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kolorektal kanserlerin çoğu zaman iyi huylu poliplerden geliştiğini ve bu sürecin yıllar aldığını ifade eden Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Bu nedenle tarama programları, bu kanser türünün önlenmesinde son derece etkilidir. Sağlık Bakanlığı önerileri doğrultusunda 50–70 yaş arası kadın ve erkeklerde, 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Bu sayede kanser oluşmadan önce poliplerin saptanması ve çıkarılması mümkün olmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanserden korunmada bireysel sorumluluklara dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kanserle mücadelenin yalnızca taramalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımından uzak durmak, güneşten korunmak ve düzenli hekim kontrolleri kanser riskini belirgin şekilde azaltır. Unutulmamalıdır ki kanserden korunma, büyük değişimlerden değil; günlük yaşamda sürdürülebilir sağlıklı alışkanlıklardan geçer” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ailesinde kanser öyküsü olanlar için öneriler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Ailede meme veya kolorektal kanser öyküsü bulunması, bireyin mutlaka kanser olacağı anlamına gelmez” diyen Doç. Dr. Emine Yıldırım, “Ancak bu kişiler için risk artmış olabilir. Bu nedenle ailesel öyküsü olan bireylerin tarama programlarına daha erken yaşta başlaması ve takiplerinin kişiselleştirilmesi büyük önem taşır. Gerekli durumlarda genetik danışmanlık da sürece dâhil edilmelidir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kanserden değil, geç kalmaktan korkulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kanserin tek bir bireyin değil, tüm toplumun ortak sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Emine Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya Kanser Günü’nün bu yılki teması olan ‘Eşsiz Olanla Birleşmiş’, bize her bireyin hikâyesinin farklı olduğunu; ancak çözümün ortak bilinçle mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. Bir genel cerrah olarak altını özellikle çizmek isterim ki; kanserden korkmak yerine, geç kalmaktan korkmalıyız. Düzenli taramalar, bilinçli bireyler ve güçlü bir sağlık sistemi ile kanserle mücadelede çok daha yol alabiliriz. Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayatı kurtarabilir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugun-yapilacak-bir-tarama-yarin-bir-hayat-kurtarabilir-610107">Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayat kurtarabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Mutlu&#8217;dan spor okullarına sürpriz ziyaret</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-mutludan-spor-okullarina-surpriz-ziyaret-609713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 11:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaşlarım]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[okullarına]]></category>
		<category><![CDATA[seviyor]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[sürpriz]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[voleybol]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin Gültepe Atatürk Spor Tesisi’ni ziyaret eden Başkan Mutlu, spor okullarındaki çocukların sevgi seliyle karşılaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-mutludan-spor-okullarina-surpriz-ziyaret-609713">Başkan Mutlu&#8217;dan spor okullarına sürpriz ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin Gültepe Atatürk Spor Tesisi’ni ziyaret eden Başkan Mutlu, spor okullarındaki çocukların sevgi seliyle karşılaştı. Sporcu miniklerin antrenmanını izleyen ve onlarla sohbet eden Başkan Mutlu, “Sizleri seviyor ve spor yaparak büyümeniz için destekliyoruz. Çoğunuz sporla burada tanıştınız. Belki aranızdan geleceğin başarılı sporcuları çıkacak. Sizler için yapabileceğimiz ne varsa yapmaya hazırız” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Gültepe Atatürk Spor Tesisi’ni ziyaret ederek spor okullarındaki çocuklarla buluştu. Antrenman yaptıkları sırada Başkan Mutlu’yu birden karşılarında gören çocuklar ona doğru koşarak heyecanla sarıldılar. Çocukların heyecanını paylaşan Başkan Mutlu, “Sizleri seviyor ve spor yaparak büyümeniz için destekliyoruz. Çoğunuz sporla burada tanıştınız. Belki aranızdan geleceğin başarılı sporcuları çıkacak ama her şartta hiçbiriniz sporu tüm yaşamınız boyunca bırakmayacaksınız. Sizler için yapabileceğimiz ne varsa yapmaya hazırız. Yeter ki bizden isteyin. Sizleri çok seviyorum, hepinizle ayrı ayrı gurur duyuyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>Spor okullarını futbol aşkı sardı</b></p>
<p>Konak Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Gültepe Atatürk Spor Tesisi’nde futbol kursuna katılan 11 yaşındaki Ayaz Sezer Satılmış, spor okullarında gördüğü desteği dile getirerek, “Dört yıldır futbol oynuyorum. Hocalarımız bizi çok destekliyor. Arkadaşlarımızı seviyorum. Daha çok ilerlemeyi düşünüyorum” diye konuştu. Ayaz’ın takım arkadaşlarından Efe Korkmaz da, “Bir buçuk senedir buraya geliyorum. Burada arkadaşlarımızla beraber çok güzel vakit geçiriyoruz. Futbol tekniklerini öğreniyoruz. Güzel anılar biriktiriyoruz” dedi. Futbol sevgisi isminden de anlaşılan Gökdeniz Karadeniz ise “Dört yıldır buraya geliyorum. Hocalarımdan çok memnunum. Başkanımıza çok teşekkür ederim” diyerek Başkan Mutlu’ya teşekkürlerini iletti.</p>
<p><b>Hem teknik gelişim hem sağlam arkadaşlıklar</b></p>
<p>Voleybol branşında kendisini geliştiren 13 yaşındaki İclal Ebrar Şanal, sporun yanı sıra sosyalliğe de vurgu yaparak, “Burası çok eğlenceli, çok güzel bir yer. Sosyal olmamızı sağlıyor. Arkadaşlarım var. Burada olmaktan çok mutluyum, çok güzel eğitim alıyoruz” ifadelerini kullandı. 12 yaşındaki Zeliha Çiçek, Başkan Mutlu’ya, çocuklara spor alanında sağladığı destekten ötürü teşekkür ederek, “Burada canım hiç sıkılmıyor, güzel bir yer. Öğretmenlerim ve arkadaşlarım çok iyi, hepsiyle çok iyi anlaşıyorum ve çok seviyorum. Nilüfer Başkanıma çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız” şeklinde konuştu. Üç buçuk yıldır voleybol kursunda katılan Gülay İliksiz de “Üç buçuk yıldır burada voleybol çalışıyorum. İlk başladığım zamanlarda voleybol becerim pek yoktu. Burada hocalarım sayesinde voleybola olan ilgim daha çok artı. Burası, arkadaşlarımla güzel vakit geçirmemi sağlıyor. Spor hayatıma da geliştiriyor. Nilüfer Başkana çok teşekkür ederim” sözleriyle Konak Belediyesi Spor Okulları’nın kendisinde yarattığı değişim ve gelişimi anlattı.</p>
<p><b>Velilerden teşekkür</b></p>
<p>Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkür eden öğrenci velisi Leyla Karadağ, “Çocuklarımıza çok faydası oldu. Burada çok mutlular. Yeni başlamamıza rağmen çok büyük gelişim oldu, özellikle disiplin ve sosyal anlamda” dedi. Yeğeni basketbol kursuna başlayan Arzu Altınbaş da çocukların vücut ve beyin gelişimlerinin yanı sıra aldıkları teknik eğitimin de çok yaralı olduğunun altını çizdi ve şunları söyledi: “Yeğenim basketbola ilk defa burada başladı. Hiçbir şey bilmemesine rağmen çok gelişti. Hocaları çok güzel ilgileniyor. Ben bugün seyrettim. Teknikleri çok güzel öğretiyorlar. Hocalarını çok seviyor. Burası özellikle çocuklar için çok etkili. Hem vücut hem beyin gelişimleri için çok önemli. Çocuğu her şeyini etkiliyor ve geliştiriyor.”</p>
<p><b>Başvurular devam ediyor</b></p>
<p>Kentin dört bir yanında, 4-14 yaş arası çocuklara hizmet veren Konak Belediyesi Spor Okulları’nda, futbol, voleybol, basketbol ve temel hareket eğitimi branşlarında, deneyimli antrenmanlar eşliğinde eğitimler gerçekleştiriliyor. 4-7 yaş grubu, temel hareket eğitimiyle sporla ilk kez tanışırken, 7-14 yaş grubu ise futbol, voleybol ve basketbol kurslarına katılıyor. Kurslar Gültepe Atatürk Spor Tesisi başta olmak üzere, Zafertepe Tarık Gencay Spor Tesisi, Beştepeler Sosyal Tesisleri ile Gültepe ve Zeytinlik Semt Merkezlerinde devam ediyor. Spor okullarına başvurular basvuru.konak.bel.tr/spor-okullari linki üzerinden yapılabiliyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-mutludan-spor-okullarina-surpriz-ziyaret-609713">Başkan Mutlu&#8217;dan spor okullarına sürpriz ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküdar Çocuk Köyü&#8217;nde &#8216;Minifest 3&#8217; etkinliği coşkuyla gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uskudar-cocuk-koyunde-minifest-3-etkinligi-coskuyla-gerceklesti-609677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 10:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[boyu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[coşkuyla]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[köyü]]></category>
		<category><![CDATA[metrekare]]></category>
		<category><![CDATA[minifest]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi tarafından çocuklar ve gençlerin günlük yaşamlarına neşe katmak amacıyla düzenlenen MiniFest’in üçüncüsü, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla Üsküdar Çocuk Köyü’nde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudar-cocuk-koyunde-minifest-3-etkinligi-coskuyla-gerceklesti-609677">Üsküdar Çocuk Köyü&#8217;nde &#8216;Minifest 3&#8217; etkinliği coşkuyla gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dedetaş:</strong></p>
<p><strong>“Çocuk Köyü’ndeki, 1200 metrekare büyüklüğünde çocuk oyun alanları ve yaklaşık 11 bin metrekarelik yeşil alanda iyileştirmeler yaptık. Toplamda 30 bin metrekarelik açık alanda; doğru yöntemler ve ürünler kullanılarak yapılmayan altyapı imalatlarının büyük bir bölümü değiştirdik. Gerekli görülen yerlerde yeni altyapı çalışmaları yaptık. Engelli ve pusetli erişimine uygun hale getirdiğimiz, anne bebek bakım odası eklediğimiz, otopark kapasitesini artırdığımız Üsküdar Çocuk Köyü’nde çocuklarımız, oyunların yanı sıra yepyeni deneyimler yaşayabilecek. Atölyeler ve özel etkinliklerle yıl boyu yaşayan bir alan tasarladık”</strong></p>
<p>Üsküdar Belediyesi tarafından çocuklar ve gençlerin günlük yaşamlarına neşe katmak amacıyla düzenlenen MiniFest’in üçüncüsü, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla Üsküdar Çocuk Köyü’nde gerçekleşti.</p>
<p>Çocuklara özel hazırlanan MiniFest 3; sanat atölyelerinden sahne gösterilerine, geleneksel oyunlardan konserlere uzanan zengin içeriğiyle minik ziyaretçilere unutulmaz bir gün yaşattı.</p>
<p>Etkinliğe katılan çocuklar hem eğlendi hem de yeni beceriler keşfetti. Festival boyunca Üsküdar Çocuk Köyü, neşe dolu görüntülere sahne oldu.</p>
<p>Açılış konuşmasını yapan Başkan Sinem Dedetaş, MiniFest’e gösterilen yoğun ilgiden ve Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarından söz etti.</p>
<p>Dedetaş Minifest etkinliklerinin gördüğü yoğun ilgi ve Çocuk Köyü’nde yapılan yenileme çalışmaları hakkında bilgi vererek, “Daha önce iki kez gerçekleştirdiğimiz ve toplamda 20 bin Üsküdarlıyı ağırladığımız Minifest etkinlikleri çocuklarımızın ve ailelerinin beğenisini kazandı. Aynı coşku ve neşeyle, çocuk festivali Minifest 3’te bir aradayız. Göreve geldiğimizde ciddi güvenlik ve altyapı eksiklikleri olduğunuzu tespit ettiğimiz Çocuk Köyü’nü kapsamlı bir tadilata almıştık. Minifest 3’le birlikte Çocuk Köyümüzü çok daha güvenli ve işlevsel yeni haliyle Üsküdarlı çocukların ve ailelerinin hizmetine sunuyoruz.” dedi. </p>
<p>Çocuk Köyü’nde yapılan altyapı, yeşil alan ve erişilebilirlik düzenlemelerine dikkati çeken Dedetaş, “Çocuk Köyü’ndeki, 1200 metrekare büyüklüğünde çocuk oyun alanları ve yaklaşık 11 bin metrekarelik yeşil alanda iyileştirmeler yaptık. Toplamda 30 bin metrekarelik açık alanda; doğru yöntemler ve ürünler kullanılarak yapılmayan altyapı imalatlarının büyük bir bölümü değiştirdik. Gerekli görülen yerlerde yeni altyapı çalışmaları yaptık. Engelli ve pusetli erişimine uygun hale getirdiğimiz, anne bebek bakım odası eklediğimiz, otopark kapasitesini artırdığımız Üsküdar Çocuk Köyü’nde çocuklarımız, oyunların yanı sıra yepyeni deneyimler yaşayabilecek. Atölyeler ve özel etkinliklerle yıl boyu yaşayan bir alan tasarladık.” diye konuştu.</p>
<p>Alanın daha güvenli hale getirildiğini vurgulayan Sinem Dedetaş,” Çocuk Köyü bizden önceki dönemde gerçekleştirilen bir projeydi. Bu projede emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz bu projeyi çok daha güvenli ve nitelikli bir hale getirerek yeniden Üsküdarlıların hizmetine sunmuş olduk. Üsküdar Çocuk Köyü’nü; çocukların oyun oynayabildiği, aileleriyle birlikte nitelikli zaman geçirebildiği, yeni keşifler ve üretimler yapabildiği çok yönlü bir deneyim alanı olarak yeniden işlevlendirdik. Gün boyu aktif olan oyun sahaları, yaş gruplarına özel tematik atölyeler ve özel etkinlik noktaları ile yıl boyunca yaşayan bir çocuk etkinlik alanımız var. Tüm Üsküdarlılara bir kez daha hayırlı ve uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Üsküdar Belediyesi olarak çocuklarımızın eğlenmesi kadar gelişimlerini desteklemeyi de önemsiyoruz”</strong></p>
<p>Yarı yıl tatiline özel düzenlenen ücretsiz etkinliklerin kapsamını paylaşan Başkan Dedetaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Üsküdar Belediyesi olarak çocuklarımızın eğlenmesi kadar gelişimlerini desteklemeyi de önemsiyoruz. Yarıyıl tatili boyunca çocuklar için pek çok özel etkinliği ‘Yarıyıl Şenliği’ başlığı altında ücretsiz olarak düzenledik. 11 farklı merkezimizdeki 60’tan fazla etkinliği kapsayan Yarıyıl Şenliğimizde çocuk tiyatroları, film gösterimleri, konserler ve tematik atölyelerle 6 binden fazla çocuğumuzla buluştuk. Üsküdar Bilim Merkezi’nde ise NASA ve TÜBİTAK işbirliği ile düzenlenen eğitim programları, Proje Şenliği ve çocuk tiyatrosu gibi etkinliklerde yaklaşık 14 bin Üsküdarlıyı ağırladık. Tüm bunların yanı sıra çocuklarımızın eğitimini desteklemek adına pek çok çalışma gerçekleştiriyoruz. İki tane Yuvamız Üsküdar Çocuk etkinlik merkezimizden güncel olarak 138 çocuğumuz faydalanıyor. 2025 yılında başlattığımız ve 5 mahallemizdeki 10 okulumuzda dağıtım gerçekleştirdiğimiz Okul Beslenme Desteği Projemizle bugüne kadar 4 1 bin 230 çocuğumuza sağlıklı öğünler sunduk. 2024 ve 2025 Eğitim-Öğretim Dönemlerinde gerçekleştirdiğimiz Kırtasiye ve Okul Giysisi Desteği projemizle 5.000’den fazla öğrencimize nakdi destek sunduk. Ayrıca yaz ayları boyunca Gezgin Oyun Parkı, Gezgin Kukla İstasyonu ve Masal Mahallemde gibi etkinliklerle Üsküdar’ın tüm mahallerinde çocuklarımızla bir araya geldik.”</p>
<p>MiniFest 3 etkinliği, 1 Şubat tarihine kadar her gün saat 18.00’e kadar, Üsküdar Çocuk Köyü’nde tüm çocukları ve aileleri ağırlamaya devam edecek.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudar-cocuk-koyunde-minifest-3-etkinligi-coskuyla-gerceklesti-609677">Üsküdar Çocuk Köyü&#8217;nde &#8216;Minifest 3&#8217; etkinliği coşkuyla gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Şehir Tiyatroları Şubat Ayında 40 Oyunu Seyirciyle Buluşturuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-subat-ayinda-40-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor-609346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazdığı]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609346</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni ayında 40 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-subat-ayinda-40-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor-609346">İBB Şehir Tiyatroları Şubat Ayında 40 Oyunu Seyirciyle Buluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni ayında 40 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şubat ayında tiyatroseverleri Haldun Taner’den Musahipzade Celal’e, Tolstoy’dan Savaş Dinçel’e klasik ve modern yazarların eserlerinin öne çıktığı zengin bir repertuvar bekliyor.</p>
<p>Bu ay; Lüküs Hayat (Konuk Oyun), Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Köpek Kalbi, Sevgili Yelena Sergeyevna, Oscar, Gölge, Kahvaltıya Kalsana, Çingene Boksör, Yaftalı Tabut, Fosforlu Cevriye, Öylece Durur Zaman, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi, Haramiler, Uçurtmanın Kuyruğu, Yenilmez, Gidion’un Düğümü, İkinci Perdenin Başı, Tartuffe, Geçmişin Gölgesi, Yoldan Çıkan Oyun, Bir Ziyaret, Ben Medea Değilim, Gök Kubbe, Öksüzler, Ağrı Dağı Efsanesi, Savaş ve Barış, Cadı Kazanı, Sivrisinekler, Maviydi Bisikletim, Sesler Ülkesi, Rüya, Bir Gece Masalı, Fındıkkıran, Masal, Bekçi İle Postacı, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Çöpsüz Dünya, Sevdalı Bulut, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Biletlerinizi https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilirsiniz.</p>
<p><b>Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor</b></p>
<p>İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.</p>
<p><b>Hümay Güldağ</b>’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 8, 22 Şubat 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de, 7 Şubat 2026 Cumartesi günü Feshane’de, 12 Şubat 2026 Perşembe günü Baruthane’de.</p>
<p><b>Şubat 2026 Programı</b></p>
<p><b>LÜKÜS HAYAT (7+Yaş) (Konuk Oyun)</b></p>
<p>Bundan yaklaşık bir asır önce, Cumhuriyetin 10. yıl dönümü kutlamalarına bir süre kala,1933. &#8220;Lüküs Hayat&#8221;ın bir operet olarak yaratıldığı tarihe seyahat ediyoruz. Söz konusu lüks hayatı bizzat yaşayan toplum panoramasına.</p>
<p>İş bu Mûsikili Temâşa; muasır medeniyetler seviyesine erişme arzusunda süratli adımlarla çağa ayak uydurması icab eden bir ulusun hülyasınıı gözler önüne serer. </p>
<p>Şark ile garbın adeta tokalaştığı Boğaziçi&#8217;nde, bir nispet merkezi olan lüks bir köşk içindeki züğürt topluluk; 1930’lar kent yaşamının alegorisidir. Haliyle “bugün” dediğimiz zaman diliminin arsız ruhunun izdüşümüdür.</p>
<p>Yabancı kültür furyasına ve lüks yaşam cereyanına kendini kaptırmış onlarca farklı sosyal banttan fani kişiliklerinin gülünç koşuşturmasının peşinde; insanı birbirinden çalmaya zorlayan bu toplum konjonktürünü röntgenler, çuvaldızı kendimize batırmaya doyamayız.</p>
<p>NKT iftihar ile takdim eder;“Hasreti Çekilen Eski Bir Dost Gibi;  Lüküs Hayat”</p>
<p><b>Oğuz Utku Güneş, Arzu Daştan Mutlu, Gökçe Işıl Tuna</b>’nın yazdığı, <b>Oğuz Utku Güneş</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşe Gülerman, Adem Mülazim, Ayşe Güreşci, Batuhan Pamukçu, Barış Ayas, Duygu Yakasız, Ayşe Elif Kesoğlu, Hande Ağaoğlu, İbrahim Ersoylu, Mehmet Yıldırım, Mesut Özsoy, Mert Çifci, Peker Sabuncu, Sibel Curciali, Sultan Ahmet Çakır, Zeynep Çelik Küreş</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p> </p>
<p><b>GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (13+ Yaş)</b></p>
<p>Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın&#8221;</p>
<p><b>Haldun Taner</b>’in yazdığı <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu</b>, <b>Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar</b>, <b>Yiğit Ali Uslu</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.<b> </b></p>
<p><b>KÖPEK KALBİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>1924 yılı… Sovyet Rusya’nın karanlık atmosferinde, toplumsal düzenin ve bürokrasinin içine sıkışmış Profesör Preobrajenski insan beyni ve gençleşme üzerine çalışmaktadır. Ona dünya çapında şöhret kazandıran, insanların gençleşmesini sağlayan bir teknik geliştirmiştir. Beyin araştırmaları sürecinde yeni bir deney yapmayı tasarlar. Sokak köpeği Şarik’e zor bir ameliyatla bir insandan alınan hipofiz ve testisleri nakleder. Fakat ameliyattan sonra beklenmedik değişimler baş gösterir, Şarik insana dönüşmeye başlar. Bu değişim Profesör Preobrajenski’nin evinin kurallarını altüst edecektir. Köpek Kalbi, toplum mühendisliği, çürümüş bürokrasi ve sınıf savaşlarıyla toplumsal barışı yitirmiş bir halk üzerinden, insanı insan yapan şey nedir sorusunu soruyor.</p>
<p><b>Mihail Bulgakov</b>’un yazdığı, <b>Mustafa Kemal Yılmaz</b>’ın çevirdiği, <b>Onur Demircan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Ali Gökmen Altuğ, Caner Çandarlı, İrem Arslan, Onur Şirin</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b> SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)</b></p>
<p>İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.</p>
<p>Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.</p>
<p><b>Lyudmila Razumovskaya</b>’nın yazdığı, <b>Belgi Paksoy</b>’un çevirdiği, <b>Bora Seçkin</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik,</b> <b>Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>OSCAR (13+ Yaş)</b></p>
<p>Christian Jacqueline&#8217;e aşıktır, Colette ise Oscar&#8217;a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard&#8217;dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard&#8217;a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.</p>
<p><b>Claude Magnier</b>’in yazdığı, <b>Asude Zeybekoğlu</b>’nun çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Abdullah Topal, Aslı Aybars, Aslı Şahin, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖLGE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Yağmur Topçu</b>’nun yazdığı, <b>Ahmet Kahvecioğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Berfin Berber, Yağmur Topçu </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>KAHVALTIYA KALSANA</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>Üç kişilik bir sahne güldürüsü olan &#8220;Kahvaltıya Kalsana&#8221;, Ray Cooney ve Gene Stone tarafından 1970 yılında yazılan &#8220;Why not Stay for Breakfast?&#8221; adlı yapıtın bir uyarlamasıdır&#8230; Oyun, kimileri için artık köhneleşmiş sayılan değerlere sıkıca tutunarak yaşamaya çalışan &#8220;istikrar abidesi&#8221; devlet memuru Nurettin Kavak ile, henüz hangi değerlere sarılacağına bile tam olarak karar veremeyecek bir yaştayken, anne olmak durumunda kalan Burcu Güvenir&#8217;in traji-komik karşılaşmasını anlatır. Ülkemizde yaşanan sosyal ve kültürel alt-üstlüğün naif bir yansıması olarak ele alınan oyunda, Burcu ve Nurettin&#8217;in öyküsüyle sevginin, iyiliğin, değişebilme ve değiştirebilmenin umudu ve sevinci aktarılmaya çalışılır&#8230;</p>
<p><b>Ray Cooney-Gene Stone</b>’un yazdığı, <b>Ragıp Yavuz</b>’un çevirdiği, uyarladığı ve yönettiği oyunda <b>Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Kamer Karabektaş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÇİNGENE BOKSÖR(16+ Yaş)</b></p>
<p>1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahkûm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…</p>
<p><b>Rike Reiniger</b>’in yazdığı <b>Cafer Alpsolay</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ercan Demirhan</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>YAFTALI TABUT (16+ Yaş)</b></p>
<p>Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.</p>
<p><b>Bilgesu Erenus</b>’un yazdığı, <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Derya Keykubat, Lale Kabul, Mana Alkoy</b>, <b>Selin Türkmen, Şenay Bağ </b>rol alıyor. Oyun, 7 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde</p>
<p><b>FOSFORLU CEVRİYE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.</p>
<p>Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. </p>
<p>Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…</p>
<p>“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…</p>
<p>Oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Özpınar, Direnç Dedeoğlu, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Esra Ede, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)</b></p>
<p>Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.</p>
<p>Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.</p>
<p><b>Donald Margulies</b>’in yazdığı, <b>Irmak Bahçeci</b>’nin çevirdiği, <b>Mehmet Ergen</b>’in yönettiği oyunda <b>Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)</b></p>
<p>1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.</p>
<p><b>Nick Whitby</b>’nin yazdığı, <b>Yücel Erten</b>’in çevirdiği, <b>Hüseyin Köroğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>HARAMİLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Musahipzade Celal</b>’in yazdığı, <b>Engin Alkan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>UÇURTMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)</b></p>
<p>Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.<b> Savaş Dinçel</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ali Yoğurtçuoğlu</b>, <b>Gün Koper </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YENİLMEZ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.</p>
<p>Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda <b>Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GIDION’UN DÜĞÜMÜ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur.</p>
<p>Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır. “Çocukluk masum olmak demek değildir&#8230; Masumiyeti hızla kaybetme durumudur. <b>Johnna Adams</b>’ın yazdığı, <b>Beliz Coşar</b>’ın çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Özge Özder, Özgür Kaymak</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.</p>
<p>Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.</p>
<p><b>Alp Tuğhan Taş</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş</b> rol alıyor. Oyun, 14 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>TARTUFFE (13+ Yaş)</b></p>
<p>Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.</p>
<p><b>Molière</b>’in yazdığı, <b>Orhan Veli Kanık</b>’ın çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz </b>rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GEÇMİŞİN GÖLGESİ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Terk edilmiş bir binada eski bir polis yıllar önce iş birliği yaptığı doktoru beklemektedir. Açığa çıkması gereken gerçekler, yüzleşmeleri gereken suçları vardır. Büyük bir hesaplaşmaya girerler.</p>
<p><b>Macit Koper</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ahmet Saraçoğlu, Bahtiyar Engin</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YOLDAN ÇIKAN OYUN (13+ Yaş)</b></p>
<p>Bol ödüllü komedi oyunu Yoldan Çıkan Oyun, tiyatro sahnesinde yaşanabilecek en büyük aksilikleri, bol kahkaha ve sürprizlerle seyirciye sunuyor! Amatör bir tiyatro topluluğu, büyük bir hevesle klasik bir cinayet oyununu sahnelemeye hazırlanır. Ancak daha perde açıldığı anda yanlış giden olaylar zinciri durdurulamaz hale gelir. Dekor çöker, aksesuarlar kaybolur, oyuncular repliklerini unutunca doğaçlamaya başlar… Ama ne olursa olsun, oyun devam etmelidir!</p>
<p>Londra’dan Broadway’e uzanan bu muhteşem yapım, fiziksel komediyle absürd mizahı ustalıkla harmanlıyor. Tiyatro sanatıyla ilgili tüm klişeleri ters yüz eden Yoldan Çıkan Oyun, seyirciyi kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Yoldan Çıkan Oyun&#8217;da, her şeyin ters gitmesinden dolayı çok memnun olacaksınız.</p>
<p><b>Henry Lewis, Jonathan Sayer, Henry Shields</b>’in yazdığı, <b>Mehmet Ergen</b>’in çevirdiği, <b>Lerzan Pamir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Serdar Orçin, Tarık Köksal, Volkan Öztürk</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR ZİYARET</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.“</p>
<p><b>Friedrich Dürrenmatt</b>’ın yazdığı, <b>Zahide Gökberk</b>’in çevirdiği, <b>Yıldırım Fikret Urağ</b>’ın yönettiği oyunda <b>Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEN MEDEA DEĞİLİM</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. <b>Allison Gregory</b>’nin yazdığı, <b>Hülya Karakaş</b>’ın yönettiği oyunda <b>Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman</b> rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖK KUBBE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.</p>
<p>Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney </b>rol alıyor. Oyun, 18-21 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÖKSÜZLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.</p>
<p>Gençlik Günleri &#8220;İç Yapımlar&#8221; kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. </p>
<p><b>Dennis Kelly</b>’nin yazdığı, <b>Selin Girit</b>’in çevirdiği, <b>Ogeday Erkut</b>’un yönettiği oyunda <b>Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz,</b> <b>Ogeday Erkut</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 21 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>AĞRI DAĞI EFSANESİ(13+ Yaş)</b></p>
<p>Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet&#8217;le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han&#8217;ın kızı Gülbahar&#8217;ın hikâyesi, Yaşar Kemal&#8217;in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi&#8217;ne dönüşmüştür.</p>
<p>Büyük ustanın anlatısına sahne üzerinde soluk vermek için çıktığımız yolculukta, seyircilerimizi Ağrı Dağı Efsanesi&#8217;ni birlikte hayal etmeye davet ediyoruz.</p>
<p>Oyunda <b>Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali </b>rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SAVAŞ VE BARIŞ (16+ Yaş)</b></p>
<p>1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı,  Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Boran Bağcı, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Ümit Bülent Dinçer, Ümit Can Kaya, Yağmur Topçu</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>CADI KAZANI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.</p>
<p><b>Arthur Miller</b>‘ın yazdığı, <b>Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol</b>’un çevirdiği, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, </b><b>Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. <b>Lucy Kirkwood</b>’un yazdığı, <b>Ali Gökmen Altuğ</b>’un yönettiği oyunda <b>Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk</b> rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>MAVİYDİ BİSİKLETİM (13+ Yaş)</b></p>
<p>İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir&#8217;e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950&#8217;lerin İzmir&#8217;inden günümüze taşıyor. <b>Dinçer Sümer</b>’in yazdığı <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Çağrı Büyüksayar</b> rol alıyor. Oyun, 28 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SESLER ÜLKESİ (4+ Yaş)</b></p>
<p>Uzun zamandır çocuklar tarafından ihmal edilen Keman, Piyano, Flüt kendileri gibi çalınmayan arkadaşları Gitarı da yanlarına alarak Sesler Ülkesine dönmeleri gerektiğini anlatırlar. Gitar kendisini çalmayan Deniz’i uyandırır.  Gitar, Deniz’den ayrılmak istemediği için onu da Sesler Ülkesinde bir yolculuğa çıkarmaya karar verir. Böylece ilk kez Sesler Ülkesini bir çocuk ziyaret eder.</p>
<p>Sesler Ülkesinde enstrümanları ve müziği yakından tanıyan Deniz, Vivaldi, Mozart ve enstrümanlara hayran kalır ve enstrümanların hepsini öğrenmeye heveslenir. Enstrümanlar, Deniz’e kendini beğendirmek için bir yarışa girer ve akordları bozulur. Beethoven enstrümanların akordunu düzeltir ve onları orkestra şefi gibi yöneterek bir eser çaldırır. Aralarındaki uyumu hatırlayan enstrümanlar ve çalacağı enstrümana karar veren Deniz mutludur.</p>
<p><b>Gizem Padar</b>’ın yazdığı, <b>Nihat Alpteki</b>’nin yönettiği oyunda <b>Aslı Şahin, Bahar Çebi, Cihat Faruk Sevindik, Çağlar Polat, Damla Cangül Yiğit, Lale Kabul</b> rol alıyor. Oyun, 8,15 Şubat 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>RÜYA(5+Yaş)</b></p>
<p>Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. <b>Özge Midilli-Ertan Kılıç</b>’ın yazdığı <b>Özge Midilli</b>’nin yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu </b>rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR GECE MASALI (5+ Yaş)</b></p>
<p>Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda <b>Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan</b> rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>FINDIKKIRAN (7+ Yaş)</b></p>
<p>Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. <b>E.T.A Hoffmann</b>’ın masalından <b>Dilşad Çelebi</b>’nin uyarladığı, <b>Lerzan Pamir</b>’in yönettiği oyunda <b>Asrın Gurur Kuyucak,</b> <b>Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde</p>
<p><b>MASAL (5+Yaş)</b></p>
<p>Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Volkan Öztürk</b> rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)</b></p>
<p>Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. <b>Lodovica Cima, Gabriele Clima</b>’nın yazdığı <b>Ceylan Özçapkın</b>’ın çevirdiği, <b>Derya Yıldırım</b>’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda <b>Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali</b> rol alıyor. Oyun, 8, 15 Şubat 2026 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)</b></p>
<p>İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.</p>
<p>Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. <b>Arzu Yurtseven</b>’in yazdığı, <b>Nihat Alpteki</b>’nin yönettiği oyunda <b>Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 22 Şubat, 1 Mart 2026 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-subat-ayinda-40-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor-609346">İBB Şehir Tiyatroları Şubat Ayında 40 Oyunu Seyirciyle Buluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendine Güvenen Sesler Güzelbahçe Sağlıklı Yaş Alma Merkezi&#8217;nde Yankılandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kendine-guvenen-sesler-guzelbahce-saglikli-yas-alma-merkezinde-yankilandi-609244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güvenen]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[güzelbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[jüri]]></category>
		<category><![CDATA[kendine]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sesler]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güzelbahçe Belediyesi Sağlıklı Yaş alma Merkezi, ‘Kendime Güveniyorum’ temalı ses yarışmasının birincisini büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kendine-guvenen-sesler-guzelbahce-saglikli-yas-alma-merkezinde-yankilandi-609244">Kendine Güvenen Sesler Güzelbahçe Sağlıklı Yaş Alma Merkezi&#8217;nde Yankılandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güzelbahçe Belediyesi Sağlıklı Yaş alma Merkezi, ‘Kendime Güveniyorum’ temalı ses yarışmasının birincisini büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi. Güzelbahçe Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde düzenlenen programa Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Malatya Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, belediye meclis üyeleri, çok sayıda vatandaş katıldı. CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek jüri üyesi olarak yer alırken diğer jüri üyeleri Müzisyen Korhan Özgören ve İzmir Devlet Opera ve Bale Sanatçısı Aylin Odabaşı’ndan oluştu. 20 kadın ve bir erkekten oluşan 21 yarışmacı, serbest müzik türünde seslendirdikleri eserlerde; sesi doğru kullanma, şarkıyı ritmine uygun söyleme, şarkıyı doğru tonda seslendirme üzerinden jüriden puan topladı. Dereceye girenlerden birinci Fatoş Öztürk Yalı Balık Restoranda iki kişilik akşam yemeği kazanırken, ikinci olan Hasan Aksoy PADEL Spor Tesisleri’nden gün boyu tüm hizmetlerden ücretsiz yararlanma hakkı kazandı. üçüncü Mukadder Hoşoğlu ve jüri özel ödülü alan Nuran Uzun ve Ender Tokuç Güzbel Avlu Cafe’de iki kişilik akşam yemeği kazandı.<br />Güzelbahçe büyük bir aile<br />Yarışma öncesi konuşan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, ‘‘Bugün burada bir yarışmadan çok daha fazlası için bir aradayız. Bugün puanlamaktan, sıralamaktan ya da derece belirlemekten ziyade; kıymetli sesleri dinlemek, cesareti alkışlamak ve duyguları paylaşmak için buradayız. Bu anlamlı buluşmada 21 yarışmacımız sahne alıyor ve gururla söylemek isterim ki, bu yarışmacıların 20’si kadın. Her birini yürekten, gönülden tebrik ediyorum. Çünkü coğrafyamızda ve içinde yaşadığımız toplumda kadınlarımız ne yazık ki hâlâ büyük baskılarla, görünmez engellerle ve suskunluk dayatmalarıyla karşı karşıya kalıyor. İşte tam da bu yüzden, bugün burada yükselen her kadın sesi bizim için sadece bir şarkı değil; aynı zamanda bir duruş, bir cesaret ve bir umut ifadesidir. Bugün aramızda Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanımızın da jüri üyesi olarak bulunması bu buluşmaya ayrı bir değer katıyor. Kendilerine bu anlamlı katkıları için teşekkür ediyorum. Güzelbahçe olarak bizler büyük bir aileyiz. Birbirini dinleyen, destekleyen, alkışlayan ve birlikte güçlenen bir aileyiz. Bugün bu salonda kurulan bağ, paylaşılan heyecan ve yükselen sesler bunun en güzel göstergesidir. Bu duygu ve düşüncelerle, sahneye çıkan tüm yarışmacılarımızı bir kez daha yürekten tebrik ediyor; kendilerine keyifli, bol alkışlı ve unutulmaz bir sahne deneyimi diliyorum. Hepimize iyi eğlenceler’’ dedi.<br />Sizlerle olmak en büyük ödül<br />Etkinlikten büyük keyif aldığını ifade eden Malatya Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, ‘‘ Bugün burada sizlerin yanında bulunarak aslında en büyük ödülü ben aldım. Bu salonu dolduran enerji, paylaşılan duygu ve kurulan bu güçlü bağ benim için her türlü ödülün çok ötesinde. Bu kadar çok kadının bir arada olması, cesaretle sahneye çıkması ve sesini özgürce duyurması, Güzelbahçe’nin aydınlık yüzünü, çağdaş ve umut dolu ruhunu en güzel şekilde temsil ediyor. Tüm sesleri dinlerken yalnızca şarkıları değil; o şarkıların taşıdığı duyguları da hep birlikte yaşadık. Gösterdikleri cesaret, paylaştıkları duygu ve kattıkları değer için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrıca bu anlamlı ve kıymetli etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği olan, vizyonu ve desteğiyle her zaman yanımızda olan Belediye Başkanımız Mustafa Günay’ı da içtenlikle tebrik ediyorum’’ diye konuştu.<br />Ajandamıza güzel bir anı daha ekliyoruz<br />‘Kendime Güveniyorum’ ses yarışmasına katılanları cesaretleri için tebrik eden Nermin Günay, ‘‘ Sağlıklı Yaş Alma Merkezimizde her gün farklı bir heyecanı, farklı bir güzelliği birlikte yaşıyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu yarışma da, o farklılıklardan birinin ilk adımı, ilk denemesi. Bu programı önümüzdeki süreçte daha da geliştirerek, kapsamını genişleterek sürdürmeyi hedefliyoruz. Bugün burada attığımız bu adım, aslında birlikte üretmenin, birlikte cesaret etmenin çok kıymetli bir başlangıcı. “Kendime Güveniyorum” diyerek yarışmamıza katılan tüm arkadaşlarımıza yürekten başarılar diliyorum. Sahneye çıkma cesaretini gösteren, kendine inanan ve bu güzel anı bizimle paylaşan herkesi gönülden tebrik ediyorum. Bizim amacımız yarışmaktan çok daha fazlası. Birlikte olmak, birlikte gülmek, birlikte eğlenmek ve Sağlıklı Yaş Alma Merkezimizin ajandasına unutulmayacak, güzel bir anı bırakmak. Katılan, emek veren ve bu heyecanı bizimle paylaşan herkese çok teşekkür ediyorum’’ dedi.<br />Yarışma sonunda dereceye girenlere plaket ve hediyeleri takdim edildi. Tüm yarışmacılara çiçek ve teşekkür belgesi verilirken etkinlik günün anısına hatıra fotoğrafıyla sona erdi</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kendine-guvenen-sesler-guzelbahce-saglikli-yas-alma-merkezinde-yankilandi-609244">Kendine Güvenen Sesler Güzelbahçe Sağlıklı Yaş Alma Merkezi&#8217;nde Yankılandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya&#8217;da Yaş Sebze ve Meyvede Fahiş Fiyatlara Karşı Denetimler Sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konyada-yas-sebze-ve-meyvede-fahis-fiyatlara-karsi-denetimler-suruyor-609092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[fahiş]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlara]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[meyvede]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret İl Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri; halkın sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı yaş meyve ve sebzeye erişimini sağlamak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdürüyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konyada-yas-sebze-ve-meyvede-fahis-fiyatlara-karsi-denetimler-suruyor-609092">Konya&#8217;da Yaş Sebze ve Meyvede Fahiş Fiyatlara Karşı Denetimler Sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret İl Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri; halkın sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı yaş meyve ve sebzeye erişimini sağlamak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdürüyor. </strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Hal Şube Müdürlüğü koordinasyonunda, yaş meyve ve sebze fiyatlarında haksız ve fahiş artışlara karşı denetimlerine aralıksız devam ediliyor.</p>
<p>Ticaret İl Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleriyle birlikte yapılan denetimler, 5957 sayılı Sebze ve Meyve Ticaretini Düzenleyen Kanun kapsamında gerçekleştiriliyor. </p>
<p>Yapılan denetimlerde; yerel ve ulusal marketler ile Konya Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki mücavir alanlarda satışa sunulan yaş meyve ve sebzelerin satış fiyat etiketi ve künyeleri kontrol ediliyor. </p>
<p>Mevzuata aykırı uygulamalar tespit edilen işletmeler hakkında idari ve cezai işlemler uygulanırken, kurallara uymayanlara taviz verilmiyor. </p>
<p>Vatandaşlar, künye etiketiyle Ticaret Bakanlığı mobil uygulaması üzerinden fiyatları şeffaf bir şekilde tarladan sofraya kadarki süreçte inceleyebiliyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, halkın sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı yaş meyve ve sebzeye erişimini sağlamak amacıyla denetimlere kararlılıkla devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konyada-yas-sebze-ve-meyvede-fahis-fiyatlara-karsi-denetimler-suruyor-609092">Konya&#8217;da Yaş Sebze ve Meyvede Fahiş Fiyatlara Karşı Denetimler Sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cordelion MSM&#8217;den lezzet dolu atölyeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cordelion-msmden-lezzet-dolu-atolyeler-609050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[atölyeler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[cordelion]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[msm]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi, çocuk ve gençleri mutfakla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cordelion-msmden-lezzet-dolu-atolyeler-609050">Cordelion MSM&#8217;den lezzet dolu atölyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi, çocuk ve gençleri mutfakla buluşturmaya devam ediyor. Ayın son etkinliğinde önlüklerini giyip mutfağa giren 5-12 yaş arası çocuklar, usta eğitmenlerinden hamburger yapmanın temel aşamalarını öğrendi. Hem eğitici hem de eğlenceli bir deneyim yaşayan küçük şefler, akranları ile birlikte kendi lezzetlerini yaratmanın mutluluğunu paylaştı.</p>
<p><b>ŞUBAT AYI DOPDOLU</b></p>
<p>Mutfakseverleri her ay farklı programlarla buluşturan Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi, Şubat ayında da birbirinden renkli çocuk, genç ve yetişkin atölyelerine ev sahipliği yapacak. Ayrıca 14 Şubat’a özel olarak iki ayrı atölye de gerçekleştirilecek. Önce 4-12 yaş çocuklar için yetişkin katılımlı “Kalpten Lezzetler” atölyesi, ardından da Şef Selin Güloğlu ile “Sevgililer Günü” atölyesi düzenlenecek. Güncel etkinlik programı “cordelionmutfaksm” adresli Instagram sayfasından paylaşılırken, detaylı bilgi ve kayıt için 0 232 337 26 44 ve 0552 037 00 47 numaralı telefondan Cordelion MSM’ye ulaşılabilecek.</p>
<p><b>MUTFAK KÜLTÜRÜ GÜÇLENİYOR</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Cordelion Mutfak Sanatları Merkezimiz, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaştan vatandaşlarımızı bir araya getiren çok değerli bir buluşma noktası haline geldi. Burada düzenlenen atölyelerle hem sağlıklı ve nitelikli beslenme kültürünü yaygınlaştırıyor hem de mutfağı bir öğrenme, paylaşma ve sosyalleşme alanına dönüştürüyoruz. Karşıyaka Belediyesi olarak, yaşamın her alanında üretimi ve eğitimi destekleyen projeleri hayata geçirmeye, kentimizde sosyal yaşamı güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cordelion-msmden-lezzet-dolu-atolyeler-609050">Cordelion MSM&#8217;den lezzet dolu atölyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:29:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[faturası]]></category>
		<category><![CDATA[talebini]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tüketicilerin]]></category>
		<category><![CDATA[uçurdu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, global ölçekte gerçekleştirdiği Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre; dünya genelinde akıllı ve enerji verimli teknolojilere olan talep atarken, 12 ülkenin 8’inde enerji maliyetleri tüketiciler için günlük yaşamı en fazla etkileyen çevresel kaygı olarak öne çıkıyor. Türkiye’de tüketicilerin %40’ından fazlası son 12 ayda enerji verimliliğine önceki dönemlere kıyasla daha fazla odaklandığını belirtirken, her 10 tüketiciden 6’sı beyaz eşyalarındaki enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullandığını ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008">Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Arçelik, tüketicilerin akıllı ev teknolojileri ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarına bakışını ortaya koyan Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index – SLI) Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.  J.L. Partners iş birliğiyle İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda, Romanya, Türkiye, Mısır, Tayland, Pakistan ve Güney Afrika olmak üzere 12 ülkede 6 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin yeni bir beyaz eşya satın alırken göz önünde bulundurduğu kriterler, ev içi kullanım alışkanlıkları, teknolojiye duyulan güven, enerji farkındalığı ve geleceğe dönük beklentilere kadar geniş bir yelpazede içgörüyü bir araya getiriyor. </p>
<p>Her ülkede yaş, cinsiyet, konum ve eğitim gibi temsili demografik kotalar esas alınarak kurgulanan Arçelik Akıllı Yaşam Endeksi, insanların evlerindeki harcamaları daha bilinçli yönetmek istediğini ve bu nedenle uzun vadede tasarruf sağlayan akıllı cihazlara daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca, 12 ülkenin 8’inde enerji maliyetlerinin tüketiciler için günlük yaşamı en fazla etkileyen çevresel kaygı olarak öne çıktığını da gösteriyor.</p>
<p><strong>Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu: “Tüketicilerin %70’i ‘akıllı’ kavramını enerji ve su tüketimini otomatik optimize eden çözümlerle tanımlıyor”</strong></p>
<p>Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçları hakkında değerlendirmede bulunan<strong> Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, </strong>“Küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve toplumsal gelişmeler, tüketicilerin ev teknolojilerinden beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Arçelik olarak biz de tüketicilerimizin değişen ihtiyaçları ve beklentilerini yakından takip ediyor; bu dönüşümün arkasındaki temel dinamikleri doğru okumayı önemsiyoruz. Bu dönüşümü daha iyi anlamak ve akıllı ev teknolojilerinden beklentileri ortaya koymak amacıyla Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nı hayata geçirdik. Araştırmamızın sonuçları, enerji farkındalığı ile akıllı teknoloji talebi arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösterdi. Tayland, Mısır, Pakistan, Romanya gibi Batı Avrupa dışındaki pazarlarda tüketicilerin %72’si ev aletlerinin aylık enerji maliyetlerini bildiğini belirtirken, Avrupa’da bu oran %55 seviyesinde seyretti. Tüketicilerin %70’inden fazlası, ‘akıllı’ kavramını; karmaşık dijital özelliklerden ziyade enerji ve su tüketimini otomatik optimize eden çözümlerle tanımladı. Öte yandan, birçok pazarda tüketicilerin yaklaşık üçte ikisinin enerji tasarrufu için hâlâ manuel yöntemlere başvurduğunu gördük. Araştırmamız tüketicilerin enerji tasarrufu konusunda davranışlarını değiştirmeye istekli olduğunu ancak bunu yaparken güven duyabilecekleri ve hayatı kolaylaştıran teknolojilere ihtiyaç duyduklarını ortaya koydu” dedi.</p>
<p><strong>Hakan Bulgurlu: “Türkiye’de tüketicilerin yarısından fazlası beyaz eşyalarında enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullanıyor”</strong></p>
<p>Akıllı yaşam ve sürdürülebilir ev teknolojileri alanındaki en kapsamlı araştırmalardan biri olarak öne çıkan Akıllı Yaşam Endeksi’nin Türkiye sonuçlarına değinen<strong> Hakan Bulgurlu</strong>, “Akıllı ev teknolojilerine yönelik beklentiler ülkeden ülkeye farklılık gösterse de tüketicilerin ortak isteği enerji verimliliği sağlayan, kullanım kolaylığı sunan ve uzun vadede maliyetleri düşüren çözümler olarak öne çıkıyor. Türkiye de %70 ile bu beklentinin en güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de tüketicilerin %40’ından fazlası, önceki dönemlere kıyasla son 12 ayda enerji verimliliğine daha fazla odaklandığını belirtirken, %60’ından fazlası buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve çamaşır kurutma makinelerinde enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullanıyor. %80’inin ise daha akıllı ve enerji verimli cihazlar talep ettiğini görüyoruz. Arçelik olarak biz de faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde yapay zekâ, akıllı sensörler, veri analizi ve enerji verimli tasarımlar sayesinde çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen yenilikçi çözümlerimizle bu beklentilere karşılık veriyoruz. Akıllı çözümlerimiz, cihazlarımızın performansına katkı sağlarken, tüketicilerimizin gerçek zamanlı olarak tüketimlerini takip etmesini de sağlıyor. Sürdürülebilirlik, kalite, güvenilirlik ve dayanıklılık odaklı yaklaşımımızla, sürdürülebilir ve akıllı bir yaşam deneyiminde sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arçelik Akıllı Yaşam Endeksi</strong><strong>’nden Dikkat Çeken Bulgular </strong></p>
<p><strong>Globalde öne çıkanlar</strong></p>
<p>Araştırma sonuçları, tüketicilerin enerji verimliliğine yaklaşımında belirgin bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Son 12 ayda her 10 tüketiciden 4’ü, geçmişe kıyasla enerji verimliliğine daha fazla odaklandığını belirtirken; her 10 tüketiciden 6’sı buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve kurutma makinesi gibi ürünlerde enerji tasarrufu modlarını aktif olarak kullandığını ifade ediyor. Tüketicilerin %60’ı kullandıkları ev aletlerinin aylık tüketimlerine dair farkındalığa sahip olduğunu belirtiyor.Global ölçekte tüketicilerin yaklaşık %67’si, enerji tasarrufu için hâlâ çamaşırları asarak kurutma, yoğun saatler dışında cihaz kullanımı veya elde yıkama gibi manuel yöntemlere başvuruyor. Araştırma, enerji tasarrufu davranışlarında yaş ve gelir arasında dikkat çekici bir ters ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, yaş arttıkça enerji tasarrufuna yönelik davranışlar güçlenirken, gelir seviyesi yükseldikçe bu davranışların azaldığı görülüyor. 54 yaş ve üzeri tüketiciler, tüm pazarlarda enerji tasarrufuna yönelik davranışlarda lider konumda bulunuyor.Araştırma, ayrıca, enerji maliyetlerinin yüksek olduğu pazarlarda akıllı özelliklere verilen önemin, düşük maliyetli pazarlara kıyasla 2 kata kadar daha yüksek olduğunu da gösteriyor.Tayland (%81), Pakistan (%86) ve Türkiye’de (%80) tüketicilerin büyük çoğunluğu, beyaz eşyaların gelecekte daha da akıllı hale gelmesini istediklerini belirtiyor. Buna karşılık Almanya (%39), Birleşik Krallık (%40) ve Fransa’da (%43) bu beklenti daha sınırlı düzeyde seyrediyor.Hollanda, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere ve İspanya olmak üzere Batı Avrupa pazarlarında tüketicilerin sadece %20’ye yakını, yapay zekâ destekli ev teknolojilerine tam anlamıyla güvendiğini belirtiyor. Buna karşın Mısır, Pakistan, Güney Afrika gibi gelişen pazarlarda bu oran %35’in üzerine çıkıyor. Bu durum, akıllı özelliklerin benimsenme hızını sınırlayan önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.Tüm pazarlarda tüketiciler, “akıllı” kavramını ileri ve karmaşık dijital özelliklerden ziyade; kendi kendini temizleyen, enerji tüketimini otomatik olarak azaltan ve günlük kullanımı sadeleştiren teknolojilerle tanımlıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’ye dair ek içgörüler</strong></p>
<p>Türkiye’de tüketicilerin %60’tan fazlası, beyaz eşyalarının aylık enerji maliyetleri konusunda bilgi sahibi olduğunu belirtiyor. Bu oran, İngiltere, Fransa, Almanya gibi birçok Batı Avrupa pazarının üzerinde seyrediyor.Her iki tüketiciden biri enerji verimliliği için cihazlarını eco modda kullanırken, %53’ü fişini çekiyor, %45’i çamaşırları asarak kurutuyor, %43’ü ise cihazlarını yoğun saatler dışında kullanıyor.Tüketicilerin %98’i beyaz eşya tercihini yaparken ürün kalitesi ve dayanıklılığını, %96’sı enerji verimliliğini temel kriter aldığını söylüyor.Tüketicilerin %62’si enerji ve su tüketim takibinin en faydalı akıllı özellik olduğunu belirtirken, %42’si adaptif yıkama gibi kullanım bazlı programlarını, %38’i ise döngü bittiğinde bildirim almayı en faydalı akıllı özellik olarak nitelendiriyor.Araştırma, Türkiye’de akıllı ev teknolojilerinin büyük ölçüde ihtiyaç ve maliyet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini; “yenilik” algısından ziyade somut faydanın tercihleri belirlediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerji-faturasi-endisesi-akilli-teknoloji-talebini-ucurdu-609008">Enerji Faturası Endişesi Akıllı Teknoloji Talebini Uçurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka Belediyesi, Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı&#8217;na hazır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-belediyesi-yasli-bakim-ve-saglikli-yas-alma-fuarina-hazir-608852</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaş Alma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[üretken]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 5-7 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek PAL Expocare-Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’nda, ileri yaşlı bireylere yönelik hizmetlerini tanıtacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-belediyesi-yasli-bakim-ve-saglikli-yas-alma-fuarina-hazir-608852">Karşıyaka Belediyesi, Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı&#8217;na hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, 5-7 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek PAL Expocare-Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’nda, ileri yaşlı bireylere yönelik hizmetlerini tanıtacak. &#8220;3. Yaş Üniversitesi&#8221; ve &#8220;Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi&#8221; gibi projelerle aktif, üretken ve sağlıklı yaşlanmayı desteklediklerini söyleyen Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Bu önemli organizasyonda çalışmalarımızı daha geniş kitlelerle buluşturacak, sağlıklı ve üretken yaş almanın yollarını birlikte keşfedeceğiz” dedi.</b></p>
<p>İzmir’de yaşlı bakım ve sağlıklı yaş alma alanında Türkiye’nin en kapsamlı organizasyonu olarak düzenlenecek PAL Expocare-Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’nda Karşıyaka Belediyesi de yerini alacak. 5-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda, Karşıyaka Belediyesi yaş almış bireylere yönelik hizmet, proje ve merkezlerini tanıtacak. Bilimi, teknolojiyi ve sosyal hizmetleri aynı çatı altında buluşturacak olan fuarda hekimler, akademisyenler, bakım profesyonelleri ve yerel yönetimler bir araya gelecek.</p>
<p><b>MERKEZLER VE ÇALIŞMALAR ANLATILACAK</b></p>
<p>Karşıyaka Belediyesi; 60 yaş ve üzeri vatandaşların zihinsel, sosyal ve fiziksel olarak aktif kalmasını destekleyen kursları ve üretken yaşam odaklı yaklaşımıyla öne çıkan Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’ni anlatacak. Yaşam boyu öğrenme anlayışıyla yaş almış bireylere eğitim, sanat ve sosyal gelişim alanlarında nitelikli bir eğitim ortamı sunan 3. Yaş Üniversitesi ve Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik gündüz bakım ve sosyal destek hizmetleri sunan Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi de fuarda tanıtılacak. Öte yandan; Karşıyaka Belediyesi, fuar süresince düzenlenecek etkinliklerle yaş almış bireylerin sosyal, kültürel ve üretken yaşamda aktif rol alabileceğini bir kez daha ortaya koyacak. 5 Şubat’ta Üçüncü Yaş Üniversitesi yaratıcı drama öğrencileri sahne alacak, gösteri saat 14.30’da başlayacak. 6 Şubat’ta Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde yürütülen akıl ve zekâ oyunları çalışmalarının sunumu gerçekleştirilecek, etkinlik 13.00’te ziyaretçilerle buluşacak. 7 Şubat’ta ise Üçüncü Yaş Üniversitesi ritim grubu, 14.30’da sahne alarak fuara renk katacak.</p>
<p><b>“SOSYAL DESTEK DEĞİL, SORUMLULUĞUMUZ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Yaş almış bireylerimize yönelik hizmetleri yalnızca bir sosyal destek alanı değil, yaşam kalitesini yükselten temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Karşıyaka’da hayata geçirdiğimiz merkezler ve projelerle çınarlarımızın aktif, üretken ve toplumla iç içe bir yaşam sürmesine katkı sunuyoruz. Karşıyaka Belediyesi olarak Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’nda yer alarak çalışmalarımızı daha geniş kitlelerle buluşturacağız. Yaşlı bakımında bilimi, sosyal desteği ve dayanışmayı esas alan yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm vatandaşlarımızı sağlıklı, nitelikli ve üretken yaş almanın yollarını birlikte keşfetmek üzere fuar alanına davet ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-belediyesi-yasli-bakim-ve-saglikli-yas-alma-fuarina-hazir-608852">Karşıyaka Belediyesi, Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı&#8217;na hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşgücü İstatistikleri, Aralık 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-608827</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 08:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık 2025]]></category>
		<category><![CDATA[azalarak]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[işgücü]]></category>
		<category><![CDATA[işsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[şgücü]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %7,7 seviyesinde gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-608827">İşgücü İstatistikleri, Aralık 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %7,7 seviyesinde gerçekleşti</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak %7,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,3 iken kadınlarda %10,5 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Aralık 2023 &#8211; Aralık 2025</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-0-HKw8YiFb.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %49,1 oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin kişi, istihdam oranı ise aynı seviyede kalarak %49,1 oldu. Bu oran erkeklerde %66,8 iken kadınlarda %31,7 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı, Aralık 2023 &#8211; Aralık 2025</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-1-FxVbeiuS.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %53,2 olarak gerçekleşti</strong></p>
<p>İşgücü, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak %53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71,3 iken kadınlarda %35,5 oldu.</p>
<p><strong>Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %14,1 oldu</strong></p>
<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak %14,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,0, kadınlarda ise %18,2 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, 15+ yaş, Aralık 2025</strong></p>
<table>
<thead>
<tr>
<th> </th>
<th>Aralık 2025</th>
<th>Bir önceki ay</th>
<th>Bir önceki aya göre fark</th>
</tr>
<tr>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>(Bin kişi)</td>
</tr>
<tr>
<td>15 ve daha yukarı yaştaki nüfus</td>
<td>66 627</td>
<td>32 945</td>
<td>33 683</td>
<td>66 586</td>
<td>32 926</td>
<td>33 660</td>
<td>41</td>
<td>19</td>
<td>23</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücü</td>
<td>35 421</td>
<td>23 475</td>
<td>11 946</td>
<td>35 749</td>
<td>23 645</td>
<td>12 104</td>
<td>&#8211; 328</td>
<td>&#8211; 170</td>
<td>&#8211; 158</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam</td>
<td>32 685</td>
<td>21 994</td>
<td>10 691</td>
<td>32 727</td>
<td>22 031</td>
<td>10 696</td>
<td>-42</td>
<td>-37</td>
<td>-5</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsiz</td>
<td>2 736</td>
<td>1 482</td>
<td>1 255</td>
<td>3 022</td>
<td>1 614</td>
<td>1 409</td>
<td>&#8211; 286</td>
<td>&#8211; 132</td>
<td>&#8211; 154</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne dahil olmayanlar</td>
<td>31 206</td>
<td>9 469</td>
<td>21 737</td>
<td>30 837</td>
<td>9 281</td>
<td>21 555</td>
<td>369</td>
<td>188</td>
<td>182</td>
</tr>
<tr>
<td>(%)</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne katılma oranı</td>
<td>53,2</td>
<td>71,3</td>
<td>35,5</td>
<td>53,7</td>
<td>71,8</td>
<td>36,0</td>
<td>-0,5</td>
<td>-0,5</td>
<td>-0,5</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam oranı</td>
<td>49,1</td>
<td>66,8</td>
<td>31,7</td>
<td>49,1</td>
<td>66,9</td>
<td>31,8</td>
<td>0,0</td>
<td>-0,1</td>
<td>-0,1</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsizlik oranı</td>
<td>7,7</td>
<td>6,3</td>
<td>10,5</td>
<td>8,5</td>
<td>6,8</td>
<td>11,6</td>
<td>-0,8</td>
<td>-0,5</td>
<td>-1,1</td>
</tr>
<tr>
<td>Genç nüfusta işsizlik oranı<br />(15-24 yaş)</td>
<td>14,1</td>
<td>12,0</td>
<td>18,2</td>
<td>15,2</td>
<td>10,8</td>
<td>23,6</td>
<td>-1,1</td>
<td>1,2</td>
<td>-5,4</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.<br />Mevsimsel etkilerden arındırma yöntemi gereği geçmiş aylara ilişkin tahminler revize edilerek yayımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 43,1 saat oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 saat artarak 43,1 saat olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Aralık 2023 &#8211; Aralık 2025</strong><br />(Saat)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-2-Xbhpv1fJ.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı %28,6 oldu</strong></p>
<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak %28,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %18,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %19,5 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler, Aralık 2023 &#8211; Aralık 2025</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-3-cgTqC6fI.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-aralik-2025-608827">İşgücü İstatistikleri, Aralık 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferiçınar Yaş Alma Merkezi 2000 üyesiyle umut ve dayanışmanın adresi oldu.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sefericinar-yas-alma-merkezi-2000-uyesiyle-umut-ve-dayanismanin-adresi-oldu-608676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 13:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2000]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[seferiçınar]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[üyesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Alma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi’nin 50 yaş ve üzeri yurttaşlar için hayata geçirdiği Seferiçınar Yaş Alma Merkezi, bugün 2000’i aşkın üyesiyle yalnızca bir sosyal merkez değil, yaşlı dostu kent anlayışının yaşayan bir örneği olarak hizmet vermeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sefericinar-yas-alma-merkezi-2000-uyesiyle-umut-ve-dayanismanin-adresi-oldu-608676">Seferiçınar Yaş Alma Merkezi 2000 üyesiyle umut ve dayanışmanın adresi oldu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi’nin 50 yaş ve üzeri yurttaşlar için hayata geçirdiği Seferiçınar Yaş Alma Merkezi, bugün 2000’i aşkın üyesiyle yalnızca bir sosyal merkez değil, yaşlı dostu kent anlayışının yaşayan bir örneği olarak hizmet vermeye devam ediyor.</p>
<p>Merkezde yurttaşlar; satranç ve akıl oyunlarından okuma gruplarına, felsefe buluşmalarından müzik ve koro çalışmalarına, halk danslarından yazma atölyelerine kadar çok sayıda etkinliğe ücretsiz olarak katılabiliyor. Bunun yanı sıra doktor bilgilendirme seminerleri, psikolojik danışmanlık, aile danışmanlığı, beslenme uzmanı desteği, klinik pilates, fiziksel aktiviteler ve doğa yürüyüşleri ile sağlıklı ve aktif bir yaşam destekleniyor.</p>
<p>Sahneye Çıkan Dansçılar, Konsere Hazırlanan Korolar</p>
<p>Seferiçınar’da kurulan dans grupları gösterilere hazırlanırken, müzik ve koro grupları ise konserler için çalışmalarını sürdürüyor. Üyeler, yeteneklerini keşfederken aynı zamanda üretmenin, paylaşmanın ve birlikte başarmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>
<p>Zorlu Ekonomik Şartlarda Dayanışmanın Adresi</p>
<p>Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik zorluklar karşısında özellikle emekliler için Seferiçınar Yaş Alma Merkezi, nefes alınan bir sosyal alan olma özelliği taşıyor. Merkeze gelen yurttaşlar ücretsiz çay ve kahve eşliğinde sosyalleşiyor, yalnızlıkla mücadele ediyor, kendilerini güvende ve değerli hissediyor.</p>
<p>“Seferihisar’da yaş almak, hayattan kopmak değil; hayata daha güçlü tutunmaktır”</p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nin yalnızca bir proje değil, bir bakış açısının ürünü olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:<br />“Biz Seferihisar’da yaş almayı bir geri çekilme değil, hayatın tam merkezinde yer alma süreci olarak görüyoruz. Seferiçınar Yaş Alma Merkezimiz, yaşlı dostu kent, yaşlı dostu belediye anlayışımızın en somut örneklerinden biridir.<br />Burada komşularımız üretiyor, öğreniyor, sosyalleşiyor, sahneye çıkıyor, birlikte güçleniyor. Zorlu ekonomik koşullarda emeklilerimizin ücretsiz çayını, kahvesini içip bir araya gelebildiği, kendini yalnız hissetmediği bir alan yaratmak bizim için çok kıymetli.<br />2000’i aşkın üyemizle Seferiçınar, yalnızca bugünün değil, yarının da dayanışma merkezidir. Seferihisar’da yaş almak hayata katılmaktır; biz de bu katılımı büyütmeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sefericinar-yas-alma-merkezi-2000-uyesiyle-umut-ve-dayanismanin-adresi-oldu-608676">Seferiçınar Yaş Alma Merkezi 2000 üyesiyle umut ve dayanışmanın adresi oldu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saygınlar Kulübü&#8217;nde gülümseyen yüzler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sayginlar-kulubunde-gulumseyen-yuzler-608619</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gülümseyen]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Saygınlar Kulübü, zengin etkinlik içeriği ve sıcak ortamıyla 65 yaş üstü vatandaşların beğenisini kazanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlar-kulubunde-gulumseyen-yuzler-608619">Saygınlar Kulübü&#8217;nde gülümseyen yüzler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Saygınlar Kulübü, zengin etkinlik içeriği ve sıcak ortamıyla 65 yaş üstü vatandaşların beğenisini kazanıyor.</p>
<p><b>SOSYAL YAŞAMI CANLANDIRDI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için hizmete aldığı Saygınlar Kulübü, her geçen gün artan üye sayısıyla büyük ilgi görüyor. Üyelerin adeta ikinci evi olan Saygınlar Kulübü’nde; atölye çalışmaları, etkinlikler, geziler, koro faaliyetleri ve topluluk buluşmalarıyla sosyal yaşam yeniden canlanıyor. “Akademi Topluluğu”, “Yeşil Sevenler Topluluğu”, “Sağlıklı Yaşam Topluluğu”, “Kültür Sanat Topluluğu”, “Torun Topluluğu” ve “5 Çayı Topluluğu” gibi birçok farklı başlık altında bir araya gelen üyeler, aktif ve keyifli bir yaşam sürüyor.</p>
<p><b>“KOCAELİ TAM BİR EMEKLİ KENTİ”</b></p>
<p>Ankara’dan sonra Kocaeli’ye taşınan 70 yaşındaki Nurettin Başak, Saygınlar Kulübü’nden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “65 yıl Ankara’da yaşadıktan sonra Kocaeli’ye yerleştim. İyi ki de gelmişim. Burası tam bir emekli kenti. Ulaşım ve hastane gibi hizmetlere çok rahat ulaşabiliyorum. Derince’de ikamet ediyorum, iki aydır Saygınlar Kulübü’ne geliyorum. Tüm hizmetlerden çok memnunuz. Tahir Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p>
<p><b>“GÜLER YÜZLÜ VE KİBAR PERSONEL”</b></p>
<p>Saygınlar Kulübü’nün açıldığı günden bu yana müdavimi olan 80 yaşındaki Bahattin Öztürk ise şunları söyledi: “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden çok memnunuz. Saygınlar Kulübü’nde çalışan personel son derece güler yüzlü ve kibar. Hepsine ayrıca teşekkür ediyorum.” Eşiyle birlikte Saygınlar Kulübü’nü ikinci evleri olarak gördüklerini ifade eden Şengör Öztürk de, “Saygınlar Kulübü’ne gezmeye geliyoruz, çok eğleniyoruz. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” dedi.</p>
<p><b>“BURASI BENİM KURTARICIM OLDU”</b></p>
<p>Körfez manzarasına karşı çayını yudumlayan Fatma Kibritçi de kulübün düzenli ziyaretçilerinden biri. Hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kibritçi şöyle konuştu: “Bizleri bu kadar düşündüğü için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Tahir Büyükakın’a çok teşekkür ediyorum. 25 sene önce İzmit’e geldim. Bu hizmeti öğrendiğimden beri Saygınlar Kulübü’ne geliyorum. Çok memnunum. Burası benim için adeta kurtarıcı oldu. Koroya katılıyorum, şarkı söyleyerek kendimi buluyorum.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlar-kulubunde-gulumseyen-yuzler-608619">Saygınlar Kulübü&#8217;nde gülümseyen yüzler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal 12 Yaş Kış Kupası&#8217;na Osmangazi Damgası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-12-yas-kis-kupasina-osmangazi-damgasi-608571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[12]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kupası]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyespor Tenis Takımı sporcularından Azra Özyardımcı, Ulusal 12 Yaş Kış Kupası’nda çifte başarıya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-12-yas-kis-kupasina-osmangazi-damgasi-608571">Ulusal 12 Yaş Kış Kupası&#8217;na Osmangazi Damgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyespor Tenis Takımı sporcularından Azra Özyardımcı, Ulusal 12 Yaş Kış Kupası’nda çifte başarıya imza attı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Türkiye Tenis Federasyonu tarafından 19-23 Ocak tarihleri arasında Zonguldak’ta düzenlenen Ulusal 12 Yaş Kış Kupası’na Osmangazi Belediyespor’un başarılı sporcusu Azra Özyardımcı damga vurdu. Turnuvada üstün bir performans sergileyen Özyardımcı, tek kadınlar kategorisinde şampiyonluğa ulaşırken, çift kadınlar kategorisinde ise partneri Şima Nur Sülo ile birlikte zirvede yer aldı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde ettiği dereceyle Osmangazi’ye büyük bir gurur yaşatan Azra Özyardımcı’yı tebrik ederek, “Osmangazi Belediyesi olarak sporun her alanında gençlerimizin yanında olmaya, onların başarı yolculuklarını desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-12-yas-kis-kupasina-osmangazi-damgasi-608571">Ulusal 12 Yaş Kış Kupası&#8217;na Osmangazi Damgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite öğrencilerinde ruh sağlığı alarm veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-ruh-sagligi-alarm-veriyor-608562</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alarm]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[Ayas]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, dünya genelinde üniversite öğrencileri arasında ruh sağlığı sorunlarının son on yılda ciddi biçimde arttığını ve mevcut destek sistemlerinin bu artışı karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-ruh-sagligi-alarm-veriyor-608562">Üniversite öğrencilerinde ruh sağlığı alarm veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, dünya genelinde üniversite öğrencileri arasında ruh sağlığı sorunlarının son on yılda ciddi biçimde arttığını ve mevcut destek sistemlerinin bu artışı karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.</p>
<p>Küresel ölçekte 72 bin 288 lisans öğrencisinin katıldığı araştırma, dünya genelindeki üniversitelerde ciddi bir ruh sağlığı krizi yaşandığına, son on yılda lisans öğrencileri arasında kaygı, depresyon, intihar düşüncesi ve kendine zarar verme vakalarının belirgin biçimde arttığına dikkat çekti.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, dikkat çeken bu araştırmayı değerlendirdi.</p>
<p><strong>Pandemi, ruh sağlığı açısından da bir krizdi</strong></p>
<p>Araştırmanın, üniversitelerdeki ruh sağlığı krizinin Covid-19 Pandemisi döneminde artış gösterdiğini ve sonrasında biraz azalma eğilimi olduğunu vurguladığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “Fakat yine de 2013’ten bu yana bir artıştan söz edilebilir. Pandemiyi yalnızca fizyolojik bir sağlık krizi olarak değil hem fizyolojik sağlığa hem sosyal hayata hem de ruh sağlığına yönelik bir kriz olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla ruh sağlığı alanındaki sorunlarda görülen pandemi dönemdeki artış, kriz olarak tanımlanabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ruhsal bozuklukların en hızlı artış gösterdiği yaş grubu 20-29 yaş aralığı</strong></p>
<p>Ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireysel zorluklardan kaynaklanmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “Pandemi dönemi aktif olarak sona erse de psikolojik anlamdaki etkilerinin sona ermesi daha uzun soluklu olacaktır. Bunun yanında Dünya Sağlık Örgütü ruhsal bozuklukların en hızlı artış gösterdiği yaş grubu 20-29 yaş aralığı olarak belirlemiştir. Bu yaş dönemindeki artışın, bireysel sorunlardan öte biyolojik ve toplumsal nedenlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Özellikle şizofreni, bipolar bozukluk gibi bazı psikotik özellikli bozuklukların başlangıç yaşı ortalama olarak (19-25) bu döneme denk gelmektedir. Bu tamamen ruhsal bozukluğun ortaya çıkışına yönelik biyolojik bir nedendir. Bunun yanında bu yaş döneminin getirdiği bazı bireysel ve toplumsal nedenler de bu hastalıkların oraya çıkışında önemli stres faktörü olabilmektedir.”</p>
<p><strong>Üniversiteye geçiş psikolojik olarak kırılgan bir dönem</strong></p>
<p>Üniversiteye geçiş sürecinin gençler için neden bu kadar hassas olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, şöyle devam etti:</p>
<p>“Biyolojik nedenlerin yanında, toplumsal açıdan bakıldığında üniversite dönemi; aileden bağımsızlaşılan, sorumlulukların arttığı, akran ilişkilerinin yoğunlaştığı, mali problemlerin oluşabildiği, zaman yönetiminin önem kazandığı bir dönmedir. Tüm bu sayılanlara mali zorluklar, gelecek endişeleri gibi daha çok sosyoekonomik açıdan dezavantajlı koşullar eşlik ettiğinde kaygı bozukluğu, depresyon gibi ruhsal bozuklukların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla üniversite dönemindeki değişim ve bağımsızlık tek başına gençlerin gelişimi, olgunlaşması, yetişkinliğe adım atılması için avantaj sağlarken, bu döneme mali dezavantaj, gelecek endişeleri, sosyal destek eksikliği, politik endişeler gibi olumsuz durumlar dezavantaja çevirebilir ve gençlerin ruh sağlığında kırılganlık yaratabilir. Fakat unutmamak gerekir ki üniversite dönemindeki bu bağımsızlaşma girişimleri ve üniversite yaşam deneyimleri gençlerin yetişkinlik dönemi için çok önemli bir temel oluşturmaktadır. Özellikle ailesinden ayrı şehirde bulunan üniversite öğrencileri için bu çok daha önemli ve kazandırıcı bir deneyim olmaktadır.”</p>
<p><strong>Psikolojik esneklik ve duygu düzenleme çok önemli</strong></p>
<p>Kaygı ve depresyon oranlarındaki artışı da ele alan Dr. Ayas, “Bireylerin psikolojik dayanıklılığının belirleyicisinin, başına gelen olaylardan çok başına gelen olayları nasıl yorumladığı olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla psikolojik esneklik bireylerin karşılaştıkları zorlu yaşam olaylarına karşı daha az ruhsal bozukluk geliştirmeleri için önemli faktördür. Duyguları tanıma, ifade edebilme ve düzenleyebilme becerileri psikolojik esneklik ve psikolojik dayanıklılık için geliştirilmesi gereken önemli becerilerdir.” dedi.</p>
<p>Belirsizlik, gelecek kaygısı ve başarısızlık korkusunun, öğrencilerin ruh sağlığı üzerindeki etkisine de dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “İçinde bulunan ekonomik zorluklar, gelecek endişeleri, sosyal açıdan dezavantajlı gruplarda ruh sağlığı için önemli risk faktörleri olarak değerlendirilmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Koruyucu ruh sağlığı hizmetleri güçlendirilmeli</strong></p>
<p>Üniversitelerde sunulan psikolojik danışmanlık hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, “Üniversitelerdeki psikolojik destek birimlerinin; oryantasyonlarda daha iyi tanıtılması, öğrenciler açısından ulaşılabilir olması, alanında uzman profesyonelleri çalıştırması çok önemlidir. Bunun yanında üniversitelerin koruyucu ruh sağlığına yönelik çalışmalar yapmaları da önemlidir.</p>
<p><strong>Dezavantajlı gruplardaki öğrenciler ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmeli</strong></p>
<p> Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, koruyucu ruh sağlığına yönelik çalışmaların, ruhsal problemler ortaya çıkmadan önlemeye yönelik çalışmalar olduğu için, en az ruh sağlığı müdahale programları kadar önemli olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle özellikle üniversitelerde; öğrencilerin sosyal becerileri geliştirici kulüp etkinliklerine önem verilmesi ve desteklenmesi, öğrencilerin yaşadığı hem akademik hem de diğer zorlukla baş edebilmeleri ve olumlu yaşam deneyimleri kazanabilmeleri adına etkinlik, festival, şenlik gibi organizasyonların düzenlenmesi, dezavantajlı gruplardaki öğrencilerin ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmesi üniversite öğrencilerinin ruh sağlığına yönelik önemli koruyucu hizmetler olarak önem arz etmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>13 yıldan bu yana Pozitif Psikoloji dersi…</strong></p>
<p>Davranış bilimleri ve sağlık alanında ülkemizin ilk tematik üniversitesi olan ve kurulduğu günden beri pozitif psikoloji alanında önemli çalışmalar yürüten Üsküdar Üniversitesi’nde 2013 yılından bu yana Pozitif Psikoloji dersleri zorunlu ders olarak veriliyor.</p>
<p><strong>Dünyanın sayılı üniversitelerine öncü oldu </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi, bu alanda öncü olarak dünyanın sayılı üniversitelerinden yıllarca önce bu dersi akademik ders programına alan ilk üniversite oldu. Mutluluk dersleri, pozitif psikoloji alanında ülkemizde yapılan çalışmaların önemini de hatırlattı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-ruh-sagligi-alarm-veriyor-608562">Üniversite öğrencilerinde ruh sağlığı alarm veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efes Selçuk Gençlik Ağı Kuruldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efes-selcuk-genclik-agi-kuruldu-608535</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağı]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[Efes Selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608535</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Gençlik Başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Efes Selçuk’ta, gençlerin yerel karar alma süreçlerine aktif katılımını sağlamak amacıyla Efes Selçuk Next Gençlik Ağı hayata geçirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcuk-genclik-agi-kuruldu-608535">Efes Selçuk Gençlik Ağı Kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Gençlik Başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Efes Selçuk’ta, gençlerin yerel karar alma süreçlerine aktif katılımını sağlamak amacıyla Efes Selçuk Next Gençlik Ağı hayata geçirildi.</p>
<p>Efes Selçuk Gençlik Ağı, Efes Selçuk’ta yaşayan, yaşamak isteyen veya eğitim ya da öğrenim gören gençleri yerel karar alma sürecine dahil ederek, gençlerin fikirleri ile kentin geleceği inşa etmeyi amaçlıyor. Avrupa Gençlik Başkenti sürecine hazırlanan Efes Selçuk yerelde demokrasinin işlemesine öncülük ediyor. Kentin paydaşı olarak kent yönetiminde söz sahibi olacak gençler Efes Selçuk Next Gençlik Ağı’nın ilk toplantısını gerçekleştirdi</p>
<p>Gençleri yerel yönetime dahil etmeyi amaçlayan Efes Selçuk Next Gençlik Ağı; gençlerin kentin geleceğine dair görüş, öneri ve hayallerini karar alma mekanizmalarına taşıyacak. Avrupa Gençlik Başkenti sürecine hazırlanan Efes Selçuk, bu çalışmayla yerelde katılımcı demokrasinin güçlenmesine öncülük ediyor.</p>
<p>Efes Selçuk Belediyesi tarafından Kasım ayında duyurusu yapılan Efes Selçuk Next Gençlik Ağı’nın ilk toplantısı, Selçuk Efes Kent Belleği’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Efes Selçuk Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü çalışanları, Efes Selçuklu gençler ile Gençlik Politikaları Geliştirme Uzmanı ve Başkent Gençlik Meclisi Kurucu Başkanı Dr. Halil Ecer katıldı.</p>
<p>15–27 yaş aralığındaki gençleri kapsayan Efes Selçuk Next Gençlik Ağı; gençlerin kent yönetiminde söz sahibi olmalarını sağlarken, 2026 yılı sonuna kadar Efes Selçuk’un 2029 Avrupa Gençlik Başkenti adaylığı sürecine yönelik çalışmaları da yürütecek.</p>
<p>Gençlik Ağı, çalışmalarına Efes Selçuk Gençlik Meclisi’nin kurulması ile başlayacak. Gençlik Meclisi’nin oluşturulmasının ardından; Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesi, dezavantajlı gruplarda yer alan gençlerin desteklenmesi ve yerel-ulusal sivil toplum örgütleriyle iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Efes Selçuk’ta gençlerin söz söyleyen değil sözleri dinlenen, karar mekanizmalarını harekete geçiren, kendileri ve kentleri için fikir üreten, eylem süreçlerine katılan yurttaşlar haline gelmesi için Efes Selçuk Gençlik Ağımızı kurduk. Efes Selçuk’ta yaşayan, bu kentte eğitim ya da öğrenim gören 15- 27 yaş arası tüm gençlerimizi Efes Selçuk Next Gençlik Ağı’na katılmaya davet ediyoruz” dedi.</p>
<p> Efes Selçuk Next Gençlik Ağı’na katılım göstermek isteyen gençler https://forms.gle/1svUdVL6fkNUxJGD6  adresinden katılım formunu doldurarak Efes Selçuk Gençlik Ağı’nda yer alabilirler. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcuk-genclik-agi-kuruldu-608535">Efes Selçuk Gençlik Ağı Kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci Bahar&#8217;da mezuniyet sevinci</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ikinci-baharda-mezuniyet-sevinci-608403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 12:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kinci]]></category>
		<category><![CDATA[mezun]]></category>
		<category><![CDATA[mezuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[sevinci]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy Belediyesi ve Fenerbahçe Üniversitesi’nin ortak projesi İkinci Bahar Akademisi’nde 65 yaş üstü katılımcılar, eğitimlerini tamamlayarak mezuniyet coşkusunu keplerini havaya atarak yaşadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikinci-baharda-mezuniyet-sevinci-608403">İkinci Bahar&#8217;da mezuniyet sevinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kadıköy Belediyesi ve Fenerbahçe Üniversitesi’nin ortak projesi İkinci Bahar Akademisi’nde 65 yaş üstü katılımcılar, eğitimlerini tamamlayarak mezuniyet coşkusunu keplerini havaya atarak yaşadı</b>.</p>
<p>Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi&#8217;nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında  bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi.<br />Mezunların diploma töreni 26 Ocak Pazartesi günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kokteyl ile başlayan, Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin verdiği müzik dinletisi ile renklenen tören, açılış konuşmalarıyla devam etti.</p>
<p><b>“KADIKÖY SİZLERLE GÜZEL”</b><br />Törenin açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Kadıköy, çoğunlukla 65 yaş üstü vatandaşımızın ikamet ettiği bir yer. Biz de bundan gurur duyuyoruz. Çünkü hepsinin çok güzel geçmişleri, yaşanmışlıkları var. Her sahaya çıktığımda onlardan çok şey öğreniyorum. Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyorum. Bu dönem özellikle temel hedefimiz 65 yaş üstü vatandaşlarımızı evde oturtmamak. Onları sürekli hem kendi belediyemizin imkanıyla hem de şu anda Fenerbahçe Üniversitesi&#8217;nde olduğu gibi ortak paydaşlarla, ortak protokol ve ortak projelerle onların sosyalleşmesi ve hayata daha çok katkı sunmaları için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Atölyeler, kurslar, korolar ile vatandaşlarımıza dokunarak onların sosyalleşmesini amaçlıyoruz. Bu çalışmaların en güzel örneklerinden biri de İkinci Bahar Akademisi. İleri yaşta sağlıklı beslenme, ilk yardım, iletişim eğitimi, ileri yaşta akılcı ilaç kullanımı eğitimleri alındı. Bu yaş grubu için çok değerli işler. Ben de yemek yapma atölyesine katıldım. Çok güzel geçmişti.” diye konuştu.</p>
<p>Kösedağı konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Projeye emek veren herkese ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Kadıköy sizlerle güzel. Biz de her zaman sizin yanınızda olmaya, taleplerinize cevap vermeye devam edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.”</p>
<p><b>“ÖZVERİLİ BİR ÇALIŞMA”</b><br />Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel de projeye dair duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Çok özverili bir çalışma yapıldı. Bugün de mezuniyet heyecanı yaşadık. Sağlıklı beslenme, spor, iletişim teknikleri, ileri yaşlardaki akılcı ilaç kullanımı, evde geçirilen kazalarda uygulanacak durumlar ile ilgili dersler verildi. Atölyelerde en güzel sahnelerinden biri de başkanımızla yaptığımız mutfak atölyesiydi. Bu projenin devam etmesiyle daha fazla kişiye ulaşması iyi olacak. Bu törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm Kadıköy Belediyesi çalışanları ile  üniversitemizde büyük mesai harcayan çalışma arkadaşlarıma özellikle teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok büyük özveriyle ve büyük bir istekle çalıştılar.”</p>
<p>Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan da projede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti, projeden daha fazla kişinin faydalanması için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.</p>
<p><b>“HER AN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ”</b><br />Konuşmaların ardından beklenen o mutlu an geldi, mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. Diploma heyecanı yaşayan İkinci Bahar Akademi öğrencisi 90 yaşındaki Mustafa Şavur ise şöyle konuştu: “Saygılı hocalarımız, kıymetli yöneticilerimiz, değerli arkadaşlarım İkinci Bahar Akademisi’nden mezun olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu süreç benim için sadece bir eğitim değil  paylaşmanın ve yeniden üretiminin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir yolculuk oldu. Emek veren tüm hocalarıma, bu ortamı hazırlayan herkese ve birlikte güzelleştirdiğimiz arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim. İkinci bahar bize hayatın her anında öğrenmenin mümkün olduğunu gösterdi. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu güzel programın uzun yıllar devam etmesini diliyorum.&#8221;</p>
<p>Mezuniyet mutluluğu, Parlak Şapkalılar dans grubunun gösterisi ile Fenerbahçe Üniversitesi öğrencileri ve öğretmenlerinden oluşan Türbülans müzik grubunun konseri ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikinci-baharda-mezuniyet-sevinci-608403">İkinci Bahar&#8217;da mezuniyet sevinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da voleybol heyecanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-voleybol-heyecani-608349</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[turnuva]]></category>
		<category><![CDATA[voleybol]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen voleybol turnuvası, 16 yaş ve üzeri Karşıyakalıların yoğun katılımıyla iki gün boyunca büyük heyecana sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-voleybol-heyecani-608349">Karşıyaka&#8217;da voleybol heyecanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><b>Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen voleybol turnuvası, 16 yaş ve üzeri Karşıyakalıların yoğun katılımıyla iki gün boyunca büyük heyecana sahne oldu. Toplam 8 takımın mücadele ettiği turnuva, sporun birleştirici gücünü sahaya yansıtan keyifli karşılaşmalarla tamamlandı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Turnuvaya katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyor, dereceye giren takımlarımızı kutluyorum” dedi.</b></p>
<p>Her yaştan vatandaşa spor yaptırma hedefiyle yıl boyunca çeşitli organizasyonlara imza atan Karşıyaka Belediyesi, voleybol tutkunlarını turnuvada buluşturdu. 16 yaş ve üzeri Karşıyakalıların yoğun katılımıyla iki gün boyunca büyük bir heyecana sahne turnuva, rekabetin yanı sıra dayanışma ve keyifli anları da beraberinde getirdi.</p>
<p><b>DAYANIŞMA KAZANDI</b></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Kompleksi Barış Tezer Spor Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvaya toplam 8 takım katıldı, kazanan dayanışma oldu. Heyecanlı anlara sahne olan turnuva sonunda Egeliler takımı birinciliği elde etti. Plus Team ikinci, Setflix takımı ise üçüncü oldu. İlk üçe giren takımlara kupa takdim edilirken, sporculara çeşitli spor ekipmanlarının yer aldığı çantalar hediye edildi. Turnuvaya katılan tüm sporculara ise anı madalyası verildi.</p>
<p><b>SPOR KÜLTÜRÜNE KATKI</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Bu turnuva, 16 yaş ve üzeri Karşıyakalıları aynı sahada buluşturarak sporun kapsayıcı ve birleştirici yönünü bir kez daha ortaya koydu. İki gün boyunca süren karşılaşmalarda sahaya yansıyan centilmenlik ve takım ruhu bizler için en büyük kazanım oldu. Katılan tüm takımlarımız, ortaya koydukları mücadeleyle Karşıyaka’nın spor kültürüne değer kattı. Dereceye giren ekiplerimizi gönülden kutluyor, turnuvada ter döken tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum. Karşıyaka’yı her yaştan yurttaşımız için sporla yaşayan bir kent haline getirme hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-voleybol-heyecani-608349">Karşıyaka&#8217;da voleybol heyecanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılamada]]></category>
		<category><![CDATA[aşıları]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[erişkin]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit A]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu </strong>“Oysa erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar; erişkin aşılamanın sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez olduğunu göstermektedir. Çocukluk döneminin devamı olarak düzenli şekilde yapılacak erişkin yaş grubuna özgü aşılamalarla, önemli birçok hastalık önlenebilmekte, enfeksiyonlara karşı koruma sağlanarak, kişinin sağlıklı yaş alması mümkün olabilmektedir” diyor. </p>
<p>Özellikle yaşlılıkta kronik hastalıkların da etkisiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bulaşıcı hastalık riskinin arttığını vurgulayan Dr. Kuşoğlu “Bunun neticesinde erişkinler özellikle yaşlılıkta enfeksiyon hastalıklarını daha ağır geçirmekte hatta hayati riskleri artmaktadır. Aşılamada en güncel yaklaşımlar; bu nedenle özellikle de ileri yaştaki kişilerin aşıyla korunması gerektiğini göstermektedir” diye konuşuyor.  Dr. Hülya Kuşoğlu, en güncel yaklaşımlara göre erişkinlerde mutlaka yapılması gereken aşıları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Son dönemde yaygın görülen ve yüksek ateş, kas eklem ağrısı, kuru öksürükle seyreden grip (influenza) akciğer ve kalp hastalıklarına yol açabilmektedir. Grip aşısı hastalanmadan yapıldığında enfeksiyonu tamamen önleyebilirken, pek çok kişide de sürecin hafif geçirilmesini sağlar. Dr. Öğretim Üyesi Kuşoğlu “Gripten korunmanın bilinen en etkin yolu aşıdır. Özellikle yüksek risk grubuna (65 yaş üzeri, hamileler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı, sağlık çalışanları vb) mutlaka yaptırılması gereken grip aşısı; hastane yatışı ve ölüm riskini azaltmaktadır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Zatürre aşıları</strong></li>
</ul>
<p>Pnömokok olarak bilinen (Streptococcus pneumoniae) zatürre, akut menenjit ve sinüzitin en sık bakteriyel etkenidir. Pnömokok aşısı; kronik hastalığı olanlarla bakımevinde kalanlar başta olmak üzere risk grubundaki kişilere mutlaka yapılmalıdır. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu şöyle diyor: “Ülkemizde konjuge 20 valanlı aşının kullanıma girmesi yani pnömokok bakterisinin 20 alt tipini içeren aşının bir defa uygulanması güncel tıp bilgisine göre bir ömür etkili olmaktadır. Önceden 5 yılda bir tekrarlanan aşı artık gerekli olmadığından uygulanmamaktadır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yapılmamış kişilere tek doz 20 valanlı aşı yapılması yeterli olacaktır. Solunum yollarını saran RSV virüsünün neden olduğu zatüre hastalığı için de ülkemizde 60 yaş sonrası RSV aşıları uygulanmaktadır. RSV aşısı iki farklı özellikte aşı olarak üretilmektedir. İçinde adjuvan olmayan aşı gebelere de uygulanabilmektedir. Doktor önerisiyle gebelikte de yapılan aşı sayesinde yenidoğan bebek ilk altı ayında RSV virüsüne karşı anneden geçen koruyucu antikorlarla korunmuş olmaktadır. Bu aşı tek doz uygulanmaktadır.”</p>
<ul>
<li><strong>Tetanoz-Difteri aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Çocukluk döneminde yapılmış olan bu aşı yıllar içerisinde antikorların azalması nedeniyle erişkinlerde tekrarlanmalıdır. Sağlıklı erişkinler her 10 yılda bir tetanoz-difteri aşısı olmalıdır. Gebelikte 27. ve 36. hafta arasında yapılması gereken bu aşı sayesinde yenidoğan tetanozu önlenmiş olur. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Tetanoz bakterisi doğada çok yaygın halde olduğundan bahçede bile olan basit yaralanma, örneğin gül dikeni batmasıyla dahi tetanoz enfeksiyonu gelişebillir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Hepatit aşıları (Sarılık aşıları)</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizde hepatit aşılarının çocukluk aşı takvimine girmesiyle birlikte Hepatit B ve Hepatit A hastalığı daha az görülmektedir. Ancak 1998’den önce doğmuş olan kişilerde aşı olmadığından erişkinler de Hepatit B ve Hepatit A için aşılanmalıdır. Hepatit B aşısı 6 ay içinde 3 doz, Hepatit A aşısı 6 ay içinde 2 doz olarak uygulanmaktadır. Hepatit A aşısı kirli su ve gıdalarla bulaşan, karaciğerde iltihap yapan bulaşıcı hastalıkları önlerken, Hepatit B aşısı ise siroz ve karaciğer kanserinden de korumaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>Zona aşısı</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye’de canlı olmayan Zona aşısı 2024’ten bu yana uygulanmaktadır. Ciltte içi sulu yaralara ve haftalarca hatta aylarca sürebilen şiddetli yaygın ağrılara neden olan zona virüsü, görme ve işitme kaybına da yol açabilmektedir. Zona aşısı 6 ay içinde toplam iki doz yapılmaktadır. Özellikle 50 yaş üzeri sağlıklı kişiler ya da 50 yaş altında bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalığı olan kişilere uygulanabilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>HPV aşısı</strong></li>
</ul>
<p>İnsanların yüzde 85’i hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile enfekte olmaktadır. HPV insanda genital siğil, serviks kanseri, vajinal, vulvar, anal kanserler, baş boyun kanserleri vb yol açabilmektedir. Dr. Öğretim Üyesi Hülya Kuşoğlu “Önceden 4 HPV virüsünü içeren aşı uygulanırken artık 9 HPV türünü içeren aşı uygulanmaktadır. Tercihen cinsel aktif olmadan önce tamamlanması istenen bu aşının cinsel aktivite başlaması sonrası da uygulanması önerilmektedir. Altı ay içinde 3 doz uygulanan bu aşı kadınlarda özellikle rahim ağzı kanserini önlemesi açısından kanseri engelleyen iki aşıdan biridir” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eriskin-asilamada-en-guncel-yaklasimlar-608295">Erişkin Aşılamada En Güncel Yaklaşımlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaliteli Uyku ve Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaliteli-uyku-ve-daha-saglikli-bir-yasam-icin-5-adim-608274</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kaliteli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608274</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaliteli-uyku-ve-daha-saglikli-bir-yasam-icin-5-adim-608274">Kaliteli Uyku ve Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor. Günlük koşuşturma, artan stres, ekran kullanımı ve düzensiz yaşam alışkanlıkları uyku kalitesini bozuyor. Oysa uyku; yalnızca dinlenmek değil, bedensel ve ruhsal yenilenmenin sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir süreç olarak ifade ediliyor. Günümüzde giderek daha fazla kişiyi etkileyen uykusuzluk, bireysel bir yakınmanın ötesinde toplum sağlığını ilgilendiren önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Memorial Göztepe Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Ulviye Baghirova Nas, modern çağın göz ardı edilen ama yaygın sağlık sorunlarından biri olan uykusuzluk hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uykusuzluk ciddiye alınması gereken bir sorun</strong></p>
<p>Uykusuzluk, modern çağın göz ardı edilen ama yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu durum; uykuya dalamama, gece sık uyanma ya da sabah erken saatlerde uyanıp tekrar uyuyamama şeklinde kendini gösterebilir. Özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde, vardiyalı çalışanlarda, kadınlarda ve eşlik eden tıbbi ya da psikiyatrik rahatsızlığı olan kişilerde daha sık görülür. Dünya genelinde yapılan çalışmalar, uykusuzluğun ülkeler arasında farklı oranlarda görülse de küresel ölçekte yaygın bir problem olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, uykunun yalnızca bireysel bir konfor alanı değil, halk sağlığı açısından ele alınması gereken bir başlık olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Kalitesiz uyku gündüz yaşamını doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Zaman zaman yaşanan uykusuz geceler normal kabul edilebilir. Ancak uyku sorunları haftalar boyunca devam ediyorsa ve gündüzleri yorgunluk, dikkat dağınıklığı, sinirlilik ya da isteksizlik yaratıyorsa, bu durum artık klinik olarak ele alınmalıdır. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin klinik kılavuzları, uykusuzluğun yalnızca geceyle sınırlı olmadığını; iş verimliliği, zihinsel performans ve duygusal denge üzerinde belirgin etkileri olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p><strong>Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme birlikte değerlendirilmeli</strong></p>
<p>Kaliteli uyku yalnızca uykuya hızlı dalmak anlamına gelmez. Gecenin bölünmeden, yeterli derinlikte ve süreklilik içinde geçirilmesi de en az uykuya dalmak kadar önemlidir. Sık bölünen uyku, sabahları dinlenmeden uyanmaya ve gün boyu süren yorgunluğa neden olur. Bu durum zamanla hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>Kronik uykusuzluk yaşam kalitesini düşürüyor</strong></p>
<p>Uzun süreli uykusuzluk; depresyon, anksiyete, hafıza sorunları ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilidir. Uyku bozukluğu yaşayan bireylerde iş kazaları artabilir, sosyal ilişkiler zayıflayabilir ve stresle baş etme kapasitesi azalabilir. uykusuzluğun basit bir alışkanlık sorunu değil, tedavi edilmesi gereken bir sağlık durumu olduğu göz ardı edilmemesi gerekir.</p>
<p><strong>Daha kaliteli bir uyku için 5 adım</strong></p>
<ol>
<li><strong>Düzenli bir uyku ritmi oluşturun:</strong> Her gün aynı saatlerde yatıp kalkmak, biyolojik saatin dengelenmesine yardımcı olur.</li>
<li><strong>Uyku öncesi zihinsel yükü azaltın:</strong> Yatmadan önce ekran kullanımını sınırlamak, ışıkları azaltmak ve gevşeme egzersizleri yapmak uykuya geçişi kolaylaştırır.</li>
<li><strong>Uyku ortamını optimize edin:</strong> Sessiz, karanlık ve serin bir oda uyku kalitesini artırır.</li>
<li><strong>Uyarıcı maddeleri sınırlandırın:</strong> Akşam saatlerinde kafein, enerji içecekleri ve alkol tüketimi uyku düzenini bozabilir.</li>
<li><strong>Yatağı uyku ile ilişkilendirin:</strong> Yatağı telefonla vakit geçirmek ya da çalışmak için kullanmamak, beynin uykuya geçişini kolaylaştırır.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaliteli-uyku-ve-daha-saglikli-bir-yasam-icin-5-adim-608274">Kaliteli Uyku ve Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın madalya ile taçlanan emek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-madalya-ile-taclanan-emek-608213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[kağıtspor]]></category>
		<category><![CDATA[madalya]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[taçlanan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor Kulübü sporcusu Fatma Naz Yenen, Karate1 Premier Lig İstanbul etabında hem kenti hem de ülkesi adına büyük bir başarı kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-madalya-ile-taclanan-emek-608213">Altın madalya ile taçlanan emek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor Kulübü sporcusu Fatma Naz Yenen, Karate1 Premier Lig İstanbul etabında hem kenti hem de ülkesi adına büyük bir başarı kazandı. Kağıtspor Kulübü’nün yetiştirdiği milli sporcu Fatma Naz Yenen, dünya çapında dev rakiplerin yer aldığı organizasyonda altın madalyaya uzanarak Türk karatesine büyük bir gurur yaşattı.</p>
<p><b>DÜNYA DEVLERİNİ GERİDE BIRAKTI</b></p>
<p>63 ülkeden 373 sporcunun mücadele ettiği Karate1 Premier Lig İstanbul etabında Kadınlar 61 kg kumite kategorisinde tatamiye çıkan 24 yaşındaki Fatma Naz Yenen, sergilediği üstün performansla finale yükseldi. Final müsabakasında Belçikalı rakibini 4-3 mağlup eden başarılı sporcu, şampiyonluk kürsüsünün zirvesine çıkarak altın madalyanın sahibi oldu.</p>
<p><b>KAĞITSPOR ALTYAPISINDAN ZİRVEYE UZANAN YOL</b></p>
<p>Spora küçük yaşlarda Kocaeli’de başlayan Fatma Naz Yenen,  kariyerinin temellerini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor çatısı altında attı. Türkiye şampiyonalarında farklı yaş kategorilerinde kazandığı madalyalarla dikkat çeken Yenen, gösterdiği istikrarlı yükselişin ardından genç milli takıma seçildi. Uluslararası alandaki ilk önemli derecelerini Avrupa ve dünya yaş grubu şampiyonalarında elde eden başarılı sporcu, Karate 1 Premier Ligi’nde kazandığı altın madalyayla kariyerinde önemli bir yükselişe sahip oldu.</p>
<p><b>EMEK VE DİSİPLİN BAŞARIYI GETİRDİ</b></p>
<p>İstanbul etabında kazanılan bu altın madalya, Fatma Naz Yenen’in yıllara yayılan emeğinin, disiplinli çalışmasının ve Kağıtspor’un kurumsal spor altyapısının bir göstergesi oldu. Kulüp Başkanı İbrahim Ercin Kağıtsporlu milli sporcu Fatma Naz Yenen’i ve bu başarıda emeği geçen teknik ekibi tebrik ederek, başarılarının artarak devam etmesini diledi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-madalya-ile-taclanan-emek-608213">Altın madalya ile taçlanan emek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu&#8217;da Şubat Ayı Kültür Sanat Etkinlikleri İle Dolu Dolu Geçecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcukluda-subat-ayi-kultur-sanat-etkinlikleri-ile-dolu-dolu-gececek-608134</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 16:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[ertaş]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[şov]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, Şubat ayında düzenleyeceği birbirinden değerli konser ve tiyatro etkinlikleri ile sanatla dolu dolu bir ay gerçekleştirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcukluda-subat-ayi-kultur-sanat-etkinlikleri-ile-dolu-dolu-gececek-608134">Selçuklu&#8217;da Şubat Ayı Kültür Sanat Etkinlikleri İle Dolu Dolu Geçecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, Şubat ayında düzenleyeceği birbirinden değerli konser ve tiyatro etkinlikleri ile sanatla dolu dolu bir ay gerçekleştirecek. Sanat Akademisi Müzik Topluluğu tarafından hazırlanan “Kayahan Şarkıları”, “Neşet Ertaş Türküleri” ve “Türk Sanat Müziği Konseri” ile müzik dolu geceler izleyicilerle buluşurken; sahnelenecek “Paldır Güldür Şov 8”, “Genç Paldır Güldür Şov” ve “Şen Şakrak Şov 3” isimli tiyatro oyunları da sanatseverlere keyifli anlar yaşatacak.</p>
<p><b>Türk müziğinin iki unutulmaz ismi, ‘Kayahan’ ve ‘Neşet Ertaş’ ın eserleri Selçuklu Kongre Merkezi Anadolu Sahnesi’nde hayat bulacak</b></p>
<p>Türk müziğinin sevilen bestecisi Kayahan’ın hafızalara kazınan şarkıları, 1 Şubat Pazar akşamı saat 20.30’da sahnede yankılanacak. Gecede usta sanatçının unutulmaz eserleri, müzikseverlere duygusal ve coşkulu anlar yaşatacak. Yine sözüyle ve sazıyla Türk milletinin gönlünde taht kuran Türk halk müziğinin efsane ismi Neşet Ertaş’ın türküleri de 15 Şubat’ta Anadolu Sahnesi’nde dinleyiciyle buluşacak. Bozkırın tezenesi Ertaş’ın türküleri Sanat Akademisi Müzik Topluluğu’nun yorumuyla sanatseverlere duygu dolu bir gece yaşatacak.</p>
<p>Şubat ayında düzenlenecek etkinlikler kapsamında; 1 Şubat’ta “Kayahan Şarkıları”, 3 Şubat’ta “Genç Paldır Güldür Şov”, 7 Şubat’ta “Paldır Güldür Şov 8”, 8 Şubat’ta “Türk Sanat Müziği Konseri”, 15 Şubatta “Neşet Ertaş Türküleri “, 16 Şubat’ta ise “Şen Şakrak Şov 3”  adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluşacak. Tüm etkinliklerin biletleri belirtilen tarihlerde Selçuklu PASS web sitesi üzerinden ücretsiz olarak temin edilebilecek. </p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı,“ Tüm hemşehrilerimizi bu değerli etkinliklere katılmaya davet ediyorum”</b></p>
<p>Selçuklu Sanat Akademisi’nin şehrin sanat ve kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu ve her yaş grubundan bireyin yeteneklerini keşfetmesine imkan tanıdığını vurgulayan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Selçuklu Belediyesi olarak her alanda olduğu gibi kültür ve sanat alanında da çıtayı yüksek tutuyoruz. Sanat Akademimiz, Şubat ayında düzenleyeceği konser ve tiyatro etkinlikleriyle sanatseverleri bir araya getirecek. Türk sanat camiasının efsane isimlerinin hafızalara kazınan eserleri, bu etkinliklerde sanatseverlerle buluşacak. Müzikten tiyatroya uzanan bu kapsamlı programda duygulanacak, eğlenecek ve sanatın keyfini birlikte yaşayacağız. Sevilen eserler ve başarılı sahne performanslarıyla sanat dolu akşamlar sanatseverleri bekliyor. Selçuklu’yu kültür ve sanatın başkenti yapma hedefimiz doğrultusunda emeğimizin karşılığını böyle güzel etkinliklerle almak bizleri ayrıca mutlu ediyor. Tüm hemşehrilerimizi bu değerli etkinliklere katılmaya ve Sanat Akademimizde sanatla buluşmaya davet ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcukluda-subat-ayi-kultur-sanat-etkinlikleri-ile-dolu-dolu-gececek-608134">Selçuklu&#8217;da Şubat Ayı Kültür Sanat Etkinlikleri İle Dolu Dolu Geçecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Notalardan gönüllere uzanan &#8220;Saygınlar&#8221; korosu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/notalardan-gonullere-uzanan-sayginlar-korosu-608116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 16:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllere]]></category>
		<category><![CDATA[korosu]]></category>
		<category><![CDATA[notalardan]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[üyeler]]></category>
		<category><![CDATA[uzanan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, sosyal ve kültürel etkinlikleriyle büyük ilgi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/notalardan-gonullere-uzanan-sayginlar-korosu-608116">Notalardan gönüllere uzanan &#8220;Saygınlar&#8221; korosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, sosyal ve kültürel etkinlikleriyle büyük ilgi görüyor. Kulüp bünyesinde düzenlenen koro çalışmaları, üyelerin Türk sanat müziğinin sevilen eserlerini hep bir ağızdan seslendirdiği keyifli buluşmalara sahne oluyor.</p>
<p><b>ONLAR İÇİN BİR YAŞAM MERKEZİ</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için hizmete aldığı Saygınlar Kulübü, birbirinden renkli etkinlikleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Kocaeli’nin 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlarının uğrak mekânı haline gelen kulüpte “Sağlıklı Yaşam Topluluğu”, “Kültür Sanat Topluluğu”, “Yeşil Sevenler Topluluğu”, “Akademi Topluluğu”, “Torun Topluluğu” ve “5 Çayı Topluluğu” gibi birçok farklı başlık altında etkinlikler düzenleniyor.</p>
<p><b>NOTALARLA BULUŞAN GÖNÜLLER</b><br />Saygınlar Kulübü’nde gerçekleştirilen etkinlikler arasında en yoğun ilgiyi ise koro çalışmaları görüyor. Üyelerin adeta koşarak katıldığı koro etkinliğinde Türk Sanat Müziği’nin sevilen eserleri hep bir ağızdan seslendiriliyor. Müzik eşliğinde keyifli anlar yaşayan üyeler, hem sanatla buluşuyor hem de sosyalleşme imkânı buluyor.</p>
<p><b>SOSYALLEŞME VE MUTLULUĞUN ADRESİ</b><br />65 yaş ve üzeri vatandaşların ikinci evi olarak gördüğü Saygınlar Kulübü, sunduğu etkinliklerle üyelerin sosyal hayata aktif katılımını sağlarken, yeni dostlukların kurulmasına da vesile oluyor. Kış aylarının elverişsiz hava koşullarına rağmen her gün dolup taşan kulüpte üyeler yeni etkinlikleri heyecanla bekliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/notalardan-gonullere-uzanan-sayginlar-korosu-608116">Notalardan gönüllere uzanan &#8220;Saygınlar&#8221; korosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrim İçi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşmenin]]></category>
		<category><![CDATA[görüşmelerden]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Mesajlaşma Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımlarına]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969">Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye’deki katılımcıların %83’ü ailesiyle mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iletişim kurarken, %69’u düzenli olarak video görüşmeler gerçekleştiriyor ve %36’sı ortak dijital yayın platformu hesapları kullanıyor. Dijitalleşme, aile içi iletişimde önemli bir kolaylık ve esneklik sunarken Kaspersky uzmanları, artan çevrim içi bağlılığın dijital güvenlik uygulamaları ve cihazların korunması konusunda daha yüksek bir farkındalık gerektirdiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Dijital dünyada iletişim, artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Görüntülü görüşmeler ve anlık mesajlaşma sayesinde, nerede olursak olalım sevdiklerimizle bağımızı sürdürebiliyoruz. Dijitalleşme yalnızca iletişim biçimlerimizi değil, birlikte geçirdiğimiz boş zamanları da yeniden şekillendiriyor. Kaspersky, dijital çağda modern aile yaşamının öne çıkan alışkanlıklarını ve ekranların ardında gizlenen siber güvenlik risklerini ortaya koymak amacıyla bir araştırma* gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Aile içi dijital iletişimde siber güvenlik</strong></p>
<p>Araştırmaya göre WhatsApp, Telegram, Signal, Viber ve benzeri mesajlaşma uygulamaları, aile bireyleriyle iletişim kurmanın en yaygın yolu olarak öne çıkıyor. Özellikle 35–54 yaş grubunda bu oran %89’a ulaşıyor. Görüntülü görüşmeler ise aileyle iletişim kurma yöntemi olarak daha sınırlı bir kullanım alanına sahip; katılımcıların yalnızca %58’i bu seçeneği tercih ediyor.</p>
<p>Birçok aile için çevrim içi ortamda bağlantıda kalmanın bir diğer yolu da sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderi ve meme paylaşmak. Katılımcıların %44’ü bu yolu tercih ederken, %58’lik oranla 18–34 yaş grubu bu trendin liderliğini üstleniyor. Bu durum, mizahın ve ortak kültürel referansların aile içi bağları güçlendirmede giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor.</p>
<p>55 yaş ve üzeri kullanıcılar genel olarak diğer yaş gruplarına kıyasla dijital dünyada daha az aktif olsa da mesajlaşma uygulamaları üzerinden aileleriyle iletişim kuranların oranı ortalamaya oldukça yakın (%85). Bu grubun %42’si de sosyal medya üzerinden gönderi ve meme paylaştığını belirtiyor. Ancak dijital ortamda daha aktif hale gelen ileri yaş grupları, siber tehditler ve dolandırıcılık girişimleri karşısında her zaman yeterince hazırlıklı olmayabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, büyük yaştaki aile bireylerini çevrim içi güvenlik ve cihazların güvenli kullanımı konusunda bilinçlendirmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p>İleri düzey kullanıcılar için dahi çevrim içi iletişim belirli siber güvenlik risklerini barındırıyor. Meşru mesajlar gibi görünen kimlik avı girişimlerinden karmaşık sosyal mühendislik saldırılarına kadar pek çok tehdit, en kişisel iletişim kanallarımız üzerinden karşımıza çıkabiliyor. Mesajlaşma uygulamalarında kapsamlı bir koruma sağlamak için mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi, her hesap için benzersiz ve güçlü parolalar kullanılması, beklenmedik bağlantı ve ekler karşısında temkinli olunması, mesajlaşma uygulamaları için kimlik avı koruması sunan güvenilir bir güvenlik çözümünden yararlanılması ve Kaspersky uzmanlarının güvenlik önerilerinin takip edilmesi önem taşıyor.</p>
<p><strong>Aile hesapları: Kolaylık mı, risk mi?</strong></p>
<p>Araştırma, Türkiye’de ailelerin boş zamanlarında %81 oranında birlikte film izlemeyi tercih ettiğini; %36’sının ise aileye özel bir dijital yayın platformu aboneliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Çevrim içi oyunlar da Türkiye’de aile eğlencesinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor; genel katılımcıların %43’ü bu aktiviteleri ailece vakit geçirmenin bir yolu olarak tercih ettiğini belirtiyor.</p>
<p>Dijital yayın platformları ve oyun hesaplarını paylaşmak ilk bakışta maliyet avantajı sağlıyor gibi görünse de özellikle aynı kullanıcı adı ve parola ile birden fazla aile bireyinin eriştiği hesaplar ciddi güvenlik ve gizlilik riskleri barındırıyor. Bu tür hesaplar, güvenlik ihlalleri için elverişli bir zemin oluşturuyor. Aile üyelerinden birinin cihazının ele geçirilmesi durumunda, saldırganlar tüm hesaba erişim sağlayabiliyor. Ayrıca parolaların farklı platformlarda tekrar kullanılması, tek bir ihlalin finansal bilgilerden e-posta hesaplarına kadar pek çok hassas verinin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Tüm parolaların güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için, aile bireylerinin tamamı tarafından kullanılabilecek bir password manager tercih edilmesi öneriliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Tüketici İşleri Başkan Yardımcısı Marina Titova</strong><em> konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Aile yaşamımız giderek daha fazla çevrim içi ortama taşındıkça, birbirimize yakın kalmak ve birlikte anılar biriktirmek için harika fırsatlar ortaya çıkıyor. Ancak bu durum, dolandırıcılık ve hesap ele geçirme gibi yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Çocuklar ve ileri yaştaki aile bireyleri bu tehditlere karşı özellikle savunmasız olabiliyor. Bu nedenle dijital dünyada birbirimize göz kulak olmak büyük önem taşıyor. Dijital gizliliği korumak ve siber güvenlik önlemlerini hayata geçirmek, sevdiklerimize duyduğumuz özenin önemli bir parçası.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi araştırmaya katıldı.</em></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/video-gorusmelerden-meme-paylasimlarina-kaspersky-dijitallesmenin-aile-hayatini-nasil-sekillendirdigini-acikliyor-607969">Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Toprağın Genç Aklı&#8217; projesi Kiraz&#8217;dan başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/topragin-genc-akli-projesi-kirazdan-basladi-607844</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 11:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aklı]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kiraz]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[toprağın]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607844</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/topragin-genc-akli-projesi-kirazdan-basladi-607844">&#8216;Toprağın Genç Aklı&#8217; projesi Kiraz&#8217;dan başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı. “Kırsalda Yaşayan Genç Nüfusun Yerinde İstihdamı” temel hedefi kapsamında başlatılan projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. Kiraz’dan başlayan çalışmalar ilk etapta 30 pilot mahallede devam edecek. Veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kırsalın sosyal, kültürel, ekonomik, çevresel ve doğal dinamikleriyle kalkınması için kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu, “Toprağın Genç Aklı” projesini Kiraz’dan başlattı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, kırsalın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına karşı güçlü olması, tarımsal üretim ve genç nüfusun yerleşik hale getirilmesi hedefiyle saha çalışması gerçekleştirildi. Kiraz’ın İğdeli ve Karaburç mahallelerinde başlayan saha çalışmalarında ekipler, işletmelerden evlere, köy kahvehanelerinden üretim alanlarına gençlerin kapısını çaldı. Kırsalda üretken nüfus olarak değerlendirilen 18 – 40 yaş arası genç nüfusun yaşam koşulları, sosyal ve ekonomik imkânları gibi verileri toplayan ekipler, gençlerin kırsalda yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duydukları talepler, imkânları sordu. Kiraz’ın ardından İzmir’in tüm kırsalına yayılacak proje sayesinde yerinde, doğru kaynaktan, doğru veri elde edilmiş olacak. İzmir kırsalının geleceğini inşa edecek veriler ışığında doğru projeler, doğru alanlarda hayata geçirilecek. </p>
<p><strong>“Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz”</strong></p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Alan Strateji Şube Müdürü Yeşim Karabörklü, “İlk olarak nüfus, doğal varlıklar, mevcut sosyal yapı ve benzeri veri envanter çalışmasını tamamladık. Bugün de ilk saha deneyimimizi yaşadık. Mahallelerdeki gençler ile görüşmeleri yapacak belediyenin uzman ekibi de özellikle gençlerden oluşturuldu. Tarım alanları miktarı, kooperatifçilik, örgütlenme düzeyi gibi bilgileri yerinden topladık; demografik yapıyı inceledik” dedi.</p>
<p>Kırsaldan genç nüfusun göçüne dikkat çeken Yeşim Karabörklü, gençlerin kırsalda kalmak istemediğini vurguladı. Karabörklü, “Buradaki temel amacımız, özellikle gençlerin göç etme nedenlerini doğru şekilde anlamak. Hangi koşulları iyileştirirsek gençlerimizi kırsalda tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz. Su krizinin derinleştiği, gıdaya erişimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde, gençlerin toprağına ve yaşadığı yere sahip çıkmasını, üretimi devralarak teknolojiyi de işin içine katarak sürdürmesini istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Gençlerin üretime katılma hedeflerinin olduğunu tespit ettik”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki 951 kırsal mahallede yürütülen envanter çalışmasıyla kapsamlı veriler elde edildiğini belirten Yeşim Karabörklü, çalışmanın ilk durağı olan Kiraz’ın İğdeli Mahallesi’nde hem nüfus yoğunluğu hem de gençlerin yerinde kalma potansiyelinin tespit edildiğini söyledi.</p>
<p>Karabörklü, “Üstenci bir yaklaşımla ya da masa başında hazırlanan projeler yerine; burada yaşayan, üreten ve geçimini sağlayan yurttaşların düşüncelerini, beklentilerini ve hangi imkânlar sağlanırsa daha verimli olabileceklerini anlamayı hedefliyoruz. Gençlerle birebir görüşerek, kendi ürettiğimiz verilerin doğrulamasını yapıyoruz. Yaşam koşulları, çalışma alanları, geçim kaynakları, aileleriyle yaşayıp yaşamadıkları ve kırsalda kalma isteklerini sorguluyoruz. Gerekli imkânlar sunulduğunda, farklı alanlara yönelebilecek önemli bir genç nüfus bulunduğunu gördük. Gençlerin üretime katılma, kendilerini geliştirme ve geleceğe dair hedeflerinin olduğunu tespit ettik” dedi.</p>
<p><b> </b>18–40 yaş aralığındaki gençlerle yürütülen çalışmalarda, yalnızca bu grubun değil; kardeşleri, çocukları ve çevrelerindeki lise çağındaki gençlerin taleplerine kadar kapsamlı veriler toplandığını belirten Yeşim Karabörklü, “Amacımız İzmir’in geleceğini değiştirmek. Bu hedef doğrultusunda, kentin önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek bir proje ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>Karabörklü, gençlerin sosyal medyayı, interneti ve teknolojiyi etkin biçimde kullanabilmesini, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle kır–kent sürdürülebilirliğinin doğru şekilde yönlendirilmesini, iklim ve su krizine dayanıklı çözümlerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçladıklarını belirterek “Tarımsal üretim ve genç nüfusun yerinde kalmasını merkeze alan projemiz, ‘Toprağın Genç Aklı’ sloganıyla ilerliyor. İzmir kırsalının hak ettiği değeri bulması için titizlikle çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Buraya gelmeniz çok önemli”</strong></p>
<p>İğdeli Mahallesi’nde saha ekiplerinin gerçekleştirdiği anketlere katılan 18 yaşındaki Selin Usta, gençlerin kırsaldaki yaşama dair düşüncelerini dile getirdi. Kırsalda yaşamanın kendi tercihi olmadığını ifade eden Usta, “Ailem burada yaşıyor, hayvanlarımız burada olduğu için ben de buradayım. Kendi elimde olsa, sosyal güvencemin bulunduğu ve sosyal olanakların daha gelişmiş olduğu bir yerde yaşamak isterim. Köyde sosyal alanların ve çalışabileceğimiz iş imkânlarının olmaması en büyük eksikler. Köyümde kalmak isterim ancak çalışabileceğim bir yer ve sigortam yok. Çalışabileceğimiz kooperatifimiz olsa, iş imkanımız olsa, kendi paramızı kazanabileceğimiz bir durumumuz olsa burada dururuz” diye konuştu.  <br />İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasını olumlu bulduğunu belirten Usta, “Bu çalışma bizim için çok değerli. Çünkü eksiklerimiz fazla ve sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz. Buraya gelmeniz çok önemli. Yetkililerin taleplerimizi duyması gerekiyor ki çözümler üretilebilsin” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Destek olursa gençler burada kendi işinin patronu olurlar”</strong></p>
<p>İğdeli Mahallesi’nde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan 40 yaşındaki üretici Mesut Dalkıran, kırsalda yaşamın hem zorlukları hem de güzel yanları olduğunu söyledi. Üretimin karşılığını aldıklarında memnun olduklarını, ancak emeğin karşılığı alınamadığında motivasyonun düştüğünü dile getiren Dalkıran, “Köyümüzde ağırlıklı olarak hayvancılık yapıldığı için yoğun bir göç yaşanmıyor. Gidenler ise genellikle mecburiyetten, kendi işini kuramadığı için gidiyor” dedi.</p>
<p>Gençlerin kırsalda kalabilmesi için üretime destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dalkıran, “Çiftçinin ürettiği para ederse gençler köyde kalır. Bu bölgede her şey yetişiyor, çok güzel bir coğrafyadayız. Yapılan anket çalışmasını da olumlu buluyorum. Gençlerin memnuniyetinin ve taleplerinin dinlenmesi çok önemli. Hayvancılığa ve üretime daha fazla destek sağlanırsa gençler burada kalmakta ısrarcı olur, kendi işinin patronu olurlar. Ürettiğini değerinde satamayan ise bu işi bırakmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>30 pilot mahallede çalışmalar devam edecek</strong></p>
<p>Proje kapsamında pilot 30 mahallede gençler ve diğer odak gruplarla bilgi değerlendirme toplantıları, anketler ve odak grup çalışmaları yapılacak. Sahadan toplanan veriler analiz edilerek her mahalle kümesinin özgün yapısına uygun uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları tasarlanacak. Böylelikle tarımla geçimini sürdüren ve kırsalda kalma potansiyeli olan genç nüfusun tespiti, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve veriye dayalı bir müdahale modelinin oluşturulması, kırsaldaki yenilikçi kapasite ile tarımsal girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sahadan elde edilecek bulgularla politika önerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. <br /> <br /><strong>Bir iş birliği modeli</strong></p>
<p>Başkan Tugay’ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun yaptığı Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu çatısı altında çok disiplinli olarak yürütülen proje, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonuyla Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülüyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/topragin-genc-akli-projesi-kirazdan-basladi-607844">&#8216;Toprağın Genç Aklı&#8217; projesi Kiraz&#8217;dan başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-2-607683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 07:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[literatürde]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Trigeminal Nevralji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-2-607683">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor. Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı   ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor.  <strong>Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,</strong> yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat  çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor. </p>
<p><strong>Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu</strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise  beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi. </p>
<p><strong>Günlük hayat durma noktasına geliyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor.  Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.</p>
<p><strong>Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor.  Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar  sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler! </strong></p>
<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak</strong></p>
<p>Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp,  mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor</strong></p>
<p>Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve  sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!</strong></p>
<p>Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen &#8220;armut&#8221; veya &#8220;üçgen&#8221; şeklindeki  baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-2-607683">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-607510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[literatürde]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Trigeminal Nevralji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-607510">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor. Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı   ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor.  <strong>Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,</strong> yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat  çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor. </p>
<p><strong>Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu</strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise  beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi. </p>
<p><strong>Günlük hayat durma noktasına geliyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor.  Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.</p>
<p><strong>Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor.  Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar  sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler! </strong></p>
<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak</strong></p>
<p>Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp,  mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor</strong></p>
<p>Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve  sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!</strong></p>
<p>Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen &#8220;armut&#8221; veya &#8220;üçgen&#8221; şeklindeki  baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-607510">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğaya Adanmış Ömürler, Bugüne Taşınan Bir Sorumluluk: TEMA Vakfı Kurucularını Andı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogaya-adanmis-omurler-bugune-tasinan-bir-sorumluluk-tema-vakfi-kurucularini-andi-607501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adanmış]]></category>
		<category><![CDATA[bugüne]]></category>
		<category><![CDATA[dede]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğaya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğayı Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[hayrettin]]></category>
		<category><![CDATA[kurucu]]></category>
		<category><![CDATA[ömürler]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[taşınan]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[Tema Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607501</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, yaşamlarını toprağın, doğanın ve tüm doğal varlıkların korunmasına adayan Kurucu Onursal Başkanları merhum Hayrettin Karaca ve merhum A. Nihat Gökyiğit’i, İstanbul’daki mezarları başında düzenlenen törenle andı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogaya-adanmis-omurler-bugune-tasinan-bir-sorumluluk-tema-vakfi-kurucularini-andi-607501">Doğaya Adanmış Ömürler, Bugüne Taşınan Bir Sorumluluk: TEMA Vakfı Kurucularını Andı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMA Vakfı, yaşamlarını toprağın, doğanın ve tüm doğal varlıkların korunmasına adayan Kurucu Onursal Başkanları merhum Hayrettin Karaca ve merhum A. Nihat Gökyiğit’i, İstanbul’daki mezarları başında düzenlenen törenle andı.</strong></p>
<p>İki doğa sevdalısının aramızdan ayrılışlarının ardından TEMA Vakfı tarafından her yıl &#8220;<em>Anma ve Anlama Haftası</em>&#8221; düzenleniyor; hafta boyunca Vakıf Genel Merkezi ve Türkiye’nin dört bir yanındaki temsilcilikleri tarafından gerçekleştirilen etkinliklerle kurucuların anısı yaşatılıyor.</p>
<p>Bu yıl, 19–25 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen Anma ve Anlama Haftası kapsamında; Toprak Dede Hayrettin Karaca’nın vefatının 6. yıl dönümü ile Yaprak Dede A. Nihat Gökyiğit’in vefatının 3. yıl dönümünde TEMA Vakfı yöneticileri, gönüllüleri ve çalışanları bir araya geldi. Düzenlenen anma töreninde kurucuların kabirleri başında dualar edildi; doğaya adanmış yaşamları, saygı ve minnetle hatırlandı.</p>
<p><strong>Doğaya adanmış ömürler</strong></p>
<p>Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit, yalnızca TEMA Vakfı’nın kurucuları değil; doğayla kurulan ilişkinin yeniden tanımlanmasına öncülük eden iki önemli yol gösterici olarak hafızalarda yer etti. Toprağın korunmasını bir vicdan meselesi olarak gören ve yeryüzündeki tüm canlılara sahip çıkan Toprak Dede ve Yaprak Dede, <em>&#8220;doğayı savunmanın süreklilik isteyen bir sorumluluk&#8221;</em> olduğunu her fırsatta dile getirdiler.</p>
<p>TEMA Vakfı için bu hafta, yalnızca iki ismi anmakla sınırlı kalmıyor; onların işaret ettiği değerleri, mücadele anlayışını ve toplumsal sorumluluk bilincini yeniden düşünmeye ve hatırlamaya vesile oluyor.</p>
<p><strong>&#8220;Kurucularımızın yolundayız; doğayı korumak bir tercih değil, bir sorumluluktur&#8221;</strong></p>
<p>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, kurucularını minnet ve özlemle andıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>&#8220;İki doğa sevdalısı olan Kurucu Onursal Başkanlarımız, doğayı korumanın tercih değil, insan olmanın bir sorumluluğu olduğunu hayatları boyunca ortaya koydular. Toprağın kaybıyla, su varlıklarının tükenişiyle ve doğanın sınırlarının zorlanmasıyla karşı karşıya kaldığımız bu dönemde; onların inancı ve kararlılığı yolumuzu aydınlatırken adları ve idealleri projelerle yaşamayı sürdürüyor. 2021’de başlattığımız <em>Hayrettin Karaca Doğal Yaşlı Ormanlar Projesi</em> ile yaklaşık 6 bin futbol sahası büyüklüğündeki 52 orman sahası, <em><strong>doğal yaşlı orman</strong></em> olarak tescil edildi. 2022’de hayata geçirilen <em>A. Nihat Gökyiğit Biyolojik Çeşitlilik Projesi,</em> gezegenimizin en büyük krizlerinden biri olan biyolojik çeşitlilik kaybına dikkat çekerek bu alanda farkındalık oluşturmaya devam etti. Proje kapsamında, biyolojik çeşitlilik kavramının tanıtımını yaygınlaştırmak amacıyla farklı yaş gruplarına yönelik gerçekleştirilen farkındalık sunumlarıyla 57 bini aşkın çocuk ve genç ile yaklaşık 5 bin yetişkine ulaşıldı. Toprak Dedemizin <strong>‘İnanç her şeyi halleder. İnanırsak dünyayı kurtarmaya gücümüz yeter.’</strong> sözünden yola çıkarak umudu büyütmeye devam ediyoruz. TEMA Vakfı olarak doğayı, toprağı, suyu ve tüm canlıları gözeten bu mirası, aynı inanç ve sorumlulukla geleceğe taşımayı sürdüreceğiz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Doğayı hep birlikte korumaya devam edeceğiz&#8221;</strong></p>
<p>TEMA Vakfı Genel Müdürü Didem Bilgin ise kurucularının gönüllülüğü merkeze alan anlayışlarının çalışmalarına yön verdiğini ve doğayı koruma sorumluluğunun temel dayanakları olduğunu vurguladı.</p>
<p>Bilgin, &#8220;Vakfımızın kurucuları Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit, doğayı korumanın ancak hep birlikte mümkün olabileceğini bizlere gösterenlerdi. Onların açtığı yolda gönüllülük, yalnızca bir iyilik hâli değil; doğaya ve yaşama karşı üstlenilen ortak bir sorumluluk oldu. Yaprak Dedemizin <strong>‘Başkalarını mutlu ederek mutlu olmanın mümkün olduğunu anlayan insanlardır gönüllüler’</strong> sözünde can bulan anlayıştan ilham alarak bugün 1 milyon 250 bini aşkın gönüllümüzle bu sorumluluğumuzu geleceğe taşıyoruz.  Toprağın nefes almasında, bir fidanın kök salmasında, bir çocuğun doğayla kurduğu ilk bağda bu anlayışın izleri var. Doğayı hep birlikte korumaya devam edeceğiz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kurucuların mirası, gönüllülükle yaşatılıyor</strong></p>
<p>Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit’in doğayı koruma çalışmalarının merkezinde yer alan gönüllülük anlayışı, bugün TEMA Vakfı’nın en güçlü dayanaklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>
<p>Kurulduğu günden bu yana bir <em><strong>‘halk hareketi’ </strong></em>olarak yol alan Vakıf, kurucularının anısını yaşatmanın en anlamlı yollarından birinin bu anlayışı büyütmek olduğuna inanıyor. Bu anlayışla her yıl verilen <strong>Hayrettin Karaca ve A. Nihat Gökyiğit Gönüllülük Ödülleri</strong>, doğa için atılan her adımın, gösterilen her gayretin ve büyütülen her umudun görünür kılınmasını sağlıyor.</p>
<p>2025 yılında,<em> Gönüllü Kazanımı, Verimlilik, Eğitim Çalışmaları, Umut Yeşertenler, Savunuculuk</em> ve <em>Üstün Başarı</em> olmak üzere altı farklı kategoride toplam 50 ödüle layık görülen 36 TEMA Vakfı gönüllüsü ise kurucuların doğaya düşen izlerinin bugün de geleceğe yön veren bir ilhama dönüştüğünü gösteriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogaya-adanmis-omurler-bugune-tasinan-bir-sorumluluk-tema-vakfi-kurucularini-andi-607501">Doğaya Adanmış Ömürler, Bugüne Taşınan Bir Sorumluluk: TEMA Vakfı Kurucularını Andı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rezan Has Müzesi&#8217;nde Çocuklar İçin Sanat, Tarih ve Yaratıcılık Atölyeleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rezan-has-muzesinde-cocuklar-icin-sanat-tarih-ve-yaraticilik-atolyeleri-607315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[kemer]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[rezan]]></category>
		<category><![CDATA[Rezan Has Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi’nin kültür ve sanat alanındaki önemli merkezlerinden biri olan Rezan Has Müzesi, yarıyıl tatilinde çocukları sanatla buluşturmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rezan-has-muzesinde-cocuklar-icin-sanat-tarih-ve-yaraticilik-atolyeleri-607315">Rezan Has Müzesi&#8217;nde Çocuklar İçin Sanat, Tarih ve Yaratıcılık Atölyeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi’nin kültür ve sanat alanındaki önemli merkezlerinden biri olan Rezan Has Müzesi, yarıyıl tatilinde çocukları sanatla buluşturmaya hazırlanıyor. Tarihi Cibali Tütün Fabrikası binasında yer alan müze, çocukların erken yaşta kültürel mirasla tanışmasını amaçlayan eğitim programları kapsamında, 5–7 yaş grubuna özel olarak tasarlanan çocuk eğitim atölyelerini başlatıyor.</p>
<p>Yarıyıl tatiline özel olarak hazırlanan atölye serisinin ilki, <strong>23 Ocak Cuma</strong> günü gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde müzeyi keşfedecekleri rehberli bir geziye katılacak. Bu gezide sergilenen eserleri inceleyerek gözlem yapma becerilerini geliştiren çocuklar; gördüklerini yorumlama, düşüncelerini sözlü olarak ifade etme ve sanat üzerinden iletişim kurma deneyimi yaşayacak. Eğlenceli ve öğretici içeriklerle kurgulanan atölye çalışmaları, çocukların hayal gücünü beslerken aynı zamanda sanat ve kültüre karşı kalıcı bir ilgi geliştirmelerini hedefliyor.</p>
<p><strong>Kilden Desene Tablet Atölyesi </strong></p>
<p>Rezan Has Müzesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı çocuk eğitim programları kapsamında gerçekleştirilecek olan “Kilden Desene Tablet” Atölyesi, ilkokul öncesi yaş grubundaki çocukları tarih ve sanatla buluşturuyor. Program, 23 Ocak Cuma günü öğleden sonra düzenlenecek olup, 5–7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Atölyede çocuklar, Tunç Çağı’na uzanan eğlenceli bir anlatımla yazının ve alfabenin ortaya çıkış sürecini tanırken; antik uygarlıkların günlük yaşamına ve iletişim biçimlerine dair temel bilgiler edinecek. Uygulama bölümünde ise kil kullanarak kendi tabletlerini üretecek olan çocuklar, bu tabletlerin üzerine özgün desenler çalışarak hem yaratıcılıklarını hem de el becerilerini geliştirecek. Sanatla öğrenmeyi bir araya getiren bu deneyim sayesinde çocuklar, kültür varlıklarını tanıma, arkeoloji ve müzecilikle ilgili temel kavramlarla erken yaşta tanışma fırsatı yakalayacak.</p>
<p><strong>Minik Kemer Ustaları </strong></p>
<p>Rezan Has Müzesi’nin çocuklara yönelik yarıyıl tatili programları kapsamında düzenlenen “Minik Kemer Ustaları Atölyesi”, 31 Ocak tarihinde 5-7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Minik katılımcılar Demir Çağı’na uzanan yaratıcı ve öğretici bir yolculuğa çıkarken; atölye boyunca müzenin Urartu Kemerleri konusunda dünyanın en kapsamlı koleksiyonlarından birine sahip eserlerini yakından gözlemleyerek Urartu uygarlığına ve dönemsel tarihine dair temel bilgiler edinecekler. Programın uygulama bölümünde çocuklar, Urartu kemerleri üzerindeki sembol ve desenleri inceleyerek bu motiflerin anlamlarını keşfederek; mukavva malzemeler kullanarak kendi kemerlerini tasarlayacak ve seçtikleri desenlerle süslemelerini yapacaklar. El becerilerini ve hayal güçlerini geliştirmeye odaklanan atölye, çocukların kültür varlıklarını tanımasını sağlarken arkeoloji ve müzecilikle ilgili temel kavramlarla erken yaşta tanışmalarına da olanak tanıyor.</p>
<p><em>**Atölye çalışmalarında kullanılacak tüm malzemeler Rezan Has Müzesi tarafından temin edilmektedir. Her bir atölye, çocukların verimli ve birebir etkileşim içinde katılımını sağlamak amacıyla <strong>10</strong> kişiyle sınırlı kontenjanla ve ücretli gerçekleştirilmektedir. Rezan Has Müzesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı, çocuklara yönelik eğlenceli ve öğretici tüm atölye programlarına ilişkin detaylı bilgilere müzenin resmi internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. </em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rezan-has-muzesinde-cocuklar-icin-sanat-tarih-ve-yaraticilik-atolyeleri-607315">Rezan Has Müzesi&#8217;nde Çocuklar İçin Sanat, Tarih ve Yaratıcılık Atölyeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yarıyıl Tatili &#8220;Vodafone İlk Hattım&#8221; Fırsatlarıyla Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yariyil-tatili-vodafone-ilk-hattim-firsatlariyla-basliyor-607225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 09:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hattım]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[Tarife]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yarıyıl]]></category>
		<category><![CDATA[Yarıyıl Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 16 yaş ve altı çocuklar için yarıyıl tatil dönemini dolu dolu geçirmelerini sağlayacak faydalar sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yariyil-tatili-vodafone-ilk-hattim-firsatlariyla-basliyor-607225">Yarıyıl Tatili &#8220;Vodafone İlk Hattım&#8221; Fırsatlarıyla Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone,</strong> 16 yaş ve altı çocuklar için yarıyıl tatil dönemini dolu dolu geçirmelerini sağlayacak faydalar sunuyor. <strong>“Vodafone İlk Hattım”</strong> faydalarıyla çocukların güvenle teknolojiyle tanışması sağlanırken; indirimli teklifler, fatura aşımını önleyen ücretsiz durma, sınırsız WhatsApp ve ebeveyn güvenlik uygulaması ile ebeveynlerin endişelerinin giderilmesi hedefleniyor. Diğer yandan, yarıyıl tatiline özel olarak, seçili akıllı telefon, akıllı saat ve aksesuar gibi teknolojik cihazlardan giyime ve yeme-içmeye, eğlenceden seyahate kadar birçok marka faydası karne hediyesi olarak müşterilere sunuluyor. Vodafone’lu ebeveynler çocuklarına alacakları yeni hatlarda 12 ay geçerli 10 GB hediyesinden de faydalanabiliyor.  </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“TÜİK verilerine göre, 6-15 yaş arası çocukların internet kullanım oranı 2024 itibarıyla %91,3’e yükseldi. BTK verilerine göre ise Türkiye’deki ebeveynlerin %88’i çocuklarıyla her an iletişimde kalabilmek için ilk teknolojik cihazlarını alırken, %86’sı çocuklarına yeni bir hat aldığında fatura aşım nedeniyle bütçesini aşmaktan endişe duyuyor. Bu araştırmalar, ülkemizde çocukların dijital dünyaya erişiminin yüksek olduğunu, internet kullanımının gittikçe arttığını ve teknoloji kullanımının eğlence, eğitim ve iletişim ekseninde yoğunlaştığını gösteriyor. Söz konusu yapı, çocukların dijital alanla temasında kontrol, güvenlik ve doğru yönlendirme ihtiyacını ön plana çıkarırken; ebeveynlerin de bu süreçte güvenilir, sınırları belirlenebilir ve çocuk dostu çözümlere olan beklentisini güçlendiriyor. İki yıl önce hayata geçirdiğimiz ‘Vodafone İlk Hattım’ ile hem ebeveynlerin endişelerini gideren, hem de 16 yaş altı gençleri teknolojiyle güvenle tanıştıran birçok faydayı müşterilerimize sunuyoruz. Yarıyıl tatilinde de müşterilerimize sınırsız WhatsApp ve ücretsiz durma özelliği sunduğumuz tarifelerimiz, yarıyıl tatiline özel indirimli teknolojik cihazlar, ebeveyn güvenlik uygulaması ve güçlü marka indirimleri bu dönemin daha verimli, hesaplı ve dolu dolu geçirilmesine yardımcı oluyor. Vodafone olarak, avantajlı ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>İlk hatta güven, uygun fiyatlı tarifelerle devam ediyor</strong></p>
<p>Ebeveynler çocuklarına ilk hattını alırken faturalı ya da faturasız seçeneklerden birini tercih ederek çocuğunun ilk akıllı saati, telefonu ya da tableti için kullanabilecek. “Vodafone İlk Hattım”, 16 yaş ve altı kullanıcılar için indirimli tarifeleriyle çocukların iletişim ihtiyaçlarını karşılarken, faturalı tarifelerinde sınırsız konuşma ve ücretsiz durma özelliği sunarak ebeveynlere de kontrollü ve güvenli bir kullanım deneyimi sunuyor. Faturalı mobil yeni müşteriler, 250 SMS ve 1.000 dakika konuşma içeriğiyle birlikte 2 GB, 5 GB, 10 GB ve 20 GB mobil internet içeren tarifelerden birini seçebilecek. </p>
<p><strong>Vodafone’lu ebeveynlere özel: Yeni hatta 12 ay geçerli 10 GB hediye</strong></p>
<p>Vodafone’lu ebeveynler, yeni hat kampanyası ile çocuklarının internet ihtiyacını karşılamak açısından avantajlı oluyor. Çocuklarına alacakları yeni hatlarda 12 ay boyunca geçerli 10 GB hediye faydasından yararlanabiliyor. Vodafone’un yeni hat kampanyasıyla birleşen bu avantaj sayesinde çocuklar ilk hat deneyimlerini daha bol internetle yaşarken, aileler de bütçelerini güvende tutmaya devam ediyor. “Vodafone İlk Hattım”, yarıyıl döneminde sunduğu kapsamlı faydalarla yalnızca bir hat değil; güvenli, avantajlı ve keyifli bir ilk iletişim deneyimi vadediyor.</p>
<p><strong>Yarıyıl tatilinde karne hediyesi olarak indirimli cihaz teklifleri</strong></p>
<p>Global ölçekte yapılan araştırmalara göre, ebeveynlerin %55’i akıllı telefon ve teknolojik cihazları tatil hediyesi olarak değerlendirebileceğini belirtiyor. Çocukların %62’si de akıllı telefon ve saatleri hediye olarak istiyor. Vodafone’un yarıyıl tatil dönemine özel olarak sunduğu seçili indirimli cihaz teklifleri sayesinde çocuklar karne hediyesi olarak ilk telefonlarına, akıllı saatlerine avantajlı fiyatlarla sahip olurken, ebeveynler de bütçelerini zorlamadan bu ihtiyacı karşılayabiliyor. “Vodafone İlk Hattım”, tarife ve cihazı bir arada düşünerek ailelere bütüncül bir çözüm sunuyor.</p>
<p><strong>Vodafone Happy ile yarıyıl tatili boyunca ayrıcalık</strong></p>
<p>“Vodafone İlk Hattım” müşterileri, yarıyıl tatilinde seçili eğlence merkezlerine indirimli girerken, sinema bileti aldığında 1 bilet hediye oluyor.  Müşteriler Vodafone Happy platformu üzerinden eğlenceden giyime, yeme-içmeden eğlence merkezlerine kadar pek çok farklı markada özel indirimlerden faydalanabiliyor. Müşteriler, Vodafone Happy üzerinden alacakları indirim kodlarıyla tatil boyunca avantajlı bir deneyim yaşıyor.</p>
<p><strong>Çocukların güvenliği için uygulama</strong></p>
<p>“Vodafone İlk Hattım” müşterilerine dijital dünyada 16 yaş ve altı çocukların güvenliğini sağlamak amacıyla 12 ay ücretsiz “Find My Kids” ebeveyn güvenlik uygulaması da sunuluyor. Ebeveynler, bu uygulamayla çocuklarının konumunu, uygulama kullanımını, internet davranışlarını ve hatta cihaz şarjını takip edebiliyor. </p>
<p>Vodafone İlk Hattım tarifeleri hakkında ayrıntılı bilgi için <strong>vodafone.com.tr</strong> adresi ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yariyil-tatili-vodafone-ilk-hattim-firsatlariyla-basliyor-607225">Yarıyıl Tatili &#8220;Vodafone İlk Hattım&#8221; Fırsatlarıyla Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyilik örüyor, çocukların yüreklerini ısıtıyorlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyilik-oruyor-cocuklarin-yureklerini-isitiyorlar-607148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ısıtıyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[örgü]]></category>
		<category><![CDATA[örüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yilik]]></category>
		<category><![CDATA[yüreklerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin, İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’ndeki Örgü Sınıfı kursiyerleri, birbirinden renkli, sıcacık tutan örgü işlerini kış şartlarının ağır yaşandığı bölgeler başta olmak üzere köy okullarına ve hastanelerin onkoloji servislerindeki çocuklara gönderiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyilik-oruyor-cocuklarin-yureklerini-isitiyorlar-607148">İyilik örüyor, çocukların yüreklerini ısıtıyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin, İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’ndeki Örgü Sınıfı kursiyerleri, birbirinden renkli, sıcacık tutan örgü işlerini kış şartlarının ağır yaşandığı bölgeler başta olmak üzere köy okullarına ve hastanelerin onkoloji servislerindeki çocuklara gönderiyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya Zişan Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde Örgü Sınıfına devam eden kursiyerler, geleneği bozmadı; bu kış da örgüleriyle gönülleri ısıttı. Konak Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle düzenlenen kursa katılan 65 üye, elleriyle ördükleri bere, boyunluk, atkı, yelek, ceket, süveter, battaniye, bebek kıyafetleri, çocuk çantası,  eldiven ve örgü oyuncakları Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri başta olmak üzere dağ köylerinde yaşayan çocuklara gönderdi. Sıcacık tutan, rengarenk el emeği örgü işlerinden Ağrı, Mardin, Van, Kars, Şanlıurfa, Aydın, Ankara, Ardahan, Diyarbakır, Siirt, Malatya, Tunceli ve Erzurum’da yaşayan çocuklar yararlandı. Yıl boyunca kursta üretime devam eden üyeler, ördükleri ürünleri her ay iki parti halinde göndermeye devam ediyor. Ayrıca hastanelerin onkoloji servislerinde tedavi gören çocuklara da rengarenk örgü ürünler ulaştırılıyor.</p>
<p><b>Başkan Mutlu’dan iyiliği büyütmeye davet</b></p>
<p>İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’ni ziyaretinde örgü sınıfı kursiyerleriyle de buluşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, merkez üyelerinin örnek bir davranışa imza attığını ve bundan gurur duyduklarını ifade etti. İyiliği ve mutluluğu büyüten uygulamanın devamlılığı için yün bağışı beklediklerini dile getiren Başkan Mutlu, “Konak’taki tüm merkezlerimizde özellikle kadın üyelerimiz her zaman bizi gururlandıran işlere imza atıyor. Buradaki örgü sınıfımız da bizi çok duygulandırdı. Canla başla, emekle üretiyor, ürettikleriyle çocukların yüzlerinde gülümseme yaratıyorlar. Bu, paha biçilemez. Biz de Konaklı komşularımızı, örgü ipi ve yün bağışlayarak, bu sevgiyi, bu mutluluğu büyütmeye davet ediyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Çocukların yüreklerini ısıtmaktan çok mutluyuz”</b></p>
<p>Örgü sınıfının Usta Öğreticisi Keriman Şengünler, altı yıldır eğitmenliğini üstlendiği sınıfta, el emeği, sevgi ve dayanışmayla, çok uzaklardaki çocukların yüreklerine dokunmaktan duyduğu mutluğu şu sözlerle anlattı: “Sosyal sorumluluk projelerimizle çocukların yüreklerini ısıtmaktan çok mutluyuz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da dağ köylerinde olan çocuklarımıza boyunluk, bere, süveter, yelek örüp gönderiyoruz. Bu imkanları sağladığı için Belediye Başkanımız Nilüfer Hanım’a ve Konak Halk Eğitim Merkezine, kurum sorumlularımıza çok teşekkür ediyoruz. Kursiyerler hep beraber bize destek veriyor, gönülleri ısıtıyoruz ve bundan çok mutluyuz.”</p>
<p><b>“Bize de psikolojik destek oluyor”</b></p>
<p>İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde hem üretip hem faydalı olduklarını, bunun da kendilerine iyi geldiğini dile getiren örgü sınıfı kursiyeri Serpil Gönlügür de,</p>
<p>“İki senedir bu kursa devam ediyorum. Bu kursu bize açan, öncelikle Konak Belediye Başkanımız Nilüfer Hanım’a, kurumumuza, hocamıza, bu binayı bağışlayanlara ayrı ayrı teşekkür ederim. Biz burada hem sosyal faaliyet yapıyoruz, hem bir nebze de olsa çocuklara bir faydamız oluyor ve bir şeyler öğreniyoruz. Bu da bize çok büyük bir psikolojik destek oluyor” diye konuştu.</p>
<p><b>“Biz burada çok mutluyuz”</b></p>
<p>Örgü sınıfından İslim Davulcu ise, “Dört yıldır bu kursa geliyorum. Yardım etmeyi ve örmeyi çok seviyorum. Hocamızı çok seviyoruz. Herkese çok teşekkür ediyoruz. Biz burada çok mutluyuz” diyerek yaşadığı mutluluğu dile getirdi.</p>
<p><b>“Bastonumla geliyorum”</b></p>
<p>Bugüne dek 500 şapka ve boyunluk örerek çocuklara gönderen Hatice Salma, elinde bastonuyla koşa koşa merkeze geldiğini belirtti ve şöyle konuştu: “Bize burada çalışma imkanı veren Belediye Başkanımız Nilüfer Hanım’a çok teşekkür ederiz. Biz burada çok mutluyuz. Ben bugüne kadar 500 tane şapka ve boyunluk ördüm. 10 tane de süveter ördüm. Ben buraya geldiğim zaman, 70 yaşındayım, burada ne yaparım, nasıl arkadaş edinirim diye çok korkuyordum. Ama şimdi gece gel, deseler gelirim. O kadar mutluyum. Bastonumla geliyorum.”</p>
<p><b>Sevgi ağı dayanışmayla büyüsün</b></p>
<p>Ziya Zişan Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, örgü sınıfı kursiyerlerinin oluşturduğu sevgi ağının devamlılığı ve büyümesi için örgü ipi ve yün bağışı yapmak isteyenler, merkezin (0232) 445 43 20 numaralı telefonunu arayarak detaylı bilgi alabiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyilik-oruyor-cocuklarin-yureklerini-isitiyorlar-607148">İyilik örüyor, çocukların yüreklerini ısıtıyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiğli Belediyesi&#8217;nden Gıda Kolisi Seferberliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cigli-belediyesinden-gida-kolisi-seferberligi-607139</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 07:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğli Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kolisi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[seferberliği]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607139</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, 2026 yılına dar gelirli aileler için hayata geçirdiği gıda kolisi desteği ile güçlü bir sosyal belediyecilik hamlesiyle başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-belediyesinden-gida-kolisi-seferberligi-607139">Çiğli Belediyesi&#8217;nden Gıda Kolisi Seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, 2026 yılına dar gelirli aileler için hayata geçirdiği gıda kolisi desteği ile güçlü bir sosyal belediyecilik hamlesiyle başladı. İlçe genelinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında, sadece Ocak ayında yüzlerce aileye gıda kolisi ulaştırıldı.</p>
<p>Sosyal belediyecilik anlayışını sahaya yansıtan Çiğli Belediyesi, gıda desteğinin yanı sıra evde bakım, sağlık, temizlik ve eğitim destekleriyle her yaştan vatandaşa dokunan hizmetlerini aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><b>Çiğli Belediyesi’nden 566 Aileye Gıda Desteği</b></p>
<p>Çiğli Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, 2026 yılının Ocak ayında yalnızca bir ay gibi kısa bir sürede tam 566 aileye gıda kolisi ulaştırarak, kentte dayanışmanın en somut örneklerinden birini ortaya koydu. Öte yandan Çiğli Belediyesi, sosyal sorumluluk anlayışını yalnızca geçici yardımlarla sınırlı tutmayarak, yıl boyunca desteklerini sürdürecek. Bu kapsamda yürütülecek çalışmalarla, ihtiyaç sahibi vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p><b>Evde Bakım ve Hijyen Hizmetleriyle Destek Eli</b></p>
<p>Gıda desteğinin yanı sıra ilçede ikamet eden ihtiyaç sahibi vatandaşlara evde bakım, evde temizlik, kuaförlük ve hijyen hizmetleri sunuluyor. Öz bakımını yapamayan yaşlı, hasta ve engelli bireylerin ihtiyaçları belediye ekipleri tarafından titizlikle karşılanıyor.</p>
<p><b>Yeni Doğanlardan Gençlere Uzanan Sosyal Destekler</b></p>
<p>0–6 ay arası bebeği bulunan ailelere yönelik Bebek Bakım Çantası desteği kapsamında temel ihtiyaç ürünleri ulaştırıldı. Çanta içerisinde bebek bezi, ıslak mendil, biberon, zıbın, şampuan ve dijital ateş ölçer gibi temel ihtiyaç ürünleri bulunuyor. Bunun yanında yaşlı ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara da hasta bezi hizmeti veriliyor</p>
<p><b>Engelleri Kaldıran ve Dayanışmayı Büyüten Hizmetler</b></p>
<p>Öte yandan, müdürlük tarafından işitme engelli bireylerin sosyal yaşama katılımını kolaylaştırmak amacıyla işaret dili tercümanı desteği sunuluyor; talep üzerine ibadethaneler belediye ekiplerince temizleniyor, ailelere taziye paketi ve dar gelirli çocuklara giyim yardımı ulaştırılıyor.</p>
<p><b>Başvuru süreci şeffaf ve titiz yürütülüyor</b></p>
<p>Çiğli Belediyesi, sosyal hizmetler ve sağlık alanında sunduğu kapsamlı desteklerin yanı sıra, bu hizmetlere erişim sürecinde de örnek bir yaklaşım sergiliyor. İhtiyaç sahibi vatandaşların hizmetlerden adil ve etkin şekilde faydalanabilmesi için başvuru süreci çok yönlü ve titizlikle yürütülüyor. Vatandaşlar; e-belediye sistemi, çağrı merkezi, halk masası ve belediyenin resmi web sayfası üzerinden başvuru yapabiliyor. Yapılan başvurular, ilgili birimler tarafından detaylı şekilde inceleniyor; başvuru sahibinin durumu sosyal inceleme ile değerlendiriliyor. Böylece yardımlar gerçekten ihtiyaç sahibi olan kişilere ulaştırılıyor. Bu sistem sayesinde hem hizmetlerin sürdürülebilirliği sağlanıyor hem de toplumsal adaletin güçlenmesine katkı sunuluyor. Çiğli Belediyesi, sosyal belediyecilikte sadece hizmet sunmakla kalmıyor, aynı zamanda erişim süreçlerinde de güven ve şeffaflık ilkelerini ön planda tutuyor.</p>
<p><b>Başkan Yıldız: “Güvenle Bakan Çiğli İçin Çalışıyoruz”</b></p>
<p> </p>
<p>Geleceğe güvenle bakan bir Çiğli için çalıştıklarını dile getiren Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, “Çiğli’de yaşayan her bir vatandaşımızın yanında olmak, özellikle dezavantajlı gruplar ve engelli bireylerimizin ihtiyaçlarına çözüm üretmek bizim en temel görevimizdir. Sosyal belediyecilik anlayışını sadece bir söylem olarak değil, sahada somut hizmetlerle hayata geçiriyoruz. Evde bakım hizmetlerinden, bebek bakım çantalarından üniversite valizlerine kadar her yaş grubuna ve her ihtiyaca dokunan projelerimizle toplumun her kesimine destek olmayı sürdürüyoruz. Bizim için en önemli değer, dayanışmadır. Çiğli’de kimse yalnız değildir; yaşlılarımız, dezavantajlı vatandaşlarımız, engelli bireylerimiz, öğrencilerimiz, yeni doğan bebeklerimiz ve asker yoluna çıkan gençlerimiz için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz. Bu hizmetleri yürütürken şeffaflık ve adalet ilkelerinden asla taviz vermiyoruz. Başvuru süreçlerimizi titizlikle yürütüyor, yardımların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlıyoruz. Çiğli Belediyesi olarak hedefimiz, sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, aynı zamanda geleceğe güvenle bakan bir toplum inşa etmektir. Hep birlikte daha güçlü, daha mutlu ve daha sağlıklı bir Çiğli için çalışmaya devam edeceğiz. Ekonomik zorluk yaşayan vatandaşların yanında olmayı sürdürecek ve hiçbir ailenin temel ihtiyaçlardan mahrum kalmaması için çalışmalarımızı kararlılıkla yürüteceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cigli-belediyesinden-gida-kolisi-seferberligi-607139">Çiğli Belediyesi&#8217;nden Gıda Kolisi Seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Pili]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607136</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda genellikle “titreme hastalığı” olarak bilinen Parkinson hastalığı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136">Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda genellikle “titreme hastalığı” olarak bilinen Parkinson hastalığı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen</strong> “Parkinson hastalığı titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertleşme ve denge sorunları gibi belirtilerle seyreder. Son yıllarda yapılan gözlemler, tanısı genellikle <strong>50–55 yaş civarında</strong> konulan hastalığın daha genç yaşlarda da ortaya çıktığını göstermektedir” diyor. Sevindirici olan gelişmenin ise; tıp teknolojisindeki hızlı gelişmelerle hastalığın cerrahi tedavisinde daha esnek yaklaşımlar uygulanabilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kertmen, ileri teknoloji döneminin getirdiği yenilikleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Beyinde hücre yıkımıyla ilerleyen ve Alzheimer’dan sonra görülme sıklığında ikinci sırada yer alan Parkinson hastalığı günümüzde artık genç yaşlarda da kapıyı çalabiliyor. Bu durumun ‘erken başlangıçlı Parkinson hastalığı’ olarak tanımlandığını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen</strong> “Günümüzde Parkinson hastalarının yaklaşık yüzde <strong>5–10’unda hastalık 40 yaşından önce</strong> başladığı görülmektedir. Erken yaşta Parkinson hastalığında genetik faktörler önemli rol oynamaktadır. Ayrıca <strong>bazı tarım ilaçları, ağır metallere maruz kalma ve hava kirliliği gibi çevresel etkenler</strong> de hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilmektedir” diyor.</p>
<p><strong>Günümüzde daha erken tanı konulabiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda tıp teknolojisinin gelişmesi ve toplumsal farkındalığın artmasıyla hastalığa daha erken ve daha doğru tanı konulabildiğini <strong>söyleyen Prof. Dr. Kertmen “</strong>Parkinson’un ilk ve en önemli tedavisi <strong>ilaç tedavisidir</strong>. Hastalığın ilk yıllarında özellikle dopamin içeren ilaçlar, genellikle çok iyi sonuç verdiği için halk arasında <strong>“balayı dönemi”</strong> olarak adlandırılır. Ancak zamanla ilaçların etki süresi kısalır; gün içinde daha sık ilaç alma ihtiyacı doğar. Bazı hastalarda ilaçlara bağlı istem dışı aşırı hareketler ortaya çıkabilir, doz sonu kötüleşmeleri yaşanabilir ve yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulur. Bu durumlarda, titremesi kontrol altına alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir” diyor. </p>
<p><strong>Temel hedef, başkalarına bağımlılığı azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak</strong></p>
<p>Cerrahi tedavinin (beyin pili) her hastaya, hemen uygulanan bir yöntem olmadığını, uygun hastalarda cerrahinin daha erken dönemde uygulanmasının ise çok büyük faydalar sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Kertmen şöyle konuşuyor: “Böylece hastanın başkalarına bağımlılığı azalır ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artar. Hastaların büyük bölümünde ilaç ihtiyacı azalırken, bazılarında hiç gerek kalmaz. Tedavi süreci, hastanın klinik durumuna göre yeniden düzenlenir. Cerrahi sonrası düzenli kontroller, pil ayarlarının yapılması ve egzersiz ile fizik tedavinin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi durumunda ise hastanın kendi yemeğini yiyebilmesi, düğmesini ilikleyebilmesi ve daha güvenli yürüyebilmesi gibi becerilerin kazanımıyla bağımsız bir yaşam sürmesi mümkün olabilmektedir.”</p>
<p><strong>Beyin pili için artık uzun yıllar beklemek gerekmiyor</strong></p>
<p>Eskiden geçerli olan “beyin pili için mutlaka yıllarca beklemek gerekir” anlayışının günümüzde yerini hastaya özel ve bilimsel verilere dayanan daha esnek bir yaklaşıma bıraktığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen “Tanının net konulması ve ilaçlardan sağlanan faydanın azalması durumunda, uygun hastalarda beyin pili ameliyatı için artık yıllarca beklemek gerekmiyor. Ancak ameliyat kararı; nöroloji ve beyin cerrahisi başta olmak üzere deneyimli bir ekip tarafından, hastanın genel durumu, zihinsel ve psikolojik özellikleri de göz önünde bulundurularak verilmelidir. Buradaki temel amaç; acele etmek değil, hastaya en fazla faydayı sağlayacak doğru zamanı yakalamaktır” diyor.</p>
<p><strong>Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</strong></p>
<p>Parkinson hastalığının cerrahi tedavisinde son yıllarda önemli teknolojik ilerlemeler sayesinde, özellikle beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu) uygulamalarının, geçmişe kıyasla hem daha hassas hem de hastaya özel çözümler sunabilir hale geldiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kertmen 5 önemli yeniliği şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Günümüzde kullanılan yönlendirilebilir elektrotlar sayesinde, tedavi etkinliği artarken, konuşma bozukluğu vb yan etkiler azalmaktadır. </li>
<li>Akıllı (adaptif) beyin pili sistemleri sayesinde tedavi daha dengeli, daha kişiselleştirilmiş ve daha etkili olabilmektedir. </li>
<li>Cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde, ameliyat esnasında artık çoğu hastanın uyanık kalma zorunluluğu yoktur. </li>
<li>Gelişmiş görüntüleme yöntemleri kullanılarak elektrotlar, hasta genel anestezi altındayken milimetrik doğrulukla hedef bölgeye yerleştirilebilmekte, bu da ameliyat sürecini hasta açısından daha konforlu hale getirmektedir. </li>
<li>Yeni nesil şarj edilebilir ve uzun ömürlü pil sistemleri ile pil değişim sıklığı önemli ölçüde azalmıştır. Kablosuz olarak şarj edilebilen bu piller, 10–15 yıla kadar kullanılabilmekte ve hastaların tekrar ameliyat olma ihtiyacını büyük ölçüde azaltmaktadır</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136">Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cesur Kulaçlar projesinin 3. dönemi tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesur-kulaclar-projesinin-3-donemi-tamamlandi-606621</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[Abdi İbrahim Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromlu]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kulaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesinin]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlandı]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdi İbrahim Vakfı’nın, Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği “Cesur Kulaçlar” sosyal sorumluluk projesinin üçüncü dönem sertifika töreni gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesur-kulaclar-projesinin-3-donemi-tamamlandi-606621">Cesur Kulaçlar projesinin 3. dönemi tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Abdi İbrahim Vakfı’nın, Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği “Cesur Kulaçlar” sosyal sorumluluk projesinin üçüncü dönem sertifika töreni gerçekleştirildi. 5–9 yaş arası Down sendromlu çocukların yüzme becerileri kazanmasını ve suyla güvenli bir bağ kurmasını hedefleyen proje kapsamında, 16 haftalık eğitim programını başarıyla tamamlayan çocuklara sertifikaları takdim edildi.</strong></em><br />27 Eylül – 17 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen üçüncü dönem programına bu yıl 20 çocuk katıldı. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen eğitim sürecinde çocuklar, yüzme öğrenmenin yanı sıra fiziksel gelişimlerini destekleyen, sosyal becerilerini güçlendiren ve özgüvenlerini artıran önemli kazanımlar elde etti.</p>
<p><strong>Spor yoluyla sosyal ve fiziksel gelişim hedefleniyor</strong></p>
<p>Toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarıyla eğitimden spora uzanan geniş bir etki alanında faaliyet gösteren Abdi İbrahim Vakfı, “Cesur Kulaçlar” projesiyle Down sendromlu çocukların erken yaşta sporla tanışmasını desteklemeyi sürdürüyor. Proje kapsamında çocuklar; yüzme becerilerinin yanı sıra sosyal etkileşim, bağımsız hareket edebilme ve dayanıklılık gibi alanlarda da gelişim gösterdi.</p>
<p>Önceki dönemlerde yapılan değerlendirmeler, projeye katılan çocukların yalnızca fiziksel değil; sosyal-davranışsal ve bilişsel alanlarda da ilerleme kaydettiğini ortaya koyarken, üçüncü dönem çıktıları da “Cesur Kulaçlar”ın çocukların yaşamına çok boyutlu katkı sunduğunu bir kez daha gösterdi.</p>
<p><strong>“Her kulaç, daha kapsayıcı bir geleceğe atılan bir adım”</strong></p>
<p><strong>Abdi İbrahim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül,</strong> proje ile ilgili şunları söyledi: “Cesur Kulaçlar, çocukların yalnızca yüzme öğrenmesini değil; kendilerine güvenmelerini, potansiyellerini keşfetmelerini ve hayata daha güçlü tutunmalarını amaçlayan çok boyutlu bir sosyal etki projesi. Üçüncü dönemini tamamladığımız bu yolculukta, çocukların gösterdiği gelişime tanıklık etmek bizler için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı. Attıkları her kulaç, daha kapsayıcı ve eşit bir toplum hedefimize atılmış anlamlı bir adımdır. Abdi İbrahim Vakfı olarak, çocukların ve gençlerin yaşamlarına kalıcı değer katan projeleri desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” </p>
<p><strong>Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gün Bilgin: </strong>“Cesur Kulaçlar kapsamında yürütülen program, Down sendromlu çocukların suyla kurdukları ilişkinin zaman içinde nasıl dönüştüğünü net biçimde ortaya koyuyor. Program boyunca çocukların yüzme becerilerinin yanı sıra beden farkındalığı, yönerge takibi ve günlük yaşamda bağımsız hareket edebilme alanlarında da gelişim gösterdiklerini izliyoruz. Üçüncü dönemin tamamlanmasıyla birlikte, süreç boyunca elde edilen çok boyutlu kazanımların aileler tarafından fark edilmesi, çocuklarının gelişimine tanıklık ettikleri bir gurur ve mutluluk duygusunu beraberinde getirdi. Abdi İbrahim Vakfı ile sürdürdüğümüz bu iş birliğinin daha fazla çocuğun hayatına dokunarak devam etmesini temenni ediyoruz.”</p>
<p><strong>Üç dönemde 60 çocuğa ulaşıldı</strong></p>
<p>“Cesur Kulaçlar” projesi kapsamında bugüne kadar üç dönemde toplam 60 Down sendromlu çocuğa ulaşıldı. Yapılan değerlendirmeler, projeye katılan çocukların tamamının fiziksel, sosyal veya bilişsel gelişim alanlarından en az birinde ilerleme kaydettiğini ortaya koyuyor. Proje, spor aracılığıyla çocukların gelişimini destekleyen kapsayıcı bir uygulama örneği olarak sürdürülüyor. Önümüzdeki dönemlerde de “Cesur Kulaçlar” projesiyle daha fazla Down sendromlu çocuğun suyla güvenli biçimde tanışmasının desteklenmesi ve spor yoluyla çocukların gelişimine katkı sunulması hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesur-kulaclar-projesinin-3-donemi-tamamlandi-606621">Cesur Kulaçlar projesinin 3. dönemi tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 yaş üzerinde herkes kan sulandırıcı kullanmalı mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/50-yas-uzerinde-herkes-kan-sulandirici-kullanmali-mi-606615</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[50]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[herkes]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Sulandırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sulandırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda özellikle sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle kalp hastalarının sayısı hızla artarken, kalp krizi de genç yaşlarda kapıyı daha sık çalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-uzerinde-herkes-kan-sulandirici-kullanmali-mi-606615">50 yaş üzerinde herkes kan sulandırıcı kullanmalı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda özellikle sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle kalp hastalarının sayısı hızla artarken, kalp krizi de genç yaşlarda kapıyı daha sık çalıyor. Bu nedenle genetik yatkınlığı ve aile öyküsü olanların yanı sıra, sağlıksız yaşam alışkanlıklarına sahip kişilerin de kardiyolojik muayenelerini düzenli yaptırmaları, toplumda sık yapılan bazı hatalara düşmemeleri kritik önem taşıyor. Toplumda en sık yapılan hatalardan birini de kan sulandırıcı ilaç kullanımı oluşturuyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal</strong>, “Halk arasında kan sulandırıcı olarak bilinen, asetilsalisilik asit içeren ilaçların kullanımına yönelik ne yazık ki toplumsal farkındalığın son derece yetersiz olduğunu görüyoruz. 50 yaşın üzerindeki herkesin kan sulandırıcı kullanması gerektiği düşüncesi yanlış olduğu gibi, gereksiz kan sulandırıcı kullanımı önemli tehlikelere de yol açabilmektedir” uyarısında bulunuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal kan sulandırıcı konusunda en çok yöneltilen 6 soruyu cevapladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong> SORU: 50 yaş üzerindeki herkes kan sulandırıcı içmeli mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> ‘Belli bir yaştan sonra herkes kan sulandırıcı kullanmalıdır’ düşüncesi yanlıştır. Kan sulandırıcı kullanımının gerekliliği kişiden kişiye değişmektedir. Buna doktorunuz karar verebilir. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal “Kan sulandırıcı kullanımını, hastanın mevcut hastalıklarına, yaşına, cinsiyetine, yaşam alışkanlıklarına, yaşam tarzına ve risk faktörlerine göre değerlendirmeler yaparak veriyoruz. Ek ileri tetkikler ile karar vermek daha da kolaylaşabilir. Özellikle orta ve yüksek kardiyak riske sahip bireylerde boyun doppler ultrasonu (şah damarı ultrasonu) ve Koroner BT Anjiografi (sanal anjiografi) tetkikleri yaptırıyoruz. Bu tetkiklerde olası bir plak varlığında kan sulandırıcıları öneriyoruz” diyor.</p>
<p><strong> SORU: Kan sulandırıcıların faydaları nelerdir? </strong></p>
<p><strong> CEVAP:</strong> Kan sulandırıcı kullanımı kalp krizlerine, beyine pıhtı atma olaylarına karşı kişileri korumaktadır. Gereksiz kullanımlarında kanama riskleri oluşturmaktadır ancak yüksek kardiyovasküler hastalık riskine sahip bireylerde ise yararı; zararına oranla çok daha fazla olacağından dolayı, bu bireylerin kan sulandırıcı kullanmaları daha doğru bir karar olacaktır</p>
<p><strong>SORU: Kardiyovasküler hastalık riski çok düşük olan bireylerde kan sulandırıcı kullanımının zararları nelerdir?  </strong></p>
<p><strong>CEVAP</strong>: Doç. Dr. Emrah Erdal “Kardiyovasküler hastalık riski çok düşük olan bireylerde kan sulandırıcının zararı, kanama riski daha fazla olacaktır. Kar-zarar dengesini belirlemek çok önemlidir. Çünkü gereksiz kan sulandırıcı kullanan bireylerde mide kanaması, beyin kanaması gibi riskler daha da artmış olmaktadır. Bu nedenle kesinlikle kafanıza göre kan sulandırıcı ilaçları kullanmayın, bu kararı mutlaka doktorunuza bırakın” diyor. </p>
<p><strong>SORU</strong>: <strong>Kalp hastalığı olmayan ama risk faktörü olan bireylerde bugün hangi koruyucu yaklaşımlar öneriliyor?</strong></p>
<p><strong>CEVAP</strong>: Sağlıklı yaşam kuralları herkes için çok önemlidir. Zararlı alışkanlıkların (sigara, alkol vb.) bırakılması, fazla kiloların diyet ve egzersizle verilmesi, tansiyon ve şeker (diyabet) hastası iseniz değerlerinizin normal sınırlarda tutulması çok önemlidir. Ayrıca yüksek riskli bireylerde Koroner BT Anjiografi, Karotis Doppler ultrasonu gibi ek testlerin yapılması da çok faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>SORU: Kan sulandırıcı ilaçların besinlerle ya da diğer ilaçlarla etkileşimi oluyor mu? </strong></p>
<p><strong>CEVAP</strong>: Bazı kan sulandırıcı ilaçlarda beslenme çok önemlidir çünkü ilaç, etkisini yeşil sebze, meyveler artırabilmekte veya azaltabilmektedir. Ama bazı kan sulandırıcı ilaçlarda ise bu ayrıntı çok önemli değildir, bunun yerine bu bireyler günlük yaşamda ağrı kesici ilaç kullanımına karşı dikkatli olmalılardır çünkü çok sayıda ağrı kesici kullanımı; bu tür kan sulandırıcılarla etkileşime girerek mide kanaması riskini belirgin olarak artırmaktadır. Bu nedenle kan sulandırıcı kullanımı gibi önemli bir konuda kesinlikle kafanıza göre hareket etmeyin, tedavi sürecinde mutlaka doktorunuzun önerilerine sıkı sıkıya uymaya özen gösterin.  </p>
<p><strong>SORU: Kan sulandırıcı kullanımı konusunda toplumda en sık yapılan yanlış nedir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP</strong>: Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal “Doktora sormadan kan sulandırıcı kullananları çok sık görüyoruz ne yazık ki. Eş, dost, arkadaş çevresi ve sosyal medyadan, internetten edinilen görüşlerle, doktora sormadan kan sulandırıcı kullanmak hayati riskler doğurabileceğinden bu kararı mutlaka doktora bırakmak gerekir. Üstelik ‘kalp yaşı’ dediğimiz bir skorlama sistemi de var ki; cinsiyet, yaş, şeker ve tansiyon hastalığı varlığı, tansiyon durumunuz, kolesterol seviyeleriniz kardiyovasküler hastalık riskini belirlemede çok önemli faktörlerdir” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-uzerinde-herkes-kan-sulandirici-kullanmali-mi-606615">50 yaş üzerinde herkes kan sulandırıcı kullanmalı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da oryantiring heyecanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-oryantiring-heyecani-606444</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 12:34:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bostanlı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[oryantiring]]></category>
		<category><![CDATA[Parkurlar]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606444</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi’nin düzenlediği oryantiring etkinliği, Yamanlar ve Bostanlı etaplarında iki gün boyunca büyük heyecana sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-oryantiring-heyecani-606444">Karşıyaka&#8217;da oryantiring heyecanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi’nin düzenlediği oryantiring etkinliği, Yamanlar ve Bostanlı etaplarında iki gün boyunca büyük heyecana sahne oldu. 8 yaşından 70 yaşına kadar toplam 131 sporcu, farklı uzunluklardaki parkurlarda yön bulma becerilerini test ederek mücadele etti, yarışmanın ardından Bostanlı’da ödül töreni gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Dereceye giren vatandaşlarımızı kutluyor, katılarak Karşıyaka’nın spor kenti kimliğine katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi. </b></p>
<p>Karşıyaka Belediyesi, İzmir Oryantiring Spor Kulübü iş birliğiyle düzenlediği oryantiring etkinliğiyle her yaştan sporcuyu doğa ve kent parkurlarında buluşturdu. İlk gün Yamanlar Gençlik Merkezi çevresinde, ikinci gün ise Bostanlı’da gerçekleştirilen yarışmalar, 8 yaşından 70 yaşına kadar geniş bir katılım kitlesine ev sahipliği yaptı. Toplam 14 kategoride yapılan organizasyon, hem rekabeti hem de eğlenceyi aynı parkurda buluşturdu.</p>
<p><b>7’DEN 70’E KIYASIYA MÜCADELE</b></p>
<p>Yarışların ilk gününde parkurlar 1500 metre ile 4100 metre arasında değişirken; Yamanlar parkurunda 11-55 yaş aralığında 25 sporcu mücadele etti. Bostanlı etabında ise 660 metreden 3770 metreye uzanan parkurlarda 8-70 yaş arası 106 sporcu yön bulma becerilerini sergiledi. Kadın ve erkeklerde yedişer olmak üzere toplam 14 kategoride yapılan yarışmanın sonunda Bostanlı Güzel Sanatlar Parkı’nda ödül töreni gerçekleştirildi. ‘Minik’ ve ‘Kendini Minik Hisseden’ kategorilerinde yarışan tüm sporculara katılım madalyası verilirken; diğer kategorilerde ilk üçe giren katılımcılar kürsüye çıkarak madalyalarını aldı.</p>
<p><b>“SPORUN VE SPORCUNUN KENTİ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “İki gün boyunca Yamanlar’dan Bostanlı’ya uzanan parkurlarda sporu, doğayı ve dayanışmayı bir araya getiren çok güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptık. Dereceye girenleri yürekten kutluyor, parkurları başarıyla tamamlayan her bir katılımcıya teşekkür ediyorum. Karşıyaka’da hareketli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, çocuklarımızı ve gençlerimizi sporla yetiştirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Karşıyaka’nın spor kenti kimliğini hep birlikte daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-oryantiring-heyecani-606444">Karşıyaka&#8217;da oryantiring heyecanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Psikolojik sağlamlık, hızla dijitalleşen bu çağda kritik önem taşıyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-psikolojik-saglamlik-hizla-dijitallesen-bu-cagda-kritik-onem-tasiyor-606426</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[Pozitif Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlamlık]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin (AIFD) stratejik partnerliğini üstlendiği, Zero Medya ev sahipliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen Golden Pulse Health Summit, 15 Ocak 2026’da İstanbul’da gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-psikolojik-saglamlik-hizla-dijitallesen-bu-cagda-kritik-onem-tasiyor-606426">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Psikolojik sağlamlık, hızla dijitalleşen bu çağda kritik önem taşıyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin (AIFD) stratejik partnerliğini üstlendiği, Zero Medya ev sahipliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen Golden Pulse Health Summit, 15 Ocak 2026’da İstanbul’da gerçekleştirildi. </p>
<p>Sağlık, iletişim ve teknoloji ekseninde çok sayıda başlığın ele alındığı zirvede, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Dijital Çağda Psikolojik Sağlamlık” başlıklı bir konuşma yaptı.</p>
<p><strong>Beyin biyolojik bir bilgisayar gibi çalışıyor</strong></p>
<p>Konuşmasına organizasyon için teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekâ, beyin ve insan davranışı arasındaki ilişkiye dikkat çekti ve 2024 yılında fizik ödülünü alan Geoffrey Hinton ve John Hopfield örneğini vererek, “Bir psikolog ve bir genetikçi fizik ödülü aldı. Bu çok ezber bozan bir durum. Bunun nedeni yapay sinir ağları. Beynin nasıl çalıştığı üzerine yapılan çalışmalar, beynin biyolojik bir bilgisayar gibi çalıştığını ve kuantum dinamiğiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Yapay zekâ da bu anlayışın üzerine inşa ediliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İnsan beyni de algoritmalarla çalışıyor</strong></p>
<p>Yapay zekânın geçmiş verileri tarayarak geleceğe dair tahminler ürettiğini ve bugünü buna göre şekillendirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan beyni de aynı şekilde algoritmalarla çalışır. Yapay zekânın kullandığı dil modelleri, beynin kullandığı dil modellerini taklit etmeye çalışıyor. Bir çocuk ne kadar çok insanla temas ederse beyni o kadar gelişir. Bugün hepimiz, farkında olmadan yapay zekânın veri kaynağı hâline geliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Değerler, beynimizdeki trafik levhaları gibidir</strong></p>
<p>Karar verme süreçlerinde değerlerin rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Değerler, hayatta ilerlerken karşımıza çıkan trafik levhaları gibidir. ‘Yalan söyle, söyleme’, ‘dürüst ol, olma’, ‘merhametli ol, olma’ gibi seçenekler beynimizde olasılık hesaplarıyla değerlendirilir. Beyin bir tahmin makinesi gibi çalışır ve karar verir” dedi.</p>
<p>Bu süreçte ön beynin, özellikle frontal lobun belirleyici rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sağlıklı bireylerle şizofreni hastalarının beyin görüntüleri arasındaki farklara değindi.</p>
<p>“Ön beyin, insanı insan yapan bölgedir” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Ön beyin olmasaydı ne medeniyet olurdu ne de insan. Bu bölgede oluşan hasarlar, kişinin kişiliğini tamamen değiştirebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bilinç, kuantum ve yapay zekâ tartışması</strong></p>
<p>Bilinç kavramını “farkındalık” olarak tanımlayan Prof. Dr. Tarhan, insanın evrendeki konumunun bilincinde olan, amaçlı davranabilen bir varlık olduğunu ifade etti.</p>
<p>Kuantum fiziğine de atıfta bulunan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan kuantum dinamiği içerisinde subjektif bir gözlemcidir. Gözlemci etkisi, çift yarık deneyiyle bilinir. Bilinç olduğu için gözlemliyoruz ve madde dediğimiz şey ortaya çıkıyor. Sanki bir simülasyonun içindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Yapay zekânın bilinç sahibi olup olamayacağına ilişkin tartışmalara da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekânın bilinç sahibi olabilmesi için evrendeki tüm olasılıkları aynı anda bilmesi gerekir. Big Bang’i ve öncesini bilmesi gerekir. Bu, şu an mümkün değil; biz evrensel bilginin yüzde birine bile sahip değiliz” dedi.</p>
<p><strong>İnsanın içinde narsisistik bir parça var</strong></p>
<p>Konuşmasında psikanalizin şu anda 90’lı yaşlarda yaşayan son temsilcilerinden birisi psikanalist Otto Kernberg’in görüşlerine de yer veren Prof. Dr. Tarhan, insanın içinde “kötü bir parça” bulunduğunu belirterek, “Bu narsisistik parça kanser hücresine benzer; sınırsız, sorumsuz ve doyumsuzdur. Sadece kendi çıkarını düşünür. Ne yazık ki bu özelliklere sahip kişiler, bugün küresel ölçekte güçlü pozisyonlara da gelebiliyor ve çok tehlikeli kararlar alabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bu gücün nükleer enerji gibi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “İyiye kullanılırsa yapıcı, kötüye kullanılırsa yıkıcı olur. Değerler ve anlam, bu gücün yönünü belirler” diye konuştu.</p>
<p><strong>İnsan sadece kendisi için yaşayan benmerkezci bir varlık değil</strong></p>
<p>Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine de değinen Prof. Dr. Tarhan, 2017 yılında yapılan çalışmalarda “kendini aşma” (self-transcendence) kavramının, “kendini gerçekleştirme”nin de üzerine yerleştirildiğini hatırlattı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “İnsan sadece kendisi için yaşayan benmerkezci bir varlık değil. Başkalarına yardım etmek ve anlam üretmek, günümüz pozitif psikolojisinin temel başlıkları arasında” diye konuştu.</p>
<p>Beynin nöroplastik yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, beynin her yaşta yeni bağlantılar kurabildiğini, beynin yoğun ve nitelikli kullanıldığında, hastalıklara rağmen yeni yollar oluşturabildiğini dile getirdi.</p>
<p>Mutluluğu Aristoteles’in tanımladığı şekilde hedonik ve ödomanik olarak ikiye ayıran Prof. Dr. Tarhan, “Haz odaklı mutluluk kısa sürelidir ve dopaminle ilişkilidir. Anlam ve sorumluluk temelli mutluluk ise serotonin ve oksitosinle ilgilidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bağışıklık sistemi, duygusal diyaloglarımızı adeta ‘dinliyor’</strong></p>
<p>“Bağışıklık sistemi, duygusal diyaloglarımızı adeta ‘dinler’. Beyin ile bağışıklık sistemi arasında çift yönlü bir iletişim vardır; bu iki sistem sürekli olarak birbirleriyle konuşur.” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Benzer bir etkileşim kalp ile beyin arasında da söz konusudur. Kalbin içinde yaklaşık 40 bin nörondan oluşan küçük bir sinir ağı, adeta ‘küçük bir beyin’ gibi çalışır. Beyinden kalbe giden afferent sinir liflerinin oranı yaklaşık yüzde 20 iken, kalpten beyne giden liflerin oranı yüzde 80’dir. Ayrıca kalpteki nöronların oluşturduğu elektromanyetik alanın, beyin nöronlarına kıyasla daha güçlü olduğu bilinmektedir. Bu veriler, kalbin yalnızca mekanik bir pompa olmadığını; beyinle sürekli bilgi alışverişi yapan işlevsel bir organ olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde bağışıklık sistemi ile mide-bağırsak aksı da beyinle etkileşim hâlindedir. Beslenme biçimi ve bağırsak mikrobiyotası, stresle başa çıkma kapasitesini doğrudan etkiler. Bu nedenle probiyotik ve prebiyotik ağırlıklı beslenme, psikolojik ve fizyolojik dayanıklılık açısından önemli bir rol oynamaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yalnızlık, küresel bir tehdit</strong></p>
<p>Günümüz dünyasında yalnızlığın giderek arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Birleşmiş Milletler’e göre geleceğin üç büyük tehdidi; gelir eşitsizliği, iklim değişikliği ve yalnızlık. 2018’de İngiltere’de yapılan bir araştırma, özellikle 16-24 yaş grubunda yalnızlık oranlarının çok yüksek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle İngiltere, Yalnızlık Bakanlığı kurdu. Gençlerdeki sosyal izolasyon, bugün en az yaşlılardaki yalnızlık kadar ciddi bir sorun” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çözüm “Pozitif Psikoloji”de şekilleniyor</strong></p>
<p>Golden Pulse Health Summit’te konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünyada psikolojik sağlamlığa yönelik geliştirilen bilimsel yaklaşımlara dikkat çekerek, çözümün “Pozitif Psikoloji” ekolünde şekillendiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Bu problemlere karşı dünyada ne yapılıyor diye baktığımızda karşımıza Pozitif Psikoloji çıkıyor. Psikolojik sağlamlığın bilim dalı artık Pozitif Psikoloji olarak kabul ediliyor” dedi.</p>
<p>Psikolojik sağlamlığın, hızla dijitalleşen ve belirsizliklerin arttığı bir çağda kritik önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Harvard Üniversitesi, 2015 yılında Pozitif Psikoloji dersini müfredatına koydu. Bu derste beden-beyin ilişkisi, öz şefkat (self-compassion), merhamet, minnettarlık, mutluluk, anlam, değerler ve meditasyon gibi başlıklar öğretiliyor. Bu bir moda değil, bilimsel bir ihtiyaçtı.” diye konuştu.</p>
<p>Pozitif Psikoloji dersinin kısa sürede büyük ilgi gördüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yale Üniversitesi 2018’de bu dersi açtı ve ‘çığır açan ders’ olarak tanımladı. Harvard da aynı ifadeyi kullanıyor. 2021’de New York Times, pandemi döneminde bu dersin web sayfasının 3 milyon kişi tarafından takip edildiğini haber yaptı. Yani 3 milyon insan mutluluk ve psikolojik sağlamlık eğitimi aldı” ifadesinde bulundu. </p>
<p><strong>Pandemi sonrası dünyada konforculuk yaygınlaştı</strong></p>
<p>Pandemi sonrasında küresel ölçekte yeni bir yaşam anlayışının ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Pandemiden sonra ‘Dünyaya bir defa geldim, kafama göre yaşayacağım’ anlayışı yaygınlaştı. ‘Niye bu kadar çalışayım, niye kendimi zorlayayım?’ yaklaşımı özellikle genç kuşakta çok belirgin. Aynı parayı alacaksam niye daha fazla çabalayayım diyorlar. Bu durum girişimcilik, yaratıcılık ve yenilikçiliği ciddi şekilde aşağı çekmeye başladı.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Silikon Vadisi örneğine de değinerek, “Silikon Vadisi’ni ayakta tutanların büyük çoğunluğu göçmenler; özellikle Hindistan ve Çin kökenliler.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Pozitif Psikoloji, intihar salgınına karşı da kullanılıyor</strong></p>
<p>Pozitif Psikoloji uygulamalarının yalnızca akademik değil, toplumsal bir ihtiyaçtan doğduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bristol Üniversitesi, 2019 yılında bu dersi ‘intihar salgınına karşı’ müfredata koyduklarını açıkladı. İngiltere ve Japonya’da Yalnızlık Bakanlığı kuruldu. İngiltere’de bu bakanlık, 2016 yılında bir milletvekilinin ölümü sonrası Başbakanlık kararıyla kuruldu.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Pozitif Psikoloji dersini 2013’te başlattı!</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi’nin bu alanda erken adım atan kurumlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, şunları söyledi:</p>
<p>“Harvard bu dersi 2015’te koydu ama biz Üsküdar Üniversitesi olarak 2013’te başlattık. Övünmek için söylemiyorum ama bu küresel gidişi erken fark ettik. Şu anda bu ders bizde sadece seçmeli değil, zorunlu ders. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeyinde uygulanıyor. Bugüne kadar yaklaşık 50 bin mezunumuz bu dersi aldı.”</p>
<p>Dersin etki analizlerinin de yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ön test ve son testler uyguladık. ‘Arkadaşımla aram düzeldi’, ‘madde kullanıyordum bıraktım’, ‘kendimi daha iyi hissediyorum’ gibi geri bildirimler aldık. Bu sonuçları bilimsel yayınlara dönüştürdük” dedi.</p>
<p><strong>Küresel tehdit narsisizm epidemisi…</strong></p>
<p> </p>
<p>Konuşmasında “Narsisizm Epidemisi” kavramına da dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, narsisistik kişilik özelliklerinin giderek arttığını belirtti ve “1980’lerde Narsisistik Kişilik Envanteri skorları düşüktü. 2005’ten sonra ciddi bir artış var ve bugün daha da yüksek. Bu, bir tür kişilik salgınıdır. Narsisistik kişiler toksiktir; güç ellerindeyse ezerler, orman kanunlarıyla hareket ederler. ‘Güçlüysem her şey benim hakkım’ anlayışı hâkimdir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Para artıyor, mutluluk artmıyor</strong></p>
<p>Mutluluk ve ekonomik refah arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Tarhan, “1950 ile 2000 arasında kişi başı gelir 35 bin dolardı, bugün ABD’de 70 bin doları geçti. Ama mutluluk puanı aynı seviyede kaldı. Bu istatistik ‘parayla saadet satın alınmaz’ sözünü doğruluyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Psikolojik sağlamlığın temel basamakları</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, psikolojik sağlamlığın yedi temel ayağı olduğunu belirterek, bunları şöyle sıraladı:</p>
<p>“Birincisi duygusal düzenleme; olumsuz duyguları tanıyıp olumluya odaklanabilmek. İkincisi umut ve iyimserlik. Üçüncüsü öz yeterlilik; yani ‘başa çıkabilirim’ inancı. Sağlıklı benlik değerini içten alır, narsisistik benlik ise dış onaya bağımlıdır.”</p>
<p>Bilişsel esnekliğin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “İnatçılık, bilişsel esnekliğin karşıtıdır. Bilişsel esnekliği olmayan kişiler, duvara toslasa bile geri adım atmaz” dedi.</p>
<p>Anlam bulmanın psikolojik dayanıklılıktaki rolünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, Viktor Frankl’ın Logoterapi yaklaşımına atıfta bulunarak, “İnsan, acıya anlam yükleyebildiği ölçüde o acıyı yönetebilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Stres karşısında üç kişilik tipi var</strong></p>
<p>Stresle baş etme biçimlerini üç tip üzerinden özetleyen Prof. Dr. Tarhan, “A tipi kişiler yakınmacıdır; ağlar, enerji emer ve yalnız kalırlar. C tipi kişiler teflon gibidir; kendileri yanmaz ama etrafındakileri yakar. Psikolojik sağlamlığı olan B tipi kişiler ise kauçuk gibidir; esner, öğrenir ve tekrar güçlenir. Eğer biz stres karşısında soğukkanlı kalma becerisini istiyorsak kauçuk tip olacağız. Esneyeceğiz, karşı taraftan bir şeyler öğreneceğiz ve onu yöneteceğiz. ‘Ne öğretti bana?’ diyeceğiz. Her olay bir tehdit değil, fırsat boyutu da vardır. Fırsat boyutuna odaklanarak geleceğe bakabilen kimseler kendi olumlu ruh halini bozmadan olumsuzu yönetebilir. Onun için hastalıklar bizim düşmanımız değil, sadece bizim yönetmemiz gereken yol arkadaşımızdır. Hastalıklar ya da acılar bunlar bizim düşmanımız değil, yönetmemiz gereken şeyler, kaçınamayacağımız gerçekler. Olaylara bu şekilde bakmak psikolojik sağlamlığı oluşturuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Takım çalışmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, konuşmasını kaz sürüsü metaforuyla tamamladı:</p>
<p>“Kazlar dönüşümlü liderlik yaparak kıtalar arası uçar. Takım zekâsı, bireysel dehadan üstündür. Aynı amaç etrafında, farklı mizaçtaki insanlar birlikte hareket edebiliyorsa gerçek psikolojik sağlamlık oradadır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-psikolojik-saglamlik-hizla-dijitallesen-bu-cagda-kritik-onem-tasiyor-606426">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Psikolojik sağlamlık, hızla dijitalleşen bu çağda kritik önem taşıyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal Yaşam Parkı&#8217;nda çocuklara hayvan ve doğa sevgisi aşılanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-yasam-parkinda-cocuklara-hayvan-ve-doga-sevgisi-asilaniyor-606411</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:35:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[parkı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda yıl boyunca çocuklara hayvan ve doğa sevgisi aşılamayı hedefleyen eğitim ve etkinlikler düzenliyor. 2025 yılı içerisinde çocuklara yönelik 109 eğitim düzenlenerek 5 bin 432 öğrenciye ulaşıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-yasam-parkinda-cocuklara-hayvan-ve-doga-sevgisi-asilaniyor-606411">Doğal Yaşam Parkı&#8217;nda çocuklara hayvan ve doğa sevgisi aşılanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda yıl boyunca çocuklara hayvan ve doğa sevgisi aşılamayı hedefleyen eğitim ve etkinlikler düzenliyor. 2025 yılı içerisinde çocuklara yönelik 109 eğitim düzenlenerek 5 bin 432 öğrenciye ulaşıldı. </p>
<p>Farklı türlerde yaklaşık bin 500 hayvana ev sahipliği yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda anaokulundan liseye kadar farklı yaş gruplarındaki öğrencilere çevre bilincini güçlendirmek, çocuklara hayvan ve doğa sevgisi kazandırmak için eğitim ve renkli etkinlikler düzenleniyor. <br />BEŞ BİN ÖĞRENCİ ZİYARET ETTİ <br />2025 yılı içerisinde çocuklara yönelik 109 eğitim düzenlenerek 5 bin 432 öğrenciye ulaşıldı. Aynı dönemde 20 farklı etkinlik düzenlendi. Doğal Yaşam Parkı’nda görevli Hakan Savurdan Antalya merkez ve ilçelerden öğrencilerin büyük bir ilgiyle geldiklerini söyleyerek, “Büyük küçük her yaştan binlerce vatandaşımız zamanını geçirmek için tercih ettiği Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda ziyaretçiler, değişik türlerde vahşi ve evcil hayvanları aynı zamanda görebilme imkânını bulabiliyor. Okullar ile işbirliği yaparak yıl boyunca çeşitli eğitim ve geziler düzenleniyor. Eğitim programlarımız anaokulundan liseye kadar farklı yaş gruplarındaki öğrencileri kapsıyor. Programlar kapsamında öğrencilere ilk olarak konferans salonunda hayvan türleri, doğal yaşam alanları, çevre bilinci, doğanın korunması gibi konularda bilgilendirme ve sunum yapıyoruz” dedi.  <br />HAYVANLARI YAKINDAN GÖRME ŞANSI<br />Çocukların görevliler eşliğinde Doğal Yaşam Parkını gezdiğini aktaran Savurdan, “Çocuklar merak ettikleri hayvanları yakından görme fırsatı bulurken tavşan, kuzu ve oğlak gibi hayvanlarla kontrollü etkileşim sağlanarak bağ kurmaları sağlanıyor” diye konuştu. Hakan Savurdan, eğitim ve etkinliklere katılmak isteyen okulların Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı ile iletişime geçerek randevu alabileceklerini de belirtti. <br />YERLİ VE YABANCILARDAN YOĞUN İLGİ<br />Hayvanları yakından görme imkanı bulan çocuklar, doğa içinde keyifli zaman geçiriyor. 650 dönüm arazi üzerine kurulu olan Doğal Yaşam Parkı’nda maymun, tavşan, şempanze, kanguru, kaplan, aslan, ayı, timsah, yılan ve kuş türleri en fazla ilgi çeken hayvanların başında geliyor. Antalya Doğal Yaşam Parkı Sorumlu Veteriner Hekimi Aygül Arsun, ara tatil döneminde ziyaretçi akınına uğradıklarını belirterek, “Ara tatilin başlamasıyla her gün binlerce ziyaretçiyi kabul ediyoruz. Çocuklar aileleri ile birlikte hayvanları yakından inceleyip, doğa ile iç içe olan ortamımızda piknik yapma şansları oluyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-yasam-parkinda-cocuklara-hayvan-ve-doga-sevgisi-asilaniyor-606411">Doğal Yaşam Parkı&#8217;nda çocuklara hayvan ve doğa sevgisi aşılanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
