<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaş | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yas</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 May 2026 07:43:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yaş | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yas</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi &#8220;Anne Taksi&#8221; filosunu genişletti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-anne-taksi-filosunu-genisletti-637591</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 07:43:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Taksi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[filosunu]]></category>
		<category><![CDATA[genişletti]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamile ve çocuklu kadınların hayatını kolaylaştıran “Anne Taksi” uygulamasında araç sayısı artırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-anne-taksi-filosunu-genisletti-637591">Nilüfer Belediyesi &#8220;Anne Taksi&#8221; filosunu genişletti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Hamile ve çocuklu kadınların hayatını kolaylaştıran “Anne Taksi” uygulamasında araç sayısı artırıldı. Filoyu genişleten Nilüfer Belediyesi, hizmetten yararlanma yaş sınırını da 0-2 yaş olarak güncelledi.</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği “Anne Taksi” uygulaması, ilçedeki anne ve anne adaylarından gelen talepler doğrultusunda büyümeye devam ediyor. 10 Şubat 2026 tarihinde hizmete giren ve kısa sürede 500’den fazla anne ve anne adayına hizmet veren uygulama için araç sayısı artırılarak filo genişletildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Vatandaşların ulaşım ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilmek amacıyla Anne Taksi sayısı 2’ye çıkarıldı. Bu genişlemeyle birlikte hizmetin kapsamı da esnetildi; daha önce 0-1 yaş arası çocuğu olan anneleri kapsayan hizmetin sınırları, 0-2 yaş arası çocuğu olan anneleri de kapsayacak şekilde revize edildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kadın şoförlerin görev yaptığı Anne Taksiler, özellikle hamilelik ve bebekli dönemlerde yaşanan ulaşım zorluklarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Hizmetten yararlanmak isteyen anne ve anne adayları, bir gün öncesinden randevu oluşturarak evlerinden alınıyor ve randevuları bulunan devlet hastanelerine güvenle ulaştırılıp, sonrasında evlerine bırakılıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Uygulama, annelerin farklı ihtiyaçları da gözetilerek titizlikle yürütülüyor. Araçlarda standart olarak bulunan bebek koltuğunun yanı sıra, ikiz bebeği olan anneler için çift bebek koltuğu hazır bulunduruluyor. Ayrıca hamile anne adaylarının yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla araçlarda özel hamile kemerleri yer alıyor. Böylece hem annenin hem de bebeğin güvenliği yolculuk boyunca üst düzeyde tutuluyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“<b>AMACIMIZ KADINLARIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMAK”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Filonun genişletilmesi ve yeni düzenlemelerle ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in bir kadın kenti olduğuna vurgu yaparak, “Sosyal belediyecilik anlayışımız gereği kentimizdeki annelerin ve kadınların hayatını kolaylaştırmak istiyoruz. Anne Taksi uygulamamız, başladığı günden itibaren çok büyük ilgi görüyor. Biz de bu talebe cevap vermek için Anne Taksilerin sayısını 2’ye çıkardık. Ayrıca yeni dönemde, 0-2 yaş arası çocuğu olan kadınlara da hizmet vereceğiz” açıklamasında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Anne Taksi hizmetinden faydalanmak ve randevu oluşturmak isteyen vatandaşlar, seyahat etmek istedikleri tarihten en az bir gün önce 0501 767 67 88 numaralı telefonu arayarak başvuruda bulunabiliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-anne-taksi-filosunu-genisletti-637591">Nilüfer Belediyesi &#8220;Anne Taksi&#8221; filosunu genişletti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyonu-tetikleyen-14-sasirtici-neden-637397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 11:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[14]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[nedenler]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırtıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyonu-tetikleyen-14-sasirtici-neden-637397">Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir” dedi.</p>
<p>Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:</p>
<p><strong>Yalnızlık</strong></p>
<p>Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.</p>
<p><strong> Beyaz önlük sendromu</strong></p>
<p>Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. “Beyaz önlük etkisi” olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong> Tuvalete gitmeyi geciktirmek</strong></p>
<p>Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.<strong> </strong></p>
<p><strong>Duygusal konuşmalar</strong></p>
<p>Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Susuzluk</strong></p>
<p>Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.</p>
<p><strong> Şeker</strong></p>
<p>Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Bitkisel takviyeler</strong></p>
<p>Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Uyku apnesi</strong></p>
<p>Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.</p>
<p><strong> Tiroid problemleri</strong></p>
<p>Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.</p>
<p><strong> Doğum kontrol ilaçları</strong></p>
<p>Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong>Antidepresanlar</strong></p>
<p>Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.</p>
<p><strong>Ağrı kesici kullanımı</strong></p>
<p>Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.</p>
<p><strong> Potasyum eksikliği</strong></p>
<p>Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve, sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Ağrı</strong></p>
<p>Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-tansiyonu-tetikleyen-14-sasirtici-neden-637397">Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öksürürken, gülerken veya hapşırırken…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oksururken-gulerken-veya-hapsirirken-637350</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 11:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gülerken]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hapşırırken]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[öksürürken]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Ancak utanıldığı ya da yaşlılık belirtisi olarak görüldüğü için pek çok kadın bu soruna “dur” diyemiyor, saklamayı tercih ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-gulerken-veya-hapsirirken-637350">Öksürürken, gülerken veya hapşırırken…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Ancak utanıldığı ya da yaşlılık belirtisi olarak görüldüğü için pek çok kadın bu soruna “dur” diyemiyor, saklamayı tercih ediyor. Kadınların yarısını sosyal hayattan kopararak eve hapseden idrar kaçırma sorunu anksiyete ve depresyonu da beraberinde getiren ciddi bir psikolojik yıkıma dönüşebiliyor. Konunun toplumda bir tabu olarak görülmesinin tedavi sürecini geciktirdiğini belirten <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem</strong>, “İdrar kaçırma kesinlikle katlanılması gereken bir kader ya da yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir; evden çıkarken ped bağımlısı olmak istemiyorsanız, ilk belirtide uygulayabileceğiniz ve hayatınızı geri kazanmanızı sağlayacak çok basit ve etkili çözüm yolları var” diyor.<em> </em></p>
<p><strong>Yaşlılık hastalığı olarak görüyor, hekime başvurmuyorlar!</strong></p>
<p>Tıbbi adıyla &#8220;üriner inkontinans&#8221; olarak bilinen kadınlarda idrar kaçırma, dünya genelinde milyonlarca kadının hayatını kabusa çeviriyor. İstem dışı bir sağlık sorunu olan idrar kaçırma Uluslararası Kontinans Topluluğu (ICS) tarafından &#8220;sosyal ve hijyenik problem oluşturan durum&#8221; olarak tanımlanıyor. </p>
<p>İdrar kaçırma sorununun sanıldığı gibi sadece ileri yaş grubunu etkilemediğini, her yaş grubu kadının kapısını çalabildiğini belirten <strong>Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, </strong>“Her 3 kadından 1’i hayatlarının bir döneminde bu problemle mutlaka yüzleşiyor.<strong> </strong>Özellikle hamilelik ve doğum süreçlerini atlatmış, menopoz dönemine adım atmış, fazla kilo kontrolünde zorlanan ya da pelvik taban desteği zayıflamış kadınlarda risk çok daha belirgin şekilde artıyor. Ancak buna rağmen kadınların büyük bir çoğunluğu utandığı, çekindiği ya da idrar kaçırmayı yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak gördüğü için hekime başvurmaktan kaçınıyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>&#8220;Sadece fiziksel değil, psikolojik bir deprem yaratıyor&#8221;</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın gizli bir sosyal izolasyon sürecini tetiklediğini belirten Prof. Dr. Baki Erdem, &#8220;Hastalar zaman içerisinde hayatlarını idrar kaçırma riskine göre planlamaya başlıyor. Sosyal ortamlardan, arkadaş toplantılarından hızla uzaklaşıyorlar. Spor ve egzersiz yapmaktan, hatta dışarıda uzun yürüyüşlere çıkmaktan bile kaçınır hale geliyorlar. Günlük yaşam aktivitelerinin bu şekilde kısıtlanması, uzun vadede ciddi bir özgüven kaybını, anksiyeteyi ve depresyonu beraberinde getiriyor&#8221; diyor. </p>
<p><strong>Öksürürken bile tetiklenebiliyor!</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın farklı alt türleri olduğunu ve tedavinin de bu alt tiplere göre belirlendiğini ifade eden <strong>Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, </strong>“Kadınlarda en sık görülen stres tipi idrar kaçırmadır. Ancak bu sanılanın aksine psikolojik stresle değil, fiziksel basınçla ilgilidir.<strong> </strong>Öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma veya egzersiz yapma gibi anlarda karın içi basıncın artmasıyla istem dışı gerçekleşir. Stres tipi dışında sıkışma tipi ve karışık tip idrar kaçırma tipleri ise aniden gelen ve durdurulamaz bir tuvalet hissiyle kendini gösterir.<em> </em>Kadınlar bu nedenle sürekli günlük ped kullanma ihtiyacı hisseder. Sürekli ped kullanmak zorunda kalmak bile tek başına bir kadının sosyal özgürlüğünü elinden alan ciddi bir yüktür” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Doğru teşhis için detaylı inceleme şart</strong></p>
<p>Tedavinin başarısının, idrar kaçırmanın türünü doğru belirlemekten geçtiğini ifade eden <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem</strong>, <em>“</em>Başarılı bir tedavi için ilk adım, hastanın ayrıntılı öyküsünü dinlemek ve fiziki muayenesini yapmaktır. Gerekli görülen durumlarda durumlarda idrar tahlili, ultrasonografi, hastanın kendi tuvalet alışkanlıklarını kaydettiği idrar günlüğü, ped testi ve ürodinamik incelemeler gibi ileri yöntemlere başvuruyoruz. Özellikle karmaşık ve dirençli vakalarda mesane fonksiyonlarının ayrıntılı değerlendirilmesi bize en doğru tedavi haritasını veriyor&#8221; ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><strong>Evde Uygulanabilecek 4 Hayati Adım</strong></p>
<p>İdrar kaçırma tedavisinde ilk basamakta cerrahi müdahaleye gerek kalmadan yaşam tarzı değişiklikleri ile ilerleme sağlanabildiğini belirten <strong>Prof. Dr. Baki Erdem</strong> evde uygulanabilecek 4 önemli yöntemi sıralıyor. </p>
<p><strong>1. Kilo Kontrolü:</strong> Fazla kilo, mesane ve pelvik taban kasları üzerine sürekli bir baskı uygular. Kilo kontrolü sağlamak, karın içi basıncı azaltarak idrar kaçırma şikayetlerini ciddi oranda hafifletiyor. </p>
<p><strong>2. Pelvik Taban ve Kegel Egzersizleri:</strong> Özellikle hafif ve orta dereceli vakalarda, leğen kemiği tabanındaki kasları güçlendiren Kegel egzersizleri düzenli yapıldığında yüz güldürücü ve son derece etkili sonuçlar veriyor. </p>
<p><strong>3. Kabızlığın Önlenmesi:</strong> Kronik kabızlık ve tuvalette sürekli ıkınmak, pelvik kaslarını zamanla yıpratır ve zayıflatır. Lifli beslenme ve doğru tuvalet alışkanlıkları bu süreci durdurmada kritik rol oynuyor. </p>
<p><strong>4. Zararlı Alışkanlıklardan Uzaklaşmak:</strong> Sigara kullanımı kronik öksürüğe yol açarak mesane üzerindeki baskıyı (stres tipini) doğrudan tetikler. Sigaranın bırakılması tedaviyi doğrudan olumlu etkiliyor. </p>
<p><strong>Cerrahi tedavi gerekebilir</strong></p>
<p>Egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi seçeneklerin mümkün olduğunu ifade eden <strong>Prof. Dr. Baki Erdem</strong>, “Özellikle &#8216;sıkışma tipi&#8217; idrar kaçırma problemlerinde etkili ilaç tedavilerinden çok büyük oranda faydalanıyoruz. İleri derece &#8216;stres tipi&#8217; vakalarda ise cerrahi tedaviyi gündeme alıyoruz. Günümüzde uyguladığımız ve uluslararası kılavuzlarda da &#8216;altın standart&#8217; kabul edilen midüretral sling (askı) operasyonları, minimal invaziv özellikleri ve yüksek başarı oranları sayesinde hastalarımızı aynı gün ayağa kaldırabiliyor” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oksururken-gulerken-veya-hapsirirken-637350">Öksürürken, gülerken veya hapşırırken…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEGWAY, Decathlon Türkiye&#8217;nin En Hızlısı&#8217;ında Genç Sporcularla Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/segway-decathlon-turkiyenin-en-hizlisiinda-genc-sporcularla-bulustu-637288</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 10:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[decathlon]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hızlısı]]></category>
		<category><![CDATA[ında]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[segway]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yarış]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Segway, resmi sponsorları arasında yer aldığı Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı kapsamında, Mart ve Nisan aylarında Türkiye genelinde düzenlenen yarışlarda genç sporculara ve ailelerine hareket, teknoloji ve eğlence odaklı deneyimler sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/segway-decathlon-turkiyenin-en-hizlisiinda-genc-sporcularla-bulustu-637288">SEGWAY, Decathlon Türkiye&#8217;nin En Hızlısı&#8217;ında Genç Sporcularla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Segway<strong>,</strong> resmi sponsorları arasında yer aldığı Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı kapsamında, Mart ve Nisan aylarında Türkiye genelinde düzenlenen yarışlarda genç sporculara ve ailelerine hareket, teknoloji ve eğlence odaklı deneyimler sundu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/segway-decathlon-turkiyenin-en-hizlisiinda-genc-sporcularla-bulustu-0-8QEcyLWZ.jpg"/></p>
<p>Kişisel mobilite ve servis robotları alanında dünyanın önde gelen markalarından Segway, Türkiye Atletizm Federasyonu’nun faaliyet programında yer alan <strong>Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı</strong> yarışmalarının resmi sponsorları arasında yer aldı. Çocukları spora teşvik etmeyi, hareketli yaşam kültürünü desteklemeyi ve genç yeteneklere kendilerini gösterme fırsatı sunmayı amaçlayan organizasyon kapsamında Segway, etkinlik alanlarında gerçekleştirdiği deneyim aktiviteleriyle katılımcılarla buluştu.</p>
<p>Mart ve Nisan aylarında Türkiye genelinde düzenlenen yarışma serisi; 26 Mart’ta Diyarbakır Seyrantepe Atletizm Sahası’nda başladı. Antalya, İzmir, Eskişehir, Ordu, İstanbul Anadolu ve İstanbul Avrupa etaplarıyla devam eden organizasyon, 21 Nisan’da Maltepe Kenan Onuk Atletizm Sahası’nda gerçekleştirilen Türkiye Finali ile tamamlandı.</p>
<p><b>10-14 Yaş Arasındaki Genç Sporcular Pistte Yarıştı</b></p>
<p>Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı, 10-14 yaş aralığındaki kız ve erkek sporcuların kendi yaş kategorilerinde yarıştığı bir atletizm organizasyonu olarak hayata geçirildi. Yarışmalarda 2012 ve 2013 doğumlu sporcular 80 metre, 2014, 2015 ve 2016 doğumlu sporcular ise 60 metre kategorilerinde mücadele etti.</p>
<p>İl elemeleri, bölge finalleri ve Türkiye finali aşamalarından oluşan organizasyon, genç sporcuların rekabet heyecanını aileler, öğretmenler ve izleyicilerle birlikte güçlü bir etkinlik deneyimine dönüştürdü. Proje; bugüne kadar 2 milyondan fazla çocuğu harekete geçirirken, 10 binden fazla çocuğun sezon içinde koştuğu, 3 binden fazla beden eğitimi öğretmeninin aktif olarak yer aldığı ve 81 şehrin katılım gösterdiği geniş ölçekli bir platform haline geldi. </p>
<p><b>Segway Deneyim Alanlarıyla Etkinliğe Hareket Kattı</b></p>
<p>Segway, organizasyon boyunca kurulan etkinlik alanlarında genç sporculara, ailelere ve ziyaretçilere elektrikli scooter modellerini yakından tanıma ve deneyimleme fırsatı sundu. Yarış heyecanına eşlik eden Segway aktivite alanları, katılımcılar için hareket, teknoloji ve eğlenceyi bir araya getiren keyifli bir deneyim noktası oluşturdu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/segway-decathlon-turkiyenin-en-hizlisiinda-genc-sporcularla-bulustu-1-jpYFpBBV.jpg"/></p>
<p>Decathlon iş birliğiyle Türkiye genelinde yürütülen bu gençlik odaklı proje, Segway’in marka görünürlüğünü sahada artırırken; markanın şehir içi mobiliteyi daha pratik, erişilebilir ve eğlenceli hale getiren yaklaşımını da genç hedef kitle ve ailelerle doğrudan buluşturdu.</p>
<p><b>“Gençleri sporla, hareketle ve teknolojiyle buluşturan projelerin parçası olmak bizim için çok değerli”</b></p>
<p> </p>
<p>Segway Türkiye ve Orta Doğu Genel Müdürü <strong>Can Yalçın Yıldız</strong>, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>
<p>“Segway olarak hareket özgürlüğünü, yenilikçi teknolojiyi ve günlük yaşamı kolaylaştıran mobilite deneyimlerini odağımıza alıyoruz. Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı gibi çocukları spora teşvik eden, Türkiye genelinde geniş katılımla gerçekleşen ve genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlayan bir projenin destekçileri arasında yer almak bizim için çok değerli. Mart ve Nisan aylarında farklı şehirlerde düzenlenen yarışlarda genç sporcular, aileler ve ziyaretçilerle bir araya gelerek Segway dünyasını sahada deneyimleme fırsatı sunduk. Bu iş birliği, Segway’in yalnızca bir ulaşım teknolojisi markası değil; aynı zamanda aktif, hareketli ve sürdürülebilir yaşam kültürünü destekleyen bir marka olduğunu göstermesi açısından da bizim için oldukça anlamlı.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/segway-decathlon-turkiyenin-en-hizlisiinda-genc-sporcularla-bulustu-2-nMlPCesQ.jpg"/></p>
<p><strong>Segway, Hareketli Yaşam Kültürünü Desteklemeyi Sürdürüyor</strong></p>
<p>Mikromobilite çözümleriyle şehir içi ulaşımı daha pratik, verimli ve keyifli hale getirmeyi hedefleyen Segway, spor ve hareket odaklı projelerde yer alarak farklı yaş gruplarıyla temas kurmaya devam ediyor. Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı kapsamında gerçekleştirilen saha entegrasyonları, markanın yenilikçi mobilite yaklaşımını deneyim odaklı bir formatla katılımcılara ulaştırdı.</p>
<p>Segway, önümüzdeki dönemde de hareket özgürlüğünü destekleyen teknolojileri ve kullanıcı deneyimini merkeze alan ürünleriyle mikromobilite alanındaki dönüşüme katkı sunmayı sürdürecek. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/segway-decathlon-turkiyenin-en-hizlisiinda-genc-sporcularla-bulustu-637288">SEGWAY, Decathlon Türkiye&#8217;nin En Hızlısı&#8217;ında Genç Sporcularla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alo Evlat Ekipleri Büyüklerini Bayrama Hazırlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-637130</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 09:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alo]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayrama]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklerini]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[evlat]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi Alo Evlat Sağlık Kulübü, yaklaşan bayram öncesinde de dur durak bilmeden çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-637130">Alo Evlat Ekipleri Büyüklerini Bayrama Hazırlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Belediyesi Alo Evlat Sağlık Kulübü, yaklaşan bayram öncesinde de dur durak bilmeden çalışıyor. İlçe genelinde yaşamını tek başına sürdüren, sağlık sorunları olan ya da yaş almış büyüklerin kapısını çalan ekipler, evleri köşe bucak temizleyerek bayram neşesini paylaşıyor.</strong></p>
<p><strong>Evler Bayram Temizliğiyle Işıldıyor</strong></p>
<p>Bayram temizliği geleneğini yalnız yaşayan ve gücü yetmeyen büyüklerin evlerine taşıyan Alo Evlat ekipleri, büyük bir titizlikle çalışıyor. Camların silinmesinden yerlerin yıkanmasına, toz alımından mutfak ve banyo temizliğine kadar her detayı ince ince işleyen ekipler, yaşlıların evlerini bayrama hazır ve pırıl pırıl hale getiriyor.</p>
<p><strong>Sağlık Taramaları ve Öz Bakımlar Unutulmadı</strong></p>
<p>Kartepeli büyüklerin sadece ev temizliği yapılmıyor; sağlık durumları da yakından takip ediliyor. Ekipler, ziyaret ettikleri büyüklerin tansiyon ve şeker ölçümlerini gerçekleştirirken, ihtiyaç duyanların kişisel bakımlarını (saç ve sakal tıraşı, tırnak kesimi vb.) büyük bir özenle tamamlıyor.</p>
<p><strong>Kartepe’nin Çınarlarından Teşekkür Yağmuru</strong></p>
<p>Evleri temizlenen ve bayram öncesi tüm ihtiyaçları giderilen ilçe sakinleri, Kartepe Belediyesi’nin bu hizmetinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kapılarının çalınmasından ve kendilerine gösterilen vefadan dolayı duygulanan yaşlılar, &#8220;Bizlerin eli ayağı tutmuyor, bu bayram gününde evimizi kendi evlatlarımız gibi tertemiz yaptılar. Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm evlatlarımıza teşekkür ederiz&#8221; diyerek ekiplere teşekkür ve dua ettiler.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-637130">Alo Evlat Ekipleri Büyüklerini Bayrama Hazırlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOMEK&#8217;te Yaz Dönemi Kayıt Heyecanı Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/komekte-yaz-donemi-kayit-heyecani-basladi-637103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 09:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimle]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Komek]]></category>
		<category><![CDATA[haziran]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[komek]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları’nda yaz dönemi kayıtları başladı. Yetişkinler için yaz döneminde hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimle hizmet verecek KOMEK’e başvurular, 1 Haziran’a kadar www.komek.org.tr adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komekte-yaz-donemi-kayit-heyecani-basladi-637103">KOMEK&#8217;te Yaz Dönemi Kayıt Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları’nda yaz dönemi kayıtları başladı. Yetişkinler için yaz döneminde hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimle hizmet verecek KOMEK’e başvurular, 1 Haziran’a kadar www.komek.org.tr adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları’nda (KOMEK) yetişkinler için yaz dönemi kayıtları başladı. Kayıtlar 1 Haziran tarihine kadar devam edecek.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, KOMEK’in kurulduğu günden bugüne kadar geçen süreçte 841 branşta 2 milyona yakın vatandaşın hayatına dokunan önemli bir eğitim merkezi olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“TÜM HEMŞEHRİLERİMİZİ KOMEK AİLESİNE KATILMAYA DAVET EDİYORUM”</strong></p>
<p>KOMEK’in Konya’nın en önemli marka değerlerinden biri haline geldiğini kaydeden Başkan Altay, “Her yaştan vatandaşımız burada hem yeni beceriler kazanıyor hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlıyor. Özellikle gençlerimizin ve kadınlarımızın eğitimine, üretimine ve istihdamına destek veren KOMEK, şehrimizin sosyal yapısına da büyük katkı sunuyor. Kendini geliştirmek, yeni bir meslek öğrenmek, yeteneklerini keşfetmek isteyen tüm hemşehrilerimizi KOMEK ailesine katılmaya davet ediyorum. Yaz döneminde Genç KOMEK Yaz Okulu olduğu için yetişkinler için 8 kurs merkezinde gerçekleşecek kayıtlarımız 1 Haziran’a kadar devam edecek. Başvuru yapmak isteyen hemşehrilerimiz KOMEK’in resmi internet sitesi üzerinden işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>YAZ DÖNEMİNDE DE DOLU DOLU İÇERİKLER KURSİYERLERİ BEKLİYOR</strong></p>
<p>Eğitim, üretim ve istihdam odaklı çalışmalarıyla dikkat çeken KOMEK; Konya genelinde yaygın eğitim ağıyla her yaştan vatandaşa ulaşmayı sürdürüyor. Mesleki eğitimden sanata, el becerilerinden kişisel gelişime kadar yüzlerce farklı branşta ücretsiz eğitim imkânı sunan KOMEK, yaz döneminde Akşemsettin, Alaeddin, Araplar, Beyhekim Kazeruni Tekkesi, Ertuğrul Gazi, Karşehir, KASEM ve Çatalhöyük kurs merkezlerinde dolu dolu bir eğitim programıyla kursiyerlerini bekliyor. </p>
<p><strong>HİBRİT EĞİTİM MODELİ</strong></p>
<p>Bu dönem KOMEK’te hibrit eğitim modeliyle gerçekleştirilecek özel programları da yer alacak. Dekoratif Mum Yapımı Eğitimi’nde kursiyerler teorik eğitimleri online olarak alırken uygulama eğitimlerini yüz yüze gerçekleştirecek. Bunun yanında Canva ile Tasarım, Moda Tasarım ve Koleksiyon Hazırlama, Müşteri İlişkileri ve Satış Stratejileri gibi birçok yeni eğitim de ilk kez kursiyerlerle buluşacak.</p>
<p><strong>KUZEM, 110 SINIFTA 88 BRANŞTA EĞİTİM VERECEK</strong></p>
<p>KOMEK bünyesinde faaliyetlerini sürdüren KOMEK Uzaktan Eğitim Merkezi (KUZEM) de yaz döneminde vatandaşlara online eğitim imkânı sunmaya devam edecek. Uzaktan meslek edindirme kurslarının öncüsü olan KUZEM’de; 110 sınıf ve 88 farklı branşta eğitim planlandı.</p>
<p>16 yaş ve üzeri tüm vatandaşların katılım sağlayabildiği KUZEM’de kursiyerler, canlı ders sistemiyle eğitimlerini internet erişimi bulunan her noktadan takip edebilecek. Eğitim süreçlerini başarıyla tamamlayan kursiyerler ise E-Devlet onaylı katılım belgelerine sahip olabilecek.</p>
<p>Yetişkin KOMEK ve KUZEM 2026 Yaz Dönemi kayıtları, 1 Haziran’a kadar komek.org.tr adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>GENÇ KOMEK’TE KAYITLAR 16 HAZİRAN’DA</strong></p>
<p>KOMEK bünyesinde 7-14 yaş arası gençlere yönelik eğitim programları da yaz döneminde devam edecek. Gençlerin yaz tatilini verimli geçirmesi amacıyla hazırlanan programlarda sanat, spor, kişisel gelişim ve uygulamalı atölye eğitimleri yer alacak. Genç KOMEK Yaz Okulu kayıtları ise 16 Haziran tarihinde başlayacak.</p>
<p>Ayrıca 15-17 yaş grubuna yönelik özel eğitim programları da bu yaz döneminde yeniden öğrencilerle buluşacak. Gençlerin ilgi alanlarına ve gelişen meslek alanlarına uygun olarak hazırlanan bu eğitimlerde teknoloji, tasarım, üretim ve kişisel gelişim odaklı yeni alanlar yer alacak.</p>
<p><strong>ÖZEL GENÇ KOMEK KAYITLARI 2 HAZİRAN’DA </strong></p>
<p>Özel eğitim ihtiyacı bulunan bireylere yönelik hazırlanan Özel Genç KOMEK kayıtları ise 2 Haziran tarihinde Mevlana Kültür Merkezi’nde başlayacak. Özel eğitim alanında hazırlanan uygulamalı ve sosyal destekli programlarla öğrencilerin gelişim süreçlerine katkı sunulması hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komekte-yaz-donemi-kayit-heyecani-basladi-637103">KOMEK&#8217;te Yaz Dönemi Kayıt Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum İstatistikleri, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:49:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[En Düşük]]></category>
		<category><![CDATA[En Yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kır]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055">Doğum İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4&#8217;ü erkek, %48,6&#8217;sı kız oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10&#8217;un altında kalmaya devam etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-0-ylBqqJmW.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-1-mj7RmxQA.png"/></p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10&#8217;un altında kaldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10&#8217;un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50&#8217;nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-2-kpRFhVuX.png"/></p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-3-Xe8xXgBM.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-4-GyeNNAFh.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-5-xa5XEQfO.png"/></p>
<p><strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-6-xGGvmgJI.png"/></p>
<p><strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-7-c8gJpT5H.png"/></p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9&#8217;a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-8-SJWgPVeZ.png"/></p>
<p><strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin &#8220;son iki doğum arasındaki ortalama süre&#8221;(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-9-2RpdhxNt.png"/></p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>
<p> </p>
<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-10-VzxswzIF.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-11-MFswCj1P.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-12-BY3JkGEK.png"/></p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-13-8v8JxSup.png"/></p>
<p><strong>Doğumların %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8&#8217;i ikiz, %3,1&#8217;i üçüz ve %0,1&#8217;i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8&#8217;i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1&#8217;i ilk, %31,9&#8217;u ikinci, %18,2&#8217;si üçüncü, %12,8&#8217;i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8&#8217;inin ilk, %30,5&#8217;inin ikinci, %15,5&#8217;inin üçüncü, %10,8&#8217;inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-14-8mQNLygS.png"/></p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4&#8217;ü erkek, %48,6&#8217;sı kız oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10&#8217;un altında kalmaya devam etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-15-JXdFwZjc.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-16-rYF2TDL8.png"/></p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10&#8217;un altında kaldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10&#8217;un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50&#8217;nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-17-bPbh8cm2.png"/></p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-18-Ek8VKK12.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-19-ytsEA23C.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-20-fpdz3i8H.png"/></p>
<p><strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-21-Lyjd3eQj.png"/></p>
<p><strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-22-syp2YRvH.png"/></p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9&#8217;a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-23-dKuhN9iY.png"/></p>
<p><strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin &#8220;son iki doğum arasındaki ortalama süre&#8221;(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-24-GXPT2fE6.png"/></p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>
<p> </p>
<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-25-jm1UABVJ.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-26-E5fxYKvq.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-27-CmKsWLjq.png"/></p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-28-aWUvEJKx.png"/></p>
<p><strong>Doğumların %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8&#8217;i ikiz, %3,1&#8217;i üçüz ve %0,1&#8217;i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8&#8217;i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1&#8217;i ilk, %31,9&#8217;u ikinci, %18,2&#8217;si üçüncü, %12,8&#8217;i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8&#8217;inin ilk, %30,5&#8217;inin ikinci, %15,5&#8217;inin üçüncü, %10,8&#8217;inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-29-XjGMLQ6H.png"/></p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055">Doğum İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-637014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[mplant]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, dental implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-637014">İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, dental implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>İmplantlar komşu dişlere zarar vermeden eksik dişi tamamlar!</strong></p>
<p>Dental implantın, eksik dişlerin yerine çoğunlukla titanyumdan üretilen ve çene kemiğine yerleştirilen vidalar olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bu vidaların üzerine yapılan protetik rehabilitasyonla birlikte hastaların eksik dişleri tamamlanabiliyor.” dedi.</p>
<p>Diş eksikliği tedavilerinde implant uygulandığında, köprü tedavilerinde olduğu gibi yandaki dişlerin küçültülmek durumunda kalınmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Komşu dişler korunmuş oluyor. Bunun dışında, diş eksikliği sebebiyle hareketli (takma) protez kullanan hastalar implant tedavisi ile birlikte sabit protez kullanabiliyor. Ya da hareketli protez kullanan ama protezleri ağzında çok fazla oynayan hastalarda implant desteği ile birlikte protezlerin tutuculuğu artıyor. Aynı zamanda dental implantlar, normal dişlerde olduğu gibi çene kemiğine kuvvet iletebildikleri için kemik erimesini de durdurabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İmplant tedavisi için üst yaş sınırı yok!</strong></p>
<p>Genel sağlık durumu elverişli olan ve büyüme gelişimini tamamlamış tüm bireylere implant tedavisi uygulanabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Çene gelişimimiz genel olarak 17-18 yaşlarında tamamlanır. İmplant tedavisi için herhangi bir üst yaş limiti yoktur; sadece hastaların sistemik durumunun buna uygun olması gerekir.” dedi.</p>
<p>Dental implantların ömrünün tıpkı doğal dişlerimiz gibi olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Düzenli hekim kontrolü ve iyi bir ağız hijyeni ile birlikte son derece uzun yıllar hastalara hizmet edebilir. Sağ kalım ömrü ortalama olarak 15-20 yıl diyebiliriz. Yapılan cerrahinin başarı oranı da yüzde 98&#8217;dir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kontrol altında olması şartıyla diyabet ve tansiyon hastalarında implant yapılabilir!</strong> </p>
<p>Çok yoğun sigara kullanımı ve kötü ağız hijyeninin, implantın başarı oranını ciddi anlamda düşürebildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Böyle durumlarda hastaların sigarayı bırakması, en azından azaltması beklenir. Ancak sigara kullanımı, tek başına implant yapılması için bir engel teşkil etmez.” dedi.</p>
<p>Şeker ve tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunanların da implant yaptırabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Altop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kontrol altında olduğu sürece hem diyabet (şeker) hastalarında hem de tansiyon hastalarında implant tedavileri yapılabilir. Bu tarz durumlarda hastaların kendi doktorlarından konsültasyon istenerek tedavi güvenle sürdürülür. </p>
<p>Dişlerin çekiminden hemen sonra implant yapılmasına karar verirken; mevcut dişlerin durumu, kemiğin hacmi, hastanın beklentisi ve hekimin görüşü önemlidir. Uygun olan bazı vakalarda, aynı seansta hem çekim hem de implant bir arada yapılabilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-637014">İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Risk varsa tarama yaşı erkene çekiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/risk-varsa-tarama-yasi-erkene-cekiliyor-636803</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 12:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çekiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[erkene]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, dünya genelinde ve Türkiye’de giderek büyüyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/risk-varsa-tarama-yasi-erkene-cekiliyor-636803">Risk varsa tarama yaşı erkene çekiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser, dünya genelinde ve Türkiye’de giderek büyüyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulurken, yaklaşık 10 milyon kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı verileri, her yıl yaklaşık 220 binden fazla kişiye yeni kanser tanısı konulduğunu gösteriyor. Uzmanlar, yaşam süresinin uzaması, çevresel faktörler, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve genetik yatkınlık nedeniyle önümüzdeki yıllarda kanser vakalarının daha da artacağına dikkat çekiyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan,</strong> kanserlerin önemli bir bölümü çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olsa da yaklaşık her 10 kanserden 1’inin kalıtsal, bir başka deyişle “ailesel” olduğuna dikkat çekerek,  “Dolayısıyla ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimle görüşerek kişisel   risk değerlendirmesi yaptırmaları ve buna uygun bir tarama planı oluşturulması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Ailesel kanserlerde erken tarama hayat kurtarıyor </strong></p>
<p>Kalıtsal kanser riski taşıyan kişilerde hekimin önerdiği yaş ve sıklıkta yapılan taramalar, kanserle mücadelede en güçlü yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor.  Erken tanı sayesinde birçok kanser türünde tam iyileşme sağlanabiliyor, hatta bazı türleri önlenebiliyor. Kalıtsal kanser riski olan aile bireylerinde taramanın hangi yaştan itibaren hangi sıklıkta yapılacağının birçok etmene bağlı olarak planlandığını anlatan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, “Kalıtsal kanserlerde<strong> </strong>en doğru  yaklaşım, ailede kanser öyküsü saptandığında hekime başvurularak kişisel bireysel risk değerlendirmesinin yaptırılmasıdır. Hekim tarafından bu değerlendirmeye uygun hazırlanan tarama programı son derece önemlidir” diyor. Prof. Dr. Okan Kuzhan, risk grubundaki kişilerde taramaların genellikle daha erken yaşta başlatıldığını ve daha sık aralıklarla yapıldığını söyleyerek, <strong> </strong>“Taramaların ailede kanser öyküsü olan hastanın yaşından 5-10 yıl önce başlatılması ve sıklığın kişisel risk durumuna göre şekillendirilmesi en temel yaklaşımı oluşturmaktadır” bilgisini veriyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kanserde ailesel riskin 5 önemli işareti! </strong></p>
<p>Tüm kanserler yaşam boyunca hücrelerde biriken genetik mutasyonlar sonucu gelişiyor. Bu mutasyonların vücut hücrelerinde değil de eşey hücrelerinde, bir başka deyişle yalnızca üremeyi sağlayan sperm ve yumurta hücrelerinde oluşması durumunda kalıtsal (ailesel) riskten söz ediliyor.  Meme, yumurtalık, kolon, prostat, mide ve tiroit kanserleri kalıtsal geçişin en sık görüldüğü kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak ailesinde kanser öyküsü bulunan her birey kalıtsal kanser açısından risk grubunda olmuyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, kalıtsal kanser riskine işaret eden durumları şöyle özetliyor: </p>
<ul>
<li>Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesi </li>
<li>Ailede 35 yaşından önce ortaya çıkan kanser vakaları </li>
<li>Ailede iki taraflı kanser gelişimi (her iki memede, her iki böbrekte veya her iki yumurtalıkta kanser gelişmesi )</li>
<li>Aynı kişide birden fazla farklı kanser türünün bulunması </li>
<li>Adrenal korteks kanseri gibi nadir görülen tümörlerin saptanması </li>
</ul>
<p>Bu bulguların varlığında genetik değerlendirme, gerekirse ileri tarama testleri ve tarama programlarının erkene çekilmesi öneriliyor. </p>
<p><strong>Her aile öyküsü gerçek bir kalıtsal sendromun belirtisi olmayabilir</strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Kuzhan, bazen aile öyküsünün yanıltıcı olabileceğine, başka bir deyişle sık kanser görülen bazı ailelerde kanser nedeninin ailedeki genetik yatkınlık değil, rastlantısal mutasyonlar veya çevresel nedenler olabileceğine dikkat çekiyor. Örneğin, asbest maruziyeti sonucu oluşan akciğer zarı kanseri (mezotelyoma) bir ailedeki, bir köydeki insanların çoğunda ortaya çıkabiliyor. Asbeste maruz kalan bireylere de mezotelyoma yönünden tarama öneriliyor.  Dolayısıyla aile bireylerinin kalıtsal yatkınlığı kadar birlikte yaşadıkları çevrede karşı karşıya kaldıkları kanserojenler de ortak bir risk faktörü olabiliyor. </p>
<p><strong>Genetik danışmanlık çok önemli, ancak…</strong></p>
<p>Kalıtsal kanser sendromu tanısı koymak için ayrıntılı aile öyküsüyle birlikte genetik danışmanlık ve gerekli genetik testlerin yapılması gerekiyor. Kan, tükürük veya doku örneklerinde DNA analizi yapılarak BRCA1, BRCA2, MLH1, APC gibi kanserle ilişkili genlerde mutasyon taramasına başvuruluyor. “Ancak kalıtsal kanser sendromuna neden olan mutasyonların saptanması her zaman bu kişilerde kanser görüleceği anlamına gelmiyor” diye konuşan Prof. Dr. Okan Kuzhan,<strong> </strong>sözlerine şöyle devam ediyor:   “Ayrıca, aile öyküsünde sık kanser görülmeyen bir kişinin merakını gidermek için bu testleri yaptırması önerilmemektedir. Çünkü her mutasyon mutlaka kanser oluşacağı anlamına değil, kanser görülme riskinin arttığı anlamına gelmektedir. Genetik testler gereksiz yere yapıldığında kişinin kanser korkusu ortadan kalkmaz, pekiştirilmiş olur.” </p>
<p><strong>Hangi yaşta hangi tarama yapılmalı? </strong></p>
<p>Ailesel kanser riski taşıyan kişilerde tarama yaşı ve sıklığı kişiye özel olarak planlanıyor. Prof. Dr. Okan Kuzhan risk grubunda olan kişilerde en temel tarama yaklaşımını şöyle anlatıyor: </p>
<p><strong>Meme kanseri:</strong> Birinci derece akrabasında (anne, kız kardeş) hastalık öyküsü bulunan kadınlarda tarama genellikle 30–35 yaş aralığında başlıyor. Yıllık mamografi temel yöntemi oluştururken, bazı durumlarda meme manyetik rezonans (MR) da eklenebiliyor. Riskin yüksek olduğu kadınlarda klinik muayeneler daha sık aralıklarla planlanabiliyor. </p>
<p><strong>Kolon kanseri</strong>: Tarama genellikle en erken vaka yaşından 10 yıl önce veya en geç 40–45 yaş civarında başlatılıyor. Temel tarama yöntemi olan kolonoskopi risk durumuna göre 5 yılda bir tekrarlanıyor. Ailede 50 yaşın altında kolon kanseri tanısı varsa tarama daha erken yaşlara çekilebiliyor. </p>
<p><strong>Prostat kanseri:</strong> Babasında veya erkek kardeşinde prostat öyküsü olan erkeklerde tarama genellikle 40–45 yaşlarında başlıyor. Prostat spesifik antijen (PSA) testi ve rektal muayene ile yapılan kontroller çoğunlukla yılda bir kez tekrarlanıyor. </p>
<p><strong>Akciğer kanseri:</strong> Ailesinde akciğer kanseri bulunan ve risk faktörlerine sahip kişilerde tarama genellikle 50–55 yaş civarında düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılıyor ve çoğunlukla yılda bir kez tekrarlanıyor.</p>
<p><strong>Mide kanseri:</strong> Aile öyküsü ve Helicobacter Pylori enfeksiyonu birlikte risk oluşturabiliyor. Bu durumda endoskopik tarama genellikle 40 yaş civarında veya ailedeki en erken tanıdan 10 yıl önce başlatılıyor ve risk düzeyine göre 2 ila 5 yılda bir tekrarlanabiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/risk-varsa-tarama-yasi-erkene-cekiliyor-636803">Risk varsa tarama yaşı erkene çekiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerin En Büyük Hatası: &#8220;40&#8217;tan Sonra Bakarım&#8221; Demek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerin-en-buyuk-hatasi-40tan-sonra-bakarim-demek-636642</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 09:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[bakarım]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[demek]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hatası]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerin-en-buyuk-hatasi-40tan-sonra-bakarim-demek-636642">Gençlerin En Büyük Hatası: &#8220;40&#8217;tan Sonra Bakarım&#8221; Demek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç “Nasıl olsa ileride toparlarım” düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. Oysa modern longevity yaklaşımı, yani sağlıklı yaşam süresini uzatmayı hedefleyen bilimsel yaklaşım, biyolojik yaşlanmanın temellerinin çok daha erken yıllarda atıldığını gösteriyor. <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk</strong>, “Longevity yalnızca ileri yaş konusu değil. İnsan bedeni genç yaşta aldığı kararların sonuçlarını yıllar boyunca taşıyor” diyor.</p>
<p><strong>GENÇKEN YAPILAN HATALAR SESSİZCE BİRİKİYOR</strong></p>
<p>Gençlik dönemi çoğu insan için bedenin en güçlü, en dayanıklı ve en hızlı toparlanan dönemi olarak görülüyor. Geç yatılan geceler, düzensiz beslenme, uzun süre hareketsiz kalmak ya da yoğun stres çoğu zaman “nasıl olsa genciz” düşüncesiyle önemsenmiyor. Çünkü genç yaşlarda bedenin verdiği uyarılar genellikle geç ortaya çıkıyor ve sağlık sorunları uzun süre görünmez kalabiliyor. <strong>Acıbadem Life Danışmanı Dr. Halil Ertürk </strong>tam da bu nedenle gençlik döneminin gelecekteki sağlık durumunun şekillendiği en kritik süreçlerden biri olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Genç yaşlarda sağlık sorunlarının görünür olmamasının yanıltıcı olabileceğini belirten <strong>Dr. Ertürk,</strong> biyolojik yaşlanmanın çoğu zaman sessiz ilerlediğini söyleyerek “Bugün kendini tamamen sağlıklı hisseden bir gençte dahi düzensiz uyku, hareketsizlik, kötü beslenme ve kronik stres; metabolik bozulmaları ve biyolojik yaşlanmayı fark ettirmeden başlatabiliyor. İnsan vücudu yapılan her tercihin kaydını tutuyor” diyor.</p>
<p><strong>GELECEĞİNİZE YATIRIMI KAS KÜTLENİZLE YAPIN. </strong></p>
<p>Kas sağlığının yalnızca sporcular için değil, uzun ve sağlıklı yaşam açısından her birey için kritik olduğunu vurgulayan <strong>Dr. Ertürk</strong>, özellikle genç yaşta oluşturulan kas rezervinin ilerleyen yaşlarda büyük önem taşıdığını belirtiyor ve “İnsan vücudu yaklaşık 30’lu yaşlardan itibaren kas kaybetmeye başlayabiliyor. Bu nedenle gençlik döneminde oluşturulan güçlü kas yapısı; metabolik sağlığı, dengeyi, hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Bugün yapılan direnç egzersizleri, aslında gelecekteki hareket özgürlüğüne yapılan yatırım anlamına geliyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><strong>GENÇLİKTEKİ ALIŞKANLIKLAR BİYOLOJİK YAŞI BELİRLİYOR</strong></p>
<p>Gençliğin yalnızca takvim yaşından ibaret olmadığını, günlük yaşam alışkanlıklarının hücresel yaşlanma hızını doğrudan etkilediğini belirten <strong>Dr. Halil Ertürk</strong>, sağlıklı yaşamın temel taşlarını şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Düzenli fiziksel aktivite</strong></li>
</ul>
<p>Düzenli hareket etmek, kalp-damar sağlığını desteklerken metabolizmanın daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda biyolojik yaşlanma hızını yavaşlatan önemli yaşam alışkanlıklarından biri olarak görülüyor.</p>
<ul>
<li><strong>Aerobik ve direnç egzersizleri</strong></li>
</ul>
<p>Aerobik egzersizler dayanıklılığı artırırken, direnç egzersizleri kas kütlesini koruyarak ilerleyen yaşlarda hareket kabiliyeti ve metabolik sağlığın sürdürülmesine katkı sağlıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Kaliteli uyku</strong></li>
</ul>
<p>Yeterli ve kaliteli uyku, bedenin kendini onarmasını destekliyor; bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili oluyor.</p>
<ul>
<li><strong>Gerçek gıdaya dayalı dengeli beslenme</strong></li>
</ul>
<p>Sebze, meyve, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli beslenme modeli; inflamasyonu azaltarak metabolik sağlığın korunmasına yardımcı oluyor.</p>
<ul>
<li><strong>Stres yönetimi</strong></li>
</ul>
<p>Kronik stresin kontrol altına alınması, stres hormonlarının vücut üzerindeki yıpratıcı etkilerini azaltarak hem zihinsel hem fiziksel sağlığı destekliyor.</p>
<ul>
<li><strong>Tütün ürünleri, alkol ve toksik maruziyetlerden uzak durmak</strong></li>
</ul>
<p>Sigara, yoğun alkol tüketimi ve çevresel toksinlerden uzak durmak; hücre hasarını ve oksidatif stresi azaltarak sağlıklı yaş alma sürecine katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>KRONİK STRES BEYİN YAŞLANMASINI DA HIZLANDIRIYOR</strong></p>
<p>Genç yaşlarda stres çoğu zaman “geçici” ya da “önemsiz” bir durum gibi görülse de, uzmanlara göre beden ve beyin bu yükü sessizce kaydediyor. Özellikle akademik baskı, gelecek kaygısı, sosyal medya kaynaklı karşılaştırma hissi, düzensiz yaşam temposu ve sürekli tetikte olma hali gençlerde kronik stresin en yaygın nedenleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Odaklanma kapasitesi, bilişsel performans, öğrenme becerisi ve duygusal dayanıklılığın da genç yaşta şekillendiğini belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Dr. Halil Ertürk,</strong> “Gençlik döneminde yaşanan stres çoğu zaman hafife alınabiliyor. Oysa beden her stres yüküne biyolojik bir yanıt veriyor. Sürekli yüksek seyreden stres hormonları; uyku düzenini, dikkat kapasitesini, hafızayı ve metabolik dengeyi olumsuz etkileyebiliyor. Fiziksel aktivitenin beyin sağlığını desteklediği, kaliteli uykunun hafızayı güçlendirdiği artık çok iyi biliniyor. Buna karşılık uzun süreli stres, hem zihinsel performansı hem de biyolojik yaşlanmayı hızlandırabiliyor. Bu nedenle genç yaşta stres yönetimini öğrenmek, gelecekteki zihinsel ve fiziksel sağlık açısından önemli bir yatırım anlamına geliyor” diyor.</p>
<p><strong>BİYOLOJİK SERVETİNİZE SAHİP ÇIKIN</strong></p>
<p>Sağlıklı yaş almanın ileri yaşlarda alınan geç kararlarla değil; genç yaşta atılan doğru adımlarla mümkün olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk;</strong> “Çünkü gençlik yalnızca takvimdeki bir dönem değil, doğru yönetildiğinde geleceğe taşınabilecek biyolojik bir servettir. Modern longevity yaklaşımı yalnızca yaşam süresini uzatmayı hedeflemez. Asıl amaç sağlıklı geçirilen yılları artırmaktır. Hedef yalnızca uzun yaşamak değil; o yılları enerjik, üretken, bağımsız ve zihinsel olarak güçlü geçirebilmek. Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine, riskleri erken fark edip yaşlanmayı hızlandıran süreçleri yönetmek gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerin-en-buyuk-hatasi-40tan-sonra-bakarim-demek-636642">Gençlerin En Büyük Hatası: &#8220;40&#8217;tan Sonra Bakarım&#8221; Demek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe&#8217;de 19 Mayıs Coşkusu Hafta Boyunca Yaşandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepede-19-mayis-coskusu-hafta-boyunca-yasandi-636503</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 10:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[19]]></category>
		<category><![CDATA[boyunca]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şile kampından paintball heyecanına, bovling turnuvalarından masa tenisi mücadelelerine kadar uzanan etkinliklerde yüzlerce genç spor ve dayanışma ruhuyla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-19-mayis-coskusu-hafta-boyunca-yasandi-636503">Maltepe&#8217;de 19 Mayıs Coşkusu Hafta Boyunca Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Şile kampından paintball heyecanına, bovling turnuvalarından masa tenisi mücadelelerine kadar uzanan etkinliklerde yüzlerce genç spor ve dayanışma ruhuyla bir araya geldi.</b></p>
<p>Maltepe Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl yalnızca bir güne sığdırmadı. “19 Mayıs Gençlik Haftası” kapsamında düzenlenen kamp, bowling, masa tenisi ve paintball etkinlikleriyle gençler bir hafta boyunca sporun, eğlencenin ve dayanışmanın merkezinde buluştu. Özellikle Şile’de gerçekleştirilen gençlik kampı ve spor organizasyonları, gençlerin ilgisiyle renkli görüntülere sahne oldu.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere armağan ettiği bu anlamlı bayram, Maltepe’de sporun birleştirici gücüyle kutlandı. Farklı yaş gruplarından gençlerin katıldığı organizasyonlarda hem rekabet hem de dostluk ön plana çıktı.</p>
<p>Gençlik Haftası’nın en dikkat çeken etkinliklerinden biri masa tenisi turnuvası oldu. Kıyasıya mücadelelere sahne olan turnuvada, 9-17 yaş kategorisinde birinciliği Çağan Sucu elde etti. Ahmet Altıntaş ve Erdem Kalkan ise ilk üçte yer alan diğer isimler oldu.</p>
<p>18-55 yaş kadınlar kategorisinde Shaner Niyazi şampiyon olurken, Tuğçe Ertuğrul ve Zeynep Soydaş dereceye giren sporcular arasında yer aldı. Erkekler kategorisinde ise Emir Haktan Yöney birinciliği kazanırken, Kaan Emirhan Yaman ve Mustafa Vatansever turnuvayı ilk üçte tamamladı.</p>
<p>Hafta boyunca düzenlenen bowling karşılaşmaları, paintball etkinlikleri ve doğayla iç içe gerçekleştirilen Şile gençlik kampı, gençlerin sosyal bağlarını güçlendirdi. Sporla bir araya gelen katılımcılar, hem bayram coşkusunu yaşadı hem de dayanışma kültürünü pekiştirdi.</p>
<p>Maltepe Belediyesi’nin organize ettiği etkinlikler, gençlere yalnızca eğlence sunmakla kalmadı. Birlik, beraberlik ve paylaşım duygusunu da ön plana çıkardı. 19 Mayıs ruhu, Maltepe’de bir haftaya yayılan etkinliklerle dolu dolu yaşandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-19-mayis-coskusu-hafta-boyunca-yasandi-636503">Maltepe&#8217;de 19 Mayıs Coşkusu Hafta Boyunca Yaşandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balçova&#8217;da Mezuniyet Coşkusu: 3. Yaş Üniversitesi&#8217;nde Kepeler Umuda Atıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balcovada-mezuniyet-coskusu-3-yas-universitesinde-kepeler-umuda-atildi-636428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 07:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[balçova]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[kepeler]]></category>
		<category><![CDATA[mezuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[töreni]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nin 2025–2026 eğitim dönemi mezuniyet töreni büyük bir coşku ve duygu dolu anlarla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-mezuniyet-coskusu-3-yas-universitesinde-kepeler-umuda-atildi-636428">Balçova&#8217;da Mezuniyet Coşkusu: 3. Yaş Üniversitesi&#8217;nde Kepeler Umuda Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Balçova Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nin 2025–2026 eğitim dönemi mezuniyet töreni büyük bir coşku ve duygu dolu anlarla gerçekleştirildi. Halk oyunlarından koro gösterisine uzanan programda mezunlar diplomalarını alırken, kep atma seremonisi geceye damga vurdu.</p>
<p>Balçova Belediyesi ile Ege Geriatri Derneği iş birliğinde faaliyetlerini sürdüren 3. Yaş Üniversitesi’nin 2025–2026 eğitim dönemi mezuniyet töreni, yoğun katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Amfi Tiyatrosu’nda düzenlenen mezuniyet programı, duygu dolu anlara ve renkli görüntülere sahne oldu.</p>
<p>Hayatın her döneminde öğrenmenin mümkün olduğunu bir kez daha ortaya koyan mezuniyet töreninde; öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı halk oyunları gösterisi ve koro performansı büyük beğeni topladı. Program kapsamında, eğitim dönemine dair özel anların yer aldığı video gösterimi izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.</p>
<p>Törende ayrıca yıl boyunca emek veren akademisyen ve eğitmenlere teşekkür sertifikaları ile plaket takdim edilirken, 3. Yaş Üniversitesi Koordinatörü Dr. Feryal Akşan’a katkıları dolayısıyla plaket sunuldu.</p>
<p>Gecenin en anlamlı ve coşkulu anı ise diploma töreninde yaşandı. 10’ar kişilik gruplar halinde sahneye çıkan mezunlar diplomalarını alkışlar eşliğinde aldı. Program, büyük heyecana sahne olan kep atma seremonisiyle taçlandı.</p>
<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, mezuniyet törenine ilişkin yaptığı değerlendirmede, 3. Yaş Üniversitesi’nin yalnızca bir eğitim programı değil; aynı zamanda dayanışmanın, dostluğun ve yaşam sevincinin büyüdüğü özel bir yapı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bir kez daha gördük ki öğrenmenin, üretmenin ve hayata umutla sarılmanın yaşı yok. Burada sadece bilgi değil; dostluk, dayanışma ve umut da büyüyor. Mezun olan tüm öğrencilerimizi yürekten kutluyorum.”</p>
<p>Balçova’da sosyal belediyecilik anlayışıyla her yaş grubunun yaşamın içinde aktif şekilde yer almasını destekleyen çalışmaların devam edeceği belirtildi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-mezuniyet-coskusu-3-yas-universitesinde-kepeler-umuda-atildi-636428">Balçova&#8217;da Mezuniyet Coşkusu: 3. Yaş Üniversitesi&#8217;nde Kepeler Umuda Atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Özel Bireyleri Buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-ozel-bireyleri-bulusturdu-636235</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 11:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[bireyleri]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturdu]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Birey]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636235</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB’nin Engelliler Haftası kapsamında düzenlediği geniş kapsamlı etkinlik dizisinde en büyük heyecan kışlada yaşandı; TSK iş birliğiyle yürütülen “Bir Günlük Temsili Askerlik” programında 120 özel birey üniforma giyerek askerlik andı içti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-ozel-bireyleri-bulusturdu-636235">İBB Özel Bireyleri Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB’nin Engelliler Haftası kapsamında düzenlediği geniş kapsamlı etkinlik dizisinde en büyük heyecan kışlada yaşandı; TSK iş birliğiyle yürütülen “Bir Günlük Temsili Askerlik” programında 120 özel birey üniforma giyerek askerlik andı içti. Hafta boyunca İstanbul&#8217;un dört bir yanında düzenlenen spor ve sanat şölenlerine ise toplam 4 bin 412 özel gereksinimli birey ve ailesi ortak oldu.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü, Engelliler Haftası’nı “Her Alanda Engellilerle Yan Yana” şiarıyla düzenlenen dev bir farkındalık programıyla kutladı. İstanbul genelinde binlerce özel gereksinimli birey ve ailesini bir araya getiren haftanın en anlamlı ve duygu dolu anları, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Genelkurmay Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen “Bir Günlük Temsili Askerlik” töreninde yaşandı. Kışla deneyiminden spor şölenine, konserlerden kişisel gelişim atölyelerine kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen etkinlikler, özel bireylerin toplumsal hayattaki yerini bir kez daha güçlü bir şekilde perçinledi.</p>
<p><strong>KIŞLADA UNUTULMAZ GÜN: 120 ÖZEL ASKER YEMİN ETTİ</strong></p>
<p>Program kapsamında vatan görevini sembolik olarak yerine getiren 20 yaş ve üzeri 120 özel gereksinimli birey, büyük bir heyecanla askeri üniformalarını giydi. Eyüpsultan 3. Kolordu Komutanlığı MEBS Alay Komutanlığı ile Maltepe Kenan Evren Kışlası İkmal Maliye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen etkinlikte özel askerler, gün boyu temel askeri eğitim ve uygulamalara katıldı. Eğitimlerin ardından düzenlenen resmi yemin töreninde silah arkadaşlarıyla birlikte askerlik andı içen özel bireyler, hayatları boyunca unutamayacakları bir gurur yaşadı. </p>
<p><strong>PENDİK’TE 3 BİN KİŞİLİK DEV SPOR ŞÖLENİ</strong></p>
<p>Haftanın bir diğer kitlesel ve dinamik organizasyonu, Pendik Çamlık Spor Tesisi’nde hayata geçirildi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Spor İstanbul ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ortaklığıyla düzenlenen &#8220;Engelliler Haftası Spor Şöleni&#8221;, toplam 3 bin kişiyi tek bir çatı altında buluşturdu. Özel gereksinimli bireylerin fiziksel gelişimlerine katkı sunmak ve takım ruhunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen şölende; dinamik yarışmalar, eğlenceli aktiviteler ve spor müsabakaları gerçekleştirildi. </p>
<p><strong>SANATIN VE KİŞİSEL GELİŞİMİN ENGELSİZ YOLCULUĞU</strong></p>
<p>Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi, Yeşilçam’ın unutulmaz melodileriyle yankılandı. ÖZGEM bünyesinde eğitim alan özel bireyler ve eğitmenlerinin sahnelediği &#8220;ÖZGEM Sahne: Yeşilçam Konseri&#8221;, 478 özel gereksinimli birey ve ailesine nostalji ve coşku dolu anlar yaşattı. Öte yandan Florya Engelliler Kampı da İBB iştiraki İSTGÜVEN A.Ş. iş birliğiyle düzenlenen atölyelere ev sahipliği yaptı. Toplam 173 katılımcının yer aldığı programda kaligrafi, el sanatları ve yüz yogası gibi etkinliklerin yanı sıra özel bireylere yönelik &#8220;Temel Güvenlik Bilinci&#8221; eğitimi verildi.</p>
<p><strong>BAŞAKŞEHİR’DE ÇÖLYAK HASTALIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></p>
<p>Farkındalık programının açılış ayağını ise sağlık odaklı bir buluşma oluşturdu. Başakşehir ÖZGEM’de çölyak hastalığı ve glütensiz yaşam pratiklerine yönelik düzenlenen özel seminere 141 özel birey ve yakını katıldı. Tanı süreçleri, günlük yaşamda karşılaşılan zorluklar ve güvenli gıdaya erişim olanaklarının detaylıca ele alındığı programda aileler bilgilendirilirken, katılımcılara glütensiz ikramlar sunuldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-ozel-bireyleri-bulusturdu-636235">İBB Özel Bireyleri Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlik yaşta değil, ruhta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclik-yasta-degil-ruhta-636220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 11:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[ruhta]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<category><![CDATA[zihni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, ruhsal yaş ile kronolojik yaşın farkı; sosyal ilişkiler, yeni deneyimler ve yaşamla kurulan bağın gençlik hissi üzerindeki etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclik-yasta-degil-ruhta-636220">Gençlik yaşta değil, ruhta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, ruhsal yaş ile kronolojik yaşın farkı; sosyal ilişkiler, yeni deneyimler ve yaşamla kurulan bağın gençlik hissi üzerindeki etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>İnsan ruhu, hissettiği yaştadır!</strong></p>
<p>Günümüzde yaş almanın çoğu zaman yalnızca takvim yaşı üzerinden değerlendirildiğini aktaran Dr. Günay Hajiyeva, “Oysa bazı insanlar 30 yaşında hayattan kopmuş gibi görünürken, bazıları 70 yaşında bile yaşam enerjisiyle çevresine ilham verebiliyor. Bunun nedeni yalnızca biyolojik faktörler değil; kişinin ruhsal yaşı, yaşamla kurduğu bağ ve zihinsel esnekliğidir. Çünkü insan ruhu, hissettiği yaştadır.” dedi.</p>
<p>Psikolojide yaş kavramının yalnızca kronolojik yaştan ibaret olmadığına dikkat çeken Dr. Hajiyeva, “Kronolojik yaş, takvim üzerindeki yaşımızı ifade ederken; biyolojik yaş bedenimizin fiziksel durumunu gösterir. Bir de ruhsal yaş vardır. Ruhsal yaş, kişinin kendisini duygusal ve zihinsel olarak nasıl hissettiğiyle ilgilidir. İnsan zihni, kendisine sürekli anlatılan hikâyelere inanma eğilimindedir. ‘Artık çok yaşlandım’, ‘benden geçti’, ‘geç kaldım’ gibi düşünceler zihni geri çekerken; ‘hâlâ öğrenebilirim’, ‘hayatımda yeni başlangıçlar olabilir’, ‘önümde güzel yıllar var’ düşünceleri zihinsel canlılığı destekler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zihin yaş aldığı için değil; durağanlaştığı için yaşlanır! </strong></p>
<p>Zihnin yaş aldığı için değil; durağanlaştığı için yaşlandığını dile getiren Dr. Günay Hajiyeva, “Öğrenme isteğinin kaybolması, merak duygusunun azalması, heyecan hissinin yok olması zihinsel yaşlanmayı hızlandıran önemli etkenlerdir.” dedi.</p>
<p>Tekdüze yaşam biçiminin de bu süreci desteklediğini ifade eden Dr. Hajiyeva, şöyle devam etti:</p>
<p>“Her günün bir öncekinin tekrarı hâline gelmesi, zihni ‘otomatik pilot’ sistemine geçirir. Otomatik pilot kısa vadede güven hissi verse de uzun vadede yaşam sevincini azaltabilir. Çünkü zihin yenilik ister; yeni deneyimler karşısında uyarılır, öğrenir ve canlı kalır.</p>
<p>Birçok insanın ‘yılların nasıl geçtiğini anlamadım’ demesinin nedeni de budur. Beyin, yeni olmayan bilgileri kaydetme ihtiyacı duymaz. Günler birbirinin aynı hâline geldiğinde zaman algısı silikleşir. Bu durum zamanla kronik stres, tükenmişlik ve duygusal donukluk hissine yol açabilir.”</p>
<p><strong>İnsanın her yaşta yeni başlangıçlar yapabilmesi mümkün! </strong></p>
<p>Toplumda yaşla ilgili kalıplaşmış birçok mesajın da ruhsal yaşlanmayı hızlandırabildiğine işaret eden Dr. Günay Hajiyeva, “‘Artık bu yaştan sonra olmaz’, ‘senin yaşın geçti’ gibi söylemler insanların yaşamla bağını zayıflatabiliyor.” dedi.</p>
<p>Oysa insanın her yaşta yeni başlangıçlar yapabileceğini kaydeden Dr. Hajiyeva, “40 yaşında yeni bir meslek öğrenmek, 50 yaşında yeniden âşık olmak, 60 yaşında üniversite okumak ya da 70 yaşında yeni bir projeye başlamak mümkündür. Ruhsal yaşımızı takvim yaşımızdan biraz daha genç tutabilmek, yaşam enerjimizi korumamıza yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Hangi yaşta olursak olalım, merak ettiğimiz şeyleri denemekten vazgeçmemek gerekir!</strong></p>
<p>Ruhsal olarak genç kalmanın en önemli yollarından birinin yeni deneyimlere açık olmak olduğunu vurgulayan Dr. Günay Hajiyeva, “Bu deneyimlerin büyük ve hayat değiştirici olması gerekmez. Daha önce gidilmemiş bir yerde kahvaltı yapmak, farklı bir yoldan yürümek, yeni insanlarla tanışmak ya da yeni bir hobi edinmek bile zihni canlandırır. Çünkü beyin her yeni deneyimde dopamin salgılar. Dopamin yalnızca mutlulukla ilişkili değildir; aynı zamanda yaşam enerjisini ve motivasyonu destekleyen önemli bir nörotransmitterdir.” dedi.</p>
<p>İlk kez yaşanan duyguların da insanı canlı tuttuğu bilgisini veren Dr. Hajiyeva, şunları söyledi:</p>
<p>“Gençlik dönemindeki heyecanların unutulmamasının nedeni de budur. İlk kez yapılan şeyler zihinde daha güçlü iz bırakır. Bu nedenle hangi yaşta olursak olalım, merak ettiğimiz şeyleri denemekten vazgeçmemek gerekir.</p>
<p>İç konuşmalarımız da ruhsal yaşımız üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Zihin en çok kendi iç sesimizi dinler. Sürekli yorgunluk, tükenmişlik ve umutsuzluk mesajları veren bir iç ses zamanla zihni buna inandırır. Buna karşılık ‘henüz bitmedi’, ‘hâlâ öğrenebilirim’, ‘yeni bir dönem başlayabilir’ gibi düşünceler zihinsel dayanıklılığı artırır. Yapılan bazı araştırmalar da kendisini kronolojik yaşından daha genç hisseden kişilerin uzun vadede hastalıklara yakalanma riskinin daha düşük olabileceğini gösteriyor.”</p>
<p><strong>İnsanları hayatımızdan çıkarmak yerine ilişkileri korumaya çalışmak daha sağlıklı olabilir! </strong></p>
<p>İnsan zihninin yalnız yaşamak için tasarlanmadığını hatırlatan Dr. Günay Hajiyeva, “Sosyal ilişkiler, aidiyet hissini güçlendirir ve kişinin yaşamla bağını canlı tutar. Günümüzde bireyselleşme ve yalnızlaşma giderek artıyor olsa da kaliteli ilişkiler ruh sağlığı açısından büyük önem taşır. Bir kahkaha, bir sohbet, bir anı paylaşımı ya da bir göz teması bile kişinin kendisini canlı hissetmesine katkı sağlar. Bu nedenle insanları hayatımızdan hızlıca çıkarmak yerine ilişkileri onarmaya ve bağları korumaya çalışmak daha sağlıklı olabilir.” dedi.</p>
<p>Fiziksel hareketin ruhsal gençliğin önemli bir parçası olduğuna değinen Dr. Hajiyeva, “Spor yapmak, dans etmek, yürümek ya da bedeni hareket ettiren herhangi bir aktivite hem zihinsel hem duygusal sağlığı destekler. Hareket sayesinde kaygı düzeyi azalır, depresif belirtiler hafifler ve zihinsel esneklik artar. İnsan hareket ettikçe yaşadığını daha güçlü hisseder.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İnsanın gerçek yaşı, ruhunun hissettiği yaştır!</strong></p>
<p>Bir diğer önemli noktanın ise gelecekle bağ kurabilmek olduğuna vurgu yapan Dr. Günay Hajiyeva, “İnsan, geleceğe dair planları olduğu sürece yaşam enerjisini korur. Bu planların büyük olması gerekmez. Bir arkadaş buluşması, torunla yapılacak bir gezi, başlanacak bir kurs ya da izlenecek bir film bile zihni canlı tutabilir. Gelecek duygusunu kaybetmemek, ruhsal olarak genç kalmanın temel unsurlarından biridir.” dedi.</p>
<p>Genç hissetmenin, yaşın gerçekliğini inkâr etmek anlamına gelmediğinin altını çizen Dr. Hajiyeva, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Elbette herkesin bir biyolojik ve kronolojik yaşı vardır. Yaş almak aynı zamanda deneyim, olgunluk ve tecrübe kazandırır. Ancak ruhsal yaşlanma farklı bir kavramdır. Ruhsal yaşlanma; hayata karşı merakın, heyecanın ve umudun kaybolmasıdır.</p>
<p>Beden zamanla yaş alır; bunu durdurmak mümkün değildir. Ancak ruh, merak ettiği, öğrendiği, heyecan duyduğu ve insanlarla bağ kurmaya devam ettiği sürece genç kalabilir. Bu nedenle ruhsal yaşımızı genç tutmak için yaşamın içinde kalmaya, yeni deneyimlere açık olmaya, sosyal bağlarımızı güçlendirmeye ve zihnimize umut veren mesajlar göndermeye devam etmeliyiz. Çünkü insanın gerçek yaşı, ruhunun hissettiği yaştır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclik-yasta-degil-ruhta-636220">Gençlik yaşta değil, ruhta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzel Sanatlar Merkezi&#8217;nde Yağlı Boya ve Kara Kalem Kurslarımız Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guzel-sanatlar-merkezinde-yagli-boya-ve-kara-kalem-kurslarimiz-basliyor-636187</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 09:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[boya]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[yağlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Güzel Sanatlar Merkezi’nde, 15 yaş ve üzeri yetişkin ile 8-12 yaş arası çocuklar için yeni dönemde ücretsiz olarak açılacak Yağlı Boya ve Kara Kalem kursları için kayıtlar başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzel-sanatlar-merkezinde-yagli-boya-ve-kara-kalem-kurslarimiz-basliyor-636187">Güzel Sanatlar Merkezi&#8217;nde Yağlı Boya ve Kara Kalem Kurslarımız Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nevşehir Belediyesi Güzel Sanatlar Merkezi’nde, 15 yaş ve üzeri yetişkin ile 8-12 yaş arası çocuklar için yeni dönemde ücretsiz olarak açılacak Yağlı Boya ve Kara Kalem kursları için kayıtlar başladı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nevşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Güzel Sanatlar Merkezi’nde, genç yeteneklerin sanatla buluşması ve yeteneklerini geliştirmesi amacıyla Yağlı Boya ve Kara Kalem Kursları açılacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Profesyonel eğitmenler nezaretinde gerçekleştirilecek olan çocuk ve 15 yaş ve üzeri yetişkinlerin sanatsal yeteneklerini keşfetmeleri ve özgüven kazanmaları için önemli bir fırsat sunacak olan Kara Kalem kursuna 8 – 12 yaş ve Yağlı Boya kursunda 15 yaş ve üzeri dileyen tüm vatandaşlar ücretsiz olarak katılabilecek.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sınırlı kontenjanlarla açılacak olan Kara Kalem ve Yağlı Boya kurslarına başvurmak isteyenlerin 18 Mayıs 2026 &#8211; 05 Haziran 2026 tarihleri arasında kayıt yaptırmaları gerekiyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>09 Haziran 2026 Salı günü başlayacak olan kurs başvuruları için vatandaşlar Nevşehir Belediyesi web sitesi Hızlı Menü içerisinde yer alan Güzel Sanatlar Merkezi Kurs Başvuruları sekmesinden online olarak kayıt yaptırabilecekler.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başvuru Linki:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>https://belsis.nevsehir.bel.tr/kultur/guzelsanatlar/kurs-basvurulari/web/1#kurslar</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzel-sanatlar-merkezinde-yagli-boya-ve-kara-kalem-kurslarimiz-basliyor-636187">Güzel Sanatlar Merkezi&#8217;nde Yağlı Boya ve Kara Kalem Kurslarımız Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Kramponların Şampiyonluk Mücadelesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genc-kramponlarin-sampiyonluk-mucadelesi-636133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 08:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[final]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[kramponların]]></category>
		<category><![CDATA[mahalleler]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonluk]]></category>
		<category><![CDATA[turnuva]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesinin mahalleler arasındaki dostluk ve dayanışma duygusunu yaşatmak için gerçekleştirdiği Mahalleler Arası Futbol Turnuvası final maçları büyük bir heyecana sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genc-kramponlarin-sampiyonluk-mucadelesi-636133">Genç Kramponların Şampiyonluk Mücadelesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesinin mahalleler arasındaki dostluk ve dayanışma duygusunu yaşatmak için gerçekleştirdiği Mahalleler Arası Futbol Turnuvası final maçları büyük bir heyecana sahne oldu. Turnuvada, Seyranbağları Mahallesi 13-16 yaş, Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi 10-13 yaş kategorisinde şampiyon oldu.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi’nin dostluk ve dayanışma kültürünü mahalleler arasında yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği Mahalleler Arası Futbol Turnuvası’nın final maçları, kıyasıya mücadele ve yüksek tempoya sahne oldu. Dikmen Vadisi Halı Sahada 10-13 ve 13-16 yaş arası sporcuları buluşturan turnuvanın final maçlarında gençler sahada ter dökerken saha kenarında seyirciler büyük heyecan yaşadı. Turnuva maçlarını FIFA Kokartlı hakemler Selçuk Dereli ve Ali Palabıyık yönetti.</p>
<p>Turnuvada 10 mahalleden 20 takım finale çıkmak için kıyasıya mücadele verirken 10-13 yaş arasında Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi ile Şehit Cengiz Karaca Mahalleleri finalde karşı karşıya geldi. Finalin diğer ayağında ise 13-16 yaş arasında Seyranbağları Mahallesi ile Şehit Cevdet Özdemir Mahalleleri kozlarını paylaştı.</p>
<p>İlk maçta Seyranbağları Mahallesi takımı Seyran City rakibi Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi’ni 2-0 yenerek kupanın sahibi olurken maçı FIFA Kokartlı eski hakem Ali Palabıyık yönetti.</p>
<p>Turnuvanın ikinci maçında 10-13 yaş kategorisinde Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi ile Şehit Cengiz Karaca Mahalleleri büyük heyecana sahne olan müsabakada karşı karşıya geldi. FIFA Kokartlı eski hakem Selçuk Dereli’nin yönettiği maçı Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi 3-2 kazanarak kupayı mahallesine götürdü.</p>
<p>Gençlerin spor yaparak birbiriyle kaynaştığı turnuvada oyuncular, aileler, muhtarlar ve seyirciler keyifli bir gün geçirdi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genc-kramponlarin-sampiyonluk-mucadelesi-636133">Genç Kramponların Şampiyonluk Mücadelesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anlama, Gençlik ve Spor Bayramı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/19-mayis-ataturku-anlama-genclik-ve-spor-bayrami-636064</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 08:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[19]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636064</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimden ulaşıma, sanattan kariyere kadar yaşamın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için projelerini büyütüyor; “genç dostu kent” vizyonuyla İzmir’i gençlerin nefes aldığı, ürettiği ve geleceğini kurduğu bir kente dönüştürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/19-mayis-ataturku-anlama-genclik-ve-spor-bayrami-636064">19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anlama, Gençlik ve Spor Bayramı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimden ulaşıma, sanattan kariyere kadar yaşamın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için projelerini büyütüyor; “genç dostu kent” vizyonuyla İzmir’i gençlerin nefes aldığı, ürettiği ve geleceğini kurduğu bir kente dönüştürüyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmetleri her geçen gün genişliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yakından takip ettiği çalışmalarla birlikte “genç dostu kent” anlayışı gençlerin yaşamının her alanına yayılıyor. Türkiye’nin dört bir yanından eğitim için kente gelen ve iş yaşamına atılmak üzere olan gençleri çalışmaların merkezine alan Büyükşehir Belediyesi; eğitimden sanata, istihdamdan barınmaya kadar dev projelere imza atıyor. İzmirli gençler, sadece hizmet alan değil, kenti yöneten aktörlere dönüşüyor.</p>
<p><strong>Neler yapılıyor?</strong></p>
<p>Sanata erişimin kolaylaştırılması için “Stüdyo Kültürpark” hizmete açıldı. Türkiye’ye örnek olacak şekilde gençlere ücretsiz profesyonel müzik desteği sağlanıyor. 260 metrekarelik profesyonel alanda genç müzisyenler; kayıt, prova ve mix odalarını ücretsiz kullanarak hayallerindeki eserleri gerçeğe dönüştürüyor.</p>
<p>Gençler için kariyer ve istihdam olanakları da yaratılıyor. “İzmir Seninle” programı ile iş hayatına hazırlanan 22-28 yaş arası gençler, yapay zekâ destekli simülasyonlar ve uzman mentörlük desteğiyle buluşuyor. 115 gencin iş dünyasıyla kurduğu bu köprü, yerel istihdamda yeni bir model oluşturuyor. İzmir Seninle ile kariyer yolculuğuna başlayan 115 genç, 80 mentör ile emin adımlarla yoluna devam ediyor.</p>
<p><strong>Gençler ekonomik krizde nefes alıyor</strong></p>
<p>Gençlere eğitim olanakları ve yeni sosyal yaşam alanları sunmak için de önemli adımlar atılıyor. Kültür gezileriyle 3 bin genç tarihi rotaları ücretsiz keşfetti ve bu sayı her geçen gün artıyor. Alsancak Talâtpaşa Gençlik Merkezi’ndeki kurslarla konservatuvar başarısı yüzde 85’i aşarken, İngilizce konuşma kulüpleriyle 500 gencin dil pratiği yapması sağlandı. Ayrıca Örnekköy’de kız öğrencilere sunulan barınma desteği, ekonomik krizde nefes aldırıyor.</p>
<p><strong>Gençlik Politikası ile gelecek vizyonu şekillenecek</strong></p>
<p>Gelecek vizyonu için de yoğun mesai harcanıyor. Haziran ayında “Yerel Gençlik Politikası Belgesi”nin yayımlanması hedefleniyor. Belgeyle birlikte tüm bu çalışmalar stratejik bir zemine oturacak. Yaz aylarında başlayacak deniz sporları ve festivallerle de İzmir, gençliğin başkenti olmaya devam edecek.</p>
<p><strong>Ulaşımda kritik karar</strong></p>
<p>Ulaşımda fırsat eşitliği sağlamak amacıyla indirimli ulaşım kriterlerinde de değişikliğe gidildi. Yeni dönemde ulaşım indiriminden yararlanmak için öğrenci zorunluluğu aranmazken, 7-26 yaş arasındaki tüm gençlerin indirimli tarifeye dahil olmasının önü açıldı.</p>
<p><strong>Sağlıklı İzmir için sıkı çalışma</strong></p>
<p>Gençlere yönelik çalışmalar kapsamında 30 yaş altı vatandaşlara Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde halk oyunları kursu veriliyor. Buca Hasanağa Bahçesi, Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, Karşıyaka Bostanlı Rekreasyon Alanı, Kültürpark’ta gençlere ücretsiz spor malzemesi sunuluyor. Celal Atik Spor Salonu, İzmir Marina, Can Çağnay Spor Salonu tesislerinde ücretsiz pilates, yoga, temel egzersiz hareketleri dersleri tecrübeli eğitmenler tarafından veriliyor.</p>
<p><strong>Kentin dört bir yanına bilgi yuvaları açılıyor</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençler için peş peşe yeni merkezler açmayı sürdürüyor. Son iki yılda Menemen Gençlik Kütüphanesi, Konak Metro Kütüphanesi, İlber Ortaylı Kütüphanesi ve Hasan Ali Yücel Kütüphanesi hizmete girerken, kentteki toplam kütüphane sayısı 12’ye ulaştı. Bornova Aşık Veysel Kütüphanesi için çalışmalar sürüyor. Mevcut kütüphaneler de gençlerin ders çalıştığı, araştırma yaptığı ve sosyalleştiği yeni nesil yaşam alanlarına dönüştürüldü.</p>
<p><strong>YKS desteği</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, ailelerin ekonomik yüklerini hafifletmek, eğitim süreçlerine katkı sunmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve eğitim hayatlarındaki başarılarını desteklemek adına Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek gençlere sınav ücreti desteği sağlıyor. Bu kapsamda ihtiyaç sahibi toplam 363 öğrenciye 478 bin 450 TL YKS sınav ücreti için nakdi destek sağlandı. Eğitim Köprüsü Projesi ile de maddi imkânları yetersiz ve gelir düzeyi düşük ailelerin başarılı öğrencileri için eğitim gönüllüleri, vakıflar, iş insanları, meslek odaları ve site sakinleri gibi çeşitli kişi ve kurumlar ile hayırsever vatandaşlar arasında köprü kuruluyor. Bu kapsamda ihtiyaç sahibi 157 öğrenciye 1 milyon 185 bin TL’lik nakdi destekte bulunuldu.</p>
<p>Yapay Zeka Destekli Matematik Öğretimi Projesi ile de öğrencilerin matematikte eksik olduğu konular tespit edilerek, bu eksiklerin giderilmesine yönelik özel bir çalışma ortamı hazırlanıyor. 2024, 2025 ve 2026 yıllarında toplam 1100 öğrenciye destek sağlandı.</p>
<p><strong>Üniversitelilere yemek</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi hem kentte ikamet eden hem de başka şehirlerden gelerek ailelerinden uzakta yaşayan öğrenciler için Ege Üniversitesi içi metro durağı, Katip Çelebi Üniversitesi içi kız yurdu yakını, Bakırçay Üniversitesi Yemekhanesi, Demokrasi Üniversitesi önü, Dokuz Eylül Üniversitesi Tarık Akan Gençlik Merkezi önü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) içindeki kütüphane önünde oluşturulan noktalarda her gün 16.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ortalama 4 bin kişilik yemek dağıtıyor.</p>
<p><strong>Ücretsiz çamaşırhane ve nakliye hizmeti</strong></p>
<p>İzmir’de öğrenim gören üniversite öğrencileri için Bornova ve Çiğli ilçelerinde ücretsiz çamaşır yıkama ve kurutma hizmeti sunuluyor. Üniversite öğrencilerinin hijyen koşullarını iyileştirmek, günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve ekonomik yüklerini hafifletmek amacıyla verilen hizmetten, üniversite öğrencileri 18 bin 848 kez yararlandı. Ayrıca İzmir’deki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin İzmir il sınırları içerisinde bir adresten diğerine taşınmaları için nakliye desteği de veriliyor. Ücretsiz nakliye desteğinden 465 öğrenci faydalandı.</p>
<p><strong>Sınav kaygısını azaltmak için destek</strong></p>
<p>Öğrencilerin derslerdeki başarılarını artırmak, sınav kaygısını azaltmak amacıyla Konak Sınav Destek Birimi, Evka-1 Sosyal Yaşam Kampüsü ve Karabağlar/Limontepe Sınav Destek Merkezi de önemli merkezler olarak öne çıkıyor. Türkçe, Matematik ve İngilizce alanında uzman öğretmenler tarafından konu anlatımları, tekrarlar ve soru çözüm etkinlikleri gerçekleştiriliyor, sınav kaygılarının azaltılması için geziler düzenleniyor. 2025 yılından itibaren 3 bin 359 öğrenciye YKS ve LGS hazırlık sürecinde destek sağlandı.</p>
<p><strong>İngilizce eğitimi veriliyor</strong></p>
<p>Üniversite ve lise öğrencilerinin İngilizce dil becerilerini geliştirmek, akademik başarılarını desteklemek ve mesleki yaşamlarında avantaj sağlayacak dil yetkinliklerini kazandırmak üzere de İngilizce eğitimi veriliyor. 885 öğrenciye İngilizce eğitimi verildi. Öğrencilerin İngilizce konuşma becerilerini geliştirmeleri amacıyla da English Speaking Club’lar da hayata geçirildi. Lise ve üniversite öğrencilerini de kapsayan hizmetten toplam 1332 öğrenci yararlandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/19-mayis-ataturku-anlama-genclik-ve-spor-bayrami-636064">19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anlama, Gençlik ve Spor Bayramı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar Belediyesi Üçüncü Yaş Üniversitesi&#8217;nin dönem sonu etkinliği, &#8220;Bir Çınar Bin Umut&#8221; temasıyla Sığacık Sosyal Tesisleri&#8217;nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-ucuncu-yas-universitesinin-donem-sonu-etkinligi-bir-cinar-bin-umut-temasiyla-sigacik-sosyal-tesislerinde-yogun-katilimla-gerceklestirildi-636019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 07:54:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[emeği]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[üçüncü]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Yaş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gün boyu süren etkinlikte müzayede, mezat, halk dansları gösterisi, koro ve şiir dinletisi ile ürün satış stantları yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-ucuncu-yas-universitesinin-donem-sonu-etkinligi-bir-cinar-bin-umut-temasiyla-sigacik-sosyal-tesislerinde-yogun-katilimla-gerceklestirildi-636019">Seferihisar Belediyesi Üçüncü Yaş Üniversitesi&#8217;nin dönem sonu etkinliği, &#8220;Bir Çınar Bin Umut&#8221; temasıyla Sığacık Sosyal Tesisleri&#8217;nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gün boyu süren etkinlikte müzayede, mezat, halk dansları gösterisi, koro ve şiir dinletisi ile ürün satış stantları yer aldı. Seferiçınar Yaş Alma Merkezi ve Üçüncü Yaş Üniversitesi öğrencilerinin emeğiyle hazırlanan program, hem dayanışma hem de farkındalık yönüyle büyük beğeni topladı.</p>
<p>Etkinlik kapsamında kurulan stantlar, müzayede ve mezattan elde edilen gelirlerle KİTVAK’a toplam 200 bin TL bağış toplandı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği mezatta, Seferiçınar Yaş Alma Merkezi ve Üçüncü Yaş Üniversitesi öğrencilerinin getirdiği ürünler satışa sunuldu. Elde edilen gelirin tamamı, Kemik İliği Transplantasyon ve Onkoloji Merkezi Kurma ve Geliştirme Vakfı’na bağışlanarak etkinlik toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneğine dönüştü.</p>
<p>Mezatta ayrıca anlamlı bir destek de Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İnanç Karabulut’tan geldi. Karabulut, 8 Mart’ta düzenlenen Seferiçınar Yaş Alma Merkezi Resim Atölyesi üyelerinin hazırladığı özel bir tabloyu 12 bin TL bedelle satın alarak Seferihisar Belediyesi’ne hediye etti. Kadın emeğini, üretimi ve dayanışmayı simgeleyen tablo, etkinliğin en dikkat çeken bağışlarından biri oldu.</p>
<p>Sığacık Sosyal Tesisleri’nde kurulan stantlarda üreticiler, el emeği sanatçıları ve gönüllüler birbirinden değerli ürünlerini sergiledi. Vatandaşlar hem alışveriş yapma hem de sosyal sorumluluk çalışmasına destek olma fırsatı buldu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, Seferihisar’da yaş alma kültürünün üretim, paylaşım ve dayanışmayla nasıl güçlendiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>Başkan İsmail Yetişkin: “Birlikte ürettik, birlikte umut olduk”</p>
<p>Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Üçüncü Yaş Üniversitesi ve Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nin Seferihisar için çok kıymetli bir sosyal dayanışma modeli olduğunu vurguladı.</p>
<p>Başkan Yetişkin, “Biz Seferihisar’da her yaştan komşumuzun hayatın içinde aktif biçimde yer almasını çok önemsiyoruz. Yaş almak; üretmekten, paylaşmaktan, öğrenmekten ve hayata değer katmaktan vazgeçmek değildir. Bugün burada bunun en güzel örneklerinden birini görüyoruz. Üçüncü Yaş Üniversitesi öğrencilerimiz, Seferiçınar Yaş Alma Merkezi katılımcılarımız, üreticilerimiz ve gönüllülerimiz emeklerini ortaya koyarak çok anlamlı bir dayanışmaya imza attı. KİTVAK yararına toplam 200 bin TL bağış toplanması, Seferihisar’ın iyilikte ve dayanışmada nasıl kenetlendiğini gösteriyor” dedi</p>
<p>Başkan Yetişkin, mezatta tablo satın alarak belediyeye hediye eden Belediye Başkan Yardımcısı İnanç Karabulut’a da teşekkür ederek, “8 Mart’ta Seferiçınar Yaş Alma Merkezi Resim Atölyesi üyelerimizin hazırladığı bu özel tablonun belediyemize kazandırılması bizim için çok kıymetli. Bu tablo, kadın emeğinin, üretimin, dayanışmanın ve umudun</p>
<p>simgesi olarak belediyemizde yaşayacak” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yetişkin, etkinliğe katkı sunan tüm kurumlara, eğitmenlere, gönüllülere ve vatandaşlara teşekkür ederek, “Seferihisar Belediyesi olarak yaş alan bireylerimizin sosyal yaşamda daha görünür, daha güçlü ve daha üretken olmaları için çalışmaya devam edeceğiz. Bugün burada bir çınarın gölgesinde bin umudun yeşerdiğine hep birlikte tanıklık ettik” diye konuştu.</p>
<p>KİTVAK’tan Seferihisar Belediyesi’ne teşekkür</p>
<p>Etkinlikte konuşan KİTVAK Vakıf Müdürü Oya Pardak da düzenlenen organizasyonun kendileri için büyük anlam taşıdığını belirtti. Pardak, başta Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin olmak üzere Seferihisar Belediyesi’ne, Üçüncü Yaş Üniversitesi’ne, Seferiçınar Yaş Alma Merkezi katılımcılarına ve emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür etti.</p>
<p>Pardak, böylesine özel bir dönem sonu etkinliğinin aynı zamanda farkındalık çalışmasıyla birleştirilmesinin çok kıymetli olduğunu ifade ederek, “Bugün burada ortaya konan emek, yalnızca bir bağış değil; aynı zamanda umut, dayanışma ve iyiliğin büyütülmesidir. KİTVAK adına bu anlamlı destek için herkese gönülden teşekkür ediyoruz” dedi.</p>
<p>Koro, şiir, dans ve “Cemile’m” ile keyifli anlar</p>
<p>Program, Üçüncü Yaş Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı koro ve şiir dinletisiyle devam etti. Halk dansları gösterisi ise izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinliğin sonunda Üçüncü Yaş Üniversitesi koro eğitmeni Şef Pelin Taneli Kadıoğlu, tüm dijital platformlarda yayınlanan yeni şarkısı “Cemile’m”i seslendirdi.</p>
<p>Konser sırasında Seferiçınar Halk Dansları Ekibi de “Cemile’m” türküsünün oyununu sergileyerek alana renk kattı. Müzik ve dansın buluştuğu anlarda vatandaşlar keyifli dakikalar yaşarken, etkinlik coşkulu görüntülerle sona erdi.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi’nin sosyal sorumluluk anlayışıyla desteklediği “Bir Çınar Bin Umut” etkinliği, yaş alma merkezlerinin yalnızca sosyal buluşma alanları değil; üretimin, dayanışmanın, sanatın ve umudun büyüdüğü güçlü yaşam alanları olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-ucuncu-yas-universitesinin-donem-sonu-etkinligi-bir-cinar-bin-umut-temasiyla-sigacik-sosyal-tesislerinde-yogun-katilimla-gerceklestirildi-636019">Seferihisar Belediyesi Üçüncü Yaş Üniversitesi&#8217;nin dönem sonu etkinliği, &#8220;Bir Çınar Bin Umut&#8221; temasıyla Sığacık Sosyal Tesisleri&#8217;nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl&#8217;de &#8220;Gençlik Çalıştayı&#8221; Tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegolde-genclik-calistayi-tamamlandi-635998</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Masalar]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[taban]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlandı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635998</guid>

					<description><![CDATA[<p>2026 yılını “Gücümüz Genç” sloganıyla Gençlik Yılı ilan eden İnegöl Belediyesi, Mart ayında yapılan arama konferansının ardından geniş bir katılımla “Gençlik Çalıştayı” gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-genclik-calistayi-tamamlandi-635998">İnegöl&#8217;de &#8220;Gençlik Çalıştayı&#8221; Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılını “Gücümüz Genç” sloganıyla Gençlik Yılı ilan eden İnegöl Belediyesi, Mart ayında yapılan arama konferansının ardından geniş bir katılımla “Gençlik Çalıştayı” gerçekleştirdi. Akademisyenler, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile üniversite ve lise öğrencilerinin yer aldığı çalıştayda; gençlerin sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri 8 ayrı masada konunun uzmanlarıyla birlikte ele alındı.</p>
<p>2026 yılını “Gücümüz Genç” sloganıyla Gençlik Yılı ilan eden İnegöl Belediyesi, gençlerin şehir yönetiminde daha aktif rol alması ve taleplerinin doğrudan dinlenmesi amacıyla bu yönde ciddi çalışmalar ortaya koyuyor. Bu kapsamda Mart ayında gerçekleştirilen “Arama Konferansı” ile lise ve üniversite öğrencilerinin sorunları, beklentileri ve önerileri tespit edilmişti, Cumartesi günü ise bu başlıkların detaylı şekilde değerlendirildiği “Gençlik Çalıştayı” gerçekleştirildi. 0-29 yaş arası 137 bin gencin bulunduğu İnegöl’de “Gençleri konuşan değil, gençlerle konuşan bir şehir olmak” anlayışı benimsenirken, Gençlik Yılı vizyonu bugünle birlikte geleceğin şekillenmesinde de önemli bir temel taşı oldu. Düzenlenen çalıştayın bu anlayış doğrultusunda gençlerin fikirlerini doğrudan karar alma süreçlerine taşıyan önemli bir adım olduğu ifade edildi.</p>
<p>GENÇLERİ MERKEZİNE ALAN ÇALIŞTAY<br />İnegöl Belediyesi öncülüğünde düzenlenen çalıştay; Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi ve akademisyenlerin katkılarıyla geniş katılımla yapıldı. Cumartesi günü Oylat Çağlayan Otel’de yapılan çalıştayda gençlerin gündeminde yer alan konular için özel masalar oluşturulurken, öğrenciler ilgili kurum temsilcileri ve akademisyenlerle aynı masada bir araya geldi. Toplam 8 masanın yer aldığı çalıştayda; akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, üniversite ve lise öğrencileri birlikte değerlendirmelerde bulundu. Masalarda yaklaşık yüzde 60 oranında öğrencinin yer almasıyla, gençlerin fikir ve önerileri doğrudan sürecin merkezine taşındı.</p>
<p>“GENÇLERİ KONUŞACAKSAK, BUNU GENÇLERİ DİNLEYEREK YAPALIM”<br />Spor, Kültür, Sanat ve Sosyalleşme, Ulaşım ve Akıllı Kent Altyapısı, Yeni Nesil Eğitim, Öğrenme ve Öğretme Yöntemleri, Yapay Zeka, Teknolojik Gelişmeler, Bilişim ve Gençlik Teknolojileri, Genç İstihdamı, Girişimcilik ve Fırsat Eşitliği, Gençler İçin Yaşanabilir Çevre, Ekoloji ve İklim, Toplumsal Uyum, Kuşak İletişimi, Aile ve Güvenlik ile Gençlik Psikolojisi, Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlık Hizmetleri konularının ele alındığı çalıştay, Ana Moderatör olan Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak’ın bilgilendirme konuşmasıyla başladı. Okşak, “Biz bu işin ilk ayağını Mart ayında gerçekleştirdik. Gençleri konuşacaksak, bunu önce gençleri dinleyerek yapalım istedik. 200’e yakın gencimizle bir araya geldik. Bugün oturduğumuz tüm masaların altyapısı, yapılan o arama konferansında oluştu. Her bir masanın alt başlığı, hangi sorunların ortaya çıktığı, bu masaların isimlerini neden bu başlıklar altında koyduğumuzun altyapısını biz tamamen gençlerimizden aldık. Bugün de o ana omurganın önemli bir parçasını yerine getireceğiz” dedi.</p>
<p>“BU YIL GENÇLERİMİZE TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN DİKKATİNİ BİRAZ DAHA FAZLA ÇEKMEK İSTEDİK”<br />Yüksek Okşak’ın ardından Belediye Başkanı Alper Taban kürsüye gelerek açılışta konuklara hitaben bir konuşma yaptı. 19 Mayıs arefesinde ve Gençlik Haftası içerisinde olunduğunu hatırlatan Başkan Taban, “Bu süreçte çok değerli bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bizler yöneten taraftayız, faydalı olmak durumundayız. Göreve geldiğimiz günden bu yana öncelikle hizmet etmek istediğimiz kitleyi anlamak zorundayız diye düşünüyorum. Biz bu çalışmaları önceki dönem de farklı yöntemlerle yapmaya çalıştık. Kitleleri anlamaya çalıştık. Gençleri, yetişkinleri, hanımefendileri, çocukları, büyüklerimizi anlamaya çalıştık. Onların bizden beklentileri nedir? Bu yılı da biz dikkat çekmek adına Gençlik Yılı olarak ilan ettik. Geçmişte bu yönde çalışma yok muydu anlamı çıkmasını istemem. Bizim için her yıl gençlik yılı ya da yetişkinler yılı, hanımefendiler, beyefendiler yılı. Sürekli birimlerimizle gözlemliyoruz bunları. Ancak bu yıl gençlerimize toplumun tüm kesimlerinin dikkatini biraz daha fazla çekmek istedik. Çalıştayları ve çalıştay sonuçlarından çıkacak yol haritasını da yeniden görerek bu anlamda daha nitelikli işler yapmak adına Gücümü Genç mottosuyla yola çıktık. İnegöl’de 137 bin 029 yaş aralığında nüfusumuz var. Aslında burada girişimci ruha sahip bir şehir ve genç nüfus var” dedi.</p>
<p>GENÇLERİMİZİN VERECEĞİ KATKI, BUGÜNÜ VE GELECEĞİ İYİLEŞTİRECEK<br />Çalıştayda alanında uzman isimlerin yer aldığını hatırlatan Başkan Taban, “Mart ayında yapılan arama konferansında ağırlıklı olarak öğrencilerimiz vardı. Onlara özellikle birtakım sorular yöneltildi, masalardan çıkan sonuçlar süzgeçten geçirildi, bugün oradan çıkan konu başlıkları bugünkü masalara gelmiş oldu. Bugün de masalarda kendi alanında uzmanlar var. Bizim buradaki tespitlerimiz, aslında ülkemizin her bir köşesinde yaşanan gençlerimizin bize söylemek istediği şeyler olduğuna inanıyorum. Gençlerimizin vereceği her katkı, yöneticilerimizin de bugün ve gelecekte daha iyi işler yapmasını sağlayacak. Buradan çıkacak sonuçları ben de heyecanla bekliyor olacağım. Çalıştayımızın gençlerimize, geleceğimize, şehrimize hayırlar getirmesini diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>Açılış konuşmaları sonrası çalıştaya geçildi. 6 aşamalı çalıştay gün boyu önemli fikir alışverişleri, sorunların tespiti ve çözümü üzerine istişareler ile geçti. Günün sonunda Ana Moderatör ve Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak İnegöl Gençlik Çalıştayı Genel Raporunu katılımcılara sundu.</p>
<p>ÖĞRENCİ MODUNDA BİR BELEDİYEYİZ<br />Kapanış bölümünde yeniden kürsüye gelerek katkı ve destek veren herkese teşekkür eden İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban şöyle konuştu: “Biz ders çalışmayı seven, öğrenci modunda bir belediyeyiz. Yeniliklere, inovasyona açık, eleştiri kültürünü özümsemiş, eleştiri bizim aynamızdır diyen bir belediyeyiz. Sürekli olarak verimliliği çalışan, sürekli olarak kaliteli çıktılar vermeye çalışan bir belediyeyiz. Çalışma arkadaşlarımla da gurur duyuyorum. Herkes üretiyor, düşünüyor. En ücra noktadaki personelimiz bile üretiyor. Kaizen yapıyoruz. İnegöl Belediyesi ayrıca Bursa bölgesinde bütçesini en fazla yatırıma dönüştüren belediye. Buda bu ekiplerimizin gayreti ve katkısıyla oluyor. Bugün de burada kaynakların ötesinde, bizim kök sorunumuz nedir sorusunun röntgeni çekildi. Bizler sahada yaşanan sorunlara baktığımızda, sorumlu olarak kendimizi görüyoruz. Suçlu aramıyoruz. Sorumlu biziz her ne yaşanıyorsa. Aynı zamanda icra makamıyız, bizden çözüm bekleniyor.”</p>
<p>BAŞKAN TABAN’DAN GENÇLERE TEŞEKKÜR VE ÖVGÜ<br />“Ben gençlerimize çok teşekkür ediyorum. Kütüphanelerimize rezervasyonla geliyorlar. Şu an 41 bin üyemiz var kütüphanelerimizde. Gençler çalışmıyor falan gibi eleştiriler yapılıyor, ben bunları kabul etmiyorum. Gençler gayet güzel çalışıyor. Nereden baktığınıza bağlı. Siz iki tane müstakil olayı görüp topluma genelleme yaparsanız öyle görürsünüz. Bardağın dolu tarafında gençler çok güzel çalışıyorlar. Ortaya doğru şeyler koydukça, olumlu motivasyonumuz da artıyor.”</p>
<p>TOPLUMUN KURTULUŞU EĞİTİMCİLERDE<br />Taban, konuşmasını “Bir toplumum kurtuluşu eğitimcilerle, eğitim camiasındaki insanlarla gerçekleşecek. Ne kadar nitelikli ve donanımlı eğitimcilerimiz olursa, o toplum çok daha nitelikli bir topluma dönüşecek inşallah” sözleriyle tamamladı.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-genclik-calistayi-tamamlandi-635998">İnegöl&#8217;de &#8220;Gençlik Çalıştayı&#8221; Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Goncalı bireylerden Engelliler Haftası&#8217;na sanatsal vurgu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goncali-bireylerden-engelliler-haftasina-sanatsal-vurgu-635917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 19:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerden]]></category>
		<category><![CDATA[engelliler]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[goncalı]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Birey]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatsal]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında özel bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen anlamlı bir sanat etkinliği gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncali-bireylerden-engelliler-haftasina-sanatsal-vurgu-635917">Goncalı bireylerden Engelliler Haftası&#8217;na sanatsal vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında özel bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen anlamlı bir sanat etkinliği gerçekleştirdi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 15 yetişkin özel birey öğrenci, “Maskemde Ben Varım Projesi” kapsamında düzenlenen etkinlikte hayal güçlerini maskelere yansıttı.</p>
<p><b>SANAT VE AKADEMİK DESTEK BİR ARADA</b></p>
<p>Sanatın bir ifade dili olarak öne çıktığı etkinlikte öğrenciler, hem üretmenin mutluluğunu yaşadı hem de birlikte çalışmanın ve paylaşmanın keyfini deneyimledi. Renkli görüntülere sahne olan çalışmada özel bireylerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri destekleyici bir ortam oluşturuldu. Kocaeli Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü öğrencilerinin de yer aldığı projeye Bölüm Başkanı İsmail Keskin ile Dr. Öğr. Üyesi Asuman Daşdemir akademik koordinasyon desteği sağladı.</p>
<p><b>ETKİNLİK, UNUTULMAZ BİR DENEYİME DÖNÜŞTÜ</b></p>
<p>Seka Sanat İhtisas Merkezi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte sanatın birleştirici gücü ön plana çıkarken, ortaya çıkan çalışmalar katılımcılar için unutulmaz bir deneyime dönüştü. Etkinlik alanını ziyaret eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Figen Büyükakın, öğrencilerle yakından ilgilenerek yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Öğrencilerin heyecanına ortak olan Büyükakın, sanatın özel bireylerin sosyal gelişimine sunduğu katkının önemine dikkat çekti.</p>
<p><b>KAPSAYICI EĞİTİM VURGUSU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel bireylerin eğitim ve sosyal gelişim süreçlerine yönelik çalışmalarını yıl boyunca sürdürüyor. Bebeklikten yetişkinliğe kadar farklı yaş gruplarına yönelik hizmet sunan merkezde; sanat, eğitim ve sosyal etkinliklerle bireylerin yaşamın her alanında daha aktif yer alması hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncali-bireylerden-engelliler-haftasina-sanatsal-vurgu-635917">Goncalı bireylerden Engelliler Haftası&#8217;na sanatsal vurgu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Spor, gelişimi destekleyen güçlü bir araç!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/spor-gelisimi-destekleyen-guclu-bir-arac-635860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 13:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ve Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[destekleyen]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, çocuk ve ergenlerin spora yönlendirilmesinin önemi ile sporun fiziksel, zihinsel ve gelişimsel açıdan destekleyici rolü hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-gelisimi-destekleyen-guclu-bir-arac-635860">Spor, gelişimi destekleyen güçlü bir araç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, çocuk ve ergenlerin spora yönlendirilmesinin önemi ile sporun fiziksel, zihinsel ve gelişimsel açıdan destekleyici rolü hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocukları spora başlatırken temel amaç, keyif alarak devam etmelerini sağlamak olmalı!</strong></p>
<p>Sporun, istisnasız bütün yaş gruplarındaki insanlar için son derece gerekli bir aktivite olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Ancak özellikle gelişim ve yetişme aşamasında olan çocuk ve ergenler için önemi çok daha fazladır.” dedi.</p>
<p>Spor yapmayı sevmeyen çocuk ve ergenlerin nasıl teşvik edilebileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Sporu bir yaşam stili haline getirmemiş gençler için süreç haftada bir günle başlatılabilir. Temel amaç bu aktiviteleri eğlenceli bir hale getirerek onların isteyerek ve keyif alarak devam etmelerini sağlamak olmalı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Teknoloji sayesinde uygun fiziksel aktivite net olarak belirlenebiliyor! </strong></p>
<p>Sporun sadece performans için yapılmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Kişinin kilo vermesi veya kilo alması için de spor yapılabiliyor ve ne tür aktiviteler yapılması gerektiği de artık bilimsel olarak belirlenebiliyor. Hatta bu süreci bir tür terapiye dönüştürmek bile mümkün.” dedi.</p>
<p>Günümüz teknolojisinin doğru spor dalının seçilmesine nasıl katkı sağladığı hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kilit, şunları söyledi:</p>
<p>“Artık herkese uygun fiziksel aktiviteleri bulabilme ve uygulayabilme imkanına sahibiz. Yapılan modern testler sayesinde; çocuğun ince ve kaba motor becerileri, esnekliği ve hangi spor dalına yatkın olduğu net bir şekilde tespit edilebilmektedir.”</p>
<p><strong>Spor tüm hastalık grupları için destekleyici olarak kullanılabilir!</strong></p>
<p>Her yaş grubundaki çocuk ve ergenler için uygun spor eğitimi ve aktivite çalışmaları bulunduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Bu programlar tüm hastalık grupları için destekleyici olarak kullanılabilir. Özellikle; nörogelişimsel rahatsızlıklar, genel gelişim geriliği, ince ve kaba motor becerilerinde sıkıntı yaşayan çocuklar, kaygı bozukluğu ve duygu durum dengesizliği yaşayan gençler ile spor ve beslenme konusunda problem yaşayan ergenlerde daha sık tercih edilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kilo fazlalığı de kilo eksikliği de ciddi bir sağlık sorunu! </strong></p>
<p>Kilo problemleri yaşayan çocuklar ve gençler için sporun önemine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Günümüzde hem kilo fazlalığı hem de kilo eksikliği ciddi bir sağlık sorunu. Spor, sağlıklı bir şekilde kilo vermek isteyenler için olduğu kadar, sağlıklı kilo almak isteyenler için de gerekli ve geçerli bir yöntem.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-gelisimi-destekleyen-guclu-bir-arac-635860">Spor, gelişimi destekleyen güçlü bir araç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Golf Turizminde Yeni Bir Sayfa: The Dalaman Golf Club 2026 Yazında Açılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-golf-turizminde-yeni-bir-sayfa-the-dalaman-golf-club-2026-yazinda-aciliyor-635780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 23:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[club]]></category>
		<category><![CDATA[dalaman]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[golf]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[turizminde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin golf turizmindeki yükselişi, Dalaman’da hayata geçirilen yeni ve iddialı bir destinasyon yatırımıyla yeni bir evreye giriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-golf-turizminde-yeni-bir-sayfa-the-dalaman-golf-club-2026-yazinda-aciliyor-635780">Türkiye Golf Turizminde Yeni Bir Sayfa: The Dalaman Golf Club 2026 Yazında Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Türkiye’nin golf turizmindeki yükselişi, Dalaman’da hayata geçirilen yeni ve iddialı bir destinasyon yatırımıyla yeni bir evreye giriyor. Bölgenin ilk golf sahası olma özelliğini taşıyan The Dalaman Golf Club, 27 Ağustos 2026 tarihinde hizmete giriyor. Hilton Dalaman Sarıgerme Resort &#038; Golf yönetiminde konumlanan kulüp; golf, doğa ve yaşam tarzını bir araya getiren bütünsel yaklaşımıyla Akdeniz’de yeni nesil bir golf destinasyonu olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Doğa ile Kurgulanmış Bir Golf Peyzajı International Design Group imzası taşıyan saha, Dalaman Uluslararası Havalimanı’na yaklaşık 20 dakika mesafede, yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip bir ekosistem içinde yer alıyor. Uzun sahil hattı, sulak alanlar ve göçmen kuş rotalarıyla çevrili bu doğal peyzaj, golf deneyimini klasik saha sınırlarının ötesine taşıyor.</p>
<p> </p>
<p>6.152 metre uzunluğundaki parkur, doğal kum zemin üzerine sürdürülebilirlik prensipleri doğrultusunda inşa edildi. Akdeniz’e açılan panoramik görüş hatları ve topoğrafyaya entegre mimari kurgusu, sahayı yalnızca sportif bir alan değil, aynı zamanda manzara temelli bir deneyim rotası haline getiriyor.</p>
<p>Özellikle 15. çukur, 25 metrelik kot farkı ve göl-doğa etkileşimiyle hem teknik hem görsel açıdan sahaya karakter kazandıran en önemli noktalardan biri olarak öne çıkıyor. 72 par olarak tasarlanan The Dalaman Golf Club sahasında 15 doğal su engeli ve 55 kum engeli bulunuyor. Arazi boyunca doğal çam tepeleriyle oluşan farklı kotlar, oyuna sürekli değişen bir ritim kazandırırken, saha strateji, hassasiyet ve karar alma becerisini ön plana çıkaran bir yapıya sahip.</p>
<p><strong>Golfün Ötesinde: Performans, Eğitim ve Sosyal Yaşam</strong></p>
<p>The Dalaman Golf Club, yalnızca deneyimli oyunculara değil, golf ile yeni tanışacak misafirlere de hitap eden çok katmanlı bir yapı olarak tasarlandı. The Dalaman Golf Academy, farklı yaş ve seviyelere yönelik programları ve PGA sertifikalı uluslararası eğitmen kadrosuyla hizmet verecek. Akademi, “Trackman” teknolojisiyle desteklenen altyapısı sayesinde veri odaklı modern golf eğitimi yaklaşımını merkeze alıyor.</p>
<p>Driving Range alanı; putting, chipping ve bunker green’lerden oluşan kısa oyun bölgelerinin yanı sıra Trackman Range sistemi ile donatıldı. Bu yapı, oyunculara klasik antrenman anlayışının ötesinde ölçülebilir, analiz edilebilir ve gelişim odaklı bir deneyim sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kulüp; clubhouse, restoran ve pro shop gibi sosyal alanlarıyla yalnızca bir spor tesisi değil, gün boyu yaşayan bir sosyal merkez olarak tasarlandı.</p>
<p>Hilton Dalaman Sarıgerme Resort &#038; Golf Genel Müdürü, Ümit Yaşar Atalay projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor: “The Dalaman Golf Club ile Dalaman’ı golf turizminde yeni bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu projeyi hayata geçirmek bizim için büyük bir gurur. Bu yaz itibarıyla misafirlerimize uluslararası ölçekte benzersiz bir deneyim sunacağız. Avrupa başta olmak üzere global golf oyuncularını ağırlamak için sabırsızlanıyoruz.”</p>
<p>Akdeniz’de Yeni Bir Golf Rotası The Dalaman Golf Club, açılışıyla birlikte Dalaman’ı Türkiye’nin golf turizminde yeni bir referans noktası haline getirmeyi amaçlıyor. Bölge; doğal peyzajı, ulaşım kolaylığı ve yüksek standartlı konaklama altyapısıyla uluslararası golf rotaları arasında güçlü bir alternatif olarak konumlanıyor.</p>
<p>Golfün doğası gereği uzun süreli oynanan ve hava koşullarına doğrudan bağlı bir spor olması, destinasyon seçiminde iklimi kritik hale getiriyor. Akdeniz iklim kuşağında yer alan Dalaman’da Eylül–Haziran dönemi ideal sezon olarak öne çıkarken, Avrupa ve Kuzey Avrupa pazarlarında golf seyahatlerinin ağırlıklı olarak ilkbahar, sonbahar ve kış aylarına kayması bölgeyi yıl boyunca sürdürülebilir bir turizm destinasyonu haline getiriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hilton Dalaman Sarıgerme Resort &#038; Golf Hakkında</strong></p>
<p>Hilton Dalaman Sarigerme Resort &#038; Golf, 2009 yılından bu yana Dalaman Nehri kıyısında, Akdeniz ve Ege’nin kesişim noktasında konumlanıyor. Doğayla güçlü entegrasyonu ve ultra her şey dahil konseptiyle öne çıkan tesis; gastronomi, wellness, spor ve aile odaklı tatil deneyimini bir arada sunuyor.</p>
<p>550 oda, süit ve Lake House seçeneğiyle farklı konaklama beklentilerine yanıt veren tesis; özel havuzlu süitlerden doğrudan havuz erişimli odalara uzanan geniş bir yelpazeye sahip. Çoklu gastronomi konsepti, kapsamlı spa alanı, aquaparklar ve çocuklara özel yaşam alanlarıyla tüm yaş gruplarına dengeli bir tatil deneyimi sunuyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-golf-turizminde-yeni-bir-sayfa-the-dalaman-golf-club-2026-yazinda-aciliyor-635780">Türkiye Golf Turizminde Yeni Bir Sayfa: The Dalaman Golf Club 2026 Yazında Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky Araştırması: Türkiye&#8217;deki Ailelerin Sadece %34&#8217;ü Tüm Cihazlarını Siber Tehditlere Karşı Koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasi-turkiyedeki-ailelerin-sadece-%34u-tum-cihazlarini-siber-tehditlere-karsi-koruyor-635475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 07:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[34]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Ailelerin]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[Katılımcıların]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635475</guid>

					<description><![CDATA[<p>15 Mayıs’ta kutlanan Uluslararası Aile Günü kapsamında Kaspersky tarafından gerçekleştirilen araştırma*, Türkiye’de gözlemlenen ailelerin %35’inin çevrim içi güvenlik hakkında konuştuğunu ancak yalnızca %34’ünün tüm aile cihazlarını koruma altına aldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasi-turkiyedeki-ailelerin-sadece-%34u-tum-cihazlarini-siber-tehditlere-karsi-koruyor-635475">Kaspersky Araştırması: Türkiye&#8217;deki Ailelerin Sadece %34&#8217;ü Tüm Cihazlarını Siber Tehditlere Karşı Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>15 Mayıs’ta kutlanan Uluslararası Aile Günü kapsamında Kaspersky tarafından gerçekleştirilen araştırma*, Türkiye’de gözlemlenen ailelerin %35’inin çevrim içi güvenlik hakkında konuştuğunu ancak yalnızca %34’ünün tüm aile cihazlarını koruma altına aldığını ortaya koyuyor. Bulgular, “Aile Dijital Yöneticisi” rolünü üstlenen kişilerin proaktif yaklaşımının önemine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Çevrimiçi tehditlerin evrimi ve her neslin dijital dünyaya dahil olmasıyla birlikte, siber güvenlik alışkanlıkları artık her aile için yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Genellikle her ailede; abonelikleri yöneten, yeni cihazların kurulumunu yapan veya siber koruma süreçlerini planlayan bir ya da iki kişi &#8220;Aile Dijital Yöneticisi&#8221; rolünü üstleniyor. Kaspersky, modern ailelerin dijital dünyada güvende kalmak için ne gibi önlemler aldığını mercek altına alan kapsamlı bir anket gerçekleştirdi.</p>
<p>Kaspersky verilerine göre Türkiye’deki katılımcıların önemli bir bölümü, aile içinde siber güvenlik konusunda eğitici ve yönlendirici bir yaklaşım benimsiyor:</p>
<ul>
<li>Katılımcıların %35’i yaşlı aile bireyleri ve çocuklara düzenli olarak güvenli internet kullanımı konusunda rehberlik ediyor.</li>
<li>%45’i aile üyelerine parola yöneticisi çözümleri kullanmalarını tavsiye ediyor.</li>
<li>%54’ü çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımını teşvik ediyor.</li>
<li>%45’i ise hem aile bireylerinin kullandığı cihazlarda hem de kritik çevrim içi hesaplarda gizlilik ayarlarını aktif olarak gözden geçirip düzenliyor.</li>
</ul>
<p>Aile odaklı proaktif dijital korumanın önemine yönelik farkındalık artış gösterse de, güvenlik çözümlerinin uygulanması konusunda tablo aynı ölçüde güçlü görünmüyor. Katılımcıların %8’i aile bireylerini çevrim içi tehditlere karşı korumak adına hiçbir önlem almadığını belirtiyor.</p>
<p>Ebeveyn kontrolü uygulamalarına bakıldığında ise, 18 yaş altı çocuğu bulunan ailelerin %57’si çocuklarının çevrim içi aktivitelerini takip etmek ve güvence altına almak amacıyla bu çözümleri kullanıyor. Kaspersky Safe Kids gibi ebeveyn kontrolü çözümleri; çocukların uygunsuz içeriklere erişimini sınırlandırmanın yanı sıra belirli web siteleri ve uygulamalara erişimi kontrol etmeye, ekran sürelerini yönetmeye ve hatta konum takibi sayesinde fiziksel güvenliklerini artırmaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise katılımcıların %34’ünün (yaklaşık her 3 kişiden biri) tüm aile üyelerinin cihazlarına güvenlik yazılımı yüklemiş olması. Kaspersky uzmanları, güncel tehdit ekosisteminde siber suçluların hedefi haline gelen   mobil cihazların, tabletlerin ve bilgisayarların istisnasız kapsamlı bir siber koruma gerektirdiğinin altını çiziyor.</p>
<p>Kaspersky verilerine göre katılımcıların yalnızca %24’ü aile bireyleri adına yeni cihaz kurulumu gerçekleştiriyor. Oysa yeni cihaz kurulumu çoğu zaman siber güvenliğe katkı sağlayan bir adım olarak görülmese de, cihaz kullanılmaya başlanmadan önce alınacak bazı önlemler güvenliği önemli ölçüde artırabiliyor. Uzmanlar, örneğin yeni bir cihazın ilk kullanımından önce güvenlik çözümü yüklenmesini öneriyor. Böylece cihaz gizli tehditlere karşı taranabiliyor ve ilk internet kullanımı anından itibaren daha güvenli bir deneyim sağlanabiliyor. Bunun yanı sıra, gizlilik ayarlarının gözden geçirilmesi de kişisel verilerin uygulamalar ve hizmetlerle gereksiz şekilde paylaşılmasının önüne geçebiliyor.</p>
<p>Global ölçekte elde edilen bulgular ayrıca ileri yaş grubunun aile içi dijital güvenlik alışkanlıklarına daha sınırlı ölçüde dahil olduğunu gösteriyor. Dünya genelinde 55 yaş ve üzerindeki katılımcıların yaklaşık beşte biri (yüzde 21) ailelerini çevrim içi tehditlere karşı korumak adına hiçbir önlem almadığını belirtirken, yalnızca yüzde 24’ü aile bireylerinin cihazlarına güvenlik çözümü kuruyor. Bu yaş grubunda en yaygın güvenlik uygulaması ise parola yöneticileri olarak öne çıkıyor; katılımcıların yüzde 40’ı aile üyelerine parola yöneticisi kullanmalarını öneriyor</p>
<p><strong>Kaspersky Teknik Uzmanı Brandon Muller konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu</strong><em>: “Günümüzde çok sayıda cihaz ve dijital servis kullanıyoruz. Çevrimiçi geçirilen her ek saat ve eklenen her yeni cihaz, siber suçlular için potansiyel birer giriş kapısı oluşturarak bizi daha geniş bir tehdit yelpazesine maruz bırakıyor. Ancak, her nesil bu hızlı değişimlere aynı kolaylıkla uyum sağlayamıyor. Bu nedenle, ailede birinin ‘Aile Dijital Yöneticisi’ rolünü üstlenmesi; özellikle çocukların ve yaşlıların siber tehditlerden korunması ve güvenilir çözümlerin kullanımı konusunda rehberlik edilmesi açısından kritik önem taşıyor.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere 15 ülkeden toplam 3.000 kişi araştırmaya katıldı.</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasi-turkiyedeki-ailelerin-sadece-%34u-tum-cihazlarini-siber-tehditlere-karsi-koruyor-635475">Kaspersky Araştırması: Türkiye&#8217;deki Ailelerin Sadece %34&#8217;ü Tüm Cihazlarını Siber Tehditlere Karşı Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASFİM&#8217;de yaz sezonu kayıtları başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asfimde-yaz-sezonu-kayitlari-basladi-635205</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 09:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[asfi]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[sezonu]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaşlara ücretsiz spor yapma imkânı sunan Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) yaz dönemi kurs kayıtları başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asfimde-yaz-sezonu-kayitlari-basladi-635205">ASFİM&#8217;de yaz sezonu kayıtları başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi</span><span> tarafından vatandaşlara ücretsiz spor yapma imkânı sunan Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) yaz dönemi kurs kayıtları başladı. Sporu ve sağlıklı yaşamı destekleyen kurslara katılmak isteyen vatandaşlar, 21 Mayıs’a kadar online olarak kayıt yaptırabilecek. Yeni dönem eğitimleri ise 8 Haziran’da başlayacak.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi</span><span> Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Antalya Spor ve Fitness Merkezleri (ASFİM), Antalyalıları sporla buluşturmaya ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmaya devam ediyor. ASFİM’in ücretsiz spor kurslarından yararlanmak isteyen vatandaşların, yeni dönem kayıtları için 13-21 Mayıs tarihleri arasında </span><span>genclikspor.antalya.bel.tr</span><span> adresi üzerinden online başvuru yapmaları gerekiyor. Kurslarla ilgili detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar ise 0242 321 24 70 numaralı telefondan yetkililere ulaşabiliyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>ANTALYA’DA YAZ SPORLA GEÇECEK</span></span></span></p>
<p><span><span><span>ASFİM’de yeni dönem kursları 8 Haziran tarihinde başlayacak. Vatandaşlar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde spor yaparak hem sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanacak hem de aktif bir yaşamın parçası olma fırsatı elde edecek. Merkezlerde Reformer, Pilates, Step-Aerobik, Zumba ve Fıtness gibi birçok branşta eğitim verilirken, çocuklara yönelik jimnastik kursları, Parkinson hastaları ve ileri yaş grubundaki vatandaşlar için özel olarak hazırlanan egzersiz programları da gerçekleştirilecek. </span></span></span></p>
<p> </p>
</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asfimde-yaz-sezonu-kayitlari-basladi-635205">ASFİM&#8217;de yaz sezonu kayıtları başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstatistiklerle Gençlik, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-genclik-2025-635172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 09:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2024]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[statistiklerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye nüfusunun %14,8'ini genç nüfus oluşturdu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-genclik-2025-635172">İstatistiklerle Gençlik, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye nüfusunun %14,8&#8217;ini genç nüfus oluşturdu</strong></p>
<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye&#8217;nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi oldu. Genç nüfus, toplam nüfusun %14,8&#8217;ini oluşturdu. Genç nüfusun %51,2&#8217;sini erkek nüfus, %48,8&#8217;ini ise kadın nüfus oluşturdu. BM tanımına göre 15-24 yaş grubunu içeren genç nüfus, 1950 yılında toplam nüfusun %20,8&#8217;ini oluştururken bu oran, 2025 yılında %14,8 oldu.</p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre genç nüfus oranının 2030 yılında %14,8, 2040 yılında %12,2, 2060 yılında %10,3, 2080 yılında %8,8 ve 2100 yılında %9,6 olacağı öngörüldü.</p>
<p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında %14,8, 2040 yılında %12,4, 2060 yılında %9,2, 2080 yılında %7,2, 2100 yılında %7,2 olacağı öngörüldü.</p>
<p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre genç nüfus oranının 2030 yılında %14,8, 2040 yılında %12,0, 2060 yılında %11,1, 2080 yılında %9,8, 2100 yılında %11,4 olacağı öngörüldü.</p>
<p><strong>Genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 1950-2100</strong><br /> <br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-0-yHUsyZ39.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları, 1950-1990<br />        TÜİK, Nüfus Tahminleri, 2000<br />        TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2010-2025<br />        TÜİK, Nüfus Projeksiyonları, 2030-2100</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin genç nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü</strong></p>
<p>AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması %10,7 oldu. AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla %12,7 ile İrlanda, %12,2 ile Hollanda ve Danimarka olduğu görüldü. Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla %9,4 ile Malta, %9,5 ile Bulgaristan, %9,7 ile Litvanya oldu. Türkiye&#8217;nin genç nüfus oranının %14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.</p>
<p>Genç nüfus oranı dünya ortalaması, 2025 yılında %15,6 oldu. Türkiye&#8217;nin genç nüfus oranın dünya genç nüfus ortalamasının altında olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Genç nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-1-HmrU5RBA.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2025<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025</p>
<p><strong>Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il %20,4 ile Şırnak oldu</strong></p>
<p>ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, %20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili %20,0 ile Hakkari, %19,8 ile Siirt izledi.</p>
<p><strong>Genç nüfus oranının en düşük ve en yüksek olduğu 10 il, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-2-FmJiAaUQ.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu il %11,7 ile Balıkesir oldu. Bu ili %11,9 ile Ordu ve %12,0 ile Muğla izledi.</p>
<p><strong>İllere göre genç nüfus oranı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-3-d9znPdSO.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p><strong>Genç nüfusun %30,3&#8217;ünün 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü</strong></p>
<p>Genç nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfusun %30,3&#8217;ünün 15-17 yaş grubunda, %20,4&#8217;ünün 18-19 yaş grubunda, %29,2&#8217;sinin 20-22 yaş grubunda ve %20,1&#8217;inin ise 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü.</p>
<p><strong>Yaş grubuna göre genç nüfus oranı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-4-D11O4rGz.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p><strong>Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki gençler için 64,3 yıl oldu</strong></p>
<p>Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu.</p>
<p>Türkiye&#8217;de çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu görüldü. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.</p>
<p><strong>Yaş ve cinsiyete göre beklenen yaşam süresi, 2022-2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-5-pNx9MUwa.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hayat Tabloları, 2022-2024</p>
<p><strong>Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu</strong></p>
<p>Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Genç erkek nüfusun 2025 yılında %96,8&#8217;inin hiç evlenmemiş, %3,1&#8217;inin evli, %0,1&#8217;inin boşanmış olduğu görülürken genç kadın nüfusun %88,9&#8217;unun hiç evlenmemiş, %10,7&#8217;sinin evli, %0,4&#8217;ünün ise boşanmış olduğu görüldü.</p>
<p><strong>En fazla göç hareketliliği 15-24 yaş grubundaki gençlerde eğitim nedeniyle oldu</strong></p>
<p>İç Göç İstatistiklerine göre Türkiye&#8217;de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu nedenle gençlerin 448 bin 826&#8217;sının eğitim, 102 bin 660&#8217;ının işe başlamak veya iş bulmak ve 79 bin 831&#8217;inin ise hane / aile fertlerinden birine bağımlı göç nedeniyle göç ettiği görüldü.</p>
<p><strong>Göç etme nedeni ve cinsiyete göre iller arası göç eden genç nüfus oranı, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-6-ekIwCBvO.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, İç Göç İstatistikleri, 2024<br />Grafikteki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Yükseköğretimde net okullaşma oranı %46,3 oldu</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yükseköğretim net okullaşma oranı, 2024/&#8217;25 öğretim yılında %46,3 oldu. Yükseköğretim net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde bu oran %39,9, kadınlarda ise %53,0 oldu.</p>
<p><strong>Eğitim seviyesi ve cinsiyete göre net okullaşma oranı, 2024/&#8217;25</strong><br /> <br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-7-NdJNiNdY.png"/></p>
<p>Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim, 2024/&#8217;25</p>
<p><strong>Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı %23,3 oldu</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre gençlerde işgücüne katılma oranı, 2024 yılında %47,2 iken 2025 yılında %47,6 oldu. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı 2024 yılında %59,5 iken 2025 yılında %60,1, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında %34,0 iken 2025 yılında %34,3 oldu.</p>
<p>Gençlerde işsizlik oranı, 2024 yılında %16,3 iken 2025 yılında %15,3 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı 2024 yılında %13,1 iken 2025 yılında %11,7, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında %22,3 iken 2025 yılında %22,1 oldu.</p>
<p>Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı 2024 yılında %22,9 iken 2025 yılında %23,3 oldu. Genç erkeklerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı 2024 yılında %16,2 iken 2025 yılında %16,3, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında %30,1 iken 2025 yılında %30,9 oldu.</p>
<p><strong>Kurumsal olmayan genç nüfusun cinsiyete göre işgücü durumu, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-8-SP2e7ckn.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, 2025</p>
<p><strong>İstihdamdaki gençlerin %57,9&#8217;u hizmet sektöründe yer aldı</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre genç nüfusun istihdam oranı, 2024 yılında %39,5 iken 2025 yılında %40,3&#8217;e yükseldi. Genç erkeklerde istihdam oranı 2024 yılında %51,7 iken 2025 yılında %53,0, genç kadınlarda ise bu oran 2024 yılında %26,4 iken 2025 yılında %26,7 oldu.</p>
<p>Genç nüfusun istihdamı sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025 yılında %11,6&#8217;sının tarım sektöründe, %30,5&#8217;inin sanayi sektöründe, %57,9&#8217;unun ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü. İstihdam edilen genç erkeklerin %11,0&#8217;ının tarım sektöründe, %36,6&#8217;sının sanayi sektöründe, %52,4&#8217;ünün hizmet sektöründe yer aldığı görülürken genç kadınların %12,9&#8217;unun tarım, %17,7&#8217;sinin sanayi, %69,5&#8217;inin ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü.</p>
<p><strong>Gençlerin %54,4&#8217;ü mutlu olduğunu belirtti</strong></p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı %53,3 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise %13,0 oldu. </p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı %54,4 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise %11,9 oldu. </p>
<p>Kendini mutlu olarak hisseden 18-24 yaş grubundaki erkek nüfusun oranı %52,3 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise %13,3 oldu. Kendini mutlu hissettiğini belirten 18-24 yaş grubundaki genç kadın nüfusun oranı %56,7 iken kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise %10,4 oldu.</p>
<p><strong>Cinsiyete göre genç nüfusun genel mutluluk düzeyi, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-9-3mcLXPxB.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025<br />Grafikteki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Gençlerin mutluluk kaynağı olarak sağlık, ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında %38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, %22,8 ile başarı, %16,6 ile para izledi. Mutluluk kaynağı cinsiyete göre incelendiğinde, genç erkeklerde %33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu %24,2 ile para ve %21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise %44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu %23,8 ile başarı ve %20,1 ile sevgi takip etti.</p>
<p><strong>Cinsiyete göre gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-10-GpfSgxP7.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025<br />Grafikteki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Genel sağlık durumundan memnun olduğunu belirten gençlerin oranı %87,2 oldu</strong></p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyet oranı 2025 yılında %68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyet oranının 2025 yılında %87,2 olduğu görüldü. Bu oran genç erkeklerde %88,2, genç kadınlarda ise %86,2 oldu.</p>
<p><strong>Gençlerin %75,5&#8217;i işinden memnun olduğunu belirtti</strong></p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında, gençlerin %75,5&#8217;i çalıştığı işinden memnun olduğunu, %52,0&#8217;ı elde ettiği kazançtan memnun olduğunu belirtti. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı %77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet oranı %54,0 olurken genç kadınlarda ise bu oranlar %70,8 ve %47,5 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Gençlerin %73,0&#8217;ı almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti</strong></p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre 2025 yılında, gençlerin %73,0&#8217;ı şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran genç erkeklerde %72,3 iken genç kadınlarda %73,7 oldu.</p>
<p><strong>Genç kadınlar en fazla psikolojik şiddete maruz kaldı</strong></p>
<p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında %15,2 ile psikolojik şiddet ilk sırayı alırken, bunu %7,3 ile dijital şiddet, %5,8 ile ısrarlı takip, %4,6 ile ekonomik şiddet, %3,8 ile fiziksel şiddet ile %1,8 ile cinsel şiddet izledi.</p>
<p><strong>Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, yaş grubu ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-genclik-2025-11-dKLwVO9x.png"/></p>
<p>Kaynak: Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024<br />Bir kadın, birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Gençlerin yapay zeka kullanma oranı %39,4 oldu</strong></p>
<p>Yapay Zeka İstatistiklerine göre 2025 yılında internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı %39,4 oldu. Üretken yapay zeka kullanan gençler cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın genç erkeklerde %38,3, genç kadınlarda ise %40,5 olduğu görüldü.</p>
<p>Yapay zeka kullanan gençlerin %75,3&#8217;ü özel amaçlar için, %53,9&#8217;u örgün eğitim için, %19,7&#8217;si ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü.</p>
<p>Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin kullanmama nedenlerinin; %80,7 ile yapay zekaya ihtiyaç duyulmaması, %8,2 ile yapay zekanın nasıl kullanılacağının bilinmemesi, %8,1 ile yapay zekanın varlığından haberdar olunmaması ve %2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-genclik-2025-635172">İstatistiklerle Gençlik, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hem hemşire hem tiyatrocu: İzmirlilere çifte hizmet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet-635091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 08:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çifte]]></category>
		<category><![CDATA[eğitmen]]></category>
		<category><![CDATA[ercan]]></category>
		<category><![CDATA[hemşire]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatrocu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmirlilere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635091</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde eğitmen hemşire olarak görev yapan Manolya Ercan, hem mesleki bilgisini yurttaşlara aktarıyor hem de ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi’nde tiyatro eğitmenliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet-635091">Hem hemşire hem tiyatrocu: İzmirlilere çifte hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde eğitmen hemşire olarak görev yapan Manolya Ercan, hem mesleki bilgisini yurttaşlara aktarıyor hem de ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi’nde tiyatro eğitmenliği yapıyor. Sağlıkçı ve sanatçı kimliğiyle insanlara hizmet veren Ercan, tiyatro çalışmalarında özellikle alzaymırı önleyici uygulamalar yürütüyor.</p>
<p>Tüm dünyada her yıl 12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşireler Haftası’nda, dikkat çeken hikâyeler de öne çıkıyor. 10 yılı aşkın süre çeşitli hastanelerde hemşirelik yapan Manolya Ercan, kariyerini İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı çatısı altında yürütüyor. Belediyede eğitmen hemşire olarak görev yapan Ercan, mesleki bilgisini yurttaşlara aktarırken, çeşitli etkinliklerde kan şekeri ölçümü ve tansiyon ölçümleri de yapıyor. Aynı zamanda tiyatro ile ilgilenen Ercan, sanatçı kimliği ile de ileri yaşlı bireylerin yer aldığı 3. Yaş Üniversitesi’nde tiyatro eğitmenliğini üstleniyor. Alzaymıra karşı sanatın iyileştirici gücünü kullanan Ercan, hem sağlıkçı hem de sanatçı yönüyle İzmirlilerin “iyilik hali” için var gücüyle çalışıyor.</p>
<p><strong>“Hemşirelik, kutsal bir meslek”</strong></p>
<p>Hemşirelik mesleğini seçtiği için çok mutlu olduğunu belirten Manolya Ercan, “Hemşireliğin, insan hayatına dokunan çok kutsal bir meslek olduğunu düşünüyorum. Öyle günler oluyor ki 565 gram doğan bir bebeği yaşatabiliyorsunuz. İnsanların yaşamını devam ettirmek bizim için çok kutsal. 12 yıl ameliyathanelerde ve yoğun bakım görev aldıktan çalıştıktan sonra eğitmen hemşire olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başladım. Sağlık alanındaki bilgilerimi insanlara aktarmaya çalışıyorum. Bir yandan da insanların kan şekerlerini ve tansiyonlarını ölçüyorum” dedi.</p>
<p><strong>Alzaymıra karşı tiyatro ile savaş</strong></p>
<p>Hemşirelik mesleğinin yanı sıra kendisini ayakta tutan en önemli unsurlardan birinin de tiyatro oyunculuğu olduğunu ifade eden Ercan, “Yıllarca tiyatro oyunlarında sahne aldım. Hastanede 24 saat nöbet tutup ardından sahneye çıkıyordum ama çok keyif alıyordum. Tiyatronun sanatsal yönü, bana da hastalarıma da faydalı oldu. Psikolojik olarak bana katkı sağlarken, hastalarla da daha iyi iletişim kurmamı sağladı. Şu anda ileri yaşlı bireyler için İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nde tiyatro eğitimleri veriyorum. Drama eğitimlerinde alzaymırı önleyici çalışmalar yürütüyorum. Özellikle zihinsel olarak aktif kalmalarını sağlayan çalışmalar yapmaya özen gösteriyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hem-hemsire-hem-tiyatrocu-izmirlilere-cifte-hizmet-635091">Hem hemşire hem tiyatrocu: İzmirlilere çifte hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortodontide yaş sınırı yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 12:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodonti]]></category>
		<category><![CDATA[ortodontide]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodontik Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, 15 Mayıs Dünya Ortodonti Sağlığı Günü kapsamında yetişkinlerde ortodontik tedavinin estetik ve sağlık açısından faydaları, tedavi süreci ve yaygın yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935">Ortodontide yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, 15 Mayıs Dünya Ortodonti Sağlığı Günü kapsamında yetişkinlerde ortodontik tedavinin estetik ve sağlık açısından faydaları, tedavi süreci ve yaygın yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Ortodontik tedavi için ‘geç kalınmış’ bir yaş yok!</strong></p>
<p>Ortodontik tedavinin çoğu zaman çocukluk ve ergenlik dönemiyle özdeşleştirilse de, aslında belirli bir yaş sınırı olmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Erken yaşlarda çene gelişimi devam ettiği için tedavi bazı durumlarda daha hızlı ilerleyebilir; ancak dişlerin hareket etmesini sağlayan biyolojik mekanizma yaşam boyu devam eder. Bu nedenle diş eti ve kemik dokusu sağlıklı olan yetişkin bireylerde de ortodontik tedavi güvenle uygulanabilir ve başarılı sonuçlar elde edilebilir.” dedi.</p>
<p>Yetişkin hastalarda ortodontik tedavinin yalnızca estetik bir iyileşme sağlamakla kalmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının korunmasına da katkıda bulunur. Düzgün hizalanmış dişler daha kolay temizlenir, bu da çürük ve diş eti hastalıkları riskini azaltır. Ayrıca doğru kapanışın sağlanması, çene eklemi problemlerinin ve diş aşınmalarının önüne geçilmesine yardımcı olur. Kısacası, ortodontik tedavi için ‘geç kalınmış’ bir yaş yoktur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çapraşık dişlerin estetikten öte sağlık sorunlarına yol açtığının anlaşılması, tedaviye bakışı değiştirdi!</strong></p>
<p>Son yıllarda yetişkin bireylerin ortodontik tedaviye yöneliminde dikkat çekici bir artış yaşandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Bu artışın temelinde, estetik görünümün sosyal ve profesyonel yaşamda daha fazla önem kazanması yer alıyor. Özellikle gülüş estetiğinin özgüven üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması, yetişkin hastaların ortodontiye ilgisini artırdı.” dedi.</p>
<p>Geçmişte metal braketlerin yarattığı estetik kaygıların birçok kişi için caydırıcı olurken, günümüzde şeffaf plaklar ve estetik ortodontik çözümler sayesinde tedavi sürecinin daha konforlu ve dışarıdan fark edilmesinin zor hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, ağız ve diş sağlığı konusunda artan farkındalık da talebi artırıyor. Çapraşık dişlerin yalnızca estetik bir sorun olmadığı; diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve çene problemleri gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğinin anlaşılması, yetişkinlerin tedaviye bakışını değiştirdi. Ayrıca kişiye özel planlamalar ve daha erişilebilir tedavi seçenekleri de ortodontik tedaviye olan ilgiyi destekliyor.</p>
<p>Yetişkinlerde ortodonti yalnızca estetik kaygılarla değil, sağlık ihtiyaçları nedeniyle de tercih ediliyor. Çapraşık dişler, yeterli ağız hijyeninin sağlanmasını zorlaştırarak çürük ve diş eti hastalıkları riskini artırabiliyor. Ayrıca yanlış kapanışlar çene ekleminde problemlere, baş ve çene ağrılarına, hatta zamanla dişlerde aşınmalara neden olabiliyor.”</p>
<p><strong>Yetişkinlerde ortodontik tedavi, doğru planlama ve düzenli takip gerektiren bir süreç!</strong></p>
<p>Yetişkinlerde ortodontik tedavi sürecinin, detaylı bir muayene ve planlama ile başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “İlk aşamada hastanın ağız içi değerlendirmesi yapılır; dişlerin dizilimi, kapanış ilişkisi, çene yapısı ve diş eti sağlığı incelenir .Hastadan panoramik röntgen, sefalometrik analiz ve dijital ölçümler alınarak tedaviye uygunluk değerlendirilir. Bu aşama, doğru tedavi planının oluşturulması açısından oldukça kritiktir.” dedi.</p>
<p>Planlama sonrasında hastaya uygun tedavi yöntemi belirlendiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Sabit braketler, şeffaf plaklar veya bazı özel durumlarda lingual ortodonti gibi seçenekler hastanın ihtiyacına ve beklentilerine göre değerlendirilir. Yetişkin hastalarda kemik yapısı tamamen gelişmiş olduğu için tedavi biyolojik olarak farklı bir denge içinde ilerler; bu nedenle süreç dikkatli ve kontrollü şekilde takip edilir. Tedavi süresi vakaya göre değişmekle birlikte düzenli kontroller genellikle 4–8 hafta aralıklarla yapılır ve dişlerin hareketi aşama aşama izlenir. Aktif tedavi tamamlandıktan sonra pekiştirme (retansiyon) aşamasına geçilir. Bu dönemde dişlerin yeni konumlarını koruması için şeffaf plaklar veya sabit retainer uygulamaları kullanılır. Bu aşama, elde edilen sonucun uzun vadede stabil kalması açısından tedavinin en az aktif dönem kadar önemli bir parçasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ortodontik tedavi günlük yaşamda genellikle belirgin bir kısıtlama oluşturmaz!</strong></p>
<p>Ortodontik tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarında bazı küçük alışma dönemlerinden geçebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Beslenme açısından özellikle başlangıçta dişlerde hassasiyet olabileceği için daha yumuşak gıdalar tercih edilmesi gerekebilir. Sabit ortodontik tedavide braket kullanılan durumlarda ise sert ve yapışkan yiyeceklerden kaçınmak, hem konfor hem de apareylerin korunması açısından önemlidir. Şeffaf plak tedavisinde ise yemeklerden önce plakların çıkarılması gerektiği için beslenme rutini genellikle daha esnek şekilde devam eder.” dedi.</p>
<p>Konuşma açısından, tedavinin ilk günlerinde hafif bir farklılık hissedilebileceğine ancak bu durumun kısa sürede kendiliğinden düzeleceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, sosyal yaşamda ise günümüzdeki estetik ortodontik seçenekler sayesinde belirgin bir kısıtlama oluşmayacağı bilgisini paylaştı. </p>
<p><strong>Dişlerin hizalanması, kişinin gülümsemesini daha rahat sergilemesini sağlar!</strong></p>
<p>Tedavi tamamlandıktan sonra hastalarda en sık fark edilen değişimin, gülüşün daha estetik ve uyumlu hale gelmesiyle birlikte özgüvenin artması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Dişlerin doğru şekilde hizalanması, kişinin gülümsemesini daha rahat ve çekinmeden sergilemesine yardımcı olur ve bu durum sosyal hayata da olumlu yansır.” dedi.</p>
<p>Ayrıca fonksiyonel olarak da belirgin bir iyileşme görüldüğüne vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Kapanışın dengelenmesiyle çiğneme daha konforlu hale gelir, ağız temizliği daha kolay sağlanır ve diş ile diş eti sağlığının uzun vadede korunması desteklenir. Hastalar genellikle hem estetik hem de işlevsel açıdan yaşam kalitelerinde belirgin bir artış olduğunu ifade eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>En yaygın yanlış inanış, ortodontinin sadece çocuklukta yapılabileceği!</strong></p>
<p>Yetişkinlerde ortodontiyle ilgili en sık karşılaşılan yanlış inanışlar hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavinin yalnızca çocukluk döneminde yapılabileceği düşüncesi çok yaygın. Oysa dişleri çevreleyen dokular sağlıklı olduğu sürece yetişkinlerde de ortodontik tedavi etkili şekilde uygulanabilir. Bir diğer yanlış algı ise ortodontinin sadece estetik bir işlem olduğu yönündedir; aslında diş dizilim bozuklukları ve kapanış problemleri uzun vadede ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir.</p>
<p>Ayrıca birçok kişi ortodontik tedavinin günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtladığını veya çok ağrılı bir süreç olduğunu düşünür. Günümüzde kullanılan modern yöntemler sayesinde bu süreç genellikle oldukça yönetilebilir bir konforla ilerler. ‘Yetişkinlerde dişler artık düzelmez’ inancı da yaygın bir yanılgıdır; doğru teşhis ve planlama ile yetişkin hastalarda da başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935">Ortodontide yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri derece obezitede cerrahi hâlâ önemini koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ileri-derece-obezitede-cerrahi-hala-onemini-koruyor-634831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 10:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[derece]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarda]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kartal]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[koruyor]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezitede]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634831</guid>

					<description><![CDATA[<p>GLP-1 tedavileri, iştahı azaltarak ve mide boşalmasını yavaşlatarak kilo kontrolünü destekleyen yeni nesil ilaç tedavileri arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-derece-obezitede-cerrahi-hala-onemini-koruyor-634831">İleri derece obezitede cerrahi hâlâ önemini koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GLP-1 tedavileri, iştahı azaltarak ve mide boşalmasını yavaşlatarak kilo kontrolünü destekleyen yeni nesil ilaç tedavileri arasında yer alıyor. Obeziteyle mücadelede önemli bir seçenek olarak öne çıkan bu yöntemler, özellikle yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte uygulandığında başarılı sonuçlar sağlayabiliyor. Ancak ileri derecede obezitesi bulunan ve uzun yıllardır kilo problemi yaşayan hastalarda obezite cerrahisinin hâlâ en etkili ve kalıcı tedavi yöntemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “İlaç tedavileri ile cerrahi; birbirine rakip değil, doğru hastada birlikte değerlendirilen tamamlayıcı yaklaşımlardır” dedi.</strong></p>
<p>Özellikle tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi ek hastalıkların eşlik ettiği ileri derece obezite vakalarında cerrahi müdahalelerin daha uzun süreli ve sürdürülebilir sonuçlar sağlayabildiğini sözlerine ekleyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Tedavi planlamasında doğru zamanlamanın büyük önem taşıyor. Uzun süre yalnızca ilaç tedavisi uygulanan hastalarda diyabet süresi uzayabiliyor ve pankreas zamanla yorulabiliyor. Bu durum ilerleyen dönemde cerrahiden alınacak faydayı azaltıyor” dedi.</p>
<p>Zaman geçtikçe ilerleyen yaş ve obeziteye eşlik eden hastalıkların artmasının ameliyat riskini de yükseltebildiğine dikkat çeken Kartal, uygun hastalarda cerrahinin gereğinden fazla geciktirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p><strong>Ameliyat hem kilo verdiriyor hem metabolizmayı dengeliyor</strong></p>
<p>Bariatrik yani obezite cerrahisinin kilo kaybı sağlamanın dışında farklı artıları olduğundan da bahseden Kartal, “Bu yöntem aynı zamanda vücudun metabolik ve hormonal dengesini de olumlu yönde etkiler. Ameliyat sonrası özellikle diyabet ve insülin direncinde erken dönemde belirgin iyileşmeler görülebilir. Hatta bazı hastalarda tip 2 diyabet tamamen kontrol altına alınabilir. Cerrahinin sağladığı etkiler yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayacak kadar güçlüdür. Sindirim sistemi üzerindeki değişiklikler, açlık-tokluk hormonlarını ve kan şekeri düzenini doğrudan etkileyerek metabolizmanın yeniden dengelenmesine katkı sağlar” dedi.</p>
<p><strong>Duygusal yeme alışkanlığının çaresi cerrahlarda değil</strong></p>
<p>Verilen kiloların alımının çoğunlukla ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerinin sürdürülememesiyle ilişkili olduğunun altını çizen Kartal, “Özellikle duygusal yeme alışkanlığı olan veya düzenli doktor kontrollerine gelmeyen hastalarda bu risk daha yüksek. Obezite tedavisinin yalnızca ameliyat ya da ilaç sürecinden ibaret olmadığı bilinmeli. Beslenme düzeni ve yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelidir. Uygun hastalarda ilaç tedavileri, gerekli durumlarda ise cerrahi devreye girer fakat uzun vadeli başarı için tüm sürecin hekim, diyetisyen ve psikolog iş birliğiyle yürütülmesi en doğru yaklaşımdır” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-derece-obezitede-cerrahi-hala-onemini-koruyor-634831">İleri derece obezitede cerrahi hâlâ önemini koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı Bireyleri Geriatrik Kırıklardan Koruyan 20 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasli-bireyleri-geriatrik-kiriklardan-koruyan-20-oneri-634813</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 09:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bireyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Düşme]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[kırıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kırıklardan]]></category>
		<category><![CDATA[koruyan]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634813</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte geriatrik kırıklar da giderek daha sık görülmeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasli-bireyleri-geriatrik-kiriklardan-koruyan-20-oneri-634813">Yaşlı Bireyleri Geriatrik Kırıklardan Koruyan 20 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte geriatrik kırıklar da giderek daha sık görülmeye başladı. Özellikle basit ev kazaları ve düşük enerjili düşmeler sonrası ortaya çıkan kırıklar; hareket kaybından bağımsız yaşamın sona ermesine kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Serkan Akçay, geriatrik kırıkların yalnızca ortopedik bir sorun olmadığını, aynı zamanda yaşlı bireylerin yaşam kalitesini ve genel sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirterek konu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yaşla birlikte kemikler daha kırılgan hale geliyor</strong></p>
<p>İleri yaşla birlikte kemik mineral yoğunluğunda doğal bir azalma meydana gelmektedir. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda hızlanan osteoporoz, kemiklerin daha hassas ve kırılgan hale gelmesine neden olmaktadır. Uzmanlara göre birçok yaşlı birey kemik erimesi yaşadığını ancak kırık oluşana kadar fark etmemektedir. Kemik kalitesindeki düşüşe ek olarak kas gücünün azalması, denge problemleri ve reflekslerde yavaşlama da düşme riskini artırmaktadır. Bu durum özellikle kalça ve omurga kırıkları açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>En tehlikeli kırıkların başında kalça kırığı geliyor</strong></p>
<p>Geriatrik yaş grubunda en sık görülen kırıkların başında kalça kırıkları gelmektedir. Basit bir düşme sonrası oluşabilen bu kırıklar, yaşlı bireyin uzun süre yatağa bağımlı kalmasına neden olabilmektedir. Uzmanlar, kalça kırığı sonrası ilk bir yıl içinde ölüm oranlarında belirgin artış görülebildiğine dikkat çekmektedir. Bunun temel nedenleri arasında; hareketsizliğe bağlı gelişen enfeksiyonlar, kas kaybı, damar tıkanıklıkları ve genel sağlık durumunun bozulması yer almaktadır. Kalça kırıklarının yanı sıra şu kırık tipleri de ileri yaşta sık görülmektedir:</p>
<ul>
<li>Omurga çökme kırıkları</li>
<li>El bileği kırıkları</li>
<li>Omuz çevresi kırıkları</li>
<li>Pelvis kırıkları</li>
</ul>
<p><strong>Evdeki gizli tehlikeler kırık riskini artırıyor</strong></p>
<p>Uzmanlara göre geriatrik kırıkların en önemli nedeni düşmelerdir. Özellikle ev ortamındaki bazı küçük ihmaller ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Risk oluşturan başlıca faktörler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kaygan halılar</li>
<li>Yetersiz aydınlatma</li>
<li>Banyoda tutunma aparatlarının olmaması</li>
<li>Uygun olmayan terlik ve ayakkabılar</li>
<li>Dağınık kablolar ve eşikler</li>
<li>Ayrıca tansiyon ilaçları, uyku ilaçları ve bazı nörolojik tedaviler de baş dönmesi ve denge kaybına neden olarak düşme riskini artırabiliyor.</li>
</ul>
<p><strong>Sarkopeni yaşlılarda gizli bir tehdit oluşturuyor</strong></p>
<p>Yaşlanmayla birlikte görülen kas erimesi yani “sarkopeni”, geriatrik kırıkların oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Kas gücünün azalması hem düşme ihtimalini artırıyor hem de kırık sonrası iyileşme sürecini zorlaştırır. Uzmanlar özellikle ileri yaş grubunda düzenli yürüyüş, direnç egzersizleri ve denge çalışmaları yapılmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.</p>
<p><strong>Tedavide en önemli hedef hastayı hızla ayağa kaldırmak</strong></p>
<p>Geriatrik kırıklarda tedavi planı; kırığın tipi, hastanın genel sağlık durumu ve günlük yaşam beklentisine göre belirlenmektedir. Günümüzde birçok hastada cerrahi tedavi ön plana çıkmaktadır. Cerrahi tedavide şunlar amaçlanır: </p>
<ul>
<li>Hastayı mümkün olan en kısa sürede ayağa kaldırmak</li>
<li>Yatağa bağlı komplikasyonları önlemek</li>
<li>Hastanın bağımsız yaşamını korumak</li>
</ul>
<p>Tedavide vida-plak sistemleri, intramedüller çiviler ve özellikle kalça kırıklarında protez uygulamaları tercih edilebilmektedir. Bazı özel durumlarda ise ameliyatsız tedavi uygulanabilir. Stabil kırıklar veya ameliyat riski yüksek hastalarda alçı, ortez, ağrı kontrolü ve fizik tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir.</p>
<p><strong>Kırıkları önlemek mümkün</strong></p>
<p>Uzmanlara göre geriatrik kırıkların büyük bölümü alınacak bu basit önlemlerle önlenebilmektedir;</p>
<ol>
<li>Kemik sağlığınızı koruyun</li>
<li>Düzenli kemik yoğunluğu ölçümü yaptırın</li>
<li>Kalsiyum seviyenizi kontrol ettirin eksikse takviye alın</li>
<li>D vitamini seviyenizi kontrol ettirin eksikse takviye alın</li>
<li>Güneş ışığından yeterince faydalanın</li>
<li>Gerekirse osteoporoz tedavisine başlayın</li>
<li>Düşme riskini azaltın</li>
<li>Ev içi aydınlatmayı güçlendirin</li>
<li>Kaymaz halılar tercih edin</li>
<li>Banyoya tutunma barları yerleştirin</li>
<li>Kaymayan tabanlı ayakkabılar kullanın</li>
<li>Aktif yaşamdan vazgeçmeyin</li>
<li>Haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite yapın</li>
<li>Düzenli yürüyüş alışkanlığı kazanın</li>
<li>Denge ve direnç egzersizlerini ihmal etmeyin</li>
<li>Tai-chi ve pilates gibi dengeyi artıran aktiviteleri değerlendirin</li>
<li>Düzenli kontrolleri ihmal etmeyin</li>
<li>Görme ve işitme muayeneleri yaptırın</li>
<li>Kullanılan ilaçları düzenli gözden geçirin</li>
<li>Nörolojik ve kardiyolojik değerlendirmeleri aksatmayın</li>
</ol>
<p><strong>Yaşlı bireylerin bağımsız yaşamı korunabilir</strong></p>
<p>Uzmanlar, geriatrik kırıkların yaşlı bireylerde yalnızca fiziksel değil psikolojik ve sosyal etkiler de oluşturduğunu belirtmektedir. Özellikle hareket kaybı sonrası gelişen yalnızlık, özgüven kaybı ve bağımlılık hissi yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak erken tanı, doğru tedavi ve koruyucu önlemler sayesinde yaşlı bireylerin aktif ve bağımsız yaşamlarını uzun yıllar sürdürebilmeleri mümkün olabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasli-bireyleri-geriatrik-kiriklardan-koruyan-20-oneri-634813">Yaşlı Bireyleri Geriatrik Kırıklardan Koruyan 20 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl&#8217;de Engelsiz Turnuva Coşkusu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegolde-engelsiz-turnuva-coskusu-634713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[İnegöl Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[organizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[turnuva]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelliler Haftası kapsamında İnegöl Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen 4. Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası, özel bireylerin azmi, enerjisi ve spor sevgisine sahne oldu. Renkli görüntülerin oluştuğu organizasyonda dostluk, kardeşlik ve engelsiz yaşam mesajları ön plana çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-engelsiz-turnuva-coskusu-634713">İnegöl&#8217;de Engelsiz Turnuva Coşkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Engelliler Haftası kapsamında İnegöl Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen 4. Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası, özel bireylerin azmi, enerjisi ve spor sevgisine sahne oldu. Renkli görüntülerin oluştuğu organizasyonda dostluk, kardeşlik ve engelsiz yaşam mesajları ön plana çıktı.</p>
<p>İnegöl Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Engelliler Haftası kapsamında düzenlediği ve bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası, özel bireylerin heyecan dolu mücadelesine ev sahipliği yaptı. Artık geleneksel hale gelen turnuva sporun birleştirici gücünü ortaya koyarken hem duygusal hem de keyifli anlara sahne oldu.</p>
<p>6 TAKIM KIYASIYA MÜCADELE SERGİLEDİ<br />Engelleri sporla aşan özel bireyler futsal sahasında yeteneklerini sergilerken, tribünlerde de coşku ve mutluluk hakimdi. Turnuvanın açılışında ilk vuruşu İnegöl Kaymakamı Eren Arslan ile İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban birlikte yaptı. Başlangıç düdüğüyle birlikte sahaya çıkan sporcular, centilmence mücadeleleri ve sevinç dolu anlarıyla izleyenlerden alkış aldı. 6 takımın mücadele ettiği turnuvada karşılaşmalar 6’şar dakikalık periyotlarla oynandı ve toplam 4 maç gerçekleştirildi. Turnuvada; İnegöl Belediyesi Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi, Talha Ömer Faruk Teşik Özel Eğitim Uygulama Okulu 2. Kademe, İnegöl Belediyesi Özel Uygulama Okulu 3. Kademe, Halk Eğitim Merkezi 23 Yaş Üstü Kurs Merkezi, Ömer Osman Çağlayan Özel Eğitim Okul Takımı ile Nene Hatun Özel Eğitim Uygulama Merkezi 1. Kademe takımları yer aldı.</p>
<p>Sahada zaman zaman büyük çekişme yaşanırken, atılan goller kadar sporcuların birbirlerine verdiği destek ve samimi görüntüler de turnuvaya damga vurdu. Tribünlerden yükselen alkışlar özel sporcuların heyecanına ortak olurken, organizasyon boyunca renkli ve unutulmaz anlar yaşandı. Turnuva sonunda tüm sporcular kupa ve madalyalarla ödüllendirildi. Katılımcılara hediyeleri protokol üyeleri tarafından takdim edilirken, organizasyon toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p>
<p>Turnuvaya ilişkin açıklama yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Engelliler Haftası vesilesiyle düzenlediğimiz ve geleneksel hale gelen bir program Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası. Ben öncelikle turnuvaya katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum. Burada yarışma cesaretini gösterdiler. Bu organizasyonu 4’üncü kez yapıyoruz. Tüm paydaşlarımıza, katkı koyan öğretmenlerimize de bu vesileyle teşekkür ediyorum. Keyifli bir turnuva oldu” dedi.</p>
<p>Kaymakam Eren Arslan ise “Engelliler Haftası münasebetiyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile belediyemizin organize ettiği bu anlamlı organizasyonda bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Artık geleneksel hale geldi bu turnuva. Geçmiş yıllarda çok güzel vakit geçirdik. İnşallah yine aynı güzellikleri yaşayacağız. Gerçek engelin aslında yüreklerdeki sevgisizlik olduğunu biliyoruz. Sevgi, merhamet olduktan sonra, bakış açısı değiştikten sonra hiçbir engelin bizleri hayatın doğal akışından koparamayacağını gösteren bu etkinlik için emek veren herkese, katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegolde-engelsiz-turnuva-coskusu-634713">İnegöl&#8217;de Engelsiz Turnuva Coşkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kapadokya Eğitim Merkezi&#8217;nde Eğitim Yelpazesi Genişliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kapadokya-egitim-merkezinde-egitim-yelpazesi-genisliyor-634680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 13:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[genişliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kapadokya]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yelpazesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634680</guid>

					<description><![CDATA[<p>KAPEM ve Nevşehir Halk Eğitim Merkezi işbirliğince “Geleneksel Sanatlardan Geleceğin Teknolojisine” konseptiyle 4 yeni kurs açılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapadokya-egitim-merkezinde-egitim-yelpazesi-genisliyor-634680">Kapadokya Eğitim Merkezi&#8217;nde Eğitim Yelpazesi Genişliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KAPEM ve Nevşehir Halk Eğitim Merkezi işbirliğince “Geleneksel Sanatlardan Geleceğin Teknolojisine” konseptiyle 4 yeni kurs açılıyor.<br />Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Kapadokya Eğitim Merkezi (KAPEM)’de “Kaligrafi (Güzel Yazı), Ahşap Yakma Tekniği, Blok Tabanlı Robotik Kodlama Eğitimi (15 yaş ve üzeri) ve çocuklar için Resim Sanatı Eğitimi (7-14 yaş )” kursları açılıyor.<br />Nevşehir Belediyesi ve Nevşehir Şehit J. Onb. Muhammet Can Biçici Halk Eğitimi Merkezi iş birliğince alanında uzman eğitmen kadrosuyla düzenlenen kurslar sayesinde her yaş grubundan binlerce kişiye Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı sertifikalı eğitim imkânı sunan Kapadokya Eğitim Merkezi’nde bu kurs için kayıtlar 12 Mayıs 2026 Salı günü (bugün) başlıyor.<br />Tarık Kesekçi Parkı içerisindeki Paşa Konağı’nda faaliyet gösteren Nevşehir’in Eğitim Uygarlığı KAPEM yeni kurs döneminde;<br />Kaligrafi Kursu;  10 Haziran 2026 tarihinde başlayıp 11 Kasım 2026 tarihinde tamamlanacak. Kurs Çarşamba ve Perşembe günleri 10.00 – 15.00 saatleri arasında yapılacak.<br />Ahşap Yakma Tekniği Kursu; 08 Haziran 2026 tarihinde başlayıp 21 Ağustos 2026 tarihinde tamamlanacak. Kurs Hafta içi Her Gün 13.00 – 17.00 saatleri arasında yapılacak. <br />Çocuklar için Resim Sanatı Eğitimi Kursu; 7 – 14 yaş arası vatandaşların katılabileceği kurs, 20 Haziran 2026 tarihinde başlayıp 2 Ağustos 2026 tarihinde tamamlanacak. Kurs, Cumartesi ve Pazar 10.00 – 12.00 saatleri arasında yapılacak. <br />Blok Tabanlı Robotik Kodlama ve Eğitimi Kursu; 15 yaş ve üzeri vatandaşların katılabileceği kurs, 20 Haziran 2026 tarihinde başlayıp 16 Ağustos 2026 tarihinde tamamlanacak. Kurs Cumartesi ve Pazar 09.00 – 13.00 saatleri arasında yapılacak.<br />Ön başvuru yapan vatandaşlar ile Halk Eğitim Merkezi’nde kurs öncesi toplantı gerçekleştirilecek. Toplantı gün ve saat bilgisi Halk Eğitim Merkezi tarafından SMS olarak bilgi verilecek. Toplantı sonrası yeterli sayı (en az 12 kişi) oluşursa kursların kesin açılması planlanacak. Kontenjan dolduğunda yapılacak değerlendirme toplantısındaki talebe göre yeni kurs açılışı yapılacak. Kurslar için katılım durumunun, planlama için belirleyici olduğu ifade edildi.<br />Kontenjanlarla sınırlı kursa katılmak isteyen vatandaşlar www.nevsehir.bel.tr adresindeki hızlı menü içerisinde bulunan KAPEM Kurs Kayıt sekmesinden online olarak kayıtlarını yaptırabilecek.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapadokya-egitim-merkezinde-egitim-yelpazesi-genisliyor-634680">Kapadokya Eğitim Merkezi&#8217;nde Eğitim Yelpazesi Genişliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstatistiklerle Aile, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-aile-2025-634487</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 08:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[evli]]></category>
		<category><![CDATA[hanehalkı]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[statistiklerle]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634487</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl mayıs ayının son haftasının Milli Aile Haftası olarak kutlanmasına karar verildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-aile-2025-634487">İstatistiklerle Aile, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her yıl mayıs ayının son haftasının Milli Aile Haftası olarak kutlanmasına karar verildi</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplumların varlıklarını istikrarlı bir şekilde sürdürebilmelerinde, güçlü aile ve nüfus yapısı önemli rol oynamaktadır. Ülkemizde aile, toplumun temeli olarak kabul edilmiş ve bu husus Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile teminat altına alınmıştır. Günümüzde demografik yapımızda meydana gelen değişimler, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik politikaların eşgüdüm içerisinde etkin bir şekilde yürütülmesini gerekli kılmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Bu çerçevede 2025 yılının &#8220;Aile Yılı&#8221; olarak ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların, uzun vadeli ve bütüncül bir politika çerçevesinde yürütülmesi amacıyla 2026-2035 dönemi &#8220;Aile ve Nüfus On Yılı&#8221; olarak ilan edilmiştir. Bu kapsamda her yıl mayıs ayının son haftasının &#8220;Milli Aile Haftası&#8221; olarak kutlanmasına ve kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenmesine karar verilmiştir.</p>
<p> </p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2012 yılından itibaren özel günlerde günün önemine atfen özel yayın ya da haber bülteni yayımlamaktadır. Bu kapsamda &#8220;Milli Aile Haftası&#8221;na özel olarak hazırlanan bu bültende ülkemizdeki aile yapısını ortaya koyan temel istatistiklere yer verilmiştir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ortalama hanehalkı büyüklüğünün 3,08 kişiye düştüğü görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye&#8217;de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2025 yılında 3,08 kişiye düştüğü görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yıllara göre ortalama hanehalkı büyüklüğü, 2008-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-0-4e4YXqpZ.png"/></p>
<p><strong>Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il Şırnak oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,84 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 4,63 kişi ile Şanlıurfa ve 4,43 kişi ile Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,49 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli&#8217;yi, 2,50 kişi ile Giresun ve 2,51 kişi ile Çanakkale izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ortalama hanehalkı büyüklüğü, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-1-mBLTgisc.png"/></p>
<p><strong>Tek kişilik hanehalklarının oranı arttı</strong></p>
<p> </p>
<p>ADNKS sonuçlarına göre, 2014 yılında %13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2025 yılında %20,5&#8217;e yükseldiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hanehalkı tiplerine göre hanehalkı oranı, 2014-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-2-Fv5vN4eK.png"/></p>
<p><strong>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranında azalma olduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hanehalklarının oranı, 2014 yılında %67,4 iken 2025 yılında %62,7&#8217;ye geriledi. Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının oranı 2014 yılında %16,7 iken 2025 yılında %13,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hanehalklarının %11,3&#8217;ünü tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2014 yılında toplam hanehalklarının %7,6&#8217;sını tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluştururken 2025 yılında %11,3&#8217;ünü oluşturdu. Toplam hanehalklarının 2025 yılında %2,8&#8217;ini baba ve çocuklardan oluşan, %8,5&#8217;ini ise anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oluşturduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı %3,3&#8217;e yükseldi</strong></p>
<p> </p>
<p>Aralarında eş, anne-çocuk veya baba-çocuk ilişkisi olmayan fertleri içeren; diğer bir ifadeyle çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı 2014 yılında %2,1 iken 2025 yılında %3,3&#8217;e yükseldi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gümüşhane oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2025 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin %32,7 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini %30,8 ile Tunceli ve %30,5 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %11,5 ile Batman oldu. Bu ili %12,4 ile Diyarbakır ve Van izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-3-8gvR8GRm.png"/></p>
<p><strong>Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gaziantep oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %70,5 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini %69,8 ile Diyarbakır ve %69,6 ile Şanlıurfa takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %49,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %51,5 ile Gümüşhane ve %53,4 ile Artvin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-4-5UZ4nfbG.png"/></p>
<p><strong>Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Bingöl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %13,8 ile Bingöl oldu. Bu ili, %13,7 ile Elazığ ve %13,4 ile Adana illeri izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise %8,3 ile Ardahan, %8,9 ile Burdur ve %9,1 ile Yozgat oldu.</p>
<p> </p>
<p>Toplam hanehalkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, %10,7 ile Bingöl, %10,4 ile Elazığ ve %10,2 ile Adana olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise %5,6 ile Ardahan, %6,5 ile Burdur ve Yozgat oldu.</p>
<p> </p>
<p>Diğer yandan, baba ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, %4,3 ile Kilis, %3,7 ile Batman ve %3,6 ile Malatya olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise sırasıyla %2,2 ile Sinop, %2,3 Nevşehir ve Kastamonu oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %21,2 ile Hakkari oldu. Hakkari ilini %19,2 ile Batman ve %18,6 ile Şırnak izledi. Bu oranının en düşük olduğu il ise %9,2 ile Eskişehir oldu. Eskişehir ilini %10,3 ile Ankara ve Çanakkale izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-5-kghZHM2Y.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı %41,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin %41,9&#8217;unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin %68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin %27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Hanelerin %19,1&#8217;inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, %14,1&#8217;inde iki çocuk, %5,7&#8217;sinde üç çocuk, %1,9&#8217;unda dört çocuk, %1,1&#8217;inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560&#8217;ında 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin %26,1&#8217;inde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Ülkemizde 2014 yılında en az bir yaşlı fert bulunan hanelerin 1 milyon 73 bin 367&#8217;sini tek başına yaşayan yaşlı fertler oluştururken 2025 yılında 1 milyon 836 bin 496&#8217;sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek kişilik hanelerin %33,2&#8217;sini tek başına yaşayan yaşlılar oluşturdu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ülkemizde tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam tek kişilik hanehalkları içindeki oranı 2025 yılında %33,2 oldu. Cinsiyete göre tek kişilik yaşlı hanehalkı oranı incelendiğinde bu oranın %26,5&#8217;ini erkek, %73,5&#8217;ini ise kadınların oluşturduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam tek kişilik hanehalkları içindeki oranının en yüksek olduğu illere bakıldığında, %47,6 ile Balıkesir&#8217;in ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu sırasıyla %47,4 ile Burdur ve %46,8 ile Çorum izledi. Bu oranın en az olduğu iller ise sırasıyla %10 ile Hakkari, %16,2 ile Şırnak ve %21 ile Batman oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı fertlerin %37,9&#8217;unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre mesafeleri incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin %37,9&#8217;unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, %5,9&#8217;unun çocuğu ile aynı binada, %6,8&#8217;inin aynı cadde veya sokakta, %8,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %15&#8217;inin çocuğu ile aynı ilçede ve %9,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Diğer yandan yaşlı fertlerin %9,9&#8217;unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %1,7&#8217;sinin ise Türkiye&#8217;de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %36,4&#8217;ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %39,9&#8217;unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %43&#8217;ünün en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3&#8217;ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında %10,1&#8217;inin en az bir çocuğu ile aynı binada, %12,8&#8217;inin aynı cadde veya sokakta, %13,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %22,8&#8217;inin çocuğu ile aynı ilçede ve %14,2&#8217;sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3&#8217;ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %2,7&#8217;sinin Türkiye&#8217;de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili %39,8 ile Kastamonu ve %39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise %4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili %4,8 ile Gaziantep, %5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş grubu 25-29 olup hiç evlenmeyenlerin %70&#8217;inin ebeveynleri ile yaşadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında, 25-29 yaş grubunda ve hiç evlenmemiş olan 3 milyon 502 bin 33 kişiden 2 milyon 452 bin 909 kişinin anne ve/veya babası ile birlikte yaşadığı görüldü. Diğer bir ifadeyle, 25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş olup ebeveynleri ile yaşayanların oranı toplamda %70 oldu. Bu oranın %42,6&#8217;sını erkekler, %27,4&#8217;ünü ise kadınlar oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam resmi evlilikler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapanların oranı %8 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>ADNKS sonuçlarına göre, 2025 yılında toplam resmi evlilikler içinde, son evliliğinde birinci dereceden kuzenleri ile akraba evliliği yapmış bireylerin oranı %8 oldu. Akraba evlilikleri akrabalık türüne göre incelendiğinde, akraba evliliği yapmış bireylerin %46,4&#8217;ünün hala/dayı çocukları ile %27,2&#8217;sinin amca çocukları ile ve %26,4&#8217;ünün ise teyze çocukları ile evli olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akrabasıyla evli olan bireylerin en fazla olduğu il Mardin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam resmi evlenmeler içindeki akraba evlilikleri illere göre incelendiğinde, 2025 yılında toplam evli bireyler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en fazla olduğu il %19,7 ile Mardin oldu. Bu ili %18,8 ile Şanlıurfa ve %16,7 ile Siirt izledi. Akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en az olduğu il ise %1,2 ile Edirne oldu. Bu ili %1,5 ile Kırklareli ve %2 ile Çanakkale izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akraba evliliği oranı 2025 yılında %3 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Evlenme istatistikleri sonuçlarına göre, 2010 yılında gerçekleşen resmi evlenmelerin %5,9&#8217;unun akraba evliliği olduğu ve bu oranın sonraki yıllarda sürekli düşüş göstererek 2020 yılında %3,8, 2025 yılında ise %3 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akraba evliliği oranı, 2010-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-6-EW9bKztP.png"/></p>
<p><strong>Akraba evliliği oranının en yüksek olduğu il %16,9 ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Akraba evliliği oranı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında akraba evliliği oranının en yüksek olduğu ilin %16,9 ile Şanlıurfa olduğu görüldü. Bu ili, %11 ile Mardin ve %10,8 ile Siirt izledi. Akraba evliliği oranının en düşük olduğu il %0,4 ile Kütahya ve Edirne oldu. Bu ili %0,5 ile Çanakkale izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bireylerin mutluluk kaynağı aileleri oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025 sonuçlarına göre bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı %69 olurken, bunu sırasıyla %15,6 ile çocukları, %4,8 ile kendisi, %3,9 ile eşi, %3,3 ile annesi/babası ve %1,9 ile torunları takip etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Babası vefat etmiş çocukların sayısı 251 bin 929 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>ADNKS sonuçlarına göre, 2025 yılında Türkiye&#8217;de toplam 21 milyon 375 bin 930 çocuk içinde, hem annesi hem babası vefat etmiş çocuk sayısının 4 bin 907, babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, annesi vefat etmiş çocuk sayısının ise 79 bin 214 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Cinsiyete göre incelendiğinde, hem annesi hem babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 2 bin 552, kız çocuk sayısının 2 bin 355, babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 128 bin 983, kız çocuk sayısının 122 bin 946, annesi vefat etmiş erkek çocuk sayısının 40 bin 478, kız çocuk sayısının 38 bin 736 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 191 bin 371 çocuk etkilendi </strong></p>
<p> </p>
<p>Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin %74,6&#8217;sı anneye, %25,4&#8217;ü babaya verildi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Geniş ailelerin %27,1&#8217;inin yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60&#8217;ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2025 yılında %20,6 olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hanehalklarının %9,8&#8217;inin, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının %20,4&#8217;ünün, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının %27,1&#8217;inin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının ise %14,3&#8217;ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı %57,1 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, fertlerin %57,1&#8217;inin oturduğu konutun sahibi olduğu, %27&#8217;sinin ise kiracı olduğu görüldü. Lojmanda oturanların oranı %0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise %15 olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sızdıran çatı, nemli duvar, çürümüş pencere çerçevesi en önemli konut ve çevre sorunu oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2025 yılında nüfusun %28,8&#8217;i konutunda sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. sorunla karşılaştı. Diğer yandan nüfusun %27,9&#8217;u izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken, %22,1&#8217;i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Konut ve çevre konusunda sorun yaşayan fertlerin oranı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/istatistiklerle-aile-2025-7-qlRUyZJJ.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-aile-2025-634487">İstatistiklerle Aile, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7. Sufi Film Festivali &#8220;Tarihin En Uzun Sessizliği&#8221; Temasıyla Konyalı Sanatseverlerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/7-sufi-film-festivali-tarihin-en-uzun-sessizligi-temasiyla-konyali-sanatseverlerle-bulustu-634317</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 10:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gösterim]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatını Kaybeden]]></category>
		<category><![CDATA[Hind]]></category>
		<category><![CDATA[sessizliği]]></category>
		<category><![CDATA[sufi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihin]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT’nin desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 7’ncisi düzenlenen Sufi Film Festivali, bu yıl Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin hatırasına özel olarak düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-sufi-film-festivali-tarihin-en-uzun-sessizligi-temasiyla-konyali-sanatseverlerle-bulustu-634317">7. Sufi Film Festivali &#8220;Tarihin En Uzun Sessizliği&#8221; Temasıyla Konyalı Sanatseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT’nin desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 7’ncisi düzenlenen Sufi Film Festivali, bu yıl Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin hatırasına özel olarak düzenlendi. Festival kapsamında Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin isimlerinden oluşan deneysel anma filmi ile “Hind Rajab’ın Sesi” adlı filmin özel gösterimi Depo No 4’te izleyiciyle buluştu.</strong></p>
<hr/>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT’nin desteğiyle, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 7. Sufi Film Festivali, “Tarihin En Uzun Sessizliği” temasıyla düzenlendi.</p>
<p>Bu yıl İsrail zulmüyle hayatını kaybeden Filistinli sivillere adanan festival kapsamında hafta sonu “Tarihin En Uzun Sessizliği” adlı deneysel anma filmi ile ödüllü “Hind Rajab’ın Sesi” filminin özel gösterimi Konya Büyükşehir Belediyesi Depo No 4’te gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>60 BİN FİLİSTİNLİNİN İSİMLERİ İLE YAŞ BİLGİLERİ PAYLAŞILDI</strong></p>
<p>Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine dayanılarak hazırlanan deneysel filmde, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden yaklaşık 60 bin Filistinlinin Arapça ve İngilizce isimleri ile yaş bilgileri paylaşıldı. 30 saati aşan süresiyle dikkat çeken çalışma, izleyiciyi rakamların ötesinde, isimler ve hatıralar üzerinden yaşanan büyük trajediyle yüzleştirmeyi amaçladı.</p>
<p><strong>“HİND RAJAB’IN SESİ” FİLMİNİN ÖZEL GÖSTERİMİ YAPILDI</strong></p>
<p>10 Mayıs Pazar günü ise yönetmenliğini ve senaristliği Tunuslu Kaouther Ben Hania&#8217;nın üstlendiği ve uluslararası ödüller kazanan “Hind Rajab’ın Sesi” filminin özel gösterimiyle devam etti. </p>
<p>Filistin’de yaşanan insanlık dramını dünya kamuoyuna taşıyan önemli yapımlardan biri olan film, tek gösterim olarak izleyiciyle buluştu. Filmde 2024 yılında Gazze&#8217;de İsrail saldırısı altındaki bir araçta mahsur kalan 6 yaşındaki Hind Rajab&#8217;ın, Kızılay gönüllüleriyle yaptığı gerçek telefon görüşmelerine dayanıyor.</p>
<p>Festival kapsamında Depo No 4’e gelen ziyaretçilere, Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin hatırasına birer karanfil de takdim edildi.</p>
<p>7. Sufi Film Festivali, bu yıl sinemanın gösterişli anlatım imkânlarından çok, sessizliğin ve hatırlamanın gücüne odaklandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-sufi-film-festivali-tarihin-en-uzun-sessizligi-temasiyla-konyali-sanatseverlerle-bulustu-634317">7. Sufi Film Festivali &#8220;Tarihin En Uzun Sessizliği&#8221; Temasıyla Konyalı Sanatseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen&#8217;de bir açılış iki müjde!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menemende-bir-acilis-iki-mujde-634293</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 09:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış]]></category>
		<category><![CDATA[asarlık]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[Menemen Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[pehlivan]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menemen Belediyesi her ihtiyaç ve her yaş grubu için ‘özel’ çalışmaya devam ediyor. Bu kapsamda Asarlık'ta minikler için trafik eğitim parkuru açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemende-bir-acilis-iki-mujde-634293">Menemen&#8217;de bir açılış iki müjde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Menemen Belediyesi her ihtiyaç ve her yaş grubu için ‘özel’ çalışmaya devam ediyor. Bu kapsamda Asarlık&#8217;ta minikler için trafik eğitim parkuru açıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Burada eğitim alacak çocuklar, gelecekte güvenli araç kullanacak, trafikte anne ve babalarını uyaracak.&#8221; dedi.</i></b></p>
<p>Menemen’in dört bir tarafına hizmet götüren ve açılışlarıyla kente birçok eser kazandıran Menemen Belediyesi, geleceğe dönük yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Trafikte yaşanan kaza, şiddet vb. olumsuz tablolara karşı bilinçlenmenin küçük yaşlarda başlaması adına Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Asarlık&#8217;ta trafik eğitim parkuru açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, İlçe Emniyet Müdürü Gürcan Alev, Menemen İlçe Jandarma Komutanı Ali Yıldırım, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, Menemen Şoförler Odası Başkanı Cem Pehlivanoğlu, gaziler, vatandaşlar ve çocuklar katıldı. Açılışın trafik haftasına denk gelmesi, yapılan hizmetin anlamını bir kez daha vurgulanırken, açılışa katılan öğrenciler trafikte dikkatin ve saygının önemine dikkat çekti.  </p>
<p><b>&#8220;Trafik kuralları çocukluktan itibaren zihinlere yerleşmeli&#8221;</b></p>
<p>Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Mesafelerin kısaldığı, ulaşımın arttığı, teknolojinin tüm nimetleriyle karşımızda olduğu bir çağda yaşıyoruz. Böylesi bir hız çağında, ne yazık ki bazen 5 dakika için bir ömür harcıyor, bazen bir anlık öfkeyle hem kendimizin, hem sevdiklerimizin, hem de karşımızdaki kişilerin yaşamlarını çok farklı yerlere sürükleyebiliyoruz. Bizler de Menemen Belediyesi olarak, trafik kurallarının çocukluktan itibaren zihinlere yerleşmesi ve gelecekte hiçbir hemşehrimizin burnunun dahi kanamaması için, bugün bu tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Burada eğitim alacak çocuklar, yarınlarda güvenli araç kullanacak. Burada eğitim alacak çocuklar; anne ve babaları araç kullanırken kural ihlali yaparsa onları uyaracak. Böylece yollarımız daha güvenli, daha saygılı, daha huzurlu olacak. Bugün içinde bulunduğumuz 15 bin metrekarelik Asarlık Gençlik Merkezi arazisi, trafik eğitim parkurunun da hizmete girmesiyle, tam bir eğitim yuvasına dönüşüyor. Gençlik merkezimiz her gün dolup taşıyor. İçinde masa tenisinden playstationa, ders çalışma alanından sinevizyon ve kafeterya bölümüne kadar sosyal alanlarla donattığımız merkezimiz, bölgemizdeki gençlerden yoğun ilgi görüyor. Açık ve kapalı olimpik yüzme havuzlarımıza ilgi en üst düzeyde devam ediyor ve altını kalın harflerle çizerek söylüyorum; tamamen ücretsiz yüzme kursumuz, uzman eğitmenlerimiz eşliğinde tam kapasite ve dolulukla hizmet veriyor. Yine bu alanda inşa edip Sağlık Bakanlığımız ile protokol imzalayarak hizmete soktuğumuz Asarlık Aile Sağlığı merkezi, bölgenin çok önemli bir ihtiyacını karşılayarak, Menemen Devlet Hastanesi&#8217;ne gitmeden hemşehrilerimizin yürüme mesafesinde sağlık hizmeti almasını sağlıyor.&#8221; dedi.</p>
<p><b>Başkan Pehlivan&#8217;dan bir müjde daha</b></p>
<p>Asarlık&#8217;ta gerçekleştirilen trafik eğitim parkuru açılışında konuşan Başkan Pehlivan ayrıca bölge halkına bir de müjde verdi. Kent-2 ve Menemen Şehir Parkı&#8217;nda açılan şubeleri çok sevilen Aynısefa kafelerin üçüncü şubesinin Ulukent Kent Gözü Rekreasyon Alanı&#8217;nda 19 Mayıs&#8217;ta açılacağını söyleyen Başkan Pehlivan, dördüncü şubeninse Asarlık&#8217;ta olacağını ilan etti. Başkan Pehlivan&#8217;ın bu müjdesi vatandaşlardan yoğun alkış aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemende-bir-acilis-iki-mujde-634293">Menemen&#8217;de bir açılış iki müjde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda kalp hastalıkları yaygınlaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari-yayginlasiyor-634233</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 09:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari-yayginlasiyor-634233">Çocuklarda kalp hastalıkları yaygınlaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin</strong> genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” diyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi</strong></p>
<p>Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle<strong> </strong>çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır.</p>
<p><strong>Hareketsiz yaşam tarzı</strong></p>
<p>Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.</p>
<p><strong>Çocukluk çağı obezitesi</strong></p>
<p>Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>Aşırı tuz tüketimi</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.</p>
<p><strong> ‘Büyüme döneminde olur’ algısı</strong></p>
<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor.</p>
<p><strong>Şekerli ve gazlı içecekler</strong></p>
<p>Şekerli, gazlı ve kolalı içecekler hem kilo artışına hem de metabolik dengesizliklere yol açarak kalp sağlığını dolaylı olarak bozar. Ayrıca insülin direnci ve diyabet riskini artırır. Kafeinli içeceklerin de çocuk beslenmesinde yeri yoktur. Çok fazla kahve tüketimi çocuklarda ritim bozukluklarını tetikleyebilmektedir. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.</p>
<p><strong>Yetersiz uyku</strong></p>
<p>Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong> Duruş ve oturuş bozukluğu</strong></p>
<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çocuklar uzun süre tablet, telefon ve bilgisayar başında oturma sırasında, eğilerek bel desteksiz oturdukları için omurgada eğrilikler ve göğüs kafesi şekil bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Bu duruş ve oturuş bozuklukları, çocuklarda göğüs ağrısını tetikleyebilmektedir” diyor.</p>
<p><strong>Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek</strong></p>
<p>Genetik faktörler çocuklarda kalp hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturur. Ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa ya da ailede doğuştan gelen kalp hastalığı olan bireyler varsa çocuk da risk altında olabilir. Bu nedenle, aile öyküsü mutlaka doktora belirtilmeli ve çocuk düzenli kontrollerden geçirilmelidir.</p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test</strong></p>
<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıklıyor;</p>
<p><strong>EKG (Elektrokardiyografi): </strong>Ritim bozuklukları, düzensiz kalp atımı ve bazı yapısal sorunlar hakkında bilgi verir. Çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı veya ani halsizlikte ilk tercih edilen, hızlı ve ağrısız bir testtir. Göğüse yerleştirilen elektrotlarla kalp ritmi değerlendirilir.</p>
<p><strong>EKO (Ekokardiyografi): </strong>Kalbin yapısı ve işleyişini ultrasonla gösterir. Kapaklar, kalp kası, doğuştan kalp delikleri ve kan akışı incelenir. Üfürüm (kalpte ses), nefes darlığı, morarma veya gelişme geriliği varsa bu test büyük önem taşır. </p>
<p><strong>Efor Testi (Gerekli Durumlarda): </strong>Egzersiz sırasında kalbin performansını ve ritmini değerlendirir. Genellikle koşu bandında yürüyerek yapılır. Aktif spor yapan veya çabuk yorulan çocuklarda hayati önem taşıyabilir. Spor öncesi değerlendirmelerde de tercih edilir. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari-yayginlasiyor-634233">Çocuklarda kalp hastalıkları yaygınlaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;nın çınarları üniversiteli oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovanin-cinarlari-universiteli-oluyor-634140</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 08:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[3. Yaş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[çınarları]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteli]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634140</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de düzenlenen 3. Yaş Üniversitesi Şenliği’ne katılan Bornova Belediyesi, "Sağlıklı Yaş Alma Merkezi" ile kurduğu güçlü altyapıyı müjdeyle taçlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovanin-cinarlari-universiteli-oluyor-634140">Bornova&#8217;nın çınarları üniversiteli oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de düzenlenen 3. Yaş Üniversitesi Şenliği’ne katılan Bornova Belediyesi, &#8220;Sağlıklı Yaş Alma Merkezi&#8221; ile kurduğu güçlü altyapıyı müjdeyle taçlandı. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, &#8220;Deneyimlerin akademik bilgiyle buluşacağı Bornova 3. Yaş Üniversitesi için çalışmalarımızı başlattık&#8221; dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen 3. Yaş Üniversiteleri Şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Şenlikte yerini alan Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, ilçede ileri yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artıran öncü projelerini tanıttı. Kurulan stantta; yaş almış büyüklerin sosyal hayata katılımını sağlayan etkinliklerin kalbi olan Sağlıklı Yaş Alma Merkezi, ihtiyaç anında vatandaşın yanında olan Evde Bakım Hizmetleri ve sağlığa erişimi kolaylaştıran Sağlık Destek Kartı projeleri katılımcılardan büyük ilgi gördü.</p>
<p><b>Birinci basamaktan üniversiteye: Güçlü altyapı</b></p>
<p>Bornova Belediyesi, sadece fiziksel sağlık hizmetleriyle değil, sosyal projeleriyle de &#8220;3. Yaş Üniversitesi&#8221; modelinin temellerini şimdiden atmış durumda. Sağlıklı Yaş Alma Merkezi bünyesinde &#8220;Bornova’nın Çınarları&#8221;na yönelik gerçekleştirilen eğitim, sanat ve spor organizasyonları, kurulacak üniversitenin akademik müfredatına doğal bir hazırlık niteliği taşıyor. Şenlikte yapılan duyuruyla, bu zengin altyapının resmi bir eğitim modeline dönüştürülmesi için hazırlıklara başlandığı vurgulandı.</p>
<p><b>Başkan Ömer Eşki: &#8220;Tecrübeyi emekli etmiyoruz&#8221;</b></p>
<p>Projenin Bornova için önemine değinen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, yaşlılık dönemini bir &#8220;tazelenme&#8221; süreci olarak gördüklerini belirterek şunları söyledi: &#8220;Toplumumuzun hafızası olan büyüklerimizin tecrübelerini akademik bir çatıda toplamak istiyoruz. Sağlıklı Yaş Alma Merkezimizle attığımız adımları, Bornova 3. Yaş Üniversitesi ile taçlandıracağız. Amacımız, Bornova’da yaş alan her vatandaşımızın hayatın içinde, üretken ve mutlu kalmasını sağlamak. Bizim onlardan öğrenecek çok şeyimiz var.&#8221;</p>
<p><b>İzmir’in eğitim ağı Bornova ile büyüyor</b></p>
<p>Ege Geriatri Derneği ile koordineli yürütülen çalışmalar kapsamında Bornova’nın da sisteme dahil olmasıyla, İzmir’deki 3. Yaş Üniversitesi ağı tüm şehri kapsayan dev bir yaşam okuluna dönüşecek. Bornova Belediyesi, bu modelle yaşlı bireyleri sosyal izolasyondan kurtararak, onlara &#8220;ikinci bir yaşam&#8221; sunmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovanin-cinarlari-universiteli-oluyor-634140">Bornova&#8217;nın çınarları üniversiteli oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutlu annelerin kenti Konak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mutlu-annelerin-kenti-konak-634002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 12:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[annelerin]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kenti]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun kadın ve çocukları önceleyen yerel yönetim hizmetleri, Konaklı annelerin yüzünü güldürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mutlu-annelerin-kenti-konak-634002">Mutlu annelerin kenti Konak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun kadın ve çocukları önceleyen yerel yönetim hizmetleri, Konaklı annelerin yüzünü güldürdü. Başkan Mutlu, “Bir kadın ve bir anne olarak, kadınların yaşadığı zorlukları, fırsat eşitsizliklerini, güçlü durma çabasını aynı pencereden görebiliyorum. Kadınları, anneleri güçlendiren çalışmalarımız artarak, işlevselleşerek devam edecek” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin, annelerin hayatını kolaylaştıran hizmet programı son iki yılda fark yarattı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun, kadın ve çocukları önceleyen sosyal belediyecilik anlayışının izdüşümleri, annelerin yüzüne mutluluk olarak yansıdı. Sosyal projeler, eğitim, kurs ve çeşitli aktivitelerle desteklenen yerel hizmetler, annelerin omuzlarındaki yükü hafifletti, mesleki ve sosyal yaşamda daha çok yer alabilmelerine olanak tanıdı. Adil bir kent ve eşit yurttaşlığın, kadınları ve çocukları mutlu bir kentle mümkün olacağını ifade eden Başkan Mutlu, “Bir kadın ve bir anne olarak, kadınların yaşadığı zorlukları, fırsat eşitsizliklerini, güçlü durma çabasını aynı pencereden görebiliyorum. Konak’ta göreve geldiğimiz ilk gün, artık Konak’ın bir kadın başkanı var ve bu kentte kadınlar daha görünür olacak, annelerin omuzlarındaki yük hafifleyecek, dedik. Mutlu Çocuklar Oyun Evleri’yle başladığımız desteğimizi dayanışmayla da güçlendirerek çok daha geniş alanlara yaydık. Kadınları, anneleri güçlendiren çalışmalarımız artarak, işlevselleşerek devam edecek” dedi.<b> </b></p>
<p><b>Mutlu Çocuklar’ın mutlu anneleri</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin 3-5 yaş arası çocukların gelişimine destek olan Mutlu Çocuklar Oyun Evleri sayesinde çocuklar fırsat eşitliğine kavuştu, anneler ise kendilerine zaman ayırma ve istihdama katılma şansı buldu. 10 merkezde ücretsiz hizmet veren Mutlu Çocuklar Oyun Evleri’ne çocuklarını gönül rahatlığıyla emanet eden annelerin bir kısmı işe girerek çalışmaya başladı. Belediyenin kurslarına katılarak el işi öğrenen ve bunu ev ekonomisine katkıya dönüştüren, belediyenin el emeği kermeslerine katılanlar da Mutlu Çocuklar Oyun Evleri’nin annelere katkısının en güzel örneklerinden oldu.</p>
<p><b>Eğitim desteği</b></p>
<p>Başta Mutlu Çocuklar Oyun Evleri anneleri olmak üzere kentin dört bir yanındaki anneler çeşitli eğitimlere katılarak kendilerini geliştirdi. Anne Destek Programı, En İyi Narkotik Polisi; Anne, Emzirme Eğitimi gibi eğitimlerle annelerin farkındalığı yükseltildi.</p>
<p><b>Yaşamın ilk gününden itibaren birlikte</b></p>
<p>Konak’ta ilk defa anne olan ya da yeni bebeklerini kucaklarına alan anneler yalnız bırakılmayarak Hoş Geldin Bebek projesinden yararlanmaları sağlandı. Hayata gözlerini Konak’ta açan minikler, özel olarak hazırlanan hediye paketiyle karşılandı. Hoş Geldin Bebek çantasının içerisinde bebek bezinden ıslak beze, alt açma örtüsünden biberona, zıbından çoraba kadar bebeğin ilk günlerinde kullanılacak malzeme ve giysiler yer aldı. Öte yandan anneler, emzirme eğitimiyle de desteklendi.</p>
<p><b>El emeği değerlendi</b></p>
<p>Yılbaşı, Kadınlar Günü gibi özel günler başta olmak üzere kentin dört bir yanında kurulan el emeği kermesleri, üreten kadınların aile bütçelerine katkı sağlayan bir misyon üstlendi. Kermesler sayesinde kadınlar el emeklerine değer kattı. Özellikle Anneler Günü için kurulan kermesler duygusal anlar yaşattı. Konaklı annelerin el emeği ürünleri yine annelere armağan olarak ulaştı.</p>
<p><b>Zor günlerde de birlikte</b></p>
<p>Konaklı anneler, Kadın Danışma Merkezi’nin açılmasıyla rahat bir nefes aldı. İlçenin farklı noktalarında açılan ilk başvuru noktaları sayesinde anneler, kimseye anlatamadıkları, kimseye soramadıkları konuları uzmanlarla paylaşma ve çözüme yönelme şansı buldu. Öte yandan Psikososyal Destek Merkezi de özellikle ergenlik çağında çocuğu olan annelerin en önemli destek noktası oldu.<b> </b></p>
<p><b>Sağlıklı yaşama teşvik</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin kadınlara yönelik spor kursları ve aktiviteleri de başta annelerin yararlandığı programlar arasındaki yerini aldı. Çocuklarını spor okullarına kaydeden anneler, pilates, aerobik ve kardiyo sınıflarına katıldı. Anneler Günü için düzenlenen aerodans, açık havada spor gibi etkinliklerle anneler, sağlıklı bir yaşam için teşvik edildi.<b> </b></p>
<p><b>Kalplerde yer etti</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin yaz aylarında düzenlenen deniz gezileri ise annelerin kalbinde taht kurdu. Çocuğunu denize götürme fırsatı bulamayan anneleri sevindiren gezilerden en çok memnun kalanlar ise engelli çocukların anneleri oldu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mutlu-annelerin-kenti-konak-634002">Mutlu annelerin kenti Konak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Minik Satranççılar Şah Mat Yolculuğunda Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/minik-satranccilar-sah-mat-yolculugunda-bulustu-633954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 10:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[mat]]></category>
		<category><![CDATA[minik]]></category>
		<category><![CDATA[şah]]></category>
		<category><![CDATA[satranç]]></category>
		<category><![CDATA[satranççılar]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[turnuva]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğunda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi (ÇKSM) ile Türkiye Satranç Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 7-8-9-12 Yaş Şah Mat Yolculuğu ÇKSM Satranç Turnuvası, Manisa Gediz Spor Salonu’nda başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minik-satranccilar-sah-mat-yolculugunda-bulustu-633954">Minik Satranççılar Şah Mat Yolculuğunda Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi (ÇKSM) ile Türkiye Satranç Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 7-8-9-12 Yaş Şah Mat Yolculuğu ÇKSM Satranç Turnuvası, Manisa Gediz Spor Salonu’nda başladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun destekleriyle gerçekleştirilen organizasyonda farklı yaş kategorilerinden sporcular kıyasıya mücadele etti.</p>
<p>Manisa’da satranç sporunun gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen turnuva, sporcuların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Manisa Gediz Spor Salonu’nda düzenlenen organizasyonda farklı yaş kategorilerinde turnuvaya katılan çocuklarla birlikte ailelerin de organizasyona yoğun ilgi gösterdiği görüldü.</p>
<p><b>Geleceğin Satranç Sporcuları Hamlelerini Yaptı</b></p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi tarafından organize edilen turnuvada, 7, 8, 9 ve 12 yaş kategorilerinde sporcular centilmence mücadele etti. Turnuva boyunca sporcuların stratejik düşünme, planlama ve dikkat becerilerini ortaya koyduğu organizasyonun, çocukların sosyal gelişimlerine katkı sunmasının yanında satranca olan ilgiyi de artırması hedeflendi.</p>
<p>Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ural Sevener, satrancın çocukların zihinsel gelişimi açısından önemli bir spor dalı olduğunu belirterek, çocukların erken yaşta satranç ile buluşmasının önemine değindi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun destekleriyle gerçekleştirilen organizasyonların, çocukların kültürel ve sportif gelişimine katkı sunmaya devam edeceği belirtildi.</p>
<p><b>“Dereceye Girenlere Ödülleri Verildi”</b></p>
<p>Çeşitli yaş kategorilerinde düzenlenen satranç turnuvasının sonunda, dereceye girenlere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Sporcular aldıkları madalya ve ödüllerle bir sonraki yarışmayı beklemeye başladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minik-satranccilar-sah-mat-yolculugunda-bulustu-633954">Minik Satranççılar Şah Mat Yolculuğunda Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de hayat kurtaran ilkyardım eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-hayat-kurtaran-ilkyardim-egitimi-633698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:43:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hür]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kurtaran]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Sağlık Buluşmaları”nda ilk yardımın hayati önemi anlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-hayat-kurtaran-ilkyardim-egitimi-633698">Nilüfer&#8217;de hayat kurtaran ilkyardım eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Sağlık Buluşmaları”nda ilk yardımın hayati önemi anlatıldı. Uzman Hasan Hür, toplumda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekere, patrik uygulamalarla katılımcılara hayat kurtaran bilgiler verdi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında bu “Temel İlk Yardım Eğitimi” düzenlendi. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, İlk Yardım, Hijyen ve Yangın Eğitmeni Hasan Hür’ün konuşmacı olarak katıldığı programda, ilk yardımda dikkat edilmesi gereken hususlar hem teorik hem de uygulamalı biçimde anlatıldı.</p>
<p>Etkinliğe; Mudanya Üniversitesi Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Bölümü öğrencileri, bölüm başkanı Dr. Serhat Sarsıcı, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ve çok sayıda Nilüferli katıldı.</p>
<p><b>“İLK 5 DAKİKA ÇOK KIYMETLİ”</b></p>
<p>Eğitimde, ilk yardımda doğru bilinen yanlışlara değinen Hasan Hür, ilk müdahaledeki ilk beş dakikanın yaşamsal önemine dikkat çekerek, “İlk 5 dakika çok kıymetli. Maalesef geri dönüşü yok. Doğru bildiğimiz çok yanlış var; bu yüzden eğitim olmadan müdahale etmek karşı tarafa zarar veriyor” dedi.</p>
<p>Bayılma ve koma arasındaki farkı, dil kökünün geriye kaçmasının nasıl anlaşılacağını ve baş-çene pozisyonunun nasıl uygulanacağını adım adım anlatan Hür, halk arasında yaygın olan bazı uygulamaların ilk yardım sırasında ciddi zararlara yol açabildiğini hatırlattı. Bayılan kişiye su dökmek, kolonya dökmek ya da tokat atmak gibi alışkanlıkların hiçbir faydasının bulunmadığını söyleyen Hür, bu durumda yapılması gerekenin yakanın açılması ve ayakların hafifçe yükseltilerek beyne kan gönderilmesi olduğunu ifade etti.</p>
<p><b>“KALP HAREKETİ SEVER, STRESİ SEVMEZ”</b></p>
<p>Kalp krizinin belirtilerini ve müdahale yöntemini de aktaran Hür, kişiyi öksürtmeye çalışmanın, sırtına vurmanın, su içirmenin ve sırtüstü yatırmanın yanlış uygulamalar olduğunu vurguladı. Hür, doğru yaklaşımın 112’nin aranması, kişinin yarı oturur pozisyona alınması ve yakasının açılması olduğunu söyledi.</p>
<p>Son yıllarda kalp krizinin genç yaşlarda da görülmeye başladığına dikkat çeken Hür, “Yaşlandıkça vücut kendini adapte ediyor, damar sayısını artırıyor. Genç bir kalpte bu hazırlık olmadığı için daha öldürücü olabiliyor. Kalp hareketi severi, stresi hiç sevmez” diye konuştu.</p>
<p>Solunum yolu tıkanmalarına da değinen Hür, öksürebilen kişiye müdahale edilmemesi gerektiğini, sesin tamamen kesildiği durumlarda ise Heimlich manevrasının nasıl uygulanacağını gösterdi. Bebeklerde uygulanacak yöntemin yetişkinlerden farklı olduğunu belirten Hür, 0-1 yaş grubu için sırta vurma ve göğüs basısı tekniğimi maket üzerinde adım adım anlattı.</p>
<p><b>TRAFİK KAZALARINDA “SU VERME” UYARISI</b></p>
<p>Trafik kazalarında ve yüksekten düşmelerde iç kanama riskine dikkat çeken Hür, kazazedeye su verilmemesi ve yerden kaldırılmaması gerektiğini söyledi. Hür, “Kazazedeye asla su verilmez, kazazede yerden kaldırılmaz. Bilinçsiz yapılan yardım, ilk yardım olmuyor; verdiğiniz su yüzünden ameliyata alamadığımız vakalar var” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Çamaşır suyu, mazot ve tiner gibi kimyasal maddelerin yutulması durumunda da kişinin kusturulmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Hür, kusturma girişiminin yemek borusunda ikinci bir yanığa yol açabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><b>KALP MASAJI UYGULAMALI GÖSTERİLDİ</b></p>
<p>Etkinlikte temel yaşam desteği ve kalp masajı uygulamalı olarak anlatıldı. Bilinç kontrolünden hava yolunun açılmasına, solunumun değerlendirilmesine göğüs basısına kadar tüm aşamaları maket üzerinde gösteren Hür, dakikada 100 atım hızında ve göğüs kafesinin yaklaşık beş santimetre çöktürecek şekilde uygulanan kalp masajının, doğru tekniklerle yapıldığında hayat kurtardığını söyledi.</p>
<p>Eğitim, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Programın sonunda Hasan Hür’e günün anısına hediye takdim edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-hayat-kurtaran-ilkyardim-egitimi-633698">Nilüfer&#8217;de hayat kurtaran ilkyardım eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Kınay&#8217;dan Mali Disiplin ve Hizmet Vurgusu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-mali-disiplin-ve-hizmet-vurgusu-633540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:37:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[mali]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[vurgusu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Helil Kınay başkanlığında gerçekleştirilen Karabağlar Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda 2025 Mali Yılı Kesin Hesap Raporu oy çokluğuyla kabul edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-mali-disiplin-ve-hizmet-vurgusu-633540">Başkan Kınay&#8217;dan Mali Disiplin ve Hizmet Vurgusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Helil Kınay başkanlığında gerçekleştirilen Karabağlar Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda 2025 Mali Yılı Kesin Hesap Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Toplantıda kapsamlı bir değerlendirme yapan Başkan Kınay, belediyenin mali yapısından sosyal projelere, yatırımlardan kentsel dönüşüme kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi.</p>
<p>Ekonomik zorluklara rağmen mali disiplinden taviz vermediklerini belirten Kınay, belediyede personel sayısının artırılmadığını, aksine azaldığını ifade ederek mevcut hizmetlerin verimlilik esaslı bir anlayışla sürdürüldüğünü söyledi.</p>
<p>“Personeline tek bir delikli kuruş borcu olmayan, bir metrekare yer satmayan, SGK ve vergi borcu bulunmayan bir belediyeyiz” sözleriyle belediyenin mali tablosunu özetleyen Kınay, yalnızca mülk satmamakla kalmadıklarını, aksine belediyeye mülk kazandırdıklarını ifade etti. Güncel SGK ve vergi borçlarının bulunmadığını vurgulayan Kınay, vadesi gelen tüm borçların ödeme gücüne sahip bir belediye yapısını koruduklarını söyledi.</p>
<p><b>Gelirler Arttı, Açık Azaldı</b></p>
<p><b>“Sıkı mali disiplin uyguladık”</b></p>
<p>Mecliste yapılan eleştirilere rakamlarla yanıt veren Başkan Kınay, belediyenin gelirlerini artırırken giderleri kontrollü şekilde yönettiklerini söyledi.</p>
<p>2024 yılına göre belediye gelirlerinde yüzde 44 artış sağlandığını belirten Kınay, yüksek enflasyon ve maliyet baskısına rağmen gider artışının yüzde 24 seviyesinde tutulduğunu ifade etti.</p>
<p>Bir önceki yıl yüzde 35 seviyesinde olan bütçe açığının ise uygulanan tasarruf politikalarıyla yüzde 14’e kadar gerilediğini açıklayan Kınay, belediyede personel sayısının artırılmadığını, mevcut hizmetlerin verimlilik esaslı yönetim anlayışıyla sürdürüldüğünü kaydetti.</p>
<p>“Çok sıkı bir mali disiplin yürüttük” diyen Kınay, çalışan maaşları ve sosyal hakların eksiksiz şekilde ödendiğini vurguladı.</p>
<p><b>Kamusal bakış açısıyla “90 Araçlık Yeni Filo Kurduk”</b></p>
<p>Karabağlar Belediyesi’nin hizmet kapasitesini artırmak amacıyla araç filosunun büyütüldüğünü belirten Başkan Kınay, kiralama modelinden uzaklaşılarak belediyeye toplam 90 yeni araç kazandırıldığını açıkladı.</p>
<p>Yeni iş makineleri ve ekipmanlarla asfalt, bakım ve altyapı çalışmalarının artık büyük ölçüde belediyenin kendi imkanlarıyla sürdürüldüğünü ifade eden Kınay, asfalt yama robotunun ardından ikinci robotun da kısa süre içinde hizmete alınacağını söyledi.</p>
<p><b>“Yeşil İstasyon” ile Tasarruf Hamlesi</b></p>
<p>Akaryakıt giderlerinde ciddi tasarruf sağlandığını belirten Başkan Kınay, belediyeye ait akaryakıt istasyonunun önemli bir mali avantaj sunduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’ye örnek gösterilen “Yeşil İstasyon” projesine değinen Kınay, hukuki süreci devam eden tesisin yeniden halkın hizmetine sunulması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.</p>
<p>Belediyenin kendi plent tesisleri ve asfalt yama robotlarıyla Karabağlar yollarında yenileme çalışmalarını sürdürdüğünü de sözlerine ekledi.</p>
<p><b>Sosyal Belediyecilik Vurgusu</b></p>
<p><b>Akademiler, yaşam merkezleri ve Kar Kafeler</b></p>
<p>Başkan Kınay, konuşmasında sosyal belediyecilik çalışmalarına da geniş yer verdi.</p>
<p>Çocuk akademileri, ileri yaş merkezleri, kadın emeğine yönelik tekstil ve mutfak akademileri, Kar Kafeler ve yaşam merkezlerinin aktif şekilde hizmet verdiğini belirten Kınay, sosyal destek projelerinin ilçede her kesime ulaşmaya devam ettiğini söyledi.</p>
<p><b>Dev Yatırımlarda Sona Doğru</b></p>
<p><b>Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi açılış için gün sayıyor</b></p>
<p>Karabağlar’ın önemli yatırımlarından biri olan Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi’nin inşaatının tamamlandığını açıklayan Başkan Kınay, gerekli bakanlık onaylarının ardından merkezin İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hizmete açılacağını söyledi.</p>
<p>Kınay, merkezin yalnızca Karabağlar için değil, İzmir ve Ege Bölgesi için de önemli bir yatırım olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Yeşilyurt Pazaryeri’nde ise yapım çalışmalarının sürdüğü bilgisini paylaştı.</p>
<p> </p>
<p><b>“Karabağlar’ın En Büyük İhtiyacı Kentsel Dönüşüm”</b></p>
<p><b>Osman Aksüner’de süreç hızlanıyor</b></p>
<p>Karabağlar’daki en önemli gündemlerden birinin kentsel dönüşüm olduğunu vurgulayan Başkan Kınay, Osman Aksüner Mahallesi’nde yürütülen dönüşüm çalışmalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda sürdüğünü söyledi.</p>
<p>Altı hektarlık dönüşüm alanında sona yaklaşıldığını belirten Kınay, yapılacak dördüncü bilgilendirme toplantısıyla birlikte dönüşüm modelinin vatandaşlara anlatılacağını ve uzlaşma görüşmelerinin başlayacağını açıkladı.</p>
<p><b>“Hiçbir Makama Hakaret Kabul Edilemez”</b></p>
<p>Başkan Kınay, CHP Meclis Üyesi Kadir Dalgıç hakkında sosyal medya paylaşımları sonrası yaşanan sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Eleştiri ile hakaret arasındaki çizgiye dikkat çeken Kınay, hiçbir kamu makamına yönelik hakaretin kabul edilemeyeceğini söyledi.</p>
<p>“Ne seçilmiş Cumhurbaşkanı’na, ne herhangi bir siyasi parti temsilcisine, ne de bir bürokrata yönelik hakaretin kabul edilmesi mümkün değildir” diyen Kınay, yaşanan sürecin belediye ve meclis adına üzücü olduğunu ifade etti.</p>
<p>Konunun yargıya taşındığını hatırlatan Başkan Kınay, idari ve hukuki süreçlerin titizlikle takip edildiğini belirterek tüm meclis üyelerini daha hassas ve sağduyulu davranmaya davet etti.</p>
<p>Karabağlar’ın hizmetlerle anılması gerektiğini vurgulayan Kınay, “Keşke bu talihsiz olay hiç yaşanmasaydı” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><b>İleri Yaş Komisyonu Kuruldu</b></p>
<p>Karabağlar Belediye Meclisi’nde ayrıca İleri Yaş Komisyonu’nun kurulması da kararlaştırıldı.</p>
<p>Komisyon üyeleri; Kemal Özdönmez, Ceren Leyla Gür Önalan, Mehmet Türkbay, Fatma Kuzu ve Uğur Özcan’dan oluştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-kinaydan-mali-disiplin-ve-hizmet-vurgusu-633540">Başkan Kınay&#8217;dan Mali Disiplin ve Hizmet Vurgusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3. Yaş Üniversiteleri Şenliği, gençlik enerjisi yaydı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/3-yas-universiteleri-senligi-genclik-enerjisi-yaydi-633501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:35:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[3. Yaş Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yaydı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633501</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir genelinde ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversiteleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle Kültürpark’ta 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 3. Yaş Üniversiteleri Şenliği’nde buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-yas-universiteleri-senligi-genclik-enerjisi-yaydi-633501">3. Yaş Üniversiteleri Şenliği, gençlik enerjisi yaydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir genelinde ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversiteleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle Kültürpark’ta 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 3. Yaş Üniversiteleri Şenliği’nde buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Yaş Üniversitesi öğrencilerinin de katıldığı şenlik, renkli görüntülere sahne oldu. Sağlıklı ve aktif yaş almak için hayat boyu öğrenme felsefesini benimseyen İzmir’in ileri yaşlı yurttaşları, gençlik enerjisi yayarak keyifli bir gün geçirdi.</p>
<p>60 yaş ve üzeri bireylerin aktif yaşlanmasını desteklemek, yaşam boyu öğrenme sürecine dahil olmalarını sağlamak ve sosyal entegrasyonlarını artırmak amacıyla kurulan 3. Yaş Üniversiteleri, İzmir’de çeşitli kurumlar tarafından farklı ilçelerde faaliyetlerini yürütüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği, “Sağlıklı Yaş Almanın Okulu” sloganıyla 3. Yaş Üniversiteleri Şenliği düzenledi. Ege 3. Yaş Üniversitesi’nin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka, Balçova, Güzelbahçe ve Seferihisar belediyelerine bağlı 3. Yaş Üniversitelerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlik, katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Şenliğin ilk gününde, İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi bünyesinde “İşaret Dili” eğitimi alan katılımcılar İstiklal Marşı’nı icra etti. Şenlik programında 3. Yaş Üniversitesi öğrencilerinin yoğun emekle hazırladığı mini defileler, spor ile dansı harmanlayan estetik gösteriler, halk dansları, şiir dinletileri ve tiyatro performansları yer alıyor.</p>
<p><strong>“Bizim sizden öğreneceklerimiz var”</strong></p>
<p>Şenliğin açılışına katılarak 3. Yaş Üniversitelerinin stantlarını ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Gelenekçi toplumu karakterize eden önemli özelliklerden biri, geniş ailedir. Modern toplumu karakterize eden özelliklerden biri de çekirdek ailedir. Gelenekçi toplumlarda yaşlı insanlar bir otoriteye sahipti, disiplini ve adaleti onlar sağlardı. Onların vazgeçilmez bir değeri ve anlamı vardı. Modern toplumda geçerli olan değerler, gelenekçi toplumda yoktu. Modern toplumu karakterize eden en önemli özellik, ekonomik faydadır. Ekonomik yararda en değerli meta, emek. Emekli olanların da bu toplumda değerleri tartışılır hale geldi. Fazladan yük olarak görülmeye başlandı. Ancak bir toplum yaşlı insanlarına nasıl bakıyorsa aslında nasıl bir gelecek istediğini de düşünmüş oluyor. Yaşlılık üzerine düşünmek, aynı zamanda gelecek üzerine düşünmek, yatırımlar üzerine düşünmek, dünya üzerine düşünmek, nasıl bir yaşamı arzu ettiğimizi düşünmektir. Bizim sizden öğreneceklerimiz var. Deneyimlerinize, yaşadıklarınıza, aktaracaklarınıza ve uyaracaklarınıza ihtiyacımız var. 3. Yaş Üniversitesi, aynı zamanda sizden alabileceklerimizin de biriktirildiği bir mekân, bir yuva ve bir okul olmalı” dedi. </p>
<p><strong>“Hak temelli sosyal koruma sistemleri kurulmalı”</strong></p>
<p>Ege Geriatri Derneği Başkanı Mevlüt Ülgen ise 3. Yaş Üniversitelerinin aktif ve sağlıklı yaşlanmayı hedefleyen, bu hedefe ulaşmak için yaşam boyu öğrenme modelini kullanan multidisipliner bir yaklaşım olduğunu kaydederek, 3. Yaş Üniversitelerinin çalışma şeklini aktardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaşlılara yönelik örnek çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Ülgen, projeleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür etti. Yaşlıların yaşam kalitesini yükseltecek ve izolasyonunu azaltacak politikalara her geçen gün daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ülgen, “Yaşlılara vermediğimiz kaynakları, sağlık ve ilaç tekellerine veriyoruz, vermek zorunda kalıyoruz. Bu anlamda yaşlıların yaşam kalitesini yükseltecek, aktif ve sağlıklı yaşlanmalarını destekleyecek projeler yapmak bizlerin boynunun borcudur. Hak temelli sosyal koruma sistemleri kurulmalıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yaşlılıktan gençliğe geçtik”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi öğrencisi 67 yaşındaki Ayşe Tetik, “3. Yaş Üniversitesi’nde sınıf temsilcisiyim. Burada çok güzel şeyler öğreniyoruz. Üniversiteye ilk başladığımızda insanların gözünde ışık yoktu ama şu anda herkes pırıl pırıl. Yaşlılıktan gençliğe geçtik. Hayattan zevk almaya başladık. Biz sadece okulda derslerde değil sosyal alanda da birbirimize kenetlendik. Hep beraber etkinlikler düzenliyoruz, gezilere gidiyoruz. Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a ve eğitimcilere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bizim için ikinci yaşam oldu”</strong></p>
<p>Öğrencilerden 71 yaşındaki Cengiz Baykuş da şöyle konuştu: “3. Yaş Üniversitesi, çok güzel aktivitelerle geçiyor. Bu kadar güzel olacağını beklemiyordum. Bizim için ikinci yaşam oldu. Ben seçmeli ders olarak halk oyunlarını seçmiştim. 3. Yaş Üniversitesi’nde bilgilerimiz tazelendi, sağlık açısından öğrenmediğimiz çok şey olduğunu gördük. Bakış açım değişti, hayata daha olumlu bakmaya çalışıyorum. 100 tane arkadaşım oldu, bu ne kadar güzel bir şey. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bu çalışma kapsamında staj da yapacağız. Bu yaştan sonra staj yapmamız çok güzel.”</p>
<p><strong>“İlaç sayım azaldı”</strong></p>
<p>87 yaşındaki öğrenci Aynur İnanç ise “Buraya başladığım zaman 6-7 tane ilaç içiyordum. Hocalarımız sayesinde ilaç sayım 3’e indi. Sağlıkla ilgili bilgilerimi güçlendirdim ve çok güzel arkadaşlar edindim. Çok fazla etkinlik yapıyoruz. Stres, kaygımız kalmadı. Sağlıklı yaşamak için beslenme, teknoloji kullanımı gibi konularda bilgi sahibi oluyoruz, bilgilerimizi güncelliyoruz. En güzeli de bu yaştan sonra dostluk, arkadaşlık ortamı yaşıyoruz. Herkese tavsiye ediyorum. 3. Yaş Üniversitesi’nde seçmeli ders olarak işaret dilini seçmiştim. Bugün işaret diliyle İstiklal Marşı’nı okuyacağız” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>İzmir’in 3. Yaş Üniversiteleri</strong></p>
<p>İzmir’in 3. Yaş Üniversiteleri, yerel yönetimlerin iş birliğiyle etki alanını genişletmeye devam ediyor. Ege Geriatri Derneği ile yakın zamanda imzalanan protokol çerçevesinde sürece dahil olan Narlıdere Belediyesi’nin yanı sıra Buca, Urla ve Bornova ilçelerinin de katılımıyla hizmet ağının tüm şehri kapsayacak şekilde büyümesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 60 yaş üstü bireylere yönelik 3. Yaş Üniversitesi hizmetini Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ve Mustafa Necati Kültür Merkezi olarak iki ayrı merkezde sürdürüyor. Katılımcıların dört dönemlik akademik eğitimlerini tamamlamalarının ardından, bir yarı dönem boyunca sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak görev alarak mezuniyet hakkı kazandıkları bu eğitim modeli, sadece bireysel gelişimi desteklemekle kalmayıp toplumsal dayanışmayı da güçlendiriyor. Yaklaşım, yaş alan bireylerin tecrübelerini sosyal hayata entegre eden örnek bir yerel yönetim modeli olarak dikkat çekiyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-yas-universiteleri-senligi-genclik-enerjisi-yaydi-633501">3. Yaş Üniversiteleri Şenliği, gençlik enerjisi yaydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy&#8217;de Dev İş Birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-dev-is-birligi-633444</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:33:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İdtm]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633444</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Kartaltepe Mahallesi’nde hayata geçirilecek Gündüz Yaşlı Bakımevi için İstanbul Dünya Ticaret Merkezi ile işbirliği protokolü imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-dev-is-birligi-633444">Bakırköy&#8217;de Dev İş Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Kartaltepe Mahallesi’nde hayata geçirilecek Gündüz Yaşlı Bakımevi için İstanbul Dünya Ticaret Merkezi ile işbirliği protokolü imzaladı. Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu ile İDTM Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Şekib Avdagiç ve Bülent Karakuş’un imza attığı proje kapsamında yaşlı bireylerin sosyal ve sağlık ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir merkez kurulacak.</p>
<p>Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, ilçeye kazandırılacak Gündüz Yaşlı Bakımevi projesi için İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) ile işbirliği protokolü imzaladı. Kartaltepe Mahallesi’nde temeli atılmaya hazırlanan proje, emeklilere yönelik önemli bir sosyal hizmet yatırımı olarak öne çıkıyor. Protokol, İDTM Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Şekib Avdagiç ve Bülent Karakuş’un katılımıyla imza altına alındı. Ovalıoğlu, projeye katkı sunan İDTM yönetimine teşekkür ederek, merkezin Bakırköy’e hayırlı olmasını diledi.</p>
<p><b>Modern donanımlı merkez kurulacak</b></p>
<p>Toplam 3 bin 702 metrekare inşaat alanına sahip olacak Gündüz Yaşlı Bakımevi, yaşlı bireylerin gün içerisinde hem sosyal hem de sağlık hizmetlerine erişebileceği şekilde tasarlandı. Merkezde sinema ve konferans salonunun yanı sıra kütüphane ve çeşitli etkinlik atölyeleri yer alacak.</p>
<p><b>Sağlık ve bakım hizmetleri bir arada</b></p>
<p>Projede fizik tedavi odaları, özel bakım alanları ve klinik odaları da bulunacak. Ayrıca anında müdahale ve rutin kontrol hizmetlerinin sağlanacağı birimlerle yaşlıların sağlık ihtiyaçlarına hızlı çözümler sunulması hedefleniyor.</p>
<p><b>Sosyal yaşamı destekleyen alanlar</b></p>
<p>Bakımevinde yemekhane ve kafeterya, kuaför ve berber hizmetleri ile fitness salonu da yer alacak. Bu alanlar sayesinde yaşlı bireylerin hem fiziksel hem de sosyal açıdan aktif bir yaşam sürmesi amaçlanıyor.</p>
<p><b>“Muazzam bir merkez olacak”</b></p>
<p>Çok önemli bir projeye imza atmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bugün çok önemli bir gün. Kampanya döneminde hayal ettiğimiz ve vaadini sunduğumuz bir projemizi gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz. İDTM ile ortak bir iş birliği protokolü kapsamında yaş almış komşularımız için Bakırköyümüze yepyeni bir yaşam kulübü kazandırıyoruz. Bugün burada anlaşmamıza imza attık. Umut ediyorum ki Bakırköy’de yaşayan yaş almış komşularımıza gümlerini rahatlıkla geçirebilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendi arkadaşlarıyla beraber masraf etmeden kullanabilecekleri aynı zamanda da sağlık hizmetinden istifade edebilecekleri muazzam bir merkez olacak. Kentimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p><b>“Önümüzdeki sonbaharda devreye girmesini umut ediyoruz”</b></p>
<p>İDTM Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şekib Avdagiç iş birliği hakkında, “İDTM şu anda Bakırköy ilçesindeki en büyük yatırım sürecini yönetiyor. Bu yatırım süreci ile beraber aynı zamanda İDTM’de hem ortağımız olan hem de aynı zamanda ortaklığı temsilen yönetim kurulu üyemiz olan Bakırköy Belediye Başkanımız Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun projesini hayata geçireceğiz. Biz Bakırköy’deki en önemli yatırımı yapan kuruluş olarak bu sosyal projeye katkı vermek istedik. Ayşegül başkanımızın gündeme getirdiği bu projenin finansmanı konusunda katkı vermeye karar verdik. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki sonbaharda bu proje devreye girer ve İstanbullu hemşehrilerimize katkı vermeye başlar” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-dev-is-birligi-633444">Bakırköy&#8217;de Dev İş Birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş ve Aile Yaşamının Uyumu, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-633268</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım Hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[Bakım Sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamda]]></category>
		<category><![CDATA[uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamının]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633268</guid>

					<description><![CDATA[<p>"İş ve Aile Yaşamının Uyumu" adlı özel konulu araştırma, 2025 yılı boyunca Hanehalkı İşgücü Araştırması ile birlikte birinci görüşme hanelerinde yer alan 18-74 yaş grubundaki fertlere uygulanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-633268">İş ve Aile Yaşamının Uyumu, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İş ve Aile Yaşamının Uyumu&#8221; adlı özel konulu araştırma, 2025 yılı boyunca Hanehalkı İşgücü Araştırması ile birlikte birinci görüşme hanelerinde yer alan 18-74 yaş grubundaki fertlere uygulanmıştır. Araştırma, içerdiği değişkenler ve uygulama yöntemi açısından bu kapsamda daha önce gerçekleştirilen çalışmalardan farklılık göstermektedir.<br /> </p>
<p>Avrupa Birliği ülkeleri ile aynı dönemde uygulanan bu araştırma ile fertlerin işgücüne katılımları, bakım sorumlulukları ile bu sorumluluklarının iş ve aile yaşamı üzerindeki etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bakım sorumluluğu; kişinin aynı hanede veya hane dışında yaşayan ve düzenli olarak ilgilendiği 15 yaşın altındaki çocukları, torunları ile 15 ve daha yukarı yaştaki hasta, engelli çocukları, eşleri veya bakıma muhtaç yakınları kapsamaktadır. Araştırma hakkında detaylı bilgi metaveri bölümünde yer almaktadır.<br /> </p>
<p><strong>Bakım sorumluluğu olanların 18-74 yaş nüfus içindeki oranı %43,1 oldu</strong><br /> </p>
<p>18-74 yaş grubundaki 59 milyon 127 bin kişinin %43,1&#8217;ini bakım sorumluluğu olanlar oluşturdu. Bu oran erkeklerde %40,6 iken kadınlarda %45,6 oldu.</p>
<p><strong>Bakım sorumluluğu durumuna göre nüfusun dağılımı, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-0-LeQBP8V1.png"/></p>
<p><strong>Bakım sorumluluğu olanların işgücüne katılma oranı %60,5 oldu</strong><br /> </p>
<p>2025 yılında 18-74 yaş grubunda işgücüne katılma oranı %58,2 oldu. Bu oran bakım sorumluluğu olanlar için %60,5, bakım sorumluluğu olmayanlar için %56,4 oldu. Kadınlarda bakım sorumluluğu olanların işgücüne katılma oranı %37,8 iken olmayanlarda %41,7 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde ise sırasıyla %86,0 ve %70,0 oldu.<br /> </p>
<p><strong>Bakım sorumluluğuna göre temel işgücü göstergeleri, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-1-cLHc9B2i.png"/></p>
<p><strong>İstihdamda olup sadece çocuk bakım sorumluluğu olanların oranı %39,0 oldu</strong><br /> </p>
<p>18-74 yaş grubundaki istihdamdaki kişilerin %39,0&#8217;ının sadece çocuk bakım sorumluluğu bulunmakta. Diğer taraftan istihdamdaki kişilerden sadece torun bakım sorumluluğu olanların oranı %2,3 ve sadece yetişkin (15 yaşın üstünde bakıma muhtaç eş, çocuk veya akraba) bakım sorumluluğu olanların oranı ise %2,3 oldu. Çocuk ve yetişkin bakımı veya torun ve yetişkin bakımı sorumluluğunu birlikte yürütenlerin oranı ise %2,1 olarak gerçekleşti.<br /> </p>
<p><strong>Bakım sorumluluğunun türleri, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-2-GPxGrNMt.png"/></p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuk bakım sorumluluğu olan istihdamdakilerin %14,0&#8217;ı kurumsal bakım merkezi kullandı</strong><br /> </p>
<p>15 yaş altında çocuk bakım sorumluluğu olan ve istihdamda olan kişilerin %14,0&#8217;ı kurumsal bakım merkezini, %1,6&#8217;sı evde ücretli bakımı, %1,4&#8217;ü ise her ikisini birlikte kullandı. Bu kişilerden %83,0&#8217;ı profesyonel bakım hizmeti kullanmadı.</p>
<p>İstihdamda olup yetişkin bakım sorumluluğu olanların %17,0&#8217;ı evde ücretli bakımı, %3,6&#8217;sı ise kurumsal bakım merkezini kullandı. Bu kişilerden %79,3&#8217;ü ise bakım hizmeti kullanmadı.</p>
<p> </p>
<p><strong>İstihdamda olanların bakım yeri tercihi, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-3-wBD1bYyT.png"/></p>
<p><strong>İstihdamda olup çocuk bakımını kendisi veya eşiyle birlikte yürütenlerin oranı %50,8 oldu</strong><br /> </p>
<p>Bakım sorumluluğu olan istihdamdaki fertlerden çocuk bakım hizmeti kullanmayanların %50,8&#8217;i bakımı kendisi veya eşiyle birlikte yürüttü. Bu kişilerden %19,7&#8217;si çocukların kendilerine bakabildiğini belirtirken, %17,6&#8217;sı profesyonel bakım hizmeti maliyetinin yüksek olduğunu ve %5,5&#8217;i ise bakımı büyükanne, büyükbaba veya diğer yakınlarıyla yürüttüğünü belirtti.<br /> </p>
<p><strong>İstihdamda olanların çocuk bakım hizmeti kullanmama nedeni, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-4-9PALK8Ka.png"/></p>
<p><strong>Yetişkin bakımında profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymayanların oranı %72,6 oldu</strong><br /> </p>
<p>İstihdamda olup yetişkin bakım hizmeti kullanmayanların %72,6&#8217;sı profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymadığını belirtti. Yetişkin bakım hizmetini kullanmayanların %17,9&#8217;u profesyonel bakım hizmetinin maliyetinin yüksek olduğunu ve %5,3&#8217;ü ulaşılabilecek mesafede bakım hizmetinin veya boş kontenjanın bulunmadığını beyan etti.<br /> </p>
<p><strong>İstihdamda olanların yetişkin bakım hizmeti kullanmama nedeni, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-5-xrUl1V3K.png"/></p>
<p><strong>İş ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütmede en önemli zorluk uzun çalışma saatleri oldu</strong><br /> </p>
<p>İstihdamda olup bakım sorumluluğu olanların %70,1&#8217;i işi ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütürken herhangi bir zorluk yaşamadı. Zorluk yaşayan 4 milyon 303 bin kişinin %38,4&#8217;ü uzun çalışma saatlerini, %26,9&#8217;u zahmetli ya da yorucu işi ve %8,9&#8217;u ev ile iş arasındaki ulaşımın uzun sürmesini neden olarak belirtti. Uzun çalışma saatleri nedeniyle zorluk yaşayan erkeklerin oranı %39,3 iken bu oran kadınlarda %36,4 oldu.<br /> </p>
<p><strong>İş ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütmeyi zorlaştıran etkenler, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-6-WFLeW8fQ.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-ve-aile-yasaminin-uyumu-2025-633268">İş ve Aile Yaşamının Uyumu, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Türkiye Yüzyılı&#8217;nı kardeşlik harcıyla inşa edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-turkiye-yuzyilini-kardeslik-harciyla-insa-edecegiz-633177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[harcıyla]]></category>
		<category><![CDATA[hıdırellez]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[ni]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Bal-Türk Derneği ile birlikte düzenlenen 10. Uluslararası Hıdırellez Bayramı’na katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-turkiye-yuzyilini-kardeslik-harciyla-insa-edecegiz-633177">Büyükakın: &#8220;Türkiye Yüzyılı&#8217;nı kardeşlik harcıyla inşa edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Bal-Türk Derneği ile birlikte düzenlenen 10. Uluslararası Hıdırellez Bayramı’na katıldı. Büyük bir coşkunun yaşandığı kutlamalarda konuşan Başkan Büyükakın, kardeşlik mesajları verdi.</p>
<p><b>SABAH BAŞLADI, AKŞAM SONA ERDİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, baharın habercisi ve doğanın yeniden uyanışını simgeleyen Hıdırellez’i bu yıl da geleneklere uygun etkinliklerle karşıladı. Bu kapsamda, Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile ortaklaşa düzenlenen 10. Uluslararası Hıdırellez Bayramı, muhteşem bir programla kutlandı. Renkli görüntülerin yaşandığı kutlamalar, sabah kapılara söğüt dalı asma ile çiğ toplama ve yoğurt mayalama ritüelleri ile başladı. Final ise Balkan Kültür Evi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p><b>GÜL AĞACI DİBİNDEN BAKIR ÇIKARILDI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, bu anlamlı günde soydaşlarımızı yalnız bırakmadı. Katılımcılar tarafından sıcak bir şekilde karşılanan Başkan Büyükakın, Balkan Türkleri Derneği Genel Başkanı Şükrü Ar ve genç kızlarla birlikte, gül ağacının dibine bırakılan dileklerin bulunduğu bakırı çıkardı. Daha sonra, Bulgaristan’ın Müslüman köyü olan Ribnova’da yüzyıllardır sürdürülen gelin alma geleneği sahnelendi.</p>
<p><b>GÖSTERİLER, KONSER, HALAYLAR…</b></p>
<p>Büyükakın gelin alayını tebrik ederken, Ribnova köylüleri geleneksel hediyelerini Başkan’a takdim ettiler. Şükrü Ar da desteklerinden dolayı Başkan Büyükakın’a çiçek takdiminde bulundu, teşekkürlerini sundu. Maphoytag ile Kosova ve Bulgaristan’dan gelen ekiplerin halk oyunları gösterileri sahnelediği program, Rumeli Yakup konseri ile sona erdi. Katılımcılar hep birlikte halay çekerek Hıdırellez’in keyfini doyasıya çıkardı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN’IN HIDIRELLEZ TEMENNİSİ</b></p>
<p>Programda konuşan Başkan Büyükakın sözlerine, “Her Hıdırellez bize bu milletin, küllerinden yeniden doğmasını hatırlatsın” temennisi ile başladı. Alandaki enerjinin de baharın müjdecisi gibi canlı olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, “Hıdırellez, kara ile suyun buluştuğu, o kutlu başlangıcın yeniden başladığı güne tekabül ediyor. Gönül coğrafyamızda hala bu kültürün izleri yaşamaya devam ediyor. Geçmişten bugüne, bugünden de geleceğe taşınacak olan bu bağ devam edecek. İnşallah biz de bunu yaşatmaya çalışacağız” dedi.</p>
<p><b>“KARDEŞİZ, BİRİZ, BERABERİZ”</b></p>
<p>Ramazan ayında Balkanlar’da kurdukları Kardeşlik Sofraları’na da değinen Başkan Büyükakın, “ O programlar inanılmaz güzeldi ve bölgede büyük etki oluşturdu. Çünkü biz kardeşiz, biriz, beraberiz. Bir duvarın tuğlaları gibiyiz. Bir hissediyoruz, aynı görüyoruz. Oradakilerin gözlerinde yaş varken, buradakilerde neşenin olma imkanı yok. Kalbimiz bir atıyor. Aynı şeylere sevinip üzülüyoruz. Bu ruh birlikteliği, duygu birlikteliği olduğu müddetçe yarınlarda da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.</p>
<p><b>“BİZİM DURDUĞUMUZ YER BELLİDİR”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in, ‘Bizi toprağa gömmeye çalıştılar ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı. Her şeye kadir olan Allah&#8217;a yemin ederim ki, asla köle olmayacağız! Tarihi Allah yazar. Biz sadece nerede duracağımıza karar veririz…’ sözlerini hatırlatarak şunları söyledi: “Bizim nerede durduğumuz belli. Hakkın yanındayız. Haklının yanındayız. Doğrunun, mazlumun, adaletin ve kardeşliğin yanındayız. Biz; Balkanlar’da dökülen her gözyaşını bu bahar neşesiyle silmeye, Türkiye Yüzyılı’nı bu kardeşlik harcıyla inşa etmeye söz veriyoruz.”</p>
<p><b>“AYNI SEFERİN YOLCULARIYIZ”</b></p>
<p>“Hala Balkanlar’da da, Ortadoğu’da da Uzakdoğu’da da Türk, hasretle beklenendir. Neden? Çünkü gittiği yere adalet götürür. Kardeşlik ve barış götürür. Bu milletin evlatlarının olduğu her yere huzur gitmiş. Biz geçmişini bilen, bugünü anlayan, yarına aynı ruhla devam eden büyük bir seferin yolcularıyız. Evlatlarımız da yarının Fatih’leri, Hayme Ana’ları, Halide Edip Adıvar’ları olacak. Bu duygu ve düşüncelerle, Hıdırellez Bayramı’nızı bir kez daha kutluyor, hepinize mutluluk, sağlık ve huzur getirmesini diliyorum.”</p>
<p><b>AR: TÜRKİYE, UMUDUMUZDUR</b></p>
<p>Bal-Türk Genel Başkanı Şükrü Ar da Orta Asya’dan Balkanlara uzanan çok büyük bir gönül coğrafyamız olduğunu belirterek, “Türkiye bu coğrafyanın hamisi, umudu ve gücü olmuştur. Biz burada ne kadar güçlü olursak, gönül coğrafyamız da o kadar güçlü olacaktır. Bu nedenle evlatlarımızı güçlü vatan, güçlü millet, güçlü devlet bilinci ile yetiştirmek zorundayız. Biz Bal-Türk olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Atalarımızdan kalan gelenekleri çocuklarımıza aktarmak görevimiz. Hıdırellez de bu geleneklerin en güzellerinden biri. Hepiniz için bereket, huzur ve kabul olmuş dualar diliyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-turkiye-yuzyilini-kardeslik-harciyla-insa-edecegiz-633177">Büyükakın: &#8220;Türkiye Yüzyılı&#8217;nı kardeşlik harcıyla inşa edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerin Gece Beslenmesi Çürük Riskini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bebeklerin-gece-beslenmesi-curuk-riskini-artiriyor-632900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:14:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken çocukluk çağı çürükleri, genellikle 6 yaşın altındaki çocuklarda görülen, birçok dişi etkileyebilen ve hızlı ilerleyebilen bir çürük türü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bebeklerin-gece-beslenmesi-curuk-riskini-artiriyor-632900">Bebeklerin Gece Beslenmesi Çürük Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erken çocukluk çağı çürükleri, genellikle 6 yaşın altındaki çocuklarda görülen, birçok dişi etkileyebilen ve hızlı ilerleyebilen bir çürük türü. Bu çürükler ilk olarak genellikle üst çenede ön dişlerde başlar ve kontrol altına alınmazsa hızlı bir şekilde yayılabilir. En önemli sebebi ise gece beslenmesidir. Gece boyunca ya da uykuya dalma esnasında bebeğin emzirilmesi ya da biberonla şeker içeren gıdaların verilmesi çürüklerin oluşumuna zemin hazırlar. Biberon ucuna şeker, bal, reçel ya da pekmez gibi besinlerin eklenmesi de bu açıdan sakıncalıdır. Bir yaşından itibaren ise çocukların biberon yerine bardak kullanımına özendirilmesi faydalıdır.</p>
<p><strong>Diş Kontrollerine 1 Yaş İtibariyle Başlanmalı </strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Irmak Bektaş Deniz, </strong>erken çocukluk çağı çürüklerinin önüne geçilmesi için bazı önemli uyarılarda bulunarak şunları söyledi: <em>“Bu tip sorunların yaşanmaması adına öncelikle gece beslenmesinin kontrol altına alınması gerekir. Çocuğa biberonla süt ya da mama verilmesi yerine, ilk geçiş sürecinde su verilebilir. Sonraki adımlarda dişler ilk sürdüğü andan itibaren mutlaka fırçalanmalı ve temiz tutulmalıdır. Çocuğun dişi sürdükten sonra yaş grubuna uygun bir fırça ve gerekli macunla mutlaka temizliği yapılmalıdır. Son olarak bir diğer önemli nokta ise aslında çocukların en geç bir yaş itibariyle mutlaka bir diş hekimi kontrolünden geçmeleri. Bu kontrollerde çocukların çürük risk durumu tespit edilip ebeveynlere gerekli ağız hijyeni bilgilendirmesi yapılabilmektedir.” </em></p>
<p><strong>İlerlemiş Vakalarda Tedavi Zorlaşabilir</strong></p>
<p>Biberon çürüklerinin tedavisinde oldukça etkili ve gelişmiş yöntemler mümkün. Fakat aşırı ilerlemiş vakalarda bu çürüklerin tedavisi zorlaşabilir. Söz konusu tedavilerin başlamasında en önemli nokta, ailelerin erken dönemde fark etmeleri ve muayenelerin aksatılmaması. Tedavi edilemeyen, geç kalınan dişlerin maalesef çekilmesi gerekebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bebeklerin-gece-beslenmesi-curuk-riskini-artiriyor-632900">Bebeklerin Gece Beslenmesi Çürük Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinsiyete Göre Beslenme Olur mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cinsiyete-gore-beslenme-olur-mu-632888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:13:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyete]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[takviyeler]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünle]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopozla birlikte östrojenin azalması, kardiyovasküler risklerin artması ve ciltte elastikiyet kaybı gibi doğal süreçler kadınları çözüm arayışına yönlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cinsiyete-gore-beslenme-olur-mu-632888">Cinsiyete Göre Beslenme Olur mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopozla birlikte östrojenin azalması, kardiyovasküler risklerin artması ve ciltte elastikiyet kaybı gibi doğal süreçler kadınları çözüm arayışına yönlendiriyor. Bu noktada piyasaya sürülen kolajen takviyeleri ve östrojen içerikli ürünler, “genç kalma” ve “sağlıklı yaş alma” vaatleriyle pazarlanıyor. Oysa tek bir mucize ürünle sağlığı korumanın mümkün olmadığını belirten <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu, </strong>“Ayak tırnaklarımızdan, saç telimize kadar bir bütünüz. Sağlık parametrelerinde her halka birbiriyle iç içe, bütün halinde! Tek bir şeyden mucize etki bekleyip geri kalanını arka plana atmamalısınız. Menopoz sonrası kadınlara, omega-3 yağ asitleri, sebze, şeker oranı düşük mor renkli meyveler, antioksidanlar ve fitoöstrojenlerden zengin bir beslenme önerisi sunulur. Ek olarak, omega-3 balık yağı, magnezyum ve koenzim Q10 gibi takviyeler tıbbi gözetim altında verilebilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>TEKNOLOJİ ALGORİTMALARI KADINLARIN SÖZDE İHTİYAÇLARINA OYNUYOR!</strong></p>
<p>Kadınların öncelik verdiği sağlık faydaları, fizyolojik ihtiyaçlar ve toplumsal baskıların birleşiminden oluşuyor. Teknolojik cihazların algoritmaları da bu eğilimleri algıladığında, kadınların karşısına sürekli olarak hormonal dengeyi, cilt sağlığını veya menopoz semptomlarını iyileştirdiğini iddia eden ürünler çıkıyor. Bu ürünler, sosyal medya ve reklamlarla çoğunlukla bir ‘ihtiyaç’ olarak tanıtılıyor ve kadınlara yönelik mesajlarla öne çıkarılıyor. Kadınlar için hormon döngülerini destekleyen beslenme stratejilerinin önem taşıdığını belirten <strong>Acıbadem Life Uzman</strong> <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu,</strong> “Magnezyum ve B6 vitamini, kasları gevşeterek ve nörotransmitter işlevini destekleyerek PMS semptomlarını azaltmada özellikle etkilidir. Bununla birlikte Omega-3 yağ asitleri, iltihabı yönetmeye ve hormon üretimini desteklemeye yardımcı olur ve bunları tüm yaşam evrelerinde olmazsa olmaz hale getirir. Hormonal dalgalanmaları ve menopoz geçişlerini yönetmek için bütüncül ve fonksiyonel tıp bakış açısıyla, bu gıdalardan çok daha öte bir yolculuk var. Bu nedenle sağlık yönetiminizi sosyal medyadan gördüklerinizle, influencer ürünleri ile değil sağlık uzmanı ile yapmalısınız.  Mesela östrojen bandı gerekli mi, ne gibi riskleri var? Hekiminizle konuşmalısınız” diyor. </p>
<p><strong>ERKEKLER “KAS” ODAKLI!</strong></p>
<p>“Kas kütlesi artırma ve hızlı toparlanma hedefi, erkekleri protein tozları ve performans artırıcı takviyelere yönlendiriyor. Sosyal medya ve reklamlar da bu ürünleri ‘olmazsa olmaz’ olarak gösteriyor. Antrenman sıklığı, yoğunluğu ve bireysel sağlık durumu dikkate alınmadan kontrolsüz kullanılan takviyelerin ciddi sağlık riskleri doğurabildiğini söyleyen <strong>Uzman</strong> <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu, “</strong>Özellikle testosteron artırıcı ürünlerin bilinçsiz tüketimi hormon dengesini bozabilirken, doğal yöntemler ve dengeli beslenme, güvenli ve etkili bir alternatif olarak öne çıkıyor. Oysa yağsız etler, yumurtalar, kinoa, tofu, tempeh ve mercimek gibi gıdalar, erkekler için mükemmel protein kaynakları! Testosteron artıcı doğal yöntemlerle oldukça mevcut ve başarılı sonuçlar alıyoruz. İlaçlar, kontrolsüz takviyeler kullanıp sağlığınızı riske etmek yerine doğal yollara başvurmalısınız” diyor. </p>
<p><strong>RİSKLİ GIDA TRENDLERİ SAĞLIĞINIZI BOZABİLİR</strong></p>
<p>Dönemsel gıda trendleriyle birlikte tek bir besine ya da takviyeye aşırı yüklenme eğiliminin ciddi dengesizliklere yol açtığını belirten <strong>Acıbadem Life Uzman</strong> <strong>Diyetisyen Kumsal Kurucu, “</strong>Sosyal medyada popülerleşen ürünler, kontrolsüz kullanımın önünü açıyor. Mucize etkiler beklemek yerine dengeli ve doğal beslenmeye odaklanılması gerekiyor. Örneğin kolajen patlaması yaşanırken, bu ihtiyacın ilikli kemik suyu gibi doğal kaynaklarla karşılanması çok daha güvenli bir yaklaşım. Prolin, glisin, hiyaluronik asit ve glukozamin gibi damar sağlığını ve doku esnekliğini destekleyen bileşenler içeren bu besin, bütüncül bir yaklaşımın parçası olabilir. Yine doğum ve menopoz sonrası dönemlerde de kalsiyum, D vitamini ve magnezyum gibi temel besin öğelerinin kişiye özel bir planlama ile hekim gözetiminde alınması gerekir. Yine ihtiyaçların da dönemsel olarak değişebileceği unutulmamalıdır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ DİYET VE TAKVİYE PLANLARI</strong></p>
<p>Günümüzde kadın ve erkeğin cinsiyetlendirilmiş alışkanlıklara doğru sürüklendiğini belirten <strong>Acıbadem Life Uzman Diyetisyen Kumsal Kurucu, “</strong>Fizyolojik, biyolojik ihtiyaçlar çerçevesinde kişiye özel bir beslenme planı olması gerektiğini, kadınların arzuladığı sağlık faydalarının erkeklerden daha fazla olduğunu çok net görüyoruz. Ancak ihtiyaçların cinsiyet, yaş, genel sağlık durumu ve yaşam evresine göre değiştiği unutulmamalı. Bu nedenle sağlık hedeflerinize uygun, kişiselleştirilmiş diyet ve takviye planları ile uyum içerisinde olun. Trendlere kendinizi kaptırıp genel sağlık kontrollerinizi aksatmayın” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cinsiyete-gore-beslenme-olur-mu-632888">Cinsiyete Göre Beslenme Olur mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizem Alukan&#8217;ın Oyunu &#8220;Mavi Metal Yığını&#8221; Muhsin Ertuğrul Okumalarının Son Konuğu Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizem-alukanin-oyunu-mavi-metal-yigini-muhsin-ertugrul-okumalarinin-son-konugu-oldu-632855</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[metal]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632855</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle buluşturan yeni bir programı hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizem-alukanin-oyunu-mavi-metal-yigini-muhsin-ertugrul-okumalarinin-son-konugu-oldu-632855">Gizem Alukan&#8217;ın Oyunu &#8220;Mavi Metal Yığını&#8221; Muhsin Ertuğrul Okumalarının Son Konuğu Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle buluşturan yeni bir programı hayata geçirdi.</p>
<p>Muhsin Ertuğrul Okumaları adını taşıyan program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Dördüncü Okuma Tiyatrosunun Konuğu Gizem Alukan’ın Kaleme Aldığı “Mavi Metal Yığını” Oldu</b></p>
<p>Dördüncü ve son okuma tiyatrosu, 4 Mayıs 2026 tarihinde 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluştu.</p>
<p>Yazar Gizem Alukan kendi hayatı ve oyun hakkında şunları söyledi:</p>
<p>“Ben Gizem Alukan, İzmirliyim. 3 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Çok küçük yaşta tiyatroyla tanıştım. 7, 8 yaşlarında İzmir Şehir Tiyatrosu’nun kapısından girdim. Aynı yıl Devlet Opera ve Balesi’ni kazandım. Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldum. Aynı yıllarda sinema hayatıma girdi. Yaşayan bütün sanat dallarının tiyatroda birleştiğini keşfettim. 7 yıldır tiyatroya odaklandım. Eğitmenlik ve oyunculuk yapıyorum. Farklı disiplinlerde kendimi geliştirmeye çalışıyorum.</p>
<p>Bir kadın oyunu yazmak istedim ama zamanım da 3 haftaydı. Son 10 gün Şehir Tiyatroları’nın zamanı bitene kadar gece gündüz çalıştım ve bitirdim. İçimden geldiği gibi yazmak istedim.</p>
<p>Ben kara mizahı, acıyla tatlıyı bir arada çok severim. Acıyı göğüslemek, mizahla yumuşatmak ve o şekilde direnmek bir savunma şeklidir bende. Ben hep bir mizah olsun isterim oyunumda. Bu kadınların bence bir savunma şekli.”</p>
<p>Okumanın ardından; Dramaturg Dilek Tekintaş moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, yazar, oyuncular ve seyircilerle birlikte oyuna dair düşünceler paylaşıldı.</p>
<p><b>Okumanın Oyuncuları:</b></p>
<p>Funda – Bensu Orhunöz</p>
<p>Ayşe – Betül Kızılok Bavli</p>
<p>Hüseyin – Cem Baza</p>
<p>Küçük Kız – Ceren Hacımuratoğlu</p>
<p><b>Mavi Metal Yığını</b></p>
<p>Funda, köyünden koparılıp İstanbul’un baskıcı ortamına getirildiğinde, kendisini sadece tanımadığı bir adamla değil, kadınlara dayatılan asırlık bir sessizlik geleneğiyle karşı karşıya bulur. Mavi Metal Yığını, aynı evin içinde birbirine yabancılaştırılan iki kadının —Funda ve Ayşe’nin— kesişen trajedisini ve bu kapalı dünyadan çıkış yollarını anlatır.</p>
<p>Oyun, yaşadıkları ağır travmalara rağmen başka bir hayatın mümkün olduğuna inananların öyküsüdür. Funda’nın küçük bir kıza okuma yazma öğreterek başlattığı sessiz direniş, kurulu düzenin çarklarını aksatacak kararlı bir hamleye dönüşür. Şiddetin ve kuşatılmışlığın ortasında yeşeren kadın dayanışması, bilginin gücüyle birleşerek bu karanlık döngüyü kırmayı hedefler.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizem-alukanin-oyunu-mavi-metal-yigini-muhsin-ertugrul-okumalarinin-son-konugu-oldu-632855">Gizem Alukan&#8217;ın Oyunu &#8220;Mavi Metal Yığını&#8221; Muhsin Ertuğrul Okumalarının Son Konuğu Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaziemir Belediyesi&#8217;nin örnek projeleri Türkiye&#8217;ye model oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinin-ornek-projeleri-turkiyeye-model-oldu-632771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[gaziemir]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ile Sağlık Köyü Yaşam Kampüsü, 700 proje arasından seçilerek Türkiye Belediyeler Birliği’nin düzenlediği Belediyecilik Forumu’nda “en iyi uygulama örnekleri” arasında yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinin-ornek-projeleri-turkiyeye-model-oldu-632771">Gaziemir Belediyesi&#8217;nin örnek projeleri Türkiye&#8217;ye model oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gaziemir Belediyesi’nin Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ile Sağlık Köyü Yaşam Kampüsü, 700 proje arasından seçilerek Türkiye Belediyeler Birliği’nin düzenlediği Belediyecilik Forumu’nda “en iyi uygulama örnekleri” arasında yer aldı.</b></p>
<p>Gaziemir Belediyesi’nin projeleri, yerel yönetimlerin iyi uygulamalarının paylaşımını artırmak amacıyla düzenlenen Belediyecilik Forumu’nda en iyi belediyecilik uygulamaları olarak seçildi. Belediyenin 60 yaş üstü yurttaşlara hizmet sunduğu Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ile sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü Sağlık Köyü projeleri diğer belediyelere örnek olarak gösterildi. Türkiye’nin dört bir yanından katılan belediyelere model olarak sunulan projeler, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Gaziemir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Yeliz Yorulmaz, forumda gerçekleştirdiği sunumda, belediyenin örnek gösterilen hizmetlerine ilişkin katılımcılara kapsamlı bilgi verdi.</p>
<p><b>“Bu gurur hepimizin”</b><br />Türkiye’ye örnek olan sosyal projeleriyle hayatın her aşamasında vatandaşların yanında olduklarını vurgulayan Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, “Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Belediyecilik Forumu’nda, hizmetlerimizin 700 proje arasından seçilerek en iyi uygulama örnekleri arasında yer alması ve model proje olarak diğer belediyelere sunulması bizim için büyük bir gurur. Sağlık alanındaki hizmetlerimizin ve sosyal projelerimizin ulusal düzeyde değer görmesi, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor, çalışma motivasyonumuzu daha da artırıyor. İnsan odaklı projelerimizle ilçemizde sosyal belediyeciliği daha ileriye taşımaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><b>Ata Evi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi</b><br />Gaziemir Belediyesi Ata Evi ve Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde, 60 yaş üstü bireylere hizmet veriyor. Belediye Ata Evi’nde sunduğu hizmetlerle, yaş almış vatandaşların yaşamla bağlarını koparmalarının önüne geçerek, onların sosyalleşmelerine, huzurlu ve aktif bir yaşam sürmelerine olanak tanıyor. Spor odası, kütüphane, dinlenme odası ve çeşitli etkinlik alanlarının bulunduğu Ata Evi’nde verilen hizmetlerle yaş almış vatandaşların fiziki, sosyolojik ve psikolojik yönden güçlenmeleri sağlanıyor. Psikolog ve sosyal hizmet uzmanının görev yaptığı merkezde, üyelere düzenli olarak demans ve depresyon testleri uygulanarak bilişsel ve psikolojik durumları takip ediliyor.</p>
<p><b>Sağlık Köyü Yaşam Kampüsü</b><br />Gaziemir Belediyesi’nin sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü Sağlık Köyü’nde Evde Hasta ve Yaşlı Bakım Merkezi, Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi ve Pozitif Yaşam Merkezi olmak üzere üç birim yer alıyor.</p>
<p><b>Evde Hasta ve Yaşlı Bakım Merkezi</b><br />Sosyal yönden dezavantajlı, yaşlı, yatalak, engelli ve kimsesiz yurttaşlara yönelik verilen Evde Hasta ve Yaşlı Bakım Hizmetiyle hastaların tedavi ve bakımları kendi evlerinde yapılıyor. Doktor, hemşire ve hasta bakıcıdan oluşan sağlık ekipleri, hastaların sağlık durumlarının daha iyi hale gelmesi ya da belirli bir düzeyde tutulması, sosyal yönden daha iyi olmaları için hizmet veriyor. İhtiyaç duyan hastalara da evlerinde ya da merkezde Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmeti de sunuluyor. Diyetisyen hizmetiyle, Gaziemir’de yaşayan vatandaşların yanlış beslenme alışkanlıkları saptanıyor,  yetersiz ve dengesiz beslenmenin yol açtığı sağlık sorunlarına karşı önlemler alınıyor. Fizyoterapist ise vatandaşların, fiziksel aktivitelerini ve hareket yeteneklerini artırmak için özel bir program hazırlayarak hastalara uyguluyor.<br />Evde Kuaför Hizmeti kapsamında engelli, yaşlı, hasta ve dezavantajlı bireyler evlerinde ziyaret edilerek saç kesimi, sakal tıraşı, tırnak kesimi ve diğer kişisel bakım ihtiyaçları uzman ekipler tarafından karşılanıyor.</p>
<p><b>Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi</b><br />Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde, 1. ve 2. evre alzheimer ve demans hastalarına hizmet veriliyor. Merkezde, hastaların zihinsel ve fiziksel kapasitelerini koruyabilmek amacıyla aktiviteler yapılıyor. Alzhemier Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’ne üye olan yurttaşlar, sabah özel araçla ve sağlık personeli kontrolünde evlerinden alınarak merkeze getiriliyor. Gün boyu süren aktivitelerin ardından hastalar tekrar evlerine bırakılıyor. Merkezde, hasta yakınlarına da bu süreçte hastanın bakımı ile ilgili sorunlarında ve kendilerinin yaşayabileceği sosyal ya da psikolojik sorunlarda danışmanlık ve destek hizmeti sunuluyor.</p>
<p><b>Pozitif Yaşam Merkezi</b><br />Pozitif Yaşam Merkezi’nde verilen Psikolojik Destek ve Danışmanlık Hizmeti kapsamında vatandaşlar sıkıntılarını anlatıp psikolojik destek alıyor. Hizmet kapsamında çocuk, ergen ve yetişkinlere bireysel ya da grup danışmanlığı veriliyor. Aile danışmanlığı hizmeti de verilen merkezde vatandaşlara, okullara ya da talep eden diğer kurum ve kuruluşlara eğitim ve seminerler de veriliyor. Uzun vadede yaşama pozitif pencereden bakan bir toplum yaratmayı amaçlayan bu hizmetten, randevu alarak herkes ücretsiz yararlanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinin-ornek-projeleri-turkiyeye-model-oldu-632771">Gaziemir Belediyesi&#8217;nin örnek projeleri Türkiye&#8217;ye model oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Dijital çağda fırtınaya karşı deve gibi dayanıklı olmalıyız!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-dijital-cagda-firtinaya-karsi-deve-gibi-dayanikli-olmaliyiz-632529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çağ]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[fırtınaya]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri”nin dördüncü oturumu, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-dijital-cagda-firtinaya-karsi-deve-gibi-dayanikli-olmaliyiz-632529">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Dijital çağda fırtınaya karşı deve gibi dayanıklı olmalıyız!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri”nin dördüncü oturumu, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. </p>
<p>Gazeteci Şaban Özdemir’in moderatörlüğünde online gerçekleştirilen, Türkiye’nin ve Dünyanın farklı bölgelerinden kişilerin katıldığı program “Dijital Dünya ve Toplum”<strong> </strong>başlığında yapıldı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin insanlık için yeni bir gerçeklik alanı oluşturduğunu belirterek, bu dönüşümün matbaanın icadı kadar köklü etkiler doğuracağını söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, içinde bulunulan süreci “iki gerçeklikli bir yaşam” olarak tanımlayarak, “Artık yalnızca fiziksel dünyada değil, aynı zamanda dijital bir gerçeklikte yaşıyoruz. Bu dönüşüm, 200-300 yıl önceki endüstri devrimi gibi insanlık tarihini yeniden şekillendirecek güçte.” dedi.</p>
<p><strong>“Teknoloji hız, değerler ise yön verir”</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin insan hayatına büyük bir hız kazandırdığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, bu hızın doğru yönetilmemesi halinde ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekerek, “Teknoloji bize hız veriyor ama yön vermiyor. Yönü değerler belirler. Hızlı giden bir Ferrari düşünün; eğer direksiyondaki kişi usta değilse o araç takla atar. Bugün dijital dünyada da aynı risk var. Eğer bu hıza uygun beceriler geliştirmezsek, özellikle gençler bu sürecin kurbanı olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Dikkat süresi 15 dakikadan 1 dakikaya düştü”</strong></p>
<p>Bilgi çağında yaşanan hızlı dönüşümün insan zihni üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Eskiden öğrencilerin dikkati 15 dakika sonra dağılırdı, şimdi bu süre 1-3 dakikaya kadar indi. Bilginin yarı ömrü 30 yıldan 3 yıla düştü. Bu hız, insan zihninin taşıyabileceğinin ötesine geçmiş durumda.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dopamin tuzaklarına dikkat! </strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, dijital dünyanın insan beyninde hızlı haz mekanizmalarını tetiklediğini belirterek, “Teknoloji dopamin üzerinden çalışır; yani hızlı haz verir. Ama değerler serotonerjik sistemle ilgilidir ve emek, sabır, anlam gerektirir. Eğer sadece haz odaklı yaşarsak, anlamı kaybederiz.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Dijitalleşmenin sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, yüz yüze iletişimin yerini alan sanal etkileşimlerin ilişkileri yüzeyselleştirdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Aynı evde yaşayan insanlar bile dijital iletişimle birbirinden kopabiliyor. Buna ‘eş zamanlı yalnızlık’ diyoruz. Fiziksel temasın azalması, ilişkilerin derinliğini zayıflatıyor ve kırılgan hale getiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Mutluluk dışarıda değil, içeride!</strong></p>
<p>Modern yaşamın mutluluğu yanlış yerde aradığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Lüks içinde yaşayan ama mutlu olmayan birçok insan var. Çünkü mutluluğu dış koşullara bağlamışlar. Oysa mutluluk içsel bir durumdur. Küçük şeylerden mutlu olabilmek, şükran duygusu geliştirmek gerekir.” diye konuştu.</p>
<p>Seminerde, pozitif psikolojinin önemli yaklaşımlarından biri olan PERMA modeline de değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolojik dayanıklılığın bu modelle güçlendirilebileceğini belirtti. </p>
<p><strong>Anlam odaklı yaşam şart</strong></p>
<p>Dijital çağda hayatta kalmanın anahtarının anlam odaklı yaşam olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan,<br /> “Haz odaklı değil, anlam odaklı bir yaşam felsefesi geliştirmeliyiz. İnsan hayatının sonunda nasıl anılmak istediğini düşünmeli. Bu bakış açısı, hem bireysel mutluluğun hem de toplumsal sağlığın temelidir.” ifadesinde bulundu. </p>
<p><strong>‘Dijital Otizm’ başladı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle erken çocukluk döneminde ekran maruziyetinin nörogelişimsel etkilerine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“0-3 yaş arası dönemde ekran maruziyeti olan çocukların sosyal ve duygusal beyin alanlarında gelişim geriliği olduğu görülüyor. Bu durum artık literatürde de klinikte de gözlemleniyor. Hatta buna ‘dijital otizm’ deniyor.”</p>
<p>Küçük yaşta dijital ekranlara uzun süre maruz kalan çocuklarda dil gelişimi ve sosyal becerilerin ciddi biçimde etkilendiğini belirten Tarhan, “Çocuk konuşma becerisini geliştiremiyor çünkü konuşmaya ihtiyaç duymuyor. Sürekli ekran karşısında pasif bir izleyici oluyor. Bu durumda hem sözcük üretimi hem ince motor beceriler hem de sosyal-duygusal gelişim zayıflıyor.” diye görüşlerini dile getirdi.</p>
<p><strong>Tek yönlü ilişki beyni geliştirmiyor</strong></p>
<p>Çocuk beyninin gelişiminde karşılıklı etkileşimin kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, dijital ortamların bu süreci bozduğunu ifade ederek, “Beyin çift yönlü ilişkiyle gelişir. Tek yönlü ekran ilişkisiyle sosyal ve duygusal beyin gelişimi gerçekleşmez. Bu nedenle erken yaşta ekran bağımlılığı ciddi bir risk oluşturuyor.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bazı ülkelerde alınan önlemlere de dikkat çekerek, “İsveç 0-3 yaş arasında ekranı tamamen yasakladı. Bazı ülkelerde bu yaş grubu için ekran maruziyeti sıfıra indirildi. Daha büyük yaşlarda ise günlük süre ciddi şekilde sınırlandırılıyor.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Gençlerde yalnızlık ve intihar oranları artıyor</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin sadece çocukları değil gençleri de etkilediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, küresel ölçekte artan yalnızlık ve ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekti.</p>
<p>“16-24 yaş aralığında ‘çok yalnızım’ diyenlerin oranı bazı araştırmalarda yüzde 40’lara ulaşıyor. Pandemi sonrası bu oran daha da arttı. Genç intiharları da ciddi bir alarm seviyesinde.” diyen Prof. Dr. Tarhan, İngiltere’de kurulan “Yalnızlık Bakanlığı” gibi girişimlerin bile bu sorunun küresel boyutunu gösterdiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tek başına suçlu değil</strong></p>
<p>Dijital teknolojinin tamamen olumsuz bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini ancak kontrolsüz kullanımın ciddi riskler doğurduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Teknoloji tarafsızdır. İyi kullanılırsa hayatı kolaylaştırır, kötü kullanılırsa insanı savurur. Ferrari örneğinde olduğu gibi, hız var ama direksiyonu tutacak eğitim yoksa risk büyür. Onu kullanabilmek bir eğitim, donanım gerektirir…” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, dijital dönüşümün toplumsal etkilerine ilişkin “Bu hızlı dönüşümün bedelini en çok gençler ödüyor. Aileler, eğitim sistemi ve toplum bu yeni gerçekliğe uyum sağlayamazsa psikolojik sorunlar artmaya devam edecek.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü aile bağları dijital dünyanın zararlarını önlüyor</strong></p>
<p>Toplumun giderek “tüketim odaklı” bir yapıya sürüklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, üretim kültürünün zayıflamasını kritik bir risk olarak nitelendirdi.</p>
<p>Hızlı dijitalleşme karşısında korku yerine güçlü sosyal bağların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Dijital hızlı değişimden korkmayalım. Aile bağlarını ve sosyal bağları güçlü tutarsak dijital dünyanın zararlarını büyük ölçüde önleriz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aile toplumun çekirdeği</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, aile yapısını “atom çekirdeği” metaforuyla açıklayarak, güven ilişkilerinin toplumsal yapının temelini oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Aile toplumun çekirdeğidir. Güven bağı ise o çekirdeğin nükleer enerjisidir. Güvenin olduğu ailede çocuk dış dünyadan zarar görse bile tekrar geri döner.” dedi.</p>
<p>Dijitalleşmenin getirdiği hızın kontrol edilmemesi halinde bireyleri ve toplumu savurabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu çağda değişmeyen şey hızdır. Eğer bu hıza uygun zihinsel ve duygusal donanım geliştirmezsek, dijital fırtınada ayakta kalamayız.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>“10 yaşına kadar çocuk anne babayı taklit eder. Ailede dijital okuryazarlık varsa çocukta da gelişir. Ama anne baba örnek olamıyorsa profesyonel destek gerekebilir.” diyen Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde çocukların farklı rol modeller aramaya başladığını, bu süreçte ebeveyn rehberliğinin kritik olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Kahramanmaraş olayı </strong></p>
<p>Anne-baba iyi örnek olamıyorsa, böyle durumlarda profesyonel yardım alınması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti: </p>
<p>“Çocuğun bir psikiyatri uzmanına götürülmesi gerekebilir. Kahramanmaraş olayında da aktarılanlardan gördük ki iki psikolog, çocuğun psikiyatriye yönlendirilmesi gerektiğini ifade etmiş. Çocukta ciddi davranış bozuklukları olduğu, ilaç tedavisi gerektirecek düzeyde sorunlar bulunduğu ve tedavisiz bırakıldığı belirtilmiş. Bu durum ciddi bir ihmal ve aynı zamanda bir tür istismar olarak değerlendiriliyor. Anne-babanın çocuğu tedavi ettirmemesi, çocuğun ihmal edilmesi anlamına gelir ve bu da bir çocuk istismarıdır. Avrupa’da benzer bir durumda devletin müdahale ederek çocuğu zorunlu tedaviye yönlendireceği ifade edilmektedir. Okul ortamında da öğretmen ve okul psikoloğunun yönlendirmelerine rağmen gerekli adımların atılmadığı durumlar yaşanabiliyor.”</p>
<p><strong>Eğitimde sınırlar net olmalı!</strong></p>
<p>Eğitim sistemindeki bazı sorunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bazı durumlarda evde liderliğin çocuklara geçtiği, okulda ise sınıf liderliğinin zayıfladığı görülüyor. Oysa sınıf yönetiminde liderin öğretmen olması gerekiyor. Öğretmen sınıf lideri olamaz hale gelirse eğitim sistemi çöker. Anne baba her şeye karışan müşteri gibi görülmemeli. Eğitimde sınırlar net olmalı.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Aile içi rol karmaşasına da değinen Prof. Dr. Tarhan, “çocuk merkezli aile modelinin” uzun vadede sağlıklı olmadığını ifade etti.</p>
<p><strong>Fırtınada hayatta kalma modeli</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, dijital çağın hızını “çöl fırtınasına” benzeterek, deve metaforu üzerinden anlattı:</p>
<p>“Bu çağ bir çöl fırtınası gibi. Hayatta kalmak için develeşmek gerekir. Çünkü bu hız fırtınasında başka türlü ilerleyemeyiz. Akut durumlarda kenara çekilmek gerekir, ancak bu çöl koşullarında ilerlemek zorundaysak, develerden örnek almamız gerekir. Deve çölde nasıl ilerler? Örneğin deve dikenleri çatır çatır yer, ağzına hiçbir şey olmaz. Ayağının altına diken battığında ise hemen yola devam edemez, durmak zorunda kalır. Bu şekilde özel bir donanımla yaratılmıştır. Uzun süre su içmeden yaşayabilir; hörgücü su deposu gibi görev yapar. Su içtiğinde ise çok miktarda su içer ve bunu uzun süre kullanır. Biz de bu örnekten hareketle, hörgüçte su biriktiren deve gibi dayanıklılık becerilerimizi geliştirmeliyiz. Yani psikolojik dayanıklılık eğitimini içselleştirmemiz gerekir. Devenin göz yapısında da çöle uygun özel bir koruma, perde sistemi vardır; kum fırtınasında bile görebilmesini sağlayan bir kapak sistemi bulunur. Bu da bize, içinde bulunduğumuz çağda kendimizi ve çocuklarımızı bu koşullara uygun şekilde geliştirmemiz gerektiğini gösterir. Bu nedenle bu çağda değiştiremeyeceğimiz şartlara karşı, doyumu erteleme becerisi geliştirmemiz gerekir.”</p>
<p><strong>Dopamin tuzağına dikkat!</strong></p>
<p>Modern çağın en büyük risklerinden birinin “hemen ve şimdi” kültürü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Dopamin tuzağı, insanı kısa vadeli hazza mahkûm eder. Oysa serotonin sistemi uzun vadeli mutluluğu sağlar.” dedi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel’in de katıldığı online buluşmada Prof. Dr. Tarhan, bireylerin sadece teknoloji kullanmayı değil, sonuçları öngörmeyi de öğrenmesi gerektiğini belirterek, “Hangi davranışın hangi sonucu doğuracağını bilmek, bu çağın en önemli becerisidir. Planlama, dayanıklılık ve değerler eğitimi olmadan dijital çağ yönetilemez.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-dijital-cagda-firtinaya-karsi-deve-gibi-dayanikli-olmaliyiz-632529">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Dijital çağda fırtınaya karşı deve gibi dayanıklı olmalıyız!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrar kaçırma kadınlarda daha yaygın görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirma-kadinlarda-daha-yaygin-goruluyor-632487</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:54:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[drar]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632487</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdrar kaçırma, birçok kişinin konuşmaktan çekindiği ancak toplumda oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirma-kadinlarda-daha-yaygin-goruluyor-632487">İdrar kaçırma kadınlarda daha yaygın görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İdrar kaçırma, birçok kişinin konuşmaktan çekindiği ancak toplumda oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunu. Şikâyetlerle yaşamaya devam etmek yerine altta yatan nedeni araştırmanın önemine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “İdrar kaçırma kader değil, çözülebilir bir sağlık problemi. Günümüzde uygulanan modern tedavi yöntemleri sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artıyor” dedi.</strong></p>
<p>İdrar kaçırma, tıbbi adıyla üriner inkontinans, kişinin istemi dışında idrarını tutamaması durumudur. Günlük yaşamı etkileyen, giderek artan ya da ani başlayan kaçırma şikâyetlerine eşlik eden belirtilerin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “Gece sık idrara kalkma, idrar yaparken yanma veya idrarda kan görülmesi önemli uyarı işaretleri olabilir” dedi. Sorunun özellikle kadınlarda ve ileri yaşlarda daha sık görüldüğünü belirten Allahverdiyev, “Kadınların yaklaşık yüzde 25 ila 50’si hayatlarının bir döneminde bu problemle karşılaşıyor. Erkeklerde ise görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor ve özellikle 65 yaş üzeri bireylerde yaşam kalitesi belirgin şekilde etkilenebiliyor. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde gecikmeden bir uzmana başvurmak büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İdrar tutar gibi kasları 3-5 saniye sıkmak pelvik tabanı güçlendiriyor </strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın gelişiminde birçok faktörün rol oynadığını belirten Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “Kadınlarda gebelik ve doğum pelvik taban kaslarını zayıflatabilir, menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler ise mesane kontrolünü olumsuz etkileyebilir. Erkeklerde ise en sık neden prostat büyümesine bağlı mesane çıkış problemleridir. Bunların yanı sıra idrar yolu enfeksiyonları, aşırı aktif mesane, sinir sistemi hastalıkları, obezite, kronik öksürük, kabızlık ve bazı ilaçlar da idrar kaçırmayı tetikleyebilir. Tamamen önlenmesi her zaman mümkün olmasa da bazı yaşam tarzı değişiklikleriyle şikayetlerin ilerlemesi yavaşlatılabilir. Pelvik taban kaslarını güçlendiren Kegel egzersizleri (İdrarı tutmayı sağlayan kasları sıkıp gevşetmeye dayanan egzersizler) yapmak, ideal kiloyu korumak, aşırı kafein tüketiminden kaçınmak ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinmek bu süreçte önemli rol oynar. Ayrıca kabızlığın önlenmesi ve sigaranın bırakılması da mesane sağlığını destekleyen temel adımlar arasında yer alır” dedi.</p>
<p><strong>İdrar kaçırma en sık öksürme, hapşırma veya egzersiz sırasında görülür</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın farklı tipleri olduğunu vurgulayan Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “En sık karşılaşılan tiplerden biri stres tipi idrar kaçırmadır. Bu durumda öksürme, hapşırma veya egzersiz sırasında pelvik taban kaslarının zayıflığına bağlı kaçırma görülür ve özellikle kadınlarda daha yaygındır. Sıkışma (urge) tipinde ani ve güçlü idrar yapma isteği ön plandadır; hastalar çoğu zaman tuvalete yetişemeden kaçırma yaşayabilir. Bazı hastalarda her iki tip bir arada bulunur; bu durum mikst tip olarak adlandırılır ve özellikle kadınlarda ve menopoz döneminde daha sık görülür. Taşma (overflow) tipi idrar kaçırmada mesanenin yeterince boşalamaması sonucu damla damla kaçırma olur ve sıklıkla prostat büyümesi gibi idrar akımını engelleyen durumlarla ilişkilidir. Fonksiyonel idrar kaçırmada kişi fiziksel veya bilişsel nedenlerle tuvalete zamanında ulaşamaz. Nörojenik hastalıklarda (felç, Parkinson hastalığı, multipl skleroz vb.) ise mesane ve sfinkter fonksiyonlarının bozulmasına bağlı olarak hastada urge veya taşma tipi kaçırma gelişebilir. Fistül varlığında (idrar yolu ile vajina arasında anormal bağlantı) idrar sürekli ve kontrolsüz şekilde akar; bu durum genellikle doğum travmaları, cerrahiler veya radyoterapi sonrası görülür” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Çok çeşitli tedavi seçenekleri mevcut</strong></p>
<p>Tedavinin, şikâyetin tipine ve altta yatan nedene göre kişiye özel planlanması gerektiğine değinen Allahverdiyev, “İlk aşamada yaşam tarzı değişiklikleri ve pelvik taban egzersizleri önerilir. Sıkışma tipinde ilaç tedavileriyle mesane kontrolü sağlanabilir. Daha ileri durumlarda ise cerrahi ve girişimsel yöntemler devreye girer. Kadınlarda askı ameliyatları ve botulinum toksin uygulamaları, erkeklerde prostat tedavileri ve sinir stimülasyonu gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilir. Kadınlarda sık uygulanan pubovajinal sling ameliyatında ise kişinin kendi dokusuyla idrar torbasına destek verilerek özellikle öksürme ve hapşırma sırasında yaşanan kaçırma kontrol altına alınır” bilgilerini verdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirma-kadinlarda-daha-yaygin-goruluyor-632487">İdrar kaçırma kadınlarda daha yaygın görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;da Minikler Taş Devri&#8217;ne yolculuk yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-minikler-tas-devrine-yolculuk-yapti-632144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[devri]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[minikler]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi tarafından Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte çocuklar, Taş Devri’nden günümüze uzanan eğlenceli bir yolculuk yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-minikler-tas-devrine-yolculuk-yapti-632144">Bornova&#8217;da Minikler Taş Devri&#8217;ne yolculuk yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi tarafından Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte çocuklar, Taş Devri’nden günümüze uzanan eğlenceli bir yolculuk yaptı. Atölye, drama ve oyunlarla tarih öncesi yaşamı deneyimleyen 7-12 yaş grubu katılımcılar hem öğrendi hem eğlendi. Etkinlik sonunda miniklere “Zaman Yolculuğu” hatıra belgeleri verildi.</p>
<p>Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen “Zamanın İzinde: Taş Devri’nden Bugüne Macera Dolu Yolculuk” etkinliği, çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı. Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 7-12 yaş grubundaki minikler, 8 bin 500 yıl öncesine uzanan eğlenceli ve öğretici bir keşfe çıktı.</p>
<p><b>Eğlence ve öğrenme bir arada</b></p>
<p>Gün boyu süren etkinlikte çocuklar; çocuk yogası, Zumba Kids ve “zamanda yolculuk” temalı aktivitelerle enerjilerini atarken, “Ateş Başında Taş Devri Masalları” ile geçmişin hikâyelerini dinledi. Ayrıca yaratıcı drama atölyesinde Taş Devri yaşamını canlandıran minikler, hem eğlendi hem öğrendi.</p>
<p>Sürpriz etkinlikler ve hediyelerle zenginleşen program, çocukların tarih bilincini artırmayı hedeflerken ailelerden de büyük ilgi gördü.</p>
<p><b>Tarihle iç içe unutulmaz deneyim</b></p>
<p>Etkinlik sonunda katılımcı çocuklara “Zaman Yolculuğu” temalı hatıra belgeleri verildi. Bu özel belgeyle minikler, Yeşilova Höyüğü’nde yaşadıkları tarih yolculuğunu ölümsüzleştirdi.</p>
<p>Bornova Belediyesi yetkilileri, çocukların geçmişi deneyimleyerek öğrenmelerini sağlayan bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-minikler-tas-devrine-yolculuk-yapti-632144">Bornova&#8217;da Minikler Taş Devri&#8217;ne yolculuk yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginin-yeni-baskani-cengiz-balik-oldu-631940</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:34:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kurul]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[hracatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Cengiz Balık seçildi. Balık, görevi önceki Başkan Hayrettin Uçak’tan devraldı. Hayrettin Uçak yeni yönetim kurulunda yerini aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginin-yeni-baskani-cengiz-balik-oldu-631940">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Cengiz Balık seçildi. Balık, görevi önceki Başkan Hayrettin Uçak’tan devraldı. Hayrettin Uçak yeni yönetim kurulunda yerini aldı. Uçak, önümüzdeki süreçte sektörle deneyimlerini paylaşmayı sürdürecek.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kuruluyla tamamlandı. EYMSİB’in genel kuruluna yoğun katılım dikkat çekti.</p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığını 8 yıl sürdüren ve kanun gereği aday olamayan Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada 8 yıllık başkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri projeleri aktardı.</p>
<p>16 Nisan 2018 tarihinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulunun büyük bir teveccüh göstererek kendisini şerefli bir görev olan Yönetim Kurulu Başkanlığına seçtiğini dillendiren Uçak, “Bizler, 8 yıl boyunca bize verdiğiniz sorumluluk bilinciyle kendimizi hizmete adadık ve başımız dik, alnımız ak olarak bugün yine sizlerin huzurundayız. 2018 yılında bu salondaki konuşmamda ben değil, biz olacağız demiştim. 8 yıl boyunca da bunu gerçekleştirdik, ben değil biz olduk” şeklinde konuştu.</p>
<p>2018 yılında göreve geldiklerinde 700 milyon dolar seviyelerinde olan ihracatı yüzde 100’e yakın oranda artırarak 1 milyar 300 milyon dolara yükseltmeyi başardıklarının altını çizen Uçak şöyle devam etti; “İhracatımıza yeni pazarlar kazandırdık, var olan pazarlarımızda daha güçlü konuma geldik. Ticaret Heyetleri, URGE faaliyetleri, fuarlar, Turquality projeleri sizlerin ürünlerini yurtdışında tanıtmamızdaki en büyük araçlar oldu 8 yıl boyunca… Özellikle URGE projesini en etkili kullanan Birliklerden biri durumuna geldik ve Hindistan, Endonezya, Singapur, İngiltere, Norveç ve Kanada ülkelerine yönelik heyetler gerçekleştirdik. Hindistan Heyetimiz, Ticaret Bakanlığımız tarafından en başarılı URGE örneklerinden biri seçildi ve Sayın Bakanımızın elinden ödülümüzü sizler adına aldık. Ticaret Bakanlığımıza da tüm projelerimize verdikleri destek için tüm Hazirun önünde teşekkür etmek istiyorum.”</p>
<p>“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi”yle Ege Bölgesinin kalıntı haritasını çıkardıklarının altını çizen Uçak, “Göreve geldiğimizden bu yana düzenli olarak Bölgemizdeki ihraç ürünlerinden numuneler alarak analizleri gerçekleştirdik. Kalıntı bakımından problem teşkil eden bölgelerde eğitici toplantılar düzenledik. Gençlerimizi tarıma teşvik etmek için 3.Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programını hayata geçirdik. 150’den fazla potansiyel üretici ve ihracatçımıza uzman kadro ile A’dan Z’ye tarımı anlattık. Üyelerimizi ziyaret etmeyi hiç aksatmadık, belki aranızda 4-5 defa ziyaret ettiğimiz üyelerimiz vardır. Her koşulda onların yanında olmaya gayret ettik, bu ziyaretler için özel bir ekip oluşturduk, üyelerimizin sorunlarını dinledik, çözüm bulmaya çalıştık. İhracat kısıtlamaların her zaman karşısında durduk, her fırsatta, her toplantıda bu tür kısıtlamaların ihracatımıza zarar verdiğini anlattık” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p><strong>Balık: “Birlikte güçlü olabiliriz”</strong></p>
<p>Genel kurulda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 35 yılı aşkın süredir yaş meyve sebze sektörünün içinde yer aldığını, tarladan başlayan yolculuğun, paketleme tesislerinden geçip uluslararası pazarlara uzanan zorlu ama bir o kadar da değerli bir süreç olduğunu, bu süreçte güçlü olmanın yolunun birlikte hareket etmekten geçtiğini vurguladı.</p>
<p>“Geride bıraktığımız dönemde, özellikle artan maliyetler, rekabet koşulları, kalite beklentileri ve uluslararası pazarlardaki değişken talepler hepimizi zorladı” diyen Balık, “Tüm bu zorluklara rağmen Ege Yaş Meyve Sebze ve Mamul sektörü olarak ayakta kalmayı ve büyümeyi başardık. Bu başarı hepimizin ortak emeğidir. Şahsıma ve ekibimize duyduğunuz güven için sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Bu bir görevden öte, büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.</p>
<p>2026-30 dönemiyle ilgili hedeflerini de anlatan Başkan Balık şöyle devam etti; “Üreticiden ihracatçıya kadar tüm paydaşlarımızın daha güçlü olduğu, kalite ve sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu, yeni pazarlara açılan ve rekabet gücünü artıran bir sektör yapısı için çalışmaya devam edeceğiz. Kapımız her zaman sizlere açık olacak. Sorunları birlikte konuşacak, çözümleri birlikte üreteceğiz. Çünkü bu birlik, hepimizin ortak evidir.”</p>
<p><strong>Hayrettin Uçak’a teşekkür plaketi</strong></p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığı’nda iki dönemini tamamlayan Hayrettin Uçak’a, yeni Başkan Cengiz Balık tarafından 8 yıllık emekleri nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi.</p>
<p><strong>Listede 8 isim yenilendi </strong></p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Cengiz Balık tek aday olarak girdiği seçimde Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı; Hayrettin Uçak, Sadık Demircan, Makbule Çiftçi, Emin Sercan Göçeren, Muhammed Elçiboğa, Veysel Ali Bahadır, Martin Erdemir Sanford, Kenan Unat, Deniz Celep ve Tolga Selim Kağan”</p>
<p>“Veysel Güldoğan, Muhammet Mustafa Deniz ve Recep Çöpten” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu’nu oluşturdu. 14 kişilik yönetim ve denetim kurulu listesinde 6 isim yerini korurken, 8 isim değişti.</p>
<p><strong>Cengiz Balık kimdir?</strong></p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık 1962 yılında Alaşehir’de doğdu. Cengiz Balık, Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun oldu.</p>
<p>İş hayatına 1989 yılında kurduğu Cengiz Balık Tarım Ürünleri Ticareti isimli şahıs firması ile adım atan Balık, 1992 yılına kadar Migros Ticaret A.Ş.’nin tedarikçisi olarak faaliyet gösterdi.</p>
<p>1992 yılında Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş.’yi kurarak ihracat alanına yönelen Cengiz Balık, taze meyve ve sebze sektöründe uluslararası pazarlara açılmış, yıllar içerisinde güçlü bir ihracat ağı ve müşteri portföyü oluşturmuştur. 2006 yılında kurduğu Beyobası Ltd. Şti. ile tarım ve ticaret faaliyetlerini daha da genişletmiştir.</p>
<p>Aynı zamanda aileden gelen çiftçilik geleneğini sürdüren Balık, üretimden ihracata kadar sektörün tüm aşamalarında aktif rol almaktadır. Ulusal market zincirlerine taze meyve ve sebze tedariki sağlamaya devam etmektedir.</p>
<p>Sektörel temsilde de önemli görevler üstlenen Cengiz Balık, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bünyesinde 2001, 2003 ve 2006 yıllarında üç dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 2018 yılında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı seçilen Balık, 2022 yılında bu göreve ikinci kez seçildi.</p>
<p>İzmir Tarım Grubu’nun kurucu üyelerinden olan Cengiz Balık, 30 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi.</p>
<p>35 yılı aşkın tecrübesiyle üretim, tedarik, lojistik ve ihracat süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla yöneten Cengiz Balık, Türk yaş meyve sebze sektörünün gelişimi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginin-yeni-baskani-cengiz-balik-oldu-631940">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Scratch Cup 2026&#8217;da &#8220;Minik Eller&#8221;, &#8220;Gelecek İçin Bir Damla&#8221; Temasıyla Net Sıfır Odağında Kodladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/scratch-cup-2026da-minik-eller-gelecek-icin-bir-damla-temasiyla-net-sifir-odaginda-kodladi-631841</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:30:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[cup]]></category>
		<category><![CDATA[eller]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi]]></category>
		<category><![CDATA[final]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[minik]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Qnb Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Scratch]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631841</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Türkiye’nin Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği ulusal ölçekli teknoloji ve kodlama yarışması Scratch Cup, bu yıl da yüksek katılımla gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/scratch-cup-2026da-minik-eller-gelecek-icin-bir-damla-temasiyla-net-sifir-odaginda-kodladi-631841">Scratch Cup 2026&#8217;da &#8220;Minik Eller&#8221;, &#8220;Gelecek İçin Bir Damla&#8221; Temasıyla Net Sıfır Odağında Kodladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>QNB Türkiye’nin Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği ulusal ölçekli teknoloji ve kodlama yarışması Scratch Cup, bu yıl da yüksek katılımla gerçekleşti. 29 Nisan’da Kristal Kule’de düzenlenen final etabında çocuklar, “Gelecek İçin Bir Damla” temasıyla geliştirdikleri projeleri jüriyle paylaştı. Etkinliğin sunuculuğunu Geveze üstlendi.</p>
<p>Bu yıl 53 farklı şehirden 870 takımın başvurduğu yarışmada, yapılan değerlendirmeler sonucunda 8 şehirden 10 finalist takım ve toplam 24 çocuk finale kaldı. Çocuklar projelerinde suyun sürdürülebilir kullanımı başta olmak üzere enerji ve karbon döngüsü gibi birbiriyle bağlantılı kritik sistemleri ele aldı. Doğal kaynakların korunması, biyoçeşitlilik ve sıfır kayıp yaklaşımı gibi çevresel başlıklara odaklanan çocuklar, geliştirdikleri çözümlerle teknolojiyle doğa arasında güçlü bağlar kurarak fikirlerini jüriye sundu. Bu projeler, iklim değişikliğiyle mücadele ve net sıfır hedefleriyle uyumlu bir geleceğe dair önemli bir perspektif sundu.</p>
<p><strong>Teknolojiyi Üreten Nesil Büyüyor</strong></p>
<p>Scratch Cup, QNB Türkiye’nin çocuklara ve gençlere yönelik sosyal sorumluluk vizyonunun önemli bir parçasını oluşturan “Minik Eller Kod Yazıyor” projesi kapsamında hayata geçiriliyor. Proje, “Minik Eller Büyük Hayaller” platformu altında, 2015 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle sürdürülüyor.</p>
<p>Çocuklara temel dijital yetkinlikler kazandırmayı hedefleyen eğitimler, MIT tarafından geliştirilen Scratch platformu ve üç boyutlu tasarım aracı olan Tinkercad kullanılarak gerçekleştiriliyor. Türkiye genelinde hem çevrim içi hem de yüz yüze sunulan programlar, yalnızca teknik becerilerle sınırlı kalmayıp yaratıcı düşünme, iş birliği, problem çözme ve çevresel farkındalık gibi çok yönlü kazanımlarla destekleniyor.</p>
<p>Bugüne kadar proje kapsamında 55 binden fazla çocuğa toplam 450 bin saatin üzerinde eğitim verildi.</p>
<p>Final etkinliğinde konuşan QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, Scratch Cup’ın çocukların hayal gücünü teknolojiyle buluşturduğu önemli bir platform olduğunu vurgulayarak, “Minik Eller Kod Yazıyor projesiyle 2015 yılından bu yana çocukların dijital dünyada donanımlı bireyler olarak yer almasını destekliyoruz. Bu yıl ‘Gelecek İçin Bir Damla’ temasıyla çocukların su, enerji ve karbon döngüsü gibi kritik konulara çözüm üretmesi, daha sürdürülebilir ve net sıfır hedefleriyle uyumlu bir geleceğe dair güçlü bir bakış sunuyor. QNB Türkiye olarak net sıfır hedefimiz doğrultusunda bu dönüşümü destekleyen projelere odaklanıyoruz” dedi.</p>
<p>Scratch Cup 2026 finalinde konuşan Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise şunları ifade etti: “Çocuklarımızın yalnızca dijital dünyaya uyum sağlayan bireyler olmalarını değil, aynı zamanda bu dünyanın üreticileri ve şekillendiricileri olmalarını önemsiyoruz. QNB Türkiye iş birliğiyle uzun yıllardır yürüttüğümüz Minik Eller Kod Yazıyor projesi kapsamında her yıl binlerce çocuğu temel kodlama becerileriyle buluşturuyoruz. Bu yıl ‘Gelecek İçin Bir Damla’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz Scratch Cup 2026’da çocuklar, sadece kod yazmakla kalmayıp su kaynaklarının korunması ve iklim krizi gibi kritik konulara yönelik yaratıcı çözümler geliştirdi. Scratch Cup’ta yer alan her bir çocuğun, teknolojiyi toplumsal fayda için kullanma becerisi kazanarak geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlediğine inanıyoruz. Ürettikleri fikirler ve ortaya koydukları emekle bizlere ilham veren tüm takımları yürekten tebrik ediyorum.”</p>
<p><strong>Scratch Cup Finalinde Yaratıcılık 10 Kategoride Ödüllendirildi</strong></p>
<p>Finalde yer alan takımlar, 8–10 yaş ve 11–14 yaş olmak üzere iki ayrı kategoride değerlendirildi. Her yaş grubunda: En İyi Proje, En İyi Kod Yapısı, En İyi Görsel Tasarım, En İyi Uyarlama, En İyi Senaryo başlıklarında ödüller verildi. Ayrıca tüm finalist çocuklara 5.000 TL değerinde hediye çeki takdim edildi.</p>
<p><strong>Scratch Cup 2026 Kazananları</strong></p>
<p><strong>8–10 Yaş Kategorisi</strong></p>
<p><strong>En İyi Görsel Tasarım Ödülü:</strong> Yağmur’un Su Tasarrufu Macerası ( Bursa)<br /><strong>En İyi Uyarlama Ödülü:</strong> Mavi Dünya (Şanlıurfa)<br /><strong>En İyi Senaryo Ödülü:</strong> Doğa Koruyucuları Net Sıfır: Yeşeren Gelecek (İzmir)<br /><strong>En İyi Proje Ödülü:</strong> Gizli Su Dedektifleri Sıfırın Peşinde (Tekirdağ)<br /><strong>En İyi Kod Yapısı Ödülü:</strong> Yupi ile Su Tasarrufu (Uşak)</p>
<p><strong>11–14 Yaş Kategorisi</strong><br /> </p>
<p><strong>En İyi Görsel Tasarım Ödülü:</strong> Kanatlarla Mavi Görev (İzmir)<br /><strong>En İyi Uyarlama Ödülü:</strong> Aqua Şehir (İstanbul)<br /><strong>En İyi Senaryo Ödülü:</strong> Geleceğin Su Savaşçıları (Mersin)<br /><strong>En İyi Proje Ödülü:</strong> Suyu Koru (Adana)<br /><strong>En İyi Kod Yapısı Ödülü:</strong> Su Ajanı Umay (İstanbul)</p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/scratch-cup-2026da-minik-eller-gelecek-icin-bir-damla-temasiyla-net-sifir-odaginda-kodladi-631841">Scratch Cup 2026&#8217;da &#8220;Minik Eller&#8221;, &#8220;Gelecek İçin Bir Damla&#8221; Temasıyla Net Sıfır Odağında Kodladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Belediyecilikte Etkili Hizmet: Torbalı&#8217;da Hayat Kolaylaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-belediyecilikte-etkili-hizmet-torbalida-hayat-kolaylasiyor-631748</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyecilikte]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İhtiyaç Sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[torbalı]]></category>
		<category><![CDATA[Torbalı Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşların]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Torbalı Belediyesi, “Evde Temizlik” hizmetini başlatarak ihtiyaç sahibi 65 yaş üstü ve engelli vatandaşların evlerini düzenli olarak temizlemeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-belediyecilikte-etkili-hizmet-torbalida-hayat-kolaylasiyor-631748">Sosyal Belediyecilikte Etkili Hizmet: Torbalı&#8217;da Hayat Kolaylaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Torbalı Belediyesi, “Evde Temizlik” hizmetini başlatarak ihtiyaç sahibi 65 yaş üstü ve engelli vatandaşların evlerini düzenli olarak temizlemeye başladı. Belediye ayrıca  kişisel bakım, banyo, tıraş, yatalak hastalara ağır bakım, medikal destek, hasta yatağı ve hastane ulaşım desteğiyle sosyal belediyecilikte önemli bir hizmet sunuyor. Torbalı’daki bu hizmetler vatandaştan da büyük takdir görüyor.<br />Torbalı Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği hizmetlerle ihtiyaç sahibi vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. İlçede özellikle 65 yaş üstü, engelli ve kendi ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan vatandaşlara yönelik yürütülen çalışmalar büyük takdir topluyor. Belediye ekipleri, sosyal hizmet uzmanlarının belirlediği ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine düzenli olarak giderek detaylı temizlik hizmeti sunuyor. Periyodik olarak gerçekleştirilen bu temizlik çalışmaları sayesinde, vatandaşların yaşam alanları daha sağlıklı ve yaşanabilir hale getiriliyor.<br />SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM KOLAYLAŞIYOR<br />Torbalı Belediyesi’nin sunduğu destek yalnızca ev temizliği ile sınırlı kalmıyor. Hizmet kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşların kişisel bakımları da titizlikle gerçekleştiriliyor. Ekipler, yaşlı ve engelli bireylerin saç tıraşını yapıyor, banyo ihtiyaçlarını karşılıyor ve özellikle yatalak hastaların ağır bakımlarını üstleniyor. Bunun yanı sıra, sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayan vatandaşlar da unutulmuyor. Torbalı Belediyesi ekipleri, ihtiyaç sahibi bireyleri İzmir dahil olmak üzere gitmeleri gereken hastanelere ulaştırarak önemli bir ihtiyacı daha karşılıyor. Torbalı’daki bu hizmetler vatandaştan da büyük takdir görüyor.</p>
<p>“BELEDİYECİLİK SADECE ALTYAPIDAN İBARET DEĞİL”<br />Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, sosyal belediyeciliğin sadece altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:<br />“Bizim için belediyecilik, vatandaşımızın hayatına dokunabilmektir. İhtiyaç sahibi büyüklerimizin, engelli kardeşlerimizin her zaman yanındayız. Ev temizliğinden kişisel bakıma, sağlık ulaşımından günlük ihtiyaçlara kadar her alanda destek olmaya devam edeceğiz. Hemşehrilerimizin bize emanet ettiği kaynakları yine onların hayatını kolaylaştırmak için kullanıyoruz.”<br />Bu hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşların  7/24 açık olan 0 232 856 66 66 numaralı telefondan Torbalı İletişim Merkezi’ne başvuru yapabileceği belirtilirken, aynı hattın WhatsApp üzerinden de aktif olarak hizmet verdiği ifade edildi. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-belediyecilikte-etkili-hizmet-torbalida-hayat-kolaylasiyor-631748">Sosyal Belediyecilikte Etkili Hizmet: Torbalı&#8217;da Hayat Kolaylaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere&#8217;nin 3. Yaş Üniversitesi Yolculuğu Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narliderenin-3-yas-universitesi-yolculugu-basladi-631691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[Erman Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere’de yaşayan yaş almış bireylerin sosyal hayata katılımını destekleyecek “Narlıdere Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi”nin açılmasına yönelik en önemli adım atıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderenin-3-yas-universitesi-yolculugu-basladi-631691">Narlıdere&#8217;nin 3. Yaş Üniversitesi Yolculuğu Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere’de yaşayan yaş almış bireylerin sosyal hayata katılımını destekleyecek “Narlıdere Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi”nin açılmasına yönelik en önemli adım atıldı. 3. Yaş Üniversitesi’nin açılmasına yönelik protokole imzayı, Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun ve Ege Geriatri Derneği Başkanı Psk. Mevlüt Ülgen birlikte attı</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, Başkan Erman Uzun’un göreve gelmesiyle sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Yaş almış bireylerin akademik temelli sosyal gelişimini sağlayacak ‘Narlıdere Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi’nin açılmasına yönelik protokolü Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun ve Ege Geriatri Derneği Başkanı Psk. Mevlüt Ülgen birlikte imzaladı. 2016 yılında Prof. Dr. Sevnaz Şahin’in kuruculuğu ve yürütücülüğünde başlatılan proje ile Narlıdere’de yaşayan yaş almış vatandaşların yaşam kalitesini artıracak ve sosyal entegrasyonunu güçlendirecek çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>
<p><b>“BU YOLCULUĞA KATKI KOYMAYI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”</b></p>
<p>Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen protokol töreninde konuşan Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, “Bazı kesimler yaşlılığı bir yorgunluk dönemi olarak görebilir; ama bizim medeniyetimiz yaşlılığı bir ‘hasat mevsimi’ olarak tarif eder. Bizler, çok kıymetli büyüklerimizin tecrübesine, engin bilgisine her zaman muhtacız. Sizler için Çamtepe ve Ilıca Mahallerimizde açtığımız, oldukça uygun fiyatlarla hizmet veren iki Emekliler Lokalimiz çok sevildi. Büyüklerimiz torunuyla, arkadaşlarıyla Emekliler Lokalimizde oturabiliyor; çok cüzi rakamlarla torununa, eşine dostuna bir şeyler ısmarlayıp sosyalleşebiliyor. Bu tesisler bize gösterdi ki büyüklerimizin dört duvar arasına sıkışmaya değil; dostluğu, dayanışmayı ve hayata aktif bir şekilde katılmayı istiyor. Yaş almış büyüklerimizin ekonomik veya başka sebeplerle sıklıkla karşılaştıkları sosyal izolasyonu ve yalnızlığı en aza indirmek istiyoruz. Bu sebeple, Narlıdere Belediyesi olarak, ülkemizin ve İzmir’imizin 3. Yaş Üniversitesi yolculuğuna bizde katkı koymayı çok önemsiyoruz. Bu güzel çalışmaya imza atan Ege Geriatri Derneğimize, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüze, kıymetli hocalarımıza ve bu anlamlı projeye katkı koyan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. Narlıdere’mize, kıymetli büyüklerimize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.</p>
<p><b>“HEDEFİMİZ AKTİF VE SAĞLIKLI YAŞLANMAYI SAĞLAMAK”</b></p>
<p>Ege Geriatri Derneği Başkanı Psk. Mevlüt Ülgen ise, “Bu projenin Narlıdere’de de başlamasına vesile olan Narlıdere Belediye Başkanımız Sayın Erman Uzun’a ve Narlıdere Belediyesi Ailesine teşekkür ediyorum. Bu proje ile aktif ve sağlıklı yaşlanmayı sağlamak, onların sosyal hayata katılımını artırmak, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek, bir özne olarak yaşamın her alanında var olmalarını hedefliyoruz. Unutulmasın ki yaş almış bireylerimiz bugünleri kuranlardır. Onlar bir yük değil, bu değerleri yaratan insanlardır. Bu sürece gönüllü olarak katkı koyan tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu</p>
<p><b>PANEL DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ</b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi protokolünün ardından alanında uzman isimlerin katılımıyla “Aktif ve Sağlıklı Yaş Alma Paneli” gerçekleştirildi.</p>
<p>Moderatörlüğünü Prof. Dr. Reyhan Uçku&#8217;nun yaptığı &#8220;Aktif,ve Sağlıklı Yaş Alma, 3. Yaş Üniversitesi&#8221; panelinde, Prof. Dr. Yasemin Kılıç Öztürk, aktif ve sağlıklı yaşlanma üzerine sunum yaparken, Doç. Dr. Özlem Miman ise katılımcılara sağlıklı beslenmenin önemini anlattı. Prof. Dr. Serkan Bakırhan’ın fiziksel aktive ve egzersizin yaşlılık dönemlerinde nasıl yapılması gerektiğini paylaştığı panel, 3. Yaş Üniversitesi Eğitimcisi Osman Nuri Tartılacı’nın bilgi ve deneyim paylaşımı ile sona erdi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderenin-3-yas-universitesi-yolculugu-basladi-631691">Narlıdere&#8217;nin 3. Yaş Üniversitesi Yolculuğu Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da eşitlik için ortak akıl çalıştayı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-esitlik-icin-ortak-akil-calistayi-631502</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi Kent Düşünce Merkezi, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla ‘Karşıyaka’da Eşitlik için Ortak Akıl Çalıştayı’ düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-esitlik-icin-ortak-akil-calistayi-631502">Karşıyaka&#8217;da eşitlik için ortak akıl çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi Kent Düşünce Merkezi, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla ‘Karşıyaka’da Eşitlik için Ortak Akıl Çalıştayı’ düzenledi. Buluşmada, panel ve odak grup çalışmalarıyla kentin eşitlik vizyonuna yön verecek stratejik çözüm önerileri belirlendi. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Yerel Eşitlik Eylem Planımıza temel oluşturacak bu organizasyona katkı koyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.</b></p>
<p>Karşıyaka Belediyesi Kent Düşünce Merkezi tarafından düzenlenen ‘Karşıyaka’da Eşitlik için Ortak Akıl Çalıştayı’, Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda gerçekleştirildi. Mesleki ve akademik birikimleriyle alanlarında öncü isimlerin, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar ile bir araya geldiği organizasyonda; toplumsal eşitliğin kentin her alanında güçlendirilmesi için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı. Katılımcılar, özellikle karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin ve toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Karşıyaka Belediyesi’nin çalışmalarının sunumuyla başlayan program, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Göztaş’ın moderatörlüğündeki ‘Eşitlik Adımları’ paneliyle devam etti.</p>
<p><b>EŞİTLİK, HER AÇIDAN ELE ALINDI</b><br />Panelde konuşmacı olarak yer alan Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Karşıyaka Belediyesi’nin çocuklar, engelliler, kadınlar başta olmak üzere; her yaştan ve kesimden vatandaş için fırsat eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarını ve projelerini anlattı. Hizmet tesisleri hakkında bilgi veren Başkan Ünsal, afetlere hazırlıklı bir kent için yürüttükleri faaliyetleri de paylaştı. Psikiyatrist, Psikoterapist ve Yazar Dr. Arzu Erkan, toplumsal eşitlik ve eşitsizlik kavramlarını psikolojik açıdan değerlendirdi. Kadın Adayları Destekleme Derneği İzmir Şube Başkanı ve İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı Banu Önkol İçhedef ise toplumsal sorunlara yönelik çözüm önerilerini, sivil toplumun bu konudaki rolünü saha tecrübeleri ışığında paylaştı. Yaşar Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Huriye Toker de programa çevrim içi bağlanarak konuyu medya ve eşitlik penceresinden ele aldı.</p>
<p><b>ORTAK AKIL MASALARI</b><br />Çalıştayın öğleden sonraki oturumunda sivil toplum kuruluşlarının, Karşıyaka Belediyesi’nde görev yapan kadın birim müdürlerinin ve vatandaşların katılımıyla odak grup masaları kuruldu. Katılımcı bir yaklaşımla kentin sorunları mercek altına alındı. Şiddetle mücadele destek mekanizmalarından kentsel hizmetlerde eşit gözlüğe, ekonomik yaşama katılımdan iklim krizi ve afet yönetimine kadar 6 farklı başlıkta yürütülen çalışmalarla yerel yönetim politikalarına temel oluşturacak stratejiler belirlendi. Vatandaşların ve uzmanların sunduğu öneriler bir araya getirilerek programın sonunda katılımcılar ile paylaşıldı. Kent Düşünce Merkezi, bu çalıştayın çıktılarının da yer alacağı Toplumsal Eşitlik Politika Raporu hazırlayarak önümüzdeki günlerde yayınlayacak. Rapor, kamuoyuna da duyurulacak. Elde edilen sonuçlar ve raporlar Belediye tarafından hazırlanacak Yerel Eşitlik Eylem Planı’na da temel oluşturacak.</p>
<p><b>“DAHA ADİL BİR KARŞIYAKA’YI BİRLİKTE KURACAĞIZ”</b><br />Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kimsenin geride kalmadığı, herkesin kent yaşamına eşit katılabildiği bir düzen kurmak en temel görevimizdir. Karşıyaka; sosyal adalet ve çağdaş yaşam değerleriyle öne çıkan bir kent. Bu birikimi ileriye taşımak; kadınların, çocukların, gençlerin, yaş almış yurttaşlarımızın ve engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran politikalar üretmekle mümkün. Eşitlik; birlikte düşünerek, üreterek ve sahiplenerek sağlanır. Sivil toplumun, akademinin ve yurttaşlarımızın katkısı olmadan kalıcı çözümler üretmek mümkün değildir. Hedefimiz; karar alma süreçlerine katılımı artıran ve fırsat eşitliğini güçlendiren bir yerel yönetim anlayışını kalıcı hale getirmektir. Katkı sunan, emek veren herkese teşekkür ediyorum. Ortak aklın rehberliğinde, daha adil ve kapsayıcı bir Karşıyaka’yı birlikte kuracağız” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Aylin Göztaş, “Yerel yönetimlerin akademik birikim ve sivil toplum desteğiyle atacağı bu stratejik adımlar, daha kapsayıcı bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Ev sahipliği için Karşıyaka Belediyesi’ne ve Sayın Yıldız Ünsal’a teşekkür ederim” dedi.<br />Prof. Dr. Huriye Toker, “Yerel eşitlik eylem planlarının hazırlık süreçlerini tamamladığımızda göreceğiz ki yaşamın her alanında eşitliğe ihtiyacımız var. Bu hedef doğrultusunda böyle bir buluşma gerçekleştirdiği ve bana da söz verdiği için Karşıyaka Belediyesi’ne teşekkür ederim” şeklinde konuştu.<br />Banu Önkol İçhedef, “Kurtuluş Savaşı’nda Türk kadının verdiği mücadeleyi, bu destandaki rolünü hatırlayalım. Nereden geldiğimizi, özümüzü hatırlarsak daha iyi bir strateji kurabiliriz diye düşünüyorum. Bu buluşma için Karşıyaka Belediyesi’ne ve programa katkı sunan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.<br />Dr. Arzu Erkan, “Eşitsizlik sahada daha eski ama bizler de mücadeleye her gün yeni bir şeyler katarak güçleniyor, yol almaya devam ediyoruz. Ev sahiplikleri ve kentimize, insana, kadına, hayvanlara, doğaya, dezavantajlı kimselere duyarlı hizmetleri için Sayın Belediye Başkanı’na ve ekibine teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-esitlik-icin-ortak-akil-calistayi-631502">Karşıyaka&#8217;da eşitlik için ortak akıl çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balçova&#8217;da Hafta Sonu Kültür ve Sanatla Renklenecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balcovada-hafta-sonu-kultur-ve-sanatla-renklenecek-631445</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balçova]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[renklenecek]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi, hafta sonuna yayılan kültür ve sanat etkinlikleriyle ilçeyi müzikten tiyatroya, sinemadan sahne gösterilerine uzanan dopdolu bir programla buluşturacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-hafta-sonu-kultur-ve-sanatla-renklenecek-631445">Balçova&#8217;da Hafta Sonu Kültür ve Sanatla Renklenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi, hafta sonuna yayılan kültür ve sanat etkinlikleriyle ilçeyi müzikten tiyatroya, sinemadan sahne gösterilerine uzanan dopdolu bir programla buluşturacak. Her yaş grubuna hitap eden etkinlikler, Balçova’da sosyal yaşamın enerjisini yeniden yükseltecek.</p>
<p>Balçova Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleriyle ilçede sosyal yaşamı canlandırmaya devam ediyor. Hafta sonu boyunca düzenlenecek etkinliklerde müzik, tiyatro ve sinema bir araya gelirken, Balçovalılar farklı alanlarda keyifli anlar yaşama fırsatı bulacak.</p>
<p>Program kapsamında genç yeteneklerin sahne alacağı “Modern Jazz Yarışması”, tiyatroseverleri buluşturacak “Yalancı Aranıyor” oyunu ve mahalle kadınlarının emekleriyle hazırlanan “GALA” gösterimi sanatseverlerle buluşacak. Etkinlikler boyunca Balçova’da kültür ve sanatın birleştirici gücü ön plana çıkacak.</p>
<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit de etkinliklere ilişkin yaptığı açıklamada, ilçede kültür ve sanatın daha güçlü bir şekilde yaşamın parçası olması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Yiğit, “Balçova’yı yalnızca hizmet üreten değil, aynı zamanda sanatın, paylaşmanın ve birlikte yaşam kültürünün güçlendiği bir kent haline getirmek istiyoruz. Her yaştan vatandaşımızın kendine ait bir alan bulabildiği etkinlikleri çoğaltmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Balçova Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliklerin hafta sonu boyunca yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-hafta-sonu-kultur-ve-sanatla-renklenecek-631445">Balçova&#8217;da Hafta Sonu Kültür ve Sanatla Renklenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşgücü İstatistikleri, Mart 2026</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-mart-2026-631432</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:49:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artarak]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[işgücü]]></category>
		<category><![CDATA[işsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[Mart 2026]]></category>
		<category><![CDATA[şgücü]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,1 seviyesinde gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-mart-2026-631432">İşgücü İstatistikleri, Mart 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,1 seviyesinde gerçekleşti</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak %8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,8 iken kadınlarda %10,7 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Mart 2024 &#8211; Mart 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/04/isgucu-istatistikleri-mart-2026-0-azIWsuy2.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,5 oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak %48,5 oldu. Bu oran erkeklerde %66,0 iken kadınlarda %31,5 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı, Mart 2024 &#8211; Mart 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/04/isgucu-istatistikleri-mart-2026-1-NOVs8T41.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,8 olarak gerçekleşti</strong></p>
<p>İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak %52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,8 iken kadınlarda %35,3 oldu.</p>
<p><strong>Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,3 oldu</strong></p>
<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak %15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,8, kadınlarda ise %20,4 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, 15+ yaş, Mart 2026</strong></p>
<table>
<thead>
<tr>
<th> </th>
<th>Mart 2026</th>
<th>Bir önceki ay</th>
<th>Bir önceki aya göre fark</th>
</tr>
<tr>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>(Bin kişi)</td>
</tr>
<tr>
<td>15 ve daha yukarı yaştaki nüfus</td>
<td>66 798</td>
<td>33 025</td>
<td>33 773</td>
<td>66 742</td>
<td>32 998</td>
<td>33 744</td>
<td>56</td>
<td>27</td>
<td>29</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücü</td>
<td>35 298</td>
<td>23 386</td>
<td>11 912</td>
<td>35 169</td>
<td>23 292</td>
<td>11 877</td>
<td>129</td>
<td>94</td>
<td>35</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam</td>
<td>32 425</td>
<td>21 792</td>
<td>10 633</td>
<td>32 199</td>
<td>21 686</td>
<td>10 514</td>
<td>226</td>
<td>106</td>
<td>119</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsiz</td>
<td>2 873</td>
<td>1 593</td>
<td>1 280</td>
<td>2 969</td>
<td>1 606</td>
<td>1 363</td>
<td>-96</td>
<td>-13</td>
<td>-83</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne dahil olmayanlar</td>
<td>31 500</td>
<td>9 639</td>
<td>21 861</td>
<td>31 573</td>
<td>9 707</td>
<td>21 867</td>
<td>-73</td>
<td>-68</td>
<td>-6</td>
</tr>
<tr>
<td>(%)</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne katılma oranı</td>
<td>52,8</td>
<td>70,8</td>
<td>35,3</td>
<td>52,7</td>
<td>70,6</td>
<td>35,2</td>
<td>0,1</td>
<td>0,2</td>
<td>0,1</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam oranı</td>
<td>48,5</td>
<td>66,0</td>
<td>31,5</td>
<td>48,2</td>
<td>65,7</td>
<td>31,2</td>
<td>0,3</td>
<td>0,3</td>
<td>0,3</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsizlik oranı</td>
<td>8,1</td>
<td>6,8</td>
<td>10,7</td>
<td>8,4</td>
<td>6,9</td>
<td>11,5</td>
<td>-0,3</td>
<td>-0,1</td>
<td>-0,8</td>
</tr>
<tr>
<td>Genç nüfusta işsizlik oranı<br />(15-24 yaş)</td>
<td>15,3</td>
<td>12,8</td>
<td>20,4</td>
<td>15,8</td>
<td>13,0</td>
<td>21,7</td>
<td>-0,5</td>
<td>-0,2</td>
<td>-1,3</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.<br />Mevsimsel etkilerden arındırma yöntemi gereği geçmiş aylara ilişkin tahminler revize edilerek yayımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Mart 2024 &#8211; Mart 2026</strong><br />(Saat)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/04/isgucu-istatistikleri-mart-2026-2-M8SKbMiX.png"/></p>
<p> </p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %31,5 oldu</strong></p>
<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak %31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,4 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler, Mart 2024 &#8211; Mart 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/04/isgucu-istatistikleri-mart-2026-3-2M5O6ceF.png"/></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-mart-2026-631432">İşgücü İstatistikleri, Mart 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de kuşaklar kortta buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-kusaklar-kortta-bulustu-631227</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:54:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[final]]></category>
		<category><![CDATA[kortta]]></category>
		<category><![CDATA[kuşaklar]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[turnuva]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve kuşakları aynı kortta buluşturan "Kuşaklar Buluşuyor Serdar Yakupoğlu Tenis Turnuvası" heyecan dolu bir finalle sona erdi. Toplam 32 sporcunun katıldığı turnuvada, tecrübe ve gençliğin muazzam uyumu izleyenlerden tam not aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-kusaklar-kortta-bulustu-631227">Yenişehir&#8217;de kuşaklar kortta buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve kuşakları aynı kortta buluşturan &#8220;Kuşaklar Buluşuyor Serdar Yakupoğlu Tenis Turnuvası&#8221; heyecan dolu bir finalle sona erdi. Toplam 32 sporcunun katıldığı turnuvada, tecrübe ve gençliğin muazzam uyumu izleyenlerden tam not aldı.<br />-Yenişehir Belediyesi, sporun birleştirici gücünü kullanarak nesilleri bir araya getiren anlamlı bir turnuvaya ev sahipliği yaptı. Yenişehir Kent Konseyi III. Yaş Meclisi iş birliğiyle düzenlenen turnuva, Ata Tenis Akademi Spor Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleşti. Mersin sporunun duayen isimlerinden merhum Serdar Yakupoğlu anısına düzenlenen organizasyonda, 16 takımlık geniş bir fikstürle kıyasıya bir mücadele yaşandı. Turnuva kapsamında, 60 yaş üstü 16 deneyimli tenis sever ile altyapıda yetişen 10-12 yaş grubundaki 16 genç sporcu eşleşti. Toplamda 32 kişiden oluşan 16 takım, sadece puanlar için değil, nesiller arası gönül köprüleri kurmak için kortta yerini aldı. Heyecan dolu karşılaşmaların ardından finale kalan takımlar Halit Bezek (60+) ile Kayra Yaşa (10-12) ve Kemal Özer (60+) ile Kerem Balçin (10-12) oldu. Büyük çekişmeye sahne olan final mücadelesinde şampiyonluk ipini göğüsleyen taraf Halit Bezek ve Kayra Yaşa ikilisi oldu.<br />BAŞKAN ÖZYİĞİT: “SERDAR YAKUPOĞLU&#8217;NUN ANISINI YAŞATIYORUZ”<br />Final karşılaşmasını Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit de tribünden takip ederek sporcuların heyecanına ortak oldu. Turnuvanın sadece sportif bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda tenis sporuna önemli katkılar sunmuş merhum Serdar Yakupoğlu’nun anısını yaşatma amacı taşıdığının altını çizen Başkan Özyiğit, “Çok güzel bir spor etkinliği oldu. Bu turnuvayı yüzlerce sporcu yetiştirmiş ve bulunduğumuz bu tesisin de her metrekaresinde emeği olan rahmetli büyüğümüz dostumuz Sayın Serdar Yakupoğlu&#8217;nun anısına gerçekleştiriyoruz. Serdar Bey&#8217;in ailesi burada. Onlarla kalp kalbe, gönül gönüle vefamızı gösteriyoruz. Onun anısını yaşatıyoruz. Kuşakları bir araya getirmek gerçekten kıymetli. İstedik ki dedeler torunlar buluşması yapalım, onları yarıştıralım. Onlar birlikte spor yapsınlar ve kuşaklar buluşması gerçekleşsin. Gayet güzel gitti. Şimdi sonuna geldik. Artık final var. Burada dört tane şampiyon görüyorum. Hepimiz kazandık. Mersin kazandı. Yenişehir kazandı. Sporun yaşının olmadığını ve farklı kuşakların birbirlerinden öğreneceği çok şey olduğunu bugün bu kortta bir kez daha gördük. Yenişehir’de hayatın her alanında bu birlikteliği desteklemeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-kusaklar-kortta-bulustu-631227">Yenişehir&#8217;de kuşaklar kortta buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sık İdrara Çıkma ve Karın Ağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sik-idrara-cikma-ve-karin-agrisi-631148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[drara]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülmesine rağmen çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen böbrek reflüsü, idrarın mesaneden böbreklere doğru geri kaçmasıyla ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sik-idrara-cikma-ve-karin-agrisi-631148">Sık İdrara Çıkma ve Karın Ağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülmesine rağmen çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen böbrek reflüsü, idrarın mesaneden böbreklere doğru geri kaçmasıyla ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle sık idrara çıkma, karın ağrısı, tekrarlayan ateşli idrar yolu enfeksiyonlarıyla kendini gösterebilen bu tablo, erken tanı konulmadığında kalıcı böbrek hasarına yol açabiliyor. Uzmanlar, çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarının mutlaka dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Hakan Kocaman, çocuklarda böbrek reflü hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>İdrar akışı terse döner ve bakteriler böbreklere ulaşır</strong></p>
<p>Vezikoüreteral reflü (VUR), idrarın normalde tek yönlü olması gereken akışının tersine dönmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum, bakterilerin böbreklere ulaşmasını kolaylaştırarak enfeksiyon riskini artırır. Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde görülen hastalık, çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebilir.</p>
<p><strong>0-5 yaş arası çocuklar en riskli grupta</strong></p>
<p>VUR açısından en riskli grup 0-5 yaş arası çocuklardır. Erkek bebeklerde yaşamın ilk yılında daha sık görülürken, kız çocuklarında genellikle tekrarlayan enfeksiyonlarla ortaya çıkmaktadır. Ailesinde reflü öyküsü olanlar, doğumsal idrar yolu anomalisi bulunan çocuklar ile kabızlık ve işeme bozukluğu yaşayanlar da risk grubunda yer alır. Hastalığın en yaygın nedeni doğumsal faktörlerdir. Üreterin mesaneye giriş yerindeki kapak mekanizmasının yeterince gelişmemesi reflüye yol açabilir. Bunun yanı sıra mesane çıkışında tıkanıklık, nörojen mesane, posterior üretral valv gibi yapısal sorunlar ya da uzun süreli işeme disfonksiyonları da hastalığın gelişmesine neden olabilir.</p>
<p><strong>Bu belirtiler çocuklarda böbrek reflüsüne işaret edebilir!</strong></p>
<p>Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve özellikle ateşli enfeksiyonlar en önemli işaretler arasında yer alır. Bir yaş altı bebeklerde nedeni açıklanamayan yüksek ateş, gebelikte saptanan böbrek genişlemesi ve ailede reflü öyküsü bulunması da dikkate alınmalıdır. Ayrıca büyüme geriliği ve çocukluk çağında görülen hipertansiyon da değerlendirilmesi gereken diğer önemli bulgulardır.</p>
<p>Hastalık çoğu zaman doğrudan belirti vermese de idrar yolu enfeksiyonu sırasında bazı şikâyetlerle kendini gösterebilir. Bebeklerde yüksek ateş, huzursuzluk, beslenme güçlüğü, kusma ve kilo alamama görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise sık ve ağrılı idrara çıkma, karın veya bel ağrısı, kötü kokulu ya da bulanık idrar ve gece alt ıslatma gibi belirtiler ön plana çıkabilir.</p>
<p><strong>Böbrek hasarı varsa cerrahi gündeme gelebilir</strong></p>
<p>Vezikoüreteral reflünün en büyük riski, yol açtığı enfeksiyonlar ve buna bağlı gelişen böbrek hasarıdır. Tanı için ilk basamak genellikle ultrasonografidir. Kesin tanı ise “işeme sistoüretrografisi” (VCUG) ile konur ve bu yöntemle reflünün derecesi belirlenir. Gerekli durumlarda böbreklerde kalıcı hasar olup olmadığını değerlendirmek için böbrek sintigrafisi de yapılabilir.</p>
<p>Tedavi süreci her çocuk için bireysel olarak planlanmalıdır. Çünkü reflünün derecesi, çocuğun yaşı, enfeksiyon sıklığı ve böbreklerde hasar olup olmaması en önemli belirleyici unsurlardır. Düşük dereceli reflülerin önemli bir kısmı zamanla kendiliğinden düzelebilmektedir. Hafif vakalarda düzenli takip ve enfeksiyonlardan korunma yeterli olabilirken, orta dereceli olgularda endoskopik yöntemler tercih edilebilir. İleri dereceli ve böbrek hasarı riski bulunan durumlarda ise cerrahi tedavi gündeme gelebilir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sik-idrara-cikma-ve-karin-agrisi-631148">Sık İdrara Çıkma ve Karın Ağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den Miniklere Klasik Müzikle Tanışma Fırsatı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-miniklere-klasik-muzikle-tanisma-firsati-631145</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatı]]></category>
		<category><![CDATA[klasik]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[miniklere]]></category>
		<category><![CDATA[müzikle]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tanışma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Devlet Konservatuvarı tarafından, Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik; kısa sürede yeniden organize edilerek okul öncesi yaş grubundaki çocuklar ve ailelerinin yoğun katılımıyla anlamlı bir sanat buluşmasına dönüştü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-miniklere-klasik-muzikle-tanisma-firsati-631145">DEÜ&#8217;den Miniklere Klasik Müzikle Tanışma Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Devlet Konservatuvarı tarafından, Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik; kısa sürede yeniden organize edilerek okul öncesi yaş grubundaki çocuklar ve ailelerinin yoğun katılımıyla anlamlı bir sanat buluşmasına dönüştü.</p>
<p><b>MİNİKLER SENFONİK ORKESTRAYLA TANIŞTI</b></p>
<p>Yaklaşık 3–9 yaş aralığındaki çocuklara yönelik gerçekleştirilen konserde, klasik müzik sevdirilerek tanıtıldı. Program kapsamında senfonik orkestrayı oluşturan enstrümanlar sahnede tek tek anlatılırken, çocukların aktif katılımı sağlandı. Etkinlik boyunca miniklerin müzikle kurduğu etkileşim, salonda renkli ve öğretici anlara sahne oldu.</p>
<p>Birçok çocuğun hayatında ilk kez canlı orkestrayla ve büyük konser salonu atmosferiyle buluştuğu gözlemlenirken, ailelerin heyecanı ve memnuniyeti dikkat çekti. Etkinliğe katılan çocuklar, klasik müzikle ilk kez bu denli yakından tanışmanın heyecanını ve mutluluğunu dile getirdi. Konser boyunca enstrümanları yakından görme ve seslerini canlı olarak dinleme fırsatı bulan minikler, unutulmaz bir deneyim yaşadıklarını ifade etti.</p>
<p><b>AİLELERE KONSERVATUVAR SÜREÇLERİ ANLATILDI</b></p>
<p>Etkinlik kapsamında ayrıca konservatuvara giriş koşulları ve yetenek sınav süreçlerine ilişkin bilgilendirme yapıldı. Çocuklarının sanatsal potansiyelini değerlendirmek isteyen aileler, detaylı yönlendirme ve yetenek ölçümü için DEÜ Devlet Konservatuvarı’na davet edildi.</p>
<p><b>SANATLA ERKEN YAŞTA BULUŞMA VURGUSU</b></p>
<p>Toplumsal katkı niteliği taşıyan organizasyon; erken yaşta sanat eğitiminin önemine dikkat çeken, aileler ile üniversite arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sunan ve geleceğin sanatçı adaylarına ilham veren başarılı bir etkinlik olarak değerlendirildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-miniklere-klasik-muzikle-tanisma-firsati-631145">DEÜ&#8217;den Miniklere Klasik Müzikle Tanışma Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazili Raketler 23 Nisan Kupası&#8217;nda Parladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazili-raketler-23-nisan-kupasinda-parladi-630919</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 08:29:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[kupası]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazili]]></category>
		<category><![CDATA[parladı]]></category>
		<category><![CDATA[raketler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyespor Tenis Takımı sporcuları, TBMM 23 Nisan Kupası’nda ortaya koydukları üstün performansla adeta göz kamaştırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazili-raketler-23-nisan-kupasinda-parladi-630919">Osmangazili Raketler 23 Nisan Kupası&#8217;nda Parladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyespor Tenis Takımı sporcuları, TBMM 23 Nisan Kupası’nda ortaya koydukları üstün performansla adeta göz kamaştırdı. Genç raketler, BLS Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen turnuvada dikkat çeken bir başarıya imza attı.</p>
<p>Türkiye Tenis Federasyonu’nun 2026 yılı faaliyet programında yer alan TBMM 23 Nisan Kupası’nda kıyasıya mücadeleler yaşandı. Toplam 180 sporcunun boy gösterdiği turnuvada Osmangazi Belediyespor Tenis Takımı sporcuları, sergiledikleri üstün performanslarla dikkatleri üzerine topladı. 8 yaş kızlar beyaz grupta Miray Türkan birincilik elde ederken, Günce Keskinler ikincilik, Ayşe Şirin Çelikcan üçüncülük, Irmak Bingöl dördüncülük kürsüsüne çıktı. Aynı zamanda 8 yaş kızlar kırmızı grupta Elif Beyza Bilgiç turnuvayı ikinci sırada tamamladı.</p>
<p>Bunun yanı sıra 8 yaş erkekler beyaz grupta Tunay Yılmaz şampiyonluk sevinci yaşarken, Kıvanç Alkan ikinci sırada yer aldı. 8 yaş erkekler kırmızı grupta ise Ömer Elik birinciliği elde ederek altın madalyaya ulaştı. Elde edilen bu derecelerle Osmangazili tenisçiler, hem kulüplerine hem de ailelerine büyük gurur yaşattı.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazili-raketler-23-nisan-kupasinda-parladi-630919">Osmangazili Raketler 23 Nisan Kupası&#8217;nda Parladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hashimoto Hastalığından Korunmanın 9 Önemli Kuralı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hashimoto-hastaligindan-korunmanin-9-onemli-kurali-630859</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 07:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hashimoto]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığından]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla tiroid bezine saldırmasıyla gelişen kronik bir hastalık olan Hashimoto (Haşimnato) tiroiditi, 30-50 yaş arasındaki bireylerde daha sık görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hashimoto-hastaligindan-korunmanin-9-onemli-kurali-630859">Hashimoto Hastalığından Korunmanın 9 Önemli Kuralı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla tiroid bezine saldırmasıyla gelişen kronik bir hastalık olan Hashimoto (Haşimnato) tiroiditi, 30-50 yaş arasındaki bireylerde daha sık görülüyor. Hashimoto tiroiditi, uzun süre belirti vermeden ilerlediği için hastalar yaşamlarının uzun bölümünde bu hastalıkla yaşamak zorunda kalabiliyor. Sinsi bir şekilde ilerlediği için genellikle tiroid tembelliği olarak bilinen hipotiroidiye yol açabiliyor. Toplumda oldukça yaygın görülen ve tiroid hastalıklarının başında gelen Hashimoto tiroiti (kronik otoimmün tiroidit) farkındalık eksikliği nedeniyle geç tanı alan hastalıkların başında geliyor. Bu nedenle erken tanı için farkındalık büyük önem taşıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Şahin, Hashimoto hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Halsizlik, yorgunluk ve üşüme bu hastalığın belirtisi olabilir</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve en önemlisi Anti-TPO olan antikorlar, tiroid bezini yabancı olarak algılar ve hasara uğratır. Bu süreçte tiroid hücreleri zamanla zarar görür, bez küçülür ve fonksiyon kaybı gelişir. Hastalık genellikle yavaş ve sinsi ilerler. Erken dönemde belirtiler hafif olabilir ve başka hastalıklarla karıştırılabilen hastalığın en sık görülen belirtileri şunlardır: </p>
<ul>
<li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
<li>Üşüme</li>
<li>Kilo alma</li>
<li>Kabızlık</li>
<li>Saç dökülmesi</li>
<li>Cilt kuruluğu</li>
<li>Konsantrasyon güçlüğü </li>
<li>Motivasyon düşüklüğü</li>
</ul>
<p>Hashimoto tiroiditi, ilerleyen dönemlerde şu belirtilerle kendisini gösterebilir: </p>
<ul>
<li>Ses kalınlaşması</li>
<li>Yüzde şişlik</li>
<li>Adet düzensizliği</li>
<li>Nabızda yavaşlama</li>
<li>Kaş dökülmesi</li>
<li>Nedensiz kilo artışı ve halsizlik</li>
<li>Depresif ruh hali</li>
<li>Adet düzensizliği veya kısırlık</li>
<li>Ailede tiroid hastalığı öyküsü</li>
</ul>
<p><strong>Erken teşhis kalp damar hastalığı riskini de azaltabiliyor</strong></p>
<p>Erken teşhis, Hashimoto hastalığının yönetiminde kritik bir rol oynar. Zamanında tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hipotiroidi gelişmeden hasta düzenli olarak izlenebilir. Ayrıca erken müdahale ile kalp ve damar hastalıkları riski azaltılabilir, metabolizma ve üreme sağlığı korunabilir. Özellikle gebelik planlayan ya da gebe olan kadınlarda erken teşhis, hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli avantajlar sağlar</p>
<p><strong>Hastaya özel tedavi ömür boyu sürebilir</strong></p>
<p>Hashimoto hastalığında tedavisi eksik olan tiroid hormonunun yerine konmasına dayanır. Bu tedavi kişiye özel olarak planlanır ve çoğu hastada uzun süreli, genellikle ömür boyu devam eder. Vitamin ve mineral kullanımı ise her hasta için rutin olarak önerilmez. Ancak eksiklik saptanması durumunda D vitamini, B12, selenyum, çinko ve demir gibi destekler mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Genel olarak Hashimoto hastalığı, erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Uygun tedavi ve sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde hastaların yaşam kalitesi korunabilir.</p>
<p><strong>Sebze ağırlıklı beslenmek Hashimoto tiroidi riskini azaltır</strong></p>
<p>Hashimoto tiroiditi hastalığı uzman doktor kontrolünde yaşam değişikleriyle kontrol altına alınabilir. Glutensiz diyet yaklaşımı her hastada gerekli olmayabilir. Çölyak hastalığı varsa uygulanmalıdır. Bazı hastalarda gluten duyarlılığı bulunabilir. Hastalıktan korunmak için bu öneriler etkili olabilmektedir: </p>
<ol>
<li>Sebze ağırlıklı beslenmek</li>
<li>Yeterli protein ve sağlıklı yağ tüketmek</li>
<li>İşlenmiş gıdalardan kaçınmak</li>
<li>Aşırı iyot tüketiminden uzak durmak</li>
<li>Şeker ve rafine karbonhidratları azaltmak</li>
<li>Tütün ve ürünlerini kullanmamak</li>
<li>Stres yönetimine dikkat etmek </li>
<li>Düzenli uyku alışkanlığı oluşturmak</li>
<li>Gereksiz takviyelerden kaçınılmak</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hashimoto-hastaligindan-korunmanin-9-onemli-kurali-630859">Hashimoto Hastalığından Korunmanın 9 Önemli Kuralı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Goncalı Ensar&#8217;dan Türkiye derecesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goncali-ensardan-turkiye-derecesi-630835</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 07:14:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[derecesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ensar]]></category>
		<category><![CDATA[goncalı]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630835</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim alan Ensar Düzenli (9), “Dünyayı İyileştiren Araçlar” temalı resim yarışmasında Türkiye üçüncüsü oldu. Ensar, hem ailesine hem de eğitim aldığı kuruma büyük gurur yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncali-ensardan-turkiye-derecesi-630835">Goncalı Ensar&#8217;dan Türkiye derecesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim alan Ensar Düzenli (9), “Dünyayı İyileştiren Araçlar” temalı resim yarışmasında Türkiye üçüncüsü oldu. Ensar, hem ailesine hem de eğitim aldığı kuruma büyük gurur yaşattı.</p>
<p><b>HEM AİLESİNİ HEM KURUMU GURURLANDIRDI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencisi Ensar Düzenli, ulusal resim yarışmasında Türkiye üçüncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. Özel gereksinimli çocuklar kategorisinde yarışan 9 yaşındaki Ensar, Kocaeli’yi ve Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ni başarıyla temsil ederek hem ailesine hem de eğitim aldığı kuruma büyük gurur yaşattı.</p>
<p><b>GONCA’DAN ULUSAL BAŞARI</b></p>
<p>Hyundai tarafından düzenlenen “Dünyayı İyileştiren Araçlar” temalı resim yarışmasında Türkiye üçüncüsü olan Ensar Düzenli, 7-10 yaş özel gereksinimli çocuklar kategorisinde derece elde etti. Yarışma, Türkiye genelinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ensar’ın çizdiği projede, tekerlekli sandalye kullanan bireylerin yaşamını kolaylaştıran ve çevre temizliğine katkı sağlayan bir araç yer aldı.</p>
<p><b>ARACINI KENDİSİ ANLATTI</b></p>
<p>Küçük öğrenci hayalindeki aracı şu sözlerle anlattı: “Benim aracım, yolda yürüyen tekerlekli sandalye ve özel gereksinimli bireylerin daha rahat hareket edebilmesi için çöpleri topluyor. Topladığı atıkları geri dönüştürerek bize temiz hava, bitki ve daha yaşanabilir bir çevre olarak geri kazandırıyor.”</p>
<p><b>3D MODELE DÖNÜŞTÜRÜLEN HAYAL</b></p>
<p>Yarışmada dereceye giren öğrenciler arasında yer alan Ensar’ın en çok etkilendiği an ise çiziminin üç boyutlu modele dönüştürülmesi oldu. Ödülünü ailesiyle birlikte alan Ensar, mutluluğunu şu sözlerle paylaştı: “İyi hissettim. Ailem ve öğretmenlerim bana çok destek oldu. Kendimle gurur duyuyorum. Yarışan arkadaşlarımı da tebrik ediyorum.”</p>
<p><b>“ÖĞRETMENLERİMİN DESTEĞİ ÇOK BÜYÜKTÜ”</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde aldığı eğitimin başarısında önemli rol oynadığını vurgulayan Ensar, “Hocalarımın desteği çok büyüktü, çok çalıştım. Burada başarılı olmak istedim. Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi çok seviyorum” dedi. Ensar Düzenli’nin çevre dostu hayal gücüyle tasarladığı proje, jüri tarafından büyük beğeni toplarken, küçük öğrencinin başarısı ailesi ve eğitimcileri tarafından gururla karşılandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncali-ensardan-turkiye-derecesi-630835">Goncalı Ensar&#8217;dan Türkiye derecesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;da gençliğe güç veren iş birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-genclige-guc-veren-is-birligi-630723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençliğe]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi ile İzmir Depremi’nde yaşamını yitiren ikiz kardeşlerin adını taşıyan Sayra Çınar Vakfı arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol 0-25 yaş arası çocuk ve gençlere yönelik sosyal, eğitsel ve psikososyal destek çalışmalarını güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-genclige-guc-veren-is-birligi-630723">Bornova&#8217;da gençliğe güç veren iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi ile İzmir Depremi’nde yaşamını yitiren ikiz kardeşlerin adını taşıyan Sayra Çınar Vakfı arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol 0-25 yaş arası çocuk ve gençlere yönelik sosyal, eğitsel ve psikososyal destek çalışmalarını güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile Sayra Çınar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Batmaz tarafından imzalanan protokol, daha önce temelleri atılan ortak çalışmaların kapsamını genişletiyor. Protokol kapsamında, Bornova ilçesinde yaşayan 0-25 yaş aralığındaki bireylere yönelik sosyal, kültürel, eğitsel ve psikososyal destek faaliyetleri artırılacak. Atölyelerden seminerlere, yaratıcı drama çalışmalarından gönüllülük projelerine kadar pek çok etkinlik, çocukların ve gençlerin gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirilecek.</p>
<p><b> “Gençlerimizin geleceğine yatırım yapıyoruz”</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, iş birliğinin önemine dikkat çekerek, gençlerin çok yönlü gelişimini desteklemenin yerel yönetimlerin öncelikli sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı. Eşki, bu protokolle birlikte ilçede yaşayan çocuk ve gençlerin daha fazla fırsata erişeceğini ve güvenli sosyal alanlarda destekleneceğini ifade etti.</p>
<p><b> “Hak temelli ve kapsayıcı bir yaklaşım”</b></p>
<p>Sayra Çınar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Tülin Batmaz ise yürütülecek çalışmaların çocuk hakları ve insan hakları temelli olacağını belirtti. Batmaz, “Amacımız; çocukların ve gençlerin kendilerini ifade edebildikleri, güvenli ve kapsayıcı alanlar oluşturmak. Bu iş birliğiyle daha fazla gence ulaşacağız” dedi.</p>
<p><b>Bir yıllık protokol, uzun vadeli hedefler</b></p>
<p>1 yıl süreyle geçerli olacak protokol, tarafların mutabakatı ile uzatılabilecek. Belediyenin fiziki alan ve lojistik destek sağlayacağı iş birliğinde, vakıf uzman kadrosu ve gönüllüleriyle sahada aktif rol üstlenecek. Tüm faaliyetler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve düzenli raporlamalarla değerlendirilecek.</p>
<p>Bu güçlü iş birliği, Bornova’da gençlerin daha sağlıklı, bilinçli ve aktif bireyler olarak yetişmesine katkı sunmayı hedefliyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-genclige-guc-veren-is-birligi-630723">Bornova&#8217;da gençliğe güç veren iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepeli Çocuklar Sporla Gelişiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepeli-cocuklar-sporla-gelisiyor-630660</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:42:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[kurslar]]></category>
		<category><![CDATA[maltepeli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporla]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, çocukların ve gençlerin fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemek amacıyla düzenlediği spor kurslarının üçüncü dönemi tüm hızıyla devam ediyor. Farklı yaş gruplarına hitap eden eğitimlerle spor bilinci küçük yaşta kazandırılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepeli-cocuklar-sporla-gelisiyor-630660">Maltepeli Çocuklar Sporla Gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Maltepe Belediyesi, çocukların ve gençlerin fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemek amacıyla düzenlediği spor kurslarının üçüncü dönemi tüm hızıyla devam ediyor. Farklı yaş gruplarına hitap eden eğitimlerle spor bilinci küçük yaşta kazandırılıyor.</b></p>
<p>Maltepe Belediyesi tarafından hayata geçirilen spor kursları, Maltepeli çocuk ve gençlerin gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen kurslar, uzman antrenörler eşliğinde gerçekleştiriliyor.</p>
<p><b>FARKLI BRANŞLARDA HİZMET VERİLİYOR</b></p>
<p>Farklı branşlarda açılan kurslar geniş bir yaş aralığına hitap ediyor. Karate ve yüzme kursları 6-12 yaş arası çocuklara yönelik düzenlenirken, jimnastik kursu 6-9 yaş grubuna veriliyor. Masa tenisi kursları 8-11 ve 12-16 yaş grupları için planlanırken, basketbol ve voleybol eğitimleri 8-12 yaş arası çocukları kapsıyor. Kick boks kursu ise 12-17 yaş arası gençlere yönelik olarak veriliyor. Ayrıca 13 yaş ve üzeri bireyler için yetişkin yüzme kursu da programda yer alıyor.</p>
<p><b>KURSLAR ÜCRETSİZ SUNULUYOR</b></p>
<p>Tamamen ücretsiz olarak sunulan eğitim programlarıyla çocukların boş zamanlarını verimli değerlendirmesi, spor alışkanlığı kazanması ve özgüvenlerini artırması hedefleniyor. Aynı zamanda kurslar, katılımcıların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerine katkı sağlayarak sağlıklı bireyler yetişmesine destek oluyor.</p>
<p>Maltepe’de sporun yaygınlaştırılmasını amaçlayan bu çalışmalarla, çocukların erken yaşta sporla tanışması ve yaşam boyu aktif bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepeli-cocuklar-sporla-gelisiyor-630660">Maltepeli Çocuklar Sporla Gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcüklü &#8220;saygınlar&#8221;artık yalnız değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuklu-sayginlarartik-yalniz-degil-630618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:36:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[gölcüklü]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Saygınlar Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan Saygınlar Kulübü, İzmit’in ardından Gölcük’te de kapılarını açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuklu-sayginlarartik-yalniz-degil-630618">Gölcüklü &#8220;saygınlar&#8221;artık yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan Saygınlar Kulübü, İzmit’in ardından Gölcük’te de kapılarını açtı. Programda konuşan Başkan Büyükakın, hizmet ederken toplumun tüm kesimlerini düşündüklerini vurguladı.</p>
<p><b>YOĞUN KATILIM VARDI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, İzmit’ten sonra Gölcük’te hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı. Tanıtım programına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Büyükşehir Başkan Vekili Berna Abiş, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, AK Parti Kocaeli İl Başkan Vekili Alper Doğan, MHP Kocaeli İl Başkanı Kamil Akın, AK Parti Gölcük İlçe Başkanı Kemal Yavuz, MHP Gölcük İlçe Başkanı Derya Çavdar, AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar, dernek başkanları ve Saygınlar Kulübü üyeleri katıldı. Özel bireylerin sevgi gösterileri ile karşılanan Başkan Büyükakın, Saygınlar Kulübü Korosu’nun “Eski Dostlar” şarkısına da eşlik etti.</p>
<p><b>“SİZİ DİNLEYEREK HİZMET ÜRETİYORUZ”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan programda yaptığı konuşmasında, her kesime hizmet etmenin önemini vurguladı. Başkan Büyükakın, “Asıl olan, toplumun ihtiyaçlarını doğru tespit ederek kaynakları en verimli şekilde kullanmaktır. Biz sizleri dinliyor ve hizmetlerimizi buna göre şekillendiriyoruz. Biz sizlere ‘yaşlı’ ya da ‘emekli’ demiyoruz; ‘Saygınlar’ diyoruz. Kaliteli yaş alma anlayışıyla yola çıktık. Çocuklar, gençler, kadınlar ve ileri yaş grupları için özel projeler geliştiriyoruz. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi gibi dünyada örneği az bulunan projelerimiz var. Saygınlar Kulübü de Türkiye’de örnek bir merkez. Burada çok güzel etkinlikler yapacaksınız” dedi.</p>
<p><b>“MOLA EVİ PROJESİ YOLDA”</b></p>
<p>Projenin yalnızca bir sosyal alan olmadığını belirtin Büyükakın şunları söyledi: “Bu merkez sadece bir mekân değil; farklı yaş gruplarını bir araya getiren, aileyi merkeze alan bir projedir. Çünkü güçlü aileler, güçlü toplumlar demektir. Saygınlar Kulübü’nü tüm ilçelerde yaygınlaştıracağız. Bunun yanı sıra yatağa bağımlı vatandaşlarımız için yeni merkezler kurma çalışmalarına başladık. ‘Mola Evi’ adını verdiğimiz bu projeyle, özel gereksinimli bireylerin ailelerine nefes alma imkânı sunacağız. Bu hizmet hem özel çocuklarımız hem de evde bakıma ihtiyaç duyan büyüklerimiz için büyük kolaylık sağlayacak.”</p>
<p><b>“SOSYAL BELEDİYECİLİĞİ BİRLİKTE BÜYÜTELİM”</b></p>
<p>“Bu şehirde kimsenin aç kalmasına gönlümüz razı değil” diyen Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: “Öyle bir sosyal sistem kurmalıyız ki kimse aç uyumamalı, kimse yalnız kalmamalı. Sizlerden ricamız, ihtiyaç sahibi olanları bizlere bildirmeniz. Hep birlikte bu sorumluluğu yerine getirelim. Burası güzelliklere açılan bir kapı olsun, burada nice güzel günler yaşayalım.”</p>
<p><b>“KENDİMİZİ DEĞERLİ HİSSEDİYORUZ”</b></p>
<p>Tanıtım programında konuşan Saygınlar Kulübü üyelerinden İlhan Akbulut duygularını, “Burada ne kadar saygın olduğumuzu bir kez daha hissettim. Kendimi gerçekten çok değerli hissettim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” sözleri ile dile getirdi. Bir diğer Saygınlar Kulübü üyesi Emine Yavuz ise, “Nezih, kaliteli ve düzenli hizmetler saygınlığın en önemli göstergelerindendir. Böylesine güzel bir hizmeti bizlere sunan başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer de, “Bu güzel ortamın hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.</p>
<p><b>SAYGINLAR ÇOK MEMNUN</b></p>
<p>Konuşmaların ardından Gölcük Saygınlar Kulübünün açılışı gerçekleştirildi. Başkan Büyükakın ve beraberindekiler, tüm birimleri gezerek kulüp üyeleri ile sohbet etti. Bölgeye çok güzel bir hizmet kazandırıldığını belirten Saygınlar, projeden dolayı Başkan Büyükakın’a teşekkürlerini sundular.</p>
<p><b>130 ÜYEYE ULAŞTI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından, 65 yaş ve üzeri vatandaşların yaşam kalitesini artırmak amacı ile hayata geçirilen Gölcük Saygınlar Kulübü, şimdidin 130 üyeye ulaştı. Gölcük Çiftlik Mahallesi Hastane Yolu Caddesi’nde yer alan kulüp, her gün 10.00 ile 22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Toplam 2.878 metrekare alanda hizmet veren Gölcük Saygınlar Kulübü’nde; 2 çok amaçlı salon, 1 eğitim atölyesi, 1 divanhane, kadın ve erkek mescitler, WC’ler, cam bölme kapalı teras ve veranda ile açık bahçe alanı yer alıyor. Kulüp bünyesinde oluşturulan Torun Topluluğu, Akademi Topluluğu, Kültür-Sanat Topluluğu, 5 Çayı Topluluğu, Sağlıklı Yaşam Topluluğu ve Yeşil Sevenler Topluluğu sayesinde ileri yaştaki vatandaşlar sosyal yaşama aktif katılım sağlayacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuklu-sayginlarartik-yalniz-degil-630618">Gölcüklü &#8220;saygınlar&#8221;artık yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Çocuklarımızda Bisikletli Yaşam Kültürünü Yaygınlaştırmak İçin Çalışıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-cocuklarimizda-bisikletli-yasam-kulturunu-yayginlastirmak-icin-calisiyoruz-630557</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 08:16:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[bisikletli]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarımızda]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokul]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kültürünü]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[programlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaştırmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630557</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Bisiklet Başkenti unvanına sahip Konya’da yeni nesillerde bisiklet kültürünün ve farkındalığının geliştirilmesi adına okullarda yaş gruplarına göre hazırlanan çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-cocuklarimizda-bisikletli-yasam-kulturunu-yayginlastirmak-icin-calisiyoruz-630557">Başkan Altay: &#8220;Çocuklarımızda Bisikletli Yaşam Kültürünü Yaygınlaştırmak İçin Çalışıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Bisiklet Başkenti unvanına sahip Konya’da yeni nesillerde bisiklet kültürünün ve farkındalığının geliştirilmesi adına okullarda yaş gruplarına göre hazırlanan çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, anaokulu ve ilkokullarda düzenledikleri etkinliklerle hem eğlenceli hem de öğretici programlar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu kapsamda 3 bin 911 öğrencimiz, yaş gruplarına göre hazırlanan programlardan faydalandı. Yıl sonuna kadar devam edecek eğitimlerimizle daha fazla çocuğumuza ulaşacağız. Çocuklarımızda bisikletli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Bisiklet Başkenti unvanına sahip Konya’da anaokulu ve ilkokul öğrencilerine yönelik bisiklet etkinliklerini sürdürüyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın 680 kilometreyi bulan bisiklet yolu ağıyla dünyada örnek gösterilen bir şehir konumunda olduğunu anımsatarak, bu alanda öğrenciler için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</p>
<p>Öğrencilerin bisiklet konusunda daha fazla bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması amacıyla hayata geçirilen çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü aktaran Başkan Altay, “Avrupa Bisiklet Başkenti olan Konya’mızda, bisiklet kültürünü yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Özellikle çocuklarımızın bu alışkanlığı erken yaşta edinmesini çok önemsiyoruz. Küçük yaşta kazanılan bu becerilerin hem günlük hayatta hem de sorumluluk bilincinin gelişiminde önemli olduğuna inanıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“3 BİN 911 ÖĞRENCİMİZ, YAŞ GRUPLARINA GÖRE HAZIRLANAN PROGRAMLARDAN FAYDALANDI”</strong></p>
<p>Başkan Altay, bu kapsamda anaokulu ve ilkokullarda düzenledikleri etkinliklerle hem eğlenceli hem de öğretici programlar gerçekleştirdiklerini belirterek, “2025-2026 eğitim öğretim yılı içerisinde 16 anaokulunda 1.555 öğrencimiz ve 20 ilkokulda 2 bin 356 öğrencimiz etkinliklere katıldı. Bu kapsamda 3 bin 911 öğrencimiz, yaş gruplarına göre hazırlanan programlardan faydalandı. Yıl sonuna kadar devam edecek eğitimlerimizle daha fazla çocuğumuza ulaşacağız. Çocuklarımızda bisikletli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Etkinliklere katılan öğrenciler de bisikletle ilgili yeni bilgiler öğrenmenin mutluluk verici olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.</p>
<p><strong>ÖĞRENCİLER EĞLENEREK ÖĞRENİYOR</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, anaokulu ve ilkokullarda öğrencilerin bisiklet konusunda daha fazla bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması amacıyla çeşitli etkinlikler yürütüyor.</p>
<p>Anaokullarında atölye çalışması şeklinde gerçekleştirilen bisiklet farkındalık programlarında öğrenciler, bisiklet temalı eğlenceli aktivitelere katılıyor. Bu programlarda öğrenciler hem güzel vakit geçirirken hem de bisiklet kullanmanın yararları hakkında bilgi sahibi oluyor.</p>
<p>İlkokullarda ise bisiklet tamirine odaklanan programlarda bisiklet bakımı, teker yaması, lastiğe hava basılması gibi küçük müdahaleler hakkında öğrencilerle uygulamalı eğitimler gerçekleştiriliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-cocuklarimizda-bisikletli-yasam-kulturunu-yayginlastirmak-icin-calisiyoruz-630557">Başkan Altay: &#8220;Çocuklarımızda Bisikletli Yaşam Kültürünü Yaygınlaştırmak İçin Çalışıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nde Yeni Dönemde İstikrar Sürecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-yeni-donemde-istikrar-surecek-630500</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 07:32:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[hracatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri olan 2025 yılında iklim krizine rağmen 1 milyar 230 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandıran Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde istikrar yeni dönemde de sürecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-yeni-donemde-istikrar-surecek-630500">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nde Yeni Dönemde İstikrar Sürecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri olan 2025 yılında iklim krizine rağmen 1 milyar 230 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandıran Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde istikrar yeni dönemde de sürecek.</p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, iki dönem kuralı gereği Birlik Başkanlığını bırakmaya hazırlanırken, 2026-30 dönemi için Başkan Yardımcısı Cengiz Balık konsensusla Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığına aday oldu.</p>
<p>Mevcut Başkan Hayrettin Uçak, önümüzdeki dönemde görev yapacak Yönetim Kurulunda yerini alarak deneyimlerini ihracat ailesiyle paylaşmayı sürdürecek.</p>
<p>Başkanlığı döneminde EYMSİB’in ihracatını yüzde 67’lik artışla 739 milyon dolardan 1 milyar 230 milyon dolara çıkardıklarını arı gibi çalıştıklarını dile getiren Başkan Hayrettin Uçak, önümüzdeki dönemde de sahada olmaya devam edeceklerini, <strong>“Ben Değil, Biz”</strong> yaklaşımıyla ihracatçılara hizmet edeceklerini ifade etti.</p>
<p><strong>8 yıl boyunca üyelerimizin her sorununda yanında olmaya gayret ettim</strong></p>
<p>“Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimizin Genel Kurulu’nun vermiş olduğu görevle sekiz yıldır büyük bir ailenin içerisinde çalışmaktan her zaman onur duydum” diyen Başkan Uçak, “Bu süre içerisinde her üyemizin her sorununda yanında olmaya gayret ettim. İnşallah hiçbirini üzmemiş ve kalbini kırmamışımdır. Elli yılı aşkın bir süredir sektördeyim, tüm zorluklarına rağmen sektörümüzün dışına çıkmadım. Gerek ben gerekse aile üyelerimiz her zaman sektörümüzden kazandığımızı sektörümüze yatırdık. Ama benim en büyük kazancım sekiz yıllık başkanlık dönemimde yüzlerce dost kazanmak oldu. Bundan son derece mutluyum.  Hepsi sağ olsun, var olsun. Yeni dönemde de üyelerimiz için aynı şekilde çalışmaya devam edeceğimden herkes emin olsun. Her zaman olduğu gibi tüm üyelerimizin yanında olacağım. Onlar için çalışmaya ve hizmet etmeye devam edeceğim” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Pandemide bile sahada kaldık</strong></p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerinin başarılı olan mevcut yönetimin görevde kalmasını istediklerini dillendiren Uçak; “8 yıllık başkanlığımız döneminde pandeminin çetin şartlarına rağmen sürekli sahada olduk. Hem vatandaşlarımızın hem de ihraç pazarlarımızın yaş meyve sebze tedariğinde sorun yaşanmaması için mücadele verdik. Amerika’dan Çin’e, Almanya’dan Rusya’ya, İngiltere’den Güney Kore’ye, Fransa’dan Güney Afrika’ya 34 fuara katıldık, 8 farklı ülkede ticaret heyetleri düzenledik, üretici toplantıları, bakanlıklarla sorunların çözümü için toplantılar yaptık. 3. Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programıyla yüzlerce gencin tarım sektöründe sürdürülebilir, inovatif üretim yapmasına zemin hazırladık. URGE Projemiz Ticaret Bakanlığı’nca <strong>“Yılın En İyi URGE Projesi”</strong>ni aldı. Mevcut Yönetim Kurulumuzun iskeletini koruyarak çok daha etkin bir 4 yıl için göreve hazırız. 2030 yılı için 1,5 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşmak için çaba göstereceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli genel kurul toplantısı 30 Nisan 2026 Perşembe günü saat 15:00’te Ege İhracatçı Birlikleri 7. Kat Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginde-yeni-donemde-istikrar-surecek-630500">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nde Yeni Dönemde İstikrar Sürecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastalıklar belirti vermiyor, sessizce ilerliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastaliklar-belirti-vermiyor-sessizce-ilerliyor-630343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ilerliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sessizce]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[vermiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630343</guid>

					<description><![CDATA[<p>50 yaş, takvimde sadece bir dönüm noktası değil; aynı zamanda sağlık açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaliklar-belirti-vermiyor-sessizce-ilerliyor-630343">Hastalıklar belirti vermiyor, sessizce ilerliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>50 yaş, takvimde sadece bir dönüm noktası değil; aynı zamanda sağlık açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Bu dönemle birlikte vücutta hücre yenilenmesi yavaşlıyor, metabolizma hız kaybediyor ve kas kütlesi azalırken yerini yağ dokusu almaya başlıyor. Ayrıca, damar esnekliğinin ve kemik yoğunluğunun azalması vücudu kronik hastalıklara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Alışkanlıklarımız bu süreçte nasıl bir yaşam süreceğimizin en güçlü belirleyicisi oluyor. Sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak, stresi yönetmek ve yeterli uyumak biyolojik yaşlanmanın etkilerini belirgin ölçüde azaltıyor. Bunların yanı sıra düzenli olarak yapılan test ve tarama programları da hastalıkların erken teşhis edilmesinde, hatta bazı hastalıkların önlenmesinde hayati bir rol oynuyor! <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, </strong>günümüzde yaşlanmanın  artık bir “gerileme” süreci olarak görülmediğini belirterek, <strong>“</strong>Doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli tıbbi taramalar sayesinde hem yaşam süresi uzamakta hem de yaşam kalitesi belirgin şekilde artmaktadır. Günümüzde aktif, enerjik ve konforlu bir ikinci bahar yaşamak mümkündür” diyor.  </p>
<p><strong>“Kendimi iyi hissediyorum” hatasına düşmeyin! </strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer,<strong> </strong>ilerleyen yaşla birlikte organ ile sistem rezervlerinde yaşanan azalma ve değişimlerin düzenli kontrolleri çok daha önemli hale getirdiğini vurguluyor.   “Kendimi  iyi hissediyorum, doktora gitmeme gerek yok” düşüncesinin ileri yaşlardaki en büyük yanılgılardan biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hakan Yavuzer, kalp-damar ve kanser gibi ciddi hastalıkların uzun süre hiçbir belirti vermeden sessizce ilerlediğine dikkat çekerek, “Bu nedenle test yaptırmak için şikayetlerin başlamasını beklemek büyük bir risk taşımaktadır. Düzenli yapılan tarama programları hastalıkları henüz belirti vermedikleri dönemde tespit etmektedir. Tedaviye erken başlanması sayesinde komplikasyonlar önlenebilmekte ve hayati riskler önemli ölçüde azaltılmaktadır” diye konuşuyor. <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer,</strong> 50 yaşından itibaren asla aksatmamanız gereken testleri ve tarama programlarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>METABOLİK SİSTEM DEĞERLENDİRMESİ</strong></p>
<p>Diyabet, insülin direnci ile tiroit hastalıkları, ilerleyen yaşla birlikte metabolizma hızının düşmesi ve ailesel genetik faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Özellikle açlık glukoz, üç aylık glukoz ortalaması (HbA1c), insülin direnci (HOMA-IR), kan lipid düzeyleri, tiroit fonksiyonları, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile B12 vitamin düzeylerinin tespit edilmesi büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı? </strong>Obezite sorununda ve hastalık tespit edilen durumlarda yılda 2-3 kez test tekrarları öneriliyor. </p>
<p><strong>KARDİYOLOJİK DEĞERLENDİRME</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sağlıklı bir yaşam için günlük tuz tüketimini 5 gramın altı olarak belirlese de ülkemizde kişi başı günlük ortalama tuz tüketimi yaklaşık 10,2 gram civarında seyrediyor. Prof. Dr Hakan Yavuzer, “Bu yüksek tüketim özellikle 50 yaş üzerinde damar sertliği, hipertansiyon ve buna bağlı kalp krizi ile inme riskini artırıyor” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı?</strong> Hiçbir şikâyet olmasa bile düzenli kan basıncı ölçümü, EKG (Elektrokardiyografi), Efor Testi, Ekokardiyografi ve yılda bir kez rutin kalp- damar kontrolleri hayat kurtarıyor. Risk faktörleri ve ek hastalıklara göre kontrol sıklığı artırılabiliyor. </p>
<p><strong>KANSER TARAMASI</strong></p>
<p>İlerleyen yaşla birlikte kanserin görülme riske de artıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, bu nedenle kanser tarama programlarının 50 yaş sonrasında daha da önemli hale geldiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Kolon kanseri:</strong>  Kolonoskopi kolon kanserinin erken tespit edilmesinde “altın standart yöntem” olarak nitelendiriliyor. Bunun yanı sıra dışkıda gizli kan testine de başvurulabiliyor.   Kolon kanserinin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesi. </p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı? </strong>Risk faktörü bulunmuyorsa 50 yaşından itibaren 10 yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Polip ve benzeri riskli durumlar varsa yıllık kolonoskopi kontrolleri önem kazanıyor. Ailedeki risk durumuna göre kolonoskopi yöntemine daha erken yaşlarda da başlanabiliyor. </p>
<p><strong>Akciğer kanseri:</strong> Özellikle uzun yıllar sigara öyküsü olan kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi öneriliyor.</p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı? </strong>Ailede kanser öyküsü bulunmuyorsa yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografi taramaları yeterli oluyor. Risk tespit edildiği durumlarda bu tarama daha sık talep edilebiliyor. </p>
<p><strong>Kadınlar için meme ve rahim ağzı kanseri: </strong>Yaş ilerledikçe meme ve rahim ağzı kanseri riski de artıyor. Bu nedenle mamografi ve pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) taraması yaşamsal önem taşıyor. Düzenli taramalar ile her iki kanser türü erken dönemde tespit edilebiliyor. Daha da önemlisi, rahim ağzı kanserinde kanser öncesi hücresel değişiklikler yakalanabiliyor ve tedavi sayesinde kanser gelişimi <strong>önlenebiliyor. </strong></p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı?</strong> 40 yaşından itibaren mamografi ve 65 yaşına kadar hekimin önerdiği sıklıkta pap smear ile HPV taraması içeren kadın doğum muayenesinin aksatılmaması gerekiyor. </p>
<p><strong>Erkekler için prostat kanseri: </strong>Prostat kanserinin erken tespitinde prostat spesifik antijen (PSA) testi ve ürolojik muayene büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı?</strong> Ürolojik muayenenin 1-2 yılda bir tekrar edilmesi yaşam kurtarıyor.</p>
<p><strong> KEMİK TARAMASI</strong></p>
<p>Kadınlarda menopozla birlikte hormonal eksilmelere bağlı olarak osteoporoz (kemik erimesi) başlıyor. Bunun sonucunda ileri yaşlarda boy kısalması, yaygın kemik ağrısı ve kemik kırıkları riski oluşuyor. </p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı?</strong> Kemik yoğunluğu ve D vitamini seviyelerinin ölçümünün yıllık olarak tekrar edilmesi öneriliyor. </p>
<p><strong>BİLİŞSEL VE RUHSAL DEĞERLENDİRME</strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yavuzer, yaşlılıkta unutkanlığın normal bir durum olarak kabul edilmesinin en büyük yanlışlardan biri olduğuna işaret ediyor. Prof. Dr. Hakan Yavuzer, “Eşyaların yerini karıştırma, para hesabı yapmakta zorlanma ve isimleri unutma gibi günlük yaşamı etkileyecek şekilde unutkanlıkta artış olması uyarıcı olmalıdır” diyor.  </p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı?</strong> Erken evre demans (bunama) ile normal yaşlanmaya bağlı bellek değişimlerinin mental durum testleri ile yılda bir kez değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda yaşlılık depresyonu gençlerden farklı olarak üzüntüyle değil, bedensel ağrılar, isteksizlik veya unutkanlıkla maskelenmiş olarak görülüyor. Bu nedenle şüphe edilen durumlarda depresyon tarama ölçekleri ile yıllık değerlendirme yapılması son derece önem taşıyor. </p>
<p><strong>İŞİTME VE GÖRME TARAMALARI</strong></p>
<p>Derinlik algısını bozan görme sorunları dengeyi olumsuz etkileyerek düşmelere yol açabiliyor.  Ayrıca yaşa bağlı işitme kayıpları beynin sesleri işleme kapasitesini zorlayarak bilişsel yükü artırabiliyor. Tedavi edilmeyen işitme sorunları, beyin yapısında değişikliklere ve bilişsel yeteneğin azalmasına yol açarak demans riskini artırabiliyor. Tüm bu görme ve işitme sorunları, sosyal bağların zayıflaması ve çevreye bağımlılığı artırarak yetersizlik hissi oluşturabiliyor.</p>
<p><strong>Hangi sıklıkta yaptırmalı?</strong> İşitme muayenesi, glokom (göz tansiyonu) ve katarakt taramasının yıllık olarak yapılması öneriliyor. Erken teşhis edilebilen durumlarda tedavinin düzenlenmesi, işitme cihazı veya gözlük kullanımı gibi destekleyici çözümlerin sağlanması sorunların ilerlemesinin önüne geçiyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaliklar-belirti-vermiyor-sessizce-ilerliyor-630343">Hastalıklar belirti vermiyor, sessizce ilerliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de sporla fırsat eşitliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-sporla-firsat-esitligi-629999</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 07:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cemil]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporla]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629999</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Roman Yurttaş Meclisi’nde verdiği sözü yerine getirerek sportif yetenek ölçümü uygulamasını genişletti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-sporla-firsat-esitligi-629999">İzmir&#8217;de sporla fırsat eşitliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Roman Yurttaş Meclisi’nde verdiği sözü yerine getirerek sportif yetenek ölçümü uygulamasını genişletti. Konak Ulubatlı Mahallesi’nde yaşayan çocuklar, ölçümlerinin yapılması için Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndaki Buz Sporları Salonu’na götürüldü. Çocukların fiziksel özelliklerine göre yetenekli olduğu branşlar, 15 ayrı istasyonda uzman eğitmenler eşliğinde analiz edildi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Roman Yurttaş Meclisi’nde dile getirilen talepler bir bir yerine getiriliyor. Spora yetenekli çocukların uygun branşa yönlendirilmesi ile ilgili talepler karşılık buldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla, 8-10 yaş arasındaki çocukların geleceğine yön vermek amacıyla yapılan ücretsiz sportif yetenek ölçümü uygulamasına Esentepe Spor Kulübü bünyesindeki çocuklar da dahil edildi. Konak Ulubatlı Mahallesi’nde yaşayan çocuklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndaki Buz Sporları Salonu’na götürüldü. Uzman eğitmenler, çocukların fiziki özelliklerine göre yeteneklerini analiz etti. Elde edilen veriler doğrultusunda çocukların hangi spor branşlarına yatkın oldukları belirlenirken, ailelere de bu konuda yönlendirme yapılacak. </p>
<p><strong>“Bilimsel bir sonuç elde ediyoruz”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Sportif Yetenek Ölçüm Birim Sorumlusu Mert Kaytankaş, “Birim olarak 8, 9 ve 10 yaşındaki çocuklarımıza ücretsiz sportif yetenek ölçümü yapıyoruz. 15 ayrı istasyonumuzda uzman spor eğitmenleri eşliğinde çocuklarımızı ölçüme alıyoruz ve çocukların fiziksel olarak hangi branşlara yeterli oldukları konusunda bilimsel bir sonuç elde ediyoruz. Çocuğun doğru branşa yönlendirilmesi konusunda aileleri bilgilendiriyoruz. Bugün de ölçüm tesisimize gelemeyen çocuklarımızı tesise getirerek onların ölçümlerini yaptık” dedi.</p>
<p><strong>“Cemil Başkan’a çok teşekkür ediyoruz”</strong><br />Konak Esentepe Spor Kulübü Başkanı ve Antrenörü Engin Demirkol da bu çalışmanın özellikle spora erişimi kısıtlı bölgelerde yaşayan çocukların doğru branşlara yönlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak “Başkanımız Cemil Tugay’a Roman Yurttaş Meclisi’nde sporla ilgili bazı taleplerde bulunmuştuk. Başkanımız da yetenek ölçümlerinden bahsetti. Biz de çok sevindik. Futbolda, atletizmde, basketbolda potansiyeli olan çocuklar var. Bunu keşfetmek için mahallelere girmek lazım. Dezavantajlı bölgelere pek girilmezdi. Bunu Cemil Başkan yaptı. Meclisteki konuşmamızdan sonra bize otobüs gönderdiler ve buraya geldik. Cemil Başkan’a çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-sporla-firsat-esitligi-629999">İzmir&#8217;de sporla fırsat eşitliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmit Saygınlar Kulübü 1 yaşında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmit-sayginlar-kulubu-1-yasinda-629954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Saygınlar Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[zmit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Saat Kulesi yanında hizmete sunduğu “İzmit Saygınlar Kulübü” 1 yılı geride bıraktı. Bir yıl içinde 2 bin 223 üyeye ulaşan Saygınlar Kulübü, örnek gösterilen sosyal projelerden biri oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmit-sayginlar-kulubu-1-yasinda-629954">İzmit Saygınlar Kulübü 1 yaşında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Saat Kulesi yanında hizmete sunduğu “İzmit Saygınlar Kulübü” 1 yılı geride bıraktı. Bir yıl içinde 2 bin 223 üyeye ulaşan Saygınlar Kulübü, örnek gösterilen sosyal projelerden biri oldu.</p>
<p><b>HER ZAMAN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ileri yaştaki vatandaşların sosyal hayata aktif katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Saygınlar Kulübü, kuruluşunun birinci yılını geride bıraktı. 22 Nisan 2025 tarihinde İzmit Saat Kulesi yanında kapılarını açan kulüp, bir yıl içinde 2 bin 223 üyeye ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören Saygınlar Kulübü, kentte örnek gösterilen sosyal projelerden biri haline geldi.</p>
<p><b>BİR YIL ÖNCE ATILAN ADIM MEYVESİNİ VERDİ</b></p>
<p>Kulübün açılışı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın tarafından gerçekleştirilmişti. Açılışta konuşan Başkan Büyükakın, “Burası sizin. Nasıl tasarlamak istiyorsanız tasarlayın. İsteğimiz, insanlarımızın kaliteli yaş alması. 12 ilçeye de açacağız” sözleriyle projenin vizyonunu ortaya koymuştu. Bir yılın ardından Saygınlar Kulübü, bu hedef doğrultusunda güçlü bir sosyal yaşam alanına dönüştü.</p>
<p><b>İZMİT’TE DOLU DOLU BİR YIL GERİDE KALDI</b></p>
<p>Bir yıl boyunca düzenlenen etkinlikler, eğitimler ve sosyal buluşmalar sayesinde üyeler aktif ve üretken bir yaşamın parçası oldu. Spor faaliyetlerinden kültürel etkinliklere, sağlık seminerlerinden sosyal projelere kadar geniş bir yelpazede sunulan hizmetler, kulübü sadece bir buluşma noktası değil aynı zamanda bir yaşam merkezi haline getirdi. Üyeler, farklı topluluklar aracılığıyla hem yeni beceriler kazandı hem de sosyal çevrelerini genişletti.</p>
<p><b>SOSYAL BAĞLAR GÜÇLENDİ, YAŞAM KALİTESİ ARTTI</b></p>
<p>Saygınlar Kulübü çatısı altında kurulan topluluklar, üyelerin ilgi alanlarına göre aktif rol almalarını sağladı. Doğa etkinliklerinden kültür-sanat çalışmalarına, sağlıklı yaşam programlarından kuşaklar arası buluşmalara kadar birçok faaliyet, katılımcıların yaşam kalitesine doğrudan katkı sundu. Bir yıl boyunca sürdürülen bu çalışmalar, ileri yaştaki bireylerin hem fiziksel hem de sosyal açıdan daha güçlü bir yaşam sürmelerine olanak tanıdı.</p>
<p><b>YENİ HEDEF: 12 İLÇEYE YAYILMAK</b></p>
<p>İzmit’te yakalanan bu başarının ardından gözler şimdi yeni projelere çevrildi. Gölcük Saygınlar Kulübü’nün açılışına günler kala, İzmit’teki bir yıllık deneyim diğer ilçelere de ilham oluyor. Kocaeli genelinde yaygınlaştırılması planlanan proje ile daha fazla vatandaşın bu sosyal imkânlardan yararlanması hedefleniyor. İzmit Saygınlar Kulübü, geride bıraktığı bir yılda ortaya koyduğu güçlü tabloyla hem üyelerine hem de kente değer katmaya devam ediyor. Birinci yaşını kutlayan kulüp, önümüzdeki dönemde de büyüyerek daha geniş kitlelere ulaşmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmit-sayginlar-kulubu-1-yasinda-629954">İzmit Saygınlar Kulübü 1 yaşında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huqqabaz 23 Nisan&#8217;ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/huqqabaz-23-nisani-dort-gun-boyunca-atolye-deneyimleriyle-kutluyor-2-629873</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 13:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[boyama]]></category>
		<category><![CDATA[boyunca]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[huqqabaz]]></category>
		<category><![CDATA[kum]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629873</guid>

					<description><![CDATA[<p>HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Cedgo Çocuk Atölyesi iş birliğiyle hazırladığı özel program kapsamında kutluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/huqqabaz-23-nisani-dort-gun-boyunca-atolye-deneyimleriyle-kutluyor-2-629873">Huqqabaz 23 Nisan&#8217;ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Cedgo Çocuk Atölyesi iş birliğiyle hazırladığı özel program kapsamında kutluyor. <strong>23–26 Nisan tarihleri arasında HuQQabaz Tema World, Kayaşehir, Mall of İstanbul ve First Avenue şubelerinde</strong> gerçekleşecek program; çocuklara farklı disiplinlerde deneyim alanı sunarken, ailelerin de sürece dahil olabileceği bütüncül bir buluşma ortamı oluşturuyor.</p>
<p>Cedgo iş birliğiyle hazırlanan programda çocuklar; <strong>el becerisi, yaratıcılık, dikkat gelişimi ve doğa farkındalığını destekleyen atölyelerle</strong> buluşuyor. Gün boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler arasında kurabiye süsleme, kumbara boyama, saksı boyama ve sukulent dikim, taş boyama, mandala ve kum boyama ile drama atölyeleri yer alıyor. Ayrıca yüz boyama, resim etkinlikleri, çocuk treni ve dans aktiviteleri de program akışına eşlik ediyor.</p>
<p>Farklı yaş gruplarına özel olarak tasarlanan bu atölyeler, 23 Nisan’ın anlamına uygun şekilde çocukların <strong>öğrenme, üretme ve ifade becerilerini destekleyen bir deneyim alanına</strong> dönüşüyor.</p>
<p>Etkinlik boyunca çocukları özel sürpriz hediyeler de bekliyor. Ayrıca HuQQabaz’ın kids menüsünde yer alan Kids Pizza, Kids Burger, Köfte &#038; Patates, Kids Profiterol ve Cookie Burger gibi seçenekler ile çocuklara uygun doğal içerikli içecek alternatifleri de 23 Nisan programına eşlik edecek.</p>
<p>HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel hazırladığı bu programla çocuklara gelişim odaklı bir deneyim alanı sunarken, ailelerin de birlikte vakit geçirebileceği bir buluşma ortamı yaratıyor.</p>
<p>HuQQabaz Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Ozan Bayraklı konuyla ilgili şunları söyledi:<br /> “HuQQabaz’da deneyimin önemli bir parçasını birlikte geçirilen zaman ve paylaşılan anlar oluşturuyor. 23 Nisan programımızı da bu yaklaşım doğrultusunda ele alarak, çocukların yaratıcılığını ve üretim becerilerini destekleyen atölyeleri ailelerin birlikte katılım gösterebileceği bir deneyim tasarladık. Önümüzdeki dönemde bu yaklaşımı sürdürülebilir bir program yapısına dönüştürmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p>HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi programı dört şubede de gün boyunca aynı akışla gerçekleşirken, yalnızca 12.00–14.00 saatleri arasındaki atölye içeriği şubeye göre farklılaşıyor.</p>
<p>Tema World’de kumbara boyama atölyesi, Kayaşehir’de saksı boyama ve sukulent dikim atölyesi, Mall of İstanbul’da taş boyama atölyesi, First Avenue’da ise mandala boyama atölyesi çocuklarla buluşacak.</p>
<p><strong>HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi Takvimi</strong></p>
<p>23 Nisan Perşembe – HuQQabaz Tema World</p>
<p>24 Nisan Cuma – HuQQabaz Kayaşehir</p>
<p>25 Nisan Cumartesi – HuQQabaz Mall of İstanbul</p>
<p>26 Nisan Pazar – HuQQabaz First Avenue</p>
<p><strong>HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi Programı</strong></p>
<p>11.00-12.00 Kurabiye Süsleme Atölyesi (4-8 yaş)</p>
<p>12.00-14.00 Kumbara Boyama Atölyesi (5-9 yaş) / Saksı Boyama ve Sukulent Dikim Atölyesi (5-9 yaş) / Taş Boyama Atölyesi (5-9 yaş) / Mandala Boyama Atölyesi (9-14 yaş)</p>
<p>14.00-15.30 Kum Boyama Atölyesi (4-9 yaş)</p>
<p>15.30-16.00 Palyaço ile Çocuk Treni ve Çocuk Dansları ile Eğlence (her yaşa uygun)</p>
<p>16.00-17.00 Drama Atölyesi (3-7 yaş)</p>
<p>Tüm gün yüz boyama ve resim etkinliği</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/huqqabaz-23-nisani-dort-gun-boyunca-atolye-deneyimleriyle-kutluyor-2-629873">Huqqabaz 23 Nisan&#8217;ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhsin Ertuğrul Okumaları &#8220;Paslı Raylar Korosu&#8221; Oyununa Yoğun İlgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muhsin-ertugrul-okumalari-pasli-raylar-korosu-oyununa-yogun-ilgi-629512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:54:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kağan]]></category>
		<category><![CDATA[korosu]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[okumaları]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyununa]]></category>
		<category><![CDATA[paslı]]></category>
		<category><![CDATA[ray]]></category>
		<category><![CDATA[raylar]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629512</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın oyun yazarlarıyla seyirciyi buluşturduğu yeni etkinliği olan Muhsin Ertuğrul Okumalarına İstanbul seyircisi büyük ilgi gösterdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muhsin-ertugrul-okumalari-pasli-raylar-korosu-oyununa-yogun-ilgi-629512">Muhsin Ertuğrul Okumaları &#8220;Paslı Raylar Korosu&#8221; Oyununa Yoğun İlgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın oyun yazarlarıyla seyirciyi buluşturduğu yeni etkinliği olan Muhsin Ertuğrul Okumalarına İstanbul seyircisi büyük ilgi gösterdi.</b></p>
<p>Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle buluşturan yeni bir programa başladı.</p>
<p>Muhsin Ertuğrul Okumaları adını taşıyan program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Muhsin Ertuğrul Okumalarının İkinci Konuğu Oğuz Kağan Aydos’un Kaleme Aldığı “Paslı Raylar Korosu” Oyunu Oldu</b></p>
<p>“Paslı Raylar Korosu” okuma tiyatrosu, 20 Nisan 2026 tarihinde 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluştu.</p>
<p>Oyun sonrasında Dramaturg Özge Ökten Yılmaz yaptığı konuşmasında:</p>
<p>“Öncelikle siz seyircilerimize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Bugün bu okumaların ikincisini gerçekleştirdik. Bu iş sizlerle, seyirciyle oluyor. Birbirinden değerli oyuncu arkadaşlarım, yazar arkadaşım burada. Metin burada, ama seyirci de orada. Seyirci burada olmaya devam ettiği sürece biz de burada olmaya devam edeceğiz. Oyuncu arkadaşım Kağan bir oyun yazmış, güzel de bir oyun yazmış. Şimdi bunun öyküsünü kendisinden dinleyelim” dedi.</p>
<p>Söz alan Oğuz Kağan Aydos ise:</p>
<p>“Ben Oğuz Kağan Aydos, 1994 doğumluyum. İstanbul Silivri’de doğdum. Aslında biz orada kök saldık. Üç kuşak aynı evde yaşadım. Babaannem 1930 doğumluydu, babam 1950, annem 1970. O yüzden bu replikler bu şekilde çıkabiliyor. Tabi hayatın içerisindeki farklı insanları da tanıyarak bu hikâye ortaya çıktı.</p>
<p>14 yaşında tiyatroya başladım. Annemin pazarda tiyatro ilanını duymasıyla başladım. Konservatuvara gittim, orada biraz pişman oldum. Hem alaylı hem konservatuvarlı olmuş olduk. Ondan sonra Silivri Belediyesi’nde 12 yıl boyunca çeşitli çalışmalar yaptım. Şimdi özel olarak devam ediyoruz. 14 yaşımdan beri karalamalar yapıyorum. İlk yazdıklarımızı beğenmiyoruz, hikâyenin demlenmesi gerekiyor. Bu hikâye demlenmiş bir hikâye, ufak tefek hataları olabilir. Oyunun hikayesi benim tanıdığım kuşaklarla gelişiyor” dedi. </p>
<p>Okumanın ardından; Dramaturg Özge Ökten Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, yazar, oyuncular ve seyircilerle birlikte oyuna dair düşünceler paylaşıldı. Seyircilerin oyuna dair sorularına yazarımız Oğuz Kağan Aydos cevap verdi.</p>
<p>Okumanın oyuncuları:</p>
<p><b>Münir: </b>Tarık Köksal</p>
<p><b>Selin:</b> Serap Öztürk</p>
<p><b>Hurşit: </b>Özgür Atkın</p>
<p><b>Kasap Hayri: </b>Özgür Dereli</p>
<p><b>Hanımefendi: </b>Canan Kübra Birinci</p>
<p><b>Yolcu A &#038; B (Hayaletler): </b>Onur Şirin, Onur Demircan</p>
<p><b>Parantezler: </b>Cafer Alpsolay</p>
<p><b>Paslı Raylar Korosu</b></p>
<p>2026 yılında, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmak istenen eski bir İstanbul istasyonu, emekli memur Münir’in inatçı direnişine ev sahipliği yapar. Dijital veri analisti Selin, yapıyı yıkım öncesi &#8220;dijital ikizine&#8221; dönüştürmek için istasyona gelir. Ancak mekanın ruhu teknolojiyi reddeder.</p>
<p>Dozerler kapıya dayandığında, &#8220;Büyük Ray Yarılması&#8221; gerçekleşir ve istasyon, karakterleri 1974 yılının dondurucu kışına, gaz yağı kuyruklarına ve veda mendillerinin sallandığı o naif İstanbul’a savurur. Statik bir arşiv değil, yaşayan bir bellek merkezi olan istasyon; hayalet yolcuları, muhtar adayı Hurşit’in bürokratik taşlamaları ve Münir’in &#8220;sorumluluk şuuru&#8221; ile devleşir.</p>
<p>Fiziksel duvarlar yıkılsa da, Münir üniformasını (mirasını) Selin’e devrederken, istasyonun şehrin her sokağına dağılan sonsuz bir koroya dönüştüğünü ilan eder. Oyun geçmişle geleceği paslı raylarda birleştirerek epik bir yanıt verir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muhsin-ertugrul-okumalari-pasli-raylar-korosu-oyununa-yogun-ilgi-629512">Muhsin Ertuğrul Okumaları &#8220;Paslı Raylar Korosu&#8221; Oyununa Yoğun İlgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aliağa Belediyesi&#8217;nden çocuklara 23 Nisan armağanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesinden-cocuklara-23-nisan-armagani-629443</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[armağanı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi’nin çocuklara yönelik yayınevi markası “Aliağa Çocuk” tarafından hazırlanan “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan” adlı resimli öykü kitabı yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesinden-cocuklara-23-nisan-armagani-629443">Aliağa Belediyesi&#8217;nden çocuklara 23 Nisan armağanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi’nin çocuklara yönelik yayınevi markası “Aliağa Çocuk” tarafından hazırlanan “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan” adlı resimli öykü kitabı yayımlandı. “Ali ve Ece” serisinin 3. kitabı olan eser, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından Helvacı, Şakran ve Aliağa merkezde düzenlenecek etkinliklerde çocuklara armağan edilecek.</p>
<p><b>Çocuklara Yönelik Yayınevi olan Belediye</b></p>
<p>Aliağa Belediyesi, Aliağa Kent Kitaplığı ile sürdürdüğü kültür yayıncılığını çocuklara yönelik nitelikli eserlerle büyütmeye devam ediyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın Eğitim vizyonu kapsamında yayın hayatına kazandırılan “Aliağa Çocuk” yayınevi markası; Çocuklara Milli ve manevi değerleri, doğayı, hayvan sevgisini, yardımlaşmayı, kent kültürünü, yerel tarihi ve Aliağa’nın tarihî ile doğal değerlerini sevdirmeyi amaçlayan yayınlar yapıyor.</p>
<p><b>Bayram Coşkusu, Okul ve Atatürk Sevgisi</b></p>
<p>Yazar Demet Bozkurt tarafından kaleme alınan ve 7 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan”, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Aliağalı çocuklar Ali ve Ece’nin gözünden anlatıyor. Aliağa’da geçen hikâye; çocukların bayram heyecanını, arkadaşlığını, paylaşma duygusunu ve ortak değerlerini sade, sıcak ve öğretici bir anlatımla işliyor.</p>
<p><b>23 Nisan: Çocuklara duyulan güvenin simgesi</b></p>
<p>Kitapta Ali ve Ece’nin bayram sabahı başlayan hikâyesi; okul yolculuğu, Atatürk İlkokulu’ndaki tören hazırlıkları, şiir dinletileri, resim yarışmaları ve halk oyunları gösterileriyle devam ediyor. 23 Nisan’ın; milli egemenliğin, Cumhuriyet bilincinin ve çocuklara duyulan güvenin de simgesi olan bir bayram olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Eserde ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, milli egemenlik kavramı, Atatürk sevgisi, tarih bilinci, okul hayatı, dayanışma, özgüven ve kültürel etkinlikler çocuklar için yalın bir dille aktarılıyor.</p>
<p><b>“Aliağa Çocuk” Yayınları Büyümeye Devam Ediyor</b></p>
<p>Aliağa Çocuk Yayınları tarafından hazırlanan “Ali ve Ece” resimli çocuk öyküleri serisi büyümeye devam ediyor. Daha önce “Ali ve Ece Hippoterapi Merkezinde” ve “Ali ve Ece Patiparkta” adlı kitaplarla çocuklarla buluşan seri, “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan” ile üçüncü kitabına ulaştı. Serinin yeni kitapları “Ali ve Ece Yavru Flamingo” ile “Ali ve Ece Piknik Günü” ise mayıs ayında yayımlanarak çocuklarla buluşacak.</p>
<p>Aliağa Belediyesi tarafından 2023 yılında kurulan Aliağa Çocuk Yayınevi, çocuklara kitap sevgisi kazandırmak, yerel tarih ve kültürü erken yaşta tanıtmak, Aliağa’yı çocukların dünyasına onların diliyle anlatmak amacıyla yayın hayatına başladı. Altı kitaptan oluşması planlanan “Ali ve Ece” serisiyle çocukların hem kendi şehirlerini tanımaları hem de milli ve kültürel değerlerle büyümeleri hedefleniyor.</p>
<p>Vatandaşlar Aliağa Çocuk Yayınlarını, Aliağa Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden edinebiliyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesinden-cocuklara-23-nisan-armagani-629443">Aliağa Belediyesi&#8217;nden çocuklara 23 Nisan armağanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrolsüz Ekran Kullanımı Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-ekran-kullanimi-psikolojimizi-nasil-etkiliyor-629254</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojimizi]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, çevrimiçi oyunlar ve sanal bahis sistemleri; bilgiye erişimi, eğlenceyi ve iletişimi kolaylaştırırken, kontrolsüz kullanım durumunda ciddi psikolojik sorunlara da zemin hazırlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-ekran-kullanimi-psikolojimizi-nasil-etkiliyor-629254">Kontrolsüz Ekran Kullanımı Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, çevrimiçi oyunlar ve sanal bahis sistemleri; bilgiye erişimi, eğlenceyi ve iletişimi kolaylaştırırken, kontrolsüz kullanım durumunda ciddi psikolojik sorunlara da zemin hazırlıyor. Özellikle çocuklar ve gençler bu sorundan en çok zarar gören yaş grupları. Dijital bağımlılık aslında kişisel bir zayıflık değil, beynin ödül sisteminin dijital çevre ile etkileşiminin bir sonucu. Bireyler, farkındalık geliştirmeyle, yaşamlarını yapılandırarak ve profesyonel destekle bağımlılık döngüsünü kırabiliyor. <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Uzm. Klinik Psikolog M. Yasin Çakıroğlu,</strong> destek almanın bu süreç için kritik bir adım olduğunu söylüyor. Böylelikle bireyler erken müdahale sayesinde bağımlılıklarını kontrol altına alarak yaşam kalitelerini yeniden kazanabiliyorlar. </p>
<p><strong>Dijital Bağımlılık Duygu Durumunu Etkiliyor</strong></p>
<p>Ekran bağımlılığı; bireyin cihaz kullanımını kontrol edememesi ve bu durumun günlük yaşam işlevlerini olumsuz etkilemesiyle ortaya çıkan bir tablo. Sadece ekran süresi değil, kullanımın sınırlandırılmaması ve cihazdan uzak kalındığında hissedilen huzursuzluk, gerginlik ve boşluk duygusu da bu bağımlılığın temel göstergeleri arasında gösteriliyor. Bu durum; dikkat eksikliği, uyku sorunları, sosyal izolasyon, kaygı ve depresyon gibi sorunlarla yakından ilişkili. Çocuklarda stres, yalnızlık ve duygusal yorgunlukla başlayan ekran kullanımı, zamanla duyguları düzenlemenin temel aracı haline gelebiliyor. Özellikle sosyal medyada sürekli onay arayışı ve kıyaslama, çocukların özgüvenini düşürürken kaygılarını da artırıyor.</p>
<p><strong>Bağımlılığa Nasıl Dönüşüyor?</strong></p>
<p>Dijital bağımlılıkların temelinde yatan şey, beynimizin ödül sistemi. Çünkü insan beyni, haz veren davranışları tekrar etmeye eğilimli. Dijital oyunlar ve sanal platformlar da kullanıcıya belirsiz aralıklarla ödül sunacak şekilde tasarlandığı için bu belirsizlik, dopamin salgılamasını tetikleyerek kısa süreli bir haz sağlıyor ve davranışın tekrarını güçlendiriyor. Zamanla bu döngü, alışkanlığa ve kontrolsüz kullanıma dönüşebiliyor.</p>
<p><strong>Sanal Kumar Riski Artırıyor</strong></p>
<p>Ekran bağımlılığı, internet üzerinde tekrarlayan, kontrol dışı, zarar verici bahis ve şans oyunlarını içeren sanal kumar bağımlılığı için de önemli bir risk faktörü. Ekrana uzun süre bakmak, sanal kumar içeriklerine daha fazla maruz kalınmasına neden oluyor. Bu durum özellikle genç yetişkinlerde dürtü kontrolünü zorlaştırırken, riskli kararların daha kolay alınmasına yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Bağımlıkla Mücadelede 3 Kritik Adım</strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Uzm. Klinik Psikolog M. Yasin Çakıroğlu,</strong> dijital bağımlılıkla baş etme sürecinin, atılacak 3 adımla doğru yönetilmesi gerektiğini vurguluyor:</p>
<ol>
<li><strong>Farkındalık Geliştirin: </strong>Dijital kullanımın hangi duygular ve durumlar tarafından tetiklendiğini anlamak, değişimin ilk adımıdır. </li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Günlük Yaşamı Yeniden Düzenleyin</strong>: Düzenli uyku, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi bağımlılıkla mücadelede önemli rol onar. Dijital olmayan aktiviteler, alternatif mutluluk kaynakları oluşturur.  </li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Profesyonel Destek Alın</strong>: Bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve motivasyon artıcı terapiler, dijital ve sanal kumar bağımlılığı tedavisinde etkili yöntemler arasında yer alır. Gerektiğinde ilaç tedavisi de sürece dâhil edilebilir.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrolsuz-ekran-kullanimi-psikolojimizi-nasil-etkiliyor-629254">Kontrolsüz Ekran Kullanımı Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden 23 Nisan&#8217;a Özel Yüzme Şenliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-23-nisana-ozel-yuzme-senligi-628929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:59:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüzme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklara yönelik anlamlı bir organizasyona imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-23-nisana-ozel-yuzme-senligi-628929">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden 23 Nisan&#8217;a Özel Yüzme Şenliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklara yönelik anlamlı bir organizasyona imza attı. Demirtaş Yüzme Havuzu’nda düzenlenen Osmangazi Yüzme Şenliği’nde, 11-12 yaş grubundan 144 minik sporcu üç gün boyunca hem rekabetin hem de bayram coşkusunun tadını çıkaracak.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>23 Nisan coşkusunu çocuklara dolu dolu yaşatmak amacıyla çeşitli etkinlikler hazırlayan Osmangazi Belediyesi, bu doğrultuda Osmangazi Yüzme Şenliği’ni hayata geçirdi. Demirtaş Yüzme Havuzu’nda düzenlenen şenliğin startını Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın verdi. Minik yüzücüler havuzda büyük bir azimle yarışırken, aileleri de tribünlerden onları gurur ve heyecanla takip etti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Çocuklarımız Üç Gün Boyunca Şenliğin Keyfini Çıkaracak”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Genç yeteneklerin 25 ile 50 metre serbest stil kategorilerinde dereceye girebilmek için tüm enerjileriyle kulaç atacaklarını ve bayram sevincini havuzda doyasıya yaşayacaklarını belirten Başkan Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Sporun, sağlıklı bir yaşamın yanı sıra çocuklarımızın gelecekte başarılı bireyler olmalarında ne kadar önemli olduğunu hem ülkemiz hem de tüm dünya olarak biliyor ve destekliyoruz. Çocuklarımız üç gün boyunca burada hem yüzmenin hem de şenliğin keyfini çıkaracak. Yarışarak rekabet etmeyi öğrenirken, günün sonunda kardeşliğin, birliğin ve beraberliğin değerini daha iyi kavrayacaklar. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’ sözünün anlamını da burada yaşayarak deneyimlemiş olacaklar. Katılım gösteren herkesi yürekten kutluyorum.” </span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-23-nisana-ozel-yuzme-senligi-628929">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden 23 Nisan&#8217;a Özel Yüzme Şenliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huqqabaz 23 Nisan&#8217;ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/huqqabaz-23-nisani-dort-gun-boyunca-atolye-deneyimleriyle-kutluyor-628917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[boyama]]></category>
		<category><![CDATA[boyunca]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[huqqabaz]]></category>
		<category><![CDATA[kum]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628917</guid>

					<description><![CDATA[<p>HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Cedgo Çocuk Atölyesi iş birliğiyle hazırladığı özel program kapsamında kutluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/huqqabaz-23-nisani-dort-gun-boyunca-atolye-deneyimleriyle-kutluyor-628917">Huqqabaz 23 Nisan&#8217;ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Cedgo Çocuk Atölyesi iş birliğiyle hazırladığı özel program kapsamında kutluyor. <strong>23–26 Nisan tarihleri arasında HuQQabaz Tema World, Kayaşehir, Mall of İstanbul ve First Avenue şubelerinde</strong> gerçekleşecek program; çocuklara farklı disiplinlerde deneyim alanı sunarken, ailelerin de sürece dahil olabileceği bütüncül bir buluşma ortamı oluşturuyor.</p>
<p>Cedgo iş birliğiyle hazırlanan programda çocuklar; <strong>el becerisi, yaratıcılık, dikkat gelişimi ve doğa farkındalığını destekleyen atölyelerle</strong> buluşuyor. Gün boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler arasında kurabiye süsleme, kumbara boyama, saksı boyama ve sukulent dikim, taş boyama, mandala ve kum boyama ile drama atölyeleri yer alıyor. Ayrıca yüz boyama, resim etkinlikleri, çocuk treni ve dans aktiviteleri de program akışına eşlik ediyor.</p>
<p>Farklı yaş gruplarına özel olarak tasarlanan bu atölyeler, 23 Nisan’ın anlamına uygun şekilde çocukların <strong>öğrenme, üretme ve ifade becerilerini destekleyen bir deneyim alanına</strong> dönüşüyor.</p>
<p>Etkinlik boyunca çocukları özel sürpriz hediyeler de bekliyor. Ayrıca HuQQabaz’ın kids menüsünde yer alan Kids Pizza, Kids Burger, Köfte &#038; Patates, Kids Profiterol ve Cookie Burger gibi seçenekler ile çocuklara uygun doğal içerikli içecek alternatifleri de 23 Nisan programına eşlik edecek.</p>
<p>HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel hazırladığı bu programla çocuklara gelişim odaklı bir deneyim alanı sunarken, ailelerin de birlikte vakit geçirebileceği bir buluşma ortamı yaratıyor.</p>
<p>HuQQabaz Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Ozan Bayraklı konuyla ilgili şunları söyledi:<br /> “HuQQabaz’da deneyimin önemli bir parçasını birlikte geçirilen zaman ve paylaşılan anlar oluşturuyor. 23 Nisan programımızı da bu yaklaşım doğrultusunda ele alarak, çocukların yaratıcılığını ve üretim becerilerini destekleyen atölyeleri ailelerin birlikte katılım gösterebileceği bir deneyim tasarladık. Önümüzdeki dönemde bu yaklaşımı sürdürülebilir bir program yapısına dönüştürmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p>HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi programı dört şubede de gün boyunca aynı akışla gerçekleşirken, yalnızca 12.00–14.00 saatleri arasındaki atölye içeriği şubeye göre farklılaşıyor.</p>
<p>Tema World’de kumbara boyama atölyesi, Kayaşehir’de saksı boyama ve sukulent dikim atölyesi, Mall of İstanbul’da taş boyama atölyesi, First Avenue’da ise mandala boyama atölyesi çocuklarla buluşacak.</p>
<p><strong>HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi Takvimi</strong></p>
<p>23 Nisan Perşembe – HuQQabaz Tema World</p>
<p>24 Nisan Cuma – HuQQabaz Kayaşehir</p>
<p>25 Nisan Cumartesi – HuQQabaz Mall of İstanbul</p>
<p>26 Nisan Pazar – HuQQabaz First Avenue</p>
<p><strong>HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi Programı</strong></p>
<p>11.00-12.00 Kurabiye Süsleme Atölyesi (4-8 yaş)</p>
<p>12.00-14.00 Kumbara Boyama Atölyesi (5-9 yaş) / Saksı Boyama ve Sukulent Dikim Atölyesi (5-9 yaş) / Taş Boyama Atölyesi (5-9 yaş) / Mandala Boyama Atölyesi (9-14 yaş)</p>
<p>14.00-15.30 Kum Boyama Atölyesi (4-9 yaş)</p>
<p>15.30-16.00 Palyaço ile Çocuk Treni ve Çocuk Dansları ile Eğlence (her yaşa uygun)</p>
<p>16.00-17.00 Drama Atölyesi (3-7 yaş)</p>
<p>Tüm gün yüz boyama ve resim etkinliği</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/huqqabaz-23-nisani-dort-gun-boyunca-atolye-deneyimleriyle-kutluyor-628917">Huqqabaz 23 Nisan&#8217;ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahmi M. Koç Müzesi &#8216;nde 23 Nisan Neşesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesi-nde-23-nisan-nesesi-628827</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[neşesi]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yelken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628827</guid>

					<description><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl da Rahmi M. Koç Müzesi’nde birbirinden eğlenceli ve renkli etkinliklerle kutlanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesi-nde-23-nisan-nesesi-628827">Rahmi M. Koç Müzesi &#8216;nde 23 Nisan Neşesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl da Rahmi M. Koç Müzesi’nde birbirinden eğlenceli ve renkli etkinliklerle kutlanacak. Çocuklar, Büyük Önder Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bu özel günde bayram sevincini doyasıya yaşayacak.</strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi’nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şenlik gibi kutlanacak. Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda müzede geleneksel hale gelen ‘Otomobil Boyama’ etkinliğinin yanı sıra hazırlanan yeni etkinlikler çocukların </p>
<p>23 Nisan coşkusuna eşlik edecek. </p>
<p>Kontenjanlarla sınırlı olan etkinliklere katılım için ziyaretçilerin müze gişesinden bilet alırken kayıt yaptırmaları yeterli olacak. Rahmi M. Koç Müzesi’nde 23 Nisan’ı şenliğe çevirecek olan etkinlikler listesi ise şöyle: </p>
<p><strong>Vosvos’u özgürce boyayacaklar</strong></p>
<p>Müzenin geleneksel hale gelen ‘Otomobil Boyama’ etkinliğinde 5-9 yaş arasındaki çocuklar beyaz bir Vosvos’u renklendirerek hayallerini özgürce yansıtacak. Seanslar halinde yapılacak ve her biri 15 dakika sürecek olan etkinlik boyunca çocuklar eğlenceli anlar yaşayacak. </p>
<p><strong>Yelkenliye dair her şey</strong></p>
<p>Koç Üniversitesi Yelken ve Denizcilik Kulübü ve KUDENFOR iş birliği ile gerçekleştirilecek  etkinlikte 8-12 yaş çocuklar yelkeni, yelken basmayı ve gemici bağlarını öğrenecek. Hava koşulları elverirse Haliç’i bir yelkenli ile seyre çıkacaklar. </p>
<p><strong>Kont Ostrorog’la Haliç Turu</strong></p>
<p>5-15 yaş arasındaki çocuklar ebeveynleri ile birlikte Karadeniz’e özgü geleneksel bir tür balıkçısı teknesi olan Kont Ostrorog ile Haliç’i turlayacak. Hava koşullarına göre düzenlenecek olan “Kont Ostrorog ile Haliç Turu” etkinliği 30 dakika sürecek.</p>
<p><strong>Macera dolu bir keşfe tanıklık</strong></p>
<p>8-12 yaş arasındaki çocuklar müzedeki Kısmet Yelkenlisi’nin 1965’te İstanbul’dan yola çıkarak dünyayı dolaştığı macera dolu seyahatini kızları Kısmet Deniz Polat’tan dinleyecek.  Yelkenlinin hareketini sağlayan rüzgarları ise çocuklar dans ederek canlandıracak.</p>
<p><strong>Robotik dünyaya adım </strong></p>
<p>Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri tarafından kurulan İntegra Robotik Takımı tarafından gerçekleştirilecek Lego Spike Kitleri etkinliğinde 9-12 yaş arasındaki çocuklar önce kendi lego setlerini inşa edecek, ardından blok tabanlı kodlama ile robotları hareket ettirmeyi öğrenecek. Çocuklar robotik dünyasına adım atarken hem eğlenceli hem de teknoloji odaklı bir deneyim yaşayacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rahmi-m-koc-muzesi-nde-23-nisan-nesesi-628827">Rahmi M. Koç Müzesi &#8216;nde 23 Nisan Neşesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Çocuk ve Uçurtma Festivali hafta sonu doldu taştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/23-nisan-cocuk-ve-ucurtma-festivali-hafta-sonu-doldu-tasti-628788</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kızlar]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[renkli]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<category><![CDATA[turnuva]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Çocuk ve Uçurtma Festivali 23 Nisan’da çocuklara dolu dolu bir bayram yaşattı. Festivalin son günü Dünya çocukları el ele tutuşarak Sevgi Korteji’nde yürüdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/23-nisan-cocuk-ve-ucurtma-festivali-hafta-sonu-doldu-tasti-628788">23 Nisan Çocuk ve Uçurtma Festivali hafta sonu doldu taştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><em><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Çocuk ve Uçurtma Festivali 23 Nisan’da çocuklara dolu dolu bir bayram yaşattı. Festivalin son günü Dünya çocukları el ele tutuşarak Sevgi Korteji’nde yürüdü. </span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 23 Nisan Uluslararası Çocuk ve Uçurtma Festivali üç gün boyunca birbirinden renkli etkinlik ve aktivitelerle çocukları ağırladı. Cam Piramit içerisinde yer alan Kral Yolu, festivalin üçüncü gününde de eğlenceli ve keyifli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamaları için dünyanın dört bir yanından Antalya&#8217;ya gelen çocuklar Sevgi Korteji düzenledi.  Cam Piramit Kral Yolu’nda gerçekleştirilen Sevgi Korteji, renkli görüntüler oluşturdu. </span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>ÜLKE ÇOCUKLARINDAN RENKLİ DANS GÖSTERİLERİ</span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>Kortejin ardından çocuklar, Cam Piramit Amfi Sahne’de geleneksel dans gösterileri sergiledi. Ülkelerine özgü renkli kıyafetler giyen minik misafirler, geleneksel dans ve müzik performanslarıyla etkinliklere ayrı bir neşe kattı. Festival kapsamında Estonya, Litvanya, Polonya, Ukrayna, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Tayland, Azerbaycan ve Türkiye’den 12 grup ve 300’e yakın çocuk yer aldı.</span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>GÖKYÜZÜ UÇURTMALARLA RENKLENDİ </span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>Kutlamaların üçüncü gününde çocuklar birbirinden renkli ve eğlenceli etkinliklerle buluştu. Binlerce Antalyalı, çocuklarıyla birlikte şişme oyun parkları, yüz boyama ve baskı atölyesi, meslek atölyeleri, çocuk oyun alanlarında gün boyu eğlenceli anlar yaşadı.</span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>Festival alanında çocuklar birbirinden renkli uçurtmaları uçurdu. Uçurtmalarıyla gökyüzünü renklendiren çocuklar, aileleriyle birlikte uçurtma uçurmanın keyfini çıkardı.</span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>Çocuklar, renkli aktiviteler ve eğlenceli programlarla harika bir hafta sonu geçirdi.</span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>SATRANÇ TURUVASINDA MADALYALAR VERİLDİ </span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Satranç Federasyonu ile birlikte </span></em></span></span></p>
<p><span><span><em><span>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen 17. Satranç Turnuvası sona erdi. 7-12 yaş grubu öğrencilerin mücadele ettiği satranç turnuvasının şampiyonları kupalarını ve madalyalarını aldı.</span></em> <em><span>Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen turnuva üç gün boyunca devam etti. Turnuvada 7-12 yaş çocuklar toplam 12 kategoride mücadele etti. Toplamda 800 çocuğun katılımıyla gerçekleşen turnuvada 7 yaş genel kategorisinde Gültekin Furkan, 7 yaş kızlar kategorisinde İdil Gökarslan Hanzade birinciliği kazandı. 8 yaş genel kategorisinde Uras Karakuş, 8 yaş kızlar kategorisinde ise Beril Keskin birinciliği elde etti.</span></em> <em><span>9 yaş genelde Demir Doğan, kızlarda Ece Belis, 10 yaş genelde Yiğit Şimşek, kızlarda Zeynep Çoban birinci sırada yer aldı. 11 yaş genelde Yusuf Selim Taşlıçay, 11 yaş kızlarda Meriç Akgün, 12 yaş genelde Batın Akçay, 12 yaş kızlarda Sare Amine Tunç şampiyonluğa ulaşan isimler oldu.</span></em></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/23-nisan-cocuk-ve-ucurtma-festivali-hafta-sonu-doldu-tasti-628788">23 Nisan Çocuk ve Uçurtma Festivali hafta sonu doldu taştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Çocuk ve Uçurtma Festivali bayram coşkusuyla yaşanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/23-nisan-cocuk-ve-ucurtma-festivali-bayram-coskusuyla-yasaniyor-628551</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusuyla]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği Çocuk ve Uçurtma Festivali, Antalyalı çocuklara dolu dolu bir hafta sonu yaşatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/23-nisan-cocuk-ve-ucurtma-festivali-bayram-coskusuyla-yasaniyor-628551">23 Nisan Çocuk ve Uçurtma Festivali bayram coşkusuyla yaşanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği Çocuk ve Uçurtma Festivali, Antalyalı çocuklara dolu dolu bir hafta sonu yaşatıyor. Cam Piramit’te kurulan şenlik alanında çocuklar, gün boyu çeşitli etkinliklerle eğlenceli zaman geçiriyor.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikler Cam Piramit’te devam ediyor. Kutlamaların ikinci gününde çocuklar, birbirinden renkli ve eğlenceli etkinliklerle buluştu. 7’den 70’e binlerce Antalyalı, etkinlik alanına akın etti.</p>
<p><strong>ÇOCUKLAR BAYRAM COŞKUSU YAŞADI</strong></p>
<p>Şenlikler kapsamında alana şişme oyun parkları, yüz boyama ve baskı atölyeleri, meslek atölyeleri ile çocuk oyun alanları kuruldu. Festival alanında, tiyatro gösterileri, dans etkinlikleri, jonglör ve sihirbaz şovları ile ritim atölyeleri düzenlendi. Yüz boyama etkinlikleri, sokak oyunları ve yarışmalar da çocukların büyük ilgisini çekti. Uçurtmalarıyla gökyüzünü renklendiren çocuklar, aileleriyle birlikte uçurtma uçurmanın keyfini yaşadı.</p>
<p><strong>DANS GÖSTERİLERİ ALKIŞ ALDI</strong></p>
<p>Uluslararası çocuk halk dansları ekiplerinin gösterileri, festival alanını dolduran Antalyalılara keyif dolu anlar yaşattı. Ülkelerine özgü renkli kıyafetler giyen yabancı konuklar, geleneksel dans ve müzik performanslarıyla etkinliklere ayrı bir renk kattı. Kendi kültürlerine ait dansları sergileyen çocuklar izleyicilerden büyük alkış aldı. Festival kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Bando ve Kent Orkestrası konserleri ile İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı tarafından hazırlanan halk oyunları, çocuk koroları ve orkestra performansları da sahnelendi.</p>
<p><strong>MİNİK ELLER HAMLE YAPTI</strong></p>
<p>Türkiye Satranç Federasyonu iş birliğiyle Cam Piramit’te düzenlenen 17. Geleneksel Antalya 23 Nisan Satranç Turnuvası’nda 12 farklı kategoride bin 200 sporcu yarışıyor. 7-12 yaş aralığındaki sporcular, gün boyu süren müsabakalarda kıyasıya mücadele ediyor. Satranç tahtalarında strateji ve sabır gerektiren hamleleriyle dikkat çeken minikler, turnuvada performanslarını sergiliyor. Turnuva pazar günü sona erecek</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/23-nisan-cocuk-ve-ucurtma-festivali-bayram-coskusuyla-yasaniyor-628551">23 Nisan Çocuk ve Uçurtma Festivali bayram coşkusuyla yaşanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de &#8220;sağlık ordusu&#8221; kuruluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-ordusu-kuruluyor-628520</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluyor]]></category>
		<category><![CDATA[ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir’in başlattığı projede 98 genç gönüllü ve 20 deneyimli mentor sahaya iniyor. Amaç, hastalık gelmeden önlemek, sağlıklı yaşamı herkese yaymak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-ordusu-kuruluyor-628520">İzmir&#8217;de &#8220;sağlık ordusu&#8221; kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir’in başlattığı projede 98 genç gönüllü ve 20 deneyimli mentor sahaya iniyor. Amaç, hastalık gelmeden önlemek, sağlıklı yaşamı herkese yaymak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, insan, çevre ve toplum sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alan “Tek Sağlık” modeli kapsamında yeni bir çalışmayı daha hayata geçirdi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen &#8220;Sağlık Gönüllülüğü Projesi&#8221;nin tanıtımı, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi&#8217;nde yapıldı. Tanıtıma; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Soner Emre ile sağlık gönüllüleri ve yurttaşlar katıldı. Yaklaşık altı aylık hazırlık sürecinin ardından hayata geçirilen projede; sağlık ve ilişkili alanlarda eğitim gören ya da çalışan 98 genç gönüllü ile bu alanda deneyimli 60 yaş ve üzeri 20 mentor aktif rol alıyor. Katılımcı süreçlerle şekillenen proje kapsamında gönüllülerin görüş ve önerileri doğrultusunda yol haritası oluşturuldu ve 6 çalışma grubu belirlendi.</p>
<p><strong>Hedef sağlık okuryazarlığını artırmak</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Soner Emre, Sağlık Gönüllülüğü Projesi ile toplum sağlığını yalnızca hastalık ve tedavi odaklı değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hali çerçevesinde ele aldıklarını belirterek, “Tek Sağlık anlayışı doğrultusunda insan, çevre ve hayvan sağlığını bir bütün olarak değerlendiriyoruz. Projemizde 98 genç gönüllü ve 20 mentor aktif rol alıyor. Amacımız sağlık okuryazarlığını artırarak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak. Gönüllülerimizin edindiği bilgileri toplumun her kesimine aktaracağına inanıyoruz. Altı aylık hazırlık sürecinin ardından oluşturduğumuz çalışma gruplarıyla hem sahada uygulanabilir hem de sürdürülebilir bir model ortaya koyduk. Aynı zamanda genç gönüllüler ile deneyimli mentorları bir araya getirerek kuşaklararası güçlü bir bilgi ve deneyim köprüsü kuruyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Gönüllülük sorumluluk ve dayanışmayla güçleniyor</strong></p>
<p>Gönüllüler adına konuşan Saliha Hocaoğlu, gönüllülüğün sadece yardım etmekten ibaret olmadığını, bunun bir ihtiyacı fark edip sorumluluk almak anlamına geldiğini ifade ederek, “Gönüllülük topluma ‘Ben de buradayım’ demenin en güçlü yollarından biridir. Bizler de sağlık gönüllüleri olarak bilgimizi, zamanımızı ve emeğimizi paylaşarak bu sürecin aktif bir parçası oluyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>6 çalışma grubu</strong></p>
<p>Tanıtım programında. projede yer alan Kadın ve Çocuk Sağlığı, Sağlıklı Yaşlanma ve İleri Yaş Grubu, Enfeksiyon Hastalıkları ve Hijyen Uygulamaları Çalışma Grubu, Sağlıklı Yaşam Davranışları ve Toplum Sağlığı Çalışma Grubu, Sağlık Okuryazarlığı ve Dijital Medya Çalışma Grubu, Çevre İklim ve Tek Sağlık Çalışma Grubu temsilcileri de çalışma alanları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Gönüllülükte kuşaklar buluştu</strong></p>
<p>Sağlık Gönüllülüğü Projesi, sağlığı yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı görmeyen; yaşamın her alanına dokunan, paylaşım, dayanışma ve gönüllülük temelli bir farkındalık hareketi olarak öne çıkıyor. Bilgi ve deneyimleriyle sürece katkı sunmak isteyen gönüllüler için katılım kriterleri; 60 yaş ve üzeri olmak ve tıp, diş hekimliği, veterinerlik, hemşirelik, ebelik, ziraat, gıda mühendisliği, beslenme ve diyetetik, psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile sosyoloji alanlarından birinde eğitim almış olmak şeklinde belirlendi. Projenin gençlik ayağı ise sağlık alanında eğitim gören, bu alanda çalışan ya da gönüllülük yapmak isteyen gençleri bir araya getirmeyi hedefledi. 18-30 yaş arası sağlık, sosyal hizmet, psikoloji, beslenme, veterinerlik, çevre, biyoloji, iletişim ve ilgili bölümlerden gençler projeye başvurdu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-ordusu-kuruluyor-628520">İzmir&#8217;de &#8220;sağlık ordusu&#8221; kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet eğilimi bazı belirtiler verebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-egilimi-bazi-belirtiler-verebiliyor-628450</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[verebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628450</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, ekran kullanımının çocukların bağlanma, gelişim ve davranış süreçleri üzerindeki olumsuz etkileri ile sağlıklı ebeveyn tutumunun önemini hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-egilimi-bazi-belirtiler-verebiliyor-628450">Şiddet eğilimi bazı belirtiler verebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, ekran kullanımının çocukların bağlanma, gelişim ve davranış süreçleri üzerindeki olumsuz etkileri ile sağlıklı ebeveyn tutumunun önemini hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocukta  şiddet eğilimi sinyalerine dikkat! </strong></p>
<p>Şiddet eğiliminin çoğunlukla çevresel faktörlerle şekillendiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Genetik yatkınlık söz konusu olsa bile, doğru değerler kazandırıldığında çocuk bu eğilimleri kontrol etmeyi öğrenebilir.” dedi.</p>
<p>Şiddete eğilimli olabilecek çocuklarda bazı erken sinyaller gözlemlenebileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kilit, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sınırları kabul etmeme, akranlarına karşı saldırgan davranışlar, zorbalık, hayvanlara karşı duyarsızlık, yenilgiyi kabullenememe, öfke patlamaları, tehditkâr konuşmalar, intikam içerikli ifadeler  ve dijital oyunlara aşırı bağımlılık bu belirtiler arasında yer alır. Bu tür durumlarda problemi görmezden gelmek yerine bir uzmandan destek almak önemlidir. Ebeveynlik, öğrenilen bir süreçtir ve herkes bu süreçte dengeyi bulmaya çalışır. Çocuğa sınırsız özgürlük tanımak kadar aşırı sert tutumlar da gelişimi olumsuz etkiler. Sağlıklı disiplin; kararlı, tutarlı ve sevgi temelli bir yaklaşım gerektirir.”</p>
<p><strong>Ekranla meşguliyet, ebeveyn–bebek bağını zayıflatıyor! </strong></p>
<p>Dijital dünyanın hayatımıza yoğun biçimde girmesinin, çocuk gelişiminin birçok aşamasını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Bu nedenle her gelişim dönemini doğru anlamak ve bu dönemlerde çocuğun ihtiyaçlarını sağlıklı şekilde karşılamak büyük önem taşıyor.” dedi.</p>
<p>İnsan hayatının ilk yılının, temel güven duygusunun oluştuğu en kritik evre olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Bu dönem ‘bağlanma dönemi’ olarak adlandırılır. Bebek, öncelikle anneyle, ardından babayla güvenli bir bağ kurarak dünyayı güvenli bir yer olarak algılamayı öğrenir. Ancak ebeveynlerin bu süreçte sürekli ekranla meşgul olması, bebekle kurulan göz teması, temas ve duygusal iletişimi zayıflatabilir. Bu durum da güvenli bağlanmanın sağlıklı şekilde gelişmesini engelleyerek ilerleyen yıllarda psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ekran karşısında geçirilen uzun süreler, çocuğun farkındalık kazanmasını zorlaştırıyor!</strong></p>
<p>2 ila 3 yaş arası dönemin, çocuğun özerklik kazanmaya başladığı bir evre olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Tuvalet eğitiminin de bu döneme denk gelmesi tesadüf değildir. Çocuk bu süreçte kendi bedensel farkındalığını geliştirir; açlık, tokluk ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını tanımayı öğrenir.” dedi.</p>
<p>Ancak ekran karşısında geçirilen uzun sürelerin, çocuğun bu farkındalıkları kazanmasını zorlaştıracağına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, şunları söyledi:</p>
<p>“Aynı şekilde ebeveynin de sürekli telefonla meşgul olması, çocuğun rehberlik alma sürecini sekteye uğratır. 3 ila 6 yaş arası ise ‘oyun çağı’ olarak tanımlanır. Bu dönemde çocukların hayal gücünü geliştiren oyunlar oynaması son derece önemlidir. Evcilik gibi sembolik oyunlar, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimine katkı sağlar. Buna karşın, şiddet içerikli dijital oyunlara maruz kalmak, hayal gücünün gelişimini sınırlandırabilir. Bu yaşlardan itibaren çocukların disiplinle tanışması, kreş ortamında yaşıtlarıyla etkileşim kurması ve paylaşmayı öğrenmesi gerekir. Sürekli şiddet içerikleriyle büyüyen bir çocuğun empati ve vicdan gelişimini sağlıklı şekilde tamamlaması ise oldukça güçleşir.”</p>
<p><strong>Sanal ve kolay başarı algısı gelişimi zayıflatıyor! </strong></p>
<p>7 ila 11 yaş arası dönemin, okul çağı olduğunu ve çocukların bu dönemde başarıya yöneldiklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, “Akademik, sportif ya da sanatsal alanlarda takdir edilmek, özgüvenlerinin temelini oluşturur. Ancak günümüzde çalışmadan kazanma fikrinin öne çıkarılması, çocukların emek ve üretim kavramlarından uzaklaşmasına neden olabilmektedir. Oysa bireyin kendini değerli hissetmesi, ürettiğini görmesi ve bir işe katkı sağladığını fark etmesiyle mümkündür. Bu dönemde sorumluluk bilinci kazandırmak da önemlidir. Gerçek sorumluluklar yerine sanal dünyaya yönelen çocuklar, hayatın gerçek dinamiklerinden kopabilir.” dedi.</p>
<p>Ergenlik sürecinde ise bireyin kişiliğinin daha belirgin hale geldiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kilit, “Bu dönemde iki temel unsur öne çıkar: Aile ve çevre tarafından şekillenen üst benlik ile toplumun bireyden beklentileri. Eğer çocukluk döneminde sağlıklı bir değer sistemi oluşturulmamışsa ve toplum da kolay yoldan başarı, dış görünüş odaklılık gibi mesajlar veriyorsa, genç birey ciddi bir kimlik karmaşası yaşayabilir.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-egilimi-bazi-belirtiler-verebiliyor-628450">Şiddet eğilimi bazı belirtiler verebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde hareketli yaşam semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-hareketli-yasam-semineri-628423</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hareketli]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı ve aktif yaş almayı destekleyen çalışmalar kapsamında Konak Belediyesi ve Medicana International İzmir Hastanesi iş birliğinde düzenlenen seminerde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyeleriyle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-hareketli-yasam-semineri-628423">Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde hareketli yaşam semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sağlıklı ve aktif yaş almayı destekleyen çalışmalar kapsamında Konak Belediyesi ve Medicana International İzmir Hastanesi iş birliğinde düzenlenen seminerde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyeleriyle bir araya geldi. Yaş ilerledikçe egzersizin öneminin arttığını vurgulayan Şendur, “Hareketsiz yaşam, sağlıksız yaşamdır. Hareket etmek için bir spor salonuna yazılmayı ya da evinize bir spor aleti almayı beklemeyin” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin yaş almış bireylerin sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmesini desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında önemli bir etkinlik daha gerçekleştirildi. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde düzenlenen seminerde Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur ile bir araya gelen üyeler, çeşitli rahatsızlıklarına bir uzmandan cevap alabilme imkanı yakaladı. Üyelerin kendi rahatsızlıkları hakkında şikayetlerini dinleyen Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, hareket etmenin önemine dikkat çekti. Öte yandan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, yanlış uygulamalar ya da benzer şikayetler nedeniyle birbiriyle karıştırılan hastalıklar hakkında da bilgi verdi.</p>
<p><b>“Düzenli egzersiz yaparak sağlıklı bir yaşam sürdürebilirsiniz”</b></p>
<p>İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyelerine sağlıklı yaşam için hareket etmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, “Sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı, zamanla çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Tanı yöntemleri ve tıp sürekli gelişse de bazı hastalıklar azalmak yerine artış göstermektedir. Bel ağrısı da bu durumun en yaygın örneklerinden biridir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, günümüzde giderek daha fazla oturarak çalışmamız ve evden çalışma düzeninin yaygınlaşmasıdır. Hareketsiz yaşam, sağlıksız bir yaşam anlamına gelir. Pek çok hastalığa zemin hazırlayan hareketsizlik, doğru şekilde yapılan egzersizlerle önlenebilir. Özellikle kas-iskelet sistemi sağlığı için, günlük yaşama kolayca adapte edilebilen egzersizlerin düzenli olarak yapılması büyük önem taşır. Bu egzersizler arasında hafif tempolu koşu oldukça etkilidir. Bunun yanı sıra, periferik kasları güçlendirmek için yarım litrelik pet şişelerle ağırlık çalışmaları yapılabilir. Sandalyeden destek alarak şınav çekmek ya da squat gibi temel egzersizleri uygulamak da mümkündür” sözlerini kaydetti. Tüm bu sporları yapabilmek için spor salonuna gitmeye ya da eve bir spor aleti almaya gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, “Kendi yaşam alanınızda, basit yöntemlerle düzenli egzersiz yaparak daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilirsiniz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-hareketli-yasam-semineri-628423">Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde hareketli yaşam semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kiraz hasreti bu sene bitiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-628260</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bitiyor]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[hasreti]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[kiraz]]></category>
		<category><![CDATA[Milyon Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[sene]]></category>
		<category><![CDATA[sezon]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[üretimin]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628260</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen kirazda hasat coşkusu yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-628260">Kiraz hasreti bu sene bitiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen kirazda hasat coşkusu yaşanıyor. Geçen sezon yaşanan iklim krizi nedeniyle kiraza hasret kalan vatandaşların bu sene kiraz hasreti sona erecek. Kiraz ihracatçıları yeni sezona girerken 200 milyon dolar ihracat hedefi koydu.</p>
<p>Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi.  Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun&#8217;un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu.</p>
<p><strong>Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna bin 850 km’lik bir hasat yolculuğu yaşanıyor</strong></p>
<p>Nisan ortasında Manisa&#8217;nın Şehzadeler ve İzmir&#8217;in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nin Çukurova&#8217;sı niteliğindeki Iğdır&#8217;da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor.</p>
<p>C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor.</p>
<p><strong>Kiraz hasreti bu sene bitecek</strong></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor</strong></p>
<p>Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p><strong>Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede</strong></p>
<p>Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-628260">Kiraz hasreti bu sene bitiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den çocuklara bayram hediyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-cocuklara-bayram-hediyesi-627645</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[park]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627645</guid>

					<description><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinliklerle tüm kente yayılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-cocuklara-bayram-hediyesi-627645">Büyükşehir&#8217;den çocuklara bayram hediyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinliklerle tüm kente yayılıyor. Yıl boyunca 0-6 yaş grubu çocuklara kapılarını ücretsiz açan parkta, 20 – 26 Nisan tarihleri arasında 6-18 yaş aralığındaki öğrenciler ve okul gruplarıyla düzenlenen gezilerdeki refakatçiler de ücretsiz ağırlanacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, bayram coşkusunu kentin geneline yayıyor. Çocukların en çok ilgi gösterdiği noktalardan biri olan İzmir Doğal Yaşam Parkı, 20–26 Nisan tarihleri arasında 6-18 yaş aralığındaki öğrencilere ücretsiz olacak. Yıl boyunca 0-6 yaş grubu çocukların ücretsiz ziyaret edebildiği park, bir hafta boyunca hem kentteki öğrenciler hem de farklı il ve ülkelerden gelen çocuklara kapılarını ücretsiz açacak. Çarşamba ve cuma günleri örgün eğitim veren okul gruplarından giriş ücreti alınmazken, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında park hafta boyunca ücretsiz ziyaret edilebilecek. Okul gezilerinde görev alan öğretmen ve refakatçi personelden de ücret alınmayacak.</p>
<p><strong>18 Nisan’da ziyaret saatleri değişiyor</strong></p>
<p>İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda 18 Nisan’dan itibaren yaz dönemi çalışma saatlerine geçiliyor. Hafta içi giriş saatleri 09.00-17.00, son ziyaretçi çıkış saati 18.30 olacak. Hafta sonlarında ise park 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçi kabul edecek, çıkışlar 19.30’a kadar sürecek. Pazartesi günleri (20 Nisan hariç) park yine kapalı olacak. Doğal Yaşam Parkı’na girişte tam bilet 100 TL, öğrenci bileti ise 50 TL olarak uygulanıyor. 0-6 yaş arası çocuklar ise parktan ücretsiz yararlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-cocuklara-bayram-hediyesi-627645">Büyükşehir&#8217;den çocuklara bayram hediyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12 haftalık emeğin sergisi büyük beğeni topladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/12-haftalik-emegin-sergisi-buyuk-begeni-topladi-627603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 18:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beğeni]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[emeğin]]></category>
		<category><![CDATA[haftalık]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[topladı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Seferiçınar Yaş Alma Merkezi, 50 yaş üstü vatandaşlara yönelik sunduğu sosyal ve kültürel etkinliklerle yaşamın her dönemine değer katmaya devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/12-haftalik-emegin-sergisi-buyuk-begeni-topladi-627603">12 haftalık emeğin sergisi büyük beğeni topladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Seferiçınar Yaş Alma Merkezi, 50 yaş üstü vatandaşlara yönelik sunduğu sosyal ve kültürel etkinliklerle yaşamın her dönemine değer katmaya devam ediyor. </p>
<p>2000 üyeye ulaşan merkez, halk danslarından klinik pilatese, resimden koroya, bağlamadan felsefe ve briç atölyelerine kadar geniş bir yelpazede hemşehrilerinin sosyalleşmesine ve aktif bir yaşam sürmesine katkı sağlıyor.</p>
<p>Bu kapsamda 12 hafta boyunca devam eden resim atölyesinin sonunda kursiyerlerin eserlerinden oluşan bir sergi düzenlendi.</p>
<p>Yaş Alma Merkezi’nde gerçekleşen sergide, kursiyerlerin büyük emek ve özveriyle hazırladığı toplam 12 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Renklerin ve duyguların buluştuğu sergi, ziyaretçilerden tam not aldı.</p>
<p>Resim atölyesi öğrencilerinden Şadiye Sual, böyle bir imkân sunulduğu için duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Burada sadece resim yapmayı öğrenmiyoruz, aynı zamanda çok güzel dostluklar kuruyoruz. Bize bu fırsatı sunan Seferihisar Belediyesi’ne ve Yaş Alma Merkezi çalışanlarına çok teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi yetkilileri ise, her yaştan vatandaşın sosyal hayata aktif katılımını desteklemeye devam edeceklerini belirterek, Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nin önümüzdeki süreçte de farklı atölye ve etkinliklerle hizmet vermeyi sürdüreceğini ifade etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/12-haftalik-emegin-sergisi-buyuk-begeni-topladi-627603">12 haftalık emeğin sergisi büyük beğeni topladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Belediyesi&#8217;nin Resim Atölyelerine Yoğun İlgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayvalik-belediyesinin-resim-atolyelerine-yogun-ilgi-627489</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölyeler]]></category>
		<category><![CDATA[atölyelerine]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[lgi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi tarafından düzenlenen resim ve kara kalem atölyeleri, çocukların yoğun ilgisiyle karşılanırken ortaya çıkan çalışmalar beğeni topluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-belediyesinin-resim-atolyelerine-yogun-ilgi-627489">Ayvalık Belediyesi&#8217;nin Resim Atölyelerine Yoğun İlgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi tarafından düzenlenen resim ve kara kalem atölyeleri, çocukların yoğun ilgisiyle karşılanırken ortaya çıkan çalışmalar beğeni topluyor. Sanatla erken yaşta tanışan çocukların yaratıcılıklarını geliştirmeyi amaçlayan atölyeler, hafta sonlarını sabırsızlıkla bekleyen minik sanatçıların ilham kaynağı olmaya devam ediyor.<br />Ayvalık Belediyesi tarafından Kırlangıç Yaşam Merkezi, Oktay Ekinci Karikatürlü Ev’de düzenlenen resim ve kara kalem atölyeleri, sanatla iç içe bir hafta sonu geçirmek isteyen çocukların buluşma noktası haline geldi. 8-13 yaş grubu başta olmak üzere farklı yaş aralıklarından çocukların katılım gösterdiği kurslar, hem eğitici hem de keyifli içeriğiyle dikkat çekiyor.<br />Resim öğretmeni Aylin Menekşe eğitmenliğinde gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar, temel çizim tekniklerinden kara kalem çalışmalarına kadar birçok alanda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Titizlikle yürütülen eğitim sürecinde çocukların ortaya koyduğu eserler, aileler ve katılımcılar tarafından büyük beğeni topluyor.<br />Yaş gruplarına göre planlanan atölyeler dört ayrı kategoride düzenleniyor. Buna göre 13 yaş ve üzeri katılımcılar 11.00-12.00 saatleri arasında eğitim alırken, 5-8 yaş grubu 12.00-13.00 saatleri arasında atölyeye katılıyor. 9-10 yaş grubu çocuklar için dersler 13.30-14.30 saatleri arasında yapılırken, 11-12 yaş grubuna yönelik çalışmalar ise 15.00-16.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor.<br />.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-belediyesinin-resim-atolyelerine-yogun-ilgi-627489">Ayvalık Belediyesi&#8217;nin Resim Atölyelerine Yoğun İlgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gün ışığı göz gelişimi için koruyucu bir faktör</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gun-isigi-goz-gelisimi-icin-koruyucu-bir-faktor-627480</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[faktör]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ışığı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[miyopi]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627480</guid>

					<description><![CDATA[<p>En basit şekilde “uzağı net görememe” olarak tanımlanan miyopinin görülme sıklığındaki artışa dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Optisyen olarak sahada en sık karşılaştığımız durumlardan biri miyopidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gun-isigi-goz-gelisimi-icin-koruyucu-bir-faktor-627480">Gün ışığı göz gelişimi için koruyucu bir faktör</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En basit şekilde “uzağı net görememe” olarak tanımlanan miyopinin görülme sıklığındaki artışa dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Optisyen olarak sahada en sık karşılaştığımız durumlardan biri miyopidir. Özellikle çocuklarda ‘Tahtayı göremiyorum’ şikâyetiyle başlayan süreç, çoğu zaman miyopi tanısıyla sonuçlanır. Bu nedenle bu tür şikayetler dikkate alınmalıdır” uyarısında bulundu. <br />Miyopinin artışında yaşam tarzı değişikliğinin etkili olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, doğal ışığın göz gelişimi için koruyucu bir faktör olduğunu belirterek “Açık havada zaman geçirmek, miyopinin başlamasını geciktirebiliyor. Gün ışığında geçirilen süre azaldı. Kapalı ortama ve ekrana bağımlı bir yaşam tarzı ise riski artırıyor. Çocuklar eskisi kadar dışarıda oynamıyor. Ekranla tanışma yaşı çok erken. Eğitim sistemi yoğun yakın çalışma gerektiriyor” diye konuştu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü, Optisyenlik Ana Bilim Dalı Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, en basit anlatımla uzağı net görememe durumu olarak açıklanan miyopi, miyopi nedenleri ve tedavisine ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Miyopinin en basit anlatımla uzağı net görememe durumu olduğunu belirten Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Göz küresi normalden biraz daha uzun olduğunda ya da ışığı kıran yapılar farklı çalıştığında görüntü retinanın üzerine değil önüne düşer. Bu yüzden kişi yakını net görürken uzağı bulanık görür” dedi.<br />“Tahtayı göremiyorum” şikayetine dikkat!<br />Çocuklarda miyopi tanısı sürecinin genellikle ‘Tahtayı göremiyorum’ şeklindeki şikayetlerle başladığını söyleyen Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Optisyen olarak sahada en sık karşılaştığımız durumlardan biri miyopidir. Özellikle çocuklarda ‘Tahtayı göremiyorum’ şikâyetiyle başlayan süreç çoğu zaman miyopi tanısıyla sonuçlanır. Bu nedenle çocukların bu yöndeki yakınması dikkate alınmalıdır. Miyopi sadece bir gözlük ihtiyacı değildir; yüksek derecelere ulaştığında ilerleyen yaşlarda ciddi göz problemleri riskini de artırabilir” uyarısında bulundu.<br />Miyopi artışı, halk sağlığı sorunu olarak değerlendiriliyor<br />Miyopide dünya genelinde bir artış gözlendiğinin bilimsel çalışmalarda yer aldığını kaydeden Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Bilimsel projeksiyonlara göre, mevcut artış eğilimi devam ederse 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50’sinin miyop olabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, büyük ölçekli epidemiyolojik çalışmaların matematiksel projeksiyonlarına dayanıyor ve Dünya Sağlık Örgütü de görme bozukluklarının artan bir halk sağlığı sorunu olduğunu raporlarında vurguluyor. ‘Pandemi’ kelimesi resmi bir salgın tanımı olarak kullanılmıyor ama artış hızı gerçekten dikkat çekici. Bu nedenle bilim dünyasında miyopi artışı bir halk sağlığı alarmı olarak değerlendiriliyor” diye konuştu.<br />Büyük şehirlerde çocuk yaş grubunda artış görülüyor<br />Son 30–40 yılda miyopi oranlarının belirgin şekilde arttığını kaydeden Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Bazı Asya ülkelerinde genç nüfusta oranlar yüzde 70–80’lere ulaştı. Türkiye’de de özellikle büyük şehirlerde çocuk yaş grubunda artışı gözlemliyoruz. Sağlık yönetimi perspektifinden baktığımızda bu yalnızca bireysel bir sorun değil; gelecekte sağlık sistemine mali yük oluşturabilecek bir tablo” uyarısında bulundu.<br />Doğal ışık, göz gelişimi için koruyucu bir faktör<br />Miyopinin artışında yaşam tarzı değişikliğinin etkili olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, doğal ışığın göz gelişimi için koruyucu bir faktör olduğunu belirterek “Açık havada zaman geçirmek, miyopinin başlamasını geciktirebiliyor. Gün ışığında geçirilen süre azaldı. Kapalı ortama ve ekrana bağımlı bir yaşam tarzı ise riski artırıyor. Çocuklar eskisi kadar dışarıda oynamıyor. Ekranla tanışma yaşı çok erken. Eğitim sistemi yoğun yakın çalışma gerektiriyor” diye konuştu.<br />Pandemi bu süreci hızlandırdı<br />Miyopide en hızlı artışın çocuk ve ergen yaş grubunda olduğunu kaydeden Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Pandemi döneminde ekran süresinin artması ve dışarıda geçirilen sürenin azalması bu süreci hızlandırdı. Erken yaşta başlayan miyopi, ilerleyen yıllarda daha yüksek derecelere ulaşabiliyor. Bu da ileride retina problemleri gibi daha ciddi durumların riskini artırabiliyor. Bu nedenle çocukluk dönemi kritik bir pencere” dedi.<br />Aileler bu önerilere kulak vermeli<br />Miyopinin tamamen önlenmesinin her zaman mümkün olmayabileceğini ancak geciktirmek ve ilerlemesini yavaşlatmanın mümkün olabileceğini söyleyen Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, bir optisyen ve sağlık yönetimi uzmanı olarak ailelere özellikle şu tavsiyelerde bulundu:<br />-Doğal ışık önemli: Günde en az 1,5–2 saat açık havada zaman geçirilmeli. Doğal ışık göz gelişimi için çok kıymetli.<br />&#8211; Ekran süresi dengelenmeli: Kesintisiz saatlerce ekran kullanımı yerine düzenli molalar verilmeli.<br />-20-20-20 Kuralı: 20 dakikada 1, 20 saniye 20 feet-yaklaşık 6 metre uzağa bakmak basit ama etkili bir alışkanlıktır.<br />-Doğru okuma mesafesi: Kitap, defter ya da tablet 30–40 cm’den daha yakında olmamalı.<br />-Çalışma ortamının aydınlık olması: Yetersiz ışıkta çalışmak göz yorgunluğunu artırır ve uzun süreli yakın odaklanmayı zorlaştırır. Çalışma masası doğal ışık almalı; akşam saatlerinde ise gözü yormayan, yeterli ve homojen bir aydınlatma sağlanmalıdır. Loş ortamda uzun süre telefon ya da tablet kullanımı önerilmez.<br />-Düzenli göz muayenesi: Çocuk “şikâyet etmiyor” diye göz sağlığı iyi varsayılmamalı. Çocuklar bulanık görmeyi normal zannedebilir. Miyopi başladıysa da kontrol yöntemleri bulunmaktadır. Miyopi yavaşlatan özel camlar, ortokeratoloji lensleri, düşük doz atropin gibi yaklaşımlar hekim teşhisi, tedavisi ve kontrolünde uygulanabilmektedir.<br />Miyopi yaşam kalitesini etkileyen bir konu<br />Miyopinin artık yalnızca ‘gözlük takma meselesi’ olmadığını belirten Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, “Miyopi, eğitim başarısını, iş verimliliğini ve yaşam kalitesini etkileyen bir konu. Sürdürülebilir sağlık açısından baktığımızda, tedaviden çok önleme yaklaşımı önemli. Bugün çocuklarımızı açık havaya teşvik etmek, dijital dengeyi kurmak ve düzenli kontrolleri sağlamak; yarının görme sağlığını korumak anlamına geliyor. Teknolojiyi hayatımızdan çıkaramayız ama dengeli kullanabiliriz. Çocuklarımızın göz sağlığı bizim elimizde” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gun-isigi-goz-gelisimi-icin-koruyucu-bir-faktor-627480">Gün ışığı göz gelişimi için koruyucu bir faktör</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden 23 Nisan&#8217;a özel coşku dolu festival</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesinden-23-nisana-ozel-cosku-dolu-festival-627462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[coşku]]></category>
		<category><![CDATA[dans]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[gösterileri]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya’da, 23 Nisan’da çocukların kahkahası yankılanacak, gökyüzü ise rengarenk uçurtmalarla şenlenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesinden-23-nisana-ozel-cosku-dolu-festival-627462">Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden 23 Nisan&#8217;a özel coşku dolu festival</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da, 23 Nisan’da çocukların kahkahası yankılanacak, gökyüzü ise rengarenk uçurtmalarla şenlenecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “23 Nisan Uluslararası Çocuk ve Uçurtma Festivali” üç gün boyunca kenti bayram alanına dönüştürecek. </p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu yıl da birbirinden renkli etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 17-18-19 Nisan 2026 tarihleri arasında Cam Piramit Festival Alanı’nda düzenlenecek “23 Nisan Uluslararası Çocuk ve Uçurtma Festivali” çocuklara unutulmaz bir bayram yaşatacak. Festival kapsamında gökyüzü rengarenk uçurtmalarla süslenirken, çocuklar için hazırlanan etkinlik alanlarında gün boyu eğlence ve coşku bir arada yaşanacak. Çocuk disco, dj performansları, tiyatro gösterileri, mini club dansları, jonglör şovları, sihirbaz gösterileri ve ritim atölyeleri gün içine yayılan etkinlikler olarak festival alanında yer alacak. <br />HER YAŞA HİTAP EDEN ETKİNLİKLER<br />Festival boyunca alanda kurulacak etkinlik noktalarında çocuklar uluslararası çocuk dans gösterilerinden konserlere, yarışmalardan panayır alanlarına kadar pek çok aktiviteyle buluşacak. İllüzyon gösterileri ve jonglör performansları ise minik izleyicilere unutamayacakları anlar yaşatacak. Maskotlar, balon şovları ve sevilen çizgi karakterler de festival boyunca çocuklarla bir araya gelecek. Etkinlik alanında kurulacak şişme ve ahşap oyun parkları ile spor alanları, çocuklara hem güvenli hem de eğlenceli bir deneyim sunacak. Yüz boyama, balon katlama etkinlikleri, sokak oyunları ve yarışmaların yanı sıra Anıtkabir sanal turu ve VR deneyim alanları da çocukların ziyaretine sunulacak. <br />SAHNE PROGRAMI GÜN BOYU DEVAM EDEECEK<br />Festival kapsamında farklı yaş gruplarına hitap eden sahne etkinlikleri de düzenlenecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi Bando ve Kent Orkestrası konserleri ile İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nın halk oyunları, çocuk koroları ve orkestra performansları programda yer alacak. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi gençlik grupları, dans okulları ve çeşitli kurumların sahne gösterileriyle çocuklar hem eğlenecek hem de akranlarının performanslarını izleme fırsatı bulacak. Uluslararası çocuk halk dansları ekiplerinin gösterileri ise festival alanına kültürel çeşitlilik katacak. Her gün saat 14.00 ve 15.30’da düzenlenecek çizgi karakter bandosu kortejleri festival alanında görsel şölen oluşturacak. <br />AKŞAM KONSERLERİ VE ÖZEL GÖSTERİLER<br />Festivalin akşam programında ise konserler ve sahne gösterileri öne çıkacak. 17 Nisan Cuma günü saat 18.00-18.50 arasında Devin Su konseri izleyicileriyle buluşacak. 18 Nisan Cumartesi günü saat 19.30-21.00 arasında gerçekleştirilecek Penguen Sanat Çocuk Konseri günün finalinde çocuklarla buluşacak. 19 Nisan Pazar günü ise saat 18.30-19.00 saatleri arasında Masalını Arayan Prens-Müzikli Obje Tiyatrosu minik izleyicilerle buluşacak. Hemen ardından 19.30-21.00 saatleri arasında Vo Sahne Konseri ile festival kapanışı yapılacak. <br />SEVGİ KORTEJİNDE BARIŞ MESAJI<br />27. Uluslararası Antalya Çocuk Festivali’ne bu yıl 10 farklı ülkeden çocuk katılacak. Konuk ülke çocukları Cam Piramit Açık Alan Küçük Amfi Tiyatro’da 18 Nisan Cumartesi ve 19 Nisan Pazar günü 14.00-18.00 saatleri arasında gösteri yapacak. Konuk gruplar rengarenk kıyafetleri ile geleneksel danslarını sergileyecek. Konuk ülke çocukları 20 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Atatürk Parkı ile Cumhuriyet Meydanı arasındaki güzergahta Sevgi Korteji’ne katılacak. Kortejin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda gösteriler sunulacak.    <br />17. SATRANÇ TURNUVASI DÜZENLENECEK<br />Festival kapsamında Cam Piramit’te 17. Satranç Turnuvası da düzenlenecek. 17 Nisan’da 11.00-19.00 saatleri arasında 5-6 yaş, 18-19 Nisan 10.00-19.00 saatleri arasında ise 7-12 yaş aralığındaki yüzlerce çocuk turnuvada rakipleri karşısında yeteneklerini sergileyecek. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesinden-23-nisana-ozel-cosku-dolu-festival-627462">Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden 23 Nisan&#8217;a özel coşku dolu festival</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Yıl Genç Görünmek Bunlara Bağlı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/10-yil-genc-gorunmek-bunlara-bagli-627350</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:38:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[bunlara]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görünmek]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aynı yaşta iki insanın biri daha enerjik, daha sağlıklı ve daha genç hissederken diğerinin daha yorgun ve daha yaşlı görünmesinin nedeni ne olabilir?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/10-yil-genc-gorunmek-bunlara-bagli-627350">10 Yıl Genç Görünmek Bunlara Bağlı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aynı yaşta iki insanın biri daha enerjik, daha sağlıklı ve daha genç hissederken diğerinin daha yorgun ve daha yaşlı görünmesinin nedeni ne olabilir? Bilimsel araştırmalar, yaşlanmanın yalnızca takvimde ilerleyen yıllardan ibaret olmadığını; metabolik sağlık, yaşam tarzı ve günlük alışkanlıkların bu süreci doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Yani aslında herkes aynı hızda yaşlanmıyor. Peki vücudumuzun gerçek yaşını ne belirliyor ve bu süreci değiştirmek mümkün mü? <strong>Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>’a göre yanıt düşündüğümüzden çok daha net: “Yaş almak kaçınılmaz olabilir ama nasıl yaşlandığımız büyük ölçüde bizim elimizde.” Yaşlılığı yönetmenin pek çok faktöre bağlı olduğunu belirten <strong>Dr. Sarıyıldız</strong>, yönetilebilir bir yaşlılığa dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Yaşlanmak pasif bir süreç değil!</strong></p>
<p>Yaşlanmanın çoğu kişi tarafından yalnızca takvimde ilerleyen yıllardan ibaret olarak görüldüğünü söyleyen <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız,</strong> “Oysa modern bilim bize başka bir şey söylüyor: Yaş almak kaçınılmaz olabilir, fakat nasıl yaşlandığımız büyük ölçüde yönetilebilir bir süreçtir. Bugün aynı takvim yaşına sahip iki insanın biyolojik olarak birbirinden on, hatta on beş yıl farklı olabildiğini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma var. Bu farkın nedeni çoğu zaman genetik değil; metabolik sağlık, yaşam tarzı, beslenme, uyku, stres ve hareket gibi günlük alışkanlıklardır. Başka bir ifadeyle, insan yalnızca yaş almaz; aynı zamanda yaşını yönetir. Son yıllarda hızla gelişen sağlıklı uzun yaşam bilimi, yaşlanmayı artık pasif bir süreç olarak değil, biyolojik sistemlerin yavaş yavaş değiştiği ve doğru stratejilerle etkilenebilen bir süreç olarak ele alıyor. Bu yaklaşım yaşlanmayı durdurmayı değil, daha sağlıklı, daha enerjik ve daha üretken bir yaşam süresini uzatmayı hedefliyor” diyor. </p>
<p><strong>Zincir metabolizma ile kırılıyor!</strong></p>
<p>Araştırmalara göre yaşlanma hızını belirleyen en önemli faktörlerden birinin metabolik sağlık olduğunu söyleyen Dr. Erkan Sarıyıldız, “Kan şekeri dengesinin bozulması, insülin direnci, kronik inflamasyon ve lipid metabolizmasındaki değişimler vücudun biyolojik yaşını hızlandırabiliyor. Bu nedenle modern sağlık yaklaşımı yalnızca hastalıkları tedavi etmeye değil, bu süreçleri erken dönemde anlamaya ve yönetmeye odaklanıyor. Çünkü yaşlanma çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir durum değil; yıllar boyunca sessiz ilerleyen biyolojik değişimlerin sonucudur” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Bu yaş, takvim yaşından daha önemli! </strong></p>
<p>Biyolojik yaş kavramının önemine dikkat çeken <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Takvim yaşı yalnızca doğduğumuz günden bu yana geçen zamanı gösterir. Biyolojik yaş ise vücudumuzun gerçek fizyolojik durumunu ifade eder. Metabolik göstergeler, inflamasyon belirteçleri, hormon dengesi, vücut kompozisyonu, kas kütlesi, uyku kalitesi ve fiziksel aktivite düzeyi gibi birçok faktör bir araya geldiğinde vücudun yaşlanma hızı hakkında önemli ipuçları verir. Bu nedenle aynı yaşta iki insanın sağlık durumu arasında büyük farklar görmek şaşırtıcı değildir” diyor. </p>
<p><strong>Yaşlılık yönetiminde 5 kural</strong></p>
<ol>
<li><strong>Metabolik denge</strong>: Sağlıklı ve uzun yaşamın temelinde bulunan birkaç kritik biyolojik mekanizmadan birinin metabolik denge olduğunu söyleyen <strong>Acıbadem Life <strong>Danışmanı </strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız,</strong> “Kan şekeri ve insülin seviyelerinin stabil olması hücresel yaşlanmayı doğrudan etkileyen faktörlerden biri. Bir diğeri kronik inflamasyonun kontrol altında tutulmasıdır. Vücutta düşük düzeyde fakat sürekli devam eden inflamasyon, birçok kronik hastalığın ve yaşlanma sürecinin önemli bir tetikleyicisidir. Hücresel enerji üretimi de yaşlanmanın merkezinde yer alır. Mitokondrilerin sağlıklı çalışması, hücrelerin enerji üretme kapasitesini ve dolayısıyla organların performansını belirler” diyor. </li>
<li><strong>Beslenme Alışkanlıkları</strong>: Beslenme alışkanlıklarının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Dr. Erkan Sarıyıldız, “Yeterli protein içeren, sebze, lif ve sağlıklı yağlar açısından zengin; işlenmiş gıdaların ise sınırlı olduğu beslenme modellerinin inflamasyonu azalttığı ve metabolik sağlığı desteklediği gösterilmiştir” ifadelerini kullanıyor. </li>
<li><strong>Kas Kütlesinin Korunması: </strong>Kas kütlesinin<strong> </strong>yaşlanma biyolojisinin kritik unsurlarından biri olduğunu söyleyen Dr. Erkan Sarıyıldız,” Kas dokusu yalnızca hareket için değil, metabolik denge için de önemli bir organdır. Düzenli fiziksel aktivite ve direnç egzersizleri bu nedenle sağlıklı yaşlanmanın temel araçlarından biri olarak kabul edilir” diyor. </li>
<li><strong>Uyku ve Stres yönetimi: </strong>Uyku ve stres yönetiminin çoğu zaman gözden kaçan ama son derece güçlü biyolojik etkiler yaratan faktörler olduğunu belirten Dr. Erkan Sarıyıldız, “Kronik stres, hormon dengesi ve bağışıklık sistemi üzerinde belirgin etkiler oluşturabilir. Kaliteli uyku ise metabolik dengeyi, beyin sağlığını ve hücresel onarım süreçlerini destekler” ifadelerini kullanıyor.<strong> </strong></li>
<li><strong>Sosyal İlişkiler ve Zihinsel Canlılık:</strong> Son yıllarda yapılan araştırmaların sosyal ilişkilerin ve zihinsel canlılığın uzun ve sağlıklı yaşam üzerinde güçlü etkileri olduğuna değinen Dr. Erkan Sarıyıldız, “İnsan beyni, tıpkı kaslar gibi, kullanılmadığında hızla gerileyen bir organdır” diyor. </li>
</ol>
<p><strong> Doğru Alışkanlıklarla Herkes Sağlıklı Yaşlanabilir</strong></p>
<p>Yaşlanmanın yalnızca zamanın geçmesi değil, vücudun nasıl yönetildiğiyle ilgili bir süreç olduğunu ifade eden <strong>Acıbadem Life <strong>Danışmanı</strong> İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız,</strong> “Sağlıklı beslenme, düzenli hareket, stres kontrolü ve metabolik denge, yaşlanma hızını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle modern tıp artık sadece hastalıkları tedavi etmeye değil, sağlığı yönetmeye odaklanıyor. Bu sayede yaş almak kaçınılmaz bir süreç olsa da yaşlılığımızda yönetilebilir hale geliyor. Doğru alışkanlıklarla herkes daha sağlıklı, daha enerjik ve daha kaliteli bir yaşam sürebilir” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/10-yil-genc-gorunmek-bunlara-bagli-627350">10 Yıl Genç Görünmek Bunlara Bağlı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kepce-kulakta-yenidogan-doneminde-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-627197</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[kepçe]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[kulakta]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Üstündağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627197</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen estetik bir durum olarak dikkat çeker.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kepce-kulakta-yenidogan-doneminde-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-627197">Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen estetik bir durum olarak dikkat çeker. Kulakların baş ile normalden daha fazla dışa doğru durmasıyla tanımlanan kepçe kulağın tıbbi adının otapostaz olduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Bebeklik döneminde, yenidoğan döneminde (özellikle ilk 1-2 ay) özel bant veya kalıplarla düzeltilebilen, ilerleyen yaşlarda ise ameliyat ile kalıcı olarak giderilebilen kepçe kulak genellikle sağlık açısından herhangi bir sorun teşkil etmez. Ancak estetik kaygılar nedeniyle problem yaratabilir ve özellikle çocukluk döneminde sosyal etkileriyle öne çıkabilir” dedi.</strong></p>
<p>Akran zorbalığına ve özgüven sorunlarına yol açabilen bu görünüm, bu nedenle aileler tarafından erken dönemde fark edilip değerlendirilmek istenebiliyor. Özellikle erkeklerde kısa saç kullanımı nedeniyle daha belirgin hale geldiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Yenidoğan döneminde yapılan müdahaleler etkili olabiliyor. Bu dönemde kulak kıkırdağının daha yumuşak olması sayesinde ameliyatsız yöntemler uygulanabilirken, ilerleyen yaşlarda kalıcı çözüm için cerrahi seçenekler masaya yatırılıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</strong></p>
<p>Tedavi seçeneklerini değerlendiren Üstündağ, “Bebeklerde ilk aylarda özel bant veya kalıplarla düzeltme yapılabilirken, çocuk ve yetişkinlerde kepçe kulak görünümü otoplasti denilen kulak estetiği ameliyatı ile kalıcı olarak düzeltilebilir. Kulak gelişiminin yaklaşık yüzde 90’ı tamamlanmış olacağı için en ideal dönem 5–6 yaş sonrasıdır. Yetişkinlerde ise her yaşta uygulanabilir. Genellikle 5–6 yaşından sonra yapılan bu işlem, kulakların başa daha yatık ve doğal görünmesini sağlamak amacıyla uygulanır. Ameliyat sırasında kulak arkasından küçük bir kesi yapılır, kulak kıkırdağı yeniden şekillendirilir (antiheliks plasti) ve kulağın baş ile arasındaki açı azaltılır. Gerekirse kıkırdağın bir kısmı inceltilir veya dikişlerle yeni şekil verilir. Kesi, kulak arkasında kaldığı için iz genellikle görünmez. Ortalama 45 dakika ile 2 saat süren bu operasyon çoğu zaman günübirliktir ve hasta aynı gün evine dönebilir” dedi.</p>
<p><strong>Ameliyattan bir hafta sonra normale dönüş</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasına da değinen Üstündağ, “Operasyon sonrası kulaklara bandaj veya tenisçi bandı gibi bir bant takılır. İlk bandaj genellikle 3–7 gün kalır. Sonrasında birkaç hafta gece bandı önerilebilir. Çoğu kişi 1 hafta içinde normal hayatına döner. Genellikle güvenli bir ameliyat olsa da nadiren; enfeksiyon, kanama, dikişlerin açılması ve kulakta hafif asimetri gibi durumlar görülebilir. Ancak bu nadir yan etkilerin yanında işlemin başarı oranının yüzde 90’dan fazla olduğunu bilmek gerekir” dedi.</p>
<p><strong>Kulak ile kafa arasındaki açı normalde 20-30 derece olmalı</strong></p>
<p>Kepçe kulağın nedenlerinin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Üstündağ, “Kulak kıvrımlarının yeterince oluşmaması, kulakta olması gereken kıvrımların tam gelişmemesi, kulak kepçesinin büyük olması veya açısının fazla olması değerlendirilir.  Kulak ile kafa arasındaki açı normalde yaklaşık 20–30 derece civarında olmalıdır. Ancak bu açının artmasıyla kulağın dışa doğru görünmesi (kepçeleşmesi), genetik nedenler nedeniyle ailede varsa çocuklarda görülme ihtimalinin daha yüksek olması ve kulak kıkırdağının yapısal farklılığı (yani daha gevşek ya da farklı şekillenmiş olması) kepçe kulağa yol açabilen etkenler arasında yer alır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kepce-kulakta-yenidogan-doneminde-ameliyatsiz-tedavi-mumkun-627197">Kepçe kulakta yenidoğan döneminde ameliyatsız tedavi mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da &#8216;Çocuklar için 2. El Pazarı&#8217;na büyük ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-cocuklar-icin-2-el-pazarina-buyuk-ilgi-627176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, çocuklara yeniden kullanım kültürü aşılamak ve dayanışma bilinci kazandırmak amacıyla Zühtü Işıl Meydanı’nda “Çocuklar için 2. El Pazarı” düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-cocuklar-icin-2-el-pazarina-buyuk-ilgi-627176">Karşıyaka&#8217;da &#8216;Çocuklar için 2. El Pazarı&#8217;na büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, çocuklara yeniden kullanım kültürü aşılamak ve dayanışma bilinci kazandırmak amacıyla Zühtü Işıl Meydanı’nda “Çocuklar için 2. El Pazarı” düzenledi. Buluşmaya yoğun ilgi gösteren çocuklar, hem ihtiyaç fazlası eşyalarını paylaşmanın hem de aile bütçelerine katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadı. Başkan Yıldız Ünsal, “Etkinliğimize katılan tüm çocuklara ve ailelerine teşekkür ediyor, sergiledikleri dayanışmanın yaygınlaşarak devam etmesini diliyorum” dedi.</b></p>
<p>Giderek yaygınlaşan tüketim çılgınlığına karşı çocukları erken yaşlarda bilinçlendirmeyi amaçlayan Karşıyaka Belediyesi, Bostanlı’daki Zühtü Işıl Meydanı’nda renkli bir buluşma gerçekleştirdi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen Çocuklar için 2. El Pazarı’nda, 6-14 yaş arası 130 çocuk stant açtı. Rengarenk tezgahlarda ihtiyaç fazlası oyuncaklar, okul malzemeleri, kitap ve giysi gibi eşyalar beğeniye sunuldu.</p>
<p><b>ŞENLİK HAVASI YAŞANDI</b></p>
<p>Şenlik havasında geçen etkinlikte keyifli anlar yaşayan çocuklar; iletişim becerilerini geliştirme, sorumluluk duygularını güçlendirme ve emeklerini kazanca dönüştürme fırsatı buldu. Aileler de ihtiyaç duydukları ürünlere daha kolay ulaşırken, aynı zamanda sürdürülebilir tüketim anlayışına katkı sağladı. Ayrıca Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen sportif aktiviteler de eğlenceli anlara sahne oldu.  </p>
<p><b>DAYANIŞMA KÜLTÜRÜNE KATKI</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Başta çocuklarımız olmak üzere, etkinliğimize katılan herkese teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın paylaşmayı, üretmeyi ve emeğin değerini küçük yaşlarda öğrenmesini çok önemsiyoruz. Bu tür etkinliklerle hem dayanışma kültürünü güçlendiriyor hem de sürdürülebilir bir yaşam anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Karşıyaka’da çocuklarımızın gelişimine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-cocuklar-icin-2-el-pazarina-buyuk-ilgi-627176">Karşıyaka&#8217;da &#8216;Çocuklar için 2. El Pazarı&#8217;na büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursa&#8217;nın Kalbinde Nefes Kesen Koşu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bursanin-kalbinde-nefes-kesen-kosu-627027</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[derece]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinde]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kesen]]></category>
		<category><![CDATA[koşu]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[parkur]]></category>
		<category><![CDATA[sporcular]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa’nın köklü tarihini sporun enerjisiyle buluşturan “18. Uluslararası Bursa Osmangazi Tarihi Kent Koşusu”, yoğun katılım eşliğinde renkli görüntülere sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursanin-kalbinde-nefes-kesen-kosu-627027">Bursa&#8217;nın Kalbinde Nefes Kesen Koşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’nın köklü tarihini sporun enerjisiyle buluşturan “18. Uluslararası Bursa Osmangazi Tarihi Kent Koşusu”, yoğun katılım eşliğinde renkli görüntülere sahne oldu. Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, “Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi” programları çerçevesinde kentin fethinin 700. yılına özel anlam kazandı.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, tarih ile sporun iç içe geçtiği unutulmaz bir güne ev sahipliği yaptı. Bursa’nın tarihi dokusu içinde gerçekleşen koşuda katılımcılar, geçmişin izlerini taşıyan sokaklarda yarışmanın heyecanını yaşadı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, start öncesinde Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ile birlikte alana gelerek, şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“700 yıldır buradayız dedik, inşallah nice 700 yıllar daha burada olmaya devam edeceğiz. Bugün yaklaşık 1450 sporcumuz ve atletimiz koşuya katılıyor. Bunların 800’ü erkek, 600’ü kadın sporculardan oluşuyor. En genç katılımcımız 2023 doğumlu, en yaşlı sporcumuz 80 yaşında. Sporu ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek, aynı zamanda tarihi Osman Gazi’mizi ve Bursa’mızın eşsiz tarihi mekanlarını tanıtmak ve daha fazla insanın bu değerleri yerinde görmesini sağlamak amacıyla bu etkinliği düzenliyoruz. Gemlik Belediye Başkanımıza da bizlere eşlik ettiği için teşekkür ediyorum. Birlikte koşacağız. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.”</p>
<p>Başkan Erkan Aydın’ın Saltanat Kapı’da verdiği startla başlayan yarışta sporcular, kentin tarihi merkezinden geçen 4 bin 136 metre uzunluğundaki parkur boyunca Bursa’nın simgesel noktaları arasında koştu. Tarihi çarşılar, dar sokaklar ve kentin kültürel mirasını yansıtan güzergah üzerinden devam eden yarış, Pınarbaşı Meydanı’nda tamamlandı.</p>
<p>Başkan Aydın Parkuru Tamamladı</p>
<p>Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği koşuda Başkan Erkan Aydın sporcularla birlikte parkura çıktı. Şükrü Deviren ile omuz omuza koşan Aydın, istikrarlı temposuyla dikkat çekerken bitiş noktasında vatandaşların alkışlarıyla karşılandı. Gösterdiği performansla sporun ve sağlıklı yaşamın önemine dikkat çeken Aydın, “Koşumuzu tamamladık. Biz de veteranlar olarak parkurdaydık. Gemlik Belediye Başkanımızla birlikte yaklaşık 40 dakika civarında tüm parkuru koşarak, Tarihi Kent Koşusu’nun 18’incisini başarıyla tamamladık. Aynı zamanda Bursa’nın fethinin 700. yılı anma etkinlikleri kapsamında düzenlediğimiz organizasyonların bir yenisini daha bugün tamamlamış olduk. Katılım sağlayan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Günümüzde sağlıksız beslenme ve obezitenin arttığı bir dönemde, spora ve sağlıklı yaşama olan bu ilgi bizler için son derece değerli ve anlamlı. Açıkçası parkurun ortasında zorlanırım diye düşünmüştüm ama güzel bir tempoyla bitirdik. 50 yaş üstünde ben, 60 yaş üstünde Şükrü başkanımız dereceye girmiş sayılırız” diye konuştu. </p>
<p>“30 Bin Taraftarımızla Birlikte Eskişehir’de Olacağız”</p>
<p>Bursaspor’un bugün Ankara Demirspor ile oynayacağı karşılaşmaya da değinen Başkan Aydın, “Buradan doğrudan Bursaspor maçına Eskişehir’e gidiyoruz. İnşallah rakiplerimizin puan kaybetmesiyle bugün şampiyonluğumuzu ilan ederiz. Yaklaşık 30 bin taraftarımızla birlikte Eskişehir’de olacağız. Eskişehir bizim hem kardeş şehrimiz hem de rekabet içinde olduğumuz bir şehir. Sağ olsunlar bugün bizlere ev sahipliği yapıyorlar. Güzel bir atmosferde, şampiyonluk havasıyla sahadan galibiyetle ayrılmak ve akşam bu başarıyı hep birlikte kutlamak istiyoruz. Temennimiz bu yönde” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Zirvenin Sahipleri Belli Oldu<br /> <br />Yarışın ardından dereceye giren sporcular performanslarıyla büyük takdir topladı. Kadınlar kategorisinde Ülfet Mutlu Gökova, 16:53’lük derecesiyle zirveye adını yazdırırken; Rahime Çotuk 17:00 ile ikinci, Asya Gökova 17:10’luk derecesiyle üçüncü oldu. </p>
<p>Erkekler kategorisinde ise Berk Öztürk 13:16’lık derecesiyle finiş çizgisini ilk geçen isim olurken, Muhammed Bilal Osman 13:18 ile ikincilik, Sefa Özdemir 13:20’lik derecesiyle üçüncülük kürsüsüne çıktı. Aynı zamanda engelli sporcu Hakan Kurtul, Tarihi Kent Koşusu’nu başarıyla tamamlayarak özel kupayı kazandı.</p>
<p>Dereceye giren sporcular kupa ve madalyalarını Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ile Osmangazi Belediyesi başkan yardımcılarının elinden aldı. Büyük bir coşkunun yaşandığı etkinlik, sporcuların ve katılımcıların birlikte verdiği hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursanin-kalbinde-nefes-kesen-kosu-627027">Bursa&#8217;nın Kalbinde Nefes Kesen Koşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere, 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayına Ev Sahipliği Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narlidere-3-yas-universiteleri-calistayina-ev-sahipligi-yapti-627012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:32:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayına]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[Geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediyesi, Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle düzenlenen İzmir 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayı’na ev sahipliği yaparak, yaşam boyu öğrenme alanında önemli bir buluşmaya imza attı. Çalıştayda, Narlıdere Belediyesi tarafından kurulacak 3. Yaş Üniversitesi’nin yol haritası da belirlendi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narlidere-3-yas-universiteleri-calistayina-ev-sahipligi-yapti-627012">Narlıdere, 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayına Ev Sahipliği Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediyesi, Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle düzenlenen İzmir 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayı’na ev sahipliği yaparak, yaşam boyu öğrenme alanında önemli bir buluşmaya imza attı. Çalıştayda, Narlıdere Belediyesi tarafından kurulacak 3. Yaş Üniversitesi’nin yol haritası da belirlendi</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, Ege Geriatri Derneği tarafından gerçekleştirilen İzmir 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı. Atatürk Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda yoğun bir katılımla düzenlenen çalıştay, 3. Yaş Üniversiteleri koordinatörlerini, eğitimcileri, öğrenci temsilcilerini ve akademisyenleri bir araya getirdi.</p>
<p>Ege 3. Yaş Üniversitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka, Balçova, Güzelbahçe, Seferihisar, Narlıdere, Urla ve Buca Belediyeleri 3. Yaş Üniversiteleri koordinatörlerinin yer aldığı çalıştayda; 3. yaş üniversitelerinin kurumsal kapasitelerini geliştirmek, eğitim müfredatında standardizasyon sağlamak, işleyişte karşılaşılan sorunları en aza indirmek için ortak akıl masaları oluşturuldu.</p>
<p><strong>NARLIDERE’YE 3. YAŞ ÜNİVERSİTESİ GELİYOR</strong><br /> </p>
<p>Çalıştayın en önemli maddelerinden biri de Narlıdere Belediyesi tarafından kurulma çalışmalarına başlanan Narlıdere Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi oldu. Çalıştayda, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülecek organizasyon yapısı, fiziksel alan, gerçekleştirilecek eğitim modeli, katılımcı sistemi ve Narlıdereli vatandaşların entegrasyonu üzerine yol haritası da oluşturuldu.</p>
<p><strong>İZMİR, ÖĞRENCİ SAYISINDA ZİRVEDE</strong><br /> </p>
<p>Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Ege Geriatri Derneği Başkanı-Psikolog Mevlüt Ülgen, İzmir’in 3. yaş üniversiteleri konusunda öncü olduğunu ifade ederek, “2016 yılında başladığımız bu serüven, şu anda çok ciddi bir noktaya ulaştı. İzmir’de, Türkiye’nin toplamından fazla 3. yaş üniversitesi öğrencisi var. Yerel yönetimlerde de ciddi bir deneyim kazandık. Narlıdere Belediyemize bugün gerçekleştirdiğimiz çalıştaya ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyoruz. 3. Yaş Üniversitelerimiz, aktif yaşama katılım, sosyalleşme ve kuşaklararası iletişim noktasında önemli katkılar sağladı” dedi.</p>
<p><strong>EGE MODELİ, DÜNYAYA YAYILACAK</strong><br /> </p>
<p>Ege 3. Yaş Üniversitesi Yürütücüsü ve Ege Üniversitesi Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevnaz Şahin, 3. yaş üniversitelerinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Sevnaz Şahin, “Hayatta var olabilmek, bağımsız yaşayabilmek çok değerli. İşte burada yaşam boyu öğrenme devreye giriyor. Bilişsel, fiziksel olarak güçlendiriyor, toplumsal katılımın önünü açıyor. Sosyal izolasyonu engelliyor. Dünyada 3. yaşa ‘altın çağ’ deniyor. Merak ettiklerini yapabiliyorlar. Altın çağınızı değerlendirmek için bir B planı yapabilir, yarım kalan hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Amacımız insanları toplumun içine entegre etmek ve yalnızlıkla mücadele etmek. Bizim artık bir modelimiz oluştu. Hedefimiz önce Türkiye’ye sonra tüm dünyaya Ege modelini tanıtmak” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>ULUSLARARASI HALE GELDİ</strong><br /> </p>
<p>Ege Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Altın, sağlık parametrelerinin iyileşmesiyle yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çekerek, “Aktif yaşlanma; sağlık, katılım, güvenlik ve yaşam boyu öğrenme temel ilkelerini taşıyor. İlk kez Fransa’da ortaya çıkan bu anlayış, İtalya, Almanya, Malta, Polonya, Rusya, Avustralya, Amerika, Küba, Çin gibi dünyanın birçok ülkesinde çeşitli modellerle gerçekleştiriliyor. Uluslararası hale geliyor, küresel bir eğitim hareketine dönüşüyor. İyi bir üçüncü yaş üniversitesinin toplumdaki eşitsizlikleri azaltmada önemli rol üstlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narlidere-3-yas-universiteleri-calistayina-ev-sahipligi-yapti-627012">Narlıdere, 3. Yaş Üniversiteleri Çalıştayına Ev Sahipliği Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Parkinson hastalarına özel eğitim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-627006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında Parkinson hastalarına yönelik eğitim programı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-627006">Büyükşehir&#8217;den Parkinson hastalarına özel eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında Parkinson hastalarına yönelik eğitim programı düzenledi. Atatürk Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) gerçekleştirilen etkinliğe, merkezde kurslara katılan Parkinson hastaları ve yakınları katıldı. Program kapsamında Doktor Feride Ekimler Şahin Süslü tarafından hastalığa ilişkin bilgilendirme yapılırken, katılımcılara günlük yaşamı kolaylaştıracak yöntemler ve egzersiz teknikleri anlatıldı. </p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Parkinson hastalarına yönelik desteğini düzenlediği eğitim programıyla sürdürdü. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında Antalya Spor ve Fitness Merkezleri’nde (ASFİM) gerçekleştirilen eğitime, merkezde kurslara katılan Parkinson hastaları katıldı. ASFİM bünyesinde yürütülen egzersiz kurslarıyla hastaları yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi, bu özel günde düzenlenen eğitimle desteğini pekiştirdi. <br />FAYDALI EĞİTİM PROGRAMI<br />Doktor Feride Ekimler Şahin Süslü tarafından verilen eğitimde, hastalar ve yakınları hastalık hakkında bilgilendirilirken, faydalı egzersizler ve günlük yaşamı kolaylaştıracak yöntemler anlatıldı. Eğitimin ardından ise faydalı egzersiz programları uygulamalı olarak gösterildi. <br />Dr. Feride Ekimler Süslü, “Parkinson hastalığı genellikle 65 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 1’inde görülüyor. Hastalık; yürüme bozuklukları, hareketlerde yavaşlama ve günlük aktivitelerde kısıtlılık gibi sorunlara yol açabiliyor. Uygulanan tedavilerin yanı sıra egzersizlerle hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. <br />DESTEK SÜRÜYOR<br />ASFİM eğitmeni Yeliz Durak ise Parkinson’un yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumu da etkileyen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Küçük bir hareket bile büyük fark yaratır. Büyükşehir Belediyesi olarak Parkinson hastalarına destek olmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. <br />VATANDAŞI HAYATA BAĞLAYAN ETKİNLİK<br />Parkinson dersi kursiyeri Emine Demir, “Önceden ileri yaş grubu derslerine geliyordum. Sonrasında Parkinson teşhisi konulunca Parkinson hastalarına özel olan derslere gelmeye başladım. Bu derslerin çok faydasını görüyorum. Günlük yaşantımdaki hareketlerimde önemli değişiklikler oluyor, kendime güvenim artıyor. Hoca hanımla birlikte başarılı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bugün de buraya gelen hocamızla yaptığımız eğitim çok verimli geçti güzel bir aktivite oldu. Büyükşehir Belediyesi’nden çok memnunuz, bu etkinlikler gerçekten vatandaşı hayata bağlayan etkinlikler. Daha önce birçok farklı kursa gittim ama en son burada aradığımı buldum. “ diye konuştu. <br />BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR<br />Parkinson dersi kursiyeri Hüseyin Uluışık ise “ Bir süredir burada çalışmalara geliyorum ve çok fazla faydasını gördüm. Sağ olsun hocalarımız bizim için çok farklı çalışmalar yapıyorlar. İlk geldiğim günden bu yana çok gelişme kat ettim. 5 yıllık bir Parkinson geçmişim var, burada çok artılar kazandım. Buraya herhangi bir ücret ödemiyoruz, tamamen ücretsiz şekilde bu harika hizmeti alıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum.” dedi. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-parkinson-hastalarina-ozel-egitim-627006">Büyükşehir&#8217;den Parkinson hastalarına özel eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova&#8217;da yaratıcı drama ile hayata yeniden katılım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-yaratici-drama-ile-hayata-yeniden-katilim-626976</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[drama]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi’nin hayata geçirdiği Sağlıklı Yaş Alma Eğitim Programları, ileri yaş grubundaki vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-yaratici-drama-ile-hayata-yeniden-katilim-626976">Bornova&#8217;da yaratıcı drama ile hayata yeniden katılım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi’nin hayata geçirdiği Sağlıklı Yaş Alma Eğitim Programları, ileri yaş grubundaki vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Program kapsamında eğitmen Fatih Ay tarafından yürütülen Yaratıcı Drama Eğitimi, katılımcıların hem kendilerini ifade etmelerine hem de sosyal bağlarını güçlendirmelerine olanak tanıyor.</p>
<p>Her hafta Cuma günü 15.00–16.30 saatleri arasında Bornova Büyük Park içindeki Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimler, yoğun ilgi görüyor. Eğlenceli ve öğretici içerikleriyle dikkat çeken çalışmalar, katılımcılara keyifli anlar yaşatırken aynı zamanda zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkı sağlıyor.</p>
<p><b>Hayal gücü, iletişim ve dayanışma bir arada</b></p>
<p>Yaratıcı drama etkinlikleri sayesinde katılımcılar; hayal güçlerini geliştiriyor, iletişim becerilerini güçlendiriyor ve grup içinde dayanışma duygusunu pekiştiriyor. Program, yaş almış bireylerin yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretken ve aktif bir yaşam sürmesini desteklemeyi hedefliyor.</p>
<p><b>Dört gün boyunca zengin etkinlik programı</b></p>
<p>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde haftanın dört günü düzenlenen etkinlikler, katılımcılara geniş bir yelpazede faaliyet imkânı sunuyor. Programda; Koro çalışmaları, ritim atölyeleri, el sanatları etkinlikleri, fiziksel egzersiz programları, oyun atölyeleri, drama dersleri ve satranç etkinlikleri yer alıyor. Alanında uzman ekipler eşliğinde gerçekleştirilen bu çalışmalar, katılımcıların hem fiziksel hem de ruhsal iyilik hallerini desteklemeyi amaçlıyor.</p>
<p><b>Sağlıklı yaş almak bir yaşam biçimi</b></p>
<p>Bornova Belediyesi, toplumun her kesimine yönelik sosyal ve kültürel projeleriyle dikkat çekerken, bu programla örnek bir yerel yönetim anlayışı sergiliyor. Sağlıklı yaş almanın yalnızca hastalıklardan uzak olmak değil; fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan iyi olma halini sürdürmek olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Merkez, bu anlayış doğrultusunda vatandaşlara aktif, üretken ve sosyal bir yaşamın kapılarını aralıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-yaratici-drama-ile-hayata-yeniden-katilim-626976">Bornova&#8217;da yaratıcı drama ile hayata yeniden katılım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-626955</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 07:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çeyrekte]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatçı]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatında]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Meyve Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[Milyon Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Meyve Sebze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-626955">Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu. 2025 yılını ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30’luk artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.</p>
<p>2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi.</p>
<p>Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı.</p>
<p>Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.</p>
<p>2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde </strong></p>
<p>2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.”</p>
<p><strong>Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu</strong></p>
<p>Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi.</p>
<p>Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-626955">Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda kalp krizinde ölüm riski daha yüksek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek-626861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gram]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[krizinde]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp hastalıkları kadınlar ve erkeklerde aynı şekilde ilerlemiyor, özellikle ölüm açısından fark belirginleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek-626861">Kadınlarda kalp krizinde ölüm riski daha yüksek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp hastalıkları kadınlar ve erkeklerde aynı şekilde ilerlemiyor, özellikle ölüm açısından fark belirginleşiyor. 12–18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası’nda kadınlarda durumun daha kritik olduğuna dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Erkeklerde daha sık görülse de kalp hastalıklarında ölüm oranı kadınlarda daha yüksek. Kadınlarda bu durum menopoz sonrası artıyor. Genellikle ilk kalp krizi daha ölümcül oluyor ve bunun önemli nedenlerinden biri hastaneye geç başvuru” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p>Kalp hastalıkları hem dünyada hem de Türkiye’de en yaygın ölüm nedeni. Kalp ve damar hastalıkları; koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık ve romatizmal kalp hastalığı gibi kalp ve kan damarlarını etkileyen bir grup rahatsızlığı kapsıyor. Bu hastalıklara bağlı ölümlerin beşte dördünden fazlası kalp krizi ve inme nedeniyle oluyor, ölümlerin üçte biri ise 70 yaşın altındaki kişilerde gerçekleşiyor. Genetik faktör olması durumunda maalesef aile üyesinin kalp damar hastalığı gelişme riski belirgin şekilde artabiliyor. Bunun yanında ilerleyen yaş, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve tütün ürünü kullanımı da tehlike çanlarını çaldırıyor. Obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve yoğun tuz kullanımı gibi alışkanlıklar ise ikincil risk faktörleri arasında bulunuyor” dedi.</p>
<p><strong>Belirtiler farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor</strong></p>
<p>Kalbin verebileceği sinyalleri anlamak için ona kulak verilmesi gerektiğini dile getiren Alagiç, “Kalbi bir eve benzetiyorum. Nasıl ki bir evde su tesisatı, elektrik sistemi, duvarlar ve kapılar bir bütün halinde çalışıyorsa, kalp de benzer şekilde farklı yapılardan ve sistemlerden oluşuyor. Bu sistemlerde ortaya çıkan bir sorun, kendini farklı şikayetlerle gösterir. Bu nedenle hastanın şikayetlerinin türü ve sahip olduğu risk faktörleri, hangi ‘tesisata’ odaklanmamız gerektiğini anlatır. Muayene sırasında da bu doğrultuda değerlendirme yaparak sorunun kaynağını belirleriz. Bu nedenle kalbi etkileyebilecek pek çok neden olsa da en sık karşılaşılan belirtiler; kola, çeneye veya sırta yayılabilen baskı ya da yanma tarzında göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve terleme şeklinde sıralanabilir. Burada önemli olan daralan damara zamanında müdahale edebilmek. Bunun için de stent takılabilir, balon işlemi veya bypass uygulanabilir. Bu operasyonlar zamanında yapıldığında kalp rahatsızlığının etkilerini büyük ölçüde azaltabiliriz. Ancak hasta belirtileri göz ardı edip sağlık merkezine geç başvurursa her türlü önleme rağmen hayatına kalp yetmezliği ile devam etmek zorunda kalabilir” dedi.</p>
<p><strong>Günlük alışkanlıklarla kalp sağlığı desteklenebilir</strong></p>
<p>Kalp sağlığı için tütün ürünlerinin kesinlikle bırakılması gerektiğinin altını çizen Alagiç, “Ayrıca özel durumu olan hastalar hariç haftanın en az 5 günü en az yarım saat egzersiz yapılmalı. Günlük tuz tüketimi Türk mutfağında bu miktar 18 grama kadar çıkabilse de 5 gramı geçmemeli. Balık tüketimi omega-3 açısından zengin somon, uskumru ve sardalya gibi türlerle haftada en az 1 olmalı, kırmızı et mümkün olduğunca azaltılmalı ve haftada en fazla 350-500 gram tüketilmeli. Günde 30 gram çiğ kuruyemiş, en az 200 gram meyve ve en az 200 gram sebze tüketimi gibi küçük değişikliklerle kalbi korumak mümkün” dedi.</p>
<p><strong>Kalp kontrollerine başlama yaşı giderek düşüyor</strong></p>
<p>Kalp sağlığının takipçisi olmak için neler yapılması gerektiğine de değinen Alagiç, “Erkeklerde 40 yaşından sonra, kadınlarda ise menopozdan 5-6 yıl sonra yıllık kontrol tetkiklerine başlamak önemli ancak günümüzde sağlıksız yaşam alışkanlıkları çok yaygın olduğu için bu yaş aralığı giderek düşüyor. Sağlık merkezine başvurulduğunda hastanın hikayesini dinleyerek skorlama yöntemiyle değerlendirme yapıyoruz, gerekli gördüğümüzde EKO, kontrastlı sanal anjiyo veya efor testi gibi görüntüleme tetkiklerine başvuruyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek-626861">Kadınlarda kalp krizinde ölüm riski daha yüksek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de &#8216;Parkinsonla Yaşamak&#8217; masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi-626783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:12:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[parkinsonla]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi-626783">Nilüfer&#8217;de &#8216;Parkinsonla Yaşamak&#8217; masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı.</p>
<p>ÖLÜMCÜL HASTALIK KATEGORİSİNDE DEĞİL<br />Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, “Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz” dedi.<br />Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, “Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>ERKEN TANI ÖNEMLİ<br />Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, “Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir” dedi.<br />Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, “Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p>GÜNDE 8-10 BARDAK SU TÜKETİN<br />Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, “Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz” diye konuştu.<br />Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, “Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız” dedi.<br />Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.<br /> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi-626783">Nilüfer&#8217;de &#8216;Parkinsonla Yaşamak&#8217; masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saygınlar Kulübü üyelerine afet bilinci kazandırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sayginlar-kulubu-uyelerine-afet-bilinci-kazandirildi-626690</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[üyelerine]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 65 yaş üzeri vatandaşlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda Saygınlar Kulübü üyeleri, Sismolojik İzleme ve Deprem Eğitim Merkezi’nde simülasyonlu deprem eğitimi aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlar-kulubu-uyelerine-afet-bilinci-kazandirildi-626690">Saygınlar Kulübü üyelerine afet bilinci kazandırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 65 yaş üzeri vatandaşlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda Saygınlar Kulübü üyeleri, Sismolojik İzleme ve Deprem Eğitim Merkezi’nde simülasyonlu deprem eğitimi aldı.</p>
<p><b>AFET BİLİNCİ VE DOĞRU DAVRANIŞ VURGUSU</b></p>
<p>Gerçekleştirilen eğitim programı ile katılımcıların afet bilincinin artırılması, deprem anında doğru davranış biçimlerini öğrenmeleri ve olası risklere karşı hazırlıklı olmaları amaçlandı. Program kapsamında katılımcılara depremin oluşumu, deprem öncesinde alınması gereken önlemler ve deprem anında yapılması gerekenler hakkında uzman eğitmenler tarafından kapsamlı bilgiler aktarıldı.</p>
<p><b>SİMÜLASYONLA GERÇEĞE YAKIN DENEYİM</b></p>
<p>Eğitimin teorik bölümünün ardından Saygınlar Kulübü üyeleri, simülasyonlu deprem odasında uygulamalı eğitime katıldı. Gerçekleştirilen simülasyon ile 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin şiddeti ve sarsıntı etkisi gerçeğe yakın şekilde deneyimlendi. Katılımcılar, güvenli bir ortamda deprem anını birebir yaşayarak doğru davranış biçimlerini uygulama fırsatı buldu.</p>
<p><b>SAYGINLAR BİLİNÇLİ VE HAZIRLIKLI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü, büyüklerimizin afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmalarını sağlamak amacıyla düzenlediği eğitim ve farkındalık çalışmalarına devam ediyor. Saygınlar Kulübü üyelerine yönelik gerçekleştirilen uygulamalı eğitimler ile 65 yaş üzeri vatandaşların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri risklere karşı daha donanımlı hale gelmeleri hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlar-kulubu-uyelerine-afet-bilinci-kazandirildi-626690">Saygınlar Kulübü üyelerine afet bilinci kazandırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de afet bilinci sanal gerçeklikle güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-afet-bilinci-sanal-gerceklikle-gucleniyor-626578</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklikle]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sarsıntı]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Toros’taki dev eğitim merkezinde teknoloji ve güvenlik buluştu. Yurttaşlar, 7 büyüklüğündeki depremi sanal gerçeklikle deneyimleyerek “korkmayı” değil, “doğru hamleyi” öğreniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-afet-bilinci-sanal-gerceklikle-gucleniyor-626578">İzmir&#8217;de afet bilinci sanal gerçeklikle güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Toros’taki dev eğitim merkezinde teknoloji ve güvenlik buluştu. Yurttaşlar, 7 büyüklüğündeki depremi sanal gerçeklikle deneyimleyerek “korkmayı” değil, “doğru hamleyi” öğreniyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem ve yangın gibi afetlere karşı toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla eğitim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Buca Toros’taki eğitim merkezinde kurulan sanal gerçeklik simülasyonu sayesinde vatandaşlar, 7 büyüklüğündeki sarsıntıları güvenli bir ortamda deneyimleyerek doğru refleksleri öğreniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde geliştirilen Sanal Gerçeklik Tabanlı Deprem Simülasyonu, katılımcılara sarsıntı anını gerçeğe en yakın haliyle yaşatıyor. Sanal gerçeklik gözlükleri ve özel simülasyon cihazlarıyla desteklenen sistem; kullanıcıların 5 ila 7 büyüklüğündeki depremleri deneyimlemesine olanak tanıyor. Bu teknolojik altyapı sayesinde hem çocuklar hem de yetişkinler, panik yapmadan &#8220;çök-kapan-tutun&#8221; gibi hayati hamleleri güvenli bir ortamda pekiştirme imkânı buluyor.</p>
<p><strong>Eğitimin üç aşamasıyla tam hazırlık</strong><br />Eğitim programı, afet bilincini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla üç temel aşamadan oluşuyor. Katılımcılara; deprem öncesinde alınması gereken önlemler, sarsıntı anındaki doğru davranışlar ve deprem sonrasında dikkat edilmesi gereken hayati noktalar hem teorik hem de uygulamalı olarak aktarılıyor. Toros Yangın ve Doğal Afet Eğitim Merkezi’nde her yaş grubuna özel senaryolar uygulanıyor. 7-12 yaş grubundaki çocuklar, güvenli sınırlar içerisinde 5 büyüklüğündeki sarsıntıları deneyimlerken; yetişkinler için bu oran 7 büyüklüğüne kadar çıkarılıyor. Simülasyon sayesinde teorik bilgiler, gerçeğe en yakın koşullarda pratiğe dönüştürülüyor.</p>
<p><strong>Anaokulundan üniversiteye her yaş grubuna eğitim</strong><br />İzmir İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapan eğitmen Mehmet İyilikçi, merkezin Türkiye’nin en kapsamlı afet eğitim üslerinden biri olduğunu vurguladı. Anaokulundan üniversite düzeyine kadar her yaş grubuna kapılarının açık olduğunu belirten İyilikçi, eğitim sürecini şu sözlerle özetledi:<br />“Öncelikle teorik eğitimlerle deprem, yangın ve diğer doğal afetlerin dinamiklerini anlatıyoruz. Ardından, yazılım mühendisleriyle birlikte geliştirdiğimiz simülasyon cihazı aracılığıyla katılımcılara deprem anını gerçeğe en yakın haliyle deneyimleme imkânı sunuyoruz.”</p>
<p><strong>Tatbikatlar hayat kurtarıyor </strong><br />Deprem anında paniğin en büyük düşman olduğunu vurgulayan eğitmen Mehmet İyilikçi, sarsıntı anında sergilenecek soğukkanlı tavrın hayati önemine dikkat çekti. Gece meydana gelebilecek olası bir deprem senaryosunun en zorlayıcı durumlardan biri olduğunu belirten İyilikçi, şu uyarılarda bulundu:<br />“Deprem sırasında pencere, merdiven ve asansörlerden mutlaka uzak durulmalı; önceden belirlenen güvenli noktalarda kalınmalıdır. Paniği yenmenin tek yolu ise önceden tatbikat yapmaktır. Çünkü insan, hazırlıklı olduğu ve bildiği şeyden korkmaz. Bu nedenle her bireyin doğru hareketleri önceden alışkanlık haline getirmesi gerekiyor.&#8221;</p>
<p><strong>Can ve mal kaybını en azına indirme hedefi</strong><br />Yurttaşları Toros Yangın ve Doğal Afet Eğitim Merkezi’ne davet eden İyilikçi, merkezin temel misyonunu şu sözlerle özetledi: &#8220;Amacımız; deprem, yangın ve diğer acil durumlarda doğru davranış modellerinin öğrenilmesini sağlayarak olası can ve mal kayıplarını en aza indirmektir.&#8221;</p>
<p><strong>Küçük kursiyerler afete hazır</strong><br />Eğitime katılan minik kursiyerler, merkezden hem yeni bilgilerle hem de büyük bir farkındalıkla ayrıldı. Üçüncü sınıf öğrencisi Defne Pekgüzel, yangın ve deprem güvenliği konusunda kritik bilgiler edindiğini belirterek şunları söyledi:<br />“Deprem çantasının ne kadar önemli olduğunu ve içinde nelerin bulunması gerektiğini öğrendim. Alınacak önlemleri bize çok güzel anlattılar ve uygulamalı olarak gösterdiler. Eğitimi çok beğendim.&#8221; 9 yaşındaki Aras Akoğlu ise deprem anında hayat kurtaran &#8220;cenin pozisyonu&#8221; ve &#8220;çök-kapan-tutun&#8221; hareketlerini öğrendiğini ifade etti. Aras, edindiği bilgileri evde paylaşacağını dile getirerek, “Aileme hemen bir afet çantası hazırlamamız gerektiğini ve deprem sonrası buluşacağımız toplanma alanını belirlememizin önemini anlatacağım” dedi.</p>
<p><strong>Acil durumlar için hayati tüyolar</strong><br />Eğitimlere katılan Lara Solmaz da deprem anında sergilenecek doğru tutumun önemini kavradığını belirterek, “Sarsıntı sırasında &#8216;çök-kapan-tutun&#8217; hareketini yapacağım veya cenin pozisyonunda kalacağım. Ayrıca deprem çantamızı hazırlamamız ve toplanma yerimizi önceden belirlememiz gerektiğini öğrendim. Artık afetler konusunda çok daha bilinçliyim” dedi.</p>
<p><strong>Kapsamlı eğitim modülleriyle tam hazırlık</strong><br />Toros Yangın ve Doğal Afet Eğitim Merkezi’nde sunulan eğitimler yalnızca deprem simülasyonuyla sınırlı kalmıyor. Merkezde; yangın söndürme tekniklerinden tahliye stratejilerine kadar pek çok farklı afet ve acil durum senaryosuna yönelik modüller yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamlı programlarla çocuklardan yetişkinlere kadar toplumun her kesiminde güçlü bir afet bilinci oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-afet-bilinci-sanal-gerceklikle-gucleniyor-626578">İzmir&#8217;de afet bilinci sanal gerçeklikle güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapılar yükseliyor, merkez şeklini alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapilar-yukseliyor-merkez-seklini-aliyor-625941</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[imalat]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[şeklini]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal sorumluluk bilinciyle önemli yatırımları hayata geçirerek Kocaeli’yi geleceğe hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, her yaştan ve her kesime hitap edecek Kocaeli Sosyal Yaşam Merkezi’nde hızlı bir ilerleme kaydediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilar-yukseliyor-merkez-seklini-aliyor-625941">Yapılar yükseliyor, merkez şeklini alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal sorumluluk bilinciyle önemli yatırımları hayata geçirerek Kocaeli’yi geleceğe hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, her yaştan ve her kesime hitap edecek Kocaeli Sosyal Yaşam Merkezi’nde hızlı bir ilerleme kaydediyor. Merkez bünyesinde yer alacak birçok birimin yapıları gözle görülür bir şekilde yükselmeye başladı.</p>
<p><b>YOĞUN İMALAT KENDİNİ GÖSTERDİ</b></p>
<p>Eski İnterteks Fuar Alanı’nda inşasına hızla devam edilen Sosyal Yaşam Merkezi; kentin sosyal, kültürel ve eğitim hayatına yön verecek. Her yaş grubundan insana hizmet edecek merkezde yoğun bir imalat süreci yürütülüyor. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde sürdürülen çalışmalar kapsamında konservatuvar, girişimcilik, gastronomi dil akademisi ve nizamiye binalarının çelik montaj imalatları tamamlandı. Konservatuvar ve girişimcilik binalarının trapez döşeme imalatları ile konservatuvar binası plastik kör kalıp imalatlarını da yerine getiren yüklenici firma, projelendirilen 3 bin ton çeliğin 2 bin tonunun sahadaki montajını gerçekleştirdi.</p>
<p><b>YAPI ŞEKLİNİ ALMAYA BAŞLADI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, birçok çalışmayı tamamlayarak yapıya şekil vermeye devam ediyor. Etap 3 kapsamında konferans salonu, dijital gençlik merkezi ve eğitim sınıflarının çelik montajı ile su deposu ve betonarme imalatları sürdürülüyor. Gastronomi binasında trapez döşeme ve OG hattı deplasesi devam ederken, girişimcilik ve gastronomi binalarında kör kalıp imalatları iş takvimine uygun şekilde ilerliyor. Kütüphane ve müzeyi bünyesinde barındıran etap 4’te ise çelik montaj çalışmalarına yakın zamanda başlanması planlanıyor.</p>
<p><b>ŞEHRİN YENİ YAŞAM MERKEZİ OLACAK</b></p>
<p>Yaklaşık 17 bin 390 m² kapalı alana sahip olacak merkez; konservatuar, dil akademisi, kütüphane, gastronomi atölyeleri, doğal yaşam müzesi, dijital yayın stüdyoları, girişimcilik ve sivil toplum merkezleri gibi birçok sosyal ve kültürel birimi bünyesinde barındıracak.</p>
<p><b>HER YAŞTAN VATANDAŞA HİZMET EDECEK</b></p>
<p>Proje tamamlandığında 7’den 70’e tüm Kocaelililerin faydalanabileceği modern bir kompleks ortaya çıkacak. 208 kişilik çok amaçlı salon, sinema-etkinlik salonu ve tanıtım merkezi yapının önemli bölümleri arasında yer alıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapilar-yukseliyor-merkez-seklini-aliyor-625941">Yapılar yükseliyor, merkez şeklini alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnme ve beyin hasarında erken rehabilitasyon şart!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inme-ve-beyin-hasarinda-erken-rehabilitasyon-sart-625938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çorum]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasarında]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[nme]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inme-ve-beyin-hasarinda-erken-rehabilitasyon-sart-625938">İnme ve beyin hasarında erken rehabilitasyon şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ve dünyada inme (felç), en sık görülen nörolojik hastalıklar arasında yer alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara göre; her 4 kişiden biri yaşamı boyunca en az bir kez inme geçirme riski taşıyor. Ülkemizde ise her yıl yaklaşık 200-250 bin yeni inme vakası görülüyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum,</strong> günümüzde inmenin sadece ileri yaş hastalığı olmaktan çıktığını ve genç yaş gruplarında da görülmeye başladığını belirterek, bunda hareketsiz yaşam tarzı, hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi yanlış yaşam alışkanlıklarının etkili olduğunu söylüyor. </p>
<p>Felç sonrası iyileşmede zamanın kritik önem taşıdığını, bu süreçte robotik rehabilitasyonun da  tedavinin başarısını artırdığını belirten Doç. Dr. Çorum “İnme ve beyin hasarı ile beyin ameliyatları sonrası gelişen nörolojik kayıplar ve omurilik yaralanmaları gibi durumlarda, erken dönemde başlanan nörorehabilitasyon, hastaların iyileşme sürecini belirgin şekilde hızlandırıyor” diyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli erken rehabilitasyonun 5 kritik etkisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Fonksiyon kayıplarını geri kazandırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Felç sonrası iyileşmede zamanla yarış başlıyor. Yoğun ve hedefe yönelik rehabilitasyon; hareket, denge, konuşma ve yutma fonksiyonlarının daha hızlı geri kazanılmasını sağlıyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum “Erken dönemde başlanan, doğru planlanmış nörorehabilitasyon programları; hastanın yalnızca hareket kabiliyetini değil, yaşam kalitesini de yeniden kazandırır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Komplikasyonları önlüyor</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süre hareketsiz kalan felçli hastalarda; kas sertliği, eklem kısıtlılıkları, yatak yaraları, akciğer enfeksiyonları, solunum ve dolaşım problemleri gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir.  Bu durum hem tedavi sürecini zorlaştırır hem de iyileşmeyi geciktirir. Erken dönemde başlanan nörorehabilitasyon ile hastanın mümkün olan en kısa sürede kontrollü şekilde hareket ettirilmesi sağlanır. </p>
<ul>
<li><strong>Beynin kendini yenilemesini destekliyor</strong></li>
</ul>
<p>Beyin, hasar sonrası özellikle ilk aylarda yeniden yapılanmaya en açık dönemindedir. Özellikle inme sonrası ilk haftalar ve aylar, beynin bu yeniden yapılanma kapasitesinin en yüksek olduğu dönemdir. Bu kritik süreçte uygulanan doğru ve tekrarlı terapiler, yeni sinir bağlantılarının oluşmasını destekler.</p>
<ul>
<li><strong>Bağımsızlığı artırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Felç sonrası en önemli hedeflerden biri, hastanın günlük yaşamda mümkün olduğunca bağımsız hale gelmesidir. Erken dönemde başlanan rehabilitasyon programları, hastanın yürüme, oturma, ayağa kalkma, giyinme, yemek yeme ve kişisel bakım gibi temel aktiviteleri yeniden öğrenmesini sağlar. Hastalar günlük yaşam aktivitelerinde daha kısa sürede bağımsız hale gelir. Bu durum, hem fiziksel iyileşmeyi hem de sosyal hayata katılımı güçlendirir.</p>
<ul>
<li><strong>Psikolojik olarak güçlendirir</strong></li>
</ul>
<p>Hastalık süreci yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da zorlu olup, sıklıkla umutsuzluk, kaygı, bağımsızlık hissi ve depresyon gibi duygulara yok açabilir. Ancak erken dönemde başlanan rehabilitasyonla birlikte görülen küçük ama somut ilerlemeler, hastaya ‘iyileşiyorum’ duygusunu kazandırır ve motivasyonunu artırır, tedaviye aktif katılımı destekler. </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor</strong></p>
<p>Multidisipliner yaklaşımın benimsendiği erken dönem rehabilitasyonda; hastaların robotik rehabilitasyon, fizyoterapi, ergoterapi ve konuşma-yutma terapisi alanlarında bire bir ve yoğun programlara alınarak yakından izlendiklerini belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum sözlerine şöyle devam ediyor: “Klinik durumlar anlık olarak değerlendirilerek gerektiğinde ileri tıbbi müdahale ve yoğun bakım desteği sağlanabiliyor. Bu bütüncül yapı, özellikle ağır etkilenmiş hastaların güvenli, kontrollü ve etkili bir rehabilitasyon süreci geçirmesine olanak tanıyor.” </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Robotik rehabilitasyon kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Robot destekli rehabilitasyon uygulamaları, günümüzde nörorehabilitasyonun önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Güncel bilimsel çalışmalara göre; bu yöntemlerin, beynin hasar sonrası yeniden yapılanma yeteneği olan nöroplastisiteyi destekleyerek iyileşme sürecine katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Çorum “Hastaya özel planlanan robotik programlar sayesinde erken dönemde güvenli mobilizasyon sağlanırken, yüksek tekrarlı egzersizlerle doğru hareketlerin öğrenilmesi destekleniyor. Aynı zamanda hastanın motivasyonu ve tedaviye katılımı da artıyor” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inme-ve-beyin-hasarinda-erken-rehabilitasyon-sart-625938">İnme ve beyin hasarında erken rehabilitasyon şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saygınlar&#8217;dan müzik dolu gece</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sayginlardan-muzik-dolu-gece-625902</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü, 65 yaş üstü vatandaşları sosyal hayatın içine dahil eden etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlardan-muzik-dolu-gece-625902">Saygınlar&#8217;dan müzik dolu gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü, 65 yaş üstü vatandaşları sosyal hayatın içine dahil eden etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda kurulan Saygınlar Korosu, ikinci kez sahne alarak izleyicilere müzik dolu bir gece yaşattı.</p>
<p><b> SALON DOLDU, ALKIŞLAR SUSMADI</b></p>
<p>Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konser, yoğun katılımla dikkat çekti. Şef Aysel Demircan yönetiminde sahneye çıkan koro, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği’nin seçkin eserlerini seslendirdi. Geçtiğimiz yıl ilk konserini veren ekip, ikinci performansında da salonu doldurarak büyük beğeni topladı.</p>
<p><b>MÜZİK VE EĞLENCE BİR ARADA</b></p>
<p>Yaklaşık 2 saat süren konserde toplam 15’ten fazla eser icra edildi. “Ayrılık Ateşten Bir Ok”, “Kırmızı Gülün Alı Var” ve “Sigaramın Dumanı” gibi sevilen eserlerle dinleyicilere nostaljik anlar yaşatıldı. Programın ilerleyen dakikalarında seyircilerin de eşlik ettiği şarkılarla coşku doruğa ulaştı. Katılımcılar hem kulaklarının pasını sildi hem de keyifli anlar yaşayarak stres attı.</p>
<p><b>TOPLUMSAL KATILIMA ANLAMLI KATKI</b></p>
<p>Etkinlik, ileri yaş bireylerin kültür-sanat alanında üretkenliğini desteklemek ve toplumsal yaşama aktif katılımlarını artırmak amacıyla düzenlendi. Saygınlar Kulübü üyelerinin sahne performansı izleyicilerden tam not aldı.</p>
<p><b>ÇİÇEK TAKDİMİ İLE SONA ERDİ</b></p>
<p>Program sonunda Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, koro şefi Aysel Demircan’a çiçek takdim ederek emeklerinden dolayı teşekkür etti. Gece, alkışlar eşliğinde sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sayginlardan-muzik-dolu-gece-625902">Saygınlar&#8217;dan müzik dolu gece</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BES, 7&#8217;den 70&#8217;e güçlü bir tasarruf aracı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bes-7den-70e-guclu-bir-tasarruf-araci-625673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aracı]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’de kendini kanıtlamış uzun vadeli tasarruf ve yatırım aracı olarak giderek daha geniş bir kitleye ulaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bes-7den-70e-guclu-bir-tasarruf-araci-625673">BES, 7&#8217;den 70&#8217;e güçlü bir tasarruf aracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’de kendini kanıtlamış uzun vadeli tasarruf ve yatırım aracı olarak giderek daha geniş bir kitleye ulaşıyor. Bugün BES ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) toplam katılımcı sayısı 18 milyon seviyesine yaklaşırken, toplam fon büyüklüğü 2,5 trilyon TL’yi aşmış durumda. BES, yalnızca bir tasarruf aracı olmanın ötesinde, farklı gelir gruplarına hitap eden yapısıyla “7’den 70’e her bütçeye uygun” kapsayıcı bir sistem olarak öne çıkıyor. Son 5 yılda BES fonlarının ortalama getirisi %824 olurken, aynı dönemde TÜFE artışının %617 seviyesinde kalması, sistemin satın alma gücünü koruma potansiyelini ortaya koyuyor. </p>
<p><strong>BES hem kapsayıcı hem kazançlı yapısıyla dikkat çekiyor </strong></p>
<p>Hangi gelir grubunda olursa olsun herkes için erişilebilir bir yapı sunan BES; ev hanımlarından çalışanlara, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir kitleye yarının planını şimdiden yapma imkânı tanıyor. Devlet katkısı ve fon yönetiminin gücüyle birleşen birikimler gelecek için kıymetli bir finansal güvenceye dönüşüyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, BES’in sadece bir tasarruf aracı değil, bir &#8220;gelecek inşa etme disiplini&#8221; olduğunu belirterek şunları kaydetti: “BES hem kapsayıcılık hem de kazançlı olma özelliği ile diğer yatırım araçları arasından pozitif ayrışıyor. Her yaştan ve her gelir grubundan kişilerin kendi bütçesine uygun şekilde dahil olabildiği BES, disiplinli tasarruf alışkanlığı kazandırarak finansal özgürlüğe giden yolda güçlü bir rehber niteliği taşıyor.”</p>
<p><strong>18 yaş altı BES’e ilgi artıyor</strong></p>
<p>18 yaş altı katılımcıların sisteme dahil olması, BES’in toplumun tüm kesimlerine ulaşma hedefini daha da güçlendirdi. Ebeveynlerin çocukları adına açtığı hesaplar, sistemin uzun vadeli güven veren yapısıyla birleşerek güçlü bir finansal güvence oluşturuyor. Türkiye genelinde 18 yaş altı BES katılımcı sayısı 1,93 milyonun üzerine çıkarken, fon büyüklüğü 82 milyar TL seviyesine ulaştı. Katılım Emeklilik’in bu alandaki planı olan Erken BES de hızlı büyümesini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla Erken BES katılımcı sayısı 195 binin üzerine çıktı. Katılım Emeklilik, 18 yaş altı BES pazarında %10’un üzerindeki payıyla bu alanda da güçlü konumunu korumaya devam ediyor.  Ailelerin çocukları için erkenden tasarruf yapma bilincine öncülük ettiklerini vurgulayan Ayhan Sincek; “Erken BES, sadece bir birikim hesabı değil, ailelerin çocuklarıyla birlikte büyüttüğü bir gelecek hayali. Katılım Emeklilik olarak bu alandaki güçlü pazar payımız, ebeveynlerin bize olan güveninin en somut göstergesi. Sisteme dahil olan çocuklarımızla birlikte, onların finansal yarınları da güvenle birikiyor ve büyüyor. Amacımız, tasarruf kültürünü nesillere yayarak aile boyu bir finansal huzur inşa etmek” dedi.</p>
<p><strong>“Sağlıklı BES Emeklilik Gelir Planı” ile ücretsiz sağlık sigortası</strong></p>
<p>Katılım Emeklilik, emekliliği planlarken sağlığı da güvence altına alıyor. BES’i bireylerin tüm yaşam döngüsünü koruyan bir yapı olarak ele alarak sektörde bir ilke imza attı; “Sağlıklı BES Emeklilik Gelir Planı”nı hayata geçirdi. Bu yenilikçi modelle sektördeki tek olma özelliğini sürdüren Katılım Emeklilik, emeklilikte belirlenen şartları sağlayan katılımcılarına özel sağlık sigortası hediye ederek, emeklilik dönemindeki finansal birikimi doğrudan sağlık güvencesiyle destekliyor. Böylece katılımcılar, yarınlarını hem maddi hem de bedensel huzur içinde planlama imkânına kavuşuyor.</p>
<p>Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “BES, bugün geldiği noktada yalnızca tasarruf sağlayan bir sistem değil; aynı zamanda bireylerin finansal dayanıklılığını artıran önemli bir yapı hâline geldi. Biz de Katılım Emeklilik olarak bu yapıyı daha ileri taşımak için çalışıyoruz. ‘Sağlıklı BES Emeklilik Gelir Planı’ yaklaşımımızla, katılımcılarımıza yalnızca birikim değil, yaşamın farklı dönemlerini kapsayan bütüncül çözümler sunmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde BES’in daha geniş kitlelere ulaşmaya devam edeceğine inanıyoruz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bes-7den-70e-guclu-bir-tasarruf-araci-625673">BES, 7&#8217;den 70&#8217;e güçlü bir tasarruf aracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En riskli grup 5 yaş altındaki çocuklar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-riskli-grup-5-yas-altindaki-cocuklar-625667</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaralar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625667</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-riskli-grup-5-yas-altindaki-cocuklar-625667">En riskli grup 5 yaş altındaki çocuklar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Dünya genelinde her yıl milyonlarca çocuğun yakalandığı bu enfeksiyon en sık Coxsackie virüsünden kaynaklanıyor.  Genellikle kreş ve okul öncesi dönemde, özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda görülen hastalığın bu yaş grubunda yaygın olmasının temel nedeni ise bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmemiş olması ve hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi. El ile ayak bölgesinde döküntüler ve ağız içinde yaralar ile kendini gösteren hastalık çoğu zaman hafif seyretmesine rağmen hızlı bulaşma özelliği nedeniyle dikkatle takip edilmeli. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi</strong> <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Akif Atlan, </strong>genellikle 7-10 gün içinde kendiliğinden geçen el ayak ve ağız hastalığının nadiren de olsa ciddi tablolara yol açabileceğini belirterek, “Bu nedenle, erken dönemde doktora başvurmak hem çocuğun sağlığını korur hem de hastalığın yayılmasını önler” diyor. Nadiren de olsa sinir sistemi veya kalp tutulumu gibi ciddi komplikasyonlar gelişebileceği için hastalığın hafife alınmaması gerektiği uyarısında bulunan <strong>Dr. Muhammed Akif Atlan,</strong> “Çocuk yeterli sıvı alamıyorsa, yüksek ateş uzun sürüyorsa, belirgin halsizlik varsa veya çocuk genel olarak iyi görünmüyorsa mutlaka yeniden doktora başvurulmalıdır. Erken değerlendirme, özellikle sıvı kaybına bağlı komplikasyonların önlenmesi açısından çok önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>En sık neden Coxsackie virüsü</strong></p>
<p>El ayak ve ağız hastalığı; genellikle Coxsackie virüsü ve halk arasında &#8216;bağırsak virüsleri&#8217; olarak bilinen enterovirüslerin neden olduğu viral bir enfeksiyondur. Hastalığın genellikle hafif ateş, halsizlik ve iştahsızlıkla başladığını vurgulayan Dr. Muhammed Akif Atlan, ilerleyen süreçte görülen belirtileri şöyle sıralıyor: “Ardından ağız içinde ağrılı yaralar gelişir. Bu yaralar çocukların yemek yemesini zorlaştırabilir. Daha sonra el içi, ayak tabanı ve bazen kalça bölgesinde döküntüler ortaya çıkar. Bu döküntüler bazen küçük kabarcıklar şeklinde olabilir.”</p>
<p><strong>Çocuklarda hızla bulaşıyor! </strong></p>
<p>El ayak ve ağız hastalığı hızla bulaşabilen bir viral enfeksiyon özelliği taşıyor. Virüs, hastalığı taşıyan çocuğun tükürüğü, burun akıntısı, dışkısı (özellikle bez değiştirme sırasında) ve vücut salgılarıyla temas edilmesi yoluyla kolayca bulaşabiliyor. Dr. Muhammed Akif Atlan, virüsün özellikle çocukların bir arada bulundukları kreş ve okul gibi toplu ortamlarda hızla bulaşabildiğini vurgulayarak, “Bulaşma riskine karşı çocuğun ellerinin sık sık yıkanması, oyuncakların ve ortak kullanılan yüzeylerin temizlenmesi ve hasta çocukların mümkünse evde dinlendirilmesi son derece önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Tedavide amaç konforu artırmak</strong></p>
<p>El ayak ve ağız hastalığında döküntüler birkaç gün içinde azalırken, ağız yaraları biraz daha uzun sürebiliyor. Hastalığa özgü bir tedavi yöntemi olmadığı için çocuğun şikayetlerini azaltmaya ve konforunu sağlamaya yönelik yöntemlere başvuruluyor. Dr. Muhammed Akif Atlan, virüs kaynaklı olması nedeniyle el ayak ve ağız enfeksiyonunda antibiyotik tedavisinin etkili olmadığına işaret ederek, şu bilgileri paylaşıyor: “Ateş düşürücüler ve yeterli sıvı alımı tedavinin temelini oluşturmaktadır. Ağız içindeki yaraların rahatlatılması amacıyla ağız gargaraları veya ağrı kesici spreyler kullanılabilir. Hijyen kurallarına dikkat etmek, çocuğun sıvı alımını korumak ve yeterli istirahat hastalığın yönetiminde en önemli üç noktayı oluşturmaktadır.” </p>
<p><strong>Ebeveynlere 5 kritik uyarı!</strong></p>
<p>Dr. Muhammed Akif Atlan, ebeveynlerin hastalık sürecinde dikkat etmeleri gereken kuralları şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Bol sıvı almasını sağlayın.</li>
<li>Ağız yaralarını artırabilecek asidik ve sert gıdalardan kaçının. </li>
<li>Yumuşak ve ılık gıdalar tercih edin. </li>
<li>Viral bir hastalık olması nedeniyle gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının. </li>
<li>Yanlış tedavilere ve yan etkilere yol açabileceği için doktor önerisi dışında tedavi uygulamayın. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-riskli-grup-5-yas-altindaki-cocuklar-625667">En riskli grup 5 yaş altındaki çocuklar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hissediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hissetme]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[misiniz]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınızdan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş almak denince aklımıza çoğunlukla kırışıklıklar ya da fiziksel değişimler gelir. Oysa bazen bedenimiz genç görünse de kendimizi yorgun, isteksiz, umutsuz ya da olduğumuz yaştan daha “yaşlı” hissedebiliriz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613">Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş almak denince aklımıza çoğunlukla kırışıklıklar ya da fiziksel değişimler gelir. Oysa bazen bedenimiz genç görünse de kendimizi yorgun, isteksiz, umutsuz ya da olduğumuz yaştan daha “yaşlı” hissedebiliriz. Uzun süreli stres, çözümlenmemiş duygular, yoğun yaşam temposu ve zayıflayan sosyal bağlar daha yaşlı hissetmenize neden olabilir. Bilimsel araştırmalar, kronik stresin beyin üzerinde iz bırakabildiğini ve ruhsal yaşlanmayı hızlandırabildiğini gösteriyor. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik,</strong> ruhsal yaşın değiştirilemez bir kader olmadığını, doğru destek ve alışkanlıklarla ruhun yeniden güçlenebileceğini vurguluyor. </p>
<p><strong>YAŞLANMAK SADECE FİZİKSEL GÜÇ KAYBI DEĞİLDİR</strong></p>
<p>Yaşlanma denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak biyolojik değişimler, kırışıklıklar ya da fiziksel güç kaybı gelebilir. Yaş alma sürecinin yalnızca bedende değil, zihinde ve duygularda da yaşandığını belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Kimi insanlar takvim yaşı genç olmasına rağmen kendini yorgun, isteksiz ya da olduğundan daha yaşlı hissedebilirken; bazıları ilerleyen yaşına rağmen hayata karşı enerjik ve esnek kalabilir. Buradaki farkı ise biyopsikososyal yani biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin her birini bütüncül şekilde ele alarak tabloyu daha iyi okuyabiliriz.” diyor. </p>
<p><strong>KENDİNİZİ DAHA YAŞLI HİSSETMENİZİN 5 NEDENİ</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kronik Stres:</strong> Uzun süre devam eden stres, vücudun sürekli “tehdit altında” olduğu algısını yaratır. Bu durum kortizol seviyesini artırarak zihinsel yorgunluk, motivasyon düşüklüğü ve ruhsal tükenmişlik hissine neden olabilir.</li>
<li><strong>Sosyal İzolasyon:</strong> İnsanın sosyal bir varlık olduğunu belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Sağlıklı güçlü ilişkiler psikolojik dayanıklılığı artırır. İzolasyon ve zayıflayan sosyal bağlar ise stres tepkisini artırarak kişinin kendini daha yorgun ve yaşlı hissetmesine yol açabilir” diyor. </li>
<li><strong>Zorlayıcı Deneyimler: </strong>Geçmişte yaşanan ve uygun şekilde ele alınmamış bazı travmatik deneyimler, zamanla kişinin tehdit algısının hassaslaşmasına yol açabilir. Bu durum bazı kişilerin duygusal olarak daha kırılgan, kaygıya daha açık olmasına ya da zihinsel olarak daha yorgun hissetmesine sebep olabilir.</li>
<li><strong>Anlam Duygusunda Azalma:</strong> Hayatta amaç ve anlam duygusunun zayıflaması, motivasyon ve yaşam enerjisinde belirgin bir düşüş yaratabilir. Bu durum kişinin günlük yaşamda daha isteksiz, yorgun ve yaşlı hissetmesine yol açabilir.</li>
<li><strong>Uzun Süreli Yüksek Kortizol:</strong> Stres hormonu olarak bilinen kortizolün uzun süre yüksek seyretmesi, uyku düzenini, hafızayı ve duygusal dengeyi olumsuz etkileyebilir. Bu durum hem zihinsel hem de duygusal olarak erken yaşlanma hissini artırabilir.</li>
</ul>
<p><strong>UZUN SÜRELİ STRES BEYNİ DEĞİŞTİRİYOR</strong></p>
<p>Psikolojik zorlanmaların yalnızca “duygusal” bir yük olmadığını, beynin yapısında ve işleyişinde de iz bırakabildiğinin nörobilimsel araştırmalarla desteklendiğini ifade eden <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik</strong>, “Uzun süreli stres ve travmatik yaşantılar, beynin özellikle korku ve tehdit algısından sorumlu olan amigdala ile hafıza ve öğrenmede kritik rol oynayan hipokampus bölgelerinde yapısal ve işlevsel değişimlere yol açabiliyor. Bu değişimler, kişinin olayları daha tehditkâr algılamasına, risk değerlendirmesinde zorlanmasına, karar alma süreçlerinde daha kaygı temelli hareket etmesine neden olabiliyor. Sürekli tetikte olma hali ve yüksek kortizol düzeyi, zamanla hem zihinsel esnekliği hem de duygusal dayanıklılığı zayıflatabilirken; bireyin ruhsal olarak daha yorgun, daha kırılgan ya da kendini olduğundan daha “yaşlı” hissetme deneyimine yol açabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>YAŞLI HİSSETMEK KADERİNİZ DEĞİL! </strong></p>
<p>Sürecin geliştirilebilir olduğuna dikkat çeken <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Sosyal destek ağlarının güçlü olması, duygusal farkındalık geliştirmek, esnek düşünebilmek ve problem çözme becerilerini artırmak ruh sağlığını korumada ve genç tutmada etkili faktörlerdir. Benzer şekilde 80 yılı aşkın süredir devam eden Harvard yetişkin çalışmaları, bireylerin mutluluk oranlarının pozitif sosyal ilişkiler ve sahip olunan anlamlı bağlarla arttığını, hatta biyolojik stres yanıtını düzenlediğini göstermektedir. Yani stres, izolasyon ve çözümlenmemiş duygusal yükler ruhu yaşlandırabilirken; anlamlı ilişkiler, psikolojik dayanıklılık ve duygusal işleme becerileri ruhsal gençliği destekleyebiliyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>SAĞLIKLI YAŞLANMAK YALNIZCA HASTALIKLARDAN UZAK KALMAK DEĞİLDİR!</strong></p>
<p>Ruhsal yaşın kronolojik yaştan farklı olabileceğini ancak stres yönetimi, duygusal işleme becerileri ve güçlü sosyal bağların ruhsal gençliği ve sağlıklı yaş almayı desteklediğini ifade eden <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik</strong>, “Bu bulgular, yaşlanma sürecinin yalnızca kaç yıl yaşandığıyla değil, bu yılların nasıl deneyimlendiğiyle de yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bireyin stresle baş etme biçimi, duygularını işleme kapasitesi, yaşamda anlam ve amaç duygusu geliştirmesi ile kurduğu sosyal ilişkilerin niteliği; psikolojik dayanıklılığı güçlendiren temel unsurlar arasındadır. Bu nedenle sağlıklı yaşlanma, yalnızca hastalıklardan uzak kalmayı değil; zihinsel esnekliği korumayı, duygusal dengeyi sürdürebilmeyi ve sosyal bağları canlı tutmayı da kapsayan bütüncül bir iyi oluş halini ifade etmektedir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613">Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AGM SPOR Kulübü Yüzmede Milli Takım Yolunda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agm-spor-kulubu-yuzmede-milli-takim-yolunda-625501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yolunda]]></category>
		<category><![CDATA[yüzmede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi AGM Spor Kulübü yüzme takımı, 4-5 Nisan 2026 tarihlerinde İzmir Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen 13+ yaş Türkiye Yıldız, Genç ve Açık Yaş Milli Takım Seçmesi Baraj Geçme Müsabakaları’na 4 sporcusuyla katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agm-spor-kulubu-yuzmede-milli-takim-yolunda-625501">AGM SPOR Kulübü Yüzmede Milli Takım Yolunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi AGM Spor Kulübü yüzme takımı, 4-5 Nisan 2026 tarihlerinde İzmir Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen 13+ yaş Türkiye Yıldız, Genç ve Açık Yaş Milli Takım Seçmesi Baraj Geçme Müsabakaları’na 4 sporcusuyla katıldı.</p>
<p>Aliağalı yüzücülerden yarışmaya katılan; Emir Ali Köylü 14 yaş grubunda, Hasan Kağan Uyanık, Elif Erbil ve Kadir Kılınç ise 13 yaş grubunda sergiledikleri performanslarla Aliağa’yı başarıyla temsil etti. Hasan Kağan Uyanık 50 m ve 100 m Sırtüstü stilinde Milli Takım Seçme Barajlarını geçerek 17-19 Nisan’da Edirne’de düzenlenecek olan Milli Takım seçme yarışlarına katılım sağlamaya hak kazandı. Hasan Kağan Uyanık bu başarısıyla Aliağa’ya yüzme branşında bir ilki yaşattı.</p>
<p>Müsabakaların ardından değerlendirmelerde bulunan Aliağa Belediyesi Yüzme Antrenörü Muhammed Ali Duman şu ifadeleri kullandı: “AGM Spor Kulübü olarak köklü kulüplerle yarışıyoruz. Çalışma arkadaşlarım ile birlikte hedeflerimiz için sabah akşam çalışıyoruz. Her başarımızla birlikte basamağı en üste çıkarmaya devam edeceğiz.  Bizlere yaşattığı gurur için sporcumuzu ve ailesini kutluyorum, başarılarının devamını diliyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agm-spor-kulubu-yuzmede-milli-takim-yolunda-625501">AGM SPOR Kulübü Yüzmede Milli Takım Yolunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;AMH Değerim Düşük, Anne Olamam&#8221; Yanılgısına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/amh-degerim-dusuk-anne-olamam-yanilgisina-dikkat-625405</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[değerim]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[olamam]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[yanılgısına]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebek sahibi olmak isteyen kadınların önemli kaygılarından biri de AMH Anti-Mullerian Hormon) testi düşüklüğüdür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/amh-degerim-dusuk-anne-olamam-yanilgisina-dikkat-625405">&#8220;AMH Değerim Düşük, Anne Olamam&#8221; Yanılgısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek sahibi olmak isteyen kadınların önemli kaygılarından biri de AMH Anti-Mullerian Hormon) testi düşüklüğüdür. Bu test ile ilgili değerlerin düşük çıkması çoğu zaman halk arasında yanlış yorumlanarak “annelik ihtimalinin sona erdiği” algısını oluşturuyor.  Oysa bilimsel veriler, bu testin tek başına bir belirleyici olmadığını ortaya koyuyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu, kadınların doğurganlıkla ilgili en sık merak ettiği soruları yanıtlayarak, AMH testinden yumurta dondurmaya kadar uzanan süreç hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>AMH düşüklüğü çocuk sahibi olunamayacağı anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>AMH testi yumurtalık rezervini gösteren bir parametredir ancak tek başına kesin sonuçlar vermemektedir. AMH değeri adet döngüsüne, ölçüm zamanına ve kullanılan laboratuvar yöntemlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu nedenle düşük AMH değeri, bir kadının asla çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmemekte, yalnızca doğurganlık süresinin zaman olarak kısaldığını göstermektedir.</p>
<p>Aynı yaş grubundaki kadınlar arasında AMH düzeyi düşük olanlarla normal olanların hamile kalma olasılıkları benzerdir. Ancak düşük AMH saptanan kadınlar için zaman yönetiminin daha önemli hâle geldiğinin bilinmesi gerekir. Bu durumda ya daha erken tedavi planlaması yapılmakta ya da uygun hastalarda yumurta dondurma seçeneği gündeme gelmektedir.</p>
<p><strong>Düzenli adet görmek doğurganlık garantisi değil</strong></p>
<p>Üreme sağlığı konusunda kadınların bilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Toplumda yaygın olan “düzenli adet görüyorsam doğurganlığımda sorun yoktur” inanışı bilimsel olarak her zaman doğru değildir. Yumurtalık rezervi tükenmiş kadınlar bile 3-7 yıl boyunca düzenli adet görebilmektedir. Bu nedenle adet düzeni tek başına güvenilir bir gösterge olmamaktadır.</p>
<p>Doğurganlığın daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için AMH testinin yanı sıra, ultrasonografi ile yumurta sayısının değerlendirilmesi ve adet döngüsünün ikinci günü yapılan FSH testinin birlikte ele alınması gerekmektedir. Bu çok yönlü yaklaşım, kadınlar açısından daha güvenli ve gerçekçi sonuçlar sunmaktadır.</p>
<p><strong>Yüksek AMH değeri her zaman avantaj sağlamayabilir</strong></p>
<p>AMH değeri yüksek çıkan kadınların kendilerini uzun yıllar boyunca güvende hissetmeleri de yanıltıcı olabilmektedir. Burada en belirleyici faktör kadın yaşıdır. Yaş arttıkça yumurtalarda kromozomal hatalar artmakta ve bu da gebelik şansını doğrudan etkilemektedir.</p>
<p>Yumurta sayısı yeterli olsa bile ileri yaşta elde edilen yumurtaların genetik olarak sağlıklı olma ihtimali düşebilmektedir. Bu nedenle doğurganlık planları yalnızca sayılar göz önünde bulundurularak değil, mutlaka yaş ve kişisel faktörlere göre yapılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Anne olmak için önleminizi erken dönemde alabilirsiniz</strong></p>
<p>Özellikle 20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınların düzenli jinekolojik kontrollerini ihmal etmemeleri gerekir. Temel olarak, âdetin ikinci veya üçüncü günü yapılan FSH testine bakılması gerekir. Ayrıca ultrasonografi ile yumurta rezervinin, yani yumurta sayısının değerlendirilmesi mutlaka gereklidir. Eğer kariyer planı varsa, kadınlar evliliklerini bir süre ertelemek istiyorlarsa, düzenli olarak her yıl yumurta sayısına bakılmalıdır. Kritik sınırda bir azalma tespit edilirse, kadınların mutlaka hayatlarının merkezine yumurta dondurma stratejisini almaları gerekir. Çünkü daha ileri yaşlarda durum fark edildiğinde yumurta elde edilebilse bile, gebelik oluşturma şansı olan yumurtaların sayısı yaşla birlikte giderek azalır. Dolayısıyla rutin jinekolojik muayeneler, âdetin ikinci günü yapılan FSH testi ve aile öyküsü (özellikle erken menopoz öyküsü) önemlidir. Eğer birkaç yıl içinde yumurta sayısında dramatik bir düşüş başlamışsa, mutlaka üreme sağlığı uzmanı ile görüşülmeli, danışmanlık alınmalı ve henüz evlilik yoksa yumurta dondurma planı yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Yumurta dondurma doğurganlığın sigortası olabilmektedir</strong></p>
<p>Modern yaşam koşullarının çocuk sahibi olma yaşını doğal olarak ileriye taşımış durumdadır. Kadınlar eğitim ve iş hayatına daha fazla katılmakta ve çocuk sahibi olma yaşı doğal olarak ertelenebilmektedir. Aynı durum erkekler için de geçerlidir. Günümüzde pek çok insan, hayatta önce kariyerini kurmayı, kendini güvende hissetmeyi ve ancak ondan sonra bir</p>
<p>çocuğu dünyaya getirmeyi tercih etmektedir. Bu da çocuk sahibi olmayı</p>
<p>listenin son sıralarına itmektedir. Bu anlaşılır bir durumdur ancak biyolojik gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerekir.</p>
<p>Yumurta dondurma günümüzde kadınlara önemli bir zaman kazanımı sağlamaktadır. Bu yöntem bir tür doğurganlık sigortası olarak değerlendirilebilir. 35 yaşın altında yumurta rezervi azaldıysa, ailede erken menopoz öyküsü varsa ya da yumurta azalmasına sebep olabilecek herhangi bir kronik hastalık mevcutsa kadınlar kanunen yumurtalarını dondurabilmektedir. Ayrıca 38 yaş ve üzerinde, hiçbir kriter aranmaksızın, kadınlar yumurta dondurabilir. Ancak hangi yaşta ve ne kadar sayıda yumurta dondurulduğu çok önemlidir. Bu durum şöyle özetlenebilir: 35 yaşın altında en az 15 yumurta dondurulması gerekir. 35–40 yaş arasında dondurma yapılacaksa bu sayı 2 katına çıkar, yani yaklaşık 30 yumurta gerekir. 40 yaşın üzerinde ise bu sayı 3 katına çıkmaktadır; yaklaşık 40–45 yumurta gibi düşünülebilir. Bunun temel sebebi şudur: Genetik olarak normal 3 embriyo arka arkaya transfer edildiğinde, önemli oranda gebelik elde dilebilmektedir. Yani hedef, genetik olarak normal 3 embriyo elde etmektir. 35 yaşın altında bu embriyo sayısını elde etmek için 15 yumurta yeterli olurken, 35–40 yaş arasında 30 yumurta elde edildiğinde yine 3 genetik olarak normal embriyo elde etme oranı korunur. 40 yaşın üzerinde ise 40–45 yumurta ile bu oran korunabilmektedir. Dolayısıyla “Ben bir, iki, üç adet yumurta dondurdum; artık biyolojik saatimi durdurdum ve güvencem var” gibi düşünmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bilimsel verilere göre sağlıklı bir gebelik şansı için belirli sayıda genetik olarak normal embriyo elde edilmesi gerekmektedir. İleri yaşlarda bu sayıya ulaşabilmek için çok daha fazla yumurtaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle yumurta dondurma ne kadar erken yapılırsa o kadar avantaj elde edilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/amh-degerim-dusuk-anne-olamam-yanilgisina-dikkat-625405">&#8220;AMH Değerim Düşük, Anne Olamam&#8221; Yanılgısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu hastalıkta gülmek, hapşırmak hatta yürümek bile işkence!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-hastalikta-gulmek-hapsirmak-hatta-yurumek-bile-iskence-625345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 08:49:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gülmek]]></category>
		<category><![CDATA[hapşırmak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkta]]></category>
		<category><![CDATA[hatta]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yürümek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-hastalikta-gulmek-hapsirmak-hatta-yurumek-bile-iskence-625345">Bu hastalıkta gülmek, hapşırmak hatta yürümek bile işkence!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ecem Eren</strong> “Ülkemizde her 3 kadından biri idrar kaçırma sorunu yaşıyor ancak doktora söylemekten çekiniyor. Bir çoğu da ‘doğum yaptım, normaldir’, ‘yaş aldım artık olur’ diye düşünerek sorunu baştan kabulleniyor. Oysa idrar kaçırma yaygın olsa da normal değildir ve tedavisi mümkündür” diyor. </p>
<p>İdrar kaçırmanın sadece fiziksel bir problem olmadığını, günlük yaşamı kabusa çevirebildiğini vurgulayan Dr. Eren; bu sorunu yaşayan kadınların özgüveninin hızla azaldığını, spor yapmaktan, uzun yolculuklara çıkmaktan, sosyal ortamlara girmekten hatta hapşırmaktan ve gülmekten bile çekindiklerini belirtiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ecem Eren utandıran hastalığın 6 temel nedenini ve en en yeni tedavi yöntemlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Menopoz ve yaş</strong></p>
<p>Menopozla birlikte vücutta östrojen hormonunun azalması, mesane ve idrar yolunu destekleyen dokuların zayıflamasına yol açabiliyor. Yaş ilerledikçe kas gücünde ve doku elastikiyetinde görülen azalma da bu durumu kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle menopoz dönemindeki kadınlarda mesane kontrolünü sağlamak zorlaşabiliyor. </p>
<p><strong>Fazla kilo</strong></p>
<p>Aşırı kilo, karın içi basıncını artırarak mesane üzerinde sürekli bir baskı oluşturabiliyor. Bu baskı özellikle gülme, hapşırma, öksürme veya egzersiz sırasında mesane kontrolünü zorlaştırabiliyor. Dr. Ecem Eren, kilo kontrolünün, bu sorunun önlenmesi ve hafifletilmesinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor. </p>
<p><strong>Doğum yapmış olmak </strong></p>
<p>Sadece normal doğum yapmak değil, gebelik de tek başına riski artırabiliyor. Pelvik taban kasları ve bağ dokular önemli ölçüde gerileyebiliyor. Bu bölgede oluşan gevşeme mesane ve idrar kanalını destekleyen yapıları zayıflatabiliyor. Zor doğumlar geçirmek de ilerleyen yıllarda bu sorunun ortaya çıkma riskini artırabiliyor. Doğum sırasında pelvik taban kasları ve destek dokular zarar görebilir. Sadece vajinal doğum yapmak değil, gebe kalmış olmak tek başına dahi riski artırıyor.</p>
<p><strong>Kronik öksürük veya kabızlık</strong></p>
<p>Uzun süre devam eden öksürük atakları ya da sürekli ıkınmaya neden olan kabızlık, pelvik taban kasları üzerinde tekrar eden bir basınç oluşturabiliyor. Bu durum zamanla kasların dayanıklılığını azaltarak mesane kontrolünün zayıflamasına neden olabiliyor. </p>
<p><strong>Pelvik taban kaslarının zayıflaması</strong></p>
<p>Mesaneyi ve idrar yolunu destekleyen pelvik taban kasları zamanla zayıfladığında mesane kontrolü de olumsuz etkilenebiliyor. Dr. Ecem Eren “Hareketsiz yaşam, gebelikler, hormonal değişiklikler, yaşlanma veya bazı cerrahiler bu kasların gücünü azaltabilir. Düzenli pelvik taban egzersizleri kasları güçlendirerek şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir” diyor. </p>
<p><strong>Diyabet (şeker hastalığı) ve enfeksiyonlar </strong></p>
<p>Diyabet (şeker hastalığı) sinir sistemini etkileyerek mesanenin çalışma düzenini bozabiliyor. Ayrıca sık görülen idrar yolu enfeksiyonları da mesane hassasiyetini artırarak kontrol sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle diyabetin iyi kontrol edilmesi ve enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>xxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Farklı tedavi seçenekleri var!</strong></p>
<p><strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ecem Eren</strong>, idrar kaçırma sorununa karşı günümüzde farklı tedavi seçenekleri olduğunu, yani idrar kaçırmanın kader olmadığını belirterek şöyle konuşuyor: “Pelvik taban egzersizleri ve bazı ilaç tedavileri birçok hastada fayda sağlayabiliyor. Uygun hastalarda lazer uygulamaları veya destekleyici dolgu yöntemleri de tercih edilebiliyor. Daha ileri durumlarda ise küçük cerrahi girişimler ile mesaneyi destekleyen yapılar güçlendirilebiliyor ve oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor. İdrar kaçırma kadınların sessizce katlanması gereken bir durum değil. Yaygın olabilir ama normal değildir ve çoğu zaman tedavi edilebilir. Bu yüzden kadınların utanmadan bu konuyu dile getirmesi ve bir uzmana başvurması çok önemli. Bazen doğru soruyu sormak bile çözümün ilk adımı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-hastalikta-gulmek-hapsirmak-hatta-yurumek-bile-iskence-625345">Bu hastalıkta gülmek, hapşırmak hatta yürümek bile işkence!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşayan Kütüphaneler&#8221; unutulmaz anlar yaşattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasayan-kutuphaneler-unutulmaz-anlar-yasatti-624981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:02:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[koça]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşattı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kütüphane Haftası kapsamında Darıca’da düzenlediği “Yaşayan Kütüphaneler, Bağımsız Zihinler” programı çocuklara ve gençlere unutulmaz bir gün yaşattı. Eğitici içerikler ile eğlenceli aktiviteleri bir araya getiren etkinlik, farklı yaş gruplarından öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-kutuphaneler-unutulmaz-anlar-yasatti-624981">&#8220;Yaşayan Kütüphaneler&#8221; unutulmaz anlar yaşattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kütüphane Haftası kapsamında Darıca’da düzenlediği “Yaşayan Kütüphaneler, Bağımsız Zihinler” programı çocuklara ve gençlere unutulmaz bir gün yaşattı. Eğitici içerikler ile eğlenceli aktiviteleri bir araya getiren etkinlik, farklı yaş gruplarından öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><b>GENÇLERE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE MESAJI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kütüphane Haftası’nda Yeşilay iş birliğiyle önemli bir etkinlik gerçekleştirdi. Darıca Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan gençlerle bir araya geldi. Söyleşide; bağımlılıkla mücadele, bilinçli birey olmanın önemi, dijital dünyanın doğru kullanımı ve zihinsel bağımsızlık konuları ele alındı. Merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı bulan gençler, bilinçli bir gelecek için önemli bilgiler edindi.</p>
<p><b>ÇOCUKLAR MÜZİKALLE ÖĞRENDİ</b><br />Söyleşinin ardından sahnelenen “Bağımsızlığın Rengi” adlı çocuk müzikali minik izleyicilerden büyük ilgi gördü. Yeşilcan, Ece ve Efe karakterlerinin yer aldığı müzikalde; dijital bağımlılık, arkadaşlık ve gerçek hayat ile dijital dünya arasındaki denge eğlenceli bir dille anlatıldı. Özellikle 5-10 yaş grubuna hitap eden gösteri, hem güldürdü hem düşündürdü.</p>
<p><b>ATÖLYELER HEM EĞLENDİRDİ HEM ÖĞRETTİ</b><br />Darıca Millet Bahçesi’nde kurulan atölye alanları da gün boyunca büyük ilgi gördü. Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarda çocuklar ve gençler gönüllülük ve bilgilendirme stantlarını ziyaret etti. Atölyelerde katılımcılar, alkol simülasyon gözlüğü ve reaksiyon cihazı etkinliklerinden kum boyama, bileklik yapımı ve bilgi yarışmalarına kadar pek çok faaliyetle eğlenerek öğrendi.</p>
<p><b>KOCA BİLGE’YE YOĞUN İLGİ</b></p>
<p>Kütüphanelerin sevilen maskotu Koca Bilge de etkinliğin en neşeli anlarına eşlik etti. Çocuklar, Koca Bilge ile oyunlar oynayıp bol bol fotoğraf çektirirken, etkinlik alanında renkli görüntüler oluştu. Miniklerin maskota gösterdiği ilgi günün en dikkat çeken detaylarından biri oldu.</p>
<p><b>KÜTÜPHANE HAFTASI COŞKUSU SÜRÜYOR</b><br />Darıca’da büyük ilgi gören etkinlik, Kocaeli genelinde Kütüphane Haftası’nın coşkuyla kutlandığını bir kez daha gösterdi. Yalnızca bu özel haftada değil, yıl boyunca düzenlenen etkinliklerle Büyükşehir kütüphaneleri ders çalışılan ve kitap okunan mekânların ötesinde, birer yaşam alanı olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-kutuphaneler-unutulmaz-anlar-yasatti-624981">&#8220;Yaşayan Kütüphaneler&#8221; unutulmaz anlar yaşattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslilik-politikalari-bakim-odakli-olmaktan-cikmali-624906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[çıkmalı]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[olmaktan]]></category>
		<category><![CDATA[politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sosyal Hizmet Anabilim Dalı bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, İstanbul Kadıköy’de yaşayan 65 yaş ve üzeri kadınların “yerinde yaşlanma” deneyimlerini çok boyutlu bir perspektifle ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilik-politikalari-bakim-odakli-olmaktan-cikmali-624906">Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sosyal Hizmet Anabilim Dalı bünyesinde hazırlanan yüksek lisans tezi, İstanbul Kadıköy’de yaşayan 65 yaş ve üzeri kadınların “yerinde yaşlanma” deneyimlerini çok boyutlu bir perspektifle ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan danışmanlığında, Elif Berber Tiryakioğlu tarafından hazırlanan “Yaşlı Kadınların Yerinde Yaşlanma Deneyimleri ve Değişen İhtiyaçları: İstanbul Kadıköy Örneği” başlıklı tez, yaşlılığı yalnızca sağlık ve bakım ekseninde değil; ev, mahalle, aidiyet, güvenlik ve bağımsızlık bağlamında değerlendirdi.</p>
<p><strong>Yaşlılığı yaşamın içinden okumak tezin en güçlü yönü</strong></p>
<p>Çalışmayı akademik ve toplumsal açıdan önemli bulduğunu belirten Tez Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan, “Çalışma, yaşlılığı yalnızca sağlık sorunları ya da bakım ihtiyacı üzerinden değerlendirmiyor; ev, mahalle, komşuluk ilişkileri, aidiyet duygusu, güvenlik hissi ve bağımsızlık isteği gibi gündelik hayatın temel unsurlarıyla birlikte ele alıyor. Yaşlılık meselesini yaşamın içinden okumak, bu tezin en güçlü yönlerinden biri.” dedi.</p>
<p><strong>Yerinde yaşlanma yalnızca konut tercihi değil</strong></p>
<p>“Yerinde yaşlanma” kavramının önemine dikkat çeken Doğan, “Yerinde yaşlanma, kişinin yaşlandıkça hayatından kopmadan, mümkün olduğunca kendi evinde, kendi mahallesinde ve alışık olduğu sosyal çevre içinde yaşamını sürdürebilmesi anlamına gelir. Bu yaklaşım yalnızca bir konut tercihi değildir; kişinin bağımsızlığını, sosyal ilişkilerini, günlük rutinlerini ve yaşamla kurduğu anlam bağını korumasıyla ilgilidir. Kişi tanıdığı bir çevrede kaldığında kendini daha güvende hisseder, gündelik yaşamını daha rahat organize eder, sosyal temaslarını daha kolay sürdürür ve bu durum psikolojik iyi oluşu destekler. Buna karşılık yaşanılan çevreden kopmak ya da kişinin kendi yaşam düzeni üzerinde söz hakkını kaybetmesi, yalnızlık, kaygı, yabancılaşma ve kırılganlık hissini artırabilir. Bu nedenle yerinde yaşlanma, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikososyal açıdan da koruyucu bir çerçeve sunar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yaşlı kadınların görünmeyen deneyimleri görünür kılındı</strong></p>
<p>Araştırmanın özellikle yaşlı kadınlara odaklanmasının önemine değinen Doğan, “Yaşlı kadınların deneyimleri çoğu zaman genel ‘yaşlılık’ başlığı içinde görünmez hale gelebiliyor. Oysa kadınların yaşam boyu karşılaştıkları ekonomik, sosyal ve bakım temelli eşitsizlikler, yaşlılık döneminde daha belirgin hale geliyor. Bu çalışma tam da bu görünmeyen alanı görünür kılıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kadıköy, İstanbul’un 39 ilçesi içinde en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilçe</strong></p>
<p>Kadıköy’ün araştırma sahası olarak seçilmesinin isabetli olduğunu belirten Doğan, “Türkiye’de yaşlı nüfus oranı yüzde 10’u aşmış durumda. Kadıköy’de ise bu oran Türkiye ortalamasının belirgin biçimde üzerinde. TÜİK verilerine göre ilçede yaşayan 65 yaş ve üzeri nüfus 96 bin 252’ye ulaşmış ve bu grubun ilçe nüfusu içindeki oranı yüzde 20,99 olmuştur. Bu oranla Kadıköy, İstanbul’un 39 ilçesi içinde en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilçedir. Bu veriler Kadıköy’ü yalnızca sayısal olarak dikkat çeken bir yer haline getirmiyor; aynı zamanda yaşlanma deneyimini gündelik hayat, mahalle ilişkileri, bakım, güvenlik, aidiyet ve yaşam kalitesi boyutlarıyla anlamak açısından çok önemli bir sosyal saha haline getiriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı</strong></p>
<p>Çalışmanın Türkiye’de yaşlılık politikalarının dönüşüm ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten Doğan, “Yaşlılıkta asıl mesele yalnızca hastalıkların yönetimi değil, insanın bütüncül iyilik halinin korunmasıdır. Ruhsal denge, sosyal ilişkiler, güvenlik hissi, aidiyet duygusu ve yaşam üzerinde söz sahibi olabilme de en az fiziksel sağlık kadar önemlidir. Yaşlı bireyi sadece bakım ihtiyacı üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Özellikle yaşlı kadınlar açısından yalnızlık, sosyal izolasyon ve mahalle bağlarının zayıflaması belirleyici hale geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hizmet modelleri çeşitlenmeli</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Yüksel Bekaroğlu Doğan, huzurevi ve bakım evi hizmetlerinin tek seçenek haline gelmemesi gerektiğini ifade ederek, “Huzurevi ve bakım evi hizmetleri elbette gereklidir; ancak tek alternatif bunlar olmamalıdır. Evde destek hizmetleri, mahalle temelli sosyal hizmet uygulamaları, gündüzlü destek mekanizmaları, psikososyal destek programları ve aileyi güçlendiren ara modeller birlikte planlanmalıdır. Güçlü bir yaşlılık politikası, tek bir çözüm biçimine dayanan değil, farklı yaşam durumlarına uygun seçenekler sunabilen bir yapıyla mümkündür.” diye konuştu.</p>
<p>Kentsel dönüşüm ve değişen aile yapısının yaşlı kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Doğan, “Kadıköy gibi dönüşümün hızlı yaşandığı bir ilçede yalnızca binalar yenilenmiyor; mahallenin sosyal dokusu da değişiyor. Komşuluk ilişkilerinin seyrelmesi ve tanıdık çevrenin dağılması, yaşlı bireyler açısından aidiyet duygusunu zayıflatabiliyor. Sadece yaşlı bireyin kente uyum sağlamasını beklemek yetmez; kentin de yaşlı bireye uyum sağlayacak biçimde düzenlenmesi gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yaş dostu şehir herkes için gereklidir</strong></p>
<p>Yaş dostu şehir yaklaşımının önemine değinen Doğan, “Yaş dostu bir şehir; çocuk için de, genç için de, engelli birey için de, bakım veren aileler için de daha yaşanabilir bir şehirdir. Yaya erişimi, güvenli kaldırımlar, dinlenme alanları, ulaşılabilir hizmet noktaları ve kapsayıcı kamusal alanlar toplumun tüm kesimlerinin yaşam kalitesini artırır. Kenti herkes için tasarlamak, yaşlılar için bir ayrıcalık değil; kamusal adaletin gereğidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mahalle temelli yerinde yaşlanma destek sistemi kurulmalı</strong></p>
<p>Tezden hareketle en öncelikli sosyal politika önerisini de paylaşan Doğan, “En öncelikli sosyal politika önerim, mahalle temelli ve çok katmanlı bir ‘yerinde yaşlanma destek sistemi’nin kurulması ve kurumsallaştırılmasıdır. Sosyal politika yalnızca bakım hizmeti sunmak değil, kişinin yaşadığı çevrede yaşamını sürdürebilmesini mümkün kılan koşulları güçlendirmek olmalıdır. Belediyecilik hizmetleri ile sosyal hizmet uygulamaları birlikte çalışmalı; ev içi düzenlemelerden psikososyal desteğe, ulaşım kolaylığından sosyal katılım programlarına kadar bütüncül bir yapı oluşturulmalıdır.” diyerek yerel yönetimlere çağrıda bulundu.</p>
<p><strong>Sahadan akademiye…</strong></p>
<p>Tezin yazarı Elif Berber Tiryakioğlu, çalışmasının hem kişisel hem de mesleki deneyimlerinin kesişim noktasında şekillendiğini belirtti. Kadıköy Erenköy Mahallesi’nde uzun yıllardır yaşadığını ve mahalle yaşamı içinde yaşlı kadınların gündelik hayatlarına yakından tanıklık ettiğini ifade eden Tiryakioğlu, sosyoloji mezunu olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sosyolog olarak görev yaptığını, özellikle saha çalışmalarında yaşlı bireylerin yaşam koşullarını yakından gözlemlediğini aktardı.</p>
<p>Tiryakioğlu, “Pandemi döneminde yaşlıların ne kadar yalnızlaştığına ve kırılgan hale geldiğine birebir şahit oldum. Mahallemdeki komşularım ve sahada karşılaştığım hikâyeler bana şunu düşündürdü: Yaşlıların sesi yeterince duyulmuyor. Oysa nüfus hızla yaşlanıyor ve bu mesele artık ertelenebilir bir konu değil. Amacım sadece akademik bir çalışma yapmak değil; onların hayatına dokunan, çözüm üretmeye katkı sunan bir perspektif geliştirmekti.” dedi.</p>
<p><strong>Ev bir hafıza mekânı</strong></p>
<p>Saha çalışması sırasında yaşlı kadınların en belirgin talebinin evlerinde ve mahallelerinde kalmak olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, “Birçok kadın için ev sadece dört duvar değildi. Eşini kaybettiği, çocuklarını büyüttüğü, bayramları geçirdiği, komşularıyla çay içtiği bir hafıza mekânıydı. Mahalle ise bilinirlik demekti; tanıdık bir fırın, selam veren bir esnaf, yılların komşusu… Yaş ilerledikçe insan için en kıymetli şeylerden biri güvenli ve tanıdık bir çevre oluyor. ‘Beni ben yapan yerden kopmak istemiyorum.’ derken aslında ‘Hayatımın izleri burada.’ demek istiyorlardı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>En baskın tema yalnızlık</strong></p>
<p>Çalışmada en sık dile getirilen konunun yalnızlık olduğunu belirten Tiryakioğlu, “Bu yalnızlık sadece tek başına olmak değil; anlaşılmamak, aranıp sorulmamak ve sosyal hayattan yavaş yavaş çekilmek anlamına geliyordu. Komşuluk bağlarının zayıflaması ve sosyal çevrenin daralması bu süreci hızlandırıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Sağlık hizmetlerine erişim ve dijital sistemlere uyumun da önemli sorun başlıkları arasında yer aldığını belirten Tiryakioğlu, randevu sistemine erişimde yaşanan zorlukların ve dijitalleşmenin hizmetlere ulaşımı sınırlayabildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Yerinde yaşlanmayı güven ve aidiyet belirliyor</strong></p>
<p>Kentsel dönüşüm ve değişen mahalle yapısının yerinde yaşlanma deneyimini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Tiryakioğlu, “Kentsel dönüşüm projeleri ve yüksek katlı yaşam alanları arttıkça eski komşuluk ilişkileri seyrelmeye başlıyor. Oysa yaşlı bir kadın için mahalle sadece bir adres değil; aidiyet, güvenlik ve sosyal etkileşim alanı. Bu bağ zayıfladığında yerinde yaşlanmanın en önemli avantajları da kayboluyor. Günlük pratiklerin sürekliliği ve küçük dayanışma ağları daralıyor. Yerinde yaşlanmayı en çok güven ve aidiyet duygusunun azalması zorlaştırıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilik-politikalari-bakim-odakli-olmaktan-cikmali-624906">Yaşlılık politikaları bakım odaklı olmaktan çıkmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital mirasınıza sahip çıkın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-mirasiniza-sahip-cikin-624797</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 07:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Miras]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplarını]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[mirasınıza]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[Sevdiklerini]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624797</guid>

					<description><![CDATA[<p> İnsan hayatı sona erdiği zaman geride kalan aile üyeleri, yakın arkadaşlar tarafından duygusal olarak zor ama yasal olarak yapılması gereken işlemler bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-mirasiniza-sahip-cikin-624797">Dijital mirasınıza sahip çıkın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İnsan hayatı sona erdiği zaman geride kalan aile üyeleri, yakın arkadaşlar tarafından duygusal olarak zor ama yasal olarak yapılması gereken işlemler bulunuyor. Sosyal medyanın yoğun kullanıldığı bu dönemde bir vefat sonrasında dijital varlıklarının yönetiminin nasıl olacağı da önemli bir konu. Ayrıca dolandırıcılar genellikle ölen kişilerin veya yas tutan yakınlarının hesaplarını hedef alıyorlar.</strong></p>
<p><strong>Dijital mirasınızı nasıl hazırlayıp koruyacağınızı ve sevdiklerinizin duygusal ve fiziksel yükünü azaltmak için önceden başka neler yapabileceğinizi tam olarak bilmek önemli. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, dijital miras dolandırıcılarına karşı alınabilecek önlemler konusunda bilgi paylaşımında bulundu. </strong></p>
<p>Bir hayat sona erdiğinde geride bırakılanları hayal edebiliyor musunuz? Aile yadigârları, mülkler ve  diğer maddi varlıklar…  Şimdi de sevdiklerinize yönetmeleri için bırakacağınız tüm dijital varlıkları bir düşünün. E-posta hesapları, paylaşılan fotoğraflar, parolalar, çalma listeleri, sosyal medya profilleri ve akıllı cihazlar. Aradaki fark, siz öldükten sonra bunlara tamamen erişilemez hâle gelmesi ve bu durumun, arkadaşlarınız ve aileniz için zaten travmatik olan süreci daha da karmaşık hâle getirmesidir. Daha da kötüsü, dijital mirasınız kötü niyetli kişilerin hedefi bile olabilir. Dijital mirasınızı nasıl hazırlayıp koruyacağınızı ve sevdiklerinizin duygusal ve fiziksel yükünü azaltmak için önceden başka neler yapabileceğinizi tam olarak bilmek önemlidir. Ayrıca aniden aynı duruma düşerseniz ne olacağını da bilmelisiniz.</p>
<p><strong>Dijital miras bırakılabilir mi?</strong></p>
<p>En büyük zorluklardan biri sosyal medya ve parola yönetimiyle ilgilidir. OpenID Foundation&#8217;a göre, bankalar, vergi daireleri ve kart şirketleri ölüm sonrası hesapların kapatılmasıyla ilgili iyi prova edilmiş süreçlere sahipken birçok dijital odaklı şirket hâlâ ölümü &#8220;olağan dışı bir durum&#8221; olarak ele alıyor. Yasal açıdan bakıldığında, miras yasaları genellikle dijital varlıkları kapsamamakta, çevrimiçi politikalar &#8220;belirsiz&#8221; ve araçlar dağınık olabilmektedir.</p>
<p><strong>Riskler nelerdir?</strong></p>
<p>Sevdiklerini kaybeden arkadaşlar ve aile üyeleri için ölen kişinin dijital değerlerini geri alamamaları durumunda, sevdiklerini kaybetmenin duygusal darbesinin acısı artabilir. Sosyal medya algoritmaları, doğum günü bildirimleri veya etiketlenmiş fotoğraflar şeklinde istenmeyen anıları gündeme getirirse bu durum kötü hissettirebilir. Ayrıca size devredilmesi gereken kripto paralar ve diğer varlıklara erişememenizin mali bir etkisi de vardır.</p>
<p>Dolandırıcılar da para kazanma fırsatı yakalama peşinde. İlk olarak, ölüm ilanlarını ve sosyal medya gönderilerini tarayarak, ölen kişinin kimliğine bürünmek için kullanabilecekleri kişisel bilgileri arıyorlar. Sonrasında kredi kartı şirketlerini aldatarak yeni kredi limitleri açtırmaya bile çalışıyorlar.  Bankalar ve devlet kurumları için zorluk, kurban hesaplarını aktif olarak takip etmediğinde, bu tür dolandırıcılıkların normalde olacağından çok daha uzun süre devam edebilmesi oluyor. Dolandırıcılar yakın zamanda vefat eden bir kişinin ailesini de hedef alabilir. Örneğin, web&#8217;den onların görüntülerini toplayarak, akrabalarından para veya bilgi talep eden ölüm sonrası deepfake videolar oluşturabilirler. Ya da aynı şeyi yapmak için merhumun sosyal medya hesaplarını ele geçirebilirler. Hatta bir sigorta şirketi gibi davranarak, hayat sigortası fonlarını serbest bırakmak için bir ücret talep edebilirler. Ya da sevdiklerinizin dijital varlıklarına ücret karşılığında erişebileceklerini iddia eden hayali bir &#8220;hesap kurtarma&#8221; hizmet sağlayıcısı olabilirler.</p>
<p><strong>Dijital miras riskini yönetmek için yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>Yapmanız gereken ilk şey, sizin veya sevdiğiniz birinin dijital mirasını oturup birlikte düzenlemektir. Giriş bilgileri de dâhil olmak üzere tüm önemli hesapların, cihazların ve varlıkların dijital bir envanterini çıkarın. Parolaları saklamak için parola anahtarları veya dijital cüzdanlar kullanıyorsanız bu işlem karmaşık olabilir. </p>
<p>Çoğu büyük teknoloji şirketi, erişimi bir &#8220;miras irtibat kişisine&#8221; devretme olanağı sunsa da vefat etmeden önce bu olanağı kullanmazsanız muhtemelen hiç kimse hesaplarınıza erişemeyecektir. Başlıca hizmetler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Facebook/Instagram Miras Kişisi</li>
<li>Google Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi</li>
<li>Apple Dijital Miras</li>
<li>1Password, LastPass ve Keeper gibi bazı parola yönetimi hizmetleri de &#8220;acil durum erişimi&#8221; veya benzer özellikler sunar</li>
</ul>
<p>Ancak yukarıdakiler için izinlerin kısıtlı olabileceğini ve bunun da içeri girdikten sonra erişebileceğiniz ve yapabileceğiniz şeyleri sınırlayabileceğini de bilmelisiniz. Ancak en azından bunları güvence altına almak veya tamamen kapatmak mümkün olmalıdır. Bu, tek kullanımlık şifreleri almak için bunlara ihtiyacınız olmadığı varsayımıyla geçerlidir. Ardından, merhum ile ilgili kamu ve özel kurumlara bilgilendirmede  bulunulması gerekiyor. Olağan dışı faaliyetleri izleyerek finansal dolandırıcılığı önleyebilirsiniz. Ehliyetini iptal edin ve banka ve kredi kartı hesaplarını dondurun, güvenli olduğunda bunları silin. Bulduğunuz tüm devam eden abonelikleri iptal edin. Dolandırıcılar izliyor olabileceğinden, ölüm ilanında çok fazla bilgi paylaşmaktan kaçının. Ayrıca tüm arkadaşların ve aile üyelerinin olası dolandırıcılık girişimlerine karşı uyanık olmalarını sağlayın.</p>
<p>Yukarıdakiler, özellikle kendi yasınızla ve sevdiğiniz birinin vefatının ardından yapılması gereken çok sayıda işle meşgulseniz söylendiği kadar kolay olmayabilir. Bu nedenle, büyük teknoloji platformlarına miras irtibat bilgileri vererek mümkün olduğunca önceden plan yapmak önemlidir. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-mirasiniza-sahip-cikin-624797">Dijital mirasınıza sahip çıkın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi Keçiören&#8217;de Hizmete Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kavacik-otizm-aktif-yasam-merkezi-keciorende-hizmete-acildi-624715</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitli]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[kavacık]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Keçiören Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kavacik-otizm-aktif-yasam-merkezi-keciorende-hizmete-acildi-624715">Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi Keçiören&#8217;de Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Keçiören Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen <b>Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi</b>, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>
<p>Özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını destekleyecek merkezin açılışına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Keçiören Kaymakamı Dr. Mehmet Akçay, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan, bakan yardımcıları ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p>Kurdele kesiminin ardından merkezi gezen protokol üyeleri otizmli bireylerle sohbet ederek atölyelerde gerçekleştirilen etkinliklere katıldı.</p>
<p><b>“Çocuklarımız hem rehabilite olacak hem de sosyalleşecek”</b></p>
<p>Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi’nde yaptığı açıklamada merkezde gerçekleştirilen faaliyetlere yönelik bilgi veren <b>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş</b>, &#8220;Keçiören Belediyemiz iş birliğiyle aktif yaşam merkezi açtık. Hem aileleri hem çocuklarımızı güçlendirdiğimiz, destek olduğumuz önemli bir merkezi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Keçiören’deki bu merkezden çeşitli yerlerde de yapmaya devam edeceğiz. Gündüz engelli engelsiz yaşam merkezlerimizle beraber bu tür merkezlerimizi aslında ülke genelinde de çoğaltıyoruz. Amacımız burada hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek. Burada da 13 yaş üstündeki otizmli bireylerimize yönelik bir yaşam merkezi aynı zamanda hem sosyalleşme hem bakım merkezi hizmeti görecek bu merkezimiz. 50 kapasiteli. Çocuklarımız hem rehabilite olacak aynı zamanda sosyalleşme imkanına sahip burada. Çeşitli etkinliklerle de onları yaşam becerilerini güçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor. &#8221; dedi.</p>
<p><b>Özel bireylerin sosyal hayata daha güçlü katılımını destekleyecek</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b> da Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi’nin hayırlı olması temennisinde bulundu. Başkan Özarslan, atölye eğitimleri, oyun alanları ve çok amaçlı kullanım alanlarıyla özel bireylerin sosyal hayata daha güçlü katılımını destekleyecek olan merkezin, Keçiören’e hayırlı olmasını diledi. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, açılışın ardından günün anısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a tablo hediye etti.</p>
<p><b>Çocukların sosyal, zihinsel ve fiziksel gelişimleri desteklenecek</b></p>
<p>Keçiören Belediyesi ile Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında hazırlanan Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi, özel bireylere yönelik çeşitli eğitim ve sosyal etkinliklerin gerçekleştirileceği modern bir tesis olarak hizmet verecek. Yaklaşık 750 metrekare kapalı alana sahip, zemin artı 2 katlı olan merkezde atölye ve oyun alanları ile çok amaçlı kullanım alanları bulunuyor. Bu alanlarda çocukların sosyal, zihinsel ve fiziksel gelişimlerini destekleyecek çeşitli faaliyetler yürütülecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kavacik-otizm-aktif-yasam-merkezi-keciorende-hizmete-acildi-624715">Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi Keçiören&#8217;de Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yileşebilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor. Yenileyici tıbbın en önemli yapı taşlarından biri olan bu yöntemler, estetik ve fonksiyonel iyileşmeyi bir arada hedefliyor. Memorial Ankara Hastanesi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, kök hücre ve eksozom tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p>2000’li yılların başında kök hücrelerin keşfiyle birlikte tıpta önemli bir paradigma değişimi yaşandı. Daha önce yaşlanma ve doku hasarına yönelik tedaviler sınırlı kalırken, iyileşmenin büyük ölçüde mevcut hücrelerin kapasitesiyle gerçekleştiği düşünülüyordu. Ancak kök hücrelerin farklı hücre tiplerine dönüşebilme ve bulundukları dokuyu yeniden düzenleyebilme özellikleri sayesinde, dokuların orijinal yapısıyla onarılabileceği ortaya kondu. Bu gelişme, özellikle estetik ve plastik cerrahi alanında yeni tedavi yaklaşımlarının önünü açtı.</p>
<p><strong>Vücut kendi hücreleriyle kendini onarıyor</strong></p>
<p>İnsan vücudu aslında doğuştan güçlü bir yenilenme kapasitesine sahiptir. Anne karnında tek bir kök hücreden gelişen bu yapı, erişkin dönemde de vücutta varlığını sürdürür. Çoğunlukla yağ dokusu içinde bulunan kök hücreler; travma, stres veya açlık gibi durumlarda aktive olarak onarım sürecini başlatır. Günümüzde bu hücreleri kontrollü şekilde elde edip çoğaltarak yeniden hastaya uygulamak mümkün hale gelmiştir.</p>
<p><strong>Yağ dokusundan elde edilen doğal tedavi </strong></p>
<p>Klinik uygulamalarda en sık tercih edilen yöntem, hastanın kendi yağ dokusundan kök hücre elde edilmesidir. Lokal anestezi altında alınan yağ dokusu özel işlemlerden geçirilerek kök hücreden zengin bir içerik haline getirilir. Bu hücreler ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edildiğinde;</p>
<ul>
<li>İnflamasyonu azaltır,</li>
<li>Kolajen yıkımını yavaşlatır,</li>
<li>Kanlanmayı artırır.</li>
</ul>
<p>Böylece hem doku onarımı desteklenir hem de yaşlanma belirtilerinde belirgin iyileşme sağlanır. Hastanın kendi hücreleri kullanıldığı için tedavi tamamen doğal ve biyouyumlu bir yapıdadır.</p>
<p><strong>Ciltteki problemler ameliyatsız iyileşebiliyor</strong></p>
<p>Hücresel tedaviler günümüzde pek çok alanda etkili sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemler sayesinde büyük cerrahi işlemlere gerek kalmadan, daha konforlu ve tatmin edici sonuçlar elde edilebilmektedir. Genellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilmektedir:</p>
<ol>
<li>Yüz gençleştirme,</li>
<li>Erkek tipi saç dökülmesi,</li>
<li>Yara ve iz tedavileri,</li>
<li>Kronik yaraların iyileştirilmesi</li>
</ol>
<p><strong>Kişiye özel tedavi planlanıyor</strong></p>
<p>Kök hücre tedavilerinin bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Yağ dokusundan elde edilmesi gerektiği için cerrahi işlem açısından uygun olmayan hastalarda uygulanamayabilir. Ayrıca hücre kalitesi yaşla birlikte azaldığından ileri yaş hastalarda tedavi etkinliği düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda yeniden doku alınması gerekliliği de bir diğer önemli faktördür.  </p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, kök hücrelerin etkilerini büyük ölçüde salgıladıkları “eksozom” adı verilen biyolojik veziküller aracılığıyla gösterdiğini ortaya koymuştur. Eksozomlar; hücreler arası iletişimi sağlayan, DNA, RNA ve protein taşıyan mikro yapılardır. Hedef hücreye ulaştıklarında onarım ve yenilenme süreçlerini tetiklerler. Bu sayede kök hücrenin kendisini kullanmadan da benzer biyolojik etkiler elde edilebilmektedir. </p>
<p><strong>Cerrahiye alternatif güçlü bir seçenek</strong></p>
<p>Eksozom tedavileri; </p>
<ul>
<li>Cerrahi işlem gerektirmemesi,</li>
<li>Bağışıklık sistemi tarafından düşük reddedilme riski,</li>
<li>Daha kolay saklanabilmesi</li>
</ul>
<p>gibi avantajlarıyla öne çıkmaktadır. Özellikle kök hücre tedavisi için uygun olmayan hastalarda önemli bir alternatif sunmaktadır. Her ne kadar eksozom tedavileri henüz gelişim aşamasında olsa da, dozlama ve uygulama standartlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir. İnsan vücudundaki milyarlarca hücre sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişimi doğru şekilde yönlendirmek, hastalığın kökenine inmeyi mümkün kılmaktadır. Kök hücre ve eksozom tedavilerinin, modern tıbbın en güçlü ve en doğal iyileşme araçlarından biri olarak önümüzdeki yıllarda çok daha yaygın kullanılacağı öngörülmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almanin-merkezi-menemen-olacak-624420</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:04:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[Menemen Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almanin-merkezi-menemen-olacak-624420">Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı. Huzur Eli Projesi (HEP Yanında) ile birlikte kurulacak yaşlı destek hizmetleri birimi, 65 yaş üstü vatandaşlar için görev yapacak. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Büyüklerimiz bu toprakların hafızasıdır ve bizim de başımızın tacıdır.&#8221; dedi.</i></b></p>
<p>Menemen Belediyesi, Aile ve Sosyal hizmetler Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen HEP Yanında &#8211; Huzur Eli Projesi için tanıtım töreni gerçekleştirdi. 65 yaş üzeri vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla oluşturulan projenin tanıtım töreni, Menemen Belediyesi Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleştirildi. YADES programı kapsamındaki proje için düzenlenen tanıtım toplantısına Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir İl Müdür Yardımcısı Nadir Maşalacı, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, ilçe protokolü, gaziler, yaş almışlar ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p><b>65 yaş üstü için uzman bir birim kurulacak</b></p>
<p>Salonda bulunan konuklara proje hakkında detaylı bilgilendirmeyi proje koordinatörü Mehmet Baytar yaptı.Menemen Belediyesi bünyesinde alanında uzman isimlerle yaşlı destek hizmetleri birimi kurulmasını da içeren proje kapsamında proje ekibi dijital bir izleme ve takip sistemi oluşturarak ihtiyaçları kategorize edecek. Yaşlıların kişisel bakımı, sağlık desteği, beslenme ve çeşitli ihtiyaçları, kurulacak birimin çalışma alanı olacak. Moral etkinlikleri, psikolojik destek ve farkındalık çalışmaları yapılacak. Eğitim, isteyenler için istihdam ve ailelere bilinçlendirme çalışmaları yapılacak. Menemen Belediyesi&#8217;nin yürütücülüğündeki projenin ortağı İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı olurken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da YADES Programı kapsamında fonlayıcı olarak yer alacak.</p>
<p><b>&#8220;Hep yanınızdayız&#8221;</b></p>
<p>Projenin tanıtım toplantısında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Kıymetli büyüklerimiz; sizler bu şehrin hafızasısınız, bu toprakların duasısınız, bizim baş tacımızsınız. Menemen&#8217;de hiçbir büyüğümüz yalnız değildir. Hiçbir ailemiz çaresiz değildir. Çünkü hep yanınızdayız.&#8221; dedi.</p>
<p>Menemen&#8217;de yaşlılara yönelik hizmetlere değinen Başkan Pehlivan, &#8220;Evde bakım hizmetlerinden sağlık desteklerine, ambulans hizmetlerinden sosyal yardımlara kadar, Menemen’de hangi büyüğümüz ne zaman bir ihtiyaçla karşılaşsa; o ihtiyaca ortak olmak ve çözüm üretmek için var gücümüzle çalıştık, hamdolsun çalışmaya da devam ediyoruz. Lezzeti ve hijyeni uygun fiyatla sunduğumuz Aynısefa Sosyal Tesislerimizden, tamamen ücretsiz spor ve kültür kurslarımıza kadar birçok hizmetimizde büyüklerimizin mutluluğunu öncelik bildik. Bugün ise bu anlayışımızı; daha güçlü bir yapıya kavuşturmanın ve tek çatı altında toplamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın destekleriyle, Türkiye’deki en kapsamlı YADES birimlerinden birini Menemen’imizde hayata geçiriyoruz. İlçemizde yaşayan 65 yaş üstü büyüklerimiz; kendi evlerinden kopmadan, sağlık takibinden kişisel bakıma, ev temizliğinden sıcak yemeğe, psikososyal destekten sosyal ve kültürel etkinliklere kadar hayatlarını kolaylaştıran bütüncül hizmetlere artık daha kapsamlı, daha düzenli ve daha sürdürülebilir şekilde ulaşabilecek. Sadece büyüklerimizin değil… Onlara emek veren, onların yükünü omuzlayan kıymetli yakınlarının da yanında olacağız.&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Belediyemizin hizmetlerinden çok memnunuz&#8221;</b></p>
<p>Tanıtım toplantısında, Menemen Belediyesi&#8217;nin yaşlılara yönelik hizmetlerinden faydalanan çınarlara da söz verildi. İşte o isimlerin yorumları:</p>
<p><b>Abdülkadir Elçi:</b>Bütün dertlerimizi belediyemize anlatıyoruz. İsteklerimizi yazılı ve sözlü olarak ilettiğimizde yerine getirildiğini görüyoruz. Bu nedenle hizmetleri ve bizlere gösterdikleri ilgiden dolayı belediyemizden çok memnunuz.</p>
<p><b>Hacer Esenli: </b>Yaklaşık 4 yıldır Menemen Belediyesi&#8217;nden destek almaktayım. İlk günden bugüne çok güzel bir ekiple bana çok destek verdiler. Eve gelen temizliğe yardımcı olan şahane bir ekip var. Ben bunun için öncelikle temizlik ekibine, Başkan Aydın Pehlivan&#8217;a ve ekibine teşekkür ediyorum. Kanser hastasıyım ve onun mücadelesi için belediyeye gelip başvurmuştum. Hepinize çok teşekkür ediyorum.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yas-almanin-merkezi-menemen-olacak-624420">Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:32:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[devreye]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dönemde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmde]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, otizmli çocuklarda çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile dil ve konuşma terapisinin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141">Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, otizmli çocuklarda çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile dil ve konuşma terapisinin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi. Otizmin bir spektrum olduğunu ve her çocuğun profilinin farklı olduğunu kaydeden Ocaktan, “Erken, düzenli, bireye özgü ve yapılandırılmış müdahale ile iletişim, dil, sosyal etkileşim, oyun ve günlük yaşam becerilerinde belirgin ilerleme sağlanabilir” diye konuştu.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma<br />Görevlisi Şevval Ocaktan, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada otizmli çocuklarda görülen dil ve konuşma bozuklukları ile bu sorunların tedavisine yönelik değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Otizmde farklı konuşma sorunları görülebiliyor</p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunda her çocuğun farklı dil ve konuşma sorunu yaşadığını belirten Şevval Ocaktan, “Otizm spektrum bozukluğunda her çocuk aynı profili göstermez; ancak en sık görülen güçlükler arasında konuşmanın gecikmesi ya da hiç gelişmemesi, iletişimi başlatma ve sürdürmede zorlanma, göz teması, jest, mimik ve işaret etme gibi sözel olmayan iletişim yollarında sınırlılık, ekolali (duyduğunu tekrar etme), zamirleri karıştırma, tekdüze/robotik ses tonu, karşılıklı konuşmada sıra alma ve konu sürdürmede güçlük yer alır. Bazı çocuklar çok kelime biliyor gibi görünebilir; ancak dili sosyal amaçla, uygun bağlamda ve karşılıklı etkileşim içinde kullanmakta zorlanabilir. Bazılarında ayrıca konuşma anlaşılabilirliği ve sesletim üzerinde de çalışmak gerekebilir” diye konuştu. </p>
<p>Otizmde her çocuğun profili farklıdır</p>
<p>Otizmli çocuklarda ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin önemli olduğunu kaydeden Şevval Ocaktan, “Otizmde ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarının tamamen düzelebilir mi sorusunun tek bir cevabı yoktur çünkü otizm bir spektrumdur ve her çocuğun profili farklıdır. Ancak erken, düzenli, bireye özgü ve yapılandırılmış müdahale ile iletişim, dil, sosyal etkileşim, oyun ve günlük yaşam becerilerinde belirgin ilerleme sağlanabilir. Bazı çocuklarda sözel dil belirgin şekilde gelişir; bazı çocuklarda ise hedef, sözel konuşmanın yanında veya yerine jest, işaret, görsel destekler ya da alternatif-destekleyici iletişim sistemleriyle işlevsel iletişimi artırmak olabilir. Temel amaç çocuğu tek bir kalıba sokmak değil, iletişim kurmasını, kendini ifade etmesini ve yaşama katılımını artırmaktır” diye konuştu.</p>
<p>Müdahale için beklenmemeli</p>
<p>Otizmli çocuklarda dil ve konuşma bozukluklarına en kısa zamanda müdahale edilmesi gerektiğini vurgulayan Şevval Ocaktan, çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile DKT’nin erken dönemde birlikte devreye girmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, şöyle devam etti:</p>
<p>“DKT uzmanına başvuru ve müdahale için beklenmemelidir. Şüphe oluştuğu anda değerlendirme başlatılmalıdır. Amerikan Pediatri Akademisi, tüm çocuklar için 18. ve 24. ay kontrollerinde otizm taraması önermektedir; ancak aile daha erken dönemde isimle bakmama, göz temasının çok sınırlı olması, işaret etme-gösterme davranışının olmaması, babıldamanın azlığı, ortak dikkatin gelişmemesi ya da kazanılmış becerilerde gerileme fark ederse daha önce de başvurmalıdır. Dil ve konuşma terapisti iletişim, dil, oyun ve etkileşim becerilerini değerlendirir; otizm tanısını ise hekim koyar. Yani ideal yaklaşım, çocuk doktoru/çocuk psikiyatrisi ile DKT’nin erken dönemde birlikte devreye girmesidir.” </p>
<p>Çocuğun gereksinimlerine göre tedavi planlanıyor</p>
<p>Otizmli çocuklarda dil ve konuşma bozukluklarının tedavisinin tek bir yöntemden ibaret olmadığını söyleyen Şevval Ocaktan, “Otizmli çocukların dil ve konuşma bozukluklarının tedavisi, çocukların gereksinimine göre planlanır. En sık kullanılan yaklaşımlar arasında dil ve konuşma terapisi, davranışsal yaklaşımlar, gelişimsel yaklaşımlar, oyun temelli sosyal iletişim çalışmaları, ebeveyn katılımlı müdahaleler, ABA temelli uygulamalar, TEACCH ve küçük yaş grubunda Early Start Denver Model (ESDM) yer alır” dedi. </p>
<p>DKT sürecinde iletişim ve karşılıklı etkileşime odaklanılıyor</p>
<p>Araştırma Görevlisi Şevval Ocaktan, DKT sürecinde; iletişim başlatma, karşılıklı etkileşim, ortak dikkat, sohbet sürdürme, duruma uygun ifade kullanma, oyun becerileri ve gerekirse sesletim/konuşma anlaşılabilirliğinin çalışıldığını söyledi. Ocaktan, “Sözel konuşma yeterli değilse resim kartları, görsel sistemler, işaretler veya elektronik cihazlar gibi alternatif iletişim yolları da kullanılabilir. İlaç tedavisi otizmin çekirdek dil-iletişim güçlüklerini düzeltmez; daha çok eşlik eden hiperaktivite, irritabilite, kaygı, uyku ya da davranış sorunlarında hekim tarafından değerlendirilir” diye konuştu. </p>
<p>Çocuğun bakışı ve jestleri de iyi gözlemlenmeli</p>
<p>Otizmli çocukların dil ve konuşma gelişiminin takibinde ailelere önemli sorumlulukların düştüğünü kaydeden Şevval Ocaktan, “Aileler için en önemli nokta, çocuğun iletişimini yalnızca ‘konuşma’ üzerinden değerlendirmemektir. Çocuğun bakışı, jesti, işaret etmesi, bir nesneyi size getirmesi, ses çıkarması veya sizi bir şeye götürmesi de iletişimdir. Tüm bunlar bir arada gözlemlenmelidir” dedi.</p>
<p>Kısa, net ve anlaşılır cümleler kullanılmalı</p>
<p>Çocukla iletişim kurulurken dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Şevval Ocaktan, “İletişim kurarken kısa, net ve anlaşılır cümleler kullanılmalı; çocuğa yanıt vermesi için bekleme süresi tanınmalı; yüz yüze etkileşim, ortak dikkat ve sıra alma desteklenmelidir. Günlük yaşam içinde oyun, kitap, şarkı, rutinler ve görsel destekler çok değerlidir. Çocuğun ilgi alanlarından yararlanmak, başarılarını fark edip pekiştirmek ve aşırı duyusal yük oluşturan durumları gözlemek önemlidir. Aile, okul ve uzman ekip arasında tutarlı bir iş birliği kurulması tedavinin etkisini artırır. En önemlisi de aileler kendilerini suçlamamalıdır; güncel bilimsel yaklaşım otizmi anne-baba tutumuyla açıklamaz” diye konuştu.</p>
<p>Atlas Üniversitesi DKT Laboratuvarı’nda otizmli çocuklara destek veriliyor</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Laboratuvarı’nda otizm spektrum bozukluğu alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Şevval Ocaktan, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Dil ve Konuşma Terapisi Laboratuvarı’nda çocuk, ergen, yetişkin ve yaşlı bireylere yönelik dil, konuşma, ses, iletişim, yutma ve beslenme alanlarında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Merkezde kanıta dayalı, bireye özgü, aile merkezli ve multidisipliner bir yaklaşımla çalışmalar yürütülmektedir. </p>
<p>Otizm spektrum bozukluğu da hizmet verilen alanlar arasında yer almakta; bu çocuklarda sözel ve sözel olmayan iletişimin desteklenmesine, iletişimi başlatma ve sürdürme becerilerinin geliştirilmesine, karşılıklı etkileşimin artırılmasına, oyun temelli iletişim çalışmalarına ve gerektiğinde konuşma anlaşılabilirliğinin desteklenmesine yönelik uygulamalar yapılmaktadır.</p>
<p>Öğrenciler uygulama imkanına sahip oluyor</p>
<p>Bunun yanında merkezde aile danışmanlığı verilmekte, ev programları düzenlenmekte, gerekli durumlarda farklı uzmanlık alanlarıyla iş birliği yapılmakta ve terapi süreçleri akademik bir çerçevede izlenerek raporlanmaktadır. Ayrıca üniversitenin klinik ve laboratuvar ortamlarında öğrenciler için bireysel ve grup terapi uygulamaları, gözlem, değerlendirme, raporlama ve mesleki beceri geliştirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmde-dil-ve-konusma-terapisi-erken-donemde-devreye-girmeli-624141">Otizmde dil ve konuşma terapisi, erken dönemde devreye girmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2-geleneksel-acik-masa-tenisi-turnuvasi-duzenlendi-624123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:18:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[masa]]></category>
		<category><![CDATA[tenisi]]></category>
		<category><![CDATA[turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2-geleneksel-acik-masa-tenisi-turnuvasi-duzenlendi-624123">2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi. Ata Sporları Merkezi Spor Salonu&#8217;nda gerçekleştirilen turnuvada ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı.</p>
<p><b>Dereceye girenlere ödülleri takdim edildi</b></p>
<p>Açık Masa Tenisi Turnuvası; kırmızı ve beyaz olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi. Kırmızı kategorisinde; 12-18 yaş üstü, lisanslı, kadın ve erkek yarışmacılar, beyaz kategorisinde ise 12-18 yaş üstü, lisanssız, kadın ve erkek yarışmacılar rekabet etti. Üç set olarak gerçekleştirilen turnuva sonunda düzenlenen ödül töreniyle dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda kırmızı kategoride birinciye 5 bin TL, ikinciye 3 bin TL, üçüncüye 2 bin TL ve dördüncüye bin TL ödül verilirken beyaz kategoride ise; birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin TL, üçüncüye 1500 TL ve dördüncüye bin TL hediye çeki, kupa ve madalya takdim edildi.</p>
<p><b>Dereceye girenler:</b></p>
<p><b>12-17 yaş, Kadın Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Tuğçe Durmuş</p>
<p><b>2.</b>            Esra Gümüş</p>
<p><b>3.</b>            Öznur Çuha</p>
<p><b>4.</b>            Eylül Özdemir</p>
<p><b>18 yaş ve üzeri, Kadın Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Ebrar Kurt</p>
<p><b>2.</b>            Burcu Başaran</p>
<p><b>3.</b>            Hatice Ahmet</p>
<p><b>4.</b>            Zebure Balkanlı</p>
<p><b>12-17 yaş, Erkek Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Enes Asani</p>
<p><b>2.</b>            İbrahim Enes Hozantaş</p>
<p><b>3.</b>            Muhammed Ensar Asani</p>
<p><b>4.</b>            Usame Eğridere</p>
<p><b>18 yaş ve üzeri, Erkek Kırmızı Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Tarık Saim Özbek</p>
<p><b>2.</b>            Emir Haktan Yöney</p>
<p><b>3.</b>            Muhammed Meced</p>
<p><b>4.</b>            M. Serkan Aldoğan</p>
<p><b>12-17 yaş, Erkek Beyaz Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Erdem Kalkan</p>
<p><b>2.</b>            Berat Pöhrekçi</p>
<p><b>3.</b>            Muhammet Emir Çetin</p>
<p><b>4.</b>            Akif Aydın Bektaş</p>
<p><b>18 yaş ve üzeri Erkek Beyaz Kategorisi:</b></p>
<p><b>1.</b>            Osman Yasir Kargın</p>
<p><b>2.</b>            Ali Osman Bayındır</p>
<p><b>3.</b>            Ahmet Büyükdoğan</p>
<p><b>4.</b>            Bekir Ünlü</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2-geleneksel-acik-masa-tenisi-turnuvasi-duzenlendi-624123">2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Kütüphane Haftası Etkinlikleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-kutuphane-haftasi-etkinlikleri-624108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:08:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, Kütüphane Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. İlçede Minik Adımlar Bebek Kütüphanesi’nden İşçi Kütüphanesi’ne, Sesli Kütüphane’den Oyuncak Kütüphanesi’ne, Gezici Kütüphane’den Sevgi Soysal Kütüphanesi’ne kadar toplam 17 farklı kütüphane ile her yaştan vatandaşa hizmet sunuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kutuphane-haftasi-etkinlikleri-624108">Çankaya&#8217;da Kütüphane Haftası Etkinlikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, Kütüphane Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. İlçede Minik Adımlar Bebek Kütüphanesi’nden İşçi Kütüphanesi’ne, Sesli Kütüphane’den Oyuncak Kütüphanesi’ne, Gezici Kütüphane’den Sevgi Soysal Kütüphanesi’ne kadar toplam 17 farklı kütüphane ile her yaştan vatandaşa hizmet sunuluyor.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, 30 Mart – 5 Nisan 2026 tarihleri arasında kutlanan Kütüphane Haftası kapsamında “Ağaç Yaşken Eğilir: Çocuk-Yazar Buluşmaları” temasıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bebeklerden çocuklara ve yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden programlarla, katılımcılar kitap, yazar ve kültürel etkinliklerle buluşuyor.</p>
<p><b>Kütüphane Haftası etkinlik takvimi şöyle olacak:</b></p>
<p><b>1 Nisan 2026 Çarşamba</b></p>
<p>Saat 12.00 Sesli Kütüphanede Kitap Seslendirme</p>
<p>Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi Sesli Kütüphane</p>
<p>Saat 13.00/ Neşe Çetiner ile Söyleşi</p>
<p>Çayyolu Hizmet Binası, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Konferans Salonu</p>
<p><b>3 Nisan 2026 Cuma</b></p>
<p>Saat 14.00  “Akademisyen Anne” Söyleşisi</p>
<p>Atatürk Sanat Merkezi, Mavi Salon</p>
<p><b>4 Nisan 2026 Cumartesi</b></p>
<p>Saat 14.00 Çocuk Kitapları Takas Şenliği</p>
<p>Çankaya Belediyesi Çayyolu Hizmet Binası Park Alanı<b> </b></p>
<p><b>5 Nisan 2026 Pazar</b></p>
<p>Saat 14.00 Çocuk Kitapları Takas Şenliği</p>
<p>Çankaya Belediyesi Zafer Park (Birlik Mahallesi)</p>
<p>Saat 15.00 Çocuklarla Kitap Söyleşisi ve Sanat Atölyesi (Başak Akgün Akil) </p>
<p>Zübeyde Hanım Çankaya Evi, Prof. Dr. Bahriye Üçok Kütüphanesi</p>
<p><b>KÜTÜPHANELERDE SESSİZ VE KONFORLU ORTAM</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi’nin üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerden akademik çalışmalarını sürdürenlere, hakimlik-savcılık ve tıpta-diş hekimliğinde uzmanlık sınavlarına hazırlanan adaylardan araştırma yapanlara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden kütüphaneleri; ücretsiz internet erişimi, sessiz ve konforlu çalışma ortamlarıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Özellikle üniversite bölgelerine yakın konumda bulunan Cebeci Sevgi Soysal Kütüphanesi ile 100. Yıl İrem Kütük Kütüphanesi, yoğun talep üzerine haftanın 7 günü 24 saat açık tutularak öğrencilere kesintisiz hizmet veriyor.</p>
<p>Çankaya Belediyesi Kütüphaneleri Kullanım Gün ve Saatleri (Resmi Tatiller Harici) ise şöyle</p>
<p>7 gün 24 saat açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Cebeci Sevgi Soysal Kütüphanesi</p>
<p>-100.Yıl Çankaya Evi İrem Kütük Kütüphanesi</p>
<p>Hafta içi ve hafta sonu 09.00-22.00 arasında açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Çayyolu Çankaya Evi Prof. Dr. Muammer Aksoy Kütüphanesi</p>
<p>-Yıldız Çankaya Evi Kemal Baytaş Kütüphanesi</p>
<p>-Oran Yaşar Kemal Kültür Merkezi Kütüphanesi</p>
<p>-Oran Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cem Evi Kütüphanesi</p>
<p>-Karapınar Çankaya Evi Adalet Ağaoğlu Kütüphanesi</p>
<p>Hafta içi ve hafta sonu 09.00-20.00 arası açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Kırkkonaklar Çankaya Evi Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Kütüphanesi</p>
<p>-Zübeyde Hanım Çankaya Evi Prof. Dr. Bahriye Üçok Kütüphanesi</p>
<p>-Dilekler ve 50. Yıl Çankaya Evi Halide Edip Adıvar Kütüphanesi</p>
<p>-Sokullu Çankaya Evi Ahmed Arif Kütüphanesi</p>
<p>-Öveçler Nâzım Hikmet Çankaya Evi Kütüphanesi</p>
<p>Hafta içi 08.00-17.00 arası açık olan kütüphaneler:</p>
<p>-Sesli Kütüphane</p>
<p>-İşçi Kütüphanesi</p>
<p>-Minik Adımlar Bebek Kütüphanesi</p>
<p>-Gezici Kütüphane</p>
<p>Oyuncak Kütüphanesi ise Salı, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri 09.00-16.00 saatlerinde hizmet veriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kutuphane-haftasi-etkinlikleri-624108">Çankaya&#8217;da Kütüphane Haftası Etkinlikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşgücü İstatistikleri, Şubat 2026</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-subat-2026-624080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:59:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[işgücü]]></category>
		<category><![CDATA[işsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[şgücü]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[Şubat 2026]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-subat-2026-624080">İşgücü İstatistikleri, Şubat 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşti</strong></p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 133 bin kişi artarak 2 milyon 981 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan artarak %8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,9 iken kadınlarda %11,6 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-0-FO88BgbA.png"/><br />(%)<strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,2 oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 153 bin kişi artarak 32 milyon 158 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puan artarak %48,2 oldu. Bu oran erkeklerde %65,6 iken kadınlarda %31,1 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-1-6KBc5ilp.png"/></p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,6 olarak gerçekleşti</strong></p>
<p>İşgücü, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi artarak 35 milyon 139 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,3 puan artarak %52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,5 iken kadınlarda %35,2 oldu.</p>
<p><strong>Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,8 oldu</strong></p>
<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,4 puan artarak %15,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,8, kadınlarda ise %21,8 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim etkisinden arındırılmış temel işgücü göstergeleri, 15+ yaş, Şubat 2026</strong></p>
<table>
<thead>
<tr>
<th> </th>
<th>Şubat 2026</th>
<th>Bir önceki ay</th>
<th>Bir önceki aya göre fark</th>
</tr>
<tr>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
<td>Toplam</td>
<td>Erkek</td>
<td>Kadın</td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>(Bin kişi)</td>
</tr>
<tr>
<td>15 ve daha yukarı yaştaki nüfus</td>
<td>66 742</td>
<td>32 998</td>
<td>33 744</td>
<td>66 680</td>
<td>32 969</td>
<td>33 711</td>
<td>62</td>
<td>29</td>
<td>33</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücü</td>
<td>35 139</td>
<td>23 262</td>
<td>11 877</td>
<td>34 853</td>
<td>23 051</td>
<td>11 802</td>
<td>286</td>
<td>211</td>
<td>75</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam</td>
<td>32 158</td>
<td>21 658</td>
<td>10 500</td>
<td>32 005</td>
<td>21 506</td>
<td>10 499</td>
<td>153</td>
<td>152</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsiz</td>
<td>2 981</td>
<td>1 604</td>
<td>1 377</td>
<td>2 848</td>
<td>1 545</td>
<td>1 303</td>
<td>133</td>
<td>59</td>
<td>74</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne dahil olmayanlar</td>
<td>31 603</td>
<td>9 737</td>
<td>21 867</td>
<td>31 827</td>
<td>9 918</td>
<td>21 909</td>
<td>&#8211; 224</td>
<td>&#8211; 181</td>
<td>-42</td>
</tr>
<tr>
<td>(%)</td>
</tr>
<tr>
<td>İşgücüne katılma oranı</td>
<td>52,6</td>
<td>70,5</td>
<td>35,2</td>
<td>52,3</td>
<td>69,9</td>
<td>35,0</td>
<td>0,3</td>
<td>0,6</td>
<td>0,2</td>
</tr>
<tr>
<td>İstihdam oranı</td>
<td>48,2</td>
<td>65,6</td>
<td>31,1</td>
<td>48,0</td>
<td>65,2</td>
<td>31,1</td>
<td>0,2</td>
<td>0,4</td>
<td>0,0</td>
</tr>
<tr>
<td>İşsizlik oranı</td>
<td>8,5</td>
<td>6,9</td>
<td>11,6</td>
<td>8,2</td>
<td>6,7</td>
<td>11,0</td>
<td>0,3</td>
<td>0,2</td>
<td>0,6</td>
</tr>
<tr>
<td>Genç nüfusta işsizlik oranı<br />(15-24 yaş)</td>
<td>15,8</td>
<td>12,8</td>
<td>21,8</td>
<td>14,4</td>
<td>11,9</td>
<td>19,4</td>
<td>1,4</td>
<td>0,9</td>
<td>2,4</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tablodaki rakamlar yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.<br />Mevsimsel etkilerden arındırma yöntemi gereği geçmiş aylara ilişkin tahminler revize edilerek yayımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,5 saat oldu</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak 42,5 saat olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><br />(Saat)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-2-h6iy91XB.png"/></p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %29,9 oldu</strong></p>
<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 0,1 puan artarak %29,9 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,2 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,6 olarak tahmin edildi.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler, Şubat 2024 &#8211; Şubat 2026</strong><br />(%)<img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/isgucu-istatistikleri-subat-2026-3-xCGstL1O.png"/></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isgucu-istatistikleri-subat-2026-624080">İşgücü İstatistikleri, Şubat 2026</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asat-farkli-yas-gruplarina-suyun-onemini-anlatiyor-623855</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[asat]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[gruplarına]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[suyun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında su bilincini artırmaya yönelik bir dizi etkinlik gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asat-farkli-yas-gruplarina-suyun-onemini-anlatiyor-623855">ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında su bilincini artırmaya yönelik bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Toplumsal sorumluluk anlayışıyla düzenlenen programlarda, farklı yaş gruplarından katılımcılar suyun önemi, sürdürülebilir kullanımı ve altyapı süreçleri hakkında yerinde bilgi alma fırsatı buldu.</p>
<p>ASAT Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının korunması ve doğru kullanım alışkanlıklarının kazandırılması amacıyla düzenlenen etkinliklerde, hem teknik bilgi paylaşımı hem de farkındalık çalışmaları bir arada yürütüldü. Eğitimden çevre bilincine kadar geniş bir çerçevede planlanan programlarla, katılımcıların suyun yaşam döngüsündeki kritik rolünü daha iyi kavraması ve günlük hayatta su tasarrufu konusunda bilinçli davranışlar geliştirmesi hedeflendi.<br />ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YERİNDE EĞİTİM<br />Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde “Hidrolojik Analiz İlkeleri” dersi kapsamında eğitim gören 50 üniversite öğrencisi, Duraliler İçme Suyu Üretim Tesisleri’ne teknik gezi düzenledi. Öğrenciler içme suyu iletim hatlarını, pompa ve vana sistemleri ile  klorlama süreçlerini yerinde inceleyerek teorik bilgilerini uygulama ile pekiştirdi.<br />MİNİK ÖĞRENCİLERE SU TASARRUFU VE ARITMA SÜREÇLERİ ANLATILDI<br />Dünya Su Günü etkinlikleri çerçevesinde, ilkokul öğrencileri öğretmenleri eşliğinde Duraliler İçme Suyu Üretim Tesisi ile Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen gezide öğrencilere suyun yaşam için önemi, tasarruf bilinci ve atıksu arıtma süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı.<br />SU KAYNAKLARININ KORUNMASINDA YERİNDE FARKINDALIK<br />Öte yandan, yine ilkokul öğrencileri, öğretmenleri ve velilerinin katılımıyla Kırkgöz Göleti’nde bir etkinlik düzenlendi. Programda, su kaynaklarının korunmasına yönelik bilgilendirme yapılırken, çevre temizliği etkinliği de gerçekleştirilerek farkındalık oluşturuldu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asat-farkli-yas-gruplarina-suyun-onemini-anlatiyor-623855">ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Riski]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771">Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Bu rakamlar, hastalığın özellikle 50 yaş üstü bireyleri etkilediğini gösterse de, 50 yaş altı genç yetişkinlerde de vaka sayısında belirgin bir artış görülüyor. Ülkemizde özellikle Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da hayat kaybı oranlarında artış gözleniyor. Kolon kanseri erken evrede tespit edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir olmasına rağmen, geç teşhis durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile kolorektal kanser riski %30-50 oranında azaltabiliyor ve erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı %90&#8217;ın üzerine çıkabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, kolon kanserinin nedenleri, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>50 yaş üstü kişilerin özellikle dikkat etmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektum hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle oluşur ve genellikle poliplerin zamanla kansere dönüşmesiyle başlar. Kesin nedeni tam bilinmese de, risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, ileri yaş (özellikle 50 yaş üstü), sağlıksız beslenme, obezite, sigara ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn veya ülseratif kolit gibi) yer alır. Bu faktörler hücrelerde genetik değişikliklere yol açarak kanser gelişimini tetikleyebilir.</p>
<p><strong>Bu belirtileri görmezden gelmeyin</strong></p>
<p>Kolon kanserinin belirtileri genellikle erken evrede belirgin olmayabilir ve kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın olan belirtiler aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Dışkıda kan görülmesi</li>
<li>Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal, kabızlık veya dışkı şeklinde incelme)</li>
<li>Karın ağrısı veya kramplar</li>
<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
<li>Yorgunluk ve halsizlik </li>
</ul>
<p>Bu belirtiler fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir, çünkü erken tanı tedavi şansını artırır.</p>
<p><strong>Kolon kanserinden korunmak için bunlara dikkat edin;</strong></p>
<p>Kolorektal kanser büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Aşağıdaki maddeleri uygulayarak riskinizi önemli oranda azaltabilirsiniz:</p>
<ol>
<li><strong>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin:</strong> Meyve, sebze ve tam tahıllar açısından zengin bir diyet uygulayın. Kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini sınırlayın. Lifli gıdalar bağırsak sağlığını korur ve kanser riskini düşürür.</li>
<li><strong>Sigara ve alkolü bırakın</strong>: Sigara içmek kolorektal kanser riskini artırır. Alkol tüketimini minimuma indirin veya tamamen bırakın, çünkü bu maddeler bağırsak hücrelerine zarar verir.</li>
<li><strong>Kilonuzu kontrol altında tutun:</strong> Fazla kilolar, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, kanser riskini yükseltir. İdeal kilonuza ulaşmak için dengeli beslenme ve hareketli bir yaşamı tercih edin.</li>
<li><strong>Düzenli egzersiz yapın:</strong> Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz bağırsak hareketlerini düzenler ve kanser riskini azaltır. Her gün 30 dakika yürümek bile faydalı olabilir.</li>
<li><strong>Tarama testlerini ihmal etmeyin:</strong> 45-50 yaşından itibaren düzenli kolonoskopi yaptırın. Erken evrede polip tespiti, kanserin önlenmesini sağlar. Aile öyküsü varsa daha erken başlayın.</li>
<li><strong>Su tüketimini artırın ve kabızlıktan kaçının:</strong> Bol su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinmek bağırsak sağlığını korur. Kabızlık, uzun vadede risk yaratabilir.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771">Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da evde temizlik hizmeti başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-evde-temizlik-hizmeti-basladi-623675</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:28:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, yaş almış ve engelli bireyler için ev temizliği hizmetini yeniden hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-evde-temizlik-hizmeti-basladi-623675">Karşıyaka&#8217;da evde temizlik hizmeti başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, yaş almış ve engelli bireyler için ev temizliği hizmetini yeniden hayata geçirdi. Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM) bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, hijyen desteği profesyonel ekiplerle evlere taşınıyor. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’da dayanışmayı büyüterek, vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz” dedi.</b></p>
<p>Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM) ile sağlık ve psikososyal destek hizmetlerini evlere taşıyan Karşıyaka Belediyesi, ev temizliği uygulamasını da yeniden hizmete aldı. ESDEM bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; özellikle yalnız yaşayan, yaşlı ve engelli bireyler için evlerinde profesyonel ekiplerce hijyen desteği sağlanıyor. S.S. Karşıyakalı Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi iş birliğiyle hizmetin tekrar devreye alınmasıyla birlikte, kısa sürede yaklaşık 50 haneye temizlik desteği verildi.</p>
<p><b>GÜNDE İKİ HANE!</b></p>
<p>Günde iki evin temizlendiği program dahilinde, bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların yaşam alanları daha sağlıklı hale getiriliyor. Destekten yararlanmak isteyen vatandaşların talepleri, ESDEM tarafından titizlikle kayıt altına alınıyor. Hizmetten faydalanmak isteyenler için başvurular; 366 21 89 ve 369 27 30 numaralı telefonlar, Karşıyaka Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi veya mahalle muhtarları aracılığıyla alınıyor. Başvurunun ardından uzman ekiplerce gerçekleştirilen yerinde ön kontrollerle vatandaşların durumları değerlendiriliyor. Yapılan sosyal inceleme sonucunda ihtiyaç hali tespit edilen tüm vatandaşlara ücretsiz temizlik hizmeti sunuluyor. Talep halinde önümüzdeki günlerde kuaförlük hizmetinin de verilmesi planlanıyor.</p>
<p><b>“DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Evde temizlik hizmetimizi, özellikle yalnız yaşayan, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla yeniden başlattık. ESDEM ekiplerimizle ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yaşam alanlarını daha sağlıklı ve hijyenik hale getiriyoruz. Vatandaşlarımızın yanında olmaya, Karşıyaka’da dayanışma ruhunu büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-evde-temizlik-hizmeti-basladi-623675">Karşıyaka&#8217;da evde temizlik hizmeti başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB&#8217;den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibbden-yasli-bakiminda-butuncul-yaklasim-konferansi-623669</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:18:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bakımında]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül]]></category>
		<category><![CDATA[Bütüncül Yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623669</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, 18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında “Evde Sağlık Hizmetlerinde Yaş Almış Bireylerin Bakımında Bütüncül Yaklaşım ve Farkındalık Konferansı” düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-yasli-bakiminda-butuncul-yaklasim-konferansi-623669">İBB&#8217;den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, 18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında “Evde Sağlık Hizmetlerinde Yaş Almış Bireylerin Bakımında Bütüncül Yaklaşım ve Farkındalık Konferansı” düzenledi. Sağlık profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden yaklaşık 500 kişinin katıldığı konferansta, yaşlı bireylerin fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.</strong></p>
<p><strong>İBB’nin bugüne kadar pansumandan psikolojik desteğe, fizyoterapiden hasta nakline kadar geniş yelpazede sunduğu evde sağlık hizmeti sayısı ise 1 milyon 302 bin 646’ya ulaştı.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürlüğü, 18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla “Evde Sağlık Hizmetlerinde Yaş Almış Bireylerin Bakımında Bütüncül Yaklaşım ve Farkındalık Konferansı”nı düzenledi. Yaklaşık 500 sağlık profesyoneli, hasta ve yaşlı bakım çalışanı ile sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı konferansta, yaşlı bireylerin yalnızca tıbbi bir vaka olarak değil; fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ruhsal boyutlarıyla bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiği vurgulandı.</p>
<p><strong>DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖNDER YÜKSEL ERYİĞİT : “YEREL YÖNETİMLERDE BİR İLK”</strong></p>
<p>Konferansın açılışında konuşan İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, sağlık hizmetlerinde bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti. Evde sağlık hizmetlerinin özellikle yaşlı, kronik hastalar ve hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler için kritik olduğunu belirten Eryiğit, “Bugün burada, sağlık profesyonellerinin, kamuoyunun, hasta yakınlarının ve tüm ilgili paydaşların bu konudaki düşüncelerini, deneyimlerini ve önerilerini paylaşmalarını hedefliyoruz; çünkü İstanbul’umuzda yaşayan evde bakım hizmeti alan tüm hastalarımızın hızla sağlıklarına kavuşmaları için canla başla çalışmaktayız. Bütüncül yaklaşım da hastaların iyileşme süreçlerinde olumlu bir etki yaratır, tedaviyi hızlandırır. Evde sağlık hizmetlerinde, hastalarımızın yalnızca bedenlerine değil, ruhsal hallerine, sosyal çevrelerine ve yaşam kalitelerine de odaklanmalıyız. Bu sebeple bütüncül yaklaşıma önem veriyor ve yerel yönetimlerde bir ilk olarak bu konferansı gerçekleştiriyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>PROF. DR. DOĞAÇ NİYAZİ ÖZÜÇELİK: HASTANELERDEKİ YOĞUNLUK ÖNLENEBİLİR</strong></p>
<p>Konferansın ilk oturumunda Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik, “Yaş Almış Bireylerde Karşılaşılan Acil Durumlar” başlıklı bir sunum yaptı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelikli olması gerektiğini vurgulayan Özüçelik, doğru planlanmış evde bakım ve aile hekimliği sayesinde hastane acilleri, poliklinikler ve yoğun bakımlardaki yoğunluğun önlenebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>PROF. DR. TANER ARTAN: “DÜNYADA İKİ ÜLKEDE YALNIZLIK BAKANLIĞI VAR”</strong></p>
<p>İkinci oturumda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’dan Prof. Dr. Taner Artan, “Yaş Almış Bireylerde Psikososyal Yaklaşım” konusunu ele aldı. “Yaşlanmak sorun değil, aktif yaşlanmayı becerememek sorundur” diyen Artan, İngiltere ve Japonya’da Yalnızlık Bakanlığı kurulduğunu hatırlattı. Evde sağlık hizmetlerinde güven kurmanın, özerkliğe saygı göstermenin ve bireyle birlikte karar almanın önemini vurguladı.</p>
<p><strong>1 MİLYON 302 BİN 646 KEZ EVDE SAĞLIK HİZMETİ</strong></p>
<p>İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürlüğü, yara bakımı, pansuman, psikolojik destek, fizyoterapi, doktor değerlendirmesi, diyetisyen hizmeti, hasta nakli ve hane temizliği gibi geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Bugüne kadar 65 yaş üstü 99 bin 429 evde bakım hastasına toplam 1 milyon 302 bin 646 kez hizmet ulaştırıldı.</p>
<p><strong>KONUŞMACILARA TEŞEKKÜR BELGESİ</strong></p>
<p>Konferansın sonunda İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Hakan Yılmaztürk, Prof. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik ve Prof. Dr. Taner Artan’a katkılarından dolayı plaket takdim etti. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-yasli-bakiminda-butuncul-yaklasim-konferansi-623669">İBB&#8217;den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:52:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[hracatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatçı]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Üretim]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. </p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. </p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. </p>
<p><strong>Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat</strong></p>
<p>“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı</strong></p>
<p>Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençler tarıma kazandırılıyor</strong></p>
<p>EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu.</p>
<p>Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi.</p>
<p>Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.</p>
<p>Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük Saygınlar kapılarını araladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-sayginlar-kapilarini-araladi-623603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araladı]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[kapılarını]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[saygınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü’nün ikinci şubesi Gölcük’te kapılarını araladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-sayginlar-kapilarini-araladi-623603">Gölcük Saygınlar kapılarını araladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Saygınlar Kulübü’nün ikinci şubesi Gölcük’te kapılarını araladı. Resmi açılışı henüz yapılmayan kulüp, “Yaşlılara Saygı Haftası” kapsamında düzenlenen tanıtım etkinlikleriyle Gölcüklü vatandaşlarla buluştu.</p>
<p><b>TANITIM PROGRAMLARIYLA KAPILARINI ARALADI</b></p>
<p>İhsaniye Mahallesi’nde konumlanan ve 65 yaş üstündeki bireylerin sosyal hayata aktif katılımını desteklemeyi amaçlayan kulüp, hafta boyunca çeşitli tanıtım programlarına ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda hem kulübün işleyişi hem de ilerleyen süreçte gerçekleştirilecek faaliyetler hakkında katılımcılara bilgi veriliyor.</p>
<p><b>KUŞAKLAR ARASI ANLAMLI BULUŞMA</b></p>
<p>Yaşlılara Saygı Haftası’nın son gününde düzenlenen etkinlikte, kuşaklar arası etkileşimi güçlendirmek amacıyla özel bir program gerçekleştirildi. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencileri ile Gölcük’ün büyükleri bir araya geldi. Öğrenciler, hazırladıkları el emeği hediyelerle büyüklerin gönlünü kazanırken, etkinlikte samimi ve duygu dolu anlar yaşandı. Gölcük’te açılışa hazırlanan Saygınlar Kulübü’nün hafta boyunca kurum, kuruluş ve dernekleri ağırlamayı sürdürmesi planlanıyor.<b> </b></p>
<p><b>“EMEKLİLER İÇİN SOSYAL BİR YAŞAM ALANI”</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, Saygınlar Kulübü’nün 65 yaş ve üzeri vatandaşlara yönelik çok yönlü bir yaşam alanı olarak planlandığını ifade etti. Demirhan, kulüp bünyesinde kültür-sanat, akademi, yeşil sevenler, sağlıklı yaşam, beş çayı ve torun topluluğu olmak üzere toplam altı farklı topluluğun yer aldığını belirterek, merkezde sunulacak hizmetlerin zamanla daha kapsamlı şekilde deneyimleneceğini dile getirdi.</p>
<p><b>GENİŞ DONANIMIYLA DİKKAT ÇEKİYOR</b></p>
<p>Modern ve erişilebilir yapısıyla öne çıkan tesis; çok amaçlı salonlar, eğitim alanları, dinlenme bölümleri ve açık alanlarıyla dikkat çekiyor. Günün büyük bölümünde hizmet vermesi planlanan kulüp, ileri yaştaki bireylerin güvenli ve konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği şekilde tasarlandı.</p>
<p><b>SOSYAL, KÜLTÜREL VE EĞİTİM FAALİYETLERİ</b></p>
<p>Kulüp bünyesinde spor aktivitelerinden kültürel gezilere, eğitim programlarından sanatsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede faaliyetler düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca sağlıklı yaşam, teknoloji kullanımı ve sosyal iletişim konularında da çeşitli eğitimler verilecek.</p>
<p><b>HEDEF, AKTİF VE ÜRETKEN BİR YAŞAM</b></p>
<p>Saygınlar Kulübü ile 65 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayattan kopmadan aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürmeleri hedefleniyor. Gölcük’te hayata geçirilen bu yeni merkezin, ilçedeki ihtiyaca cevap vermesi bekleniyor. Ulaşım açısından da kolaylık sağlayan merkeze; İzmit yönünden gelecek vatandaşlar 710 ve 710S hatlarını, Gölcük merkezden gelecekler ise 715, 716, 717 ve 718 numaralı otobüs hatlarını kullanarak ulaşım sağlayabilecek.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-sayginlar-kapilarini-araladi-623603">Gölcük Saygınlar kapılarını araladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi&#8217;nden Çocuklara Satranç Eğitimi Fırsatı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-cocuklara-satranc-egitimi-firsati-623561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatı]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[satranç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Gönüllü Eğitim Merkezi, çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla “Temel Seviye Satranç Kursu” düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-cocuklara-satranc-egitimi-firsati-623561">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden Çocuklara Satranç Eğitimi Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Gönüllü Eğitim Merkezi, çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla “Temel Seviye Satranç Kursu” düzenliyor.<br />6-8 yaş ve 9-11 yaş gruplarına yönelik olarak planlanan kurs, çocukların stratejik düşünme, dikkat ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.<br />Kurs başvuruları 28 Mart 2026 tarihinde (bugün) alınacak olup, eğitimler 4 Nisan 2026 Cumartesi günü başlayacak. 2 ay sürecek olan kurs programı, her hafta Cumartesi günleri gerçekleştirilecek. <br />Eğitim saatleri ise yaş gruplarına göre şu şekilde belirlendi:<br />-6-8 yaş grubu: 13.00 – 15.00<br />-9-11 yaş grubu: 15.00 – 17.00<br />Nevşehir Belediyesi yetkilileri, satranç eğitimiyle çocukların hem eğleneceğini hem de zihinsel gelişimlerine önemli katkı sağlayacaklarını belirterek, tüm velileri çocuklarını bu faydalı programa dahil etmeye davet etti.<br />Kontenjanlarla sınırlı kurslara katılmak isteyen vatandaşlar www.nevsehir.bel.tr adresindeki hızlı menü içerisinde bulunan kayıt sekmesinden online olarak kayıtlarını yaptırabilecek. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-cocuklara-satranc-egitimi-firsati-623561">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden Çocuklara Satranç Eğitimi Fırsatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin müzisyenleri hünerlerini sergileyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-muzisyenleri-hunerlerini-sergileyecek-623534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[hünerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[müzisyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergileyecek]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında ses yarışması düzenleyecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-muzisyenleri-hunerlerini-sergileyecek-623534">Geleceğin müzisyenleri hünerlerini sergileyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında ses yarışması düzenleyecek. Kültür Sanat ve Konservatuvar Şube Müdürlüğü koordinasyonundaki yarışma İl Milli Eğitim Müdürlüğü paydaşlığında gerçekleştirilecek. Yarışmaya Kocaeli’de eğitim gören 7-14 yaş arasındaki öğrenciler katılabilecek.</p>
<p><b>7-14 YAŞ ARASINDAKİ ÖĞRENCİLER KATILACAK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından birbirinden renkli programlarla hazırlanan “23 Nisan Çocuk Şenliği”, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın büyük bir coşkuyla yaşanmasını sağlayacak. Bu kapsamda Büyükşehir, 23 Nisan etkinlikleri kapsamında ses yarışması düzenleyecek. 7-14 yaş arasındaki öğrencilerin katılacağı yarışma, çocukların sanatsal ifade becerilerini desteklerken, müzik yoluyla özgüven kazanmalarına katkı sunacak. 23 Nisan Çocuk ve Sanat Festivali kapsamındaki organizasyon; çocukların sanatsal ifade becerilerini destekleme, müzik yoluyla özgüven kazanmalarını sağlama ve erken yaşta sanat bilinci oluşturma amacıyla planlandı.</p>
<p><b>ÜÇ KATEGORİDE DÜZENLENECEK</b></p>
<p>Müzik yarışması “En iyi Solo Performans”, “En İyi Okul Korosu” ve “En İyi Aile Performansı” kategorisinde düzenlenecek. Ödül sistemi ise her kategoride birincilik, ikincilik ve üçüncülük olarak belirlendi.</p>
<p><b>BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI</b></p>
<p>Öte yandan 23 Nisan coşkusuna renk katacak organizasyon için başvuru süreci başladı. Katılımcılar, yarışma afişi üzerindeki kare kodu tıklayarak yarışmaya başvurularını yapabilecek. Başvuruların alınmasının ardından ön değerlendirme aşaması başlayacak. Adaylar,  katılacakları kategori çerçevesinde bir video çekerek, yine afiş üzerindeki kare kodu tıklayarak buradaki adrese gönderecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-muzisyenleri-hunerlerini-sergileyecek-623534">Geleceğin müzisyenleri hünerlerini sergileyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;tan İleri Yaş&#8217;a sağlıklı mola: Yoga kursuyla zinde kalıyorlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konaktan-ileri-yasa-saglikli-mola-yoga-kursuyla-zinde-kaliyorlar-623531</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mola]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623531</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı Yoga Kursu, merkezin 60 yaş üstü üyeleri için yarattığı sakin, dingin ve huzurlu ortamla, günlük hayatın stresine küçük bir mola sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaktan-ileri-yasa-saglikli-mola-yoga-kursuyla-zinde-kaliyorlar-623531">Konak&#8217;tan İleri Yaş&#8217;a sağlıklı mola: Yoga kursuyla zinde kalıyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı Yoga Kursu, merkezin 60 yaş üstü üyeleri için yarattığı sakin, dingin ve huzurlu ortamla, günlük hayatın stresine küçük bir mola sağlıyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya-Zişan-Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde düzenlenen Yoga Kursu, 60 yaş üstü Konaklılara hem öz farkındalık kazandırıyor hem de sağlıklı bir beden ve zihin dengesi kurmalarına olanak tanıyor. Belediyenin iş birliği protokolü bulunan Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) gönüllüsü Yoga ve Nefes Eğitmeni Süheyla Polat’ın sınıfında bir araya gelen İleri Yaş üyeleri, yoga ve nefes teknikleri öğreniyor, meditasyonla dinleniyor. Pazartesi ve Çarşamba günleri gerçekleştirilen ders kapsamında üyeler, önce doğru şekilde nefes almayı öğrenerek nefesini düzenliyor. Yaşlarına uygun yoga hareketleri yaparak devam eden ders, hep birlikte yapılan meditasyonla sona eriyor.</p>
<p><b>“Bizim yaş grubumuz için çok ideal”</b></p>
<p>Hayatında ilk kez yoga yapan İleri Yaş Sağlıklı yaşam Merkezi üyesi Ayşe Sarıdemir, yogayı çok sevdiğini dile getirerek, “Bizim yaş grubumuz için çok ideal, harika bir yer. Belediyemize bize bu etkinlikleri sağladığı için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>“Ben nefes almayı bilmiyormuşum”</b></p>
<p>Merkezin sevilen üyelerinden Zekiye Köse ise 75 yaşında nefes almayı yeniden öğrendiğine dikkat çekti ve “Ben burada ağrılarımı, stresimi, her şeyimi unutuyorum. Hele bu spor benim ağrılarımı giderdi. Ben nefes almayı bilmiyormuşum. 75 yaşından sonra yeni şeyler öğreniyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Çok severek geliyorum”</b></p>
<p>Güler Adabaş Erinmez de, “Emekli olduktan sonra buradaki kurslara katılmaya başladım. Hem semtimizde olması, hem yaş grubumuza hitap etmesi hem de hem de çok çeşitli alanlarda kurslar olması bizim için çok büyük avantaj. Çok severek geliyorum” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaktan-ileri-yasa-saglikli-mola-yoga-kursuyla-zinde-kaliyorlar-623531">Konak&#8217;tan İleri Yaş&#8217;a sağlıklı mola: Yoga kursuyla zinde kalıyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7-10 Yaş Grubu Çocuklara Özel Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/7-10-yas-grubu-cocuklara-ozel-odev-takip-ve-gelistirme-atolyesi-623366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, 7-10 yaş grubu çocukların okul başarısını desteklemek ve öğrenme alışkanlıklarını güçlendirmek amacıyla Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-10-yas-grubu-cocuklara-ozel-odev-takip-ve-gelistirme-atolyesi-623366">7-10 Yaş Grubu Çocuklara Özel Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Nevşehir Belediyesi, 7-10 yaş grubu çocukların okul başarısını desteklemek ve öğrenme alışkanlıklarını güçlendirmek amacıyla Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi düzenliyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atölye, çocukların ödevlerini düzenli bir şekilde takip etmelerini sağlarken, öğrenme süreçlerini eğlenceli ve etkili hâle getirecek yöntemlerle geliştirilmelerine katkıda bulunacak. Katılımcılar, hem bireysel hem de grup çalışmalarıyla sorumluluk, planlama ve problem çözme becerilerini geliştirme fırsatı bulacak. Kontenjanlarla sınırlı olan atölye çalışmaları Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Hizmet Binası, Paşa Konağı yanında bulunan Çocuk Aktivite Merkezi’nde düzenlenecek. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kayıtlar 0384 212 40 25 üzerinden ve www.nevsehir.bel.tr web adresi üzerinden yapılacak. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-10-yas-grubu-cocuklara-ozel-odev-takip-ve-gelistirme-atolyesi-623366">7-10 Yaş Grubu Çocuklara Özel Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Görkem Duman&#8217;dan 3. Yaş Üniversitesi müjdesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-gorkem-dumandan-3-yas-universitesi-mujdesi-623360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[Geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[görkem]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[müjdesi]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca’da yaş almış bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla önemli bir adım atıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-gorkem-dumandan-3-yas-universitesi-mujdesi-623360">Başkan Görkem Duman&#8217;dan 3. Yaş Üniversitesi müjdesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Buca’da yaş almış bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla önemli bir adım atıldı. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, hazırlıkları süren 3. Yaş Üniversitesi’nin müjdesini vererek, projenin Ege Geriatri Derneği iş birliği ile ekim ayında hayata geçirileceğini açıkladı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tecrübe ile dinamizmi bir araya getirecek 3. Yaş Üniversitesi için çalışmaların başladığını ve projenin ekim ayında hizmete geçeceğini bildiren Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Buca’da her yaş grubundan vatandaşımızın yaşam kalitesini artırmak temel önceliğimiz. Değerli büyüklerimizin sadece &#8216;yaş alan&#8217; değil, sosyal hayatın içinde aktif birer birey olarak &#8216;yaşayan&#8217; kişiler olmasını istiyoruz. Bu amaçla hayata geçireceğimiz 3. Yaş Üniversitesi ile tecrübeyi bilimle, sanatı ise dinamizmle buluşturacağız. Ekim ayında ders zilini çalarak, büyüklerimize hak ettikleri akademik ve sosyal ortamı sunacağız” dedi.</span></span></span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Buca Belediyesi tarafından kurulacak olan 3. Yaş Üniversitesi, yaşlı yetişkinlere hem kendi ihtiyaçlarıyla ilgili bilimsel bilgiler sağlayacak hem de yeni beceriler kazandıracak. Müfredatta; geriatri, hukuk ve psikoloji gibi teorik derslerin yanı sıra tango, yoga, koro ve fotoğrafçılık gibi uygulamalı atölyeler yer alacak. Eğitimler, tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak uzman akademisyenler tarafından verilecek.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>PROJE PANELDE KONUŞULDU</span></span></span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Öte yandan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın duyurduğu proje Buca Belediyesi’nin “Köşe Bucak Sağlık” vizyonu kapsamında düzenlediği “Aktif ve Sağlıklı Yaşlanmak” panelinde konuşuldu. Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle Buca Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen panelde, alanında uzman isimler sağlıklı yaş almanın şifrelerini paylaştı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Moderatörlüğünü Sevnaz Şahin’in üstlendiği panelde; Özge Küçükerdönmez “Sağlıklı Yaş Alma ve Beslenme”, Nursen İlçin “Sağlıklı Yaş Almak İçin Fiziksel Aktivite ve Egzersiz”, Mevlüt Ülgen ise “Yaş Dostu Toplum ve Kent” başlıklarında bilgiler verdi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Panelin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Sevnaz Şahin, Ege Geriatri Derneği’nin Buca Belediyesi ile 3. Yaş Üniversitesi ekim ayında hayata geçirileceğini açıkladı. Şahin, 3. Yaş Üniversitesi’nde aktif ve güçlü ömür kavramını hayata geçirdiklerini ifade ederek, “60 yaş ve üzeri bireylerin kampüse gelerek hem teorik dersler almasını hem de pratik uygulamalarla, yemek pişirmeden kazak örmeye kadar hayatın her alanında aktif kalmalarını sağlıyoruz. Bu sadece bir eğitim süreci değil, aynı zamanda bir sosyalleşme süreci. Yalnızlık ve izolasyon, yaşlılıkta en büyük risklerden biridir. Burada kurulan dostluklar, birlikte içilen bir çay bile aslında bilişsel sağlığı korumada en az egzersiz kadar etkilidir. Katılımcılarımızdan gelen geri bildirimler de bunu kanıtlıyor. ‘Yeniden doğmuş gibi hissettim’ diyen de var, ‘Hayatımın amacını tekrar buldum’ diyen de. Dolayısıyla bu tür projelerin yaygınlaşması, toplumun her kesimine ulaşması bizim için çok kıymetli. Bu anlamda Buca Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yaşlı bireylerin topluma yük değil, birer değer olduğunu vurgulayan Ege Geriatri Derneği Başkanı Mevlüt Ülgen de, 3. Yaş Üniversitesi modeline değinerek, “Yaşlı bireylerin deneyimini ve birikimini topluma yansıtmamız gerekiyor. Hak temelli bir sistemle, yaşlıların sosyal katılımını destekleyen projelerle izolasyonu kırmalıyız. 3. Yaş Üniversitesi bu anlamda bir okuldan fazlasıdır” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN BESLENME VE HAREKET</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Özge Küçükerdönmez, dünyadaki “Mavi Bölgelerden” (Blue Zones) örnekler vererek; sebze, meyve, tam tahıl ve kurubaklagil ağırlıklı beslenmenin 100 yaşını aşan sağlıklı bireylerin ortak noktası olduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Nursen İlçin ise genetik mirasın etkisinin sadece yüzde 20–30 civarında olduğunu, geri kalan kısmın yaşam tarzıyla şekillendiğini söyleyerek, “Sadece sağlıklı değil, ‘güçlü ve aktif’ bir ömür istiyoruz. Torunumuzla vakit geçirmek, bahçeyle uğraşmak, yürüyebilmek için fiziksel aktivite seviyemizi yüksek tutmalıyız. Yaşam tarzı ve egzersiz bu sürecin yüzde 50’sini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-gorkem-dumandan-3-yas-universitesi-mujdesi-623360">Başkan Görkem Duman&#8217;dan 3. Yaş Üniversitesi müjdesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:49:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[turizminde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357">Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. İzmir’in sağlık turizminde küresel bir cazibe merkezi olabilmesi için güven, kalite ve koordinasyonun şart olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Kentimizi dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak hale getirmek için tüm paydaşlarla birlikte hareket etmeliyiz Görev sürem boyunca İzmir’in tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” dedi.</p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ile İzmir Ticaret Odası iş birliğinde düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Ticaret Odası’nda sağlık sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda İzmir’in sağlık alanındaki mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’de hem genel turizmin hem de sağlık turizminin gelişimi açısından güvenlik ve denetimin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu alandaki çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Tugay, özellikle yaşlı nüfusa yönelik üçüncü yaş turizmi açısından İzmir ve Ege Bölgesi’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Tugay, İzmir’in dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçileri ağırlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini ifade ederek, bu hedef doğrultusunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>“Sektör kan kaybediyor”</strong></p>
<p>30 yıl hekimlik yaptıktan sonra belediye başkanlığı görevini üstlendiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, 2000’li yılların başından itibaren sağlık turizminin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin hekim kalitesinin yüksek olduğunu ancak bu niteliğin giderek zayıfladığını vurgulayan Tugay, tıp fakültelerindeki eğitim kalitesinin düşmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin güvenli bir ülke olarak algılanmamasının turizmi olumsuz etkilediğini belirten Başkan Tugay, 2025’te sağlık turizmindeki düşüşün genel turizmle paralel ilerlediğini kaydetti. Tugay, artan maliyetler nedeniyle Türkiye’nin rekabette pahalı bir ülke konumuna geldiğini ve sektörün kan kaybettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Güveni sağlamak zorundayız”</strong><br />Turizm tesisleri ve yatırımcılarına daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Gerçekten güvenli miyiz sorusunu kendimize objektif biçimde sormamız gerekiyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Artan şiddet olayları, mafyalaşma ve başta yeme-içme sektörü olmak üzere hizmet alanlarında denetimlerin yetersizliği, Türkiye’nin güven algısını zedeliyor. Yaşanan olumsuzluklar da yurt dışında abartılarak aktarılıyor. Sağlık turizminden söz ediyorsak, merdiven altı faaliyetlere kesinlikle izin vermemeliyiz. Özellikle kozmetik işlemler ve cerrahi alanında şarlatanlığa izin vermemek ve güveni sağlamak zorundayız. İnsanların en çok önemsediği unsur güvenlik. Güven duymadıkları yerlere gitmiyorlar. Rekabet ortamında makul fiyatların sunulması, denetimlerin sağlanması ve doğru teşviklerin verilmesi gerekiyor. Ayrıca İzmir’in tanıtımı konusunda önemli eksiklerimiz var. Bu nedenle herkesin kentin tanıtımına daha fazla özen göstermesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>3. yaş turizmi vurgusu</strong></p>
<p>İzmir’de uzun yıllar sağlık turizminin termal turizmle öne çıktığını, sonraki süreçte ise estetik ve kozmetik işlemlerin ağırlık kazandığını belirten Başkan Tugay, Türkiye’nin bu alanda bir dönem güçlü bir konumda olduğunu ifade etti. Sağlık turizminin bugün büyük ölçüde termal ve kozmetik işlemlerle sınırlı algılandığını söyleyen Tugay, asıl önemli potansiyelin üçüncü yaş turizminde olduğunu vurguladı. Avrupa’daki yaşlı nüfusun doğru tesisler ve iyi planlanmış hizmet modelleriyle ağırlanması halinde büyük bir fırsat doğacağını belirten Tugay, Türkiye’nin iklimi, doğası ve kültürel zenginliğiyle bu alanda avantajlı olduğunu dile getirdi. Ancak güven eksikliği ve yeterli altyapının bulunmaması nedeniyle bu potansiyelin değerlendirilemediğini ifade eden Tugay, özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için üçüncü yaş turizminin büyük bir fırsat sunduğunu, bu alanda tesis yatırımları ve güçlü bir organizasyon modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“Mutlaka ortaklaşarak çalışmalıyız”</strong><br />Brezilya ile 5,5 milyar dolarlık ticaret hacmine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, “Biz onlara 1 milyarlık dolarlık ürün ve hizmet satarken, onlardan 4,5 milyar dolar ürün ve hizmet alıyoruz. Güney Amerika için önemli bir inanç merkezi olan Meryem Ana’yı tanıtamıyoruz. Kentin tanıtımı için kolektif bir çaba gerekiyor. İzmir’in dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak biçimde hazırlanmamız gerekiyor. Tüm paydaşların bir arada olduğu ortak çalışma ortamlarına ihtiyaç  var. Görev sürem boyunca kentin tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Önemli bir fırsat penceresi”</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacının, hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendirdiğini belirterek “Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını artırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz; medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi” dedi.</p>
<p><strong>“Bütüncül bir değer zinciri olarak ele almalıyız”</strong><br />İzmir’in yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomiyi bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, sağlık turizminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Ulaşım altyapısından konaklamaya, dijital tanıtımdan insan kaynağına kadar uzanan çok boyutlu bir ekosisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Özgener, İzmir’in güçlü kurumları ve iş birliği kültürüyle bu potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“İnciraltı sağlık turizminin lokomotifi olabilir”</strong><br />İnciraltı’nın stratejik bir dönüşümle sağlık turizmi açısından önemli bir merkez haline gelebileceğini belirten Özgener, bu alanda bir “Sağlık Turizmi Vadisi” kurulabileceğini ifade etti. Doğru planlama ile bölgenin uluslararası hastaların ağırlandığı, Ar-Ge’nin geliştirildiği ve yaşam kalitesi yüksek bir destinasyona dönüşebileceğini vurgulayan Özgener, İnciraltı’nın İzmir’i sağlık turizminde üst lige taşıyacak önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özgener, “Bugün burada hep birlikte atacağımız adımlar, İzmir’in bu alanda geleceğin öncü şehirlerinden biri olma hedefinin önünü açacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Sağlık turizminde İzmir farkı</strong></p>
<p>TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, amaçlarının sektör paydaşlarıyla buluşarak bölgelerin ihtiyaçlarını belirlemek ve kamuyla iş birliği içinde çözümler üretmek olduğunu söyledi. Sağlık turizminin küresel bir sektör haline geldiğini ve kalite odaklı yaklaşımın önem kazandığını vurgulayan Öztan, İzmir’in bu alanda payını yüzde 1’den yüzde 5’e çıkararak dikkat çekici bir büyüme yakaladığını ifade etti. Türkiye genelinde düşüş yaşanmasına rağmen İzmir’in yükselişini sürdürdüğünü belirten Öztan, kentin sağlık hizmetleri ile yaşam deneyimini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğunu dile getirdi. İzmir’in güçlü sağlık altyapısı, ileri tanı olanakları ve yüksek kapasiteli tedavi merkezleriyle öne çıktığını kaydeden Öztan, Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının yüzde 63’ünün İzmir’de bulunduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Oturumlar yapılacak</strong></p>
<p>Toplantı, Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri ile Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri oturumlarıyla devam edecek. Ardından çalıştay oturumları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Medikal Turizm, Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikalkampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri, İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm, Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım, Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları konuşulacak. Toplantı, çalıştay sonuçlarının değerlendirilmesi ile sona erecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi-623357">Başkan Tugay&#8217;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Şadi Özdemir&#8217;den mesai öncesi metro sürprizi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemirden-mesai-oncesi-metro-surprizi-623309</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[mesai]]></category>
		<category><![CDATA[metro]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[şadi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemirden-mesai-oncesi-metro-surprizi-623309">Başkan Şadi Özdemir&#8217;den mesai öncesi metro sürprizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı. Sabahın erken saatlerinde öğrenciler ve işe gidenlerle sohbet eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin gençlere ve kadınlara yönelik hayata geçirdiği destek projelerini anlattı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Küçük Sanayi istasyonundan BursaRay’a binerek Uludağ Üniversitesi istasyonuna kadar yolculuk yaptı. Sabahın erken saatlerinde işe, okula ve hastaneye giden vatandaşlarla birlikte yolculuk yapan Başkan Şadi Özdemir, günün ilk saatlerinde Nilüfer’in nabzını tuttu.</p>
<p>Yolculuk sırasında özellikle gençlerle yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi durağında inerek bölgede hizmet veren esnafıyla da selamlaştı ve hayırlı işler diledi.</p>
<p>Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi istasyonunda karşılaştığı vatandaşlardan Mehtap Asdemir’in ricasını kırmayarak, kanser tedavisi gören babası Selahattin Yahşi ile telefonda görüştü. Selahattin Yahşi’ye geçmiş olsun dileklerini ileten ve acil şifalar dileyen Başkan Şadi Özdemir, kendisinin de kanser hastalığı atlattığını anımsatarak, Yahşi’ye moralini yüksek tutması tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><b>“GENÇLERİ ÖNEMSİYORUZ”</b></p>
<p>Üniversite durağından tekrar BursaRay’a binerek Nilüfer istasyonuna doğru yola çıkan Başkan Şadi Özdemir, yol boyunca vatandaşlarla sohbet etti.</p>
<p>Gençlere, Nilüfer Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerden bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Eğitim hayatınızda yanınızda olmak bizim için çok değerli. Şu an Nilüfer’de ikamet eden 2 bin üniversiteli gencimize Burulaş abonman kartı desteği sağlıyoruz. Ayrıca sabahın erken saatlerinde derse yetişmeye çalışan gençlerimiz için BursaRay Uludağ Üniversitesi istasyonunda hem de Görükle’deki KYK yurdu önünde ücretsiz çorba ikramımız devam ediyor” dedi.</p>
<p><b>ANNE TAKSİ VE YENİ KREŞLER YOLDA</b></p>
<p>Vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde kadınlara yönelik projelere de değinen Başkan Şadi Özdemir, çalışan annelerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş ve gündüz bakımevlerinin sayısını artırmak için çalıştıklarını belirtti. Yakın zamanda faaliyete geçen “Anne Taksi” uygulamasına da dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Anne adaylarımızın ve bebekli annelerin hayatını kolaylaştırmak istedik. Hamile kadınları ve 0-1 yaş aralığında bebeği olan annelerimizi, devlet hastanelerindeki randevularına ‘Anne Taksi’ ile tamamen ücretsiz ve güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>“NİLÜFER’DE YAŞAMAK AYRICALIKTIR”</b></p>
<p>Renkli ve samimi anların yaşandığı yolculukta vatandaşlara Nilüfer’de yaşamaktan mutlu olup olmadıklarını soran Başkan Şadi Özdemir, kentin sahip olduğu yaşam kültürüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bizler de bu ayrıcalığı sizlere her alanda hissettirmek, dayanışmayı büyütmek ve hayatınızı kolaylaştırmak için sokakta, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemirden-mesai-oncesi-metro-surprizi-623309">Başkan Şadi Özdemir&#8217;den mesai öncesi metro sürprizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[olmasa]]></category>
		<category><![CDATA[Pap]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor. Üstelik kanser kalp damar hastalıklarından sonra dünya genelinde en sık görülen ikinci ölüm nedeni olarak öne çıkıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde bazı yaş gruplarında ise birinci sıraya yaklaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konuluyor ve yaklaşık 10 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de de her yıl yaklaşık 230–240 bin yeni kanser vakası görülüyor.  <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez,</strong> aslında kanserin risk faktörlerinin önemli bir kısmının kontrol altına alınabildiğini belirterek, “Bilimsel çalışmalar, uygun önlemler alındığında kanserlerin yaklaşık yüzde 30–40’ının önlenebileceğini göstermektedir. Kanserden korunmada en temel kurallar ise sigara kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmaktır. Bunların yanı sıra tarama tetkiklerini düzenli olarak yaptırmak da kanser riskini önemli ölçüde azaltabilmektedir” diyor. <strong> Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, </strong>kanserden korunmak için dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun</strong></p>
<p>Sigara dumanında dört binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve bunların 50’den fazlasının kansere yol açabildiği biliniyor. Bu etkisi nedeniyle sigara ve tütün ürünleri; başta akciğer kanseri olmak üzere ağız, gırtlak, pankreas, mesane ve böbrek gibi pek çok kanser türüne yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Araştırmalar, akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara ve tütün ürünlerinin sorumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, bu zararlı alışkanlığın bırakılması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenin</strong></p>
<p>Sebze, meyve, tam tahıllar ve liften zengin besinlerin tüketildiği “Akdeniz tipi” beslenme kanser riskinin azalmasında önemli bir rol oynuyor. Bu besinler içerdikleri antioksidanlar, vitaminler ve fitokimyasallar sayesinde hücrelere zarar veren serbest radikalleri azaltarak DNA hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra liften zengin besinler, bağırsakta zararlı maddelerin daha hızlı atılmalarını sağlayarak, özellikle kolorektal kanser riskini düşürüyor. Araştırmalar, liften zengin beslenmenin bazı kanser türlerinde riski yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Sağlıklı kilonuzu koruyun </strong></p>
<p>Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, kanser riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Obezite; kronik iltihap, artmış insülin ve IGF-1 hormon düzeyleri ile yağ dokusundan salgılanan östrojen gibi bazı hormonların artışı yoluyla hücre çoğalmasını tetikleyebiliyor. Bu durum bazı kanser türlerinin gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Obezitenin özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve karaciğer kanseriyle ilişkili olduğu belirtiliyor.  </p>
<p><strong>Haftada en az 150 dakika egzersiz yapın </strong></p>
<p>Düzenli egzersiz; bağışıklık sistemini güçlendirmesi, hormon dengesini düzenlemesi, bağırsak hareketlerini artırması ve kronik iltihabı azaltması sayesinde kanser riskini  düşürebiliyor. Büyük ölçekli çalışmalar; düzenli egzersizin kanser riskini yaklaşık yüzde 10 – 30 oranında azalttığını gösteriyor. Düzenli fiziksel aktivitenin özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkili olduğunu belirten<strong> </strong>Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması önemlidir”   diyor. </p>
<p><strong>Alkolden uzak durun</strong></p>
<p>Alkol vücutta asetaldehit adı verilen toksik bir maddeye dönüşerek oksidatif stres ve hormonal değişikliklere yol açabiliyor. Bu durum DNA’ya zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını kolaylaştırabiliyor. Alkol tüketimi; karaciğer, ağız, yemek borusu, meme ve kolon kanserleriyle ilişkili oluyor. Alkol tüketimi arttıkça kanser riski de yükseliyor.  </p>
<p><strong>İşlenmiş et ürünlerinden kaçının</strong></p>
<p>İşlenmiş et tüketimi özellikle kolorektal kanser riskini artırabiliyor. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş ürünler; içerdikleri nitrit ve nitratların kansere neden olabilen N-nitrozo bileşiklerine dönüşmesi sebebiyle risk oluşturuyor. Ayrıca, bu ürünler yüksek sıcaklıkta pişirildiğinde oluşan zararlı bileşikler de DNA hasarına yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Güneşin zararlı ışınlarından korunun</strong></p>
<p>Aşırı güneş ışığına maruz kalmak cilt kanserlerinin en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Güneşten korunmak ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı riski azaltabiliyor. Bu nedenle güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11:00 – 15:00 saatleri arasında mümküne dışarı çıkmayın. Mecbursanız güneş koruyucunuzu güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Enfeksiyonlara karşı aşı olun</strong></p>
<p>HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu rahim ağzı kanseri; hepatit B ve C virüsleri ise karaciğer kanseriyle ilişkili oluyor. Aşı olmak bu kanserlerin önlenmesinde etkili bir yöntem olarak yerini koruyor. </p>
<p><strong>Tarama programlarını ihmal etmeyin!</strong></p>
<p>Meme kanseri için mamografi, kolon kanseri için kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri için Pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) tarama testleri kanserin önlenmesi açısından büyük bir öneme sahip. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, hiçbir yakınmanız olmasa bile bu tarama yöntemlerini düzenli olarak yaptırmanızın yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Kolonoskopi:</strong> Kansere dönüşebilen poliplerin saptanması için 45 yaşından itibaren 5-10  yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa tarama 40 yaşında başlatılabiliyor. İltihabi bağırsak hastalığı gibi risk faktörlerinde takvim daha öne çekilebiliyor. </p>
<p><strong>Pap smear ve HPV DNA testi:</strong> 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap smear testi yaptırılması gerekiyor. 30 yaşından sonra 5 yılda bir Pap Smear ile birlikte  HPV DNA testinin yapılması, rahim ağzı kanserine neden olabilen CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) lezyonlarının erken saptanmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Mamografi:</strong> 40 yaşından itibaren yılda bir kez yapılan mamografi taramasıyla meme kanserinin öncül lezyonları tespit edilebiliyor.  </p>
<p><strong>Zararlı çevresel maddelerden kaçının</strong></p>
<p>Hava kirliliği ve bazı kimyasallar (asbest, kurşun, arsenik, pestisit ve civa) DNA hasarına ve inflamasyona neden olarak özellikle akciğer kanseri riskini artırabiliyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, diyabetle mücadele eden vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için anlamlı bir projeyi hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133">Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, diyabetle mücadele eden vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için anlamlı bir projeyi hayata geçirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla başlatılan çalışma kapsamında, Manisa’da ikamet eden ihtiyaç sahibi Tip-1 diyabet hastalarına şeker ölçüm sensörü desteği verilecek.</p>
<p>Özellikle 18 yaşını dolduran bireylerde devlet desteğinin sona ermesiyle oluşan mağduriyeti gidermeyi hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi, yüksek maliyeti nedeniyle temin edilmekte zorlanılan bu cihazları hak sahibi vatandaşlara ücretsiz ulaştıracak. Destekten yararlanmak için Manisa il sınırlarında ikamet etmek, diyabet tanısı almış olmak ve sosyal yardım kriterlerine uygunluk şartı aranacak.</p>
<p><b>Başvurular Dijital Ortamda Alınacak</b></p>
<p>18 yaş altı hastaların başvuruları devlet desteği kapsamında oldukları için kabul edilmeyecek. Proje yalnızca 18 yaş üzeri ihtiyaç sahiplerini kapsayacak. Adaylar, https://yonetisim.manisa.bel.tr/WebBasvuru/tip-1-diyabet-sensoru-talep-basvuru-formu#/ başvuru linki üzerinden form doldurarak taleplerini iletebilecek. Başvuru sırasında sağlık raporunun sisteme yüklenmesi zorunlu tutulurken, raporu eksik olan başvurular geçersiz sayılacak.</p>
<p><b>“Bu Cihazlar Lüks Değil, Hayati Bir İhtiyaçtır”</b></p>
<p>Hizmetin önemine dikkat çeken Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, vatandaşların sağlığa erişimini kolaylaştırmaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak en öncelikli görevimiz, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve halk sağlığını korumak adına her türlü imkanı seferber etmektir. Şeker ölçüm sensörleri, diyabet hastalarımız için bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. 18 yaşından sonra bu desteğin kesilmesi hemşerilerimizi hem sağlık hem de ekonomik açıdan zor bir durumda bırakıyordu. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak bu yükü devralıyor ve sensörleri ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza biz sağlıyoruz. Kimsenin imkansızlık nedeniyle sağlığından ödün vermesine izin vermeyeceğiz. Her zaman yanınızdayız.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-diyabet-hastalarina-buyuk-destek-seker-olcum-sensorleri-buyuksehirden-623133">Manisa Büyükşehir&#8217;den Diyabet Hastalarına Büyük Destek: Şeker Ölçüm Sensörleri Büyükşehir&#8217;den</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ve Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp-Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[tercihleri]]></category>
		<category><![CDATA[torun]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Tarzı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, toplumda kalp ve damar hastalıklarının yaygın şekilde görülmesinde yaşam tarzı ve tercihlerin etkili olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085">Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden birinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, toplumda kalp ve damar hastalıklarının yaygın şekilde görülmesinde yaşam tarzı ve tercihlerin etkili olduğunu söyledi.</span></span></span> Y</b><b><span><span><span>aşam alışkanlıklarının değiştirilerek kan şekeri, tansiyon ve kolesterol bozukluklarının önüne geçilmesinin etkili bir önlem olacağını belirten Torun, “Doğru ve dengeli beslenme, mümkün olduğunca fazla yüksek nabızla hareketi arttırmak, sigara ve alkolden uzak durmak olası birçok kalp ve damar hastalığının önüne geçecektir” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, 25-31 Mart Kalp Haftası kapsamında kalp sağlığının korunmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp ve damar hastalıkları, yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Günümüzde kalp ve damar hastalıklarının kanserle birlikte en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Sadece hayatı tehdit etmekle kalmayan bu hastalık grubu, aynı zamanda kişinin yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyebilen çeşitli rahatsızlıklardan meydana geliyor.  Bu rahatsızlıklar genel olarak kalp damar tıkanıklığı, boyun ve bacak damar tıkanıklıkları, kalp yetmezliği ve kapak hastalıkları ile kalp ritim bozukluklarından oluşmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kalp hastalıkları, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu hastalıkların bir kısmının önlenebilir olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Bu hastalıkların bir kısmı doğuştan olabilmekle birlikte birçoğu sonraki tercihlerimiz neticesinde oluşmaktadır. Örneğin kalp krizine baktığımız zaman buna birçok sebep etki ederken bu sebeplerin yüzde 90’ı değiştirilebilir faktörlerden kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle yüzde 90’ı bizim yanlış tercihlerimiz neticesinde oluyor. Belki genetik risklerden kaçamayız ama yaşam tarzı alışkanlıklarımızla bunların bir çoğunluğunun önüne geçmek mümkün” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her üç ölümden biri kalp damar hastalıklardan kaynaklanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarına ilişkin verilere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, şu bilgileri verdi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Ülkemizde yaş ilerledikçe sıklığı artmakla birlikte her üç ölümden biri kalp damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Yıllık olarak baktığımızda bir yetişkinin kalp krizi riski ülkemizde yüzde 0,5-1 arasında gözükmektedir. Kalp damar hastalıklarının yanına ritim bozukluklarını, kalp yetmezliklerini ve kapak hastalıklarına da eklersek ülkemizde yaklaşık 5 milyon kalp damar hastası olduğu düşünülmektedir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşam tarzı en önde gelen risk faktörleri arasında yer alıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ülkemizde kalp ve damar hastalıklarının bu denli yaygın olmasının ana sebeplerinden birinin yaşam tarzı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, “Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımız zaman Türk toplumunda kalp ve damar hastalıklarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bunun en büyük sebebi, maalesef bizim tercihlerimiz. Biz Avrupa’nın en çok sigara içen ülkesiyiz ve en obez ülkesiyiz. Bunun yanında düzenli spor alışkanlığı en düşük ülkeyiz. Hal böyle olunca kalp damar hastalıkları majör risk faktörleri arasında yer alan bu faktörler, ülkemizde daha çok kalp damar hastalıklarının görülmesinde başı çeken sebepler olarak öne çıkıyor. Bunların dolaylı etkileri olarak da hipertansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol bozuklukları meseleyi daha da olumsuz hale getiriyor. Bilimsel gerçekler bu denli ortadayken ve ülke olarak son derece olumsuz birinciliklerimiz varken kalp damar hastalığı yönünden ortalama bir Avrupa vatandaşına göre çok daha riskliyiz” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>40 yaş sonrası kardiyoloji kontrolleri yaptırılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için alınacak tedbirlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, şu tavsiyelerde bulundu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Kalp ve damar hastalıklarında değiştirilebilir ve değiştirilemez risk faktörleri vardır. Dolayısıyla her şeyden önce yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek kan şekeri, tansiyon ve kolesterol bozukluklarının önüne geçilmeye çalışılmalıdır. Diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların kontrol altında tutulması, doğru ve dengeli beslenme, mümkün olduğunca fazla yüksek nabızla hareketi arttırmak, sigara ve alkolden uzak durmak olası birçok kalp ve damar hastalığının önüne geçecektir. Bunun yanında günümüz teknolojisiyle kalp damar hastalıkları çok erken dönemde yakalanabilmektedir. 40 yaş sonrası yaptırılacak kardiyoloji kontrolleri, olumsuz bir sürprizle karşılaşmadan büyük oranda kalp hastalıklarının kontrol altına alınmasında etkili olacaktır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hatali-yasam-tarzi-tercihleri-kalp-ve-damar-sagligini-tehdit-ediyor-623085">Hatalı yaşam tarzı tercihleri, kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-saglikli-yas-almanin-ipuclari-paylasildi-623046</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşıldı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-saglikli-yas-almanin-ipuclari-paylasildi-623046">Nilüfer&#8217;de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Sağlıklı Yaş Alma’ temasıyla düzenlenen seminerde, aktif yaşlanmanın ve yaşam kalitesini korumanın yolları, Nilüfer’in olgun gençleriyle paylaşıldı.</b></p>
<p>“Sağlıklı Yaş Almanın Yolları” başlığı altında<b> </b>Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmacısı olan Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Olgun Deniz, yaşlanmanın biyolojik bir süreç olduğunu, ancak kronolojik yaştan ziyade biyolojik yaşın daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en hızlı yaşlanan 10 ülkesinden biri olduğuna dikkati çeken Deniz, “Sağlıklı yaş almada genetik yüzde 30, yaşam tarzı ise yüzde 70 etkilidir. Dolayısıyla nasıl yaşadığınız, nasıl yaşlanacağınızı belirler. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmeye önem verin. Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapın, durmayın ama düşmeyin de. Sosyal hayattan kopmayın ve sevdiklerinizle bol bol vakit geçirin. Hobiler edinerek zinde kalın. Huzurlu olun ve yeterli uyuyun” dedi.</p>
<p>Gereksiz ilaç ve takviye kullanımından kaçınmanın da ileride yaşlarda kritik önemde olduğunu anlatan Deniz, “Hedefimiz, yaşlı bireyin kimseye bağımlı olmadan fonksiyonelliğini korumasıdır ve sağlıkla geçirebileceği süreyi uzatmaktır. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluk artar ama görüş alanımız genişler” diye konuştu.</p>
<p>GERİATRİSTLER YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR</p>
<p>Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Merve Hafızoğlu ise sunumunda geriatrinin rolüne değindi. 65 yaş ve üzeri bireylerde bütüncül yaklaşımın önemini vurgulayan Hafızoğlu, ‘Yaşlılıkta bu kadar olur’ diyerek geçiştirilen unutkanlık, depresyon ve kas erimesi gibi durumların aslında tedavi edilmesi gereken birer sendrom olduğunu ifade etti. Hafızoğlu şunları söyledi: “Yaşlandım artık duymasam da olur, hayattan zevk almasam da olur’ düşüncesine karşıyız. Yaşlanmak hayat kalitesinin düşmesi demek değildir. Polikliniklerimizde ‘geriatrik sendromlar’ dediğimiz; unutkanlık (demans), depresyon, beslenme bozukluğu, kas erimesi, uyku bozuklukları ve çoklu ilaç kullanımı gibi durumları tarıyoruz. Ve bu durumlara göre reçeteler belirliyoruz. Önemli olan kişinin kendini bilmesi ve yaşadığı probleme karşı koyma isteğidir. Bizim için kronolojik yaştan ziyade ‘kırılganlık’ seviyesi önemlidir. Hedefimiz, bireyin yaşam kalitesini yükseltecek tedavi hedefleri belirlemek, onların kimseye bağımlı olmadan, kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.”</p>
<p>İlgiyle takip edilen seminerin ardından uzmanlar, katılımcıların sorularını yanıtladı. Programın sonunda Doç. Dr. Olgun Deniz ve Doç. Dr. Merve Hafızoğlu’na günün anısına hediye takdim edildi.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-saglikli-yas-almanin-ipuclari-paylasildi-623046">Nilüfer&#8217;de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 08:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşmadan]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümler arasında da üst sıralarda yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962">Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümler arasında da üst sıralarda yer alıyor. En sık 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülse de son yıllarda gençlerde de artış gösteriyor. Kalın bağırsağın iç yüzeyinde başlayan bu hastalık, genellikle “polip” adı verilen küçük oluşumlarla başlıyor ve yıllar içinde kansere dönüşebiliyor. Her iki cinsiyette de görülen ve çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyen kolon kanseri erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Doç. Dr. Remzi Beştaş, kolon kanserinde düzenli tarama testleri ve erken tanın önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kolon kanseri dünyada en sık görülen kanserlerden biri</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türü olup, kansere bağlı ölümler arasında ikinci sırada yer almaktadır. En sık görülme yaşı 50 yaş ve üzeri olsa da son yıllarda genç yaş gruplarında da görülmeye başlanmıştır. Ancak bu hastalığın önemli bir özelliği bulunmaktadır. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli tarama programlarına katılım ve toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Kolon kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler sinsi seyirli hastalıklar arasında yer alır ve erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyebilir. Hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabilir.</p>
<ol>
<li>Dışkıda kan görülmesi, </li>
<li>Uzun süre devam eden kabızlık veya ishal, </li>
<li>Tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, </li>
<li>Karın ağrısı ve şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı,</li>
<li>Sürekli yorgunluk ve halsizlik, </li>
<li>Dışkı şeklinde değişiklik ve demir eksikliğine bağlı </li>
</ol>
<p>Bu belirtilerden biri veya birkaçının görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir gastroenteroloji uzmanına başvurmak erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Bazı risk faktörleri kolon kanseri riskini artırıyor</strong></p>
<p>50 yaş ve üzeri olmak, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, fazla kırmızı et tüketimi ve liften fakir beslenme gibi sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı, obezite, sigara ve alkol kullanımı ile inflamatuvar bağırsak hastalıkları kolon kanseri riskini artırabilmektedir. Bu risk faktörlerine sahip kişilerin kolon kanseri tarama programlarına daha dikkatli şekilde katılması ve düzenli kontrollerini yaptırması önerilmektedir.</p>
<p><strong>Tarama testleri kanseri ortaya çıkmadan önleyebilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde en önemli basamak erken tanıdır. Kolonoskopi ile bağırsakta oluşabilecek poliplerin tespit edilmesi ve çıkarılması sayesinde kanser gelişimi daha ortaya çıkmadan önlenebilir. Kolon kanseri için önerilen tarama yaşı genellikle 45 olarak kabul edilmektedir. Tarama yöntemleri arasında 10 yılda bir kolonoskopi, yılda bir gaitada gizli kan testi, üç yılda bir gaita DNA testi ve beş yılda bir BT kolonoskopi yer almaktadır. Aile öyküsü bulunan veya yüksek risk grubunda yer alan kişilerde tarama daha erken yaşlarda ve daha sık aralıklarla yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kolon kanseri riskini azaltabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler oldukça etkili olabilir.</p>
<ul>
<li>Lif açısından zengin sebze ve meyve tüketmek, </li>
<li>Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini azaltmak, </li>
<li>Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloyu korumak, </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durmak </li>
<li>Düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek kolon kanseri riskini azaltmaya yardımcı olur.</li>
</ul>
<p>Dünya genelinde Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edilmektedir ve mavi kurdele ile simgelenmektedir. Bu ay boyunca hastalık hakkında farkındalık oluşturulması ve bireylerin tarama testlerine yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Çünkü kolon kanseri erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962">Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Araz]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ergene]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarda]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622851</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde ciddi komplikasyonlara ve erken ölümlere yol açtığını vurguladı.</p>
<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş KİGEM Kadın İşgücünü Geliştirme Merkezi’nde Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, Servier Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla Türkiye’de ilk defa 14 derneğin iş birliği ile hayata geçen “Türkiye 2030’da yüzde 50” projesi kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Hasta, hasta yakını, sağlık profesyonelinin katıldığı ve katılımcıların tansiyon değerlerinin ölçülmesiyle başlayan etkinliğin moderatörlüğünü tiyatro sanatçısı-yönetmen Mert Öner yaptı.</p>
<p><strong>Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz, </strong>Dünya Tedaviye Uyum Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Kronik hastalıkların uzun vadede organ ve dokularda ciddi hasarlara yol açtığını ifade eden Araz, “En sık görülen hastalıklar arasında hipertansiyon ve diyabet yer alıyor. Bu hastalıklar; kalp, damar, böbrek ve sinir sistemi gibi birçok organda hasara neden olarak uzun vadeli komplikasyonlara ve ölüm riskinde artışa yol açıyor” dedi.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de kronik hastalık oranları yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de hipertansiyonun erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 31’inde, diyabetin ise yüzde 16’sında görüldüğünü aktaran Araz, bu oranların yüksekliğine dikkat çekti. Kontrol oranlarının ise istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Araz, kronik hastalıklarda hedef değerlere ulaşma oranının yüzde 30-40 civarında olduğunu kaydetti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de tedaviye uyum oranı yüzde 36&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun hem dünyada hem de Türkiye’de yeterli düzeyde olmadığını dile getiren Araz, “Hastaların tedaviye uyum oranı dünya genelinde yüzde 30 ila 50 arasında. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık yüzde 36 seviyesinde” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Uyum artarsa ölüm ve komplikasyonlar azalıyor&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun artırılmasının önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Araz, “Tedaviye uyum sayesinde ölüm oranlarında yaklaşık yüzde 21 azalma, organ hasarı ve komplikasyonlarda ise yüzde 30 ila 50 oranında düşüş sağlamak mümkün” dedi.</p>
<p>&#8220;2030’da tedavi başarı hedefi yüzde 50&#8221;</p>
<p>2030 yılına yönelik hedeflere de değinen Araz, tedaviye uyumu artırarak tedavi başarısında artışa yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti ve “Amacımız Türkiye’de tedavi başarı oranını diyabette yüzde 36,7’den, hipertansiyonda ise yüzde 22,2’den %50’ye çıkarmak. Bu sayede hastalıkların uzun vadede oluşturduğu zararları azaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> &#8220;Metabolik hastalıklar erken ölümlerin başlıca nedeni&#8221;</p>
<p><strong>Kalp Damar Hastalıklarından Korunma ve Farkındalık Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene</strong> ise diyabet, obezite ve hipertansiyonun birbiriyle bağlantılı olduğunu belirterek, bu hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde erken ölüm riskinin ciddi şekilde arttığını söyledi.</p>
<p>Metabolik hastalıkların temelinde obezite ve glikoz kontrol bozukluğunun yer aldığını belirten Ergene, “Diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları birbiriyle ilişkili. Bu hastalıklar orta ve uzun vadede ciddi organ hasarlarına yol açarak dünyada erken ölümlerin en önemli nedenlerinden biri haline geliyor” dedi.</p>
<p>&#8220;50 yaş sonrası risk hızla artıyor&#8221;</p>
<p>ABD’de yapılan bir araştırmaya değinen Oktay Ergene, belirli yaşın üzerindeki bireylerde bu hastalıklardan en az birinin görülme oranının yüzde 90’ların üzerine çıktığını belirterek, “50 yaş sonrası 10 kişiden 9’unda bu hastalıklardan en az biri görülüyor” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de obezite ve diyabet oranı yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de obezite oranının erişkin nüfusta yüzde 36-40 seviyelerinde olduğunu, diyabetin ise yaklaşık yüzde 17 oranında görüldüğünü aktaran Ergene, bu oranların Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de yaşam süresi daha kısa&#8221;</p>
<p>Türkiye’de yaşam süresinin gelişmiş ülkelere göre daha kısa olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oktay Ergene, “Gelişmiş ülkelerde ortalama yaşam süresi 80’li yaşların üzerine çıkarken, Türkiye’de bu rakam 77 civarında. Arada 10 yıla varan farklar bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken yaşta kazanılmalı&#8221;</p>
<p>Hastalıkların önlenmesinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret eden Ergene, yaşam tarzının genç yaşlarda düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Hastalık geliştikten sonra ise ilaç tedavisinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Hipertansiyon çoğu zaman ciddiye alınmıyor&#8221;</p>
<p>Hipertansiyonun çoğu zaman hafife alındığını dile getiren Prof. Dr. Oktay Ergene, “Hipertansiyon, dünyadaki ölümlerin ve kalp hastalıklarının önemli bir kısmından sorumlu. Ancak toplumda yeterince ciddiye alınmıyor ve ilaç kullanımı ihmal ediliyor. Türkiye’de sağlık sisteminde ilaca erişim çok iyi durumda iken kronik hastalıklar için düzenli ilaç kullanım oranlarımız çok düşük.” dedi.</p>
<p>&#8220;Tuz tüketiminin azaltılması önemli&#8221;</p>
<p>Toplumsal önlemlerin önemine de değinen Ergene, tuz tüketiminin azaltılmasının hipertansiyonla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8220;70 yaşında hipertansiyon oranı yüzde 70&#8221;</p>
<p>İleri yaşlarda hipertansiyon görülme sıklığının arttığını ifade eden Ergene, “30 yaşındaki bireylerde hipertansiyon görülme oranı %30 iken, 40 yaşındaki bireylerde %40, 70 yaşındaki bireylerde ise bu oranı %70’i buluyor. Yani 10 kişiden 7’sinde hipertansiyon var” dedi. </p>
<p> &#8220;Tansiyon kontrolü hayati önem taşıyor&#8221;</p>
<p>Kan basıncının kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Ergene, “Günümüzde artık biliyoruz ki tansiyonun 130/80 mmHg’nin altına indirilmesi gerekiyor. Aksi halde kalp krizi ve inme riski ciddi şekilde artıyor. Basit bir ilaç tedavisiyle bu riskleri büyük ölçüde azaltmak mümkün” diye konuştu.</p>
<p>“Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır.”</p>
<p><strong>Tiyatro sanatçısı Mert Öner</strong> ise aynı takvimde buluşan Dünya Tedaviye Uyum Günü ve Dünya Tiyatro Günü’nün adeta hayatın dengesine vurgu yaptığını söyledi: “27 Mart’ın iki anlamı var: Dünya Tiyatro Günü ve Tedaviye Uyum Günü. Aynı günde buluşmaları, hayatın hem sahnede hem bedenimizde aynı incelikli dengeyle aktığını hatırlatıyor; bu rastlantının içinde tuhaf bir sevinç, derin bir anlam var.   Sahne, insanın doğayla yeniden aynı ritmi aradığı yerdir. Bir nefes, bir söz, bir beden…  Hepsi görünmeyen bir uyumun parçası. Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır. Hikâyeler ise unuttuklarımızı iyileştirir. Bizi birbirimize, toprağa, hayata yeniden bağlar. Çünkü dünya, ancak hikayelerimizi paylaştığımız sürece dengede kalır.” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye 2030’da yüzde 50 projesi”</p>
<p>Dünyada veriler her iki hastadan birinin tedaviye uyumsuz olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre dünyada 1.3 milyar kişi hipertansiyon, 800 milyondan fazla kişi de diyabet hastası. Her 9 kişiden biri diyabetle yaşadığının farkında değil. OECD verileri, tedaviye uyumun artmasıyla uzun dönemde ölüm oranlarının yüzde 21 azaltılabileceğini gösteriyor. Aynı araştırma, yüksek hasta uyumunun sağlık harcamaları üzerinde yıllık 125 milyar Euro katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır.  </p>
<p>Türkiye’de ise tüm erişkinlerin yüzde 31’i hipertansiyon, yüzde 16,6’si diyabet hastası. Hipertansiyon tedavisine başlayan hastaların yarısı ilk iki yılda tedavilerini yarım bırakıyor. Tedaviye uyum sağlamayan hastaların hastaneye yatışlar üzerindeki artış oranı yüzde 20’ye varıyor. Alarm veren bu tablonun değişmesine katkı sağlamak için hayata geçen Türkiye 2030’da %50 projesi 13 uzmanlık 1 hasta derneğinin katılımıyla ortaya çıkan ve hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda hastanın tedaviye uyumu ve tedavi başarısının yükselmesini hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesidir.  Servier Türkiye’nin koşulsuz desteklediği bu projenin amacı 2030 yılına kadar hipertansiyonda %22,2, diyabette yüzde 36,7 olan tedavi başarı oranını %50’ye çıkartmaktır.</p>
<p>“14 dernek ortak amaç için birleşti”</p>
<p>Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda tedaviye uyum oranlarını yükselterek hastalık kontrol başarısını 2030&#8217;a kadar en az yüzde 50&#8217;ye ulaştırmayı hedefleyen bu projede, Ateroskleroz Derneği, Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği, Dahiliye Uzmanları Derneği, İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği, Kalp Damar Hastalıklarıyla Mücadele ve Farkındalık Derneği, Kardiyovasküler Akademi Derneği, Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği, Metabolik Sendrom Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Girişimsel Kardiyoloji Vakfı, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği yer alıyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Sesler Korosu&#8217;ndan &#8216;Bahara Merhaba&#8217; konseri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-sesler-korosundan-bahara-merhaba-konseri-622806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bahara]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[koro]]></category>
		<category><![CDATA[korosu]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sesler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi Altın Yıllar Yaşam Merkezi üyelerinden oluşan Altın Sesler Korosu,  “Bahara Merhaba” konseriyle sahne aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-sesler-korosundan-bahara-merhaba-konseri-622806">Altın Sesler Korosu&#8217;ndan &#8216;Bahara Merhaba&#8217; konseri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi Altın Yıllar Yaşam Merkezi üyelerinden oluşan Altın Sesler Korosu,  “Bahara Merhaba” konseriyle sahne aldı.</p>
<p> İlçede yaşayan 50 yaş üstü vatandaşlara hizmet veren Maltepe Belediyesi Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nin üyelerinden oluşan Altın Sesler Korosu, Yaşlılara Saygı Haftası etkinlikleri kapsamında Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde sahne aldı. Koro, dinleyicileri Anadolu’nun zengin tarihini ve kültürel mirasını yansıtan türküleriyle buluşturdu.</p>
<p><b>ANADOLU VE RUMELİ TÜRKÜLERİYLE AYAKTA ALKIŞLANDILAR</b></p>
<p>Uğur Çekiç yönetimindeki koro, konsere Ağrı’nın Eleşkirt ilçesine ait “Konma Bülbül” isimli türküyü seslendirerek başladı. Saz, bağlama, keman ve vurmalı çalgılar eşliğinde sahne alan koro, Samsun Çarşamba, Erzincan Tercan, İzmir Bergama, Muğla Ula, Elazığ ve Kırıkkale türkülerinden örnekler söyledi. Farklı meslek gruplarından ilçe sakinlerini bir araya getiren koroda solist olarak sahne alan sanatçılar ise Erzincan, Malatya, Elazığ, Tokat, Bayburt, Amasya, Sivas, Gaziantep, Eskişehir, Şanlıurfa, Sakarya, Kilis, Bartın, Burdur, Azeri, Kıbrıs ve Rumeli’nin farklı temalı ve özgün türkülerinden örnekler icra etti.  Konser, halk ozanı Âşık Mahzuni Şerif’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğu özlemi ifade ederek yazıp bestelediği “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm” isimli türküyle tamamlandı. Koro, uzun bir çalışma sürecinin ardından sahne aldıkları performanslarıyla salonu dolduran dinleyicilerden tam not aldı. Koro üyeleri Maltepe Belediyesi’ne verdikleri destek için teşekkür ederek, Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut’a çiçek takdim etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-sesler-korosundan-bahara-merhaba-konseri-622806">Altın Sesler Korosu&#8217;ndan &#8216;Bahara Merhaba&#8217; konseri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p>Alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Görsev Yener’in konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, yaş alma merkezi üyelerinin yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Nöroloji ve klinik nörofizyoloji alanlarında Türkiye’nin önde gelen uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Görsev Yener, uzun yıllara dayanan klinik deneyimi ve bilimsel çalışmaları ışığında demans ve Alzheimer hastalığı hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. </p>
<p>UCLA’da davranışsal nöroloji alanında uzmanlık eğitimini tamamlayan ve Türkiye’de ilk demans polikliniklerinden birini kuran Yener, aynı zamanda Alzheimer alanında yürütülen ulusal ve uluslararası çalışmalara katkılarıyla da dikkat çekiyor.</p>
<p>Söyleşide Alzheimer hastalığının erken belirtileri, korunma yolları ve sağlıklı yaşlanmanın önemi üzerinde duran Yener, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Bilimsel bilgilerin sade ve anlaşılır bir dille aktarıldığı etkinlikte farkındalık oluşturmanın önemi vurgulandı.</p>
<p>Etkinlikte ayrıca Prof. Dr. Görsev Yener’in öğrencileri ve aynı alanda doktora çalışmaları yürüten uzmanlar da söz aldı.</p>
<p>Uzm. Psk. İlayda Kıyı Atilla, Psk. Hilal Kula, Uzm. Psk. Miray Peker, Psk. Rumeysa Emir ve Yaren Canpolat, sağlıklı yaşlanmanın psikolojik boyutuna dikkat çekerek zihinsel sağlığın korunması, sosyal yaşamın önemi ve erken farkındalık konularında bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Program kapsamında katılımcılar, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmalar çerçevesinde gerçekleştirilen nöropsikolojik hafıza testlerine davet edildi. </p>
<p>Yetkililer, bu testler sayesinde bireylerin unutkanlık düzeylerini değerlendirebileceklerini ve erken teşhis açısından önemli bilgiler edinebileceklerini belirtti.</p>
<p>Söyleşiye katılan yaş alma merkezi üyelerinden Emriye Gelişen ise etkinlikle ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:<br />“Bu tür bilgilendirici etkinlikler bizim için çok kıymetli. Hem hastalıkları daha iyi tanıyoruz hem de kendimiz için neler yapabileceğimizi öğreniyoruz. Hafıza testine katılma fikri de beni çok heyecanlandırdı.”</p>
<p>Seferihisar’da düzenlenen bu anlamlı etkinlik, hem sağlıklı yaşlanma konusunda bilinç oluşturdu hem de bilimsel çalışmalara gönüllü katılımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Büyükleri Gönüllendiren Anlamlı Buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-buyukleri-gonullendiren-anlamli-bulusma-622712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 07:53:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[barem]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllendiren]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında BAREM’de düzenlediği etkinlikle yaş almış bireylere unutulmaz anlar yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-buyukleri-gonullendiren-anlamli-bulusma-622712">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Büyükleri Gönüllendiren Anlamlı Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında BAREM’de düzenlediği etkinlikle yaş almış bireylere unutulmaz anlar yaşattı. Başkan Erkan Aydın’ın da katıldığı program hem duygusal, hem de keyifli anlara sahne oldu.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza atarak, büyüklerin gönlünü bir kez daha kazandı. Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM) bünyesinde düzenlenen özel programda, merkez üyeleri keyifli ve duygu dolu anlar yaşadı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, başkan yardımcısı Mücahit Yıldızhan da ile birlikte programa katılarak, BAREM üyelerinin mutluluğuna ortak oldu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte, yaş almış bireyler için hazırlanan birbirinden renkli aktiviteler büyük beğeni topladı. Program kapsamında, Bursa’nın tarihi durakları, kültürel mirası ve kentle özdeşleşmiş önemli isimlerin yer aldığı içerikler üzerinden çeşitli etkinlikler düzenlenirken, katılımcılar hem geçmişe yolculuk yaptı, hem de eğlenceli aktivitelerle keyifli vakit geçirdi.</p>
<p>Başkan Aydın Yakından İlgilendi</p>
<p>Etkinlik boyunca BAREM üyeleriyle yakından ilgilenen Başkan Erkan Aydın, her bir katılımcıyla tek tek sohbet ederek onların hal ve hatırını sordu. Büyüklerin ellerini öperek saygısını gösteren Başkan Aydın, onlarla birlikte hatıra fotoğrafları çektirdi. Programın ardından BAREM’de yer alan diğer salonları da ziyaret eden Başkan Aydın, burada devam eden etkinliklere katılan BAREM üyelerine de çiçek takdim ederek Yaşlılara Saygı Haftası’nı kutladı.</p>
<p>“Büyüklere Verdiğimiz Değer Kadar Toplumumuzun Gelişmişliği Ölçülür”</p>
<p>Yaş almış bireylere duyulması gereken saygının önemine işaret eden Başkan Aydın, şöyle konuştu;</p>
<p>“Burada etkinlik yapan büyüklerimizi ziyaret ettik. Hem onlarla vakit geçirdik, hem de Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladık. Kendilerinin de görüşlerini aldık. Biliyorsunuz, büyüklere verdiğimiz değer kadar toplumumuzun gelişmişliği ölçülür, biz de elimizden gelen değeri verip, iyi koşullarda vakit geçirmeleri için personelimizle birlikte çalışmaya devam ediyoruz.”</p>
<p>BAREM üyeleri de Başkan Aydın’ın ziyaretinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek, bunun yanında gerçekleştirdikleri aktiviteler ile birlikte keyif aldıklarını, eğlenceli bir vakit geçirdiklerini ifade etti.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-buyukleri-gonullendiren-anlamli-bulusma-622712">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Büyükleri Gönüllendiren Anlamlı Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Çocuklar Karar Süreçlerine Katılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-cocuklar-karar-sureclerine-katiliyor-622547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[katılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[süreçlerine]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi ve Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle hayata geçirilen Çocuk Meclisi, çocukların yerel karar süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla ilk buluşmasını 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-cocuklar-karar-sureclerine-katiliyor-622547">Çankaya&#8217;da Çocuklar Karar Süreçlerine Katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi ve Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle hayata geçirilen Çocuk Meclisi, çocukların yerel karar süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla ilk buluşmasını 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirecek.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi ve Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle hayata geçirilen Çocuk Meclisi, 28 Mart’ta ilk buluşmasını gerçekleştiriyor. 9–17 yaş arası çocuklara açık olan buluşma, çocukların kent yaşamına dair fikirlerini paylaşarak karar süreçlerine katıldığı bir sürecin başlangıcı olacak.</p>
<p>9–17 yaş arası çocukların katılımına açık olan Çocuk Meclisi, çocukların kent yaşamına dair fikirlerini ifade ettiği, birlikte düşünerek karar süreçlerine dahil olduğu bir katılım sürecinin başlangıcı olacak. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerini ifade etme ve bu görüşlerin dikkate alınmasını isteme hakkını tanıyor. Çankaya Kent Konseyi Çocuk Meclisi de bu hakkın yerel düzeyde hayata geçirilmesini amaçlayan bir katılım mekanizması olarak harekete geçti.</p>
<p>Çocuk Meclisi, çocukların görüşlerinin yalnızca dile getirildiği değil; değerlendirmeye alındığı, takip edildiği ve sonuçlarının paylaşıldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Bu yönüyle çocukların yaşadıkları kente dair söz üretmelerini ve sürecin aktif bir parçası olmalarını esas alıyor.</p>
<p>Buluşmada çocuklara meclisin işleyişi hakkında bilgi verilecek, birlikte çalışma alanları belirlenecek ve çocukların kent yaşamına ilişkin görüşleri doğrudan kayda alınacak. Aynı zamanda ebeveynler için sürecin kapsamına dair bilgilendirme yapılacak.</p>
<p>Çankaya Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda 28 Mart Cumartesi gerçekleşecek Çankaya Kent Konseyi Çocuk Meclisi ilk buluşma programı şöyle:</p>
<p><b>9–12 Yaş Grubu</b></p>
<p>Toplantı Saati: 13.00 – 14.15</p>
<p>Kayıt Başlangıcı: 12.30</p>
<p><b>13–17 Yaş Grubu</b></p>
<p>Toplantı Saati: 14.30 – 16.00</p>
<p>Kayıt Başlangıcı: 14.00</p>
<p>Katılımcı çocukların belirtilen kayıt saatinde ebeveynleri ile birlikte toplantı salonunda bulunmaları gerekiyor. Çocuk Meclisi’ne başvurular ise Çankaya Belediyesi internet sitesi https://www.cankaya.bel.tr/hizmetler/cocuk-meclisi adresinden yapılabilecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-cocuklar-karar-sureclerine-katiliyor-622547">Çankaya&#8217;da Çocuklar Karar Süreçlerine Katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barbaros Aile Çay Bahçesi Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barbaros-aile-cay-bahcesi-antalyalilarin-bulusma-noktasi-olmayi-surduruyor-622532</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalyalıların]]></category>
		<category><![CDATA[bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[barbaros]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[Çay Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Barbaros Aile Çay Bahçesi, kent merkezindeki konumu ve erişilebilir yapısıyla Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-aile-cay-bahcesi-antalyalilarin-bulusma-noktasi-olmayi-surduruyor-622532">Barbaros Aile Çay Bahçesi Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Barbaros Aile Çay Bahçesi, kent merkezindeki konumu ve erişilebilir yapısıyla Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Uzun yıllardır kent yaşamının bir parçası olan çay bahçesi, her yaştan vatandaşı aynı ortamda bir araya getiriyor.</p>
<p>Antalyalıların kent hafızasında önemli bir yer tutan, konumu ve sakin atmosferiyle farklı kuşakları bir araya getiren Barbaros Çay Bahçesi, çocuklar, gençler, yetişkinler ve yaş almış bireyler için ortak bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yenileyerek, kente kazandırdığı Barbaros Çay Bahçesi, güvenli ortamı, erişilebilirliği ve uygun fiyat politikası vatandaşların değişilmez adresi oluyor. <br />57 YILLIK DOSTLAR BARBAROS ÇAY BAHÇESİNDE BULUŞTU<br />Yıllar içinde farklı nedenlerle bir araya gelemeyen eski dostlar uzun bir aranın ardından yeniden görüşmek için Barbaros Aile Çay Bahçesi’ni tercih ediyor. 57 yıllık dostlar, aynı masada çay içip sohbet ederek geçmiş yılları andı. Lise arkadaşları ile bir araya gelen Ersev Saygan “57 yıllık arkadaşlığımızı kutlamak için hatır kahvesini burada içiyoruz” diyerek Barbaros Aile Çay Bahçesi’ni çok sevdiklerini ifade etti. Saygan “Hem ekonomik, hem temiz bir yer. Ne yediğimizi biliyoruz. Çalışan çocuklarımız da çok kibar” dedi.<br />HER YAŞTAN VATANDAŞA HİTAP EDEN SOSYAL ALAN<br />Çay bahçesini sıklıkla tercih ettiğini belirten Ümre Özbek ise “Burası nefes aldığımız bir yer. Manzarası harika. Boş bir zamanımız olduğu zaman hemen arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Burada günlerimizi yapıyoruz, çok eğlenceli zamanlar geçiriyoruz. Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederiz. Belediyenin buna benzer daha birçok yeri var. Atatürk Parkı içerisinde de bir yer var. Burası kapalı olduğu zaman oraya gidiyoruz. Biz çok memnunuz” diye konuştu.<br />MERKEZİ KONUM VE UYGUN FİYAT ÖNE ÇIKIYOR<br />Yalnız yaşadığı için gününün büyük bir bölümünü Barbaros Aile Çay Bahçesi’nde geçiren Mustafa Dindar “Halk için ideal bir yer. Denizi görmek, temiz havayı hissetmek isteyen herkesin buraya gelmesini tavsiye ederim” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Çay bahçesini ailece tercih ettiklerini belirten Neriman Ülgen ise “Burayı çok seviyorum, çok güzel. Ben her gün buradayım öğleden sonra. Fiyatlar uygun. 3 tane torunum var. Hepsini buraya getiriyorum. İyi ki var burası” sözleriyle Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.  <br />2025 YILINDA 255 BİN ZİYARET<br />Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan EKDAĞ’da Sosyal Tesisler Müdürü olarak görev yapan Mehmet Şahin, Barbaros Aile Çay Bahçesi’nin haftanın altı günü hizmet verdiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “EKDAĞ Barbaros Aile Çay Bahçesi sabah 08.30, akşam 22.00 saatleri arası hizmet veriyor. 2025 yılında bu tesimiz 255 bin vatandaşımızı ağırladı. Sabah serpme kahvaltısı, öğlen snack servisi ve akşamları da alakart servisimiz bulunuyor. Tüm halkımızı Barbaros Aile Çay Bahçesi’ne bekliyoruz” dedi. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-aile-cay-bahcesi-antalyalilarin-bulusma-noktasi-olmayi-surduruyor-622532">Barbaros Aile Çay Bahçesi Antalyalıların buluşma noktası olmayı sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:39:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[katarakt]]></category>
		<category><![CDATA[mercek]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tanımıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden olan katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ile oluşuyor ve bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma gibi belirtilerle kendini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447">Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden olan katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ile oluşuyor ve bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Genellikle 50 yaşından sonra görmeye alışkın olduğumuz katarakt, artık gençlerin de görme kalitesini tehdit ediyor. </p>
<p>Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin erken yaşta kataraktın en önemli nedeninin genetik miras olduğunu belirtiyor: “Eğer kişinin aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarında katarakt gelişimi varsa, bu durum bireyin mercek yapısının çok daha erken yaşlarda bozulmasına zemin hazırlıyor.”</p>
<p>Genetik kadar modern dünyanın beraberinde getirdiği kronik sağlık sorunlarının da kataraktı yine erken yaşlarda tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Elgin, “Kontrolsüz seyreden diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı katarakt sürecini hızla öne çekiyor” diyor.</p>
<p><strong>Çocukluktaki göz kazaları kataraktı tetikliyor</strong></p>
<p>Erken kataraktta bir diğer sebep ise göz travmaları. Prof. Dr. Elgin, küçük yaşlarda yaşanan spor yaralanmaları veya kazalar sonucunda göze alınan sert darbelerin etkisinin yıllar sonra katarakt olarak ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Ayrıca ultraviyole ışınlarının etkisi ve sigara kullanımı genç yaştaki kataraktın &#8220;gizli suçluları” arasında yer aldığını söylüyor.</p>
<p><strong>Genç yaşta katarakt nasıl önlenir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Elgin, erken başlangıçlı katarakttan korunmak için UV ışınlarını engelleyen güneş gözlüğü takmak, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, diyabeti kontrol altında tutmak ve antioksidanlar açısından zengin bir beslenmenin faydalı olacağını söylüyor. Hem katarakt hem de diğer teşhis edilmemiş göz hastalıkları için düzenli göz muayenesinin öneminin altını çiziyor.</p>
<p><strong> Tek tedavi ameliyat</strong></p>
<p>Kataraktın ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Elgin, “Kataraktın tek tedavisi ameliyattır. Ameliyat genellikle damla anestezisi ile yapılır. Gerekli durumlarda sedasyon veya genel anestezi uygulanabilir. Hasta, ameliyattan sonra aynı gün taburcu edilebilir ve ertesi gün sosyal yaşantısına dönebilir. Kataraktın tedavisinde uzun yıllardır fakoemülsifikasyon yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemde ses dalgaları (Ultrasound) ile kataraktlı lens göz içinde parçalanıp dışarı alınır ve yerine yeni bir mercek yerleştirilir” diyor.</p>
<p><strong>Akıllı mercek seçeneği</strong></p>
<p>Son yıllarda klasik tek odaklı merceklerin yerini çok odaklı premium (akıllı) göz içi lenslerin de tedavide öne çıktığını aktaran Prof. Dr. Elgin, “Bu mercekler sayesinde hastalar hem katarakttan kurtuluyor hem de diğer kırma kusurlarının tedavi edilmesiyle net bir görüşe kavuşabiliyor” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447">Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üç kuşağı buluşturan film: &#8216;Süper 1 Takım: Varol Abi&#8217;nin Çizgi Film Makinesi&#8217; için geri sayım başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uc-kusagi-bulusturan-film-super-1-takim-varol-abinin-cizgi-film-makinesi-icin-geri-sayim-basladi-622427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 21:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturan]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgi Film]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gişe]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[varol]]></category>
		<category><![CDATA[Varol Yaşaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gişe rekorları kıran fenomen çizgi karakter Kral Şakir’in de aralarında bulunduğu ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi 22 Mayıs’ta seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uc-kusagi-bulusturan-film-super-1-takim-varol-abinin-cizgi-film-makinesi-icin-geri-sayim-basladi-622427">Üç kuşağı buluşturan film: &#8216;Süper 1 Takım: Varol Abi&#8217;nin Çizgi Film Makinesi&#8217; için geri sayım başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gişe rekorları kıran fenomen çizgi karakter Kral Şakir’in de aralarında bulunduğu ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi 22 Mayıs’ta seyirci karşısına çıkıyor. Varol Yaşaroğlu’nun usta yaratıcılığı, Grafi2000’nin yapım sürecini üstlendiği ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin önceki gün yayınlanan teaser’ı sosyal medya ve basın mecralarında büyük ilgi gördü. Süper kahramanlar Ayı Dede, Birce, Birol, Yapay Zekai, Kral Şakir ve Fil Necati’nin de yer aldığı ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin renkli dünyası, iyiler ve kötülerin yarışı izleyiciyi bu kez beyaz perdeye taşıyacak.</p>
<p><b>“Animasyonda sınır hayal gücü”</b></p>
<p>Yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay’ın oturduğu, senaryosunu Haluk Can Dizdaroğlu’nun yazdığı çizgi film ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ hem çocukların hem de yetişkinlerin kalbini kazanacak. ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yaratıcısı ünlü karikatürist- yapımcı Varol Yaşaroğlu animasyonunun her koşulda gişede tercih edilmesinin ve filmlerinin başarısını çizgi filmlerde yaş sınırının olmamasına, sınırsız bir anlatıma ve duygulara hitap eden bir tür olduğunun altını çizdi. İyi yapılmış bir çizgi filmin aynı anda üç kuşağa hitap edebiliyor olmasının büyük bir avantaj olduğunu açıklayan usta karikatürist Varol Yaşaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Çocuk, filmi izlerken macerayı görüyor, genç izlerken mizahı yakalıyor, yetişkin ise alt metni ve referansları fark ediyor. Çizgi film aynı zamanda sınırsız bir anlatım alanı sunuyor. Gerçekçi sinemada bütçe, fizik kuralları ve prodüksiyon sınırları vardır. Animasyonda ise hayal gücü sınırdır. Bu da daha büyük dünyalar, daha cesur hikâyeler ve daha unutulmaz karakterler yaratma şansı verir. Seyirci sinemaya “farklı bir deneyim” için gider. Çizgi film bu deneyimi en net veren türlerden biridir”</p>
<p><b>Çizgi Filmler Gişeyi Aşıyor, Markaya Dönüşüyor</b></p>
<p>Sevilen çizgi filmler gişeyi değil, uzun vadeli marka değerini de büyütür</p>
<p>Bugüne kadar yarattığı çizgi filmlerinin özellikle çocuklar tarafından defalarca izlenir olmasının önemine dikkat çeken Yaşaroğlu “Bu sadece gişeyi değil, uzun vadeli marka değerini de büyütür. Oyuncak, lisans, dijital platform, devam filmi… Animasyon bir film olmanın ötesinde bir evrene dönüşebilir. Dünyada ne olursa olsun, çizgi filmler genellikle iyimser bir tonla çıkar seyircinin karşısına. Aileler güvenle tercih eder. Bu güven duygusu da gişede sürdürülebilir başarıyı getirir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Yapım aşaması 3 yıl süren, 22 Mayıs 2026’da vizyona girecek ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin kısaca konusu şöyle:</p>
<p>Varol Abi (Varol Yaşaroğlu) atölyesinde icat ettiği sinema makinesiyle, çizgi film izlemeyi çok seven bir kız çocuğunun hayal dünyasını beyaz perdeye yansıtmak için çalışmalara başlar. Muhteşem bir ikili olan Varol Abi ve Gece’nin yarattığı dünyada olaylar şu şekilde gelişir: Birol adındaki küçük bir çocuk, dedesinin çiftlikte yaşayan bir arkadaşının yanına tatile gönderilir. Birol için başta her şey fazlaca normal ve sıkıcı gözükür. Doğa, tarla, çiftlik hayvanları ve internetsiz bir köy… Ancak zamanla yeni tanıştığı insanların aslında göründükleri gibi olmadıklarını anlar. Çiftlikte yaşayan Ayı Dede, Birce ve Yapay Zekai, gizli bir süper kahraman hayatı yaşayan köylülerdir. Birol’un bunu fark etmesiyle, bu gerçeği daha fazla saklayamazlar ve Birol’u da takıma almaya karar verirler. Artık Birol’un yaz tatili, hiç beklemediği gizemli bir maceraya dönüşmüştür. İkiyüzlü ve diğer kötü adamlar, İbret karakterinin önderliğinde dünyayı yok etmeye çalışacak, ‘Süper 1 Takım’ ise onları durdurmak için ellerinden geleni yapacak.</p>
<p><strong>Künye</strong></p>
<p>Yapım: Grafi2000 Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık ve Tic. A.Ş.</p>
<p>Yapımcı: Varol Yaşaroğlu</p>
<p>Yönetmen: Haluk Can Dizdaroğlu &#8211; Berk Tokay</p>
<p>Senarist: Haluk Can Dizdaroğlu</p>
<p>Dağıtımcı: CJ Entertainment</p>
<p>Türü: Animasyon</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uc-kusagi-bulusturan-film-super-1-takim-varol-abinin-cizgi-film-makinesi-icin-geri-sayim-basladi-622427">Üç kuşağı buluşturan film: &#8216;Süper 1 Takım: Varol Abi&#8217;nin Çizgi Film Makinesi&#8217; için geri sayım başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Yaşlılar Haftası Sosyal ve Sağlık Programlarıyla Geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-yaslilar-haftasi-sosyal-ve-saglik-programlariyla-geciyor-622391</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[programlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622391</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, Yaşlılar Haftası kapsamında ilçede yaşayan yaş almış büyükler için sosyal, kültürel ve sağlık odaklı etkinlikler düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-yaslilar-haftasi-sosyal-ve-saglik-programlariyla-geciyor-622391">Bayraklı&#8217;da Yaşlılar Haftası Sosyal ve Sağlık Programlarıyla Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, Yaşlılar Haftası kapsamında ilçede yaşayan yaş almış büyükler için sosyal, kültürel ve sağlık odaklı etkinlikler düzenliyor. Hafta boyunca gerçekleştirilecek programlarla yaş almış büyüklerin sosyal hayata katılımı desteklenirken, sağlık ve yaşam kalitelerini artırmaya yönelik çalışmalar da hayata geçirilecek.</p>
<p>Program kapsamında vatandaşlar ilk olarak Ata Anı Evi’ne düzenlenen ziyaretle tarih yolculuğuna çıkacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’i seyrettiği tarihi noktada gerçekleştirilecek buluşmada katılımcılar, hem geçmişe tanıklık edecek hem de sosyal bir ortamda bir araya gelecek.</p>
<p>Manavkuyu’daki Bahar Evi’nde düzenlenecek dijital okuryazarlık eğitimleriyle yaş almış büyüklerin teknolojiye uyumu desteklenirken, sağlık ekipleri tarafından tansiyon, şeker ve kolesterol ölçümleri de yapılacak. Ayrıca “İyi Oluş Buluşmaları” kapsamında gerçekleştirilecek atölyelerde, sağlıklı ve aktif yaş almanın yolları ele alınacak.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi, yalnızca bu hafta kapsamında değil yıl boyunca sürdürdüğü hizmetlerle de yaş almış büyüklerin yanında olmaya devam ediyor. Yaşlı destek hizmet hattı, refakatçi desteği, evde kişisel bakım hizmetleri, ev ziyaretleri, psikososyal destek ve medikal malzeme yardımlarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek sağlıyor.</p>
<p>Başkan Önal: “Bu kente emek vermiş yaş almış büyüklerimiz bizim en kıymetli değerlerimizdir”<br />Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Yaşlılar Haftası kapsamında yapılan etkinliklere ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bayraklı’da yıllarca bu sokaklarda emeği olan, bu kentin hafızasını oluşturan yaş almış büyüklerimiz bizim en kıymetli değerlerimizdir. Sosyal belediyecilik anlayışımız kapsamında yıl boyunca sürdürdüğümüz hizmetlerin yanı sıra Yaşlılar Haftası vesilesiyle de onların hayatına dokunan, sosyal hayata katılımlarını artıran etkinlikler düzenledik. Amacımız; yaş almış büyüklerimizin kendilerini yalnız hissetmediği, her zaman yanlarında olduğumuzu bildikleri bir Bayraklı’yı birlikte büyütmek” dedi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-yaslilar-haftasi-sosyal-ve-saglik-programlariyla-geciyor-622391">Bayraklı&#8217;da Yaşlılar Haftası Sosyal ve Sağlık Programlarıyla Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-622346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 12:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şeylerden]]></category>
		<category><![CDATA[sıradan]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sağlıklı Yaşlanma-Longevity konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-622346">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sağlıklı Yaşlanma-Longevity konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>İnsanlık tarihinde ortalama yaşam süresi giderek artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Longevity (uzun ömür) kavramının, özellikle son yıllarda öne çıkan bir konu haline geldiğini ifaden ederek, “Çünkü insanlık tarihinde ortalama yaşam süresi giderek artıyor. 100 yıl kadar önce dünya genelinde ortalama ömür 40’lı yaşlardaydı. Günümüzde ise Türkiye&#8217;de bu süre kadınlarda ortalama 78, erkeklerde ise 74-76 yaş aralığına kadar yükseldi. Küresel ölçekte de benzer bir artış söz konusu. Yaşam süresi uzadıkça, daha önce nadir görülen sağlık sorunları da artmaya başladı. Geçmişte insanlar daha erken yaşta hayatını kaybettiği için Alzheimer gibi hastalıklar fazla ortaya çıkmıyordu. Ancak bugün insanlar 70 yaş ve üzerine çıktığında Alzheimer riski belirgin şekilde artıyor. Unutkanlık daha sık görülüyor. Eğer kişi sağlıklı bir yaşam tarzı benimsememişse, ömrü uzasa da pek çok hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Oysa yapılan araştırmalar, hastalıkların yüzde 60-70’inin doğrudan yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu çok ciddi bir oran. Diyabetten depresyona kadar birçok hastalık, sağlıksız beslenme, yetersiz hareket, stresli yaşam gibi faktörlerle ortaya çıkıyor. Yani kişi doğru yaşasa, doğru beslense bu hastalıkların pek çoğu önlenebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Artık yaşam tarzı psikoterapisi adı verilen bir yaklaşım uygulanıyor</strong></p>
<p>Günümüzde yaşam tarzı eğitimlerine tüm dünyada ağırlık verilmeye başlandığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Artık yaşam tarzı psikoterapisi adı verilen bir yaklaşım uygulanıyor. Bu yöntem, hasta olmadan önce kişiye sağlıklı yaşama becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Bu, aynı zamanda pozitif psikoterapinin de bir türü. Sağlıklı yaşamı desteklemek için duygusal zeka çalışmaları da yapılıyor. Buradaki amaç, sadece uzun yaşamak değil; sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilmek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Beden farkındalığı önemli…</strong></p>
<p>Sağlıklı yaşam tarzı eğitiminde en çok önem verilen konulardan birinin beden farkındalığı olduğunu da belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendi bedenini tanıması, fark etmesi gerekir. Bir kişiye bakıyorsunuz, obez. Beden kitle indeksi 30’un üzerinde. Ama ‘Su içsem yarıyor’ diyor. Aslında farkında olmadan sürekli bir şeyler yiyor, atıştırıyor. Gerçekte ne yediğinin farkında değil. Benzer şekilde, bazı kişiler ‘Hiç uyumadım’ diyor. Aslında uyumuş ama uyku farkındalığı yok; uyuduğunun farkında değil. Beynimiz algılayan bir organ olduğu için beden farkındalığı çok önemli. Çünkü kişi bedeninin sinyallerini ne kadar iyi tanırsa, o kadar doğru kararlar verir. Farkındalık yanlışsa, alınan karar da yanlış olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zihinsel farkındalık en az bedensel farkındalık kadar önemli</strong></p>
<p>Bedeni tanımanın, güçlü ve zayıf yönlerini bilmenin çok önemli olduğunu, “Hangi gıdalar bana iyi geliyor, hangileri dokunuyor? Nasıl beslenirsem daha sağlıklı olurum? Boyum, kilom ne durumda? Uyku düzenim nasıl? Su tüketimim yeterli mi? Metabolik dengem nasıl?” sorularının yanıtlarının beden farkındalığıyla ilgili odluğunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bir de zihinsel farkındalık var. Bu da en az bedensel farkındalık kadar önemli. Zihinsel farkındalık, kişinin psikolojik durumunu, olayları nasıl algıladığını ve nasıl tepki verdiğini içerir. Bir olay yaşanıyor, bir ipucu alıyoruz ve buna alışkanlıkla, otomatik bir yanıt veriyoruz. Hoşumuza giden bir şey olduğunda hemen tepki veriyoruz. Oysa bu tepkiler, zihinsel çarpıtmalar ya da çocuklukta öğrenilmiş yanlış kalıp yargılardan kaynaklanıyor olabilir. Zihinsel yanlış kalıp yargılarımız var. Bunları düzeltmek gibi, kendimizi geliştirmek gibi bir hedefimiz yoksa çocukluğumuz öğrendiğimiz zihinsel kalıpları, kalıp yargılar aynen devam ettiriyoruz. Halbuki şartlar değişmiş, ortam değişmiş ama siz değişmemişsiniz. Hastalıklar başlıyor. Ruhsal hastalıklarda zihin farkındalığı önemli. Bedensel hastalıklarda da beden farkındalığı önemli. Bunun birinci şartı kişinin kendini tanıması. Kendini iç iç keşif yolculuğu. Hem bedensel farkındalık açısından hem zihinsel farkındalık açısından kendini tanımak ilk adım. Buna öz bilinç deniyor. Kendinin farkına varmak. Bunu fark ettikten sonra öz yönetim başlıyor. Güçlü zayıf yönlerini yönetmek başlıyor.”</p>
<p><strong>Yalnızlık bazen seçilmiş bir durum olabilir</strong></p>
<p>İnsanın diğer canlılardan farklı olarak ilişkisel bir varlık olduğunu, sosyal yapıdan izole olan insanın mutsuz olacağını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Elbette yalnızlık bazen seçilmiş bir durum olabilir. Tasavvufta da bu tür yalnızlıklar, kişinin kendini geliştirmesi için teşvik edilir. Eski zamanlarda insanlar çilehanelere çekilerek manevî gelişim sağlamaya çalışmışlardır. Ancak günümüzde, bu tür bir yalnızlığı sürdürebilmek ve onunla gelişmek oldukça zordur. Artık insanlar sosyal hayatın içinde, ilişkilerini yöneterek gelişmek zorundadır. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam için kişinin sosyal hayatın içinde ilişkilerini yönetebilmesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Yeme alışkanlıkları sade ve sağlıklı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mavi bölgeler denilen Japonya, İtalya ve Yunan adalarında örneklerine rastlanan bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı özellikleri bulunduğunu, en bilinenlerinden birinin Japonya’daki Okinawa Adası olduğu olduğunu ve bu insanların hem uzun yaşadıklarını hem de sağlıklı bir yaşam sürdürdüklerini anlatarak, “Bir diğer ortak özellikleri de beslenme biçimleri. Yeme alışkanlıkları oldukça sade ve sağlıklı. Bitkisel temelli, renkli tabaklara ağırlık veriyorlar. Sebze odaklı besleniyorlar; meyve tüketimi daha az, ama sebze tüketimi oldukça fazla. Bu kişilerin yaşam felsefeleri de dikkat çekici. Hayata bakışları haz odaklı değil, anlam odaklı. Mesela yemek yerken doymadan kalkıyorlar. Bu, onların en belirgin alışkanlıklarından biri.” diye konuştu.</p>
<p>Midenin her seferinde tıka basa doldurulması durumunda sindirimi sağlamak için midenin genişlemek zorunda kaldığını, her öğünde azıcık genişleyen midenin, bir süre sonra doyma hissini kaybettiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Sonunda kişi doyamaz hale gelir ve obezite gelişebilir. Oysa çözüm çok daha basittir: Her öğünde tam doymadan sofradan kalkmak. Tam doymadan sofradan kalkabilen kişilerin midesi büyümüyor. Hava boşluğu kaldığı için sindirim de kolay oluyor. Ve vücutta toksinler de birikmiyor. Yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü yediklerimiz bağırsaktaki mikrobiyotayı oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Anadolu irfanını unuttuk</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günlük hayatın hızı içinde yapılan 20 dakikalık meditasyon seansının, zihni sakinleştirdiğini ifade ederek, “Mevlana sufi meditasyon şeklinde yapmış. Sema meditasyonu şeklinde yapmış. Bu uygulamalar, bireye kendini gözlemleme ve öz-eleştiri fırsatı sunar. Kişi, ‘Bugün neleri doğru, neleri yanlış yaptım, yanlışlarımdan ne öğrendim?’ sorularını sorarak gelişir. Böylece eleştiriye açık bir zihniyet oluşur ve sürekli öğrenme kültürü benimsenir. Vahşi kapitalizmin tehlikeli virajlarında koşturuyoruz şu anda Türkiye olarak. Böyle olunca Anadolu irfanını unuttuk, kadim kültürümüzü unuttuk.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Meditatif meditasyonun ilk aşaması, kişinin zihinsel olarak rahatlaması</strong></p>
<p>Meditatif meditasyonun ilk aşamasının, kişinin zihinsel olarak rahatlaması olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişi kendisine mantra tarzında kişi bir kelime seçiyor. O kelimeyi 20 dakika boyunca düşünüyor, hayal ediyor. Bu esnada beyin, günlük rutinden çıkar. Artık zihni ‘Bu niye böyle oldu, şu neden böyle?’ gibi alışılmış sorular sormaz. Bunun yerine, kişi bu kelimeyle birlikte yeni anlamlar üretir, hayal kurar, zihinsel olarak yaratıcı bir sürece girer. İkinci aşama ise fiziksel egzersizdir. Kişi bu sırada vücudunu gevşetmeye yönelik egzersizler yapar. Üçüncü unsur ise ses. Meditasyonu destekleyecek bir müzik, doğa sesi (su, kuş sesi vb.) ya da geçmişte kişiye iyi hissettiren bir melodi kullanılabilir. Böylece zihinsel, fiziksel ve işitsel boyut birlikte devreye girer. Bu üç unsur bir araya geldiğinde meditasyon etkili olur. Çünkü bu sayede beynin farklı bölgeleri aynı anda aktive edilir. Beş duyumuz harekete geçer: işitsel, görsel, fiziksel&#8230; İnce motor, kaba motor, sözel ve duygusal beceriler hep birlikte çalışır. Beynin tüm alanları aktive olur.”</p>
<p><strong>Her gün 20’şer dakikalık meditatif eylemler oldukça faydalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her gün 20’şer dakikalık meditatif eylemlerin oldukça faydalı olduğuna işaret ederek, “Ancak burada önemli olan, kişinin zihnini tamamen bu eyleme verebilmesidir. Mesela birçok insan biliyorum ki dini ritüellerini yerine getiriyor, ibadet ediyor ama aklı başka yerde. Aklını ve duygularını ibadete veremediği için bu, meditatif bir eyleme dönüşmüyor. Oysa kişi zihnini ve duygularını tamamen o ana verebildiğinde, işte o zaman bu eylem gerçekten meditatif olur. Bu yaklaşım terapilerde de kullanılıyor.” dedi.</p>
<p>Aşırıya kaçan yalnızlık anlayışının bencillik ve ben-merkezcilik oluşturduğunu, kişinin yalnızca kendi çıkarlarını düşünmesinin sağlıklı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Seçilmiş yalnızlık, doğru dozda yapıldığında faydalıdır. Ancak aşırıya kaçarsa, kişi kendini ermiş gibi görmeye başlar ve dini narsizm gibi tehlikeli bir duruma düşebilir. Tıpkı etnik narsizmde olduğu gibi, dini narsizm de tehlikelidir. Her şeyin doğru ölçüde ve zamanında olması gerekir” dedi.</p>
<p><strong>Sıradan şeylerden mutlu olmak uzun ömrün de sırrı…</strong></p>
<p>Sağlıklı bir yaşam için üç temel unsurun dengeli olması gerektiğini, bunların maddi varlıklar, sağlık ve bilgeliği kapsadığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu üç şeyi akıl tepsisine koyarak, dengeli bir şekilde yaşamak, uzun ömürlü ve sağlıklı bir yaşam sürmeyi sağlar. Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır. Mizahı çok kullanan, pozitif etkileşim içinde olan insanlar, çevrelerindeki kişilere huzur verirler. Bir insanın yanında kendinizi huzurlu hissetmiyorsanız, kaygılı hissediyorsanız o kişi negatif bir kişidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Stresle baş etmede mizah çok etkili</strong></p>
<p>Negatif enerjisi olan bireylerin çevresine huzursuzluk yaydığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir insanın yanında kendinizi huzurlu değil, kaygılı hissediyorsanız o kişi negatif bir kişidir. Pozitif ruh halindeki kişiler ise güven verir, şaka kaldırır, mizahı kullanır, hatta kendileriyle dalga geçebilirler. Böyle kişiler gerçekten daha uzun yaşıyorlar. Stresle baş etmede mizah çok etkilidir. Kayserili bir vatandaş ağır hastalanıyor. Ailesi etrafında toplanınca, &#8216;Hepiniz buradaysanız dükkânda kim var?&#8217; diyor. Herkesi güldürüyor. İnsan ilişkilerinde mizahı kullanabilen kişiler daha uzun ömürlü oluyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bireyin önce kendisinde değişimi başlatması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Başkalarını düzeltmeye çalışmadan önce kendimize odaklanmalıyız. Farkındalık geliştiren bireyler hem daha sağlıklı kararlar alır hem de ilişkilerde daha az hata yapar.” dedi.</p>
<p><strong>Kadınlar duygusal beyin yapıları sayesinde daha uzun yaşıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasının ardındaki biyolojik ve psikolojik nedenleri değerlendirdi ve kadın beyninin yapısal özelliklerinin uzun yaşamda önemli rol oynadığını ifade ederek, “Küresel verilere baktığımızda kadınların erkeklere kıyasla daha uzun yaşadığı görülüyor. Bunun en temel nedenlerinden biri, kadın beyninin duygulara ve şefkate odaklı çalışmasıdır.” dedi.</p>
<p>Kadınların annelik içgüdüsü ve duygusal yapılarıyla daha empatik olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Erkek beyni daha çok avcı karakterde, sol beyin ağırlıklı çalışır; mantık, analiz ve savaşma güdüsüne odaklıdır. Kadın beyni ise sağ beyinle, yani duygular, estetik, sanat ve şefkatle ilişkilidir. Bu yapısal fark, kadınların kendilerini aşmaya ve iç huzura daha fazla odaklanmalarını sağlıyor. Empati yetenekleri de erkeklere kıyasla daha gelişmiş. Bu da uzun ve sağlıklı yaşam için avantaj sağlıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mutlu evlilik yaşam süresini uzatıyor</strong></p>
<p>Araştırmaların evli bireylerin ortalama olarak daha uzun yaşadığını ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, bunun ancak mutlu bir evlilik söz konusu olduğunda geçerli olabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Eğer evlilik huzursuzsa, çiftler sürekli çatışma halindeyse, bu durumda uzun yaşamak pek mümkün değil. Modern çağın bize dayattığı rekabetçi evlilik modelinde, kadın ve erkek arasında ego savaşları yaşanıyor. Oysa ideal olan, yol arkadaşlığına dayalı, tamamlayıcı bir evliliktir.” dedi.</p>
<p>Evliliğin bireyler arasında bir güç mücadelesine dönüşmesinin ilişkiyi zayıflattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Rekabetçi evliliklerde taraflar 1+1 gibi ayrı varlıklar olarak kalır. Ama ortak amaçta hareket eden kişilerse iki tane bir yan yana gelince 11 kişi gibi oluyor.” diye konuştu.</p>
<p>Geleneksel kültürde eşlerin ‘Refik’ ve ‘Refika’ yani ‘yol arkadaşı’ olarak tanımlandığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu anlayışta çiftler birbirlerini domine etmeye çalışmaz, aksine birlikte güçlenirler. Gerçek bir evlilik, iki ayrı bireyin birleşerek daha büyük bir anlam yaratmasıdır.” diye sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-siradan-seylerden-mutlu-olmak-basit-ama-anlamli-bir-yasam-tarzi-surmek-uzun-omrun-sirridir-622346">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sıradan şeylerden mutlu olmak, basit ama anlamlı bir yaşam tarzı sürmek, uzun ömrün sırrıdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak Belediyesi&#8217;nden Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda anlamlı buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konak-belediyesinden-yaslilara-saygi-haftasinda-anlamli-bulusma-622203</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikle ileri yaştaki bireylerin üretimlerini ve yeteneklerini sahneye taşıyacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konak-belediyesinden-yaslilara-saygi-haftasinda-anlamli-bulusma-622203">Konak Belediyesi&#8217;nden Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda anlamlı buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikle ileri yaştaki bireylerin üretimlerini ve yeteneklerini sahneye taşıyacak. İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyelerinin hazırladığı ve sergiden gösterilere uzanan renkli program 24 Mart’ta Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.</b></p>
<p>İleri yaşa yönelik hizmetleriyle onları sosyal yaşamın içinde aktif tutan Konak Belediyesi, çalışmalarını Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği özel bir etkinlikle taçlandırıyor. 20’nin üzerindeki kurs programıyla zamanı üreterek değerlendirme imkanı sunan İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin üyeleri tarafından hazırlanan program, 24 Mart Salı günü saat 16.00’da Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, farklı disiplinlerden eserlerin yer aldığı karma serginin açılışıyla başlayacak. Ardından defile, halk oyunları gösterileri, şiir dinletileri, şarkılar ve dans performanslarıyla devam edecek program, katılımcılara hem duygusal hem de keyifli anlar sunacak. Yaşam tecrübeleriyle topluma ilham veren ileri yaştaki bireylerin üretimlerini ve yeteneklerini sahneye taşıyacak olan bu özel buluşma, aynı zamanda kuşaklar arası bağların güçlendirilmesine de katkı sağlamayı hedefliyor.</p>
<p><b>“Üretken ve görünür olmalarını önemsiyoruz”</b></p>
<p>İleri yaştaki Konaklıların üretimlerini merkeze alan etkinliğe herkesi davet eden Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Yaş almış büyüklerimizin hayatın her alanında aktif, üretken ve görünür olmalarını çok önemsiyoruz. Onların bilgi ve deneyimleri bizler için en değerli hazinelerden biri. Yaşlılara Saygı Haftası vesilesiyle düzenlediğimiz bu özel etkinlikte, hem onların emeklerini birlikte kutlayacak hem de keyifli anlar paylaşacağız. Tüm komşularımızı bu anlamlı buluşmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konak-belediyesinden-yaslilara-saygi-haftasinda-anlamli-bulusma-622203">Konak Belediyesi&#8217;nden Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda anlamlı buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;nın bilge çınarlarına dopdolu kutlama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-bilge-cinarlarina-dopdolu-kutlama-622188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[çınarlar]]></category>
		<category><![CDATA[çınarlarına]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[dopdolu]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, Yaşlılar Haftası’nı Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde düzenlenen üç günlük dolu dolu bir programla kutladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-bilge-cinarlarina-dopdolu-kutlama-622188">Karşıyaka&#8217;nın bilge çınarlarına dopdolu kutlama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, Yaşlılar Haftası’nı Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde düzenlenen üç günlük dolu dolu bir programla kutladı. Retro defilelerden spor müsabakalarına kadar pek çok etkinliğe sahne olan kutlamalar, bayramlaşma töreniyle sona erdi. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Tüm büyüklerimizin haftasını en içten dileklerimle kutluyor; hepsine sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum” dedi.</b></p>
<p>Her yaştan vatandaşa dokunacak hizmetleriyle fark yaratan Karşıyaka Belediyesi, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası kapsamında Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde üç gün süren özel bir kutlama programına imza attı. ‘Zamansız değerler’ temasıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, merkez üyeleri ve 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri yeteneklerini sergileyerek unutulmaz anlar yaşadı.</p>
<p><b>RENGARENK ETKİNLİKLER</b></p>
<p>Programın ilk günü ‘Anadolu’dan Esintiler’ halk oyunları gösterisiyle renkli bir başlangıç yaptı. Ardından düzenlenen ‘Anılarla Kırmızı Halıda Çınarların Zamansız Şıklığı’ başlıklı retro defile, izleyicileri geçmişe yolculuğa çıkardı. İlk gün etkinlikleri, 70’lerin ruhunu yansıtan retro dans buluşmasıyla sona erdi. İkinci gün, kuşaklar arası bağı güçlendiren ‘Altın Zihinler Arenada’ bilgi yarışması ve heyecan dolu ‘Altın Yıllar Bocce Kupası Maçı’ ile devam etti. Bilge Çınarlar ve 3. Yaş Üniversitesi katılımcıları, hem zihinsel hem de fiziksel aktivitelerle dolu bir gün geçirdi. Kutlamaların son gününde ise 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla duygu dolu anlar yaşandı. 3. Yaş Üniversitesi öğrencilerinin sahnelediği ‘Kurtuluşun Kahramanları’ drama gösterisi ve ‘Anadolu’nun Ritmi’ bendir performansı büyük beğeni topladı. Program, Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen geleneksel bayramlaşma töreniyle sona erdi.</p>
<p><b>“KUŞAKLAR ARASI BAĞI GÜÇLENDİRDİK”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka Belediyesi olarak, tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin her an yanında olmaya özen gösteriyoruz. Düzenlediğimiz zamansız değerler temalı etkinliklerimizle, bilge çınarlarımızın dopdolu zaman geçirmesini istedik. Üç gün boyunca devam eden programlarımızda hem geçmişin zarafetini yad ettik hem de kuşaklar arası bağı güçlendiren yarışmalarla bir araya geldik. 3. Yaş Üniversitemizin sergilediği performanslar ve spor müsabakaları, hayatın her döneminde üretken kalabilmenin en güzel örneği oldu. Tüm büyüklerimize sağlıklı, huzurlu, aktif ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakanin-bilge-cinarlarina-dopdolu-kutlama-622188">Karşıyaka&#8217;nın bilge çınarlarına dopdolu kutlama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de gençler yalnız değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-yalniz-degil-622164</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622164</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimden sanata, istihdamdan gönüllülüğe kadar birçok alanda aktif rol almasını sağlayan projeleri hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-yalniz-degil-622164">İzmir&#8217;de gençler yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitimden sanata, istihdamdan gönüllülüğe kadar birçok alanda aktif rol almasını sağlayan projeleri hayata geçiriyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik dostu politikaları her geçen gün daha da genişliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesinin ardından öğrenciler ve gençler adına önemli projeler hayata geçirildi. Gençleri yalnızca hizmet alan bireyler değil, kentin üretim ve karar süreçlerinin aktif öznesi olarak konumlandıran Büyükşehir Belediyesi, istihdamdan gönüllülük çalışmalarına kadar çok yönlü projeler yürütüyor.</p>
<p><strong>Stüdyo Kültürpark</strong></p>
<p>Başkan Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı sırasında hayata geçirdiği ve genç müzisyenlere profesyonel üretim alanı sunan ses stüdyosu uygulaması “Stüdyo Kültürpark” adıyla aralık ayında tüm İzmirli gençler için hizmete alındı. Yaklaşık 260 metrekarelik alanda kurulan teknik donanıma sahip stüdyo; kayıt odası, prova alanı, mix odası ve profesyonel ses ekipmanlarıyla gençlerin ücretsiz şekilde müzik üretimi yapabilmesine olanak sağlıyor.</p>
<p><strong>Kariyer çalışmaları yapılıyor</strong></p>
<p>Gençlerin kariyer gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirilen “İzmir Seninle” programı da dikkat çekiyor. Bilim Virüsü iş birliğiyle yapılan program, 22–28 yaş arası eğitimde veya istihdamda yer almayan gençlere yönelik dört aşamalı bir model sundu. Eğitim programları, yapay zekâ destekli mülakat simülasyonları, mentörlük çalışmaları ve iş ağı buluşmalarıyla gençlerin iş hayatına hazırlanması hedeflendi. Program kapsamında 80 mentör ile 115 genç bir araya geldi.</p>
<p><strong>Yerel Gençlik Politikası Belgesi</strong></p>
<p>Hak temelli gençlik politikaları kapsamında ise Gençlik Örgütleri Forumu iş birliğiyle Yerel Gençlik Politikası Programı yürütülüyor. İhtiyaç analizleri, savunuculuk çalışmaları ve 14 Şubat 2026’da düzenlenen Yerel Gençlik Forumu’nun çıktıları doğrultusunda kısa sürede “Yerel Gençlik Politikası Belgesi”nin yayımlanması planlanıyor.</p>
<p><strong>Karşıyaka’daki hizmet İzmir’e yayılıyor</strong></p>
<p>Alsancak Talâtpaşa Gençlik Merkezi de, yaklaşık 300 metrekarelik kullanım alanıyla gençlere eğitim, sosyalleşme ve ortak üretim imkânı sunuyor. İki yılda Genç İzmir Konservatuvar Hazırlık Programı’na katılan 14 öğrenciden 12’si üniversitelerin konservatuvar ve müzik bölümlerine yerleşerek yaklaşık yüzde 85 başarı oranı elde etti. Bağlama, davul, elektro gitar, klasik gitar ve piyano eğitimlerinin yanı sıra Genç İzmir Pop Orkestrası çalışmaları da yürütülüyor.</p>
<p>Tiyatro alanındaki çalışmalar kapsamında 154 başvuru arasından seçilen gençlerle Genç İzmir Tiyatro Topluluğu oluşturuldu. Topluluk tarafından “Deli Bayramı” ve “Şulibuli” adlı oyunlar sahnelenirken, 2025–2026 sezonunda üç yeni oyunun İzmirliler ile buluşturulması planlanıyor. Kadifekale ve çevresindeki mahalleleri kapsayan “Tiyatronun Kalesi” projesi kapsamında ise tiyatro eğitimi alan 45 genç, mayıs ayında sahne alacak.</p>
<p><strong>Hayatın her alanında gençlere destek</strong></p>
<p>Toplumsal dayanışmayı güçlendiren projeler arasında yer alan “Mahallede Dayanışma Var” projesi ise Çiğli Balatçık ile Bayraklı Doğançay, Onur ve Yamanlar mahallelerinde yürütülüyor. Proje kapsamında 68 aile, 106 çocuk ve 159 gönüllü bir araya gelerek çocukların sosyal gelişimini destekleyen çalışmalar gerçekleştiriyor. Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen “Kitap Köprüsü” projesi ise 6–14 yaş arası çocukları gönüllü gençlerle buluşturarak etkileşimli okuma programları düzenliyor. Dijital becerilerin geliştirilmesi amacıyla Arduino, yapay zekâ, dijital tasarım, girişimcilik ve no-code teknolojileri gibi alanlarda eğitimler verildi. Ayrıca İngilizce Konuşma Kulüpleri aracılığıyla 15–30 yaş arası yaklaşık 500 genç yabancı dil pratiği yapma fırsatı buldu. Doğa ve kültür faaliyetleri de gençlerden yoğun ilgi gördü. Farklı rotalarda düzenlenen doğa yürüyüşlerine 521 genç katılırken, kültürel geziler kapsamında 446 lise öğrencisi müze ziyaretlerine katıldı, yaklaşık 2 bin genç kültür turlarında yer aldı.</p>
<p><strong>Kültürel geziler de ihmal edilmiyor</strong></p>
<p>“Genç Adım İzmir” programı kapsamında ise 70 üniversite öğrencisi kenti yakından tanıma fırsatı buldu. Öte yandan ekonomik koşullar nedeniyle barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencilerine yönelik destekler de sürüyor. Örnekköy Sosyal Tesisi’nde oluşturulan 72 kişi kapasiteli yaşam alanında üniversitede okuyan kız öğrencilere güvenli barınma ve iki öğün yemek imkânı sunuluyor. 2024–2026 döneminde yürütülen çalışmalar kapsamında 3 binden fazla genç kültürel gezilere katılırken, yüzlerce genç sanat, eğitim ve gönüllülük programlarında yer aldı. Yeni dönemde ise Ritim Festivali, Gençlerin Şehri Programı, COP Youth İzmir İklim Zirvesi ve Yerel Gençlik Politikası Belgesi’nin yayımlanması gibi projelerle gençlerin kent yaşamındaki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-yalniz-degil-622164">İzmir&#8217;de gençler yalnız değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çınarların]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştü]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğe]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziantep’teki Aktif Yaşam Merkezi’nde sınıf arkadaşı olarak tanışan çift, burada başlayan arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırarak hayatlarının “ikinci baharını” yaşamaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080">Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’teki Aktif Yaşam Merkezi’nde sınıf arkadaşı olarak tanışan çift, burada başlayan arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırarak hayatlarının “ikinci baharını” yaşamaya başladı.  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi, 60 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak, yalnızlık duygusunu azaltmak ve sağlıklı bir yaşlanma sürecine katkı sunmak amacıyla hizmet veriyor. Spor, sanat, eğitim ve sosyal etkinliklerle yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen merkez, aynı zamanda yeni dostlukların kurulmasına da ortam hazırlıyor. Merkezde kurulan dostluklardan biri ise Fatma ve Fatih Erdizci’nin hayatında yeni bir sayfa açtı. Aktif Yaşam Merkezi’nde aynı sınıfta eğitim alırken tanışan çift, zamanla gelişen arkadaşlıklarını evlilik kararıyla yeni bir hayata taşıdı.</p>
<p><strong>FATMA ERDİZCİ: BU KURUM BİZİM BABA OCAĞIMIZ GİBİ</strong></p>
<p>Fatma Erdizci, uzun yıllar Kıbrıs’ta yaşadığını, çocuklarının yönlendirmesiyle Gaziantep’e geldikten sonra Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi ile tanıştığını söyledi. Merkeze ilk geldiğinde hayatında önemli bir değişim yaşadığını belirten Erdizci, “130 kiloydum ve spor yapmak istiyordum. Burada spor dersleri olduğunu öğrendim ve katılmaya başladım. Bir arkadaşımın annesi aracılığıyla merkeze geldim ve çok sevdim. 2022’den beri yaklaşık dört yıldır bu kurumun danışanıyım” dedi. İlk geldiği dönemde kendisini hayattan kopmuş hissettiğini anlatan Erdizci, merkezdeki faaliyetlerin kendisine yeniden yaşam sevinci kazandırdığını ifade etti. “Şarkı sözlerini bile hatırlamıyordum. Sanki hayat durmuş gibiydi. Ama şimdi müzik derslerinde çocukluğumda ve gençliğimde söylediğim şarkıları yeniden hatırlıyorum. Alzaymır olmamak için zeka oyunları sınıfımızdan vazgeçmiyoruz. Çok mutluyuz. Bu kurum bizim ana evimiz, baba ocağımız gibi” dedi. Merkez çalışanlarının kendilerini büyük bir ilgiyle karşıladığını da belirten Erdizci, “Buraya her geldiğimizde güler yüzle karşılanıyoruz. Hocalarımız evlatlarımız gibi” diye konuştu.</p>
<p><strong>EVLİLİK TEKLİFİ DERS SIRASINDA GELDİ</strong></p>
<p>Fatma Erdizci, eşiyle sınıf arkadaşı olarak tanışmalarının ilişkilerini daha doğal bir şekilde geliştirdiğini söyledi. “Evlilik amacıyla tanışmış olsaydık belki birbirimize gerçek hallerimizi göstermeyebilirdik” diyen Erdizci, şöyle devam etti:  “Biz birbirimizin en doğal hallerini biliyoruz. Bir gün derste Fatih Bey bana ‘Ben ölürsem sigortam sana kalır’ dedi. İlk başta ne demek istediğini anlamadım. Sonra meğerse bana evlilik teklif etmiş. Çok şaşırdım.”</p>
<p>Birbirlerini tanıyan çok sayıda ortak tanıdık ve akrabalarının olduğunu öğrenmelerinin de evlilik kararını kolaylaştırdığını belirten Erdizci, “Evliliği düşünmüyordum ama çevremizde birbirimizi tanıyan insanların olması beni cesaretlendirdi” dedi.</p>
<p><strong>HAFTANIN BEŞ GÜNÜ MERKEZDELER</strong></p>
<p>Evlendikten sonra merkeze daha sık gelmeye başladıklarını anlatan Fatma Erdizci, hayatlarını neredeyse tamamen merkezdeki etkinliklere göre planladıklarını söyledi. “Şimdi haftanın beş günü buraya geliyoruz. Mutluyuz. Bütün işlerimi bile buradaki programlara göre ayarlıyorum” diyen Erdizci, Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’nin kendileri için sadece bir kurs merkezi değil, aynı zamanda sosyal bir yaşam alanı olduğunu ifade etti. Spor, sanat ve eğitim faaliyetlerinin yanı sıra sosyal bağların da güçlendiği merkez, Fatma ve Fatih Erdizci çiftinin hikayesinde olduğu gibi, kimi zaman yeni dostlukların, kimi zaman da hayatın ikinci baharının kapısını aralıyor.</p>
<p><strong>FATİH ERDİZCİ: HAFTANIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ EŞİMLE BİRLİKTE BURADA GEÇİRİYORUZ</strong></p>
<p>1955 Gaziantep doğumlu olan 70 yaşındaki Fatih Erdizci, evdeki rutin hayatından sıkıldığı için yeni bir arayış içine girdiğini söylüyor. Bu süreçte Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’ni keşfettiğini anlatan Erdizci, merkezin hayatında önemli değişikliklere vesile olduğunu ifade etti. Üç yıldır merkezde danışan olarak hizmet aldığını belirten Erdizci, “Buradaki aktiviteler sayesinde yaşam kalitem arttı. Özgüvenim yükseldi, kendimi yaşlı hissetmemeye başladım. Bu kurum bana adeta gençlik aşısı gibi geldi. Çevrem genişledi, arkadaş ortamım çoğaldı. Buraya geldikten sonra belediyenin diğer hizmetlerinden de haberdar olup daha fazla sosyalleşme imkanı buldum” dedi.</p>
<p>Merkezdeki akıl ve zeka oyunları sınıfında Fatma Erdizci ile tanıştıklarını anlatan Fatih Erdizci, başlangıçta evlilik gibi bir düşüncesinin olmadığını söyledi. Erdizci, “İlk önce sınıf arkadaşıydık. Birlikte oyunlar oynadık, sohbet ettik. Zamanla birbirimizi daha iyi tanıdık ve süreç bizi evliliğe kadar götürdü. Şimdi çok mutluyuz. Haftanın büyük bölümünü eşimle birlikte burada geçiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulu-cinarlarin-sinif-arkadasligi-evlilige-donustu-622080">Ulu Çınarların Sınıf Arkadaşlığı Evliliğe Dönüştü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[bireyin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[down]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromlu Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[sendromunda]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında, erken yaşta başlanan eğitim ve uzman-aile desteğinin Down sendromlu bireylerin günlük yaşam, sosyal ve motor becerilerinin gelişmesine etkisinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516">Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ÇEGOMER (Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi) Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında, erken yaşta başlanan eğitim ve uzman-aile desteğinin Down sendromlu bireylerin günlük yaşam, sosyal ve motor becerilerinin gelişmesine etkisinden bahsetti.</p>
<p><strong>Destek programları, her Down sendromlu bireyin ihtiyacına göre planlanmalı!</strong></p>
<p>Down sendromunun, bireylerin sosyal, fiziksel ve bilişsel gelişimini etkileyen genetik bir farklılık olduğunu hatırlatan Ergoterapist Emrullah Harun Kaya, “Bu nedenle birey yaşamı boyunca bazı alanlarda desteğe ihtiyaç duyabiliyor.” dedi.</p>
<p>Her birey kendine özgü olduğu için görülen sorunların da farklılık gösterebildiğine işaret eden Kaya, şöyle devam etti:</p>
<p>“Her Down sendromlu bireyin gelişim süreci farklıdır. Bu nedenle destek programları bireyin ihtiyacına göre planlanır. En sık karşılaşılan zorluklardan biri öz bakım becerileridir. Giyinme, düğme ilikleme, ayakkabı bağlama, yemek yeme ve kişisel temizlik gibi işlerde bazen daha yavaş öğrenebilirler. Bunun nedeni genellikle kas tonusu düşük olması ve motor becerilerin daha yavaş gelişmesidir. Ayrıca bireyler günlük hayatta yapmaları gereken işleri planlarken ve sırayla yapma konusunda da zorlanabilir. Bir işi adım adım tamamlamak veya günlük rutinlere uyum sağlamak bazen güç olabilir. Karşı tarafın söylediklerini anlamakta iyi olsalar bile kendilerini sözlü olarak ifade etmekte zorlanabilirler. Down sendromlu bireylerde yüksek seslere, kalabalık ortamlara ya da bazı dokulara karşı daha hassas olabilirler. Bazı Down sendromlu bireyler hareket etmeye, dokunmaya veya dokunsal uyaranlara daha fazla ihtiyaç duyar. Her birey farklı olduğu için bu özellikler her Down sendromlu bireylerde aynı şekilde görülmeyebilir.”</p>
<p><strong>Aile ve uzman desteği, Down sendromlu bireylerin gelişimi için çok önemli!</strong></p>
<p>Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerinde bağımsızlıklarını sağlayabilmeleri için erken yaşlarda eğitime başlanması gerektiğine dikkat çeken Emrullah Harun Kaya, “Bu eğitimlerde ailenin desteği çok önemli olmakla birlikte, alanında uzman kişilerden alınan destek de Down sendromlu bireyin gelişimi açısından büyük katkı sağlar.” dedi. </p>
<p>Özel eğitim, ergoterapi, spor/hareket eğitimi ve dil konuşma terapistlerinden alınan eğitimlerin önemli katkılar sağlayacağını kaydeden Kaya, “Bu desteklerle birlikte iletişim ve etkileşim becerileri, oyun becerileri, öğrenmeye hazırlık becerileri, ebeveyn ilişkisi, beslenme, uyku, tuvalet gibi günlük yaşam becerileri, kaba motor becerileri, ince motor becerileri ve duyusal kazanımın sağlanması amaçlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergoterapi, bireyin günlük yaşam ve sosyal becerilerini geliştirir! </strong></p>
<p>0-3 yaş erken çocukluk dönemi eğitimlerinde temel motor becerileri üzerinde durulduğunu ifade eden Emrullah Harun Kaya, “Ayrıca günlük rutinlere katılım teşvik edilir. Oyuncaklarla etkileşim, kendi başına basit hareketler yapma gibi aktiviteler desteklenir.” dedi. </p>
<p>Diğer yaş dönemlerindeki eğitim süreçleri hakkında bilgi veren Kaya, şunları söyledi:</p>
<p>“3-6 yaş okul öncesi dönemde olan bireylerde ise öz bakım becerileri üzerine durulması gerekir. Giyinme becerisi, tuvalet alışkanlığı, el yıkama ve basit ev içi görevler ile desteklenmeliler. Desteklenen alanlarda küçük adımlar ve görsel yönergelerle, tekrar ve oyun temelli aktivitelerle öğrenmesi kolaylaştırılabilir.</p>
<p>6-12 yaş okul çağında olan bireyin, günlük yaşamda daha aktif rol alması hedeflenmeli. Çantasını hazırlama, odasını düzenleme, zaman yönetimini daha iyi kavraması gibi beceriler üzerine çalışılmalı. Bu çalışmalar dışında sosyal becerilerin ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi de bu dönemde önem taşır.</p>
<p>12 yaş sonrası ergenlik ve genç yetişkin döneminde bağımsız olarak yaşamayı daha kapsamlı hale getirmekte fayda vardır. Para kullanma, alışveriş yapma, toplu taşıma kullanma ve günlük sorumluluklarını yerine getirme becerileri desteklenebilir. Ayrıca mesleki beceriler ve toplumsal yaşama katılımın artırılması da hedeflenmeli. Ergoterapi bireyin günlük yaşam aktivelerine katılımını artırmayı hedefleyerek öz bakım becerileri, oyun, okul ve sosyal yaşam becerilerinin geliştirilmesine destek olur.” </p>
<p><strong>Doğru destekle Down sendromlu bireyler bağımsızlaşır!</strong></p>
<p>Grup terapileri ve oyun terapilerinin, Down sendromlu çocukların akranlarıyla etkileşim kurmasını sağlayarak sosyal becerileri çok önemli derecede geliştirdiğine vurgu yapan Emrullah Harun Kaya, “Bu süreç içerisinde paylaşma, sıra bekleme ve iletişim kurma gibi becerileri desteklenir. Ayrıca özgüvenlerinin artmasına ve sosyal ortamlara daha kolay uyum sağlamalarına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Ailelerin, terapilerde öğrenilen becerilerin günlük yaşamda uygulanmasını sağlayarak süreci önemli ölçüde destekleyebileceklerini ifade eden Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Giyinme, yemek yeme, tuvalet alışkanlığı veya basit ev işleri gibi becerilerin evde tekrar edilmesi Down sendromlu bireyin pratiğini artırabilir. Bu sayede öğrenilen bilgiler günlük hayata taşınır ve bağımsızlık gelişir. Ailelerin bu süreçte sabırlı olması gerekir. Ayrıca olumlu davranışları teşvik etmeleri çok önemli. Ailelerin uzmanlar ile iş birliği yaparak evde uygulanabilecek etkinlikleri sürdürmesi, çocuğun öğrenme ve sosyal becerilerini günlük hayata daha rahat taşımalarını sağlar. Öğrenilen beceriler yalnızca terapi seanslarında kalmamış olmakla birlikte erken ve doğru destekle Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri, sosyal uyumları ve bağımsızlık düzeyleri önemli ölçüde gelişebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/down-sendromunda-bagimsizlik-icin-erken-egitim-sart-621516">Down sendromunda bağımsızlık için erken eğitim şart!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe Belediyesi&#8217;nden sağlıklı yaş alma semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesinden-saglikli-yas-alma-semineri-621507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, İleri yaşta sağlıklı ve aktif yaşama dikkat çekmek için “Yıllar Artarken Anlam Derinleşir: Aktif ve Onurlu Yaşlanmak” semineri düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesinden-saglikli-yas-alma-semineri-621507">Maltepe Belediyesi&#8217;nden sağlıklı yaş alma semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, İleri yaşta sağlıklı ve aktif yaşama dikkat çekmek için “Yıllar Artarken Anlam Derinleşir: Aktif ve Onurlu Yaşlanmak” semineri düzenledi. Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen seminer, Altınyıllar Yaşam Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Berfin Varışlı, sağlıklı yaş alma, yaşam kalitesinin korunması ve ileri yaşlarda aktif kalmanın önemi üzerine kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Varışlı, yaşlanma sürecinin yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik yönleriyle ele alınması gerektiğini vurguladı. Katılımcılar, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve aktif yaşamın sürdürülebilirliği konularında Doç. Dr. Berfin Varışlı’ya soru sorma fırsatı da buldu.  Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Gülay Kılıç, etkinlik sonunda Doç. Dr. Berfin Varışlı’ya katkılarından dolayı çiçek takdim etti.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesinden-saglikli-yas-alma-semineri-621507">Maltepe Belediyesi&#8217;nden sağlıklı yaş alma semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde bayram neşesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-bayram-nesesi-621360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:49:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında ‘Mutlu Çocuklar’la buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-bayram-nesesi-621360">Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde bayram neşesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında ‘Mutlu Çocuklar’la buluştu. Bayram neşesinin yaşandığı buluşmada, Mutlu Çocuklar Oyun Evleri minikleri, büyükleriyle eğlenceli bir gün geçirdi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya-Zişan-Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, Yaşlılar Haftası kapsamında Ayla Ökmen Mutlu Çocuklar Oyun Evi öğrencilerini konuk etti. İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin 60 yaş üstü üyelerinin, 3-5 yaş grubu çocuklarla bir araya gelmesini sağlayan etkinlik, merkeze neşe getirdi. Ramazan Bayramı öncesi gerçekleştirilen etkinlikte bir yandan bayram havası eserken çocuklar, tüm atölyeleri tek tek gezerek eğlenceli saatler geçirdi. Örgü, takı tasarımı, satranç, çini, heykel, resim kurslarının sınıflarında büyükleriyle birlikte etkinliklere de katılan çocuklar her sınıfta hediyelerle karşılandı. Minikler de kendi yaptıkları resimleri hediye etti.</p>
<p><b>“Torunum gelmiş gibi sevindim”</b></p>
<p>Merkez üyelerinden Seher Okyar, sevimlilikleriyle İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin huzurlu havasına neşe katan çocukların ziyaretinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Merkeze bir yıldır devam eden Okyar, çok güzel bir gün yaşadıklarını dile getirerek şunları söyledi: “Bugün minik meleklerimiz geldi bize, sürpriz yaptılar. Çok mutlu olduk. Başkanımıza bize böyle imkanlar sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Evde oturmuyoruz, buraya gelip sosyalleşiyoruz. Bugün de torunum gelmiş gibi sevindim.”</p>
<p><b>“Çocuklar ve gençler, yaşlılara ilham kaynağı oluyor”</b></p>
<p>Üyelerden Ayşe Sarıdemir de “Az önce miniklerimiz geldi. Çocuklar, gençler, yaşlılara ilham kaynağı oluyor. Onları görerek biz de gençleşiyoruz, bize motivasyon oluyor” sözleriyle duygularını ifade etti.</p>
<p><b>“Umarım çocuklar tekrar gelirler”</b></p>
<p>Merkeze bu yıl başlayan Nadide Önal ise çocukların sürprizinden çok mutlu olduklarını ve yeniden yapılmasını istediğini belirterek şöyle konuştu: “Burada çok mutluyuz, çok güzel üretim yapıyoruz. Yeni şeyler öğreniyoruz. Konak Belediyesi’ne bu anlamda çok teşekkür ediyoruz. Bugün buraya çocuklarımız gelip bize sürpriz yaptı. Onlarla birlikte burada küçük bir etkinlik yaptık. Hocamız onlara birer bileklik hediye etti. Çocuklar da çok mutlu oldu, biz de çok sevindik. Umarım çocuklar tekrar gelirler.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-ileri-yas-merkezinde-bayram-nesesi-621360">Konak&#8217;ın İleri Yaş Merkezi&#8217;nde bayram neşesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Engel Yok: Başkan Güner Aynı Sofrada Buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-engel-yok-baskan-guner-ayni-sofrada-bulusturdu-621321</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[sofrada]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlediği iftarda, engelli örgütleri üyeleri ve ailelerini konuk etti.   </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-engel-yok-baskan-guner-ayni-sofrada-bulusturdu-621321">Çankaya&#8217;da Engel Yok: Başkan Güner Aynı Sofrada Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlediği iftarda, engelli örgütleri üyeleri ve ailelerini konuk etti.   </b></p>
<p><b>Başkan Güner’in ev sahipliğinde gerçekleşen iftar programına; Çankaya Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü’nün yanı sıra Altı Nokta Körler Derneği, Başkent Dikmen İşitme Engelliler Spor Kulübü, Ankara Şizofreni İle Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği, İlgi Otizm Derneği, Anadolu Milli Sağırlar Federasyonu, Türkiye Down Sendromlular Derneği, SERÇEV ve Körler Federasyonu üyeleri ve aileleri katıldı.  </b></p>
<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlenen iftarda engelli örgütlerinin üyeleri ve aileleriyle bir araya geldi. Başkan Güner’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa Çankaya Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü, Altı Nokta Körler Derneği, Başkent Dikmen İşitme Engelliler Spor Kulübü, Ankara Şizofreni ile Yaşamayı Öğrenme ve Destekleme Derneği, İlgi Otizm Derneği, Anadolu Milli Sağırlar Federasyonu, Türkiye Down Sendromlular Derneği, SERÇEV ve Körler Federasyonu katıldı.</p>
<p>Programda konuşan Hüseyin Can Güner, Çankaya’yı daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için tüm kesimlerle birlikte mücadele ettiklerini belirten Başkan Güner, sokaklarda engelleri hep birlikte aştıklarını ifade etti.</p>
<p><b>ÇANKAYA SİZİN EVİNİZ VURGUSU</b></p>
<p>Çankaya’nın yalnızca bir kent değil, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün kenti, Cumhuriyet’in kalbi ve dayanışmanın merkezi olduğunu vurgulayan Güner, engelli, kadın, gençlik ve emekli örgütleriyle omuz omuza bir dayanışma içinde olduklarını dile getirdi.</p>
<p>Kentin tüm paydaşlarıyla birlikte yönetildiğini ifade eden Güner, Çankaya Belediyesi’nin yalnızca bir kurum değil, aynı zamanda yurttaşların evi olduğunu belirtti. Belediyenin tüm birimlerinin vatandaşların hizmetinde olduğunu vurgulayan Güner, “Çankaya Belediyesinde bir kapınız olduğunu, bir odanız olduğunu her zaman için bilmenizi istiyorum” dedi.</p>
<p><b>PAYLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN SOFRASI</b></p>
<p>Paylaşılan sofraların kardeşlik, dayanışma ve Ramazan ayının bereketini yansıttığını dile getiren Güner, “Bugün burada soframızı paylaştığınız için kardeşliği, dayanışmayı, Ramazan ayının bereketini ve kültürünü hep birlikte yaşattığınız için gencinden yaş almış büyüklerimize; yüreği sevgi, gözleri mutluluk dolu tüm komşularımıza teşekkür ediyorum” diyerek konukların Ramazan Bayramı’nı kutladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-engel-yok-baskan-guner-ayni-sofrada-bulusturdu-621321">Çankaya&#8217;da Engel Yok: Başkan Güner Aynı Sofrada Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dilovası bu projeyle yeni bir meydana kavuşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dilovasi-bu-projeyle-yeni-bir-meydana-kavusuyor-621284</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dilovası]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kavuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[meydana]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projeyle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde hayata geçirdiği yatırımlarla ilçelerin çehresini değiştirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dilovasi-bu-projeyle-yeni-bir-meydana-kavusuyor-621284">Dilovası bu projeyle yeni bir meydana kavuşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde hayata geçirdiği yatırımlarla ilçelerin çehresini değiştirmeye devam ediyor. Vatandaşların sosyal yaşamına değer katan Büyükşehir, prestij projelerinden biri olan “Dilovası Kent Meydanı Projesi’ni” ilçeye kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Proje tamamlandığında Dilovalılar modern ve çok amaçlı bir yaşam alanına kavuşacak.</p>
<p><b>BİN 200 TON BETON DÖKÜLDÜ</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Dilovası Belediyesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında inşa çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Modern mimarisiyle dikkat çeken Dilovası Kent Meydanı Projesi’nde şu ana kadar bin 200 ton beton döküldü. Birinci tabliye kalıp imalatlarının yapıldığı projede temelin üçte ikisi tamamlandı. Merdiven binalarının temelleri bitirilirken asansör kuyularının imalatı da gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında bugüne kadar yaklaşık 100 ton inşaat demiri kullanıldı.</p>
<p><b>2 BİN 400 METREKARE ALAN ÜZERİNDE YÜKSELİYOR</b><br />Dilovası Kent Meydanı Projesi, ilçenin sosyal, kültürel ve sanatsal yaşamına katkı sağlayacak önemli bir merkez olacak. 2 bin 400 metrekare alan üzerine inşa edilen projenin toplam kullanım alanı ise 7 bin 197 metrekare olacak. 540 gün içerisinde tamamlanması planlanan yapı, iki bodrum kat ve zemin kattan oluşacak.</p>
<p><b>SOSYAL YAŞAMI CANLANDIRACAK</b><br />Dilovası Kent Meydanı’nın zemin katında açık teras alanı yer alacak. Birinci bodrum katta fuaye alanı, kafeterya ve teras alanı, aile çocuk merkezi (küçük yaş grubu çocuklar için oyun ve aktivite alanı), bowling salonu, e-spor salonu, iki adet sinema salonu, sinema fuaye alanı ve toplantı odası bulunacak. İkinci bodrum katta ise 50 araç kapasiteli kapalı otopark, özel bireyler için ayrılmış alanlar ile mekanik ve enerji odaları yer alacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dilovasi-bu-projeyle-yeni-bir-meydana-kavusuyor-621284">Dilovası bu projeyle yeni bir meydana kavuşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaş alırken genç kalmak için &#8216;hareket&#8217;e geçme zamanı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yas-alirken-genc-kalmak-icin-harekete-gecme-zamani-621011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[geçme]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: “80 yaş yeni 60 mı?” Zira eskiden ‘ileri yaş’ olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80’e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-alirken-genc-kalmak-icin-harekete-gecme-zamani-621011">Yaş alırken genç kalmak için &#8216;hareket&#8217;e geçme zamanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: “80 yaş yeni 60 mı?” Zira eskiden ‘ileri yaş’ olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80’e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? </p>
<p><strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, </strong>yapılan bilimsel çalışmaların; bunun mümkün olduğunu ortaya koyduğunu söylüyor.<strong> </strong>Nasıl mı?<strong> </strong>Prof. Dr. Karadağ “Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10’unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor” diyor. </p>
<p>Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmelerin de sayesinde, temel kurallara da dikkat edildiğinde  80’inde 60 gibi kalabilmenin mümkün hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, <strong>18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası </strong>kapsamında yaptığı açıklamada, size özel 10 sorudan oluşan test hazırladı, uzun ve sağlıklı yaşamanın temel kurallarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>1. Sağlıklı besleniyor musunuz?</strong></p>
<p>Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir. </p>
<p><strong>2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?</strong></p>
<p>Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ “Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız” diyor. </p>
<p><strong>3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?</strong></p>
<p>Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar. </p>
<p><strong> 4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?</strong></p>
<p>Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler. Prof. Dr. Berrin Karadağ “Bazı hastalarım emeklilikten sonra yeni bir dil öğrenmeye başladıklarını ya da yıllardır erteledikleri hobileri hayata geçirdiklerini anlatıyorlar. Bu tür aktiviteler sadece zihni değil, aynı zamanda yaşam sevincini de canlı tutar ve hücreleri gençleştirir” diyor. </p>
<p><strong>5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?</strong></p>
<p>Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir. </p>
<p><strong>6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz? </strong></p>
<p>Prof. Dr. Berrin Karadağ “Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz” diyor. </p>
<p><strong>7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?</strong></p>
<p>Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin. </p>
<p><strong> 8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?</strong></p>
<p>Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir. </p>
<p><strong> 9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?</strong></p>
<p>Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir. </p>
<p><strong>10. Düzenli muayene oluyor musunuz?</strong></p>
<p>Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ “Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yas-alirken-genc-kalmak-icin-harekete-gecme-zamani-621011">Yaş alırken genç kalmak için &#8216;hareket&#8217;e geçme zamanı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>
<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>
<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>
<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>
<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>
<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… </strong></p>
<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>
<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>
<p>Prof. Dr.<strong> </strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>
<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>
<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>
<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>
<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>
<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>
<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>
<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>
<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>
<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>
<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de &#8216;Bahar Dönemi Spor Kursları&#8217; başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bahar-donemi-spor-kurslari-basladi-620915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[antrenör]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursları]]></category>
		<category><![CDATA[mersin]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620915</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, sporun birleştirici gücünü kent geneline yaymaya devam ediyor. "Bahar Dönemi" spor kurslarıyla kapılarını aralayan belediye tesisleri, yüzlerce çocuk ve kadının yeni buluşma noktası oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bahar-donemi-spor-kurslari-basladi-620915">Yenişehir&#8217;de &#8216;Bahar Dönemi Spor Kursları&#8217; başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mersin Yenişehir Belediyesi, sporun birleştirici gücünü kent geneline yaymaya devam ediyor. &#8220;Bahar Dönemi&#8221; spor kurslarıyla kapılarını aralayan belediye tesisleri, yüzlerce çocuk ve kadının yeni buluşma noktası oldu. Sadece bir kurs merkezi değil, adeta bir sporcu fabrikası gibi çalışan Yenişehir Belediye Spor Kulübü, disiplini eğlenceyle harmanlıyor. 5 farklı branşta eğitim alan yüzlerce çocuk, modern tesislerde hem sosyalleşiyor hem de profesyonel sporculuğa ilk adımlarını atıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mersin’in Yenişehir ilçesinde çocukların ve kadınların sporla buluşmasını amaçlayan Bahar Dönemi spor kursları başladı. Yenişehir Belediyesi tarafından Eğriçam Hacı Bayram Birinci, Musa Eryılmaz ve Özgecan Aslan Spor Tesisleri’nde düzenlenen kurslarda çocuklara 5 farklı branşta, kadınlara ise 2 branşta spor eğitimi veriliyor. Yenişehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde verilen kurslar  sadece dönemlik değil, 12 ay boyunca kesintisiz devam ediyor. Uzman antrenör kadrosuyla verilen eğitimler sayesinde çocukların hem  fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi hem kötü alışkanlıklardan uzaklaştırarak spora yönlendirilmesi hedefleniyor. Futbol,  basketbol, voleybol, jimnastik ve triatlon branşlarında eğitim verilen kursların yanı sıra kadınlara yönelik mat pilates ve yoga dersleri de düzenleniyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>GÜNAL: “YENİŞEHİR BELEDİYESİ SPORCU FABRİKASI GİBİ”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Kurslarla ilgili bilgiler veren Yenişehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü İnan Günal, kulübün 2021 yılından bu yana dev bir yapıya dönüştüğünün altını çizerek,  Abdullah başkanımız göreve geldikten sonra kulübümüzün kurulma talimatını bize verdi. 2021 yılında Yenişehir Belediye Spor Kulübü olarak kulübümüzün temellerini attık. Kulübümüzde şu an basketbol, voleybol, cimnastik,  triatlon branşlarında spor okulu Futbol branşında hem spor okulu hem performans grruplarımız mevcut.  Aynı zamanda kadınlara yönelik mat pilates ve yoga kurslarımız bulunmaktadır. Şuanda Yenişehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde 750 çocuğumuza ve vatandaşımıza hizmet sunulmaktadır. Kulübün kurulduğu tarihten bu yana yaklaşık her sene 2 bin çocuğumuza dokunduk. Bu da ortalama 4 yıl içerisinde Yaklaşık 8 bin ile 10 bin arasında bir sayıya tekabül ediyor. Adeta bir sporcu fabrikası gibi burası” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>FUTBOLDA PİRAMİT MODELİ İLE ZİRVEYE YOLCULUK</span></span></span></p>
<p><span><span><span>UEFA-B diplomalı profesyonel futbol antrenörü olduğunu ve yaklaşık 15 yıl profesyonel futbolculuk yaşantısından sonra  antrenör olarak mesleğe başladığını ve işin mutfağından geldiğini  belirten Günal, sporcu kökenli bir bürokrat olduğunu bunun avantajını yaşadığını bu sayede sistemi kurarken işlerinin çok kolay ilerlediğini söyledi. Spor okullarında oluşturdukları ekiplerin sürekli sporcu taraması yaptığını ifade eden Günal, “Gelen sporcularımızın spor okullarına 3 aylık periyotlar halinde kayıtlarını alıyoruz ve orada yetenek taraması yaparak oradaki yetenekli çocuklarımız Piramit modeli dediğimiz sistemin içerisine adım atmış oluyorlar. Bünyemizde U11, U12, U13, U14, U15, U16 ve U17 yaş kategorilerinde resmi müsabakalara katılım sağlanmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda U15, U16 ve U17 kategorilerinde kulübümüz Mersin Şampiyonu olarak ilimizi 2 sene üst üste Türkiye Şampiyonası’nda temsil etmiştir. Bu piramit modelinin meyvelerini kısa sürede toplamanın gururunu yaşıyoruz. Takımımız bu sene ilk defa Mersin Süper Amatör Liginde yer aldı tamamen kendi bünyemizde yetiştirdiğimiz 17-18 yaşlarındaki genç oyuncularla mücadele ettik. Çok başarılı bir performans göstererek ligi 4. sırada bitirdi takımımız. Seneye inşallah Süper Amatör&#8217;de de iddialı bir takım kurarak şampiyonluğa oynayacağız. Bu imkânları, bu tesisleri, bu kulübün kurulmasında bizlere öncülük eden, sporun ve sporcunun her zaman her daim yanında olan Sayın Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit&#8217;e bu imkânları Yenişehir halkına, biz antrenörlere ve çocuklarımıza sunduğu için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yenişehir Belediyesi olarak her zaman sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Voleybol antrenörü Batın ise, spor okulu çalışmalarının yıl boyunca devam ettiğini belirterek, çocukların hem fiziksel gelişim hem de gelecekte spor kariyeri açısından önemli bir fırsat yakaladığını söyledi. Cimnastik eğitmeni Esra Keser ise derslerde çocukların koordinasyon, kuvvet ve disiplin kazanmasına odaklandıklarını ifade etti. Futbol antrenörü Selman Kaplan da kursların her yaş grubuna hitap ettiğini ve çocukların keyifli bir ortamda spor yaptığını dile getirdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>VELİLER VE ÖĞRENCİLER MEMNUN: &#8220;GÜVENLİ VE HİJYENİK&#8221;</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Kursa çocuklarını getiren veliler, sunulan hizmetten ve tesislerin kalitesinden oldukça memnun.  Veli Deniz Kuruçay, kızının voleybol kursuna başladığını söyleyerek tesislerin sunduğu imkânlardan dolayı Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit&#8217;e teşekkür etti. Cimnastik kursuna katılan bir başka öğrenci velisi Arman Kumaş ise, 5 yaşındaki oğlunun sporla tanışmasından mutluluk duyduklarını ifade etti. Çocuklarını futbol kursuna getiren Ezgi Özge Koç ve Ozan Tozlu çifti de tesislerin ulaşım ve güvenlik açısından oldukça güzel olduğunu söyledi. Mersin’de yaşayan Faslı Hind Nartok da çocuklarının spor kurslarından çok memnun olduğunu dile getirirken, torununu kurslara getiren Nuri Ateş ise tesislerin temiz ve düzenli olduğunu belirterek çocukların sosyal etkinliklere katılmasının önemine dikkat çekti.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-bahar-donemi-spor-kurslari-basladi-620915">Yenişehir&#8217;de &#8216;Bahar Dönemi Spor Kursları&#8217; başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek ameliyatla üç mesafede net görüş!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tek-ameliyatla-uc-mesafede-net-gorus-620684</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[lens]]></category>
		<category><![CDATA[mesafede]]></category>
		<category><![CDATA[net]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620684</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler görme kusurlarının tedavisinde önemli kolaylıklar sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tek-ameliyatla-uc-mesafede-net-gorus-620684">Tek ameliyatla üç mesafede net görüş!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler görme kusurlarının tedavisinde önemli kolaylıklar sağlıyor. Bunların başında ise halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen “premium göz içi lensleri” geliyor.  Tek odaklı lensler sadece bir mesafeye netlik sağlarken, akıllı mercekler; yakın, orta ve uzak mesafelerin tamamında net görüş imkanı sunabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, </strong> bu sayede gözlük ihtiyacının büyük ölçüde azaldığını belirterek, “Premium göz içi lensi teknolojisi son yıllarda optik tasarım ve materyal teknolojisi gibi önemli gelişmeler kaydetmiş ve bu sayede hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmıştır” diyor. <strong>Doç.</strong> <strong>Dr. Özge Begüm Comba, </strong>ancak bu teknolojinin başarısının,  doğru hasta seçimi, detaylı preoperatif değerlendirme ve gerçekçi beklenti yönetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Her hastanın oküler yapısı, görsel ihtiyaçları ve adaptasyon kapasitesi farklıdır. Bu nedenle, ameliyat öncesi oftalmoloğunuzla detaylı görüşmeniz, tüm olası sonuçları değerlendirmeniz ve size en uygun tedavi planını birlikte belirlemeniz önem taşımaktadır” diyor. <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba,</strong> akıllı mercek hakkında en sık yöneltilen 10 soruyu anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Akıllı merceklere hangi durumlarda başvuruluyor?</strong></p>
<p>Gözümüzün doğal lensinin yerine yerleştirilen ve birden fazla odak noktasına sahip olan göz içi lensi “akıllı mercek” olarak adlandırılıyor. Akıllı mercekler, ağırlıklı olarak  40 yaş üzerindeki hastalarda gözlük bağımlılığını azaltmak amacıyla tercih ediliyor. Katarakt, refraksiyon (kırma) kusuru ve presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme kusuru) şikayeti olan kişiler bu uygulamadan en fazla fayda gören grubu oluşturuyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı lenslerin özellikle hem uzak hem yakın görüş problemini birlikte çözmek isteyen kişiler için ideal bir tedavi seçeneği olduğunu ifade ediyor. </p>
<p><strong>Her hasta için uygun mudur? </strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı merceklerin her hasta için uygun olmadığını belirterek, “Öncelikle gözün anatomik olarak bu lenslere uygun olması gerekir; ön kamara derinliğinin yeterli olması, göz bebeği çapının ideal aralıkta bulunması ve kornea endotel hücre sayısının normal sınırlarda olması şarttır. Ayrıca, retina hastalıkları gibi progresif oküler bir hastalığa sahip olan kişiler de bu lenslerden tam verim alamayabilir, çünkü göz sağlıklı olmalı ki lens performansını gösterebilsin” diyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, özellikle profesyonel sürücüler, hassas el işi gerektiren mesleklerde çalışanlar veya yüksek kontrast gerektiren işlerde aktif olarak görev yapan kişiler için özel değerlendirme yapıldığını vurgulayarak, “Detaylı oftalmolojik muayene, biyometrik ölçümler ve hasta beklentilerinin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi başarılı sonuç için son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akıllı mercek ameliyatı nasıl gerçekleştiriliyor? </strong></p>
<p>Operasyon topikal anestezi altında gerçekleştiriliyor. Göze 2-3 mm&#8217;lik minimal bir giriş yapılıyor ve ultrasonik titreşimler yardımıyla doğal lens küçük parçalara ayrılıp, dışarı alınıyor. Ardından yerine katlanabilir akıllı mercek yerleştiriliyor. Operasyonun ortalama 15-20 dakika sürdüğünü söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Hastalarımız ertesi gün hafif aktivitelerine başlayabilirler. Ancak ilk bir hafta ağır fiziksel aktivitelerden ve kontakt sporlardan kaçınmalarını öneriyoruz” diyor. </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında net görüş ne zaman sağlanabiliyor?</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasındaki ilk günlerde hafif bulanıklık normaldir. Net görüş genellikle 1-2 hafta içinde başlıyor, ancak tam nöroadaptasyon, yani beynin farklı odak noktalarından gelen görüntülere uyum sağlama süreci 2-3 ay sürebiliyor. Bu süreçte beyin farklı odak noktalarından gelen görüntüleri işlemeyi öğrenir.</p>
<p><strong>Ameliyatın ardından gece ışık saçılması görülür mü?</strong></p>
<p>Özellikle erken postoperatif, yani ameliyat sonrasındaki ilk haftalarda<strong> </strong> haleler görülmesi, gece araç farlarında ışık saçılması ve kontrast hassasiyetinde azalma yaşanabiliyor. Bu sorunlar zamanla azalıyor ve çoğu hasta birkaç hafta ile birkaç ay arasında geçen nöroadaptasyon sürecinde (Multifokal optik sistemlerden kaynaklanan çoklu retinal görüntülerin santral siniri sistemi tarafından işlenerek fonksiyonel görmeye adapte edilmesi süreci)  bu duruma alışıyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba,<strong> </strong>“Mesleği gereği yoğun gece sürüşü yapan hastalarımızı ameliyat öncesi bu konuda mutlaka bilgilendiriyoruz” diyor. </p>
<p><strong>Ameliyatın riskleri var mıdır?</strong></p>
<p>Her göz içi cerrahisinde olduğu gibi bu prosedürün de riskleri bulunuyor. Endoftalmi (göz içi enfeksiyon) kanama ve retina dekolmanı gibi ciddi komplikasyonlar nadiren görülüyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Lensin yerinden hafifçe kayması, lens kapsülünün zamanla bulanıklaşması veya ameliyat sonrası geçici göz tansiyonu yükselmesi daha sık karşılaşılan durumlardır. Deneyimli bir cerrah ve uygun hasta seçimi bu riskleri minimize eder” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akıllı mercekler gözlükten tamamen kurtulmayı sağlar mı?  </strong></p>
<p>Akıllı mercek sonrasında hastaların yaklaşık yüzde 80-90&#8217;ı günlük aktivitelerini gözlüksüz sürdürebiliyor. Ancak bazı durumlarda, özellikle çok küçük punto okumalarında veya uzun süreli bilgisayar kullanımında düşük numaralı gözlük ihtiyacı olabiliyor. </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası elde edilen net görüş kalıcı mıdır?</strong></p>
<p>Doç. Dr. Özge Begüm Comba, implante edilen merceğin ömür boyu kalıcı olduğunu ve materyalinin bozulmadığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bazı hastalarda ameliyattan aylar veya yıllar sonra arka kapsül opasifikasyonu, yani halk arasında ‘ikincil katarakt’   olarak  bilinen durum gelişebilir. Bu tablo Nd:YAG lazer yöntemiyle basit ve etkili şekilde tedavi edilebilir.” </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında ilk hafta hafif aktiviteler ve ev içi işleri sorun oluşturmuyor.  Ancak, aşağıda yer alan kurallara dikkat etmeniz önem taşıyor. </p>
<ul>
<li>Gözlerinize travmadan kaçının </li>
<li>Havuz ve deniz gibi enfeksiyon riski taşıyan ortamlardan uzak durun</li>
<li>Reçete edilen topikal ilaçları düzenli kullanın</li>
<li>Makyaj ve kozmetik ürünleri 2 hafta, kontakt sporları en az bir ay erteleyin</li>
<li>UV koruyucu gözlük kullanın </li>
</ul>
<p><strong>Ne zaman lazer, ne zaman akıllı mercek?</strong></p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, 40 yaş altı ve düşük-orta dereceli kırma kusurları için lazer cerrahilerin (LASIK, PRK) ilk tercih edilen yöntemler olduğunu vurguluyor. 40 yaş üzeri presbiyopik (yaşa bağlı yakın görme kusuru) tablosunda, yüksek hipermetropide veya katarakt varlığında ise premium göz içi lensleri (akıllı mercek) öncelikli olarak değerlendiriliyor. Her hastanın korneal topografisi, ön segment anatomisi ve yaşam tarzı karar sürecinde belirleyici oluyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tek-ameliyatla-uc-mesafede-net-gorus-620684">Tek ameliyatla üç mesafede net görüş!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Hüseyin Can Güner bir sözünü daha yerine getirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-2-620473</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 10:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çorba]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[getirdi]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Can]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sözünü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali'ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-2-620473">Başkan Hüseyin Can Güner bir sözünü daha yerine getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali&#8217;ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</b></p>
<p><b>Vefanın Kalbi Çankaya’da emekli komşularımızın sosyal yaşamını destekleyen, dayanışmayı güçlendiren emekli lokali sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</b></p>
<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner:</b></p>
<p><b>&#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kent lokantalarında, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir.&#8221;</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, emeklilerin sosyal yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Emekli Lokalleri’nin sayısını artırıyor. Kısa bir sürede yapımı tamamlanan İlker-Mürsel Uluç Emekli Lokali, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerinin sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</p>
<p>Emekli lokalinin açılış törenine, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere CHP Parti Meclisi Üyeleri, Ankara milletvekilleri, CHP Ankara İl Başkanı, Bala, Keçiören, Bağlar, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları, muhtarlar ve çok sayıda Çankayalı katıldı.</p>
<p><b>&#8220;KIVANÇ DUYUYORUZ&#8221;</b></p>
<p>Açılış töreninde konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, &#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Açılışa katılan yüzlerce Çankayalı ’ya seslenen Başkan Güner şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bugün burayı bir açılıştan ziyade adeta bir miting alanına çeviren bu güzel kalabalık için, katılımınız için değerli katkılarınız için, tüm komşularımıza, tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Böylesi güzel bir hafta sonunda sizlerle birlikte emekli lokalimizin açılışını yapıyor olmak büyük bir mutluluktur. İkinci yılımızı tamamlarken Gençlik Merkezini, kız öğrenci yurdunu, kent lokantalarını, Çankafelerimizi hep birlikte açtık. Bugün burada da en önem verdiğimiz eserlerimizden biri olan emekli lokallerinin üçüncüsünü açmak için bir aradayız. Emekli lokallerimizde ücretsiz çay, kahve ve çorba, poğaça gibi ikramların yanı sıra yaş almış büyüklerimize, eğitim programları ve seminerler gibi hizmetler sunuyoruz. Bugün emekliye yaptığımız bu hizmetler asla lütuf değildir. Çünkü yıllardır emeklerini sundukları, hizmet ettikleri, primlerini ödedikleri bu devletin onlara en temel vatandaşlık hizmetini sunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin yaşadığı koşullar ortadır. Kent lokantalarımızda, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;ÇANKAYA&#8217;YI DAYANIŞMANIN, PAYLAŞMANIN KALBİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ&#8221;</b></p>
<p>Çankaya&#8217;da adil ve dürüst bir yönetim anlayışı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Güner, &#8220;Bizler kim ne derse desin, hangi baskı unsurlarını kullanırsa kullansın, kaynaklarımızı hangi şekilde keserse kessin, sizin vergilerinizle oluşan bütçemizi, yine sizler için harcamaya, kullanmaya devam edeceğiz. Eşit adil, şeffaf, dürüst bir yönetim anlayışıyla Çankaya&#8217;yı dayanışmanın, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin kalbi yapmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p><b>KENT YAŞAMINA AKTİF KATILACAKLAR</b></p>
<p>Çankaya&#8217;da emekli lokallerinin önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Başkan Güner, şunları söyledi: &#8220;Sayısı sekizi bulan emekli lokallerimizde komşularımız bir araya gelecek; sohbet edecek, birlikte vakit geçirecek, yeni dostluklar kuracaklar. Büyüklerimiz kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Kent yaşamının içinde aktif bir şekilde yer alacak ve sağlıklı bir şekilde yaşayacaklar. Bizim için en büyük mutluluk işte budur. Geçtiğimiz aylarda birlikte temelini attığımız Kırkkonaklar Mahallemizdeki Meral Gençler Alzheimer Demans Gündüz Yaşam Merkezimizi de inanıyorum ki yıl içerisinde birlikte hizmete açacağız. Bir uçtan bir uca Çankaya&#8217;nın her köşesine sizlerden aldığımız güçte, bu güzel birlikteliğimizde hizmet etmeye var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p><b>MANSUR BAŞKAN&#8217;DAN TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkan&#8217;ı Mansur Yavaş da emekli lokalleri projesini Çankaya&#8217;da hayata geçiren Başkan Hüseyin Can Güner&#8217;e teşekkür etti. Emekli lokallerini Ankara genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini müjdeleyen Mansur Yavaş, &#8220;81 bin emekli yurttaşımıza her ay düzenli olarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Böylesine donanımlı tesisler artık emeklilerimiz için büyük ihtiyaç haline geldi ve inşallah yenilerini de birlikte açacağız. Başta bizlere bu fikri veren sayın başkanımıza ve çalışanlarına, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum. İlker ve Mürsel Uluç Mahallelerimize yeni lokallerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>YAŞAM BOYU GELİŞİM</b></p>
<p>Emekli Lokalleri, dış ve iç mekân tasarımlarıyla da dikkat çekiyor. Ana salon, mutfak ve toplantı odası bulunan bu merkezler, üyelerin rahat bir şekilde bir araya gelmesini sağlıyor. Lokaller, üyelik sistemiyle hizmet veriyor ve üyelerine özel olarak tasarlanmış etkinlikler sunuyor. Zihinsel egzersizleri destekleyen, işitsel-görsel becerileri geliştiren, odaklanma ve konsantrasyonu artıran aktiviteler yer alan lokallerde, üyelere ayrıca çay, kahve ve poğaça gibi ücretsiz ikramlar da sunuluyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-2-620473">Başkan Hüseyin Can Güner bir sözünü daha yerine getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-620403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[çorba]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[getirdi]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Can]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sözünü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali'ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-620403">Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerine bir yenisini daha eklendi. Başkan Güner, İlker- Mürsel Uluç Emekli Lokali&#8217;ni düzenlenen törenle hizmete açtı.</b></p>
<p><b>Vefanın Kalbi Çankaya’da emekli komşularımızın sosyal yaşamını destekleyen, dayanışmayı güçlendiren emekli lokali sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</b></p>
<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner:</b></p>
<p><b>&#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz&#8221;</p>
<p>&#8220;Kent lokantalarında, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir&#8221;</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, emeklilerin sosyal yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Emekli Lokalleri’nin sayısını artırıyor. Kısa bir sürede yapımı tamamlanan İlker-Mürsel Uluç Emekli Lokali, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerinin sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı.</p>
<p>Emekli lokalinin açılış törenine, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere CHP Parti Meclisi Üyeleri, Ankara milletvekilleri, CHP Ankara İl Başkanı, Bala, Keçiören, Bağlar, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları, muhtarlar ve çok sayıda Çankayalı katıldı.</p>
<p><b>&#8220;KIVANÇ DUYUYORUZ&#8221;</b><br />Açılış töreninde konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, &#8220;Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Açılışa katılan yüzlerce Çankayalı ’ya seslenen Başkan Güner şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bugün burayı bir açılıştan ziyade adeta bir miting alanına çeviren bu güzel kalabalık için, katılımınız için değerli katkılarınız için, tüm komşularımıza, tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Böylesi güzel bir hafta sonunda sizlerle birlikte emekli lokalimizin açılışını yapıyor olmak büyük bir mutluluktur. İkinci yılımızı tamamlarken Gençlik Merkezini, kız öğrenci yurdunu, kent lokantalarını, Çankafelerimizi hep birlikte açtık. Bugün burada da en önem verdiğimiz eserlerimizden biri olan emekli lokallerinin üçüncüsünü açmak için bir aradayız. Emekli lokallerimizde ücretsiz çay, kahve ve çorba, poğaça gibi ikramların yanı sıra yaş almış büyüklerimize, eğitim programları ve seminerler gibi hizmetler sunuyoruz. Bugün emekliye yaptığımız bu hizmetler asla lütuf değildir. Çünkü yıllardır emeklerini sundukları, hizmet ettikleri, primlerini ödedikleri bu devletin onlara en temel vatandaşlık hizmetini sunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin yaşadığı koşullar ortadır. Kent lokantalarımızda, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan &#8216;bazılarına&#8217; buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;ÇANKAYA&#8217;YI DAYANIŞMANIN, PAYLAŞMANIN KALBİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ&#8221;</b><br />Çankaya&#8217;da adil ve dürüst bir yönetim anlayışı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Güner, &#8220;Bizler kim ne derse desin, hangi baskı unsurlarını kullanırsa kullansın, kaynaklarımızı hangi şekilde keserse kessin, sizin vergilerinizle oluşan bütçemizi, yine sizler için harcamaya, kullanmaya devam edeceğiz. Eşit adil, şeffaf, dürüst bir yönetim anlayışıyla Çankaya&#8217;yı dayanışmanın, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin kalbi yapmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p><b>KENT YAŞAMINA AKTİF KATILACAKLAR</b><br />Çankaya&#8217;da emekli lokallerinin önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Başkan Güner, şunları söyledi:<br />&#8220;Sayısı sekizi bulan emekli lokallerimizde komşularımız bir araya gelecek; sohbet edecek, birlikte vakit geçirecek, yeni dostluklar kuracaklar. Büyüklerimiz kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Kent yaşamının içinde aktif bir şekilde yer alacak ve sağlıklı bir şekilde yaşayacaklar. Bizim için en büyük mutluluk işte budur. Geçtiğimiz aylarda birlikte temelini attığımız Kırkkonaklar Mahallemizdeki Meral Gençler Alzheimer Demans Gündüz Yaşam Merkezimizi de inanıyorum ki yıl içerisinde birlikte hizmete açacağız. Bir uçtan bir uca Çankaya&#8217;nın her köşesine sizlerden aldığımız güçte, bu güzel birlikteliğimizde hizmet etmeye var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p><b>MANSUR BAŞKAN&#8217;DAN TEŞEKKÜR</b><br />Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkan&#8217;ı Mansur Yavaş da emekli lokalleri projesini Çankaya&#8217;da hayata geçiren Başkan Hüseyin Can Güner&#8217;e teşekkür etti. Emekli lokallerini Ankara genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini müjdeleyen Mansur Yavaş, &#8220;81 bin emekli yurttaşımıza her ay düzenli olarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Böylesine donanımlı tesisler artık emeklilerimiz için büyük ihtiyaç haline geldi ve inşallah yenilerini de birlikte açacağız. Başta bizlere bu fikri veren sayın başkanımıza ve çalışanlarına, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum. İlker ve Mürsel Uluç Mahallelerimize yeni lokallerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>YAŞAM BOYU GELİŞİM</b><br />Emekli Lokalleri, dış ve iç mekân tasarımlarıyla da dikkat çekiyor. Ana salon, mutfak ve toplantı odası bulunan bu merkezler, üyelerin rahat bir şekilde bir araya gelmesini sağlıyor. Lokaller, üyelik sistemiyle hizmet veriyor ve üyelerine özel olarak tasarlanmış etkinlikler sunuyor. Zihinsel egzersizleri destekleyen, işitsel-görsel becerileri geliştiren, odaklanma ve konsantrasyonu artıran aktiviteler yer alan lokallerde, üyelere ayrıca çay, kahve ve poğaça gibi ücretsiz ikramlar da sunuluyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-huseyin-can-guner-bir-sozunu-daha-yerine-getirdi-620403">Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;ın manevi iklimini Balyanoz&#8217;da yaşadılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-iklimini-balyanozda-yasadilar-620385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balyanoz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[iklimini]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tesis]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşadılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, üyelerini Ramazan ayı kapsamında Darıca Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde iki gün boyunca ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-iklimini-balyanozda-yasadilar-620385">Ramazan&#8217;ın manevi iklimini Balyanoz&#8217;da yaşadılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, üyelerini Ramazan ayı kapsamında Darıca Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde iki gün boyunca ağırladı. Toplam 80 Saygınlar Kulübü üyesinin katıldığı programda kıymetli büyükler, sahur ve iftar sofralarında bir araya gelerek, Ramazan ayının manevi atmosferini hep birlikte yaşadı.</p>
<p><b>RAMAZAN’DA SAĞLIKLI BESLENME EĞİTİMİ</b></p>
<p>Program kapsamında katılımcılara Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda bilgilendirme eğitimi verildi. Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen eğitimde; oruç tutarken dengeli beslenmenin önemi, sahur ve iftarda dikkat edilmesi gereken noktalar ile sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesine yönelik bilgiler paylaşıldı.</p>
<p>Katılımcılar, düzenlenen etkinlikler sayesinde hem sosyal bir ortamda vakit geçirme hem de farklı faaliyetlere katılma imkânı buldu.</p>
<p><b>SPOR, YÜRÜYÜŞ VE SOSYALLEŞME İMKÂNI</b></p>
<p>Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde gerçekleşen program boyunca kulüp üyeleri, tesis bünyesinde bulunan çeşitli spor aktivitelerine katıldı. Ayrıca tesisin geniş bahçesinde yürüyüş yaparak doğayla iç içe vakit geçirme fırsatı bulan katılımcılar, birlikte sohbet ederek sosyalleşme imkânı da elde etti.</p>
<p><b> SAYGINLAR KULÜBÜ’NDEN AKTİF YAŞAMA DESTEK</b></p>
<p>Saygınlar Kulübü, kentte 65 yaş üstü bireyleri sosyal hayatın içinde aktif tutmayı amaçlayan bir proje olarak çalışmalarını sürdürüyor. Kulüp, “Akademi Topluluğu”, “Beş Çayı Topluluğu”, “Kültür Sanat Topluluğu”, “Sağlıklı Yaşam Topluluğu”, “Torun Topluluğu” ve “Yeşil Sevenler Topluluğu” gibi farklı oluşumlarla üyelerin ilgi alanlarına yönelik çeşitli etkinlikler düzenliyor. Böylelikle kıymetli büyüklerin sosyal yaşamla bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Doğa yürüyüşleri, edebiyat dinletileri, konserler, vapur gezileri ve kültürel geziler gibi aktivitelerin yanı sıra Balyanoz Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen iki günlük program, Saygınlar Kulübü’nün üyelerine yönelik sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetler kapsamında gerçekleştirildi.</p>
<p><b>RAMAZAN’DA BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU</b></p>
<p>Ramazan ayında birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmeyi ve katılımcıları sosyal etkinliklerle desteklemeyi amaçlayan program, kulüp üyelerinin memnuniyetiyle sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanin-manevi-iklimini-balyanozda-yasadilar-620385">Ramazan&#8217;ın manevi iklimini Balyanoz&#8217;da yaşadılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arası]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ısıttı]]></category>
		<category><![CDATA[kalpleri]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncaklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620292</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mart Tıp Bayramı'nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292">Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Mart Tıp Bayramı&#8217;nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveynler ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı’na, ileri yaşlı yurttaşlardan gönüllü ve sıcak bir destek geldi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveyn ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, ileri yaşlı yurttaşlardan kalpleri ısıtan bir destek aldı. 14 Mart Tıp Bayramı’nın simgelediği toplumsal dayanışma ruhu, bu kez nesiller arası bir buluşmayla hayat buldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, İzmir 95 Programı kapsamında evlerinde ziyaret edilen bebekler için el emeği oyuncaklar üretti.</p>
<p><strong>Geri dönüştürülebilir malzemeler</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamında ebeveynler ve 0-3 yaş arası bebek ve çocuklara çeşitli destekler sunuluyor. Gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar yapılan ev ziyaretleri desteğinde ise bebeklerin gelişimini destekleyen oyuncaklar veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayarak bez top, çıngırak gibi oyuncaklar yaptı. Oyuncak yapım süreci renkli görüntülere sahne oldu.</p>
<p><strong>“Gelecek nesillerin gelişimine katkı”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde takı tasarım ve el sanatları öğretmenliği yapan Ayda Demiral, yapılan çalışmayı şu sözlerle anlattı: “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı imkânlarla geri dönüştürülebilir ürünleri kullanarak 0-3 yaş arası çocuklara oyuncaklar yapıyoruz. Burada 65 yaş ve üzeri üyelerimiz yer alıyor ve onların güzel bir şeye vesile olmaları onları çok mutlu ediyor. Bir kalbe, bir çocuğa dokunmak bizleri de çok mutlu ediyor. 50’den fazla üyemiz oyuncak yapıyor. Bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak ürünler üretmek çok önemli. Hepsi severek etkinliğe katıldı” dedi.</p>
<p><strong>“İşe yaradığımı hissediyorum”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 68 yaşındaki Müzeyyen Dere, “Burası bana hayata tutunma amacı oldu. Çok mutluyum. Böyle yararlı bir etkinlikte bulunduğum için daha da mutluyum. İşe yaradığımı hissediyorum. El becerisiyle hocalarımızın desteğini de alarak çocuklar için bebekler, çıngıraklar yapıyoruz. Oyuncakları belediyenin bize sağladığı geri dönüştürülebilir malzemelerle yapıyoruz. Bu etkinlik bize çok iyi geldi. Yeni nesle bir katkımız olduğu için mutluyuz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çocuklar geleceğimiz”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 68 yaşındaki Pervin Türkcan da “Burası çok güzel bir sosyal etkinlik merkezi. Özellikle emeklilikle beraber can sıkıntısı hat safhada oluyor. Böyle bir yere gelmek büyük bir şans. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Çocuklar geleceğimiz. Onları sevindirmek bizleri memnun eder. Böyle bir etkinlikte olmak gurur verici. İleri yaşlı insanların küçük çocukları sevindirmesi çok hoş. Oyuncaklar, bebekler yaptık. Bu çalışma bize de iyi geldi” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Kendimle gurur duyuyorum”</strong></p>
<p>Merkez üyesi 73 yaşındaki Meral Doğan “Burada bebeklere oyuncak dikiyoruz. Bunun için kendimle gurur duyuyorum. Çocukları çok severim ve onlar için ne lazımsa her an ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Onlar için daha güzel günler olmasını istiyorum. Bu oyuncaklarla oynayacaklar inşallah” derken, 75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer ise “Burada İzmir 95 projesi için bebeklere oyuncaklar ayarlıyoruz. Etkinliğe katkımız olsun diye kadın üyelere yardımcı oluyoruz. Bir katkımız olursa ne mutlu bize. Bebeklerimize yardımcı olmak bizi mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesiller-arasi-saglik-dayanismasi-kalpleri-isitti-620292">Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz Kültür-Sanat Kursları Yeni Döneme Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ucretsiz-kultur-sanat-kurslari-yeni-doneme-basladi-620135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[döneme]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursları]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi; kültür ve sanat eğitimlerini Bayraklı Sanat ve Müzik Akademisi (BASAMAK) çatısı altında bir araya getirerek ilçe sakinlerini ücretsiz kurslarla sanatla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucretsiz-kultur-sanat-kurslari-yeni-doneme-basladi-620135">Ücretsiz Kültür-Sanat Kursları Yeni Döneme Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi; kültür ve sanat eğitimlerini Bayraklı Sanat ve Müzik Akademisi (BASAMAK) çatısı altında bir araya getirerek ilçe sakinlerini ücretsiz kurslarla sanatla buluşturmaya devam ediyor. Müzikten geleneksel sanatlara kadar geniş bir yelpazede açılan kurslarla her yaş grubundan vatandaşın yeteneklerini keşfetmesi ve kendini geliştirmesi hedefleniyor.</p>
<p>Bu kapsamda yeni dönemde; çello, ud, klasik kemençe, ney ve tanbur kursları başlarken Türk Sanat Müziği Korosu, Türk Halk Müziği Kadın Korosu ve Müzik Teknolojileri kursları da eğitim programında yerini aldı. 16 yaş ve üzeri katılımcılara yönelik ücretsiz olarak düzenlenen kurslar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Gelenekselden Moderne Geniş Eğitim Yelpazesi</p>
<p>Bayraklı Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yürütülen kurslarda hem geleneksel müzik mirasının yaşatılması hem de gençlerin çağın gerektirdiği alanlarda gelişim göstermesi amaçlanıyor. Çello, ud, klasik kemençe, ney ve tanbur kurslarının yanı sıra çocuklara yönelik atölye çalışmaları ile görsel sanatlar, drama ve piyano gibi eğitimler de kurs merkezlerinde veriliyor.</p>
<p>Eğitimlerin bir bölümü Mansuroğlu Mahallesi’ndeki 100. Yıl Matematik ve Zeka Oyunları Parkı’nda gerçekleştirilirken Türk Sanat Müziği Korosu çalışmaları Bayraklı Belediyesi Osmangazi Hizmet Binası’nda yapılıyor. BASAMAK bünyesinde ayrıca çocuklara yönelik robotik kodlama, satranç, İngilizce, kaligrafi, resim, karikatür, gitar, bağlama, keman ve halk oyunları gibi farklı alanlarda da eğitimler sürdürülüyor.</p>
<p>Başkan Önal: “Sanat, Kentin Ruhunu Güçlendirir”</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, kültür ve sanatın bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi: “Sanat sadece bir uğraş değil, bir kentin ruhunu besleyen en önemli unsurlardan biridir. Bayraklı’da her yaştan hemşehrimizin sanatla buluşmasını önemsiyoruz. Geleneksel müziğimizi yaşatırken gençlerimizin çağın gerektirdiği alanlarda da kendini geliştirmesini istiyoruz. Ücretsiz kurslarımızla hem kültürel mirasımızı koruyor hem de yeni yeteneklerin ortaya çıkmasına imkan sağlıyoruz”dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucretsiz-kultur-sanat-kurslari-yeni-doneme-basladi-620135">Ücretsiz Kültür-Sanat Kursları Yeni Döneme Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105">Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>İdeal fırçalama süresine uyanların oranı yalnızca yüzde 12</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika* olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12&#8217;si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Çürük dişler “acil ağrı” seviyesine gelene kadar erteleniyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>İlk diş hekimi ziyareti ortalama 16 yaşında gerçekleşiyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49&#8217;u açık ara &#8220;çilek&#8221; aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. </strong>Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. Bu tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin hala zayıf olduğunu ve diş hekiminin çoğunlukla kriz anında başvurulan bir çözüm noktası olarak konumlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini tedavi etmek yerine göz ardı ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumda yaygın görülen ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissedilirken; sıcak gıdalar ve tatlılar da başlıca tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 41&#8217;i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36&#8217;sı diş hekimine başvururken; yüzde 35&#8217;lik kesim kalıcı bir önlem almak yerine, yalnızca sevdiği yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınarak problemi hasıraltı etmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığında Yeni Bilgi Kaynağı: Yapay Zeka</strong></p>
<p>Araştırma, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her dört kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli: Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong> Ağız sağlığı özgüveni doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumun yüzde 78&#8217;i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74&#8217;ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33&#8217;ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105">Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[düşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor. ABD’de yayımlanan bir araştırma, kolon kanserinin 50 yaş altındaki kişilerde kanser kaynaklı ölümlerde ilk sıraya yükseldiğini gösteriyor. Günümüzde 30 ve 40’lı yaşlarda kolorektal kanser vakalarını daha sık gördüklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Ne yazık ki vakalar artıyor ve birçok hasta bize geç evrede başvuruyor. Kolon kanserinin genç yaşlarda daha sık görülmesinin nedeni tam olarak bilinmese de kötü beslenme, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve obezite gibi alışkanlıkların risk faktörleri arasında yer aldığı düşünülüyor” dedi.</strong></p>
<p>Stresin kolon sağlığı üzerinde önemli etkileri olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Yoğun stres bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirebiliyor. Aynı zamanda bağırsak düzenini etkileyerek bağırsak florasında değişikliklere yol açabiliyor ve bu durum kolon kanseri riskini artırabiliyor. Özellikle konserve ve tütsülenmiş gıdalar, aşırı yağlı beslenme ve fazla kırmızı et tüketimi de bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli hareket etmek ve stresi mümkün olduğunca azaltmak kolon kanserine karşı alınabilecek önemli önlemler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p><strong>Kolon kanserlerinin yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor</strong></p>
<p>Günümüzde kolon kanseri taramaları için önerilen yaşın 50’den 40’a düştüğünün altını çizen Atalay, “Kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor. Polipten kansere giden süreç genellikle 5 ila 10 yıl sürebiliyor. Bu bizim için çok önemli bir bilgi. Çünkü birçok kanserde hastalığın nasıl geliştiği net olarak bilinmezken kolon kanserinde süreç daha öngörülebilir. Kolonoskopi ile erken dönemde yapılan taramalar ve poliplerin temizlenmesi, kanser gelişimini önlemede önemli bir fırsat sunuyor” dedi.</p>
<p><strong>Erken tanı ile kemoterapiye bile gerek kalmayabilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde erken dönemde genellikle belirti görülmediğini vurgulayan Atalay, “Hastalar çoğunlukla karın ağrısı, şişkinlik, makattan kanama, kilo kaybı ve kansızlık gibi şikâyetlerle bize başvuruyor. Ancak bu belirtiler ortaya çıktığında hastalık çoğu zaman ilerlemiş oluyor. Oysa kolon kanseri erken evrede yakalandığında tedavi başarısı oldukça yüksek. Erken dönemde yapılan cerrahi çoğu zaman yeterli oluyor hatta kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedavilere ihtiyaç duyulmayabiliyor. Ayrıca hastalıktan tamamen kurtulma ihtimali yüksek, tekrarlama riski de daha düşük seyrediyor” dedi.</p>
<p><strong>Mide ve pankreas kanserlerine göre tedavide başarı oranı daha yüksek</strong></p>
<p>Kolon kanserinde ameliyatın tedavide önemli bir rolü olduğunu dile getiren Atalay, “Hastalık başka organlara yayılmış olsa bile bazı hastalarda tümör cerrahi olarak çıkarılabiliyor ve bu sayede hastalıktan tamamen kurtulma şansı artıyor. Bu durum mide, pankreas gibi kanserler için geçerli değil. Bu vesileyle özellikle şunu vurgulamak isterim; kolon kanseri tedavi edilebilir bir hastalık. Geç evrede bile cerrahi ile tamamen iyileşme sağlanabilir, bu yüzden hastaların tedaviyi reddetmemesi çok kıymetli” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çevirebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtıkların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzeri kişilerde özellikle ameliyat sonrası gelişen bu fıtıkların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar; karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan insizyonel, yani ameliyat kesi yerinden gelişen karın duvarı fıtıklarının, 50 yaş üzerindeki hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde görülebildiğini gösteriyor” diyor. Prof. Dr. Metin Ertem hayatı kabusa çevirebilen, bazı hastaların boyunlarına çarşaf bağlayarak taşıdıkları dev karın fıtıklarını ve yeni tedavi yöntemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Vücudumuzda ‘koruyucu zırh’ olan karın duvarı zayıfladığında ya da ameliyat gibi bir nedenle bütünlüğü bozulduğunda, iç organlar dışa doğru itilerek dev karın fıtığı ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzerindeki kişilerde dev karın fıtıklarının görülme sıklığının arttığını belirterek “Bunun en önemli nedeni yaşla birlikte kolajen doku sentezinin azalmasıdır. Kolajen, karın duvarının dayanıklılığını sağlayan temel yapı taşlarından biridir. Bu yapı zayıfladığında karın duvarı adeta bir kumaşın sökülen dikişi gibi açılmaya başlar” diyor. Karın duvarındaki büyük açıklıkların sadece estetik bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ertem şöyle konuşuyor: “Bu dev fıtıklar, bel ve sırt ağrılarına, ıkınma olamayacağından dışkılama zorluğuna ve hatta solunum güçlüğü gibi yaşamı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor. Fıtıklar tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilirken, bunun en tehlikeli sonuçlarından birini, halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak bilinen sorun oluşturuyor.”</p>
<p><strong> Bağırsak delinmesi ve hayati riske yol açabiliyor</strong></p>
<p>Bağırsakların fıtık kesesi içinde sıkışarak; hastalarda şiddetli karın ağrısı, kusma ve büyük abdest yapamama gibi şikayetlere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertem, soruna müdahale edilmezse bağırsak delinmesine kadar giden çok ciddi tablolar oluşturabildiğini ve bu durumun hayati riske yol açabildiğini söylüyor. Dev fıtıkların boyutlarının bazen dramatik olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin Ertem, bazı hastaların yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ”Bazen fıtık o kadar büyüyebiliyor ki, neredeyse iki çocuk başı büyüklüğüne ulaşabiliyor. Hatta bazı hastalar fıtığı desteklemek için karınlarının altından çarşaf geçirip boyunlarına bağlayarak taşımak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle sorun ilerlemeden erken tedavi olmak günlük yaşam konforu açısından ve tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.” </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası iyileşme döneminde dikkat!</strong></p>
<p>Karın ameliyatı geçiren kişilerin özellikle iyileşme döneminde dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ertem, ihmale gelmez bazı önlemleri “ameliyat sonrası erken dönemde ağır kaldırmamak, kabız kalmamaya özen göstermek, kronik öksürük varsa mutlaka tedavi olmak, yeterli ve dengeli beslenmek” şeklinde sıralıyor. Çünkü bu faktörler karın duvarına binen baskıyı artırarak fıtık gelişimini kolaylaştırabiliyor. Karın ameliyatı olmayan kişilerde de bazı fıtık türlerinin görülebileceğini; özellikle doğum yapanlarda karın duvarındaki zayıf noktalardan yağ dokusu ve bağırsakların dışarı çıkmasıyla epigastrik fıtıklar (göbek üstü fıtığı) oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Ertem “Gebelik sırasında karın büyüdükçe karın duvarı gerilir ve bazı bölgelerde zayıflık oluşabilir. Bu durum küçük fıtıkların gelişmesine yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Dev fıtıklarda yeni tedavi dönemi</strong></p>
<p>Dev karın fıtıklarının cerrahisinin oldukça özellikli bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin Ertem, son yıllarda kullanılan yeni yöntemlerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Eskiden bu fıtıklar çoğunlukla sadece dikiş yöntemiyle kapatılmaya çalışılırdı. Ancak bu yöntemde nüks oranları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise dev fıtıklarda çok daha ileri teknikler kullanıyoruz. Özellikle, özel cihazlarla karın duvarı kontrollü şekilde genişletiliyor. Gerekli durumlarda karın kaslarına botoks uygulanarak kasların gevşemesi sağlanıyor. Ardından karın duvarı onarılıyor ve yama ile destekleniyor. Bu modern yöntemler nüks oranlarını yüzde 2-5’lere kadar düşürdü.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[frensiz]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[motora]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladı!</strong></p>
<p>ABD’de sıkça gündeme gelen okul şiddetinin artık Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle ergenlik dönemi, yani lise çağı, gençlerin yoğun duygusal değişimler yaşadığı ve kimlik gelişiminin öne çıktığı bir dönemdir. Bu nedenle bu yaş grubunda öfke kontrolü, akran baskısı ve kendini kanıtlama isteği gibi faktörler şiddet davranışlarını tetikleyebilmektedir. Şiddet vakaları belirli bir okul türüyle sınırlı değildir; ancak riskli sosyal çevre, düşük okul aidiyeti ve destek mekanizmalarının zayıf olduğu ortamlarda daha sık görülebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen beyni henüz tam olgunlaşmamış oluyor</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde şiddet davranışının yalnızca disiplin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergen beynini frenleri takılmamış güçlü bir motora sahip bir arabaya benzetebiliriz. Planlama, dürtü kontrolü ve mantıktan sorumlu alan ancak 20’li yaşların ortasında tamamlanır. Dolayısı ile ergenlikte duygusal tepkiler ve dürtüler çok hızlıdır ve kontrol edilemeyebilir. Herhangi bir kriz veya stres anında sonucunu düşünmeden öfke ile şiddete başvurabilirler. Ayrıca ergenlik döneminde beynin özellikle duygularla ilgili bölgeleri çok aktif çalışırken, karar verme ve sonuçları değerlendirme ile ilgili bölümler henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum gençlerin bazen ani kararlar almasına, riskli davranışlara yönelmesine ve öfke anında sonuçlarını düşünmeden hareket etmesine yol açabilir. Dolayısıyla ergenlikte yaşanan dürtüsellik ve risk alma eğilimi, uygun destek ve yönlendirme olmadığında şiddet davranışlarına zemin hazırlayabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Olumlu okul iklimi şiddeti azaltıyor</strong></p>
<p>Araştırmaların, öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri ve okula ait olduklarını düşündükleri ortamlarda şiddet davranışlarının belirgin şekilde azaldığını gösterdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Okul iklimi, bir okulun eğitim-öğretim faaliyetlerini, paydaşların tutumlarını ve akademik başarıyı etkileyen psikolojik ve sosyal ortamdır. Güvenli ve huzurlu bir ortam, sosyal ilişkiler ve aidiyet duygusu, öğretmen ve akranlarla ilişkiler, kabul görme okul ikliminin sosyal boyutudur ve şiddet oranları üzerindeki etkisi kritiktir. Okul iklimi olumlu olduğunda öğrenciler sorunlarını konuşabilecekleri yetişkinler bulabilir ve krizler büyümeden çözülebiliyor. Bu noktada rehberlik servisleri çok kritik bir rol oynuyor. Ancak birçok okulda psikolojik danışman sayısının sınırlı olması, öğrenci sayısına göre destek hizmetlerinin yetersiz kalmasına neden olabiliyor. Önleyici çalışmaların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aile içi iletişim belirleyici rol oynuyor</strong></p>
<p>Okul şiddetinin ortaya çıkmasında aile ortamının önemli bir belirleyici olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Okul şiddetinin veya genel olarak çocuklardaki şiddet eğiliminin ortaya çıkmasında en önemli belirleyiciler aile içi iletişim ve ebeveyn tutumlarıdır. Evde şiddete uğrayan veya şiddete tanık olan çocukların şiddete meyilli olmaları açısından yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Çocuklar okul dışındaki sosyal çevrelerinde ve özellikle aile ortamında öğrendikleri davranışları okula taşımaktadırlar. Aile içerisindeki çatışmalar, ev ortamındaki sert iletişim, şiddet içeren davranışlar veya aşırı baskıcı tutumlar sonucunda çocuk bu davranışları içselleştirerek bir problem çözme yöntemi olarak sergileyebilir.  Buna karşılık açık iletişimin olduğu, çocuğun duygularının dinlendiği ve sınırların sağlıklı şekilde korunduğu ailelerde çocukların sosyal becerileri daha güçlü gelişir ve şiddete yönelme olasılığı azalır.”</p>
<p><strong>PISA verilerine göre Türkiye’de öğrenciler daha yalnız hissediyor</strong></p>
<p>Toplumsal kutuplaşma ve öfke dilinin de gençler üzerinde etkili olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençler sadece ailelerinden ve okullarından değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumdan da öğrenirler. Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili, gençlerin hem okul içindeki sosyal ilişkilerini hem de genel psikolojik iyi oluşlarını derinden etkilemektedir. Toplumsal kutuplaşmanın bir yansıması olarak okul ortamında ‘ötekileştirme’ davranışları sıklıkla görülmektedir. PISA 2022 verileri, Türkiye’deki öğrencilerin OECD ortalamasına göre okulda kendilerini daha fazla yabancılaşmış, dışlanmış ve yalnız hissettiklerini göstermektedir. Özellikle ‘diğer öğrenciler tarafından kasıtlı olarak yalnız bırakılma’ oranı Türkiye&#8217;de (%12,3), OECD ortalamasının (%7) oldukça üzerindedir.”</p>
<p><strong>Siber zorbalık fiziksel şiddete dönüşebiliyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan sert dilin gençlerin iletişim biçimini etkilediğini belirten Dr. Gülaldı, “Toplumda öfke dilinin yaygınlaşması, farklılıklara tahammülün azalması ve çatışmaların sert şekilde ifade edilmesi gençler üzerinde model etkisi yaratabilir. Özellikle sosyal medya ortamlarında kullanılan sert dil, gençlerin iletişim tarzını ve çatışma çözme yöntemlerini etkileyebilmektedir. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasında güçlü bir ilişki<strong> </strong>bulunmaktadır. Siber zorbalık çevrim içi ortamda başlasa da etkileri gerçek hayata taşınabiliyor. Sosyal medya üzerinden yapılan aşağılamalar, dışlama ya da tehditler öğrenciler arasında gerginliği artırabiliyor ve bu durum okul ortamında fiziksel çatışmalara dönüşebiliyor. Bu nedenle dijital ortamlarda yaşanan zorbalığın da okul güvenliği ve öğrenci ruh sağlığı açısından ciddiye alınması gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Londra’daki “Red–Blue School Wars” örneği</strong></p>
<p>Gençlerin şiddet eğilimine ilişkin güncel bir örnek olarak İngiltere’de özellikle Londra’da gündeme gelen “Red–Blue School Wars” olaylarını hatırlatan Dr. Gülaldı, “Londra’da bazı bölgelerde farklı okullardaki öğrenciler sosyal medya üzerinden organize olarak kırmızı ve mavi renklerle sembolleşen gruplar halinde karşı karşıya geldikleri olaylar ile gündeme geldi. Sosyal medya aracılığı ile öğrenciler arasında ‘Kırmızıya Karşı Mavi’ çatışmaları düzenlenmesini ve öğrencilerin pergel, metal tarak, makas, cetvel ve mutfak bıçağı, havai fişek gibi diğer silahlarla kendilerini silahlandırarak ‘şiddete başvurmalarını’ teşvik ediyorlar. Bu durum bir tür okul aidiyetinin zaman zaman rekabet ve çatışmaya dönüşebildiğini gösteriyor. Sosyal medya bu tür gruplaşmaları hızlandırabiliyor ve ciddi boyutlara ulaşabilecek toplu bir harekete dönüşebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Gençlerin aidiyet ihtiyacı doğru yönlendirilmeli</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde gençlerin güçlü bir aidiyet ihtiyacı hissettiğini vurgulayan Dr. Gülaldı, “Bu örnekler aslında gençlerin kimlik arayışı ve aidiyet ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ergenlik döneminde gençler bir gruba ait hissetmek ister. Eğer bu aidiyet duygusu sağlıklı sosyal ortamlar yerine rekabet ve çatışma üzerinden kurulursa, okul içi şiddet olayları ortaya çıkabiliyor.   Okullarda yaşanan şiddet olaylarını sadece bireysel bir sorun olarak görmek doğru değildir. Bu tür olaylar çoğu zaman bireysel, ailevi, okul ve toplumsal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle çözüm de çok boyutlu olmalıdır. Okullarda sosyal-duygusal becerileri geliştiren programların artırılması, psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, ailelerle iş birliğinin artırılması ve dijital ortamların daha bilinçli kullanılması bu konuda önemli adımlar olabilir. En önemlisi ise gençlerin kendilerini görülmüş, anlaşılmış ve değerli hissettikleri güvenli ortamlar yaratmaktır. Bir öğrenci kendini gerçekten ait hissettiği bir okulda, sorunlarını konuşabileceği yetişkinler bulduğunda şiddete başvurma ihtimali önemli ölçüde azalır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile genç kızların eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-sigorta-n-a-r-projesi-ile-genc-kizlarin-egitim-ve-kariyer-yolculuguna-rehberlik-ediyor-619747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Kız]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kızların]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[Qnb Sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik branşlarında faaliyet gösteren QNB Sigorta’nın, 18’inci yaşı vesilesiyle Temmuz 2025’te Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle başlattığı N.A.R. Projesi gelişim ve eğitim programlarıyla devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-sigorta-n-a-r-projesi-ile-genc-kizlarin-egitim-ve-kariyer-yolculuguna-rehberlik-ediyor-619747">QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile genç kızların eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik branşlarında faaliyet gösteren QNB Sigorta’nın, 18’inci yaşı vesilesiyle Temmuz 2025’te Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle başlattığı N.A.R. Projesi gelişim ve eğitim programlarıyla devam ediyor.</p>
<p>“<strong>N</strong>e İstediğini Duy, <strong>A</strong>lan Aç, <strong>R</strong>ehberlik Et” adımlarından oluşan proje ile üniversite 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören genç kızlarım eğitim yolculuklarında yanlarında olunması ve kariyer hayatlarına güçlü bir başlangıç yapmalarının desteklenmesi hedefleniyor.</p>
<p>Proje, şirketin her yaş dönümünde yaşı kadar öğrenciye destek olma vizyonuyla kurgulandı. Geçtiğimiz yıl 18’inci kuruluş yılına ithafen 18 üniversiteli genç kız öğrencinin bir yıllık eğitim masraflarını karşılayan QNB Sigorta, 2026 yılında projeye 19 genç kız öğrenciyi dahil ederek destek kapsamını genişletecek.</p>
<p><strong>Üç aşamalı destek modeli</strong></p>
<p>N.A.R. Projesi, genç kız öğrencilerin eğitim ve kariyer yolculuklarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan üç aşamalı bir yapı üzerine kurgulandı. İlk adım olan “Ne İstediğini Duy” aşamasında, öğrencilerin temel eğitim ihtiyaçları belirlenerek bir yıllık burs desteği sağlanıyor ve eğitim hayatlarına güvenle devam etmeleri destekleniyor.</p>
<p>“Alan Aç” aşamasında ise öğrencilerin kariyer ve kişisel gelişim alanlarında güçlenmeleri amacıyla QNB Sigorta’nın iç eğitmenleri tarafından kapsamlı eğitim programları düzenleniyor. Öğrencilerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda planlanan bu programlarla, iş hayatına hazırlık süreçlerinde yetkinliklerinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p>Projenin üçüncü aşaması olan “Rehberlik Et” kapsamında ise genç kızlara mentorluk desteği sunulması ve şirket bünyesinde staj imkânı sağlanması planlanıyor. Böylece eğitim sürecinde verilen destek, kariyer yolculuğuna somut fırsatlarla taşınıyor.</p>
<p><strong> Eğitim programı devam ediyor</strong></p>
<p>Projenin “Alan Aç” aşaması kapsamında düzenlenen eğitim programlarının ilki, 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirilen “Veri Okuryazarlığı 101: Günlük Hayatta Veriyi Anlama ve Doğru Kullanma” eğitimi oldu. 10 Şubat’ta QNB Sigorta Genel Müdürlük Ofisi’nde düzenlenen “Mülakat Teknikleri ve Etkili CV Hazırlama” eğitimi ile öğrenciler kariyer yolculuklarında önemli bir adım attı. Şubat ayı içerisinde gerçekleştirilen “Etkileyici Sunum Teknikleri” eğitimi ile katılımcıların topluluk karşısında kendinden emin ve etkili sunum yapabilme becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.</p>
<p>Mart ayında gerçekleştirilecek “Agile Düşünceyle Projelere Çeviklik Katmak” ve “Temel Excel” eğitimleriyle program devam edecek. Nisan ve Mayıs aylarında ise dijital pazarlama, girişimcilik, tasarım ve geri bildirim teknikleri gibi farklı başlıklarda planlanan eğitimlerle genç kadınların çok yönlü gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Tüm eğitimler, öğrencilerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda planlanıyor ve QNB Sigorta’nın gönüllü iç eğitmenleri tarafından gerçekleştiriliyor.</p>
<p><strong>“Her genç kızımız duyulmayı hak ediyor”</strong></p>
<p><strong> </strong>QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, proje ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>
<p>“QNB Sigorta olarak, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. N.A.R. Projesi ile önce onların ihtiyaçlarını dinliyor, ardından gelişimlerine alan açıyor ve kariyer yolculuklarında rehberlik ediyoruz. Her genç kızımızın duyulmayı ve hayallerine ulaşmak için fırsat eşitliğine sahip olmayı hak ettiğine inanıyoruz. Burs desteğinin yanı sıra sunduğumuz eğitim programları ve planladığımız staj imkanlarıyla potansiyellerini ortaya çıkarmalarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Her yaş dönümümüzde yaşı kadar genç kız öğrencilerin hayatına dokunarak bu umudu birlikte büyütmeye devam edeceğiz.”</p>
<p>QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile her bir genç kız öğrencinin biricik yolculuğuna eşlik etmeyi ve dayanışmayla büyüyen bir gelecek için çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-sigorta-n-a-r-projesi-ile-genc-kizlarin-egitim-ve-kariyer-yolculuguna-rehberlik-ediyor-619747">QNB Sigorta, N.A.R. Projesi ile genç kızların eğitim ve kariyer yolculuğuna rehberlik ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerini]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fırçalamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726">Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>İdeal fırçalama süresine uyanların oranı yalnızca yüzde 12</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika* olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12&#8217;si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Çürük dişler “acil ağrı” seviyesine gelene kadar erteleniyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>İlk diş hekimi ziyareti ortalama 16 yaşında gerçekleşiyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49&#8217;u açık ara &#8220;çilek&#8221; aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. </strong>Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. Bu tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin hala zayıf olduğunu ve diş hekiminin çoğunlukla kriz anında başvurulan bir çözüm noktası olarak konumlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini tedavi etmek yerine göz ardı ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumda yaygın görülen ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissedilirken; sıcak gıdalar ve tatlılar da başlıca tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 41&#8217;i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36&#8217;sı diş hekimine başvururken; yüzde 35&#8217;lik kesim kalıcı bir önlem almak yerine, yalnızca sevdiği yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınarak problemi hasıraltı etmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığında Yeni Bilgi Kaynağı: Yapay Zeka</strong></p>
<p>Araştırma, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her dört kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli: Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong>Ağız sağlığı özgüveni doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumun yüzde 78&#8217;i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74&#8217;ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33&#8217;ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726">Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-yaslilar-2025-619694</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:43:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[iken]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[statistiklerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-yaslilar-2025-619694">İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda %20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında %9,5 iken, 2025 yılında %11,1&#8217;e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %44,7&#8217;sini erkek nüfus, %55,3&#8217;ünü kadın nüfus oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %27,0, 2080 yılında %33,4 ve 2100 yılında %33,6 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %18,2, 2060 yılında %28,8, 2080 yılında %38,5 ve 2100 yılında %42,8 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,4, 2040 yılında %17,5, 2060 yılında %25,5, 2080 yılında %29,8 ve 2100 yılında %28,2 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranı, 1950-2100</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-0-k7rkxt5C.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları, 1950-2000<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2010-2025<br />              TÜİK, Nüfus Projeksiyonları, 2030-2100</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfusun %62,9&#8217;unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun %63,8&#8217;inin 65-74 yaş grubunda, %27,9&#8217;unun 75-84 yaş grubunda ve %8,4&#8217;ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %62,9&#8217;unun 65-74 yaş grubunda, %29,3&#8217;ünün 75-84 yaş grubunda ve %7,8&#8217;inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfusun %0,1&#8217;ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş grubuna göre yaşlı nüfus oranı, 2020, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-1-RJCjSHFk.png"/></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2020, 2025</p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0&#8217;ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye&#8217;de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.</p>
<p> </p>
<p>Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan &#8220;demografik dönüşüm&#8221; sürecinde olan Türkiye&#8217;de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nüfus piramidi, 1935, 1975, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-2-NYqrNUug.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları,1935, 1975<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi</strong></p>
<p> </p>
<p>Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında %16,2 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında %14,1 iken bu oran 2025 yılında %16,2&#8217;ye yükseldi.</p>
<p> </p>
<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında %19,5, 2040 yılında %26,5, 2060 yılında %45,5, 2080 yılında %61,9 ve 2100 yılında %61,6 olacağı öngörüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun %10,4&#8217;ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %36,0 ile Monako, %30,0 ile Japonya ve %25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 ülke, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-3-REz3Fm7Z.png"/></p>
<p>Kaynak: Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %21,7 ile Sinop oldu. Bu ili %21,1 ile Kastamonu, %20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili %4,5 ile Şanlıurfa, %4,7 ile Hakkari izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-4-T2bnsvSq.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-5-pnOLAwri.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş ve cinsiyete göre beklenen yaşam süresi, 2022-2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-6-NPUwqusL.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hayat Tabloları, 2022-2024</p>
<p><strong>Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560&#8217;ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı %26,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496&#8217;sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin %73,5&#8217;ini yaşlı kadınlar, %26,5&#8217;ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hanehalkı tiplerine göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-7-wLDltzw9.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p><strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili %34,1 ile Çanakkale, %33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise %8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili %13,8 ile Batman, %15,0 ile Van izledi.</p>
<p><strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-8-cpaaYC9W.png"/></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı fertlerin %37,9&#8217;unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin %37,9&#8217;unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, %5,9&#8217;unun çocuğu ile aynı binada, %6,8&#8217;inin aynı cadde veya sokakta, %8,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %15,0&#8217;ının çocuğu ile aynı ilçede ve %9,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin %9,9&#8217;unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %1,7&#8217;sinin Türkiye&#8217;de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %36,4&#8217;ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %39,9&#8217;unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %43,0&#8217;ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3&#8217;ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında %10,1&#8217;inin en az bir çocuğu ile aynı binada, %12,8&#8217;inin aynı cadde veya sokakta, %13,3&#8217;ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %22,8&#8217;inin çocuğu ile aynı ilçede ve %14,2&#8217;sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3&#8217;ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %2,7&#8217;sinin Türkiye&#8217;de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili %39,8 ile Kastamonu, %39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise %4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili %4,8 ile Gaziantep, %5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek başına yaşayan ve aynı ilde çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-9-JfSC2SqE.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında %88,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında %88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı %11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %46,7&#8217;sinin ilkokul mezunu, %10,4&#8217;ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %10,4&#8217;ünün lise veya dengi okul mezunu, %9,0&#8217;ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı %97,0 iken yaşlı kadınların oranı %81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Eğitim durumu ve cinsiyete göre yaşlı nüfus oranı, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-10-PGlyVVZz.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024<br />Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında %1,5&#8217;inin hiç evlenmemiş, %83,8&#8217;inin resmi nikahla evli, %4,2&#8217;sinin boşanmış, %10,6&#8217;sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun %2,9&#8217;unun hiç evlenmemiş, %47,5&#8217;inin resmi nikahla evli, %4,7&#8217;sinin boşanmış, %44,9&#8217;unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Medeni durum ve cinsiyete göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-11-QWWTYOO4.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025<br />Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı %22,8 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9&#8217;unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın %22,8 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde %21,8, yaşlı kadınlarda ise %23,6 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında %13,1 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için  %49,3 iken 2024 yılında %54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında %10,0 iken 2024 yılında %13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında %21,4 iken yaşlı kadın nüfusta %6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında %2,7 iken 2024 yılında %2,9 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaş grubu ve cinsiyete göre işgücü durumu, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-12-M5OQ7cih.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında %56,9&#8217;u tarım sektöründe yer aldı</strong></p>
<p> </p>
<p>İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %56,9&#8217;unun tarım, %32,0&#8217;ının hizmetler, %7,7&#8217;sinin sanayi, %3,4&#8217;ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti</strong></p>
<p> </p>
<p>Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların %39,9&#8217;u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada %17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada %14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.</p>
<p>Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı %18,1 iken yaşlı kadınların oranı %10,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ölüm nedeni ve cinsiyete göre ölen yaşlıların oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-13-gM6cgcQU.png"/></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2024</p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında %3,0 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında %3,7 iken bu oran 2024 yılında %3,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı %2,2 iken yaşlı kadınların oranı %3,8 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların cinsiyete göre oranı, 2010-2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-14-jdyFFxfq.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2010-2017<br />                TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2018-2024</p>
<p> </p>
<p><strong>İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında %53,2 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2&#8217;ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında %61,3 iken yaşlı kadınların oranı %46,1 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşlı bireylerin internet kullanım oranı, 2020, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-15-wXfpyND3.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-yaslilar-2025-619694">İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Pili]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[kesi]]></category>
		<category><![CDATA[kişide]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi,  beyindeki sinir hücrelerinin <strong>ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları</strong> sonucu ortaya çıkan ve <strong>tekrarlayıcı nöbetlerle</strong> seyreden bir hastalık. <strong>D</strong>ünya genelinde yaklaşık <strong>50 milyon, Türkiye’de de </strong>yaklaşık <strong>bir milyon</strong> kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, </strong>günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70&#8217;inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30&#8217;luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.  </p>
<p><strong> Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor! </strong></p>
<p>Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!</strong></p>
<p><strong> </strong>Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong> İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili” </strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.</p>
<p><strong>Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma!  </strong></p>
<p>Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,   “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor! </strong></p>
<p>“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy,<strong> </strong>epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.&#8221; </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaklasik-bir-milyon-kiside-goruluyor-619685">Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de sağlık devrimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-devrimi-619369</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619369</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda koruyucu sağlık hizmetlerinden Eşrefpaşa Hastanesi’nde yürütülen tedavilere kadar kent genelinde sağlık çalışmalarını önemli ölçüde geliştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-devrimi-619369">İzmir&#8217;de sağlık devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda koruyucu sağlık hizmetlerinden Eşrefpaşa Hastanesi’nde yürütülen tedavilere kadar kent genelinde sağlık çalışmalarını önemli ölçüde geliştirdi. “Sağlıklı yurttaş, sağlıklı kent” hedefiyle hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi; koruyan, öğreten ve iyileştiren hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda belediye, sağlığın yalnızca tedaviyle değil; eğitim, erken müdahale ve sosyal destek mekanizmalarıyla da korunması gerektiği yaklaşımıyla hareket ediyor.</p>
<p>Eğitimden danışmanlığa, erken çocukluk programlarından yaşlı bakımına; hastane tedavilerinden evde bakım hizmetlerine kadar yürütülen kapsamlı çalışmalarla yüz binlerce İzmirli artık geleceğe daha sağlıklı bakıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eşrefpaşa Hastanesi ve semt poliklinikleri üzerinden yürütülen hizmetlerle bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Son iki yılda yüz binlerce hastaya hem hastanede hem de evlerinde sağlık ve bakım hizmeti sunuldu. Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı ve her yaştan yurttaşın sağlıklı yaşam olanaklarına erişimini artırmayı hedefleyen belediye; kent genelinde sağlık eğitimleri, psikolojik destek, erken çocukluk çalışmaları ve yaşlılık destek programları gibi çok sayıda hizmetle İzmirli yurttaşların iyilik hâlini güçlendirdi.</p>
<p><strong>Sağlık bilgisi her eve ulaşıyor</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla son iki yılda farklı başlıklarda 3 binden fazla sağlık eğitimi düzenledi. Koruyucu sağlık, aktif yaşam, ruh sağlığı ve ağız-diş sağlığı gibi konularda gerçekleştirilen eğitimlere 122 binden fazla kişi katıldı. Ağız ve diş sağlığı kontrolleriyle de yaklaşık 10 bin yurttaşın ağız bakısı yapıldı. Olası acil durumlarda toplumun hazırlıklı olması için ilkyardım eğitimleri de sürdürüldü. Temel ilkyardım, afetlerde müdahale ve yaşam desteği başlıklarında 585 eğitim programı ile 8 bin 500 kişiye uygulamalı eğitim verildi. Bu sayede binlerce yurttaş, hayat kurtaran ilkyardım bilgisiyle donatıldı.</p>
<p><strong>Nesilden nesle sağlıklı yaşam döngüsü</strong></p>
<p>Belediyenin erken çocukluk çalışmalarından biri olan İzmir95 programı ise bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemek ve ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla kentin farklı ilçelerinde yürütülüyor. Ev ziyaretleri, ebeveyn atölyeleri ve emzirme danışmanlığı hizmetleriyle iki yılda 15 binden fazla aileye ulaşıldı.</p>
<p><strong>İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşlanma politikaları kapsamında da çalışmaları devam ettiriyor. 3. Yaş Üniversitesi projesi ile 60 yaş üzeri yurttaşlar farklı alanlarda eğitimlere katılarak sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma imkânı buluyor. Program, “İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil” dedirtiyor.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaş alma merkezi büyük ilgi görüyor</strong></p>
<p>Bin aktif üyesi bulunan Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ve Alzheimer-Demans Merkezi hizmetleriyle yaşlı bireylerin yaşam kalitesi artırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşlı yoksulluğuyla mücadele, tedavi ve bakım hizmetlerinin genişletilmesi, yaşlıların deneyim ve birikimlerinden faydalanmak amacıyla hazırlanan İleri Yaş Eylem Planı ise yaşlı bireylerin hayatını çok yönlü ele alarak yaşam konforunu artırmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>İZSEM’de bütüncül sağlık hizmeti</strong></p>
<p>2025 yılında kurulan Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü ile kentte bütüncül sağlık hizmetleri daha da yaygınlaştırıldı. Beş noktada hizmet veren İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM) aracılığıyla yurttaşlara psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, fizyoterapi, diyabet farkındalığı ve hareketli yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor. Ayrıca kent genelinde kurulan Psikolojik Destek Birimleri ile çocuk-yetişkin bine yakın kişiye ücretsiz psikolojik destek hizmeti verildi.</p>
<p><strong>Bulaşıcı hastalıklara karşı ücretsiz ve kimliksiz test hizmeti</strong></p>
<p>Koruyucu halk sağlığı çalışmalarının bir parçası olarak açılan Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ise bulaşıcı hastalıklar için ücretsiz ve anonim test hizmeti sunarak toplum sağlığına katkı sağlıyor. Kimlik bilgisi paylaşımı olmadan ve sosyal güvence aranmadan ücretsiz olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testi yapılarak önemli bir sağlık hizmeti sunuluyor. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile başlatılan çalışma kapsamında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmeti de veriliyor. Ayrıca Kadın Sağlığı Programları kapsamında 702 kadına bireysel danışmanlık hizmeti verildi. 1.100’den fazla kadına eğitim verildi, farkındalık çalışması yapıldı.</p>
<p><strong>Gençler ve çocuklar için özel sağlık destekleri</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18-26 yaş grubundaki ve sosyal destek sistemindeki pek çok kadına 3 doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı uygulamasını da hayata geçirdi. Diyabetli çocuklar için “Tip 1 diyabet” tanısı alan anaokulu ve ilkokul öğrencilerine hayati önem taşıyan sensörlü şeker ölçüm cihazı araç ve gereçleri temin etti.</p>
<p><strong>Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’i iyileştirdi</strong></p>
<p>Belediyenin sağlık hizmetlerinin önemli bir ayağını da Eşrefpaşa Hastanesi oluşturuyor. Son iki yılda hastane ve semt polikliniklerinde toplam 714 bin poliklinik hizmeti verildi, 3 bin 451 ameliyat gerçekleştirildi ve 11 bin hasta yatırılarak tedavi edildi. Hastanede ayrıca 1 milyon 358 binden fazla laboratuvar incelemesi ve yaklaşık 196 bin görüntüleme işlemi yapıldı.</p>
<p><strong>Yeni hizmetler ve yenilikler</strong></p>
<p>Son iki yılda Eşrefpaşa Hastanesi’nde fark yaratan yeni hizmet alanları da eklendi. Kurulan Ambulans Servisi’nde dört acil yardım ambulansı, dört de hasta nakil ambulansı ile 2025 yılında bin 509 görev yapıldı. Ayrıca bebek bakımı, emzirme teknikleri, psikolojik destek, beslenme, pilates gibi pek çok alanda hizmet vererek hem gebeleri anneliğe hazırlayan hem lohusaları ve baba adaylarını da eğitimlere kabul eden Gebe Okulu ve Sigarayı Bırakma Polikliniği açıldı. Eşrefpaşa Hastanesi bünyesinde Triple-P Ebeveyn Eğitim Programı da başlatıldı. Eşrefpaşa Hastanesi 65 yaş üstü ve işitme engelliler için kolaylaştırıcı sağlık hizmetlerini başlatırken, Defibrilatör Projesi kapsamında kentte ani kalp durmalarına müdahale için OED cihazlarını da kentin belli noktalarına yerleştirmeye başladı.</p>
<p><strong>Evde bakım hizmetleriyle sağlık, vatandaşın evine götürüldü</strong></p>
<p>Evde bakım hizmetleri kapsamında sağlık hizmeti hastanenin dışına taşındı, vatandaşın evine götürüldü. Sağlık hizmeti kapsamında 30 bin 923 evde sağlık hizmeti verildi, 3 milyon 59 bin 356 TL maliyet belediye tarafından karşılandı. Genel bakım hizmetlerine yönelik de 91 bin 102 ev ziyareti yapıldı, 4 bin 886 hastanın evde yara bakımı gerçekleştirildi. Ayrıca 45 bin 680 evde 23 bin 621 kişisel bakım, 7 bin 402 ev temizliği, 6 bin 68 kuaför hizmeti ve 8 bin 154 sosyal inceleme gerçekleştirildi. Bu evlerde tamir gerektiren konulara yönelik bakım onarım hizmetleri de verildi. Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de “evde bakım” hizmeti alan yurttaşları ev kazalarından korumak amacıyla “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini de başlattı. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından evleri ziyaret ederek oluşabilecek kazaları önleyici tedbirler alan ekipler, hane halkını ev kazalarıyla ilgili bilgilendirmeye başladı.</p>
<p><strong>Hizmet kapasitesi daha da artacak</strong></p>
<p>Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek binasıyla İzmir’in sağlık kapasitesini büyütecek. 549 milyon liralık yatırımın yüzde 50’si tamamlandı.  Bu yıl hizmete girecek hizmet binasında ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu, 1 doğumhane, ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi yer alacak.</p>
<p><strong>Çalışanların güvenliği için sürekli denetim ve eğitim</strong></p>
<p>Belediye bünyesinde çalışan personelin sağlığı için de kapsamlı iş sağlığı ve güvenliği programları uygulanıyor. Binlerce çalışana güvenli çalışma ve risk farkındalığı eğitimleri verilirken, düzenli sağlık muayeneleri ve saha denetimleriyle çalışma ortamlarının güvenliği güçlendiriliyor. Bu kapsamda iki yılda 5 bin 277 belediye çalışanına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-saglik-devrimi-619369">İzmir&#8217;de sağlık devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[nedenine]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345">Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor. Ancak günümüzde 50 yaş altı bireylerde de kolorektal kanser görülme sıklığı hızla artıyor. Bu değişen epidemiyoloji doğrultusunda birçok uluslararası kılavuz, tarama başlangıç yaşını 50’den 45’e çekiyor. Kolorektal kanserlerin genç yaşta görülme riskini artıran sebeplerin başında işlenmiş gıda tüketiminin artması, obezite ve kronik stres geliyor. Taramalarla önlenebilen kolorektal kanserin tedavisinde erken tanı büyük avantaj sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ersan Eroğlu, kolorektal kanserinin nedenleri, teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kolorektal kanser gençlerde daha ileri evrede kendini belli ediyor </strong></p>
<p>Kolorektal kanserler tarama ve erken tanı ile önlenebilen bir kanser türüdür. Bu nedenle 45 yaş üstü bireylerin 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi tetkiki yaptırması kolon kanserinin %90’lık kısmının tedavisinde başarılı sonuç alınmasını sağlayabilmektedir. Aile öyküsünde kanser hastalığı bulunmayan, bilinen genetik sendromu saptanamayan bireylerde de kolorektal kanserin görülmesi bu hastalığın yalnızca yüksek riskli bireylere özgü bir hastalık olmadığı gerçeğini de gündeme getirmektedir. Kolorektal kanserler geçmişte 50 yaş üstü bir hastalık olarak biliniyordu. Ancak günümüzde gençlerde de daha yaygın olarak görülmeye başlandı. Kolorektal kanserler gençlerde daha ileri evrede tanı aldığı için tedavi süreçleri de uzayabilmektedir. Gençlerdeki bu artışın kesin nedeni bilinmese de bu faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir;</p>
<ul>
<li>İşlenmiş gıda tüketimi  </li>
<li>Obezite, kırmızı et tüketiminin artması</li>
<li>Hareketsiz yaşam, alkol ve sigara tüketimi</li>
<li>Mikrobiyota değişiklikleri</li>
<li>Kronik inflamasyon (stres) </li>
</ul>
<p><strong>Güncel tedavi yöntemleri kişiye özel belirleniyor</strong></p>
<p>Kolon kanserinin tedavi planı cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi (immünoterapi) yöntemlerini içermektedir. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağı kanserinin evresi ve hastanın genel durumu dikkate alınarak planlanmaktadır. Kişiye özel planlanan kolon kanseri tedavisi süreci, multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Kolon kanserinde cerrahi prosedür kanserli kolon bölgesini ve lenf bezlerini onkolojik prensiplere uygun olarak temizlemeyi içermektedir. Bu cerrahi müdahaleler, kolon kanseri tedavisi kapsamında hastalığın yayılımını durdurmak ve sonlandırmak için en temel yöntem olarak kabul edilmektedir. Kanserli kolon bölgesi çıkarıldıktan sonra geriye kalan sağlıklı kolon ağızları birleştirilmektedir. Anastamoz adı verilen bu süreç iyileşme zamanını belirlemektedir. Bazen riskli olduğu düşünüldüğü durumlarda geçici olarak ostomi denilen bağırsak karın duvarındaki bir açıklığa taşınarak atıklar bir torba içinde toplanmaktadır. </p>
<p><strong>Yaşam değişikliği kolon kanseri iyileşme sürecini hızlandırıyor</strong></p>
<p>Modern cerrahi teknikler sayesinde kolon kanseri tedavisi sırasında bağırsak fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin en üst düzeyde tutulması hedeflenmektedir. Kolon kanseri tedavisi sadece cerrahi müdahale ile sınırlı kalmayıp, operasyon sonrası rehabilitasyon ve takip sürecini de kapsayan uzun soluklu bir dönemdir. Kolon kanseri tedavisi sonrası iyileşme hızı; hastanın genel sağlık durumu, uygulanan cerrahi teknik ve ek kemoterapi/radyoterapi ihtiyacına göre değişkenlik gösterir. Kolon kanseri tedavi süreci ve sonrasında hastaların dikkat etmesi gereken kritik noktalar şunlardır:</p>
<ol>
<li><strong>Cerrahi müdahale:</strong> Kolon kanseri ameliyatı, hastalığın evresine ve tümörün bağırsaktaki konumuna göre kişiselleştirilen bir cerrahi süreçtir. Günümüzde kolon kanseri ameliyatı operasyonları; açık cerrahi, laparoskopik (kapalı) cerrahi veya robotik cerrahi yöntemleriyle gerçekleştirilebilmektedir. Kolon kanseri ameliyatı sırasında temel hedef, kanserli dokunun çevresindeki sağlıklı sınırlarla ve ilgili lenf nodlarıyla birlikte tamamen temizlenmesidir ve etraf dokulara zarar vermemektir.</li>
<li><strong>Minimal invaziv yaklaşımlar:</strong> Laparoskopik yöntemle yapılan kolon kanseri ameliyatı, küçük kesiler üzerinden ilerlediği için hastanın operasyon sonrası ağrısını azaltır ve iyileşme hızını artırır. </li>
<li><strong>Anastomoz ve Rekonstrüksiyon:</strong> Kanserli bölüm çıkarıldıktan sonra bağırsağın sağlıklı uçlarının birbirine dikilmesi işlemidir. Eğer bu birleşme tıbbi olarak riskliyse, kolon kanseri ameliyatı kapsamında geçici veya kalıcı stoma (torba) uygulamasıdır.  </li>
<li><strong>Beslenme disiplini:</strong> Operasyonun hemen ardından sindirim sistemini yormayan, düşük lifli ve yumuşak gıdalarla başlayan beslenme düzeni, zamanla uzman kontrolünde normale döner. Kolon kanseri tedavisi sonrası yeterli sıvı alımı, doku onarımı için hayati önem taşır. </li>
<li><strong>Düzenli takip ve kontrol:</strong> İlk iki yıl boyunca 3-6 aylık periyotlarla yapılan CEA (karsinoembriyonik antijen) testleri ve görüntüleme tetkikleri, kolon kanseri tedavisi başarısının sürdürülebilirliği için şarttır. </li>
<li><strong>Fiziksel aktivite:</strong> Hastanın tolere edebildiği ölçüde yaptığı hafif yürüyüşler, kolon kanseri tedavisi sonrası bağırsak hareketliliğinin yeniden kazanılmasına yardımcı olur.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerde-artis-gosteren-kolorektal-kanserlerin-5-nedenine-dikkat-619345">Gençlerde Artış Gösteren Kolorektal Kanserlerin 5 Nedenine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Belediyesinden bayram öncesi anlamlı destek: Ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-bayram-oncesi-anlamli-destek-ev-temizligi-ve-kisisel-bakim-hizmeti-619258</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, bayram öncesinde yaş almış ve özel gereksinimli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-bayram-oncesi-anlamli-destek-ev-temizligi-ve-kisisel-bakim-hizmeti-619258">Çeşme Belediyesinden bayram öncesi anlamlı destek: Ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Çeşme Belediyesi, bayram öncesinde yaş almış ve özel gereksinimli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, bayrama hazırlık sürecinde desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlara ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti sunuluyor.</i></b></p>
<p>Belediye ekipleri tarafından gerçekleştirilen hizmet kapsamında; ev temizliği, kişisel bakım ve günlük yaşamı kolaylaştırmaya yönelik destekler sağlanarak vatandaşların bayrama daha huzurlu ve rahat bir şekilde hazırlanması amaçlanıyor. Çalışma ile özellikle yalnız yaşayan yaş almış bireyler ve özel gereksinimli vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Bayram hazırlıkları kapsamında yürütülen hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar, Çeşme Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğüne başvuruda bulunabiliyor. Belediye yetkilileri, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaşmak ve destek mekanizmalarını güçlendirmek amacıyla çalışmaların düzenli olarak sürdürüldüğünü belirtti.</p>
<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sosyal dayanışmanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bayramlar, dayanışmanın ve paylaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği zamanlardır. Çeşme Belediyesi olarak özellikle yaş almış ve özel gereksinimli komşularımızın bayrama daha huzurlu ve rahat hazırlanabilmesi için ev temizliği ve kişisel bakım hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği, herkesin bayram sevincini birlikte yaşayabildiği bir Çeşme için çalışıyoruz.”</p>
<p>Çeşme Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda yıl boyunca yürüttüğü destek programlarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Bayram öncesi gerçekleştirilen bu hizmetle de hem yaşam kalitesinin artırılması hem de toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlar 0232 729 8 729 numaralı telefon üzerinden Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-bayram-oncesi-anlamli-destek-ev-temizligi-ve-kisisel-bakim-hizmeti-619258">Çeşme Belediyesinden bayram öncesi anlamlı destek: Ev temizliği ve kişisel bakım hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rol model oldular başarı hikayelerini paylaştılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rol-model-oldular-basari-hikayelerini-paylastilar-619015</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 20:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hikayelerini]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[oldular]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştılar]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619015</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret” programı kapsamındaki panellerde konuşan başarılı kadınlar, hikayeleriyle esin kaynağı oluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rol-model-oldular-basari-hikayelerini-paylastilar-619015">Rol model oldular başarı hikayelerini paylaştılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen “Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret” programı kapsamındaki panellerde konuşan başarılı kadınlar, hikayeleriyle esin kaynağı oluşturdu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İzmir Kadın Girişimciler Kurulu paydaşlığında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen ‘Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret’ buluşması iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında Türkiye’ye değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. Gün boyu süren programda deneyimli gazetecilerin moderasyonunda gerçekleşen panellerde, konularında öncü konuşmacılar, akademiden sanata, girişimcilikten kurumsal yönetime kadar geniş bir perspektifle sunumlar yaptı.</p>
<p><strong>“Bütün kadınlar emektar”</strong><br />Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’ndeki program kapsamındaki ilk panel gazeteci-yazar Demet Cengiz’in moderatörlüğünde “İzmir’in Kadın Girişimcileri/Liderleri” başlığıyla yapıldı. Kadınların doğduğu andan itibaren emek harcadığını ifade eden moderatör Demet Cengiz, “Ben hayatım boyunca çalışmayan kadın görmedim ama ücretlendirilmeyen kadın gördüm. Doğduğu andan itibaren bütün kadınların emektar olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi. Panelde turizmci, yazar, profesyonel rehber ve otelci Müjde Tönbekici, MariposaCo Kurucusu Ece Sarıoğlu, Chapters Kurucusu Günce Kazazoğlu, AGON Biotechnology Kurucusu Aleyna Yıldız Gültekin, Emel Balık Ağı AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Emel Aksoy Gündemir, Organic Toys Kurucu Ortağı, BPW İzmir Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Serap Çatalyürek ve ihracatçı, üretici Sümeyye Kınalı konuştu. Başarılı kadınlar kariyerlerine ve girişimlerine ilişkin ilham kaynağı olacak önemli bilgiler aktardı.</p>
<p><strong>Hem başarılı hem rol model oldular</strong><br />İş dünyasında karşılaştığı zorlukları aşma serüveni hakkında bilgi veren Müjde Tönbekici, “Çalışanlarımızın çoğu kadın. Kadınların gözlerindeki pırıltı ve güler yüz olunca her şey oluyor” dedi. Ailesinin kendisine hiç baskı kurmadığını ve hep desteklediğini ifade eden Sarıoğlu, “Hep yüreklendirilerek büyütüldüm. İş hayatımdaki cesaretin de bana buradan geldiğini düşündüm” diye konuştu.<br />Kadınların iş yaşamında daha cesur kararlar aldığını belirten ve şirketinin dokuzuncu senesinde olduğunu aktaran Günce Kazazoğlu yeni dönem stratejisini, “Londra’ya mağaza açmayı hedefliyorum” sözleriyle özetledi.<br />İş dünyasında önyargılardan örnekler veren Aleyna Yıldız Gültekin, teknoloji sektörü özelinde önemli bilgiler verdi.<br />Erkek egemen bir sektörde başarılı olmanın önemini aktaran Emel Aksoy Gündemir, “Mesleğe başladığımda önyargı ve sorgu vardı. İşimi yaptıkça insanlar beni kabul etmeye başladı. Karşılarında bir işi yapan kadın değil profesyonel biri olarak durdum” diye konuştu.<br />Firmasının sadece oyuncak üzerine faaliyet göstermediğini söyleyen Serap Çatalyürek doğa dostu ve ekonomik hamlelere imza attıklarını belirtti. Çatalyürek örnek olarak perdeden yelek ve çanta ürettiklerini belirterek, “Dünyayı çocuklarımız ve torunlarımız için daha yaşanılabilir hale getirmek amacıyla çalışıyoruz” dedi.<br />İş hayatıyla ilgili ailesini ikna etmekte zorluk yaşadığını ifade eden Sümeyye Kınalı, “Bizim sadece iş kadını kimliğimiz yok, anne, eş, evlat, kardeş kimliklerimiz de var. Bunların hepsini bir arada yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Kadın sağlığı ve iş yaşamı konuşuldu</strong><br />Kadın Sağlığı ve İş Yaşamı / Görünmeyen Gerçekler paneli ise gazeteci-yazar Hülya Meral moderasyonunda yapıldı. Panelde Anesteziyoloji, Reanimasyon ve Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Emine Nur Tozan ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hatice Aktan konuşma yaptı. Op. Dr. Hatice Aktan, son zamanlarda en çok konuşulan konunun sağlıklı yaş almak, kadın ömrünün sağlıklı şekilde uzaması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Emine Nur Tozan da erkek ve kadınlarda farklılık gösteren ağrılar hakkında bilgiler verdi. Hülya Meral ise kadınların yaşadığı sağlık sorunlarının iş hayatına olan etkisine ilişkin istatiksel veriler paylaştı.<br />Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Yıldırım “öğrenme” konusunu “insan-zeka-ortak zeka” başlığı üzerinden aktardı.</p>
<p><strong>“Biz aslında çok fazla bir şey istemiyoruz”</strong><br />“Sahnede ve Medyada Kadın ve Topluma Etkisi” panelinin moderatörlüğünü de gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce üstlendi. İndeks İçerik İletişim Danışmanlık Ajansı CEO’su Yaprak Özer, oyuncu Ayşe Kökçü, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fügen Toksü de panelist olarak konuştu. Geleceğin umut olduğunu belirten Ceylan Güzelce, toplumda kadın rol modeller yaratmanın önemine vurgu yaptı. <br />Türkiye’deki medya yapılanmasında kadınların temsil oranı üzerinden örnekler veren Yaprak Özer, “Ben kadın ve erkek diye bir ayrımı çok sevmiyorum. Kadın her türlü kademede olmalı ama karar verici kademeye kadar çekilmeli” dedi.<br />Ayşe Kökçü de, “Kadınlar sanatta var olmaya çalışıyorlar. Her iş kolu gibi kadının burada da var olması çok zor” dedi.<br />Fügen Toksü ise, “Biz aslında çok fazla bir şey istemiyoruz. Büyük Önder’imizin bize tanıdığı haklarda eşitlik istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>İş dünyasında kadın olmak</strong><br />Gazeteci ve yazar Ahu Tanrıkulu Orakçıoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı İş Dünyasında Kadın ve Sistemsel Engeller adlı son panelde İyi Ki Vakfı Kurucusu Füsun Kuran, Doğanlar Mobilya Grubu CEO’su Mutlu Erturan ve Yanındayız Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve LokumOps Genel Müdürü Yasemin Yaşa Erkut konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kadınların iş hayatında karşılaştığı cam tavan, yapışkan zemin, vitrin kadın, annelik cezası gibi kavramlar tartışıldı. Konuşmacılar, kadınların iş hayatında karşılaştığı ayrımcılıklar üzerinden görüşlerini ve deneyimlerini aktardı.<br />Program eğitmen, yazar Ahmet Şerif İzgören’in başarı dolu hayat hikayelerinden örnekler sunduğu konuşmasıyla sona erdi.</p>
<p><strong>“İzmir’de ilk defa birbirimizin elini tuttuk”</strong><br />Konuşmaların ardından sahneye gelen ve tüm panelistlere teşekkürlerini sunan Öznur Tugay, “İzmir’de ilk defa kadınlar olarak birbirimizin elini tuttuk. Ve gerçekten diğer kız kardeşlerimize bir yol açmaya çalışıyoruz. Buradaki hedefimiz buydu. Yorgunuz ama çok mutluyuz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rol-model-oldular-basari-hikayelerini-paylastilar-619015">Rol model oldular başarı hikayelerini paylaştılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (11-16 Mart 2026)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-11-16-mart-2026-618961</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[pek]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618961</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-11-16-mart-2026-618961">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (11-16 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Donald Margulies’den Haldun Taner’e, Claude Magnier’den Cengiz Özek’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Ramazan ayına özel sahnelediğimiz, Nihat Alpteki’nin yönettiği geleneksel Türk tiyatrosu formlarından “Ödüllü” isimli ortaoyunu Müze Gazhane’de İstanbul seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Bu hafta Ödüllü (Ortaoyunu), Öylece Durur Zaman, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Oscar, Haramiler, Yaftalı Tabut, Sevgili Yelena Sergeyevna, Gidion’un Düğümü, Gölge, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Sevdalı Bulut, Rüya, Elma Kurdu Kırtık, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Oyun biletleri, gişelerden, <b><u>https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/</u></b>, <u>biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor</b></p>
<p>İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.</p>
<p><b>Hümay Güldağ</b>’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 15 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.<b> </b></p>
<p><b>Bu Haftanın Programı (11-16 Mart 2026) </b></p>
<p><b>ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)</b></p>
<p>“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?</p>
<p>Oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 16 Mart 2026 Pazartesi günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)</b></p>
<p>Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.</p>
<p>Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.</p>
<p><b>Donald Margulies</b>’in yazdığı, <b>Irmak Bahçeci</b>’nin çevirdiği, <b>Mehmet Ergen</b>’in yönettiği oyunda <b>Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (13+ Yaş)</b></p>
<p>Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın&#8221;</p>
<p><b>Haldun Taner</b>’in yazdığı <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu</b>, <b>Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar</b>, <b>Yiğit Ali Uslu</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b> OSCAR (13+ Yaş)</b></p>
<p>Christian Jacqueline&#8217;e aşıktır, Colette ise Oscar&#8217;a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard&#8217;dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard&#8217;a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.</p>
<p><b>Claude Magnier</b>’in yazdığı, <b>Asude Zeybekoğlu</b>’nun çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Abdullah Topal, Aslı Aybars, Aslı Şahin, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b> HARAMİLER (16+ Yaş)</b></p>
<p><b> </b>Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Musahipzade Celal</b>’in yazdığı, <b>Engin Alkan</b>’ın uyarlayıp yönettiği oyunda <b>Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YAFTALI TABUT (16+ Yaş)</b></p>
<p>Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.</p>
<p><b>Bilgesu Erenus</b>’un yazdığı, <b>Yelda Baskın</b>’ın yönettiği oyunda <b>Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Derya Keykubat, Lale Kabul, Mana Alkoy</b>, <b>Selin Türkmen, Şenay Bağ </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)</b></p>
<p>İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.</p>
<p>Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.</p>
<p><b>Lyudmila Razumovskaya</b>’nın yazdığı, <b>Belgi Paksoy</b>’un çevirdiği, <b>Bora Seçkin</b>’in yönettiği oyunda <b>Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik,</b> <b>Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GIDION’UN DÜĞÜMÜ (16+ Yaş)</b></p>
<p>Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur.</p>
<p>Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır. “Çocukluk masum olmak demek değildir&#8230; Masumiyeti hızla kaybetme durumudur. <b>Johnna Adams</b>’ın yazdığı, <b>Beliz Coşar</b>’ın çevirdiği, <b>Ersin Umulu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Özge Özder, Özgür Kaymak</b> rol alıyor. Oyun, 11-14 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>GÖLGE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.</p>
<p><b>Yağmur Topçu</b>’nun yazdığı, <b>Ahmet Kahvecioğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Ahmet Kahvecioğlu,</b> <b>Berfin Berber, Yağmur Topçu </b>rol alıyor. Oyun, 14 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>RÜYA(5+Yaş)</b></p>
<p>Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. <b>Özge Midilli-Ertan Kılıç</b>’ın yazdığı <b>Özge Midilli</b>’nin yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu </b>rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR GECE MASALI (5+ Yaş)</b></p>
<p>Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda <b>Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan</b> rol alıyor. Oyun, 15 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-11-16-mart-2026-618961">İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (11-16 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 08:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıya]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalabalık şehirler, yoğun bir hayat temposu, hiç susmayan telefonlar… Ancak günün sonunda milyonlarca insan, kimseye anlatamadığı bir duyguyla baş başa kalıyor: Yalnızlık…</p>
<p>Uzmanlara göre bu tablo artık bireysel bir ruh haliyle açıklanamaz durumda. Dünya, bilimsel literatürde “Yalnızlık Salgını” <em>(Loneliness Epidemic)</em> olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya.</p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yayımlanan uluslararası araştırmalar, yalnızlığın kişisel bir mesele olmaktan çıkıp küresel bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bugün dünya genelinde her altı kişiden biri kronik yalnızlık yaşıyor.</p>
<p>Uzmanlar, yalnızlığın sigara kullanımı, obezite ve hareketsizlik kadar ciddi bir ölüm riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 tarihli raporuna göre yalnızlık ve sosyal izolasyon, dünya genelinde yılda yaklaşık 871 bin ölüme katkıda bulunuyor. Bu da saatte ortalama 100 ölümün, doğrudan ya da dolaylı olarak yalnızlıkla ilişkili olduğu anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Yalnızlık Sadece Ruhu Değil, Bedeni de Hasta Ediyor</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu vurguluyor:</p>
<p>“Son iki yılda yayımlanan geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar, yalnızlığın yalnızca ruhsal bir durum olmadığını açıkça gösteriyor. Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor; kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor.”</p>
<p>2025–2026 döneminde yayımlanan bilimsel araştırmalara göre yalnız bireylerde demans riski yaklaşık yüzde 50, kalp hastalığı riski yüzde 29, inme riski yüzde 32 oranında artıyor. Erken ölüm riski de yalnız yaşayan ve kendini yalnız hisseden bireylerde belirgin biçimde yükseliyor.</p>
<p><strong>Gençler Kalabalıklar İçinde Yalnız</strong></p>
<p>Yalnızlık denince akla genellikle yaşlılar gelse de, son veriler asıl risk grubunun gençler olduğunu gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, bu tabloyu “Modern Yalnızlık Paradoksu” olarak tanımlıyor:</p>
<p>“Gençler sürekli çevrim içi, sürekli bağlantıda. Ama bu bağlantılar derinlik taşımıyor. Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik.”</p>
<p>Sosyal medyanın yoğun kullanımı ve yüz yüze temasın azalması gibi nedenler, bu duygunun gençler arasında daha da derinleşmesine yol açıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’de Tablo Farklı Değil</strong></p>
<p>TÜİK’in 2026 verilerine göre, tek kişilik hane sayısı 5,5 milyonu aşmış durumda. Son on yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60’ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor.</p>
<p>Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu’na göre bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu:</p>
<p>“Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor.”</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Sosyal Medyanın Etkisi</strong></p>
<p>2025 ve 2026 yıllarında yalnızlıkla mücadelede yapay zeka destekli sohbet uygulamaları ve dijital yoldaşlar hızla yaygınlaştı. Bazı çalışmalar bu araçların kısa vadede yalnızlık hissini azalttığını gösterse de, uzmanlar temkinli.</p>
<p>Doç. Dr. Berke Kırıkkanat bu noktada uyarıyor: “Yapay zeka kişiye ‘duyulma’ hissi verebiliyor. Ancak bu, gerçek ilişkilerin yerini tutmuyor. Aşırı kullanımda sosyal beceriler körelebiliyor ve kişi gerçek hayattan daha da kopabiliyor. Sosyal medya ise insanları birbirine bağlamak yerine çoğu zaman karşılaştırma, yetersizlik ve dışlanmışlık duygusunu besliyor.”</p>
<p><strong>Yalnızlık Duygusu Kişisel Zayıflık Değil</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü ve OECD raporları, yalnızlıkla mücadelenin yalnızca bireysel terapi ya da kişisel çabayla çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre sorun, bireylerin değil, modern yaşamın yapısında yatıyor. Bu nedenle çözümün sağlık sistemlerinden şehir planlamasına, eğitim politikalarından sosyal yaşama kadar geniş bir toplumsal çerçevede ele alınması gerekiyor.</p>
<p>Son yıllarda bazı ülkelerde hayata geçirilen “sosyal reçeteleme” modelleri bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu modeller, bireyleri topluluk etkinliklerine ve sosyal alanlara yönlendirerek yalnızlık hissini azaltmayı hedefliyor. İlk sonuçlar umut verici olsa da, bu adımların kalıcı ve yaygın hale getirilmesinin kritik olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın yapısal boyutuna dikkat çekiyor: “Yalnızlık bir karakter kusuru değil, modern yaşamın ürettiği yapısal bir sorun.”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat ise çözümün yönünü şu sözlerle özetliyor: “Toplum olarak daha fazla bağlantıya değil, daha fazla anlamlı bağa ihtiyacımız var.”</p>
<p>Özetle araştırmalar şunu gösteriyor: Bireylerin yalnızlık duygusu görmezden gelindiğinde, en kalabalık toplumlar bile zamanla içten içe yalnızlaşıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-yalnizlik-salgini-ile-karsi-karsiya-618832">Dünya YALNIZLIK SALGINI ile Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[taramalara]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor. Düzenli taramalar sayesinde risk grubunda olunsa da kolon kanseri erken dönemde saptanabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mürşit Dinçer, kolon kanserinin tanı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Polipler henüz kansere dönüşmeden çıkarılabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alır ve kansere bağlı yaşam kayıplarının önemli bir bölümünden sorumludur. Hastalık çoğunlukla kalın bağırsağın veya rektumun mukozasından gelişmektedir. Birçok vakada süreç, başlangıçta iyi huylu olan adenomatöz poliplerin yıllar içerisinde kötü huylu olan malign lezyonlara dönüşüm göstermesi ile ilerlemektedir. Bu dönüşümün uzun bir zaman diliminde gerçekleşmesi ise kolon kanserinin erken tanı ve önleme açısından önemli bir fırsat sunmasına olanak sağlar. Düzenli tarama programları sayesinde polipler henüz kansere dönüşmeden tespit edilip çıkarılabilir.</p>
<p><strong>50 yaş altı kolon kanserindeki artış dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Son yıllarda kolon kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlenmektedir. Bu artış özellikle 50 yaş altındaki bireylerde daha belirgin haldedir. Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması, işlenmiş ve rafine gıdaların daha fazla tüketilmesi, liften fakir diyetler, obezite görülme sıklığındaki artış ve fiziksel aktivitenin azalması bu yükselişte önemli rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra bağırsak mikrobiyotasında meydana gelen değişiklikler, yaşam süresinin uzaması ve tanı yöntemlerinin gelişmesi de bildirilen vaka sayılarının artmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Baba 50 yaşında tanı almışsa çocuk 40 yaşında taramalara başlamalı</strong></p>
<p>Kolon kanseri, düzenli tarama programları sayesinde erken evrede saptanabilen ve hatta polip aşamasında önlenebilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ortalama risk grubunda yer alan bireylerde tarama programlarına genellikle 45 yaşında başlanması önerilmektedir. Gaitada gizli kan testi yılda bir veya iki yılda bir uygulanabilmekte, kolonoskopi ise yaklaşık 10 yılda bir yapılması önerilen ve tanı açısından altın standart olarak kabul edilen yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>Aile öyküsü bulunanlar, daha önce polip saptananlar veya inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireyler yüksek risk grubunda yer almakta; bu kişilerde taramaların daha erken yaşta başlatılması ve daha sık aralıklarla yapılması önerilmektedir. Ailede kolon kanseri kaç yaşında saptanmışsa bu yaştan 10 yaş önce tarama programlarına başlamak gerekir. Örneğin; anne ya da baba 50 yaşında kolon kanseri tanısı almışsa çocukları 40 yaşında taramalara başlamalıdır.</p>
<p><strong>Fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimine dikkat!</strong></p>
<p>Beslenme alışkanlıkları kolon kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Lif açısından zengin beslenme, bağırsak geçiş süresini kısaltmakta ve potansiyel kanserojen maddelerin bağırsak mukozası ile temas süresini azaltmaktadır. Ayrıca lifli gıdaların bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilediği ve inflamasyonu azaltabildiği gösterilmektedir. İşlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis gibi), aşırı kırmızı et tüketimi ve yüksek oranda rafine şeker içeren gıdaların ise risk artışı ile ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Buna karşılık tam tahıllar, sebzeler (özellikle turpgiller), meyveler, baklagiller ve fermente süt ürünleri bağırsak sağlığını destekleyen besinler arasında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Değiştirilebilir faktörlere dikkat ederek kanser riskini azaltın</strong></p>
<p>Kolon kanseri açısından risk faktörleri değiştirilemeyen ve değiştirilebilir faktörler olarak iki ana grupta toplanmaktadır. İleri yaş, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, kalıtsal kanser sendromları ve inflamatuar bağırsak hastalıkları başlıca değiştirilemeyen risk faktörleridir. Buna karşılık obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimi ile liften fakir beslenme önlenebilir ya da azaltılabilir risk faktörleri arasındadır. Kolon kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan bir hastalıktır. Bu anlamda toplumda farkındalığın artırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi, düzenli fiziksel aktivite ve uygun yaşta başlatılan tarama programlarının yaygınlaştırılması önemlidir.</p>
<p><strong>Doğru zamanda cerrahi müdahale kolon kanserinde hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>Erken evrede tespit edilen tümörlerde, kanserli bağırsak bölgesi çıkarılıp ve çevresindeki lenf düğümleri temizlenebilir. Cerrahi sırasında kullanılan yöntemler hastanın durumuna ve tümörün yerine göre değişir. Açık cerrahi yöntemlerinin yanı sıra laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri de yaygın şekilde uygulanır. Laparoskopik ve robotik yöntemler, karın bölgesinde küçük kesilerle operasyon yapılmasını sağlar bu da iyileşme süresini kısaltır ve hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırır. Gerekli görüldüğünde hastalığın evresine göre cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. Kolon kanserinde her kanser türünde olduğu gibi kişiye özel tedavi planları hazırlanır. Düzenli takipler ile cerrahi sonrası hastalığın tekrarlama riski izlenir ve koruyucu önlemler alınır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in kadınlarıyla tam yol ileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-kadinlariyla-tam-yol-ileri-618376</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 08:09:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çakar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[direksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[eshot]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Şoför]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618376</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, kadınların ulaşım sektöründe daha fazla yer almasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kadinlariyla-tam-yol-ileri-618376">İzmir&#8217;in kadınlarıyla tam yol ileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, kadınların ulaşım sektöründe daha fazla yer almasını sağlıyor. Bu kapsamda, ESHOT Genel Müdürlüğü’nde göreve başlayan dördüz annesi Zerrin Tuncay Karadavut ile vinç operatörlüğünü bırakarak otobüs direksiyonuna geçen Melek Çakar, kararlılık ve azmiyle kadınların her meslekte başarıyla var olabileceğini gösteriyor. Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden kamu kurumu olan ESHOT, böylece güvenli ulaşım hizmeti sunmanın yanı sıra kent yaşamında eşitliğin güçlenmesine de öncülük ediyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artıran eşitlikçi yönetim anlayışı, kadınların farklı meslek alanlarında yer almasını da güçlendiriyor. ESHOT Genel Müdürlüğü çatısı altında göreve başlayan kadın şoförler, bu örneklerden sadece bazıları. Otobüs şoförü olarak çalışan 51 yaşındaki Zerrin Tuncay Karadavut, dördüz çocuk annesi olarak hem anneliği hem mesleğini büyük bir özveriyle sürdürüyor. Manisa’nın bir köyünde doğup büyüyen Karadavut, direksiyonla küçük yaşlarda tanıştığını anlatarak, “Henüz 9 yaşındayken traktör kullanmayı öğrendim. Babamın arabasını çok severdim, gizli gizli kullanırdım. Amcamın kamyonunu da kullandım. Aslında çocukluğumdan beri bu mesleğe gönül vermiştim” dedi.  </p>
<p><strong>Hem çocuklarını büyütüyor hem de mesleğini yapıyor</strong></p>
<p>ESHOT’ta göreve başlamadan önce özel sektörde çalışan Karadavut, dördüz çocuklarını dünyaya getirdikten sonra bir süre çalışma hayatına ara vermek zorunda kaldı. İlkokul birinci sınıfa giden 6 yaşındaki Kumsal Nazik, Doruk, Kayra ve Ömer isimli çocukları biraz büyüyünce geçimini sağlamak için bir süre seyyar köfte ekmek arabası işlettiğini anlatan Karadavut, ESHOT’a başvuru sürecini şöyle anlattı: “Mahalleden bir tanıdığımız ESHOT’ta şoför alımı olduğunu söyledi. Başvurdum. 4 ay sonra kabul edildiğimi öğrendim. Eğitimlere katıldım ve ardından otobüs şoförü olarak göreve başladım. Direksiyon başına geçtiğimde çocuklarım daha üç yaşındaydı.”</p>
<p><strong>“Hayal ettiğim birçok şeyi gerçekleştirdim”</strong></p>
<p>Direksiyon başındayken bile aklının çocuklarında olduğunu belirten Karadavut, “Çocuklarımı düşünürken bazen gülüyorum. Yolcular bunu fark edip garipsiyor ama ben o an onları düşünüyorum” dedi. Verdiği mücadelenin arkasında çocuklarına bırakmak istediği bir mesaj olduğunu söyleyen Karadavut, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarıma ‘Kadınlar yapamaz’ algısını kıracak bir yaşam mücadelesi bırakmak istiyorum. Kadınlar çok şey yapabilir. Hayatım boyunca hiç ‘ben yapamam’ demedim. Zor olur ama yaparım dedim. Hayal ettiğim birçok şeyi gerçekleştirdim. Dimdik ayakta durdum.”</p>
<p><strong>50 metre yüksekte gelen telefon hayatını değiştirdi</strong></p>
<p>Kule vinç operatörlüğü yapan 2 çocuk annesi 45 yaşındaki Melek Çakar da İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü’nün “Eşitliğe Sür” projesine başvuruda bulundu. Başvurusunun ardından aylarca bekleyen Çakar, umudunu kestiği dönemde Adıyaman’a gitti. Burada akrabalarının desteğiyle kule vinç operatörlüğü yapmaya başladı. Ancak İzmir’den gelen bir telefon, hayatının yönünü değiştirdi. Melek Çakar, “Başvuru yaptıktan sonra 6 ay bekledim. Artık umudumu kesmiştim. Adıyaman’daydım ve kule vinç kullanıyordum. Yaklaşık 50 metrenin üzerindeyken ESHOT’tan aradılar. Başvurumu değerlendirdiklerini ve beni beklediklerini söylediler. O kadar sevindim ki… O an ‘Allah’ım sana bu kadar yakın olmamı mı bekliyordun’ dedim” sözleriyle o anı paylaştı.</p>
<p><strong>“İzmir benim evim”</strong></p>
<p>Çakar, “İzmir benim evim ve ben evimde olmak istedim. Çocuklarımı yalnız bırakmak içime sinmiyordu. Çalışmak için gitmem gerekiyordu ama bu fırsat gelince işverenimle konuşup İzmir’e döndüm. Çok şükür kazandım ve işbaşı yaptım” dedi. Araba kullanmayı çok sevdiğini belirten Çakar, işini severek yapmanın yolculara da yansıdığını ifade etti. Yolculardan olumlu dönüşler aldığını söyleyen Çakar, “Yolcularımız ‘Ne güzel sürüyorsunuz, ne kadar güler yüzlüsünüz. Sizi gördükçe gurur duyuyoruz. Mustafa Kemal’in kızları bunlar’ diyor. Bu sözler bizi daha da motive ediyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Pes etmeyin”</strong></p>
<p>Bir dönem yaş sınırı nedeniyle başvuru yapamadığını, kadınlarda yaş sınırının yükseltilmesiyle yeniden başvurduğunu aktaran Çakar, kadınlara şu sözlerle seslendi: “Ben bu işi istiyordum ve bunun için uğraştım. Kadınlar ‘Ben yapabilirim’ diyorsa gerçekten yapıyor. Bizimle yola çıkıp kazanamayan arkadaşlarıma da sesleniyorum; pes etmeyin. Gücünüzün farkında olun ve tekrar başvurun.”</p>
<p><strong>“Birçok insanın canı bize emanet”</strong></p>
<p>18 metre uzunluğundaki körüklü araçları da kullandıklarını belirten Çakar, mesleğin sorumluluğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Gerçekten zor bir meslek. Bütün gün trafikteyiz. Birçok insanın canı bize emanet. Ani bir durumda frene bastığımızda bile kimsenin burnu kanamasın diye büyük hassasiyet gösteriyoruz. Yolcularımızdan ve diğer sürücülerden de bu stresin farkında olmalarını ve bize destek olmalarını istiyoruz.” Zaman zaman “kadın şoför” sözleriyle incitici yaklaşımlarla karşılaştıklarını belirten Çakar, “Eğer bu koltuktaysam, demek ki bu işi başarabiliyorum. Bu direksiyona oturabilmek için ciddi eğitimlerden geçtik. Özveriyle ve dikkatle görevimizi yapıyoruz” dedi. Çocuklarının da yaptığı işten gurur duyduğunu belirterek, “Onları sevdikleri meslekleri seçmeleri için cesaretlendiriyorum. İnsanın severek yaptığı işten aldığı verim çok başka. Ben direksiyonda olmaktan mutluyum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Türkiye’de en fazla kadın şoför İzmir’de</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamını artıran ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren politikalarıyla Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden kamu kurumu olma özelliğini taşıyor. Bu anlamda ESHOT 300’e yakın kadın şoför ile Türkiye’de en fazla kadın şoför istihdam eden ve bu başarısıyla Avrupa’nın ve dünyanın da sayılı belediyeleri arasında yer alıyor. Bu güçlü tablo, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kadınların çalışma yaşamında daha görünür ve güçlü olması yönündeki kararlı yaklaşımıyla daha da pekişiyor. İzmir’de kadınların direksiyon başında daha fazla yer alması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin günlük yaşamın en görünür alanlarından biri olan toplu ulaşıma yansıması amaçlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kadinlariyla-tam-yol-ileri-618376">İzmir&#8217;in kadınlarıyla tam yol ileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Özlem Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama Programı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi!<strong> </strong>Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,</strong> kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>Her iki yılda bir tarama testi şart! </strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni polipler! </strong></p>
<p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor</p>
<p><strong>Erken evrede tam şifa mümkün!</strong></p>
<p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor. <strong> </strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye<strong> </strong>ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklara &#8216;savaş&#8217; gerçeği nasıl anlatılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklara-savas-gercegi-nasil-anlatilmali-618140</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:29:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Luş]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618140</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocukların ve ergenlerin savaş ortamlarından hem ruhsal hem fiziksel olarak nasıl etkilendiği ve ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl destek olabilecekleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-savas-gercegi-nasil-anlatilmali-618140">Çocuklara &#8216;savaş&#8217; gerçeği nasıl anlatılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Egen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocukların ve ergenlerin savaş ortamlarından hem ruhsal hem fiziksel olarak nasıl etkilendiği ve ebeveynlerin bu süreçte çocuklarına nasıl destek olabilecekleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuğun kaygısını azaltmanın en önemli yolu, onu anlayarak güven vermek! </strong></p>
<p>Çocuklara savaş hakkında bilgi verirken en önemli noktalardan birinin kavramların ilgili, açık ve çocuğun anlayabileceği bir şekilde konuşmak olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Onun endişelerini anladığını anne babanın dile getirmesi ve çocuğa güven vermesi çok önemli.” dedi.</p>
<p>Çocuğun kaygılarının çok önemli ölçüde bu şekilde azaltılabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Onunla birlikte haberleri izleyerek, elbette birtakım görüntülerden çocuğu uzak tutarak çocuğu korumak anne babanın en önemli görevlerin başında gelir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergenler de savaş görüntülerinden etkilenebilir ve uzun süreli travmatik etkilere yol açabilir! </strong></p>
<p>Özellikle ergenlik döneminde çocukların savaş ile ilgili haberlerle doğrudan ilgilenebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Aslında politik sorular bile sorabilirler. Kendi görüşünü anne babasının görüşleriyle kıyaslamak isteyebilir ve hatta tartışmak isteyebilir.” dedi.</p>
<p>Anne babanın bu konularda ergenler ile konuşması, konuşmaktan çekinmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hatta onu dinlemesi, yargılamaması, eğer kendisi gibi düşünmüyorsa, başka bir görüş bildiriyorsa kesinlikle yargılayıcı konuşmaması çok önemli. Ergenler de küçük bir çocuk gibi bu görüntülerden etkilenebilir. Savaş ortamında yaşayan çocuklar çok daha ciddi travma atlatıyorlar. Şiddete maruz kalmış çocuklar gibi onların da erişkinlik dönemine kadar devam eden, travma sonrası birtakım belirtileri gösterdikleri çeşitli araştırmalarla kanıtlanmış. Bu nedenle belki de çok uzun sürecek birtakım terapilere ve tedavilere ihtiyaç duyabilirler.”</p>
<p><strong>Savaş, çocukların ruhsal dünyasında ciddi yıkıma neden olur! </strong></p>
<p>Savaş gibi yetişkinlerin bile dehşete düştüğü, dehşet içerisinde kaldığı ve oldukça kötü etkilendiği şiddet ortamında çocukların sadece ruhsal olarak etkilenmediklerine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:</p>
<p>“Çocukların temiz suya ulaşamadığı, temiz yiyeceklere ulaşamadığı, açlık, susuzlukla özellikle 5 yaş altındaki çocukların ölümle karşılaştığı savaş ortamında birinci öncelik elbette çocukların fiziksel olarak sağlıklı olmaları, hayatta kalmaları, temiz suya ve yiyeceğe ulaşmalarıdır. Fakat onların ruhsal dünyasında tıpkı yetişkinlerin olduğu gibi çocukların da ruhsal dünyasında savaş oldukça önemli yıkım etkisi yaratır. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda şiddet içerikli herhangi bir olayın hemen akabinde huzursuzluk, ağlama, her şeye aşırı tepki verme, hırçınlık, uykusuzluk, anne babanın dediklerine uymama, her şeyi reddetme gibi bir takım olumsuz belirtiler görülüyor.”</p>
<p><strong>Önemli olan çocuklara doğru bilgiyi, anlayabilecekleri şekilde vermek!</strong></p>
<p>6 yaş ya da 7-8 yaş sonrası çocuklarla daha küçük çocuklar arasında fark olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ebeveynler olarak, çocukların soyut kavramları anlamadıklarını, savaş da soyut bir kavram olduğu için buna anlam veremediklerini, gördükleri her şeyi sorabileceklerini hiçbir zaman unutmamalıyız.” dedi.</p>
<p>Önemli olanın onlara doğru bilgiyi vermek, onların anlayabileceği bir şekilde konuşmak, anlayabileceği dilden konuşmak ve onlara güven vermek olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Zaten ebeveynlerin kendilerini anladığını hissederse bir çocuk, kendisini güvende hisseder dolayısıyla kaygısı çok azalır. </p>
<p>Ergenlik dönemi içinde aslında bu böyledir. Kendi görüşlerini geliştirmeye başladıkları için kişilik gelişimi ile birlikte ergenler bu konular ile ilgili tartışmak isteyeceklerdir. Kendi görüşlerini ortaya koymak isteyeceklerdir. Aslında anne babalar onları yargılamadan dinlemeli, onaylamasalar bile, kendi görüşlerine uymasa bile, yine de onları kesinlikle rencide etmeden, terslemeden dinlemeli, hak vermedikleri yerler olsa bile onları düzeltmeden sadece onların yanında olduğunu gösteren bir şekilde onlarla iletişim kurarak, aslında onlara destek olmak en iyi ebeveynlik işlevidir diyebiliriz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklara-savas-gercegi-nasil-anlatilmali-618140">Çocuklara &#8216;savaş&#8217; gerçeği nasıl anlatılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Özlem Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama Programı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi!<strong> </strong>Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,</strong> kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>Her iki yılda bir tarama testi şart! </strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni polipler! </strong></p>
<p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Erken evrede tam şifa mümkün!</strong></p>
<p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor. <strong> </strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye<strong> </strong>ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstatistiklerle Kadın, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-kadin-2025-618074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[iken]]></category>
		<category><![CDATA[İstihdam Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[statistiklerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye nüfusunun %49,98'ini kadınlar, %50,02'sini erkekler oluşturdu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-kadin-2025-618074">İstatistiklerle Kadın, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye nüfusunun %49,98&#8217;ini kadınlar, %50,02&#8217;sini erkekler oluşturdu</strong></p>
<p> </p>
<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun %49,98&#8217;ini kadınlar, %50,02&#8217;sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %69,7 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete ve yaş grubuna göre nüfus oranı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-0-deHvFTxG.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-1-XvL8YiSF.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2011-2024</p>
<p> </p>
<p><strong>En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %88,3 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2024 yılında %92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda %88,3, erkeklerde ise %97,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı, 2008-2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-2-OB1kVI4B.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2008-2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %23,6 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2024 yılında %25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda %23,6, erkeklerde ise %26,8 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre seçilmiş göstergeler, 2024</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-3-VxE2PL49.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024<br />              TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Annesi yükseköğretim mezunu olanların %84,4&#8217;ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında %84,4&#8217;ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %68,7 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %36,8, erkeklerde ise %72,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p>İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,7 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyet ve eğitim durumuna göre işgücüne katılma oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-4-jzyWGsSP.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %32,5, erkeklerde ise %66,9 oldu.</p>
<p> </p>
<p>En yüksek istihdam oranı %54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p>En yüksek kadın istihdam oranı, %39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-5-Mclv1dqs.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p>En yüksek erkek istihdam oranı, %72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Erkek istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-6-hIh7VbGj.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı %18,3 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında %12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı %26,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2024 yılında %60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %26,9, erkeklerin istihdam oranının ise %90,9 olduğu görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın büyükelçi oranı %28,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2025 yılında %28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2025 yılında %71,6 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın milletvekili oranı %19,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2025 yılında %19,9 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı %34,9 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında %34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında %43,3 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı %21,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2024 yılında %21,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p>Borsa İstanbul&#8217;da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında %12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında %18,3 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı %34,2 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,2&#8217;sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %28,2 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>TZE cinsinden Ar-Ge insan kaynağının cinsiyete göre sektör içi dağılımı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-7-YJE4vVbN.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2024</p>
<p> </p>
<p><strong>Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cinsiyete göre ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 3 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-8-pwrveVFs.png"/></p>
<p>Kaynak: TÜİK, Evlenme İstatistikleri, 2025</p>
<p> <strong>Kadınların %17,0&#8217;ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü</strong></p>
<p> ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların %38,3&#8217;ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %43,3 olduğu görüldü.</p>
<p> <strong>Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 oldu</strong></p>
<p>Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,4 oldu.</p>
<p> <strong>Yapay zeka kullanan kadınların oranı %18,8 oldu</strong></p>
<p> Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında %19,2 oldu. Bu oran kadınlarda %18,8 iken erkeklerde %19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin %39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların %40,5&#8217;inin, erkeklerin ise %38,3&#8217;ünün yapay zeka kullandığı görüldü.</p>
<p> <strong>Beyin göçü oranı kadınlarda %1,6 oldu</strong> </p>
<p>Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında %2,0 oldu. Bu oran kadınlarda %1,6 iken erkeklerde %2,4 oldu.</p>
<p> <strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı %30,1 oldu</strong></p>
<p>Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun %27,9&#8217;unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda %30,1 iken erkeklerde %25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı %28,4, erkeklerin oranı %21,8 olarak görüldü.</p>
<p><strong>Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü</strong></p>
<p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %28,2&#8217;sinin psikolojik şiddete, %18,3&#8217;ünün ekonomik şiddete, %12,8&#8217;inin fiziksel şiddete, %10,9&#8217;unun ısrarlı takibe, %8,3&#8217;ünün dijital şiddete ve %5,4&#8217;ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.</p>
<p>Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için %31,8 iken yükseköğretim mezunlarında %8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için %16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için %13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %2,2 oldu.</p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %56,0, %42,0 ve %38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların %66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %39,6 ve %62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istatistiklerle-kadin-2025-618074">İstatistiklerle Kadın, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polonyalı kafileden Kültür Evi&#8217;ne büyük ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/polonyali-kafileden-kultur-evine-buyuk-ilgi-617859</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[evi]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kafileden]]></category>
		<category><![CDATA[kemer]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Evi]]></category>
		<category><![CDATA[polonyalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erasmus Yetişkin Projesi kapsamında Kumluca’ya gelen 60 yaş üzeri 39 Polonyalı, Kemer Belediyesi Kültür Evi’ni ziyaret ederek bölgenin kültürü ve yaşamı hakkında Kültür Evi sorumlusu yerel tarihçi Ramazan Kar’dan bilgi aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polonyali-kafileden-kultur-evine-buyuk-ilgi-617859">Polonyalı kafileden Kültür Evi&#8217;ne büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erasmus Yetişkin Projesi kapsamında Kumluca’ya gelen 60 yaş üzeri 39 Polonyalı, Kemer Belediyesi Kültür Evi’ni ziyaret ederek bölgenin kültürü ve yaşamı hakkında Kültür Evi sorumlusu yerel tarihçi Ramazan Kar’dan bilgi aldı. </p>
<p>Kültür ve sürdürülebilir turizm projesi kapsamında Kumluca Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gelen 39 Polonyalı, okul müdürü Serkan Tekin Turhan ve İngilizce Öğretmeni Arif Gelebek eşliğinde Kemer Belediyesi Kültür Evi’ni de ziyaret etti. </p>
<p>Kumluca’daki kültürel yaşamın yanı sıra projede yer alan Kemer bölgesindeki kültürel yaşımı da araştıran Polonyalı kafile, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu öncülüğünde Kemer’e kazandırılan Kültür Evi’nde incelemelerde bulundu. </p>
<p>Kültür Evi’nde Kemer’in eski yaşamını anlatan değerli eşyalar, fotoğraflar, objeler ve günlük kullanılan kıyafetleri tek tek inceleyen Polonyalı kafile, Kültür Evi Sorumlusu Ramazan Kar’dan bilgi aldı. </p>
<p>Yaklaşık bir hafta boyunca Kumluca ve Kemer’de araştırmalarına devam edecek olan Polonyalı grup, ziyaret sonrası hatıra fotoğrafı çektirdi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polonyali-kafileden-kultur-evine-buyuk-ilgi-617859">Polonyalı kafileden Kültür Evi&#8217;ne büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kıskacında]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799">Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dünya Sağlık Teşkilatı’nın raporları okul şiddetinin küresel ölçekte arttığını gösteriyor. Siber zorbalık belirgin biçimde artıyor. Fiziksel şiddet bazı ülkelerde azalırken bazı ülkelerde artıyor. Türkiye’de de fiziksel şiddetin arttığı gözlemleniyor” dedi.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi nöropsikolojik olarak riskli bir evre</strong></p>
<p>Ergenlik döneminin beyin gelişimi açısından kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, dürtü kontrolü ve karar verme süreçlerinin henüz tam olgunlaşmadığını ifade etti ve “Ergenlikte beynin prefrontal korteks dediğimiz, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgesi tam gelişmemiştir. Bu bölge beynin kaptan köşküdür. Bedensel gelişim ruhsal gelişimin önüne geçebilir. Bu nedenle ergenlik bazı literatürde ‘normal şizofrenik dönem’ olarak tanımlanır. Sıra dışı ve rasyonel olmayan davranışlar bu çağın doğasında vardır.” diye konuştu.</p>
<p>Ancak bu nöropsikolojik risklerin tek başına belirleyici olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocukta adalet algısı varsa, sıcak, tutarlı ve sınır koyan ebeveynlik varsa, açık iletişim ortamı bulunuyorsa şiddet davranışı azalır. Adalet algısı zedelendiğinde çocuk kendini güvende hissetmez, ahlaki dışlanma yaşar ve şiddeti meşrulaştırır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Hem evde hem okulda adalet algısı bozulursa risk artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuğun hem evde hem okulda adaletsizlik algısı yaşamasının şiddet riskini ciddi şekilde artırdığını ifade ederek, “Eğer çocuk hem evde hem okulda kendini haksızlığa uğramış hissediyorsa depresyon ve şiddet eğilimi daha da artar. Bir tarafta güvenli alan varsa denge sağlanabilir. Ancak iki alanda da zedelenme varsa risk büyür.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Açık iletişimin olmadığı, çocuğun zorla konuşturulduğu ya da baskı altında tutulduğu ortamlarda riskin arttığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, özgürlük ve özerklik ihtiyacı karşılanmayan çocuğun kendini tehdit altında hissettiğini ve bu durumun ahlaki kuralları dışlamasına yol açabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk kendi ahlaki kurallarını oluşturmaya başlar ve şiddeti normalleştirir. Ailede, okulda ya da toplumda adalet algısının bozulması, şiddet artışında çok önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen zaten nöropsikolojik olarak hazır değil</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde beynin karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu prefrontal korteks bölgesinin henüz tam olgunlaşmadığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, adaletsizlik algısının bu süreci daha da zorlaştırdığını söyledi ve “Ergen adaletsizliğe uğradığını düşündüğünde mantıksal ve duygusal muhakemeyi birlikte kullanarak sağlıklı karar verme kapasitesi zaten sınırlıdır. Bunun üzerine bir de madde kullanımı eklenirse risk katlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Alkol ve madde kullanımının beynin ön bölgesini devre dışı bıraktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Madde, en sağlıklı insanda bile beynin kaptan köşkü olan prefrontal korteksi baskılar. Kişi düşünmeden konuşur, düşünmeden davranır, birikmiş öfkesini kontrolsüz biçimde dışa vurur. Yanlış senaryolar üretir ve yanlış bir mağduriyet duygusu geliştirir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Bu mağduriyet algısının hem evde hem okulda yaşanması durumunda depresyon ve şiddet riskinin daha da arttığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Eğer çocuk yalnızca bir alanda sorun yaşıyorsa diğer alan denge sağlayabilir. Ancak hem evde hem okulda adalet algısı zedelenmişse şiddet ihtimali yükselir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Madde kullanımının riski ciddi biçimde artırdığını da belirten Prof. Dr. Tarhan, “Madde kullanan bir çocuğun okula gitmesi sakıncalıdır. Tedavi gören bir öğrencinin ‘okula gidebilir’ raporu olmadan okula dönmemesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Okul iklimi adalet algısıyla doğrudan bağlantılı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, adalet algısının zedelenmesinin okul iklimini de olumsuz etkilediğini belirterek, “Açık, şeffaf, hesap verebilir ve sorgulanabilir bir sistem yoksa adalet algısı bozulur. Aidiyet duygusu zayıflar. Öğretmenle güven ilişkisi zarar görür. Öğrenci kendini güvende hissetmez.” diye konuştu.</p>
<p>Araştırmaların zorbalık eğilimleri ile okul iklimi arasında güçlü bir ilişki gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr.  Tarhan, adil kurallara sahip, herkese eşit davranan bir okul yönetiminin öğrencilerin güven duygusunu artırdığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Gençler sorunlarının çözülebileceğine inanırsa şiddete başvurma ihtimali azalır.” dedi.</p>
<p><strong>Travmaya duyarlı okullar yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle ABD’de “travmaya duyarlı okul” modelinin yaygınlaşmaya başladığını dile getirerek, “Okul şiddeti ABD’de çok yüksek. Okula silah götüren öğrenci sayısının yüz binlerle ifade edildiği bir tablo var. Bu nedenle travmaya duyarlı okullar açılıyor. Bu okullarda sadece akademik disiplin değil, sosyal ve duygusal öğrenme programları uygulanıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu kapsamda öğrencilere sosyal-duygusal beceriler, mindfulness uygulamaları ve pozitif psikoloji temelli çalışmalar yapıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik sağlamlığı artan bir çocuk hem kendi içindeki şiddeti hem de başkasının şiddetini yönetebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital çözüm merkezleri kurulmalı</strong></p>
<p>Okul ikliminde normların net biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Haksızlığa uğrayan öğrenciler için dijital çözüm merkezleri oluşturulmalı. Çocuk yaşadığı sorunu mesaj yoluyla iletebilmeli ve belirli süre içinde geri dönüş alabilmeli. Böyle bir sistem işlerse çocuk duygularını biriktirmez, ifade eder ve şiddet riski azalır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili ile “çember etkisi”…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençlerin davranış repertuarını doğrudan etkilediğini belirterek, buna “çember etkisi” adını verdi.</p>
<p>Toplumu iç içe geçmiş halkalara benzeten Prof. Dr. Tarhan, “En iç halkada yöneticiler vardır. Yöneticinin küçük bir hatası ya da kullandığı bir öfke dili, geniş halkalara büyüyerek yansır. Çocuklar ve gençler model alarak öğrenir. Makro modelde öfke varsa mikro modelde de öfke olur.” dedi.</p>
<p>Lider konumundaki kişilerin öfkeyi sorun çözme ya da hak arama yöntemi gibi kullanmasının gençler üzerinde güçlü bir model etkisi oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beynin karar verici bölgesi olan frontal korteks 20-25 yaşına kadar tam olgunlaşmaz. 12-15 yaş en riskli dönemdir. 15-25 yaş ikinci derecede risklidir. Bu süreçte gençlerin yaptığı davranışın sonucunu fark etme ve doğru-yanlışı ayırt etme kapasitesi henüz gelişim halindedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hukuki, sosyal ve ahlaki normlar birlikte korunmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, şiddetin yalnızca bireysel değil normatif bir sorun olduğuna işaret ederek, üç temel normun korunması gerektiğini söyledi ve “Hukuki normlara uymamak en ağır şiddet davranışıdır. Sosyal normlara uymamak, psikolojik taciz gibi davranışları artırır. Ahlaki normların zedelenmesi de farklı şiddet türlerine yol açar. Bu üç norm dengeli biçimde korunmalıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Toplumsal travmaların bu normları zayıflatabildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Pandemide yetişkinler yeni düzene adapte oldu ancak ergenler zorlandı. Beklenti ileri yaş gruplarının daha çok etkileneceği yönündeydi fakat en çok ergenler etkilendi. Sosyal medya ile aşırı temas kurdular, gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kaldılar.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Ailede açık iletişim, sınır ve duygu koçluğu eksikliği olduğunda gençlerin stresle başa çıkmak için sosyal medyaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “15 yaş altına sosyal medya hesabı açılması mutlaka sınırlandırılmalı. Sosyal medya şiddeti anonimleştiriyor ve sıradanlaştırıyor. Bu çok tehlikeli. Kötülüğü normalleştiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Siber zorbalık davranış eşiğini düşürüyor</strong></p>
<p>Siber zorbalığın çevrimiçi ortamda oluşan bir “cesaret” duygusu ürettiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çevrimiçi ortamda anonimlik hissi oluşuyor. Şiddet sıradanlaşıyor ve normalleşiyor. Oysa yüz yüze ortamda kişi ‘dur, düşün, eyleme geç’ mekanizmasını kullanabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu mekanizmanın beynin ön bölgesiyle ilgili olduğunu vurgulayarak, “Beynin fren mekanizması GABA sistemiyle, gaz mekanizması ise glutamat sistemiyle ilgilidir. Ergenlerde fren sistemi zayıf, gaz sistemi daha aktiftir. Bu nedenle gençler freni zayıf bir otomobil gibi hareket edebilir.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Aile ortamında sıcak, tutarlı ve sınır koyan bir iletişim varsa çocuğun dürtülerini daha iyi yönetebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk böyle bir ortamda yaşadığında öfkesini ailesiyle konuşur, ‘dur ve düşün’ becerisini geliştirebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Alkol beyindeki fren sistemini zayıflatıyor</strong></p>
<p>Alkol ve bağımlılık yapan maddelerin beynin “fren mekanizmasını” bozduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Alkol, beyindeki birçok reseptöre bağlanır ancak en belirgin etkisi GABA sistemi üzerindedir. Bu sistem beynin fren mekanizmasıdır. Fren devre dışı kaldığında kişi, gaz sistemi olarak tanımlanan glutamat sisteminin etkisiyle hareket eder. Bu da kontrol kaybına yol açar.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Bağımlılık beynin ödül sistemiyle ilgili</strong></p>
<p>Bağımlılığın beyindeki ödül sistemiyle bağlantılı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, dopaminin bu süreçte temel rol oynadığını ifade etti. Özellikle ergenlik döneminde anlık haz arayışının yüksek olduğuna dikkat çeken Tarhan, sosyal ve duygusal becerilerin yeterince gelişmemiş olması halinde riskin arttığını söyledi ve “Eğer aile yalnızca akademik başarıya odaklanıyorsa ve sosyal-duygusal öğrenme ihmal ediliyorsa, çocukta dürtü kontrolü zayıf olur. Bu beceriler yaşayarak ve aile içindeki psikolojik iklimle gelişir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç ebeveynlik tarzı şiddeti tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyi niyetle benimsenen bazı ebeveynlik tutumlarının çocuklarda öfke ve şiddet davranışlarını artırabildiğini belirterek, üç modele dikkat çekti. Baskıcı ve itaati yücelten aile yapısında sürekli eleştirilen çocukların duygularını bastırdığını, ergenlik döneminde ise ya yoğun bir isyan geliştirdiğini ya da öfkesini kendinden daha zayıf kişilere yönelttiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bu durumun aile içinde adalet algısını zedeleyerek korku ve güvensizlik kültürüne yol açabileceğini vurguladı.</p>
<p>İhmalkâr ve gevşek disiplinli ailelerde ise sınırların belirsizliği ve yetersiz ilgi nedeniyle çocuğun ilgiyi sevgiyle karıştırdığını, dikkat çekmek için öfke ve şiddet davranışlarına başvurabildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, aşırı koruyucu, “helikopter” ebeveynlikte ise çocuğun problem çözme becerilerinin yeterince gelişmediğini engellenme karşısında daha kolay şiddete yönelebileceğini kaydetti.</p>
<p><strong>Okullarda akran zorbalığına karşı dijital çözümler</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığıyla mücadelede dünyada çeşitli yazılımların geliştirildiğini de aktararak, bu sistemlerde zorbalığa maruz kalan öğrencilerin dijital platformlar üzerinden sorular sorabildiğini, yönlendirmeler alabildiğini ve ihtiyaç halinde rehber öğretmene başvurabildiğini söyledi.</p>
<p>Şiddetin önlenmesinde aile, okul ve toplumsal normların birlikte ele alınması gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde sosyal ve duygusal eğitimin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p><strong>Okullarda sosyal-duygusal öğrenme programları uygulanmalı</strong></p>
<p>Travmaya duyarlı okul modelinin özellikle gelişmiş ülkelerde yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu okullarda öğrencilere bilinçli farkındalık (mindfulness), öz bilinç, öz yönetim, empati ve ilişki yönetimi gibi becerilerin kazandırıldığını ifade etti.</p>
<p>Rehber öğretmenler eşliğinde uygulanan programlarda çocukların önce kendilerini tanımayı, ardından duygu ve dürtülerini yönetmeyi öğrendiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, sosyal bilinç ve empati çalışmalarının da sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi ve “Bu beceriler okulda ve ailede öğretilmezse çocuklar sosyal medyadan yanlış sosyal-duygusal modeller öğreniyor. Günümüzde çocuklar en çok neye maruz kalıyorsa onu modelliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Madde kullanımı ve ruhsal bozukluk birlikteliği risk artırıyor</strong></p>
<p>Çocuk ruh sağlığı tedavisinden taburcu edilen ergenlerde okul ve kurumlarla etik çerçevede bilgilendirme mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Duygu durum bozukluğu duyguları yönetememe hastalığıdır. Buna bir de madde kullanımı eklendiğinde şiddet davranışı riski yükselir. Bu grup en çok intihar vakalarında ve şiddet olaylarında karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Bu nedenle yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bağımlılık tedavisinde rehabilitasyonun ve “üçüncül koruma” programlarının zorunlu olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Güç gösterisini yücelten kültürler riski artırıyor</strong></p>
<p>Toplumda güç gösterisinin erkeklik normu olarak sunulmasının da şiddeti beslediğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Şiddetin erkeklik hakkı gibi sunulduğu bir kültürde çocuğun şiddete yönelmemesi çok zor. Hem aileden hem çevreden bunu öğreniyor ve onay görüyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Psikolojik sağlamlık eğitimi önerisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çözüm olarak sıcak, tutarlı ve sınır koyan aile ve okul ortamlarının oluşturulması gerektiğini dile getirerek, açık iletişimin hâkim olduğu, sosyal ve duygusal becerilerin sistematik şekilde öğretildiği bir eğitim modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p>Bilimsel metodolojisi “psikolojik sağlamlık eğitimi” olan programların müfredata eklenmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, empati eğitiminin özellikle önem taşıdığını vurguladı ve “Empati yoksunluğu şiddetin temel nedenlerinden biridir. Çocuğa yaptığı davranışın karşı tarafta ne hissettireceğini öğretmeden kalıcı değişim sağlanamaz” dedi.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde çocuk rehabilitasyon merkezlerinde empati farkındalığı oluşmadan taburcu işlemi yapılmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, kalıcı çözüm için tedavi ile birlikte rehabilitasyon ve sosyal-duygusal eğitim programlarının birlikte yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799">Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Gölcüklü büyüklere yeni huzur durağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-golcuklu-buyuklere-yeni-huzur-duragi-617754</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklere]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[durağı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[gölcüklü]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, İzmit’ten sonra şimdi de Gölcük’te kapılarını açmaya hazırlanıyor. İleri yaştaki bireylerin sosyal hayattan kopmadan aktif ve üretken bir yaşam sürmelerini amaçlayan kulüp, Gölcük’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-golcuklu-buyuklere-yeni-huzur-duragi-617754">Büyükşehir&#8217;den Gölcüklü büyüklere yeni huzur durağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 65 yaş üzeri vatandaşlara hizmet veren Saygınlar Kulübü, İzmit’ten sonra şimdi de Gölcük’te kapılarını açmaya hazırlanıyor. İleri yaştaki bireylerin sosyal hayattan kopmadan aktif ve üretken bir yaşam sürmelerini amaçlayan kulüp, Gölcük’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek.</p>
<p><b>İHSANİYE’DE YENİ BULUŞMA NOKTASI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hizmet veren Saygınlar Kulübü büyüyor. Geçtiğimiz yıl İzmit Saat Kulesi yanında açılan ve öne çıkan sosyal projeleri ile 65 yaş üstü vatandaşların uğrak yeri haline gelen Saygınlar Kulübü, Gölcük’te de hizmet vermeye hazırlanıyor. İhsaniye Mahallesi’nde konumlanan tesis, 418 metrekare kullanım alanına sahip binasıyla birlikte toplam 29 dönümlük alan üzerinde yer alıyor. Toplam 2 bin 878 metrekarelik kapalı ve açık kullanım alanına sahip olan kulüp; yaşam kalitesini artırmayı, sosyal izolasyonu önlemeyi ve kuşaklar arası kültürel aktarımı güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><b>ZENGİN DONANIM, KONFORLU YAŞAM ALANI</b><br />Haftanın her günü 10.00 ile 22.00 saatleri arasında hizmet vermesi planlanan tesiste; 1 kafe, 1 kitap okuma alanı, 2 oturma alanı, 2 eğitim salonu, 1 kadın ve 1 erkek mescit, 1 kadın ve 1 erkek tuvalet, cam bölme kapalı teras, cam bölme kapalı veranda ve açık bahçe alanı bulunuyor. Modern ve erişilebilir şekilde tasarlanan kulüp, 65 yaş ve üzerindeki Gölcüklü vatandaşların rahatça vakit geçirebileceği güvenli ve huzurlu bir ortam sunacak.</p>
<p><b>SOSYAL HAYATA AKTİF KATILIM</b><br />Gölcük Saygınlar Kulübü’nde gerçekleştirilecek faaliyetler oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Spor ve fiziksel aktivitelerden tarihi ve turistik gezilere, tiyatro ve sinema etkinliklerinden müzikal ve oyun programlarına kadar pek çok etkinlik düzenlenecek.</p>
<p> </p>
<p><b>EĞİTİM VE KÜLTÜREL ÇALIŞMALAR</b></p>
<p>Sağlıklı beslenme, güvenli internet ve teknoloji kullanımı eğitimleri, kuşaklar arası iletişim çalışmaları, kitap okuma ve kültürel etkinlikler, bahçe ekimi ve hasat çalışmaları, danışmanlık ve psiko-sosyal destek programları da kulüp bünyesinde yer alacak.</p>
<p><b>AKTİF VE ÜRETKEN YAŞAM HEDEFİ</b><br />El sanatları, değerler eğitimi ve Kur’an-ı Kerim dersleri, zekâ ve hafıza oyunları, kamp ve piknik organizasyonları, meslek erbabı buluşmaları, sıfır atık eğitimi ve koro çalışmaları gibi birçok başlıkta düzenlenecek etkinliklerle 65 yaş ve üzeri vatandaşların aktif, üretken ve sosyal bir yaşam sürmeleri hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-golcuklu-buyuklere-yeni-huzur-duragi-617754">Büyükşehir&#8217;den Gölcüklü büyüklere yeni huzur durağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 08:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[dokusunda]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482">Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor. Bu oran, kanser tedavisinde önemli bir eşiğin aşıldığını gösterirken; aynı dönemde özellikle genç yaş grubunda kolon kanseri vakalarının artması dikkat çekiyor. Son bilimsel çalışmalar, bağırsak dokusunda meydana gelen sertleşmenin, kanser gelişiminde genetikten bağımsız erken bir uyarı mekanizması olabileceğine işaret ediyor. Güncel veriler ise kanserin yalnızca genetik bir hastalık olmadığını; erken tanı, doku yapısı ve yaşam tarzının da hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kolon kanserinde son ve yeni bilimsel yaklaşımlara ilişkin bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Kanser artık sadece genetik bir hastalık değil</strong></p>
<p>Kanser uzun yıllar ağırlıklı olarak genetik mutasyonlar üzerinden tanımlandı. Ancak güncel bilimsel veriler, genetik testleri normal olan bireylerde de kanser gelişebildiğini göstermektedir. Bu durum, kanserin yalnızca genetik değil; hücrenin bulunduğu doku ortamıyla da yakından ilişkili bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Genç yaşta kolon kanseri görülme sıklığı artıyor</strong></p>
<p>Kolon kanseri ileri yaş hastalığı olarak bilinmekle birlikte, 50 yaş altı bireylerde görülme sıklığında artış izlenmektedir. Genç hastaların önemli bir bölümünde kalıtsal genetik risk faktörleri saptanmamaktadır. Bu tablo, kolon kanserinin başlangıcında genetikten bağımsız biyolojik süreçlerin etkili olabileceğini düşündürür. Son 30 yıla bakıldığında yıllık artış oranı yüzde 0,5 ile 2,4 arasında değişmiş durumda. Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2030 yılına kadar bu artışın yüzde 124’e ulaşması beklenmektedir. Örneğin; vakaların önemli bir bölümünde “Lynch sendromu” gibi kalıtsal genetik mutasyonlar saptanmamıştır. Bu durum, kolon kanserinin yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını gösterir.</p>
<p><strong>Bağırsak duvarındaki sertleşme erken bir uyarı olabilir</strong></p>
<p>Son çalışmalar, genç kolon kanseri hastalarında bağırsak duvarının normalden daha sert olduğunu göstermektedir. Üstelik bu sertliğin yalnızca tümörlü alanlarda değil, henüz normal görünümlü dokularda olduğu da tespit edildi. Elde edilen bulgulara bakıldığında kanser gelişiminin önce bağırsak dokusunda yapısal değişiklikler başlattığı net bir şekilde saptanmıştır. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kanserin fiziği, genetiği kadar belirleyici</strong></p>
<p>Hücrelerin yalnızca kimyasal sinyallere değil, içinde bulundukları dokunun sertliğine de yanıt vermektedir. Bağırsak duvarındaki sertleşmenin, hücrelerde kontrolsüz çoğalmayı tetikleyen sinyal yollarını aktive edebilir. Bu mekanizma, genetik bir bozukluk olmaksızın da kanser sürecinin başlatabilir.</p>
<p><strong>Gelecekte kolon kanserinde tarama yaklaşımları değişebilir</strong></p>
<p>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Erken tanı uygulamaları, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde sağkalım oranlarında belirgin artış sağlandı. Buna karşın kanser tanısı alan kişi sayısındaki artış, önleyici yaklaşımların güçlendirilmesini ve risk faktörlerinin daha fazla önemsenmesini gerekli kıldı.</p>
<p>Elde edilen bilimsel veriler, tarama yöntemlerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Gelecekte kolonoskopi uygulamalarında yalnızca poliplerin değil, bağırsak duvarı sertliğinin de değerlendirilmesi mümkün olabilecek. Bu da doku sertliğindeki artışın, kanser oluşmadan çok önce saptanabilmesini ve erken bir uyarı işareti olarak kullanılabilmesini sağlayabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482">Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-antidepresan-kullanimi-depresyon-artis-hizindan-daha-hizli-yukseliyor-617190</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 08:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[depresif]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617190</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyonun nedenleri ve çözüm yolları konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-antidepresan-kullanimi-depresyon-artis-hizindan-daha-hizli-yukseliyor-617190">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, depresyonun nedenleri ve çözüm yolları konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, depresyonu değerlendirirken öncelikle depresif hissetmenin herkes için doğal bir deneyim olduğunun altını çizerek, “Moral bozukluğu dediğimiz depresif ruh hali zaman zaman herkeste olur. Bu bazen birkaç saat sürer, bazen kaygıyla birlikte yaşanır. Depresyon dediğimiz çökkünlük hâlinin birçok alt tipi var. Bir şeyden zevk alamama, hüzün, elem, keder gibi duygular bu hâlin temelini oluşturur. Toplumun yaklaşık yüzde 50’sinde depresif ruh hali vardır.” dedi.</p>
<p><strong>Üç gün sürerse minör, 15 günü aşarsa majör depresyon</strong></p>
<p>Depresyonun süresinin klinik değerlendirmede kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Üç gün süren çökkünlük minör depresyon olarak tanımlanır. Eğer 15 günü geçer ve devamlılık gösterirse majör depresyon kabul edilir. Eğer bu ruh hali kronikleşirse distimi adını verdiğimiz daha hafif ama uzun süreli depresyon türüyle karşı karşıya kalırız.” diye konuştu.</p>
<p>Distimide kişide sürekli bir çökkünlük hâli bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Siklotimi ise kişinin bir dönem depresif, bir dönem aşırı neşeli olmasıyla karakterize ediliyor. Sabah çocuğunu sevgiyle kucaklayıp öğleden sonra ‘Seni neden doğurdum?’ diyebilecek kadar değişken ruh hâli gösterebilen kişiler, borderline kişilik örüntüsünde görülebiliyor. Anksiyete bozuklukları çoğu zaman moral bozukluğu olarak algılansa da depresyonun temelinde çökkünlük hissi yer alıyor.” ifadesinde bulundu. </p>
<p><strong>Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, klasik anlamda majör depresyonun oranının dünya literatüründe yüzde 17 civarında olduğuna işaret ederek, “Ancak antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor. Birçok kişi antidepresanı farklı gerekçelerle kullanıyor. Antidepresan kullanımındaki artış depresyonun arttığı anlamına gelmiyor. Günümüzde fizik tedavi uzmanlarından dahiliyecilere kadar birçok branş hekimi antidepresan reçete ediyor. Kalp rahatsızlığı geçiren bir hastaya dahi çoğu zaman hemen antidepresan yazılabiliyor. Kullanım son 10 yılda kutu bazında yüzde 50’nin üzerinde artmış durumda. Bu artış küresel ölçekte gözlenirken Türkiye’de çok daha hızlı ilerliyor.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Örtülü depresyon mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrılarıyla görülüyor</strong></p>
<p>Depresyonun farklı biçimleri bulunduğunu, örtülü (maskeli) depresyonun en dikkat çekici olanlardan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişi depresyonda olduğunun farkında olmuyor; yakın çevresi tarafından da anlaşılmayabiliyor. Belirtiler çoğu zaman mide-bağırsak sorunları, fibromiyalji, omuz–boyun–bel ağrıları gibi fiziksel şikâyetlerle kendini gösteriyor. Kronik strese bağlı gelişen bu psiko-fizyolojik tablolar antidepresan kullanımına yönlendiriyor. Bağırsak–beyin aksı depresyonun oluşumunda kritik bir role sahip. Serotoninin hammaddeleri bağırsakta üretiliyor; faydalı bakteriler bu süreçte belirleyici. Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulma depresyonu tetikleyebiliyor. Farelerle yapılan deneylerde, depresyondaki bir insanın bağırsak mikrobiyotasının aktarılmasıyla hayvanlarda depresif davranış modellerinin oluştuğu gözlemlenmiş durumda. Yani bağırsak sağlığı ile duygu durum arasındaki ilişki artık bilimsel olarak net biçimde ortaya konuluyor. Bu nedenle bazı hastalar dahiliyeye başvurduğunda antidepresan tedavisinden fayda gördüklerini ifade ediyor ve hekimler de benzer şikâyetlerde antidepresan reçete etmeye devam ediyor.”</p>
<p>Antidepresanların beyindeki ağlama devresini bloke edebildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “İçiniz ağlar ama gözünüzden yaş gelmez. Bu nedenle herkese rastgele verilmemesi gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Aynı olayı yaşayan herkes aynı şekilde depresyona girmiyor</strong></p>
<p>Depresyonun hafif türlerinin çoğu zaman psikoterapiyle iyileşebildiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Beslenme bozukluklarının düzeltilmesi ve beslenme psikiyatrisi kapsamında yapılan düzenlemeler de depresif belirtileri azaltabilir. Bu nedenle depresyon belirtileri görülür görülmez hemen ilaç başlamak doğru değildir; belirtilerin süresi mutlaka değerlendirilmelidir. Kişinin ne zamandır depresif hissettiği tanıda kritik öneme sahiptir. Bazı kişiler genetik olarak depresyona daha yatkındır. Bu kişiler küçük streslerle bile depresyona girebilir. Bu nedenle depresyon tedavisine direnç gösteren vakalarda genetik analiz yapılır; kişilerin depresyon yatkınlığı bu genler üzerinden değerlendirilir. Aynı olayı yaşayan herkesin aynı şekilde depresyona girmemesinin nedeni de budur. Kimileri depresyonu açık ve belirgin şekilde yaşarken, kimileri örtülü şekilde yaşayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Konformizm mi antidepresan kullanımını artırdı?</strong></p>
<p>Depresyonu tetikleyen nedenlerin çeşitli olduğunu, travmatik yaşantılar, şok edici deneyimler veya çocukluk çağı travmalarının depresyon başlangıcına zemin hazırlayabileceğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Ancak depresyon her zaman bir stresle ilişkilendirilmez. Hiçbir problemi, travması veya üzülme sebebi olmayan kişilerde bile depresyon aniden başlayabilir. Çünkü depresyonun altıdan fazla alt tipi tanımlanmıştır ve bunların bazıları stresle tamamen bağımsızdır. Beyindeki büyüme faktörlerinin azalması depresif bir tabloya yol açabilir. Demans gibi nörodejeneratif süreçlerde de benzer mekanizmalar görülür. Erkeklerin depresyonu atipik yaşanır, öfkelilik şeklinde yaşanır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Depresyonun yaygınlaşmasından çok konformizmin yaygınlaşmasının antidepresanların küresel patlamasının nedeni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İnsanlar en ufak olumsuz duyguya bile tahammül edemiyor. Hayatın bir parçası olan sıkıntı, hüzün ve çökkünlük hemen ilaçla bastırılmaya çalışılıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bir günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil</strong></p>
<p>Modern yaşamın getirdiği konforculuk ve kolaycılık kültürünün, bireylerin en küçük zorlukta hızla psikiyatrik çözümlere yönelmesine neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Konformizm, yani konforculuk ve rahatçılık tüm dünyada yaygınlaşıyor. Toplum olarak biz de bu akıma kapıldık. İnsanlar ufak bir engelle karşılaşınca hemen antidepresana yöneliyor. Çocukları bile böyle büyütüyoruz. Halbuki düşmeden çocuk büyümez; su yutmadan yüzme öğrenilmez. Bir günlük, yarım günlük moral bozukluklarında hemen ilaca başvurmak doğru değil. Kişi önce kendi çözüm üretmeye çalışmalı. Eğer bu durum 15 gün boyunca sürer ve majör depresif belirtiler gösterirse o zaman uzman desteğine başvurmak gerekir. Depresif ruh hali herkeste olur; insan robot değildir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Psikolojik sermaye, finansal sermaye gibi yönetilmeli</strong></p>
<p>Psikolojik sermayenin, finansal sermaye gibi yönetilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, beynin default mode networkünün depresif süreçlerde aşırı çalıştığını söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bu ağı en iyi düzenleyen şey, kişinin amaçlı yaşaması. Sabah uyandığında bir amacı olan, orta-uzun vadeli hedefleri bulunan kişiler psikolojik sermayesini iyi yönetir ve depresyona zemin bırakmaz. Akış deneyimini yakalayan kişi daha dayanıklı olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, anlam ve amaç peşinde koşmanın psikolojik dayanıklılığın beş ayağından biri olduğunu hatırlatarak, “Kişi bir sorunla karşılaştığında çözebiliyorsa çözer. Çözemiyorsa onu zihninde bir kutuya koyar, rafa kaldırır. Zamanı gelince o rafı açar ve çözer. Devamlı takıntı yapmaz. Bu, terapilerde kullandığımız yöntemlerden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>İnançlar bireyin stres yönetimi üzerinde önemli bir rol oynuyor</strong></p>
<p>İnançların bireyin stres yönetimi üzerinde önemli bir rol oynadığını da ifade eden Prof. Dr. Tarhan, kişinin zihnindeki Tanrı tasavvurunun güven duygusunu etkilediğini söyledi ve “Her şeyi kontrol eden güçlü bir ilahi tasavvur kişide huzur ve huşu duygusu uyandırır. Bu, terapide ‘radikal kabullenme’ dediğimiz mekanizmayı doğal olarak çalıştırabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Avrupa’da antidepresan kullanım oranları incelendiğinde Portekiz’in dikkat çekici şekilde öne çıktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yedi yıl içinde hem kullanım miktarı hem de artış hızı bakımından Portekiz öne çıkıyor. Bunun arkasında kültürel kırılganlık mı var, yoksa o bölgede özel bir genetik duyarlılık mı bulunuyor, araştırmak lazım.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Depresyon unutkanlık ile de ortaya çıkabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, depresyonun beklenmedik şekillerde ortaya çıkabileceğini belirterek, “Hiç depresyona girmeyen bir kimsede birden depresyon başlıyor. ‘Hayatımda antidepresan kullanmadım, şimdi neden kullanayım?’ diyor. Oysa depresyon bazen unutkanlık gibi bile ortaya çıkabiliyor. Buna ‘sekonder unutkanlık’ deniyor. Depresyonda dikkat bozulduğu için hafıza yavaşlar, kişi kendini unutkan zanneder.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Duyguların depresyondaki belirleyici rolüne vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi kedisi öldüğü için bile ciddi depresyona girebilir. Çünkü sevgi yatırımını ona yapmıştır. Duygular depresyonda çok önemlidir. Damasio’nun deyimiyle: ‘Hissediyorum, öyleyse varım.’ Hisler aklın önüne geçer.” diye konuştu.</p>
<p>Küresel ölçekte depresyonun yükselişinde sosyal medyanın payının çok büyük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Sosyal medya insanların beklenti seviyesini çok yükseltti. İnsanlar ihtiyacı olmayan bir şeyi ihtiyaç sanıyor. Filtrelenmiş görsellere bakan kişi kendini değersiz hissediyor. Mükemmeliyetçi kişiler 60 dakikanın 50 dakikasını olumsuz düşünür, beyin depresif moda girer.” dedi.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımındaki hızlı artışı değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, <strong>“</strong>2024–2034 arasında antidepresan kullanımının %100 artması bekleniyor. Şu anda 37 milyar dolarlık pazar var. Beyne etki eden diğer ilaçlarla birleştirince, neredeyse silah sanayisinden sonra en büyük sektör haline geldi. Küresel sistem ruh sağlığımızı bozuyor. Depresyon artıyor çünkü koruma ve önleme çalışmalarına yatırım yapılmıyor; ilaç pazarlanıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi olarak yıllardır psikolojik sağlamlık üzerine eğitim verdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik sağlamlık artık yeni bir bilim dalı. Biz 2013’ten beri üniversitede tüm öğrencilere Pozitif Psikolojiyi ders olarak okutuyoruz. Harvard 2015’te, Yale 2018’de bu dersi koydu.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital terapötikler üzerinde çalışıyoruz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, geliştirdikleri yeni projeyi şöyle anlattı:</p>
<p>“Dijital detoks ve dijital terapötikler üzerinde çalışıyoruz. Kişi programa giriyor, pozitif pekiştirmelerle psikolojik sağlamlık çalışıyor. Bunlar adeta dijital hap gibi. Depresyona girmeden önce kişinin zihinsel sağlığını koruyor. Bu büyük bir proje, üniversiteyi aşan bir yatırım gerektiriyor.” dedi.</p>
<p>Herkesin kolayca uygulayabileceği bir zihinsel sağlık formülü de paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın dört parametreye dikkat etmesi lazım: Güzel bak, güzel hisset, güzel düşün, iyi yaşa. Hissetmek düşünmekten önce gelir. Güzel his uyandırırsan güzel düşünce kendiliğinden gelir. O nedenle ‘İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol’ diyoruz… ” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-antidepresan-kullanimi-depresyon-artis-hizindan-daha-hizli-yukseliyor-617190">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Antidepresan kullanımı, depresyon artış hızından daha hızlı yükseliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ta iletişime engel yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakta-iletisime-engel-yok-617172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 08:13:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[iletişime]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İşaret Dili]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[kursu]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde devam eden İşaret Dili Kursu’na katılan üyeler hem yeni bir dil öğreniyor, hem de farkındalığı ve birlikte yaşam bilincini büyütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-iletisime-engel-yok-617172">Konak&#8217;ta iletişime engel yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde devam eden İşaret Dili Kursu’na katılan üyeler hem yeni bir dil öğreniyor, hem de farkındalığı ve birlikte yaşam bilincini büyütüyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Ziya – Zişan – Saadet Aytulun Kardeşler İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi, bünyesinde açtığı kurslarla hem fark hem de farkındalık yaratmaya devam ediyor. Konak Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde açılan İşaret Dil Kursu en çok ilgi gören kurslar arasında yer alıyor. Eğitmen Ezgi Morkoç rehberliğinde yürütülen İşaret Dili Kursu katılımcıları, burada öğrendiklerini hayatlarına taşıyarak herkese örnek oluyor. İçlerinde işitme engelli kursiyerlerin de yer aldığı eğitimlere katılan üyeler, iletişimin önündeki engelleri bir bir kaldırıyor. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun “Konak’ta, engelleri değil imkanları büyüten bir anlayışla çalışıyoruz” sözünün birebir karşılık buluğu kurstan faydalanan üyeler ailelerinde, sokakta, markette, iş yaşamında engelli bireylerle iletişimde aktif olarak işaret dilini kullanıyor. Hep birlikte etkinliklere de katılan kursiyerler, İstiklal Marşını işaret diliyle okudukları performanslarıyla da farkındalık yaratıyor.</p>
<p><b>“İşitme Engelliler Futbol Takımını çalıştırıyorum”</b></p>
<p>İşaret Dili Kursunun başarılı kursiyerlerinden İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi Üyesi Adnan Zağlı, kursun yaşamında sağladığı gelişimi anlattı. Bornova İşitme Engelliler Futbol Takımının antrenörlüğünü üstlenen Zağlı, kurs sayesinde oyuncularıyla çok rahat diyalog kurduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi: “Bornova İşitme Engelliler Futbol Takımını çalıştırıyorum. Her zaman işaret dili tercümanı bulamıyoruz. Ben de kendi işimi kendim görmek, diyalogu sağlayabilmek için işaret dili öğrenmeye karar verdim. Burada iki kur aldım ve şu anda usta eğitim kursunu bitirdik. Hocamızdan çok şey öğrendim. Gerek antrenmanlarda gerek maçlarda, futbolcularımla rahatlıkla diyalog kurabiliyorum. Buraya gelmekten çok mutluyum, çok faydalı oldu. Sayın Başkanımız Sayın Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya çok teşekkür ediyorum.”</p>
<p><b>Yaşadığı olay hayatını değiştirdi, işaret dilini öğrendi</b></p>
<p>Merkez üyelerinden Nurdan Köroğlu ise yaşadığı bir olaydan yola çıkarak işaret dili öğrenmeye karar verdiğini ve bu kursun merkezde açılmasının çok faydalı olduğunu dile getirerek, “Bir gün Ankara Garı’nda konuşamayan, kaybolmuş bir çocukla denk geldim. Orada onu yalnız bırakmadım ama onunla iletişim kuramadığım için yardım etmekte çok zorlandım. O gün yaşadığım olaydan sonra işaret dilini muhakkak öğrenmeliyim, dedim. Artık yardım edebileceğimi bilmek benim için çok önemli. Bu imkanı bize veren başkanımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-iletisime-engel-yok-617172">Konak&#8217;ta iletişime engel yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşının En İyisi Ol!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasinin-en-iyisi-ol-617130</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bütünsel]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Longevity]]></category>
		<category><![CDATA[ol]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşının]]></category>
		<category><![CDATA[yisi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir demografik dönüşümden geçiyor. Son 100 yılda ortalama yaşam süresi birçok ülkede iki katına çıkarken, Birleşmiş Milletler verilerine göre 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunda her beş kişiden biri 60 yaşın üzerinde olacak. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinin-en-iyisi-ol-617130">Yaşının En İyisi Ol!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir demografik dönüşümden geçiyor. Son 100 yılda ortalama yaşam süresi birçok ülkede iki katına çıkarken, Birleşmiş Milletler verilerine göre 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunda her beş kişiden biri 60 yaşın üzerinde olacak. </p>
<p><strong>Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü,</strong> “Uzayan yaşam süresiyle birlikte sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için artık odağın tedaviden önlemeye, hastalıktan sağlığa ve standart yaklaşımlardan kişiselleştirilmiş sağlık yolculuklarına kayması gerekiyor. Bu nedenle longevity, yani sağlıklı ve kaliteli yaş alma yaklaşımı, artık yalnızca bireysel bir tercih değil; hem bireyler hem de sağlık sistemleri için stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor” dedi.</p>
<p>Kişiye özgü planlanan, bütünsel ve yıl boyunca takip edilen bir sağlık yönetimine dayanan yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen <strong>Acıbadem Life’</strong>ta hedef, bireylerin daha sağlıklı ve güçlü bir yaşam sürmeleri. <strong>Acıbadem Life</strong> bu kapsamda uzayan yaşam sürecini bütünsel sağlık yönetimiyle destekliyor ve sağlığın geleceğine dair sürdürülebilir bir deneyim sunuyor.</p>
<p><strong>Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü,</strong> “<strong>Acıbadem Life, Acıbadem Yönetim Kurulu Başkanımız Mehmet Ali Aydınlar</strong>’ın insanlar hastalandığında yanlarında olmanın yanı sıra; onların sağlıklarını korumak, uzayan ömürlerini daha sağlıklı yaşamaları için bir şey yapma hayali ve sağlığın geleceğine dair bir deneyim yaratma vizyonunun sonucu olarak ortaya çıktı. Amacımız yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, insanların yaşam boyu sağlıklarını bütünsel şekilde yönetmelerine öncülük etmek. İleri teknoloji, bilimsel veri ve uzmanlıkla oluşturduğumuz bu ekosistem, riskleri erken fark ederek sağlıklı yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. <strong>Acıbadem Life Longevity Programı</strong>, bütünsel sağlık yönetimi ve özellikle longevity alanında stratejik adımlarımızdan biri ve geleceğin bütünsel sağlık yönetimi hizmetlerini bugünden inşa etme kararlılığımızın yansımasıdır” dedi.</p>
<p><strong>LONGEVITY BİR LÜKS DEĞİL, SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAMIN ANAHTARI  </strong></p>
<p>Koruyucu ve önleyici sağlık yaklaşımı yalnızca biyolojik değil, ekonomik bir gereklilik de ortaya koyuyor. Kanserin erken evrede yakalanması tedavi maliyetlerini <strong>10–12 kat</strong>, kalp hastalıklarının erken yönetimi yaşam boyu sağlık giderlerini <strong>%60 oranında</strong> azaltabiliyor. Önleyici sağlık, sürdürülebilir sağlık sistemlerinin temelini oluşturuyor. </p>
<p>İşte bu noktada 100 yaşa uzanan yolda, longevity bilimi ışığında kişisel ve yönetilebilir sağlık kavramı yaşamımızda yepyeni bir kapı aralıyor. Çünkü uzun ömür günümüz gerçekliğinde artık tek başına yeterli bir gösterge değil; o ömrün ne kadarının bağımsız, üretken ve kaliteli yaşandığı da önem kazanıyor. Bu nedenle sağlık yönetimi, yaşamın ileri dönemlerindeki yaşam kalitesini bugünden şekillendiren belirleyici unsur hâline geliyor.</p>
<p><strong>ACIBADEM LIFE’TA LONGEVITY NASIL HAYATA GEÇİYOR?</strong></p>
<p>Her birimizin eşsiz bir yapıya sahip olduğunu ve yaşlanma sürecindeki etkimizin sanılandan çok daha fazla olduğunu belirten <strong>Acıbadem Life Genel Koordinatörü İbrahim Kürkçü</strong>; “Genetik ve epigenetik profilimizden metabolizma hızımıza, biyolojik yaşımızdan uyku ritmimize kadar tüm veriler, yaşlanma hızımızın temelini oluşturuyor. <strong>Acıbadem Life Longevity Programı</strong>; ileri düzey taramalar, genetik analiz, biyolojik yaş ölçümü ve akıllı cihazların takibiyle elde ettiği verilerle <em>Kişiselleştirilmiş Bir Sağlıklı Yaşam Yolculuğu</em> tasarlıyor. Bu sayede yaşam tarzınız genel önerilere göre değil, ihtiyaçlarınıza göre şekilleniyor ve yolculuğunuz “Kişiye Özel Doktorunuz ve Sağlık Sorumlunuz” rehberliğinde yürütülüyor” dedi.  </p>
<p><strong>Acıbadem Life Longevity Programı </strong>kapsamında uygulanan Genetik Check Up (WGS) ile hastalık riskleri ve genetik yatkınlıklar belirlenirken, Biyolojik Yaş Analizi epigenetik testlerle hücresel yaşlanma hızını ortaya koyarak sağlıklı yaş alma sürecine yönelik bilimsel bir yol haritası oluşturuyor. CGM sensörleri ile metabolizma ve kan şekeri takibi, uyku sağlığı analizleri, fiziksel performans ölçümleri ve kişiye özel yaşam tarzı planlaması ile bireyin sağlık durumunun yıl boyunca sürekli izlenmesini sağlıyor. Bu bütünsel yaklaşım sayesinde sağlık yalnızca mevcut durumu korumaya değil, yaşlanma sürecini yönetmeye ve kronik hastalık risklerini azaltmaya odaklanıyor.</p>
<p><strong>GELECEĞİN SAĞLIK HİZMETİ BUGÜN ACIBADEM LIFE’TA</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Life</strong>, <strong>Longevity Programı </strong>ile üyelerine yalnızca bugünün değil, yarının sağlık ihtiyaçlarını da öngören bir yapı sunuyor. “<strong>Sağlıklı Uzun Yaşam alanında dünya markası olmak</strong>” vizyonu doğrultusunda; bilimsel doğruluktan ödün vermeden, ileri tıbbi imkânları kişiye özel bir yaklaşımla birleştiriyor. </p>
<p>Böylece <strong>Acıbadem Life</strong>, kişiye özel sağlık yönetimi kültürünü yaygınlaştırarak, “<em>yaşının en iyisi ol</em>” yaklaşımını yalnızca bir söylem değil, <strong>yön gösteren bir sağlık standardı</strong> hâline getiriyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinin-en-iyisi-ol-617130">Yaşının En İyisi Ol!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Belediyesi&#8217;nden ailelere ücretsiz anne-çocuk eğitim paketi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ailelere-ucretsiz-anne-cocuk-egitim-paketi-617127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[anne-çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve ailelerin ebeveynlik süreçlerine katkı sunan sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, 0–6 yaş arası çocuğu olan ebeveynlere yönelik Anne-Çocuk Eğitim Paketi uygulamasını hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ailelere-ucretsiz-anne-cocuk-egitim-paketi-617127">Çeşme Belediyesi&#8217;nden ailelere ücretsiz anne-çocuk eğitim paketi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve ailelerin ebeveynlik süreçlerine katkı sunan sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, 0–6 yaş arası çocuğu olan ebeveynlere yönelik Anne-Çocuk Eğitim Paketi uygulamasını hayata geçirdi. Çeşme Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak sunulan paketle, erken çocukluk döneminde çocukların çok yönlü gelişiminin desteklenmesi ve ebeveynlerin psikolojik farkındalığının artırılması hedefleniyor.</p>
<p>Anne-Çocuk Eğitim Paketi; çocukların ince motor becerilerini güçlendiren eğitici oyuncaklar, yaşa uygun dikkat, dil ve algı gelişimini destekleyen etkinlik materyalleri ile bilişsel uyarımı artıran gelişim kartlarından oluşuyor. Çocukların oyun yoluyla öğrenmesini teşvik eden bu içerikler, erken yaşta sağlıklı gelişim alışkanlıklarının kazandırılmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>Paket içerisinde yer alan rehber içerikler ise ebeveynlere çocuk gelişimi, sağlıklı iletişim, duygusal bağlanma ve ebeveyn-çocuk etkileşimi konularında yol gösterici bilgiler sunuyor. Bu sayede annelerin ebeveynlik becerilerinin güçlendirilmesi, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Çeşme Belediyesi, Anne-Çocuk Eğitim Paketi ile çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim alanlarını desteklerken, ailelerin bu süreci bilinçli ve güvenli bir şekilde yürütmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. Sosyal destek projeleriyle her yaş grubunun yanında olmayı sürdüren belediye, erken çocukluk dönemine yapılan bu yatırımı geleceğe yapılan önemli bir adım olarak değerlendiriyor.</p>
<p>0–6 yaş arası çocuğu bulunan ebeveynler, Çeşme Belediyesi Sosyal İşler Müdürlüğüne başvurarak Anne-Çocuk Eğitim Paketi’ni ücretsiz olarak temin edebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ailelere-ucretsiz-anne-cocuk-egitim-paketi-617127">Çeşme Belediyesi&#8217;nden ailelere ücretsiz anne-çocuk eğitim paketi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm Türkiye, &#8220;Gonca&#8217;nın Efeleri&#8221; ile gurur duydu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tum-turkiye-goncanin-efeleri-ile-gurur-duydu-617091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 18:22:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[duydu]]></category>
		<category><![CDATA[efeleri]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[gonca]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin “Gonca’nın Efeleri” adıyla oluşturduğu halk oyunları ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına damga vurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-turkiye-goncanin-efeleri-ile-gurur-duydu-617091">Tüm Türkiye, &#8220;Gonca&#8217;nın Efeleri&#8221; ile gurur duydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin “Gonca’nın Efeleri” adıyla oluşturduğu halk oyunları ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına damga vurdu. Ekip, sergilediği zeybek performansıyla izleyenlere unutulmaz anlar yaşatarak, programdaki coşkuyu doruğa taşıdı.</p>
<p><b>İZMİR YÖRESİ ZEYBEK PERFORMANSI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren “Gonca’nın Efeleri” ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına konuk oldu. Gonca’nın Efeleri, programda sergilediği performansla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Program kapsamında İzmir yöresine ait zeybek havası eşliğinde sahne alan Gonca’nın Efeleri, sergiledikleri performansla stüdyoda hem keyifli hem de duygu dolu anlar yaşattı. Toplam 10 öğrencinin yer aldığı gösteri, programın sunuculuğunu üstlenen sanatçı Alişan ve seyirciler tarafından tam not aldı.</p>
<p><b>ENGELSİZ HİZMET MODELİ TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR</b></p>
<p>Programa katılan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde sunulan hizmetlere ilişkin bilgi verdi. Demirhan konuşmasında, “Yeni doğandan başlayıp, tüm engel gruplarına hizmet vererek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. 3 aylık bebekten 63 yaşındaki yetişkin bireylere kadar farklı yaş gruplarında yararlanıcılarımız bulunuyor. Merkezimize başvuran her birey, bireysel eğitim modeli kapsamında kendisine özgü planlanan program doğrultusunda eğitim almaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>TRT 1’DE TÜM TÜRKİYE İLE BULUŞTULAR</b></p>
<p>Daha önce Cumhurbaşkanlığı özel davetiyle düzenlenen Engelsiz Türkiye Yüzyılı Programı’nda da sahne alan Gonca’nın Efeleri, 2 Mart Pazartesi günü (bugün) TRT 1 ekranlarında yayınlanan program aracılığıyla bir kez daha tüm Türkiye ile buluştu.</p>
<p><b>MASTERCHEF SANER’DEN İFTAR MENÜSÜ ÖNERİSİ</b></p>
<p>Programa ayrıca Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde mutfak şefi olarak görev yapan ve MasterChef Türkiye yarışmasıyla tanınan Şef Ayten Saner de katıldı. Saner, izleyiciler için özel bir iftar menüsü hazırlayarak Ramazan ayı soflarına yönelik önerilerde bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-turkiye-goncanin-efeleri-ile-gurur-duydu-617091">Tüm Türkiye, &#8220;Gonca&#8217;nın Efeleri&#8221; ile gurur duydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nickelodeon Play! Tersane Istanbul&#8217;da Tatil Coşkusu Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nickelodeon-play-tersane-istanbulda-tatil-coskusu-basladi-617070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[misafirler]]></category>
		<category><![CDATA[nickelodeon]]></category>
		<category><![CDATA[Ninja]]></category>
		<category><![CDATA[play]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[tersane]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617070</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un yeni nesil aile eğlence noktası Nickelodeon Play! Tersane Istanbul, okulların ara tatile girdiği ve Ramazan Bayramı heyecanının yaşandığı bu özel haftada çocuklara ve ailelere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nickelodeon-play-tersane-istanbulda-tatil-coskusu-basladi-617070">Nickelodeon Play! Tersane Istanbul&#8217;da Tatil Coşkusu Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un yeni nesil aile eğlence noktası <strong>Nickelodeon Play! Tersane Istanbul</strong>, okulların ara tatile girdiği ve Ramazan Bayramı heyecanının yaşandığı bu özel haftada çocuklara ve ailelere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Tatilini İstanbul’da geçirecek aileler ve şehir dışından İstanbul’u ziyaret edenler için mükemmel bir alternatif sunan bu renkli deneyim, sadece bir oyun alanı değil, keşfin, kahkahanın ve hayal gücünün bir araya geldiği interaktif bir eğlence dünyası olarak konumlanıyor. Dora’dan Paw Patrol’a, Sünger Bob Kare Pantolon’dan Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’a uzanan Nickelodeon dünyası çocuklara hem eğlence hem de unutulmaz anılar vadediyor.</p>
<p><strong>İki katta sınırsız eğlence</strong></p>
<p>Nickelodeon Play! Tersane Istanbul, farklı yaş gruplarına özel tasarlanmış iki ayrı seviyede eğlence alanıyla misafirlerini karşılıyor. Küçük kaşifler için güvenli, öğretici ve yaratıcılığı destekleyen oyun alanlarının yanı sıra, daha büyük çocuklar ve çocuk ruhunu koruyan misafirler için tasarlanan aksiyon ve adrenalin dolu parkurların yer aldığı alan, ailelerin birlikte keyifli vakit geçirebildiği yapısıyla tatilde kaliteli zaman geçirmek isteyenler için buluşma noktası oluyor.</p>
<p><strong>Adventure Bay’de kahramanlarla göreve hazır olun</strong></p>
<p>Paw Patrol ekibi Adventure Bay’de minik misafirlerini bekliyor. Market alışverişi deneyiminden sanat atölyelerine, sevimli dostlarla tanışmadan dev Gözetleme Kulesi’ne kadar birçok sürpriz durak çocukları macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Marshall’ın itfaiye aracı, Chase’in polis arabası, Skye’nin helikopteri ve Rubble’ın buldozeriyle çocuklar kendilerini ekibin bir parçası gibi hissediyor.</p>
<p><strong>Dora ile keşif dolu bir tatil macerası</strong></p>
<p>Dora eşliğinde rengarenk yağmur ormanında keşfe çıkmak isteyen minik misafirler; Azul Treni ile Dora’nın Yağmur Ormanı’nda keyifli bir yolculuğa çıkarken, interaktif haritalarda eğlenceli görevler ve dans aktiviteleriyle eğlenerek öğrenme fırsatı yakalıyor. Ara tatil ve bayram dönemi, minik kaşifler için eğlenceli bir keşif serüvenine dönüşüyor.</p>
<p><strong>Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’ın gizli üssünde aksiyon başlıyor</strong></p>
<p>Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’ın gizli üssünde misafirleri tüneller, halat ağlar ve kaydıraklarla dolu aksiyon alanları bekliyor. Çocuklar gerçek bir ninja deneyimi yaşarken enerjilerini özgürce ortaya koyabiliyor.</p>
<p><b><strong>Sevilen karakterlerle tanışma fırsatı</strong></b></p>
<p>Sünger Bob Kare Pantolon ve arkadaşları, Paw Petrol ekibi, Dora ve Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar ile tanışma ve fotoğraf çektirme deneyimi, tatil ziyaretini unutulmaz anılara dönüştürüyor. Ailece çekilen renkli kareler, tatilin en özel hatıraları arasında yerini alırken; misafirler dilerlerse karakterlerle çektirdikleri fotoğrafları Photo Store’da sunulan özel baskılı çerçeve seçenekleriyle hatıra olarak satın alabiliyor.</p>
<p><b><strong> Eğlenceye lezzetli bir mola</strong></b></p>
<p>Eğlenceye lezzetli bir mola vermek isteyen misafirler için Mr. Porters Café ve Goofy Goober’s, farklı damak zevklerine hitap eden seçenekler sunuyor. Mr. Porters Café’de dondurma ve kurabiye gibi tatlı lezzetler öne çıkarken, Goofy Goober’s’ta hamburger, hotdog ve çeşitli atıştırmalıklar misafirleri bekliyor. Ayrıca Nickelodeon Shop ve Nickelodeon Splat mağazalarında sunulan özel tasarımlı ve lisanslı ürünler sayesinde çocuklar favori Nickelodeon karakterlerine ait hediyelikleri yanlarında götürebiliyor, tatil neşesi gün boyu devam ediyor.</p>
<p>Mart ara tatili ve Ramazan Bayramı’nın birleştiği bu dönemde çocukların enerjisini özgürce yaşayabileceği, ailelerin birlikte kaliteli ve keyifli zaman geçirebileceği renkli bir dünya sunan Nickelodeon Play! Tersane Istanbul misafirlerini bekliyor.</p>
<p><strong>Ziyaret Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Adres:</strong> Nickelodeon Play! – Tersane İstanbul</p>
<p>Camiikebir Mahallesi, Taşkızak Tersanesi Caddesi No: 27/1, 34440 Beyoğlu / İstanbul</p>
<p><strong>Ziyaret Saatleri:</strong></p>
<p>Hafta içi: 12.00 – 20.00</p>
<p>Hafta sonu: 10.00 – 20.00</p>
<p><strong>Bilet Satışı: </strong>Biletlere https://tickets.nickelodeonplayistanbul.com  adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nickelodeon-play-tersane-istanbulda-tatil-coskusu-basladi-617070">Nickelodeon Play! Tersane Istanbul&#8217;da Tatil Coşkusu Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[görünmez]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten </span></b><b><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaşamı kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji araçları, amacı </span></span><span>dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, <span>koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline gelmiştir” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar, teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal, zihinsel </span></span><span>ve manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yaşam kalitesini düşürüyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu etkilerin farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı <span>sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini her anlamda düşürüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının türleri oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Ö</span></span><span>zellikle çocuk ve ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır. 2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla, 12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Dijital oyun bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “R</span></span><span>ekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal <span>medya bağımlılığı da sıkça görülüyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı, kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının </span></span></b><b><span>farklı nedenleri var</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde kullanımının nedenlerine değinen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi, can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık dört aşamada gelişiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılığın bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>İlk adım olan ‘Deneysel Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor. Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’ evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan ‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen kaybediliyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknoloji bağımlılığının belirtilerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılık sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, “Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut göstergelerindendir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “T</span></span><span>eknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uzman desteği alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bireyin kendi kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda okulların </span></span><span>rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Bahar Evi&#8217;nde Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-bahar-evinde-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi-617055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[evi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, yakın zamanda hizmete açılan Bahar Evi’nde düzenlediği bilgilendirme programlarına bir yenisini daha ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-bahar-evinde-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi-617055">Bayraklı&#8217;da Bahar Evi&#8217;nde Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, yakın zamanda hizmete açılan Bahar Evi’nde düzenlediği bilgilendirme programlarına bir yenisini daha ekledi. Mansuroğlu Mahallesi’nde faaliyet gösteren Bahar Evi’nde, ileri yaş grubundaki yurttaşlara yönelik Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi gerçekleştirildi.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen eğitimde; doğru diş fırçalama teknikleri, diş protezlerinin bakımı, damak temizliği ve ağız sağlığının genel sağlık üzerindeki etkileri ele alındı. Uzman personel tarafından verilen eğitimde, özellikle ileri yaş grubunda düzenli ağız bakımının beslenme, bağışıklık sistemi ve yaşam kalitesi üzerindeki önemi vurgulandı. Katılımcılar, merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yönelterek birebir bilgi alma imkânı buldu. Yakın zamanda hizmete açılan Bahar Evi, ileri yaş grubundaki yurttaşların sosyal, kültürel ve bilgilendirici etkinliklerle bir araya geldiği bir yaşam alanı olarak faaliyet gösteriyor. Düzenlenen sağlık eğitimleriyle hem koruyucu sağlık bilincinin artırılması hem de sağlıklı yaşam alışkanlıklarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Başkan Önal: “Koruyucu Sağlık Hizmetlerini Önemsiyoruz”</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Bahar Evi’nde gerçekleştirilen eğitimle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Bahar Evimizi, büyüklerimizin yalnızca bir araya geldiği bir mekân değil; bilgiye eriştiği, sosyal hayata aktif katılım sağladığı bir yaşam alanı olarak kurguladık. Koruyucu sağlık hizmetleri, özellikle ileri yaş grubunda büyük önem taşıyor. Ağız ve diş sağlığı da genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bilinçle, büyüklerimizin yaşam kalitesini artıracak eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını düzenli olarak sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi, Bahar Evi’nde sağlık, kültür ve sosyal içerikli etkinliklerle ileri yaş grubundaki yurttaşlara yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-bahar-evinde-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi-617055">Bayraklı&#8217;da Bahar Evi&#8217;nde Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (4-9 Mart 2026)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4-9-mart-2026-617013</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617013</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4-9-mart-2026-617013">&#8220;İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (4-9 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Shakespeare’den Friedrich Dürrenmatt’a, Nick Whitby’den Cengiz Özek’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. </p>
<p>Ramazan ayına özel sahnelediğimiz, Nihat Alpteki’nin yönettiği geleneksel Türk tiyatrosu formlarından “Ödüllü” isimli ortaoyunu Müze Gazhane’de İstanbul seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Bu hafta Ödüllü (Ortaoyunu), Bir Ata Krallığım (Konuk Oyun), Bir Ziyaret, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi, Gök Kubbe, Öksüzler, Ben Medea Değilim, İkinci Perdenin Başı, Uçurtmanın Kuyruğu, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Sevdalı Bulut, Rüya, Elma Kurdu Kırtık, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.</p>
<p>Oyun biletleri, gişelerden, <b><u>https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/</u></b>, <u>biletinial.com</u> adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.</p>
<p><b>Bu Haftanın Programı (4-9 Mart 2026)</b></p>
<p><b>ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)</b></p>
<p>“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?</p>
<p>Oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2026 Pazartesi günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>BİR ATA KRALLIĞIM (Konuk Oyun)(Adana Şehir Tiyatroları)</b></p>
<p>W.Shakespeare’in eserlerinden Başar Sabuncu’nun derleyip uyarladığı “Bir Ata Krallığım’’da insanın ihtiraslarına yenilişi gözler önüne serilirken; insan ruhunun nasıl sınandığına şahit oluruz. İktidar hırsıyla dünyanın kötülüğe bulandığı bir atmosferde; Shakespeare’in trajedilerinden en can alıcı bölümler sizlerle&#8230;</p>
<p><b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Cevher Hikmet Güzey, Uğur İzgi, Nimet Görkem Kayar, Fatih Sarı, Tufan Naharcı, İzel Cavlak Boyacı, Halil İbrahim Kurum, Hüseyin İnan Biçer, Başar Uğur, Ayhan Özşahin, Seren Sarıtaş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR ZİYARET</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.“</p>
<p><b>Friedrich Dürrenmatt</b>’ın yazdığı, <b>Zahide Gökberk</b>’in çevirdiği, <b>Yıldırım Fikret Urağ</b>’ın yönettiği oyunda <b>Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)</b></p>
<p>1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.</p>
<p><b>Nick Whitby</b>’nin yazdığı, <b>Yücel Erten</b>’in çevirdiği, <b>Hüseyin Köroğlu</b>’nun yönettiği oyunda <b>Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>GÖK KUBBE (16+ Yaş)</b></p>
<p>Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.</p>
<p>Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ÖKSÜZLER (16+ Yaş)</b></p>
<p>Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.</p>
<p>Gençlik Günleri &#8220;İç Yapımlar&#8221; kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. </p>
<p><b>Dennis Kelly</b>’nin yazdığı, <b>Selin Girit</b>’in çevirdiği, <b>Ogeday Erkut</b>’un yönettiği oyunda <b>Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz,</b> <b>Ogeday Erkut</b><b> </b>rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BEN MEDEA DEĞİLİM</b> <b>(16+ Yaş)</b></p>
<p>“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. <b>Allison Gregory</b>’nin yazdığı, <b>Hülya Karakaş</b>’ın yönettiği oyunda <b>Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)</b></p>
<p>Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.</p>
<p>Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.</p>
<p><b>Alp Tuğhan Taş</b>’ın yazıp yönettiği oyunda <b>Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş</b> rol alıyor. Oyun, 4-7 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.</p>
<p><b>UÇURTMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)</b></p>
<p>Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.<b> Savaş Dinçel</b>’in yazdığı, <b>Barış Dinçel</b>’in yönettiği oyunda <b>Ali Yoğurtçuoğlu</b>, <b>Gün Koper </b>rol alıyor. Oyun, 7 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)</b></p>
<p>Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.</p>
<p>Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.</p>
<p>Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>Gökhan Aktemur</b>’un yazdığı, <b>Yiğit Sertdemir</b>’in yönettiği oyunda <b>Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)</b></p>
<p>Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.</p>
<p><b>Cengiz Özek</b>’in yazıp yönettiği oyunda <b>Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz </b>rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.</p>
<p><b>SEVDALI BULUT (5+ Yaş)</b></p>
<p>Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.</p>
<p><b>Nazım Hikmet</b>’in yazdığı, <b>Eftal Gülbudak</b>’ın yönettiği oyunda <b>Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.</p>
<p><b>RÜYA(5+Yaş)</b></p>
<p>Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. <b>Özge Midilli-Ertan Kılıç</b>’ın yazdığı <b>Özge Midilli</b>’nin yönettiği oyunda <b>Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu </b>rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.</p>
<p><b>ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)</b></p>
<p>Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. <b>B. Çağatay Çakıroğlu </b>ve<b> Ö. Barış Bakova</b>’nın yazıp <b>B. Çağatay Çakıroğlu</b>’nun yönettiği oyunda; <b>Elyesa Çağlar Evkaya </b>ve<b> Seda Çavdar</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.</p>
<p><b>BİR GECE MASALI (5+ Yaş)</b></p>
<p>Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda <b>Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan</b> rol alıyor. Oyun, 8 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4-9-mart-2026-617013">&#8220;İBB Şehir Tiyatroları&#8217;nda Bu Hafta (4-9 Mart 2026)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
