Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

    Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı Ali Coşkun’dan Muharrem Ayı ve On İki İmamlar Açıklaması

    Ali Coşkun, Muharrem Ayı ve Ehl-i Beyt inancı üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı. Yaklaşık 30 yıldır Alevilik yolunda hizmet veren Coşkun, Muharrem Ayı’nın yalnızca bir matem dönemi değil, aynı zamanda insanlığın vicdanına, adalete ve hakikate yapılan güçlü bir çağrı olduğunu ifade etti.

    Ali Coşkun, Muharrem Ayı ve Ehl-i Beyt inancı üzerine kapsamlı

    Ali Coşkun, Muharrem Ayı ve Ehl-i Beyt inancı üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı. Yaklaşık

    30 yıldır Alevilik yolunda hizmet veren Coşkun, Muharrem Ayı’nın yalnızca bir matem

    dönemi değil, aynı zamanda insanlığın vicdanına, adalete ve hakikate yapılan güçlü bir çağrı

    olduğunu ifade etti.

    Ali Coşkun açıklamasında, Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem’in İslam tarihinde birçok

    önemli olayın yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesinden Hz. Nuh’un gemisinin tufandan kurtulmasına,

    Hz. İbrahim’in ateşte yanmamasından Hz. Musa’nın denizi yararak Firavun’un zulmüne karşı

    zafer kazanmasına kadar birçok hikmetli olay Muharrem ayında yaşanmıştır. Ancak

    Muharrem’i bizler için en anlamlı kılan hadise, Kerbela’da Peygamber Efendimiz Hz.

    Muhammed Mustafa’nın torunu, Ehl-i Beyt’in gözbebeği İmam Hüseyin Efendimizin ve yol

    arkadaşlarının uğradığı büyük katliamdır.”

    “KERBELA, İNSANLIK TARİHİNİN EN BÜYÜK VİCDAN İMTİHANLARINDAN BİRİDİR”

     

    Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan

    Coşkun, şu ifadeleri kullandı:

    “Miladi 10 Ekim 680 tarihinde yaşanan Kerbela faciası, insanlık tarihinin en büyük vicdan

    imtihanlarından biridir. İmam Hüseyin ve Ehl-i Beyt mensupları, zulme boyun eğmemiş,

    haksızlığa teslim olmamış ve hak bildikleri yolda canlarını feda etmişlerdir. Bu yönüyle

    Kerbela, sadece bir yas değil; adaletin, onurun, direnişin ve hakikatin sembolüdür.”

    Alevi-Bektaşi inancının temelinde Ehl-i Beyt sevgisi ve On İki İmamlar’a bağlılığın

    bulunduğunu belirten Coşkun, Muharrem ayında tutulan yasın ve matem anlayışının bu

    inanç temeli üzerine kurulduğunu ifade etti.

    “ON İKİ İMAMLAR YOLUMUZUN REHBERLERİDİR”

    Ali Coşkun açıklamasında On İki İmamlar’ın Alevi inancındaki yerine de dikkat çekerek

    şunları kaydetti:

    “On İki İmamlar, hakikatin, ilmin, irfanın ve adaletin temsilcileridir. Yolumuzun temel

    direklerinden olan On İki İmamlar, Ehl-i Beyt sevgisinin ve Hz. Muhammed Mustafa’dan bize

    ulaşan manevi mirasın taşıyıcılarıdır. Muharrem ayında tuttuğumuz yas ve oruç, yalnızca

    Kerbela’da yaşanan acıları anmak için değil; aynı zamanda On İki İmamlar’ın temsil ettiği

    değerleri yaşatmak içindir.”

    “MUHARREM ORUCU NEFSİ TERBİYE ETMENİN DE YOLUDUR”

    Muharrem orucunun manevi anlamına da değinen Coşkun, şöyle devam etti:

    “Muharrem orucu bir yas orucu olmasının yanı sıra nefsi terbiye etmeyi amaçlayan bir

    ibadettir. Bu süreçte su ve lüks gıdalardan uzak durularak Kerbela’da yaşanan susuzluk ve

    acı hissedilmeye çalışılır. Alevi inancının özünde insanın eline, diline ve beline sahip olması

    vardır. Muharrem orucu da bu anlayışın önemli bir parçasıdır.”

    “Saka suyu hizmetinin de Kerbela’da susuz bırakılan İmam Hüseyin ve Kerbela şehitlerinin

    hatırasına yerine getirildiğini belirten Coşkun, bu hizmetin tüm ocak ve süreklerde yaşatılan

    önemli bir inanç ritüeli olduğunu söyledi.”

    “KERBELA’NIN ACISI ASIRLARDIR GÖNÜLLERDE YAŞIYOR”

    Ali Coşkun, Horasan’dan Balkanlar’a uzanan geniş coğrafyada Alevi-Bektaşi topluluklarının

    asırlardır Muharrem matemini sürdürdüğünü belirterek şu değerlendirmede bulundu:

    “Binlerce yıldır Ehl-i Beyt sevdalıları, Kerbela şehitlerinin hatırasını yaşatmak için Muharrem

    ayında yas tutmuş, oruç tutmuş, kurbanlar kesmiş ve aşure lokmalarını paylaşmıştır. Bu

    gelenek, sadece geçmişi anmak değil; birlik, beraberlik ve kardeşliği güçlendirmek anlamına

    da gelmektedir.”

    Aşurenin farklı tatların ve farklı renklerin bir araya gelerek oluşturduğu birlik sembolü

    olduğunu belirten Coşkun, toplumun her kesimini ortak değerlerde buluşmaya davet etti.

    “MUHARREM AYI TÜM İSLAM ÂLEMİ İÇİN ORTAK BİR DEĞERDİR”

    Açıklamasının sonunda Muharrem Ayı’nın taşıdığı evrensel mesajlara vurgu yapan Vakıf

    Başkanı Ali Coşkun şu ifadeleri kullandı:

    “Muharrem Ayı; sabrın, paylaşmanın, adaletin, kardeşliğin ve insanlık onurunun ayıdır.

    Kerbela’dan yükselen hakikat çağrısı bugün de insanlığa yol göstermektedir. Başta Alevi-

    Bektaşi canlarımız olmak üzere tüm İslam âleminin Muharrem Ayı’nı hürmetle karşılıyor,

    tuttuğumuz oruçların, yapılan ibadetlerin ve paylaşılan lokmaların Hak katında kabul

    olmasını diliyorum. Ehl-i Beyt’in ışığı ve On İki İmamlar’ın rehberliği daim olsun.”

    ALİ COŞKUN

    TÜRKMEN ALEVİ OCAKLARI BİRLİĞİ KÜLTÜR EĞİTİM VE SAĞLIK VAKFI BAŞKANI