<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gerçek | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/gercek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gercek</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 11:59:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>gerçek | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/gercek</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>700 Yıllık Miras Bursa&#8217;da Yeniden Hayat Buluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/700-yillik-miras-bursada-yeniden-hayat-buluyor-624972</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:59:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[700]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[buluyor]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[fetih]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[osman]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi etkinlikleri, Nisan ayı boyunca vatandaşları tarih, kültür ve gelenekle harmanlanan özel içeriklerle buluşturacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/700-yillik-miras-bursada-yeniden-hayat-buluyor-624972">700 Yıllık Miras Bursa&#8217;da Yeniden Hayat Buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi etkinlikleri, Nisan ayı boyunca vatandaşları tarih, kültür ve gelenekle harmanlanan özel içeriklerle buluşturacak.</span></span> <span><span>Sempozyumlardan yürüyüşlere, sportif faaliyetlerden geleneksel buluşmalara uzanan bu zengin program, kentin dört bir yanında fetih ruhunu yeniden canlandıracak. Bu kapsamda etkinliklerin ilk adımı Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleşen sergi açılışı ile atıldı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yer aldığı organizasyona İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Kosova Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasnic, Obiliç Belediye Başkanı Halil Thaçi, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, yerli ve yabancı akademisyenler ile çok sayıda vatandaş katıldı. ‘Tablodan Mekana’ adlı serginin açılışıyla birlikte ziyaretçiler, Bursa’nın fetih sürecine ışık tutan eserler ve görsel anlatımlar eşliğinde adeta tarihin izinde bir yolculuğa çıktı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“700 Yıldır Bu Topraklardayız”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, fetih etkinliklerinin geçmiş ile gelecek arasında sağlam bir köprü kurduğunu vurguladı. Başkan Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Osmangazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700’üncü yılı etkinliklerine bugün başlıyoruz. Aralık ayında, bir yıl boyunca sürecek etkinliklerin başlangıcını burada vermiştik. Bugün ise bir sergi açılışı ve ardından gerçekleştireceğimiz panel ile 21 yıldır uygulanan geleneği sürdürmeye devam ediyoruz. ‘Tablodan Mekana’ sergimizi açıyoruz. Bu sergi, ünlü tabloların birebir canlandırılmasıyla oluşturulan fotoğraflardan oluşuyor. Sergide yer alan eserlerin tamamı, Bursa’da geçen sahnelerden esinlenmiştir. Sanat ve kültürel tarihimiz açısından geçmişin izlerini bugüne taşıyan son derece kıymetli bir çalışmadır. 6 Nisan 1326 tarihinde Orhan Gazi, Bursa’yı kuşatma yoluyla fethetmiştir. Bu fetih, kan dökülmeden, baskı ve zulüm uygulanmadan gerçekleşmiştir. Fetih sonrasında insanların barış ve kardeşlik içinde yaşayabileceği bir ortam sağlanmış, böylece büyük Osmanlı’nın temelleri atılmıştır. Ardından Cumhuriyet dönemi ve Kurtuluş Savaşı ile birlikte Bursa, tarih boyunca önemini korumuştur. Bugün, 3 bin yıllık geçmişiyle Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ev sahipliği yapmış olan şehrimiz, gerçek bir medeniyet merkezidir. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı kutlu olsun. 700 yıldır bu topraklardayız. Bu anlamlı yılın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bursa’nın Fethi’nin 700’üncü yılı etkinliklerinin ilk programında yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da, “Osman Gazi’yi, atalarımızı ve fetihi bir kez daha anmak, hatırlamak için buradayız. Bütün dünyada sergilenen ve içerisinde güzide eserlerin bulunduğu bu sergiyi düzenleyen sanatçılarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bursa gibi güzel bir şehirde yaşamanın huzurunu devam ettirmek üzere herkesin emek ve katkı koyacağı, güzel günler olmasını diliyorum. Osmangazi Belediyemizi tebrik ediyorum” açıklamalarında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Fotoğraf Sanatçısı Neslihan Sağır Çetin ise, “Sanatta İz Bırakanlar ekibimizle birlikte Bursa’da yerli ve yabancı ressamların resmettiği, bugün Amerika ile Avrupa’daki büyük müzelerde sergilenen ünlü tabloları tanıtmak istedik. Tablolarda görülen mekanların Bursa’ya ait olduğunu vurgulamayı amaçladık. Osmangazi Belediyesi’ne bu sergiyi sizlerle buluşturduğu için çok teşekkür ederim. Umarım beğenirsiniz” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile protokol üyeleri, serginin açılış kurdelasını kesti. Akabinde sergi alanını gezen Başkan Aydın, tabloları tek tek inceleyerek eserler hakkında yetkililerden bilgi aldı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>Tarih, Kültür ve Gelenekle Dolu Etkinlikler</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi etkinlikleri, 5 Nisan’da düzenlenecek Fetih Yürüyüşü ile devam edecek. Saltanat Kapı’dan başlayıp Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde sona erecek yürüyüşe ek olarak, aynı gün Tophane Meydanı (Saat Kulesi) merkezli programda açılış konuşmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca uluslararası halk dansları, mehter ile kılıç kalkan gösterileri de izleyicilerle buluşacak.</span></span></span></span></p>
<p><span><span>Programın bir diğer önemli ayağını oluşturan Tarihi Kent Koşusu, 12 Nisan’da Saltanat Kapı’dan başlayarak Pınarbaşı Meydanı’nda tamamlanacak. Bu özel organizasyon, sporu ve tarih bilincini bir araya getirerek geniş katılımlı bir buluşmaya sahne olacak. Kültürel etkinlikler kapsamında 18 Nisan’da DAĞDER &#8211; Tahtakale Mahallesi’nde Köy Kınası düzenlenecek. Ardından 19 Nisan’da Doğancı Mahallesi’nde Köy Düğünü gerçekleştirilecek. Program, kız evi ve erkek evi geleneklerinin yaşatıldığı özgün içerikleriyle dikkat çekecek. Renkli görüntülerin yaşanacağı organizasyon, 26 Nisan’da Armutköy Mahallesi’nde yapılacak Rahvan At Koşusu ile sona erecek</span></span></p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/700-yillik-miras-bursada-yeniden-hayat-buluyor-624972">700 Yıllık Miras Bursa&#8217;da Yeniden Hayat Buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:29:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[çoğu]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[makine]]></category>
		<category><![CDATA[makineler]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624339</guid>

					<description><![CDATA[<p> Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339">Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>  <strong>Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor. Amazon Web Services’in  2000’lerin ortasında S3 ve ardından EC2 hizmetlerini devreye alması, modern bulut depolama ve bilgi işlem dönemini başlatmıştı. Bugün ise iş yüklerini buluta taşımayan veya taşımayı planlamayan çok az kurum bulunuyor. Bazıları tamamen bulutta, bazıları ise çoklu bulut kurulumlarında bulut iş yüklerini şirket içi kaynaklarla eşleştirerek çalışıyor. </strong></p>
<p><strong>Tüm bu yapılar içinde öne çıkan ortak sorun ise aynı: Sanal makine (VM) yayılması. Yani, zamanla kendi başına bırakılan sanal makinelerin kontrolsüz şekilde çoğalması. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET sanal makinelerdeki güvenlik açıklarını mercek altına aldı.</strong></p>
<p><strong> </strong>Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak bu devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları       </p>
<p>(CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor.</p>
<p>Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken, sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi haline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Terk edilmiş sanal makineler ciddi risk taşıyor</strong></p>
<p>Terk edilen bir VM, yalnızca kullanılmayan bir kaynak değil; aynı zamanda kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilecek bir varlık. VM’ler aynı sanal özel bulut  (VPC)  veya sanal ağ  (VNet) içinde kısıtlama olmadan iletişim kurabildiğinden, bir VM komşu örnekleri inceleyebilir, veri tabanlarına erişebilir ve izinleri kötüye kullanabilir. Ağ mikro-bölümlendirme çoğu zaman zor olduğu için bu risk büyüyor. Hibrit kimlikli hibrit ortamlarda karmaşıklık daha da artıyor.</p>
<p>Geçmiş saldırı örnekleri de bu riski doğruluyor. Bir saldırı kampanyasında tehdit aktörleri, dâhili RDP ile AWS EC2 örnekleri arasında hareket etmiş, sızdırdıkları veriyi sanal makinelere taşımış ve fidye yazılımı yaymıştı. İzleme sistemleri bunu tespit etmiş olsa da otomatik yanıt mekanizması olmadığından saldırı devam etmişti. Başka örneklerde ise ele geçirilen hesaplar üzerinden kısa ömürlü VM’ler saldırı altyapısı olarak kullanıldı.</p>
<p><strong>Yayılmayla mücadelede zorluklar</strong></p>
<p>BT ve güvenlik ekipleri genellikle küçük ve yoğun bir iş yüküne sahip. Platform bağımlı karmaşık ürünler, sanal makine yayılması gibi gözden kaçan risklerin yönetimini daha da zorlaştırıyor. Bir olay kimlik suistimalini içeriyorsa, sahte bir VM üzerinden yapılan işlemler normal görünebilir. Bu nedenle, anormallikleri tespit edebilmek için VM içindeki faaliyetlerin kimliğin genel ortamda yaptıklarıyla ilişkilendirilmesi gerekiyor. Entra ID ve Active Directory entegrasyonu bu süreçte kritik önem taşıyor.</p>
<p>Hız da bir diğer önemli konu. Güvenliği ihlal edilen bir iş yükü, şirket içi kaynaklara kısa sürede ulaşabilir. Yanal hareket başlamadan VM’nin otomatik olarak izole edilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada yapay zekâ destekli korelasyon ve çalışma zamanı algılama teknolojileri devreye giriyor. Yakın dönem anketlerine göre, her üç KOBİ’den biri saldırı sonrası para cezası aldı. NIST 800-53 ve PCI DSS 4.0 gibi çerçeveler, bulut iş yükü güvenliği konusunda giderek daha spesifik hale geliyor.</p>
<p><strong>Bulut ve şirket içi ortamlar için büyük resim</strong></p>
<p>IBM’in bir raporuna göre ihlallerin yüzde 30’u birden fazla ortamı etkiledi. İhlallerde maliyetler, saldırganların sisteme eriştiği süreyle doğrudan ilişkili. Görünürlüğü sınırlı olan kuruluşlar, çoğu kez müşteri şikâyeti gibi dış sinyallerle ihlali fark ediyor ve bu süre içinde saldırgan haftalar boyunca erişim sağlayabiliyor.</p>
<p>Sanal makineler bulutun en eski ve en sık kullanılan kaynakları arasında yer alıyor. VM yayılması sessizce ilerliyor ve çoğu kez sorun ortaya çıktıktan sonra fark ediliyor. Korunmasız iş yükleri kimlik taşıyor ve ortamlarda geleneksel güvenlik denetimlerinin yakalayamayacağı trafik modelleriyle iletişim kuruyor.</p>
<p>Bu nedenle her kuruluşun, tüm bulut platformlarındaki VM filolarını envantere dahil etmesi, izinleri gözden geçirmesi ve gereksiz erişim açıklıklarına karşı kontroller yapması gerekiyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339">Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Demir Çelik Sektöründen CBAM Uyarısı: Varsayılan Emisyon Değerleri Üretim Gerçekleriyle Uyuşmuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-demir-celik-sektorunden-cbam-uyarisi-varsayilan-emisyon-degerleri-uretim-gercekleriyle-uyusmuyor-624279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 08:38:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[cbam]]></category>
		<category><![CDATA[çelik]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[sektöründen]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[varsayılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında açıkladığı varsayılan emisyon değerleri, Türkiye’nin düşük karbonlu üretim yapısını yeterince yansıtmıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-demir-celik-sektorunden-cbam-uyarisi-varsayilan-emisyon-degerleri-uretim-gercekleriyle-uyusmuyor-624279">Türk Demir Çelik Sektöründen CBAM Uyarısı: Varsayılan Emisyon Değerleri Üretim Gerçekleriyle Uyuşmuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında açıkladığı varsayılan emisyon değerleri, Türkiye’nin düşük karbonlu üretim yapısını yeterince yansıtmıyor.</p>
<p>Türk demir çelik sektörü, mevcut yaklaşımın rekabet gücünü zedelediğine dikkat çekerek, varsayılan değerlerin ülkelerin üretim yöntemlerini esas alacak şekilde yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>
<p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilen CBAM’in, küresel ticaretin karbon temelli yeniden şekillendiği yeni dönemin en önemli politika araçlarından biri olarak öne çıktığını vurguladı.</p>
<p>“Özellikle ihracat odaklı yapısıyla Avrupa pazarına güçlü entegrasyona sahip olan çelik sektörümüz açısından CBAM, yalnızca çevresel bir düzenleme değil, aynı zamanda rekabet koşullarını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur haline gelmiştir. CBAM’in temel amacı, karbon kaçağını önlemek ve üretimin daha düşük çevresel standartlara sahip ülkelere kaymasını engelleyerek küresel ölçekte daha sürdürülebilir bir üretim yapısını teşvik etmek olarak özetlenebilir. Bu yönüyle mekanizma, Avrupa Birliği pazarına ihracat yapan üreticiler ile bu ürünleri ithal eden firmaları doğrudan etkileyen bir çerçeve sunuyor. Bu nedenle, uygulamada kullanılan yöntemlerin ve hesaplama yaklaşımlarının, farklı ülkelerin üretim yapısını doğru şekilde yansıtması kritik önem taşıdığını söyleyebiliriz.”</p>
<p><strong>Hesaplama üreticilerden alınan ve CBAM metodolojisine uygun şekilde doğrulanmış gerçek veriler üzerinden yapılmalı </strong></p>
<p>Başkan Ertan, Türkiye çelik sektörünün üretim yapısı itibarıyla dünyada farklı bir konumda yer aldığının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Sektörümüzde üretimin yaklaşık %70’i elektrik ark ocağı (EAF) yöntemiyle, yani büyük ölçüde hurda bazlı olarak gerçekleştiriliyor. Bu durum, Türkiye’yi daha düşük karbon yoğunluklu üretim yapan ülkeler arasında öne çıkaran önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajın CBAM kapsamında nasıl yansıtıldığı ayrı bir konu çünkü ürünün içerdiği karbon emisyonu, doğrudan mali yükümlülüğü etkilemekte. Bu nedenle emisyonların nasıl hesaplandığı ve değerlerin doğrulanması kritik hale gelmektedir. Bu verilerin tam ve uygun biçimde temin edilemediği ya da akredite kuruluşlarca doğrulanmadığı durumda ise varsayılan emisyon değerleri (default values) devreye giriyor. Dolayısıyla bu değerlerin nasıl belirlendiği, ne kadar temsil gücüne sahip olduğu ve gerçek üretim yapısını ne ölçüde yansıttığı, ihracatçılar açısından son derece belirleyici bir rol oynuyor.”</p>
<p><strong>Akredite kuruluşların açıklanması ihracatçının önündeki belirsizliğin aşılması ve ihracatın devamlılığı için çok önemli ve ivedi </strong></p>
<p>“Bilindiği üzere esas olan, emisyon hesaplamasının üretici tesislerden alınan ve CBAM metodolojisine uygun şekilde doğrulanmış gerçek veriler üzerinden yapılması ve akredite kuruluşlarca doğrulanmasıdır. AB tarafından akreditasyon mekanizma kapsamında zorunlu olarak belirtilse de hangi kuruluşların akredite edilerek doğrulama yetkisi alacağı halen belirlenmemiştir. Doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve uluslararası düzeyde kabul görmesine ilişkin bu belirsizlik, firmalarımızın doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabilecek; uygulamada ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurabilecektir.”</p>
<p><strong>Üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen bu yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değil</strong></p>
<p>Yalçın Ertan, “Diğer taraftan; Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısına rağmen, varsayılan emisyon değerlerinin bu yapıyı yeterince yansıtmadığı ve daha yüksek emisyonlu üretim yöntemlerinin esas alındığı bir yaklaşımın benimsendiğini ve Türkiye’nin fiili emisyon performansının üzerinde bir karbon yoğunluğu ile temsil edildiğini görüyoruz. Özellikle bazı ürün grupları için Türkiye adına belirlenen değerlerin Çin gibi üretiminin %90’ı yüksek emisyonlu BOF yöntemiyle gerçekleşen bölgelerin bile üzerinde olması mevcut yaklaşımın üretim gerçeklikleriyle açıkça çeliştiğini göstermekte. Üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen ve sektörümüz açısından ciddi bir rekabet dezavantajı yaratan bu yaklaşımın kabul edilmesi bizim açımızdan mümkün değildir.” dedi.</p>
<p><strong>İhracat artışı için Bakanlıklarımızın desteğini bekliyoruz</strong></p>
<p>Başkan Ertan, “Mevcut yaklaşımın üretim gerçekliklerini tam olarak yansıtmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını görüyoruz. Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısının dikkate alınması ve varsayılan değerlerin buna göre değerlendirilmesi, ihracatçılarımızın fiyat rekabetinden olumsuz etkilenmemesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve uluslararası düzeyde kabul görmesine ilişkin bu belirsizlik, firmalarımızın doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabilecek; uygulamada ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurabilecektir. Bu sebeple bu süreçte, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın ortak bir yaklaşım ortaya koyması ve gerekli girişimlerin hem uluslararası platformlarda hem de kamuoyu nezdinde daha güçlü şekilde gündeme getirilmesi adına Bakanlıklarımızdan destek bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-demir-celik-sektorunden-cbam-uyarisi-varsayilan-emisyon-degerleri-uretim-gercekleriyle-uyusmuyor-624279">Türk Demir Çelik Sektöründen CBAM Uyarısı: Varsayılan Emisyon Değerleri Üretim Gerçekleriyle Uyuşmuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınları Sesi Osmangazi&#8217;de Daha Güçlü Yükseliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlari-sesi-osmangazide-daha-guclu-yukseliyor-623594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:28:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların sesi, emeği ve iradesini merkeze alan “Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı”, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlari-sesi-osmangazide-daha-guclu-yukseliyor-623594">Kadınları Sesi Osmangazi&#8217;de Daha Güçlü Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların sesi, emeği ve iradesini merkeze alan “Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı”, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı. Kadınların ihtiyaçlarına doğrudan yanıt üretmeyi amaçlayan çalıştay, içerdiği konu ve kapsamı itibarıyla kent ölçeğinde bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı organizasyonlardan biri olma özelliği taşıyor.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi ve YEİP iş birliğiyle hayata geçirilen “Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı” gerçekleştirilen açılış oturumuyla başladı. Kadınların deneyim ve ihtiyaçlarından yola çıkarak yerel politika üretimini güçlendirmeyi hedefleyen çalıştay, iş kadınlarından emekçi kadınlara, kooperatif temsilcilerinden kadın hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir katılımla gerçekleştirildi.  İş dünyası ve finans sektörü temsilcileri, kamu ve özel sektör yetkilileri, sendikalar ile akademisyenlerin de yer aldığı çalıştay, farklı deneyim ve bakış açılarına sahip kadınları aynı platformda buluşturdu.</p>
<p>İki gün sürecek çalıştayda kadın girişimciliği, yerel yönetimlerde temsil, eğitim ve teknoloji, sağlık ve güvenlik ile istihdam ve örgütlü haklar başlıklarında 5 ana tema altında, 15 alt çalışma grubunda oturumlar gerçekleştiriliyor. Buluşmada sorunlar ortak akılla analiz edilirken, geliştirilen çözüm önerilerinin somut eylem planlarına dönüştürülmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>“Bu Çalıştay Hepimiz İçin Bir Yol Haritası ve Rehber Olacaktır”</b></p>
<p>Çalıştaya katılarak, katılımcılarla yakından ilgilenen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çalıştayın önemine vurgu yaptı. Başkan Aydın, şöyle konuştu; “Aslında bu çalıştayı geçtiğimiz yıl gerçekleştirmeyi planlamıştık; ancak çeşitli nedenlerle bugüne kısmet oldu. Geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu gecikmenin bir avantajı da olmuş. ‘Şehirde Eşit Adımlar’ mottosu, içinde bulunduğumuz durumu çok iyi özetliyor. Çalıştay sonunda ortaya çıkacak sonuç bildirgesinin yalnızca yazılı bir metin değil, başta erkekler olmak üzere, şehri ve ülkeyi yönetenler için bir yol haritası ve rehber olacağına inanıyorum. Kadınlar, eşitsizliği çok küçük yaşlardan itibaren yaşayan ve hissetmek zorunda kalan bireylerdir. Ülkemizi, şehirlerimizi ve dünyayı çoğunlukla erkekler yönetiyor. Aslında bu çalıştayda erkeklerin daha fazla yer alması gerekirdi, çünkü eşitliğin ne anlama geldiğini ancak bu şekilde daha iyi anlayabilirlerdi. Kadınlar burada kendi deneyimlerinden yola çıkarak önemli sonuçlar ortaya koyacak. Ancak erkekler bu deneyimleri yaşamadıkları için çoğu zaman hissedemiyor. Oysa hissedilmeyen bir sorunun çözümü de yeterince etkili olamıyor.” </p>
<p><b>“Kadın Her Türlü Alanda Gücünü Göstermek Zorunda”</b></p>
<p>Hayatın her alanında kendini hissettiren bu eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasında erkeklere de büyük sorumluluk düştüğünü söyleyen Başkan Aydın, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 100 yıl önce kadın olmadan hiçbir şeyin mümkün olamayacağını sadece devrim yasalarıyla, medeni kanunla ve kadınlara tanınan seçme ve seçilme hakkıyla değil, toplumsal yaşamın her alanında bunu hayata geçirmiştir. O dönemde Avrupa’nın pek çok ülkesinde kadınlara bu haklar henüz tanınmamışken, Türk milletinin önüne bu vizyonu koyarak önemli bir dönüşümü gerçekleştirmiştir. Ancak ne yazık ki günümüz Türkiye’sinde her gün işlenen kadın cinayetleri ve kadınların maruz kaldığı şiddet neredeyse sıradanlaşmış durumdadır. Bu tabloyu değiştirmek için önümüzdeki seçimler başta olmak üzere, hayatın her alanında kadınların gücünü daha görünür kılması gerekmektedir. Eşitlik yönünde atılacak adımların en önemli itici gücü yine kadınların kararlılığı olacaktır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><b> “Bu Bilinci Arttırarak Mücadeleyi Sürdürmek Gerekiyor”</b></p>
<p>Bu kadar hanımefendinin olduğu bir yerde konuşmanın bir cesaret işi olduğunu belirten Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, “Cumhuriyet, birkaç temel ilke üzerine inşa edilmiştir. Bu devrimlerin en önemlilerinden biri, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu’dur. Bu düzenleme, yalnızca bir hukuk reformu değil, aynı zamanda kadınların toplumsal yaşamda eşit bireyler olarak yer almasını hedefleyen güçlü bir dönüşüm iradesidir. Aradan geçen 100 yıla rağmen, kadın devriminin tam anlamıyla hayata geçirilebildiğini söylemek ne yazık ki mümkün değil. Toplumun tüm yönetimsel kademeleri içerisinde kadınlar eşit hakka sahip değiller, anayasamızda yazıyor ama bir türlü uygulanmıyor. Biz kendi özelimizde bunu Bursa Barosu’nda bunu sağlıyoruz. Nitekim 22 kişilik yönetim kurulumuzun 14’ü kadınlardan oluşuyor. Ancak bu yaklaşımın yalnızca kurumlarla sınırlı kalmayıp, toplumun tüm katmanlarına yayılması gerekiyor.  Toplumda ne sorun varsa aslında politiktir. Ne güzellik varsa onunda kaynağı politiktir. Kadın cinayetleri politiktir, İstanbul sözleşmesi yaşatır. Buradaki katılımlar çok değerli bu bilinci arttırarak mücadeleyi sürdürmek gerekiyor.” diye konuştu. </p>
<p><b>“Kadınların Ekonomik, Sosyal ve Toplumsal Yaşamda Etkin Biçimde Yer Almalı”</b></p>
<p>Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Berna Esentürk ise, “Burada kadınların deneyimleri, talepleri ve ihtiyaçlarından yola çıkarak yerel politikaları güçlendirmeyi amaçlayan bu anlamlı çalıştaya katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Eşitlik bizim için sadece bir söylem değil aynı zamanda çok güçlü toplumsal sorumluluktur. Bu sorumluluğun yönetim anlayışında, kent politikalarında ve gündelik yaşamın her alanında karşılık bulması gerekir, kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal yaşamda etkin biçimde yer alması yalnızca kadınlar için değil toplumun tamamı için temel bir sorumluluktur. Daha eşit, güçlü ve umutlu gelecek kadının emeğinin görüldüğü, desteklendiği ve hak ettiği değeri bulduğu bir yapıyla mümkündür.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>“Çalıştayın Güçlü Kadın Buluşmasına Dönüşmüş Olması Çok Özel” </b></p>
<p>Bu çalıştayın bu noktaya gelmiş olduğunu görmenin inanılmaz geldiğini ifade eden  Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal da, “Bir fikrin, ihtiyacın ve arayışın, burada bu kadar güçlü kadın buluşmasına dönüşmüş olması gerçekten çok özel, bir birinden bam başka hayatlara sahip kadınlar burada saatlerce yan yana çalıştı. Bazılarımız sadece bir saat önce tanıştı ama herkes bir birini kolluyor, yükünü alıyor ve eksik kalan her yere koşuyordu o an kadın dayanışmasının ne kadar güzel, etkileyici ve gerçek bir güç olduğunu bir kez daha hissettim. Her aşama ve sorunda arkamızda duran kadın meclisine kapısı hep açık olan ve yaptığımız işlerin en büyük destekçilerinden biri olan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a özellikle teşekkür ediyorum.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p>“Şehirde Eşit Adımlar: Bursa Kadın Çalıştayı”nın sonunda ortaya çıkacak sonuçların, &#8220;Bursa Kadin Ekonomik Güçlenme ve Yerel Politika Stratejij Belgesi&#8221; altında toplanarak yerel yönetimler ve ilgili kurumlar için yol gösterici bir kaynak olması hedefleniyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlari-sesi-osmangazide-daha-guclu-yukseliyor-623594">Kadınları Sesi Osmangazi&#8217;de Daha Güçlü Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bankalar için yapay zekâ yatırımlarında &#8216;Gerçek Değer&#8217; dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bankalar-icin-yapay-zeka-yatirimlarinda-gercek-deger-donemi-623294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bankalar]]></category>
		<category><![CDATA[Definex]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[odak]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarında]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623294</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBV’nin yapay zekâ odaklı etkinlik serisinin ‘Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri’ başlıklı buluşması DefineX iş birliğiyle gerçekleşti. Etkinlikte, bankalarda yapay zekânın iş modelleri ve müşteri deneyimine katkıları ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bankalar-icin-yapay-zeka-yatirimlarinda-gercek-deger-donemi-623294">Bankalar için yapay zekâ yatırımlarında &#8216;Gerçek Değer&#8217; dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TBV’nin yapay zekâ odaklı etkinlik serisinin ‘Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri’ başlıklı buluşması DefineX iş birliğiyle gerçekleşti. Etkinlikte, bankalarda yapay zekânın iş modelleri ve müşteri deneyimine katkıları ele alındı.</strong></p>
<p>Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) ‘Daha İyi Bir Gelecek İçin Yapay Zekâ’ vizyonu kapsamında AITR platformu tarafından hayata geçirilen etkinlikler serisi, DefineX iş birliğiyle düzenlenen ‘Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri’ başlıklı buluşmayla devam etti. Yapay zekâ (AI) teknolojilerinin bankacılık sektöründeki somut etkilerine odaklanan etkinlikte, satış ve hizmet süreçlerinin yeniden tasarlanması, algoritmik bankacılığa giden yol ve yapay zekâ odaklı dijital altyapının nasıl inşa edileceği gibi başlıklar masaya yatırıldı. DefineX Kurucu Ortakları Emre Hayretci ve Tolga Ulutaş’ın yanı sıra Türk Ekonomi Bankası (TEB), DenizBank, Türkiye İş Bankası, Softtech, Yapı Kredi ve Yapı Kredi Teknoloji’den üst düzey yöneticilerin katıldığı oturumlarda, yapay zekâ yatırımlarının iş sonuçlarına nasıl dönüştürülebileceği farklı perspektiflerle değerlendirildi. Etkinlik, bankacılıkta yapay zekânın gerçek değerini ortaya koyan kapsamlı bir tartışma platformu sundu.</p>
<p><strong>Bankacılıkta AI’ın somut değer yarattığı 3 temel dönüşüm alanı</strong></p>
<p>DefineX Kurucu Ortağı &#038; CEO’su Tolga Ulutaş etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, DefineX olarak finansal hizmetler sektöründe hayata geçirdikleri projelerden elde ettikleri içgörüler doğrultusunda bankacılığın 2026 gündemini şekillendiren 3 temel odak alanı belirlediklerini vurgulayarak, ‘Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri’ temasıyla düzenlenen AIWARENESS etkinliğinin de yapay zekânın somut iş değerine dönüşen kullanım alanlarına odaklandığını söyledi.  </p>
<p><strong>Yapay zekâ yatırımlarında hızlı geri dönüş baskısı</strong></p>
<p>Bankacılıkta yapay zekânın gerçek etkilerinin, geçtiğimiz öğrenme ve deneyimleme dönemi sonunda, artık doğrudan iş sonuçlarıyla ölçüldüğüne işaret eden Ulutaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Araştırmalara göre, karar alıcıların üçte ikisinden fazlası, hissedarlarından gelen hızlı geri dönüş baskısı altında. Bu noktada DefineX olarak yapay zekâ yatırımlarını iş sonuçlarına dönüştürmek için odağı yeniden tanımlamak gerektiğini gözlemliyoruz. Süreci sağlıklı yönetmek için öncelikle yapay zekâyı var olan süreçlere entegre etmeye çalışmak yerine, yapay zekâyı temel faktör olarak tasarım odağına alan yeni süreçler ve hizmet modelleri tasarlanması gerekiyor. Akabinde farklı ekiplerce, dağıtık olarak farklı alanlarda edinilen yapay zekâ kullanım yetenek kazanımları yaratma odağının, yerini bankanın tepe iş hedeflerini gerçekleştirmeye odaklı, çevik ve ölçeklenebilir yönetişim modellerine bırakması lazım. Son olarak ise yapay zekâ teknoloji üretiminde artık maliyet ve süre açısından imkânsız görüneni mümkün kılıyor. Dolayısıyla ‘Yapay Zekâ ile Dijital Çekirdek’ diye tariflediğimiz teknoloji katmanlarının ‘üretim maliyetini düşürme ve üretimini hızlandırma’ odağının temel performans hedefi olarak kurumda yönetilmesi ve rekabet avantajı fırsatının yakalanması şart.” Bu yaklaşımların önümüzdeki birkaç yılın yapay zekâ ile kazananlarını belirleyeceğinin altını çizen Ulutaş, “Bu anlayışı benimseyen kurumlar hem operasyonel verimliliğini artıracak hem de inovasyonu müşterilerine hissedilir bir katma değer olarak taşıyacak” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bankalar-icin-yapay-zeka-yatirimlarinda-gercek-deger-donemi-623294">Bankalar için yapay zekâ yatırımlarında &#8216;Gerçek Değer&#8217; dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşitlik Yıldızları Projesi İkinci Döneminde: Mentor-Menti Eşleşmeleri Açıklandı, Ulusal Ölçekte Yeni Bir Eşitlik Ağı Kuruluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/esitlik-yildizlari-projesi-ikinci-doneminde-mentor-menti-eslesmeleri-aciklandi-ulusal-olcekte-yeni-bir-esitlik-agi-kuruluyor-623219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 08:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[eşleşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[kinci]]></category>
		<category><![CDATA[Mentör]]></category>
		<category><![CDATA[mentor-menti]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusunda iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen Eşitlik Yıldızları Projesi, ikinci döneminde önemli bir aşamaya ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esitlik-yildizlari-projesi-ikinci-doneminde-mentor-menti-eslesmeleri-aciklandi-ulusal-olcekte-yeni-bir-esitlik-agi-kuruluyor-623219">Eşitlik Yıldızları Projesi İkinci Döneminde: Mentor-Menti Eşleşmeleri Açıklandı, Ulusal Ölçekte Yeni Bir Eşitlik Ağı Kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusunda iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen Eşitlik Yıldızları Projesi, ikinci döneminde önemli bir aşamaya ulaştı.</b></p>
<p>TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu, ESBAŞ, BM Kadın Birimi ve 9 Eylül Üniversitesi iş birliğinde ESBAŞ Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, mentor ve menti şirket eşleşmeleri paylaşıldı ve faydalanıcı firmalar ile üniversite öğrencilerinin programa nasıl entegre olacağı aktarıldı.</p>
<p>Bu buluşma, proje sürecinin ikinci adımını oluştururken ilk toplantı mentor şirketler ve UN Women iş birliğiyle gerçekleştirilmiş ve mentorluk yapısının temelleri bu aşamada şekillendirilmişti.</p>
<p><b>15 Aylık Yapılandırılmış Etki Programı</b></p>
<p>Haziran 2027’ye kadar devam edecek proje kapsamında:</p>
<p>&#8211; 5 mentor–menti buluşması</p>
<p>&#8211; 5 eğitim oturumu</p>
<p>&#8211; 2 menti şirket buluşması</p>
<p>&#8211; 2 mentor şirket buluşması</p>
<p>&#8211; 3 özel etkinlik gerçekleştirilecek.</p>
<p>Bu yapı, şirketler arası bilgi transferini sistematik hale getirirken, iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesini hedefliyor.</p>
<p><b>Üniversiteden Hayata Uzanan Bir Ekosistem Modeli</b></p>
<p>Proje koordinatörü, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Platform UP Öğrenci topluluğu danışmanı Meltem Kolday, Eşitlik Yıldızları’nın yalnızca bir proje değil, farklı aktörleri bir araya getiren bir öğrenme ve etki ekosistemi olduğunu vurguladı. Kolday, şunları söyledi:</p>
<p>“Amacımız; üniversiteden başlayarak iş dünyasına yayılan, birlikte öğrenen ve birlikte üreten bir yapı kurmak. Kurumların birbirinden beslendiği, deneyimlerin paylaşıldığı ve kolektif aklın oluştuğu bu model aynı zamanda kuşaklar ve kurumlar arasında güçlü bir bilgelik köprüsü oluşturuyor.”</p>
<p><b>Doğu–Batı Arasında Eşitlik Köprüsü</b></p>
<p>2025 yılında, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu ile TOBB Hakkari Kadın Girişimciler Kurulu arasında, kadın girişimciliğini desteklemek ve bölgeler arası dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “Eşitlik Yıldızları İş Birliği Protokolü” imzalanarak İzmir ile Hakkari arasında ilham verici bir köprü kurulmuştur. TOBB Hakkari Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sevda Keskin’in desteğiyle yürütülen bu süreçte, ilgili illerdeki Kadın Girişimciler Kurulları ve üniversitelerle geliştirilecek iş birlikleri sayesinde Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında güçlü bir bilgi ve deneyim akışı oluşturulması hedeflenmektedir.</p>
<p><b>Mentorluk ile Kurumsal Dönüşüm</b></p>
<p>Proje kapsamında mentor şirketler, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki deneyimlerini menti şirketlerle paylaşarak onların kendi yol haritalarını geliştirmelerine destek olacak.</p>
<p>Program süresince kapsayıcı iş ortamlarının oluşturulması, kadın istihdamının artırılması, liderlikte kadın temsili ve eşitlik politikalarının kurumsallaştırılması gibi alanlarda somut ilerleme hedefleniyor.</p>
<p>Eşitlik Yıldızları’nın ayırt edici özelliklerinden biri, üniversite öğrencilerinin sürece aktif katılımıdır. Bu yapı sayesinde gençler gerçek iş dünyası deneyimi kazanırken, kurumlar da yeni neslin perspektifiyle daha kapsayıcı çözümler geliştirme imkânı buluyor.</p>
<p>Toplantı, katılımcılar arasında gerçekleşen networking etkinliği ile sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esitlik-yildizlari-projesi-ikinci-doneminde-mentor-menti-eslesmeleri-aciklandi-ulusal-olcekte-yeni-bir-esitlik-agi-kuruluyor-623219">Eşitlik Yıldızları Projesi İkinci Döneminde: Mentor-Menti Eşleşmeleri Açıklandı, Ulusal Ölçekte Yeni Bir Eşitlik Ağı Kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;da Uygulama Bazlı Taksi İçin 7. İhale 24 Mart&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbulda-uygulama-bazli-taksi-icin-7-ihale-24-martta-622257</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[24]]></category>
		<category><![CDATA[bazlı]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[ihale]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[plaka]]></category>
		<category><![CDATA[stanbul]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622257</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB’nin Uygulama Bazlı Taksi modeli büyümeye ve İstanbul genelinde yaygınlaşmaya devam ederken, sistemin yeni etabı için ihale süreci devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulda-uygulama-bazli-taksi-icin-7-ihale-24-martta-622257">İstanbul&#8217;da Uygulama Bazlı Taksi İçin 7. İhale 24 Mart&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB’nin Uygulama Bazlı Taksi modeli büyümeye ve İstanbul genelinde yaygınlaşmaya devam ederken, sistemin yeni etabı için ihale süreci devam ediyor. Hizmet kalitesini artırmayı ve ulaşımda dijitalleşmeyi güçlendirmeyi hedefleyen model kapsamında yedinci ihale, 24 Mart 2026’da Yenikapı Etkinlik Alanı’nda düzenlenecek.</strong></p>
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB)</strong> Uygulama Bazlı Taksi modeliyle birlikte, yolcu taşımacılığı yalnızca mobil uygulama üzerinden çağrılan araçlarla gerçekleştiriliyor; sistem, dijital taksimetre ve merkezi denetim mekanizmasıyla çalışıyor. </p>
<p>Şu ana kadar gerçekleştirilen altı ihale sonucunda toplam 466 adet Uygulama Bazlı Taksi plakası ihale edildi. </p>
<p><strong>250 YENİ TAKSİ İÇİN 7. İHALE YAPILACAK</strong></p>
<p>Yedinci etap kapsamında 250 adet Uygulama Bazlı Taksi plakası daha ihale edilecek. İhale, <strong>24 Mart 2026 Salı günü saat 11.00’de</strong> Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek.</p>
<p>İhale kapsamında her bir plaka, gerçek kişilere 29 yıl süreyle işletme hakkı verilerek tahsis edilecek. İhaleye yalnızca gerçek kişiler katılabiliyor ve her katılımcı sadece bir plaka için teklif verebiliyor. İhale kapalı teklif usulüyle gerçekleştiriliyor. Her plaka için en yüksek üç teklif sahibi belirlendikten sonra süreç, artırma yöntemiyle devam ediyor. </p>
<p><strong>DİJİTAL, DENETİMLİ VE YENİ NESİL TAKSİ MODELİ</strong></p>
<p>Uygulama Bazlı Taksi sistemi; yolcu güvenliği, hizmet kalitesi ve şeffaf fiyatlandırmayı artırmayı hedefleyen yeni nesil bir ulaşım modeli olarak öne çıkıyor. Araçlar yalnızca mobil uygulama üzerinden çalışıyor, UKOME ve İBB denetim mekanizmalarına tabi şekilde faaliyet gösteriyor.</p>
<p>Bu modelle birlikte İstanbul’da taksi hizmetlerinde hem erişilebilirliğin hem de kalite standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulda-uygulama-bazli-taksi-icin-7-ihale-24-martta-622257">İstanbul&#8217;da Uygulama Bazlı Taksi İçin 7. İhale 24 Mart&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber tehditlere gerçek zamanlı, hızlı ve hassas müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-622248</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:33:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[entegrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hassas]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tehditlere]]></category>
		<category><![CDATA[zamanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, continuous compromise assessment (CCA) alanında lider olan Lumu ile yeni entegrasyonunu duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-622248">Siber tehditlere gerçek zamanlı, hızlı ve hassas müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, continuous compromise assessment (CCA) alanında lider olan Lumu ile yeni entegrasyonunu duyurdu. Bu entegrasyon, kuruluşların teyit edilmiş güvenlik ihlallerini gerçek zamanlı olarak ölçüp bunlara yanıt vermesini sağlayarak daha hızlı ve daha hassas tehdit algılama ve müdahale imkânı sunuyor.  </strong></p>
<p>Günümüzde, giderek daha karmaşık hâle gelen tehdit ortamı ve saldırı yüzeyini parça parça daraltmak üzere tasarlanmış artan sayıda bireysel çözüm nedeniyle işletmelerin siber güvenliğini yönetmesi zorlaşıyor. ESET, bu artan karmaşıklıkla birlikte  iş güvenliğini sorunsuz bir şekilde artırabilen kesintisiz ürün entegrasyonları aracılığıyla iş yüklerini ve operasyonları basitleştiriyor.</p>
<p>Karmaşıklığı azaltmak, ESET&#8217;in önleme stratejisinin temel direklerinden bir tanesi. Bu nedenle, Lumu entegrasyonu ile ESET, tehdit göstergelerinin yönetimini otomatikleştirerek, ESET politikalarını gerçek zamanlı tehdit istihbaratı ile dinamik olarak güncelleyerek web korumasını geliştiriyor. Ayrıca Lumu sürekli güvenlik ihlali değerlendirmesine odaklanan bir siber güvenlik çözümü olduğundan onaylanmış güvenlik ihlali göstergelerine gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak SIEM sistemlerinin yerini almak yerine onları tamamlayacak şekilde tasarlandı. </p>
<p>Lumu, yeni ortaya çıkan veya daha önce bilinmeyen tehdit kampanyaları da dâhil olmak üzere, kuruluş genelinde kötü amaçlı altyapı ile iletişim kalıplarını sürekli olarak tespit eder. ESET PROTECT ile entegre edildiğinde, bu istihbarat otomatik olarak engelleme politikalarına dönüştürülür; böylece yanal hareket durdurulur ve daha fazla yayılma önlenir.  Bazı temel özellikler şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li><strong>Gerçek Zamanlı IOC Senkronizasyonu</strong>: Tehdit göstergelerini Lumu&#8217;dan ESET&#8217;e otomatik olarak senkronize ederek, minimum manuel çabayla güncel koruma sağlar.</li>
<li><strong>Web Erişimi Koruması Entegrasyonu</strong>: Kötü amaçlı etki alanlarını ESET&#8217;in web kontrol politikalarına aktararak, ağ erişim katmanında tehditlerin proaktif olarak engellenmesini sağlar. </li>
<li><strong>Özel Komut Dosyası veya Docker Dağıtımı: </strong>Linux veya Windows üzerinde bir komut dosyası veya Docker konteyneri kullanarak esnek dağıtım sağlar; çeşitli müşteri ortamlarına ve altyapılarına uyarlanabilir. </li>
<li><strong>Olayı Sessize Alma İşlevi</strong>: Lumu&#8217;da sessize alınan olaylar, ESET&#8217;ten ilişkili IOC&#8217;leri otomatik olarak kaldırır, böylece yanlış pozitifleri azaltır ve operasyonel verimliliği artırır. </li>
<li><strong>Çok Kaynaklı Meta Veri Toplama</strong>: Ajanlardan, proxy&#8217;lerden ve bulut hizmetlerinden ağ meta verilerini toplar, tehdit algılamayı zenginleştirir ve daha geniş, daha doğru koruma sağlar. </li>
</ul>
<p>Bu işlevler bir araya geldiğinde, ortaya çıkan tehdit kampanyalarının kontrol altına alınmasını hızlandırarak, korunan tüm uç noktalarda tespit aşamasından koruma aşamasına kadar geçen süreyi önemli ölçüde kısaltır. Bu sayede, hızla yayılan fidye yazılımı ve bilgi hırsızlığı saldırılarının, dağıtık ortamlarda (uzaktan veya hibrit) bile etkisini göstermesi çok daha zor hâle gelir.</p>
<p>ESET Küresel Ortaklıklar ve İttifaklar Başkan Yardımcısı Wolf Schumacher  yaptığı açıklamada şunları söyledi: “ESET olarak, küresel sensör kaynaklı telemetrimiz sayesinde tehdit ortamının kaotik doğasını görüyoruz; bu nedenle, güvenli kalmanın tek yolunun önleme olduğunu biliyoruz. Entegrasyonlarımızla, işletmelere sürekli karmaşıklık yükü getirmeden dayanıklılık yolculuklarında yardımcı olmak istiyoruz. Lumu da bizimle bu bakış açısını paylaşıyor; bu nedenle, entegrasyon gerçekleştirmek ve kuruluşların önlemeyi zahmetsizce başarmalarına yardımcı olmak son derece mantıklıydı.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-tehditlere-gercek-zamanli-hizli-ve-hassas-mudahale-622248">Siber tehditlere gerçek zamanlı, hızlı ve hassas müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[doğuşu]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[ni]]></category>
		<category><![CDATA[Vbky]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620954</guid>

					<description><![CDATA[<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi” adlı eserle genişlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954">VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan <em>“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. İlk kez 1935’te yayımlanan bu çalışma, Thomas Kuhn’un <em>Bilimsel Devrimlerin Yapısı</em>’na yazdığı meşhur önsözde Fleck’e atıfta bulunmasıyla yeniden keşfedildi. Bu sayede Fleck, Kuhn ve Popper gibi daha popüler figürlerin öncesinde yer alan; çağdaş bilim teorisinin en etkili düşünürlerinden biri olarak anılmaya başlandı. Fleck’e göre bilim, taşların üst üste konduğu doğrusal bir birikim süreciyle ilerlemez. Bilimsel değişim, bir toplumda hâkim olan düşünce tarzlarının yavaş ama sürekli dönüşümüyle şekillenir. Bu düşünce tarzları tarihsel olarak olgunlaşır, toplumsal koşullara tabidir ve onları taşıyan insan topluluklarıyla birlikte âdeta bir “yumak” oluşturur. Fleck’in kavramsallaştırmasıyla düşünce kolektifleri, yeni problemlerin görülmesine ve ele alınmasına imkân tanıyan dinamik bir alan yaratır. Kuhn’un kesintili devrimlere dayalı modelinin aksine Fleck, sürekli işleyen bir yeniden biçimlenme sürecine işaret eder. Bu sürecin varsayımları, çoğu zaman üyelerini onların farkında bile olmadığı biçimlerde dönüştürür.</p>
<p><em>“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”</em>, yalnızca bilim tarihine dair bir inceleme değil; düşüncenin toplumsal örgütlenişine, bilginin nasıl mümkün olduğuna ve “gerçek”in kolektif doğasına dair eskimeyen bir manifesto. Okurunu, bilimi ve hakikati bireysel keşiflerin ötesinde, birlikte kurulan bir süreç olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bazı gerçekler vardır ki; bunları bilme mekanizmamıza eleştirel bir biçimde yaklaşamayız. Örne­ğin “normal bir insanın iki gözü vardır” yargısı bizim için kendili­ğinden anlaşılır bir hâle gelmiştir ve artık bir bilgi gibi görünmez. Bu tür bir bilme eyleminde kendimizi etkin hissetmeyiz; bizden bağımsız, “Varoluş” veya “Gerçeklik” denen bir gücün karşısında tamamen pasif durumdayızdır. Tıpkı günlük ritüelleri ya da alış­kanlıkları mekanik olarak sürdüren biri gibi davranırız: Bu tür eylemlerde artık özgürlük söz konusu değildir, aksine, bu şekilde davranmaya ve başka şekilde davranmamaya yönelik bir zorlan­tı söz konusudur. Ya da kitlesel bir harekete katılan bir adamın durumuyla da benzerlik kurulabilir. Örneğin basit bir borsacı pi­yasadaki düşüş nedeni ile oluşan panik satışlarını dışsal bir güç, gerçek bir varlık olarak algılar. Ancak kendisinin de bilincinde olmadan kapıldığı telaşın bu düşüşe katkıda bulunduğunu fark etmez. Dolayısıyla günlük yaşama ait yerleşik gerçekler episte­molojinin konusu olmaya pek de uygun değildir. Klasik fiziğe ait gerçeklere gelince burada da pratik bakı­mından alışkanlık, teori bakımındansa tüketilmişlik söz konusu­dur. Dolayısıyla tarafsız bir araştırmanın ilkelerine en uygun ola­nın, keşfi çok da gerilere uzanmayan ve epistemoloji tarafından henüz tüketilmemiş “daha yeni bir gerçek” olduğu kanısındayım. Tıbbi bir gerçek, ki önemi ve uygulanabilirliği inkâr edilemez, tarihsel ve fenomenolojik olarak son derece zengin olduğundan araştırmamız için oldukça kullanışlıdır. Ben bu araştırma için en iyi şekilde kanıtlanmış tıbbi gerçeklerden birini, yani Wasser­mann Reaksiyonu’nun sifilisle ilişkili olduğu gerçeğini seçtim. Öyleyse soru şudur: Tecrübeye dayanan bu gerçek nasıl ortaya çıkmıştır ve nelerden oluşur?“</em></p>
<p><em><strong> </strong></em><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>1896 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Lviv kentinde doğdu. Tıp eğitimini Lviv Üniversitesi’nde tamamladı ve erken dönem çalışmalarını iç hastalıkları ve mikrobiyoloji alanlarında yürüttü. II. Dünya Savaşı sonrasında Polonya’da çeşitli araştırma laboratuvarlarında ve tıp enstitülerinde görev yaptı. Bu dönemde hem tıbbi araştırmalar hem de bilim felsefesi üzerine teorik ve pratik çalışmalar yürütmeye devam etti. 1956’da İsrail’e göç eden ve 1961 yılında burada ölen Fleck, bilimsel gerçeklerin toplumsal yapısını gösteren öncü yaklaşımıyla 20. yüzyılın en etkili bilim felsefecileri ve sosyologlarından biri olarak kabul edilir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe        </strong></p>
<p><strong>Yazan: Ludwik Fleck</strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Elif Hilal Fertellioğlu</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Halid Metin Yolcu</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Saygın Günenç </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan   </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 256</strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-bilimsel-bir-gercegin-dogusu-ve-gelisimini-yayimladi-620954">VBKY &#8220;Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi&#8221;ni yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Deneme Kulübü&#8217;nde sınav heyecanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-deneme-kulubunde-sinav-heyecani-620548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanan]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlar]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620548</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB’nin LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrenciler için hayata geçirdiği Deneme Kulübü Projesi’nde ilk sınavlar başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-deneme-kulubunde-sinav-heyecani-620548">İBB Deneme Kulübü&#8217;nde sınav heyecanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB’nin LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrenciler için hayata geçirdiği Deneme Kulübü Projesi’nde ilk sınavlar başladı. İstanbul’un 12 farklı noktasında düzenlenen denemelerle 8. ve 12. sınıf öğrencileri ile mezunların gerçek sınav koşullarında kendilerini test etmeleri amaçlanıyor. Proje kapsamında yıl boyunca 40 binden fazla deneme sınavının yapılması planlanıyor. Nisan ayı denemelerine katılmak isteyen öğrenciler 25 Mart’a kadar başvuruda bulunabilecek.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) LGS’ye ve YKS’ye hazırlık sürecine yönelik hayata geçirdiği Deneme Kulübü Projesi’nde ilk sınavlar başladı. Sınavlara hazırlanan 8. ve 12. sınıf öğrencileriyle mezun olanların katılımına açık proje ile dönem boyunca 40 bin deneme sınavının yapılması hedefleniyor. Aylık olarak planlanan denemeler gerçek sınav süresinde ve gerçek sınav koşullarına uygun olarak yapılıyor. Nisan ayında denemelere katılmak isteyen gençler 25 Mart’a kadar dersatolyeleri.ibb.istanbul  adresinden projeye başvurabilecekler. </p>
<p>İstanbul’un 12 farklı noktasında gerçekleştirilen Deneme Kulübü projesi; LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrencilerin konu eksiklerini tespit etmelerine, gelişimlerini takip etmelerine, sınav atmosferine alışmalarına ve sınav süresini daha verimli kullanmalarına katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>HER SALI VE PERŞEMBE DENEME GÜNÜ</strong></p>
<p>İBB Ders Atölyeleri bünyesinde İstanbul’un 12 farklı noktasında uygulanmaya başlanan Deneme Kulübü Projesi’nde Nisan ayı sınavlarının başvuruları devam ediyor. İstanbul’da yaşayan ve sınavlara hazırlanan 8. ve 12. sınıf öğrencileri ile lise mezunlarının katılabildiği proje kapsamında sınavlar her salı ve perşembe günü yapılıyor. </p>
<p>YKS’ye hazırlanan öğrencilerin sınavları 10.00–13.00, 13.00–16.00 ve 14.00–17.00 saatleri arasında yapılırken, LGS’ye hazırlanan öğrenciler 17.00–20.00 saatleri arasında gerçekleştirilen denemelere katılabiliyor.</p>
<p>Proje kapsamında, 2026 yılı içinde 1.175 oturumda 40 bini aşkın deneme sınavının gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu sayede öğrencilerin düzenli olarak kendilerini test edebilmeleri, sınav deneyimi kazanmaları ve ölçme-değerlendirme süreçlerini daha sağlıklı şekilde yapabilmeleri amaçlanıyor.</p>
<p><strong>NİSAN AYI BAŞVURULARI 25 MART’A KADAR SÜRECEK</strong></p>
<p>Denemelerin başvuruları ise aylık olarak alınıyor. İBB’nin Deneme Kulübü’ne Nisan ayında katılmak isteyen öğrenciler 25 Mart’a başvurularını dersatolyeleri.ibb.istanbul  adresi üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>
<p><strong>DENEME SINAVLARININ GERÇEKLEŞTİRİLECEĞİ MERKEZLER</strong></p>
<p>1.         İBB Bakırköy Ders Atölyesi</p>
<p>2.         İBB Gaziosmanpaşa Ders Atölyesi</p>
<p>3.         İBB Küçükçekmece Filenin Sultanları Gençlik Merkezi</p>
<p>4.         İBB Cüneyt Arkın Gençlik Merkezi</p>
<p>5.         İBB Güngören Teknoloji Atölyesi</p>
<p>6.         İBB Esenler Teknoloji Atölyesi</p>
<p>7.         İBB Esenyurt Teknoloji Atölyesi</p>
<p>8.         İBB Fatih Teknoloji Atölyesi</p>
<p>9.         İBB Mecidiyeköy Teknoloji Atölyesi</p>
<p>10.       İBB Pendik Teknoloji Atölyesi</p>
<p>11.       İBB Tuzla Teknoloji Atölyesi</p>
<p>12.       İBB Ümraniye Teknoloji Atölyesi</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-deneme-kulubunde-sinav-heyecani-620548">İBB Deneme Kulübü&#8217;nde sınav heyecanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Contemporary Istanbul Vakfı ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İş Birliğiyle Gerçekleştirilen Kariyer ve Mesleki Gelişim Programı Tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/contemporary-istanbul-vakfi-ve-hatay-mustafa-kemal-universitesi-is-birligiyle-gerceklestirilen-kariyer-ve-mesleki-gelisim-programi-tamamlandi-618452</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 12:32:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[contemporary]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kemal]]></category>
		<category><![CDATA[mesleki]]></category>
		<category><![CDATA[mimar]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlık Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Contemporary Istanbul Vakfı (CIF) ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi iş birliğinde gerçekleştirilen Kariyer ve Mesleki Gelişim Programı başarıyla tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/contemporary-istanbul-vakfi-ve-hatay-mustafa-kemal-universitesi-is-birligiyle-gerceklestirilen-kariyer-ve-mesleki-gelisim-programi-tamamlandi-618452">Contemporary Istanbul Vakfı ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İş Birliğiyle Gerçekleştirilen Kariyer ve Mesleki Gelişim Programı Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Contemporary Istanbul Vakfı (CIF) ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi iş birliğinde gerçekleştirilen <strong>Kariyer ve Mesleki Gelişim Programı</strong> başarıyla tamamlandı. Program kapsamında düzenlenen eğitimlere katılan öğrenciler için Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde bir sertifika töreni gerçekleştirildi.</p>
<p>Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde mimarlık eğitiminin ve mesleki dayanışmanın önemine dikkat çekmeyi amaçlayan program; Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin mesleki gelişimlerini desteklemek ve onları farklı disiplinlerden uzmanlarla bir araya getirmek amacıyla hazırlandı. Bu doğrultuda hazırlanan eğitim programı, öğrencilerin hem mesleki perspektiflerini geliştirmeyi hem de farklı deneyimlerle buluşmalarını sağlamayı hedefledi.</p>
<p>Program süresince Türkiye’nin farklı şehirlerinden mimarlar, akademisyenler ve sektör profesyonelleri öğrencilerle bir araya gelerek çeşitli eğitimler, sunumlar ve deneyim paylaşımları gerçekleştirdi. Mimarlık pratiği, tasarım düşüncesi, mesleki etik, kariyer yolları ve yaratıcı üretim süreçleri gibi başlıkların ele alındığı bu buluşmalar, öğrencilere hem teorik hem de pratik perspektifler kazandırmayı amaçladı.</p>
<p>Programın sonunda düzenlenen sertifika töreninde yapılan konuşmalarda mimarlığın yalnızca yapılar tasarlamakla sınırlı olmadığı; aynı zamanda yaşamı ve geleceği yeniden kurma sorumluluğunu da taşıdığı vurgulandı. Özellikle deprem sonrası süreçte genç mimar adaylarının mesleki gelişimlerini desteklemenin ve birlikte üretmenin önemine dikkat çekildi.</p>
<p>Contemporary Istanbul Vakfı olarak Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen bu program boyunca bilgi ve deneyimlerini paylaşarak sürece katkı sunan tüm eğitmenlerimize ve akademisyenlerimize içten teşekkür ederiz.</p>
<p>Programın gerçekleşmesine destek veren Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü <strong>Prof. Dr. Veysel Eren’e</strong>, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Gülgün Mıstıkoğlu’na</strong>, Mustafa Kemal Üniversitesi <strong>Dr. Öğretim Üyesi Emir Çekmecelioğlu’na</strong> ve Mimarlık Fakültesi akademik kadrosuna; ayrıca değerli katkılarıyla programa destek veren eğitmenlerimiz <strong>Ayça Aytaç, Dilara Eldaş, Dicle Zeycan, Nevzat Sayın, Ebru Yetişkin, Ebru Erbaş Gürler, Aslı Özbay, Murat Sökün, Oral Göktaş, Güvenç Özel, Erol Tabanca, Süha Özkan, Seyhan Özdemir Sarper, Yiğit Gülöksüz, Ahmet Iğdirligil, Belemir Dalokay Güzer, Ali Emrah Ünlü, Bünyamin Derman ve Eren Artu’ya</strong> teşekkür ederiz.</p>
<p>Aynı zamanda merakları, soruları ve üretimleriyle programın gerçek ruhunu oluşturan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencilerine de gönülden teşekkür ederiz.</p>
<p>Birlikte öğrenmenin, paylaşmanın ve dayanışmanın gücünü hissettiğimiz bu programın, genç mimar adaylarının mesleki yolculuklarında ilham verici bir adım olmasını diliyoruz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/contemporary-istanbul-vakfi-ve-hatay-mustafa-kemal-universitesi-is-birligiyle-gerceklestirilen-kariyer-ve-mesleki-gelisim-programi-tamamlandi-618452">Contemporary Istanbul Vakfı ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İş Birliğiyle Gerçekleştirilen Kariyer ve Mesleki Gelişim Programı Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Safranbolu&#8217;nun karanlık hikayesi sinemaya taşındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/safranbolunun-karanlik-hikayesi-sinemaya-tasindi-618406</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 10:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çekim]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[nün]]></category>
		<category><![CDATA[safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaya]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[taşındı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618406</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk korku sinemasında dikkat çeken yapımlardan biri olan “Cahim” serisinin ikinci filmi “Cahim 2”, 13 Mart’ta sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/safranbolunun-karanlik-hikayesi-sinemaya-tasindi-618406">Safranbolu&#8217;nun karanlık hikayesi sinemaya taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk korku sinemasında dikkat çeken yapımlardan biri olan “Cahim” serisinin ikinci filmi “Cahim 2”, 13 Mart’ta sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini Doğukan Mısır’ın üstlendiği film, gerçek olaylardan esinlenen hikâyesi ve güçlü oyuncu kadrosuyla korku türünün meraklılarını yeniden karanlık bir hikâyenin içine davet ediyor.</p>
<p>Filmde, gişe rekorları kıran Dabbe serisinin başarılı oyuncularından Ali Murat Özgen ve Sultan Köroğlu Kılıç da yer alıyor. Özgen, Dabbe serisinden tanınan Faruk Akad karakterini yeniden canlandırırken, Dabbe’nin en çok izlenen yapımlarından “Zehri Cin” ve “Dabbe 4” filmlerinde rol alan Sultan Köroğlu Kılıç da kadroda bulunuyor.</p>
<p><b>Tarihi Safranbolu’da özel çekim hazırlığı</b></p>
<p>“Cahim 2”nin çekimleri, tarihi atmosferiyle bilinen Safranbolu’nun eski yerleşim bölgesinde gerçekleştirildi. Film için ana mekân olarak kullanılan tarihi Peri Konağı ve çekimlerde kullanılan Gavur Hamamı, film ekibi tarafından çekimler öncesinde özel bir hazırlık sürecinden geçirildi.</p>
<p>Yapım ekibi, tarihi yapıların dokusuna zarar vermemek için restorasyon ve düzenleme çalışmalarını titizlikle yürüttü. Çekimlerin tamamlanmasının ardından mekanlar yeniden aslına uygun şekilde bırakıldı. Birçok farklı mekânda çekilen film, Safranbolu’nun tarihi atmosferini de hikâyenin önemli bir parçası haline getiriyor.</p>
<p><b>Gerçek olaylardan esinlenen hikâye</b></p>
<p>Film için yaklaşık 5-6 aylık bir ön hazırlık süreci yürütüldü. Senaryo oluşturulurken, bu alanda çalışmalar yapan kişilerle görüşmeler gerçekleştirildi ve bazı gerçek olaylara ait kayıtlar ile anlatımlar incelendi.</p>
<p>Filmin diyalogları ve özellikle cinni karakterlerle ilgili bölümlerde kullanılan ritüeller, havas ilmiyle ilgilenen kişilerin kullandığı ifadeler ve anlatımlar referans alınarak hazırlandı. Senaryoda yer alan pek çok detay gerçek olaylardan esinlenilerek oluşturulurken, bazı kayıt ve sesler de film içerisinde kullanıldı.</p>
<p><b>Sette yaşanan ilginç olaylar</b></p>
<p>Filmin çekimleri sırasında ekip zaman zaman açıklamakta zorlandıkları bazı olaylarla karşılaştı. Bu olaylardan biri de çekimler için kullanılan 800 yıllık tarihi bir hamamın keşfi sırasında yaşandı. Haftalar süren araştırmalara rağmen bulunamayan mekan, ekip ormanlık alanda keşif yaparken tesadüfen ortaya çıktı. Kayalar arasında sıkışan bir kaplumbağayı kurtarmaya çalışan ekip, yoğun bitki örtüsünün arkasında saklı kalan yapıyı fark etti ve aranan mekanın bu tarihi hamam olduğu anlaşıldı.</p>
<p>Ancak çekimler başladıktan sonra ekip çeşitli aksaklıklarla karşılaştı. Temizlenen otların ertesi gün tekrar giriş kapısını kapattığı, bölgede normalden fazla yılan ve akrep görüldüğü, elektrik sistemlerinin sık sık arızalandı.</p>
<p><b>Cahim 2’nin konusu:</b> Defne’nin 18. yaşından sonra tuhaf davranışları ve ailede görülmemiş derecede garip semptomlar sonrası Defne’nin annesi Kader kızının iyileşmesi için nörolog Nihat Karahan’a ulaşır. Nihat Karahan bu vakanın tahmin edilenden daha karanlık ve derin olduğunun farkındadır. Havas ilmi üzerinde ileri derecede bilgi sahibi olan geçmişte de tanıdığı Mustafa Faruk Akad’ın yanına gelerek ondan destek ister. Tüm araştırmalarını kamera kaydına alan Nihat Karahan, yıllar önce yaşanan bu korkunç olayı ve tüm kötülükleri gözler önüne serer</p>
<p><b>Künye</b></p>
<p><b>Yapım:</b> Zebra Production</p>
<p><b>Yönetmen- Senarist:</b> Doğukan Mısır</p>
<p><b>Oyuncular:</b> Ali Murat Özgen, Sultan Köroğlu Kılıç, Irmak Şeker, Salih Bayraktar, Ayla Kaymak, Simge Konrat, Nizamettin Özkaya</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/safranbolunun-karanlik-hikayesi-sinemaya-tasindi-618406">Safranbolu&#8217;nun karanlık hikayesi sinemaya taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyuncu Zeynep Özyağcılar ile 8 Mart&#8217;a özel söyleşi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyuncu-zeynep-ozyagcilar-ile-8-marta-ozel-soylesi-618394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 08:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Şey]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiğini]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[özyağcılar]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Özyağcılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ile NPİSTANBUL Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyuncu-zeynep-ozyagcilar-ile-8-marta-ozel-soylesi-618394">Oyuncu Zeynep Özyağcılar ile 8 Mart&#8217;a özel söyleşi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ile NPİSTANBUL Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. Söyleşide oyuncu Zeynep Özyağcılar,<strong> </strong>Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya geldi. “Beklentileri Değil, Kendini Seç” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşinin moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi’nden Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy üstlendi.</p>
<p><strong>Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy: “Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası” </strong></p>
<p>Kadınların yaşam yolculuğunda kendi değerlerini keşfetmeleri, toplumsal beklentiler karşısında öz benliklerini koruyabilmeleri ve psikolojik dayanıklılıklarını güçlendirebilmeleri gibi önemli başlıkların ele alındığı program, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel anlamlı bir buluşma niteliği taşıdı.</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle anlamlı bir motto çerçevesinde bir araya gelindiğine vurgu yapan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Hayatımız boyunca çoğu zaman başkalarının bizden ne beklediğini duyarız. Nasıl görünmemiz gerektiğini, nasıl konuşmamız gerektiğini, hangi rollere sığmamız gerektiğini&#8230; İyi bir evlat, mükemmel bir eş, başarılı bir kadın, başarılı bir çalışan gibi birçok roller beklenir bizden. Peki ya biz? Biz ne istiyoruz? Gerçekten kimi seçiyoruz? Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası, bazen insanın kendi iç sesiyle yeniden tanışmasıdır. Bugün bu yolculuğu birlikte düşünmek, birlikte konuşmak için buradayız.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zeynep Özyağcılar: “Her şey ‘yapamazsın’ denildiği zaman başlıyor”</strong></p>
<p>Canlandırdığı karakterler aracılığıyla kadının kırılganlığını, gücünü, çelişkilerini ve dönüşümünü görünür kılan oyuncu Zeynep Özyağcılar, rollerin arkasındaki gerçek kadını, beklentilerle kurulan ilişkiyi, cesareti, seçimleri ve ‘kendin olma’ yolculuğunu dinleyenlerle paylaştı.</p>
<p>Hep kadına dair konuşmaktan, kadınlara dair üretmekten hiçbir zaman vazgeçmediğini ifade eden Özyağcılar, “Ve bunu çok kıymetli buluyorum. Cinsiyet ayrımı tabii ki gözetmiyorum ama birazcık daha konuşulmamış konuları, anlatılmamış, pek anlatılmaya değer bulunmayan kadın hikayelerinin aslında kıymetini paylaşmaktan çok keyif alıyorum.” dedi. </p>
<p>Her şeyin ‘yapamazsın’ denildiği zaman başladığını düşündüğünü ifade eden Özyağcılar, şunları söyledi:</p>
<p>“Bir kadın olarak bir şeye giriştiğin zaman, sıfırdan bir şey yaptığın zaman, hiçbir zaman aksi olmadı. Ne zaman ki herkese rağmen bir şeyler üretmeye ve kendi iç sesimi duymaya başladım ondan sonra güzellikler gelmeye başladı.”</p>
<p><strong>“Kendimiz olmaktan utanır olduk”   </strong></p>
<p>Sanatın ve tiyatronun kişisel gücünün gelişmesine çok katkı sağladığını aktaran Zeynep Özyağcılar, “Tiyatro aslında insanı anlamakla ilgili. Sevgili Yıldız Kenter’in dediği gibi; ‘yüceliklerimizi ve cüceliklerimizi&#8230;’, ilk önce onlarla yüzleşmekle başlıyor. Gerçek kılabilmek için oynadığımız karakterin ilk önce bir içini arıyoruz; kötülüklerini, sırlarını, travmalarını kurcalıyoruz. Bir insanın tiyatrocu ya da oyuncu olması gerekmiyor, herkesin oyunculuk eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. Kendini tanıması, doğru ifade edebilmesi, diyalog kurabilmesi ve o özgüven için.” dedi.</p>
<p>Toplumun kadına dayattığı ‘başarı’ ve ‘güzellik’ gibi kavramlara değinen Özyağcılar, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kendimiz olmaktan utanır olduk. Yüzümüzdeki her çizgiden, saçımızdaki her beyaz telden her an birileri bizi yargılıyormuş gibi inanılmaz bir baskı var ve gerçekten oyuna geliyoruz. Biz böyle değildik, bence daha da güzeldik. Ben biraz bunlara karşı duran biriyim. Mesela inat olsun diye hiç saçımı boyamıyorum ben, sırf onlar gibi olmayacağım diye. </p>
<p>Doğal olan her şeyin çok daha güzel olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı olmak başka bir şey. İyi hissetmek için spor yapmak, güçlü olmak, esnek olmak için çabaların hepsine varım. Etrafımda kadınların aşırı müdahalelerle kendilerine ne kadar kötülük yaptıklarını görüyorum ve çok üzülüyorum. Bazıları çok da güzel oluyor ama o ‘beğenmediği kız’ hala içinde. Onu iyileştirmek için hiçbir şey yapmıyor.”</p>
<p><strong>“Güç, inanarak söylenen tek bir cümledir” </strong></p>
<p>Hayat yolculuğunda sevdiği yerde sevdiği işi yapma fırsatı yakaladığını aktaran Zeynep Özyağcılar, dinleyicilere mutluluk için beden ve zihnin aynı anda çalıştığı aktiviteleri yapmaları tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Özyağcılar, “Hani ‘kan ter gözyaşı’ diyorlar ya, ben kan ter gözyaşının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her ne yaparsak yapalım, mesleğimiz ne olursa olsun, ter damlayacak arkadaşlar. Bu fit olmak, genç kalmak için değil; beynimizi korumak için, hayatla daha iyi mücadele edebilmek, daha rahat dayanabilmek için bizim bu teri dökmeye ihtiyacımız var.” dedi. </p>
<p>‘Güçlü kadın’ imajının da toplumda yanlış lanse edildiğine değinen Özyağcılar, “Özellikle dizilerde ağanın annesi olan, kötülük yapan ya da kötülük yapma gücü olan, zengin olan, istediğini yapabilen, dominant olan kadın karakterler ‘güçlü’ olarak gösteriliyor. Bize bu öğretilmeye çalışılıyor. Güç böyle bir şey değil. Asla değil. Bu tamamıyla bir yanılgı. Bu oyunlara gelmememiz lazım. Güç, ölçülü olmakla ilgili. Küçücük bir harekettir güç. Güç, senin inanarak söylediğin tek bir cümledir. Bağırmaya ihtiyacın yok.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Söyleşinin sonunda ‘Pazar Yakınmaları’ adlı kitabının yakında çıkacağı müjdesini veren Zeynep Özyağcılar, etkinliğe katılan öğrenciler arasından 4 kişiye “En Güzel Parçam” tiyatro oyunu için çift kişilik bilet hediye etti. Ayrıca söyleşi sponsoru Maruderm, etkinliğe katılanlara sürpriz hediyeler sundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyuncu-zeynep-ozyagcilar-ile-8-marta-ozel-soylesi-618394">Oyuncu Zeynep Özyağcılar ile 8 Mart&#8217;a özel söyleşi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karabağlar&#8217;da SECAP Çalıştayı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabaglarda-secap-calistayi-616646</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsam]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[secap]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, kendi personeli ve imkanlarıyla hazırladığı Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) kapsamında, çok paydaşlı ve katılımcı yapıyı güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir çalıştay düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglarda-secap-calistayi-616646">Karabağlar&#8217;da SECAP Çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, kendi personeli ve imkanlarıyla hazırladığı Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) kapsamında, çok paydaşlı ve katılımcı yapıyı güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir çalıştay düzenledi.</p>
<p>Muzaffer İzgü Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleştirilen programa Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay başta olmak üzere; Boğaziçi Üniversitesi’nden iklim bilimci Prof Dr Levent Kurnaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İlçe Tarım Müdürlüğü temsilcileri, TMMOB’a bağlı meslek odaları, İZSU, ESHOT, üniversitelerin öğretim üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı.</p>
<p>Çalıştay kapsamında, Karabağlar’ın mevcut durumu, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum başlıkları, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, ulaşım, atık yönetimi ve tarım gibi alanlarda görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcıların öneri ve katkılarıyla SECAP sürecinin yol haritasının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>Başkan Kınay’dan İklim Adaleti ve Dayanışma Vurgusu</b></p>
<p>Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Başkan Helil Kınay, SECAP sürecinin yalnızca teknik bir planlama çalışması olmadığını vurguladı.</p>
<p>“Bu mesele sadece karbon hesabı yapmak değil, bu kentte yaşayan insanların hayatını koruma meselesidir” diyen Kınay, iklim krizinin ertelenemez bir gerçek olduğunu ifade etti. Ancak sorunun yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Kınay, küresel ve ulusal politikaların da belirleyici olduğunu söyledi.</p>
<p>Yaklaşık 500 bin nüfusuyla Karabağlar’ın sosyal ve ekonomik açıdan özel bir tabloya sahip olduğunu belirten Kınay; yaşlı yoksulluğu, genç işsizliği ve dezavantajlı grupların yoğunluğuna dikkat çekti. “Su krizini, sıcak hava dalgalarını konuşurken enerji faturasını ödeyemeyen yurttaşımızı unutamayız. İklim adaleti tam da burada başlıyor” dedi.</p>
<p>Yerel yönetimlerin sınırlı yetki ve bütçelerine rağmen sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu vurgulayan Kınay, hazırlanan planların sahaya yansıtılacağını belirterek, dayanışma içinde dirençli bir Karabağlar inşa edeceklerini ifade etti.</p>
<p><b>Prof. Dr. Levent Kurnaz: “Sürdürülebilir Enerji Hayat Meselesidir”</b></p>
<p>Toplantıda söz alan Prof. Dr. Levent Kurnaz, sürdürülebilir enerjinin yalnızca teknik bir başlık olmadığını, doğrudan yaşam kalitesiyle ilişkili olduğunu söyledi.</p>
<p>Enerji altyapısının özellikle artan sıcaklıklar karşısında dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Kurnaz, kesintisiz ve güvenli enerji arzının eğitimden sağlığa kadar birçok alanda belirleyici olduğunu ifade etti.</p>
<p>Yerel coğrafya, iklim koşulları ve ekonomik yapının dikkate alınmasının önemine değinen Kurnaz, uzun vadeli planlama ve paydaşlar arası iş birliğinin sürdürülebilirliğin temel unsuru olduğunu vurguladı.</p>
<p><b>Teknik Süreç Bilimsel Verilerle Yürütülüyor</b></p>
<p>Toplantıda SECAP sürecine ilişkin sunumu gerçekleştiren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünden Çevre Mühendisi Selin Dönmez ise planın kapsamlı bir veri çalışmasına dayandığını belirtti.</p>
<p>Dönmez, sera gazı envanterinin güncellendiğini, emisyon kaynaklarının detaylı şekilde analiz edildiğini ve azaltım hedeflerinin bilimsel veriler doğrultusunda belirlendiğini ifade etti.</p>
<p>Envanter çalışmalarında doğrudan enerji tüketimlerinin yanı sıra ulaşım, atık yönetimi ve belediye faaliyetlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonların da hesaplandığını vurgulayan Dönmez, böylece Karabağlar’ın karbon ayak izinin daha şeffaf ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya konulduğunu söyledi.</p>
<p><b>SECAP’ta Bütüncül ve Şeffaf Hesaplama Yaklaşımı</b></p>
<p>Karabağlar Belediyesi tarafından hazırlanmakta olan SECAP, birçok yerel yönetim uygulamasından farklı olarak daha geniş kapsamlı ve bütüncül bir anlayışla ele alınıyor.</p>
<p>Kurumsal sera gazı envanteri çalışmaları yürütülürken özellikle Kapsam 3 emisyonları geniş çerçevede değerlendiriliyor. Tıbbi atıklar, yangın tüpleri, geri dönüşüm ve diğer atık yönetimi süreçlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonlar da hesaplamalara dahil ediliyor.</p>
<p>Böylece yalnızca doğrudan enerji tüketimleri değil; belediye faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan bertaraf ve geri kazanım süreçlerinden kaynaklanan emisyonlar da analiz edilerek Karabağlar’ın iklim etkisinin daha gerçekçi ve kapsayıcı biçimde ortaya konulması hedefleniyor.</p>
<p>Çalıştayda katılımcıların aktif katkı sunması amacıyla etkileşimli yöntemler uygulandı. “Neden Buradayız?” başlığı altında görüşler alınırken, “İlçemizi Tanıyalım” harita çalışması gerçekleştirildi. “Biz Ne Yapabiliriz?” bölümünde ise GZFT analizi yapıldı ve Katkı–İşbirliği Kartları ile öneriler toplandı.</p>
<p>Altı ayrı masa oluşturularak atık, binalar ve enerji, su, ulaşım, sağlık, tarım, hayvancılık ve orman temalarında değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında katılımcılar değerlendirme formları da doldurdu.</p>
<p><b>Meclis Üyesi Yeni: “Bu İlçede Hep Birlikte Değer Üreteceğiz”</b></p>
<p>Çalıştayın kapanışında konuşan Meclis Üyesi Rahile Yeni, ilçede kalıcı ve güçlü bir değer yaratma hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Yeni, sürecin ekip ruhuyla yürütüldüğünü vurgulayarak, “Bu ilçede bir katma değer oluşturmanın çabası içerisindeyiz ve bunu hep birlikte başaracağız” dedi.</p>
<p><b>Kınay’dan Son Mesaj</b></p>
<p>Programın sonunda yeniden söz alan Başkan Helil Kınay, çalıştayın masa başında kalmayacağını belirtti.</p>
<p>“Birlikte öğreniyor, birlikte üretiyoruz” diyen Kınay, alınan kararların uygulamaya geçirileceğini ifade etti.</p>
<p>“Burası küçük Türkiye, burası Karabağlar. İhtiyaç duyulan her projede birlikteyiz” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kınay, muhtarlara, meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglarda-secap-calistayi-616646">Karabağlar&#8217;da SECAP Çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsaklarınızda]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İltihap]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğinizde]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınız]]></category>
		<category><![CDATA[yazıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda öne çıkan “bağırsak yaşı” kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524">Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda öne çıkan “bağırsak yaşı” kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor. Son yıllarda bilim dünyası, sağlıklı yaş almanın anahtarını şaşırtıcı bir şekilde bağırsak sisteminde arıyor. Yaşa bağlı hastalıkların arkasındaki sessiz biyolojik süreç mikrobiyotamız olabilir.  <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong> bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın dengesinin bozulmasının; kalp hastalıklarından diyabete, unutkanlıktan bağışıklık sorunlarına kadar birçok tabloyla ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. <strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sindirim sisteminde gizli olduğunu vurguluyor ve bağırsakları genç tutmanın yollarını anlatıyor. </p>
<p><strong>Yaşlanmanın Temeli Bağırsaklarda!</strong></p>
<p>Yaşlanmayı çoğu zaman aynadaki görüntümüzle ya da takvim yaşımızla ilişkilendiririz; oysa gerçek biyolojik yaşımızın önemli bir kısmı bağırsaklarımızda saklıdır. Son yıllarda bilim dünyası, yaşlanma sürecini ve yaşa bağlı hastalıkları anlamada bağırsak mikrobiyotasını merkeze alıyor. Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın sindirimden bağışıklığa, ruh hâlinden beyin sağlığına kadar birçok sistemi etkilediğini belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağırsaklar adeta dinamik bir ekosistem oluşturuyor.  Genç ve sağlıklı bireylerde bu mikroorganizmalar çeşitlilik gösterir ve dengeli bir uyum içinde çalışır. Ancak yaş ilerledikçe bu denge bozulur; faydalı bakterilerin azalması ve iltihap artırıcı türlerin çoğalmasıyla ortaya çıkan bu tablo, tıpta “disbiyozis” olarak adlandırılır ve sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden biri olarak kabul edilir” diyor. </p>
<p><strong>Mikrobiyota ile Kronik İltihap Arasındaki İlişki…</strong></p>
<p>Yaşla birlikte vücutta ortaya çıkan en önemli biyolojik değişimlerden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik iltihap süreci olduğuna dikkat çeken <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bilim dünyasında bu tablo “inflammaging” olarak tanımlanır. Bu sessiz iltihaplanma; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, Alzheimer ve bazı kanser türleri için uygun bir zemin oluşturabilir. Bu noktada bağırsaklar kritik bir rol oynar. Bozulmuş bir mikrobiyota dengesi, bağırsak duvarının geçirgenliğini artırarak zararlı maddelerin kana karışmasına yol açabilir. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi sürekli tetikte kalır ve vücut, farkında olmadan uzun vadede kendi dokularını yıpratan bir savunma hâline girer” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Mikrobiyota, Yediklerimiz ve Hastalıklar Arasındaki İnce Çizgi </strong></p>
<p>Son yıllardaki bilimsel verilerle birlikte tip 2 diyabet ve obezitenin yalnızca kalori fazlasıyla açıklanamayacağını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bağırsak mikrobiyotası metabolik denge üzerinde belirleyici rol oynar. Bağırsak bakterileri, liften zengin besinleri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri üretir; bu biyolojik bileşikler kan şekeri kontrolünü desteklerken iltihap düzeylerini de baskılamaya yardımcı olur. Ancak yaşla birlikte bu koruyucu bakterilerin azalması, insülin direncinin artmasına zemin hazırlayabilir. Öte yandan bazı bağırsak mikroorganizmaları, özellikle kırmızı et tüketimi sonrasında damar sertliğiyle ilişkilendirilen metabolitlerin oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu mekanizmalar, kalp-damar hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görülmesini açıklayan önemli biyolojik bağlantılar arasında yer alır” diyor. </p>
<p><strong>Alzheimer ve Parkinson’da Mikrobiyota Etkisi </strong></p>
<p>Bağırsaklarla beyin arasında kesintisiz bir iletişim ağı bulunduğunu söyleyen <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Bu biyolojik ilişki “beyin–bağırsak ekseni” olarak tanımlanır. Son yıllarda Alzheimer ve Parkinson hastaları üzerinde yürütülen araştırmalar, bu nörodejeneratif hastalıkların bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Mikrobiyota dengesinin bozulması yalnızca sindirimi değil, sinir sistemi üzerinden bilişsel fonksiyonları ve ruh hâlini de etkileyebilir. Bu nedenle bazı bireylerde sindirim şikâyetlerine eşlik eden unutkanlık, odaklanma güçlüğü veya duygudurum değişiklikleri görülebilir. Başka bir deyişle, tablo her zaman yalnızca beyinde başlamaz; biyolojik süreç çoğu zaman bağırsak düzeyinde şekillenir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Bağırsaklarınızı Genç Tutmanın Formülü</strong></p>
<p>Mikrobiyota ile ilişkili sorunların bir kader olmadığını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, “Sağlıklı yaşlanan ve ileri yaşına rağmen aktif yaşamını sürdüren bireylerin mikrobiyota profilleri incelendiğinde, bakteri çeşitliliğinin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Longevity araştırmaları da benzer biçimde, sağlıklı yaş alan bireylerin ortak özelliklerinden birinin zengin ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotası olduğunu ortaya koyuyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalarda 90 yaş üzerindeki sağlıklı bireylerde bile bu çeşitliliğin korunabildiği bildiriliyor” diyor. </p>
<p>Üstelik bunun için karmaşık ya da “mucize” çözümlere ihtiyaç yok” diyen <strong>Prof. Dr. İsmet Tamer</strong>, bağırsak yaşının genç kalmasına katkı sağlayan 5 maddeyi sıralıyor. </p>
<ul>
<li>Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek, </li>
<li>Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdaları tüketmek, </li>
<li>Düzenli hareket etmek, </li>
<li>Kaliteli uyumak ve </li>
<li>Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak.</li>
</ul>
<p>Yaşlanmanın yalnızca takvimle ilgili olmadığını belirten <strong>Prof. Dr. Tamer</strong>, “Bağırsaklarımız ne kadar sağlıklıysa, genel sağlığımız da o kadar güçlü kalıyor. Sindirim sistemine özen göstermek, aslında kalbi, beyni ve uzun vadeli yaşam kalitesini korumak anlamına geliyor” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yasiniz-kimliginizde-degil-bagirsaklarinizda-yaziyor-615524">Gerçek Yaşınız Kimliğinizde Değil, Bağırsaklarınızda Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEGA&#8217;dan Türkiye&#8217;ye Stratejik Çıkarma: SEGA FCC, Abdullah Avcı İş Birliğiyle Sahada!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/segadan-turkiyeye-stratejik-cikarma-sega-fcc-abdullah-avci-is-birligiyle-sahada-614846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 10:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[fcc]]></category>
		<category><![CDATA[Football]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sega]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel oyun devi SEGA, yeni futbol menajerlik simülasyonu SEGA FOOTBALL CLUB CHAMPIONS (SFCC) ile Türkiye pazarında büyük bir ilgiyle karşılandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/segadan-turkiyeye-stratejik-cikarma-sega-fcc-abdullah-avci-is-birligiyle-sahada-614846">SEGA&#8217;dan Türkiye&#8217;ye Stratejik Çıkarma: SEGA FCC, Abdullah Avcı İş Birliğiyle Sahada!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Küresel oyun devi <strong>SEGA</strong>, yeni futbol menajerlik simülasyonu <strong>SEGA</strong> <strong>FOOTBALL CLUB CHAMPIONS (SFCC)</strong> ile Türkiye pazarında büyük bir ilgiyle karşılandı. Oyun dünyası ile spor ekonomisinin kesiştiği noktada konumlanan <strong>SEGA FCC</strong>, Türkiye’deki marka yüzü olarak Türk futbolunun modern mimarlarından efsane teknik direktör Abdullah Avcı’yı seçerek yerel futbol kültürüyle olan bağını güçlendirdi.</p>
<p><strong>Dijital ve Fiziksel Futbol Ekonomisinin Kesişim Noktası</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 1,1 milyar Dolar büyüklüğe ulaşan oyun pazarı, futbolun devasa ekonomisiyle dijital platformlarda birleşiyor. <strong>SEGA</strong>, <strong>SFCC </strong>ile bu iki dinamik sektörü bir araya getirerek yalnızca bir oyun değil, aynı zamanda stratejik bir simülasyon deneyimi sunuyor. &#8220;Football Manager&#8221; teknolojisinin veri temelli altyapısı üzerine inşa edilen oyun; kulüp yönetimi, finansal planlama ve transfer stratejileri gibi modülleriyle genç neslin dijital yetkinliklerini ve stratejik düşünme reflekslerini geliştiriyor.</p>
<p><strong>Modern Futbolun Mimarı Abdullah Avcı ile Stratejik Güç Birliği</strong></p>
<p><strong>SEGA</strong>, <strong>FOOTBALL CLUB CHAMPIONS </strong>ile futbolu küresel bir fenomen olmanın ötesine taşıyarak yerel deneyimleri merkeze alıyor. Bu stratejinin en önemli adımı olarak, Türk futbolunun vizyoner ismi <strong>Abdullah Avcı </strong>ile güçlerini birleştiren <strong>SEGA</strong>, oyunun teknik derinliğini Avcı’nın sahadaki analitik dehasıyla taçlandırıyor.</p>
<p>Kariyerine İstanbulspor’un efsanevi kaptanı olarak başlayan <strong>Abdullah Avcı</strong>, teknik direktörlük koltuğunda Türkiye U-17 Milli Takımı ile kazandığı Avrupa Şampiyonluğu ve Trabzonspor ile ulaştığı Süper Lig zaferi gibi pek çok tarihi başarıya imza attı. Türk futbolunda &#8220;sistem, veri ve modern oyun anlayışı&#8221; denildiğinde akla gelen ilk isim olan Avcı, stratejik derinliğin dijital dünyadaki en güçlü temsilcisi konumunda yer alıyor.</p>
<p><strong>SFCC</strong>’nin Türkiye elçisi olan <strong>Abdullah Avcı</strong>’nın sahadaki analitik vizyonu, oyunun sunduğu gerçekçi menajerlik deneyimiyle mükemmel bir sinerji oluşturuyor. Avcı’nın taktiksel disiplini, kendi kulüplerini zirveye taşımak isteyen oyuncular için en büyük ilham kaynağı olurken; <strong>SEGA FOOTBALL CLUB CHAMPIONS</strong>, bu iş birliğiyle strateji odaklı yapısını bir üst seviyeye taşıyor.</p>
<p><strong>Gerçekçi Menajerlik Deneyimi ve Geniş Lisans Ağı</strong></p>
<p>SEGA FCC, oyunculara kendi şehirlerinden bir takımı alıp dünya devine dönüştürme fırsatı tanırken benzersiz bir gerçekçilik sunuyor. Multi-platform desteği sayesinde PC, mobil ve konsol üzerinden erişilebilen yapım, tamamen Türkçe dil desteğiyle Türkiye pazarındaki yerini sağlamlaştırıyor. Manchester City FC başta olmak üzere; FIFPRO, K League ve J.League lisanslarıyla 5.000’den fazla gerçek futbolcuyu kadroya katma imkânı sağlayan oyun, profesyonel bir kulübün tüm süreçlerini kapsıyor. Oyuncular, transfer politikalarından altyapı planlamasına, bütçe yönetiminden uzun vadeli sportif kararlara kadar her adımda stratejik yeteneklerini test etme fırsatı buluyor.</p>
<p><strong>Erişilebilirliğe Çözüm ve Oyunculara &#8220;Teşekkür&#8221; Ödülleri</strong></p>
<p>Türkiye’de erişime yönelik güçlendirici teknik çözümleri devreye alan <strong>SEGA</strong>, bu süreçte geri bildirimleriyle katkı sunan oyunseverleri unutmuyor. Türkiye IP (İnternet Protokolü)’sine sahip hesaplar için hazırlanan ve toplamda <strong>30.000 GB (Altın)</strong> değerine ulaşan üç aşamalı ödül programı şu kapsamda uygulanıyor:</p>
<p>22 Ocak itibarıyla oyuna katılan ve 17 Şubat saat 13:59’a kadar hesap oluşturan oyuncular, 17 Şubat’ta gerçekleştirilen bakım ve teknik güncelleme süreciyle birlikte ilk etapta <strong>10.000 GB</strong> ödül kazanıyor.</p>
<p>23 Şubat gece yarısına kadar hesap oluşturan oyuncular için ikinci etap <strong>10.000 GB</strong> dağıtımı 24 Şubat itibarıyla gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Programın son aşamasında ise 3 Mart gece yarısına kadar hesap açan oyunculara 4 Mart tarihinde üçüncü etap <strong>10.000 GB</strong> iletiliyor.</p>
<p>Erken dönemde hesap oluşturan oyuncular, üç dağıtımın tamamından faydalanarak toplamda <strong>30.000 GB</strong> oyun içi avantaj elde edebiliyor.</p>
<p><strong>SEGA FOOTBALL CLUB CHAMPIONS </strong>ile ilgili güncel gelişmeler oyunun resmi Instagram (https://www.instagram.com/segafcc.tr) ve Facebook (https://www.facebook.com/segafcctr) hesaplarından takip edilebiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/segadan-turkiyeye-stratejik-cikarma-sega-fcc-abdullah-avci-is-birligiyle-sahada-614846">SEGA&#8217;dan Türkiye&#8217;ye Stratejik Çıkarma: SEGA FCC, Abdullah Avcı İş Birliğiyle Sahada!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİM&#8217;den Gerçek Bir Olaydan İlham Alan Ramazan Filmi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bimden-gercek-bir-olaydan-ilham-alan-ramazan-filmi-614701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 08:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bi]]></category>
		<category><![CDATA[bim]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[lham]]></category>
		<category><![CDATA[mağaza]]></category>
		<category><![CDATA[olaydan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan dönemi iletişim çalışmaları kapsamında bu yıl bir ilke imza atan BİM, yepyeni bir kampanya filmiyle izleyici karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bimden-gercek-bir-olaydan-ilham-alan-ramazan-filmi-614701">BİM&#8217;den Gerçek Bir Olaydan İlham Alan Ramazan Filmi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan dönemi iletişim çalışmaları kapsamında bu yıl bir ilke imza atan BİM, yepyeni bir kampanya filmiyle izleyici karşısına çıkıyor. 2026 yılı iletişim stratejisini Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarında yaşanan “gerçek hikâyeler” üzerine kurgulayan BİM, bu yaklaşımın ilk örneğini Ramazan döneminde hayata geçirdi.</p>
<p>Film, bir BİM mağazasında yaşanan gerçek bir olaydan ilham alıyor. Mağaza çalışanlarıyla yakın bir komşuluk ilişkisi kuran bir müşterinin, onlara iftar için yemekler hazırlaması üzerinden gelişen hikâye; yalnızca bir marka anlatısı değil, hayatın içinden sıcak ve samimi bir paylaşma anını yansıtıyor. BİM’in her mahallenin parçası olan yaklaşımı ve müşterileriyle kurulan gönül bağı ekrana taşınıyor.</p>
<p><strong>BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, </strong>kampanya filmine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “BİM olarak 2026 yılı iletişim stratejimizi, Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarımızda yaşanan ‘gerçek hikâyeleri’ anlatmak üzerine kurguladık. Çünkü biz, yalnızca ürünleri her eve giren ve en yaygın ziyaret edilen perakende markası değiliz; aynı zamanda her mahallenin bir parçasıyız. Mağaza çalışanlarımız ile müşterilerimiz arasında alışveriş ilişkisinin ötesine geçen, samimiyete ve güvene dayalı güçlü bağlar oluşuyor. Bu gönül bağı sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında anlatılmaya değer pek çok hikâye birikiyor.”</p>
<p><strong>BİM’</strong>in Ramazan döneminde ilk kez bir kampanya filmi yayınladığını belirten <strong>Umut Baba</strong> sözlerini şöyle sürdürdü: “2026 iletişim stratejimizin ilk adımını Ramazan ayı ile buluşturduk. Birçok mağazamızda yaşanan gerçek bir olaydan ilham alarak hazırladığımız bu filmle, müşterilerimizle aramızdaki samimiyeti ve gönül bağını iletişime taşıdık. Bu yalnızca bir BİM hikâyesi değil; Ramazan’ın paylaşma, dayanışma ve birlik olma ruhunu yansıtan güçlü bir insan hikâyesi.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bimden-gercek-bir-olaydan-ilham-alan-ramazan-filmi-614701">BİM&#8217;den Gerçek Bir Olaydan İlham Alan Ramazan Filmi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Ulaşım Ana Planı&#8217;nın 2. Teknik Çalıştay&#8217;ı gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-ulasim-ana-planinin-2-teknik-calistayi-gerceklestirildi-614057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 09:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2040]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda kalıcı çözümler üretmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturmak amacıyla yürüttüğü “2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı” (ASKUP) kapsamında gerçekleştirdiği Tematik Çalıştay’ın ikincisi gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-ulasim-ana-planinin-2-teknik-calistayi-gerceklestirildi-614057">Antalya Ulaşım Ana Planı&#8217;nın 2. Teknik Çalıştay&#8217;ı gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda kalıcı çözümler üretmek, çevresel ve sosyal hedeflerle uyumlu sürdürülebilir bir ulaşım sistemi oluşturmak amacıyla yürüttüğü “2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı” (ASKUP) kapsamında gerçekleştirdiği Tematik Çalıştay’ın ikincisi gerçekleştirildi. </span></span></span></p>
<p><span><span><strong>Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen “2040 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı” kapsamında geçtiğimiz günlerde kamu kurum temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılar sonrasında geliştirilen plan ve önerilerin değerlendirildiği ‘2. Teknik Çalıştay’ düzenlendi. Çalıştaya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Oruç, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, akademisyenler, meslek odası, STK ve kamu kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda katılımcılara Antalya’nın 2040 yılı ulaşım vizyonu doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir ulaşım politikaları, trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik çözüm önerileri ile toplu taşıma ve alternatif ulaşım senaryolarına yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. </strong></span></span></p>
<p><span><span>2040 HEDEFİYLE ANTALYA’DA SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM HAMLESİ</span></span></p>
<p><span><span><strong>Toplantının açılışında konuşan Başkan Vekili Mustafa Oruç, Antalya’nın 2019 yılından itibaren nüfusunun 265 bin 977 kişi arttığına, aynı dönemde ise artan araç sayısının 612 bin 460 olduğuna dikkat çekti. Başkan Vekili Mustafa Oruç, “2040 hedef yılı doğrultusunda hazırladığımız plan kapsamında; toplu taşımanın güçlendirilmesi, raylı sistem yatırımlarının etaplar halinde hayata geçirilmesi, yaya ve bisikletli ulaşımının gerçek bir alternatif haline getirilmesi ile özel araç kullanımının dengeli biçimde yönetilmesi temel önceliklerimiz arasında yer alıyor” dedi. </strong></span></span></p>
<p><span><span>ASKUP ÇALIŞTAYINDA YAYA, BİSİKLET VE RAYLI SİSTEM MASADA</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Ana Planı Proje Müdürü Melike Sarım Boynuyoğun ise yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: “Gerçekleştirilen ilk çalıştayda önemli fikirler ortaya çıktı. Özellikle motorlu ve motorsuz ulaşım, bisiklet yolları, yaya ulaşımı ve engelli erişimi konularında önemli öneriler aldık. Ulaşım çok boyutlu bir konu. Biz tüm paydaşlarımızla bu konuları değerlendiriyoruz. Kent merkezi başta olmak üzere yaya yollarının ve yaya bölgelerinin oluşturulmasını tartışıyoruz. Toplu taşımada önemli başlıklarımızdan biri raylı sistemdir. Katılımcılarımızla birlikte tüm bu konuları değerlendiriyoruz.” </span></span></p>
<p><span><span><span>ULAŞIM PLANINDA VERİLER VE PAYDAŞ GÖRÜŞLERİ BULUŞTU</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Boğaziçi Proje Mühendislik’ten Dr. Murat Çağatay, Antalya’da aylar süren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini, anketler yaptıklarını ve 160’ın üzerinde kavşakta araç ve kesit sayımları gerçekleştirdiklerini aktardı. Bu toplantılara çok kapsamlı bir katılım olduğunu söyleyen Murat Çağatay, “Çalışmalarımızda elde ettiğimiz verileri sizlerde paylaştık. Sizlerin de fikirlerini alarak, taleplerini alarak bir çözüm oluşturacağız. Çalışmalarımızı haritalar ve paftalar üzerinde yaparak, planı somutlaştıracak ve ASKUP’a nihai halini vereceğiz” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><strong>Gün boyu süren yuvarlak masa toplantılarında katılımcılar, planlar üzerinde fikir alışverişi yaptı. </strong></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-ulasim-ana-planinin-2-teknik-calistayi-gerceklestirildi-614057">Antalya Ulaşım Ana Planı&#8217;nın 2. Teknik Çalıştay&#8217;ı gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi Koordinasyonunda Küresel Bir Siber Güvenlik Modeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-koordinasyonunda-kuresel-bir-siber-guvenlik-modeli-614048</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[koordinasyonunda]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[mezun]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği tarafından desteklenen CyberMACS Erasmus+ Mundus Siber Güvenlik Ortak Yüksek Lisans Programı, uygulamalı eğitim yaklaşımı sayesinde öğrencilere yalnızca teorik bilgi değil, gerçek dünya senaryolarına dayalı teknik yetkinlikler de kazandırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-koordinasyonunda-kuresel-bir-siber-guvenlik-modeli-614048">Kadir Has Üniversitesi Koordinasyonunda Küresel Bir Siber Güvenlik Modeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği tarafından desteklenen CyberMACS Erasmus+ Mundus Siber Güvenlik Ortak Yüksek Lisans Programı, uygulamalı eğitim yaklaşımı sayesinde öğrencilere yalnızca teorik bilgi değil, gerçek dünya senaryolarına dayalı teknik yetkinlikler de kazandırıyor. Akademi ile sektör arasındaki güçlü iş birlikleriyle öne çıkan CyberMACS, öğrencilerini küresel ölçekte rekabet edebilecek donanıma sahip profesyoneller olarak mezun ediyor. Kısa sürede farklı ülkelerden yoğun ilgi gören program, siber güvenlik alanında uluslararası bir çekim merkezi hâline gelmiş durumda.</p>
<p>Kadir Has Üniversitesi’nin koordinasyonundaki CyberMACS, Almanya’dan SRH Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Kuzey Makedonya’dan Ss. Cyril ve Methodius Üniversitesi’nin yer aldığı uluslararası bir konsorsiyum tarafından yürütülüyor. Toplam 120 AKTS’lik ve iki yıl süren program kapsamında öğrenciler, en az iki farklı ülkede eğitim alarak çift diploma ile mezun olma hakkı kazanıyor. Erasmus+ Mundus etiketiyle sunulan bu yapı, öğrencilere yalnızca akademik mükemmeliyet değil; aynı zamanda çok kültürlü, disiplinlerarası ve sektörle iç içe bir eğitim deneyimi sunuyor.</p>
<p><strong>70 Ülkeden Yoğun Başvuru, Güçlü Uluslararası Profil</strong></p>
<p>CyberMACS Programı, ilk öğrenci alımını gerçekleştirdiği 2023 yılından bu yana dünya genelinden yoğun ilgi görüyor. Program, her yıl ortalama 70 farklı ülkeden yaklaşık 1.000 başvuru alırken, titizlikle yürütülen ortak seçici değerlendirme süreçleri sonucunda bugüne kadar tamamlanan üç alım döneminde 38 ülkeden 92 öğrenci kabul edildi. Bu veriler, CyberMACS’in kısa sürede ulaştığı yüksek akademik itibarı ve uluslararası ölçekte güçlü bir çekim merkezi hâline geldiğini net biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Uyum, Kültür ve Akademik Entegrasyon Bir Arada</strong></p>
<p>Programa yeni başlayan öğrenciler için her yıl Eylül ayında düzenlenen Birleşik Entegrasyon Haftası (Joint Integration Week) ve Kültürel Oryantasyon Hafatası (Cultural Orientation Week) etkinlikleri, akademik uyumun yanı sıra kültürel entegrasyonu da odağına alıyor. İstanbul’da gerçekleştirilen bu programlar, öğrencilerin farklı akademik ve kültürel arka planlardan gelen katılımcılarla bir araya gelmesini sağlıyor. Etkinlikler kapsamında öğrenciler, akademik iş birliklerini destekleyen oturumlara katılırken, Türkiye’de yaşama, kültürel çeşitliliğe ve gündelik hayata dair kapsamlı bir tanıtım ediniyor. Programın koordinatör üniversitesi olan Kadir Has Üniversitesi ise bu süreçte uluslararası akademik yapının güçlendirilmesine ve öğrencilerin programa sağlıklı bir başlangıç yapmasına katkı sunuyor.</p>
<p><strong>Yaz ve Kış Okullarıyla Yoğun, Uygulamalı Öğrenme</strong></p>
<p>CyberMACS öğrencileri için dönemsel derslerin yanı sıra en az bir yaz okulu ve bir kış okuluna katılım zorunlu tutuluyor. Bu yoğunlaştırılmış programlar, yapay zekâ, kritik altyapıların siber güvenliği, Açık Kaynak İstihbaratı (OSINT), zararlı yazılımlar, yazılım güvenliği ve güncel regülasyonlar gibi alanlara odaklanıyor. Eğitimler, teorik çerçevenin ötesine geçerek uygulamaya dayalı çalışmalar ve gerçek vaka analizleriyle destekleniyor. Program kapsamında 2023–2026 yılları arasında toplam 12 uluslararası etkinlik düzenlendi. Her bir etkinlikte 30’un üzerinde farklı ülkeden gelen 70–80 katılımcı bir araya gelerek bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Bu yapı, CyberMACS’in uluslararası etkileşimi güçlendiren ve güncel siber güvenlik ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veren eğitim yaklaşımını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Uygulamalı Eğitim ve Sektörle Buluşma</strong></p>
<p>CyberMACS 2026 Kış Okulu, 8–11 Ocak 2026 tarihleri arasında Kadir Has Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Dört gün süren program boyunca yapay zekâ ve makine öğrenmesi, kritik enerji altyapılarının korunması, bulut ve nesnelerin interneti (IoT) güvenliği ile gizlilik ve veri koruma gibi siber güvenliğin güncel ve kritik başlıkları ele alındı. Alanında uzman akademisyenler ve sektör profesyonellerinin katkı sunduğu kış okulu, seminerler, uygulamalı atölye çalışmaları ve panel oturumlarıyla zengin bir içerik sundu. Program, katılımcılara hem teorik bilgi hem de güncel uygulamalar üzerinden çok boyutlu bir öğrenme deneyimi sağladı.</p>
<p>Bu yıl kış okulu kapsamında öne çıkan etkinliklerden biri olan Capture The Flag (CTF) Siber Güvenlik Yarışması da öğrencilere gerçek dünya senaryoları üzerinden teknik becerilerini test etme ve geliştirme imkânı sundu. Uygulamalı yapısıyla dikkat çeken yarışma, katılımcıların problem çözme, analiz ve hızlı karar alma yetkinliklerini ön plana çıkardı. Yarışmada başarı gösteren öğrenciler, sektör temsilcileriyle doğrudan temas kurarak staj fırsatları elde etti. Bu deneyim, CyberMACS’ın akademik eğitimi sektörle buluşturan ve somut kariyer çıktıları üreten akademi–sektör entegrasyonu yaklaşımını net biçimde ortaya koydu.</p>
<p><strong>Küresel İş Gücü Açığına Stratejik Katkı</strong></p>
<p>CyberMACS mezunları, siber güvenlik analisti, SOC uzmanı, tehdit istihbaratı analisti, IoT ve bulut güvenliği uzmanı ile dijital adli bilişim uzmanı gibi birçok kritik rolde görev alabilecek yetkinliklerle mezun oluyor. Program, öğrencilere teknik uzmanlığın yanı sıra analitik düşünme, risk değerlendirme ve olaylara müdahale becerileri kazandırıyor.</p>
<p>Güçlü araştırma altyapısı ve disiplinler arası yaklaşımı sayesinde CyberMACS, mezunlarına akademik kariyer için de sağlam bir temel sunuyor. Mezunlar, doktora çalışmalarına ve araştırma odaklı kariyer yollarına uluslararası düzeyde rekabet edebilecek bir donanımla ilerleyebiliyor.</p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi’nden Küresel Etki</strong></p>
<p>Koordinatör üniversite olarak Kadir Has Üniversitesi, CyberMACS Programı ile yalnızca uluslararası bir yüksek lisans programı yürütmekle sınırlı kalmıyor; küresel siber güvenlik ekosistemine nitelikli ve donanımlı insan kaynağı kazandıran stratejik bir merkez olarak konumlanıyor. Program, akademik mükemmeliyeti sektörün güncel ihtiyaçları ve güçlü uluslararası iş birlikleriyle bir araya getiriyor. Bu bütüncül yapı sayesinde CyberMACS, yalnızca bugünün değil, geleceğin siber güvenlik uzmanlarını yetiştiren; alanın dönüşümüne yön veren örnek programlar arasında yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-koordinasyonunda-kuresel-bir-siber-guvenlik-modeli-614048">Kadir Has Üniversitesi Koordinasyonunda Küresel Bir Siber Güvenlik Modeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Mekânda Çarpıcı Hikâye Tavşan İmparatorluğu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-mekanda-carpici-hikaye-tavsan-imparatorlugu-613169</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 00:52:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıcı]]></category>
		<category><![CDATA[çekim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[mekânda]]></category>
		<category><![CDATA[mparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[musa]]></category>
		<category><![CDATA[ödülle]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[tavşan]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613169</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yönetmenliğini ve senaryosunu Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, aldığı ödüllerle dikkat çeken ‘Tavşan İmparatorluğu’  6 Mart’ta vizyona girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-mekanda-carpici-hikaye-tavsan-imparatorlugu-613169">Gerçek Mekânda Çarpıcı Hikâye Tavşan İmparatorluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmenliğini ve senaryosunu Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, aldığı ödüllerle dikkat çeken ‘Tavşan İmparatorluğu’  6 Mart’ta vizyona girecek. 3 yıl süren ön hazırlık aşamasından sonra 4 ayda tamamlanan filmin konusu kadar çekim yapılan mekanlarda çok konuşulacak. Okula dönüştürülen Elazığ Keban K2 Tipi Kapalı Cezaevi sadece bunlardan biri. Okulun senaryoda temsil ettiği baskıyı daha sert, daha çarpıcı bir üslupla aktarmak için cezaevini seçtiklerini belirten ekip, cezaevinin kaotik ortamında kurulan sette, yapım ve reji ekibi çocuk oyuncuların konforu için seferber oldu.</p>
<p>Yayınlanan fragmanıyla ses getiren ödüllü film ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta beyazperdede yerini alacak. İzleyicilerin merakla beklediği senaryosu kadar mekanlarının da çok konuşulacağı ‘Tavşan İmparatorluğu’ çekimleri büyülü ve doğal görselliğe sahip Elazığ (Keban, Ağın, Maden ilçesi ve Baraj Yolu) ile Şanlıurfa’da yapıldı.</p>
<p><b>MADEN OCAĞINDAKİ MAĞARA ÇEKİMLERİ ŞARTLARI ZORLADI</b></p>
<p>Elazığlı yönetmen Seyfettin Tokmak ve ekibi Tavşan İmparatorluğu çekimlerinde senaryodaki karakterlerin dünyasını gerçekten yaşatabilmek, seyircinin o dünyaya adım attığını hissettirebilmek için her mekanı özenle tasarladı ve inşa etti. Okula dönüştürülen Elazığ Keban K2 Tipi Kapalı Cezaevi ve Maden ilçesindeki eski bir maden ocağında gerçekleştirilen mağara çekimleri, 35 yıl sonra yağan karın da etkisiyle ekip için zorlu koşullar yarattı. 12 yaşındaki Musa’nın tazılardan kaçırdığı tavşanları koruduğu mağara ise özenli çalışmalar sonucunda filmin en çarpıcı mekanlarından birine dönüştü.</p>
<p><b>‘TAVŞAN İMPARATORLUĞU’NUN KADROSU VE KISACA KONUSU</b></p>
<p>Başrollerinde Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğulları ve Emrullah Çakay’ın yer aldığı, görüntü yönetmenliğini Claudia Becceril Bulos’un, sanat yönetmenliğini Tora Aghabayova’nın, kurgusunu ise Vladimir Gojun’un üstlendiği filmin müziklerinde usta müzisyen Erkan Oğur’un imzası bulunuyor.</p>
<p>Tavşan İmparatorluğu, babası Beko ile çok depresif bir ev ortamında yaşayan 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini konu ediyor. Beko, köylerinde düzenlenen tazı yarışlarına tavşan sağlayarak geçimini sağlar. Musa yarışlardan sonra tavşanları toplar ve ölülerini gömer, yaralılarını ise terk edilmiş bir madende iyileştirir. Kendini çocuk gibi hissettiği tek yer olan bu madende bir hayat yaşar.</p>
<p>Bir gün Beko, engelli çocukların ailelerinin devletten maaş aldığını öğrenir. Musa’yı engelli bir çocuk gibi davranmaya, sağlık kurulunu ikna etmeye ve engelli çocuklar okuluna gitmeye zorlar. Musa için daha da kötü bir kabus başlar ve sonunda çocukluğunu ve tavşanlarını kurtaracak bir isyan başlatır.</p>
<p><b>TAVŞAN İMPARATORLUĞU YURT İÇİ VE YURT DIŞI FESTİVALLERDEN ALDIĞI ÖDÜLLERLE REKOR KIRDI</b></p>
<p><b>62. ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’NDEN 7 ÖDÜLLE DÖNDÜ</b></p>
<p>Türkiye, Meksika, Hırvatistan ve Lübnan ortak yapımı filmin yapımcılığını Seyfettin Tokmak üstlenirken, filmin ortak yapımcıları arasında Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner ve İlknur Bal Kutluay yer alıyor.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle TRT&#8217;nin ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ‘Tavşan İmparatorluğu’ 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 7 ödül alarak rekor kırdı. Film ayrıca dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Tallinn Black Nights Film Festivali&#8217;nden ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Sinematografi’ ödüllerini, Taipei Film Festival’de Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü, Ankara Film Festivali’nde İnci Demirkol En İyi Film, Onat Kutlar En İyi Senaryo ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen; Boğaziçi Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmenliği ve FİYAB En İyi Yapımcı ödüllerinin sahibi oldu.</p>
<p><b>Yazan &#038; Yöneten:</b> Seyfettin Tokmak</p>
<p><b>Müzik:</b> Erkan Oğur</p>
<p><b>Kurgu:</b> Vladimir Gojun</p>
<p><b>Görüntü Yönetmeni:</b> Claudia Becceril Bulos</p>
<p><b>Sanat Yönetmeni:</b> Tora Aghabayova</p>
<p><b>Yardımcı Yapımcı:</b> Can Aygör</p>
<p><b>Ortak Yapımcılar:</b> Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner, İlknur Bal Kutluay</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-mekanda-carpici-hikaye-tavsan-imparatorlugu-613169">Gerçek Mekânda Çarpıcı Hikâye Tavşan İmparatorluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat Çerçevenin Ötesine Taştı:&#8221;Beyond the Frame&#8221; Çırağan Sarayı&#8217;nda Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanat-cercevenin-otesine-tastibeyond-the-frame-ciragan-sarayinda-gerceklesti-612906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 10:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beyond]]></category>
		<category><![CDATA[çerçevenin]]></category>
		<category><![CDATA[frame]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ötesine]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatın]]></category>
		<category><![CDATA[taştı]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanatın sınırlarını aşan, iş ve sanat dünyasının seçkin isimlerinin katılımıyla, dışarıya kapalı, özel bir yemek eşliğinde düzenlenen “Beyond the Frame, 12 Şubat Perşembe akşamı Çırağan Kempinski Palace İstanbul’da gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanat-cercevenin-otesine-tastibeyond-the-frame-ciragan-sarayinda-gerceklesti-612906">Sanat Çerçevenin Ötesine Taştı:&#8221;Beyond the Frame&#8221; Çırağan Sarayı&#8217;nda Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatın sınırlarını aşan, iş ve sanat dünyasının seçkin isimlerinin katılımıyla, <strong>dışarıya kapalı, özel </strong>bir yemek eşliğinde düzenlenen <strong>“Beyond the Frame</strong>, 12 Şubat Perşembe akşamı Çırağan Kempinski Palace İstanbul’da gerçekleşti. Sanatın tuvalden sahneye taşındığı, sıra dışı bir deneyime dönüşen geceye<strong> Pınar &#038; Serdar Hotiç</strong>, <strong>Ertan Özyiğit, Büşra Nazlan Üregül, Barbaros Şansal, Kadriye Olgar, Betül Gülbahar, Arzu Kayar, Nuray Marçak, Mine &#038; Nasuh Mahruki, Çiğdem &#038; Emre Üregen, Alkan Erol, Beyhan Ereke, Esra &#038; İsmail Ökan</strong>, katılan seçkin davetliler arasındaydı.</p>
<p>Beyond The Frame projesinde yer alan eserin kavramsal ve sanatsal yorumu, <strong>ressam ve heykeltıraş Umut Nur Sungur</strong> tarafından gerçekleştirildi. Sungur, tabloyu yalnızca estetik bir obje olarak değil; anlam, duygu ve anlatı katmanlarıyla ele alarak izleyicilere eserin ardındaki düşünsel dünyayı aktardı.</p>
<p>Usta oyuncu <strong>Tamer Levent</strong> ve başarılı oyuncu <strong>Fadik Sevin Atasoy</strong>, tabloyu canlı bir performansa dönüştürerek sanat, söz ve sahnenin iç içe geçtiği etkileyici bir anlatı sundu. Performans, izleyicileri düş ile gerçek arasında gezinen, zaman ve mekân algısını kıran bir yolculuğa çıkardı. <strong>Tamer Levent</strong>,<strong> projeyi şu sözlerle değerlendirdi; </strong>“Benim için sahne neresi olursa olsun, önemli olan izleyiciyle kurulan o gerçek bağdır. ‘Beyond The Frame’ projesi tam olarak bunu yapıyor. Çünkü burada yalnızca bir tabloyu canlandırmıyoruz; sanatın çerçevesini genişletiyor, izleyiciyi eserin içine davet ediyoruz. Sanata ‘evet’ demek, hayata daha derin bir yerden bakmayı kabul etmektir.’’ dedi</p>
<p><strong>Güzel oyuncu Fadik Sevin Atasoy ise Beyond The Frame ile ilgili olarak</strong>;</p>
<p>“<em>Tamer Levent gibi bir üstad ve Umut Sungur gibi bir sanatçı ile sanatın ve resmin sanat odaklı bir etkinliğin içinde olmaktan büyük mutluluk duydum. Sanata evet diyorum.</em><em>” </em>yorumunda bulundu.</p>
<p><strong>Gecenin Küratörü Emine Töredi Sabanlar ise;</strong> ‘<em>Türkiye’de ilk kez bu ölçekte ve bu kurgu derinliğinde gerçekleşen Beyond The Frame projesi ile sanat tarihinin durağan bakışını, yaşayan bir deneyime dönüştürdük. Bu mesleğin çok kıymetli üstatlarıyla aynı düşünsel zeminde buluşmak, üretmek ve birlikte nefes almak benim için ayrı bir onur.’dedi.</em></p>
<p>Çırağan Sarayı’nın tarihi atmosferinde gerçekleşen performans, <strong>Serhan Sabanlar</strong>’ın seçkin müzik eşliğiyle tamamlandı. Katılımcılar, sanatın disiplinler arası bir anlatıya dönüştüğü bu deneyimde, sanatın çok katmanlı dünyasına yakından tanıklık etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanat-cercevenin-otesine-tastibeyond-the-frame-ciragan-sarayinda-gerceklesti-612906">Sanat Çerçevenin Ötesine Taştı:&#8221;Beyond the Frame&#8221; Çırağan Sarayı&#8217;nda Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Kurumsal Vatandaşlık Ofisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-kurumsal-vatandaslik-ofisi-611801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 08:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[elçi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ioc]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[ofisi]]></category>
		<category><![CDATA[olimpiyat]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[Solve For Tomorrow]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin (IOC) global mobil ve bilgi işlem ekipmanı ortağı Samsung Electronics, sürdürdüğü kurumsal vatandaşlık girişimlerinin bir parçası olarak Küresel Solve for Tomorrow Elçisi olarak dünya çapında belirlediği 10 ekibi resmi olarak duyurdu. Duyuru, Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları kapsamında Milano'da düzenlenen törende yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-kurumsal-vatandaslik-ofisi-611801">Samsung Kurumsal Vatandaşlık Ofisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Olimpiyat Komitesi&#8217;nin (IOC) global mobil ve bilgi işlem ekipmanı ortağı Samsung Electronics, sürdürdüğü kurumsal vatandaşlık girişimlerinin bir parçası olarak Küresel Solve for Tomorrow Elçisi olarak dünya çapında belirlediği 10 ekibi resmi olarak duyurdu. Duyuru, Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları kapsamında Milano&#8217;da düzenlenen törende yapıldı. 10 Şubat’a dek sürecek olan programda, elçi isimlerinin açıklandığı törenin yanında çözümler sergisi ve network oluşturma etkinlikleri de yer alacak. </p>
<p>Samsung&#8217;un küresel ölçekte yürüttüğü problem çözme platformu Solve for Tomorrow, gençlerin yerel ve küresel sorunlara yönelik STEM tabanlı yenilikçi çözümler geliştirmesini destekliyor. Dünya çapında düzenlenen Solve for Tomorrow bölgesel yarışmalarının kazanan takımları arasından bu yılın küresel elçileri seçildi. Samsung ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından açıklanan nihai isimler, her bir çözümün ne kadar yenilikçi ve ölçeklenebilir olmasının yanında sosyal etkisinin de ortak değerlendirilmesiyle belirlendi. Seçilen 10 ekip, “Spor ve Teknoloji” ile “Erişilebilirlik ve Çevre” olmak üzere iki odak alanına ayrıldı ve her kategori için beş ekip belirlendi. Elçi programı kapsamında seçilen her ekip, finansal desteğin yanı sıra prototiplerini ticari olarak uygulanabilir ürünlere dönüştürmek için iki yıla kadar Samsung&#8217;dan kesintisiz destek alacak. “Spor ve Teknoloji” kategorisinde yer alan beş ekip, Samsung ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından ortaklaşa desteklenecek.</p>
<p>Törende, Solve for Tomorrow programından iki isim, Spor ve Teknoloji Elçisi Danielle Yang ve Fransa&#8217;dan Team Liova üyesi Simon Cénet, gençlerde inovasyon kavramı ve projelerin gerçek dünyadaki etkisi hakkında kişisel hikayelerini ve görüşlerini paylaştı. İşitme engelli Yang, programa katılma motivasyonunu şöyle açıkladı: “Günlük yaşamda karşılaştığım zorlukları ele almak hedefiyle Samsung Solve for Tomorrow programına katıldım. Samsung Electronics ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi&#8217;nin (IOC) desteğiyle, fikrimi Olimpiyat sahnesinden tüm dünyayla paylaşma fırsatı bulduğum için gerçekten gurur ve mutluluk duyuyorum.”</p>
<p>Programa Türkiye’den seçilen küresel elçi İrem Erden ise Samsung Solve for Tomorrow sayesinde, fikrinin toplumda olumlu bir değişim başlatabileceğine olan inancının arttığını belirterek, “Seçilmiş bir elçi olarak, yeni nesillere de ilham vermek için çalışacağım” dedi. İrem Erden, yeniden kullanılabilir yün bazlı yağ emici pedlerle ve insansız hava araçlarıyla denizlerdeki petrol sızıntılarına müdahale eden OilSorb çözümüyle bölgesel yarışmanın kazanı oldu.</p>
<p><strong>Spor ve teknolojide sürdürülebilir inovasyon</strong></p>
<p>“Spor ve Teknoloji” temasıyla düzenlenen Samsung&#8217;un 2026 Elçisi programının amacı; spor, teknoloji ve liderliğin kesiştiği noktada gençleri sürdürülebilir inovasyonlar geliştirmek için teşvik etmek. Milano&#8217;da yer alan Samsung House’ta gerçekleşen resmi açıklama törenine yaklaşık 80 küresel paydaş katıldı. Törene katılanlar arasında IOC Başkanı Kirsty Coventry, IOC Yürütme Kurulu Üyesi ve Samsung Global Research Başkanı Jae Youl Kim, Olympism 365 Komisyonu Başkanı Auvita Rapilla, Olympism 365 Komisyonu Üyesi Nawal El Moutawakel ve Samsung Electronics Global Pazarlama Başkanı ve Direktörü Won-Jin Lee yer aldı.</p>
<p>İsimlerin açıklandığı törende Samsung ve IOC, geleceğin yeteneklerini birlikte yetiştirmeye ve gençlerin daha iyi bir dünya oluşturmasına yardımcı olmaya yönelik ortak taahhüdünün altını çizdi. Bu taahhüt, Galaxy Z TriFold&#8217;un açılıp kapanması ve iki kurumun logolarının bir araya gelip birleşmesiyle tamamlanan görsel kompozisyonla oluşturulan sahne performansıyla vurgulandı. Sembolik olarak fikirlerin güçlenmesini ve potansiyelin artmasını temsil eden TriFold&#8217;un açılması, yeni imkanlar sunulan gençlerin geleceği şekillendireceğine dair Samsung ve IOC&#8217;nin ortak inancını da simgeledi.</p>
<p>Projelerin son derece ilham verici olduğunu söyleyen IOC Başkanı Coventry, “Tüm projeler yaratıcılık, hayal gücü ve gerçek fark yaratma tutkusuyla dolu. Teknolojiyi kullanarak daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha sağlıklı ve daha aktif bir gelecek şekillendiriyorsunuz. Özellikle, insanların yaşamını gerçekten değiştirebilecek güçteki sporu, teknolojiyi ve problem çözmeyi bir araya getiren ‘Spor ve Teknoloji’ kategorisinin ilk kazananlarını burada görmekten büyük heyecan duyuyorum” dedi. </p>
<p>Samsung Electronics Global Pazarlama Başkanı ve Direktörü Won-Jin Lee ise yaptığı konuşmada şunları belirtti: “Solve for Tomorrow ve IOC ile sürdürdüğümüz iş birliğimiz sayesinde gençlerin kendi güçlü yanlarını keşfedebileceği, fikirlerini ifade edebileceği ve topluma anlamlı katkılar sunabileceği ortamlar yaratıyoruz. Yalnızca inovasyon yapmayı desteklemekle kalmıyoruz, aynı zamanda üstün başarı, saygı, dostluk ve yaratıcılık gibi değerleri ileriye taşıyacak geleceğin liderlerini de yetiştiriyoruz.”</p>
<p><strong>Çözümler sergisi ve inovasyon atölyesi</strong></p>
<p>Elçi ekipler geliştirdikleri çözümleri Milano&#8217;daki Smart City Lab&#8217;da sergileyecek. IOC&#8217;nin Olympism 365 İnovasyon Merkezi tarafından yürütülen inovasyon temalı bir atölye çalışmasına da katılacak olan elçiler, bu atölye çalışmasıyla spor dünyasında sürdürülebilir kalkınmanın öncüleri olmak için gerekli becerileri kazanacak. IOC, Milano Cortina 2026 Organizasyon Komitesi ve İtalya devlet kurumlarından temsilciler de sergide yer alacak. 10 Şubat&#8217;ta ise elçiler bir dizi saha programına ve resmi etkinliğe katılıp Milano Cortina 2026 Olimpiyat Köyü&#8217;nü ziyaret edecek. Samsung bu deneyimlerle elçilerin spor, teknoloji ve Olimpiyat Oyunları üzerinden Olimpiyat ruhunun anlamını daha da derinleştirmesini destekleyecek.</p>
<p>Solve for Tomorrow için seçilen 10 elçi ekip ve projeleriyle ilgili bilgiler şöyle listeleniyor:</p>
<p><strong>“Spor ve Teknoloji Elçisi” Ekibi</strong></p>
<p><strong>Avustralya | TeamUp: Ahan Kiani</strong></p>
<p>Rekreasyonel sporlara katılımı artırmak için bireyleri yerel spor takımlarıyla ve topluluklarla buluşturan yapay zekâ tabanlı platform.</p>
<p><strong>Endonezya | Run Sight: Anthony Edbert Feriyanto, Kaindra Rizq Sachio, Muhammed Fazil Tirtana ve Ariq Maulana Malki Ibrahim</strong></p>
<p>Görme engelli bireylerin koşu ve diğer fiziksel aktivitelere güvenli bir şekilde katılmasına yardımcı olan, şeritleri ve engelleri algılayan giyilebilir bir yapay zekâ çözümü.</p>
<p><strong>Türkiye | Poseidon: Umut Devrim Deveci ve Efe Cem Öztürk</strong></p>
<p>Görme engelli kullanıcılar için geliştirilen, yüzerken sınırlara veya engellere yaklaşıldığında bileklik aracılığıyla titreşimli uyarılar veren bir güvenlik sistemi.</p>
<p><strong>İngiltere | Curastep: Raye Woon ve Sarah Xie</strong></p>
<p>Diyabet hastalarında kabarcık oluşumunun erken belirtilerini tespit eden ve güvenli fiziksel aktiviteleri teşvik eden, sensörlerle donatılmış akıllı spor ayakkabılar.</p>
<p><strong>Amerika Birleşik Devletleri | Storm Shield: Danielle Yang, Sara Carmona, Isha Harbaugh, Koel Harbaugh, Audrey Adams, Nikki Beshkar ve Emily Wang</strong></p>
<p>Fiziksel aktivite esnasında işitme cihazlarını nemden, darbelerden ve çevresel hasarlardan korumak için tasarlanan koruyucu sporcu kafa bandı.</p>
<p><strong>“Erişilebilirlik ve Çevre Elçisi” Ekibi</strong></p>
<p><strong>Çin | Furen Makers: Chenyue Wang, Ziyang Ma, Qiuyue Wang ve Hewei Wen</strong></p>
<p>ALS hastası ve fiziksel engelli kişilerin hareket kabiliyetini, rehabilitasyonunu ve spor etkinliklerine katılımını desteklemek için tasarlanmış, beyin dalgalarıyla kontrol edilen tekerlekli sandalye.</p>
<p><strong>Fransa | Liova: Simon Cénet ve Evan Dessables</strong></p>
<p>Elektronik atıkları azaltmak hedefiyle, atılan akıllı telefon pillerini taşınabilir şarj cihazlarına dönüştüren, yeniden kullanılabilir pil üretim kiti.</p>
<p><strong>Hindistan | Paraspeak: Pranet Khetan</strong></p>
<p>Konuşma bozukluğu olan kişilerin zor algılnan konuşmalarını gerçek zamanlı olarak telaffuzu net konuşmalara dönüştüren bulut tabanlı bir yapay zekâ çözümü.</p>
<p><strong>Türkiye | Oilsorb: İrem Erden, Ece Deniz Sayar, Ela Aksoy ve Meryem Melis Çınar</strong></p>
<p>Deniz kirliliğini gidermek için yeniden kullanılabilir yün bazlı yağ emici pedlerden ve drone teknolojilerinden faydalanan sürdürülebilir bir petrol sızıntısı müdahale çözümü.</p>
<p><strong>Amerika Birleşik Devletleri | Aqua-Gel:</strong> <strong>Arya Anilkumar, Anna Huang, Aishwarya Reddy, Subiksha Srinivasan Vidya ve Elaine Zuo </strong></p>
<p>Yaraların iyileşmesini gerçek zamanlı izleyen ve sensör verileriyle enfeksiyonların erken tespit edilmesini destekleyen yapay zekâ tabanlı akıllı bandaj.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-kurumsal-vatandaslik-ofisi-611801">Samsung Kurumsal Vatandaşlık Ofisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelinlik hayali İzmir&#8217;de ücretsiz gerçek oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelinlik-hayali-izmirde-ucretsiz-gercek-oluyor-611590</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 11:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Ev Tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[gelinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayali]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik krizin genç çiftleri evlilikten uzaklaştırdığı bu dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden dikkat çeken bir sosyal destek adımı geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelinlik-hayali-izmirde-ucretsiz-gercek-oluyor-611590">Gelinlik hayali İzmir&#8217;de ücretsiz gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik krizin genç çiftleri evlilikten uzaklaştırdığı bu dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden dikkat çeken bir sosyal destek adımı geldi. Büyükşehir, bağış yoluyla temin edilen gelinlik, damatlık ve abiye kıyafetleri ile ev tekstili ürünlerini evlilik hazırlığı yapan ihtiyaç sahibi çiftlere ücretsiz sunmaya başladı. Proje, artan düğün masrafları karşısında dar gelirli yurttaşlara nefes aldırdı.</p>
<p> İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yürüttüğü projelere bir yenisi daha eklendi. Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği ile yapılan protokol ile bağış olarak alınan gelinlik-damatlık, abiye kıyafetler ve Büyükşehir’in temin ettiği ev tekstili ürünleri ihtiyaç sahibi genç çiftlere ücretsiz ulaştırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşlara ulaşmak amacıyla köprü olarak kullandığı merkezlerden Gürçeşme Danışma ve Giyim Noktası’nın hemen yanında  Gelinlik, Damatlık ve Ev Tekstil Ürünleri Merkezi faaliyet gösteriyor. Merkez vasıtasıyla evlenecek çiftlerin ihtiyaçları karşılanıyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin farklı noktalarında hizmete açtığı dayanışma ve danışma noktaları aracılığıyla talepler toplanmaya devam edecek.</p>
<p><strong>“Vatandaşlarımızın her an yanındayız”</strong></p>
<p>Sosyal dayanışmayı güçlendirmek adına çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, “Gürçeşme Danışma ve Giyim Noktası’nın hemen yanında faaliyet gösteren Gelinlik, Damatlık ve Ev Tekstil Ürünleri Merkezi; daha önce kadın, çocuk, erkek giyim evi olarak hizmet veriyordu. Mimar Kemalettin Moda Merkezi ile yapılan protokol kapsamında ürün çeşitliliği arttı. Artık gelinlik, damatlık, abiye hizmetimiz de mevcut. Sadece kötü günlerinde değil iyi ve mutlu günlerinde de vatandaşlarımızın yanında olmak istiyoruz. Gelinlik fiyatları vatandaşların ulaşabilecekleri bir seviyede değil. Çok yüksek. Bizim de ürün çeşitliliğimiz çok fazla. Vatandaşlarımız ücretsiz bir şekilde bizden gelinlik, damatlık, abiye ve ev tekstil ürünleri alabilirler” dedi.</p>
<p><strong>“Başkan Tugay’ın vizyonuyla hayata geçirdik”</strong></p>
<p>Vatandaşların mutluluğuna ortak olmanın kendilerinde de memnuniyet yarattığını belirten Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Cansel Şimşek, “Vatandaşlarımız ‘hayalimdeki gelinlik şu’ diyor. Biz burada temin edebiliyoruz. Çok mutlu oluyorlar. Onlar mutlu olunca biz daha mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Güzel bir anı olacak”</strong></p>
<p>Evlilik arifesindeki Nehir Kula, “Gelinliğimi seçtim. Burada zarif gelinlikler var. Zor seçen bir insanım ama istediğim modellerden buldum. Güzel bir his, çoluğuma çocuğuma göstereceğim güzel bir anı olacak” dedi.</p>
<p>Gelinliğini seçen torununa eşlik eden anneanne Fatma Macar ise “Heyecanlıyız. Çok teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Çok mutlu olduk. Hiç böyle ummuyorduk. Hayalimiz gerçek oldu” diye konuştu. Gelinliğini seçen Nehir Kula ve anneannesi Macar daha sonra ev tekstil ürünleri bölümünden de tercihlerini yaptı. Anneanne-torun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ekibi tarafından araçla eve bırakıldı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelinlik-hayali-izmirde-ucretsiz-gercek-oluyor-611590">Gelinlik hayali İzmir&#8217;de ücretsiz gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihi İzmit Saat Kulesi gerçek kimliğini buluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarihi-izmit-saat-kulesi-gercek-kimligini-buluyor-611380</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 07:49:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluyor]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğini]]></category>
		<category><![CDATA[kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sıva]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[yenilendi]]></category>
		<category><![CDATA[zmit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli’de imza atılan hizmetlerle tarihi ayağa kaldıran Büyükşehir Belediyesi, İzmit’in önemli simgeleri arasında yer alan Tarihi Saat Kulesi’nde son rötuşları yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarihi-izmit-saat-kulesi-gercek-kimligini-buluyor-611380">Tarihi İzmit Saat Kulesi gerçek kimliğini buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’de imza atılan hizmetlerle tarihi ayağa kaldıran Büyükşehir Belediyesi, İzmit’in önemli simgeleri arasında yer alan Tarihi Saat Kulesi’nde son rötuşları yapıyor. Restorasyon çalışmalarında pek çok nokta elden geçirilirken, elektrik sisteminin de yenilenmesiyle çalışmalar tamamlanacak.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR’İN DOKUNUŞU YAPIYI KENDİNE GETİRDİ</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarihi yapıları yeniden özgün kimliklerine kavuşturuyor. Bu kapsamda taş kaplama ve tuğladan oluşan Kocaeli’nin kültürel mirası Saat Kulesi’nde yürütülen restorasyon çalışmalarında iskeleler kaldırıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin dokunuşuyla artık kente görsel bir şölen sunan tarihi yapının tavanı, duvarları, saati, korkulukları ve mermer yüzeyleri aslına uygun şekilde yenilendi.</p>
<p><b>AHŞAP MERDİVEN VE PENCERELER YENİLENDİ</b><br />Zamanla çürüyen kurşun kaplı tavan tamamen yenilenirken, meşe ağacından yapılan karkas değiştirildi. İç duvarların sıvaları kazınarak horasan sıva ile yeniden yapıldı. Saatin çanı orijinal haliyle korunurken, kadranları tamamen yenilendi. Ahşap merdiven ve pencerelerin de tamamı elden geçirildi.</p>
<p><b>2 TON ENJEKSİYON SIVA UYGULANDI</b><br />Dıştaki taş kaplama ile içteki tuğlayı birbirine bağlayan sıvanın zamanla su alması nedeniyle yapının direncinin zayıfladığı tespit edildi. Yapıyı güçlendirmek amacıyla 2 ton enjeksiyon sıva uygulanarak taş ve tuğla arasındaki boşluklar dolduruldu.</p>
<p><b>KORKULUKLAR TEMİZLENDİ, BOYANDI</b><br />Saat Kulesi’nin dış cephesinde zamanla dökülen ve eski görünümünü kaybeden motifler, kulenin saçağından tabana kadar uzanacak şekilde yenilendi. Cephede oluşan kir ve yosunlar ilaçlı yöntemlerle temizlenirken, korkuluklar sökülerek kumlama yöntemiyle temizlendi, boyandı ve yeniden yerine monte edildi.</p>
<p><b>MOTİFLER KORUMA ALTINA ALINDI</b><br />Motiflerin tamamı taraklama yöntemiyle temizlenerek taş yüzeyler yeniden açıldı ve şeffaf cila ile kaplandı. Bu uygulamayla taşın su emme özelliği engellenerek, yapının dış etkenlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi sağlandı. Ayrıca taş derzleri de yenilendi.</p>
<p><b>KAPI VE PARATONERE KAPSAMLI BAKIM</b><br />Mermer yüzeylerin tamamı kumlama yöntemiyle temizlenirken, kulenin kapısı yenilenerek yerine takıldı. Saat Kulesi’nin yıldırım çarpmasına karşı korunması amacıyla yapılan paratoner (yıldırımsavar) sistemi de yenilendi. Elektrik sisteminin de yenilenmesiyle restorasyon çalışmalarının tamamlanması planlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarihi-izmit-saat-kulesi-gercek-kimligini-buluyor-611380">Tarihi İzmit Saat Kulesi gerçek kimliğini buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UçakPark 3 ayda 100 bin ziyaretçiyi ağırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ucakpark-3-ayda-100-bin-ziyaretciyi-agirladi-611116</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[100]]></category>
		<category><![CDATA[ağırladı]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[uçakpark]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretçiyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner projesiyle Çayırova’da havacılık temalı bilim merkezi olarak hizmete sunduğu UçakPark, 7’den 70’e herkesin ilgisini çekiyor. Bu kapsamda merkez, 3 ayda 100 bin ziyaretçiyi ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucakpark-3-ayda-100-bin-ziyaretciyi-agirladi-611116">UçakPark 3 ayda 100 bin ziyaretçiyi ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner projesiyle Çayırova’da havacılık temalı bilim merkezi olarak hizmete sunduğu UçakPark, 7’den 70’e herkesin ilgisini çekiyor. Bu kapsamda merkez, 3 ayda 100 bin ziyaretçiyi ağırladı.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR, DÜNYADA BİR İLKE İMZA ATTI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, uçuş ömrünü tamamlayan Airbus A340 model uçağı yaklaşık 3 ay önce Çayırova Şekerpınar bölgesinde tam donanımlı bir Bilim Merkezi ve Havacılık Müzesi haline getirerek dünyada bir ilke imza attı. Toplam 470 metrekarelik bir alanda hizmet veren UçakPark’ta ziyaretçiler hem gerçek uçak sistemlerini yakından inceleyebiliyor hem de simülatörlerle pilotluk deneyimi yaşayabiliyor. İçeriği ve kapsamı ile dünyada tek olma özelliğine sahip olan proje, özellikle gençler ve havacılık tutkunları için ilham verici bir merkez haline geldi.</p>
<p><b>3 AYDA 100 BİN ZİYARETÇİ</b></p>
<p>“Keşif, teknoloji ve eğlence” temasıyla oluşturulan UçakPark Havacılık Bilim Merkezi, geleceğin havacılarını bilimin büyüleyici dünyasına davet ediyor. Açılış gününden itibaren aileler, öğrenciler ve gençler merkeze büyük ilgi gösterdi. 23 Ekim 2025’te kapılarını açan UçakPark 3 ayda 100 bin ziyaretçiyi ağırladı. Gerçek bir uçağın içinde bilimin heyecanını yaşamak isteyen ziyaretçiler, kokpitteki simülasyonla İzmit Körfezi üzerinde uçarken, alt bölümdeki sergi alanında uçağın önemli parçalarını inceliyor. Çocuklar atölye alanında ise eğlenceli etkinliklerle bilimi deneyimleyerek öğreniyor.</p>
<p><b>ÜÇ BÖLÜMDEN OLUŞUYOR</b></p>
<p>UçakPark; bilim merkezi alanı, sergi mekânı ve atölye bölümü olmak üzere 3 ana kısımdan oluşuyor. Parkta ayrıca kafeterya binası, idari bina, mescit, tuvalet, otopark, çocuk oyun alanı, amfi ve çeşitli kentsel donatılar da bulunuyor. Ziyaretçiler, havacılığın farklı yönlerini keşfedebilecekleri 8 ana tema üzerinden uçuşun fiziği, motor teknolojileri, iletişim sistemleri ve pilotaj becerileri gibi konularda bilgi edinebiliyor. Her tema, havacılığın farklı bir yönünü derinlemesine ele alarak katılımcılara eğitici ve interaktif bir deneyim sunuyor.</p>
<p><b>ZENGİN İÇERİKLİ SERGİ ALANI</b></p>
<p>Uçağın altında yer alan geniş sergi mekânı, havacılığın teknik dünyasını yakından tanıtıyor. Bu alanda hareketli kesitli turbo fan motoru, statik jet motoru, yardımcı güç ünitesi (APU), 6 silindirli interaktif boxer motoru, 9 silindirli yıldız motoru kesiti ve mini jet motoru gibi parçalar sergileniyor. Ayrıca temel uçak sistemleri deneyim alanları, gerçek uçak antenleri ve aviyonik gösterge sistemleri de ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Böylece katılımcılar hem teorik bilgileri öğreniyor hem de gerçek mühendislik örneklerini yakından görme imkânı buluyor.</p>
<p><b>GELECEĞİN HAVACILARINA İLHAM KAYNAĞI</b></p>
<p>Keşif, teknoloji ve eğlenceyi bir araya getiren UçakPark Havacılık Bilim Merkezi, özellikle çocuklar ve gençler için ilham verici bir öğrenme ortamı sunuyor. Gerçek bir uçağın içinde bilimin temel prensiplerini deneyimleme fırsatı sunan merkez, geleceğin pilotlarını ve mühendislerini yetiştirmeye katkı sağlıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan UçakPark, kente hem turizm hem de eğitim alanında önemli bir değer kazandırdı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucakpark-3-ayda-100-bin-ziyaretciyi-agirladi-611116">UçakPark 3 ayda 100 bin ziyaretçiyi ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor: Kaspersky&#8217;den Güvenlik Önerileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-robotlar-ve-vr-aile-yasamini-yeniden-tanimliyor-kasperskyden-guvenlik-onerileri-610227</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 07:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[robotlar]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[vr]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamını]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son on yılda aileler, teknolojinin yaygın kullanımı ve değişen sosyal normların etkisiyle hem yapısal değişimler yaşadı hem de ev içindeki etkileşimlerin giderek dijitalleştiğine tanık oldu. Peki, önümüzdeki on yıl neler getirecek?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-robotlar-ve-vr-aile-yasamini-yeniden-tanimliyor-kasperskyden-guvenlik-onerileri-610227">Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor: Kaspersky&#8217;den Güvenlik Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son on yılda aileler, teknolojinin yaygın kullanımı ve değişen sosyal normların etkisiyle hem yapısal değişimler yaşadı hem de ev içindeki etkileşimlerin giderek dijitalleştiğine tanık oldu. Peki, önümüzdeki on yıl neler getirecek?</p>
<p>Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından gerçekleştirilen küresel ankete* göre, <strong>Türkiye’deki katılımcıların %93&#8217;ü</strong> dijitalleşmenin önümüzdeki on yıl içinde ailelerin ortak boş zaman aktivitelerini kökten değiştireceğine inanıyor. Bu değişim, bağ kurma süreçlerinin ileri teknoloji aracılığıyla sağlandığı, beraberinde hem yeni ritüelleri hem de yeni zorlukları getiren bir geleceğe işaret ediyor.</p>
<p><strong>Ekran süresi aile zamanına dönüşüyor ve riskleri de beraberinde getiriyor</strong></p>
<p>Türkiye’deki katılımcıların <strong>%56&#8217;sı</strong>, yapay zeka destekli uyku öncesi masallarının bir norm haline geleceğini öngörüyor; bu oran küresel çapta 18-34 yaş grubunda ise %53 seviyesinde seyrediyor. Günümüzde uygulamalar ve akıllı cihazlar; özelleştirilebilir karakterler ve olay örgüleriyle yapay zeka anlatımlı hikayeler sunabiliyor. Bu durum, yoğun ebeveynler için yenilikçi bir yardımcı, çocuklar içinse sonsuz sabırlı ve etkileşimli bir hikaye anlatıcısı anlamına geliyor.</p>
<p>Öte yandan, <strong>Türkiye&#8217;deki ailelerin %40&#8217;ının</strong> çocukların gerçek evcil hayvanlar yerine dijital olanları tercih edeceğini öngörmesi, insanın en sadık dostunun tarihteki ilk büyük güncellemesini almaya hazırlandığını gösteriyor.</p>
<p>Ancak, yapay zekanın bir çocuğun hayatını zenginleştirme potansiyeli olsa da bu durum beraberinde yüksek bir dikkat gerekliliğini getiriyor. Çocuklar masallar veya öğrenme amacıyla yapay zeka ile etkileşime girdiğinde ebeveynlerin proaktif olması şart. Çocuğun verilerini veya ses etkileşimlerini gereksiz yere saklamayan ya da kötüye kullanmayan, güçlü gizlilik politikalarına sahip hizmetler seçilmeli. Ayrıca, içeriği kısıtlamak ve ekran süresini dengelemek için Kaspersky Safe Kids gibi dijital ebeveynlik asistanlarıyla kontrol mekanizmaları güçlendirilmelidir.</p>
<p>Ebeveynlerin yapay zeka etkileşimlerini yeni bir &#8220;dijital oyun alanı&#8221; olarak görmeleri; oturum sürelerini sınırlamak için ebeveyn denetimlerini kullanmaları, denetlenmiş ve yaşa uygun platformları seçmeleri önem taşıyor. En önemlisi ise bu hikayelerin ne olduğu ve nasıl oluşturulduğu konusunda çocuklarla açık bir diyalog sürdürülmelidir. Çocuklara yapay zekanın bir arkadaş değil, bir <strong>araç</strong> olduğu anlatılmalı; tıpkı fiziksel dünyada olduğu gibi, herhangi bir tuhaf veya rahatsız edici etkileşimi bildirmeleri konusunda teşvik edilmelidirler. Buradaki asıl hedef, yapay zekanın insan etkileşimini ikame etmesi değil, ebeveyn sesindeki huzuru tamamlayan bir unsur olmasıdır. </p>
<p><strong>Dijital Mumları Üflemek</strong></p>
<p>Türkiye’de katılımcıların <strong>%56&#8217;sı</strong> aile kutlamalarının standart bir uygulama olarak video konferans formatına taşınacağını öngörüyor. Öte yandan, katılımcıların <strong>%29&#8217;u</strong> aile tatillerinin tamamen sanal gerçeklik (VR) ortamında gerçekleşeceğini hayal edebiliyor. Bu durum kulağa bilim kurgu gibi gelse de on yıl öncesine kadar bugün kullandığımız üretken yapay zeka teknolojilerinin bu denli yaygınlaşacağı da tahmin edilmiyordu.</p>
<p>Bu tablo, ailelerin dijital etkinliklerinin geleceğinin tek tip bir dalga halinde değil; kültürel açık yapı ve dijital altyapı tarafından şekillendirilen bir dizi evrimle gerçekleşeceğini vurguluyor. Kaspersky gibi siber güvenlik liderleri için bu gelişen ortam, evin en mahrem alanlarında yeni risk vektörleri anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Geleceğin ailesi için dijital evi hazırlamak</strong></p>
<p>Katılımcıların yüzde 57’si, ev robotlarının aile bireyleri gibi görülmeye başlanacağını düşünüyor. Sesle çalışan kişisel asistanların veya otonom robot süpürgelerin ötesine geçen bu cihazlar; ders anlatabilen, oyun oynayabilen ya da arkadaşlık sunabilen somut yapay zekâ yoldaşları olarak konumlanıyor.</p>
<p>Ancak siber saldırganların gözünde, bir VR gözlüğünden robot bakıcılara kadar her yeni cihaz potansiyel bir giriş noktası anlamına geliyor. Güvenliği sağlamak için varsayılan şifreler mutlaka değiştirilmeli, tüm cihazların yazılımları düzenli olarak güncellenmeli ve ev ağı segmentlere ayrılmalıdır. Kaspersky Premium’un Smart Home Monitor özelliği, kullanıcıların ev Wi-Fi ağını 7/24 tarar; ağa bağlı cihazların türü, işletim sistemi ve IP adresi gibi bilgileri listeler ve yeni ya da bilinmeyen bir cihaz bağlandığında uyarı verir.</p>
<p>Robotlar, yapay zekâ ve sanal gerçeklik cihazları aile yaşamının bir parçası haline geldikçe, güvenlik bir sonradan eklenen unsur değil, en baştan inşa edilmesi gereken bir temel olmalıdır.</p>
<p><strong>Kaspersky META Bölgesi Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi</strong> konuyla ilgili şunları söylüyor: “<em>Teknolojinin hızla gelişmesi aileyi parçalamıyor; aksine paylaşılan alanları yeniden tanımlıyor. Küresel çoğunluğun öngördüğü gelecek, dijital ve fiziksel deneyimlerin iç içe geçerek yeni bir birliktelik anlayışı yarattığı bir dünya. Bir büyükanne ya da büyükbabanın bir doğum günü kutlamasına hologramla katılması ya da kardeşlerin dünyanın farklı köşelerinden aynı dijital evcil hayvana birlikte bakması buna örnek. Asıl mesele ve fırsat, bilinçli şekilde güvenli dijital ortamlar inşa etmek; bu ortamların güvenli, saygılı ve nihayetinde bizi birbirimize daha da yakınlaştıran araçlar olmasını sağlamak.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 3.000 kişi ankete katıldı.</em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-robotlar-ve-vr-aile-yasamini-yeniden-tanimliyor-kasperskyden-guvenlik-onerileri-610227">Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor: Kaspersky&#8217;den Güvenlik Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Bir Süper Kahraman, Güçlerini Saklamak Zorunda Olduğu Bir Süper Kahraman Filminin Başrolünde!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-bir-super-kahraman-guclerini-saklamak-zorunda-oldugu-bir-super-kahraman-filminin-basrolunde-608691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 13:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güçlerini]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[saklamak]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[zorunda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emmy ödüllü Yahya Abdul-Mateen II, Oscar ödüllü Ben Kingsley ve Zlatko Buric’in başrollerinde yer aldığı, Marvel Television imzalı yeni dizi ‘Wonder Man’, bugünden itibaren tüm bölümleriyle sadece Disney+’ta seyredilebilir. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-bir-super-kahraman-guclerini-saklamak-zorunda-oldugu-bir-super-kahraman-filminin-basrolunde-608691">Gerçek Bir Süper Kahraman, Güçlerini Saklamak Zorunda Olduğu Bir Süper Kahraman Filminin Başrolünde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emmy ödüllü Yahya Abdul-Mateen II, Oscar ödüllü Ben Kingsley </strong>ve <strong>Zlatko Buric</strong>’in başrollerinde yer aldığı, <strong>Marvel Television imzalı </strong>yeni dizi <strong>‘Wonder Man’</strong>, bugünden itibaren tüm bölümleriyle sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyredilebilir. </p>
<p>Hollywood’da yükselmeye çalışan oyuncu Simon Williams, kariyerini bir türlü istediği noktaya getirememektedir. Tesadüfi bir karşılaşma sonucu, en parlak günleri geride kalmış bir aktör olan Trevor Slattery ile yolları kesişir. Bu karşılaşmada Simon, efsanevi yönetmen Von Kovak’ın süper kahraman filmi ‘Wonder Man’i yeniden çekmeye hazırladığını öğrenir. Kariyerlerinin birbirinden farklı noktalarında yer alan bu iki oyuncu, hayatlarını değiştirecek rolleri kapabilmek için tüm “güç”leriyle bu projenin peşine düşer. Simon’ın süper güçleri, onu bu karakter için ideal isim yapsa da en büyük tehdit olarak da gösterecektir. </p>
<p><strong>Marvel Television </strong>imzalı, <strong>Destin Daniel Cretton </strong>ve <strong>Andrew Guest</strong>’in yaratıcılığındaki <strong>8 bölüm</strong>lük orijinal dizi <strong>‘Wonder Man’</strong>, bugünden itibaren tüm bölümleriyle sadece <strong>Disney+</strong>’ta diziseverleri eğlence dünyasının perde arkasına çarpıcı ve ironik bir yolculuğa davet ediyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-bir-super-kahraman-guclerini-saklamak-zorunda-oldugu-bir-super-kahraman-filminin-basrolunde-608691">Gerçek Bir Süper Kahraman, Güçlerini Saklamak Zorunda Olduğu Bir Süper Kahraman Filminin Başrolünde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MSÜ Adayları İçin Gerçek Koşullarda Deneme Sınavı Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/msu-adaylari-icin-gercek-kosullarda-deneme-sinavi-yapildi-608616</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[adayları]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[koşullarda]]></category>
		<category><![CDATA[msü]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608616</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) sınavına hazırlanan öğrenciler için üniversite ortamında, gerçek sınav koşullarının birebir uygulandığı kapsamlı bir sınav provası gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/msu-adaylari-icin-gercek-kosullarda-deneme-sinavi-yapildi-608616">MSÜ Adayları İçin Gerçek Koşullarda Deneme Sınavı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) sınavına hazırlanan öğrenciler için üniversite ortamında, gerçek sınav koşullarının birebir uygulandığı kapsamlı bir sınav provası gerçekleştirdi.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde eğitim faaliyetlerini sürdüren Şehzadeler ve Yunusemre MABEM ile bu iki ilçede bulunan Deneme Kulübü öğrencilerine yönelik olarak Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) sınavı öncesi gerçek sınav koşullarında prova uygulaması yapıldı. 25 Ocak Pazar günü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Uncubozköy Yerleşkesinde gerçekleştirilen uygulama, üniversitenin amfi ve sınıf ortamlarında düzenlendi. Sınav provası, 10.15 – 13.00 saatleri arasında gerçekleştirilerek, toplam 165 dakika sürdü.</p>
<p><b>Öğrencilerin Sınav Kaygısını Azaltmak İçin</b></p>
<p>Sınav süresi, salon düzeni, sınav disiplini ve kurallar MSÜ sınavındaki uygulamalar esas alınarak birebir şekilde hayata geçirildi. Gerçekleştirilen bu uygulama ile öğrencilerin; gerçek sınav atmosferini önceden deneyimlemeleri, zaman yönetimi becerilerini ölçmeleri, amfi ortamına ve salon düzenine uyum sağlamaları ile sınav kaygılarının azaltılması hedeflendi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/msu-adaylari-icin-gercek-kosullarda-deneme-sinavi-yapildi-608616">MSÜ Adayları İçin Gerçek Koşullarda Deneme Sınavı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyiliğin gerçek gücü niyette saklı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyiligin-gercek-gucu-niyette-sakli-607584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bal]]></category>
		<category><![CDATA[Davranışın]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıksız]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[niyette]]></category>
		<category><![CDATA[saklı]]></category>
		<category><![CDATA[yiliğin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, 24 Ocak Dünya Karşılıksız İyilik Günü kapsamında karşılıksız iyilik yapma davranışının psikolojik temellerini, bireysel ve toplumsal ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ve sağlıklı sınırların nasıl çizilmesi gerektiğini ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyiligin-gercek-gucu-niyette-sakli-607584">İyiliğin gerçek gücü niyette saklı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, 24 Ocak Dünya Karşılıksız İyilik Günü kapsamında karşılıksız iyilik yapma davranışının psikolojik temellerini, bireysel ve toplumsal ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ve sağlıklı sınırların nasıl çizilmesi gerektiğini ele aldı.</p>
<p><strong>Karşılıksız iyilik, empati, vicdan ve öğrenilmiş değerlerin birleşiminden doğar!</strong></p>
<p>İyilik yapmanın, insan olmanın en temel davranışlarından biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Üstelik bazen hiçbir karşılık beklemeden, hatta kimse görmeden yapılan iyilikler, hem bireysel hem de toplumsal ruh sağlığı açısından güçlü bir anlam taşır.” dedi.</p>
<p>Karşılıksız iyilik yapma davranışının kökeninde birden fazla psikolojik dinamik yer aldığını kaydeden Bal, “Empati, başkasının duygusunu anlayabilme ve onun yaşantısına duygusal olarak temas edebilme becerisidir. İyiliğin en güçlü tetikleyicilerinden biridir. Vicdan, bireyin içsel ahlaki pusulası olarak doğru olanı yapma yönünde rehberlik eder. Bunun yanında aileden, kültürden ve toplumdan öğrenilen sosyal değerler de iyilik davranışını şekillendirir. Yani karşılıksız iyilik, yalnızca ‘iyi biri olma’ isteğinden değil; empati, vicdan ve öğrenilmiş değerlerin birleşiminden doğar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İyiliğin içten gelmesi doğal bir ‘iyi hissetme’ kaynağı! </strong></p>
<p>Bilimsel çalışmaların, iyilik yapmanın yalnızca alıcıyı değil, yapan kişiyi de dönüştürdüğünü gösterdiğini aktaran Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Karşılıksız bir iyilik sırasında beyinde dopamin, serotonin ve oksitosin gibi mutluluk ve bağlanma hormonları salgılanır.” dedi.</p>
<p>Bu durumun stres hormonlarını azalttığına, kişinin kendini daha sakin, anlamlı ve bağlı hissetmesine katkı sağladığına vurgu yapan Bal, “Bu nedenle iyilik yapmak, psikolojik açıdan doğal bir ‘iyi hissetme’ kaynağıdır; ancak bu etki, iyiliğin içten gelmesiyle güçlenir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Sağlıklı iyilik, ‘kendimden vazgeçerek’ değil, ‘kendimi de gözeterek’ yapılan iyiliktir! </strong></p>
<p>Karşılıksız iyiliğin, bireyin kendilik değeri üzerinde de önemli bir etkiye sahip olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Kişi, başkasına fayda sağlayabildiğini gördüğünde ‘değerliyim’, ‘etki yaratabiliyorum’ duygusunu deneyimler. Bu, dış onaydan bağımsız bir özsaygı gelişimine katkı sağlar.” dedi.</p>
<p>Ancak burada kritik bir nokta olduğuna dikkat çeken Bal, şunları söyledi:</p>
<p>“İyilik yaparken kişinin kendi sınırlarını koruması gerekir. Sürekli veren, kendi ihtiyaçlarını ihmal eden bireylerde zamanla tükenmişlik, öfke ve değersizlik hissi ortaya çıkabilir. Sağlıklı iyilik, ‘kendimden vazgeçerek’ değil, ‘kendimi de gözeterek’ yapılan iyiliktir.”</p>
<p><strong>İyiliğin gerçek gücü alkışta değil, niyette saklı! </strong></p>
<p>Bu noktada onay ihtiyacıyla yapılan iyilik ile içsel motivasyonla yapılan iyilik arasındaki farkın belirginleştiğini ifade eden Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Onay ihtiyacıyla yapılan iyilikte kişi, sevilmek, kabul görmek ya da takdir edilmek ister; karşılık alamadığında hayal kırıklığı yaşayabilir. İçsel motivasyonla yapılan iyilikte ise davranışın kaynağı kişinin kendi değerleri ve anlam arayışıdır. Bu tür iyilik, daha sürdürülebilir ve ruhsal açıdan besleyicidir. Onay ihtiyacına dayanan davranışlar ise psikoterapide üzerinde durulan meselelerdendir.” dedi.</p>
<p>Onay ihtiyacı veya herhangi bir ikincil kazanç için yapılan iyilik davranışında bireyin bu amaca ulaşmak için davranışının görünür olmasını isteyebileceğini aktaran Bal, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bireyin sosyal çevresinin yanı sıra, iyiliğin sosyal medyada daha görünür hale gelmesi de günümüzde tartışılan bir konudur. İyiliğin paylaşılması, başkalarına ilham verebilir; ancak iyilik yalnızca görünür olmak için yapıldığında, anlamı değişebilir. İyiliğin gerçek gücü, alkışta değil, niyette saklıdır.</p>
<p>24 Ocak Karşılıksız İyilik Günü, bize şunu hatırlatır: İyilik, yalnızca dünyayı değil, yapan kişinin iç dünyasını da iyileştirir. Ancak en sağlıklı haliyle, sınırları olan, içten ve karşılık beklentisinden özgür olduğunda anlam kazanır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyiligin-gercek-gucu-niyette-sakli-607584">İyiliğin gerçek gücü niyette saklı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[pratiklerimizle]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi ile İtalya Insubria Üniversitesi’nden Dr. Elisa Ramazzina tarafından organize edilen “Entangled Histories: Borders and Cultural Encounters from the Medieval to the Contemporary Era” başlıklı uluslararası seminer serisi, “sınır” kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak yoğun ilgi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504">&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi <strong>Maria Pia Ester Cristaldi</strong> ile İtalya <strong>Insubria Üniversitesi</strong>’nden <strong>Dr. Elisa Ramazzina</strong> tarafından organize edilen <strong>“Entangled Histories: Borders and Cultural Encounters from the Medieval to the Contemporary Era”</strong> başlıklı uluslararası seminer serisi, “sınır” kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak yoğun ilgi görüyor.</p>
<p>Dil, iletişim, edebiyat, siyaset ve kültür ekseninde şekillenen seminerler; akademik üretimde sınırların nasıl inşa edildiğini ve bu sınırların nasıl aşılabileceğini tartışmaya açtı. Farklı kıtalardan akademisyenleri bir araya getiren seminer serisi hem akademik hem de toplumsal düzeyde sınır kavramına yönelik farkındalık oluşturmayı hedefledi.</p>
<p>Bu kapsamda Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi, seminer serisinin çıkış noktası, amacı ve akademik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>“Sınırlar sadece siyasetle ilgili değil</strong></p>
<p>Seminer serisinin uzun yıllara dayanan akademik çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıktığını vurgulayan Cristaldi, “Elisa ve ben yaklaşık 13 yıldır yakın arkadaşız ve ikimiz de akademisyeniz. Hem benim hem de Elisa’nın çalışmalarında genelde farklı toplumlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları araştırıyoruz. Bunları karşılaştırarak ilerliyoruz. ‘Borders’ yani sınır konusunu seçmemizin nedeni de bu. Çünkü sınırlar sadece siyasetle ilgili değil; dil, iletişim, edebiyat ve kültürle de çok yakından ilişkili. Aslında sınırların gerçek bir şey olmadığını, bizim toplumsal pratiklerimizle, bizim iletişimsel pratiklerimizle inşa ettiğimiz bir şey olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Sınırların nasıl ortaya çıktığını araştırmamız gerekiyor”</strong></p>
<p>Güncel küresel gelişmelerin de sınır tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını belirten Cristaldi, bu konuların tarihsel arka planla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Cristaldi; “Filistin ve İsrail arasındaki savaş ya da Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar bir günlük olaylar değil. Bunların kökenleri yüzyıllar öncesine dayanıyor. Mesela neden birileri Ukraynalı olarak tanımlanıyor, diğerleri Rusyalı olarak değerlendiriliyor? Bunları anlayabilmek için sınırların nasıl ortaya çıktığını araştırmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Temel hedef farkındalık!</strong></p>
<p>Seminerlerin temel hedefinin sınırlar konusunda bir farkındalık olduğunu belirten Cristaldi; “Aslında aramızda gerçek bir sınır yok. Kültürel, siyasal ya da dini açıdan sınırların yüzyıllar içinde inşa edildiğini göstermeye çalışıyoruz. Bu sınırların nasıl aşılabileceğini de birlikte düşünmek istiyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Farklı kıtalardan akademisyenler Üsküdar’da buluştu</strong></p>
<p>Seminer serisinin uluslararası yapısına özel önem verdiklerini vurgulayan Cristaldi, tek merkezli akademik bakış açılarına mesafeli durduklarını ifade etti. Cristaldi; “Bu tarz seminerlerde genelde ya sadece Batı’nın bakış açısı yansıtılıyor ya da sadece Doğu’nun. Biz herkesi bir araya getirmeye çalıştık. Çin’den akademisyenler var, Japonya’dan araştırmacılar var, İngiltere’den ve Kanada’dan da katılımcılar oldu.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Tüm kategorileri altüst ediyoruz”</strong></p>
<p>Ele alınan konuların sınırları zihinsel olarak da sorgulattığını belirten Cristaldi; “Çin’deki Hristiyan metinlerinin çevirisinden, Kanada’da Japonya çalışan bir araştırmacıya, İtalyan Şamanizmine kadar uzanan konular var. Aslında tüm kategorileri altüst ediyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Dil, iletişim ve basın tarihi çalışmaların merkezinde yer aldı</strong></p>
<p>Çalışmalarında dil ve iletişim ilişkisine özel bir önem verdiğini belirten Cristaldi, dilin toplumsal hafızayla kurduğu bağa dikkat çekti. Cristaldi; “İletişimin en önemli noktası ortak bir dilin olmasıdır. Dil sadece sözlü değil, sözsüz de olabilir. Beni en çok ilgilendiren kısım, dilin sosyal ve siyasal tarafıdır. Bir dilin bir toplum içinde nasıl kullanıldığı, nasıl değiştiği, kelimelere yüklenen anlamlar ve duygular benim için çok önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dil bir alışkanlık, bir pratiktir…</strong></p>
<p>Dil ve basın tarihi üzerine yaptığı çalışmalara da değinen Cristaldi, dillerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinden bahsetti. Cristaldi; “Bir dil otorite tarafından değiştirilebilir ama bu hemen olan bir şey değildir. Zaman alıyor çünkü dili kullanan halktır. Dil bir alışkanlıktır, bir pratiktir. Bir dilden o dilde kullandığımız ifadeleri, kelimeleri kültürel bir birikimden ayrı olarak düşünmek çok zordur. Mesela ‘İnşallah’ kelimesini kaç kişi dini anlamda kullanıyor? Ama yine de kullanmaya devam ediyoruz. Çünkü artık kültürün bir parçası.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Dilde milliyetçilik yoktur”</strong></p>
<p>Bu bağlamda dil üzerinden kurulan sınırların da yapay olduğunu vurgulayan Cristaldi; “Dilde milliyetçilik yoktur. Çünkü insanlar arasında sınırlar yapaydır. Aynı coğrafyayı paylaşıyorsanız kelimeler de ortaklaşır.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital beşerî bilimler ve metin madenciliği vurgusu</strong></p>
<p>Çalışmalarında ele aldığı dijital beşerî bilimler ve metin madenciliği çalışmalarının klasik basın ve iletişim araştırmalarına yeni imkânlar sunduğunu belirten Cristaldi; “18. ve 19. yüzyılda çıkan gazeteler modernleşmenin en önemli araçlarıydı. Osmanlı, Rus ve Japon basınını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyoruz. Metin madenciliği sayesinde bu gazetelerdeki ortak kavramları kategori bazlı araştırmak mümkün.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İnsan ve makine arasındaki etkileşim burada çok önemli”</strong></p>
<p>Bu sürecin disiplinlerarası çalışmayı da zorunlu kıldığını ifade eden Cristaldi; “Ben tek başıma metin madenciliği yapamam. Mühendislerle birlikte çalışıyordum. İnsan ve makine arasındaki etkileşim burada çok önemli.” sözleriyle iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Akademi toplumdan kopuk olmamalı”</strong></p>
<p>Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Cristaldi, seminerlerin yalnızca akademik çevreye değil, topluma da hitap etmesini önemsediklerini vurguladı. Cristaldi; “Ben sadece akademisyenleri düşünmüyorum. Öğrencileri ve toplumu da düşünüyorum. Akademinin gerçek faydası toplumla kurduğu bağda ortaya çıkıyor. Bu seminerler herkese açık ve bu bilinçli bir tercih. Akademi toplumdan kopuk olmamalı.” dedi.</p>
<p><strong>Seriler 1 Temmuz’a kadar devam edecek!</strong></p>
<p>Farklı kıtalardan akademisyenleri bir araya getiren seminer serisi 1 Temmuz&#8217;a kadar her Çarşamba 19.00’da düzenlenmeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504">&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, Güvenlik Farkındalığı Platformunu SCORM ve PDF Desteğiyle Güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-guvenlik-farkindaligi-platformunu-scorm-ve-pdf-destegiyle-guclendiriyor-607154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[pdf]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[platformunu]]></category>
		<category><![CDATA[programları]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[scorm]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu’na (Automated Security Awareness Platform) yönelik yeni bir güncelleme duyurarak, PDF ve e-öğrenme içeriklerinin dağıtımı ve yönetimi için sektör standardı olan SCORM (Sharable Content Object Reference Model) desteğini platforma entegre etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-guvenlik-farkindaligi-platformunu-scorm-ve-pdf-destegiyle-guclendiriyor-607154">Kaspersky, Güvenlik Farkındalığı Platformunu SCORM ve PDF Desteğiyle Güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu’na (Automated Security Awareness Platform) yönelik yeni bir güncelleme duyurarak, PDF ve e-öğrenme içeriklerinin dağıtımı ve yönetimi için sektör standardı olan SCORM (Sharable Content Object Reference Model) desteğini platforma entegre etti. Bu geliştirme sayesinde kurumlar; altyapılarına, risk profillerine ve kurum içi politikalarına uygun, tamamen özelleştirilebilir siber güvenlik eğitim programları oluşturabilirken, Kaspersky’nin uzmanlar tarafından hazırlanan güvenlik içeriklerinden ve kimlik avı simülasyonlarından da faydalanmaya devam edebilecek.</strong></p>
<p>Kaspersky’nin “Siber Güvenlikte İnsan Faktörünü Yeniden Tanımlamak” başlıklı raporuna göre, çalışanların kimlik avı saldırılarına yanıt vermesi, dünya genelindeki siber olayların başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor ve vakaların %21’ini oluşturuyor. Öte yandan Kaspersky’nin ek araştırmaları, sosyal mühendislik saldırılarının yakın gelecekte diğer tüm saldırı türlerine kıyasla daha hızlı artmasının beklendiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların %87’si, yapay zekâ araçlarının kullanımıyla birlikte sosyal mühendislik saldırılarının çok daha etkili hale geleceğine inanıyor.</p>
<p>Kaspersky Automated Security Awareness Platform’a eklenen bu yeni güncelleme; insan kaynaklı olayların azaltılması, eğitim programlarının yönetimine harcanan sürenin kısaltılması, regülasyon ve uyum risklerinin düşürülmesi ile siber güvenlik ihlallerinden kaynaklanabilecek hukuki ve itibari kayıpların en aza indirilmesi gibi kalıcı zorluklara doğrudan çözüm sunuyor. SCORM desteğiyle birlikte platform çok daha esnek bir yapıya kavuşurken, şirketler artık kendi SCORM tabanlı eğitim içeriklerini sisteme yükleyip takip edebiliyor ve yönetebiliyor. Ayrıca, daha hızlı hazırlanabilen PDF formatları sayesinde eğitim programları daha kısa sürede hayata geçirilebiliyor.</p>
<p>Bu sayede kurumlar, kendi teknoloji altyapılarına ve faaliyet gösterdikleri sektör ya da bölgeyi hedef alan güncel tehditlere özel eğitimler tasarlayabiliyor. Daha önce üçüncü taraf SCORM kurslarına ya da kurum içi öğrenme geliştirme yatırımlarına sahip olan şirketler, mevcut içeriklerini sorunsuz biçimde yeniden kullanarak hem geçmiş yatırımlarını koruyor hem de siber güvenlik duruşlarını güçlendiriyor.</p>
<p>Kaspersky’nin dünya çapındaki uzmanları tarafından gerçek vakalara dayalı olarak hazırlanan yerleşik içeriklerin; kurumların kendi PDF materyalleri veya SCORM modülleriyle birleştirilmesi, insan risk yönetiminde gerçek anlamda “en iyi bileşenleri bir araya getiren” bir yaklaşım sunuyor. Kurumlar, Kaspersky’nin güncel siber saldırı senaryolarını kendi iç politikaları, iş akışları ve sektöre özgü eğitimlerle destekleyerek, çalışanlar için daha anlamlı ve günlük operasyonel gerçeklerle örtüşen farkındalık programları oluşturabiliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Güvenlik Farkındalığı Uzmanı Svetlana Kalashnikova</strong> konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “<em>İnsan davranışı, siber güvenlikte hem en öngörülemez unsurlardan biri hem de saldırganlar tarafından en kolay istismar edilen alanlardan biri olmaya devam ediyor. Kaspersky Automated Security Awareness Platform’a SCORM desteğini ekleyerek, kurumlara kendi kurumsal yapılarına gerçekten uyum sağlayan eğitim programları oluşturma esnekliği sunuyoruz. Kaspersky’nin uzmanlar tarafından geliştirilen içerikleri ve gerçek dünya saldırı verileriyle birleşen bu yenilik, şirketlerin her zamankinden daha uyarlanabilir, ilgili ve etkili farkındalık programları hayata geçirmesine olanak tanıyor</em>.”</p>
<p>Kaspersky Automated Security Awareness Platform hakkında daha fazla bilgi almak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-guvenlik-farkindaligi-platformunu-scorm-ve-pdf-destegiyle-guclendiriyor-607154">Kaspersky, Güvenlik Farkındalığı Platformunu SCORM ve PDF Desteğiyle Güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli ama yalnız ilişkiler çağı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-604535</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıklı]]></category>
		<category><![CDATA[temas]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604535</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-604535">Güvenli ama yalnız ilişkiler çağı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için daha çok tercih ediliyor! </strong></p>
<p>Dijital çağda insan ilişkilerinin görünürde artarken, ‘gerçek’ yakınlığın giderek azaldığına dikkat çeken Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Sosyal medya, ekranlar ve yapay zekâ aracılığıyla kurulan bağlar kişiye sürekli bir ulaşılabilirlik hissi sunuyor; ancak bu temas çoğu zaman karşılıklılıktan ve derinlikten yoksun kalıyor.” dedi.</p>
<p>Bu bağlanma biçiminin psikolojide ‘parasosyalleşme’ olarak adlandırıldığını aktaran Yalçın, “Kişinin bir ekran figürüyle, bir içerik üreticisiyle ya da yapay zekâ ile kurduğu bu tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için giderek daha fazla tercih ediliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnsan psikolojisi yalnızca güvenle değil, karşılıklı etkileşimle gelişir!</strong></p>
<p>Parasosyal bağların reddedilme ve hayal kırıklığı riskini azalttığına işaret eden Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Kişi incinmeden, çaba göstermeden ve belirsizliğe girmeden bir yakınlık hissi yaşayabiliyor.” dedi.</p>
<p>Ancak insan psikolojisinin yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla geliştiğini ifade eden Yalçın, gerçek ilişkilerin temas, duygusal karşılık ve birlikte regülasyon gerektirdiğini; bu unsurlar olmadığında, kişinin kendini ilişkide hissediyor olsa bile derin bir bağdan yoksun kalabildiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>Kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor! </strong></p>
<p>Uzun süre gerçek ilişkilerden uzak kalındığında zihinsel ve duygusal düzeyde bir durgunluk ortaya çıkabildiğini vurgulayan Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hayata karşı isteksizlik, karar vermekte zorlanma, erteleme davranışları ve içsel boşluk hissi bu sürecin sık görülen yansımaları arasında yer alıyor. Duygular yüzeyde kalıyor; kişi bir şeylere bağlı hissederken aynı anda yalnızlık duygusu yaşayabiliyor. Yakınlık ihtiyacı tam olarak karşılanmadığı için gerçek ilişkiler yorucu, talepkâr ve riskli algılanmaya başlıyor. Bu durum ilişkisel alanda da belirginleşiyor. Karşılıklı bağ kurmak yerine izlemek, takip etmek ve mesafede kalmak daha kolay geliyor. Küçük hayal kırıklıkları bile zor tolere edilir hâle gelirken, ilişki kurma isteği yerini geri çekilmeye bırakabiliyor. Böylece kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor.”</p>
<p><strong>Duygular ifade edilemediğinde, beden konuşmaya başlar! </strong></p>
<p>İnsan bedeninin ise bu temas eksikliğine kayıtsız kalamadığını aktaran Yalçın, “Sinir sistemi; dokunma, göz teması, ses tonu ve duygusal karşılık gibi canlı ilişkisel uyaranlarla düzenleniyor.” dedi.</p>
<p>Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında ise bedenin devreye girdiğini ifade eden Yalçın, “Nedeni açıklanamayan ağrılar, kronik yorgunluk, sindirim problemleri, kas gerginlikleri, çarpıntı ve nefes darlığı gibi psikosomatik belirtiler bu süreçte artış gösterebiliyor. Duygular ifade edilemediğinde ya da ilişki içinde yaşanamadığında, beden konuşmaya başlıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İnsan, temas ederek ve karşılık bularak var olur! </strong></p>
<p>Yapay zekâ ile kurulan bağların bu noktada dikkat çekici bir alan oluşturduğunun altını çizen Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Yargılamayan, her zaman ulaşılabilir ve kırıcı olmayan bir ilişki deneyimi sunması, bu bağları cazip hâle getiriyor.” dedi.</p>
<p>Ancak insan sinir sisteminin yalnızca bir başka canlı sinir sistemiyle düzenlenebildiğini kaydeden Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yapay bağlar geçici bir rahatlama sağlayabilir; kalıcı denge ve iyilik hâli ise gerçek ve karşılıklı ilişkilerle mümkün oluyor. Yakın ilişki kurmak romantik bir beklenti değil, psikolojik ve biyolojik bir ihtiyaçtır. Zihinsel, duygusal ve bedensel iyi oluşu değerlendirirken yalnızca stres düzeyine değil; kişinin nasıl bağlandığına, nerede temastan kaçtığına ve hangi alanlarda yalnız kaldığına da bütüncül bir bakışla yaklaşmak gerekir. İnsan yalnızca izleyerek değil, temas ederek ve karşılık bularak var olur.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-604535">Güvenli ama yalnız ilişkiler çağı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, Sektörel Siber Güvenlik Farkındalığını Artıracak Yeni Eğitim Senaryolarını Tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sektorel-siber-guvenlik-farkindaligini-artiracak-yeni-egitim-senaryolarini-tanitti-603553</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 07:35:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıracak]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığını]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sektörel]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, amiral gemisi farkındalık platformu olan Kaspersky Interactive Protection Simulation (KIPS) çözümünü, günümüzün hızla değişen siber tehdit ortamını yansıtan yeni ve güncellenmiş senaryolarla genişletti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sektorel-siber-guvenlik-farkindaligini-artiracak-yeni-egitim-senaryolarini-tanitti-603553">Kaspersky, Sektörel Siber Güvenlik Farkındalığını Artıracak Yeni Eğitim Senaryolarını Tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, amiral gemisi farkındalık platformu olan Kaspersky Interactive Protection Simulation (KIPS) çözümünü, günümüzün hızla değişen siber tehdit ortamını yansıtan yeni ve güncellenmiş senaryolarla genişletti. Bu yeni sürüm; kurumların, bankaların ve BT şirketlerinin modern ve karmaşık saldırılar karşısında koordinasyon ve karar verme yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor.</strong></p>
<p>Kaspersky Incident Response analist raporuna göre, 2024 yılında saldırganlar açısından en cazip sektörler; endüstriyel şirketler (Kaspersky Incident Response hizmet taleplerinin %23,5’i), kamu kurumları (%16,3), finans sektörü (%13,3) ve BT sektörü (%7,2) oldu. Siber olayların giderek daha karmaşık bir yapıya bürünmesiyle birlikte, kurumların gerçek hayattaki senaryoları birebir yansıtan eğitim araçlarına olan ihtiyacı artıyor. Kaspersky Interactive Protection Simulation (KIPS), katılımcıların güvenli ve etkileşimli bir ortamda gerçekçi siber olayları deneyimlemesine, stratejik yanıtlarını test etmesine ve hatalarından öğrenmesine olanak tanıyan yeni senaryolar sunuyor.</p>
<p>Kaspersky, KIPS kapsamını yeni bir sektör dikeyini içerecek şekilde genişleterek <strong>BT şirketlerine özel</strong> bir senaryo da ekledi. Bu yeni BT senaryosu, parçalı altyapılar ve belirsizleşen ağ sınırlarının siber savunmayı zorlaştırdığı modern bir kurumsal yapıyı simüle ediyor. Katılımcılar; deepfake yönetici saldırıları (üst düzey yöneticiler adına oluşturulan video ve sesli mesajlar yoluyla gerçekleştirilen finansal dolandırıcılıklar), ikili arka kapı içeren tedarik zinciri saldırıları ve güvenilir üçüncü taraf ilişkileri üzerinden gerçekleştirilen yetkisiz erişimler gibi son derece gerçekçi tehditlerle karşılaşıyor. Senaryo, BT, güvenlik ve iş birimleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi ve güvenlik protokollerinin ihmal edilmesi gibi zafiyetlerden kaynaklanan riskleri önlemeyi amaçlıyor. Oturum sonunda katılımcılar, zamanında yapılan uygulama güvenliği testlerinin ve ekipler arası iş birliğinin gelir kaybını önlemede ve müşteri güvenini korumada ne denli kritik olduğunu daha net kavrıyor.</p>
<p><strong>Bankacılık senaryosunda</strong> finans sektörüne yönelik tehditlerin artan karmaşıklığı, genişletilmiş saldırı vektörleriyle ele alınıyor. Yeni senaryolar kapsamında katılımcılar; LockBit benzeri fidye yazılımı kampanyalarıyla karşı karşıya kalıyor, ExCobalt grubuna benzer saldırıları deneyimliyor, Cutlet Maker gibi fiziksel ATM istismarlarına müdahale ediyor ve tedarik zinciri saldırılarını bertaraf etmeye çalışıyor. Simülasyon, siber güvenlik olaylarının finansal istikrarı, müşteri güvenini ve regülasyonlara uyumu doğrudan etkilediği bankacılık sektörüne özgü baskı ortamını birebir yansıtıyor. Katılımcılar; operasyonel riskleri azaltmak, departmanlar arası iletişimi yönetmek ve veri kaybı ile finansal dolandırıcılığı önlerken hizmet sürekliliğini sağlamak için gerçek zamanlı kararlar almak zorunda kalıyor.</p>
<p>Yenilenen <strong>kurumsal senaryo</strong> ise siber olayların yalnızca BT sistemlerini değil, tüm iş ekosistemini nasıl etkilediğini göstermek üzere tasarlandı. Senaryo içeriği; Text4Shell istismarları, fidye yazılımı kampanyaları, güven ilişkisine dayalı saldırılar ve içeriden gelen tehdit (insider threat) vakaları gibi geniş bir yelpazeden oluşturulabiliyor. Bu tür siber saldırılarda alınan stratejik kararların gelir üzerinde çok daha büyük bir etkisi bulunuyor. Bu senaryo sayesinde yönetim ve teknik ekipler, stres altında birlikte hareket etmeyi öğrenerek; BT, hukuk, halkla ilişkiler ve icra birimleri arasında tutarlı bir iletişim zemini oluşturuyor. Egzersizler; doğrudan finansal kayıpları, operasyonel aksamaları, itibar kaybını ve yasal riskleri en aza indirmek için sürekli çalışan eğitiminin, siber güvenlik farkındalığının ve ekipler arası güvenin önemini vurguluyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Güvenlik Farkındalığı Uzmanı Marianna Nechetova</strong>, konuya ilişkin şunları söylüyor: “<em>Her KIPS senaryosu, gerçek dünyadaki vakalara dayanıyor. Bu da eğitimi hem güvenilir hem de etkili kılıyor; ekipler bugün kendi sektörlerinde siber suçluların kullandığı yöntemlerle birebir aynı zorluklarla karşılaşıyor. Oyunlaştırmayı gerçek tehdit istihbaratıyla bir araya getirerek, yöneticilerden teknik uzmanlara kadar her seviyede siber güvenlik farkındalığı inşa edilmesine katkı sağlıyoruz. Katılımcılar birlikte çalışarak siber güvenlik yatırımlarını nasıl dengeleyeceklerini, sınırlı kaynakları nasıl yöneteceklerini ve kurumlarının geleceğini belirleyen stratejik kararları nasıl alacaklarını öğreniyor</em>.”</p>
<p>Kaspersky Interactive Protection Simulation hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilgili bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sektorel-siber-guvenlik-farkindaligini-artiracak-yeni-egitim-senaryolarini-tanitti-603553">Kaspersky, Sektörel Siber Güvenlik Farkındalığını Artıracak Yeni Eğitim Senaryolarını Tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VR terapiyle korkular aşılabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vr-terapiyle-korkular-asilabiliyor-603430</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 09:37:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[aşılabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Danışanın]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[Dişçi]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[terapiyle]]></category>
		<category><![CDATA[vr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin psikoterapide kaygı ve fobilerle baş etmede geleneksel yaklaşımları nasıl güçlendirdiği, güvenli ve kontrollü bir araç olarak nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vr-terapiyle-korkular-asilabiliyor-603430">VR terapiyle korkular aşılabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin psikoterapide kaygı ve fobilerle baş etmede geleneksel yaklaşımları nasıl güçlendirdiği, güvenli ve kontrollü bir araç olarak nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>VR terapisi, bir terapi ekolü değil; kanıta dayalı yaklaşımları güçlendiren bir araç!</strong></p>
<p>Psikoterapinin, her zaman danışanın iç dünyasına açılan bir kapı olduğunu aktaran Klinik Psikolog Can Karpat, “Ancak bazı kapılar vardır ki, sadece konuşarak aralanmaz.” dedi.</p>
<p>Sanal gerçeklik (VR) terapisinin tam da bu noktada, modern psikoterapinin dikkat çeken araçlarından biri olarak karşımıza çıktığını vurgulayan Karpat, “VR terapisi, bir terapi ekolü değil; mevcut, kanıta dayalı yaklaşımların etkisini artıran bir araçtır. Özellikle kaygı bozuklukları ve fobilerde, danışanın gerçek hayatta kaçındığı durumlarla güvenli bir ortamda yüzleşmesini sağlar. Seans odasında yaratılması mümkün olmayan deneyimler, VR sayesinde kontrollü ve yapılandırılmış bir şekilde terapötik sürece dâhil edilir. Böylece VR, danışanı gerçek yaşama hazırlayan güçlü bir köprü işlevi görür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>VR terapide korku anlatılmaz, yaşanır! </strong></p>
<p>VR terapiyi geleneksel terapilerden ayıran temel özelliklere değinen Klinik Psikolog Can Karpat, “Geleneksel terapilerde danışan, korktuğu durumları ya anlatır ya da hayal eder. VR terapide ise bu durum ‘yaşanır’. Sanal gerçeklik, danışanın görsel ve işitsel olarak deneyimin içine girmesini sağlar. Terapist, ortamın yoğunluğunu, süresini ve içeriğini anlık olarak kontrol edebilir. Bu da terapötik süreci daha ölçülebilir, tekrarlanabilir ve güvenli hâle getirir. En önemli farklardan biri de kaçınma davranışının azalmasıdır; çünkü danışan, gerçek hayatta yüzleşmeye hazır olmadığı durumları önce sanal ortamda deneyimler. Bu, terapi sürecini hem hızlandırır hem de derinleştirir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>VR terapi, korkuyla baş etme deneyimini adım adım kazandırıyor! </strong></p>
<p>Dişçi korkusu gibi spesifik fobilerde de VR terapisi uygulandığını ifade eden Klinik Psikolog Can Karpat, “Dişçi korkusu, çoğu zaman sadece ağrı korkusundan ibaret değildir. Kontrol kaybı, çaresizlik, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler bu korkunun temelini oluşturur.” dedi.</p>
<p>VR terapide, bu korkunun aşamalı olarak ele alındığını kaydeden Karpat, şunları söyledi:</p>
<p>“Danışan önce bir bekleme salonunda bulunur, sonra dişçi koltuğuna oturur, alet seslerini duyar ve en son müdahaleye yaklaşır. Senaryolar, danışanın korku düzeyine ve geçmiş deneyimlerine göre özel olarak hazırlanır. Amaç, danışanı bir anda korkunun içine atmak değil; korkuyla baş edebileceğini adım adım deneyimlemesini sağlamaktır. </p>
<p>VR terapinin en dikkat çekici yönlerinden biri, etkisinin görece kısa sürede gözlemlenebilmesidir. Hafif ve orta düzey dişçi fobilerinde birkaç seans içinde kaygı düzeyinde belirgin bir düşüş görülür. Daha derin, travmatik geçmişi olan vakalarda ise süreç biraz daha uzayabilir. Ancak çoğu danışan, VR terapi sonrasında ilk kez gerçek bir dişçi randevusuna gitmeyi mümkün görmeye başlar. Bu, terapi açısından son derece kritik bir eşiktir.”</p>
<p><strong>VR terapi, doğru yapılandırıldığında kişinin kendine olan güvenini dönüştürür!</strong></p>
<p>Her güçlü araç gibi VR terapinin de dikkatli kullanılması gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Can Karpat, “En büyük risklerden biri, danışanın henüz hazır olmadığı bir düzeyde maruz bırakılmasıdır. Ayrıca bazı danışanlar VR’ı bir oyun gibi algılayabilir ya da teknolojiye karşı direnç gösterebilir.” dedi.</p>
<p>Zaman zaman baş dönmesi veya mide bulantısı gibi fiziksel yan etkiler görülebildiğini de ifade eden Karpat, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu nedenle VR terapisi, klinik deneyim ve etik duyarlılık gerektirir; tek başına bir çözüm olarak sunulmamalıdır.</p>
<p>VR terapinin en değerli kazanımı, danışanın ‘başa çıkabilirim’ duygusunu içselleştirmesidir. Seanslar sonrasında kaçınma davranışları azalır, bedensel kaygı tepkileri hafifler. Uzun vadede ise bu kazanımlar yalnızca dişçi korkusuyla sınırlı kalmaz. Danışan, diğer tıbbi işlemler ve stresli durumlar karşısında da daha dayanıklı hâle gelir. VR terapi, doğru yapılandırıldığında, sadece bir korkuyu değil; kişinin kendine olan güvenini de dönüştürür.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vr-terapiyle-korkular-asilabiliyor-603430">VR terapiyle korkular aşılabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayaller direksiyon başında gerçek oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayaller-direksiyon-basinda-gercek-oluyor-603103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 08:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başında]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[direksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[şoför]]></category>
		<category><![CDATA[trafikte]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarını ulaşım alanında da sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayaller-direksiyon-basinda-gercek-oluyor-603103">Hayaller direksiyon başında gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarını ulaşım alanında da sürdürüyor. UlaşımPark’ta görev yapan kadın şoförler, trafikte aldıkları olumlu tepkilerle mesleklerini gururla icra ediyor.</p>
<p><b>KADININ GÜCÜ BÜYÜKŞEHİR’LE ULAŞIMA DA YANSIYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki UlaşımPark’ta görev yapan kadın otobüs sürücüleri, hem mesleklerinden duydukları mutluluğu hem de trafikte aldıkları olumlu geri dönüşleri dile getirdi. Kadın istihdamına verdiği önemle dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi, ulaşımda da kadınların gücünü ortaya koyuyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın kadın istihdamını tüm birimlerde artırma konusundaki hassas yaklaşımı da bu başarıda önemli rol oynuyor.</p>
<p><b>“HAYALİMDEKİ MESLEĞİ YAPIYORUM”</b></p>
<p>UlaşımPark ailesine yeni katılan otobüs sürücüsü Zeynep Kara, trafikte aldığı tepkilerin kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, “Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin sayesinde hayalimdeki mesleği yapıyorum. Tahir Başkanımızın kadın istihdamını her alanda önemsediğini biliyorum ve mesleğimi severek yapıyorum. Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz, insanlardan çok güzel geri dönüşler var. Bizden çok memnun olduklarını ve bizimle gurur duyduklarını söylüyorlar. Biz de çok daha mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“YOLCULARIN TEPKİLERİ ÇOK GÜZEL”</b></p>
<p>Dört aydır UlaşımPark’ta şoförlük yapan Sibel Karademir ise, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a biz kadınlara böyle imkânlar sunduğu için teşekkür ediyoruz. Önümüzü açtığı için mutluyuz ve kendisiyle gurur duyuyoruz. İnsanlar bize daha ılımlı yaklaşıyorlar. Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar. Tepkiler çok güzel. Bunları duyunca biz de çok seviniyoruz ve işimize daha sıkı sarılıyoruz. Yolcular otobüse bindiklerinde bizi görünce önce şaşırıyor sonra bunun çok gurur verici olduğunu söylüyorlar ve biz daha da motive oluyoruz. Mesleğimi severek yapıyorum, çok mutluyum” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARIM BENİMLE GURUR DUYUYOR”</b></p>
<p>Son 3 aydır otobüs şoförlüğü yapan Yıldız Toso, “Benim için çok güzel bir başlangıç oldu. Kadınların sadece şoför olarak değil tüm alanlarda istihdam edilmeleri çok önemli. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi kadınlar önce annedir ve bunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Trafikte geri dönüşler çok güzel. Vatandaşlar tarafından çok beğeniliyor ve takdir ediliyorum. Yolcular kadın şoför sayısının daha da artmasını istiyor. İstediğim işi yapıyorum. Çocuklarım da benimle gurur duyuyor” diyerek, Başkan Büyükakın’ın kadın istihdamına verdiği önemi takdir etti.</p>
<p><b>“İLK BAŞVURUYU YAPTI, 1 YILDIR ÇALIŞIYOR”</b></p>
<p>UlaşımPark’ta kadın şoförlük sürecinin öncülerinden olan <strong>Ayşen Celep</strong> ise öğretmenlikten şoförlüğe uzanan yolculuğunu şu sözlerle anlattı; “Büyük araçlara ilgim olduğu için UlaşımPark’a kadın şoför olarak ilk başvuruyu ben yaptım. Tahir Başkanımıza başvurumu kabul edip, istihdam yolu açtığı için minnettarım. Burada hayallerimizi gerçekleştiriyoruz. Kocaeli halkıyla bütünleştik. Bizi çok güzel kabul ettiler. Kadın istihdamının devamı da geliyor. Çocuklar bizimle fotoğraf çektirmek istiyor. Yolculardan kadın erkek fark etmeksizin her kesimden çok güzel dönüşler alıyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayaller-direksiyon-basinda-gercek-oluyor-603103">Hayaller direksiyon başında gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung, 2026&#8217;da Premium Micro RGB serisini yeni boyutlarla ve gelişmiş özelliklerle genişletiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-2026da-premium-micro-rgb-serisini-yeni-boyutlarla-ve-gelismis-ozelliklerle-genisletiyor-602575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 07:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmiş]]></category>
		<category><![CDATA[geniş]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü]]></category>
		<category><![CDATA[micro]]></category>
		<category><![CDATA[Micro Rgb]]></category>
		<category><![CDATA[netlik]]></category>
		<category><![CDATA[premium]]></category>
		<category><![CDATA[pro]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[rgb]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[serisini]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, 2026 yılında Micro RGB TV serisini 55, 65, 75, 85, 100 ve 115 inç boyutlara genişleteceğini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-2026da-premium-micro-rgb-serisini-yeni-boyutlarla-ve-gelismis-ozelliklerle-genisletiyor-602575">Samsung, 2026&#8217;da Premium Micro RGB serisini yeni boyutlarla ve gelişmiş özelliklerle genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics, 2026 yılında Micro RGB TV serisini 55, 65, 75, 85, 100 ve 115 inç boyutlara genişleteceğini duyurdu. Genişleyen yeni seri, Samsung&#8217;un Micro RGB ekran teknolojilerindeki bir sonraki adımına işaret ederken, evlerde premium izleme deneyimine de yeni bir standart kazandırıyor. Samsung Electronics Görsel Ekran İş Birimi Başkan Yardımcısı Hun Lee, “Samsung&#8217;un en yeni teknolojileriyle geliştirilen Micro RGB portföyü, filmleri, spor programlarını ve dizileri daha etkileyici ve sürükleyici hale getiren canlı renkler ve netlik sunuyor. 2026’da ürün yelpazemizi genişletiyoruz ve en yüksek görüntü standartlarımızı korurken tüm modern yaşam alanlarına uygun boyutlar içeren yeni bir premium kategori oluşturuyoruz” dedi. </p>
<p>Tüketicilerin televizyonlarından daha yüksek görüntü kalitesi talep etmesiyle birlikte birçok izleyici premium modellere geçiş yapıyor. Geniş yaşam alanlarının merkezinde konumlandırıldığında veya yerden tasarruf sağlayan premium bir ekran olarak kullanıldığında, tüm Micro RGB modelleri Samsung&#8217;un gelişmiş ekran mimarisinden faydalanıyor. Bu mimari, şirketin hassas mühendislik ve üstün görüntü performansı konularındaki kararlılığını yansıtıyor.</p>
<p><strong>Mikro RGB: Titiz mühendislikle sunulan gerçekçi renkler</strong></p>
<p>2025 yılında tanıtılan 115 inçlik Mikro RGB&#8217;yi temel alan yeni ürün yelpazesi, renk, netlik ve stil açılarından görüntü performansını güçlendiren gelişmiş özellikler ve iyileştirmeler içeriyor:</p>
<ul>
<li><strong>Mikro RGB Teknolojisi,</strong> her biri bağımsız olarak ışık yayan 100 mikrometreden küçük küçük kırmızı, yeşil ve mavi LED&#8217;ler kullanıyor. Bu gelişmiş ekran teknolojisi, ultra hassas ışık kontrolü ve gelişmiş renk doğruluğu sağlıyor. Bu çerçevede, 4K AI Yükseltme Pro ve AI Hareket Geliştirici Pro’nun da dahil olduğu gelişmiş görüntü işleme teknolojileri, parlaklığı daha da iyileştirirken hareketleri yumuşatıyor ve gerçek zamanlı netlik sunuyor. </li>
<li><strong>Micro RGB AI Engine Pro,</strong> her karede daha hassas ve gerçekçi netlik sunan yeni nesil yapay zekâ yonga setiyle donatıldı. Bu kapsamda izlenen içerikleri gerçek gibi hissettiren canlı bir renk deneyimi için Micro RGB Color Booster Pro ve Micro RGB HDR Pro özellikleri de ürünlerde yer alıyor.</li>
<li><strong>Micro RGB Precision Color 100,</strong> renk sunumuna yönelik gelişmiş RGB renk karartma hassasiyetiyle geliştirilmiş Micro RGB ışık kaynağı içeriyor. VDE sertifikasına sahip Micro RGB Precision Color 100 özelliği, BT.2020 geniş renk gamının %100&#8217;ünü sağlarken hiper gerçekçi tonlar ve üstün bir parlaklık sunuyor.</li>
<li>Samsung&#8217;un belirli ülkelerde sunduğu çoklu ajan platformu <strong>Vision AI Companion</strong>, büyük dil modeli (LLM) destekli akıllı yetenekler ile doğal konuşma modelini Bixby aracılığıyla birleştiriyor. Bu özellik, konuşma tabanlı aramalar yapmayı, etkileşimli soru-cevaplar sürdürmeyi ve proaktif öneriler almayı sağlarken Live Translate, Generative Wallpaper ve Perplexity gibi yapay zekâ destekli özelliklere ve uygulamalara erişim imkânı tanıyor.</li>
<li>Samsung&#8217;un tescilli <strong>Yansımasız Ekran (Glare- Free)</strong> teknolojisi ise yansımaları en aza indirerek farklı aydınlatma koşullarında renklerin netliğini ve kontrastı koruyor, iyi bir izleme deneyimi sunuyor.</li>
<li>Serideki <strong>gelişmiş ses özellikleri</strong> arasında sesleri çok boyutlu sunan Dolby Atmos®, mekana ve içerik türüne göre optimize edilebilen netlik sağlayan Adaptive Sound Pro ve TV hoparlörlerini uyumlu Samsung cihazlarla bağlayarak daha geniş bir ses sahnesi sunan Q-Symphony bulunuyor. 2026’nın tüm Samsung TV&#8217;lerinde, sarmalayıcı 3D ses deneyimi için geliştirilen yeni uzamsal ses sistemi Eclipsa Audio da yer alacak.</li>
</ul>
<p><strong>CES 2026&#8217;dan ilk haberler: Yeni Micro RGB serisi, ev eğlencesini yeniden şekillendirmek için geliştirildi</strong></p>
<p>Ekran ürünlerindeki en yeni gelişmeleri öne çıkarma hedefiyle Samsung, 6-9 Ocak tarihleri arasında Las Vegas&#8217;ta düzenlenecek olan CES 2026 Fuarı’nda yeni Micro RGB serisini tanıtacak. Samsung fuarda daha geniş ekran boyutu yelpazesi ve yaşam alanlarında ultra premium ekranlar sunma konusundaki kararlılığının altını çizecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-2026da-premium-micro-rgb-serisini-yeni-boyutlarla-ve-gelismis-ozelliklerle-genisletiyor-602575">Samsung, 2026&#8217;da Premium Micro RGB serisini yeni boyutlarla ve gelişmiş özelliklerle genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka konforu psikolojik riskler barındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-konforu-psikolojik-riskler-barindiriyor-601902</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 07:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[barındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, yapay zekanın insan yaşamı ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini, özellikle psikoterapi, ilişki kurma becerileri ve düşünme süreçleri açısından ele alarak, kontrollü ve bilinçli kullanımın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-konforu-psikolojik-riskler-barindiriyor-601902">Yapay zeka konforu psikolojik riskler barındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, yapay zekanın insan yaşamı ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini, özellikle psikoterapi, ilişki kurma becerileri ve düşünme süreçleri açısından ele alarak, kontrollü ve bilinçli kullanımın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Yapay zeka davranışlarımızı ele geçirmez, ancak yanlış kullanıldığında bizi yönlendirebilir!</strong></p>
<p>Yapay zekayı, ‘günümüzde hayatımıza sessizce dahil olan, ancak etkisi giderek büyüyen bir güç’ olarak tanımlayan Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Biz uyurken gelişmeye devam eden, sosyal medyada gezinirken davranışlarımızdan öğrenen, sohbet ederken bile bizi dinleyen bu sistem, artık gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline geldi.” dedi.</p>
<p>‘Yapay zekanın davranışlarımızı, düşüncelerimizi ve duygularımızı ele geçirmesi mümkün mü?’ sorusuna ‘hayır’ cevabını veren Demir, “Ancak mesele bu kadar basit değil. Yapay zeka, insan davranışlarına ait örüntüler üzerinden öğrenmek üzere tasarlanmış bir sistem. Asıl tartışılması gereken konu, bu sistemi hangi niyetle, kimlerin ve ne amaçla kullandığıdır. Çünkü yapay zekanın arkasındaki güç, bireylerin düşünce biçimlerini, duygularını ve davranışlarını dolaylı yoldan etkileyebilir, hatta manipülasyona açık hale getirebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zekaya sahip olsa da gerçek duygulara sahip değil!</strong></p>
<p>Yapay zekanın kökeninin oldukça eskiye dayandığına değinen Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Süreç, 1600’lü yıllara, felsefe ve matematik tarihine kadar uzanır. Matematikçi filozof Leibniz’in dört işlem yapabilen hesap makinesini icat etmesi, ‘insan yerine bazı işleri yapabilen sistemler mümkün mü?” sorusunu da beraberinde getirdi.” dedi. </p>
<p>O dönemde hesap makinesine yöneltilen ‘insanlar düşünemez hale gelecek’, ‘işler elimizden alınacak’ eleştirilerinin günümüzde yapay zeka için yapılan tartışmalarla büyük benzerlik taşıdığını aktaran Demir, şunları söyledi:</p>
<p>“Bugün de benzer sorular soruyoruz; ‘Hangi meslekler yok olacak? Çocuklarımız işsiz mi kalacak? İnsan emeğinin değeri azalacak mı?’. Yapay zeka, insan beyninin bilgi işleme mantığını taklit eden dijital bir sistemdir. Nasıl ki insan beyni nöronlar ve sinapslar aracılığıyla çalışıyorsa, yapay zeka da dijital sinir ağları üzerinden veri işler. Ancak kritik bir fark var; zeka var, fakat duygu yok.</p>
<p>Bugün yapay zeka, duyguları taklit edebilir; ancak gerçek anlamda hissedemez. Duygu üretme kapasitesi ve bu duyguların gerçekliği hala insana özgü. Son dönemde bazı yapay zeka sistemlerinin küfürlü ifadeler kullanması ya da insana benzer tepkiler vermesi, bu sistemlerin ‘insanlaştığı’ izlenimini yaratabilir. Ancak bu durum, çoğunlukla arka planda yapılan etik ve davranışsal ayar değişikliklerinin bir sonucudur. Bu noktada, ‘eğer bazı ahlaki ya da davranışsal modüller değiştirilebiliyorsa, yapay zekaya başka neler yaptırılabilir?’ sorusu önem kazanıyor.” </p>
<p><strong>Psikoterapi yapay zekaya bırakılamaz!</strong></p>
<p>Günümüzde yapay zekanın, özellikle tanı ve veri analiz süreçlerinde sağlık alanında aktif olarak kullanıldığını ifade eden Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yakın gelecekte yalnızca yapay zekanın yer aldığı hastaneler gerçekçi görünmese de, uzmanların hata payını azaltan, karar destek sistemi olarak çalışan yapılar oldukça umut verici.” dedi.</p>
<p>Bu noktada yapay zekanın, insanın yerini alan değil; insanı destekleyen bir araç olarak değerlendirildiğinde faydalı bir rol üstlenebileceğini kaydeden Demir, “Ruh sağlığı alanında ise sınırlar çok daha net. Psikoterapi, iki insan arasındaki gerçek ve samimi bir ilişkiye dayanır. Teknikler, yöntemler ya da ekoller kadar önemli olan unsur, kurulan bağdır. Bu nedenle yapay zekanın psikoterapi yapması şu an için mümkün değil ve etik açıdan da sakıncalı. Buna rağmen, birçok insanın yapay zeka sistemlerini bir terapist gibi kullandığını görüyoruz. İnsanlar bu sistemlerle dertleşiyor, duygularını paylaşıyor ve bağ kuruyor. İşte tam bu noktada ‘parasosyal ilişki’ kavramı devreye giriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çatışma yoksa gelişim de yok!</strong></p>
<p>Parasosyal ilişkinin, canlı olmayan bir varlıkla canlıymış gibi kurulan tek taraflı bağı ifade ettiğini dile getiren Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “İlk kez televizyonun yaygınlaşmasıyla tanımlanan bu kavram, bugün yapay zeka ile yeni bir boyut kazandı.” dedi.</p>
<p>Gerçek bir ilişkinin çatışma, hayal kırıklığı, reddedilme ve uzlaşmayı içerdiğine dikkat çeken Demir, “Tüm bu süreçler bireyin psikolojik gelişimini destekler. Oysa yapay zeka, kullanıcıyı memnun etmeye programlıdır. Çoğunlukla onaylayan, çatışmadan kaçınan bir yapı sunar. Çatışma yoksa gelişim de yoktur. Bu durum, kısa vadede konfor ve anlaşılma hissi verse de uzun vadede bireyin sosyal bağ kurma becerisini, psikolojik dayanıklılığını, gerçek ilişkilere tahammül kapasitesini zayıflatır. Özellikle günümüzde giderek artan yalnızlık pandemisi, bu süreci daha da riskli hale getiriyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yapay zeka, bizi yöneten bir otoriteye dönüştüğünde risk başlar!</strong></p>
<p>Her şeyi yapay zekaya sormanın, düşünme becerilerimizi devre dışı bırakmak anlamına geldiğini vurgulayan Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Beyin, kullanılmayan becerileri zamanla köreltir. Bu nedenle yapay zekayı bir ‘uzman’ gibi değil, bir stajyer gibi görmek gerekir. Söylediklerini sorgulamak, eleştirel düşünmek ve nihai kararı insan aklıyla vermek sağlıklı olan yaklaşımdır.” dedi.</p>
<p>Yapay zekanın hayatı kolaylaştıran, üretkenliği artıran bir araç olarak kullanıldığında değerli olduğunun altını çizen Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ancak bizi yöneten, kararlarımızı şekillendiren bir otoriteye dönüştüğünde risk başlar. Gerekirse yapay zeka detoksu yapmak, dijital sınırlar koymak ve gerçek insan ilişkilerine alan açmak, ruh sağlığımız açısından koruyucu olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-konforu-psikolojik-riskler-barindiriyor-601902">Yapay zeka konforu psikolojik riskler barındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-dostluk-duygusunu-kaybettigimiz-icin-yalniziz-601695</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 09:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[duygusunu]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaybettiğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601695</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından bu yıl “Gençlik ve Yalnızlık” temasıyla düzenlenen “7. Uluslararası Yalnızlık Sempozyumu”, Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-dostluk-duygusunu-kaybettigimiz-icin-yalniziz-601695">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından bu yıl “Gençlik ve Yalnızlık” temasıyla düzenlenen “7. Uluslararası Yalnızlık Sempozyumu”, Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı yaptı.</p>
<p><strong>Gelecekte insanlığı bekleyen büyük tehlike yalnızlık!</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yalnızlık konusunu gündeme getirmelerinin temel nedeninin gelecekte insanlığı bekleyen büyük bir tehlikeyi fark etmeleri olduğunu ifade ederek, “Yalnızlık Sempozyumu’nun yedincisini gerçekleştiriyoruz. Bir psikiyatrist olarak yalnızlığın neden bu kadar önemli olduğunu özellikle gelecekte bekleyen tehlikeyi gördüğümüz için gündeme getirme ihtiyacı hissettik.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, günümüzde literatürde giderek daha fazla tartışılan “Kaliforniya Sendromu” kavramına dikkat çekerek, “Bu sendromun dört temel belirtisi var. Kaliforniya Sendromu’nun birinci belirtisi hedonizmdir; yani haz odaklı yaşam felsefesi. Aslında Aristoteles bunu 2500 yıl önce söylemişti. İki tür mutluluk vardır: Biri hedonik mutluluk, yani haz mutluluğu; diğeri ise ödomanik mutluluk, yani anlam mutluluğu.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İnsan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabiliyor”</strong></p>
<p>Haz ve anlam mutluluğunun nörobiyolojik karşılıklarının da ortaya konduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, modern yaşamın anlam mutluluğunu ihmal ettiğini vurguladı ve “Haz mutluluğu beyinde dopaminle ilişkilidir; kısa vadeli ve geçicidir. Anlam mutluluğu ise serotoninle ilgilidir; daha yavaş salgılanır ama daha kalıcıdır. Kapitalist sistem hedonik mutluluğu tercih etmiş, anlam mutluluğunu ihmal etmiştir. Oysa insan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine de değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolojide uzun süre göz ardı edilen önemli bir noktaya dikkat çekerek, “Maslow, son dönemde vefatından önce ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesine ‘kendini gerçekleştirme’yi değil, ‘kendini aşma’yı koymuştu. Kendini aşmanın en üst noktasında ise başkalarına yardım etmek ve manevi ihtiyaçlar vardı. Bu gerçek 2017 yılında açıklandı.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Bencil insan, yaşlılık veya zorluk anlarında derin bir yalnızlık hissi yaşar”</strong></p>
<p>Kaliforniya Sendromu’nun ikinci belirtisinin egoizm ve narsisizm olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, özellikle gençler arasında narsisizmin hızla yayıldığını söyledi.</p>
<p>“ABD’de ‘Narsisizm Epidemisi’ adıyla kitaplar yayımlandı. Narsisizm, egoizmin kişilik haline gelmesidir. Bencil insan, güçlü ve sağlıklı olduğu zaman iyidir; ancak hastalık, yaşlılık veya zorluk anlarında derin bir yalnızlık hissi yaşar.” diye konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu sürecin kaçınılmaz olarak yalnızlık ve depresyonu beraberinde getirdiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Dünyada depresyon küresel ölçekte artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Kaliforniya Sendromu’nun üçüncü belirtisi yalnızlık, dördüncü belirtisi ise mutsuzluk ve depresyondur. Bugün dünyada depresyonun küresel ölçekte artışında bir virüs mü var diye araştırılıyor. Aslında burada virüs, hedonizm virüsüdür.” dedi.</p>
<p>Yalnızlıkla baş etmenin yolunun anlam odaklı bir yaşamdan geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, insanın yalnızlığı kendini değiştirmek ve olgunlaşmak için bir fırsata dönüştürebileceğini anlattı.</p>
<p><strong>Gençler yaşlılardan daha yalnız</strong></p>
<p>Gençlik ve yalnızlık arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Tarhan, İngiltere’de yapılan geniş kapsamlı bir araştırmanın çarpıcı sonuçlarını paylaştı ve “Manchester Üniversitesi ve BBC’nin 55 bin kişiyle yaptığı araştırmada, 16-24 yaş arası gençlerin yüzde 40’ı ‘çok yalnızım’ diyor. 75 yaş üzerindekilerde bu oran yüzde 27. Yani gençler, yaşlılardan daha yalnız.” diye konuştu.</p>
<p>Yalnızlığın artık devlet politikalarını da etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “İngiltere 2018’de, Japonya ise 2021’de Yalnızlık Bakanlığı kurdu. Birleşmiş Milletler, geleceği bekleyen üç büyük tehlike tanımlıyor: Gelir eşitsizliği, iklim değişikliği ve yalnızlık.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Gençlerdeki yalnızlığın nedeni dijital yalnızlık!</strong></p>
<p>Gençlerde yalnızlığın en önemli nedenlerinden birinin dijital yalnızlık olduğunu da belirten Prof. Dr Tarhan, “Dijital dünyada ilişki çok ama derinlik yok. Sosyal paylaşım var ama duygusal paylaşım yok. Sosyal medya aslında sosyal değil; sanal medyadır. Duygusal aktarımın olmadığı yerde yalnızlık vardır.” dedi.</p>
<p>Konuşmasının sonunda, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın temelinde derin ve anlamlı ilişkilerin yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, Harvard Üniversitesi’nin 75 yıl süren araştırmasına atıfta bulunarak, “En uzun, en mutlu ve en sağlıklı yaşayanlar; zengin, ünlü veya başarılı olanlar değil, derin ve anlamlı ilişkileri olan kişiler.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Türk kültüründeki “dost” kavramının altını çizen Prof. Dr. Tarhan, “Dost, insanın kendini yalnız hissettiğinde konuşabileceği kişidir. Güvenli ilişki kurabildiği, zor anında yanında olan kişidir. Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız. Anadolu irfanına, Doğu bilgeliğiyle Batı’nın bilimsel birikimini sentezlemeye ihtiyacımız var. Bu sorun ancak böyle çözülebilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nazife Güngör: “Yalnızlık, gündelik yaşamın içine yerleşmiş bir problem haline geldi”</strong></p>
<p>Konuşmasına sempozyuma katılanları selamlayarak başlayan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, “Önemli bir sempozyum, çok önemli bir konu. Son derece ciddi; çağımızın temel problemlerinden biriyle karşı karşıyayız.” dedi.</p>
<p>Yalnızlığın artık gündelik hayatın doğal bir parçası haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, bireylerin yalnızlaşmasını sadece teorik bir mesele olarak değil, yaşanan ve hissedilen bir gerçeklik olarak değerlendirdi ve “Bugün artık bireylerin yalnızlaştığını sadece akademik metinlerde değil, günlük konuşmalarımızın içinde de dile getiriyoruz. Çünkü görüyoruz, hissediyoruz ve yaşıyoruz. Yalnızlık, gündelik yaşamın içine yerleşmiş bir problem haline geldi.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Teknolojiyle birlikte aile içi ilişkiler zayıfladı”</strong></p>
<p>Yalnızlaşmanın tarihsel kökenlerine de değinen Prof. Dr. Güngör, modernleşme süreciyle birlikte aile yapısında yaşanan dönüşümlerin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Güngör, “Aslında modernleşmeyle birlikte bireyin yalnızlaşmaya başladığını söyleyebiliriz. Bunun en önemli nedenlerinden biri büyük aileden, geleneksel aileden çekirdek aileye geçiştir. Elbette çekirdek ailenin modern yaşam açısından olumlu yönleri vardı; sanayileşmiş kentlerin bir gereği haline gelmişti. Ancak bu dönüşüm, kuşaklar arası kopuşu da beraberinde getirdi.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Aile yapısındaki bu parçalanmanın zamanla daha derin bir yalnızlaşmaya dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Güngör, “Teknolojiyle birlikte aile içi ilişkiler zayıfladı. Çekirdek ailelerde bile ebeveynlerle çocukların arasına teknoloji girdi. Bu aracıyla birlikte aile bireyleri giderek birbirinden kopmaya başladı. İlk etapta bu durum özerklik ve özgürlük hissi verdi; hatta bir süre bunun keyfi yaşandı. Ancak zaman içinde aile bireylerinin aynı evin içinde bile birbirleriyle iletişim kurmadığını, kursalar bile bunu artık bir araç üzerinden yaptıklarını görmeye başladık.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Yalnızlıktan haz almaya başladık”</strong></p>
<p>Günümüzde bireylerin sanal dünya ile kurduğu ilişkinin gerçek sosyal ilişkilerin yerini aldığını söyleyen Prof. Dr. Güngör, “Artık her birimiz elimizdeki mobil telefonların sunduğu sanal dünyayla ilişki kuruyoruz. Bir kafeye sohbet etmek için gidiyoruz, aynı masada oturuyoruz ama birkaç dakika sonra hepimiz o kafenin dışındayız. Aynı masadayız ama her birimiz başka bir dünyadayız.” dedi.</p>
<p>Bu sürecin en tehlikeli boyutunun yalnızlıktan haz almaya başlanması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Garip bir yalnızlaşma ve kopma yaşıyoruz. Daha da vahimi, yalnızlıktan haz almaya başladık. Bireylerin birbirine ihtiyaç duymamaya başlaması çok büyük bir tehlike. Oysa insan dediğimiz varlık sosyal bir varlıktır. Bugün bu sosyal varlık olma halinin çelişkilerini derin biçimde yaşamaya başladık.” diye konuştu.</p>
<p>Modern ve postmodern süreçlerin bireyi ve aileyi parçaladığını belirten Prof. Dr. Güngör, insanın artık hem gerçek hem de sanal dünyada parçalı bir yaşam sürdürdüğünü ifade etti ve “Bir yandan somut gerçeklikte yaşıyoruz, diğer yandan sanal gerçeklikte var oluyoruz. Bu da bizi parçalı hale getiriyor. İlk başta keyif verici gibi görünen bu durum, zamanla insanın kendi çelişkileriyle yüzleştiği çok daha vahim bir süreci beraberinde getiriyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Makinelerle birlikte bir şeyleşme sürecine girdik”</strong></p>
<p>Teknolojinin insanı makinelere bağımlı hale getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Güngör, bu süreci “şeyleşme” kavramıyla açıkladı ve “Birbirimizden uzaklaşırken makinelerle bütünleşmeye başladık. Makinelere eklemlendik. İnsan olmaktan, birey olmaktan uzaklaşıp, makinelerle birlikte bir şeyleşme sürecine girdik. Bu son derece kaygı verici bir durum.” dedi.</p>
<p>Duyguların ve zihinsel süreçlerin de bu dönüşümden etkilendiğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, “Duygularımız yumuşuyor, hatta olumsuz anlamda duygularımızdan arınmaya başlıyoruz. Zihnimizi yapay zekâya, duygularımızı sanal âleme teslim ediyoruz. Bunun sonucunda yalnızlaşma ve yabancılaşmanın iç içe geçtiği çok garip bir sürecin tam ortasında bulunuyoruz.” diye sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Süleymanlı: “Gençlerimiz zaman zaman kendilerini duyulmamış ve yalnız hissetmektedir”</strong></p>
<p>Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Kazakistan’ın başkenti Astana’dan çevrimiçi katılarak gençlerin dijital çağda giderek derinleşen yalnızlık deneyimlerine dikkat çekti.</p>
<p>Bu yıl sempozyumun ana temasının özellikle gençlik olarak belirlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, dijitalleşmenin gençlerin sosyal ilişkilerini dönüştürdüğüne işaret ederek, “Dijital çağın sunduğu tüm iletişim imkânlarına rağmen, sosyal medya üzerinden sürekli etkileşim içinde olan gençlerimiz zaman zaman kendilerini duyulmamış ve yalnız hissetmektedir. Bu tablo, gençlerin yaşadığı yalnızlığın bireysel tercihlerden ziyade içinde bulundukları toplumsal koşullarla yakından ilişkili olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” dedi.</p>
<p>Sempozyum süresince gençlerin yalnızlık deneyimlerini şekillendiren çok sayıda başlığın ele alınacağını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Göçmen gençlikten üniversite gençliğine, dijital kuşaktan sosyal medya fenomenlerine, otizmli gençlerin özgün yalnızlık deneyimlerinden yurt dışında öğrenim gören gençlerin yaşadığı yalnızlık olgusuna kadar pek çok başlığı karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alacağız. Bu gruplar, günümüzde yalnızlığın yeni ve farklı görünümlerini en yoğun biçimde deneyimleyen toplumsal kesimler arasında yer almaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘Gençlik, Dijitalleşme ve Yalnızlık’ araştırması</strong></p>
<p>Her yıl olduğu gibi bu yıl da kapsamlı bir alan araştırmasının sempozyum kapsamında paylaşılacağını dile getiren Süleymanlı, “Sempozyumumuz kapsamında Method Research Company ile iş birliği içerisinde Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz ‘Gençlik, Dijitalleşme ve Yalnızlık’ başlıklı geniş kapsamlı alan araştırmasının bulgularını da değerlendireceğiz.</p>
<p>Sempozyumun yalnızca sorunları tespit etmeyi değil, çözüm üretmeyi hedeflediğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Biz burada yalnızlığı kader gibi kabullenen bir yaklaşımı değil; dönüştürülebilir bir toplumsal mesele olarak ele alan bir anlayışı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yalnızca sorunları tanımlayan değil, aynı zamanda çözüm üreten bir akademik zemin oluşturmayı önemsiyoruz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Yalnızlığın evrensel bir mesele olduğunun altını çizen Prof. Dr. Süleymanlı, “Sempozyumda bu yıl Azerbaycan, Finlandiya, İsviçre, Kazakistan, Rusya ve Özbekistan olmak üzere altı ülkeden yüz yüze ve çevrim içi katılımla geniş bir uluslararası temsil sağlanmıştır. Bu tablo, yalnızlık olgusunun sınırları aşan, evrensel bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Dijitalleşen dünyada gençlerin yalnızlık serüveni ele alındı</strong></p>
<p>Moderatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin’in yaptığı birinci oturumda; Düzce Üniversitesi’nden Prof. Dr. Metin Kılıç “Modernleşen Aile ve Dijitalleşen Gençlik”, Finlandiya Kızılhaçı’ndan Annakatriina Jylhä ve Tommi Korhonen “Yalnızlığın Gönüllülükle Önlenmesi”, Marmara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Müge Akbağ “Gençlikte İlişkisel İhtiyaçlar” ve çevrim içi katılımıyla Prof. Dr. Mustafa Koç “Duyguda Yaşayan Gençliğin Yalnızlık Mücadelesi” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Türkiye’de Gençliğin Yalnızlığı Araştırması sonuçları açıklandı</strong></p>
<p>Sempozyumun en dikkat çekici bölümlerinden birinde; Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin ve Method Research Company’den Hale Aslı Kılıç tarafından hazırlanan “Türkiye’de Gençlik, Yalnızlık ve Dijitalleşme: Güncel Araştırma Bulguları” ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p>Öğleden önceki ikinci oturumda ise; NEET (ne eğitimde ne istihdamda olan) gençlerden göçmen gençlere, otizmli bireylerden uluslararası öğrencilere kadar geniş bir yelpazede “Gençlik ve Toplumsal Yalnızlık Deneyimleri” ele alınacak. Doç. Dr. Cihan Ertan, Dr. Gökhan Özcan, Uzman Klinik Psikolog Buse Duran Birlik, Serden Ferhatoğlu Anıl (İsviçre), Nuriye Novruzova (Konuşma Terapisti) ve Sümeyra Yaman (Çocuk Gelişimi Uzmanı) gençlikte yalnızlığın psikopatolojik ve sosyolojik boyutlarını değerlendirildi.</p>
<p>Sempozyumun öğleden sonraki bölümü çevrim içi olarak devam etti. Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı moderatörlüğündeki bu bölümde; Rusya (RUDN Üniversitesi), Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan’dan katılan bilim insanları, kendi ülkelerindeki gençlik yalnızlığı, siber politikalar ve sosyal medya düzenlemeleri üzerine sunumlar yaptı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-dostluk-duygusunu-kaybettigimiz-icin-yalniziz-601695">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Dostluk duygusunu kaybettiğimiz için yalnızız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi&#8217;nden Türkiye&#8217;de Bir İlk: Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-turkiyede-bir-ilk-cocuk-odakli-afet-eylem-plani-calistayi-yapildi-600698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:49:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her alanda bilimi merkeze alan çalışmalarıyla dikkat çeken İnegöl Belediyesi, afet başlığına da yeni bir soluk getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-turkiyede-bir-ilk-cocuk-odakli-afet-eylem-plani-calistayi-yapildi-600698">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Türkiye&#8217;de Bir İlk: Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her alanda bilimi merkeze alan çalışmalarıyla dikkat çeken İnegöl Belediyesi, afet başlığına da yeni bir soluk getirdi. Türkiye’de ilk kez İnegöl Belediyesi tarafından “Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı” gerçekleştirildi. Çalıştay 25 farklı üniversiten akademisyenler, kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve farklı uzmanlık alanlarından temsilcilerin katılımıyla yapıldı.</p>
<p>İnegöl Belediyesi Türkiye’de bir ilke imza atarak afet başlığına yeni bir soluk getirdi. Afetlerden herkesin etkilendiği, ancak çocukların bu süreçlerde çok ağır yükler taşıdığından yola çıkılarak “Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı” düzenlendi. İnegöl Belediyesi Arge Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştayda Türkiye genelinde katılımcılar yer aldı. 25 farklı üniversiten akademisyenler, kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve farklı uzmanlık alanlarından temsilcilerin katıldığı çalıştay Cumartesi günü Oylat Çağlayan Otel’de gerçekleştirildi.</p>
<p>AFETLERLE YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ<br />Yerelde üretilen model ile Türkiye genelinde uygulanabilir bir rehber oluşturmayı hedefleyen çalıştay, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından çalıştayın açılış konuşmasını yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, çalıştayın düzenlenme amacından söz etti. İnegöl Belediyesi olarak katılımcıların da katkılarıyla tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir sorumluluğu üstlendiklerini kaydeden Başkan Taban, “Afetler, bulunduğumuz coğrafyanın en acı gerçeği. Ne yazık ki bizler, afetlerle yaşamayı öğrenmesi gereken bir ülkeyiz. Yaşadığımız topraklar bize afetlerin bir ihtimal değil, gerçek olduğunu defalarca hatırlattı. Bunun için afetlere karşı hazırlığı öğrenmeliyiz. Mesele; afetler olduktan sonra ne yaptığımız değil, olmadan önce ne kadar hazır olduğumuzdur. Afetlerle yaşamayı öğrenmek; korkuyla değil bilgiyle, çaresizlikle değil planla, tesadüflerle değil hazırlıkla yol almaktır” dedi.</p>
<p>TEMEL MESELE, ÇOCUKLARIMIZIN AFETLERE KARŞI DAHA GÜVENLİ BİR HAYAT SÜRMESİ<br />Bugün özelinde ortak paydanın çocuklar olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, “Bizleri burada buluşturan temel mesele, çocuklarımızın afetlere karşı daha güvenli bir hayat sürmesidir. Toplumları ayıran pek çok başlık olabilir. İnançlar, düşünceler, kurumlar ve meslekler farklılaşabilir. Ancak çocuk söz konusu olduğunda, bu farklılıkların geri çekildiğini; vicdanın ve ortak sorumluluğun öne çıktığını görürüz. Çünkü çocuk, yalnızca bugünün değil, yarının da taşıyıcısıdır. Bu çalıştayın amacı sadece sorunları tespit etmekle yetinmek değil; afet döngüsünün tüm aşamalarında çocuğu merkeze alan, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirmektir. Umuyorum ki burada gün boyunca yapılacak oturumlar, masa çalışmaları ve değerlendirmeler; bilimsel bilgi ile sahadaki gerçekliği buluşturan somut çıktılara dönüşecektir” diye konuştu.</p>
<p>Çalıştaydan beklentilerinin çok net olduğuna vurgu yapan Başkan Taban, “Raflarda kalacak raporlar değil; sahada uygulanabilir, yerel yönetimlere yol gösterecek, çocuklarımızın hayatına doğrudan dokunacak somut bir eylem planı ortaya koymak istiyoruz. Bu bilinçle, katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Çalıştayımızın; güçlü iş birliklerine, kalıcı etkilere ve çocuklarımız için daha güvenli bir geleceğe kapı aralamasını diliyorum” ifadelerinde bulundu.</p>
<p>Çalışayın Bilim Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Hanifi Parlar da “Her yaş seviyesine yönelik afet koruma tedbirleri olduğu gibi en kırılgan, korunmaya muhtaç ve özellikle afet esnasında en çok etkilenen grup olduğu için çocuklarla ilgili bir bilimsel çalışma yapmanın önemli olduğu inancıyla bu program organize edildi. Tabi ki çocuklarımızın afet öncesi, afet esnası ve afet sonrası hazır bulunmuşluk düzeylerini arttırmak, nelerin olabileceği ve hangi durumlarda ne gibi yaklaşımların sergilenmesiyle ilgili olarak hem bilim dünyasına hem yerel yönetimlere hem sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının farkındalığını arttırmak, alınabilecek önlemler ile ilgili bu çalıştay organize edildi” dedi.</p>
<p>Çalıştay Onur Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Mualla Cengiz ise “Bu çalıştay çocuk odaklı bir çalıştay. Ben defalarca sayısız çalıştaya katıldım, bu kadar güzel, titizlikle hazırlanmış çalıştaya ilk kez katılıyorum. Belediye Başkanımız özellikle bu konuda çok hassas. Bilimsel desteğe önem veriyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>ÇOCUK ODAKLI AFET EYLEM PLANI MASAYA YATIRILDI<br />Çalıştayda ise kurulan masalarda akademisyenler, kamu kurumları ve STK temsilcileri ile farklı alanlarda uzmanlar çocuk odaklı afet eylem planı üzerine görüşlerini bildirdi. Gün boyu devam eden çalıştayda, önemli çıktılar elde edildi. Bu çıktıların daha sonra rapor halinde sunulacağı kaydedildi. Çalıştay, gün sonunda hatıra fotoğraflarının çekimi ile son buldu.</p>
<p>MERKEZİNDE ÇOCUĞUN YER ALDIĞI BİR AFET BAKIŞINI DEĞERLENDİRMEK İSTEDİK<br />Çalıştay sonunda yeniden bir değerlendirme yapan Belediye Başkanı Alper Taban, “İnegöl Belediyesi olarak Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı gerçekleştirdik. Yaklaşık 25 üniversiteden akademisyenlerimizin de katılımıyla, yine kamu kurumlarımızın yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileriyle güzel bir çalıştay gerçekleştirdik. Bildiğim kadarıyla bu anlamda daha önce yapılmış bir çalışma yoktu. Tabi ki afetler bizim bir gerçeğimiz. Afetleri yaşayan bir ülkeyiz. Dolayısıyla bunlardan sonuçlar çıkarmayı başaran, sonuca gitmeye çalışan bir yapımız var. Burada biz merkezinde çocuğun yer aldığı bir afet bakışını değerlendirmek istedik. Bunu da konunun uzmanlarınca değerlendirdik. Çocuklar hayatımızda önemli bir değer. Onların gözünden, onların afetlerle olan ilişkisini ölçebilmek adına bu çalıştayı gerçekleştirmiş olduk. Burada özellikle uzmanların ortaya koyduğu görüşler bir rapor haline dönüştürülecek. Sadece bir raporla da kalmasını istemiyoruz, faydalı bilgilerin kullanılması noktasında da çalışmalarımızı takip ediyor olacağız. Katkı veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-turkiyede-bir-ilk-cocuk-odakli-afet-eylem-plani-calistayi-yapildi-600698">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Türkiye&#8217;de Bir İlk: Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen&#8217;in 95 yıllık hayali gerçek oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menemenin-95-yillik-hayali-gercek-oluyor-600668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:49:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[95]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayali]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[Menemen Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menemen'de tam 95 yıl önce ilçeye yapılması planlanan ancak Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan'ın göreve gelişine kadar yalnızca bir hayal olarak kalan kent müzesi için tarihi bir eşik aşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemenin-95-yillik-hayali-gercek-oluyor-600668">Menemen&#8217;in 95 yıllık hayali gerçek oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Menemen&#8217;de tam 95 yıl önce ilçeye yapılması planlanan ancak Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan&#8217;ın göreve gelişine kadar yalnızca bir hayal olarak kalan kent müzesi için tarihi bir eşik aşıldı. Yıkılan Menemen Hükümet Konağı, kendi yerinde aslına uygun olarak yeniden inşa edilerek müze olarak hizmet verecek. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Menemen&#8217;in zengin kültürü ve tarihi birikimini muhafaza edip, gelecek nesillere aktarabileceğimiz sembol bir eseri ilçemize kazandıracağımız için büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz” dedi.</i></b></p>
<p>Antik çağlardan itibaren insanlık için bir yaşam noktası olan ve içinde yüzlerce yıllık camileri, hanları, kiliseleri ile zengin bir kültürel birikime sahip olan Menemen, tüm bu birikimini koruyacak ve geleceğe aktarabilecek bir merkeze kavuşuyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında gazete sayfalarında konu olarak işlenen fakat bugüne dek gerçekleştirilemeyen müze hayali, artık mutlu sona kavuşmaya hazırlanıyor. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan&#8217;ın göreve gelmesinin ardından kurulan Menemen Belediyesi Kent Arşivi ve Müzesi&#8217;nde, bugüne kadar büyük çoğunluğu bağışçılardan olmak üzere 4 bin 300 obje ve 2 bin 500 yazılı materyalin toplanmasının ardından sıra uzun yıllardır beklenen müzenin kurulmasına geldi.</p>
<p><b>Tarihi Hükümet Konağı, yeniden yapılacak</b></p>
<p>Menemen&#8217;de kurulacak müze, 1886 yılında hizmete giren, 1984 yılında yıkılan Menemen Hükümet Konağı&#8217;nın yerinde, tarihi binanın rekonstrüksiyon yöntemiyle yeniden dizaynıyla yapılacak. Bodrum katıyla birlikte toplam 3 katlı ve cumbalı olarak aslına uygun şekilde hayata geçirilecek proje, bölgenin tarihi kimliğine de katkı sunacak. Bedesten, Taşhan, Mahkeme Camii, Gazez Camii gibi birçok tarihi yapının bulunduğu alanda, sokak sağlıklaştırma projesinin de tamamlanmasıyla birlikte bölgenin turizme kazandırılması yolunda önemli bir adım atılmış olacak.</p>
<p><b>Başkan Pehlivan&#8217;dan teşekkür</b></p>
<p>Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menemen&#8217;in bir müzeye kavuşmasını ilçe kimliği adına çok önemsediklerini belirtti. Başkan Pehlivan, &#8220;Menemen, antik çağlardan tutun da 8 bin yıllık çömlekçilik geçmişine, Türk İslam eserlerinden köylerinde ve kent merkezinde yaşattığı kültürel kimliğine kadar ruhu olan bir kent. Böylesi kadim bir kentin, bugüne kadar bir müzeye sahip olmayışı kabullenmek mümkün değil. Bu nedenle göreve geldikten çok kısa bir süre sonra Kent Arşivi ve Müzesi adını verdiğimiz birimimizi kurarak kolları sıvadık. Uzman kadromuzun özverili çalışmaları, hemşehrilerimizin çok kıymetli bağışlarıyla, bugün artık kendilerine ayırdığımız alana sığmayacak kadar çok materyale sahip olduk. Bu süre zarfında bir yandan müzemizde sergileyeceğimiz eşyaları toplarken, diğer taraftan da müzemizi kurmak adına ön çalışmalarımızı tamamladık. Çok kısa süre içinde ihale ve yer tesliminin ardından müze binamız inşa edilecek. Bu noktada bizlere çok kıymetli desteklerinden ötürü İzmir Valimiz Sayın Dr. Süleyman Elban ve Menemen Kaymakamımız Sayın Vedat Yılmaz Beyefendi&#8217;ye ilçem adına yürekten teşekkür ediyorum. Neredeyse bir asırlık bir hayalin gerçek olmasına sundukları katkıyı, Menemenliler olarak unutmayacağız. Bu önemli eseri Menemen’e kazandıracak olmanın gurur ve heyecanı içerisindeyiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemenin-95-yillik-hayali-gercek-oluyor-600668">Menemen&#8217;in 95 yıllık hayali gerçek oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, 2026 için yapay zekâ ve siber güvenlik öngörülerini paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-2026-icin-yapay-zeka-ve-siber-guvenlik-ongorulerini-paylasti-600620</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 11:51:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Modeller]]></category>
		<category><![CDATA[öngörülerini]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanları, yapay zekânın hızlı gelişiminin 2026 itibarıyla siber güvenlik ekosistemini hem bireysel kullanıcılar hem de kurumlar açısından nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor. Büyük dil modelleri (LLM’ler) savunma kabiliyetlerini güçlendirirken, aynı zamanda tehdit aktörleri için yeni fırsat alanları da yaratıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-2026-icin-yapay-zeka-ve-siber-guvenlik-ongorulerini-paylasti-600620">Kaspersky, 2026 için yapay zekâ ve siber güvenlik öngörülerini paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanları, yapay zekânın hızlı gelişiminin 2026 itibarıyla siber güvenlik ekosistemini hem bireysel kullanıcılar hem de kurumlar açısından nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor. Büyük dil modelleri (LLM’ler) savunma kabiliyetlerini güçlendirirken, aynı zamanda tehdit aktörleri için yeni fırsat alanları da yaratıyor.</p>
<p>Deepfake teknolojileri ana akım haline gelirken, bu alandaki farkındalık da artmaya devam ediyor. Şirketler, sentetik içeriklerin yarattığı riskleri daha sık gündeme alıyor ve çalışanlarını bu tür saldırılara karşı bilinçlendirmeye yönelik eğitimlere yatırım yapıyor. Deepfake’lerin hacmi arttıkça, ortaya çıktıkları formatlar da çeşitleniyor. Aynı zamanda farkındalık yalnızca kurumlarla sınırlı kalmıyor; bireysel kullanıcılar da sahte içeriklerle daha sık karşılaşıyor ve bu tehditlerin doğasını daha iyi kavrıyor. Bu gelişmelerle birlikte deepfake’ler, güvenlik gündeminin kalıcı bir unsuru haline geliyor ve sistematik eğitim programları ile kurumsal politikalar gerektiriyor.</p>
<p>Deepfake’lerin kalitesi, özellikle ses teknolojilerindeki ilerlemeler ve kullanım bariyerlerinin düşmesiyle daha da artacak. Görsel kalite halihazırda oldukça yüksek bir seviyedeyken, gerçekçi ses üretimi önümüzdeki dönemin ana gelişim alanı olarak öne çıkıyor. Öte yandan içerik üretim araçlarının giderek daha kullanıcı dostu hale gelmesi, teknik bilgiye sahip olmayan kişilerin bile birkaç tıklamayla orta düzeyde deepfake içerikler oluşturabilmesini mümkün kılıyor. Bu durum, ortalama kaliteyi yükseltirken üretimi çok daha geniş bir kitle için erişilebilir hale getiriyor ve bu yeteneklerin siber suçlular tarafından kullanılmaya devam etmesi kaçınılmaz görünüyor.</p>
<p>Çevrim içi deepfake teknolojileri gelişimini sürdürecek ancak büyük ölçüde ileri seviye kullanıcıların aracı olmaya devam edecek. Gerçek zamanlı yüz ve ses değiştirme teknolojileri ilerleme kaydetse de, bu sistemlerin kurulumu hâlâ ileri teknik beceriler gerektiriyor. Yaygın kullanım kısa vadede olası görünmese de, hedefli saldırı senaryolarında riskler artacak. Artan gerçekçilik ve sanal kameralar üzerinden video manipülasyonu yapılabilmesi, bu tür saldırıları daha inandırıcı hale getiriyor.</p>
<p>Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin etiketlenmesine yönelik güvenilir bir sistem oluşturma çabaları da sürecek. Sentetik içeriklerin tespitine yönelik ortak ve bağlayıcı kriterler henüz mevcut değil; mevcut etiketleme yöntemleri ise özellikle açık kaynak modeller kullanıldığında kolaylıkla aşılabiliyor veya kaldırılabiliyor. Bu nedenle, soruna çözüm getirmeyi amaçlayan yeni teknik ve düzenleyici girişimlerin gündeme gelmesi bekleniyor.</p>
<p>Açık kaynaklı (open-weight) modeller, siber güvenlikle ilgili birçok görevde kapalı modellere hızla yaklaşarak kötüye kullanım potansiyelini artırıyor. Kapalı modeller, daha sıkı kontrol mekanizmaları ve güvenlik önlemleri sunarak suistimali sınırlıyor. Buna karşın açık kaynaklı sistemler, hızla gelişiyor ve benzer kısıtlamalar olmaksızın dolaşıma giriyor. Bu durum, tescilli modeller ile açık kaynak modeller arasındaki farkı bulanıklaştırıyor; her iki yaklaşım da istenmeyen ya da kötü niyetli amaçlar için etkili biçimde kullanılabiliyor.</p>
<p>Meşru ve dolandırıcılık amaçlı yapay zekâ üretimi içerikler arasındaki sınır giderek daha belirsiz hale gelecek. Yapay zekâ bugün dahi ikna edici dolandırıcılık e-postaları, gerçekçi görsel kimlikler ve yüksek kaliteli oltalama (phishing) sayfaları üretebiliyor. Aynı zamanda büyük markalar, reklam ve pazarlama faaliyetlerinde sentetik içerikleri giderek daha fazla kullanıyor ve bu durum, yapay zekâ üretimi görsellerin “normal” ve tanıdık algılanmasına yol açıyor. Sonuç olarak, gerçek ile sahteyi ayırt etmek hem kullanıcılar hem de otomatik tespit sistemleri için daha da zorlaşacak.</p>
<p>Yapay zekâ, siber saldırılarda zincirler arası bir araç haline gelecek ve saldırı yaşam döngüsünün (kill chain) büyük bölümünde kullanılacak. Tehdit aktörleri hâlihazırda LLM’leri kod yazımı, altyapı kurulumu ve operasyonel süreçlerin otomasyonu için kullanıyor. Önümüzdeki dönemde bu eğilim daha da güçlenecek; yapay zekâ, hazırlık ve iletişim aşamalarından kötü amaçlı bileşenlerin oluşturulmasına, zafiyet taramalarından araçların devreye alınmasına kadar saldırının birçok aşamasını destekleyecek. Saldırganlar ayrıca yapay zekâ kullanımına dair izleri gizlemeye çalışacak ve bu da bu tür operasyonların analiz edilmesini daha zor hale getirecek.</p>
<p><strong>Kaspersky Araştırma ve Geliştirme Grubu Yöneticisi Vladislav Tushkanov</strong> konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “<em>Yapay zekâ araçları siber saldırılarda kullanılırken, aynı zamanda güvenlik analizlerinin de giderek daha yaygın bir parçası haline geliyor ve SOC ekiplerinin çalışma biçimini dönüştürüyor. Ajan tabanlı sistemler, altyapıları sürekli olarak tarayarak zafiyetleri tespit edebilecek ve soruşturmalar için bağlamsal bilgiler toplayabilecek; böylece manuel ve tekrarlayan iş yükü önemli ölçüde azalacak. Bunun sonucunda uzmanlar, veri aramak yerine önceden hazırlanmış bağlam üzerinden karar almaya odaklanacak. Paralel olarak güvenlik araçları, karmaşık teknik sorgular yerine doğal dilde komutlarla çalışılan arayüzlere evrilecek</em>.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-2026-icin-yapay-zeka-ve-siber-guvenlik-ongorulerini-paylasti-600620">Kaspersky, 2026 için yapay zekâ ve siber güvenlik öngörülerini paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100 Milyon ABD Doları Tutarında &#8220;Üçlü Etki&#8221; Sürdürülebilir Tahvil İhracı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/100-milyon-abd-dolari-tutarinda-uclu-etki-surdurulebilir-tahvil-ihraci-599755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 11:24:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[100]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[doları]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[Qnb Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tutarında]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599755</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Türkiye, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında 100 milyon ABD doları tutarında “üçlü etki” sürdürülebilir tahvil ihracını başarıyla tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100-milyon-abd-dolari-tutarinda-uclu-etki-surdurulebilir-tahvil-ihraci-599755">100 Milyon ABD Doları Tutarında &#8220;Üçlü Etki&#8221; Sürdürülebilir Tahvil İhracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>QNB Türkiye, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında 100 milyon ABD doları tutarında “üçlü etki” sürdürülebilir tahvil ihracını başarıyla tamamladı. İhraç, QNB Türkiye’nin Sürdürülebilir Finans ve Ürün Çerçevesi altında, ICMA (Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği) Yeşil ve Sosyal Tahvil İlkeleri ile tam uyumlu olarak gerçekleştirildi.</strong></p>
<p>İklim, kadın ve genç odaklı üçlü etki yaklaşımıyla tasarlanan ihraçta, fonların yüzde 65’i yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil binalar ve düşük karbonlu üretim gibi alanlardaki yeşil yatırımlara yönlendirilecek. Kalan yüzde 35’lik kısım ise ekonomik hayata katılımda yapısal zorluklarla karşılaşabilen kadın ve genç girişimcilerin liderliğindeki işletmelerin desteklenmesini amaçlıyor. Banka, daha önce gerçekleştirdiği mavi tahvil ihracı ile de Türkiye’de özel sektörde ilk kez gerçekleştirilen uygulamalar arasında yer almıştı. QNB Türkiye, bu alandaki çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek finans sektöründeki öncü rolünü ortaya koymaya devam ediyor.</p>
<p>QNB Türkiye, tahvil ihracı ile <em>“EBRD Finansal Kuruluşlar Paris Uyum Matrisi”ne göre </em>İklim Geçiş Planı’nı geliştirerek, iklim riskine ilişkin uygulamalarını kamuya raporlayan Türkiye’deki ilk özel banka olma yönünde önemli bir adım atıyor. Kredi portföyünün düşük karbonlu dönüşüme göre şekillendirilmesi ve QNB Türkiye’nin 2050 Net Sıfır vizyonunun somut adımlarla hayata geçirilmesi bu yol haritasının temelini oluşturuyor. Bu yeni yaklaşım sektörde önemli bir kilometre taşı niteliğine sahipken, Türkiye’deki finans sektörünün Paris Anlaşması doğrultusunda sürdürülebilirlik hedeflerine daha hızlı uyum sağlamasına da katkı sunuyor.</p>
<p>QNB Türkiye’nin dönüşüm odaklı finansman anlayışı, eğitim, teknik danışmanlık ve dijital ölçüm altyapılarıyla desteklenen bütünsel bir yaklaşım üzerine kurulu. Banka, tüm iş birimlerini ve şubelerini sürdürülebilirlik kriterleri konusunda sağladığı eğitim programlarıyla güçlendirirken, müşterilerinin ihtiyaçlarını sahada birebir analiz ediyor ve uluslararası sertifikasyon süreçlerine uyum için teknik rehberlik sunuyor. Dijital Köprü platformu üzerinden yapılabilen karbon ayak izi ölçümü, sürdürülebilirlik performans takibi ve raporlama çözümleri sayesinde finansman süreçleri dijital olarak izlenebilir hâle geliyor. Böylece QNB Türkiye, sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca finansörü değil, aynı zamanda tasarımcısı ve hızlandırıcısı kimliğini pekiştiriyor.</p>
<p>QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:<br /> “EBRD ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, finansmanın dönüştürücü gücünü sahadaki gerçek ihtiyaçlarla buluşturan önemli bir adım. Bu ‘üçlü etki’ sürdürülebilirlik tahviliyle yalnızca yeşil projeleri değil, kadınların ve gençlerin liderliğindeki işletmeleri de destekleyerek kapsayıcı, dirençli ve geleceğe hazırlıklı bir ekonomik yapıya da katkı sağlıyoruz. QNB Türkiye olarak finansmanı yalnızca bir kaynak değil, sürdürülebilir dönüşümün en etkili kaldıraçlarından biri olarak görüyoruz. Bu nedenle hem yeşil hem de sosyal ekonomiyi destekleyen bu yapı bizim için bir finansman işleminden öte, kapsayıcı ekonominin inşasında belirleyici bir güç anlamına geliyor. Türkiye’de özel sektör için bir ilk olacak İklim Geçiş Planı çalışmalarımızla portföyümüzü Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu biçimde dönüştürme kararlılığımızı da ortaya koyduk. İnanıyoruz ki finans sektörünün iklim, kapsayıcılık ve yönetişim alanlarındaki sorumluluğu arttıkça ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolculuğu daha da hızlanacak.”</p>
<p>EBRD Türkiye Başkan Vekili Oksana Yavorskaya şu açıklamada bulundu: “Bu dönüm noktası niteliğindeki üçlü etki yatırımımızla QNB Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yolculuğunu desteklemekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım yalnızca iklim gündemini ilerletmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de kapsayıcılığı ve güçlenmeyi teşvik ediyor. Ayrıca, dayanıklı ve kapsayıcı bir geleceğin şekillendirilmesine yönelik önemli bir adım olan İklim Geçiş Planı’nı geliştirmedeki liderliği dolayısıyla QNB Türkiye’yi takdir ediyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100-milyon-abd-dolari-tutarinda-uclu-etki-surdurulebilir-tahvil-ihraci-599755">100 Milyon ABD Doları Tutarında &#8220;Üçlü Etki&#8221; Sürdürülebilir Tahvil İhracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polat Enerji, Ege RES Projesinde SolarToday ve iNOVAT İş Birliği ile Kurulan Türkiye&#8217;nin İlk Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali&#8217;nin Bakanlık Kabulü Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/polat-enerji-ege-res-projesinde-solartoday-ve-inovat-is-birligi-ile-kurulan-turkiyenin-ilk-depolamali-ruzgar-enerji-santralinin-bakanlik-kabulu-gerceklesti-599229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[batarya]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Depolama]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[inovat]]></category>
		<category><![CDATA[kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[polat]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesinde]]></category>
		<category><![CDATA[res]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[solartoday]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye yenilenebilir enerji sektörünün öncü şirketi Polat Enerji’ye ait, 15,2 MWm kurulu güce sahip olan Ege Rüzgâr Enerji Santrali’nde Depolamalı RES kurma yöntemi ile kapasite artışı yapılması için üç şirket arasında Ocak 2025’te bir iş birliği anlaşması imzalanmıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polat-enerji-ege-res-projesinde-solartoday-ve-inovat-is-birligi-ile-kurulan-turkiyenin-ilk-depolamali-ruzgar-enerji-santralinin-bakanlik-kabulu-gerceklesti-599229">Polat Enerji, Ege RES Projesinde SolarToday ve iNOVAT İş Birliği ile Kurulan Türkiye&#8217;nin İlk Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali&#8217;nin Bakanlık Kabulü Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye yenilenebilir enerji sektörünün öncü şirketi Polat Enerji’ye ait, 15,2 MWm kurulu güce sahip olan Ege Rüzgâr Enerji Santrali’nde Depolamalı RES kurma yöntemi ile kapasite artışı yapılması için üç şirket arasında Ocak 2025’te bir iş birliği anlaşması imzalanmıştı. Proje, Türkiye’de ilk lisans verilen, ilk proje onayı alınan, ilk yatırım teşviklerinden yararlanan ve ilk kabulü gerçekleştirilen Lisanslı Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) olma özelliklerini taşıyor.</p>
<p>15,17 MWh kapasiteli enerji depolamalı sistemi, CATL bataryaları, Power Electronics PCS ve PowerKonnekt Enerji Yönetim Sistemi (EMS) ile entegre çalışacak şekilde tasarlandı. Enerji depolama ünitesinde ürün tedariki SolarToday Türkiye; sistemin anahtar teslim entegrasyonu, devreye alınması ve PowerKonnekt Enerji Yönetim Sisteminin kurulumu ise iNOVAT tarafından gerçekleştirildi. Ayrıca, projenin batarya kapasitesini toplam 28,16 MWh’a çıkaracak ikinci faz çalışmaları da kesintisiz şekilde devam etmektedir.</p>
<p>Proje, global ölçekte kendini kanıtlamış batarya teknolojisi ve enerji güç dönüşüm sistemi (PCS) ile PowerKonnekt Enerji Yönetim Sistemi (EMS) ve mühendislik çözümlerini bir araya getirerek enerji depolama altyapısında yeni bir dönemi başlatıyor. Sistem, rüzgâr enerjisinden üretilen elektriğin depolanarak ihtiyaç duyulan anlarda şebekeye aktarılmasını, üretim dengesizliğinin yönetilmesini ve ticaret optimizasyonları sayesinde enerji depolama sisteminin gelirinin en üst seviyeye çıkarılmasını sağlayacak. Bir yandan rüzgar enerjisi üretim optimizasyonunu gerçekleştirirken bir yandan da Türkiye’nin elektrik şebekesi kararlılığına önemli bir katkı sunacak olan proje, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılabilmesi için Batarya Enerji Depolama Sistemleri’nin önemini de vurguluyor.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Polat Enerji Genel Müdürü Evren Güvenç</strong>, Polat Enerji’nin hem yenilenebilir enerji üretiminde hem de enerji depolama alanında öncü olma vizyonunu sürdürdüğünü vurguladı. Bu kapsamda, Ege RES’te gerçekleştirilecek depolamalı kapasite artışı projesi için SolarToday Türkiye ve iNOVAT ile iş birliği yapmayı tercih ettiklerini belirten Güvenç, projenin Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşımasının kendileri açısından ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Güvenç, “Bu stratejik proje ile yalnızca ülkemizde değil, Avrupa pazarında da örnek gösterilecek bir başarı hikâyesi ortaya koymayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz çalışmalarla da öncü konumumuzu daha da güçlendireceğiz” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin ilk depolamalı rüzgar santraline ürün tedariki sağlayan<strong> SolarToday Türkiye’nin CEO</strong>’<strong>su Mario Dalsarfati, </strong>“Yaklaşık 15 yıldır Avrupa’nın 25 ülkesinde varlık gösteriyoruz. Bugün Türkiye adına göğsümüzü kabartan bir projeyi tüm tedarik, kurulum ve test süreçlerinin tamamlanmasının ardından hayata geçirdiğimizi duyurmaktan mutluyuz. SolarToday olarak Türkiye’nin kurulu depolamalı gücüne azami seviyede katkıda bulunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. </p>
<p>Aynı zamanda Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı da olan ve son dönemde özellikle ‘Türkiye’yi batarya alanında bölgesel üs yapma’ yönünde faaliyetlerini artırdıklarını vurgulayan <strong>iNOVAT Y</strong><strong>önetici Ortağı Doğa Can Bayram </strong>da Türkiye’nin bu hedefe ulaşmasında bu projenin somut bir başlangıç noktası oluşturacağının altını çizdi. Bayram, depolama ekosisteminin ve sektörünün önünün açılması için yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek Türkiye’nin depolamada ürün tedarikinden mühendisliğe ileri teknolojiden yazılım ve enerji yönetim sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede ve uluslararası standartlarda hizmet verme kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekti. “Türkiye olarak güçlü yönlerimizi daha da güçlendirmeli ve ülkemizi bataryada gerçek bir ‘bölge üssü’ haline getirmeliyiz” diyen Bayram, ülkenin uzun zamandır beklediği depolamalı projelerin ilkini hayata geçirmekten memnuniyet duyduklarını söyledi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polat-enerji-ege-res-projesinde-solartoday-ve-inovat-is-birligi-ile-kurulan-turkiyenin-ilk-depolamali-ruzgar-enerji-santralinin-bakanlik-kabulu-gerceklesti-599229">Polat Enerji, Ege RES Projesinde SolarToday ve iNOVAT İş Birliği ile Kurulan Türkiye&#8217;nin İlk Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali&#8217;nin Bakanlık Kabulü Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hediye alışverişinin geleceği araştırması: Kaspersky Raporu, Türkiye&#8217;deki Katılımcıların %54&#8217;ünün Bu Yılbaşında Dijital Hediye Vereceğini Gösteriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hediye-alisverisinin-gelecegi-arastirmasi-kaspersky-raporu-turkiyedeki-katilimcilarin-%54unun-bu-yilbasinda-dijital-hediye-verecegini-gosteriyor-599103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışverişinin]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hediye]]></category>
		<category><![CDATA[hediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[Katılımcıların]]></category>
		<category><![CDATA[popüler]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky’nin yeni araştırmasına göre 2025/2026 yılbaşı sezonunda dijital hediyeler ve kişiye özel kutlamalar büyük ilgi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hediye-alisverisinin-gelecegi-arastirmasi-kaspersky-raporu-turkiyedeki-katilimcilarin-%54unun-bu-yilbasinda-dijital-hediye-verecegini-gosteriyor-599103">Hediye alışverişinin geleceği araştırması: Kaspersky Raporu, Türkiye&#8217;deki Katılımcıların %54&#8217;ünün Bu Yılbaşında Dijital Hediye Vereceğini Gösteriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky’nin yeni araştırmasına göre 2025/2026 yılbaşı sezonunda dijital hediyeler ve kişiye özel kutlamalar büyük ilgi görüyor. Yayın platformu abonelikleri ve oyun kredileri kullanıcıların tercih listesinde ilk sıralarda yer alıyor.</strong></p>
<p>Günlük aktivitelerimizin dijital ortama giderek daha fazla kaymasıyla birlikte, dijital hediyeler hızla bir yenilik olmaktan çıkıp ana akım bir fenomene dönüşüyor. Yılbaşı alışverişi sezonunun hemen öncesinde Kaspersky, dijital hediyelerin gerçek popülerliğini ortaya çıkarmak ve hangi dijital hediyelerin tüketicilerin kalbini fethettiğini göstermek için bir anket* gerçekleştirdi.</p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’deki katılımcıların yalnızca dörtte biri geleneksel yaklaşımı benimsemeye devam ediyor; bu grup, fiziksel hediyeleri tercih ettiğini ve yakın vadede bu tutumunu değiştirmeyi düşünmediğini belirtiyor. Buna karşılık, katılımcıların %31’i dijital hediye verme alışkanlığını halihazırda benimsemiş durumda. Ek olarak %23’lük bir kesim henüz dijital hediye satın almamış olsa da bunu denemeye açık olduğunu ifade ediyor. %27’lik bir grup ise gelecekte dijital hediyelere yönelebileceğini ancak bu yıl bu adımı atmaya henüz hazır olmadığını söylüyor.</p>
<p>18–34 yaş aralığındaki genç kuşak, dijital hediyeleşmenin gerçek öncüleri olarak öne çıkıyor. Bu yaş grubundaki katılımcıların %63’ü bu yılbaşı sezonunda dijital hediye almayı planlıyor. Dijital dünyaya doğuştan aşina olan bu grubun neredeyse yarısı (%46), daha önce dijital hediye verdiğini belirtiyor. Buna karşılık 55 yaş ve üzeri katılımcılar daha geleneksel bir yaklaşım sergiliyor; bu grubun neredeyse yarısı (%46) fiziksel hediyeleri tercih ettiğini ifade ediyor.</p>
<p>Dijital hediyelerin popülaritesi artarken, Kaspersky uzmanları dijital hediyeleşmenin sunduğu avantajlara rağmen sahte çevrim içi mağazalar ve oltalama (phishing) bağlantıları gibi çeşitli güvenlik risklerine karşı kullanıcıları dikkatli olmaya çağırıyor ve güçlü güvenlik çözümlerinin kullanılmasını öneriyor.</p>
<p><strong>Genç yetişkinler bu yılbaşında kazak yerine Netflix hediye etmeye 3 kat daha yatkın</strong></p>
<p>Araştırmaya göre, Türkiye’de dijital hediye almayı düşünen veya daha önce bu yönde deneyimi olan katılımcıların %59’u Netflix ve Spotify gibi yayın platformlarını tercih ediyor. Bu sonuç, eğlence aboneliklerinin dijital hediyeler arasında ilk sıraya yerleştiğini ortaya koyuyor. İkinci sırada %37 ile oyun kredileri ve abonelikleri bulunuyor. Çevrim içi eğitimler %35’lik oranla üçüncü sırada yer alırken, e-kitap abonelikleri %34’lük paya sahip. Photoshop ve Illustrator gibi yaratıcı yazılımlar ise %28 oranında tercih ediliyor.</p>
<p>Eğlence aboneliklerinin yanı sıra, popüler hediyeler arasında fitness abonelikleri ve psikoloji veya meditasyon hizmetlerinin yer aldığı dijital iyi yaşam (wellness) kategorisi de popülerlik kazanıyor.</p>
<p>Fitness abonelikleri dijital hediye alıcılarının bir miktar ilgisini çekmiş olsa da (%22), zihinsel iyi yaşam hizmetleri daha az popülerliğini koruyor ve katılımcıların yalnızca %29&#8217;u bunlara ilgi duyduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Tıklamadan Önce Düşün: Dijital Hediyeler Etrafındaki Gizlilik Endişeleri Ortaya Çıkıyor</strong></p>
<p>Abonelikler en popüler ve uygun dijital hediye seçenekleri olarak öne çıkarken, yılbaşı alışverişi sezonu tüketicilerin dikkatle yönetmesi gereken artan riskleri de beraberinde getiriyor. Daha fazla insan son dakika hediyesi olarak yayın hizmetleri, oyun kredileri ve online kurslar satın almak için acele ederken, siber suçlular bu aktivite artışını giderek daha sofistike kimlik avı (phishing) düzenleriyle istismar ediyor. Yapay zekâ (AI) yardımıyla dolandırıcılar, meşru abonelik hizmetlerini taklit eden inandırıcı sahte web siteleri, hileli e-postalar ve yanıltıcı açılır pencereler oluşturabilir, böylece hediye alışverişi aciliyetinden ve heyecanından faydalanırlar. Hediye alışverişinizi daha güvenli hale getirmek için, yapay zekâ destekli kimlik avı önleme bileşeni içeren bir güvenlik çözümü kullanın; bu, kötü amaçlı bağlantılara tıklamayı önler ve ödemelerinizi güvence altına alır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Noel Baba dijitalleşiyor</strong></p>
<p>Noel Baba’dan veya ünlülerden gelen kişiselleştirilmiş video ya da sesli mesajlar ile dijital kartpostallar, her biri %19 oy alarak en popüler dijital hediye seçenekleri arasında yer alıyor. Bu tür yenilikçi hediyeler, standart seçeneklerin ötesine geçerek gerçekten özgün ve kişisel mesajlar sunma imkânı tanıyor. Ancak Kaspersky uzmanları, bu hizmetlerin bazılarının gereğinden fazla kişisel veri talep ettiğine dikkat çekerek kullanıcıları temkinli olmaya çağırıyor.</p>
<p><strong>Her 3 tüketiciden 1’i güvenlik yazılımını hediye olarak görmek istiyor</strong></p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de Türkiye’deki katılımcıların %31’inin dijital yaşamı korumaya yönelik güvenlik yazılımlarını yalnızca bir ihtiyaç değil, aynı zamanda anlamlı bir hediye olarak görmesi. Güvenlik çözümleri, parola yöneticileri ve VPN abonelikleri, basit birer araç olmanın ötesine geçerek hem pratik fayda hem de iç huzuru sunan hediyelere dönüşüyor. Bu dijital koruma çözümleri, mevcut cihazlar veya diğer dijital hediyelerle kolayca entegre edilerek kapsamlı bir çevrim içi güvenlik deneyimi sunabiliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Tüketici İş Birimi Başkan Yardımcısı Marina Titova </strong>konuya ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor: “<em>Güvenlik çözümlerine yönelik ilginin artması son derece sevindirici. Bu durum, sevdiklerimizin dijital yaşamlarını korumanın artık bir özen ve sorumluluk göstergesi olarak algılandığını ortaya koyuyor. Siber güvenlik artık yalnızca kendi verilerimizi korumakla ilgili değil; aynı zamanda değer verdiklerimiz için daha güvenli bir dijital alan yaratmak anlamına geliyor.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 katılımcı araştırmaya dahil edildi.</em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hediye-alisverisinin-gelecegi-arastirmasi-kaspersky-raporu-turkiyedeki-katilimcilarin-%54unun-bu-yilbasinda-dijital-hediye-verecegini-gosteriyor-599103">Hediye alışverişinin geleceği araştırması: Kaspersky Raporu, Türkiye&#8217;deki Katılımcıların %54&#8217;ünün Bu Yılbaşında Dijital Hediye Vereceğini Gösteriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>70 yaşında İtalyan mutfağı hayali gerçek oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/70-yasinda-italyan-mutfagi-hayali-gercek-oldu-598765</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 11:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[70]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayali]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[talyan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598765</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtalyan mutfağını çok seven Nurgül Şengür, 70 yaşında Bağcılar Belediyesi Vefahane Yaşam Merkezi’nde hayallerini gerçekleştirme fırsatı buldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/70-yasinda-italyan-mutfagi-hayali-gercek-oldu-598765">70 yaşında İtalyan mutfağı hayali gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İtalyan mutfağını çok seven Nurgül Şengür, 70 yaşında Bağcılar Belediyesi Vefahane Yaşam Merkezi’nde hayallerini gerçekleştirme fırsatı buldu. Aşçılık sınıfında aldığı eğitimle focaccia ekmeğinden spagettiye kadar bütün İtalyan yemeklerini yaptığını söyleyen Şengür, “Çocuklarım da çok sevdiler. Artık evimizden İtalyan yemekleri kokusu yükseliyor” dedi.</b></p>
<p>Bağcılar Belediyesi’nin hizmete sunduğu Vefahane Yaşam Merkezi, ilçedeki yaşlıların isteği doğrultusunda spordan el işçiliğine kadar farklı branşlarda kurslar düzenliyor. Bunların arasında yoğun ilgi gören aşçılık sınıfı öne çıkıyor. Kursun müdavimlerinden biri de 70 yaşındaki Nurgül Şengür. Bağcılar’da yaşayan Şengür, çocukluğundan beri hayalini kurduğu hayali burada gerçekleştirdiğini söyledi.</p>
<p><b>İtalyan yemeklerini çok seviyorum</b></p>
<p>İki yıldır Vefahane Yaşam Merkezi’ne gittiğini belirten Şengür, “Yemek yapmayı ve ikram etmeyi çok seviyorum. Dünya mutfağına çok meraklıyım. Özellikle İtalyan yemeklerini çok seviyorum.  İtalya’ya gezmeye gittiğimde de bütün yemeklerin tadına bakmıştım. Çocukluktan bu yana da elimden geldiği kadarıyla İtalyan mutfağının yemeklerini yapmaya çalışıyordum. Burada Filiz hocamız sayesinde İtalyan mutfağını tanıma fırsatı buldum. Artık tatlı, tuzlu bütün İtalyan yemeklerinin pişirme yöntemlerini öğrendim” dedi.</p>
<p><b>Evde focaccia ekmeği tüketiyoruz</b></p>
<p>Kursta öğrendiğini evde de uyguladığını sözlerine ekleyen Şengür, şöyle devam etti: “Focaccia ekmeği, spagetti, pizza, tramisu gibi artık aklınıza ne geliyorsa bütün lezzetleri evimde pişiriyorum. Çocuklarım da çok sevdiler ve sürekli pişir diyorlar. Ekmek olarak Focaccia ekmeği tüketiyoruz. Artık evimizden İtalyan yemekleri kokusu yükseliyor.” Şengür, Vefahane Yaşam Merkezi’ndeki hizmetlerden dolayı da Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız’a teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/70-yasinda-italyan-mutfagi-hayali-gercek-oldu-598765">70 yaşında İtalyan mutfağı hayali gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşarj&#8217;ın yeni hizmet noktasını müşteriler belirledi: İzmir Aliağa&#8217;da yeni şarj istasyonu açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/esarjin-yeni-hizmet-noktasini-musteriler-belirledi-izmir-aliagada-yeni-sarj-istasyonu-acildi-597842</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[belirledi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[eşarj]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[müşteriler]]></category>
		<category><![CDATA[noktasını]]></category>
		<category><![CDATA[şarj]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597842</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlklerin şirketi Eşarj, 2008 yılında kurulduğu günden itibaren, müşteri deneyimini iyileştiren yenilikçi uygulamalara imza atıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esarjin-yeni-hizmet-noktasini-musteriler-belirledi-izmir-aliagada-yeni-sarj-istasyonu-acildi-597842">Eşarj&#8217;ın yeni hizmet noktasını müşteriler belirledi: İzmir Aliağa&#8217;da yeni şarj istasyonu açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlklerin şirketi Eşarj, 2008 yılında kurulduğu günden itibaren, müşteri deneyimini iyileştiren yenilikçi uygulamalara imza atıyor. Bu doğrultuda gerçekleştirdiği yeni projesinin bir somut çıktısı olarak, 180kW gücündeki yeni hızlı şarj istasyonunu İzmir Aliağa’da hizmete açtı. </p>
<p>Kullanıcıları ile paylaştığı lokasyon öneri formu ile çeşitli platformlardan talep toplayan Eşarj, 12 binden fazla kullanıcının sunduğu önerileri değerlendirdi. Öneriler arasında en fazla talep alan noktalardan Aliağa lokasyonu, aynı zamanda İzmir’in giderek artan elektrikli araç şarj istasyonu ihtiyacına da bir karşılık verebilmek adına seçildi. Bu yönüyle İzmir Aliağa’da kurulan istasyon, elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veren ve onlarla birlikte şekillenen bir yatırım olarak öne çıktı. </p>
<p><strong>Enerji zirvesinden yeni istasyona canlı bağlantı</strong></p>
<p>Yeni istasyonun açılış etkinliği ise özel bir bağlantı ile gerçekleştirildi. İstanbul’da gerçekleşen 15. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yer alan Eşarj standından, İzmir Aliağa’daki yeni DC hızlı istasyona bir canlı bağlantı yapıldı. Zirvedeki sahnede açılış konuşması yapan Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, zirveye katılan kamu, basın ve iş dünyasından katılımcıların da eşliğinde, istasyon başındaki Eşarj yöneticileri ve Aliağa istasyonu için oy kullanan müşterilere bağlandı.</p>
<p><strong>Yakup Aydilek: Müşterilerimizin talepleri yol haritamızı belirliyor</strong></p>
<p>İstanbul’da düzenlenen enerji zirvesinden canlı bağlantı ile İzmir’deki şarj istasyonunun açılışını gerçekleştiren <strong>Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek</strong>: “Eşarj olarak büyüyen şarj altyapımızı planlarken en önemli yol göstericimiz, müşterilerimizden gelen gerçek saha içgörüleri ve beklentiler oluyor. Bu anlayışla geliştirdiğimiz ‘Lokasyon Öner’ projesi sayesinde yatırımlarımızı doğrudan kullanıcı taleplerine göre şekillendirme fırsatı elde ettik. Uygulamada en yüksek talep alan noktalardan biri olan İzmir Aliağa’daki yeni istasyonumuzu hizmete açmak, müşterilerimizle birlikte oluşturduğumuz bu ortak aklın güzel bir sonucu. Hedefimiz, elektrikli araç kullanıcılarının yolculuklarını kolaylaştıran, hızlı, güvenilir ve her noktada aynı kaliteyi sunan bir şarj deneyimi oluşturmak. Veri odaklı yönetim yaklaşımımız, yüksek hızlı şarj teknolojilerine yaptığımız yatırımlar, akıllı şarj çözümlerimiz ve sürekli yenilenen mobil uygulamamız bu hedef doğrultusunda şekilleniyor. Tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan altyapımızla yalnızca hızlı ve erişilebilir bir şarj ağı sunmakla kalmıyor; Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayarak daha sürdürülebilir bir geleceğin inşasında da aktif rol üstleniyoruz. Aliağa’daki yeni istasyonumuz bu vizyonun somut bir yansıması. Elektrikli mobilitenin geleceğini teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde müşterilerimizle birlikte şekillendirmeye devam ederken, Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenmekten büyük gurur duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/esarjin-yeni-hizmet-noktasini-musteriler-belirledi-izmir-aliagada-yeni-sarj-istasyonu-acildi-597842">Eşarj&#8217;ın yeni hizmet noktasını müşteriler belirledi: İzmir Aliağa&#8217;da yeni şarj istasyonu açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RE:PLAY oyun turnuvasının final gecesi gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/replay-oyun-turnuvasinin-final-gecesi-gerceklesti-597635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 10:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[excalibur]]></category>
		<category><![CDATA[final]]></category>
		<category><![CDATA[gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[play]]></category>
		<category><![CDATA[re]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[turnuvasının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Excalibur, Intel ve Teknosa’nın güç birliğiyle Türkiye’nin dört bir yanından oyun ve teknoloji tutkunlarını bir araya getiren RE:PLAY oyun turnuvası, 29 Kasım’da Çırağan Palace Kempinski’de düzenlenen görkemli final gecesiyle sona erdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/replay-oyun-turnuvasinin-final-gecesi-gerceklesti-597635">RE:PLAY oyun turnuvasının final gecesi gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Excalibur, Intel ve Teknosa’nın güç birliğiyle Türkiye’nin dört bir yanından oyun ve teknoloji tutkunlarını bir araya getiren RE:PLAY oyun turnuvası, 29 Kasım’da Çırağan Palace Kempinski’de düzenlenen görkemli final gecesiyle sona erdi. Casper’ın yüksek performanslı bilgisayar markası Excalibur’un ana sponsorluğunda, Intel ve Teknosa iş birliğiyle gerçekleşen etkinlik, oyunseverlere unutulmaz bir deneyim sundu. Zorlu mücadele sonunda 500 bin TL değerindeki büyük ödülün sahibi Eren Tokmak oldu.</strong></p>
<p>Excalibur, Intel ve Teknosa iş birliği ile gerçekleşen RE:PLAY final gecesi; yenilikçi deneyimlerin, rekabetin ve eğlencenin buluştuğu özel bir atmosfer sunarak oyun ve teknoloji meraklılarını bir araya getirdi. Açılışını YouTuber ve Twitch yayıncısı Pqueen’in yaptığı gecede, enerjik başlangıcın ardından sahnede büyüleyici bir dans performansı sergilendi. Sonrasında sahneyi devralan LED keman şov, izleyicilere görsel bir şölen yaşattı. Pqueen’in yeniden sahneye dönmesiyle RE:PLAY Belgeseli izlendi ve belgeselin ardından gerçekleşen samimi sohbet bölümünde yıl boyunca yaşanan unutulmaz anılar paylaşıldı.</p>
<p><strong>Excalibur G870 deneyimi, en çok ilgi çeken bölüm oldu </strong></p>
<p>Etkinlik serisi boyunca ziyaretçiler hem yarışmalarda hem de deneyim alanlarında keyifli anlar yaşadı. Katılımcıların en çok ilgi gösterdiği bölüm ise Intel Core işlemcili Excalibur G870 serisi bilgisayarlarda sunulan Forza Horizon 5 deneyimi oldu. Oyuncular, yüksek performanslı sistemlerde hız sınırlarını zorlayarak sanal pistlerde kıyasıya mücadele etti. Ayrıca alanda kurulan özel parkurda düzenlenen RC araba yarışları, adrenalini gerçek dünyaya taşıyarak yoğun ilgi gördü.</p>
<p><strong>500 bin TL değerindeki büyük ödül sahibini buldu</strong></p>
<p>Finale kalan 10 yarışmacı, 500 bin TL değerinde Teknosa hediye çeki için büyük bir rekabet içine girdi. Zorlu mücadele sonunda büyük ödülün sahibi Eren Tokmak oldu. Finalde ikinciliği elde eden yarışmacıya Intel Core i7 işlemcili Excalibur G870, üçüncüye ise Intel Core i5 işlemcili Excalibur G870 hediye edildi. Markaların temsilcileri sahneye çıkarak kupa takdimini gerçekleştirdi ve sahnede hatıra fotoğrafları çekildi.</p>
<p><strong>RE:PLAY ruhunu taçlandıran kapanış</strong></p>
<p>Finalin ilerleyen dakikalarında Açılış Dansı’nın ikinci seti ve LED keman şovunun ikinci performansı ile tempo yeniden yükseldi. Ardından sahneye çıkan Can Bonomo, özel repertuarı ve enerjik sahne performansıyla geceye müzik dolu bir final yaşattı. Etkinlik, Final DJ performansı ile son buldu. Katılımcılar, müzik ve ışıklarla dolu kapanış anlarında RE:PLAY’in ruhunu bir kez daha hissetti.</p>
<p><strong>“Oyun dünyasına değer katmaya devam edeceğiz”</strong></p>
<p>Finali değerlendiren <strong>Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman</strong>, oyun dünyasının sürekli gelişen yapısına dikkat çekerek şunları söyledi: <em>“Oyun dünyası sürekli gelişiyor. Her yeni oyun, yeni bir deneyim, yeni bir strateji, yeni bir dostluk anlamına geliyor. İşte bu nedenle oyuncular, sadece rakipleriyle değil, aynı zamanda kendi sınırlarıyla da yarışıyor. RE:PLAY, bir oyun turnuvası olmanın yanında hayal gücümüzü, üretkenliğimizi ve birlikte başarma tutkumuzu kutladığımız bir platform. RE:PLAY’in amacı ise bu enerjiyi ve tutkuyu görünür kılmak, Türkiye’deki yetenekleri desteklemek ve oyun ekosistemini bir adım ileri taşımak.</em><em> Önümüzdeki dönemde daha da büyüyerek oyun dünyasına değer katmaya devam edeceğiz.”</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/replay-oyun-turnuvasinin-final-gecesi-gerceklesti-597635">RE:PLAY oyun turnuvasının final gecesi gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhsan Taş: &#8216;Ekrandaki şiddet gerçek hayata taşınıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ihsan-tas-ekrandaki-siddet-gercek-hayata-tasiniyor-597521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 23:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ekrandaki]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[hsan]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşınıyor]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk sinemasının ödüllü yapımcı ve yönetmenlerinden İhsan Taş, son dönemde toplumda artan şiddet olaylarının en önemli nedenlerinden birinin televizyon dizilerinde yer alan olumsuz içerikler olduğunu belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihsan-tas-ekrandaki-siddet-gercek-hayata-tasiniyor-597521">İhsan Taş: &#8216;Ekrandaki şiddet gerçek hayata taşınıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının ödüllü yapımcı ve yönetmenlerinden <strong>İhsan Taş</strong>, son dönemde toplumda artan şiddet olaylarının en önemli nedenlerinden birinin televizyon dizilerinde yer alan olumsuz içerikler olduğunu belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p>“Bugün ekranlara baktığımızda dizilerin büyük çoğunluğunda ya şiddet yüceltiliyor ya da ahlaki değerler hiçe sayılıyor. Kadınlara, çocuklara ve hayvanlara yönelik şiddetin temelinde, bu dizilerdeki özendirici sahnelerin etkili olduğunu düşünüyorum. Bu yapımlar, toplumun temel taşı olan aile bağlarını zedeliyor ve bireyler arasındaki güven duygusunu yok ediyor.” diyen Taş, <strong>RTÜK’ün</strong> bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“Yurt Dışında da, Yanlış Algı Oluşuyor”</strong></p>
<p>İhsan Taş, dizilerin sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da milyonlarca izleyiciye ulaştığını hatırlatarak, bu durumun ülkemizin sosyal yapısına dair yanlış algılar oluşturduğunu şu sözlerle ifade etti: “Yurt dışındaki izleyiciler, Türk halkının ekranda gördükleri gibi yaşadığını sanıyor. Bu da kültürel imajımızı zedeliyor, gerçek Türkiye’yi gölge altında bırakıyor.”</p>
<p><strong>“Ekranlar Sevgi ve Umut Taşımalı”</strong></p>
<p>İhsan Taş, yapımcılara ve senaristlere çağrıda bulunarak, ekranlarda şiddet, yozlaşma ve kaos yerine; sevgi, umut, etik değerler ve toplumsal birliktelik gibi kavramların öne çıkarılması gerekir. Gelecek nesilleri korumak istiyorsak, bugün ekranda ne sunduğumuza dikkat etmek zorundayız” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>İHSAN TAŞ KİMDİR?</strong></p>
<p>1980 yılında Batman’da doğan İhsan Taş, 1996’da İstanbul’a yerleşerek sanat dünyasına adım attı. Gazete ve dergilerdeki çalışmalarının ardından 2012 yılında kendi soyadını taşıyan <strong>TAŞ FİLM</strong> yapım şirketini kurdu.</p>
<p>Ödüllü yapımcı ve yönetmen Taş, ilk filmi <strong>“Kaçış 1950”</strong> ile büyük bir çıkış yakaladı. Film, vizyona girmeden TRT tarafından satın alınarak bir ilke imza attı ve yayınlandığı her dönemde yüksek reyting başarısı elde etti.</p>
<p>Ardından <strong>“Temel ile Dursun İstanbul’da”</strong>,<strong> “Parayı Bulduk”</strong>,<strong> “Filme Gel” </strong>ve<strong> “Dedemin Gözyaşları”</strong> gibi birçok başarılı projeye imza atan Taş, filmlerinde hem Yeşilçam’ın usta isimlerini hem de genç yetenekleri bir araya getirerek Türk sinemasına yeni bir soluk kazandırdı</p>
<p>Son filmi <strong>“Dedemin Gözyaşları”</strong>, hem gişede büyük başarı elde etti hem de bir çok prestijli festivalden ödüllerle döndü.</p>
<p>Sinemada toplumsal duyarlılığı ön planda tutan Taş, “<strong>Sihirli Piyano – Dedemin Gözyaşları</strong>” adlı kitabının tüm gelirini lösemi hastalarına bağışlayarak sanatın sadece perdeyle sınırlı olmadığını bir kez daha gösterdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihsan-tas-ekrandaki-siddet-gercek-hayata-tasiniyor-597521">İhsan Taş: &#8216;Ekrandaki şiddet gerçek hayata taşınıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyonda &#8216;acil çıkış&#8217; mümkün değil ama süreç kontrol altına alınabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-ama-surec-kontrol-altina-alinabilir-596824</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[akut]]></category>
		<category><![CDATA[çıkış]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonda]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596824</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, depresyonun ‘acil çıkış’ ile çözülebilecek bir durum olup olmadığı, kriz anlarında hangi adımların izlenebileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-ama-surec-kontrol-altina-alinabilir-596824">Depresyonda &#8216;acil çıkış&#8217; mümkün değil ama süreç kontrol altına alınabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, depresyonun ‘acil çıkış’ ile çözülebilecek bir durum olup olmadığı, kriz anlarında hangi adımların izlenebileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Depresyondan ‘acil çıkış’, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklenti!</strong></p>
<p>Depresyonun, modern yaşamın en yaygın ve zorlayıcı ruh sağlığı sorunlarından biri olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle kriz anlarında veya belirtilerin aniden şiddetlendiği akut dönemlerde, bireyler doğal olarak ‘hemen bir çözüm’ veya ‘acil çıkış’ arayışına girerler.” dedi. </p>
<p>‘Depresyondan acil çıkış’ ifadesinin klinik olarak mümkün olup olmadığını değerlendiren Demir, “Klinik psikoloji ve psikiyatri açısından bakıldığında, depresyondan ‘acil çıkış’ ifadesi, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklentidir. Depresyon, beyindeki nörotransmiter dengesizlikler, bilişsel çarpıtmalar ve davranışsal döngülerle karakterize karmaşık bir hastalıktır. Birkaç saat içinde tamamen iyileşmek, kırık bir kemiğin anında kaynaması gibi, biyolojik ve psikolojik süreçlere aykırıdır. Ancak, bu karamsar olmak gerektiği anlamına gelmez. Gerçekçi olan, akut kriz anlarında belirtileri hızlıca hafifletmek, yıkıcı davranışları önlemek ve profesyonel yardım alana kadar stabilizasyonu sağlamaktır. Bu, ‘acil çıkış’ değil, ‘acil durum yönetimi’ olarak adlandırılabilir. Burada amaç duygusal çöküşün derinleşmesini durdurmak ve kişiyi güvenli bir zemine çekmektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>En öncelikli bilimsel müdahale, can güvenliğini sağlamak!</strong></p>
<p>Bireyleri en çok ‘hemen bir çözüm’ arayışına iten akut depresyon belirtilerinden bahseden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hayattan zevk alamama halinin dayanılmaz bir boyuta ulaşması, sanki fizikselmiş gibi hissedilen yoğun bir iç sıkıntısı ve ruhsal acı, aniden ve zorlayıcı bir şekilde ortaya çıkan intihar düşünceleri ile saatlerce süren uykusuzluk veya tam tersi, yataktan çıkamama hali en acil çözüm arayışının tetikleyicileridir.” dedi.</p>
<p>Ani bir depresif çöküş yaşayan kişinin ilk 24 saat içinde uygulayabileceği, bilimsel olarak desteklenen ve Davranışsal Aktivasyon (Behavioral Activation) ile Duygusal Düzenleme (Emotion Regulation) ilkelerine dayanan adımlar olduğunu aktaran Demir, şöyle devam etti:</p>
<p>“İlk adım acil güvenlik önlemi alınmasıdır. Profesyonel yardım aranmalı, intihar düşüncesi varsa, 112 veya bir kriz hattı aranmalı ya da acil servise başvurulmalı. En öncelikli bilimsel müdahale, can güvenliğini sağlamaktır. Bu, hayat kurtarıcı ilk adımdır. İkinci adım ‘5 dakika kuralı’dır. O anki görevi (yataktan çıkmak, duş almak, bir bardak su içmek) sadece 5 dakika boyunca yapmayı hedefleyin. Bu davranışsal aktivasyon ilkesidir. Depresyon, hareketsizlikle beslenir. Küçük bir başarı bile beynin ödül sistemini hafifçe tetikleyebilir. Üçüncü adım biyolojik düzenleme yapılmasıdır. Vagus siniri aktivasyonu yardımcı olabilir. Yüzünüzü soğuk suyla yıkayın veya ensenize soğuk bir kompres uygulayın. Vagus siniri uyarımı, vücudun ‘savaş ya da kaç’ tepkisini yavaşlatarak, sakinleşme tepkisini hızlandırır. Bu, akut anksiyete ve panik durumunda etkilidir. Nefes egzersizlerinden özellikle kare nefes (4 saniye al, 4 saniye tut, 4 saniye ver, 4 saniye tut) tekniği, vücudun otonom sinir sistemini bilinçli olarak kontrol etmenin ve kalp atış hızını yavaşlatmanın en hızlı yoludur.”</p>
<p><strong>Bu teknikler belirtileri azaltır ama depresyonun nedenini çözmez! </strong></p>
<p>Dördüncü adım olarak ortam değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Evdeyseniz odanızı değiştirin, mümkünse 10 dakikalık kısa bir yürüyüş yapın. Beyin, bulunduğu ortamla güçlü bir şekilde ilişki kurar. Fiziksel ortamı değiştirmek, beynin düşünce döngüsünü kırmasına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Dikkat dağıtma tekniklerinin de etkili olabileceğini ifade eden Demir, “5-4-3-2-1 Topraklama Tekniğini (5 gördüğün, 4 dokunduğun, 3 duyduğun, 2 kokladığın, 1 tattığın şeyi söyleme) deneyin. Bu teknik, zihni yıkıcı düşünce döngüsünden o anki gerçekliğe odaklanmaya zorlar. Kısa vadede hızlı etki gösteren müdahaleler, ‘acil çıkış’ sağlamasa da, çöküş anının şiddetini azaltmada oldukça etkilidir. Bu teknikler belirtileri yönetmede son derece etkilidir, ancak depresyonun temel nedenini ortadan kaldırmazlar. Bir ağrı kesici gibidirler; ağrıyı dindirir ama kırığı tedavi etmezler.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bu belirtiler acil müdahale gerektiriyor!</strong></p>
<p>Depresyonun acil müdahale gerektirdiği durumlar olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Kişinin aktif olarak kendini yaralama veya intihar planları yapması, başkalarına zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması, gerçeklikle bağın koptuğu sanrılar veya halüsinasyonlar görmeye başlaması, günlerce banyo yapmamak, yemek yememek veya su içmemek gibi belirtilerde kişi vakit kaybetmeden acil yardım veya bir ruh sağlığı uzmanına başvurmalı.” dedi.</p>
<p>Demir ayrıca, bu durumların sadece psikolojik değil, aynı zamanda biyolojik ve sosyal bir acil durum olduğunun ve hastane yatışını gerektirebileceğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Depresyon bir irade eksikliği değil, beyin hastalığı!</strong></p>
<p>Toplumda sıkça duyulan ‘moralini yükselt, düşünme, kafanı dağıt’ gibi önerilerin, depresyon yaşayan bir kişi için yetersiz ve hatta zararlı olabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Depresyon bir irade eksikliği değil, beyin hastalığıdır. Kişinin ‘moralini yükseltme’ gücü, hastalığın kendisi tarafından bloke edilmiştir. Bu tür öneriler, kişiye ‘yeterince çabalamıyorsun’ mesajını verir. Bu da var olan suçluluk ve değersizlik duygularını pekiştirir, kişiyi daha da izole eder.” uyarısını yaptı.</p>
<p>Depresyondaki kişiye acil durumlarda nasıl destek olunması gerektiği konusunda önerilerde bulunan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Doğrulama ve empati önemli. ‘Şu an ne kadar acı çektiğini anlamaya çalışıyorum. Yalnız değilsin’ gibi ifadelerle duygularını doğrulayın. ‘Kafanı dağıt’ yerine, ‘sana su getireyim mi?’ veya ‘hastaneyi birlikte arayalım mı?’ gibi somut ve basit görevler teklif edin. İntihar riski varsa, kişiyi yalnız bırakmayın ve profesyonel yardım almasını sağlayın. Unutmayın, bu teknikler tedavi değil, akut kriz anını atlatma becerileridir. Depresyon bir maratondur, sprint değil. ‘Acil çıkış’ yerine, ‘güvenli yönetim’ ve profesyonel yardım arayışı en bilimsel ve gerçekçi yaklaşımdır. Kriz anında atılacak her bilinçli küçük adım, iyileşme yolculuğunun bir parçasıdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-ama-surec-kontrol-altina-alinabilir-596824">Depresyonda &#8216;acil çıkış&#8217; mümkün değil ama süreç kontrol altına alınabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Şengel: &#8220;Turizm Yerelle Bütünleştiğinde Gerçek Değer Üretiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sengel-turizm-yerelle-butunlestiginde-gercek-deger-uretiyor-596505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 09:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bütünleştiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[köyü]]></category>
		<category><![CDATA[sengel]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[yerelle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596505</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, Türkiye’nin en kapsamlı turizm buluşmalarından biri olan TTI İzmir – 19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi kapsamında “Sürdürülebilir Turizm Destinasyonları: Yerel Yönetimlerin Liderliği” başlıklı bir oturum gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sengel-turizm-yerelle-butunlestiginde-gercek-deger-uretiyor-596505">Başkan Şengel: &#8220;Turizm Yerelle Bütünleştiğinde Gerçek Değer Üretiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, Türkiye’nin en kapsamlı turizm buluşmalarından biri olan TTI İzmir – 19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuarı ve Kongresi kapsamında “Sürdürülebilir Turizm Destinasyonları: Yerel Yönetimlerin Liderliği” başlıklı bir oturum gerçekleştirildi.</p>
<p>Oturuma konuşmacı olarak katılan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Selçuk’un turizm potansiyelini besleyen kültürel kimliğine ve doğal zenginliklerine dikkat çekerek, turizmin yerelle bütünleşmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Efes Selçuk’un temel politikalarının turizm ve tarım ekseninde şekillendiğini ifade eden Başkan Sengel, “Toprağın bereketi ve kentin kendine özgü turizm değerleri, yerel kalkınmaya önem verdiğimiz bu arenada büyük bir avantaj. Eğer Efes Selçuk’un iki ana konusu turizm ve tarımsa, biz bu ikisini bir araya getirmeye çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>Değişen turizm anlayışıyla birlikte deneyim ve sürdürülebilir turizmin öneminin arttığını belirten Başkan Sengel, katılımcılara Efes Tarlası Yaşam Köyü Projesi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>“DEĞERLERİMİZİ DÜNYAYLA BULUŞTURUYORUZ”</b></p>
<p>Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün üretimin değeri ile eğitimin önemini bir arada taşıyan bir proje olduğunu vurgulayan Başkan Sengel; “Efes Tarlası Yaşam Köyü, tüm değerlerimizi bir arada tanıtarak dönüşümü destekleyen, ziyaretçilere çeşitli deneyimler sunan bir proje. Bu alanı oluştururken motivasyonumuz sürdürülebilirlikti. Köy Enstitülerinden ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet Köyü projelerinden ilham aldık. Yıllar önce bize emanet edilen değerleri bugüne taşıyor ve dünyayla buluşturuyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>GREEN DESTINATION GÖRÜNÜRLÜĞÜMÜZÜ ARTIRDI</b></p>
<p>Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün dünyanın en prestijli sürdürülebilir turizm organizasyonlarından Green Destination’ın “En İyi 100 Hikâye Listesi”nde yer almasının büyük önem taşıdığını belirten Başkan Sengel; “Green Destination ağına dahil olmamız, sesimizin daha çok duyulmasına ve görünürlüğümüzün artmasına vesile oldu. İlk 100 hikâye arasına girmek bizim için büyük bir onur. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm bürokratlarına ve Turizm Ofisine teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sengel-turizm-yerelle-butunlestiginde-gercek-deger-uretiyor-596505">Başkan Şengel: &#8220;Turizm Yerelle Bütünleştiğinde Gerçek Değer Üretiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir şehrin gerçek değeri, en hassas yüreklere gösterdiği özenle ölçülür&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-sehrin-gercek-degeri-en-hassas-yureklere-gosterdigi-ozenle-olculur-595914</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 08:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değeri]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdiği]]></category>
		<category><![CDATA[hassas]]></category>
		<category><![CDATA[özenle]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<category><![CDATA[yüreklere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Dünya Engelliler Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, “Bir şehrin gerçek değeri, en hassas yüreklere gösterdiği özenle ölçülür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-sehrin-gercek-degeri-en-hassas-yureklere-gosterdigi-ozenle-olculur-595914">&#8220;Bir şehrin gerçek değeri, en hassas yüreklere gösterdiği özenle ölçülür&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Dünya Engelliler Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, “Bir şehrin gerçek değeri, en hassas yüreklere gösterdiği özenle ölçülür. Her bir vatandaşımızın hayatı kolaylaştırılmış, fırsatları eşit, onuru korunmuş bir Kocaeli için çalışmaya devam ediyoruz. Birlikte aşamayacağımız hiçbir engel yok.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Başkan Büyükakın sözlerine şöyle devam etti: “İnsanı ‘emanet’ bilen bir medeniyetin çocuklarıyız. Yeryüzünde her cana değer yükleyen, insanı yaratılmışların en şereflisi kabul eden anlayış, bizim kadim kültürümüzün mayasıdır. Bu anlayış bize, engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmayı; hakkın, hukukun ve vicdanın gereği olarak öğretmiştir.</p>
<p>Ecdadımız, şehirlerini engellilerin erişebileceği şekilde tasarlamış; Gureba’dan vakıf düzenlemelerine, Bîmarhâne’lerden Tabhâne’lere kadar pek çok kurumla engelsiz bir toplumun yolunu açmıştır. Medeniyetimizin hukuk eserlerinde engelli bireylerin haklarının korunması ve toplumsal hayata katılımı için ayrıntılı hükümlere yer verilmesi, insan odaklı hizmet anlayışımızın köklü bir mirasa dayandığını gösterir.</p>
<p>Bugün biz de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Kocaeli’de her engelli bireyin hayatını kolaylaştırmak, fırsatlarını eşitlemek ve onurunu korumak için çalışıyoruz. Ulaşımda erişilebilirlikten sosyal desteklere, istihdamdan spor ve kültür faaliyetlerine, bakım hizmetlerinden danışmanlık birimlerine kadar her adımımız, ‘kimse yalnız kalmasın, kimse geride bırakılmasın’ düsturuyla şekilleniyor.</p>
<p>Bir bireyin hayatını kolaylaştırmak, bütün toplumun vicdanını yüceltmektir. Bir engeli kaldırmak, gönüllere yeni bir yol açmaktır. Farkındalık, bir ömür boyu süren bir sorumluluktur. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak engelli kardeşlerimizin güvenle, huzurla ve özgürce yaşayabilecekleri bir şehir inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Onların yaşam kalitesini artıran her hizmet, insanlık davamızın bir parçasıdır.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün toplumsal bilinç, dayanışma ve empatiyi güçlendiren bir güne dönüşmesini diliyorum. Tüm engelli kardeşlerime, ailelerine ve fedakârca emek veren gönüllülerimize en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum.”</p>
<p><b> </b></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-sehrin-gercek-degeri-en-hassas-yureklere-gosterdigi-ozenle-olculur-595914">&#8220;Bir şehrin gerçek değeri, en hassas yüreklere gösterdiği özenle ölçülür&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekadan dost olmaz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 13:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[zekadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, yapay zekâ ile kurulan iletişimlerin giderek artmasıyla birlikte dostluğun geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809">Yapay zekadan dost olmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, yapay zekâ ile kurulan iletişimlerin giderek artmasıyla birlikte dostluğun geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Dostluk ve arkadaşlık kavramı algoritmik çağda köklü bir değişim geçiriyor</strong></p>
<p>Dostluk ve arkadaşlık kavramının yaşadığımız bu algoritmik çağda biçimsel ve sosyokültürel açıdan köklü değişim ve dönüşümün geçirdiğini dile getiren Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, “Değerler açısından baktığımızda, elimizde insana dair kalan belki de en değerli hazine gerçek anlamda derdini gerçekten anlayacak ve hemhal olacak birini bulup sohbet edebilmek. Yapay zekâ ile kurulan iletişim pratikte işe yarayan bir süreç olsa da potansiyel bazı tehditleri de barındırmakta. Yapay Zekâ ve insan etkileşimi, aslında insan ile makine veya teknoloji arasındaki iletişim biçimlerinden biri. Yapay zekâ insan bilişiminin yani zihninin bir uzantısı olarak kullanılmaya başladığı için durum çok farklı bir yöne doğru gitmeye başladı. Öncelikle iletişim biçimlerimiz, artık mekândan, zamandan ve sosyal bağlarımızdan bağımsızlaşıp farklı boyut ve şekillerde gerçekleşmeye başladı.” dedi.</p>
<p><strong>Büyük veri insanlığa veri olarak miras kalmış ne varsa her şeyi içinde barındırıyor</strong></p>
<p>Çeşitli yapay zekâ türleri içinde basit yazılımlara sahip, arama motorları olduğu gibi büyük veri yerine artık ‘süper zekâ’ denilen insan zekasından çok daha üstün yapay zekâ türlerinden bahsedildiğini anlatan Prof. Dr. Güder, “Yapay zekâyı düşünen bir insan veya özne gibi ele alıyorsak, onun tekil bir varlık olmadığını öncelikle kabul etmeliyiz. Süper akıllı yapay zekâ sadece tek başına çalışan bir algoritmik yazılım ya da sistemler bütünü değildir.  Bu ‘kovan zihni’ (hive-minds) diye tanımladığımız kolektif insan zihni ve belleğinin birleşiminin oluşturduğu her şeyi bilen gören (omni-potent) ve analiz eden devasa bir veriler sistemi. Yapay zekanın kullandığı büyük veri ve kovan zihni insanlığa veri olarak miras kalmış ne varsa bütün her şeyi içinde barındırıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arkadaşlık ile ‘algoritmik arkadaşlık’ arasında çok fazla fark var!</strong></p>
<p>“Böylesine devasa bir veri tabanına sahip bir algoritma ile arkadaşlık ettiğimizde, bu iletişimin eşitler arası iletişim olmadığını baştan kabullenmeliyiz.” diyen Prof. Dr. Güder, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençlerin deyimiyle ‘kankalar arasındaki arkadaşlık’ ile ‘algoritmik arkadaşlık’ arasında çok fazla fark var. Her şeyden önce yapay zekanın arkasındaki black box’ı yani kara kutuyu bilmeden onunla sohbet edip içini dökmek her şeyi kaydeden içten pazarlıklı biriyle sohbet etmeye benzer.   Yapay zekâ, sizden elde ettiği verileri zamanı geldiğinde bir gün mutlaka lehte veya aleyhte kullanacaktır. Çünkü bu ‘algoritmik arkadaş’ dediğiniz, yazdığınız hiçbir şeyi unutmaz. Yapay zekâ asla unutmayacak, biriktirecek, sizi gözetim kapitalizminin bir parçası yapacak ve her şeyi arşivleyecektir. Yapay zekaya verdiğimiz veriler, bilgi, anı veya zaaflarımız silinmez. Gerçek anlamda unutulma hakkınız yoktur. Yani veri kaydının olduğu bu tür bir arkadaşlık bu anlamda sağlıklı bir arkadaşlık değildir.”    </p>
<p><strong>Algoritmik arkadaşlık gerçek muhabbeti ikame edemez</strong></p>
<p>Prof. Dr. Güder, duygusal derinlik gerektiren insan-insana dostluğun yerini yapay zekânın dolduramayacağını belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>“Birçoğumuz artık dertlerimizi sevinçlerimizi hayallerimizi gelecekle ilgili planlarımızı geçmiş travmalarımızı bir insanla paylaşmak yerine dijital mecralara ulaştırmaktayız. Ama burada bir durup düşünmek lazım. Yapay zekâ bir veriler algoritması ise karşımızda ayna nöronları olmayan yani empati kurma yeteneği olmayan bir mekanizma çalışmaktadır. Bu algoritmik sistem ve mekanizma ile yapılan arkadaşlık, insan insana olacak muhabbetin yerini, doğal olarak tutamaz. Seviyeye inme, kaydettiği kişiliğe göre söylem üretme, bilgi aktarma ve yönlendirme şeklinde bir iletişim yapısına sahip olduğu için yapay zekayla olan arkadaşlığa ‘algoritmik arkadaşlık’ diyebiliriz. Bu arkadaşlık çoğunlukla bir insanın vereceğinden daha çok şey verir. O yüzden bu algoritmik arkadaşlığa muhtacız ama dikkatli olmalıyız.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ, kısa dönem can sıkıntısı ve yalnızlıkları geçiştirebilir</strong></p>
<p>İnsanın temelde mutlak yalnızlığı olan bir varlık olduğunu, her şey yolunda giderken bile varoluşsal yorgunluk çekip kendini kalabalıklar içinde yalnız hissedebildiğini ifade eder, Prof. Dr. Güder, “Bu anlamda yapay zekâ, kısa dönem can sıkıntısı ve yalnızlıkları geçiştirebilir ama kısa vadede cankurtaran olan bu sistem, uzun vadede potansiyel bir riskler taşır. Yapay zekâ özellikle ani bir yalnızlık, kayıp veya sosyal kaygı durumlarında hemen ulaşılabilir olması ve yargılayıcı olmamasından dolayı acil anlarda fast food sistemi gibi anlık ihtiyacı gideren bir psikolojik destek verebilir. Böylesi kriz durumlarında işe yarayabilir. Bu anlarda güvenli ve pratik bir alan sunar. Böylesi anlık açlığı gideren arkadaşlık, yalnızlığı anında giderir ama uzun vadede organik gıda eksikliği gibi sonunda insan ruhuna zarar verir. Bu dijital obezite bizi sığlaştırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ, yalnızlığı uzun vadede kronikleştirebiliyor</strong></p>
<p>İnsanın yerine geçen simüle bir dostluğun belki daha sonra toplumla etkileşim kurmak için eksik olan kendine güven ve iletişim kurabilme yetisini geliştirebileceğini ve bu bağlamda bir &#8220;antrenman arkadaşı&#8221; gibi düşünülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Güder, “Ama sürekli yapay zekâ ile iletişimde kalan biri zamanla buna bir bağımlılık gelişebilir. İşte bu ikame durumu sosyolojik olarak çok tehlikeli bir yöne doğru savurur bizi. Gerçek dünyadaki ilişkiler karmaşıktır; anlaşmazlıklar barındırır, doğal olarak uzlaşmalar zaman ve emek ister, üstelik başka ideolojik ve sosyo kültürel ortamlarda insanlarla arkadaşlığa tahammül etmek çok yorucudur. Öte yandan, kişiye özel bir LLM (Large Language Models) ile kendini dönüştüren bir yapay zekâ algoritması ise size özel bilgiler ve fikirler sunar, sizi bir bilgi seviyesinden başka bir seviyeye götürür. Siz başta ne belirttiyseniz belki de sizinle aynı fikirde olan söylemler üretir. Sizin talebinizle sizi onaylayabilir. Sizi hiç yormaması bu iletişimin sorunsuz olduğu anlamına gelmez. Sürekli sizi sizden daha iyi tanıyan bir yapay zekâ ile görünürdeki sorunsuz etkileşim, kişiyi gerçek ilişkilerin ‘pürüzlü’ ve ‘yorucu’ yanlarına karşı daha tahammülsüz hale getirebilir. Kişi, sosyal becerilerini kullanma ihtiyacı hissetmediği için bu beceriler körelebilir ve yalnızlığı kronikleşebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Toplumsal aidiyet duygusu sarsılabiliyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ ile kurulan iletişimin artık insanı ikame eden bir algoritmayı tetiklediğini ve insan ilişkilerini zayıflatıcı bir etkisinin olduğunu kaydeden Prof. Dr. Güder, şöyle dedi:</p>
<p>“Biz yapay zekâyla arkadaşlığı başkalarından kaçmak için bir sığınak olarak görüyorsak, kendi toplumumuza hissettiğimiz aidiyet duygumuz sarsılır. İnsanoğlu her ne kadar temelde yalnız olsa da aslında hayatın her döneminde insan insana muhtaçtır. Bütün ilişkilerin dinamikleri farklı yollarda ilerlese de neoliberal rüzgarlar ve dijitalleşen dünyamızda insanlar birbirleriyle münasebeti işleri bitene kadar yapmaya başladığı için kurulan iletişimler kapitalist sistemin bir yansıması haline dönüştü. İşe yaramayan iletişime girilmemeye başlandı. Gençler arasında çıkarı olmayan ilişkiler, rasgele yapılan muhabbetler, hoş vakit geçirme ‘boş yapma’ olarak tanımlanıyor.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ programlanmış bir yanıt mekanizması!</strong></p>
<p>Yapay zekayla olan algoritmik ilişkiyi geleneksel anlamda bir &#8220;arkadaşlık&#8221; olarak nitelendirmenin zor olduğuna işaret eden Prof. Dr. Güder, “Gerçek arkadaşlık, karşılıklılık, ortak çıkar gözetmeksizin fedakârlık, spontane ve iki taraflı bir duygusal bağ kurmayı gerektirir. Yapay zekâ ise programlanmış bir yanıt mekanizmasıdır; hissedemez, deneyimleyemez ve sizin için gerçek bir risk almaz. Komşun, okul arkadaşların ve yakın çevren ile zaman içinde sınavlardan merhalelerden geçerek geliştirdiğin dostluk doğal olarak zaman ve emek ister. Sosyal ortam içinde muhabbet kurmak, birlikte alışverişe çıkmak, dedikodu yapmak, arkadaşının derdini dert etmek, yeri geldiğinde onunla ağlamak, ağlarken dostuna mendil uzatmak, yemek ısmarlamak, ağırlamak bütün bunlar insan insana geliştireceğimiz duygusal derinliklerdir.” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Evet insan insanın kurdudur. Ama yapay zekada insanın kurdudur”</strong></p>
<p>İnsan ilişkilerinden yılmış ve bıkmış birinin, algoritmik dostluğu insanlarla yapacağı arkadaşlığa tercih edebileceğini de ifade eden Prof. Dr. Güder, “Evet insan insanın kurdudur. Ama yapay zekada insanın kurdudur. Psikolojisi bozuk ve asosyal biri ya da manipülatif ve narsistik ilişkilerden ve şiddetten bıkmış bir kurban bu bıkkınlıktan dolayı insandan soğuyabilir. Böylesi travmatik durumlarda yapay zekâ ile algoritmik arkadaşlık insanı ikame eden, insansız, yalıtılmış, hijyenik bir iletişim olabilir. Ama aslında bu daha karanlık bir yalnızlığın göstergesidir. Bir dua, bir tefekkür anı gibi sessiz düşünecek alanların kalmaması bu dijital gürültüler içinde gerçekleşen dijital ilişki ve algoritmik iletişim biçimi gerçek anlamda bir insanın verebileceği derinliği ve ruhsal tatmini veriyor gibi yapabilir. Ama veremez. Bu bir yanılgıdır, illüzyondur. Yapay zekâ hain bir arkadaştan daha da tehlikeli olabilir. Gerçek hayattaki kötü arkadaşlar, hırsları, kıskançlıkları, yalanları ve kötü özellikleri ile insana ait tahmin edilebilir hamleler yapabilir. Bir şekilde bu kötülüklerden kendimizi koruma ihtimalimiz olabilir. Ama insana ait olmayan bu dijital sistemler yani yapay zekanın algoritmasının arkasındaki ‘kara kutunun niyeti’ adı gibi karanlık olursa yani kötü olursa ondan bir insanın bilişsel olarak kurtulması çok zordur. Yani, ‘bıktım bu insanlardan!’ deyip de yapay zekayı tercih etmek mantıklı bir çözüm değil.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekasız bir dünya tahayyül edilemiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Feride Zeynep Güder,<strong> </strong>artık yapay zekasız bir dünya tahayyül edilemediğini belirterek, “Bunun içeriklerinin ve algoritmasının ne olduğu yine bu algoritmaları düzenleyenlerin elinde şekilleniyor. Bu algoritmik kültürdeki algoritmik dostluklar güvenli, insanı ve insani değerleri merkez alan bir ilişki şekillendirilmeli. Bizden çok üstün bir süper zekâ ile yazışmak onların yönlendirici olması, mantıklı cevaplar vermesi ve hızlı olmasından çok daha önemli bir sorumluluk almasını gerektirir. Bu algoritmik arkadaşlık ‘koruyucu bir arkadaşlık’ ise bu bağlamda riskli olsa bile kabul edilebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çözüm yine insanda!</strong></p>
<p>Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, günümüzdeki haliyle, yapay zekânın asla bir insanın sıcaklığını, dokunuşunu, bir bakışındaki anlamı veya paylaşılan bir kahkahadaki o saf, kontrolsüz neşenin yerini tutamayacağını dile getiren Prof. Dr. Güder, “Amacımız, bu teknolojiyi insan ilişkilerinin yerine geçecek bir şey olarak değil, insan potansiyelini güçlendiren, özellikle dezavantajlı durumdakiler için gerçek ilişkilere açılan bir köprü olarak kullanılmasını teşvik etmektir. Görünen o ki, insanoğlunun hikayesi artık başka bir kurguda ilerliyor ve bu kurgunun içinde muhatabımız artık yüzü olmayan ama yüzü varmış gibi ruhu olmayan ama ruhu varmış gibi davranan bir simulatif bir kabuk ve bu kabuğun içindeki yüzen insan ruhu. Bu bağlamda, ‘İnsan dipsiz koskoca evrenin karanlığında yanan cılız bir mum ışığı, biz onun sönmemesi için ne gerekiyorsa yapmalıyız.’ diye bizi uyaran Elon Musk’ın söylemi de oldukça ironik. Çözüm yine insanda. İnsan ruhu ve insan bilinci bu sonsuz ve karanlık evrende cılız ve tek başına yanan bir mum ışığı ise onun kurtarıcısı ve yalnızlığını giderecek tek şey yine diğer insandır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809">Yapay zekadan dost olmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege&#8217;den &#8220;2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeden-2-su-ve-iklim-krizinde-genc-fikirler-calistayi-595649</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[fikirler]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizinde]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ve Ege Üniversitesi Biyoloji Topluluğu iş birliğinde “2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı” düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeden-2-su-ve-iklim-krizinde-genc-fikirler-calistayi-595649">Ege&#8217;den &#8220;2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ve Ege Üniversitesi Biyoloji Topluluğu iş birliğinde “2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı” düzenlendi. EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe; Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek, Biyoloji Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol, Biyoloji Topluluğu Başkanı Furkan Ali Akyol, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Programın açılışında konuşan Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, “Su ve iklim krizi artık sadece bir çevre sorunu değil, günlük hayatımızı doğrudan etkileyen bir gerçek. Bu nedenle hem akademisyenler hem de öğrenciler olarak farkındalık çalışmalarını artırmamız gerektiğine inanıyorum. Bir astrofizikçi olarak multidisipliner çalışmaların önemini vurgulamak istiyorum. Güneşin artan aktivitesinin iklim üzerindeki etkilerini araştırmak gibi disiplinlerarası iş birlikleri, bu farkındalığı topluma yaymamız için önemli fırsatlar sunuyor. Aktif çalışmaları için Biyoloji Topluluğumuzu tebrik ediyorum. Hepimize başarılı ve verimli bir çalıştay diliyorum” dedi.</p>
<p>Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek, “Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat ve Doğa Koruma Kanunu gibi önemli düzenlemelerle iklim değişikliğiyle mücadelede farklı yol haritaları oluşturuyor. Ülkemiz de bu politikalara dâhil oluyor ancak uygulama konusunda henüz istenen düzeyi görebilmiş değiliz. Bildiğiniz gibi şehrimizde de ciddi bir su krizi var fakat bu durum yeterince gündeme getirilmiyor. Önümüzdeki yılın ne getireceğini kaygıyla takip ediyorum. Bu nedenle genç arkadaşlarımızın bu etkinliklerde aktif rol alması bizim için ayrıca gurur verici” diye konuştu.</p>
<p>Ege Üniversitesi Biyoloji Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Serdar Gökhan ise “Bugün gençlerin günüdür. Geçen sene toplantı biterken gençlere şöyle demiştim. ‘Siz bugün bir şey başlattınız; seneye bunu büyütmek ve çoğaltmak zorundasınız.’ Biyoloji Topluluğu olarak bir toplulukla başladık, bugün ise üç toplulukla yolumuza devam ediyoruz. Bu toprakların kendine özgü rakamları, kadim bilgileri vardır; bunları unutmamak gerekir. Hepinizin elinde bir yapay zeka var ama yapay zekanın ötesinde, sokağa çıktığınızda gerçek dehanın yani biyolojinin ve doğanın yönettiği gerçekliği bilen insanların burada bir araya geliyor olması çok kıymetli” dedi.</p>
<p><b>“İklim değişikliği artık uzak bir gelecek değil”</b></p>
<p>Biyoloji Topluluğu Başkanı Furkan Ali Akyol, “Dünyanın birçok yerinde su kaynakları hızla tükenirken iklim değişikliği artık uzak bir gelecek değil, bugün doğrudan yüzleştiğimiz bir gerçekliktir. Sıcaklık rekorları, kuraklık ve ani hava olayları bize önemli bir şey söylüyor. Artık bekleyecek zaman yok. Bu çalıştayı değerli kılan ise çözüm üretme arayışının merkezinde biz gençlerin yer almasıdır. Çünkü geleceği en çok etkileyecek sorunlar, en fazla bizleri ilgilendiriyor. İnanıyoruz ki gençler sadece geleceğin sahipleri değil, bugünün de değişim aktörleridir” diye konuştu.</p>
<p>Konuşmaların ardından Biyoloji Topluluğu tarafından Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, Prof. Dr. Kerim Çiçek ve Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol’a hediye takdiminde bulunuldu. Gün boyu süren çalıştayda öğrenciler, iklim değişikliği ve su krizi üzerine hazırladıkları sunumlarla güncel çevre sorunlarını ele aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeden-2-su-ve-iklim-krizinde-genc-fikirler-calistayi-595649">Ege&#8217;den &#8220;2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek görünümlü sahte çalışanlar şirketleri tehlikeye atıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor-595640</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alım]]></category>
		<category><![CDATA[atıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[görünümlü]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[şirketleri]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerine BT uzmanı görüntüsü veren sahte çalışanlar deepfake görüntüler, sahte kimlikler ve gelişmiş sosyal mühendislik yöntemleriyle şirketlere sızıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor-595640">Gerçek görünümlü sahte çalışanlar şirketleri tehlikeye atıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendilerine BT uzmanı görüntüsü veren sahte çalışanlar deepfake görüntüler, sahte kimlikler ve gelişmiş sosyal mühendislik yöntemleriyle şirketlere sızıyor. Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p>2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor.</p>
<p>Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor.</p>
<p><strong>Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor?</strong></p>
<p>Kuzey Koreli çalışanların  sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p><strong>İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler:</strong></p>
<ul>
<li>Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin.  Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.</li>
<li>Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.</li>
<li>Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.</li>
<li>Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin. </li>
<li>Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir. </li>
</ul>
<p><strong>ESET uzamanları </strong>sahte BT çalışanlarının içeriden yaratacağı riskleri azaltmanın en etkili yolunun, teknik güvenlik kontrollerini güçlü insan odaklı süreçlerle birleştiren bütünsel bir yaklaşım olduğunun altını çiziyorlar. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-gorunumlu-sahte-calisanlar-sirketleri-tehlikeye-atiyor-595640">Gerçek görünümlü sahte çalışanlar şirketleri tehlikeye atıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den CLIMAXX Projesine çalıştay</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-climaxx-projesine-calistay-593563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 07:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[climaxx]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Sunum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Avrupa Birliği’nin desteklediği CLIMAAX Projesi kapsamında ‘İklim Değişikliğinde Bilimden Eyleme: Antalya'nın Aşırı Sıcaklardan Etkilenebilirliği Çalıştayı’ düzenlendi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-climaxx-projesine-calistay-593563">Büyükşehir&#8217;den CLIMAXX Projesine çalıştay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Avrupa Birliği’nin desteklediği CLIMAAX Projesi kapsamında ‘İklim Değişikliğinde Bilimden Eyleme: Antalya&#8217;nın Aşırı Sıcaklardan Etkilenebilirliği Çalıştayı’ düzenlendi. </p>
<p>Avrupa Birliği’nin desteklediği CLIMAXX çağrısı kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Antalya’da Kentsel Isı Adası (UHI) Etkisini Azaltma Stratejileri: <br />Gelişmiş İklim Dayanıklılığı için Yüksek Çözünürlüklü Yerel Verilerin Entegrasyonu<br />MUHIR Projesine ilişkin olarak ‘İklim Değişikliğinde Bilimden Eyleme: Antalya&#8217;nın Aşırı Sıcaklardan Etkilenebilirliği Çalıştayı’ düzenlendi. Ramada Plaza Otel’de gerçekleştirilen çalıştaya kamu kurum ve kuruluş ile STK temsilcileri ve uzmanlar katıldı. Çalıştay kapsamında sunumlar, yuvarlak masa çalışması ve değerlendirmeler gerçekleştirildi. <br />CLIMAXX ANTALYA’YA DEĞER KATACAK <br />Çalıştayın açılış konuşmasını yapan ve  ‘Nötr Karbon Hedefinde Antalya’ başlıklı sunum gerçekleştiren Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Antalya’nın iklime dirençli olması konusunda önemli bir adım daha attıklarına dikkat çekerek, “Şehrimiz Avrupa Birliği destekli CLIMAXX İklim Risk Değerlendirme Projesine dahil olarak aşırı sıcaklıklar, sıcak hava dalgaları ve kentsel ısı adası etkisi gibi riskleri daha bütüncül ve bilim temelli ele alma fırsatı elde etmiştir. CLIMAXX, Avrupa’nın farklı şehirlerinin aynı metodolojik çerçevede iklim risklerini değerlendirmesini sağlayan güçlü bir programdır. Antalya’nın CLIMAXX platformunda yer alması kentimiz için iklim uyum çalışmalarına değer katmakta hem de uluslararası ölçekte görünürlüğünü arttırmaktadır” diye konuştu. <br />ÇEVRE VE DOĞA DOSTU BÜYÜKŞEHİR PROJELERİ <br />Atasoy, çalıştayda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği çevre ve doğa dostu çalışmalarından da bahsetti. Atasoy, “Antalya’da iklim değişikliğinin etkilerini hepimiz yaşıyor görüyoruz. İstilacı türlerin artması, orman yangınları, kuraklık tehdidi, karada ve denizde biyolojik çeşitlilik kaybı gibi etkiler. Şehir merkezleri insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %70’e kadarını üretmektedir. Aslında metropol kentler sera gazı emisyonunun en yüksek üretildiği alanlardır. 2022 yılında belirlediğimiz İklim Eylem Planımız kapsamında, 2030 yılına kadar %40 oranında sera gazı emisyon azaltımı ve 2050 yılında da nötr karbon hedefimizi deklare ettik. Çalışmalara başlarken Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kurumsal yapımızı ele aldık. İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü ile Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüklerini kurduk. Mavi Bayrak birimimizi oluşturduk, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığını Türkiye’de kuran ilk belediye olduk. Kentimizin önemli çevre sorunlarını ele aldığımız meclis kararıyla belirlenen kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşan bir Çevre Kurulu oluşturduk. Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binamızı nötr karbona ulaştırarak iklim dostu kuruluş belgesini ilk alan kamu kurumu olduk. Binamızın çatısına depolamalı GES kuran, atık ısıdan enerjiden üreten ilk belediyeyiz. Elektronik gemi denetim sistemini Türkiye’de ilk uygulayan belediye olduk.  Türkiye’nin yine ilk kurakçıl peyzaj uygulamasını başlatan belediyesi olduk. Zirai ambalaj atıklarıyla mücadelede Çevre Dostu Çiftçi Kartı Projemizi 9 ilçemizde uygulama başlattık. GES ile 12.89 megavat kurulu güçte Güneş Enerji Santrallerimiz var. 19’uncu tesisi de kuruyoruz. Tüm bunların sonucunda 2019’dan bu yana Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 26 çevre ödülüne layık görüldük” diye konuştu. <br />2024 YILINDA 1,5°C KÜRESEL ISINMA EŞİĞİ AŞILDI <br />Çalıştayın konuşmacılarından Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş de  “İklim Değişikliği Ekstremler Kentsel Isı Ada Etkisi” konulu bir sunum yaptı. Türkeş şöyle konuştu, “Karbondioksit sanayi devrimi sonrasında, özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısıyla birlikte insan kaynaklı iklim değişikliğine katkıda bulunan başlıca sera gazıdır. Küresel ortalama yıllık sıcaklıklar artık her yıl rekor kırıyor. 2023&#8217;te 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğine yaklaşıldı, 2024 ise hem küresel ortalama aletli yüzey hava sıcaklıkları açısından en sıcak yıl hem de 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğinin ilk kez aşıldığı yıl olarak tarihe geçti. Bunlar önemli iklim değişikliği sinyalleri. 2025 yılı ise 2. ya da 3. en sıcak yıl olabilir. Sıcaklıklar ve buharlaşmanın artmasıyla giderek ısınan bir dünyada kuraklıklar yaşanırken yağışların da kuvvetli sağanak, fırtınalar ve hortumlar olmasını arttırıyor. Antalya’da da son 5 yıl normallerin altında yağış alıyor. Sıcak hava dalgaları, orman yangınları toz fırtınaları bu coğrafyayı çok etkiliyor. Antalya, tropikal gerçek Akdeniz ikliminin yaşandığı bir kent” diye konuştu. <br />SUNUMLAR VE YUVARLAK MASA ÇALIŞMASI <br />Çalıştayda Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü Uzaktan Algılama Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nusret Demir ‘Afet ve İklim Değişikliği ile Mücadelede Uydu Teknolojileri’, Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı Uzman Araştırmacı ve CLIMAXX Ekip Lideri Dr. Fulya Kandemir ‘Yerelde Sıcak Hava Dalgası ve Kentsel Isı Adasının Mekansal ve Klimatolojik Değerlendirmesi : CLIMAXX Çerçevesinde Antalya’, Akdeniz Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Doktora Öğrencisi Esra Aksoy ‘Sıcak Hava Dalgalarına Karşı Kentlerin Yol Haritası’ isimli sunumlar gerçekleştirdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-climaxx-projesine-calistay-593563">Büyükşehir&#8217;den CLIMAXX Projesine çalıştay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy&#8217;de Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-muzaffer-izgu-gunduz-cocuk-bakimevi-acildi-593073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 10:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[açıldı]]></category>
		<category><![CDATA[bakımevi]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[metrekarelik]]></category>
		<category><![CDATA[muzaffer]]></category>
		<category><![CDATA[zgü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Kartaltepe Mahallesi’nde 1100 metrekarelik alanda hizmet verecek yeni Yuvamız Bakırköy Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi’ni hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-muzaffer-izgu-gunduz-cocuk-bakimevi-acildi-593073">Bakırköy&#8217;de Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Kartaltepe Mahallesi’nde 1100 metrekarelik alanda hizmet verecek yeni Yuvamız Bakırköy Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi’ni hayata geçirdi. 5 derslik, etkinlik ve rehberlik odaları ve yemekhanenin bulunduğu merkez; geniş bahçesi, oyun alanları ve tam kapasite hizmet yapısıyla dikkat çekiyor. Merkezin açılışını gerçekleştiren Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bu bakımevi de sadece bir bina değil; eşitlik için, fırsat için, umut için attığımız güçlü bir adımdır” dedi.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, geleceğin teminatı çocukların daha nitelikli ortamlarda yetişebilmesi için Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevi sayısını artırıyor. Bu kapsamda, Kartaltepe Mahallesi Tez Sokak’ta Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi’ni açtı. Merkezin açılış törenine Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, CHP Bakırköy İlçe Başkanı Gizem Başaran Arslan, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>Nitelikli ortam, parlak gelecek</b></p>
<p>Çocukların güvenli ve nitelikli eğitim alabilmesi için kapsamlı bir şekilde tasarlanan merkez, toplam 1100 metrekarelik kullanım alanına sahip. 500 metrekarelik kapalı alanda; 5 derslik, oyun etkinlik odası, rehberlik odası, idari yönetim birimi, yemekhane ve çocuklara özel tuvaletler bulunuyor.</p>
<p>Merkezin 400 metrekarelik bahçesinde, çocukların açık havada güvenle vakit geçirebileceği 200 metrekarelik oyun parkı, tören alanı ve otopark yer alıyor. Bakımevi, tam kapasiteyle hem öğrencilere hem de velilere hizmet verecek şekilde hizmet veriyor.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, bünyesindeki 8 merkez ve bu merkezlerde görev yapan 46 öğretmen ile toplam 496 çocuğun eğitim sürecine katkı sağlamaya devam ediyor.</p>
<p><b>“Bir kentin gerçek zenginliği, çocuklarına sunduğu imkânlarla ölçülür”</b></p>
<p>Merkezin açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bugün geleceğimizin en değerli varlıkları olan çocuklarımız için yeni bir kapıyı aralıyoruz. Bir kentin gerçek zenginliği, çocuklarına sunduğu imkânlarla ölçülür. Biz de Bakırköy Belediyesi olarak, ailelerimizin yaşamını kolaylaştıran, çocuklarımıza güvenli, sevgi dolu, nitelikli bir eğitim ortamı sunan projeleri hayata geçirmeyi en önemli görevlerimizden biri olarak görüyoruz. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu bakımevi, tam da bu anlayışın bir ürünüdür. Burada çocuklarımız; güven içinde büyüyecek, bilimle, sanatla, oyunla tanışacak; doğaya, hayvana, insana saygıyı öğrenecek; yaratıcı, özgüvenli ve mutlu bireyler olarak yetişecekler. Ailelerimiz ise gözleri arkada kalmadan, huzurla işlerine gidecekler. Muzaffer İzgü’nün eserleri ve hayata bakışı, çocuklarımızın saf neşesiyle, merakıyla ve yaratıcılığıyla aynı dili konuşuyor. Bu yuva, onun anısına çok yakışacak” dedi.</p>
<p><b>“Sosyal belediyeciliği sözde değil, özde yaşatan bir anlayışla çalışıyoruz”</b></p>
<p>Sözlerine, sosyal belediyecilik anlayışı ile çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak devam eden Başkan Ovalıoğlu, “Bizler, sosyal belediyeciliği sözde değil, özde yaşatan bir anlayışla çalışıyoruz. Çocukların, kadınların, ailelerin yaşamını kolaylaştıran her hizmet bizim için çok kıymetlidir. Bu bakımevi de sadece bir bina değil; eşitlik için, fırsat için, umut için attığımız güçlü bir adımdır. Bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, eğitmenlerimize, destek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm ise bu güzel yuvayı şenlendirecek olan minik kahramanlarımıza etmek istiyorum… İyi ki varsınız, iyi ki bizimlesiniz. Yuvamız Bakırköy Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi’nin ilçemize, ailelerimize ve güzel çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-muzaffer-izgu-gunduz-cocuk-bakimevi-acildi-593073">Bakırköy&#8217;de Muzaffer İzgü Gündüz Çocuk Bakımevi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Kitap Fuarı tüm hızıyla devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-kitap-fuari-tum-hiziyla-devam-ediyor-590241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 12:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hızıyla]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl kapılarını kitapseverler için aralayan Osmangazi Kitap Fuarı, Bursalılar tarafından yoğun ilgi ile karşılaşırken, Türk edebiyatının günümüz temsilcilerini okuyucular ile buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-kitap-fuari-tum-hiziyla-devam-ediyor-590241">Osmangazi Kitap Fuarı tüm hızıyla devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bu yıl kapılarını kitapseverler için aralayan Osmangazi Kitap Fuarı, Bursalılar tarafından yoğun ilgi ile karşılaşırken, Türk edebiyatının günümüz temsilcilerini okuyucular ile buluşturmaya devam ediyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi’nin YAYKOOP (Yayıncılar Kooperatifi) iş birliğiyle bu yıl ilk kez düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı, yedinci günü geride bıraktı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Fuarda yazdıkları eserler ile topluma dokunarak edebiyat dünyasında saygınlık kazanan yazarlar Şükrü Erbaş ve Latife Tekin ile toplum hakkındaki çalışmalarıyla öne çıkan gazeteci yazar Mine Söğüt ve Ayşen Şahin, gerçekleştirilen söyleşilerde önemli tespitlerde bulundu.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Hayal Gücü Olmayan Hiçbir İnsanın, Yaşamla Doğru Dürüst İlişkisi Olamaz”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>‘Şiirin Kaynaklarına Bir Bakış: Ben Annemin Hecesiyim’ adlı kitabının adını taşıyan söyleşide Bursalılar ile deneyimlerini paylaşan Yazar Şükrü Erbaş, sözcüklerle kurulan bağı vurgulayarak, “Sözcüklerle bağı olmayan hiçbir insanın, sanatın hiçbir dalıyla bağı olacağını sanmıyorum. Basit bir şey var; edebiyat yapıyorsak eğer, müzik, resim, tiyatro ve pek çok sanat dalıyla uğraşıyorsak, muhakkak daha iyi bir dünya istiyoruz demektir. İnsan, yetindiği dünyaya karşı cümle kuramaz, daha iyi bir dünya hayal edemez, doyumsuz olması gerekiyor. Hayal gücü olmayan hiçbir insanın, yaşamla doğru dürüst ilişkisi olamaz. Hayat bilgisi olamaz. Ben televizyonu 21 yaşında gördüm, şimdi bütün çocuklar tabletler, bilgisayarlarla büyüyor. Analitik düşünmezseniz, sentez yapamazsınız. Olgular arasında bağlantı kuramazsınız.” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Dil ve sözcüklerle bambaşka dünyaların tasarlandığına işaret eden Yazar Erbaş, “İki şey var; ilki okura öğrettiği başka bir dünya mümkündür fikri. Çünkü okur bunu romanda gördü. Bir diğeri ise ben değiştirip, dönüştürebilirim fikri. Bu bana yaşama gücü veriyor, size de yaşama gücü veriyor. Ben yazarak iyi bir insan oldum.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Teknoloji, Bizim Gerçekliği Bütünsel Olarak Algılamaktan Koparır”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Bir dinleyici tarafından 40 yıl önce yazdığı ‘Koşaradım’ adlı şiirine yönelik, günümüzde nasıl yazacağı ve neler düşündüğünün sorulması üzerine ise Şükrü Erbaş, şöyle yanıt verdi;</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Daha ağır yazardım. ‘Bunalıyorum çocuk, biçim veremediğimiz şeylerin biçimini alıyoruz’ yazar kitabımın dizelerinde. Teknoloji bizim hayatımızı kolaylaştırır ama teknoloji, bizim gerçekliği bütünsel olarak algılamaktan koparır. Bütün ile bağımız kopuyor, yol açtığı, yıkıcı şey budur. Önüne nasıl geçilir bilmiyorum.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Fuar hakkında ise, Osmangazi Kitap Fuarı’nın kalıcı olmasını dilediğini belirten Yazar Şükrü Erbaş, Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek, konuşmalarının arasında kitabından kısa bölümler okudu.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Kız Çocuklarının Hala Özgürleşme Süreci Sürüyor”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Fuarda günün ikinci etkinliğinde köyden şehre göç eden bir ailenin yaşam mücadelesini, ailenin en küçük kızı Dirmit&#8217;in gözünden anlattığı ‘Sevgili Arsız Ölüm’ adlı kitabıyla kitleler tarafından takdir ile karşılanan yazar Latife Tekin oldu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Gerçekleşen söyleşide duygularını “O kadar uzun zamandır yazıyorum ki, bazen gerçek değilmişim de sözcüklerden ibaretmişim gibi geliyor.” şeklinde tanımlayan Yazar Tekin, yazarak dünyada var olmanın, çok farklı bir his olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>1983’te yayınlanan ‘Sevgili Arsız Ölüm’ adlı romanına da değinerek, hayat öyküsünü paylaşan Latife Tekin, çocukluğunda kitapların kendisi için çok kıymetli olduğunu belirtti. Bir köyde büyüdüğünü anımsatan Tekin, “O dönemler televizyon bile yoktu, sözlü kültür çok canlıydı, sürekli hikayeler, masallar dinledik. Kitap bizim için büyülü bir şey. Çok tutku ile yoğunlaşmak gerekiyor bir şey yazabilmek için. Bir romanı yazmak yıllar sürebiliyor. Bir yandan o kitap ile dolaşıyorsun, diğer yandan günlük hayat ile uğraşıyorsun.  Sevgili Arsız Ölüm’ü ödünç bir daktilo ile yazdım. Şu kitapları okumadan roman yazamazsın, roman yazmak için çok görmüş geçirmiş olmak gerekiyor diye bir bakış açısı vardı. Ülkede, bugün geldiğimiz noktada pek bir şey değişmemiş, kız çocuklarının hala özgürleşme süreci sürüyor. Kitap, aynı zamanda göçü de anlatıyor. Göçler, çok hızlandı. Göçler, büyük bir kopuşa da sebep oluyor, zorunlu olduğu zaman bir acıya dönüşüyor. Romanın okunmasının en büyük sebebi, bir kız çocuğunun, evde verdiği özgürleşme mücadelesi.” açıklamalarını yaptı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>‘Gümüşlük Akademisi’  adlı romanına ve kurulmasında çok önemli katkılarda bulunduğu aynı adı taşıyan kültür kurumuna ilişkin de bilgiler veren Latife Tekin, edebiyata değer katma amacında olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Latife Tekin, fuarın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkürlerini sundu.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Osmangazi Belediyesi Tarafından Bu Fuarın Karşımıza Çıkması Çok Büyük Bir Umut”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Günün son etkinliğinde gazeteci yazar Mine Söğüt ve Ayşen Şahin, Bursalı okurlarıyla bir araya geldi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>‘Özgür Düşünce ve Fikir İşçiliği’ temasındaki söyleşi öncesinde Osmangazi Belediyesi’nin ilkini gerçekleştirdiği Osmangazi Kitap Fuarı’na parantez açan Mine Söğüt, “Kitabın en zor dönemleri, ekonomik ve sosyal açıdan her şeyin geriye gittiği zamanda bu fuarların düzenlenmesi, biz var olanlar yok olacak diye endişelenirken, sıfırdan Osmangazi Belediyesi tarafından bu fuarın karşımıza çıkması çok büyük bir umut, büyük bir heyecan. Hem yazar olarak, hem okur olarak çok seviniyorum. Umarım uzun soluklu olur. ” şeklinde konuştu.  Ayşen Şahin ise, sosyal çürümeye dikkati çekerek şöyle devam etti;</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Ekonomiler kısa sürede toparlanıyor, önemli olan değişime niyet etmek ama sosyal çürüme çok daha uzun yıllar alıyor. Sosyal çürümenin önünde durmak için de insanların açık fikirli olmaya, okumaya, okudukları üzerinde fikir telakkisi yapmaya ihtiyaçları var. Kitap fuarları, aynı zamanda sosyal çürümenin önünde bir bariyer,  o yüzden her yeni açılan fuar, bizi birbirimize bağlar. Bizler de yazarlar olarak fikir işçisi olarak görüyoruz kendimizi, bu da emektir. En güzel karşılığı ise okurla buluşabilmek, karşılıklı fikir alışverişlerinde bulunabilmektir. Bizim amacımız sadece kendimizi anlatmak değil, karşı tarafın da görüşlerini duymakla birlikte bize unutturulan felsefi tartışmayı yapabilmek.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ardından söyleşide Mine Söğüt, en büyük sorunun otosansür olduğunu kaydederek, “Yasaklar kayda geçer, yasakları koyanların hanesine eksi olarak yazılır ama otosansür yazılmaz. Düşüncelerimizden korkmamızın, fikir özgürlüğüne yönelik tehditlerden daha korkunç olduğunu düşünüyorum. Birlikte düşünmek, birlikte çözmek ve birbirimizin düşüncesine açık olmak için dinleme üzerine çok pratik yapmamız gerekiyor.” yorumunda bulundu.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Kimlik Ayrımı, Fikir Özgürlüğünün Önündeki En Büyük Engellerden Biri”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Ayşen Şahin ise, kimlik üzerinden ayrıştırma ve saldırılar yapıldığına işaret ederek, “Halbuki bizim hayata bakışımızı şekillendiren kişilik özelliklerimiz. Kimlik ayrımı, fikir özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri. Sohbet açma şeklimiz dahi kimliğe yönelik, nerelisin şeklinde. Sınıfsal ayrımdan önce nelerden hoşlanırsın demeliyiz, günün nasıl geçiyor diye bir soru biz de yok. Kendimizi ahlaklı ve etik hissedebilmek, başkalarının tavırlarını eleştirmek oldu. Bu sosyal çürümenin önünü açan etkenlerden bir tanesi. Olumlu şeyleri bir kişiyle, olumsuz şeyleri 24 kişiyle paylaşıyoruz. Hakkı yenmişse, haksızlığın önünde durmak gerekir. Biri için yaşadığı haksızlığa oh olsun diyorsak, kınadığımızla sınanıp, o sınavı kaybetmişizdir. Farklı yaşam tarzlarına tahammülümüz kalmamış. Bu kadar keskin ve köşeli olursak, kendi kendimizi özgür fikri kaldırıyoruz.” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuklara hediye takdim etti.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-kitap-fuari-tum-hiziyla-devam-ediyor-590241">Osmangazi Kitap Fuarı tüm hızıyla devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DemirDöküm, Tüketiciyle Gerçek Zamanlı Seçim Anlarında Buluşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/demirdokum-tuketiciyle-gercek-zamanli-secim-anlarinda-bulusuyor-588720</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 12:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlarında]]></category>
		<category><![CDATA[buluşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[demirdöküm]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[Kombi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[tüketiciyle]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[zamanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588720</guid>

					<description><![CDATA[<p>DemirDöküm, yeni kampanyası "DemirDöküm Doğru Seçim" ile gündelik seçimleri markasıyla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/demirdokum-tuketiciyle-gercek-zamanli-secim-anlarinda-bulusuyor-588720">DemirDöküm, Tüketiciyle Gerçek Zamanlı Seçim Anlarında Buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DemirDöküm, yeni kampanyası &#8220;DemirDöküm Doğru Seçim&#8221; ile gündelik seçimleri markasıyla buluşturuyor. Metro istasyonlarından navigasyon ve dijital platformlara kadar pek çok temas noktasında yer alacak kampanya, &#8220;Yanlış yol, yanlış film, yanlış tarif telafi edilir, yanlış kombi seçimi edilmez&#8221; mesajıyla hayata geçiyor.</strong></p>
<p>İklimlendirme sektörüne 70 yıldır öncülük eden DemirDöküm, kombi alımını gündelik kararlarla ilişkilendiren yeni iletişim kampanyasını başlattı. &#8220;Doğru Seçim&#8221; kampanyası ile duygusal ya da fonksiyonel faydaları aktarmak yerine tüketiciyi seçim anlarında karşılayan DemirDöküm, sektörde benzersiz bir yaklaşıma imza atıyor.</p>
<p>Kampanyanın yaklaşımıyla ilgili olarak <strong>DemirDöküm Marka ve Müşteri Deneyimi Direktörü Bilge Kıran</strong>, &#8220;Kombi sektöründe satın alma kararı genellikle ihtiyaç anında veriliyor, bu nedenle de tüketici ile sınırlı bir zamanda temas edebiliyoruz. Tüketici, diğer birçok üründe olduğu gibi kombiyi sürekli takip etmiyor. Biz de bu davranış modeline yaratıcı bir çözüm getirerek, tüketicilerin günün her anında ürün yerine aldıkları seçimlere odaklandık&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yıllık 1,1 milyon adetlik kombi pazarında DemirDöküm&#8217;ün yüzde 93&#8217;lük bilinirlik oranına sahip olduğuna dikkat çeken Bilge Kıran, her yıl 800 bin potansiyel müşterinin marka tercihleri arasında yer aldığını, köklü bir kurumun böylesine önemli bir seçim anında müşterisinin yanında olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Kombinin telafisi olmayan çok önemli bir seçim olduğunu, uzun yıllar kullanıldığını, yanlış bir tercihin çok zor ve maliyetli sonuçlar doğuracağına dikkat çeken <strong>Kıran</strong>, &#8220;Ürünlerimiz yaşam alanlarında 10-15 yıl ısı konforu sağlıyor. Bu gerçekten yola çıkarak günlük seçim yapılan tüm anları sahiplenmek istedik. Her gün yaptığımız seçimlerin farkındalığını yaratarak, kombi seçiminin ne kadar kritik olduğunu göstereceğiz&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kıran</strong>, kampanya detaylarıyla ilgili olarak şunları kaydetti: &#8220;Gün içinde binlerce karar veriyoruz. Ne giyeceğimizi, işe hangi yoldan gideceğimizi, hangi yemeği yiyeceğimizi, akşam eve geldiğimizde hangi dizi veya filmi izleyeceğimizi seçiyoruz. Bu kampanyada tüketicilerimize gerçek zamanlı yaptıkları seçimlerle ilgili bir farkındalık yaratarak, bu farkındalık üzerinden kombi kararının önemine dikkat çekeceğiz. Bugün yanlış seçtiğiniz günlük seçimlerin bir telafisi var. Örneğin işe giderken trafik yoğun olan yolu ertesi gün kullanmayabilirsiniz. Ancak yanlış bir kombi seçimi, yıllarca unutulmaz. Yeni kampanyamızda tüketicilerimize her seçim anında &#8216;doğru seçim&#8217; mesajını vereceğiz.&#8221;</p>
<p>Kampanya, İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;de 15 şehir içi büyük formatlı alınlıkta, Marmaray, metro ve vapurlar dahil 9.500 farklı ekranda ve 600 metro board&#8217;da görünür olacak. Disney+, HBO Max, dijital TV kanalları, Moovit, Yandex Navigasyon, Beinsports, Beinconnect ve Maçkolik gibi yüksek kullanıcı trafiğine sahip dijital platformlarda da video ve banner formatlarında yer alacak kampanya, tüketicilerin karar verdiği anlarda DemirDöküm&#8217;ü hatırlatacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/demirdokum-tuketiciyle-gercek-zamanli-secim-anlarinda-bulusuyor-588720">DemirDöküm, Tüketiciyle Gerçek Zamanlı Seçim Anlarında Buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay Yunak&#8217;a Kazandırılan Parkın Açılışını Yaptı, Gençlerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-yunaka-kazandirilan-parkin-acilisini-yapti-genclerle-bulustu-588451</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 11:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırılan]]></category>
		<category><![CDATA[parkı]]></category>
		<category><![CDATA[parkın]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yunak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588451</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Yunak’ta gençlerle bir araya gelerek Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Kardelen Parkı’nın açılışını gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-yunaka-kazandirilan-parkin-acilisini-yapti-genclerle-bulustu-588451">Başkan Altay Yunak&#8217;a Kazandırılan Parkın Açılışını Yaptı, Gençlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Yunak’ta gençlerle bir araya gelerek Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Kardelen Parkı’nın açılışını gerçekleştirdi. Açılışını yaptıkların parkın yalnızca bir yeşil alandan ibaret olmadığını aynı zamanda Yunak’lıların nefes alacağı, çocukların oynayacağı, ailelerin de huzur içinde vakit geçireceği bir yaşam merkez olacağını belirten Başkan Altay, “Mesafe uzak olabilir ama bizim gönlümüz her zaman Yunak’la beraberdir. Onun için her geldiğimizde bir hizmetimizi açıyor, bir hizmetimizin temel atma törenini gerçekleştiriyoruz” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Yunak’ta gençlerle buluşarak Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Kardelen Parkı’nın açılışını yaptı.</p>
<p>Açılışta konuşan Yunak Belediye Başkanı Subhan Günaltay, ilçeye verdiği katkılardan dolayı Başkan Altay’a teşekkür ederek, “Sizinle bu dönem daha heyecanlı, daha gururluyuz. Cumhurbaşkanımızın vizyonunda gerçek belediyeciliği zaten Konya’mıza kattığınız değerlerle gösterdiğiniz. Bundan sonraki süreçte de sizinle beraber halkımızın hizmetkarı olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. </p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Yeni Büyükşehir Yasası ile birlikte, Konya’yı ilçeleriyle birlikte kalkındırmak ve eksikleri gidermek için verdikleri sözün arkasında durmaya ve ilçelerin tüm ihtiyaçlarını gidermek için gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini vurguladı. </p>
<p><strong>“YUNAKLILAR NEFES ALACAK, ÇOCUKLAR OYNAYACAK, AİLELER HUZUR İÇİNDE VAKİT GEÇİRECEK”</strong></p>
<p>Açılışını yaptıkların parkın yalnızca bir yeşil alandan ibaret olmadığını aynı zamanda Yunak’lıların nefes alacağı, çocukların oynayacağı, ailelerin de huzur içinde vakit geçireceği bir yaşam merkez olacağını kaydeden Başkan Altay, “Yaklaşık 1.250 metrekarelik alanda hayata geçirdiğimiz Kardelen Parkı’nda; kafeterya ve kapsamlı peyzaj düzenlemeleri tamamlanmıştır. Yatırım tutarı, arsa bedeli dâhil 14 milyon 700 bin lirayı bulan bu projenin hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>YUNAK’A KAZANDIRILAN YATIRIMLARI ANLATTI</strong></p>
<p>Kardelen Parkı gibi Yunak’a daha onlarca eser kazandırdıklarını anlatan Başkan Altay,  2018’den bu yana Yunak’a güncel bedelle toplam 1 milyar 200 milyon liralık yatırım gerçekleştirdiklerini dile getirdi. </p>
<p><strong>“HER ZAMAN GENÇLERİMİZİN YANINDA OLDUK, BUNDAN SONRA DA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” </strong></p>
<p>Yunak’ta devam eden gençlik hizmetlerine de değinen Başkan Altay, “Bizler gençlerimize ayrı bir önem veriyoruz. Geleceğimizin onlar olduğunun farkındayız. Ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar iyi yetişmeleri için Konya Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman onların yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” dedi.<br /> </p>
<p><strong>“MESAFE UZAK OLABİLİR AMA BİZİM GÖNLÜMÜZ HER ZAMAN YUNAK’LA BERABERDİR”</strong></p>
<p>Konuşmasının sonunda ise, “Uzaklık ve yakınlık izafidir. Mesafe uzak olabilir ama bizim gönlümüz her zaman Yunak’la beraberdir.” diyen Başkan Altay, “Onun için her geldiğimizde bir hizmetimizi açıyor, bir hizmetimizin temel atma törenini gerçekleştiriyoruz. İnşallah bundan sonra da Subhan başkanımızla, ilçe başkanlarımızla istişare halinde Yunak’ımıza önemli hizmetler kazandıracağız” açıklamalarını yaptı. </p>
<p>Konuşmaların ardından Yunak’a kazandırılan Kardelen Parkı’nın açılışı dualarla yapıldı.</p>
<p>Programa; Çeltik Belediye Başkanı Ali Meşe, Doğanhisar Belediye Başkanı Ali Öztoklu, AK Parti Yunak İlçe Başkanı Mustafa Aktaş, MHP Yunak İlçe Başkanı Bayram Çil, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p>Park açılışından sonra Başkan Altay, Yunaklı gençlerle bir araya gelerek sohbet etti.</p>
<p>Yunak Belediyesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Subhan Günaltay ile bir araya gelen Başkan Altay ilçe esnafına da hayırlı işler diledi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-yunaka-kazandirilan-parkin-acilisini-yapti-genclerle-bulustu-588451">Başkan Altay Yunak&#8217;a Kazandırılan Parkın Açılışını Yaptı, Gençlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Havacılık Temalı Bilim Merkezi UçakPark, bilim merakıyla dolup taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/havacilik-temali-bilim-merkezi-ucakpark-bilim-merakiyla-dolup-tasiyor-588111</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:11:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dolup]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[merakıyla]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[temalı]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[uçakpark]]></category>
		<category><![CDATA[Ziyaretçiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner projesiyle Çayırova’da havacılık temalı bilim merkezi olarak hizmete açılan UçakPark, açılışının ardından kısa sürede yoğun ilgi gördü. Bilimin, teknolojinin ve keşfin bir araya geldiği merkez, ilk haftasında 7 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/havacilik-temali-bilim-merkezi-ucakpark-bilim-merakiyla-dolup-tasiyor-588111">Havacılık Temalı Bilim Merkezi UçakPark, bilim merakıyla dolup taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner projesiyle Çayırova’da havacılık temalı bilim merkezi olarak hizmete açılan UçakPark, açılışının ardından kısa sürede yoğun ilgi gördü. Bilimin, teknolojinin ve keşfin bir araya geldiği merkez, ilk haftasında 7 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı.</p>
<p><b>DÜNYADA TEK OLMA ÖZELLİĞİNE SAHİP PROJE</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, uçuş ömrünü tamamlamış Airbus A340 model uçağı, Çayırova Şekerpınar bölgesinde tam donanımlı bir Bilim Merkezi ve Havacılık Müzesi haline getirerek dünyada bir ilke imza attı.<br />
Toplam 470 metrekarelik alanda hizmet veren UçakPark; havacılık tarihi, teorisi ve teknolojilerini bir araya getiriyor. Ziyaretçiler burada hem gerçek uçak sistemlerini yakından inceleyebiliyor hem de simülatörlerle pilotluk deneyimi yaşayabiliyor. İçeriği ve kapsamı ile dünyada tek olma özelliğine sahip olan proje, özellikle gençler ve havacılık tutkunları için ilham verici bir merkez haline geldi.</p>
<p><b>BİLİMİN BÜYÜLEYİCİ DÜNYASI</b></p>
<p>“Keşif, teknoloji ve eğlence” temasıyla oluşturulan UçakPark Havacılık Bilim Merkezi, geleceğin havacılarını bilimin büyüleyici dünyasına davet ediyor. Açılış gününden itibaren aileler, öğrenciler ve gençler merkeze büyük ilgi gösterdi.</p>
<p><b>BİR HAFTADA 7 BİN 222 ZİYARETÇİ</b></p>
<p>23 Ekim’de kapılarını açan UçakPark, yalnızca bir haftada 7 bin 222 kişiyi ağırladı. Gerçek bir uçağın içinde bilimin heyecanını yaşamak isteyen ziyaretçiler, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinliklerle dolu bir hafta geçirdi. Çocuklar kokpitteki simülasyonla İzmit Körfezi üzerinde uçuş deneyimi yaşarken, alt bölümdeki sergi alanında uçağın önemli parçalarını inceledi. Atölye alanında ise eğlenceli etkinliklerle bilimi deneyimleyerek öğrendiler. Ziyaretçilerin yoğun ilgisinden memnuniyet duyan çocuklar, “UçakPark’ı çok sevdik” diyerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>
<p><b>ÜÇ BÖLÜMDEN OLUŞAN BİLİM MERKEZİ</b></p>
<p>UçakPark; bilim merkezi alanı, sergi mekânı ve atölye bölümü olmak üzere üç ana kısımdan oluşuyor. Parkta ayrıca kafeterya binası, idari bina, mescit, tuvalet, otopark, çocuk oyun alanı, amfi ve çeşitli kentsel donatılar da bulunuyor. Ziyaretçiler, havacılığın farklı yönlerini keşfedebilecekleri sekiz ana tema üzerinden uçuşun fiziği, motor teknolojileri, iletişim sistemleri ve pilotaj becerileri gibi konularda bilgi edinebiliyor. Her tema, havacılığın farklı bir yönünü derinlemesine ele alarak katılımcılara eğitici ve interaktif bir deneyim sunuyor.</p>
<p><b>ZENGİN İÇERİKLİ SERGİ ALANI</b></p>
<p>Uçağın altında yer alan geniş sergi mekânı, havacılığın teknik dünyasını yakından tanıtıyor. Bu alanda hareketli kesitli turbo fan motoru, statik jet motoru, yardımcı güç ünitesi (APU), 6 silindirli interaktif boxer motoru, 9 silindirli yıldız motoru kesiti ve mini jet motoru gibi parçalar sergileniyor.</p>
<p>Ayrıca temel uçak sistemleri deneyim alanları, gerçek uçak antenleri ve aviyonik gösterge sistemleri de ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Böylece katılımcılar hem teorik bilgileri öğreniyor hem de gerçek mühendislik örneklerini yakından görme imkânı buluyor.</p>
<p><b>GELECEĞİN HAVACILARINA İLHAM KAYNAĞI</b></p>
<p>Keşif, teknoloji ve eğlenceyi bir araya getiren UçakPark Havacılık Bilim Merkezi, özellikle çocuklar ve gençler için ilham verici bir öğrenme ortamı sunuyor. Gerçek bir uçağın içinde bilimin temel prensiplerini deneyimleme fırsatı sunan merkez, geleceğin pilotlarını ve mühendislerini yetiştirmeye katkı sağlıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan UçakPark, kente hem turizm hem de eğitim alanında önemli bir değer kazandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/havacilik-temali-bilim-merkezi-ucakpark-bilim-merakiyla-dolup-tasiyor-588111">Havacılık Temalı Bilim Merkezi UçakPark, bilim merakıyla dolup taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın Kooperatifleri, 8 konu başlığında toplanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-kooperatifleri-8-konu-basliginda-toplaniyor-587639</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 13:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlığında]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Kooperatifleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[konu]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatifleri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[toplanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan “Kocaeli Kadın Kooperatifleri Çalıştayı” 8 konu başlığında bir araya geliyor. 4 Kasım Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek çalıştay öncesi paydaşlar toplantıda bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-kooperatifleri-8-konu-basliginda-toplaniyor-587639">Kadın Kooperatifleri, 8 konu başlığında toplanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan “Kocaeli Kadın Kooperatifleri Çalıştayı” 8 konu başlığında bir araya geliyor. 4 Kasım Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek çalıştay öncesi paydaşlar toplantıda bir araya geldi.</p>
<p><b>KADIN KOOPERATİFLERİ ÇALIŞTAYI 4 KASIM’DA</b></p>
<p>Kadın girişimciliğini desteklemek, kooperatifler arası iş birliğini güçlendirmek ve sürdürülebilir üretim modelleri oluşturmak amacıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde önemli bir çalıştay gerçekleştirilecek. Kocaeli’de faaliyet gösteren kadın kooperatiflerini bir araya getirecek “Kocaeli Kadın Kooperatifleri Çalıştayı” 4 Kasım Salı günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Çalıştay için hazırlıklar sürerken, paydaş odak toplantısı Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yapıldı.</p>
<p><b>PAYDAŞ ODAK TOPLANTISI YAPILDI</b></p>
<p>Maide Restoran’da gerçekleştirilen programa; Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Kocaeli İl Ticaret Müdürü Veysi Uzunkaya, Proje Danışmanı Hakan Hekimhanlı, Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik, KOÜ Teknopark Müdürü Erçin Dinçer, Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü Dr. Tuğba Yılmaz, Kent Politikaları ve Araştırmaları Şube Müdürü Ayhan Varol, Veri Analizi ve İş Geliştirme Şube Müdürü Menekşe Sözen, kooperatif temsilcileri katıldı.</p>
<p><b>“GERÇEK KALKINMA, KADINLARIN ÜRETİMİYLE MÜMKÜNDÜR”</b></p>
<p>Çalıştayın önemine dikkat çeken Malkoç, kadınların üretim ve iş hayatındaki rolünün güçlenmesinin toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Kocaeli’nin sanayi kenti kimliğine dikkat çeken Malkoç, “Kocaeli, güçlü sanayi altyapısıyla ülkemizin lokomotif şehirlerinden biri. Ancak biz biliyoruz ki, gerçek kalkınma sadece sanayi üretimiyle değil, aynı zamanda kadınların üretim süreçlerine aktif katılımıyla mümkündür. Kadınlarımızın üretim gücüyle bu dinamizme katkı sunmaları, kentimizin ekonomik ve sosyal yapısına, el emeği, yaratıcılığı ve girişimciliği ise şehre farklı bir değer katıyor. Kadının olmadığı bir iş hayatı düşünülemez.  Kadın kooperatiflerinin, kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmaları ve dayanışma kültürünü güçlendirmeleri açısından büyük bir önem taşıyor” dedi.</p>
<p><b>KADINLARIN ÜRETİM HİKÂYELERİ</b></p>
<p>Toplantıda programın akışı, oturum başlıkları ve kadın kooperatiflerinin sunum içerikleri ele alındı. Kadın emeğinin ekonomiye kazandırılması, kooperatiflerin kurumsal kapasitelerinin artırılması ve yerel kalkınmada kadınların rolünün güçlendirilmesinin hedeflendiği çalıştayda uzman konuşmacılar ve başarılı iş kadınları deneyimlerini paylaşacak. Tüm paydaşlar ile ortak akılda buluşularak; geçmiş deneyimler, mevcut durum, gelecek planlamaları ile iyi uygulama örneklerinin konuşulacağı çalıştay kapsamında sorunlara karşı geliştirilecek çözüm önerilerinin tüm boyutlarıyla masaya yatırılacağı 8 ayrı konu başlığı işlenecek.  </p>
<p><b>8 KONU BAŞLIĞI</b></p>
<p>Kocaeli Kadın Kooperatifleri Çalıştayı’nın, kentin kadın girişimciliği ekosistemine önemli katkılar sağlaması beklenirken, üretim kapasitelerinin artırılması, mali dayanıklılığın güçlendirilmesi, üye katılımının teşviki ve toplumsal etkinin genişletilmesi gibi stratejik konularda çalıştayda ele alınacak. Ayrıca satış ve dağıtım modelleri, eğitim programları, çevre dostu üretim yaklaşımları ve fon kaynaklarına erişim gibi kritik başlıklar da değerlendirilecek. Çalıştay’ın en temel hedefi, kadın emeğinin yerel kalkınmadaki rolünü güçlendirmek ve Kocaeli’nin üretim gücüne katkı sağlamak</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-kooperatifleri-8-konu-basliginda-toplaniyor-587639">Kadın Kooperatifleri, 8 konu başlığında toplanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aliağa Atatürk Stadyumu&#8217;nda Cumhuriyet Coşkusu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aliaga-ataturk-stadyumunda-cumhuriyet-coskusu-587636</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 13:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[Aliağa Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[coşkusu]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[serkan]]></category>
		<category><![CDATA[stadyumu]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyetin 102. yılı, Aliağa’da büyük bir gurur ve coşkuyla kutlanıyor. Dün Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreninin ardından kutlamalar, Aliağa Atatürk Stadyumu’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-ataturk-stadyumunda-cumhuriyet-coskusu-587636">Aliağa Atatürk Stadyumu&#8217;nda Cumhuriyet Coşkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin 102. yılı, Aliağa’da büyük bir gurur ve coşkuyla kutlanıyor. Dün Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreninin ardından kutlamalar, Aliağa Atatürk Stadyumu’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti. Tribünleri dolduran Aliağalılar, öğrencilerin hazırladığı birbirinden renkli gösterilerle Cumhuriyetin anlam ve coşkusunu doyasıya yaşadı.</p>
<p>Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen tebrikat töreninin ardından başlayan kutlama programına; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, kurum müdürleri, askeri erkân, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri, gaziler, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p>Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve Garnizon Komutanı Albay Ali Güler’in törene katılanların bayramını kutlamasıyla başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney’in günün anlam ve önemine ilişkin konuşmasıyla devam etti.</p>
<p><b>“TÜRK İNSANI CUMHURİYET SAYESİNDE DEVLETİN TEK VE GERÇEK SAHİBİ OLDUĞUNUN BİLİNCİNDEDİR”</b><br />Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney konuşmasında şunları söyledi: “Tarihi şan ve şerefle dolu olan aziz milletimizin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurduğu Cumhuriyetimizin 102. yılını milletçe büyük bir coşkuyla kutluyoruz. İnanıyorum ki aziz milletimizin her bir ferdi milletimizin küllerinden yeniden doğduğu bu özel günü büyük bir coşkuyla idrak etmekte ve en samimi duygularla kutlamaktadır. Türk insanı Cumhuriyet sayesinde devletin tek ve gerçek sahibi olduğunun hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğunun bilincindedir. Bugün hepimize düşen ortak görev ulusal değerlere, milli bilince, cumhuriyete sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Büyük Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin ebediyen yaşayacağını olan inancımla tüm milletimizin Cumhuriyet Bayramını kutluyorum”</p>
<p>Kaymakam Zekeriya Güney’in konuşmasının ardından yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından düzenlenen Cumhuriyet Koşusunda dereceye giren öğrencilere ödüllerini Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney verdi. Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği Cumhuriyetin Renkleri ve Sözleri konulu resim, şiir, kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilerden; birinci olan öğrencilere ödüllerini Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, ikinci olan öğrencilere Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, üçüncü olan öğrencilere ödüllerini Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran takdim etti.</p>
<p><b>ÖĞRENCİLERDEN CUMHURİYET RUHUNU YANSITAN GÖSTERİLER</b><br />Törenin en anlamlı bölümlerinden biri ise öğrencilerin sahne aldığı gösteriler oldu. Şehit Gökhan Çakır Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı Cumhuriyet Korosunun müzik dinletisi ardından “Akdeniz’e Doğru” isimli şiir dinletisi yapıldı. Gösteriler; ALCİM Jimnastik ve Spor Merkezi öğrencilerinin gösterisi, Aliağa Belediyesi Demir Spor Güreş Takımının gösterisi ile devam ederken Aliağa Cumhuriyet İlkokulu, Şehit Gökhan Çakır Anadolu Lisesi ve Aliağa Belediyesi Halk Oyunları ekibinin final gösterisi izleyenleri hayran bıraktı. Aliağa Atatürk Stadyumu’nda düzenlenen kutlama programı geçit töreni ile sona erdi.</p>
<p><b>CUMHURİYET COŞKUSU AKŞAM FENER ALAYIYLA DORUK NOKTASINA ULAŞACAK</b><br />Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, bu akşam Aliağa Belediyesi öncülüğünde düzenlenecek Fener Alayı ve Cumhuriyet Korteji ile devam edecek. Saat 20.00’de Aliağa Belediyesi Spor Salonu önünden başlayacak yürüyüşte, Aliağalılar ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle bando eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na yürüyecek.</p>
<p>Kutlamalar, saat 21.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşecek DJ Arif Güven performansıyla zirveye çıkacak. Marşlar, bayraklar ve müziklerle dolu gecede Aliağa, Cumhuriyetin 102. yılını hep birlikte büyük bir gurur ve coşkuyla kutlayacak</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-ataturk-stadyumunda-cumhuriyet-coskusu-587636">Aliağa Atatürk Stadyumu&#8217;nda Cumhuriyet Coşkusu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka mı, gerçek mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-mi-gercek-mi-587539</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 09:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[benli]]></category>
		<category><![CDATA[deepfake]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte İçerik]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretim teknolojileri konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-mi-gercek-mi-587539">Yapay zeka mı, gerçek mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretim teknolojileri konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>&#8220;Deepfake&#8221; teknolojisi nedir?</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretiminin, genel olarak &#8220;deepfake&#8221; teknolojisi olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Kelime oluşumu itibariyle Deepfake, ‘deep learning’ (derin öğrenme) ve ‘fake’ (sahte) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmektedir. Bu teknoloji, yüz tanıma, ses analizi ve görüntü işleme gibi alanlarda geliştirilen derin öğrenme algoritmalarını kullanarak, gerçeğe son derece yakın sahte video, ses veya görüntüler üretir.” dedi.</p>
<p><strong>Kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabiliyor</strong></p>
<p>Deepfake teknlojisini kullanılarak bir kişinin yüzü, mimikleri veya sesinin taklit edilebildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Bu sayede gerçekte yaşanmamış bir konuşma veya olay sanki gerçekleşmiş gibi sunulabilir. Bu teknoloji, yaratıcı içerikler üretmek için kullanılabileceği gibi, kötü niyetli kişiler tarafından dezenformasyon yaymak veya dolandırıcılık yapmak amacıyla da kullanılabilir.” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Sahte haber üretimi yapılabiliyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ ile üretilen video ve ses içeriklerinin günümüzde sinema, eğitim, reklam, oyun ve medya gibi pek çok alanda yaygın olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Reklamlar, uzaktan eğitim videoları, dijital oyunlardaki karakterler, sanal haber sunucuları ve farklı dillere çevrilen içerikler bu teknoloji sayesinde hızlı ve düşük maliyetle hazırlanmaktadır. Öte yandan, aynı teknolojiler sahte haber üretimi, dolandırıcılık ve bilgi kirliliği yaratmak gibi amaçlarla da kötüye kullanılabilmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Deepfake videoların bu denli ikna edici olmasının temelinde ne var?</strong></p>
<p>Deepfake videoların bu denli ikna edici olmasının temelinde, yapay zeka teknolojilerinin, özellikle de derin öğrenme modellerinin, görüntü ve ses üretiminde sunduğu artan gerçekçilik ve ayrıntı düzeyinin yattığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Yüz ifadeleri, göz kırpma, ışıklandırma ve ten dokusu gibi detaylar artık çok daha doğal biçimde taklit edilebiliyor. Ses klonlama teknolojileri ise konuşma ritmi ve tonlamayı başarıyla kopyalayabiliyor. Görüntü ve ses kalitesindeki bu ilerleme, sahte içerikleri her geçen gün daha inandırıcı kılıyor ve bu da onların insan gözüyle ya da kulağıyla fark edilmesini giderek zorlaştırıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dijital çağda “gerçeklik” kavramı köklü bir dönüşüm geçiriyor</strong></p>
<p>Yapay zeka, deepfake ve benzeri teknolojilerle birlikte dijital çağda “gerçeklik” kavramının köklü bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Artık gördüğümüz, duyduğumuz, hatta okuduğumuz içeriklerin gerçekten olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor. Bu durum, bilgiye erişimde daha fazla şüpheciliği beraberinde getirirken, doğruluğu ve güvenilirliği teyit edebilecek yeni yöntemlere ve etik standartlara olan ihtiyacı da artırıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Deepfake videolarda ayırt edici unsurlar neler?</strong></p>
<p>Bir görüntünün veya sesin yapay zekâ ürünü olup olmadığını tespit etmeye yönelik teknik ve yöntemlerin giderek geliştiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu tespit süreçleri; görüntü işleme, ses analizi ve makine öğrenimi tekniklerine dayanmaktadır. Görsellerde yüz ifadeleri ve mimikler analiz edilerek sahte içerik belirlenmeye çalışılır. Deepfake videolarda dikkat edilebilecek bazı ayırt edici unsurlar şunlardır; göz kırpmanın doğal olmaması, ağız hareketleri ile ses arasında senkronizasyon problemleri, ten rengi geçişlerindeki yapaylık, ışık yansımalarının doğallıktan uzak olması, saç ve kenar detaylarında görülen bozulmalar. Ses analizinde ise frekans spektrumu, vurgu, tonlama ve nefes alma gibi ayrıntılar incelenir. Bunun yanı sıra, özel olarak eğitilmiş derin öğrenme modelleri de sahte içeriklerin tespitinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır.”</p>
<p><strong>İleri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine kadar başarılı</strong></p>
<p>Günümüzde yapay zekâ ile üretilen görüntü ve seslerin, çoğu zaman insan gözü ve kulağının ayırt edemeyeceği kadar gerçekçi hale geldiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Her ne kadar dikkatli bir incelemeyle hala bazı yapaylıklar sezilebilse de örneğin yüz ifadelerinin doğallıktan uzak olması, göz hareketlerindeki tutarsızlık ya da sesin mekanik tınısı gibi, bu farklar giderek daha az belirgin hale gelmektedir. Özellikle ileri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine, ses tonundan nefes alma düzenine kadar birçok ayrıntıyı yüksek başarıyla taklit edebilmektedir. Bu nedenle kısa süreli ya da düşük çözünürlüklü sahte içerikler, çoğu zaman gerçekmiş gibi algılanabilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli</strong></p>
<p>Sosyal medyada paylaşılan bir videonun doğruluğunu sorgulamak için bireylerin öncelikle içeriğin kaynağını araştırması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli, içeriğin resmi ya da tanınmış platformlardan yayımlanıp yayımlanmadığı kontrol edilmelidir. Aynı olaya dair farklı kaynaklardan gelen videolar veya haberlerle karşılaştırma yapmak, içeriğin doğruluğunu teyit etmek açısından etkili bir yöntemdir. Ayrıca videodaki ses ve görüntü arasındaki tutarsızlıklar dikkatle analiz edilmelidir. Tüm bunlara ek olarak, yapay zekâ destekli tespit araçları da sahte içeriklerin belirlenmesinde önemli bir destek sunar.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-mi-gercek-mi-587539">Yapay zeka mı, gerçek mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587328</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>GERÇEK MEKANLARDA ÇEKTİK</p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi. Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen Sunay Terzioğlu, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” dedi. </p>
<p>‘HAZAL’ GÜÇLÜ BİR KARAKTER</p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakterini; “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum. Çünkü başka bir seçeneği yok. Güçlü durmak zorunda. ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” diye anlattı. </p>
<p>DOĞUDAN FRAGMANLAR İZLEYECİYLE BULUŞTU</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden ‘Doğudan Fragmanlar’ filmi kendine özgü üslubuyla dikkat çekti. </p>
<p>Yönetmen Yazıcı, filminin sinema anlayışını şu sözlerle anlattı; “Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 11:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yarısında]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeni]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası; yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi: “1992’de Bulgaristan’dan ailemle göç ettim buraya; 9 yaşındaydım. Beş yıl kaçak yaşadık. O yüzden bildiğim konular, bildiğim mekanlar. Karakterlerime yakın olduğuma ve filmi çekerken de karakterlerime doğru rehberlik ettiğime inanıyorum”</p>
<p>Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” diye konuştu.  </p>
<p>Bu ‘gerçekçi bakış’ı, filmin biçimsel özelliklerinde de sürdürmeyi amaçladıklarını dile getiren Terzioğlu, şunları söyledi: “Film montaj anlamında da farklı bir film; bakan bir göz gibi. Çünkü bu film 30 mm tek lensle çekildi. Çünkü belli bir mesafeden bakmak istedik. Ne yargılamak ne de uzak kalmak istedik. Hiç siyaha düşmüyoruz; başta açılıyor ve jenerikten sonra kapanıyor; gözün açılıp kapanması gibi”</p>
<p>“Sanat tarihine layık bir şeyler çekmek istiyorum”</p>
<p>Terzioğlu, çekimlerde ise gerilla taktiği ile çalışırken çok zorlandıklarından bahsetti: “Basmane’de çekim yaptık. Bir yandan oyuncularımızla çalışırken bir yandan kalabalığı kontrol etmeye çalışıyorduk. Çünkü gerçek mekanlarda, göçmenlerin yaşadığı evlerde çekim yaptık. Onlar odada gündelik hayatlarını yaşarken biz de yan tarafta çekimlere devam ediyorduk. Çekimlere İzmir’de başladık ama Erzincan’da bitirdik. İzmir’de aradığımız doğayı bulamadım. Şuna inanıyorum; sinema kaydedilen anlardır. Okuldan beri öğrendiğim ve yapmak istediğim şey, sanat tarihine layık bir şeyler çekebilmek” </p>
<p>Filmdeki sorunların çözümüne dair fikri sorulan yönetmen, “Hiçbir zaman karamsar bakmadım. Öyle olsaydı şu an bu filmi çekmiş ve karşınızda olamazdım. Yönetmen olarak amacım bu konuyu düşündürtebilmek. Karakterleri bir noktada bırakıyoruz ve sonrasını bilmiyoruz” dedi. </p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakteri üzerinden aynı soruyu şöyle cevaplandırdı: “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum çünkü başka bir seçeneği yok; güçlü durmak zorunda. Ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” </p>
<p>Sinema, hakikati arıyor: Doğudan Fragmanlar</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden film, yönetmenin kendine özgü üslubuyla dikkat çekti ve yönetmene ilk olarak bu soruldu. Yazıcı, sinema üzerine düşüncelerini ve sinema dilini şöyle açıkladı: “Benim için film sanatı, sanat; özünde bir hikaye anlatma biçimi değil aynı zamanda bir zaman inşâ etme işi. Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım. Zaman; bir kader alanı, hakikatin temsil bulduğu bir alan ve mekân da oyuncuların içinde gidip geldikleri bir çerçeve değil zamanı inşâ eden, ona gerçeklik kazandıran, onu varlık haline taşıyan bir yer” </p>
<p>Yönetmenin sinema perspektifi doğrultusunda hazırlıkların da uzun sürdüğünü belirten yapımcı Mehpare Tanın, “Önce farklı mevsimlerde dört defa mekânları gezdik. Mekânların o mevsimlerde nasıl göründüğünü görmek istedi. Karın çok yoğun olabileceği, kardan çıkamama ihtimalimizi de öngörerek alternatif mekânlar belirledik” derken görüntü yönetmeni Vedat Oyan da birkaç ay süren bir ‘resim çalışması’ yaptıklarından bahsetti: “Referans aldığımız ressamlar vardı. Birçok ressamla başladık, eleyerek gittik ve günün sonunda Bruegel&#8217;i ayırdık. Bruegel&#8217;in tablolarında da karakter ve mekânın, zamanın içinde eridiğini, hiçliğin içerisinde gittiğini görürüz. Keza bizim karakterlerimiz de sürekli aynı mekânlarda dolanıp duruyor; sıfır çizgisine ulaşma ve bunun içinde erime hali var”</p>
<p>Filmin aslında neredeyse her unsuru, özel olarak en baştan tasarlanmış. Kurgucu Umut Sakallıoğlu bunlardan şöyle anlattı: “Şunun altını çizmek lazım: Arka planda bir savaş meselesi, insanî meseleler var. Film dilinde bunun için o yabancılaşmayı, gerginliği ve tedirginliği hep canlı tutmaya çalıştık. Filmdeki müzik kullanımları da alıştığımız kullanımlardan farklı. Görsel, grafik ve yazı kullanımları da farklı. İç mekânlara girilmemesi de bunların hepsi gibi aynı amaca hizmet ediyor. Bizim sinemamızda çok panoramik resimler vardır ama bazen fon gibi kullanılır. Bu filmde manzaranın da farklı bir kullanımı var; manzara size bir haz veren bir şeyin ötesinde”</p>
<p>Filmde sadece dış mekânlarının olmasının sebebine dair sorulan soruya ise yönetmen şu cevabı verdi: “Benim zihnimde gerçeklik alanı ve onun ötesinde hakikate dair bir tefekkür çizgisi var. Hayatta, algıladığımız gerçekliğin ötesinde hakikat dediğimiz bir şey var. Karakterler mekânların içine girdiğinde benim gerçeklik alanım sınırlanıyor. Var ya da yok, oluyor ya da olmuyor gibi bir duygunun içerisinde, izleyiciyi öncel tedirgin edip sonra görmeye zorlamak istedim. Bu, hakikate dair görme beklentim esasında. Kameramı dışarıda tutarak izleyiciye, o gerçeklikle ilgili sınır koyup ‘bunun ötesi hakikattir, buraya bakmamız gerek’ demek istedim”</p>
<p>“Karakterimi çalışırken değil kara çıktığımda buldum”</p>
<p>Oyuncuların, karakterlerine hazırlanırken yaşadıkları da seyircilerin merak ettiği konulardandı. Güldestan Yüce, “Safiye bugüne kadar oynadığım karakterlerden çok başka bir yerde. Bütün renkleri göğsünde taşıyıp mücadele eden ve inatla yürümeye devam eden bir kadın” şeklinde tarif ettiği karakterine dair en çok zorlandığı şeyin, istemeden de olsa birini öldürmek zorunda kalma fikri olduğunu söyledi. </p>
<p>Elvin Köse ise karakterini tam olarak çalışmalar sırasında değil ‘kara çıktığı zaman’ bulduğunu dile getirdi: “Kara çıktığımızda yani doğanın, dağların ve soğuğun karakterime çok şey kattığını düşünüyorum. Mesela Zeynep&#8217;in kendini yıkadığı o sahnede; evet, oynuyorum ama bir yandan da aslında oynamıyorum”</p>
<p>Anlattıklarına bakılırsa rol için kendini en çok zorlayan ve en çok zorlanan, general rolündeki Turgay Atalay’dı: “Bu general birçok savaşta vurulmuş, birçok insanı öldürmüş, kirli biri. Pek çok film, belgesel izledim, araştırdım, sonunda yönetmenimize ‘benden ne istiyorsunuz?’ diye sordum. Ondan sonra kendimi yönetmene ve doğaya teslim ettim. Artık diyaloglara bir aidiyetle oynamıyordum; ben bir generaldim! Sadece çok yoruldum. Yönetmenimiz, istediğini almak için çok uğraşıyordu” </p>
<p>Güldestan Yüce ise en çok Safiye’den fakat asıl olaraksa kendini doğaya teslim etmekten destek gördüğünü dile getirdi: “Bir hikâyenin içindeyiz ve hikâyenin içindeki kahramanlar başka hikâyeler anlatıyor! Bu filme dair en sevdiğim şey bu. Ama şöyle enteresan bir şey oldu: Filme çalışırken Safiye benimle iletişime geçti, ‘akşamları bana yaz’ dedi. Bir defter tuttum. Hatta bir gün ben çok korkuyordum. Çünkü Mahpare Tanın; koşullar zor olacak, karın içinde olacağız, yükseklere çıkacağız, demişti. Safiye o zaman bana ‘Biz Allah&#8217;ın kızıyız Güldestan, bize hiçbir şey olmaz’ demişti. Ama, diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi, doğa o kadar güçlü ki&#8230; Ben, doğanın bu kadar güçlü olduğunu ve insanın, doğa karşısında bu kadar çaresiz kaldığını bizzat orada deneyimledim. En basitinden; karda ses kayboluyor! Görüş mesafesini kapatmak gibi asla ses duyulmuyor”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:55:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gök]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[Obsidiyen]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587069</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu, dün iki yarışma filmini ve ekiplerini ağırladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069">Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu, dün iki yarışma filmini ve ekiplerini ağırladı. </p>
<p>Gerçek bir olaydan, 2015’te Bingöl’e düşen gök taşlarından yola çıkarak gök taşlarının yol açtığı hikâyeleri, kara mizah diliyle anlatan “Sahibinden Rahmet” filminin gösteriminin ardından yönetmenler Gözde Yetişkin ve Emre Sert, oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu, Mehmet Şeker, Ozan Çelik, sanat yönetmeni Aras Bilkin ve görüntü yönetmeni Arınç Arısoy, seyircilerden gelen soruları cevapladı.  </p>
<p>Filmin çıkış noktasının bir radyo haberi olduğunu söyleyen yönetmen Gözde Yetişkin, bu haberi nasıl film hikâyesine dönüştürdüklerini şöyle anlattı: “Haberde çok nadir bir meteorun Türkiye’ye düştüğü, içinde demir, uranyum filan olduğu söyleniyordu. Köylüler de işte bu taşı satmaya çalışıyordu. Dönemin Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter&#8217;da bir anket açmıştı; bu köylülerden gelir vergisi alalım mı, almayalım mı, diye. Köylüler de buna tepki gösteriyordu; ‘Allah bize bunu gökten göndermiş, bunun ne vergisini vereceğiz?’ diye. Türkiye&#8217;nin işte bu sıkışmışlığını yansıtabileceğimizi düşündük bu konu üzerinden”</p>
<p>Konuyu bir kara mizah hikâyesi olarak işlemelerinin sebebi sorulduğunda ise yönetmenlerin cevabı; bir tecihten ziyade ‘hayata bakış’larını işaret ediyordu. Sert; “Bizim stresle mücadele şeklimiz, dalga geçmek, gülmek üzerine kurulu” derken Yetişkin; “Çok komik, eğlenceli anlarda da illa can sıkan bir şeyler söyleme alışkanlığımız var” sözleriyle ortağını tamamladı. </p>
<p>“Tek başımıza iş yapmayı bilmiyoruz”</p>
<p>Seyirciler, filmin; biri kadın biri erkek, iki yönetmen tarafından çekilmiş olması üzerine de sorular yöneltti ekibe. “Çocukluktan beri arkadaşız, her şeyi birlikte yaptık. Tek başımıza iş yapmayı bilmiyoruz açıkçası” diyen Sert, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama iki kişi yapmak, harika. Çünkü başarıyı da başarısızlığı da paylaşıyorsunuz. Stresi paylaşıyorsunuz. Bazen vardiyalı çalışıyorsunuz. Bazen biri ‘batırdık’ diyor, öbürü ‘ben toplarım’ diyor. Bazen o tatlı kız oluyor, ben kötü adam oluyorum. Bazen ben cellat oluyorum, Gözde cadı oluyor. Bir dengesini buluyoruz” </p>
<p>Oyuncular da iki yönetmenli çekimi kendi açılarından değerlendirdi. Cem Yiğit Üzümoğlu, “Tek yönetmen olduğunda yönetmeni ikna ediyorsan zaten işini bitirdin. Ama bir yönetmen daha olunca işin daha zor olabiliyor. Ama o da bazı kusurlarını toparlamak, en iyi, en komplike performansı verebilmek adına çok iyi bir denetleme unsuru oluyor” derken Mehmet Şeker “Bazen yönetmenler çok meşgul olabiliyor. Ama iki yönetmenle bir sorum olduğunda illa birini bulabiliyorum” diye konuştu. </p>
<p>Gökten düşen taş neden obsidiyen?</p>
<p>Söyleşide, gökten düşen taşın ‘neden obsidiyen olduğu’ da soruldu. “Bu soruyu beklemiyordum, mutlu oldum” diyen sanat yönetmeni Aras Bilkin’in cevabı şöyle oldu: “Aklıma ilk gelen şey, bu meteorit metal içerikli olabilir, bu yüzden obsidiyen gibi olabilir, düşüncesiydi. Benim önerim, yönetmenlerin fikri, metafizik, mitolojik araştırmalar, dizi-kültürel hikayeler bizi yavaş yavaş onun, obsidiyen olması, o karanlığı içinde barındırması gerekliliğine götürdü. Ve ışığa verdiği tepki çok hoşumuza gitti. Yani onu satabildim Emre ve Gözde&#8217;ye!” </p>
<p>Obsidiyen taşıyla ilgili olarak görüntü yönetmeni Arınç Arısoy’un da şunları söylediı: “Hikaye şu şekilde: İrfan gece karanlığında taşı bulur. Bunu görselleştirmeniz lazım. O taş yansıyor mu, o taşı nasıl ayırabilirim, o taş sahnenin içerisinde nasıl belirgin olabilir gibi sorular çıkıyor tabii. O yüzden ilk tartıştığımız konulardan biriydi; yani parlak olması. Aslında sinema bigi birazcık; sinema da gerçeklik ve kurmaca arasında ince bir çizgidedir ya bu, biraz da ona hizmet eden bir materyal”</p>
<p>Siz olsanız taşı satar mıydınız?</p>
<p>Söyleşinin en ilginç sorusuysa “Böyle bir durum sizin başınıza gelse ne yapardınız; satar mıydınız, bekler miydiniz?” şeklindeydi. Ekip bu soruya çok içtenlikle cevap verdi: Ozan Çelik, “Tabii ki en fazla değere satmak isterdim. Orada ne yaşanıyorsa o! Böylelikle doğru kast yapmışlar herhalde” derken Mehmet Şeker’in cevabı, filmde canlandırdığı Cevat karakterinin de bir değerlendirmesini içeriyordu: “Aslında ben Cevat&#8217;ı çok anlayabildiğimi düşünmüyorum. Çünkü bir öyle konuşuyor, bir böyle konuşuyor. Ama sağ olsun Emre, Gözde ve diğer oyuncu arkadaşlarım bu süreçte bana çok yardımcı oldu. Sorunuza gelirsek ben, Cevat&#8217;ın yolunu izlemeyi tercih ederdim. Rüzgar nereden eserse ona göre yön değiştirirdim”</p>
<p>Rahatsız edici, gerçek bir toksik erkeklik öyküsü: Barselo</p>
<p>Günün ikinci Ulusal Yarışma filmi “Barselo”nun gösteriminin ardından gerçekleşen söyleişe; yönetmen Erdem Yener, senarist Alper Kul, yapımcı Hüseyin Yener ile oyuncular; Ahmet Varlı, Naz Çağla Irmak, Bora Karakul, Burak Can Aras ve Özlem Öçalmaz katıldı. </p>
<p>Alper Kul’un yazdığı ve daha önce tiyatro oyunu olarak sahnelenen metinden sinemaya uyarlanan hikâye; bir grup erkeğin, otogarda ‘tek gecelik eğlence’ arayışıyla başlasa da eğlenceden çok uzak, çok sert bir dönüşüme sahne oluyor. Hikâyenin, gerçek olaylara dayandığını belirten senarist Alper Kul; “Bu, Esenler otogarında zihinsel engelli bir kızı 10 yıl boyunca istismar edenlerin hikâyesi. Orada bir süre çalıştım ve bunların gerçek olduğunu biliyorum. İnsanlık kötü ve ben de bunu, olduğu gibi aktarmak istedim. Amacım da seyirciyi rahatsız etmek ve oyundan çıktıktan sonra bir süre kendine gelememesini sağlamaktı” diye konuştu. </p>
<p>Seyircilerin kanaati de bu yöndeydi; hatta ‘daha da rahatsız edici olabileceği’ yorumu yapıldı ama yönetmen Erdem Yener, “Bence yeterince rahatsız edici. Daha ne karanlık hikayeler duyuyoruz, görüyoruz! Belki internette görmeye alıştık ama şiddetin her türlüsü zaten her an önümüzde var” dedi.  </p>
<p>Filmi; ‘toksik erkekliği çok iyi anlatan bir film’ diye niteleyen Özlem Öçalmaz ise şöyle konuştu: “Ben hem kadın olarak hem de bu filmin oyuncusu olarak söyleyeyim; bu film, toksik erkekliği çok iyi anlatan bir film. En alt tabakadaki sosyal statüye sahip erkeklerin, herhangi bir toplumsal statüye sahip erkeklerin, en primitif var olma biçimi ile var olduklarını göstermek için kullandıkları argo dilin ve jargonun ağır bastığı bir film anlatıyoruz. Bir kadın olarak bunları ve daha fazlalarını; tacizi, şiddeti, mobingi, katli, her şeyi görüyoruz. Bizler sanatçıyız ve görevimiz toplumda olanları aynalamak. Politik duruş, bu filmi yapabilmek ve bunları söyleyebilmektir” </p>
<p>“İzleyiciye katarsis fırsatı vermiyoruz!”</p>
<p>Seyirciler özellikle, oyuncuların bu ‘rahatsız edici’ karakterleri nasıl canlandırdıklarını, rolü çalışırken bir ‘vicdan muhasebesi’ne girip girmediklerini sordu. Bora Karakul “Ben bir ‘kötü’yü oynadığımı düşünmüyorum” dedi ve ekledi: “Ama ne yazık ki bu insanlardan çok var. Markette, dolmuşta görüyorum onları. Ve bu karaktere yaklaşırken sadece ‘o nasıl bakıyor’ diyorum. O zaman onun sadece etler, eğlencelikler ve çıkarlar gördüğünü anlıyorum. Öyle olmamak zaten çaba isteyen şey” </p>
<p>Ahmet Varlı ise, Karakul’un aksine, “Ben kötü birini oynadığımı düşünüyorum” diye konuştu. Bu duyguyla karakteri çalışmanın yolunu ise şöyle anlattı: “Oynarken kendi karakterinin avukatı olmak zorundasın. Başka türlü oynaman mümkün değil. Onun gerekçelerini, nedenlerini buluyorsun ve o motivasyonla o karakteri yaratmaya başlıyorsun. Hitler’in bile çocukluğunu izlesen üzülürsün! Ta ki büyüyüp eylemlerini gerçekleştirene kadar. Dolayısıyla kötülük ne? İyi ya da kötü olmak bir iddia ama eylemler, senin ne olduğunu belirleyen en önemli şey. Bir sürü gerekçeleri ve travmaları olsa bile aslında kötü bir karakter. Evet; Ahmet olarak avukatı oluyorum ama kötü bir adam. Sonuçta bu filmi neden yaptık, buradan geriye ne kalacak, diye sorduğumuz zaman beni mutlu eden; izleyiciye bir katarsis fırsatı vermemesi. İyilik kazandı, artık evime mutlu gidebilirim, duygusu vermiyor. Dünya zaten artık böyle bir yer değil. Bence rahat olmaya gerek yok artık. Sanatın bir sorumluluğu da bu”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069">Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek dostluklar &#8216;Çevrimdışı&#8217; kaldı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-dostluklar-cevrimdisi-kaldi-586275</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrimdışı]]></category>
		<category><![CDATA[dostluklar]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sosyal medya ve yalnızlık konusunu ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-dostluklar-cevrimdisi-kaldi-586275">Gerçek dostluklar &#8216;Çevrimdışı&#8217; kaldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, sosyal medya ve yalnızlık konusunu ele aldı.</p>
<p><strong>Sosyal medyada yalnızlığını gidermek isteyen milyonlarca insan var</strong></p>
<p>Sosyal medyada yalnızlığını gidermek isteyen milyonlarca insan olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Adı üstünde ‘sosyal’ medya: İnsanların bir araya gelmesine, birlikte bir şeyler yapmasına fırsat yaratacak platformlar… Peki gerçekten öyle mi? Yoksa bu mecralar yalnızlığımızı biraz daha görünmez kılarak derinleştiriyor mu? Sosyal medya ağlarıyla örülü bu çağda, insani bağların yerini ‘bağlantılar’ aldı. Facebook’a, Instagram’a bakarsak yüzlerce, hatta binlerce ‘arkadaşımız’ var. Ama bu ilişkiler klasik anlamda bir arkadaşlığın yerini tutabilir mi? Araştırmalar, ekran üzerinden kurduğumuz bağlar arttıkça, emek ve zaman isteyen dostlukların azaldığını söylüyor.” dedi.</p>
<p><strong>İnsanlar gerçek yakınlık kurmakta zorlanıyor</strong></p>
<p>Sosyolog Sherry Turkle’a atıfta bulunan Prof. Dr. Atalay, modern insanın durumunu ‘birlikte yalnızlık’ olarak tanımladığını kaydetti. Prof. Dr. Atalay, “İnsanlar sürekli bağlı, ama gerçek yakınlık kurmakta zorlanıyor. Bir ‘beğeni’, bir ‘emoji’, bir ‘iyi ki doğdun’ mesajı ama yüz yüze yarım saatlik bir sohbet bile yıllarca ertelenebiliyor. ‘Bir ara mutlaka karşılıklı bir kahve içelim’ mesajları hiçbir zaman tutamayacağımız sözler haline geliyor.  İnsan ilişkilerine dair kolektif bir çabasızdık ve yılgınlık içerisindeyiz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Derinlikli sohbetlere, uzun soluklu dostluklara enerji kalmadı</strong></p>
<p>Her şeyin hıza teslim olduğu bir çağda, ilişkilerin de bu tempodan nasibini aldığını söyleyen Prof. Dr. Atalay, “Derinlikli sohbetlere, uzun soluklu dostluklara, kalıcı ilişkiler kurmaya zamanımız da enerjimiz de kalmıyor. Telefon rehberimiz dolu, sosyal medya listelerimiz de ama bir gün ansızın başımız sıkışsa gerçekten arayabileceğimiz kaç kişi var?” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Modern çağın üzücü gerçeğinin “Kalabalık yalnızlık” olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalay, “Psikoloji literatürü, sosyal medya mecralarındaki arkadaşların sayısal bolluğunun niteliksel bir karşılık taşımadığını vurguluyor. Oxford Üniversitesi Evrimsel Psikoloji bölümü öğretim üyesi Robin Dunbar’ın ünlü ‘Dunbar sayısı’ teorisine göre, insan zihni aynı anda 150 civarında sosyal ilişkiyi sağlıklı biçimde sürdürebiliyor. Oysa sosyal medya profillerimiz bu sınırı çoktan aşmış durumda. Yani elimizde çok sayıda isim var, fakat bunların sadece çok azı gerçekten ‘arkadaş’. Nitelik niceliğin gölgesinde kayboluyor.” dedi.</p>
<p><strong>Toplumsal dönüşüm her kuşağı etkiliyor</strong></p>
<p>Sosyal medyaya olan ilginin sadece genç kuşaklara özgü olmadığını kaydeden Prof. Dr. Atalay, “İleri yaşlı bireyler bile sosyal medyanın akışına kapılmış durumda. Bu özellikle şaşırtıcı, çünkü ömrünün büyük kısmını internet olmadan geçirmiş, karşılıklı sohbetin, kalabalık buluşmaların, misafirliğin komşuluğun tadını bilen bir nesilden bahsediyoruz. Buluşmalar yerini emoji değiş tokuşlarına bıraktı. Şehirlerde çoğu zaman komşuların ismi dahi bilinmiyor. Yani mesele yalnızca Z kuşağının meselesi değil; bu, toplumsal bir dönüşüm.” dedi.</p>
<p><strong>Modern insanın yalnızlığı dışarıdan fark edilmesi güç bir yalnızlık…</strong></p>
<p>Türk Dil Kurumu&#8217;nun (TDK) 2024 yılının kelimesini &#8220;kalabalık yalnızlık&#8221; olarak ilan ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Atalay, &#8220;Metroda, otobüste yan yana oturan insanların her biri kendi telefonuna gömülmüş durumda. Kafelerde, restoranlarda aynı masalarda oturan herkes ayrı bir ekrana bakıyor. Modern insanın yalnızlığı, kalabalıkların içinde yaşanan, dışarıdan fark edilmesi güç bir yalnızlık.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Fiziksel beraberliğin öneminin unutulduğunu ve &#8220;aynı anda çevrimiçi olmanın yeterliymiş gibi geldiğini&#8221; vurgulayan Prof. Dr. Atalay, “Oysa insan, doğası gereği bağ kurmak ister. Güvenmeyi göze almak, ötekine yaklaşmak, içini dökmek ve bunu yaparken insani sıcaklığı hissetmek, tercihten öte, bir ihtiyaçtır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bildirim sesi, bir dostun sesini duymanın yerini tutmuyor</strong></p>
<p>Sosyal medyanın faydalarına da dikkat çeken Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Bu teknolojiler zaman ve mekân engellerini ortadan kaldırarak iletişimi çok kolaylaştırıyor.  Sosyal medya sayesinde yeni topluluklar oluşuyor. Özellikle göçmenler, azınlık grupları, marjinalleştirilmiş bireyler çevrimiçi ağlarda dayanışma imkânı buluyor. Fakat bu tür bağların kalıcı ve derin bir ilişkiye dönüşebilmesi için hâlâ ‘fiziksel’ temasın, ortak mekânların, yan yana geçirilen zamanların yerine konulabilecek bir şey yok. İnternet teknolojisi ve bu teknoloji sayesinde ulaştığımız sosyal medya mecralarını insani ilişkileri geliştirmek, kesintisiz şekilde iletişim kurmak ve samimiyeti ilerletmek için kullandığımızda faydalı oluyor. Yüz yüze ilişkilerin yerine bir alternatif olarak düşündüğümüzde ve bunu bir alışkanlığa dönüştürdüğümüzde ise yalnızlık baş gösteriyor. Çünkü hiçbir bildirim sesi, bir dostun sesini duymanın yerini tutmuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yalnız ciddi bir sağlık riski olarak görülüyor</strong></p>
<p>Yalnızlık sorununa uluslararası platformda da çözüm arandığını belirten Prof. Dr. Atalay, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve bazı ülkelerin yalnızlıkla mücadele için attığı adımları hatırlattı.</p>
<p>Prof. Dr. Atalay, “Dünya Sağlık Örgütü 30 Haziran 2025’te yalnızlıkla ilgili yeni bir rapor yayımladı. Dünya Sağlık Örgütü yalnızlığı ciddi bir sağlık riski olarak görüyor. Raporda sosyal izolasyon ve yalnızlığın yaygın olduğu ve sağlık, iyi oluş ve toplum üzerinde ciddi ancak yeterince fark edilmeyen etkiler yarattığı vurgulanıyor. İngiltere ve Japonya’da bu sorun hakkında çözüm arayışları ve hizmetlerin sistematik hale getirilmesi hedefiyle yalnızlık bakanlıkları kuruldu. Bu gelişmeler yalnızlığın bireysel değil toplumsal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Ama çözülemez değil. Bu nedenle en yakınlarımızla ilişkilerimizi sosyal medya takiplerine, emoji değiş tokuşuna indirgemeden yeniden yan yana gelmenin ve birbirimizin gözlerine bakmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Çünkü gerçek hayat ekranların ötesinde akıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-dostluklar-cevrimdisi-kaldi-586275">Gerçek dostluklar &#8216;Çevrimdışı&#8217; kaldı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş teklifi sahte casusluk gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-teklifi-sahte-casusluk-gercek-586245</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 07:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[casusluk]]></category>
		<category><![CDATA[Dreamjob]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyet]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore]]></category>
		<category><![CDATA[lazarus]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Kuzey Kore ile bağlantılı Lazarus grubu çatısı altında takip ettiği Operation DreamJob kampanyasının yeni bir örneğini gözlemledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-teklifi-sahte-casusluk-gercek-586245">İş teklifi sahte casusluk gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Kuzey Kore ile bağlantılı Lazarus grubu çatısı altında takip ettiği Operation DreamJob kampanyasının yeni bir örneğini gözlemledi. Kampanyada, savunma sanayisinde faaliyet gösteren birkaç Avrupa şirketi hedef alındı. Bu şirketlerin bazıları insansız hava aracı (İHA/Drone) sektöründe yoğun olarak faaliyet gösterdiğinden operasyonun Kuzey Kore&#8217;nin drone programını genişletme çabalarıyla bağlantılı olabileceği; saldırganların başlıca hedefinin, özel bilgiler ve üretim know-how&#8217;ının çalınması olduğu düşünülüyor.</strong></p>
<p>ESET araştırmacılarının bulgularına göre gerçek hayatta gerçekleşen saldırılar, Orta ve Güneydoğu Avrupa&#8217;da savunma sektöründe faaliyet gösteren üç şirketi arka arkaya hedef aldı. İlk erişim neredeyse kesin olarak sosyal mühendislik yoluyla sağlandı. Hedeflere yerleştirilen ana yük, saldırganlara ele geçirilen makine üzerinde tam kontrol sağlayan bir uzaktan erişim truva atı (RAT) olan ScoringMathTea idi. Saldırganların başlıca hedefinin, özel bilgiler ve üretim know-how&#8217;ının dışarıya sızdırılması olduğu düşünülüyor.</p>
<p>Operation DreamJob&#8217;da, sosyal mühendisliğin ana teması, kârlı ama sahte bir iş teklifi ve buna eşlik eden bir kötü amaçlı yazılım. Kurban, genellikle iş tanımı içeren bir yem belge ve bunu açmak için trojanize edilmiş bir PDF okuyucu alır. ESET Research, bu faaliyeti Operasyon DreamJob ile ilgili kampanyaları ve Avrupa&#8217;da bulunan hedef sektörlerin önceki Operasyon DreamJob örneklerindeki hedeflerle (havacılık, savunma, mühendislik) uyumlu olması nedeniyle Lazarus&#8217;a atfediyor. </p>
<p>Hedef alınan üç kuruluş, farklı türde askeri teçhizat (veya bunların parçaları) üretiyor ve bunların çoğu, Avrupa ülkelerinin askeri yardımı sonucunda şu anda Ukrayna&#8217;da kullanılıyor. Operation DreamJob&#8217;un gözlemlenen faaliyetleri sırasında, Kuzey Koreli askerler Moskova&#8217;nın Kursk bölgesinde Ukrayna&#8217;nın saldırısını püskürtmesine yardım etmek için Rusya&#8217;ya konuşlandırılmıştı. Bu nedenle, Operation DreamJob&#8217;un şu anda Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan bazı batı yapımı silah sistemleri hakkında hassas bilgiler toplamakla ilgilendiği mümkündür. Daha genel olarak, bu kuruluşlar Kuzey Kore&#8217;nin de yurt içinde ürettiği ve kendi tasarım ve süreçlerini mükemmelleştirmeyi umduğu türden malzemelerin üretiminde yer almaktadır. İHA ile ilgili bilgi birikimine olan ilgi dikkat çekici, zira bu, Pyongyang&#8217;ın yerli drone üretim kapasitelerine büyük yatırım yaptığına işaret eden son medya haberlerini yansıtıyor. Kuzey Kore, yerli İHA kapasitelerini geliştirmek için büyük ölçüde tersine mühendislik ve fikri mülkiyet hırsızlığına güvenmiştir. </p>
<p>Son Lazarus saldırılarını keşfeden ve analiz eden ESET araştırmacısı Peter Kálnai ve Alexis Rapin şu açıklamayı yaptılar: &#8220;Operasyon DreamJob&#8217;un, en azından kısmen, İHA&#8217;larla ilgili özel bilgileri ve üretim know-how&#8217;ını çalmak amacıyla gerçekleştirildiğini düşünüyoruz. Dropper&#8217;lardan birinde gözlemlenen drone ifadesi, bu hipotezi önemli ölçüde desteklemektedir. Hedef alınan kuruluşlardan birinin, şu anda Ukrayna&#8217;da kullanılan ve Kuzey Kore&#8217;nin cephe hattında karşılaşmış olabileceği en az iki İHA modelinin üretiminde yer aldığına dair kanıtlar bulduk. Bu kuruluş, Pyongyang&#8217;ın aktif olarak geliştirmekte olduğu bir uçak türü olan gelişmiş tek motorlu insansız hava araçlarının tedarik zincirinde de yer almaktadır.“</p>
<p>Genel olarak, Lazarus saldırganları oldukça aktiftir ve arka kapılarını birden fazla hedefe karşı kullanırlar. Bu sık kullanım, bu araçları ortaya çıkarır ve tespit edilmesini sağlar. Buna karşı önlem olarak, grubun araçlarının yürütme zincirinde bir dizi dropper, yükleyici ve basit indirici yer alır. Saldırganlar, kötü amaçlı yükleme rutinlerini GitHub&#8217;da bulunan açık kaynaklı projelere dâhil etmeye karar verdiler.</p>
<p>Ana yük olan ScoringMathTea, yaklaşık 40 komutu destekleyen karmaşık bir RAT&#8217;tır. İlk ortaya çıkışı, Ekim 2022&#8217;de Portekiz ve Almanya&#8217;dan VirusTotal&#8217;a gönderilen başvurularla izlenebilir; burada dropper, Airbus temalı bir iş teklifi gibi görünerek kurbanları tuzağa düşürmüştür. Uygulanan işlevsellik, Lazarus&#8217;un genellikle gerektirdiği işlevselliklerle aynıdır: Dosya ve işlemlerin manipülasyonu, yapılandırmanın değiştirilmesi, kurbanın sistem bilgilerinin toplanması, TCP bağlantısının açılması ve yerel komutların veya C&#038;C sunucusundan indirilen yeni yüklerin yürütülmesi. ESET telemetrisine göre, ScoringMathTea, Ocak 2023&#8217;te bir Hint teknoloji şirketine, Mart 2023&#8217;te bir Polonya savunma şirketine, Ekim 2023&#8217;te bir İngiliz endüstriyel otomasyon şirketine ve Eylül 2025&#8217;te bir İtalyan havacılık şirketine yönelik saldırılarda görülmüştür. Operation DreamJob kampanyalarının amiral gemisi yüklerinden biri olduğu görülmektedir.</p>
<p>Grubun en önemli gelişimi, DLL proxy&#8217;leri için tasarlanmış yeni kütüphanelerin tanıtılması ve daha iyi kaçınma için trojanize edilecek yeni açık kaynaklı projelerin seçilmesidir. Kálnai, &#8220;Yaklaşık üç yıldır Lazarus, tercih ettiği ana yükü olan ScoringMathTea&#8217;yi kullanarak ve açık kaynaklı uygulamaları trojanize etmek için benzer yöntemler uygulayarak tutarlı bir çalışma tarzını sürdürmüştür. Bu öngörülebilir ancak etkili strateji, grubun kimliğini gizlemek ve atıf sürecini belirsizleştirmek için yetersiz olsa da güvenlik tespitinden kaçmak için yeterli polimorfizm sağlar&#8221; diye aktardı.</p>
<p>HIDDEN COBRA olarak da bilinen Lazarus grubu en az 2009 yılından beri aktif olan ve Kuzey Kore ile bağlantılı bir APT grubudur. Yüksek profilli olaylardan sorumludur. Lazarus kampanyalarının çeşitliliği, sayısı ve uygulamadaki tuhaflığı bu grubu tanımlamaktadır. Ayrıca siber suç faaliyetlerinin üç temel unsurunu da yerine getirmektedir: Siber casusluk, siber sabotaj ve mali kazanç peşinde koşma.</p>
<p>Operasyon DreamJob, esas olarak sosyal mühendisliğe dayanan Lazarus kampanyalarının kod adıdır ve özellikle prestijli veya yüksek profilli pozisyonlar için sahte iş teklifleri kullanır (&#8220;hayalindeki iş&#8221; tuzağı). Hedefler ağırlıklı olarak havacılık ve savunma sektörlerindedir, ardından mühendislik ve teknoloji şirketleri ile medya ve eğlence sektörü gelir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-teklifi-sahte-casusluk-gercek-586245">İş teklifi sahte casusluk gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halil Babür&#8217;ün Gerçek Hayatından Sinemaya: Fırtınada Gençliğim </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/halil-baburun-gercek-hayatindan-sinemaya-firtinada-gencligim-584873</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[babür]]></category>
		<category><![CDATA[fırtınada]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[halil]]></category>
		<category><![CDATA[hayatından]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaya]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya’da yaşayan başarılı oyuncu Halil Babür, kendi yaşam öyküsünü beyaz perdeye taşıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halil-baburun-gercek-hayatindan-sinemaya-firtinada-gencligim-584873">Halil Babür&#8217;ün Gerçek Hayatından Sinemaya: Fırtınada Gençliğim </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da yaşayan başarılı oyuncu Halil Babür, kendi yaşam öyküsünü beyaz perdeye taşıdı.</p>
<p>Senaryosunu yazdığı ve yönetmen koltuğunda da oturduğu “Fırtınada Gençliğim”, Bingöl’ün soğuk dağlarından Avrupa’nın gri sokaklarına uzanan; acı, umut ve yeniden doğuşla örülmüş bir hikâyeyi anlatıyor.</p>
<p>Halil Babür, hem kameranın önünde hem de arkasında, kendi hayatının en fırtınalı dönemlerini yeniden yaşadı.</p>
<p>Film, Türkiye’de başlayan zorlu bir çocukluğun, yarım kalmış hayallerin ve göç yollarında yeşeren umutların hikayesini izleyiciye tüm çıplaklığıyla sunuyor.</p>
<p><strong>“Coğrafya kader midir?”</strong></p>
<p>Film boyunca yankılanan bu soru, izleyicinin kalbine kazınıyor.<br />Babür bu soruya şu sözlerle yanıt veriyor: “Evet, kader bazen seni doğduğun toprakta sınar. Ama insan isterse, kendi fırtınasından da gemisini yapabilir. Ben o fırtınadan geçtim… Şimdi o gemiyle kendi yolumu çiziyorum.”</p>
<p><strong>“Bu film sadece benim değil, herkesin hikayesi”</strong></p>
<p>Halil Babür, filmi yalnızca kendi yaşamından yola çıkarak değil, Avrupa’da benzer mücadeleler veren binlerce insan adına çektiğini söylüyor:</p>
<p>“Bu film, gurbette bir ekmek uğruna kendi gençliğini kaybedenlerin hikayesi…<br />Kimi zaman kendi babamı oynadım, kimi zaman oğlumu, kimi zaman da içimdeki o susmayan çocuğu.”</p>
<p><strong>Baba-Oğul Teması: Bir Hayalin Tamamlanışı</strong></p>
<p>Filmin en dokunaklı bölümlerinden biri, Halil karakterinin oğluyla yaşadığı ayrılıklar ve kavuşma hayali… Finalde oğlunun yarım kalan müzik albümünü tamamlaması, izleyiciye hayatın içindeki “tamamlanma” duygusunu gözyaşlarıyla hatırlatıyor.<br />Her nota, geçmişle geleceği birbirine bağlıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halil-baburun-gercek-hayatindan-sinemaya-firtinada-gencligim-584873">Halil Babür&#8217;ün Gerçek Hayatından Sinemaya: Fırtınada Gençliğim </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi, Bilimi Gündelik Hayata Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-bilimi-gundelik-hayata-tasiyor-583775</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 20:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gündelik]]></category>
		<category><![CDATA[has]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583775</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi, bilimi toplumla buluşturmayı hedefleyen Bilim Kafe etkinliklerinin ilkini Balat’ta gerçekleştirdi. İlk olarak İngiltere'de ortaya çıkan ve daha sonra dünyanın dört bir yanında yaygınlaşan "Cafe Scientifique" etkinliği, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tavsiye ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-bilimi-gundelik-hayata-tasiyor-583775">Kadir Has Üniversitesi, Bilimi Gündelik Hayata Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi, bilimi toplumla buluşturmayı hedefleyen Bilim Kafe etkinliklerinin ilkini Balat’ta gerçekleştirdi. İlk olarak İngiltere&#8217;de ortaya çıkan ve daha sonra dünyanın dört bir yanında yaygınlaşan &#8220;Cafe Scientifique&#8221; etkinliği, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tavsiye ediliyor. Etkinlik, vatandaşlarla bilim insanlarını samimi bir ortamda bir araya getirerek bilimin gündelik hayatla kesişimini görünür kılmayı amaçlıyor. Kadir Has Üniversitesi’nin Balat’taki Atölye Kafası isimli mekânda düzenlediği etkinlik, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz’in moderatörlüğünde ve Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onurcan Yılmaz’ın konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p><strong>Bilim Toplumla Buluşuyor</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi’nin düzenlediği Bilim Kafe serisi, her ay farklı bir bilimsel temayı gündeme taşıyarak akademisyenleri ve vatandaşları bir araya getirmeye devam edecek. <strong>Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz</strong>, etkinlikte yaptığı konuşmada bilimin toplumla buluşmasının önemine değindi. Feyiz, “<em>Bilim, yalnızca akademik alanlarda değil; toplumun her kesimiyle buluştuğunda gerçek değerini kazanıyor. Kadir Has Üniversitesi olarak, vatandaşlarla bilim insanlarını bir araya getirerek bilimin gündelik hayatla kesişimini görünür kılmayı ve toplumun merak duygusunu desteklemeyi amaçlıyoruz</em>” ifadelerini kullandı. Rektör Feyiz, ayrıca etkinliklerin bilimsel tartışmaları teşvik ederek farklı bakış açılarını gündeme taşıdığını ve katılımcılara düşünme süreçlerini keşfetme fırsatı sunduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Kararlarımızın Kontrolü Gerçekten Bizde mi?</strong></p>
<p>Etkinlikte “Kararlarımızın Kontrolü Gerçekten Bizde mi?” başlıklı konuşmasını yapan <strong>Doç. Dr. Onurcan Yılmaz</strong>, karar alma süreçlerini bilimsel bir perspektifle ele aldı. Zihnin hızlı ve sezgisel yönü ile yavaş ve analitik tarafı, günlük yaşam örnekleri üzerinden katılımcılara aktarıldı; farklı düşünme biçimlerinin yaşam üzerindeki etkileri detaylandırıldı. Finansal tercihlerden sağlık kararlarına, insanlarla ilgili ilk izlenimlere kadar birçok alanda düşünme süreçlerinin yönlendirici rolü vurgulayan Yılmaz, <em>“Zihnimiz çoğu zaman kısa yollarla çalışıyor; bu da bazı durumlarda hızlı çözüm sağlarken, bazen sistemli hatalara yol açabiliyor. Teknoloji, kültürel normlar ve sosyal çevre gibi dış faktörler de karar alanımızı şekillendiriyor. Ancak hala düşünmeye, durup yeniden yön tayin etmeye alanımız var ve işte özgürlük tam da bu alanda başlıyor” </em>dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-has-universitesi-bilimi-gundelik-hayata-tasiyor-583775">Kadir Has Üniversitesi, Bilimi Gündelik Hayata Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cansever müzik piyasasına ateş püskürdü: Gerçek Sanatçılara Değer Vermiyorsunuz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cansever-muzik-piyasasina-ates-puskurdu-gercek-sanatcilara-deger-vermiyorsunuz-581565</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 20:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[cansever]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[piyasasına]]></category>
		<category><![CDATA[püskürdü]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçılara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581565</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arabesk müziğin güçlü sesi Cansever, yaptığı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada müzik dünyasına sert eleştiriler yöneltti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cansever-muzik-piyasasina-ates-puskurdu-gercek-sanatcilara-deger-vermiyorsunuz-581565">Cansever müzik piyasasına ateş püskürdü: Gerçek Sanatçılara Değer Vermiyorsunuz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arabesk müziğin güçlü sesi Cansever, yaptığı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada müzik dünyasına sert eleştiriler yöneltti. Ünlü sanatçı, “Ben arabesk okuyorum fakat dinlemesini bilmiyorsunuz. O zaman bundan sonra zırt pırt şarkılar yaparım, siz de bol bol zıplarsınız” sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>
<p>Cansever, “Biz en kral şarkıları yaptık fakat siz dinlemeyi bilmiyorsunuz. Saçma insanlara, sanatı olmayanları star yaptınız, gerçek sanatçılara değer vermiyorsunuz. Madem öyle, bundan sonra biz de şarlatanlık yaparız” ifadeleriyle sektördeki sahte şöhretlere dikkat çekti.</p>
<p>Sanatçı ayrıca, piyasada gerçek sanat üretmeyen kişilerin kısa sürede büyük kazançlar elde etmesine tepki göstererek “Yeter artık, piyasada çok fazla şarlatan var. Sanatçı olmayanları star ettiniz, zengin ettiniz” dedi.</p>
<p>Cansever’in bu sert sözlerinin, önümüzdeki dönemde müzik sektöründe geniş yankı uyandırması bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cansever-muzik-piyasasina-ates-puskurdu-gercek-sanatcilara-deger-vermiyorsunuz-581565">Cansever müzik piyasasına ateş püskürdü: Gerçek Sanatçılara Değer Vermiyorsunuz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung yapay zekâ benchmark çözümü TRUEBench&#8217;i tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-yapay-zeka-benchmark-cozumu-truebenchi-tanitti-581192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 09:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[benchmark]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kriterler]]></category>
		<category><![CDATA[modellerinin]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[truebench]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, yapay zekâ verimliliğini değerlendirmek üzere Samsung Research tarafından geliştirilen tescilli benchmark çözümü TRUEBench'i (Trustworthy Real-world Usage Evaluation Benchmark) tanıttı. TRUEBench, büyük dil modellerinin (LLM'ler) gerçek dünyadaki iş verimliliği uygulamalarında nasıl performans gösterdiğini ölçen kapsamlı bir metrik seti sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-yapay-zeka-benchmark-cozumu-truebenchi-tanitti-581192">Samsung yapay zekâ benchmark çözümü TRUEBench&#8217;i tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics, yapay zekâ verimliliğini değerlendirmek üzere Samsung Research tarafından geliştirilen tescilli benchmark çözümü TRUEBench&#8217;i (Trustworthy Real-world Usage Evaluation Benchmark) tanıttı. TRUEBench, büyük dil modellerinin (LLM&#8217;ler) gerçek dünyadaki iş verimliliği uygulamalarında nasıl performans gösterdiğini ölçen kapsamlı bir metrik seti sunuyor. Çözüm, gerçekçi bir değerlendirme sağlamak için çeşitli diyalog senaryoları ve çok dilli koşullardan faydalanıyor. Samsung&#8217;un verimlilik çalışmalarında kullandığı kendi yapay zekâ teknolojilerini temel alan TRUEBench, içerik oluşturma, veri analizi yapma, özet çıkarma ve çeviri yapma gibi yaygın kullanılan kurumsal görevleri 10 temel kategori ve 46 alt kategoride değerlendiriyor. Benchmark, yapay zekâ destekli otomatik değerlendirmeler yaparak görevlere güvenilir bir puanlama veriyor. Bu değerlendirmeler, insan ve yapay zekâ iş birliği içinde tasarlanan ve geliştirilen kriterlere dayanıyor.</p>
<p>Samsung Electronics Dijital Deneyimler CTO&#8217;su ve Samsung Research Başkanı Paul (Kyungwhoon) Cheun, “Samsung Research, gerçek dünyadaki yapay zekâ deneyimleriyle müşterilerine güçlü bir uzmanlık ve rekabet avantajı kazandırıyor. TRUEBench&#8217;in üretkenlik işlerinde değerlendirme standartları oluşturacağına ve Samsung&#8217;un teknolojideki liderliğini daha da güçlendireceğine inanıyoruz” dedi. </p>
<p>Son zamanlarda şirketler yapay zekâyı daha çok benimsedikçe büyük dil modellerinin üretkenliğini ölçme talebinde artış yaşanıyor. Ancak, çoğunlukla İngilizce odaklı olan mevcut kriterler öncelikle genel performansı ölçüyor ve tek turdan oluşan soru-cevap yöntemleriyle sınırlı bir değerlendirme yapıyor. Bu durum, bu değerlendirmelerin gerçek çalışma ortamlarını yansıtma doğruluğunu sınırlandırıyor. Bu sınırlamaları kaldırmak için geliştirilen TRUEBench hem 10 kategori ve 12 dilde çalışan 2.485 test setinden oluşuyor hem de diller arası senaryoları destekliyor. Test setleri, yapay zekâ modellerinin gerçekte hangi noktalara çözüm sunabileceğini inceliyor. Samsung Research’in geliştirdiği TRUEBench, kolay taleplerden uzun belgeleri özetlemeye kadar çeşitli görevleri inceliyor ve içeriği 8 karakterden 20.000 karakterin üzerine kadar değişen test setleri uyguluyor.</p>
<p>Yapay zekâ modellerinin performansını değerlendirirken yapay zekâ tarafından sağlanan yanıtların doğru olup olmadığını anlamaya imkân veren net kriterlere sahip olmak büyük önem taşıyor. Gerçek yaşam senaryolarında, kullanıcıların tüm istekleri, talimatlarda açıkça belirtilmeyebiliyor. Bu nedenle TRUEBench, yalnızca yanıtların doğruluğunu değil aynı zamanda kullanıcıların örtük ihtiyaçlarını gözeten ayrıntılı koşulları da dikkate alıyor ve gerçekçi değerlendirmeler yapıyor.</p>
<p>Gerçek insanlar ile yapay zekâ iş birliğiyle değerlendirme öğelerini doğrulayan Samsung Research çözümünde, ilk olarak, gerçek yorumcular değerlendirme kriterlerini oluşturuyor, ardından yapay zekâ bunları inceleyerek hataları, çelişkileri veya gereksiz kısıtlamaları kontrol ediyor. Daha sonra, gerçek yorumcular kriterleri tekrar daha iyi hale getiriyor. Bu süreç tekrarlanarak giderek daha hassas değerlendirme standartları oluşturuluyor. Söz konusu çapraz doğrulama kriterlerine dayanan yapay zekâ modellerinin otomatik değerlendirmesiyle kişisel önyargılar en aza indiriliyor ve tutarlılık sağlanıyor. Her testte, modelin değerlendirmeden geçebilmesi için tüm koşulların karşılanması gerekiyor. Bu da görevlerin daha ayrıntılı ve hassas puanlanmasını sağlıyor.</p>
<p>TRUEBench&#8217;in veri örnekleri ve puanlama tabloları, küresel açık kaynak platformu Hugging Face&#8217;de yer alıyor. Bu da kullanıcıların beş modele kadar karşılaştırma yapmasına ve yapay zekâ model performanslarını bir bakışta kapsamlı bir şekilde incelemesine imkân tanıyor. Ayrıca, ortalama yanıt süresi sonuçlarına ilişkin veriler de yayınlanıyor. Böylece, performans ve verimlilik eşzamanlı karşılaştırılabiliyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-yapay-zeka-benchmark-cozumu-truebenchi-tanitti-581192">Samsung yapay zekâ benchmark çözümü TRUEBench&#8217;i tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, npm Shai-Hulud solucan tedarik zinciri saldırısı hakkında ayrıntıları paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-npm-shai-hulud-solucan-tedarik-zinciri-saldirisi-hakkinda-ayrintilari-paylasti-580215</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[depo]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[npm]]></category>
		<category><![CDATA[paket]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[shai-hulud]]></category>
		<category><![CDATA[solucan]]></category>
		<category><![CDATA[Solucanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[Tedarik Zinciri]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[zinciri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580215</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Tehdit Araştırması, Shai-Hulud solucanının ilk enfekte ettiği paketi analiz ederek, kendi kendini kopyalayan bu kötü amaçlı yazılımın npm ekosistemine yönelik yaygın tedarik zinciri saldırısını nasıl başlattığına dair bilgileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-npm-shai-hulud-solucan-tedarik-zinciri-saldirisi-hakkinda-ayrintilari-paylasti-580215">Kaspersky, npm Shai-Hulud solucan tedarik zinciri saldırısı hakkında ayrıntıları paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky Tehdit Araştırması, Shai-Hulud solucanının ilk enfekte ettiği paketi analiz ederek, kendi kendini kopyalayan bu kötü amaçlı yazılımın npm ekosistemine yönelik yaygın tedarik zinciri saldırısını nasıl başlattığına dair bilgileri paylaştı. Kaspersky&#8217;nin araştırmasına göre, Shai-Hulud solucanı toplam 530 paket sürümünden 190 benzersiz paketi enfekte etti. Bu da saldırı sırasında birçok paketin birden fazla güvenliği ihlal edilmiş sürümünün yayınlandığını gösteriyor.      </strong></p>
<p>15 Eylül 2025&#8217;te ilk kez ortaya çıkan, kendi kendini kopyalayan kötü amaçlı bir yazılım olan Shai-Hulud solucanı, kimlik doğrulama jetonlarını çalarak ve meşru paketlerin virüslü sürümlerini yayınlayarak geliştirici hesapları aracılığıyla otomatik olarak yayılıyor. Saldırının etkisi geniş çapta belgelenmiş olsa da, Kaspersky&#8217;nin analizi, ilk enfeksiyon mekanizması ve solucanın sofistike yayılma yöntemleri hakkında teknik ayrıntıları ortaya koydu.      </p>
<p><strong>Kaspersky Tehdit Araştırması Kötü Amaçlı Yazılım Analisti</strong> <strong>Vladimir Gurskiy</strong>, konuya ilişkin şunları söyledi: <em>&#8220;Analizimiz, bu tedarik zinciri saldırısının nasıl işlediğine ve depo maruziyetinin gerçek kapsamına ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Solucanın özel depoları kuruluşlardan bireysel hesaplara sistematik olarak taşıma eylemi, tedarik zinciri tehditlerinde önemli bir artışa işaret ediyor ve yıllarca süren özel geliştirme çalışmalarını tehlikeye atma potansiyeli taşıyor. Bu araştırma, Kaspersky Açık Kaynak Yazılım Tehditleri Veri Akışını neden sürdürdüğümüzü bir kez daha ortaya koyuyor. Çünkü kuruluşlar, geliştirme süreçlerini bu tür sofistike saldırılardan korumak için, güvenliği ihlal edilmiş paketler hakkında gerçek zamanlı istihbarata ihtiyaç duyuyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky&#8217;nin araştırması, ngx-bootstrap sürüm 18.1.4&#8217;ün başlangıç noktası olarak hizmet ettiğini doğruladı ve bu sonucun elde edilmesinde kullanılan teknik metodolojiyi açıkladı. Araştırmacılar, bu sırada önemli bir ayırt edici özellik tespit etti: Bu sürümden sonraki tüm enfekte paketler kurulum sonrası komut dosyaları aracılığıyla kötü amaçlı kodları çalıştırırken, başlangıç noktası paketi benzersiz bir şekilde kurulum öncesi komutunu kullandı. Bu da onun otomatik yayılmanın kurbanı değil, başlangıç noktası olduğunu ortaya çıkardı.            </p>
<p>Bu solucan, GitHub&#8217;daki özel kurumsal depoları tehlikeye atmak için özel olarak tasarlanmış işlevler içeriyor. Kimlik doğrulama jetonlarını çalmanın ötesinde, özel ve dahili depoları da GitHub kuruluşlarından kullanıcı hesaplarına otomatik olarak taşıyor. Böylece gizli kurumsal kodları etkili bir şekilde kamuya açık hale getiriyor ve tüm özel kod tabanlarını ifşa ediyor.           </p>
<p>Kaspersky çözümleri, bu kötü amaçlı yazılımı HEUR:Worm.Script.Shulud.gen olarak tanımlıyor. Kuruluşlar, GitHub depolarında &#8220;shai-hulud&#8221; dallarını veya shai-hulud-workflow.yml dosyalarının varlığını arayarak enfeksiyon olup olmadığını kontrol edebilirler.</p>
<p>Daha fazla bilgi için Securelist adresini ziyaret edin.</p>
<p>Kaspersky, daha önce açık kaynak ekosistemlerini hedef alan tedarik zinciri saldırılarının artan eğilimi konusunda uyarıda bulunmuştu. Şirketin güvenlik araştırmacıları, kötü amaçlı modül oluşturmanın tehdit aktörleri arasında giderek daha popüler hale gelen bir saldırı vektörü olduğunu belirledi.</p>
<ul>
<li>Bağımlılıklarınızı proaktif olarak izleyin. <strong>Kaspersky Açık Kaynak Yazılım Tehditleri Veri Akışı</strong> bunu gerçekleştirmenize yardımcı olur. Bu veri akışı, açık kaynak platformlarını hedef alan kötü amaçlı faaliyetler hakkında gerçek zamanlı istihbarat sağlayarak kuruluşların tedarik zinciri saldırılarına karşı proaktif olarak savunma yapmasına yardımcı olmak için tasarlanmıştır.</li>
<li><strong>Kaspersky Premium</strong> gibi güçlü siber güvenlik çözümleriyle kişisel cihazlarınızı koruyun. Bu çözüm, cihazlarınızda depolanan kimlik doğrulama jetonlarını ve kimlik bilgilerini hedef alan tedarik zinciri kötü amaçlı yazılım bulaşmalarını önlemek ve etkisiz hale getirmek için çok katmanlı koruma sağlar.</li>
<li>Güvenli Linux geliştirme ortamları kurgulayın. <strong>Kaspersky for Linux</strong>, npm paketlerinin yüklendiği ve çalıştırıldığı derleme sunucularını ve CI/CD ardışık düzenlerini koruyarak, kendi kendine yayılan solucanların tüm geliştirme altyapınızı tehlikeye atmasını önler.</li>
<li><strong>Kaspersky Next</strong> ürün serisi gibi kurumsal bir siber güvenlik çözümü kullanarak, her büyüklükteki ve sektördeki kuruluşlarda çeşitli siber güvenlik tehditlerine karşı savunma sağlayın ve gelişmiş tehdit görünürlüğü ve araştırma yeteneklerinin yanı sıra kapsamlı gerçek zamanlı koruma sunun.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-npm-shai-hulud-solucan-tedarik-zinciri-saldirisi-hakkinda-ayrintilari-paylasti-580215">Kaspersky, npm Shai-Hulud solucan tedarik zinciri saldırısı hakkında ayrıntıları paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarsıcı, Gerçek Bir Hikayeyi Konu Alan &#8216;Amazon&#8217;un Mucize Çocukları&#8217;, 9 Eylül Salı 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sarsici-gercek-bir-hikayeyi-konu-alan-amazonun-mucize-cocuklari-9-eylul-sali-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-573561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 08:36:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeyi]]></category>
		<category><![CDATA[konu]]></category>
		<category><![CDATA[sarsıcı]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meydana gelen ölümcül bir uçak kazasında mucizevi şekilde hayatta kalan 4 kardeş, Kolombiya yağmur ormanlarının derinliklerinde 40 gün boyunca hayatta kalabilmek için yaşam mücadelesi verir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sarsici-gercek-bir-hikayeyi-konu-alan-amazonun-mucize-cocuklari-9-eylul-sali-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-573561">Sarsıcı, Gerçek Bir Hikayeyi Konu Alan &#8216;Amazon&#8217;un Mucize Çocukları&#8217;, 9 Eylül Salı 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meydana gelen ölümcül bir uçak kazasında mucizevi şekilde hayatta kalan 4 kardeş, Kolombiya yağmur ormanlarının derinliklerinde 40 gün boyunca hayatta kalabilmek için yaşam mücadelesi verir. Zorlu bir savaşın üstesinden gelen çocuklar ilk kez yaşadıklarını anlatarak olayın iç yüzünü de ortaya çıkarıyor. Yerli iz sürücüler ile ordunun zamanla yarışan dramatik kurtarma operasyonu, bu sarsıcı gerçek hikâyede cesaret ve umudu bir araya getiriyor. </p>
<p>“Amazon’un Mucize Çocukları”, 9 Eylül Salı saat 20.00’de National Geographic’te sizlerle!</p>
<p>Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sarsici-gercek-bir-hikayeyi-konu-alan-amazonun-mucize-cocuklari-9-eylul-sali-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-573561">Sarsıcı, Gerçek Bir Hikayeyi Konu Alan &#8216;Amazon&#8217;un Mucize Çocukları&#8217;, 9 Eylül Salı 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’de Yangın Söndürme Eğitimi Sanal Gerçeklikle Buluşturuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-yangin-sondurme-egitimi-sanal-gerceklikle-bulusturuldu-571820</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 19:44:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571820</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki standında vatandaşlara yangınlara karşı bilinçlendirme çalışmaları yapıyor. Ziyaretçiler, sanal gerçeklik tabanlı yangın söndürme simülasyonu ile gerçeğe yakın senaryolarda uygulamalı eğitim alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yangin-sondurme-egitimi-sanal-gerceklikle-bulusturuldu-571820">İzmir’de Yangın Söndürme Eğitimi Sanal Gerçeklikle Buluşturuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında kurulan belediye sokağında, teknolojik ürünleri ve farkındalık oluşturan eğitimleri ile yer aldı.</p>
<p>Sanal gerçeklik tabanlı yangın söndürme simülasyonu, katılımcılara, yangına gerçeğe yakın müdahale deneyimi sunuyor. Simülasyon, ofis, mutfak ve elektrik panosu gibi üç farklı ortamda yangın senaryoları sunarak, katılımcılara çeşitli risklerle mücadele etme olanağı da tanıyor.</p>
<p>VR sanal gözlükleri ile tam entegre olan sistem, 360 derece görüş açısı sunarak katılımcının gerçekçi bir ortamda pratik yapmasını sağlıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/izmirde-yangin-sondurme-egitimi-sanal-gerceklikle-bulusturuldu-0-sSc1GOLu.jpeg" /></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan İlker Şirin, yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendirmek ve yangın anında nasıl müdahale edeceklerini öğretmek için bu çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Şirin, “Katılımcılar için üç senaryo hazırlandı. Sanal gerçeklik gözlüğü takarak mutfak, elektrik panosu ve ofis yangınlarından birine müdahale ediyorlar. Simülasyonda seçilen senaryo gereği, kullanıcılar kendini bir anda yangının çok yakınında buluyor. Elindeki sanal gözlüklerin elcikleri ile simülasyon içerisinde yangına müdahaleye başlıyorlar. Bu oyundaki amaç yangını hızlı ve etkili şekilde söndürmek. Biz de katılımcıların yangın sırasında ve sonrasında nasıl davrandıklarını gözlemliyoruz. Onların gerçek hayatta karşılaşacakları yangınlara karşı doğru tekniklerle müdahalenin nasıl olacağını anlatıyoruz. Böylece itfaiye olay yerine varana kadar hem kendi güvenliklerini hem de çevre güvenliğini sağlayabiliyorlar” diye konuştu.</p>
<p><strong>SANAL GÖZLÜKLERİ KULLANANLAR ŞAŞKINLIKLARINI GİZLEYEMEDİ</strong></p>
<p>İEF’nin her yaştan konuğu, kuru kimyevi ve karbondioksitli yangın tüpleri ile doğru müdahale tekniklerini öğretmek üzere özel olarak hazırlanan senaryolarla, önemli bir deneyim yaşadı. Sanal gerçeklik gözlüğünü kullanan Kayra Çavuş, “Gözlüğü taktım, elime yangın tüpünü alarak yangın söndürdüm. Gerçeğe çok yakındı. Hatta bu eğitimi verenleri görmedim. Endişelendim. Dışarda daha önce böyle bir yangın görmedim. Burada görünce etkilendim” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yangin-sondurme-egitimi-sanal-gerceklikle-bulusturuldu-571820">İzmir’de Yangın Söndürme Eğitimi Sanal Gerçeklikle Buluşturuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevler sanal, heyecan gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alevler-sanal-heyecan-gercek-571498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 08:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[söndürme]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571498</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki (İEF) standında yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alevler-sanal-heyecan-gercek-571498">Alevler sanal, heyecan gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki (İEF) standında yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendiriyor. Sanal gerçeklik tabanlı yangın söndürme eğitim simülasyonunu deneyimleyenler gerçeğe yakın senaryolar karşısında büyük bir heyecanla yangına müdahale ediyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında kurulan belediye sokağında, teknolojik ürünleri ve farkındalık oluşturan eğitimleri ile yer aldı. Sanal gerçeklik tabanlı yangın söndürme simülasyonu, katılımcılara, yangına gerçeğe yakın müdahale deneyimi sunuyor. Simülasyon, ofis, mutfak ve elektrik panosu gibi üç farklı ortamda yangın senaryoları sunarak, katılımcılara çeşitli risklerle mücadele etme olanağı da tanıyor. VR sanal gözlükleri ile tam entegre olan sistem, 360 derece görüş açısı sunarak katılımcının gerçekçi bir ortamda pratik yapmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>“Amaç yangını hızlı ve etkili şekilde söndürmek”</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan İlker Şirin, yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendirmek ve yangın anında nasıl müdahale edeceklerini öğretmek için bu çalışmaları yürüttüklerini söyledi. İlker Şirin, “Katılımcılar için üç senaryo hazırlandı. Sanal gerçeklik gözlüğü takarak mutfak, elektrik panosu ve ofis yangınlarından birine müdahale ediyorlar. Simülasyonda seçilen senaryo gereği, kullanıcılar kendini bir anda yangının çok yakınında buluyor. Elindeki sanal gözlüklerin elcikleri ile simülasyon içerisinde yangına müdahaleye başlıyorlar. Bu oyundaki amaç yangını hızlı ve etkili şekilde söndürmek. Biz de katılımcıların yangın sırasında ve sonrasında nasıl davrandıklarını gözlemliyoruz. Onların gerçek hayatta karşılaşacakları yangınlara karşı doğru tekniklerle müdahalenin nasıl olacağını anlatıyoruz. Böylece itfaiye olay yerine varana kadar hem kendi güvenliklerini hem de çevre güvenliğini sağlayabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Sanal gözlükleri kullananlar şaşkınlıklarını gizleyemedi</strong><br />
İEF’nin her yaştan konuğu, kuru kimyevi ve karbondioksitli yangın tüpleri ile doğru müdahale tekniklerini öğretmek üzere özel olarak hazırlanan senaryolarla, önemli bir deneyim yaşadı. Sanal gerçeklik gözlüğünü kullanan Kayra Çavuş, “Gözlüğü taktım, elime yangın tüpünü alarak yangın söndürdüm. Gerçeğe çok yakındı. Hatta bu eğitimi verenleri görmedim. Endişelendim. Dışarda daha önce böyle bir yangın görmedim. Burada görünce etkilendim” dedi.</p>
<p><strong>“O an yangının içerisinde gibiydim”</strong><br />
Leyla Karakaş da “İlk defa sanal bir gözlükle böyle bir deneyim yaşadım. Çok gerçekti. Farklı bir deneyim oldu. Heyecanlıydı. Benim için çok farklıydı. Daha önce hiç büyük bir yangın görmedim. Çok gerçekçiydi. Sanki o an yangının içerisinde gibiydim. Bizleri bilinçlendirmek için güzel bir çalışma olmuş. Emeklerinize sağlık” diye konuştu.<br />
7 yaşındaki Masal Ersöz de ilk kez böyle bir gözlük taktığını ve eğitim simülasyonunda farklı duygular yaşadığını, çok gerçekçi olduğunu belirtti.<br />
6 yaşındaki Eymen Sarı ise lazerli yangın söndürme cihazı ile yangına müdahale etmeyi öğrendi. Çocuklar için tasarlanan itfaiyeci kıyafetini giyen, kask takan Sarı, “Ateşi söndürdüm ve itfaiyeci oldum. Yangın başladığı zaman onu nasıl söndüreceğimi öğrendim. Çok güzeldi” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alevler-sanal-heyecan-gercek-571498">Alevler sanal, heyecan gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ESET, yapay zekâ destekli ilk fidye yazılımı PromptLock&#8217;u keşfetti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eset-yapay-zeka-destekli-ilk-fidye-yazilimi-promptlocku-kesfetti-569467</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:43:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET,  saldırıları gerçekleştirmek için GenAI kullanan yeni bir fidye yazılımı türü olan PromptLock'u keşfetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eset-yapay-zeka-destekli-ilk-fidye-yazilimi-promptlocku-kesfetti-569467">ESET, yapay zekâ destekli ilk fidye yazılımı PromptLock&#8217;u keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET,  saldırıları gerçekleştirmek için GenAI kullanan yeni bir fidye yazılımı türü olan PromptLock&#8217;u keşfetti. Bu kötü amaçlı yazılım, yerel olarak erişilebilen bir yapay zekâ dil modelini çalıştırarak Windows, Linux ve macOS ile uyumlu kötü amaçlı Lua komut dosyalarını gerçek zamanlı olarak oluşturuyor. </strong></p>
<p><strong>PromptLock, API aracılığıyla erişilebilen ücretsiz bir dil modeli kullanıyor, yani oluşturulan kötü amaçlı komut dosyaları doğrudan virüs bulaşmış cihaza gönderilir. Önceden tanımlanmış metin istemlerine dayalı olarak PromptLock, verileri sızdırıp sızdırmayacağını veya şifreleyeceğini özerk olarak belirler. ESET, PromptLock&#8217;u bir kavram kanıtı olarak görse de temsil ettiği tehdit gerçek.</strong></p>
<p>ESET araştırmacıları tarafından keşfedilen ve yeni bir tür fidye yazılımı olan  PromptLock adlı kötü amaçlı yazılım, yerel olarak erişilebilir bir yapay zekâ dil modelini çalıştırarak gerçek zamanlı olarak kötü amaçlı komut dosyaları oluşturuyor. Enfeksiyon sırasında yapay zekâ, hangi dosyaları arayacağını, kopyalayacağını veya şifreleyeceğini özerk bir şekilde belirler ve bu, siber suçluların çalışma şekillerinde potansiyel bir dönüm noktası.</p>
<p>ESET&#8217;in Kıdemli Kötü Amaçlı Yazılım Araştırmacısı Anton Cherepanov, meslektaşı Peter Strýček ile birlikte kötü amaçlı yazılımı analiz etti ve &#8220;PromptLock gibi araçların ortaya çıkışı, siber tehdit ortamında önemli bir değişimi vurguluyor&#8221; dedi.</p>
<p>PromptLock, Windows, Linux ve macOS dâhil olmak üzere tüm platformlarla uyumlu Lua komut dosyaları oluşturur. Yerel dosyaları tarar, içeriklerini analiz eder ve önceden tanımlanmış metin istemlerine göre verilerin sızdırılacağını mı yoksa şifreleneceğini mi belirler. Kodda yıkıcı bir işlev zaten gömülü olsa da şimdilik etkin değil. Fidye yazılımı, SPECK 128 bit şifreleme algoritmasını kullanır ve Golang ile yazılmıştır. Erken varyantları, kötü amaçlı yazılım analiz platformu VirusTotal&#8217;de zaten ortaya çıkmıştır. ESET, PromptLock&#8217;u bir kavram kanıtı olarak görse de temsil ettiği tehdit çok gerçektir.</p>
<p>Cherepanov yaptığı açıklamada; &#8220;Yapay zekânın yardımıyla sofistike saldırılar başlatmak çok daha kolay hâle geldi ve yetenekli geliştiricilerden oluşan ekiplere olan ihtiyaç ortadan kalktı. Artık, iyi yapılandırılmış bir yapay zekâ modeli, karmaşık, kendi kendine uyum sağlayan kötü amaçlı yazılımlar oluşturmak için yeterli. Düzgün bir şekilde uygulandığında bu tür tehditler tespit işlemini ciddi şekilde zorlaştırabilir ve siber güvenlik savunucularının işini çok daha zor hâle getirebilir.&#8221;</p>
<p>PromptLock, bir API aracılığıyla erişilebilen ücretsiz bir dil modeli kullanır, yani oluşturulan kötü amaçlı komut dosyaları doğrudan virüs bulaşmış cihaza gönderilir. Özellikle, komut isteminde Bitcoin&#8217;in yaratıcısı Satoshi Nakamoto ile bağlantılı olduğu bildirilen bir Bitcoin adresi yer almaktadır.</p>
<p>ESET, siber güvenlik topluluğunda farkındalığı artırmak için teknik ayrıntıları yayımladı. Kötü amaçlı yazılım, Filecoder.PromptLock.A olarak sınıflandırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eset-yapay-zeka-destekli-ilk-fidye-yazilimi-promptlocku-kesfetti-569467">ESET, yapay zekâ destekli ilk fidye yazılımı PromptLock&#8217;u keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, fidye yazılımı grubu OldGremlin&#8217;in geri döndüğünü bildirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-fidye-yazilimi-grubu-oldgremlinin-geri-dondugunu-bildirdi-568567</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 08:26:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[fidye]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[saldırganlar]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568567</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Tehdit Araştırması, 2025 yılının başlarında OldGremlin fidye yazılımı grubu tarafından gerçekleştirilen yeni saldırılar tespit etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-fidye-yazilimi-grubu-oldgremlinin-geri-dondugunu-bildirdi-568567">Kaspersky, fidye yazılımı grubu OldGremlin&#8217;in geri döndüğünü bildirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky Tehdit Araştırması, 2025 yılının başlarında OldGremlin fidye yazılımı grubu tarafından gerçekleştirilen yeni saldırılar tespit etti. Bu saldırılar üretim, sağlık, perakende ve teknoloji şirketlerini hedef alan ve bir örneğinde tek bir kurbandan yaklaşık 17 milyon dolar talep eden bir operasyonun geri dönüşünü işaret ediyor.</strong></p>
<p>Beş yıl önce tespit edilen OldGremlin siber grubu, saldırılarını gerçekleştirmek için gelişmiş teknikler, taktikler ve prosedürler kullanıyor. Saldırganlar, kurbanın sisteminde uzun süre kalabiliyor ve dosyaları şifrelemek için ortalama 49 gün bekliyor. Rusça konuşan grup, 2020&#8217;den 2022&#8217;ye kadar aktifti ve en son 2024&#8217;te görüldü. Önceki vakalarda, bir örnekte yaklaşık 17 milyon ABD doları gibi büyük fidye taleplerinde bulunmuşlardı.</p>
<p>2025 yılında saldırganlar, saldırı araçlarını güncelleyerek geri döndüler. Kurbanların bilgisayarlarına erişim sağlamak ve verilerini şifrelemek için saldırganlar, kimlik avı e-postaları gönderiyor ve çeşitli kötü amaçlı araçlar kullanıyor. Enfekte olmuş cihazlara uzaktan erişim sağlamak ve bunları kontrol etmek için bir arka kapıdan faydalanıyor, Windows korumasını devre dışı bırakmak ve kendi imzalanmamış kötü amaçlı sürücülerini çalıştırmak için meşru bir sürücüdeki bir güvenlik açığını kullanıyorlar. Bu sürücü, fidye yazılımını çalıştırmalarına olanak tanıyor. Saldırganlar ayrıca kötü amaçlı komut dosyalarını çalıştırmak için meşru bir Node.js platformu (JavaScript runtime) kullanıyor. Grup ayrıca fidye mesajlarında araştırmacılar tarafından kendilerine daha önce atanan ve biraz değiştirilmiş bir isim olan OldGremlins&#8217;i kullanarak saldırılarını &#8220;markalaştırmaya&#8221; başladı.</p>
<p>Yeni kampanyada kötü amaçlı yazılım yalnızca dosyaları şifrelemekle kalmıyor, aynı zamanda saldırganlara mevcut durumu bildiriyor. Son olarak, dördüncü araç olan &#8220;closethedoor&#8221;, şifreleme işlemi sırasında cihazı ağdan izole ediyor, fidye notlarını bırakıyor ve izleri temizliyor. Böylece olayın daha fazla araştırılmasını zorlaştırıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky&#8217;nin Tehdit Araştırması Uzmanı</strong> <strong>Yanis Zinchenko</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;OldGremlin tarafından gerçekleştirilen yeni bir siber saldırı dalgası, aktif olmayan grupların bile işletmeler için tehdit oluşturabileceğini doğruladı. Saldırganlar, geliştirilmiş araçlarla geri döndüler ve şirketlerin gelecekteki saldırıları önlemek için saldırganların kullandığı teknik ve taktikleri sürekli olarak izlemesinin önemini vurguladılar. 2025 yılında, grup faaliyetlerine yeniden başlamanın yanı sıra siber güvenlik uzmanları tarafından verilen adı da benimsediler.&#8221; </em></p>
<p>Kaspersky ürünleri bu fidye yazılımını Trojan-Ransom.Win64.OldGremlin, Backdoor.JS.Agent.og, HEUR:Trojan.JS.Starter.og ve HEUR:Trojan-Ransom.Win64.Generic olarak algılıyor.</p>
<p>Kaspersky, kuruluşların fidye yazılımlarından korunmak için aşağıdaki önlemleri almasını öneriyor:</p>
<ul>
<li>Her büyüklükteki ve sektördeki kuruluşlar için EDR ve XDR&#8217;nin gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, araştırma ve yanıt yeteneklerini sağlayan Kaspersky Next ürün serisindeki çözümleri kullanın.</li>
<li>Saldırganların güvenlik açıklarını istismar etmesini ve ağınıza sızmasını önlemek için kullandığınız tüm cihazlarda yazılımları daima güncel tutun.</li>
<li>Savunma stratejinizi yanal hareketleri ve internete veri sızdırılmasını tespit etmeye odaklayın. Siber suçluların ağınıza bağlanmasını tespit etmek için giden trafiğe özellikle dikkat edin.</li>
<li>Saldırganların müdahale edemeyeceği çevrimdışı yedekler hazırlayın. Gerektiğinde veya acil durumlarda bunlara hızlı bir şekilde erişebileceğinizden emin olun.</li>
<li>Tehdit aktörleri tarafından kullanılan gerçek Taktikler, Teknikler ve Prosedürler (TTP&#8217;ler) hakkında bilgi sahibi olmak için en son  Kaspersky Threat Intelligence  bilgilerini kullanın.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-fidye-yazilimi-grubu-oldgremlinin-geri-dondugunu-bildirdi-568567">Kaspersky, fidye yazılımı grubu OldGremlin&#8217;in geri döndüğünü bildirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 14:26:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913">Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin bu konuda doğru bilgilere sahip olması, çocuklarını korumada büyük önem taşıyor. Ancak çevrimiçi tacizle ilgili bazı yanlış inanışlar, alınması gereken önlemleri geciktirebiliyor ya da etkisiz kılabiliyor. Siber güvenlik şirketi ESET siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanıyı derledi ve önerilerde bulundu.</strong></p>
<p>Cyberbullying Research Center’ın (Siber Zorbalık Araştırma Merkezi) verilerine göre, ABD&#8217;de ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 58’inden fazlası hayatlarında en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldı. Bu oran 2019’da yüzde 37 ve on yıl önce sadece yüzde 24’tü. Ayrıca genç video oyunu oyuncularının yüzde 43’ü çevrimiçi ortamda zorbalık yaşadığını belirtiyor. Bu zorbalık; hakaret, fiziksel tehdit, hatta cinsel içerikli mesajlar gibi farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Hiçbir ebeveyn çocuğunun siber zorbalığa maruz kalmasını istemez. Ancak alternatifin onları dijital dünyadan uzak tutmak olması durumunda, bu yarardan çok zarar verebilir. Önemli olan, uyarı işaretlerine karşı gözlerinizi açık tutmak, açık bir diyalog kurmak, duygusal ve teknik destek sunmaktır.</p>
<p><strong>Siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanı</strong></p>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi olan çevrimiçi kalır</strong></li>
</ol>
<p>Çoğu çevrimiçi eğilim gibi, zorbalık da teknoloji tarafından mümkün kılınır ancak kökleri insan ruhunun derinliklerine uzanır. Çocukların zorbalık davranışına girmesinin birçok nedeni vardır; akran baskısından düşük özgüvene, dikkat çekme ihtiyacından aile içi şiddete kadar. Sosyal medya gibi dijital platformlar, çocukların başkalarını daha yaygın bir şekilde zorbalığa maruz bırakmasına olanak tanıyabilir. Ancak bu, sadece çevrimiçi ortamla sınırlı değildir. Zorbalar, kurbanlarını çevrimiçi ortamda olduğu kadar gerçek hayatta da eziyet etmek isteyebilir. Bunu yapmasalar bile kurbanlarına verebilecekleri psikolojik zarar, gerçek dünyada da kesinlikle bir etkiye sahiptir.</p>
<ol>
<li><strong>Onlar sadece çocuk</strong></li>
</ol>
<p>Zorbalığı, çocukların büyümesinin normal bir parçasıymış gibi görmezden gelmek, onun potansiyel ciddiyetini küçümseme tehlikesi yaratır. Aslında zorbalık, zorbalığa maruz kalan kişinin sosyal ve duygusal gelişiminde ciddi ve uzun vadeli etkiler yaratabilir. Siber zorbalığın sadece çocukların başına gelen bir şey olmadığı da doğrudur. Trolling, doxing, intikam pornosu ve stalking, çoğumuzun aşina olduğu siber zorbalık türleridir. Amerikalıların beşte ikisi çevrimiçi tacize uğradığını iddia ediyor.</p>
<ol>
<li><strong>Görmezden gelin, kendiliğinden geçer</strong></li>
</ol>
<p>Bu nadiren işe yarar. Aynı mantıkla “zorbalık davranışını bildirmek sadece durumu daha kötüleştirecektir” diye düşünmek de yanlıştır. Bazen görmezden gelmek, zorbaların eylemlerinin etkili olduğuna inanmaları durumunda onları cesaretlendirebilir. Ortak bir eylemde bulunarak ve zorbalara doğrudan karşı çıkarak bir çözüm umudu olabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Çocuğum bir sorun varsa bana söyler</strong></li>
</ol>
<p>Çocuğunuz size her zaman tamamen dürüst ve açık davranıyorsa şanslı bir ebeveynsiniz demektir. Çocuklar büyürken birkaç farklı aşamadan geçer ve bu süreçte ebeveynleriyle olan psikolojik ve duygusal ilişkileri değişir. Özellikle ergenlik çağına girdiklerinde bir sorun olduğunu size söylemekten utanabilir veya çok küçük düşmüş hissedebilirler. Başlarına gelenlerin ciddiyetini anlamayabilirler. Ya da bir şey söylerlerse sizi cezalandıracağınızı veya cihazlarını elinden alacağınızı düşünebilirler. Onları yargılamayacağınızı, cezalandırmayacağınızı, destek olacağınızı söyleyerek onları rahatlatmak, onların açılmalarına yardımcı olmak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.</p>
<ol>
<li><strong>Teknolojiyi ortadan kaldırırsanız sorunu çözersiniz</strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbalık teknoloji sayesinde mümkün olmaktadır ancak çocuğunuzun akıllı telefonunu elinden alırsanız bu sorun mucizevi bir şekilde ortadan kalkmayacaktır. Okulda zorbalığa maruz kalıyorlarsa tacizin çevrimdışı olarak devam etmesi için bolca fırsat olacaktır. Çocuğunuzun cihazını elinden alarak onu cezalandırmak, zorbaları sevindirecek ve çocuğunuzla olan ilişkinize hiçbir fayda sağlamayacaktır.</p>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi zorbaları tespit etmek neredeyse imkânsızdır</strong></li>
</ol>
<p>Bazen çevrimiçi anonimlik, siber suçların yaygınlaşmasına olanak sağladığı gibi, zorbaları da güçlendirir. Ancak gerçekte, zorbaların çoğu kurbanlarını tanır; ister okul arkadaşları ister eski arkadaşları ister romantik partnerleri olsun. Ayrıca sosyal medya ve diğer platformlar, taciz veya zorbalık yoluyla hizmet şartlarını ihlal ettikleri kanıtlanan bazı kullanıcıların kimliklerini ortaya çıkarabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Tespit etmesi kolay</strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbalığın zorluğu, sanal ortamda gerçekleşmesidir. Belki fiziksel iz bırakmaz ancak kurbanlara kesinlikle psikolojik zarar verebilir. Bu durum, özellikle çocuklarınızla duyguları hakkında açıkça konuşmakta zorlanan ebeveynler için işleri zorlaştırır. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, çocuğunuzun size bir sorun olduğunu söyleyeceğine güvenemezsiniz. Bu nedenle, uyarı işaretlerini daha iyi fark etmeniz gerekir. Davranış, tavır veya akademik performansta ani değişiklikler yararlı bir gösterge olabilir. Ancak bunlar kesin değildir. Nazik bir şekilde sorgulama da gerekli olabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Siber zorbalar kötü niyetli dışlanmışlardır </strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbaların kimlikleri sonunda ortaya çıktığında gerçek kimlikleri arkadaşlarını ve ailelerini şok edebilir. İnsanlar, gerçek dünyada asla düşünmeyecekleri şeyleri çevrimiçi ortamda söyleyebilir ve yapabilir. Çoğu zorba, kendileri zorbalığa veya istismara uğradıkları, özgüvenleri düşük olduğu, zihinsel sağlık sorunları olduğu veya akran baskısı nedeniyle bu davranışlarda bulunur. Özellikle çocuklarınıza zarar veriyorlarsa onları kötü olarak adlandırmanız kolaydır. Ancak gerçek genellikle bundan daha karmaşıktır.</p>
<ol>
<li><strong>Siber zorbalık çok sayıda intihara neden olmaktadır.</strong></li>
</ol>
<p>Resmî ABD verilerine göre, ergenlerin yüzde 14,9&#8217;u siber zorbalığa maruz kalmış ve %13,6&#8217;sı ciddi intihar girişimi gerçekleştirmiştir. Ancak korelasyon, nedensellik anlamına gelmez. Aslında bir gencin hayatına son vermek istemesinin birçok nedeni olabilir ve siber zorbalık bu nedenlerden biri olabilir veya olmayabilir. Her halükârda, ısrarlı çevrimiçi tacizin toplumun en savunmasız üyelerine yönelik tehlikelerine karşı uyanık olmalıyız.</p>
<ol>
<li><strong>Suçlu, sosyal medya platformları</strong></li>
</ol>
<p>Sosyal medya ve mesajlaşma platformları, siber zorbalığın &#8220;kolaylaştırıcıları&#8221; olarak oynadıkları rol nedeniyle sıklıkla kötüleştirilir. Ancak yasama organları tarafından ekosistemlerini daha iyi denetlemeleri için giderek daha fazla baskı altına alınıyorlar. Örneğin, Birleşik Krallık&#8217;ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası, kullanıcılarının refahını sağlamak için belirli çevrimiçi hizmet sağlayıcılara &#8220;bakım yükümlülüğü&#8221; getiren, dünyadaki en sıkı yasalardan biridir. Zorbalık her zaman kolayca fark edilmez. Şartlar, nüanslar, argo ve dilsel özelliklerin bazen algoritmalar tarafından doğru bir şekilde tespit edilmesi zor olabilir. Ancak algoritmalar bu konuda giderek daha iyi hâle geliyor – olması gerektiği gibi. Her halükârda, ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medyanın riskleri ve tuzakları hakkında konuşması önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913">Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediyesi Spor Okullarıyla bu yaza da damga vurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-spor-okullariyla-bu-yaza-da-damga-vurdu-566399</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 16:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[anda]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarımızı]]></category>
		<category><![CDATA[çünkü]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[organizasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566399</guid>

					<description><![CDATA[<p>·Selçuklu Belediyesi bu yaz döneminde de farklı branşlarda binlerce çocuğu sporla buluşturdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-spor-okullariyla-bu-yaza-da-damga-vurdu-566399">Selçuklu Belediyesi Spor Okullarıyla bu yaza da damga vurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>·<b>Selçuklu Belediyesi bu yaz döneminde de farklı branşlarda binlerce çocuğu sporla buluşturdu.  Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı yaz  spor okulunda  eğitim alan öğrencileri ziyaret ederek çocukların bu keyifli ve disiplinli sürecine ortak oldu.</b></p>
<p>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı Selçuklu Belediyesi  tarafından geleneksel hale getirilen Yaz Spor Okulları’nda eğitim alan öğrencileri ziyaret etti. Çocukları sporla buluşturarak  onların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sunmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan Pekyatırmacı ziyarette  her bir öğrenciyle yakından ilgilendi.  Her yaz olduğu gibi büyük ilgi gören Yaz Spor Okulları’na 15 farklı branşta 14 bin 209 öğrenci katılım sağladı. Eğitimler 35 farklı tesiste ve 60 spor salonunda 176 antrenör gözetiminde gerçekleşti.  </p>
<p>Eğitimleri  yerinde görerek sporcuları izleyen Başkan Pekyatırmacı’ya Selçuklu Belediyespor Kulübü Başkanı Mustafa Yavuz Tezcan da eşlik etti.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı:“Türkiye’nin en büyük spor organizasyonuyla sporda başarılara imza atmaya devam edeceğiz”</b></p>
<p>Konya&#8217;da aslında Türkiye&#8217;deki en büyük spor  organizasyonu gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “Çünkü Selçuklu Belediyesi Spor kulübümüzün ve Spor Müdürlüğümüzün organizasyonunda gerçekleştirdiğimiz spor okullarında şu anda 14 binin  üzerinde gencimiz, çocuğumuz burada spor yapıyor. 15 farklı branşta, yüzmeden basketbola, voleybola, futboldan, tekvando,güreş, judo, tenise, masa tenisine kadar , çok farklı alanlarda çocuklarımız, spor yapma imkanını elde ediyorlar.Burada tesislerimizin tamamında biz spor okullarında çocuklarımızın bu spor faaliyetlerine katılması için tesislerimizin tamamını kullanıyoruz. Şu anda 35 tesiste 55 salonda bu faaliyetlerimiz devam ediyor. 14 bin çocuğumuzun bu spor organizasyonuna aynı anda dahil olması aslında çok büyük bir operasyon. Çünkü çocuklarımızı biz servislerle evlerinden alıyoruz, kapalı spor salonumuza getiriyoruz oradan diğer salonlarımıza da çocuklarımızın branşlarına göre aktarmalarını yapıyoruz. Ben özellikle hem gençlerimize, çocuklarımıza hem de velilerimize teşekkür etmek istiyorum. Çünkü onların ilgisi, alakası olmasa, onların yoğun şekilde bu talepleri olmasa bu organizasyonu bu ölçekte, bu büyüklükte gerçekleştirmemiz mümkün değil. 14 bin gencimize spor yaptırıyoruz ama biz kapasitemizi artırdığımız zaman bu sayılar 20 binlere, 30 binlere çıkacak bunu biliyoruz. Çünkü çok yoğun bir ilgi var. Şu anda en çok ilgi gören branşlarımız futbol, yüzme branşları, basketbol, voleybol  branşları. 2 binin  üzerinde bu branşlarda şu anda spor okullarında gencimiz var. Biz biliyoruz ki kapasitemizi artırdığımız zaman bu sayılar 3 binlere 4 binlere çıkacak. Tabi bu branşlardaki çocuklarımızın sayısının artması bizim için şöyle önemli. Çünkü sayımız arttıkça aslında çocuklarımızın içerisinden yetenekli çocuklarımızı seçme imkanımız da artmış oluyor. Sayıyı da çoğaltmış oluyoruz.Hedefimiz Konyamızdan, Selçuklumuzdan yetenekli gençlerimizi hem spora kazandırmak hem onların sporla ilgili faaliyetlere katılmalarını sağlamak. Bir taraftan da gerçek anlamda spora gönül vermiş ve yeteneği olan, kabiliyeti olan gençlerimizi de branşlara seçerek onlara özel çalışmalarla onları lisanslı sporcu haline getirmek ve sonrasında da milli sporcu olarak ülkemizi, Türkiyemizi hem ulusal manada hem de uluslararası manada temsil etmelerini sağlayabilmek. Bu anlamda buradaki yaptığımız spor okulu faaliyetlerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.İnşallah önümüzdeki süreçte yeni yaptığımız Sporcu Seçimi Yetiştirme Merkezimizin de tamamlanmasıyla birlikte spor okulu faaliyetlerimizin kapsamında inşallah genişletmiş olacağız. Bugünkü mevcut sayımızı ikiye katlayacak şekilde spor okullarındaki öğrencilerimizin sayısını artırmış olacağız.” şeklinde konuştu.  </p>
<p><b>“Ailelerimizin ilgisi bizi ayrıca memnun ediyor”</b></p>
<p>Türkiye&#8217;deki en büyük spor organizasyonunu hayata geçirdiklerini ve bu organizasyonda ailelerin yoğun ilgisinin  altını çizen Başkan Pekyatırmacı: “  Tabii ki bir teşekkürü de mutlaka ailelerimize yapmak istiyorum. Bütün branşlarda her gittiğimiz yerde ben görüyorum işte anneler, babalar, anneanneler, babaanneler çocuklarıyla, torunlarıyla birlikte buradalar. Onların bu ilgi ve alakası neticesinde inşallah biz yeni sporcuları buradan seçme imkanına kavuşmuş olacağız. Yine hep söylüyoruz hedefimiz olimpiyatlara sporcu yetiştirmek .Bu anlamda da hem tesisleşme çalışmalarıyla hem de spor müdürlüğünde ve kulübümüzde yaptığımız çalışmalarla Konyamızdan nice gençlerimizin milli takıma, milli sporcu olarak yetişmesi için gayret ediyoruz. Ben bu organizasyonda yer alan, bu organizasyonun gerçekleşmesinde çok büyük emekleri olan spor müdürlüğümüze, Selçuk Belediyespor Kulübümüze, değerli antrenörlerimize, hocalarımıza idarecilerimize ve bu ekibin içerisinde yer alan tüm arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediyesi-spor-okullariyla-bu-yaza-da-damga-vurdu-566399">Selçuklu Belediyesi Spor Okullarıyla bu yaza da damga vurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miyom Hakkında 10 Gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/miyom-hakkinda-10-gercek-564816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 08:53:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[miyom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Miyom neden oluşur? tedavisi var mı ?  Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miyom-hakkinda-10-gercek-564816">Miyom Hakkında 10 Gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Miyom neden oluşur? tedavisi var mı ?  Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor.</p>
<p>Bazen hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyen miyomlar, bazen de şiddetli ağrı ve kanama ile günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen ülkemizde her 4 kadından 1’inin miyomun yol açtığı şikayetlerle başvurduğunu belirterek “Ülkemizde özellikle 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda miyom sorunu oldukça yaygındır. Modern çağda sağlıksız yaşam alışkanlıkları, aşırı kilo, kırmızı et ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapmama ve hormonal değişikliklerin de etkisiyle miyomların görülme sıklığı son yıllarda hızla artmaktadır. Özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda miyom görülme oranı yüzde 70’lere ulaşabilmektedir” diyor. Ailede anne, teyze ya da abla gibi birinci derece akrabalarında miyom olan kişilerde hastalığın görülme riskinin 2,5 kat arttığını, düzenli jinekolojik kontrollerin, miyomların erken tanı ve tedavisi açısından önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Görgen “Halk arasında ‘ur’ olarak adlandırılan miyomlar, rahimde görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. Bazen büyüme o kadar fazla olur ki, hasta ve yakınları gebelikten şüphelenebilir. Miyomlar genellikle iyi huylu tümörlerdir ve çoğu durumda kansere dönüşmezler. Ancak, büyüklükleri ve yerleşim yerlerine bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirler” diye konuşuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen miyomlar hakkında en sık sorulan soruları ve tedavide yeni nesil yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><b><strong>Miyomlar kansere dönüşebilir mi?</strong></b></p>
<p><strong> </strong><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar genellikle iyi huyludur ve kanserleşme riski çok düşüktür. Menopoz öncesi miyom nedeniyle rahimde belirgin büyüme saptansa bile, bu durumun kötü huylu bir tümöre işaret etmesi oldukça düşük olasılıktır. Ancak menopoz sonrası, özellikle eşlik eden ağrı ve kanama varsa, kötü huylu olma olasılığı göz önünde bulundurularak ileri tetkik yapılmalıdır.</p>
<p><b><strong>Miyomlar hamile kalmayı engeller mi?</strong></b></p>
<p><strong> </strong><strong>CEVAP:</strong> Rahimin içine doğru yani bebeğin yerleşeceği yere doğru büyüyen miyomlar rahim iç yüzeyini bozar ve embriyonun tutunmasını engelleyebilir. Bu tip miyomlarda gebelik oranlarıının yaklaşık yüzde 70 azaldığı görülmüştür. Bu miyomların ameliyat ile alınması doğurganlığı arttırır. Rahim dışına doğru büyüyen miyomlar doğurganlığı etkilemezler.</p>
<p><b><strong>Miyomlar kendiliğinden kaybolur mu?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar genellikle kendiliğinden kaybolmaz ancak bazı durumlarda küçülebilir veya belirgin şekilde gerileyebilirler<strong>.</strong> Menopoz gibi östrojen seviyelerinin düştüğü dönemlerde  küçülebilir ancak aktif hormon üretiminin olduğu dönemlerde kendiliğinden kaybolmaları nadirdir<strong>.</strong> Şikayete yol açmayan miyomlar tedavi gerektirmese de mutlaka takip edilmelidir.</p>
<p><b><strong>Miyomlar nasıl tedavi edilir?</strong></b></p>
<p><strong> </strong><strong>CEVAP:</strong> Tedavinin, miyomun büyüklüğüne, konumuna ve semptomlara bağlı olarak değiştiğini belirten Prof. Dr. Hüsnü Görgen “İlaç tedavisi, hormon tedavisi ya da cerrahi müdahale (miyomektomi veya histerektomi) gibi yöntemler kullanılabilir. Günümüzde sıklıkla laparoskopik ve histeroskopik miyomektomi yapılmaktadır. Laparoskopik miyomektomi ile daha az kan kaybı yaşanır, ameliyat sonrası ağrı daha azdır. Bu nedenle, uygun vakalarda laparoskopik miyomektomi, hastanın konforu ve iyileşme süreci açısından tercih edilebilecek minimal invaziv bir yöntemdir. Ancak miyom sayısına ve büyüklüğüne bağlı olarak açık ameliyat ile de miyomektomi yapılması gerekmektedir. Küçük rahim içine doğru büyüyen ve kanama yapan miyomlar histeroskopi ile alınabilir. Histeroskopi -mide içerisine bakmak için kullanılan endoskopi gibi- rahim içerisine bakmak için kullanılan bir yöntemdir. Histeroskopi yolu ile rahim içine büyüyen miyomlar kesilerek tamamı veya büyük bir kısmı çıkarılarak hastanın şikayelerinin geçmesi sağlanır. Rahim alınmasında sorun olmayan ve çocuk isteği olmayan hastalarda miyom için histerektomi ameliyatı yapılır” diyor.</p>
<p><b><strong>Miyomlar tekrar oluşur mu?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar cerrahi olarak çıkarılsalar da hormonal dengesizlikler devam ederse tekrarlayabilirler. Miyom sayısı arttıkça tekrarlama riski artmaktadır<strong>.</strong> Miyomektomi, miyomların çıkarılmasını sağlasa da yeni miyom gelişimini engellemez<strong>.</strong> Hastaya, miyomların tekrarlama riskinin kişiye göre değişeceği<strong> </strong>anlatılmalıdır.<strong> </strong>Tedavi sonrası düzenli kontrol ve sağlıklı yaşam tarzıyla (kilo kontrolü, beslenme, egzersiz vb) riskler azaltılmaya çalışılmalıdır.</p>
<p><b><strong>Miyomlar adet düzensizliğine neden olur mu?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Evet, özellikle rahim iç yüzeyine yakın miyomlar yoğun ve düzensiz adet kanamalarına yol açabilir. Bu durum anemiye (kansızlık) neden olabilir.  5 cm’den büyük miyomu olanlar, daha küçük miyomları olanlara göre adet dönemlerinde daha fazla ani ve yoğun kanama<strong> </strong>yaşamaktadır.</p>
<p><b><strong>Miyomlar ağrı yapar mı?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Büyük miyomlar pelvik ağrıya, bel ve bacak ağrılarına, sık idrara çıkma veya kabızlık gibi semptomlara neden olabilir. Ancak, küçük miyomlar genellikle belirti vermez. Pelvik ağrı genellikle miyomun büyümesine değil, beslenme yetersizliği nedeniyle doku ölümüne bağlı dejenerasyona bağlıdır. Bazen rahim dışına doğru büyüyen saplı miyomlarda torsiyon (kendi etrafında dönme) olması pelvik ağrıya neden olur ki genellikle cerrahi müdahale gerekir.</p>
<p><b><strong>Miyom varken hamile kalırsam çocuğu aldırmam gerekir mi?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen “En sık sorulan sorulardan biri de bu oluyor. Miyom ile hamile kalanlarda gebeliği sonlandırmaya gerek yoktur. Gebelik sırasında miyom saptanma sıklığı yüzde 2-10 arasında değişmektedir. Gebelik sırasında tespit edilen bu miyomların boyutları hamileliğin ilk 3-4 ayında yüzde 15-25 oranında büyüme gösterir. Üçüncü aydan sonra genellikle boyutlarında çok az değişiklik olur. Büyük miyomlar (5 cm den büyük) daha fazla büyüme eğilimindedirler. Bazı miyomların boyutları hamilelik sıranda değişmeden kalabilir. Gebelik sırasında saptanan miyomlar rahim içerisindeki yeri, sayısı ve büyüklüğüne göre gebelikte birtakım sorunlar yaratabilir. Ancak miyomların gebelik sırasında bebekte sakatlık yapıcı herhangi bir zararı yoktur” diyor.</p>
<p><b><strong>Miyomların gebelik sırasında yaratabileceği sorunlar nelerdir?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP: </strong>Gebelik sırasında ağrıya yol açabilir. Miyom sayısına göre düşük ve erken doğum riski artar. Normal doğum yerine sezaryen gerekebilir. Doğum sonrası kanama riskinde artış olabilir. Gebelik sırasında miyom saptanan hastalarda genel bilgiler verilerek gebelik takip edilir. Miyomların yeri, sayısı ve büyüklüğü ultrason ile saptanır. Ağrı için ağrı kesiciler kullanılır. Yalnız bu ilaçların kullanımında doktor kontrolünde olmak gerekir.</p>
<p><b><strong>Miyom riskini azaltmak için nelere dikkat etmek gerekir?</strong></b></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Prof. Dr. Hüsnü Görgen “Yağlı ve kalorili beslenme miyom gelişimine yardımcı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda vücut ağırlığında her 10 kg artışın miyom riskini yüzde 21  artırdığı, vücut yağ oranı yüzde 30’un üzerinde olan kadınlarda da miyom riskinin arttığı görülmüştür. Bu nedenle sağlıklı kilo verme, özellikle miyom riski taşıyan kadınlar için koruyucu olabilir. Beslenme alışkanlıklarının da miyom gelişimi üzerinde önemli etkileri olduğu gösterilmiştir. Kırmızı et yönünden zengin bir diyet, miyom riskini artırmaktadır.<strong> </strong>Bu etki, kırmızı etin yüksek doymuş yağ içeriği ve östrojen metabolizmasını etkileyen maddeler içermesiyle ilişkili olabilir. Buna karşın, yeşil sebzelerden zengin diyet ise miyom riskini azaltmaktadır. Öte yandan yeşil sebzelerin: antioksidan içeriği, lif açısından zengin olması, hormonal dengeyi desteklemesi vb sayesinde koruyucu etki sağladığı düşünülmektedir. Hareketsiz yaşam biçimi de hormonal dengesizliklere yol açarak miyom gelişimini tetikler. Yapılan çalışmalarda, düzenli fiziksel aktivitenin<strong> </strong>miyom gelişimi üzerinde koruyucu bir etkisi olduğu gösterilmiştir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miyom-hakkinda-10-gercek-564816">Miyom Hakkında 10 Gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruhun vitamini, gerçek arkadaşlık!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ruhun-vitamini-gercek-arkadaslik-560872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 13:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ruhun]]></category>
		<category><![CDATA[vitamini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, arkadaşlık ilişkilerinin psikolojik sağlık üzerindeki önemi ve gerçek sosyal bağların yaşam kalitesine katkısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruhun-vitamini-gercek-arkadaslik-560872">Ruhun vitamini, gerçek arkadaşlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, arkadaşlık ilişkilerinin psikolojik sağlık üzerindeki önemi ve gerçek sosyal bağların yaşam kalitesine katkısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Arkadaşlık, güven ve duygusal destek sunar…</strong></p>
<p>İnsanların doğası gereği sosyal varlıklar olduğunu hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Doğduğumuz andan itibaren, bağ kurmak, anlaşılmak ve kabul görmek isteriz.” dedi.</p>
<p>Bu ihtiyaçların en samimi karşılandığı yerlerden birinin de arkadaşlıklar olduğunu aktaran Aydın, “Arkadaşlık, sadece birlikte vakit geçirme değil; duygusal anlamda paylaşımda bulunma, destek alma ve kendini güvende hissetme zeminidir. Psikolojik olarak arkadaşlık, yalnızlık hissini azaltır, özsaygıyı artırır ve stresle başa çıkmayı kolaylaştırır. Örneğin, bir sınav öncesi kaygılandığınızda, sizi motive eden ya da birlikte konuları tekrar ettiğiniz bir arkadaş, sadece başarınızı değil ruh sağlığınızı da olumlu etkiler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal destek, bir nevi ruhun vitamini gibi…</strong></p>
<p>Yapılan birçok bilimsel araştırmanın, güçlü sosyal bağları olan insanların daha uzun yaşadığını, daha az depresyona girdiğini ve fiziksel hastalıklarla daha iyi baş ettiğini gösterdiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Sosyal destek, bir nevi ruhun vitamini gibidir. İşten çıkarılan bir kişi yalnızsa bu süreci daha yıkıcı bir şekilde yaşayabilirken, arkadaşları olan biri dertleşebilir, öneri alabilir, duygusal yükünü paylaşabilir. İşte dayanışma burada devreye girer. ‘Yalnız değilim’ hissi, birçok psikolojik sarsıntıyı hafifletir. Ayrıca birlikte gülmek, birlikte üzülmek, hayatı daha anlamlı kılar.”</p>
<p><strong>Arkadaşlar sadece zaman geçirdiğimiz insanlar değil, kişiliğimizi etkileyen güçlü aynalar!</strong></p>
<p>“Arkadaşlarımız, kim olduğumuzun aynası gibidir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Onlarla kurduğumuz ilişkiler, hangi değerlere önem verdiğimizi, nelere güldüğümüzü, nelere üzüldüğümüzü gösterir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde arkadaş grupları, kimliğin şekillenmesinde büyük rol oynar.” dedi.</p>
<p>Sanata düşkün, üretken bir arkadaş grubunun içinde yer alan bir gencin, bu çevrenin etkisiyle kendini ifade etme yolları geliştirerek sanatsal etkinliklere yöneleceğini ifade eden Aydın, “Buna karşın, sürekli olumsuz konuşan ve her şeyi eleştiren bir grupta olan biri zamanla kendi benlik algısında da bir karamsarlık geliştirebilir. Yani arkadaşlarımız sadece zaman geçirdiğimiz insanlar değil, kişiliğimizi etkileyen güçlü aynalardır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Farklılıklar kişinin hem dünyaya bakışını hem de kendine olan anlayışını derinleştirir…</strong></p>
<p>Farklı kültürlerden ya da yaşam tarzlarından gelen arkadaşların, düşünce dünyamızı genişleteceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Her insan, kendi yaşadığını ‘doğru’ ya da ‘normal’ olarak kabul etme eğilimindedir. Ancak farklılıklarla karşılaştıkça, alternatif yaşam biçimlerini, başka bakış açılarını keşfederiz. Bu da empati yeteneğimizi artırır, hoşgörüyü besler.” dedi.</p>
<p>Hiç seyahat etmeyen birinin, başka bir ülkeden gelen arkadaşı sayesinde o kültürün yemeklerini, müziklerini, bayram geleneklerini öğrenebileceğini ya da farklı ekonomik geçmişe sahip bir arkadaşın, hayata karşı daha sade ya da farklı bir duruş kazandırabileceğini söyleyen Aydın, bu çeşitliliğin kişinin hem dünyaya bakışını hem de kendine olan anlayışını derinleştireceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Arkadaşlık sadece bir sosyal alışkanlık değil, psikolojik bir ihtiyaç!</strong></p>
<p>Teknoloji sayesinde dünyanın öbür ucundaki insanlarla bile iletişim kurmanın mümkün hale geldiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu, birçok açıdan avantajlı. Ancak sanal arkadaşlıklar, yüz yüze ilişkilerin yerini tam anlamıyla dolduramıyor. Dijital ortamda kurulan ilişkilerde beden dili, göz teması, dokunma gibi bağ kurmayı derinleştiren unsurlar eksik kalıyor.” dedi.</p>
<p>Sosyal medyada sıkça mesajlaşılan kişilerle yüz yüze geldiğinizde konuşmaların aynı doğallıkta olmayabileceğine dikkat çeken Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çünkü dijital ortamda iletişim daha kontrollüdür, anlık tepkiler sınırlıdır. Bu da duygusal yakınlık kurmayı zorlaştırabilir. Ayrıca sanal ortamlardaki ilişkilerde kişiler bazen sadece ‘görünmek istedikleri gibi’ davranabilir. Bu da gerçek bağın oluşmasını engeller. Elbette internet üzerinden kurulan dostluklar da değerli olabilir; özellikle ortak ilgi alanlarında birleşen insanları bir araya getirir. Ancak denge önemlidir. Yüz yüze ilişkilerde kurulan bağların derinliği ve kalıcılığı çoğu zaman daha fazladır.</p>
<p>Arkadaşlık sadece bir sosyal alışkanlık değil, psikolojik bir ihtiyaçtır. Hayatın zorluklarında omuz veren, sevinçleri büyüten, aynaya baktığımızda kendimizi daha net görmemizi sağlayan dostluklar, ruh sağlığımız için vazgeçilmezdir. Farklılıklara açık olmak, çevremizi çeşitlendirmek ve teknolojinin sunduklarını dengeyle kullanmak, daha sağlıklı ve doyurucu ilişkiler kurmamıza yardımcı olur. Unutmayalım, gerçek bir dost bazen bir terapistten daha fazla iyi gelir.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruhun-vitamini-gercek-arkadaslik-560872">Ruhun vitamini, gerçek arkadaşlık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de gerçek gibi deprem eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-gercek-gibi-deprem-egitimi-554725</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 08:39:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazide]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü tarafından ilçe ilçe sürdürülen deprem simülasyon eğitimi Osmangazi Meydanı’nda yoğun ilgi gördü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-gercek-gibi-deprem-egitimi-554725">Osmangazi&#8217;de gerçek gibi deprem eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü tarafından ilçe ilçe sürdürülen deprem simülasyon eğitimi Osmangazi Meydanı’nda yoğun ilgi gördü.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Deprem bilinci ve deprem farkındalığı oluşturmak amacıyla Bursa’yı ilçe ilçe gezen Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü’nün deprem simülasyon TIR’ı, Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde vatandaşlarla buluştu. Osmangazi Meydanı’na kurulan simülasyon TIR’ında, AFAD eğitmenleri vatandaşlara deprem öncesi, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri uygulamalı olarak anlattı. Eğitime katılanlar, 1999 Marmara Depremi’nde olduğu gibi 7,4 büyüklüğünde bir sarsıntıyı birebir deneyimleyerek “çök, kapan, tutun” hareketini uyguladı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Eğitime başlamadan önce uzmanlar tarafından teorik bilgi verilen vatandaşlar, ardından özel olarak tasarlanmış simülasyon TIR’ında deprem anını deneyimledi. Eğitim boyunca katılımcılara masa, kanepe, sandalye gibi eşyaların yanında nasıl konumlanmaları gerektiği gösterildi. Deprem sonrası güvenli tahliye ve toplanma alanı bilgileri de paylaşıldı. Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (OSAD) de alanda görev alarak farkındalık çalışmalarına destek verdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“BİNALARIMIZIN GÜVENLİĞİNDEN EMİN OLMALIYIZ”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>AFAD Eğitmeni Hilal Taşkın, afetleri doğa ve insan kaynaklı olmak üzere ikiye ayırdıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Afetleri üç aşamada inceliyoruz; öncesi, sırası ve sonrası. En önemli adım, afet öncesidir. Yaşadığımız konutun mühendislik hizmeti almış ve sağlam bir yapı olduğundan emin olmalıyız. Eğer binamızdan şüphe duyuyorsak, hasar tespiti yapılmasını sağlayabiliriz.” </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Taşkın ayrıca aile içi afet planının önemine dikkat çekerek, “Toplanma alanımız neresi? Deprem anında çocuklarımız okuldaysa kim alacak? Bu sorulara önceden yanıt bulmalıyız. Evde risk analizi yapmalı, afet çantamızı hazırlamalıyız” dedi. Deprem sırasında ise mutlaka “çök-kapan-tutun” hareketinin yapılması ve paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>Simülasyon deneyimine katılan vatandaşlardan Çağatay Şentürk, “Depremi gerçek gibi hissettik. Şiddet oranı yüksekti ve biraz heyecanlandık. Bence herkesin bu tür bir deneyimi yaşaması gerekiyor” diyerek eğitimin önemine dikkat çekti. Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Bülent Akça da simülasyon eğitimine katılarak farkındalık çalışmasına destek verdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>15 Temmuz Salı günü başlayan eğitim programının ilk gününde yaklaşık 150 kişi katılım gösterdi. Osmangazi ilçesinde bugün sona erecek deprem farkındalık eğitimi, Bursa’nın farklı ilçelerinde 14 Ağustos’a kadar devam edecek.  </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-gercek-gibi-deprem-egitimi-554725">Osmangazi&#8217;de gerçek gibi deprem eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük başkanın hayali gerçek oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kucuk-baskanin-hayali-gercek-oldu-541635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 14:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanın]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayali]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi ve Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Satranç Turnuvası’ 13 ilden 220 lisanslı sporcuyu bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-baskanin-hayali-gercek-oldu-541635">Küçük başkanın hayali gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><b>Karşıyaka Belediyesi ve Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Satranç Turnuvası’ 13 ilden 220 lisanslı sporcuyu bir araya getirdi. Turnuvayı, 23 Nisan’da makamını devrettiği satranç şampiyonu Eslem Tolan’ın önerisiyle düzenlediklerini söyleyen Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Karşıyakamızda satranç sporunu destekliyor; çocuklarımızın zihinsel ve düşünsel gelişimine katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.</b></p>
<p>Karşıyaka Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Başkan Yıldız Ünsal’ın makamını devrettiği satranç şampiyonu ilkokul öğrencisi Eslem Tolan’ın ‘Satranç Turnuvası’ talebini yerine getirdi. Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği iş birliğiyle 31 Mayıs-1 Haziran tarihlerinde düzenlenen turnuvaya, Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Kompleksi ev sahipliği yaptı. Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Fethi Apaydın ve Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal da organizasyona katılarak sporculara başarılar diledi.</p>
<p><b>REKABET VE DOSTLUK BİR ARADA</b></p>
<p>13 ilden gelen ve TSF lisansına sahip 220 sporcu çocuk, müsabakalarda hem kıyasıya rekabet etti hem de yeni deneyimler ve dostluklar kazandı. İkinci gününde yine heyecan dolu anlara sahne olan turnuva, geniş katılımlı bir ödül töreniyle sona erecek. 4 kategoride birinciye yarım altın, ikinciye çeyrek altın ve üçüncüye gram altın hediye edilecek.</p>
<p><b>BAŞKAN ÜNSAL SÖZÜNÜ TUTTU</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Avrupa ve Türkiye çapında satranç şampiyonluklarına sahip olan ilkokul öğrencisi Eslem Tolan, geçen 23 Nisan’da bizim temsili başkanımızdı. Karşıyaka’da böyle bir turnuva düzenlenmesini çok istediğini söylemişti, ben de bu güzel talebi yerine getireceğimize söz vermiştim. Sevgili Eslem’e bugün bu büyük buluşmaya vesile olduğu için teşekkür ediyorum. Bu turnuva, çocuklarımızın hem eğlenmesini hem de kendilerini geliştirmesini sağlayan önemli bir organizasyon. Kazanmak kadar mücadele etmek, öğrenmek ve dostluk bağları kurmak da çok kıymetli. Karşıyakamızda satranç sporcusu çocukların bu örnek buluşmasına ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye Satranç Federasyonu İzmir İl Temsilciliği’ne değerli iş birlikleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.<br /> </p>
<p><b>“DESTEĞİNİZ ÇOK ÖNEMLİ”</b></p>
<p>Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Fethi Apaydın da “Karşıyaka satrançta önde gelen bir kent. Bu sporun yerel yönetim tarafından desteklenmesi son derece önemli. Satranç Federasyonu olarak, Karşıyaka Belediyemize ve Sayın Başkanımız Yıldız Ünsal’a teşekkür ediyoruz. Daha büyük organizasyonları da birlikte gerçekleştirmeyi diliyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-baskanin-hayali-gercek-oldu-541635">Küçük başkanın hayali gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Giray Altınok ve &#8220;Gerçek yapay zekâ dostu&#8221; iş başında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/giray-altinok-ve-gercek-yapay-zeka-dostu-is-basinda-539154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 10:16:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[altınok]]></category>
		<category><![CDATA[başında]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[giray]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=539154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Türkiye, yeni reklam kampanyasıyla Galaxy AI ailesinin yeni üyesi S25’in gerçek yapay zekâ dostu özelliklerini kamera önüne taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/giray-altinok-ve-gercek-yapay-zeka-dostu-is-basinda-539154">Giray Altınok ve &#8220;Gerçek yapay zekâ dostu&#8221; iş başında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Türkiye, yeni reklam kampanyasıyla Galaxy AI ailesinin yeni üyesi S25’in gerçek yapay zekâ dostu özelliklerini kamera önüne taşıyor. 6 bölümden oluşan reklam filmlerinde kahramanımız Giray Altınok’un başından geçen olaylar, eğlenceli ve komik bir dille ele alınıyor. Her bölümde farklı maceraların işlendiği reklam filmlerinde Altınok’a, Galaxy AI ailesinin yeni yıldızı Galaxy S25 Ultra eşlik ediyor. Yeni kampanyadaki rolüyle ilgili olarak Giray Altınok, “Samsung Galaxy ile yola çıktığımız bu projede, ürünün özelliklerini mizahla anlatmak benim için çok keyifliydi. Hem yaratıcı bir süreçti hem de zaten günlük hayatımda da severek kullandığım bir markayla iş birliği yapıyor olmak ayrıca mutluluk verici” dedi.</p>
<p><strong>Her bölümde ayrı bir macera</strong></p>
<p>Sevilen oyuncu Giray Altınok, her bölümde Galaxy S25 Ultra’nın bambaşka özelliklerini anlatıyor. Önümüzdeki günlerde yeni bölümleri de paylaşılacak olan kampanyanın ilk filminde Giray Altınok’un başı peşindekilerle derde giriyor. Tam o esnada telefonuna gelen hatırlatma mesajıyla evlilik yıldönümü olduğunu hatırlıyor ve sesli komutla anında polise ulaşabilecekken eşine göndereceği yıldönümü hediyesi ağır basıyor ve başına geleceklerden kaçamıyor. </p>
<p>Serinin ikinci bölümünde ise Galaxy AI dünyasının ayrıcalıklarından olan Object Eraser özelliğine vurgu yapılıyor. Fotoğraflardaki istenmeyen nesneleri veya kişileri ortadan kaldırarak kusursuz fotoğraflar oluşturan bu özellik, Giray Altınok’u pek de mutlu etmiyor. Bir arkadaşıyla şahane bir manzaraya karşı oturan Altınok, istese de çerçeveye giremiyor.</p>
<p>Üçüncü bölümde ise hikâyenin odağında, bir restoranda farklı dillerde heyecanlı bir şekilde konuşan “yan masa” yer alıyor. Ancak Galaxy S25 Ultra’nın 20 farklı dilde iletişim kurma imkanı sunan Türkçe dil desteği ve Galaxy Buds kulaklıklar sayesinde Giray Altınok bu macerayı da tatlıya bağlıyor. Tek bir dokunuşla fotoğraf düzenleyen, sesli komutları sezgisel ve bağlamsal olarak algılayarak yanıt veren, 20 dilde yazılı ve sözlü iletişim kurabilen, yapay zekâ destekli Galaxy S25 Ultra, her seride farklı bir özelliği ile göz dolduruyor. </p>
<p>Serinin yeni bölümleri de merakla bekleniyor.</p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>KÜNYE</u></strong></p>
<p><strong>Samsung:</strong> Aşkın Baş Yıldız, Berker Çakın, Nihan Koç, Can Lekesiz, Mustafa Erdoğan</p>
<p><strong>Shortcut Production:</strong></p>
<p><strong>Yapımcı:</strong> Ahmet Karakaş, Serkan Nurlu</p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Baki Yavuz</p>
<p><strong>Yardımcı Yönetmen:</strong> Özge Öktem Muştu</p>
<p><strong>Görüntü Yönetmeni:</strong> Oktay Başpınar</p>
<p><strong>Post Prodüksiyon:</strong> İmaj</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/giray-altinok-ve-gercek-yapay-zeka-dostu-is-basinda-539154">Giray Altınok ve &#8220;Gerçek yapay zekâ dostu&#8221; iş başında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efes Selçuk&#8217;ta DMD ve SMA farkındalığı: Gerçek Anneler Günü çocukların umutla büyüdüğü gün olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-dmd-ve-sma-farkindaligi-gercek-anneler-gunu-cocuklarin-umutla-buyudugu-gun-olacak-529815</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 07:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[büyüdüğü]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dmd]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[selçukta]]></category>
		<category><![CDATA[sma]]></category>
		<category><![CDATA[umutla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuk’ta Anneler Günü, Ahmet Ferahlı Parkı’nda düzenlenen Anneler Günü çayı ile kutlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-dmd-ve-sma-farkindaligi-gercek-anneler-gunu-cocuklarin-umutla-buyudugu-gun-olacak-529815">Efes Selçuk&#8217;ta DMD ve SMA farkındalığı: Gerçek Anneler Günü çocukların umutla büyüdüğü gün olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk’ta Anneler Günü, Ahmet Ferahlı Parkı’nda düzenlenen Anneler Günü çayı ile kutlandı.</p>
<p>Efes Selçuk Kadın Platformu ve Efes Selçuk Belediyesi iş birliği ile düzenlenen etkinlikte DMD Kas Hastası Batın, Efehan ve Göktuğ’un tedavisine destek olmak amacıyla açılan stant yoğun ilgi gördü.</p>
<p>Anneler Günü’nü kutlamak için Ahmet Ferahlı Parkı’nda toplanan her yaştan Efes Selçuklu Çağatay Burak Kesen’in şarkılarıyla eğlendi.</p>
<p><b>ÇOCUKLARIMIZ VE GENÇLERİMİZLE CENNETİ YAŞAMAK İSTİYORUZ</b></p>
<p>Etkinlikte Efes Selçuk Kadın Platformu adına konuşan Selçuk Kent Konseyi Başkanı Güllü Kartal, Anneler Günü’nün de çocukların ve annelerin daha mutlu olması gerektiğini belirterek; “Son yıllarda yaşanan kadın cinayetleri, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, 6284 Sayılı Kanun’un yeterince uygulanmaması, anneler özelinde çocuklarımızın eğitim hayatlarından geleceklerinden endişeli olmamız biz kadınlar için oldukça üzücü. Ülkemizde Ekrem İmamoğlu’nun ve 27 kişinin diplomasının iptali artık hiçbirimizin güvende olmadığı gerçeğini gösteriyor. Protestolara katılan gençlerimizin ibret olsun minvalinde tutuklu yargılanmaları içimizi acıtıyor. Çünkü biz anneyiz. Anne olmak için çocuk doğurmak gerekmiyor. Çocuklarımızın ve gençlerimizin duygularını hissedebilmek için onlar için en iyi geleceği hazırlayabilmek bizim görevimiz. Cennetin biz annelerin ayaklarının altında olmasını istemiyoruz. Biz bu dünyada çocuk ve gençlerimizle beraber cennet ülkemizde cennetteymiş gibi yaşamak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için çabamız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” dedi.</p>
<p><b>ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞE EMİN ADIMLARLA YÜRÜYECEK</b></p>
<p>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel de konuşmasında, özellikle DMD ve SMA hastalığıyla mücadele eden annelerin ne denli güçlü ve özverili olduklarına dikkat çekerek; “Bir anne için en zor şeylerden bir tanesi yaşam mücadelesi veren, sağlığı için mücadele eden bir evladının olmasıdır. Ama anneler güçlüdür, anneler şefkatlidir anneler korumacıdır, anneler çocukları için her şeyin en iyisinin olmasını ister. DMD ile mücadele eden çocuklarımız geleceğe emin adımlarla yürüyecekler, sağlıklarına kavuşacaklar. O çocuklar için bir gününü boşa harcamayan, her saniyesini dualarla geçiren bu annelerin de Anneler Günü kutlu olsun. Allah hiç kimseyi evladı ile sınamasın derler ya aynen öyle. Engelli annelerinin durumlarını çok uzun yıllardan beri engel tanımaz çocuklarla çalıştığım için biliyorum. Sizlerin de fedakarlığı asla ödenemez. Emeklerinize sağlık, ellerinizden, o güzel yüreklerinizden kocaman öpüyorum sizleri” dedi.</p>
<p><b>GERÇEK ANNELER GÜNÜNÜ O ZAMAN KUTLAYACAĞIZ</b></p>
<p>Anneler Günü sebebiyle annelerin, çocukların ve kadınların yaşadıkları sıkıntılara, haksızlıklara ve hukuksuzluklara değinen Başkan Sengel; “Bundan tam 11 yıl önce tam da bugün İstanbul Sözleşmesi imzalandı. Yani toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan, kadın ve erkeğin eşit olduğunu ortaya koyan ve kadınların aile içerisinde şiddete uğramamasına ilişkin çok kapsamlı bir sözleşmeden bahsediyoruz. Tek bir kişinin söylemesiyle o sözleşmeden çıkıldı. Bunun sonuçlarını şu an halihazırda birçok kadın cinayetiyle, çocuk istismarıyla, çocuk cinayetleriyle karşılaşarak görüyoruz. O yüzden o sözleşmenin tekrar geleceği günlere olan umudumuzu yinelemek istiyorum.  Birçok gencimiz var şu an, sadece anayasal hakları olan kendi taleplerini dile getirip sokakta bunu yüksek sesle söyledikleri için içerde olan. O yüzden bu Anneler Günü’nde bir anne olarak en büyük temennim o dur ki; o gençler annelerine kavuşsunlar. Bu ülkede çocuklar çok daha özgür büyüyebilsin. Bu ülkede DMD hastası olan, SMA hastası olan çocukların o parayı nasıl bulabileceklerini düşünmediğimiz yarınlara ihtiyacımız var. Çünkü şu anda emin olun ki hem SMA hem DMD hastası olan çocukların her birinin ailesi bire bir, ilmek ilmek para topluyorlar. Oysa devletin görevi bu. Bu çocukların iyileşmesi için o kadar çok yere harcanan o paraların o çocuklar için ayrılması bu kadar zor olmamalı. İşte o günlere kavuştuğumuz zaman ne analar ağlayacak ne anneler evlatları için endişe duyacak ve ondan sonrası için bu memlekette doğan her çocuk geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyecek. İşte o zaman gerçek Anneler Günü’nü kutlayacağız. O zamana kadar bütün annelerin, anne adaylarının, anne olmak isteyen herkesin Anneler Günü’nü kutluyorum. Ana yürekli babaların, yüreğinde anne şefkati taşıyan herkesin gününü kutluyorum” dedi.</p>
<p>Başkan Sengel’in konuşmasının ardından Batın, Efehan ve Göktuğ’un annelerine, çocuklarıyla fotoğrafları hediye edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-dmd-ve-sma-farkindaligi-gercek-anneler-gunu-cocuklarin-umutla-buyudugu-gun-olacak-529815">Efes Selçuk&#8217;ta DMD ve SMA farkındalığı: Gerçek Anneler Günü çocukların umutla büyüdüğü gün olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Gerçek yüzüm ortaya çıkacak&#8217; korkusu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-yuzum-ortaya-cikacak-korkusu-525778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 12:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkacak]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, başarılarına rağmen kendini yetersiz ve sahtekâr gibi hisseden bireylerde görülen imposter sendromunun nedenleri, belirtileri ve bu durumla başa çıkma yollarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yuzum-ortaya-cikacak-korkusu-525778">&#8216;Gerçek yüzüm ortaya çıkacak&#8217; korkusu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, başarılarına rağmen kendini yetersiz ve sahtekâr gibi hisseden bireylerde görülen imposter sendromunun nedenleri, belirtileri ve bu durumla başa çıkma yollarını anlattı.</p>
<p><strong>Kişiler kendi başarılarının dış etkenlere bağlı olduğunu düşünüyor!</strong></p>
<p>Imposter sendromunun, özünde başarılı, yetenekli ve birtakım yetkinliklere sahip kişilerin, kendilerini süreğen bir halde olmak üzere ‘sahtekâr’ gibi nitelemesiyle karakterize bir olgu olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Temelinde bireylerin kendine yönelik derin bir şüpheye sahip olmasıyla birlikte, aslında başkalarının, hakkında düşündükleri kadar iyi, başarılı veya yeterli olmadığına yönelik kuvvetli bir inanca sahip olduklarını söyleyebiliriz.” dedi.</p>
<p>Bu sendromu deneyimleyen bireylerin, becerilerini/başarılarını yahut bulundukları mevkinin kendi çabalarıyla ve başarılarıyla ilgili olmadığını, bilakis şans eseri yahut dış etkenlere bağlı olduğu yönünde akılcı olmayan düşüncelere sahip olduklarına dikkat çeken Beyaz, “Diğer insanların kendisi hakkındaki pozitif yorumlarının yersiz hatta abartılı olduğunu düşünerek bundan rahatsız olurlar ve ‘foyam ortaya çıkacak’ şeklinde yoğun bir suçluluk ve ona entegre bir şekilde korku/endişe hissederler. Somut verilere dayalı başarıları içinse bunun gururunu yaşamaktan ziyade kendilerinden memnun olmama hali sebebiyle son derece mutsuz ve tatminsiz hissederler. Kendileriyle ilgili olumlu olabilecek durumları küçültme/değersizleştirmeye yönelim olurken, hata veya olumlu olmayan gelişmeleri ise mercek etkisiyle olduğundan daha büyük görüp, yorumlarlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Imposter sendromu mükemmeliyetçi kişilerde daha kolay tetiklenebiliyor!</strong></p>
<p>Imposter sendromunun oldukça karmaşık şekilde ve birçok faktörün kombinasyonu olarak ortaya çıktığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Araştırmalara baktığımızda, kültürel faktörler, aile ve çocukluk çağı tecrübeleri, kişinin özsaygı ve özdeğerini incitecek şekildeki ebeveyn beklentileri, aşırı mükemmeliyetçi ve rekabetçi kişilik örgütlenmesi, depresyon-anksiyete gibi ruh sağlığı sorunları ve destekleyici olmayan dış dünya deneyimleri tetikleyici olarak karşımıza çıkar.” dedi.</p>
<p>Mükemmeliyetçi kişilerde bu durum daha kolay tetiklenebildiğini kaydeden Beyaz, büyük ve zor hedeflerin koyulması ve en ufak bir hataya karşı aşırı duyarlılığın bulunması, kişinin kendisinden şüphe ederek bu manada tetikte hissetmesine sebebiyet verebileceği uyarısını yaptı.</p>
<p><strong>Sosyal medya ve sürekli başarı vurgusu, kişinin kendisiyle ilgili olumsuz algısını pekiştirebiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde sosyal medyanın, sürekli bir mutluluk ve başarı vitrini sunduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bireyler en parlak anlarını, ödüllerini, deyim yerindeyse ‘mükemmel’ hayatlarını sergiliyor. Fakat bu durum, gerçekliğin sadece bir kısmını temsil ediyor.” dedi.</p>
<p>Sosyal medyanın illüzyonunun, olağan durumları dahi aşırı abartılı başarı öyküleri şeklinde karşımıza çıkarabildiğine işaret eden Beyaz, sözlerini şöyle sürdürdü.</p>
<p>“Sürekli ‘yeterince iyi değilim, yetersiz ve başarısız biriyim’ düşüncelerini besliyor. Imposter sendromu yaşayan biri, halihazırda kendi yetkinliklerinden şüphe duyarken, bu mükemmeliyet bombardımanı altında adeta ezilebilir ve beraberinde kıyasa yönelebilir. ‘Herkes benden daha iyi, ben buraya kendi hakkımla gelmedim ve bu bir şekilde ortaya çıkacak!’ düşünceleri, sosyal medyanın sunduğu bu yapay karşılaştırma kültürüyle etkileşime girmeye sebebiyet veriyor. Ayrıca başarı vurgusu konusunda, toplumda ‘her zaman daha fazlasını yapmalısın’ baskısı olabilmekte. Sosyal medya da bunu körüklüyor. Kıyaslamalar neticesinde kişi kendisiyle ilgili olumsuz olan algısını pekiştiriyor ve imposter sendromu da burada devreye giriyor. Bireyler kendi başarılarını küçümsemeye, onları şansa ya da tesadüfe bağlamaya yönelik döngüsü kuvvetlenebiliyor. Gerçekte ise paylaşımların ardındaki başarısızlıklar, zorluklar yok sayılıyor.”</p>
<p><strong>Imposter sendromu yaşayan kişiler, genellikle sessizce çalışıyor!</strong></p>
<p>Imposter sendromunun, bireylerin kariyer ve akademik başarıları üzerine gölge düşürebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Çünkü kişi, başarılarını içselleştiremediği için hep ‘ya yakında gerçek yüzüm ortaya çıkarsa’ korkusuyla yaşar. Bu da cesaretini kırar özsaygısının zedelenmesiyle sonuçlanır.” dedi.</p>
<p>Bu kişilerin iş hayatında terfi ya da yeni sorumluluklar almak yerine gölgede kalmayı tercih ettiklerini ifade eden Beyaz, “Çünkü hata yapma korkusu onları kaçınmaya iter. Her şeyi mükemmel yapma baskısı, işlerini projelerini bitirmesini zorlaştırır ve potansiyelini ortaya çıkarmasını olumsuz etkileyebilir. Imposter sendromu yaşayan kişiler, genellikle sessizce çalışır, yeteneklerini göstermekten kaçınır ve sürekli ‘yeterli değilim, başarısızım’ düşünceleriyle meşguldür zihinleri. Çoğu kere başkalarının takdirine veya onayına ihtiyaç duyar, ama içten içe de bunu hak etmediğini düşünür. Bu döngü hem performansı düşürür hem de kariyer yolunda görünmez duvarlar örer. Meşguliyetlerine karşı mükemmel sonuçlar bekleyebilirler, hatalardan aşırı korkarlar ve stresle baş etmekte güçlük yaşarlar. Bu mental bariyer performanslarını düşürüp kariyer ilerlemelerini sınırlar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ölçülebilir hedeflerle ilerlemek motivasyonu yeşertirken, yetersizlik hissini azaltabiliyor!</strong></p>
<p>Imposter sendromuyla baş etmenin özünün, uzun vadeli bir özgüveni inşa etme süreci ile başladığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Bunun temeli ise kendini kabul etmekten ve kişiye sahtekâr olduğunu söyleyen içsesini tanıyıp, gerçekçi bir bakış açısını oturtmasıyla mümkün olacaktır. Hataların insanların yaşamlarının bir parçası olduğunun kabulü, kendine şefkatle yaklaşma, bu yolculukta güçlü yardımcılardır. Ölçülebilir hedefler koyup ilerlemeyi takip etmek, sübjektiviteyi objektif bir zemine oturtup motivasyonu yeşertirken; yetersizlik hissini de adım adım eritebilmektedir. İş ortamlarında açık iletişim kurmak, çeşitliliği kucaklamaya gayret etmek ve duyguların diğer insanlarla paylaşılması; yalnızlık hissini azaltıp, rahatlamaya vesile olur. Risk almak ve yeni deneyimlere yelken açmak, başarıların farkındalığı artırıcı kutlama ve ödüller koymak bir nebze de olsa özsaygıyı artırır.”</p>
<p><strong>Mücadelenin ilk adımı, bu sendromun farkında olmak ve onu tanımak!</strong></p>
<p>Imposter sendromunun bireyler için ciddi sonuçlar doğurabilen ve aynı zamanda da önemsenmeyip, göz ardı edilebilen ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu sendrom bireyler üzerinde, düşük özgüven, motivasyon kaybı, artan stres düzeyleri ve iş performansındaki düşüş gibi olumsuz etkileri içerisinde barındırır.” dedi.</p>
<p>Bu sorunla mücadelenin ilk adımının, bu sendromun farkında olmak ve onu tanımak olduğunu dile getiren Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Birçok insan bu sendromu yaşayabilir. Özünde insanın kendi sınırlarına karşı şüpheyle yaklaşımı her zaman sağlıksız değildir. Esasen bu halin bir örüntü şeklinde süreğenlik arz edip, etmediği ve bahsettiğimiz şekilde belirtilerin olup, olmadığının ayrımı önem arz eder. Eğer bu sorunla kişi yeterince baş edemediğini düşünüyorsa da bir ruh sağlığı uzmanından destek alınmalı.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-yuzum-ortaya-cikacak-korkusu-525778">&#8216;Gerçek yüzüm ortaya çıkacak&#8217; korkusu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-460141</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 08:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bekleyen]]></category>
		<category><![CDATA[bildirmek]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[birilerine]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hadlerini]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tetikte]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmaların sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duygularının son derece gerçek olduğunu gösterdiğini kaydeden uzmanlar, gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş insanların sanal ortamda sarf edilen iki sözle öfkelenebildiğini hatta hiç tanımadığı biri yüzünden hapse bile düşebildiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-460141">İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inandığını kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl,</strong> “<strong>Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sosyal medyada hiç tanımadığı bir insana, birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin nedenlerini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sanal iletişim sırasında ortaya çıkan duygular da gerçek!</strong></p>
<p>Gerçek ilişkilerin ve duyguların, sadece gerçek insanlarla kurulabileceğine inanıldığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Fakat araştırmalar gösteriyor ki sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duyguları da son derece gerçek. Gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş olsanız bile<em> </em>sanal ortamda iletişime geçtiğiniz insanları sarf edeceğiniz iki sözle öfkelendirebilir, hatta hiç tanımadığınız bir insan yüzünden hapse bile düşebilirsiniz” dedi.</p>
<p><strong>Dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye</strong></p>
<p>Toplumda birçok kişinin patlamaya hazır bomba gibi dolaştığına işaret eden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Yakın zamanda yapılmış uluslararası bir araştırmaya göre, dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye. Bu durumun pek çok toplumsal, kültürel, ekonomik sebepleri var tabii ki. Fakat netice olarak okullarda, marketlerde, mecliste, sokakta herkes birbirlerine had bildirmenin telaşında ve maalesef bu durum sosyal medyaya da yansıyor. Üstelik ses tonu, jest ve mimiklerin eksikliğinden dolayı, sosyal mecrada gerçekleşen iletişimin birkaç mesajlaşmadan sonra karşılıklı aşağılama ve hakaretlere evrilme olasılığı daha yüksek.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pek çok kişi “karşı mahalleye” haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor</strong></p>
<p>Birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin pek çok sebebi olduğunu kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu bağlamda, karşı tarafın en küçük bir yanlışı, hatası, dil sürçmesi asla affedilmez, gerekli tepki en kısa sürede ve en yüksek tondan gösterilir. Hatta bazıları için bu bir görevdir, kişi, birilerine haddini bildirdiğinde, kendini görevini yerine getirmiş bir asker gibi hisseder.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanıyor </strong></p>
<p>Toplum ve bireyin, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi inanmayan, kendisi gibi giyinmeyen ve yaşamayan kişiyi hemen yargılayarak ve yadırgayarak değersizleştirmeye çalıştığını ve bunu içgüdüsel olarak yaptığını da anlatan Dr. Mert Sinan Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu sayede kendisini daha değerli hisseder, böylece kendi fikirleri ve yaşantısı daha anlamlı olmaya başlar. Yani kendini yükseltebilmek için, ‘öteki’ni aşağıya çekmeye çalışır. İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanır. Bu nedenle farklı kesimleri kendi değerine, kendi ideolojisine, kendi yaşantısına benzetmek için çabalar, bu çaba karşı mahalleye hemen hemen her zaman baskı aracı olarak yansır. Had bildirme, çoğu zaman bu altyapıyla gerçekleştirilir. Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.”</p>
<p><strong>Sürekli etrafındaki insanlara ve dünyaya kafa tutarak ‘katarsis’ yaşıyor gibiler</strong></p>
<p>Dr. Mert Sinan Bingöl, kendi zihninin derinliklerinde var olan savaşı (iyiler-kötüler, haklılar-haksızlar gibi), farkında olmayarak sosyal medya platformlarına taşıyan pek çok kişinin var olduğunu da anlayarak, “Bu savaş psikolojisi özellikle X platformunda belirgin. Bu kişiler, sanki sürekli savaş meydanında gibiler, sanki tüm dünya onlara savaş açmış! Sürekli etrafındaki insanların kusurlu yanlarını veya eksiklerini dile getirerek, birilerini eleştirerek, paylaştıkları özlü sözler ile insanlığa çürümüşlüğe dair mesajlar vererek, bir anlamda dünyaya kafa tutarak bir çeşit ruhsal boşalım (katarsis) yaşıyor gibiler ve belki de bu sayede kendi karanlık veya eksik yanlarını gündemlerinden uzak tutmuş oluyorlar.” dedi.</p>
<p>Duygusal zekanın kendi duygularını tanımlayabilme, başka insanların duygularını fark edebilme, duygusal süreçleri yönetebilme ve empati kurabilmeyle ilişkili olan ve son yıllarda önemi artan bir kavram olduğunu da vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Had bildirme potansiyeli yüksek olan kişilerin, duygusal zekanın alt başlıklarından olan başkalarının duygularını anlayabilme ve empati kurabilme becerilerinin zayıf olduğu düşünülüyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz”</strong></p>
<p>Sanal dünyanın, aslında gerçek manada ‘en sosyal mekan’ olduğunu, çünkü toplumsal ve kamusal anlamda farklı statüde bulunan pek çok insanı bir araya getirdiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Sosyal mecralar; patronla işçinin, zenginle fakirin, öğretmenle öğrencinin, doktorla hastanın, siyasetçiyle halkın bir araya gelerek kendisini ifade edebileceği ortak bir platform sağlıyor. Tüm bu farklı toplumsal statüdeki insanlar, sosyal mecralarda aynı paylaşımın altında benzer duygularla yorumlar yapabiliyor, birbirlerine kızabiliyor veya gülebiliyor. Karşıt fikirler ve statüler, günlük hayatta olamayacak kadar birbirlerine yakınlaşmış oluyor. Gerçek hayatta konuşan genellikle patron, sanatçı, siyasetçi, öğretmen, doktor veya baskın ideoloji olurken, sosyal medya ise ast-üst ilişkisi olmadan, azınlıklarda dahil, herkesin fikrini, değerlerini ve yaşantısını yansıtabildiği ortak bir zemin hazırlıyor. Belki de bu nedenle günlük hayatta daha seviyeli, anlayışlı ve barışçıl görünen birçok kişi, karakterlerinin baskıladıkları yanlarını sanal ortamda sergilemekten hiç kaçınmıyor.” diye konuştu. </p>
<p>Had bildirme psikolojisinden kurtulmak için önerilerde de bulunan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Öncelikle kendi kutsallarımızı ve değerlerimizi savunma hakkımız olduğu gibi, başkalarının da kendi kutsalları ve değerleri olduğunu unutmamamız gerekir. Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz. Herkes öncelikle kendisini daha iyi tanımayı ve öteki bireyleri daha iyi anlamayı hedeflemelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-460141">İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Mutlu Hıdırellez Şenliği&#8217;ne katıldı &#8216;Hepimizin gönlündeki dilekler gerçek olsun&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-mutlu-hidirellez-senligine-katildi-hepimizin-gonlundeki-dilekler-gercek-olsun-456830</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2024 21:00:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dilekler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gönlündeki]]></category>
		<category><![CDATA[hepimizin]]></category>
		<category><![CDATA[hıdırellez]]></category>
		<category><![CDATA[katıldı]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[olsun]]></category>
		<category><![CDATA[şenliğine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültürpark’ta gerçekleşen Hıdırellez Şenliği’ne katılan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, bolluğun, bereketin, huzurun, barışın ve kardeşliğin simgesi olan Hıdırellez’i kutlayarak, “Hepimizin gönlündeki dilekler gerçek olsun” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-mutlu-hidirellez-senligine-katildi-hepimizin-gonlundeki-dilekler-gercek-olsun-456830">Başkan Mutlu Hıdırellez Şenliği&#8217;ne katıldı &#8216;Hepimizin gönlündeki dilekler gerçek olsun&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Hıdırellez Şenliği’ne katıldı. Kültürpark Ahşap Sahne’de gerçekleşen etkinlikte sahne alan İzmirli Ömer, İzmirli Birol ve Çılgın Cemal lakaplı sanatçılar alanı dolduran vatandaşlara coşku dolu anlar yaşattı. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Mutlu, bolluğun, bereketin, huzurun, barışın ve kardeşliğin simgesi olan Hıdırellez’i kutladı. Meclis üyeleri ve partililerin de katıldığı şenlikte Başkan Mutlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenleri de kırmadı.</p>
<p><b>Hepimizin gönlündeki dilekler gerçek olsun</b></p>
<p>Etkinlik devam ettiği sırada sahneye çıkarak vatandaşları selamlayan Başkan Mutlu, “Sevgili komşularım bu sene Hıdırellez’i birlikte kutluyoruz, çok mutluyuz. Bahar geldi. Hıdırellez’imiz, Bahar Bayramı’mız kutlu olsun. Hepimizin gönlündeki dilekler gerçek olsun. Ben dün gece dileklerimiz bir kağıda yazdım, gülün altına koydum. Sabah da gittim her sene yaptığım gibi gittim denize attım. Sizler de yaptınız herhalde. Umuyorum hepimiz için çok güzel bir yıl olur. Dileklerimiz gerçek olur. Güzel günler, mutlu günler görürüz hep birlikte” dedi.</p>
<p><b>Seneye daha büyük etkinlik planlıyoruz</b></p>
<p>Katılımından dolayı Başkan Mutlu’ya teşekkür eden CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emin Karameşe ise, “İnşallah bir dahaki seneye çok daha çok daha büyük bir etkinlik planlıyoruz. Çok daha büyük sanatçılarla sizlerin huzuruna çıkmayı planlıyoruz. Bir dahaki seneye bunun müjdesini verebiliriz. Uzak ilçelerimizden servis yoluyla taşımalı bir Hıdırellez kutlamayı planlıyoruz. Buradan Bayındır’a, Selçuk’a da müjde olsun” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Hıdırellez Bayramı’nızı kutluyorum</b></p>
<p>CHP Konak Belediye Meclis Üyesi Tolga Küleş de, “Ben de Emin Başkanım gibi Roman çocuğuyum. Hıdırellez Bayramı’nızı kutluyorum. Başkanımın dileğini de biliyorum. Romanlar için hak ettiği yaşam seviyelerine ulaşmasıdır hepimizin dileği. Hak ettiğimiz sosyal, ekonomik seviyeye gelmesidir. Gelecek sene daha mutlu bir Hıdırellez geçiririz, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.<br />Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-mutlu-hidirellez-senligine-katildi-hepimizin-gonlundeki-dilekler-gercek-olsun-456830">Başkan Mutlu Hıdırellez Şenliği&#8217;ne katıldı &#8216;Hepimizin gönlündeki dilekler gerçek olsun&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyadaki mutluluk pozları gerçek mi yoksa gerçeklikten kaçış mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyadaki-mutluluk-pozlari-gercek-mi-yoksa-gerceklikten-kacis-mi-452679</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Apr 2024 11:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklikten]]></category>
		<category><![CDATA[kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[medyadaki]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[pozları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452679</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutluluk pozlarıyla insanların kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabildiklerini ifade eden uzmanlar, sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunu körüklediğini de söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyadaki-mutluluk-pozlari-gercek-mi-yoksa-gerceklikten-kacis-mi-452679">Sosyal medyadaki mutluluk pozları gerçek mi yoksa gerçeklikten kaçış mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mutluluk pozlarıyla insanların kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabildiklerini ifade eden uzmanlar, sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunu körüklediğini de söylüyor. </strong></p>
<p><strong>Mutlu anları paylaşmanın insanların kendilerini iyi hissetmelerine ve olumlu bir imaj oluşturmalarına yardımcı olabileceğini de dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz,</strong> <strong>“Mutluluk pozları paylaşmak, kişinin kendine olan güvenini artırabilir, kişinin kendisini iyi hissedip, pozitif duygularını pekiştirmesine yardımcı olabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, Sosyal medyada mutluluk pozlarına olan ilgi ve ‘sanal mutluluk’ konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Mutluluk pozlarıyla insanlar kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabiliyor</strong></p>
<p>İnsanların en iyi ve mutlu anlarını paylaşmaları için, sosyal medya platformlarının bir alan sağladığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İnsanlar, sosyal medyada kendilerini en iyi halde göstermek ve bu vesile ile de dikkat çekmeyi istedikleri için mutlu anlarını paylaşma eğilimi gösterebiliyor. Bu da olumlu geri bildirimler ve beğeniler alarak kendilerini daha iyi hissetmelerine imkân veriyor. Mutluluk pozlarıyla, insanlar kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortam bulabilirler ve birçok kişi, başkalarının mutlu anlarını gördükçe kendilerini eksik veya mutsuz hissedebilirler ve bu da bu yönde pozlar vermeyi daha da artırabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçilik duygusunu körüklüyor</strong></p>
<p>Sosyal medyayı kullanırken insanların kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmasının mükemmeliyetçilik duygusunun körüklenmesini artırdığını da ifade eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ayrıca sosyal medya platformları, insanların kendilerini ifade etmeleri ve kimliklerini oluşturmaları için de bir araç olarak kullanılabiliyor. Mutlu anları paylaşmak, insanların kendilerini iyi hissetmelerine ve olumlu bir imaj oluşturmalarına yardımcı olabilir. Bu paylaşımlar, insanların kendilerini ve hayatlarını olumlu bir şekilde tanımlamalarına ve başkalarına göstermelerine ön ayak olabilir.</p>
<p><strong>Pozitif duyguları pekiştirmeye yardımcı olabiliyor</strong></p>
<p>Bunun psikolojik zeminde birçok nedeni olabilir. Evvela insanlar genellikle olumlu geri bildirim alma ve beğenilme arzusunu taşırlar. Mutluluk pozları, diğerlerinin beğenilerini ve olumlu yorumlarını çekebilir; kişinin kendisini değerli ve takdir edilmiş hissetmesine yardım edebilir. Dolayısıyla, mutluluk pozları paylaşmak, kişinin kendine olan güvenini artırabilir ve sosyal bağlarının da güçlenmesine yardım edebilir. Bunun dışında, kişinin kendisini iyi hissedip, pozitif duygularını pekiştirmesine yardımcı olabilir. Pozitif anıları hatırlamak ve paylaşmak, kişinin ruh halini yükseltebilir ve olumsuz duygularıyla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle kişinin kendi mutluluğunu artırmasına ve psikolojik iyilik halini desteklemesine katkıda bulunabilir.”</p>
<p><strong>Kendilerini daha başarılı, çekici ve mutlu olarak göstermeye çalışıyorlar</strong></p>
<p> İnsanlar genellikle sosyal medyada en iyi ve mutlu anlarını paylaşarak kendilerini daha başarılı, çekici ve mutlu olarak göstermeye çalıştıklarını, çünkü bu durumun kişilerin kendilerini diğerleriyle kıyasladığı bir ortamda olumlu bir imaj oluşturmaya yardımcı olduğunu anlatan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu da, daha olumlu bir benlik algısının geliştirilmesine ve kişilerin kendilerini daha iyi hissetmesine katkıda bulunabilir. Son olarak, kişiler sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarıyla kendilerini ifade edip, kişisel kimliklerini de inşa edebiliyor. Bu imkânı tanıdığı için de pozitif anıları paylaşmaları, ilgi alanlarını, değerlerini ve yaşam tarzını diğerlerine sunmaları ve bunun da olumlu veyahut mutluluk pozları özelinde verilmesi kendisini daha iyi anlamasına ve başkalarının da onu daha iyi anlayıp tanımalarına yardımcı olabilir.” şeklinde değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Gerçek mutluluk, sosyal medyada gösterildiği gibi daima parlak ve mükemmel değil</strong></p>
<p>Gerçek hayattaki mutlulukla sosyal medyada gösterilen mutluluğun uyumlu olmayabileceğini de dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Çünkü sosyal medya platformları çoğunlukla kullanıcıların en iyi ve en mutlu anlarını paylaşmaları üzerine odaklanırken, gerçek hayat daha karmaşık ve farklı duygusal deneyimlere üzerine kuruludur. Sosyal medyada paylaşılan mutluluk pozları genellikle dikkatlice seçilerek, düzenlen anların bir yansımasıdır ve bu pozlar gerçek hayattaki her anın tam bir temsili değildir. Hayatın bütününün bir kısmını temsil etmektedir. Herkeste farklılıklar gösterse de gerçek hayatta insanlar, günlük yaşamın stresiyle, sorunlarıyla ve zorluklarıyla karşılaşabilirler; bu da duygusal dalgalanmaları deneyimlemelerine neden olabilmektedir. </p>
<p>Ayrıca, gerçek mutluluk, sosyal medyada gösterildiği gibi daima parlak ve mükemmel değildir; bunun yerine, genellikle küçük anlarda ve sıradan yaşamın içinde bulunur. Sosyal medyada gösterilen mutluluk genellikle idealize edilmiş bir versiyon sunarken, gerçek hayattaki mutluluk daha karmaşık, gerçekçi ve zaman zaman zorlu da olabiliyor. Ayrıca bunların yanı sıra sosyal medya üzerinden verilen mutluluk pozları, insanların olumlu duygularını paylaşma ve başkalarıyla bağlantı kurma ihtiyacını da karşılayabilmekte ve sosyal medya kullanıcıları arasında olumlu bir atmosferin oluşmasına da vesile olabiliyor.”</p>
<p><strong>İlişkilerde samimiyet ve derinlik eksikliğine yol açabiliyor</strong></p>
<p>Mutluluk pozları paylaşmanın kişilerin kendine olan güveni ve benlik saygısı üzerinde çeşitli etkileri olabileceğini de kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İlk olarak, pozitif geri bildirimler ve beğeniler almak, kişilerin kendilerini değerli ve çevreleri tarafından kabul görmüş olduklarını düşünmelerine vesile olabilir ve güven duygusu hissettirebilir ve benlik saygılarını güçlendirebilir. Ancak, sosyal medyada sürekli olarak mutluluk ve başarıyla dolu pozlar paylaşmak, bazı kişilerde kendilerini karşılaştırma ve kendilerini yetersiz hissetme eğilimini de beraberinde getirebilir. Mükemmel görünen hayatları görmek, kişilerde kıskançlık, özsaygı eksikliği ve değersizlik duygularına da neden olabilir; benlik saygılarını olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca, sürekli mutluluk pozları paylaşmak, kişilerin gerçek duygularını bastırmasına ve sosyal medyada yapay bir imaj oluşturmasına neden olabilir. Bu da bireylerin kendileriyle ve başkalarıyla olan ilişkilerinde samimiyet ve derinlik eksikliğine yol açabilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyadaki-mutluluk-pozlari-gercek-mi-yoksa-gerceklikten-kacis-mi-452679">Sosyal medyadaki mutluluk pozları gerçek mi yoksa gerçeklikten kaçış mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi&#8217;nden TYT ve AYT sınavlarına hazırlanan gençler için gerçek sınav provası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-tyt-ve-ayt-sinavlarina-hazirlanan-gencler-icin-gercek-sinav-provasi-438815</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2024 02:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ayt]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[provası]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlarına]]></category>
		<category><![CDATA[tyt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, TYT ve AYT sınavlarına hazırlanan öğrencilerin sınav heyecanını en aza indirmek için 2 bin öğrencinin katılımı ile ödüllü deneme sınavı yapacak. ÖSYM’nin uyguladığı tüm kuralların aynen geçerli olduğu sınavda öğrenciler gerçek bir sınav deneyimini yaşayacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-tyt-ve-ayt-sinavlarina-hazirlanan-gencler-icin-gercek-sinav-provasi-438815">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden TYT ve AYT sınavlarına hazırlanan gençler için gerçek sınav provası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, TYT ve AYT sınavlarına hazırlanan öğrencilerin sınav heyecanını en aza indirmek için 2 bin öğrencinin katılımı ile ödüllü deneme sınavı yapacak. ÖSYM’nin uyguladığı tüm kuralların aynen geçerli olduğu sınavda öğrenciler gerçek bir sınav deneyimini yaşayacak.</p>
<p>Nevşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen, gerçek sınav provası ödüllü deneme sınavları TYT için 23 Mart 2024 Cumartesi, AYT için ise 24 Mart 2024 Pazar günü gerçekleştirilecek. 2 Bin öğrenci kontenjanı ile sınırlı tutulan deneme sınavlarına öğrenciler ücretsiz olarak katılabilecek.</p>
<p>Sınavlara katılmak isteyen öğrenciler www.nevsehir.bel.tr  adresindeki hızlı menü içerisinden  kayıtlarını 01 Mart 2024 Cuma gününe kadar yapabilecek. Kayıt işlemlerinin tamamlanmasının ardından ise her öğrenci için Sınav Giriş Belgesi oluşturulacak ve öğrenciler bu belgelerini 15 Mart 2024 tarihinden itibaren nevsehir.bel.tr adresinden indirebilecek.</p>
<p>ÖSYM’nin uyguladığı tüm kuralların geçerli olacağı sınavlara öğrenciler sınav giriş belgeleri ve kimlik kartları olmadan giremeyecek. Sınav sonucunda dereceye giren öğrencilere Nevşehir Belediyesi tarafından çeşitli hediyeler dağıtılacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesinden-tyt-ve-ayt-sinavlarina-hazirlanan-gencler-icin-gercek-sinav-provasi-438815">Nevşehir Belediyesi&#8217;nden TYT ve AYT sınavlarına hazırlanan gençler için gerçek sınav provası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayalleri gerçek oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayalleri-gercek-oldu-427746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Dec 2023 22:12:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayalleri]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427746</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi engellilerin hayallerini gerçekleştirdi. Özel aparatlarla Bornova'daki buz pisti üzerinde kaymayı öğrenen engelli bireylere 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde madalyaları teslim edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayalleri-gercek-oldu-427746">Hayalleri gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi engellilerin hayallerini gerçekleştirdi. Özel aparatlarla Bornova&#8217;daki buz pisti üzerinde kaymayı öğrenen engelli bireylere 3 Aralık Dünya Engelliler Günü&#8217;nde madalyaları teslim edildi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Bornova Aşık Veysel Rekreasyon alanı içinde yer alan Olimpik Buz Sporları Salonu, sadece bu spora gönül vermiş İzmirlilere değil,  bedensel engellilerle, otizm ve down sendromlu  gençlere de hizmet ediyor. Her perşembe günü buz üstünde engelleri kaldırarak hayallerini gerçekleştiren engelli bireylere 3 Aralık Dünya Engelliler Günü&#8217;nde madalyaları verildi. Programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Hakan Orhunbilge, antrenörler ve engelli aileleri katıldı.</p>
<p><strong>“Sayı artarak devam ediyor”</strong><br />2011 yılından bu yana 11 bin engelli yurttaşın yararlandığı proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Buz Sporları Şube Müdürü Orhan Egi, “Her hafta perşembe günü engelli yurttaşlarımıza ücretsiz eğitim veriyoruz. Buz pateni, buz hokeyi, tekerlekli paten, dans, bale ve cimnastik eğitimi almalarını sağlıyoruz. Ulaşım konusunda da gerekli desteği veriyoruz. İlgi ve katılım her geçen gün artıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü adına turnuvalarda derece elde edecek sporcuların yetiştirilmesini de hedefliyoruz. Özel bireylerimizin mutlu olmasını sağlamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Özel sporcular için federasyona çağrı</strong><br />Buz Pateni Antrenörü Neşe Hünerli, “2011 yılından beri engelli vatandaşlarımızı buz pateniyle tanıştırmaya başladık. Onlar bizi sevdi biz de onları çok sevdik. Çok büyük bir keyifle buzda kayıyorlar. Biz de onlara bu eğitimi vermekten keyif duyuyoruz. Onları burada mutlu görmek, tekrar geldiklerini görmek bizim için çok değerli” diye konuştu. Özel sporcular için buz pateni kategorisi olması gerektiğine dikkat çeken Hünerli, “Çünkü bizim sporcularımız artık dünyadaki örnekleri gibi yarışabilecek düzeyde. Bir tek Türkiye’de yok. Biz bunun mücadelesini 2019 yılından beri veriyoruz. Başvurumuzu da yaptık. Dernekler üzerinden de başvuru yapıldı. Buz pateni kategorisinin Özel Sporcular Federasyonu’nca kabul edilip genel kurulda oylanmasını, sporcularımızın müsabakalara katılmasını ve madalya almasını istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çok eğlendim</strong><br />Antrenör Mesut Şaşmaz, “Çocukları tanıyoruz, onlara göre programlar yapıyoruz, ders veriyoruz. İlerleyen çocukları yarışmalara hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı. Buz pistinde kaymayı öğrenen Mustafa Karaoğlan, “İlk defa geldim ama çok eğlendim. Buz pateni çok eğlenceli. Arkadaşlarıma tavsiye ediyorum” dedi.  </p>
<p><strong>“Buzda bir kere kaysınlar ve hayatlarındaki değişimi kendileri görsünler”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Sporcusu olan ve aynı zamanda engelli miniklere eğitim veren Duru Karameşe, “Tesisimizin herkese açık olmasından dolayı çok mutluyum. Bu çok güzel bir şey bence. Hiçbir zaman unutamayacakları bir deneyim yaşıyorlar. Herkese tavsiye ediyorum. Buz pateniyle bir kere kaysınlar ve hayatlarındaki değişimi kendileri görsünler” ifadelerini kullandı. Tesisteki aktiviteye katılan 15 yaşındaki Tanem Nadide Ağa da, “Buraya geliyorum, kayıyorum. Çok iyi hissediyorum, çok güzel bir duygu” dedi.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayalleri-gercek-oldu-427746">Hayalleri gerçek oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın: Hayal denilen teleferik gerçek olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-hayal-denilen-teleferik-gercek-olacak-426179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 07:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[denilen]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[teleferik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Kocaeli’de 50 yıllık hayali gerçeğe dönüştürecek teleferik projesinde zorlu kış şartları altında ana hat taşıyıcı çelik halatlar çekiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-hayal-denilen-teleferik-gercek-olacak-426179">Başkan Büyükakın: Hayal denilen teleferik gerçek olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Kocaeli’de 50 yıllık hayali gerçeğe dönüştürecek teleferik</p>
<p>projesinde zorlu kış şartları altında ana hat taşıyıcı çelik halatlar çekiliyor</p>
<p>Başkan Büyükakın: Hayal denilen</p>
<p>teleferik gerçek olacak</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kasım ayının son</p>
<p>meclis toplantısında 50 yıllık hayali gerçeğe dönüştürecek teleferik projesinde</p>
<p>ana hat taşıyıcı halatların çekilmeye başlandığını ifade etti. ‘’Kocaeli’nde hayal</p>
<p>denilen her şeyi gerçeğe dönüştürüyoruz’’ diyen Başkan Büyükakın, ‘’Teleferik</p>
<p>projesini bu kent 50 yıldır konuşuyordu. Bu kentin hayaliydi. Teleferik hattında</p>
<p>şu anda ana hattın taşıyıcı halatları çekiliyor. Bu dönem içinde teleferik bitecek</p>
<p>ve bu sezona yetişecek’’ açıklamasını yaptı.</p>
<p>TURİZMİN ZİRVESİNE TAŞIYACAK</p>
<p>Kartepe’nin zirvesine uzanırken Kocaeli’yi de turizmin zirvesine taşıyacak</p>
<p>teleferik projesi, zorlu kış şartlarına rağmen hız kesmeden ilerliyor. Eşsiz bir</p>
<p>manzara eşliğinde keyifli bir yolculuk sağlayacak Kartepe Teleferik Projesinde</p>
<p>ana hat boyunca taşıyıcı kablolar çekilmeye başlandı. 9736 m uzunluğundaki</p>
<p>taşıyıcı çelik halatların çekilmeye başlamasının ardından sıra test sürüşüne</p>
<p>gelecek.</p>
<p>TÜRKİYE’DE İLKLERİN TELEFERİĞİ</p>
<p>Bir yanda İzmit Körfezi, diğer yanda Sapanca Gölü’nü aynı anda izleyerek</p>
<p>Samanlı Dağlarında 1421 m yüksekliğe ulaşacak Kartepe Teleferiği, kış</p>
<p>aylarının gelmesine rağmen soğuk hava ve şiddetli rüzgâr altında aralıksız</p>
<p>devam ediyor. Kartepe Teleferik Projesinin bir başka özelliği de bazı ilkleri</p>
<p>bünyesinde barındırması. Kartepe Teleferiğinde yükseklikleri 32 ila 45 metre</p>
<p>arasında değişen 16 adet direk kullanıldı. Bu yönüyle Türkiye’de en yüksek</p>
<p>direklere sahip teleferik hattı olma özelliğini taşıyor. Türkiye’deki diğer teleferik</p>
<p>projelerinin aksine Kartepe Teleferiğinde 10’ar kişilik 73 adet kabin, Derbent ile</p>
<p>Kuzuyayla arasında 14 dakika sürecek yolculuk boyunca ağaçların arasından</p>
<p>değil üzerinden geçecek, bu yönüyle de Türkiye’nin en çevreci teleferik projesi</p>
<p>olarak anılacak.</p>
<p>9376 M UZUNLUKTA TAŞIYICI HALAT </p>
<p>Projede kılavuz hatların tamamlanmasının ardından kabinleri taşıyacak olan</p>
<p>9736 m uzunluğundaki taşıyıcı çelik halatların gerilmesine başlandı. 331 ila</p>
<p>1421 metre rakıma sahip iki istasyon arasında zorlu doğa koşullarında devam</p>
<p>eden çalışmalarda Büyükşehir’in Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı, Ulaşım</p>
<p>Dairesi Başkanlığı, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ve Fen İşleri</p>
<p>Başkanlığıyla İSU ekipleri koordineli olarak çalışıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-hayal-denilen-teleferik-gercek-olacak-426179">Başkan Büyükakın: Hayal denilen teleferik gerçek olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>okul başkanının seçim vaadi gerçek oldu: Başkan Kanar okula ziyarete geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-baskaninin-secim-vaadi-gercek-oldu-baskan-kanar-okula-ziyarete-geldi-426130</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 18:25:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanının]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kanar]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[vaadi]]></category>
		<category><![CDATA[ziyarete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okul Başkanı Ada Kıray seçim kampanyası sırasında’’ Mehmet Kanar’ı okula getireceğim’’ diyerek verdiği sözü tuttu. Mustafakemalpaşa Belediye Başkanını okula davet etti. Başkan Mehmet Kanar, genç başkanın ilk vaadini gerçekleştirerek, okulu ziyarette bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-baskaninin-secim-vaadi-gercek-oldu-baskan-kanar-okula-ziyarete-geldi-426130">okul başkanının seçim vaadi gerçek oldu: Başkan Kanar okula ziyarete geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>OKUL BAŞKANININ SEÇİM VAADİ GERÇEK OLDU: BAŞKAN KANAR OKULA</p>
<p>ZİYARETE GELDİ</p>
<p>Okul Başkanı Ada Kıray seçim kampanyası sırasında’’ Mehmet Kanar’ı okula getireceğim’’</p>
<p>diyerek verdiği sözü tuttu. Mustafakemalpaşa Belediye Başkanını okula davet etti. Başkan</p>
<p>Mehmet Kanar, genç başkanın ilk vaadini gerçekleştirerek, okulu ziyarette bulundu.</p>
<p>Okul Başkanı seçilirsem Belediye Başkanı Mehmet Kanar&#8217;ı okula getireceğim vaadini veren</p>
<p>Ada Kıray’ı kırmayan Başkan Kanar’’ Seçim vaadlerimi hassaslıkla tamamlayan bir belediye</p>
<p>başkanı olarak Ada Başkanımın ilk vaadinde yanında olmak istedim.’’ İfadelerini kullandı.</p>
<p>Gençlerle her fırsatta bir araya gelen Başkan Kanar, öğrencilere ilham verici başarı</p>
<p>hikâyelerini anlatarak, eğitim ve yerel yönetim konularında öğrencilerin sorularını yanıtladı.</p>
<p>Öğrencilerin yoğun ilgisiyle geçen buluşmada gençler Başkan Kanar’a Mustafakemalpaşa</p>
<p>ilçesinde devam eden projeler, tamamlanan projeler ve hayallerinde ki Mustafakemalpaşa</p>
<p>hakkında sorular sordular. Tüm şeffaflığıyla soruları yanıtlayan Başkan Kanar ‘’ Her fırsatta</p>
<p>gençlerle bir araya gelerek Mustafakemalpaşa’mızı genç nesillere hazırlıyoruz. Okul</p>
<p>Başkanlığı seçiminde başkan seçilen Ada evladımı öncelikle tebrik ediyorum. Seçim sürecini</p>
<p>bilen bir belediye başkanı olarak, Ada’nın ilk vaadinde yalnız bırakmak istemedim. İnşallah</p>
<p>gençlerimiz ileride Mustafakemalpaşa’mızda Bursa’mızda ve Türkiye’mizde büyük başarılara</p>
<p>imza atacaklar. Yolunuz bahtınız açık olsun evlatlarım.’’ İfadelerini kullandı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-baskaninin-secim-vaadi-gercek-oldu-baskan-kanar-okula-ziyarete-geldi-426130">okul başkanının seçim vaadi gerçek oldu: Başkan Kanar okula ziyarete geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;nın kentsel dönüşüm hayali gerçek oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklinin-kentsel-donusum-hayali-gercek-oluyor-425693</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 10:55:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklının]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayali]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geride kalan 4,5 yıllık süreçte, Bayraklı’nın yüzde 70’inde revizyon imar planlarını tamamlayan Bayraklı Belediyesi, kentsel dönüşüm hayalini gerçeğe dönüştürüyor! Bu kapsamda Cengizhan Mahallesi’ndeki hak sahipleri tarafından kurulan Yarım Asır Yapı Konut Kooperatifi, üyelerinin ve vatandaşların katıldığı bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklinin-kentsel-donusum-hayali-gercek-oluyor-425693">Bayraklı&#8217;nın kentsel dönüşüm hayali gerçek oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı’nın kentsel dönüşüm hayali gerçek oluyor!</p>
<p>Başkan Sandal: “Yapamaz dediler, yaptık”</p>
<p>Geride kalan 4,5 yıllık süreçte, Bayraklı’nın yüzde 70’inde revizyon imar planlarını</p>
<p>tamamlayan Bayraklı Belediyesi, kentsel dönüşüm hayalini gerçeğe dönüştürüyor! Bu</p>
<p>kapsamda Cengizhan Mahallesi’ndeki hak sahipleri tarafından kurulan Yarım Asır Yapı Konut</p>
<p>Kooperatifi, üyelerinin ve vatandaşların katıldığı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Yakın</p>
<p>zamanda başlaması planlanan kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan</p>
<p>Sandal “Bayraklı’nın 60 yıllık kentsel dönüşüm hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz. Tarihimizde</p>
<p>ilk kez dönüşüme bu kadar yakınız. İlk kazmayı çok kısa süre sonra vuracağız” dedi.</p>
<p>KOOPERATİFLER DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇIYOR</p>
<p>Bayraklı Belediyesi’nin; Cengizhan, Fuat Edip Baksı, Alpaslan mahallelerindeki 60 hektarlık</p>
<p>alanı kapsayan Revizyon İmar Planları geçtiğimiz aylarda tamamlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Kentsel dönüşümün önündeki tüm engelleri kaldıran plan çalışmaları, bölgeyi 60 yıllık</p>
<p>dönüşüm hayalinde bir adım daha ileriye taşıdı. Yürürlüğe giren yeni planlar doğrultusunda</p>
<p>kurulan yapı kooperatifleri, hak sahipleri ile anlaşarak dönüşümün önünü açtı.</p>
<p>İNŞAATLAR YAKIN ZAMANDA BAŞLAYACAK</p>
<p>Bu kapsamda kurulan Yarım Asır Yapı Kooperatifi, üyelerinin ve bölgedeki hak sahiplerinin</p>
<p>katılımıyla bilgilendirme toplantısı düzenledi. Ekrem Akurgal Spor Salonu’ndaki toplantıya,</p>
<p>Başkan Serdar Sandal, kooperatif üyeleri, hak sahipleri ve yatırımcı firmaların temsilcileri</p>
<p>katıldı. Mahalledeki tapu sahiplerinin kooperatifle anlaşma süreçleri ve inşaatların başlama</p>
<p>aşamasına yönelik bilgiler verildi. Hak sahiplerinin kooperatif ile anlaşmalarının ardından,</p>
<p>dönüşüm faaliyetlerinin yakın zaman içinde başlayacağı belirtildi.</p>
<p>“BAYRAKLI TÜRKİYE’NİN KALBİ OLACAK”</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal “Bayraklımızın belki de en büyük sorunu kentsel</p>
<p>dönüşüm. Ben göreve geldiğimde, kimse bu hayalin gerçek olacağına inanmıyordu. “Bu işe</p>
<p>girme, yapamazsın” diyorlardı. Gelinen noktada; hazırladığımız planlar ve kooperatiflerimizin</p>
<p>çalışmalarıyla kentsel dönüşümün başlaması bir hayal olmaktan çıktı. Bugün bir sözümüzü</p>
<p>daha tutmuş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bayraklı’yı sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de</p>
<p>kalbi yapmak için emin adımlarla çalışıyoruz. Ve tüm bunları pandemiye, depreme, sele ve</p>
<p>ekonomik zorluklara rağmen yaptık. Bu dönüşüm formülünden hem hak sahipleri, hem</p>
<p>belediye hem de firmalar mutlu olacak. Bayraklı; modern konutları, sosyal yaşam alanları,</p>
<p>parkları ve yolları ile örnek bir kent olacak” dedi.</p>
<p>“HERKES MUTLU OLACAK”</p>
<p>Yarım Asır Yapı Konut Kooperatifi Başkanvekili Tarık Bayrak “Bizler de modern konutlarda</p>
<p>oturmak, güvenli yapılarda ikamet etmek istiyoruz. Bu hayalimiz doğrultusunda yıllardır</p>
<p>verdiğimiz mücadelede önemli bir yol kat ettik. Amacımız herkesin mutlu olduğu bir süreci,</p>
<p>en kısa sürede başlatmak. Ne kadar hızlı anlaşırsak, o kadar büyür ve dönüşüme o kadar</p>
<p>erken başlarız. Bu süreçte ortaya koyduğu mücadele için Başkanımız Serdar Sandal’a</p>
<p>teşekkür ediyoruz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklinin-kentsel-donusum-hayali-gercek-oluyor-425693">Bayraklı&#8217;nın kentsel dönüşüm hayali gerçek oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Tarımda Dünya Markası Mustafakemalpaşa&#8221; gerçek oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarimda-dunya-markasi-mustafakemalpasa-gercek-oluyor-423253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 00:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[markası]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin en verimli tarım toprakları arasında yer alan Mustafakemalpaşa, üreticiyi katma değeri yüksek alternatif ürünlerle buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarimda-dunya-markasi-mustafakemalpasa-gercek-oluyor-423253">&#8220;Tarımda Dünya Markası Mustafakemalpaşa&#8221; gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin en verimli tarım toprakları arasında yer alan Mustafakemalpaşa, üreticiyi katma değeri yüksek alternatif ürünlerle buluşturmaya devam ediyor. “Tarımda Dünya Markası Mustafakemalpaşa” hedefiyle ilklere imza atan Belediye Başkanı Mehmet Kanar’ın özel gayretleri ile verimli topraklarla buluşan son ürün ise lezzetini kayın ve söğüt ağaçlarından alan şifalı Kütük Mantarı oldu.</p>
<p>Bursa’nın verimli topraklarıyla öne çıkan Mustafakemalpaşa ilçesinde, kayın ve söğüt ağaçlarının şifasıyla organik tarımın ilk meyveleri olan kütük mantarlarını elde eden Kestelek Mahallesi sakinleri, diğer mahallelere örnek oluyor. Başkan Mehmet Kanar’ın destekleriyle başlatılan kütük mantarı yetiştiricilerinin yoğun ilgisi üzerine 2 mahalle daha kütük mantarı üretimine başlayacak.</p>
<p>Mustafakemalpaşa Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün 2 yıl önce başlatmış olduğu Kütük ( İstiridye) Mantarı yetiştiriciliği gelişerek devam ediyor. Mustafakemalpaşa Halk Eğitim Merkezi tarafından sertifika alan mantar üreticilere tohum desteklerini Mustafakemalpaşa Belediyesi ücretsiz olarak sağlıyor. Kestelek Mahallesinden sonra Yenice ve Çardakbelen Mahalleleri de üretime başlayarak doğru tarım teknikleriyle yeni kazanç kapılarını aralayacaklar.</p>
<p>Doğru tarım teknikleriyle üreticinin her zaman yanında olan Başkan Kanar ‘’ Doğru tarım ile üreticimizin her an yanındayız. Kestelek Mahallemizden sonra Yenice ve Çardakbelen Mahallelerimizde kendi mantarlarını üretmeye başlayacak. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüz Mantar Misillerini teslim ederken, doğru tarım eğitimleri vererek üreticimizin her an yanında oluyorlar. Verimli toprakların şehri Mustafakemalpaşa’da doğru tarım ve desteklerimiz her zaman devam edecek.’’ İfadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarimda-dunya-markasi-mustafakemalpasa-gercek-oluyor-423253">&#8220;Tarımda Dünya Markası Mustafakemalpaşa&#8221; gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 09:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ettiğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hedefimiz]]></category>
		<category><![CDATA[leblebici]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[takdir]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </strong></em></p>
<p><em><strong>Mezuniyet töreninde konuşan Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, “Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almaktır. Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Törene konuk konuşmacı olarak katılan ve Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu olan Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda </strong></em><strong>İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi</strong><em><strong> Özge Bulut Maraşlı, “MBA programı döneminde kariyerimle ilgili gerçeklerle yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, kendi itici gücümü burada buldum” diye konuştu.</strong></em></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni, Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde yapıldı. 257 öğrencinin mezun olduğu tören, <strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı</strong>, <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici </strong>ve<strong> Sabancı Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Çalışkan</strong>’ın katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p>Mezuniyet töreninde konuşan <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici</strong>, “Bugün üniversitemizin Profesyonel Yüksek Lisans programlarını başarıyla tamamlayan mezunlarımızı uğurluyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız pandemi, deprem felaketi ve ekonomik ortamın belirsizliği gibi olumsuzluklara rağmen Sabancı Üniversitesi olarak son                           5 yıldan bu yana içinde olduğumuz kapsamlı atılım ve dönüşüm sürecinden hiçbir ödün vermeyerek, hız kesmedik” dedi.</p>
<p>Sabancı Üniversitesi’ne katılan yeni öğrencilerin başarı sıralamalarının her geçen yıl yükseldiğini belirten <strong>Yusuf Leblebici,</strong> şunları söyledi: </p>
<p>“Üniversite sınav sonuçlarına göre ilk 1000’den aldığımız öğrencisi sayısını 5 yıl içinde neredeyse 3 katına çıkarmayı başardık. Yüksek Lisans ve Profesyonel Yüksek Lisans programlarımızda da Türkiye’nin en kaliteli öğrencilerini yetiştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerçek anlamda disiplinler arası eğitim anlayışımızın verdiği güç ile öğrencilerini iş dünyasına en iyi şekilde hazırlayan üniversite olduğumuza yürekten inanıyoruz. Mezunlarımızın yüzde 97’sinin diplomalarını alır almaz tercih ettikleri sektörlerde iş hayatına atıldıklarını ya da diledikleri ülkede lisans üstü ve doktora eğitimlerine devam edebildiklerini memnuniyetle izliyoruz. Sabancı Üniversitesi mezunlarının yüzde 23’ünden fazlası bugün yurt dışında, dünyanın çeşitli ülkelerinde en önde gelen şirketlerde ve kuruluşlarda başarılı çalışmalarını sürdürüyor.”</p>
<p><em><strong>“Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almak”</strong></em> diyen <strong>Rektör Leblebici,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çabalarımızın doğrudan sonucu olarak dünya üniversiteler sıralamalarındaki konumumuzu seneden seneye yükseltmeye devam ediyoruz. Dünyanın En İyi Üniversiteleri Listesi’nin yayınlandığı Times Higher Education (THE) 2024 sıralamasında Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ilk 400’de yer alan 3 üniversiteden birisi olmamız ve en yüksek araştırma puanına sahip olmamız da çabalarımızın olumlu sonuçlar verdiğini doğruluyor. Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU, Financial Times tarafından her yıl açıklanan sıralamalarda kuruma özel programlar alanında istikrarlı yükselişini sürdürüyor. Listelere ilk olarak 2018 yılında 78’inci sıradan giriş yapan EDU, sıralamada hızla tırmanarak geçen sene dünya üniversiteleri arasında 42’nci bu sene ise 36’ncı sıraya yerleşti.”</p>
<p><strong>Yusuf Leblebici,</strong> kendi şirketlerini kurarak girişimcilik dünyasına adım atmayı arzulayan öğrenci ve öğretim üyelerinin önünü açmak üzere kampüste kurulan Girişimcilik Destek Birimi ve Kuluçka Merkezi SUCool’un önümüzdeki hafta açılacağını söyledi. <strong>Leblebici</strong>, “Merkezimiz aynı anda 50’den fazla girişimci öğrencimize kendi şirketlerini oluşturarak ilerleme fırsatı sunacak. Ayrıca erken dönem starp-up’ların yatırımlarını desteklemek üzere bir girişim fonunu da hayata geçiriyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz 3 sene içinde yarısından fazlası doğrudan yurtdışından gelerek aramıza katılan 58 yeni öğretim üyesi ile gücümüze güç kattık. Aramıza yeni katılan genç öğretim üyelerimizin içinde Sabancı Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra doktora derecelerini dünyanın en iyi üniversitelerinde tamamlayan ve tekrar aramıza dönmeye karar veren başarılı mezunlarımızın sayısı da artıyor. Önümüzdeki dönemde de birlikte yaratmaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><strong>“Kariyerimin İtici Gücünü Sabancı Üniversitesi’ndeki MBA Eğitimi Sırasında Buldum”</strong></p>
<p>Bu yıl mezuniyet töreninin konuk konuşmacısı Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu <strong>Özge Bulut Maraşlı</strong> oldu. Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan <strong>Maraşlı,</strong> aynı zamanda İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.</p>
<p><strong>Özge Bulut Maraşlı</strong>, mezunlara seslendiği konuşmasında, şunları söyledi: </p>
<p>“1993 yılında çok uluslu bir şirketin finans bölümünde işe başladım. Hedefim önce CFO, sonra CEO olmaktı. 8 yıl sonra finansçı olarak devam edip etmemeyi sorguladım. Sabancı Üniversitesi açılınca 2001 yılında MBA için başvurdum. Programda o kadar çeşitli sektörlerden ve o kadar farklı iş tecrübesine sahip insanlarla bir araya geldik ki birbirimizi anlayıp ifade etmeyi ve dünya değerleriyle sorun çözmeyi birlikte öğrendik. Bir yıl çok yoğun akademik bir eğitim aldık. Bu dönemde kariyerimle ilgili gerçeklerle de yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, bu süreçte hocalarımız hep yanımızda oldu. Kendi itici gücümü burada buldum. Daha sonra yatırımcı ilişkileri ve kurumsal ilişkiler de yapabileceğim bir alana dahil oldum. 180 ülkeye içerik satan bir TV şirketine geçtim. Çılgın fikirlerimi kabul ettirdim. Öğrenmeyi bırakmadım. Sabancı Üniversitesi EDU’da da hem ben hem ekibim eğitim almaya devam ettik. Her zaman hayallerimin peşinden gittim. Bugün yeni bir yıla çıkıyorsunuz. Hayallerinize kavuşmanız için cesaretinizi kaybetmeyin. Ne olursa olsun toplum için etki ve fayda yaratmayı unutmayın.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın: Teleferik Hayaldi Gerçek Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-teleferik-hayaldi-gercek-oluyor-409701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 12:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayaldi]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[teleferik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Tahir Büyükakın, yapımı hızla devam eden Kartepe Teleferik projesinde çalışmaları yerinde inceledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-teleferik-hayaldi-gercek-oluyor-409701">Başkan Büyükakın: Teleferik Hayaldi Gerçek Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Tahir Büyükakın, yapımı hızla devam eden Kartepe Teleferik projesinde çalışmaları yerinde inceledi. Derbent ve Kuzuyayla’yı birbirine bağlayacak projenin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda test sürüşlerinin başlaması planlanıyor. Başkan Büyükakın, Kartepe’nin yıllardır kurduğu hayalin gerçek olması için geri sayımın başladığını söyledi. Başkan Büyükakın, ‘’Hayaldi gerçek oldu diyeceğiz! Teleferik hattımızın test sürüşünü 29 Ekim’e yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>TAMAMLANMA ORANI: % 70</b></p>
<p>İlk olarak Derbent’te bulunan istasyonu inceleyen Başkan Büyükakın’a AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Genel Sekreter Yardımcıları Gökmen Mengüç, Sadık Uysal, Hasan Aydınlık eşlik etti. Yeni kurulan Raylı Sistemler Daire Başkanı Fatih Gürel ve yüklenici firma yetkililerinden bilgi alan Başkan Büyükakın, projenin hızla ilerlemesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Derbent ve Kuzuyayla istasyonlarında yapım çalışmasının yanı sıra bir yandan çevre düzenlemeleri, alt yapı, otopark ve sosyal alanların da inşa edildiği bilgisini alan Başkan Büyükakın’a teleferik sisteminin ve parçalarının tamamının üretildiği de ifade edildi.</p>
<p> </p>
<p><b>14 DAKİKADA ZİRVEDE</b></p>
<p>Derbent-Kuzuyayla arasındaki teleferik yolculuğu 14 dakika sürecek. Teleferik 331 metre rakımdan başlayıp, 1421 metreye çıkacak. Yolculuk sırasında kabindeki yolcular, muhteşem Körfez manzarasını izleme şansını bulacak. 4 bin 695 metre uzunluğundaki Derbent-Kuzuyayla güzergâhına dikilecek 16 direk, birbirlerine 200 metre mesafede olacak. Direklerin yerden yüksekliği de 43-45 metre olarak planlandı. Teleferik güzergâhının başlangıç ve bitiş noktaları olan Derbent ve Kuzuyayla mevkilerine makaraların montajı da tamamlandı.</p>
<p> </p>
<p><b>10’AR KİŞİLİK 50 KABİN</b></p>
<p>Turizm açısından bir cazibe merkezi olacak olan teleferik hattında sistem tek halat, ayrılabilir klemens ve 10 kişilik kabinlerden oluşacak. 2 istasyonun yer alacağı teleferik projesinde 73 kabin hizmet verecek. Saatte bin 500 kişi kapasiteli teleferik hattındaki kot mesafesi bin 90 metre olacak.</p>
<p> </p>
<p><b>KUZUYAYLA TABİAT PARKI DA HAZIRLANIYOR</b></p>
<p>Öte yandan teleferik projesinin yapımını hızla sürdüren Büyükşehir, teleferiğin zirvesinde yer alan Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda 200 bin metrekarelik alanda hazırlanan projenin çalışmalarına başladı. Teleferik projesinin tamamlanmasıyla vatandaşların yoğun ilgi göstereceği Kuzuyayla, doğaseverlerin keyifli anlar yaşayacağı zirvelerden biri olacak. 200 bin metrekarelik proje kapsamında piknik alanları, doğalgazlı mangal ünitesi, restoran, mescit, tiny house alanı, karavanlı kamp alanı, otopark, doğa okulu, fayton kafe ve satış noktaları olacak. Restoranın yapımına başlanırken diğer noktalarda da çalışmalar eş güdümlü olarak sürüyor.</p>
<p> </p>
<p><b>ALTYAPI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</b></p>
<p>Büyükşehir’in bölgeye yönelik yatırımları sadece üstyapı ile sınırlı kalmıyor. Altyapıya da el atan Büyükşehir, içme suyu ve atık su hatları için de çalışmalar yürütüyor. Büyükşehir tarafından yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından Kuzuyayla’nın çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapması bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-teleferik-hayaldi-gercek-oluyor-409701">Başkan Büyükakın: Teleferik Hayaldi Gerçek Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Sık Hastalanıyorsa Bilmeniz Gereken 17 Gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sik-hastalaniyorsa-bilmeniz-gereken-17-gercek-405956</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalanıyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk hastalıkları polikliniklerine başvuruların en sık sebeplerinden biri de ebeveynlerin, çocuklarının sık hastalandığından endişe etmesi oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sik-hastalaniyorsa-bilmeniz-gereken-17-gercek-405956">Çocuğunuz Sık Hastalanıyorsa Bilmeniz Gereken 17 Gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk hastalıkları polikliniklerine başvuruların en sık sebeplerinden biri de ebeveynlerin, çocuklarının sık hastalandığından endişe etmesi oluyor. Çok sık hastalanma durumu aileleri kaygılandırıyor ancak aslında bu çocukların yarısı tamamen sağlıklı olarak kabul ediliyor. Oldukça küçük bir oranda, immün (bağışıklık) yetmezlik ya da kronik hastalık bulunuyor. Çocuklarının sık hastalandığı düşüncesi ile doktora başvuran ailelerin çocuk hastalıkları konusunda bilinçli olması önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Anıl Doğan Bektaş, sık hastalanan çocuklara yaklaşım ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuk yılda 10-12 kez ÜSYE geçirebilir </strong></p>
<p>Çoğunlukla 5 yaşın altında, kreşe veya okula giden ya da kreş veya okula giden kardeşi olan çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonları yılda 10-12 kez geçirilebilir. Bir üst solunum yolu enfeksiyonunun da ortalama 7-15 gün arası sürdüğü düşünüldüğünde,  bu çocuklar yılın yarısını hasta şekilde geçirebilmektedirler. Bu, sık hastalanma olarak kabul edilmemelidir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bağışıklık yetmezliği araştırılmalıdır</strong></p>
<p>Yılda 2-3 defadan fazla ağır enfeksiyon, 3’ten fazla otit, sinüzit, bronşiolit, bronşit gibi enfeksiyonlar, sık karşılaşılan enfeksiyon etkenleri dışındaki etkenlerle enfekte olmak, iki aydan daha uzun süreli antibiyotik kullanımı, beklenmeyen bir komplikasyon gelişen, çoğunlukla ayaktan ve ağızdan tedavi yeterli olmayan hastalarda bağışıklık yetmezliği araştırılmalıdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sık hastalanan çocuklarla ilgili bilmeniz gerekenler</strong></p>
<ol>
<li>Kreş ve anaokuluna giden çocukların özellikle ilk iki yılda enfeksiyon geçirme sıklığı oldukça yüksektir.</li>
<li>Pasif sigara içiciliği de üst solunum yolu enfeksiyon riskini artırmaktadır.</li>
<li>5 yaş altı çocuklar sonbahar-kış sezonunda 5-6 defa üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilirler.</li>
<li>Sağlıklı çocuklar, yaşamlarının ilk 3 yılında genellikle 1 pnömoni (zatürre) ve 2 otitis media (orta kulak enfeksiyonu) dışında ciddi bir enfeksiyon geçirmezler, tedaviye yanıtları iyidir ve büyüme gelişmeleri normal olarak izlenmektedir.</li>
<li>Tekrarlayan enfeksiyonları olan çocukların %30 kadarının altta yatan alerjik yapıları vardır, bu nedenle kronikleşmiş alerjik rinit (saman nezlesi) olan çocuklar yanlışlıkla sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonu tanısı alabilmektedir.</li>
<li>Ancak alerjik alt yapısı olan çocuklar otit, sinüzit ile dirençli ve uzun süreli üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha yatkındır, bu çocukların da büyüme ve gelişmeleri normaldir. </li>
<li>Bu çocuklarda alerjik alt yapılı çocuklara özgü yüz görünümleri (burunda sürekli ellerle burnu silmeye bağlı yatay çizgi vb.) olabilir.</li>
<li>Alerjik alt yapısı olan çocuklarda kanda IgE düzeyleri yüksek saptanabilir, genellikle ailede de alerjik yatkınlık mevcuttur.</li>
<li>Alerjik yatkınlığı olan çocuklarda bağışıklık yetmezliği alerji ile birlikte görülebilir.</li>
<li>Sık hastalanan çocukların %10’unda kronik bir hastalık da vardır ve bu çocukların aynı zamanda büyüme gelişmeleri de yaşıtlarına kıyasla geride kalmıştır.</li>
<li>Bağışıklık (immün) yetmezliği olan çocuklar, sık hastalanan çocukların yaklaşık %10’unu oluşturur. Bu çocuklarda büyüme gelişme geriliği, ailede bağışıklık yetmezliği olan birey varlığı, erken kardeş ölümü, tedaviye dirençli ve genellikle hastane yatışı gerektiren enfeksiyonlar geçirme sık karşılaşılmayan enfeksiyon etkenleri ile sık hastalanma, kronik ishal, sık tekrarlayan apseler, iyileşmeyen cilt yaraları, yaygın cilt lezyonları, lösemi ve lenfoma gibi kanser türleri nedeniyle bağışıklığı baskılanmış çocuklar olabilir.</li>
<li>Sık hastalanma şikayeti olan çocuklarda detaylı bir öykü ve fizik muayene, bunun gerçekten sık hastalanma mı yoksa normal bir durum mu olduğunun ayırt edilmesinde en kıymetli tanı aracıdır.</li>
<li>Hastalanma yaşı, sıklığı, hangi bölgede geçirilen enfeksiyon olduğu gibi detaylar hem etkenin belirlenmesinde hem de gerçekten bağışıklık sorunu olup olmadığının saptanmasında çok önemli bir yer tutmaktadır.</li>
<li>Çocuğu değerlendiren pediatri hekimi, gerekli tetkikleri istedikten sonra hastada bağışıklık hücrelerinin yaşa göre normal sınırlarda olup olmadığını, anemi veya alerjik yatkınlığı olup olmadığını inceler. Sonrasında ise gerekli görülen çocuklarda ileri inceleme kararını verir.</li>
<li>Çocuklarda enfeksiyon sıklığını azaltabilmek ve geçirilen enfeksiyonların daha kolay atlatılmasını sağlayabilmek için, çocukları mümkün oldukça havasız ve kalabalık ortamlardan korumalı, pasif sigara içiciliğinden uzak tutmalı, dengeli beslenme ve yeterli uyku uyuduklarına dikkat edilmeli, alerjik yatkınlığı olan çocuklarda alerjenlerden mümkün oldukça kaçınılmalıdır.</li>
<li>Bağışıklık yetmezliği olan çocuklarda da tanının zaman kaybedilmeden konulması ve bu çocukların özellikle ağır enfeksiyonlara karşı korunması çok önemlidir.</li>
<li>Çocuklar paketli gıdalardan uzak tutulmalı, hareketsiz yaşamdan uzak tutulmalı, uygun psikolojik ortam sağlanmalı ve sık antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sik-hastalaniyorsa-bilmeniz-gereken-17-gercek-405956">Çocuğunuz Sık Hastalanıyorsa Bilmeniz Gereken 17 Gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lenzing, Gerçek Zamanlı Okyanus Sevkiyat Takip Aracı ile Tedarik Zinciri Şeffaflığını Bir Üst Seviyeye Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lenzing-gercek-zamanli-okyanus-sevkiyat-takip-araci-ile-tedarik-zinciri-seffafligini-bir-ust-seviyeye-tasiyor-405205</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 12:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aracı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[lenzing]]></category>
		<category><![CDATA[okyanus]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflığını]]></category>
		<category><![CDATA[seviyeye]]></category>
		<category><![CDATA[sevkiyat]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<category><![CDATA[zamanlı]]></category>
		<category><![CDATA[zinciri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selülozik kökenli elyaf üreticisi Lenzing, sürdürülebilirlik hedefleri çerçevesinde tedarik zinciri çözümleri şirketi project44 ile yaptığı iş birliğiyle tedarik süreçlerindeki şeffaflığı artıran bir uygulamaya başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenzing-gercek-zamanli-okyanus-sevkiyat-takip-araci-ile-tedarik-zinciri-seffafligini-bir-ust-seviyeye-tasiyor-405205">Lenzing, Gerçek Zamanlı Okyanus Sevkiyat Takip Aracı ile Tedarik Zinciri Şeffaflığını Bir Üst Seviyeye Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Selülozik kökenli elyaf üreticisi Lenzing, sürdürülebilirlik hedefleri çerçevesinde tedarik zinciri çözümleri şirketi project44 ile yaptığı iş birliğiyle tedarik süreçlerindeki şeffaflığı artıran bir uygulamaya başladı. </strong></p>
<p><strong>Yeni gerçek zamanlı okyanus ötesi gönderi takibi izleme sistemi, fiber endüstrisinin son birkaç yılda artan tedarik zinciri sorunlarına çözüm sunuyor. </strong></p>
<p><strong>Yapay zeka ve tahmine dayalı analiz teknolojisiyle desteklenen izleme sistemi, Lenzing&#8217;in çevik, birbirine bağlı ve sürdürülebilir tedarik zincirleri için dijital teknolojinin gücünden yararlanma stratejisinin bir parçası.</strong></p>
<p><u> </u></p>
<p><strong>İstanbul &#8211;</strong> Selülozik kökenli elyaf üreticisi Lenzing Group, dijital tedarik zinciri çözüm şirketi project44 ile yaptığı iş birliği ile tedarik zincirinin şeffaflığı ve verimliliğini artırma yolunda önemli bir adım attı. İş birliği çerçevesinde sektörde öncü olabilecek gerçek zamanlı okyanus sevkiyatı takip cihazının lansmanı yapıldı. Lenzing&#8217;in sürdürülebilirlik hedeflerinin bir parçası olan cihaz ile sevkiyat sırasında karbon emisyonlarının görünürlüğü ve müşteri deneyimi kalitesi artırılacak. </p>
<p> </p>
<p>Lenzing, sektörün artan tedarik zinciri sorununu ele almak için sistem uygulamaları ve SAP ürünleri ile project44’ün “Movement” adını taşıyan platformu arasında tam entegre gerçek zamanlı uygulama programlama arayüzü (API) kurdu. Bunu, gelişmiş yapay zeka (AI), GPS sensörleri ve makine öğrenimi teknolojileriyle birleştiren Lenzing, artık müşterilerini elyaf siparişleri hakkında sevkiyat durumu, konteyner konumu, gemi rotası takibi ve dünyanın dört bir yanındaki limanlara tahmini varış sürelerine kadar gerçek zamanlı doğru bilgilerle destekleyecek.</p>
<p> </p>
<p><strong>Gerçek zamanlı veriler yapay zeka ile destekleniyor</strong></p>
<p>Lenzing Küresel Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Thomas Panholzer geçtiğimiz birkaç yıl boyunca tedarik zincirlerinde aksaklıklar yaşandığından bahsederek gelişmiş okyanus sevkiyatı takibinin önemini vurguladı. Panholzer, “Gerçek zamanlı sevkiyat takip sistemimiz, Lenzing&#8217;in tekstil ve nonwoven tedarik zincirinde dijital dönüşüm ve şeffaflık sağlama taahhüdümüzü güçlendiren &#8216;Daha İyi Büyüme&#8217; kurumsal stratejimizin bir kanıtı. Tedarik zinciri şeffaflığı ve sürdürülebilirliği giderek daha önemli hale gelirken, sevkiyat ve konteyner düzeyinde çığır açan karbon emisyonu takibi uygulama becerimiz, iddialı karbon azaltma hedeflerini müşterilerimizle birlikte oluşturmaya hazır olduğumuzu gösteriyor.&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Daha fazla karbon emisyonu görünürlüğü ortak hedefe ulaşmak için işbirliği </strong></p>
<p>Lenzing&#8217;in sürdürülebilirlik taahhütlerinin bir parçası olan ve project44 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz gerçek zamanlı okyanus sevkiyatı izleyicisi, müşterilere sevkiyat ve konteyner düzeyinde Küresel Lojistik Emisyon Konseyi (GLEC) çerçevesi tarafından akredite edilmiş “Kapsam 3” karbon emisyon verilerine erişim sağlayarak değer zinciri ortaklarının karbon emisyon hedeflerine ulaşmalarını destekleyen çözümler sunuyor. project44 tarafından sunulan bu gerçek zamanlı veriler, Lenzing ve müşterilerinin iş birliği içinde hedefler belirlemelerine ve karbon emisyonlarını azaltmak için sevkiyat planlarını ayarlamalarına olanak tanıyor. </p>
<p>project44&#8217;ün kurucusu ve CEO&#8217;su Jett McCandless, &#8221; Tedarik zinciri görünürlüğü başarılı iş birlikleriyle gelişmeye devam ediyor. Lenzing’in project44&#8217;ün benzersiz verileri ve içgörüleriyle desteklenen sevkiyat izleyicisi, müşterilere dünya genelinde sevkiyatların yerini belirleyen gerçek zamanlı bilgilere benzeri görülmemiş bir erişim sağlıyor. Lenzing gibi yeni çözümleri ve teknolojileri iş süreçlerine dahil etmeye çalışan öncü şirketlerle daha sürdürülebilir teknolojilere erişim arayışımız devam ediyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Lenzing Global Satış Tekstilleri Departmanı Başkan Yardımcısı Jayaraman Sethuraman, &#8220;Bu yeni karbon görünürlük çözümü, Lenzing için çok önemli bir kilometre taşını oluşturuyor. Ortaklarımız karbon ayak izlerini en aza indirmeye yönelik çabalarını yoğunlaştırdıkça, biz de onları daha fazla azaltım sağlayacak önemli bilgilerle güçlendirmek için hazırız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Pallavaa Grubu İcra Direktörü Durai Palanisamy ise &#8220;Lenzing&#8217;in karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yolculuğumuzu destekleme konusunda çabaları çok değerli. Sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızı, eğirme ve dokuma üretim süreçlerinde yeşil enerji kullanarak karşılıyoruz. Pallavaa Grubu olarak, karbon nötr hedefleri çerçevesinde ham kumaş prosesine kadar çözümler sunmaya hazırız.&#8221; diye paylaştı </p>
<p> </p>
<p><strong>Değer zincirinin verimliliği ve şeffaflığı için dijitalleşme teşvik edilmeli </strong></p>
<p>Lenzing Küresel BT ve Dijital İnovasyon Başkan Yardımcısı Christian Platzer “Lenzing’in bilişim teknolojileri vizyonu, bilgi ve teknolojinin gücünü açığa çıkararak dünyayı daha iyiye doğru değiştirme tutkumuzu güçlendiriyor. Bu proje de vizyonumuzu hayata geçiren harika örnekten biri. Müşteri memnuniyetini ve tedarik zinciri şeffaflığını daha da artıracak dijital iş birliklerini teşvik etmeye kararlıyız&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Lenzing&#8217;in gerçek zamanlı okyanus sevkiyatı izleyicisine eylül ayından itibaren dünya çapındaki tüm Lenzing müşterileri erişebilecek.</p>
<p> </p>
<p>Duyuru ile ilgili görselleri mediadb.lenzing.com/pinaccess/pinaccess.do?pinCode=jRWX5lEiuQDq indirebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Lenzing Grubu Hakkında</strong></p>
<p>Lenzing Grubu yenilenebilir ağaç ham maddesinden çevreye duyarlı özel elyaflar üretmektedir. İnovasyon lideri olarak global tekstil ve nonwoven üreticilerinin iş ortağı olan Lenzing, çok sayıda yeni teknolojik gelişimin öncülüğünü yapmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Lenzing Grubunun yüksek kaliteli elyafları, şık kadın giyimden farklı denimlere ve yüksek performans spor giyime kadar çok çeşitli tekstil uygulamalarına temel teşkil etmektedir. İstikrarlı yüksek kalitesi, doğada çözünürlüğü ve gübreleşebilir olma özelliği ile Lenzing elyafları hijyen ve tarım ürünlerinde kullanıma da çok elverişlidir.</p>
<p> </p>
<p>Lenzing Grubunun iş modeli geleneksel bir elyaf üreticisinin çok ötesindedir. Müşteri ve iş ortakları ile birlikte Lenzing, değer zinciri boyunca yenilikçi ürünler geliştirerek tüketicilere katma değer yaratmaktadır. Her türlü ham maddenin verimli bir şekilde kullanılmasını ve işlenmesini hedefleyen Lenzing, tekstil sektörünün kapalı döngü bir ekonomiye yönlenmesine yardımcı olacak çözümler sunmaktadır. Küresel ısınmanın hızını azaltmak ve Paris İklim Anlaşması ile AB Komisyonu&#8217;nun “Yeşil Anlaşma” hedeflerine ulaşmak için Lenzing&#8217;in net bir vizyonu var: sıfır karbonlu bir geleceği gerçeğe dönüştürmek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenzing-gercek-zamanli-okyanus-sevkiyat-takip-araci-ile-tedarik-zinciri-seffafligini-bir-ust-seviyeye-tasiyor-405205">Lenzing, Gerçek Zamanlı Okyanus Sevkiyat Takip Aracı ile Tedarik Zinciri Şeffaflığını Bir Üst Seviyeye Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer: 10 yıllık hayalimiz gerçek oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-10-yillik-hayalimiz-gercek-oluyor-397048</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Aug 2023 20:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayalimiz]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397048</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar’ın yaşam kalitesini artıracak ve ilçeye bambaşka bir çehre kazandıracak Kocaçay Sürdürülebilir Kentsel Tasarım Alanı şantiyesini ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-10-yillik-hayalimiz-gercek-oluyor-397048">Başkan Soyer: 10 yıllık hayalimiz gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar’ın yaşam kalitesini artıracak ve ilçeye bambaşka bir çehre kazandıracak Kocaçay Sürdürülebilir Kentsel Tasarım Alanı şantiyesini ziyaret etti. 136 bin metrekarelik alanda yapılacak ve Seferihisar’a yeni bir cazibe merkezi kazandıracak projeyle ilgili konuşan Başkan Soyer, “10 yıldır hayalini kurduğumuz bir çalışmayı burada hayata geçiriyoruz” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile Seferihisar Kocaçay Deresi&#8217;nde oluşturulacak kentsel tasarım alanında süren çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer, İzmirlilerin yeşille buluşup dinlenebileceği, temiz havada yürüyüş ve spor yapabileceği alandaki çalışmalarla ilgili bilgi aldı.</p>
<p><strong>“Hayatımdaki en önemli işlerden biri”</strong><br />10 yıl boyunca Seferihisar&#8217;da görev yaptığını ve yurttaşların bu projenin hayata geçmesini çok istediğini ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Burada görev yaptığım süre zarfında çok hizmet ürettik. Birçok adım attık, birçok imalat yaptık. 4 buçuk yıldır da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorum. Bu 10 senenin finali ve o 4 buçuk senenin en güzel ürünü, bu hikaye. Bu şu demek; 10 yıldır hayalini kurduğumuz bir çalışmayı, burada hayata geçiriyoruz. Seferihisarlı bunu hak ediyor” dedi.</p>
<p><strong>“80 bin metrekarelik yeşil alan oluşturulacak”</strong><br />Projeyle, 136 bin metrekarelik alanda kentsel tasarım uygulaması yapılacak. Derenin etrafında karbon tutan bitkilerden oluşmak üzere 80 bin metrekarelik yeşil alan oluşturulacak. Alana 484 ağaç dikilecek. Proje alanı içerisinde karşılama omurgasındaki ilk bina, 125 metrekarelik danışma binası, ardından 520 metrekarelik kapalı alanı ve 550 metrekarelik açık terası ile restoran binası yeşil ile buluşacak.</p>
<p><strong>Derenin iki yakası birleştirilecek</strong><br />Çeşitli bitkilerden oluşturulan yeşil çitle çevrelenen dere kenarında ahşap güneşlenme terası, oturma birimleri, ahşap kaplı konsol balkonlar, yürüyüş yolları ile oyun alanları oluşturulacak. 35 metrelik 2 yaya köprüsü ve 40 metrelik bisiklet köprüsü ile derenin iki yakası birleştirilecek.</p>
<p>Dere içerisinde adacıklar ve üzerlerinde yeşil bitki örtüsü ile bölgeye farklı bir görünüm kazandırılacak. Projenin, 2024 yılının ilk aylarında tamamlanması hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-10-yillik-hayalimiz-gercek-oluyor-397048">Başkan Soyer: 10 yıllık hayalimiz gerçek oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orhan Pabuçcu&#8217;dan Gizemli ve Sıra Dışı Bir Sinema Deneyimi: &#8220;Gerçek Kişi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orhan-pabuccudan-gizemli-ve-sira-disi-bir-sinema-deneyimi-gercek-kisi-379210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:31:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[dışı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gizemli]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[orhan]]></category>
		<category><![CDATA[pabuçcudan]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orhan Pabuçcu son filmi Gerçek Kişi ile sinema dünyasını baştan aşağı sarsacak bir yapımla karşınızda! Pabuçcu'nun eşsiz kurgu yeteneği ve yaratıcı vizyonuyla kaleme aldığı "Gerçek Kişi"</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orhan-pabuccudan-gizemli-ve-sira-disi-bir-sinema-deneyimi-gercek-kisi-379210">Orhan Pabuçcu&#8217;dan Gizemli ve Sıra Dışı Bir Sinema Deneyimi: &#8220;Gerçek Kişi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orhan Pabuçcu son filmi Gerçek Kişi ile sinema dünyasını baştan aşağı sarsacak bir yapımla karşınızda! Pabuçcu&#8217;nun eşsiz kurgu yeteneği ve yaratıcı vizyonuyla kaleme aldığı &#8220;Gerçek Kişi&#8221;, izleyicilere unutulmaz bir sinema deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Bu sıra dışı yapım, sizi sırlarla dolu bir labirentin içine sürükleyecek ve seyircileri gerçekliğin sınırlarını zorlamaya çağıracak.</p>
<p>&#8220;Gerçek Kişi&#8221;, 2022&#8217;nin Kasım ayında beyaz perdeyle buluşan bir film olarak dikkat çekiyor. Bu farklılık arayan ve başarılı da olan senaryoda, sinema tarihinde eşi benzeri az görülen bir yapıtı ortaya çıkarıyor. Film, ünlü psikolog Carl Jung&#8217;ın 16 kişilik teorisinden ilham alarak kurgulanmış. Orhan Pabuçcu, karakterlerin gerçekliğin sınırlarını zorladığı bu deneysel hikâyede izleyicileri hayal gücünün derinliklerinde yolculuğa çıkarıyor.</p>
<p>&#8220;Gerçek Kişi&#8221;, kendine özgü bir bulmacayı çözmek için izleyicileri sınavdan geçiriyor. Bir odada uyanan 16 karakter arasında gerçek kişiyi bulmak için bir yarış başlıyor. Ancak, aralarında sadece tek bir gerçek insan bulunmaktadır. Diğerleri ise o kişinin zihninde yaratılan hayali karakterlerden ibarettir. Seyircilerin zekalarını kullanarak gerçek kişiyi ortaya çıkarmaları gerekmektedir. Bu sıra dışı ve karmaşık hikâye, her anının heyecan dolu geçeceği unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.</p>
<p>Filmde yer alan karakterler arasında popüler yapımlardan tanıdık isimler de bulunmakta. Eric Cartman&#8217;dan Walter White&#8217;a, Tyler Durden&#8217;dan Frodo Baggins&#8217;e, Dominic Toretto&#8217;dan Ercüment Çözer&#8217;e kadar birçok ikonik karakter filmde karşımıza çıkıyor. Orhan Pabuçcu, kendi yetenekleriyle 16 farklı karakteri ustalıkla canlandırıyor ve her birinin kostüm ve makyajını da özenle tasarlıyor. Bu tek kişilik prodüksiyon, Pabuçcu&#8217;nun çok yönlü yeteneğini ve yaratıcılığını gözler önüne seriyor.</p>
<p>&#8220;Gerçek Kişi&#8221;, sadece bir telefon kamerasıyla çekilerek 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış. Bu inanılmaz başarı, Orhan Pabuçcu&#8217;nun sinemaya olan tutkusunu ve sınırlarını zorlamaktaki kararlılığını yansıtıyor. Film, Orhan Pabuçcu&#8217;nun YouTube kanalında yayınlanmakta ve izleyicileri gizem dolu bir yolculuğa davet etmektedir.</p>
<p>Benzersiz sinema deneyiminin başarılı örneklerinden olan &#8220;Gerçek Kişi&#8221; izleyicilere zekice kurgulanmış bir senaryo, etkileyici performanslar ve şaşırtıcı ayrıntılar sunarak, sinemaseverlere farklı ve özgün bir deneyim sunmayı hedeflemektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orhan-pabuccudan-gizemli-ve-sira-disi-bir-sinema-deneyimi-gercek-kisi-379210">Orhan Pabuçcu&#8217;dan Gizemli ve Sıra Dışı Bir Sinema Deneyimi: &#8220;Gerçek Kişi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;KTO Karataylı Kabin Memuru Adayları, Uygulamalı Mock-Up Eğitimi ile Gerçek Uçuşa Hazırlanıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kto-karatayli-kabin-memuru-adaylari-uygulamali-mock-up-egitimi-ile-gercek-ucusa-hazirlaniyor-378476</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2023 11:26:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kabin]]></category>
		<category><![CDATA[karataylı]]></category>
		<category><![CDATA[kto]]></category>
		<category><![CDATA[memuru]]></category>
		<category><![CDATA[mockup]]></category>
		<category><![CDATA[uçuşa]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ulusal ve uluslararası hizmet veren yerli işletmeler, tarifesiz sefer düzenleyen havayolu işletmeleri ve yabancı havayolu işletmelerinde de istihdam edilen kabin memurlarının en önemli görevi; bilinenin aksine uçuşun ve yolcunun emniyeti ile güvenliğinden sorumlu olmaktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kto-karatayli-kabin-memuru-adaylari-uygulamali-mock-up-egitimi-ile-gercek-ucusa-hazirlaniyor-378476">&#8220;KTO Karataylı Kabin Memuru Adayları, Uygulamalı Mock-Up Eğitimi ile Gerçek Uçuşa Hazırlanıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal ve uluslararası hizmet veren yerli işletmeler, tarifesiz sefer düzenleyen havayolu işletmeleri ve yabancı havayolu işletmelerinde de istihdam edilen kabin memurlarının en önemli görevi; bilinenin aksine uçuşun ve yolcunun emniyeti ile güvenliğinden sorumlu olmaktır. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Ticaret ve Sanayi Meslek Yüksekokulu Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı akademisyenlerinden Öğr. Gör. Ayça Mezde, kabin memuru adaylarının sıkı eğitimlere tabi tutulduğunu belirterek önemli bilgiler aktardı.</p>
<p><strong>Kabin Memurlarının Uzmanlığına Destek Veren Eğitim Programları</strong></p>
<p>Kabin memurlarının eğitiminin, temel eğitim faaliyetleri ile başladığını söyleyen KTO Karatay Üniversitesi Ticaret ve Sanayi Meslek Yüksekokulu Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı akademisyenlerinden Öğr. Gör. Ayça Mezde; “Bilinenin aksine bir kabin memurunun en önemli görevi; uçuşun ve yolcunun emniyeti ile güvenliğinden sorumlu olmaktır. Bu amaç doğrultusunda kabin memurları çok yoğun uygulamalar içeren, alanında uzman akademisyenler eşliğinde oldukça sıkı ve nitelikli eğitimlerden geçmektedir. Bütün kabin memurları, uçuş öncesi, uçuş esnası ve sonrası da dahil olmak üzere uçuş emniyetinin nitelikli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacak donanım ile mezun olmaktadır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gerçek Uçak İçerisinde Mock-Up Eğitimi KTO Karatay’da</strong></p>
<p>KTO Karatay Üniversitesi’nde verilen mock-up eğitiminin kabin memuru adaylarına sağladığı faydalara değinen Mezde; “Mock-up eğitimi, acil durum emniyet kuralları dersinde öğrenilen bilgiler, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış olan kuruluşların mock-up eğitim cihazlarında uygulamalı olarak verilmektedir. Mock-up eğitimleri, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün belirlediği kurallar çerçevesinde gerçek bir uçuş deneyimi sunan uçak ortamında, son teknoloji ve donanıma sahip cihazlarda gerçekleştirilmektedir. Bu eğitimi alan kabin memuru adayları; yangın, basınç boşalması, tahliye, uçağa kuş çarpması, suya acil iniş ve motor arızası gibi olası acil durumlara karşı tüm bilgi ve donanıma sahip olmaktadır” dedi.</p>
<p><strong>Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Memurları KTO Karatay’da Yetişiyor</strong></p>
<p>KTO Karataylı öğrencilerin İngilizceyi hem genel hem de mesleki olarak ileri seviyede ve akıcı olarak kullanım becerisiyle mezun olduklarını söyleyen Mezde; “Öğrencilerimiz, 8 farklı yabancı dil eğitiminden yararlanmakta, kabin memurlarının sahip olması gereken en önemli yetkinliklerden biri olan yabancı dil eğitimini yoğun ders programları ile almaktadır. Kabin memuru adayı öğrencilerimiz, yabancı dil eğitimlerinin yanı sıra emniyetten ilk yardıma, uçuş psikolojisinden iletişime kadar birçok alanda kendilerini geliştirmektedir” diyerek KTO Karataylı Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı öğrencilerinin sektörde aranan isimler olarak mezun olduklarını ifade etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kto-karatayli-kabin-memuru-adaylari-uygulamali-mock-up-egitimi-ile-gercek-ucusa-hazirlaniyor-378476">&#8220;KTO Karataylı Kabin Memuru Adayları, Uygulamalı Mock-Up Eğitimi ile Gerçek Uçuşa Hazırlanıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek bir hikâyeden uyarlanan Gran Turismo filminin ilk fragmanı yayınlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-bir-hikayeden-uyarlanan-gran-turismo-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi-372636</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 May 2023 09:16:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[filminin]]></category>
		<category><![CDATA[fragmanı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gran]]></category>
		<category><![CDATA[hikyeden]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[turismo]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlanan]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372636</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiliz profesyonel yarış pilotu Jann Mardeborough’un gerçek hayat hikayesinden uyarlanan Gran Turismo filminin ilk fragmanı yayınlandı. Yarış tutkunlarının merakla beklediği film, ülkemizde 11 Ağustos’ta sinemalarda olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-bir-hikayeden-uyarlanan-gran-turismo-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi-372636">Gerçek bir hikâyeden uyarlanan Gran Turismo filminin ilk fragmanı yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İngiliz profesyonel yarış pilotu Jann Mardeborough’un gerçek hayat hikayesinden uyarlanan Gran Turismo filminin ilk fragmanı yayınlandı. Yarış tutkunlarının merakla beklediği film, ülkemizde 11 Ağustos’ta sinemalarda olacak.</strong></p>
<p>Bir yarış simülasyonu video oyunundan uyarlanan<strong> ve </strong>İngiliz profesyonel yarış pilotu Jann Mardeborough’un gerçek hayat hikayesinden esinlenen <strong>Gran Turismo</strong>’nun ilk fragmanı yayınlandı.</p>
<p>Neill Blomkamp&#8217;ın yönetmen koltuğunda oturduğu film Jann Mardeborough’un olağanüstü oyun yeteneklerini kullanarak profesyonel bir araba yarışçısı olma hayallerini gerçekleştirişini konu alıyor. Jann’in koltuktan kokpite etkileyici geçişini drone çekimleriyle destekleyerek dünyadaki tüm izleyicilere nefes kesici bir deneyim sunmaya hazırlanan filmin oyuncu kadrosunda David Harbour, Orlando Bloom, Archie Madekwe, Darren Barnet, Geri Halliwell Horner ve Djimon Hounsou gibi önemli isimler yer alıyor.</p>
<p>Playstatıon Studios’un video oyununa dayanan filmin senaryosunu Jason Hall ve Zach Baylin kaleme alıyor.</p>
<p>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği<strong>, Gran Turismo</strong> <strong>11 </strong><strong>Ağustos’ta </strong>vizyonda olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-bir-hikayeden-uyarlanan-gran-turismo-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi-372636">Gerçek bir hikâyeden uyarlanan Gran Turismo filminin ilk fragmanı yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Populist Yaz Enerjisini Gerçek Eğlenceyle Karşılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/the-populist-yaz-enerjisini-gercek-eglenceyle-karsiliyor-369590</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 11:42:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[eğlenceyle]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisini]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[populist]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müzik ve eğlencenin değişmeyen adresi The Populist yaz aylarına sayılı günler kala şehrin eğlence trendlerine yön vermeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/the-populist-yaz-enerjisini-gercek-eglenceyle-karsiliyor-369590">The Populist Yaz Enerjisini Gerçek Eğlenceyle Karşılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müzik ve eğlencenin değişmeyen adresi The Populist yaz aylarına sayılı günler kala şehrin eğlence trendlerine yön vermeye devam ediyor. Her ay dopdolu takvimiyle misafirlerini ağırlayan The Populist, mayıs ayı boyunca sürpriz isimlerin yer aldığı DJ performansları ve keyifli sohbet etkinlikleriyle yaz ayına erken giriş yapmak isteyenleri bekliyor.</strong></p>
<p>The Populist yaz enerjisini erkenden hissetmek isteyen misafirlerini bekliyor. The Populist her ay heyecanla beklenen DJ performansları ve sanatın popüler isimlerinin konuk olduğu keyifli sohbet etkinliği Yüz Yüz’e ile mayıs ayında da gerçek eğlencenin değişmeyen adresi oluyor. 7 Mayıs Pazar günü müzik yazarı Murat Beşer’in moderatörlüğünde Yapı Kredi bomontiada The Populist’te gerçekleşecek Yüz Yüze’nin konuğu Türkiye’de Anadolu Rock’ın kült grubu Moğollar’ın kurucusu yaşayan çınar Cahit Berkay oluyor. Sevilen DJ performansları ay boyunca müzik severlerle buluşurken sevilen DJ performanslarında Sheb ve Mürsel Aslan gibi sürpriz isimlerde yer alıyor. </p>
<p><strong>Mayıs Programı:</strong></p>
<p><strong><u>Yapı Kredi bomontiada The Populist </u></strong></p>
<p>3 Mayıs Çarşamba Ahmethan- Rock-Funk-Electronic</p>
<p>5 Mayıs Cuma Ege&#038;Erc Erb &#8211; Funk-Pop-Rock</p>
<p>6 Mayıs Cumartesi Duygu Çiftçioğlu&#038;Flick-U- Indie-Dance-Rock-Pop</p>
<p>7 Mayıs Pazar Murat Beşer &#8211; Yüz Yüze Sohbet &#8211; Cahit Berkay</p>
<p>10 Mayıs Çarşamba Sheb -Old School Rap</p>
<p>12 Mayıs Cuma Daddy E &#8211; Hip Hop-R&#038;B</p>
<p>13 Mayıs Cumartesi Nadir Duman &#8211; Feel Good Songs </p>
<p>19 Mayıs Cuma Gökhan Şen &#8211; Disco-Funk-Pop</p>
<p>20 Mayıs Cumartesi Soul Grinders &#8211; Deep House-Afro House with Saxophone</p>
<p>20 Mayıs Cumartesi Levent Şen &#8211; Indie-Dance-Rock-Pop</p>
<p>21 Mayıs Pazar Ras Memo&#038;Da Frogg &#8211; Reggae // %100 Plak</p>
<p>24 Mayıs Çarşamba Maya&#038;Taner &#8211; Soul Disco-Afro Funk</p>
<p>26 Mayıs Cuma Murat Beşer&#038;Mr.Murdoc &#8211; 70&#8217;s-80&#8217;s-90&#8217;s-Rock N Roll</p>
<p>27 Mayıs Cumartesi Nikki Wild &#8211; All Access</p>
<p>28 Mayıs Pazar Senem Beşer &#8211; 80&#8217;s-90&#8217;s-Disco-Pop// %100 Plak</p>
<p>31 Mayıs Çarşamba Süper Natürel &#8211; 70&#8217;s &#038; 80&#8217;s Funk</p>
<p>  </p>
<p><strong><u>Galataport İstanbul The Populist </u></strong></p>
<p>5 Mayıs Cuma Gökhan Şen- Disco-Funk-Pop</p>
<p>6 Mayıs Cumartesi Ege&#038;Erc Erb &#8211; Funk-Pop-Rock</p>
<p>12 Mayıs Cuma Özgür Cankardeş &#8211; Past To Present </p>
<p>13 Mayıs Cumartesi Levent Şen &#8211; Indie-Dance-Rock-Pop</p>
<p>19 Mayıs Cuma Nadir Duman &#8211; Feel Good Songs</p>
<p>20 Mayıs Cumartesi Mürsel Aslan &#8211; Disco-Soul-Funk</p>
<p>26 Mayıs Cuma Daddy E &#8211; Hip Hop-R&#038;B</p>
<p>27 Mayıs Cumartesi Soul Grinders &#8211; Deep House-Afro House with Saxophone</p>
<p>27 Mayıs Cumartesi Da Frogg Disco-R&#038;B-Pop</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/the-populist-yaz-enerjisini-gercek-eglenceyle-karsiliyor-369590">The Populist Yaz Enerjisini Gerçek Eğlenceyle Karşılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihi kongre tamamlandı Başkan Soyer: Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarihi-kongre-tamamlandi-baskan-soyer-gercek-anlamda-bir-demokrasi-insa-edildi-359294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 19:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamda]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[edildi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlandı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359294</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ni “Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi” sözleriyle değerlendirdi. Kongrenin kapanış konuşmasını yapan Başkan Soyer, “Bu kongre hem umudu hem bu memleketin geleceğine dair her birimizin özgüvenini yenilememize imkan verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarihi-kongre-tamamlandi-baskan-soyer-gercek-anlamda-bir-demokrasi-insa-edildi-359294">Tarihi kongre tamamlandı Başkan Soyer: Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ni “Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi” sözleriyle değerlendirdi. Kongrenin kapanış konuşmasını yapan Başkan Soyer, “Bu kongre hem umudu hem bu memleketin geleceğine dair her birimizin özgüvenini yenilememize imkan verdi. Biliyoruz ki aynı atalarımızın yaptığı gibi barış içinde huzurla, sağlıkla bir arada yaşayacağımız kentler ve yepyeni bir Türkiye inşa etmek mümkün” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeniliğe Davet” sloganıyla düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin sonunda ortaya çıkan 211 maddenin açıklanmasının ardından sahnede oy veren delegelerle bir araya geldi. “8 aydır uzun bir maraton koştuk” diyerek sözlerine başlayan Başkan Tunç Soyer, “Defalarca uzun saatler boyunca bir araya geldik, işçiler, çiftçiler, sanayiciler, tüccarlar, esnaflar. Aynı 100 yıl öncesinde olduğu gibi. 100 yıl öncesindeki büyük yıkım, Kurtuluş Savaşı’nda hayatını kaybeden on binlerce vatandaşımız, büyük bir yoksulluk, büyük bir yıkılmışlık, İstanbul işgal altında, Lozan Barış Müzakereleri kesilmiş, heyetimiz geri dönmüş, her yerde büyük bir umutsuzluk varken, aynı Erzurum Kongresi’nde yapıldığı gibi ulusun sınırlarının belirlendiği ve Misak-ı Milli’n in ortaya konduğu Erzurum Kongresi’nde olduğu gibi… 100 yıl önce İzmir’de de 17 Şubat-3 Mart tarihleri arasında Misak-ı İktisadi’nin esasları ortaya kondu. 100 yıl önce atalarımız o olağanüstü zor koşullarda geleceğin Türkiye’sini, kurulacak devletin iktisat politikalarını belirlemek üzere bir araya geldi. Çok önemli kararlar aldılar. Aşar vergisinin kaldırılması, bir sanayi bankasının kurulması, köy enstitülerinin temellerinin atılması gibi birçok önemli karar” dedi.</p>
<p><strong>“Geleceğin Türkiyesi’nin inşası için bir araya geldik”</strong><br />Başkan Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün de Türkiye’de çok katmanlı krizler yaşanırken yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı, yüksek enflasyon vatandaşlarımıza çok ağır bedeller ödetirken, üstelik 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük felaketten sonra on binlerce insanımız canını kaybetmişken, bugün on binlercesi çadırlarda, konteynerlerde hayatlarını sürdürmeye devam ederken Türkiye’nin bu bütün olumsuz koşullarında geleceğin Türkiye’sinin inşası için bir araya geldik. 8 aydır o umudu yeniden yeşertmek için çocuklarımıza, torunlarımıza huzurla, el ele, kardeşçe yaşayacağı bir Türkiye’yi yaratabilmek için neler yapılması gerektiğini, hangi karar ve ilkelerin alınması gerektiğini belirlemek üzere toplandık.”  </p>
<p><strong>“Umudu yenilememize imkan verdi”</strong><br />“Bugün bu çalışmaların sonuna gelmiş bulunuyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Soyer, “Aynı 100 yıl öncesinde olduğu gibi Türkiye’nin her yerinden 180 sivil toplum kuruluşu, vakıf, dernek temsilcileri, 500’ün üzerinde delegeyle bir araya geldiler. 200 üzerinde akademisyen doğa, tarih, inovasyon, demokrasi masalarında işçilerimizin, çiftçilerimizin, sanayicilerimizin, tüccarlarımızın, esnaflarımızın aldıkları kararları kendi bilimsel disiplinleri çerçevesinde kavramsallaştırmaya çalıştılar. Ve nihayet 50 uzman akademisyenden oluşan Yüksek İstişare Kurulu tüm yapılan bu çalışmaları tekrar tekrar revize etti. Bugün bütün bu çalışmalardan sonra tek tek bütün delegelerin huzurunda ve hepsinin hazır olduğu bu salonda oylarına sunduk. Bu hafta delegelerimizin başlattıkları çalışmalar hem birbirlerinin ça lışmalarını müzakere etmekti hem de uzman masalarından akademisyenlerden gelen çalışmaları müzakere etmekti. O arada 80’in üzerinde ulusal ve uluslararası çok kıymetli akademisyen, siyasetçi, aktivist, çok kıymetli konuklar sunumlar yaptı. Bütün bunların toplanmasıyla da bugün bu uzun süren maratonu sonlandırıyoruz. Bu çalışmalar bize hem umudu hem bu memleketin geleceğine dair her birimizin özgüvenini yenilememize imkan verdi. Biliyoruz ki aynı atalarımızın yaptığı gibi gerçekten barış içinde huzurla, sağlıkla bir arada yaşayacağımız kentler ve yepyeni bir Türkiye inşa etmek mümkün” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi”</strong><br />Çok önemli kararlar alındığını söyleyen Soyer sözlerini şöyle tamamladı: “Ama alınan kararların önemi kadar önemli olan yöntemimizdi. Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi. Ve bu demokrasiyle de herkesin farklı çıkar grupları olarak tarif ettiği işçiler, çiftçiler, sanayiciler, tüccarlar, esnaflar ortak bir gelecek tasavvuru kurdular. Belki de içerik kadar önemli olan bu biçimdi. Bu gelecek tasavvuru bir gelecek inşası anlamına geliyor. Biliyoruz ki bu kararların takipçisi olacağız. Ve bu kararların hayata geçirilmesiyle geleceğimiz çok daha aydınlık bir gelecek olacak. O nedenle en başta bu delegasyonun tüm bireylerine tüm fertlerine bu büyük organizasyonun hayata geçmesi için emek veren çok kıymetli çalışma arkadaşlarıma, 8 ay boyunca vizyonlarıyla çizdikleri ufukla bize rehberlik eden, yol gös teren çok değerli akademisyenlere, bilim insanlarına, basın emekçilerine, herkese çok teşekkür ediyorum. En çok umudunuzu büyüttükleri, geleceğin Türkiye’sine dair umutlarımızı yeşerttikleri için. Göreceksiniz bir şey değişecek her şey değişecek ve bambaşka bir ülkede çok daha güzel bir ülkede hep beraber huzurla yaşamayı başaracağız.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarihi-kongre-tamamlandi-baskan-soyer-gercek-anlamda-bir-demokrasi-insa-edildi-359294">Tarihi kongre tamamlandı Başkan Soyer: Gerçek anlamda bir demokrasi inşa edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatikan&#8217;ın Baş Şeytan Çıkarıcısı Peder Gabriel Amorth&#8217;un gerçek notlarından senaryolaştırılan &#8220;Şeytanın Düşmanı&#8221; 5 Mayıs&#8217;ta vizyonda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vatikanin-bas-seytan-cikaricisi-peder-gabriel-amorthun-gercek-notlarindan-senaryolastirilan-seytanin-dusmani-5-mayista-vizyonda-352597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 10:15:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[amorthun]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarıcısı]]></category>
		<category><![CDATA[düşmanı]]></category>
		<category><![CDATA[gabriel]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[mayısta]]></category>
		<category><![CDATA[notlarından]]></category>
		<category><![CDATA[peder]]></category>
		<category><![CDATA[senaryolaştırılan]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[şeytanın]]></category>
		<category><![CDATA[vatikanın]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Korku ve gerilim filmi hayranlarının nefeslerini tutarak izleyeceği “Şeytanın Düşmanı” (The Pope’s Exorcist), 5 Mayıs’ta sinemalarda olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vatikanin-bas-seytan-cikaricisi-peder-gabriel-amorthun-gercek-notlarindan-senaryolastirilan-seytanin-dusmani-5-mayista-vizyonda-352597">Vatikan&#8217;ın Baş Şeytan Çıkarıcısı Peder Gabriel Amorth&#8217;un gerçek notlarından senaryolaştırılan &#8220;Şeytanın Düşmanı&#8221; 5 Mayıs&#8217;ta vizyonda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Korku ve gerilim filmi hayranlarının nefeslerini tutarak izleyeceği “Şeytanın Düşmanı” (The Pope’s Exorcist), 5 Mayıs’ta sinemalarda olacak. </strong></p>
<p><strong>Akademi ödüllü ünlü oyuncu Russell Crowe’un, yaşamı boyunca 100.000&#8217;den fazla şeytan çıkarma ayini gerçekleştiren Peder Gabriel Amorth’u canlandırdığı film, İtalyan Katolik rahibin kitaplarında anlattığı hikâyelerden esinleniyor.</strong></p>
<p>Doğaüstü olaylara ilgi duyanların ve korku sineması hayranlarının merakla beklediği <strong>Şeytanın Düşmanı</strong>, sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. </p>
<p>Vatikan’ın Baş Şeytan Çıkarıcısı Peder Gabriel Amorth’un gerçek notlarından esinlenen filmde, Amorth’un küçük bir çocuğa musallat olan şeytanı çıkartmaya çalışırken Vatikan’ın gizli tutmaya çalıştığı asırlık komplosunu ortaya çıkarması konu alınıyor.</p>
<p>Yaşamı boyunca 100.000&#8217;den fazla şeytan çıkarma gerçekleştiren İtalyan rahip Amorth rolünde Russell Crowe’un yer aldığı filmde, Akademi ödüllü ünlü oyuncuya Daniel Zovatto, Alex Essoe ve Franco Nero eşlik ediyor.</p>
<p>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği <strong>Şeytanın Düşmanı</strong>, <strong>5 Mayıs</strong>’ta sinemalarda olacak.  </p>
<p><strong>Şeytanın Düşmanı Künyesi:</strong></p>
<p><strong>Yönetmen: </strong>Julius Avery</p>
<p><strong>Senaryo: </strong>Michael Petroni ve Evan Spiliotopoulos</p>
<p><strong>Hikâye: </strong>Michael Petroni ve R. Dean McCreary &#038; Chester Hastings</p>
<p>“An Exorcist Tells His Story” ve “An Exorcist: More Stories” adlı kitapların yazarı: Fr. Gabriele Amorth</p>
<p><strong>Yapımcı: </strong>Doug Belgrad, Michael Patrick Kaczmarek, Jeff Katz</p>
<p><strong>Yürütücü Yapımcılar: </strong>Jo Homewood, Sophie Cassidy, Edward J. Siebert, SJ</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong>Russell Crowe, Daniel Zovatto, Alex Essoe ve Franco Nero</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vatikanin-bas-seytan-cikaricisi-peder-gabriel-amorthun-gercek-notlarindan-senaryolastirilan-seytanin-dusmani-5-mayista-vizyonda-352597">Vatikan&#8217;ın Baş Şeytan Çıkarıcısı Peder Gabriel Amorth&#8217;un gerçek notlarından senaryolaştırılan &#8220;Şeytanın Düşmanı&#8221; 5 Mayıs&#8217;ta vizyonda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doritos&#8217;tan Gençlere Güçlü Destek: &#8220;Gerçek Sen Seminer Programı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doritostan-genclere-guclu-destek-gercek-sen-seminer-programi-347535</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 10:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doritostan]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347535</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gerçekleştirdiği kampanyalarla gençleri kendileri olmaları ve potansiyellerini ortaya koymaları için teşvik eden Doritos gençlere sunduğu desteği yeni bir boyuta taşıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doritostan-genclere-guclu-destek-gercek-sen-seminer-programi-347535">Doritos&#8217;tan Gençlere Güçlü Destek: &#8220;Gerçek Sen Seminer Programı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gerçekleştirdiği kampanyalarla gençleri kendileri olmaları ve potansiyellerini ortaya koymaları için teşvik eden Doritos gençlere sunduğu desteği yeni bir boyuta taşıdı. Sivil toplum kuruluşu Yetkin Genç ile iş birliği yaparak Gerçek Sen Seminer Programı’nı hayata geçiren Doritos, gençlere 21’inci yüzyılın yetkinliklerini kazandırmak için çalışıyor. Doritos bu iş birliği paralelinde gençleri belli kalıplara sokmaya çalışan yaklaşımları mizahi bir dille eleştiren “Örnek Genç” reklam filmini de yayınladı.</strong></p>
<p>Gençliğin ve dinamizminin markası Doritos bu alanda yeni ve önemli sosyal sorumluluk çalışmalarına devam ediyor.  Bu kapsamda, kısa adı YetGen olan sivil toplum kuruluşu Yetkin Genç ile iş birliği yapan Doritos, Gerçek Sen Seminer Programı’nı<strong> </strong>hayata geçirdi. Program 17 Ocak Salı günü saat 19:00’da “Z Kuşağı ve Yetkin Olmak” başlıklı seminerle başladı. Erhan Erkut, Evrim Kuran, Bekir Ağırdır ve Kerem Dündar’ın katıldığı seminerde günümüzün dünyasında yetkin olmanın anlamı ve Z kuşağının ihtiyaç duyduğu yetkinlikler üzerinde duruldu. Program 26 Ocak Salı Günü saat 19:00’da gerçekleşecek “Geleceğin Meseleleri” semineriyle devam edecek. Seminerde Erhan Erkut, Ömer Aras ve Sinan Canan iş yaşamındaki dönüşüm, yeni dünya meslekleri ve kariyer yolculuğunda yetkinliklerin önemi üzerinde duracak. </p>
<p>Nisan ayına kadar devam edecek olan Gerçek Sen Seminer Programı’nda iş dünyasındaki değişim, öne çıkan yeni meslek ve yetkinlikler, sürdürülebilirlik, inovasyon ve daha birçok güncel konu uzmanlar tarafından gençlere anlatılacak ve tartışılacak. </p>
<p>Doritos “Gerçek Sen” kampanyası kapsamında “Örnek Genç” reklam filmini de yayınladı. Reklam filminde gençleri belirli kalıplara sokmak isteyen ve kendi ön yargılarını onlara dayatmaya çalışanlar, bir oyuncak bebek figürü üstünden mizahi bir dille eleştiriliyor ve gençler kendileri olmaya çağrılıyor.</p>
<p><strong>“21’inci yüzyılın yetkinliklerini gençlere kazandırmayı amaçlıyoruz”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili bir açıklama yapan <strong>PepsiCo </strong><strong>Yiyecek Pazarlama Kıdemli Direktörü Seren Çankırı</strong> şunları söyledi: “Doritos gençliğin markası olarak, geleceğimizin güvencesi gençlerimizin her zaman yanında duruyor. Biz gençlerin hayallerini ve potansiyellerini hayata geçirmelerini arzu ediyor, bunun için onları teşvik ediyor ve destekliyoruz. Bugün ülkemizde gençlerin umutlarını, hayallerini ve gelecekle ilgili beklentilerini güçlü tutmak için onları cesaretlendirmek gerektiğine inanıyoruz. Bu yaklaşımımızın bir parçası olarak YetGen ile çok güzel bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliği kapsamında hayata geçirdiğimiz Gerçek Sen Seminer Programı’nda 21’inci yüzyılın yetkinliklerini gençlere kazandırmayı amaçlıyoruz.”</p>
<p><strong>“Gerçek Sen kampanyasıyla gençleri kendileri gibi olmaya davet ediyoruz”</strong></p>
<p>Gerçek Sen kampanyasına da değinen <strong>Çankırı</strong> şöyle devam etti: “Maalesef, gençleri belirli kalıplara sokma, bazı ön yargıları onlara dayatma, kendileri olmalarını engelleme yönünde bir anlayış olduğunu görüyoruz. Oysa Doritos hayata geçirdiği kampanyalarla yıllardır gençleri kendileri gibi olmaya davet ediyor, onların gelişimine önayak olmayı hedefliyor. Gençlere dayatılmaya çalışılan ‘örnek genç’ kavramını bu kampanyayla tartışmaya açmak istedik. Reklam filmimizde, tırnak içinde örnek genç kavramının vücut bulmuş hâli olan bir figürü Türkiye ile tanıştırıyoruz. Buradan yola çıkarak kavramı eğlenceli bir dil ve yaklaşımla tartışmaya açıyoruz.”</p>
<p><strong>Kapsamlı program!  </strong></p>
<p>Gerçek Sen Seminer Programı’na katılmak isteyenler https://www.gerceksen.doritos.com.tr/ adresinden kayıt yaptırabiliyor. Seminerler sertifika almak isteyen kişilerin kayıt olmasıyla slido üzerinden gerçekleşiyor ve aynı zamanda Doritos Türkiye Youtube kanalında canlı yayın ile yayınlanıyor. Canlı yayın ve slido saatini kaçıranlar için sonrasında Doritos Youtube kanalına yükleniyor. Böylece kaçırılan için semineri yine siteden izlemek mümkün olacak.  </p>
<p>Program kapsamında Z kuşağına dijital okur yazarlık, Marka Yaratmak ve Girişimcilik, Z Kuşağı Kariyerini Nasıl Planlamalı, Metaverse ve Sürdürülebilirlik gibi konularda uzmanlar tarafından seminerler verilecek. Ayrıca iş yaşamındaki dönüşüm, en popüler meslekler, kariyer yolculuğunda yetkinliklerin önemi ve kendini farklılaştırma gibi konular üzerinde durulacak. PepsiCo liderleri de bu çalışmalara düzenli olarak katılarak vizyon ve deneyimlerini gençlerle paylaşacaklar. Gerçek Sen Seminer Programı Nisan ayına kadar devam edecek. </p>
<p><strong>“Örnek Genç” kampanyası</strong></p>
<p>Doritos gençlere verdiği desteği Örnek Genç kavramını tartışmaya açan bir video filmle perçinliyor. Gençlerin kendileri olmalarına bir türlü müsaade etmeyen, onları kalıba sokmaya çalışan kişileri mizahi bir dille eleştiren yeni kampanya kapsamında Doritos önce sokak röportajlarıyla “Örnek genç nasıl olmalı?” sorusunun cevabını arayan Doritos, daha sonra yayımladığı reklam filmi ile Örnek Genç kavramının vücut bulmuş hâli olan bir oyuncak bebek figürünü tüm Türkiye ile tanıştırıyor. </p>
<p>Örnek Genç figürü, toplumun ön yargılarıyla şekillenmiş, kendi olma şansı tanınmamış bir figür olarak karşımıza çıkıyor ve gençlerden beklenenlerin temsilciliğini üstleniyor. Gençlerin nasıl oturup kalkacağına, nasıl konuşacağına karışmak isteyenleri oyalamak amacıyla hayata merhaba diyen Örnek Genç’in esas amacı ise tüm dikkatleri üzerine çekip gençlerin daha rahat bir hayat yaşamasını sağlamak ve gençleri kendileri olmaları konusunda motive etmek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doritostan-genclere-guclu-destek-gercek-sen-seminer-programi-347535">Doritos&#8217;tan Gençlere Güçlü Destek: &#8220;Gerçek Sen Seminer Programı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robotik Rehabilitasyon İle Oyun Sanal, Tedavi Gerçek!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-oyun-sanal-tedavi-gercek-346584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 08:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Felcin sinir ve kaslarda oluşturduğu hasar, yorucu ve uzun bir tedaviyi gerektiriyor. Bu noktada rehabilitasyon tedavisinin en teknolojik hali “robotik rehabilitasyon” devreye giriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-oyun-sanal-tedavi-gercek-346584">Robotik Rehabilitasyon İle Oyun Sanal, Tedavi Gerçek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Felcin sinir ve kaslarda oluşturduğu hasar, yorucu ve uzun bir tedaviyi gerektiriyor. Bu noktada rehabilitasyon tedavisinin en teknolojik hali “robotik rehabilitasyon” devreye giriyor. Robot destekli rehabilitasyon sırasında hasta, video oyunları oynayarak hem eğleniyor hem de bu oyunlar sayesinde daha çok egzersiz yaparak iyileşme sürecini hızlandırıyor. </em></p>
<p>Felç (inme), beyne giden kan akışının azalması ya da kesilmesi sonucu oluşan bir hastalık. Tüm dünyada sık görülen felcin sonuçları da çok ciddi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; ölüm nedenlerinde ikinci, sakatlık nedenlerinde ise üçüncü sırada yer alıyor. Felç, kişinin hareketini, duyusal yeteneklerini, konuşmasını ve diğer işlevlerini bozarak sakatlığa neden oluyor. Felç geçirenlerin yaklaşık yüzde 70’inin 65 yaşın üzerinde olduğunu belirten <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı</strong> <strong>Doç. Mustafa Dr. Çorum</strong>, “Yine de her yaşta ortaya çıkabiliyor ve acil tıbbi müdahale gerektiriyor. Acil tedavi, uzun vadeli etkileri en aza indirebiliyor ve hayat kurtarıcı olabiliyor. Felç geçirenlerin yüzde 40&#8217;ında orta ile şiddetli arası bir bozukluk meydana gelirken, yüzde 10&#8217;unda uzun süreli bakım tedavisi ihtiyacı doğuyor.” diyor. </p>
<p><strong>Tedavi sürecini kısaltıyor, iyileşme oranını artırıyor</strong></p>
<p>Peki, felç geçiren kişinin hayati tehlikeyi atlattıktan sonra tedaviyle eski sağlıklı günlerine kavuşması mümkün mü? Bu soruyu ‘bazı hastalarda mümkün’ diye yanıtlayan Doç. Dr. Mustafa Çorum, “Felç tedavisi, oluşturduğu sakatlığın tedavi edilebilmesi için uzun bir rehabilitasyon gerektirir. Hasta bazen günler, bazen aylarca uzmanlar tarafından belirli hareketleri yapması için çalıştırılır. İşte bu uzun ve zahmetli süreci kısaltmak ve daha etkin hale getirmek için günümüzde çeşitli teknolojik yöntemler geliştirildi. Bunlardan biri robotlar. 2000 yıllarında kullanılmaya başlanan robotlar, günümüzde hızla geliştiriliyor ve hastanın yararına birçok yeni özellik ekleniyor. Robotlarla felçten hemen sonraki ilk birkaç hafta içinde tedaviye başlanabiliyor. Robotların yardımıyla belli hareketler ile fonksiyonel görevler, beyinde hareketin yeniden ve doğru olarak tekrarlanmasıyla öğrenilebiliyor. Üstelik sanal gerçeklik teknolojisi de rehabilitasyon programlarına eklendiğinde hastanın iyileşme oranı daha da artıyor.”</p>
<p><strong>Hareketin doğru şekilde tekrarlanmasını sağlıyor</strong></p>
<p>Hareketi ve konumlandırmayı değerlendirmek için sensör tabanlı sistemler kullanan rehabilitasyon robotları ne kadar küçük olursa olsun kuvvet ve hareketteki herhangi bir değişikliği algılayabiliyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum, robotik cihazların fizyoterapist tarafından yapılan egzersizlere göre avantajının, “robotik cihazın doğru hareketin her seferinde tam olarak aynı şekilde tekrarlanmasını sağlaması ve beynin kasları harekete geçirecek şekilde eğitmesi” olduğunu söylüyor. Robot destekli rehabilitasyonda seans başına daha fazla tekrar yapılabiliyor. Ayrıca robotlar, hastanın performansı hakkında veri toplayarak doktorların tedavi planlaması ve iyileşmeyi doğru bir şekilde değerlendirmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Ağır hastaların etkili tedavisi yapılabiliyor</strong></p>
<p>Rehabilitasyon aşamasında, her biri belirli hedefleri yaptırmak için farklı cihazlar kullanılıyor. En son teknolojiler ve gelişmiş robotik cihazlar, rehabilitasyondaki yoğun tedavi protokollerine olanak tanıyor ve ağır etkilenmiş hastalarda bile mümkün olmayacak tedaviler sunuyor. Robotik yürüme eğitimi, robotik el-kol-parmak eğitimi, robotik denge-koordinasyon eğitimi gibi oldukça yoğun ve tekrarlayıcı etkili tedaviler hasta iyileşme potansiyelinin en iyi şekilde kullanılmasını sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Felç sonrası tedavide 5 önemli nokta </strong></p>
<p>Peki, hastalar felç sonrası eski sağlığına kavuşmak için nelere dikkat etmeli? </p>
<p><strong>Rehabilitasyona erken başlayın</strong></p>
<p>Beyin ve sinir hücrelerinin iyileşmesi, felç geçirdikten hemen sonra başlıyor ve haftalarca sürüyor. Erken dönemde yani felç sonrası ilk birkaç hafta içinde yapılan tedaviler öneriliyor. Rehabilitasyona ne kadar erken başlanırsa sonuçları o kadar etkili oluyor.</p>
<p><strong>Tedavinin kişiye özel olduğunu unutmayın</strong></p>
<p>Rehabilitasyon programları kişiye özel olarak hazırlanıyor. Her hastanın ihtiyacı ve tedaviye verdiği yanıt farklı olduğundan uzmanlar, bu ihtiyaçları belirleyerek özel bir program hazırlıyor ve bu programda hastanın verdiği yanıtı değerlendirerek yeniden program yapabiliyorlar. </p>
<p><strong>Karma tedavinin gerekebileceğini aklınızda bulundurun</strong></p>
<p>Doç. Dr. Mustafa Çorum, tedavinin klasik rehabilitasyon ile robotik rehabilitasyonun etkin tedavi için önemli olduğunu vurgulayarak “Klasik nörolojik rehabilitasyon ile robotik rehabilitasyon birleştirildiğinde hastaların iyileşme oranı yüksek ve daha hızlı oluyor” diyor.  </p>
<p><strong>Sabırlı ve kararlı olun</strong></p>
<p>Geleneksel rehabilitasyon uygulamalarının fiziksel ve duygusal olarak yorucu olduğuna değinen Doç. Mustafa Dr. Çorum, robotik rehabilitasyona dair şunları söylüyor: “Başarılı olmak için bir tedavi programında hastanın aktif katkısına, ciddi çabasına ve kararlılığına ihtiyacı var. Tedavi hastalığın yarattığı sonuca, hastanın aktif gayretine ve vücudunun verdiği yanıta göre değişiyor. O nedenle hastaların pozitif olması ve sabrı çok önemli” diyor. </p>
<p><strong>Teknolojinin iyileştirici gücünden yararlanın</strong></p>
<p>Felç sonrası uzun ve yorucu bir tedavi süreci bekleyen hastalardan robotik rehabilitasyon görenlerin ilgi ve motivasyonu korumada daha başarılı oldukları araştırmalarla ortaya çıkan bir durum. Teknolojideki gelişmeler ile robotik rehabilitasyona sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve kişiselleştirilebilir oyunların eklenmesiyle hastaların katılımı da, eğlenerek hareketleri daha etkin bir şekilde yapma oranı da arttı. Doç. Dr. Mustafa Çorum, hastaların robotik rehabilitasyon sırasında video oyunuyla hareket kabiliyetlerini artıracak olmaları fikrinin hastalar tarafından da olumlu karşılandığını belirtiyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-oyun-sanal-tedavi-gercek-346584">Robotik Rehabilitasyon İle Oyun Sanal, Tedavi Gerçek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
