<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzman Klinik Psikolog | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/uzman-klinik-psikolog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uzman-klinik-psikolog</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Nov 2025 09:35:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Uzman Klinik Psikolog | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/uzman-klinik-psikolog</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mükemmeliyetçilik ertelemeyi besliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-ertelemeyi-besliyor-594907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:35:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besliyor]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[erteleme]]></category>
		<category><![CDATA[ertelemeyi]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Kusursuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[merve]]></category>
		<category><![CDATA[Mükemmeliyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmeliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[umay]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yapma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, mükemmeliyetçilik ve erteleme davranışının psikolojik nedenleri, sonuçları ve bunlarla başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-ertelemeyi-besliyor-594907">Mükemmeliyetçilik ertelemeyi besliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, mükemmeliyetçilik ve erteleme davranışının psikolojik nedenleri, sonuçları ve bunlarla başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçi kişi kendi zihninde yarattığı ‘kusursuzluk ideali’ ile mücadele eder!</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçiliğin, kişinin kendi hayatında ve işlerinde ‘hatasız’ olma arzusuyla şekillenen bir düşünce tarzı olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yüzeyde bakıldığında motive edici gibi görünse de, aslında çoğu zaman kişinin üzerindeki baskıyı artıran, özgürlüğünü kısıtlayan ve yaşam kalitesini düşüren bir eğilimdir.” dedi.</p>
<p>Psikolojide mükemmeliyetçiliğin, sadece yüksek standartlar koymak olmadığını, aynı zamanda hata yapma korkusu, eleştirilme kaygısı ve ‘yeterince iyi’nin asla kabul edilmemesi gibi özellikleri de kapsadığını vurgulayan Demir, “Kişi sürekli daha fazlasını ister, ancak ulaştığı hiçbir sonuç ona huzur vermez. Filozof Epiktetos’un söylediği gibi; ‘İnsanı rahatsız eden şeyler olaylar değil, onlar hakkındaki düşünceleridir.’ Mükemmeliyetçi kişi de çoğu zaman gerçeğin kendisiyle değil, kendi zihninde yarattığı ‘kusursuzluk ideali’ ile mücadele eder.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İşin büyüklüğü veya mükemmel olma zorunluluğu, başlamayı tehditkâr kılabiliyor!</strong></p>
<p>Ertelemenin (prokrastinasyon), yapılması gereken bir işi bilinçli olarak geciktirme davranışı olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Basitçe ‘tembellik’ değildir. Çoğu zaman kişinin zihninde, işin büyüklüğü ya da mükemmel olma zorunluluğu o kadar ağırdır ki, başlamak tehditkâr gelir.” dedi.</p>
<p>Ertelemenin özellikle hangi durumlarda sık görüldüğüne değinen Demir, “Belirsizliğin çok olduğu görevlerde, kişinin yüksek kaygı hissettiği işlerde ve sunum, sınav, rapor gibi sonucun dışarıdan değerlendirileceği durumlarda erteleme davranışına sıkça rastlanır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Hata yapmaktan korkmak, bir işe başlamadan ertelemeye neden oluyor!</strong></p>
<p>Araştırmaların, mükemmeliyetçiliğin erteleme ile doğrudan ilişkili olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle ‘uyumsuz mükemmeliyetçilik’ olarak tanımlanan türünde kişi, hata yapmaktan öylesine korkar ki, işi başlamadan ertelemeyi seçer.” dedi.</p>
<p>Bu şekilde kişinin, aslında başarısızlıkla yüzleşmekten de kaçmış olduğuna işaret eden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bir başka deyişle; ‘Başlamazsam başarısız da olmam’ düşüncesi hakimdir. Bu mantık, kişiyi kısa vadede kaygıdan korur, fakat uzun vadede daha yoğun stres, zaman baskısı ve özgüven kaybına yol açar.</p>
<p>Öğrenciler ve çalışanlarda görülen alanlara baktığımızda<strong> </strong>öğrenciler için tez yazımı, sınavlara hazırlık, ödev teslimi gibi süreçlerde mükemmeliyetçilikten kaynaklanan erteleme sık rastlanır.<strong> </strong>Çalışanlar da ise sunum hazırlıkları, raporlar, e-posta yazımı hatta toplantılara katkı sunma gibi görevlerde kişi ‘yeterince iyi değilim’ kaygısıyla işi erteler.”</p>
<p><strong>Değişimin ilk adımı farkındalık!</strong></p>
<p>Kişinin kendi mükemmeliyetçi düşüncelerini fark ettiğinde, erteleme ile başa çıkma şansının arttığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Çünkü farkındalık, değişimin ilk adımıdır.” dedi.</p>
<p>Farkındalığı artırmak için yapılabilecekler hakkında bilgi veren Demir, “Kusursuzluk yerine, işlevsel ve yeterli olanı kabul etmek gerekir. Yani ‘yeterince iyi’ kavramı benimsenmeli. Görevleri parçalara ayırarak büyük resmi değil, küçük adımları görmek kaygıyı azaltır. Bir işe sonsuz vakit ayırmak yerine, belirli bir sürede tamamlamak için hedef belirlenmeli. Hata yapmak öğrenme sürecinin parçası olarak görülmeli. Bir şarkının sözlerinde ‘yaralarımızdan ışık sızar’ ifadesi geçer. Hata yapmak, çoğu zaman gelişimin kapısını aralar. Mükemmeliyetçilik yoğun kaygı, tükenmişlik ya da depresyon ile birlikteyse bir klinik psikolog desteği oldukça faydalı olur.” önerilerinde bulundu.</p>
<p><strong>Yaşamın özü kusursuzluk değil, tamamlanmamış ama ilerleyen bir süreç…</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçiliğin çoğu zaman bir ‘altın kafes’ olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Parıldar ama içinde sıkışıp kalırız. Erteleme ise bu kafesten çıkmak için seçtiğimiz geçici ama yanıltıcı bir kaçış yoludur.” dedi.</p>
<p>Oysa yaşamın özünün kusursuzluk değil, ‘tamamlanmamış ama ilerleyen bir süreç’ olduğunun altını çizen Demir, “Kendi kusurlarımızla barışabildiğimizde, ertelemek yerine adım atabilir; hem üretkenliğimizi hem de yaşam doyumumuzu artırabiliriz.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mukemmeliyetcilik-ertelemeyi-besliyor-594907">Mükemmeliyetçilik ertelemeyi besliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi hissetmenin en basit yolu, yürüyüş…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-hissetmenin-en-basit-yolu-yuruyus-592294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 13:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hissetmenin]]></category>
		<category><![CDATA[merve]]></category>
		<category><![CDATA[umay]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüşü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, yürüyüşün hem zihinsel hem de fiziksel sağlığa etkileri ve özellikle depresyonla mücadeleye katkısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-hissetmenin-en-basit-yolu-yuruyus-592294">İyi hissetmenin en basit yolu, yürüyüş…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, yürüyüşün hem zihinsel hem de fiziksel sağlığa etkileri ve özellikle depresyonla mücadeleye katkısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yürümek, bedenin yanında zihnin de en temel ilaçlarından biri!</strong></p>
<p>Birçoğumuz için yürüyüşün, sadece adım sayısını doldurmak ya da kilo vermekle ilgili gibi göründüğünü dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Oysa yürümek, bedenin yanında zihnin de en temel ilaçlarından biridir.” dedi.</p>
<p>Özellikle depresyonla mücadelede, yürüyüşün etkilerinin bilimsel olarak defalarca kanıtlandığına vurgu yapan Demir, “Yürüdüğümüzde sadece kaslarımız değil, beynimiz de hareketlenir. Düzenli yürüyüş, serotonin, dopamin ve endorfin gibi ‘iyi hissetme’ kimyasallarının salgılanmasını artırır. Aynı zamanda stres hormonu kortizolün düzeyini düşürür. Yani basit bir yürüyüş, beyinde doğal bir ‘antidepresan’ etkisi yaratır. Bu yüzden bazı araştırmacılar, yürüyüşü ‘hareket eden terapi’ olarak adlandırır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Anahtar kelime ‘motivasyon’ değil, ‘rutin’!</strong></p>
<p>Bir ormanda, deniz kenarında ya da parkta yüründüğünde beynin, ‘sakinleştirici dalga’ olarak bilinen alfa dalgalarını artırdığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yeşilin tonları, kuş sesi, rüzgârın yapraklarla dansı… Tüm bunlar bedenimizin ‘tehditte<strong> </strong>değilim’ mesajını algılamasına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Şehirdeki gürültü, trafik ve yapay ışıkların ise tam tersine stres sistemimizi aktif tuttuğuna dikkat çeken Demir, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu yüzden doğada yürüyüş, şehirde yapılan aynı tempodaki yürüyüşten bile daha fazla ruhsal rahatlama sağlar. Depresyonda motivasyonun düşük olması çok normaldir. ‘Canım hiçbir şey yapmak istemiyor’ cümlesi, neredeyse her danışanımın ağzından çıkar. İşte bu yüzden yürüyüşe başlarken motivasyon değil, rutin anahtar kelimedir. 5 dakika bile olsa, her gün aynı saatte evden çıkmayı deneyin. Başlangıçta ‘yürüyüş yapmak için’ değil, ‘kapıdan çıkmak için’ hedef koyun. Çünkü hareket ettikçe motivasyon gelir, tersi değil. Yani o çok sevilen, ‘kendinizi iyi hissettiğiniz için yürümeyin, iyi hissetmek için yürüyün’ sözü aslında doğru.” </p>
<p><strong>Daha çok ekran, daha az hareket ve daha sık depresif ruh hali…</strong></p>
<p>Hafif ve orta düzey depresyonda yürüyüşün, terapi ve/veya ilaç tedavisinin etkisini güçlendirdiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ama kişi günlük yaşamını sürdüremeyecek kadar çökkün, kendine bakım yapamıyor ya da intihar düşünceleri yaşıyorsa, yürüyüş tek başına yeterli değildir.” dedi.</p>
<p>Bu durumda mutlaka bir uzmandan profesyonel destek alınmasını öneren Demir, teknolojinin de hareketsizliğe neden olduğuna değinerek “Ekran başında geçen uzun saatler, beynin dopamin sistemini ‘kolay haz’a alıştırıyor. Yani sosyal medya bildirimleriyle minik mutluluklar yaşarken, yürüyüş gibi gerçek yaşam aktivitelerinden alınan haz azalıyor. Sonuç; daha çok ekran, daha az hareket ve daha sık depresif ruh hali… Bu kısır döngüyü kırmanın en etkili yolu, bedeni yeniden devreye sokmak.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Yürümek bazen konuşmaktan bile iyileştiricidir” </strong></p>
<p>18 Kasım ‘Yürüyüşe Çıkma Günü’nün sadece fiziksel sağlık için değil, zihinsel iyileşme için de bir fırsat olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bugün kendinize bir iyilik yapın. Telefonu sessize alın, kulaklığınızı takın ya da sadece sessizliği dinleyin. Bir adım atın. Sonra bir adım daha. Çünkü her adım, beyninize şu mesajı gönderir, ‘ben hâlâ buradayım, hâlâ hareket edebiliyorum’. Ruh sağlığını adım adım iyileştirmek isteyenlere küçük hatırlatma; yürümek bazen konuşmaktan bile iyileştiricidir.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-hissetmenin-en-basit-yolu-yuruyus-592294">İyi hissetmenin en basit yolu, yürüyüş…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi&#8217;de konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ruh-sagligi-ve-kayginin-onemini-osmangazide-konusuldu-583383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2025 13:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[kaygının]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde stres ve kaygı konulu seminer düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruh-sagligi-ve-kayginin-onemini-osmangazide-konusuldu-583383">Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi&#8217;de konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde stres ve kaygı konulu seminer düzenledi. Düzenlenen seminerde alanında uzman psikologlar<br />ruh sağlığının önemi ve herkesin ortak problemlerinde biri olan kaygıyla başa çıkabilme yöntemlerini anlattı. <br /> Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve Çekirge Rotary Kulübü, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nü kutlamak için “Stresli Dünyada Kaygıyı Yönetmek” konulu seminer düzenledi. Prof. Dr. Alp Gurbet’in moderatörlüğünü yaptığı Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde düzenlenen programda Uzman Klinik Psikolog Selin Çelen ve Uzman Klinik Psikolog Begüm Ece Çalışkan, Stresli bir dünyada kaygı ve stresle başa çıkma yöntemleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Osmangazi’de yaşayan vatandaşların yoğun katılım gösterdiği programda  10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günüde kutlandı. </p>
<p> “Başa edilemeyen duygular zamanla fiziksel sorunlara yol açıyor”<br />10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nü kutlamak için bir araya geldiklerini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Begüm Ece Çalışkan, “10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü bugün dünyada ruh sağlığının önemini kutladığımız bir gün burada hem ruh sağlığının önemi ve herkesin ortak problemlerinde biri olan kaygı hakkında konuştuk.  Stresli bir dünyada kaygıyı nasıl yönetebiliriz, stresle nasıl baş edebiliriz hakkında bilgiler verdik. Stres günlük hayatımızda hayatımız da bizim tehdit altında hissettiğimiz normal bir duygu aslında işlevsel olabilir ve kullanabiliriz ama kullanamadığımız işlevimizi bozduğu yerlerde biraz daha onun etrafını doldurarak stresin kaynağını ve nereden geldiğini anlayarak bununla baş etme stratejilerini anlattık. Dünyada herkesin stres seviyesinin arttığını biliyoruz. İstatistik olarak bu eski zamanlara göre çok daha fazla, zamanının büyük çoğunluğunu kazanmak üzere geçiren kişilerde stres çok daha fazla gözüküyor. Dışarı atılmayan başa edilemeyen duygular zamanla fiziksel sorunlara yol açıyor” dedi. <br /> <br /> “Kaygıların başarıda sağlayabilir başarımızı gölgeleyedebilir” <br />Fiziksel sağlığın önemli olduğu kadar ruh sağlığının da önemine dikkat çektiklerini belirten Uzman Klinik Psikolog Selin Çelen, “Kaygılar çeşitli fiziksel hastalıklara sebebiyet verebilir ama sağlıklı yanları da var bunlar performansımızı sağlayan bir şey mesela sınav stresi bizim başarılı olmamıza da sebep olabilir, yada hedeflediğimiz bir şey bir şekilde kaygılı olduğumuz da ona daha kolaylıkla ulaşabilmemizi sağlıyor. İşlevsellik dışına çıktığımızda onu gölgelediği vakitte bu noktada kaygı daha tehlikeli bir boyuta geliyor ve başarımızı gölgeliyor” şeklinde konuştu. </p>
<p>    “Yaşadığımız stres kaygıya ve endişeye dönüşebiliyor”<br /> Dünyada stres altında yaşadıklarını söyleyen Prof. Dr. Alp Gurbet, “Yaşadığımız stres kaygıya ve endişeye dönüşebiliyor. Çok kaygılı ve stresliysek bunları nasıl yönetebiliriz, hakkında Uzman Klinik Psikolog arkadaşlarımız katılıcılara bilgiler verdi” diye konuştu. <br /> <br />    “İnsanı merkez alan her projede yer almaya devam ediyoruz”<br /> Dünya Ruh Sağlığı Günü için bir araya geldiklerini sözlerine ekleyen Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, “Ruh sağlığı sadece bireysel değil toplumumuzu da ilgilendiren çok önemli bir konu insan olarak ne kadar mutlu olursak toplumumuza o kadar faydalı oluruz. Biz Osmangazi Kent Konseyi olarak insanı merkez alan her projede yer almaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>     “Ruhumuz bedenimizin en değerli hazinesidir”<br /> İyi sağlığın zihinsel ve duygusal dengenin korunması ile mümkün olduğunu söyleyen Çekirge Rotary Kulübü Başkanı Yüksel Aşnı, “Ruhumuz<br />bedenimizin en değerli hazinesidir. Ruh sağlığı ve ruh hastalıklarının<br />toplumda farkındalığını ve anlaşılırlığını artırmak amacıyla 1992 yılından bu<br />yana her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanmaktadır. Bizde bu anlamlı günü kutlamak için bir araya geldik” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruh-sagligi-ve-kayginin-onemini-osmangazide-konusuldu-583383">Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi&#8217;de konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazancın artması, mutlak huzur getirmiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kazancin-artmasi-mutlak-huzur-getirmiyor-580367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 11:51:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artması]]></category>
		<category><![CDATA[Daha Fazla]]></category>
		<category><![CDATA[getirmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kazancın]]></category>
		<category><![CDATA[merve]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[umay]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, paranın mutluluk ve güvenlik arayışındaki rolünü, zenginliğin getirdiği psikolojik riskleri ve parayla sağlıklı ilişki kurmanın yollarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kazancin-artmasi-mutlak-huzur-getirmiyor-580367">Kazancın artması, mutlak huzur getirmiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, paranın mutluluk ve güvenlik arayışındaki rolünü, zenginliğin getirdiği psikolojik riskleri ve parayla sağlıklı ilişki kurmanın yollarını anlattı.</p>
<p><strong>Kazanç artsa da bir süre sonra ‘yeter’ demek zorlaşır, sürekli daha fazlası istenir!</strong></p>
<p>İnsanların ‘zengin olma’ hayalinin aslında sadece lüks bir ev, hızlı bir araba ya da tropik tatillerle ilgili olmadığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Daha derinde, güvenlik, saygı görme ve kabul edilme arzusu yatar.” dedi.</p>
<p>Psikolojide ‘Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi’ denen bir model olduğunu dile getiren Demir, “Bu modele göre para, önce yemek, barınma gibi temel ihtiyaçları karşılar; ama sonrasında saygınlık, statü ve özgürlük sembolüne dönüşür. Birçok kişi, ‘biraz daha fazla kazansam rahat edeceğim’ diye düşünür. Ama işin ilginç yanı insan beyni yeni gelir seviyesine hızla alışır. Bu duruma hedonik adaptasyon deniyor. Yani kazancınız artsa da bir süre sonra ‘yeter’ demek zorlaşır, sürekli daha fazlasını istemeye başlarsınız.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Para mutluluğun kapısını açabilir ama tek anahtar değil!</strong></p>
<p>Nobel ödüllü Daniel Kahneman’ın yaptığı bir araştırmayı hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Buna göre yıllık gelir belli bir seviyeye kadar mutluluğu artırıyor. Ama o noktadan sonra daha fazla para, daha fazla mutluluk getirmiyor.” dedi.</p>
<p>Yani paranın, mutluluğun kapısını açabileceğini ama tek anahtar olmadığını aktaran Demir, “İyi ilişkiler, sağlık ve yaşamın anlamı olmadan servet tek başına yetmez.” vurgusunu yaptı.</p>
<p><strong>Zenginlik yolu bazı psikolojik tuzaklar barındırıyor!</strong></p>
<p>Zengin olma hedefinin motive edici olabileceğine ama bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:</p>
<p>“Kıyaslamalar büyük bir sorun. ‘O daha çok kazanıyor’ düşüncesi insanı asla tatmin etmez. Sadece kariyer ve para odaklı yaşamak aileyi, sağlığı ve dostlukları gölgede bırakır. Kişi, değeri banka hesabındaki rakamla eşitlediğinde özgüven kırılgan hale gelir. Sürekli daha fazlası için çalışmak, ruhsal ve bedensel yorgunluğu beraberinde getirir.”</p>
<p><strong>Parayı merkezden çıkarmak yaşamdan alınan keyfi artırıyor!</strong></p>
<p>Araştırmaların, para yerine öğrenmek, üretmek, fayda sağlamak gibi<strong> </strong>içsel motivasyonlara odaklanan kişilerin daha mutlu olduğunu gösterdiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yani insanları kalıcı şekilde motive eden şey, kendi değerleriyle uyumlu bir yaşamdır.” dedi.</p>
<p>Parayı merkezden çıkaran bireylerin, yaşamdan daha çok keyif aldıklarına işaret eden Demir, “Hobilerine zaman ayıran, sevdikleriyle kaliteli vakit geçiren kişilerde depresyon oranı daha düşük. Toplum, başarıyı çoğu zaman maddi göstergelerle ölçüyor. Reklamlar, sosyal medya ve popüler kültür, zenginlerin hayatlarını parlatıp bize sunuyor. Ayrıca tarih boyunca para, hayatta kalmanın en önemli aracı olmuş. Dolayısıyla beynimiz hâlâ ‘para = güvenlik’ mesajını taşıyor. Bu yüzden birçok insan, mutluluğu maddi başarıyla eşit görme eğiliminde.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Yüksek servet sahibi kişilerde yaygın olan bazı psikolojik zorluklar var!</strong></p>
<p>Zenginliğin, kendi sorunlarını da beraberinde getirdiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Araştırmalar, yüksek servet sahibi kişilerde bazı psikolojik zorlukların yaygın olduğunu gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Bu zorluklara değinen Demir, “Yalnızlık ve güvensizlik görülür, insanların gerçek niyetinden şüphe duyarlar. Kaygı artar, yatırımları, hukuki sorunları ve serveti kaybetme korkusu büyür. Tükenmişlik ortaya çıkar, hedefe ulaştıktan sonra ‘şimdi ne olacak?’ boşluğu yaşanır. Başa çıkmak için önerilen yollar arasında terapi, sosyal bağları güçlendirmek, gönüllü faaliyetlerde bulunmak ve yaşamın finansal olmayan boyutlarına yatırım yapmak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Parayla sağlıklı bir ilişki kurun! </strong></p>
<p>Parayla sağlıklı ilişki kurmak için önerilerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Amaçları çeşitlendirin. Yalnızca para değil, anlamlı hedefler belirleyin. Finansal farkındalık geliştirin. Planlı yaşayın, ama hayatınızı rakamlara hapsetmeyin. Şükretme pratiği yapın. Sahip olduklarınızı takdir etmek, ‘daha fazlası’ tuzağını kırar. Dengeyi koruyun. İş, aile, sağlık ve hobiler arasında dengeli bir yaşam, kalıcı mutluluğu destekler.</p>
<p>Para, güçlü bir araçtır ama asıl mesele onu nasıl kullandığınızdır. Bir ev satın alabilir, güvenlik sağlayabilir, fırsatlar sunabilir. Ama anlamlı bir yaşam, güçlü bağlar ve iç huzur olmadan zenginlik tek başına yeterli değildir. Mutluluğun gerçek kaynağı, çoğu zaman banka hesabında değil; değerlerimizde, ilişkilerimizde ve içsel yolculuğumuzdadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kazancin-artmasi-mutlak-huzur-getirmiyor-580367">Kazancın artması, mutlak huzur getirmiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
