<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tehlikeli | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikeli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikeli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 10:38:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>tehlikeli | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/tehlikeli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dijital çağda tehlikeli trend!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagda-tehlikeli-trend-624050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:38:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Ergoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda otizm spektrum bozukluğu ile ilgili farkındalığın artması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de dijital dünyanın kontrolsüz yapısı yeni ve tehlikeli bir trendi beraberinde getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagda-tehlikeli-trend-624050">Dijital çağda tehlikeli trend!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda otizm spektrum bozukluğu ile ilgili farkındalığın artması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de dijital dünyanın kontrolsüz yapısı yeni ve tehlikeli bir trendi beraberinde getirdi. Çocuklar ve gençler sosyal medyada gördükleri içeriklerden yola çıkarak kendi kendilerine otizm tanısı koymaya başladı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğr. Gör. Mitra Niazi, uluslararası akademik yayınevi IGI Global tarafından yayımlanan “Clinical Perspectives on Recent Trends in Autism Assessment, Diagnosis, and Treatment” (Otizm Değerlendirmesi, Tanısı ve Tedavisindeki Son Trendlere İlişkin Klinik Bakış Açıları) adlı kitaba yazar olarak önemli bir katkı sundu.</p>
<p>Kitapta, Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin kaleme aldığı “Unmasking Autism in the Digital Age: Occupational Therapy Responses to Social Media-Informed Self-Diagnosis in Children” (Dijital Çağda Otizmin Maskesini Kaldırmak: Çocuklarda Sosyal Medya Kaynaklı Kendi Kendine Tanı Koymaya Yönelik Ergoterapi Yanıtları) başlıklı bölüm, çağımızın en karmaşık sorunlarından birini ergoterapi perspektifiyle masaya yatırıyor.</p>
<p><strong>“Sosyal medya anlatıları, çocukların kimlik oluşumunu derinden etkiliyor”</strong></p>
<p>Ana akım medya ve dijital platformların otizm algısını baştan aşağı yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Öğr. Gör. Mitra Niazi, sosyal medyada dolaşıma giren gayri resmî tanı söylemlerinin çocuklar üzerindeki etkisini şu sözlerle değerlendirdi:</p>
<p>“Günümüzde dijital platformlar, otizm ile ilgili bilgiye erişimde en hızlı fakat bir o kadar da filtresiz kaynaklar haline geldi. Araştırmamızda özellikle sosyal medyadaki anlatıların, çocukların kimlik oluşum süreçlerini nasıl etkilediğini inceledik. Birçok çocuk ve ergen, çevrimiçi platformlarda izledikleri kısa videolar veya okudukları kişisel deneyimler üzerinden kendilerinde otizm belirtileri olduğuna inanarak kendi kendilerine tanı koyma yoluna gidiyor. Bu durum sadece klinik karşılaşmaları karmaşıklaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda aile dinamiklerinde gerilimlere, toplumsal düzeyde farklı tepkilere ve ciddi etik ikilemlere yol açıyor.”</p>
<p><strong>“Amacımız deneyimi geçersiz kılmak değil, kanıta dayalı destek sunmak”</strong></p>
<p>Kitap bölümünde, klinisyenlerin ve ergoterapistlerin bu yeni durum karşısında nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğine dair bir yol haritası çizen Niazi, dengeli bir yaklaşımın şart olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Klinik pratikte karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri, sosyal medya söylemleriyle şekillenmiş bu öz-tanı iddialarını doğru yönetebilmek. Burada mesleki terapi (ergoterapi) uygulamaları açısından kritik bir çizgi var. Çocukların yaşanmış deneyimlerini, hissettikleri farklılıkları veya zorlukları kesinlikle göz ardı etmemeli ve bunları geçersiz kılmamalıyız. Ancak bu doğrulama süreci, bilimsel dayanaktan yoksun çevrimiçi testlere veya fenomenlerin söylemlerine bırakılamaz. Yapılması gereken; çocuğun deneyimini onaylarken, müdahaleleri ve asıl teşhisi mutlaka kanıta dayalı, titiz bir klinik değerlendirme ve profesyonel destek zeminine oturtmaktır.”</p>
<p><strong>Profesyoneller için dijital çağ rehberi</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin çalışması, dijital kültür ile çocuk gelişiminin kesiştiği bu zorlu alanda çalışan sağlık profesyonelleri, eğitimciler ve politika yapıcılar için bir rehber niteliği taşıyor. Bölümde, artan dijital klinik manzarada gelecekteki klinik uygulamalar ve araştırmalar için yönlendirici stratejiler de sunuluyor.</p>
<p>Niazi çalışmasının hedefini, “Klinik uygulamalarımızda dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini artık dışarıda bırakamayız. Bu çalışma ile amacımız; klinik karar alma süreçlerinde bilimsel titizlikten ödün vermeden, dijital çağın getirdiği bu yeni &#8216;kendi kendine tanı&#8217; olgusuna karşı kapsayıcı, etik ve kanıta dayalı stratejiler geliştirmektir.” sözleriyle özetledi.</p>
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi’nden küresel çapta bilimsel üretim</strong></p>
<p>Otizm değerlendirme, tanı ve tedavi süreçlerine güncel, eleştirel ve çok boyutlu bir bakış kazandıran bu akademik katkı; Üsküdar Üniversitesinin toplumsal duyarlılığı yüksek, güncel sorunlara odaklanan ve uluslararası bilimsel literatüre yön veren vizyonunun önemli bir örneğini oluşturuyor. Profesyoneller, klinisyenler ve akademisyenler için başvuru kaynağı olacak bu eser, otizm alanında dijitalleşmenin getirdiği zorluklara karşı güçlü bir bilimsel duruş sergiliyor.</p>
<p><strong>“İstediği tanıyı alana kadar uzman değiştirenler var”</strong></p>
<p>Kitabın önsözünde yer alan genel klinik tespitler de Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin uyarılarının ne denli haklı olduğunu gözler önüne seriyor. Son on yılda otizm teşhis oranlarındaki keskin artışın arkasında yalnızca farkındalığın değil, davranışların “kimlik temelli” açıklamalarına yönelik kültürel bir eğilimin de yattığı belirtiliyor.</p>
<p>Kitabın giriş bölümünde, otizmin nörolojik ve gelişimsel temel yapısının değişmediği, ancak sosyal medya etkisiyle kavramın &#8220;sonsuz esnek&#8221; bir hale getirilmeye çalışıldığı vurgulanarak şu çarpıcı tespitlere yer veriliyor:</p>
<p>“Klinik kanıtlardan ziyade sosyal medyadaki anlatılarla şekillenen kesin bir inançla uzmanlara başvuranların sayısı hızla artıyor. Hatta bir uzmandan otizm tanısı alamayan bireyler, istedikleri onayı alana kadar uzman değiştirmeye (doktor doktor gezmeye) başlıyor. Sosyal medyada ampirik kanıtlardan yoksun şekilde popülerleşen ‘maskeleme’ veya ‘nöroçeşitlilik’ gibi terimler, ayırıcı tanıyı belirsizleştiriyor ve otizmin diğer psikiyatrik veya kişilik temelli durumlarla karıştırılmasına yol açıyor.”</p>
<p>Bu bağlamda kitap, yaşanmış deneyimleri küçümsemeden, sınırları giderek bulanıklaşan otizm kavramını yeniden bilimsel ve titiz bir klinik zemine oturtmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Otizme çok disiplinli ve uluslararası bakış</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Mitra Niazi’nin 8. bölümünü kaleme aldığı kitap, sadece dijital çağın getirdiği sorunlarla sınırlı kalmıyor. Uluslararası bir yazar kadrosu tarafından hazırlanan 9 bölümlük eser, otizm spektrum bozukluğuna dair güncel teşhis ve tedavi tartışmalarını tıp, ergoterapi, fizyoterapi ve sanat bağlamında çok disiplinli bir şekilde masaya yatırıyor:</p>
<p>Dr. Sanam Hafeez (Bölüm 1 ve 2), otizmin DSM-III&#8217;ten günümüze uzanan tarihsel sürecini ve ergenlik/yetişkinlik döneminde tanı arayışının karmaşıklığını ele alıyor. Kyriaki Stavrou (Bölüm 4) ise klinik tanıda nörobiyolojik ve davranışsal yaklaşımların nasıl entegre edilebileceğini inceliyor.</p>
<p>Scott M. Sokol (Bölüm 3) otizm ile cinsiyet çeşitliliği arasındaki kesişimi ve birlikte görülme oranlarını analiz ederken; Ryan Tessier (Bölüm 5) klinisyenleri en çok zorlayan konulardan biri olan otizm ve bipolar bozukluk birlikteliğine odaklanıyor.</p>
<p>Mogulla Archana ve ekibi (Bölüm 6), kısıtlı kaynaklara sahip bölgelerde maliyet etkin bir çözüm olarak &#8220;ebeveyn aracılı erken müdahaleyi&#8221; anlatıyor. Preeti Shrinivas Ganachari (Bölüm 7) motor ve duyusal işlev bozukluklarında fizyoterapi trendlerini ele alırken; Dunola Tri Nugraeni ve ekibi (Bölüm 9) Cava folklorik tiyatrosunun otizmli çocuklarda empati ve sosyal becerileri geliştirmedeki &#8220;dönüştürücü&#8221; gücünü bilimsel literatüre sunuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagda-tehlikeli-trend-624050">Dijital çağda tehlikeli trend!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerenli&#8217;den Tehlikeli Atık Yakma Tesisi&#8217;ne ilişkin açıklama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gerenliden-tehlikeli-atik-yakma-tesisine-iliskin-aciklama-618943</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[ergene]]></category>
		<category><![CDATA[gerenli]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkin]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[yakma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, 1. sınıf tarım arazisine kurulmak istenen Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’ne ilişkin videolu mesaj yayımladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gerenliden-tehlikeli-atik-yakma-tesisine-iliskin-aciklama-618943">Gerenli&#8217;den Tehlikeli Atık Yakma Tesisi&#8217;ne ilişkin açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, 1. sınıf tarım arazisine kurulmak istenen Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’ne ilişkin videolu mesaj yayımladı. Yenibedir ve Eskibedir halkı ile dayanışma mesajı veren Başkan Gerenli; “Ergene Havzası Üst Ölçekli Planlarına uygun olmayan, su havzaları ve doğalgaz ile ilgili risk analizi yapılmayan, ovanın ortasında birinci sınıf tarım arazisinde Tehlikeli Atık Yakma Tesisi kurulmasını doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, Lüleburgaz’a bağlı Eskibedir köyünde 1. Sınıf tarım arazisinde kurulmak istenen Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’ne ilişkin videolu mesaj yayımladı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Yenibedir ve Eskibedirli komşularımızın yanındayız ve bu haklı mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz” diyen Gerenli, Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’nin 1/25000 ölçekli Ergene Havzası Planı’na uygun olmadığını belirtti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“DOĞRU BULMUYORUZ”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Gerenli; “30-40 yıl öncesine kadar balık tuttuğumuz, yüzdüğümüz, kenarında piknik yaptığımız Ergene’nin durumu ortada. Artık bırakın yüzmeyi, balık tutmayı; yanına bile yaklaşamıyor, çevresinde tarım yapamıyoruz. Bu hatadan dönülmesi için çok mücadele edildi ve 1/25000 ölçekli Ergene Havzası Planı hazırlandı. Şimdi bu plana uygun olmayan bir şekilde 1. sınıf tarım arazisine Tehlikeli Atık Yakma Tesisi yapılmak isteniyor. Üstelik su havzalarına ve hemen yanı başındaki petrol arama kuyularına etkisi net olarak ortaya konulmadan; bölgemize orta ve uzun vadeli etkileri ile ilgili projeksiyonlar yapılmadan. Atık yönetimi elbette çok önemli. Atık miktarını azaltmalı, geri dönüşümü arttırmalı ve sonrasında dönüştürülen atıklardan enerji üretmeliyiz. Ama Ergene Havzası Üst Ölçekli Planlarına uygun olmayan, su havzaları ve doğalgaz ile ilgili risk analizi yapılmayan, ovanın ortasında birinci sınıf tarım arazisinde Tehlikeli Atık Yakma Tesisi kurulmasını doğru bulmuyoruz. Güçlü, bağımsız ve yeşil Türkiye için aklın ve bilimin yol göstericiliği ile çalışmalı, çok çalışmalıyız…” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gerenliden-tehlikeli-atik-yakma-tesisine-iliskin-aciklama-618943">Gerenli&#8217;den Tehlikeli Atık Yakma Tesisi&#8217;ne ilişkin açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastane Tehlikeli Sınıf Düşürme Önerisi Kabul Edilmedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastane-tehlikeli-sinif-dusurme-onerisi-kabul-edilmedi-614948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 18:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düşürme]]></category>
		<category><![CDATA[edilmedi]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın "hastanelerin tehlike sınıfını düşürme" önerisi 5'e karşı 6 oyla reddedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastane-tehlikeli-sinif-dusurme-onerisi-kabul-edilmedi-614948">Hastane Tehlikeli Sınıf Düşürme Önerisi Kabul Edilmedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kamu ve özel hastanelerinin ‘Tehlikeli Sınıfını Düşürme’ önerisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapılan toplantıda 5’e karşı 6 oyla reddedildi.</p>
<p><b>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gündeme alındı</b></p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın kamu hastaneleri için talep ettiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün ise özel hastaneleri de içine kattığı “tehlike sınıfını düşürme” önerisi, Tehlike Sınıfları Komisyonu’nun toplantısında gündeme alındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün başkanlığında toplanan komisyona Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) temsilcileri katıldı. Memur Sendikaları Konfederasyonu temsilcisi ise komisyonda olmasına karşın toplantıya katılmadı. Toplantıda TTB adına Dr. Figen Şahpaz, Dr. Canan Demir ve Dr. Ferruh Niyazi Ayoğlu yer aldı.</p>
<p><b>Çok Tehlikeli Sınıfında Yer Almalı</b></p>
<p>Komisyonun 13 Ocak 2026 tarihli toplantısında usul yönünden itiraz ederek gündemin ertelenmesini sağlayan TTB ve TMMOB temsilcileri, bu defa ise içerik yönünden eleştirilerini sundu ve Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin önerisine karşı görüşlerini ayrıntılı biçimde dile getirdi. Emek-meslek örgütlerinin, uzmanlık derneklerinin, bilim insanlarının katılımıyla oluşturulan çalışma grubunun hazırladığı değerlendirmeleri aktaran TTB ve TMMOB temsilcileri, gerek uluslararası literatür gerekse de ulusal mevzuat uyarınca hastanelerin neden “çok tehlikeli” sınıfında yer alması gerektiğini paylaştı. Sunumların ardından yapılan oylamada Sağlık Bakanlığı’nın “hastanelerin tehlike sınıfını düşürme” önerisi 5’e karşı 6 oyla reddedildi. Bir önceki toplantıda bakanlığın lehine verilen iki oyun aleyhe dönmesinde TTB ve TMMOB temsilcilerinin sunumları etkili oldu. Konuyla ilgili hazırlığı devam eden rapor, ilerleyen günlerde kamuoyu ile de paylaşılacak. TTB olarak, sürece katkı veren tüm kurum ve kişilere teşekkür ediyoruz. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastane-tehlikeli-sinif-dusurme-onerisi-kabul-edilmedi-614948">Hastane Tehlikeli Sınıf Düşürme Önerisi Kabul Edilmedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail ordusu, Gazze şehrini ‘tehlikeli savaş bölgesi’ ilan etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/israil-ordusu-gazze-sehrini-tehlikeli-savas-bolgesi-ilan-etti-569772</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 11:41:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[ilan]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[şehrini]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569772</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsrail ordusu, Gazze şehrini ‘tehlikeli savaş bölgesi’ ilan ederek günlük yerel taktik ateşkes uygulamalarına son verildiğini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/israil-ordusu-gazze-sehrini-tehlikeli-savas-bolgesi-ilan-etti-569772">İsrail ordusu, Gazze şehrini ‘tehlikeli savaş bölgesi’ ilan etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yapılan durum değerlendirmesi ve hükümetten gelen direktifler doğrultusunda, “bugün saat 10.00&#8217;dan itibaren, tehlikeli çatışma bölgesi olan Gazze şehrinde yerel taktik ateşkes uygulanmayacağı” bildirildi.</p>
</div>
<div>
<p>Ordunun, “İsrail vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla Gazze Şeridi&#8217;ndeki terör örgütlerine yönelik operasyon ve saldırı eylemlerinin sürdürülmesine paralel olarak insani yardım çabalarını desteklemeye devam edeceği” ifade edildi.</p>
</div>
<div>
<p>İsrail, bir ay önce, uluslararası baskının artması ve Gazze Şeridi’nde açlık yaşandığı yönündeki suçlamalar nedeniyle, Gazze şehrinde, büyük kamplarda ve Mavasi bölgesinde her gün 10 saatlik ateşkes uygulanacağını ilan etmişti.</p>
</div>
<div>
<p><b>İsrail ordusu: işgal hazırlıklarına başladık</b></p>
</div>
<div>
<p>İsrail Ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya paylaşımında, Gazze şehrine yönelik işgal hazırlıklarına ilişkin açıklama yaptı.</p>
</div>
<div>
<p>Gazze&#8217;de Hamas&#8217;a yönelik &#8220;ağır darbeler indirdiklerini&#8221; iddia eden Adraee, &#8220;Savaşın bir sonraki aşamasına geçmek için çatışmalar sürüyor&#8221; ifadesini kullandı.</p>
</div>
<div>
<p>Adraee, &#8220;Beklemiyoruz. Gazze kentine yönelik saldırının ön operasyonlarına ve ilk aşamalarına başladık ve şu anda şehrin dış kesimlerinde yoğun şekilde faaliyet gösteriyoruz&#8221; diye yazdı.</p>
</div>
<div>
<p>İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos&#8217;ta bölgenin kuzeyindeki Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik plana onay vermişti.</p>
</div>
<div>
<p>Başbakan Binyamin Netanyahu, kabine toplantısı öncesi verdiği bir röportajda, Gazze Şeridi&#8217;nin tamamını işgal etmeyi hedeflediklerini söylemişti.</p>
</div>
<div>
<p><b>BM: 1 milyon Filistinli zorla yerinden edilme riskiyle karşı karşıya</b></p>
</div>
<div>
<p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi&#8217;nin çeşitli bölgelerine sabah saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda en az 28 Filistinli yaşamını yitirirken Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu&#8217;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail&#8217;in Gazze kentine yönelik işgal planı nedeniyle 1 milyona yakın Filistinlinin yeniden zorla yerinden edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.</p>
</div>
<div>
<p>Gazze kentine yönelik saldırıların başlaması halinde buradaki Filistinlilerin mevcut şartlarda kalabalık olan yerlere sığınmaya zorlanacağına işaret edildi.</p>
</div>
<div>
<p>Gazze&#8217;de kıtlığın olduğuna değinilen açıklamada, İsrail&#8217;in olası saldırılarının bölgedeki acıyı derinleştireceği ve daha fazla insani felakete sürükleyeceği uyarısı yapıldı.</p>
</div>
<div>
<p>İsrail ordusu, işgal etmeyi planladığı Gazze kentini &#8220;tehlikeli savaş bölgesi&#8221; ilan ederek saldırılarını yoğunlaştıracağının sinyalini vermişti.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/israil-ordusu-gazze-sehrini-tehlikeli-savas-bolgesi-ilan-etti-569772">İsrail ordusu, Gazze şehrini ‘tehlikeli savaş bölgesi’ ilan etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Tehlikeli Yapıların Yıkımları devam ediyor.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-tehlikeli-yapilarin-yikimlari-devam-ediyor-563743</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 08:44:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çankayada]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[yapıların]]></category>
		<category><![CDATA[yıkımları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, planlı yapılaşma amacıyla ilçe sınırlarında metruk ve tehlike arz eden binaların yıkım çalışmalarına devam ediyor. Belediye ekipleri, son olarak Dikmen Sokullu Mehmet Paşa Mahallesi’nde tehlike arz eden binaların yıkımını gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-tehlikeli-yapilarin-yikimlari-devam-ediyor-563743">Çankaya&#8217;da Tehlikeli Yapıların Yıkımları devam ediyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, planlı yapılaşma amacıyla ilçe sınırlarında metruk ve tehlike arz eden binaların yıkım çalışmalarına devam ediyor. Belediye ekipleri, son olarak Dikmen Sokullu Mehmet Paşa Mahallesi’nde tehlike arz eden binaların yıkımını gerçekleştirdi.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, planlı ve sağlıklı yapılaşma amacıyla ilçe sınırlarında kamusal güvenliği tehdit eden ve herhangi bir mühendislik hizmeti almamış; metruk ve tehlike arz eden binalarını yıkım çalışmalarına devam ediyor. Belediye ekipleri son olarak Dikmen Sokullu Mehmet Paşa Mahallesi’nde tehlike arz eden metruk yapı, idari süreçlerinin tamamlanmasının ardından Çankaya Belediyesi ekipleri tarafından kontrollü bir şekilde yıkıldı.</p>
<p><b>318 TEHLİKELİ YAPI YIKILDI</b></p>
<p>Altyapı eksikliği ve plansız yapılaşma nedeniyle büyük kentlerin en büyük sorunlarından biri haline gelen ve görüntü kirliliğine neden olan binalarla ilgili, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında hareket eden Çankaya Belediyesi, resmi kurumlarla iş birliği yaparak metruk yapıların yıkımını yapıyor. Son 15 ayda kaçak, ruhsatsız tehlike arz eden ve herhangi bir mühendislik hizmeti almamış 318 yapı, idari süreçler sonuçlandıktan sonra Çankaya Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü gözetiminde yıkıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-tehlikeli-yapilarin-yikimlari-devam-ediyor-563743">Çankaya&#8217;da Tehlikeli Yapıların Yıkımları devam ediyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tehlikeli hafta öncesi denetimler artırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tehlikeli-hafta-oncesi-denetimler-artirildi-562460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 12:03:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[denetimler]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman Genel Müdürlüğü (OGM), yangınların önüne geçmek için özellikle ormanlık alanlarda denetimleri artırırken, vatandaşların bilinçlendirilmesi amacıyla orman köylerinde anonslara da devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tehlikeli-hafta-oncesi-denetimler-artirildi-562460">Tehlikeli hafta öncesi denetimler artırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ormanlarda sigara içmek, ateş yakmak ve izinsiz kamp kurmak gibi yangına yol açabilecek davranışların yasak olduğunun altı çizen OGM, Türkiye’nin özellikle yangına hassas bölgelerinde yürütülen denetimlerle bu tür ihlallerin önüne geçilmeyi hedefleniyor. Yetkililer, orman yangınlarının büyümeden kontrol altına alınması için pek çok yöntem kullanıyor.</p>
<p>Uyarıcı anonslarla, orman köylerinden başlayarak yangın riski yüksek bölgelerde halk, yangın tehlikesi ve kurallarla ilgili sürekli bilgilendiriliyor. Bu sayede, toplumsal farkındalık artırılarak yangın riskine karşı ortak bir mücadele hedefleniyor.</p>
<p>Türkiye genelindeki ormanlarda toplamda 776 adet gözetleme kulesi yer alıyor. Bu kulelerin 184 adedinde ise 368 kamera sistemi bulunuyor. OGM bu kulelerden olası yangınlara karşı ormanları yedi gün 24 saat izliyor.</p>
<p>Dakikada 3.5 milyon hektarı tarayan insansız hava aracı (İHA) da kullanan OGM, jandarma gibi kolluk kuvvetlerinden de destek alıyor. Özellikle Muğla, Marmaris, İzmir, Balıkesir, Çanakkale gibi yangın riskinin yüksek olduğu illerde Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri jandarma ile birlikte orman gözetleme ve müşterek devriye faaliyetleri yürütüyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tehlikeli-hafta-oncesi-denetimler-artirildi-562460">Tehlikeli hafta öncesi denetimler artırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paylaşmak güzel ama tehlikeli de olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/paylasmak-guzel-ama-tehlikeli-de-olabilir-561798</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 07:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paylasmak-guzel-ama-tehlikeli-de-olabilir-561798">Paylaşmak güzel ama tehlikeli de olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Siber güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların  sosyal medyada yaptığı paylaşımların gizlilik ve güvenlik açısından ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek önerilerde bulundu. </strong></p>
<p>Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor.  Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. ESET uzmanlarına göre, “sadece arkadaşlarım görüyor” sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.</p>
<p><strong>Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir</strong></p>
<p>ESET uzmanları, sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir istihbarat kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Bu nedenle her paylaşım öncesi şu soruyu sormakta fayda var: <em>“Bu bilgi gerçekten çevrim içi olmalı mı?”</em></p>
<p><strong>Gizlilik ayarları kadar farkındalık da önemli</strong></p>
<p>Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Ancak asıl güvenlik, bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.</p>
<p><strong>ESET’ten sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta:</strong></p>
<ol>
<li><strong>Kişisel bilgiler</strong>. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.</li>
<li><strong>Tatil planları.</strong> Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.</li>
<li><strong>Konum bilgileri</strong>. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.</li>
<li><strong>Pahalı eşyalar</strong>. Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.</li>
<li><strong>Çocuk fotoğrafları</strong>. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.</li>
<li><strong>İşle ilgili serzenişler.</strong> Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.</li>
<li><strong>Finansal bilgiler</strong>. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.</li>
<li><strong>Yakın çevrenin bilgileri. </strong> Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.</li>
<li><strong>Çekiliş ve kampanyalar</strong> . Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatleri, kimlik avı girişimi olabilir.</li>
<li><strong>Özel mesajlar</strong> Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paylasmak-guzel-ama-tehlikeli-de-olabilir-561798">Paylaşmak güzel ama tehlikeli de olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den tehlikeli atıklara sıfır tolerans</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-tehlikeli-atiklara-sifir-tolerans-560348</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 17:27:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atıklara]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[tolerans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında doğaya bilinçsizce bırakılan atıkları tespit ederek bertaraf çalışmalarını sürdürüyor. Daha temiz ve daha yaşanabilir Kocaeli için çalışan Büyükşehir, tehlikeli atıklara karşı tolerans göstermiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-tehlikeli-atiklara-sifir-tolerans-560348">Büyükşehir&#8217;den tehlikeli atıklara sıfır tolerans</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında doğaya bilinçsizce bırakılan atıkları tespit ederek bertaraf çalışmalarını sürdürüyor. Daha temiz ve daha yaşanabilir Kocaeli için çalışan Büyükşehir, tehlikeli atıklara karşı tolerans göstermiyor.</p>
<p><b>DAHA TEMİZ VE YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR İÇİN</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında titizlikle yürüttüğü çalışmalarla doğaya bırakılan atıkları tespit ve bertaraf ediyor. Çevreye duyarlı şehircilik anlayışıyla sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarına kararlılıkla devam eden Büyükşehir, Kocaeli’nin daha temiz ve yaşanabilir bir şehir olması yolunda önemli adımlar atıyor.</p>
<p><b> ORMANLIK ALANDA TEHLİKELİ ATIKLAR TESPİT EDİLDİ</b></p>
<p>Bu kapsamda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerince yerinde yapılan incelemeler sonucunda; İzmit İlçesi Yassıbağ Mahallesi Muratoğlu Kümeevler mevkiinde ormanlık alanda boş araziye atılmış boş ve dolu halde farklı marka ve farklı sektörlerde kullanılabilecek nitelikte olan birçok basınçlı sprey kutusu olduğu tespit edildi.</p>
<p><b>İZAYDAŞ KOORDİNASYONUNDA BERTARAF ÇALIŞMASI</b></p>
<p>Çevre kirliliğine yol açabilecek ve tehlike arz eden bu atıkların bertaraf edilmesi amacıyla gerekli çalışmalar, Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleri ve İZAYDAŞ Genel Müdürlüğü koordinasyonunda başlatıldı. Olası risklere karşı tüm önlemler alınarak, alandaki atıkların temizliği ve bertarafı kısa sürede tamamlandı.</p>
<p><b>SORUMLULARIN TESPİTİ İÇİN YASAL SÜREÇ BAŞLATILDI</b></p>
<p>Çevre kirliliğine neden olan kişi ve kurumlara sıfır tolerans gösteren Büyükşehir, söz konusu atık dökümünü yapanların tespit edilmesine yönelik iş ve işlemler başlattı. Büyükşehir ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, sanayi kuruluşları, işletmeler ve vatandaşlar tarafından doğaya bırakılan katı, sıvı ve tehlikeli atıklar tespit edilerek ilgili mevzuat çerçevesinde yasal işlemler uygulanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-tehlikeli-atiklara-sifir-tolerans-560348">Büyükşehir&#8217;den tehlikeli atıklara sıfır tolerans</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miyomlar Tehlikeli midir? Kansere Yol Açar mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/miyomlar-tehlikeli-midir-kansere-yol-acar-mi-555594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jul 2025 12:42:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[midir]]></category>
		<category><![CDATA[miyomlar]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor. Bazen hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyen miyomlar, bazen de şiddetli ağrı ve kanama ile günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miyomlar-tehlikeli-midir-kansere-yol-acar-mi-555594">Miyomlar Tehlikeli midir? Kansere Yol Açar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor. Bazen hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyen miyomlar, bazen de şiddetli ağrı ve kanama ile günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen</strong> ülkemizde her 4 kadından 1’inin miyomun yol açtığı şikayetlerle başvurduğunu belirterek “Ülkemizde özellikle 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda miyom sorunu oldukça yaygındır. Modern çağda sağlıksız yaşam alışkanlıkları, aşırı kilo, kırmızı et ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapmama ve hormonal değişikliklerin de etkisiyle miyomların görülme sıklığı son yıllarda hızla artmaktadır. Özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda miyom görülme oranı yüzde 70’lere ulaşabilmektedir” diyor. Ailede anne, teyze ya da abla gibi birinci derece akrabalarında miyom olan kişilerde hastalığın görülme riskinin 2,5 kat arttığını, düzenli jinekolojik kontrollerin, miyomların erken tanı ve tedavisi açısından önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Görgen “Halk arasında ‘ur’ olarak adlandırılan miyomlar, rahimde görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. Bazen büyüme o kadar fazla olur ki, hasta ve yakınları gebelikten şüphelenebilir. Miyomlar genellikle iyi huylu tümörlerdir ve çoğu durumda kansere dönüşmezler. Ancak, büyüklükleri ve yerleşim yerlerine bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirler” diye konuşuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen miyomlar hakkında en sık sorulan soruları ve tedavide yeni nesil yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar kansere dönüşebilir mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar genellikle iyi huyludur ve kanserleşme riski çok düşüktür. Menopoz öncesi miyom nedeniyle rahimde belirgin büyüme saptansa bile, bu durumun kötü huylu bir tümöre işaret etmesi oldukça düşük olasılıktır. Ancak menopoz sonrası, özellikle eşlik eden ağrı ve kanama varsa, kötü huylu olma olasılığı göz önünde bulundurularak ileri tetkik yapılmalıdır.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar hamile kalmayı engeller mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Rahimin içine doğru yani bebeğin yerleşeceği yere doğru büyüyen miyomlar rahim iç yüzeyini bozar ve embriyonun tutunmasını engelleyebilir. Bu tip miyomlarda gebelik oranlarıının yaklaşık yüzde 70 azaldığı görülmüştür. Bu miyomların ameliyat ile alınması doğurganlığı arttırır. Rahim dışına doğru büyüyen miyomlar doğurganlığı etkilemezler.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar kendiliğinden kaybolur mu?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar genellikle kendiliğinden kaybolmaz ancak bazı durumlarda küçülebilir veya belirgin şekilde gerileyebilirler<strong>.</strong> Menopoz gibi östrojen seviyelerinin düştüğü dönemlerde  küçülebilir ancak aktif hormon üretiminin olduğu dönemlerde kendiliğinden kaybolmaları nadirdir<strong>.</strong> Şikayete yol açmayan miyomlar tedavi gerektirmese de mutlaka takip edilmelidir.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar nasıl tedavi edilir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Tedavinin, miyomun büyüklüğüne, konumuna ve semptomlara bağlı olarak değiştiğini belirten Prof. Dr. Hüsnü Görgen “İlaç tedavisi, hormon tedavisi ya da cerrahi müdahale (miyomektomi veya histerektomi) gibi yöntemler kullanılabilir. Günümüzde sıklıkla laparoskopik ve histeroskopik miyomektomi yapılmaktadır. Laparoskopik miyomektomi ile daha az kan kaybı yaşanır, ameliyat sonrası ağrı daha azdır. Bu nedenle, uygun vakalarda laparoskopik miyomektomi, hastanın konforu ve iyileşme süreci açısından tercih edilebilecek minimal invaziv bir yöntemdir. Ancak miyom sayısına ve büyüklüğüne bağlı olarak açık ameliyat ile de miyomektomi yapılması gerekmektedir. Küçük rahim içine doğru büyüyen ve kanama yapan miyomlar histeroskopi ile alınabilir. Histeroskopi -mide içerisine bakmak için kullanılan endoskopi gibi- rahim içerisine bakmak için kullanılan bir yöntemdir. Histeroskopi yolu ile rahim içine büyüyen miyomlar kesilerek tamamı veya büyük bir kısmı çıkarılarak hastanın şikayelerinin geçmesi sağlanır. Rahim alınmasında sorun olmayan ve çocuk isteği olmayan hastalarda miyom için histerektomi ameliyatı yapılır” diyor.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar tekrar oluşur mu?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar cerrahi olarak çıkarılsalar da hormonal dengesizlikler devam ederse tekrarlayabilirler. Miyom sayısı arttıkça tekrarlama riski artmaktadır<strong>.</strong> Miyomektomi, miyomların çıkarılmasını sağlasa da yeni miyom gelişimini engellemez<strong>.</strong> Hastaya, miyomların tekrarlama riskinin kişiye göre değişeceği<strong> </strong>anlatılmalıdır.<strong> </strong>Tedavi sonrası düzenli kontrol ve sağlıklı yaşam tarzıyla (kilo kontrolü, beslenme, egzersiz vb) riskler azaltılmaya çalışılmalıdır.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar adet düzensizliğine neden olur mu?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Evet, özellikle rahim iç yüzeyine yakın miyomlar yoğun ve düzensiz adet kanamalarına yol açabilir. Bu durum anemiye (kansızlık) neden olabilir.  5 cm’den büyük miyomu olanlar, daha küçük miyomları olanlara göre adet dönemlerinde daha fazla ani ve yoğun kanama<strong> </strong>yaşamaktadır.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar ağrı yapar mı?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Büyük miyomlar pelvik ağrıya, bel ve bacak ağrılarına, sık idrara çıkma veya kabızlık gibi semptomlara neden olabilir. Ancak, küçük miyomlar genellikle belirti vermez. Pelvik ağrı genellikle miyomun büyümesine değil, beslenme yetersizliği nedeniyle doku ölümüne bağlı dejenerasyona bağlıdır. Bazen rahim dışına doğru büyüyen saplı miyomlarda torsiyon (kendi etrafında dönme) olması pelvik ağrıya neden olur ki genellikle cerrahi müdahale gerekir.</p>
<p><strong>SORU: Miyom varken hamile kalırsam çocuğu aldırmam gerekir mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen “En sık sorulan sorulardan biri de bu oluyor. Miyom ile hamile kalanlarda gebeliği sonlandırmaya gerek yoktur. Gebelik sırasında miyom saptanma sıklığı yüzde 2-10 arasında değişmektedir. Gebelik sırasında tespit edilen bu miyomların boyutları hamileliğin ilk 3-4 ayında yüzde 15-25 oranında büyüme gösterir. Üçüncü aydan sonra genellikle boyutlarında çok az değişiklik olur. Büyük miyomlar (5 cm den büyük) daha fazla büyüme eğilimindedirler. Bazı miyomların boyutları hamilelik sıranda değişmeden kalabilir. Gebelik sırasında saptanan miyomlar rahim içerisindeki yeri, sayısı ve büyüklüğüne göre gebelikte birtakım sorunlar yaratabilir. Ancak miyomların gebelik sırasında bebekte sakatlık yapıcı herhangi bir zararı yoktur” diyor.</p>
<p><strong>SORU: Miyomların gebelik sırasında yaratabileceği sorunlar nelerdir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP: </strong>Gebelik sırasında ağrıya yol açabilir. Miyom sayısına göre düşük ve erken doğum riski artar. Normal doğum yerine sezaryen gerekebilir. Doğum sonrası kanama riskinde artış olabilir. Gebelik sırasında miyom saptanan hastalarda genel bilgiler verilerek gebelik takip edilir. Miyomların yeri, sayısı ve büyüklüğü ultrason ile saptanır. Ağrı için ağrı kesiciler kullanılır. Yalnız bu ilaçların kullanımında doktor kontrolünde olmak gerekir.</p>
<p><strong>SORU: Miyom riskini azaltmak için nelere dikkat etmek gerekir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Prof. Dr. Hüsnü Görgen “Yağlı ve kalorili beslenme miyom gelişimine yardımcı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda vücut ağırlığında her 10 kg artışın miyom riskini yüzde 21  artırdığı, vücut yağ oranı yüzde 30’un üzerinde olan kadınlarda da miyom riskinin arttığı görülmüştür. Bu nedenle sağlıklı kilo verme, özellikle miyom riski taşıyan kadınlar için koruyucu olabilir. Beslenme alışkanlıklarının da miyom gelişimi üzerinde önemli etkileri olduğu gösterilmiştir. Kırmızı et yönünden zengin bir diyet, miyom riskini artırmaktadır.<strong> </strong>Bu etki, kırmızı etin yüksek doymuş yağ içeriği ve östrojen metabolizmasını etkileyen maddeler içermesiyle ilişkili olabilir. Buna karşın, yeşil sebzelerden zengin diyet ise miyom riskini azaltmaktadır. Öte yandan yeşil sebzelerin: antioksidan içeriği, lif açısından zengin olması, hormonal dengeyi desteklemesi vb sayesinde koruyucu etki sağladığı düşünülmektedir. Hareketsiz yaşam biçimi de hormonal dengesizliklere yol açarak miyom gelişimini tetikler. Yapılan çalışmalarda, düzenli fiziksel aktivitenin<strong> </strong>miyom gelişimi üzerinde koruyucu bir etkisi olduğu gösterilmiştir” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miyomlar-tehlikeli-midir-kansere-yol-acar-mi-555594">Miyomlar Tehlikeli midir? Kansere Yol Açar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKOM Uyardı: Tehlikeli Sıcaklar Geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akom-uyardi-tehlikeli-sicaklar-geliyor-547930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 13:10:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akom]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklar]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547930</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbulluları tehlikeli sıcaklıklara karşı uyardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akom-uyardi-tehlikeli-sicaklar-geliyor-547930">AKOM Uyardı: Tehlikeli Sıcaklar Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbulluları tehlikeli sıcaklıklara karşı uyardı. Hazırlanan meteorolojik rapora göre, hâlihazırda yurdumuzun güney ve doğu bölgelerinde etkili olan Basra kökenli sıcak hava dalgasının, Çarşamba (yarın) gününden itibaren başta İstanbul olmak üzere yurdun büyük bölümünde etkili olması bekleniyor.</p>
<p>Cuma gününe kadar sürmesi öngörülen sıcak hava dalgası nedeniyle, İstanbul genelinde sıcaklıkların 34-37°C aralığına kadar yükseleceği tahmin ediliyor.</p>
<p><strong>ORMAN YANGINI RİSKİNE DİKKAT</strong></p>
<p>Yüksek sıcaklık, düşük bağıl nem ve kuvvetli (20-50 km/s) kuzeyli rüzgârların etkili olacağı Çarşamba, Perşembe ve Cuma günlerinin, <strong>orman yangınları açısından yüksek risk taşıdığı</strong> değerlendiriliyor. Bu nedenle, vatandaşların yangınlara karşı son derece dikkatli ve duyarlı olması önem taşıyor.</p>
<p><strong>GÜNEŞ ÇARPMASINA KARŞI TEDBİRLİ OLMAK ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>
<p>Ayrıca, tehlikeli sıcaklıkların etkili olacağı bu günlerde, güneş ışınlarının dik geldiği <strong>11.00 ile 16.00 saatleri arasının</strong> güneş çarpması açısından en riskli zaman dilimi olduğu vurgulanıyor. Özellikle bağıl nemin nispeten yüksek olduğu deniz sahilleri gibi bölgelerde başta <strong>yaşlılar, çocuklar, hamileler ile astım ve kalp yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerin</strong> doğrudan güneş altında bulunmamaları tavsiye ediliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akom-uyardi-tehlikeli-sicaklar-geliyor-547930">AKOM Uyardı: Tehlikeli Sıcaklar Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli&#8217;den Sert Mesaj: “İsrail&#8217;in Tehlikeli Adımları Durdurulmalı”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahceliden-sert-mesaj-israilin-tehlikeli-adimlari-durdurulmali-547503</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 16:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımları]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeliden]]></category>
		<category><![CDATA[durdurulmalı]]></category>
		<category><![CDATA[israilin]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547503</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP Lideri Bahçeli: “Küresel Savaş Tehlikesine Karşı Uyanık Olacağız, Türk Milleti Oyunları Bozacak”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahceliden-sert-mesaj-israilin-tehlikeli-adimlari-durdurulmali-547503">Bahçeli&#8217;den Sert Mesaj: “İsrail&#8217;in Tehlikeli Adımları Durdurulmalı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in 13 Haziran 2025’te İran’a yönelik başlattığı saldırıyı &ldquo;gayri meşru&rdquo; ve &ldquo;kaos tetikleyici&rdquo; olarak nitelendirerek, uluslararası toplumu İsrail’i durdurmaya çağırdı. Bahçeli, bölgesel huzurun pamuk ipliğine bağlı olduğunu, küresel sistemin &ldquo;güçlünün haksız olduğu&rdquo; bir anarşiyle çökmekte olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>&ldquo;YENİ DÜNYA SAVAŞI TEHLİKESİ KAPIDA&rdquo;</strong></p>
<p>Bahçeli, İsrail’in İran’a saldırısını, ABD’nin de üç nükleer tesisi bombalayarak dahil olduğu bir &ldquo;ilan edilmemiş savaş&rdquo; olarak tanımladı.</p>
<p>Gelişmelerin, Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde bölgeyi kaosa sürüklediğini vurgulayan Bahçeli, &ldquo;İsrail’in nükleer silahları tartışılmazken, İran’ı cezalandırma girişimi ahlaksız bir çifte standarttır&rdquo; diyerek, ABD’nin savaş kışkırtıcılığına ve Birleşmiş Milletler’in etkisizliğine sert eleştiriler getirdi.</p>
<p><strong>&ldquo;TÜRKİYE’YE MESAJ VERİLİYOR&rdquo;</strong></p>
<p>Bahçeli, İran, Irak ve Suriye’deki gelişmelerin ardından sıradaki hedefin Türkiye olabileceğini ima ederek, &ldquo;Hürmüz Boğazı’nın kapatılma kararı vahim sonuçlar doğurur. Türk milleti, DEAŞ saldırılarına ve provokasyonlara karşı 86 milyon tek yürek olarak direnecektir&rdquo; dedi. MHP lideri, CHP ve muhalefete de &ldquo;hamasetten uzak, birleştirici siyaset&rdquo; çağrısı yaptı.</p>
<p>Bahçeli, MHP ve Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevdasıyla hareket ettiğini, Türkiye’nin &ldquo;barışın kutup yıldızı&rdquo; olacağını vurguladı.</p>
<p>&ldquo;İsrail’in soykırımını hasır altına alıp Türk milletine iftira atanlar gafletten kurtulmalı&rdquo; diyerek, iç barış ve huzurun korunması için provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti.</p>
<p>&ldquo;Türkiye’den asla taviz vermeyeceğiz&#8221; diyen Bahçeli, &#8220;Hilal ile haç mücadelesi sürüyor. Türk milleti tarihsel prestijiyle oyun kurucudur&rdquo; diyerek, milli birlik ve bağımsızlığın her türlü tehdide karşı korunacağını ifade etti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahceliden-sert-mesaj-israilin-tehlikeli-adimlari-durdurulmali-547503">Bahçeli&#8217;den Sert Mesaj: “İsrail&#8217;in Tehlikeli Adımları Durdurulmalı”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi: İran&#8217;ın nükleer tesislerine yönelik İsrail saldırısı tehlikeli bir emsal teşkil ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cin-disisleri-bakani-wang-yi-iranin-nukleer-tesislerine-yonelik-israil-saldirisi-tehlikeli-bir-emsal-teskil-ediyor-544927</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2025 12:34:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[emsal]]></category>
		<category><![CDATA[iranın]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[tesislerine]]></category>
		<category><![CDATA[teşkil]]></category>
		<category><![CDATA[wang]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544927</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarının potansiyel olarak felaketle sonuçlanabilecek tehlikeli bir emsal oluşturduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cin-disisleri-bakani-wang-yi-iranin-nukleer-tesislerine-yonelik-israil-saldirisi-tehlikeli-bir-emsal-teskil-ediyor-544927">Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi: İran&#8217;ın nükleer tesislerine yönelik İsrail saldırısı tehlikeli bir emsal teşkil ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Çin Dışişleri Bakanı <strong>Wang Yi</strong>, İran Dışişleri Bakanı <strong>Abbas Arakçi </strong>ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail&#8217;in İran&#8217;ın nükleer tesislerine saldırısının, felaketle sonuçlanabilecek tehlikeli bir emsal teşkil ettiği konusunda uyardı.</p>
</div>
<div>
<p>Çin Dışişleri Bakanı <strong>Wang Yi </strong>açıklamasında şu cümleleri kaydetti:</p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>İsrail&#8217;in eylemleri, BM Şartı&#8217;nın amaç ve ilkeleri ile uluslararası ilişkilerin temel normlarını ciddi şekilde ihlal etmiştir. Özellikle İran&#8217;ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar, felaketle sonuçlanabilecek tehlikeli bir emsal oluşturmuştur.</p>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Çin Dışişleri Bakanı ayrıca İsrail üzerinde etkisi olan ülkeleri bölgesel barışı yeniden tesis etmek için somut adımlar atmaya çağırdı.</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250614/cin-disisleri-bakani-wang-yi-iranin-nukleer-tesislerine-yonelik-israil-saldirisi-tehlikeli-bir-1097034709.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cin-disisleri-bakani-wang-yi-iranin-nukleer-tesislerine-yonelik-israil-saldirisi-tehlikeli-bir-emsal-teskil-ediyor-544927">Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi: İran&#8217;ın nükleer tesislerine yönelik İsrail saldırısı tehlikeli bir emsal teşkil ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>National Geographic NOW Seç-İzle Servisi Mart Ayında &#8216;Yırtıcılar&#8217;, &#8216;Yılanlar&#8217;, &#8216;Tehlikeli Yollar&#8217; ve &#8216;Mega Mühendislik&#8217;in En Heyecanlı Bölümleriyle Dikkat Çekiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/national-geographic-now-sec-izle-servisi-mart-ayinda-yirticilar-yilanlar-tehlikeli-yollar-ve-mega-muhendislikin-en-heyecanli-bolumleriyle-dikkat-cekiyor-445211</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:04:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bölümleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geographic]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanlı]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[mega]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislikin]]></category>
		<category><![CDATA[national]]></category>
		<category><![CDATA[now]]></category>
		<category><![CDATA[seçizle]]></category>
		<category><![CDATA[servisi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[yılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yırtıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[yollar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445211</guid>

					<description><![CDATA[<p>National Geographic NOW mart ayında farklı konu başlıkları altında yer alan birbirinden iddialı içerikleri dilediğiniz zaman izleme şansı sunuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/national-geographic-now-sec-izle-servisi-mart-ayinda-yirticilar-yilanlar-tehlikeli-yollar-ve-mega-muhendislikin-en-heyecanli-bolumleriyle-dikkat-cekiyor-445211">National Geographic NOW Seç-İzle Servisi Mart Ayında &#8216;Yırtıcılar&#8217;, &#8216;Yılanlar&#8217;, &#8216;Tehlikeli Yollar&#8217; ve &#8216;Mega Mühendislik&#8217;in En Heyecanlı Bölümleriyle Dikkat Çekiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>National Geographic NOW mart ayında farklı konu başlıkları altında yer alan birbirinden iddialı içerikleri dilediğiniz zaman izleme şansı sunuyor.</strong> </p>
<p>Nefes kesen yapımların ve soluksuz izlenen belgesellerin yer aldığı, National Geographic’in zengin arşivini izleyicilerle buluşturan National Geographic NOW seç-izle servisinin mart ayı temaları Yırtıcılar, Yılanlar, Tehlikeli Yollar ve Mega Mühendislik başlıkları altında toplanıyor. </p>
<p>Mart ayı boyunca National Geographic NOW’da izleyicilerle buluşacak olan ‘Yırtıcılar’da hayvanlar aleminin en üst sıralarında yer alan ve ölüm makinası olarak adlandırılan avcı yırtıcıların avlanma becerileri ve sert katil tutumu gözler önüne serilirken, ‘Yılanlar’da ise dünyada 3000’den fazla türü olan ve dünyanın en ölümcül sürüngenlerinden olan yılanların karada ve sudaki yaşamlarının en etkileyici anlarına yer veriliyor. Ödüllü gazeteci Mariana Van Zeller’in, dünyanın trilyon dolarlık gölge ekonomisini yaratan jeopolitik koşulları ve bağlamı ortaya çıkarmak için küresel yeraltı dünyasının en tehlikeli pazarlarının derinine inerek iç işleyişlerini anlattığı ‘Tehlikeli Yollar’ ile yükselen gökdelenlerden kilometrelerce uzanan asma köprülere, mühendislikte son teknolojinin avantajlarının sınırları zorladığı ‘Mega Mühendislik’ de mart ayı boyunca National Geographic NOW’da izleyicilerle buluşacak çarpıcı içeriklerden.</p>
<p>National Geographic NOW ile National Geographic’in zengin içerik arşivine <strong>TOD, KabloTV ve KabloWebTV </strong>platformları üzerinden erişebilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/national-geographic-now-sec-izle-servisi-mart-ayinda-yirticilar-yilanlar-tehlikeli-yollar-ve-mega-muhendislikin-en-heyecanli-bolumleriyle-dikkat-cekiyor-445211">National Geographic NOW Seç-İzle Servisi Mart Ayında &#8216;Yırtıcılar&#8217;, &#8216;Yılanlar&#8217;, &#8216;Tehlikeli Yollar&#8217; ve &#8216;Mega Mühendislik&#8217;in En Heyecanlı Bölümleriyle Dikkat Çekiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 09:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılması]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), antidepresan kullanımının artması konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor”</strong></p>
<p>“Antidepresan kullanımının günden güne arttığını” vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Akla ilk olarak ‘Ruhsal bozukluklarda artış mı var?’ diye bir soru gelebilir. Bu durum ruhsal bozuklukların arttığı anlamına gelmemektedir. Aslında toplumun ruh sağlığına bakışı ile ilgilidir. Artık toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor olması ile ilgilidir.” dedi.</p>
<p><strong>“Sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda da kullanılıyor”</strong></p>
<p>Her geçen gün ruh sağlığı ile ilgili personellerin artıyor olmasının da bunda etkili olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bir diğer akla gelen şey ise depresyondur. Antidepresanlar depresyonun tedavisinde kullanılıyor. Fakat sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ya da obsesif kompulsif bozukluklarda da kullanılabiliyor. Ayrıca ruhsal bozukluklarda değil nörolojik hastalıklarda da kullanılıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres kaynaklı mı?</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), ruhsal bozuklukların hemen hepsinde stresin önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Stresin süresi arttıkça kişi kendisini tükenmiş hissedebiliyor. Bu tükenmişlik hissi de depresyona ya da diğer ruhsal bozukluklara sebebiyet verebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda ilaç kullanılmalı?</strong></p>
<p>Artık işlev kaybına yol açabilecek kadar derin bir ruhsal bozuklukta ilaç kullanılması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bozukluk; kişinin işlevselliğini engellediğinde, ikili ilişkilerde sorun yarattığında, sosyal ve akademik alanda işlevselliği bozulduğunda ilaç tedavisi yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önerisiyle antidepresan kullanımı</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade ederek, “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır. Yanlış kullanıldığında oldukça üzücü sonuçlar ortaya çıkabiliyor. İlaçlar kişiye özgüdür. Kişinin ne zaman, ne kadar, hangi aralıklarla, ne düzeyde kullanacağı oldukça önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımının sebebi nedir?</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımının genelde ruhsal bozukluk kaynaklı olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Fakat bunun stres verici faktörleri söz konusudur. Örneğin; ekonomik kaygılar, ikili ilişkilerdeki zorluk, kaygı, korku, belirsizlik, toplumsal olayların kişinin üzerinde bıraktığı etkiler olabilir. Toplumsal olaya örnek verecek olursak depremin hem deprem bölgesinde yaşayan insanları hem de depremi medyadan takip eden insanları etkilediğini örnek verebiliriz. Kişilerin bu durumdan etkilenmesi de strese yol açmakta ve ruhsal bozukluğa sebep olabilmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker yükleme testi deği &#8220;gebelik diyabeti&#8221; tehlikeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seker-yukleme-testi-degi-gebelik-diyabeti-tehlikeli-435727</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 07:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[deği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[yükleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne ile baba adayları, hamilelik sürecinin sağlıklı ve huzurlu geçmesi için tüm önlemleri alsalar da hesapta olmayan sorunlar gelişebiliyor. Bu sorunların başında gelen ‘gebelik diyabeti’ hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Öyle ki erken doğum riskini artırıyor, anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini tetikleyebiliyor, bebekte gelişim geriliğine yol açabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-yukleme-testi-degi-gebelik-diyabeti-tehlikeli-435727">Şeker yükleme testi deği &#8220;gebelik diyabeti&#8221; tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anne ile baba adayları, hamilelik sürecinin sağlıklı ve huzurlu geçmesi için tüm önlemleri alsalar da hesapta olmayan sorunlar gelişebiliyor. Bu sorunların başında gelen ‘gebelik diyabeti’ hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Öyle ki erken doğum riskini artırıyor, anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini tetikleyebiliyor, bebekte gelişim geriliğine yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar</strong>, özellikle endişeli anne baba adaylarını, tanı ve tedavi konusunda, “Toplumdaki yaygın inanışın aksine, şeker yükleme testi son derece güvenli ve faydalıdır. Şeker yükleme testinden değil diyabetten endişe edilmeli” sözleriyle uyarıyor. Hamilelik sürecinin oluşturduğu hormon dengesindeki değişimlerin tetiklediği bir durum olarak görülen gebelik diyabeti doğumla birlikte ortadan kalktığı için ‘geçici diyabet’ olarak da tanımlanıyor. Ancak, hamilelik boyunca anne adayının ve bebeğin sağlığını tehdit etmesi nedeniyle düzenli takiplerle kontrol altında tutulması gerekiyor. Saptanması ise oldukça kolay; hamileliğin 24 ila 28. haftaları arasında yapılan şeker yükleme testi, gebelik diyabeti olup olmadığını gösteriyor. </p>
<p><strong>En önemli risk hatalı beslenme alışkanlığı</strong></p>
<p>Dünyada gebelik diyabeti riski yüzde 1 ila 14 arasında görülürken ülkemizde bu oranlar yüzde 2.6 ila 27.9 arasında değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle özellikle ülkemizde hamilelik sürecinde ve sonrasında kan şekeri takibine dikkat edilmesi gerekiyor. Gebelik diyabetine yol açan en önemli sorunun sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, “Hareketsizlik ve düzenli egzersiz alışkanlığının olmaması diyabetin ortaya çıkma ihtimalini arttırıyor. Bunun yanında tabi ki en önemli faktör beslenme alışkanlığının doğru olmaması. Beslenme doğru şekilde planlanmalı, kişiye özel yapılmalı. Hazır yemek alışkanlığı, paketli gıda tüketmek, fazla karbonhidrat, gluten ve rafine şeker tüketmek, organik gıdaya ulaşmakta zorluk büyük risk oluşturuyor” diyor. Ayrıca kilolu hamile kalmış olmak, ailede diyabet hastalığı öyküsü, bir önceki hamilelikte iri bebek doğurmuş olmak ya da diyabet gibi etkenler gebelik diyabeti riskini daha da artırıyor.  </p>
<p><strong>Gelişim geriliğine bile neden olabiliyor</strong></p>
<p>Uzmanlar tarafından tıbbi önlem alınabilen en önemli multisistem hastalığı olarak kabul gören gebelik diyabeti hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Örneğin anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini (preeklampsi) tetikleyebiliyor. Bebeğin iri bebek olmasına ya da gelişim geriliğine neden olabiliyor. Bunların yanı sıra bebekte normalden yüzde 1 ila 3 oranında daha fazla sinir sistemi hastalıklarına; yüzde 3 ila 5 oranında daha fazla sindirim sistemi ve metabolik sorunlara yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Şeker yükleme testi gereklidir</strong></p>
<p>Risk grubunda olan anne adaylarına hamileliğin erken dönemlerinde; risk taşımayanlara ise 24-28 haftalar arasında Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) ya da diğer adıyla şeker yükleme testiyle ‘gebelik diyabeti’ testi yapılması öneriliyor. Şeker yükleme testinin tüm anne adayları için oldukça güvenli ve faydalı olduğunun altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, şunları söylüyor: “Şeker yükleme testi, anne ve bebek sağlığı için en önemli testler arasındadır ve kesinlikle zarar vermez. Bu yüzden anne ile baba adaylarının endişeli sorularına cevaben ‘şeker yükleme testinden değil diyabetten korkun’ diyoruz. Testin sonucuna göre, anne adayı ya bu konuda eğitimli diyetisyen tarafından verilen diyetle takip ediliyor ya da yeterli gelmezse dahiliye ile endokrin hekimlerinin önerisiyle insülin tedavisine başlanıyor ve yakından takip ediliyor. Gebelik diyabeti olan anne adayının diyet ve /veya  medikal tedavinin  yanında kendisi de evde açlık tokluk şeker takiplerini yapması ve hekimini bilgilendirmesi önem taşıyor” </p>
<p>Gebelikte ortaya çıkan diyabetin doğum sonrasında devam etme ihtimali ilk yıl ortalama yüzde 2 iken bu ihtimal 10 yıl içinde yüzde 5 ila 10’a kadar çıkabiliyor. Bunu tespit etmek için ek risk faktörü varsa 6. haftada, yoksa 12. haftada, ilk yıl bitince ve 3. yılda şeker yükleme testinin tekrar edilmesi isteniyor. </p>
<p><strong>Sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı beslenin</strong></p>
<p>Gebelik diyabeti saptanan anne adaylarının her şeyden önce beslenme alışkanlıklarını düzenlemeleri ve mutlaka egzersiz yapmaları gerekiyor. Glutenli, genetiği değiştirilmiş, paketli, hazır gıdalardan özellikle kaçınmaları; temiz ve kaliteli su tüketmeleri; tercihen sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı olsa da öğün sayısı, miktarı ve niteliği kişiye özel olarak hazırlanan bir diyet uygulamaları tavsiye ediliyor. Ayrıca kan şekeri seviyelerini aç /tok olarak takip ederek hekimlerini bilgilendirmeleri büyük öneme sahip<strong>. </strong>Dr. Esra Boyar, gebelik diyabeti tanısı konulan anne adaylarının, doktor onayını alarak, haftada 3  gün ortalama 150 dakika olmak koşuluyla, en az bir spor dalına ya da egzersiz programına yönlenebileceklerini belirtiyor</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-yukleme-testi-degi-gebelik-diyabeti-tehlikeli-435727">Şeker yükleme testi deği &#8220;gebelik diyabeti&#8221; tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malatya ovas&#8217;nda zemin yumuşak: yapılaşma için tehlikeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/malatya-ovasnda-zemin-yumusak-yapilasma-icin-tehlikeli-422339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 11:10:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[malatya]]></category>
		<category><![CDATA[ovasnda]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[yapılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yumuşak]]></category>
		<category><![CDATA[zemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, KYK Yapı Kimyasalları Deprem Eğitim TIR’ı “Kaşif” ile deprem bölgesini dolaşmaya devam ediyor. Hatay’da başladığı eğitimlerine Diyarbakır ve Malatya’da devam eden Moriwaki, deprem ve bina güçlendirmesi hakkında eğitim verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malatya-ovasnda-zemin-yumusak-yapilasma-icin-tehlikeli-422339">Malatya ovas&#8217;nda zemin yumuşak: yapılaşma için tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“MALATYA OVASI’NDA ZEMİN YUMUŞAK; YAPILAŞMA İÇİN TEHLİKELİ!”</strong></p>
<p><strong>Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, KYK Yapı Kimyasalları Deprem Eğitim TIR’ı “Kaşif” ile deprem bölgesini dolaşmaya devam ediyor. Hatay’da başladığı eğitimlerine Diyarbakır ve Malatya’da devam eden Moriwaki, deprem ve bina güçlendirmesi hakkında eğitim verdi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>‘’Yeniden Hep Birlikte Ayağa Kalkıyoruz’’ </strong>mottosuyla yeni bir dönem başlatan <strong>KYK Yapı Kimyasalları</strong>’nın 6 Şubat depreminin yaşandığı şehirlerde düzenlediği eğitimler sürüyor.  KYK Yapı Kimyasalları Deprem Eğitim TIR’ı <strong>“Kaşif”</strong> ve <strong>Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki</strong> son olarak Doğu Anadolu bölgesinde <strong>Diyarbakır</strong> ve <strong>Malatya</strong>’ya geldi. </p>
<p>KYK Yapı Kimyasalları öncülüğünde gerçekleşen; Japon deprem uzmanı, yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki’nin de yer aldığı deprem eğitimlerine Diyarbakır ve Malatya’da yoğun ilgi vardı. Çok sayıda sektör profesyoneli ve ilgilinin yer aldığı Malatya’daki bilgilendirme toplantısına <strong>Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan</strong> da katıldı.  Eğitim öncesinde konuşan ve deprem konusunda görüşlerini dile getiren Gürkan, depremin değil, depreme dayanıksız yapıların insanları öldürdüğünü yaşanan depremlerle gördüklerini söyledi. </p>
<p><strong>Moriwaki: “DAF Kırılmaya Başladı”</strong></p>
<p>Deprem eğitimi sırasında Türkiye’de 81 ilin 52’sinin birinci derece deprem bölgesinde yer aldığını ifade eden Yoshinori Moriwaki ise, “1939’da Erzincan’da deprem oldu sonra 1941’de Tokat’ta deprem yaşandı. Doğudan batıya sanki domino taşı gibi depremler yaşandı. 1999 yılında Gölcük’te deprem oldu. Doğu Anadolu Fayı uzun zamandır kırılmıyordu. Üç sene önce Silivri’de küçük bir deprem oldu. Ondan sonra Elazığ depremi yaşandı. Uzun zamandır kırılmayan Doğu Anadolu Fayı kırılmaya başladı. Maalesef 6 Şubat depremini gördük” dedi.</p>
<p><strong>“İnsanı Deprem Değil Bina Öldürüyor”</strong></p>
<p>Türkiye ile Japonya arasında deprem karşılaştırması yapan Yoshinori Moriwaki, şunları söyledi: “5,5 büyüklüğünde yani orta seviyede depremler en fazla Çin’de meydana geliyor. Japonya 4, Türkiye ise 6’ncı sırada. Metrekare olarak bakılırsa Japonya 6, Türkiye 17’inci. Tarihte en büyük depremlere bakıldığında; Türkiye’de 1939 yılında Erzincan’da 7,9 büyüklüğünde olurken, Japonya’da ise 2011 yılındaki Thoku depremi, büyüklüğü ise 9. Depremde can kaybına bakıldığında ise Türkiye aniden 3’üncü oluyor. İnsanı deprem değil bina öldürüyor. Türkiye’de Japonya’daki gibi deprem var ama Türkiye’de can kaybı çok oluyor. Bunu nasıl düzeltebiliriz? Mimar ve mühendis arkadaşlar biz bunu düzeltmeliyiz, düzeltebiliriz.”</p>
<p><strong>“Barış Ukrayna’da Gazze’de Lazım İmar’da Değil”</strong></p>
<p>Moriwaki, Türkiye’de 2001 yılında Yapı Denetim Sistemi’nin başladığını kaydederek, “Ama sıkıntı neydi? Türkiye’de 21 milyon yapı stoku varsa bunun yüzde 50’si yönetmeliklere uygun değil. Yapı Denetim Sistemi var ama izinsiz ise ya da belediyeden ruhsat alınmıyorsa sisteme girmiyor. Burada sıkıntı var. Türkiye’de imar barışı var. Ukrayna ve Gazze’de savaş var, bu savaşlarda barış lazım ama imar için barış denilince bu başka bir konu. Türkiye’de bir gazeteci bana ‘İmar barışı hakkında ne düşünüyorsunuz?’ diye sorduğunda, ilk başta anlamadım ama şimdi anlıyorum. Japonya’da ‘ruhsatsız’ ya da ‘iskânsız’ diye bir şey yok. Tadilat yapacaksa da belediyeden izin alıyor. Şimdiye kadar oldu ama bundan sonra bunun olmamasına çalışmalıyız” diye konuştu.</p>
<p><strong> “Malatya Ovası’nda Zemin Yumuşak; Tehlikeli!”</strong></p>
<p>Japon Bilim Adamı Yoshinori Moriwaki, Malatya’nın en çürük bölgelerini açıkladı. Belirttiği bölgelerde konut inşasının yapılmaması gerektiğini vurgulayan Moriwaki;” Malatya’da Maraş ve Hatay’da olduğu gibi Ova tarafından yumuşak zeminin yeri yapılaşma için tehlikeli diyebilirim. Bunun biraz zeminin iyi olduğu bölgelerde, sert zeminin olduğu yamaçlarda kentsel dönüşümün başlatılması iyi olacaktır” dedi.</p>
<p><strong>En Kötü Senaryo Ne?</strong></p>
<p>Yoshinori Morivaki Malatya’daki deprem bilgilendirme toplantısında katılımcıların “en kötü senaryo” ve “tsunami” olasılığı sorularını da yanıtladı: “Hatay&#8217;dan sonra Suriye ve Kıbrıs&#8217;a uzanan bir fay hattı bulunuyor. Denizin altındaki bu fay kırılırsa tsunami riski ortaya çıkabilir; genel olarak bir metrelik bir dalga olabilir. En kötü senaryo ise hem deprem hem de kayma durumunun yaşanması. Bu durumda en kötü senaryo 3 metrelik bir dalga. Binaların deniz seviyesinden en az 3 metre yüksekte olmak önemli. Ancak, tsunami Türkiye&#8217;de pek görülmüyor.  İzmir depremindeki dalganın boyu bir metreydi.” </p>
<p><strong>“Türkiye’de Deprem Çocuklara Anlatılmıyor”</strong></p>
<p>Deprem eğitimlerinin önemine de dikkat çeken Moriwaki, “Türkiye’de deprem eğitimi, tatbikatı yapılıyor ama senede kaç kere? Bir veya en fazla iki diye duydum. Örneğin ilkokuldaki çocuğa senede bir kere eğitim verildiğinde geçen sene ne yapıldığını hatırlamıyordur. Japonya’da ise ayda bir kere okulda, ayda bir kere de mahallede olmak üzere ayda iki kez eğitim veriliyor. Çocuklar aldıkları eğitimle artık ne yapacaklarına alışıyor. Bunun yanında küçük yaştan eğitim veriliyor. Türkiye’de ise çocuklar duymasın, görmesin. Tabii depremdeki kötü görüntüyü bizde göstermiyoruz ama depremi anlatıyoruz&#8221; şeklindeki konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malatya-ovasnda-zemin-yumusak-yapilasma-icin-tehlikeli-422339">Malatya ovas&#8217;nda zemin yumuşak: yapılaşma için tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çelebi Havacılık, IATA&#8217;nın DG AutoCheck Sistemiyle Tehlikeli Madde Taşımacılığında Güvenliği En Üst Düzeye Çıkarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/celebi-havacilik-iatanin-dg-autocheck-sistemiyle-tehlikeli-madde-tasimaciliginda-guvenligi-en-ust-duzeye-cikariyor-408188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 10:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[autocheck]]></category>
		<category><![CDATA[çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[düzeye]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[iatanın]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[sistemiyle]]></category>
		<category><![CDATA[taşımacılığında]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408188</guid>

					<description><![CDATA[<p>65 yıllık tecrübesiyle 3 kıta, 5 ülke ve 40’tan fazla istasyonda hizmetlerini sürdüren Türkiye’nin ilk özel yer hizmetleri şirketi Çelebi Havacılık, inovasyona yatırım yapmaya devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/celebi-havacilik-iatanin-dg-autocheck-sistemiyle-tehlikeli-madde-tasimaciliginda-guvenligi-en-ust-duzeye-cikariyor-408188">Çelebi Havacılık, IATA&#8217;nın DG AutoCheck Sistemiyle Tehlikeli Madde Taşımacılığında Güvenliği En Üst Düzeye Çıkarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>65 yıllık tecrübesiyle 3 kıta, 5 ülke ve 40’tan fazla istasyonda hizmetlerini sürdüren</strong> <strong>Türkiye’nin ilk özel yer hizmetleri şirketi Çelebi Havacılık, inovasyona yatırım yapmaya devam ediyor. IATA’nın (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) DG AutoCheck sistemini hizmetlerinde kullanan şirket, emniyet ve operasyonel verimliliği artırarak yer hizmetlerinde</strong> <strong>mükemmellik taahhüdünü yerine getiriyor.</strong></p>
<p><strong> Tehlikeli madde içeren kargoların güvenli bir şekilde taşınmasını sağlamak, karmaşık ve zaman alıcı bir süreç olarak biliniyor. Süreç içerisinde taşınan kargoların, Gönderilerin Tehlikeli Mallar Beyannamesi (DGD) ile IATA’nın Tehlikeli Mallar Yönetmeliği’ne (DGR) uygun şekilde kontrolü ve kabulünün sağlanması gerekiyor. Kontrol ve kabulün doğru yapılmaması durumunda uçuş ve çalışan emniyeti ve müşteri memnuniyeti sağlanamazken mali yükümlülük oluşturuyor. Tehlikeli madde kabulünde havayolu ve ülke farklılıklarından dolayı kargoların kontrolü, oldukça karmaşık ve hata riski yüksek bir sürece dönüşüyor. </strong></p>
<p><strong> DG AutoCheck, en yüksek düzeyde güvenlik sağlamayı hedefleyen, tehlikeli madde içeren kargoların kabul süreçlerinde oluşabilecek hataları engellemeye yönelik oluşturulmuş bir kontrol-uyumluluk çözümü olarak kabul ediliyor. Uygulama, manuel işlemlerle tutulan kontrol kayıtlarını elektronik verilere dönüştürerek belge kontrollerinin otomatik olarak gerçekleştirilmesini sağlıyor.</strong></p>
<p><strong> Çelebi Havacılık Holding Yer Hizmetleri ve Kargo Başkanı</strong> <strong>Atilla Korkmazoğlu, “IATA ile olan iş birliğimizden ve kargo operasyonlarımızı daha etkin, verimli hale getirecek</strong> <strong>DG AutoCheck çözümünü iş süreçlerimize dahil etmekten mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliği, Çelebi Havacılık’ın dijital dönüşümünde inovasyonu faaliyetlerinin merkezine yerleştirerek, müşterilerine ve iş ortaklarına daima en mükemmel hizmeti sunma vaadinin bir yansımasıdır” dedi.</strong></p>
<p><strong> Çelebi Havacılık Holding,</strong> <strong>DG AutoCheck otomatik uyumluluk çözümünü hizmetlerine entegre ederek tehlikeli madde içeren kargo kabul süreçlerinde güvenliği en üst düzeye çıkarırken, operasyonel verimliliği de artırıyor. Sistem dosyalama, raporlama, uygunluk analizi, maliyet süreçlerini kolaylaştırması ve harcanan zamandan tasarruf sağlanmasıyla sürdürülebilir bir yöntem özelliği taşıyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/celebi-havacilik-iatanin-dg-autocheck-sistemiyle-tehlikeli-madde-tasimaciliginda-guvenligi-en-ust-duzeye-cikariyor-408188">Çelebi Havacılık, IATA&#8217;nın DG AutoCheck Sistemiyle Tehlikeli Madde Taşımacılığında Güvenliği En Üst Düzeye Çıkarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber Güvenlikte Varsayımlarla Hareket Etmek Tehlikeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-varsayimlarla-hareket-etmek-tehlikeli-345086</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 09:22:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[etmek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[varsayımlarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345086</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürekli olarak gelişen ve giderek daha karmaşık hale gelen siber saldırılarla mücadele edebilmek için kritik kararların hızla alınması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-varsayimlarla-hareket-etmek-tehlikeli-345086">Siber Güvenlikte Varsayımlarla Hareket Etmek Tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürekli olarak gelişen ve giderek daha karmaşık hale gelen siber saldırılarla mücadele edebilmek için kritik kararların hızla alınması gerekiyor. Ancak bu hız baskısı varsayımlarla hareket edilebilmesine de yol açabiliyor. Türkiye’nin önde gelen siber güvenlik markalarından Picus Security’nin Kurucu Ortağı ve Picus Labs Başkan Yardımcısı Dr. Süleyman Özarslan, siber güvenlikte varsayımlarla hareket etmenin daha büyük sorunlara yol açacağına dikkat çekerek, siber tehditlerle mücadelede bütünsel, otomatik ve sürekli bir çözüm sunan teknolojilere yönelmek gerektiğini vurguluyor. </strong></p>
<p>Dünya Ekonomik Forumu’na göre 2021’de bir siber saldırının şirketlere maliyeti ortalama 3.6 milyon dolar. Diğer yandan Gartner verilerine göre şirketlerin sadece %25’i siber güvenlik harcamalarının etkinliğini finansal olarak ölçebiliyor. Oysa sürekli olarak gelişen ve giderek daha karmaşık hale gelen siber saldırılarla mücadele edebilmek için kritik kararların hızla alınması gerekiyor.<strong> </strong>Hızlı ve dinamik bir ortamda hemen eyleme geçecek kararlar alması beklenen güvenlik uzmanlarının çoğu bu zaman kısıtı karşısında maalesef varsayımlara ve sezgilerine güvenerek adım atabiliyorlar. Ancak bu durumda mevcut ve olası siber saldırılara karşı yetersiz kalma ve emek, zaman ve kaynakların boşa harcanması gibi tehlikeler ortaya çıkıyor. Güvenlikle ilgili kararları gerçek risklerden ziyade algılanan risklere dayandırmanın, kuruluşlarının sorunlarını çözmeyeceğinin altını çizen<strong> Dr. Süleyman Özarslan</strong>, “Bu durum siber ataklara karşı en yüksek korumayı sağlamak amacıyla odaklanılması gereken alanın ne olduğu konusunda yanıltıcı sonuçlara da yönlendirebilir.” diyor. </p>
<p>Kuruluşların siber dayanıklılıklarını artırması için daha tehdit odaklı bir yaklaşım benimseyerek, risklerle ilgili anlayışlarını geliştirmeleri gerektiğini ifade eden <strong>Dr. Süleyman Özarslan,</strong> “Burada kritik nokta, hali hazırda oldukça stresli bir operasyon sürdüren güvenlik ekiplerine ve bu ekiplerin güvenlik bütçelerine daha fazla yük bindirmeden bu değişimi sağlamak olmalı. Bu noktada Picus Security’nin öncülüğünü yaptığı BAS (Siber İhlal ve Atak Simülasyonu) teknolojisi, karar alma süreçlerinin merkezine siber tehditleri yerleştirerek, şirketlerin ihtiyacı olan siber savunma içgörüsünü kazandıran bütünsel, otomatik ve sürekli bir çözüm sunarak bu alanda önemli bir açığı kapatıyor. Üstelik yalnızca açıkları tespit etmekle kalmıyor, güvenlik araçlarının en etkin şekilde çalışmasına yardımcı olmak için eyleme geçirilebilir iyileştirme önerileri de sunuyor.” şeklinde konuştu.   </p>
<p>Güvenlikle ilgili yetersiz ya da sınırlı farkındalıkla ve varsayımlara dayalı olarak alınan kararlar verimsiz yatırımlara neden olabileceği gibi, siber saldırılara karşı optimal korumanın sağlanmasını da engelleyebiliyor. Bununla birlikte güvenlik ekipleri odaklarını ve kaynaklarını önceliklendirebilmeleri için yanıtlamaları gereken güvenlik duruşları ile ilgili temel sorulara cevap vermekte zorlanmaktadır.</p>
<p>Picus Security bu sorunlarla karşılaşmak istemeyen güvenlik ve risk yöneticilerine öncelikle şu soruların yanıtlarını doğru şekilde vermelerini öneriyor;</p>
<ul>
<li>Kurum için en büyük tehlikeyi oluşturan tehdit ne?</li>
<li>En kritik risklerimizi ve bunları nasıl yöneteceğimizi biliyor muyuz?</li>
<li>Bir saldırgan herhangi bir güvenlik açığından veya zafiyetlerden nasıl yararlanabilir?</li>
<li>Bir ihlalin olası sonuçları ne olabilir?</li>
<li>Saldırıları önlemede ve tespit etmede kullandığımız güvenlik kontrolleri ne kadar etkilidir?</li>
<li>Güvenlik harcamalarımızın karşılığını en iyi şekilde alıyor muyuz?</li>
</ul>
<p><strong>PICUS Security Hakkında: </strong></p>
<p>Picus Security, Siber İhlal ve Atak Simülasyonunun (BAS &#8211; Breach and Attack Simulation) öncüsüdür. Dünyanın önde gelen organizasyonları tarafından tercih edilen Picus Bütüncül Güvenlik Doğrulama Platformu, gerçek dünyadaki tehditleri simüle ederek, güvenlik kontrollerinin etkinliğini değerlendirmek, kritik varlıklara yönelik yüksek riskli saldırı yollarını belirlemek ve tehdit önleme ve algılama yeteneklerini optimize etmeye yardımcı olur.</p>
<p>Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik’te ofisleri olan Picus Security, küresel bir kanal ve iş birliği ortakları ağı tarafından desteklenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-varsayimlarla-hareket-etmek-tehlikeli-345086">Siber Güvenlikte Varsayımlarla Hareket Etmek Tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evler de fabrikalar kadar tehlikeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/evler-de-fabrikalar-kadar-tehlikeli-344426</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 11:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[evler]]></category>
		<category><![CDATA[fabrikalar]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fabrikalar, şantiyeler, şirketler iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili kurallara uymasına rağmen ev temizliği, yaşlı ve çocuk bakımı gibi işlerde çalışanlar için yeterli önlemler alınmıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/evler-de-fabrikalar-kadar-tehlikeli-344426">Evler de fabrikalar kadar tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fabrikalar, şantiyeler, şirketler iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili kurallara uymasına rağmen ev temizliği, yaşlı ve çocuk bakımı gibi işlerde çalışanlar için yeterli önlemler alınmıyor. Ancak yüksekten düşme, yanık, zehirlenme, elektrik çarpması, yaralanma gibi birçok kaza olasılığıyla evler de en az şantiyeler ve fabrikalar kadar riskli.</p>
<p><b>‘Önlemler yetersiz’</b><br />Evde çalışanların iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgi veren İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı, TÜGİAD Genel Başkan Yardımcısı Şebnem Akman Balta “Fabrikalar, şantiyeler, şirketler iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili kurallara uyuyor, çeşitli denetimler yapılıyor. Ancak evde çocuk, hasta ve engelli bakımı, temizlik, yemek, ütü yapma, çamaşır yıkama, bahçe bakımı gibi işlerde çalışanlar için bu önlemler yetersiz. Fakat evlerde de yüksekten düşme, yanık, zehirlenme, elektrik çarpması, yaralanma gibi birçok kazayla karşılaşılabilir. O nedenle önlemlerin alınması gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>‘Tazminat öderler’</b><br />Kanuna göre alınması gereken önlemlere dikkat çeken Balta, “Kanuna göre evde çalışan kişilerin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemin alınması gerekiyor. Araç ve gereçlerin eksiksiz olması gerektiği gibi çalışanların da iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uyma yükümlülüğü bulunuyor. Öte yandan ev olduğu için işverenlerin işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdamı zorunluluğu bulunmuyor. İşveren, gerekli önlemleri almaması nedeniyle iş kazası yaşanırsa işverene işçiye karşı maddi ve manevi tazminat ödeme sorumluluğu düşmektedir. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya kaybolmasından kaynaklanan zararların ödenmesinin yanı sıra işçi vefat ederse cenaze giderleri, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı gibi birçok sonucu olacaktır” diye konuştu.</p>
<p><b>10 gün kuralı var</b><br />Ev hizmetlerinde çalışanlar için 10 gün kuralı bulunduğunu kaydeden Balta, “Evde 9 gün çalışan işçinin çalışma konumu ile 10 gün ve üzerinde çalışan işçinin çalışma konumu aynı olmayacaktır. Kanuna göre 10 gün ve altında işçi çalıştıran kişiler işveren olarak sayılmamakta. İşveren sayılmamanın en önemli sonucu iş kazası ve meslek hastalığı olaylarında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı harcamaları bu kişilere rücu hakkının olmamasıdır. Bir fabrikada işçi olarak çalışan kişi, işe girdiği gün iş kazası geçirdiğinde Kurum kendisine gerekli sigorta yardımlarını yapmakla yükümlü iken ev hizmetlerinde ayda 10 günden az çalışanların iş kazası meydana gelmeden en az on gün önce tescil edilmiş olması şart olarak düzenlenmiştir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Cinsel taciz kâbusu</b><br />Evlerde çalışan kadınların kâbusu cinsel taciz. Balta, çalışanın cinsel tacize uğraması durumunda ise işçinin hakları hakkında şunları söyledi: “Cinsel tacize uğrayan işçinin işten ayrılması her halükarda İş Kanunu madde 24/2 ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılıktan ötürü haklı nedenle fesih yoludur. Yani burada süreli fesih olan geçerli neden değil haklı neden hali söz konusudur. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’na göre bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında mağdurun şikâyeti üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir. Suçun aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca taciz eylemi nedeniyle mağdur olan kişi işi bırakmak zorunda kalmışsa verilecek ceza 1 yıldan az olamaz.”</p>
<p><b>Bunlara dikkat!</b><br />İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı, TÜGİAD Genel Başkan Yardımcısı Şebnem Akman Balta, evde alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:<br />&#8211; Eve yangın, doğalgaz alarmı, duman dedektörü taktırın. Evde mutlaka yangın söndürücü bulundurulmalı.<br />&#8211; Ağır kimyasal içeren, zehirlenmelere yol açacak ürünler yerine doğal alternatifleri kullanılmalı. Eğer kullanmak zorundaysanız maske takın ve evi havalandırın. İki kimyasalı asla karıştırmayın.<br />&#8211; Elektrik çarpmaları için priz kapakları kullanın.<br />&#8211; Eviniz küçükse daha az mobilya tercih ederek kazaların önüne geçebilirsiniz.<br />&#8211; Sivri mobilyalara koruyucu kenar takın.<br />&#8211; Yaşlılar için duşakabin ve küvet içlerine tutunma barı monte edilebilir. <br />&#8211; Kullanılmayan elektronik aletlerin fişlerini çekmelisiniz. <br />&#8211; Eskiyen kabloları ve kabloları görünen prizleri yenilemelisiniz.  <br />&#8211; Bıçakları ve kesici, delici aletleri güvenli noktalarda saklamalısınız.<br />&#8211; Silahınız varsa evdekilerin kolayla ulaşamayacağı bir yerde muhafaza etmelisiniz içinde mermi bulundurmamalısınız.<br />&#8211; Zemin için kayma ve düşmeleri önleyen, altı kaymaz madde ile kaplı kilimler tercih edebilirsiniz.<br />&#8211; Pişirme esnasında kullandığınız tavanın kulpunun, içe dönük olmasına dikkat edin. <br />&#8211; Dolapları duvara sabitleyin.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/evler-de-fabrikalar-kadar-tehlikeli-344426">Evler de fabrikalar kadar tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
