<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>süreç | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/surec/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/surec</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 10:42:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>süreç | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/surec</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Örnekköy&#8217;deki kentsel dönüşümde anahtar teslim zamanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ornekkoydeki-kentsel-donusumde-anahtar-teslim-zamani-624065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:42:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anahtar]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cemil]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümde]]></category>
		<category><![CDATA[etap]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[örnekköy]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[teslim]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624065</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nde önemli bir aşamaya gelindi. Üçüncü, dördüncü ve beşinci etaplarda yer alan toplam 1603 bağımsız birim teslim sürecine girdi. İnşaatı tamamlanan konutların anahtar ve tapularının nisan ayı içerisinde hak sahiplerine verilmesi planlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ornekkoydeki-kentsel-donusumde-anahtar-teslim-zamani-624065">Örnekköy&#8217;deki kentsel dönüşümde anahtar teslim zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nde önemli bir aşamaya gelindi. Üçüncü, dördüncü ve beşinci etaplarda yer alan toplam 1603 bağımsız birim teslim sürecine girdi. İnşaatı tamamlanan konutların anahtar ve tapularının nisan ayı içerisinde hak sahiplerine verilmesi planlanıyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye’ye model olacak bir anlayışla uzun yıllardır sürdürülen, ancak son dönemlerde kooperatiflerle ilgili aksaklıklar nedeniyle sorun yaşanan kentsel dönüşüm çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesi sonrasında titizlikle yürütülen süreçte anahtar ve tapu tesliminde geri sayım başladı. Karşıyaka Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nde üçüncü, dördüncü ve beşinci etaplardaki 1603 bağımsız birimin teslimine nisan ayı içinde başlanması yönünde karar alındı.</p>
<p><strong>“İnşaatlar başlayıp süreç hızlanınca vatandaşların yüzünde mutluluğu gördük”</strong></p>
<p>Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nde görev yapan inşaat teknikeri Cenk Bıyıkoğlu süreç hakkında detaylı bilgiler verdi. Bıyıkoğlu, “Nisan içinde etap etap vatandaşlarımıza evlerini, iş yerlerini teslim edeceğiz. Bu sürecin sonuna geldiğimiz için mutluluk yaşıyoruz. Tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyoruz. Duran bir süreç tekrar başlatıldı ve kısa süre içinde bitirildi. Cemil başkanımız göreve geldiğinde inşaatlar yeniden devam etmeye başlayınca vatandaşlarımızın yüzündeki mutluluğu gördük” dedi.</p>
<p><strong>“Kafamı sokacak evim olsun gerisi yalan”</strong></p>
<p>Yeni ev heyecanı yaşadığını aktaran hak sahibi Gülsüm Çınar, “En çok salon ve balkon dikkatimi çekti. Çok güzel olmuş. Heyecan çok. Çocuklarımızla oturacağız. Başkanımızı beğeniyoruz, çok iyi. Teşekkür ederiz. Erken bitirdi binaları” dedi. İsmail Çınar da, “Heyecanımız var. Yıllar oldu. Sıkıntılı oldu ama şimdi çok güzel gidiyor. Binamız da güzel yapılmış. Cemil Başkandan memnunuz. Ona güveniyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve başkanımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>Hak sahibi ailelerden Gülsüm-İsmail çiftinin oğlu Erdinç Çınar da yaşadıkları mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: “Heyecanlıyız. Çok uzun zamandan beri bekliyorduk. Evimizi gezdik, çok mutluyuz. Ailemle birlikte yaşayacağım bir evim olacak. Konut krizinin yaşandığı bu dönemde evlerin tamamlanması çok sevindirici. ‘Kafamı sokacak bir evim olsun gerisi yalan’ denir ya, tam olarak öyle. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Kira yardımı da aldık. Cemil Tugay’a ayrıca teşekkür ederiz. Bizim için en önemli şey evlerin tamamlanmasıydı.”</p>
<p>Ailenin yedinci sınıfa giden en küçük bireyi Yusuf Deniz Çınar ise duygularını, “Fazlasıyla heyecanlıyım. Evi ilk defa gördüm. Gayet güzel görünüyor. Bence iyi” sözleriyle ifade etti.</p>
<p><strong>“Ev sahibi olamayacak insanların ev sahibi olması çok güzel oldu”</strong></p>
<p>İnşaat faaliyetlerini hassasiyetle takip eden, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a süreci hızlandırdığı için teşekkür eden yeni ev sahibi Ufuk Kurt, “İnsanların mağduriyeti giderildi. Biz arsa sahipleri olarak çok mutluyuz. Yıllardır bekleniyordu. Dört blokun aynı anda teslim edilecek olması güzel. Evlerimizi dolaştık. Kullanılan malzemeler de kaliteli. Buralar bize dedelerimizden kalmış yerler. Tabii ki böyle bir daireyi kimse alamazdı. Ekonomik krizde, evlerin fahiş fiyatlara yükseldiği zamanda ev alamayacak insanların ev sahibi olması çok güzel oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Her taraf şıkır şıkır”</strong></p>
<p>Yeni evini eşiyle birlikte gezen ve memnuniyetini dile getiren Türkan Özer ise “Çok güzel, ferah, her taraf şıkır şıkır. Hepimiz için hayırlısı olsun. Başkan süreci güzel götürüyor” dedi. Selahattin Özer de, “Beklediğimizden daha güzelmiş. Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başlayınca süreç hızlandı. Bir sene içinde bize evlerimizi teslim ediyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kentsel dönüşümde Türkiye’ye örnek İzmir modeli</strong></p>
<p>İzmir’de yüzde yüz uzlaşı, yerinde dönüşüm, belediye garantörlüğü ilkelerine bağlı hayata geçirilen dönüşüm projelerinde Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesiyle önemli yol kat edildi. Bu kapsamda ilk olarak önceki dönem kapatılan Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı yeniden kuruldu. Gelişmenin ardından kent genelindeki kentsel dönüşüm projeleri eksiksiz ve kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>
<p><strong>Örnekköy’deki dönüşümün genel fotoğrafı</strong></p>
<p>Karşıyaka Örnekköy’de ise birinci ve ikinci etaplar kapsamında 333 bağımsız birim teslim edildi. Kooperatiflerden devralınan üçüncü, dördüncü etaplar ile beşinci etap kapsamında 1603 bağımsız birimin teslimine nisan ayında başlanılacak. Ayrıca altıncı etap kapsamında da 1297 bağımsız birim yapılarak vatandaşlara teslim edilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ornekkoydeki-kentsel-donusumde-anahtar-teslim-zamani-624065">Örnekköy&#8217;deki kentsel dönüşümde anahtar teslim zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay: Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-musaade-edin-hukuki-surec-tamamlansin-622358</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 12:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[edin]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Fabrikası]]></category>
		<category><![CDATA[müsaade]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlansın]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[verme]]></category>
		<category><![CDATA[Zorla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde olan Meslek Fabrikası binasının tahliye edilmesi için gönderdiği tebligat nedeniyle tarihi binada nöbette olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-musaade-edin-hukuki-surec-tamamlansin-622358">Başkan Tugay: Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde olan Meslek Fabrikası binasının tahliye edilmesi için gönderdiği tebligat nedeniyle tarihi binada nöbette olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın. Bu süre içinde bizden istediğiniz şeyleri de konuşmaya hazırız ama bu yanlışı İzmir’e, İzmir halkına, bir devlet kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapmayın. Burayı hukuksuzca, zorla boşaltamayacaksınız. Buna izin vermeyeceğiz. Buradayız” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmaya çalışılan Meslek Fabrikası binasında sabahın erken saatlerinden itibaren başlattığı nöbetini sürdürüyor. Çok sayıda belediye başkanının, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, vatandaşların ve meclis üyelerinin ellerindeki döviz ve pankartlarla destek verdiği Başkan Tugay, mülkiyeti belediyeye ait olan binanın hukuksuzca boşaltılmaya çalışılmasına tepki gösterdi. Hukuk makamlarının, hukuk kuralları içinde bu binanın mülkiyetinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmemesi gerektiğine dair karar vereceğine inandıklarını dile getiren Başkan Tugay, “Süreç daha devam ederken alelacele ‘burayı boşaltın’ diye tebligat göndermek ve belki de gelip zorla buraya boşaltmaya çalışmak akıl alır iş değil. İzmir’in seçtiği ve görevlendirdiği belediye başkanı olarak bu duruma tepkisiz kalamam. Bu tabii ki itiraz edeceğimiz bir durum. O nedenle kendimizi bugün fiziken burada bulunmak zorunda hissettik. Burayı zorla tahliye etmeye kalktıkları zaman da fiziki olarak burada olacağız. Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın. Bu süre içinde bizden istediğini şeyleri de konuşmaya hazırız ama bu yanlışı İzmir’e, İzmir halkına, bir devlet kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapmayın. Biz bunu hak etmiyoruz. Hizmetimizi bu binada da başka sahip olduğumuz bütün binalarda da devam ettireceğiz. Bu bizim görevimiz. Bununla ilgili insanların akıllarını karıştıracak anlamsız, alakasız bin türlü lafı etmeyi de bırakın. Burayı hukuksuzca, zorla boşaltamayacaksınız. Buna izin vermeyeceğiz. Buradayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kabul edebilmemiz mümkün değil”</strong></p>
<p>Bir süredir, Meslek Fabrikası binası da dahil üç binayla ilgili sürecin devam ettiğini ifade eden Başkan Tugay, “Hukuki bulmadığımız bir tavırla Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediyeye hiçbir bilgi vermeden doğrudan tapu dairesi üzerinden kendi üzerine binalarımızın mülkiyetlerini geçirmesi sonrasında hukuki mücadele içindeyiz. Ancak başta yürütmeyi durdurma kararları verilmesine rağmen sonradan ne yazık ki bu yürütmeyi durdurma kararları kaldırıldı ve bayramdan hemen önce çalışan arkadaşlarımıza bugün binanın boşaltılması için tebligat gönderildi. Bunu kabul edebilmemiz mümkün değil. Yüzde 100 haklı olduğumuza inandığımız bir davanın içindeyiz. Meslek Fabrikası ve diğer iki binamız her yönüyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde olan, hiçbir şekilde başka bir kurum ya da kişinin mülkiyet hakkı olmayan binalardır. Bu binalar halka hizmet ettiğimiz binalardır. Hizmetler devam ederken, bir milletvekilinin söylediği gibi kesinlikle satılmasının gündemimizde olmadığı, sadece insanlara hizmet edelim diye kullandığımız binalardır ama zorla elimizden alınmaya çalışılıyor” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Fiziken de burada itiraz ediyoruz”</strong></p>
<p>İzmirlilerin kendisini ve meclis üyelerini beş yıllığına İzmir’in hakkı ve hukukuna sahip çıkmaları ve İzmir’e hizmet etmeleri için seçtiğini söyleyen Başkan Tugay, “Böyle bir görevimiz varken ‘buyurun bu binaları alın’ diyemeyiz. Vicdanımız da aklımız da devlete olan inancımız da hukuka olan inancımız da bunu kesinlikle doğru bulmuyor. Uyarılarımıza rağmen herhangi bir şekilde geri adım atılmadığından dolayı bugün fiziken burada buna itiraz ettiğimizi göstermek zorunda kaldık. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyeler hiçbir hizmetini durdurmuş değil. Normal düzenimizde devam ediyoruz ama ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin en üst düzeyde yöneticisi olarak İzmir halkını temsilen kendimi burada bu yanlışa ‘dur’ demek zorunda hissediyorum. O yüzden geldim, hiç kimseyi özel olarak buraya çağırmadım. Tamamen kendi duyarlılıklarıyla burada bulunuyorlar. Yanımızda yer alıyorlar, hepsine teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Bu işin arkasında bir siyasi irade var”</strong></p>
<p>Hiçbir zaman yanlışın tarafında olmadıklarını, yanlışa boyun eğmediklerini kaydeden Başkan Tugay, konunun çok hassas olduğunu belirterek binanın tarihine dikkat çekti. 1926 yılında dönemin cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bakanlar kurulunun imzasıyla binanın kamulaştırıldığını, 1940 yılından beri belediyenin mülkiyetinde olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, 2007 yılında Vakıfların şerhinin kaldırılması için yüklü bir ödeme yapıldığını ve yine büyük bir masrafla binanın restore edilerek Meslek Fabrikası olarak hizmet verdiğini söyledi. Meslek Fabrikası’nda kursların devam ettiğini ifade eden Başkan Tugay, “Bizim ne bu binayı vermemiz ne de bu hizmetten vazgeçmemiz mümkün değil. Alelacele ‘burayı boşaltın’ isteğini bir telaş olarak görüyoruz. Bu istekte bulunanları da tamamen İzmir’e zarar verme amacı güden ve İzmir’in hakkına hukukuna saygı göstermeyen insanlar olarak görüyoruz. Bu işin arkasında bir siyasi irade var. Birileri siyasi olarak bu konuyu sahipleniyorlar ve bir telaş içindeler. Burayı elimizden zorla almaya çalışıyorlar” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Şehre ihanet ediyorsunuz”</strong></p>
<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir ve çevresinde kiraya vermeye çalıştığı yüzlerce binası olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Herhangi bir yerde gerçekten ihtiyaçları varsa bu binaları rahatlıkla bunların hepsini kullanabilirler. Burada yaptıkları haksızlığa bir gerekçe bulma çabası var ama bütün bunlara sessiz kalmamızı beklemesinler. Özellikle İzmir’in milletvekili olmuş, İzmir’in hakkını hukukunu savunmasını beklediğimiz insanlar bugün bu binayı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alıp da başka bir kuruma vermeye çalışıyorsa ben bunu şöyle görürüm; demek ki siz İzmir milletvekili değilsiniz, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün milletvekilisiniz. Bu bina kullanılmıyor olsaydı, yüzde 100 belediyenin mülkiyetinde olmasaydı belki başka bir şeyler söyleyebilirdik ama çok büyük bir yanlışın içinde olarak kendi temsil ettiğiniz insanlara ve şehre de ihanet ediyorsunuz. Bundan vazgeçin.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-musaade-edin-hukuki-surec-tamamlansin-622358">Başkan Tugay: Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikili Belediyesi&#8217;nden topyekûn Dijital Dönüşüm Adımı: Universe Sistemi Hayata Geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikili-belediyesinden-topyekun-dijital-donusum-adimi-universe-sistemi-hayata-geciyor-616174</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 09:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[adımı]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dikili]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsat]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[topyekûn]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojik gelişmelere paralel bir şekilde dijital dönüşümde önemli adımlar atan Dikili Belediyesi, Universe Online Başvuru ve Süreç Yönetim Sistemi’ni  hayata geçirerek  E-Ruhsat uygulamasını hizmete sunmaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikili-belediyesinden-topyekun-dijital-donusum-adimi-universe-sistemi-hayata-geciyor-616174">Dikili Belediyesi&#8217;nden topyekûn Dijital Dönüşüm Adımı: Universe Sistemi Hayata Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojik gelişmelere paralel bir şekilde dijital dönüşümde önemli adımlar atan Dikili Belediyesi, Universe Online Başvuru ve Süreç Yönetim Sistemi’ni  hayata geçirerek  E-Ruhsat uygulamasını hizmete sunmaya başladı.</p>
<p>Vatandaşlara zaman ve mekandan bağımsız olarak 7/24 hizmet sunma hedefiyle uygulanacak projede başvurular elektronik ve mobil imza ile güvenli bir şekilde tamamlanabilecek. Hizmet hızı ve kalitesinin de artacağı bu uygulama kapsamında vatandaşlar işlemlerinin hangi aşamada olduğunu takip edebilecek ve süreç boyunca bilgilendirme mesajları alabilecekler.</p>
<p>Zaman tasarrufunun da elde edileceği  yeni sistemin ilk etabında Dikili Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ndeki ruhsat işlemleri Universe sistemine taşınırken daha sonraki aşamalarda fen işlerinden yazı işlerine,  sosyal yardım başvurularından iş yeri açma ruhsatlarına kadar birçok alanda tüm süreçlerin online platforma aktarılması planlanmaktadır. Proje kapsamında otomatik olarak oluşacak dijital arşiv sayesinde evrak yığının önüne geçilirken çevre dostu bir uygulama olarak  kağıt tüketimi de minimum seviyeye inmiş olacak.</p>
<p>Dikili Belediyesi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen E-Ruhsat Tanıtım Toplantısı’nda ilçede faaliyet gösteren fenni mesuller, teknik sorumlular, müteahhit firma temsilcileri ve tüm ilgili paydaşlar ile bir araya gelen Dikili Belediye Adil Kırgöz şu açıklamalarda bulunfu “Göreve geldiğimiz günden itibaren vatandaşlarımıza daha verimli hizmet sunmak için kurumsal yapımızı güçlendirdik. Bugünden itibaren çağdaş ve şeffaf bir yerel yönetim anlayışıyla topyekûn dijital dönüşüm adımını atarak Universe Online Başvuru ve Süreç Yönetim Sistemini hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda uygulanacak E-Ruhsat sistemi sayesinde vatandaşlarımız belediyeye gelmeden evlerinden, iş yerlerinden, cep telefonlarından başvuru yapıp süreci anlık  takip edebilecekler. İşlemlerini mobil ve elektronik imza ile güvenli şekilde gerçekleştirebilecekler. Ayrıca zamandan da tasarruf elde edebilecekler. İlk olarak İmar ve Şehircilik Müdürlüğümüzde bu uygulamayı başlattık. Daha sonra ki süreçte Yazı Îşleri, Fen İşleri Müdürlüklerimizde, sosyal yardım ve iş yeri açma başvurularında da vatandaşlarımız E-Ruhsat sistemi üzerinden işlem yapabilecekler.  Bu uygulama kapsamında oluşturacağımız dijital arşiv sayesinde kağıt tüketiminin önüne geçip binlerce ağacın kesilmesini önlemiş olacağız. Çağımızın gereklerine uygun bir hizmet modelini daha  hayata geçirmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Zaman kaybını azaltarak  hizmet kalitesini artıracak çevre dostu projemiz Dikili&#8217;mize hayırlı olsun.&#8221;</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikili-belediyesinden-topyekun-dijital-donusum-adimi-universe-sistemi-hayata-geciyor-616174">Dikili Belediyesi&#8217;nden topyekûn Dijital Dönüşüm Adımı: Universe Sistemi Hayata Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Şato&#8217;da Kamusal Mekân Söyleşileri Serisi&#8221; ikinci toplantısıyla devam etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/satoda-kamusal-mekan-soylesileri-serisi-ikinci-toplantisiyla-devam-etti-614677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kamusal]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcı]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şato]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısıyla]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yaptığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614677</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı “Güzel İzmir Hareketi” kapsamında düzenlenen Şato’daki söyleşide kamusal alanlar masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/satoda-kamusal-mekan-soylesileri-serisi-ikinci-toplantisiyla-devam-etti-614677">&#8220;Şato&#8217;da Kamusal Mekân Söyleşileri Serisi&#8221; ikinci toplantısıyla devam etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı “Güzel İzmir Hareketi” kapsamında düzenlenen Şato’daki söyleşide kamusal alanlar masaya yatırıldı. “Kent Konuşur mu?” sorusuna yanıt arayan İzmir, katılımcı tasarım ve ortak akılla şehri birlikte güzelleştirme mesajı verdi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi kapsamında düzenlenen Kamusal Mekan Söyleşileri Serisi’nin ikincisi, “Kent Konuşur Mu? Kamusal Mekanda Katılımcı Tasarım” başlığıyla Şato’da gerçekleştirildi. Söyleşi, Güzel İzmir Hareketi Koordinatörü Esra Yılmaz Keskin’in moderatörlüğünde yapıldı. Söyleşiye İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Tutan ve Mimarlık Komitesi temsilcileri, Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dalya Hazar, İzmir Kent Konseyi temsilcileri, Kent Konseyi Gençlik Meclisi ve Kadın Meclisi temsilcileri, Genç İzmir temsilcileri, ilçe belediye temsilcileri, akademisyenler ve kent aktörleri katıldı. Kentte nitelikli kamusal mekanların çoğalması için katılım süreçlerinin, İzmir deneyimleri ve farklı uygulama yaklaşımlarının ele alındığı buluşmada önemli konular masaya yatırıldı.</p>
<p><strong>“Aslında yaptığımız şey kentsel akupunktur”</strong></p>
<p>Güzel İzmir Hareketi Etkinlik Alanı’nda yapılan etkinlikte konuşan Güzel İzmir Hareketi Koordinatörü Esra Yılmaz Keskin, “İzmir’i Birlikte Güzelleştirelim” ilkesiyle faaliyetlerini sürdürdüklerini belirterek “Güzel İzmir Hareketi kapsamında yapılan faaliyetlerimizden katılımcılık odağında örnekler vermek istiyorum. Farklı ilçelerde yaptığımız konsept tasarımlarımız mevcut. Yerinde yapılan uygulamalarımız da var. Daha büyük çaplı projelerimizin de uygulama süreci devam ediyor. Önceliğimiz kentsel yaşam kalitesinin artırılması. Güzel İzmir Hareketi’nin kente yayılması adına çalışıyoruz. Özellikle gençlerden geri dönüşler alıyoruz. Aslında yaptığımız şey kentsel akupunktur; küçük ölçekli alanlarda yaptığımız kentsel müdahalelerle noktasal iyileştirme sağlıyoruz. Güvenli okul çevreleri temamızla ilgili çalışmalar yaptık. Atölye, tasarım öğrencilerine açıktı. Mahalleni tasarla programı oluşturduk; web sitemiz üzerinden halk oylamasıyla ödül grubunu belirledik” dedi. Güzel İzmir Hareketi olarak yerinde uygulamalar yaptıklarını söyleyen Keskin, “Çalışmalarımızın peşini bırakmıyoruz. Sadece tasarım yapıp bırakmıyoruz, yerinde uygulamanın son safhasına kadar sahada kontrollere devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“İş birliği ortamı çok önemli”</strong></p>
<p>Şehir Plancısı Doç. Dr. Semahat Özdemir ise “İzmir’de Katılım Süreçleri Deneyimleri” başlığı altında yaptığı sunumda “Birilerine birlikte bir şey yapalım, fikrinizi söyleyin diyorsanız herhangi bir düzlemde iyileştirme ve çözüm vaat etmeniz lazım. Bu olmazsa güven ortadan kalkıyor. Yetki çatışmasına girmeden iş birliği ortamının yaratılabilmesi çok önemli” dedi. Özdemir ayrıca yerel çalışmalardan örnekler sunarken ortak akılla yürütülen süreçlere ilişkin bilgiler verdi.</p>
<p><strong>“Katılımın en önemli adımı süreç tasarımıdır”</strong></p>
<p>Şehir Plancısı Ali Faruk Göksu da “Katılımcı Tasarım Dinamikleri ve Süreçleri” başlıklı konuşmasında katılımcılık sürecinde empati yapabilmenin önemli olduğunu vurguladı. Göksu ayrıca, “Tasarım kolektif bir süreçtir. Katılım sadece fikir vermekle değil, sürecin içine girerek birlikte üretmekle olur. Hep süreç tasarımından bahsederim. Katılımın en önemli adımı budur. Tasarım bir yetenek değil katılımcı ortam meselesidir. Bu ortamı tasarlarsanız çok farklı işler çıkar” dedi.</p>
<p><strong>İlk oturumda dün, bugün, yarın konuşulmuştu</strong></p>
<p>İzmir’de nitelikli kamusal mekanların artırılması için bakış açısı sunmayı hedefleyen etkinlikler serisinin ilki  “Keyifli Sosyal Mekânlar” temasıyla, 2025 yılının kasım ayında yapılmıştı. “İzmir’de Sosyo-Kültürel Mekanların Dünü, Bugünü ve Yarını” konusuna odaklanılan buluşmada İzmir’de sosyal mekânların geçmişten itibaren yaşadığı dönüşüm sürecine ve gelecekteki potansiyeline farklı açılardan yaklaşılmıştı. Uzman isimlerin fikirlerini aktardığı ilk oturumda İzmir’in yaşam kültürü, tarihi ve mimari zenginliği ile sosyal etkileşim alanları da masaya yatırılmıştı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/satoda-kamusal-mekan-soylesileri-serisi-ikinci-toplantisiyla-devam-etti-614677">&#8220;Şato&#8217;da Kamusal Mekân Söyleşileri Serisi&#8221; ikinci toplantısıyla devam etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaziemir Belediyesi&#8217;nden dijital dönüşüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinden-dijital-donusum-613731</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[gaziemir]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsat]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni uygulamalar hayata geçiren Gaziemir Belediyesi, Universe Online Başvuru ve Süreç Yönetim Sistemi’ni hizmete aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinden-dijital-donusum-613731">Gaziemir Belediyesi&#8217;nden dijital dönüşüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni uygulamalar hayata geçiren Gaziemir Belediyesi, Universe Online Başvuru ve Süreç Yönetim Sistemi’ni hizmete aldı. Belediye, “Gaziemir’de Dijital Dönüşüm” temasıyla hayata geçirdiği yeni sistem ile vatandaşlara zaman ve mekândan bağımsız, 7/24 hizmet sunmayı hedefliyor.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi, teknolojinin sunduğu olanakları hizmetlerine entegre ederek yurttaşlara daha hızlı, şeffaf ve erişilebilir belediyecilik anlayışı sunmaya devam ediyor. Belediye, “Gaziemir’de Dijital Dönüşüm” temasıyla hayata geçirdiği Online Başvuru ve Süreç Yönetim Sistemi ile birçok hizmeti tek bir dijital platformda topladı. Yeni sistem sayesinde imar, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi işlemleri, belediyeye gelmeden gaziemir.bel.tr adresinden çevrimiçi olarak yapılabiliyor. Yapı sahipleri ve proje müellifleri, tek bir platform üzerinden tüm işlemleri gerçekleştirebiliyor.</p>
<p><b>İmar ve yapı işlemlerine tek tıkla kolay erişim</b><br />Dijital dönüşümle birlikte mimari projelerin fiziki olarak belediyeye sunulmasına gerek kalmayacak ve yapı ruhsatı süreçlerinin tüm aşamaları, tek bir A4 kâğıt dahi kullanılmadan tamamen dijital ortamda yürütülecek. İmar durumundan yapı kullanma izin belgesine kadar yapı ruhsat süreçlerinin tamamı belediyeye gelmeden, sistem üzerinden tamamlanabilecek.</p>
<p>Bu uygulama ile vatandaşlar ozalit ve çıktı maliyetlerinden kurtuluyor, süreçler daha şeffaf ve izlenebilir hale geliyor. Belediyenin dijital arşivi otomatik olarak oluşturuluyor ve vatandaşlar yapılarının projelerini ücretsiz olarak belediye sunucularında saklayabiliyor. Zamandan ve iş gücünden tasarruf sağlayan, elektronik imza ve mobil imza altyapısıyla desteklenen bu sistem başvuruların hukuki geçerliliğini de güvence altına alıyor.</p>
<p><b>Atık yönetiminde çevrimiçi başvuru</b><br />Yeni sistemle birlikte kazı ruhsatı başvuruları internet üzerinden yapılabilir hale gelirken; mobilya atığı, moloz ve inşaat yıkıntı atığı ile ev temizliği hizmeti başvuruları da çevrimiçi olarak alınacak. Böylece yurttaşlar, belediyeye gelmeden başvurularını kolayca yapabilecek, işlemler daha hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlandırılacak.</p>
<p><b>Tüm birimler kademeli olarak sisteme dâhil edilecek</b><br />Dijital dönüşüm, önümüzdeki dönemde kademeli olarak belediyenin tüm birimlerine yayılacak. Yakın zamanda; Fen İşleri hizmetleri, sosyal yardım başvuruları, evlendirme işlemleri, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvuruları gibi pek çok hizmet de online platform üzerinden sunulacak.</p>
<p>Belediyenin hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmek için teknolojinin sağladığı yeniliklerden faydalandıklarını ifade eden Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, “Hayata geçirdiğimiz bu dijital dönüşüm yalnızca teknolojik bir yatırım değil; vatandaşımıza verdiğimiz değerin, şeffaf, hızlı ve yenilikçi belediyecilik anlayışımızın en son örneğidir. Hemşehrilerimizin zaman kaybetmeden ve gereksiz bürokrasiyle karşılaşmadan işlemlerini yapabilmesini önemsiyoruz. Yeni sistemle imar ve yapı süreçlerini daha erişilebilir, daha izlenebilir ve daha güvenli hale getirdik. Kâğıt kullanımını ortadan kaldırarak hem çevreyi koruyor hem de vatandaşlarımızın hizmetlerimize kolayca ulaşmalarını sağlıyoruz. Amacımız; teknolojiyle hizmetlerimizi daha erişilebilir kılan, yurttaş memnuniyetini merkeze alan ve yenilikçi bir belediyecilik anlayışını kalıcı hale getirmektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinden-dijital-donusum-613731">Gaziemir Belediyesi&#8217;nden dijital dönüşüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş]]></category>
		<category><![CDATA[Kardeş Kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığı ve bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098">Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığı ve bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kıskançlık çevresel faktörlerle, çocuğun kendisiyle, mizacıyla ya da yaş aralığıyla ilgili olabilir! </strong></p>
<p>Kardeş kıskançlığının, neredeyse her görüşmede ailelerle gündeme alınan bir konu olduğunu ifade eden Dr. Lale Allahyarova, “Çünkü psikiyatrik bir rahatsızlık olmasa bile, farklı belirtilerle neredeyse her ailede görülebilecek bir durum.” dedi.</p>
<p>Kardeş kıskançlığını hayatın doğal akışında olması gereken bir süreç olarak tanımlayan Dr. Allahyarova, “Kardeşi doğana kadar ebeveynin sevgisini ve ilgisini tek başına alan çocuk, bunu birisiyle paylaşmak durumunda kalır. Çocuklar her zaman aynı tepkiyi vermez; kardeş geldiğinde ne tepki vereceğini belirleyen birçok faktör vardır. Bu faktörler çevresel olabilir, çocuğun kendisiyle, mizacıyla ya da yaş aralığıyla ilgili olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>1,5–3,5 yaş aralığındaki çocuklarda kardeş kıskançlığı daha sık görülüyor! </strong></p>
<p>Özellikle 1,5–3,5 yaş aralığındaki bir çocuğun, kardeşi doğduktan sonra kardeş kıskançlığı hissetme ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Lale Allahyarova, “Bunun öncelikli sebebi, çocuklarda kalıcı hafızanın iki yaştan sonra oluşmaya başlamasıdır. Kardeşi olan bir çocuk, kendisine hiç bakım verilmemiş ve yeni doğan çocuğa hep bakım veriliyormuş gibi bir algıya sahip olabilir.” dedi.</p>
<p>Bu yaş aralığındaki bir çocuğun hâlâ ebeveynine bağımlı bir ilişki sürdürdüğünü ve ilgi, güvenlik, beslenme gibi ihtiyaçlarının ebeveyn tarafından karşılanmasına muhtaç olduğunu hatırlatan Dr. Allahyarova sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu ihtiyaçları daha fazla gereksinimi olan bir bebekle paylaşmak çocuk için zorlayıcıdır. Altı yaş ve üzeri yaş farkının olması da kardeş kıskançlığı için bir risk faktörüdür. Uzun zamandır tek başına sevgi ve ilgi alan bir çocuk, bunu uzun bir aradan sonra biriyle paylaşmakta zorlanabilir. Kardeş kıskançlığının daha az yoğun görülebileceği yaş aralığı ise iki kardeş arasındaki 4–5 yaş farkıdır. Ancak bu kesin bir belirteç değildir; ebeveyn tutumu ve çocuğun mizacı gibi birçok faktör süreci etkiler.”</p>
<p><strong>Kardeş kıskançlığı doğal bir durum; önemli olan sağlıklı yönetilmesi! </strong></p>
<p>Kardeş kıskançlığı yaşayan çocukların tepkilerinin farklı olabileceğini dile getiren Dr. Lale Allahyarova, “Bazı çocuklar kardeşini görmezden gelerek, sanki yokmuş gibi davranabilir. Bu, hiçbir tepki olmadığı anlamına gelmez; duygularını ifade edemeyen bir çocukla karşı karşıya olabiliriz.” dedi.</p>
<p>Bazı çocukların kardeşine fiziksel şiddet uygulayarak, bazılarının ise ‘keşke gelmeseydin’ ya da ‘keşke kardeşim olmasaydı’ gibi sözlerle duygularını ifade edebildiklerine işaret eden Dr. Allahyarova, “Bu süreci yönetmek oldukça önemlidir. Kardeş doğmadan önce ve sonrasında ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Kardeş kıskançlığı doğal bir durumdur; ancak çocuğun bu duyguyu sağlıklı bir şekilde işleyebilmeyi öğrenmesi gerekir. Aksi halde benzer rekabet durumlarını okulda ya da ileriki yaşamında da yaşayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kıskançlığı yönetme sürecinde gerçekçi olunması gerekir!</strong></p>
<p>“Kardeş doğmadan önce, tek çocukken çocuğu aşırı şımartmamak ve her istediğini yerine getirmemek önemlidir.” uyarısını yapan Dr. Allahyarova, gebelik planı varsa ya da gebelik mevcutsa, çocuğa bu durum hakkında bilgi verilmesinin ve çocuğu hazırlamanın önemli olduğunu aktardı.</p>
<p>Bu süreçte gerçekçi olunması gerektiğine vurgu yapan Dr. Allahyarova, şunları söyledi:</p>
<p>“Çocuğa, ‘sana bir oyun arkadaşı gelecek, birlikte oynayacaksınız’ gibi ifadeler yerine, ‘sen küçükken seni böyle besliyorduk, bezliyorduk; o da öyle olacak’ gibi somut ve gerçekçi açıklamalar yapılmalı. Kardeş doğduktan sonra büyük çocuğu kıskançlıkla etiketlemek doğru değildir. Çocuk ‘keşke olmasaydı’ ya da ‘nefret ediyorum’ dediğinde ayıplamak ya da suçlamak yerine dinlemek, anlamak ve ‘bazen ben de yoruluyorum, bazen ben de sinirleniyorum; bu sevmiyoruz anlamına gelmez’ mesajını vermek gerekir. Çocuğa, aynı kişiye karşı hem sevgi hem kızgınlık hissedilebileceği anlatılmalı.</p>
<p>Kıyaslamaktan kaçınmak çok önemli. ‘Sen büyüksün’ ya da ‘sen küçüksün’ gibi ifadelerle sorumluluk yüklemek doğru değil. Ebeveynler bile bu süreci yönetmekte zorlanırken, çocuğun bunu tek başına yönetmesini beklemek gerçekçi olmaz.”</p>
<p><strong>Dengeyi korumak önemli! </strong></p>
<p>Çocuklar arasında kavga olduğunda ebeveynin cezalandırıcı ya da taraf tutan bir rolde olmaması gerektiğini kaydeden Dr. Lale Allahyarova, “Taraf tutmadan, ‘bu konuda anlaşmalısınız; ya birlikte oynayacaksınız ya da sırayla oynayacaksınız’ gibi yönlendirmeler yapılabilir. Gerekirse her iki çocuğa da eşit şekilde sınır konulabilir. Burada önemli olan dengeyi korumaktır.” dedi.</p>
<p>Bazen tüm doğru tutumlara rağmen sürecin zor ilerleyebileceğini de dile getiren Dr. Allahyarova, “Ebeveynler her şeyi doğru yapsa da her zaman istenen sonuç alınmayabilir. Ancak destek almak mümkündür. Kardeş kıskançlığı yaşayan bir çocuk için destek gerekip gerekmediği bazı durumlara bağlıdır. Çocuk duygularını bastırıyorsa ya da kardeş doğumundan sonra gerileme (regresyon) gösteriyorsa destek almak önemlidir. Örneğin tuvalet eğitimini tamamlamış bir çocuk altına kaçırmaya başlayabilir, tekrar bezlenmek isteyebilir, kendi başına yemek yemeyi bırakabilir ya da emzik isteyebilir. Bu durumlar çocuğun daha fazla ilgi alabilmek için geliştirdiği bir baş etme mekanizmasıdır. Aynı şekilde kardeşe yönelik şiddet davranışları da profesyonel destek gerektirebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Amaç kıskançlığı bitirmek değil, çocuğa rekabetle sağlıklı baş etmeyi öğretmek! </strong></p>
<p>Bu süreçte ebeveynin küçük çocuğu büyükten koruyan ya da büyük çocuğu dışlayan bir tutum sergilememesi gerektiğinin altını çizen Dr. Lale Allahyarova, “Çocukların ilişkisi ebeveyn gözetiminde sürdürülmeli; ancak büyük çocuğa da sorumluluk verilerek ailenin bir parçası olduğu hissettirilmelidir. Örneğin bebeğin bezini getirmesini istemek ya da beslenme sırasında küçük görevler vermek bu açıdan faydalı olabilir.” dedi.</p>
<p>Psikiyatrik destek sürecinde ebeveyn tutumları üzerine çalışıldığı ve çocuk için oyun terapisi önerilebildiği bilgisini paylaşan Dr. Allahyarova, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Oyun, çocuğun dilidir. Çocuk ifade edemediği duyguları oyun aracılığıyla yansıtır. Bastırılan duyguların oyunda ortaya çıkması ve kabul görmesi, çocuğun gerçek hayatta da bu duygularla daha sağlıklı baş etmesini sağlar.</p>
<p>Burada amaç kardeş kıskançlığını tamamen ortadan kaldırmak değildir. Rekabet her zaman olacaktır. Önemli olan, bu rekabeti baş edilebilir düzeyde tutmak ve çocuğa ileriki yaşamında karşılaşacağı rekabet durumlarıyla baş etmeyi öğretmektir. Evdeki kardeşle yaşanan rekabet, aslında çocuğu hayata hazırlayan bir deneyimdir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098">Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Olmaya Güvenle Hazırlık: Gebe Okulları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-olmaya-guvenle-hazirlik-gebe-okullari-604287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[güvenle]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[okulları]]></category>
		<category><![CDATA[olmaya]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604287</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Gebe okullarında verilen eğitim ve destekler, anne adaylarının gebelik sürecini bilinçli, güvenli ve kaygıdan uzak bir şekilde geçirmesine katkı sağlıyor” diyen Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okulu hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-olmaya-guvenle-hazirlik-gebe-okullari-604287">Anne Olmaya Güvenle Hazırlık: Gebe Okulları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’ndenDoç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarının anne adaylarını bilinçlendirerek gebelik sürecinde yaşanabilecek komplikasyonların önüne geçilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p>
<p>Gebelik sürecine hazırlığın yalnızca doğuma değil, gebeliğin tamamına yönelik olması gerektiğini vurgulayan Çift, bu sürecin doğru bilgiyle çok daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade etti.</p>
<p><b>“Fizyolojik Süreçler ile Riskli Durumlar Ayırt Ediliyor”</b></p>
<p>Gebe okullarında anne adaylarına gebeliğin fizyolojik süreçleri ile problemli durumların ayrımının öğretildiğini belirten Doç. Dr. Çift, “Anne adaylarının vücutlarında meydana gelen değişimleri tanıması, hangisinin normal hangisinin riskli olduğunu bilmesi büyük önem taşıyor. Olası bir problemde vakit kaybetmeden hastaneye ya da en yakın aile hekimliğine başvurulması sağlanıyor” dedi.</p>
<p><b>“Fiziksel Değişimler Hastalık Olarak Algılanmamalı”</b></p>
<p>Gebelikte pek çok fizyolojik değişimin yaşandığını hatırlatan Çift, bu değişimlerin çoğu zaman anne adayları tarafından hastalık olarak algılanabildiğine dikkat çekti.</p>
<p>“Bu sürecin gebeliğin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, gebenin kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Bilgi, kaygıyı azaltan en önemli unsurlardan biri” diye konuştu.</p>
<p><b>“Aile Desteği Gebelik Sürecini Güçlendiriyor”</b></p>
<p>Gebe okullarında yalnızca anne adaylarının değil, aile bireylerinin de sürece dahil edildiğini belirten Doç. Dr. Çift, eşlerin ve aile büyüklerinin olumlu geri bildirimlerinin gebelik sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. “Olumsuz tutumlar yerine destekleyici bir yaklaşım, gebenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Lohusalık Döneminde Destek Hayati Öneme Sahip”</b></p>
<p>Doğum sonrası dönemin, yani lohusalık sürecinin kadınlar için oldukça zorlayıcı olabildiğini dile getiren Çift, bu dönemde annelerin kendilerini zaman zaman yalnız, dışlanmış ya da soyutlanmış hissedebildiğini belirtti. Yeni doğan bebeğin bakımının annenin zamanının büyük bölümünü aldığını vurgulayan Çift, bu süreçte verilen desteğin anne ruh sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi.</p>
<p><b>“Psikolojik Destek Sürecin Ayrılmaz Bir Parçası”</b></p>
<p>Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik desteğin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarında bu alanda da rehberlik sağlandığını ifade etti. Anne adaylarının duygusal dalgalanmalarının normal olduğunun anlatıldığını belirten Çift, bu desteğin annenin kendini yalnız hissetmesini engellediğini söyledi.</p>
<p><b>“Gebeler Arası İletişim Süreci Kolaylaştırıyor”</b></p>
<p>Gebe okullarının en önemli avantajlarından birinin de anne adaylarının birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirten Çift, “Benzer süreçlerden geçen gebelerin bir araya gelmesi, gebeliği daha kolay, daha keyifli ve daha eğlenceli bir hale getiriyor” dedi.</p>
<p><b>“Amaç: Gebeliği Kaygı Değil Güvenle Yaşamak”</b></p>
<p>Gebe okullarının temel amacının gebeliğin bir anksiyete ya da stres kaynağı olarak değil, doğru destekle sağlıklı ve güzel bir süreç olarak yaşanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfur Çift, bilinçli ve desteklenen gebeliklerin hem anne hem bebek sağlığına olumlu katkı sunduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-olmaya-guvenle-hazirlik-gebe-okullari-604287">Anne Olmaya Güvenle Hazırlık: Gebe Okulları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Hatice Gençay, Pazaryerleri Sürecine İlişkin Açıklamalarda Bulundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-hatice-gencay-pazaryerleri-surecine-iliskin-aciklamalarda-bulundu-599626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 15:11:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıklamalarda]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[gençay]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[lişkin]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazaryerleri]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[sürecine]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, pazar esnaflarını ilgilendiren, pazaryerleri hakkında yürütülen süreç hakkında basın toplantısı gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-hatice-gencay-pazaryerleri-surecine-iliskin-aciklamalarda-bulundu-599626">Başkan Hatice Gençay, Pazaryerleri Sürecine İlişkin Açıklamalarda Bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, pazar esnaflarını ilgilendiren, pazaryerleri hakkında yürütülen süreç hakkında basın toplantısı gerçekleştirdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Didim Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şerif Erul’un katılımı ile Didim Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın mensuplarının yoğun katılım sağladığı toplantıda Didim Belediyesi Başkanı Hatice Gençay, süreç hakkında açıklamalarda bulundu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Hatice Gençay: Süreçte Herhangi Bir Değişiklik Yok</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Hatice Gençay yaptığı açıklamada, “Değerli basın mensuplarımız, hoş geldiniz, Pazar yerleriyle ilgili yürüttüğümüz süreçler hakkında, kamuoyunda yapılan bazı açıklamalar üzerine basınımızı, halkımızı ve esnafımızı doğru bilgilendirme ihtiyacı duyduk. Öncelikle şunu net olarak ifade etmek isterim: Belediyemiz ve şahsım tarafından bu konuyla ilgili yapılmış herhangi bir görüşme bulunmamaktadır. Yürüttüğümüz süreçler hakkında da herhangi bir değişiklik yoktur. Burada yaptığımız tüm açıklamalar Didim’deki tüm pazar yerleri için geçerlidir. Didim’de pazar yerlerine ilişkin tüm değerlendirmeler, mevzuata uygun şekilde ve fiilen çalışma esasına dayalı olarak yapılmaktadır. Belediyemizden pazar yeri tahsisi alan bir kişi, kendisine tahsis edilen bu alanı başkasına kiralayamaz, devredemez. Bu konu açık ve nettir. Bu kapsamda, yıllar önce tahsis edilmiş ancak fiilen kullanılmayan veya devredilmiş durumda olan tezgâhların tespiti için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Pazar Yerleri İlgili Her Türlü İşlem Belediyemize Yapılır</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Hatice Gençay “Pazar yerleriyle ilgili her türlü işlem ve başvuru yalnızca belediyemize yapılır, başka bir başvuru noktası bulunmamaktadır. Biz bu konuda özellikle hassasız. Çünkü üreticimizin emeğinin aracıya takılmadan doğrudan pazarda halkımızla buluşmasını istiyoruz. Bugün hepimiz ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Araya giren her ek yük hem üreticimizi hem esnafımızı zorluyor, bu da doğrudan tezgâh fiyatlarına yansıyor ve halkımızı etkiliyor. Bu süreçte Didim esnafının talepleri ve sorunlarıyla Didim Esnaf ve Sanatkârlar Odası yakından ilgilenmektedir” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Kamu Kaynaklarının Kişisel Kazanca Dönüştürülmesine İzin Vermeyeceğiz”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Hatice Gençay “Oda Başkanımız Sayın Şerif Erul, esnafımızdan gelen talepleri bizlere düzenli ve eksiksiz şekilde iletmektedir. Biz de belediye olarak, mevzuat çerçevesinde esnafımızın her zaman yanında oluyoruz. Şunun da bilinmesini isterim; Didim esnafının temsil yeri Didim Esnaf ve Sanatkârlar Odasıdır. Başka il veya ilçelerdeki odaların bu sürece müdahil olması gibi bir durum olamaz. Halkımıza ait kamu kaynaklarının kişisel kazanç kapısına dönüştürülmesine bugüne kadar izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bu anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Teşekkür ederim” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Şerif Erul “Hatice Başkanımız Her Zaman Pazar Esnafımızın Yanında Oldu”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Toplantıda açıklama yapan Didim Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şerif Erul, “Pazarcılarla ön görüşmelerimiz sürüyor. Belediye Başkanımız Hatice Gençay’dan önce herhangi bir açıklama yapmak istemedik. Toplantıdan sonra gerekli açıklamaları yapacağız. Sağolsun Hatice Başkanımızda her zaman pazar esnafımızın yanında oldu. Görüşmelerimizi sürdürüyoruz” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Başkan Hatice Gençay, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-hatice-gencay-pazaryerleri-surecine-iliskin-aciklamalarda-bulundu-599626">Başkan Hatice Gençay, Pazaryerleri Sürecine İlişkin Açıklamalarda Bulundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz bir bitiş değil, kadının yeni bir versiyonu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-bitis-degil-kadinin-yeni-bir-versiyonu-598501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 10:52:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bitiş]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[versiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, menopoz psikolojisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-bitis-degil-kadinin-yeni-bir-versiyonu-598501">Menopoz bir bitiş değil, kadının yeni bir versiyonu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, menopoz psikolojisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Menopoz fizyolojik sürecin bir parçası</strong></p>
<p>Menopozun fizyolojik sürecin bir parçası olduğunu ifade eden Dr. Günay Hajiyeva, “Menopoz, overlerde folikül rezervinin tükenmesiyle birlikte giden ve 12 ay adet görmemekle tanısı konulan bir süreçtir. Genellikle 45 ila 55 yaş arasındaki kadınları kapsasa da bazı kişilerde menopozun daha erken başlaması ya da daha geç bitmesi söz konusu olabilir. Bu süreyi etkileyen önemli faktörler arasında genetik yatkınlık öne çıkar; annenin menopoza giriş yaşı bizim için önemli bir referanstır. Ayrıca sigara kullanımı, zararlı alışkanlıklar, otoimmün süreçler ve gebelik sayısı gibi çevresel ve biyolojik faktörler de bu süreci etkileyebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Menopoz, bir kadının hayatında önemli bir dönüm noktası</strong></p>
<p>Menopozun, bir kadının hayatında önemli bir dönüm noktası olarak vurgulandığını çünkü hormon sisteminde köklü bir yeniden düzenlemenin söz konusu olduğunu ifade eden Dr. Günay Hajiyeva, “FSH (folikül uyarıcı hormon) değerlerinin yükselmesi, tam zıttı olarak östrojen ve progesteron değerlerinin düşmesi ana belirleyicidir. Östrojen sadece üreme için gerekli bir hormon değildir; aynı zamanda çok güçlü bir nöromodülatördür ve duygusal, ruhsal sistemimizi doğrudan etkiler. Östrojen azalmasıyla birlikte, duyguları yöneten limbik sistemde aktivasyon artışı yaşanırken, bizi frenleyen ve dengeleyen prefrontal korteks savunmasız kalır. Bu mekanizma, kadınların ‘Ben böyle değildim, neler oldu, neden bu şekilde duygu dalgalanmaları yaşıyorum?’ şeklinde söylemlerde bulunmasına yol açar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Menopoz süreciyle kadının biyolojik ritmi değişiyor</strong></p>
<p>Toplumda menopoz süreciyle ilgili bazı önyargılar bulunsa da kadının değişmediğini ve değişen tek şeyin biyolojik ritmi olduğunu anlatan Dr. Günay Hajiyeva, “Kadının biyolojik ritminin değişmesiyle birlikte, aslında kadınlar bu süreci kendini daha iyi anlamaya, birikimleri evrilerek kendisinin daha iyi bir versiyonuna dönüşmek için bir fırsat noktası olarak görmelidir. Menopoz, kadının daha olgun, kendini daha güncel ve daha derin bir versiyonuna geçiş için bir fırsattır. Bu süreçte sadece hormonal değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal dalgalar da yaşanır. Melatonin, serotonin, adrenalin ve noradrenalin sistemlerinde de değişiklikler söz konusudur. Psikolojik olarak kadınlarda ‘Acaba yeniden nasıl başlayacağım? Bu sürecin sonu mu?’ şeklinde yükler oluşabilir ve bu yükü sosyal faktörler de etkileyebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Psikolojik olarak kaygı artışı en yaygın sorun olarak görülüyor</strong></p>
<p>Bu süreçte en sık karşılaşılan psikolojik faktörlerin başında kaygı artışının geldiğini kaydeden Dr. Günay Hajiyeva, “Östrojenin azalması, vücudumuzdaki en önemli reaksiyon baskılayıcı nörotransmitter olan GABA sisteminde dengesizliğe yol açar, bu da dürtüsellik ve duyguları frenleyememe ile sonuçlanır. Benzer şekilde, serotonindeki dalgalanmalar umutsuzluk, isteksizlik ve hayattan zevk almama gibi depresif duyguları tetikler. Ayrıca odaklanma sorunları, unutkanlık, işi sürdürmekte zorlanma ve bilgiyi geri çağırmakta zorlanma gibi bilişsel fonksiyonlarda da dalgalanmalar görülebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kadın daha tahammülsüz oluyor</strong></p>
<p>Menopozun aile içi ilişkilerde de belirgin etkiler yarattığına işaret eden Dr. Günay Hajiyeva, “Kadının daha tahammülsüz, çabuk sinirlenen ve daha reaktif olması eşlerde şaşkınlık yaratabilir. Erkeklerin şaşkınlığını doğru yönetmek için, kadının kendini net bir şekilde anlatması en önemli çözüm noktalarından biridir. Cinsel isteksizlik, ağrılı birleşmeler veya vajinal kuruluk gibi fizyolojik süreçler de çiftler arasında yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu durum, kadının isteği ya da eşini sevip sevmemesi ile değil, tamamen biyolojik süreçle ilgilidir ve bu net bir şekilde söylenmelidir.” dedi.</p>
<p><strong>İçinizde 90’a kadar sayın!</strong></p>
<p>Bu duygusal dalgalanmalarla başa çıkmak için pratik önerilerin başında &#8220;90 Saniye Kuralı&#8221;nın geldiğine vurgu yapan Dr. Günay Hajiyeva, “Öfkenin limbik sistemde patlama noktasına ulaştığı süreç ortalama 90 saniye sürer. Bizi sinirlendiren bir olay olduğunda hemen reaksiyon vermek yerine sakin kalmak, tepkiyi ertelemeye çalışmak, derin nefes almak veya 1’den 90’a kadar yavaşça saymak gibi yöntemler, limbik sistemdeki patlamanın çözümlenmesine yardımcı olur ve kontrolün bizde olduğu hissini güçlendirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Nefes egzersizleri de yardımcı oluyor</strong></p>
<p>Bir diğer önemli başa çıkma yönteminin ise doğru nefes egzersizleri olduğunu kaydeden Dr. Günay Hajiyeva, “Vücudumuzdaki sempatik (savaş-kaç) ve parasempatik (gevşeme) sistemleri dengelemek için doğru nefes tekniği hayati öneme sahiptir. Doğru nefes almada, karın kasları öne doğru bombeleşmeli ve 4 saniye nefes alınmalı, 7 saniye tutulmalı ve 8 saniyede verilmelidir. Bu teknik, vagus sinirini uyararak parasempatik sistemi aktive eder ve negatif düşüncelerin oluşumunu engeller. Ayrıca duygularımızı boşaltmak ve ifade etmek için duygu günlüğü tutmak da süreci sağlıklı yönetmeye yardımcı olur.” ifadesinde de bulundu.</p>
<p><strong>Gece terlemeleri ve sıcak basmaları da uyku bölünmelerini tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Menopoz sürecinde sık görülen bir diğer faktörün de uyku bozuklukları olduğunu söyleyen Dr. Günay Hajiyeva, şöyle devam etti:</p>
<p>“Östrojenin azalmasıyla melatonin dengesi bozulur, sirkadiyen ritim aksar ve uyku düzensizlikleri başlar. Gece terlemeleri ve sıcak basmaları da uyku bölünmelerini tetikleyebilir. Bu yüzden ilk müdahale uykuyu düzenlemek olmalıdır. Uyku hijyenine dikkat etmek (her gün aynı saatte uyumak, yatak odasını sadece uyku ve cinsellik için kullanmak, gece geç saatlerde kafein tüketmemek) bu süreçte kritik rol oynar. Menopoz süreci, premenopozdan postmenopoza kadar toplamda ortalama 4 ila 7 yıl, hatta bazı kadınlarda 10-15 yıl sürebilen uzun bir dönemdir.”</p>
<p><strong>Menopoz dönemini desteklemek için mindfulness önerisi…</strong></p>
<p>Bu uzun süreci daha sağlıklı yönetmek için hobileri ve ilgi alanlarını yeniden şekillendirmek ve uyku hijyeni gibi yaşam tarzı düzenlemelerine odaklanmanın önemli olduğunu belirten Dr. Günay Hajiyeva, “Ancak bazı kadınlar bu süreçte çok zorlanabilir. Kontrol zorlanıyorsa, uyku düzenlenemiyorsa veya duygudurum dalgalanmaları devam ediyorsa profesyonel destek şarttır. Menopoz dönemini desteklemek için mindfulness, pozitif psikoterapi ve bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemler uygulanabilir; gerekirse ilaç tedavisi de söz konusu olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-bir-bitis-degil-kadinin-yeni-bir-versiyonu-598501">Menopoz bir bitiş değil, kadının yeni bir versiyonu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyonda &#8216;acil çıkış&#8217; mümkün değil ama süreç kontrol altına alınabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-ama-surec-kontrol-altina-alinabilir-596824</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[akut]]></category>
		<category><![CDATA[çıkış]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonda]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596824</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, depresyonun ‘acil çıkış’ ile çözülebilecek bir durum olup olmadığı, kriz anlarında hangi adımların izlenebileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-ama-surec-kontrol-altina-alinabilir-596824">Depresyonda &#8216;acil çıkış&#8217; mümkün değil ama süreç kontrol altına alınabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, depresyonun ‘acil çıkış’ ile çözülebilecek bir durum olup olmadığı, kriz anlarında hangi adımların izlenebileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Depresyondan ‘acil çıkış’, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklenti!</strong></p>
<p>Depresyonun, modern yaşamın en yaygın ve zorlayıcı ruh sağlığı sorunlarından biri olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle kriz anlarında veya belirtilerin aniden şiddetlendiği akut dönemlerde, bireyler doğal olarak ‘hemen bir çözüm’ veya ‘acil çıkış’ arayışına girerler.” dedi. </p>
<p>‘Depresyondan acil çıkış’ ifadesinin klinik olarak mümkün olup olmadığını değerlendiren Demir, “Klinik psikoloji ve psikiyatri açısından bakıldığında, depresyondan ‘acil çıkış’ ifadesi, genellikle mümkün olmayan, gerçek dışı bir beklentidir. Depresyon, beyindeki nörotransmiter dengesizlikler, bilişsel çarpıtmalar ve davranışsal döngülerle karakterize karmaşık bir hastalıktır. Birkaç saat içinde tamamen iyileşmek, kırık bir kemiğin anında kaynaması gibi, biyolojik ve psikolojik süreçlere aykırıdır. Ancak, bu karamsar olmak gerektiği anlamına gelmez. Gerçekçi olan, akut kriz anlarında belirtileri hızlıca hafifletmek, yıkıcı davranışları önlemek ve profesyonel yardım alana kadar stabilizasyonu sağlamaktır. Bu, ‘acil çıkış’ değil, ‘acil durum yönetimi’ olarak adlandırılabilir. Burada amaç duygusal çöküşün derinleşmesini durdurmak ve kişiyi güvenli bir zemine çekmektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>En öncelikli bilimsel müdahale, can güvenliğini sağlamak!</strong></p>
<p>Bireyleri en çok ‘hemen bir çözüm’ arayışına iten akut depresyon belirtilerinden bahseden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hayattan zevk alamama halinin dayanılmaz bir boyuta ulaşması, sanki fizikselmiş gibi hissedilen yoğun bir iç sıkıntısı ve ruhsal acı, aniden ve zorlayıcı bir şekilde ortaya çıkan intihar düşünceleri ile saatlerce süren uykusuzluk veya tam tersi, yataktan çıkamama hali en acil çözüm arayışının tetikleyicileridir.” dedi.</p>
<p>Ani bir depresif çöküş yaşayan kişinin ilk 24 saat içinde uygulayabileceği, bilimsel olarak desteklenen ve Davranışsal Aktivasyon (Behavioral Activation) ile Duygusal Düzenleme (Emotion Regulation) ilkelerine dayanan adımlar olduğunu aktaran Demir, şöyle devam etti:</p>
<p>“İlk adım acil güvenlik önlemi alınmasıdır. Profesyonel yardım aranmalı, intihar düşüncesi varsa, 112 veya bir kriz hattı aranmalı ya da acil servise başvurulmalı. En öncelikli bilimsel müdahale, can güvenliğini sağlamaktır. Bu, hayat kurtarıcı ilk adımdır. İkinci adım ‘5 dakika kuralı’dır. O anki görevi (yataktan çıkmak, duş almak, bir bardak su içmek) sadece 5 dakika boyunca yapmayı hedefleyin. Bu davranışsal aktivasyon ilkesidir. Depresyon, hareketsizlikle beslenir. Küçük bir başarı bile beynin ödül sistemini hafifçe tetikleyebilir. Üçüncü adım biyolojik düzenleme yapılmasıdır. Vagus siniri aktivasyonu yardımcı olabilir. Yüzünüzü soğuk suyla yıkayın veya ensenize soğuk bir kompres uygulayın. Vagus siniri uyarımı, vücudun ‘savaş ya da kaç’ tepkisini yavaşlatarak, sakinleşme tepkisini hızlandırır. Bu, akut anksiyete ve panik durumunda etkilidir. Nefes egzersizlerinden özellikle kare nefes (4 saniye al, 4 saniye tut, 4 saniye ver, 4 saniye tut) tekniği, vücudun otonom sinir sistemini bilinçli olarak kontrol etmenin ve kalp atış hızını yavaşlatmanın en hızlı yoludur.”</p>
<p><strong>Bu teknikler belirtileri azaltır ama depresyonun nedenini çözmez! </strong></p>
<p>Dördüncü adım olarak ortam değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Evdeyseniz odanızı değiştirin, mümkünse 10 dakikalık kısa bir yürüyüş yapın. Beyin, bulunduğu ortamla güçlü bir şekilde ilişki kurar. Fiziksel ortamı değiştirmek, beynin düşünce döngüsünü kırmasına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Dikkat dağıtma tekniklerinin de etkili olabileceğini ifade eden Demir, “5-4-3-2-1 Topraklama Tekniğini (5 gördüğün, 4 dokunduğun, 3 duyduğun, 2 kokladığın, 1 tattığın şeyi söyleme) deneyin. Bu teknik, zihni yıkıcı düşünce döngüsünden o anki gerçekliğe odaklanmaya zorlar. Kısa vadede hızlı etki gösteren müdahaleler, ‘acil çıkış’ sağlamasa da, çöküş anının şiddetini azaltmada oldukça etkilidir. Bu teknikler belirtileri yönetmede son derece etkilidir, ancak depresyonun temel nedenini ortadan kaldırmazlar. Bir ağrı kesici gibidirler; ağrıyı dindirir ama kırığı tedavi etmezler.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bu belirtiler acil müdahale gerektiriyor!</strong></p>
<p>Depresyonun acil müdahale gerektirdiği durumlar olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Kişinin aktif olarak kendini yaralama veya intihar planları yapması, başkalarına zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması, gerçeklikle bağın koptuğu sanrılar veya halüsinasyonlar görmeye başlaması, günlerce banyo yapmamak, yemek yememek veya su içmemek gibi belirtilerde kişi vakit kaybetmeden acil yardım veya bir ruh sağlığı uzmanına başvurmalı.” dedi.</p>
<p>Demir ayrıca, bu durumların sadece psikolojik değil, aynı zamanda biyolojik ve sosyal bir acil durum olduğunun ve hastane yatışını gerektirebileceğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Depresyon bir irade eksikliği değil, beyin hastalığı!</strong></p>
<p>Toplumda sıkça duyulan ‘moralini yükselt, düşünme, kafanı dağıt’ gibi önerilerin, depresyon yaşayan bir kişi için yetersiz ve hatta zararlı olabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Depresyon bir irade eksikliği değil, beyin hastalığıdır. Kişinin ‘moralini yükseltme’ gücü, hastalığın kendisi tarafından bloke edilmiştir. Bu tür öneriler, kişiye ‘yeterince çabalamıyorsun’ mesajını verir. Bu da var olan suçluluk ve değersizlik duygularını pekiştirir, kişiyi daha da izole eder.” uyarısını yaptı.</p>
<p>Depresyondaki kişiye acil durumlarda nasıl destek olunması gerektiği konusunda önerilerde bulunan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Doğrulama ve empati önemli. ‘Şu an ne kadar acı çektiğini anlamaya çalışıyorum. Yalnız değilsin’ gibi ifadelerle duygularını doğrulayın. ‘Kafanı dağıt’ yerine, ‘sana su getireyim mi?’ veya ‘hastaneyi birlikte arayalım mı?’ gibi somut ve basit görevler teklif edin. İntihar riski varsa, kişiyi yalnız bırakmayın ve profesyonel yardım almasını sağlayın. Unutmayın, bu teknikler tedavi değil, akut kriz anını atlatma becerileridir. Depresyon bir maratondur, sprint değil. ‘Acil çıkış’ yerine, ‘güvenli yönetim’ ve profesyonel yardım arayışı en bilimsel ve gerçekçi yaklaşımdır. Kriz anında atılacak her bilinçli küçük adım, iyileşme yolculuğunun bir parçasıdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depresyonda-acil-cikis-mumkun-degil-ama-surec-kontrol-altina-alinabilir-596824">Depresyonda &#8216;acil çıkış&#8217; mümkün değil ama süreç kontrol altına alınabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aralıklı oruç vücudu bakım moduna sokuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aralikli-oruc-vucudu-bakim-moduna-sokuyor-594608</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 23:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[moduna]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sokuyor]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde yaşam tarzı trendleri arasında hızla öne çıkan aralıklı oruç, geniş bir kitle tarafından ilgiyle takip edilirken beraberinde pek çok soru işaretini de getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aralikli-oruc-vucudu-bakim-moduna-sokuyor-594608">Aralıklı oruç vücudu bakım moduna sokuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde yaşam tarzı trendleri arasında hızla öne çıkan aralıklı oruç, geniş bir kitle tarafından ilgiyle takip edilirken beraberinde pek çok soru işaretini de getiriyor. Bu yöntem, yalnızca popüler bir kilo verme yaklaşımı olmasının ötesinde vücudun enerji kullanım biçimini değiştiren önemli biyolojik süreçleri de harekete geçiriyor. Yaklaşık 12 saatlik açlık sonrası vücudun önce şeker depolarını tükettiğini, ardından yağ yakmaya geçtiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi&#8217;nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, “Bu süreçte ‘keton’ adı verilen ve yağ asitlerinin oksidasyonundan oluşan doğal bir yakıt ortaya çıkıyor. Keton cisimcikleri beynin alternatif enerji kaynağı olduğu için birçok kişi bu esnada kendini zihinsel olarak daha berrak hissedebiliyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Aralıklı orucun tıbbi faydalarına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi&#8217;nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, “Açlık süresi uzadıkça insülin duyarlılığı artıyor yani hücreler şekeri daha etkin kullanmaya başlıyor. Bu da glukoz seviyelerinin düşmesine yardımcı oluyor. Ayrıca diyabet riski azalabiliyor, trigliserid ve LDL kolesterol değerlerinde iyileşme görülebiliyor, karaciğer yağlanma riski düşüyor. En dikkat çekici noktalardan biri de hücrelerin kendi kendini temizlediği otofaji sürecini başlatması. Bu süreçte vücut hasarlı proteinleri parçalayıp geri dönüştürüyor. Yani aralıklı oruç, vücudun kriz moduna değil, tam tersine bir bakım moduna geçmesini sağlıyor” dedi.</p>
<p><strong>Hücreler adeta hurdalarından arınıyor</strong></p>
<p>16 saatlik açlık ve 8 saatlik beslenme aralığından oluşan 16/8 modelinin özellikle çalışan bireylerin günlük rutinine en kolay uyum sağlayan aralıklı oruç yöntemi olduğunu belirten Uzm. Dr. Türemen, “Açlık süresi 16 saate yaklaştığında hücreler enerji azalmasını bir uyarı olarak algılıyor ve otofaji adı verilen doğal onarım süreci başlıyor. Otofaji, hücrenin hasarlı proteinleri ve işlevini yitirmiş yapıları parçalayıp geri dönüştürdüğü bir iç temizlik mekanizması. Bu dönemde anabolik sinyaller azalır, vücut büyüme modundan onarım moduna geçer. Hayvan çalışmalarında otofajinin Alzheimer, Parkinson, diyabet ve yaşlanma süreçleri üzerinde olumlu etkiler gösterdiği; insanlarda ise insülin direncinin azalması ve mitokondri fonksiyonlarının iyileşmesiyle ilişkili olduğu ortaya konmuştur” diye konuştu.</p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi&#8217;nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esat Erdem Türemen, aralıklı oruçla ilgili yanlış bilinen noktaları şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>Aralıklı oruç sadece kilo vermek içindir</strong></p>
<p>Aralıklı oruçta esas değişim vücudun açlıkla birlikte enerji kullanımını yenilemesi ve hücrelerin kendini onarmaya başlamasıdır yani etkisi yalnızca kilo kaybıyla sınırlı değildir.</p>
<p><strong>Açlık vücuda zarar verir</strong></p>
<p>Aralıklı oruç yönteminde kişi günlük ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri aldığında açlık bir kriz değil, kontrollü bir onarım sürecidir.</p>
<p><strong>Aralıklı oruç herkes için uygundur</strong></p>
<p>Hamileler, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullananlar aralıklı oruca başlamadan önce mutlaka doktora danışmalıdır.</p>
<p><strong>Aralıklı oruçta sıvı alımı da durdurulur</strong></p>
<p>Aralıklı oruç yalnızca yeme düzenini sınırlar, su tüketimi bu dönemde devam etmesi gereken temel bir ihtiyaçtır. Gün içinde yeterli su içmek vücudun dengede kalmasına yardımcı olur ayrıca şekersiz çay ile kahve de tüketilebilir.</p>
<p><strong>Yeme saatinde sınırsız yemek serbesttir</strong></p>
<p>Bu yaygın bir yanılgı olsa da beslenmenin içeriği ve ölçüsü her zaman önemlidir. Dengesiz veya aşırı kalorili beslenmek aralıklı orucun etkilerini azaltır.</p>
<p><strong>Aralıklı oruç kan şekerini aşırı düşürür</strong></p>
<p>Aralıklı oruç diyetini uygulayan sağlıklı bireylerde kan şekeri kontrollü şekilde düşer. Risk daha çok diyabet hastaları içindir ve onlar için süreç mutlaka doktor kontrolünde ilerlemelidir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aralikli-oruc-vucudu-bakim-moduna-sokuyor-594608">Aralıklı oruç vücudu bakım moduna sokuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlıkta doz çok önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalnizlikta-doz-cok-onemli-590823</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 08:02:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlıkta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, 11 Kasım Yalnızlar Günü kapsamında yalnızlığın nedenlerini, olası yarar ve zararlarını, birey üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlikta-doz-cok-onemli-590823">Yalnızlıkta doz çok önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="347" data-end="754"><strong data-start="347" data-end="406">Başkalarına alan açmayan kişi, sonunda yalnız kalabilir</strong></h3>
<p data-start="347" data-end="754">Modern yaşamda yalnızlığın sosyolojik ve psikolojik pek çok nedeni olduğunu belirten Aydın, “Eskiden köylerde insanlar birbirine bağımlıydı ve sosyal etkileşim yüksekti. Günümüzde ise bireyler çoğunlukla yalıtılmış evlerde veya geçici yerleşimlerde yaşadıkları için aidiyet duygusu gelişmiyor ve derin sosyal ilişkiler kurmak zorlaşıyor” dedi.</p>
<p data-start="756" data-end="1385">Psikolojik nedenlere de değinen Aydın, “Bu yüzyılın önemli sorunlarından biri narsisizm; kişinin kendini aşırı önemli görmesi ve diğerlerinden üstün olduğunu düşünmesi. Bu bakış açısına sahip bireyler, başkalarına alan açmaz ve fedakarlık yapmaktan kaçınır. Sonuçta, bu tek kişilik dünyada yalnızlık kaçınılmaz hale gelir. Bazıları ise dışlanmışlık, hayal kırıklıkları veya ilişkilerden beklentilerinin karşılanmaması nedeniyle yalnız kalmayı seçer. Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler, gelecekteki ilişkilerden de korkmalarına yol açabilir. Bu nedenle sosyal ilişkilerden uzak durmayı tercih edebilirler” ifadelerini kullandı.</p>
<h3 data-start="1387" data-end="1723"><strong data-start="1387" data-end="1423">Yalnızlık bazen konfor da sağlar</strong></h3>
<p data-start="1387" data-end="1723">Yalnız olmanın bazı dezavantajlar taşısa da kişiye özgürlük sunduğunu belirten Aydın, “Hesap soran kimsenin olmaması, birilerine bir şey yapmak zorunda olmamak, kişinin istediği gibi yaşamasına imkan verir. Bazı insanlar bu konfordan vazgeçmek istemez ve bu nedenle yalnızlığı tercih eder” dedi.</p>
<p data-start="1725" data-end="2012">Aydın, modern kapitalist dünyada maddi motivasyonun ilişkileri derinleştirmeyi zorlaştırdığını da vurguladı: “İlişkilerin maddi getirisi olmadığında, insanlar bu ilişkileri derinleştirmekten kaçınabiliyor. Maddiyatın ön planda olduğu bir dünyada derin sosyal bağlar kurmak güçleşiyor.”</p>
<h3 data-start="2014" data-end="2533"><strong data-start="2014" data-end="2061">Kalabalık içinde de yalnız hissetmek mümkün</strong></h3>
<p data-start="2014" data-end="2533">Yalnızlık ile sosyal izolasyonun aynı şey olmadığını belirten Aydın, “Yalnızlık, etrafta kimse olmaması anlamına gelmez; kalabalıklar içinde de kişi kendini yalnız hissedebilir. Çok çocuklu ailelerde büyüyen bir çocuk veya yoğun sivil toplum faaliyetlerinde bulunan biri de aidiyet duygusu eksikliği nedeniyle yalnız hissedebilir. Sosyal izolasyon fiziksel olarak ayrışmayı ifade ederken, yalnızlık öznel bir deneyimdir ve olumlu ya da olumsuz olabilir” diye konuştu.</p>
<h3 data-start="2535" data-end="2990"><strong data-start="2535" data-end="2596">Yaratıcı süreçler için yalnızlık önemli bir alan olabilir</strong></h3>
<p data-start="2535" data-end="2990">Aydın, yalnızlığın bireyin içsel deneyimlerini düşünmesi ve yaratıcı süreçler için fırsat sunduğunu belirtti: “Kişi, kendini ve ilişkilerini sorgulama zamanı bulabilir. Şairler geceleri yalnız kalarak şiir yazabilir, mühendisler izole çalışarak büyük projeler üretebilir. Tercih edilmiş yalnızlık, ideal hedeflere ulaşmak için gerekli bir süreçtir ve bireye tatmin ve huzur duygusu sunar.”</p>
<h3 data-start="2992" data-end="3577"><strong data-start="2992" data-end="3033">Yalnızlık doz aşarsa zararlı olabilir</strong></h3>
<p data-start="2992" data-end="3577">Ancak yalnızlığın fazla olduğunda zararlı bir etkiye dönüşebileceğini söyleyen Aydın, “Pandemi sonrası sosyal izolasyon arttı ve yalnızlığın zararları daha belirgin hale geldi. Eğer kişi derin duygusal yaralar hissetmeye başlıyorsa, sevilmediğini veya hayatta bir yerinin olmadığını düşünüyorsa bu yalnızlık tehlikeli hale gelmiştir. Uzun süreli yalnızlık, uyku bozukluklarına, artan strese ve buna bağlı sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yalnız bireyler obezite, tansiyon, depresyon ve anksiyete gibi sorunlara daha yatkındır” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlikta-doz-cok-onemli-590823">Yalnızlıkta doz çok önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tami ve Ticimax&#8217;tan e-ticarette güvenli ödeme için iş birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tami-ve-ticimaxtan-e-ticarette-guvenli-odeme-icin-is-birligi-585747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 09:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[altyapısı]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticarette]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[tami]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[ticimax]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA’nın ödeme altyapısı ve dijital ödeme çözümleri sunan iştiraki Tami, Türkiye’nin lider e-ticaret altyapı sağlayıcılarından Ticimax ile iş birliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tami-ve-ticimaxtan-e-ticarette-guvenli-odeme-icin-is-birligi-585747">Tami ve Ticimax&#8217;tan e-ticarette güvenli ödeme için iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA’nın ödeme altyapısı ve dijital ödeme çözümleri sunan iştiraki Tami, Türkiye’nin lider e-ticaret altyapı sağlayıcılarından Ticimax ile iş birliği yaptı. Ticimax altyapısını kullanan işletmeler artık <strong>Tami Sanal POS’</strong>u dakikalar içerisinde e-ticaret sitelerine entegre edip güvenli ve kesintisiz ödeme hizmetinden yararlanarak; yerli ve yabancı tüm kartlardan kolayca ödeme alabiliyor, ödemelerini rahatlıkla takip edebiliyor, banka kartlarının taksit imkanlarından ve özel kampanyalardan faydalanabiliyor. Tami Sanal POS ile ödemeler hemen ertesi iş günü hesaba geçiyor, tek komisyon oranıyla finansal yönetimde kolaylık sağlanıyor. İşletmeler, Tami Müşteri İletişim Merkezi’nden 7/24 destek alabiliyor. </p>
<p>İş birliği kapsamında aynı zamanda, 31 Aralık 2025 tarihine kadar Tami üye işyeri olan e-ticaret firmalarına, Ticimax e-ticaret paketlerinde %20 indirim fırsatı sunuluyor. Kampanyayla, işletmelerin dijitalleşme süreçlerinde uygun maliyetli ve güvenli bir ödeme altyapısına kolayca geçiş yapması amaçlanıyor.</p>
<p><strong>Tami Genel Müdürü Melda Çetin, </strong>iş birliğini ve Ticimax iş birliğiyle e-ticaret firmalarına sundukları olanakları şu sözlerle değerlendirdi:</p>
<p>“İşletmeler için ödeme altyapısı kurmak, karmaşık ve zaman alan bir süreç oluyor. Tek tek bankalara POS başvurusu yapmak, belgeler ve onay süreçleriyle uğraşmak ciddi bir operasyonel yük oluşturuyor. Garanti BBVA çatısı altında benimsediğimiz Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla tüm bunları göz önünde tutarak Tami müşterileri için tüm ödeme altyapısını müşterimizin gözünden tasarlıyoruz. Çoklu banka özelliğine sahip <strong>Tami Sanal POS</strong> sayesinde e-ticaret yapan işletmeler tek tek bankalara POS başvurusu yapmak zorunda kalmadan, tek bir POS ile birçok bankanıntaksit ve kampanyalarına erişebiliyor. Aynı zamanda tüm işlemlerini ve raporlamalarını tek merkezden kolayca yönetebiliyor, tek bir kontak noktasıyla muhatap olabiliyor. Ticimax iş birliğimiz sayesinde, Garanti BBVA’nın üstün teknolojik altyapısı ve ödeme sistemleri alanındaki deneyimiyle e-ticaret yapan işletmelere ödeme süreçlerinde hız, güvenlik ve kolaylık sağlayarak işlerini daha sorunsuz yürütmelerine destek oluyoruz. Tami Sanal POS müşterilerine aynı zamanda Ticimax e-ticaret paketlerinde yıl sonuna kadar geçerli %20 indirim fırsatı sunuyoruz. E-ticaret ekosisteminin ‘tam istediği gibi’ ödeme çözümleri üretmeye devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Ticimax CEO’su Cenk Çiğdemli</strong>, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>
<p>“Yeni girişimcilerden global firmalara kadar 30 binden fazla markaya hizmet sunan, Türkiye’nin en gelişmiş e-ticaret altyapı sağlayıcısı olarak, işletmelere sadece güçlü bir altyapı sunmakla kalmayıp işlerini güvenle büyütebilecekleri bütünsel çözümler geliştirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz.</p>
<p>Tami ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlayarak e-ticaret ekosisteminin gelişimine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Ticimax olarak her zaman markaların işlerini kolaylaştıran, büyümelerini hızlandıran teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz.”</p>
<p>Ticimax altyapısı üzerinde web sitesi bulunan müşteriler Tami Sanal POS başvurularını tami.com.tr ya da Tami mobil üzerinden kolayca tamamlayabilirken web sitesi bulunmayan işletmeler indirimli e-ticaret paketi ve Tami Sanal POS entegrasyonu için başvurularını Ticimax’in sayfasından iletebiliyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tami-ve-ticimaxtan-e-ticarette-guvenli-odeme-icin-is-birligi-585747">Tami ve Ticimax&#8217;tan e-ticarette güvenli ödeme için iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ, CODEC Konsorsiyumu 3. Süreç Değerlendirme Toplantısı&#8217;na ev sahipliği yaptı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-codec-konsorsiyumu-3-surec-degerlendirme-toplantisina-ev-sahipligi-yapti-582439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 08:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[codec]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[Konsorsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[konsorsiyumu]]></category>
		<category><![CDATA[müdür]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaktan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[yardımcısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trabzon Üniversitesinin koordinatörlüğünü yürüttüğü, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Atatürk Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinin konsorsiyum ortağı olarak yer aldığı 20231-TR01-KA131-HED-000136980 numaralı Erasmus+ Değişim Programı Uzaktan Eğitim Merkezleri Konsorsiyumu (CODEC) hareketliliği kapsamında düzenlenen “CODEC Konsorsiyumu 3. Süreç Değerlendirme Toplantısı”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-codec-konsorsiyumu-3-surec-degerlendirme-toplantisina-ev-sahipligi-yapti-582439">DEÜ, CODEC Konsorsiyumu 3. Süreç Değerlendirme Toplantısı&#8217;na ev sahipliği yaptı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon Üniversitesinin koordinatörlüğünü yürüttüğü, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Atatürk Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinin konsorsiyum ortağı olarak yer aldığı 20231-TR01-KA131-HED-000136980 numaralı Erasmus+ Değişim Programı Uzaktan Eğitim Merkezleri Konsorsiyumu (CODEC) hareketliliği kapsamında düzenlenen “CODEC Konsorsiyumu 3. Süreç Değerlendirme Toplantısı”, 2-3 Ekim 2025 tarihlerinde DEÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEUZEM) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>
<p>DEÜ Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan, DEÜ Genel Sekreter V. Prof. Dr. Dündar Yener, Uluslararası Akademik Dış İlişkiler Koordinatörü Prof. Dr. M. Banu Durukan Salı, Koordinatör Yardımcısı Prof. Dr. Ülviyye Aydın, Öğr. Gör. Ozan Oşafoğlu, Bilgi İşlem Daire Başkanı İsmail Özkan, Trabzon Üniversitesinden Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ali Kürşat Erümit ve Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Alper Şimşek, Atatürk Üniversitesinden Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Engin Kurşun, Doç. Dr. Serkan Yıldırım, Öğr. Gör. Arif Daş, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mutlu Tahsin Üstündağ, Dr. Öğr. Üyesi Seher Özcan, Özlem Yıldırım, Melek Koçakçı, Karadeniz Teknik Üniversitesinden Uzaktan Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Muhammet Berigel ve Öğr. Gör. Onur Aydın katıldı.</p>
<p><b>DEÜ’NÜN UZAKTAN EĞİTİM ALTYAPISI TANITILDI</b></p>
<p>Toplantı kapsamında katılımcılara, DEÜ’nün uzaktan eğitim sistemi ve dijital altyapısı hakkında detaylı bilgiler sunuldu. Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ziyaret edilerek, üniversitenin uzaktan eğitimde kullandığı teknolojik altyapı tanıtıldı. DEUZEM Müdürü Prof. Dr. Bahar Baran tarafından yapılan sunumlarda, pandemi ve deprem dönemlerinde yürütülen acil uzaktan eğitim süreçleri, merkezde gerçekleştirilen akademik çalışmalar ve hizmet içi eğitim faaliyetleri anlatıldı.</p>
<p>Katılımcılar ayrıca, ADEP Projesi kapsamında hayata geçirilen Meta Sınıfını deneyimleme fırsatı buldu. Toplantı süresince projede yürütülen hareketliliklerin genel değerlendirmesi yapılarak, konsorsiyumun daha etkili biçimde sürdürülmesine yönelik öneriler paylaşıldı.</p>
<p><b>KÜLTÜREL ETKİNLİKLERLE DESTEKLENEN PROGRAM</b></p>
<p>Akademik iş birliklerinin yanı sıra, toplantı programı sosyal ve kültürel etkinliklerle de zenginleştirildi. Katılımcılarla birlikte DEÜ Bayrakbilim ve Türk Bayrakları Müzesi ziyaret edildi. Ayrıca, İzmir’in tarihini ve kültürel mirasını tanıtmak amacıyla Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı ve Doç. Dr. Eda Avcı rehberliğinde Konak Tarih Turu ve Efes Antik Kenti gezisi düzenlendi.</p>
<p><b>CODEC KONSORSİYUMU’NUN HEDEFİ</b></p>
<p>CODEC Konsorsiyumu’nun temel amacı, Türkiye’de uzaktan eğitim alanında çalışan akademik ve idari personelin mesleki gelişimini desteklemek, alana özgü yetkinlikler kazandırmak ve yenilikçi bir uzaktan eğitim modelinin ulusal ve uluslararası düzeyde yaygınlaştırılmasını sağlamaktır.  Bu kapsamda, 2021 yılından bu yana 42 personel hareketliliği ve 63 öğrenci hareketliliği olmak üzere toplam 105 hareketlilik gerçekleştirildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-codec-konsorsiyumu-3-surec-degerlendirme-toplantisina-ev-sahipligi-yapti-582439">DEÜ, CODEC Konsorsiyumu 3. Süreç Değerlendirme Toplantısı&#8217;na ev sahipliği yaptı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ordu’da Sayaçsız Su Kullanımı Tespit Edildi: Hukuki Süreç Başlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orduda-sayacsiz-su-kullanimi-tespit-edildi-hukuki-surec-baslatildi-560184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 10:27:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[edildi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[orduda]]></category>
		<category><![CDATA[sayaçsız]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ordu'da denetimlerde suyun sayaca gelmeden takılan ek borularla başka yere yönlendirildiği sayacın bypass edildiği, çoklu kullanım için kaçak bağlantıları ve eklentiler yapıldığı, sayaçsız su kullanımı için mekanizma oluşturulduğu gözlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orduda-sayacsiz-su-kullanimi-tespit-edildi-hukuki-surec-baslatildi-560184">Ordu’da Sayaçsız Su Kullanımı Tespit Edildi: Hukuki Süreç Başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>OSKİ Genel Müdürü Murat Us, kaçak su kullanan şahıslar hakkında yüksek para cezaları uygulanarak yasal işlem başlatıldığını belirtti. Genel Müdür Us, vatandaşların kaçak su kullanımıyla ilgili şüpheli durumları Alo 185 hattına bildirmelerini isteyerek, &ldquo;Kaçak su kullanımı sadece bir fatura meselesi değil aynı zamanda yasa ihlali, kamu malına zarar verme, ahlaki, vicdani ve kul hakkı meselesidir.&#8221; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/orduda-sayacsiz-su-kullanimi-tespit-edildi-hukuki-surec-baslatildi-0-bKKTUdRp.jpeg"></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orduda-sayacsiz-su-kullanimi-tespit-edildi-hukuki-surec-baslatildi-560184">Ordu’da Sayaçsız Su Kullanımı Tespit Edildi: Hukuki Süreç Başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapı Denetiminde Yeni Süreç Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapi-denetiminde-yeni-surec-basladi-544624</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 15:32:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[denetiminde]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544624</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği (YDKBD) Bursa Şube Başkanı Esra İnhanlı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği" ile "Dağıtım Tebliği" ve "Ceza Tebliğinde" yapılan değişiklikler dair değerlendirmede bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapi-denetiminde-yeni-surec-basladi-544624">Yapı Denetiminde Yeni Süreç Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni düzenlemelerle birlikte yapı denetim firmalarına yönelik yaptırımların ağırlaştığının altını çizen YDKBD Bursa Şubesi Başkanı Esra İnhanlı, &ldquo;Artık inşaat sürecinde komşu bir yapının zarar görmesi ya da yeni bir binanın 15 yıl içinde yıkılması halinde denetim firmasının faaliyet izni iptal edilecek, teminatına el konulacak. Bu kararlar, sektörde sorumluluk bilincinin daha da artmasını sağlayacaktır. Yapı denetim firmalarının teknik yeterliliği ve dikkat seviyesi daha da önem kazanacak&rdquo; şeklinde konuştu.</p>
<p><b>&ldquo;500 metrekare altı parsel bazlı olmalıydı&rdquo;</b></p>
<p>500 metrekareye kadar olan küçük yapıların Elektronik Dağıtım Sistemi dışında tutulmasını düzenlemesinin yapı denetim firmalarının tam anlamıyla beklentilerini karşılamadığına vurgu yapan Esra İnhanlı, &ldquo;Bu düzenleme, bireysel yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde süreci kolaylaştırabilir; ancak yapı sahibinin kendi istediği yapı denetim kuruluşuyla çalışmasının sözleşme bazlı değil, parsel bazlı olması gerektiğini düşünüyoruz. Sözleşme bazlı yaklaşım, sistemin şeffaflığı ve adilliği açısından bazı riskler barındırıyor. Bu haliyle düzenleme, yönetmelik değişikliğinin gerekçesiyle de tam anlamıyla örtüşmüyor&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yönetmelikte yer alan ve sözleşme fesih süresini altı aydan üç aya düşüren düzenleme de sektör açısından dikkat çekici. İnhanlı, bu değişikliğin yapı denetim kuruluşlarını atıl durumdan kurtaracağını belirterek, &ldquo;İnşaatın üç ay içinde başlamaması halinde sözleşmenin feshedilebilecek olması, zaman ve kaynak yönetimi açısından önemli bir adım&rdquo; dedi.</p>
<p>Elektronik Dağıtım Sistemi’ne ilişkin bir diğer yenilik ise 45 ve üzeri yapı denetim firmasının bulunduğu illerde devreye girecek alternatifli atama uygulaması oldu. Bu sistemin, hem sektörün yükünü dengeleyeceğini hem de uygulamada esneklik sağlayacağını belirten Esra İnhanlı, teminat tutarlarının 2026 itibarıyla TÜFE-ÜFE ortalamasına göre hesaplanacak olmasını ise &ldquo;ekonomik gerçeklere uygun bir güncelleme&rdquo; olarak değerlendirdi.</p>
<p>Sözlerini &ldquo;yapı denetim sistemi yalnızca cezai yaptırımlarla değil, yol gösterici ve geliştirici bir bakış açısıyla ele alınmalı&rdquo; diyerek tamamlayan YDKBD Bursa Şube Başkanı Esra İnhanlı, yeni düzenlemelerin sahada etkili ve adil biçimde uygulanması için tüm tarafların iş birliğine açık olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapi-denetiminde-yeni-surec-basladi-544624">Yapı Denetiminde Yeni Süreç Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreç&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-541805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 09:18:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[desteğin]]></category>
		<category><![CDATA[desteğinin]]></category>
		<category><![CDATA[gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğinin sağlanması, kanserle mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik ve psiko-sosyal desteklerin sunulması ile birlikte çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının oluşturulması amacıyla kurulan</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-541805">&#8216;Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreç&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğinin sağlanması, kanserle mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik ve psiko-sosyal desteklerin sunulması ile birlikte çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının oluşturulması amacıyla kurulan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nın (KAÇUV) psikologları, yeni kanser tanısı almış çocukların ve ailelerinin bu süreçte yaşadığı zorluklarla ve bu süreçteki psikolojik desteğin önemiyle ilgili bilgi verdi. Psikolojik desteğin tedavi sürecinde çocukların ve ailelerinin bu süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetmesine yardımcı olduğunu belirten psikologlar, “Unutulmamalıdır: Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreçtir” diyor.</p>
<p><strong>Ailelerin en zorlandığı adımlardan biri hastalığı çocuğa nasıl anlatacakları</strong></p>
<p>Yeni kanser tanısı almış çocukların ve ailelerinin süreciyle ilgili bilgi veren psikologlar, şunları söylüyor:</p>
<p>“Kanser tanısı, bir çocuğun ve ailesinin hayatında derin izler bırakan bir dönüm noktasıdır. Bu tanıyla birlikte yalnızca tıbbi bir süreç başlamaz; duyguların, rutinlerin ve ilişkilerin yeniden şekillendiği bir dönem başlar. Aileler tanıyı ilk öğrendiklerinde sıklıkla büyük bir şok yaşar. Kimi zaman tanının gerçekliğiyle yüzleşmekte zorlanır, kimi zaman da ‘Neden biz?’ sorusu bu sürecin ilk günlerine eşlik eder. Üzüntü, korku ve kaygı gibi duygular aynı anda yaşanabilir. Tanıyla birlikte günlük yaşam hızla değişir. Okul, iş, ev düzeni gibi alışılmış yapıların yerini hastane kontrolleri, tedavi planları ve yeni bir tempo alır. Aile içinde roller yeniden şekillenir. Maddi yük artabilir, sosyal çevre daralabilir. Bu durumdan diğer çocuklar da etkilenebilir. Ailelerin en zorlandığı adımlardan biri de hastalığı çocuğa nasıl anlatacaklarıdır. Bu noktada çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi göz önünde bulundurulmalıdır. Küçük yaşlardaki çocuklara hastane süreci ve tedaviler basit ve güvenli bir dille anlatılırken, ergenlik dönemindeki çocuklar daha açık ve doğrudan bilgiye ihtiyaç duyar. Her durumda, çocuğa gerçeği saklamadan, duygularını ifade edebileceği bir alan tanımak en sağlıklı yaklaşımdır. Zamanla aileler tedavi sürecine, hastane ortamına ve yeni yaşam düzenine uyum sağlamaya başlar. Günlük planlamalar yeniden yapılır, hastane rutinleri bir düzene oturur. Bu süreçte duygular değişken olabilir; bazen güçlü, bazen yorgun hissedilebilir. Profesyonel psikolojik destek, bu dönemi daha sağlıklı atlatabilmek adına önemli bir kaynak haline gelir. Kanserle mücadele eden çocuklar ve aileleri, tanı sonrası dönemde destek ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyar. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek, fiziksel olduğu kadar psikolojik iyilik hallerini de güçlendirir. Zor zamanlarda yanlarında olmak; bir sözle, bir oyunla, bir destek eliyle bu yolculuğu daha dayanılır kılmak mümkündür.”</p>
<p><strong>Çocuklar ve aileleri için psikolojik destek önemli</strong></p>
<p>Kanser tedavisi gören çocukların ve ailelerin psikolojik destek almasının önemiyle ilgili de konuşan psikologlar, şu bilgileri veriyor:</p>
<p>“Kanser tedavisi gören bir çocuğun yaşadığı süreç yalnızca bedensel değil, aynı zamanda duygusal ve zihinsel yönden de oldukça yıpratıcıdır. Bu süreçte hem çocuklar hem de bakım veren aile bireyleri için psikolojik destek, tedavinin tamamlayıcı bir parçası olarak büyük önem taşır. Tanı ve tedavi süreci çocuklar için anlaşılması zor, çoğu zaman zorlayıcı bir deneyimdir. Hastane ortamı, fiziksel değişiklikler, sosyal yaşamdan kopma gibi durumlar; çocuklarda korku, yalnızlık, öfke ve kaygı gibi duyguları tetikleyebilir. Psikolojik destek; bu duyguların fark edilmesini, ifade edilmesini ve işlenmesini sağlar. Çocuklar, oyun, sanat ve beden temelli yöntemlerle duygularını daha kolay dışa vurabilir, hastalıkla baş etme becerilerini güçlendirebilir. Tedavi süreci sadece çocuğu değil, tüm aileyi etkiler. Günlük yaşamın düzeni değişir, belirsizlik artar, aile içinde roller yeniden şekillenir. Bu süreçte psikolojik destek, ailelerin duygusal yükünü hafifletir; suçluluk, üzüntü, kaygı gibi duygularla başa çıkmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda, çocuğa nasıl yaklaşılacağı, kardeşlerin sürece nasıl dahil edileceği gibi konularda da yol gösterici olur.”</p>
<p><strong>Psikolojik destek, ailenin süreci daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur</strong></p>
<p>Psikolojik desteğin nasıl bir yarar sağladığıyla ilgili konuşan psikologlar, “Duygusal rahatlama ve destek, anlamlandırma ve baş etme yolları, aile içi iletişimin güçlenmesi, travmatik etkilerin önlenmesi ve uzun vadede psikolojik dayanıklılığın artması. Psikolojik destek, tedavi sürecinde çocuğun ve ailenin bu süreci daha sağlıklı yönetmesine yardımcı olur. Unutulmamalıdır: Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreçtir” diyor.</p>
<p><strong>Kanser tedavisi gören çocukların en çok zorlandığı alanlar</strong></p>
<p>“Kanser tedavisi süreci, çocuklar için hem fiziksel hem de duygusal açıdan pek çok zorluk barındırır. Bu süreçte yaşanan bazı deneyimler, çocukların günlük yaşamında ve psikolojik uyumlarında önemli etkilere yol açabilir. Zorlayıcı deneyimler bağlamında tıbbi işlemler, yeni tanışılan yaşam kısıtlamaları, hastalığa ve tedaviye bağlı ortaya çıkan bedensel değişiklikler sıralanabilir” diyen psikologlar, kanser tedavisi gören çocukların en çok zorlandığı alanları ise şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Tıbbi İşlemler: </strong>Tedavi sürecinde sık karşılaşılan iğne, damar yolu girişimleri, ilaç uygulamaları, tahliller ve genel hastane ortamı, çocuklarda kaygı ve korku oluşturabilir. Özellikle tekrar eden ve ağrılı işlemler, ilk deneyimde yaşanan zorlayıcı faktörler, tedaviye dair yanlış bilgi ve inanışlar bu deneyimlerin daha da zorlayıcı olmasına neden olabilir.</li>
<li><strong>Bedensel Değişiklikler: </strong>Tedavinin yan etkisi olarak ortaya çıkan saç dökülmesi, kilo değişimi, ciltte farklılıklar ya da hareket kısıtlılığı gibi fiziksel değişimler çocukların beden algısını ve özgüvenini etkilemektedir. Bu değişimler, özellikle sosyal ortamlarda çocukların kendilerini farklı ya da dışlanmış hissetmelerine yol açabilir. </li>
<li><strong>Beslenme Zorlukları ve Beslenme Kısıtlamaları: </strong>Tedavi süresince bazı besin gruplarından uzak durmak gerekebilir. Besin tüketiminin bir başkası tarafından kontrol ediliyor olması ve karşılaşılan yasaklar çocuğun kendilik algısını, seçme özgürlüğünü ve kontrol etme dürtüsünü sekteye uğratmaktadır.  Yasakların yanı sıra; iştahsızlık, bulantı, tat değişiklikleri ya da tedaviye bağlı kilo değişiklikleri gibi nedenlerle de beslenme çocuklar için hem fiziksel hem de duygusal olarak zorlayıcı bir hal alabilir.</li>
<li><strong>İzolasyon ve Rutinlerden Uzaklaşmak: </strong>Okula gidememek, arkadaşlarından ve sevdiklerinden uzak kalmak, oyun alanlarından mahrum olmak gibi durumlar çocukların sosyal gelişimini ve duygusal dayanıklılığını etkileyebilir. Tedavi süresince ev ya da hastane ortamında uzun süre kalmak, çocuklarda yalnızlık hissini artırabilir.</li>
</ul>
<p><strong>KAÇUV Umut Merkezi’nde çocuklara ve ailelerine ücretsiz destek</strong></p>
<p>KAÇUV’un yeni açılan Psikolojik Danışma ve Destek Umut Merkezi’nde verilen desteklerle ilgili de bilgi veren psikologlar, şöyle konuşuyor:<strong> </strong></p>
<p>“KAÇUV Psikolojik Danışma ve Destek Umut Merkezi, kanser tanısı almış çocuklar ve ailelerine yönelik disiplinler arası destek sunmayı ve bunu tek çatı altında yapmayı amaçlar. Burada hedef psikolojik destek sunmak başta olmak üzere tedavi sürecindeki çocukların ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmak, psiko-sosyal bütünlüklerini korumak, toplumsal entegrasyonlarını desteklemek ve bireylerin sağlıklı bir şekilde süreçle başa çıkabilmelerini sağlamaktır. Umut Merkezi, 0-18 yaş aralığında kanser tedavisi gören ya da tedavisini tamamlamış çocuklara, onların ailelerine ve bakım verenlerine, sağlık çalışanlarına ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Merkezde, psikolojik destek, sosyal hizmet desteği ve atölye çalışmaları olmak üzere üç ana eksende çalışmalar sürdürülür. Verilen bütüncül destek ile çocuk hem tedavi sırasında ve sonrasında yaşadığı psikolojik ve sosyal zorlanmalarla baş etme becerileri kazanır hem de travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik durumların ortaya çıkma ihtimali en aza indirgenmiş olur.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisi-ilac-desteginin-yaninda-psikolojik-destegin-de-gerekli-oldugu-bir-surec-541805">&#8216;Kanser tedavisi, ilaç desteğinin yanında psikolojik desteğin de gerekli olduğu bir süreç&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Güner: Çankaya&#8217;da Barınak Herkese Açık, Süreç Şeffaf Yürütülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-guner-cankayada-barinak-herkese-acik-surec-seffaf-yurutuluyor-537083</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 13:35:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barınak]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çankayada]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[herkese]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaf]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yürütülüyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=537083</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Radyo Trafik'te "Başkanlar Konuşuyor" programının konuğu oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-guner-cankayada-barinak-herkese-acik-surec-seffaf-yurutuluyor-537083">Başkan Güner: Çankaya&#8217;da Barınak Herkese Açık, Süreç Şeffaf Yürütülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Radyo Trafik&#8217;te &#8220;Başkanlar Konuşuyor&#8221; programının konuğu oldu. Ankara Yayın Müdürü Erol Tümtaş&#8217;ın sorularını yanıtlayan Başkan Güner, sahipsiz sokak hayvanlarının toplatılmasına yönelik açıklamalarda bulundu.</b></p>
<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Radyo Trafik&#8217;te Ankara Yayın Müdürü Erol Tümtaş&#8217;ın sunduğu &#8220;Başkanlar Konuşuyor&#8221; programının konuğu oldu. İlçede sahipsiz sokak hayvanlarının toplatılması çalışmalarına yönelik açıklamalarda bulunan Başkan Güner, halk arasında kulaktan kulağa aktarılan yanlış bilgilerin özellikle sosyal medya üzerinden hızla yayıldığını ve algıların, gerçek olmayan olguların önüne geçtiğini ifade etti.</p>
<p><b>SOKAK HAYVANLARININ DA VATANDAŞLARIMIZIN DA TALEPLERİNİN KARŞILANMASI GEREKİYOR</b></p>
<p>Hem yurttaşların güvenliğini gözeten hem de sokak hayvanlarının yaşam haklarına saygı duyan bir anlayışla talepleri karşıladıklarını ifade eden Başkan Güner, algı operasyonlarının bir kısmının ise siyasi amaçla yapıldığına dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Sosyal medyaya bakıldığında, Çankaya Belediyesi sanki hayvan katliamı yapmış, sokak hayvanlarını katletmiş, barınağımızda hayvanlar hayatını kaybetmiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Ne yazık ki bunun bir kısmı siyasi amaçlarla yapılıyor. Bu kısmı ayrı bir yere koyuyorum; zaten vatandaşlarımız da bunu görüyor ve Çankayalılar gereken cevabı veriyor. Gerçek duruma gelirsek; Birlik Mahallemizde ve diğer pek çok mahallemizde sokak hayvanlarıyla ilgili farklı talepler var. Bir yandan hayvansever yurttaşlarımız, sokak hayvanlarının bulundukları yerlerde bakılmasını istiyor. Öte yandan bazı yurttaşlarımız da çocuklarını güvenle parka çıkaramadıklarını, öğrencilerin okula veya üniversiteye giderken, otobüs durağında beklerken saldırıya uğradıklarını belirterek güvenlik talebinde bulunuyor. Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz günlerde bir akademisyen hocamıza yönelik bir saldırı oldu ve kendisi bu olay sonucunda çok ağır şekilde yaralandı. Neyse ki hayatta. Bu tür olaylar nedeniyle pek çok yurttaşımız, sokaklarda daha güvenli bir şekilde yürüyebilmek, gezebilmek ve dolaşabilmek istiyor. Elbette bunun tek sorumlusu sokak hayvanları değil. Ancak sokak hayvanlarıyla ilgili olarak, onların yaşam hakkına saygı duyan, onları koruyan ve gözeten bir anlayışla, diğer yurttaşlarımızın güvenlik taleplerinin de karşılanması gerekiyor. Bizim bakış açımız bu yönde” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>BAŞKAN GÜNER: HAYVANSEVERLERLE İSTİŞARE HALİNDE HAREKET ETTİK</b></p>
<p>Birlik Mahallesinden gelen yoğun şikayet ve talepler neticesinde yapılan planlı bir çalışma sırasında olayın meydana geldiğini belirten Güner, “Bu süreçte, hayvanlara uyuşturucu iğneyle müdahale edilmiştir. Vatandaşlarımızın daha iyi anlayabilmesi için belirtmek isterim ki; bu uyuşturucu iğnelerle hayvanlar bayıltılmakta, ardından alınarak barınağa götürülmektedir. Orada tekrar kendilerine gelmeleri sağlanmakta ve bakımları yapılmaktadır. Bu çalışma sırasında bir hayvanımızla ilgili olarak – ki görüntüleri sonradan izlediğimizde – hayvansever olduklarını ifade eden bazı vatandaşlarımızın, hayvanı vermemek için mücadele ettiklerini, ancak bu süreçte istemeden de olsa hayvana eziyet ettiklerini fark ettik. Bu durum, herkesin gözlemlediği bir gerçek. Arada kalmış bir köpeğimiz vardı ne yazık ki ve neticede, bayıldıktan sonra bir yanda almak isteyenler, diğer yanda vermek istemeyenler arasında kalan yine maalesef Tobby oldu. Sonrasında, hayvanseverlerle görüşerek onların bilgisi, isteği ve onayı doğrultusunda, Büyükşehir Belediyemizin Karataş Barınağı&#8217;nın hemen yanında yer alan, &#8220;Yaşam Alanı&#8221; olarak ifade edilen bir bölgeye götürülmesine karar verildi. Bu alan, hayvanseverlerin &#8220;Biz sokak hayvanlarına burada kendimiz bakalım&#8221; dedikleri, genel koordinasyonun ve kontrolün belediye tarafından sağlandığı, ancak esas olarak hayvanseverlerin aktif olduğu bir yerdir. Hayvanlarımız, hayvanseverlerle yapılan istişare sonucunda buraya götürüldü. Görevli arkadaşlarımız, hayvanları bu alana bıraktıktan sonra saat 11.30-12.00 civarında oradan ayrıldılar. Bu arada belirtmek isterim ki, Tobby’de hiçbir yaşamsal belirti yok değildi; baygındı ama ayılmaya da başlamıştı. Hayvan, tamamen baygın ya da olumsuz bir durumda bırakılmadı. Öyle olsaydı zaten bırakmazdık. Biz oradan 11.30-12.00 gibi ayrıldık. Hayvanseverler ise saat 16.00-17.00’ye kadar orada kaldılar ya da ne yaptıklarını tam olarak bilmiyoruz, çünkü orası bizim kontrolümüzde olan bir alan değil. Yanılmıyorsam, saat 17.00 sularında Tobby’yi alıp bir veterinere götürüyorlar ve gece saat 23.00’te de hayvanın cenazesiyle birlikte belediye önüne gelip eylem başlatıyorlar. Yani, bizim oradan ayrılmamızdan sonra yaklaşık 12 saatlik bir süre boyunca, hayvan tamamen hayvanseverlerin kontrolünde olmuş. Önce Yaşam Alanı’na, sonra da veterinere götürüldüğünü ifade ediyorlar. Ancak ilgili kurum tarafından, tek bir hekimin imzasıyla, tamamen yoruma dayalı ve usulsüz bir rapor düzenlenmiş. Bu raporun hangi amaçla hazırlandığını ben de bilemiyorum ama bu kişiler, raporu alarak belediye önünde eylem başlatıyorlar. Biz de olayın nihai sonucunu bu şekilde öğreniyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>SOKAK HAYVANLARINA KASTEN KIYMIŞIZ ALGISININ YARATILMASINI KABUL ETMİYORUZ</b></p>
<p>Konuyla ilgili inceleme yapıldığı belirten Güner “Biz, arkadaşlarımızla birlikte her konuda belediye olarak mükemmel olamayabiliriz; eksiklerimiz, hatalarımız olabilir. Ancak biz de gerekli incelemeyi yapar mıyız? Tabii ki yaparız. Yaptığımız incelemelerde sürecin, size anlattığım şekilde gerçekleştiğine dair bilgiler mevcut. Böyle bir süreçte, istenmeyen bir tablo ortaya çıktığında bunu istişareyle konuşarak çözmek yerine, olayın bazen siyasi bazen de başka amaçlarla çarpıtılması ya da bu noktaya getirilmesi, bu kişilerin çok iyi niyetli olmadığını düşündürüyor. Barınağımızı yeniledik, kapasitesini artırdık, modernize ettik. Yaklaşık 500 sokak hayvanı barınabilirken bu sayıyı 1000’e çıkardık. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor ve kapasiteyi 1500’e çıkaracağız. İçinde herkesin gelip memnun kaldığı, &#8220;Gayet iyi bakılıyor&#8221; kanaatine vardığı, benim de 10-15 günde bir habersiz şekilde ziyaret ederek her şeyin yolunda olup olmadığını gözlemlediğim ve denetlediğim bir alan oluşturduk. Biz tüm bunları yaparken ve bu konuda belki de en önde gelen belediyelerden biri konumundayken, sanki bir sokak hayvanına kasten zarar vermişiz gibi bir algı yaratılmasını asla kabul etmiyoruz. Hayvanları seviyoruz; sokak hayvanlarını da, tüm canlıları da seviyoruz. Çocukların, ailelerin, gençlerin ve kadınların güvenle evlerine, işlerine, parklarına gidebildiği bir Çankaya’yı; aynı zamanda sokak hayvanlarının da güvenle yaşayabildiği bir Çankaya’yı yurttaşlarımız istiyor. Biz de bu iki talep arasında, herkesin yaşam hakkına saygı göstererek, optimum dengeyi sağlamaya çalışıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>BARINAĞIMIZ HERKESE AÇIK KOŞULLAR SÜREKLİ İYİLEŞTİRİLİYOR</b></p>
<p>Barınakla ilgili iyileştirme sürecinin devam ettiğini belirten Güner, “Göreve geldikten hemen sonra, Eylül-Ekim ayları gibi çalışmalara başladık. Kapasite artırımı gerçekleştirdik ve modernizasyon kapsamında tadilat ve onarım gerektiren yerlerin tamamını yeniledik. Şu anda kapasite 1000&#8217;e çıktı, bunu 1500&#8217;e çıkaracağız ki hayvanlar daha rahat koşullarda yaşasınlar. Barınak, özellikle Çarşamba ve Pazar günleri toplu ziyarete açık. Bu günlerde 150 kişilik gruplar barınağı ziyaret edebiliyor. Gün içerisinde ise 200-250, hatta 300 kişi barınağı ziyaret ediyor. Bu günlerin dışında da sahiplenme amacıyla gelen yurttaşlarımızı kapıdan çevirmiyoruz. Hayvanseverler ve sahiplenme amacıyla gelen herkes barınağımıza gelip gözlem yapabiliyor, gezebiliyor; sokak hayvanlarımızın hangi koşullarda bakıldığını görebiliyor. Hayvanları tek tek hapsetmiyoruz. Her mahallede birlikte uyum içinde yaşayan sokak hayvanlarını alıp, yine kendi mahallelerinden hayvanlarla birlikte olabilecekleri şekilde, en geniş yaşam alanlarında bir araya getiriyoruz. Hem birbirlerine alışık oldukları için zarar vermiyorlar hem de hareket kabiliyetlerinin daha iyi olduğu alanlarda yaşamalarını sağlıyoruz. Yeni genişlettiğimiz alanla birlikte, hayvanların zaman zaman daha geniş şekilde dolaşabilecekleri bir oyun alanı gibi yerler de yapıyoruz. Onları da düşünüyoruz. Kimsenin bu konuda şüphesi veya endişesi olmasın” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-guner-cankayada-barinak-herkese-acik-surec-seffaf-yurutuluyor-537083">Başkan Güner: Çankaya&#8217;da Barınak Herkese Açık, Süreç Şeffaf Yürütülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
