<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sorun | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sorun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sorun</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 09:23:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sorun | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sorun</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;de kadın emeği ve engellilik masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-kadin-emegi-ve-engellilik-masaya-yatirildi-623513</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[emeği]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[engellilik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Emeği]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623513</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde eşit ve erişilebilir bir yaşam için düzenlenen Kadın Emeği ve Engellilik Paneli’nde önemli konular masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-kadin-emegi-ve-engellilik-masaya-yatirildi-623513">İzmir&#8217;de kadın emeği ve engellilik masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde eşit ve erişilebilir bir yaşam için düzenlenen Kadın Emeği ve Engellilik Paneli’nde önemli konular masaya yatırıldı. Uzman katılımcıların alanlarından aktardığı veriler eşliğinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalara dair bilgiler verilen buluşmada kadınlar ile engelli bireylerin yaşadıkları sorunlara çözümler arandı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın mücadelesine katkı sunulması ve engelli bireylerin yaşamdaki tüm haklarını elde etmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir etkinliğe imza atıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde 29 Ekim Kadınları Derneği ile Kadın Gücü Derneği iş birliğiyle Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) Kadın Emeği ve Engellilik Paneli gerçekleştirildi. “Eşit ve Erişilebilir Bir Yaşam İçin” mottosuyla düzenlenen buluşmada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkan Vekili Altan İnanç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Aylin Nazlıaka, meclis üyeleri, mahalle muhtarları, iş ve toplum hayatında önemli roller üstlenen kadınlar, kadın derneklerinin başkan, yönetici ve temsilcileri, akademisyen, uzman ve bilim insanları yer aldı. </p>
<p><strong>Program piyano dinletisiyle başladı</strong></p>
<p>Açılış konuşmaları öncesinde, kadın emeğinin ve engelli bireylerin toplumdaki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca atılan adımlar hakkında bilgi verildi. Program bedensel engelli piyanist Amir Ali tarafından sunulan dinletiyle başladı. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Belediyelerimiz hizmet üretmeye devam ediyor”</strong></p>
<p>Engelli bireyler ile kadınların yaşadığı zorluklara değinen ve çözüm yolları için önerilerde bulunan Aylin Nazlıaka,  “Ortak amaç için buradayız. Engelli bireylerin hak temeli politikalarını çok daha güçlendirmek istiyoruz” mesajını verdi. Nazlıaka, “İktidarın halka sunması gereken hizmetlerdeki boşluğu CHP’li belediyeler kapatıyor. Belediyelerimizin sosyal politikaları da hedefe konulmuş durumda. Çocuk etkinlik merkezlerimiz hedefte. Bizim belediyelerimiz baskılara, yasaklara rağmen var gücüyle halka hizmet üretmeye devam ediyor. Belediye başkanlarımızın da belediyelerimizin de sonuna kadar arkasında duracağız” diye konuştu. </p>
<p>Nazlıaka ayrıca, “Bu etkinlik gerçekten İzmir’e çok yakıştı. Engelli değil engellenen bireyler vardır. Engelli bireyler ve aileleri ayrımcılıklarla karşılaşıyor. Politikalarımızla, söylem ve yaptıklarımızla eşgüdümlü olarak engelli bireyleri hayatın içine katabilmemiz lazım. Örneğin İzmir’de Kırmızı Bayrak uygulaması var. Türkiye’de erişilebilir mekanlara Kırmızı Bayrak veriyoruz. Amacımız erişilebilirlik konusundaki farkındalığı yükseltmek” dedi. </p>
<p><strong>“Neferler olarak ön sıralarda koşturmamız gerekiyor”</strong></p>
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ise “Sosyal devlet ve hak temelli anlayış doğrultusunda kadın, çocuk ve özel ihtiyaçlı bireylerle ilgili çalışmalar önem kazanıyor. Bu konuda neferler olarak ön sıralarda koşturmamız gerekiyor. Beşeri sermaye ekonominin dinamosudur. Üretken olmak zorundayız. Üretkenlik de hakkımız. Bu hakkın verilmesinden bahsediyorsak, sizi özgür kılmakla yükümlüyüz. Daha çok kaynak ayırmamız gerektiğinin farkındayız. Yerel yönetimleri mutlaka daha çok güçlendirmeliyiz. Kamu kurumlarının daha çok güçlendiği, engelli bireylerin toplum hayatına katıldığı bir Türkiye istiyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>Sosyal sermaye vurgusu</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yerel yönetim olarak eğitim, istihdam, ebeveyn eğitimi, erişilebilirlik ve sosyal yaşam alanlarında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Meslek Fabrikası’nda verilen eğitimlere dikkat çeken Yıldır, bu çalışmaların temelinde sosyal sermayeyi güçlendirme amacı olduğunu vurguladı. Sosyal sermayenin; bireyler ile sivil toplum arasındaki ilişkiler, güven ve dayanışma ağlarıyla oluştuğunu ifade eden Yıldır, bu sayede toplumların ortak sorunlarını çözebildiğini söyledi.</p>
<p>Toplumsal yapının dil, normlar ve yasalarla şekillendiğini belirten Yıldır, adlandırılmayan olguların görünmez hale geldiğine dikkat çekti. Kadın emeğinin, özellikle bakım emeğinin iş olarak tanımlanmamasının onu değersizleştirdiğini, engelli kadınların ise daha da görünmez hale geldiğini ifade etti. Sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda dilsel ve simgesel olduğunu vurgulayan Yıldır, görünürlük için önce adlandırma ve tanımanın şart olduğunu söyledi.</p>
<p>Alışkanlıkların ve toplumsal kabullerin değişmesinin zor olduğunu dile getiren Yıldır, kadın emeği ve engellilik konusunun sadece istihdam politikalarıyla çözülemeyeceğini, bunun aynı zamanda “kimin insan sayıldığı” ile ilgili temel bir mesele olduğunu belirterek, bu alanda mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>“Yardım ve acıma değil görev”</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmaları kapsamında söz alan 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Şenal Sarıhan, “İnsan olarak doğuştan kazandığımız onurumuz var. Ama ek sorunlarla dünyaya geliyorsak bu sorunlar, toplumun sorunları haline geliyor. Devletin kendi insanlarının sorunlarına sahip çıkması gerekiyor. Erişilebilirlik, insan hakları sözleşmelerinde yer alan insan onurunu ve değerini esas alma ilkesinden doğar. Özel gereksinimli insanlara ne zaman değinilmiş? İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra. Yani savaşın özel gereksinimli hale getirdiği insan sayısının artmasından sonra ortaya çıkmış. Sorunu görünür ve bilinir kılmak, hem içinde bulunduğumuz sosyal ortamı yöneten devletin hem de yurttaşların ortak sorumluluğudur. 1960’lardan sonra en çok ABD’de örgütlü talepler başlamış ve yasal düzenlemeler oluşmuş. Biz biraz geç farkına varmışız. Engelli haklarına ilişkin yasa 1948’deki insan hakları hakkındaki sözleşmelere dayanıyor” ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong>“Kadınların omuzlarındaki yükün hafifletilmesi gerekiyor”</strong></p>
<p>Konuşmasında birbirinden önemli mesajlar veren 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Karşıyaka Şubesi Başkanı Nurşen Balcı, “Burada olmak çok kıymetli. Toplumumuzda kadınlar pek çok alanda dezavantajlı. Buna bir de özel gereksinimli birey ve yakını olmak eklenince hayatımız çok daha fazla zorlanmakta. Bu konu çok derin bir konu ama aynı zamanda görünür kılınması gereken bir konu. Engelli bir birey olmak başlı başına bir mücadeleyi gerektiriyor. Cinsiyet ayrımcılığını da düşünürsek daha çok mücadele etmemizi zorunlu kılıyor. Kadınlar eğitimden istihdama ve sosyal yaşama kadar birçok alanda sorun yaşıyor. Yalnızca engelli bireyler değil bakım yükünü üstlenen kadınlar da ciddi zorluklarla karşılaşıyor. Kadınların üzerindeki yükün hafifletilmesi gerekiyor. Görünmez emeğe değer vermek bir insan hakları meselesidir. Daha eşit, erişilebilir ve emeğin kıymetinin bilindiği bir toplum hedefiyle çalışılması zorunluluk” dedi.</p>
<p><strong>“Büyükşehir Belediyesi benim için yol arkadaşıydı”</strong></p>
<p>Eker firması çalışanı asperger sendromlu Lal Günsu Ergüven de, “Ben bir müzik öğretmeniyim ama şu an bambaşka bir alanda çalışıyorum. Bundan da hiç şikayetçi değilim. Çünkü yaptığım işi çok seviyorum. Depo elemanı olarak çalışıyorum. Tüm çalışanlar bana sevgi, saygı ve anlayışla yaklaştı. Başarımı kutladılar, beni her zaman yüreklendirdiler. Benim koskocaman bir ailem var. Yorgun ama huzurlu ve mutlu eve geliyorum. Para kazanıyorum, maddi güvencem var, kimseye muhtaç olmamak ve aileme katkıda bulunmak çok güzel. Bütün bunlar kendimi çok iyi hissetmemi sağlıyor. Tek kadın çalışan benim ve kendimle gurur duyuyorum. Bugün buraya gelmem yalnızca benim çabamla değil, çevremdeki iyi insanların sayesindedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Destekli İstihdam Ofisi benim için yol arkadaşı oldu” dedi. </p>
<p><strong>İki panelde önemli bilgiler aktarıldı</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Özel Eğitim Bölümü Zihinsel Engelliler Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dolunay Sarıca başkanlığında gerçekleşen ilk oturumda avukat Beyzanur Bektaş “Erişilebilir Başvuru Yolları”, Kent Konseyi Engelli Konseyi Başkanı Şirince Süzek “Kadın Emeği Politikalarında Engelli Kadınlar”, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’ndan Sanem Erdil “Engellilik ve Kadın Emeği Kesişiminde Kadın” başlıkları alında konuşmalar yaptı. </p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Özel Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sunay Yıldırım Doğru başkanlığında düzenlenen ikinci panelde ise psikolog İlknur Peder, “Bakım Alan-Veren Kadın Olmak”, ZEKİ Yaşam Merkezi’nden Sıla Boyacı “Engelli İstihdamı Alanında İyi Örnek” ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Şahin “Engelli Kadın Emeğine Farklı Bir Bakış” alanlarındaki sunumlarıyla bilgilendirmede bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-kadin-emegi-ve-engellilik-masaya-yatirildi-623513">İzmir&#8217;de kadın emeği ve engellilik masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan İzmir Körfezi için ortak mücadele çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-izmir-korfezi-icin-ortak-mucadele-cagrisi-623372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:13:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Alg Patlaması]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Gediz Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623372</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması için liman, tersane ve Gediz Nehri’nin olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini ve bu konularda merkezi idareyle iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-izmir-korfezi-icin-ortak-mucadele-cagrisi-623372">Başkan Tugay&#8217;dan İzmir Körfezi için ortak mücadele çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması için liman, tersane ve Gediz Nehri’nin olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini ve bu konularda merkezi idareyle iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nda konuşan Başkan Tugay “Bize dip temizliği için gerekli yetkiyi vermezseniz, kil uygulamasına engel olursanız, Gediz Nehri’nin kirliliğini durdurmazsanız, davet ettiğimiz toplantılara gelmezseniz, bu soruna nasıl katkı vermiş olacaksınız?” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın ikinci gün oturumlarının açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta konuşan Başkan Tugay, kamuoyunun İzmir Körfezi’nin yaşamış olduğu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını söyledi.  Merkezi hükümet de dahil olmak üzere farklı kesimlerden farklı şeyler söylendiğini vurgulayan Tugay, “İzmir’de bir sorun var ama bu sorunu kimse sahiplenmiyor ve çözüm için de yeterli çaba gösterilmiyor. Birbirilerinin üstüne sorumluluk atıyorlar gibi bir düşünce içindeler. Haklılar; maalesef bu bilgi kirliliği böyle bir algının ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yoğun nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir”</strong></p>
<p>İzmir Körfezi’nin yapısına değinen Başkan Tugay, “İzmir Körfezi, dünyada çok nadir olan körfezlerden birisi. Şehrin metropolü körfez çevresine yerleşmiş. Yoğun bir nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir. Benzer sorun çok yerde var ama insanların yerleşim yerlerinden uzak olduğu için bu şekilde gündeme gelmiyor. En uç kısmında bir liman olan bir körfez bu. Farklı havzalardan gelen tam 33 tane akarsu bu körfeze boşalıyor. Bunların içinde Gediz Nehri de var” dedi. </p>
<p><strong>“Gediz, körfezi kirletmiyor demek art niyetli”</strong></p>
<p>Gediz Nehri’nin körfezi kirletmediği iddialarının art niyetli olduğunu dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Gediz’in kirli suyu kesinlikle körfeze giriyor. Gediz’in dışında da hepimizin bildiği birçok akarsu, pek çok yerden topladığı atıkları körfeze boşaltıyor. Bir kısmı kentsel ve sanayi atıkları, bir kısmı da doğal alüvyonlar. Dün hocamızın da söylediği gibi, körfez artık bir depolama alanı. En doğru ifadelerden birisi bu. Bu derelerden gelen atıklar körfezde dibe çöküyor ve birikiyor. Efes Antik Kenti’nin bir liman kentiyken bin yıllar içinde Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla nasıl dolduğunu görüyorsunuz. Akarsu yataklarının yanında bu kaçınılmaz bir şey” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Koku ve balık ölümleri travmatize etti”</strong></p>
<p>İklim krizinin etkisiyle özellikle yaz aylarında sıkça görülen alg patlamasına bağlı koku ve balık ölümleri hakkında konuşan Başkan Tugay, konferansın temel amaçlarından birinin bu soruna biyolojik çözüm bulmak olduğunu belirtti. Başkan Tugay, “Çok rahatsız edici bir sorunla karşı karşıyayız. Körfezde ‘alg patlaması’ olarak adlandırılan biyolojik bir problem var. Yaz aylarında ortaya çıkan koku ve balık ölümleri, insanları adeta travmatize etti. İzmir Körfezi’nin kanalizasyon atıklarıyla kirletildiği ve bu durumun belediye hizmetlerinin yetersizliğinden kaynaklandığı yönünde suçlamalar yapılıyor. Ben 59 yaşındayım; kendimi bildim bileli İzmir Körfezi’nde koku ve kirlilik vardı ancak balık ölümleri yaşanmıyordu. Bu durumda şu soruyu sormalıyız: Sorun, son dönemde artan kentsel atık kirliliğinin bir sonucu mu, yoksa başka bir nedeni mi var? Cevap çok açık; bu durum farklı bir nedene dayanıyor. Alg patlaması yeni bir olgu. Üstelik yalnızca İzmir Körfezi’ne özgü değil, dünyanın birçok bölgesinde görülüyor. Avustralya’nın güney kıyılarında da bu durumun yaşandığını biliyoruz. İstanbul’a yaptığım yolculuk sırasında Karadeniz kıyılarında da alg oluşumlarını gözlemledim. Bu durum hem denizlerde hem de tatlı sularda ortaya çıkıyor. Bu, çağımızın yeni sorunlarından biri. Temel nedeni ise iklim krizi, artan hava sıcaklıkları ve deniz suyunun ısınması. İzmir Körfezi’nde de karasal alanlarda olduğu gibi sıcaklık rekorları kırılıyor. Yaz aylarında su sıcaklığı 30 dereceye kadar yükseldi. Bu aşırı sıcaklık, alglerin çok hızlı ve yoğun şekilde çoğalmasına neden oluyor” dedi.</p>
<p><strong>“Alg patlaması çözmemiz gereken ağır ve yoğun bir sorun”</strong></p>
<p>Sıcaklığın yanı sıra körfez dibinde biriken atıkların da alg patlamasını tetiklediğini belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “Bu toplantının düzenlenme amacı da, alg patlamasına biyolojik bir çözüm bulup bulamayacağımız sorusuna yanıt aramak. Çünkü biyolojik sorunlara kalıcı çözümler de yine biyolojik yöntemlerle geliştirilebilir. Ancak bugün itibarıyla alg patlamasıyla etkin şekilde mücadele edebilecek kesin bir yöntem bulunmuyor. Biz bu konuya dikkat çekmek ve İzmir’i bu alanda önemli bir bilimsel çalışma merkezi haline getirmek istiyoruz. Şehrimizdeki bilim insanlarının ve deniz biyologlarının bu meseleye daha fazla odaklanmasına ihtiyaç var. Vatandaşlarımız şunu bilsin ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuyu son derece ciddiye alıyor. Bu, bizim en öncelikli gündem maddelerimizden biri.”</p>
<p><strong>“Arıtma nedenli kirliliği durdurduk, 1 ton çamur çıkardık”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “sağlıklı körfez” hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalara değinen Başkan Tugay, arıtma kaynaklı kirliliğin tamamen önlendiğini vurguladı. Körfezde kapsamlı temizlik çalışmalarının sürdüğünü belirten Tugay, “İzmir tarihinde yapılan en büyük dip temizliğini gerçekleştiriyoruz ve bu çalışmalara kararlılıkla devam edeceğiz. Şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamuru çıkarıldı. Bakanlıktan alınan 4 milyon tonluk izin kapsamında çalışmalarımız sürecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Körfezin yapısal özelliklerine de dikkat çeken Tugay, “Körfezin güney kesimi daha derinken, kuzey kesiminde ciddi bir sığlık söz konusu. Hatta körfezin orta kesimindeki derinlik yer yer 2 metreye kadar düşüyor. Bu durum, körfez suyunun açık denizle yeterince sirkülasyon yapmasını engelliyor. Su adeta bir göl gibi durağan, hareket çok sınırlı. Bu düşük sirkülasyon da alg patlamasını kolaylaştırıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Körfezin en sıkıntılı yerinde tersane ve yük limanı işletemezsiniz”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin körfez temizliği kapsamında müdahale edemediği alanlara dikkat çeken Başkan Tugay, yetki sınırlamalarına vurgu yaptı. Tugay, “Müdahale edemediğimiz en önemli noktalardan biri Gediz Nehri. Murat Dağı’ndan temiz çıkan su, Manisa ve İzmir’e ulaştığında kirlenmiş halde geliyor. Gediz Nehri, körfezin kirlenmesinde önemli bir etken” dedi.</p>
<p>Körfezin yapısal özelliklerine uygun olmayan faaliyetlere de değinen Tugay, “Bu kadar sığ bir körfezin en uç ve en sığ noktasına tersane kurulamaz. Tersane kaynaklı kirlilik, ekiplerimiz tarafından defalarca ortaya kondu. Aynı şekilde, ağır yük gemilerinin atıklarını kontrolsüz şekilde bırakabildiği bir düzene de izin verilmemeli. Körfezin en hassas bölgesinde bu tür faaliyetlerin yürütülmesi doğru değil” ifadelerini kullandı. Bu konularda belediyenin yetkisinin bulunmadığını belirten Tugay, “Ne yazık ki bu alanlarda karar verme yetkisi bizde değil. Belediye olarak gemi atıklarını izleyebileceğimiz bir sistem kurma konusunda kararlıyız. Ancak bu sistemle yalnızca tespit yapabiliriz; yaptırım uygulama yetkimiz yok” diye konuştu. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine de değinen Tugay, “Bazı çevreler konuyu çarpıtarak farklı yönlere çekmeye çalışıyor. Oysa biz kamuoyunun doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini çok önemsiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Körfezin sürekli bir temizliğe ihtiyacı var”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, konuşmasının devamında körfezde sürdürülebilir temizlik ihtiyacına dikkat çekerek şunları söyledi: “Körfezde sürekli ve sistemli bir temizliğe ihtiyacımız var. Bunun için özel donanımlı bir temizlik gemisi edinilmeli. Bu yatırımı ya biz yapmalıyız ya da bakanlık üstlenmeli. Bakanlığın İzmit Körfezi’nde yürüttüğü çalışmanın benzeri mutlaka İzmir Körfezi’nde de hayata geçirilmeli. Vakumlu sistemlerle dipte biriken çamuru çekmeli ve çevreye zarar vermeden bertaraf etmeliyiz. Bu konuyu bakanlıkla defalarca, hatta bakan düzeyinde görüştük. Ancak ne yazık ki beklediğimiz desteği alamıyoruz. Herhangi bir çözüm önerisi sunulmadığı gibi, sürekli suçlamalara maruz bırakılıyoruz. Gerekli yetkiler verilmezse, dip temizliği çalışmalarımız engellenirse, kil uygulamasına izin verilmezse, Gediz Nehri’ndeki kirlilik durdurulmazsa ve düzenlediğimiz toplantılara dahi katılım sağlanmazsa bu sorunu nasıl çözeceğiz? Biz inanıyoruz ki bu süreçte halkın doğru bilgilendirilmesi, bilinçlenmesi ve duyarlılığı büyük önem taşıyor. Bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumların çözüm sürecine aktif katkı sunması gerekiyor. Biz de belediye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha fazla ne yapabiliriz sorusuna yanıt aramaya, çalışmaya devam edeceğiz. Öte yandan İzmit Körfezi’nde uygulanan yöntemlerin İzmir’de de hayata geçirilmesi, sorunun çözümünü hızlandırabilir. Körfezde sürekli temizlik yapılmazsa zamanla dolma, karasallaşma ve doğal yapının kaybolması riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-izmir-korfezi-icin-ortak-mucadele-cagrisi-623372">Başkan Tugay&#8217;dan İzmir Körfezi için ortak mücadele çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de Romanlar için ortak akıl buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-romanlar-icin-ortak-akil-bulusmasi-620939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620939</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Roman Yurttaş Meclisi’nin ikinci toplantısında konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-romanlar-icin-ortak-akil-bulusmasi-620939">İzmir&#8217;de Romanlar için ortak akıl buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Roman Yurttaş Meclisi’nin ikinci toplantısında konuştu. Yeni kurulan meclisin önemine değinen Başkan Tugay, “Herkesin sesini duyalım istiyorum. Bu şekilde çalışırsak 10 yıl içinde İzmir’de Roman toplumunun yaşadığı hiçbir sorun kalmaz” diye konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Roman Yurttaş Meclisi’nin ikinci toplantısı yapıldı. Roman yurttaşların yerel yönetim süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla düzenlenen meclis oturumu Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen Roman çalışmaları kapsamında yapılan ve Kültürpark’ta Çetin Emeç Toplantı Salonu’ndaki buluşmaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı ve Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Yener Ceylan da katıldı. Roman yurttaşları temsil eden dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile mahalle muhtarlarının yer aldığı buluşmada, Roman yurttaşların kent yaşamına daha etkin katılımı, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<p><strong>“Bir kişi bile kalsa Romanların maruz kaldığı sıkıntıyla mücadele edeceğim”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Biz Roman toplumuna özgü sorunları çözelim diye bir aradayız. Bu, gönüllü bir çalışmadır. Burada bir tane insan bile kalsa o benim için önemlidir. Ben o kişiyle Romanların bütününün maruz kaldığı her türlü sıkıntıyla ilgili mücadele ederim. Ben herkesi dinlemek, herkesin sesini duymak istiyorum. Benim amacım, herkes herkesi duysun. Çiçekçinin, müzisyenin sorununu da duyacaksınız, kentsel dönüşüm ihtiyacı olanın da… Roman Yurttaş Meclisi, Romanların her anlamda temsilcilerinin bir arada olduğu ve sorunların bir arada konuşulduğu ortamdır” dedi.</p>
<p><strong>Kapsayıcı çözümlere dikkat çekti</strong></p>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay, Roman yurttaşların en önemli sorunlarından birinin istihdam olduğunu belirterek barınma, sağlık, eğitim, yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve Roman kültürünün korunması için çalışmalar yapılacağını söyledi. Tugay, bu süreçte kararların Roman toplumuyla birlikte alınmasının önemine dikkat çekerek, Roman Yurttaş Meclisi’nin ortak kararlarla belediyeye yol göstermesini ve herkes için kapsayıcı çözümler üretilmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p><strong>“Yerel kalkınma çalışması yapalım”</strong></p>
<p>Her partiden ve siyasi ideolojiden vatandaşın ayrımsız bir şekilde mecliste yer almasına da değinen Başkan Tugay, “Konu siyaset değil. İzmir’de doğru düzgün bir şekilde yerel kalkınma çalışması yapalım. Çözüm odaklı olsun. Geçen toplantıda okullardan söz ettiniz, listeyi çıkardık. Önümüzdeki haftadan itibaren yemek dağıtılacak, okulların tamirat, tadilatıyla ilgili çalışılacak. İstihdam konusunda kafa yoracağız. Hangi alanlarda ihtiyacımız varsa meslek eğitimleri vererek arkadaşlarımızı hazırlayacağız. Anne babası cezaevinde olan çocuklarla ilgili sosyal destek çalışması yapmamız gerekiyor. Roman çocuklar, gençler okumak, kendini geliştirmek, kariyer yapmak istediğinde onların yanında yer alacak mıyız, almayacak mıyız? Buna karar vermemiz lazım. Neticede çocuklara özel programlarla destek olmamız lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bu süreç birkaç yıl değil, on yıl sürecek”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, Roman yurttaşların sağlık, barınma ve yaşam alanları konularında sorunlarının ortalamadan daha fazla olduğunu belirtti. Kanser, kadın sağlığı ve madde bağımlılığı gibi konularda tarama ve destek programları yapılabileceğini, mahallelerde özel merkezler kurulabileceğini söyledi. Tugay, mahallelerin iyileştirilmesi ve yeni yaşam alanlarının oluşturulmasının önemine değinerek, Romanların kültürünü yaşayabileceği sağlıklı alanlar oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p>Roman toplumunun zekâsı, becerisi ve neşesiyle çok özel bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Tugay, öncelikli sorunların belirlenmesi, ortak karar alınması ve uzun vadeli çözümler üretilmesi gerektiğini belirtti. Tugay, “Bu süreç birkaç yıl değil, on yıl sürecek. Önümüzdeki sene mevcut durumdan daha iyiysek doğru yoldayız. Bu şekilde çalışırsak 10 yıl içinde İzmir’de Roman toplumunun yaşadığı hiçbir sorun kalmaz. Buna lütfen inanın. Sadece doğru şeyler yapmamız lazım. En önemlisi de kimseyi dışarıda bırakmamız lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-romanlar-icin-ortak-akil-bulusmasi-620939">İzmir&#8217;de Romanlar için ortak akıl buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uykusuzluk tedavi edilebilir bir hastalık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uykusuzluk-tedavi-edilebilir-bir-hastalik-620696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[edilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uykusuzluğun]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uykusuzluğun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, uykusuzlukta ilaç tedavilerinin yanı sıra Bilişsel Davranışçı Terapilerle de kalıcı çözümler üretmenin mümkün olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uykusuzluk-tedavi-edilebilir-bir-hastalik-620696">Uykusuzluk tedavi edilebilir bir hastalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Uykusuzluğun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, uykusuzlukta ilaç tedavilerinin yanı sıra Bilişsel Davranışçı Terapilerle de kalıcı çözümler üretmenin mümkün olduğunu söyledi. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Her az uyunan gecenin insomni olmadığını vurgulayan Meltem Can İke, bir kişide uykusuzluk hastalığından söz edilmesi için haftada en az 3 gece bu sorunun yaşanması, sorunun en az 3 aydır devam ediyor olması ve kişinin uyumak için uygun ortam ve zamana sahip olmasına rağmen uyuyamaması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, Dünya Uyku Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada uykusuzluk, uykusuzluk tedavisi ve uyku hijyeni ile ilgili değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Dünya Uyku Cemiyeti tarafından her yıl düzenlenen Dünya Uyku Günü vesilesiyle, toplumumuzun büyük bir kesimini etkileyen ancak çoğu zaman &#8220;yapısal bir özellik&#8221; sanılarak ihmal edilen uykusuzluk yani insomni konusuna dikkat çekmek istiyorum” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uykusuzluk bir hastalıktır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzluğun sadece bir belirti değil, başlı başına bir hastalık olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Tıbbi literatürde &#8220;İnsomni&#8221; olarak adlandırılan bu durum; uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme zorluğu veya sabah çok erken uyanıp tekrar uyuyamama şeklinde kendini gösterir. Bu durum kişinin gün içindeki konsantrasyonunu, duygu durumunu ve genel sağlık kalitesini bozuyorsa klinik bir tablo olarak değerlendirilmelidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aşırı derecede odaklanma görülüyor </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şöyle devam etti:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Yakınması olan kişilerde (özellikle geceleri) uyku sorunlarına aşırı derecede odaklanma ve uykusuzluğun olumsuz sonuçları hakkında kaygı duyma vardır.  Yetersiz uyku süresi ve kalitesi, ileri derecede sıkıntıya veya günlük aktivitelerde eksilmeye neden olur.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kadınlarda daha fazla görülüyor </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadınlarda bir miktar daha fazla görülen bu durumun yaşla arttığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Yaş ilerledikçe derin (yavaş) uyku miktarında azalma, dolayısıyla uykunun çok yüzeysel ve kırılgan hale gelmesine neden olur. Ayrıca sirkadiyen ritimdeki değişikliklere (uyku fazının erkene kayması), yaşlı bireylerde özellikle gecenin ikinci yarısında uykunun çok sık bölünmesine ve sabah çok erken saatlerde uyanma ile sonuçlanır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Haftada en az 3 gece uykusuzluk yaşanıyorsa dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzluk tanı kriterlerine değinen Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şu bilgileri verdi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Her az uyunan gece, insomni değildir. Bir kişide uykusuzluk hastalığından söz edebilmemiz için:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Haftada en az 3 gece bu sorunun yaşanması,</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Sorunun en az 3 aydır devam ediyor olması,</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Kişinin uyumak için uygun ortam ve zamana sahip olmasına rağmen uyuyamaması gerekir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uykusuzluğun üç temel nedeni var </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzluğun çok faktörlü bir sorun olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, başlıca nedenleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>1. Psikolojik Faktörler: Kaygı bozuklukları, stres ve depresyon.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>2. Tıbbi Durumlar: Kronik ağrılar, nefes darlığı, huzursuz bacaklar sendromu ve uyku apnesi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>3. Yaşam Tarzı: Düzensiz çalışma saatleri (vardiyalı sistem), aşırı kafein tüketimi ve hareketsizlik.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uykusuzluk genetik bir miras mıdır?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzluğun genetik bir boyutu olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke. “Araştırmalar, ailesinde uykusuzluk öyküsü olan bireylerin bu soruna daha yatkın olduğunu göstermektedir. Ancak bu durum sadece genlerle açıklanamaz; aile içindeki uyku alışkanlıkları ve çevresel faktörler de bu mirası tetikler” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Modern çağın kabusu: Mavi ışık ve sosyal medya</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Günümüzde uyku düzenini bozan en büyük düşman yatağa bizimle birlikte giren akıllı telefonlardır” diyen Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke teknoloji kullanımının olumsuz etkilerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Melatonin Baskılanması: Ekranlardan yayılan mavi ışık, beynimize &#8220;hala gündüz&#8221; sinyali göndererek uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını engeller.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Duygusal Uyarılma: Sosyal medyada karşılaşılan içerikler beyni tetkikte tutar ve uykuya geçiş için gereken gevşemeyi imkansız kılar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uyku hijyeni için altın kurallar</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzlukla mücadelede ilk adımın uyku hijyeninin sağlanması olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şu önerilerde bulundu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Rutin Oluşturun: Her gün (hafta sonu dahil) aynı saatte yatıp aynı saatte kalkın.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Yatağı Sadece Uyku İçin Kullanın: Yatakta yemek yemeyin, çalışmayın veya sosyal medyada vakit geçirmeyin.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Işık ve Isı Kontrolü: Yatak odanız zifiri karanlık, sessiz ve serin olmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Kafeine Sınır Koyun: Öğleden sonra saat 14:00’ten sonra çay ve kahve tüketimini kesin.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uykusuzluğun sağlık açısından riskleri nelerdir? </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzluğun önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, bu sorunları kardiyovasküler hastalıklar (HT, MI, kronik kalp yetmezliği), Tip 2 diyabet, obezite, nörolojik hastalıklar (kortikal atrofi, demans) ve psikiyatrik hastalıklar (depresyon, suicidal düşünceler) olarak sıraladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yaşam kalitesini etkiliyorsa uzmana danışılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Uykusuzluğun kişinin yaşam kalitesini önemli derecede etkilemesi halinde mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Eğer uykusuzluk probleminiz;</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Gün içinde iş performansınızı düşürüyorsa,</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğüne neden oluyorsa,</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* Araç kullanırken veya çalışırken uyuklamalara yol açıyorsa,</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>* İlişkilerinizde tahammülsüzlük ve gerginlik yaratıyorsa vakit kaybetmeden bir Nöroloji Uzmanına başvurmalısınız” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İyi bir uyku, iyi bir hayatın anahtarı </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Unutmayın: Uykusuzluk tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaç tedavilerinin yanı sıra Bilişsel Davranışçı Terapilerle de kalıcı çözümler üretmek mümkündür. İyi bir uyku, iyi bir hayatın anahtarıdır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uykusuzluk-tedavi-edilebilir-bir-hastalik-620696">Uykusuzluk tedavi edilebilir bir hastalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çevirebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtıkların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzeri kişilerde özellikle ameliyat sonrası gelişen bu fıtıkların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar; karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan insizyonel, yani ameliyat kesi yerinden gelişen karın duvarı fıtıklarının, 50 yaş üzerindeki hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde görülebildiğini gösteriyor” diyor. Prof. Dr. Metin Ertem hayatı kabusa çevirebilen, bazı hastaların boyunlarına çarşaf bağlayarak taşıdıkları dev karın fıtıklarını ve yeni tedavi yöntemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Vücudumuzda ‘koruyucu zırh’ olan karın duvarı zayıfladığında ya da ameliyat gibi bir nedenle bütünlüğü bozulduğunda, iç organlar dışa doğru itilerek dev karın fıtığı ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzerindeki kişilerde dev karın fıtıklarının görülme sıklığının arttığını belirterek “Bunun en önemli nedeni yaşla birlikte kolajen doku sentezinin azalmasıdır. Kolajen, karın duvarının dayanıklılığını sağlayan temel yapı taşlarından biridir. Bu yapı zayıfladığında karın duvarı adeta bir kumaşın sökülen dikişi gibi açılmaya başlar” diyor. Karın duvarındaki büyük açıklıkların sadece estetik bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ertem şöyle konuşuyor: “Bu dev fıtıklar, bel ve sırt ağrılarına, ıkınma olamayacağından dışkılama zorluğuna ve hatta solunum güçlüğü gibi yaşamı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor. Fıtıklar tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilirken, bunun en tehlikeli sonuçlarından birini, halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak bilinen sorun oluşturuyor.”</p>
<p><strong> Bağırsak delinmesi ve hayati riske yol açabiliyor</strong></p>
<p>Bağırsakların fıtık kesesi içinde sıkışarak; hastalarda şiddetli karın ağrısı, kusma ve büyük abdest yapamama gibi şikayetlere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertem, soruna müdahale edilmezse bağırsak delinmesine kadar giden çok ciddi tablolar oluşturabildiğini ve bu durumun hayati riske yol açabildiğini söylüyor. Dev fıtıkların boyutlarının bazen dramatik olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin Ertem, bazı hastaların yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ”Bazen fıtık o kadar büyüyebiliyor ki, neredeyse iki çocuk başı büyüklüğüne ulaşabiliyor. Hatta bazı hastalar fıtığı desteklemek için karınlarının altından çarşaf geçirip boyunlarına bağlayarak taşımak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle sorun ilerlemeden erken tedavi olmak günlük yaşam konforu açısından ve tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.” </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası iyileşme döneminde dikkat!</strong></p>
<p>Karın ameliyatı geçiren kişilerin özellikle iyileşme döneminde dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ertem, ihmale gelmez bazı önlemleri “ameliyat sonrası erken dönemde ağır kaldırmamak, kabız kalmamaya özen göstermek, kronik öksürük varsa mutlaka tedavi olmak, yeterli ve dengeli beslenmek” şeklinde sıralıyor. Çünkü bu faktörler karın duvarına binen baskıyı artırarak fıtık gelişimini kolaylaştırabiliyor. Karın ameliyatı olmayan kişilerde de bazı fıtık türlerinin görülebileceğini; özellikle doğum yapanlarda karın duvarındaki zayıf noktalardan yağ dokusu ve bağırsakların dışarı çıkmasıyla epigastrik fıtıklar (göbek üstü fıtığı) oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Ertem “Gebelik sırasında karın büyüdükçe karın duvarı gerilir ve bazı bölgelerde zayıflık oluşabilir. Bu durum küçük fıtıkların gelişmesine yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Dev fıtıklarda yeni tedavi dönemi</strong></p>
<p>Dev karın fıtıklarının cerrahisinin oldukça özellikli bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin Ertem, son yıllarda kullanılan yeni yöntemlerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Eskiden bu fıtıklar çoğunlukla sadece dikiş yöntemiyle kapatılmaya çalışılırdı. Ancak bu yöntemde nüks oranları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise dev fıtıklarda çok daha ileri teknikler kullanıyoruz. Özellikle, özel cihazlarla karın duvarı kontrollü şekilde genişletiliyor. Gerekli durumlarda karın kaslarına botoks uygulanarak kasların gevşemesi sağlanıyor. Ardından karın duvarı onarılıyor ve yama ile destekleniyor. Bu modern yöntemler nüks oranlarını yüzde 2-5’lere kadar düşürdü.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elektrik dağıtımında şikayetler son üç yılın zirvesinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/elektrik-dagitiminda-sikayetler-son-uc-yilin-zirvesinde-617353</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 13:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtımında]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik Dağıtım]]></category>
		<category><![CDATA[fatura]]></category>
		<category><![CDATA[Kesintiler]]></category>
		<category><![CDATA[önceki]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Voltaj]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617353</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektrik dağıtımda şikayetler 2026’ya yükselişle girdi. Ocak ayında 2 bin 176 şikayet gelirken, aylık şikayet artışı yüzde 56 oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elektrik-dagitiminda-sikayetler-son-uc-yilin-zirvesinde-617353">Elektrik dağıtımında şikayetler son üç yılın zirvesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Elektrik dağıtımda şikayetler 2026’ya yükselişle girdi. Ocak ayında 2 bin 176 şikayet gelirken, aylık şikayet artışı yüzde 56 oldu. Yıl başından bu yana toplam şikayet sayısı 3 bin 357’ye çıkarak geçen yıla göre yüzde 67 yükseldi ve son üç yılın zirvesi görüldü. En büyük tepkiyse faturalardaki ani artışlar, plansız kesintiler, voltaj dalgalanmaları ve müşteri hizmetlerine erişim sorunlarına yönelik.</strong></p>
<p>Çözüm platformu Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre elektrik dağıtım sektöründe 2026 yılına sert bir artışla girildi. 2026’nın Ocak ayında elektrik dağıtım kategorisinde toplam 2 bin 176 şikayet kaydedildi. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 56’lık artış anlamına geliyor. 2025 yılı boyunca aylık şikayet sayıları çoğunlukla 900 ila bin 100 bandında seyrederken, aylık ortalama yaklaşık bin 170 seviyesinde gerçekleşmişti. Yeni yılın ilk ayında görülen yükseliş ise bu ortalamanın belirgin şekilde üzerine çıktı.</p>
<p><strong>Şikayette 3 yılın zirvesini gördü</strong></p>
<p>Yıl başından bu yana açıklanan veriler de artış trendini destekliyor. 2024’ün aynı döneminde 2 bin 298, 2025’te ise 2 bin 6 şikayet kaydedilirken, 2026’da bu sayı 3 bin 357’ye ulaştı. Böylece elektrik dağıtım sektöründeki başvurular bir önceki yıla göre yüzde 67 artış gösterdi. Bu oran, son üç yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor.</p>
<p><strong>Enerji sektöründe şikayet artışı yüzde 50</strong></p>
<p>Artış yalnızca elektrik dağıtım alanıyla sınırlı kalmadı. Enerji sektörünün genelinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Geçen yılın aynı döneminde 3 bin 454 olan toplam enerji şikayeti sayısı bu yıl 5 bin 174’e yükseldi. Böylece enerji kategorisinde yıllık artış oranı yüzde 50 olarak kaydedildi. Enerji sektörü, şikayet artış hızında en üst sıralarda yer aldı.</p>
<p><strong>Elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en çok nelerden şikayet ediliyor?</strong></p>
<p><strong>Faturalarda ani artış ve itiraz süreçleri tepki çekiyor</strong></p>
<p>Şikayetvar verilerine göre tüketicilerin elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en yoğun şikayet başlığını faturalandırma ve yüksek tutarlar oluşturuyor. Kullanıcılar, önceki aylara kıyasla ani artış gösteren faturalarla karşılaştıklarını, tüketim miktarıyla uyuşmadığını düşündükleri bedeller yansıtıldığını ve sayaç okuma hataları yaşandığını belirtiyor. Fatura itiraz süreçlerinin uzun sürmesi ve yeterince şeffaf yürütülmemesi de bu başlık altındaki memnuniyetsizliği artırıyor.</p>
<p><strong>Plansız kesintiler günlük hayatı olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>Bir diğer önemli şikayet alanı ise plansız ve sık elektrik kesintileri. Tüketiciler özellikle önceden bilgilendirme yapılmadan gerçekleşen kesintilerden ve arızalara geç müdahale edilmesinden şikayet ediyor. Kırsal bölgelerde kesinti sürelerinin daha uzun olduğu yönündeki geri bildirimler de dikkat çekiyor. Uzun süreli kesintiler hem hane halkını hem de küçük işletmeleri doğrudan etkileyen bir sorun olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Abonelik ve bağlantı süreçlerinde gecikme</strong></p>
<p>Abonelik ve bağlantı işlemleri de şikayetlerde öne çıkan bir diğer başlık. Yeni abonelik açma, sayaç bağlatma ya da kapatma işlemlerinde yaşanan gecikmeler, yüksek güvence bedelleri ve karmaşık prosedürler tüketicilerin en sık dile getirdiği konular arasında yer alıyor. Özellikle taşınma dönemlerinde süreçlerin yavaş ilerlemesi ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Müşteri hizmetlerine ulaşmak zorlaşıyor</strong></p>
<p>Tüketiciler ayrıca müşteri hizmetleri ve iletişim eksikliklerinden de şikayetçi. Çağrı merkezlerine ulaşmada yaşanan zorluklar, uzun bekleme süreleri ve şikayetlere standart yanıtlar verilmesi en sık dile getirilen sorunlar arasında bulunuyor. Başvuru sonrası geri dönüş yapılmaması ya da çözüm sürecinin belirsiz olması, tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor.</p>
<p><strong>Voltaj dalgalanmaları ve teknik arızalar öne çıkıyor</strong></p>
<p>Son olarak altyapı ve teknik sorunlar da önemli bir şikayet kalemi oluşturuyor. Voltaj dalgalanmaları nedeniyle elektronik cihazların zarar gördüğü yönünde çok sayıda başvuru bulunuyor. Arıza kayıtlarının geç kapatılması ve saha ekiplerinin müdahale süresinin uzun olması da tüketicilerin en çok dile getirdiği teknik problemler arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: </strong></p>
<p>“Elektriğimiz kesildi, borcumuzu aynı gün ödememize rağmen bu kış gününde hala açılmadı. Çağrı merkezini 5 kez aradık, her seferinde ‘24 saat içinde açılacak, ekiplerimiz 22.00’a kadar hizmet veriyor’ denilerek oyalandık ancak somut bir adım atılmadı. Evde bebek olduğunu belirtmemize rağmen saat 21.00 itibarıyla elektrik hala yok ve ev çok soğuk. Bebeğin olduğu bir evin bu şartlarda elektriksiz bırakılması kabul edilemez.” </p>
<p>“Şanlıurfa Harran’da yaşıyorum. Bu ay elektrik faturam 7.450 TL geldi; önceki aylara göre yaklaşık 5 bin TL daha fazla. Evde kullanımda, sayaçta ya da yeni bir cihaz/iş yeri kullanımında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen faturanın bu kadar yüksek gelmesini anlayamıyorum. Rutin kullanım sürerken oluşan bu fark nedeniyle ciddi mağduriyet yaşıyorum.”</p>
<p>“Ocak ayı faturam 4.550 TL geldi. Önceki aylarda 1.500–1.800 TL arasında olan faturam, kullanım alışkanlıklarımda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bu ay anormal derecede yüksek. Çalıştığım için gün boyu evde değilim ve sürekli elektrik tüketimi yapılmıyor. Sayaç ya da sistemsel bir hata bildirilmemesine rağmen bu tutarın gerçek kullanımımı yansıtmadığını düşünüyor ve kabul etmiyorum.”</p>
<p>“Yaklaşık iki aydır ciddi voltaj dalgalanmaları ve sık kesintiler yaşıyorum. Dört yıldır aynı adresteyim ve bu sorunlar, iki ay önceki yoğun kar yağışından sonra başladı. Neredeyse her hafta şalter atıyor; voltaj bazen çok düşüp bazen yükseliyor, bu da cihazlarımı risk altına sokuyor. Kendi imkanlarımla elektrikçi çağırıp şalteri değiştirdim ve regülatör aldım ancak sorun devam ediyor. Özellikle geceleri voltaj düzensizliği ve kesintiler artıyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elektrik-dagitiminda-sikayetler-son-uc-yilin-zirvesinde-617353">Elektrik dağıtımında şikayetler son üç yılın zirvesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[görünmez]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten </span></b><b><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaşamı kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji araçları, amacı </span></span><span>dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, <span>koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline gelmiştir” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar, teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal, zihinsel </span></span><span>ve manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yaşam kalitesini düşürüyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu etkilerin farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı <span>sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini her anlamda düşürüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının türleri oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Ö</span></span><span>zellikle çocuk ve ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır. 2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla, 12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Dijital oyun bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “R</span></span><span>ekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal <span>medya bağımlılığı da sıkça görülüyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı, kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının </span></span></b><b><span>farklı nedenleri var</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde kullanımının nedenlerine değinen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi, can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık dört aşamada gelişiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılığın bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>İlk adım olan ‘Deneysel Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor. Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’ evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan ‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen kaybediliyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknoloji bağımlılığının belirtilerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılık sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, “Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut göstergelerindendir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “T</span></span><span>eknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uzman desteği alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bireyin kendi kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda okulların </span></span><span>rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hemoroid Sandığınız Şikayetler Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hemoroid-sandiginiz-sikayetler-ciddi-bir-soruna-isaret-edebilir-615902</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 10:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Rektum]]></category>
		<category><![CDATA[sandığınız]]></category>
		<category><![CDATA[şaret]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların ve erkeklerin büyük bir bölümünde yaygın bir sorun olan ve halk arasında basur olarak bilinen hemoroid, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemoroid-sandiginiz-sikayetler-ciddi-bir-soruna-isaret-edebilir-615902">Hemoroid Sandığınız Şikayetler Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların ve erkeklerin büyük bir bölümünde yaygın bir sorun olan ve halk arasında basur olarak bilinen hemoroid, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hemoroid belirtileri, kolon ve rektum kanseri gibi ciddi sorunların belirtilerine benzediği için uzman hekimler tarafından fiziki muayene ve bazı tetkiklerin yapılması hayatı önem taşıyor. Vakaların % 80’inde hastaların kanser ile hemoroidi karıştırdığı biliniyor. Hafif dereceli hemoroidler için ameliyat seçeneğinden önce yaşam tarzı değişiklikleri şikayetlerin hafiflemesini sağlayabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Hemoroid toplumda bir tabu gibi görülüyor</strong></p>
<p>Hemoroidler, anal kanalda doğal bulunan damarlı yapılardır. Vücutta dışkı kontrolüne yardımcı olan yastıkçıklardır. Bu damarlı yapılar şiştiğinde veya iltihaplandığında, ortaya çıkan duruma hemoroid ya da basur denilmektedir. Basur toplumda bir tabudur. Utanma duygusu nedeniyle vakaların büyük bir bölümünde erken teşhis mümkün olmamaktadır. Kaşıntı ve rektal kanama belirtileriyle başlayan hemoroidi hastalar çoğu zaman tuvalette fark etmektedir. Rahatsızlığa neden olan şişmiş damarlar ağrıya de neden olmaktadır.</p>
<p>Hemoroidin iki çeşidi bulanmaktadır; </p>
<ul>
<li>Dış hemoroidler. Anüs çevresindeki derinin altında oluşan dış kistler, dışarı doğru çıkıntı yapmaktadır. Dış hemoroidler genellikle şişmiş kan damarları veya sert yumrular şeklinde görüldüğü için daha belirgindir.</li>
<li>İç hemoroidler. Adından da anlaşılacağı gibi rektumun içindedir. Rektumun içinde oluşan iç hücrelerdir. Hastalar genellikle dışkıda kan gördüklerinde veya hemoroidler anüsün dışına doğru şişecek kadar büyüdüğünde iç hemoroidleri olduğunu fark eder.</li>
</ul>
<p><strong>7 yaygın belirtisi</strong></p>
<p>Hemoroidin birçok farklı nedeni vardır, en yaygın olanları şunlardır:</p>
<ol>
<li>Kronik kabızlık veya ishal.</li>
<li>Dışkılama sırasında zorlanma.</li>
<li>Aşırı derecede kilolu olmak.</li>
<li>Tuvalette uzun süre oturma.</li>
<li>Gebelik hali.</li>
<li>Lif oranı düşük beslenme alışkanlığı.</li>
<li>Düzenli olarak ağır kaldırmak.</li>
</ol>
<p>Bu nedenler anüs çevresindeki damarların basınç altında gerilmesine neden olmakta hatta damarların şişmesine ve kabarmasına yol açmaktadır. Alt rektumdaki bu artan basınç, hemoroid oluşumundan sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p><strong>Hemoroidle karıştırılan 4 sorun </strong></p>
<p>Hemoroid ile benzer semptomlara sahip diğer sorunları ayırt etmek önemlidir. </p>
<ul>
<li>Anüs, rektum ve kolon kanserleri: Bu kanserler rektum yakınlarında ortaya çıkabilmekte ve belirtileri hemoroide benzemektedir. 40 yaş sonrasında çok yaygın olarak görülen rektum ve kolon kanseri erken evrede tespit edilmesi hayati önem taşımaktadır. Düzenli olarak yapılan taramalarla kolorektal kanserlerle mücadelede edilebilmektedir. Bazen bu tümörler iyi huylu olurken, bazen de kötü huylu olabilirler. Bu nedenle, doğru teşhis çok önemlidir.</li>
<li>Anal fissürler: Anal kanalın iç yüzeyinde oluşan yırtıklar, dışkılama sırasındaki travma nedeniyle oluşur. Ağrının eşlik ettiği yırtıklarda hemoroid belirtisi olan kanama görülebilir. Anal fissürdeki doku yırtılmasıyken, hemoroidlerin ise alt rektumdaki doku yastıklarının zayıflamasından kaynaklandığını söylemek gerekir. Fissürler için yeterli su alımı ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerekir.</li>
<li>Kolon polipleri: Bu polipler kanserli olmayan, çoğunlukla yaş ilerledikçe kolon veya rektumun iç yüzeyinde oluşan büyümelerdir. Bunlar ailesel ya da kalıtsal faktörlere bağlı olabilmektedir. Kolon polipleri olan hastalar, hemoroid semptomlarına benzer ağrı veya rektal kanamayla yüzleşebilirler.  </li>
<li>Divertiküloz ve divertikülit: Gastrointestinal sistemin iç yüzeyinin küçük bölgelerinin zayıflaması ve bağırsakta dışa doğru bir kese oluşmasına neden olan bir durumdur. Bu dışa doğru küçük bir kese gibi görünür. Divertiküller en sık kolonda görülmektedir. Gastrointestinal sistemin herhangi bir yerinde de ortaya çıkabilmektedir. Bağırsak perforasyonu, kanama, apse veya darlık gibi bir komplikasyon olmadığı sürece herhangi bir belirti vermez. Bu nedenle hemoroidle karıştırılmaktadır.  </li>
</ul>
<p>Makat bölgesinde herhangi bir problem yaşandığında öncelikle bir cerraha muayene olmak önemlidir. Muayene olmak daha sonrasında çıkabilecek sorunların ve gecikmiş teşhisin önüne geçecektir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemoroid-sandiginiz-sikayetler-ciddi-bir-soruna-isaret-edebilir-615902">Hemoroid Sandığınız Şikayetler Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güncelleme sonrası MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guncelleme-sonrasi-mhrs-sikayetleri-1-haftada-yuzde-545-artti-615673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[545]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[E-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[giriş]]></category>
		<category><![CDATA[güncelleme]]></category>
		<category><![CDATA[haftada]]></category>
		<category><![CDATA[mhrs]]></category>
		<category><![CDATA[randevu]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde yapılan uygulama güncellemesiyle birlikte e-Devlet ve e-Nabız entegrasyonlarının zorunlu hale gelmesi, kullanıcıların randevu alma sürecini zorlaştırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guncelleme-sonrasi-mhrs-sikayetleri-1-haftada-yuzde-545-artti-615673">Güncelleme sonrası MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde yapılan uygulama güncellemesiyle birlikte e-Devlet ve e-Nabız entegrasyonlarının zorunlu hale gelmesi, kullanıcıların randevu alma sürecini zorlaştırdı. Bu değişiklik erişim ve yönlendirme sorunlarını artırırken, MHRS şikayetlerinde de sert bir yükselişe yol açtı.</strong> <strong>Şikayetvar verilerine göre MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 oranında artış gösterdi. </strong></p>
<p><strong> </strong>Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) son güncelleme sonrası yaşanan teknik aksaklıklar, kimlik doğrulama adımlarının uzaması ve uygulama içi yönlendirme problemleri kullanıcı deneyimini doğrudan etkiledi. Veriler, randevu bulma güçlüğüne ek olarak sisteme erişim sürecinin zorlaşmasının da şikayet artışında belirleyici olduğunu gösteriyor. Böylece erişim sorunları ve kontenjan yetersizliği yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre. 2025 yılı boyunca haftalık ortalama 15–35 bandında seyreden şikayet sayısı, 2026 Şubat ayının ilk haftasında 245’e çıkarak bir önceki haftaya kıyasla yüzde 545 yükseldi. Aylık bazda incelendiğinde yükselişin geçici olmadığı görülüyor. Ocak ayında 153 olan MHRS şikayet sayısı Şubat ayının ilk haftasında 321’e ulaşarak yüzde 110’luk artış gösterdi. Bu tablo, güncelleme sonrası ortaya çıkan kullanıcı deneyimi sorunlarının yaygınlaştığına işaret ediyor.</p>
<p> <strong>Platformda yer alan MHRS şikayetlerinden bazılarıysa şöyle: </strong></p>
<ul>
<li>MHRS sistemine yapılan son güncellemeden sonra randevu alma süreci benim için çok zorlaştı. Özellikle e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş ve e-Nabız zorunluluğu getirilmesi, hem benim hem de dijital işlemlere hâkim olmayan yakınlarım için ciddi mağduriyet oluşturuyor. MHRS üzerinden randevu alırken e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğunun kaldırılmasını, eskiye benzer daha pratik ve herkesin kullanabileceği bir sistemin yeniden düzenlenmesini talep ediyorum.</li>
<li>MHRS Android uygulaması üzerinden hastane randevusu almaya çalışırken, sistem sürekli olarak beni e-Nabız ve e-Devlet’e yönlendiriyor ve bu yönlendirmelerden sonra bir türlü tekrar MHRS ekranına dönüp randevu oluşturamıyorum. Bu nedenle şu an hiçbir şekilde randevu alamıyorum. Geçen hafta aynı cihaz ve uygulama üzerinden sorunsuz şekilde randevu alabiliyordum, sorun sanıyorum bu hafta yapılan güncellemeden sonra başladı. Önceden gayet iyi işleyen bir sistemi, e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğu ekleyerek kullanılamaz hale getirmiş olmanızdan dolayı ciddi anlamda mağdur oldum.</li>
<li>Kasım 2025’ten beri Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları için MHRS üzerinden defalarca randevu almaya çalışıyorum ancak sistem yalnızca talep oluşturuyor, hiç uygun saat göstermiyor. Aylarca denememe rağmen randevu alamadım ve bu süreçte gözümdeki bulanıklık artarak görme kaybına dönüşmeye başladı.</li>
<li>MHRS sisteminin son güncellemesiyle birlikte e-Devlet girişlerinde getirilen iki aşamalı doğrulama sebebiyle ciddi mağduriyet yaşıyorum. Anneme kardiyoloji randevusu almaya çalıştığımda, annemin e-Devlet hesabına bağlı telefon numarasına SMS onayı gidiyor. Annem benden uzakta oturduğu ve telefon da onda olduğu için bu onayı veremiyor, dolayısıyla ben de onun adına sisteme giriş yapamıyor ve randevu alamıyorum. Yaklaşık iki haftadır bu durum devam ediyor ve bu sebeple annemin randevu işlemlerini takip edemiyorum. Özellikle yaşlı, dijital okuryazarlığı sınırlı olan veya çocukları tarafından işlemleri takip edilen hastalar için bu yeni sistem işleri kolaylaştırmak yerine ciddi biçimde zorlaştırıyor.</li>
<li>MHRS’deki iki aşamalı doğrulama nedeniyle hem kendi telefonumdan hem de 70 yaş üzerindeki annem ve babamın telefonlarından giriş yapmak zorlaştı. Daha önce sorunsuz alınan randevular yaklaşık bir haftadır aksıyor. Yeni sistem özellikle yaşlı ve teknolojiye hâkim olmayan kişiler için ciddi engel oluşturdu. Randevu alma sürecinin sadeleştirilmesi veya daha kolay bir giriş yöntemi sunulmasını talep ediyorum.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guncelleme-sonrasi-mhrs-sikayetleri-1-haftada-yuzde-545-artti-615673">Güncelleme sonrası MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak</strong> “Son yıllarda dijital ortamın da yaygınlaşmasıyla akran zorbalığı çok daha sık görülmektedir. Akran zorbalığını “çocuklar arasında olur böyle şeyler” diyerek görmezden gelmek sorunu küçültmez, büyütür; çocuğun ruh sağlığını ve akademik geleceğini son derece olumsuz etkiler. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edildiğinde, çocuğa bazı önlemler öğretildiğinde önlenebilir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak, akran zorbalığına uğrayan çocuklarda 7 önemli belirtiyi sıraladı, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Yalnız kalmamak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalığın genellikle içe kapanık, sosyal olarak izole edilmiş ve yalnız görülen çocukları hedef aldığını belirten Dr. Barış Sancak “Grup içindeki bir çocuğa yönelme ihtimali belirgin şekilde azalır. Özellikle teneffüslerde, okul çıkışlarında ve servis beklerken çocuğun tek başına olmaması koruyucu bir önlemdir. Bir arkadaşla olmak hem caydırıcıdır hem de güç verir. Bu nedenle güvenli bir arkadaş edinmek etkili bir savunma mekanizmasıdır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Kararlı şekilde, kısa ve net cümleyle sınır koymak </strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık karşısında uzun açıklama yapmak ya da tartışmaya girmek çoğu kez işe yaramaz. Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla “Bunu istemiyorum”, “Dur” ya da “Bana böyle seslenmeni istemiyorum” gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin ‘şikayet’ değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığı mutlaka aileye anlatmak </strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Ne yazık ki birçok çocuk; utandığı, daha fazla hedef alınmaktan korktuğu, ailesini üzmek istemediği ya da kendisinin başa çıkacağını düşündüğü için yaşadığı zorbalığı kimseye anlatmıyor. Birçoğu da ‘abartıyorum sanırlar’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa bir zorbalığa maruz kaldığınızda bunu ailenizle ve okul yöneticilerinizle mutlaka paylaşın. Yaşadıklarınızı içinize atmayın. Böylece sorun daha fazla büyümeden çözülebilir” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Çocuğu yargılamamak, yanında olduğunuzu hissettirmek</strong></li>
</ul>
<p>Ailelere, çocuklarıyla mutlaka düzenli iletişim kurmalarını ve sorunlarını küçümsememelerini öneren Dr. Barış Sancak şöyle konuşuyor: “Çocuğunuza ‘ne olursa olsun bana anlatabilirsin, seni suçlamam, yanında olurum’ diyerek yaklaşın. ‘Arkadaşın şaka yapmıştır’, ‘çocukça atışma, halledersiniz’ gibi normalleştirici sözlerle yaklaşmayın. Baskı yapmadan, yargılamadan dinleyin. Size her şeyi anlatabileceğini hissetmesi son derece önemlidir.”</p>
<ul>
<li><strong>Güvenli iletişim alanı oluşturmak</strong></li>
</ul>
<p>Çocuğunuza  ‘Bugün okul nasıldı’ yerine, ‘bugün seni en çok mutlu eden şey neydi’, ‘seni zorlayan bir an oldu mu’ gibi açık uçlu sorular sorun. “Bir şey yok” diyorsa hemen vazgeçmeyin. Akşam yatmadan önce sakin bir ortamda, göz teması kurarak konuşmayı deneyin. Soruna hemen çözüm üretmek yerine önce duygusunu anlamaya çalışın. Konuşmak, dinlemek ve işbirliği yapmak en güçlü çözümdür. </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığın tanımını öğretmek</strong></li>
</ul>
<p>Birçok çocuk maruz kaldığı davranışın zorbalık olduğunu fark etmeyebilir. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak “Çocuğa şunu öğretmek önemlidir: “Bir davranış seni incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve dur demene rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır.” Örneğin; sürekli lakap takılması “şaka” değildir. Birçok kez gruba alınmamak “arkadaş seçimi” değil, sistematik dışlama olabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Okulla işbirliği kurmak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık bireysel değil, sistemsel bir mesele olduğundan öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimiyle mutlaka iletişime geçin. Sorunu dramatize etmeden ama net şekilde ifade edin. Olayların tarihini ve içeriğini not almak süreci kolaylaştırır. Örnek: “Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor” demek yerine, “Son üç haftadır teneffüslerde aynı üç öğrenci tarafından oyuna alınmadığını ve alay edildiğini söylüyor” gibi somut bilgi verin. </p>
<ul>
<li><strong>Empati ve tanıklık kültürü geliştirmek</strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğunuza şunu öğretin: “Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, “Bence sana yapılan bu davranış doğru değil” demek bile zorbalığı azaltabilir.”</p>
<ul>
<li><strong>Dijital zorbalığa karşı kayıt almak</strong></li>
</ul>
<p>Günümüzde whatsapp grupları, sosyal medya paylaşımları ve çevrim içi oyunlar üzerinden zorbalığın 7/24 devam edebildiğini, bu durumun çocukta çaresizlik hissini artırdığını belirten Dr. Sancak “Özellikle dijital zorbalıkta kanıt saklamak (ekran görüntüsü almak) önemlidir. Zorbalık durumunda çocuğa karşılık vermek yerine kanıt saklamayı, kişiyi engellemeyi ve bir yetişkine bildirmeyi öğretmek gerekir. En önemlisi, çocuk yaşadığının kendi suçu olmadığını ve ailesinin yanında olduğunu net biçimde hissetmelidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p>Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!</p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış</li>
<li>Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu</li>
<li>Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi</li>
<li>Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim</li>
<li>Uyku düzeninde bozulma</li>
<li>Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe</li>
<li>Ders başarısında düşüş</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle diyor: “En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. “Sen kötüsün” değil, “Bu yaptığın kabul edilemez” denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluderbent 35 Yıllık Çileden Kurtuluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uluderbent-35-yillik-cileden-kurtuluyor-615054</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 15:18:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[35]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çileden]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uluderbent]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Alaşehir’in Uluderbent Mahallesi’nde yıllardır süren içme suyu sorununu çözmek amacıyla 1.600 metrelik yeni ana terfi hattı çalışması başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluderbent-35-yillik-cileden-kurtuluyor-615054">Uluderbent 35 Yıllık Çileden Kurtuluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Alaşehir’in Uluderbent Mahallesi’nde yıllardır süren içme suyu sorununu çözmek amacıyla 1.600 metrelik yeni ana terfi hattı çalışması başlattı. Karayollarının altından geçtiği için sık sık arızalanan eski hat devre dışı bırakılırken, mahalleye yeni güzergahtan çift hat içme suyu terfi hattı döşeme çalışması başlatıldı.<br /> <br />MASKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde altyapıyı güçlendirme hedefiyle yatırımlarını sürdürüyor. Yatırımlar kapsamında, Alaşehir’in Uluderbent Mahallesi’nde 35 yıldır sorun yaşatan içme suyu hattında yenileme çalışması başlatıldı. Ağır tonajlı araçların yoğun olarak kullandığı yolun altından geçen ve sık sık patlayan eski hat devre dışı bırakıldı, yeni güzergah üzerinden çift ana terfi hattının döşeme çalışması yapılıyor. Çalışmayla mahallede yaşanan su kesintilerinin kalıcı olarak sona ermesi hedefleniyor.<br /> <br /><strong>“İleriye Dönük Güzel Bir Yatırım”</strong><br />Yıllardır süren sorunun çözüme kavuşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Uluderbent Mahalle Muhtarı Hüseyin Karakaya, “40 yıllık mevcut hat karayollarının altından geçiyor ve sürekli sorun yaşıyorduk. Bu vatandaşlar için su kesintisi ve eziyet, belediyemiz için ise sürekli masraf anlamına geliyordu. Onarım için yapılan kazılarda yol sürekli bozuluyordu. Uluderbent Mahallemizin yıllardır kanayan yarasına kalıcı çözüm getirmek için çalışma yapılıyor. Yıllardır yapılmayan hizmeti, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve Alaşehir Belediye Başkanımız Ahmet Öküzcüoğlu gerçekleştiriyor. Allah’ın izniyle birkaç gün sonra vatandaşın hizmetine sunulacak. Mahallem adına emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İleriye dönük güzel bir yatırım olacak” dedi.<br /> <br /><strong>“Su Kesintisi Yaşamayacağız”</strong><br />Alaşehir MASKİ İlçe Şefi Gökhan Bayram yapılan çalışmayla ilgili olarak, “Uluderbent Mahallemizde karayollarının altında olan bir hattımız var. Burada 35 yıldır patlaklarla mücadele ediliyor. Karayollarında ağır tonajlı araçların geçmesinden dolayı sürekli arızalar ve kesintiler yaşanıyordu. Burada 1600 metrelik yeni içme suyu ana terfi hattının imalatını gerçekleştiriyoruz. Artık Uluderbent Mahallemizde bu sorundan kaynaklı su kesintisi yaşamayacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluderbent-35-yillik-cileden-kurtuluyor-615054">Uluderbent 35 Yıllık Çileden Kurtuluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Minik karınlarda büyük sorun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/minik-karinlarda-buyuk-sorun-614327</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[Gaz Sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[karınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[minik]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda ve özellikle bebeklerde gaz sorunu, ailelerin en sık başvurdukları sağlık şikâyetleri arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minik-karinlarda-buyuk-sorun-614327">Minik karınlarda büyük sorun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda ve özellikle bebeklerde gaz sorunu, ailelerin en sık başvurdukları sağlık şikâyetleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre,  her 10 bebekten 4’ü, yaşamının ilk aylarında, özellikle ilk 6 haftada,  gaz sancısı nedeniyle huzursuzluk yaşıyor. Gaz sancısı bebeklerin çoğunda 3–4. aydan sonra belirgin şekilde azalıyor ve genellikle 4–6 ay arasında kendiliğinden kayboluyor. Çoğu zaman masum nedenlere dayanan bu durum, ebeveynler için uykusuz gecelere ve endişeye yol açabiliyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, </strong>bu süreçte bazı kurallara dikkat ederek gaz sancısının önlenebileceğini veya hafifletilebileceğini belirterek, “Ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken en önemli şey ise hekim tavsiyesi olmadan, bebeğe gaz sorununa karşı bitkisel içerikli takviyeler veya ilaçlar vermemek olmalı. Bunlar bebeğin sindirim sistemine zarar verebilir ve altta yatan bir hastalık varsa, tanısını geciktirebilir. Bitki çayları, şekerli su ve zeytinyağı da sindirim sisteminde sorun oluşturabilecekleri için verilmemelidir. Bunların yanı sıra emziren annelerin rezene çayı içmelerini de artık önermiyoruz. Çünkü, fazla tüketildiğinde,  içerisinde bulunan fitoöstrojenler anne ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir” diyor. </p>
<p><strong>En yaygın neden: Sindirim sisteminin henüz tam gelişmemiş olması!</strong></p>
<p>Bebeklik döneminde, özellikle 0-6 ay arasında, sindirim sisteminin henüz tam olarak olgunlaşmamış olması, gaz sancısının en yaygın nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte, bebeğin hızlı emmesi ve emme sırasında hava yutması, yanlış emzirme teknikleri ve bağırsak hareketlerinin düzensizliği de gaz oluşumuna yol açabiliyor. Dr. Ece Birincioğlu Çetin, gaz çıkarma mekanizmasının yeterince gelişmemiş ve karın kaslarının henüz zayıf olmasının da bebeğin gazı rahatlıkla atamamasına neden olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bunların yanı sıra genetik yatkınlık ve bağırsak florasının yapısı gibi bireysel faktörler de süreci etkileyebilir. Bazı durumlarda ise besin alerjisi veya laktoz intoleransı şeklinde altta tıbbi bir problem yatabilir.” </p>
<p><strong> Bu belirtiler gaz sancısına işaret edebilir!  </strong></p>
<p>Gaz sancısı genellikle beslenme sonrasında veya akşam saatlerinde daha belirgin hale geliyor. Dr. Ece Birincioğlu Çetin, gaz sancısı olan bebeklerde en sık görülen belirtileri şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Mırıldanmak ve devamlı ıkınma sesleri çıkarmak</li>
<li>Uykusunda sesler çıkarmak </li>
<li>Kıvranmak ve  ‘S’ şeklinde kasılma hareketleri yapmak</li>
<li>Karında şişkinlik ve sertlik</li>
<li>Bacakları karnına çekmek</li>
<li>Huzursuzluk, ağlama nöbetleri</li>
<li>Gaz çıkardıktan sonra belirgin şekilde rahatlamak</li>
<li>Emme sırasında sık sık memeyi bırakmak</li>
<li>Uykudan sık sık uyanmak</li>
</ul>
<p><strong>Gaz sancısını önlemek için 10 etkili öneri! </strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, gaz sancısını hafifletmek için dikkat etmeniz gereken kuralları şöyle anlatıyor: </p>
<p><strong>Her beslenme sonrasında gazını mutlaka çıkarın:</strong> Meme değişiminde de gazını çıkarmayı alışkanlık edinin. Omuza yaslama veya oturur pozisyonda hafif sırt sıvazlama, gazın daha kolay çıkmasına yardımcı olacaktır. Bacaklarını bisiklet çevirir gibi nazikçe hareket ettirmek de gazın bağırsaklarda ilerlemesine katkı sağlayacaktır. </p>
<p><strong>Kısa süreli emzirmelerden kaçının:</strong> İlk süt laktozdan, son süt ise yağdan zengin oluyor. Bebeğinizin hem doyması hem de devamlı gaz yapan ilk süte maruz kalmaması için ilk 3 ayda en az 10-15 dakika emzirmeye özen gösterin. </p>
<p><strong>Acele etmeyin: </strong>Acele etmeden, sakin ve hafif dik pozisyonda beslemeyi alışkanlık edinin. Beslenme sonrasında hemen düz yatırmayın. En az 30-45 derece açıyla yatırmaya dikkat edin. </p>
<p><strong>Nazikçe karın masajı yapın: </strong>Tercihen ılıtılmış özel bebek masaj yağlarıyla, günde 1-2 kez ve özellikle akşam saatlerinde, saat yönünde nazikçe karın masajı yapın. Kusma riskine karşı masajı tok karnına yapmaktan kaçının. </p>
<p><strong>Beslenmenize dikkat edin:</strong> Kendinizi gözlemleyin;  sizde hazımsızlık ve şişkinlik yapan besinlerden uzak durun. </p>
<p><strong>Hava yutmasını önleyin:</strong> Beslenme sırasında hava yutmasını önlemek için memeyi veya biberonun emziğini tam kavradığından emin olun. Antikolik biberon tercih edin</p>
<p><strong>Dümdüz pozisyonda beslemeyin:</strong> Beslenirken dümdüz pozisyonda olmasın. Kendi kendine beslenmesin. Biberonun emzik kısmına hava girmesine izin vermeden dik bir şekilde beslemeniz hava yutmasını engellemek için önemli.</p>
<p><strong>Mamasını sürekli değiştirmeyin: </strong>Sürekli mama değişimi sindirim sistemini daha hassas hale getirebiliyor. </p>
<p><strong>Mamayı hazırlarken, dikkat! </strong>Mama ile besleniyorsa, hazırlama şekline dikkat edin. Mama ölçüsünü doğru ayarlayın ve köpük oluşumunu azaltmak için biberonu fazla çalkalamayın. </p>
<p><strong>Ilık banyo rahatlatır:</strong> Özellikle akşam saatlerinde ılık banyo da kaslarının gevşemesine yardımcı olabilir. </p>
<p><strong>Çoğunlukla masum olsa da dikkat! </strong></p>
<p>Gaz sancısı genellikle önemsiz nedenlerden kaynaklansa da bazı belirtilere karşı dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü, nadiren de olsa gaz sancısının altında yatan etken enfeksiyon, bağırsak tıkanıklığı, alerji veya laktoz intoleransı gibi sindirim sistemi sorunları olabiliyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı  Dr.  Ece Birincioğlu Çetin, mutlaka hekime başvurulması gereken belirtileri, “Özellikle şiddetli ve sakinleştirilemeyen ağlama, kusma (özellikle yeşil renkli ya da fışkırır tarzda olması), ateş, kilo alamama veya kilo kaybı, dışkıda kan görülmesi, uzun süre gaz ve gaita çıkışının olmaması, karında belirgin hassasiyet veya sertlik ile genel durum bozukluğu” olarak sıralıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minik-karinlarda-buyuk-sorun-614327">Minik karınlarda büyük sorun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da 13 yıllık sorun çözüme kavuşuyor: &#8216;Taş ocağı&#8217; planları askıda!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-13-yillik-sorun-cozume-kavusuyor-tas-ocagi-planlari-askida-613791</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[13]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çözüme]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümün]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[imar]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kavuşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[şehircilik]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi tarafından Cumhuriyet Mahallesi’nde 2024 yılı Aralık ayında, yaklaşık 700 hak sahibine tapularının dağıtılmasının ardından bir sorun daha çözüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-13-yillik-sorun-cozume-kavusuyor-tas-ocagi-planlari-askida-613791">Karşıyaka&#8217;da 13 yıllık sorun çözüme kavuşuyor: &#8216;Taş ocağı&#8217; planları askıda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi tarafından Cumhuriyet Mahallesi’nde 2024 yılı Aralık ayında, yaklaşık 700 hak sahibine tapularının dağıtılmasının ardından bir sorun daha çözüldü. ‘Taş ocağı’ olarak bilinen bölgeye yönelik hazırlanan imar planı değişiklikleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı&#8217;nca onaylanarak askıya çıkarıldı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “13 yıllık düğümü çözerek kentsel dönüşümün yolunu açmanın mutluluğunu yaşıyor; katkıları için tüm yetkililere teşekkür ediyoruz” dedi.</b></p>
<p>Karşıyaka Belediyesi, Cumhuriyet Mahallesi’nde taş ocağı olarak bilinen ve 2013 yılından bu yana çözüm bekleyen riskli alanda kentsel dönüşümün önünü açacak bir adım attı. Yaklaşık 150 hak sahibini ilgilendiren ve 2.59 hektarlık alanı kapsayan bölge için belediye ekiplerince yürütülen yoğun teknik çalışmalar sonucunda yeni imar planı hazırlandı. Bu doğrultuda; bölgedeki dönüşüm sorununun hak sahipleri açısından mağduriyet yaratmadan tüm hak sahiplerinin ikamesi ve planın uygulanabilirliğinin sağlanabilmesi, gerekli konut stoğunun yapılabilmesi, taş ocağı bölgesine ilişkin güvenlik önlemlerinin alınabilmesi ve ortaya çıkan maliyet yükünü karşılayabilmek adına çevredeki yapılaşma koşulları ile uyumlu olarak hazırlanan planlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak resmi sürece dahil edildi. Bölge halkının can ve mal güvenliğini merkeze alan bu gelişme, yıllardır süregelen belirsizliğin ortadan kaldırılması ve sağlıklı yapılaşmanın başlatılması adına tarihi bir dönüm noktası oldu.</p>
<p><b>KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜ AÇILACAK</b></p>
<p>Bakanlık tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişiklikleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’nde ilan edilerek askıya çıkarıldı. 24 Şubat Salı gününe kadar askıda kalacak olan planlar, itiraz süresinin tamamlanmasının ardından kesinleşme aşamasına gelecek. Planların kesinleşip yürürlüğe girmesiyle birlikte, bölgedeki kentsel dönüşümün önü açılacak. Böylece bölgedeki vatandaşlar daha sağlıklı ve güvenli konutlara kavuşmuş olacak.</p>
<p><b>&#8220;EN KRİTİK EŞİĞİ AŞTIK&#8221;</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Cumhuriyet Mahallemizdeki eski taş ocağı bölgesinde 13 yıldır süregelen imar sorununu çözüme kavuşturmak ve vatandaşlarımızın güvenli konut talebine yanıt vermek adına göreve geldiğimiz ilk günden bu yana kararlılıkla çalıştık. 2.59 hektarlık bu riskli alanda, yaklaşık 150 hak sahibimizi yakından ilgilendiren planlama sürecinde, teknik ekiplerimizin titiz çalışmaları sonucunda en kritik aşamayı geride bıraktık. Hazırladığımız planların onaylanarak askıya çıkmasıyla birlikte; mahallemizde depreme dayanıklı, modern şehircilik ilkelerine uygun ve sosyal donatıları güçlü bir dönüşümün önünü açmış olduk. Bu süreçte, gösterdikleri iş birliği için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Askı sürecinin ardından, hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden kentsel dönüşüm adımlarını birer birer atacak ve bölge halkının geleceğe daha huzurlu bakmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-13-yillik-sorun-cozume-kavusuyor-tas-ocagi-planlari-askida-613791">Karşıyaka&#8217;da 13 yıllık sorun çözüme kavuşuyor: &#8216;Taş ocağı&#8217; planları askıda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Eskinazi: Basmane Çukuru İzmir&#8217;in Yatırım İştahını Kırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-eskinazi-basmane-cukuru-izmirin-yatirim-istahini-kiriyor-612966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 15:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[basmane]]></category>
		<category><![CDATA[Basmane Çukuru]]></category>
		<category><![CDATA[çukuru]]></category>
		<category><![CDATA[eskinazi]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yıllardır İzmir’in merkezinde atıl halde duran Basmane Çukuru ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu çözüm iradesini desteklediklerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-eskinazi-basmane-cukuru-izmirin-yatirim-istahini-kiriyor-612966">Başkan Eskinazi: Basmane Çukuru İzmir&#8217;in Yatırım İştahını Kırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yıllardır İzmir’in merkezinde atıl halde duran Basmane Çukuru ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu çözüm iradesini desteklediklerini açıkladı.</p>
<p>Eskinazi, Basmane Çukuru’nun yalnızca bir arsa sorunu değil; İzmir’in kent estetiği, yatırım çekiciliği, şehir merkezinin güvenliği ve ekonomik dinamizmi açısından da kronikleşmiş bir sorun haline geldiğine dikkat çekti.</p>
<p>“Basmane Çukuru, İzmir’in kalbinde yıllardır süren bir belirsizlik alanıdır. Bu alanın atıl kalması sadece bir görüntü sorunu değildir; yatırımcı algısını, şehir ekonomisini ve kentin geleceğe dair iddiasını da zayıflatmaktadır. Sayın Cemil Tugay’ın bu sorunu çözmeye yönelik ortaya koyduğu irade son derece kıymetlidir.”</p>
<p>Başkan Eskinazi, “İzmir’in en merkezi yerinin yaklaşık 30 senedir bu şekilde Basmane Çukuru olarak anılıyor olması yatırım yapmak isteyenlerin iştahını kesiyor. Ülkemizde benzeri projeler çok hızlı hayata geçerken İzmir’de aynı ölçekteki alanların yıllarca çözümsüz kalması, kentin potansiyelini aşağı çekiyor.” dedi. </p>
<p>İzmir’in uluslararası yatırımcılar açısından potansiyeli yüksek bir şehir olduğunu vurgulayan Eskinazi, kent merkezinde bu ölçekte bir alanın yıllardır değerlendirilememesinin İzmir adına ciddi bir kayıp olduğunun altını çizdi.</p>
<p>“Bugün dünyadaki tüm büyük şehirler, merkezdeki dönüşüm alanlarını ekonomiye, kültüre ve yaşama kazandırarak markalaşıyor. İzmir de artık bu yükten kurtulmalı. Basmane Çukuru’nun şehrin kimliğine yakışır bir biçimde; kamusal alanı, yeşili, kültürü ve ekonomik hayatı birlikte barındıran bir projeyle değerlendirilmesi İzmir’in geleceği açısından kritik önemdedir.”</p>
<p>Eskinazi, “Biz iş dünyası olarak, şehrin merkezindeki bu kronik sorunun çözülmesi için atılan her samimi adımın arkasındayız. Sayın Cemil Tugay’ın bu konudaki kararlılığını önemsiyor ve destekliyoruz.” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-eskinazi-basmane-cukuru-izmirin-yatirim-istahini-kiriyor-612966">Başkan Eskinazi: Basmane Çukuru İzmir&#8217;in Yatırım İştahını Kırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen Türkelli&#8217;de 25 milyonluk altyapı hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menemen-turkellide-25-milyonluk-altyapi-hamlesi-612764</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:49:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[25]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[milyonluk]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Türkelli]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Suyu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menemen Türkelli’de yağışlı havalarda sürücüler ve yayalar için risk oluşturan su birikmesi sorunu tarihe karışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemen-turkellide-25-milyonluk-altyapi-hamlesi-612764">Menemen Türkelli&#8217;de 25 milyonluk altyapı hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menemen Türkelli’de yağışlı havalarda sürücüler ve yayalar için risk oluşturan su birikmesi sorunu tarihe karışıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’nun öz kaynaklarıyla, 25 milyon liralık yatırımla yürütülen 1,1 kilometrelik yağmur suyu hattı çalışması sayesinde trafik güvenliği de artırılmış olacak. Çalışmaların 30 gün içinde tamamlanması planlanıyor.</p>
<p>Yoğun yağışlarda su birikintileri nedeniyle sık sık sorun yaşanan Menemen Türkelli’de kalıcı altyapı çözümü hayata geçiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Çanakkale Karayolu ile Türkelli Mahallesi kesişiminde başlatılan yağmur suyu hattı çalışmaları hızla ilerliyor. İZSU Genel Müdürlüğü’nün öz kaynaklarıyla, 25 milyon liralık yatırımla yürütülen 1,1 kilometrelik hattın 30 gün içinde tamamlanması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Molva: Çalışmanın yüzde 40’ı tamamlandı</strong></p>
<p>Yoğun trafik ve yaya sirkülasyonuna rağmen çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirten İZSU İşletmeler 1. Bölge Daire Başkanlığı Menemen Teknik Şube Müdürü Murat Molva, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu bölgeden özellikle yağışlı dönemlerde yoğun şikâyetler alıyorduk. Kısa sürede projemizi hazırlayarak sahaya indik. Yaklaşık 1,1 kilometrelik yağmur suyu hattı ile su birikintisi sorununu kalıcı olarak çözüme kavuşturacağız. İmalatın 15’inci günündeyiz ve çalışmanın yaklaşık yüzde 40’ını tamamladık. Proje tamamlandığında Türkelli Mahallesi çevresi ile Çanakkale Karayolu bağlantısında yıllardır yaşanan yağmur suyu birikimi ve buna bağlı ulaşım sorunları sona erecek.”</p>
<p><strong>Büyükşehir’e teşekkür</strong></p>
<p>Menemen Yıldırım Mahallesi Muhtarı Mine Özcan, yürütülen çalışmanın mahalle için büyük önem taşıdığını belirterek, “Mahallemiz çok eski bir yerleşim alanı. Uzun yıllardır yaşadığımız gölleşme sorunu bu projeyle net ve kalıcı biçimde çözülüyor. Bölgenin kanayan yarası sona erecek. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen İZSU yöneticilerine ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>775 dönümlük havzanın yağmur suyu güvenle taşınacak</strong></p>
<p>Havza planları doğrultusunda yürütülen projeyle yaklaşık 775 dönümlük alanda oluşan yağmur suları toplanarak, 1000 ve 1400 milimetre çapındaki beton borular aracılığıyla Azapkan Deresi’ne güvenli şekilde iletilecek. İmalat kapsamında çeşitli noktalarda muayene bacaları ve yağmur suyu ızgaraları da yapılacak. Çalışmalar, yoğun trafik akışı ve yaya sirkülasyonu dikkate alınarak planlanırken, günlük yaşamın ve ticari faaliyetlerin en az düzeyde etkilenmesi hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemen-turkellide-25-milyonluk-altyapi-hamlesi-612764">Menemen Türkelli&#8217;de 25 milyonluk altyapı hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay: İzmir için durmadan çalışacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izmir-icin-durmadan-calisacagiz-612761</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışacağız]]></category>
		<category><![CDATA[durmadan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[urla]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Urla’da muhtarlarla bir araya gelerek talep ve önerilerini dinleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Biz bütün gücümüzle, imkânımızla hizmet etmek için buradayız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izmir-icin-durmadan-calisacagiz-612761">Başkan Tugay: İzmir için durmadan çalışacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Urla’da muhtarlarla bir araya gelerek talep ve önerilerini dinleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Biz bütün gücümüzle, imkânımızla hizmet etmek için buradayız. Bundan sonra da böyle olacak. Bazen bilerek önümüzü kapatacaklar ama ne olursa olsun çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Urla’nın muhtarlarıyla Urla Belediyesi’nin tesisinde bir araya geldi. Urla’nın 37 mahalle muhtarının davet edildiği toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcıları Halit Çelik, Övünç Özgen, İsmail Mutaf ve Hakan Uzun, daire başkanları ve bürokratlar da katıldı. Muhtarları tek tek dinleyen Başkan Tugay, “Tabii ki sorunlar var, yapılacak işler var ama şunu unutmayalım; biz bütün gücümüzle, imkânımızla hizmet etmek için buradayız. Bundan sonra da böyle olacak. Bazen bazı yerlerde birileri bilerek önümüzü kapatacak ama ne olursa olsun biz çalışmaya devam edeceğiz. Çalışmadan hiçbir şeyin olma ihtimali yok” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Gücüm yettiğince mücadeleye devam edeceğim”</strong></p>
<p>İzmir halkının oyuyla göreve geldiğini kaydeden Başkan Tugay, “Bana güvenenlere mahcup olmak hayattaki en büyük korkumdur. Nerede yanlış, eksik varsa onunla ilgili gerek belediye içinde gerek belediye dışında gücüm yettiğince mücadeleye devam edeceğim. Kişisel beklentim yok. Bu şehirde yaşayan herkes benim komşum, akrabam, kardeşim, ailem. Bu duyguyu hepimiz için genişletmemiz lazım. Dürüst şekilde yaşamamız lazım. Bu duygunun bu şehirde büyümesi gerek. Siz kendinize inanın; mahallenize, şehrinize belediye başkanlarınıza, belediye çalışanlarına inanın. Kim yanlış yaparsa önünde kaya gibi durun. Kimsenin önünde eğilmeyin. Birlik ve beraberliğimiz, inancımız var olduğu sürece işlerin iyiye gideceğini unutmayın. Bu memlekete birilerinin sahip çıkması gerek. Biz buradayız, sizin de destek ve inancınızı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“İzmir’i karalamaya çalışanlar var”</strong></p>
<p>Bazı kesimlerin organize şekilde İzmir’i karalamaya çalıştığını söyleyen Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dışarıdan bakan insan İzmir yanıyor, yıkılıyor sanır. Biz şehrin her tarafındayız. İzmir’e çamur atmaya, İzmir’i karalamaya ‘siyaset’ diyen birileri var. Memleketin her şehrine, Avrupa’nın şehirlerine gidiyorum. Oralarda görüyorum; trafik, susuzluk, kirlilik gibi sorunlar bazen çok daha ağır şekilde var. Gerçek İzmirliler bilir. İzmir altındır, mücevherdir, çok kıymetlidir. Denizi, toprağı, ağacı, insanı ayrı güzeldir. Biz bu şehre aşık insanlarız. Birilerinin birilerine ders verir şekilde itiraz etmesi lazım. ‘Bizi karalamayı, yalan ve iftiralarla bu şehri kötü göstermeyi bırakın. Biz şehrimize sahip çıkarız, çıkıyoruz ama yaşadığımız şehrin ne kadar kaliteli olduğunu biliyoruz’ demesi ve bu duruşu sergilemesi lazım.”</p>
<p><strong>Urla’da drone ile ilaçlama</strong></p>
<p>Başkan Tugay, daha sonra 37 mahalle muhtarının talep, görüş ve önerilerini dinledi. İlaçlama çalışmaları hakkında yöneltilen talebe yanıt veren Başkan Tugay, “Sineklerle mücadele için ekip ve çalışmalarımızı artırdık. Urla’nın geniş bir alanı var. Özellikle kendi haline bırakılmış havuzlarda sinek sorunu olabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak geçen yıl drone ile ilaçlama işine başladık. Urla’yı da drone ile ilaçlanacak bölgeler arasına aldık. Pamucak, Sasalı, Çiğli’de oldukça etkili sonuçlar aldık. Aynı uygulamayı Urla’da da hayata geçireceğiz” dedi.</p>
<p><strong>“Bugüne ve bugünden de geleceğe bakacağız”</strong></p>
<p>İzmir’in 1296 mahalle ve 30 ilçeye sahip Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olduğunu dile getiren Başkan Tugay, “Büyük ve gelişen şehirlerin sorunları oluyor. 50-60 yıl önceden bazı şeyler planlanmış olsaydı daha iyi olurdu ama sadece İzmir’de değil, Türkiye’nin her yerinde plansızlık problemi var. Biz bugüne ve bugünden de geleceğe bakacağız. Örneğin gelecekte beklediğimiz sorun kuraklığın devam etmesi. Her yıl yağışların ortalaması sürekli azalıyor. Bu sene iyi yağış oldu diye su konusunu ihmal edecek değiliz. Neyin başımıza geleceğini planlayıp ona göre çalışmak lazım. Altyapıda, ulaşımda, şehrin büyüme alanlarıyla ilgili yapılacak işlerde bu şekilde çalışmak lazım. Belediye olarak bizlerin de, muhtarların da, vatandaşların da, sanayicilerin de benzer şekilde düşünmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Asfalt ve kilit parke için şantiye planlaması</strong></p>
<p>Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan da sorunları, yapılan çalışmaları ve talepleri görüşmek üzere toplantı düzenledikleri için Başkan Tugay’a teşekkür etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Urla’da altyapı çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Başkan Balkan, İZSU tarafından 30 yıllık hatların değiştirildiğini sözlerine ekledi. Farklı kurumlar tarafından yapılan tamir ve kazılar sonucu bozulan yollara değinen Başkan Balkan, “Şehir trafiğini işgal etmeden otoyol çıkışlarına yakın bir bölgede yarımada şantiyesi planladık. Asfalt plenti ve kilit parke üretim tesisi imalata başlayacak. Önümüzdeki yaz sonunda Urla’da tamir edilmemiş bir yer kalmayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne destekleri için teşekkür ediyorum. Yaz sonuna kadar bir çukur dahi bırakmayacağız” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-izmir-icin-durmadan-calisacagiz-612761">Başkan Tugay: İzmir için durmadan çalışacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-2-611032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 07:29:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekliğin]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[grupları]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mesele]]></category>
		<category><![CDATA[öğretildiği]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-2-611032">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><strong>Erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılanıyor</strong></p>
<p>Son dönemde okul ortamlarından meslek gruplarına uzanan ve çoğu zaman dijital platformlarda görünür hale gelen vakaların topluma zarar verebilecek bir sapmaya işaret ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Bu tablo, erkekliğin nasıl kurulduğuna, nasıl öğrenildiğine ve dijital alanlarda nasıl yeniden üretildiğine dair geniş bir soruyu gündeme getiriyor diyebiliriz. Günümüzde erkekliğin hâlâ büyük ölçüde güç, kontrol ve cinsel başarı üzerinden tanımlanması tesadüf değil. Yıllar boyunca erkeklere, değerli olmanın yolunun güçlü görünmekten, hâkim olmaktan ve duygusal mesafeyi korumaktan geçtiği öğretildiği için bu durum, erkekliğin kırılganlıkla, eşitlikle ya da bakım verme pratikleriyle ilişkilendirilmesini zorlaştırdı. Açıkçası erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılandığı sürece eşitlikçi bir temele oturan insan ilişkilerinden uzaklaşıyoruz. Bazı durumlarda erkeklik, kaybedildiği hissedilen gücü yeniden kurma çabasıyla daha sert, daha dışlayıcı ve daha tahakkümcü biçimlerde ortaya çıkabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital alanlar şiddeti görünür kılıyor</strong></p>
<p>İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte dijital alanlarda üretilen kadın düşmanı dilin, gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının nedenlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımıza giren dijital alanlar ve dijital alt kültürlerde üretilen kadın düşmanı dilin gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının en önemli nedenlerinden biri, dijital alanların yarattığı mesafe hissi. Kapalı gruplar, anonimlik ve şaka söylemi, sınırların esnekleşmesine neden oluyor. Zamanla bu dil, yalnızca çevrimiçi bir ifade biçimi olmaktan çıkıp gündelik ilişkilerin parçası haline gelip normalleştiriliyor. Bir taraftan ‘her şeyi söyleyebilirim, sansürsüz ifade edebilirim’ özgürlüğü ve cezasızlık hissi yaratan bir serbestlik, diğer taraftan ise başka bir insanın mahremini fütursuzca metalaştırma gerçeği aynı anda karşımıza çıkıyor. Kullanılan dilin burada belirleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Kadını nesneleştiren, aşağılayan ya da küçümseyen ifadeler tekrarlandıkça sıradanlaşıyor; sıradanlaştıkça da sorgulanmaz hale geliyor. Bu durum, dijital alan ile gerçek hayat arasındaki sınırın sanılandan çok daha geçirgen olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>WhatsApp grupları ‘erkekliğin onaylandığı’ alanlara dönüşebiliyor</strong></p>
<p>WhatsApp gruplarını örnek göstererek, ilk bakışta masum görünen bu alanların zamanla erkekliğin kolektif olarak onaylandığı ve pekiştirildiği mecralara dönüşebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “WhatsApp Grupları üzerinden örnek vermek gerekirse; bir grup insanın ortak paylaşım ve haberleşme platformu olarak WhatsApp grubu kurması masum görünebilir ama mevzu bahis grubun erkekler tarafından oluşturulup kurulan iletişimin ise kadını nesneleştiren ortak bir dil üretmesi ayrı bir sorgu alanı oluşturuyor. Ortaya çıkan bu tür WhatsApp grupları erkekliğin kolektif olarak onaylandığı, performe edildiği ve pekiştirildiği alanlar haline geldiğinde toplumsal nitelikli bir çıkmazın içinde buluyoruz kendimizi. Şöyle ki; bu gruplarda paylaşılan içerikler, çoğu zaman erkekler arası bir aidiyet ve onay mekanizması işlevi görüyor. Kadınlar üzerinden kurulan dil, grubun iç bütünlüğünü güçlendirirken, erkekliğin belirli bir biçimini normal ve makbul olarak yeniden üretiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalık bir aidiyet dili haline geliyor</strong></p>
<p>Zorbalığın da bu kültürel zeminin bir çıktısı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Zorbalık ve şiddetin erkek çocukları arasında bir aidiyet dili haline gelmesi, duyguların nasıl yönetildiğiyle yakından ilişkili diyebiliriz. Erkek çocuklar çoğu zaman korku, kırılganlık ya da yetersizlik hissini ifade etmeyi değil, bastırmayı öğreniyor. Bastırılan duygular ise sıklıkla öfke ve saldırganlık olarak dışa vuruluyor. Bu noktada zorbalık, yalnızca bireysel bir davranış değil; gruba dahil olmanın, görünür olmanın ve kabul edilmenin bir yolu haline geliyor. Üstelik şiddet, bir iletişim biçimi olarak öğreniliyor ve ödüllendiriliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sorun neden geç fark ediliyor?</strong></p>
<p>Bu tür davranışların neden zamanında fark edilemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Peki bu durum neden zamanında fark edilemiyor diye soracak olursak; eğitim ve iş hayatı pratiklerinde genellikle başarı, disiplin ve performansa odaklanılırken; ilişkisel ve etik boyutlar geri plana itilebiliyor. ‘Başarılı öğrenci’, ‘profesyonel’ ya da ‘örnek çalışan’ tanımları çoğu zaman akademik ya da mesleki yeterlilikle sınırlı kalıyor. Erkeklik ise görünmez bir norm olarak kabul edildiği için, sorun alanı olarak tanınmıyor. Bu da erken uyarı işaretlerinin gözden kaçmasına ve sorunların ancak kriz anlarında görünür olmasına yol açıyor. Bu tür davranışların çoğunlukla kapalı erkek gruplarında ortaya çıkması, denetimden çok kültürle ilgili bir meseleye işaret ediyor. Kapalı alanlar, erkekliğin sorgulanmadan yeniden üretildiği, sınırların test edildiği ve çoğu zaman aşıldığı mekânlar haline geliyor. Bu durum, sorunun birkaç kötü örnekten ibaret olmadığını; belirli koşullar oluştuğunda benzer davranışların tekrar edebileceğini gösteriyor.”</p>
<p>Bu durumu yalnızca sapma ya da ahlaki çöküş olarak tanımlamanın yeterli olmadığına da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Diğer taraftan bu meselenin sadece kadınların sorunu olmadığını aynı zamanda erkeklerin de sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu erkeklik biçimi erkekleri de yalnızlaştırıyor, duygusal olarak yoksullaştırıyor. Çözüm; erkek çocuklara erken yaştan itibaren duygularını tanıma, sınır öğrenme ve eşit ilişki kurma becerileri kazandırmakla mümkün. Asıl mesele, erkekliğin nasıl öğretildiği, hangi davranışların ödüllendirildiği ve hangi sessizliklerin sürdürüldüğü. Erkekliği yeniden tanımlamak gerekiyor. Güçle değil, sorumlulukla; tahakkümle değil, eşitlikle; sessizlikle değil, yüzleşmeyle kurulan bir erkeklik inşasına odaklanabiliriz. Aksi halde bu kriz, gerçek ya da sanal farklı mekânlarda ve farklı biçimlerde karşımıza çıkmaya devam edecek.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-2-611032">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-610792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[erkekliğin]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[grupları]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mesele]]></category>
		<category><![CDATA[öğretildiği]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610792</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-610792">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><strong>Erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılanıyor</strong></p>
<p>Son dönemde okul ortamlarından meslek gruplarına uzanan ve çoğu zaman dijital platformlarda görünür hale gelen vakaların topluma zarar verebilecek bir sapmaya işaret ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Bu tablo, erkekliğin nasıl kurulduğuna, nasıl öğrenildiğine ve dijital alanlarda nasıl yeniden üretildiğine dair geniş bir soruyu gündeme getiriyor diyebiliriz. Günümüzde erkekliğin hâlâ büyük ölçüde güç, kontrol ve cinsel başarı üzerinden tanımlanması tesadüf değil. Yıllar boyunca erkeklere, değerli olmanın yolunun güçlü görünmekten, hâkim olmaktan ve duygusal mesafeyi korumaktan geçtiği öğretildiği için bu durum, erkekliğin kırılganlıkla, eşitlikle ya da bakım verme pratikleriyle ilişkilendirilmesini zorlaştırdı. Açıkçası erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılandığı sürece eşitlikçi bir temele oturan insan ilişkilerinden uzaklaşıyoruz. Bazı durumlarda erkeklik, kaybedildiği hissedilen gücü yeniden kurma çabasıyla daha sert, daha dışlayıcı ve daha tahakkümcü biçimlerde ortaya çıkabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital alanlar şiddeti görünür kılıyor</strong></p>
<p>İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte dijital alanlarda üretilen kadın düşmanı dilin, gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının nedenlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımıza giren dijital alanlar ve dijital alt kültürlerde üretilen kadın düşmanı dilin gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının en önemli nedenlerinden biri, dijital alanların yarattığı mesafe hissi. Kapalı gruplar, anonimlik ve şaka söylemi, sınırların esnekleşmesine neden oluyor. Zamanla bu dil, yalnızca çevrimiçi bir ifade biçimi olmaktan çıkıp gündelik ilişkilerin parçası haline gelip normalleştiriliyor. Bir taraftan ‘her şeyi söyleyebilirim, sansürsüz ifade edebilirim’ özgürlüğü ve cezasızlık hissi yaratan bir serbestlik, diğer taraftan ise başka bir insanın mahremini fütursuzca metalaştırma gerçeği aynı anda karşımıza çıkıyor. Kullanılan dilin burada belirleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Kadını nesneleştiren, aşağılayan ya da küçümseyen ifadeler tekrarlandıkça sıradanlaşıyor; sıradanlaştıkça da sorgulanmaz hale geliyor. Bu durum, dijital alan ile gerçek hayat arasındaki sınırın sanılandan çok daha geçirgen olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>WhatsApp grupları ‘erkekliğin onaylandığı’ alanlara dönüşebiliyor</strong></p>
<p>WhatsApp gruplarını örnek göstererek, ilk bakışta masum görünen bu alanların zamanla erkekliğin kolektif olarak onaylandığı ve pekiştirildiği mecralara dönüşebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “WhatsApp Grupları üzerinden örnek vermek gerekirse; bir grup insanın ortak paylaşım ve haberleşme platformu olarak WhatsApp grubu kurması masum görünebilir ama mevzu bahis grubun erkekler tarafından oluşturulup kurulan iletişimin ise kadını nesneleştiren ortak bir dil üretmesi ayrı bir sorgu alanı oluşturuyor. Ortaya çıkan bu tür WhatsApp grupları erkekliğin kolektif olarak onaylandığı, performe edildiği ve pekiştirildiği alanlar haline geldiğinde toplumsal nitelikli bir çıkmazın içinde buluyoruz kendimizi. Şöyle ki; bu gruplarda paylaşılan içerikler, çoğu zaman erkekler arası bir aidiyet ve onay mekanizması işlevi görüyor. Kadınlar üzerinden kurulan dil, grubun iç bütünlüğünü güçlendirirken, erkekliğin belirli bir biçimini normal ve makbul olarak yeniden üretiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalık bir aidiyet dili haline geliyor</strong></p>
<p>Zorbalığın da bu kültürel zeminin bir çıktısı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Zorbalık ve şiddetin erkek çocukları arasında bir aidiyet dili haline gelmesi, duyguların nasıl yönetildiğiyle yakından ilişkili diyebiliriz. Erkek çocuklar çoğu zaman korku, kırılganlık ya da yetersizlik hissini ifade etmeyi değil, bastırmayı öğreniyor. Bastırılan duygular ise sıklıkla öfke ve saldırganlık olarak dışa vuruluyor. Bu noktada zorbalık, yalnızca bireysel bir davranış değil; gruba dahil olmanın, görünür olmanın ve kabul edilmenin bir yolu haline geliyor. Üstelik şiddet, bir iletişim biçimi olarak öğreniliyor ve ödüllendiriliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sorun neden geç fark ediliyor?</strong></p>
<p>Bu tür davranışların neden zamanında fark edilemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Peki bu durum neden zamanında fark edilemiyor diye soracak olursak; eğitim ve iş hayatı pratiklerinde genellikle başarı, disiplin ve performansa odaklanılırken; ilişkisel ve etik boyutlar geri plana itilebiliyor. ‘Başarılı öğrenci’, ‘profesyonel’ ya da ‘örnek çalışan’ tanımları çoğu zaman akademik ya da mesleki yeterlilikle sınırlı kalıyor. Erkeklik ise görünmez bir norm olarak kabul edildiği için, sorun alanı olarak tanınmıyor. Bu da erken uyarı işaretlerinin gözden kaçmasına ve sorunların ancak kriz anlarında görünür olmasına yol açıyor. Bu tür davranışların çoğunlukla kapalı erkek gruplarında ortaya çıkması, denetimden çok kültürle ilgili bir meseleye işaret ediyor. Kapalı alanlar, erkekliğin sorgulanmadan yeniden üretildiği, sınırların test edildiği ve çoğu zaman aşıldığı mekânlar haline geliyor. Bu durum, sorunun birkaç kötü örnekten ibaret olmadığını; belirli koşullar oluştuğunda benzer davranışların tekrar edebileceğini gösteriyor.”</p>
<p>Bu durumu yalnızca sapma ya da ahlaki çöküş olarak tanımlamanın yeterli olmadığına da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Diğer taraftan bu meselenin sadece kadınların sorunu olmadığını aynı zamanda erkeklerin de sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu erkeklik biçimi erkekleri de yalnızlaştırıyor, duygusal olarak yoksullaştırıyor. Çözüm; erkek çocuklara erken yaştan itibaren duygularını tanıma, sınır öğrenme ve eşit ilişki kurma becerileri kazandırmakla mümkün. Asıl mesele, erkekliğin nasıl öğretildiği, hangi davranışların ödüllendirildiği ve hangi sessizliklerin sürdürüldüğü. Erkekliği yeniden tanımlamak gerekiyor. Güçle değil, sorumlulukla; tahakkümle değil, eşitlikle; sessizlikle değil, yüzleşmeyle kurulan bir erkeklik inşasına odaklanabiliriz. Aksi halde bu kriz, gerçek ya da sanal farklı mekânlarda ve farklı biçimlerde karşımıza çıkmaya devam edecek.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-610792">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Derya Güneş Uyardı, &#8220;Henüz Tanı Yoksa Sağlıklıyım Sanmayın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-derya-gunes-uyardi-henuz-tani-yoksa-saglikliyim-sanmayin-2-610573</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[derya]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[henüz]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[Kortizol]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dahiliye ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Derya Güneş, hastalıkların tanı konulduğu anda başlamadığını, bu sürecin  çok daha önce  başladığını belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-derya-gunes-uyardi-henuz-tani-yoksa-saglikliyim-sanmayin-2-610573">Dr. Derya Güneş Uyardı, &#8220;Henüz Tanı Yoksa Sağlıklıyım Sanmayın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dahiliye ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Derya Güneş, hastalıkların tanı konulduğu anda başlamadığını, bu sürecin  çok daha önce  başladığını belirtti. Fonksiyonel tıbbın, sağlıktan hastalığa giden yolda kök nedenleri ortaya koymayı hedef aldığını vurgulayan Güneş, insülin direncinin birçok kronik hastalık ve kanserin temelini oluşturduğuna dikkat çekti. </p>
<p>“Sağlıktan hastalığa doğru yürünülen yolda geri dönüş yapabilir miyiz?”</p>
<p>Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görevli Dahiliye ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Derya Güneş, koruyucu hekimlik anlayışıyla doğru beslenme, stres yönetimi ve bağırsak sağlığının hayati önemde olduğunu ifade etti. “Herhangi bir hastalık tanısı konmadığında sağlıklı olduğumuzu düşünmek büyük bir yanılgı” diyen Dr. Güneş, “Hastalık tanısı konduğunda o dakikada hasta olmuyorsun. Bu aşamanın bir öncesi var. Sağlıktan hastalığa doğru yürünülen yolda geri dönüş yapabilir miyiz? Gerçek  sağlığımız için neler yapabiliriz? Koruyucu hekimlik kısmında ‘fonksiyonel tıp’ çok önemlidir. Kronik hastalığı olan kişilerde hastalık için kullanılan bazı ilaçların yan etkileri oluyor. Bu ilaçlar organik ilaçlar olmadığı için vücutta yarattığı bazı hasarlar ve sorunlar olabiliyor ve ayrıca bu ilaçlar sadece belirti vs bulguları ortadan kaldırıyor gerçek nedeni onarmıyor ” dedi. </p>
<p>Kronik hastalıklarda düzenli doktor kontrolünün önemi </p>
<p>Kronik hastalığı olan kişilerin düzenli hekim kontrolünde olmalarının önemine dikkat çeken Dr. Güneş, “Kronik hastalığı olan insanlar düzenli doktor kontrolüne gitmeli. Bu süreçte verilen ilaçlar işe yarıyor mu, ilaçlar herhangi bir yan etki, vücudun başka bir yerinde soruna yol açmış mı kontrol edilir. ‘İlacı ver bırak. Hasta kullanmaya devam etsin’ kısmında değiliz. Verilen ilaçlar karaciğer ve böbrekler üzerinde metabolize edilip atılıyor. Sürekli alınan ilaçlar, bu organların fonksiyonlarını bozabilir. Fonksiyonel tıp; bir hipertansiyon hastası ilacını kullanırken, aynı zamanda hipertansiyona neden olan kök nedenleri bulup onları da onarmaya çalışır. Bu sırada kullanılan vitaminler, mineraller ve gıda takviyeleri tamamen doğaldır” diye konuştu. </p>
<p>“İnsülin direnci birçok kronik hastalığın ve kanserin altyapısını oluşturan bir sağlık sorunudur”</p>
<p>Besinlerin içindeki vitamin ve minerallerin azaldığına dikkat çeken Uzm.Dr. Derya Güneş, “Besinler eskisi gibi değerli değil. Besinlerden almamız gereken faydayı alamıyoruz. Besinlerin içeriğinde ‘pestisit’ ve ‘herbisit’ gibi maddeler olması nedeniyle vücudun kimyasal yükü artıyor. Kimyasal yükün üzerine binen stres de vücudu olumsuz etkiliyor. Stres ile birlikte kortizol aksınız, devamında ise metabolizma bozuluyor. İlk etapta  ‘insülin direnci’ ortaya çıkıyor. Toplumda ‘İnsülin direnci var henüz şeker hastası olmamış’ gibi yanlış bir düşünce ve algı var. ‘İnsülin direnci’ sağlığımız açısından büyük bir sorundur. Çünkü ‘insülin direnci’ bir çok kronik hastalığın ve kanserin altyapısını oluşturan bir sağlık sorunudur. Bu sorun düzeltildiğinde birçok hastalığın önüne geçilmiş olur, ortaya çıkmış olan hastalığa yönelik başlanan kimyasal ilaçlar zaman içinde kesilebilir. Yani artık ilaca gerek kalmaz. Tüm bunlar için hastayı detaylı değerlendirmek gerekir” diye konuştu. </p>
<p>Bu şikayetler varsa DİKKAT </p>
<p>‘Yemek sonrası karın bölgesinde oluşan şişkinlik’ , ‘düzensiz gece uykusu’ gibi sorunların bir hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çeken Dr. Güneş, şu bilgileri verdi, “Yemek sonrası şişkinlik  bağırsak duvarında bir yangı sürecinin başlamış olduğunun sinyalini verir. Tüm kronik hastalıkların başlangıç noktası aslında bu bağırsak duvarındaki yangı sürecidir. Dolayısıyla bağırsaktaki yangıyı azaltmak için öncelikle diyet uygulanması gerekir. Gece uykusu çok değerli. Bir kişi yattığında uyuyor mu? 7-8 saatlik uyku süreniz var mı? Gece kendiliğinden uyanıyor musunuz? Gece idrara kalkıyor musunuz? Tüm bunlar kişinin kortizol aksı ile ilgili fikir verir. Bir kişi yattığında kortizol minimaldir, gözümüzü sabah açtığımızda kortizol en yüksek seviyededir. Kortizol aksı bozulduğunda gece uyku sırasında kortizol yeterince düşük olmadığı için sizi uyandırır. Kortizol aksı bozulduğunda eğer siz bunu düzeltmezseniz uzun vadede kronik hastalıklar ve kanser oluşumu hızlanır. Kortizol yüksek ise insülin de yükselmeye başlar. Bu ‘emosyonel yeme’ dediğimiz sorunun altında yatan konu. Kortizol yüksek olduğu için insanlar stresli ve mutsuz olduğu için daha fazla yemek yiyor” </p>
<p>Mikrobiyatadaki dengesizlikler hastalıklara neden olabilir</p>
<p>Dr. Güneş şu bilgileri aktardı, ““Gün içinde kas ağrıları oluyor mu? Ağrı varsa bu şikayet bir inflamasyon ( yangı) göstergesi olabilir. İnflamasyon bazı besinlere duyarlılıktan, stresten, sedanter yaşamdan dolayı oluşabilir. Ayrıca oksidatif stres dediğimiz enerji üretimi sırasında ortaya çıkan zararlı maddelerin temizlenmemesi de yangı başlatır. İnflamasyon dediğimiz yangı, bedende yolunda gitmeyen durumları düzeltmeye çalışan mekanizmaların ortamda yarattığı karışıklık durumudur. Üçüncüsü dolaşım çok önemlidir. Hücreye yeterince besin ve oksijen giderse hücre yeterli enerjiyi üretir  ve işini yapar. Dördüncü olarak mikrobiyota çok değerlidir. Bağışıklık sistemimizin yüzde 80&#8217;i kalın bağırsaktaki mikroorganizmalardan oluşuyor. Hissettiğimiz serotonin, endorfin kısmında nörotransmitterlerin yüzde 70’nin  de mikrobiyotadan geldiğini biliyoruz. Dolayısıyla mikrobiyotadaki dengesizlikler de hastalığa yol açabilir. Kortizol düzgün salınmıyonrsa, stresli, sürekli kaygıda, kafası sürekli dolu biriyseniz hasta olmanız daha muhtemeldir. Artık tüm bunları doğru yöntemlerle düzeltmek mümkün.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-derya-gunes-uyardi-henuz-tani-yoksa-saglikliyim-sanmayin-2-610573">Dr. Derya Güneş Uyardı, &#8220;Henüz Tanı Yoksa Sağlıklıyım Sanmayın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaliteli Uyku ve Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaliteli-uyku-ve-daha-saglikli-bir-yasam-icin-5-adim-608274</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kaliteli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608274</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaliteli-uyku-ve-daha-saglikli-bir-yasam-icin-5-adim-608274">Kaliteli Uyku ve Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor. Günlük koşuşturma, artan stres, ekran kullanımı ve düzensiz yaşam alışkanlıkları uyku kalitesini bozuyor. Oysa uyku; yalnızca dinlenmek değil, bedensel ve ruhsal yenilenmenin sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir süreç olarak ifade ediliyor. Günümüzde giderek daha fazla kişiyi etkileyen uykusuzluk, bireysel bir yakınmanın ötesinde toplum sağlığını ilgilendiren önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Memorial Göztepe Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Ulviye Baghirova Nas, modern çağın göz ardı edilen ama yaygın sağlık sorunlarından biri olan uykusuzluk hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uykusuzluk ciddiye alınması gereken bir sorun</strong></p>
<p>Uykusuzluk, modern çağın göz ardı edilen ama yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu durum; uykuya dalamama, gece sık uyanma ya da sabah erken saatlerde uyanıp tekrar uyuyamama şeklinde kendini gösterebilir. Özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde, vardiyalı çalışanlarda, kadınlarda ve eşlik eden tıbbi ya da psikiyatrik rahatsızlığı olan kişilerde daha sık görülür. Dünya genelinde yapılan çalışmalar, uykusuzluğun ülkeler arasında farklı oranlarda görülse de küresel ölçekte yaygın bir problem olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, uykunun yalnızca bireysel bir konfor alanı değil, halk sağlığı açısından ele alınması gereken bir başlık olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Kalitesiz uyku gündüz yaşamını doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Zaman zaman yaşanan uykusuz geceler normal kabul edilebilir. Ancak uyku sorunları haftalar boyunca devam ediyorsa ve gündüzleri yorgunluk, dikkat dağınıklığı, sinirlilik ya da isteksizlik yaratıyorsa, bu durum artık klinik olarak ele alınmalıdır. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin klinik kılavuzları, uykusuzluğun yalnızca geceyle sınırlı olmadığını; iş verimliliği, zihinsel performans ve duygusal denge üzerinde belirgin etkileri olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p><strong>Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme birlikte değerlendirilmeli</strong></p>
<p>Kaliteli uyku yalnızca uykuya hızlı dalmak anlamına gelmez. Gecenin bölünmeden, yeterli derinlikte ve süreklilik içinde geçirilmesi de en az uykuya dalmak kadar önemlidir. Sık bölünen uyku, sabahları dinlenmeden uyanmaya ve gün boyu süren yorgunluğa neden olur. Bu durum zamanla hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>Kronik uykusuzluk yaşam kalitesini düşürüyor</strong></p>
<p>Uzun süreli uykusuzluk; depresyon, anksiyete, hafıza sorunları ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilidir. Uyku bozukluğu yaşayan bireylerde iş kazaları artabilir, sosyal ilişkiler zayıflayabilir ve stresle baş etme kapasitesi azalabilir. uykusuzluğun basit bir alışkanlık sorunu değil, tedavi edilmesi gereken bir sağlık durumu olduğu göz ardı edilmemesi gerekir.</p>
<p><strong>Daha kaliteli bir uyku için 5 adım</strong></p>
<ol>
<li><strong>Düzenli bir uyku ritmi oluşturun:</strong> Her gün aynı saatlerde yatıp kalkmak, biyolojik saatin dengelenmesine yardımcı olur.</li>
<li><strong>Uyku öncesi zihinsel yükü azaltın:</strong> Yatmadan önce ekran kullanımını sınırlamak, ışıkları azaltmak ve gevşeme egzersizleri yapmak uykuya geçişi kolaylaştırır.</li>
<li><strong>Uyku ortamını optimize edin:</strong> Sessiz, karanlık ve serin bir oda uyku kalitesini artırır.</li>
<li><strong>Uyarıcı maddeleri sınırlandırın:</strong> Akşam saatlerinde kafein, enerji içecekleri ve alkol tüketimi uyku düzenini bozabilir.</li>
<li><strong>Yatağı uyku ile ilişkilendirin:</strong> Yatağı telefonla vakit geçirmek ya da çalışmak için kullanmamak, beynin uykuya geçişini kolaylaştırır.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaliteli-uyku-ve-daha-saglikli-bir-yasam-icin-5-adim-608274">Kaliteli Uyku ve Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çamlıkule&#8217;de bozulan yol onarıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/camlikulede-bozulan-yol-onarildi-607722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[bozulan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çamlıkule]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[evler]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[onarıldı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607722</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Çamlıkule Mahallesi 220/21 Sokak’ta altyapı çalışmaları sonrası bozulan yolda temel güçlendirmesi yaparak ağır tonajlı araçların neden olduğu sarsıntı sorununu giderdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/camlikulede-bozulan-yol-onarildi-607722">Çamlıkule&#8217;de bozulan yol onarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Çamlıkule Mahallesi 220/21 Sokak’ta altyapı çalışmaları sonrası bozulan yolda temel güçlendirmesi yaparak ağır tonajlı araçların neden olduğu sarsıntı sorununu giderdi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki yol yapım ve yenileme çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı, Buca’nın Çamlıkule Mahallesi 220/21 Sokak’ta yoldan kaynaklanan sarsıntılar nedeniyle evlerinde sorun yaşayan vatandaşların talebi üzerine harekete geçti. Çok sayıda eğitim kurumunun da bulunduğu sokakta inceleme yapan ekipler, farklı kurumlar tarafından gerçekleştirilen altyapı kazıları nedeniyle yol zemininde bozulmalar meydana geldiğini tespit etti. Bunun üzerine yolun onarımı için hızlı bir şekilde çalışma başlatan ekipler, 300 metrelik güzergâhta 25 santimetre derinliğe kadar kazı yaparak yolun alt temelini ortaya çıkardı. Temeli yenilenen yol güçlendirilirken, ardından asfalt serimi gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sayesinde sokakta sakinlerinin yaşadığı sarsıntı sorununun önüne geçilmiş oldu.</p>
<p><strong>“Ağır araçlar geçtiğinde evlerinde titreme oluyordu”</strong><br />Sokakta yaşanan sorun hakkında bilgi veren Çamlıkule Mahallesi Muhtarı Ali Yıldırım, “Uzun zamandır vatandaşlarımızdan şikâyet alıyorduk. Ağır araçlar geçtiğinde evlerde titreme yaşanıyordu. Çocuklar rahat uyuyamıyor, vatandaşlarımız rahatsız oluyordu. Bu nedenle yoğun bir şikâyet vardı. Sonunda bu sorun çözüldü. Vatandaşlarımız çok mutlu. Başta Başkanımız Cemil Tugay olmak üzere emeği geçen tüm personele teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Güzel İzmir’imize güzel yollar yakışır”</strong><br />Bölgede oturan yurttaşlardan Batuhan Domurcukgül, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Yollar bizim için gerçekten çok önemli. Ağır vasıta araçlar geçtiğinde, deprem oluyormuş gibi sallantı yaşanıyordu. Son dönemde ülkemizde meydana gelen depremler nedeniyle bu durum bizleri daha da tedirgin ediyordu. Sorunun çözülmesiyle birlikte rahatladık. Güzel İzmir’imize güzel yollar yakışır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sallanmadan dolayı korkuyorduk”</strong><br />Yaşadıkları sorunu ve süreci değerlendiren Hamdi Kaval, “Bu sokaktan araçlar geçtiğinde ciddi sallanma yaşanıyordu. Evlerimizde otururken korkuyorduk. Muhtarımızın desteğiyle dilekçelerimizi verdik ve ardından yol çalışması yapıldı. En az 25 santimetre derinliğe inilerek yol güçlendirildi” dedi. </p>
<p><strong>“Büyük bir iyilik oldu bizim için”</strong></p>
<p>Bölge esnafı Rahşan Özdoğan, “Buradaki en büyük sorunumuz yoldu. Sağ olsun Başkanımız yolumuzu yaptı. Giden gelen herkes evlerin sallandığını söylüyordu. Deprem anında da ciddi bir tedirginlik yaşadık. Bizim için büyük bir iyilik oldu; sorunun giderilmesi nedeniyle teşekkür ediyorum. Uzun süredir devam eden bir sorundu, çözüldü” dedi.</p>
<p><strong>“Velilere ve çocuklara deprem hissiyatı yaratıyordu” </strong><br />Eğitim kurumu sahibi Barış Yıldız, “Buradan otobüsler ya da ağır tonajlı araçlar geçtiğinde yer gök sallanıyordu. Burada bir eğitim kurumumuz var. Veliler geldiğinde, çocuklar içeride otururken adeta deprem hissi yaşanıyordu. Dilekçelerimizi verdik. Sağ olsun İzmir Büyükşehir Belediyesi sorunu çözdü. İşçisinden müdürüne kadar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İzmir Büyükşehir Belediyesi sesimizi duydu”</strong><br />Handan Çankaya ise “Telekom tarafından açılan asfalttaki delikler nedeniyle tüm evler ve mahallede ciddi sallantılar yaşanıyordu. Evimize gelen misafirler deprem oluyor sanarak kaçışıyordu. İzmir Büyükşehir Belediyesi sesimizi duydu. Büyükşehir ekipleri gelip inceleme yaptı. Sağ olsunlar, sorunlarımızı çözdüler” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/camlikulede-bozulan-yol-onarildi-607722">Çamlıkule&#8217;de bozulan yol onarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekaya İlişkinizdeki Sorunları Anlatmayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekaya-iliskinizdeki-sorunlari-anlatmayin-605935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 20:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlatmayın]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[esin]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[lişkinizdeki]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zekaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde çiftler, aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için giderek artan oranda yapay zeka uygulamalarına başvuruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekaya-iliskinizdeki-sorunlari-anlatmayin-605935">Yapay Zekaya İlişkinizdeki Sorunları Anlatmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu eğilimin ilişkilerde yeni bir savunma alanı yarattığına dikkat çeken Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, partneriyle konuşmak yerine sorunu bir algoritmaya danışmanın sistemik teoride “üçgenleşme” olarak adlandırılan savunma mekanizmasının dijital bir yansıması olduğunu vurguluyor.</strong></p>
<p>İlişkilerde yaşanan sorunlar ve belirsizlikler karşısında çiftler, giderek daha sık yapay zekaya yöneliyor. Partnerler, eşiyle yüzleşmenin getireceği kaygı, hüzün, korku gibi zor duygulardan kaçmak için yapay zekayı bir tampon olarak kullanıyor. Bir başka deyişle, ilişkilerine bir üçüncüyü dahil ediyor. Yapay zekaya başvuran kişi yapay zekayla ittifak kurmaya çalışarak, partnerine karşı elini güçlendirmeyi amaçlıyor ve böylelikle partnere karşı bir savunma alanı yaratıyor. Bu tablo, ilişkide adeta bir mücadele alanı oluşmasına ve eşlerin birbirlerine kimin haklı olduğunu ispat etmeye çalışmasına neden olan sağlıksız bir durumu ortaya çıkarıyor.</p>
<p>İlişkilerde sorunlar yaşandığında ya da belirsizliklerle karşı karşıya kalındığında, bireylerin en sık hissettiği duyguların başında çaresizlik, kaygı ve üzüntü geliyor. Bu duygularla birlikte, sorunun hızlıca çözülmesi ve belirsizliklerin ortadan kalkması yönünde güçlü bir beklenti oluşuyor. <strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram</strong>, partnerle konuşup sorunu masaya yatırmak ve çözüm üretmek yerine, daha kolay ve zahmetsiz olduğu düşünülen ChatGPT gibi yapay zeka uygulamalarına yönelme eğilimi öne çıktığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Yapay Zeka, İlişkilerde Belirsizlikten Kaçışın Dijital Yolu</strong></p>
<p>Eşlerin bu yollara başvurmasındaki en önemli sebebin belirsizliklerden kurtulmak olduğunu söyleyen <strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram</strong>, “Sorun yaşandığında, eşiyle yaşadığı problemlerin çözülemeyeceğine dair yoğun kaygı ve korku hisseden bireyler, partnerleriyle konuşmayı ya da tartışmayı tercih etmeyip bu duygularla yüzleşmek yerine, çözümü yapay zeka asistanlarına danışmakta arıyor. Bu tutum sorun yokmuş gibi davranma, odağı başka bir noktaya kaydırma ya da eşin ne düşündüğünü varsayma gibi hatalı baş etme biçimlerinin teknolojik bir yansımasıdır. Eşiyle tartışan bireylerin, haklı olup olmadıklarını ya da partnerlerinin ne hissettiğini ChatGPT’ye sorması ise oldukça endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırsa da bir ilişkiyi bir algoritmaya emanet etmek, o ilişkiyi farkında olmadan sona doğru sürükleyebiliyor.</p>
<p>Oysa asıl mesele, bir sorun ya da tartışma yaşandığında kişinin eşinin gözündeki ve gönlündeki yerinden emin olamaması ne kadar değerli, ne kadar sevilebilir ve ne kadar vazgeçilmez olduğunu sorgulamasıdır. Bu güven duygusu zedelendiğinde, birey yanıtını bilmediği soruları ChatGPT’ye yöneltme eğilimi gösteriyor. İlişkiyi iyileştirmek ve daha sağlıklı hale getirmek amacıyla kurulan bu yapay zeka ittifakları ise çoğu zaman ilişkinin daha da karmaşıklaşmasına neden oluyor. Bireyin kendisini daha güvensiz, daha kaygılı ve daha korkulu hissetmesine yol açıyor.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p><strong>İlişkilerde Yapay Zekaya Başvurmanın 2 Temel Yansıması</strong></p>
<p><strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram</strong>, çiftlerin yapay zekaya yönelmesinin temelinde belirsizlikten kurtulma isteğinin yattığını belirterek bu durumu iki ana başlık altında değerlendiriyor:</p>
<p><strong>1. Zihin okuma:</strong> Eşinin zihnini okumaya çalışmak, başvurulan yollardan biri. Zihin okuma, kaygıları dindirme, belirsizlikleri belirli hale getirmeye çalışma, partnerinin hareketlerinin sebebini anlamaya çalışmak için başvurulan bir yoldur. İlişkisinde yaşadıklarını ChatGPT’ye sorarak, eşinin ne düşündüğünü anlamaya çalışıp, hislerinin ne olduğunu öğrenmeye çalışırlar. Böylelikle, eşiyle iletişim kurmadan, konuşmadan, aklından geçenleri ChatGPT’ye sorup öğrendiğini var sayarak, olasılıklar üzerine kurulu bir ilişki yaşamış olur. Gerçek ilişkiden uzak, -mış gibi yaşanan bir ilişki olur. Kanlı canlı partneriyle bu ilişkiyi yaşamak varken, yapay zeka üzerinden ilişki kurar. Bu şekilde eşiyle sorunsuz bir ilişki yaşayacağı hayaline kapılır. Ancak, bu büyük bir hayaldir.</p>
<p><strong>2. İlişkide üçgenleşme:</strong> Bir diğer başvurulan yol başka birinden akıl almak. Günümüzde bu akıl alınan kaynak yapay zeka uygulamaları oluyor. Bu durum, eskiden saatlerce arkadaşlarla dertleşmek, onlardan akıl almak, anneyle konuşmak, partnerin yakın arkadaşlarıyla konuşarak onun tarafını öğrenmek şeklinde olurdu. Gerek yapay zekaya gerek başka insanlara sormak tamamen yanlış olup, ilişkinin altına dinamit koyan hareketlerdir. Hele ki bu yapay zeka olduğunda daha da risklidir. Çünkü alacağınız cevaplar bir algoritmaya göre geleceğinden ne sizin ilişkinize özgü ne partnerinize özgü yanıtlar olacaktır.</p>
<p>İstemik açıdan baktığımızda, eşinizle aranızdaki sorunu bir robota sormak, modern bir &#8216;zihin okuma&#8217; hatasıdır. Siz eşinizin gözlerinin içine bakarak, onun ses tonundaki titremeyi duyarak almanız gereken cevabı, soğuk bir ekrandan okumaya çalışıyorsunuz. Bunu ilişkisel tembellik olarak tanımlıyoruz. İlişkinizin ihtiyacı olan şey &#8216;mantıklı&#8217; bir veri analizi değil, &#8216;duygusal&#8217; bir temastır. Yapay zeka size &#8216;haklısınız&#8217; diyebilir, ama o gece sarılıp uyuyacağınız kişi yapay zeka değil, eşinizdir. İlişkinizi verilere değil, birbirinizin kalbine ve niyetine emanet edin.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekaya-iliskinizdeki-sorunlari-anlatmayin-605935">Yapay Zekaya İlişkinizdeki Sorunları Anlatmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Dünyada Yeni Bir Sorun: Dijital Obezite ve Dijital Oburluk</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-yeni-bir-sorun-dijital-obezite-ve-dijital-oburluk-605899</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 20:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[oburluk]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin etkisiyle bilgiye erişim kolaylaşırken, dijital obezite ve oburluk sorunları da arttı. Kontrolsüz dijital tüketim zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı yaratıyor. Çözümler arasında dijital farkındalık ve minimalizm bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-yeni-bir-sorun-dijital-obezite-ve-dijital-oburluk-605899">Dijital Dünyada Yeni Bir Sorun: Dijital Obezite ve Dijital Oburluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte bilgiye, içeriğe ve etkileşime erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Ancak bu kolaylık, beraberinde <strong>dijital obezite</strong> ve <strong>dijital oburluk</strong> gibi modern çağın görünmez sorunlarını da getirdi.</p>
<p>Bugün birçok kişi, farkında olmadan dijital içerikleri kontrolsüzce tüketiyor; bu durum zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve verimlilik kaybına yol açıyor.</p>
<p>Bu yazıda dijital obezite ve dijital oburluk kavramlarını, nedenlerini, etkilerini ve çözüm yollarını ele alıyoruz.</p>
<p><strong>Dijital Obezite Nedir?</strong></p>
<p><strong>Dijital obezite</strong>, bireyin ihtiyaç duymadığı halde aşırı miktarda dijital içeriğe maruz kalması ve bu içerikleri tüketmesi sonucunda ortaya çıkan zihinsel ve duygusal yüklenme durumudur.</p>
<p>Tıpkı fiziksel obezitede olduğu gibi burada da temel sorun, <strong>kontrolsüz tüketimdir</strong>.</p>
<p><strong>Dijital Obezitenin Belirtileri</strong></p>
<ul>
<li>Sürekli bildirim kontrol etme ihtiyacı</li>
<li>Sosyal medya uygulamalarında planlanandan çok daha fazla zaman geçirme</li>
<li>Bilgi bombardımanı nedeniyle karar verememe</li>
<li>Odaklanma süresinin kısalması</li>
<li>Dijital yorgunluk ve tükenmişlik hissi</li>
</ul>
<p><strong>Dijital Oburluk Nedir?</strong></p>
<p><strong>Dijital oburluk</strong>, dijital obezitenin davranışsal boyutudur. Kişinin sürekli daha fazla içerik tüketme isteği duyması ve “kaçırma korkusu” (FOMO) ile hareket etmesidir.</p>
<p>Burada amaç bilgi edinmekten çok, <strong>tüketmeye devam etmektir</strong>.</p>
<p><strong>Dijital Oburluğa Örnek Davranışlar</strong></p>
<ul>
<li>Bir içeriği bitirmeden diğerine geçmek</li>
<li>Sosyal medyada “sonsuz kaydırma” alışkanlığı</li>
<li>Aynı anda birden fazla platformda aktif olmak</li>
<li>Gerçek ihtiyacı sorgulamadan içerik tüketmek</li>
<li>Dijital Obezite ve Dijital Oburluğun Nedenleri 1. Algoritmalar ve Sonsuz Akış</li>
<li>Sosyal medya ve içerik platformları, kullanıcıyı daha uzun süre ekranda tutmak için tasarlanır.</li>
</ul>
<p><strong>2. FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu)</strong></p>
<p>“Bir şeyleri kaçırıyorum” hissi, sürekli bağlantıda kalma ihtiyacı yaratır.</p>
<p><strong>3. Bilgi Çağı Baskısı</strong></p>
<p>Her şeyi bilme, her şeye yetişme zorunluluğu algısı.</p>
<p><strong>4. Dijital Minimalizmin Eksikliği</strong></p>
<p>Dijital tüketimde sınır koyma alışkanlığının olmaması.</p>
<p><strong>Dijital Obezitenin Bireysel ve Kurumsal Etkileri Bireysel Etkiler</strong></p>
<ul>
<li>Dikkat dağınıklığı</li>
<li>Zihinsel yorgunluk</li>
<li>Stres ve kaygı artışı</li>
<li>Üretkenlik kaybı</li>
<li>Kurumsal Etkiler</li>
<li>Çalışan verimliliğinde düşüş</li>
<li>Toplantı ve iletişim kirliliği</li>
<li>Sürekli bildirim kaynaklı odak kaybı</li>
<li>Dijital tükenmişlik sendromu</li>
</ul>
<p><strong>Dijital Obeziteden Kurtulmanın Yolları</strong></p>
<p><strong>1. Dijital Farkındalık Geliştirin</strong></p>
<p>Ne tükettiğinizi, neden tükettiğinizi sorgulayın.</p>
<p><strong>2. Bildirim Diyeti Uygulayın</strong></p>
<p>Gerçekten gerekli olmayan bildirimleri kapatın.</p>
<p><strong>3. Dijital Minimalizm Benimseyin</strong></p>
<p>Az ama nitelikli içerik tüketmeye odaklanın.</p>
<p><strong>4. Ekran Süresi Sınırları Belirleyin</strong></p>
<p>Günlük dijital kullanım sürelerinizi planlayın.</p>
<p><strong>5. Bilinçli İçerik Tüketimi</strong></p>
<p>Her içerik size değer katmak zorunda değildir.</p>
<p><strong>Dijital Sağlık: Yeni Nesil Bir Yetkinlik</strong></p>
<p>Günümüzde <strong>dijital sağlık</strong>, bireyler ve kurumlar için kritik bir yetkinlik haline gelmiştir. Dijital obezite ve dijital oburlukla mücadele, sadece teknoloji kullanımını azaltmak değil; <strong>doğru, bilinçli ve amaçlı kullanım</strong> geliştirmektir.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Dijital obezite ve dijital oburluk, fark edilmediğinde uzun vadede ciddi zihinsel ve davranışsal sorunlara yol açabilir. Ancak doğru farkındalık ve dijital disiplin ile teknoloji, hayat kalitesini düşüren değil; artıran bir araç haline getirilebilir.</p>
<p>Unutmayın:</p>
<p> <strong>Sorun dijital dünya değil, onu nasıl tükettiğimizdir.</strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-yeni-bir-sorun-dijital-obezite-ve-dijital-oburluk-605899">Dijital Dünyada Yeni Bir Sorun: Dijital Obezite ve Dijital Oburluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabetin yol açtığı hayati sorun: Diyabetik Ayak Yaraları!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabetin-yol-actigi-hayati-sorun-diyabetik-ayak-yaralari-601596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 07:51:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açtığı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabetik Ayak]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetin]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yara]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan diyabet, yaşamı tehdit edebilen çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetin-yol-actigi-hayati-sorun-diyabetik-ayak-yaralari-601596">Diyabetin yol açtığı hayati sorun: Diyabetik Ayak Yaraları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan diyabet, yaşamı tehdit edebilen çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Yalnızca kan şekerini değil, zamanla sinirleri, damarları ve yara iyileşmesini de etkileyen; kalpten böbreklere dek birçok organa zarar verebilen diyabetin yol açtığı en ciddi sorunlardan biri de ayak yaraları! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın </strong>“Diyabetik ayak yaraları konusunda ülkemizde farkındalık ne yazık ki son derece az hatta yok denecek seviyededir. Toplumda en sık yapılan yanlışlardan biri; ayakta meydana gelen bir yaranın ‘önemsemeyerek’ geçer diye beklenilmesi ya da bilinçsizce kişisel müdahalede bulunulmasıdır. Oysa diyabetli bireylerde ayakta gelişen küçük bir çatlak, basit bir su toplaması ya da fark edilmeyen minik bir kesik kısa sürede kronik yaraya dönüşebilmekte, bu yaralar zamanında ve doğru tedavi edilmediğinde enfeksiyonlara, uzuv kaybına ve hatta yaşam kaybına neden olabilmektedir” diyor. Diyabetik ayak yaralarının önlenebilir bir sorun olduğunu vurgulayan KVC Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın, 7 kritik önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Kan şekerinizi mutlaka düzenli ölçtürün</strong></li>
</ul>
<p>Diyabet hastalarının diyabetik ayak gelişimini önlemek için alacağı en önemli önlemlerin başında; kan şekeri düzeylerinin düzenli kontrol altında tutulması ve düzenli hekim kontrollerinin aksatılmaması gelmektedir. Bu farkındalığın oluşması ve düzenli kontrollerin yaptırılması diyabetik ayak gelişme riskini büyük ölçüde azaltır. Kan şekeri kontrolü iyi olmayan bireylerde yaralar daha geç iyileşir ve enfeksiyon riski artar. </p>
<ul>
<li><strong>Ayak bakımınıza önem verin</strong></li>
</ul>
<p>Günlük ayak bakımını sadece estetik ya da fuzuli olarak görmeyip, özellikle diyabet hastalarında zaruri bir ihtiyaç olduğunu bilmek gerekir. Diyabetik ayak yaralarına karşı günlük ayak bakımı büyük önem taşır. Ayaklar ne çok sıcak ne de çok soğuk suyla yıkanmalı, iyice kurulanmalı ve özellikle parmak araları nemli bırakılmamalıdır. Tırnaklar düz şekilde kesilmeli, nasır ve sertleşmeler bilinçsizce kesilmemelidir. Gerekirse ayak bakımı için diyabet konusunda bilgili sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır.  </p>
<ul>
<li><strong>Ayağınızı bakarak kontrol edin</strong></li>
</ul>
<p>Diyabetli bireylerde sinir hasarı nedeniyle his kaybı yaygın olduğundan ayaktaki yaralar geç fark edilebilir. Bu nedenle ayaklar mutlaka her gün bakılarak incelenmeli, kızarıklık, çatlak, su toplaması, yara, akıntı veya renk değişikliği fark edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Ayak tabanı görülemiyorsa ayna kullanılmalıdır. Çünkü diyabet hastalarında ayakta küçük bir su toplaması, nasır ya da renk değişikliği bile ciddi bir sorunun habercisi olabilir. </p>
<ul>
<li><strong>‘Geçer’ diye bekleyerek zaman kaybetmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Diyabetik ayak yaraları kolayca enfekte olabilir ve enfeksiyon hızla kemiğe kadar ilerleyebilir.<br /> Gecikmeden uygun antibiyotik tedavisi, gerekli durumlarda cerrahi temizlik (debridman) hayat kurtarıcı olabilir. Evde bilinçsiz pansuman, alkol, oksijenli su, rastgele antibiyotikli kremler ya da bitkisel ürünler ayakta sorunu daha da kötüleştirebilmekte, bu nedenle sorunun tedavisi çok daha karmaşık ve zor hale gelebilmektedir. Her yara tıbbi değerlendirme gerektirir. </p>
<ul>
<li><strong>Çıplak ayakla yere basmayın</strong></li>
</ul>
<p>Evde çok sık yapılan yanlışlardan biri de; evde çıplak ayakla yere basılmasıdır. Oysa diyabetik ayak yaralarının önemli bir kısmı ev içinde oluşur. Diyabet hastalarının yere çıplak ayakla basmaması, ayaklarını mutlaka koruması, hele de kumsal vb yerlerde kesinlikle terlik olmadan dolaşmaması gerekir. Parmak arası terlik ya da ucu açık terliklerden uzak durulmalı, terliğin önü kapalı olmalıdır. </p>
<ul>
<li><strong>Damar tıkanıklığı sorununuz var mı mutlaka öğrenin</strong></li>
</ul>
<p><strong>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın </strong>diyabetik ayak yaralarının en önemli nedenlerinden birinin damar tıkanıklıkları olduğunu belirterek “Günlük yaşamda yanlış alışkanlıklarımızın da etkisiyle damar tıkanıklıkları hızla yaygınlaşmaktadır. Diyabetik ayakta da; ayaktaki kan dolaşımı yetersizse, en iyi yara bakımı bile iyileşme sağlamaz. Bu nedenle tedavinin ilk adımlarından biri, ayak damarlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve gerekiyorsa damarların açılmasıdır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Ayakkabı seçiminize önem verin</strong></li>
</ul>
<p>Ayakkabı alırken görünüşünden ziyade sağlık açısından doğru ve rahat olmasına dikkat edilmelidir. Dar, sert, dikişli ya da ayağı sıkan ayakkabılar, fark edilmeden yaraya yol açabilir. Ayağı sıkmayan yumuşak ayakkabılar tercih edilmelidir. Ayakkabı ayağa tam uyumlu ve yumuşak tabanlı olmalı, iç dikişi bulunmamalı, vurma yapmayan özellikte olmalıdır. Yeni ayakkabılar ayakta vurma yapmaması için başlangıçta kısa sürelerle giyilmelidir. </p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Erken müdahale ve multidisipliner tedavi kritik önem taşıyor!</strong></p>
<p>KVC Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın, diyabetik ayak tedavisinde erken müdahale ve multidisipliner tedavinin kritik önem taşıdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Diyabetik ayak yaraları, tek bir hekimin değil; kalp-damar cerrahisi, endokrinoloji, yara bakım, enfeksiyon hastalıkları, ortopedi ve plastik cerrahi gibi uzmanların birlikte çalışmasını gerektirir. Multidisipliner yaklaşımın yanısıra günümüzde gelişen damar açıcı (endovasküler) tedaviler ve modern yara bakım yöntemleri sayesinde, diyabetik ayak hastalarının büyük bölümünde uzuv kaybı önlenebilmektedir. Diyabetik ayak kader değildir. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile ayaklar korunabilir, hayatlar kurtarılabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetin-yol-actigi-hayati-sorun-diyabetik-ayak-yaralari-601596">Diyabetin yol açtığı hayati sorun: Diyabetik Ayak Yaraları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş kaybı yalnızca estetik bir sorun değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-kaybi-yalnizca-estetik-bir-sorun-degil-601346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:07:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Nedenle]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemik]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedov, diş kaybının nedenleri, ağız ve genel sağlık üzerindeki etkileri, güncel protetik tedavi seçenekleri ve diş kaybını önlemede erken teşhisin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-kaybi-yalnizca-estetik-bir-sorun-degil-601346">Diş kaybı yalnızca estetik bir sorun değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedov, diş kaybının nedenleri, ağız ve genel sağlık üzerindeki etkileri, güncel protetik tedavi seçenekleri ve diş kaybını önlemede erken teşhisin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Diş kaybı, fonksiyonel ve sistemik etkileri olan önemli bir sağlık problemi!</strong></p>
<p>Diş kaybının, günümüzde toplumda oldukça yaygın görülen önemli bir sağlık problemi olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedov, “Çoğu zaman yalnızca estetik bir sorun olarak algılansa da diş kaybının çiğneme, konuşma, beslenme fonksiyonları ve genel yaşam kalitesi üzerinde ciddi etkileri bulunur. Bu nedenle diş kaybı yalnızca görsel açıdan değil, fonksiyonel ve sistemik etkileriyle de değerlendirilmelidir.” dedi.</p>
<p>Diş kaybının en yaygın nedenleri arasında diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının yer aldığına dikkat çeken Öğr. Gör. Halmedov, “Bunun yanı sıra travmalar, ağız ve diş bakımının ihmal edilmesi, sigara kullanımı, bazı sistemik hastalıklar ve yaş faktörü de diş kaybı riskini artıran etkenler arasında sayılır. Özellikle diş eti hastalıkları sinsi bir seyir izleyerek çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebilir ve ciddi diş kayıplarına yol açabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Diş boşlukları birçok probleme yol açabilir!</strong></p>
<p>Eksik dişlerin, çiğneme fonksiyonunun azalmasına ve ağız içi dengenin bozulmasına neden olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedov, “Diş boşlukları oluştuğunda, komşu dişler bu boşluğa doğru kayabilir, karşı çenedeki dişler ise boşluğa doğru uzama eğilimi gösterebilir. Bu durum zamanla kapanış bozukluklarına ve buna bağlı olarak sindirim sistemi problemlerine yol açabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Diş kaybının tedavisine yönelik birçok etkili protetik uygulama bulunuyor…</strong></p>
<p>Günümüzde diş kaybının tedavisine yönelik birçok etkili protetik uygulama bulunduğunu aktaran Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedov, “Tek diş kaybı vakalarında öncelikli olarak implant üstü protezler tercih edilir ve hastalara önerilir. Ancak kemik yetersizliği bulunması ya da hastanın çeşitli nedenlerle implant tedavisine uygun olmaması durumunda, komşu dişlerden destek alınarak köprü protez uygulaması yapılabilir.” dedi.</p>
<p>Çoklu diş kaybı bulunan vakalarda da implant üstü protezlerin ilk tercih olduğunu kaydeden Öğr. Gör. Halmedov, şunları söyledi:</p>
<p>“Bununla birlikte kemik yetersizliği, sistemik hastalıklar veya hastanın maddi durumu gibi nedenlerle implant uygulamasının mümkün olmadığı durumlarda hareketli bölümlü protezler uygulanabilir. Bu protezler, hastanın mevcut dişlerinden destek alan ve doku yüzeyine oturan, halk arasında ‘kancalı protez’ olarak bilinen protezlerdir.</p>
<p>Tam dişsizlik durumlarında ise All-on-X olarak adlandırılan tedavi yöntemi uygulanabilir. Bu yöntemde hastanın alt ve üst çenesine 4, 6 ya da 8 adet implant yerleştirilerek sabit protezler yapılır. Ancak yeterli kemik seviyesinin bulunmaması, sistemik rahatsızlıklar veya implant uygulamasını engelleyen diğer durumlarda, damak protezi olarak da bilinen total protezler tercih edilebilir. Total protezler, damağın yüzeyini kaplayan ve hastanın takıp çıkarabildiği protezlerdir.”</p>
<p><strong>Diş kaybını önlemenin temel anahtarı, erken teşhis!</strong></p>
<p>Diş kaybını önlemenin mümkün olduğunu ve bunun en etkili yolunun düzenli ağız ve diş bakımı olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedov, “Günde en az iki kez, sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması önerilir.” dedi.</p>
<p>Bunun yanı sıra diş ipi ve ara yüz fırçası gibi yardımcı ağız bakım ürünlerinden de destek alınmasının büyük önem taşıdığının altını çizen Öğr. Gör. Halmedov, “Düzenli diş hekimi kontrolleri de diş kaybının önlenmesinde kritik bir rol oynar. Erken teşhis edilen çürükler ve diş eti problemleri, henüz ilerlemeden tedavi edilebilir ve diş çekimine gerek kalmadan dişler ağızda tutulabilir. Bu nedenle erken teşhis, diş kaybını önlemenin temel anahtarlarından biridir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-kaybi-yalnizca-estetik-bir-sorun-degil-601346">Diş kaybı yalnızca estetik bir sorun değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Sağlık Örgütü, infertilite tedavisinde ilk kez rehber hazırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-saglik-orgutu-infertilite-tedavisinde-ilk-kez-rehber-hazirladi-600984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 08:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[infertilite]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada ilk kez infertilite tedavisinde A’dan Z’ye yol haritasının belirlendiği bir rehber hazırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-saglik-orgutu-infertilite-tedavisinde-ilk-kez-rehber-hazirladi-600984">Dünya Sağlık Örgütü, infertilite tedavisinde ilk kez rehber hazırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada ilk kez infertilite tedavisinde A’dan Z’ye yol haritasının belirlendiği bir rehber hazırladı. “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi”nin hazırlık sürecine Türkiye’den Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük davet edildi. Rehberin; farklı ülkelerden 30 uzmandan oluşan çalışma gruplarının çalışmalarıyla oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, 5 yıl süren yoğun bir hazırlık süreci yaşandığını söyledi. </em></p>
<p>“İstenmesine rağmen çocuk sahibi olamama” durumu olarak tanımlanan infertilite, artık dünyanın en görünmez fakat en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Üreme çağındaki her 6 kişiden biri bu sorunu yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, infertilitenin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, tüm dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen ciddi bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtiyor. Bu görüşün yansıdığı “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi” Dünya Sağlık Örgütü’nün infertilite alanında dünyada ilk kez yayınladığı ve en kapsamlı rehber olma niteliği taşıyor. Rehber, infetilite alanında çalışan bilim insanları için bilimsel bir başvuru kaynağı. WHO’un hazırlanması için farklı ülkelerden 30 uzman arasında, Türkiye’yi temsil eden <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük’</strong>ten rehber hakkında bilgi aldık. </p>
<p><strong>Tanı ve tedavide standartlar yeniden tanımlandı</strong></p>
<p>Rehberde<strong> </strong>bilimsel kanıtlar titizlikle değerlendirildi, tanı ve tedavi standartları yeniden tanımlandı. Tüm dünyaya, eş zamanlı olarak düzenlenen geniş katılımlı bir webinarla duyuruldu. Sağlık bakanlıklarının, sivil toplum kuruluşlarının, hekimlerin ve hasta topluluklarının takip ettiği bu küresel toplantıda, infertilite alanında ülkelerin erişilebilir, maliyet-etkin ve hasta odaklı politikalar geliştirmesine yönelik çağrılar da yapıldı. Prof. Dr. Küçük, özellikle tanıda gereksiz testlerin azaltılması, çiftlerin psikososyal destek ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi ve tedavilerde bilimsel temeli olmayan “mucize” uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan bölümlerde aktif rol aldı. </p>
<p><strong>İnfertilite tedavisinin gri alanı: Açıklanamayan İnfertilite</strong></p>
<p>İnfertilite tedavisinde en tartışmalı alanlardan birinin açıklanamayan infertilite olduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, bilimsel kanıtı olmayan “mucize tedavi” yaklaşımlarının çiftlere zaman ve para kaybettirdiğini vurgulayarak, bu grupta sorun tespit etme arzusunun anlaşılır olduğunu ancak gereksiz ve deneysel girişimlerin çoğu zaman hiçbir fayda sağlamadığını  belirterek sözlerine şöyle devam etti: <strong>“Açıklanamayan infertilitede ilk basamak çoğu zaman ‘bekle–gör’ yaklaşımıdır. Bu dönem, çiftleri pahalı ve etkisi kanıtlanmamış uygulamalara yönlendirmek için bir boşluk değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir. Gereksiz testler, ‘mucize’ diye sunulan deneysel tedaviler ya da bilimsel desteği olmayan müdahaleler hem zaman kaybı yaratır hem de çiftleri ekonomik olarak zorlar. Üreme seçenekleri kadar, sigaranın bırakılması, kilo yönetimi, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi yaşam tarzı düzenlemeleri de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.”</strong></p>
<p><strong>Peki, rehber ne diyor? </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü(WHO)’nün hazırladığı bu rehber, infertilite hizmetlerinin bir “ayrıcalık” değil temel bir sağlık hakkı olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor. Çiftlere yaşa bağlı doğurganlık azalması, kilo durumu, sigara ve yaşam alışkanlıkları gibi risk faktörleri konusunda açık ve düşük maliyetli bilgilendirme yapılması; tanının mümkün olan en basit ve ulaşılabilir yöntemlerle konulması; tedavi başarı oranlarının, olası risklerin ve maliyetlerin şeffaf biçimde paylaşılması rehberin temel başlıklarını oluşturuyor. Günümüzde çiftlerin önemli ekonomik yüklerle karşılaştığını ifade eden Prof. Dr. Tansu Küçük; “ WHO rehberi ise ülkelerin üreme sağlığı programlarına infertilite hizmetlerini entegre etmesi, erişilebilirliği artırması ve veri temelli politikalar üretmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu yaklaşım, ülkelere hem hizmet kalitesinin standartlaşması hem de çiftlerin daha eşit bir sağlık hizmetine ulaşması için kritik bir fırsat sunuyor” değerlendirmelerinde bulundu. </p>
<p><strong>“İnfertilite bir hastalık olarak kabul edilmeli!”</strong></p>
<p> İnfertilitenin çoğu ülkede, hatta Türkiye’de de bir “hastalık” olarak dahi tanımlanmadığından milyonlarca kişinin gerekli tedavilere erişemediğini belirten Prof. Dr. Tansu Küçük; “Özel sağlık sigortalarının büyük bölümünde yer almıyor. İnfertilite tedavileri devlet geri ödeme sistemlerinde sınırlı destek görüyor. Bu nedenle maddi imkanı olmayan çiftler için çoğu zaman ulaşılamaz hale geliyor. Bu durum yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sonuçlar doğuruyor: infertilite yaşayan çiftlerde kadınların yüzde 36’sının bu nedenle partner şiddetine maruz kaldığı, kaygı, depresyon ve ilişki sorunlarının ise sık rastlanan eşlikçiler olduğu belirtiliyor” diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün yayımladığı rehberde infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceği ancak kadınların çoğu zaman haksız yere suçlandığı ve erkek faktörünün göz ardı edildiği de özellikle vurgulanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-saglik-orgutu-infertilite-tedavisinde-ilk-kez-rehber-hazirladi-600984">Dünya Sağlık Örgütü, infertilite tedavisinde ilk kez rehber hazırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Düztabanlığın 4 Önemli Sinyaline Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-duztabanligin-4-onemli-sinyaline-dikkat-600900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 07:35:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğuştan]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[Düztaban]]></category>
		<category><![CDATA[düztabanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sinyaline]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda düztabanlık veya ‘pes planus’ adı verilen sorun ayak iç arkının düzleşmesi ve tüm tabanın yere değmesiyle kendini belli ediyor. Genetik faktörlerin de tetiklediği düztabanlığa obezite, diyabet, romatizmal eklem iltihaplanmaları ve ayak yaralanmaları da neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-duztabanligin-4-onemli-sinyaline-dikkat-600900">Çocuklarda Düztabanlığın 4 Önemli Sinyaline Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda düztabanlık veya ‘pes planus’ adı verilen sorun ayak iç arkının düzleşmesi ve tüm tabanın yere değmesiyle kendini belli ediyor. Genetik faktörlerin de tetiklediği düztabanlığa obezite, diyabet, romatizmal eklem iltihaplanmaları ve ayak yaralanmaları da neden olabiliyor. Ayak ağrıları ve şişmeleriyle bireyin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen ve sık görülen düztabanlık ailelerin endişelenmesine neden oluyor. Bu durumda çocukların sağlıklı adımlar atabilmesi için mutlaka uzman yardımı alınması ve erken dönemde gerekli önlemleri alınması önem taşıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Muhammed Melez, çocuklarda düztabanlıkla ilgili bilgi verdi.  </p>
<p><strong>Bebekler doğuştan düztabandır</strong></p>
<p>Aslında bebekler doğuştan düztabandır. Ayak taban yağ dokusunun fazla olması nedeniyle çocuk ayakları doğuştan düztaban görünümünde olur. Yürümeye başladıktan sonra şekillenmeye başlayan ayak arkları genellikle 6-10 yaşına kadar gelişmeye devam eder. Bu nedenle tüm çocuklarda belli bir yaşa kadar düztabanlık görünen bir durumdur. Aileler genellikle çocuk yürümeye başladıktan sonra içe basma şikayeti ile ortopedi ve travmatoloji polikliniklerine başvurmaktadır. Bu nedenle ayak anatomisinin, ayak gelişiminde ki doğal seyrin iyi bilinmesi ve düztabanlığın bir hastalık mı yoksa fizyolojik bir gelişim aşaması mı olduğu ayrımı iyi yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Ayak kemeri gelişmezse</strong></p>
<p>Ayak kemerleri, dik yürüme mekaniğinde önemli bir unsurdur ve insanlara özgü bir durumdur. Ayak kemerlerinin oluşumu kemik, eklem ve bağ dokularının ortak gelişimi sonucunda oluşur.  Çocuklarda ayak kemerinin gelişememesi sonucunda düztabanlık bir sorun olarak ortaya çıkabilir. Bu sorun nedeniyle tedaviye gerek olmadığı düşünülse de düztabanlığın sebebi önemlidir. Erken çocukluk döneminde oluşan ayak kemeri, ilerleyen süreçte gelişmezse veya ileriki yaşlarda çökerse (düşük ayak kemeri), bu durum ağrıya neden olabilmekte ve yürümeyi olumsuz etkilemektedir. Ayağı bir arada tutan dokudaki yaralanma veya aşınma nedeniyle daha büyük çocuklarda da düztabanlık gelişebilir. Düztabanlık genetik bir sorun olarak da ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Düztabanlığın 2 çeşidi var</strong></p>
<p>Düztabanlık farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bazı çocuklar ebeveynlerinden bu sorunu miras olarak alır. </p>
<p><strong>Esnek düztabanlık</strong>: En yaygın tiptir ve çocukluk döneminde fizyolojik bir durumdur. Ayak kemeri yüklenme ile kaybolurken parmak ucunda yükselme veya yük azaltma durumunda ayak arkının oluşmasıdır. Genellikle bağ esnekliği suçlanmakla beraber kesin nedeni bilinmemektedir. Aile öyküsü pozitiftir. Bu durum genellikle aktif şikayet yaratmazken bazı çocuklarda ayak ve ayak bilek çevresinde ağrıya neden olabilir. Ayak gelişiminin 10 yaşında kadar geliştiği düşünüldüğünde soruna bağlı olarak ortaya çıkan belirtilerin görülmemesi nedeniyle çocuklarda ileri tetkik ve egzersiz dışı tedavi gereksizdir. Ancak belirti veren çocuklarda egzersiz dışında medial ark destekli tabanlık ve ayakkabılar kullanılabileceği gibi çok nadirde olsa cerrahi gerekebilir.</p>
<p><strong>Sert düztabanlık:</strong> İster ayakta ister oturur durumdayken medial ayak arkının oluşmama durumudur. Doğuştan veya sonradan kazanılmış olarak görülebilmektedir. Doğuştan nedenler arasında Aksesuar navikular kemik, tarsal koalisyon, vertikal talus (talus kemiğinin dikey olması), kazanılmış nedenler arasında ise posterior tibial tendon yetmezliği, travma ve tümörler neden olabilir. Sert düztabanlık genelde semptomatik olmaktadır.</p>
<p>Düztabanın sorun olduğu çocukların belirlenmesinde şu belirtiler anlamlı olabilmektedir;</p>
<ol>
<li>Ayak ağrısı, özellikle topuk veya kemer bölgesinde</li>
<li>Hareketle artan ayak ağrısı</li>
<li>Ayak bileği şişmesi</li>
<li>Sıkı topuk bağları</li>
</ol>
<p><strong>Riski artıran nedenlere dikkat!</strong></p>
<p>Bazen de genetik bir rahatsızlığın parçası olarak düztabanlık gelişebilir. Zamanla düztabanlığın riskini artırabilecek bazı faktörler vardır;</p>
<ul>
<li>Obezite</li>
<li>Diyabet (şeker hastalığı)</li>
<li>Romatizmal eklem iltihabı</li>
<li>Ayak veya ayak bileği yaralanmaları</li>
<li>Yaşlanmanın etkisi</li>
</ul>
<p><strong>Erken teşhis önemli</strong></p>
<p>Düztabanlık belirtilerinin çocuklarda erken fark edilmesi, tedavi sürecini hızlandırır.  Düztabanlığı olan bazı çocuklar herhangi bir rahatsızlık hissetmezken, bazı çocuklarda ise günlük aktiviteleri olumsuz etkileyecek sonuçlar ortaya çıkar. Yapılan bazı çalışmalar çocuklarda asemptomatik esnek düztabanlıkta kullanılan tabanlık ve ayakkabıların normal ayak gelişimini olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Bu nedenle düztabanlığın gelişimsel doğal sürecin bir parçası mı yoksa hastalık mı olduğu ayrımı yapılmalı ve gereksiz tedavilerden kaçınılmalıdır. Ancak semptomatik esnek veya sert düztabanlığın erken teşhis edilmesi, nedene yönelik ve deformite düzeltici tedavi gerekmektedir.v</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-duztabanligin-4-onemli-sinyaline-dikkat-600900">Çocuklarda Düztabanlığın 4 Önemli Sinyaline Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[özarslan]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Semineri düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955">Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Semineri düzenlendi. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen program <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan </b>ve<b> eşi Filiz Özarslan</b>’ın ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Başkan Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte ‘Yaşama Dokun Perdesi’ne kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembol rengi olan turuncu boya ile el izi bırakarak farkındalık mesajı verdi. Seminerde uzmanlar, toplumda birçok kadının şiddete maruz kaldığını belirterek kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini ve şiddet yaşayanların aile-toplum sağlığı için mutlaka profesyonel destek alması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Gündoğdu, CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar Uzundağ, CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Birsen Çakıcı, Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, STK ve dernek temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“Tarihimizde kadın hep ön planda olmuştur”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada kadına verilen değerin Türk ve İslam tarihindeki güçlü örneklerle açıkça görüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Yüce Türk Milleti’ne boşuna yüce denmiyor; bizler güzel ahlaklı insanların torunlarıyız. Tarihe baktığımızda Dede Korkut’un divanında kadınlar yer almış; İslam tarihinde ise Peygamber Efendimiz’in kadınlara yönelik örnek davranışlarını görüyoruz. Atatürk’e baktığımızda da kadınların hem sosyal hayatta hem siyasette ön plana çıkarıldığını, dünyada birçok ülkede olmayan haklara erken dönemde sahip olduğunu görüyoruz. Bizler de atalarımızın izinden giderek kadınlarımızı baş tacı etmeye devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddete karşı bir olacak, bu konunun konuşulmasının bile mümkün olmadığı bir toplum haline geleceğiz.”</p>
<p><b>“Bugün yalnızca bir mücadele günü değil bir vicdan çağrısıdır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın eşi Filiz Özarslan </b>ise<b> </b>kadınların her alanda desteklenmesi gerektiğini, daha güvenli ve adil bir toplum için ortak mücadelenin önemli olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Bugün burada insanlığın en acı gerçeklerinden birine dur demek, sesi kısılan kadınların sesi olmak ve bir daha asla yaşanmaması gereken acıların önüne hep birlikte set olmak için buluştuk. Şiddetin gölgesinde büyüyen çocuklar, yarım kalan hayaller, yalnız kaldığını düşünen nice can var. Şiddetin olduğu hiçbir ev tam, hiçbir sokak huzurlu, hiçbir toplum güçlü değildir. Bu yüzden bugün yalnızca bir mücadele günü değil, bir vicdan çağrısıdır. Umut ve cesaret bulaşıcıdır; buradan yükselen dayanışma yarın daha güçlü bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Yüreğiyle burada olan herkese teşekkür ediyorum. Birlikte daha güzel, daha güvenli ve daha adil bir Keçiören’i mutlaka inşa edeceğiz.”</p>
<p><b>“Kadına yönelik şiddetle mücadeleye erkekler daha çok dahil olmalı”</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınların omuzlarına bırakılamayacağını belirten<b> CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Gündoğdu</b>, “Bu seminerler geleneksel hale geldi; konuşuyoruz ama çoğu zaman şiddete uğrayan kadın yalnız kalıyor. Davalarını takip ediyor, evlerine gidiyor, kayıpların aileleri için ne yapabiliriz diye mücadele ediyoruz fakat gücümüz sınırlı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede erkeklerin de en az kadınlar kadar dahil olması gerekiyor; erkekler olmadan bu mücadelede başarı elde edemiyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kadın cinayetleri kader değildir”</b></p>
<p><b>CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar Uzundağ</b> da kadına yönelik şiddetle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Bugün burada öldürülen kadınların, yetim kalan çocukların ve adalet arayan kadınların sesi olmak için bir aradayız. Türkiye’de her ay kadın cinayetleri artıyor; yalnızca 2025 yılının Ekim ayında 19 kadın öldürüldü, 22 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu rakamlar sayı değil, birer hayat, birer hikâyedir ve hepsi önlenebilir ölümlerdir. Kadın cinayetleri kader değildir; durdurulabilir. Kadına yönelik şiddet eşitsizlikten beslenir. Eşit olmayanın söz hakkı, güvenliği ve hayatı korunmaz. Gerçek mücadele, eşitliği devlet politikası haline getirdiğimizde mümkün olur.” dedi.</p>
<p><b>“Bir hafta değil her gün bu soruna çözüm üretmek için uğraşacağız”</b></p>
<p><b>CHP Keçiören Kadın Kolları İlçe Başkanı Birsen Çakıcı</b>, kadına yönelik şiddetin yalnızca kadınların değil tüm toplumun ortak sorunu olduğunun altını çizerek, “Kadına yönelik şiddet, dünyanın her yerinde milyonlarca kadının hayatını derinden etkileyen bir sorun. Fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetle mücadele ederken biz kadınlar dönem dönem bir araya geliyoruz. Ancak bu yolculukta sorunun yalnızca kadınların değil, erkeklerin ve tüm toplumun sorunu olduğunu bilerek hareket edeceğiz. Bu sorunu sadece bir hafta değil, yılın her günü bir sorun olarak kabul edecek ve çözüm üretmek için uğraşacağız.” dedi.</p>
<p><b>“Bu yarayı görmezden gelmeyiz”</b></p>
<p><b>Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk</b>, kadına yönelik şiddetin fiziksel saldırıyla sınırlı olmayan, sözden bakışa, ekonomik engellemelerden eşitsizliklere kadar uzanan derin bir toplumsal yara olduğunu belirterek, “Bugün burada bu yarayı görmezden gelmeyeceğimizi, şiddetin hiçbir bahanesi olamayacağını haykırmak için toplandık; sessiz kalanlardan değil, her ortamda eşitlik ve adalet için ses yükseltenlerden olacağız.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Kültürümüze sahip çıkarsak şiddetin tutunacağı bir zemin kalmayacaktır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu </b>yaptığı konuşmada<b>,</b> “Kadına yönelik şiddet ve daha birçok konunun temelinde ahlak yatar. Ahlak kendimize ve ötekine karşı muhasebe yapmamızı sağlar ve bizim fıtratımızda var. Dinimizin temelinde merhamet ve ahlak yatar. Göçebe Türk kültüründe de kadın her şeyin merkezinde yer alır. Tüm bunları unutmadan toplumun asıl yapı taşlarını oluşturan, insanı insan yapan merhamet ve ahlaka sahip çıkarsak her şeyle baş edebiliriz. Kültürümüze sahip çıkarsak şiddetin tutunacağı bir zemin kalmayacaktır.” dedi.</p>
<p><b>Kadına yönelik şiddetin tüm yönleri masaya yatırıldı</b></p>
<p>Gerçekleştirilen seminerde, kadına yönelik şiddetin tanımı, çeşitleri ve toplumsal etkileri psikolog ve sosyologlar tarafından kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılara şiddetten korunma yöntemleri, riskleri azaltma adımları ve başvurabilecekleri destek kurumları hakkında önemli bilgiler verildi. Uzmanlar, çok sayıda kadının şiddete maruz kaldığını vurgulayarak, hiç kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini belirtti ve şiddet yaşayanların hem kendi iyilik halleri hem de aile ve toplum sağlığı için profesyonel destek almalarının önemini dile getirdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Rabia Çakmak da, 6284 Sayılı Kanun kapsamında kadınların sahip olduğu hakları anlatarak, bu hakların bilinmesi ve gerektiğinde kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><b>Yaşama dokundular</b></p>
<p>Etkinlik sonunda çekilen hatıra fotoğrafının ardından Başkan Mesut Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte ‘Yaşama Dokun Perdesi’ne, kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembol rengi olan turuncu boya ile el izi bıraktı. Diğer katılımcılar da turuncu boya ile perdeye el izi bırakarak kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık mesajı verdiler. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955">Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor. Bu kapsamda güçlü bir müktesebata sahip olan Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) alana yönelik bilimsel katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Şiddet bir kader değildir; toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir” mesajını öne çıkararak, günümüzde şiddetin azalmadığı, yalnızca biçim değiştirerek dijital ve ekonomik alanlarda artış gösterdiğini dile getirdi. Kadına yönelik şiddetin, toplumsal dinamiklerle beslenen bir insan hakları ihlali olduğunu belirten Doç. Dr. Gündoğdu, “Kadınlara yönelik şiddet, benim için kesinlikle bireysel bir sorun değil; toplumsal, kültürel ve yapısal dinamiklerle beslenen çok yönlü bir insan hakları ihlali. Şiddetin her türü, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü, geleceğini ve toplumsal hayata katılımını doğrudan tehdit ediyor. Bu yüzden şiddetle mücadeleyi hem hukuki hem de sosyal politikalarla bütüncül bir şekilde ele almak zorundayız. Bence en yaygın şiddet türü psikolojik şiddet. Hakaret, tehdit, kontrol etme, izolasyon, değersizleştirme gibi davranışlar çoğu zaman görünmez oluyor ve bu yüzden tespit edilmesi çok zor. Ama etkileri en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı. Psikolojik şiddeti ekonomik, dijital ve fiziksel şiddet takip ediyor” dedi.</p>
<p><b>“Farkındalık ve dayanışmayı güçlendirmek temel amacımızdır”</b></p>
<p>Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede çeşitli düzeylerde çalışmaların yürütüldüğünden bahseden Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim ve farkındalık programlarıyla, çeşitli etkinliklerimizle öğrenciler, akademik personel ve idari çalışanlara yönelik seminerler ve bilgilendirme etkinlikleri yapmaktayız. Örneğin bu yaz çalışanlara yönelik Çalışma Yaşamında Cinsiyet Eşitliği adlı bir sertifika programımız oldu. İçeriğinde çalışma yaşamında kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddetle ilgili epeyce bilgiler yer aldı. Yine 8 Mart etkinliğimiz doğrudan şiddet üzerineydi. Katılımcıların çoğunluğunun öğrencilerin olduğu etkinlik kapsamında alanın uzmanları olan bir psikolog, bir hukukçu ve şiddet önleme merkezi yöneticisinin katıldığı bir panel düzenlendi ve konu ayrıntılarıyla konuşuldu. Eylül ayında düzenlediğimiz Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri adlı panelde, dijital şiddet üzerine de konuşulmuş ve bilgilendirme yapılmıştır. Bugün, yani 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Aile İçi Şiddet ve Sağlık konulu bir panelle konuyu bu bağlamda ele alacağız. Amacımız hem üniversite içinde hem de toplumda farkındalığı artırmak ve dayanışmayı güçlendirmektir. Bununla ilgili olarak daha fazla farkındalık ve bilgilendirme etkinliği ile çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir”</b></p>
<p>Farkındalığın artırılmasında eğitimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Gündoğdu, “Bugün hâlâ 25 Kasım’ın önemini koruduğunu söyleyebiliriz çünkü kadına yönelik şiddet tüm dünyada yaygınlığını sürdürmeye devam ediyor; günümüzde şiddet azalmış değil, sadece biçimleri değişiyor, dijital ve ekonomik şiddet artıyor ve kadın-erkek eşitliği hâlâ tam olarak sağlanabilmiş değil” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Gündoğdu “Ailede başlayan süreçte çocuk, şiddetten uzak, güvenilir ve empati ile donatılmış bireyler olarak temel eğitimi almalı ve ardından okul yaşamına atılmalı; kadın-erkek eşitliğini merkeze alan eğitimlerin erken yaşlardan itibaren verilmesi oldukça önemli. Çağımız dijital çağ ve hızlı değişiyor; bu nedenle farkındalık kampanyalarında teknoloji ve medyanın etkin şekilde kullanılması gerekiyor. Şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur ve sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir. Gençlerin duyarlı olması, çevrelerinde şiddete tanık olduklarında müdahil olmaları, destek mekanizmalarını bilmeleri ve eşitlikçi bir toplumun savunucusu olmaları çok değerli; her bireyin yaşadığı veya tanık olduğu şiddeti görünür kılması ve destek istemekten çekinmemesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Eğitim seviyesi ve şiddet arasındaki bağa da değinen Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim seviyesi aslında ne yazık ki şiddeti tam anlamıyla önlemiyor. Eğitim seviyesiyle şiddet yok olmuyor; ancak türleri ve yoğunluğu değişiyor. Yasalarda şiddeti önlemeye yönelik hükümler var. Bunların uygulanmasında da aslında herhangi bir sorun yok ama öncelikle şiddet olgusunun gündeme getirilmesi gerekir ki hem hukuki hem de sosyokültürel boyutlarıyla bu soruna çözüm yolları arayabilelim.” dedi.</p>
<p><b>“Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli”</b></p>
<p>EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş ise, “Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli. Kadınların toplumsal statülerinin yükselmesinin, erkeklerin anlam dünyasında krize yol açmadığı bir dünya inşa etmeliyiz. Dolayısıyla, bu şiddetle mücadelede sadece kadınların değil, esasen erkeklerin de büyük bir görevi, değişim ve dönüşüm sorumluluğu var. Ayrımcılığın, ancak ayrımcılık yapan kişinin, ayrımcılık yaptığını kabul etmesiyle ortadan kalkabileceği fikri önemlidir. Günümüz dünyasında erkeklerin her anlamda daha avantajlı konumda oldukları bir gerçektir ve kadınların toplumsal statülerinin yükselişinin erkekler açısından yol açtığı konfor kaybı ne yazık ki cinsiyet ayrımcılığının da farklı biçimlerini gündeme getirmektedir. Erkekler söz konusu konumlarını sorgulamadığı sürece de ayrımcılığın hiçbir biçimi son bulmaz. Bu bağlamda, kadınların statüsünün yükselmesi bir tehdit olarak algılanmamalı. Kadınların toplumsal, siyasal, ekonomik her alanda yer edinmeleri, karar verici konumlara gelmeleri gereklidir ve çabalarımız bu yöndedir. Kritik nokta ise, erkeklerin bu değişimi nasıl karşıladıklarıdır. Dolayısıyla amacımız, kadına yönelik şiddetin farklı biçimleriyle mücadelede erkeklerin yaklaşımlarına da odaklanmak ve eşitlikçi bir perspektifi yerleştirmek olmalıdır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky SD-WAN, ağ performansını artıran yeni donanım ve yazılım iyileştirmelerini duyurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sd-wan-ag-performansini-artiran-yeni-donanim-ve-yazilim-iyilestirmelerini-duyurdu-594545</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 17:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ağ]]></category>
		<category><![CDATA[artıran]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[donanım]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[performansını]]></category>
		<category><![CDATA[sd-wan]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky SD-WAN, sunduğu yeni donanım modelleri, gelişmiş sorun giderme araçları, iyileştirilmiş LTE tanılama yetenekleri ve ölçeklenebilir CPE desteğiyle ağ güvenilirliğini ve yönetilebilirliğini bir üst seviyeye taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sd-wan-ag-performansini-artiran-yeni-donanim-ve-yazilim-iyilestirmelerini-duyurdu-594545">Kaspersky SD-WAN, ağ performansını artıran yeni donanım ve yazılım iyileştirmelerini duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky SD-WAN, sunduğu yeni donanım modelleri, gelişmiş sorun giderme araçları, iyileştirilmiş LTE tanılama yetenekleri ve ölçeklenebilir CPE desteğiyle ağ güvenilirliğini ve yönetilebilirliğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu yeni özellikler, kurumlara daha güvenli, verimli ve esnek ağ altyapıları kurma imkânı tanıyor.</strong></p>
<p>Kaspersky’nin son raporuna göre, coğrafi olarak dağıtık yapılanmaya sahip şirketlerin %40’ı, çok katmanlı yapılarından kaynaklanan sorunlarla ayda en az iki kez karşılaşıyor. Bu tür kesintiler; operasyonel aksamalara, üretkenlik kayıplarına ve potansiyel güvenlik açıklarına yol açarak müşteri memnuniyetini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle şirketlerin, kesintileri proaktif biçimde önleyebilen güvenilir çözümler uygulaması kritik önem taşıyor.</p>
<p>Kaspersky SD-WAN, coğrafi olarak dağıtık ağları desteklemek üzere tasarlanmış, yüksek dayanıklılığa sahip bir altyapı sağlıyor. Çözüm; birden fazla iletişim kanalından yararlanmayı, bulut bağlantılarını optimize etmeyi, güvenliği güçlendirmeyi ve uygulama performansını artırmayı mümkün kılarak yeni hizmetlerin daha hızlı devreye alınmasını sağlıyor. Son güncelleme ile birlikte sunulan yenilikler şunlar:</p>
<p><strong>Yeni donanım modelleri</strong></p>
<ul>
<li><strong>KESR Model 1-GA:</strong> Küçük ve orta ölçekli işletmeler için tasarlanan bu giriş seviyesi model, uygun maliyetli bir çözüm arayan büyüyen şirketler için gelişmiş performansı erişilebilir bir fiyat noktasıyla sunuyor.</li>
<li><strong>KESR Model 2-GL:</strong> Fiyat ve performans arasında ideal dengeyi sağlayan bu model, altyapısını optimize etmek isteyen orta ve büyük ölçekli kurumlar için güçlü bir alternatif oluşturuyor.</li>
</ul>
<p><strong>DNS koşullu yönlendirme</strong></p>
<p>Bu özellik, DNS isteklerinin belirli koşullara göre farklı sunuculara yönlendirilmesini sağlıyor. Böylece dağıtık ağların yönetimi kolaylaşıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve çok noktalı yapılarda kritik hizmetlere erişim hızlanıyor.</p>
<p><strong>Yönlendirme protokollerine yönelik gelişmiş sorun giderme araçları</strong></p>
<p>Artık kurumlar, BGP ve OSPF protokolleri için merkezi sorun giderme yeteneklerinden yararlanabiliyor. Detaylı debug parametreleri filtrelerle birlikte belirlenebiliyor, bu da hata tespit süreçlerini önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Böylece doğrudan uzak konsol erişimine duyulan ihtiyaç azalırken, yönlendirme sorunlarının teşhis ve çözümü hızlanıyor.</p>
<p><strong>Geliştirilmiş LTE modül tanılaması</strong></p>
<p>LTE modüllerinin performansı, orkestratör üzerinden gerçek zamanlı sinyal gücü gibi temel parametrelere erişilerek uzaktan izlenebiliyor. Bu geliştirme, proaktif ağ yönetimini destekleyerek CPE’lerin konumlandırılması gibi müdahalelerin hızla yapılmasını ve internet bağlantısının en iyi seviyeye taşınmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>CPE Cihazlarında Ölçeklenebilirlik ve Planlı Güncellemeler</strong></p>
<p>Bir küme kontrolörü başına desteklenen maksimum CPE sayısı 2.000’in üzerine çıkarıldı. Bu sayede geniş ölçekli ağ yapıları için daha yüksek ölçeklenebilirlik sunularak gelecekteki büyümeye zemin hazırlanıyor.</p>
<p>Ayrıca CPE cihazlarının yapılandırma güncellemeleri artık düşük ağ trafiği dönemlerine zamanlanabiliyor. Bu özellik, değişikliklerin operasyonel yük yaratmadan uygulanmasını sağlayarak iş sürekliliğini koruyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Secure Access Service Edge Kıdemli İş Geliştirme Müdürü Maxim Kaminsky</strong>: “<em>Kaspersky olarak SD-WAN çözümümüzü müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun şekilde sürekli geliştirmeye kararlıyız. En yeni donanım ve yazılım güncellemelerimizle daha yüksek güvenilirlik, güvenlik ve ölçeklenebilirlik sunuyor; kurumların ağlarını daha verimli ve güvenle yönetmelerine yardımcı oluyoruz. Müşteri geri bildirimlerini dikkatle dinleyerek, farklı bölgelerde çözümün erişilebilirliğini artıran ve kesintisiz, güvenli bağlantı sağlayan özelliklere öncelik veriyoruz</em>” diyor. </p>
<p>Kaspersky SD-WAN; çok şubeli yapılara sahip şirketler, coğrafi olarak dağıtık üretim tesisleri bulunan işletmeler ve uzak konumlarda yer alan ofis veya ATM ağına sahip kurumlar için ideal bir çözüm sunuyor. Daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-sd-wan-ag-performansini-artiran-yeni-donanim-ve-yazilim-iyilestirmelerini-duyurdu-594545">Kaspersky SD-WAN, ağ performansını artıran yeni donanım ve yazılım iyileştirmelerini duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fuar İzmir&#8217;in yanına iki otel bir kongre merkezi geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fuar-izmirin-yanina-iki-otel-bir-kongre-merkezi-geliyor-593247</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 07:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yanına]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593247</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Menderes Kısıkköy Mobilya Şehri’ni ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fuar-izmirin-yanina-iki-otel-bir-kongre-merkezi-geliyor-593247">Fuar İzmir&#8217;in yanına iki otel bir kongre merkezi geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Menderes Kısıkköy Mobilya Şehri’ni ziyaret etti. Sanayici ve iş insanları ile buluşan Başkan Tugay, devam eden yatırımlar hakkında bilgi verdi. Buca Metrosu’nu Fuar İzmir&#8217;e uzatma kararı aldıklarını söyleyen Başkan Tugay, Fuar İzmir’in önünde bulunan boş alanda iki otel ve bir kongre merkezi yapmayı planladıklarını da belirtti.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, önemli istihdam alanlarından ve kent ekonomisine değer katan Menderes Kısıkköy Mobilya Kenti’nde esnafı ziyaret etti. Buluşmaya Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, Ege Sanayi Ticaret İhracat Merkezi (ESTİM) Yönetim Kurulu Başkanı İmren Erten ile sanayiciler ve iş insanları katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarını anlatan Başkan Tugay, esnafın taleplerini de dinledi.</p>
<p><strong>“İzmir, Türkiye’nin önemli üretim ve kalkınma odaklarından biri”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, Kısıkköy&#8217;ün İzmir&#8217;in çok önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu anımsattı. Kuruluşundan bu yana İzmir&#8217;in kalkınmasında önemli bir rol üstlendiğini de vurgulayan Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin önemli üretim ve kalkınma odaklarından biri. Türkiye&#8217;de ekonomi sıkıntılı. Genel olarak çok sorun var ama bunları aşacak olan da yine bizleriz. Belediyeler olarak İzmir&#8217;e sahip çıkmak, İzmir&#8217;in tüm kesimlerinin bizden beklentilerini gecikmeden yapmak konusunda kararlıyız. Kendimizi güçlü hissediyoruz. Önümüzdeki günlerde daha yoğun çalışmalarla sorunlarınızı bir bir halledeceğimize yürekten inanıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Herhangi politik ve kişisel hesabım yok”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi emekçilerinin kentin sorunlarına çözüm üretmek için çok çalıştığını belirten Tugay, “Belediye çalışanları, yönetici arkadaşlarımız başta olmak üzere kurum çatısı altında görev yapan herkes bu yolda emek harcıyor. Biz bunları yaparken ihtiyacımız olan şey bize destek olmanız ve yol göstermeniz. Belediye ile halk arasında mesafeyi kısaltma, uzaklığı olabildiğince yakınlaştırma kararlılığı içerisindeyim. Bu şehrin yetiştirdiği insanlardan biriyim. Böyle bir duygu ve inançla belediye başkanlığı sorumluluğu aldım. Kendime dair herhangi politik ve kişisel hesabım yok. İzmir’e kim iyi bir şey yapmak isterse, o değerlidir. Bu tür insanlarla iş birliğine açığım” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadın başkan için esnafa teşekkür etti</strong></p>
<p>Ege Sanayi Ticaret İhracat Merkezi (ESTİM) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini İmren Erten’in yürüttüğünü anımsatarak İzmir&#8217;de kadınların iş hayatında, sosyal hayatta ve siyasette daha aktif olması için çalıştıklarını söyleyen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Burada kadın iş insanı, esnaf oldukça fazla. Sanayi sitesi başkanı da kadın. Bu bizi gururlandırıyor. Kadınların yolunun açık olması hepimize güç verecek. O nedenle örnek bir site. Sizleri de tebrik ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>Metro çalışmalarını anlattı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin yatırımlarına da değinen Tugay, şunları söyledi: “Yapımı devam eden Buca Metrosu&#8217;nu Fuar İzmir&#8217;e uzatma kararı aldık. Buca Metrosunun Üçyol’a bağlantısı olan diğer ayağını da Körfez’in altından Karşıyaka’ya geçirmekle ilgili öneri hazırladık. Henüz bakanlık tarafından onaylanmadı. Eğer onaylanırsa muhtemelen İzmir’in toplu ulaşımında en fark yaratacak hatlardan birini oluşturacağız. Mavişehir’den Bostanlı’ya, Bostanlı’dan Konak’a, Konak’tan Üçyol’a, Üçyol’dan Buca’ya ve oradan Gaziemir’e uzanan bir metro hattımız olacak. Toplamda 22 kilometrelik bir hattan bahsediyoruz. Bu da aynı zamanda fuar alanına erişimi kolaylaştıracak çalışmalardan biri olacak.”</p>
<p><strong>“Mobilyada muhteşem bir potansiyel var”</strong></p>
<p>Fuar İzmir’in önünde bulunan alanda iki otel ve bir kongre merkezi yapmayı planladıklarını da açıklayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Projemizi hazırladık. Fuarın daha aktif olmasının yollarından biri de kongre merkezi ve otel ile birlikte hizmet vermesi. Yani bizim için İzmir’in kalkınmasında fuar alanı çok önemli. Sektörün buradan faydalanması için herkesin desteklemesi gerekiyor. Bazı sektörler bizim güçlü sektörlerimiz. Mobilyada muhteşem bir potansiyel var. Sadece markalaşma, pazarlama konusunda sorunlar var. Bunları hepimizin çalışması lazım” dedi.</p>
<p><strong>“Şehrin anayasası gibi olacak”</strong></p>
<p>İzmir&#8217;in bütününde 1/25 binlik planlarla ilgili çalışmaların yürütüldüğünü anımsatan Tugay, “İşin sonlarına gelindi. Ortaya taslak çıkınca bunu ilgili paydaş kurumlarla paylaşacağız ve herkesin görüşünü aldıktan sonra nihai bir öneri olarak bakanlığa götüreceğiz. 1/25 binlik planın önemli ölçüde sorunlarımızı çözeceğimize inanıyorum. Şehrin anayasası gibi olacak. Bunu ciddiyetle ve kapsamlı şekilde yapıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Sizlerin taleplerini dikkate alarak çalışmalarımızı yapıyoruz”</strong></p>
<p>Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek de esnafın sorunlarını dinlemek, talep ve önerilerini almak için böyle bir buluşma düzenlediklerini belirterek, “Göreve geldiğim günden bu yana sizlerin taleplerini dikkate alarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Başkanımız Cemil Tugay&#8217;a da verdiği destek için teşekkür ediyoruz” dedi. </p>
<p><strong>“Sorunları bilinçli şekilde çözmeye çalışan bir başkanımız var”</strong></p>
<p>Ege Sanayi Odası Odası (EBSO) Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu ise Tugay&#8217;ın İzmir&#8217;e gönül veren bir belediye başkanı olduğunu belirterek, “İzmir sevdalısı bir belediye başkanımız var. İzmir&#8217;e artı değer katabilmek içini her kesimle görüşüyor. Kendisine özellikle teşekkür ediyorum. İzmir için hedefleri var. Bazı şeyler dışarıdan görünmez. Örneğin altyapı. Kentte biriken birçok sorun var. Bunları planlı, bilinçli ve programlı şekilde çözmeye çalışan bir belediye başkanı var. Onun kıymetini bilelim” dedi.</p>
<p>ESTİM Yönetim Kurulu Başkanı İmren Erten de Başkan Tugay’a kendilerine verdikleri desteklerden dolayı teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fuar-izmirin-yanina-iki-otel-bir-kongre-merkezi-geliyor-593247">Fuar İzmir&#8217;in yanına iki otel bir kongre merkezi geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazımsızlık Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hazimsizlik-ciddi-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-593053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:58:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[hazımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hissi]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek çok insan hayatının belli bir döneminde hazımsızlık (dispepsi) sorunu ile karşılaşabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hazimsizlik-ciddi-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-593053">Hazımsızlık Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok insan hayatının belli bir döneminde hazımsızlık (dispepsi) sorunu ile karşılaşabiliyor. Çoğu zaman önemsenmeyen ancak yaşam konforunu olumsuz etkileyen bu sorun; beslenme alışkanlıkları ve stresle ilgili olarak ortaya çıkabiliyor. Bazen de hazımsızlık bazı sorunların habercisi olabileceğinden, özellikle buna eşlik eden ve geçmeyen şiddetli mide ağrıları, kilo kaybı veya kanama varsa vakit kaybetmeden uzman doktora başvurmak gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Kaplan, hazımsızlık ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Hazımsızlık sindirim sistemi sorunudur</strong></p>
<p>Hazımsızlık, yemek yerken veya yemekten uzun süre sonra bile tokluk hissiyle ortaya çıkan, genelde kramp tarzında karın ağrısı, geğirme ve reflünün eşlik ettiği bir sindirim sistemi sorunudur. Çoğu zaman, altında yatan net bir neden olmayan bu sorun, genellikle beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, terapi ve ilaçlarla tedavi edilebilir. Dispepsi olarak bilinen hazımsızlık, halk arasında mide rahatsızlığı olarak tanımlanır. Kişi yemeğinin çoğunu bitirmemiş olsa bile, tokluk hissi nedeniyle yeme isteği olmayabilir. Yemekten sonra oluşan rahatsız edici tokluk hissi ağrı ve yanmaya dönüşür. </p>
<p><strong>Mide ekşimesiyle karıştırılmamalı</strong></p>
<p>Mide ekşimesi, mide asidinin mideden çıkıp yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşur. Hazımsızlık ve mide ekşimesi semptomları aynı anda ortaya çıkabilir. Dispepsi genellikle hafif bir rahatsızlık olduğundan, birçok insan sorun belirgin hale gelmeden tıbbi yardıma ihtiyaç hissetmez. Dispepsi uzun süreli ve tekrarlayan bir sorun haline geldiğinde, genellikle altta yatan başka bir rahatsızlığın veya bozukluğun sonucu olabilir.</p>
<p><strong>Fonksiyonel hazımsızlık olabilir</strong></p>
<p>Fonksiyonel dispepsi, bağırsak-beyin etkileşiminin bir bozukluğu olarak da ortaya çıkabilir. Bu bozukluk, beyin ve bağırsağın birlikte çalışma biçimindeki sorunlarla ilişkilidir. Birlikte ortaya çıkan semptom gruplarıdır. Bazen bu rahatsızlığa neyin sebep olduğunu tespit edilemeyebilir. Gerekli tetkiklerle teşhis konularak uygun tedavi planlanır.</p>
<p><strong>Hazımsızlığın 7 işareti</strong></p>
<p>Hazımsızlık şu belirtilerle diğer sorunlardan ayrılır;</p>
<ul>
<li>Yemek sırasında erken doyma veya tipik bir yemeği bitirememe durumu. </li>
<li>Yemek yedikten sonra gerekenden daha uzun süren rahatsız edici tokluk hissi.</li>
<li>Göğüs kemiklerinin hemen alt kısmı ile göbek deliği arasındaki bölge olan üst karın bölgesinde hafiften şiddetliye doğru hissedilen tipik ağrı.</li>
<li>Üst karın bölgesinde yanma hissi. </li>
<li>Karın bölgesinde şişkinlik veya sıkışma hissetme.</li>
<li>Bulantı hissi nedeniyle ortaya çıkan kusma.</li>
<li>Besinleri geğirerek çıkarmak.</li>
</ul>
<p>Hazımsızlık nedeniyle bazen mide ekşimesi de görülebilmektedir. Mide ekşimesi, yemek sırasında veya sonrasında göğsün ortasında oluşan ağrı veya yanma hissidir. Bu his boyun ya da sırtta hissedilebilir. </p>
<p><strong>Bu belirtiler varsa dikkat!</strong></p>
<p>Şiddetli veya sürekli karın ağrısı, kilo kaybı veya iştahsızlık, tekrarlayan kusma, siyah renkli dışkı görünümü, yutma güçlüğü, yorgunluk veya halsizlik hissi ile sarılık olarak da adlandırılan cilt veya gözlerin sararması durumları söz konusu ise zaman kaybetmeden bir uzman hekime başvurulmalıdır. Çünkü hazımsızlığın bazı belirtileri reflü, mide ülseri, irritabl bağırsak sendromu veya ciddi mide bağırsak hastalıklarının ilk sinyali olabilmektedir. Belirtileri dikkate almamak daha ciddi mide bağırsak hastalıklarının tedavisinde erken teşhis ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. </p>
<p>Hazımsızlığın oluşmaması için bazı pratik önlemler alınabilir;</p>
<ul>
<li>Çay, kahve, asitli ve kafeinli içeceklerin tüketimi azaltılmalı. </li>
<li>Yatakta baş ve omuzlar yukarıda yatılmalı. Bu uyurken mide asidinin yukarı çıkmasını önleyebilir. </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durulmalı.</li>
<li>Eğer fazla kilo sorunu varsa verilmeli. </li>
<li>Yatmadan 3-4 saat önce yemek yenmemeli.</li>
<li>Aşırı baharatlı veya yağlı yiyecekler tüketilmemeli.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hazimsizlik-ciddi-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-593053">Hazımsızlık Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şikayetvar: E-cüzdan şikayetleri bir haftada yüzde 186 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-e-cuzdan-sikayetleri-bir-haftada-yuzde-186-artti-592513</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 09:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[186]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[e-cüzdan]]></category>
		<category><![CDATA[haftada]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[iade]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetvar]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şikayetvar, son dönemde en çok konuşulan sektörlerden biri olan e-cüzdan ve elektronik bankacılık uygulamalarıyla ilgili verilerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-e-cuzdan-sikayetleri-bir-haftada-yuzde-186-artti-592513">Şikayetvar: E-cüzdan şikayetleri bir haftada yüzde 186 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şikayetvar, son dönemde en çok konuşulan sektörlerden biri olan e-cüzdan ve elektronik bankacılık uygulamalarıyla ilgili verilerini paylaştı. Yapılan açıklamaya göre e-cüzdan şikayetleri son bir haftada yüzde 186 arttı. En çok şikayet edilen konularsa para çekip yatırmada yaşanan sorunlar, hesap blokeleri ve iade ve geri ödeme olarak sıralandı.</strong></p>
<p>Çözüm platformu Şikayetvar, e-cüzdan-elektronik para uygulamalarını inceledi. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre son bir haftada e-cüzdan-elektronik para uygulamaları şikayetleri yüzde 186 artış gösterdi. Sektörün yıllık şikayet artış oranıysa yüzde 9 olarak kaydedildi. 2024’te 59 bin 395 olan şikayet sayısı 63 bin 774 şikayete yükseldi. Açıklanan verilere göre sektör özelinde ziyaretçi sayısı da artış gösterdi. Son bir haftada yüzde 153 artan ziyaretçi sayısı 64 bin 188’den 153 bin 554’e çıktı.</p>
<p><strong>Şikayetvar verilerine göre e-cüzdanlarla (elektronik para uygulamaları) ilgili en çok çözüm bekleyen konular şöyle sıralandı:</strong></p>
<p><strong>İşlem ve Bakiye Yönetimi Sorunları:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Para yatırma gecikmeleri</strong>: Yatırılan tutarların hesaba geç yansıması.</li>
<li><strong>Para çekme problemleri:</strong> Hesaptaki bakiyeye erişememe veya çekim işlemlerinin başarısız olması.</li>
<li><strong>Havale/EFT gecikmeleri:</strong> Bankacılık tarafında transferlerin geç gerçekleşmesi.</li>
<li><strong>ATM kaynaklı sorunlar:</strong> Para sıkışması, eksik verme gibi fiziksel işlem problemleri.</li>
<li><strong>Kredi kartı / hesap ekstresi uyumsuzlukları:</strong> Yanlış borçlandırma ve hesap hareketi hataları.</li>
</ul>
<p><strong>Hesap Güvenliği ve Yetkisiz İşlemler</strong></p>
<ul>
<li><strong>Hesap blokeleri:</strong> Şüpheli işlem gerekçesiyle hesapların dondurulması.</li>
<li><strong>Yetkisiz işlem iddiaları:</strong> Kullanıcı izni olmadan para çekilmesi veya hareket yapılması.</li>
<li><strong>Dolandırıcılık vakaları:</strong> Özellikle sosyal mühendislik saldırıları ve kimlik avı yöntemleri.</li>
<li><strong>Güvenlik açıkları ve kimlik doğrulama sorunları:</strong> Yetersiz güvenlik önlemleri veya doğrulama adımlarında yaşanan problemler.</li>
</ul>
<p><strong>İade, Geri Ödeme ve Kesinti Problemleri</strong></p>
<ul>
<li><strong>İade süreçlerinin başarısız olması:</strong> Yanlış veya tamamlanamayan işlemlerin geri ödenmemesi.</li>
<li><strong>Komisyon ve kesintiler:</strong> Beklenmedik ücretler, yüksek komisyon oranları ve açıklaması yapılmayan kesintiler.</li>
</ul>
<p><strong>Uygulama, Teknik Altyapı ve Erişim Sorunları</strong></p>
<ul>
<li><strong>Mobil/internet bankacılığına erişim problemleri:</strong> Uygulamaya giriş hataları ve sistem kesintileri.</li>
<li><strong>E-cüzdan uygulamalarında teknik hata ve işlem başarısızlıkları:</strong> Transferlerin veya yükleme işlemlerinin teknik sebeplerle tamamlanamaması.</li>
</ul>
<p><strong>Müşteri Hizmetleri ve İletişim Eksikliği</strong></p>
<ul>
<li><strong>Destek hattına ulaşamama:</strong> Kullanıcıların taleplerine yanıt verilmemesi veya geç dönüş yapılması.</li>
<li><strong>Yetersiz bilgilendirme:</strong> Hesap blokesi, bekleyen işlem veya güvenlik incelemesi gibi durumlarda kullanıcıya net açıklama sağlanmaması.</li>
</ul>
<p><strong>Platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı:</strong></p>
<p><strong>Param e-cüzdan hesabımda kaldı, haftalardır bekletiliyorum</strong></p>
<p>“Bir e-cüzdan uygulamasının kapanması sonucu hesaplarımız donduruldu. Hiçbir şekilde alışveriş, para gönderme veya çekim işlemleri yapılamıyor ve bu nedenle birçok kullanıcı mağdur oldu. Bize bir bilgilendirme yazısı gönderildi ve bu yazıda hesaplarımızdaki paranın bir şekilde geri iade edileceği belirtildi. Fakat bu olaylar birkaç hafta önce gerçekleşti ve hala iademi alamadım. Kullanıcıların çoğu öğrencilerden oluşuyor ve ben de bir öğrenci olarak daha fazla mağdur edilmek istemiyorum. Lütfen en kısa zamanda paramızı geri iade etsinler.”</p>
<p><strong>Kıymetli maden varlıklarımı 3 haftadır çekemiyorum</strong></p>
<p>“E-cüzdan uygulamasındaki altın ve gümüş varlıklarımı kasım ayı boyunca çekmek istedim ancak sürekli ‘kıymetli maden işlemleri durdurulmuştur’ uyarısı alıyorum. Bu durum yaklaşık 3 haftadır devam ediyor ve paraya acil ihtiyacım var. Müşteri hizmetleri yalnızca konuyla ilgilendiklerini söylemekle yetindi, ancak çözüm sunulmadı. Daha önce böyle bir sorun yaşamamıştım. Hesabımdaki kıymetli maden varlıklarımın aciliyetim nedeniyle en kısa sürede hesabıma aktarılmasını talep ediyorum.”</p>
<p><strong>Hesabımdaki 4 bin 600 TL’ye 20 gündür ulaşamıyorum</strong></p>
<p>“Hesabımda bulunan 4 bin 600 TL, yaklaşık 20 gündür tarafıma iade edilmiyor. Bu süre zarfında müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğimde, sürecin kendileri tarafından yönetilmediğini ve bir şey yapamayacaklarını söylediler. Parama acil olarak ihtiyacım var ve mağduriyetimin bir an önce giderilmesini talep ediyorum. Hesabımda bekleyen 4 bin 600 TL’nin en kısa sürede iade edilmesini istiyorum.”</p>
<p><strong>30 bin TL’yi 10 aydır çekemiyorum</strong></p>
<p>“Hesabıma yaklaşık 10 ay önce 30 bin TL yükledim. Ancak bu tutarı banka hesabıma çekmeye çalıştığımda her seferinde ‘ağ hatası’ uyarısı alıyorum ve işlem gerçekleşmiyor. Sorunu hem kendi banka hesabıma hem de farklı banka hesaplarına para çekmeyi deneyerek test ettim, ancak her denememde aynı hatayla karşılaştım. İşlemleri mobil uygulama üzerinden gerçekleştirdim ve herhangi bir ücret ya da kesintiyle karşılaşmadım. Konu hakkında müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğimde, çalışmaların sürdüğü belirtildi fakat 10 aydır herhangi bir çözüm sunulmadı.”</p>
<p><strong>İzinsiz açılan hesap derhal kapatılsın</strong></p>
<p>“Adıma iznim ve bilgim dışında hesap açıldığını e-Devlet üzerinden yeni fark ettim. Hesap açılırken bana ait olmayan  e-posta adresi ve telefon numarası kullanılmış. Bu durumdan dolayı son derece rahatsızım ve mağduriyet yaşadım. Hesabın açılmasıyla ilgili herhangi bir işlem veya para hareketi olup olmadığını bilmiyorum. Elimde kimliğime ve e-Devlet ekran görüntüsüne dair belgeler mevcut. Adıma açılan bu hesabın derhal kapatılmasını, maddi ve manevi olarak oluşabilecek tüm zararların giderilmesini ve konuyla ilgili tarafıma yazılı veya telefonla resmi bir bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-e-cuzdan-sikayetleri-bir-haftada-yuzde-186-artti-592513">Şikayetvar: E-cüzdan şikayetleri bir haftada yüzde 186 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Performansını Artırıyor: Yeni Özellikler Ağ Güvenliğini ve Operasyonel Verimliliği Geliştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-siber-guvenlik-performansini-artiriyor-yeni-ozellikler-ag-guvenligini-ve-operasyonel-verimliligi-gelistiriyor-592126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 07:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ağ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonel]]></category>
		<category><![CDATA[performansını]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik’in yeni sürümü, platformlar arası Genişletilmiş Tespit ve Yanıt (XDR) yeteneklerini genişletiyor, güvenlik ayarlarının yönetimini kolaylaştırıyor ve ağ faaliyetleri hakkında daha derin bilgiler sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-siber-guvenlik-performansini-artiriyor-yeni-ozellikler-ag-guvenligini-ve-operasyonel-verimliligi-gelistiriyor-592126">Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Performansını Artırıyor: Yeni Özellikler Ağ Güvenliğini ve Operasyonel Verimliliği Geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik’in yeni sürümü, platformlar arası Genişletilmiş Tespit ve Yanıt (XDR) yeteneklerini genişletiyor, güvenlik ayarlarının yönetimini kolaylaştırıyor ve ağ faaliyetleri hakkında daha derin bilgiler sunuyor. Bu iyileştirmeler sayesinde tehditlerin daha hızlı tespit edilmesi, yapılandırma kontrolünün kolaylaşması ve operasyonel etkinliğin artırılması mümkün oluyor.</strong></p>
<p>Kaspersky ICS CERT’in son bulguları, 2025’in ikinci yarısında endüstriyel kontrol sistemleri (ICS) bilgisayarlarının %20,5’inde kötü amaçlı yazılımların engellendiğini gösteriyor. Bu oran, endüstriyel ortamlarda karşılaşılan siber tehditlerin yüksek seviyede olduğunu ortaya koyuyor ve kritik varlıkların ve süreçlerin korunması için kapsamlı siber güvenlik stratejilerinin hayata geçirilmesinin önemini vurguluyor. Artan güvenlik talebine yanıt olarak Kaspersky, endüstriyel ortamlar için amiral gemisi çözümünü yükseltti.</p>
<p>Şirket, özel OT sınıfı teknolojiler, uzman bilgisi ve derin tecrübeyi sorunsuz şekilde birleştiren özgün bir ekosistem sunuyor. Bu ekosistemin merkezinde, kritik altyapı koruması için tasarlanmış, yerel Genişletilmiş Tespit ve Yanıt (XDR) platformu Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik (KICS) yer alıyor. Endüstriyel otomasyon ve kontrol sistemlerini kapsamlı şekilde güvence altına almak amacıyla geliştirilen bu platform; dağıtılmış kontrol sistemlerinin uç noktaları için KICS for Nodes ve otomasyon sistemi ağ güvenliğini izleyen KICS for Networks bileşenlerinden oluşuyor.</p>
<p>Yeni sürüm, güvenliği güçlendirmek ve operasyonel dayanıklılığı sağlamak için geliştirilen bir dizi ileri düzey yetenek sunuyor:</p>
<p><strong>1.Genişletilmiş XDR Yetkinlikleri</strong></p>
<p>KICS’in son versiyonu artık Linux tabanlı sistemleri destekliyor ve böylece olay analizleri daha hızlı ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Yeni inceleme grafiği ile güvenlik ekipleri süreçler, dosyalar ve kullanıcılar arasındaki bağlantıları hızlıca tespit ederek kök neden analizini kolaylaştırıyor. Ayrıca manuel kontrol özellikleri, hassas yanıt adımlarını mümkün kılarak tehditlere karşı etkin müdahaleyi artırıyor.</p>
<p><strong>2.Zaman Kazandıran Gelişmiş Yapılandırma Kontrolü</strong></p>
<p>Güvenlik ayarlarının yönetimini basitleştirmek için platform artık Windows, Linux, endüstriyel ağ cihazları ve PLC’ler (Programlanabilir Mantıksal Kontrolörler) için hazır şablonlar sunuyor. Bu yaklaşım kurulum süresini kısaltıyor ve hata riskini minimize ediyor. Tek bir pencereden host yapılandırmalarının görüntülenmesi ve yönetilmesi, değişikliklerin hızlı şekilde tespit edilmesini sağlarken herhangi bir modifikasyona otomatik uyarılar gönderiyor ve böylece kuruluşların optimal güvenlik seviyelerini zahmetsizce korumasına yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>3.PLC ve Operasyonel Performans Hakkında Daha Derin Bilgiler</strong></p>
<p>Yeni güncelleme, agent’sız sorgulama ve gelişmiş iç log analizi ile PLC’leri izlemeye yönelik ileri araçlar sunuyor. Bu yöntem, ek yazılım yüklemeye gerek kalmadan PLC davranışlarını ve proje yürütme sorunlarını daha derinlemesine anlamayı mümkün kılıyor. Hızlı sorun giderme ve operasyonel içgörüler, duruş sürelerini minimize ederek endüstriyel süreçlerin kesintisiz yürütülmesini destekliyor.</p>
<p>İzleme yetenekleri artık Siemens, Prosoft, Moxa, Hirschmann ve Ruggedcom gibi daha geniş bir endüstriyel cihaz yelpazesini kapsıyor. Agent’sız sorgulama, ek yazılım yüklemeden çeşitli endüstriyel ekipmanların yönetilmesini sağlayarak operasyonel karmaşıklığı ve zaman kaybını azaltıyor.</p>
<p><strong>4.Ağ Bütünlüğü Kontrolünde Yeni Cihaz Odaklı Yaklaşım</strong></p>
<p>Yeni cihaz odaklı yaklaşım, ağ faaliyetlerinin izlenmesini geliştiriyor. Bu özellik, varlıklar arasındaki iletişim desenleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunarak güvenlik ekiplerinin yüksek trafikli hostları hızlıca tespit etmesini ve cihazların ağ üzerindeki etkileşimlerini anlamasını sağlıyor. Böylece ağ denetimi basitleşiyor ve tehdit tespiti güçleniyor.</p>
<p><strong>5.Otomatik Veri Toplama ile Optimizasyon ve Sistem Performansı</strong></p>
<p>Operasyonel etkinliği artırmak için platform artık OS ve ICS yazılım sağlığı verilerini yarı otomatik şekilde topluyor ve analiz ediyor. Bu özellik, performans sorunlarını hızlıca belirliyor, optimal ayarlar öneriyor ve hariç tutma kuralları oluşturuyor. Kuruluşlar böylece sorunları daha çabuk çözerek sistem kararlılığını sürdürebiliyor.</p>
<p><strong>Andrey Strelkov, Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Ürün Grubu Başkanı</strong>:“Kullanıcılarımıza hem IT hem de OT ortamlarında daha güçlü ve entegre koruma sağlamayı sürdürme taahhüdümüz devam ediyor. KICS’in son sürümü, endüstriyel ağların güvenliği, görünürlüğü ve yönetimini büyük ölçüde artıran yenilikçi özellikler sunuyor. Bu iyileştirmeler, kuruluşların kritik altyapılarını daha etkin korumasını ve ortaya çıkan tehditlere daha hızlı yanıt vermesini sağlıyor. Amacımız, endüstriyel şirketlere operasyonel dayanıklılık ve güçlü bir siber güvenlik duruşu sunan daha akıllı ve uyarlanabilir çözümler sağlamak,” diyor </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-siber-guvenlik-performansini-artiriyor-yeni-ozellikler-ag-guvenligini-ve-operasyonel-verimliligi-gelistiriyor-592126">Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Performansını Artırıyor: Yeni Özellikler Ağ Güvenliğini ve Operasyonel Verimliliği Geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların sorun ve taleplerini mahallesinde dinledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemir-vatandaslarin-sorun-ve-taleplerini-mahallesinde-dinledi-589887</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:57:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesinde]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[şadi]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[taleplerini]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşların]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589887</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan Mahallende Söz Sende” programı kapsamında 30 Ağustos Zafer Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemir-vatandaslarin-sorun-ve-taleplerini-mahallesinde-dinledi-589887">Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların sorun ve taleplerini mahallesinde dinledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan Mahallende Söz Sende” programı kapsamında 30 Ağustos Zafer Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Mahalledeki sorun ve talepleri ilk ağızdan dinleyen Başkan Özdemir, “64 mahallemize eşit ve adil hizmet götürüyoruz” mesajı verdi.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin yerinden yönetim ve katılımcı demokrasi anlayışını güçlendirmek amacıyla başlattığı “Şadi Başkan Mahallende Söz Sende” buluşmaları devam ediyor. Programın son durağı olan 30 Ağustos Zafer Mahallesi’nde Başkan Şadi Özdemir’e, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar ve mahalle muhtarları eşlik etti.</p>
<p>Programa 30 Ağustos Zafer Mahallesi Muhtarı Halil Özçoban’ı ziyaret ederek başlayan Başkan Şadi Özdemir, daha sonra taksici esnafıyla sohbet etti. Ardından Nilüfer Belediyesi Kazım Özdilek Ek Hizmet Binası’nda bulunan 112 Acil Servis ve Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaret eden Başkan Şadi Özdemir, çalışanlara kolaylıklar diledi.</p>
<p><b>SORUNLARIN FARKINDAYIZ</b></p>
<p>Mahalle buluşmasında vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, sorunları yerinde görmek ve çözüm için ortak akılla hareket etmek amacıyla bu programları gerçekleştirdiklerini söyledi. 30 Ağustos Zafer Mahallesi’nin yeni gelişen bir bölge olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Sorunların farkındayız. Bürokratlarımızla birlikte çözüm üretmek için buradayız. Ancak bazı konular sadece belediyemizin yetki alanında değil, diğer kurumlarla da iş birliği gerektiriyor” dedi.</p>
<p>Belediye bütçesinin vatandaşların vergileriyle oluştuğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, kaynakları adil ve şeffaf biçimde değerlendirdiklerini vurguladı. Özdemir, “Bizim harcadığımız para da sizin paranız. Sizin paranızı kendi paramız gibi sıkı sıkıya sarılıp, doğru harcamayı görev olarak algılıyoruz. Bu bilinçle çalışıyoruz. 64 mahallemiz var ve bu kaynağı her mahallemiz için eşit, adil ve verimli biçimde değerlendiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Program sonunda vatandaşlarla tek tek görüşen Başkan Şadi Özdemir, okul, yol, otopark, pazar yeri ve çevre düzenlemesi gibi konulardaki talep ve önerileri dinledi; ilgili birimlere not aldırarak, çözüm için gerekli adımların atılacağını belirtti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sadi-ozdemir-vatandaslarin-sorun-ve-taleplerini-mahallesinde-dinledi-589887">Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların sorun ve taleplerini mahallesinde dinledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barbaros&#8217;un Altyapı Çalışmaları Tamamlanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barbarosun-altyapi-calismalari-tamamlaniyor-588839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 19:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[barbaros]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesi Barbaros Mahallesi’nde uzun yıllardır yağışlı havalarda yaşanan su baskını sorununu ortadan kaldırmak için yeni bir altyapı güçlendirme çalışmasına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbarosun-altyapi-calismalari-tamamlaniyor-588839">Barbaros&#8217;un Altyapı Çalışmaları Tamamlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesi Barbaros Mahallesi’nde uzun yıllardır yağışlı havalarda yaşanan su baskını sorununu ortadan kaldırmak için yeni bir altyapı güçlendirme çalışmasına başladı.</p>
<p>Manisa genelinde altyapı sorunlarına kalıcı çözümler için yoğun çalışmalar yapan MASKİ ekipleri, Barbaros Mahallesi’nde kısa dönemde hayata geçirdiği çeşitli altyapı hizmetlerine bir yenisini daha ekliyor. MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, yağmur suyu hatlarının kapasitesi artırılarak mahallede daha sağlıklı ve güvenli bir altyapı oluşturuluyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun talimatları doğrultusunda sorunları hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmak için sahada olduklarını belirten MASKİ Kanalizasyon Sorumlusu Hakan Pekkarataş, vatandaşların talepleri doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini söyledi.</p>
<p><b>“İş Yapanın, Hizmet Edenin Sonuna Kadar Arkasındayız”</b></p>
<p>Mahalleli olarak çalışmalardan duydukları memnuniyetini dile getiren Barbaros Mahalle Muhtarı Siyami Alak, “Yaklaşık 12 yıldır yağmur yağışlarında çok sorun yaşıyoruz. Bu konuda bir çözüm bulabildiğimiz için mutluyuz. Besim Dutlulu Başkanımıza teşekkür ediyorum. İş yapanın, hizmet edenin sonuna kadar yanındayız. Besim Başkan şu ana kadar ihtiyaç olan tüm noktalarda gereğini yapmaya çalıştı. Halkını, milletini düşünen bir belediye başkanının herkesle iç içe, kalp kalbe olması lazım. Kendisine teşekkür ediyorum” dedi.   </p>
<p>Mahalle sakinlerinden Hüseyin Sarı da, “Yıllardır bu sokakta çok sıkıntı yaşadık. Evimizi su bastı. Yağmur suyu kanalı yetmiyordu. Yüksek kesimlerden de su gelince sorun yaşadık. Geçtiğimiz günlerde evin içine su girmesin diye önlem aldık. Çalışmalardan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbarosun-altyapi-calismalari-tamamlaniyor-588839">Barbaros&#8217;un Altyapı Çalışmaları Tamamlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay su ürünleri kooperatiflerinin temsilcileri ile buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-su-urunleri-kooperatiflerinin-temsilcileri-ile-bulustu-588415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatiflerinin]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[sektörün]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588415</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, su ürünleri sektörünün temsilcileriyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-su-urunleri-kooperatiflerinin-temsilcileri-ile-bulustu-588415">Başkan Tugay su ürünleri kooperatiflerinin temsilcileri ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, su ürünleri sektörünün temsilcileriyle buluştu. Körfez’deki çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Körfez&#8217;in genelinde 3 ayda bir 68 noktadan numuneler alarak durumu takip ediyoruz. Göreve geldiğimizden beri Körfez iyiye gidiyor” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tarihi Havagazı Fabrikası&#8217;nda düzenlenen İzmir Su Ürünleri Kooperatifleri toplantısına katıldı. “Denizimiz bir, ekmeğimiz bir, gücümüz bir“ sloganıyla düzenlenen toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik ile belediye bürokratları da yer aldı. Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu&#8217;nun moderatörlüğünü üstlendiği programda balıkçı esnafı sorunlarını ve taleplerini anlattı. Başkan Tugay ise sektörün geleceği için atılması gereken adımları paylaştı. Toplantıda Türkiye su ürünleri ihracatında önemli bir paya sahip olan İzmir&#8217;in, 2023 yılında ülke ihracatının yüzde 20,22’sini karşıladığı belirtildi. </p>
<p><strong>“Su ürünleri kooperatiflerinin şehre katkısı çok değerli”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, belediyenin tarım ve hayvancılık alanındaki çalışmalarından bahsederek, “Sizleri bir araya getirmek istedik, çünkü kentte bu tür faaliyetleri sürdüren herkese adil, dengeli şekilde yardımcı olalım istiyoruz. Yapacağımız çalışmalarla ilgili sizlerin de görüşlerinizi almak istiyoruz. Bu sadece bir toplantı değil. Zaman zaman bir araya gelerek yaptıklarımızı, yapacaklarımızı ve yapmamız gerekenleri görüşelim. Su ürünleri kooperatiflerinin şehre katkısı çok değerli. Daha iyi şartlarda çalışmanızı isteriz. Bizim derdimiz gerçekten sorunları çözmek” dedi. </p>
<p><strong>Körfez’deki durumu anlattı</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, balıkçılar için büyük öneme sahip olan Körfez&#8217;deki gelişmeler hakkında da konuştu. Uzun yıllardır dipte birikmiş çamur nedeniyle Körfez&#8217;in renginin zaman zaman değiştiğini anımsatan Başkan Tugay, “Körfez&#8217;in rengi zaman zaman değişiyor. Bir tür mikroorganizma, &#8216;alg&#8217; dedikleri canlı türü var. Bu canlı türü çoğalıyor ve suyu kaplıyor. Bunların da türleri var. Bazı türleri yeşil, bazı türleri kırmızı, kahverengi renk veriyor. Son zamanlarda bir de beyaz renkli olanlar var. Bazı kişiler beyaz rengi görünce &#8216;Belediye buraya ne döktü de burası Maldivler gibi oldu&#8217; diyorlar. Biz bir şey dökmedik. Bunlar Körfez&#8217;de mikroorganizmaların aniden çoğalması ve denizi kaplaması ile oluyor. Bunlar çoğaldığında koku oluşuyor ve sudaki oksijeni tüketiyor. Oksijen tükendiği zaman suda nefes almaya çalışan balıkların ölmesine neden oluyor. Daha önceden balon balığı, aslan balığı yoktu. Şimdi var. Çünkü su ısındı. Körfez&#8217;in suyu bu yıl 30 dereceye çıktı. Körfez akıntısı da yok. Biz şimdi yeni kirlenmelerin önüne geçmek, Körfez&#8217;de akıntı oluşturmak için çalışıyoruz” dedi. </p>
<p><strong>“Dünyadan önemli bilim insanları davet edeceğiz”</strong><br />Körfezin tabanındaki kirlilikten söz eden Tugay, “100 yıllık sorun. Uzun yıllar birikmiş dipteki çamur tam olarak temizlenmeyince sorun çözüme kavuşmuyor. Bir kanal açmaya çalışıyorsunuz ya da temizlik yapıyorsunuz ama bir süre sonra sağdan soldan akıntı ile tekrar o kirlilik ortaya çıkıyor. Daha etkili bir dip temizliği lazım. Bakanlık şu anda sadece Bostanlı Mavişehir önlerinde dip taraması yapmamıza izin verdi. Biz bu çalışmaları izin almadan yapamıyoruz. Bunu bir şekilde İzmir&#8217;in çözmesi lazım. Bu konuda çok araştırma yapıyoruz. Yakında İzmir&#8217;de bu konu ile ilgili kapsamlı bir toplantı yapacağız. Dünyadan önemli bilim insanları davet edeceğiz” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Körfez’de sıkı denetim</strong><br />Yaşanan sorunun yalnızca İzmir Körfezi ile ilgili olmadığını da vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, dünyanın birçok yerinde benzer sorunların yaşandığını belirterek şunları söyledi: “Genel olarak suyun ısınması ile bu mikroorganizmalar sorun oluşturuyor. Buna bir çözüm bulunacak.  Biz bu yıl bazı önlemler aldık. Ultrason uygulamaları, modifiye kil çalışmaları… Geçen yılki kadar sorun yaşanmamasının nedeni aslında bu. Ama daha iyi sonuç için çalışmalarımız sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arıtma tesislerini sürekli denetliyor. Biz de ayrıca Körfez&#8217;in genelinde 3 ayda bir 68 noktadan numuneler alarak Körfez&#8217;in durumunu takip ediyoruz. Biz göreve geldiğimizden beri Körfez iyiye gidiyor. Dipteki çamuru kaldırsak sorun çözülecek. Çamuru kaldırmak çok zor bir iş ama yeni formüller peşindeyiz.”</p>
<p><strong>“Şu ana kadar 33 kooperatif ve 690 balıkçıya destek verdik”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür de “İzmir&#8217;de toplam 294 kooperatif var. Bunların yüzde 15&#8217;i su ürünleri kooperatifi. İzmir Büyükşehir Belediyesi su ürünleri kooperatiflerine desteklerde bulunuyor. Bunların en bilineni tekne bakım malzemesi. Şu ana kadar 33 kooperatif ve 690 balıkçıya destek verdik” diye konuştu. <br />Su Ürünleri Kooperatifleri İzmir Bölge Birliği Başkanı İbrahim Güven de sorunların çözümü için adım atan Başkan Tugay’a teşekkür etti. </p>
<p><strong>Sektörün geleceği için alınacak önlemler konuşuldu</strong><br />Sektörün sürdürülebilirliği için alınması gereken önlemlere de değinildi. Buna göre balık stoklarının korunması, av yasaklarına uyulması, yetiştiricilik tesislerinde çevre dostu üretim tekniklerinin geliştirilmesi, izlenebilirlik ve gıda güvenliği standartlarının güçlendirilmesinin sektör için hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekildi. Alınan talepler, belirtilen görüşler doğrultusunda sektörün sorunlarına kalıcı çözümler için eylem planı oluşturulması hedefleniyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-su-urunleri-kooperatiflerinin-temsilcileri-ile-bulustu-588415">Başkan Tugay su ürünleri kooperatiflerinin temsilcileri ile buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şikayetvar: Kombi şikayetleri 1 haftada yüzde 43 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-kombi-sikayetleri-1-haftada-yuzde-43-artti-587280</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 15:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arıza]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[haftada]]></category>
		<category><![CDATA[Kombi]]></category>
		<category><![CDATA[servis]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetvar]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587280</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şikayetvar, kombiyle ilgili en çok çözüm beklenen konuları derledi. Kombi tamiratında servislerin garanti şartlarını göz ardı etmesi en çok şikayet edilen konu olurken şikayetler, bir önceki haftaya oranla yüzde 43, bir önceki aya göreyse yüzde 37 arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-kombi-sikayetleri-1-haftada-yuzde-43-artti-587280">Şikayetvar: Kombi şikayetleri 1 haftada yüzde 43 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şikayetvar, kombiyle ilgili en çok çözüm beklenen konuları derledi. Kombi tamiratında servislerin garanti şartlarını göz ardı etmesi en çok şikayet edilen konu olurken şikayetler, bir önceki haftaya oranla yüzde 43, bir önceki aya göreyse yüzde 37 arttı.</strong></p>
<p>Şikayetvar, yurt genelinde soğuk havaların hissedildiği şu günlerde kombiyle ilgili en çok şikayet edilen konuları açıkladı. Platform tarafından açıklanan verilere göre, bir önceki hafta ile kıyaslandığında şikayetler yüzde 43 arttı. Kombi şikayetleri bir önceki aya göreyse yüzde 37 oranında yükseldi. </p>
<p><strong>Platform, kombiyle ilgili en çok şikayet edilen konuları şöyle sıraladı:</strong></p>
<p>Yetkili servis randevu almada gecikme, randevu saatine uyulmaması.</p>
<p>Garanti süresi içinde olduğu halde arızalı ürün için ücret talep edilmesi ya da garanti kapsamında sorunun çözülememesi.</p>
<p>Arızaların tekrar etmesi / kalıcı çözümler sunulmaması.</p>
<p>Kombiden sıcak su gelmemesi ya da ısıtmama problemi.</p>
<p>Kombinin su akıtması / kaçırma sorunu.</p>
<p>Yedek parça temininde gecikme veya servis elemanın bahanelerle işi uzatması.</p>
<p>Kurulumdan sonra (özellikle yeni alınan ürünlerde) arızalı çıkma ya da beklendiği gibi çalışmama.</p>
<p>Kombinin yüksek gaz/doğalgaz tüketmesi ya da faturasının beklentiden yüksek gelmesi.</p>
<p>Kurulum/ keşif/ montaj hizmetinde eksik bilgilendirme, montaj sonrası kullanılan ürünün &#8216;sıfır&#8217; olmadığı iddiası.</p>
<p>Kombinin gürültülü çalışması ya da ses/patlama gibi ekipman aksaklıkları.</p>
<p><strong> Konuyla ilgili platforma ulaşan şikayetlerin bazıları şöyle sıralandı:</strong></p>
<p>“Satın aldığım kombinin teknik servisinden şikayetçiyim. Kombi arızası için geldiler, bin TL servis ücreti alındı. Bu işlerden hiç anlamadığımız için bize motorun değişmesi gerektiğini söylediler. 17 bin 500 TL fiyat çıkardılar. Ertesi gün müşteri hizmetlerinden arandım. 16 bin TL&#8217;ye indirdiler. Kendilerinden hariç 2 kombiciye ürünü gösterdim. Sadece valf bloğunun değişmesi gerektiğini bildirdiler. İşçilik ve malzeme dahil sadece 3 bin TL&#8217;ye arızayı çözdüler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ya insanları zayıf yerinden vuruyorlar ya da yetkin olmayan personel çalıştırıyorlar. Bu kadar kurumsal bir firmanın daldan para topladığımızı düşünmesi, yanıltıcı bilgiler paylaşıp bizleri tedirgin etmesi ve böyle ucuz bir tavır sergilemesi hiç doğru değil.&#8221;</p>
<p>“Kombim, yaklaşık 2 haftadır çalışmıyor. Kombide ısıtmama, su akıtma ve ses yapma gibi ciddi sorunlar yaşıyorum. İzmir Bayraklı&#8217;daki yetkili servise ulaşmama rağmen, sadece servis yönlendirildi fakat sorun kesinlikle giderilmedi. Servis herhangi bir açıklama yapmadı ve tekrar gelmek için de bir tarih vermedi. Ürünüm garanti kapsamında olmasına rağmen, yaşadığım mağduriyetin hala devam etmesi nedeniyle ürün değişimi talep ediyorum.&#8221;</p>
<p>“Kombimin devreye alınması talebiyle servis başvurusu yaptım. Garanti kapsamında olan bu işlem için ilk aradığımda, 3 gün içinde servis geleceği söylendi. Ancak belirtilen sürede servis gelmedi. Bugün tekrar müşteri hizmetlerini aradım, beni servise yönlendirdiler. Servis ise ilçeme sadece çarşamba günleri hizmet verdiklerini belirtti. Şu ana kadar herhangi bir ödeme yapmadım ve bana bir başvuru numarası da verilmedi.&#8221;</p>
<p>“Yaklaşık 4 yıl önce satın aldığımız kombi, 7 yıl garantili olmasına rağmen sürekli arıza veriyor ve mağduriyetimiz bir türlü giderilmiyor. Servis geçmişine bakıldığında da görüleceği gibi, garanti kapsamında işlem yapıldı fakat &#8216;ürün ayıplı değil&#8217; denilerek değişim veya para iadesi talebimiz sürekli reddedildi. Ayrıca, servis &#8216;sorun elektrik tesisatında ya da su ve enerji kaynaklı olabilir&#8217; diyerek birçok farklı ustaya yönlendirdi ve bu nedenle fazladan masraf yapmak zorunda kaldık. Sonuçta tüm sorun yine kombiden kaynaklandı. 4 yıldır mağduruz, kombinin değişimini veya mümkünse para iadesini talep ediyorum. Garanti belgem ve servis fişlerim mevcut. Sorunumun kalıcı olarak çözülmesini istiyorum.&#8221;</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-kombi-sikayetleri-1-haftada-yuzde-43-artti-587280">Şikayetvar: Kombi şikayetleri 1 haftada yüzde 43 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kurala dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmayi-azaltan-6-onemli-kurala-dikkat-587229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 13:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltan]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[drar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırmayı]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kurala]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587229</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdrar kaçırma toplumda çoğu kişinin yaşam kalitesini derinden etkileyen, ancak konuşulmaktan çekinilen önemli bir sağlık sorunu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmayi-azaltan-6-onemli-kurala-dikkat-587229">İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kurala dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar kaçırma toplumda çoğu kişinin yaşam kalitesini derinden etkileyen, ancak konuşulmaktan çekinilen önemli bir sağlık sorunu. Genellikle 50 yaşından sonra görüldüğü düşünülen bu durum aslında hemen her yaştaki kişilerin kapısını çalabiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan,</strong> tüm dünyada oldukça yaygın rastlanan idrar kaçırmanın görülme sıklığının ülkemizde de özellikle nüfusun yaşlanmasıyla birlikte daha da arttığını belirterek, “Öyle ki toplum bazlı çalışmalarda kadınların yüzde 9-43’ünde, erkeklerin ise yüzde 7-27’sinde idrar kaçırma sorununa rastlanmaktadır. Bu hastalık aile, sosyal ve iş hayatını olumsuz yönde etkileyebilecek şiddette olabilmektedir. Dolayısıyla, tedavisine erken başlanması, hastalığın daha kolay yöntemlerle kontrol altına alınması ve hastanın hayat kalitesinin artması için çok önemlidir. Günümüzde, idrar kaçırmanın tipine ve şiddetine göre başvurulan yöntemlerle sorun genellikle ortadan kalkmakta, bazı hastalarda ise en azından hayat kalitesi büyük oranda artmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Birkaç farklı türü mevcut</strong></p>
<p>İdrar kaçırma; hastanın kontrolünde olmadan veya idrar yapımı için uygun şartlar oluşmadan idrarın istemsiz olarak kaçması şeklinde tanımlanıyor. Yaşam kalitesini oldukça düşürebilen idrar kaçırmanın birkaç farklı türü bulunuyor. Ani idrar isteğiyle birlikte oluşan sıkıştırma tarzında idrar kaçırmanın yanı sıra karın içi basıncının arttığı durumlar olan öksürmek, hapşırmak ve yerden ağır bir cisim kaldırmakla gerçekleşen stres tipi idrar kaçırma en sık görülen tiplerini oluşturuyor. Bazı hastalarda bu iki mekanizmanın beraber görülebildiğini vurgulayan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan, “Bunların dışında geçici bazı durumlara bağlı olan idrar kaçırma, nörolojik hastalıklara bağlı idrar kaçırma, fistüllere bağlı idrar kaçırma veya hastanın idrar yapamadığı için taşma tarzında idrar kaçırma tipleri de mevcuttur” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Pek çok sebep neden olabiliyor! </strong></p>
<p>İdrar kaçırmaya pek çok sebep yol açabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan, en sık görülen etkenleri; “Doğumlar, yüksek bebek ağırlığı, menopoz, fazla kilo, geçirilmiş cerrahiler, üriner sistem enfeksiyonları, kullanılan bazı ilaçlar, depresyon, zihinsel fonksiyonlarda bozukluk, nörolojik rahatsızlıklar, kabızlık, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık” olarak sıralıyor.  </p>
<p><strong>Tedaviyle kontrol sağlanabiliyor</strong></p>
<p>İdrar kaçırmanın tedavisinde hedef hastayı tekrar idrar kontrolünü sağlayabilir hale getirmek ve buna bağlı olarak hayat kalitesini arttırıp, idrar kaçırmanın getirdiği ek problemlerden kurtarmak. Tedavi, idrar kaçırmanın tipine, hastanın yaşına, eşlik eden diğer hastalıklarına, genel sağlık durumuna ve altta yatan bir sebep olup olmamasına bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan,<strong> </strong>idrar kaçırmanın tıbben çözülebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Son yıllarda gelişen tedavi yöntemleri ve yaşam alışkanlıklarında alınan önlemler sayesinde hastaların büyük bir kısmında kontrol tamamen sağlanabilmektedir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kural! </strong></p>
<p>İdrar kaçırma tedavisinden başarılı sonuç alınmasında altta yatan etkenin tespit edilmesi kritik bir rol üstleniyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Özkan, idrar kaçırmanın altında idrar yolu enfeksiyonu, mesane tümörleri, prostat hastalıkları, üreter veya mesane taşları gibi bir patoloji saptanırsa, öncelikle bu sorunun tedavi edilmesi gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Burak Özkan,<strong> </strong>yaşam alışkanlıklarında yapılacak olan düzenlemelerin de son derece önemli olduğunu belirterek, dikkat edilmesi gereken 6 önemli kuralı, “Kilo verilmesi,  idrar kontrol mekanizmalarını güçlendiren pelvik taban egzersizlerinin yapılması, orta seviyede egzersiz programlarının uygulanması, tetikleyici faktörler  olan kahve ile çay tüketiminin sınırlandırılması ve sigaranın bırakılması, içilen sıvı miktarının ayarlanması ve kabızlık sorununun giderilmesi için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi” olarak sıralıyor.  Prof. Dr. Burak Özkan, yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesinin yanı sıra idrar kaçırmanın tipine ve şiddetine göre ilaç tedavisine, girişimsel yöntemlere veya cerrahi müdahaleye de başvurulabildiğini sözlerine ekliyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idrar-kacirmayi-azaltan-6-onemli-kurala-dikkat-587229">İdrar kaçırmayı azaltan 6 önemli kurala dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Obezite salgını diyabeti de tetikliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-salgini-diyabeti-de-tetikliyor-586690</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 22:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[diyabette]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapında diyabet araştırmaları ve insülin direnci kavramının geliştirilmesinde öncü rol oynayan,  tip 2 diyabet tedavisinde temel ilaçlardan biri olan metforminin geliştirilmesine liderlik eden ABD’den Houston Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta diyabet tedavilerindeki gelişmeleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-salgini-diyabeti-de-tetikliyor-586690">&#8220;Obezite salgını diyabeti de tetikliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dünya çapında diyabet araştırmaları ve insülin direnci kavramının geliştirilmesinde öncü rol oynayan,  tip 2 diyabet tedavisinde temel ilaçlardan biri olan metforminin geliştirilmesine liderlik eden ABD’den Houston Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta diyabet tedavilerindeki gelişmeleri anlattı. </b></p>
<p><b>Diyabette dünya çapındaki en büyük sorunun obezite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, “Obezite salgını, diyabet salgınını da tetikliyor. Bu yüzden diyabetli hastalara verebileceğim en önemli mesaj şu olurdu: Kilonuzu koruyun, fit kalın, fiziksel olarak aktif olun. Eğer bunu başarabilirseniz, bu aslında diyabetli hastalar için en iyi tedavidir. Ama bunun çok zor olduğunun da farkındayım. Eğer kilo veremiyorsanız ve düzenli bir egzersiz programına uyamıyorsanız, doktorunuza gittiğinizde size çok iyi ilaçlar önerebiliriz. Bu ilaçlarla diyabetin neden olduğu sorunların üstesinden gelebilir ve diyabet hastalarında gerçekten çok iyi bir kontrol sağlayabiliriz” diye konuştu. </b></p>
<p><b>Günümüzde diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar sayesinde hastalığın kontrol altında tutulabildiğini kaydeden Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, “Eğer hastalığı erken dönemde ve etkili şekilde tedavi edersek, tüm komplikasyonları önleyebiliyoruz” dedi.</b></p>
<p>ABD’deki Houston Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı ve dünya çapında diyabet araştırmalarının öncüsü olan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, İstanbul Atlas Üniversitesi Vadi Kampüs’te adının verildiği oditoryumda  “Bir Ustanın İzinde: Prof. Dr. DeFronzo ile Diyabetin Geleceği” başlıklı konferans verdi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Merak olmadan bilimsel keşif yapmak imkansız”</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, konferansın açılış konuşmasında Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo’yu isminin verildiği oditoryumda ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek  “Bugün Atlas Üniversitesi olarak bilim ve tıp dünyası için çok özel, çok müstesna bir ismi, buluşlarıyla diyabet tedavisinde çığır açmış bir bilim insanını ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Bilim insanlarının en büyük özelliğinin zeka ve merak duygusuna sahip olması olduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bilim insanlarının ya da keşif yapan insanların en büyük özellliğinin zeka olduğu düşünülür. Bir bakıma belki doğrudur, bununla beraber bu başarı için başka parametreler de var. Bunların başında da merak duygusu geliyor. Merak olmadan bilimsel keşif yapmak neredeyse imkansız. Tabii bu merakı bilimin sistemize edilmiş yollarıyla geçerek başarıya ulaştırmak mümkün. Bununla beraber dirençli ve sabırlı olmak ve bu yolda ilerleyebilmek gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Başarı için dirençli ve sabırlı olmak şart”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Einstein’a atfedilen bir anektod vardır, kendisine diyorlar ki ‘Siz çok zeki olduğunuz için bu kadar önemli başarılar elde ettiniz.’ Einstein’ın cevabı, ders niteliğinde, diyor ki: ‘Hayır, çok zeki olduğum için değil, bence dirençli ve sabırlı olduğum için buralara geldim. Bir mektup pulu gibi olun ve varacağınız adrese ulaşmadan ondan ayrılmayın.’ Aslında belki de başarının en büyük parametresi bu. O yüzden yapabildiklerimiz, hayal ettiklerimizle sınırlı” dedi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo,  diyabet tedavisinde uygulanan yöntemleri anlattı</b></p>
<p>İnsülin direnci kavramının geliştirilmesinde öncü rol oynayan, tip 2 diyabet tedavisinde temel ilaçlardan biri olan metforminin geliştirilmesine liderlik eden Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, özellikle tip 2 diyabet konusunda yapılan çalışmalar ve araştırmalardan örnekler verdi.</p>
<p>Konferansta diyabetin sebeplerine değinen Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, tip 2 diyabetin yalnızca insülin direnci veya beta hücre yetmezliği olmadığını, “Uğursuz Sekizli” (Ominous Octet) adını verdiği 8 temel bozukluktan kaynaklandığını söyledi. Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, tip 2 diyabetle ilgili yapılan çalışmalardan örnekler sundu. Prof. Dr. DeFronzo, tip2 diyabet tedavisinde birden fazla patofizyolojik kusuru düzeltmek için birden fazla ilacın bir arada kullanılmasının gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, tedavide kullanılan metamorfin reçetesinin HBA1c üzerindeki etkilerini gösteren çalışmalardan örnekler de sundu.</p>
<p><b>“Erken dönemde ve etkili şekilde tedavi edersek komplikasyonları önleyebiliyoruz” </b></p>
<p>Konferansta soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, diyabet için kalıcı bir tedavi olup olmadığına ilişkin soru üzerine “Keşke diyabet için kalıcı bir tedavi olsaydı. Elbette bu konuda çok çalışıyoruz. Ama bence hikâyenin güzel tarafı şu: Artık diyabetli hastalarımızı tedavi etmek için mükemmel ilaçlarımız var. Eğer hastalığı erken dönemde ve etkili şekilde tedavi edersek, tüm komplikasyonları önleyebiliyoruz. Örneğin körlüğü önleyebiliyoruz, böbrek hastalığını önleyebiliyoruz, kalp krizi ve felçleri önleyebiliyoruz. Harika ilaçlarımız var, çok şey öğrendik, ama sanırım kalıcı tedaviye ulaşmamıza biraz daha zaman var” diye konuştu.</p>
<p><b>“Diyabetteki en büyük ilerleme, hastalarda çok sayıda sorunun fark edilmesi oldu”</b></p>
<p>Son yıllarda diyabet tedavisindeki değişimlere de değinen Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, “Bence en büyük ilerlememiz, diyabetli hastalarda çok sayıda farklı sorunun olduğunu fark etmemiz oldu. Diyabetli bir hastayı tedavi ederken, mevcut tüm bozuklukları düzeltmek için birden fazla ilacı birlikte kullanmamız gerektiğini artık biliyoruz. İyi haber şu ki artık birçok farklı kategoride çok sayıda etkili ilacımız var ve bu ilaçları birlikte nasıl kullanacağımızı öğrendik. Böylece hastalarımızı çok daha etkili bir şekilde tedavi edip; uzun vadeli komplikasyonların önüne geçebiliyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Obezite salgını diyabeti tetikliyor”</b></p>
<p>Diyabette en büyük sorunun obezite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aslında diyabette dünya çapındaki en büyük sorun obezite. Obezite salgını, diyabet salgınını da tetikliyor. Bu yüzden diyabetli hastalara verebileceğim en önemli mesaj şu olurdu: Kilonuzu koruyun, fit kalın, fiziksel olarak aktif olun.Eğer bunu başarabilirseniz, bu aslında diyabetli hastalar için en iyi tedavidir. Ama bunun çok zor olduğunun da farkındayım. İyi tarafı şu: Eğer kilo veremiyorsanız ve düzenli bir egzersiz programına uyamıyorsanız, doktorunuza gittiğinizde size çok iyi ilaçlar önerebiliriz. Bu ilaçlarla diyabetin neden olduğu sorunların üstesinden gelebilir ve diyabet hastalarında gerçekten çok iyi bir kontrol sağlayabiliriz.”</p>
<p>Konferans sonunda Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo’ya Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Aydın tarafından plaket takdim edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-salgini-diyabeti-de-tetikliyor-586690">&#8220;Obezite salgını diyabeti de tetikliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karabağlar &#8216;da Bir İlk: Atık Yönetimi Toplantısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-bir-ilk-atik-yonetimi-toplantisi-586003</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 12:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[ilçede]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586003</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, ilçede artan mobilya ve sahipsiz atıklara kalıcı çözümler üretmek amacıyla öncü bir toplantıya ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-bir-ilk-atik-yonetimi-toplantisi-586003">Karabağlar &#8216;da Bir İlk: Atık Yönetimi Toplantısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi, ilçede artan mobilya ve sahipsiz atıklara kalıcı çözümler üretmek amacıyla öncü bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Başkan Helil Kınay, pilot uygulamalar ve iş birliği ile daha temiz bir çevre, daha yaşanabilir bir Karabağlar için çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini vurguladı.</p>
<p>Karabağlar Belediyesi, sürdürülebilir atık yönetimi ve çevre koruma konusunda farkındalık yaratmak amacıyla, ilçede düzenlenen ve bir ilk olan &#8220;Karabağlar Sanayi Bölgesi Atık Yönetimi ve Kaçak Döküm Sorunları Koordinasyon Toplantısı’na ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Toplantıya Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, İzmir Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, İzmir Ticaret Odası, İzmir Marangozlar ve Mobilyacılar Odası, İzmir Oto Tamircileri Esnaf ve Sanatkârlar Odası, İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Geri Dönüşüm Kooperatifi ile Karabağlar Belediyesi’nin başkan yardımcıları ve ilgili birimlerinin yetkilileri katıldı.</p>
<p><b>Sahipsiz Atıkların Karabağlar’a Getirdiği Yük Yıllık 71 Milyon TL</b></p>
<p>Toplantının ana gündemini ilçede kontrolsüz şekilde bırakılan mobilya ve sahipsiz atıklar oluşturdu. Toplantıda, ilçede kontrolsüz şekilde bırakılan ve belediyenin sorumluluk alanı dışında kalan bu atıkların Karabağlar Belediyesi’ne getirdiği yıllık 71 milyon TL ilave maliyet(yük) dikkat çekti. Başkan Kınay, bu tür yetki dışı atıkların hem çevreye hem de belediye kaynaklarına zarar verdiğini, ayrıca belediyenin asli hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>
<p>Karabağlar Belediyesi, toplantıyı uzun vadeli bir planlama süreci kapsamında gerçekleştirdi. Toplantı kapsamında çalışmaları sürdürülen “Karabağlar Belediyesi Atık Yönetim Master Planı’ndan bahseden Kınay bu çalışmaların yalnızca stratejik bir belge olmayacağı; sahada yürütülen uygulamalarla eş zamanlı ve dinamik bir şekilde ilerleyeceği ve uygulamaya dönük olduğunu ifade etti. Toplantıda katılımcılar, toplama ve geri kazanım sistemlerinin güçlendirilmesi, denetim süreçlerinin geliştirilmesi ve vatandaş bilincinin artırılması konularında görüş belirtti.</p>
<p><b>Başkan Kınay: Karabağlar Örnek Olacak</b></p>
<p>Toplantıda konuşan Başkan Helil Kınay, Türkiye’de atık yönetiminin genel bir sorun olduğunu belirterek, bu sorunun tek başına çözülmesinin mümkün olmadığını vurguladı.</p>
<p>Kınay “Belediyemiz, muhtarlarımız, sektör temsilcilerimiz ve ilgili kamu kurumlarıyla birlikte hareket ederek çözüm üretmek zorundayız. Belediyemiz, toplama sorumluluğu kapsamındaki atıklar için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile koordineli şekilde çalışıyor. Belediye sorumluluğu dışında kalan sektör atıkları ise Çevre Kanunu’na tabi olduğu için, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve diğer kurumlarla iş birliği içinde kalıcı çözümler üreteceğiz. Bu konuda kararlıyız” dedi.</p>
<p>Ceza uygulamalarının tek başına yeterli olmadığını amaçlarının sorunu kalıcı ve adil bir şekilde çözmek olduğunu belirten Başkan Kınay ilçede 18 aydır yürütülen sistematik atık yönetimi süreci hakkında da bilgi verdi. Kınay, mahallelerde mobilya toplama günlerinin belirlendiğini ve saha denemeleriyle sürecin test edildiğini ifade etti. Ve “Pilot uygulamalar ve işbirliği ile model bir sistem oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm paydaşlarımızın aktif katılımını bekliyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi’yle koordinasyon içinde sorunların kökten çözülmesini sağlayacağız. Karabağlar sınırları içinde, mahallelerimize ve kentimize zarar veren kötü örneklere ve çevreyi kirletecek davranışlara izin vermeyeceğiz. 2026 yılında bu sorunları tamamen sona erdirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Kınay, son olarak atık yönetimi konusunda farkındalık yaratmanın ve ekonomik ile çevresel zararları azaltmanın öncelikli amaç olduğunu belirterek, Karabağlar Belediyesi’nin sürdürülebilir ve kalıcı çözümler üretmeye odaklandığını vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-da-bir-ilk-atik-yonetimi-toplantisi-586003">Karabağlar &#8216;da Bir İlk: Atık Yönetimi Toplantısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhtarlarla el ele İzmir&#8217;e kesintisiz hizmet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muhtarlarla-el-ele-izmire-kesintisiz-hizmet-585136</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 13:13:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[halinde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kesintisiz]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarlar]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarlarla]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585136</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, demokrasinin temel taşı olan muhtarlarla iş birliği halinde kentin dört bir yanına kesintisiz hizmet götürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muhtarlarla-el-ele-izmire-kesintisiz-hizmet-585136">Muhtarlarla el ele İzmir&#8217;e kesintisiz hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, demokrasinin temel taşı olan muhtarlarla iş birliği halinde kentin dört bir yanına kesintisiz hizmet götürüyor. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na rahatlıkla ulaşarak mahallelerinin ihtiyaç ve sorunlarını aktarabilen muhtarlar, bölgelerine yapılan hizmetleri aktararak 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutladı.</p>
<p>İzmir’in 30 ilçesi, 1294 mahallesine hizmet ulaştıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, mahalle muhtarlarıyla koordinasyon halinde çalışarak İzmirlilerin sorun ve ihtiyaçlarına çözüm oluyor. Demokrasinin temel taşı olan muhtarlarla iletişim halinde olan Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, onların taleplerine en hızlı şekilde yanıt verilmesine aracılık ediyor. 19 Ekim Muhtarlar Günü’nde muhtarlık kurumunun önemini aktaran muhtarlar, mahallelerine yapılan hizmetler nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. </p>
<p><strong>“Her zaman ulaşabiliyoruz”</strong></p>
<p>Güzelbahçe Yelki Mahallesi Muhtarı Ayşe Görgülü, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte mahallemizde çok sayıda çalışma yaptık. Duraklarımız yapıldı, ova yolları için iş makinesi getirildi. Dereleri temizlediler, ilaçlamayı çok güzel yaptılar. Bunun gibi pek çok çalışmadan söz edebilirim. Her zaman ulaşabiliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mıza Yelki Mahallesi’ne verdiği hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Bize çok çalışmak yakışır”</strong></p>
<p>Menemen Gazi Mustafa Kemal Mahallesi Muhtarı Osman Şengül ise şöyle konuştu: “19 Ekim, biz muhtarlar için gerçekten anlamlı bir gün. Mahallemizin sorunlarına çözüm arayan bizler için bu tür günler, hem hatırlanmak hem de yaptığımız işin değerinin görülmesi açısından çok kıymetli. Mahallemizin her ihtiyacı ve sorununda ilk çalınan kapı biz oluyoruz. Vatandaşlarımızla birebir temas halindeyiz. Onların dertlerini dinliyor, çözüme ulaşmak için elimizden geleni yapıyoruz. Başkanımız Cemil Tugay, göreve geldiği günden bu yana muhtarların yanında oldu. Mahallemizin sorunlarını yakından dinleyen, çözüm odaklı yaklaşan bir anlayış sergiliyor. Özellikle altyapı, çevre düzenlemesi ve sosyal destek projelerinde büyük kolaylıklar sağlıyor. Desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Başkanımızın da dediği gibi, bize çok çalışmak yakışır.”</p>
<p><strong>“Başkan Tugay’ı ağabey gibi görüyoruz”</strong></p>
<p>Torbalı Karakızlar Mahallesi Muhtarı Niyazi Soytürk de “Başkan Cemil Tugay’a, yaptığı hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu dönemde, mahallemize kilit taşı döşemesi, su deposu yenilemesi yapıldı. Mahallemizin üst kotlarında yer alan su alamayan evlerimize yeni hat döşendi ve su sorunu ortadan kalktı. 2026 yılında da kanalizasyon hattı işi başlayacak. Bugüne kadar yaptığı ve yapacağı işlerden dolayı Başkan Cemil Tugay’a çok teşekkür ederim. İyi ki varlar. Başkan Tugay’ı muhtarlar olarak bir ağabey gibi görüyoruz. Ne zaman ihtiyaç duysak yanımızda” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Sürekli irtibat halindeyiz”</strong></p>
<p>Menemen Türkmenköy Mahallesi Muhtarı Ali Çıvgın ise “Üç dönemdir muhtarlık yapıyorum. Halkımızın daha refah şekilde yaşamasını sağlamak için yetkililerle sürekli irtibat halindeyiz. Yerel yönetimlerden güzel hizmetler alıyoruz. Öncelikli işlerimizi belediyelerimiz iyi bir şekilde yapıyor. Görevde kaldığımız sürece vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermek zorundayız” ifadelerini kullandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muhtarlarla-el-ele-izmire-kesintisiz-hizmet-585136">Muhtarlarla el ele İzmir&#8217;e kesintisiz hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da mahalle mahalle kadın dayanışması!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-mahalle-mahalle-kadin-dayanismasi-584321</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 18:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi,  “Kadın Gücü Mahallede ” projesi ile kadın dayanışmasını büyütmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-mahalle-mahalle-kadin-dayanismasi-584321">Karşıyaka&#8217;da mahalle mahalle kadın dayanışması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, </b> <b>“Kadın Gücü Mahallede ”</b> <b>projesi ile kadın dayanışmasını büyütmeye devam ediyor. Proje kapsamında Sancaklı ve Yalı mahallelerinde düzenlenen buluşmalarda sorun ve ihtiyaçlar konuşuldu, çözüm önerileri paylaşıldı, kadınlara yönelik hizmetler hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kadınların gücünü görünür kılmak ve sorunlara gerçek çözümler üretmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</b></p>
<p>Sosyal belediyecilik ilkesiyle çalışmalarına yön veren Karşıyaka Belediyesi, ilçede yaşayan kadınların sorunlarını tespit etmek, ihtiyaçlarına yanıt vermek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Kadın Gücü Mahallede” buluşmalarını sürdürüyor. Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında, son olarak Sancaklı ve Yalı mahallelerinde toplantılar düzenlendi. Sosyolog, psikolog, ebe, aile rehberi ve sosyal hizmet uzmanları, mahallelerde yaşayan kadınlar ile bir araya geldi.</p>
<p><b>KADINLAR UZMANLARLA BULUŞUYOR</b></p>
<p>Buluşmalara katılan kadınlar sorunlarını doğrudan uzmanlar ile paylaşma imkanı buldu. Bu doğrultuda kadınlara danışmanlık ve yönlendirme desteği sunulurken; hak temelli bilgilendirme yapıldı, talepler tek tek not alındı. Belediye bünyesindeki kadın danışma merkezlerinin işlevleri hakkında da kapsamlı bilgiler verildi. Ayrıca, toplantılar sırasında uygulanan anketlerle kadınların yaşadığı sorunlara dair ihtiyaç analizine yönelik veriler toplandı. Yoğun ilgi gören “Kadın Gücü Mahallede” buluşmaları, önümüzdeki süreçte de farklı mahalleler ile devam edecek.</p>
<p><b>HEDEF GÜÇLÜ KADIN, GÜÇLÜ TOPLUM</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Kadınların gücü, toplumun gücüdür. Daha adil, daha eşit ve daha güçlü bir toplum için desteğe ihtiyaç duyan tüm kadınların yanındayız. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz “Kadın Gücü Mahallede” projemizle, kadınlara seslerini duyurabilecekleri ve çözüm yolunda ihtiyaçları olan bilgilere ulaşabilecekleri bir platform sunuyoruz. Ayrıca bu buluşmalarda elde ettiğimiz veriler ile hizmetlerimizi şekillendirirken, yeni projeler için yol haritamızı belirlemeyi de hedefliyoruz. Tüm amacımız, kadınların gücünü dayanışmayla büyütmek ve böylece daha güçlü bir toplum hedefine katkı sunabilmektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-mahalle-mahalle-kadin-dayanismasi-584321">Karşıyaka&#8217;da mahalle mahalle kadın dayanışması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorunu İçin 5 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirma-sorunu-icin-5-oneri-583715</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 13:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[drar]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[İdrar Kaçırma Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yaştan kadını etkileyen idrar kaçırma sorunu 40 yaşına gelen kadınların yaklaşık % 40’ında görülebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirma-sorunu-icin-5-oneri-583715">Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorunu İçin 5 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yaştan kadını etkileyen idrar kaçırma sorunu 40 yaşına gelen kadınların yaklaşık % 40’ında görülebiliyor. Hamilelik, doğum ve menopozdan kaynaklanan hormonal değişiklikler ile pelvik taban kaslarının zayıflaması ve mesaneye baskı yapması sonucunda ortaya çıkabiliyor. Doğru teşhis, kişiye özel tedaviler ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde idrar kaçırmadan kurtulmak mümkün olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorunu ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>İdrar kaçırma sosyal yaşamdan uzaklaştırır</strong></p>
<p>İdrar kaçırma her yaştan ve her sosyal statüden kadın için önemli bir sorundur. Erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülen bir sorundur. Kadınlar yaşlandıkça istemsiz şekilde ortaya çıkan idrar kaçırma sorunu, yaşlanmanın bir sonucu olarak görülmemelidir. Özellikle gebelik sırasında veya idrar yolu enfeksiyonları nedeniyle geçici olarak idrar kaçırma sorunu ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlarda yaşam tarzı değişiklikleri (kilo vermek gibi), pelvik taban kas eğitimi ve menopoz sonrası dönemde yapılan müdahale ile sorun olmaktan çıkmaktadır. Günde 10- 15 kez idrara çıkan bir kadının yaşam kalitesi de olumsuz etkilenmektedir. Çünkü bu sorunu yaşayan her kadın sosyal hayattan da uzaklaşmaktadır. İdrar kaçırma günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa bir uzman doktordan destek alınmalıdır.  </p>
<p><strong>Kadınlar bu sorunu erteliyor</strong></p>
<p>Kadınlar bu sorunu çoğu zaman sakladıkları için çözümünü de ertelerler. İdrar tutamama bazı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. </p>
<ul>
<li>Hapşırma ve öksürme, ağır eşyalar kaldırma, ağır egzersiz yapma gibi durumlarda mesaneye baskı uygulandığında idrar kaçağı ortaya çıkabilir. </li>
<li>Yoğun bir idrar yapma isteğinin ertelenmesi sonucunda istemsiz idrar kaçırma kaçınılmazdır. Özellikle uyku sırasında gece boyunca sık sık idrara çıkma ihtiyacı olabilmektedir. Ayrıca enfeksiyona bağlı hastalıkta ya da nörolojik bir sorunda ve şeker hastalığı gibi daha ciddi bir sorun nedeniyle ortaya çıkabilmektedir.</li>
<li>Taşma tipi idrar kaçırmada ise mesanenin tamamen boşalmaması nedeniyle sık sık veya sürekli idrar damla damla idrar çıkışı olabilmektedir.</li>
<li>Fiziksel veya zihinsel sorunlar idrarı kaçırmaya neden olabilmektedir. Örneğin, şiddetli artrit söz konusu ise, zamanında tuvalete yetişmekte sorun çıkmaktadır.</li>
<li>Karma tip idrar kaçırmada ise birden fazla idrar kaçırma türü vardır. Genellikle stres bağlı idrar kaçırma ile sıkışma sonucunda sorun olmaktadır. <strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong>Her 3 kadından 1’inde var </strong></p>
<p>İdrar kaçırma yani idrar veya mesane kontrolünün kaybı her üç kadından birinde görülmektedir. İdrar kaçırma sorunu belirtilere göre kişiye özel bir tedavi planıyla hareket edilmelidir ve yaşam kalitesinin yükseltilmesiyle çözülebilmektedir. </p>
<p>İdrar kaçırmanın tedavisi ise detaylı bir tıbbi öykü ve belirtilerin ayrıntılı bir şekilde uzman hekime anlatılmasıyla başlamaktadır. İdrar kaçırmanın ne zaman ve ne sıklıkla yaşandığı sorulmalıdır. Mesaneyi etkileyecek sorunun ve semptomlara neden olabilecek diğer durumlar hekim tarafından araştırılmadır. Bunun için fiziksel bir muayene de yapılabilmektedir. Bu muayenede mesane doluyken öksürme istenebilmektedir. </p>
<p><strong>Kegel egzersizi öneriliyor</strong></p>
<p>Pelvik taban kasları yaşla ve daha az fiziksel aktiviteyle zayıflamaktadır. Pelvik taban kas eğitimi olarak da bilinen Kegel egzersizleri, stres kaynaklı idrar kaçırmayı önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Pelvik taban kasları çalıştıran egzersizlerdir. Pelvik taban kasları; rahmi, mesaneyi, ince bağırsağı ve rektumu destekler. Her 10 kadından 4’ünde Kegel egzersizlerini denedikten sonra idrar kaçırma sorununda azalma olduğu görülmüştür. Günlük olarak yapılan Kegel egzersizi özellikle hamilelik döneminde yararlı olabilmektedir. Hamilelik ve doğum sırasında sıklıkla görülen pelvik taban kaslarının zayıflamasını önlemeye yardımcıdır. </p>
<p><strong>Bu önerileri dikkate alın </strong></p>
<p>Yaşam tarzı değişiklikleri ve pelvik taban kas eğitiminin yanı sıra hem stres hem de sıkışma tipi idrar kaçırmanın tedavisinde günlük yapılacak basit uygulamalar da faydalı olabilmektedir.</p>
<ol>
<li>Yaşam tarzı değişiklikleri sorunun çözümünde etkilidir. Özellikle sıvı alımı kontrollü olarak yapılabilir. </li>
<li>Mesaneyi 2-3 saatte bir boşaltmak için tuvalete gidilmesi idrar kaçırma sorunu için etkili olabilir.</li>
<li>Dışkılama sırasında zorlanmanın sorun olmaması için kabızlığın kesinlikle tedavi edilmesi gerekir.</li>
<li>Kilo kontrolünün sağlanması sorunu azaltacaktır.</li>
<li>Sigara kesinlikle bırakılmadır. Sigara içmek, pelvik taban rahatsızlığının gelişme riskini 2 kat artırmaktadır. Alkol ve kafein tüketimi de sınırlanmalıdır.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirma-sorunu-icin-5-oneri-583715">Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorunu İçin 5 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nedeni kalça eklemlerinizdeki bir sorun olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nedeni-kalca-eklemlerinizdeki-bir-sorun-olabilir-582793</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 11:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[eklemlerinizdeki]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi Ve Travmatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582793</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürümek, merdiven çıkmak, bağdaş kurmak, hatta oturup kalmak bile sizin için ızdıraba mı dönüşüyor? Şiddetli ağrı nedeniyle günlük aktivitelerinizi yapmanızı önleyen bu yakınmalarınızın nedeni kalça eklemlerinizde gelişen bir sorun olabilir!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-kalca-eklemlerinizdeki-bir-sorun-olabilir-582793">Nedeni kalça eklemlerinizdeki bir sorun olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yürümek, merdiven çıkmak, bağdaş kurmak, hatta oturup kalmak bile sizin için ızdıraba mı dönüşüyor? Şiddetli ağrı nedeniyle günlük aktivitelerinizi yapmanızı önleyen bu yakınmalarınızın nedeni kalça eklemlerinizde gelişen bir sorun olabilir! Zira, vücudumuzun en önemli eklemlerinden biri olan kalça eklemleri çeşitli sebeplerden dolayı hasar görebiliyor. Kalça eklemlerinde en sık görülen problemlerden biri ise kıkırdak kaybına bağlı kireçlenme oluyor. Bu tablo, kalça eklemi çevresinde, özellikle de kasık bölgesinde ağrı ve hareket kısıtlılığıyla kendini belli ediyor.  İlaç, fizik tedavi ve yürümeye destek olan cihazlarla kalça eklemlerindeki kireçlenmeye ve diğer problemlere çözüm sağlanabilse de bu yöntemler bazen yetersiz kalabiliyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,</strong> bu noktada kalça protezi ameliyatının gündeme geldiğini belirterek, “Son yıllarda bu ameliyatlar uygun hasta grubunda oldukça başarılı sonuçlar vermekte ve hastaların yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırmaktadır. Üstelik, günümüzün yeni nesil protezleri daha kaliteli üretilmekte ve vücuda çok daha kolay uyum sağlamaktadır. Ayrıca, protezler modern ameliyat teknikleriyle artık milimetrik hassasiyetle vücuda yerleştirilmektedir. Bu gelişmeler sayesinde protezlerin ömrü 30 yıla kadar uzamaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Kalça kırıklarından kireçlenmeye…</strong></p>
<p>Kalça eklemleri, yaşam kalitemiz için vazgeçilmez eklemlerden biri olarak nitelendiriliyor. Ayakta dururken dengede kalmayı sağlıyor, yürürken çok yönlü hareketlere izin veriyor ve koşma sırasında ani yüklenmeleri yumuşatarak eklemleri koruyor. Ayrıca, diz ile kalçalara aşırı ve dengesiz yük binmesini önlüyor. Merdiven çıkmak, yürümek ve spor yapmak gibi günlük faaliyetlerimizde kalça eklemi büyük bir önem taşıyor.   Dolayısıyla, kalça eklemlerinde gelişen hastalıklar veya kırıklar yol açtıkları şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle yaşam kalitemizi ciddi boyutlarda düşürebiliyor. Kalça eklemlerinde oluşan sorunlarda ilaç, fizik tedavi ve ameliyat olmak üzere üç tedavi yönteminden faydalanılıyor.  Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,<strong> </strong>kalça protezi ameliyatına başvurulabilen sorunları “Kalça eklemi kireçlenmesi, doğuştan veya sonradan oluşan kalça çıkıkları, bazı romatizmal hastalıklar, kalça kırıkları, tümör, enfeksiyon veya avasküler nekroz gibi sebeplerle geri dönüşsüz olan kıkırdak ve eklem bozulmaları” olarak sıralıyor.</p>
<p><strong>Hastalar en çok şiddetli ağrıdan yakınıyor</strong></p>
<p>Kalça eklemi hastalıklarında en sık rastlanan ve hastaları en çok rahatsız eden sorun, hareketleri kısıtlayacak şiddete ulaşabilen ağrı oluyor. Ağrı genellikle kasık bölgesinde hissediliyor ve bazen dize kadar yayılabiliyor. Bununla birlikte, topallama ve eklemde hareket kısıtlılığı nedeniyle günlük aktivitelerde zorlanma gibi şikayetler de doktora başvurma sebeplerinden. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, hastaların şikayetlerini genellikle “Kasığımda ve kalçamda ağrı var. Dizim ağrıyor, yürürken kilitleniyorum. Bazen kalçama  bir şey takılıyor, topallıyorum. Bacağım diğerine göre kısaldı. Tam çömelemiyor, oturamıyor ve bağdaş kuramıyorum”  gibi cümlelerle dile getirdiklerini söylüyor. </p>
<p><strong>Protez hastaya ve hastalığa göre seçiliyor</strong></p>
<p>Kalça protezi ameliyatı hasar gören kalça ekleminin çıkarılması ve yerine yapay eklem yerleştirme ameliyatıdır. Hangi tür protezin yerleştirileceği ise hastaya ve hastalığa göre değişiyor. Genç ve kemik kalitesi iyi olan hastalarda genellikle çimentosuz ve uzun ömürlü protezler tercih ediliyor. Seramik-polietilen ve seramik-seramik yüzeyli protezler en sık tercih edilen türleri oluşturuyor. Standart protezlerin yeterli olmadığı nadir durumlarda ise kişiye özel protezler kullanmak  veya düzenlemek gerekebiliyor.  </p>
<p><strong>Çok genç hastalar da ameliyat olabiliyor</strong></p>
<p>Kalça protezi ameliyatı için özel bir yaş sınırı bulunmuyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,<strong> </strong>kalça protezi cerrahisine karar verilirken hastanın yaşından ziyade eklemin durumunun dikkate alındığını belirterek, “Genellikle orta ve ileri yaş grubunda daha çok başvuruluyor olsa da bazı hastalıklarda çok genç hastalarda da kalça protezi ameliyatı yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Yeni nesil protezlerin ömrü 30 yılı bulabiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda, yeni nesil protezler daha kaliteli malzemelerden yapılıyor; minimal invaziv, robotik ve navigasyon destekli ameliyatlar gibi hassas cerrahi teknikleri kullanılıyor. Bunların yanı sıra ağrıyı gidermeye yönelik uygulanan tedavilerdeki gelişmeler ameliyat sonrasında hızlı rehabilitasyonu mümkün kılıyor, böylece hastalar günlük yaşamlarına daha erken dönebiliyorlar. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,<strong> </strong> tüm bu gelişmeler sayesinde günümüzde yeni nesil protezlerin ömrünün 30 yıla kadar uzadığını vurgulayarak, “Hastanın yaşı, yaşam tarzı, protezin kalitesi ve ameliyat tekniği protezlerin ömrünü etkileyen faktörleri oluşturmaktadır” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında spor yapmak mümkün, ancak…</strong></p>
<p>Hastalar ameliyat sonrasında ertesi gün ayağa kaldırılıyor ve yürüteç veya koltuk değneğinin desteğiyle, ağrının izin verdiği ölçüde yürütülüyor. Genel olarak, ameliyattan bir ay sonra da desteksiz yürümeye başlayabiliyor ve  günlük yaşamlarına dönüş yapabiliyorlar. Kalça protezi ameliyatı olan hastaların spor yapmalarında bir sakınca görülmese de aşırı ve ani yüklenmelerden mutlaka kaçınmak gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ameliyattan 6 hafta sonra yüzmekte, bisiklete binmekte ve ağırlıklarla kontrollü egzersizler yapmakta bir sakınca yoktur. 3-6 ay arasında hafif tempolu sportif aktiviteler güvenle yapılabilir.  Ancak, düşme riski yüksek olan futbol ve basketbol gibi sporlardan uzak durulması önem taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-kalca-eklemlerinizdeki-bir-sorun-olabilir-582793">Nedeni kalça eklemlerinizdeki bir sorun olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören&#8217;in 40 Yıllık Altyapı Sorunu Tarihe Karışıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keciorenin-40-yillik-altyapi-sorunu-tarihe-karisiyor-582108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:27:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tarihe]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören’in yıllardır ihmal edilen altyapı sorunları kalıcı olarak çözüme kavuşuyor. İlçede ihtiyaç duyulan altyapı yenileme çalışmaları, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın girişimleriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorenin-40-yillik-altyapi-sorunu-tarihe-karisiyor-582108">Keçiören&#8217;in 40 Yıllık Altyapı Sorunu Tarihe Karışıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören’in yıllardır ihmal edilen altyapı sorunları kalıcı olarak çözüme kavuşuyor. İlçede ihtiyaç duyulan altyapı yenileme çalışmaları, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın girişimleriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçiriliyor. Altyapı yatırımları sayesinde yarım asırlık eski hatlar yenilenirken, Keçiören’de sel ve su taşkınları tarihe karışıyor.</p>
<p><b>Başkan Özarslan’dan büyük özveri</b></p>
<p>Ankara’nın en büyük ilçelerinden biri olan Keçiören, yıllardır süregelen altyapı sorunlarından nihayet kurtuluyor. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın göreve geldiği ilk günden itibaren öncelikli sorun olarak belirlediği altyapı problemleri, ABB’nin yürüttüğü hummalı çalışmalarla çözüme kavuşturuluyor. Yapılan fizibilite çalışmalarıyla ilçenin adeta röntgeni çekilirken, 40 yıldır kronikleşen sorunları ortadan kaldıracak geniş çaplı altyapı çalışmaları hayata geçiriliyor. Bu kapsamda eski, yetersiz ve hasar görmüş içme suyu, kanalizasyon ve yağmursuyu hatları baştan sona yenileniyor. Böylece Keçiören, modern standartlara uygun, güvenli bir altyapıya kavuşuyor.</p>
<p><b>Geleceğe yatırım</b></p>
<p>Yeni altyapı çalışmaları, yalnızca bugünün değil gelecekteki nüfus artışı ve şehirleşme ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde planlandı. ABB ekiplerince sürdürülen çalışmaların kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.</p>
<p><b>“Altyapı sorununa kalıcı çözüm sunuyoruz”</b></p>
<p>Keçiören’in yıllardır ihmal edilen altyapı sorununa kalıcı çözüm sunmak için yoğun bir mesai harcadıklarını belirten <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan,</b> şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>“Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Keçiören’in en önemli sorunu olan altyapıyı önceliğimiz yaptık. İlçemizin 40 yılı aşkın süredir devam eden kronik altyapı problemlerinin çözümü için taleplerimizi ilettik, Büyükşehir Belediyemiz de gerekli çalışmaları başlattı. Yaptığımız fizibilite çalışmalarında tüm sorunları tespit ettik ve hummalı bir çalışmayla eski, yetersiz ve hasarlı hatları yeniliyoruz. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, belediyecilikte altyapı çalışmaları çoğu zaman görünmediği için ikinci plana atılır, siyaset gereği daha çok göze çarpan işler tercih edilir. Biz bu anlayışta değiliz. Keçiören’in hangi sorunu varsa, altyapıysa altyapı, üstyapıysa üstyapı hepsiyle aynı kararlılıkla ilgileniyoruz. Bu çalışmalar yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, gelecekteki nüfus artışını ve şehirleşmeyi de karşılayacak şekilde planlandı. Hedefimiz, Keçiören’i modern, güvenli ve yaşanabilir bir kent haline getirmektir. Kısa sürede tamamlanacak bu proje ile hemşehrilerimizin yıllardır beklediği altyapı hizmetini onlara kazandırmış olacağız. İlçemize sunduğu altyapı hizmetlerinden dolayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorenin-40-yillik-altyapi-sorunu-tarihe-karisiyor-582108">Keçiören&#8217;in 40 Yıllık Altyapı Sorunu Tarihe Karışıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çepnibektaş&#8217;ta Yılların İçme Suyu Hattı Sorunu Sona Eriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cepnibektasta-yillarin-icme-suyu-hatti-sorunu-sona-eriyor-581921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 14:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[besim]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çepnibektaş]]></category>
		<category><![CDATA[çme]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[maski]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yılların]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Turgutlu ilçesi Çepnibektaş Mahallesi’nde uzun süredir devam eden içme suyu sorununa çözüm üretmek amacıyla önemli bir altyapı yatırımı gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cepnibektasta-yillarin-icme-suyu-hatti-sorunu-sona-eriyor-581921">Çepnibektaş&#8217;ta Yılların İçme Suyu Hattı Sorunu Sona Eriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Turgutlu ilçesi Çepnibektaş Mahallesi’nde uzun süredir devam eden içme suyu sorununa çözüm üretmek amacıyla önemli bir altyapı yatırımı gerçekleştirdi. Mahallede vatandaşların tarım arazilerinden geçen ve sık sık arızalara neden olan eski içme suyu terfi hattı yenilendi. Çalışmalarda 2 bin 400 metrelik yeni terfi hattı imalatı devam ederken, hattın tamamlanmasının ardından yapılacak sondaj ile birlikte bölge su verimliliği ve sürekliliği artacak. Yapılan yatırım sadece içme suyunun mahalleye kesintisiz bir şekilde ulaşmasını sağlamanın yanında aynı zamanda vatandaşların mülkiyetlerinde yaşanan mağduriyetleri de ortadan kaldıracak. Yenilenen hatla birlikte teknik açıdan güvenli vatandaşlar açısından da sorunsuz bir altyapı sistemi oluşturulmuş olacak.</p>
<p><b>“Yeni hat ile sorun ortadan kalkacak”</b></p>
<p>Yapılan yatırım hakkında bilgiler veren MASKİ Turgutlu İlçe Şefi Hüseyin Yelkenci, daha önce vatandaşların arazilerinden geçen 2 bin 400 metrelik terfi hattını yenilediklerini söyledi. Yelkenci, “Boru patlaklarında çok büyük problemler yaşanıyordu. Vatandaşlarımızın arazilerinde sıkıntılı durumlar yaşanıyordu. Güzergahı değiştirilen yeni terfi hattı ile birlikte bu sorun ortadan kalkacak. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte daha sağlıklı ve kesintisiz olarak mahallemize içme suyunu ulaştırmış olacağız. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu öncülüğünde yatırımlarımızı, çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Besim Başkanımız her daim yanımızda”</b></p>
<p>Yapılan yatırımdan dolayı memnuniyetini ifade eden Çepnibektaş Mahalle Muhtarı Hamza Turan, “İçme suyu terfi hattı vatandaşlarımızın arazilerinden geçiyordu. Yaşanan sıkıntılardan dolayı depoya su az geliyordu. MASKİ Genel Müdürlüğümüz tespitlerini ve çalışmalarını yaptı. Terfi hattı tarım arazilerinin dışına çıkıyor artık. Çalışmalar ilerledi. Zor şartlarda önemli bir çalışma oldu. Bunlar kolay işler değil. MASKİ başarılı işler yapıyor. Çalışma tamamlandığında evlerimize gelen su daha verimli ve sağlıklı olacak. Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu, göreve geldiği günden bu yana her daim yanımızda. Kendisi sorunlarımızı bire bir dinliyor. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz.</p>
<p><b>“Bu Çalışma ile Vatandaşlar Rahatlayacak”</b></p>
<p>Yıllardır su sorunu yaşadıklarını söyleyen mahalle sakini Atay Bilgiç, “Her sene su sıkıntısı yaşıyoruz. 40-50 yıldır su sorunumuz var. Vatandaşlarımız zor durumda kalıyor. Tarım arazisinden geçen hatlarda arızalar yaşanıyordu. Hattın yönü değişiyor. Vatandaş rahat edecek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya, Turgutlu Belediye Başkanımız Çetin Akın ve MASKİ Genel Müdürlüğü’ne teşekkür ederim” dedi.</p>
<p><b>“Kesintiler Sona Erecek”</b></p>
<p>Su kesintilerinin çok yaşandığını söyleyen mahalle sakinlerinden Serdar Yılmaz, “Evlerimizde işlerimizi yapmakta sıkıntı yaşıyoruz. Hattın yönünü değiştiriyorlar. Su sorunumuz ortadan kalkacak inşallah. Besim Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Elinden geldiği kadar bizlere yardımcı oluyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cepnibektasta-yillarin-icme-suyu-hatti-sorunu-sona-eriyor-581921">Çepnibektaş&#8217;ta Yılların İçme Suyu Hattı Sorunu Sona Eriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir ASAT&#8217;tan Serik&#8217;e 2 Milyar 400 milyon TL&#8217;lik yatırım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-asattan-serike-2-milyar-400-milyon-tllik-yatirim-581891</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 13:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[asat]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[serik]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, turizmin en önemli merkezlerinden biri olan Belek bölgesinin içmesuyu sorunlarını çözmek amacıyla kapsamlı bir yatırım gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-asattan-serike-2-milyar-400-milyon-tllik-yatirim-581891">Büyükşehir ASAT&#8217;tan Serik&#8217;e 2 Milyar 400 milyon TL&#8217;lik yatırım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, turizmin en önemli merkezlerinden biri olan Belek bölgesinin içmesuyu sorunlarını çözmek amacıyla kapsamlı bir yatırım gerçekleştirdi. Yaklaşık 2 milyar 400 milyon TL maliyetle hayata geçirilen çalışmalar tamamlanarak bölgenin içmesuyu altyapısı tamamen yenilendi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Serik’teki yatırımlarıyla ilçenin altyapı sorunlarına kalıcı çözümler üretmeyi sürdürüyor. Revize edilen mevcut içmesuyu depoları ve tamamlanan yeni depolar sayesinde hem bugünün ihtiyaçları karşılanıyor hem de geleceğe dönük sağlam temeller atılıyor. Vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan bu yatırımlar, Serik’in modern ve sağlıklı bir kent olarak gelişimine büyük katkı sağlıyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Terfi Merkezlerinde Revizyon ve İzolasyon</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Çalışmalar kapsamında tüm terfi merkezlerinde revizyon ve izolasyon işlemleri yapıldı. Kullanım ömrünü tamamlamış pompa ve motorlar, daha verimli ve enerji tasarrufu sağlayan yeni sistemlerle değiştirildi. Ayrıca, Serik Karadayı Üretim ve Terfi Merkezi’nin devreye alınmasıyla içmesuyu kapasitesi önemli ölçüde artırıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kesintisiz Su İçin Jeneratörler</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Vatandaşlara 7/24 kesintisiz içmesuyu üretimi sağlamak amacıyla tesislerin tamamına jeneratör kurulumları gerçekleştirildi. Böylece olası elektrik kesintilerinde su arızalarında herhangi bir aksaklık yaşanmasının önüne geçildi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İsale Hatları Yenilendi</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Belek, Kadriye ve Karadayı bölgelerinde yaklaşık 50 bin metre muhtelif çaplarda isale hattı yenilendi. Ayrıca otel parsel sınırları içerisinde kalan isale hatları ve sayaç panoları otel dışına çıkarılarak modernizasyon sağlandı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>SCADA Sistemiyle Uzaktan Kontrol</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Bütün tesisler, SCADA sistemine entegre edilerek uzaktan takip ve kontrol altına alındı. Bu sayede içmesuyu sisteminde meydana gelebilecek sorunlara anında müdahale edilebilmesi mümkün hale geldi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sorun Tamamen Çözüldü</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yapılan yatırımlar sonucunda Belek, Kadriye ve Karadayı bölgelerinin içmesuyu sorunları tamamen çözüldü. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, bölge halkına ve turizme uzun yıllar güvenli ve sağlıklı içmesuyu temin edecek bir altyapıyı kazandırmış oldu.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-asattan-serike-2-milyar-400-milyon-tllik-yatirim-581891">Büyükşehir ASAT&#8217;tan Serik&#8217;e 2 Milyar 400 milyon TL&#8217;lik yatırım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay 6. Sanayi Sitesi esnafıyla buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-6-sanayi-sitesi-esnafiyla-bulustu-580910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:11:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[esnafı]]></category>
		<category><![CDATA[esnafıyla]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yapma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580910</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 400 dönümlük arazi üzerine kurulu 6. Sanayi Sitesi esnafıyla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-6-sanayi-sitesi-esnafiyla-bulustu-580910">Başkan Tugay 6. Sanayi Sitesi esnafıyla buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 400 dönümlük arazi üzerine kurulu 6. Sanayi Sitesi esnafıyla bir araya geldi. Toplantıda esnafın taleplerini ve sorunlarını dinleyen Başkan Tugay, sanayi sitesinin altyapısından üstyapısına köklü bir değişiklik yapmak istediklerini ifade etti. İzmir’in sorunlarının planlı bir şekilde çözülmesi için çalıştıklarını söyleyen Başkan Tugay, “Bizler İzmir’i çok seven insanlarız. Misafir gibi gelip gitmiş olma gibi bir düşüncemiz yok” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Buca ve Gaziemir’in ortasında yer alan ve 600’ün üzerinde işyerinin bulunduğu 6. Sanayi Sitesi’nde esnafla buluştu. 6. Sanayi Sitesi Koruma Güzelleştirme ve Geliştirme Derneği’nde düzenlenen buluşmaya Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, 6. Sanayi Sitesi Başkanı Sami Özdaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerin bürokratları ile çok sayıda sanayi esnafı katıldı.</p>
<p><strong>“Köklü bir düzenleme yapmak isteriz”</strong></p>
<p>Toplantıda esnafın taleplerini dinleyen Başkan Tugay, kaçak moloz dökümü, çevre kirliliği gibi sorunlara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. İlçe belediyeleriyle koordineli bir şekilde sorunların çözümü için çalışmaların devam edeceğini ifade eden Başkan Tugay, 6. Sanayi Sitesi’nde köklü bir iyileştirme yapılması için adım atacaklarını söyleyerek, “Burasının fazla sorunu olduğunu görüyoruz, biliyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Yapılması gerekenler sizlerle görüş alışverişi ile planlanacak. Burada gerçekten köklü bir düzenleme olsun isteriz. Yolu, kaldırımı, altyapısı, üstyapısı&#8230; Buradaki işçilerimizin de sosyal olarak desteklenmesi lazım. Bu sadece para ve ihtiyaçlarla ilgili değil. İnsanca bir yaşam için spor alanı, park gibi sosyal ihtiyaçlar var” dedi.</p>
<p><strong>“Yer bulursak, bakanlık onay verirse arıtma tesisi yapacağız”</strong></p>
<p>Bölgeye hizmet edecek bir arıtma tesisi için çalışmaların devam ettiğini söyleyen Başkan Tugay, “İzmir’in tabii ki öncelikli sorunları var ama önümüzdeki üç buçuk yılda burasını derli toplu bir hale getirelim istiyoruz. Bu bölgede bir arıtma tesisi yapma düşüncemiz var. Uygun bir yer bulursak, bakanlık da onay verirse o zaman altyapı açısından daha sağlıklı olacak. Sorunları biliyoruz, görüyoruz. Her şeyin elden geçirilmesi lazım. Bunu da yapacağız” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Sorunların üzerine birer birer eğileceğiz”</strong></p>
<p>İzmir’in plan sorununa dikkat çeken Başkan Tugay, “İşler plansız gidince sonradan bir şeyleri düzeltmek gerekiyor. Bizi en çok sıkıntıya sokan şey o. Ev de olsa dükkan da olsa plansızlık olduğunda çözüm kolay olmuyor. Bir yeri düzeltince diğeri çıkıyor. Başında her şey iyi planlanmalı ki, sonradan sorun yaşanmasın. Bizim yaşadığımız zorlukların kaynağında yıllar öncesinde bu işler başlarken planlamanın yapılmamış olması var. Ama bizler İzmirliyiz. Bizler İzmir’i çok seven insanlarız. Misafir gibi gelmiş de gitmiş olma gibi bir düşüncemiz yok. Gerçekten herkes elinden gelen çabayı gösteriyor. Mümkün olan en hızlı şekilde bir şeyleri halledelim istiyoruz. Sizinle de iletişim halinde olalım, sorunların üzerine birer birer eğileceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“En iyi hizmeti sağlayacağız”</strong></p>
<p>Toplantıda esnafın ruhsat sorunu gibi konulara karşı çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü söyleyen Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, “Elimizden geleni yapmaya çalışacağız” dedi.</p>
<p>Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Göreve geldiğimiz günden beri iletişim halindeyiz. Biz de normal bir dönem yaşamıyoruz. CHP’li belediyelere silkelemeler devam ediyor. Ama bunlar bize bahane olamaz. Kalan üç buçuk yılda en iyi hizmeti sağlayacağız” şeklinde konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verdiği destekler için teşekkür eden 6. Sanayi Sitesi Başkanı Sami Özdaş, sanayi esnafının ek sanayi sitesi başta olmak üzere taleplerini dile getirdi. Özdaş, “Sanayi sitesinin imar planlarına işlenmesini istiyoruz. Sanayi sitesi çok sıkıntılı bir yer, sorunları çok. Biz burada şehrin içine sıkışmış durumdayız. Çevreye duyarlı yeni bir sanayi sitesi yapmak istiyoruz. Ek bir sanayi sitesi yapıp bu bölgeyi düzeltmek istiyoruz. Sizlerin desteği için teşekkür ediyorum. Başkanımıza bugün geldiği için, bizi onurlandırdığı için, sorunlarımızı, taleplerimizi dinlediği için teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>6. Sanayi Sitesi turu</strong></p>
<p>Esnafla sohbet eden Başkan Tugay, sanayi sitesi ile ilgili talepleri dinledi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın 6. Sanayi Sitesi İtfaiye Grubu’nu ziyaret ederek görevli personelle sohbet etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-6-sanayi-sitesi-esnafiyla-bulustu-580910">Başkan Tugay 6. Sanayi Sitesi esnafıyla buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Kentsel dönüşümde cesur adımlar atmaya hazır bir ekibiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-kentsel-donusumde-cesur-adimlar-atmaya-hazir-bir-ekibiz-580669</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 09:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımlar]]></category>
		<category><![CDATA[atmaya]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümde]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Cemil Tugay]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[Planla]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580669</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın göreve başlamasının ardından ilçelerde sürdürdüğü koordinasyon toplantıları Bornova'da devam etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-kentsel-donusumde-cesur-adimlar-atmaya-hazir-bir-ekibiz-580669">Tugay: Kentsel dönüşümde cesur adımlar atmaya hazır bir ekibiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın göreve başlamasının ardından ilçelerde sürdürdüğü koordinasyon toplantıları Bornova&#8217;da devam etti. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ev sahipliğindeki toplantıda kentsel dönüşüm konusuna değinen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Kentsel dönüşüm açısından çok cesur adımlar atmaya hazır bir ekibiz. İzmir&#8217;in çok önemli bir sorunu olduğunu biliyoruz. Güçlü adımlar atacağız” şeklinde konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın göreve gelmesinin ardından başlattığı koordinasyon toplantıları Bornova&#8217;da devam etti. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ev sahipliğinde Bornova Belediyesi Meclis Salonu&#8217;nda yapılan toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Çağatay Güç, Dr. Hakan Uzun, İsmail Mutaf, Övünç Özgen, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Büyükşehir bürokratları, Büyükşehir iştiraki şirketlerin genel müdürleri ve bürokratları, Bornova Belediyesi bürokratları katıldı. Toplantıda ilçenin sorunları, ortak projeler, Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin çalışmaları ve gelecekte atılacak adımlar konuşuldu.</p>
<p><strong>Tugay: Radikal adımlar atmak lazım</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bornova&#8217;ya baktığım zaman büyük, kalabalık nüfusu olan, yer yer sıkışık, bitişik nizam, insanların yoğun bir şekilde yaşadığı mahalleleri olan, bir taraftan da gelişmeye açık bölgeleri olan bir ilçe görüyoruz. En önemli sorunlar neler derseniz, trafikte bir sorun var, ulaşım planlaması gerekiyor. İzmir&#8217;in ulaşım master planı çalışması yapılıyor. Mutlaka planla ilgili çalışan ekip sizden de görüş alacaktır. Bu planı önemsiyoruz, çünkü mesele günü kurtarmak değil, radikal adımlar atmak lazım. Yeni yollar açmak, alt geçit, üst geçit, kavşak düzenlemeleri için biraz daha büyük ölçekli planlamalara ihtiyaç var” dedi. Tugay, Manisa tarafından gelen araçların akşam saatlerinde oluşturduğu yoğunluğu çözmek için çalıştıklarını kaydetti.</p>
<p><strong>Tugay&#8217;dan kentsel dönüşüm mesajı: Güçlü adımlar atacağız</strong></p>
<p>Vatandaşların yaşamını sürdüreceği sosyal donatı alanları konusuna değinen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Şehirde insanların sosyal donatı alanı, özellikle yeşil alan, spor alanı, zaman zaman vakit geçirecekleri sosyal tesisler ile ilgili belirgin ihtiyaçları var” dedi. Altyapı konusunda yürüyen projeler olduğunu kaydeden Tugay, kentsel dönüşüm konusuna da değindi. Başkan Tugay, “Geçen dönem yapılan bina taramaları sonrasında riskli olduğu düşünülen bazı binalar saptanmıştı. Bu sürecin ilerlemesini istiyoruz. O binaların resmi olarak performans testlerini yaptırmak, ona göre risk konusunu kesinleştirmek zorundayız. Bu süreçle ilgili çalışacağız. Dönüşüme sadece deprem açısından riskli binalar olarak değil, aynı zamanda plansız yerleşmiş, plansızlıktan dolayı bir sürü sıkıntıya neden olan yerler olarak bakın. Kentsel dönüşüm açısından çok cesur adımlar atmaya hazır bir ekibiz. İzmir&#8217;in çok önemli bir sorunu olduğunu biliyoruz. Güçlü adımlar atacağız” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bornova ve Bayraklı&#8217;nın tamamı sisteme dahil ediliyor</strong></p>
<p>Dönüşüme Evde Başla Projesi hakkında konuşan Tugay, Bornova ve Bayraklı&#8217;nın tamamını sisteme dahil edeceklerini ifade etti. Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bornova ve Bayraklı&#8217;nın tamamının kapsama alanına alınması konusunda bir planlama yapıyoruz. Bu sistemi oturttuktan sonra evde atık ayrıştırma konusunu zorunlu hale getireceğiz. Organik atıkları da bu şekilde toplayıp komposta dönüştüreceğiz. Çöple ilgili kafamızdaki plan bu. Geri kalanı bertaraf edilecek. Bahçe atıklarını da komposta çevireceğiz. Aşama aşama çalışıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Eşki: Görüşmeler neticesinde epey yol aldık</strong></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ilçede yapmayı planladıkları projeleri sunum üzerinden anlattı. Ulaşım çalışmaları, yeni açılacak yollar, açık otopark alanları, altyapı yatırımları konularına değinen Ömer Eşki, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile yaptıkları görüşmeler neticesinde önemli mesafeler  aldıklarını söyledi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-kentsel-donusumde-cesur-adimlar-atmaya-hazir-bir-ekibiz-580669">Tugay: Kentsel dönüşümde cesur adımlar atmaya hazır bir ekibiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların burnunda gizli tehlikelere dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-burnunda-gizli-tehlikelere-dikkat-580442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 07:57:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[burnunda]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikelere]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuz sürekli ağzından nefes alıp veriyor, geceleri horluyor, uykusunda huzursuzlanıyor ya da iştahsızlığından dolayı yemek yemek istemiyor mu? Bu sorunlarının altında burun tıkanıklığı yatabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-burnunda-gizli-tehlikelere-dikkat-580442">Çocukların burnunda gizli tehlikelere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuz sürekli ağzından nefes alıp veriyor, geceleri horluyor, uykusunda huzursuzlanıyor ya da iştahsızlığından dolayı yemek yemek istemiyor mu? Bu sorunlarının altında burun tıkanıklığı yatabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Ayça Özbal Koç</strong>, burundan nefes almanın son derece önemli olduğunu belirterek “Çocuklarda burundan solunumu engelleyen; solunum yolu enfeksiyonları, büyümüş geniz eti, alerjiler ve burun içi anatomik bozukluklar gibi rahatsızlıklar mutlaka tedavi edilmelidir. Aksi taktirde çocuğun fiziksel ve zihinsel olarak gelişiminde geriliğe yol açmakta, okul başarısı, yüz gelişimi ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyebilmektedir” diyor. Burun tıkanıklığının geç fark edilmesi ya da ‘geçer’ diye ihmal edilmesinin sık karşılaşılan bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Koç “Çocuklarda burun tıkanıklığına karşı ebeveynler çok dikkatli olmalı ve olası bir şikayette gecikmeden mutlaka KBB uzmanına başvurmalıdır” diye konuşuyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Ayça Özbal Koç, çocuklarda burundan nefes almayı engelleyen 5 etkeni ve sağlıklı nefes alıp verebilmesi için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Akut ve kronik üst solunum yolu enfeksiyonları</strong></li>
</ul>
<p>Çocuklarda burundan nefes alma güçlüğünün en sık nedenlerinden biridir. Çok sık geçirilen viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, burun mukozasında ödem ve salgıyı artırıp burun tıkanıklığına neden olurken, tedavi edilmediğinde mukoza hasarına yol açar. Uyku kalitesi de bozulan çocuğun sağlığı, okul başarısı ve büyüme- gelişme potansiyeli olumsuz etkilenir. Enfeksiyonların doğru tanı ve tedavisi, burun solunumunun sağlıklı olması açısından önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Geniz eti büyümesi  </strong></li>
</ul>
<p>Bazı çocuklarda normale göre çok daha büyük olabilen geniz eti, hem burun arkasını tıkar, hem de enfeksiyon ajanları için bir besi yeri olarak görev yapabildiğinden sık sık boğaz enfeksiyonu geçirmelerine, kulakta sıvı birikmesine, işitme kaybı problemlerine, burundan nefes alamamalarına, ağzı açık uyumalarına, gece horlamalarına ve uykuda nefeslerinin durmasına yol açabilir. Tanısı kolay konulup, medikal ya da cerrahi tedavi ile sorun çözülebilir.</p>
<ul>
<li><strong>Alerjik rinit (Alerjik nezle)</strong></li>
</ul>
<p>Alerjik rinit, çok sık burun tıkanıklığına neden olur. Toz, polen, küf, evcil hayvan vb alerjenlere maruz kalan çocuklarda burun kaşıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntı şikayetleri sık görülür. Mevsimsel olabileceği gibi yıl boyunca sürebilen sorun tedavi edilmezse tekrarlayan solunum yolu ve kulak enfeksiyonları, geceleri ağzı açık uyuma, horlama ve ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Erken tanı ile doğru tedavi ve alerjenlerden korunma çok önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Burun içi anatomik problemler</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Ayça Özbal Koç “Burun içi anatomik problemler burun tıkanıklığına yol açabilir. Özellikle büyümüş alt burun etleri (konka büyümesi), genetik ya da travma sonucu oluşan, burun boşluğunu ikiye ayıran septumun eğri olması hava akımını kısıtlar. Burun içinde polipler, nadiren de olsa kitleler ya da yabancı cisimler de çocuklarda burun tıkanıklığı yapabilir. KBB uzmanı tarafından yapılan uygun tedaviler ile bu yapısal sorunlar düzeltilebilir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Çevresel faktörler</strong></li>
</ul>
<p>Özellikle; hava kirliliği, aşırı sıcak- soğuk nemsiz hava, sigara dumanı, ev tozu akarları ve kimyasal kokular (kimyasal ev kokuları, parfüm, deterjan, temizlik maddeleri) burun tıkanıklığında önemli rol oynar. Bu faktörler, çocukların burun mukozasında tahrişe ve ödeme yol açarak solunumu zorlaştırabilir. Evin havalandırılarak ısı ve neminin ayarlanması, toz tutan eşya, halı, perde, peluş oyuncak ve sigara dumanı maruziyetinin engellenmesi çok önemlidir. </p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Anne babalar bu önerilere dikkat!</strong></p>
<p>KBB Uzmanı Prof. Dr. Ayça Özbal Koç, anne babalara, çocuklarının sağlıklı nefes alıp verebilmeleri için dikkat etmeleri gerekenleri şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Çocuğunuzun aralıklı olarak, gündüz ve gece uykusunda rahat nefes alıp almadığını, nefes alırken burnundan nefes alma güçlüğü olup olmadığını gözlemleyin. Burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama ya da nefes durması gibi yakınmaları gördüğünüzde bir KBB uzmanına başvurun.</li>
<li>Burun kaşıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve akıntısı mevcudiyetinde alerjik rinit açısından değelendirme için bir uzmana başvurun.</li>
<li>Burun temizliğini düzenli hale getirin; tuzlu karbonatlı su ile (okyanus suyu spreyleri, damlaları) burun yıkama yapabilirsiniz.</li>
<li>Ateş, burun tıkanıklığı-akıntısı gibi durumlarda enfeksiyon açısından doktorunuza başvurun.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-burnunda-gizli-tehlikelere-dikkat-580442">Çocukların burnunda gizli tehlikelere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Taban Cerrah Mahallesi Sakinleriyle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-taban-cerrah-mahallesi-sakinleriyle-bulustu-579574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 11:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bizler]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[sakinleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[taban]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579574</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Vatandaş Soruyor Başkan Cevaplıyor” ismiyle düzenlenen mahalle buluşmaları kapsamında Cerrah Mahallesi sakinleriyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-taban-cerrah-mahallesi-sakinleriyle-bulustu-579574">Başkan Taban Cerrah Mahallesi Sakinleriyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Vatandaş Soruyor Başkan Cevaplıyor” ismiyle düzenlenen mahalle buluşmaları kapsamında Cerrah Mahallesi sakinleriyle buluştu.</span></span></p>
<p><span><span>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, belirli aralıklarla gerçekleştirdiği mahalle buluşmaları kapsamında bu hafta Cerrah Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi. “Vatandaş Soruyor Başkan Cevaplıyor” sloganıyla düzenlenen buluşma, Cerrah Mahallesi meydanında bulunan otopark alanında gerçekleşti. Akşam 20.30’da başlayan programa her yaştan mahalle sakinlerinin ilgisi yoğun oldu.</span></span></p>
<p><span><span><b>TALEP VE ÖNERİLERİNİZİ SİZLERDEN DİNLEMEK İSTİYORUZ</b></span></span></p>
<p><span><span>Buluşma sırasında vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Belirli aralıklarla farklı mahallelerimizde vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Bu akşam da bu kapsamda Cerrah Mahallemizde sizlerle buluşmak istedik. Amacımız sizleri dinlemek, mahallemizin sorunlarını bizzat yerinde istişare edip çözüm aramak. Bu noktada bizler İnegöl Belediyesi olarak sizlerden geri bildirimler de almak istiyoruz. Vatandaşlarımızın bizlerden talepleri, varsa sorunları, yaşadıkları sıkıntılar bunları bizzat gelerek sizlerden dinlemek istiyoruz. Aslında pek çoğundan da haberdarız. 153 hatlarımıza, WhatsApp hatlarımıza bildirimler yapıyorsunuz, muhtarlarımıza, Başkan Yardımcılarımıza yapılan bildirimler bizlere ulaşıyor” dedi.</span></span></p>
<p><span><span><b>BÜYÜKŞEHİR’DE İNEGÖLLÜLERİN SESİ OLUYORUZ</b></span></span></p>
<p><span><span>Vatandaşların taleplerinin Büyükşehir Belediyesine iletilmesi ve takibi konusunda da çalıştıklarına dikkat çeken Başkan Taban, şöyle devam etti: “Büyükşehir kanunun sonrası bazı iş kolları Büyükşehir Belediyesi’ne, bazı iş kolları ilçe belediyelerine bırakıldı. Bizler Büyükşehir Belediyesi uhdesindeki konuları da alıp sizler adınıza Büyükşehir Belediyesine iletiyoruz. Takip etmeye çalışıyoruz. Orada İnegöl’ün, İnegöllülerin sesi oluyoruz. Sizler de İnegöl Belediyesi ile ilgili konularda 153 Çözüm Merkezimizi, Büyükşehir ile ilgili konularda 444 16 00 numarasını ve BUSKİ ile ilgili konularda da 185 nolu hattı arayarak taleplerinizi iletebilirsiniz. Bizler de sizin adınıza tüm bu çalışmaları takip etmeye devam ediyoruz.”</span></span></p>
<p><span><span><b>İNEGÖL’ÜN ALTYAPISI YENİLENİYOR</b></span></span></p>
<p><span><span>“Şehrimizde altyapı çalışmaları var. 2019 yılında Alinur Aktaş Başkanımız döneminde başladı. O dönem Başkanımız bizlere İnegöl’de ne yapalım dediğinde bizler de altyapı ile ilgili sorunları aşmalıyız demiştik. İçme suyu hatlarımız o dönem yenilenmeye başladı. Bu süreç bu dönem de devam ediyor. Cerrah Mahallemizde de şu anda kazı çalışmaları devam ediyor. Kazıların bir an önce tamamlanması bizim de temennimiz. Bu noktada Büyükşehir Belediyesi’ne taleplerimizi de iletiyoruz. Kazılan yerler uzun süre açık kalıyor. Bunların daha kısa sürede yapılıp kapatılmasını istiyoruz.”</span></span></p>
<p><span><span><b>VATANDAŞLAR TALEPLERİNİ BAŞKANA İLETTİ</b></span></span></p>
<p><span><span>Başkan Taban’ın konuşması sonrası vatandaşlara da söz verildi. Mahalle sakinleri tek tek kendi cadde ve sokakları başta olmak üzere Cerrah Mahallesi özelinde ve İnegöl’e dair yaşadıkları sorun ve taleplerini Başkan Alper Taban’a ilettiler. Sorunlara ilişkin istişareler yapıldı.</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-taban-cerrah-mahallesi-sakinleriyle-bulustu-579574">Başkan Taban Cerrah Mahallesi Sakinleriyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 hastadan 1&#8217;inde erken yaşta görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-hastadan-1inde-erken-yasta-goruluyor-579031</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:37:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastadan]]></category>
		<category><![CDATA[inde]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun yakındığı ‘unutkanlık’ özellikle ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de aslında demansın, bir başka deyişle bunamanın ilk sinyallerinden biri olabiliyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-hastadan-1inde-erken-yasta-goruluyor-579031">Her 10 hastadan 1&#8217;inde erken yaşta görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde çoğumuzun yakındığı ‘unutkanlık’ özellikle ileri yaşın doğal bir sonucu olarak düşünülse de aslında demansın, bir başka deyişle bunamanın ilk sinyallerinden biri olabiliyor! Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte demans dünya çapında giderek artan hızla yaygınlaşıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişiye demans tanısı konulduğu ve 2021 yılında bu sayının 57 milyona yükseldiği belirtiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, </strong>demans sorununda erken tanı ve tedavinin büyük bir önem taşıdığını belirterek, “Demansın kesin bir tedavisi olmasa da hem hastalara hem de bakımını üstlenen kişilere destek olmak için çok şey yapılabilmektedir. Sosyal hayata katılmak, fiziksel ve zihinsel olarak olarak aktif olmak demans hastalarının yaşam kalitelerini yükseltirken, bazı ilaçlar da hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya ve semptomların yönetilmesine yardımcı olabilmektedir. Bu nedenle, demansın ilk belirtilerinden olan unutkanlık günlük hayatın yoğunluğu veya ileri yaşın bir sonucu olarak düşünülmemeli, mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” diyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu demans riskini azaltan 10 önerisini sıraladı, önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Günlük yaşamı etkileyecek şiddete ulaşıyor! </strong></p>
<p>Demans, günlük yaşamı etkileyecek kadar şiddetli hafıza, dil, sorunları çözme ve diğer düşünme becerilerinin kaybını ifade eden genel bir terim. Zamanla sinir hücrelerini tahrip eden ve beyne zarar veren bir dizi hastalığın neden olabileceği bir sendrom. Genellikle bilişsel işlevlerde, yani düşünceyi işleme yeteneğinde biyolojik yaşlanmanın olağan sonuçlarından beklenenin ötesinde bir bozulmaya yol açıyor. Bilinç etkilenmese de bilişsel işlevlerdeki bozulmaya genellikle ruh hali, duygusal kontrol, davranış veya motivasyon değişiklikleri eşlik ediyor ve bazen de öncesinde görülüyor.</p>
<p><strong>İlk akla gelen Alzheimer olsa da… </strong></p>
<p>Demans denildiğinde ilk akla gelen Alzheimer olsa da aslında pek çok demans türü mevcut. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, beyni etkileyen çeşitli hastalıklardan ve yaralanmalardan kaynaklanabilen demansın ek sık görülen tiplerini şöyle özetliyor:</p>
<ul>
<li>Alzheimer: Demansın yüzde 60-70 gibi yüksek bir oranı Alzheimer kaynaklı oluyor.</li>
<li>Vasküler demans:  Beyinde mikroskobik kanama ve kan damarı tıkanıklığı sonucu gelişiyor ve demansın en yaygın 2’inci sebebini oluşturuyor.</li>
<li>Lewy cisimcikli demans: Sinir hücreleri içinde anormal protein birikmesi nedeniyle ortaya çıkıyor.</li>
<li>Frontotemporal demans: Beyin ön lobunun dejenerasyonu sebebiyle görülüyor.</li>
</ul>
<p><strong>Obeziteden hipertansiyona… </strong></p>
<p>İleri yaş demansın en önemli risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor.  İlerleyen yaşın yanı sıra genlerdeki mutasyonun da demans için 2’inci en büyük risk faktörünü oluşturduğuna işaret eden Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, “Örneğin, Alzheimer hastalığı olan her 3 hastadan neredeyse 2’sinde en az bir ApoE4 gen kopyası bulunmaktadır” diyor. Bunların yanı sıra kan basıncı yüksekliği   (hipertansiyon), kan şekeri   yüksekliği (diyabet), aşırı kilo veya obezite, sigara kullanımı, çok fazla alkol tüketimi, fiziksel olarak hareketsiz bir yaşam sürmek, sosyal olarak izole olmak, zihnen aktif olmamak ve depresyon da sık izlenen risk faktörleri arasında yer alıyor. Ayrıca beslenme yetersizlikleri ve hava kirliliği de riski artırıyor.</p>
<p><strong>İşitme kaybı demans riskini artırıyor</strong></p>
<p>İşitme kaybı bile demans için önemli bir risk faktörünü oluşturuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, 40-50<strong> </strong>yaş grubunda gelişen işitme kaybının demans riskini ortalama yüzde 90 oranında artırabildiği uyarısında bulunarak, “İşitme sorunları olan kişilerin sosyal ortamlardan uzaklaşma ve zamanla daha fazla izole olma, depresyona girme olasılığı daha yüksektir. Sosyal izolasyon ve depresyon da demans için risk faktörleridir. İşitme kaybı ayrıca sesleri ve konuşmayı anlamamıza yardımcı olan beyin bölgelerinin seslerin ne olduğunu anlamak için daha fazla çalışmaları gerektiği anlamına gelebilir. Bu ek çaba, hafızamızı ve düşünme yeteneklerimizi etkileyen beyinde değişikliklere yol açabilmektedir” diyor. İşitme kaybının düzeyinin ve ne kadar sürdüğünün demans riskini etkilediğini belirten Dr. Ayla Sifoğlu, “Ancak bu, işitme kaybı olan bir hastada mutlaka demans gelişeceği değil, sadece risklerinin daha yüksek olduğu anlamına gelir. Demans riskine karşı işitme sağlığını korumak için yüksek sesli ortamlardan kaçınılmalı, işitme testi yaptırmalı ve ihtiyaç halinde işitme cihazı kullanılmalıdır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Genç yaşta başlayan demansa dikkat! </strong></p>
<p>Demans için bilinen en güçlü risk faktörü ileri yaş olsa da biyolojik yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmuyor. Ayrıca demansın ilk belirtileri her 100 hastadan 9’unda 30 &#8211; 65 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Yani, her 10 hastadan yaklaşık 1’inde erken yaşta görülüyor ve bu tablo “genç başlangıçlı demans” olarak adlandırılıyor.  Bu demans türü genellikle stres, anksiyete, depresyon veya menopoz gibi sorunlara bağlandığı için tanısı gecikebiliyor.  Demanslı genç hastalarda ileri yaştaki hastalara nazaran ilk belirtilerden biri olarak hafıza kaybı daha nadir görülüyor. Bu hastalarda ilk sinyaller genellikle dil, görme veya davranış sorunları oluyor. Ayrıca hareket, denge ve koordinasyon problemleri de gelişebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, “Bir kişinin neden diğerinden daha erken yaşta demans geliştirdiğini söylemek genellikle zordur. Ancak, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynayabildiğini biliyoruz. Öyle ki genç yaşta demans hastası olan yaklaşık her on kişiden 1’inde demansa neden olan gen tespit edilmektedir” diyor. Dr. Ayla Sifoğlu, demansın erken yaşta felç geçirmek, travmatik beyin hasarı, bazı enfeksiyonlar ve aşırı alkol kullanımı gibi genetik olmayan nedenlerle de genç insanlarda gelişebileceğini söylüyor.</p>
<p><strong>Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Demansın, özellikle erken evrede en yaygın görülen belirtilerinden biri, yakın zamanda öğrenilen bilgilerin ve yaşanan olayların unutulması oluyor. Eşyaları kaybetme veya yanlış yere koyma, yürürken veya araba kullanırken kaybolma, tanıdık yerlerde bile kafa karışıklığı yaşama, zamanı karıştırma, konuşmaları takip etme veya kelime bulmada zorluk, sorun çözme veya karar vermede güçlük, aynı soruları tekrar tekrar sorma, diğer belirtileri arasında yer alıyor. Hafıza kaybı nedeniyle endişeli, üzgün veya öfkeli hissetme, kişilik değişiklikleri, uygunsuz davranışlarda bulunma, işten veya sosyal aktivitelerden çekilme gibi yaygın ruh hali ve davranış değişiklikleri de izleniyor. Demans ilerledikçe hastalar aile üyelerini veya arkadaşlarını tanımayabiliyor, kişisel bakım konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor.</p>
<p><strong>Kesin tedavisi olmasa da ilerlemesi yavaşlatılıyor! </strong></p>
<p>Kesin bir tedavisi olmasa da bazı ilaçlar demansın ilerlemesini yavaşlatmaya ve semptomlarının yönetilmesine destek oluyor. Ayrıca kan basıncını ve kolesterolü kontrol altına alan ilaçlar da vasküler demansa bağlı beyinde ek hasar oluşmasını önleyebiliyor. Fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalmak, sosyal hayata katılmak da demans hastalarının yaşam kalitelerini yükseltiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, “Hekimler her hasta için uygun tedaviyi düzenlemekte ve hastayı yaşam boyu takip etmektedir. Tedavide ihtiyaç halinde değişiklikler yapmakta ve hastalık süresince ortaya çıkabilecek sorunlar için gerekli desteği sağlamaktadırlar” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Demansı önlemek için 10 etkili öneri! </strong></p>
<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Ayla Sifoğlu, demansı önlemek için dikkat etmeniz gereken 10 önemli kuralı şöyle özetliyor:</p>
<ul>
<li>Fiziksel olarak aktif olun. Yürüyün, koşun, dans edin, bisiklete binin, bahçede çalışın, ev işleriyle uğraşın.</li>
<li>Zihninizi aktif tutun. Yeni hobiler edinin, yeni bir dil öğrenin, kelime veya sayı oyunları oynayın.</li>
<li>Sosyal olarak aktif kalın. Aileniz, arkadaşlarınız ve çevrenizle sık sık görüşün, sohbet edin.</li>
<li>Beynin kan dolaşımının hasar görmemesi için diyabet ve obeziteye karşı önlem alın. Bu hastalıklarınız varsa kontrol altında olmasını sağlayın.</li>
<li>Kalbinizi koruyun ve tansiyonunuzu kontrol altında tutun.</li>
<li>İşitme duyunuzu koruyun. Yüksek sese maruz kalmayın, işitme sorunu yaşıyorsanız,<strong> </strong>gerekirse işitme cihazı kullanın.</li>
<li>Alkol tüketimini sınırlayın, asla sigarı içmeyin ve içilen ortamlarda bulunmayın.</li>
<li>Depresyon sorunu yaşıyorsanız mutlaka destek alın.</li>
<li>Kaliteli ve düzenli uyumaya özen gösterin. Uyku apnesi veya başka uyku sorunları yaşıyorsanız, tedavi olun.</li>
<li>Beyin sarsıntısına ve travmatik beyin hasarına karşı beyninizi riske atabilecek aktivitelerden uzak durum.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-hastadan-1inde-erken-yasta-goruluyor-579031">Her 10 hastadan 1&#8217;inde erken yaşta görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 14:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uğruyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[Zorbalığın]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okulların açılmasına günler kala, çocukları akademik zorlukların yanı sıra bekleyen en önemli risklerden biri akran zorbalığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147">Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasına günler kala, çocukları akademik zorlukların yanı sıra bekleyen en önemli risklerden biri akran zorbalığı. Fiziksel, sözel ya da cinsel eylemlerle ortaya çıkabilen; kimi zaman doğrudan saldırı, kimi zaman ise dışlama veya alay etme gibi dolaylı yollarla kendini gösteren zorbalık, artık yalnızca sınıf içinde ya da okul bahçesinde değil, sosyal medya ve dijital platformlarda da görünmez bir tehdit haline geliyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, akran zorbalığının giderek artan etkilerine dikkat çekerek, çocukların hem akademik hem de psikolojik gelişimlerini tehdit eden bu sorunun ciddiyetini vurguladı.</p>
<p><strong>“Dünyada ve Türkiye’de her 3 çocuktan 1’i zorbalığa uğruyor”</strong></p>
<p>Araştırmalar, akran zorbalığının her ülkede yaygın bir sorun olduğunu ve özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı çocuklarda daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Dünya çapında 83 ülkeyi kapsayan geniş ölçekli bir araştırma, 12–17 yaş arası ergenlerde zorbalığa maruz kalma oranının ortalama yüzde 30 olduğunu gösteriyor: yani her üç çocuktan biri akran zorbalığının hedefi oluyor. En yüksek oranlar Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde görülürken, Avrupa ülkelerinde bu oranın oldukça düşük olduğu görülüyor. Zorbalığın ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, Türkiye’de akran zorbalığı ile ilgili yürütülen bir araştırmanın sonuçlarını aktararak şunları söyledi: </p>
<p>“Türkiye’de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada ise öğrencilerin üçte birinin geleneksel okul zorbalığına, yaklaşık beşte birinin de siber zorbalığa maruz kaldığı saptandı. Erkek öğrenciler daha çok zorba rolünde yer alırken, kız öğrencilerin özellikle siber zorbalığın hedefi oldukları belirlendi. Bu bulgular, ülkemizde akran zorbalığının hem yaygın hem de cinsiyetler arasında farklı biçimlerde ortaya çıkan bir sorun olduğunu gösteriyor. Zorbalığın bu kadar yüksek oranlarda görülmesi, bunu yalnızca bireysel bir sorun değil, ciddi bir halk sağlığı meselesi haline getiriyor.”</p>
<p><strong>“Akran zorbalığı kısa ve uzun vadede önemli psikolojik yaralar açar”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu zorbalığın çocuk psikolojisi üzerindeki uzun vadeli etkilerini de aktardı:</p>
<p>“Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar çoğunlukla utanç, korku, üzüntü ve öfke gibi yoğun duygular yaşarlar. Bu duygular onları içe kapanmaya, sosyal etkinliklerden uzak durmaya, fikirlerini ifade etmekten çekinmeye yöneltebilir. Bunlar uzun vadede ciddi psikolojik sorunlara dönüşebilir. Araştırmalar, zorbalığa maruz kalan çocuklarda kaygı, depresyon, travmatik stres, yeme bozuklukları gibi ciddi ruh sağlığı sorunları geliştiğini, bu çocuklarda kendine zarar verme davranışlarının ve hatta intihar girişimlerinin daha sık görüldüğünü gösteriyor. Dolayısıyla zorbalık yalnızca anlık bir çatışma değil, uzun vadede çocukların ruh sağlığını derinden etkileyen bir travma kaynağıdır.”</p>
<p><strong>“Empati eksikliği ve sosyal medya kültürü zorbalığı körüklüyor”       </strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu sosyal medya kullanımının psikoloji üzerindeki etkileri üzerine sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Zorbalığın nedenleri üzerine yapılan psikolojik araştırmalar, bu davranışın basit bir ‘kötü niyet’ meselesi olmadığını ortaya koyuyor. Zorbalık, aslında sosyal hiyerarşilerde güç kazanma ve elde edilen gücü koruma çabasının bir yansıması. Çocuk, çevresinden dikkat, onay, saygı veya somut ödüller elde ettikçe bu davranışı sürdürüyor. Özellikle empati yetisi zayıf olan bir çocuk, davranışlarının yol açtığı zararı fark etmeyebiliyor. Günümüzde sosyal medyanın sunduğu ‘beğeni’ ve ‘takipçi’ gibi görünür ödüller, özellikle siber zorbalığı daha da pekiştiren bir rol oynuyor.”</p>
<p><strong>“Ailelere önemli rol düşüyor”</strong></p>
<p>Şalcıoğlu akran zorbalığının çözümünde ailelerin kritik rolünü vurguladı: </p>
<p>“Okulların açılmasına kısa bir süre kala aileler, çocuklarını akran zorbalığına karşı bilinçlendirmek için evde basit ama etkili adımlar atabilirler. Öncelikle, zorbalığın ne olduğunu ve hangi davranışların kabul edilemez olduğunu çocuklarıyla açıkça konuşmaları gerekiyor. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan çok sayıda bilgilendirici kaynaktan faydalanabilirler. Çocuklara hem mağdur olduklarında hem de tanık olduklarında sessiz kalmamaları gerektiğini öğretmek, onları koruyucu bir bilinçle donatır.</p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarındaki değişiklikleri fark etmesi ve duygularını ifade edebilecekleri güvenli bir ortam yaratması çok önemli. Çocuk zorbalığa uğradığında, yaşadığı olayları anlatabilmesi için desteklenmeli. Aile bu noktada koruyucu bir rol üstlenerek çocuğun fiziksel ve duygusal bütünlüğünü gözetmeli, okulla iletişime geçerek zorbalığı önlemek için girişimlerde bulunmalı. Ayrıca çocuklara, zorbalığa boyun eğmenin ve sessiz kalmanın çözüm olmadığını, tam tersine bu davranışı beslediğini anlatmak gerekiyor. Çocuk kendisini ifade etmeyi ve sınır çizmeyi öğrendiğinde hem zorbalığın etkileri azalır hem de öz güveni güçlenir.</p>
<p>Zorbalık yapan bir çocuğu olan aileler de sorumluluk almalı. Empatiyi geliştiren basit sohbetler bu süreçte çok değerli. Örneğin, ‘Sen böyle bir şey yaşasaydın ne hissederdin?’ gibi sorular çocukların başkalarının bakış açısını anlamasını kolaylaştırıyor. Son olarak, öğretmenlerle düzenli iletişim halinde olmak ve okul ortamındaki güvenliği takip etmek hem mağdur hem de zorba çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen önleyici adımlar arasında yer alıyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147">Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Irlamaz ve Selvilitepe&#8217;ye Yeni Altyapı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/irlamaz-ve-selvilitepeye-yeni-altyapi-575613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2025 23:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[irlamaz]]></category>
		<category><![CDATA[kanalizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[selvilitepe]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[turgutlu]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon (MASKİ), Genel Müdürlüğü Turgutlu ilçesine bağlı Irlamaz Mahallesinde yaklaşık 1,5 kilometre kanalizasyon hattı döşeme çalışmasına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/irlamaz-ve-selvilitepeye-yeni-altyapi-575613">Irlamaz ve Selvilitepe&#8217;ye Yeni Altyapı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon (MASKİ), Genel Müdürlüğü Turgutlu ilçesine bağlı Irlamaz Mahallesinde yaklaşık 1,5 kilometre kanalizasyon hattı döşeme çalışmasına başladı. Atık suların hem insan hem de çevre sağlığına zarar vermemesi için hayata geçirilen çalışma kapsamında Irlamaz ve Selvilitepe Mahallesi sakinleri rahat bir nefes alacak.</p>
<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı yatırımları ile vatandaşların uzun yıllardır yaşadıkları sıkıntıları çözmeye devam ediyor. Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı bünyesinde Turgutlu ilçesine bağlı Irlamaz Mahallesi’nin kanalizasyon atık sularının insan ve çevre sağlığına zarar vermemesi için yaklaşık 1,5 kilometrelik altyapı çalışmasına başlandı. Bu sayede, Irlamaz Mahallesi’nin atık suları sağlıklı bir sistem üzerinden Turgutlu Atıksu Arıtma Tesisine taşınacak. MASKİ bünyesinde hayata geçirilen çalışma ile Irlamaz Mahallesi’nin yanı sıra Selvilitepe Mahallesi’nde yeni imara açılan bölgede inşa edilen konutların da altyapı sorunu ortadan kalkacak.</p>
<p><b>Başkan Akın’dan, Başkan Dutlulu’ya Teşekkür</b></p>
<p>Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, ilçelerindeki en büyük sorunlardan birinin daha çözüme ulaşacağını ifade ederek, “Turgutlu’nun en büyük sorunlarından bir tanesi Irlamaz Mahallemizde kanalizasyon atıklarının alıcı ortama akması ve bundan dolayı da hem çevre hem de insan sağlığına ciddi tehditler oluşturmasıydı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve MASKİ Genel Müdür Vekilimiz Bülent Çamur’un bu konuya el atmasıyla Irlamaz Mahallesi’nde bin 386 metrelik bir hat döşeme çalışması yapılarak, o kanalizasyon atıkları alıcı ortamdan kurtarılıp, Turgutlu Atıksu Arıtma Tesisine bağlanacak. Turgutlu’muzu sağlık açısından tehdit eden sorun Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’nun girişimleriyle artık kabus olmaktan çıkacak. Bu çalışmadan Irlamaz Mahallemizin yanı sıra Selvilitepe Mahallemiz de faydalanacak. Yeni imara açılan yerlerinde altyapı sorunu büyük ölçüde çözülmüş olacak. Bu çalışma sona erdikten sonra Büyükşehir Belediyemizin ve Turgutlu Belediyemizin ekipleri olarak üstyapı çalışmalarını da bitirmiş olacağız” dedi.</p>
<p><b>“Yaptığımız imalatla iki mahallenin farklı sorunlarını çözmüş olacağız”</b></p>
<p>Kanalizasyon Dairesi Başkanı Şahika Orhan ise yaptığı açıklamada, “Turgutlu ilçesinin Irlamaz Mahallesi’nde yıllardır süregelen bir altyapı sorunu vardı. Çevre ve halk sağlığını olumsuz etkileyen bu sorunun önüne geçmek amacıyla Besim Başkanımızın öncülüğünde proje çalışması başlattık. Şu an halihazırda imalatlarımız devam ediyor. Kanalizasyon hattının tamamlanmasıyla Irlamaz Mahallesi’nin atık suyunu Turgutlu Merkez Atıksu Arıtma Tesisine iletmiş olacağız. Aynı zamanda Selvilitepe Mahallesi’nde yeni imara açılan bölgelerin de altyapı ihtiyacını sağlamış olacağız. Yaptığımız imalatla iki mahallenin farklı sorunlarını çözmüş olacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Çok koku yapıyordu”</b></p>
<p>Selvilitepe Mahalle Muhtarı Yeter Özdemir, nüfus olarak Manisa’nın en büyük mahallelerinden biri olduklarını belirterek, “24-25 bin civarında mahallemizin nüfusu var. Büyükşehir ve ilçe belediyemize teşekkür ediyoruz. Kanalizasyon gerçekten çok büyük sıkıntı. Çok koku yapıyordu. İnşallah başkanlarımızın desteğiyle artık düzelecek” dedi.</p>
<p><b>“Geçmiş yıllarda yaşadığımız sorunlar bitiyor”</b></p>
<p>Irlamaz Mahallesi sakinlerinden Ali Kuzu ise, “2-3 metrelik kuyu kazmıştık. Tuvalet giderlerimiz oraya akıyordu. Geçmiş yıllarda yaşadığımız sorunlar bitiyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/irlamaz-ve-selvilitepeye-yeni-altyapi-575613">Irlamaz ve Selvilitepe&#8217;ye Yeni Altyapı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversiteliler belirsizlikten şikayetçi: ÖSYM şikayetleri %1895, KYK şikayetleri %367 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universiteliler-belirsizlikten-sikayetci-osym-sikayetleri-%1895-kyk-sikayetleri-%367-artti-575019</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 19:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlikten]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kyk]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[ösym]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetçi]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteliler]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversiteliler sınav maratonunu geride bıraktı ancak şimdi onları bekleyen başka bir sorun var: Barınma… Şikayetvar öğrencilerin dile getirdiği sorunları derledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universiteliler-belirsizlikten-sikayetci-osym-sikayetleri-%1895-kyk-sikayetleri-%367-artti-575019">Üniversiteliler belirsizlikten şikayetçi: ÖSYM şikayetleri %1895, KYK şikayetleri %367 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üniversiteliler sınav maratonunu geride bıraktı ancak şimdi onları bekleyen başka bir sorun var: Barınma… Şikayetvar öğrencilerin dile getirdiği sorunları derledi. Verilere göre ÖSYM’ye yönelik şikayetler son bir haftada yüzde 1895, KYK’ya yönelik şikayetler ise yüzde 367 arttı. Gençler, sınav sistemi ve barınma krizinden kaynaklanan mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.</strong></p>
<p>Üniversite tercih ve yerleştirme döneminin ardından, öğrencilerin yaşadığı mağduriyetler Şikayetvar platformunda yoğun biçimde dile getirildi. Verilere göre, ÖSYM ile ilgili şikayetler son bir haftada yüzde 1895 artarken, KYK şikayetleri ise yüzde 367 oranında artış gösterdi. Öğrenciler, sınav ve yerleştirme sistemindeki belirsizliklerin yanı sıra barınma krizine de dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>ÖSYM ile ilgili platforma ulaşan şikayetlerin bazıları şöyle: </strong></p>
<p><strong>Bunca öğrencinin hayatıyla oynamaya hakkınız yok</strong></p>
<p>&#8220;DGS’de puanım iyi olmasına rağmen hiçbir yere yerleşemedim. DGS taban puanlarına göre baktım ve tercihlerimi yaptım ama olmadı. Lütfen DGS tercih sonuçlarının tekrar kontrol edilmesini talep ediyorum Bunca öğrencinin hayatıyla oynamaya hakkınız yok.&#8221;</p>
<p><strong>Binlerce gencin hayali çalındı</strong></p>
<p>&#8220;YKS’ye girdim ve aldığım puanın üzerinde yerleşme ihtimali olan birçok üniversite ve bölümü tercih listeme eklememe rağmen hiçbir üniversiteye yerleşemedim. Bu durum yalnızca beni değil, benim gibi binlerce öğrenciyi mağdur etti. Üniversite yerleştirme sürecinde adil bir değerlendirme yapılmadığını düşünüyorum. Ayrıca ülkemizin mevcut ekonomik koşullarında aileler büyük fedakârlıklarla çocuklarını dershanelere gönderiyor, test kitapları alıyor ve eğitimlerine destek olmaya çalışıyor. Bu kadar emek ve maddi fedakârlıkların ardından hakkı yenilen, mağdur edilen ve bu süreçte psikolojik şiddet yaşayan biz gençler gözyaşı değil, destek bekliyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>Belirsizlikler öğrencilerde büyük hayal kırıklığı yarattı</strong></p>
<p>&#8220;2025 YKS ek tercih döneminde uygulanan taban puan sistemi ciddi mağduriyetlere yol açtı. Kayıt yaptırmayan öğrencilerin puanları taban puan olarak belirlenince, daha düşük sıralamaya sahip öğrenciler kontenjan açıldığında bile o bölümlere yerleşemiyor. Bu nedenle ek tercihlerde taban puan uygulamasının kaldırılması ve öğrencilerin ilk tercihlerde olduğu gibi istedikleri bölümleri özgürce yazabilmesi gerekiyor. Bu yıl kontenjan düşüşleri, baraj değişiklikleri ve belirsizlikler öğrencilerde büyük hayal kırıklığı yarattı. Mevcut sistem öğrencilerin hakkını gözetmiyor ve mağduriyetlere neden oluyor. Ek tercihlerde taban puan uygulamasının kaldırılmasını talep ediyorum.&#8221;</p>
<p><strong>“Kayıt yok hatası” nedeniyle üniversiteye yerleştirilemedim</strong></p>
<p>&#8220;2025 YKS tercih sonuçları açıklandığında, daha önce online sistem üzerinden yaptığım tercihlerimin silindiğini fark ettim. Sisteme giriş yaptığımda “Kayıt yok” uyarısıyla karşılaştım ve tercihlerime ulaşamadım. Tercih işlemlerim sırasında herhangi bir hata almadım ve işlemlerimi sorunsuz bir şekilde tamamlamıştım. Ayrıca tercihlerimi yaptığımı gösteren ekran görüntülerim de mevcut. Ancak sonuçlar açıklandığında tüm tercihlerimin silindiğini görmek beni mağdur etti. Şu ana kadar benzer bir sorunla karşılaşmamıştım ve bu durumun neden kaynaklandığına dair bir fikrim yok. Mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.&#8221;</p>
<p><strong>Sıralamam yetti, yerleşemedim</strong></p>
<p>&#8220;2025 YKS yerleştirmelerinde mağdur oldum. Sıralamam 1.390.000 olmasına rağmen, taban sıralaması 1.500.000 olan Kafkas Üniversitesi gibi tercih ettiğim bölümlere dahi yerleşemedim. Tüm tercihleri ÖSYM AİS üzerinden doğru tamamladım ve onay mesajı aldım; ancak sonuçlarda “hiçbir programa yerleşemediniz” ibaresiyle karşılaştım. Bu ilk kez yaşanıyor ve tercih/sıralama/sonuç belgelerim mevcut. Yaşadığım maddi ve manevi kayıplar nedeniyle yerleştirme işlemlerimin yeniden incelenmesini, detaylı bir açıklama yapılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum. Ayrıca sorunun Türkiye genelinde yaşandığını düşünüyorum.&#8221; </p>
<p><strong>KYK şikayetleriyse şöyle:  </strong></p>
<p><strong>15 Eylül’de okul açılıyor, benim hala yurdum yok</strong></p>
<p>&#8220;Denizli Sarayköy ilçesinde üniversite öğrencisiyim. KYK yurdu olmadığı için ilçede barınma imkanı bulamıyorum. KYK kayıtları başladığından beri bu mağduriyeti yaşıyorum ve bu süreçte KYK ile iletişime geçtim ancak herhangi bir çözüm sunulmadı. Şu anda ailemin yanında kalıyorum fakat eğitimim 15 Eylül’de başlayacak ve Sarayköy’de kalacak bir yerim yok. Yol benim için problem olmayacağından, başka bir ilçede de olsa yurt imkanı sağlanmasını talep ediyorum. Mağduriyetimin giderilmesini rica ediyorum.&#8221;</p>
<p><strong>Depremde çürük raporu verilen yurt onarılmamış, mağduruz!</strong></p>
<p>&#8220;2025 YKS ile Tekirdağ Malkara ilçesi Meslek Yüksekokulu’nu kazandım. İnternette bu ilçede KYK yurdu olduğu belirtiliyordu, ancak okulu kazandıktan sonra öğrendim ki, deprem nedeniyle bina çürük olduğu gerekçesiyle yurt 6 yıldır kapalıymış. Bu durumdan dolayı hem ben hem de ilçedeki tüm öğrenciler mağduruz. Devletin bu konuda hiçbir çözüm sunmaması, öğrencilerin barınma hakkını tamamen göz ardı etmesi büyük bir sorun.&#8221;</p>
<p><strong>Yurtsuz kaldım: Hakkımın engellenmesini istemiyorum</strong></p>
<p>&#8220;Ben Bitlis’ten Malatya Kale ilçesine üniversite eğitimi için geldim ve bugün başlayan KYK yurt başvurusu döneminde, e-Devlet üzerinden başvuru yapmak istedim. Ancak Kale ilçesinde KYK yurdu olmadığı için sistem “Uygun yurt bulunamadı” uyarısı veriyor ve başvuru yapamıyorum. Merkezi KYK yurtlarına başvuru hakkım olmasına rağmen sistem bana izin vermiyor. Şehir dışından geliyorum ve Malatya’da kalacak hiçbir yerim yok. Bu durum beni çok mağdur ediyor; bir senemin heba olmasından endişe ediyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile e-posta üzerinden iletişime geçtim ancak aynı cevabı aldım ve sorun çözülmedi. Bu benim ilk başvuru yılım ve hakkımın engellenmesini kabul etmiyorum.&#8221;</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universiteliler-belirsizlikten-sikayetci-osym-sikayetleri-%1895-kyk-sikayetleri-%367-artti-575019">Üniversiteliler belirsizlikten şikayetçi: ÖSYM şikayetleri %1895, KYK şikayetleri %367 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde yaygın görülen ama önemsenmeyen sorun: Kalp çarpıntısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaygin-gorulen-ama-onemsenmeyen-sorun-kalp-carpintisi-574778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 08:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[Çarpıntı]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[önemsenmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[ritim]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde yaygın bir sorun olan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kalp çarpıntısı; kalp yetmezliği, inme veya ani kalp durması gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaygin-gorulen-ama-onemsenmeyen-sorun-kalp-carpintisi-574778">Ülkemizde yaygın görülen ama önemsenmeyen sorun: Kalp çarpıntısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde yaygın bir sorun olan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kalp çarpıntısı; kalp yetmezliği, inme veya ani kalp durması gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya Bilge</strong>, kalp çarpıntısının ihmale gelmez bir sorun olduğunu, ancak toplumumuzda çoğu kişinin, bu şikayeti çoğunlukla önemsemeyip, geçici bir durum sandığını belirterek “Bazı aritmiler zararsız olsa da, yalnızca stres ya da heyecandan kaynaklanmaz, kalpte ritim bozukluğu gibi altta yatan ciddi nedenler de olabilir. Bu nedenle çarpıntı şikayeti önemsenmeli, uzman bir aritmi merkezine başvurulmalıdır. Tedavi planı, kişiye özel yapılmalıdır” diyor. </p>
<p>Erken tanı ve doğru tedaviyle pek çok çarpıntının kalıcı olarak kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilge, ritim bozukluklarının tedavisinde ise, kardiyoloji alanındaki modern yöntemlerden biri olan ‘ablasyon’un öne çıktığını söylüyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya Bilge, kalp çarpıntısına yol açan etkenleri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Kalbin normalden hızlı ya da düzensiz atması olarak tanımlanan kalp çarpıntısı, genetik etkenlerin yanı sıra sağlıksız yaşam alışkanlıklarının da etkisiyle ülkemizde giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya Bilge</strong>, kalbin hızlı, düzensiz, tekleme veya “kuş kanadı çırpması” gibi hissedilmesine neden olan kalp çarpıntısına bazı durumlarda göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma, çabuk yorulma ve huzursuzluk gibi şikayetlerin de eşlik ettiğini belirterek “Acil değerlendirilmesi gereken durumların başında; şiddetli göğüs ağrısı, bayılma, ani nefes darlığı, konuşma bozukluğu veya felç bulguları ile gelen çarpıntı yer almaktadır” diyor. Çarpıntı sorunu yaşayan kişilerin kendi kendine teşhis koymak yerine, mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilge “Erken teşhis ve doğru yöntemle hem kalp sağlığını korumak hem de yaşam kalitesini yükseltmek mümkün olabilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kalp çarpıntısını tetikleyen etkenler!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Bilge Kaya kalp çarpıntısının en sık tetikleyicilerini şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Aşırı kafein (çay, kahve, enerji içeceği) tüketmek</li>
<li>Uykusuzluk</li>
<li>Stres, anksiyete</li>
<li>Alkol, sigara vb zararlı maddeler</li>
<li>Yoğun egzersiz </li>
<li>Kansızlık</li>
<li>Tiroid bozuklukları</li>
<li>Gebelik</li>
<li>Bazı ilaçlar ve uyarıcı haplar</li>
<li>Elektrolit dengesizlikleri (vücutta su ve tuz dengesizliği)</li>
</ul>
<p><strong>Altta kalp hastalığı mı yatıyor yoksa başka bir sorun mu?</strong></p>
<p>Kalp çarpıntısına yönelik tanıda muayene ve hasta öyküsünün önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bilge şöyle konuşuyor: “EKG çarpıntı esnasında yakalanırsa en değerli testtir. Ritim izleme (24-48 saatlik holder, 7-14 günlük patch kayıtları, olay kaydedici veya nadir ataklar için implant edilebilir loop kayıt cihazı ile akıllı saat/telefon uyarıları yararlı ipucu olabilir ama tek başına tanı koydurmaz), Ekokardiyografi, Kan Testleri (Tiroid, elektrolitler, kansızlık vb), Efor testi ve gerektiğinde ileri testler yapılarak aritminin tipini kanıtlanmalı, altta yatan kalp hastalığı olup olmadığı saptanmalı ve kişiye özel olarak en uygun tedavi planlanmalıdır.” </p>
<p><strong>Modern sistemler 3 Boyutlu haritalama!</strong></p>
<p>Kalp çarpıntısının en yaygın nedenlerinden biri olan kalpte ritim bozukluğuna karşı ilaç tedavisinin, bazı hastalarda yeterli veya geçici çözüm olabildiğini belirten Prof. Dr. Bilge “İlaçlara rağmen çarpıntısı süren veya ilaçlara tolerans gösteremeyen hastalar başta olmak üzere bazı kişilerde ‘kalpkateter ablasyon’ denilen ablasyon tedavisinin uygulanması gerekiyor. Kateter ablasyonu, ritim bozukluğunun kaynağını kalpte hedefleyerek ısı (radyofrekans) veya soğuk (kriyoterapi) ile ortadan kaldıran girişimsel tedavidir. Birçok aritmide kalıcı çözüm sağlayabilir” diyor. Yöntemin, sedasyon altında yapıldığını yani hastanın bilincinin açık olduğunu ancak ağrı hissetmediğini kaydeden Prof. Dr. Ahmet Kaya Bilge “Bu yöntemde modern sistemler ve 3 Boyutlu haritalama ile radyasyon maruziyeti oldukça düşüktür; bazı işlemler X ışını kullanmadan yapılabilir. Çoğu hasta 2–3 gün içinde işe döner ama kompleks işlemlerde süre uzayabilir. Bazı aritmilerde tekrarlama olabilir, bu durumda yeniden ablasyon veya ilaç düzenlemesi gerekebilir” diye konuşuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-yaygin-gorulen-ama-onemsenmeyen-sorun-kalp-carpintisi-574778">Ülkemizde yaygın görülen ama önemsenmeyen sorun: Kalp çarpıntısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların en çok merak ettiği jinekolojik sorunlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-en-cok-merak-ettigi-jinekolojik-sorunlar-572488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 09:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572488</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde kadınların sağlıklarıyla ilgili en çok merak ettikleri konuların başında jinekolojik sorunlar geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-en-cok-merak-ettigi-jinekolojik-sorunlar-572488">Kadınların en çok merak ettiği jinekolojik sorunlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde kadınların sağlıklarıyla ilgili en çok merak ettikleri konuların başında jinekolojik sorunlar geliyor. Ancak çoğunlukla utandıkları ya da ihmal ettikleri için doktora başvurmayı geciktirebiliyorlar. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktor Harika Bodur Öztürk</strong>, kadınların jinekolojik sağlığıyla ilgili farkındalıklarını artırmanın önemine dikkat çekerek “Vücudumuzun verdiği sinyalleri ciddiye almak, erken tanı ve tedavinin en etkili yoludur. Oysa ülkemizde kadınlar çoğunlukla ‘bu sorun arkadaşımda da var, demek ki normal’ diye düşünerek doktora gitmiyorlar ya da utandıkları için anlatmaya dahi çekiniyorlar. Bu yaklaşım ise önemli bir hastalığın tanısını geciktirebiliyor. Vücut bir sinyal veriyorsa, onu yok saymak yerine anlamaya çalışmalıyız. Sorunları doktorla paylaşmaktan ise kesinlikle utanmamalıyız. Unutmayın, erken teşhis için ilk adım farkındalık ve düzenli muayene olmaktır” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Harika Bodur Öztürk, ülkemizde kadınların jinekolojik sorunlara yönelik en çok yönelttiği 9 soruyu ve yanıtlarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Kadınlarda idrar kaçırma neden olur? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Özellikle gebelik, kilo alıp verme, kronik kabızlık, menopoz ve vajinal doğumlar sonrasında pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla birlikte, öksürme veya hapşırma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda idrar kaçırma sorunu yaşanabiliyor. Tedavide pelvik taban egzersizleri ve genital laser tedavileri oldukça etkili olabilirken, anatomik bozulma durumunda ise ameliyatla tedavi ediliyor. İdrara zor yetişme gibi daha farklı bir şikayet olduğunda ise ilaç tedavileri ile bu sorun çözülebiliyor.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Adet düzensizliği normal olabilir mi? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Adet döneminde bir iki günlük sarkma normaldir. Genç bir kızda menstruel kanama başladıktan sonra ilk 2 yıl düzensiz kanamalar normal kabul edilir. Ancak sonrasında düzensizlik devam ediyorsa değerlendirilmelidir. Ani ve hızlı kilo kayıpları ile aşırı egzersizde adet olamama şikayeti gelişebilir. Kilo almaya eğilim ile birlikte adetlerin arası 35 gün üzerine çıkıyorsa polikistik over sendromu veya tiroit hormonu bozuklukları değerlendirilmelidir. Yaş ilerledikçe peryodlar 24-25 gün gibi öne gelmeye başladıysa perimenopoza giriş süreci de araştırılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Doğum kontrol hapı kullanırsam ilerde çocuğum olmaz mı?</strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Harika Bodur Öztürk “Dünya Sağlık Örgütü doğum kontrol haplarının kısırlığa yol açmadığını belirtiyor. Hap bırakıldığında, yumurtlama yeniden başlıyor ve gebelik planlanabiliyor. Çoğu kadında doğurganlık, hap bırakıldıktan sonraki ilk 1–3 ayda geri dönüyor. Burada önemli olan doğum kontrol ilaçlarını kullanırken hastanın yaşının ilerlediği ve yaşla birlikte doğurganlığın azaldığı bilgisinin unutulmamasıdır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Yumurta rezervim nasıl artabilir? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Kadın doğurganlığının limitleri olduğu için yumurtalık rezervini değerlendiren muayene, ultrasonografide antral folikül sayısının değerlendirilmesi ve kan testlerini yapmak önemlidir. 35 yaş civarında halen gebelik planlamayan kadınların yumurta rezervi araştırılarak (ailede erken menopoz gibi risk faktörü varsa daha öne çekilmeli) yumurta dondurma veya tüp bebek uygulamasıyla ileride gebelik şansı artırılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Menopozla birlikte neler yaşayacağım? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Menopoz aslında kadınların yeni hayatlarını kucakladığı bir dönemdir. Halk arasındaki tabiriyle sıcak basmaları, gece uykusuzluğu, çarpıntı, anksiyete, cilt ve saçlarda değişim, vajinal kuruluk, libido azalması, unutkanlık ve beyin sisi gibi şikayetler menopoz öncesi geçiş dönemi veya menopozla ilgili olabilir ve destekle düzelebilir. Menopozla birlikte başlayan kalp damar hastalığı ve kemik erimesi riski hormon replasman tedavileriyle azaltılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Vajinal akıntı ne zaman normal, ne zaman hastalık belirtisidir? </strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Dr. Harika Bodur Öztürk “Vajinal akıntı varlığını sorduğumuz her hasta evet cevabını verebilir. Şeffaf ve koku içermeyenler normaldir. Ancak sarı, yeşil, süt kesiği karakterinde, yoğun beyaz, özellikle de koku, kaşıntı ve genital bölgede yanma varsa mantar veya bakteriyel enfeksiyon olabilir. Mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilip tedavi edilmelidir. Bulaşıcı enfeksiyonlar infertiliteye de yol açabilir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: Ağrılı cinsel ilişki bir kader mi?</strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Hayır. Bu sorun altta yatan nedenin tedavisiyle tümüyle ortadan kaldırılabilir ve tedavi edilebilir. Ağrı birçok mekanizma ile gelişebilir. Mantar enfeksiyonu, menopozla birlikte vajinal kuruluk, doğum sonrasında hormon dengesindeki değişiklikler veya endometriozis gibi nedenler ağrıya yol açabilir. Ülkemizde tanı konulmamış ve uygun tedavi edilmemiş vajinismus vakalarında da ağrılı cinsel ilişki bir kadermiş gibi algılanabilir ancak tedavisi mümkündür.</p>
<ul>
<li><strong>SORU: HPV nasıl bulaşır?</strong></li>
</ul>
<p><strong>CEVAP: </strong>Dr. Harika Bodur Öztürk “HPV virüsü hamam, güzellik merkezi ve ortak kullanılan tuvaletler gibi ortamlardan bulaşmaz. En yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biridir. Prezervatif kullanımı riski azaltsa da tamamen ortadan kaldırmaz. Tek partnerli ilişkiniz olsa bile riskim yok diye düşünmeyin. HPV’nin bazı tipleri rahim ağzı kanserine, bazı tipleri ise genital siğillere neden olur. Dünya Sağlık Örgütü, korunmada en etkili yöntemin HPV aşısı olduğunu vurgulamaktadır, bu nedenle taramalar ve HPV aşısı çok önemlidir” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar kötü huylu mudur? Mutlaka ameliyat olmak mı gerekir? </strong></p>
<p><strong>CEVAP: </strong>Miyomlar rahim dokusunun kas tabakasından gelişen çoğunlukla iyi huylu tümörlerdir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 40’ında miyom tespit edilebilir. Genellikle belirti vermez ve rutin muayenede fark edilip takibe alınır. Ancak rahim duvarına yakınsa veya büyükse aşırı derecede kanama yaparak kansızlık nedeni olabilir. Büyük miyomlar bulunduğu konuma göre mesaneye veya bağırsaklara bası şikayetine yol açabilir. Sık idrara gitme, karında büyüme, ele gelen kitle gibi durumlara yol açabilir. Dr. Harika Bodur Öztürk “Hastanın şikayetine göre cerrahi endikasyon konulur. Kanama, anemi etkeniyse, gebeliğe engel olduğu veya tekrarlayan düşüklere yol açtığı düşünülüyorsa, takiplerde hızlı büyüdüğü tespit edilirse hastanın yaş ve klinik durumuna göre cerrahi laparoskopik olarak myomun çıkarılması veya histerektomi yapılması tıbben gerekir. Binde 3 oranında ‘leiomyosarkom’ adını verdiğimiz kötü huylu tümör saptanabilir. Menopozdan sonra miyomda büyüme varsa, kısa sürede boyutunda değişiklik olduysa ‘sarkom’ ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlarin-en-cok-merak-ettigi-jinekolojik-sorunlar-572488">Kadınların en çok merak ettiği jinekolojik sorunlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 14:26:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913">Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin bu konuda doğru bilgilere sahip olması, çocuklarını korumada büyük önem taşıyor. Ancak çevrimiçi tacizle ilgili bazı yanlış inanışlar, alınması gereken önlemleri geciktirebiliyor ya da etkisiz kılabiliyor. Siber güvenlik şirketi ESET siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanıyı derledi ve önerilerde bulundu.</strong></p>
<p>Cyberbullying Research Center’ın (Siber Zorbalık Araştırma Merkezi) verilerine göre, ABD&#8217;de ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 58’inden fazlası hayatlarında en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldı. Bu oran 2019’da yüzde 37 ve on yıl önce sadece yüzde 24’tü. Ayrıca genç video oyunu oyuncularının yüzde 43’ü çevrimiçi ortamda zorbalık yaşadığını belirtiyor. Bu zorbalık; hakaret, fiziksel tehdit, hatta cinsel içerikli mesajlar gibi farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Hiçbir ebeveyn çocuğunun siber zorbalığa maruz kalmasını istemez. Ancak alternatifin onları dijital dünyadan uzak tutmak olması durumunda, bu yarardan çok zarar verebilir. Önemli olan, uyarı işaretlerine karşı gözlerinizi açık tutmak, açık bir diyalog kurmak, duygusal ve teknik destek sunmaktır.</p>
<p><strong>Siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanı</strong></p>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi olan çevrimiçi kalır</strong></li>
</ol>
<p>Çoğu çevrimiçi eğilim gibi, zorbalık da teknoloji tarafından mümkün kılınır ancak kökleri insan ruhunun derinliklerine uzanır. Çocukların zorbalık davranışına girmesinin birçok nedeni vardır; akran baskısından düşük özgüvene, dikkat çekme ihtiyacından aile içi şiddete kadar. Sosyal medya gibi dijital platformlar, çocukların başkalarını daha yaygın bir şekilde zorbalığa maruz bırakmasına olanak tanıyabilir. Ancak bu, sadece çevrimiçi ortamla sınırlı değildir. Zorbalar, kurbanlarını çevrimiçi ortamda olduğu kadar gerçek hayatta da eziyet etmek isteyebilir. Bunu yapmasalar bile kurbanlarına verebilecekleri psikolojik zarar, gerçek dünyada da kesinlikle bir etkiye sahiptir.</p>
<ol>
<li><strong>Onlar sadece çocuk</strong></li>
</ol>
<p>Zorbalığı, çocukların büyümesinin normal bir parçasıymış gibi görmezden gelmek, onun potansiyel ciddiyetini küçümseme tehlikesi yaratır. Aslında zorbalık, zorbalığa maruz kalan kişinin sosyal ve duygusal gelişiminde ciddi ve uzun vadeli etkiler yaratabilir. Siber zorbalığın sadece çocukların başına gelen bir şey olmadığı da doğrudur. Trolling, doxing, intikam pornosu ve stalking, çoğumuzun aşina olduğu siber zorbalık türleridir. Amerikalıların beşte ikisi çevrimiçi tacize uğradığını iddia ediyor.</p>
<ol>
<li><strong>Görmezden gelin, kendiliğinden geçer</strong></li>
</ol>
<p>Bu nadiren işe yarar. Aynı mantıkla “zorbalık davranışını bildirmek sadece durumu daha kötüleştirecektir” diye düşünmek de yanlıştır. Bazen görmezden gelmek, zorbaların eylemlerinin etkili olduğuna inanmaları durumunda onları cesaretlendirebilir. Ortak bir eylemde bulunarak ve zorbalara doğrudan karşı çıkarak bir çözüm umudu olabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Çocuğum bir sorun varsa bana söyler</strong></li>
</ol>
<p>Çocuğunuz size her zaman tamamen dürüst ve açık davranıyorsa şanslı bir ebeveynsiniz demektir. Çocuklar büyürken birkaç farklı aşamadan geçer ve bu süreçte ebeveynleriyle olan psikolojik ve duygusal ilişkileri değişir. Özellikle ergenlik çağına girdiklerinde bir sorun olduğunu size söylemekten utanabilir veya çok küçük düşmüş hissedebilirler. Başlarına gelenlerin ciddiyetini anlamayabilirler. Ya da bir şey söylerlerse sizi cezalandıracağınızı veya cihazlarını elinden alacağınızı düşünebilirler. Onları yargılamayacağınızı, cezalandırmayacağınızı, destek olacağınızı söyleyerek onları rahatlatmak, onların açılmalarına yardımcı olmak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.</p>
<ol>
<li><strong>Teknolojiyi ortadan kaldırırsanız sorunu çözersiniz</strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbalık teknoloji sayesinde mümkün olmaktadır ancak çocuğunuzun akıllı telefonunu elinden alırsanız bu sorun mucizevi bir şekilde ortadan kalkmayacaktır. Okulda zorbalığa maruz kalıyorlarsa tacizin çevrimdışı olarak devam etmesi için bolca fırsat olacaktır. Çocuğunuzun cihazını elinden alarak onu cezalandırmak, zorbaları sevindirecek ve çocuğunuzla olan ilişkinize hiçbir fayda sağlamayacaktır.</p>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi zorbaları tespit etmek neredeyse imkânsızdır</strong></li>
</ol>
<p>Bazen çevrimiçi anonimlik, siber suçların yaygınlaşmasına olanak sağladığı gibi, zorbaları da güçlendirir. Ancak gerçekte, zorbaların çoğu kurbanlarını tanır; ister okul arkadaşları ister eski arkadaşları ister romantik partnerleri olsun. Ayrıca sosyal medya ve diğer platformlar, taciz veya zorbalık yoluyla hizmet şartlarını ihlal ettikleri kanıtlanan bazı kullanıcıların kimliklerini ortaya çıkarabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Tespit etmesi kolay</strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbalığın zorluğu, sanal ortamda gerçekleşmesidir. Belki fiziksel iz bırakmaz ancak kurbanlara kesinlikle psikolojik zarar verebilir. Bu durum, özellikle çocuklarınızla duyguları hakkında açıkça konuşmakta zorlanan ebeveynler için işleri zorlaştırır. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, çocuğunuzun size bir sorun olduğunu söyleyeceğine güvenemezsiniz. Bu nedenle, uyarı işaretlerini daha iyi fark etmeniz gerekir. Davranış, tavır veya akademik performansta ani değişiklikler yararlı bir gösterge olabilir. Ancak bunlar kesin değildir. Nazik bir şekilde sorgulama da gerekli olabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Siber zorbalar kötü niyetli dışlanmışlardır </strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbaların kimlikleri sonunda ortaya çıktığında gerçek kimlikleri arkadaşlarını ve ailelerini şok edebilir. İnsanlar, gerçek dünyada asla düşünmeyecekleri şeyleri çevrimiçi ortamda söyleyebilir ve yapabilir. Çoğu zorba, kendileri zorbalığa veya istismara uğradıkları, özgüvenleri düşük olduğu, zihinsel sağlık sorunları olduğu veya akran baskısı nedeniyle bu davranışlarda bulunur. Özellikle çocuklarınıza zarar veriyorlarsa onları kötü olarak adlandırmanız kolaydır. Ancak gerçek genellikle bundan daha karmaşıktır.</p>
<ol>
<li><strong>Siber zorbalık çok sayıda intihara neden olmaktadır.</strong></li>
</ol>
<p>Resmî ABD verilerine göre, ergenlerin yüzde 14,9&#8217;u siber zorbalığa maruz kalmış ve %13,6&#8217;sı ciddi intihar girişimi gerçekleştirmiştir. Ancak korelasyon, nedensellik anlamına gelmez. Aslında bir gencin hayatına son vermek istemesinin birçok nedeni olabilir ve siber zorbalık bu nedenlerden biri olabilir veya olmayabilir. Her halükârda, ısrarlı çevrimiçi tacizin toplumun en savunmasız üyelerine yönelik tehlikelerine karşı uyanık olmalıyız.</p>
<ol>
<li><strong>Suçlu, sosyal medya platformları</strong></li>
</ol>
<p>Sosyal medya ve mesajlaşma platformları, siber zorbalığın &#8220;kolaylaştırıcıları&#8221; olarak oynadıkları rol nedeniyle sıklıkla kötüleştirilir. Ancak yasama organları tarafından ekosistemlerini daha iyi denetlemeleri için giderek daha fazla baskı altına alınıyorlar. Örneğin, Birleşik Krallık&#8217;ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası, kullanıcılarının refahını sağlamak için belirli çevrimiçi hizmet sağlayıcılara &#8220;bakım yükümlülüğü&#8221; getiren, dünyadaki en sıkı yasalardan biridir. Zorbalık her zaman kolayca fark edilmez. Şartlar, nüanslar, argo ve dilsel özelliklerin bazen algoritmalar tarafından doğru bir şekilde tespit edilmesi zor olabilir. Ancak algoritmalar bu konuda giderek daha iyi hâle geliyor – olması gerektiği gibi. Her halükârda, ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medyanın riskleri ve tuzakları hakkında konuşması önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913">Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şikayetvar: &#8220;Futbol yayın platformlarına şikayetler bir haftada yüzde 149 arttı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-futbol-yayin-platformlarina-sikayetler-bir-haftada-yuzde-149-artti-568112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 12:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[taraftar]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şikayetvar, yeni futbol sezonunun başlamasıyla birlikte, dijital yayıncılık ve taraftar hizmetlerine dair şikayetlerin arttığını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-futbol-yayin-platformlarina-sikayetler-bir-haftada-yuzde-149-artti-568112">Şikayetvar: &#8220;Futbol yayın platformlarına şikayetler bir haftada yüzde 149 arttı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şikayetvar, yeni futbol sezonunun başlamasıyla birlikte, dijital yayıncılık ve taraftar hizmetlerine dair şikayetlerin arttığını açıkladı. Şikayetvar verilerine göre ağustos ayında şikayetler bir önceki aya kıyasla yüzde 47 arttı. Haftalık şikayet artışıysa yüzde 149’a ulaştı.</strong></p>
<p>Futbolseverlerin büyük bir heyecanla beklediği yeni sezon, ekran başında ve tribünlerde sorunlarla başladı. Şikayetvar, dijital platform yayıncılığından taraftar hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede şikayetlerin yükseldiğini belirtti. Çözüm platformu Şikayetvar’a göre, Ağustos 2025’te dijital yayıncılık kategorisindeki şikayet sayısı 4 bin 173’e çıktı. Bu rakam, temmuz ayına kıyasla yüzde 47 artış anlamına geliyor. Haftalık bazda ise ağustosun ilk haftasında bu kategoride şikayetler yüzde 133 oranında artış gösterdi.</p>
<p>Şikayetvar verilerine göre bu dönemde dijital platform yayıncılık şikayetleri bir önceki ay ile kıyaslandığında yüzde 47 artış gösterdi. Sezon açılış haftasında yaşanan yoğunluk, platformların teknik sorunlarını ve yayın kalitesi problemlerini gündeme taşıdı. Taraftar hizmetleriyle ilgili kategorisindeyse şikayet artışları son bir haftada yüzde 63 oranında arttı. Maç günü biletleme sorunları, yoğun trafik nedeniyle sisteme erişim problemleri taraftarları mağdur etti.</p>
<p><strong>Şikayetvar verilerine göre bu dönemde en çok şikayet edilen konular ise şöyle sıralandı:</strong></p>
<ul>
<li>Yayın donmaları ve kesintiler</li>
<li>Erişim sorunları (maç saati giriş hataları, sistem çökmesi)</li>
<li>Ödeme ve abonelik problemleri</li>
<li>Görüntü ve ses kalitesi şikayetleri</li>
<li>Biletleme ve taraftar sistemlerindeki aksaklıklar</li>
<li>Müşteri hizmetlerine ulaşılamaması</li>
</ul>
<p><strong>Şikayetvar’a ulaşan bazı şikayetlerse şu şekilde belirtildi:</strong></p>
<p><strong>Arkadaşlarıma mahcup oldum: Yayın sorununa çözüm bulunmadı</strong></p>
<p>Dün akşam futbol yayınını izleyemedim. Sadece bu kanalda sorun yaşadım, diğer kanallarda herhangi bir problem yoktu. Ekranda hata mesajı çıktı, ayrıca mesaj olarak da ilettim fakat &#8216;Sorununuz tanımlanamadı&#8217; şeklinde bir cevap aldım. Sorunu çözmek için müşteri hizmetlerini iki farklı telefondan aradım, 30 dakikadan fazla bekletildim, telefona cevap verilmedi ve geri dönüş de yapılmadı. Hatta birkaç kez telefon açıldıktan sonra tekrar sesli yanıt ve sıra müziğiyle bekletilmeye devam edildim. Bir yıllık anlaşma yapıp ödememi peşin olarak gerçekleştirdim. Buna rağmen her yanda ödeme yapmadınız diye mesajlar alıyorum ve bu durumdan rahatsızım. Arkadaşlarımı maç izlemeye davet ettiğim için mahcup oldum, yaşadığım mağduriyetin giderilmesini ve tarafıma açıklama yapılmasını talep ediyorum.</p>
<p><strong>Maç yayını sürekli donuyor</strong></p>
<p>Standart üyeliğimle, akıllı TV üzerinden desteklediğim takımın maçını izlemek için giriş yaptım. Ancak maç yayını sırasında sürekli donma sorunu yaşıyorum. Yayını Wi-Fi kablosuz internet ağı üzerinden izliyorum ve farklı bir cihaz ya da bağlantı yöntemi denemedim. Sorun 1 gündür devam ediyor ve özellikle maç yayınında karşılaştım. Yayın donmasının giderilmesini ve sorunsuz bir şekilde maçları izleyebilmek için gerekli desteğin sağlanmasını talep ediyorum.</p>
<p><strong>499 TL’ye üyelik aldım giriş yapılmıyor</strong></p>
<p>Maç izlemek için satın aldığım üyelik bir türlü açılmadı. O kadar para verdim, 499 TL az bir miktar değil. Paramın iade edilmesini istiyorum. Platform yine şaşırtmadı, uygulamaya hiçbir şekilde giriş yapılamıyor.</p>
<p><strong>Süper Lig paketim açılmadı</strong></p>
<p>Platform üzerinden Süper Lig Paketi üyeliğimi satın aldıktan hemen sonra web sitesi üzerinden “Bir hata oluştu. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.” şeklinde bir hata mesajı almaya başladım. Üyeliğim aktif olmasına rağmen paketi kullanamıyorum. Sorunun çözümü için uygulamada ve web sitesinde her adımı denememe rağmen bir sonuç alamadım. Müşteri hizmetlerine de ulaşmayı denedim fakat herhangi bir geri dönüş alamadım.</p>
<p><strong>Telefon numaram güncellenmediği için bilet alamıyorum </strong></p>
<p>Yaklaşık 1 aydır sistem üzerinden telefon numaramı güncelleyemiyorum. Müşteri hizmetlerini arayarak numaramı değiştirmek istedim ancak hiçbir şekilde ulaşamadım ve işlem tamamlanmadı. Bu nedenle bilet alamıyor ve uygulamanın hizmetlerinden yararlanamıyorum. Telefon numaramın en kısa sürede güncellenmesini talep ediyorum.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sikayetvar-futbol-yayin-platformlarina-sikayetler-bir-haftada-yuzde-149-artti-568112">Şikayetvar: &#8220;Futbol yayın platformlarına şikayetler bir haftada yüzde 149 arttı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntoleranslara uygun beslenmenin 10 faydası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/intoleranslara-uygun-beslenmenin-10-faydasi-568077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 12:44:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[İntolerans]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda beslenme kaynaklı sağlık sorunlarının artmasıyla birlikte gıda intolerans testleri önem kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/intoleranslara-uygun-beslenmenin-10-faydasi-568077">İntoleranslara uygun beslenmenin 10 faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda beslenme kaynaklı sağlık sorunlarının artmasıyla birlikte gıda intolerans testleri önem kazandı. Kan örneği üzerinden yapılan bu testler, yaklaşık 10 gün içinde hem şikâyetlere yol açan gıdaları hem de kişinin beslenme programına destek olabilecek alternatif besinleri ortaya koyuyor. Testin doğru sonuç verebilmesi için uzman merkezlerde ve hekim kontrolünde yapılması gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, Örnek, “Bazı kişiler, hafif düzeyde intolerans çıkan bir gıdanın bile ömür boyu tamamen yasaklanması gerektiğini düşünebilir. Oysa test, intolerans şiddetini farklı renklerle derecelendirir. Yani sonuçlar mutlaka kişiye özel analiz edilmelidir. İlgili gıdayı belirli bir süre diyetten çıkardıktan sonra kontrollü bir şekilde yeniden dahil etmek en sağlıklı yaklaşımdır” dedi.</strong></p>
<p>Kaynağı net olmayan gaz, şişkinlik gibi şikâyetlerde veya kişinin hangi gıdanın rahatsızlık verdiğini ayırt edemediği durumlarda intolerans testleri yol gösterici olur. Bu testlerin, alerjik etki yaratan gıdanın yerine benzer besin değerlerine sahip alternatifleri de sunduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bir besin grubunun tamamı alerjiye yol açıyorsa, o besinleri diyetten tamamen çıkarmak kısa vadede sorun oluşturmaz. Daha sonra küçük porsiyonlarla vücudun tepkisi yeniden gözlemlenir. Eğer şikayetler tekrarlanırsa ilgili gıda uzun vadeli olarak tamamen yasaklanır. Ancak bu durumda olası besin eksikliklerini önlemek için diyetisyen desteğiyle kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Mucize beklentisi hayal kırıklığı yaratabilir</strong></p>
<p>Eliminasyon diyetlerinin kilo vermek amacıyla herkesin ömür boyu uygulayabileceği mucizevi yöntemler olmadığının altını çizen Örnek, “Bu diyetler ancak gerçekten gerekli olduğunda ve tıbben uygun görüldüğünde, diyetisyen eşliğinde doğru planlama ve zamanlama ile uygulandığında fayda sağlar. Bu şekilde ciddi iyileşmeler elde edilebilir. Ancak bilimsel temeli olmayan yaklaşımlar ya da bilimsel olsa bile yanlış kişiye, yanlış biçimde uygulanan yöntemler hatalı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle profesyonel destekle kişiye özel beslenme planı hazırlanması büyük önem taşır” dedi.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, intoleranslara uygun bir beslenme planının kişiye sağlayacağı 10 önemli faydayı sıraladı:</p>
<ol>
<li>Sindirim sorunları azalır; şişkinlik, gaz ve mide ağrısı gibi sık görülen şikayetlerin hangi gıdalardan kaynaklandığı tespit edilir.</li>
<li>Vücudu zorlayan besinlerden uzak durulduğunda halsizlik azalır, kişi gün içinde daha dinç ve zinde hisseder.</li>
<li>Egzama veya akne gibi bazı cilt sorunları intoleransla ilişkili olabilir. Beslenme düzeniyle birlikte cilt sağlığı da desteklenir.</li>
<li>Ödem ve metabolizma sorunlarına yol açan gıdalar belirlendiğinde kilo kontrolü çok daha kolay bir şekilde sağlanır.</li>
<li>Test sonuçlarıyla kişiye özel, daha dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme programı hazırlanabilir.</li>
<li>Vücudu sürekli meşgul eden intoleranslı gıdaların çıkarılmasıyla bağışıklık sistemi daha verimli çalışır.</li>
<li>Nedeni bulunamayan kronik yorgunluklarda rahatlama sağlanabilir.</li>
<li>Bazı gıdalar migreni tetikleyebilir, test sayesinde bu tetikleyiciler saptanır. Böylece baş ağrılarının sıklığı belirgin şekilde azalabilir.</li>
<li>Bağırsakları zorlayan gıdaların eliminasyonu ile sindirim sistemi rahatlar, daha derin ve kesintisiz uyku sağlanabilir.</li>
<li>Daha dengeli bir vücut işleyişi ile hem fiziksel hem ruhsal iyilik hali artar, genel yaşam kalitesi yükselir.</li>
</ol>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/intoleranslara-uygun-beslenmenin-10-faydasi-568077">İntoleranslara uygun beslenmenin 10 faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Çavuşoğlu’nun Müdahalesiyle Yıllık Sorun 3 Ayda Çözüldü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-cavusoglunun-mudahalesiyle-yillik-sorun-3-ayda-cozuldu-559560</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 11:33:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çavuşoğlunun]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldü]]></category>
		<category><![CDATA[müdahalesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559560</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır yapımı beklenen Dodurga ve Bademli mahalleleri arasındaki yol, vatandaşların talepleri doğrultusunda Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun talimatıyla üç ay içinde tamamlanarak hizmete açıldı. Başkan Çavuşoğlu, yolun tamamlandığı bölgede incelemelerde bulunup vatandaşlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-cavusoglunun-mudahalesiyle-yillik-sorun-3-ayda-cozuldu-559560">Başkan Çavuşoğlu’nun Müdahalesiyle Yıllık Sorun 3 Ayda Çözüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli’nin Acıpayam ilçesinde yıllardır yapılmayı bekleyen Dodurga ve Bademli mahallelerini birbirine bağlayan yol, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun talimatıyla 3 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Başkan Çavuşoğlu, hem çalışmaları yerinde incelemek hem de vatandaşlarla bir araya gelmek üzere bölgeyi ziyaret etti. Yapımı yıllardır yılan hik&acirc;yesine dönen, köylülerin her platformda dile getirdiği Dodurga-Bademli yolu nihayet modern ve güvenli bir hale kavuştu. Vatandaşların talebine kayıtsız kalmayan Başkan Çavuşoğlu, verdiği sözü tutarak kısa sürede yolu tamamladı.</p>
<p>&#8220;Verdiğimiz her sözün arkasındayız&#8221;</p>
<p>Yol incelemesi sırasında Dodurga ve Bademli mahallelerinde yaşayan vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Çavuşoğlu, &ldquo;Bu yol sadece iki mahalleyi değil, gönülleri de birbirine bağladı. Biz hemşehrilerimize verdiğimiz her sözün arkasındayız. Talebi aldık, çalışmaları başlattık ve 3 ay gibi kısa sürede bitirdik. Şimdi bu güzel yolu birlikte kullanmanın mutluluğunu yaşıyoruz&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Vatandaşlardan Başkan Çavuşoğlu’na teşekkür yağmuru</p>
<p>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu mahallelerinde görmekten büyük memnuniyet duyan vatandaşlar, yapılan hizmet için teşekkürlerini dile getirdi. &ldquo;Allah razı olsun başkanımızdan. Yıllardır bu yolu bekliyorduk. Söz verdi ve yaptı&rdquo; diyen vatandaşlar, duygularını içtenlikle paylaştı.</p>
<p>Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hızlı ve etkin hizmet anlayışı, Dodurga&ndash;Bademli yolu projesiyle bir kez daha gözler önüne serildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-cavusoglunun-mudahalesiyle-yillik-sorun-3-ayda-cozuldu-559560">Başkan Çavuşoğlu’nun Müdahalesiyle Yıllık Sorun 3 Ayda Çözüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seks bağımlılığı, tedavi edilmesi gereken ciddi bir sorun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seks-bagimliligi-tedavi-edilmesi-gereken-ciddi-bir-sorun-554158</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 07:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, seks bağımlılığının biyolojik ve psikolojik nedenleri ile etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seks-bagimliligi-tedavi-edilmesi-gereken-ciddi-bir-sorun-554158">Seks bağımlılığı, tedavi edilmesi gereken ciddi bir sorun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, seks bağımlılığının biyolojik ve psikolojik nedenleri ile etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Seks bağımlılığı da diğer bağımlılıklar gibi…</strong></p>
<p>Seks bağımlılığının hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan multifaktöriyel bir süreç olduğunu aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, “Diğer madde bağımlılıklarında olduğu gibi, seks bağımlılığı da dopamin nörotransmiteri ile ilişkilidir. Birey, dopamin aracılığıyla haz, zevk ve tatmin duygusunu yaşadıktan sonra, her defasında bu tatminin şiddetini ve haz derecesini artırma eğiliminde olur.” dedi.</p>
<p>Bu durumun biyolojik açıklamasının oldukça basit olduğunu ifade eden Hajiyeva, “Dopamin salınımı belli bir süreden sonra tolerans gelişimine neden olur ve dopamin reseptörlerinde ‘down regülasyonu’ gerçekleşir. Yani, aynı cinsel aktiviteler dopamin salınımına yol açsa da, reseptörlerin duyarlılığı azaldığı için kişi eskisi kadar zevk alamaz. Bu da bireyin daha farklı cinsel fanteziler peşinde koşmasına, yeni dürtüler geliştirmesine ve farklı hazlar aramasına neden olur. Aslında bu süreç, diğer bağımlılık türlerinde de gözlenen tipik bir tolerans gelişimini yansıtır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Beynin fren mekanizması prefrontal korteksin gelişimi tamamlandıkça devreye girer!</strong></p>
<p>Kompulsif cinsel davranışlar gösteren bireylerin EEG&#8217;lerinde de belirgin değişiklikler saptandığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, “Burada önemli bir nöroanatomik yapıya değinmek gerekir. Herkes bir arabanın freninin nerede olduğunu bilir, ama kendi vücudumuzun, zihnimizin, ruhumuzun ve beynimizin ‘freni’ nerededir? Bu fren, beynin prefrontal korteksidir.” dedi.</p>
<p>Prefrontal korteksin, dürtülerimizi, davranışlarımızı ve kompulsif eğilimlerimizi kontrol eden bir bölge olduğunu hatırlatan Hajiyeva, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu bölgenin gelişimi 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu nedenle, seks bağımlılığı, riskli cinsel davranışlar ve yoğun cinsel eğilimler özellikle genç yaşlarda daha sık görülür. Ancak zamanla prefrontal korteksin gelişimi tamamlandıkça, bu fren mekanizması devreye girer ve süreç daha kontrol edilebilir hale gelir. Dolayısıyla, bu bağımlılığın dopamin sistemi ve prefrontal korteks üzerinden işlediğini dikkate alırsak, biyolojik faktörlerin sürecin önemli bir parçası olduğunu söylemek mümkündür. Ancak psikolojik etkenleri de göz ardı etmemek gerekir. Çocuklukta yaşanan travmalar, akran zorbalığı, aile içi baskılar ve istismar gibi faktörler de bu tür patolojilerin gelişmesinde tetikleyici olabilir. Birey, yaşadığı bu duygusal boşluğu doldurmak için ani ve hızlı bir şekilde haz arayışına yönelebilir. Bu da kendini cinsel bağımlılık şeklinde gösterebilir.”</p>
<p><strong>Yalnızlık ve depresif sürece neden olabilir!</strong></p>
<p>Seks bağımlılığının bireylerin sadece cinsel hayatlarını etkilemekle kalmadığını vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, “Bireylerin sosyal, fizyolojik, işlevsellik, romantik ilişkiler gibi tüm alanlarına nüfus eder ve o süreçleri de negatif olarak etkiler.” dedi.</p>
<p>Bağımlılığın, bireylerin sürekli olarak zihinlerinde bastırması gereken bir dürtüyle birlikte ilerlediğini ve sürekli bastırılması gereken bir düşünce olduğu için bireylerin çok fazla kaygılı, endişeli olduklarını kaydeden Hajiyeva, “Bireylerin çok fazla kaygı ve endişeleri zamanla bireyleri toplumdan uzaklaştırabilir. Sosyal izolasyon ve yalnızlık süreçlerine neden olabilir. Yalnızlık, kendisiyle birlikte bir depresif süreci tetikleyebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Seks bağımlılığı kişinin tüm hayatını etkileyebiliyor! </strong></p>
<p>Bu bireylerde utanç duygusuyla birlikte öz saygıda, öz değerde azalma, yetersizlik, değersizlik duygularının tetiklendiğine vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, “Aynı zamanda tabii ki psikolojik faktörler dışında, bireylerin sosyal hayatları da sosyal izolasyonla ve yalnızlıkla birlikte çok fazla etkileniyor. İş hayatlarındaki işlevsellik çok azalıyor çünkü işlerine odaklanamıyorlar. Gerekli sorumlulukları yerine getiremiyorlar ve bu bireylerin işlerinden atılmasına kadar giden bir sürece neden olabiliyor.” dedi.</p>
<p>Bağımlı kişilerin romantik ilişkilerinin de olumsuz etkilendiğine işaret eden Hajiyeva, “Partneri ile arasında sürekli bir güvensizlik, sadakatsizlik süreçleri romantik ilişkileri de kötü etkiliyor. Bu da bireyin yalnızlığına, uzaklaşmasına ve izolasyonuna neden oluyor. Aynı zamanda burada fizyolojik faktörler de var. Fizyolojik faktörler arasında en fazla örnek verebileceğimiz korunmasız cinsel ilişkiler. Seks bağımlılıklarında çok fazla rastlanıyor ve bu da cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını artırıyor. Bu yüzden bu süreci bir tek seks bağımlı olarak değil, tüm alanlara nüfuz eden, tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak algılamamız toplum açısından ve bizim açımızdan çok daha faydalı olacaktır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklara sağlıklı bir şekilde cinsel bilgilendirme yapılmalı!</strong></p>
<p>Seks bağımlılığına yönelik farkındalık oluşturmak için önerilerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Okullarda düzgün ve sağlıklı cinsel bilgilendirilmeler yapılabilir. Çünkü şu an sosyal medyayla birlikte çocukların çok fazla uygunsuz, gereksiz materyallere, cinsel uyarılara maruz kaldığını görüyoruz. Çocuklar cinselliği pornografik materyallerden öğrenmeye başladılar, oysaki cinsellik ve gerçek yaşamdaki süreçler daha farklı boyutlarda. Bu yüzden çocuklara sağlıklı bir şekilde cinsel bilgilendirmenin yapılması aslında bu süreçte atabileceğimiz çok önemli adımlardan biri.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seks-bagimliligi-tedavi-edilmesi-gereken-ciddi-bir-sorun-554158">Seks bağımlılığı, tedavi edilmesi gereken ciddi bir sorun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 14:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[görüyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179">Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak&#8230; Tüm bunlar, çağımızın sıradan alışkanlıkları gibi görünse de kişinin konforunu gitgide azaltan hatta akciğer atardamarında pıhtıya bile yol açabilen varis hastalığına zemin hazırlıyor. Bu yaşam tarzının yaygınlığı sebebiyle de varis kadınlarda daha sık olmak üzere her 5 kişiden 1&#8217;inde görülüyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten</strong>, erken teşhis edildiğinde günümüz tıp teknolojisiyle varisin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Hastalığın erken dönemlerinde ağrıyla birlikte bacak damarlarında belirginleşme ve hafif şişlik oluşur. Doktora bu dönemde başvurulması, varis hastalığının operasyona gerek kalmadan modern tıp yöntemleriyle etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlar” diyor.</p>
<p><strong> Her 5 kişiden 1’inin sorunu! </strong></p>
<p>Ülkemizde görülme oranı yüzde 20 olan, bir başka deyişle her 5 kişiden 1’ini etkileyen varise, son yıllarda, özellikle pandemi dönemiyle birlikte hareketsizliğin artması nedeniyle daha sık rastlanıyor. Hamilelik, doğum ve doğum kontrol ilaçlarıyla ortaya çıkan hormonal değişimler ile genetik yatkınlık gibi etkenlerle varisin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden yüzde 15 oranında daha fazla olarak kayıtlara geçiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten,<strong> </strong>varis oluşumunu kolaylaştıran risk etkenlerini şöyle sıralıyor:<strong> </strong>“Yaş, genetik faktör, hamilelik, obezite, hareketsizlik veya uzun süre ayakta kalmak damarlarda varis oluşumunu tetikler. Varis, özellikle uzun saatler oturarak veya ayakta çalışma zorunluluğu olanlarda; örneğin öğretmenler, bankacılar, garsonlar, doktorlar ve uçuş personelinde yaygın olarak gözlemlenir.” </p>
<p><strong> Ağrıyla başlıyor, krampla devam ediyor</strong></p>
<p>Varis hastalığı, bacaklardaki toplardamarlarda genişleme ve kirli kan akışında bozulma sonucunda damarların belirgin ve kıvrımlı bir görünüm almasıyla ortaya çıkıyor. Varis ilk yıllarda çoğunlukla görüntü rahatsızlığı verse de büyük damar paketlerinin oluşmasıyla ağrı ve kramplar yaşanıyor. Bu nedenle hastalar genellikle ağrı şikayetiyle doktora başvuruyor. Ağrıya bacak damarlarında daha önce görülmeyen mavi veya morumsu şişlikler, ödem oluşumu, damar çevresinde kaşıntı, ayaklarda yanma, merdiven çıkarken zorlanma ve özellikle geceleri artan bacak krampları eşlik ediyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Bu aşamada bacakları yukarı kaldırmak, soğuk suyla duş almak ve varis çorabı kullanmak ağrıyı hafifletebilir. Daha ileri aşamalarda ise bacaklarda yaralar ve damarlarda ani kanamalar gelişebilir” şeklinde konuşuyor.  </p>
<p><strong> Akciğerde pıhtıya yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Varis denildiğinde aklımıza ‘estetik bir sorun’ geliyor. Oysa varisin sadece estetik görünümü değiştirmekle sınırlı kalmadığına, tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına da neden olabileceğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Varis ciddi bir iş gücü kaybına yol açabilir. İleri aşamalarda küçük travmalarla bile ciddi kanamalar oluşabilir. Hastaların yaşam kalitelerini bozan ve bazı klinik durumlarda özelikle akciğer atardamarına pıhtı kaçmasına neden olabilen bir hastalıktır” sözleriyle uyarıda bulunuyor.</p>
<p><strong> Hastaya uygun tedavi planı oluşturuluyor</strong></p>
<p>Yaşam tarzı değişiklikleri varis semptomlarını hafifletse de kalıcı tedavi için mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor. Hekime başvuran hastalara yapılan muayene ve tetkiklerle tanı konuluyor,  hastalığın evresi belirleniyor. Damarların iç yapıları, kanın akış yönü ve hızı, damar duvarlarının durumu ve olası pıhtılaşmalar için doppler ultrason incelemesine başvuruluyor. Böylece kılcal varis gibi ilk evrelerden ileri evrelere kadar farklı seviyeler için hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor. </p>
<p><strong> Erken teşhis ciddi sorunların oluşmasını önlüyor</strong></p>
<p>Tedavide öncelikle hastanın yaşam kalitesini arttırıp hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek ve gelişebilecek olan komplikasyonları önlemek hedefleniyor. İyileşmeyen yaralar ve emboli (vücutta dolaşan bir kan  pıhtısının damar tıkanıklığına neden olarak organın ya da dokunun kan akışını önlemesi) gibi ciddi klinik durumların ortaya çıkmaması için erken tanının önemini vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten,<strong> </strong>şunları dile getiriyor: “Varisten tamamen kurtulmanın mümkün olmadığına yönelik yanlış bir fikir olsa da erken teşhis ve doğru yöntemlerle günümüzde bu hastalık tedavi edilebilir. Medikal tedavide ilaçlar ve varis çorapları kullanılır. Cerrahi tedavide ise damarların yakılarak çıkarılması, endovenöz termal ablasyon ve skleroterapi gibi prosedürler uygulanır. Tecrübeli merkezlerde gerçekleştirilen tedavi sonrasında varis hastalığının tekrarlama oranı da yüzde 1’den daha azdır.” </p>
<p><strong> Tedavi sonrasında hayat tarzı değişimi şart!</strong></p>
<p>Tedavi sonrası dönemde ise hastaların kontrollerini ihmal etmemeleri, sağlıklı beslenmeleri ve hayat tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Örneğin, sürekli oturarak çalışan bir kişinin sık molalar vererek ayağa kalkma süresini arttırması bile fayda sağlar. Hastalara, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri tavsiye edilir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179">Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın sağlığı küresel bir sorun, iyileştirilmesi toplumların sağlığını yükseltir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-sagligi-kuresel-bir-sorun-iyilestirilmesi-toplumlarin-sagligini-yukseltir-525676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 11:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplumların]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525676</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Kadın Sağlığı Hemşireliği Derneği tarafından düzenlenen III. Uluslararası ve IV. Ulusal Kadın Sağlığı Hemşireliği Kongresi’nde kadın sağlığı her yönüyle ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-sagligi-kuresel-bir-sorun-iyilestirilmesi-toplumlarin-sagligini-yukseltir-525676">Kadın sağlığı küresel bir sorun, iyileştirilmesi toplumların sağlığını yükseltir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Kadın Sağlığı Hemşireliği Derneği tarafından düzenlenen III. Uluslararası ve IV. Ulusal Kadın Sağlığı Hemşireliği Kongresi’nde kadın sağlığı her yönüyle ele alındı. Hemşirelik biliminin günümüzde araştırmalarla çok güçlü bir hale geldiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, hemşirelik alanında üretilen bilginin mutlaka alana inmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Yıldırım, “Kadın, çocuk, genç ve yaşlı fark etmeksizin toplumun sağlık hakkına erişmesinde, hizmetin var edilmesinde kabul edilebilir ve erişilebilir noktaya getirilmesinde sorumluluklarımız çok yüksek” dedi. Kadın sağlığının sadece kadınları ilgilendiren bir sorun olmadığını belirten  Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Kafiye Eroğlu da kadın sağlığının küresel bir sorun olduğunu belirterek kadın sağlığının iyileştirilmesiyle birlikte toplumların ve ulusların sağlığının yükseltileceğini söyledi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Vadi Kampüs’te Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda düzenlenen III. Uluslararası ve IV. Ulusal Kadın Sağlığı Hemşireliği Kongresi, “Kadın Sağlığı Hemşireliği için Yeni Ufuklar: Kadın Sağlığında Sürdürülebilirlik ve Liderlik” temasıyla düzenlendi. Üç gün süren kongrede kadın sağlığı farklı yönleriyle ele alındı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Kadın, toplumu dönüştüren bir varlık”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, açılış konuşmasında bugün burada yalnızca bilimsel bilgi paylaşımı için değil, aynı zamanda kadının yaşamın her alanındaki yerini, rolünü ve karşılaştığı sorunları birlikte düşünmek ve tartışmak için de bir arada olunduğunu belirterek kadının yalnızca biyolojik bir varlık değil, toplumu dönüştüren, besleyen, büyüten, şekillendiren bir güç  olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kadına yönelik şiddet eğitimle ve toplumsal farkındalıkla iyileştirilebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kadının toplumu var eden bir varlık olduğunu belirten Prof. Dr. Kocabıçak, “Kadın eş, kadın anne, kadın evlat, kadın sağlık profesyoneli, kadın meslek sahibi… Kadın pek çok rolüyle toplumu ayakta tutan en temel yapı taşı. Tüm bu değerli rollere rağmen hem dünyada hem de ülkemizde kadınlar hala eşitsizliklerle, ötekileştirme ve en acısı şiddetle karşı karşıya. Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel değil, toplumsal bir yara aslında. Bu yarayı da ancak eğitimle, toplumsal farkındalıkla, bilinçle ve kararlılıkla iyileştirebiliriz” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Üniversiteler bu dönüşümün lokomotifi olmak zorunda</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Üniversitelerin aslında bu dönüşümün lokomotifi olmak zorunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kocabıçak, “Bizler burada sadece bilim üretmekle değil, aynı zamanda eşitlikçi, adil ve insan haklarına saygılı bir toplumsal yapı kurmakla da sorumluyuz. Bu nedenle bu kongreyi yalnızca bilimsel bir etkinlik değil, aynı zamanda toplumsal bir çağrı, bir vicdan muhasebesi olarak da görüyorum” dedi. Prof. Dr. Kocabıçak, “Kadınların güvenle yaşadığı, üretebildiği ve kendini ifade edebildiği bir dünya mümkün” diyerek sözlerini tamamladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Aytolan Yıldırım: “Meslek üyeleri olarak çok önemli sorumluluklarımız var”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, açılış konuşmasında kongre temasının çok önemli olduğunu, kadın sağlığının sürdürülebilir olması için kadın varlığının etkin kılınması gerektiğini söyledi. Kadınların tarihsel süreç içerisinde bilimde, sanatta, eğitimde, yönetimde, iş gücüne katılımda ve her alanda ayrımcılığa uğradığını belirten Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, “Meslek üyeleri olarak sorumluluğumuz, yani sağlıkta sürdürülebilirlikte ve sağlıktaki eşitsizliğin giderilmesinde çok önemli sorumluklarımızın olması. Yani toplumda sağlığa erişimde, sağlığın korunması, geliştirilmesi ve temel sağlık hizmetlerindeki rollerimiz aslında kadın sağlığını, çocuk sağlığını, aile sağlığını ve toplumun sağlığının tamamını karşılayan bir düzeyde. Şöyle güzel bir olgu var: Bu salondaki kalabalık hemşireliğin bilimsel noktadaki gelişiminin de bir göstergesi” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Üretilen bilgi mutlaka alana inmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Hemşirelik biliminin günümüzde araştırmalarla çok güçlü bir hale geldiğini belirten Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, “Ama daha ilerisinde yapılacak şey, üretilen bu bilginin artık gerçekte uygulamaya dönüşmesi, birey, toplum ve aile sağlığına yansıtılarak gerçek anlamda hemşirelik eli ile değişim ve dönüşümün yaratılması noktasında. Yani artık üretilen bilgi mutlaka alana inmeli. Kadın, çocuk, genç yaşlı fark etmeksizin toplumun sağlık hakkına erişmesinde, hizmetin var edilmesinde kabul edilebilir ve erişilebilir noktaya getirilmesinde sorumluluklarımız çok yüksek. Bu vesileyle bugünkü kongrede işlenecek tema ve ortaya konulacak araştırma sonuçlarının mesleğe çok yararlı olacağını ve önemli katkılar sunacağını düşünüyorum” diye konuştu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Kafiye Eroğlu: “Kadın sağlığı küresel bir sorundur”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Kafiye Eroğlu ise açılış konuşmasında kongreyi düzenlerken farklılıklar yaratmayı hedeflediklerini belirterek “Çoğulcu bir bakış açısıyla kadın sağlığının geleceğini,  kadın sağlığının sorunlarını, kadın sağlığı ile ilgili fırsatları ve hatta kadını gelecekte en iyiye taşıyacak yolda akademisyen, klinisyen ve öğrenci olarak neler yapacağımız konusunda ortak bir amaç oluşturacağız. Bu amaca ulaşmak için izleyeceğimiz yollar konusunda da ortak bir karara varacağız” dedi. Kadın sağlığının sadece kadınları ilgilendiren bir sorun olmadığını belirten  Prof. Dr. Kafiye Eroğlu, “Kadın sağlığı küresel bir sorundur. Kadın sağlığını iyileştirerek yine sadece kadınların sağlığını iyileştirmeyeceğimizi, toplumların ve ulusların sağlığını yükselteceğimizi, birlikte çalışarak kadınları hem sağlıkta hem de adalette eşit fırsatlardan yararlanmasına katkıda bulunacağımızı belirtmek isterim” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Nevin Şahin de açılış konuşmasında kongre programı ile ilgili bilgi vererek kongrenin düzenlenmesinde katkıları olanlara teşekkür etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Teddie Potter: “Küresel sorunlardan en çok kadınlar etkileniyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kongre ABD’de Minnesota Üniversitesi Hemşirelik Okulu Gezegen Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Teddie Potter’in “Gezegen Sağlığı: Kadın Sağlığı İçin Yeni Umut” başlıklı konferansı ile başladı.<br />Oturum başkanlığını Prof. Dr. Anahit Coşkun ve Prof. Dr. Nevin Şahin’in yaptığı konferansta Prof. Dr. Teddie Potter, kadın sağlığının küresel ölçekte önemli olduğunu belirterek iklim değişiklikleri ve aşırı sıcaklar gibi sorunlardan en çok kadınların etkilendiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İlk gün hemşirelikle ilgili kursların düzenlendiği kongrenin ikinci gününde “Kadın Sağlığı Hemşireliğine Bakış: Roller, Liderlik ve Stratejiler”, “Kadın Sağlığına Güncel Bakış”, “İyileşmek ve İyileştirmek İçin Bakımı Anlamak” başlıklı paneller gerçekleştirildi. Kongrenin ikinci günü “Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliğinin Çalışma Alanları, Görev, Yetki ve Sorumluluklarına İlişkin Mevcut Yönetmelikte Güncelleme: Yol Haritamız” başlıklı forum ile sona erdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>400 bildiri sunumu gerçekleşti</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>III. Uluslararası ve IV. Ulusal Kadın Sağlığı Hemşireliği Kongresi’nin üçüncü gününde “Kadının Üreme Sağlığında Güncel Tedavi ve Yaklaşımlar”, “Kriz Durumlarında Kadın Sağlığı ve Hemşirelik”, “Kadın Sağlığı Hemşireliğinde Bilişim ve Teknoloji<b>”, </b>“Özel Gruplarda Üreme ve Cinsel Sağlık” başlıklı paneller gerçekleştirildi. 450’nin üzerinde katılımla gerçekleşen kongrede sözel ve poster olmak üzere toplam 400 bildiri sunumu  gerçekleşti ve  kongre kapsamında yapılan Kadın Sağlığını Destekleyici İnovatif Ürünler Yarışması’nda  ödüller sahiplerini buldu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-sagligi-kuresel-bir-sorun-iyilestirilmesi-toplumlarin-sagligini-yukseltir-525676">Kadın sağlığı küresel bir sorun, iyileştirilmesi toplumların sağlığını yükseltir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avcılar&#8217;da 44 Yıllık Sorun Çözüldü: Pazar Pazarı Yeni Yerinde Hizmete Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avcilarda-44-yillik-sorun-cozuldu-pazar-pazari-yeni-yerinde-hizmete-acildi-522154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 10:24:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avcılarda]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldü]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avcılar’da 44 yıldır devam eden Pazar Pazarı sorunu çözüme kavuştu. Denizköşkler Mahallesi’nde Ahmet Kaya Caddesi ve çevresinde kurulan ve günümüz koşullarına uygun olmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından kapatılan semt pazarı, Avcılar Belediyesi’nin çalışmalarıyla yeni yerine taşındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilarda-44-yillik-sorun-cozuldu-pazar-pazari-yeni-yerinde-hizmete-acildi-522154">Avcılar&#8217;da 44 Yıllık Sorun Çözüldü: Pazar Pazarı Yeni Yerinde Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avcılar’da 44 yıldır devam eden Pazar Pazarı sorunu çözüme kavuştu. Denizköşkler Mahallesi’nde Ahmet Kaya Caddesi ve çevresinde kurulan ve günümüz koşullarına uygun olmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından kapatılan semt pazarı, Avcılar Belediyesi’nin çalışmalarıyla yeni yerine taşındı.</p>
<p><b>DENİZKÖŞKLER’E ÇİFTE HİZMET: PAZAR VE OTOPARK</b></p>
<p>44 yıldır Ahmet Kaya Caddesi ve çevresinde hizmet veren semt pazarı günümüz koşullarına uygun olmadığı gerekçesi ile Danıştay tarafından kapatıldı. Mahkeme kararının ardından Başkan Utku Caner Çaykara’nın talimatıyla hızla harekete geçen belediye ekipleri, Denizköşkler Caddesi No:29’da bulunan yaklaşık 5 bin metrekarelik alanda yeni pazar yerini kısa sürede tamamladı.</p>
<p>Açılış gününde tüm tezgahlarda yüzde 10 indirim uygulanırken, vatandaşlar pazara yoğun ilgi gösterdi. Açılışa; İstanbul Umum Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mesut Şengün, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, birim müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p>Yeni düzenlemeye göre, pazar alanı pazar kurulmadığı günlerde otopark olarak da kullanılacak. Böylece hem bölgedeki trafik sorununun hafifletilmesi hem de alanın daha verimli kullanılması sağlanacak.</p>
<p><b>“44 YILLIK SORUNU TARİHE GÖMDÜK”</b></p>
<p>Açılış töreninde 44 yıldır çözülemeyen bir sorunu tarihe gömdüklerini belirten Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara; “Mahalle pazarları kültürümüzün önemli simgelerinden bir tanesi ama Ahmet Kaya Caddesi’nde kurulan pazar, yıllardır bölge trafiğini felç ediyor, esnafımızı ve vatandaşlarımızı zorluyordu. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren bu sorunu kalıcı bir şekilde çözmek için çalıştık. Mahallemizde belediyemize ait bir alan olmadığı için Danıştay kararının ardından hızlıca bir tarama yaparak bugün açılışını yaptığımız bu yeni pazar yerin bulduk. Pazar esnafımızı da mahalle sakinlerimizi de mağdur etmemek için hızlıca çalışmalarımızı tamamladık ve açılışını gerçekleştirdik. Yeni yerimiz hem esnafımıza daha iyi koşullar sağlayacak hem de mahalle sakinlerimize düzenli, güvenli ve rahat bir alışveriş deneyimi sunacak. Çok yakında da kapalı ve daha modern hale getireceğiz. Bu süreçte emeği geçen tüm belediye ekip arkadaşlarıma, destek veren mahalle halkımıza ve katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Hep söylediğimiz gibi: Biz sorunları ertelemeye değil, çözmeye geldik. Biz günü kurtarmaya değil, geleceği birlikte kurmaya geldik. Yeni pazar yerimiz, Denizköşkler’e ve tüm Avcılar’a hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilarda-44-yillik-sorun-cozuldu-pazar-pazari-yeni-yerinde-hizmete-acildi-522154">Avcılar&#8217;da 44 Yıllık Sorun Çözüldü: Pazar Pazarı Yeni Yerinde Hizmete Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik destek almak sorun ve zorluklarla baş etmeyi öğretiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-sorun-ve-zorluklarla-bas-etmeyi-ogretiyor-457957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 21:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[etmeyi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretiyor]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[zorluklarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruh sağlığı hizmeti sunan en önemli meslek gruplarından biri olan psikologlar, bireylerin baş etmekte zorlandığı yaşam olaylarında ya da anlam arayışlarında süreçlerine eşlik eden profesyoneller olarak önemli görevler üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-sorun-ve-zorluklarla-bas-etmeyi-ogretiyor-457957">Psikolojik destek almak sorun ve zorluklarla baş etmeyi öğretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, psikolojik destek almanın kimi zaman zayıflık, yetersizlik ya da başarısızlık olarak değerlendirilebildiğini, ruhsal sağlık okur yazarlığının artmasıyla beraber bu önyargıların azaldığını söyledi. </b></p>
<p> </p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, 10 Mayıs Psikologlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada ruh sağlığının korunmasında psikologların rolüne ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><b>Psikologlar, baş etme becerilerini geliştirmeye yardımcı olurlar</b></p>
<p>Psikologların ruh sağlığı hizmeti sunan en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Psikologlar, bireylerin baş etmekte zorlandığı yaşam olaylarında ya da anlam arayışlarında süreçlerine eşlik eden profesyonellerdir. Bireylerin baş etme becerilerini geliştirmeleri ve kendi anlam dünyalarını inşa etmelerini kolaylaştırmak için yargısız ve destekleyici bir tutumla psikoterapi süreçlerini yürütürler. Bu süreçte birey adına karar vermeyen ya da bireyin kararlarına müdahale etmeyen psikologların temel amacı bireyin, terapiye veya terapiste bağımlı olmadan, karşılaştığı sorunların türünden bağımsız olarak olay ya da durumlar karşısında daha güçlü ve bağımsız hissedebilmesi ve daha çözüm odaklı olabilmesidir” diye konuştu.</p>
<p><b>Psikoterapi süreci herkes için farklılık gösterir</b></p>
<p>Psikoterapi sürecinin herkes için farklı ve kendine özgü olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, bu sürecin bir yolculuğa benzediğini belirterek şunları söyledi: “Bu süreci şu metaforla açıklamak daha da somutlaşmasına yardımcı olacaktır. Psikoterapi sürecini iki şehir arasında yapılacak bir yolculuk olarak ele aldığımızda, yolculuk yapılan aracın şoför koltuğunda danışan (psikoterapiye başvuru yapan birey), kopilot koltuğunda ise psikolog (terapist) oturmaktadır. Her ne kadar iki şehir arasındaki mesafe kilometre olarak bilinse de her yolculukta varılmak istenen şehre ulaşma süresi birçok faktöre bağlı olarak nasıl değişiyorsa her bir danışanın terapi süresi de kendine özgüdür.</p>
<p><b>Terapist danışan yerine kararlar almaz</b></p>
<p>Terapist yol boyunca var olan dinlenme tesislerine, akaryakıt istasyonlarına, yolların özelliklerine ya da alternatif yollara hâkim olmakla birlikte danışanın bu konularla ilgili seçimlerine müdahale etmez, onun yerine kararlar almaz. Danışanın bu konularla ilgili yaptığı seçimler ve karar alma süreçlerini gözlemler. Bu süreçler birlikte sorgulanarak kişinin kendi zihinsel süreçlerine dair farkındalığının artırılması ve işlevsel şekilde yeniden yapılandırılması hedeflenir. Bu sayede kişinin karar alma ve sorun çözme kapasitesi süreç içinde artar.”</p>
<p><b>Etiketlenme kaygısı oluşabiliyor</b></p>
<p>Psikolojik destek almanın kimi zaman bazıları tarafından zayıflık, yetersizlik ya da başarısızlık olarak değerlendirilebildiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Günümüzde giderek değişmekle birlikte çoğu kişi için psikolojik destek aldığını söylemek utanç kaynağı olabilmektedir. Bireyler, ‘deli’ damgası yemekten eskisi kadar kaygılanmasa da psikolojik destek almayı zayıflık, yetersizlik ya da başarısızlık olarak nitelendirebilmektedir” dedi.</p>
<p><b>Ruhsal sağlık okur yazarlığı arttıkça bakış açısı değişiyor</b></p>
<p>Ruhsal sağlık okur yazarlığının artmasıyla beraber kişilerin sadece doktor yönlendirmesi olmadan da psikoloğa başvurabildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Psikolojik destek alma söz konusu olduğunda toplumumuzda doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi de sadece depresyon, kaygı bozukluğu gibi klinik bir durum söz konusu olduğunda ve doktor yönlendirirse psikoloğa gidilmesi gerektiği yönündeki inanıştır. Bir hekim tarafından gerekli görülmesi, kişilerin başvuru yapmalarını genellikle hızlandırmakla birlikte ruhsal sağlık okur yazarlığının yavaş yavaş da olsa giderek yükselmesiyle kişiler artık hekim yönlendirmesi olmadan da bu tür başvurular için uzman arayışına girebilmektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>İki haftadan uzun süren şikayetlerde psikoloğa başvurulmalı</b></p>
<p>Ruh sağlığı ile ilgili şikayetlerin iki haftadan uzun sürmesi halinde uzman bir psikoloğa başvurulması gerektiğini söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları gibi klinik tabloların yanı sıra bu tabloları düşündürecek uyku sorunları, iştahta dikkat çeken bir artış ya da azalma ve buna bağlı olarak kiloda artış ya da azalma, bunalmışlık hali, her şeyin yük gelmesi, kişinin hiçbir şey yapmak istememesi, keyif alamama, sık sık ağlamaklı hissetme, huzursuzluk ve her an kötü bir şey oluverecekmiş gibi hissetme gibi durumlar psikolojik destek için en sık başvuru sebepleri arasında yer almaktadır. Zaman zaman kişilerin böyle hissetmesi normal olmakla birlikte bu durumların iki haftadan uzun sürmesi ve kişinin günlük yaşam kalitesini düşürmesi söz konusu olduğunda alanında uzman bir psikoloğa başvurulmalıdır” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><b>Kronik hastalıkların tedavi süreçlerinde destek önemli</b></p>
<p>Psikolojik desteğin kronik ağrılar, kanser ve ömür boyu devam eden kronik hastalıkların yönetilmesi sürecinde önemli bir yeri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Daha az bilinen bir durum olmakla birlikte migren, fibromiyalji ve miyofasial ağrı sendromları gibi kronik ağrı problemleri, kanser, kronik böbrek yetmezliği, yüksek tansiyon gibi kronik hastalık yaşayan bireylerin hastalığa uyum süreçlerinin sağlıklı yönetiminde psikolojik destek önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü bu hastalıkların nedenleri arasında psikolojik zorlanmalar olabildiği gibi tedavi sürecine uyum sağlanmasında ve kişinin işlevselliğinin yükseltilmesinde de psikolojik destek önemli rol oynar” dedi.</p>
<p><b>Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlarla başa çıkmak için destek alınabilir</b></p>
<p>İletişim sorunları ve cinsel sorunlar başta olmak üzere ilişkisel sorunlar yaşayanların da psikolojik destek alabileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “İş stresini yönetememe gibi durumların yanı sıra günlük hayatın akışı içinde herhangi bir konuda belirsizlik yaşayan, karar almakta zorlanan, stresini işlevsel şekilde yönetemeyen herkes psikolojik destek almak için başvurabilir. Tüm bunların yanı sıra aktif herhangi bir sorun tanımlamasa da yaşam kalitesini yükseltmek, kendi iç dünyasını daha yakından tanıyarak kendi anlamlarını inşa etmek isteyen herkes psikoloğa başvurabilir” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-destek-almak-sorun-ve-zorluklarla-bas-etmeyi-ogretiyor-457957">Psikolojik destek almak sorun ve zorluklarla baş etmeyi öğretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal bir sorun: Nefret söylemi! Nefret söylemi, şiddet olaylarının sinyallerini de veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumsal-bir-sorun-nefret-soylemi-nefret-soylemi-siddet-olaylarinin-sinyallerini-de-veriyor-445762</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 21:04:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[nefret]]></category>
		<category><![CDATA[olaylarının]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sinyallerini]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445762</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nefret söyleminin, günümüzde önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıktığını kaydeden uzmanlar, bu kavramın, toplumun güç ilişkilerini ve sorunlarını yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkardığını ve şiddet olaylarının sinyallerini verdiğini söylüyor. Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden uzmanlar, sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumsal-bir-sorun-nefret-soylemi-nefret-soylemi-siddet-olaylarinin-sinyallerini-de-veriyor-445762">Toplumsal bir sorun: Nefret söylemi! Nefret söylemi, şiddet olaylarının sinyallerini de veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nefret söyleminin, günümüzde önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıktığını kaydeden uzmanlar, bu kavramın, toplumun güç ilişkilerini ve sorunlarını yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkardığını ve şiddet olaylarının sinyallerini verdiğini söylüyor. Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden uzmanlar, sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiriyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Bengi Çakmak, nefret söylemi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Nefret söylemi, toplumsal düzenin korunması bakımından bir uyarı sistemi rolü üstleniyor</strong></p>
<p>Nefret söylemi kavramının tek bir tanımı olmadığını belirten Sosyolog Bengi Çakmak, “Ne ifade ettiğini birbiriyle bağlantılı şu iki açıdan özetleyebiliriz; İlk olarak, nefret söylemi kavramı, ifade özgürlüğünün sınırlarıyla ilişkili düşünülür. İfade özgürlüğünün nefrete ve şiddete yol açabilecek derecede belirsizleşmesini ve esneklik göstermesini engellemek adına insan haklarına dayanarak bir sınır çizme gereği duyulur. Nefret söylemi de bu sınırın oluşturulmasına işlevsel bir katkı sunar. İkinci olarak da nefret söylemini, toplumsal düzenin korunması bakımından rol üstlenen bir faktör veya bir uyarı sistemi olarak ele alabiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Dildeki nefret söylemi suç olaylarına yönelik uyarı niteliği taşıyor</strong></p>
<p>Dilde kendini gösteren bir olgu olarak nefret söyleminin, toplumdaki güç ilişkilerini ve sorunları yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkaracağını ve ağırlaşabilecek şiddet ve suç olaylarına yönelik bir uyarı niteliği taşıyacağını da kaydeden Çakmak, “Nefret söyleminin taşıdığı bu iki anlama paralel olarak, her tür ayrımcılık ifadesini ve bunlardan ötürü meydana gelebilecek hak ihlallerinin dildeki yansımalarını kapsayan sözlü, yazılı, görsel gibi içerikleri nefret söylemi olarak ele alabiliriz.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p><strong>Nefret söylemini meydana getiren toplumsal dinamikler neler?</strong></p>
<p>Buradan yola çıkarak, nefret söylemini meydana getiren toplumsal dinamiklerin başında ötekiyle, başka olanla, farklı veya yabancı olanla kurulan gerilimli ilişkinin sayılabileceğini aktaran Bengi Çakmak, “Bir diğer deyişle, insan hakları her ne kadar evrensel biçimde tanımlanmış olsa da toplumsal düzenleri oluşturan normlar toplumlar ve kültürler arasında değişkenlik gösterebiliyor. Bu açıdan, neyin ve kimin normal olmadığını belirleyen toplumsal dinamikler zamana ve mekâna göre farklılaşabilir. Fakat her durumda, nefret söylemini kuran faktörlerin başlıcası, normal kabul edilenin dışında kalanların birer öfke ve nefret nesnesine dönüşmesidir. Öfkenin ve nefretin sebebi, normal olmayanın toplumsal düzeni sarsacağına dair önyargı ve endişedir diyebiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Sosyal medyanın rolü…</strong></p>
<p>Sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiren Sosyolog Çakmak, “Sosyal medya yalnızca nefret söyleminin değil her tür söylemin, bilginin, imgenin yayılmasını sağlıyor. İletişim ve haberleşme açısından geçmişte benzerini görmediğimiz cinsten geniş ölçekli, hızlı ve katılıma açık bir ortam sağlaması bakımından sosyal medya çağımızın en öne çıkan sıçramalarından biri haline geldi. Her bireyin kendi isteği doğrultusunda katılabildiği, paylaşım yapabildiği ve etki yaratabildiği bir ortamda, nefret söyleminin de kolaylıkla yer bulması ve hızla yayılması kaçınılmaz.  Yüz yüze iletişimin aksine anonimliğin, anlık iletişimin ve geçiciliğin hâkim olduğu bir ortamda kişilerin daha kayıtsız olması da sorunu büyüten nedenlerden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Nefret söylemi uyarı niteliği de taşıyor</strong></p>
<p>Nefret söyleminin bir uyarı niteliği taşıdığını da söyleyen Bengi Çakmak, “Toplumda halihazırda var olan ve belki de büyümekte olan sorunlara ayna tutar ve yaşam hakkının ihlaline dek varabilecek şiddet olaylarının sinyallerini verir. Nefret söylemiyle ifade özgürlüğü arasındaki sınırların çok hassas olduğunu bilmek ve bu sınırlar üzerine tartışabilmek önemlidir. Ancak nefret söyleminin ifade özgürlüğü adı altında geçerli görülmesi veya toplumsal normlara dayanarak normal kabul edilmesi son derece tehlikelidir.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerekiyor</strong></p>
<p>Ayrımcılık içeren şakalar, hakaretler, tehditler ve nihayetinde şiddet uygulamaları arasında fark olmakla beraber, hepsinde ortak bulunan nefret unsuru üzerinde durmak ve herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden Bengi Çakmak, “Elbette bu noktada şiddeti yalnızca kişilerin fiziksel saldırıya uğramasına indirgemiyoruz; nefretin normalleşmesi ve yayılmasıyla birlikte kişilerin rahat ve mutlu şekilde yaşamalarının önünde oluşabilecek her tür engel toplumsal bir sorun olarak ele alınmalıdır. Nefret söylemiyle mücadele edebilmek için insan haklarının evrenselliğini temel almak önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmak, herkesin var oluş hakkını savunmaktır</strong></p>
<p>Nefret söylemine karşı farkındalık oluşturabilmek için ayrımcılığın ne olduğunu tartışmak ve eğitimin bir parçası haline getirmek gerektiğini de dile getiren Çakmak, “Bunun için temel koşul, sorgulayıcı ve eleştirel olmaya teşvik etmektir. Bu noktada yalnızca kurumsal bir eğitim sürecinden değil, bireylerin kendi yargılarını ve değerlerini de eleştirel biçimde gözden geçirerek kendilerini eğitmeleri önemlidir. Bireysel veya toplumsal düzeyde yeterince kabul görmeyen, azınlık veya öteki kabul edilen, anormal bulunan ve ahlaki açıdan iyi değerlendirilmeyen toplumsal grupların, kişilerin, davranış biçimlerinin neler olduğu değişkenlik gösterebilir. Nefret söylemine karşı bilinçlenmek ve ayrımcılığa karşı insan haklarını savunmak, kişilerin herkesi ve her şeyi tamamen benimsemesi demek değildir. Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmak, herkesin var oluş hakkını savunmak demektir. Bu hususa dair bir bilinçlenme, nefret söylemine ve şiddete karşı mücadelede önceliklidir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumsal-bir-sorun-nefret-soylemi-nefret-soylemi-siddet-olaylarinin-sinyallerini-de-veriyor-445762">Toplumsal bir sorun: Nefret söylemi! Nefret söylemi, şiddet olaylarının sinyallerini de veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:40:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bunu]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[kendinize]]></category>
		<category><![CDATA[önce]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<category><![CDATA[yapmadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm ekonomik zorluklara karşın tüketim çılgınlığı özellikle gençler arasında hız kesmeden devam ediyor. Araştırmalara göre, her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor ancak gençlerin yüzde 83’ünün harcama planı yapma alışkanlığı bulunmuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264">Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm ekonomik zorluklara karşın tüketim çılgınlığı özellikle gençler arasında hız kesmeden devam ediyor. Araştırmalara göre, her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor ancak gençlerin yüzde 83’ünün harcama planı yapma alışkanlığı bulunmuyor. </p>
<p>Finansal okuryazarlık konusunda gençlere önerilerde bulunan Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği Başkanı Zekeriya Öztürk, harcama yapmadan önce “İstek mi ihtiyaç mı” sorusunu kendilerine sormalarını önererek “Bütçe yapmayı, birikim yapmayı, birikimi yatırıma yönlendirmeyi, tasarruf etmeyi ve sabırlı olmayı hiç unutmayın” dedi. </p>
<p><strong>Tasarruf Yapanların Oranı Arttı</strong></p>
<p>Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Başkanı Zekeriya Öztürk, 10 yıldır FODER kurumsal üyesi olan Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Finansal Okuryazarlık Semineri’nde, Türkiye ve dünyanın finansal okuryazarlık durumuna ilişkin bilgiler verdi. Öğrencilerin yoğun olarak ilgi gösterdiği seminerde Öztürk, gençlere önemli önerilerde bulundu.</p>
<p>Dünya Bankası’nın verilerine göre, dünyada 2011 yılında kişisel hesap sahipliği oranı yüzde 51 iken bu oranın 2021’de yüzde 76’ya yükseldiğini belirten Öztürk, Türkiye’de hesap sahipliği oranının yüzde 74 olmasına karşın kadınlarda bu oranın yüzde 63 olduğuna dikkat çekti. </p>
<p>Bir özel bankanın Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’yla ilgili de bilgi veren Zekeriya Öztürk, “Araştırmanın II. Çeyrek Raporu’na göre 2023 yılında tasarruf yapanların oranı 2019’da yüzde 14 civarındayken 2023 yılında bu oran yüzde 25’e çıktı. Buna göre Türkiye’de 2023 yılında her 4 kişiden biri tasarruf yapmaya başladı.” </p>
<p><strong> “Bilgi Davranışa Dönüşmeli”</strong></p>
<p>2018 yılında Bankalararası Kart Merkezi’nin gençlerin finansal tutum ve davranışlarına ilişkin bir araştırma yaptığını anımsatan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Bu araştırmaya göre; gençlerin finansal kavramları bilme düzeyi yüzde 50’nin altında, finansal okuryazarlık oranı yüzde 64, her dört gençten birinin banka hesabı var ve her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor. Ancak gençlerin yüzde 83’ü harcama planı yapma alışkanlığına sahip değil. Finansal okuryazarlık kişinin para kullanma konusunda bilgi edinmesi, bu bilgiyle değerlendirme yapması ve etkili karar vermesi yetkinliğidir. Finansal bilgi ve değerlendirme davranışa dönüşmüyorsa etkili olmaz.”</p>
<p><strong>Hayal ve Hedef Arasındaki Tek Fark Planlama </strong></p>
<p>“Harcama hızlı olurken birikim zaman alır” ifadelerini kullanan Öztürk, şunları kaydetti:</p>
<p>“Hedefinize ulaşmak için kendiniz ve geleceğinizle ilgili bir planınız olsun. Hedef ve hayal arasındaki tek fark planlamadır. Finansal davranış, bireyin finansal tutumunu eyleme geçirecek alışkanlıklar edinmesidir. Bu alışkanlıkları da, gelir-gider takibi, borç yönetimi, örneğin kredi kartının son ödeme tarihinin takibi, alışverişlerde fiyat kontrolü, yatırım var ise getirisi ve risk takibi, bireysel emeklilik için yatırım şeklinde özetleyebiliriz.”</p>
<p>Gençlerin harcama yapmadan önce “İstek mi ihtiyaç mı” sorusunu kendilerine sormaları gerektiğine işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bütçe yapmayı, birikim yapmayı, birikimi yatırıma yönlendirmeyi, tasarruf etmeyi ve sabırlı olmayı hiç unutmayın.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264">Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis sadece estetik bir sorun değil !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/varis-sadece-estetik-bir-sorun-degil-435133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:33:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu sıralar şiddetli kramplarla güne merhaba diyor, bacaklarınızda ağrı veya şişlik hissediyorsanız ve küçük yaralarınız geç iyileşiyorsa bedeninizin sesine kulak verin, çünkü tüm bu belirtiler tehlike çanlarının sizin için çaldığı anlamına gelebilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sadece-estetik-bir-sorun-degil-435133">Varis sadece estetik bir sorun değil !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şu sıralar şiddetli kramplarla güne merhaba diyor, bacaklarınızda ağrı veya şişlik hissediyorsanız ve küçük yaralarınız geç iyileşiyorsa bedeninizin sesine kulak verin, çünkü tüm bu belirtiler tehlike çanlarının sizin için çaldığı anlamına gelebilir. “Varis hastalığı, estetik sorunlar yanında günlük hayatı etkileyen ve hayat kalitesini düşüren ciddi şikayetlere de neden olabiliyor.” diyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, Varis hastalığına işaret eden 5 bulgunun neler olduğunu anlattı.<br /> </strong>Toplardamarlarda akım ve yapı bozukluğu olarak tarif edilen varis hastalığı toplumda daha çok neden olduğu estetik kaygılar ile ön planda. Ancak varis hastalığı, estetik sorunlar yanında günlük hayatı etkileyen ve hayat kalitesini düşüren ciddi şikayetlere de neden olabiliyor. Hatta ileri dönem hastalarında bacak kaybına kadar ilerleyebilen bazı klinik tablolar da görülebiliyor.</p>
<p><strong>Varis hastalığına işaret eden 5 bulgu </strong></p>
<ol>
<li>Varis hastalığının ilk bulguları olan ağrı, şişlik, dolgunluk gibi şikayetleri eskiye oranla daha sık, sadece yaz aylarında değil kış aylarında da ve günün daha erken saatlerinde yaşıyorsanız,</li>
<li>Bacaklarınıza özellikle sabah saatlerine yakın, uykudan uyandıracak şiddette kramplar giriyorsa,</li>
<li>Diz altı bölgenizde kızarıklık, cilt lezyonları gibi eşlik eden bulgular ve başka bildiğiniz hiçbir neden olmadan kaşıntı oluyorsa,</li>
<li>Bacağınızın bilek üstü bölgesinde ve iç kısmının cilt kalitesinde bozulma, ciltte kalınlaşma ve renkte koyulaşma gibi belirtileriniz başladıysa,</li>
<li>Bir travmaya maruz kalmadan veya çok küçük travmalarla yaralar açılıyor ve bu yaralar normalden geç iyileşiyor veya hiç iyileşmiyorsa çanlar sizin için de çalıyor demek olabilir.
<p> Eğer varis hastalığınız varsa ve yukarıda bahsettiğimiz durumlardan birini yaşıyorsanız mutlaka konusunda uzman bir damar cerrahına muayene olmalı ve tedaviye başlamalısınız. Bu sayede hem oluşabilecek daha ciddi sorunların (bacak kaybına kadar gidebilecek tıbbi süreçlerin) önüne geçmiş hem de şikayetsiz bir hayat yaşamanızı sağlamış olursunuz. </li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sadece-estetik-bir-sorun-degil-435133">Varis sadece estetik bir sorun değil !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel Halk Otobüslerinde kredi kartı ile ödemede yaşanan sorun ile ilgili açıklama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozel-halk-otobuslerinde-kredi-karti-ile-odemede-yasanan-sorun-ile-ilgili-aciklama-409458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 23:10:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kartı]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[ödemede]]></category>
		<category><![CDATA[otobüslerinde]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir’de özel halk otobüslerinde kredi kartı ile ödeme ve NEVKART online yükleme işlemlerinde yaşanan sorunun çözümü için çalışmalar sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-halk-otobuslerinde-kredi-karti-ile-odemede-yasanan-sorun-ile-ilgili-aciklama-409458">Özel Halk Otobüslerinde kredi kartı ile ödemede yaşanan sorun ile ilgili açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir’de özel halk otobüslerinde kredi kartı ile ödeme ve NEVKART online yükleme işlemlerinde yaşanan sorunun çözümü için çalışmalar sürüyor. Türkiye’nin çeşitli illerinde de yaşanan sorunun otobüslerde bulunan cihazlardaki modemlerin veri akışından kaynaklandığı bildirildi.</p>
<p>Konuyla ilgili olarak Nevşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada;</p>
<p>“Özel halk otobüslerinde NEVKART yerine kredi kartı ile ödeme yapmak isteyen ve NEVKART için online yükleme yapamamaları ile ilgili yaşadıkları sorunun otobüslerde bulunan terminaller içerisindeki modemin veri akışından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Nevşehir’in yanı sıra Türkiye’nin bazı illerinde de son iki gündür yaşanan sorunun çözümü için NEVKART yetkilileri modem değişikliği yapacaklarını bildirmiş olup bu süreçte vatandaşlarımızın mağdur olmaması için özel halk otobüslerinde kısa bir süre kredi kartı ile ödeme yapmamaları ve NEVKART dolumlarını online yerine dolum noktalarından gerçekleştirmeleri gerekmektedir.” denildi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-halk-otobuslerinde-kredi-karti-ile-odemede-yasanan-sorun-ile-ilgili-aciklama-409458">Özel Halk Otobüslerinde kredi kartı ile ödemede yaşanan sorun ile ilgili açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ericsson Yeni İleri Düzey Sorun Giderme Özelliğiyle Hizmet Deneyimini İyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ericsson-yeni-ileri-duzey-sorun-giderme-ozelligiyle-hizmet-deneyimini-iyilestiriyor-406520</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 12:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimini]]></category>
		<category><![CDATA[düzey]]></category>
		<category><![CDATA[ericsson]]></category>
		<category><![CDATA[giderme]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[özelliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ericsson, Expert Analytics ürününe ileri düzey sorun giderme özelliği kazandıran yeni bir eklenti geliştirdiğini duyurdu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-yeni-ileri-duzey-sorun-giderme-ozelligiyle-hizmet-deneyimini-iyilestiriyor-406520">Ericsson Yeni İleri Düzey Sorun Giderme Özelliğiyle Hizmet Deneyimini İyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka tabanlı yeni ileri düzey sorun giderme özelliği, ağ analitiğinde daha yüksek hız ve verimlilik sunacak.</li>
<li>Abone merkezli analiz için iletişim servis sağlayacıların (CSP) çekirdek şebeke ve diğer kaynaklardan seçilen verileri çekmek için gömülü sistem zekasını kullanacak.</li>
</ul>
<p>Ericsson, Expert Analytics ürününe ileri düzey sorun giderme özelliği kazandıran yeni bir eklenti geliştirdiğini duyurdu. Ericsson Expert Analytics’in gelişmiş sorun giderme özelliği, makine öğrenmesi ve yapay zeka araçları kullanarak telekom şebekesi verilerini gerçek zamanlı olarak analiz edip, ortaya çıkan sorunların temel nedenini belirliyor.</p>
<p>Ağ ve abone odaklı analitik bir fonksiyon olarak tasarlanan bu yeni özellik, iletişim servis sağlayıcıların (CSP) şebeke genelinde hizmet deneyimini izleyip iyileştirmelerine olanak sağlayacak. Bu süreç, hizmet deneyiminin abone bazında analizine başlayarak, karşılaşılan sorunların temel nedenini belirlemek için gerekli verilerin toplanmasını içeriyor. Veriler, ürünün entegre zekası tarafından dinamik bir şekilde uygulanan iş akışları ile optimize edilerek, üst düzey hizmet deneyimi hedefleniyor.</p>
<p>Ericsson Expert Analytics’in genişletilmiş yeni sürümünde, analiz için gereken veri miktarını ve veri toplama sıklığını azaltmak için yeni veri toplama teknikleri kullanılıyor. Ürün, Ericsson çift modlu 5G Çekirdek sistemine entegre yazılım problarını kullanarak ağ fonksiyonlarından gereken olay verilerinin yanı sıra, Sanal Test Erişim Noktası (vTAP) veri toplama yoluyla elde ettiği ilave verileri gerçek zamanlı analitik süreçlere aktararak, iletişim servis sağlayıcılarının derhal aksiyon almasını sağlıyor. </p>
<p><strong>Ericsson Başkan Yardımcısı ve İş ve Operasyon Destek Sistemleri Çözüm Alanı Başkanı Mats Karlsson</strong>, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “5G’nin dönüştürücü potansiyelinin ortaya çıkardığı yeni özellikler, otomasyona ve veri odaklı ağlara olan ihtiyacı da artırıyor. Sorun giderme süreçlerini bir sonraki düzeye taşıyan Ericsson Expert Analytics, entegre zekası ve yerleşik bilgi birikimi (built-in domain knowledge)  ve otomatik olay oluşturma (automatic incident generation) özelliğiyle sorun giderme işini son derece kolaylaştırıyor. Makine öğrenimi tabanlı anomali tespiti sayesinde abone odaklı analizler için eyleme geçirilebilir içgörüler sunarken, şebeke sorunlarının daha hızlı, daha doğru ve daha verimli bir şekilde çözülmesine yardımcı oluyor.”</p>
<p><strong>TPG Telecom Avustralya Bulut Altyapısı ve Ağ Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Chris Tsigros</strong>, şunları ifade etti: “Ericsson Expert Analytics, TPG’ye, müşterileri etkileyen sorunları tahmin etme, önceliklendirme ve çözmek için eyleme geçirilebilir, davranışsal içgörüler edinme becerisi kazandırıyor. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamamıza katkıda bulunacak bu beceri, aynı zamanda şirketimiz büyüdükçe şebeke çalışmalarımızın diğer alanları için de öncü ve harika bir temel olacak.” </p>
<p>Telekom endüstri analisti ve stratejik danışman <strong>Chris Lewis</strong>, şu değerlendirmede bulundu: “Ericsson&#8217;un entegre gelişmiş sorun giderme yaklaşımı, olay verilerini akıllıca kullanarak gerçek zamanlı deneyim içgörüsü sağlayıp, karşılaşılan sorunların temel nedenini abone düzeyinde saptayabilme özelliği ile fark yaratıyor. İşin sırrı da burada yatıyor: ürün, dinamik bir şekilde iş akışları oluşturarak, Sanal Test Erişim Noktası (vTAP) ve olay verilerinin doğru kombinasyonuyla yalnızca derin Uçtan Uca (E2E) sorun giderme için gereken verileri topluyor. Bu sayede sorun giderme sürecini daha etkili kılarken, toplam sahip olma maliyetini de ciddi ölçüde azaltıyor.”</p>
<p>Ericsson Expert Analytics ürününe, halihazırda Abone İçgörüleri (Subscriber Insights), Uzman İçgörüleri (Expert Insights) ve Otomatikleştirilmiş İçgörüler (Automated Insights) uygulamalarını içeren bir eklenti olarak İleri Düzey Sorun Giderme (Advanced Troubleshooting) özelliği ekleniyor. Eklentiyle birlikte, ürünün en son sürümü, gereken bilgileri toplamak için olay verilerinden yararlanarak abone düzeyinde gerçek zamanlı bir deneyim içgörüsü sunuyor. Verileri akıllı ve etkili bir şekilde işleyerek ciddi bir maliyet düşüşüne katkı sağlıyor.</p>
<p>5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte, zaman ve maliyet bakımından verimli bir şekilde toplanması ve analiz edilmesi gereken verilerin boyutu ve çeşitliliği de artmaya başladı. Buna ek olarak, 5G’ye eşlik eden yeni özellikler, beklentiler ve kullanım senaryoları, şebekeler arasında önceden görülmemiş bir karmaşıklık yaratıyor. İletişim Servis Sağlayıcıların (CSP) bu karmaşıklığı yönetirken kullanabilecekleri araçlar sunan Ericsson Expert Analytics, sorunların ortaya çıktığı anda, abone düzeyinde çözülmesine imkan sağlıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-yeni-ileri-duzey-sorun-giderme-ozelligiyle-hizmet-deneyimini-iyilestiriyor-406520">Ericsson Yeni İleri Düzey Sorun Giderme Özelliğiyle Hizmet Deneyimini İyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş stresinin yönetimi, çalışan memnuniyeti ve devamlılığı için kritik bir sorun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-stresinin-yonetimi-calisan-memnuniyeti-ve-devamliligi-icin-kritik-bir-sorun-387087</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 20:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[devamlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[memnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[stresinin]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Global piyasaların lider insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer ile sigorta brokerliği ve risk yönetimi alanında küresel bir lider olan Marsh’ın sağlık ve yan haklarda bütünsel çözümler üreten markası Mercer Marsh Benefits (MMB), ‘Health on Demand Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-stresinin-yonetimi-calisan-memnuniyeti-ve-devamliligi-icin-kritik-bir-sorun-387087">İş stresinin yönetimi, çalışan memnuniyeti ve devamlılığı için kritik bir sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Global piyasaların lider insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer ile sigorta brokerliği ve risk yönetimi alanında küresel bir lider olan Marsh’ın sağlık ve yan haklarda bütünsel çözümler üreten markası Mercer Marsh Benefits (MMB), ‘Health on Demand Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, Avrupa’daki çalışanların yüzde 47’si günlük yaşamlarında stresli hissediyor, yüzde 62’si ise ihtiyaç anında işverenlerinin kendilerini destekleyeceğine inanıyor. Daha geniş bir yelpazede yan haklar sunan şirketler, çalışan memnuniyetinin daha yüksek olduğunu gözlemliyor.</strong></p>
<p>Mercer ve Marsh’ın sağlık ve yan haklarda bütünsel çözümler üreten markası Mercer Marsh Benefits (MMB), global çapta gerçekleştirdiği ‘Health on Demand Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırma, çalışan stresinin yönetiminin çalışan memnuniyeti ve devamlılığı için kritik bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Sağlık ve wellbeing söz konusu olduğunda çalışanların önceliklerini anlayabilmek ve işverenlerin çalışanların ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmesi için çalışanların sesini duyurmanın hedeflendiği ‘Health on Demand Araştırması’ dünya çapında 16 pazarda 17 bin 500’den fazla çalışan ile gerçekleştirildi. </p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre, Avrupa&#8217;daki çalışanların neredeyse yarısı (yüzde 47) günlük yaşamlarında stresli hissediyor. Yüzde 54 ile çalışma baskısı, yüzde 37 ile toksik çalışma kültürü ve yüzde 34 ile iş güvenliği ve kötü liderlik, iş yerinde çalışanı tükenmişlik riskine sokuyor. </p>
<p>Araştırma, çalışan stresini ve tükenmişliğini ele almanın, işyerindeki psikolojik güvenliği ele almakla başladığına dikkat çekiyor. Çalışanların yalnızca yüzde 56&#8217;sı, olumsuz sonuçlardan korkmadan işyerinde fikirlerini söylemekte özgür hissediyor. Önde gelen işverenler, işin niteliklerini ve yönetici yetkinliklerini gözden geçirmek, aidiyet ve kapsayıcı karar verme kültürü oluşturmak ve daha düşük maliyetli mental sağlık tedavisi sağlayacak yan haklar sunmak gibi yollarla işyeri stresinin altında yatan nedenlerin üstesinden gelmeye çalışıyor. Avrupa&#8217;daki çalışanların yaklaşık yüzde 62&#8217;si acil bir durumda veya ihtiyaç anında şirketlerinin kendilerini destekleyeceğine inanıyor.</p>
<p>İş stresinin ötesinde, çalışanların yüzde 23&#8217;ünün sağlık hizmetlerini karşılayabilme konusunda da endişeli olduğu görülüyor. Kadınların, özellikle bekar annelerin, erkeklere oranla ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerini karşılayabileceklerine dair güven eksikliği daha fazla. İşverenler, farklı çalışanlarının ihtiyaçlarını gözeten, aynı zamanda fiziki ve online sağlık hizmetleri arasındaki dengeyi saylayan yan haklar ve çalışan deneyimi stratejilerini keşfederek sağlık hizmetlerindeki açıkları ele almak için benzersiz ve kritik bir konumda. </p>
<p>Araştırmanın sonuçlarına göre, işverenlerinin sağlıklarına ve esenliklerine önem verdiğine inanan çalışanların başarı, sağlık, refah ve kariyer hakkında olumlu hissetme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Araştırma ayrıca, yan haklar seviyesi ile çalışan memnuniyeti arasında pozitif bir ilişki olduğunu da gösteriyor. 10 veya daha fazla yan haklara sahip olan çalışanların, işverenlerinin sağlıklarına ve esenliklerine önem verdiğine olan inancının daha yüksek olduğunu görülüyor. Bu çalışanların farklı bir işverene geçme olasılıkları daha düşük olmakla beraber ailelerinin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerini karşılayabilme konusunda kendilerinden daha emin oldukları gözlemleniyor. </p>
<p>Son yıllarda çalışan sağlığı ve refahının ekonomik ve jeopolitik çatışmalardan küresel salgına kadar çok sayıda kriz tarafından baskı altına alındığına dikkat çeken <strong>Mercer Sağlık Başkanı ve Mercer Marsh Benefits Global Lideri Hervé Balzano</strong>, “Araştırmamız, sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu çok sayıda baskı noktasıyla birlikte, iş gücünün korunmasında önemli boşluklar olduğunu da gün ışığına çıkarıyor. Bu durum, özellikle düşük ücretli işçiler, bakıcılar ve kadınlar gibi hassas gruplar için geçerli. Health on Demand Araştırması’ndan elde edilen bulgular, işverenlerin kapsamlı yan haklar sağlayarak bu riskleri ele alabileceklerini, çalışanlarını koruyabileceklerini ve nihayetinde kişilerin kişisel ve iş hayatlarında başarılı olmaları için bir temel oluşturabileceklerini açıkça gösteriyor” dedi.</p>
<p>İşverenlerin yan hak stratejilerinde değer bazlı bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğinin altını çizen <strong>Mercer Marsh Benefits Türkiye İş Geliştirme Lideri Fuat Ünal</strong>, “İşverenleri tarafından önemsendiğini hisseden çalışanlar, liderlerinin sağlıklı bir çalışan kültürü yaratmak için uğraştıklarını düşünüyor. Bu noktada çalışanları geçindirebilecek düzeyde maaş ve sosyal adalet gibi konularda harekete geçmek ve wellbeing konusunu işin niteliklerine dahil etmek ve tüm bunları şirket taahhütlerinin önemli bir parçası olduğunu belirtmek önem teşkil ediyor. Bu sayede çalışanların, kendilerinin ve ailelerinin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerini karşılayabileceğine ve yan haklarından kolaylıkla yararlanabileceklerine dair güveni artıyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-stresinin-yonetimi-calisan-memnuniyeti-ve-devamliligi-icin-kritik-bir-sorun-387087">İş stresinin yönetimi, çalışan memnuniyeti ve devamlılığı için kritik bir sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 Yıllık Sorun Çözüldü!,Yeşilkent Mahallesi İmar Planına Kavuştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-yillik-sorun-cozulduyesilkent-mahallesi-imar-planina-kavustu-384916</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 21:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldüyeşilkent]]></category>
		<category><![CDATA[imar]]></category>
		<category><![CDATA[kavuştu]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[planına]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384916</guid>

					<description><![CDATA[<p>40 yıldır çözüm bekleyen İmar sorunu çözüldü, 120 binden fazla insan planlarına kavuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yillik-sorun-cozulduyesilkent-mahallesi-imar-planina-kavustu-384916">40 Yıllık Sorun Çözüldü!,Yeşilkent Mahallesi İmar Planına Kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span><span><span>40 yıldır çözüm bekleyen İmar sorunu çözüldü, 120 binden fazla insan planlarına kavuştu. Avcılar Yeşilkent Mahallesi’nin 1/1000 ölçekli İmar Planı İBB Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi. Plan notlarının kabul edilmesinde yoğun çaba gösteren Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli oylama sonrası emeği geçen herkese teşekkür etti.</span></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span><span><b>Yeşilkent’te İmar Süreci</b></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span><span><span>İBB tarafından 2013 yılında çalışmalarına başlanan ve üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen ilerleme kaydedilemeyen Yeşilkent Mahallesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli tarafından yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda yeniden gündeme geldi.</span></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span><span><span>Katılımcı planlama modelini esas alan çalışmaların ilk adımı olarak Yeşilkent İmar Planı İletişim Ofisi kuruldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Avcılar Belediyesi’nin ortak kullandığı ofiste, imar planı hakkında mahalle sakinlerini bilgilendirme, sorun ve ihtiyaçlarını tespit etme ve birlikte karar verme çalışmaları yürütüldü. Mahalle sakinleri ile birlikte düzenlenen plan notları İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Aralık Ayı Toplantısı’nda oy birliğiyle geçti.</span></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span><span><span>1/5000’lik Nazım İmar Planın onaylanmasının ardından tekrar çalışmalara başlayan Avcılar Belediyesi ekipleri, hızlı bir şekilde 1/1000’lik Uygulamalı İmar Planlarını hazırlayarak Avcılar Belediyesi Meclisi’ne sundu. Avcılar Belediye Meclisi’nde oy birliği ile kabul edilen plan notları onaylanmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderildi. İBB İmar Komisyonu tarafından değerlendirilen plan notları İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Haziran Ayı Toplantısı’nda yapılan oylamada tüm partilerin katılımıyla oy birliğiyle onaylandı.</span></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span>“<span><b>Avcılar kazandı, Yeşilkent kazandı”</b></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><strong><span><span><span>Oylama sonrası söz alan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli; &#8220;Yeşilkent Mahallesinin yaklaşık 40 yıldır imar beklediğini belirterek; Mutluyuz! Çünkü Avcılar kazandı, Yeşilkent kazandı. 120 bin insanımızın yaşadığı, iskan edildiği halde yaklaşık 40 yıldır yaşanan bir imar sorunu çözüldü. İmar planı, sadece plan demeyelim çünkü hem 1/5000’lik Nazım İmar Planı hem de 1/1000’lik uygulama imar planı bugün İstanbul Büyük Şehir Belediyemizin Meclisinde oy birliğiyle geçti. Bu çok önemli ve zorlu bir süreçti. 4 yıllık hiç durmadan emek verilen bir süreçti, başarıyla olumlu bir şekilde sonuçlanması bizi çok mutlu etti. Yeşilkent halkına, Avcılarlılara hayırlı olsun. İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na, İmar Komisyonu Üyelerimize ve tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum.” dedi.</span></span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yillik-sorun-cozulduyesilkent-mahallesi-imar-planina-kavustu-384916">40 Yıllık Sorun Çözüldü!,Yeşilkent Mahallesi İmar Planına Kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bireysel kimliğin yitirilmesine yol açan zihinsel ve fiziksel bir sorun: Tükenmişlik Sendromu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bireysel-kimligin-yitirilmesine-yol-acan-zihinsel-ve-fiziksel-bir-sorun-tukenmislik-sendromu-373701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 13:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğin]]></category>
		<category><![CDATA[sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tükenmişlik]]></category>
		<category><![CDATA[yitirilmesine]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tükenmişlik Sendromu sıradan bir enerji düşüklüğü ile karıştırılmamalı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bireysel-kimligin-yitirilmesine-yol-acan-zihinsel-ve-fiziksel-bir-sorun-tukenmislik-sendromu-373701">Bireysel kimliğin yitirilmesine yol açan zihinsel ve fiziksel bir sorun: Tükenmişlik Sendromu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tükenmişlik Sendromu sıradan bir enerji düşüklüğü ile karıştırılmamalı</strong></p>
<p><strong>Aşırı mükemmeliyetçi ya da ‘hayır’ diyemeyenlerde de olası bir sonuç</strong></p>
<p><strong>Tükenmişlik sendromunun bir çeşit psikolojik rahatsızlık olduğunu söyleyen uzmanlar bu sendromun özellikle 1970’li yıllarda Amerikalı bir psikoloğun iş ve meslek yaşantısı sonrasında geliştirdiği bir kavram olarak karşımıza çıktığı bilgisini veriyor. “Tükenmişlik sendromu günümüzde öncelikli iş, meslek hayatı ve hayatın birçok alanında karşımıza çıkabiliyor.” diyen Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz bu psikolojik rahatsızlığı “Tükenmişlik sendromu yaşayan kişiler, çevrelerine sağlayabilecekleri ya da verebilecek bir şeylerin kalmadığını hissederler. Günlük rutinlerini gerçekleştirme de zorlantı, isteksizlik, korku duyarlar. Karamsar bir bakış açısıyla birlikte sürekli bu kişilerin umutsuz hissetmesi söz konusudur. “ şeklinde tanımlıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz tükenmişlik sendromuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Daha çok kimlerde görülebileceği ve hangi durumlarda tetiklenebileceğine değinen Beyaz, tükenmişilik sendromuna karşı önerilerini de sıraladı.</p>
<p><strong>Bireysel kimliğin yitirilmesine yol açan zihinsel ve fiziksel tükenme durumu</strong></p>
<p>Tükenmişlik Sendromu’nun kişinin ruh halini etkileyen ve sosyal hayatında kişiyi zorlayan psikolojik bir rahatsızlık olduğunu belirterek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İş hayatının getirmiş olduğu sorumluluklar, kişinin kaldırabileceği yükten daha fazla olduğunda, aile konusunda baskılanan, aile içerisinde fazla sorumluluk yüklenen kişilerde, bireyin normal şartlarda kariyerinden, arkadaşlıklarından veya aile etkileşimlerinden aldığı keyif duygusunu azaltan ve bireysel kimliğin yitirilmesine yol açan bir tür zihinsel ve fiziksel tükenme durumudur.” dedi.</p>
<p><strong>Sıradan bir yorgunluk ya da enerji düşüklüğü ile karıştırılmamalı</strong></p>
<p>Tükenmişlik sendromunun sıradan bir yorgunluk ya da enerji düşüklüğü ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Beyaz, “Çok daha ağır ve ruhsal durumdur. Stresle başa çıkabilme ve günlük sorumluluklarını yerine getirebilme konusunda tükenmişlik sendromu yaşayan bireylerde zorlanma görülür. Ayrıca bu kişiler, çevrelerine sağlayabilecekleri ya da verebilecek bir şeylerin kalmadığını hissederler. Günlük rutinlerini gerçekleştirmede zorlantı, isteksizlik, korku duyarlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Aşırı mükemmeliyetçi ya da ‘hayır’ diyemeyenlerde de olası bir sonuç</strong></p>
<p>Kişisel faktörlerin de önemli bir etkiye sahip olduğunun altını çizen Beyaz, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Yetiştirilme tarzı ve kişilik özellikleri bunlardan bir tanesi. A Tipi kişilik özellikleri dediğimiz aşırı mükemmeliyetçi, rekabetçi, hırsa sahip olma özelliği bulunan kişilerde karşımıza çıkıyor. Bunun dışında hayır demekte zorluk çeken, sınırlarını çizme noktasında sorun yaşadığını düşünen bireylerde tükenmişlik sendromu bir sonuçtur.”</p>
<p><strong>Fiziksel, psikolojik ve davranışsal belirtiler ortaya çıkabiliyor</strong></p>
<p>Tükenmişlik sendromunun belirtilerinin fiziksel, psikolojik ve davranışsal olarak ele alınabileceğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Fiziksel belirtiler yorgunluk, bitkinlik, enerjisizlik, vücut ağrıları, bağırsak problemleri, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, iştahta artış veya azalış, uyku düzeninin değişiyor olması, nefes alıp vermede zorlanma şeklinde karşımıza çıkabiliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Psikolojik belirtiler arasında iş ve sosyal yaşantıda öfke patlamaları, ümitsizlik, çaresizlik, tatminsizlik, kişinin kendinden memnun olmayışı, özgüvensizlik, gerçekçi olmayan endişe ve şüphelerin ortaya çıkması, suçluluk ve düşmanlık hisleri olduğunu söyleyen Beyaz, davranışsal belirtileri de şöyle sıraladı:</p>
<p>“Davranışsal boyuttaki belirtiler arasında öfke patlamaları, kişinin sorumluluklarına karşı duyarsız olması, erteleme, öz bakımın düşüyor olması, kişinin kendisine özen göstermiyor olması gibi durumlar görülebiliyor.”</p>
<p><strong>Tükenmişlik Sendromu’nun dört evresi</strong></p>
<p>Tükenmişlik sendromunun dört aşaması olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz bu evreleri şöyle açıkladı:</p>
<p>“Birinci evre, sınırların zorlanması dediğimiz idealistik olarak adlandırılır. Bireyi fazla sorumluluk altına alır. Bu evre yorgunluk hissi ve enerji düşüklüğü oluşturmaya başlar. </p>
<p>İkinci evre, memnuniyetsizlik dediğimiz evredir. Birey yaptığı işerin sonucundan memnun olmaz. Çaba ve zaman harcayarak gerçekleştirdiği eylemlerin beklentisini alamaz. Alamadığı zaman ise duygusal bir buhrana girmeye başlayabilir.</p>
<p>Üçüncü evre, umutsuzluk evresidir. Bireyin zihninden yaşadığı olumsuz durumların hep devam edeceğine yönelik düşünceler geçmeye başlar. Yanı sıra kişi artan yükü sebebiyle; sinir nöbeti, öfke krizleri, tepkisizlik, uyku bozukluğu gibi semptomlar yaşamaya başlayabilir.</p>
<p>Dördüncü evre, tepkisizlik evresidir. Kişinin etrafında gerçekleşen olaylara karşı tepkisini yitirmesidir. Her şeyin kötüye gideceğine yönelik düşüncelerde olduğu için sorumluluklarını yerine getirememe durumuna gelir.”</p>
<p><strong>Ulaşılabilir hedefler motivasyonu arttırır</strong></p>
<p>“Kişinin kendisine iyi gelecek meşguliyetlere zaman ayırarak, stresten uzaklaşıp dinleneceği, tükenmişliğinin azalacağı önemli bir adım atabilir.” diyerek tükenmişlik sendromuna karşı öneride bulunan Beyaz sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Gerek bir profesyonelden gerekse aile veya arkadaş çevresinden alınacak destekler fayda sağlar. Kişinin anlaşılıyor olması, sorunlarının çözüme yönelik karşılık buluyor olması bu semptomların azalmasında büyük bir öneme sahip. Kişinin ulaşılabilir hedefler belirliyor olması, motivasyonunu arttırır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bireysel-kimligin-yitirilmesine-yol-acan-zihinsel-ve-fiziksel-bir-sorun-tukenmislik-sendromu-373701">Bireysel kimliğin yitirilmesine yol açan zihinsel ve fiziksel bir sorun: Tükenmişlik Sendromu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Dil ve üslup sorunu ekonomiden de büyük bir sorun&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dil-ve-uslup-sorunu-ekonomiden-de-buyuk-bir-sorun-369860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 09:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiden]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[üslup]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (ASTOP) Vefa Beratı bu yıl Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’e takdim edildi. ASTOP çatısı altındaki 16 derneğin vefa ödülünü Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı M. Nezih Allıoğlu, Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’e takdim etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dil-ve-uslup-sorunu-ekonomiden-de-buyuk-bir-sorun-369860">&#8220;Dil ve üslup sorunu ekonomiden de büyük bir sorun&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (ASTOP) Vefa Beratı bu yıl Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’e takdim edildi. ASTOP çatısı altındaki 16 derneğin vefa ödülünü Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı M. Nezih Allıoğlu, Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’e takdim etti. GGYD Yönetim Kurulu üyeleri ve Dil Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı etkinlikte Vefa Ödülünü alan Sevgi Özel, “Bu buluşma beni ödül kadar mutlu etti. ASTOP Vefa Beratını Dil Derneği adına alıyorum. Ziyaretiniz ve ödül için teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Etkinlikte bir konuşma da yapan Özel, 1970’li yıllardan günümüze kendi anılarıyla harmanladığı Türk dilinin serüvenini anlattı ve “Bugün Türkçe’nin kullanımında pek çok hata yapılıyor. Öyle ki dil ve üslup sorunu ekonomiden de büyük bir sorun” dedi. </p>
<p>ASTOP Vefa Beratı bu yıl Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’e verildi. Vefa Beratını takdim eden GGYD Genel Başkanı M. Nezih Allıoğlu, “Yönetim Kurulu olarak ASTOP Vefa Beratını size sunmaktan onur duyuyoruz. Dil Derneği gibi ülkemizin önemli bir kuruluşunun sizler gibi değerli temsilcileriyle birlikte olmak bizler için çok kıymetli” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Önceliğimiz çocuklarımızın eğitimi</strong></p>
<p>Genç Girişim ve Yönetişim Derneği’nin faaliyetleri hakkında bilgi veren Başkan M. Nezih Allıoğlu, “Bu yıl 20’nci yılımızı kutlayacağız. Yaklaşık 1000 üyemiz var. Ankara’da kurulup daha sonra ülkemizin farklı şehirlerinde şubeler açan nadir derneklerden biriyiz. Pek çok üyemiz Ankara’da ancak İzmir, Çorum, Bursa ve Konya’daki şubelerimizde de üyelerimiz var ve her geçen gün üye sayımız artıyor. En önemli önceliklerimizden birisi çocuklarımızın eğitimi. İş insanları olarak topluma olan sorumluluğumuzu yerine getirmek amacıyla durmadan çalışıyoruz. Milletçe hepimizi üzen Kahramanmaraş depremlerinden sonra ‘Nilüferler Yetişiyor Eğitime Destek Fonu’muz kapsamında 50 depremzede kız çocuğumuza burs sağladık. Bunun yanında her ay toplam 100 üniversite öğrencimize karşılıksız eğitim bursu desteği veriyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çok sağlam bir yapı”</strong></p>
<p>GGYD Genel Sekreteri Elif Ufluoğlu ise “Türk diline önemli katkılar sağlayan Dil Derneği çok kıymetli bir dernek ve çok sağlam bir yapı. Bu yıl ASTOP Vefa Beratının, layık olabileceği en önemli isimlerden birine gittiğine düşünüyorum. GGYD Eğitim Kurulu’na bağlı bir kitap kulübümüz var. Amatör ruhla ve keyif alarak kitap yazarları ile bir araya geliyor, söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Dil adına bir araya gelen sizleri bir sonraki Kitap Kulübünde misafir etmek ve sizlerin önerebileceği bir kitabı, yazarı ile ağırlamaktan mutluluk duyarız” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>‘Dil Derneği: 36 yıllık bir tarih’</strong></p>
<p>Bu yıl Dil Derneği’nin 36’ncı yıl dönümünü kutladıklarını belirten Sevgi Özel de “Bizim kuruluş tarihimiz 22 Nisan 1987. Türk dilinin özleşmesine, gelişmesine, Atatürk’ün başlattığı Dil Devriminin güçlenmesine katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Bugün Türkçe’nin kullanımında pek çok hata yapılıyor öyle ki dil ve üslup sorunu ekonomiden daha büyük bir sorun” dedi. Dil Derneği olarak düzenli olarak gençler ile bir araya geldiklerini belirten Sevgi Özel, “Aylık yayınlarımız ile Atatürk’ün Dil Devrimi mirasını yaşatmak için çalışıyoruz. Her yıl 26 Eylül Dil Bayramı’mızı kutluyoruz. Bu yıl Dil Bayramı’nda GGYD’nin katılımı ve desteğinden memnuniyet duyarız” ifadelerini kullandı.</p>
<p>GGYD üyelerinin işlerini tanıttıkları etkinlik hatıra fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dil-ve-uslup-sorunu-ekonomiden-de-buyuk-bir-sorun-369860">&#8220;Dil ve üslup sorunu ekonomiden de büyük bir sorun&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Işık: En büyük sorun eşitsizlik ve regülasyon</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yusuf-isik-en-buyuk-sorun-esitsizlik-ve-regulasyon-358883</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 16:32:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[regülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358883</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nde konuşan iktisatçı Yusuf Işık, dünyadaki en önemli sorunun eşitsizlik ve regülasyon olduğunu belirterek sosyal bilgi ekonomisinin benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-isik-en-buyuk-sorun-esitsizlik-ve-regulasyon-358883">Yusuf Işık: En büyük sorun eşitsizlik ve regülasyon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nde konuşan iktisatçı Yusuf Işık, dünyadaki en önemli sorunun eşitsizlik ve regülasyon olduğunu belirterek sosyal bilgi ekonomisinin benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin altıncı gününde Devlet Planlama Teşkilatı ve OECD eski Uzmanı İktisatçı Yusuf Işık, “İkinci Yüzyıl Perspektifi için Bir Yaklaşım: Sosyal Bilgi Ekonomisi” başlıklı bir konuşma yaptı.</p>
<p>Teknolojinin geldiği noktayı ve dünya düzenini değerlendiren Işık, “Her şeyi devletin yönetmesi bir çıkar yol değil. Çok daha ince, ileri çözümler bulmak lazım. Saniyede milyar kere milyar işlem yapıyor süper bilgisayarlar. Toplumsal yaşamın bütün alanlarında olağanüstü bu gelişmeler olduğu için bu artık bilgi ekonomisine dönüşmüş durumda. Bunun ileri gitmesi için ülkeler büyük yatırım yapıyor. Dünya ekonomisinde pandemiden önce neoliberal politikalar çok daha hakimdi. Pandemiden sonra kendini koruma güdüsü harekete geçti. Karmaşık konulardan biri küreselleşme yavaşlıyor, doğru. Ama sorunlar uluslararası. Ne yapılacak? Bunun sancısı yaşanıyor” dedi.</p>
<p><strong>“En büyük sorun eşitsizlik”</strong><br />Dünyadaki sorunlara değinen Işık, “En büyük sorun belki bir numara; eşitsizlik ve regülasyon. Bütün bunlar nasıl düzelecek? Sosyal bilgi ekonomisi benimsenirse o zaman bütün bu alanlarda sonradan sürprizlerle karşılaşmak yerine baştan beraber yürütülebilir. Verimlilik çok artabilir. Yeşil dönüşüm çok daha fazla başarılı yapılabilir. Girişimler çok daha kolay teşvik edilebilir. Eğitim çok daha ileri gider” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Türkiye’nin kapasitesi çok yüksek”</strong><br />Işık ayrıca şunları söyledi: Türkiye’nin kapasitesi çok yüksek. Şaşırtıcı gelebilir. Çok kötü kullanıldığı ve yönetişim yoluyla tahrip edildiği için kapasitede erime başladı. Türkiye’de girişimciler dinamik, çalışanlar dinamik ama yol yavaş yavaş tükeniyor. Olağanüstü büyük teknolojik atılımlar ve sonuçlarının alınacağı bir dünyada bunlardan kopuk kalmayı artıracak bir tutum kabul edilemez. Son derece sakıncalı. Türkiye’nin bu potansiyelini kullanabilmek için yönetişimi değiştirmek gerek.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-isik-en-buyuk-sorun-esitsizlik-ve-regulasyon-358883">Yusuf Işık: En büyük sorun eşitsizlik ve regülasyon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>25 Yıllık Sorun Çözüldü Ölüdeniz&#8217;de Yüzler Güldü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/25-yillik-sorun-cozuldu-oludenizde-yuzler-guldu-348825</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2023 10:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldü]]></category>
		<category><![CDATA[güldü]]></category>
		<category><![CDATA[ölüdenizde]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[yüzler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fethiye’nin en büyük alt yapı yatırımı olan Hisarönü-Ovacık kanalizasyon hattının tamamlanmasının ardından bölgenin en önemli ihtiyaçlarından birisi çözüme kavuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/25-yillik-sorun-cozuldu-oludenizde-yuzler-guldu-348825">25 Yıllık Sorun Çözüldü Ölüdeniz&#8217;de Yüzler Güldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Fethiye’nin en büyük alt yapı yatırımı olan Hisarönü-Ovacık kanalizasyon hattının tamamlanmasının ardından bölgenin en önemli ihtiyaçlarından birisi çözüme kavuştu. </span></span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Ölüdeniz Mahalle Muhtarı Halil Duman “Kanalizasyon çalışmalarımız tamamlandı. Yollarımız yapıldı. 25 yıldır beklenen yatırım bitirildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Osman Gürün’e ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinin başında gelen Muğla’nın Fethiye’de Büyükşehir Belediyesi 184 milyon TL yatırım ile Hisarönü-Ovacık kanalizasyon hattı projesini tamamlandı. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Hisarönü-Ovacık kanalizasyon hattında 121 km kanalizasyon hat imalatı, 2 bin 644 muayene bacası, 3 bin 841 adet parsel bacası imalatı ve 3 adet terfi merkezinin yanı sıra yollarda da 6 bin 300,90 metrekare beton/kilitli parke taşı tamiratı, 163 bin 250,98 metrekare de asfalt tamiratı yapıldı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Muhtar Duma; “Başkan Gürün’e Teşekkür Ediyoruz”</span></span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Ölüdeniz Mahalle Muhtarı Halil Duman uzun yıllardır bu yatırımı beklediklerini ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün sayesinde sorunun ortadan kalktığını söyleyerek, “Ölüdeniz, Hisarönü Ovacık mevkiinde ki alt yapı kanalizasyon çalışmalarımız tamamlandı. Evsel bağlantılara başlandı. Üst yollarımız, parkelerimiz bitirildi. Ölüdeniz, Hisarönü Ovacık Mahallelerine 25 yıldır beklenen yatırımın gerçekleştirilmesinden dolayı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Osman Gürün ve emeği geçen tüm çalışanlara mahalle sakinlerim adına teşekkür ederim” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span><span>Sönmez; “Bölgenin En Büyük Sorunu Çözüldü. Şimdi Sinekte Yok Koku da Yok”</span></span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Turizmci Ergün Sönmez altyapı yatırımının bölge turizmi için çok önemli olduğunu kaydederken “Ben doğma büyüme Ovacık’lıyım ve turizmciyim. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>25-30 yıldır bu bölgenin en büyük sorunu alt yapı ve kanalizasyondu. Geçtiğimiz yıl başlayan alt yapı ve kanalizasyon çalışmaları bitirildi. Kanalizasyon bağlantıları yapıldı. Şuan bölgede yaşayanlar çok rahat. Yıllardır bu sorun devam ediyordu. Her yer sinek oluyordu. Kokudan geçilmiyordu. Şimdi bu tür sorunumuz kalmadı. Sinekte yok kokuda yok.  Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Osman Gürün olmak üzere herkese teşekkür ederiz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/25-yillik-sorun-cozuldu-oludenizde-yuzler-guldu-348825">25 Yıllık Sorun Çözüldü Ölüdeniz&#8217;de Yüzler Güldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 Yıllık Sorun Çözüldü İlk Hak Sahipleri Evlerine Kavuştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/50-yillik-sorun-cozuldu-ilk-hak-sahipleri-evlerine-kavustu-346722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 15:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldü]]></category>
		<category><![CDATA[evlerine]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kavuştu]]></category>
		<category><![CDATA[sahipleri]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346722</guid>

					<description><![CDATA[<p>EKREM İMAMOĞLU: AKILLARI HALA İSTANBUL SEÇİMLERİNDE, ÜLKE VE DÜNYA SİYASETİNDE RASTLAMADIĞIMIZ NUMUNELER BUNLAR</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yillik-sorun-cozuldu-ilk-hak-sahipleri-evlerine-kavustu-346722">50 Yıllık Sorun Çözüldü İlk Hak Sahipleri Evlerine Kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EKREM İMAMOĞLU: AKILLARI HALA İSTANBUL SEÇİMLERİNDE, ÜLKE VE DÜNYA SİYASETİNDE RASTLAMADIĞIMIZ NUMUNELER BUNLAR</p>
<p><strong>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 50 yıllık mülkiyet sorununu çözerek, 25 Mayıs 2021 tarihinde temelini attıkları Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nin 1. etap hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti. Anahtar teslim töreninde konuşan İmamoğlu, iktidar kanadının aklının hala kaybettikleri İBB seçiminde olduğuna vurgu yaptı. </strong></p>
<p><strong>“Milletin kararını beğenmiyorsan, sorunu vatandaşta değil, başka yerlerde arayacaksın; 2 kere 2, 4” diyen İmamoğlu, “Milletin kararına alerjisi olanlar, seçimi iptal ettirip, ‘İstanbul&#8217;un kaybettiğimde hüngür hüngür ağladım’ diyenler; tuhaf insanlar bunlar. Açıkçası ben de anlamakta güçlük çekiyorum. </strong></p>
<p><strong>Dünya siyasetinde, hatta ülke siyasetinde hiç rastlamadığımız numuneler bunlar. Ama 16 milyon insanın iradesini yok saymalarına, asla izin vermeyeceğiz. Milletimizle birlikte, dağ gibi karşılarında duracağız” dedi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Beşiktaş Yıldız Parkı’nda bulunan Orhaniye Kışlası’nın imara açmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Kışlayı yaptıran, İkinci Abdülhamid Han&#8217;dır. Bugünün iktidarı, özellikle Abdülhamit Han&#8217;ı sadece kendilerine ait zannederler ve böyle davranırlar, ona çok hassas olduklarını ifade ederler. Ama hassasiyet nereye kadar bunların defterinde biliyor musunuz? Rant kapısına kadar. </strong></p>
<p><strong>Rantı gördüler mi, bütün hassasiyetler gidiyor” çıkışında bulundu. “Güçlü Türkiye’mizin güzel insanlarını, bazen umutsuz görüyorum ya da umutsuz cümleler ettiklerini duyuyorum, yaşıyorum” diyen İmamoğlu, “Umudunuzu asla yitirmeyin. </strong></p>
<p><strong>Zorlukları hep beraber aşacağız. Tevfik Fikret&#8217;in güzel bir sözü var: ‘Zafer, biraz da hasar ister’ der. Evet, hasarımız var, ama hasarı büyütmeden, bu bir avuç insanı göndereceğiz. Sizlere söz veriyorum: Bir ‘Ekrem İmamoğlu sözü’ olarak da söyleyeyim. Burada sizlere tapularını teslim eden bir kardeşiniz, hemşeriniz, belediye başkanınız olarak diyorum ki; milletçe, hep birlikte bu ülkenin, o güzel dönüşüm başaracağız” ifadelerini kullandı. </strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, yeni yönetim döneminde temelini attığı ilk kentsel dönüşüm projesi Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nin daire teslimlerine etaplar halinde başladı. 50 yıllık mülkiyet sorunu çözülerek, 25 Mayıs 2021 tarihinde temeli atılan Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri, 664 konut ve 14 dükkan olmak üzere, toplam 678 bağımsız birimden oluşuyor. Projede hak sahiplerinin ağırlıklı olduğu ve 155 dairenin bulunduğu 1. Etap’taki teslimler için, “300 Günde 300 Proje” maratonu kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla tören düzenlendi. </p>
<p><strong>VATANDAŞLARIN REGAİP KANDİLİ’Nİ KUTLADI</strong></p>
<p>Konuşmasının başında vatandaşların Regaip Kandili’ni kutlayan İmamoğlu, “Böyle güzel bir günde dua almak iyidir” dedi. İstanbul’un en önemli konularından birisinin kentsel dönüşüm olduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Bu süreçte, böyle bir eseri kazandırmanın keyfini yaşıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden beri, ‘Nasıl yapılmalı, nasıl olmalı’ diye özenli bir arayış içerisindeydik. Kentsel dönüşüm için -özellikle arkadaşlarıma söyledim- ‘Mahalle aralarına gireceğiz sokak sokak, insanlarımızı o sakat evlerden kurtaracağız’ demiştim. Bugün o hedefe beraberce yürüyoruz. Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri de bu sürecin örnek çalışmalarından bir tanesidir. Kentsel dönüşüm örneğidir, ama sadece bir kentsel dönüşüm örneği değildir. Aynı zamanda aslında sürece bakış, insana bakış, iş yapma biçimi, şeffaflık, erdemli davranış, ahlaklı davranış açısından bir zihniyet dönüşümünün de örneğidir” diye konuştu. </p>
<p><strong>“TÜM ENGELLEMELERE RAĞMEN, 18 AY İÇERİSİNDE SORUNLAR ÇÖZÜLDÜ”</strong></p>
<p>İBB ve KİPTAŞ yönetimleri olarak bu anlayışla çalıştıklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Bu iş, onlardan çok özel bir tanesi. Burada tam 664 konut, 14 iş yeri var. Bugün de özellikle hak sahiplerinin ağırlıklı olduğu 155 dairelik birinci etabını teslim etmenin gururunu yaşıyorum” ifadelerini kullandı. Bölgede yaşanan hukuki ve siyasi süreçleri özetleyen İmamoğlu, “Çok kısa sürede, özellikle 192 bağımsız birim ve 159 hak sahibiyle uzlaşma sağlandığını yakından takip etmiştim, biliyorum. 18 ay içerisinde, tüm engellemelere rağmen, sorunlar çözüldü ve Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nin o dönemde temeli atıldı. Özellikle inşaatın başlamasıyla birlikte, yine ne yazık ki, engellemeyle ilgili çalışmalar, siyasi saiklerle müdahaleler devam etti. Ve ne yazık ki, tam 6 ay burada inşaatlar durdurularak, aslında zamanımızdan çalındı. Bugün sizlerin evini teslim ettiğimiz gibi, buranın büyük bir kısmını da teslim edebilirdik. Ama bütün bunlara rağmen ve özellikle ekonomik zorluklara rağmen, maliyetlerin neredeyse 1’e 3 arttığı bir ortamda, insanların ceplerini koruyarak, onları özellikle bu artışlardan etkilenmemelerini sağlayarak bir süreç yönetildi. Bu şeffaf ve ahlaklı süreç sonucunda, işte bugüne gelindi” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“İSTANBUL&#8217;DA LÜKS KONUT ÜRETMEYİ KENDİLERİNE FELSEFE EDİNMİŞLERDİ”</strong></p>
<p>Kendilerinden önceki KİPTAŞ yönetiminin çalışma alanlarını değiştirdiğini kaydeden İmamoğlu, “İnsanlara sosyal konut üretmek yerine, insanlarımızın kentsel dönüşümle beraber oturulmaması gereken evlerini dönüştürmek yerine, İstanbul&#8217;da lüks konut üretmeyi ne yazık ki kendilerine felsefe edinmişlerdi. Benzer bir şeyi bugün TOKİ eliyle de yapıyorlar büyük oranda. Aslında baktığımızda, bu tür kamu kuruluşları rant peşinde koşan değil, müteahhit gibi davranan değil, insanların ihtiyaçları için güvence olan, güven sunan, imkanlarını seferber ederek insanlarına layık evler üreten bir kurum olmalıydı. İşte bizim tam da bu anlayışla, sözleşme süresinden 5 ay önce, 6 ay önce, hatta 1 yıl önce teslim ettiğimiz konutlarımız var” dedi. Günümüzde, konutların erken ya da geç tesliminin vatandaşların ekonomisine olumlu veya olumsuz etkilerinin olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Bu felsefeyi değiştirmek, bizim için kıymetli. Bugün sabit taksitle insanları ev sahibi yapmanın da gururunu yaşıyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“SOSYAL KONUT ÜRETİYORSANIZ…”</strong></p>
<p>“Sosyal konut üretiyorsanız, insanlarınıza sabit taksitle ev sunmalısınız” diyen İmamoğlu, şunları söyledi: </p>
<p>“Bizim dar gelirli insanımıza hayaller kurdurarak, hayal bile edemeyecekleri parasal yükün altına girmeleri değil, insanlara sabit taksitle ev sunabilmenin çaresini bulmalılar. Neredeyse bazı projelerinde yüzde yüz 120’lere yakın maliyetler üzerinden zam yapma gayreti içerisindeler. Özellikle şunu söyleyeyim: Özellikle İstanbul&#8217;un son 10 yılında -bunu özellikle altını çizerek söyleyeceğim- kamu çıkarını ve milletin hakkını öncelemeyi unutan bir yönetim vardır. Kayıtlıdır, tescillidir. Açıkçası milletin hakkını öncelemeyi unuttukları için, 31 Mart&#8217;ta seçimi kaybettiler. Daha doğrusu 31 Mart&#8217;ta seçimi, bizim milletimiz kazandı. Tabii bunu anlamak istemediler, ‘Biz nasıl seçim kaybederiz? Bu mümkün değil’ dediler. Bu sefer milletimiz 23 Haziran&#8217;da, ‘Böyle anlamazsan, böyle anlatırız’ dediler. Daha güçlü anlattılar. Yani vatandaşımız dedi ki; ‘Sen çekil kardeşim kenara. Bak, başkaları yönetsin, sen seyret’ dediler. Bunlar, seyretmemekte de ısrarlılar. Milletin kararıyla, bir avuç insanın yönettiği değil, şeffaf bir biçimde milletimizin bereketli parasını en ahlaklı şekilde yönetme kararlılığı içerisinde olan bir yönetime karşı, her türlü hukuksuzluğu yapma konusunda da kararlılar. Ama, gücümüzün farkında değiller. Çünkü ifade ettiğim bir şey var: Seçimi Ekrem İmamoğlu kazanmadı ki be kardeşim, 16 milyon İstanbullu kazandı. Bunu anlamıyorlar.”</p>
<p><strong>“MİLLETİN KARARINI BEĞENMİYORSAN…”</strong></p>
<p>“Hep beraber kazandığımızı, size hissettirmek istiyoruz” diyen İmamoğlu, “Böyle diyorum, ’16 milyon sana oy vermedi ki canım, işte yüzde 55’i verdi’ falan diyebilirler. Benim için, onların gözünden bakmamanın adıdır bu. Benim için, 16 milyon insan bir; oy versin, vermesin” şeklinde konuştu. “Milletin kararını beğenmiyorsan, sorunu vatandaşta değil, başka yerlerde arayacaksın; 2 kere 2, 4” diyen İmamoğlu, “Milletin kararına alerjisi olanlar, seçimi iptal ettirip, ‘İstanbul&#8217;un kaybettiğimde hüngür hüngür ağladım’ diyenler; tuhaf insanlar bunlar. Açıkçası ben de anlamakta güçlük çekiyorum. Dünya siyasetinde, hatta ülke siyasetinde hiç rastlamadığımız numuneler bunlar. Ama 16 milyon insanın iradesini yok saymalarına, asla izin vermeyeceğiz. Milletimizle birlikte, dağ gibi karşılarında duracağız. Asla onların kötü emellerinin amacına ulaşmasına, fırsat vermeyeceğiz. Dağ gibi duracağız; çünkü, burada milletin iradesini gasp etmek isteyenler, yarın Türkiye&#8217;nin her noktasında, yine milletin iradesini gasp etmeye devam ederler. Bu millet, iradesinin tahakkümünü kendisinden başkasına vermemeye en son İstiklal Savaşı’nda karar verdi, hayatını verdi. Hepimizin evlerinde dedeleri, nineleri, şehitleri, gazileri var. Bu yoldan asla dönmezler. Bunu buradan duyuruyorum, bilsinler” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“HANİ ECDAT? HANİ ECDAT YADİGARI?</strong></p>
<p>“Sorun; her başarının, her iyiliğin, her işin mimarının kendisi olduğunu düşünmeye başladıklarında başlıyor” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu örnekle sürdürdü: </p>
<p>“Beşiktaş&#8217;ta, Yıldız Parkı&#8217;nın orada, hala askeriyenin kullandığı Orhaniye Kışlası var. Tarihi bir kışladır. Kışlayı yaptıran, İkinci Abdülhamid Han&#8217;dır. Orhan Gazi&#8217;ye atfen yaptırıyor o dönemde kışlayı. Bütün padişahlar, hepimizindir. Osmanlı İmparatorluğu, hepimizindir. Ama bugünün iktidarı, özellikle Abdülhamit Han&#8217;ı sadece kendilerine ait zannederler ve böyle davranırlar, ona çok hassas olduklarını ifade ederler. Ama hassasiyet nereye kadar bunların defterinde biliyor musunuz? Rant kapısına kadar. Rantı gördüler mi, bütün hassasiyetler gidiyor. Ne yaptılar? Tarihi Orhaniye Kışlası&#8217;nın bulunduğu alanı, imara açtılar. Hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın kararıyla. Tescilli kültür varlığının olduğu alanda ne yapacaklar? Lüks konut yapacaklar. Peki hani ecdat? Hani ecdat yadigarı? ‘Taksim Gezi Parkı&#8217;nda kışlayı yapacağım’ diye milleti, ortalığı ayar kaldırdın. Can aldınız, can. Canlar gitti orada. Ufacık çocuklarımız öldü. Bunun altından nasıl kalkacaksınız? Gencecik insanları kaybettik. Abdülhamit&#8217;ten yadigar kışlada konut yapacaksınız! Onun için gerçekten milletimizin bir an önce bu akıldan, bu zulümden kurtulması lazım.”</p>
<p><strong>“YOLCUDUR ABBAS, BAĞLASAN DURMAZ”</strong></p>
<p>İktidar kanadının geçmişte İstanbul’a yaptıkları ihanetleri itiraf ettiğini hatırlatan İmamoğlu, “Ama hala gözünüzü kupon arazilerden geri tutamıyorsunuz. Gözünüz doysun sizin. Vallahi gözünüz doysun sizin. Ayıptır. Ama doymadığını da görüyorum. Bunlar üzücü haberler, ama ben size müjdeli bir haber vereyim. Yapamayacaklar. Açıkçası; yolcudur Abbas, bağlasan durmaz” dedi. Türkiye’nin tapusunun 86 milyon insanına ait olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Onun için bu ortak evimizi güçlendirmeliyiz. Özellikle bu evi ekonomik, idari, siyasi, hukuki afetlerden korumak için kuvvetlendirmeliyiz. Her yöresiyle, her insanıyla, her etnik kökeniyle, her diliyle ortak evimiz. Eşitiz. Bu eşitliği koruyacağız. Ama esaslı bir dönüşüme muhtacız. İşte o dönüşüm süreci başladı, başlıyor. Açıkçası Meclis’iyle, bakanlıklarıyla, kamu kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, yargısıyla, yerel yönetimleriyle; topyekun devletimizi, milletimizi güçlendireceğiz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“UMUDUNUZU ASLA YİTİRMEYİN”</strong></p>
<p>“Güçlü Türkiye’mizin güzel insanlarını, bazen umutsuz görüyorum ya da umutsuz cümleler ettiklerini duyuyorum, yaşıyorum” diyen İmamoğlu, konuşmasını “Size bir şey söyleyeyim: Umudunuzu asla yitirmeyin. Hatta buradan ayrılırken, evinize giderken, umudunuz kat be kat artarak gidin. Yarın sabah kalktığınızda, daha umutlu ayağa kalkın. Unutmayın; bazen zorluklar yaşayabiliriz. Güzel şeyler, zorlukları aşarak yapılabiliyor. Zorlukları hep beraber aşacağız. Tevfik Fikret&#8217;in güzel bir sözü var: ‘Zafer, biraz da hasar ister’ der. Evet, hasarımız var. Ama hasarı büyütmeden, bu bir avuç insanı göndereceğiz. Sizlere söz veriyorum: Bir ‘Ekrem İmamoğlu sözü’ olarak da söyleyeyim. Burada sizlere tapularını teslim eden bir kardeşiniz, hemşeriniz, belediye başkanınız olarak diyorum ki; milletçe, hep birlikte bu ülkenin, o güzel dönüşüm başaracağız” sözleriyle tamamladı. </p>
<p><strong>KURT: “ÖNCEKİ KİPTAŞ YÖNETİMİ ARAZİYİ SATIŞA ÇIKARDI”</strong></p>
<p>KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt da konuşmasında, Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nin yapılış sürecine dair detaylar paylaştı. Kurt’un verdiği bilgilere göre; Mülkiyeti KİPTAŞ’a ait olan 487 ada 12 parsel, çarpık yapılaşma ve dayanıksız yapı stoku nedeniyle, 2016 yılında Bakanlar Kurulu tarafından riskli alan ilan edildi. Arsa, önceki KİPTAŞ yönetimi tarafından 14 milyon 227 bin lira bedelle satışa çıkarıldı. 2019’da göreve gelen İmamoğlu başkanlığındaki yeni yönetim, satış kararını iptal ederek yerinde dönüşüm projesi için çalışmaya başladı. 2 Aralık 2019 tarihinde mahallede “Uzlaşma Ofisi” açıldı. Sözleşmelerde imza aşamasına geçildi. Anlaşma sağlanan vatandaşlar birer birer riskli yapılardan tahliye edildi. Taşınma ve kira yardımları yapılmaya başlandı. Gerçekçi ve somut bir çözüm ile uzlaşma süreçleri 18 ay içerisinde tamamlandı. Her bir hak sahibi ile uzlaşıldı. Söz konusu bölgede depreme dayanıklı evler yapan KİPTAŞ, hak sahiplerine tapularını da vererek, 50 yıllık mülkiyet problemini çözmüş oldu. KİPTAŞ Eyüpsultan Yeşil Pınar Evleri ile tasarım odaklı, yoğun yapılaşmadan uzak, sosyal donatıları ve yeşil alanları ile bölgeye değer katacak bir proje inşa edilecek. Yüzde 60’ı yeşil alandan oluşan, çocuk parkları ve toplanma alanları bulunan açık bir site tasarlanacak. Proje kapsamında kreş, kütüphane ve aile sağlığı merkezi yapılacak. Tüm alanlar, duvarların ardında kalmayıp Eyüpsultan Yeşil Pınar Mahallesi’ndeki herkese açık olacak. </p>
<p><strong>İMAMOĞLU, ANAHTARLARI HAK SAHİPLERİNE TESLİM ETTİ</strong></p>
<p>Konuşmaların ardından İmamoğlu, hak sahiplerinden Hayrullah Türkoğlu ve Gülsün Kırma’ya anahtarlarını teslim etti. Anahtar teslim teörenine CHP milletvekilleri Turan Aydoğan, Özgür Karabat, Gökan Zeybek, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, İBB Meclis Grup Başkanvekilleri Doğan Subaşı (CHP) ve İbrahim Özkan (İYİ Parti) da katıldı. İmamoğlu ve beraberindeki heyet, hak sahibi ailelerle anı fotoğrafı çektirdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yillik-sorun-cozuldu-ilk-hak-sahipleri-evlerine-kavustu-346722">50 Yıllık Sorun Çözüldü İlk Hak Sahipleri Evlerine Kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
