<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sadece | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sadece/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sadece</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 13:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sadece | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sadece</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Konya&#8217;mızın Bereketli Topraklarını Hep Birlikte Daha Güçlü Yarınlara Taşımaya Devam Edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konyamizin-bereketli-topraklarini-hep-birlikte-daha-guclu-yarinlara-tasimaya-devam-edecegiz-625423</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bereketli]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[mizin]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[topraklarını]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemiz]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, düzenlediği basın toplantısıyla Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projelerini ve desteklerini kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konyamizin-bereketli-topraklarini-hep-birlikte-daha-guclu-yarinlara-tasimaya-devam-edecegiz-625423">Başkan Altay: &#8220;Konya&#8217;mızın Bereketli Topraklarını Hep Birlikte Daha Güçlü Yarınlara Taşımaya Devam Edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, düzenlediği basın toplantısıyla Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projelerini ve desteklerini kamuoyuyla paylaştı. “Konya Modeli Belediyecilik” anlayışıyla yürütülen tarımsal faaliyetlerden bahseden Başkan Altay, “Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur” dedi. Konya’nın, sadece üretim yapan bir şehir değil; tarımı planlayan, yöneten, geliştiren ve dünyaya anlatan bir tarım başkenti olduğunu belirten Başkan Altay, “Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk yedi ülke arasında yer alıyorsa; bu başarı, bu vizyonun bir sonucudur. Bu güçlü tarım vizyonunun en önemli merkezlerinden biri de hiç şüphesiz ki memleketimiz Konya’dır. Biz şuna inanıyoruz; Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur. Nitekim tarım; gıda güvenliğidir, istihdamdır, kalkınmadır, çevredir ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize bereketli bir yıl diliyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projeleri ve desteklerle ilgili basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Altay, dünya nüfusundaki hızlı artışın, gıdaya olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırdığını anımsatarak, “Bu ihtiyacı karşılarken doğal kaynakları tüketen, toprağı yoran ve suyu dikkatsizce kullanan üretim anlayışları; uzun vadede tarımı da hayatı da sürdürülemez hâle getirmektedir. Bu nedenle tarımda artık daha bilinçli, daha planlı ve daha sorumlu adımlar atmak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>“VERİMLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM, ANCAK PLANLI VE BİLİNÇLİ ADIMLARLA MÜMKÜNDÜR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya’nın Çatalhöyük’ten bu yana süregelen binlerce yıllık tarımsal birikiminin, bilinçli üretim anlayışının temeline dayandığını belirterek, “Konya Modeli Belediyecilik vizyonumuz doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi olarak; kuralığa dayanaklı ürünleri ve organik üretimi destekleyen, yerel üreticiyi güçlendiren, atıl arazileri üretime kazandıran, su kaynaklarının verimli kullanımını esas alan bir tarım politikası izliyoruz. Çünkü verimli ve sürdürülebilir üretim, ancak planlı ve bilinçli adımlarla mümkündür. Anadolu’nun tahıl ambarı olarak bilinen bu bereketli topraklar, sadece ülkemizin değil, dünyanın gıda güvenliğine katkı sağlayan önemli üretim merkezlerinden biri olmuştur. Bu topraklarda tarım, ekonomik bir faaliyet olmasının yanı sıra bir medeniyet birikimidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“<strong>KONYA, TÜRKİYE’NİN TARIM BAŞKENTİ KONUMUNDA”</strong></p>
<p>Konya’nın; tarımsal üretim değeri, tarımsal ticaret ve tarımsal istihdam açısından Türkiye’nin tarım başkenti konumunda olduğunu ifade eden Başkan Altay, şunları kaydetti: </p>
<p>“Geniş tarım arazileri, verimli üretim havzaları ve gelişmiş tarımsal sanayi altyapısı ile Konya, ülkemizin üretim gücünü belirleyen merkezlerden biridir. Bizler de AgriCities Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak edindiğimiz tecrübelerle; tarımın artık yerelden başlayarak küresel ölçekte ele alınması gereken bir mesele olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Konya’mızın bu alandaki birikimini uluslararası platformlara taşımaya ve şehrimizi hem ülkemizde hem de dünyada marka şehir haline getirmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>“SUYU KORUMADAN TARIMI KORUMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, sürdürülebilir tarım çalışmalarında eğitime büyük önem verdiklerini vurgulayarak, “Çünkü tarımsal üretimde bilgi, hem maliyetleri düşüren hem de verimi artıran en temel unsurdur. Bu kapsamda; tarla ve bahçe bitkilerinden hayvancılığa, arıcılıktan modern sulama tekniklerine kadar birçok alanda üreticilerimize yönelik eğitim programlarını hayata geçirdik. Eğitimlerimizde özellikle kuraklıkla mücadele, su tasarrufu ve modern sulama yöntemleri üzerinde duruyoruz. Çünkü suyu korumadan tarımı korumak mümkün değildir. Bu bilinçle, üreticilerimizle birlikte aynı sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>KONYA MODELİ TARIM FAALİYETLERİNİ DETAYLI OLARAK ANLATTI</strong></p>
<p>Başkan Altay konuşmasının devamında “Konya Modeli Belediyecilik” anlayışıyla yürütülen tarımsal faaliyetlerden bahsederek; çiftçilere sağlanan eğitim ve teknik destekten fidan, fide ve tohum desteklerine tarım kooperatiflerinin desteklenmesinden Ar-Ge çalışmalarına tarımsal sulama, tarımsal tesisler ve altyapı yatırımlarından hayvancılık desteklerine atıl arazilerin üretime kazandırılmasından gençlere, kadınlara ve dezavantajlı gruplara yönelik olarak yürütülen tarımsal faaliyetlere kadar pek çok başlıkta bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>2018’DEN BUGÜNE 23 MİLYON 226 BİN ADET FİDE VE FİDAN DESTEĞİ</strong></p>
<p>31 ilçedeki çiftçiye ve üreticiye sadece geçtiğimiz yıl, 138 bin 184 adet fide ve fidan desteği sağlandığını dile getiren Başkan Altay, 2018 yılından bu yana ise çiftçiye sağlanan fidan ve fide desteği sayısının ise tamı tamına 23 milyon 226 bin adete ulaştığı bilgisini aktardı.</p>
<p><strong>2018’DEN İTİBAREN TARIMSAL KALKINMA İÇİN HARCANAN MİKTAR 965 MİLYON TL’Yİ AŞTI</strong></p>
<p>2025 yılında toplam tarımsal destekleme rakamının 24 milyon 575 bin lira olarak gerçekleştiğini de açıklayan Başkan Altay, “2018 yılından bu yana Konya Ovası Projesi (KOP) desteğiyle 66 adet küçük ölçekli sulama yatırımı yaptık. Bu süreçte sulama yatırımlarının tutarı, güncel bedelle 596 milyon lira oldu. 2018 yılından bu yana tarımsal kalkınma için yaptığımız fidan, fide, tohum, tarımsal ekipman desteği ve küçük ölçekli sulama yatırımı tutarı 965 milyon lirayı aştı. Çiftçimize, üreticimize hayırlı olsun” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>“ŞEHRİMİZİN TARIMSAL ÜRETİMİNE, SU KONUSUNA VE TASARRUFA DİKKAT ÇEKECEĞİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, geleneksel olarak düzenlenen Konya Tarım Fuarı’nın bu yıl da titizlikle gerçekleştirileceğine değinerek, “Bildiğiniz gibi, ülkemizin en önemli tarım fuarlarından biri olan Konya Tarım Fuarı yarın açılıyor. Ülkemizden ve tüm dünyadan çiftçilerimizi ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek fuarın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler de bu süreçte şehrimizin farklı noktalarında yaptığımız uygulamalarla; şehrimizin tarımsal üretimine, su konusuna ve tasarrufa dikkat çekeceğiz.</p>
<p><strong>“KENDİ GIDASINI ÜRETEN ÜLKELER GÜÇLÜ, ÜRETMEYEN ÜLKELER İSE BAĞIMLI HALE GELMEKTEDİR”</strong></p>
<p>Bugün dünyada yaşanan savaşlar, krizler ve iklim değişikliğinin çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattığını belirten Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>“Tarım artık sadece bir üretim meselesi değil; gıda güvenliği, ekonomi, diplomasi ve milli güvenlik meselesidir. Kendi gıdasını üreten ülkeler güçlü, üretmeyen ülkeler ise bağımlı hale gelmektedir. Bu noktada Türkiye, son yıllarda tarım alanında çok önemli bir gelişim süreci yaşamıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarım; stratejik bir sektör olarak, ekonomik bağımsızlığın teminatı ve geleceğimizi güvence altına alan önemli bir alan haline gelmiştir. Bu süreçte çiftçiyi merkeze alan, teknolojiyle desteklenen ve yerli-milli üretimi esas alan büyük yatırımlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanımız, Milli Tarım Projesi’ni açıklarken şöyle demiştir: ‘Sadık yârimiz olan toprağa hak ettiği değeri vermezsek sadece kendimizin, kendi neslimizin değil; topyekûn insanlığın geleceğini tehdit altına sokmuş oluruz. Toprağa sırtını dönen insan, en büyük ihaneti kendisine yapmış olur; çünkü Rabbim bizlere topraktan yaratıldığımızı ve yine toprağa döneceğimizi haber veriyor.’ Bu söz aslında tarımın sadece bir üretim meselesi olmadığını, aynı zamanda bir medeniyet, bir gelecek ve bir sorumluluk meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>“TARIM GÜÇLÜ OLURSA ŞEHİR GÜÇLÜ OLUR; ŞEHİR GÜÇLÜ OLURSA ÜLKEMİZ GÜÇLÜ OLUR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya’nın, sadece üretim yapan bir şehir değil; tarımı planlayan, yöneten, geliştiren ve dünyaya anlatan bir tarım başkenti olduğunu vurgulayarak, “Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk yedi ülke arasında yer alıyorsa; bu başarı, bu vizyonun bir sonucudur. Bu güçlü tarım vizyonunun en önemli merkezlerinden biri de hiç şüphesiz ki memleketimiz Konya’dır. 42 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip şehrimizde yaklaşık 1 milyon 890 bin hektar tarım arazisi bulunmaktadır. Bu büyüklük Konya’nın tarımdaki gücünü ve potansiyelini açıkça göstermektedir. Biz şuna inanıyoruz; Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur. Nitekim tarım; gıda güvenliğidir, istihdamdır, kalkınmadır, çevredir ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Sefer bizden, zafer Allah’tandır. Daha gidecek çok yolumuz, yapacak çok işimiz var. Bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize bereketli bir yıl diliyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Hayata geçirdiğimiz tüm projelerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p>Basın toplantısının son bölümünde Başkan Altay, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konyamizin-bereketli-topraklarini-hep-birlikte-daha-guclu-yarinlara-tasimaya-devam-edecegiz-625423">Başkan Altay: &#8220;Konya&#8217;mızın Bereketli Topraklarını Hep Birlikte Daha Güçlü Yarınlara Taşımaya Devam Edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emine Kış, Anne Şehir&#8217;le kendini buldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emine-kis-anne-sehirle-kendini-buldu-625248</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 21:52:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[buldu]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[emine]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Hanım]]></category>
		<category><![CDATA[kendimi]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sadece fiziksel değil duygusal ve sosyal anlamda da büyük değişimlere kapı aralıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emine-kis-anne-sehirle-kendini-buldu-625248">Emine Kış, Anne Şehir&#8217;le kendini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sadece fiziksel değil duygusal ve sosyal anlamda da büyük değişimlere kapı aralıyor. Gebze Gelincik Anne Şehir Merkezi’nde hizmet alan 50 yaşındaki emekli Emine Kış’ın hikâyesi ise bu dönüşümün en samimi örneklerinden biri oldu.</p>
<p><b>“İÇİMDEN RESMEN BİR ÇOCUK ÇIKTI”</b></p>
<p>Emine Hanım’ın hikâyesi, Anne Şehir Merkezleri’nin kadınlar için sadece bir hizmet noktası değil, aynı zamanda bir değişim ve umut alanı olduğunu da ortaya koyuyor. Sporla birlikte gelen değişimi anlatırken heyecanı her cümlesine yansıyan Emine Hanım, artık bambaşka bir enerjiye sahip olduğunu ifade ederek, “Ben buraya geldiğimde 96 kiloydum. Önceden iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyordum. Diyetisyenimin söylediklerine birebir uyarak 3,4 ay gibi bir sürede 96 kilodan 69-70 kiloya kadar düştüm. Hatta bir ayda 7 kilo verdiğim oldu. Gerçekten içimden bir çocuk çıktı. Şimdi koşuyorum, zor hareketleri yapmak istiyorum. Enerjim bitmiyor. Ailem bana ‘çocuk gibisin’ diyor.”</p>
<p><b> “SAĞLIĞIMA KAVUŞTUM, İLAÇLARI BIRAKTIM”</b></p>
<p>Kilo vermenin ötesinde sağlığına da kavuştuğunu vurgulayan Emine Hanım, eski alışkanlıklarını geride bıraktığını ve bunun hayatına büyük bir rahatlık getirdiğini belirtip, “Gece çok yemek yiyordum, canım isterse kalkıp yiyordum. Onu tamamen bıraktım. Tansiyon ve şeker ilacı kullanıyordum, onları da bıraktım. Mide yanmalarım geçti, bağırsak sorunlarım düzeldi. Yani sadece kilo vermedim, sağlığıma da kavuştum” dedi.</p>
<p><b>“ARTIK KENDİMİ İFADE EDEBİLİYORUM” </b></p>
<p>Emine Hanım’a Anne Şehir’in en büyük katkılarından biri de özgüven kazanması olmuş. Emine Kış, özellikle kitap kulübüyle birlikte kendini ifade etmeyi öğrendiğini şu sözlerle anlattı; “Ben konuşamazdım, iki kelimeyi bir araya getiremezdim. Okumam yazmam da çok iyi değildi, insanlar güler diye korkuyordum. Ama Deniz hocam bana ‘Sen yaparsın’ dedi. Başladım ve gördüm ki kendimi ifade edebiliyorum. Şimdi rahat rahat konuşuyorum.”</p>
<p><b>“ESKİDEN KİMSEYE SARILAMAZDIM”</b></p>
<p>Yıllarca insanlara mesafeli yaşadığını ancak bu duvarları Anne Şehir’de yıktığını dile getiren Emine Hanım, “Kimseye güvenemezdim, kendimi hep geri çekerdim. Hatta sarılamazdım kimseye. Ama burada onu aştım. Şimdi insanlara sarılabiliyorum. Arkadaş ortamım oldu. 3 yıldır geziyorum, sosyal oldum. Kendimi değerli hissediyorum.”<b> </b></p>
<p><b>“HOCALARIM ARKAMDA BİR DAĞ OLDU”</b></p>
<p>Merkezde aldığı desteklerin sadece hizmet değil, aynı zamanda bir gönül bağı olduğunu vurgulayan Emine Hanım, duygusal anlarını ise şöyle aktarıyor: “Spor, diyetisyen, psikolog… Hepsinden faydalandım. Ama en önemlisi gördüğüm ilgi ve sevgiydi. Çok zor zamanlarım oldu, maddi manevi destek oldular. Bir gün çok kötüydüm, Deniz hocamla konuştum, bana öyle moral verdi ki sanki arkamda bir dağ varmış gibi hissettim.”</p>
<p><b>“ÖNCEDEN BİTSİN DERKEN ŞİMDİ BAŞLASIN DİYORUM”</b></p>
<p>İlk geldiği günlerde sadece zaman geçirmek için katıldığı merkezin bugün hayatının vazgeçilmezi olduğunu söyleyen Emine Hanım, yaşantısındaki değişimi tek cümleyle özetliyor: “İlk geldiğimde ‘bitsin gideyim’ diyordum. Şimdi ‘bir an önce başlasın’ diyorum. Hatta ‘bir saat daha olsa yine yaparım’ diyorum. İyi ki gelmişim, burası iyi ki var.”</p>
<p><b>TEŞEKKÜR VE VEFA MESAJI</b></p>
<p>Hayatındaki bu büyük değişim için emeği geçenlere teşekkür eden Emine Hanım, duygularını şu sözlerle tamamladı: “Bu imkânları bize sunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a, Daire Başkanımız Nagehan Malkoç’a ve tüm hocalarımıza gönülden teşekkür ederim. Hepsi çok değerli. Onlar sayesinde kendimi buldum.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emine-kis-anne-sehirle-kendini-buldu-625248">Emine Kış, Anne Şehir&#8217;le kendini buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aşındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[emoji]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimelerin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[plaza]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan "plaza dili", sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan &#8220;plaza dili&#8221;, sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Türkçe eğitim ve iş hayatında yozlaşıyor</strong></p>
<p>Türkçenin yozlaşması en belirgin olarak eğitim ve iş hayatında gözlendiğini dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Plaza dili dediğimiz, Türkçe cümle yapısının içine İngilizce kelimelerin gelişigüzel serpiştirildiği garip bir jargon, maalesef kurumsal kimliği esir almış durumda. Bunun yanı sıra cadde ve sokaklardaki dükkan tabelalarında gördüğümüz yabancı ve tuhaf zorlama dil kullanımı, dilin görsel hafızasını da hasara uğratmaktadır. ‘Ana sütümüz’ olan ana dilimiz Türkçe, kendi öz topraklarında bile ikinci sınıf bir dil muamelesi görmekte ve bu durum dilimizin itibarına son derece zarar vermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımı dili köksüzleştiriyor</strong></p>
<p>Dilin matematiğine ve ahengine uymayan, üstelik Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımının dilimizi köksüzleştirdiğini kaydeden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Kelimeler sadece sesten ibaret formlar değildir, tarihsel bir yük taşırlar ve yabancı kelimeyi gereksiz yere kullandığınızda o tarihi bağı koparırsınız. Bu durum zamanla Türkçenin türetme gücünü ve sistemini kırar ve dili sadece basit bir iletişim aracına indirgeyerek estetik derinliğini yok eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya dili hız ve emoji üzerine kurulu</strong></p>
<p>Selçuk Duman, sosyal medyanın hız odaklı yapısının da dil üzerinde önemli bir dönüşüme neden olduğunu belirterek, “Sosyal medyada hız odaklı hareket edildiği için bu durum dili gramer kurallarından ve nezaketten hızla soyutluyor. Sesli harflerin atıldığı, duyguların derinlikli kelimeler yerine emojilere hapsedildiği bu mecra, ifade yeteneğimizi köreltiyor. Derdini tam cümlelerle anlatamayan, sadece tepki odaklı, parçalı ve güdük bir iletişim dili, ne yazık ki özellikle gençler arasında kalıcı bir alışkanlığa dönüşme tehlikesi taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kelime bilmeyen insan düşünemez</strong></p>
<p>Dil ile düşünce arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Kelime bilmeyen insan düşünemez; çünkü kelimeler düşüncenin yapı taşlarıdır ve insan zihni, ancak bildiği kelime sayısı kadar geniş bir ufka sahip olabilir. İsmini bilmediğimiz, kavramlaştıramadığımız bir duyguyu veya düşünceyi zihnimizde tasnif edemeyiz. Dil ne kadar zenginse düşünce de o kadar çok katmanlı olur. Kelime hazinesi zayıfladıkça düşünce sığlaşır, incelikler kaybolur ve kişinin dünyayı görüş açısı daraldıkça daralır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yeni kelimeler zihni geliştirir</strong></p>
<p>Yeni kelimeler öğrenmenin yalnızca iletişim becerilerini değil, kişisel gelişimi de güçlendirdiğini belirten Selçuk Duman, “Yeni kelime öğrenmek, beynin sınırlarını genişleten ve esnekliğini artıran en güçlü zihinsel idmanlardan biridir. Sadece daha iyi konuşmayı sağlamaz; aynı zamanda olayları algılama ve analiz etme yeteneğimizi ve empati gücümüzü artırır. Kavram dünyası zenginleşen insan, kendini ve çevresini daha doğru tanımlar. Bu farkındalık da kuşkusuz kişisel gelişimin en temel ve en sağlam basamağıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Okuma, kelime dağarcığının en güçlü kaynağı</strong></p>
<p>Kelime dağarcığını geliştirmenin en etkili yolunun okuma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Okuma, kelimelerin doğal yaşam alanlarına yapılan bir yolculuktur ve dağarcığı ezberle değil, bağlam içinde öğreterek besler. Sadece sözlükten bakılarak öğrenilen kelime unutulabilir ancak bir hikâyenin içinde, bir duyguyla harmanlanmış kelime zihne mıh gibi kazınır. Nitelikli okuma, pasif kelime hazinemizi aktif hale getirir ve bize, hiç yaşamadığımız hayatları ve duyguları kelimeler yoluyla tecrübe ettirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital içerikler kelime dağarcığını sınırlıyor</strong></p>
<p>Günümüzde popüler dijital içeriklerin büyük bölümünün “hızlı tüketim” mantığıyla üretildiğini belirten Selçuk Duman, “Aynı 200-300 kelimenin döndüğü, klişelerle dolu videolar ve kısa metinler, zihni tembelliğe ve kolaycılığa alıştırıyor. Anlam derinliği olan edebi ve bilimsel yazılar haricindeki yüzeysel dijital yazı dünyası, dilin zenginliğini eriten ve montonlaştıran bir etki oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sözlük kullanma alışkanlığı hâlâ çok önemli</strong></p>
<p>Bilgi kirliliğinin arttığı günümüzde sözlük kullanımının daha da önemli hale geldiğini belirten Selçuk Duman, “Bilgi kirliliğinin bu denli arttığı bir çağda kelimenin doğrusuna ve köküne ulaşmak bir sorumluluktur. İnternette hızlıca arama yapmak ile bir sözlük maddesini incelemek aynı şey değildir. Sözlük, kelimenin kökünü, akrabalarını ve nüanslarını gösterir. Merak duygusunu canlı tutmak, incelikli düşünmek ve dili hakkıyla kullanmak isteyen herkes için sözlük, emek duygusu veren vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sadeleşme başka, fakirleşme başka</strong></p>
<p>Dil tartışmalarında sıkça gündeme gelen sadeleşme konusuna da değinen Selçuk Duman, “Sadeleşmek, dili anlaşılmaz, gereksiz süslü yüklerden kurtarıp durulaştırmaktır. Fakirleşmek ise anlamı karşılayan kelimeleri atıp dili çoraklaştırmaktır. Örneğin ‘ihtimal’, ‘olasılık’, ‘imkân’ kelimelerinin hepsi farklı tonlarda anlam içerir. Bunları atıp tek kelimeye indirmek sadelik değil, sığlık olacaktır. Sadeleşme dilin tortusunu almaktır; fakirleşme ise dili kurutmaktır ve söndürmektir. Aradaki bu hayati farkı iyi görmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İki Dev Derbi Bu Hafta Sonu Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iki-dev-derbi-bu-hafta-sonu-sadece-bein-sportsta-624745</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 19:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[Beın Sports]]></category>
		<category><![CDATA[derbi]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[Hafta Sonu]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<category><![CDATA[sports]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig]]></category>
		<category><![CDATA[yayın]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta sonu beIN SPORTS ekranlarında çifte derbi heyecanı futbolseverleri bekliyor. Milli aranın ardından Trendyol Süper Lig, iki dev karşılaşmayla beIN SPORTS ekranlarında yeniden futbolseverlerle buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iki-dev-derbi-bu-hafta-sonu-sadece-bein-sportsta-624745">İki Dev Derbi Bu Hafta Sonu Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta sonu beIN SPORTS ekranlarında çifte derbi heyecanı futbolseverleri bekliyor. Milli aranın ardından Trendyol Süper Lig, iki dev karşılaşmayla beIN SPORTS ekranlarında yeniden futbolseverlerle buluşacak. 4 Nisan Cumartesi saat 20.00’de Trabzonspor, Papara Park’ta saat 20.00’de Galatasaray’ı; 5 Nisan Pazar saat 20.00’de Fenerbahçe, Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi’nde saat 20.00’de Beşiktaş’ı ağırlayacak.</p>
<p><em> </em>Dev derbilerin tüm heyecanı; stüdyodan ve stadyumdan yapılacak canlı yayınlarla, hafta sonu boyunca beIN SPORTS ekranlarında sporseverlerle buluşacak.</p>
<p><em> </em><strong>beIN SÜPER LİG Hem Stüdyo Hem Saha Kenarından Canlı Yayında</strong></p>
<p>4 Nisan Cumartesi günü oynanacak Trabzonspor – Galatasaray karşılaşması öncesinde, saat 18.00’de başlayacak beIN SÜPER LİG yayını; derbinin maç önü, devre arası ve maç sonrası tüm detaylarını stüdyodan Seyhan Şaşko’nun moderatörlüğünde, Uğur Meleke ve Elvir Balic’in yorumlarıyla ekranlara taşıyacak. Papara Park’tan yapılacak canlı yayınlarda ise Güntekin Onay moderatörlüğünde; Tolunay Kafkas ve Emre Aşık, hem stadyum atmosferini hem de takımların son durumlarını anbean beIN SPORTS izleyicilerine aktaracak. Ayrıca her iki takımın futbolcuları ve teknik direktörleri de canlı yayında Güntekin Onay’ın konuğu olacak.</p>
<p>5 Nisan Pazar günü oynanacak Fenerbahçe – Beşiktaş derbisi öncesinde, saat 18.00’de başlayacak beIN SÜPER LİG programı; karşılaşmanın tüm detaylarını stüdyodan Güntekin Onay’ın moderatörlüğünde, Uğur Meleke ve Emre Aşık’ın yorumlarıyla ekranlara taşıyacak.</p>
<p>Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nden yapılacak saha kenarı canlı yayınlarda ise Seyhan Şaşko moderatörlüğünde; Elvir Balic ve Ali Gültiken derbinin nabzını tutarak son dakika gelişmelerini futbolseverlere aktaracak. <em> </em></p>
<p>Derbi maratonu her iki gün de bir beIN SPORTS klasiği olan “TRIO” programı ile devam edecek. Saat 00.30’da başlayacak programda Deniz Çoban, Bülent Yıldırım ve Bahattin Duran, derbilerin tartışmalı pozisyonlarını tüm yönleriyle değerlendirecek. Derbilere özel programların yanı sıra röportajlar, takımların son durumları ve detaylı istatistikler gün boyunca beIN SPORTS, TOD ve beIN CONNECT ekranlarında yer alacak.</p>
<p><strong>beIN SÜPER LİG, beIN SPORTS YouTube Kanalında</strong></p>
<p>Çift derbi haftasında, beIN SÜPER LİG maç önü programları ilk kez beIN SPORTS YouTube kanalı üzerinden de futbolseverlerle buluşacak. Kapsamlı maç önü değerlendirmeleri, özel röportajlar, takımlardan son haberler ve derinlemesine analizlerin yer alacağı yayınlar, taraftarları ilk düdükten önce maça hazırlayacak.</p>
<p><strong>beIN SPORTS HABER ile Derbilere Özel Yayınlar</strong></p>
<p>Hafta sonu derbilere özel içerikler beIN SPORTS HABER ekranlarında sabah saat 10.00’da başlayacak haber bülteniyle start alacak, gün boyunca özel program ve yayınlarla kesintisiz şekilde devam edecek. Saat 14.00’te ekrana gelecek <strong>“Lig Merkezi”</strong> programında <strong>Zeynep Özdemir’in</strong> sunumu, <strong>Tunç Kayacı</strong> ve <strong>Engin İpekoğlu’nun</strong> yorumlarıyla derbilere dair en kapsamlı analizler izleyiciyle buluşacak. 17.00’ye kadar sürecek özel yayında takımların son durumu, öne çıkan oyuncular ve kritik karşılaşmalar öncesi tüm gelişmeler detaylı biçimde ele alınacak.</p>
<p>Derbilerin ardından saat 21.45’te başlayacak “SKOR” programında ise <strong>Cihan Erduran</strong> moderatörlüğünde; cumartesi günü <strong>Raşit Altun</strong> ve <strong>Engin</strong> <strong>İpekoğlu,</strong> pazar günü ise <strong>Serkan Akcan</strong> ve <strong>Mustafa Doğan</strong> karşılaşmaların tüm detaylarını ve günün diğer maçlarını değerlendirecek. beIN SPORTS HABER, hafta sonu boyunca özel yayınlarıyla çift derbi haftasının heyecanını en kapsamlı şekilde izleyicilere ulaştırmayı sürdürecek.</p>
<p><strong>Derbi Özel Programları Hafta Boyunca beIN SPORTS Ekranlarında</strong></p>
<p>beIN SPORTS 1 ve beIN SPORTS HABER ekranlarında sadece canlı yayınlar değil, derbilere özel programlar ve isimler de ekranlarda olacak. Türk futbolunun önemli isimlerinin konuk olduğu <strong>“2 Yıldız”</strong> programında, Trabzonspor &#8211; Galatasaray maçı öncesi <strong>Özer Hurmacı </strong>ve <strong>Barış Özbek</strong>, Fenerbahçe &#8211; Beşiktaş maçı öncesi <strong>Engin İpekoğlu ve Rıza Çalımbay </strong>derbi rekabetinin perde arkasını ve saha içindeki anılarını paylaşacak. Derbiye özel hazırlanan bu program, derbi heyecanını ve şölenini ekranlara taşıyacak. Derbi haftasına özel; <strong>“Bir Derbi Günü”, “1 Yıldız 10 Gol”, “Arşiv Goller”, “Geçmişten Günümüze”</strong>, <strong>“Rekabetin En Güzel 10 Golü”</strong>,<strong> “Derbi Analiz”, “İki Takımda Oynayanlar” </strong>ve<strong> “Son İki Maçın Özetleri”</strong> gibi beIN SPORTS’un klasikleşen yapımları da ekranlarda olacak. </p>
<p>Derbilere özel olarak, takımlarda geçmişte forma giymiş yabancı yıldızlar da beIN SPORTS ekranlarında olacak. Trabzonspor – Galatasaray karşılaşması öncesinde <strong>Jaja</strong> ve <strong>Ryan Babel</strong>; Fenerbahçe – Beşiktaş karşılaşması öncesinde ise <strong>Diego Lugano</strong> ve <strong>Atiba Hutchinson</strong>, beIN SPORTS ekranlarında derbi anılarını ve değerlendirmelerini futbolseverlerle paylaşacak.</p>
<p><strong>Dünyanın Gözü Bu Hafta Sonu Trendyol Süper Lig’de </strong></p>
<p>beIN SPORTS’un küresel gücüyle bu sezon toplamda 125 ülkede yayınlanan Trendyol Süper Lig’de bu hafta sonu Trabzonspor &#8211; Galatasaray ve Fenerbahçe &#8211; Beşiktaş derbileri de beş kıtada canlı olarak yayınlanacak. Ayrıca her iki derbi de Digiturk&#8217;ün her hafta 4 maç için sunduğu İngilizce dil seçeneğiyle de seyirciyle buluşacak.</p>
<p><strong>Dev Prodüksiyon Ekibi Sahada</strong></p>
<p>Trabzonspor &#8211; Galatasaray ve Fenerbahçe &#8211; Beşiktaş derbilerinin heyecanı, hafta sonu boyunca beIN SPORTS ekranlarında yaşanacak. <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong>, <strong>26 saha kamerası</strong>, <strong>1 spider cam,</strong> <strong>1 drone </strong>dahil olmak üzere toplamda <strong>28 stadyum kamerası</strong> ve <strong>2 motosiklet kamerasıyla</strong> futbolseverler, derbilerin her anına kesintisiz tanıklık edecek. Takımların tesislerden ayrılışından soyunma odası görüntülerine ve santraya kadar özel çekimlerle derbilerin nabzı beIN SPORTS ekranlarında tutulurken, sporseverler müsabakanın her anını doyasıya izleyecek. beIN SPORTS, derbiye özel yurt dışından getirdiği spider cam’le de izleyicilere bambaşka bir deneyim yaşatacak. Öte yandan her zaman olduğu gibi <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong> ve son teknolojiyle donatılmış yayın aracı <strong>OBVAN </strong>içerisinde bulunan <strong>20 kişilik ekip</strong> ile dev derbinin her dakikası kesintisiz bir şekilde deneyimli beIN SPORTS kadrosuyla ekranlara gelecek.</p>
<p>Derbi mücadeleleri ve çok daha fazlası hafta sonu Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS&#8217;ta olacak. beIN SPORTS kanallarının ayrıntılı yayın programına https://beinsports.com.tr/yayin-akisi<u> </u>adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iki-dev-derbi-bu-hafta-sonu-sadece-bein-sportsta-624745">İki Dev Derbi Bu Hafta Sonu Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manisa Büyükşehir&#8217;den Sürdürülebilir Enerji Atağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-surdurulebilir-enerji-atagi-622929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 18:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[atağı]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı kararlı bir duruş sergileyerek enerji sektöründe önemli bir adım attı. “Yeşil Dönüşüm” hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-surdurulebilir-enerji-atagi-622929">Manisa Büyükşehir&#8217;den Sürdürülebilir Enerji Atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı kararlı bir duruş sergileyerek enerji sektöründe önemli bir adım attı. “Yeşil Dönüşüm” hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz” dedi.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra; CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı.</p>
<p><b>“Manisa Artık Kendi Enerjisini Üretiyor”</b></p>
<p>Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, “Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Küresel Vizyon: 2050’de Net-Sıfır Emisyon”</b></p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan “Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)” ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz”</p>
<p><b>“Dirençli bir şehir inşa ediyoruz”</b></p>
<p>Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, “Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı “Yeşil Bina” sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz.</p>
<p><b>“Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz”</b></p>
<p>Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, “Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız”</b></p>
<p>Başkan Dutlulu, “Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir “Yeşil Dönüşüm” hareketidir! “Elektrik faturanı güneş ödesin” diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz.</p>
<p><b>“Çiftçimizin yanındayız”</b></p>
<p>Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, “Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek” dedi.</p>
<p><b>“Manisa’nın Yarınları Küresel Standartlarla Mühürleniyor”</b></p>
<p>Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir “dünya şehri” kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: “Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz!”</p>
<p><b>Başkan Dutlulu’dan İndirim Müjdesi</b></p>
<p>Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: “Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum.”</p>
<p>Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehirden-surdurulebilir-enerji-atagi-622929">Manisa Büyükşehir&#8217;den Sürdürülebilir Enerji Atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mete Gazoz: &#8220;Şampiyonluk 3 dakika… Asıl olan o yola tekrar çıkabilmek&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mete-gazoz-sampiyonluk-3-dakika-asil-olan-o-yola-tekrar-cikabilmek-622646</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 19:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[corendon]]></category>
		<category><![CDATA[dakika]]></category>
		<category><![CDATA[gazoz]]></category>
		<category><![CDATA[madalya]]></category>
		<category><![CDATA[mete]]></category>
		<category><![CDATA[Mete Gazoz]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[rakibi]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonluk]]></category>
		<category><![CDATA[yola]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622646</guid>

					<description><![CDATA[<p>50. bölümünde Mete Gazoz’u konuk eden Corendon Sport Talks, Corendon Airlines’ın uçuş destinasyonları arasında yer alan Antalya’nın simge noktaları Düden Şelalesi, Kaleiçi Limanı ve Konyaaltı’nda çekilen bu özel bölümle, izleyicileri ilham veren bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mete-gazoz-sampiyonluk-3-dakika-asil-olan-o-yola-tekrar-cikabilmek-622646">Mete Gazoz: &#8220;Şampiyonluk 3 dakika… Asıl olan o yola tekrar çıkabilmek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>50. bölümünde Mete Gazoz’u konuk eden Corendon Sport Talks, Corendon Airlines’ın uçuş destinasyonları arasında yer alan Antalya’nın simge noktaları Düden Şelalesi, Kaleiçi Limanı ve Konyaaltı’nda çekilen bu özel bölümle, izleyicileri ilham veren bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p><strong>“Şampiyonluk 3 dakika…”</strong></p>
<p>Corendon Sport Talks’un 50. bölümünde konuşan Mete Gazoz, şampiyonluk kavramına dair alışılmışın dışında bir perspektif sundu:</p>
<p><em>“Şampiyonluk dediğiniz şey aslında çok kısa sürüyor. O an yaşadığınız duygu belki 3 dakika, belki biraz daha fazla. Ama asıl mesele o değil. Benim hissettiğim şey, o noktaya gelene kadar verdiğim emeğin, çektiğim yorgunluğun bir anda bitmesi. Sonrasında ise yeniden başlama isteği geliyor. Yani ‘tamam artık oldum’ demiyorsunuz, aksine ‘daha fazlasını yapabilirim’ diyorsunuz.” </em></p>
<p><strong>“Oku bırakmadan önce nereye gideceğini hissediyorsunuz”</strong></p>
<p>Okçuluğun en kritik anına dair konuşan Mete Gazoz, performansın arkasındaki görünmeyen emeği şu sözlerle anlattı:</p>
<p><em>“O kadar fazla tekrar yapıyorsunuz ki, aslında oku daha bırakmadan nereye gideceğini hissediyorsunuz. Bu bir sihir değil. Saatlerce, günlerce, yıllarca yapılan antrenmanın bir sonucu. Eliniz, zihniniz ve vücudunuz artık aynı dili konuşuyor.” </em></p>
<p><strong>“Atış anında duyduğum tek şey: ‘Devam et’”</strong></p>
<p>Zihinsel gücün performanstaki rolüne değinen Gazoz, yarışma anındaki iç dünyasını şu sözlerle paylaştı:</p>
<p><em>“Atış yaparken dış dünyayı çok fazla duymuyorum. O an aslında en net duyduğum şey kendi iç sesim oluyor ve o ses bana sadece şunu söylüyor: ‘Devam et.’ Başka hiçbir şey yok. Ne kalabalık ne rakip ne de baskı… Sadece o an ve o ses.” </em></p>
<p><strong>“Rakibime şunu hissettirmeye çalışırım, ne yaparsa yapsın beni yenemeyecek”</strong></p>
<p>Mete Gazoz, okçuluğun yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda güçlü bir zihinsel oyun olduğunu vurgulayarak rakiplerle kurduğu psikolojik dengeyi şu sözlerle anlattı:</p>
<p><em>“Yarışma sırasında sadece kendi atışınıza odaklanmazsınız. Aynı zamanda rakibinizin psikolojisini de yönetirsiniz. Benim yaptığım şey rakibi demoralize etmek değil, onun dikkatini dağıtmak ve kontrolü elimde tutmak. Hareketlerimle, duruşumla, atış tempomla rakibime şunu hissettirmeye çalışırım: Ne yaparsa yapsın beni yenemeyecek.” </em></p>
<p>Gazoz, bu stratejinin tamamen antrenman ve tecrübeyle geliştiğini belirtirken, yarışma sırasında her detayın bir avantaj yaratabileceğini vurguladı:</p>
<p><em>“Bazen son saniyede atarım, bazen çok hızlı atarım. Rakibin ritmini bozmak önemli. Ama bunu kurallar içinde, sporun saygısını bozmadan yaparsınız. Çünkü bu iş sadece fiziksel değil, tamamen zihinsel bir mücadele.” </em></p>
<p><strong>“Benim en büyük başarım, ‘ben de yapabilirim’ dedirtmek”</strong></p>
<p>Başarıyı sadece madalyalarla tanımlamayan Mete Gazoz, asıl gurur duyduğu noktayı şöyle ifade etti:</p>
<p><em>“Benim için en büyük başarı, insanların beni izleyip ‘ben de yapabilirim’ demesi. Ekran başındaki bir çocuğun, ‘ben de çalışırsam başarabilirim’ diye düşünmesi. Madalya önemli ama bundan daha değerli olan şey ilham verebilmek.” </em></p>
<p><strong>“Çaba göstermeyen insanlar beni rahatsız eder”</strong></p>
<p>Başarıya giden yolda en önemli unsurun mücadele olduğunu vurgulayan Gazoz, bu konudaki duruşunu net bir şekilde ortaya koydu:</p>
<p><em>“Pes eden insanlara bir şey diyemem. Çünkü zaten o noktada bitmiş oluyorlar. Ama mücadele etmeyen, çaba göstermeyen insanlar beni rahatsız ediyor. Çünkü o potansiyelin boşa gittiğini görüyorsunuz.” </em></p>
<p><strong>“2028 Olimpiyatları için hedefim iki altın madalya”</strong></p>
<p>Gelecek hedeflerine dair de net konuşan Mete Gazoz, Los Angeles 2028 için iddiasını ortaya koydu:</p>
<p><em>“2028 Olimpiyatları için hedefim çok net: İki altın madalya. Bu bir hayal değil, hedef. Bunun için çalışıyoruz ve hazır olacağız.” </em></p>
<p><strong>“Benden sonra gelenlerin daha fazlasını başarması gerekiyor”</strong></p>
<p>Kendi başarısını bir başlangıç olarak gören Mete Gazoz, gelecek nesillere dair vizyonunu şu sözlerle anlattı:</p>
<p><em>“Benden sonra gelenlerin daha fazlasını başarması gerekiyor. Ancak o zaman benim kazandığım madalyalar daha anlamlı hale gelir. Yoksa sadece ‘geldi, kazandı ve gitti’ olarak kalır.” </em></p>
<p><strong>Spora değer katan yayın serisi: Corendon Sport Talks</strong></p>
<p>Havacılık ve turizm sektörlerinde pek çok yeniliği hayata geçirerek milyonlarca misafirini hayallerindeki tatil destinasyonlarına uçuran Corendon Airlines, hayata geçirdiği Corendon Sport Talks video serisinin 50. bölümünü yayınladı. Sporun birleştirici gücünü merkeze alan bu özel projede, Türk spor tarihine iz bırakan isimlerin ilham verici hikâyeleri ekranlara taşınıyor.</p>
<p>Corendon Sport Talks’un bu özel bölümü, İngilizce altyazı ve işaret dili desteğiyle YouTube üzerinden izlenebilir: https://www.youtube.com/watch?v=OyHI-Gz4eaM </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mete-gazoz-sampiyonluk-3-dakika-asil-olan-o-yola-tekrar-cikabilmek-622646">Mete Gazoz: &#8220;Şampiyonluk 3 dakika… Asıl olan o yola tekrar çıkabilmek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Pekyatırmacı: &#8216;Sadece Bugünü Değil, Geleceği De İnşa Ediyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-pekyatirmaci-sadece-bugunu-degil-gelecegi-de-insa-ediyoruz-621733</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[nşa]]></category>
		<category><![CDATA[pekyatırmacı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen “Selçuklu Ailesi Bayramlaşma Programı” gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-pekyatirmaci-sadece-bugunu-degil-gelecegi-de-insa-ediyoruz-621733">Başkan Pekyatırmacı: &#8216;Sadece Bugünü Değil, Geleceği De İnşa Ediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen “Selçuklu Ailesi Bayramlaşma Programı” gerçekleştirildi. Birlik, beraberlik ve dayanışmayı pekiştiren bayramlaşma programında Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, ilçe protokolü ve belediye personeliyle bir araya gelerek onların bayramlarını kutladı.</p>
<p>Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa Başkan Pekyatırmacı’nın yanı sıra Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, İlçe Emniyet Müdürü Osman Kolay, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Tahir Külahcı, İlçe Sağlık Müdürü Faik Serdar Aydın’ın yanı sıra belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri katıldı.</p>
<p><b>Başkan Pekyatırmacı: “Ramazan ayı boyunca paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlikte olmanın güzelliklerini derinden yaşadık”</b></p>
<p>Rahmetiyle gönülleri yumuşatan, bereketiyle sofraları çoğaltan, kardeşliği ve paylaşma duygusunu güçlendiren mübarek Ramazan ayını uğurlamaya hazırlandıkları bu günde “Selçuklu Ailesi Bayramlaşma Programı” vesilesiyle bir araya geldiklerini ifade eden Başkan Pekyatırmacı,“ Ramazan ayı boyunca paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlikte olmanın güzelliklerini derinden yaşadık. Aynı sofralarda bir araya gelerek ihtiyaç sahiplerini gözetmenin, kalpleri birbirine yaklaştırmanın ve dayanışmanın verdiği huzuru hissettik. Şimdi ise bu huzur ile bir bayrama daha erişiyoruz. Bizleri sağlık ve afiyet içinde Ramazan Bayramı’na kavuşturan Rabbimize şükürler olsun. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı gönülden tebrik ediyor, sevdiklerinizle birlikte sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi diliyorum” dedi.</p>
<p><b>“Daha yaşanabilir, huzurlu ve güçlü bir Selçuklu için omuz omuza çalışıyoruz”</b><b> </b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi olarak ortaya koydukları vizyonun Selçuklu’yu daha yaşanabilir, güçlü ve huzurlu bir ilçe haline getirdiğini belirten Başkan Pekyatırmacı, “Her bir proje, her bir hizmet, her bir yatırım Selçuklumuza duyduğumuz sorumluluğun, çalışma azmimizin ve gönülden bağlılığımızın bir göstergesi oldu. Eğitimden kültür sanata, spordan sağlığa, altyapı çalışmalarından sosyal hizmetlere, çevre düzenlemesinden yeşil alan çalışmalarına kadar bu vizyonun hayata geçirilmesinde, her birimizin emeği, katkısı ve gayreti var. Başta Selçuklu Kaymakamımızın olmak üzere, meclis üyelerimizin destekleri, başkan yardımcılarımızın koordinasyonu, müdürlerimizin titiz çalışmaları ve siz kıymetli personellerimizin özverili gayretleri ile bugün Selçuklu örnek bir ilçe konumuna ulaştı. Bu yaptığımız çalışmalarda tüm müdürlüklerimizin kaymakamlığımıza bağlı Milli Eğitim Müdürlüğümüzün, Sağlık Müdürlüğümüzün, Emniyet Müdürlüğümüzün, Tarım Müdürlüğümüzün, Müftülüğümüzün ve bütün birimlerimizin çok büyük katkıları, emekleri, gayretleri var. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sevgili Selçuklu ailesi, bizler sadece bugünü yönetmiyoruz; bizler geleceği inşa ediyoruz. Her bir hizmetimizde, her bir projemizde çocuklarımızın yarınlarını düşünüyoruz. Daha yaşanabilir, daha huzurlu ve daha güçlü bir Selçuklu için omuz omuza çalışıyoruz. İnanıyorum ki, aramızdaki bu birlik, bu samimiyet, bu dayanışma olduğu sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk, ulaşamayacağımız hiçbir hedef yoktur. Bugüne kadar birlikte başardık, bundan sonra da birlikte başaracağız inşallah” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“Bayramda görev yapacak tüm çalışma arkadaşlarıma özellikle teşekkür ediyorum”</b></p>
<p>Bayramların kalplerin yumuşadığı, gönüllerin birbirine daha çok yaklaştığı, kırgınlıkların yerini muhabbetin aldığı, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerini yaşadığımız müstesna zamanlar olduğunu söyleyen Başkan Pekyatırmacı, “Ramazan boyunca kazandığımız bu güzel hasletleri, bayramla birlikte daha da büyütmek en büyük temennimizdir. Ancak biliyoruz ki, bayramda mesai yapacak, çalışacak arkadaşlarımız da var. Vatandaşlarımızın huzuru, güvenliği ve hizmetlerin kesintisiz devamı için bayramda da işinin başında olacak arkadaşlarımıza fedakarlıklarından dolayı özellikle teşekkür ediyorum. Şimdiden onlara kolaylıklar diliyorum. Bu çok kıymetli ve anlamlı  fedakârlıkla birlikte inşallah şehrimizde huzur, güven içerisinde bir bayramı da hep birlikte geçireceğiz. Bu duygularla sözlerime son verirken; başta sayın kaymakamımız, meclis üyelerimiz ve mesai arkadaşlarım olmak üzere, sizlerin değerli ailelerinin, sevdiklerinizin ve tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyorum. Bayramın; kalplerimize huzur, gönüllerimize ferahlık, hanelerimize bereket, ülkemize birlik ve kardeşlik getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Selçuklu Kaymakamı Tortop, “Biz büyük bir aile ve ekibiz”</b></p>
<p>İnsanları bir arada tutan ve onları millet olma seviyesine yükselten birtakım değerler olduğunu söyleyen Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop da, “Bayramlarımızda bizi biz yapan, millet olmanın, kardeşçe yaşamanın güzelliğini hatırlatan değerlerin başında gelen özel ve güzel günlerdir. Birlik, dirlik ve beraberliğimizin adeta çok sağlam perçinleridir. Belediyemizin değerli çalışanları her birinizin zor şartlarda, meşakkatli bir şekilde görev yaptığınızı biliyorum. Herkesin dinlendiği, uyuduğu saatte belediye çalışanlarımızın önemli bir bölümü görevinin başında. Yaptığınız hizmetler hiçbir şekilde aksamayı kabul edecek işler değil. O bakımdan öncelikle sizlere teşekkür etmek isterim. Biz büyük bir aile ve ekibiz. Bu ekipte her birimizin ayrı ayrı önemi ve değeri var. Başarı, ben zihniyeti ile olmaz. Zincirin halkaları gibi bir birimize bağlıyız. Bu halkalar ne kadar sağlam ve uyumlu ise başarıda o ölçüde görkemli olur. Beraber görev yaptığımız şu ana kadar gerek Belediye Başkanımız, gerekse bana hiçbir sıkıntı yaşatmadınız ve her zaman, her yerde bizlerin yüz akı oldunuz. Yakında aranızdan ayrılacak olmam dolayısı ile hepinize en kalbi teşekkürlerimi de bu güzel program vesilesiyle sunmak isterim. Yarın kutlamaya başlayacağımız Ramazan Bayramımızın bizim mutluluğumuza vesile olduğu gibi, başta komşu coğrafyalar olmak üzere, tüm insanlığın barış ve huzuruna katkı sağlamasını diliyor, bayramın hepimize ve hepinize güzellik, mutluluk ve sağlık getirmesini temenni ediyorum. Belediye Başkanımız Ahmet Pekyatırmacı’ya da beni son kez ve en geniş düzeyde çalışma arkadaşlarım olan sizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.</p>
<p>Başkan Pekyatırmacı ve protokol üyeleri programın sonunda personelle tek tek tokalaşarak bayramlarını tebrik etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-pekyatirmaci-sadece-bugunu-degil-gelecegi-de-insa-ediyoruz-621733">Başkan Pekyatırmacı: &#8216;Sadece Bugünü Değil, Geleceği De İnşa Ediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nedeni irade eksikliği değil, değişen hormonlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nedeni-irade-eksikligi-degil-degisen-hormonlar-621287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik, bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-irade-eksikligi-degil-degisen-hormonlar-621287">Nedeni irade eksikliği değil, değişen hormonlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik,<strong> </strong>bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Görkemli bayram sofraları biyolojik bir sınav</strong></p>
<p>Ramazan Bayramı’nın, toplumumuzda &#8220;Şeker Bayramı&#8221; olarak da anılmasıyla daha en başından zihnimizde tatlı ve şekerleme çağrışımları uyandırdığını dile getiren Arş. Gör. Ekin Çevik, “Ancak bir ay süren oruç ibadetinin ardından kurulan o görkemli bayram sofraları, sadece kültürel bir gelenek değil, aynı zamanda vücudumuz için biyolojik bir sınav niteliği taşıyor. Yapılan araştırmalar, Ramazan ayı boyunca beslenme düzenindeki değişimlerin bayram sabahı kapımızı farklı bir hormonal tabloyla çaldığını gösteriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Biyolojik olarak daha aç hissediyoruz</strong></p>
<p>Pek çok kişinin bayramda iştahına hakim olamamaktan şikayet etse de bilimin, bu durumun sadece iradeyle ilgili olmadığını kanıtladığını söyleyen Arş. Gör. Ekin Çevik, “Ramazan sonunda, vücudumuzda ‘açlık hormonu’ olarak bilinen ghrelin seviyelerinde belirgin bir artış yaşanırken; tokluk hissi veren leptin hormonunda ise hafif bir düşüş gözleniyor. Yani biyolojik olarak hem daha aç hissediyoruz hem de doyma sinyali beynimize normalden daha geç ulaşıyor. Vücudumuz adeta ‘depoları doldur’ komutu verirken, insülin dengesi de bu ani şeker yüklemesiyle sarsılmaya açık hale geliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aşırı tatlı isteği değişen hormonların doğal bir sonucu</strong></p>
<p>Bayramda aşırı tatlı tüketme isteğinin aslında değişen hormonların doğal bir sonucu olduğunu kaydeden Arş. Gör. Ekin Çevik, bu biyolojik iştah dalgasını yönetme ve farkındalıkla yemenin ise bayramı sağlıklı atlatmanın anahtarı olduğunu söyledi.</p>
<p>Ramazan ayı boyunca vücudun, bazal metabolizma hızını ve enerji kullanımını düşük bir tempoya göre kalibre ettiğini dile getiren Arş. Gör. Ekin Çevik, “Bayramla birlikte başlayan ani ve yüksek glisemik indeksli tatlı tüketimi, pankreasın üzerinde ciddi bir akut stres yaratır. Kan şekeri hızla yükselirken, vücut bu durumu dengelemek için hiper-insülinemi (aşırı insülin salgılanması) tepkisi verir. Bu ani dalgalanma, sadece enerji düşüklüğüne değil, damar endotel yapısında (damar iç zarı) mikroskobik hasarlara ve oksidatif strese yol açabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Diyabet ve kalp hastaları için &#8216;kırmızı çizgiler&#8217;</strong></p>
<p>Özellikle diyabet, insülin direnci ve kalp hastaları için bayramın &#8220;tadımlık&#8221; ile &#8220;doyumluk&#8221; arasındaki ince çizginin hayati önem taşıdığı bir dönem olduğunun altını çizen Arş. Gör. Ekin Çevik, “En büyük kırmızı çizgi, tatlıyı tek başına ve aç karnına tüketmektir. Tatlı mutlaka ana yemeğin ardından, lifli gıdalar (sebze) ve proteinlerle birlikte tüketilmelidir. Bu, şekerin kana karışma hızını yavaşlatır. Şerbetli ve hamurlu tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Ancak ‘şeker ilavesiz’ olsa dahi meyve şekerinin de insülini yükselttiği unutulmamalıdır. Tatlının yanında içilen asitli/şekerli içecekler glisemik yükü ikiye katlar. Yanında sadece su, sade maden suyu veya ayran tercih edilmelidir. Hazır tatlılar ve hamur işleri sadece şeker değil, gizli sodyum ve trans yağ da içerir. Bu durum kan basıncını (tansiyonu) aniden yükselterek kalbe binen yükü artırabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Porsiyonu elinizle ölçün!</strong></p>
<p>Şerbetli tatlıların basit karbonhidrat ve yüksek fruktoz içeriğiyle &#8220;boş enerji&#8221; sınıfında olduğunu, sütlü tatlıların ise protein ve kalsiyum sayesinde kan şekerini daha yavaş yükselttiğini söyleyen Ekin Çevik, şöyle devam etti:</p>
<p>“Puding, muhallebi veya meyve salatası gibi kaseyle yenen tatlılar için ideal porsiyon küçük bir kaseye denk gelen bir avuç içi kadardır. Taze meyveler veya hafif meyve bazlı tatlılar için bir yumruk büyüklüğü idealdir. Baklava, kadayıf gibi enerji yoğunluğu çok yüksek şerbetli tatlılarda ise ölçü, birleştirilmiş iki parmağınız (işaret ve orta parmak) genişliğinde ve uzunluğunda olmalıdır. Bu ölçü, yaklaşık 40-50 gramlık (165-170 kalori) bir porsiyona denk gelir ve karşılığı olan 1-2 adet orta boy baklava dilimi genellikle yeterli bir porsiyondur. Şerbetli tatlılar yüksek oranda yağ içerdiği için porsiyonun kalınlığı başparmağınızın boğumunu geçmemelidir. Eğer tatlı daha kalınsa (örneğin havuç dilimi baklava), boyutu küçültmek gerekir. Bir dilim kekin porsiyonu, avucunuzun ayası (parmaklar hariç orta kısım) büyüklüğünde ve yaklaşık bir parmak kalınlığında olmalıdır.”</p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde &#8220;seçici denge&#8221; stratejisi</strong></p>
<p>Sosyal baskıyı ve yoğun ikramları yönetmek için kültürel ikramları tamamen reddetmek yerine &#8216;seçici denge&#8217; stratejisi uygulanmasını tavsiye eden Ekin Çevik, “Günlük toplam ilave şeker alımı, toplam kalori ihtiyacının %5-10’unu geçmemelidir. Bu da yetişkin bir birey için günde ortalama 2 dilim baklava veya muadili bir tatlıya tekabül eder. Birden fazla ziyaret yapılacaksa, ikramlar ‘paylaşılarak’ tüketilmelidir (örneğin; bir evde yarım dilim baklava, diğerinde küçük bir kase sütlü tatlı gibi). Vücudunuzun şeker dengesini sarsmamak için kendinize bir &#8220;tatlı seçim hiyerarşisi&#8221; oluşturabilirsiniz. Birinci tercih; meyveli veya sütlü tatlılar (güllaç, sütlaç, kazandibi gibi hafif seçenekler). İkinci tercih; şeker ilavesiz, kuru meyvelerle (incir dolması gibi) hazırlanmış doğal tatlılar. Sınırlı tercih; şerbetli ve hamurlu tatlılar (baklava, kadayıf).” dedi.</p>
<p><strong>Aşırı şeker tüketimi ‘yemek sonrası çöküşü’ denilen ağır uyku haline yol açıyor</strong></p>
<p>Aşırı şeker tüketiminin klinik etkileri hakkında çarpıcı detaylar veren Ekin Çevik, “Kısa vadede,<strong> </strong>yoğun şeker alımı sonrası insülin tavan yapar. Bu aşırı tepki, kan şekerinin normalin altına düşmesine neden olarak; titreme, soğuk terleme, baş dönmesi ve ani acıkma hissini tetikleyebilir. Kan şekerindeki sert dalgalanmalar, nöronal aktiviteyi etkileyerek konsantrasyon güçlüğü ve ‘yemek sonrası çöküşü’ dediğimiz ağır uyku haline yol açabilir. Şeker molekülleri, fiziksel yapıları gereği suyu kendilerine çekme özelliğine sahiptir ve bu nedenle bağırsaklara sıvı çekilir. Bu da bayramda sıkça rastlanan şişkinlik, gaz ve diyare (ishal) şikayetlerine neden olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Şeker karaciğeri yağlandırıyor</strong></p>
<p> Uzun vadede ise sürekli tekrarlanan yüksek şeker döngüsünün; visseral (iç organ) yağlanmayı artırdığını, leptin direncini tetikleyerek obeziteye zemin hazırladığını kaydeden Ekin Çevik, “Buna bağlı olarak hiperinsülinemi dediğimiz kanda insülin seviyelerinin sürekli yüksek olması durumu, hücrelerin bu hormona duyarsızlaşmasına neden olur. Bu nedenle, pankreas yorulur ve şeker hastalığı kronikleşmiş olur. Fazla fruktoz sadece karaciğerde işlenir. Kapasite aşıldığında karaciğer bu şekeri yağa dönüştürür; bu da alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasına (NAFLD) yol açar. Yüksek şeker, LDL (kötü kolesterol) parçacıklarını küçülterek damar duvarına yapışmasını kolaylaştırır ve trigliseridleri yükseltir. Bu durum, damar sertliği (ateroskleroz) riskini doğrudan artırır. Kandaki ani glikoz artışı, sitokin adı verilen iltihap yapıcı maddelerin salınımını tetikleyerek eklem ağrılarını veya mevcut ödemleri artırabilir. Şeker molekülleri proteinlere bağlanarak ‘Gelişmiş Glikasyon Son Ürünleri’ oluşturur. Bu süreç cildin kolajen yapısını bozar (erken kırışıklık) ve damar esnekliğini kaybettirir.” ifadelerinde bulundu.</p>
<p><strong>Şekerin panzehiri bol su ve yürüyüş</strong></p>
<p>Tatlı tüketiminin neden olduğu metabolik yükü hafifletmenin iki temel yolunun &#8216;su tüketimi&#8217; ve &#8216;fiziksel aktivite&#8217; olduğunu belirten Arş. Gör. Ekin Çevik, “Yoğun şeker ve karbonhidrat alımı, vücutta ‘ozmotik yük’ yaratarak hücrelerin su dengesini bozar ve böbreklerin fazla glikozu süzmek için normalden fazla çalışmasına neden olur. Bu süreçte yeterli su tüketmek, sadece susuzluğu gidermekle kalmaz; kandaki şeker konsantrasyonunu seyrelterek böbreklerin yükünü hafifletir ve şekerin idrar yoluyla atımını destekler. Ayrıca, tatlı tüketimiyle birlikte vücudun tuttuğu ödemin atılması ve bağırsaklarda şeker kaynaklı oluşabilecek şişkinlik, gaz gibi sindirim şikayetlerinin minimize edilmesi için su, en doğal ve etkili çözümdür. Gün boyu küçük yudumlarla yaygın bir şekilde içilen 2,5-3 litre su, bayram sonrası oluşabilecek ‘metabolik yorgunluğun’ önüne geçmek için temel şarttır.” dedi.</p>
<p><strong>‘Tasarruf moduna’ giren metabolizmayı yeniden canlandırmak için yürüyüş şart</strong></p>
<p>Tatlı bir ikramın ardından yapılan hafif tempolu bir yürüyüşün, vücudun insülin hormonuna olan ihtiyacı azaltan sihirli bir mekanizmayı devreye soktuğunu kaydeden Ekin Çevik, “Kaslar hareket halindeyken, kandaki glikozu insülinin rehberliğine ihtiyaç duymadan doğrudan yakıt olarak kullanmaya başlar; bu da kan şekerindeki ani ve keskin yükselişlerin önüne geçer. Yemeklerden yaklaşık 15-20 dakika sonra yapılacak kısa bir yürüyüş hem pankreasın üzerindeki baskıyı azaltır hem de bayramın getirdiği enerji fazlasının yağ olarak depolanmasını engeller. Hareket etmek, sadece ‘kalori’ yakmak değil, uzun süreli açlık döneminden çıkan ve ‘tasarruf moduna’ giren metabolizmayı yeniden canlandırarak enerji seviyenizi gün boyu dengede tutmaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-irade-eksikligi-degil-degisen-hormonlar-621287">Nedeni irade eksikliği değil, değişen hormonlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Pehlivan&#8217;dan öğretmen ve sağlık çalışanlarına vefa</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-pehlivandan-ogretmen-ve-saglik-calisanlarina-vefa-620699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarına]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[menemen]]></category>
		<category><![CDATA[Menemen Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[pehlivan]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menemen Belediyesi tarafından Ramazan boyunca düzenlenen iftar programlarında vefa, dayanışma, birlik ve beraberlik ruhu en üst düzeyde yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-pehlivandan-ogretmen-ve-saglik-calisanlarina-vefa-620699">Başkan Pehlivan&#8217;dan öğretmen ve sağlık çalışanlarına vefa</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Menemen Belediyesi tarafından Ramazan boyunca düzenlenen iftar programlarında vefa, dayanışma, birlik ve beraberlik ruhu en üst düzeyde yaşanıyor. Öğretmenler ve sağlık çalışanları için düzenlenen iftar programlarında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Geleceğimizi ve sağlığımızı emanet ettiğimiz iki kutsal meslek neferlerinin başımızın üstünde yeri var.&#8221; dedi.</i></b></p>
<p>Menemen Belediyesi, şehit aileleri ve gazilere yönelik iftar programıyla başlayan Ramazan boyunca iftar maratonunda sona yaklaşırken, öğretmen ve sağlık çalışanlarını da aynı sofrada buluşturdu. Tepe Sosyal Tesisleri&#8217;nde düzenlenen iftar programlarına katılım yoğun olurken, her iki programda tasavvuf dinletisi, semah ve dualarla, Ramazan&#8217;ın ruhuna uygun bir manevi beraberliğe sahne oldu.</p>
<p><b>&#8220;Bir şehrin gerçek yatırımı eğitimdir&#8221;</b></p>
<p>Öğretmenlere yönelik düzenlenen iftara Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürü Sibel Ağaoğlu Özer, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, siyasi parti, kamu kurum ve kuruluşları ile STK temsilcileri ve öğretmenler katıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, &#8220;Tahtaya yazılan her harfin arkasında sizin emeğiniz var. Bir öğrencinin başarısında sizin sabrınız var. Bir okulun ruhunda sizin yüreğiniz var. Sizler sadece ders anlatmıyorsunuz, bir nesil yetiştiriyorsunuz. İşte bu yüzden sizlere minnettarız. Eğitime dokunan, öğrencimize güç veren, öğretmenimizin yükünü hafifleten çalışmalar yaptık. Okullarımızın fiziki ihtiyaçlarında yanınızda olduk. Bakım, onarım ve çevre düzenlemeleriyle eğitim ortamlarını iyileştirdik. Öğrencilerimizin daha iyi şartlarda eğitim alabilmesi için<br />desteklerimizi artırdık. 8 ve 12. sınıf öğrencilerimize son 3 yılda 30 bin dijital eğitim paketi dağıttık. Sosyal ve kültürel projelerle çocuklarımızın sadece akademik değil, sosyal yönden de gelişmesini sağladık. Okulda aldıkları eğitimin yanında tamamen ücretsiz sanat ve spor kurslarıyla, gelişimlerini pekiştirdik. Bilim, sanat ve spor alanında düzenlediğimiz organizasyonlarla gençlerimizin yeteneklerini keşfetmelerine imkân sunduk. Kütüphanelerimiz, etüt merkezlerimiz, gençlik ve eğitim projelerimizle onların yanında olduk. Eğitim yolculuğunda fırsat eşitliğini büyütmek için ihtiyaç sahibi öğrencilerimize destekler verdik.&#8221; dedi.</p>
<p><b>Şehit öğretmenler unutulmadı</b></p>
<p>Konuşmasında Neşe Alten&#8217;den Aybüke Yalçın&#8217;a kadar şehit edilen öğretmenler ve son olarak okulunda katledilen Fatmanur Çelik öğretmene de yer veren Başkan Pehlivan, &#8220;Geçtiğimiz günlerde ne yazık ki menfur bir saldırıyla hayatını kaybeden Fatmanur Çelik öğretmenimizi derin bir acıyla anıyorum. Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten, Neşe Alten’e; Necmettin Yılmaz’dan, gönlümüzde gülümsemesiyle yaşayacak olan Aybüke Yalçın’a kadar, bu milletin evlatlarına bir harf öğretmek uğruna ömrünü adayan, şehit olan, yüreğini bu millete adamış tüm öğretmenlerimize minnet duygularımı sunuyor, aziz hatıralarını rahmetle anıyorum.&#8221; dedi.</p>
<p><b>14 Mart Tıp Bayramı, iftar sofrasında kutlandı</b></p>
<p>Menemen&#8217;de gönül sofralarının bir diğeri 14 Mart Tıp Bayramı&#8217;nda kuruldu. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan&#8217;ın ev sahipliğinde düzenlenen iftara Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, Menemen Devlet Hastanesi Başhekimi İrfan Okudur, Menemen Diş Hastanesi Başhekimi Nursel Adar ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.</p>
<p><b>&#8220;Sağlık, bir şehrin vicdanıdır&#8221;</b></p>
<p>İftar programında sözlerine &#8220;Bir hastanın gözündeki umut ışığında sizin emeğiniz var” diyerek başlayan Pehlivan, “Bir iyileşme hikâyesinde sizin sabrınız var. Bu şehrin huzurunda sizin alın teriniz var. Rabbim şifa dağıtan ellerinize güç versin. Bizler de Menemen’de belediyeciliği sadece yol, kaldırım, bina yapmak olarak görmedik. İnsanı merkeze alan bir şehir kurmaya gayret ettik. Sağlık kuruluşlarımızın ihtiyaçlarında yanınızda olduk. Fiziki iyileştirmelerle, çevre düzenlemeleriyle, destek hizmetleriyle katkı sunduk. Evde bakım hizmetlerimizle yalnız olmadığını hissettirdiğimiz büyüklerimiz oldu. Hasta nakil hizmetlerimizle çaresizliğin önüne geçtik. Sosyal desteklerimizle tedavi sürecindeki vatandaşlarımızın yükünü hafiflettik. Sağlık taramalarıyla erken teşhise vesile olduk. Farkındalık projeleriyle hayat kurtardık. Engelli vatandaşlarımız için hayatı kolaylaştıran uygulamalarla sadece bireylere değil, ailelere nefes olduk. Hiçbir yerde olmayan evde fizyoterapi hizmetini hayata geçirdik. Çünkü biz şunu çok iyi biliyoruz: Sağlık, sadece hastanede verilen bir hizmet değildir. Sağlık, bir şehrin vicdanıdır. Bu duygu ve düşüncelerle 14 Mart Tıp Bayramı&#8217;nı gönülden kutluyorum.&#8221; dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-pehlivandan-ogretmen-ve-saglik-calisanlarina-vefa-620699">Başkan Pehlivan&#8217;dan öğretmen ve sağlık çalışanlarına vefa</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Özyiğit: &#8220;Kadın üretirse dünya değişir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-kadin-uretirse-dunya-degisir-618569</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[değişir]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Emekçi Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Emeği]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğit]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[üretirse]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Kadın Üretici Pazarı’nın emekçi kadınlarıyla iftar sofrasında buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-kadin-uretirse-dunya-degisir-618569">Başkan Özyiğit: &#8220;Kadın üretirse dünya değişir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Kadın Üretici Pazarı’nın emekçi kadınlarıyla iftar sofrasında buluştu. Ata Tenis Akademi Spor Kulübü’nde düzenlenen programda konuşan Özyiğit, kadın emeğinin toplumsal kalkınmadaki hayati rolüne dikkat çekerek, &#8220;Zor ekonomik koşullarda kadın emeği sadece aile ekonomisi değil, toplumsal direnişin de temel direğidir. Kadın bu ülkenin ayakta kalan son kalesidir. Kadın üretirse dünya değişir&#8221; dedi.</p>
<p>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Kadın Üretici Pazarı’nda emek veren kadınlarla Ata Tenis Akademi Spor Kulübü’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Başkan Özyiğit, Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma ruhuna değinerek, dünyada yaşanan acılara da kayıtsız kalmadı. Komşu coğrafyalarda devam eden savaşlara ve dökülen gözyaşlarına dikkat çeken Başkan Özyiğit, her koşulda doğrudan ve gerçeklikten yana olmanın insani bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, “Böyle zamanlarda hiçbir zaman doğrudan ve gerçeklikten ayrılmayacağız. Ve biz ‘Su şöyle mi düşünür sonra bize bunu mu yapar?’ duygusuna kapılmadan doğru olana doğru, yanlış olana da yanlış demeyi bilmek zorundayız” diye konuştu. </p>
<p><strong>“KADIN EMEĞİ TOPLUMSAL DİRENİŞİN TEMELİDİR” </strong></p>
<p>Ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde kadınların üretim gücünün stratejik bir önem taşıdığını belirten Başkan Özyiğit, kadın emeğinin toplumsal bağları güçlendiren ve dayanışma ağları oluşturan bir süreç olduğunun altını çizerek, “Kadın eli değen her iş, sadece bir ürün değil; aynı zamanda bir şefkat ve direnç hikayesidir. Ülkenin geçtiği bu zorlu ekonomik dar boğazda, evinde, atölyesinde, tarlasında veya ofisinde emek veren kadın, aslında bu ülkenin ayakta kalan son kalesidir. Şartlar ne kadar zor olursa olsun mücadeleden ve üretmekten başka da şansımız yok.İşte böylesi zor ekonomik koşullarda kadın emeği sadece aile ekonomisi değil, toplumsal direnişin de temel direğidir.Unutmayalım ki; bir toplumun kalkınması, kadının emeğinin görünür olduğu ve o emeğin karşılığının adaletle ödendiği ölçüde mümkündür” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“KADINLAR ÇOK GÜÇLÜ LİDERLERDİR”</strong></p>
<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile birlikte yürüttükleri çalışmaların kadının toplumsal yaşamdaki belirleyici gücünü ve yardımlaşmayı nasıl bir yaşam biçimine dönüştürdüğünü kanıtladığını kaydeden Başkan Özyiğit, “İnisiyatif almamıza gerek kalmadan işlerin kendiliğinden yürümesi, aslında kadınlarımızın ne kadar güçlü birer lider ve organizatör olduğunun ispatıdır. O yüzden kadınlar hem üretimde hem de karar alma mekanizmalarında daha fazla görünür olmalı ve yer almalıdır. Kadın emeği özgürleştiğinde ve hak ettiği değeri bulduğunda, sadece o aile değil, bütün bir mahalle, bütün bir şehir ve nihayetinde bütün bir ülke refaha kavuşur. Çünkü kadın üretirse dünya değişir” dedi. Konuşmasının sonunda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayan Başkan Özyiğit, “En kötü zamanımızın da böyle olmasını diliyorum ve 8 Mart’ı kutlarken sadece bir günü değil, kadınların yılın her günü bıkmadan, usanmadan sergilediği o devasa emeği selamlıyoruz.Önümüzde bir bayram var. Şimdiden Ramazan Bayramınızı kutluyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız. Sağ olun” dedi. </p>
<p>Öte yandan Başkan Özyiğit, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Yenişehir Belediyesi kadın meclis üyelerinin de gününü kutladı ve katkıları için teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-kadin-uretirse-dunya-degisir-618569">Başkan Özyiğit: &#8220;Kadın üretirse dünya değişir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflamak sadece bedeni değil zihni de değiştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zayiflamak-sadece-bedeni-degil-zihni-de-degistiriyor-615872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[bedeni]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo Kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>
		<category><![CDATA[zihni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kilo verme süreci çoğu zaman sadece fiziksel bir değişim olarak görülüyor. Oysa bedenle birlikte zihnin ve duyguların da bu sürece uyum sağlaması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflamak-sadece-bedeni-degil-zihni-de-degistiriyor-615872">Zayıflamak sadece bedeni değil zihni de değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kilo verme süreci çoğu zaman sadece fiziksel bir değişim olarak görülüyor. Oysa bedenle birlikte zihnin ve duyguların da bu sürece uyum sağlaması gerekiyor. Kilo yönetimi sürecinin yalnızca fiziksel ölçütlere göre planlanmaması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Zayıflama ilaçları ve cerrahi yöntemler kilo kaybı sağlamada etkili olabilir ancak kişi psikolojik olarak hazır değilse ve yeni bir yaşam düzenini benimsemezse bu yöntemlerden kalıcı sonuç almak zorlaşır” dedi.</strong></p>
<p>Kişinin yeme alışkanlıkları, duygularıyla baş etme biçimi ve değişime ne kadar hazır olduğu bu sürecin sonucunu belirler. Duygusal yeme ve gerçekçi olmayan beklentilerin hem ilaç hem de cerrahi sonrası uyumu zorlaştırabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Hızlı kilo kaybı sadece bedeni değil, zihni de etkiler. Birçok kişi yeni bedenine uyum sağlamakta zorlanabilir. Aynadaki görüntü ile kişinin kendini algılayışı her zaman aynı olmayabilir. Uzun yıllar kilolu kimliğiyle yaşamış bireylerde kilo kaybı benlik algısında boşluk hissi yaratabilir. Çevreden gelen ilgi bazı kişilerde öz güveni artırırken bazılarında kaygı ve kontrol ihtiyacını artırabilir. Bu nedenle herkes bu değişime aynı şekilde uyum sağlayamaz” dedi.</p>
<p><strong>Yeme davranışı sadece açlıkla ilgili değil</strong></p>
<p>Yeme davranışının çoğu zaman duygusal ihtiyaçlara da hizmet ettiğini belirten Unutmaz, “Kaygı, yalnızlık, öfke ya da boşluk gibi duygular yemek yoluyla bastırılabilir. Kilo verme sürecinde bu alışkanlık kısıtlandığında, daha önce geri planda kalan duygular daha görünür hale gelir. Bu nedenle yeme davranışını yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir sorun olarak değil, geçmişte işe yarayan bir baş etme yolu olarak değerlendirmek gerekir. Sağlıklı kilo yönetimi, duyguları düzenlemek için yeni yollar geliştirmeyi gerektirir. Kilo kaybı bedeni değiştirir ama zihni de dönüştürür. Bu nedenle kalıcı sonuç için kişinin zihinsel hazırlığı, yeme alışkanlıkları ve beden algısı mutlaka birlikte ele alınmalı” dedi.</p>
<p><strong>Kilo kaybı her sorunu çözmez</strong></p>
<p>Kilo verme sürecinde en sık yapılan hatanın, zayıflamanın psikolojik iyileşmenin şartı olarak görülmesi olduğunu belirten Unutmaz, “Birçok kişi beden değiştiğinde öz güveninin ve yaşam doyumunun kendiliğinden artacağını düşünür. Oysa zihinsel altyapı değişmeden gerçekleşen kilo kaybı kalıcı bir iyilik hali sağlamayabilir. Kaygı ortadan kalkmak yerine biçim değiştirebilir, kontrol ihtiyacı artabilir ve bu da sürecin devamını zorlaştırabilir. Kilo yönetimi sadece bedeni değil, kişinin benlik algısını, duygularını yönetme biçimini ve yaşamla kurduğu ilişkiyi de kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirir” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflamak-sadece-bedeni-degil-zihni-de-degistiriyor-615872">Zayıflamak sadece bedeni değil zihni de değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-sessiz-bosanmalar-donemi-evli-ciftlerin-sadece-yuzde-5i-mutlu-614515</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 15:49:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[çiftlerin]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[evli]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilikle]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sevilay Abudaram]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614515</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre Türkiye’de boşanma sayıları 3,5 milyona ulaşırken, evli kalan çiftlerin sadece yüzde 5’inin mutlu olması ilişkilerdeki sessiz bir krizin varlığını kanıtlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-sessiz-bosanmalar-donemi-evli-ciftlerin-sadece-yuzde-5i-mutlu-614515">Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, evliliğe karar verme süreçlerindeki dışsal faktörlerin ve duygusal farkındalık eksikliğinin boşanma riskini doğrudan artırdığını vurguluyor. İlişkisini sadece somut kazanımlar veya yalnızlık korkusu üzerine kuran çiftler, zamanla duygusal bir kopuş yaşayarak ayrılık noktasına geliyor.</strong></p>
<p>TÜİK tarafından paylaşılan güncel veriler, Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon kişinin boşanmış olduğunu ve yetişkin nüfus içinde bu oranın %5,20 seviyesinde seyrettiğini gösteriyor. Klinik gözlemler ve toplumsal araştırmalar, boşanmadan evliliğini sürdüren çiftlerin sadece yüzde 5 kadarının gerçek bir mutluluk yaşadığını ortaya koyuyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu tablonun boşanmış olmanın ötesinde, aynı çatı altında duygusal paylaşım yaşamayan &#8220;sessiz boşanmış&#8221; kitlelerin varlığını kanıtladığını belirtiyor. Boşanma kararı, ilişkinin kalitesini göstermek yerine tarafların o ilişkide ne kadar var olmak istediğini simgeliyor. Hayat deneyimlerinden yola çıkarak kendi isteklerini netleştiren ve duygusal farkındalığı yüksek bireylerin kurduğu evliliklerde ise ayrılık ihtimali minimum seviyede kalıyor.</p>
<p><strong>Araftaki Evlilikler: İnsanlar Neden Boşan(a)mıyor?</strong></p>
<p>Mutsuzluğa rağmen evliliğin sürdürülmesinin ardındaki görünmez engelleri analiz eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireyleri bir döngüye hapseden nedenleri açıklıyor.</p>
<p><strong>Düzenin Konforu ve Değişim Travması:</strong> Çiftler mutsuz olsalar dahi mevcut yaşam ritminin, sorumluluk paylaşımının ve kurulu düzenin bozulmasını istemiyor. Sıfırdan bir hayat kurma fikri, mutsuzluğun tanıdık güvenliğinden çok daha travmatik bir seçenek olarak algılanıyor.</p>
<p><strong>Finansal Prangalar:</strong> Evlilikteki bütçe paylaşımı, çiftler için korunaklı bir ekonomik sistem oluşturuyor. Boşanmayla gelecek olan ekstra mali yüklerin altına girmekten kaçınan bireyler, yeni yaşam giderlerini göze alamadıkları için mutsuzluğu sürdürmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Çocuk Odaklı Suçluluk ve İçsel Istırap:</strong> Anne ve babasından ayrı büyüyecek çocukların ruhsal dünyasına dair duyulan yoğun sorumluluk, çiftleri bir tıkanıklığa sürüklüyor. Hem eşiyle devam edemeyen hem de boşanmayı gerçekleştiremeyen bireyler, bu arafta kalmışlık haliyle yoğun bir içsel ıstırap yaşıyor.</p>
<p><strong>Evliliklerin İlk Beş Yılındaki Kritik Viraj</strong></p>
<p>TÜİK verilerine göre boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk beş yılında gerçekleşiyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu dönemde kazanılan gelin, damat veya yenge gibi yeni kimliklerin beraberinde büyük sorumluluklar getirdiğini ifade ediyor. Kök ailesinden zihnen ayrışamayan ve hala ebeveynlerinin &#8220;küçük çocuğu&#8221; gibi davranan bireyler, eşiyle &#8220;biz&#8221; olma halini yaşamakta güçlük çekiyor. Geniş aile üyelerinin müdahaleleri, henüz temeli oturmamış evliliklerde büyük depremlere yol açıyor. Evlilikle gelen güven duygusunun yarattığı cinsel rehavet ise tutkunun yerini durağanlığa bırakmasına neden oluyor. Henüz ilişki zemini sağlamlaşmadan sadece evliliği kurtarmak amacıyla çocuk sahibi olmak, tahammül seviyesini hızla düşürerek ayrılık sürecini hızlandırıyor.</p>
<p><strong>On Yılı Aşan Evliliklerde Değişen Dinamikler</strong></p>
<p>Türkiye’de boşanmayla sonuçlanan evliliklerin ortalama 12 yıl sürmesi, zamanla biriken hasarların geri dönülemez bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Uzun süreli evliliklerde boşanma sebeplerini analiz eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, özellikle &#8220;tükenen tahammül&#8221; faktörüne dikkat çekiyor. Sorun çıkmasın diye sürekli uyumlanan ve kendi isteklerini yok sayan partner, yıllar içinde biriken emek ve sevginin karşılıksız kaldığını fark ettiğinde boşanma kararı netleşiyor. Çocukların ihtiyaçlarının tüm enerjiyi tüketmesi eşlerin birbirine ayıracak vakit bulamamasına yol açarken, tarafların birbirini &#8220;sabit bir veri&#8221; olarak görmesi duygusal bağları zayıflatıyor.</p>
<p>Bu süreçte bireylerin yaşadığı kişisel dönüşüm ve farkındalık artışı eşler arasında senkronize ilerlemediğinde, ortak bir rotada devam etmek imkansız hale geliyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, gelişimsel farklılıkların çiftlerin aynı zaman diliminde farklı ihtiyaçlara sahip olmasına yol açtığını ve bu durumun evliliğin ilerleyen yıllarında boşanma kararını tetiklediğini belirtiyor.</p>
<p>İlişkilerin ilk yıllarındaki sağlam sınırlar ve ilerleyen yıllardaki duygusal yatırım evliliğin ömrünü belirliyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireysel gelişim süreçlerini eşzamanlı yönetebilen ve &#8220;biz&#8221; alanını koruyan çiftlerin mutsuzluk döngüsünden kurtulabildiğini ifade ediyor.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-sessiz-bosanmalar-donemi-evli-ciftlerin-sadece-yuzde-5i-mutlu-614515">Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mastercard 2026 Vizyonunda Yapay Zekâ Artık Sadece &#8216;Yanıt&#8217; Vermiyor, Tüketici Adına &#8216;Karar&#8217; Alıp Alışveriş Yapıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastercard-2026-vizyonunda-yapay-zeka-artik-sadece-yanit-vermiyor-tuketici-adina-karar-alip-alisveris-yapiyor-614446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 10:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[asistan]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mastercard]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[veriler]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonunda]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614446</guid>

					<description><![CDATA[<p>ChatGPT’nin hayatımıza girmesinin üzerinden geçen üç yılda, üretken yapay zekâ teknolojileri iş dünyasında ve günlük yaşamda köklü değişikliklere yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-2026-vizyonunda-yapay-zeka-artik-sadece-yanit-vermiyor-tuketici-adina-karar-alip-alisveris-yapiyor-614446">Mastercard 2026 Vizyonunda Yapay Zekâ Artık Sadece &#8216;Yanıt&#8217; Vermiyor, Tüketici Adına &#8216;Karar&#8217; Alıp Alışveriş Yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ChatGPT’nin hayatımıza girmesinin üzerinden geçen üç yılda, üretken yapay zekâ teknolojileri iş dünyasında ve günlük yaşamda köklü değişikliklere yol açtı. Mastercard Ekonomi Enstitüsü’nün “2026 Ekonomik Görünüm” raporuna ve küresel verilere dayanan analizine göre, yapay zekâ kullanımı artık deneme aşamasını geçerek küresel büyümenin merkezine yerleşiyor.</p>
<p>Mastercard Ekonomi Enstitüsü’nün (MEI) analizlerine göre, yapay zekâ yatırımları ve adaptasyonu küresel ölçekte hız kazanıyor. Rapora göre, ABD’de bilgi işlem ekipmanlarına yapılan yatırımlar, güçlü kurumsal talep ve elverişli vergi uygulamalarının etkisiyle 2025’in ilk yarısında bir önceki yıla göre %20’den fazla artış gösterdi. MEI, 2026 yılında daha derin yapay zekâ entegrasyonunun küresel ekonomik büyümenin temel itici gücü olacağını öngörüyor. Enstitü tarafından geliştirilen ‘AI Enthusiasm Index’ verileri, ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyi ile yapay zekâ adaptasyonu arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Endekse göre ABD ve Danimarka gibi gelişmiş ekonomiler zirvede yer alırken; Türkiye, Güney Kore, İtalya ve İspanya gibi ülkeler yapay zekâ benimsenmesinde son dönemde en güçlü ivmeyi yakalayan ve hızla yükselen pazarlar arasında dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Sizin yerinize alışveriş yapan “yapay zekâ asistanları” dönemi başlıyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ bugüne kadar verileri tarayıp desenleri ortaya çıkarmakta ustalaşmıştı. Ancak teknolojinin bir sonraki adımı, öğrendiklerini kullanarak &#8220;muhakeme yapabilen&#8221; ve kullanıcı adına eyleme geçebilen sistemler inşa etmek. “Yapay Zekâ Asistanı” (Agentic AI) olarak adlandırılan bu teknoloji, ticareti yeniden şekillendiriyor.</p>
<p>Eski nesil yapay zekâ, bir seyahat planında sadece uçuş listesini sunarken; yeni nesil yapay zekâ asistanları, kullanıcının zaman, maliyet, koltuk tercihi ve havayolu sadakat puanlarını dikkate alarak en uygun uçuşu seçip rezervasyonu kullanıcı adına tamamlayabiliyor. Üstelik bu tercihleri bir sonraki seyahat için hafızasında tutuyor.</p>
<p>Bu sistemlerin güvenli çalışması, örneğin bir işletmenin yanlışlıkla 300 koli tuvalet kâğıdı sipariş etmesi gibi hataların önüne geçilmesi için sıkı denetim mekanizmaları gerekiyor. Mastercard, bu alandaki güveni tesis etmek amacıyla geçen yıl global ölçekte “Agent Pay” programını başlattı. Program, yapay zekâ asistanları aracılığıyla yapılan ticaretin (agentic commerce) botların müdahalesi olmadan, güvenli raylar üzerinde gerçekleşmesini sağlayan bir kabul çerçevesi sunuyor. 2026 yılında, tek bir görevi yerine getirmek için birlikte çalışan çoklu asistan sistemlerinin (multi-agent systems) yaygınlaşması bekleniyor.</p>
<p><strong>KOBİ’ler ve finansal kapsayıcılık için fırsat eşitliği</strong></p>
<p>Yapay zekâ sadece dev şirketlerin değil, küçük işletmelerin de verimliliğini artırıyor. Microsoft Digital Doors etkinliğinde paylaşılan verilere göre; satış modellerini analiz eden yapay zekâ araçlarını kullanan küçük işletmeler, %50 daha fazla nitelikli potansiyel müşteri (lead) elde ederken, dönüşüm oranlarını %20-30 artırabiliyor. İşletme sahiplerinin %78&#8217;i yapay zekânın kendilerine zaman kazandırdığını belirtiyor.</p>
<p>Teknoloji aynı zamanda finansal kapsayıcılık alanında da devrim yaratıyor. Mastercard Kapsayıcı Büyüme Merkezi tarafından desteklenen ve Kolombiya merkezli bir girişim olan Quipu, geleneksel banka hesabı olmayan işletme sahiplerine yapay zekâ destekli mikro krediler sunuyor. Latin Amerika&#8217;da işletme sahiplerinin yaklaşık üçte biri kayıt dışı ekonomide yer alıyor ve banka geçmişleri olmadığı için kredi alamıyor. Quipu, yapay zekâyı kullanarak bu girişimcilerin kredi notunu sosyal medya paylaşımları, envanter verileri ve gerçek zamanlı işlemler gibi alternatif veriler üzerinden hesaplıyor. 2021&#8217;den bu yana 26.000 girişimciye 5 milyon dolar kredi dağıtıldı.</p>
<p><strong>Siber tehditlere karşı “insan ve yapay zekâ” iş birliği</strong></p>
<p>Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması, siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Mastercard tarafından dünya genelinde 13.000 tüketiciyle yapılan bir ankete göre, tüketicilerin bir numaralı korkusu yapay zekâ ile üretilmiş sahte içerikler (deepfake vb.) oldu. Katılımcıların sadece %13&#8217;ü bu tür sahte içerikleri ayırt edebileceğine güveniyor.</p>
<p>Siber suçluların yapay zekâ destekli oltalama (phishing) e-postaları ve deepfake videolarıyla daha inandırıcı hale geldiğine dikkat çeken uzmanlar, savunma tarafında da yapay zekânın kritik rol oynadığını belirtiyor. Mastercard uzmanları da dolandırıcıların sürekli değişen yöntemlerine ve artan yaratıcılıklarına dikkat çekerek, yeni dolandırıcılık trendlerinin önüne geçmek için güvenlik çözümlerinin de aralıksız geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Uzmanlara göre tablonun umut verici tarafı, saldırganların yapay zekâyı çoğunlukla eski dolandırıcılık yöntemlerini modernize etmek için kullanıyor olması. Mastercard ise siber güvenlik alanındaki köklü deneyimi ve yatırımlarıyla, yapay zekâyı savunma ürünlerine entegre ederek tehditlerin bir adım önünde yer alıyor. Dijital ekosistemde güven unsurunu stratejisinin temeline koyan şirket, bu teknolojileri daha erişilebilir kılarak koruma kalkanını genişletiyor. Bu noktada insan faktörü de yadsınamaz bir öneme sahip. Yapay zekâya gerçek hayat bağlamı kazandıran ve yeni kuralları tanımlayan insan zekâsı, teknolojinin etkinliğini artıran en büyük güç olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-2026-vizyonunda-yapay-zeka-artik-sadece-yanit-vermiyor-tuketici-adina-karar-alip-alisveris-yapiyor-614446">Mastercard 2026 Vizyonunda Yapay Zekâ Artık Sadece &#8216;Yanıt&#8217; Vermiyor, Tüketici Adına &#8216;Karar&#8217; Alıp Alışveriş Yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Genç İşadamları Kongresi (UGİK&#8217;26) iş dünyası, sivil toplum ve fikir dünyası liderlerini İstanbul&#8217;da buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-genc-isadamlari-kongresi-ugik26-is-dunyasi-sivil-toplum-ve-fikir-dunyasi-liderlerini-istanbulda-bulusturdu-612285</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[26]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[boru]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[şadamları]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ugi]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük gençlik sivil toplum kuruluşlarından biri olan Genç MÜSİAD, iki yılda bir düzenlediği UGİK’in 9’uncusunu Wyndham Grand İstanbul Levent Hotel’de gerçekleştirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-genc-isadamlari-kongresi-ugik26-is-dunyasi-sivil-toplum-ve-fikir-dunyasi-liderlerini-istanbulda-bulusturdu-612285">Uluslararası Genç İşadamları Kongresi (UGİK&#8217;26) iş dünyası, sivil toplum ve fikir dünyası liderlerini İstanbul&#8217;da buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük gençlik sivil toplum kuruluşlarından biri olan Genç MÜSİAD, iki yılda bir düzenlediği UGİK’in 9’uncusunu Wyndham Grand İstanbul Levent Hotel’de gerçekleştirdi. </p>
<p><strong>“Future: Today”</strong> temasıyla düzenlenen kongrede geleceğin hızla bugüne yaklaştığı bu dönemde, iş dünyasının dönüşen dinamiklerinin nasıl doğru okunup bugünden yönetebileceği ele alındı. Gün boyu süren oturumlara ev sahipliği yapan kongrenin açılış konuşmaları T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta ve UGİK İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik tarafından yapıldı.</p>
<p>Kongrenin açılış konuşmalarını yapan Dağlıoğlu, kongrenin mottosuna dikkati çekerek, gelecekle bugün arasında zamanın getirdiği bir belirsizlik olduğunu dile getirdi. Çok büyük bir dönüşümün içerisinden geçildiğini ve bunun da getirdiği belirsizliklerin olduğunu kaydeden Dağlıoğlu, bu ortamında iş yapmanın, yol bulmanın ve yol yürümenin herkesin yapabileceği bir iş olmadığını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Burada liderlik gösterecek figürlere ihtiyaç var. Kimler belirsizlikte yol yürüme cesaretine sahip? En önemlisi girişimciler. Girişimci denince sadece iş insanı olarak girişimcilik anlaşılmaması lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız siyasette, diplomaside bence en büyük girişimci örneği. Bu bir ruh hali, bu bir zihin hali; bunu unutmayalım. &#8216;Sosyal girişimcilik&#8217; diye bir kavram var. Arkadaş çevrenizde de görürsünüz, o girişimci karakter vardır, hepimizi bir organize eder, bir yere doğru götürür. Bunun aynısı iş dünyası için de geçerli tabii ki sizlerin yaptığı bu çalışmalar bir girişimcilik örneği olarak çok kıymetli.&#8221; </p>
<p><strong>Burak Dağlıoğlu: </strong></p>
<p><strong>“Sadece 2025&#8217;te, erken aşamadaki teknoloji girişimlerine bu ülkede 700 milyon dolara yakın yatırım yapıldı&#8221;</strong></p>
<p>Burak Dağlıoğlu, girişimcilerin maalesef bir toplumda çok fazla bulunan bir profil olmadığını belirterek, bu yüzden iyi girişimcinin en kıymetli varlıklardan biri olduğunu vurguladı.</p>
<p>Ekonomide dinamonun aslında iyi girişimciler ile gerçekleştiğine dikkati çekerek, sebebini şöyle açıkladı: “Bütün o üretim faktörlerini bir araya getirecek, o işte liderlik ettiği takıma bir değer ortaya koydurtup bunu da bir ticari gelire dönüştürecek kişi aslında bu iyi girişimci oluyor. Biz de kamu perspektifiyle devlet olarak bunun farkındayız ve sizlerin, girişimcilerin, iyi girişimcilerin yanındayız. Burada kamunun ve kamu iştiraki olan şirketlerimizin uyguladığı birçok programla, politikayla ülkemiz son dönemde, özellikle son 10-15 yılda büyük mesafe katetti. Özellikle teknoloji girişimciliği alanındaki büyük başarıları biliyoruz.&#8221; Unicorn olmanın tek bir hedef olmadığını, burada önemli olanın nasıl bir değer üretildiği, o etkinin nasıl bir sonuç doğurduğu olduğunu kaydeden Dağlıoğlu, bütün bu girişimcilik macerasında devletin bütün imkanlarıyla, politikalarıyla girişimcilerin yanında olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: &#8220;Şimdi salonda uluslararası misafirlerimiz de var; Özellikle biz Türkiye&#8217;yi, İstanbul&#8217;u yalnızca yerel girişimciler için değil, uluslararası girişimciler için de bir merkez olarak görüyoruz. Son yıllarda Türkiye&#8217;nin bölgesel bir girişimcilik merkezi olduğuna dair çok başarı hikayesi var. Geçtiğimiz yıl sadece 2025&#8217;te, sadece erken aşamadaki teknoloji girişimlerine bu ülkede <strong>700 milyon dolara</strong> yakın yatırım yapıldı.&#8221; </p>
<p><strong>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir: </strong></p>
<p><strong>“Genç iş insanları sadece ekonomik aktör değil, aynı zamanda jeopolitik aktör olmak zorundadır”</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarını yapan Burhan Özdemir, genç iş insanlarının yalnızca şirket kuran değil; etik kurallar inşa eden, veriyi ve teknolojiyi adaletle yöneten, ekonomik gücü toplumsal etkiye dönüştüren ve oyunu yeniden yazan küresel aktörler olması gerektiğini vurguladı.   Veri ekonomisini kontrol edenlerin tüm dünyadaki kültürü ve siyaseti belirleyeceklerini ifade eden Burhan Özdemir, “Siz yalnızca şirket kuran değil, aynı zamanda pazarlar sektörler hatta etik ticarette etik kurallar inşa eden olmalısınız. Alınan, üretmeyen sadece rakamlarda kalan büyümeyi reddetmeli, sosyal ekonomik katmanlara dağılmayan büyümeyi dikkate almamalı, insan omurunu zedeleyen modeli terk etmelisiniz. İş insanlarının görevi sadece şirket kurmak değil, yeni toplum modelleri ve yeni toplum anlayışı oluşturmaktır. Geçmişin cesaret verdiği risk almak demekti, bugün ise cesaret etik kalabilmek, kısa vadeli kazanca hayır diyebilmek ve daha adil bir düzen için mevcut sistemin içerisinde zorlayıcı olabilmek. Bugün cesaret UNİCORN olmak değil, mevcut oyun alanını değiştirebilmektir” dedi. </p>
<p>Önümüzdeki yıllar şirketlerin değil, teknolojinin, etik kuralların ve finans bloklarının belirleyici olduğunu söyleyen Özdemir, “Yapay zeka alt yapısını kuran şirketler bugün olduğu gibi devletlerden daha güçlü. Enerji dönüşümünü yöneten girişimciler devletlerden daha çok jeopolitiği değiştirme kapasitesine sahip olacaklar. Veri ekonomisini kontrol edenler tüm dünyadaki kültürü ve siyaseti belirleyecekler. Genç iş insanları sadece ekonomik aktör değil, aynı zamanda jeopolitik aktör olmak zorundadır. Bunlar siz olmalısınız. Sizden önceki kuşaklar sadece oyuna katıldı siz ise oyunu yeniden yazmalısınız. Sizden önceki kuşaklar servet biriktirdi siz güç ve anlam mimarisi kurgulamalısınız” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta: “Mesele başarmak değil, başarırken özünü kaybetmemektir”</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Genç MÜSİAD Başkanı Mağsum Usta, “Yeni nesil inanılmaz yetenekli; hızlı öğreniyor, cesur ve özgüveni yüksek. Ama sahada en sık karşılaştığımız eksiklik ne biliyor musunuz? Sabır. Hemen cevap verme dürtüsü, hızla fikir belirtme arzusu, çabucak öne çıkma isteği. Oysa büyük liderlerin ortak bir alışkanlığı var: Önce susarlar, dinlerler, sonra da konuşurlar. Ve işte o alışkanlık onları kalabalıktan ayırır. Bu farkı tarihte en net gördüğümüz örnek; Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethindeki yaklaşımıdır. Öyle ki; &#8216;olmaz&#8217; diyen tecrübeli isimleri neden olmaz dediklerini anlayacak kadar dinlemeyi bilmiş, sonra da fikirlerini hayata geçirecek cesareti ve metaneti göstermiştir. Özetle; dinleyen lider sahayı okur ve hayali gerçeğe dönüştürür. Mevlana’nın da bildiği gibi; &#8216;Dün dünle kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım&#8217; şiarıyla hareket ederek, bugün buradan ayrılırken yanımıza bilgi değil, bir niyet alalım. Daha iyi ve daha faydalı olmak için yürüyelim. Çünkü insanın en büyük yolculuğu kendine doğru olanıdır. Gerçek mesele başarmak değil, başarırken özünü kaybetmemektir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>UGİK İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk</strong> <strong>Çelik: </strong></p>
<p><strong>“Hızlı tüketme arzusu, hayatlarımızdan mücadele ruhunu sessizce çekip alıyor”</strong></p>
<p>Açılış konuşmasında konuşan Çelik, gençlerin yaşadığı kimlik krizi, mücadele eksikliği ve etki odaklı yaşam sorunlarına neden bugünden çözüm üretmesi gerektiğini şu ifadelerle anlattı: “UGİK, 18 yıllık köklü yolculuğunda her kongre döneminde dünya gençliğine güçlü mesajlar vermiş; her bir katılımcısına yeni ufuklar, yeni vizyon pencereleri açmıştır. Biz de UGİK 2026 için ekibimizle yeniden yola çıktığımızda kendimize tek hedef koyduk; Dünya gençliğine yeniden güçlü bir ses olmak, her bir katılımcımızın hayatında yeni vizyon kapıları aralamak. Bu doğrultuda yaptığımız saha araştırmaları, odak grup çalışmaları ve küresel trend analizleri neticesinde bu yılın mottosunu “Future:Today / “Gelecek:Bugün” olarak belirledik. Bu temayı seçerken bizler, yaptığımız çalışmalarda günümüz gençliğinin karşı karşıya olduğu üç temel problem tespit ettik: Birincisi; gençlerin kendini anlamlandırma ve kimlik karmaşası yaşaması. İkincisi: Mücadele kültürünün zayıflaması. Haz ve hız çağında yaşadığımız bu dönemde her şeyi hızlı edinme ve hızlı tüketme arzusu, hayatlarımızdan mücadele ruhunu sessizce çekip alıyor. Üçüncü ve son problem ise etki odaklı bir yaşam biçiminin gençlerin hayatında yeterince yer bulamaması. Yani benmerkezci bir hayattan; dünyaya karşı sorumluluk taşıyan, çevresi üzerinde etki bırakan bir gençlik anlayışına geçiş ihtiyacı. İşte tam da bu noktada Genç MÜSİAD olarak şunu savunuyoruz: Eğer bugün kendini bulmazsan, bugün mücadele etmezsen, bugün etki odaklı yaşamazsan geleceği kaçırırsın. Çünkü biz inanıyoruz ki gelecek artık 3 yıl sonra, 5 yıl sonra yahut 10 yıl sonra değil; gelecek tam da bugünün içerisinde, hiç olmadığı kadar hızlı bir biçimde akıyor. İşte bu yüzden bu kongremizin mottosu: “Gelecek:Bugün” dedi.</p>
<p><strong>Fuat Tosyalı: </strong></p>
<p><strong>“Avrupa&#8217;daki bütün boru işlerini; bütün gaz, su, altyapılarının borularının tamamını karşılıyoruz”</strong></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından, Sunucu Şafak Tükle Uysal moderatörlüğünde “Süreklilik ve Yenilik” başlıklı oturumda <strong>Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı</strong> yer aldı. </p>
<p>Gençlere işlerini nasıl büyüttüğünü ve ilk sanayi yatırımına nasıl adım attığını anlatan Fuat Tosyalı, “Üç-beş tane boru daha fazla nasıl yaparız, soba nasıl yaparız, fırın nasıl yaparız derken, ilk presi aldık. Fakat onu indirmeye İskenderun&#8217;da vinç bulamadık. Presi, Adana&#8217;dan vinç getirttik ve indirdik. Elektrik yoktu, elektrik bağlattık dükkanımıza. Velhasıl daha fazla üretim yapayım ki oradan daha fazla ne alabilirim diye düşündüm. Bugün dakikada 5000 metrenin üzerinde boru üreten işletmelerimiz var. Avrupa&#8217;nın en büyük çelik boru üreticisiyiz. Avrupa&#8217;daki bütün boru işlerini, bütün gaz, su, altyapılarının borularının tamamını karşılıyoruz. Ülkemizde de biliyorsunuz TANAP&#8217;tan gelen Azerbaycan-Türkiye boru hattının borularından tutun da hayatın içerisindeki her şey, şu oturduğunuz sandalyelerin profillerine kadar devamlı bizde ürün işleniyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Dünyanın her tarafındaki bu sürdürülebilir yatırımlarımızla geleceği kurguluyoruz”</strong></p>
<p>Dünyanın her tarafında sürdürülebilir, çevreci ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüştüklerini ifade eden Tosyalı, ‘Gelecek:Bugün&#8217; dedik. Biz bugün aslında geleceğimizi inşa ediyoruz. Bizim bugün sadece ülkemizde değil, dünyanın her tarafındaki bu sürdürülebilir yatırımlarımızla geleceği kurguluyoruz. Ama bunu yaparken de bir şeyi unutmuyoruz: Dünyanın en çevreci çeliğini üretme hedefiyle yola çıktık. Bugün dünyanın en düşük karbon ayak izine sahip çeliğini Tosyalı Holding üretiyor. Cezayir&#8217;deki tesisimiz, dünyada doğal gazla çalışan ve hidrojen dönüşümüne uygun en büyük tesis. Türkiye&#8217;deki tesisimiz tamamen yenilenebilir enerjiyle, güneş enerjisiyle beslenen bir yapıya sahip. İşin özeti; o gün o 9 metrekarelik dükkanda Fatih amcamın verdiği o vizyonla, &#8216;bu paradan ne kadar pay alabilirsin&#8217; hedefinden, bugün dünyanın her tarafında sürdürülebilir, çevreci ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüştük. Ama heyecanımız hiç bitmedi. Hala o günkü heyecanla her sabah işimize başlıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>“Dost ve müttefik ülkelerimizin kendi tanklarını da modernize etmeye başladık”</strong></p>
<p>Dünyanın en ileri teknolojili tanklarını ürettiklerini ifade eden Fuat Tosyalı, “43-44 sene evvel ben tankçıydım. Tankın arkasında bir konuşma tuşu var; dışarıdan tankın içiyle iç haberleşme sistemi. Ama biz öyle bir hayal kuruyorduk ki &#8216;Ya bu telefonla acaba bir gün dışarıyla konuşulur mu?&#8217; dedik. Fakat bugün nasip oldu tankımızı üretmek.  ülkemizin, dünyanın en ileri teknolojili tanklarını üretiyoruz. Kendi milli uydularımızla haberleşen ve milli hava sistemlerimizle entegre olan, hiç tamamen insan kontrolü olmayan, göz hizasında olmayan, görülmeyen hedefleri de vurabilen tamamen uydu kontrolle bir milli aracımızı ürettik. Sadece bunu üretmekle de kalmıyoruz. Bütün dost ve müttefik ülkelerimizin kendi tanklarını da modernize etmeye başladık. Tabii bu savunma sanayindeki konular detaylı anlatılamaz ama geldiğimiz nokta hakikaten kafamızı yastığımıza rahat koyabilmemizi sağlayacak bir nokta diyebilirim” diye konuştu. </p>
<p>Oturumda ayrıca gençlere tavsiye olarak görüş bildiren Fuat Tosyalı, “Anlık fırsatlardansa uzun vadeli vizyonun, büyümenin değil de sürdürülebilirliğin, temkinli adımlardansa cesur yatırımın, güçlü ekiplerin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: </strong></p>
<p><strong>“Saadet dediğimiz şeyi parada, güçte, çevrede, imkânda, hazda arayabiliyoruz”</strong></p>
<p>Adem Metan moderatörlüğünde gerçekleşen “Kendini Bul” panelinde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ile İhsan Fazlıoğlu yer aldı. </p>
<p>Saadetin para ve başarıda değil; insanın anlamını fark etmesinde yattığını, ‘kendini bulma’nın ise sonradan inşa edilen bir başarı değil, doğru yerde durmayı bilmek olduğunu ifade eden Dinç şöyle konuştu: “Saadet dediğimiz şey mutluk değil. Saadet dediğimiz şeyi parada, güçte, çevrede, imkânda, hazda arayabiliyoruz. Bu sefer de iyice kendimizi kaybediyoruz. Kelimelerin bir felsefesi derinliği var. Vukufiyet, bir konu üzerine durmak demek. Maalesef biz kelimelerin felsefesini, derinliğini, düşünmeyle ilgili hakkını vermedik. Kendini bul sözü bizi şunu söylüyor; kendimizi kayıp mı ettik? Batı kültüründe kendini bul ifadesi çok yoktur. Girişimcilerde kendini yapmış adam derler. Çünkü insanın kendini sonradan inşa ettiğini bir algı var. Bu algı insanı kaldıramayacağı yükler altına sıkan bir şey. Başarıyı da bu şekilde düşünmemiz lazım” dedi. </p>
<p>İhsan Fazlıoğlu ise insanın kendini bulmasının ney(e) tutunduğuyla ilgili olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Bir insanın kendini bulması hangi söze tutunduğu ile alakalıdır. Neye tutunduğunuz kendinizle alakalı kanaatinizin sıfır zeminidir. Paraya tutunuyorsanız kendinizi orada bulursunuz. Makama tutunuyorsanız kendinizi orada bulursunuz. Şahsiyetin kelime anlamı ‘çıkıntı’ demek. Varlık sahnesinde işaret edilebilir var olabilir haline dönüşüyorsunuz. Sizin şahsiyetinizi tutunduğunuz dal, tutunduğunuz söz veriyor.” </p>
<p><strong>Akfen Holding’in gelecek stratejileri konuşuldu:Deneyim, yenilenme ve dijital dönüşüm</strong></p>
<p>“Geçmişi Kaybetmeden Geleceği Yeniden Yazmak” panelinde; Rauf Ateş moderatörlüğünde, <strong>Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın</strong>, <strong>Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Akın</strong> ve <strong>Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp</strong> yer aldı.</p>
<p>Panelde konuşma yapan Hamdi Akın, kariyer yolculuğunda yaşıtlarından çok kendisinden daha tecrübeli isimlerle istişare etmeyi tercih ettiğini belirterek, ileriye dönük kararlarında deneyimli kişilerin görüşlerini önemseyerek hareket ettiğini söyledi.</p>
<p>Yenilenmeyi temel strateji olarak benimsediklerini belirterek, geçmişte odaklanmadıkları alanlara yoğunlaştıklarını ifade eden Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Akın ise mevcut güç ve verimliliklerini daha ileriye taşıyacak yeni adımlar üzerinde sürekli çalıştıklarını söyledi. </p>
<p>Pelin Akın Özalp ise aile şirketlerinin köklü gücünü teknolojiyle modernize ederek holdingi dijital dünyaya entegre etmeyi ve bu sayede geleceğe hazırlamayı hedeflediklerini ifade etti. Özalp, “Artık teknoloji diye bir gerçek var ve önlenemez bir şey. Biz açıkçası abimle ne kadar bunun içinde olabiliriz, şirketlerimizi ne kadar buna katabiliriz ya da onlarla nasıl bir iş birliği yapabiliriz diye düşünüyoruz.  Bizim katkı değerimizde teknoloji tarafında ve geleceğe hazırlanmak açısından oluyor&#8221; ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Dev kongreye güçlü sponsor desteği</strong></p>
<p>Kongrenin Platin Sponsoru <strong>RAMS Türkiye</strong>, Gümüş Sponsoru <strong>Emlak Katılım</strong> ve <strong>Türkiye Sigorta, </strong>Lounge Sponsoru <strong>BAU HUB Incubation</strong>, Oturum Sponsoru <strong>Trendyol go by Uber Eats, </strong>Destek Sponsoru <strong>Cabir Holding </strong>oldu. Kongrenin Resmi İletişim Sponsoru <strong>TRT</strong> olurken, Global İletişim Ortağı <strong>Anadolu Ajansı (AA)</strong>, Medya Sponsoru <strong>Albayrak Medya</strong> oldu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-genc-isadamlari-kongresi-ugik26-is-dunyasi-sivil-toplum-ve-fikir-dunyasi-liderlerini-istanbulda-bulusturdu-612285">Uluslararası Genç İşadamları Kongresi (UGİK&#8217;26) iş dünyası, sivil toplum ve fikir dünyası liderlerini İstanbul&#8217;da buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6 Şubat&#8217;ın yıl dönümünde Nilüfer&#8217;de afet bilinci semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/6-subatin-yil-donumunde-niluferde-afet-bilinci-semineri-611284</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 15:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünde]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Şadi Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nin yıl dönümünde afetlere hazırlık konusunu uzman isimlerle masaya yatırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-subatin-yil-donumunde-niluferde-afet-bilinci-semineri-611284">6 Şubat&#8217;ın yıl dönümünde Nilüfer&#8217;de afet bilinci semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nin yıl dönümünde afetlere hazırlık konusunu uzman isimlerle masaya yatırdı. Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin yeniden faaliyete geçtiği etkinlikte konuşan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve GEA Arama Kurtarma iş birliğiyle “Afetlere Hazırlık Toplantısı ve Toplumsal Dayanıklılık Semineri” düzenlendi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Merkezi’nde gerçekleştirilen programda yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi de eğitim faaliyetlerine yeniden başladı.</p>
<p><b>ÖĞRENCİLERE DEPREM SİMÜLASYONU EĞİTİMİ</b></p>
<p>Etkinlik, öğrencilerin katılımıyla Deprem Simülasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerle başladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de takip ettiği eğitimde, deprem anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak gösterildi.</p>
<p>Simülasyon eğitiminin ardından düzenlenen seminere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, akademisyenler, meclis üyeleri ve çok sayıda gönüllü katıldı.</p>
<p><b>“AFET ÖNCESİNDE SORUMLULUK ALIYORUZ”</b></p>
<p><b> </b>Seminerin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ta yaşanan acıların unutulmadığını belirterek, bu acılardan ders çıkararak geleceğe hazırlanılması gerektiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Deprem sadece fay hatlarında değil; ihmalde, gecikmede ve ertelenen kararlarda yıkıcı oluyor. Zamanında yapılmayan dönüşümler, karşımıza can kaybı olarak çıkıyor. Biz Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin sadece bir eğitim alanı değil, bir “hayat kurtarma noktası” olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer için hazırladıkları kentsel dönüşüm modeline de değindi. Bilimden sapmadan, ranttan uzak durarak ve insan hayatını merkeze alarak dönüşümü gecikmeden hayata geçirmek istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Çünkü biliyoruz ki kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değil, hayat kurtarmaktır” diye konuştu.</p>
<p><b>“SİVİL TOPLUM AYAĞI GÜÇLENMELİ”</b></p>
<p>Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise 1999 depreminden bu yana toplumun afet sonrası dayanışma konusunda güçlü olduğunu ancak afet öncesi hazırlıkta eksiklikler bulunduğunu belirtti. Afetle mücadelenin sadece devletten veya belediyeden beklenemeyeceğini söyleyen Aydın, “Bu bir kriz durumu ve ne zaman olacağı belli değil. Bu işin sivil toplum ayağının da güçlenmesi gerekiyor. Mahalle komitelerimiz ve gönüllülerimizle birlikte, her yurttaşın afet anında ne yapacağını bildiği bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“BURSA’NIN ZEMİNİ ÖZEL ÇALIŞMA GEREKTİRİYOR”</b></p>
<p>Seminerde, “Kahramanmaraş Depremleri Işığında Nilüferliler İçin Çıkarımlar” başlıklı bir sunum yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya da, Bursa’nın zemin yapısına dikkat çekti. Risk azaltma çalışmalarının afet yönetiminin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Şenkaya, şunları söyledi:</p>
<p>“İstanbul için hesaplanan hasarın yüzde 10’u gerçekleşse bile, Bursa’daki afet yönetimi büyük bir çıkmaza girebilir. Bursa, Nilüfer, Yıldırım ve Osmangazi bir ovanın üzerine kurulu. İstanbul’da işe yarayan zemin parametreleri burada yeterli olmayabilir. Yeni yapılan binalar yönetmeliği uygun olsa bile, zemin doğru tanımlanmazsa sıvılaşma veya büyütme etkisiyle hasar alabilir. Bu nedenle Nilüfer özelinde mikro bölgeleme çalışmaları yaparken, ilçenin kendi zemin gerçeklerine uygun şartnameler geliştirilmeli.”</p>
<p><b>“BİLGİ TEK BAŞINA YETMEZ”</b></p>
<p>Eğitimci sosyolog ve GEA Arama Kurtarma Ekibi sorumlusu Kemal Karadayı da afet psikolojisi ve sosyolojisi üzerine konuştu. Uluslararası arama kurtarma deneyimlerinden örnekler paylaşan Karadayı, enkaz altından kurtarılan insanların yüzde 85’inin profesyonel ekipler tarafından değil vatandaşlar tarafından çıkarıldığını söyledi.</p>
<p>Afet anında insan beyninin ilkel tepki sisteminin devreye girdiğini anlatan Karadayı, bilginin davranışa dönüşmesi için tekrarlanması ve simülasyonlarla pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Karadayı, “Bir kişi yaşayacağı şeyi önceden tecrübe etmişse, o an ilkel tepkiyi verme olasılığı düşüyor. Bu yüzden simülasyon merkezlerinin çok büyük faydası var” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-subatin-yil-donumunde-niluferde-afet-bilinci-semineri-611284">6 Şubat&#8217;ın yıl dönümünde Nilüfer&#8217;de afet bilinci semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay 177 Milyon Lira Bedelle KOSKİ Araç Filosuna Kazandırılan 19 Yeni Aracı Tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-177-milyon-lira-bedelle-koski-arac-filosuna-kazandirilan-19-yeni-araci-tanitti-610882</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 13:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[177]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bedelle]]></category>
		<category><![CDATA[En Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kesintisi]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[koski]]></category>
		<category><![CDATA[lira]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 177 milyon lira bedelle KOSKİ Genel Müdürlüğü araç filosuna kazandırılan 19 yeni aracın tanıtım programına katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-177-milyon-lira-bedelle-koski-arac-filosuna-kazandirilan-19-yeni-araci-tanitti-610882">Başkan Altay 177 Milyon Lira Bedelle KOSKİ Araç Filosuna Kazandırılan 19 Yeni Aracı Tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 177 milyon lira bedelle KOSKİ Genel Müdürlüğü araç filosuna kazandırılan 19 yeni aracın tanıtım programına katıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi ve KOSKİ’nin sadece Konya’da değil, afetlerde de çok önemli işler yaptığını kaydeden Başkan Altay, “Özellikle Hatay&#8217;da yapmış olduğunuz işlerden dolayı bizim gözümüzde KOSKİ çalışanlarımızın hepsi birer kahraman. Orada kimi görsek Konya&#8217;ya, Konyalılara dua ediyor. Bunda hepinizin emeği çok. Tekrar hepinize teşekkür ediyorum” dedi. 2018 yılında göreve geldikleri günden itibaren KOSKİ’nin araç filosunu güçlendirmek adına önemli işler yaptıklarını dile getiren Başkan Altay, “Bugüne kadar toplam 417 milyon bedelle 104 aracımızı KOSKİ’ye kazandırdık. Bugün kazandırdığımız araçlar içerisinde özellikle kombine, makineler sadece şehrimizde değil, özellikle Karadeniz bölgesindeki afetlerde AFAD tarafından ilk talep edilen araç olma özelliğini taşıyor. Bununla birlikte damperli kamyonlarımız, kazıcı yükleyicilerimiz, vidanjörümüz ve su tankerlerimizle birlikte 19 aracımız inşallah şehrimizin sokaklarında vatandaşlarımıza hizmet edecek” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü bünyesine dahil edilen yeni araçların tanıtım programı gerçekleştirildi.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Arif Bilge Tesisleri’nde düzenlenen programda konuşan KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir, araç-gereç ve ekipman altyapılarını her yıl düzenli olarak yenilediklerini ifade ederek, “Bu kapsamda 2025 yılında 24 yeni aracı filomuza takviye etmiştik. 2026 yılında ise 177 milyon liralık 19 ilave araç daha eklemiş oluyoruz. Filomuza kazandırdığımız bu iş makineleri arızlara daha hızlı müdahale edilmesini, sahadaki iş yükünün etkin şekilde yürütülmesini ve hizmet kalitesini daha da artırılmasını sağlayacaktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“KESİNTİSİZ VE SAĞLIKLI SUYU ULAŞTIRMAK İÇİN KAHRAMANCA MÜCADELE EDİYORSUNUZ”</strong></p>
<p>AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı Osman Arı’nın katıldığı programda konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, “Konya Modeli Belediyecilik” anlayışıyla 42 bin kilometrekarelik alanda 1.138 mahallede hizmet yürütmek için yoğun bir gayret sarf ettiklerini belirterek, KOSKİ ekiplerinin özellikle yoğun kuraklığın yaşandığı geçtiğimiz yıl Konyalılara kesintisiz ve sağlıklı suyu ulaştırmak için kahramanca mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p><strong>“ATIK SU ARITMA KAPASİTEMİZİ İKİ KATINA ÇIKARACAK SÜRECİ YÜRÜTÜYORUZ”</strong></p>
<p>Coğrafi olarak Türkiye&#8217;nin en büyük ili olan Konya’nın iklim değişikliğinden en çok etkilenen şehirlerden biri olduğunu anımsatan Başkan Altay, “Ama çevremizde yaşanan illerdeki su kesintisini insanımıza yaşatmamak adına gayret ediyoruz. Bundan sonra da gayret etmeye devam edeceğiz. KOSKİ’nin en önemli önceliği insanlara içme suyu sağlamak. Sonra yağmur suyuyla ilgili, afetlerden korumak ve çevreye duyarlı yaklaşımlarla insan kaynaklı atıkların çevreye zarar vermeden arıtılarak doğaya ulaşmasını sağlamak. Konya Büyükşehir ve KOSKİ olarak son dönemdeki en önemli yatırımımızı gerçekleştirerek atık su arıtma kapasitemizi iki katına çıkaracak süreci yürütüyoruz. Bahar ayında inşallah bununla ilgili temel atma törenimizi de gerçekleştirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“BARAJLARIMIZIN DOLULUK ORANLARI SEVİNDİRMEYE BAŞLADI”</strong></p>
<p>Sadece merkezde değil, merkezin dışındaki ilçelerin tamamında atık su arıtma tesisleri yaparak insan kaynaklı suların arıtılarak doğaya verilmesi ile ilgili de çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Altay, “Bölgemizde bulunan Beyşehir Gölü, Tuz Gölü ve Mekke Gölü ile ilgili örnek çalışmalar yürütüyoruz. Ama tüm bunların yanında en önemlisi içme suyunu kesintisiz olarak şehre sağlayabilmek. İnşallah bu yıl yağışlar iyi gidiyor. Barajlarımızın doluluk oranları sevindirmeye başladı.  Sorun yaşamayacağımız bir yıl olmasını temenni ediyorum. Rabbimden rahmet ve bereketin devam etmesi için dua ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“2025’TE BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE YÜZDE 7’LİK TASARRUF SAĞLAMAYI BAŞARABİLDİK”</strong></p>
<p>Başkan Altay, bir taraftan da tasarruf konusunda gayret gösterilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “KOSKİ olarak son dönemde yapmış olduğumuz çalışmalarla 2025 yılında geçen yıla göre 2024 yılına göre yüzde 7&#8217;lik bir tasarruf sağlamayı başarabildik. Bir taraftan biz yatırımlarımıza devam edeceğiz ama bir taraftan da her yaştan vatandaşımızın suyu tasarruflu kullanması için bilinçlendirme çalışmalarına da kesintisiz bir şekilde devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p><strong>“KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE KOSKİ SADECE KONYA’DA DEĞİL, AFETLERDE DE ÇOK ÖNEMLİ İŞLER YAPIYOR”</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi ve KOSKİ olarak sadece Konya’da değil, afetlerde de çok önemli işler yaptıklarını belirterek konuşmasını sürdüren Başkan Altay şunları kaydetti:</p>
<p>“Bizim gözümüzde KOSKİ çalışanlarımızın hepsi birer kahraman. Özellikle Hatay&#8217;da yapmış olduğunuz işler. İşte geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Hatay&#8217;daki son işimiz olan Habib-i Neccar Camisinin açılışını gerçekleştirdik. Orada yolda, sokakta kimi görsek Konya&#8217;ya, Konyalılara dua ediyor. Bunda hepinizin emeği çok. Tekrar tüm Konyalılar adına afet bölgelerinde yaptığınız çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Tabii bu işleri yaparken en önemli farklılığımız, en önemli gücümüz yetişmiş insan kaynağımız. KOSKİ’nin adeta bir okul gibi eğitimden geçirerek işçisinden mühendisine tüm Türkiye&#8217;ye örnek insan kaynağı modeli bizim en önemli gücümüz. Ama kabul ediyoruz ki ‘alet işler el övünür.’ Eğer makine ekipmanınızı yeteri kadar güçlendiremezseniz sahada, hele böyle büyük bir coğrafyada güçlü bir adım atamazsınız. Arızalara müdahale edemezsiniz. Su kaynaklarındaki suyu şehre getirmek için yeterince çalışma yapamazsınız.”</p>
<p><strong>2018’DEN BERİ 417 MİLYON BEDELLE 104 YENİ ARAÇ FİLOYA DAHİL EDİLDİ</strong></p>
<p>2018 yılında göreve geldikleri günden itibaren KOSKİ’nin araç filosunu güçlendirmek adına önemli işler yaptıklarını dile getiren Başkan Altay, “Bugüne kadar toplam 417 milyon bedelle 104 aracımızı KOSKİ’ye kazandırdık. 2025 yılı Nisan ayında 100 milyon bedelle 24 aracı hizmete almıştık. Şimdi bugün inşallah 177 milyon bedelle 19 aracımızı da hizmete almış olacağız. Böylece toplam 417 milyonluk güncel bedelle araç filomuzu güçlendirmiş oluyoruz. Kazandırdığımız araçlar içerisinde özellikle kombine, makineler sadece şehrimizde değil, özellikle Karadeniz bölgesindeki afetlerde AFAD tarafından ilk talep edilen araç olma özelliğini taşıyor. Bununla birlikte damperli kamyonlarımız, kazıcı yükleyicilerimiz, vidanjörümüz ve su tankerlerimizle birlikte 19 aracımız inşallah şehrimizin sokaklarında vatandaşlarımıza hizmet edecek. Ben emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” sözlerini sarf etti.</p>
<p><strong>“GÜCÜMÜZ ARTARAK DEVAM EDECEK”</strong></p>
<p>2026 yılının bol yağışlı, bereketli, barajların dolduğu, insanların su kesintisi yaşamadığı, çevreye duyarlı projelerin artarak devam ettiği, başarılı bir yıl olmasını temennisinde bulunan Başkan Altay, “Emeğinizden dolayı tüm çalışma arkadaşlarımıza, Genel Müdürümüzün şahsında Genel Müdür Yardımcılarımıza, Daire Başkanlarımıza, müdürlerimize, şeflerimize ve çalışan işçi kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Birlikte bu mübarek şehre hizmet etmek bizlere nasip oldu. Gücümüz artarak devam edecek. Araçlarımız Konya&#8217;mıza hayırlı, mübarek olsun” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-177-milyon-lira-bedelle-koski-arac-filosuna-kazandirilan-19-yeni-araci-tanitti-610882">Başkan Altay 177 Milyon Lira Bedelle KOSKİ Araç Filosuna Kazandırılan 19 Yeni Aracı Tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stres sadece ruhu değil bedeni de yoruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/stres-sadece-ruhu-degil-bedeni-de-yoruyor-610522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[bedeni]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yoruyor]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stres, beynin bir durumu tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıkan ve hem zihni hem de bedeni etkileyen doğal bir uyarılma hâlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stres-sadece-ruhu-degil-bedeni-de-yoruyor-610522">Stres sadece ruhu değil bedeni de yoruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Stres, beynin bir durumu tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıkan ve hem zihni hem de bedeni etkileyen doğal bir uyarılma hâlidir. Tehlike anında vücut, hayatta kalmak için kasları kasar, kaçmaya ya da savaşmaya hazırlanır. Bu refleksin doğada koruyucu bir işlevi olduğunu ancak modern yaşamda çoğu zaman gereksiz bir gerginliğe yol açtığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, “Günlük hayatta stres kaynaklarına karşı genellikle fiziksel bir tepki veremeyiz. Kısa süreli stres durumlarında, tehlike geçince parasempatik sistem devreye girer ve kaslar gevşer. Ancak stres uzadığında bu denge bozulur. Kaslar gevşeme sinyali alamaz, kas liflerinde mikro kasılmalar kalıcı hâle gelir. Bunun sonucunda laktik asit ve metabolik atıklar birikir; ağrı, sertlik ve yorgunluk hissi ortaya çıkar” dedi.</strong></p>
<p>Beden ve zihin sürekli etkileşim hâlindedir. Yaşanan psikolojik sıkıntılar ve duygusal problemler zamanla bedene sinyal göndererek fiziksel ağrılar şeklinde ortaya çıkabilir. Kaynağında bedensel bir hastalıktan ziyade psikolojik ya da nöropsikolojik etkenler bulunan ağrı türünün psikosomatik ağrı olarak tanımlandığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, “Kişinin hissettiği ağrı gerçektir ancak nedeni çoğu zaman ilk bakışta anlaşılamaz ve günlük yaşamı zorlaştırır. Genellikle kronik seyir gösterir ve yapılan tetkiklere rağmen tıbbi bir açıklama bulunmaz. Bu durumda hekim, kişiyi psikolog ya da psikiyatri hekimine yönlendirebilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Dolaşım ve sindirim sistemi strese daha duyarlı</strong></p>
<p>Stresin çoğu zaman belirli fiziksel şikâyetlerle ortaya çıktığını vurgulayan Dokuzlu Tezel, “Stres en sık çarpıntı, kalp ağrısı, mide ve sindirim sorunları ile kas ve baş ağrılarına neden olur. Kardiyolojik muayenelerde tıbbi bir neden bulunamamasına rağmen görülen çarpıntı ve kalp ağrısı çoğu zaman psikolojik etkenlerle ilişkilidir. Ya da stres anında sindirim sistemi geri planda kaldığı için şişkinlik, mide doluluğu ve kabızlık sık görülebilir. Ayrıca stres hormonlarının mide asidini artırması yanma ve mide ağrısına yol açabilir. Stresliyken beynin ağrıya verdiği yanıtın değişmesi, kişiyi ağrıya karşı daha hassas hâle getirir. Bunun yanı sıra stres, beslenme düzenini bozarak bazı kişilerde yeme artışı, bazılarında ise iştah kaybı şeklinde kendini gösterebilir” dedi.</p>
<p><strong>Migren ve stres arasında güçlü bir bağ var</strong></p>
<p>Stresin kaslarda ve beyindeki damarlarda olağan dışı kasılmalara yol açabildiğini belirten Dokuzlu Tezel, “Bu durum ağrıdan sorumlu sinirleri hızla uyarır ve beyne ‘ağrı var’ sinyali gönderir. Migren sırasında özellikle alın ve göz çevresindeki damarlara yakın sinirler daha hassas hâle gelir. Stresle birlikte bu hassasiyet artar, damarlar genişler ve ağrıya duyarlılık yükselir. Sonuç olarak migreni olan kişilerde stres, başta alın ve göz çevresi olmak üzere zonklayıcı baş ağrılarını daha kolay tetikleyebilir” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stres-sadece-ruhu-degil-bedeni-de-yoruyor-610522">Stres sadece ruhu değil bedeni de yoruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/veri-muhendisligi-gelecek-10-yilin-en-yuksek-gelirli-meslekleri-arasinda-ilk-siralarda-yer-alacak-609445</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 02:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gelirli]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Tunga]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[Veri Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veri, dijital dünyanın pusulasına dönüşürken veri mühendisliği de şirketlerin karar alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/veri-muhendisligi-gelecek-10-yilin-en-yuksek-gelirli-meslekleri-arasinda-ilk-siralarda-yer-alacak-609445">Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında olacağını vurguluyor. Yapay zekâyı besleyen bu alan, gençler için sınırsız bir kariyer ve istihdam fırsatı sunuyor.</strong></p>
<p>Veri biliminin giderek artan önemi veri mühendisliğini de popüler ve çok kazandıran bir meslek haline dönüştürüyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacağını söyledi. Tunga, günümüzde verinin neden şirketlerin en kritik stratejik varlığı hâline geldiğini, ise “Veri, dijital dünyanın ‘yeni pusulasıdır’. Eskiden şirketler kararlarını tecrübelere dayanarak alırken, bugün milyonlarca veriyi analiz ederek en doğru adımı atıyorlar. Bu sayede şirketler, hangi ürünün sevileceğini veya gelecekte neye ihtiyaç duyulacağını önceden bilerek rakiplerinin önüne geçiyor” diyerek açıkladı. </p>
<p><strong>“Kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor”</strong></p>
<p>Veri miktarındaki hızlı artışın işletmeler için yarattığı riskler ve fırsatlarla ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi:</p>
<p>“Elimizdeki veri miktarının katlanarak artışını doğru değerlendirdiğimizde kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor. Ancak bu devasa yığını yönetemeyen şirketler, bilgi kirliliği içinde boğulma ve yanlış kararlar alma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Genç mühendis adaylarımız için bu durum, çözülmeyi bekleyen dev bir bulmaca ve uçsuz bucaksız bir istihdam alanı anlamına geliyor.”</p>
<p><strong>Yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığı</strong></p>
<p>Veri mühendisliğinin basit bir &#8220;veri depolama&#8221; işinden, yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığına dönüştüğünün altını çizen Tunga, “Artık veri sadece bir yerden bir yere taşınmıyor; verinin bulut sistemlerde anlık olarak işlendiği, kendi kendine öğrenen akıllı altyapılar kuruluyor. Bu disiplin, yazılım ve bilgisayar mühendisliğinin en hızlı büyüyen ve en çok aranan uzmanlık alanlarından biri haline geldi” dedi.</p>
<p>Bir veri mühendisinin en kritik sorumluluklarına dair ise “Bir veri mühendisi, dijital dünyanın ‘altyapı mimarıdır’. En büyük sorumluluğu; milyarlarca verinin akacağı güvenli, hızlı ve temiz boru hatlarını inşa etmektir. Veri bilimcilerin analiz yapabilmesi için ham veriyi işlenebilir ve anlamlı bir hale getirmek, sistemlerin verimli çalışmasını sağlamak modern bir veri mühendisinin temel görevidir” yorumunu yaptı.</p>
<p><strong>“Size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir”</strong></p>
<p>Gerçek zamanlı veri işlemenin hangi sektörlerde kritik hale geldiğini de belirten Tunga, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bankacılıkta bir kredi kartı işleminin saniyeler içinde onaylanması, sahtekarlık işlemlerinin hızlıca tespit edilerek önlenmesi veya e-ticaret sitelerinde size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir. Sürücüsüz araçların anlık yol analizleri yapması veya fabrikalardaki robotların hata payını sıfıra indirmesi için verinin &#8220;ışık hızında&#8221; işlenmesi gerekir. Bu nedenle finans, sağlık, oyun ve otomotiv gibi pek çok sektörde veri mühendisliği vazgeçilmezdir.</p>
<p><strong>Çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor</strong></p>
<p>Veri mahremiyeti ve güvenliğiyle ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi:</p>
<p>“Şirketlerin en büyük hatası, veri güvenliğini sadece teknik bir kilit olarak görüp işin insani boyutunu ihmal etmeleridir. Verilere kimlerin erişebileceği konusunda sıkı politikalar uygulanmaması ve çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor. Güvenlik, sadece bir yazılım değil, bir kurum kültürü olarak benimsenmelidir. Dijital dünyada yüzde 100 ‘Hiçbir şey olmaz’ demek zordur, ancak modern koruma yöntemleriyle hırsızlığı neredeyse imkânsız hale getirmek mümkündür. Veriyi en başından şifrelemek, en gelişmiş yapay zekâ koruma kalkanlarını kullanmak ve sistemleri sürekli test etmek savunmayı güçlendirir. Mühendislik fakültelerimizde yetiştirdiğimiz uzmanlar, bu saldırıları daha gerçekleşmeden fark edecek donanıma sahip olmaktadır.”</p>
<p><strong>“Veri okuryazarlığı çalışanlar için temel yetenek hâline gelecek”</strong></p>
<p>Veri okuryazarlığının çalışanlar için zorunlu temel yetenek hâline geleceğine dikkat çeken Profesör, “Gelecekte veri okuryazarı olmayan bir çalışan, okuma yazma bilmeyen biri kadar zorlanacaktır. Sadece mühendislerin değil; doktorların, avukatların, pazarlamacıların, öğretmenlerin, tüm meslek kollarının verileri doğru yorumlayabilmesi gerekecek. Veriyi okuyabilen bireyler, iş hayatında daha doğru tahminlerde bulunacak ve daha başarılı olacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde</strong></p>
<p>Veri mühendisliğinin geleceğiyle ilgili öngörüleri de paylaşan Prof. Dr. Tunga, “Veri mühendisliği, önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacaktır. Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde yer alacakları için bu uzmanlar, sadece teknik eleman değil, aynı zamanda yönetici adayı olarak görülecektir. Üniversite adayı gençlerimize, bu heyecan verici ve geleceği parlak alana yönelmelerini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Gelecekte veri mühendisliği, yapay zekayı sadece kullanan değil, onu ‘eğiten ve yöneten’ bir konuma gelecek. Rutin ve sıkıcı işlerin birçoğunu yapay zekâ üstlenirken, mühendisler sistemin etik tasarımı ve yaratıcı çözümler ile karmaşık mimariler üzerine kafa yoracak. Bu meslek, statik bir işten ziyade, sürekli yenilenen ve dijital dünyanın kalbinde yer alan bir ‘strateji merkezine’ dönüşecek.”</p>
<p><strong>Veri bilimci ile veri mühendisi arasındaki fark</strong></p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliği ile veri bilimi arasındaki farkı ise şöyle açıklıyor:</p>
<p>“Bu iki alanı bir restoranın işleyişine benzetebiliriz: <strong>Veri mühendisi</strong>, mutfağın altyapısını kuran, malzemelerin taze ve kesintisiz bir şekilde depodan tezgâha gelmesini sağlayan kişidir; yani sistemin mimarıdır. <strong>Veri bilimci</strong> ise o malzemeleri kullanarak harika yemekler yapan, veriden geleceğe dair tahminler ve anlamlı sonuçlar çıkaran şeftir. Kısacası; veri mühendisi verinin güvenli ve ulaşılabilir ‘yolculuğunu’ tasarlarken, veri bilimci o yolculuğun sonunda elde edilen veriden ‘stratejik anlamlar’ çıkarır. Biri olmadan diğerinin başarılı olması mümkün değildir; bu yüzden her iki alan da dijital dönüşümün ayrılmaz iki parçasıdır.”</p>
<p><strong>“Öğrencilerimizi yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz” </strong></p>
<p>Adaylara ve ailelerine seslenen Tunga, şöyle devam etti:</p>
<p>“Veri mühendisliği, ‘inşa etmeyi, sistem kurmayı ve kodlamayı’ sevenlere; Veri bilimi ise, ‘istatistiği, modelleme yapmayı ve analiz etmeyi’ sevenlere hitap eder. Buradan hem adaylarımıza hem de kıymetli ailelerine seslenmek isterim: Mühendislik sadece teknoloji üretmek değil, dünyayı daha iyi ve güvenli bir yer haline getirmektir. Fakültemizde öğrencilerimizi sadece bugünün değil, yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz. Veri mühendisliği gibi vizyoner alanları seçen gençlerimiz, sadece bir meslek sahibi olmayacak, geleceğin mimarları arasına isimlerini yazdıracaklardır.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/veri-muhendisligi-gelecek-10-yilin-en-yuksek-gelirli-meslekleri-arasinda-ilk-siralarda-yer-alacak-609445">Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mubadelenin-103-yili-anisina-celenk-birakildi-609414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 21:02:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[103]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[anısına]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bırakıldı]]></category>
		<category><![CDATA[çelenk]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[mübadele]]></category>
		<category><![CDATA[mübadelenin]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 103. Yıldönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mubadelenin-103-yili-anisina-celenk-birakildi-609414">Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 103. Yıldönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tören, mübadillerin Cunda’ya ilk adım attıkları noktada gerçekleştirildi. Mübadelenin 103. Yılının anısına; Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Kurucu Başkanı Coşkun Tunçmen ve katılımcılar tarafından denize çelenk bırakıldı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin törende yaptığı konuşmada “Bu meydanda bugün bir tarih anlatmıyoruz, bu meydanda bugün bir sessizlik dinliyoruz. Mübadele, bu kelime, kitaplarda iki satırdır. Ama Ayvalık’ta bir ömürdür. Bugün burada rakamları anmak için toplanmadık. Bugün burada kaç kişinin gittiğini, kaç kişinin geldiğini saymayacağız. Çünkü bu topraklar sayılarla değil, yarım kalmış hayatlarla doludur. Mübadele, sadece yer değiştirmek değildir. Mübadele, kapıyı kilitlemeden çıkmaktır. Mübadele, “nasıl olsa dönerim” diyerek anahtarı cebine koymaktır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>En acı yaşanan durumun da o kapıya bir daha hiç dönememek olduğunu vurgulayan Başkan Mesut Ergin konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Ayvalık, işte bu yüzden sadece bir kent değildir. Ayvalık, iki halkın da kalbinde kalan bir yaradır. Gidenler, geride bıraktıkları evlerin duvarlarına sadece eşyalarını değil, çocuk seslerini, bayram sabahlarını, akşam sofralarını bıraktılar. Gelenler ise bu sokaklara umutla ama korkuyla bastılar. Çünkü bilmedikleri bir şehirde, başkasının hatıralarıyla dolu evlerde yaşamaya başladılar. Bu şehirde her taşın iki hikâyesi vardır. Her kapının ardında iki dil susmuştur. Her pencere, iki farklı memlekete bakar.Biz Ayvalık’ta, aynı acıyı iki taraftan da dinlemiş bir kentin çocuklarıyız. Mübadele bize şunu öğretti: Bir insanı yerinden edebilirsiniz, ama hatıralarını asla. Bugün burada, ne gidenleri sadece “mağdur”, ne gelenleri sadece “misafir” olarak anacağız. Çünkü bu şehirde kimse misafir kalmadı. Herkes, acısını bavulundan çıkarıp bu toprağa gömdü. Ve zamanla… O acılar bu kentin mayası oldu. Ayvalık’ta hoşgörü varsa, Ayvalık’ta komşuluk varsa, Ayvalık’ta farklı olana saygı varsa, bunun nedeni yaşanmış bu büyük kırılmadır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bugün dünyaya bakıldığında, insanların hâlâ yerlerinden edildiğini, hâlâ sürgün yollarına düşürüldüğünü gördüklerini hatırlatan Başkan Mesut Ergin, “O yüzden Mübadele sadece geçmişin hikâyesi değildir. Mübadele, bugüne söylenecek bir uyarıdır. Biz Ayvalık olarak şunu söylüyoruz: Hiçbir toprak, insanından daha kıymetli değildir. Hiçbir sınır, bir çocuğun gözyaşından daha kutsal değildir. Bu anma, bir yas değildir sadece. Bu anma, bir vicdan çağrısıdır. Gidenlerin ruhuna, gelenlerin sabrına, bu kentin hafızasına saygıyla.Ayvalık, unutmuyor. Ama kin de tutmuyor. Çünkü biz, acıdan düşmanlık değil, insanlık çıkarmayı öğrendik. Ve bugün, burada, bir kez daha söz veriyoruz: Bu topraklarda bir daha hiç kimse “gitmek zorunda kalmasın” diye hafızamıza sahip çıkacağız” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mubadelenin-103-yili-anisina-celenk-birakildi-609414">Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veri mühendisliği, gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/veri-muhendisligi-gelecek-10-yilin-en-gozde-ve-en-yuksek-gelirli-meslekleri-arasinda-ilk-siralarda-yer-alacak-609343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gözde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mühendis]]></category>
		<category><![CDATA[mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Tunga]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[Veri Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veri, dijital dünyanın pusulasına dönüşürken veri mühendisliği de şirketlerin karar alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/veri-muhendisligi-gelecek-10-yilin-en-gozde-ve-en-yuksek-gelirli-meslekleri-arasinda-ilk-siralarda-yer-alacak-609343">Veri mühendisliği, gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Veri, dijital dünyanın pusulasına dönüşürken veri mühendisliği de şirketlerin karar alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında olacağını vurguluyor. Yapay zekâyı besleyen bu alan, gençler için sınırsız bir kariyer ve istihdam fırsatı sunuyor.</strong></p>
<p>Veri biliminin giderek artan önemi veri mühendisliğini de popüler ve çok kazandıran bir meslek haline dönüştürüyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacağını söyledi. Tunga, günümüzde verinin neden şirketlerin en kritik stratejik varlığı hâline geldiğini, ise “Veri, dijital dünyanın ‘yeni pusulasıdır’. Eskiden şirketler kararlarını tecrübelere dayanarak alırken, bugün milyonlarca veriyi analiz ederek en doğru adımı atıyorlar. Bu sayede şirketler, hangi ürünün sevileceğini veya gelecekte neye ihtiyaç duyulacağını önceden bilerek rakiplerinin önüne geçiyor” diyerek açıkladı. </p>
<p><strong>“Kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor”</strong></p>
<p>Veri miktarındaki hızlı artışın işletmeler için yarattığı riskler ve fırsatlarla ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi:</p>
<p>“Elimizdeki veri miktarının katlanarak artışını doğru değerlendirdiğimizde kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor. Ancak bu devasa yığını yönetemeyen şirketler, bilgi kirliliği içinde boğulma ve yanlış kararlar alma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Genç mühendis adaylarımız için bu durum, çözülmeyi bekleyen dev bir bulmaca ve uçsuz bucaksız bir istihdam alanı anlamına geliyor.”</p>
<p><strong>Yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığı</strong></p>
<p>Veri mühendisliğinin basit bir &#8220;veri depolama&#8221; işinden, yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığına dönüştüğünün altını çizen Tunga, “Artık veri sadece bir yerden bir yere taşınmıyor; verinin bulut sistemlerde anlık olarak işlendiği, kendi kendine öğrenen akıllı altyapılar kuruluyor. Bu disiplin, yazılım ve bilgisayar mühendisliğinin en hızlı büyüyen ve en çok aranan uzmanlık alanlarından biri haline geldi” dedi.<strong> </strong></p>
<p>Bir veri mühendisinin en kritik sorumluluklarına dair ise “Bir veri mühendisi, dijital dünyanın ‘altyapı mimarıdır’. En büyük sorumluluğu; milyarlarca verinin akacağı güvenli, hızlı ve temiz boru hatlarını inşa etmektir. Veri bilimcilerin analiz yapabilmesi için ham veriyi işlenebilir ve anlamlı bir hale getirmek, sistemlerin verimli çalışmasını sağlamak modern bir veri mühendisinin temel görevidir” yorumunu yaptı.</p>
<p><strong>“Size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir”</strong></p>
<p>Gerçek zamanlı veri işlemenin hangi sektörlerde kritik hale geldiğini de belirten Tunga, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bankacılıkta bir kredi kartı işleminin saniyeler içinde onaylanması, sahtekarlık işlemlerinin hızlıca tespit edilerek önlenmesi veya e-ticaret sitelerinde size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir. Sürücüsüz araçların anlık yol analizleri yapması veya fabrikalardaki robotların hata payını sıfıra indirmesi için verinin &#8220;ışık hızında&#8221; işlenmesi gerekir. Bu nedenle finans, sağlık, oyun ve otomotiv gibi pek çok sektörde veri mühendisliği vazgeçilmezdir.</p>
<p><strong>Çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor</strong></p>
<p>Veri mahremiyeti ve güvenliğiyle ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi:</p>
<p>“Şirketlerin en büyük hatası, veri güvenliğini sadece teknik bir kilit olarak görüp işin insani boyutunu ihmal etmeleridir. Verilere kimlerin erişebileceği konusunda sıkı politikalar uygulanmaması ve çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor. Güvenlik, sadece bir yazılım değil, bir kurum kültürü olarak benimsenmelidir. Dijital dünyada yüzde 100 ‘Hiçbir şey olmaz’ demek zordur, ancak modern koruma yöntemleriyle hırsızlığı neredeyse imkânsız hale getirmek mümkündür. Veriyi en başından şifrelemek, en gelişmiş yapay zekâ koruma kalkanlarını kullanmak ve sistemleri sürekli test etmek savunmayı güçlendirir. Mühendislik fakültelerimizde yetiştirdiğimiz uzmanlar, bu saldırıları daha gerçekleşmeden fark edecek donanıma sahip olmaktadır.”</p>
<p><strong>“Veri okuryazarlığı çalışanlar için temel yetenek hâline gelecek”</strong></p>
<p>Veri okuryazarlığının çalışanlar için zorunlu temel yetenek hâline geleceğine dikkat çeken Profesör, “Gelecekte veri okuryazarı olmayan bir çalışan, okuma yazma bilmeyen biri kadar zorlanacaktır. Sadece mühendislerin değil; doktorların, avukatların, pazarlamacıların, öğretmenlerin, tüm meslek kollarının verileri doğru yorumlayabilmesi gerekecek. Veriyi okuyabilen bireyler, iş hayatında daha doğru tahminlerde bulunacak ve daha başarılı olacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde</strong></p>
<p>Veri mühendisliğinin geleceğiyle ilgili öngörüleri de paylaşan Prof. Dr. Tunga, “Veri mühendisliği, önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacaktır. Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde yer alacakları için bu uzmanlar, sadece teknik eleman değil, aynı zamanda yönetici adayı olarak görülecektir. Üniversite adayı gençlerimize, bu heyecan verici ve geleceği parlak alana yönelmelerini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Gelecekte veri mühendisliği, yapay zekayı sadece kullanan değil, onu ‘eğiten ve yöneten’ bir konuma gelecek. Rutin ve sıkıcı işlerin birçoğunu yapay zekâ üstlenirken, mühendisler sistemin etik tasarımı ve yaratıcı çözümler ile karmaşık mimariler üzerine kafa yoracak. Bu meslek, statik bir işten ziyade, sürekli yenilenen ve dijital dünyanın kalbinde yer alan bir ‘strateji merkezine’ dönüşecek.”</p>
<p><strong>Veri bilimci ile veri mühendisi arasındaki fark</strong></p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliği ile veri bilimi arasındaki farkı ise şöyle açıklıyor:</p>
<p>“Bu iki alanı bir restoranın işleyişine benzetebiliriz: <strong>Veri mühendisi</strong>, mutfağın altyapısını kuran, malzemelerin taze ve kesintisiz bir şekilde depodan tezgâha gelmesini sağlayan kişidir; yani sistemin mimarıdır. <strong>Veri bilimci</strong> ise o malzemeleri kullanarak harika yemekler yapan, veriden geleceğe dair tahminler ve anlamlı sonuçlar çıkaran şeftir. Kısacası; veri mühendisi verinin güvenli ve ulaşılabilir ‘yolculuğunu’ tasarlarken, veri bilimci o yolculuğun sonunda elde edilen veriden ‘stratejik anlamlar’ çıkarır. Biri olmadan diğerinin başarılı olması mümkün değildir; bu yüzden her iki alan da dijital dönüşümün ayrılmaz iki parçasıdır.”</p>
<p><strong>“Öğrencilerimizi yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz” </strong></p>
<p>Adaylara ve ailelerine seslenen Tunga, şöyle devam etti:</p>
<p>“Veri mühendisliği, ‘inşa etmeyi, sistem kurmayı ve kodlamayı’ sevenlere; Veri bilimi ise, ‘istatistiği, modelleme yapmayı ve analiz etmeyi’ sevenlere hitap eder. Buradan hem adaylarımıza hem de kıymetli ailelerine seslenmek isterim: Mühendislik sadece teknoloji üretmek değil, dünyayı daha iyi ve güvenli bir yer haline getirmektir. Fakültemizde öğrencilerimizi sadece bugünün değil, yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz. Veri mühendisliği gibi vizyoner alanları seçen gençlerimiz, sadece bir meslek sahibi olmayacak, geleceğin mimarları arasına isimlerini yazdıracaklardır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/veri-muhendisligi-gelecek-10-yilin-en-gozde-ve-en-yuksek-gelirli-meslekleri-arasinda-ilk-siralarda-yer-alacak-609343">Veri mühendisliği, gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cep Herkülü Bornova Pınarbaşı&#8217;nda Ölümsüzleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cep-herkulu-bornova-pinarbasinda-olumsuzlesti-607680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 07:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[balkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[herkülü]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Heykelin]]></category>
		<category><![CDATA[Naim Süleymanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[ölümsüzleşti]]></category>
		<category><![CDATA[pınarbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi tarafından yenilenen Pınar Caddesi’nde, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu “Cep Herkülü” Naim Süleymanoğlu’nun doğum gününde heykelinin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cep-herkulu-bornova-pinarbasinda-olumsuzlesti-607680">Cep Herkülü Bornova Pınarbaşı&#8217;nda Ölümsüzleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi tarafından yenilenen Pınar Caddesi’nde, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu “Cep Herkülü” Naim Süleymanoğlu’nun doğum gününde heykelinin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Törende, Süleymanoğlu’nun yalnızca sporcu kimliğiyle değil, Bulgaristan Türklerinin sesi ve simgesi olarak taşıdığı tarihsel rol vurgulandı. Başkan Ömer Eşki, heykelin Naim Süleymanoğlu’nun büyük yüreğini ve Türk dünyası için anlamını simgelediğini ifade etti.</p>
<p>Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu, “Cep Herkülü” lakaplı efsane milli halterci Naim Süleymanoğlu, doğum günü olan 23 Ocak’ta Bornova Belediyesi tarafından baştan sona yenilenen Pınar Caddesi’nde düzenlenen törenle anıldı. Caddeye dikilen Naim Süleymanoğlu heykelinin açılışı, yoğun katılımla ve duygusal anlarla gerçekleşti.</p>
<p>Tören; saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı, halk oyunları gösterisiyle devam etti. Bulgaristan’da Türklerin maruz kaldığı zulümler, Naim Süleymanoğlu’nun kendi sesinden dinletilerek katılımcılara aktarıldı. Rekorlarla dolu spor hayatı ve taşıdığı tarihsel sorumluluk bir kez daha hatırlandı.</p>
<p><b>Hasan Öztürk: “Naim, sadece bir sporcu değil; Bulgaristan Türklerinin sesi ve meşalesidir”</b></p>
<p>CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuşmasında Naim Süleymanoğlu’nun tarihsel rolüne dikkat çekerek, “Naim’in doğduğu 23 Ocak’ta, onu yeniden Pınarbaşı’nda yaşatan bu anlamlı eseri kazandıran Bornova Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Naim’i sadece bir sporcu olarak tanımlamak yetmez. Dünya halter tarihinin gelmiş geçmiş en iyi sporcusu olmasının yanı sıra, Bulgaristan Türklerinin sesi ve meşalesi olmuştur. Balkan Türkleri yüzyıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek bu toprakları savundu. Mustafa Kemal Atatürk de bir Balkanlıdır ve Cumhuriyet Halk Partisi, Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin devamıdır.<b> </b>Bir Balkanlı olarak, Atatürk’ün partisinde siyaset yapmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum.” diye konuştu.</p>
<p>Naim Süleymanoğlu’nun 1984 sonrası Kapıkule’nin anahtarı olduğunu söyleyen Öztürk, “Bulgaristan’daki zulmün ve soykırımın tüm dünyaya duyurulmasında en önemli rolü üstlenmiştir. Bu heykel, sadece sportif başarıları değil, Bulgaristan Türklerinin yaşadıklarını anlatan bir hafıza mekânıdır. Bulgaristan Türkleri, Türk milletinin bölünmez bir parçasıdır. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.” diyerek konuşmasını noktaladı.</p>
<p><b>Ömer Eşki: “Bu heykel sadece bir sporcuya değil, kocaman bir yüreğe ait”</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, konuşmasında hem Pınar Caddesi’nin dönüşüm sürecini hem de Naim Süleymanoğlu’nun simgesel gücünü şu sözlerle anlattı:</p>
<p>“Bizim için çok özel ve güzel bir gün. Yıllar önce Pınar Caddesi karanlık, yolu bozuk, kavşakları olmayan bir yerdi. Bugün ise düzenlenmiş, aydınlatılmış ve bir değerle taçlandırılmış bir caddeye dönüştü. Naim Süleymanoğlu’nun halteri kaldırırken yaşadığı o anı hepimiz biliriz. Ama ben hep şunu düşündüm: O halteri kaldırırken sadece sporcu gücü mü vardı, yoksa köy mezarlıklarında isimleri değiştirilen mezar taşları mı, annesinin adının zorla değiştirilmesi mi, 18 aylık Türkan bebeğin yaşadıkları mı aklındaydı?</p>
<p>Bir insanın kendi ağırlığının üç katından fazlasını kaldırabilmesi için sadece antrenman yetmez; koskocaman bir yürek gerekir. Bu nedenle heykeli gerçek ölçülerinde yaptık. Çünkü bizim hafızamızdaki Naim, yüreğiyle büyük bir adamdır. Naim Süleymanoğlu yalnızca Bulgaristan Türklerinin değil, tüm Türk dünyasının ortak değeridir. Bu topraklar çok güzel. İzmir, Bornova, Pınarbaşı çok güzel. Bugün bu güzelliğe bir anlam daha eklendi.”</p>
<p><b>Muharrem Süleymanoğlu: “Abim rekorları, sesini daha çok duyurmak için kırdı”</b></p>
<p>Naim Süleymanoğlu’nun kardeşi Muharrem Süleymanoğlu, duygusal konuşmasında unutulmaz bir anıyı paylaştı:</p>
<p>“Bugün abimin doğum günü. Heykelinin açılışını bu özel günde yapmanız bizim için çok kıymetli. Seul Olimpiyatları sonrası bir basın toplantısında abime ‘Neden bu kadar çok rekor kırdın?’ diye soruluyor. Abim, ‘Sesimi Türkiye’deki 56 milyona ve Bulgaristan’daki 2 milyon soydaşımıza duyurmak istedim’ diyor. Bir Bulgar gazeteci ‘2 milyon değil, 1 milyon’ diye itiraz edince, abim sadece ‘Evet… Düne kadar hiç yoktuk, en azından birimizi kabul ettiniz’ cevabını veriyor. İşte Naim buydu.”</p>
<p><b>Dernek başkanlarından ortak vurgu: “Naim Süleymanoğlu umut ve direnişin sembolüdür”</b></p>
<p><b> </b>Törende söz alan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Başkanı Sabri Mutlu, Naim Süleymanoğlu’nun yalnızca sportif başarılarıyla değil, Türk kimliğine sahip çıkma mücadelesiyle de hatırlanması gerektiğini vurguladı. Mutlu, Bulgaristan Türklerinin yıllar boyunca isimlerini, dillerini ve inançlarını korumak için büyük bedeller ödediğini belirterek, “Adımız, dinimiz ve bayrağımız kimliğimizdir. Balkanlarda bunları yaşatmak zorundayız. Naim Süleymanoğlu bu mücadelenin en güçlü sembollerinden biridir” dedi. Yapılan heykelin ölçüleriyle de anlamlı olduğunu ifade eden Mutlu, Naim Süleymanoğlu’nun her zaman “küçük ama büyük adam” olarak anıldığını söyledi.</p>
<p><b> </b>İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Abdurrahim Nursoy ise Naim Süleymanoğlu’nun yaşadıklarının Balkan kökenli yurttaşların ortak hafızası olduğuna dikkat çekti. Süleymanoğlu’nun, küçük yaşına rağmen büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Nursoy, “O sadece halter kaldırmadı; mazlumların umudunu da omuzladı. Dünyanın en güçlü insanı olurken, Türk ve Müslüman toplumun sesi olmayı başardı” dedi. Türkiye’de gördüğü en büyük Naim Süleymanoğlu heykellerinden birinin Bornova’da açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Nursoy, efsane sporcunun asla unutulmayacağını ve unutturulmayacağını vurguladı.</p>
<p><b> Muhtarlardan teşekkür</b></p>
<p><b> </b>Kemalpaşa Muhtarı Mustafa Karadeniz ve Gürpınar Mahallesi Muhtarı Erkin Sarpkaya da konuşmalarında Naim Süleymanoğlu’nun Türk kimliği, direnişi ve umut olma misyonuna vurgu yaparak, hem bölgeye yapılan yatırım ve çalışmalar için Bornova Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>
<p><b> Heykel alkışlarla açıldı</b></p>
<p>Konuşmaların ardından, Pınar Caddesi’nin Pınarbaşı merkezine uzanan kavşağında yer alan Naim Süleymanoğlu heykelinin açılışı, protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Alkışlar eşliğinde açılan heykel, Bornova’nın yeni simgelerinden biri oldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cep-herkulu-bornova-pinarbasinda-olumsuzlesti-607680">Cep Herkülü Bornova Pınarbaşı&#8217;nda Ölümsüzleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[pratiklerimizle]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi ile İtalya Insubria Üniversitesi’nden Dr. Elisa Ramazzina tarafından organize edilen “Entangled Histories: Borders and Cultural Encounters from the Medieval to the Contemporary Era” başlıklı uluslararası seminer serisi, “sınır” kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak yoğun ilgi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504">&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi <strong>Maria Pia Ester Cristaldi</strong> ile İtalya <strong>Insubria Üniversitesi</strong>’nden <strong>Dr. Elisa Ramazzina</strong> tarafından organize edilen <strong>“Entangled Histories: Borders and Cultural Encounters from the Medieval to the Contemporary Era”</strong> başlıklı uluslararası seminer serisi, “sınır” kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak yoğun ilgi görüyor.</p>
<p>Dil, iletişim, edebiyat, siyaset ve kültür ekseninde şekillenen seminerler; akademik üretimde sınırların nasıl inşa edildiğini ve bu sınırların nasıl aşılabileceğini tartışmaya açtı. Farklı kıtalardan akademisyenleri bir araya getiren seminer serisi hem akademik hem de toplumsal düzeyde sınır kavramına yönelik farkındalık oluşturmayı hedefledi.</p>
<p>Bu kapsamda Dr. Öğr. Üyesi Maria Pia Ester Cristaldi, seminer serisinin çıkış noktası, amacı ve akademik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>“Sınırlar sadece siyasetle ilgili değil</strong></p>
<p>Seminer serisinin uzun yıllara dayanan akademik çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıktığını vurgulayan Cristaldi, “Elisa ve ben yaklaşık 13 yıldır yakın arkadaşız ve ikimiz de akademisyeniz. Hem benim hem de Elisa’nın çalışmalarında genelde farklı toplumlar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları araştırıyoruz. Bunları karşılaştırarak ilerliyoruz. ‘Borders’ yani sınır konusunu seçmemizin nedeni de bu. Çünkü sınırlar sadece siyasetle ilgili değil; dil, iletişim, edebiyat ve kültürle de çok yakından ilişkili. Aslında sınırların gerçek bir şey olmadığını, bizim toplumsal pratiklerimizle, bizim iletişimsel pratiklerimizle inşa ettiğimiz bir şey olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Sınırların nasıl ortaya çıktığını araştırmamız gerekiyor”</strong></p>
<p>Güncel küresel gelişmelerin de sınır tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını belirten Cristaldi, bu konuların tarihsel arka planla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Cristaldi; “Filistin ve İsrail arasındaki savaş ya da Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar bir günlük olaylar değil. Bunların kökenleri yüzyıllar öncesine dayanıyor. Mesela neden birileri Ukraynalı olarak tanımlanıyor, diğerleri Rusyalı olarak değerlendiriliyor? Bunları anlayabilmek için sınırların nasıl ortaya çıktığını araştırmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Temel hedef farkındalık!</strong></p>
<p>Seminerlerin temel hedefinin sınırlar konusunda bir farkındalık olduğunu belirten Cristaldi; “Aslında aramızda gerçek bir sınır yok. Kültürel, siyasal ya da dini açıdan sınırların yüzyıllar içinde inşa edildiğini göstermeye çalışıyoruz. Bu sınırların nasıl aşılabileceğini de birlikte düşünmek istiyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Farklı kıtalardan akademisyenler Üsküdar’da buluştu</strong></p>
<p>Seminer serisinin uluslararası yapısına özel önem verdiklerini vurgulayan Cristaldi, tek merkezli akademik bakış açılarına mesafeli durduklarını ifade etti. Cristaldi; “Bu tarz seminerlerde genelde ya sadece Batı’nın bakış açısı yansıtılıyor ya da sadece Doğu’nun. Biz herkesi bir araya getirmeye çalıştık. Çin’den akademisyenler var, Japonya’dan araştırmacılar var, İngiltere’den ve Kanada’dan da katılımcılar oldu.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Tüm kategorileri altüst ediyoruz”</strong></p>
<p>Ele alınan konuların sınırları zihinsel olarak da sorgulattığını belirten Cristaldi; “Çin’deki Hristiyan metinlerinin çevirisinden, Kanada’da Japonya çalışan bir araştırmacıya, İtalyan Şamanizmine kadar uzanan konular var. Aslında tüm kategorileri altüst ediyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Dil, iletişim ve basın tarihi çalışmaların merkezinde yer aldı</strong></p>
<p>Çalışmalarında dil ve iletişim ilişkisine özel bir önem verdiğini belirten Cristaldi, dilin toplumsal hafızayla kurduğu bağa dikkat çekti. Cristaldi; “İletişimin en önemli noktası ortak bir dilin olmasıdır. Dil sadece sözlü değil, sözsüz de olabilir. Beni en çok ilgilendiren kısım, dilin sosyal ve siyasal tarafıdır. Bir dilin bir toplum içinde nasıl kullanıldığı, nasıl değiştiği, kelimelere yüklenen anlamlar ve duygular benim için çok önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dil bir alışkanlık, bir pratiktir…</strong></p>
<p>Dil ve basın tarihi üzerine yaptığı çalışmalara da değinen Cristaldi, dillerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinden bahsetti. Cristaldi; “Bir dil otorite tarafından değiştirilebilir ama bu hemen olan bir şey değildir. Zaman alıyor çünkü dili kullanan halktır. Dil bir alışkanlıktır, bir pratiktir. Bir dilden o dilde kullandığımız ifadeleri, kelimeleri kültürel bir birikimden ayrı olarak düşünmek çok zordur. Mesela ‘İnşallah’ kelimesini kaç kişi dini anlamda kullanıyor? Ama yine de kullanmaya devam ediyoruz. Çünkü artık kültürün bir parçası.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Dilde milliyetçilik yoktur”</strong></p>
<p>Bu bağlamda dil üzerinden kurulan sınırların da yapay olduğunu vurgulayan Cristaldi; “Dilde milliyetçilik yoktur. Çünkü insanlar arasında sınırlar yapaydır. Aynı coğrafyayı paylaşıyorsanız kelimeler de ortaklaşır.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital beşerî bilimler ve metin madenciliği vurgusu</strong></p>
<p>Çalışmalarında ele aldığı dijital beşerî bilimler ve metin madenciliği çalışmalarının klasik basın ve iletişim araştırmalarına yeni imkânlar sunduğunu belirten Cristaldi; “18. ve 19. yüzyılda çıkan gazeteler modernleşmenin en önemli araçlarıydı. Osmanlı, Rus ve Japon basınını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyoruz. Metin madenciliği sayesinde bu gazetelerdeki ortak kavramları kategori bazlı araştırmak mümkün.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İnsan ve makine arasındaki etkileşim burada çok önemli”</strong></p>
<p>Bu sürecin disiplinlerarası çalışmayı da zorunlu kıldığını ifade eden Cristaldi; “Ben tek başıma metin madenciliği yapamam. Mühendislerle birlikte çalışıyordum. İnsan ve makine arasındaki etkileşim burada çok önemli.” sözleriyle iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Akademi toplumdan kopuk olmamalı”</strong></p>
<p>Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Cristaldi, seminerlerin yalnızca akademik çevreye değil, topluma da hitap etmesini önemsediklerini vurguladı. Cristaldi; “Ben sadece akademisyenleri düşünmüyorum. Öğrencileri ve toplumu da düşünüyorum. Akademinin gerçek faydası toplumla kurduğu bağda ortaya çıkıyor. Bu seminerler herkese açık ve bu bilinçli bir tercih. Akademi toplumdan kopuk olmamalı.” dedi.</p>
<p><strong>Seriler 1 Temmuz’a kadar devam edecek!</strong></p>
<p>Farklı kıtalardan akademisyenleri bir araya getiren seminer serisi 1 Temmuz&#8217;a kadar her Çarşamba 19.00’da düzenlenmeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirlar-gercek-degil-bizim-pratiklerimizle-insa-ediliyor-607504">&#8220;Sınırlar gerçek değil, bizim pratiklerimizle inşa ediliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Sizler sadece öğrenci değil, gönül elçilerimizsiniz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sizler-sadece-ogrenci-degil-gonul-elcilerimizsiniz-607468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[elçilerimizsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[sizler]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli’deki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler, “Gönül Elçileri” programında bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sizler-sadece-ogrenci-degil-gonul-elcilerimizsiniz-607468">Büyükakın: &#8220;Sizler sadece öğrenci değil, gönül elçilerimizsiniz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’deki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler, “Gönül Elçileri” programında bir araya geldi. Barış ve kardeşlik vurgularının şarkılara, konuşmalara yansıdığı programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Sakın gurbette olduğunuzu düşünmeyin. Biz her zaman yanınızdayız. Sizler sadece öğrenci değil, gönül elçilerimizsiniz” dedi.</p>
<p><b>PROGRAMA KATILIM YOĞUNDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, üniversite eğitimi için dünyanın dört bir yanından Kocaeli’ne gelen öğrencileri kent hakkında bilgilendirmek ve birbirleriyle tanışmalarını sağlamak amacıyla “Uluslararası Öğrenciler Gönül Elçileri” programı düzenledi. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasari Çelebi, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, Kocaeli Uluslararası Öğrenciler Derneği Başkanı Nebi Karakoyun, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve yüzlerce uluslararası öğrenci katılım gösterdi.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN: BURASI SİZİN EVİNİZ</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Uluslararası Öğrenci Temsilcileri Gülnur Garlıyeva ile Zaman Maniş, Kocaeli’nin öğrenciler için en güzel şehirlerden biri olduğunu belirtti. Başkan Büyükakın ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Kendi evlatlarım başka bir şehirde okurken onlar için ne hissediyorsam, bu şehirde eğitim gören her bir gencimiz için de aynısını hissediyorum. Zaman içinde kültürümüzü daha iyi anladığımızda göreceksiniz. Bizim medeniyetimizde insan merkezdedir, gönül kırmamak en yüce değerdir. Gençler; gurbette olduğunuzu sanmayın. Başınız sıkışırsa biz her zaman yanınızdayız. Sizler sadece öğrenci değil, gönül elçilerimizsiniz.</p>
<p><b>GENÇLERİN İLK TERCİHİ TÜRKİYE</b></p>
<p>Türkiye’de 198 farklı ülkeden 350 bin evladımız var. Bu sayı itibarıyla Türkiye, dünyada 10. Avrupa’da 5. sırada yer alıyor. Sayılar ortada. Öğrencilerin Türkiye’yi değil de yurtdışını tercih ettiğini söylüyorlar. Bu tamamen şehir efsanesi. Kocaeli’de 4.203 uluslararası öğrencimiz var. Aileleri ve sevdiklerinden ayrılıp bu şehirde belli bir süre eğitim gördükten sonra büyük ihtimalle kendi ülkesine dönecek 4.203 evladımız var. Önemli olan bu güzelliği dünyaya yaymak. Kötülüğü tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Ama iyiliği çoğaltarak kötülüğün azaltmak mümkün. İnsanı merkeze alan değerleri yücelten bir felsefeyle bakmanız lazım ki yaşadığınız şehirler daha güzel yerler olsun.”</p>
<p><b>VALİ: BİZİM BAŞ TACIMIZSINIZ</b></p>
<p>Vali İlhami Aktaş da programda bir konuşma yaptı. Aktaş, “Dünyanın en güzel coğrafyasında karşılaşabileceğiniz, dünyanın en mümtaz milletinin yaşadığı bir ülkeye gelmiş bulunuyorsunuz. Bu anlamda şanslı olduğunuzu düşünüyorum. Kocaeli, eğitimle ilgili Türkiye’de söz sahibi illerden birisi. Sizler Avrupa’da ya da başka bir ülkede akademik kariyerinize devam edebilirdiniz. Ancak inanın Türkiye’deki ortamı, huzuru, misafirperverliği hiçbir yerde bulamazsınız. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizim ülkemizdeki gibi öğrenciler baş tacı edilmez. Hepsi sizlere ticari bir gözle bakar. Bizde misafir çok kutsaldır, misafire çok hürmet edilir” dedi.</p>
<p><b>ÖĞRENCİLERE NASİHATLER VERDİ</b></p>
<p>Vali Aktaş öğrencilere de nasihatler vererek, “Derslerinizi aksatmadan ülkemizin imkânlarından faydalanmanız hem geleceğininiz açısından hem de bizim açımızdan çok önemli. Bizim sizden tek isteğimiz kendi örf ve adetleriniz ve ülkenizin tanıtımı ile ilgili tüm çalışmalarınızı yapmanız ancak bizim de örf, adet ve geleneklerimize uygun bir şekilde davranarak herhangi bir kırgınlığa yol açacak davranışlardan uzak durmanız.”</p>
<p><b>REKTÖR: PAYDAŞIMIZ ÇOK GÜÇLÜ</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, “Sadece Kocaeli Üniversitesi’nde bugün 2 bine yakın uluslararası öğrencimiz eğitim hayatını sürdürüyor. Biz onları hiçbir zaman yabancı olarak görmüyoruz. Onlar bizim için bu şehrin, bu ülkenin, bu üniversitenin doğal bir parçası, farklı kültürlerin taşıyıcısı ve gönül elçileridir. Kocaeli’de uluslararası öğrencilerimize her zaman büyük bir hassasiyetle yaklaşan, sosyal hayata katılımlarını önemseyen, kültürel uyumlarını destekleyen çok güçlü bir paydaşımız var. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası öğrencilerimize yönelik çok sayıda etkinliği oluyor. Kocaeli Üniversitesi adına Tahir Başkanımıza ve tüm belediye ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Gençlerimize gösterdiğiniz ilgi, verdiğiniz destek ve kurduğunuz bu gönül köprüleri bizim için son derece kıymetlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR ETTİLER</b></p>
<p>Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen öğrencileri buluşturmayı, kültürler arası kardeşlik ve dostluk bağlarının güçlendirilmesini amaçlayan programda; Kocaeli’nin tanıtımının yer aldığı ve uluslararası öğrencilere yönelik faaliyetleri kapsayan videolar izletildi. Uluslararası öğrenciler daha sonra davetlilere ülkelerinin geleneksel dans gösterileriyle müzik dinletisi sundu. Uluslararası öğrenciler Başkan Büyükakın’a misafirperverliği, samimiyeti, nezaketi, şehir ve ülke tanıtımı için sağladığı desteklerden dolayı teşekkür etti. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sizler-sadece-ogrenci-degil-gonul-elcilerimizsiniz-607468">Büyükakın: &#8220;Sizler sadece öğrenci değil, gönül elçilerimizsiniz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süper Lig&#8217;de İkinci Devre Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/super-ligde-ikinci-devre-sadece-bein-sportsta-605702</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 11:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[Beın Sports]]></category>
		<category><![CDATA[devre]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kinci]]></category>
		<category><![CDATA[lig]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sports]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Lig]]></category>
		<category><![CDATA[yayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605702</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de 2025- 2026 sezonunun ikinci yarısı bu hafta oynanacak karşılaşmalarla başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/super-ligde-ikinci-devre-sadece-bein-sportsta-605702">Süper Lig&#8217;de İkinci Devre Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig&#8217;de 2025- 2026 sezonunun ikinci yarısı bu hafta oynanacak karşılaşmalarla başlıyor. 17 Ocak Cumartesi saat 17.00’de Başakşehir-Karagümrük mücadelesiyle başlayacak ikinci devre, aynı gün 20.00’de Galatasaray’ın evinde oynayacağı Gaziantep FK mücadelesiyle devam edecek. 18 Ocak Pazar saat 17.00’de Trabzonspor &#8211; Kocaelispor deplasmanına çıkarken saat 20.00’de ise Fenerbahçe -Corendon Alanyaspor deplasmanında galibiyet arayacak. 19 Ocak Pazartesi 20.00’de Beşiktaş evinde Zecorner Kayserispor’u konuk edecek. Aynı saatte İzmir Gürsel Aksel Stadyumu’nda Göztepe evinde Çaykur Rizespor ile karşılaşacak. Ligin zirvesini yakından ilgilendiren kritik mücadeleler, Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta hem stüdyo hem de stadyumdan yapılacak canlı yayınlarla sporseverlere aktarılacak.</p>
<p><strong>beIN SÜPER LİG Her Maç Günü Ekranlarda</strong></p>
<p>Bir <strong>beIN SPORTS</strong> klasiği olan beIN SÜPER LİG; cumartesi, pazar ve pazartesi günleri oynanacak karşılaşmaların öncesi, devre arası ve maç sonu tüm detaylarıyla Güntekin Onay ve Seyhan Şaşko’nun dönüşümlü moderatörlüğünde ekranlara gelecek. 17 Ocak Cumartesi saat 19.00’da Güntekin Onay moderatörlüğünde başlayacak programda Uğur Meleke, Emre Aşık ve Ali Gültiken yorumlarıyla yer alacak. 18 Ocak Pazar günü saat 19.00’da ise Güntekin Onay, Elvir Balic, Tolunay Kafkas ve Uğur Meleke, Kocaelispor – Trabzonspor ve Corendon Alanyaspor – Fenerbahçe maçlarının detaylarını konuşmak üzere <strong>beIN SPORTS</strong> ekranlarında olacak. 19 Ocak Pazartesi günü Beşiktaş – Zecorner Kayserispor maçı öncesi saat 19.00’da başlayacak yayında ise Seyhan Şaşko’nun moderatörlüğünde; Uğur Meleke, Ali Gültiken ve Elvir Balic izleyicilerle buluşacak.</p>
<p><strong>beIN SPORTS</strong>’un referans programı “TRIO” cumartesi 00.00’da, pazar 00.30’da ve pazartesi saat 23.30’da başlayacak. Programda Deniz Çoban, Bülent Yıldırım ve Bahattin Duran, mücadelelerin tartışmalı pozisyonlarını tüm detaylarıyla analiz edecek.</p>
<p><strong>beIN SPORTS HABER’de Kesintisiz Futbol Şöleni</strong></p>
<p><strong>beIN SPORTS</strong> HABER ekranlarında da Süper Lig heyecanı gün boyu yaşanacak. Karşılaşmaların ardından saat 21.45’te başlayacak “SKOR” programında ise Cihan Erduran’ın moderatörlüğünde; cumartesi günü Serkan Akcan, Engin İpekoğlu ve pazar günü Raşit Altun ve Mustafa Doğan, maçların tüm detaylarını ve günün diğer karşılaşmalarını değerlendirecek. <strong>beIN SPORTS</strong> HABER, gün boyunca gerçekleştireceği özel yayınlarla lig heyecanını en kapsamlı şekilde izleyicilerine ulaştırmaya devam edecek.</p>
<p><strong>Trendyol Süper Lig 5 Kıtada Yayınlanacak</strong></p>
<p>Trendyol Süper Lig heyecanı, <strong>beIN SPORTS’un küresel yayın gücüyle tüm dünyaya yayılacak. Heyecan verici karşılaşmalar</strong>, <strong>5 kıtada 100’den fazla ülkede</strong> canlı yayınlanarak uluslararası futbol tutkunlarını da ekran başına kilitleyecek. Ayrıca, Digiturk’ün her hafta 4 maç için sunduğu <strong>İngilizce dil seçeneğiyle</strong> <strong>uluslararası izleyicilere özel anlatımla</strong> aktarılacak. beIN SPORTS, <strong>dünya çapındaki erişimi ve benzersiz yayın teknolojisiyle</strong> derbiyi <strong>uluslararası futbol sahnesine taşıyacak.</strong></p>
<p>Kritik mücadeleler ve çok daha fazlası hafta sonu Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS&#8217;ta olacak. beIN SPORTS kanallarının ayrıntılı yayın programına https://beinsports.com.tr/yayin-akisi<u> </u>adresinden </p>
<p>ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/super-ligde-ikinci-devre-sadece-bein-sportsta-605702">Süper Lig&#8217;de İkinci Devre Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Eroğlu &#8220;Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-eroglu-bitkiler-sadece-birer-flora-degil-medeniyetin-kendisidir-603172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:21:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birer]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[flora]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen “Canlı Bilimi Perspektifinde Kültür, Tarih ve Gastronomi” söyleşileri kapsamında “Anadolu Bitkilerinin Kültürel Süreklilik ve Kültürel Etkileşimdeki Rolleri” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-eroglu-bitkiler-sadece-birer-flora-degil-medeniyetin-kendisidir-603172">Dr. Eroğlu &#8220;Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen “Canlı Bilimi Perspektifinde Kültür, Tarih ve Gastronomi” söyleşileri kapsamında “Anadolu Bitkilerinin Kültürel Süreklilik ve Kültürel Etkileşimdeki Rolleri” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. A. Esra Eren Eroğlu’nun üstlendiği etkinliğe Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko’nun yanı sıra öğrenciler ve sanatseverler katıldı.  Söyleşide Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Volkan Eroğlu konuşmacı olarak yer aldı. Dr. Eroğlu, Anadolu coğrafyasındaki bitkilerin medeniyetler arası yolculuğunu ve geçirdiği kültürel süreçleri dinleyicilere aktardı.</p>
<p>Bitkilerin, kültürel aktarımda üstlendiği rolün keşfedilmeyi bekleyen bir alan olduğunu vurgulayan Dr. Volkan Eroğlu, “Anadolu’nun ruhunu kavramak, ancak doğayı, yani yeşili ve toprağı doğru okumaktan geçer. Bitkilerin kültürümüzdeki yeri, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bakir bir alan gibi önümüzde duruyor. Düşünün ki bu coğrafyada medeniyetler değişse de mutfaktan şifaya kadar kurdukları etkileşim hep aynı bitkiler üzerinden ilerledi. Tarihin sıfır noktasına, ‘Bereketli Hilal’e baktığımızda buğdayın, arpanın ve çavdarın anavatanında olduğumuzu görüyoruz. Göbeklitepe’deki o tahıl öğütme taşları bize yerleşik hayatın kapısını bitkilerin açtığını fısıldıyor. Ekmeğin ilk kez mayalandığı, Hititlerin söğüt ağacından bulduğu şifanın bugün modern tıpta aspirine dönüştüğü bu topraklarda, bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin ta kendisidir” dedi.</p>
<p><b>“Doğanın belleğinden medeniyetin köklerine”</b></p>
<p>Dr. Volkan Eroğlu “Bu köklü miras sadece tarlada veya eczada değil; sanatta, ticarette ve inançta da karşımıza çıkıyor. Halılarımızdaki o bitki motifleri öylesine yapılmış süslemeler değil; bereketin, yaşamın ve korumanın görsel bir dilidir. Side sikkelerinden Rüstem Paşa çinilerine kadar izini sürdüğümüz ‘nar’ formu, Sivas Gökmedrese’nin taşlarında donmuş bir hafıza kartı gibidir. Ticarette bile bitkilerin imzası var; keçiboynuzu çekirdeğinin o şaşmaz sabit ağırlığı, İpek Yolu’nda elmasa ve altına ‘karat’ adını vermedi mi? Hititlerden beri yaktığımız ardıç ve defne tütsüleri, bir arınma ritüeli olarak binlerce yıldır sürüyor. Öyle ki, 6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’daki anma törenlerinde hâlâ bu kokuların yükselmesi, acılarımız değişse de Anadolu’nun kültürel sürekliliğinin ve doğaya sığınışımızın en somut kanıtıdır” diye konuştu.</p>
<p>Etkinliğin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlandı. Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, Dr. Volkan Eroğlu’na “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-eroglu-bitkiler-sadece-birer-flora-degil-medeniyetin-kendisidir-603172">Dr. Eroğlu &#8220;Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarıkamış Şehitleri Keçiören&#8217;de Dualarla Anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sarikamis-sehitleri-keciorende-dualarla-anildi-600695</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:49:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anıldı]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[dualarla]]></category>
		<category><![CDATA[feda]]></category>
		<category><![CDATA[Kars]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sarıkamış]]></category>
		<category><![CDATA[Sarıkamış Şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600695</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi ile Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu iş birliğinde, Sarıkamış Harekâtı’nda şehit düşen askerler anısına Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sarikamis-sehitleri-keciorende-dualarla-anildi-600695">Sarıkamış Şehitleri Keçiören&#8217;de Dualarla Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi ile Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu iş birliğinde, Sarıkamış Harekâtı’nda şehit düşen askerler anısına Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı düzenlendi. Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatılan Kalaba Kent Meydanı’ndaki Sarıkamış Şehitleri Anıtı önünde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılıp şehitler için dua edildi.</p>
<p>Anma programına Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan, 65. Hükümet Ulaştırma Bakanı ve 27. Dönem Kars Milletvekili Ahmet Arslan, 27. Dönem AK Parti Ankara Milletvekili ve Ankara Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ceylan, önceki dönemlerden Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Anahtar Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Yadigar Yolcu, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, İYİ Parti Keçiören İlçe Başkanı Haluk Baran, Demokrat Parti Keçiören İlçe Başkanı Ahmet Kaya, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım, çok sayıda siyasi parti temsilcisi, STK yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“Gaflette olanlara hatırlatıyoruz: Şehitler ölmez, vatan bölünmez!”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, “Sarıkamış’ta yaşanan o elim olayda, şehitlik dergâhında göğsümüze bastığımız kahramanlarımızı anmaktan, şühedanın aziz hatırasını yaşatmaktan onur ve gurur duyuyorum. Burada asıl önemli olan, Sarıkamış’ta şehit düşen askerlerimizin bizlere kazandırdığı millî ve manevî değerlerdir. Onların bizlere bıraktığı inanç, fedakârlık ve vatan sevgisi, tarih boyunca yolumuzu aydınlatan bir meşale olmuştur. Ay yıldızlı şanlı Türk bayrağımız, onların inancı, mücadelesi ve canları pahasına yazdıkları destanla yücelmiştir.” dedi. </p>
<p><b>Başkan Özarslan</b>, şehitlerin bıraktığı mirasın sadece geçmişe değil, geleceğe de ışık tuttuğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Bugün bir kez daha görüyoruz ki şehitlerimizin fedakârlıkları asla unutulmayacak ve gelecek nesillere aktarılacaktır. Onlar, tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları gibi hak, hukuk ve adalet yolunda canlarını feda etmişlerdir. Bizler de çocuklarımızı bu inançla, millî ve manevî değerlerle yetiştiriyoruz ve yetiştirmeye devam edeceğiz. Gaflette olanlara şunu tekrar hatırlatıyoruz: Şehitler ölmez, vatan bölünmez! Ne mutlu Türk’üm diyene!”</p>
<p><b>65. Hükümet Ulaştırma Bakanı ve 27. Dönem Kars Milletvekili Ahmet Arslan </b>ise yaptığı konuşmada &#8220;O gün sadece Anadolu’dan değil; Balkanlar’dan, Yemen’den, Şam’dan, Bakü’den kardeşlerimiz gelip omuz omuza mücadele ediyorlar. Etnik yapıları farklı, mezhepleri farklı olabilir ama ortak paydaları birdir: Ezanlar dinmesin, bayraklar inmesin ve bu vatan, hainlerin ayakları altında çiğnenmesin. Bu uğurda birlikte şehadet şerbeti içmişlerdir. Sarıkamış şehitlerimizi rahmetle, minnetle, saygıyla anıyorum.” diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;Sarıkamış sadece bir harekât değil, bir destandır”</b></p>
<p><b>Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım</b> ise anma programında yaptığı konuşmada desteklerinden dolayı Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ederek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Sarıkamış sadece bir harekât değil, bir destandır. 22 Aralık 1914&#8217;te başlayan Sarıkamış Harekâtı, vatan uğruna canlarını feda edenlerin destanıdır. Sarıkamış, kayıtsız ve şartsız vatan sevgisinin adıdır. Onlar yüksünmediler, üşümediler. &#8216;Vatanın bir karış toprağını düşmana feda etmeyeceğiz&#8217; diyerek onun mücadelesini verdiler. Bugün bu topraklarda özgürce yaşıyorsak, bunu o kahramanlara borçluyuz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.&#8221;</p>
<p><b>“Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum”</b></p>
<p><b>Kars Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Nuri Deniz </b>de Sarıkamış şehitlerini rahmetle anarak şöyle konuştu: &#8220;Bu vatan, millet ve bayrak uğruna canlarını feda eden Sarıkamış şehitlerimizi ve tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bizlere her zaman gönülden destek veren, Keçiören’in olduğu kadar Serhat illerimizin de gururu olan kıymetli Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan’a şükranlarımı sunuyorum.&#8221;</p>
<p><b>“Geçmişten ders çıkarmalıyız”</b></p>
<p><b>Önceki dönem Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu</b>, Sarıkamış’ı anmanın sadece bir tören değil, tarihi doğru anlayıp sorgulama meselesi olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti: &#8220;Sarıkamış sadece anılmamalı, nedenleri de sorgulanmalıdır. Bir daha kan dökülmemesi için, geçmişten ders çıkararak barışı savunmak zorundayız. Bugün toplumun ayrıştırılmasına karşı durmalı; Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla bu ülkenin birlikte kurulduğunu unutmamalıyız. İnsan olmak en önemli vasıftır. İnsanlık değerlerine sahip çıkmak, evrensel değerlere sahip çıkmak lazım.&#8221;</p>
<p><b>“Şehitlerimize vefa borcumuz var”</b></p>
<p><b>27. Dönem AK Parti Ankara Milletvekili ve Ankara Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ceylan</b>, konuşmasında şehitlerimize olan vefa borcunu hatırlatıp şu mesajları paylaştı: “Tüm şehitlerimizi şükranla, minnetle anıyorum. Eğer onlar canlarını feda etmeseydi, eğer gazilerimiz olmasaydı, Sarıkamış Harekâtı ve diğer kahramanlık destanlarımız yaşanmasaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti bu noktada olamazdı. Bu nedenle tüm şehitlerimize vefa borcumuz var. Tarihte yazılan bu kahramanlıkları unutmamak ve unutturmamak hepimizin görevidir.&#8221;</p>
<p><b>Katılımcılara kavurga, lokma ve hoşaf ikram edildi</b></p>
<p>Programda, Sarıkamış Harekâtı’nı anlatan bir video gösterimi de yer aldı. Şehit Sinan Özkan Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Hasan Ali Kızıltaş, &#8220;Sarıkamış Şehitleri&#8221; adlı şiiri seslendirirken; Yazar ve Şairler Songül Dündar, Selahattin Dündar, Ömer Avcı ile Âşık Mustafa Aydın’ın günün anlam ve önemine binaen okudukları şiirler ve yaptıkları konuşmalar, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Protokol konuşmalarının ardından, Sarıkamış Şehitleri Anıtı’na dualar eşliğinde karanfiller bırakıldı. Program sonunda, şehitlerin savaş döneminde yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla katılımcılara kavurga, lokma ve hoşaf ikram edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sarikamis-sehitleri-keciorende-dualarla-anildi-600695">Sarıkamış Şehitleri Keçiören&#8217;de Dualarla Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazılım testinin stratejik önemi artmaya devam edecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazilim-testinin-stratejik-onemi-artmaya-devam-edecek-600095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:31:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım Testi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazılım testi sektörü son yıllarda önemli bir ivme kazanmış durumda. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazilim-testinin-stratejik-onemi-artmaya-devam-edecek-600095">Yazılım testinin stratejik önemi artmaya devam edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazılım testi sektörü son yıllarda önemli bir ivme kazanmış durumda. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor.  Yazılım testinin geleceği ise daha stratejik, daha bütünsel ve çok daha insana dokunan bir noktaya evriliyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Çünkü kalite, önce bir bakış açısıdır; teknoloji ise o bakışın yansıması” diyor.</strong></p>
<p>Bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde, hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor.</p>
<p>Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor.</p>
<p><strong>“Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil”</strong></p>
<p>Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil; aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Yazılım testi artık geçmişteki gibi ürün tamamlandı, şimdi hataları bulalım noktasında devreye giren bir aşamada değil. Bugün kalite, sürecin en başından itibaren inşa ediliyor; planlamadan geliştirmeye, testten müşteri deneyimine kadar her aşamada bir kültür haline geliyor. Gelecekte bu anlayış çok daha derinleşecek. Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil, ürünün değerini artıran, sürece yön veren ve yazılımın bütün yaşam döngüsünde kaliteyi tasarlayan profesyoneller olacak.” diyor.</p>
<p><strong>“Kalitenin kültürünü inşa eden uzmanlara ihtiyaç var”</strong></p>
<p>Kaliteyi test etmek yerine, kaliteyi üretmenin önemine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Quality Engineering yaklaşımı tam da bunu ifade ediyor. Artık bir testçinin işi sadece doğrulamak değil, kullanıcıyı anlamak, riskleri öngörmek, teknolojiyi en doğru şekilde yönlendirmek ve yazılımın geleceğini tasarlamak. Bu, teknik bilginin ötesinde; stratejik düşünme, analitik bakış, iletişim ve empati becerisi gerektiren bir alan. Artık yazılım ekiplerinin içinde ürün vizyonunu, müşteri beklentilerini ve teknolojik altyapıyı birlikte düşünebilen, kalitenin kültürünü inşa eden çok yönlü uzmanlara ihtiyaç var.” dedi.</p>
<p><strong>“Öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor”</strong></p>
<p>Gençlerle iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten Barış Sarıalioğlu, “Kısa süre önce katıldığım DevFest25&#8217;te, Quantum Debugging: Kod Kalitesine ve Yazılım Hatalarına Kuantum Gözlüğüyle Bakmak başlığıyla sahnedeydim. Etkinliğe, Fırat Üniversitesi&#8217;nin pek çok farklı bölümünden katılan öğrencilerin ilgisi, merakı ve hedefleri beni çok mutlu etti. Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde Öğrenme Tasarımları tarafından düzenlenen Gameathon Diyarbakır’da, Dijital Dünyanın Koruyucuları: Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi’nde gençlerle bir araya geldik ve yaratıcılık, oyun, üretim dolu bir gün geçirdik. Soru soran, tartışan, öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı”</strong></p>
<p>Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil; kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zekâ destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazilim-testinin-stratejik-onemi-artmaya-devam-edecek-600095">Yazılım testinin stratejik önemi artmaya devam edecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:22:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla ilçelerden gelen gençlerle bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014">Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla ilçelerden gelen gençlerle bir araya geldi. Başkan Altay, “Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada küresel bir güç haline geldi. Bundan sonra hep birlikte bir adım daha atmak zorundayız. Onun için sloganımız ‘Türkiye Yüzyılı.’ İnşallah yeni yüzyıl Türkiye’nin tekrar lider olduğu, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olduğu, mazlumların sesini daha gür çıkaran bir ülke haline dönüşecek. Bunun için hep birlikte çaba sarf etmek ve gayret etmek zorundayız” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla; Halkapınar, Ereğli, Karapınar, Güneysınır, Çumra, Akören, Akşehir, Çeltik, Yunak, Tuzlukçu, Doğanhisar ve Ilgın ilçelerinden gelen gençlerle bir araya geldi.</p>
<p><strong>“ORTAYA BİR BAŞARI HİKAYESİ ÇIKTI”</strong></p>
<p>Akyokuş Kasrı’nda gerçekleşen programda konuşan Başkan Altay, Konya’nın her dönem belediyecilikte Türkiye’nin en önde gelen şehirlerinden birisi olduğunu söyledi. İktidara yürüyen bir yolcuğun başlangıcında Konya’nın aslında önemli bir yer tuttuğuna dikkati çeken Başkan Altay, “1994 yılında Konya’da yakılan ateş 1999’da Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla devam etti. Bugün gelinen noktada 2014’te yapılan yasa değişikliğiyle merkezdeki belediyecilik faaliyetlerine merkezin dışındaki 28 ilçemizde de başlamış olduk. Zor bir süreçti aslında. Herkes dönüp Konya bu kadar büyük bir coğrafyada bu kadar büyük ilçelerle bu işi nasıl başaracak, bu iş nasıl koordine edilecek derken ortaya bir başarı hikayesi çıktı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZ SİZLERİN EMEKLERİYLE BÜYÜYECEK VE GELİŞECEK”</strong></p>
<p>Başkan Altay, 2018 yılında görevi devraldıkları günden itibaren ilçeleri geliştirmek için çok yoğun bir çaba sarf ettiklerini belirterek, “Elhamdülillah birçok noktada altyapı işlerini artık tamamladık, ufak tefek eksiklerimiz var, onları yürütüyoruz. Şimdi biraz daha sosyal hayatla ilgili eksiklerin giderilmesi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın gelirinin artırılması konusuna yoğunlaşmış durumdayız. Özellikle bu dönem hem merkez hem de merkez dışındaki ilçelerimizde önceliğimiz Bilgehanelerimiz, Lise Medeniyet Akademilerimiz ve Gençlik Merkezlerimiz. Biliyorsunuz Atmosfer, SİA, Kapsül gibi Konya’da Türkiye’ye marka olmuş gençlik çalışmalarımız var. İnşallah bunu bir model olarak ilçelerimizde de Gençlik Merkezi adı altında açmayı arzu ediyoruz. Bunları geliştirerek devam etmeyi arzu ediyoruz ki oradaki arkadaşlarımız da bu yapılara ulaşabilsinler. Bu yapılarla temas etsinler ve buradaki organizasyonlara dahil olsunlar. Biliyoruz ki ülkemiz sizlerin emekleriyle büyüyecek ve gelişecek” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İNŞALLAH YENİ YÜZYIL TÜRKİYE’NİN TEKRAR LİDER OLDUĞU, MAZLUMLARIN SESİNİ DAHA GÜR ÇIKARAN BİR ÜLKE HALİNE DÖNÜŞECEK”</strong></p>
<p>AK Parti’nin 2002’den itibaren büyük bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Başkan Altay, “Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada küresel bir güç haline geldi. Her ne kadar eksiklerimiz olsa da milli gelirdeki rakamlarımız, ihracat rakamlarımız, ekonomimizin büyüklüğü bizi belli bir yere getirdi. Bundan sonra hep birlikte bir adım daha atmak zorundayız. Onun için sloganımız ‘Türkiye Yüzyılı.’ İnşallah yeni yüzyıl Türkiye’nin tekrar lider olduğu, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olduğu, mazlumların sesini daha gür çıkaran bir ülke haline dönüşecek. Bunun için hep birlikte çaba sarf etmek ve gayret etmek zorundayız. Çalışmadan bir şey başarmak mümkün değil. Arkadaşlar dinlenecek vakit yok” açıklamalarını yaptı.</p>
<p><strong>“BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE VE ÜLKEMİZİ ÇOK DAHA BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR HALE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde büyük bir dezenformasyon olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız baştan beri ne söylüyor? ‘Kimseyle pazarlık yapmıyoruz, kimseye bir sözümüz yok, bu işin tek hedefi var, terörü bitirmek, ayağımızdaki prangalardan kurtulmak.’ Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değil. Bölgemizde de huzurun olması gerekiyor. Özellikle Suriye’de, Irak’ın Kuzeyinde bir yapılanma içerisinde. İleride başımızı ağrıtacak organizasyonlara engel olmak için ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini yürütüyoruz. Komşunuzda kavga varsa siz evinizde rahat oturamazsanız. Bu topraklara 1071’den beri sahip çıkıyoruz, ne pahasına olursa olsun. Binlerce şehit verdik, on binlerce insanımız bizim için fedai can eyledi. Onların hatırasına halel getirecek bir şeyin içinde aslında olmayız. Bundan da kimsenin endişesi ve şüphesi olmasın. Onun için birlikte hareket etmeye birlikte yol yürümeye ve ülkemizi çok daha büyük ve güçlü bir hale getirmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014">Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurumların %78&#8217;i Yapay Zekâya Güveniyor, Sadece %40&#8217;ı Güvenilirliğe Yatırım Yapıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-%78i-yapay-zekaya-guveniyor-sadece-%40i-guvenilirlige-yatirim-yapiyor-598840</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 07:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[78]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[güveniyor]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kurumların]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zekaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya analitik lideri SAS'ın desteğiyle hazırlanan yeni IDC Veri ve Yapay Zeka Etki Raporu, iş dünyasında yapay zekâya duyulan güven ile bu güveni besleyecek kurumsal altyapılar arasında kritik bir boşluk olduğunu gözler önüne serdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-%78i-yapay-zekaya-guveniyor-sadece-%40i-guvenilirlige-yatirim-yapiyor-598840">Kurumların %78&#8217;i Yapay Zekâya Güveniyor, Sadece %40&#8217;ı Güvenilirliğe Yatırım Yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya analitik lideri SAS&#8217;ın desteğiyle hazırlanan yeni IDC Veri ve Yapay Zeka Etki Raporu, iş dünyasında yapay zekâya duyulan güven ile bu güveni besleyecek kurumsal altyapılar arasında kritik bir boşluk olduğunu gözler önüne serdi. Yeni veriler, kuruluşların YZ’ya duyduğu güveni,  etikve güvenli bir şekilde yönlendirme konusunda yeterince hazır olmadığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, kuruluşların neredeyse dörtte üçünün (%78) YZ&#8217;ye &#8220;tam güven&#8221; duyduğunu beyan etmesine rağmen, yalnızca %40&#8217;ının YZ sistemlerini güvenilir kılmak için gereken yönetişim, açıklanabilirlik ve etik önlemlere yatırım yapıyor olması. Bu uçurum, özellikle üretken YZ gibi yeni nesil teknolojilerin hızlı yayılımıyla daha da derinleşiyor. Katılımcıların %48&#8217;i üretken YZ&#8217;ye &#8220;tam güven&#8221; duyduğunu belirtirken, geleneksel YZ&#8217;de bu oran sadece %18 seviyesinde kalıyor. </p>
<p>Küresel ölçekte güven–yatırım dengesizliği dikkat çekerken, META (Orta Doğu, Türkiye ve Afrika) bölgesinde Türkiye olumlu bir ayrışma gösteriyor. Güvenilirlik endeksinde en yüksek skora sahip ülke olarak Türkiye, etki skorunda (3.30) küresel ortalamanın üzerinde bir performans sergiliyor. Ayrıca “güven ikilemi” oranının %45 seviyesinde olması, Türkiye’nin küresel ortalamanın (%46) biraz altında kalarak bu alanda daha dengeli bir tablo çizdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Güven Yatırıma, Yatırım Getiriye Dönüşüyor</strong></p>
<p>Rapor, bu güven açığını kapatmanın sadece bir risk yönetimi meselesi değil, aynı zamanda doğrudan bir ticari fırsat olduğunu vurguluyor. Araştırmada &#8220;güvenilir YZ liderleri&#8221; olarak sınıflandırılan, yani sistemlerini daha etik, şeffaf ve güvenli hale getirmek için gereken uygulama ve teknolojilere yatırım yapan kuruluşların, YZ projelerinde yatırım getirisini ikiye katlama olasılığının diğerlerine göre %60 daha yüksek ve başarı oranlarının 1,6 kat daha fazla olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>IDC Yapay Zekâ ve Otomasyon Uygulamaları Araştırma Direktörü Kathy Lange</strong>, &#8220;<em>Araştırmamız bir çelişkiyi ortaya koyuyor: İnsan benzeri etkileşim sunan YZ türleri, güvenilirlik ya da doğruluk düzeyinden bağımsız olarak daha yüksek güven yaratıyor. Bu durum, liderlere &#8216;Bu teknolojiye güveniyoruz, peki gerçekten güvenilir mi?&#8217; sorusunu sordurmalı&#8221; </em>diye konuştu.</p>
<p><strong>Güven Açığını Kapatmak İçin Teknoloji Cevabı</strong></p>
<p>Araştırmaya katılan kurumların yalnızca %2’si yapay zekâ yönetişim çerçevesi oluşturmayı öncelikleri arasına koyarken, %10’dan azı sorumlu yapay zekâ politikasına sahip. Katılımcıların en sık dile getirdiği endişeler arasında <strong>veri gizliliği (%62)</strong>, <strong>şeffaflık ve açıklanabilirlik (%57)</strong> ile <strong>etik kullanım (%56)</strong> öne çıkıyor.</p>
<p>Raporun işaret ettiği temel engeller; zayıf veri altyapısı (%49), yetersiz veri yönetişimi (%44) ve organizasyonel yetkinlik eksikliği (%41) olarak öne çıkıyor. Kurumsal verilerin %80&#8217;inden fazlasını oluşturan ve her yıl %50-60 büyüyen yapılandırılmamış veriler (metinler, e-postalar, raporlar vb.) ise bu zorluğun merkezinde yer alıyor.</p>
<p>Yapay zekâya duyulan sezgisel güven kaçınılmaz olsa da bu güvenin sürdürülebilir ve değer yaratıcı olması ancak sağlam bir veri temeli, şeffaf yönetişim ve güvenilirliği merkezine alan teknolojik çözümlerle mümkün. Kurumların önündeki acil görev, bu güven zorunluluğunun gerektirdiği altyapı yatırımlarını hızlandırmak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-%78i-yapay-zekaya-guveniyor-sadece-%40i-guvenilirlige-yatirim-yapiyor-598840">Kurumların %78&#8217;i Yapay Zekâya Güveniyor, Sadece %40&#8217;ı Güvenilirliğe Yatırım Yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025&#8217;in Son Derbisi: Trabzonspor-Beşiktaş Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2025in-son-derbisi-trabzonspor-besiktas-sadece-bein-sportsta-598289</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 14:36:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[Beın Sports]]></category>
		<category><![CDATA[derbi]]></category>
		<category><![CDATA[derbisi]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[trabzonspor-beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598289</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de gözler, 2025 - 2026 sezonunun 16. haftasında oynanacak Trabzonspor-Beşiktaş derbisine çevrildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025in-son-derbisi-trabzonspor-besiktas-sadece-bein-sportsta-598289">2025&#8217;in Son Derbisi: Trabzonspor-Beşiktaş Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig&#8217;de gözler, 2025 &#8211; 2026 sezonunun 16. haftasında oynanacak Trabzonspor-Beşiktaş derbisine çevrildi. 14 Aralık Pazar akşamı Papara Park’ta oynanacak derbi, saat 20.00’de başlayacak. Ligin zirvesini yakından ilgilendiren bu kritik derbi, Türkiye’nin spor kanalı beIN SPORTS ekranlarında hem stüdyo hem de stadyumdan yapılacak canlı yayınlarla sporseverlere aktarılacak.</p>
<p><strong>beIN SÜPER LİG saat 18.00’de Seyirci ile Buluşacak</strong></p>
<p>Bir beIN SPORTS klasiği <strong>beIN SÜPER LİG</strong>, Trabzonspor-Beşiktaş derbisinin maç önü, devre arası ve maç sonrası tüm detaylarıyla <strong>Güntekin Onay</strong>’ın moderatörlüğünde<strong>; Uğur Meleke, Ali Gültiken, Tolunay Kafkas</strong> ve <strong>Elvir Baliç</strong>’in yorumları ile pazar günü saat 18.00’de ekranlarda olacak. <strong>Seyhan</strong></p>
<p><strong>Şaşko</strong> ve <strong>Mustafa Doğan</strong>, saha kenarından yapacakları canlı bağlantılarla hem atmosferi hem de takımların son durumunu Papara Park’tan anlık olarak beIN SPORTS izleyicilerine aktaracak.  Derbiye özel programların yanı sıra röportajlar, takımların son durumları, ayrıntılı istatistik bilgileri gün boyu beIN SPORTS ekranlarında olacak. Derbi yayınları,<strong> </strong>beIN SPORTS’un<strong> </strong>referans programı<strong> “TRIO” </strong>ile<strong> </strong>sona erecek. Saat <strong>00.30’da</strong> başlayacak programda <strong>Deniz Çoban, Bülent Yıldırım ve Bahattin Duran</strong> mücadelenin tartışmalı pozisyonlarını detaylarıyla analiz edecek.</p>
<p><strong>beIN SPORTS HABER’de Derbi Maratonu</strong></p>
<p>Dev derbinin heyecanı beIN SPORTS HABER ekranlarında da gün boyu yaşanacak. Derbi maratonu sabah 10.00’da haber bülteniyle başlayacak ardından gün içindeki özel programlar ve yayınlarla devam edecek. <strong>14.00’te “Lig Merkezi”</strong>nde <strong>Zeynep Özdemir</strong>’in sunumu, <strong>Olcay Çakır ve Tunç Kayacı’nın</strong> yorumlarıyla derbiye dair en kapsamlı analizleriyle ekranda olacak. Saat <strong>17.00’ye </strong>kadar sürecek bu özel programda, iki takımın son durumu, öne çıkan oyuncular ve kritik maç öncesi tüm gelişmeler detaylıca ele alınacak. Derbinin ardından saat <strong>21.45’te</strong> başlayacak <strong>“SKOR”</strong> programında ise <strong>Cihan Erduran</strong>’ın moderatörlüğünde, <strong>Serkan Akcan</strong> ve <strong>Engin İpekoğlu</strong> maçın tüm detaylarını ve günün diğer karşılaşmalarını analiz edecek. beIN SPORTS HABER, gün boyunca özel yayınlarıyla derbi heyecanını en kapsamlı şekilde izleyicilerine ulaştırmaya devam edecek. </p>
<p>beIN SPORTS 1 ve beIN SPORTS HABER ekranlarında sadece canlı yayınlar değil, derbiye özel programlar ve isimler ekranlarda olacak. Türk futbolunun önemli isimlerinin konuk olduğu <strong>“2 Yıldız”</strong> programında, <strong>Tolunay Kafkas</strong> ve <strong>Tamer Tuna </strong>derbi rekabetinin perde arkasını ve saha içindeki anılarını paylaşacak. Derbiye özel hazırlanan bu program, derbi heyecanını ve şölenini ekranlara taşıyacak. Derbi haftasına özel; <strong>“Bir Derbi Günü”, “</strong><strong>1 Yıldız 10 Gol”, “Arşiv Goller”, “Geçmişten Günümüze”</strong>, <strong>“Derbi Analiz”, Rekabetin En Güzel 10 Golü: Trabzonspor </strong>ile<strong> Rekabetin En Güzel 10 Golü: Beşiktaş, İki Kulübün Formasını giyen Unutulmaz Futbolcular </strong>ve <strong>“Son İki Maçın Özetleri”</strong> gibi beIN SPORTS’un klasikleşen yapımları da ekranlarda olacak. </p>
<p><strong>Derbi Ateşi 5 Kıtada Yanacak</strong></p>
<p>Dev derbi, <strong>beIN SPORTS’un küresel yayın gücüyle tüm dünyaya yayılacak. Trabzonspor-Beşiktaş derbisi</strong>, <strong>5 kıtada 100’den fazla ülkede</strong> canlı yayınlanarak uluslararası futbol tutkunlarını da ekran başına kilitleyecek. Ayrıca, Digiturk’ün her hafta 4 maç için sunduğu <strong>İngilizce dil seçeneğiyle</strong>, bu tarihi mücadele <strong>uluslararası izleyicilere özel anlatımla</strong> aktarılacak. beIN SPORTS, <strong>dünya çapındaki erişimi ve benzersiz yayın teknolojisiyle</strong> derbiyi <strong>uluslararası futbol sahnesine taşıyacak.</strong></p>
<p><strong>100 Kişilik Ekip, En Son Teknoloji!</strong></p>
<p>Trabzonspor-Beşiktaş derbisinin heyecanı, gün boyunca beIN SPORTS ekranlarında yaşanacak. <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong>, <strong>26 kamera</strong>, <strong>1 spider cam,</strong> <strong>1 drone </strong>dahil olmak üzere toplamda 28 stadyum kamerası ve <strong>2 motosiklet kamerasıyla</strong> futbolseverler, derbinin her anına kesintisiz tanıklık edecek. Takımların tesislerden ayrılışından soyunma odası görüntülerine ve santraya kadar özel çekimlerle derbinin nabzı beIN SPORTS ekranlarında tutulurken, sporseverler müsabakanın her anını doyasıya izleyecek. beIN SPORTS, derbiye özel yurt dışından getirdiği spider cam’le de izleyicilere bambaşka bir deneyim yaşatacak.  Öte yandan her zaman olduğu gibi <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong> ve son teknolojiyle donatılmış yayın aracı <strong>OBVAN </strong>içerisinde bulunan <strong>20 kişilik ekip</strong> ile dev derbinin her dakikası kesintisiz bir şekilde deneyimli beIN SPORTS kadrosuyla ekranlara gelecek.</p>
<p>Derbi mücadelesi ve çok daha fazlası hafta sonu Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS&#8217;ta olacak. beIN SPORTS kanallarının ayrıntılı yayın programına https://beinsports.com.tr/yayin-akisi<u> </u>adresinden </p>
<p>ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025in-son-derbisi-trabzonspor-besiktas-sadece-bein-sportsta-598289">2025&#8217;in Son Derbisi: Trabzonspor-Beşiktaş Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayrılık da Sevdaya Dahil 15 Ocak&#8217;ta Sadece Netflix&#8217;te</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayrilik-da-sevdaya-dahil-15-ocakta-sadece-netflixte-597647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 11:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[15]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[dahil]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sevdaya]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[Turgul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netflix, Yavuz Turgul’un yaratıcısı olduğu, Selim Demirdelen ve Kurtcebe Turgul’un yönetmenliğini üstlendiği, senaryosunu ise Kurtcebe Turgul ve Nilgün Öneş’in birlikte kaleme aldığı yeni dizisi Ayrılık da Sevdaya Dahil’in yayın tarihini, diziden yeni görsellerle duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayrilik-da-sevdaya-dahil-15-ocakta-sadece-netflixte-597647">Ayrılık da Sevdaya Dahil 15 Ocak&#8217;ta Sadece Netflix&#8217;te</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, Yavuz Turgul’un yaratıcısı olduğu, Selim Demirdelen ve Kurtcebe Turgul’un yönetmenliğini üstlendiği, senaryosunu ise Kurtcebe Turgul ve Nilgün Öneş’in birlikte kaleme aldığı yeni dizisi Ayrılık da Sevdaya Dahil’in yayın tarihini, diziden yeni görsellerle duyurdu. Başrollerinde İbrahim Çelikkol, Emine Meyrem, Yasemin Kay Allen ile kadrosunda birçok değerli ismin yer aldığı TMC Film imzalı Ayrılık da Sevdaya Dahil, 15 Ocak’ta sadece Netflix’te izleyiciyle buluşacak. </p>
<p>Ayrılık da Sevdaya Dahil Hakkında: <br />Tefeci bir ailenin tahsilatçısı ve kuvvet komutanı Kemal, senaryo yazarı ve mecburi lokantacı Afife ile bir borç yüzünden karşı karşıya gelir. Ancak genç kadınla birlikte erdemin ve aşkın zannettiği gibi bir şey olmadığını öğrenir.</p>
<p> <br />Yaratıcı: Yavuz Turgul</p>
<p>Yönetmenler: Selim Demirdelen &#038; Kurtcebe Turgul</p>
<p>Senaristler: Kurtcebe Turgul &#038; Nilgün Öneş</p>
<p>Yapımcı: Erol Avcı</p>
<p>Yapım Şirketi: TMC Film</p>
<p>Oyuncular: İbrahim Çelikkol, Emine Meyrem, Yasemin Kay Allen, Deniz Türkali, Tarık Papuççuoğlu, Menderes Samancılar, Asuman Çakır, Sinan Bengier, Okan Cabalar, Dilşah Demir, Görkem Sevindik, Can Yılmaz, Demircan Kaçel, Nilay Çelebi, Caner Erdem, Sercan Batık<br /> </p>
<p>Biz Kimiz?</p>
<p>Netflix, 190’dan fazla ülkede 300 milyonun üzerinde kullanıcıya farklı türlerde ve dillerde dizi, film, oyun ve çok daha fazlasını sunan dünyanın lider eğlence servisidir. Üyelerimiz sunduğumuz sonsuz seçenek arasında arzu ettiklerini istedikleri zaman, istedikleri yerde, istedikleri kadar izlemenin, duraklatıp kaldıkları yerden devam etmenin keyfini çıkarır; gönüllerince oyun oynayabilir ve üyelik planlarını diledikleri zaman değiştirebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayrilik-da-sevdaya-dahil-15-ocakta-sadece-netflixte-597647">Ayrılık da Sevdaya Dahil 15 Ocak&#8217;ta Sadece Netflix&#8217;te</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü&#8217;nde Engelli Bireyler İş Dünyasıyla Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-engelli-bireyler-is-dunyasiyla-bulustu-596965</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 12:51:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[Beylikdüzü Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli Bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596965</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi’nin İBB iş birliğiyle düzenlediği Engelli İstihdam Fuarı, birçok firmayı engelli bireylerle bir araya getirerek iş başvurularına doğrudan erişim sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-engelli-bireyler-is-dunyasiyla-bulustu-596965">Beylikdüzü&#8217;nde Engelli Bireyler İş Dünyasıyla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><b><span>Beylikdüzü Belediyesi’nin İBB iş birliğiyle düzenlediği Engelli İstihdam Fuarı, birçok firmayı engelli bireylerle bir araya getirerek iş başvurularına doğrudan erişim sağladı. İşverenlerle engelli bireyleri aynı çatı altında buluşturan fuar, istihdamda eşit fırsatlar sunmayı hedefleyen önemli bir adım oldu. Etkinlikte, dezavantajlı bireylerin ekonomik ve sosyal hayata eşit katılımı için yürütülen çalışmalar bir kez daha vurgulandı.</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Engelli bireylerin iş hayatına katılımlarını önemseyen Beylikdüzü Belediyesi, özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. </span>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bölgesel İstihdam Ofisi iş birliğiyle <span><span>Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda </span></span>gerçekleşen “<span><span>Engelli İstihdam Fuarı” yoğun katılımla gerçekleşti. </span></span>Fuara, alanında öncü birçok firma katılım sağlayarak iş arayan engelli bireylere iş imkânları sundu. Ayrıca, ziyaretçiler firmalarla birebir görüşme imkanı bulurken aynı zamanda iş başvurularını doğrudan yetkililere iletme fırsatı elde etti. Program kapsamında ayrıca bilgilendirme semineri de düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen seminerin açılış konuşmasını Beylikdüzü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Erkan Erdoğan yaptı. Engelli Bakımı, Rehabilitasyonu ve Erişilebilirlik alanında uzman olan Adem Kuyumcu ise seminere konuşmacı olarak katıldı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Asıl engel, engelli bireyler düşünülmeden tasarlanmış kentler ve hizmetlerdir”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Program kapsamında gerçekleşen seminerde, engelliliğin sadece bireysel bir durum olmadığının aslında toplumsal evrensel bir gerçeklik olduğunu vurgulayan Erkan Erdoğan “Asıl engel, engelli bireyler düşünülmeden tasarlanmış kentler ve hizmetlerdir. Beylikdüzü Belediyesi olarak uzun süredir önemle üzerinde durduğumuz konulardan biri dezavantajlı bireylerin sosyal hayata tam ve erişilebilir, eşit katılım sağlanmasıdır. Bunun en somut göstergelerinden biri ise ilçemizde kazandırdığımız Beylikdüzü Engelsiz Yaşam Merkezi&#8217;dir. Bu merkez sadece bir yapı değil umut, dayanışma ve güçlü bir geleceğe açılan kapılar barındıran çok özel bir yaşam alanıdır. Bugün burada düzenlediğimiz engelli istihdam fuarı bu çalışmanın en anlamlı adımlarından biridir. Engelli bireylerimizin karşılaştığı en büyük sorunlardan birinin istihdam olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Beylikdüzü Belediyesi olarak yalnızca sosyal destek sağlamakla yetinmiyor onların ekonomik hayata katılımını, üretimine dair olmasını ve kendi ayakları üzerinde durmalarını çok önemsiyoruz. Katılım sağlayan işverenlerimize, kurumlarımıza ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Engelinin iş hayatında olması ona sadece maddi katkı sağlamaz, onu hayata bağlar”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Engelli istihdamının önemi, erişilebilir çalışma ortamları ve sürdürülebilir sosyal politikalar üzerine bilgiler paylaşan Engelli Bakımı, Rehabilitasyonu ve Erişilebilirlik alanında uzman olan Adem Kuyumcu ise seminerde “İş hayatında olmak sadece maaş almak değildir. Bir engelinin iş hayatında olması ona sadece maddi katkı sağlamaz, onu hayata bağlar. Ailesinden bağımsız yaşama bağlı bir gelir elde eder, sigorta sisteminin içinde yer alır. Geleceğe dair umutları olur, emekliliği olur. Onun için çalışan engelli daha yüksek bir kalitede yaşam sürer. Maddi olarak olmasa bile yaşam kalitesi yüksek olur ve ailesi de engelli birey çalıştığı için daha rahat eder. Genellikle hepimiz engelli adayıyız demiyoruz. Çünkü zaten hepimiz engelli olacağız. Bunu hatırlatmaya gerek yok. Yaşlılık bir engellilik durumudur. Yaşlandığımız zaman az göreceğiz, az duyacağız, merdiven çıkamayacağız, inemeyeceğiz, asansör kullanmak durumunda kalacağız. Bu nedenle hepimiz engelli olacağız. Bu yüzden hepimiz engelli adayıyız ifadesini kullanmayın” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Beylikdüzü Belediyesi, düzenlediği bu fuar ile engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını desteklemeyi ve istihdamda eşit fırsatlar sunmayı amaçladığını bir kez daha vurgulamış oldu. </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-engelli-bireyler-is-dunyasiyla-bulustu-596965">Beylikdüzü&#8217;nde Engelli Bireyler İş Dünyasıyla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi sadece beIN SPORTS Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-galatasaray-derbisi-sadece-bein-sports-ekranlarinda-595401</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 10:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[Beın Sports]]></category>
		<category><![CDATA[derbi]]></category>
		<category><![CDATA[Derbinin]]></category>
		<category><![CDATA[derbisi]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sports]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595401</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta gözler Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında oynanacak dev derbiye çevrildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-galatasaray-derbisi-sadece-bein-sports-ekranlarinda-595401">Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi sadece beIN SPORTS Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta gözler Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında oynanacak dev derbiye çevrildi. 1 Aralık Pazartesi günü Fenerbahçe, Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde ezeli rakibi Galatasaray’ı konuk edecek. 20.00’de başlayacak derbinin tüm heyecanı, hem stüdyo hem de stadyumdan yapılacak canlı yayınlarla gün boyunca beIN SPORTS ve TOD ekranlarında sporseverlere buluşacak. </p>
<p>Bu dev derbiyi beIN SPORTS TÜRKİYE’nin iki tecrübeli spikeri anlatacak. Futbolseverler, karşılaşmayı ister Yalçın Çetin’in ister Ali Ferahbot’un anlatımıyla takip edebilecek. İzleyiciler, spiker tercihlerini kumandalarında bulunan dil tuşunu kullanarak kolayca yapabilecek.</p>
<p><strong>Türkiye’de Bir İlk: 9 Slow Motion Kamera Sahada</strong></p>
<p>Fenerbahçe – Galatasaray derbisinin heyecanı, gün boyunca beIN SPORTS ekranlarında yaşanacak. <strong>Türkiye’de ilk defa bir maçta kullanılacak olan toplam</strong> <strong>9 slow motion kameranın</strong> (<strong>3 adet High Speed Super Slow Motion ve 6 adet Super Slow Motion)</strong> <strong>yanı sıra</strong>, <strong>1 spider cam ve 1 drone olmak üzere toplamda 32 stadyum kamerası</strong> ve <strong>2 motosiklet kamerasıyla</strong> futbolseverler, derbinin her anına kesintisiz tanıklık edecek. Takımların tesislerden ayrılışından soyunma odası görüntülerine ve santraya kadar özel çekimlerle derbinin nabzı beIN SPORTS ekranlarında tutulurken, sporseverler müsabakanın her anını doyasıya izleyecek. beIN SPORTS, derbiye özel yurt dışından getirdiği spider cam’le de izleyicilere bambaşka bir deneyim yaşatacak.  Öte yandan her zaman olduğu gibi <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong> ve son teknolojiyle donatılmış yayın aracı <strong>OBVAN </strong>içerisinde bulunan <strong>20 kişilik ekip</strong> ile dev derbinin her dakikası kesintisiz bir şekilde deneyimli beIN SPORTS kadrosuyla ekranlara gelecek.</p>
<p><strong>beIN SÜPER LİG 18.00’de </strong></p>
<p>1 Aralık Pazartesi günü Fenerbahçe &#8211; Galatasaray karşılaşması öncesi saat 18.00’de başlayacak beIN SÜPER LİG’de; derbinin maç önü, devre arası ve maç sonrası tüm detayları, <strong>Güntekin Onay’</strong>ın moderatörlüğünde; <strong>Uğur Meleke, Elvir Balic, Emre Aşık ve Tolunay Kafkas’</strong>ın yorumları ile başlayacak. <strong>Seyhan Şaşko </strong>ve <strong>Mustafa Doğan </strong>da Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde saha kenarı canlı yayınlarıyla hem atmosferin hem de takımların son durumunu beIN SPORTS izleyicilerine aktaracak. Derbiye özel programların yanı sıra röportajlar, takımların son durumları, ayrıntılı istatistik bilgileri gün boyu <strong>beIN SPORTS, TOD ve beIN CONNECT</strong> ekranlarında olacak.  Pazartesi günü başlayan derbi maratonu, bir beIN SPORTS klasiği haline gelen <strong>“TRIO”</strong> ile Salı gününün ilk saatlerinde sona erecek. 00.30’da başlayacak <strong>“TRIO”</strong> programında <strong>Deniz Çoban, Bülent Yıldırım</strong> ve <strong>Bahattin Duran</strong> derbilerin tartışmalı pozisyonlarını masaya yatıracak.</p>
<p><strong>beIN SPORTS HABER ile Derbiye Özel Yayınlar</strong></p>
<p>Pazartesi günü derbiye özel içerikler beIN SPORT HABER ekranlarında sabah 09.15’te haber bülteniyle başlayacak ardından gün içindeki özel programlar ve yayınlarla devam edecek. Saat 10.00’dan 12.00’ye kadar <strong>Osman Sakallıoğlu</strong> ve <strong>Alper Öcal</strong>, beIN SABAH programında derbinin tüm detaylarını konuşacak. 14.00’te <strong>“Gün Ortası”</strong>nda de derbiye dair en kapsamlı analizleri <strong>Gürler Akgün</strong> ile <strong>Olcay Çakır</strong> detaylıca ele alınacak. Saat 16.00’da başlayacak ve saat 20.00’ye<strong> </strong>kadar sürecek “<strong>Derbi Özel</strong>” programında ise iki takımın son durumu, öne çıkan oyuncular, kritik maç öncesi tüm gelişmeler ve futbol dünyasından konuklar ekranlarda olacak. Derbi Özel’de <strong>Zeynep Özdemir</strong> ve <strong>Cihan Erduran</strong>’ın sunumu <strong>Serkan Akcan</strong> ve <strong>Raşit Altun</strong>’un yorumlarıyla futbol dünyasından konuklar ekranda olacak. Derbinin ardından saat <strong>21.45’te</strong> başlayacak <strong>“SKOR”</strong> programında ise <strong>Cihan Erduran, Engin İpekoğlu</strong> ve <strong>Raşit Altun </strong>maçın tüm detaylarını ve günün diğer karşılaşmalarını analiz edecek. Günün kapanışında ise Spor Gecesi’nde ise <strong>Yonca Oskay</strong> ve <strong>Tunç Kayacı</strong> izleyici ile buluşacak. beIN SPORTS HABER, gün boyunca özel yayınlarıyla derbi heyecanını en kapsamlı şekilde izleyicilerine ulaştırmaya devam edecek. </p>
<p><strong>Ruud Gullit ve Marcel Desailly beIN SPORTS TÜRKİYE Ekranlarında</strong></p>
<p>beIN SPORTS 1 ve beIN SPORTS HABER ekranlarında sadece canlı yayınlar değil, derbilere özel programlar ve isimler de ekranlarda olacak. Dünya futbol efsaneleri <strong>Ruud Gullit</strong> ve <strong>Marcel Desailly</strong>, derbiye özel analizleriyle sadece beIN SPORTS Türkiye’de ekranlara çıkacak. Türk futbolunun önemli isimlerinin konuk olduğu <strong>“1 Yıldız 2 Arma”</strong> programında, Fenerbahçe &#8211; Galatasaray maçı öncesi <strong>Mehmet Topal </strong>derbi rekabetinin perde arkasını ve saha içindeki anılarını paylaşacak. Derbiye özel hazırlanan bu program, derbi heyecanını ve şölenini ekranlara taşıyacak. Derbi haftasına özel; <strong>“Bir Derbi Günü”, “</strong><strong>1 Yıldız 10 Gol”, “Arşiv Goller”, “Geçmişten Günümüze”</strong>, <strong>“Rekabetin En Güzel 10 Golü” </strong>,<strong> “Derbi Analiz”, “İki Takımda Oynayanlar” </strong>ve<strong> “Son İki Maçın Özetleri”</strong> gibi beIN SPORTS’un klasikleşen yapımların yanı sıra Fenerbahçeli ve Galatasaraylı ünlü isimlerin derbiye dair görüşlerinin olacağı <strong>“Ünlülerle Röportaj”</strong>, <strong>“Rekabete Damga Vuran 10 Fenerbahçe ve Galatasaray Futbolcusu”</strong>, <strong>“Reto Ziegler”</strong>,<strong> “Milan Skriniar” </strong>röportajları<strong> </strong>ile derbinin perde arkası programları da ekranlarda olacak. </p>
<p><strong>Derbi Sahnesi beIN SPORTS YouTube’da</strong><br /> <strong>10 Numara</strong> programı derbiye özel çekilmiş bölümüyle futbolseverlerle buluşacak. <strong>Uğur Meleke</strong>, bu hafta 10 Numara’da derbinin tüm detaylarını inceleyecek. Geçen sezon oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçının tamamı beIN SPORTS Archive YouTube kanalında yayınlacak. Bunun yanı sıra klasik derbilerin canlı arşiv yayınları hafta boyunca beIN SPORTS Archive kanalında izleyicilerle buluşuyor. “Son 10 Maç” derbi öne çıkanlar serisi ve “Son 5 Sezonun Tüm Golleri” videoları da YouTube kanalında yer alacak. Derbi haftasına özel beIN Sports kanallarında yayınlanan tüm içerikler beIN Sports Türkiye YouTube kanalında da yayınlanacak.</p>
<p><strong>Derbiye Özel Sosyal Medya İçerikler beIN SPORTS’un Hesaplarında</strong></p>
<p>Süper Derbi&#8217;ye özel görsel çalışmalarının yanı sıra hazırlanan derbiye özel videolarla, beIN SPORTS&#8217;un sosyal medya hesaplarında da derbi coşkusunu yaşatacak. Şehrin derbi tutkusunu, özel içeriklerle birlikte beIN SPORTS’un takipçileriyle buluşacak. Dört platformda, 10.000.000&#8217;u aşkın beIN SPORTS takipçisi derbi heyecanını her yönüyle yaşayacak. </p>
<p><strong>Dünyanın Gözü Bu Hafta Sonu Trendyol Süper Lig’de </strong></p>
<p>beIN SPORTS’un küresel gücüyle bu sezon toplamda 125 ülkede yayınlanan Trendyol Süper Lig’de, 1 Aralık Pazartesi Fenerbahçe – Galatasaray derbisi de beş kıtada canlı olarak yayınlanacak. Ayrıca Digiturk&#8217;ün her hafta 4 maç için sunduğu İngilizce dil seçeneğiyle de seyirciyle buluşacak. Derbi mücadelesi ve çok daha fazlası hafta sonu Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS&#8217;ta olacak. beIN SPORTS kanallarının ayrıntılı yayın programına https://beinsports.com.tr/yayin-akisi<u> </u>adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-galatasaray-derbisi-sadece-bein-sports-ekranlarinda-595401">Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi sadece beIN SPORTS Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Türkiye, Sendikasyonda Sadece 2 ve 3 Yıl Vadeli Borçlanarak Türkiye&#8217;de Bir İlke İmza Attı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-sendikasyonda-sadece-2-ve-3-yil-vadeli-borclanarak-turkiyede-bir-ilke-imza-atti-595187</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 09:06:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bank]]></category>
		<category><![CDATA[borçlanarak]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sendikasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sendikasyonda]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orta Doğu ve Afrika (MEA) bölgesinin en büyük finansal kuruluşu olan QNB Group’un iştiraki QNB Türkiye, geçen yıl aldığı sendikasyon kredisinin bir yıl vadeli kısmını bu yıl güçlü katılımla yenileyerek ve vadesini 2 ve 3 yıla çıkararak yeni bir başarıya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-sendikasyonda-sadece-2-ve-3-yil-vadeli-borclanarak-turkiyede-bir-ilke-imza-atti-595187">QNB Türkiye, Sendikasyonda Sadece 2 ve 3 Yıl Vadeli Borçlanarak Türkiye&#8217;de Bir İlke İmza Attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Orta Doğu ve Afrika (MEA) bölgesinin en büyük finansal kuruluşu olan QNB Group’un iştiraki</strong> QNB Türkiye, geçen yıl aldığı sendikasyon kredisinin bir yıl vadeli kısmını bu yıl güçlü katılımla yenileyerek ve vadesini 2 ve 3 yıla çıkararak <strong>yeni bir başarıya imza attı</strong>. Böylece Banka, Türkiye bankacılık sektöründe ilk kez yalnızca uzun vadeli sendikasyon yapısı sunan dış borçlanmalara öncülük etti. İşlem kapsamında toplam maliyetler; 2 yıllık ABD doları dilimi için yıllık SOFR + %1,90, 3 yıllık ABD doları dilimi için yıllık SOFR + %2,15, 2 yıllık Euro dilimi için yıllık Euribor + %1,65 ve 3 yıllık Euro dilimi için yıllık Euribor + %1,90 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p>18 ülkeden 30 bankanın katılım sağladığı, yoğun ilgi gören QNB Türkiye sendikasyonunda 3 yeni bankanın uzun vadeli katılımı ve dijital bankaların gösterdiği ilgi de dikkat çekti. Sendikasyon işleminin koordinatörlüğünü Mizuho Bank ve National Bank of Ras Al Khaimah (RAKBANK), sürdürülebilirlik koordinatörlüğünü ise Standard Chartered Bank ve Mizuho Bank üstlendi.</p>
<p>QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyonuna ilişkin odak alanları, 6 Şubat Depremi’nden etkilenen bölgelere sağlanan krediler ile QNB Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi’ne uygun şekilde kullandırılan Mavi Kredilerden oluşuyor. Uzun vadeli sendikasyon yapısı sayesinde QNB Türkiye, dış finansmanını daha öngörülebilir bir zemine oturtarak ülke ekonomisine güçlü ve istikrarlı kaynak sağlamaya devam ediyor.</p>
<p>Yeni sendikasyon kapsamında sağlanan kaynakların, ağırlıklı olarak depremden etkilenen bölgelere yönelik finansman desteğine ve Mavi Krediler kapsamındaki reel sektör projelerine katkı sunması hedefleniyor. QNB Türkiye, bu uzun vadeli dış finansman yapısıyla ülkenin dış ticaretine ve ekonomik büyümesine kalıcı değer sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-sendikasyonda-sadece-2-ve-3-yil-vadeli-borclanarak-turkiyede-bir-ilke-imza-atti-595187">QNB Türkiye, Sendikasyonda Sadece 2 ve 3 Yıl Vadeli Borçlanarak Türkiye&#8217;de Bir İlke İmza Attı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>F1 Katar GP Heyecanı Sadece beIN SPORTS&#8217;TA</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/f1-katar-gp-heyecani-sadece-bein-sportsta-594913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:35:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[f1]]></category>
		<category><![CDATA[gp]]></category>
		<category><![CDATA[Grand Prix]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[katar]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sports]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta yaşanan Formula 1 Dünya Şampiyonası heyecanı, 28-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Katar Grand Prix’siyle son sürat devam edecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/f1-katar-gp-heyecani-sadece-bein-sportsta-594913">F1 Katar GP Heyecanı Sadece beIN SPORTS&#8217;TA</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta yaşanan Formula 1 Dünya Şampiyonası heyecanı, 28-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Katar Grand Prix’siyle son sürat devam edecek. Adrenalin dolu sezonun 23. ayağının antrenman turları, sıralama turları, sprint yarışı ve ana yarışı hafta sonu boyunca beIN SPORTS ve TOD’da sporseverlerle buluşacak. beIN SPORTS Türkiye, hafta boyunca Doha’dan gerçekleştireceği canlı yayınlarla motorspor tutkunlarına Formula 1 heyecanını yerinden yaşatacak.</p>
<p><strong>Pilotlar Şampiyonluğunda Son Viraj</strong></p>
<p>Las Vegas Grand Prix’sinden puansız ayrılan McLaren pilotları Lando Norris ve Oscar Piastri’nin yaşadığı kayıp sonrası, yarışı lider tamamlayan Max Verstappen puan farkını 24’e düşürdü. Sezonun sonuna yaklaşırken aradaki farkı kapatan son şampiyon, Katar’da gerçekleştirilecek yarışta şampiyonluk iddiasını sürdürmek ve zirveye ulaşmak hedefiyle mücadele edecek.</p>
<p><strong>Katar Grand Prix Yayın Programı: </strong></p>
<p><strong><u>28 Kasım Cuma</u></strong></p>
<p>16.30 – 17.30| 1. Antrenman Seansı | beIN SPORTS 4 | TOD</p>
<p>20.30 – 21.14| Sprint Sıralama Turları | beIN SPORTS 4 | TOD</p>
<p><strong><u>29 Kasım Cumartesi </u></strong></p>
<p>17.00 – 18.00 | Sprint Yarışı | beIN SPORTS 4 | TOD</p>
<p>21.00 – 22.00 | Sıralama Turları | beIN SPORTS 4 | TOD</p>
<p><strong><u>30 Kasım Pazar</u></strong></p>
<p>19.00 | Formula 1 Katar Grand Prix | beIN SPORTS 4 – 4K | TOD</p>
<p>Katar Grand Prix’si öncesi pilotlar arasındaki puan durumu şu şekilde:</p>
<p><strong><u>Pilotlar Puan Durumu</u></strong></p>
<p>Lando Norris – 390 Puan</p>
<p>Oscar Piastri – 366 Puan</p>
<p>Max Verstappen – 366 Puan</p>
<p>George Russell – 294 Puan</p>
<p>Charles Leclerc – 226 Puan</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/f1-katar-gp-heyecani-sadece-bein-sportsta-594913">F1 Katar GP Heyecanı Sadece beIN SPORTS&#8217;TA</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Ersan, &#8220;Öğretmenlik sadece bir meslek değil, bir insan yetiştirme sanatıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ersan-ogretmenlik-sadece-bir-meslek-degil-bir-insan-yetistirme-sanatidir-594237</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ersan]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sizleri]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Eğitim Fakültesinde, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ersan-ogretmenlik-sadece-bir-meslek-degil-bir-insan-yetistirme-sanatidir-594237">Prof. Dr. Ersan, &#8220;Öğretmenlik sadece bir meslek değil, bir insan yetiştirme sanatıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ) Eğitim Fakültesinde, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir etkinlik düzenlendi. Eğitim Fakültesi Konferans Salonunda yapılan törene EÜ Rektör Yardımcısı Mehmet Ersan, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, EÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Ferda Beytekin, akademisyenler, idari çalışanlar ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte, öğretmenlik mesleğinin yaşam boyu öğrenmeyi merkeze alan, gelişen teknolojiyle toplumu dönüştüren ve geleceği inşa eden kutsal bir “insan yetiştirme sanatı” olduğu vurgulandı.</p>
<p>Öğretmenin görevlerinden biri, doğru bilgiyi öğrenmeyi yaşam boyu sürdürülebilir kılmayı öğretmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ersan, “Öğretmenlik sadece bir meslek değil, bir insan yetiştirme sanatıdır. Ülkemizin düşünce dünyasını şekillendiren, toplumun gelişimine yön veren, çocuklarımızın kalbine dokunan en kutsal görevdir. Değerli öğrenciler, sevgili öğretmen adaylarımız, bir yıl sonra, ya da belki birkaç yıl sonra, sınıflara adımınızı attığınızda, artık yalnızca ders anlatan değil; umut veren, yol gösteren, ilham olan bireyler olacaksınız. İçinde bulunduğumuz yüzyıl; değişimin, dönüşümün ve hızla değişen teknolojilerin yaşandığı bir dönemdir. Bu nedenle öğretmenlik, artık sadece bilgi aktarmak değil, doğru bilgiye nasıl ulaşılacağını öğretmek, eleştirel düşünceyi desteklemek, öğrencilerin potansiyelini ortaya çıkarmak ve öğrenmeyi yaşam boyu sürdürülebilir kılmayı öğretmek demektir” dedi.</p>
<p><b>“İyi öğretmen, önce iyi bir öğrenendir”</b></p>
<p>Öğrencilere,  Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler! Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” sözünü hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Ersan, “Sizlerden beklentimiz; yeniliklere açık olmanız, kendinizi sürekli geliştirmeniz ve çağın gerektirdiği donanıma sahip nitelikli öğretmenler olarak yetişmenizdir. Şunu unutmayın.  İyi öğretmen, önce iyi bir öğrenendir. Sizin öğrenme tutkunuz, öğrencilerinize yansıyacak, onların hayatına ışık olacaktır. Bugün burada Ege Üniversitesi olarak sizlere yalnızca bilgiyi değil, aynı zamanda bir eğitimci duruşu kazandırmayı hedefliyoruz. Çünkü öğretmenlik sabır ister, sevgi ister, vicdan ister. Öğrencisi için dünyayı güzelleştirmeye çalışan öğretmen, toplumun geleceğini de güzelleştirir. Bugün Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün ‘Öğretmenler! Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır’ sözünü bir kez daha hatırlıyor ve bu sorumluluğun ne kadar büyük olduğunu görüyoruz. Sizlerin yetiştireceği nesiller, ülkemizin yarınlarını belirleyecek. Bu vesileyle, başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum. Halen görev yapan ve gelecekte görev yapacak olan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü&#8217;nü yürekten kutluyorum. Yolunuz açık, gönlünüz aydınlık olsun. 24 Kasım Öğretmenler Günü&#8217;nüz kutlu olsun” diye konuştu.</p>
<p><b>“Asıl mesele duyguyu, empatiyi ve insani değerleri merkeze almaktır”</b></p>
<p>Öğretmenliğin bir insan yetiştirme sanatı olduğunu söyleyen Dr. Ömer Yahşi, “ Öğretmenlik, öğrencisinin başarısını kıskanmayan, aksine tıpkı bir anne-baba gibi onunla gurur duyanların icra ettiği, manevi tatmini hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek bir insan yetiştirme sanatıdır. Ancak günümüzde yapay zeka ve veri akışının getirdiği hızlı dönüşümle birlikte öğretmenlik tanımı da değişmektedir; artık bilgiye ulaşmak kolaylaşmışken, asıl mesele duyguyu, empatiyi ve insani değerleri merkeze alarak öğrencilere rehberlik etmek, sürekli güncellenmek ve mazeret üretmeden, atanma kaygısına düşmeden ‘başarı benim hakkımdır’ inancıyla çalışarak girişimci bir ruhla geleceği inşa etmektir. Bu duygularla, bu kutsal mesleği seçtiğiniz için sizleri tebrik ediyor; başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, yolunuzun ve bahtınızın açık olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p><b>“Bir öğretmeni asıl değerli kılan adalet, saygı ve etik ilkeler”</b></p>
<p>Amaçlarının nitelikli öğretmenler yetiştirmek olduğunu söyleyen Dekan Prof. Dr. Osman Ferda Beytekin, “Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü&#8217;nü büyük bir gururla kutlarken, mesleğimizin değerini hatırlıyor ve sizlere duyduğumuz umutla geleceğe bakıyoruz. Eğitim Fakültesi olarak temel önceliğimiz; sizleri alanında derin bilgiye sahip, bilimsel düşünceyi rehber edinen ve çağın gerektirdiği yeterliliklerle donanmış bireyler olarak yetiştirmektir. Günümüz dünyasında eğitim, ezberden uzak, deneyimsel öğrenmeyi ve teknoloji entegrasyonunu zorunlu kılmaktadır. Bizler size bu pedagojik donanımı kazandırırken, bir öğretmeni asıl değerli kılan adalet, saygı ve etik ilkeler gibi karakter özelliklerini de benimsetmeyi hedefliyoruz. Unutmayın ki öğretmenlik, yaşam boyu öğrenmeyi gerektiren dinamik bir süreçtir. Sınıfın ötesinde topluma ışık tutan, iletişimi güçlü ve sürekli gelişen eğitimciler olarak öğrencilerinizin hayatını değiştireceğinize inancım tamdır. Bu vesileyle Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyor; mesleğinizi sevgi ve sabırla icra etmeniz temennisiyle 24 Kasım Öğretmenler Günü&#8217;nüzü kutluyorum” diye konuştu.</p>
<p>Etkinliğin sonunda EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi’ye “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ersan-ogretmenlik-sadece-bir-meslek-degil-bir-insan-yetistirme-sanatidir-594237">Prof. Dr. Ersan, &#8220;Öğretmenlik sadece bir meslek değil, bir insan yetiştirme sanatıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-dunyanin-en-dinamik-kentsel-donusum-laboratuvarlarindan-biri-593250</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 07:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarlarından]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593250</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, ölçek ve hız açısından bakıldığında, kentsel dönüşüm tecrübesiyle adeta bir laboratuvar görevi görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-dunyanin-en-dinamik-kentsel-donusum-laboratuvarlarindan-biri-593250">Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, ölçek ve hız açısından bakıldığında, kentsel dönüşüm tecrübesiyle adeta bir laboratuvar görevi görüyor. Sadece büyükşehir ölçeğinde dahi önemli adımlar atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre İstanbul’da bugüne kadar yaklaşık 800.000 bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamında yenilenerek hak sahiplerine teslim edildi. 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında, 2025 sonuna kadar bölge genelinde 453.000 konutun tamamlanması hedefleniyor. Bu süreç için ayrılan yeniden inşa bütçesi 2 trilyon TL’yi aşıyor.  Bir başka ifadeyle, Türkiye bugün hem afet odaklı yeniden inşa hem de planlı kentsel dönüşüm alanlarında, pek çok ülkenin onlarca yılda yakalayamadığı bir ölçeği sadece birkaç yıl içinde yönetmek zorunda.</p>
<p><strong>NOVO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Dikbaşer,</strong> bu tabloyu şöyle değerlendiriyor: “Kentsel dönüşüm Türkiye’de artık sadece bina yenileme faaliyeti değil; finansmandan mühendisliğe, hukuktan sosyolojiye uzanan, çok aktörlü bir dönüşüm ekosistemi. Doğru planlama ve şeffaflıkla yönetildiği takdirde, Türkiye bu ekosistemiyle bölgesine ve dünyaya model olabilecek güçtedir.” Dedi. </p>
<p>Birleşmiş Milletler ve UN-Habitat raporları, şehirlerin bugün küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %70’inden sorumlu olduğunu ve dünya nüfusunun çoğunluğunu barındırdığını ortaya koyuyor. Buna rağmen, pek çok ülkede kentsel dönüşüm; parça parça ilerleyen, daha çok “yenileme” odaklı, afet riskinden ziyade estetik odaklı projeler şeklinde karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin farkı ise afet odağında güvenli yaşam eksenine oturma, kamu kurumlarının kurumsal ölçek ekonomisi ve proje yönetim kapasitesi değeri ile öne çıkıyor. </p>
<p> Dünya Bankası verilerine göre, 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip kentsel alanlarda yaşayan kişi sayısı Türkiye’de 2024 itibarıyla 33 milyonu aşmış durumda. Bu da Türkiye’yi, mega kent ve büyük metropol deneyimi açısından Avrupa ve OECD liginde ön sıralara taşıyor. Dikbaşer’e göre, bu tablo Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sunuyor: “Bugün dünyada hem bu ölçekte kentleşen hem de bu kadar kısa sürede yapı stoğunu yenileme mecburiyeti olan ülke sayısı çok az. Türkiye, doğru stratejilerle hareket ettiği takdirde, kentsel dönüşüm know-how’ını sadece kendi içinde değil, bölge ülkeleriyle de paylaşabilecek, mühendislik ve danışmanlık ihracatı yapabilecek seviyede.” Dedi. </p>
<p><strong>Kentsel Dönüşüm: Sadece Bina Değil, Yaşam Kalitesi Dönüşümü</strong></p>
<p>Küresel ölçekte bakıldığında, konut krizinin 2,8 milyardan fazla insanı etkilediği, plansız büyüyen şehirlerin iklim risklerini artırdığı vurgulanırken, Türkiye’deki kentsel dönüşüm politikaları; enerji verimli binalar, ulaşım hatlarına entegrasyon, sosyal ve kültürel donatı alanları gibi parametrelerle ele alındığında, sadece betonun değil, yaşam kalitesinin dönüşmesi anlamına geliyor. Aytuğ Dikbaşer, bu noktaya özellikle dikkat çekiyor: “Biz NOVO Şirketler Grubu olarak kentsel dönüşüme sadece ‘’eskiyi yık, yeniyi yap’’ mantığıyla bakmıyoruz. Mahalle dokusunun korunması, sosyal bağların güçlenmesi, çocukların ve yaşlıların güvenle yaşayabileceği sokaklar tasarlamak, en az statik proje kadar önemli.  Gerçek dönüşüm, betonarme kadar insanı da merkeze alan dönüşümdür” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-dunyanin-en-dinamik-kentsel-donusum-laboratuvarlarindan-biri-593250">Türkiye, Dünyanın En Dinamik Kentsel Dönüşüm Laboratuvarlarından Biri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yılmaz Vural Corendon Sport Talks&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yilmaz-vural-corendon-sport-talksta-592661</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 17:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[corendon]]></category>
		<category><![CDATA[Corendon Sport Talks]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sport]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[talks]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[vural]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Corendon Sport Talks’un yeni bölümüne konuk olan Türk futbolunun efsane ismi Yılmaz Vural, hem sahaların içinden hem de hayatın tam ortasından konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yilmaz-vural-corendon-sport-talksta-592661">Yılmaz Vural Corendon Sport Talks&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Corendon Sport Talks’un yeni bölümüne konuk olan Türk futbolunun efsane ismi Yılmaz Vural, hem sahaların içinden hem de hayatın tam ortasından konuştu. “Futbol sadece taktik değil, insana dair bir hikâye” diyen Vural, futbolu birleştirici gücüyle anlattı, eğlence kültürünün ve eğitimli antrenörlerin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Türk futbol tarihine damgasını vuran Yılmaz Vural’ın konuk olduğu Corendon Sport Talks’un yeni bölümü, futbolun sadece sahadaki değil, hayatın içindeki anlamına da ışık tutuyor.<br /> Vural’ın hikâyesi, mizahı ve samimiyetiyle bezeli bu özel bölüm, futbolseverler için hem nostaljik hem de ilham verici bir seyir sunuyor.</p>
<p><strong>“Bir dakika sonrasını bilmediğimiz bir hayatı bu kadar ciddiye almanın anlamı ne?”</strong></p>
<p>Programda pandemi döneminde yaşadığı ölüm kalım mücadelesini anlatan Yılmaz Vural, bu deneyimin hayat felsefesini tamamen değiştirdiğini söyledi: “<em>Bir halüsinasyon gibi bir şey gördüm, bembeyaz bir yoldan geçerken aksakallı dedeler bana ‘hoş geldin’ dediler. Dedim ki; ‘Bir yanlışınız var, benim bir dakikam daha var.’ O andan sonra hayata bakışım değişti. Bir dakika sonrasını bilmediğimiz bir hayatı bu kadar ciddiye almanın anlamı ne?”</em></p>
<p>Vural, bu farkındalıktan sonra hayatı daha çok gülümsemeyle karşıladığını dile getirdi: <em>“Ben kendi sorunlarımı dışa yansıtmam. Herkes bunalmış zaten, insanların güzel tarafını görsünler.”</em></p>
<p><strong>“Futbol, insanları birleştiren bir sosyal olaydır”</strong></p>
<p>Türk futbolunun duayeni, futbola bakışını “sosyal bir olay” olarak tanımladı: <em>“Futbolu yöneten insanların çoğu futbolla uzaktan yakından ilgisi olmayan kişiler. Halbuki futbol, bir milletin aynasıdır. Tribünde herkes kimliğini dışarıda bırakır, herkes aynı coşkuda birleşir. Dünyada insanları bu kadar birleştiren başka bir alan yok.”</em></p>
<p><em>“Burası insanların agresif duygularını tatmin edecekleri bir yer değil; burası eğlence sektörü. Gel, eğlen, deşarj ol, sonra işine git.”,</em></p>
<p><strong>“Kahraman sensin, biz sadece bir oyun oynadık”</strong></p>
<p>Yılmaz Vural, 2002 Dünya Kupası’nda Türkiye’nin dünya üçüncülüğünü kazandığı günlerde yaşadığı bir anıyı paylaşarak, futbolun ülke insanı üzerindeki etkisini duygusal bir dille anlattı: <em>“Uçak Yeşilköy’e iniyordu, iki savaş uçağı yanımıza geldi. Pilot dedi ki ‘kahramanlar ülkenize hoş geldiniz.’ Hala duyuyorum o sesi. İçimden dedim ki ‘Ne kahramanı, kahraman sensin! Biz sadece bir oyun oynadık, güzel bir sonuç aldık.’ Ama o an anladım ki insanlar kendinden daha kahraman görüyor seni.”</em></p>
<p>O günü unutamadığını belirten Vural, sözlerine şöyle devam etti: <em>“Uçaktan indik, çift katlı otobüsle Taksim’e gidiyoruz. 1 Mayıs’ta bile o kadar kalabalık olmaz. Her yer kırmızı-beyaz, insanlar ağlıyor, bayraklar sallanıyor. Yanımda çok şık bir hanımefendi vardı, ben de kendi kendime ‘Allah’ım sana teşekkür ediyorum, böyle bir mesleği icra etme şansı verdin bana’ dedim.”</em></p>
<p><strong>“Futbol karakterin aynasıdır”</strong></p>
<p>Yılmaz Vural, futbolun yalnızca taktiklerle değil, insan doğasının tüm yönleriyle oynandığını vurguladı:<em> “Bir oyunda paylaşmak, sevinmek, üzülmek, kulis yapmak, hayatta ne varsa futbolda da var. Futbol topu bir obje, ama asıl yarışan karakterlerdir. Ayağınıza top geldiğinde kim olduğunuzu gösterirsiniz. Korkusuzluğunuz, cesaretiniz, insani tarafınız sahaya yansır.”</em></p>
<p><em>“Bence insanların beni sevmesinin nedeni de bu… Futbolu hayatın insanlaşmış bir biçimi olarak görüyorum.”</em></p>
<p><strong>“Türkiye’de futbolu eğitimsizlik yönetiyor”</strong></p>
<p>Vural, Türkiye futbolunun en büyük sorunlarından birinin eğitimsizlik olduğunu vurguladı: <em>“Futbolu yöneten insanların çoğu bu oyunun ruhunu bilmiyor. Eğitimli teknik direktör sayımız çok az. Bu ülkede 600’den fazla teknik direktör var ama milli takımda bir tane bile Türk antrenörümüz yok. Bu, sistemin eksikliğidir.”</em></p>
<p><em>“Futbol sadece sistemle değil, kültürle oynanır. Ayağınıza top geldiğinde karakteriniz sahaya yansır. O yüzden antrenörlük sadece bilgi değil, insana dokunma sanatıdır.”</em></p>
<p><strong>“Benim işim insanları güldürmek, çünkü herkes yeterince bunalmış”</strong></p>
<p>Saha kenarındaki enerjisiyle her zaman fark yaratan Yılmaz Vural, yıllardır Türkiye’nin yüzünü güldüren bir isim olarak biliniyor. <em>“Benim işim insanları güldürmek, çünkü herkes yeterince bunalmış. Herkesin içinde bir karanlık var ama ben insanların güzel tarafını göstermek istiyorum.”</em></p>
<p>Program boyunca renkli anekdotlarıyla izleyenleri hem güldüren hem düşündüren deneyimli teknik adam, <em>“Futbolun eğlence yönünü hatırlamak zorundayız. Çünkü hayat, o bir dakikanın içinde geçiyor”</em> sözleriyle bölüme damgasını vurdu.</p>
<p><strong>Yılmaz Vural’dan genç antrenörlere mesaj:</strong></p>
<p><em>“Eğitim alın, sabırlı olun, popülerliğin değil emeğin peşinden gidin. Futbol insanın karakterini ortaya çıkarır. Oyuncunuza sadece sistemi değil, insanlığı da öğretin.”</em></p>
<p>Corendon Sport Talks’un bu özel bölümü, İngilizce altyazı ve işaret dili desteğiyle YouTube üzerinden izlenebilir: https://www.youtube.com/watch?v=iTkOdWMV7ZI </p>
<p><strong>Spora değer katan yayın serisi: Corendon Sport Talks</strong></p>
<p>Havacılık ve turizm sektörlerinde pek çok yeniliği hayata geçirerek milyonlarca misafirini hayallerindeki tatil destinasyonlarına uçuran Corendon Airlines, 20. kuruluş yılını kutluyor. Corendon Airlines, bu anlamlı yılda hayata geçirdiği Corendon Sport Talks video serisiyle, spora verdiği desteği bir kez daha ortaya koyuyor. Sporun birleştirici gücünü merkeze alan bu özel projede, Türk spor tarihine iz bırakan isimlerin ilham verici hikâyeleri ekranlara taşınıyor.</p>
<p>Spor dünyasına farklı bir bakış sunmayı hedefleyen Corendon Sport Talks’un 2025 yılında yayınlanan bölümlerinde konuk olan isimler şöyle:</p>
<ul>
<li>Onvo Antalyaspor Teknik Direktörü Emre Belözoğlu ve Corendon Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer</li>
<li>Beşiktaş JK eski başkanı, iş insanı ve spor yöneticisi Hüseyin Yücel, FIFA eski hakemi ve futbol yorumcusu Fırat Aydınus</li>
<li>Muratpaşa Belediyesi Spor Kulübü Genç Kızlar Voleybol Takımı&#8217;ndan Dora Badem, Yaren Çalışkan ve Selvi Alpaslan</li>
<li>Gazeteci, sunucu ve futbol yorumcusu Ersin Düzen, eski milli futbolcu ve futbol yorumcusu Nihat Kahveci ile eşi sunucu Fulya Sever Kahveci</li>
<li>Eski milli basketbolcu ve TBF Sportif Direktörü Alper Yılmaz ile eski milli basketbolcu ve Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Harun Erdenay</li>
<li>Corendon Alanyaspor&#8217;un teknik direktörü João Pereira</li>
<li>Profesyonel Tur Rehberi, Turizm Pazarlama Uzmanı ve Sürdürülebilir Turizm Gönüllüsü Ceylan Şensoy ile biricik annesi Milli Atlet ve Antrenör Çiçek Solon Şensoy</li>
<li>Corendon Alanyaspor kaptanı, Türk millî futbolcu Efecan Karaca</li>
<li>Corendon Airlines Tahtalı Run to Sky yarışının organizatörlerinden ve Merrell Skyrunner® World Series direktörü Andres Olivera ve Amerikalı profesyonel koşucu Morgan Eliiot</li>
<li>Triatlet ve içerik üreticisi Fatih Topçu</li>
<li>Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı Kaptanı, Türk Millî Futbolcu Yağmur Uraz</li>
<li>Spor Spikeri ve Sunucu Ertem Şener</li>
<li>Spor spikeri, sunucu ve gazeteci Fuat Akdağ</li>
<li>Ünlü oyuncu ve sunucu Selçuk Yöntem</li>
<li>Eski milli futbolcu ve teknik direktör Arda Turan</li>
<li>Hull City AFC futbol takımı sahibi Acun Ilıcalı</li>
<li>Polonya asıllı Alman futbolcu Lukas Podolski</li>
<li>Türk teknik direktör ve eski millî futbolcu Mustafa Denizli</li>
<li>2024 Avrupa Güreş Şampiyonası altın madalya sahibi milli güreşci Nesrin Baş</li>
<li>A Milli Kadın Voleybol Takımı Liberosu ve Eczacıbaşı Dynavit kaptanı Simge Aköz</li>
<li>Argeus Travel &#038; Events Yönetici Ortağı ve Salomon Cappadocia Ultra-Trail Organizatörü Aydın Ayhan Güney ile; belgesel yapımcısı, Sport Point Extreme CEO’su ve Kurucu Ortağı, ayrıca Skechers Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurucu Ortağı Orkun Olgar</li>
<li>Wellness &#038; Yoga Eğitmeni, Sunucu ve Yazar Ece Vahapoğlu, Joy of Athletics &#038; Gurme Run Kurucusu, Eski Milli Triatlet Bahar Saygılı ve Team Corendon ekibinde yer alan Corendon Airlines çalışanlarından Uçuş Operasyon Uzmanı Ali Özkan ile Uçuş Ağı Planlama ve Zamanlama Müdür Yardımcısı Ceren Küçükçetin</li>
<li>Dünya ve Avrupa Karate Şampiyonu, Milli sporcu Serap Özçelik Arapoğlu</li>
</ul>
<p>Corendon’un, Corendon Sport Talks video serisinin yanı sıra spor dünyasına değer katmak hedefiyle yaptığı çalışmalar Corendon Sports Instagram sayfasından takip edilebiliyor: https://www.instagram.com/corendonsports/  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yilmaz-vural-corendon-sport-talksta-592661">Yılmaz Vural Corendon Sport Talks&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Işık: &#8220;Atatürk, sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-isik-ataturk-sadece-gecmisimiz-degil-gelecegimizdir-590988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:15:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkün]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[gaziemir]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişimiz]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğimizdir]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin düzenlediği Ata’yı Anma Konseri’nde, Atatürk’ün sevdiği şarkıları seslendiren Mehtap Meral, Gaziemirlilere duygu dolu anlar yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-isik-ataturk-sadece-gecmisimiz-degil-gelecegimizdir-590988">Başkan Işık: &#8220;Atatürk, sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin düzenlediği Ata’yı Anma Konseri’nde, Atatürk’ün sevdiği şarkıları seslendiren Mehtap Meral, Gaziemirlilere duygu dolu anlar yaşattı. Başkan Ünal Işık, “Atatürk’ün açtığı yolda, Cumhuriyet’in ışığında, sonsuza dek yürümeye kararlıyız. Atatürk, sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir” dedi.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ebedi Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, ölümünün 87’nci yıl dönümünde özel bir konserle andı. 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen konserde, sanatçı Mehtap Meral sahne aldı.<br />Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ile eşi Deniz Işık’ın ev sahipliği yaptığı konsere, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ile eşi Özge Kurnaz, CHP 26. Dönem İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, CHP Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı ile eşi Nursel Şırlancı, CHP Gaziemir Geçmiş Dönem İlçe Başkanları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda Gaziemirli katıldı.</p>
<p>Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte sahneye çıkan Mehtap Meral ve orkestrası, Atatürk’ün sevdiği şarkılar ile Atatürk’ün anısına bestelenen eserleri seslendirdi. Konser boyunca sanatçının söylediği şarkılara eşlik eden Gaziemirliler, Atatürk’e duydukları sevgi ve özlemi hep bir ağızdan dile getirdi. Etkinlikte, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Gaziemir Şubesi Çocuk Korosu da sahne alarak şarkılar seslendirdi. Miniklerin performansı, izleyicilerden büyük alkış aldı.</p>
<p><b>“Atatürk’ün açtığı yolda, Cumhuriyet’in ışığında yürüyeceğiz”</b><br />Atatürk’ün Türk milletine kazandırdığı değerlere ve mirasına sahip çıkmanın önemine vurgu yapan Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, “Bu ülkede özgür, eşit ve onurlu bir şekilde yaşayabiliyorsak bunu Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. Mustafa Kemal’in önderliğinde kazanılan zaferler ve Atatürk’ün devrimleri, bugün sahip olduğumuz tüm değerlerin temelidir. Dünyada, Atatürk kadar milleti tarafından sevilen, ölümünün üzerinden 87 yıl geçmesine rağmen fikirleriyle yol gösteren başka bir lider yoktur. O sadece bir kurtarıcı değil, aynı zamanda çağdaş bir ulusun, laik ve demokratik Cumhuriyet’in mimarıdır. Ülkemizin her noktasında iyi, güzel, çağdaş olan ne varsa; adalette, bilimde, sanatta, kadının toplumdaki yeri ve öneminde ne kadar ilerlediysek, hepsinde Atatürk&#8217;ün izleri vardır. Bizler, yaşamımızın her anında O’nun fikirlerini, devrimlerini ve bize bıraktığı çağdaşlık mirasını yaşatıyoruz. Atatürk’ün açtığı yolda, Cumhuriyet’in ışığında, bilimin rehberliğinde sonsuza dek yürümeye kararlıyız. Atatürk’ün ilke ve değerlerine sahip çıkarak, bu mirası çocuklarımızla ve torunlarımızla geleceğe taşıyacağız. Çünkü biliyoruz ki Atatürk, sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir. İyi ki bizim liderimiz, iyi ki biz Atatürk’ün aydınlattığı yolda yürüyen yurttaşlarız. Ulusumuzun kurtarıcısı, Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yıl dönümünde saygı, özlem ve minnetle anıyorum” diye konuştu. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-isik-ataturk-sadece-gecmisimiz-degil-gelecegimizdir-590988">Başkan Işık: &#8220;Atatürk, sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet eğitimi sadece kriz anına değil, travma koşullarına da odaklanmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-egitimi-sadece-kriz-anina-degil-travma-kosullarina-da-odaklanmali-590861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 08:34:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[anına]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyada deprem, sel, orman yangını ve kuraklık gibi afetlerin sayısında hızlı bir artış yaşanıyor. Bu durum, afetlere hazırlık süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 12 Kasım Afet Eğitimi Hazırlık Günü kapsamında artan risk ortamına dikkat çekerek, afet eğitiminin kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-egitimi-sadece-kriz-anina-degil-travma-kosullarina-da-odaklanmali-590861">Afet eğitimi sadece kriz anına değil, travma koşullarına da odaklanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="622" data-end="946">Prof. Dr. Şimşek, “1970’lerde yılda yaklaşık 100 afet kaydedilirken, son 20 yılda bu sayı 400’e ulaştı. Afet eğitimi, yalnızca ‘kriz anında ne yapılmalı’ yaklaşımıyla sınırlı kalmamalı; bireylerin ve kurumların travmatik stres koşulları altında bile etkili bir şekilde hareket edebilme kapasitelerine odaklanmalıdır” dedi.</p>
<p data-start="948" data-end="995"><strong data-start="948" data-end="993">Travmanın biyopsikososyal etkisine dikkat</strong></p>
<p data-start="997" data-end="1421">Afetlerin yalnızca fiziksel hasar yaratmadığını, toplumun güven, kontrol ve dayanıklılık duygularını da derinden etkilediğini belirten Şimşek, eğitim içeriklerinin korku temelli değil, güven, dayanıklılık ve öz yeterlilik odaklı olması gerektiğini söyledi. Riskin büyüklüğünü anlamak, afet sırasında ortaya çıkan davranışları bilmek, doğru tepki vermek ve yeniden travmatizasyondan kaçınmak eğitimlerin temel amacı olmalı.</p>
<p data-start="1423" data-end="1484"><strong data-start="1423" data-end="1482">Travmanın bireysel ve kurumsal etkileri sahada gözlendi</strong></p>
<p data-start="1486" data-end="2139">İstanbul Bilgi Üniversitesi Lisansüstü Program Enstitüsü Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı tarafından yapılan saha araştırmaları, 6 Şubat depremleri sonrasında afetin ilk günlerinde yaşanan güvensizlik, kontrol kaybı ve çaresizliğin yalnızca bireyleri değil, kurumlar arası koordinasyonu da olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Prof. Dr. Şimşek, “Farklı kurumlar eşzamanlı fakat kopuk biçimde hareket etti, korku ve belirsizlik ortamı iletişimi ve işbirliğini zayıflattı. Bu bulgular, travmanın örgütsel düzeydeki etkilerini bilmenin ve eğitimlere dahil etmenin afet yönetimi için kritik olduğunu gösteriyor” dedi.</p>
<p data-start="2141" data-end="2185"><strong data-start="2141" data-end="2183">Korku yerine ‘öğrenilmiş güven’ modeli</strong></p>
<p data-start="2187" data-end="2597">Şimşek, afet eğitimlerinin travma bilgisiyle yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirtti: “Korku temelli mesajlar uzun vadeli hazırlık davranışlarını azaltıyor. Bireyler bilgi ve beceriye sahip olduklarına inandıklarında hazırlık davranışları kalıcı hale geliyor. Travma bilgili afet eğitimi, sadece ne yapılacağını öğretmekle kalmayıp, bireylerin bunu yapabileceklerine olan inançlarını da desteklemeli.”</p>
<p data-start="2599" data-end="3001">Prof. Dr. Şimşek ayrıca, eğitimlerde tetikleyici uyaranlardan, tehdit edici dilden ve yeniden yaşantılama riski taşıyan uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı: “Nitel çalışmalar, afet sahasında görev yapan personel ve hizmet alan bireylerin yeniden travmatizasyona açık olduğunu gösteriyor. Bu nedenle eğitimler, uzman kişiler tarafından kültürel olarak duyarlı bir şekilde yürütülmelidir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-egitimi-sadece-kriz-anina-degil-travma-kosullarina-da-odaklanmali-590861">Afet eğitimi sadece kriz anına değil, travma koşullarına da odaklanmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabah rutinleri ses sağlığını etkiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sabah-rutinleri-ses-sagligini-etkiliyor-588797</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 14:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[rutinleri]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, ses sağlığını korumanın önemi ve sabah rutinleriyle ses tellerinin nasıl doğru şekilde uyandırılabileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabah-rutinleri-ses-sagligini-etkiliyor-588797">Sabah rutinleri ses sağlığını etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, ses sağlığını korumanın önemi ve sabah rutinleriyle ses tellerinin nasıl doğru şekilde uyandırılabileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Sesimize iyi bakmazsak, gün boyu yorgunluk ve kısıklık kaçınılmaz olur!</strong></p>
<p>Sesin, bedenin en narin enstrümanı olduğunu aktaran Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Sesimize iyi bakmazsak, gün boyu sürecek yorgunluk, kısıklık ve hatta ağrılarla karşılaşmak kaçınılmaz olur.” dedi.</p>
<p>Sabahları gerçekleştirilen küçük alışkanlıkların, sesin gün boyunca nasıl duyulacağını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Tahmincioğlu, “Ses sağlığı, sabah başlar. Güne başlarken sesinizi güçlendirmenin ve korumanın basit ama etkili adımları var.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kahve yerine güne ılık bir bardak su ile başlayın!</strong></p>
<p>Bulunulan ortamın ve sesin nemlendirilmesini öneren Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Kahve yerine güne ılık bir bardak su ile başlayın.” dedi.</p>
<p>Kış aylarında ya da klimalı ortamlarda nem oranının düştüğünü hatırlatan Tahmincioğlu, bu durumun, ses tellerinin doğal nem dengesini bozarak kurumasına yol açtığını söyledi ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Eğer sabahları boğazınızda yanma hissediyorsanız, bu sadece bir üşütme belirtisi değil, havada yeterli nem olmadığının da göstergesi olabilir. Sabah kahvesi çoğumuz için vazgeçilmez bir ritüel olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki kafein vücudu ve sesi kurutur. Bu nedenle kahvenizi günün ilerleyen saatlerine bırakmak, sabahın ilk dakikalarında ses tellerine dinlendirici bir başlangıç yapmanızı sağlar. Sabah içeceğiniz bir bardak su, sadece vücudunuzu değil, ses tellerinizi de uyandırır. Küçük bir alışkanlık değişikliğiyle sesinizi daha yumuşak ve daha dayanıklı bir hale getirebilirsiniz.”</p>
<p><strong>Doğru duruş, doğru sesi getiriyor!</strong></p>
<p>Postürün, sesin kalitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Güne başlarken birkaç küçük gerinme hareketi yapmak sadece bedeninizi değil, sesinizi de özgürleştirir.” dedi.</p>
<p>Sesin nefesle başladığını ifade eden Tahmincioğlu, “Uykudan yeni uyanmışken diyaframınız biraz ‘tembel’ olabilir. Yatağınızda oturun, omuzlarınızı geriye alın ve çenenizi hizalayın, bir elinizi göğsünüze, diğer elinizi karnınıza koyun. Nefesinizi burnunuzdan alın, karnınız hafifçe şişsin, sonra yavaşça verin. Bu birkaç nefes, sesinizi gün boyu taşıyacak enerjiyi sağlar. Unutmayın, doğru duruş, doğru sesi getirir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sabahları konuşmadan önce sesi ısıtmak gerekir!</strong></p>
<p>Uyanır uyanmaz yüksek sesle konuşmanın ya da şarkı söylemenin, ses tellerini ısınmadan zorlamak anlamına geldiğini aktaran Tahmincioğlu, “Sabahın ilk yarım saatinde mümkünse sessiz kalın. Bu kısa sessizlik, hem ses tellerinize hem de zihninize bir ‘ısınma molası’ verir.” dedi.</p>
<p>Koşudan önce kaslar nasıl ısıtılıyorsa, konuşmadan önce de sesi ısıtmak gerektiğini kaydeden Tahmincioğlu, “Sesi ısıtmak yoğun konuşmalı bir güne başlamadan ses tellerinize yapabileceğiniz hızlı ama etkili bir ritüeldir. Ses ısınmaları sadece şarkıcılara değil, sağlık çalışılanlarına, öğretmenlere, avukatlara, sunuculara, satış görevlilerine, çağrı merkezi çalışanlarına ve tüm profesyonel ses kullanıcılarına da fayda sağlar. Aynanın karşısına geçin, dudaklarınızı titreştirin, ‘brrrrr’ sesi çıkmalı. Ardından nazal ‘mmm’ ya da ‘nnn’ sesleriyle titreşimin hissini fark edin. Bu egzersizler ses tellerinizi nazikçe uyandırır. Yalnızca iki dakikalık bu egzersiz, sesinize bütün gün sürecek bir rahatlık kazandırır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Sesinizi sabah nasıl uyandırırsanız, gün boyu öyle duyulur!</strong></p>
<p>Gece geç yemenin veya sabah kalkar kalkmaz hemen yemek yemenin, mide asidini yukarı çıkarak ses tellerine ulaşmasına neden olabileceğine vurgu yapan Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Buna bağlı olarak da sabah boğazınızda yanma ve ‘boğaz temizleme’ ihtiyacı kendini gösterebilir. Rahatlamak için uygulayacağınız ‘boğaz temizleme’ hareketi de ses tellerinize zarar verir.” dedi.</p>
<p>Bu sebeple sabah kahvaltısının aceleye getirilmemesi gerektiğine işaret eden Tahmincioğlu, “Aşırı baharatlı ya da yağlı yiyeceklerden kaçının ve öğününüzü yavaş bir şekilde yiyin. Her sabah sesinizi nasıl uyandırdığınız, gün boyunca sesinizin nasıl duyulacağını da belirler. Güzel olan şu ki sesinize iyi davranmak için özel bir yeteneğe ihtiyacınız yok, sadece biraz dikkat ile ses sağlığını koruyabilirsiniz.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabah-rutinleri-ses-sagligini-etkiliyor-588797">Sabah rutinleri ses sağlığını etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tirnak-bakimi-sadece-estetik-degil-saglik-isi-588242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 13:27:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Podolog]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Tırnak Bakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, el ve ayak tırnak bakımı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tirnak-bakimi-sadece-estetik-degil-saglik-isi-588242">Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, el ve ayak tırnak bakımı konusunu değerlendirdi.</p>
<h3><strong>“Sertifikasız çalışanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla”</strong></h3>
<p>Mahalle arası yerlerde çalışan tırnak bakım uzmanlarının eğitim düzeyi ve sertifika durumlarının farklılık gösterebildiğini ifade eden Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Bazı kişiler güzellik kurslarına katılarak temel eğitimler alsa da birçoğu bu işi tamamen tecrübe yoluyla öğrenmiştir. Sertifikasız çalışanların sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Bu durum, özellikle hijyen ve sağlık açısından risk oluşturabilir çünkü profesyonel eğitim almayan kişilerin enfeksiyon, mantar ve siğil gibi bulaşıcı hastalıklar veya cilt rahatsızlıkları gibi konularda yeterli bilgisi olmayabilir.” dedi.</p>
<h3><strong>“Bu eğitimler tıbbi bilgi içermiyor”</strong></h3>
<p>Tırnak bakım hizmeti veren kişilerin genellikle kısa süreli kurslarla yetkinlik kazandıklarını belirten Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Genellikle kısa süreli güzellik ve bakım kurslarına katılarak manikür-pedikür, el-ayak bakımı ve protez tırnak gibi konularda temel eğitim alırlar. Bu kurslar sonunda bazıları sertifika da elde eder. Ancak bu eğitimler tıbbi bilgi içermez; dolayısıyla sağlıkla ilgili sorunlara müdahale yetkileri yoktur. Yetkinlikleri daha çok estetik ve kozmetik bakım alanıyla sınırlıdır.” diye konuştu.</p>
<h3><strong>“Steril ekipman ve eldiven kullanımı hayati önem taşıyor”</strong></h3>
<p>Hijyen kurallarına uyulmadığında ciddi enfeksiyon riskleri doğabileceğine dikkat çeken Podolog Muharrem Tosun, “Bu kişiler mutlaka her müşteri için steril edilmiş veya tek kullanımlık malzemeler tercih etmelidir. Eldiven kullanımı, ellerin ve çalışma alanının temizliği çok önemlidir. Tırnak mantarı, siğil, enfeksiyon gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için hijyen kurallarına titizlikle uymaları gerekir. Ayrıca herhangi bir sağlık problemi belirtisi gördüklerinde işlem yapmaktan kaçınıp, kişiyi bir uzmana yönlendirmeleri gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<h3><strong>“Podologlar, ayak sağlığında uzman kişilerdir”</strong></h3>
<p>Podologların yalnızca estetik değil, tıbbi bakıma da odaklandığını belirten Tosun, “Podologlar, özellikle ayak sağlığı alanında uzmanlaşmış kişilerdir. Tırnak batıkları, nasırlar, tırnak mantarı ve deforme tırnak gibi problemlerle ilgilenirler. Ayrıca medikal ayak bakımı yapabilirler. Estetik kaygıdan çok, sağlığı ön planda tutarak, kişiye özel tıbbi bakım uygularlar. Podologlar, sadece tırnak bakımı değil; diyabetik ayak bakımı, sporcu ayak bakımı ve hamilelerde ayak bakımı gibi özel sağlık alanlarında da destek sunarlar.” dedi.</p>
<h3><strong>“Tırnak bakımı, sağlık sorunlarını erken tespit etmede önemli rol oynar”</strong></h3>
<p>Podologların tırnak yapısındaki değişimleri dikkatle incelediğini ifade eden Muharrem Tosun, “Podologlar, bakım esnasında tırnakların rengi, yapısı, kalınlığı ve şekli gibi detaylara dikkat ederek sağlıkla ilgili olası sorunları tespit ederler. Örneğin tırnak mantarı, dolaşım bozuklukları ya da diyabetik komplikasyonlar gibi durumları erken fark edebilirler. Ayrıca bu tarz konularda multidisipliner çalışarak uzman hekimlerle iş birliği yaparlar. Böylelikle probleme zamanında müdahale ederek, ciddi sağlık problemlerinin önüne geçerler. Tedavi sürecinde bilimsel yöntemleri takip edip medikal aletler kullanarak ağrısız ve hijyenik çözümler sunarlar.” şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>“Düzenli tırnak bakımı yaşam kalitesini artırır”</strong></h3>
<p>Tırnak bakımının yalnızca görünüm değil, yaşam kalitesi açısından da önem taşıdığını söyleyen Öğr. Gör. Muharrem Tosun, şöyle devam etti:</p>
<p>“Düzenli tırnak bakımı sadece estetik değil sağlık açısından da önemlidir. Bakım ile tırnakta oluşabilecek mantar, kalınlaşma ve tırnak batması gibi istenmeyen durumların önüne geçilebilmektedir.  Ayrıca bazı hastalıkların belirtileri de tırnaklarda renk ve şekil bozukluğuyla kendisini gösterebilmektedir.   Özellikle yaşlı bireyler ve diyabet hastalarında tırnaklarda kalınlaşma görülmekte olup bu kişiler ev şartlarında kendi tırnaklarını kesmekte zorlanmaktadır bu da kişinin sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir. Bu kişilerde yapılacak tırnak bakımıyla yaşam kaliteleri arttırılabilir ayakta oluşabilecek enfeksiyon riskinin önüne geçilebilir.</p>
<p>Podologlar, işlem sırasında bir sağlık problemi fark ettiklerinde öncelikle görev ve sorumlukları dahilinde işlem yapabilmektedirler. Sorumluluklarını aşan durumlarda ise aldıkları eğitim sonucu ilgili kişiyi hangi alandaki bir uzmana yönlendireceğini bilmektedirler Böylelikle sağlık problemine zamanında ve doğru yaklaşımla müdahale edilecek olduğundan bütüncül bir sağlık yaklaşımı da sunmuş olurlar.”</p>
<h3><strong>“Sterilizasyon cihazı kullanımı şart”</strong></h3>
<p>Tırnak bakımında en önemli riskin enfeksiyon bulaşması olduğunu hatırlatan Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki tırnaklarda işlem sırasında görülebilen en önemli risk enfeksiyon bulaşma riskidir. Bu sebeple kullanılacak tüm ekipmanların otoklov gibi sterilizasyon cihazlarında steril edilmesi gerekmektedir. Kişilerin bu konuya özellikle dikkat etmesini rica ediyorum.” diye sözlerine son verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tirnak-bakimi-sadece-estetik-degil-saglik-isi-588242">Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-bir-yasam-alani-insa-ediyoruz-586790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2025 10:17:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alanı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[ediyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[ihale]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi’ndeki altyapı ve hafriyat çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyor. Yakında ihale hazırlıklarının başlayacağını açıklayan Başkan Büyükakın, projenin sadece fuar merkezi olmadığını, aslında yeni bir yaşam alanı inşa ettiklerini vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-bir-yasam-alani-insa-ediyoruz-586790">Yeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi’ndeki altyapı ve hafriyat çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyor. Yakında ihale hazırlıklarının başlayacağını açıklayan Başkan Büyükakın, projenin sadece fuar merkezi olmadığını, aslında yeni bir yaşam alanı inşa ettiklerini vurguladı.</p>
<p><b>EKİPLER HIZLI ÇALIŞIYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi büyük bir vizyon örneği olarak, tamamlandığında Marmara Bölgesi’ndeki fuarcılık faaliyetlerini yeniden şekillendirecek Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi Projesi’ni hayata geçiriyor. Cengiz Topel Havalimanı’nın hemen yanındaki 320 dönümlük alanda yapılacak olan yeni Fuar Merkezi’nde çalışmalar başladı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı Yol Bakım Şube Müdürlüğü ekipleri, inşaat yapım ihalesi öncesinde alandaki hafriyat ve altyapı işlerini hummalı bir şekilde yürütüyor. 25 gündür alanda olan ekipler, hava şartlarının elvermesi halinde 40 gün içinde tüm tefsiye çalışmalarını tamamlamayı planlıyor.</p>
<p><b>BAŞKAN BÜYÜKAKIN İNCELEME YAPTI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Hayri Baraçlı, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ve AK Parti Kartepe İlçe Başkanı Murat Yılmaz ile birlikte hafriyat çalışmalarının yürütüldüğü alandaydı. Büyükşehir ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Büyükakın, büyük kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği ve çok amaçlı tasarlanmış bir fuar merkezini Kocaeli’ye kazandıracakları için mutlu olduklarını dile getirdi.</p>
<p><b>KOCAELİ’NİN ÖNÜNÜ AÇTIK</b></p>
<p>Projenin sadece fuar alanı olarak görülmemesini isteyen, aslında yeni bir yaşam alanı inşa ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükakın, “Burada fuarlar, kongreler yapılacak. Ve bununla beraber, aslında yeni bir şehir tasarımı ortaya çıkmış olacak. Şöyle ki, daha önce alınmış kararları bazen yeniden gözden geçirmek zorunda kalabiliyoruz. Şehirlerin önünü açmak istiyorsanız, şehirlerin yeni bir yönde ilerlemesini istiyorsanız, geçmiş dönemlerin ihtiyaçlarını karşılayacak fonksiyonların yerine, yeni fırsatlar sağlayacak fonksiyonlar yüklemeniz gerekir.</p>
<p><b>ESKİSİ, ŞEHİRDE SIKIŞMIŞTI</b></p>
<p>Eski şehir merkezinde sıkışmış olan ve daha büyük, daha yeni ihtiyaçları karşılamaya yeterli olmayan alanları şehrin dışında ve yeni ihtiyaçları karşılayacak yapılarla buluşturmanız gerekir. Bir yandan hava ulaşımının diğer yandan şehirler arası ulaşımın ortak noktasında buluşabilecek bir alan gerekiyordu. Önceki fuar alanı, geleneksel şehir merkezinde sıkışmış bir alandı. Onu dışarıya taşımak, bir anlamda etkinlikler döneminde oluşacak trafiği de şehrin dışına taşımak anlamına gelecekti” dedi.</p>
<p><b>HEDEF 2026’DAKİ KİTAP FUARI</b></p>
<p>Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Büyükakın şu bilgileri verdi: “İlk etapta, 3 tane holü olan ve her biri 10 bin metrekare büyüklüğünde bir alan inşa edilecek. Ön tarafındaki yapı ise kongre merkezi, konferans salonları ve giriş hollerinden oluşacak. Burada aşamalı bir inşaat süreci izlenecek. Önce iki holün tamamlanması ve iklim şartları elverişli olursa, bunların 2026’daki Kitap Fuarı’na yetiştirilmesi planlanıyor. Daha sonraki süreçte de diğer holün(3.) ilavesi ve diğer yapıların eklenmesi işleri yapılacak. Uzun vadede Fuar Merkezi toplam 6 hole çıkacak ve üzerindeki yapıların tamamı ilerleyecek. Onlarla birlikte otelin ve merkezin ticari ve parklanma ihtiyaçlarını karşılayacak diğer yapılar da bu alana ilave edilmiş olacak.</p>
<p><b>5 MİLYAR LİRALIK BİR PROJE</b></p>
<p>Şu anda alanda arkadaşlarımız tesviye çalışmalarını yürütüyor. Yaklaşık 25 gündür burada çalışmalar devam ediyor. Aşağı yukarı 40 günlük bir iş daha var. Böylece bu işe ilave bir ihale bedeli ödenmemiş olacak. Kendi kaynaklarımızla yapabileceğimiz her şeyi öncelikli olarak yapmayı planlıyoruz.  Sonrasında da 3 hol ve öndeki yapının bir kısmı için ihaleye çıkılacak. Bu, yaklaşık olarak 5 milyar tutarında bir ihale olacak.</p>
<p><b>İNŞAAT HIZLICA YAPILACAK</b></p>
<p>İnşallah 1-1.5 yıl gibi bir zaman diliminde 2 holü tamamlamayı, diğer 1 yıllık sürede de 3. holü ve önündeki kongre merkezi ile konferans salonlarını tamamlamayı planlıyoruz. Şimdiden hummalı bir çalışma başladı. Arkadaşlarımız burada yaklaşık 40 gün daha çalışacak, alandaki tesviyeyi bitirmiş olacaklar. Bu arada da ihale hazırlıkları tamamlanacak. İhale günü alınacak. Ve inşallah ihaleye çıkılarak hızlı bir şekilde inşaata başlanacak.”</p>
<p> </p>
<p><b>YERİ RASTGELE SEÇİLMİŞ DEĞİL</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi’nin yerini belirlerken birçok noktaya dikkat ettiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Bu proje tüm yönleriyle birlikte düşünüldü. Fuar merkezi tasarlanırken buradaki yapıların yüksekliği öyle dikkatli şekilde hazırlandı ki, sanayi fuarlarında sergilenecek büyük çaplı ürünler bile rahatlıkla sığabilecek. Öte yandan buranın bir yandan havalimanına yakın olması diğer taraftan metronun son varış noktası ve aslında bütün operasyonların yürütüleceği bakım noktasının buraya yapılacak olması önemli.</p>
<p><b>OTEL VE AVM DE YAPILACAK</b></p>
<p>Önümüzdeki süreçte bir otel ve outlet tarzı küçük çaplı bir alışveriş merkezinin de yapılması ile birlikte burası bambaşka bir fonksiyona bürünecek. Böylesine bir proje aslında büyük bir fuarcılık yaklaşımını içinde barındırıyor. Biz bunu hazırlarken kentimizdeki odalarla, ticaret erbabıyla, sanayicilerle görüşmeler gerçekleştirdik. Ülkedeki ve yurt dışındaki emsal fuarlarla kıyaslamalarını yaptık. Tasarımını yaparken de tüm ulaşım ağlarının ortak noktasında olmasına önem verdik.</p>
<p><b>TRAFİK SIKINTISI YAŞANMAYACAK</b></p>
<p>İzmit tarafından gelişte direkt giriş yapılan, çıkışta da firkete kavşaktan dönülen, giriş-çıkışlarının rahat olduğu bir alan olmasını sağlayacağız. Alanın çok geniş olması, büyük organizasyonların yapılması açısından da kolaylık sağlayacak. Fuar merkezinin yapılacağı Kartepe bir yanıyla turizm kenti. Ama buradaki fuarcılık faaliyetleri ile birlikte o turizm fonksiyonu da ciddi manada güçlenmiş olacak. Sonrasında buraya diğer otellerin de gelmesiyle birlikte yeni bir şekillenmenin olacağını tahmin ediyoruz.</p>
<p><b>TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK</b></p>
<p>Bu proje, aynı zamanda çevredeki kentlere de hizmet etsin. Burası gerçekten ulusal ve uluslar arası fuar merkezi olacak diye düşündük. Bir yere bir yaşam alanı geliyorsa orada kolaylıkları sağlayacak ticari fonksiyonların gelmesi de lazım ki, onları da burada tasarladık. Tamamlandığında gerçekten örnek projelerden bir tanesi ortaya çıkmış olacak. İnşallah örnek alarak, benzerlerini Türkiye’nin diğer illerinde de yaparlar.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-bir-yasam-alani-insa-ediyoruz-586790">Yeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka doğru verilerle beslenmezse yanlış sonuçlar üretebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-dogru-verilerle-beslenmezse-yanlis-sonuclar-uretebilir-585196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 07:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmezse]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sarıalioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[verilerle]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zeka bugün neredeyse her sektörde olduğu gibi yazılım testinde de büyük bir dönüşüm yaratıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-dogru-verilerle-beslenmezse-yanlis-sonuclar-uretebilir-585196">Yapay zeka doğru verilerle beslenmezse yanlış sonuçlar üretebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka bugün neredeyse her sektörde olduğu gibi yazılım testinde de büyük bir dönüşüm yaratıyor. Test ekiplerine ciddi bir hız, öngörü ve verim kazandırıyor; tekrarlayan işleri üstleniyor, riskleri daha doğru analiz ediyor ve test kapsamını genişletiyor. Bu sayede ekipler sadece hata bulmaya değil, ürünün kalitesini ve kullanıcı deneyimini geliştirmeye odaklanabiliyor. Yapay zekanın test ekiplerinin elini güçlendirdiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Her güçlü teknolojide olduğu gibi bu noktada da dengeyi korumak önemli. Yapay zeka doğru verilerle beslenmezse yanlış sonuçlar üretebilir, mesele sadece teknolojiyi kullanmak değil, onu doğru biçimde yönlendirebilmek. Bizler yapay zekayı bir tehdit ya da mucize olarak değil, doğru yönetildiğinde inanılmaz bir potansiyel barındıran bir iş ortağı olarak görüyoruz.” diyor.</strong></p>
<p>Yapay zeka bazı rutin görevleri çok daha hızlı ve hatasız yapabiliyor. Test senaryosu üretmek, log analizi yapmak, regresyon süreçlerini otomatikleştirmek ya da rapor oluşturmak gibi işler artık büyük ölçüde makinelere devrediliyor. Ancak bu durum test uzmanlarının rolünü ortadan kaldırmak bir yana, onları çok daha değerli bir hale getiriyor. Çünkü teknoloji hala insanın sezgisi, yaratıcılığı, merakı ve empati kurma yeteneğiyle boy ölçüşemiyor.</p>
<p><strong>Etik, gizlilik ve güvenlik gibi konulara daha çok dikkat edilmeli</strong></p>
<p>TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Eğer yapay zeka doğru verilerle beslenmezse yanlış sonuçlar üretebilir. Etik, gizlilik ve güvenlik gibi konulara yeterince dikkat edilmezse hız kısa sürede riske dönüşebilir. Mesele, yapay zeka testi nasıl yapar? değil, biz yapay zeka ile nasıl daha akıllıca test ederiz? sorusuna cevap bulmak.” diyor.</p>
<p>Bir yazılımın doğru çalışması kadar, doğru deneyim sunması da kritik ve bu farkı hala yalnızca insan anlayabiliyor. Yapay zeka veriyi analiz edebiliyor, ancak o verinin arkasındaki duyguyu, kullanıcıyı rahatsız eden küçük bir detayın aslında büyük bir deneyim farkı yaratabileceğini insan kadar hissedemiyor. İşte tam da bu noktada, test profesyonellerinin değeri ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>Yapay zeka ile değer üretenler kazanacak</strong></p>
<p>Bu dönemi bir değişim değil, bir evrim olarak gördüğünü belirten Sarıalioğlu, “Artık test uzmanları yalnızca bulguları raporlayan kişiler değil, teknolojiyi yönlendiren, onu anlamlandıran ve sonuçları stratejik kararlara dönüştüren kişiler haline geliyor. Kısacası, testin geleceği makineye karşı insan değil, insan + makine iş birliği üzerine kuruluyor. Bizim işimiz, yapay zekadan korkmak değil, onu anlamak; ondan daha hızlı değil, onunla daha akıllı çalışmak. Gelecekte test profesyonelleri, yapay zekayı sadece kullanan değil, onunla değer üretebilen, kaliteyi uçtan uca şekillendiren stratejik roller üstlenecek.” dedi.</p>
<p><strong>“Amacımız, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek”</strong></p>
<p>Bu alanda ilerlemek isteyenlerin öncelikle yazılım testinin temellerini iyi kavraması gerektiğinin altını da çizen Barış Sarıalioğlu, “Veri bilimi, makine öğrenmesi, istatistik ve algoritma mantığı gibi alanlarda kendini geliştirmek büyük fark yaratıyor. Etik, güvenlik, gizlilik ve “explainable AI”, yani açıklanabilir yapay zeka gibi kavramlarına da hakim olmak gerekiyor. Tüm bunların yanında, çevik metodolojileri, özellikle Agile ve DevOps yaklaşımlarını bilmek artık bir zorunluluk haline geldi. Amaç, sadece yapay zekayla test yapmak değil; onunla üretebilmek, birlikte gelişebilmek olmalı.” diyor.</p>
<p>TesterYou olarak bu yolculukta profesyonellere rehberlik ettiklerini açıklayan Sarıalioğlu, “Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zeka destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden “Quality Engineer” neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-dogru-verilerle-beslenmezse-yanlis-sonuclar-uretebilir-585196">Yapay zeka doğru verilerle beslenmezse yanlış sonuçlar üretebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/modef-expo-inegol-mobilya-fuari-kapilarini-acti-584103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 18:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[expo]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[kapılarını]]></category>
		<category><![CDATA[mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[modef]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584103</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Mobilyasının dünyaya açılan kapısı Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarı 53’üncü kez kapılarını açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/modef-expo-inegol-mobilya-fuari-kapilarini-acti-584103">Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İnegöl Mobilyasının dünyaya açılan kapısı Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarı 53’üncü kez kapılarını açtı.</span></span></p>
<p><span><span>Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’de mobilya şöleni başladı. 53. Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarı bugün düzenlenen coşkulu törenle kapılarını açtı. 18 Ekim’e kadar açık kalacak fuarda 140 dolayında üretici firma yeni sezonun trendlerini ve yeni modellerini ilk kez görücüye çıkardı. Fuarın açılış töreni bugün 14.30’da düzenlenen törenle İnegöl ve Bursa protokolünün de katılımlarıyla gerçekleştirildi. Siyasiler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, STK temsilcileri, iş dünyası ve mobilya sektör temsilcilerinin katıldığı törende İnegöl Mobilyasının kalitesine ve İnegöl’ün üretim gücüne dikkat çekildi.</span></span></p>
<p><span><span><b>İNEGÖL’ÜN VİZYONUNU DÜNYAYA İLAN EDİYORUZ</b></span></span></p>
<p><span><span>Fuarın açılış töreninde yapılan konuşmalar sırasında kürsüye gelen İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, MODEF fuarlarının önemine dikkat çekti. “Bugün 53. Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarını gerçekleştirmek için hep beraber toplandık” diyen Başkan Taban, “Bugün burada sadece bir fuarın kapılarını açmıyoruz; İnegöl’ün emeğini, aklını, estetiğini, vizyonunu dünyaya bir kez daha ilan ettiğimiz bir organizasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi.</span></span></p>
<p><span><span><b>BU BAŞARI TESADÜFİ DEĞİL</b></span></span></p>
<p><span><span>İnegöl’ün küçük atölyelerde başlayan mobilya serüveninin gelinen noktada dünyanın dört bir yanına ihracat yapan dev bir sektöre dönüştüğünü işaret eden Başkan Taban, “Bir şehir düşünelim ki toprağında alın teri, sokaklarında üretim ruhu, insanında da yenilik azmi var. İşte bu şehir İnegöl. Yıllar önce küçük atölyelerde başlayan bu serüven, bugün dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir sanayi gücüne dönüştü. İnegöl bugün Türkiye’nin Mobilya Başkenti ve aynı zamanda dünya mobilya pazarında da söz sahibi bir markadır. Bu başarı tesadüfi değil, vizyoner girişimcilerin, el emeğini sanata dönüştüren ustaların ve bu şehrin topyekun üretim ruhuna inanan insanların eseridir. Mobilya da sadece bir eşya değildir. Bir yaşam biçimidir, bir kültürdür, bir zevktir” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span><b>SADECE MOBİLYA ÜRETMİYORUZ, YAŞAM ALANLARINI ŞEKİLLENDİRİYORUZ</b></span></span></p>
<p><span><span>Başkan Alper Taban, İnegöl’de sadece mobilya üretilmediğini, yaşam alanlarının şekillendirildiğini ve dünyaya Türk tasarımlarının sunulduğunu da kaydederek şöyle devam etti: “Bu noktada emeğiyle, alın teriyle, yenilikçi fikirleriyle İnegöl’ü bu günlere taşıyan tüm sektör temsilcilerimize, sanayicilerimize teşekkür ediyorum. Sizler aynı zamanda bu milletin gücünü dünyaya taşıyorsunuz. İnegöl bugün sadece üretimiyle değil tasarımı, teknolojisi, lojistik gücü ve nitelikli insan kaynağıyla da büyümeye devam ediyor. Bu kapıdan çıkan her fikir, iş birliği, sipariş geleceğin İnegöl’ünü daha güçlü, daha zengin ve daha saygın kılmaya devam edecek. İnegöl üretiyor, Türkiye büyüyor ve dünyaya değer katmaya devam ediyor. İnşallah nice fuarlarda buluşmak dileğiyle.”</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/modef-expo-inegol-mobilya-fuari-kapilarini-acti-584103">Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali gün sayıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/20-ayvalik-uluslararasi-zeytin-hasat-ve-turizm-festivali-gun-sayiyor-582929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 16:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasat]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuzey Ege’de zeytin zamanı geldi; sektörün büyük firmaları ardı ardına hasat yapmaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-ayvalik-uluslararasi-zeytin-hasat-ve-turizm-festivali-gun-sayiyor-582929">20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali gün sayıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Ege’de zeytin zamanı geldi; sektörün büyük firmaları ardı ardına hasat yapmaya başladı. Her yıl olduğu gibi zeytinin başkenti Ayvalık’ı anmadan geçmek olmaz. 16-19 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, Ayvalık Ziraat Odası, Ayvalık Esnaf Birliği ve ATO Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Festival, satış stantları, konserler, paneller ve söyleşilerle dopdolu olacak. Festivali, zeytini, zeytinyağını, hasadı, tağşişi ve zeytinin geleceğini Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ile konuştuk.</p>
<p> “Ayvalık” denilince zeytinyağı, turizm ve zeytin hasat festivali akıllara gelen sihirli kelimeler. Bu sihirli kelimeler sizin için ne ifade ediyor anlatır mısınız?<br />Mesut Ergin (M.E) Ayvalık, binlerce yıldır köklerini toprakla, dallarını gökyüzüyle buluşturan ölümsüz zeytin ağacının yurdu. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli zeytin ve zeytinyağı merkezlerinden biri olarak, her geçen gün adını daha güçlü duyuruyor. Bugün, “Ayvalık” markası yalnızca bir üretim değil, kaliteyle özdeşleşmiş bir değer, bir miras, bir kimliktir. Bugün bilmenizi isteriz: Ayvalık’ın zeytinlikleri kentin %41’ini kaplar. Coğrafi İşaret ile tescillenmiş Ayvalık zeytinyağı, üstün nitelikleri sayesinde artık yalnızca ülkemizde değil, dünyanın farklı köşelerinde de güvenle, arayışla ve ilgiyle anılmaktadır. 20 yıldır düzenlenen bu festival, yalnızca pandemi döneminde hayatımıza giren zorunlu kısıtlamalar nedeniyle ara vermek zorunda kalmıştır. Ama zeytin ağaçlarıyla bağımız, hiçbir zaman kesilmemiştir. Çünkü biz, bin yılı aşan ömrüyle insanlığa tanıklık eden bu kutsal ağacın gölgesinde büyüdük, onunla nefes aldık. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, ATO Laboratuvar Hizmetleri A.Ş., Ayvalık Esnaf Birliği ve Ayvalık Ziraat Odası’nın işbirliğiyle güçlenen festivalimiz, bu yıl da zeytinyağının yaşamımızdaki vazgeçilmez değerini yeniden hatırlatmayı ve tüketimini artırmayı amaçlıyor. Unutmayalım: Büyük Tufan’da ağzında zeytin dalıyla dönen beyaz güvercin, insanlığa barışı ve yeniden doğuşu müjdelemiştir. İşte bu yüzden zeytin dalı, tarih boyunca barışın evrensel simgesi olmuştur. Bugün Ayvalık’tan dünyaya bir kez daha sesleniyoruz: Barış, insan yaşamının en temel hakkıdır!<br />Ayvalık; Zeytinin ve zeytinyağının başkenti olarak nitelendiriliyor. Siz de bu başkentin belediye başkanısınız. Ayvalık gibi zeytinin başkenti olan bir kentte belediye başkanlığı görevini yapmak nasıl bir sorumluluğu beraberinde getiriyor?<br />M.E- Ayvalık Zeytinyağı marka değeri en yüksek olan ürün. Bu anlamda, Ayvalık Zeytinyağının şöhreti; sadece ülke çapında değil, uluslararası boyuta da yayılmış olan bir ürün. Tabii ki bu böylesi bir ürünün marka değerini düzenlediğimiz etkinliklerle daha da yukarılara çıkarabilmeye çalışıyoruz. Bu yıl 20. sini düzenlediğimiz Uluslararası Zeytin Hasat Festivali programı kapsamında zeytin ve zeytinyağı ile ilgili 11 ayrı panel olacak. Bu panellerle, zeytinyağı sektöründe yaşanılan sıkıntıların dile getirilmesi yönünde de iyi bir etkinlik olacağına inanıyorum. Ayvalık Zeytinyağının marka değerini yukarıya çekmeye çalışırken, bununla birlikte dünyayı tehdit eden küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yanı sıra sektörde yaşanılan rekolte sıkıntılarıyla, fiyat politikaları da üreticiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Biz de tüm bunları gündeme getirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda da ülkemizin politikasını oluştururken de bu tür faaliyetlerin etkili olacağına inanıyorum.<br />Festival sadece zeytin mi?<br />M.E-Festival, yalnızca zeytinin değil, aynı zamanda “tarih, doğa, mimari ve lezzet kenti” Ayvalık’ın da tanıtımına hizmet ediyor. Her yıl daha fazla yerli ve yabancı konuğu ağırlayan bu şenlik, üreticisiyle, işletmecisiyle, girişimcisiyle, halkıyla ve sanatçısıyla birlikte Ayvalık’ın turizmine ve ekonomisine de büyük güç katıyor. Üç gün boyunca ölümsüz ağacın bilgeliğine dokunacağız; onun lezzetiyle buluşacak, sağlığın ve bereketin sembolünü kutlayacağız. Ve şimdiden bir sonraki buluşmayı heyecanla bekleyeceğiz. Hedefimiz, Ayvalık markasının dünyaca ünlü kalitesini koruyup, kaliteyi daha da yukarı çekmek. Ayvalık’ta zeytinyağı turizme çok önemli katkılar sağlıyor. Ayvalık’ın yıllardır geçim kaynağı turizm mi, zeytinyağı mı hep tartışılır. Ancak zeytinyağı ve turizm iç içe geçmiş bir bütün oluşturmuş. 22 adası, tabiat parkı, mezesi, balığı, otu, sabunu, zeytini, zeytinyağı ve turizm hepsi bir arada. Ayvalık marka oldu. Ayvalık markasını kullanarak, Ayvalık adı altında turizmden gelir sağlıyorsak, otellerimiz, pansiyonlarımız lokantalarımız, restoranlarımız Ayvalık zeytinyağını muhakkak kullanmalı. Şu an sağlık turizmi çok önemli bir konumda. <br />Zeytin hasat festivali bir şenlik mi?<br />M.E- Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali, bir şenlikten çok daha fazlasıdır. Bu festival, geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Atalarımızın mirasını yaşatırken, çocuklarımızın geleceğini de güvence altına aldığımız bir buluşmadır. Burada atölyeler, söyleşiler, konserler, sergiler düzenleniyor. Ama hepsinden önemlisi, burada ortak bir bilinç ve ortak bir değer yaşatılıyor. Biliyoruz ki, Ayvalık’ın zeytinliklerinden yükselen bu değer artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ortak mirasıdır. UNESCO’ya Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali, bir şenlikten çok daha fazlasıdır. Bu festival, geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Biliyoruz ki, Ayvalık’ın zeytinliklerinden yükselen bu değer artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ortak mirasıdır. Ayvalık’ın bereketli topraklarında, barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytin ağaçlarının gölgesinde, 20.Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’nde buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz. Kentimizde sadece bir hasadı kutlamıyoruz. Yüzyıllardır bu topraklarda kök salmış bir kültürün, emeğin ve barışın şölenini kutluyoruz. Zeytin, yalnızca bir ürün değildir. Zeytin, Ayvalık’ın kimliğidir, karakteridir, varoluş sebebidir. Burada nefes alan herkesin belleğinde bir zeytin ağacının gölgesi vardır. Bu festivalin kahramanları üreticilerimizdir. Zeytinliklerinde alın teriyle, sabırla, sevgiyle çalışan, bir damla zeytinyağı için günlerce, haftalarca emek veren çiftçilerimizdir. Onların emeği olmasa sofralarımıza bereket gelmezdi. UNESCO’ya aday olan bu kültürel zenginlik, tüm insanlığın ortak sofrasına taşınan bir berekettir. Emeğiyle, alın teriyle, sabrıyla bu festivalin gerçekleşmesini sağlayan herkese teşekkür ediyoruz. Ayvalık’ın güzel insanlarına, üreticilerimize, gönüllülerimize, sanatçılarımıza, misafirlerimize yürekten minnet duyuyoruz. Hepinize bereketli bir festival diliyoruz. Zeytinin gölgesi üzerinizden eksik olmasın.<br />Ayvalık zeytinyağının en büyük sorunları arasında yer alan tağşiş var değil mi?<br />M.E-Ayvalık zeytinyağının en büyük sorunları arasında yer alan tağşiş ile ilgili suç duyurusunda bulunuyoruz. Ayvalık zeytinyağının hak ettiği değeri elde etmesinin önünde çok sayıda engel bulunuyor. Bunların başında tağşiş ve markalaşma ilk sırada bulunuyor. Coğrafi işaret ile tescilli Ayvalık zeytinyağının marka değerinin korunması bizim projelerimizden biri. Coğrafi işaret ile ürünün tescillenmesi tek başına çözüm değil. Tesirli hukuki ve cezai yaptırımların takipçisi olabilmek daha önemli. Bu konuda ilk adımı attık. Birlik olmamız gerekiyor. Markalaşmadığımız için tağşişe maruz kalıyoruz. Kalitemize gölge düşüyor. Bu konuda mücadelemize kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Ticaret odası ve belediye olarak üzerimize düşen her türlü desteği veriyoruz. T.B.M.M’de gıda, tarım ve orman alanında bazı düzenlemeler yapılması hakkındaki kanun kabul edilerek yasalaştı. Taklit ve tağşiş yapılmış ürünlerin işleme tabi tutulması ve piyasaya arz edilmesi yasaklandı, büyük para cezaları uygulamaya konuldu. Kanunun yasalaşması ile birlikte gıda sektöründe taklit, tağşiş yapan ve tüketiciyi yanıltan, yanlış yönlendiren, bilgi kirliliği oluşturan firma ve şahıslar hakkında yaptırım öngörülüyor. Büyük para cezaları geliyor, o firmalar ifşa ediliyor, ama arkası kesilmiyor. Dediğim gibi markalaşırsak tüm bunların önü kesilir.<br />Ayvalık ve çevresinde kaç zeytin ağacı var?<br />M.E-Ayvalık’taki iki milyon zeytin ağacının yarısı neredeyse 200 yaşın üzerinde. Ayrıca bin 100 yaşında olgun, tescillenen bir anıt ağacımız da bulunuyor. Zeytin ağaçları bu topraklarda hep var oldu, hep var olacak. Zeytin ve zeytinyağı Türkiye’de milli kültür ürünü olarak kabul ediliyor. Özellikle Kuzey Ege Bölgesi’nde elde edilen zeytinyağları kalite özellikleriyle hem yurtiçinde hem yurtdışında farklı bir öneme sahiptir. Ülkemizde Avrupa Birliği tarafından tescillenmek üzere başvuru yapan yüzlerce ürün arasından ilk 20’ye girebilen ilk ve tek zeytinyağı Ayvalık zeytinyağı oldu. Bu da gösteriyor ki; dünyanın en kaliteli ve lezzetli zeytinyağı Ayvalık’ta üretiliyor. Ayvalık’taki tarım arazilerinin yüzde 76’sı zeytinlik, dört bin üç yüz aile zeytinlik sahibi ve geçimlerini bu sektörden sağlıyor. Ayvalık’ın taş evleri, sokakları, denizi elbette güzeldir. Ama Ayvalık’ı asıl Ayvalık yapan, binlerce yıldır dimdik ayakta duran, sabırla meyve veren zeytin ağaçlarıdır. Onlar bize geçmişimizi anlatır, köklerimizi hatırlatır, geleceğe dair umutlarımızı besler. Bir zeytin ağacına baktığınızda sadece gövdesini görmezsiniz; dedelerimizin alın terini, ninelerimizin dualarını, emeği, sabrı ve sürekliliği görürsünüz.<br />Ayvalık’taki zeytin ağaçlarının kaç tanesi anıt konumunda?<br />M.E-Ayvalık’ta yapılan son sayımlarda 81 adet dört yüz yaşında, 2 adet de bin yüz yaşında zeytin ağacı belirlendi. Bu güzergahta yeni bir yürüyüş rotası oluşturmayı planlıyoruz. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin sağlıklı bir şekilde tatil yapabilmelerini sağlamak için elimizden gelen her türlü katkıyı koymaya çalışıyoruz. Ayvalık’a gelen konuklarımız beş gün içinde ada turu yapar, Sarımsaklı plajlarında yüzüp kumların keyfini çıkarır. Ama kentimizde tatil bununla da bitmiyor. Ayvalık bir mübadil kent, Midilli ve Girit’ten gelenler kendi kültürlerini de taşımışlar, bu kültürleri gelen misafirlerimiz ile paylaşmak istiyoruz. Ayvalık ekonomisini bu şekilde büyüteceğiz.<br />Karaburun ve Urla’da bilirdik ama Ayvalık’ın enginar ve baklası meşhurmuş!<br />M.E-Yüzyıllardır bu kentin üstünde korumacı bir yaşam süregelmiş. Koruma anlayışı geçmişten günümüze bir miras olarak kalmış. Belediye olarak bu değerleri büyüterek, koruyarak ekonomisini büyüterek yarınlara teslim etmek zorundayız. Ayvalık’ı büyüklerimiz nasıl koruyup bu günlere getirdiyse, biz de bunu ekonomiye çevirmenin derdindeyiz. Bu ekonomi içinde kurduğumuz kooperatif ile markalaşmaya gidiyoruz. Küçük üreticileri nasıl bir araya getiririz diye düşünüyoruz. Turizmin yanında Cunda’nın baklası ve enginarı meşhurdur, Ayvalık bir ot cennetidir. Biz bu değerli kaynakları nasıl doğru işleriz ve bir disiplin içinde nasıl pazarlarız, bunun çalışmasını kurduğumuz S.S.Ayvalık Üretim ve Pazarlama Kooperatifi çatısı altında yaşama geçirdik. Satış merkezimiz yoğun ilgi görüyor. Çiftçilerimizin, kadınlarımızın ürettikleri ürünlerin yanında kardeş kooperatiflerin de ürünlerinin satışı burada yapılıyor.<br />Belediyeye ait zeytinliklerin varlığından söz eder misiniz?<br />M.E-  Belediyemize ait altı bin zeytin ağacımız var. Geçtiğimiz yıl zeytin hasat döneminde elde edilen zeytinyağını S.S. Ayvalık Üretim ve Pazarlama Kooperatifi aracılığıyla satışını gerçekleştirdik. Bu yıl daha titiz davranarak Ayvalık Belediyesi mülkiyetindeki zeytinliklerin gübreleme, budama ve sürülmesi gibi bakım çalışmalarını yapıyoruz. Önümüzdeki hasat döneminde üretimi artırmayı hedefledik. Belediyenin öz kaynaklarını verimli kullanacağımız konusunda verdiğimiz sözü yerine getiriyoruz. Bu yıl sezon öncesi tüm bakımlar ve gübreleme işleri tamamlandı. Zeytin hasat dönemindeki hedefimiz bu rekolteyi artırmak.<br />Zeytinyağı nereden, hangi standartlarda satın alınmalı?<br />M.E-Butik üretim pazarına da katkıda bulunuyoruz. Bunu kooperatif kanalıyla yapıyoruz. Kooperatif demek, dayanışma demektir. Biz bu dayanışmayı halka yayarak, öncüsü ve destekçisi olduk. Hemşehrilerim gönül rahatlığı ile alışveriş yapabilir. Zeytin bereket, barış ve uzun ömür demek. Yaptığımız bakım çalışmasıyla sadece önümüzdeki yılın değil, yılların planlarını yapıyoruz. Nefasetiyle farklı, dünyada ürün kalitesi açısından sayılı delice zeytin ağacı türüne sahibiz. Ölümsüz ağaç zeytinin bize sunduğu nimetlere karşılıksız kalmıyor, kendi imkânlarımızla bakımlarını yapıyoruz. Sağ olsun zeytin de verimiyle bize karşılığını veriyor. Geçtiğimiz yıla oranla önümüzdeki yıl daha çok verim bekliyoruz.<br />Son bir mesaj vermek isterseniz ne söylersiniz?<br />M.E- Bugün Ayvalık’ta hasat edilen sadece zeytin değildir. Bugün kentimizde hasat edilen umut, dostluk ve barıştır. Gelin, hep birlikte bu topraklardan yükselen barışın dilini, kardeşliğin sesini çoğaltalım. Sözlerime son verirken, emeğiyle, alın teriyle, sabrıyla bu festivalin gerçekleşmesini sağlayan tüm paydaşlara, maddi ve manevi katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Ayvalık’ın güzel insanlarına, üreticilerimize, gönüllülerimize, sanatçılarımıza, misafirlerimize yürekten minnet duyuyorum. Herkese bereketli bir festival diliyorum. Zeytinin gölgesi üzerinizden eksik olmasın.</p>
<p>Zeytinyağı sadece koku değil, bir hayatın, bir kültürün sembolü değil midir <br />Ayvalık Türkiye’nin ve dünyanın bilinirliği en fazla olan zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin bulunduğu merkezlerden biri. Öncelikle Ayvalık adıyla sonra da nefasetiyle biliniyor, tanınıyor ve ünlü şeflerin tercih ettiği markaların arasında yer alıyor zeytinyağımız. Ayvalık zeytinyağı mutfakların vazgeçilmezi. Ayvalık zeytinyağı bağımlılık yapar. Ayvalık geçmişini zeytine borçludur. Geleceğe bırakacağı en büyük miras da yine zeytin ağacı zeytinyağı ve zeytindir. Zeytinyağımız Ayvalık mutfağında her zaman boş köşede değil midir? Çocukluk yıllarımızı şöyle bir hatırlayalım; aramızda hemen birçoğunuz hatırlar, ben de çok iyi hatırlıyorum dün gibi, her evin girişinde hayat altında mutlaka bir zeytinyağı küpü bulunuyordu. O küpten yayılan zeytinyağı kokusu bizim çocukluğumuzun kokusudur, o koku hala burnumuzda tütüyor. Zeytinyağı sadece koku değil, bir hayatın, bir kültürün sembolü değil midir? Tarihiyle, mimarisiyle, doğasıyla, lezzetleriyle anılan Ayvalık’a ilgi çekmek, her yıl bir önceki yıldan fazla yerli ve yabancı konuğun gelmesini sağlamak bizim görevimiz. Festival de bu amacımıza aracılık etmekte. Yerel halkın, basının, üreticinin, tedarikçinin ve satıcıların bir araya gelerek kısa bir süre de olsa sosyal bir hareketliliği paylaştığı Hasat Festivali, doğal olarak kentimizin turizmine de güç katıyor. <br />Festival programında neler var?<br />20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali; 17 Ekim Cuma günü saat 10.30’da; Dr. Fazıl Doğan At Arabacılar Meydanı’ndan, Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürecek olan, “Hasat Festivali Resmi Açılışı” kortej yürüyüşüyle başlayacak. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak olan açış konuşmaları, halk oyunları gösteriler ve ardından Kadın El Emekleri ve Zeytinyağlı Lezzetler Pazarı’nın açılışı gerçekleştirilecek. <br />Sembolik Hasat Töreni ve Büyük Festival Pazarı Açılışı<br />17 Ekim Cuma günü öğleden sonra İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Barbun’un Çiftliği’nde, “Tarlada Sembolik Zeytin Hasat Töreni” düzenlenecek. Ardından akşam saat 16.30’da Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde “Zeytin ve Zeytinyağı Büyük Festival Pazarı”nın açılışı, tüm konukların katılımıyla gerçekleştirilecek. <br />Ünlü sanatçılar Ege ve Suzan Kardeş Çim Alanda Sahne Alacak<br />Kırlangıç Yaşam Merkezi’ndeki hasat konserlerinde, 17 Ekim Cuma günü Ege, 18 Ekim Cumartesi günü Suzan Kardeş saat 20.30’da çim alanda sahne alacak. <br />Eş zamanlı etkinlikler<br />Festivalde eş zamanlı etkinlikler kapsamında, kano, rüzgar sörfü ve yelken gösterimleri, paneller, Workshoplar, Cumhuriyet Meydanı’nda gün boyu yerel sanatçıların konserleri, köylerde tiyatrolar, yoga etkinlikleri yapılacak.Festival kapsamında, nostaljik gondol traktörler, Kırlangıç Yaşam Merkezi ve Cumhuriyet Meydanı arasında gün boyunca ücretsiz ring seferleri düzenlenecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-ayvalik-uluslararasi-zeytin-hasat-ve-turizm-festivali-gun-sayiyor-582929">20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali gün sayıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sadece zeki insan olmak yetmez&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-zeki-insan-olmak-yetmez-582667</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 20:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yetmez]]></category>
		<category><![CDATA[zeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582667</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonluğunda gerçekleşen Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, birbirinden değerli söyleşilere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-zeki-insan-olmak-yetmez-582667">&#8220;Sadece zeki insan olmak yetmez&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonluğunda gerçekleşen Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, birbirinden değerli söyleşilere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda gerçekleşen “Süper Beyin Teorisi” başlıklı söyleşide konuşan Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Uğur Batı, beynin potansiyeli, zekâ çeşitleri ve Türkiye’nin kültürel mirası üzerine önemli mesajlar verdi. Batı, “Sadece zeki insan olmak yetmez” dedi.</p>
<p><b>ZEKÂ TÜRLERİNİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ</b></p>
<p>Bu yıl “Anadolu Mayası” temasından yola çıkarak gerçekleştirilen Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, birbirinden değerli yazarların söyleşi ve imza etkinliklerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Uğur Batı yine bir kitap fuarında sevenleri ile buluştu. Batı, konuşmasına “Hepimiz hayatta yeteri kadar zeki insanla tanışmışızdır. Akademik olarak zeki sayılan kişiler bile bilişsel olarak zekâlarını tam anlamıyla kullanamayabiliyor” sözleriyle başladı. En zeki insan olmanın tek başına başarıyı garantilemediğini vurgulayan Batı, Mozart örneğiyle ritmik zekâ gibi farklı zekâ türlerinin önemine dikkat çekip, “Bu salondaki herkes, bazen en iyi yapabilecekleri işleri bulamadan dünyadan ayrılıyor” dedi.</p>
<p><b>“COĞRAFYA KADER DEĞİLDİR”</b></p>
<p>Türkiye’nin zengin kültürel mirasına ve coğrafi özelliklerine değinen Batı, İbn-i Haldun’un “Coğrafya kaderdir” sözüne alternatif bir bakış açısı sunarak, “Büyük ihtimalle İbn-i Haldun böyle dememiştir. Coğrafya kaderse, neden Anadolu’da bu kadar mükemmel uygarlıklar yetişti?” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“HER YAŞTA ÇOCUKLARA UMUT AŞILAYIN”</b></p>
<p>Uğur Batı, umudun eğitimde ve başarıda önemli bir rol oynadığını belirterek, “Umutsuz çocuk hiçbir akademik sınavda başarılı olamaz. Bizim umut etmemiz için her zaman çok gerekli sebeplerimiz var” dedi. Türkiye’nin tarih boyunca hiçbir dönem devletsiz kalmadığını hatırlatan Batı, kültürel mirasın bu sürekliliğin temeli olduğunu vurguladı. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Batı’ya plaket takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-zeki-insan-olmak-yetmez-582667">&#8220;Sadece zeki insan olmak yetmez&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nurullah Genç&#8217;ten Kocaeli Kitap Fuarı&#8217;nda hafızalara kazınan söyleşi; &#8220;Bir taş attılar, dünya yerinden oynadı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nurullah-gencten-kocaeli-kitap-fuarinda-hafizalara-kazinan-soylesi-bir-tas-attilar-dunya-yerinden-oynadi-581942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 14:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[nurullah]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşla]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı; şair, akademisyen ve düşünür Nurullah Genç’in “Taşları Yerinden Oynat” başlıklı söyleşisine sahne oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nurullah-gencten-kocaeli-kitap-fuarinda-hafizalara-kazinan-soylesi-bir-tas-attilar-dunya-yerinden-oynadi-581942">Nurullah Genç&#8217;ten Kocaeli Kitap Fuarı&#8217;nda hafızalara kazınan söyleşi; &#8220;Bir taş attılar, dünya yerinden oynadı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı; şair, akademisyen ve düşünür Nurullah Genç’in “Taşları Yerinden Oynat” başlıklı söyleşisine sahne oldu.</p>
<p><b>TAŞLARI YERİNDEN OYNAT</b><br />Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nu dolduran yüzlerce kişi, yalnızca bir edebi buluşmaya değil, aynı zamanda insanı, medeniyeti ve vicdanı merkeze alan güçlü bir içsel yolculuğa tanıklık etti. Nurullah Genç, söyleşisine “Nereden Bileceksin?” adlı şiiriyle başladı. Ardından şu sözlerle izleyiciyi selamladı: “Kuşların dili olur da taşların dili olmaz mı?” Bu cümle, sadece bir mecaz değil; aynı zamanda o gün salonda kurulan derin bağın da anahtarıydı.</p>
<p><b>“GAZZE’DE ATILAN TAŞ, DÜNYAYI SARSTI”</b></p>
<p>Nurullah Genç’in konuşmasındaki en çarpıcı bölüm, Gazze’deki bir çocuğun attığı taşla başladı; “Gazze’de bir çocuğun küçücük parmaklarıyla yerden aldığı taş, sadece bir taşa değil, zulmün duvarlarına çarptı. O taş, dünyanın taşlarını yerinden oynattı.”</p>
<p>Dinleyicilere dönen Genç, gözleri dolarak şöyle devam etti;</p>
<p>“Belki uzaktayız ama her birinizin yüreğinden onlarca taş fırladı. O taşlar, Ebabil kuşlarının taşıdığı davanın taşlarıdır.”</p>
<p><b>“MEDENİYET SADECE BİNALARDA DEĞİL, TAŞLARDA GİZLİ”</b></p>
<p>Konuşmasında taş metaforunu medeniyetin yapı taşı haline getiren Nurullah Genç, şunları söyledi; “Eğer bir ülkede kuşlar, taşlar, toprak ve binalar varsa medeniyet de vardır. Ama o unsurların arka tarafı, yani anlamı da bilinmelidir. Cami minaresindeki oyulmuş taşın anlamını bilmeden yürüyen genç, bir şeyleri kaçırıyordur.” En sade örnekle bile medeniyetin vicdanını anlatan Genç, babasını hatırlayarak, “Babam yolun ortasındaki taşı temizlerdi. Derdi ki ‘kuzular geçecek, ayakları incinmesin.’ O taş bir sadakaydı. Medeniyet dediğiniz, yolun ortasındaki taşı kaldırmaktır.”</p>
<p><b>“KİBİR TAŞI, İNSANIN EN AĞIR YÜKÜDÜR”</b></p>
<p>Genç, insanın iç dünyasındaki taşlara da dikkat çekti;</p>
<p>“Kibir taşı en ağır taşlardan biridir. Mevkiiyle, şöhretle insanı değerlendirirseniz kaybedersiniz.” Konuşmasının bu bölümünde İngiltere’de yaşanan gerçek bir hikâye üzerinden “medeniyet” tanımını sorgulattı. Mary Ann Webster adlı güzel bir hemşirenin, nadir görülen bir hastalık sonrası “çirkin kadın yarışmasına” katılarak aldığı aşağılanmayı anlattı. “Benim medeniyetimde sadaka taşı ona kucak açardı. Onunla alay edilmezdi. Medeniyet farkı tam da budur.”</p>
<p><b>“TAŞLAR SADECE GEÇMİŞİ DEĞİL, GELECEĞİ DE TAŞIR”</b></p>
<p>Konuşmanın sonunda Hz. İbrahim’in Kâbe’ye koyduğu Hacerü’l-Esved taşına vurgu yapan Genç, “Bugün birbirleriyle kavga eden Müslümanlar, o taşı ve neyi temsil ettiğini anlayamıyor. Hacerü’l-Esved sadece tavafın başlangıç noktası değil, birliğin ve ortak idealin taşıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>BÜYÜK ALKIŞ, DERİN SESSİZLİK</b></p>
<p>Söyleşi bitiminde salonda yükselen alkışlar kadar, salona çöken derin sessizlik de konuşmanın etkisini gösterdi. Nurullah Genç, taşlardan başlayan ama gönüllere uzanan bir medeniyet anlatısıyla Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nın en unutulmaz anlarından birine imza attı. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Nurullah Genç’e teşekkür plaketi takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nurullah-gencten-kocaeli-kitap-fuarinda-hafizalara-kazinan-soylesi-bir-tas-attilar-dunya-yerinden-oynadi-581942">Nurullah Genç&#8217;ten Kocaeli Kitap Fuarı&#8217;nda hafızalara kazınan söyleşi; &#8220;Bir taş attılar, dünya yerinden oynadı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TDBB Başkanı Altay: &#8220;İsrail&#8217;in Durdurulması Sadece Güçlü Ülkeler İçin Değil, Artık Dünya İnsanlığı İçin Bir Zarurettir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tdbb-baskani-altay-israilin-durdurulmasi-sadece-guclu-ulkeler-icin-degil-artik-dunya-insanligi-icin-bir-zarurettir-581279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 10:27:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[durdurulması]]></category>
		<category><![CDATA[ediyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[srail]]></category>
		<category><![CDATA[tdbb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’da gerçekleştirilen birliğin Ekim ayı Yönetim Kurulu Toplantısı’na başkanlık etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tdbb-baskani-altay-israilin-durdurulmasi-sadece-guclu-ulkeler-icin-degil-artik-dunya-insanligi-icin-bir-zarurettir-581279">TDBB Başkanı Altay: &#8220;İsrail&#8217;in Durdurulması Sadece Güçlü Ülkeler İçin Değil, Artık Dünya İnsanlığı İçin Bir Zarurettir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’da gerçekleştirilen birliğin Ekim ayı Yönetim Kurulu Toplantısı’na başkanlık etti. En önemli gündemin Gazze olduğunu belirten Başkan Altay, “Bildiğiniz gibi TDBB ile birlikte UCLG başta olmak üzere birçok uluslararası örgütte Konya ve ülkemiz adına temsilde bulunuyorum. Uzun süreli bir çalışmanın sonucunda ‘Cities Voice for Gaza’ diye bir platform oluşturmaya karar verdik. ‘Gazze İçin Şehirlerin Sesi’ diyoruz. Henüz sadece bir platform oluşturduk ama bundan sonra çeşitli etkinlikler yapmak, şehrimizde Filistin ile ilgili Gazze ile ilgili yapılan başta protesto eylemleri ve diğer ortaya çıkacak eylemlerle ilgili bir birliktelik oluşturmakla ilgili bir çalışmayı bundan sonra daha ciddi bir şekilde yapacağız. Her platformda Gazze’deki soykırımı lanetliyoruz. İsrail’in bir an önce durdurulmasının sadece güçlü ülkeler için bir zaruret değil, artık dünya insanlığı için bir zaruret olduğunu ifade ediyoruz” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) Ekim ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay başkanlığında yapıldı.</p>
<p>TDBB Yönetim Kurulu Toplantısı’nda ilk olarak birlik sekreteri Fahri Solak tarafından faaliyetlerle ilgili yönetim kurulu bilgilendirildi.</p>
<p><strong>“BİR GEMİ BİLE OLSA, BİR KİŞİ BİLE OLSA GAZZE’YE ULAŞIR DİYE TEMENNİ EDİYORUZ”</strong></p>
<p>TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, en önemli gündemin Gazze meselesi olduğunu vurgulayarak, Küresel Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası karasularında kendine yakışanı yaparak hukuksuz bir şekilde müdahalede bulunmasına tepki gösterdi.</p>
<p>Gazze’de yaşanan acının tarifi olmadığını vurgulayan Başkan Altay, “Acının ne kadar büyük olduğuna kelimeler yetmiyor. Her zaman olduğu gibi Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız, onlar için dua ediyoruz ve her platformda Gazze’deki soykırımı lanetliyoruz. İsrail’in bir an önce durdurulmasının sadece güçlü ülkeler için bir zaruret değil, artık dünya insanlığı için bir zaruret olduğunu ifade ediyoruz. Hükümetler her ne kadar bu konuda seslerini yükseltemeseler de şehirlerin ve insanların sesini yükselttiği, sivil inisiyatifin çok daha önemli bir rol aldığına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bunun da en güzel örneklerinden birisi Sumud Filosu. İnşallah bir gemi bile olsa, bir kişi bile olsa Gazze’ye ulaşır diye temenni ediyoruz. Öyle olmasa bile şu ana kadar gelinen mesafe bir öncekinden daha yakın. Demek ki daha çok gemiyle daha çok insanla gidilebilse bu ambargo kırılmış olacak. Onun için inşallah bir an önce bu inisiyatifler başarıya ulaşır ve Gazze’deki soykırım bir an önce sona erer diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“GAZZE İÇİN ŞEHİRLERİN SESİ” PLATFORMU</strong></p>
<p>Başkan Altay, dua etmenin yanında herkesin elinden geleni yapması gerektiğinin altını çizerek, “Bildiğiniz gibi TDBB ile birlikte UCLG başta olmak üzere birçok uluslararası örgütte Konya ve ülkemiz adına temsilde bulunuyorum. Uzun süreli bir çalışmanın sonucunda ‘Cities Voice for Gaza’ diye bir platform oluşturmaya karar verdik. ‘Gazze İçin Şehirlerin Sesi’ diyoruz. Her ne kadar hükümetler ses çıkarmasa da özellikle Avrupa’da birçok şehir de çok sayıda protesto gösterisi var. Kuzey ülkelerinde son dönemde İspanya’da, İrlanda’da, İtalya’da bugün işçiler bir toplu grev talebinde bulundu. Dolayısıyla biz insanların sesi olarak, şehrimizde yaşayan insanların sesi olarak, belediye başkanları olarak bir araya gelip bir açıklama yapabilir miyiz diye uzun zamandır bir diplomasi yürütüyoruz. İlk kez buradan ifade ediyorum. Hedefimiz Avrupa’nın önemli bir şehrinde simgesi olan şehirlerin belediye başkanları ile birlikte Gazze’de yaşanan insanlık dramının sona ermesi için bir açıklama yapmak ve en önemlisi de sonrasında Gazze’nin inşası için şehirlerimizdeki insanlar adına bu konuda elimizden geleni yapacağımızı bir taahhüt olarak kamuoyu ile paylaşmayı arzu ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“UMUYORUM Kİ AMACIMIZA ULAŞIRIZ”</strong></p>
<p>UCLG-MEWA ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği toplantısı için gelen belediye başkanlarını da bu platforma üye olmaya ve çalışmalara destek olmaya davet eden Başkan Altay, “Henüz sadece bir platform oluşturduk ama bundan sonra çeşitli etkinlikler yapmak, şehrimizde Filistin ile ilgili Gazze ile ilgili yapılan başta protesto eylemleri ve diğer ortaya çıkacak eylemlerle ilgili bir birliktelik oluşturmakla ilgili bir çalışmayı bundan sonra daha ciddi bir şekilde yapacağız. ‘Rabbim muvaffak etsin’ diye de dua etmekten başka yapacak bir şey yok. Umuyorum ki amacımıza ulaşırız” dedi.</p>
<p><strong>“İSRAİL BİR TERÖR DEVLETİ OLARAK HER GÜN BİZİ ŞAŞIRTACAK EYLEMLER YAPMAYA DEVAM EDİYOR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, TDBB olarak, Gazze konusunda ilk günden beri gerekli söylem birliğinde bulunduklarını anımsatarak, “Bu platformda olan herkes Gazze’de yapılanın bir soykırım olduğunu, İsrail’in adeta bir terör devleti olarak her gün bizi şaşırtacak, her gün dozunu artırarak insanlık tarihinde utanç olarak geçecek eylemler yapmaya devam ettiğini ve bunun bir an önce sona ermesi gerektiğini bir kez daha Konya’dan Türk Dünyası Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu olarak ifade ediyoruz. İnşallah acılar biran önce sona ersin ve biz de şehirlerimiz adına Gazze’nin imarı ve inşaatı konusunda birlikte hareket edelim diye temenni de bulunuyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Toplantıya katılan yönetim kurulu üyeleri de yaptıkları faaliyetlerden bahsederek ev sahipliğinden dolayı Başkan Altay’a teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tdbb-baskani-altay-israilin-durdurulmasi-sadece-guclu-ulkeler-icin-degil-artik-dunya-insanligi-icin-bir-zarurettir-581279">TDBB Başkanı Altay: &#8220;İsrail&#8217;in Durdurulması Sadece Güçlü Ülkeler İçin Değil, Artık Dünya İnsanlığı İçin Bir Zarurettir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile içi şiddet sadece yetişkinleri değil, çocukları da derinden yaralıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aile-ici-siddet-sadece-yetiskinleri-degil-cocuklari-da-derinden-yaraliyor-580563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 09:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[içi]]></category>
		<category><![CDATA[Luş]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, 2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü kapsamında özellikle çocuklara yönelik ebeveyn şiddetinin çocuklar üzerindeki etkilerini ele aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-ici-siddet-sadece-yetiskinleri-degil-cocuklari-da-derinden-yaraliyor-580563">Aile içi şiddet sadece yetişkinleri değil, çocukları da derinden yaralıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, 2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü kapsamında özellikle çocuklara yönelik ebeveyn şiddetinin çocuklar üzerindeki etkilerini ele aldı. </p>
<p><strong>Şiddet gören çocuk, şiddet kullanabilir!</strong></p>
<p>Aile içi şiddete maruz kalan çocukların kaygı belirtileri göstermeye çok açık olduklarını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Yeni korkuların eklenmesi, okul başarısında düşüş uyku ve iştah problemleri görülebilir.” dedi.</p>
<p>En sık uyku kalitesinde ve düzeninde bozulma ile gece kabusları ortaya çıktığını ifade eden Luş, “İştahsızlık ve kilo kaybı olabilir, davranış değişiklikleri görülebilir. Şiddet gören çocuklar, kendileri de şiddet kullanabilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her şiddet türü çocuk için aynı!</strong></p>
<p>Fiziksel, duygusal veya psikolojik şiddetin çocuklar üzerinde aynı etkiye sahip olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:</p>
<p>“Aile, temel güven duygusunun oluştuğu ilk birimdir ve çok önemli bir yapıdır. Aile bireylerinin uyguladığı şiddetin türü ne olursa olsun bireyi ruhsal ve bedensel olarak olumsuz yönde etkiler. Bakım veren kişiye bağımlılık, aşırı ağlama, öfke ve saldırganlık, zayıf iletişim becerileri; diğer çekingen davranışlar, aşırı agresif davranış veya içe dönme davranışları gözlenebilir. Küçük çocuklarda gecikmiş tuvalet alışkanlığı, işitmede ve görmede zorluklar gibi fiziksel belirtiler de olabilir. Ya da konuşmada gecikme olabilir.”</p>
<p><strong>İlişkiyi iyileştirmek ebeveynlerin sorumluluğu!</strong></p>
<p>Birçok çocuğun kendi evlerinde ebeveynleri arasında yaşanan aile içi şiddete tanık olduklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ailede kadınlara yönelik şiddet varsa aynı zamanda çocuklara yönelik şiddet de vardır diyebiliriz.” dedi.</p>
<p>Ebeveynlerin öfkeli iken çocuklarıyla iletişim kuramaya çalışmaktan, emir vermekten kaçınmaları gerektiğini altını çizen Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuğu suçlamaktan kaçınarak, onun güven duygusunu yıkmadan iletişim kurmaya çalışmaları gerekir. Çocuğun temas kurmasını beklemeden çocukla temas kurma, ilişki kurmak için çocuğun özür dilemeye zorlanmaması gibi noktalara dikkat edilmeli. Öfke kontrolünü sağlama, aşırı övme ve aşırı yermeden kaçınmak, yani ilişkiyi iyileştirmek ebeveynlerin sorumluluğudur.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-ici-siddet-sadece-yetiskinleri-degil-cocuklari-da-derinden-yaraliyor-580563">Aile içi şiddet sadece yetişkinleri değil, çocukları da derinden yaralıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ, Müşteri Deneyimini Şirketlerin Karar Mekanizmasına Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-musteri-deneyimini-sirketlerin-karar-mekanizmasina-tasiyor-579460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimini]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[mekanizmasına]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonel]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz rekabet şartlarında avantaj elde etmek için ürün ve hizmet kalitesinin yanı sıra uçtan uca müşteri deneyimini anlamak ve yönetmek kritik önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-musteri-deneyimini-sirketlerin-karar-mekanizmasina-tasiyor-579460">Yapay Zekâ, Müşteri Deneyimini Şirketlerin Karar Mekanizmasına Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz rekabet şartlarında avantaj elde etmek için ürün ve hizmet kalitesinin yanı sıra uçtan uca müşteri deneyimini anlamak ve yönetmek kritik önem taşıyor. Müşterilerin değişen beklentileri ve birçok kanala yayılan geri bildirimleri, artık yalnızca müşteri hizmetleri departmanlarının değil, doğrudan şirketlerin stratejik kararlarına ışık tutan temel bir veri kaynağına dönüştü. Yapay zeka destekli Müşteri Deneyimi Yönetimi (CXM) platformu Artiwise, bazen büyük veri yığınlarının içerisinde bazen de bir sosyal medya gönderisinde saklı bu verileri aksiyon alınabilir içgörülere dönüştürerek, stok yönetiminden kampanya planlamasına kadar uzanan geniş bir alanda stratejik avantaj sağlıyor.</p>
<p><b><strong>CX verisiyle operasyonel mükemmellik</strong></b></p>
<p>Artiwise CXM Platformu, tüm müşteri iletişim kanallarından (çağrı merkezi konuşmaları, anketler, sosyal medya, chatbot, online yorumlar vb.) gelen müşterinin sesini (Voice of Customer &#8211; VOC) derinlemesine analiz ederek, operasyonel süreçlerdeki görünmez sorunları ve verimlilik potansiyellerini ortaya çıkarıyor. Geleneksel yöntemlerle müşteri deneyimine dair verilerin sadece yüzde 5’lik küçük bir kısmı analiz edilebilirken, Artiwise platformu, bu verilerin tümünü işliyor ve yüzde 65’ini otomatik olarak eyleme dönüştürülebilir adımlara dönüştürüyor. Bu sayedemüşteri deneyimi verisi, artık sadece raporlanan şikayetlerin ötesine geçiyor ve tedarik zinciri, stok planlaması ve üretim süreçleri gibi kritik operasyonel alanlara doğrudan yön veriyor<strong>.</strong></p>
<p>Örneğin müşteri geri bildirimlerini analiz etmek ve verimlilik potansiyellerini ortaya çıkarmak için Artiwise CXM platformunu kullanan bir otomotiv devi, müşterilerin ürün kalitesi veya teslimat süreçleriyle ilgili yaşadığı sorunlardan hareketle, doğrudan üretim hattındaki ve tedarik zincirindeki kusurları saptamayı ve gidermeyi başardı. Otomobil üreticisi, bu içgörüler sayesinde, yalnızca mevcut sorunlara müdahale etmekle kalmadı, aynı zamanda henüz büyümemiş problemleri.önleyici tedbirler alabildi. Bu örnek, müşteri deneyimi verisinin proaktif üretim yönetimi açısından taşıdığı değeri net biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Benzer şekilde, perakende sektöründeki birçok dev şirket, ürün bulunabilirliği ile ilgili müşteri geri bildirimlerini analiz ederek, doğrudan stok optimizasyonu ve lojistik planlaması için stratejik kararlar alabiliyor. Artiwise CXM platformu, müşteri geri bildirimlerinden elde edilen verilerle farklı ürün özelliklerini kategorize etme ve anlama yeteneği sunarak, ürün gamı ve stok kararlarına etkili bir şekilde ışık tutuyor. Bu, sadece operasyonel verimlilik değil, müşteri memnuniyeti açısından da doğrudan etki yaratıyor.</p>
<p><b><strong>Müşteri içgörüleriyle hedef odaklı ürün geliştirme ve kampanyalar </strong></b></p>
<p>CX verisi, sadece operasyonel süreçleri değil, pazarlama ve ürün geliştirme stratejilerini de kökten dönüştürüyor. Artiwise, müşteri duygu ve tercih analizleriyle pazarlama stratejilerini daha etkili hale getiriyor. Hangi kampanyaların daha etkili olduğu, hangi ürün özelliklerinin geliştirilmesi gerektiği ya da yeni bir ürün fikrinin doğup doğmayacağı bile müşteriden gelen geri bildirimle öngörülebiliyor.</p>
<p>Artiwise’ın Aksiyon Planlayıcı özelliği, ekiplerin müşteri deneyimindeki acı noktalar doğrultusunda doğru noktalara odaklanarak aksiyon almasını, bu aksiyonları sistematik biçimde takip edip kıyaslamasını sağlıyor. Bu yapı sayesinde şirketler, daha ölçülebilir ve hedef odaklı iyileştirmeler yaparak ROI artışı sağlayabiliyor.Aynı zamanda, pazarlama ekipleri müşteri verilerine dayalı, daha hedefli ve kişiselleştirilmiş kampanyalar oluşturabiliyor. Müşteri geri bildirimlerinden elde edilen içgörülerle ürün geliştirme ve hizmet iyileştirme süreçleri de daha veriye dayalı hale geliyor, bu da pazar ihtiyaçlarına tam olarak uyan ve müşteri memnuniyetini artıran yenilikler sunulmasını kolaylaştırıyor.</p>
<p>Artiwise CEO&#8217;su Tanel Temel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, &#8220;Müşteri deneyimi verisi, artık sadece bir müşteri hizmetleri konusu değil, tüm şirketin stratejik pusulasıdır. Yapay zeka ile biz bu veriyi sadece anlamlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda şirketlerin tedarik zincirinden kampanya planlamasına kadar her alanda daha akıllı ve proaktif kararlar almasını sağlıyoruz. Bu sayede müşterinin sesini gerçekten dinleyebilme kabiliyeti, operasyonel verimliliği artırıyor, maliyetleri düşürüyor ve satışlara doğrudan katkıda bulunuyor&#8221; dedi.</p>
<p><b><strong>Yapay zeka destekli uçtan uca müşteri deneyimi yönetimi</strong></b></p>
<p>Platformun bütüncül çözüm döngüsü sayesinde şirketler, müşteri davranış kalıplarını saptayarak kişiselleştirilmiş deneyimler sunma, anomali tespitiyle proaktif müdahalelerde bulunma ve departmanlar arası hizalanma kabiliyeti kazanıyor. Böylece stratejik karar alma mekanizmalarını çağın hızına ve çok sesliliğine uyarlayarak iyileştiriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-musteri-deneyimini-sirketlerin-karar-mekanizmasina-tasiyor-579460">Yapay Zekâ, Müşteri Deneyimini Şirketlerin Karar Mekanizmasına Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece Deri ve Kemikten Fazlası – Diablo Immortal&#8217;ın Flesh Harvest Güncellemesi Sharval Vahşi Doğasını Hayata Geçiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-deri-ve-kemikten-fazlasi-diablo-immortalin-flesh-harvest-guncellemesi-sharval-vahsi-dogasini-hayata-geciriyor-578732</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 12:17:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[deri]]></category>
		<category><![CDATA[diablo]]></category>
		<category><![CDATA[efsanevi]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[immortal]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kemikten]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diablo Immortal’ın bir sonraki büyük güncellemesi olan Flesh Harvest, 25 Eylül’de geliyor. Flesh Harvest, Çılgınlık Çağı hikâyesinin sondan bir önceki bölümü olup, Diablo’nun ilk insan taşıyıcısı Albrecht’in, Yaratılışın Kaynaması adını verdiği canlı bir et dağını çağırarak son hamlesini planladığı süreci konu alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-deri-ve-kemikten-fazlasi-diablo-immortalin-flesh-harvest-guncellemesi-sharval-vahsi-dogasini-hayata-geciriyor-578732">Sadece Deri ve Kemikten Fazlası – Diablo Immortal&#8217;ın Flesh Harvest Güncellemesi Sharval Vahşi Doğasını Hayata Geçiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diablo Immortal’ın bir sonraki büyük güncellemesi olan <em>Flesh Harvest</em>, 25 Eylül’de geliyor. Flesh Harvest, <em>Çılgınlık Çağı</em> hikâyesinin sondan bir önceki bölümü olup, Diablo’nun ilk insan taşıyıcısı Albrecht’in, <em>Yaratılışın Kaynaması</em> adını verdiği canlı bir et dağını çağırarak son hamlesini planladığı süreci konu alıyor. Bu güncelleme ile oyuna 15. bölge olan <em>Sharval Vahşi Doğası</em> ekleniyor; ayrıca son oyun ve PvP sistemlerinde büyük güncellemeler, yeni etkinlikler, yeni ganimetler ve daha fazlası geliyor.</p>
<p><strong>● Sharval Vahşi Doğası Bölgesi ve Görevi:</strong></p>
<p>Druid’lerin anavatanı, Albrecht’in çarpık vizyonunun gerçekliği yeniden şekillendirmesiyle çözülmeye devam ediyor. <em>Yaratılışın Kaynaması</em> ve <em>Hasır Tarlaları</em> alt bölgelerinde yolculuk yapın ve yükselen yeni <em>Shardborne</em> yuvasını keşfedin. <em>Çılgınlık Çağı</em> devam ediyor; toprakları ve orada yaşayan insanların ruhlarını değiştiriyor</p>
<p><strong>● Cycle of Strife Yeniden Doğuyor:</strong></p>
<p>Cycle of Strife büyük ölçüde güncelleniyor; savaşınız daha yoğun ve daha hızlı tamamlanabilir hale geliyor. <em>Shadow Wars</em> ve <em>Shadow Contracts</em> yenileniyor, ilerleme daha hızlı ve daha akıcı hale geliyor. Klan yolculuğunuz boyunca daha değerli bonuslar kazanabileceksiniz. Ayrıca duman ve yıldız ışığıyla çevrili yeni efsanevi <em>Shadow Cloak</em> kozmetiği geliyor.</p>
<p><strong>● Oyun İçi Etkinlikler:</strong></p>
<p>Flesh Harvest, Westmarch’ta oynanışa yeni yollar getiriyor.</p>
<ul>
<li><strong>Wilds Hunt</strong>: Açık dünyada devasa bir boss’u takip edin. Vahşi doğada kaçarken onu izleyin, yozlaşmış Fae canavarını öldürün ve <em>Kadim Efsanevi</em> eşyalar dahil değerli ödülleri kazanın.</li>
<li><strong>Bleak Celebration</strong>: İki hafta sürecek bu etkinlik, <em>Efsanevi Mücevher Patlaması</em> ile birlikte yürütülüyor. Oyuncular görevleri tamamlayarak <em>Övgü Belgeleri</em> kazanıyor ve bunları Efsanevi Ekipmanlar, <em>Crest’ler</em>, <em>İnciler</em> ve daha fazlası için kullanabiliyor.</li>
<li><strong>War Games</strong>: Westmarch’ta özel PvP maç sistemi sunuyor. Oyuncular maç kurallarını tanımlayabilir, izleyici karşılaşmaları düzenleyebilir ve sıralama, eşleştirme veya ödül olmadan rekabetlerini çözebilir.</li>
<li><strong>Festival of the Ancient Moon</strong>: Oyuncuların günlük ve haftalık görevleri tamamlayarak kilometre taşlarında ilerlediği iki haftalık bir etkinlik. Ekstra <em>Rune’lar</em>, <em>Flora’lar</em> ve <em>Anahtarlar</em> kazanın; ayrıca Efsanevi Crest’ler, İnciler, Efsanevi Ekipmanlar ve Set Ekipmanları gibi ödüllerin peşinden gidin.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-deri-ve-kemikten-fazlasi-diablo-immortalin-flesh-harvest-guncellemesi-sharval-vahsi-dogasini-hayata-geciriyor-578732">Sadece Deri ve Kemikten Fazlası – Diablo Immortal&#8217;ın Flesh Harvest Güncellemesi Sharval Vahşi Doğasını Hayata Geçiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da &#8220;Avrupa Hareketlilik Haftası&#8221; Etkinliklerle Kutlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-avrupa-hareketlilik-haftasi-etkinliklerle-kutlandi-577858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 19:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliklerle]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[hareketlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kutlandı]]></category>
		<category><![CDATA[pedal]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=577858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, “Pedallar Sürdürülebilir Gelecek İçin” temasıyla düzenlediği Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleriyle farkındalık yarattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-avrupa-hareketlilik-haftasi-etkinliklerle-kutlandi-577858">Bayraklı&#8217;da &#8220;Avrupa Hareketlilik Haftası&#8221; Etkinliklerle Kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, “Pedallar Sürdürülebilir Gelecek İçin” temasıyla düzenlediği Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleriyle farkındalık yarattı. “Vazgeçme Adım Adım Harekete Geç” sloganıyla gerçekleşen zumba, bisiklet turu ve özel gereksinimli bireylerle yürüyüş gibi etkinlikler, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Bu etkinlikte pedal çevirirken sadece yol kat etmedik, çocuklarımız için daha temiz bir gelecek inşa ettik. Omuz omuza yürüyerek sadece adım atmadık, kalplerimizi birbirine daha sıkı bağladık. Hedefimiz, Bayraklı’da daha sağlıklı, daha mutlu ve daha umutlu bir yaşam sunmak” dedi.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi, çevre dostu ulaşımı ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla bu yıl “Pedallar Sürdürülebilir Gelecek İçin” temasıyla Avrupa Hareketlilik Haftası’nı coşkuyla kutladı. “Vazgeçme Adım Adım Harekete Geç” sloganıyla gerçekleşen etkinlikler, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Spor İşleri ve Dış İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan program, Bayraklı sahilinde zumba ve ritim gösterisiyle başladı. Her yaştan çok sayıda vatandaşın katıldığı aktivitede, uzman eğitmenler eşliğinde güne zinde bir başlangıç yapıldı. Etkinlikler daha sonra bisiklet turu ile devam etti. Sürdürülebilir ulaşımı desteklemek ve karbon salımını azaltmak amacıyla 52 bisikletli, Bayraklı sahilinden Meles Deltası’na kadar yaklaşık 3 kilometrelik parkurda pedal çevirdi. Bisikletliler, güvenli sürüş kurallarına dikkat çekerek çevre dostu ulaşımın önemine vurgu yaptı. Etkinlikler yalnızca bisiklet turuyla sınırlı kalmadı. Katılımcılar, özel gereksinimli bireylerle birlikte yürüyüş ve koşu etkinliği gerçekleştirdi. Dayanışma ve birliktelik temalı bu anlar, programa ayrı bir anlam kattı.</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Bu etkinlikte sadece spor yapmak için değil, birlikte olmanın, dayanışmanın ve sağlıklı yaşamın güzelliğini paylaşmak için bir araya geldik. Pedal çevirirken sadece yol kat etmiyoruz, çocuklarımız için daha temiz bir gelecek inşa ediyoruz. Özel gereksinimli dostlarımızla omuz omuza yürürken sadece adım atmıyoruz, kalplerimizi birbirine daha sıkı bağlıyoruz. Bizim için önemli olan, toplumun tüm kesimlerinin aynı coşkuyla bir araya gelmesiydi. Katılan herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-avrupa-hareketlilik-haftasi-etkinliklerle-kutlandi-577858">Bayraklı&#8217;da &#8220;Avrupa Hareketlilik Haftası&#8221; Etkinliklerle Kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük-İzmit sadece 30 dk ve yarı fiyatına</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-izmit-sadece-30-dk-ve-yari-fiyatina-573508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 07:51:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dk]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatına]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük-i]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[vapur]]></category>
		<category><![CDATA[yarı]]></category>
		<category><![CDATA[zmit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele’de devam eden yeni kavşak projesi nedeniyle vapur seferlerinin sayısını artırdı ve ücretleri yarıya indirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-izmit-sadece-30-dk-ve-yari-fiyatina-573508">Gölcük-İzmit sadece 30 dk ve yarı fiyatına</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele’de devam eden yeni kavşak projesi nedeniyle vapur seferlerinin sayısını artırdı ve ücretleri yarıya indirdi. Gölcük’ten İzmit’e seyahatin en kolay ve hızlı yolu, vapur seferi olarak öne çıktı. Sadece yarım saatte İzmit’e gelmek mümkün. Tam 16, öğrenci 12 ve abonman 8 TL.</p>
<p><b>ÇOK BÜYÜK KOLAYLIK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin Başiskele Kavşağı Koridor Projesi&#8217;nde çalışmalar hızlı ilerlerken, trafik akışını kontrol etmek ve oluşabilecek sorunların önüne geçmek için önlemler de bir bir uygulanmaya başlıyor. Geçtiğimiz hafta başında D-130 Karayolu&#8217;na belirli saatlerde ağır vasıtaların girişini yasaklayan Büyükşehir, bu sefer de vatandaşların toplu taşıma araçlarına özellikle de deniz ulaşımına yönelmesi için kritik bir adım attı. Buna göre vapur seferleri artırılırken, fiyatta da yüzde 50 indirime gidildi. Yeni uygulama, okulların açılacağı ilk gün olan yarın (8 Eylül Pazartesi) başlayacak.</p>
<p><b>16+1 LİRAYA İZMİT ÇARŞIYA ULAŞIM</b></p>
<p>Vatandaşları deniz ulaşımına yönlendirmek ve D-130 üzerinde oluşabilecek bireysel araç yoğunluğu azaltmak isteyen Büyükşehir Belediyesi, Karamürsel, Değirmendere ve Gölcük’ten İzmit&#8217;e vapur seferlerinin sayısını artırdı. Ayrıca Gölcük&#8217;ten İzmit&#8217;e direkt seferler başlatıldı. Fiyatlarda yüzde 50 indirim yapılırken, binişler abonman kartlılar için 8 TL, öğrenciler için 12 TL, tam da 16 TL&#8217;ye düşürüldü. İzmit İskelesi’nden de 1 TL’ye şehir içi ring servisi olan 41Ç otobüs seferleri sürekli devrede olacak. Yani Karamürsel, Değirmendere ve Gölcük&#8217;ten vapurla İzmit şehir merkezine ulaşım sadece 17 TL(16+1) olacak.</p>
<p><b>OTOPARKLAR DA ÜCRETSİZ</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin bir süredir İzmit merkezdeki bazı noktalarda hayata geçirdiği park et-devam et sistemi, Başiskele Kavşağı Koridor Projesi çalışmaları sırasında iskelelerdeki otoparklarda uygulanacak. Araçları ile Karamürsel, Değirmendere ve Gölcük iskelelerinin otoparklarına gelen sürücülerden herhangi bir ücret alınmayacak. Araçlarını park eden sürücüler sadece vapur ücreti ödeyecek.</p>
<p><b>YARIM SAATTE GÖLCÜK-İZMİT</b></p>
<p>Özellikle okul döneminde deniz ulaşımının hızı, konforu ve düşük ücreti; vatandaşların ve öğrencilerin hem zamandan hem de paradan tasarruf etmelerini sağlayacak. Gölcük’ten İzmit&#8217;e ulaşımın sadece yarım saat sürdüğünü vurgulayan Büyükşehir yetkilileri, tüm vatandaşlarımızın vapur ulaşımının rahatlığından faydalanmasını istedi. Yetkililer, trafikle ilgili sıkıntı yaşanmaması için vatandaşların toplu taşıma araçlarına ve özellikle deniz ulaşımına yönelmesini önemli olacağını bir kez daha hatırlattı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-izmit-sadece-30-dk-ve-yari-fiyatina-573508">Gölcük-İzmit sadece 30 dk ve yarı fiyatına</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne-babalara çağrı: Lise döneminde sadece notlara değil, çocuğunuzun gelişimine odaklanın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-babalara-cagri-lise-doneminde-sadece-notlara-degil-cocugunuzun-gelisimine-odaklanin-572145</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 13:07:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lise dönemi, gençlerin hayal kurma biçimlerinin daha gerçekçi hale geldiği, “kim olmak istiyorum?” sorusunun daha yüksek sesle sorulduğu, yanıtlarının daha ısrarla arandığı yıllardır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-babalara-cagri-lise-doneminde-sadece-notlara-degil-cocugunuzun-gelisimine-odaklanin-572145">Anne-babalara çağrı: Lise döneminde sadece notlara değil, çocuğunuzun gelişimine odaklanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lise dönemi, gençlerin hayal kurma biçimlerinin daha gerçekçi hale geldiği, “kim olmak istiyorum?” sorusunun daha yüksek sesle sorulduğu, yanıtlarının daha ısrarla arandığı yıllardır. Lise, sadece bir okul dönemi değil; hayatı anlama, kendini tanıma ve geleceğe yön verme sürecidir. Liseye geçiş, bir öğrencinin sadece sınıf değiştirmesi değil; iç dünyasında, çevresiyle olan ilişkisinde ve geleceğe bakışında köklü bir dönüşüm yaşamasını sağlıyor. Bu dönüşümün sağlıklı bir şekilde desteklenmesi, yalnızca akademik başarıyı değil, yaşam boyu iyi oluş halini de doğrudan etkiliyor.</p>
<p><strong>Lise yılları, kendini ve dünyayı keşfetme dönemi</strong></p>
<p>Lise yılları, gençlerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeleri açısından doğal bir öğrenme alanıdır. Problem çözme, yaratıcı düşünme, empati kurma, zaman yönetimi, liderlik ve duygusal dayanıklılık gibi beceriler; bu dönemde atılan her adımda gelişiyor.</p>
<p>Gençler, potansiyellerinin daha da derinleştiği, kendini tanıdığı, hayallerini somut adımlara dönüştürdüğü bir döneme giriyor. Bu yüzden lise yolculuğunu sadece sınav maratonu olarak değil, “kendini ve dünyayı keşfetme fırsatı” olarak görmek gerekiyor. <strong>Final Eğitim kurumları Ortaokul ve Lise PDR Koordinatörü Uzman PDR Bora Serhat Çelik</strong> konuya ilişkin şunları söylüyor;<em> “Bu yıl liseye başlayan çocuğunuz, 2030 yılında mezun olacak. Geleceğin en kaçınılmaz özelliği, mutlaka gelecek olmasıdır. O geldiğinde hazır olmak ise bugünden başlar. Hazır olmak; öğrenmeyi öğrenmiş, öğrenme konusunda öz yeterlilik kazanmış, bugün seçtiği davranışların gelecekte değiştireceği şeyleri fark edebilen bir birey olmak demektir. Lise yılları bu farkındalığın filizlendiği, gençlerin hem kendi hayatının hem de başkalarının hayatlarının mimarı olabileceğini gördüğü yıllardır.</em> <em>Ebeveynlerin ve eğitimcilerin bu dönemi sadece notlar ve tercihler üzerinden değil, gençlerin sosyal-duygusal ihtiyaçlarını merkeze alarak değerlendirmesi, onların hayata daha donanımlı adım atmasını sağlar.” </em></p>
<p><strong>Fark edilmeyen gelişimsel ihtiyaçlar: Kimlik arayışı ve duygusal dönüşüm</strong></p>
<p>Ergenlik döneminin ortalarına denk gelen lise başlangıcı, gençlerin “Ben kimim?”, “Nasıl biri olmak istiyorum?” gibi soruları yoğun şekilde sormaya başladığı bir dönemdir. Bu süreçte gençlerde, aileden ayrışma ihtiyacı artıyor, bağımsızlık arayışı güçleniyor, yeni ilgi alanları ve değer yargıları gelişiyor. Bu kimlik arayışı, zaman zaman içsel çatışmalara veya çevreyle gerginliklere yol açabiliyor.</p>
<p>Aynı zamanda gelecek kaygısı ve meslek seçimi gibi uzun vadeli düşünceler de gündeme gelir. “Nasıl bir insan olacağım?” sorusu, akademik hedeflerin ötesinde genç zihninde yer etmeye başlar. Bu nedenle lise yılları, yalnızca sınav başarısı açısından değil; duygusal olgunluk ve karakter gelişimi açısından da belirleyici bir dönemdir.</p>
<p>Güvene dayalı iletişim kurulmazsa bu kaygılar hem genç hem aile için yıpratıcı olabiliyor. Rehberlik birimlerinin aileleri de sürece dahil ettikleri çalışmalar ve bu duygusal geçişlerin sağlıkla atlatılabilmesi için, bireysel danışmanlık, duygusal farkındalık eğitimi gibi destekler büyük farklar yaratıyor. <strong>Final Eğitim kurumları Ortaokul ve Lise PDR Koordinatörü Uzman PDR Bora Serhat Çelik</strong> ekliyor: <em>“Eğitim, hayata hazırlık değil; hayatın ta kendisidir.” Eğitimci ve filozof John Dewey’in bu sözü sadece felsefi bir yaklaşım değil, aynı zamanda yaşamın gerçeğidir. Çünkü lise yılları yalnızca sınavlara hazırlık dönemi değil, aynı zamanda kimlik gelişiminin, sosyal bağlılığın ve duygusal dönüşümün yaşandığı en yoğun dönemlerden biridir</em>. <em>Lise çağındaki gençler için arkadaş çevresi, benlik algısının en önemli aynasıdır. Bu yaş grubundaki bireyler, bir gruba ait olmayı, kabul görmeyi ve olduğu gibi saygı görmeyi ister. Arkadaş ilişkileri, sosyal statü kadar duygusal desteğin de kaynağı haline gelir. Bu süreçte, gençlerin çevresindeki yetişkinler –ebeveynler, öğretmenler ve diğer rol modeller– yalnızca bilgi kaynakları değil, aynı zamanda değer ve davranış biçimlerinin örnekleridir. Genç, kendi kararlarını alma isteğiyle hareket ederken, çocukluk yıllarında ona güven veren ebeveyninin hâlâ yanında olduğunu bilmeye de ihtiyaç duyar.”</em></p>
<p><strong>Anne-babalara çağrı: Dinlemek, desteklemek, rehberlik etmek önemli</strong></p>
<p>Gençlerle kurulan ilişkinin güçlü kalması çoğu zaman onları gerçekten dinlemekle başlıyor. Yargılamadan, öğüt vermeden dinlemek, genç bireyin kendini değerli ve anlaşılmış hissetmesini sağlıyor. Karar alma süreçlerine saygı duymak, hata yapmalarına alan tanımak ise onların bağımsızlık becerilerini geliştirmeleri açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>Birlikte geçirilen zamanlar, küçük sohbetler ve paylaşılan anlar aile içi bağı güçlendirirken; özgürlükle disiplin arasında kurulan sağlıklı denge de güvenli bir gelişim ortamı sunuyor. Bu dönemde, sadece başarıların değil, gösterilen çabanın ve sorumluluğun takdir edilmesi gençlerin motivasyonunu artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-babalara-cagri-lise-doneminde-sadece-notlara-degil-cocugunuzun-gelisimine-odaklanin-572145">Anne-babalara çağrı: Lise döneminde sadece notlara değil, çocuğunuzun gelişimine odaklanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, &#8221; 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-hamaloglu-30-agustos-ruhu-daima-yasayacak-569924</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 13:50:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[milletin]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569924</guid>

					<description><![CDATA[<p>30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde yazdığı en büyük destanlardan biri olarak hafızalarda yerini koruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-hamaloglu-30-agustos-ruhu-daima-yasayacak-569924">Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, &#8221; 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde yazdığı en büyük destanlardan biri olarak hafızalarda yerini koruyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Hamaloğlu, zaferin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, milletin dirilişi olduğunu ve genç kuşaklara bırakılan bir miras olduğunu vurguladı.</p>
<p>30 Ağustos Zaferi’nin önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu,  “Türk milleti için bağımsızlık sadece bir hak değil, varoluşun temel şartıdır. 30 Ağustos Zaferi, bu bağımsızlık yolunda yazılmış en büyük destanlardan biridir. Bundan 103 yıl önce, Anadolu’nun dört bir yanında yürekleri aynı sevdayla atan bir millet vardı: Türk milleti. 1919’dan beri işgallerle boğuşan, Anadolu’nun kalbine kadar ilerlemiş bir düşmanla karşı karşıya olan ama esareti reddeden bir millet. Anadolu işgal altındaydı, millet yorgun ve fakirdi. Tam bu noktada milletin bağrından bir lider çıkmalıydı. O lider Mustafa Kemal Atatürk oldu. Çünkü o, milletinin karakterini biliyor; esareti reddedeceğini görüyordu” dedi.</p>
<p><b>Sakarya’dan Büyük Taarruz’a: 30 Ağustos Zaferi</b></p>
<p>Atatürk’ün; yılgınlığı umuda, çaresizliği inanca dönüştürdüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “Atatürk, millete şu gerçeği haykırdı. ‘Bir milletin istiklaline sahip olması, hayatta olmasından daha iyidir’. Bu inanç ve güven, Sakarya’nın bozkırlarından İnönü’nün karla kaplı tepelerine, Afyon’un ovalarına kadar zaferin ilk işaretini yaktı. 30 Ağustos’a giden yol kolay değildi. Birinci ve İkinci İnönü Savaşları’nda verilen mücadele, Kütahya ve Eskişehir’de yaşanan yenilgiler ve özellikle Sakarya’da 22 gün 22 gece boyunca devam eden meydan muharebesi bunun en somut örnekleriydi. Topların ve ağır ateşin kullanıldığı bu cephe savaşında düşman, Kütahya-Eskişehir Savaşları’nı kazanarak Sakarya’ya ilerledi. Ancak Atatürk, ‘Düşmanı vatanın harim-i ismetinde boğacağız’ diyerek geri çekilme savaşı uyguladı ve düşmanı burada durdurdu. 22 gün 22 gece süren bu destansı savunmanın ardından Büyük Taarruz başladı. O gün sadece toprak değil, bir milletin onuru ve geleceği kurtarıldı. 30 Ağustos’un ruhu işte budur: Bir milletin yeniden dirilişi” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“<b>Emperyalizme karşı ilham verici bir zafer”</b></p>
<p>Zaferin kolay kazanılmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “30 Ağustos sabahı top sesleri Afyon’da yankılandı. Mustafa Kemal Paşa ordusuna tarihi emrini verdi: ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz, ileri!’ Bu söz, sadece bir askeri hedef değil, milletin özgürlük yürüyüşünün simgesiydi. Verilen emir sonrası Türk ordusu, süvarilerinin hızıyla adeta yıldırım gibi ilerledi. Afyon, Uşak, Kütahya, Manisa derken çok kısa sürede İzmir’in kapılarına ulaşıldı. Nihayet 9 Eylül 1922 sabahı, Yüzbaşı Şerafettin Bey İzmir Hükümet Konağı’na al bayrağımızı çekerek bağımsızlığımızı tüm dünyaya ilan etti. 30 Ağustos Zaferi, sadece Türk milletinin değil, tüm mazlum milletlerin emperyalizme karşı mücadelesi için de ilham verici bir örnek oldu. Hindistan’dan Cezayir’e, Vietnam’dan Afrika’nın en ücra köylerine kadar Türk milletinin verdiği mücadeleyi görenler, kendi bağımsızlık mücadelelerine yön verdi. Türk milleti dünyaya şunu kanıtladı: Mücadele, yenildiğinde değil; vazgeçildiğinde kaybedilir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Gençler 30 Ağustos ruhunu yaşatmalı”</b></p>
<p>Gençlere bugün büyük bir görev düştüğünü söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, “Bugün gençlere düşen görev, 30 Ağustos ruhunu sadece anmak değil, aynı zamanda yaşatmaktır. Bu ruh; milletin birliğinde, gençlerin idealizminde, kadınların azminde, bilimin ışığında ve çağdaş uygarlık yolunda saklıdır. Bizler bu emanete sahip çıktığımız sürece hiçbir güç bizi esir alamaz. 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak ve milletimizi aydınlık yarınlara taşıyacaktır. Gençlere bu zaferin kolay kazanılmadığını anlatmak gerekiyor. Tarihte olasılık konuşulmaz ama Sakarya Savaşı için geri çekilmeyip ordumuzun çoğunu kaybetseydik, bugün çok farklı bir senaryoyla karşı karşıya olabilirdik. Tarihten ders almak hayati önemdedir; bu bilinç nesiller boyu sürecektir. Gençlerin bunu anlayabilmesi için içlerindeki ruha ulaşması gerekir. O ruh, Atatürk’ün gençlere duyduğu güven gibi, her zaman var olacaktır” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ogr-uyesi-hamaloglu-30-agustos-ruhu-daima-yasayacak-569924">Dr. Öğr. Üyesi Hamaloğlu, &#8221; 30 Ağustos ruhu daima yaşayacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoğun Bakımın 73. Yılı; Yoğun Bakımda Yatak Değil Ekip Hayat Kurtarır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yogun-bakimin-73-yili-yogun-bakimda-yatak-degil-ekip-hayat-kurtarir-567987</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 12:29:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yatak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567987</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl on binlerce kritik hastanın yaşamla, yaşam kaybı arasındaki çizgide tedavi gördüğü yoğun bakımlar, sağlık sisteminin en önemli savunma alanlarından biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yogun-bakimin-73-yili-yogun-bakimda-yatak-degil-ekip-hayat-kurtarir-567987">Yoğun Bakımın 73. Yılı; Yoğun Bakımda Yatak Değil Ekip Hayat Kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl on binlerce kritik hastanın yaşamla, yaşam kaybı arasındaki çizgide tedavi gördüğü yoğun bakımlar, sağlık sisteminin en önemli savunma alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Modern yoğun bakımlarının kuruluşunun 73. yılında bugün gelinen noktayı değerlendiren Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Tuğhan Utku, “Yoğun bakımlar sadece teknolojiyle değil, insan emeğiyle hayat kurtaran alanlardır. Pandemilerde gördük ki bu üniteler, sağlık sisteminin son savunma hattıdır” diye konuştu. </em></p>
<p>1952 yılında kurtarılan ilk hasta olan Vivi Ebert’in   yoğun bakımın sembol ismine dönüştüğünü ve modern yoğun bakım tıbbının da doğum günü olarak kabul edildiğini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Tuğhan Utku, ”Vivi, yıllarca makine desteğiyle yaşamak zorunda kalsa da eğitimine devam etti, yazılar yazdı, resimler yaptı. 1971’de, 31 yaşında yaşamını kaybetti. Ama onun nefesi, bugün milyonlarca insana umut olan bir bilimin başlangıcını simgeledi” diye konuşu.</p>
<p><strong>YOĞUN BAKIMLAR: SAĞLIK SİSTEMİNİN SON SAVUNMA HATTI</strong></p>
<p>“Bugün yoğun bakım üniteleri sadece hayat kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda modern tıbbın etik, teknolojik ve bilimsel gelişiminde öncü rol oynuyor.” Diye konuşan Prof. Dr. Utku, sözlerine şöyle devam etti: “Günümüzde yoğun bakım üniteleri, teknolojinin ve insan emeğinin en üst düzeyde buluştuğu yerler konumuna ulaştı. Hastalar,  7/24 kesintisiz hekim ve hemşire gözetiminde tutuluyor. Mekanik ventilatör, hemodiyaliz, ECMO gibi ileri teknolojiler multidisipliner ekip çalışmasıyla birleşiyor. Dolayısıyla tüm bunlar yoğun bakım ünitelerini sağlık sisteminin “son savunma hattı” haline getiriyor.”</p>
<p><strong>YOĞUN BAKIMDA YATAK DEĞİL EKİP HAYAT KURTARIR!</strong></p>
<p>Yoğun bakımda alınan kararların dakikalar, hatta saniyeler içinde sonuç doğurduğunu, bu nedenle yoğun bakımın tıbbın en kritik kararlarının verildiği alanlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Utku, “Yoğun bakımda yatak değil, ekip hayat kurtarır.” diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’de yoğun bakımın tablosu hakkında da bilgiler aktaran Prof. Dr. Utku, “Sağlık Bakanlığı 2023 verilerine göre Türkiye’de: 1.566 hastanede toplam 48.966 yoğun bakım yatağı bulunuyor. Bu sayı, toplam hastane yataklarının yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Yatakların yüzde 50’si Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, yüzde 14’ü üniversite hastanelerinde, yüzde 35’i özel hastanelerde yer alıyor. Türkiye’deki yoğun bakım yataklarının yaklaşık yüzde 20’si İstanbul’da, Marmara Bölgesi genelinde ise toplam kapasitenin yüzde 30’a yakını bulunuyor.” Dedi.</p>
<p>Sayısal olarak güçlü görünen tabloya rağmen, yaşanan bazı sorunlar ve nedenlerine yönelik görüşlerini de aktaran Prof. Dr. Utku, sözlerine şöyle devam etti:  “Türkiye’de yoğun bakım yataklarının dağılımı dengesiz. Bazı bölgelerde yatak bulmak zor, bazı bölgelerde ise erişim daha kolay. En önemlisi, her yoğun bakım hastası gerçekten yoğun bakım hastası değil. Palyatif bakım gerektiren veya yoğun bakımdan fayda görmeyecek hastaların burada tutulması, kaynakların verimli kullanılmasını engelliyor.”</p>
<p><strong>“TOPLUMDA YOĞUN BAKIMLAR KONUSUNDA HALA YANLIŞ ALGI VE İNANIŞLAR VAR”</strong></p>
<p>Yoğun bakımların kurulmasıyla ölüm ve yaşam arasındaki çizgi yeniden tanımlansa da modern yoğun bakımlar (YBÜ) hakkında toplumda ve hatta sağlık çalışanları arasında da bazı yanlış algılara sıkça rastlandığını hatırlatan Prof. Dr. Tuğhan Utku, toplumun bu konuda bilinçlenip bilgilenmesinin önemine işaret etti.</p>
<p>Prof. Dr. Utku, konuyla ilgili düşüncelerini şöyle aktardı: “Yoğun bakımların her durumda yaşam garantisi sunduğu düşünülüyor ki bu yanlış bir bakış açısı. Yoğun bakım yüksek teknoloji ve uzmanlık sunar ama<strong> yaşam kaybı oranı hâlâ yüksektir. </strong>Bazı hastalarda yoğun bakım yalnızca yaşamı bir süre uzatabilir, iyileştirme kapasitesi sınırlı kalabilir. Ayrıca teknolojinin de her şeyi çözdüğü düşünülse de aslında cihazlar sadece organ desteği sağlar, ancak tedavi ekibin kararı ve hastanın biyolojik rezervine bağlıdır. Bununla birlikte <strong>Yoğun bakımların sadece cihazların çalıştığı bir yer olmadığının ve </strong>asıl tedavinin sürekli izlem, doğru klinik kararlar, multidisipliner ekip çalışması ve zamanında müdahale olduğunu da bilinmeli. Yani <strong>insan faktörü</strong>nün teknolojiden daha kritik rol oynadığının bilinmesi gerekir.”</p>
<p>Yoğun bakımlardaki hastaların iletişim kuramadıklarına dair yaygın yanlış inanışa da işaret eden Prof. Dr. Utku, “Birçok yoğun bakım hastası <strong>bilinçlidir, çevresini algılayabilir, acı ve kaygı hissedebilir.</strong> Hasta-doktor ve hasta-aile iletişimi yoğun bakımın önemli parçasıdır. Ayrıca yoğun bakım sadece tedaviye odaklı da değildir. Aynı zamanda yoğun bakım aynı zamanda yaşam kalitesini, rehabilitasyonu ve etik kararları da gözetir. Palyatif bakım, organ bağışı süreçleri ve uzun dönemli hasta yönetimi de burada şekillenir. Ayrıca yoğun bakım, sadece son aşama yeri değildir. Birçok hasta yoğun bakıma geçici olarak yatırılır, iyileşip normal servislere dönebilir.”</p>
<p><strong>“BİR NEFESİN ARDINDAN BU GÜNLERE”</strong></p>
<p>“27 Ağustos 1952’de bir çocuğun nefesi ve bir hekimin cesaretiyle başlayan hikâye, bugün sağlık sisteminin en güçlü dayanaklarından birine dönüştü” diyen Prof. Dr. Tuğhan Utku, bugünü bir farkındalık günü olarak görmemiz gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “27 Ağustos sadece yoğun bakımın kuruluş yıldönümü değil; aynı zamanda sağlık emekçilerinin hatırlandığı, yoğun bakımın değerinin anlaşıldığı bir gün olmalı. Björn Ibsen’i ve bu alanda emek veren tüm sağlık çalışanlarını saygıyla anıyoruz.”</p>
<p><strong>Kutu</strong></p>
<p><strong>YOĞUN BAKIMLARIN DOĞUŞU</strong></p>
<p>1952 yazında Danimarka büyük bir polio salgını ile sarsıldı. Yaklaşık 2.722 hasta hastanelere başvurdu, bunların yüzlercesi solunum kaslarının felci nedeniyle ölümle karşı karşıyaydı. O dönemde yalnızca yedi adet “demir akciğer” cihazı bulunuyordu ve bu nedenle solunum yetmezliği gelişen hastaların yüzde 90’a yakını hayatını kaybediyordu. İşte tam bu noktada, genç anestezi uzmanı Björn Ibsen, farklı bir çözüm önerdi. Trakeostomi açarak, pozitif basınçlı ventilasyon uygulamaya başladı. Cihazlar yetersiz olduğundan, onlarca tıp öğrencisi sırayla kauçuk balonlarla manuel solunum desteği verdi. 27 Ağustos 1952’de bu yöntem ilk kez 12 yaşındaki Vivi Ebert adlı bir kız çocuğunda uygulandı. Hasta, ölümden döndü. Bu başarı, “modern yoğun bakım tıbbının doğum günü” olarak tarihe geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yogun-bakimin-73-yili-yogun-bakimda-yatak-degil-ekip-hayat-kurtarir-567987">Yoğun Bakımın 73. Yılı; Yoğun Bakımda Yatak Değil Ekip Hayat Kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaokul yıllarında sosyal ve duygusal gelişim, en az akademik başarı kadar dikkate alınmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortaokul-yillarinda-sosyal-ve-duygusal-gelisim-en-az-akademik-basari-kadar-dikkate-alinmali-567062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 08:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Beceriler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortaokul]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her yıl 5 milyondan fazla öğrenci ortaokula gidiyor. Bu yıl ise yaklaşık 1 milyon 300 bin çocuk ilk kez ortaokul hayatına adım atacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortaokul-yillarinda-sosyal-ve-duygusal-gelisim-en-az-akademik-basari-kadar-dikkate-alinmali-567062">Ortaokul yıllarında sosyal ve duygusal gelişim, en az akademik başarı kadar dikkate alınmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde her yıl 5 milyondan fazla öğrenci ortaokula gidiyor. Bu yıl ise yaklaşık 1 milyon 300 bin çocuk ilk kez ortaokul hayatına adım atacak. Bu yıllarda atılan sağlam adımlar, gelecekte özgüveni yüksek, mutlu ve başarılı bireyler olarak karşılık buluyor. Uzmanlar, ortaokul döneminin bu becerilerin temellerinin atıldığı kritik bir dönem olduğunun altını çiziyor. Bu nedenle okulların, akademik başarı kadar öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerine de yatırım yapması gerektiği vurgulanıyor. “Sosyal-duygusal beceriler” olarak adlandırılan bu yetkinlikler arasında; öz farkındalık, öz düzenleme, empati kurma, etkili iletişim ve karar alma gibi hayati beceriler yer alıyor. Bu becerilere sahip öğrencilerin yalnızca sınavlarda değil; takım çalışmalarında, arkadaş ilişkilerinde, öğretmenleriyle iletişimde ve hatta aile içi ilişkilerde de çok daha başarılı olduğu gözlemleniyor.</p>
<p><strong><u>Uzmanlar uyarıyor: “Bu beceriler hem bugün hem de gelecekteki başarının anahtarı”</u></strong></p>
<p>Her bir çocuk kişiliği, ilgi alanları ve gelişim temposu olan benzersiz bir birey. Ortaokul döneminde öğrenciler artık küçük çocuk değil ama henüz tam anlamıyla genç de değil. Okul öncesi ve ilkokul yıllarında verilen yoğun destek, bu dönemde yerini daha farklı bir rehberliğe bırakıyor. Bir çubuğun en kolay ortasından kırılması gibi, öğrenim hayatının ortası olan ortaokul yılları da çocuğun gelişiminde hassas bir dönem. <strong>Final Eğitim Kurumları Ortaokul ve Lise PDR Koordinatörü Bora Serhat ÇELİK</strong><em> </em>konuya ilişkin;<em> “Bu dönem, ergenliğin başlangıcıyla örtüşür; kimlik gelişimi, özgüven oluşumu ve sosyal ilişkiler bu yıllarda derinleşir. Ortaokul, çocukların sadece derslerle değil, hayatın kendisiyle tanıştığı; değerler, alışkanlıklar ve ilişkilerin kalıcı biçimde şekillendiği bir süreçtir. Çocuğunuzun bu yıllarda kazanacağı bazı temel beceriler, ona ömür boyu eşlik eder. </em><em>Unutulmamalı ki; mutlu, özgüvenli ve sağlıklı bireyler yetiştirmenin yolu sadece kitaplardan değil, hayatın içinden de geçmektedir</em>.<em>”</em> ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong><u>“Ben kimim?” sorusuna cevap aranan bu yıllarda doğru yönlendirme büyük önem taşıyor</u></strong></p>
<p>Uzun yıllar boyunca akademik başarı sadece “IQ” ya da bilişsel kapasiteyle ilişkilendirildi. Ancak öğrencinin duygularını yönetebilmesi, arkadaşlarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi ve sosyal ortamlara uyum sağlayabilmesi de en az ders başarısı kadar belirleyici.</p>
<p>Bir öğrenci dikkatle dinliyor, saygılı bir şekilde konuşuyor ve grup çalışmalarında sorumluluk alıyorsa bu becerileri iyi gelişmiş demektir. Yani öğrencinin stresini kontrol etmesi, dikkatini toparlaması, ödevlerini zamanında yapması ve dikkat dağıtıcılara direnebilmesi gibi becerileri güçlü olan öğrenciler daha disiplinli, daha dirençli ve uzun vadeli başarıya daha yatkın oluyor.</p>
<p><strong>Final Eğitim Kurumları Ortaokul ve Lise PDR Koordinatörü Bora Serhat ÇELİK</strong> ekliyor: <em>“Ortaokul yılları 11-14 yaş arasını kapsıyor. Kimi çocukta ergenlik belirtileri 5. sınıfta başlarken, kimi çocukta ise 7. Sınıfta başlıyor. Fiziksel görünümde değişiklikler oluşuyor, duygularda farklılıklar oluşuyor ve kimlik arayışı yoğunlaşıyor. İşte bu dönemde sadece sınavlara, notlara odaklanmak çocuğun diğer gelişim alanlarını görmezden gelmek demektir. Ortaokul, bir gencin “Ben kimim?” sorusuna ilk kez samimi cevap aradığı, arkadaşlıkların hayatın merkezine oturduğu, duyguların dalgalı ama çok öğretici olduğu yıllardır. Bu yüzden, sosyal-duygusal becerilere yatırım yapmak, çocuğunuza yalnızca derslerde değil, hayatta da güç kazandırır. Onu hem liseye hem de hayata hazırlar. Çünkü asıl mesele sınavı kazanmak değil, kendini kazanmak.”</em></p>
<p><strong><u>Ortaokul yıllarında odak sadece sınavlara değil, hayat becerilerini de kazanmak olmalı</u></strong></p>
<p>Akademik başarı, uzun yıllardır eğitimin en önemli göstergesi olarak kabul ediliyor. Ancak günümüzde uzmanlar, öğrenciler için başarının yalnızca sınav puanlarıyla ölçülemeyeceğini vurguluyor. Araştırmalar, sosyal ve duygusal becerileri gelişmiş bireylerin hem akademik hayatlarında hem de kişisel yaşamlarında daha başarılı ve mutlu olduklarını gösteriyor. Çocuğun ilgi alanlarını, yeteneklerini ve zorlandığı konuları keşfetmesi, ileride hem okul seçiminde hem de kariyer yolculuğunda büyük avantaj sağlıyor.<em> </em>Kendini net ve saygılı şekilde ifade edebilmek, başkalarını da dikkatle dinleyebilmek hem aile içinde hem okulda avantajlı oluyor. Sağlıklı iletişim kurabilen çocuk, sorunları daha kolay çözüyor, kendini daha rahat savunuyor.</p>
<p>Eğitimi sadece sınav odaklı görmek, çocukların bütünsel gelişimini göz ardı etmek anlamına geliyor. Oysa gerçek başarı, test sonuçlarının çok ötesinde bir yerde başlıyor. Öğrencinin duygularını tanıyıp yönetebilmesi, sağlıklı ilişkiler kurabilmesi, sorumluluk alabilmesi ve etik kararlar verebilmesi; sadece okul başarısını değil, aynı zamanda hayata hazırlığını da güçlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortaokul-yillarinda-sosyal-ve-duygusal-gelisim-en-az-akademik-basari-kadar-dikkate-alinmali-567062">Ortaokul yıllarında sosyal ve duygusal gelişim, en az akademik başarı kadar dikkate alınmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 4 Sezon Daha Sadece beIN SPORTS&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-sigorta-basketbol-super-ligi-4-sezon-daha-sadece-bein-sportsta-564910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 09:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ligi]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sezon]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[sportsta]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sporun her branşında en kaliteli yayınları sporseverlerle buluşturan Digiturk, bu sezonda da basketbol tutkunlarına unutulmaz bir şölen yaşatmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-sigorta-basketbol-super-ligi-4-sezon-daha-sadece-bein-sportsta-564910">Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 4 Sezon Daha Sadece beIN SPORTS&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sporun her branşında en kaliteli yayınları sporseverlerle buluşturan Digiturk, bu sezonda da basketbol tutkunlarına unutulmaz bir şölen yaşatmaya hazırlanıyor. Avrupa basketbolunun en prestijli organizasyonları arasında yer alan Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi, 2025/2026, 2026/2027, 2027/2028 ve 2028/2029 sezonlarında olmak üzere toplam 4 sezon boyunca sadece beIN SPORTS ekranlarında ve TOD ile beIN CONNECT platformları üzerinden basketbolseverlerle buluşacak.</p>
<p>Dünyanın önde gelen spor organizasyonlarını Türkiye’deki izleyicilerle buluşturmada öncü konumda olan beIN SPORTS, Türk basketboluna yepyeni bir soluk getiren zengin ve özel içerikleriyle basketbolun da vazgeçilmez adresi olmayı sürdürecek. beIN SPORTS ayrıca her hafta iki karşılaşmayı beIN SPORTS HABER kanalı üzerinden izleyicilere şifresiz ulaştırmaya devam edecek. </p>
<p><strong>Basketbolun Adresi: beIN SPORTS 5</strong></p>
<p>Dört yıllık anlaşma kapsamında Digiturk, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’ndeki tüm karşılaşmaların tek yayıncısı olarak maçları ekranlara taşıyacak. Son üç sezondur olduğu gibi, bu sezon da Digiturk’te basketbolun adresi beIN SPORTS 5 kanalı olacak. Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile iş birliğini güçlendiren Digiturk, gelişmiş yayıncılık teknolojilerini kullanacak; kamera açıları, grafikler, analizler ve maç önü/sonu programları ile izleyicilere basketbol deneyimini en üst seviyede yaşatacak.</p>
<p>Anlaşmayla ilgili görüşlerini paylaşan<strong> Digiturk Spordan Sorumlu Grup Başkanı Rashed Al-Marri,</strong> konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “<em>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin önümüzdeki dört sezon boyunca resmi ve tek yayıncısı olmaya devam etmekten gurur duyuyoruz. Bu anlaşmanın yenilenmesi, Türk basketboluna olan güçlü bağlılığımızı ve Türkiye’de spor yayıncılığında en yüksek standartları belirleme kararlılığımızı yansıtmaktadır. Türk sporunun en büyük yatırımcısı olarak, ligin büyümesine, daha geniş kitlelere ulaşmasına ve kulüplerin potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirmelerine destek olmayı sürdüreceğiz. Türkiye Basketbol Federasyonu ve basketbol camiasıyla birlikte, taraftarlara ligin en unutulmaz anlarını beIN SPORTS’un kaliteli, profesyonel ve aynı zamanda yenilikçi yayıncılığıyla yeni dönemde de sunacağız” </em>ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong>TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, </strong>anlaşmanın yenilenmesine ilişkin yaptığı açıklamada, <strong>“</strong><em>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin yayın<strong> </strong>hakları konusunda beIN SPORTS ile yıllardır süregelen güçlü iş birliğimizi 4 sezon daha sürdürmekten büyük gurur duyuyoruz. Ligimizin tüm maçlarının canlı olarak yayınlanmaya devam etmesi, Türk basketbolunu daha geniş kitlelere ulaştırmaya ve heyecanını her eve taşımaya devam edecek. Basketbol yayıncılığı konusundaki eşsiz tecrübesiyle beIN SPORTS’a bu süreçteki katkılarından dolayı teşekkür ediyor, yenilediğimiz bu anlaşmanın tüm camiamıza hayırlı olmasını diliyorum</em>.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>En zengin spor içeriği yine Digiturk’te</strong></p>
<p>Türkiye’de sporun olmazsa olmazı <strong>Digiturk</strong>; Trendyol Süper Lig, Trendyol 1. Lig, Premier Lig, Ligue 1, Ligue 2, Formula 1, Premier Padel, WTA tenis turnuvaları ve Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi gibi çok çeşitli spor içeriklerini üyelerine sunmaya devam ediyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-sigorta-basketbol-super-ligi-4-sezon-daha-sadece-bein-sportsta-564910">Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 4 Sezon Daha Sadece beIN SPORTS&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Alien&#8217; Serisine Özgün Bakış Açısı Getiren Yeni Bilimkurgu Dizisi &#8216;Alien: Earth&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alien-serisine-ozgun-bakis-acisi-getiren-yeni-bilimkurgu-dizisi-alien-earth-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-563454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 10:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alien]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[earth]]></category>
		<category><![CDATA[getiren]]></category>
		<category><![CDATA[özgün]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[serisine]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563454</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Alien’ serisinin takipçilerine yepyeni bir heyecan sunan ve bu seriyle ilk defa tanışacaklar için yeni bilimkurgu dizisi ‘Alien: Earth’, bugünden itibaren ilk 2 bölümüyle sadece Disney+’ta seyircilerle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alien-serisine-ozgun-bakis-acisi-getiren-yeni-bilimkurgu-dizisi-alien-earth-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-563454">&#8216;Alien&#8217; Serisine Özgün Bakış Açısı Getiren Yeni Bilimkurgu Dizisi &#8216;Alien: Earth&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘Alien’ </strong>serisinin takipçilerine yepyeni bir heyecan sunan ve bu seriyle ilk defa tanışacaklar için yeni bilimkurgu dizisi <strong>‘Alien: Earth’</strong>, bugünden itibaren ilk 2 bölümüyle sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyircilerle buluşuyor. İzleyicileri neredeyse 100 yıl sonrasına, 2120 yılına götüren dizinin serinin önceki yapımlarından en büyük ve ona “ilk” unvanı kazandıran ayrımı diziseverler uzaya veya farklı bir evrene değil, dünya üzerinde zaman atlaması yaşıyor. </p>
<p>8 bölümden oluşan dizide dünya, beş şirket tarafından yönetiliyordur: Prodigy, Weyland-Yutani, Lynch, Dynamic ve Threshold. Bu Kurumsal Çağ’da sibernetik organizmalar (hem biyolojik hem de yapay parçalara sahip insanlar) ve sentetikler (yapay zekaya sahip insansı robotlar) insanlarla birlikte varlığını sürdürmeye çalışıyordur. Ancak Prodigy Corporation’ın kurucusu ve CEO’su yeni bir teknolojik ilerlemeyi başardığında bu sakin gözüken ancak tehlikeli ve öngörülemez oyuna melezler (insan bilinciyle aşılanmış insansı robotlar) dahil olacaktır. Wendy adlı ilk melez prototip, ölümsüzlük yarışında yeni bir başlangıcı da işaret edecek ve Weyland-Yutani’nin uzay gemisi Prodigy Şehri’ne çarpınca Wendy ve diğer melezler, kimsenin hayal dahi edemeyeceği kadar korkunç, gizemli yaşam formlarıyla karşılaşıyorlar. </p>
<p>Efsanevi 1979 yapımı <strong>‘Alien’ </strong>filminin 2 sene öncesinde geçen dizi, <strong>Noah Hawley</strong>’nin hayalgücünden çıkarken, serinin yapımcıları arasında <strong>Ridley Scott </strong>da yer alıyor. </p>
<p><strong>Sydney Chandler,</strong> <strong>Alex Lawther, Timothy Olyphant, Essie Davis, Samuel Blenkin, Babou Ceesay, David Rysdahl, Adrian Edmondson, Adarsh Gourav, Jonathan Ajayi, Erana James, Lily Newmark, Diem Camille </strong>ve <strong>Moe Bar-El </strong>gibi uluslararası bir oyuncu kadrosuna sahip <strong>‘Alien: Earth’</strong>, bugünden itibaren deneyim niteliğindeki seyir zevki için sadece <strong>Disney+</strong>’taki yerini aldı. Dizinin yeni bölümleri her Çarşamba platformda yayında olacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alien-serisine-ozgun-bakis-acisi-getiren-yeni-bilimkurgu-dizisi-alien-earth-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-563454">&#8216;Alien&#8217; Serisine Özgün Bakış Açısı Getiren Yeni Bilimkurgu Dizisi &#8216;Alien: Earth&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedilerin Hayatımıza Katkıları Sadece Sevgiyle Sınırlı Değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kedilerin-hayatimiza-katkilari-sadece-sevgiyle-sinirli-degil-562032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:53:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[hayatımıza]]></category>
		<category><![CDATA[katkıları]]></category>
		<category><![CDATA[kedilerin]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sevgiyle]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir sabah işe hazırlanırken ayağınızın dibinde dolanan bir kedinin tüm gününüzün havasını değiştirdiğini fark ettiniz mi hiç? Ya da zor bir günün ardından koltuğa oturduğunuzda, yanınıza kıvrılıp size bakan o pırıl pırıl gözlerin tüm stresinizi alıp götürdüğünü?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kedilerin-hayatimiza-katkilari-sadece-sevgiyle-sinirli-degil-562032">Kedilerin Hayatımıza Katkıları Sadece Sevgiyle Sınırlı Değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir sabah işe hazırlanırken ayağınızın dibinde dolanan bir kedinin tüm gününüzün havasını değiştirdiğini fark ettiniz mi hiç? Ya da zor bir günün ardından koltuğa oturduğunuzda, yanınıza kıvrılıp size bakan o pırıl pırıl gözlerin tüm stresinizi alıp götürdüğünü?</p>
<p>Dünyada 600 milyondan fazla, Türkiye’de ise yaklaşık 10 milyon kedi insanlarla birlikte yaşıyor. Peki, yalnızca sevimli oldukları için mi onlarla hayatlarımızı paylaşıyoruz? Bilim, bu soruya çok daha derin bir yanıt veriyor. Kediler yalnızca şirin birer ev arkadaşı değil; fiziksel sağlığımızı, ruh hâlimizi ve hatta yaşam süremizi etkileyen görünmez kahramanlar.</p>
<p>8 Ağustos Uluslararası Kedi Günü’nde Royal Canin, kedilerin insan yaşamına kattığı bu mucizevi etkileri araştırmalar ışığında ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Kediler Kalp Dostu</strong></p>
<p>Dünyada ve ülkemizdeki birincil ölüm nedeni kalp-kalp damar ve dolaşım sistemi hastalıkları. Ancak yapılan araştırmalar, kedi sahipliğinin kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğunu gösteriyor. 2.400 kedi sahibiyle yapılan uzun dönemli bir çalışmada, geçmişte veya hâlen kedi sahibi olan bireylerin kalp krizi ve felce bağlı ölüm riskinin, kedi sahibi olmayanlara göre anlamlı biçimde daha düşük olduğu tespit edildi. Uzmanlar, bu farkı kedilerin stres algısını azaltma ve bireyleri duygusal olarak dengeleme kabiliyetiyle açıklıyor. Sakinleştirici etkileri sayesinde kediler, ani stresin kalp üzerindeki zararlı etkilerini dengeleyebiliyor.</p>
<p><strong>Ruh Sağlığını Güçlendiriyor, Depresyonla Mücadeleye Destek Oluyorlar</strong></p>
<p>Kedi sahipliği, kaygı ve depresyonla mücadelede önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, hayvan sahiplerinin daha yüksek benlik saygısına, olumlu öz-imaja ve daha düşük yalnızlık düzeyine sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Özellikle gençlerde ve yaşlı bireylerde, kedilerle kurulan bağın bir &#8220;amaç duygusu&#8221; kazandırdığı; sosyal izolasyonu azalttığı ve ruh sağlığını iyileştirdiği gözlemleniyor.</p>
<p>İnsan-Hayvan Bağı Araştırma Enstitüsü (HABRI) tarafından yapılan bir ankete göre, aile hekimlerinin yüzde 87’si hayvanların hastalarının ruh hâline olumlu katkı sağladığını belirtiyor.</p>
<p>Bir diğer araştırmada ise, kedi sahiplerinin gün içinde daha fazla güldüğü saptandı. Yine HABRI verilerine göre hayvan sahiplerinin yüzde 96’sı dostlarının hayatlarında olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyor; yüzde 85’i hayvanlarının kendilerine neşe getirdiğini, yüzde 82’si onları rahatlattığını, yüzde 73’ü ise ruh sağlıklarını doğrudan iyileştirdiğini ifade ediyor. Kedilerle fiziksel temas, beyinde “bağlanma hormonu” olarak bilinen oksitosin salgılanmasını artırarak; güven, mutluluk ve huzur hissini destekliyor.</p>
<p><strong>Çocukların Bağışıklığını Güçlendiriyor, Alerjiyi Önleyebiliyor</strong></p>
<p>Bilimsel bulgular, yaşamın ilk yılında kediyle birlikte büyüyen çocukların astım ve alerji geliştirme riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor. 700&#8217;den fazla bebeği 18 yıl boyunca izleyen bir çalışmada, evinde kediyle yaşayan çocukların ileriki yaşlarda kedi alerjisi geliştirme ihtimalinin yarı yarıya azaldığı tespit edildi. Ayrıca, astım geçmişi olan annelerin bebeklerinde doğumdan itibaren kediyle yaşamanın astım gelişimini önemli ölçüde engellediği ortaya kondu.</p>
<p><strong>Yalnızlığa Karşı Patili Çözüm</strong></p>
<p>Yalnızlık, özellikle ileri yaşlarda ciddi bir sağlık riski oluşturuyor. Yaşlı bireylerle yapılan araştırmalar, hayvan sahipliğinin yalnızlık hissini yüzde 36 oranında azalttığını ve sosyal ilişkileri güçlendirdiğini gösteriyor. Michigan Üniversitesi&#8217;nin 50-80 yaş arası bireylerle yaptığı bir çalışmada, hayvan sahibi olanların %79’u stres seviyesinin azaldığını, yüzde 73’ü hayatlarına yeni bir anlam geldiğini, yüzde 65’i ise diğer insanlarla daha kolay iletişim kurabildiklerini ifade etti.</p>
<p><strong>Hayvanlar İçin Daha İyi Bir Dünya, İnsanlara da İyi Gelir</strong></p>
<p>Royal Canin Türkiye Ülke Müdürü Aslı Çelikkol, kedilerin insanların sağlığına ve ruhuna dokunan özel varlıklar olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Kedilerin bize kattığı fiziksel ve duygusal faydaların çeşitli çalışmalarla da ortaya konması, insan ve hayvan refahının ayrılmaz bir bütün olduğunu gösteriyor. <em>‘Hayvanlar için daha iyi bir dünya’ </em>vizyonumuzun, sadece kedi ve köpeklerin değil, onlarla hayatı paylaşan insanların yaşamına da değer kattığına inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki hayvanlar için daha iyi bir dünyanın, insanlara da iyi geleceği bir gerçek. Bu anlayışla, beslenme çözümlerimizle kedilerin sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmelerine destek oluyor; anlamlı bağları ve ortak sağlığı birlikte güçlendiriyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kedilerin-hayatimiza-katkilari-sadece-sevgiyle-sinirli-degil-562032">Kedilerin Hayatımıza Katkıları Sadece Sevgiyle Sınırlı Değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emzirme sadece beslemek değil, bağ kurmak için bir fırsat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emzirme-sadece-beslemek-degil-bag-kurmak-icin-bir-firsat-561103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 08:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[beslemek]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, Dünya Emzirme Haftası kapsamında emzirmenin anne-bebek ilişkisine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu ve emziremeyen annelerin de hangi yollarla bağ kurabileceğini anlattı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emzirme-sadece-beslemek-degil-bag-kurmak-icin-bir-firsat-561103">Emzirme sadece beslemek değil, bağ kurmak için bir fırsat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, Dünya Emzirme Haftası kapsamında emzirmenin anne-bebek ilişkisine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu ve emziremeyen annelerin de hangi yollarla bağ kurabileceğini anlattı. </p>
<p><strong>Emzirme, sadece beslenme değil, güvenli bağlanmanın temelinin atıldığı duygusal bir süreç!</strong></p>
<p>Bebeklik döneminin, yaşamın en hızlı gelişim gösteren ve bağlanma temellerinin atıldığı evresi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bu dönemde, yalnızca beslenme ve bakım değil, duygusal temas da en az fiziksel ihtiyaçlar kadar önemlidir.” dedi.</p>
<p>Emzirmenin ise sadece besleyici değil, aynı zamanda bebeğin psikolojik dünyasının şekillendiği, anneyle bağ kurduğu eşsiz bir etkileşim anı olduğuna vurgu yapan Ülkü, “Bebekler dünyaya geldiklerinde, dünyayı anlamlandırmak için en çok ihtiyaç duydukları şey ‘güvenli bir ilişki’dir. Emzirme sırasında annenin bebeği kucağına alması, ten teması kurması, göz göze gelmesi, yumuşak sesiyle ona hitap etmesi, bebeğin içsel olarak ‘güvendeyim’ mesajını almasını sağlar. Bu anlarda beyinde ‘oksitosin’ adı verilen hormon hem annede hem bebekte salgılanır. Bu hormon, yalnızca fiziksel yakınlık değil, duygusal bağlılık hissini de beraberinde getirir. Bu biyolojik süreçler sayesinde bebek, düzenli olarak sevgi, sıcaklık ve güven deneyimler. İşte bu deneyimler, güvenli bağlanmanın temelidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Güvenli bağlanan bebekler, özgüveni yüksek ve stresle başa çıkabilen bireyler oluyor! </strong></p>
<p>“Güvenli bağlanma geliştiren bebeklerin ileriki yaşlarda özgüveni yüksek, ilişki kurma becerileri gelişmiş ve stresle baş etme yolları daha sağlıklı bireyler oldukları araştırmalarla da desteklenmiştir.” diyen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, emzirmenin, sadece annenin bebeğine süt verdiği bir an değil, karşılıklı bir duygu alışverişi olduğunu yineledi.</p>
<p>Emzirme esnasında bebeğin annesinin yüzüne odaklandığını, mimiklerini izlediğini, sesine tepki verdiğini aktaran Ülkü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Anne ise bebeğin verdiği küçük sinyalleri okumaya başlar. Bu karşılıklı uyum, yani ‘duygusal senkronizasyon’, bebeğin sosyal zekasının temellerini oluşturur. Araştırmalar, duygusal olarak senkronize olunan bebeklerin ilerleyen dönemlerde duygu tanıma, empati kurma ve sosyal ilişkilerde daha becerikli olduklarını gösteriyor.”</p>
<p><strong>Emzirme sırasında annenin kaygı seviyesi azalır, bebek ise sakinleşir! </strong></p>
<p>Emzirme sırasında hem anne hem bebek için doğal bir rahatlama süreci yaşandığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Biyolojik olarak, emzirme esnasında salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları sayesinde annenin kaygı seviyesi azalır, bebek ise sakinleşir. Bu anlar, bebek için içsel regülasyonun temellerinin atıldığı anlardır.” dedi.</p>
<p>Psikolojik olarak ise bu sürecin, annenin annelik kimliğiyle özdeşleşmesine ve bebeğiyle duygusal bağ kurmasına olanak sağladığını kaydeden Ülkü, aynı şekilde bebeğin de annenin kokusunu, sesini ve ritmini tanıyarak duygusal bir güvenlik ağı içinde büyüdüğünü aktardı.</p>
<p><strong>Emziremeyen anneler de bebekleriyle güçlü bir bağ kurabilir!</strong></p>
<p>Herhangi bir sebepten dolayı emziremeyen annelerin de bebekleriyle bağ kurabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Her anne-bebek ilişkisi özeldir ve tek bir doğru yolu yoktur. Anne sütü veremeyen ya da emzirme sürecinde zorluk yaşayan anneler, suçluluk duymadan, bebeğiyle bağını farklı yollarla da güçlendirebilir.” dedi.</p>
<p>Biberonla besleme sırasında da göz teması kurmanın, yumuşak bir ses tonuyla bebeğe konuşmanın, onun bedenine sevgiyle dokunmanın, bebekle birlikte geçirilen kaliteli zaman ve duyarlılığın, güvenli bağlanmanın en önemli yapıtaşları olduğunu vurgulayan Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Unutulmamalıdır ki, bağlanma, ‘ne yapıldığı’ kadar ‘nasıl yapıldığıyla’ da ilgilidir. Annenin duyarlılığı, tutarlılığı ve sevgisi, emzirmese dahi bebekle güçlü bir bağ kurmasını sağlar. </p>
<p>Annelik her kadında farklı bir şekilde yaşanır. Emzirme, bu yolculuğun yalnızca bir parçasıdır. Önemli olan, annelerin desteklenmesi, yargılanmadan kabul edilmesi ve her koşulda bebekleriyle kurdukları bağın kıymetinin fark edilmesidir. Sevgi, şefkat ve duygusal temasla beslenen her bağ, bir ömür boyu sürecek güvenli ilişkilerin temelini atar.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emzirme-sadece-beslemek-degil-bag-kurmak-icin-bir-firsat-561103">Emzirme sadece beslemek değil, bağ kurmak için bir fırsat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çıkanlar ne yazık ki sadece çöp değil; denizlere verilen zarar, gelecek nesillere bırakılan büyük bir ayıp</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cikanlar-ne-yazik-ki-sadece-cop-degil-denizlere-verilen-zarar-gelecek-nesillere-birakilan-buyuk-bir-ayip-560809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 12:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayıp]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bırakılan]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çöp]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[denizlere]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[nesillere]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[verilen]]></category>
		<category><![CDATA[yazık]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık Belediyesi ve sivil toplum örgütleri iş birliğinde yürüttüğümüz temizlik kampanyasında, şunu anlatmaya çalışıyoruz, denizlere attığımız her şey, bir gün bize geri döner.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cikanlar-ne-yazik-ki-sadece-cop-degil-denizlere-verilen-zarar-gelecek-nesillere-birakilan-buyuk-bir-ayip-560809">Çıkanlar ne yazık ki sadece çöp değil; denizlere verilen zarar, gelecek nesillere bırakılan büyük bir ayıp</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık Belediyesi ve sivil toplum örgütleri iş birliğinde yürüttüğümüz temizlik kampanyasında, şunu anlatmaya çalışıyoruz, denizlere attığımız her şey, bir gün bize geri döner. Doğayı kirleten bizsek, temizlemek de bizim sorumluluğumuz. Temiz bir geleceğe katkısı olmayanların, kirli bir gelecekten şikâyet etmeye de hakkı olmaz.” diyerek, sivil toplum örgütlerine, gönüllü vatandaşlara çağrı yaparak temizlik kampanyalarına dest vermelerini istedi.<br />Turizm sezonuyla birlikte artan nüfus, sorumsuzca gelişigüzel çevreye saçılan atıklar. Orman, deniz, cadde, sokak ve parklara atılan atıklar, gece gündüz demeden her noktaya yetişmeye çalışan belediyenin temizlik ekipleri. Denizin dibinden çıkan sandalyeler, plastikler, cam şişeler, araç lastikleri, balık ağları ve niceleri. Öyle ki; Cunda (Alibey) Adası’nda sahilde denizden çıkan çöpler, bir “utanç tablosu” olarak sergilendi. <br />Denizin üstü temizlendi, yetmedi Ayvalıklı dalgıçlar, Cunda sahilinde “hep birlikte bir utanca daldık” dediler. Sarımsaklı Badavut, adına yakışmayan atıkların çevreye yayılmasıyla birlikte büyük bir görüntü kirliliği oluşturan Cennet Tepesi, Cunda sahilleri, denizin dibi karış karış tarandı. Çıkanlar ne yazık ki sadece çöp değil; denizlere verilen zarar, gelecek nesillere bırakılan büyük bir ayıp.<br />Tema Ayvalık, TURMEPA Temsilciliği, Setur Marina Ayvalık ve katılan çevre duyarlısı gönüllülerin desteğiyle Ayvalık’ta temizlik adına teyakkuz başlatıldı. Yapılan bu çalışmalarla, denizden çıkan tüm atıklar Cunda sahilinde bir “utanç tablosu” olarak sergilendi. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık Belediyesi ve sivil toplum örgütleri iş birliğinde yürüttüğümüz temizlik kampanyasında, şunu anlatmaya çalışıyoruz, denizlere attığımız her şey, bir gün bize geri döner. Doğayı kirleten bizsek, temizlemek de bizim sorumluluğumuz. Temiz bir geleceğe katkısı olmayanların, kirli bir gelecekten şikâyet etmeye de hakkı olmaz.” diyerek, sivil toplum örgütlerine, gönüllü vatandaşlara çağrı yaparak temizlik kampanyalarına dest vermelerini istedi. <br />Cennet Tepesi’nde gerçekleştirilen temizlik kampanyasına katılan Belediye Başkanı Mesut Ergin, eldivenleri giydi, şapkasını başına geçirdi, saatlerce çalı diplerinden pet şişeler, rüzgarla gelen naylonları toplayarak örnek bir davranış sergiledi. <br />Başkan Mesut Ergin burada yaptığı konuşmada, “Bir saatinizi ayırmak toprağa nefes, denize umut olur dedik. 7 yaşındaki Korkut’la, Çevre Gönüllüsü Çetin abiyle, duyarlı vatandaşlarımızla, temizlik emekçilerimizle sadece çöplere değil, umursamazlığa da tepki gösterdik. Cennet Tepesi’nde sadece ellerimizle değil, yüreğimizle de doğayı, Ayvalık’ı koruduk. Aramızda minicik bir yürek vardı: 7 yaşındaki Korkut… Çöp poşetini sırtladı, “doğa bizim evimiz” diyerek saatlerce çalıştı. Korkut’a özel bir teşekkür borçluyuz; onun yaşında biri sorumluluk alıyorsa, bazı büyüklerin bahanesi kalmamıştır. Katılan herkese, özellikle çocuklarımızın emeğine minnettarım. Ayvalık’ın doğası için bir araya gelmeye devam edeceğiz. Doğayı kirletenin ayak izi değil, ayıbı kalmıştı” dedi. <br />Temizlik kampanyası bununla da sınırlı kalmadı. Kum zambakları, sarımsak taş ocakları, pırıl pırıl kumsalları, doğal güzellikleriyle dünyaca ünlü Badavut sahillerinde de büyük bir kampanya gerçekleştirildi. Deniziyle, kumu ve doğasıyla eşsiz Badavut’ta sabahın serinliğinde doğa için bir araya gelindi, temiz bir çevre, sağlıklı bir gelecek için el ele verildi. Jandarma ekipleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü görevlileri, gönüllüleri ve belediye personeliyle birlikte Badavut sahilinde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirildi. <br />Cunda (Alibey) Adası, Cennet Tepesi, Sarımsaklı-Badavut sahillerinde gerçekleştiren kampanyaların ardından tüm katılımcılara gerçek duyarlılıkları ve emekleri için yürekten teşekkür ettiğini ileten Başkan Mesut Ergin, “Doğamız için hep birlikte yürümeye devam edeceğiz! Doğayı kirletenin ayak izi değil, ayıbı kalmıştı, gönüllülerimizle, Jandarma’mızla, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve belediye emekçilerimizle Badavut temizlendi. Hepsine duyarlılıkları ve emekleri için yürekten teşekkür ediyoruz. Doğamız için hep birlikte yürümeye devam edeceğiz!” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cikanlar-ne-yazik-ki-sadece-cop-degil-denizlere-verilen-zarar-gelecek-nesillere-birakilan-buyuk-bir-ayip-560809">Çıkanlar ne yazık ki sadece çöp değil; denizlere verilen zarar, gelecek nesillere bırakılan büyük bir ayıp</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 12:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sınavında]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son on yılda Türkiye’de girişimcilik hareketliliği ivme kazanmış olsa da veriler girişimlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763">Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son on yılda Türkiye’de girişimcilik hareketliliği ivme kazanmış olsa da veriler girişimlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2015–2024 yılları arasında ülkemizde yaklaşık 384 bin yeni şirket kuruldu. Ancak aynı dönemde 80 binden fazla şirket kapandı. 2024 yılı itibarıyla ise her dört yeni kuruluşa karşı bir şirket kapanıyor.</p>
<p>TÜİK’in güncel raporlarına göre, kurulan girişimlerin yalnızca yüzde 41,6’sı beşinci yılı görebiliyor. Yani her on girişimden altısı beş yıl içinde faaliyetlerine son veriyor. Özellikle erken aşama girişimlerin ilk iki yılda kapanma oranı yüzde 43’ü buluyor. Bu durum, ülke genelinde hem girişimcilik kültürünü hem de ekonomik dinamizmi doğrudan etkileyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Doç. Dr. Ahmet Turan: “Fikir var, ama sistematik dönüşüm eksik”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Doç. Dr. Ahmet Turan, verileri şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Ülkemizde çok parlak fikirler çıkıyor, özellikle üniversiteler bu anlamda büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu fikirlerin start-up’a dönüşmesi ve hayatta kalması için gereken sistematik yapı, çoğu zaman eksik kalıyor. Girişimciler teknik olarak güçlü ama pazarlama, finansal planlama, takım kurma ve iş modeli oluşturma konularında zorluk yaşıyor.”</p>
<p>Girişimciler En Çok Nerelerde Zorlanıyor?</p>
<p>Doç. Dr. Turan’a göre, bir girişimin sadece iyi bir fikirle kurulması yeterli değil. Girişimciler çoğunlukla şu alanlarda başarısız oluyor:</p>
<p>İş Modeli Yetersizliği: Girişimcilerin büyük bölümü, fikirlerini nasıl gelir getiren ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştüreceğini bilmiyor. Ürün-pazar uyumu, fiyatlandırma stratejisi, müşteri segmentasyonu gibi temel kavramlarda eksiklik yaşanıyor.</p>
<p>Ekip Kurma ve Yönetme: Farklı yetkinliklere sahip kişilerden oluşan bir ekip kurmak çoğu zaman göz ardı ediliyor. Birçok girişim, tek bir alana sıkışmış, homojen ekip yapısı nedeniyle zayıf düşüyor.</p>
<p>Finansal Okuryazarlık Eksikliği: Bütçe yönetimi, yatırım planlaması ve finansal projeksiyonlar gibi kritik alanlarda girişimciler destek almakta geç kalıyor. Yatırımcı sunumları zayıf hazırlanıyor, yatırımcının güveni kazanılamıyor.</p>
<p>Psikolojik Dayanıklılık: Ret almak, belirsizlikle başa çıkmak ve uzun vadeli motivasyon gibi konularda bireysel dayanıklılık da bir sorun. Sabır, esneklik ve tekrar deneme cesareti olmadan girişimlerin ilerlemesi zorlaşıyor.</p>
<p>Üniversiteler Bu Sorunlara Nasıl Yanıt Veriyor?</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi’nin Teknoloji Transfer Ofisi, bu sorunlara yönelik çok katmanlı çözümler sunuyor:</p>
<p>Mentorluk ve İş Geliştirme Desteği: Fikirden ürün geliştirmeye, pazarlama stratejisinden yatırımcı görüşmelerine kadar farklı aşamalarda birebir mentorluk hizmeti sunuluyor.</p>
<p>Çapraz Disiplinli Ekipleşme: Farklı fakültelerden öğrencilerin ve akademisyenlerin bir araya gelerek çok yönlü girişim ekipleri kurması destekleniyor.</p>
<p>Fon ve Teşvik Yönlendirmesi: TÜBİTAK BİGG, Horizon Europe, Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası destek programlarına başvuru konusunda rehberlik sağlanıyor.</p>
<p>Girişimcilik Eğitimi ve Atölyeler: Pitch hazırlama, iş modeli tasarımı, MVP oluşturma ve finansal yönetim gibi konularda uygulamalı atölyeler düzenleniyor.</p>
<p>Uluslararasılaşma Stratejisi: Üniversite bünyesinden çıkan girişimlerin yurtdışına açılması için hızlandırıcı programlar, yatırımcı buluşmaları ve çevrimiçi mentorluklarla destek veriliyor.</p>
<p>Neden Kapanıyorlar? Üniversiteler Ne Yapmalı?</p>
<p>Doç. Dr. Ahmet Turan, üniversitelerin sadece fikir üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söylüyor: </p>
<p>“Girişimlerin kapanma nedenlerinin başında yanlış zamanlama, müşteri ihtiyacını doğru analiz edememe ve sürdürülebilir iş modeli kuramama geliyor. Üniversiteler bu süreçte sadece bilgi değil, yapılandırılmış bir ekosistem sunmalı. Girişimcilik artık seçmeli bir konu değil; eğitim, destek, finans ve ağ boyutunda entegre bir sistem olarak kurgulanmalı.”</p>
<p>Başarılı Girişimlerin arkasında Güçlü Üniversiteler Var</p>
<p>“Girişimcilik ekosisteminde başarıyı yalnızca yeni kurulan şirket sayısıyla değil, bu şirketlerin uzun vadeli yaşama oranlarıyla ölçmek gerekiyor” diyen Doç. Dr. Turan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Yeditepe Üniversitesi gibi güçlü ve vizyoner üniversiteler, sundukları çok katmanlı destek modelleriyle girişimcilik ekosisteminin en kritik aktörleri arasında yer alıyor. Yeditepe Üniversitesi olarak bizler, fikir aşamasındaki adaylardan başlayarak; hızlandırıcı programlar, gelişmiş Ar-Ge altyapısı, patentle korunan teknolojiler ve finansal destek mekanizmalarıyla girişimciliği çok yönlü destekliyor, bu süreci sürdürülebilir hale getiriyoruz.</p>
<p>Üniversitemizde, Teknoloji Transfer Ofisimiz aracılığıyla bugüne kadar 168 iş fikrine ve 403 girişimciye mentorluk sağladık; bu fikirlerin önemli bir bölümünü başarıyla şirketleştirdik. 2024 yılı itibarıyla, mezunlarının en çok girişim firması kurduğu ilk 10 üniversite arasında yer almaktan gurur duyuyoruz.</p>
<p>‘Girişimcilik Yeditepe’nin Ruhunda Var!’ mottosuyla ve aynı kararlılıkla, girişimciliği desteklemeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763">Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marvel Animation İmzalı 4 Bölümlük Animasyon Dizi &#8216;Eyes of Wakanda&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/marvel-animation-imzali-4-bolumluk-animasyon-dizi-eyes-of-wakanda-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-560300</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 16:44:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[animation]]></category>
		<category><![CDATA[bölümlük]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[eyes]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[marvel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[wakanda]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560300</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bir hayalet ol. Harekete geçmeye hazırlan.” Bu sözleri duyduysanız Disney+’ın sunduğu Wakanda’ya geri dönüş biletini almışsınız demektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/marvel-animation-imzali-4-bolumluk-animasyon-dizi-eyes-of-wakanda-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-560300">Marvel Animation İmzalı 4 Bölümlük Animasyon Dizi &#8216;Eyes of Wakanda&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Bir hayalet ol. Harekete geçmeye hazırlan.” </em>Bu sözleri duyduysanız <strong>Disney+</strong>’ın sunduğu Wakanda’ya geri dönüş biletini almışsınız demektir. Sinemalarda son olarak <strong>‘Black Panther: Wakanda Forever’ </strong>ile gişe rekorları kıran Black Panther efsanesi, <strong>Marvel Animation </strong>imzalı yeni <strong>4 bölümlük animasyon dizi ‘Eyes of Wakanda’ </strong>ile devam ediyor. </p>
<p>Filmin yönetmeni <strong>Ryan Coogler</strong>’ın <strong>‘Ironheart’</strong>ın ardından yine uygulayıcı yapımcı olarak yer aldığı ve <strong>bugünden itibaren sadece Disney+</strong>’ta seyircilerle buluşan <strong>‘Eyes of Wakanda’</strong>, cesur Wakandalı savaşçıların tarih boyunca süren güçlükler ve aksiyon dolu mücadelesini gözler önüne seriyor. Dünya çapındaki bu macerada, kahramanlar Wakanda Krallığı’nın düşmanlarından Vibranyum eserlerini kurtarmak için tehlikeli görevlere atılıyorlar. Hatut Zaraze ve onların hikayesini animasyon dünyasına aktararak büyüleyici bir görsel dille aktaran <strong>‘Eyes of Wakanda’</strong>nın yönetmen koltuğunda <strong>Todd Harris </strong>oturuyor. <strong>‘John Wick’</strong>ten <strong>Marvel Sinematik Evreni</strong>’ne dünya çapında büyük ses getiren en büyük film serilerinin storyboard sanatçısı olarak da yer alan Harris, Coogler ile birlikte <strong>‘Black Panther’ </strong>ve <strong>‘Black Panther: Wakanda Forever’</strong>ın dünyasını da kurmuştu. </p>
<p><strong>Ryan Coogler, Brad Winderbaum, Kevin Feige, Louis D’Esposito </strong>ve <strong>Dana Vasquez-Eberhardt</strong>’ın yapımcıları arasında yer aldığı ve serinin özünün korunarak bir üst seviyeye taşındığı <strong>‘Eyes of Wakanda’</strong>, hem orijinal seslendirme hem de dublajlı seçeneğiyle bugünden itibaren sadece <strong>Disney+</strong>’ta izlenebilir. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/marvel-animation-imzali-4-bolumluk-animasyon-dizi-eyes-of-wakanda-simdi-sadece-disney-ta-yayinda-560300">Marvel Animation İmzalı 4 Bölümlük Animasyon Dizi &#8216;Eyes of Wakanda&#8217;, Şimdi Sadece Disney+&#8217;ta Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Sengel: Sadece bugünü değil, yarını da düşünüyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sengel-sadece-bugunu-degil-yarini-da-dusunuyoruz-559322</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 08:13:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sengel]]></category>
		<category><![CDATA[yarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559322</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Kuyumcu Mevkii’nde içme suyu ve altyapı çalışmalarına ilişkin bilgilendirme yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sengel-sadece-bugunu-degil-yarini-da-dusunuyoruz-559322">Başkan Sengel: Sadece bugünü değil, yarını da düşünüyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Kuyumcu Mevkii’nde içme suyu ve altyapı çalışmalarına ilişkin bilgilendirme yaptı. Yapılan çalışmalar ile kentin bugünü kadar yarınını da düşündüklerini ifade eden Başkan Sengel; “Kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanarak, sadece bugüne değil, geleceğe ilişkin olarak da neler yapabiliriz ve yaptığımız şey ne kadar kalıcı olur diye adım atmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Kuyumcu Mevkii’nden Efes Selçuk’a içme suyu getirilmesi için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Sengel; “İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’NUN yapmış olduğu yatırıma ilişkin ara ara gelip bilgilendirme yapacağız demiştik. Hepimizin bildiği üzere iklim krizinin sonuçlarını artık gündelik yaşamımızın içerisinde görüyoruz. Orman yangınları, susuzlukla bire bir karşı karşıya kalmamız, derelerimizin kuruması ve ne yazık ki tarımı da etkileyebilen su krizi ile iklim krizinin sonuçlarıyla karşı karşıyayız” dedi.</p>
<p><b>İZSU’NUN CİDDİ ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR</b></p>
<p>İklim krizi, kuraklık ve buna bağlı olarak baş gösteren su krizinin günlük hayatı ve tarımsal üretimi giderek daha olumsuz etkilediğini belirten Başkan Sengel, bu durum göz önünde bulundurulduğunda Kuyumcu Mevkii’nde devam eden çalışmaların ayrı bir önem taşıdığına dikkat çekti. Başkan Sengel; “Çevremizde görmüş olduğumuz ilçelerdeki barajlarda artık suyun kalmamış olması, kuyuların ne yazık ki düzensiz olarak kullanılıyor olması, düzensiz yapılanma aslında yaşanan bütün sorunların altyapı sorunu değil, plansızlık sorunu olduğunu da ortaya koyuyor. Bu noktada Efes Selçuk’ta ise çok uzun yıllardan beri talep edilen suyun artık çeşmelerimizi açtığımızda çok daha kaliteli hale gelebilmesi ve suyla ilgili bir problemimizin kalmaması için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU’NUN Kuyumcu Mevkii’nde çok ciddi ve çok kıymetli çalışmaları devam ediyor. Bu çalışmalar şu anda yolun açılması ve daha sonrasında da artık döşemeye geçilmesi ile İZSU’NUN öngörüsü dâhilinde Eylül ayı sonlarına doğru bu bahsettiğimiz kaliteli suya kavuşmamızı sağlayacak” dedi.</p>
<p><b>CESARET ÖRNEĞİ SERGİLEDİK</b></p>
<p>Son olarak çarşıda devam eden çalışmalar ile ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Sengel, yaşanan bütün zorluklara karşın Efes Selçuk’ta esnaf ve halkın kazanımı adına cesur bir adım attıklarını belirterek; “İZSU, İZMİR GAZ, TELEKOM gibi bütün kurumların ortaklaşarak liderlik yapmamızı sağlamalarıyla birlikte çarşı içerisindeki altyapı çalışmaları tamamlandı. Üstyapı ile ilgili de ihalemiz gerçekleştikten sonra alan müteahhitte teslim edildi. Halihazırda üstyapıya ilişkin çalışmalar devam ediyor. Elektrik direklerimiz takıldı. Ağaçlandırmalarımız yapıldı. Üç dört tane caddemizin tamamı bitti. Biliyorum biraz eziyetli oldu. Ancak bu hem benim için hem de ekip arkadaşlarım için bir cesaret örneğiydi. Esnafın yoğun olduğu, birçok altyapı kurumunun işin içerisinde olduğu kapsamlı bir işe girdiğimizi en başından itibaren biliyorduk. Ancak söz vermiştik ve bunu gerçekleştirmemiz gerekiyordu. O anlamda benimle birlikte aynı cesareti, aynı özveriyi gösteren bütün ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Altyapısıyla birlikte çarşımızın 30-40 yıldır bekleyen düzenlenmesini sağladık. Esnafımıza, vatandaşlarımıza hem göstermiş oldukları fedakârlık için hem de bizimle aynı bakış açısında birlikte hareket eden, ortaklaşa bir hareket kabiliyeti geliştirdiğimiz herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sengel-sadece-bugunu-degil-yarini-da-dusunuyoruz-559322">Başkan Sengel: Sadece bugünü değil, yarını da düşünüyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Yangınları Sadece Doğayı Değil, Sağlığımızı da Tehdit Ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlari-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-da-tehdit-ediyor-557907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımızı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman yangınlarıyla birlikte ülkemizin ciğerleri yanarken aynı zamanda solunan hava da akciğerleri hasta ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlari-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-da-tehdit-ediyor-557907">Orman Yangınları Sadece Doğayı Değil, Sağlığımızı da Tehdit Ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Orman yangınlarıyla birlikte ülkemizin ciğerleri yanarken aynı zamanda solunan hava da akciğerleri hasta ediyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, doğrudan dumana maruz kalmayan ve yangının etki alanında olmayanların dahi sağlığının tehlikede olduğuna dikkat çekti. Özellikle altta yatan KOAH, astım gibi akciğer hastalığı olanlar için tehlikenin daha fazla olabileceğini söyledi. </em></p>
<p>Günlerdir ülkemizin her yerinde yaşanan yangınlar ülkemizin akciğerleri ormanlarımızı etkisi altında aldı. Söndürme çalışmaları devam ederken atmosfere salınan duman da tüm bölgeye yayılıyor. Dolayısıyla solunan havanın kalitesinin ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, bu durumun başta KOAH, astım gibi akciğer hastaları olmak üzere bölgede yaşayan herkesin sağlığını tehdit ettiğine işaret etti.</p>
<p><strong>YANGINLAR SOLUNAN HAVAYI KİRLETİYOR</strong></p>
<p>Yangın dumanının PM2.5 (2.5 mikrondan küçük partiküller) ve PM10 gibi ince parçacıklar yaydığını anlatan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Bu partiküller akciğerlere ve kan dolaşımına kadar ulaşarak solunum ve kalp hastalıklarının tetiklenmesine neden olur. Çünkü böyle bir felaket anında bu partikül sayısı WHO’nun belirlediği limitlerin kat kat üzerine çıkar. Beraberinde havaya kimyasal maddeler de salınır ve karbondioksit oranı da limitlerin çok aşar. Sonuçta gözlerden cilde, akciğerlerden kalbe kadar geniş bir yelpazede etki alanı bulur. Öksürük, hırıltılı nefes alma gibi şikayetler artarken kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç riski de gelişir.”</p>
<p><strong>KOAH HASTALARINDA ATAK RİSKİNİ 5 KAT ARTIRABİLİYOR!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Ü. Akduman bu konuda özellikle solunum yolu hastalıkları ve kardiyovasküler hastalıklara sahip olan kişilerin risk altında olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Astım, KOAH, bronşit gibi solunum hastalığı olanlarda yoğun duman hava yollarını tahriş ederek iltihaplanmaya ve spazma yol açar. KOAH hastalarında dumanlı havalarda atak geçirme riski 5 kata kadar çıkabilir. Bu kişilerde nefes darlığı, oksijen yetersizliği, öksürük gibi şikayetler gözlenir. Aynı şekilde hipertansiyon, kalp yetmezliği gibi sorunları olanlarda da duman, damarlarda inflamasyonu tetikleyerek kalp üzerinde ek bir yük oluşturur. Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde kalp krizi riskinin yaklaşık yüzde 42 oranında arttığını gösteriyor. Kardiyovasküler sorunları olanlarda da dumana maruziyet sonrasında çarpıntı, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong>YAŞLILAR VE ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Özellikle 65 yaş üzerinde olan kişiler, çocuklar ve hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin de dikkatli olması gereken grupta yer aldığını anlatan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, sözlerine şöyle devam etti: “İleri yaştaki kişilerde akciğer fonksiyonları azalır ve bağışıklık sistemi de zayıflar. Beraberinde bu kişilerde kronik hastalık oranı da daha yüksektir. Dolayısıyla dumandan daha fazla etkilenir. Aynı şekilde çocukların akciğerleri henüz gelişme aşamasındadır ve bu da onları çevresel kirleticilere karşı daha savunmasız hale getirir. PM2.5 gibi ince partiküller, çocukların solunum yollarında tahrişe neden olarak astım gelişme riskini artırabilir. Ayrıca, hamilelik döneminde maruz kalınan duman, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle kemoterapi gören hastalarda enfeksiyon ve zatürre riski belirgin şekilde artacağı için önlem almaları gerekir.”</p>
<p><strong>“BOL SU İÇİLMELİ VE İLAÇLARLAR İHMAL EDİLMEMELİ”</strong></p>
<p>Bu risk gruplarına dahil bireylerin, hava kalitesinin kötü olduğu günlerde önlem almaları hayati önem taşıdığının altını çizen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, alınması gereken önlemler konusunda şu bilgileri verdi: “Öncelikle bu grupta yer alan kişiler mümkün olduğunca kendilerini kapalı ortamlarda tutmaya çalışmalı, kapı ve pencereleri sıkıca kapamalı. Ayrıca küçük partiküllere karşı N95/N99 filtreli maskeler kullanmalı. Yine bol su içmek de dumanın solunum yollarındaki mukozanın yapışmasını azaltacaktır. Özellikle düzenli kullanmakta olduğu ilaçları kullanmalı ve kurtarıcı niteliği taşıyan nefes açıcılar yanlarında bulundurulmalı. Kurtarıcı ilaçları kullanmalarına rağmen şikayetlerinde azalma görülmüyorsa mutlaka hekime başvurulmalı.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlari-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-da-tehdit-ediyor-557907">Orman Yangınları Sadece Doğayı Değil, Sağlığımızı da Tehdit Ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Unvana Sahip Sadece 28 Üniversite Var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-unvana-sahip-sadece-28-universite-var-555988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 09:05:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[unvana]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında “tam akreditasyon” almaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-unvana-sahip-sadece-28-universite-var-555988">Bu Unvana Sahip Sadece 28 Üniversite Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında “tam akreditasyon” almaya hak kazandı. Türkiye genelinde yalnızca 28 üniversitenin sahip olduğu bu prestijli belge, Kadir Has Üniversitesi’nin eğitim, araştırma, toplumsal katkı ve yönetişim alanlarında yüksek kalite standartlarına ulaştığını tescilledi.</p>
<p><strong>Kurumsal Akreditasyon Programı Nedir?</strong></p>
<p>YÖKAK tarafından uygulanan KAP; üniversitelerin kalite güvencesi sistemlerini, eğitim-öğretim süreçlerini, Ar-Ge faaliyetlerini, topluma katkı düzeylerini ve kurumsal yönetim yapılarını PUKÖ döngüsü (Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al) temelinde değerlendiren kapsamlı bir dış denetim sürecidir. Programın temel amacı, kurumların sürekli iyileştirmeyi benimseyerek yükseköğretimde kaliteyi sürdürülebilir kılmaktır.</p>
<p><strong>Kadir Has Üniversitesi, Seçkin Üniversiteler Arasında</strong></p>
<p>2025 yılı itibarıyla Türkiye’de yalnızca 12 vakıf üniversitesi, YÖKAK’tan tam akreditasyon alma başarısı gösterdi. Kadir Has Üniversitesi, bu seçkin kurumlar arasında yer alarak kurumsal mükemmeliyetini belgelemiş oldu.</p>
<p><strong>“Bu Başarı, Nitelikli Bir Yolculuğun Ürünü”</strong></p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz, şunları söyledi</strong>; “<em>YÖKAK Tam Akreditasyonu, üniversitemizin kalite odaklı dönüşümünün bir sonucudur. Öğrencilerimize, çalışanlarımıza ve topluma karşı duyduğumuz sorumluluğun bir göstergesidir. Bu başarı, tüm paydaşlarımızla birlikte yürüdüğümüz nitelikli bir yolculuğun ürünüdür.”</em></p>
<p><strong>Ulusal Düzeyde Kalite Güvencesi Referansı</strong></p>
<p>Elde edilen bu başarı, Kadir Has Üniversitesi’nin yalnızca akademik mükemmeliyeti değil, aynı zamanda şeffaf yönetim anlayışı, kurumsal gelişim hedefleri ve topluma duyarlılığı açısından da örnek gösterilen bir yükseköğretim kurumu olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><strong>Geleceğe Hazırlayan Kurumsal Güç</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi, YÖKAK tarafından tescillenen güçlü kurumsal yapısıyla öğrencilerine yalnızca bugünü değil, geleceği de kucaklayan nitelikli bir eğitim ortamı sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-unvana-sahip-sadece-28-universite-var-555988">Bu Unvana Sahip Sadece 28 Üniversite Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Karamürsel&#8217;e söz verdik, sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir ulaşım yatırımı yaptık&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karamursele-soz-verdik-sadece-bugunu-degil-yarini-da-dusunen-bir-ulasim-yatirimi-yaptik-552853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 08:41:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[düşünen]]></category>
		<category><![CDATA[karamürsele]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[verdik]]></category>
		<category><![CDATA[yaptık]]></category>
		<category><![CDATA[yarını]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, yeni yapılan Karamürsel Otobüs Terminali’ni yerinde inceledi. Büyükakın, yakın zamanda hizmete girecek proje için, “Yolcu taşımacılığı artık çok daha konforlu ve düzenli olacak. Karamürsel’e söz verdik. Sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir ulaşım yatırımı yaptık” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karamursele-soz-verdik-sadece-bugunu-degil-yarini-da-dusunen-bir-ulasim-yatirimi-yaptik-552853">&#8220;Karamürsel&#8217;e söz verdik, sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir ulaşım yatırımı yaptık&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, yeni yapılan Karamürsel Otobüs Terminali’ni yerinde inceledi. Büyükakın, yakın zamanda hizmete girecek proje için, “Yolcu taşımacılığı artık çok daha konforlu ve düzenli olacak. Karamürsel’e söz verdik. Sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir ulaşım yatırımı yaptık” dedi.</p>
<p><b>BAŞKAN BÜYÜKAKIN TERMİNALİ İNCELEDİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, Karamürsel ilçesinde devam eden projeleri yerinde inceledi. Bu kapsamda, kısa süre içinde hizmete alınması planlanan Karamürsel Otobüs Terminali’ni gezen Başkan Büyükakın, mevcut terminalin yetersiz olması sebebi ile yerine inşa edilen Karamürsel Otobüs Terminali ile şehir içi ve şehirlerarası yolcu taşımacılığın çok daha konforlu ve düzenli olacağını ifade etti. Ziyaretlerinde Başkan Büyükakın’a; AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr.Şahin Talus ve AK Parti Karamürsel İlçe Başkanı Mecit Erdoğan da eşlik etti.</p>
<p><b>KARAMÜRSEL’E KONFORLU VE DÜZENLİ ULAŞIM</b></p>
<p>Artan nüfusa bağlı olarak mevcut terminalin yetersiz kalması nedeniyle inşa edilen yeni Karamürsel Otobüs Terminali, şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda önemli bir konfor ve düzen sağlayacak. Toplamda bin 885 metrekare alan üzerine kurulan terminal, modern yapısıyla bölge halkına hizmet edecek. Terminalde, şehirlerarası ulaşım için 12 otobüs, kırsal hatlar için 15 midibüs kapasiteli peronlar yer alıyor.</p>
<p><b>56 ARAÇLIK MİSAFİR OTOPARKI YER ALIYOR</b></p>
<p>Ayrıca yolcu ve misafirler için 56 araçlık otopark alanı bulunuyor. Yapı içerisinde ise 10 şehirlerarası ve 4 kırsal hat yazıhanesi bulunurken, vatandaşların her ihtiyacını karşılamaya yönelik birçok sosyal alan terminal projesine dahil edildi. Bu alanlar arasında 2 büfe, bebek bakım odası, bay/bayan WC, emanet ofisi, güvenlik odası, depo, mescitler, restoran, çay ocağı ve 2 fast food alanı yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karamursele-soz-verdik-sadece-bugunu-degil-yarini-da-dusunen-bir-ulasim-yatirimi-yaptik-552853">&#8220;Karamürsel&#8217;e söz verdik, sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir ulaşım yatırımı yaptık&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emmy ödüllü belgesel dizi Welcome to Wrexham, 4. sezonuyla şimdi sadece Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emmy-odullu-belgesel-dizi-welcome-to-wrexham-4-sezonuyla-simdi-sadece-disney-ta-549607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 14:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[emmy]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sezonuyla]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[welcome]]></category>
		<category><![CDATA[wrexham]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Futbol karşılaşmalarını statta coşku içinde izleyip sınırsız tezahürat yapmak kolay ancak izlediğiniz takımın bağlı olduğu kulübün başına geçip onu yönetmek ise stattaki coşkuyu devam ettirmek kadar kolay gözükmüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emmy-odullu-belgesel-dizi-welcome-to-wrexham-4-sezonuyla-simdi-sadece-disney-ta-549607">Emmy ödüllü belgesel dizi Welcome to Wrexham, 4. sezonuyla şimdi sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Futbol karşılaşmalarını statta coşku içinde izleyip sınırsız tezahürat yapmak kolay ancak izlediğiniz takımın bağlı olduğu kulübün başına geçip onu yönetmek ise stattaki coşkuyu devam ettirmek kadar kolay gözükmüyor. Yıldız oyuncular <strong>Rob McElhenney </strong>ve <strong>Ryan Reynolds</strong>, 2020 yılından beri bu hissi fazlasıyla yaşayıp deneyimliyor. Çünkü ikili dünyanın en eski üçüncü profesyonel futbol kulübü olan <strong>Wrexham AFC</strong>’nin başına geçerek tüm dünyanın destekleyebileceği bir takıma dönüştürmeye çabalıyor. </p>
<p>İkilinin bu yenilikçi serüvenlerini izleyicilerle paylaşan belgesel serisi <strong>‘Welcome to Wrexham’</strong>, ilk altı bölümüyle <strong>Disney+</strong>’taki yerini aldı. Toplam <strong>8 bölüm</strong>den oluşan dizinin yeni sezonunda <strong>EFL League One</strong>’a adımını atan takım, <strong>Tom Brady</strong>’nin sahibi olduğu takım <strong>Birmingham City </strong>ile karşı karşıya gelirken, Ukraynalı bir aile ise Wrexham şehrinde küçük bir işletme başlatacak. McElhenney ile Reynolds’ın ekonomik mücadelelerle boğuşacağı yeni sezonda ise <strong>Channing Tatum</strong>, sürpriz şekilde dahil olarak sihrini gösterecek. </p>
<p><strong>Jeff Luini</strong>’nin yapımcılığını üstlendiği <strong>‘Welcome to Wrexham’</strong>, futbol tutkunlarına keyifli seyir vaat ederken, diğer tüm seyircilere de yeni alanlarda varlık göstermenin zorluğu kadar mükafatlandırıcı yönünü gösterecek.   </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emmy-odullu-belgesel-dizi-welcome-to-wrexham-4-sezonuyla-simdi-sadece-disney-ta-549607">Emmy ödüllü belgesel dizi Welcome to Wrexham, 4. sezonuyla şimdi sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Zeydan Karalar: “Avrupa’yla Bağımız Sadece Coğrafi Değil, Ortak Değerler Üzerine Kurulu”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-zeydan-karalar-avrupayla-bagimiz-sadece-cografi-degil-ortak-degerler-uzerine-kurulu-549428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:53:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avrupayla]]></category>
		<category><![CDATA[bağımız]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafi]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[karalar]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[zeydan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Zeydan Karalar, Avrupa Parlamenter Meclisi’nde Adana’yı ve evrensel vizyonlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-zeydan-karalar-avrupayla-bagimiz-sadece-cografi-degil-ortak-degerler-uzerine-kurulu-549428">Başkan Zeydan Karalar: “Avrupa’yla Bağımız Sadece Coğrafi Değil, Ortak Değerler Üzerine Kurulu”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: &ldquo;Bizler, Akdeniz’in sıcaklığını, bereketli Çukurova’nın zenginliğini ve Anadolu’nun çok kültürlü mirasını taşıyan bir şehir olarak; <strong>yerelden Avrupa’ya uzanan bir dayanışma ve iş birliği vizyonuna</strong> sahibiz. Bu vizyon, sadece sınırların ötesine uzanan projeleri değil, aynı zamanda <strong>ortak değerler etrafında birleşen güçlü bir Avrupa yurttaşlığını</strong> da içeriyor.&rdquo;</p>
<p><b>EŞSİZ GÜZELLİKLERE SAHİP, FESTİVALLER ŞEHRİ ADANA</b></p>
<p>Konuşmasında Adana’nın özelliklerini ve eşsiz değerlerini de anlatan Başkan Zeydan Karalar şöyle devam etti: &ldquo;Adana, tarihi boyunca farklı medeniyetlerin, inançların, dillerin ve kültürlerin buluştuğu bir şehir oldu. Bugün de bu çokkültürlülüğü, Avrupa’nın çeşitlilik içindeki birliğine katkı sunacak şekilde yaşatıyor ve geleceğe taşıyoruz. Doğal güzellikleri, verimli toprakları ve Akdeniz ikliminin sunduğu bereketle Adana, sadece bir şehir değil, bir yaşam kültürüdür. Toros Dağları’nın eteklerinden Akdeniz’e uzanan bu topraklar; sıcak, samimi ve dayanışmacı insanlarıyla, tarih boyunca dayanıklılığın ve misafirperverliğin simgesi olmuştur. Binlerce yıllık geçmişi, başta UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan Anavarza Antik Kenti olmak üzere, kazı alanları, tarihi köprüleri, camileri, kiliseleri ve sinagoglarıyla Adana; hem tarihsel derinliği hem de kültürel çeşitliliğiyle gerçek bir Akdeniz metropolüdür.  Aynı zamanda Adana bu köklü tarihi ve kültürü lezzete evirmiş, Türkiye’nin en önemli gastronomi kentlerinden biridir. Yüzyıllar boyunca şekillenmiş zengin mutfak kültürü; kebabıyla, şalgamıyla ve onlarca özgün lezzetiyle sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da dikkatini çeken bir mirastır. Uluslararası gastronomi festivallerimiz her yıl yüz binlerce kişiyi bir araya getirerek kültürel etkileşimi teşvik etmektedir. Şehrimiz yalnızca lezzetiyle değil, kültür ve sanat alanındaki festivalleriyle de yıl boyunca yaşam dolu bir takvim sunar. Uluslararası Altın Koza Film Festivali, Türkiye’nin en köklü sinema etkinliklerinden biri olarak Adana’nın sanatla bağını güçlendirirken, her bahar düzenlenen Portakal Çiçeği Karnavalı ise sokakları renklendiren enerjisiyle yüz binlerce ziyaretçiyi kentimizde mutlulukla ağırladığımız bir buluşma noktasıdır. Bu festivaller aracılığıyla Adana, hem kendi kültürünü paylaşmakta hem de farklı halklarla güçlü bağlar kurmaktadır.&rdquo;</p>
<p><b>ÖDÜL FARKLI BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIMIZIN TESCİLİDİR</b></p>
<p>Yerel yönetimlerin artık sadece hizmet sunmadığını ifade eden Başkan Zeydan Karalar, sözlerini şöyle sürdürdü: &ldquo;Yerel yönetimler olarak bizler, sadece hizmet sunan değil; aynı zamanda demokrasiyi, barışı, katılımı ve kapsayıcılığı inşa eden kurumlarsak, bu ödül aynı zamanda bu anlayışın da bir teyididir. Bu diploma, Adana’nın yıllardır sürdürdüğü <strong>kardeş şehir ilişkileri</strong>, <strong>uluslararası kültürel etkinlikleri</strong>, <strong>Avrupa gençliğiyle buluşturduğu projeleri</strong>, ve <strong>sivil toplumla kurduğu güçlü iş birliğinin</strong> bir sonucudur. Avrupa’yla kurduğumuz bu köprü, yalnızca bir coğrafya değil, bir değerler bütünüdür. Demokrasi, insan hakları, çevre duyarlılığı, toplumsal cinsiyet eşitliği, gençlik katılımı gibi konular, bizim için sadece gündem değil, aynı zamanda bir yol haritasıdır. Adana Büyükşehir Belediyesi olarak, önümüzdeki dönemde bu yolculuğu daha da ileri taşımaya kararlıyız. Amacımız, sadece Avrupa Diploması almak değil; <strong>Avrupa Bayrağı, Onur Levhası ve nihayetinde Avrupa Ödülü</strong>ne uzanan süreci, somut iş birlikleri ve yenilikçi projelerle destekleyerek tamamlamaktır.&rdquo;</p>
<p><b>ALDI&#286;IMIZ DİPLOMA YALNIZCA BİR ÖDÜL DE&#286;İL BİR SORUMLULUKTUR</b></p>
<p>Başkan Zeydan Karalar, iş birliğinin ve diyaloğun sürmesinin önemine değinerek sözlerini şu sözlerle noktaladı: &ldquo;Bu tören vesilesiyle, Avrupa Konseyi’nin <strong>barış, demokrasi ve insan hakları temelinde birleşmiş bir Avrupa hayalini</strong> destekleyen tüm belediyelere, topluluklara ve bireylere selamlarımızı iletiyoruz. Aynı zamanda, şehirlerimiz arasındaki diyaloğun, iş birliğinin ve karşılıklı öğrenmenin artarak sürmesini diliyoruz. Bugün burada aldığımız bu diploma, bizim için yalnızca bir ödül değil; aynı zamanda bir sorumluluktur. Yerel düzeyde Avrupa değerlerini yaşatmaya ve yaygınlaştırmaya, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görmeye ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz. Adana’dan Avrupa’ya uzanan bu köprüde, sizlerle birlikte yürümekten büyük mutluluk ve onur duyuyoruz. <strong>Teşekkür ederim.&rdquo;</strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-zeydan-karalar-avrupayla-bagimiz-sadece-cografi-degil-ortak-degerler-uzerine-kurulu-549428">Başkan Zeydan Karalar: “Avrupa’yla Bağımız Sadece Coğrafi Değil, Ortak Değerler Üzerine Kurulu”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karne hayat başarısını göstermiyor, sadece son nokta…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karne-hayat-basarisini-gostermiyor-sadece-son-nokta-546145</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 12:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarısını]]></category>
		<category><![CDATA[göstermiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[karne]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz tatiline sayılı günler kaldı. Yoğun bir ders yılını geride bırakmaya hazırlanan milyonlarca öğrenci, karne almaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-hayat-basarisini-gostermiyor-sadece-son-nokta-546145">Karne hayat başarısını göstermiyor, sadece son nokta…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Yaz tatiline sayılı günler kaldı. Yoğun bir ders yılını geride bırakmaya hazırlanan milyonlarca öğrenci, karne almaya hazırlanıyor. Karnenin çocuğun desteğe ihtiyaç duyduğu alanları gösterdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, “Karne, hayat başarısını göstermiyor. Sadece çocuğun desteğe ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Karne son nokta. Karneden önce çocukla ilgilenmek ve ona fırsat vermek gerekir. Çocuğun hangi konuda daha geride olduğunu keşfetmek için karne almak zaten çok geç” dedi.  Çocuğun dıştan değil, içten motive olması gerektiğini de vurgulayan Çelen, “Çocuğun iyi bir not aldığı zaman ya da karnesi iyi geldiği zaman ‘Ben öğrendim, ben yapabildim’ diyebilmesi önemli. Dıştan güdülenmeyle her şey olmuyor” dedi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, karnenin doğru şekilde değerlendirilmesinin önemine işaret etti.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Her çocuğun güçlü olduğu yönleri farklıdır</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Karnenin hayat başarısını göstermediğini vurgulayan Çelen, “Aileler, çocuklarının çok mükemmel olmasını istiyor. Halbuki bir insanın her alanda çok başarılı  olması mümkün değil. Yani matematiği iyi olur da sosyal bilgileri iyi olmayabilir. Karne, son noktadır. Mükemmelliyetçi ebeveynler, çocuğun tüm derslerden en yüksek notu almasını bekliyor. Hepsinin iyi olması mümkün değildir. Bazı çocuklar müzikte çok iyidir ama matematikte iyi değildir. Yani çocuğun doğuştan getirdiği bir yeteneği vardır. O doğrultuda kendini biçimlendirir ama bugünkü koşullarda bazı ebeyenler için söylüyorum: Her şeyin en iyisi olmasını istiyorlar. En iyisi olduğu taktirde iyi bir meslek sahibi olacak, hemen çok iyi para kazanacak vs. şeklinde düşünüyorlar” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Karne, hayat başarısını göstermiyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Ebeveynlerin en yaygın şekilde kıyaslama yaptığını belirten Çelen, “Ebeveynlerin en büyük hatası, kendi çocuklarının başarısını başka çocuklarınki kadar başarılı görmediği zaman kıyaslama yapmak oluyor. Çocuğu ‘Ben senin yaşındayken’ diyerek kendisiyle kıyaslayabiliyor ya da koşulları iyi olmayan başka bir ailenin başarılı olan çocuğu ile kıyaslıyor. Bizim literatürümüzde saygın psikologlardan Erikson ‘Kıyaslamayın’ der yani kıyasladığımız zaman çocukta aşağılık duygusu gelişiyor. Bazı ebeveynler çocuklarının karnesini ele alıp sanki birbirlerini yarıştırıyorlar. Bunun olmaması gerekiyor. Genelde orta sınıf aileler çocuklarının karnelerini çok iyi görmek istiyorlar. Birbirleriyle kıyaslıyorlar ama karne hayat başarısı göstermiyor. Sadece çocuğun desteğe ihtiyacı olduğunu gösteriyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Aşağılık duygusu, uzun süreli belleğe geçişi engelliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Anne ve baba, karneyle ilgili olumsuz tabloyu, akademik başarısızlığı parmak sallayarak düzeltemez” uyarısında bulunan Çelen, “Aşağılık duygusunun bazı götürüleri var. Çocuk başarısız oldu, herkes tarafından bu başarısızlığı vurgulandı. Çocuk, bu duyguyu geliştirdi. Duygu durumu hormonları da etkiliyor yani okuduğunu anlasa bile uzun süreli belleğe yerleştiremiyor. Çocuğa ‘Kalkma oradan çalışacaksın’ deniyor, bu arada çocuk olumsuz sıfatlarla çağrılıyor. Çocuk okuyor, anlıyor ama uzun süreli belleğe geçiş yapamıyor. Dolayısıyla akademik yaşantısını etkiliyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Çocuk iyi gözlemlenmeli, ihtiyaçları belirlenmeli</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Her çocuğun farklı yeteneklere sahip olduğunun altını çizen Çelen, çocuğun ihtiyaçlarının zamanında belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi: “Her çocuğun hamuru farklı, doğuştan getirdiği yetenekler farklı. Çocuğun hangi konuda daha geride olduğunu keşfetmek için karne almak zaten çok geç. Herkes her konuda çok mükemmel olmayabilir. Ama eğer aile, çocuklarını iyi takip ediyorsa çocuğun ezber problemi olabilir, metamatikte başarılı olmayabilir. Önceden önlem alınması gerekir. İlla en yüksek notu almak zorunda da değil. Öyle ünlü isimler var ki okul hayatlarında başarılı değiller ancak hayatta başarılı oldular. O nedenle hayat başarısı ile karne başarısı her zaman paralel gidemeyebiliyor. Bunu ebeveynlerin görmesi gerekiyor. Karne, son nokta. Karneden önce çocukla ilgilenilmeli ve ona fırsat verilmeli. Çocuk ebeveynlerine ‘Ben bunu anlamıyorum’ diyebilmeli. Bu çok önemli.” </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Karnesi iyi geldi diye çocuğu ödüllendirmek iyi mi? </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Karne hediyesinde ölçünün önemini vurgulayan Çelen, “Bazen burada ölçü kaçırılabiliyor. Birinci sınıfı bitiren bir öğrenciye tablet, bisiklet gibi hediyeler alınıyor. Ama bunun sonu yok. Beşinci sınıfta ne alacaksın? Yani çocuğun dıştan değil, içten motive olması gerekiyor. Yani iyi bir not aldığı zaman ya da karnesi iyi geldiği zaman ‘Ben öğrendim, ben yapabildim’ diyebilmesi önemli. Dıştan güdülenmeyle her şey olmuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Çocuğun içten güdülenmesi ve motive olması önemli</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Ölçüsüz ödül kadar cezanın da yanlış bir şey olduğunu belirten Çelen, “Tableti varsa elinden almak, arkadaşlarıyla görüşmesini engellemek gibi birtakım şeylerden yoksun bırakmak , ses yükseltmek ya da fiziksel ceza vermek tepki oluşmasına neden oluyor. Çocuğu eleştirmek yerine ‘Anlamadığın soruyu beraber çözebiliriz. Yapamadığını babana da sorarız, başkalarından yardım alırız’ gibi yapıcı tutumlar önemlidir. Ceza yanlış, mühim olan çocuğun içten güdülenmesi ve motive olması. Çocuğun ‘Ben yaptım ben çalıştım. Çalışınca sonuçlarını gördüm’ şeklinde bir sonuca varması önemli” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Ekonomik olarak daha düşük gelir grubunda büyüyen, ailesi orta seviyedeki ailelere göre ilgisiz olan çocukların elde ettiği başarının içsel motivasyona örnek oluşturabileceğini belirten Çelen, “Bu gelir grubundan çıkıp başarılı olan, iyi yerlere gelen insanlar var. Bu içsel güdülenme ve motivasyondan kaynaklanan bir durum. ‘Ben başaracağım, ben yapabilirim’ diyor. Başkasının ona ödül vermesi gerekmiyor. Ödüller dış motivasyon. İçten güdülenmek ve ‘Ben yaptım. Ben başardım’ diyebilmek önemli. Çocuğun iyi model bulması lazım. Çocuklara başarılı hayat hikayelerinin anlatılması gerekiyor. Bu kişilerin kendi kendilerine nasıl başarılı oldukları, kendileri için bir hedef belirledikleri gibi örnekler, model olması açısından anlatılmalı” diye konuştu. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Yapıcı eleştiriler yapılmalı</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Karnenin çocukla beraber değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çelen, “Çocuğun güçlü yönleri, iyi olan dersleri ve zayıf olduğu dersleri birlikte değerlendirilmeli. ‘Bak gördün mü sosyal bilgilerden yüksek not almışsın, matematikten düşük not almışsın. Matematik dersi için destek alırız. Eksiklerini tamamlayabilirsin’ gibi yapıcı ve gerçekçi yorumlar yapılmalıdır” tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-hayat-basarisini-gostermiyor-sadece-son-nokta-546145">Karne hayat başarısını göstermiyor, sadece son nokta…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oscar Ödüllü Barry Jenkins&#8217;in Yönetmen Koltuğunda Oturduğu Gişe Rekortmeni &#8216;Mufasa: Aslan Kral&#8217;, Beyazperdenin Ardından İlk Kez ve Sadece 9 Temmuz&#8217;dan İtibaren Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oscar-odullu-barry-jenkinsin-yonetmen-koltugunda-oturdugu-gise-rekortmeni-mufasa-aslan-kral-beyazperdenin-ardindan-ilk-kez-ve-sadece-9-temmuzdan-itibaren-disney-ta-545706</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 12:25:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ardından]]></category>
		<category><![CDATA[aslan]]></category>
		<category><![CDATA[barry]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdenin]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[gişe]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[jenkinsin]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[koltuğunda]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[mufasa]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[oturduğu]]></category>
		<category><![CDATA[rekortmeni]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[temmuzdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vizyona girdikten beş haftanın sonunda dünya genelinde gişe hasılatı 592 milyon dolara erişen sinema tarihinin kült animasyon filmlerinden Aslan Kral efsanesinin uzantısı olan ‘Mufasa: Aslan Kral’, sinemaların ardından 9 Temmuz’dan itibaren ilk kez ve sadece Disney+’ta sinemaseverlerle buluşacak. Aslan Kayalığı’nın (Pride Lands) sevgili kralının beklenmedik yükselişini konu alan filmin şarkılarını ödüllü şarkı yazarı ve oyuncu Lin-Manuel Miranda’nın imzasını taşıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oscar-odullu-barry-jenkinsin-yonetmen-koltugunda-oturdugu-gise-rekortmeni-mufasa-aslan-kral-beyazperdenin-ardindan-ilk-kez-ve-sadece-9-temmuzdan-itibaren-disney-ta-545706">Oscar Ödüllü Barry Jenkins&#8217;in Yönetmen Koltuğunda Oturduğu Gişe Rekortmeni &#8216;Mufasa: Aslan Kral&#8217;, Beyazperdenin Ardından İlk Kez ve Sadece 9 Temmuz&#8217;dan İtibaren Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vizyona girdikten beş haftanın sonunda dünya genelinde gişe hasılatı 592 milyon dolara erişen sinema tarihinin kült animasyon filmlerinden Aslan Kral efsanesinin uzantısı olan <strong>‘Mufasa: Aslan Kral’</strong>, sinemaların ardından <strong>9 Temmuz</strong>’dan itibaren ilk kez ve sadece <strong>Disney+</strong>’ta sinemaseverlerle buluşacak. Aslan Kayalığı’nın (Pride Lands) sevgili kralının beklenmedik yükselişini konu alan filmin şarkılarını ödüllü şarkı yazarı ve oyuncu <strong>Lin-Manuel Miranda</strong>’nın imzasını taşıyor. </p>
<p>Oscar ödüllü <strong>Barry Jenkins</strong>’in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, Mufasa, efsanesini Simba ve Nala’nın kızı aslan yavrusu Kiara’ya aktarması için Rafiki’den yardım istiyor. Timon ve Pumbaa da kendilerine özgü şakalarını paylaşmaktan kaçınmıyor. Geçmişe dönüşlerle anlatılan hikaye, Mufasa’yı kaybolmuş ve yalnız bir yetim yavru olarak tanıtıyor, ta ki kraliyet soyunun varisi Taka adında sempatik bir aslanla tanışana kadar. Şans eseri buluşma, kaderlerini arayan olağanüstü bir grup uyumsuzun yola koyulmasına neden oluyor. Bu grubun arasındaki bağ, tehditkar ve ölümcül bir düşmandan kaçmak için birlikte çalışmaları sonucu sınanıyor.  </p>
<p><strong>Aaron Pierre</strong>’in <strong>Mufasa</strong>’ya sesiyle hayat vereceği filmin seslendirme kadrosunda <strong>Kelvin Harrison Jr. </strong>(Taka), <strong>Tiffany Boone </strong>(Sarabi), <strong>Kagiso Lediga </strong>(Genç Rafiki), <strong>Preston Nyman </strong>(Zazu), <strong>Mads Mikkelsen </strong>(Kiros), <strong>Thandie Newton </strong>(Taka’nın annesi Eshe), <strong>Lennie James </strong>(Taka’nın babası Obasi), <strong>Anika Noni Rose </strong>(Mufasa’nın annesi Afia), <strong>Keith David </strong>(Mufasa’nın babası Masego), <strong>John Kani </strong>(Rafiki), <strong>Seth Rogen </strong>(Pumbaa), <strong>Billy Eichner </strong>(Timon), <strong>Donald Glover </strong>(Simba) ve <strong>Beyoncé Knowles-Carter </strong>(Nala) gibi önemli isimler yer alıyor. </p>
<p><strong>‘Mufasa: Aslan Kral’, 9 Temmuz</strong>’dan itibaren sadece <strong>Disney+</strong>’ta filmseverlerle buluşacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oscar-odullu-barry-jenkinsin-yonetmen-koltugunda-oturdugu-gise-rekortmeni-mufasa-aslan-kral-beyazperdenin-ardindan-ilk-kez-ve-sadece-9-temmuzdan-itibaren-disney-ta-545706">Oscar Ödüllü Barry Jenkins&#8217;in Yönetmen Koltuğunda Oturduğu Gişe Rekortmeni &#8216;Mufasa: Aslan Kral&#8217;, Beyazperdenin Ardından İlk Kez ve Sadece 9 Temmuz&#8217;dan İtibaren Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Müze sadece eser değil, hikâye de sergiler&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muze-sadece-eser-degil-hikaye-de-sergiler-544007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 09:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[hikye]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sergiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, müzecilikte kurgunun dönüştürücü gücünü Bornova’da anlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muze-sadece-eser-degil-hikaye-de-sergiler-544007">&#8220;Müze sadece eser değil, hikâye de sergiler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, müzecilikte kurgunun dönüştürücü gücünü Bornova’da anlattı</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi Müdürü ve Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, Bornova Belediyesi Müze Müdürlüğü&#8217;nün &#8220;Taşların Hafızası Söyleşi Serisi&#8221; kapsamında “Zamanın Tanıkları: Müzecilik Sanatı” konulu sunumuyla Bornovalılarla buluştu. Doç. Dr. Canko, bir kurgu yaratarak eserlerin sergilendiği müzelerin sayısının artmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<p><b> &#8220;Koleksiyonun ötesine geçen bir anlatı gerekli&#8221;</b></p>
<p>Söyleşide, müzeciliğin kazandığı yeni anlamlar ve misyonlar ile dünyada ve Türkiye’deki müzecilik anlayışının geldiği noktaya ilişkin görüşlerini aktaran Doç. Dr. Canko, nesneleri ve sanat eserlerini korumaktan öte bir kurgu yapmanın ve hikâye anlatmanın bu alanda geçerli bir anlayış haline geldiğini söyledi.</p>
<p><b> &#8220;Müzeler, toplumun belleğini canlı tutar&#8221;</b></p>
<p>Müzelerin yalnızca koleksiyonlardan ibaret olmadığının altını çizen Canko, “Müzeler, toplumun belleğini canlı tutup kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılmasını sağlarlar” dedi. Müzelerde sergilenen eserlerin bir hikâyenin parçası olarak sunulduğunda daha çok iz bıraktığını, özellikle çocukların da bu şekilde bir bağ kurabildiklerini ve kalıcı bir öğrenme süreci yaşadıklarını dile getiren Canko, “Bu anlamda müzecilik, nesneleri ya da sanat eserlerini koruyan ve saklayan yerler olmaktan ziyade, onlara anlam katarak izleyicilere aktaran yerler haline gelmeye başladı. Bu da müzeciliğin ilk başta olduğu gibi eğitim yönünü ön plana çıkarmaya başladı” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muze-sadece-eser-degil-hikaye-de-sergiler-544007">&#8220;Müze sadece eser değil, hikâye de sergiler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Searchlight Pictures İmzalı İki Film, Sinemalardan Sonra Sadece Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/searchlight-pictures-imzali-iki-film-sinemalardan-sonra-sadece-disney-ta-542228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 14:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[pictures]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[searchlight]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dylan’ın 19 yaşındayken tek bir gitarıyla New York’a gelmesinin ardından yaşadıklarını anlatan ‘A Complete Unknown’, beyazperdenin ardından ilk kez ve sadece Disney+’ta seyredilebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/searchlight-pictures-imzali-iki-film-sinemalardan-sonra-sadece-disney-ta-542228">Searchlight Pictures İmzalı İki Film, Sinemalardan Sonra Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dylan’ın 19 yaşındayken tek bir gitarıyla New York’a gelmesinin ardından yaşadıklarını anlatan <strong>‘A Complete Unknown’</strong>, beyazperdenin ardından ilk kez ve sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyredilebilecek. Hollywood Sineması’nın “altın çocuğu” <strong>Timothée Chalamet</strong>’nin efsanevi müzisyeni canlandırdığı ve <strong>8 dal</strong>da <strong>Oscar adaylığı </strong>kazanan <strong>Searchlight Pictures </strong>imzalı filmin yönetmen koltuğunda ‘Girl, Interrupted’, ‘X-Men: Wolverine’, ‘X-Men: Logan’, ‘Ford v Ferrari’, ‘Indiana Jones and the Dial of Destiny’ gibi filmlere imza atan <strong>5 dal</strong>da <strong>Oscar adayı James Mangold </strong>oturuyor. İzleyicileri, 1961 New York’una götüren <strong>‘A Complete Unknown’</strong>, Bob Dylan’ın müzik ikonlarıyla olan ilişkisinden dünya çapında adını duyuran performanslarına kadar “imza” niteliğindeki pek çok kilit anı ekranlara taşıyor. <strong>Chalamet</strong>’ye <strong>Edward Norton, Elle Fanning, Monica Barbaro </strong>ve <strong>Scoot McNairy </strong>gibi isimlerin eşlik ettiği film, sinemaların ardından <strong>6 Ağustos</strong>’tan itibaren ilk kez ve sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyircilerle buluşacak. </p>
<p>Disney+, Ağustos ayında bu seneki Oscar yarışının iddialı bir diğer filmi <strong>‘A Real Pain’</strong>i de seçkisine ekleyecek. Oscar adayı <strong>Jesse Eisenberg</strong>’ün yazıp yönettiği ve başrollerini <strong>Kieran Culkin </strong>ile paylaştığı <strong>Searchlight Pictures </strong>imzalı film, birbirlerine tamamen zıt kişiliklerdeki iki kuzenin, hayatını kaybeden büyükannenelerinin hatırasını takip ederek Polonya’ya olan seyahatlerini ekrana taşıyor. <strong>Kieran Culkin</strong>’in <strong>‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ </strong>dalında <strong>Oscar Ödülü</strong>’ne layık görüldüğü <strong>‘A Real Pain’</strong>, seyircilere hem dokunaklı bir yol hikayesi hem de aile ilişkilerine samimi bakışıyla komedi-drama türünde keyifli bir film deneyimi yaşatacak. <strong>‘Dirty Dancing’</strong>in efsanevi oyuncusu <strong>Jennifer Grey</strong>’in de rol aldığı <strong>‘A Real Pain’, 27 Ağustos</strong>’tan itibaren sadece <strong>Disney+</strong>’ta izlenebilecek. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/searchlight-pictures-imzali-iki-film-sinemalardan-sonra-sadece-disney-ta-542228">Searchlight Pictures İmzalı İki Film, Sinemalardan Sonra Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 14:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[görüyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179">Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak&#8230; Tüm bunlar, çağımızın sıradan alışkanlıkları gibi görünse de kişinin konforunu gitgide azaltan hatta akciğer atardamarında pıhtıya bile yol açabilen varis hastalığına zemin hazırlıyor. Bu yaşam tarzının yaygınlığı sebebiyle de varis kadınlarda daha sık olmak üzere her 5 kişiden 1&#8217;inde görülüyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten</strong>, erken teşhis edildiğinde günümüz tıp teknolojisiyle varisin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Hastalığın erken dönemlerinde ağrıyla birlikte bacak damarlarında belirginleşme ve hafif şişlik oluşur. Doktora bu dönemde başvurulması, varis hastalığının operasyona gerek kalmadan modern tıp yöntemleriyle etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlar” diyor.</p>
<p><strong> Her 5 kişiden 1’inin sorunu! </strong></p>
<p>Ülkemizde görülme oranı yüzde 20 olan, bir başka deyişle her 5 kişiden 1’ini etkileyen varise, son yıllarda, özellikle pandemi dönemiyle birlikte hareketsizliğin artması nedeniyle daha sık rastlanıyor. Hamilelik, doğum ve doğum kontrol ilaçlarıyla ortaya çıkan hormonal değişimler ile genetik yatkınlık gibi etkenlerle varisin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden yüzde 15 oranında daha fazla olarak kayıtlara geçiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten,<strong> </strong>varis oluşumunu kolaylaştıran risk etkenlerini şöyle sıralıyor:<strong> </strong>“Yaş, genetik faktör, hamilelik, obezite, hareketsizlik veya uzun süre ayakta kalmak damarlarda varis oluşumunu tetikler. Varis, özellikle uzun saatler oturarak veya ayakta çalışma zorunluluğu olanlarda; örneğin öğretmenler, bankacılar, garsonlar, doktorlar ve uçuş personelinde yaygın olarak gözlemlenir.” </p>
<p><strong> Ağrıyla başlıyor, krampla devam ediyor</strong></p>
<p>Varis hastalığı, bacaklardaki toplardamarlarda genişleme ve kirli kan akışında bozulma sonucunda damarların belirgin ve kıvrımlı bir görünüm almasıyla ortaya çıkıyor. Varis ilk yıllarda çoğunlukla görüntü rahatsızlığı verse de büyük damar paketlerinin oluşmasıyla ağrı ve kramplar yaşanıyor. Bu nedenle hastalar genellikle ağrı şikayetiyle doktora başvuruyor. Ağrıya bacak damarlarında daha önce görülmeyen mavi veya morumsu şişlikler, ödem oluşumu, damar çevresinde kaşıntı, ayaklarda yanma, merdiven çıkarken zorlanma ve özellikle geceleri artan bacak krampları eşlik ediyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Bu aşamada bacakları yukarı kaldırmak, soğuk suyla duş almak ve varis çorabı kullanmak ağrıyı hafifletebilir. Daha ileri aşamalarda ise bacaklarda yaralar ve damarlarda ani kanamalar gelişebilir” şeklinde konuşuyor.  </p>
<p><strong> Akciğerde pıhtıya yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Varis denildiğinde aklımıza ‘estetik bir sorun’ geliyor. Oysa varisin sadece estetik görünümü değiştirmekle sınırlı kalmadığına, tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına da neden olabileceğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Varis ciddi bir iş gücü kaybına yol açabilir. İleri aşamalarda küçük travmalarla bile ciddi kanamalar oluşabilir. Hastaların yaşam kalitelerini bozan ve bazı klinik durumlarda özelikle akciğer atardamarına pıhtı kaçmasına neden olabilen bir hastalıktır” sözleriyle uyarıda bulunuyor.</p>
<p><strong> Hastaya uygun tedavi planı oluşturuluyor</strong></p>
<p>Yaşam tarzı değişiklikleri varis semptomlarını hafifletse de kalıcı tedavi için mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor. Hekime başvuran hastalara yapılan muayene ve tetkiklerle tanı konuluyor,  hastalığın evresi belirleniyor. Damarların iç yapıları, kanın akış yönü ve hızı, damar duvarlarının durumu ve olası pıhtılaşmalar için doppler ultrason incelemesine başvuruluyor. Böylece kılcal varis gibi ilk evrelerden ileri evrelere kadar farklı seviyeler için hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor. </p>
<p><strong> Erken teşhis ciddi sorunların oluşmasını önlüyor</strong></p>
<p>Tedavide öncelikle hastanın yaşam kalitesini arttırıp hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek ve gelişebilecek olan komplikasyonları önlemek hedefleniyor. İyileşmeyen yaralar ve emboli (vücutta dolaşan bir kan  pıhtısının damar tıkanıklığına neden olarak organın ya da dokunun kan akışını önlemesi) gibi ciddi klinik durumların ortaya çıkmaması için erken tanının önemini vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten,<strong> </strong>şunları dile getiriyor: “Varisten tamamen kurtulmanın mümkün olmadığına yönelik yanlış bir fikir olsa da erken teşhis ve doğru yöntemlerle günümüzde bu hastalık tedavi edilebilir. Medikal tedavide ilaçlar ve varis çorapları kullanılır. Cerrahi tedavide ise damarların yakılarak çıkarılması, endovenöz termal ablasyon ve skleroterapi gibi prosedürler uygulanır. Tecrübeli merkezlerde gerçekleştirilen tedavi sonrasında varis hastalığının tekrarlama oranı da yüzde 1’den daha azdır.” </p>
<p><strong> Tedavi sonrasında hayat tarzı değişimi şart!</strong></p>
<p>Tedavi sonrası dönemde ise hastaların kontrollerini ihmal etmemeleri, sağlıklı beslenmeleri ve hayat tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Örneğin, sürekli oturarak çalışan bir kişinin sık molalar vererek ayağa kalkma süresini arttırması bile fayda sağlar. Hastalara, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri tavsiye edilir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-estetik-bir-sorun-olarak-goruyoruz-ancak-540179">Sadece estetik bir sorun olarak görüyoruz, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basketbolda Play-Off Heyecanı Sadece beIN SPORTS&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basketbolda-play-off-heyecani-sadece-bein-sportsta-540111</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 13:59:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[basketbolda]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[playoff]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sportsta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS, basketbolseverleri sezonun kritik virajıyla buluşturuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basketbolda-play-off-heyecani-sadece-bein-sportsta-540111">Basketbolda Play-Off Heyecanı Sadece beIN SPORTS&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS, basketbolseverleri sezonun kritik virajıyla buluşturuyor. <strong>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 2024-2025 Asım Pars Sezonu play-off</strong> heyecanı, çeyrek final maçlarıyla başlıyor. Sekiz güçlü takımın şampiyonluk yolundaki mücadelesi, 29 Mayıs Perşembe gününden itibaren sadece beIN SPORTS’ta sporseverlerle buluşacak. Eşleşmelerde iki maç kazanan ekipler play-off yarı finale yükselecek. Kıyasıya rekabetin yaşanacağı bu önemli karşılaşmalar, beIN SPORTS’un yüksek yayın kalitesi ve uzman yorumcularıyla ekranlara taşınacak.</p>
<p><strong>Play-Off Çeyrek Final Programı:</strong><br /> <strong>29 Mayıs Perşembe</strong><br />18.00 TOFAŞ – Bahçeşehir Koleji (beIN SPORTS 5)<br /> 20.30 Fenerbahçe Beko – Türk Telekom (beIN SPORTS 5)</p>
<p><strong>30 Mayıs Cuma</strong><br />18.00 Anadolu Efes – Mersinspor (beIN SPORTS 5)<br /> 20.30 Beşiktaş Fibabanka – Galatasaray (beIN SPORTS 5)</p>
<p><strong>31 Mayıs Cumartesi</strong><br />18.00 Bahçeşehir Koleji – TOFAŞ (beIN SPORTS 5)<br /> 20.30 Türk Telekom – Fenerbahçe Beko (beIN SPORTS 5)</p>
<p><strong>1 Haziran Pazar</strong><br />18.00 Mersinspor – Anadolu Efes (beIN SPORTS 5)<br /> 20.30 Galatasaray – Beşiktaş Fibabanka (beIN SPORTS 5)</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basketbolda-play-off-heyecani-sadece-bein-sportsta-540111">Basketbolda Play-Off Heyecanı Sadece beIN SPORTS&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galatasaray&#8217;ın Şampiyonluk Kutlaması Sadece beIN SPORTS HABER&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/galatasarayin-sampiyonluk-kutlamasi-sadece-bein-sports-haberde-537479</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 May 2025 11:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[galatasarayın]]></category>
		<category><![CDATA[haberde]]></category>
		<category><![CDATA[kutlaması]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonluk]]></category>
		<category><![CDATA[sports]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=537479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Galatasaray, Süper Lig’de kazandığı 25. şampiyonluğunu taraftarlarıyla birlikte kutlamaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galatasarayin-sampiyonluk-kutlamasi-sadece-bein-sports-haberde-537479">Galatasaray&#8217;ın Şampiyonluk Kutlaması Sadece beIN SPORTS HABER&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, Süper Lig’de kazandığı 25. şampiyonluğunu taraftarlarıyla birlikte kutlamaya hazırlanıyor. 25 Mayıs Pazar günü Yenikapı Miting Alanı’nda düzenlenecek etkinlikte, takımın kortej yürüyüşünden, sahne performanslarına kadar birçok özel an yaşanacak. Saat 16.00’da başlayacak kutlama yayını, beIN SPORTS HABER ekranlarından canlı yayınla sporseverlerle buluşacak. </p>
<p>Etkinlik kapsamında Galatasaray Futbol Takımı, Galatasaray Lisesi’nden üstü açık otobüsle hareket edecek. Sarayburnu’nda tekneye binecek olan takım, deniz yoluyla kutlamaların yapılacağı Yenikapı’ya ulaşacak.</p>
<p>Kutlama programı saat 19.05’te başlayacak. Çok sayıda şarkıcının sahne alacağı gecede futbolcular kendi seçtikleri şarkılarla sahneye çıkacak. Süper Lig şampiyonluk kupası da kutlama alanında kaldırılacak ve bu özel anlar yalnızca beIN SPORTS HABER ekranlarında yaşanacak. </p>
<p><strong>beIN SPORTS HABER</strong><br />Digiturk 85. Kanal<br />Kablo TV 223. Kanal<br />Türksat 4A uydusu (Frekans: 12379, Polarizasyon: Horizontal (Yatay), Symbol oranı 30000)<br /> Youtube / https://www.youtube.com/watch?v=VCl1wO81VdM</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galatasarayin-sampiyonluk-kutlamasi-sadece-bein-sports-haberde-537479">Galatasaray&#8217;ın Şampiyonluk Kutlaması Sadece beIN SPORTS HABER&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sezonun Son Derbisi Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sezonun-son-derbisi-sadece-bein-sportsta-528212</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bein]]></category>
		<category><![CDATA[derbisi]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sezonun]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[sportsta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528212</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta sezonun son derbisinin heyecanı yaşanacak. Trendyol Süper Lig’in 35. hafta mücadelesinde Trabzonspor, evinde Galatasaray’ı konuk edecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sezonun-son-derbisi-sadece-bein-sportsta-528212">Sezonun Son Derbisi Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS’ta sezonun son derbisinin heyecanı yaşanacak. Trendyol Süper Lig’in 35. hafta mücadelesinde Trabzonspor, evinde Galatasaray’ı konuk edecek. Yarın akşam saat 19.00’da Papara Park’ta oynanacak kritik derbinin tüm detayları; beIN SPORTS’un tecrübeli yorumcu kadrosu, maç önü ve sonu özel yayınlarla beIN SPORTS ve TOD ekranlarından sporseverlere aktarılacak.</p>
<p><strong>beIN SÜPER LİG 17.00’de Seyirci ile Buluşacak</strong></p>
<p>Trabzonspor-Galatasaray derbisinin maç önü, devre arası ve maç sonrası tüm detayları, yarın saat 17.00’de <strong>Güntekin Onay</strong>’ın moderatörlüğünde; <strong>Elvir Balic, Ali Gültiken, Emre Aşık </strong>ve <strong>Uğur Meleke</strong>’nin yorumları ile <strong>“beIN SÜPER LİG”</strong>de olacak. Papara Park’ta <strong>Seyhan Şaşko ve Mustafa Doğan</strong>, saha kenarından yapacakları <strong>canlı bağlantılarla</strong> hem atmosferi hem de takımların son durumunu anlık olarak beIN SPORTS izleyicilerine aktaracak.  Derbiye özel programların yanı sıra röportajlar, takımların son durumları, ayrıntılı istatistik bilgileri gün boyu <strong>beIN SPORTS, TOD ve beIN CONNECT</strong> ekranlarında olacak. </p>
<p><strong> </strong>Derbi yayınları, <strong>bir beIN SPORTS klasiği haline gelen “TRIO” programıyla </strong>sona erecek. Saat <strong>23.30’da</strong> başlayacak programda <strong>Deniz Çoban, Bülent Yıldırım ve Bahattin Duran</strong> mücadelenin tartışmalı pozisyonlarını detaylıca analiz edecek.</p>
<p><strong>beIN SPORTS HABER’de Derbi Maratonu</strong></p>
<p>Dev derbinin heyecanı, beIN SPORTS HABER ekranlarında da gün boyu yaşanacak. Derbi maratonu <strong>13.00’de “Lig Merkezi”</strong>nde <strong>Osman Sakallıoğlu</strong>’nun sunumu, <strong>Raşit Altun</strong> ve <strong>Olcay Çakır’ın</strong> yorumlarıyla derbiye dair en kapsamlı analizlerle başlayacak. Saat <strong>16.00’ya</strong> kadar sürecek bu özel programda; iki takımın son durumu, öne çıkan oyuncular ve kritik maç öncesi tüm gelişmeler detaylıca ele alınacak. Derbinin ardından saat <strong>20.45’</strong>te başlayacak <strong>“SKOR”</strong> programında ise <strong>Cihan Erduran</strong> ’ın moderatörlüğünde, <strong>Serkan Akcan</strong> ve <strong>Engin İpekoğlu</strong> maçın tüm detaylarını ve günün diğer karşılaşmalarını analiz edecek. beIN SPORTS HABER, gün boyunca özel yayınlarıyla derbi heyecanını en kapsamlı şekilde izleyicilerine ulaştırmaya devam edecek. </p>
<p><strong> Derbiye Özel Konuklar ve Programlar </strong></p>
<p>Türk futbolunun önemli isimlerinin konuk olduğu <strong>“2 Yıldız”</strong> programında, Mustafa Sarp ve Hüseyin Çimşir derbi rekabetinin perde arkasını ve saha içindeki anılarını paylaşacak. Derbiye özel hazırlanan bu program, derbi heyecanını ve şölenini ekranlara taşıyacak. Nefes Kesen Derbiler ile Trabzonspor ve Galatasaray’ın derbilerde attığı en güzel 10 gol de izleyicilerle buluşacak. Ayrıca derbi haftasına özel; <strong>“Unutulmaz Derbiler”</strong>, <strong>“Derbi Analiz”,</strong> <strong>Arşiv Goller”</strong> ve <strong>“Bir Derbi Günü”</strong> gibi beIN SPORTS’un klasikleşen yapımları da ekranlarda olacak. </p>
<p><strong> Sezonun Son Derbisi 100’den Fazla Ülkede </strong></p>
<p>Dev derbi, beIN SPORTS’un küresel yayın gücüyle tüm dünyaya yayılacak. Trabzonspor-Galatasaray  derbisi, 5 kıtada 100’den fazla ülkede canlı yayınlanarak uluslararası futbol tutkunlarını da ekran başına kilitleyecek. Ayrıca, Digiturk’ün her hafta 4 maç için sunduğu İngilizce dil seçeneğiyle, bu nefes kesici mücadele uluslararası izleyicilere özel anlatımla aktarılacak. beIN SPORTS, dünya çapındaki erişimi ve benzersiz yayın teknolojisiyle derbiyi global futbol sahnesine taşıyacak.</p>
<p><strong>En Son Teknoloji </strong></p>
<p>Trabzonspor-Galatasaray derbisinin heyecanı, gün boyunca beIN SPORTS ekranlarında yaşanacak. <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong>, <strong>25 stadyum kamerası</strong>, <strong>1 drone kamerası</strong> ve <strong>2 motosiklet kamerasıyla</strong> futbolseverler, derbinin her anına kesintisiz tanıklık edecek. Takımların tesislerden ayrılışından soyunma odası görüntülerine ve santraya kadar özel çekimlerle derbinin nabzı beIN SPORTS ekranlarında tutulurken, sporseverler müsabakanın her anını doyasıya izleyecek. <strong>25 stadyum kamerası</strong> ve <strong>1 drone</strong> kameranın yanı sıra, <strong>2 motosiklet kamerası</strong> ile takımların tesislerden stada gelişine kadar her an canlı yayınlarla futbolseverlere aktarılacak. beIN SPORTS, derbiye özel yurt dışından getirdiği spider cam’le de izleyicilere bambaşka bir deneyim yaşatacak.  Öte yandan her zaman olduğu gibi <strong>100 kişilik prodüksiyon ekibi</strong> ve son teknolojiyle donatılmış yayın aracı <strong>OBVAN </strong>içerisinde bulunan <strong>20 kişilik ekip</strong> ile dev derbinin her dakikası kesintisiz bir şekilde deneyimli beIN SPORTS kadrosuyla ekranlara gelecek.</p>
<p>Derbi mücadelesi ve çok daha fazlası hafta sonu Türkiye’nin spor ekranı beIN SPORTS&#8217;ta olacak. beIN SPORTS kanallarının ayrıntılı yayın programına https://beinsports.com.tr/yayin-akisi<u> </u>adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sezonun-son-derbisi-sadece-bein-sportsta-528212">Sezonun Son Derbisi Sadece beIN SPORTS&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mavinin Her Tonunda Büyülü Yolculuk, Sinemalardan Sonra İlk Kez ve Sadece Disney+&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mavinin-her-tonunda-buyulu-yolculuk-sinemalardan-sonra-ilk-kez-ve-sadece-disney-ta-525901</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 15:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyülü]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[mavinin]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[tonunda]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525901</guid>

					<description><![CDATA[<p> Kendini usta bir kaşif olarak kanıtlamaya çalışan ve atalarının yarım kalan arayışını tamamlamak için cüretkar bir göreve yelken açan cesur Moana’nın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mavinin-her-tonunda-buyulu-yolculuk-sinemalardan-sonra-ilk-kez-ve-sadece-disney-ta-525901">Mavinin Her Tonunda Büyülü Yolculuk, Sinemalardan Sonra İlk Kez ve Sadece Disney+&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Kendini usta bir kaşif olarak kanıtlamaya çalışan ve atalarının yarım kalan arayışını tamamlamak için cüretkar bir göreve yelken açan cesur Moana’nın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. Moana’nın yeni ufuklara yelken açacağı ve hem türlü tehlikelerle hem de tropikal ada ile denizaltının büyüleyici canlılarıyla karşı karşıya geldiği <strong>‘Moana 2’</strong>, beyazperde serüveninin ardından <strong>11 Haziran</strong>’dan itibaren yelkenini <strong>Disney+</strong>’a kırıyor.  </p>
<p>Yönetmenliğini David Derrick Jr., Jason Hand ve Dana Ledoux Miller’ın üstlendiği <em>Moana 2</em>’nin müzikleri; Grammy ödüllü Abigail Barlow ve Emily Bear’ın imzasını taşıyan yeni şarkılar ile, ilk filmden tanıdığımız Grammy adayı Opetaia Foaʻi ve üç Grammy ödüllü Mark Mancina’nın bestelediği film müziklerinden oluşuyor. Mavinin binbir tonunun hâkim olduğu büyülü okyanuslarda geçen bu devam filmi, izleyicileri hem duygusal hem de destansı bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p>Hem orijinal seslendirme hem de Türkçe dublaj seçeneğiyle izlenebilecek filmin orijinal şarkılarından <strong>‘Denizlerin Ötesine’</strong>yi Türkiye ekranlarında son yıllarda dikkat çeken genç yeteneklerden <strong>Ülkü Hilal Çiftçi </strong>seslendiriyor. Orijinal seslendirme kadrosunda <strong>Dwayne Johnson, Nicole Scherzinger, Alan Tudyk </strong>ve <strong>Jemaine Clement </strong>gibi önemli isimler yer alıyor. </p>
<p>Çocuk ve maceracı ruhu besleyecek, izleyenleri kısa süreliğine de olsa bu dünyadan uzaklaştırarak hayalgücünü besleyen bir atmosfere davet edecek <strong>‘Moana 2’, 11 Haziran</strong>’dan itibaren <strong>Disney+</strong>’ta seyredilebilir. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mavinin-her-tonunda-buyulu-yolculuk-sinemalardan-sonra-ilk-kez-ve-sadece-disney-ta-525901">Mavinin Her Tonunda Büyülü Yolculuk, Sinemalardan Sonra İlk Kez ve Sadece Disney+&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Those About To Die, 19 Temmuz&#8217;da Dünya Genelinde ve Seçili Avrupa Ülkelerinde Sadece Prime Video&#8217;da Yayınlanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/those-about-to-die-19-temmuzda-dunya-genelinde-ve-secili-avrupa-ulkelerinde-sadece-prime-videoda-yayinlanacak-457883</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 21:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[die]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[prime]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[seçili]]></category>
		<category><![CDATA[temmuzda]]></category>
		<category><![CDATA[those]]></category>
		<category><![CDATA[ülkelerinde]]></category>
		<category><![CDATA[videoda]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlanacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prime Video, yönetmen Roland Emmerich'in (Moonfall, Independence Day, Godzilla) merakla beklenen tarihi drama dizisi Those About To Die'ın Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Hindistan ve Güney Afrika'nın yanı sıra seçili Avrupa ülkelerinde yalnızca Prime Video'da yayınlanacağını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/those-about-to-die-19-temmuzda-dunya-genelinde-ve-secili-avrupa-ulkelerinde-sadece-prime-videoda-yayinlanacak-457883">Those About To Die, 19 Temmuz&#8217;da Dünya Genelinde ve Seçili Avrupa Ülkelerinde Sadece Prime Video&#8217;da Yayınlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 bölümün tamamı, Prime üyeleriyle ABD lansmanından sadece bir gün sonra buluşacak. Daniel P. Mannix&#8217;in aynı adlı kurgusal olmayan kitabından ilham alan dizi, izleyicileri antik Roma&#8217;daki savaş arabası yarışları ve gladyatör dövüşlerinin muhteşem, karmaşık ve yozlaşmış dünyasına sürükleyecek.</p>
<p>Prime Video, Amazon Prime üyeliğinin bir parçasıdır. Prime üyeleri, ayda sadece 39 TL&#8217;ye tek bir üyelikte tasarruf, kolaylık ve eğlencenin tadını çıkarıyor.</p>
<p><strong><u>Those About To Die Hakkında</u></strong></p>
<p>Ekmek ve Sirk Siyaseti (<em>Panem et Circenses</em>), MS 79, Roma &#8211; Roma İmparatorluğu&#8217;nun merkezi; dünyanın en zengin şehridir ve giderek büyüyen imparatorluk köle işçilerin yoğun akınına maruz kalmaktadır. Sıkılmış, huzursuz ve giderek daha çok şiddete başvuran Roma halkı esas olarak iki şey ile kontrol altında tutulmaktadır: bedava yemek ve araba yarışları ile gladyatör dövüşlerinden oluşan muhteşem eğlenceler. </p>
<p><em>Those About To Die</em> dizisi, kana susamışlık, açgözlülük, güç arayışı ve yolsuzlukla karakterize edilen oyunların dünyasına derinlemesine inceler. Circus Maximus&#8217;taki yarışlar soyluların sahibi olduğu dört topluluk olan mavi, kırmızı, beyaz ve yeşil gruplar tarafından kontrol edilmektedir ve bu grupların hisseleri Roma&#8217;daki en değerli şeylerden oluşur. Halkın eğlenceler karşısındaki ilgisi giderek azalınca ve şiddete duydukları istek arttıkça, gladyatör dövüşleri için özel olarak tasarlanmış bir stadyuma ihtiyaç duyarlar: Kolezyum. Gladyatör ve hayvan dövüşleri ise stadyumun kendisi gibi büyük ve ihtişamlıdır. Ve bu büyüklük bahis sektörünün gelişen yeraltı dünyasını da aynı şekilde etkilemektedir. Tribünlerin altında binlerce insan çalışır ve yaşar; fakat bunların arasında binlercesi, bu oyunlar için ölecek olanlardır.</p>
<p>Birinci sınıf bir kadroya sahip dizide İmparator Vespasian rolünde Oscar® ödüllü Sir Anthony Hopkins (Kuzuların Sessizliği), Tenax rolünde Iwan Rheon (Game of Thrones), Titus Flavianus rolünde Tom Hughes (The English) yer alıyor. Cala rolünde Sara Martins (Tell No One), Viggo rolünde Jóhannes Haukur Jóhannesson(Game of Thrones), Domitian rolünde Jojo Macari (Sex Education), Antonia rolünde Gabriella Pession (Crossing Lines), Scorpus rolünde Dimitri Leonidas(Rosewater, Renegades), Xenon rolünde Emilio Sakraya (60 Minuten), Kwame rolünde Moe Hashim (Ted Lasso), ve Marsus rolünde Rupert Penry Jones(Whitechapel) yer alıyor. </p>
<p>AGC stüdyoları yapımı Those About To Die, yakın zamanda Herbert G. Kloiber ve Constantin Film ile Amerikalı yayın sağlayıcı Peacock&#8217;un birlikte oluşturduğu Ortak Girişim High End Productions ile ortaklaşa hazırlandı ve yapımcılığını Centropolis Entertainment, Hollywood Gang Productions ve Street Entertainment üstlendi. Dizi, Akademi Ödülü® adayı yazar Robert Rodat (The Patriot) tarafından yazılmıştır ve yönetmenliğini Roland Emmerich ile Marco Kreuzpaintner (Beat, The Lazarus Project) üstlenmiştir. Roland Emmerich, Harald Kloser, Gianni Nunnari, Stuart Ford, Lourdes Diaz, Miguel A. Palos Jr., Marco Kreuzpaintner, Robert Rodat, Herbert G. Kloiber, Martin Moszkowicz, Oliver Berben, Jonas Bauer, Charles Holland ve Namit Malhotra serinin idari yapımcılarıdır. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/those-about-to-die-19-temmuzda-dunya-genelinde-ve-secili-avrupa-ulkelerinde-sadece-prime-videoda-yayinlanacak-457883">Those About To Die, 19 Temmuz&#8217;da Dünya Genelinde ve Seçili Avrupa Ülkelerinde Sadece Prime Video&#8217;da Yayınlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea sadece anneleri değil tüm kadınları büyülü dünyasına davet ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/movenpick-hotel-istanbul-marmara-sea-sadece-anneleri-degil-tum-kadinlari-buyulu-dunyasina-davet-ediyor-457176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 21:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anneleri]]></category>
		<category><![CDATA[büyülü]]></category>
		<category><![CDATA[davet]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasına]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hotel]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[marmara]]></category>
		<category><![CDATA[mövenpick]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sea]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zeytinburnu’nda muhteşem manzaraya sahip Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea, Anneler gününe özel fırsatları ile sadece anneleri değil tüm kadınları büyülü dünyasına davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/movenpick-hotel-istanbul-marmara-sea-sadece-anneleri-degil-tum-kadinlari-buyulu-dunyasina-davet-ediyor-457176">Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea sadece anneleri değil tüm kadınları büyülü dünyasına davet ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zeytinburnu’nda muhteşem manzaraya sahip Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea, Anneler gününe özel fırsatları ile sadece anneleri değil tüm kadınları büyülü dünyasına davet ediyor.</p>
<p>İstanbul’un kalbindeki eşsiz konumu, üstün ayrıcalıkları ile hem anneleri hem de tüm kadınları keyifli bir güne davet eden Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea’nin yüzde 50 indirim kampanyası da tüm kadınlara anneler günü hediyesi…</p>
<p>Gurme lezzetleri ile öne çıkan Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea, Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetlerini sunan <b>Leccino Restaurant’ta </b>saat 11:00 ile 14:00 arasında tüm kadınlara %50 indirim uygulayarak bu özel günü daha da keyifli hale getiriyor.</p>
<p>Anneler bu keyifli anların tadını çıkarırken çocukları da Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea’nın Little Birds Kids Club’ın da gönüllerince eğlenebilecek. Çocukları güvenle emanet edebileceğiniz Kids Club’ta onlar eğlenirken tüm aile bu özel günün keyfine varabilecek.</p>
<p>Hem bu özel günü ailece deneyimlemek hem de Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea’nin ayrıcalıklar dünyasını keşfetmek istiyorsanız tek yapmanız gereken rezervasyonunuzu önceden yapmak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/movenpick-hotel-istanbul-marmara-sea-sadece-anneleri-degil-tum-kadinlari-buyulu-dunyasina-davet-ediyor-457176">Mövenpick Hotel İstanbul Marmara Sea sadece anneleri değil tüm kadınları büyülü dünyasına davet ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Kartın Dövüşçüleri Tarih Yazacak! UFC 300 Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-kartin-dovusculeri-tarih-yazacak-ufc-300-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-450454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Apr 2024 14:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[dövüşçüleri]]></category>
		<category><![CDATA[kartın]]></category>
		<category><![CDATA[plusta]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sport]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[ufc]]></category>
		<category><![CDATA[yayınla]]></category>
		<category><![CDATA[yazacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dövüş sporlarının dünyadaki bir numaralı organizasyonu UFC’de şimdiye kadar organize edilmiş en büyük dövüş gecesi UFC 300 Türkiye’de 14 Nisan Pazar günü saat 05.00’te canlı yayınla sadece S Sport Plus’ta.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-kartin-dovusculeri-tarih-yazacak-ufc-300-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-450454">Bu Kartın Dövüşçüleri Tarih Yazacak! UFC 300 Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Dövüş sporlarının dünyadaki bir numaralı organizasyonu UFC’de şimdiye kadar organize edilmiş en büyük dövüş gecesi UFC 300 Türkiye’de 14 Nisan Pazar günü saat 05.00’te canlı yayınla sadece S Sport Plus’ta.</span></strong></p>
<p><span>Dövüş sporlarının en heyecan verici karşılaşmaları S Sport Plus’ta meraklılarıyla buluşmaya devam ediyor. 14 Nisan Pazar günü UFC 300 dövüş gecesi canlı yayınla S Sport Plus’ta izleyiciyle buluşuyor.  </span></p>
<p> </p>
<p><strong><u><span>Üç Şampiyonluk Mücadelesi<br /> </span></u></strong><span>Alex Pereira, UFC 300&#8217;ün final maçında, müsabakalarda kemerini hiç kaybetmeyen Jamahal Hill&#8217;e karşı hafif ağır sıklette unvanını korumak için oktagona çıkıyor. Yan ana etkinlikte Zhang Weili saman sıklette unvanını Yan Xiaonan’a karşı koruyacak. Bu karşılaşma UFC tarihindeki ilk Çin şampiyonası mücadelesi olacak. Diğer ana kart karşılaşması Justin Gaethje ve Max Holloway arasında olacak. Justin Gaethje eski tüy sıklet hükümdarı Max Holloway&#8217;e karşı kemerini ortaya koyacak.</span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><u><span>UFC 300 Yıldızlarla Dolu Baştan Sona Kaçırılmaması Gereken Bir Gece<br /> </span></u></strong><span>UFC 300’de ana kart dışı karşılaşmalarda merak konusu. Eski şampiyon Charles Oliveira&#8217;nın yükselen yarışmacı Arman Tsarukyan ile karşı karşıya geldiği maç hafif sıklet klasmanındaki bir sonraki rakibi belirleme mücadelesi olacak. Orta sıklette Bo Nickal, Cody Brundage&#8217;ı yenmek için geri dönüyor. </span></p>
<p><strong><u><span>Geceye Özel Kampanya</span></u></strong></p>
<p><span>UFC severler, UFC300 kampanya koduyla, ssportplus.com üzerinden üyeliklerini başlatarak, bu unutulmaz geceyi ilk üç ay ayda sadece 49.99 TL’ye S Sport Plus’tan izleyebilecekler.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-kartin-dovusculeri-tarih-yazacak-ufc-300-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-450454">Bu Kartın Dövüşçüleri Tarih Yazacak! UFC 300 Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İbo Aslan vs. Anton Turkalj Dövüşü Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibo-aslan-vs-anton-turkalj-dovusu-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-447076</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2024 21:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[anton]]></category>
		<category><![CDATA[aslan]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[dövüşü]]></category>
		<category><![CDATA[ibo]]></category>
		<category><![CDATA[plusta]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sport]]></category>
		<category><![CDATA[turkalj]]></category>
		<category><![CDATA[yayınla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447076</guid>

					<description><![CDATA[<p>"The Last Ottoman" lakabı ile tanınan ve UFC'de aktif kontratı olan tek Türk dövüşçü İbo Aslan’ın; Atlantic City’de Anton Turkalj ile karşılaşacağı UFC maçı 31 Mart Cumartesi’yi Pazara bağlayan gece 02:00'den itibaren canlı yayınla sadece S Sport Plus'ta.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibo-aslan-vs-anton-turkalj-dovusu-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-447076">İbo Aslan vs. Anton Turkalj Dövüşü Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;The Last Ottoman&#8221; lakabı ile tanınan ve UFC&#8217;de aktif kontratı olan tek Türk dövüşçü İbo Aslan’ın; Atlantic City’de Anton Turkalj ile karşılaşacağı UFC maçı 31 Mart Cumartesi’yi Pazara bağlayan gece 02:00&#8217;den itibaren canlı yayınla sadece S Sport Plus&#8217;ta.</strong></p>
<p><em><strong><u>İbo Aslan &#8220;The Last Ottoman&#8221; UFC’de</u></strong></em></p>
<p>İbo Aslan, 16 Ağustos 2023 yılında “Dana White&#8217;s Contender Series&#8217;te” çıktığı maçta Brezilyalı rakibi Paulo Renato Jr’ı 2 dakika 22 saniyede nakavt ederek beğenileri üzerine topladı ve Eylül ayında UFC ile kontrat imzaladı. </p>
<p>UFC&#8217;de aktif kontratı olan tek Türk dövüşçü İbo Aslan, UFC kariyerindeki ilk maçına hafif ağır sıklette İsveçli Anton Turkalj karşısında çıkmaya hazırlanıyor.</p>
<p><em><strong><u>Rövanş Değeri Taşıyan Kritik İlk Maç </u></strong></em></p>
<p>Temsilcimiz, Anton Turkalj ile 2020 yılında MMA organizasyonunda karşı karşıya gelmişti ve o maça kadar MMA karnesi 8-0 olan İbo Aslan ilk yenilgisini Anton Turkalj’a karşı almıştı. Bu maç temsilcimiz için Anton’a karşı rövanş niteliği de taşıyor. </p>
<p><em><strong><u>Sean’dan Temsilcimize Tam Destek</u></strong></em></p>
<p>Temsilcimiz İbo Aslan, Sean Strickland’ın ekibi ile yoğun bir kamp süreci geçirerek eski orta sıklet şampiyonu Sean ve ekibinden de tam destek aldı. </p>
<p><em><strong><u>S Sport Plus’tan UFC Hayranlarına Özel Kampanya</u></strong></em></p>
<p>UFC Atlantic City’de gerçekleşecek bu maç 31 Mart Cumartesi’yi Pazara bağlayan gece 02:00&#8217;den itibaren canlı yayınla sadece S Sport Plus’ta. Kaçırmak istemeyen dövüş sporu takipçilerine özel S Sport Plus üyeliği” IBOASLAN” koduyla ilk 3 ay 49,99 TL/AY</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibo-aslan-vs-anton-turkalj-dovusu-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-447076">İbo Aslan vs. Anton Turkalj Dövüşü Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir TV dizisi ama sadece SESLİ Podbee Media&#8217;nın 6. Podcast Dizisi &#8220;Misafir Odası&#8221; Yayında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-tv-dizisi-ama-sadece-sesli-podbee-medianin-6-podcast-dizisi-misafir-odasi-yayinda-445756</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 21:03:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[medianın]]></category>
		<category><![CDATA[misafir]]></category>
		<category><![CDATA[odası]]></category>
		<category><![CDATA[podbee]]></category>
		<category><![CDATA[podcast]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sesli]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dinleyicileri ve yaratıcıları ile birlikte büyümeyi hedefleyen Podcast yapım ağı Podbee Media’nın, altıncı podcast dizisi Misafir Odası yayınlanmaya başladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-tv-dizisi-ama-sadece-sesli-podbee-medianin-6-podcast-dizisi-misafir-odasi-yayinda-445756">Bir TV dizisi ama sadece SESLİ Podbee Media&#8217;nın 6. Podcast Dizisi &#8220;Misafir Odası&#8221; Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dinleyicileri ve yaratıcıları ile birlikte büyümeyi hedefleyen Podcast yapım ağı Podbee Media’nın, altıncı podcast dizisi Misafir Odası yayınlanmaya başladı. Yönetmenliğini Tunç Şahin&#8217;in yaptığı Misafir Odası&#8217;nın, senaryosunu Volkan Çıkıntoğlu kaleme aldı. Misafir Odası dizisinin oyuncu kadrosunda ise Aslı İnandık, Güven Murat Akpınar, Derya Alabora ve Serkan Keskin gibi değerli isimler yer alıyor. </strong></p>
<p>Bilimden felsefeye, tarihten sürdürülebilirliğe, psikoloji ve kişisel gelişimden etimolojiye kadar pek çok farklı kategoride yirmiden fazla düzenli içeriği bünyesinde barındıran podcast ağı Podbee Media, dinleyicileriyle geniş bir içerik yelpazesini buluşturuyor.</p>
<p>Podbee Media&#8217;nın ürettiği içerikler arasında podcast dizileri de bulunuyor. Senaryosu, yönetmeni ve oyuncuları ile televizyon dizilerinden farkı olmayan podcast dizileri, kendilerine ait ses dünyası ile bambaşka bir deneyim sunuyor. Podcast dizilerindeki tüm atmosfer ve efektler, dinleyenlerin hayal gücünü harekete geçirmek üzere tasarlanıyor.</p>
<p><strong>Dijital platformlara uyarlanan podcast dizilerinin sayısı artıyor</strong></p>
<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de podcast dinlenme oranı yıldan yıla artarken podcast dizilerine olan ilgi de büyüyor. Yolculuğuna podcast dizisi olarak başlayıp daha sonra dijital TV platformlarına uyarlanan dizilerin sayısı artıyor. Oscar&#8217;lı oyuncu Rami Malek&#8217;in oynadığı &#8220;Blackout&#8221;, Julia Roberts&#8217;ın başrolünde yer aldığı; 2010-2020 seneleri arasında yayınlanan &#8220;Homecoming&#8221; ve 2022&#8217;de yayınlanan mini seri &#8220;Gaslight&#8221;ın yanı sıra Amanda Seyfried&#8217;ın oynadığı Elizabeth Holmes&#8217;u konu edinen aynı isimli podcastten uyarlanan &#8220;Drop Out&#8221;, Paul Rudd ve Will Ferrel&#8217;ın oynadığı gerçek bir suç podcast’inden uyarlama olan &#8220;The Shrink Next Door&#8221; diğer popüler örnekler arasında yer alıyor. </p>
<p>Podbee Media&#8217;nın sevilen yapımlarından &#8220;Epik Olmayan Bir Aşk Hikâyesi&#8221;, podcast dizilerinin uyarlanması trendinin bir yansıması olarak, Türkiye&#8217;nin podcastten dijital platforma uyarlanan ilk dizisi olacak. Bir platform dizisine dönüştürülme süreci devam eden &#8220;Epik Olmayan Bir Aşk Hikâyesi&#8221;nin yönetmenliğini Evre Ertaş yaparken, senaryosunu Cem Tunçer yazdı. Dizide, Algı Eke ve Deniz Karaoğlu rol alıyor.</p>
<p><strong>Yeni podcast dizisi: Misafir Odası</strong></p>
<p>Türkiye’nin başarılı yönetmen, senarist ve oyuncuları ile çalışarak 2020’den beri podcast dizileri yayınlayan Podbee Media, yeni podcast dizisi Misafir Odası’nı dinleyicilerinin beğenisine sunuyor. Komedi ve aile draması kategorisinde sekiz bölümden oluşan Misafir Odası, podcast dinleyicilerine farklı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Her bölümde dinleyicilere karakterlerin iç dünyasını keşfetme fırsatı tanıyan Misafir Odası, aynı zamanda geniş bir perspektiften toplumsal meselelere bakma imkânı sunuyor. İstanbul’da orta sınıf bir ailenin kurduğu küçük düzenin değişim sürecini konu alan Misafir Odası, 3 ana karakterden oluşuyor. Ses efektleri ve orijinal müzikleriyle dinleyicilere gerçek bir atmosfer sunmayı amaçlayan dizinin kadrosunda ünlü oyuncular; Aslı İnandık, Güven Murat Akpınar, Derya Alabora ve Serkan Keskin yer alıyor.</p>
<p><strong>Misafir Odası için bir araya gelen özel yetenekler hünerlerini gösteriyor</strong></p>
<p>“İnsanlar İkiye Ayrılır”, “Karışık Kaset”, “7 Yüz” ve “Canavar” gibi dizi, film ve oyunların yönetmenliğini üstlenen Tunç Şahin, “Misafir Odası” podcast dizisinin de yönetmenliğini yaptı. “Tek Kullanımlık Hikâye”, “Bir Meşrutiyet Faciası Yahut Gündüzlerimiz” ve “Kalabalık Duası” gibi oyunların yazarı olarak tanınan Volkan Çıkıntoğlu ise “Misafir Odası” dizisinin senaryosunu kaleme aldı. “İtirazım Var” ve “Limonata” gibi çeşitli filmlerin müzik tasarımını yapan, aynı zamanda Podbee Media’nın “Hayatta Bir Gün” dizisinin müziklerini besteleyen Okan Kaya, “Misafir Odası” podcast dizisinin müziklerine imza attı.</p>
<p><strong>Tunç Şahin: “İşitsel araçlara odaklanarak kurmaca bir hikâyeyi nasıl anlatabileceğimize kafa yormak, bana yepyeni ufuklar açtı”</strong></p>
<p>Tunç Şahin, bir podcast dizisini yönetmenin farkıyla ilgili şunları söyledi: “<em>Uzun yıllar sinema sektöründe çalıştıktan sonra, bir süredir alternatif hikâye anlatma biçimlerine ilgi duymaya başladım. Geçen sene film yapım olanaklarına veda edip sahneye geçiş yaparak ilk kez bir tiyatro oyunu gerçekleştirdim. Kameradan ve onun sağladığı imkânlardan kopunca, yönetmenlik anlamında bambaşka kaslarımı geliştirmem gerekti. Üretim sürecinde önünüze çıkan her kısıtlama, sizi başka tür bir anlatı şekli bulmaya ve yaratıcılığınızı zorlamaya teşvik ediyor. Tam da bu yüzden podcast dizisi yapma fikri beni çok heyecanlandırdı. Bu kez hikâyenin görsel evreninin tamamen kaybolduğu ve sadece işitsel araçlara odaklanarak kurmaca bir hikâyeyi nasıl anlatabileceğimize kafa yormak, bana yepyeni ufuklar açtı</em>.”</p>
<p><strong>“Misafir Odası, zamanın ruhunu çok iyi yakalayan, tam içimizden ve buralı bir metin”</strong></p>
<p>Misafir Odası’nın zamanın ruhunu yansıttığını dile getiren yönetmen<strong> </strong>Tunç Şahin, sözlerine şöyle devam etti: <em>“Misafir Odası, zamanın ruhunu çok iyi yakalayan, tam içimizden ve buralı bir metin. Pek çoğumuz, zaman zaman yaşadığımız zorlu ekonomik ve sosyal şartlar altında umutsuzluğa kapılıyoruz. Yaşadığımız ana, çevreye, kişilere dair bir şeyleri kabullenmek ya da yaptığımız tercihleri değiştirmek yerine, mutluluğu olduğumuz yerden uzakta ve gelecekte arıyoruz. Misafir Odası’nın baş karakteri Umay’ın da son derece keyifli ve güncel bir dille yazılmış bu mutluluk yolculuğuna çıkabilmesi için önce geçmişi, ailesi ve kendi tercihleri ile yüzleşmesi gerekiyor. Umay’ın hepimize tanıdık açmazlarını podcast ortamında, eğlenceli bir kurgu içinde dinlerken, kendi hayatımızdan da yansımalar bulacağımızı umut ediyorum.” </em></p>
<p><strong>Aslı İnandık: &#8220;Misafir Odası, okur okumaz beni içine çeken bir hikâyeydi&#8221;</strong></p>
<p>Misafir Odası podcast dizisi hakkında düşüncelerini aktaran ünlü oyuncu<strong> </strong>Aslı İnandık, “<em>Misafir Odası, okur okumaz beni içine çeken bir hikâyeydi. Hepimiz büyük şehirlerin karmaşasına dahil olup sürekli bir şeylere ve bir yerlere yetişmeye çalışırken aynı zamanda kendi iç savaşımızı veriyoruz. Büyüdükçe sorumluluklarımız artıyor, büyümek istemiyoruz. Ne ailemizden ne de bu şehirden, ne sorumluluklarımızdan ne de toplantıya giderken giyilen ve ayak acıtan topuklu ayakkabıdan kaçabiliyoruz işte. Misafir Odası’ndaki Umay’ın hikâyesi bu durumu bizlere aktarıyor. Kendinden bile kaçarken kendini bulmaya çalışan Umay’ı seslendirmek beni heyecanlandırdı. Zaman zaman Umay’ı seslendirmek yetmedi bana, kalkıp oynayasım geldi. Senaryo bu anlamda çok yardımcı oldu. Senaristimiz Volkan öyle doğal ve akıcı yazmış ki, hiçbir yabancılık çekmeden Umay’ı canlandırabilme fırsatı buldum. Yönetmenimiz Tunç ile her detayı ilmek ilmek konuştuk. Misafir Odası için kendisi çok emek harcadı. Başta Tülin ve Tansu olmak üzere tüm Podbee ekibi de sürecin başından sonuna, her anında hep Misafir Odası’nın başındaydı. Proje üstüne düşünmeyi ve geliştirmeyi hiç pes etmeden sürdürdüler. Podcast dizisinde oynamak enteresan bir deneyim oldu. İnsanlara ulaşabilmek için sadece sesini kullanmak hem zor ve riskli hem de çok eğlenceli” </em>dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-tv-dizisi-ama-sadece-sesli-podbee-medianin-6-podcast-dizisi-misafir-odasi-yayinda-445756">Bir TV dizisi ama sadece SESLİ Podbee Media&#8217;nın 6. Podcast Dizisi &#8220;Misafir Odası&#8221; Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>14 Grammy Ödüllü Taylor Swift&#8217;in Dünya Çapında Rekor Kırdığı Turnesi &#8216;The Eras Tour&#8217;, 3 Nisan&#8217;dan İtibaren Sadece Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/14-grammy-odullu-taylor-swiftin-dunya-capinda-rekor-kirdigi-turnesi-the-eras-tour-3-nisandan-itibaren-sadece-disney-ta-445740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 21:03:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çapında]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eras]]></category>
		<category><![CDATA[grammy]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[kırdığı]]></category>
		<category><![CDATA[nisandan]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[swiftin]]></category>
		<category><![CDATA[taylor]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[tour]]></category>
		<category><![CDATA[turnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Disney+, dünya pop müziğinin her adımıyla konuşulan ve rekorlara imza atan, 14 Grammy Ödülü’ne sahip ismi Taylor Swift’i izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. 36 yıl önce Madonna tarafından kırılan ABD tarihindeki en çok katılımlı kadın sanatçı konseri rekorunu kıran Swift’in ‘The Eras Tour’ filmi, 3 Nisan’dan itibaren sadece Disney+’ta yayında olacak. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/14-grammy-odullu-taylor-swiftin-dunya-capinda-rekor-kirdigi-turnesi-the-eras-tour-3-nisandan-itibaren-sadece-disney-ta-445740">14 Grammy Ödüllü Taylor Swift&#8217;in Dünya Çapında Rekor Kırdığı Turnesi &#8216;The Eras Tour&#8217;, 3 Nisan&#8217;dan İtibaren Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Disney+, dünya pop müziğinin her adımıyla konuşulan ve rekorlara imza atan, 14 Grammy Ödülü’ne sahip ismi Taylor Swift’i izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. 36 yıl önce Madonna tarafından kırılan ABD tarihindeki en çok katılımlı kadın sanatçı konseri rekorunu kıran Swift’in ‘The Eras Tour’ filmi, 3 Nisan’dan itibaren sadece Disney+’ta yayında olacak. </strong></p>
<p>Mart 2023’ta başlayan ve toplam 151 konserin ardından Aralık 2024’te sona ermesi planlanan <strong>Taylor Swift</strong>’in rekora imza atan <strong>‘The Eras Tour’</strong>u, <strong>Disney+</strong>’a geliyor. Dünya müzik arenasının en büyük yıldızlarından olan Swift’in turnesinin platformda yerini alacak versiyonunda, sinema formatından farklı olarak dört ek şarkı da yer alıyor. </p>
<p><strong>14 </strong>kez <strong>Grammy Ödülü</strong>’ne layık görülen ve dünyaca ünlü pop ikonu Madonna’nın 36 yıl önce kırdığı rekoru egale eden Swift’in ‘The Eras Tour’u, <strong>Sam Wrench </strong>tarafından yönetildi. Dünya çapında box office listelerinde 260 milyon doların üzerinde hasılat elde ederek tüm zamanların en çok satan konser filmi unvanını kazanan filmde, izleyiciler kendilerini konser arenasının büyüsüne kaptıracak ve ‘Lover’, ‘Fearless’, ‘Evermore’, ‘Reputation’, ‘Speak Now’, ‘Red’, ‘Folklore’, ‘1989’, ‘Wild Card’ ve ‘Midnights’ albümlerinden en sevdikleri şarkıları dinleme fırsatı yakalayacak. </p>
<p>Swift’in sadece şarkılarıyla değil, kostümleri ve sahne şovuyla turnesini bir deneyime dönüştürdüğü ‘The Eras Tour’, <strong>3 Nisan</strong>’dan itibaren sadece <strong>Disney+</strong>’ta izlenebilecek. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/14-grammy-odullu-taylor-swiftin-dunya-capinda-rekor-kirdigi-turnesi-the-eras-tour-3-nisandan-itibaren-sadece-disney-ta-445740">14 Grammy Ödüllü Taylor Swift&#8217;in Dünya Çapında Rekor Kırdığı Turnesi &#8216;The Eras Tour&#8217;, 3 Nisan&#8217;dan İtibaren Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Armağan Çağlayan &#8220;Gör Beni&#8221;nin yeni bölümleriyle sadece GAİN&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/armagan-caglayan-gor-beninin-yeni-bolumleriyle-sadece-gainde-445647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Feb 2024 21:15:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[armağan]]></category>
		<category><![CDATA[beninin]]></category>
		<category><![CDATA[bölümleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[çağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[gainde]]></category>
		<category><![CDATA[gör]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alper Gezeravcı, Armağan Çağlayan’a konuştu: “Küçük kardeşlerimize uzayın erişilebilir bir hedef olduğunu anlatmak istiyorum”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/armagan-caglayan-gor-beninin-yeni-bolumleriyle-sadece-gainde-445647">Armağan Çağlayan &#8220;Gör Beni&#8221;nin yeni bölümleriyle sadece GAİN&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Alper Gezeravcı, Armağan Çağlayan’a konuştu: “Küçük kardeşlerimize uzayın erişilebilir bir hedef olduğunu anlatmak istiyorum”</strong></p>
<p><em>TV yapımcısı ve sunucu Armağan Çağlayan, YouTube kanalında yaptığı “Gör Beni” programına GAİN’de devam ediyor. 20 bölümden oluşacak program serisinde Çağlayan’ın ilk konuğu, Türk astronot Alper Gezeravcı&#8230; “Gör Beni”nin ilk bölümü şimdi GAİN’de ve GAİN YouTube kanalında.</em></p>
<p>“Gör Beni” adlı YouTube programıyla ses getiren röportajlara imza atan TV yapımcısı ve sunucu Armağan Çağlayan, GAİN’de… Çağlayan’ın alanında öne çıkan isimlerle yaptığı 20 bölümlük “Gör Beni” serisinin ilk konuğu, uzaya çıkan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı oldu.</p>
<p>Gezeravcı programda hayat hikâyesini, Milli Uzay Programı’na nasıl dahil olduğunu, bu program için ABD’de aldığı 9 aylık eğitimi ve uzayda geçirdiği 19 günü anlattı.</p>
<p>“Uzaya gitmek hayaliniz miydi?” sorusuna olumsuz yanıt vererek Çağlayan’ı şaşırtan Gezeravcı, nedenini de şöyle açıkladı: “Küçüklükten beri hayalim havacı olmak, göklerde uçmaktı. Ama hayalimin bir sınırı vardı; o da gökyüzü&#8230; Gökyüzü ve gökyüzünde uçan uçaklar… Yaşım biraz daha bu işleri anlar düzeye geldiğinde yani ortaokul, lise döneminden itibaren belgesellerde ve filmlerde uzayla ilgili bir şey gördüğümde kendime, ‘Bu hayal bizim değil. Bu, başka milletlerin hayali. Elinde olanlarla yetinmeyi bil’ derdim. Dolayısıyla hayalimin bir sınırı vardı.” </p>
<p>Çağlayan’a yeni hedefinden bahseden Gezeravcı şunları söyledi: “Bu alandaki yolun açıldığını ve uzayın erişilebilir bir hedef olduğunu okul sıralarındaki küçük kardeşlerimize bizzat anlatmak istiyorum. Bunun için ülkemizi dolaşacağım.” </p>
<p><strong>Armağan Çağlayan’ın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği “Gör Beni” ilk bölümüyle şimdi GAİN’de ve GAİN YouTube kanalında… </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/armagan-caglayan-gor-beninin-yeni-bolumleriyle-sadece-gainde-445647">Armağan Çağlayan &#8220;Gör Beni&#8221;nin yeni bölümleriyle sadece GAİN&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TikTok &#8220;Gençleri sadece içerik üretmeye değil, sorumlu dijital vatandaşlar olmaya teşvik ediyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiktok-gencleri-sadece-icerik-uretmeye-degil-sorumlu-dijital-vatandaslar-olmaya-tesvik-ediyoruz-444925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Feb 2024 21:01:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ediyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[olmaya]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorumlu]]></category>
		<category><![CDATA[teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[tiktok]]></category>
		<category><![CDATA[üretmeye]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Video platformu TikTok, MENAT (Ortadoğu, Kuzey Afrika, Türkiye) Bölgesi'nin dört bir yanından gelen güvenlik uzmanlarının katılımıyla gençlerin ruh sağlığını koruma, eleştirel düşünme becerileri ve medya okuryazarlığı konularının ele alındığı bir zirve düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiktok-gencleri-sadece-icerik-uretmeye-degil-sorumlu-dijital-vatandaslar-olmaya-tesvik-ediyoruz-444925">TikTok &#8220;Gençleri sadece içerik üretmeye değil, sorumlu dijital vatandaşlar olmaya teşvik ediyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Video platformu TikTok, MENAT (Ortadoğu, Kuzey Afrika, Türkiye) Bölgesi&#8217;nin dört bir yanından gelen güvenlik uzmanlarının katılımıyla gençlerin ruh sağlığını koruma, eleştirel düşünme becerileri ve medya okuryazarlığı konularının ele alındığı bir zirve düzenledi. 13 Şubat&#8217;ta Dubai&#8217;de düzenlenen &#8216;Youth Mental Health Summit&#8217; adlı etkinlikte, dijital toplulukların gelecek neslin ruh sağlığı üzerindeki etkisi ile sosyal medya üzerinden anlamlı ve eleştirel bir şekilde etkileşim kurma stratejileri konuşuldu. </p>
<p>&#8220;Genç dijital vatandaşları medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerileriyle donatmak&#8221; konulu ilk panele, <em><strong>TikTok&#8217;un EMEA Bölgesi Sosyal Destek, İş Birlikleri ve Güvenlik Başkanı Lynn Sutton</strong></em>&#8216;ın yanı sıra <strong>TikTok&#8217;un Güvenlik Danışma Konseyi üyeleri</strong> <strong>Naila Hamdy</strong> ve <strong>Doç. Dr.</strong> <strong>Akın Ünver</strong> de katıldı. Panelde, genç kitleler için medya okuryazarlığının önemi vurgulandı, gençlerin güvenliğini tehdit eden durumlarda, onlara bilinçli tepki verme becerisi kazandırmanın gerekliliği üzerinde duruldu. </p>
<p>&#8220;Gençlerin ruh sağlığını korumak için dijital topluluklar oluşturmak&#8221; başlıklı ikinci paneldeyse Lynn Sutton, TikTok&#8217;un Güvenlik Danışma Konseyi Üyesi <strong>Maitha Mohamed </strong>ve <strong>Eğitim Psikolojisi Öğretim Görevlisi, Liderlik ve Ruh Sağlığı Eğitmeni ve Konuşmacısı Jana Bou Reslan</strong> yer aldı. Panelde, dijital toplulukların önemi ve sağlıklı bir dijital toplulukta yapıcı diyaloglar çevresinde gelişen içeriklerle kullanıcılar arasında oluşan şefkat bağının olumlu etkileri ele alındı. </p>
<p>TikTok&#8217;u herkes için daha güvenli bir mecra haline getirmek için sürekli çalıştıklarının altını çizen Lynn Sutton, sözlerine şöyle devam etti: <em>&#8220;Önceliğimiz, tüm kullanıcıların güvenli ve sorumlu bir şekilde içeriklere erişebilmesi için gerekli araçlara ve desteğe sahip olmasını sağlamak. Topluluk İlkelerimizi, platformun herkes için olumlu ve kapsayıcı bir alan olarak kalmasını sağlamak üzerine tasarladık. Potansiyel tehlikeleri değerlendirerek harekete geçiyoruz. Bu nedenle burada ele aldığımız konular herkes için güvenli ortamı yaratabilmemiz adına kritik bir önem taşıyor”</em> </p>
<p> </p>
<p>&#8220;<strong>Engel koymak çözüm değil&#8221;</strong></p>
<p>Güvenlik Danışma Konseyi (SAC) üyesi<strong> Ünver</strong><em> </em>ise özellikle bilginin hızla yayıldığı bir çağda, güvenliği sağlamanın engel koymaktan değil, bilinçlenmekten geçtiğine dikkat çekti: &#8220;Karşımıza çıkan içerikleri eleştirel bir gözle değerlendirerek buna uygun önlem almamız gerekiyor. Gençleri sadece içerik üretmeye değil, aynı zamanda sorumlu dijital vatandaşlar olmaya da teşvik etmek önemli. Ancak çözüm yolu olarak engel koymayı seçerseniz, bu engeli aşmak için farklı yollar bulmaya çalışıldığını görürsünüz. TikTok&#8217;ta da karşımıza algoritmayı yanıltma gibi çeşitli ihlal denemeleri çıkıyor. Dolayısıyla anlamlı olan daha fazla kısıtlama ve daha fazla katı kuralın yanı sıra gençleri doğru olanı seçmeye ikna etmek. Burada genç nesil için güvenli dijital topluluklar yaratırken ebeveynlerin de buna dahil olması çok önemli. Ebeveynlerin görüşleri hem gençlerin güvenliği hem de dijital platformlarda sağlıklı ve sorumlu etkileşim kurararken yol gösterici olmaları açısından değer taşıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiktok-gencleri-sadece-icerik-uretmeye-degil-sorumlu-dijital-vatandaslar-olmaya-tesvik-ediyoruz-444925">TikTok &#8220;Gençleri sadece içerik üretmeye değil, sorumlu dijital vatandaşlar olmaya teşvik ediyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Volkanovski Vs.Topuria UFC298 Dövüş Serisi Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/volkanovski-vstopuria-ufc298-dovus-serisi-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-442173</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[dövüş]]></category>
		<category><![CDATA[plusta]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[sport]]></category>
		<category><![CDATA[ufc]]></category>
		<category><![CDATA[ufc298]]></category>
		<category><![CDATA[volkanovski]]></category>
		<category><![CDATA[vstopuria]]></category>
		<category><![CDATA[yayınla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüy Sıkletin kralı Alexander Volkanovski kemerini korumak için Ilia Topuria’nın karşısına çıkıyor. 18 Şubat Pazar günü saat 06:00’da Anaheim'da, Honda Center Stadyumu'nda gerçekleşecek dövüş gecesi canlı yayınla S Sport Plus’ta yayınlanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/volkanovski-vstopuria-ufc298-dovus-serisi-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-442173">Volkanovski Vs.Topuria UFC298 Dövüş Serisi Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüy Sıkletin kralı Alexander Volkanovski kemerini korumak için Ilia Topuria’nın karşısına çıkıyor. 18 Şubat Pazar günü saat 06:00’da Anaheim&#8217;da, Honda Center Stadyumu&#8217;nda gerçekleşecek dövüş gecesi canlı yayınla S Sport Plus’ta yayınlanacak. </strong></p>
<p>Gecenin ana maçı Tüy sıkletin kralı Alexander Volkanovski ve Ilia Topuria arasında gerçekleşecek. Volkanovski kemerini korumak için Topuria karşısında oktagona çıkıyor. </p>
<p><strong>Hafif sıklette Islam Makhachev’e karşı varlık gösteremeyen Volkanovski Topuria karşısında ne yapacak?  </strong></p>
<p>14 maçtır mağlubiyet görmeyen Topuria’nın Volkanovski ile yapacağı maçı dövüş severler heyecanla bekliyor. Çıktığı her basın toplantısında kemeri kendisinin hak ettiğini ve Volkanovski’nin emekli olması gerektiğini söyleyen Topuria tüy sikletin yeni şampiyonu olabilecek mi? </p>
<p>Ilia Topuria profesyonel kariyerine, altısı ilk turda olmak üzere art arda yedi pes ettirme zaferiyle başladı. 27 yaşındaki dövüşçü, geçen haziran ayında Emmett&#8217;e karşı aldığı galibiyetle dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. </p>
<p>Volkanovski, farklı sıkletlerde dövüştüğü iki maçında mağlubiyet alarak oktagondan belli bir süre uzak kaldı. Kendi sıkletine geri dönen dövüşçü altıncı kez unvanını korumak için Honda Center&#8217;a çıkıyor. Volkanovski, UFC’deki 13 profesyonel dövüşünün 11’ini kazanarak büyük bir başarıya imza attı. UFC 290&#8217;da Yair Rodriguez&#8217;i mağlup ederek unvanını koruyan Volkanovski, şu anda UFC&#8217;deki 13 maçında 11 tüy sıklet galibiyet serisine sahipken 2 de mağlubiyeti var. </p>
<p>Her geçen gün Türkiye’deki hayran kitlesini arttıran UFC maçlarını sadece S Sport Plus’ta izleyebilirsiniz.</p>
<p><em><strong><u>Geceyi kaçırmak istemeyen Dövüş Severlere Özel Kampanya</u></strong></em></p>
<p>Bu heyecan dolu maçı kaçırmak istemeyen dövüş severler “UFC298” kodunu kullanarak kampanyadan yararlanabilir ve S Sport Plus’a üye olabilirler.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/volkanovski-vstopuria-ufc298-dovus-serisi-canli-yayinla-sadece-s-sport-plusta-442173">Volkanovski Vs.Topuria UFC298 Dövüş Serisi Canlı Yayınla Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener: &#8220;123 yılda olan deprem sadece bir yılda yaşandı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/krdae-muduru-prof-dr-haluk-ozener-123-yilda-olan-deprem-sadece-bir-yilda-yasandi-439358</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[haluk]]></category>
		<category><![CDATA[krdae]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[özener]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yaşandı]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün (KRDAE) 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde düzenlediği basın toplantısında konuşan KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, “1900 yılından 5 Şubat 2023’e kadar bölgede 4’ten büyük deprem sayısının 672 olduğunu tespit ediyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krdae-muduru-prof-dr-haluk-ozener-123-yilda-olan-deprem-sadece-bir-yilda-yasandi-439358">KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener: &#8220;123 yılda olan deprem sadece bir yılda yaşandı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün (KRDAE) 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde düzenlediği basın toplantısında konuşan KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, “1900 yılından 5 Şubat 2023’e kadar bölgede 4’ten büyük deprem sayısının 672 olduğunu tespit ediyoruz. Aynı zaman aralığında, büyüklük gözetmeksizin gerçekleşen toplam deprem sayısı ise 40 bin civarında. 6 Şubat 2023’ten günümüze bu bölgede 4’ten büyük 670 deprem oldu. Geride kalan bir yıl içinde bölgede çözümü yapılan deprem sayısı da 45 binin üzerinde. Yani, 123 yılda yaşananları sadece bir yılda kaydettiğimizi söyleyebiliriz” dedi.</strong></p>
<p>6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, KRDAE Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTİM) Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat ile KRDAE Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Tülay Kaya Eken geride kalan bir yılda bölgedeki sismik hareketlilikle ilgili güncel verileri değerlendirdi.</p>
<p><strong>“BÖLGEDE BİR YILDA 45 BİN DEPREM OLDU”</strong></p>
<p>KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, geçen yılki büyük depremlerin ardından bölgedeki sismik aktivitenin hız kaybetse de öngördükleri gibi devam ettiğini ifade etti. Çok büyük felaket yaşandığının verilere bakıldığında daha da net anlaşıldığını vurgulayan Prof. Dr. Özener, “1900 yılından 5 Şubat 2023’e kadar bölgede 4’ten büyük deprem sayısının 672 olduğunu tespit ediyoruz. Aynı zaman aralığında, büyüklük gözetmeksizin gerçekleşen toplam deprem sayısı ise 40 bin civarında. 6 Şubat 2023’ten günümüze bu bölgede 4’ten büyük 670 deprem oldu. Geride kalan bir yıl içinde bölgede çözümü yapılan deprem sayısı da 45 binin üzerinde. Yani, 123 yılda yaşananları sadece bir yılda kaydettiğimizi söyleyebiliriz. Üstelik bunlar arasında büyük artçılar da var. 48 tane 5.0-5.9; üç tane de 6.0-6-9 büyüklüğünde artçı şok yaşandı. Dolayısıyla ne kadar büyük bir afetle karşı karşıya olduğumuzu görebiliyorsunuz. 6 Şubat 2023’ten sonra haftada yaklaşık 4 bin deprem çözerken, bu sayı son zamanlarda 300’lere gerilese de uzmanlarımız deprem aktivitesinin bir yıldan uzun sürebileceğini ifade etmişti. Elde ettiğimiz veriler bizi doğruluyor. Bölgede sismik aktivite bir süre daha devam edecek.”</p>
<p><strong>“TÜRKİYE’DE 5.5 VE ÜZERİNDE DEPREM ÜRETEBİLECEK 500 FAY VAR”</strong></p>
<p>KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener sunumunda Türkiye’de 5.5 ve üzerinde deprem üretilebilecek 500 civarında fay olduğunu bilgisini de paylaştı. Büyük depremlerin analizinde, özellikle depremlerin tekrarlanma periyodlarına bakıldığını belirten Prof. Dr. Özener sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin genel yapısına bakıldığında 5.5 üzerinde deprem üretilebilecek 500 fay var. Ancak, aynı uzunluktaki fay, farklı bölgelerde aynı süre içinde aynı büyüklükte deprem üretmeyebilir. Yani, bir fayın 7.5’lik bir deprem üretebileceğini söylemek doğru olabilir, ancak bu tam bir bilgi değil. GPS verilerinden yola çıkarak baktığımızda ülkemizde yer kabuğunun yer değiştirme hızı her bölge için aynı değildir. Ege’de yıllık 35-40 mm, Anadolu’da ortalama 20-25 mm, Doğu ve Güneydoğu’da bazı bölgelerde ise 5-7 milimetrelik yıllar hızlar karşımıza çıkıyor. Yani her fay aynı hızda enerji biriktirmiyor. Dolayısıyla, deprem tekrarlama aralıkları da aynı değil. Bir fayın 7.5 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söylemek o fayın uzunluğuna bakarak doğru olabilir. Ancak son depremden bu yana geçen süre, o fayın hangi hızla enerji biriktirdiğini bilmek lazım. Örneğin; bir fayın 7.5 büyüklüğünde deprem üretmesi için 1500 yıllık bir süreye ihtiyacı varsa ve en son deprem 1000 yıl önce yaşandıysa, 7.5’lik bir depremin meydana gelmesi için daha 500 seneye daha ihtiyaç var demektir. Bu nedenle bu bilgileri tam bir şekilde paylaşmak, toplumu doğru yönlendirmek anlamına gelir. Hızları buluyoruz, bunlardan gerilim analizi yapıyoruz, ardından depremlerin tekrarlanma periyodlarını inceliyoruz.”</p>
<p><strong>Türkiye’de birçok bölgede büyük deprem üretebilecek sismik boşlukların da olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özener, bu depremlerin nerede ve hangi büyüklüklerde olabileceğini ancak zamanını söylemenin mümkün olmadığını da hatırlattı: </strong>“Kuzey Anadolu Fayı boyunca sismik boşluklar var. 1939 Erzincan Depremi’nden bu yana batıya doğru bir deprem göçü yaşıyoruz. Bu deprem göçü Marmara&#8217;nın ortasında duruyor. Yani deprem potansiyeli var ve bizi bekliyor. Ne zaman olacağını bilmiyoruz ama 7 ve üzerinde bir büyüklükte yaşanabileceğini biliyoruz. Enerji birikmeye devam ediyor ve biriktikçe de depreme doğru yaklaşıyoruz. Yine benzer şekilde Erzincan’ın doğusunda Yedisu bölgesi var. Orada da deprem potansiyeli söz konusu.”</p>
<p>Basın toplantısında konuşan BDTİM Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat ise Marmara 0.5’den büyük, tüm Türkiye’de ise 1.7’den büyük tüm depremleri gelişmiş istasyon ile deprem izleme merkezinde 7/24 takip ve analiz ettiklerini ifade ederken, KRDAE Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Tülay Kaya Eken ise afete hazırlığın ve bu alanda atılacak adımların önemine vurgu yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krdae-muduru-prof-dr-haluk-ozener-123-yilda-olan-deprem-sadece-bir-yilda-yasandi-439358">KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener: &#8220;123 yılda olan deprem sadece bir yılda yaşandı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6 Şubat&#8217;ta sadece yıkım değil duygusal deprem de yaşadık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/6-subatta-sadece-yikim-degil-duygusal-deprem-de-yasadik-438695</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 15:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şubatta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşadık]]></category>
		<category><![CDATA[yıkım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438695</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla yas ve iyileşme konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-subatta-sadece-yikim-degil-duygusal-deprem-de-yasadik-438695">6 Şubat&#8217;ta sadece yıkım değil duygusal deprem de yaşadık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kişinin sevdiklerini travmatik bir şekilde kaybetmesinin, yaşamında derin bir yara açabileceğini ifade eden uzmanlar, bu yaraları iyileştirmenin zaman alabileceğini, duygusal iyileşme ve başa çıkma becerilerini geliştirme evresinin de yas sürecinin bir parçası olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Depremin yıldönümünün, acıları tazeleyebileceği ve duygusal zorlukları yeniden canlandırabileceğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kendinizi tanıyın, duygularınızı kabul edin ve gerekli ise destek alın. Bu süreçte herkesten önce kendinize sabır ve şefkat gösterin. Unutmayın ki iyileşme zaman alabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla yas ve iyileşme konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kişinin sevdiklerini travmatik bir şekilde kaybetmesi, yaşamında derin bir yara açabilir</strong></p>
<p>Bir yıl önce yaşanılan depremin, sadece fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda duygusal bir deprem olarak da adlandırılabileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kişinin sevdiklerini böyle travmatik bir şekilde kaybetmesi, yaşamında derin bir yara açabilir ve bu yarayı iyileştirmek zaman alabilir. Ancak, bu zorlu süreçte, duygusal iyileşme ve başa çıkma becerilerini geliştirme evresi de yas sürecinin bir parçasıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Taşkın: “Bu oldukça normal ve insani bir durum.”</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, depremin yıldönümünün, acıları tazeleyebileceği ve duygusal zorlukları yeniden canlandırabileceğini belirterek, “Bu oldukça normal ve insani bir durumdur. Kişinin bu noktada neden böyle hissediyorum diye kendini sorgulamaması gerekir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yasın en önemli evrelerinden bir tanesi duyguları ‘inkar’ etmemektir.”</strong></p>
<p>Depremin yıl dönümünde, kişinin kendisine odaklanmasını sağlayacak adımlara işaret eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yasın en önemli evrelerinden bir tanesi duyguları ‘inkar’ etmemektir. Üzüntü, öfke, korku ve hatta kabullenme duygularıyla karşı karşıya olabilirsiniz. Bu duyguları inkâr etmek yerine, onlarla yüzleşmek ve iyi duygular gibi onları da hissetmenin bir gerçek olduğunu hatırlamak oldukça önemlidir. Duygularınızı tanımlamak ve ifade etmek, iyileşme sürecinde önemli bir adımdır.</p>
<p><strong>“İzole olmak eve kapanmak yas sürecinin tamamlanmasına engel.”</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, destek almanın önemine vurgu yaparak, “İzole olmak eve kapanmak yas sürecinin tamamlanmasına engel olacaktır. Böyle bir durumdan sonra kişinin kendisini yalnız hissetmesi doğaldır, ancak destek alabileceğiniz birçok kaynak olabilir. Yakın ilişkiler (aile eğer hayattaysa ve eş dost), terapistler ve destek grupları gibi kaynaklardan yardım isteyin. Birlikte paylaşmak ve duygularınızı ifade etmek, iyileşme sürecinizi destekleyebilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Kendinizi duygusal olarak güçlü hissetmek için bedeninize iyi bakmak önemli.”</strong></p>
<p>Öz bakım ve öz şefkatin ihmal edilmemesi gereğine de dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Kendinizi duygusal olarak güçlü hissetmek için bedeninize iyi bakmak önemlidir. Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek, egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve yeterince uyumak duygusal iyileşmeyi destekleyebilir. Aynı zamanda öz şefkat ruhunuzu besleyecektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anıları kutlayın!</strong></p>
<p>Anıları kutlamanın gerekliliğine işaret eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Sevdiklerinizi kaybetmiş olabilirsiniz, ancak onların hatıraları sizinle yaşamaya devam ediyor. Onların yaşamınızdaki anılarını eğer hazır hissediyorsanız yakın çevreniz ile paylaşın. Anıları paylaşmak, sevdiklerinizi hatırlamak, bağı hissetmek adına güçlü bir yoldur. Unutmamalı ki süreç ne kadar zorlu olursa olsun, baki kalan anılardır.” dedi.</p>
<p><strong>Baş etme stratejinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız mutlaka destek alın</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, yeni bir anlam bulmanın önemine de vurgu yaparak, “Depremin yıldönümü, kaybınızın acısını yeniden hissetmek oldukça doğaldır.   Kaybınızın size öğrettiklerini düşünün ve bu bir yılda yitirdikleriniz ve baş etme stratejinizi gözden geçirin. Eğer baş etme stratejinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız mutlaka destek alın.” dedi.</p>
<p><strong>Duygularınızı kabul edin</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, depremin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmeyi şöyle tamamladı:</p>
<p>“Depremin yıl dönümü, duygusal olarak zorlayıcı olacaktır, ancak aynı zamanda iyileşme ve büyüme için önemli bir dönemdir. Kendinizi tanıyın, duygularınızı kabul edin ve gerekli ise destek alın. Bu süreçte herkesten önce kendinize sabır ve şefkat gösterin. Unutmayın ki iyileşme zaman alabilir, ancak her adım sizi daha da güçlü kılacaktır. Yalnız değilsiniz, önce yakın ilişkiler (kimi zaman olmayabilir) ve ardından da sosyallik ve öz regülasyon adına adım atmak oldukça önemli olacaktır. Tüm bu basamaklar yapılamıyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak oldukça önemlidir</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-subatta-sadece-yikim-degil-duygusal-deprem-de-yasadik-438695">6 Şubat&#8217;ta sadece yıkım değil duygusal deprem de yaşadık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marvel Studios&#8217; imzalı mini dizi &#8216;Echo&#8217;, tüm bölümleriyle sadece Disney+&#8217;ta yayında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/marvel-studios-imzali-mini-dizi-echo-tum-bolumleriyle-sadece-disney-ta-yayinda-436016</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 20:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bölümleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[echo]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[marvel]]></category>
		<category><![CDATA[mini]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[studios]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436016</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marvel Studios' imzalı mini dizi ‘Echo’, tüm bölümleriyle 10 Ocak'tan itibaren Disney+ kataloğuna eklendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/marvel-studios-imzali-mini-dizi-echo-tum-bolumleriyle-sadece-disney-ta-yayinda-436016">Marvel Studios&#8217; imzalı mini dizi &#8216;Echo&#8217;, tüm bölümleriyle sadece Disney+&#8217;ta yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Marvel Studios&#8217; imzalı mini dizi ‘Echo’, tüm bölümleriyle 10 Ocak&#8217;tan itibaren Disney+ kataloğuna eklendi. Variety, Forbes, Vulture ve The Guardian gibi dünyanın en önemli mecralarının eleştirmenleri tarafından Disney+’ın bünyesinde yer alan “en sert” yapım olarak lanse edilen ve Marvel Studios’un “muhteşem dönüşü” olarak yorumlanan dizi, stüdyonun tüm bölümleri tek seferde yayına giren ilk yapımı olma özelliğini taşıyor.</strong></p>
<p><strong>Marion Dayre </strong>ve <strong>Amy Rardin</strong>’in baş senaristleri olarak yer aldığı ve 2021 yılında ‘Hawkeye’ın kötü karakteri olarak gördüğümüz <strong>Alaqua Cox</strong>’un başrolünde yer aldığı <strong>‘Echo’, 10 Ocak</strong>’tan itibaren seyircileriyle buluştu. 5 bölümlük mini dizinin tüm bölümleri aynı anda yayına giren ve sadece Disney+’ta izlenebilen yapım, Wilson Fisk’in suç imparatorluğu tarafından takibe alınan Maya Lopez’i merkezine taşıyor. Bu yolculuk Maya’yı evine getirirken, genç kız ailesiyle ve mirasıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. </p>
<p><strong>Cox</strong>’a <strong>Vincent D’Onofrio, Chaske Spencer, Graham Greene, Tantoo Cardinal, Devery Jacobs, Zahn McClarnon </strong>ve <strong>Cody Lightning</strong>’in eşlik ettiği <strong>‘Echo’</strong>nun bölümleri <strong>Sydney Freeland </strong>ve <strong>Catriona McKenzie </strong>tarafından yönetildi. </p>
<p>Pek çok prestijli yabancı mecra tarafından yeni ve çok daha fazla cesur bir yapım olarak lanse edilen ve 10 Ocak’tan itibaren tüm bölümleriyle yayında olan <strong>‘Echo’</strong>, Marvel Studios’un bundan sonraki projeleri açısından da izleyicinin merakını ve ilgisini yükseltiyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>DISNEY+ HAKKINDA</strong></p>
<p>Disney+; Disney, Pixar, Marvel, Star Wars ve National Geographic içeriklerinin yanı sıra, dünyaca ünlü “The Simpsons” ve herkese hitap eden daha birçok dizi, film ve orijinal içeriğin yer aldığı dijital yayın platformudur. The Walt Disney Company’nin amiral gemisi olarak tüketiciye doğrudan yayın servisi sağlayan platform; filmler, belgeseller, diziler, animasyonlar, kısa içerikler ve sürekli büyüyen bir orijinal içerik kataloğu sunmaktadır. Disney’in sahibi olduğu benzersiz film ve dizi arşivine erişim sunan Disney+, aynı zamanda The Walt Disney Studios’un en yeni yapımlarının yer aldığı tek platformdur. Ayrıca 20th Century Studios, Disney Television Studios, FX, Searchlight Pictures ve daha birçok öne çıkan stüdyonun yapımları sadece Disney+’ta yer alır. Daha fazlası için disneyplus.com’u ziyaret edebilir veya mobil ve TV cihazlarından Disney+ uygulamasına erişebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/marvel-studios-imzali-mini-dizi-echo-tum-bolumleriyle-sadece-disney-ta-yayinda-436016">Marvel Studios&#8217; imzalı mini dizi &#8216;Echo&#8217;, tüm bölümleriyle sadece Disney+&#8217;ta yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arda Güler&#8217;in ilk El Clasico&#8217;su sadece Tivibu&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arda-gulerin-ilk-el-clasicosu-sadece-tivibuda-435790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 08:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[arda]]></category>
		<category><![CDATA[clasicosu]]></category>
		<category><![CDATA[gülerin]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tivibuda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Telekom’un dijital TV platformu Tivibu, İspanya Süper Kupası’nı seyircilerle buluşturuyor. Riyad’da düzenlenen İspanya Süper Kupası’nda yarı final maçlarının ardından final eşleşmeleri belli oldu. Milli futbolcumuz Arda Güler’in takımı Real Madrid ile eşleşen Barcelona, El Clasico’da karşı karşıya geliyor. İspanya Süper Kupası’nın maçları sadece Tivibu Spor ekranlarından naklen yayınlanıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arda-gulerin-ilk-el-clasicosu-sadece-tivibuda-435790">Arda Güler&#8217;in ilk El Clasico&#8217;su sadece Tivibu&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Telekom’un dijital TV platformu Tivibu, İspanya Süper Kupası’nı seyircilerle buluşturuyor. Riyad’da düzenlenen İspanya Süper Kupası’nda yarı final maçlarının ardından final eşleşmeleri belli oldu. Milli futbolcumuz Arda Güler’in takımı Real Madrid ile eşleşen Barcelona, El Clasico’da karşı karşıya geliyor. İspanya Süper Kupası’nın maçları sadece Tivibu Spor ekranlarından naklen yayınlanıyor. </strong></p>
<p><strong> </strong>Türk Telekom’un dijital televizyon platformu Tivibu’da futbol heyecanı bitmiyor. Kupa arası verilen İspanya’da Süper Kupa için final mücadelesi 14 Ocak Pazar günü gerçekleşiyor. Dörtlü final sistemiyle oynanan İspanya Süper Kupası’nda Atletico Madrid’i uzatmalarda 5-3 yenen Real Madrid ve Osasuna’yı 2-0’lık skorla rahat geçen Barcelona karşı karşıya geliyor. Türkiye’nin genç yeteneği Arda Güler’in maçın son bölümünde oyuna dahil olduğu yarı final mücadelesinin ardından bu maçta da Real Madrid teknik direktörü Ancelotti’nin süre vermesi durumunda sahaya çıkması bekleniyor. Arda Güler’in de yer alacağı 2024’ün ilk El Clasico’su 14 Ocak Pazar günü Tivibu Spor’dan canlı yayınlanıyor.</p>
<p><strong>Real Madrid uzatmalarda galip, Arda uzatmalarda oyunda</strong></p>
<p>Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, İspanya Süper Kupası yarı finalinde gerçekleştirilen Madrid derbisine ev sahipliği yaptı. Karşılıklı gollerle başlayan Real Madrid – Atletico Madrid mücadelesinde 2-2 tamamlanan ilk yarının ardından normal süre 3-3 tamamlandı. Dakika 113’te Arda Güler’in oyuna girmesinin ardından 116’da Joselu’nun, 120+2’de Brahim Diaz’ın golleriyle Real Madrid finale çıktı. Finaldeki rakibi Barcelona ile 2024 yılının ilk El Clasico’sunu oynayacak olan Real Madrid’de teknik direktör Carlo Ancelotti’nin şans vermesi halinde milli genç yeteneğimiz Arda Güler’in sahaya çıkması bekleniyor.</p>
<p><strong>Xavi ikinci Süper Kupa için hazırlanıyor</strong></p>
<p>Osasuna karşısında aldığı rahat galibiyetin ardından Barcelona ekibinde gözler finale çevrildi. Barcelona, Osasuna’ya karşı 59’da Lewandowski’nin, 90+3’te Lamine Yamal’ın golleriyle El Clasico için tarih almış oldu.  Dünyanın en tecrübeli teknik adamlarından biri olan Ancelotti ile yeni bir randevuya çıkacak olan 43 yaşındaki Xavi, geçen senenin ardından ikinci Süper Kupa’sını evine götürmeyi bekliyor. İspanya’nın en büyük kupalarından biri olan İspanya Süper Kupası mücadelesi 14 Ocak Pazar günü saat 22:00’da Tivibu Spor’dan canlı yayınlanıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arda-gulerin-ilk-el-clasicosu-sadece-tivibuda-435790">Arda Güler&#8217;in ilk El Clasico&#8217;su sadece Tivibu&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis sadece estetik bir sorun değil !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/varis-sadece-estetik-bir-sorun-degil-435133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:33:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu sıralar şiddetli kramplarla güne merhaba diyor, bacaklarınızda ağrı veya şişlik hissediyorsanız ve küçük yaralarınız geç iyileşiyorsa bedeninizin sesine kulak verin, çünkü tüm bu belirtiler tehlike çanlarının sizin için çaldığı anlamına gelebilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sadece-estetik-bir-sorun-degil-435133">Varis sadece estetik bir sorun değil !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şu sıralar şiddetli kramplarla güne merhaba diyor, bacaklarınızda ağrı veya şişlik hissediyorsanız ve küçük yaralarınız geç iyileşiyorsa bedeninizin sesine kulak verin, çünkü tüm bu belirtiler tehlike çanlarının sizin için çaldığı anlamına gelebilir. “Varis hastalığı, estetik sorunlar yanında günlük hayatı etkileyen ve hayat kalitesini düşüren ciddi şikayetlere de neden olabiliyor.” diyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, Varis hastalığına işaret eden 5 bulgunun neler olduğunu anlattı.<br /> </strong>Toplardamarlarda akım ve yapı bozukluğu olarak tarif edilen varis hastalığı toplumda daha çok neden olduğu estetik kaygılar ile ön planda. Ancak varis hastalığı, estetik sorunlar yanında günlük hayatı etkileyen ve hayat kalitesini düşüren ciddi şikayetlere de neden olabiliyor. Hatta ileri dönem hastalarında bacak kaybına kadar ilerleyebilen bazı klinik tablolar da görülebiliyor.</p>
<p><strong>Varis hastalığına işaret eden 5 bulgu </strong></p>
<ol>
<li>Varis hastalığının ilk bulguları olan ağrı, şişlik, dolgunluk gibi şikayetleri eskiye oranla daha sık, sadece yaz aylarında değil kış aylarında da ve günün daha erken saatlerinde yaşıyorsanız,</li>
<li>Bacaklarınıza özellikle sabah saatlerine yakın, uykudan uyandıracak şiddette kramplar giriyorsa,</li>
<li>Diz altı bölgenizde kızarıklık, cilt lezyonları gibi eşlik eden bulgular ve başka bildiğiniz hiçbir neden olmadan kaşıntı oluyorsa,</li>
<li>Bacağınızın bilek üstü bölgesinde ve iç kısmının cilt kalitesinde bozulma, ciltte kalınlaşma ve renkte koyulaşma gibi belirtileriniz başladıysa,</li>
<li>Bir travmaya maruz kalmadan veya çok küçük travmalarla yaralar açılıyor ve bu yaralar normalden geç iyileşiyor veya hiç iyileşmiyorsa çanlar sizin için de çalıyor demek olabilir.
<p> Eğer varis hastalığınız varsa ve yukarıda bahsettiğimiz durumlardan birini yaşıyorsanız mutlaka konusunda uzman bir damar cerrahına muayene olmalı ve tedaviye başlamalısınız. Bu sayede hem oluşabilecek daha ciddi sorunların (bacak kaybına kadar gidebilecek tıbbi süreçlerin) önüne geçmiş hem de şikayetsiz bir hayat yaşamanızı sağlamış olursunuz. </li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sadece-estetik-bir-sorun-degil-435133">Varis sadece estetik bir sorun değil !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin yaşlandıkça psikolojik olarak yaşlanmıyor, sadece yaş alıyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beyin-yaslandikca-psikolojik-olarak-yaslanmiyor-sadece-yas-aliyoruz-430957</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlandıkça]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430957</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanma, hayat döngüsünde insanları farklı biçimlerde etkileyen bir süreç. Bu etki, kişilik özellikleri, sosyal destek, beyin yapısı, kronik hastalıklar ve kültür gibi bir dizi faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor. Yaş ile birlikte beyin mekanizmalarının daha az stresli olmaya, daha pozitif duyguları hatırlamaya meyilli olduğunu  vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Aslında beyin yaşlandıkça psikolojik olarak yaşlanmaz yaş alır sadece.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-yaslandikca-psikolojik-olarak-yaslanmiyor-sadece-yas-aliyoruz-430957">Beyin yaşlandıkça psikolojik olarak yaşlanmıyor, sadece yaş alıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlanma, hayat döngüsünde insanları farklı biçimlerde etkileyen bir süreç. Bu etki, kişilik özellikleri, sosyal destek, beyin yapısı, kronik hastalıklar ve kültür gibi bir dizi faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor.</strong> <strong>Yaş ile birlikte beyin mekanizmalarının daha az stresli olmaya, daha pozitif duyguları hatırlamaya meyilli olduğunu  vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Aslında beyin yaşlandıkça psikolojik olarak yaşlanmaz yaş alır sadece.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, psikolojik yaşlanma konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Yaşlılığı etkileyen beyin yapısı, kültür gibi bir dizi faktör var</strong></p>
<p>Yaşlılığın insan yaşamının bir dönemi olarak değerlendirildiğinde bu yaşam döngüsünün bireyleri nasıl etkileyeceğinin bir dizi faktöre bağlı olarak değiştiğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Kişilik özellikleri, sosyal destek, beyin yapısı, kronik hastalıklar, kültür bu faktörlerden bazılarıdır. Aslında beyin yaşlandıkça psikolojik olarak yaşlanmaz yaş alır sadece.” dedi.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşlılık için daha erken yaşlarda bazı yaşam alışkanlıklarını değiştirmek gerek</strong></p>
<p>Yaş ile birlikte beyin mekanizmalarının daha az stresli olmaya, daha pozitif duyguları hatırlamaya meyilli olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Yaşlandıkça daha sağlıklı psikolojik yapı ya da psikolojik sağlamlılık için daha erken yaşlarda bazı yaşam alışkanlıklarını değiştirmemizde fayda var.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Beyin ve beden sağlığı için meşguliyet önemli</strong></p>
<p>Egzersiz, sağlıklı beslenme ve sosyal ilişkilerin yanı sıra aile bağlarını güçlendirme, beyne fayda sağlayabilecek egzersizleri düzenli olarak yapma ve günlük hedefler belirlemenin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Unutmayalım ki beyin ve beden sağlığı için meşguliyet önemlidir. Meşguliyeti olan cennettedir.” dedi.</p>
<p>Aktif bir zihnin, genellikle daha sağlıklı bir yaşam tarzı ve pozitif bir ruh halini beraberinde getirdiğini de dile getiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, yaşlılığın, daha sağlıklı ve dengeli bir psikolojik yapıyla daha keyifli bir dönem haline gelebileceğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beyin-yaslandikca-psikolojik-olarak-yaslanmiyor-sadece-yas-aliyoruz-430957">Beyin yaşlandıkça psikolojik olarak yaşlanmıyor, sadece yaş alıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sadece Gazze Değil, Dünya İşgal Altında&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-gazze-degil-dunya-isgal-altinda-427972</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 10:55:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[işgal]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427972</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği Kudüs’e Ses Ver konferansında ilçe halkıyla bir araya gelen İletişimci Yazar Said Ercan, “Bugün o cennetten başka çıkış kapısı bulamayan Gazzeli çocuklar, dünyanın işgal altında olduğunu ilan etti bizlere. Kanından başka verecek bir şeyi olmayan küçücük çocuklar, dünyanın küresel sistem altında inim inim inlediğini öğrettiler” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-gazze-degil-dunya-isgal-altinda-427972">&#8220;Sadece Gazze Değil, Dünya İşgal Altında&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>“Sadece Gazze Değil, Dünya İşgal Altında”</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td> </p>
<p><b>İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği Kudüs’e Ses Ver konferansında ilçe halkıyla bir araya gelen İletişimci Yazar Said Ercan, “Bugün o cennetten başka çıkış kapısı bulamayan Gazzeli çocuklar, dünyanın işgal altında olduğunu ilan etti bizlere. Kanından başka verecek bir şeyi olmayan küçücük çocuklar, dünyanın küresel sistem altında inim inim inlediğini öğrettiler” dedi.</b></p>
<p>İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği Kitap Günleri kapsamında İnegöl’e gelen İletişimci Yazar Said Ercan, Pazar akşamı Beşinci Mevsim kültür Sanat Merkezinde düzenlenen “Kudüs’e Ses Ver” konferansında ilçe halkıyla bir araya geldi. İsrail’in vahşetini ve Filistin halkının mücadelesini anlatan Said Ercan, sadece Gazze’nin değil tüm dünyanın işgal altında olduğunu ifade etti.</p>
<p>ANADOLU MAYASI DÜNYAYA YÖN VERİYOR</p>
<p>İnegöl halkının da yoğun ilgi gösterdiği konferansta Türkiye’nin ve Anadolu insanının dünyadaki rolüne değinen Said Ercan, “Dünyanın dört bir yanında beklenen, Müslüman Türkler. Sadece Müslüman ya da sadece Türk değil. Müslüman Türkler bekleniyor. Çünkü biz harekete geçersek, dünya bambaşka bir yer olacak. Evet dünya kadar derdimiz var. Ama biz ayakta duracağız. Neden ayakta duracağız? Çünkü o Gazzeli çocukların bize ihtiyacı var. Bizim Anadolu irfanı dediğimiz, Anadolu mayası dediğimiz bir maya var. Bugün o maya dünyaya yön veriyor ver verecek. Bakın hemen Gazze’nin yanındaki Mısır, kapıyı açamıyor. Bakın Suudi Arabistan kişi başı gelirde Türkiye’den daha önde, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri ama gıkını çıkaramıyor. İran anca arkadan konuşuyor. Kim var ortada yine… Ukrayna’da bile tahıl koridorunu biz açtık Afrika’daki fakir ülkelere buğday gitsin diye. Türkiye açtı” dedi.</p>
<p>SADECE GAZZE DEĞİL, DÜNYA İŞGAL ALTINDA</p>
<p>Dünyanın küresel sistemin işgali altında olduğuna da vurgu yapan Ercan, “Bugün o cennetten başka çıkış kapısı bulamayan Gazzeli çocuklar, dünyanın işgal altında olduğunu ilan etti bizlere. Suudi Arabistan’da bir duvara yazdılar, kusura bakma Filistin biz de işgal altındayız diye. Dünyanın işgal altında olduğunu öğretti o çocuklar. Kanından başka verecek bir şeyi olmayan küçücük çocuklar dünyanın küresel sistem altında inim inim inlediğini öğrettiler” şeklinde konuştu.</p>
<p>DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE VAHŞET YAŞANIYOR</p>
<p>Konferans sonunda Belediye Başkanı Alper Taban da selamlama konuşması ve hediye takdimi için sahneye davet edildi. Başkan Taban, “Said Ercan hocamıza teşekkür ediyorum bugün hem Kitap Günleri Fuarımızda vatandaşlarımızla bir araya geldiler hem burada bizlerle birlikte oldular. Çok kıymetli bir buluşma oldu. Salonu dolduran siz kıymetli vatandaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Nihayet itibariyle tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bir vahşet var, zulüm var. İnsan kendisini sorguluyor, sorumlu tutuyor. Kıymetli hocamızın anlattığı gibi yapılabilecek bir şeyler de var. Müslümanlar olarak boykot yapılabilir. İnşallah bu akşam da hepimize vesile olsun. Bizler karınca misali safımızı belirleyelim inşallah. Cenabı Allah oradaki insanların da yardımcısı olsun” diye konuştu. Ardından gecenin anısına Said Ercan’a hediye takdiminde bulundu.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-gazze-degil-dunya-isgal-altinda-427972">&#8220;Sadece Gazze Değil, Dünya İşgal Altında&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>James Clavell&#8217;in çok satan romanından uyarlanan &#8216;Shōgun&#8217;, 27 Şubat&#8217;tan itibaren sadece Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/james-clavellin-cok-satan-romanindan-uyarlanan-shogun-27-subattan-itibaren-sadece-disney-ta-427288</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 21:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[clavellin]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[james]]></category>
		<category><![CDATA[romanından]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[satan]]></category>
		<category><![CDATA[shgun]]></category>
		<category><![CDATA[şubattan]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427288</guid>

					<description><![CDATA[<p>James Clavell’in çok satan romanından uyarlanan epik mini dizi ‘Shōgun’, 27 Şubat’tan itibaren Disney+’ta izleyicilerle buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/james-clavellin-cok-satan-romanindan-uyarlanan-shogun-27-subattan-itibaren-sadece-disney-ta-427288">James Clavell&#8217;in çok satan romanından uyarlanan &#8216;Shōgun&#8217;, 27 Şubat&#8217;tan itibaren sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>James Clavell’in çok satan romanından uyarlanan epik mini dizi ‘Shōgun’, 27 Şubat’tan itibaren Disney+’ta izleyicilerle buluşacak. Justin Marks ve Rachel Kondo’nun yarattığı 10 bölümlük yapım, seyircilere aksiyon dozu yüksek bir seyir keyfi sunacak.  </strong></p>
<p>2023’ün bitmesine 1 ay kala Disney+’ın duyurduğu ve heyecan uyandıran ‘Shōgun’un yayın tarihi duyuruldu. <strong>27 Şubat</strong>’tan itibaren platformdaki yerini alacak olan 10 bölümlük mini dizi, <strong>Justin Marks </strong>ve <strong>Rachel Kondo </strong>tarafından <strong>James Clavell</strong>’in aynı adlı çok satan romanından uyarlandı. Dizinin ilk iki bölümü 27 Şubat’ta yayınlanırken, sonrasında her hafta bir yeni bölüm şeklinde devam edecek.</p>
<p>‘Shōgun’, 1600 yılında, yüzyıla şekil veren bir iç savaşın başlangıcında Japonya’da geçiyor. Hiroyuki Sanada’nın yapımcılığını üstlendiği dizide, Vekiller Konseyi’ndeki düşmanları ona karşı birleşirken, hayatı için savaşan Lord Yoshiii Toranaga’nın hikayesine tanıklık ediyoruz. </p>
<p>Gizemli bir Avrupa gemisi, yakındaki bir balıkçı köyünde karaya oturmuş halde bulunur. Geminin İngiliz pilotu &#8220;John Blackthorne&#8221; (Cosmo Jarvis), Toranaga&#8217;nın güç dengelerini değiştirecek ve Blackthorne&#8217;un düşmanlarının müthiş nüfuzunu yerle bir etmesine yardımcı olabilecek sırlara sahiptir. Toranaga ve Blackthorne’un kaderleri, gizemli bir soylu kadın ve kötü bir soyun sonuncu üyesi olan çevirmenleri Toda Mariko’ya ayrılmaz şekilde bağlanır. Mariko, bu endişe verici ortamda efendisine hizmet ederken, Blackthorne’la yeni keşfettiği arkadaşlığını, kendisini kurtaran inanca olan bağlılığını ve merhum babasına olan görevi arasında bir orta yol bulmak zorunda kalacaktır.</p>
<p>İzleyicilere gizemli ve heyecan dolu bir siyasi tablo içinde hikayesini paylaşacak olan ‘Shōgun’, ilk iki bölümüyle 27 Şubat 2024’ten itibaren Disney+’taki yerini alacak.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/james-clavellin-cok-satan-romanindan-uyarlanan-shogun-27-subattan-itibaren-sadece-disney-ta-427288">James Clavell&#8217;in çok satan romanından uyarlanan &#8216;Shōgun&#8217;, 27 Şubat&#8217;tan itibaren sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anestezi altında diş tedavisi sadece ameliyathanede yapılır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anestezi-altinda-dis-tedavisi-sadece-ameliyathanede-yapilir-426338</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 10:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyathanede]]></category>
		<category><![CDATA[anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapılır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genel anestezi ve sedasyon işlemleri için herhangi bir yaş sınırı bulunmadığını belirten uzmanlar, anestezi işlemleri esnasında ve sonrasında hafiften şiddetliye pek çok komplikasyon görülebileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anestezi-altinda-dis-tedavisi-sadece-ameliyathanede-yapilir-426338">Anestezi altında diş tedavisi sadece ameliyathanede yapılır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Uzmanı uyarıyor!</strong></p>
<p><strong>Anestezi altında diş tedavisi sadece ameliyathanede yapılır</strong></p>
<p><strong>Diş fobisini yenen yöntem, anestezi ile diş tedavisi…</strong></p>
<p><strong>Genel anestezi ve sedasyon işlemleri için herhangi bir yaş sınırı bulunmadığını belirten uzmanlar, anestezi işlemleri esnasında ve sonrasında hafiften şiddetliye pek çok komplikasyon görülebileceğini söylüyor. Çocuk ya da yetişkin hastaların uyutularak tedavi edilebilmesi için A tipi Ağız ve Diş sağlığı merkezi lisansı ve ruhsatının alınmış olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Barış Karabulut, anestezi altında diş tedavisin çocuklardan yetişkinlere, özel gereksinimli bireylerden diş hekimi korkusu olan, öğürme refleksi olanlara kadar herkese uygulandığını kaydetti.</strong></p>
<p><strong>Doç. Dr. Karabulut, “Genel anestezi altında bütün diş çekimleri, kanal tedavileri, implantlar hepsi yapılıyor. Ölçüleri alınıyor, hemen geçici protezleri yapılıyor. Hasta daha uyurken geçiciler de yapıştırılıyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Barış Karabulut, genel anestezi ve sedasyon ile yapılan diş tedavileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Doç. Dr. Barış Karabulut, genel anestezi ve sedasyon işlemleri için herhangi bir yaş sınırı bulunmadığını dile getirerek, “Önemli olan işlem öncesi gerekli tüm tıbbi ve radyolojik tetkiklerin yapılması, tam teşekküllü bir ameliyathane ortamında ehil bir anestezi ekibinin olmasıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Yeterli tecrübede ameliyathane ekibi ve sağlık alt yapısı üst düzeyde olan bir kurum seçilmeli</strong></p>
<p>Anestezi işlemleri esnasında ve sonrasında hafiften şiddetliye pek çok komplikasyon görülebildiğini ifade eden Doç. Dr. Barış Karabulut, bu komplikasyonların kolaylıkla ortadan kaldırıldığını söyledi. Doç. Dr. Barış Karabulut, “Önemli olan yeterli tecrübede ameliyathane ekibinin ve sağlık alt yapısı üst düzeyde olan bir kurumun seçilmesidir.” diye konuştu.</p>
<p>Diş uygulamalarında anestezinin bazen çok hafife alındığını kaydeden Karabulut, öncelikle hangi çocuklara genel anestezi altında tedavi uygulanacağının belirlenmesinin önemine vurgu yaptı. Doç. Dr. Barış Karabulut, şunları anlattı:</p>
<p>“Genel anestezi ve sedasyon diye iki başlık var aslında. Sedasyon anestezinin daha hafif hali. Tıbbın tüm dallarında olduğu gibi her zaman basitten zora doğru gitmek ana hedefimizdir. Öncelikle mümkün olan hastalarda sedasyon yöntemi denenmeli. Sedasyonla genel anestezi arasında önemli farklar bulunuyor. Sedasyonda entübasyon yapılmasına gerek kalmadan basit ve kısa süreli işlemler kolaylıkla yapılabilir. Kişinin bilinci yerinde olabilir. Hafif uyaranlara cevap verir sadece. Buna bilinçli sedasyon diyoruz. Daha uzun süreli ve komplike işlemler için derin sedasyon tercih edilir. Derin sedasyonda hasta tam uyku halindedir ancak kendi kendine soluk alıp verebilir.”</p>
<p><strong>Bir merkezde çocuk ya da yetişkin hastaların uyutularak tedavi edilebilmesi için ne gerekli?</strong></p>
<p>Bir merkezde çocuk ya da yetişkin hastaların uyutularak tedavi edilebilmesi için A tipi ağız diş sağlığı merkezi lisansı ve ruhsatının alınmış olması gerektiğini belirten Karabulut, “Tam teşekküllü bir ameliyathane olması şarttır. Anestezi cihazları, anestezi teknisyeni, hemşiresi, tüm ilaçları, yani olası komplikasyonlarda müdahale edecek anestezi ekibi, tekrar hayata döndürecek ekibin hazır bulunması gerekir. Genel anesteziden sonra en az 4 saat hasta gözlem altında tutulmalı, her şeyin normal olduğuna emin olunduktan sonra taburcu edilmelidir.” dedi.</p>
<p>Anestezi öncesinde hastalara her zaman belli tahlillerin yapılması gerektiğini ve tüm tıbbi geçmişin de bilinmesinin önemli olduğunu kaydeden Karabulut, “Hasta, eski hastalıkları, geçirmiş olduğu ameliyatları, kullandığı ilaçları anestezi uzmanıyla paylaşmalı. Operasyondan hemen önce tekrar bir muayene ile operasyona uygunluk değerlendirilir. Operasyon esnasında çok dikkatli çalışmak, kanama kontrollerinin iyi yapılması olası komplikasyonları önlemede son derece önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Sedasyonun avantajı var mı?</strong></p>
<p>Sedasyonun genel anesteziden en önemli avantajının çoğunlukla hava yoluyla hasta uyutulduğu için sedasyon bittiği anda vücutta ilacın kalmaması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Barış Karabulut bu sebeple hastanın derlenmesi, taburcu olması ve normal hayatına dönmesinin çok kısa sürdüğünü söyledi.</p>
<p>Genel anestezi sırasında sıklıkla nazal entübasyon yapılabildiğini ifade eden Karabulut, burun mukozasının çok duyarlı olduğunu ve mutlaka kanama kontrolünün çok dikkatli yapılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Diş hekimlerinin ağız ortamında çalıştığı için genelde nazal entübasyon yapılmasını istediklerini anlatan Karabulut, “Burunda deviasyon, polip veya aşırı darlık durumunda ısrarcı olmayıp ağızdan entübasyonla da çalışabiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Doğru merkez, doğru hekim ile yapılmalı</strong></p>
<p>Anestezi ile diş tedavisi konusunda hastalara ‘gözünüzde büyütecek kadar korkulacak bir olay da değil, ama çok hafife alınacak bir olay da değil’ dediklerini kaydeden Karabulut, “Bu işlemlerin doğru bir yerde, doğru bir hekimle, yetkin bir ekip ve yeterli altyapının olduğu bir hastane ortamında yapılması şart.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Özel gereksinimli çocukların da anestezi uygulamalarıyla tedavi edildiğini kaydeden Karabulut, “Burada da sedasyon veya anestezi arasındaki ayrımı yapılacak işlemlerin süresi belirliyor.</p>
<p><strong>Korkanlar ve öğürme refleksi olanlar da tercih ediyor</strong></p>
<p>Diş hekiminden çok korkan yetişkin hastalara da genellikle sedasyonun uygulandığını anlatan Karabulut, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yaş sınırı yok. Yeni doğandan yetişkinlere kadar her yaş grubu hasta, özellikle yetişkinler için söylüyorum, diş hekimi korkusu olan, öğürme refleksi olanlara da uyguluyoruz. Bu tip hastalar ağızlarını belli bir seviyeden fazla açınca veya ağıza ayna dahi girdiğinde öğürmeye başlarlar ve tedavileri neredeyse imkansız hale gelir. Ayrıca çok fazla seans gerektiren, koltukta uzun süre tedavi zamanı gerektiren işlemler tek seferde bitirilmiş olur. Mesela ağır diş çekimleri, implant uygulamaları, ölçü aldırma…Yabancı hastalarda da sağlık turizmi kapsamında kısa zaman diliminde işlemlerinin bitmesi gerekiyor. Genel anestezi altında bütün diş çekimleri, kanal tedavileri, dolgular, implantlar yapılıyor. Ölçüleri alınıyor, hemen geçici protezleri yapılıp hastaya uygulanıyor. Bu da hastalar ve klinikler için zamandan tasarrufun yanında yapılan işlemlerin kalite ve başarısını artıran bir avantaj sağlıyor.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anestezi-altinda-dis-tedavisi-sadece-ameliyathanede-yapilir-426338">Anestezi altında diş tedavisi sadece ameliyathanede yapılır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece kimlik kartıyla yurt dışı tatili hayal değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-kimlik-kartiyla-yurt-disi-tatili-hayal-degil-424713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 21:03:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dışı]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[kartıyla]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424713</guid>

					<description><![CDATA[<p> Türkiye’nin Lider Seyahat Pazaryeri Enuygun.com, yurt dışında sonbahar-kış tatili yapmak isteyenler için pasaport ve vize gerekliliği olmadan, sadece çipli kimlik kartı ile gidilebilecek yurt dışı rotalarını derledi. Üstelik bu rotalarda Euro olmadan da seyahat etmek mümkün.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-kimlik-kartiyla-yurt-disi-tatili-hayal-degil-424713">Sadece kimlik kartıyla yurt dışı tatili hayal değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sadece kimlik kartıyla yurt dışı tatili hayal değil!</strong></p>
<p><strong> Türkiye’nin Lider Seyahat Pazaryeri Enuygun.com, yurt dışında sonbahar-kış tatili yapmak isteyenler için pasaport ve vize gerekliliği olmadan, sadece çipli kimlik kartı ile gidilebilecek yurt dışı rotalarını derledi. Üstelik bu rotalarda Euro olmadan da seyahat etmek mümkün.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’nin Lider Seyahat Pazaryeri Enuygun.com, yıl bitmeden yurt dışı seyahati yapmak isteyenler için Türkiye Cumhuriyeti çipli kimlik kartı ile giriş yapılan ülkeleri derledi. Vize ve pasaport gerekliliği olmadan, bir anda karar verseniz bile engele takılmadan kolayca ziyaret edebileceğiniz ülkeler arasında Gürcistan, Moldova, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bulunuyor. Ayrıca bu ülkeler ekonomik bir yurt dışı tatilinin de kapılarını aralıyor. </p>
<p>Enuygun.com, Euro haricinde kendi para birimleriyle de gezebileceğiniz pasaportsuz ülkeleri şöyle sıralıyor:</p>
<p><strong>Gürcistan</strong></p>
<p>Gürcistan hem kara yolu hem de hava yolu ile ziyaret edilebilen, doğası kadar mimarisiyle de dikkat çeken bir ülke. İstanbul’dan uçakla bir saat içinde Karadeniz kıyısındaki Batum’da ya da başkent Tiflis’te olabilirsiniz. Ülkeye otobüs seçeneğini değerlendirerek ve manzaranın keyfini çıkararak yolculuk yapmak da mümkün. </p>
<p>Seyahatiniz için Batum’u tercih ederseniz şehirde gezilecek pek çok nokta var. Batum gezilecek yerler listenizde iki aşığın hikayesini anlatan modern Ali ve Nino heykelleri, sahil hattındaki 7 kilometrelik Batum Bulvarı, panoramik dönme dolap, yeşilin tonlarıyla büyüleyen Batum Botanik Bahçesi yer almalı. Yılbaşından önce yurt dışı seyahatine çıkmak isteyenler için Batum uçak bileti fiyatları 1.790 TL’den başlıyor.</p>
<p>Eğer başkent Tiflis’i tercih edecekseniz de mutlaka görmeniz gereken yerler arasında Eski Tiflis ve 4. yüzyıla tarihlenen kalesiyle meşhur Kala bölgesi var. Sameba Katedrali, Rike Park, Özgürlük Meydanı ve Barış Köprüsü de Enuygun.com’un Tiflis’e dair diğer önerileri. </p>
<p>Sadece kimlik kartıyla gidilebilecek yurt dışı rotalarından Gürcistan’ı seçenler ülkedeyken haçapuri ile Gürcü mantısı hinkaliyi mutlaka tatmalı. </p>
<p><strong>Moldova</strong></p>
<p>Çipli kimlik kartıyla 90 güne kadar kalınabilecek Moldova’nın en popüler şehri Kişinev. Direkt uçuşlarla gidilebilecek Kişinev’de gezilecek yerlerin başında Moldova Ulusal Tarih Müzesi geliyor. 14. yüzyılda yaşamış Moldova Prensi Stephen The Great anısına yapılan heykelle bütünleşen Great Central Park, iki meydanı birleştiren uzun bulvar Stefan Cel Mare Bulvarı, Zafer Takı, Katedral Parkı ve Nativity Katedrali ise keşfetmeniz gereken diğer yerler. </p>
<p>Moldova’ya seyahat ederseniz tatmanız gereken lezzetler arasındaysa polenta, lezzetli tavuk yemeği racitura ve erişte çorbası zama bulunuyor. Cazibe noktaları, lezzetli yemekler ve farklı bir kültürün izleriyle dolu bir yolculuk için Moldova’ya uçak biletleri yılbaşına dek dönem için 2.130 TL’den başlıyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Azerbaycan</strong></p>
<p>Çipli T.C. kimlik kartı ile ziyaret edilebilen ülkelerden Azerbaycan’da vizesiz 90 güne kadar kalınabiliyor. Azerbaycan’ın en çok ziyaret edilen şehirleri Bakü ve Gence, ülke mutfağının lezzetli yemeklerinin sunulduğu restoranlarıyla, keyif veren parkları ve meydanlarıyla, müze, tiyatro salonu ve konser alanlarıyla sıkılmadan günlerce kalınabilecek yerler. Başkent Bakü’nün eski yerleşimi ‘İçeri Şehir’ UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Burada Şirvanşahlar Sarayı, Multan Kervansarayı ve Muhammad Camii gibi cazibe merkezlerini ziyaret edebilirsiniz. Öte yandan Hazar Denizi boyunca modern gökdelenlerin oluşturduğu silueti seyre dalabilirsiniz. Pek çok hava limanından direkt uçuşlarla Bakü’ye ulaşılabiliyor. Bakü uçak bileti alarak keyifli bir tatil için ilk adımı atabilirsiniz. Yılbaşına dek olan dönem için Bakü uçak bileti fiyatları 2.950 TL’den başlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının 30 güne kadar ziyaretlerinde çipli kimlik kartlarıyla giriş yapabildiği Kuzey Kıbrıs, yıl bitmeden keyif dolu bir tatil yapabilmek için ideal bir rota. Turizm ülkesi Kuzey Kıbrıs, sosyal hayatı, tarihi, kültürü ve yemekleriyle ziyaretçilerinin beğenisini kazanıyor. Hafta sonu tatillerinde olduğu kadar uzun süreli tatiller için de eşsiz bir rota olan Kıbrıs’ta tarihi bölge Bellapais’in yanı sıra Girne Kalesi ve Selimiye Camii görülebilir. Ülkedeki bir diğer popüler şehir Gazimağusa’da ise Karpaz Yarımadası’nın ucuna yolculuk yapabilir, Dipkarpaz’da günbatımının güzelliğine tanık olabilirsiniz. Türkiye’nin her yerinden direkt ya da aktarmalı uçuşlarla ortalama 1,5-2 saatte ulaşılabilen Kuzey Kıbrıs için biletinizi hemen alabilirsiniz. Yıl bitmeden Kıbrıs’a gitmek isterseniz uçak bileti fiyatları 900 TL’den başlıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-kimlik-kartiyla-yurt-disi-tatili-hayal-degil-424713">Sadece kimlik kartıyla yurt dışı tatili hayal değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soyer: &#8220;Sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli bir adım&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soyer-sadece-izmir-icin-degil-turkiye-icin-de-cok-onemli-bir-adim-423340</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 07:26:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423340</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Türkiye'nin ilk sürdürülebilirlik merkezini kurmak için açtığı ulusal mimari proje yarışmasında dereceye girenler ödüllendirildi. Başkan Soyer, merkezin iklim krizine karşı 2030'da sıfır karbon hedefinde önemli rol oynayacağını belirterek. “Bu merkezle birlikte iklim krizi ile mücadelede sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli bir adım atmış oluyoruz” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-sadece-izmir-icin-degil-turkiye-icin-de-cok-onemli-bir-adim-423340">Soyer: &#8220;Sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli bir adım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürdürülebilirlik Merkezi mimari proje yarışmasında kazananlar belli oldu</strong></p>
<p><strong>Soyer: “Sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli bir adım”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin Türkiye&#8217;nin ilk sürdürülebilirlik merkezini kurmak için açtığı ulusal mimari proje yarışmasında dereceye girenler ödüllendirildi. Başkan Soyer, merkezin iklim krizine karşı 2030&#8217;da sıfır karbon hedefinde önemli rol oynayacağını belirterek. “Bu merkezle birlikte iklim krizi ile mücadelede sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli bir adım atmış oluyoruz” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı 2030’da sıfır karbon hedefinde önemli rol oynayacak Sürdürülebilirlik Merkezi’ni kente kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bayraklı Turan Mahallesi’nde kurulacak, Türkiye’nin ilk, dünyanın sayılı merkezlerinden biri olacak İzmir Sürdürülebilirlik Merkezi (S-Hub) için açılan mimari proje yarışmasında dereceye girenler belli oldu. 56 projenin katıldığı yarışmada ikinci kademeye kalan 8 proje ödüllendirildi. Mimar Tuna Han Koç&#8217;un temsilcisi olduğu ekip yarışmanın birincilik ödülünü aldı. Ödüller Tarihi Bıçakçı Han&#8217;da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer&#8217;in ev sahipliğinde düzenlenen törenle verildi.</p>
<p><strong>“Çalışmaların her biri birbirinden kıymetli”</strong></p>
<p>Törende konuşan Başkan Soyer, hasta bir gezegende yaşadığımızı ve sürdürülebilirliğin geçmişle gelecek arasında adalet olduğunu belirterek, “Çok geniş bir tedavi metodu uygulanmak zorunda. Geçmişin bilgisinden, erdemlerinden, değerlerinden yola çıkarak bir gelecek inşası söz konusu olabilir. Doğanın sözünü dinlemeli, sesine kulak vermeliyiz. Sürdürülebilirlik Merkezi kurmak için yaklaşık 3 yıldır emek veriyor, üzerinde kafa yoruyoruz.  Ben bunun İzmir’de yaşayan herkes için rehberlik edecek, ilham alınacak boyutları olduğunu düşünüyorum. Biliyorum ki sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli atmış oluyoruz” dedi. Soyer, “Projesini yarışmayla belirlediğimiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binası yerine inşa edilecek anıt yapı ve Sürdürebilirlik Merkezi&#8217;ni nefes aldığımız, gücümüzün yettiği sürece mutlaka hayata geçireceğiz” ifadelerini de kullandı.</p>
<p><strong>Yarışma sonucuna göre ödül alan projeler ise şöyle:</strong></p>
<p><strong>1. Ödül</strong></p>
<p>Ekip temsilcisi mimar Tuna Han Koç, yüksek mimar Fatma Zeynep Altınbaşlı, danışmanlar makine mühendisi Mukadder Gültekin, yüksek inşaat mühendisi Ufuk Ayaz, elektrik mühendisi Ahmet Aksoy, yüksek peyzaj mimarı  Barış Ekmekçi, yardımcılar mimar Feyza Şakar, mimar Ece Işık.</p>
<p><strong>2.Ödül</strong></p>
<p>Ekip temsilcisi mimar Emre Şavural, yüksek mimar Fatih Yavuz,  yüksek mimar Mert Ayaroğlu, mimar Kaan Özdemir, mimar  Kutay Kaynak, yardımcılar mimar Bünyamin Demirel, mimar Sıla Kutlu, iç mimar Sümeyye Nur Kırımlı, mimarlık öğrencisi, Kaan Küllüoğlu, mimarlık öğrencisi Osman Yılmaz, danışmanlar peyzaj mimarları Cemil Hamdi Okumuş,  Paşa Kaya, Ezel Cebi Okumuş, Recai Toylan, inşaat mühendisi Ömür Özger, makine mühendisi Ömer Onur Yücel, elektrik mühendisi Nüvit Sani Karaibrahimoğlu.</p>
<p><strong>3.Ödül</strong></p>
<p>Ekip temsilcisi mimar Ramazan Avcı, mimarlar İrem Malgaş, Bengüsu Yeşiloğlu,  Gülay Karip, Hülya Demirkaya, peyzaj mimarı Elvan Ender, danışmanlar inşaat mühendisi Altan Çalıkyılmaz, elektrik mühendisi Kemal Güravşar, makine mühendisi  Melih Özöner, yardımcılar mimarlık öğrencileri Altuğ Tümer, Esra Ulukavak,  Refik Berk Çıngıloğlu.</p>
<p>Yarışmada birinci seçilen proje 700 bin, ikinci 600 bin, üçüncü ise 400 bin lira ödül aldı. Yarışmada ayrıca seçilen beş projeye 100’er bin liralık mansiyon ödülü verildi.</p>
<p><strong>Mansiyon ödülleri:</strong></p>
<ul>
<li>Birinci Mansiyon Ödülü: İnanç Eray (Mimar-Ekip Temsilcisi) Mustafa Adnan Öğüt (İnşaat Mühendisi) Orhan Murat Gürson (Makine Mühendisi) Özlem Dilda Yaman (Elektrik Mühendisi)</li>
<li>İkinci Mansiyon Ödülü: Ece Avcı (Mimar &#8211; İstanbul Teknik Üniversitesi Ekip Temsilcisi) Bahadır Kantarcı (Mimar &#8211; İstanbul Gedik Üniversitesi Yardımcılar Yunus Emre Görgüç Mimar &#8211; Dokuz Eylül Üniversitesi İpek Üstündağ Mimar &#8211; Kadir Has Üniversitesi Gün Rodoplu Mimar &#8211; Kadir Has Üniversitesi)</li>
<li>Üçüncü Mansiyon Ödülü: Ebru Yılmaz (Y. Mimar Ekip Temsilcisi) Seçkin Kutucu (Y. Mimar) Yonca Kutucu (Mimar)</li>
<li>Dördüncü Mansiyon Ödülü: Gülhis Duygun (Mimar- Ekip Temsilcisi) Neslihan Türkmenoğlu Bayraktar (Mimar) Ahmet Kıvanç Kutluca (Şehir ve Bölge Planlaması) Zeynep Örgev (Mimar)</li>
<li>Beşinci Mansiyon Ödülü: Bora Diken (Mimar -Ekip Temsilcisi) Onur Ertaş (Dr. İnşaat Mühendisi)</li>
</ul>
<p><strong>Jüride kimler yer aldı?</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ekolog Dr. Güven Eken, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Y.Çevre Mühendisi Şükran Nurlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Dairesi Başkanı Y.Mimar Vahyettin Akyol, Prof. Dr. Şehir Plancısı Koray Velibeyoğlu, Doç. Dr. Makine Mühendisi Nurdan Yıldırım, Şehir Plancısı &#8211; Yeşil Bina Uzmanı Murat Doğru’nun danışman jüri üyesi olarak yer aldığı yarışmanın asıl jüri üyeleri Mimar Nevzat Sayın (Jüri Başkanı),  Y. Mimar Bünyamin Derman, Prof. Dr. İnşaat Mühendisi Cemalettin Dönmez, Y. Mimar Aslıhan Demirtaş Cindoruk, Doç. Dr. Mimar Gülsu Ulukavak Harputlugil, Prof. Dr. Mimar Mehmet Bengü Uluengin ve Y. Mimar Özgür Güller’den oluştu. Yedek jüride ise; Prof. Dr. İnşaat Mühendisi Engin Aktaş, Doç. Dr. Mimar Neşe Ganiç Sağlam, Dr. Mimar Seda Erdem, Doç. Dr. Mimar Zeynep Durmuş Arsan yer aldı.</p>
<p><strong>Raportörler</strong></p>
<p>Raportörler Y. Mimar Proje Tasarım ve Geliştirme Şube Müdürü Ebru Kandilci Köran, Y. Mimar Duygu Aral ve Mimar Can Tunçok’un yardımcıları ise Ekonomist Zeynep Bilgili, Mimar Selen Aras Ergenç ile Büro Personeli Bülent Polat oldu.</p>
<p><strong>Hedef 2030&#8217;da sıfır karbon</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Enerji ve İklim Eylem Planı ve Yeşil Şehir Eylem Planı kapsamında hayata geçirilecek İzmir Sürdürülebilirlik Merkezi’nin sıfır karbon bir yapı olması ve yenilikçi çözümlerle tasarlanması hedeflendi. Kentin sürdürülebilirlik stratejilerinin, politika ve projelerinin üretileceği merkezden üniversiteler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve kentliler yararlanacak. Merkez, sıfır emisyonlu çevreye geçişi hızlandırmada,  sürdürülebilirlik alanında kentsel çözüm uygulamalarını tanıtma ve yaygınlaştırmada etkin rol oynayacak.</p>
<p>İklim krizine karşı 2030’da sıfır karbon hedefiyle projelerini hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, WWF tarafından düzenlenen uluslararası Tek Dünya Kentleri Yarışması’nda (One Planet City Challenge-OPCC) Türkiye şampiyonu olmuştu. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in iklim kriziyle mücadele vizyonu doğrultusunda İzmir, Avrupa Birliği’nden İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’na seçilmişti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyer-sadece-izmir-icin-degil-turkiye-icin-de-cok-onemli-bir-adim-423340">Soyer: &#8220;Sadece İzmir için değil Türkiye için de çok önemli bir adım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marvel Studios imzalı &#8216;What If…?&#8217;, 22 Aralık&#8217;tan itibaren sadece Disney+&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/marvel-studios-imzali-what-if-22-araliktan-itibaren-sadece-disney-ta-422831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 21:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aralıktan]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[marvel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[studios]]></category>
		<category><![CDATA[what]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422831</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marvel Sinematik Evreni’nin ilk animasyonu olma özelliğini taşıyan ‘What If…?’in 2. sezonundan ilk fragman yayınlandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/marvel-studios-imzali-what-if-22-araliktan-itibaren-sadece-disney-ta-422831">Marvel Studios imzalı &#8216;What If…?&#8217;, 22 Aralık&#8217;tan itibaren sadece Disney+&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Marvel Sinematik Evreni’nin ilk animasyonu olma özelliğini taşıyan ‘What If…?’in 2. sezonundan ilk fragman yayınlandı. 22 Aralık’tan itibaren sadece Disney+’ta seyredilebilecek dizide izleyicileri Gözcü (The Watcher) başta olmak üzere bu evrenin en çok konuşulan karakterleri karşılayacak. </strong></p>
<p>Marvel Studios imzalı ‘What If…?’, ikinci sezonuyla geri dönüyor. Marvel Sinematik Evreni’nin ilk animasyon dizisi unvanına sahip yapımın yeni sezonunda Gözcü (The Watcher), Nebula, Hela ve Happy Hogan gibi hayranların en sevdikleri karakterler izleyicilerle buluşacak. </p>
<p><strong>22 Aralık</strong>’tan itibaren sadece <strong>Disney+</strong>’ta seyredilebilecek dizinin yapımcılarından <strong>Bryan Andrews</strong>, aynı zamanda bölümleri yönetirken, diğer yapımcı <strong>AC Bradley </strong>ise baş yazar olarak diziye imzasını atıyor. </p>
<p>San Diego’da gerçekleşen Comic-Con’da 3. sezon onayı aldığının müjdesi verilen <strong>‘What If…?’</strong>in 2. sezon bölümleri <strong>22 Aralık</strong>’tan itibaren art arda 9 gün boyunca platformdaki yerini alacak. </p>
<p> </p>
<p><strong>DISNEY+ HAKKINDA</strong></p>
<p>Disney+; Disney, Pixar, Marvel, Star Wars ve National Geographic içeriklerinin yanı sıra, dünyaca ünlü “The Simpsons” ve herkese hitap eden daha birçok dizi, film ve orijinal içeriğin yer aldığı dijital yayın platformudur. The Walt Disney Company’nin amiral gemisi olarak tüketiciye doğrudan yayın servisi sağlayan platform; filmler, belgeseller, diziler, animasyonlar, kısa içerikler ve sürekli büyüyen bir orijinal içerik kataloğu sunmaktadır. Disney’in sahibi olduğu benzersiz film ve dizi arşivine erişim sunan Disney+, aynı zamanda The Walt Disney Studios’un en yeni yapımlarının yer aldığı tek platformdur. Ayrıca 20th Century Studios, Disney Television Studios, FX, Searchlight Pictures ve daha birçok öne çıkan stüdyonun yapımları sadece Disney+’ta yer alır. Daha fazlası için disneyplus.com’u ziyaret edebilir veya mobil ve TV cihazlarından Disney+ uygulamasına erişebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/marvel-studios-imzali-what-if-22-araliktan-itibaren-sadece-disney-ta-422831">Marvel Studios imzalı &#8216;What If…?&#8217;, 22 Aralık&#8217;tan itibaren sadece Disney+&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şahsiyet II. Fasıl İlk 2 Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN&#8217;de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahsiyet-ii-fasil-ilk-2-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-422009</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 13:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bölümüyle]]></category>
		<category><![CDATA[fasıl]]></category>
		<category><![CDATA[gainde]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güçlü senaryosu ve dev oyuncu kadrosuyla hafızalara kazınan, Türk dizi tarihine adını altın harflerle yazdıran Şahsiyet, beş yıl aradan sonra II. Fasıl’ıyla geri döndü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahsiyet-ii-fasil-ilk-2-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-422009">Şahsiyet II. Fasıl İlk 2 Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güçlü senaryosu ve dev oyuncu kadrosuyla hafızalara kazınan, Türk dizi tarihine adını altın harflerle yazdıran Şahsiyet, beş yıl aradan sonra II. Fasıl’ıyla geri döndü. Başrolünde Emmy Ödüllü Haluk Bilginer ile Erdal Özyağcılar’ın yer aldığı Şahsiyet II. Fasıl ilk 2 bölümüyle şimdi GAİN’de. </strong></p>
<p>Onur Saylak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu, senaryosunu usta yazar Hakan Günday’ın kaleme aldığı Ay Yapım imzalı Şahsiyet, 47. Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Haluk Bilginer’e En İyi Erkek Oyuncu Performansı ödülünü getirmiş, başarısıyla adını tüm dünyaya duyurmuştu. </p>
<p>Hollywood’da prömiyeri gerçekleştirilen ilk yerli yapım olma özelliğini taşıyan ve geçtiğimiz günlerde Türkiye’de yine bir ilke imza atılarak, Uniq İstanbul Expo’da sanatsal deneyim tasarımı kurgusunda yapılan görkemli galasıyla çok konuşulan Şahsiyet II. Fasıl’ın ilk 2 bölümü bugün itibarıyla GAİN’de yayında.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bu sezon daha da genişleyen kadroya birbirinden sürpriz isimler katıldı!</strong></p>
<p>Şahsiyet II. Fasıl’da genişleyen oyuncu kadrosunda usta oyuncular Haluk Bilginer ve Erdal Özyağcılar’ın yanı sıra Cansu Dere, Şebnem Bozoklu, İlker Aksum, Nergis Öztürk, Recep Usta, Eda Şölenci, Necip Memili, Şehsuvar Aktaş, Nihal Koldaş, Ayşen İnci, Burhan Öçal, Ömer Duran, Erkan Taşdöğen, Feridun Koç, Okan Selvi ve Salih Usta gibi başarılı isimler yer alıyor. Ayrıca Deniz Gökçer, Füsun Erbulak, Nurseli İdiz ve İzzet Günay gibi duayen isimler de uzun bir aranın ardından Şahsiyet II. Fasıl’da izleyiciyle buluşuyor.<br />  </p>
<p><strong>Şahsi bir meselenin orta yerinde şahsiyetini arayan bir Agâh Beyoğlu…</strong></p>
<p>İzleyicileri ekran başına kilitleyen Agâh Beyoğlu’nun sürükleyici hikâyesi, bu sezon daha da heyecanlı ve “şahsi” bir hal alıyor. İlk sezonda Alzheimer teşhisi konan ve “unutma”yı hesaplaşma için adeta bir fırsata çeviren emekli adliye kâtibi Agâh Beyoğlu, yeni sezonda kendisini bireysel bir hesaplaşmanın orta yerinde şahsiyetinin peşine düşmüş buluyor. </p>
<p>İntikamın gölgesinde, insan doğasının karmaşıklığı ve hafıza üzerinden adalet arayışının masaya yatırıldığı yeni sezon ilk 2 bölümüyle şimdi ve sadece GAİN’de!</p>
<p> </p>
<p><strong>GAİN’den Şahsiyet’e özel kampanya!</strong></p>
<p>GAİN, Şahsiyet’in yayına girdiği gün özel bir abonelik kampanyası duyurdu. Bu kapsamda; halihazırda aktif aboneliği bulunmayanlar, 13 Kasım günü içerisinde gain.tv adresinden Premium abonelik başlattıklarında GAİN’deki tüm içerikleri 3 gün boyunca ücretsiz şekilde izleyebilecekler.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahsiyet-ii-fasil-ilk-2-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-422009">Şahsiyet II. Fasıl İlk 2 Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Koç, &#8220;Türkiye Olarak Dijital Teknolojiyi Sadece Tüketen Değil Üreten Olacağız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-koc-turkiye-olarak-dijital-teknolojiyi-sadece-tuketen-degil-ureten-olacagiz-416228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Oct 2023 13:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[olacağız]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiyi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketen]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üreten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi, 2023-2024 akademik yılına, gerçekleştirilen açılış töreni ile “Merhaba” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-koc-turkiye-olarak-dijital-teknolojiyi-sadece-tuketen-degil-ureten-olacagiz-416228">Dr. Koç, &#8220;Türkiye Olarak Dijital Teknolojiyi Sadece Tüketen Değil Üreten Olacağız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi, 2023-2024 akademik yılına, gerçekleştirilen açılış töreni ile “Merhaba” dedi. EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirilen açılış törenine, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, il protokolü, senato üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Akademik yılın açılış dersini Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç verdi.</p>
<p>Tören öncesine Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na Rektör Prof. Dr. Necdet Budak ve Ege Üniversitesi senato üyeleri tarafından çelenk sunuldu. Burada bir konuşma gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Cumhuriyetimizin 100. Yılında tarihi zaferlerle dolu bir milletin asil evlatları olarak bizler Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkarak vatani sorumluluklarının bilincinde nesiller yetiştiriyoruz. 68 yıllık köklü geçmişi, nitelikli akademik kadrosu, güçlü bilimsel çalışmaları, seçkin öğrenci ve mezunlarıyla ülkemizin geleceğine değer katan Üniversitemizde; Cumhuriyetin 100. Yılını Tam akredite, Öğrenci Odaklı, Araştırma Üniversitesi olma gururuyla kutlamanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.  2023-2024 eğitim-öğretim yılının ülkemiz ve üniversitemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>MÖTBE Kültür Salonunda gerçekleştirilen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Ege Üniversitesi tanıtım filminin gösterimi ile başladı.  Akademik yılın ilk dersini veren Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Bugün sizlerle birlikte olmamıza vesile olan Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a teşekkür ediyorum. Geleceği idare edebilmek, onu yönetebilen, kökleri geçmişten gelen, dalları geleceğe uzanan idealist bir nesilden geçiyor. Ülkemizin bu idealist nesle sahip olduğunu da TEKNOFEST kuşağında hep beraber gördük. Yaklaşık bir ay önce toplam 1.1 milyon ziyaretçi İzmir’de TEKNOFEST’e katıldı. Türkiye’nin geleceğe dokunan neslinin TEKNOFEST’e olan ilgisini ve kendilerini geliştirmeyi öğrendiklerini hep birlikte gördük” dedi.</p>
<p>Gençlere seslenen Dr. Koç, “Değerli gençler, bilgi, insanoğlunun varoluşundan bu yana çok büyük bir güç unsuru. Bilginin sağladığı bu güce, günümüzde dijital teknolojileri üreterek ulaşabiliriz. Örneğin yapay zekâ, kuantum, blokzincir, bulut bilişim, 5G gibi yenilikçi teknolojileri üretenler, bu teknolojileri sadece kullananlardan üstün olacaklar. Bu teknolojileri tüketenler değil, üretenler geleceğe yön verecek. Biz de Türkiye olarak tüketen değil üreten olacağız. Dijital dünyada geçirdiğimiz süreler katlanarak artıyor.Alışageldiğimiz her şey dijital evrene taşınıyor. Yenilikçi teknolojilere, nesnelerin internetine verilebilecek örneklerden belki de en güzeli ise Türkiye’nin Otomobili TOGG. TOGG, etrafındaki nesnelerle konuşabilen, içerisinde bize ait teknolojilerin yer aldığı bir sistem olarak geliştiriliyor. Yani bir araba değil akıllı bir cihaz görevi görüyor” dedi.</p>
<p><b>“Tüm kaynaklar tek bir cihaza sığıyor”</b></p>
<p>Yapay zekanın gelişiminden söz eden Dr. Ali Taha Koç, “Yapay zekânın günümüzde yapabildikleri bambaşka boyutlara ulaşmış durumda. Yapay zekâ artık makaleler yazabiliyor, ödevler yapabiliyor, resim çizebiliyor ve daha birçok işimizi kolaylaştırabiliyor.Dijitalleşme, tüm kaynakları tek bir cihaza sığdırmamızı sağladı. Birçok kaynağa kolay ulaşabilen, bu teknolojileri iyi bilen gençlerimiz ise sadece bir alanda değil birden fazla alanda uzmanlaşabiliyorlar. Özellikle yabancı dil öğrenme, yazılım dilleri öğrenme gibi konularda çok daha hızlı öğrenme sağlanabiliyor. Yenilikçi teknolojilerin ve dijitalleşmenin hızlanmasıyla eğitim kurumlarımız nerede olursa olsunlar öğrencilerimize ulaşabiliyor” dedi.</p>
<p><b>“Ara eleman değil aranan eleman olacaklar”</b></p>
<p>Türkiye’de açılan 4 Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulundan birinin de Ege Üniversitesinde açıldığını vurgulayan Dr. Koç, “Yükseköğretimde siber güvenlik programlarının oluşturulması ve yaygınlaştırılması amacıyla Yükseköğretim Kurulu ile birlikte 4 üniversitemizde Siber Güvenlik Meslek Yüksekokullarını açtık. Bu okullar siber güvenlik kapasitemizin geliştirilmesinde öncülük ederek, ulusal siber güvenliği sağlayacak. Buradan yetişen elemanlar ara eleman değil aranan elaman olacak. Başta siber güvenlik alanında olmak üzere birçok alanda geleceğin meslekleri ortaya çıkacak” diye konuştu.</p>
<p>Cumhuriyetin 100. Yılını kutlamaya çok az bir zaman kaldığını ifade eden Dr. Koç, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına girerken önümüzde çok büyük bir hedef yer almakta.İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde koymuş olduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonunu her alanda gerçekleştireceğiz. Her alanda baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı, teknolojilinin soluksuz bir şekilde ilerlediği çağımızda bu vizyonun hayata geçirilebilmesi için de kamu, özel sektör, akademi dünyamız olmak üzere hepimizin çok çalışması gerekmekte. Bu vizyonun hayata geçebilmesi için de kuşkusuz en çok siz değerli akademisyenlerimize güveniyoruz. Çünkü Türkiye Yüzyılını hayata geçirecek ve yaşatacak olan gençlerimiz sizlerin elinde yetişecekler. Sizlerin elinde yetişen gençlerimiz Türkiye Yüzyılını Dijitalin Yüzyılı, Yenilikçi Teknolojilerin Yüzyılı yapacaklar. 2023-2024akademik yılının başta akademisyenlerimize ve öğrencilerimize olmak üzere tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Konuşmasında öğrencilere seslenen İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban,  “Ne mutlu ki, hocalarımız öğrencileriyle, gençlerimiz de hem arkadaşlarıyla hem de kampüsleriyle buluştular. İnsan hayatının en keyifli olduğu, her şeyden sınırsız keyif aldığı dönem, üniversitedeki öğrencilik hayatıdır. Sizlerin bu dönemi yaşanan doğal afetler ve pandemi ile geçirmiş olmanız maalesef bir kayıp. Bu nedenle, burada olacağınız her yılı dolu dolu değerlendirin. Öğrencilik dönemi  kendinizi donanımlı olarak yetiştirmek için hem de  kendinizi birçok alanda geliştirmek için çaba gösterdiğiniz bir dönem. Kendinizi birçok alanda donanımlı hale getirin ve eğitim-öğretim dönemini arkadaşlarınızla, hocalarınızla ve şehrin güzellikleriyle dolu dolu geçirmeye çalışın. Çünkü bu kadar güzel kampüs ortamları, deneyimli, pırı pırıl akademisyenler sizleri geleceğe hazırlamak için var” dedi.</p>
<p><b>“Sizlerden beklentimiz çok yüksek”</b></p>
<p>Öğrencilere ve akademisyenlere büyük görevler düştüğünü söyleyen Vali  Dr.  Elban, “Bizim sizlerden beklentimiz çok yüksek. Çünkü günümüz dünyasındaki yarış, kaliteli ve akademik donanıma sahip bireylerle olacak. Dolayısıyla, dijitalleşmenin baş döndürücü bir hızla geliştiği bu dönemde sizlerin başta dijital alan olmak üzere her alanda çok iyi yetişmiş olmanız, Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda, muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilmemiz için çok iyi yetişmeniz gerekiyor. Bu anlamda, sizlerden beklentilerimiz çok yüksek, üniversite yaşamınızı dolu dolu geçirirken aynı zamanda bu büyük sorumluluğun bilincinde olmanızı da bekliyoruz. Sizlere başarılar dilerken, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Gazze’de bir insanlık dramı yaşanıyor”</b></p>
<p>Konuşmasına Gazze’de yaşanan vahim katliamdan duyduğu üzüntüyü dile getirerek başlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Gazze’de insanlık dramı yaşanmaktadır. Gazze’deki masumların hiçbir ayrım gözetilmeden sürekli bombardımana maruz bırakılarak katledilmelerini asla kabul etmiyorum. İsrail’in acımasız, insanlıktan nasibini almamış bu vahşiliğini şiddetle tekrar tekrar kınıyorum. Hayatını kaybeden tüm Filistinli kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” dedi.</p>
<p>Ege Üniversitesi ailesinin bir mensubu olmaktan onur duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Budak, “41 yıllık Ege Üniversiteli olarak hem öğrencilik yıllarımı geçirdiğim hem de bir akademisyen olarak mesleğimi icra ettiğim bu köklü kuruma son 6 yıldır gururla rektör olarak hizmet vermekteyim. Görevi devraldığımız günden beri azim ve kararlılıkla Ege Üniversiteli olma bilinciyle ülkemiz ve üniversitemiz için çalışıyoruz. Son 6 yılda çağın gereksinimlerine uygun akademik çeşitliliği ve güçlü teknolojik altyapısı ile dev bir bilim üssü haline gelerek öncü uygulamaları ile köklü tarihine yaraşır yeni başarı hikâyeleri yazdık. Ne mutlu ki bugün Cumhuriyetimizin 100. Yılını; Kurumsal Tam Akredite, Öğrenci Odaklı, Araştırma Üniversitesi hüviyetine sahip Türk yükseköğretim sistemimize örnek, öncü bir üniversite olmanın haklı gururuyla; başımız dik bir şekilde kutluyoruz. Bu yıl bizi en fazla gururlandıran gelişme ise; 2023-2024 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni&#8217;nde, Ege Üniversitesi olarak; eğitim-öğretim ve araştırma çalışmalarında bilime ve ülkemizin kalkınmasına katkılarımız nedeniyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın elinden ‘2023 YÖK Üstün Başarı Ödülü’nü almak oldu” dedi.</p>
<p><b>“Üniversitemizi uluslararası arenada dünya markası haline getireceğiz”</b></p>
<p>Ege Üniversitesi olarak yeni nesilleri en iyi şekilde yetiştirmeyi hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Budak, “Ege Üniversitesi olarak; aydınlık geleceğin inşasında başrol üstlenecek gençleri ülkemize kazandırıyor olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye Yüzyılını Akademinin Yüzyılı yapmak, geleceğe daha güçlü bir Türkiye miras bırakmak için büyük bir azimle çalışmaya devam ediyoruz.  Ülkesinin hedef ve ideallerine katkı sağlamayı esas almış köklü bilim yuvamızın, nihai hedeflerine ulaşmak için yüksek inançla yılmadan çalışan ve üreten Ege Üniversitesi Ailesine huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı sunuyorum, Önümüzdeki dönem ortak başarılarımıza yenilerini eklemek ve üniversitemizi küresel çapta tanınır kılmak için aynı inançla hep birlikte çalışarak köklü geçmişimizin mirasıyla bilim çağında aydınlık geleceğimizi inşa edeceğiz. Dijitalleşme ve bilim diplomasisi yürüterek uluslararasılaşmada yükseköğretim kurumlarına örnek teşkil eden çalışmaları hayata geçireceğiz. Nihai amacımız Ege Üniversitesini uluslararası arenada bilinen bir dünya markası haline getirmektir” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Budak, “Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘En Büyük Eserim’ dediği Türkiye Cumhuriyeti’ni Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla azim ve kararlılıkla çalışarak üniversitemizi ve ülkemizi geleceğe daha güçlü, daha müreffeh bir şekilde hazırlayacağız. Üniversitemizin hedeflerine kararlılıkla ilerlemesinde bizlere her türlü desteği veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan başta olmak üzere, YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a, Bakanlarımıza,  İzmir Valimize, Milletvekillerimize, ilimizin değerli bürokratlarına, tüm kamu kurum ve kuruluşu temsilcilerine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p>Öğrenciler adına konuşma gerçekleştiren Ege Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Kadir Gülhan, “Cumhuriyetimizin 100. yılında milli değerlerine bağlı ülkesi ve milleti için çalışıp üreten bireyler olmak için var gücümüzle çalışacağız. Öğrenci odaklı yönetim anlayışı ve üniversitemize kazandırdığı öğrenci odaklı uygulamalarıyla huzurlu ve güvenli bir aile ortamını bizlere sunan ve baba şefkatini bizlerden asla esirgemeyen Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>Başarılı öğrenci ve akademisyenlere belgeleri takdim edildi</b></p>
<p>Konuşmaların ardından Ege Üniversitesine dereceyle giren öğrenciler; Mete Karakoyunlu, Gülşen Buğ ve Karya Yağmur Kaç’a belgeleri takdim edildi. Ayrıca çeşitli alanlarda “Yılın Akademisyeni” ödülünü almaya hak kazanan; Prof. Dr. Filiz İçier, Prof. Dr. Fatma Yurt Onaran, Prof. Dr. Tahsin Oğuz Başokçu, Doç. Dr. Çığır Biray Avcı, Doç. Dr. Özlem Barut Selver, Doç. Dr. Pelin Önder Erol, Doç. Dr. Nedim Özdemir, Doç. Dr. Burcu Türkcan ve Öğr. Gör. Dr. Özgün Işık’a ödülleri Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından takdim edildi.  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-koc-turkiye-olarak-dijital-teknolojiyi-sadece-tuketen-degil-ureten-olacagiz-416228">Dr. Koç, &#8220;Türkiye Olarak Dijital Teknolojiyi Sadece Tüketen Değil Üreten Olacağız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UFC&#8217;de &#8220;Yılın Dövüş Gecesi&#8221; Türkiye&#8217;de Sadece S Sport Plus&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ufcde-yilin-dovus-gecesi-turkiyede-sadece-s-sport-plusta-415802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 12:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[dövüş]]></category>
		<category><![CDATA[gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[plusta]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sport]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[ufcde]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415802</guid>

					<description><![CDATA[<p>S Sport Plus dövüş sporları tutkunlarının heyecanla beklediği dövüş gecesini canlı yayınla ekranlara getiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ufcde-yilin-dovus-gecesi-turkiyede-sadece-s-sport-plusta-415802">UFC&#8217;de &#8220;Yılın Dövüş Gecesi&#8221; Türkiye&#8217;de Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>S Sport Plus dövüş sporları tutkunlarının heyecanla beklediği dövüş gecesini canlı yayınla ekranlara getiriyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nde Abu Dhabi’deki Ettihad Arena’da gerçekleştirilecek olan organizasyonda Makhachev, Volkanovski, Chimaev, Kamaru Usman gibi dövüş dünyasının önemli isimleri çekişmeli mücadeleleriyle heyecanı doruğa çıkartacak.</p>
<p> </p>
<p>21 Ekim Cumartesi akşamı TSİ 21:00’de başlayacak dövüş kartının ana maçında; UFC Hafif Sıklet kemeri için Dağıstanlı şampiyon Islam Makhachev, kemerini UFC tüy sıklet kemerini hala elinde bulunduran Alexander Volkanovski karşısında korumaya çalışacak. İki sporcu bu sene şubat ayında karşılaşmış, soluksuz izlenen beş raundun sonunda galibiyeti Makhachev almıştı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Khabib de Abu Dhabi’de</strong></p>
<p>Türkiye’de geniş bir hayran kitlesine sahip olan Islam Makhachev’in köşesinde yine bir başka UFC efsanesi, Dağıstanlı dövüşçü Khabib Nurmagomedov da yer alacak.</p>
<p> </p>
<p>Gecenin diğer önemli isimlerinden olan ve UFC’nin son yıllardaki dikkat çeken ismi Dağıstan asıllı İsveçli dövüşçü Khamzat Chimaev hafif orta sıkletin eski şampiyonu Kamaru Usman ile mücadele edecek. </p>
<p> </p>
<p>Kafeste çıktığı 12 mücadelenin tamamını kazanan aynı zamanda 11 mücadelede rakiplerini nakavt eden Khamzat Chimaev, dövüş sporlarında son dönemin en ses getiren isimlerinden biri oluyor. Son derece agresif bir dövüş tarzına sahip olan Chimaev’in “Nijeryalı Kabus” Kamaru Usman karşısında alacağı sonuç spor severler tarafında merakla bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Geceye Özel Kampanya</strong></p>
<p>MMA severler, UFC294 kampanya koduyla, ssportplus.com üzerinden üyeliklerini başlatarak, bu süper geceyi İlk Ay Sadece 39.99’a S Sport Plus’tan izleyebilecekler.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ufcde-yilin-dovus-gecesi-turkiyede-sadece-s-sport-plusta-415802">UFC&#8217;de &#8220;Yılın Dövüş Gecesi&#8221; Türkiye&#8217;de Sadece S Sport Plus&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Kitap Günleri Sadece Konya&#8217;da Değil, Bölgede Takip Edilen Bir Etkinliğe Dönüştü&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-kitap-gunleri-sadece-konyada-degil-bolgede-takip-edilen-bir-etkinlige-donustu-412995</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 21:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bölgede]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştü]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliğe]]></category>
		<category><![CDATA[günleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[konyada]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Konya Kitap Günleri ile Konya’da adeta kitap bayramı coşkusu yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-kitap-gunleri-sadece-konyada-degil-bolgede-takip-edilen-bir-etkinlige-donustu-412995">Başkan Altay: &#8220;Kitap Günleri Sadece Konya&#8217;da Değil, Bölgede Takip Edilen Bir Etkinliğe Dönüştü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Konya Kitap Günleri ile Konya’da adeta kitap bayramı coşkusu yaşanıyor. Selçuklu Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla başlayan 10. Konya Kitap Günleri’nde kitapseverler yazarlarla ve çok sayıda kültürel faaliyetle buluşuyor. Konya Kitap Günleri’nde kitapseverlerle ve yazarlarla bir araya gelen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Kitap Günleri’nin artık sadece Konya’da değil, bölgede de takip edilen önemli bir etkinlik haline dönüştüğünü söyledi. Başkan Altay, “Özellikle çocuklarınızın elinden tutup geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Bu yaşta onlar kitapla buluşacak ki geleceğin Türkiye’sini inşa edecekler. Biz buna inanıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye Yüzyılı onların emekleriyle çok daha güçlü olacak” dedi. 10. Konya Kitap Günleri, 112 yazar ve 126 yayınevini katılımıyla 15 Ekim Pazar akşamına kadar devam edecek.</strong></p>
<p>Anadolu’nun en büyük kitap etkinliği olan “Konya Kitap Günleri”nin 10’uncusu birbirinden değerli yazarları okurlarıyla buluşturuyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla başlayan “Konya Kitap Günleri”ni ziyaret ederek kitapseverlerle ve yazarlarla bir araya geldi. Yazar Saliha Erdim’in söyleşine katılarak salonu dolduran vatandaşlara hitap eden Başkan Altay, etkinliğin her yıl olduğu gibi bu yıl da coşkuyla devam ettiğini ifade etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>“KONYA OKUYAN BİR ŞEHİR”</strong></p>
<p>Her yaştan kitapseveri etkinlikte ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Başkan Altay, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“10. Kitap Günlerimiz 15 Ekim Pazar günü akşama kadar devam edecek. 112 yazar, 126 yayıneviyle birlikte kapılarımızı açtık. Konyalılar her zaman olduğu gibi yine çok yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle söyleşilerin doluluğu, yazarlarımızın imzalarındaki sıralar ne kadar doğru bir iş yaptığımızın göstergesi. Konya okuyan bir şehir. Kitap Günleri de bunu taçlandıran bir etkinlik olarak her yıl kesintisiz şekilde devam ediyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“HER YIL BU SALONLAR DİĞER ŞEHİRLERİ İMRENDİRECEK KADAR YOĞUN BİR ŞEKİLDE DOLUYOR”</strong></p>
<p>Selçuklu Kongre Merkezi’nde kapasite kapsamında Anadolu’nun en büyük kitap etkinliğini gerçekleştirdiklerini anımsatan Başkan Altay, “15 Ekim akşamına kadar tüm kitapseverleri buradaki Kitap Günleri’ne davet ediyorum. Burada sadece kitap değil, onlar için adeta bir kültür şöleni hazırladık. Geldiklerinde her yaştan insanımızı çeşitli etkinliklerle karşılamış olacağız” diye konuştu.</p>
<p>Başkan Altay, Konya’nın 5 üniversitesi, 500 bine yakın ortaöğretim öğrencisiyle her zaman genç kalan ve okuyan bir şehir olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:</p>
<p>“Bunun göstergesi de yapmış olduğumuz Kitap Günleri’miz. Her yıl büyüyerek devam ediyor. Aslında sadece kitabın değil, kültürün de çok önemli bir etkinliğini birlikte icra ediyoruz. Bu işleri yaparken en büyük destekçimiz sizlersiniz. Her yıl bu salonlar diğer şehirleri imrendirecek kadar yoğun bir şekilde doluyor. Çok diri bir kalabalık var. Ben hepinize tüm Konyalılar adına teşekkür ediyorum. İnşallah okuyan bir şehir olan Konya’mızda sizleri kitapla buluşturmak için çalışmaya devam edeceğiz. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Özellikle söyleşi için gelen yazarlarımıza, yayınevlerimize teşekkür ediyorum. Konya Kitap Günleri artık sadece Konya’da değil bölgede de takip edilen bir etkinlik haline dönüştü. İnşallah gelecek yıldan itibaren daha farklı programlarla, etkinliklerle sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz. Özellikle çocuklarınızın elinden tutup geldiğiniz için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu yaşta onlar kitapla buluşacak ki geleceğin Türkiye’sini inşa edecekler. Biz buna inanıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye Yüzyılı onların emekleriyle çok daha güçlü olacak. Tüm kitapseverleri etkinliğimize katılmaya davet ediyorum.”</p>
<p> </p>
<p><strong>KİTAPSEVERLER ETKİNLİKLERDEN MEMNUN</strong></p>
<p>Konya Kitap Günleri’ne katılan kitapseverler de etkinliklerin çok faydalı geçtiğini ifade etti. Gençlerin bu tür faydalı ortamlarda daha çok bulunması gerektiğine dikkati çeken kitapseverler, etkinlikler dolayısıyla Konya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>
<p>Konya Kitap Günleri’nin dördüncü gününde yazarlar; Pelin Çift, Tufan Gündüz, Senai Demirci, Hüseyin Kocabıyık, Muammer Ulutürk, Alaaddin Aköz, Abdil Mert, Mine Sota, Can Kemal Özer, Süleyman Ragıp Yazıcılar, Şermin Yaşar kitapseverlerle buluşuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>15 EKİM’E KADAR DEVAM EDECEK</strong></p>
<p>Konya’da adeta kitap bayramı bayram coşkusu yaşatan, Anadolu’nun en büyük kitap etkinliği olan Konya Kitap Günleri, 15 Ekim’e kadar Selçuklu Kongre Merkezi&#8217;nde 10.00 &#8211; 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-kitap-gunleri-sadece-konyada-degil-bolgede-takip-edilen-bir-etkinlige-donustu-412995">Başkan Altay: &#8220;Kitap Günleri Sadece Konya&#8217;da Değil, Bölgede Takip Edilen Bir Etkinliğe Dönüştü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Wiko T60 Lansmana Özel Fırsatlarla İlk Kez ve Sadece Hepsiburada&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/wiko-t60-lansmana-ozel-firsatlarla-ilk-kez-ve-sadece-hepsiburadada-411178</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Oct 2023 14:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatlarla]]></category>
		<category><![CDATA[hepsiburadada]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[lansmana]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[t60]]></category>
		<category><![CDATA[wiko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411178</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepsiburada, teknolojide sunduğu fırsatlara bir yenisini daha ekliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/wiko-t60-lansmana-ozel-firsatlarla-ilk-kez-ve-sadece-hepsiburadada-411178">Wiko T60 Lansmana Özel Fırsatlarla İlk Kez ve Sadece Hepsiburada&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepsiburada, teknolojide sunduğu fırsatlara bir yenisini daha ekliyor. Akıllı telefon pazarına hızlı bir giriş yapan Wiko T60, “ilk kez ve sadece” Hepsiburada’da teknoloji severlerin beğenisine sunuluyor. 48MP üçlü kamerası 8GB+256GB depolama alanıyla kullanıcılara eşsiz bir deneyim vadeden Wiko T60, lansmana özel Hepsiburada limitiyle peşin fiyatına 9 taksitle satın alınabiliyor. </p>
<p>Kamera özellikleriyle büyüleyici bir görüntülemeye sahip Wiko T60, her anın ayrıntıları paylaşmak isteyenler için ideal çözümler sunarken, doğanın güzelliğini ve küçük nesneleri her detayına kadar yakalamak, benzersiz sanatsal çekimler yapmak Wiko T60’ın makro lensiyle kolaylaşıyor.</p>
<p>Pil endişesine son verecek uzun ömürlü 5200mAh pile sahip Wiko T60, sadece tek bir şarjla sevilen aktivitelerin keyfinin çıkarılmasını sağlıyor. </p>
<p>Wiko T60, sadece teknik özellikleriyle değil, aynı zamanda şık tasarımıyla dikkat çekiyor. Siyah, mavi ve mor renk seçenekleriyle sunulan Wiko T60, lansmana özel avantajlarla ilk kez ve sadece Hepsiburada’dan satın alınabiliyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/wiko-t60-lansmana-ozel-firsatlarla-ilk-kez-ve-sadece-hepsiburadada-411178">Wiko T60 Lansmana Özel Fırsatlarla İlk Kez ve Sadece Hepsiburada&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sofia Vergara&#8217;nın Griselda Blanco&#8217;yu canlandırdığı Griselda 25 Ocak&#8217;ta sadece Netflix&#8217;te</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sofia-vergaranin-griselda-blancoyu-canlandirdigi-griselda-25-ocakta-sadece-netflixte-407420</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 09:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[blancoyu]]></category>
		<category><![CDATA[canlandırdığı]]></category>
		<category><![CDATA[griselda]]></category>
		<category><![CDATA[netflixte]]></category>
		<category><![CDATA[ocakta]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sofia]]></category>
		<category><![CDATA[vergaranın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sofia Vergara’nın aynı zamanda baş yapımcılığını üstlendiği Griselda ile tek başına bir kadın olarak güce kavuşabilmek için bitmek bilmeyen bir hırsın peşine takılmaya hazır olun!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sofia-vergaranin-griselda-blancoyu-canlandirdigi-griselda-25-ocakta-sadece-netflixte-407420">Sofia Vergara&#8217;nın Griselda Blanco&#8217;yu canlandırdığı Griselda 25 Ocak&#8217;ta sadece Netflix&#8217;te</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sofia Vergara’nın aynı zamanda baş yapımcılığını üstlendiği Griselda ile tek başına bir kadın olarak güce kavuşabilmek için bitmek bilmeyen bir hırsın peşine takılmaya hazır olun! Griselda Blanco’nun gerçek hayat öyküsünden esinlenen altı bölümlük mini dizi, Blanco’nun kurduğu işi ayakta tutabilmek adına verdiği mücadeleye odaklanıyor.</p>
<p>Narcos’un yaratıcıları Eric Newman, Doug Miro, Ingrid Escajeda ve Carlo Bernard’ın imzasını taşıyan, Andrés Baiz’in yönettiği Griselda 25 Ocak’ta tüm dünyayla aynı anda sadece Netflix’te.</p>
<p> </p>
<p><strong>Griselda Hakkında:</strong></p>
<p>Sofia Vergara’nın başrolünü ve baş yapımcılığını üstlendiği Griselda, zekâsı ve hırsıyla tarihin en çok para kazanan kartellerinden birini kuran Kolombiyalı iş kadını Griselda Blanco&#8217;nun hayat öyküsünden esinlendi. Blanco’nun akılalmaz acımasızlığı ile cazibesinin tehlikeli birleşimi sayesinde iş hayatı ve ailesi arasında ustalıkla kurduğu denge, onun aynı zamanda &#8220;Ana&#8221; lakabıyla tanınmasına yol açtı.</p>
<p>Yaratıcılar: Eric Newman, Doug Miro, Ingrid Escajeda, Carlo Bernard <br />Yönetmen: Andrés Baiz (Tüm bölümler)<br />Senaristler: Ingrid Escajeda, Doug Miro, Eric Newman, Brenna Kouf, Cassie Pappas, Turi Meyer, Alfredo Septién, Gina Lucita Monreal, Giovanna Sarquis, Carlo Bernard</p>
<p>Oyuncular: Sofía Vergara (Griselda Blanco), Alberto Guerra (Dario Sepúlveda), Christian Tappan (Arturo Mesa), Martín Rodríguez (Rivi Ayala), Juliana Aidén Martinez (June Hawkins), Vanessa Ferlito (Carmen Gutiérrez)</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sofia-vergaranin-griselda-blancoyu-canlandirdigi-griselda-25-ocakta-sadece-netflixte-407420">Sofia Vergara&#8217;nın Griselda Blanco&#8217;yu canlandırdığı Griselda 25 Ocak&#8217;ta sadece Netflix&#8217;te</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevzular Açık Mikrofon&#8221; Yeni Sezonun İlk Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mevzular-acik-mikrofon-yeni-sezonun-ilk-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-406402</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 09:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölümüyle]]></category>
		<category><![CDATA[gainde]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[mikrofon]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sezonun]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon uzun bir aranın ardından yeni sezonuyla geri döndü</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevzular-acik-mikrofon-yeni-sezonun-ilk-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-406402">Mevzular Açık Mikrofon&#8221; Yeni Sezonun İlk Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon uzun bir aranın ardından yeni sezonuyla geri döndü. Yayınlanan her bölümü milyonlarca kişi tarafından izlenen ve günlerce gündemden düşmeyen programın ilk bölümüne, robot Sophia konuk oldu.</strong></p>
<p>Yeni yayın döneminde GAİN’le el sıkışan Oğuzhan Uğur, özlenen programı Mevzular Açık Mikrofon’un yeni bölümüyle geri döndü.</p>
<p>Yeni sezonun ilk konuğu ise Hong Kong merkezli Hanson Robotics şirketi tarafından geliştirilen, dünyada vatandaşlık hakkına sahip ilk robot olan ve son yıllarda açıklamalarıyla sık sık gündeme oturan insansı robot Sophia oldu.</p>
<p>Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon daha yayına girmeden, fragmanlarıyla bile günlerce konuşulmuş, Twitter’da trendtopic olmuştu.</p>
<p>Mevzular Açık Mikrofon’un bugün yayına giren ilk bölümüne Robot Sophia’nın seyircilerden gelen sorulara verdiği ilginç cevaplar ve Oğuzhan Uğur’la yaşadığı diyaloglar damga vurdu. Sophia, hangi takımlı olduğundan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki düşüncelerine, yapay zekânın geleceğinden Türkiye’deki mülteci sorununa dek seyircilerden gelen birbirinden yaratıcı soruları yanıtladı.</p>
<p>Mevzular Açık Mikrofon, yeni sezonun ilk bölümüyle şimdi ve sadece GAİN’de.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevzular-acik-mikrofon-yeni-sezonun-ilk-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-406402">Mevzular Açık Mikrofon&#8221; Yeni Sezonun İlk Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cüneyt Özdemir imzalı belgeseller çok yakında sadece Gain&#8217;de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cuneyt-ozdemir-imzali-belgeseller-cok-yakinda-sadece-gainde-402431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 06:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[cüneyt]]></category>
		<category><![CDATA[gainde]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yakında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital yayın platformu GAİN yeni sezon için deneyimli gazeteci Cüneyt Özdemir ile el sıkıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cuneyt-ozdemir-imzali-belgeseller-cok-yakinda-sadece-gainde-402431">Cüneyt Özdemir imzalı belgeseller çok yakında sadece Gain&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital yayın platformu GAİN yeni sezon için deneyimli gazeteci Cüneyt Özdemir ile el sıkıştı. YouTube kanalında gerçekleştirdiği yayında haberi veren Özdemir, belgeselleriyle çok yakında GAİN seyircisiyle buluşacağını müjdeledi.</strong></p>
<p>Yeni yayın döneminde birbiri ardına gerçekleştirdiği güçlü işbirlikleriyle adından söz ettiren GAİN, çok konuşulacak yeni bir isimle anlaştı. Buna göre, deneyimli gazeteci Cüneyt Özdemir’in imzasını taşıyan birbirinden ilgi çekici belgeseller çok yakında GAİN&#8217;de olacak.</p>
<p>Bugün gerçekleştirdiği YouTube yayınında haberin detaylarını paylaşan Özdemir, kendisine sık sık farklı mecralardan teklif geldiğini fakat bu zamana dek bu tekliflere sıcak bakmadıklarını ifade etti ve “Bu sefer kuralımızı bozduk ve GAİN’den gelen teklifi heyecanla kabul ettik” diye ekledi. Cüneyt Özdemir ayrıca YouTube yayınlarına son vermediğinin de altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>TÜRKİYE BU BELGESELLERİ KONUŞACAK</strong></p>
<p>Türkiye önümüzdeki üç yıl boyunca GAİN’de düzenli olarak her ay yayınlanacak yapımları tartışacak, herkes Cüneyt Özdemir belgesellerini konuşacak. Bu kapsamda; siyaset, popüler kültür, yurt dışı yapımları ve farklı konulardaki belgeseller ile uluslararası işlere imza atılacak.</p>
<p>Cüneyt Özdemir; gazeteci, yazar, haberci, sunucu ve belgeselci kimliklerine ek olarak son dönemde YouTube kanalında gündemi değerlendirdiği yayınlarla da milyonlara ulaşmıştı.</p>
<p>Kısa bir süre önce Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur’la anlaşan GAİN, bu hamleyle önümüzdeki dönemde dizi ve filmlerin yanı sıra ses getiren orijinal belgesel ve programlarıyla da farklı beğenilere hitap ederek iddialı bir sezon geçireceğinin sinyallerini veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cuneyt-ozdemir-imzali-belgeseller-cok-yakinda-sadece-gainde-402431">Cüneyt Özdemir imzalı belgeseller çok yakında sadece Gain&#8217;de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZTE Nubia Marka Ürünler, Türkiye&#8217;de İlk Kez ve Sadece Vodafone Her Şey Yanımda&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zte-nubia-marka-urunler-turkiyede-ilk-kez-ve-sadece-vodafone-her-sey-yanimdada-398862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 09:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[nubia]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yanımdada]]></category>
		<category><![CDATA[zte]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müşterilerine en iyi dijital deneyimi sunmayı hedefleyen Vodafone, dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden ZTE’nin Nubia markalı ürünlerini Türkiye’de müşterilerine sunan ilk ve tek operatör oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zte-nubia-marka-urunler-turkiyede-ilk-kez-ve-sadece-vodafone-her-sey-yanimdada-398862">ZTE Nubia Marka Ürünler, Türkiye&#8217;de İlk Kez ve Sadece Vodafone Her Şey Yanımda&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müşterilerine en iyi dijital deneyimi sunmayı hedefleyen Vodafone, dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden ZTE’nin Nubia markalı ürünlerini Türkiye’de müşterilerine sunan ilk ve tek operatör oldu. Müşteriler, 2 ay süreyle sadece Vodafone Her Şey Yanımda’da satışı yapılacak olan Nubia marka akıllı telefon, tablet ve gözlüklere Vodafone ayrıcalıklarıyla sahip olabilecek. </strong></p>
<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone, </strong>müşterilerine son teknoloji akıllı ürünleri ayrıcalıklarla sunmaya devam ediyor. Vodafone, <strong>160’ı aşkın</strong> ülkede faaliyet gösteren Çin merkezli akıllı telefon üreticisi <strong>ZTE’nin Nubia</strong> markalı ürünlerini Türkiye’de müşterilerine sunan ilk ve tek operatör oldu. Müşteriler, <strong>2 ay</strong> süreyle sadece Vodafone’un online alışveriş platformu Her Şey Yanımda’da satışı yapılacak olan Nubia marka akıllı telefon, tablet ve gözlüklere Vodafone ayrıcalıklarıyla sahip olabilecek. Kampanya kapsamında Her Şey Yanımda’da, Vodafone’lulara özel olarak Nubia markalı ürünleri alanlara <strong>aylık 30 GB</strong> <strong>hediye </strong>fırsatı sunulacak.</p>
<p>Kampanyayı değerlendiren<strong> Vodafone Her Şey Yanımda Genel Müdürü Yusuf Aysal, </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone Her Şey Yanımda ile müşterilerimize online alışverişlerini uygun fiyatlarla, rahat, hızlı ve kolay bir şekilde yapma imkânı sunuyoruz. Pazaryerleri arasında farklılaşan projelerimizle kendimizi ‘yeniliklerin öncüsü’ olarak konumlandırıyoruz. Bu anlayışla, en yeni dijital teknolojileri dünyayla aynı anda ve en uygun tekliflerle müşterilerimizin kullanımına sunmaya devam ediyoruz. Yeni kampanyamızda, dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden ZTE ile işbirliği yaptık. ZTE’nin Nubia marka ürünlerini Türkiye’de müşterilerine sunan ilk ve tek operatör olmanın heyecanını yaşıyoruz. Müşterilerimiz, 2 ay süreyle sadece Vodafone Her Şey Yanımda’da satışı yapılacak bu ürünlere Vodafone ayrıcalıklarıyla sahip olabilecek. Tüm müşterilerimizi son teknolojiye sahip ürünlerle tanışmak üzere Vodafone Her Şey Yanımda’ya davet ediyoruz.”  </p>
<p><strong>Yüksek teknolojili ürünler Her Şey Yanımda’da</strong></p>
<p>ZTE ile yapılan işbirliği kapsamında Vodafone Her Şey Yanımda üzerinden satışa sunulacak ürünler <strong>Nubia V40 Design, Red Magic 6R ve Red Magic 6 Lite akıllı telefonlar ile Nubia 3D Pad tablet ve Nubia Neovision Glass akıllı AR gözlüğü</strong> olacak. Bu ürünlerden dünyanın ilk gözlük gerektirmeyen 3D ekranlı tableti Nubia Pad 3D, kullanıcıların çıplak gözle üç boyutlu görüntü deneyimi yaşamasını sağlıyor. Yüksek Çözünürlüklü Ses Kalitesi ve TÜV Rheinland sertifikalarını alan, dünyanın ilk akıllı AR gözlüğü Nubia Neovision Glass, 43 dereceye yayılan geniş bir görüş alanı sunuyor. Oyuncular için üretilen Red Magic 6 Lite ise 6.8 inçlik Full HD+ AMOLED ekranı ve Qualcomm Snapdragon 888 5G işlemcisi ile oyun deneyimini artırıyor. </p>
<p><strong>Akıllı gözlük ve tablet için ön sipariş alınacak</strong></p>
<p>ZTE işbirliğiyle birlikte Vodafone Her Şey Yanımda’da ilk kez ön sipariş uygulaması da hayata geçecek. Vodafone Her Şey Yanımda’da Eylül ayında satışa sunulacak Nubia Neovision Glass akıllı AR gözlüğü için müşterilerin ön sipariş vererek ürüne <strong>%30 indirimli</strong> ve herkesten önce sahip olmaları sağlanacak. Tablet için ise ön siparişte Nubia V40 Design akıllı telefon hediye edilecek. </p>
<p><strong>Farklı kategorilerde 4 milyonu aşkın ürün </strong></p>
<p>Vodafone Her Şey Yanımda’da Cep Telefonları, Elektronik, Dijital Servisler ve Oyun, Moda, Hobi-Ofis-Kırtasiye, Kozmetik ve Kişisel Bakım, Ayakkabı-Çanta-Aksesuar, Spor ve Outdoor, Anne-Bebek, Ev-Yaşam, Pet Shop, Medikal Ürünler ve Oto Aksesuar olmak üzere farklı kategorilerde 4 milyonu aşkın ürün sunuluyor. Toplamda binden fazla mağazanın faaliyet gösterdiği Her Şey Yanımda, Vodafone’lu olsun olmasın, Vodafone Yanımda uygulamasını indiren tüm kullanıcılara avantajlı fiyatları, birbirinden farklı kampanyaları ve kullanım kolaylığı ile yepyeni bir deneyim yaşatıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zte-nubia-marka-urunler-turkiyede-ilk-kez-ve-sadece-vodafone-her-sey-yanimdada-398862">ZTE Nubia Marka Ürünler, Türkiye&#8217;de İlk Kez ve Sadece Vodafone Her Şey Yanımda&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robot süpürgeler sadece tozları mı topluyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robot-supurgeler-sadece-tozlari-mi-topluyor-398829</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 09:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[süpürgeler]]></category>
		<category><![CDATA[topluyor]]></category>
		<category><![CDATA[tozları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik şirketi ESET, robot süpürgelerin kullanıcıları ile ilgili ne kadar şey bildiği ve daha da önemlisi başka birine ne gönderebileceği konusunda inceleme yaptı, değerlendirmelerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-supurgeler-sadece-tozlari-mi-topluyor-398829">Robot süpürgeler sadece tozları mı topluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik şirketi ESET,  robot süpürgelerin kullanıcıları ile ilgili ne kadar şey bildiği ve daha da önemlisi başka birine ne gönderebileceği  konusunda inceleme yaptı, değerlendirmelerini paylaştı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>2000’li yıllarda ilk modelin piyasaya çıkmasından bu yana, robot süpürgeler hızla gelişti.   Modern robot süpürgeler engellerle başa çıkmak için sensörler, GPS ve hatta kameralarla donatıldı. Tozları toplamak için güçlü araçlar kullanan akıllı süpürgeler kişisel verilerinizi de toplayabilir. </p>
<p>Buna bir örnek 2022 yılının başlarında yaşandı.  MIT Technology Review, evlerde çekilmiş kişisel fotoğraflar ve düşük açılardan çekilmiş mahrem fotoğraflar elde etti. Yayına göre, bu fotoğraflar iRobot’un Roomba J7 serisinin bir geliştirme versiyonu tarafından çekildi. Dünyanın en önde gelen robotik süpürge üreticilerinden iRobot, bu görüntülerin 2020 yılında ürün geliştirme sürecinin bir parçası olarak Roomba tarafından çekildiğini doğruladı. Fotoğraflar Roomba tarafından çekildi ve daha sonra bunları yapay zekâ geliştirmek için kullanan ve nihayetinde iRobot’un daha fazla nesne ve engel tanıyarak ürünlerini geliştirmesine yardımcı olan Scale AI’ye gönderildi. Ne yazık ki bu vakada, Scale AI’ın bazı çalışanları gizlilik anlaşmalarına uymayarak elektrikli süpürgeler tarafından çekilen fotoğrafları sosyal medyadaki özel gruplarda paylaştılar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Robot süpürgeler sizin hakkınızda ne kadar şey biliyor?</strong></p>
<p>Ağustos 2022’de Amazon, iRobot’u satın alma niyetini açıkladı. Pazar rekabeti ve mahremiyete ilişkin düzenleyici kaygıların arttığı bir dönemde, bu anlaşma Amazon tarafından hangi verilerin toplanabileceği ve bunların nasıl kullanılabileceği sorularını da beraberinde getirdi. Temmuz 2023’te Avrupa Komisyonu, anlaşmanın Amazon gibi bir şirkete pazaryeri işinde büyük bir avantaj sağlayıp sağlamayacağını, yani toplanan görüntülerin organik satın alma önerilerini ve gerçek kişisel verilere dayalı daha iyi uyarlanmış reklamları iyileştirmek için kullanılıp kullanılamayacağını anlamak için anlaşmayla ilgili resmi bir soruşturma başlattığını duyurdu. Robot süpürgeler belirlediğiniz temizlik programına göre günlük rutininizi öğrenebilir.Kaydedilmiş ev haritaları bir evin boyutunu ve tasarımını ortaya çıkarır, bu da gelir düzeylerini ve kişinin yaşam koşulları hakkında diğer bilgilerin ön görülmesine sebep olabilir. Bir veri sızıntısı, kim olduğunuzu ve nerede yaşadığınızı belirleme yolları da dahil olmak üzere, evinizin görüntülerini potansiyel olarak ortaya çıkarabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bir akıllı cihaz ne kadar yetenekliyse, sizin hakkınızda o kadar çok şey bilir</strong></p>
<p>Robotik elektrikli süpürgelerin son versiyonları genellikle evinizin bir haritasını tutar ve bir akıllı telefon uygulaması aracılığıyla çalıştırılabilir. Bu modellerin çoğu, genellikle Amazon Alexa veya Google Assistant ile uyumlu sesle kontrol özelliğine de sahiptir. Akıllı özelliklerin çoğu kameralar, sensörler ve mikrofonlar aracılığı ile çalışır. Gizlilik odaklı bir robot elektrikli süpürge istiyorsanız, jiroskopları ve ivme ölçerleri birleştiren atalet ölçümüne dayalı olanları gözden geçirin. Bu tür cihazlar çalışmak için kameralara, lazerlere veya haritalamaya ihtiyaç duymazlar. Dezavantajları  üst düzey modellerinden daha az etkili hareket etmeleri ve evinizin bazı alanlarından tekrar tekrar geçebilmeleridir. Elektrikli süpürge üzerinde telefon kontrolü söz konusu olduğunda, sesli kontrol yerine güvenli mobil uygulamalar kullanın. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeni bir akıllı süpürge satın almadan önce dikkat etmeniz gereken noktalar</strong></p>
<ul>
<li>Bazı modeller uzaktan kumanda veya zamanlama gibi bazı özellikler olmadan çevrimdışı çalışabilir. Diğerlerinin ise üreticinin sunucusuna veri göndermemek üzere özel olarak ayarlanması gerekir. </li>
<li>Robotun yatak odası veya banyo gibi belirli odalara girmesi de yasaklanabilir. Bu, ayarlar aracılığıyla veya sanal duvar bariyerleri kullanılarak yapılabilir.  </li>
<li>Yeni robot süpürgeyi satın almadan önce üreticisini de kontrol edin. Veri şifrelemeyi tercih eden ve robotun mobil uygulamalarına erişmek için iki faktörlü kimlik doğrulama gerektirenleri tercih edin.</li>
<li>Mobil uygulama ve cihaz yazılımı için düzenli güncellemeler sunan bir üretici seçin.</li>
<li>Her zaman satın aldığınız ürünün kullanım ömrünü ve ne kadar süreyle üretici desteği alacağını kontrol edin.</li>
</ul>
<p><b>Rahatlık için mahremiyetinizi takas eder misiniz?</b></p>
<p>Akıllı elektrikli süpürgelerin evrimi, insanların rahatlık için mahremiyeti takas etmesinin bir örneğidir. Akıllı cihazlar ne kadar yetenekli olurlarsa ve ne kadar çok veri toplamalarına izin verilirse, hayatlarımıza o kadar çok müdahale ederler. </p>
<p>Bu nedenle, herhangi bir akıllı cihazın mahremiyetinizi tamamen gizli tutma garantisi düşüktür. Gizliliklerine ve veri korumalarına kolaylıktan daha fazla önem verenler için gözden uzak kalmanın en iyi yolu eski cihazlara bağlı kalmaktır. Standart bir elektrikli süpürge kullanmak hafta sonu temizliğini bitirmek için daha fazla zaman gerektirebilir, ancak en azından tuvalette otururken fotoğrafınızı çekmeyecektir. Bununla birlikte, robot süpürgeleri hala kaçınılamayacak kadar kullanışlı buluyorsanız, ayarları ve toplayabilecekleri veri noktaları konusunda seçici olmak, gizliliğiniz üzerinde bir miktar kontrol sahibi olmanın bir yoludur. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-supurgeler-sadece-tozlari-mi-topluyor-398829">Robot süpürgeler sadece tozları mı topluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessizlikte Diyalog: İletişimi Sadece Kelimelerle Sınırlamayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessizlikte-diyalog-iletisimi-sadece-kelimelerle-sinirlamayin-395347</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 14:42:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kelimelerle]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sessizlikte]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlamayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395347</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Diyalog Müzesi, işitme engelli bireylerin yaşamlarını anlamak, empati kurmak ve iletişim becerilerini zenginleştirmek isteyen ziyaretçilere özel bir deneyim sunuyor. "Sessizlikte Diyalog" deneyimi, tamamen sessiz bir ortamda gerçekleşen ve katılımcıları işitme engelli rehberlerle buluşturan interaktif bir etkinlik.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessizlikte-diyalog-iletisimi-sadece-kelimelerle-sinirlamayin-395347">Sessizlikte Diyalog: İletişimi Sadece Kelimelerle Sınırlamayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>İstanbul Diyalog Müzesi, işitme engelli bireylerin yaşamlarını anlamak, empati kurmak ve iletişim becerilerini zenginleştirmek isteyen ziyaretçilere özel bir deneyim sunuyor. &#8220;Sessizlikte Diyalog&#8221; deneyimi, tamamen sessiz bir ortamda gerçekleşen ve katılımcıları işitme engelli rehberlerle buluşturan interaktif bir etkinlik.</strong></em></p>
<p> </p>
<p>Sessizlikte Diyalog deneyimi,<strong> işitme engellilerin yaşamlarını anlamak isteyen</strong> her yaştan katılımcıya yönelik olmakla birlikte, katılımcılara işitme engellilerin günlük yaşamlarını deneyimleme ve iletişimlerini nasıl kurduklarını anlama fırsatı sunarken, aynı zamanda <strong>empati kurma ve iletişim becerilerini geliştirme imkânı </strong>sağlıyor. </p>
<p>Deneyim, katılımcılara dış dünyadan izole edilmiş ses yalıtımlı bir alan içinde <strong>tamamen sessiz bir ortam </strong>sunuyor. Katılımcılar, özel olarak tasarlanmış kulaklıkları sayesinde dış dünyadan gelen sesleri duymuyorlar ve bir saat boyunca <strong>sessiz bir iletişim deneyimi</strong> yaşıyorlar. Ayrıca, deneyime katılan ziyaretçi gruplarına işitme engelli rehberler eşlik ederek, kendi dünyalarını yakından tanıma fırsatı sunuyorlar.</p>
<p>İstanbul Diyalog Müzesi; <strong>toplumsal farkındalığı artırmak, farklı yaşam deneyimlerini paylaşmak ve daha empatik bir toplum oluşturmak</strong> amacıyla &#8220;Sessizlikte Diyalog&#8221; deneyimini sunmaktan büyük mutluluk duyuyor. Müzenin ziyaretçilerine de bir mesajı var: “<strong>Sessizliği keşfedin</strong>, duygularınızı ifade etmenin yeni yollarını deneyimleyin ve işitme engelli bireylerin dünyasına bir adım daha yaklaşın!”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessizlikte-diyalog-iletisimi-sadece-kelimelerle-sinirlamayin-395347">Sessizlikte Diyalog: İletişimi Sadece Kelimelerle Sınırlamayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galatasaray&#8217;ın Tur Gecesi sadece D-Smart ve D-Smart Go&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/galatasarayin-tur-gecesi-sadece-d-smart-ve-d-smart-goda-392914</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 02:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[dsmart]]></category>
		<category><![CDATA[galatasarayın]]></category>
		<category><![CDATA[gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[goda]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süper Ligin son şampiyonu Galatasaray, seyircisiyle bu sezon ilk kez D-Smart ekranlarında buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galatasarayin-tur-gecesi-sadece-d-smart-ve-d-smart-goda-392914">Galatasaray&#8217;ın Tur Gecesi sadece D-Smart ve D-Smart Go&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Süper Ligin son şampiyonu Galatasaray, seyircisiyle bu sezon ilk kez D-Smart ekranlarında buluşacak. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi 2. Ön Eleme Turu rövanş maçında Litvanya ekibi Zalgiris’i konuk edeceği mücadele D-Smart ve D-Smart GO’da ekrana gelecek.</p>
<p>Icardi, Zaha, Angelino, Bakambu gibi dünya çapında yıldızları renklerine katarak transferde şov yapan Galatasaray, deplasmanda 2-2 berabere kaldığı maçın rövanşında Zalgiris’i İstanbul’da ağırlayacak. Okan Buruk yönetiminde Şampiyonlar Ligi gruplarından başka şey düşünmeyen Sarı Kırmızılıların tur gecesi maç önü yayınıyla birlikte 20.30’da başlayacak. 21.30’da maçın heyecanı yaşandıktan sonra maç sonu programda yorumlar, röportajlar ve analizlerle canlı yayın maratonu gece yarısına kadar sürecek. Aykut Aydın’ın anlatacağı karşılaşmaya Orhan Uluca yorumlarıyla renk katacak. Galatasaray – Zalgiris maçı canlı yayınlarının tamamı D-Smart 77. Kanal Spor Smart ve D-Smart GO’da ekrana gelecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galatasarayin-tur-gecesi-sadece-d-smart-ve-d-smart-goda-392914">Galatasaray&#8217;ın Tur Gecesi sadece D-Smart ve D-Smart Go&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IDEF&#8217;te sadece harp silah ve araçlarımız değil, millî teknoloji hamlemizin ulaştığı seviye de sergilendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/idefte-sadece-harp-silah-ve-araclarimiz-degil-milli-teknoloji-hamlemizin-ulastigi-seviye-de-sergilendi-392224</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 10:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araçlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[hamlemizin]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[idefte]]></category>
		<category><![CDATA[mill]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sergilendi]]></category>
		<category><![CDATA[seviye]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası savunma sanayisini bir araya getiren Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF'23), bu yıl 25-28 Temmuz tarihleri arasında TÜYAP’ta gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idefte-sadece-harp-silah-ve-araclarimiz-degil-milli-teknoloji-hamlemizin-ulastigi-seviye-de-sergilendi-392224">IDEF&#8217;te sadece harp silah ve araçlarımız değil, millî teknoloji hamlemizin ulaştığı seviye de sergilendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası savunma sanayisini bir araya getiren</strong> <strong>Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF&#8217;23), bu yıl 25-28 Temmuz tarihleri arasında TÜYAP’ta gerçekleştirildi. Pek çok farklı ülkenin katıldığı fuarı değerlendiren İstinye Üniversitesi (İSÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Erenel, IDEF’in Türkiye’nin jeopolitik gücünün ve teknolojik gelişiminin bir yansıması olduğunu belirtti. Erenel, “Fuarda sergilen sadece yerli ve milli üretim harp silah ve araçlarımız değil, milli teknoloji hamlemizin ulaştığı seviyedir” dedi.</strong></p>
<p>Bu yıl 16’ncısı düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF&#8217;23), 25-28 Temmuz tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi&#8217;nde gerçekleştirildi. Fuara savunma, güvenlik, denizcilik, havacılık ve uzay sanayisi alanlarında faaliyet gösteren yerli ve yabancı firmalar katıldı. Fuara katılan İstinye Üniversitesi (İSÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Erenel, IDEF’23’ü değerlendirdi. </p>
<p><strong>Çin çok sayıda firması ile fuarda yer aldı</strong></p>
<p>Bu yıl 16’ncı kez düzenlenen IDEF ile ilgili görüşlerini aktaran Prof. Dr. Erenel, şunları söyledi:</p>
<p>“Her fuarda Türk savunma sanayi ürünlerinin çeşitlendiğini ve ARGE çalışmaları yürüten firma sayısı ile katılımcı ülke ve firma sayısının da arttığını gözlemliyoruz. Örneğin, son yıllarda savunma sanayii alanında ciddi bir atılım içinde bulunan Çin’in bu fuarda çok sayıda firma ile yer alıyor olması IDEF’in dünya çapında bir marka olarak tanınması olarak değerlendirilebilir. IDEF, Türkiye’nin jeopolitik gücü ve ülkemizin teknolojik gelişiminin bir yansımasıdır. Bu fuarı diğerlerinden ayrı kılan, Türk savunma sanayii ürünlerinin çoğunun Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından operasyonlarda kullanılmış olmasıdır. Harp silah ve araçlarını bir pazara hızla girerek satabilmek ciddi uğraş gerektirir. Türkiye’nin avantajı sahada kullanılan ve geri bildirimlerle daha geliştirilen sistemlerin tamamını veya önemli bir kısmını üretiyor olmasıdır. Diğer bir konuda Türk savunma sanayi firmalarının çalışmalarını Türk Silahlı Kuvvetleri’nin öngörü odaklı ihtiyaç analizlerinin şekillendiriyor olmasıdır.”</p>
<p><strong>“Harp silah ve araçlarının önemli özelliği kullanım ömürlerinin giderek kısalması”</strong></p>
<p>Erenel, fuarın sektörün geleceğine katkısını ise şu sözlerle özetledi:</p>
<p>“Savunma sanayii, ülkelerin endüstrileşmesinin kuvvet çarpanı olarak görülmektedir, bir ülkenin gelişmişlik seviyesinin yansımasıdır. Teknolojik yeniliklerin büyük kısmının askerî ihtiyaçlarla ortaya çıktığı bilinmektedir. Aynı zamanda bu ürünler önemli bir gelir ve istihdam yaratmaktadır. Diğer sektörler için de yol haritası çizebilmektedir. Güvenlik ve bekanın daha da önem kazandığı günümüzde savunma sanayilerinin teknolojik gelişimlerine hız kesmeden devam etmesi beklenmelidir. SIPRI verileri de ülkelerin savunma harcamalarının her geçen yıl artış gösterdiğini vurgulamaktadır. Bu nedenlerle, bu alandaki AR-GE çalışmaları ve yatırımların artarak devam edeceği öngörülebilir. Harp silah ve araçlarının önemli özelliği günümüzdeki hızlı teknolojik gelişim ve dijitalleşme nedeniyle kullanım ömürlerinin giderek kısalmasıdır. Buna ‘yaratıcı yıkım’ adı verilmektedir. Yeni teknoloji, ‘daha yeni’ sayılabilecek bir önceki teknolojiyi hızla eskitebiliyor. Dolayısıyla günümüzde askeri sistemlerin askeri ve sivil ihtiyaçlar dikkate alınarak planlanması ve üretilmesi dikkate alınmaktadır.”</p>
<p><strong>“Millî ve özgün savunma sanayi ürünlerimiz dikkat çekiyor”</strong></p>
<p>Türkiye’nin katılımcıları heyecanlandıran son atılımları hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Erenel,<strong> “</strong>Savunma sanayimiz Türkiye’de millî ve özgün yüksek teknoloji üretiminin öncü sektörü olmuştur. Millî Teknoloji Hamlesi ile sanayileşme politikaları ile savunma sanayinin uyumu sağlanmıştır. Millî Teknoloji Hamlesi, yüksek teknoloji, katma değerli üretim ve öz yeterlilik kazanımlarının ötesinde anlamlar taşımaktadır. Kendine özgü yönetim sistemi, ana yüklenicileri, alt yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracatıyla savunma sanayii, Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biri haline gelmiştir. Artık Türkiye’nin millî ve özgün savunma sanayi ürünleri, dünyada savaş paradigmasını ve jeopolitik dengeleri değiştirici unsurlar olarak tanımlanmaktadır,” dedi.</p>
<p><strong>“Özellikle Çin’in katılımı önemli”</strong></p>
<p>Birçok ülkenin fuara katıldığına dikkat çeken Erenel, “Başta Çin olmak üzere Suudi Arabistan gibi ülkelerin geniş kapsamlı katılımları önemli, bir sonraki fuarda Körfez ülkelerinden daha geniş katılımlar olacaktır. Özellikle Çin’in katılımı önemli. 2025 yılını ‘yapay zekâ yılı’ olarak belirleyen Çin’in 5G teknolojisi, robotik sistemleri, ileri teknoloji odaklı çalışmaları dikkatle takip edilmektedir. Geçmiş fuarlara geniş katılım gösteren savunma sanayiinin iki önemli aktörü Rusya ve Ukrayna’nın savaş halinde olmaları nedeni ile, bu ülkelere ait firmalardan çok az katılım olduğu gözlenmiştir. Fuarlar, sadece sistemlerin görücüye çıktığı alanlar değil, karşılıklı iş birliklerinin geliştirildiği, sözleşmelerin imzalandığı, panel ve konferanslarla bilgi aktarımların yapıldığı, yeni bağlantıların oluşturulduğu zeminler olması nedeniyle de önem taşımaktadır. IDEF, bu açıdan önemli bir işleve sahiptir. Fuarda sergilen sadece yerli ve millî üretim harp silah ve araçlarımız değil, millî teknoloji hamlemizin ulaştığı seviyedir,” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Her fuar AR-GE çalışmalarını teşvik mekanizması olarak da görülmeli”</strong></p>
<p>“Fuara ilgi ve katılımın fazlalığı sektöre emek verenleri de heyecanlandırdığı kesindir. Firmalar, için de gözlem, bilgi alışverişi, yeni iş birliklerinin oluşturduğu, derslerin çıkarıldığı, yeni hedeflerin ortaya konulduğu önemli platformlardır. Her fuar aynı zamanda AR-GE çalışmalarını teşvik mekanizması olarak da görülmelidir. Fuarlar, fikirlerin uçuştuğu, uçuşan fikirlerin hayata geçebilmesi için uygun zeminlerin arandığı buluşma noktalarıdır,” diyen Prof. Dr. Erenel, fuarın siviller için de artan önemini ise şu sözlerle anlattı:</p>
<p>“Savunma sanayii siviller tarafından kullanılan birçok sektör için de ürün sağlayabilmektedir: Arama kurtarma, haritacılık, uydu ve iletişim sistemleri, yangın söndürme, iş güvenliği ve benzeri alanlar büyük ölçüde müşterektir. Siber güvenlik, insan güvenliği başta olmak üzere askerî ve sivil ihtiyaçlar günümüzde iç içe geçmiş durumdadır. Savaş ve barış arasındaki çizginin bulanıklaşması gibi, askerî bir malzeme sivil maksatlarla da kullanılabilmektedir. Sadece askerî maksatla üretim önemli ölçüde azalmaktadır. Dual üretim ön plana çıkmaktadır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/idefte-sadece-harp-silah-ve-araclarimiz-degil-milli-teknoloji-hamlemizin-ulastigi-seviye-de-sergilendi-392224">IDEF&#8217;te sadece harp silah ve araçlarımız değil, millî teknoloji hamlemizin ulaştığı seviye de sergilendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversitelerde artık sadece derslerde başarılı olma devri sona erdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universitelerde-artik-sadece-derslerde-basarili-olma-devri-sona-erdi-391726</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jul 2023 06:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[derslerde]]></category>
		<category><![CDATA[devri]]></category>
		<category><![CDATA[erdi]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nişantaşı Eğitim Vakfı Kurucusu Dr. Levent Uysal, öğrencilerin her gün kendilerine ve dünyaya +1 değer katarak çağın beklediği deneyimli mezunlara dönüşmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerde-artik-sadece-derslerde-basarili-olma-devri-sona-erdi-391726">Üniversitelerde artık sadece derslerde başarılı olma devri sona erdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitelerde artık sadece derslerde başarılı olma devri sona erdi. Sadece diploma almayı değil, mesleki yeterlilik, öğrenmeyi öğrenme, eleştirel düşünme ve fikir üretme yetisi kazandırmayı hedefleyen eğitim sistemleri öne çıkıyor. </p>
<p>• Nişantaşı Eğitim Vakfı Kurucusu Dr. Levent Uysal, öğrencilerin her gün kendilerine ve dünyaya +1 değer katarak çağın beklediği deneyimli mezunlara dönüşmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Değişen dünya koşullarında üniversiteler de eğitim sistemlerini güncellemeye başladı. Sadece akademik başarıyla mezun olmak artık işverenleri etkilemeye yetmiyor. Bilgi üreten, analitik ve eleştirel düşünebilen, proje temelli eğitim modeliyle teknolojik devrimin sosyal yaşama ve iş hayatına getireceği yenilikleri, fırsatları değerlendirebilen mezunlar yetiştirmeyi ön plana alan üniversiteler mezunlarının daha kolay iş bulmasının temellerini atıyor.</p>
<p>Doç. Görkem İldaş’ın hazırlayıp sunduğu Yolun Başındayken programına katılan Nişantaşı Eğitim Vakfı (NEV) Kurucusu Dr. Levent Uysal, üniversitelerin bir network merkezine dönüştüğüne dikkat çekerek, “Artık üniversiteyi sosyal sermayeyi bulma merkezi diye düşünüyoruz. Üniversitelerin hem ulusal hem uluslararası çözüm ortaklarıyla içindeki paydaşlarına mutlak suretle dünyayı açmaları gerekiyor. Öncelikle iyi bir İngilizce altyapısı vermeli ki global olmayla doğru orantıda çalışmaları sürdürebilsin, araştırma yapabilsin.” dedi. Üniversite yönetimlerinin her öğrenciyi tek tek değerlendirip nasıl bir yol haritası izleneceğini ilk günden belirlenmesini önerdi. Öğrencileri üç gruba ayıran Levent Uysal, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi’nde nasıl bir yol izlediklerini şöyle anlattı:</p>
<p>“Bir grup beyaz yakalı, profesyonel çalışacak. Onun için çözüm ortaklarımız iş dünyasından oluyor. Bir grup girişimci, ailesinin şirketini yönetecek. Dedesinden babasından kalan şirketi büyütecek, geliştirecek. Üçüncüsü akademisyen. Soruyoruz, sen mezun olduktan sonra ne yapmayı planlıyorsun? Bu doğrultuda daha ilk günden bir yol haritası belirliyoruz. Ana fikri oturttuktan sonra kariyer planlama merkezimiz buna göre etkinliklerini planlıyor, derslerini seçmesinde fayda sağlıyor. Üniversitelerin yapması gereken şeylerden biri bu… İkincisi, özellikle uluslararası platformlarda, Erasmus olsun, 2 + 2 programlar olsun dünyayı açması lazım. Biz öğrencilerimize diyoruz ki evet, git öğren ama Türkiye&#8217;ye geri getir. Türkiye&#8217;nin sana ihtiyacı var. Milletimizin, devletimizin sana ihtiyacı var. Bunu hiçbir zaman unutma diyoruz ve birçok mezunumuz yurt dışına gitti ve şu anda bizde araştırma görevlisi, akademisyen olarak çalışıyor.”</p>
<p>İŞ DÜNYASIYLA ÖĞRENCİYKEN TANIŞIYORLAR</p>
<p>Öğrencilerin gelecekte yer alacağı iş dünyasıyla daha eğitim görürken tanışıp kaynaşması gerektiğini belirten Dr. Levent Uysal, iş dünyasındaki arkadaşlarıyla toplantılarını okulkantininde yaptığını söyledi:</p>
<p>“Üniversitemizi okulumuzdaki kulüplerle yönetiyoruz. Biz her şeyin oylamasını yapıyoruz. Çünkü kendi yaşadıklarının kararını vermesini istiyoruz. Sınavların yüz yüze mi online mı olmasını istediklerini öğrencilerimize sorduk. Eğitim içeriğiyle ilgili onlara soruyoruz. Dünyadaki üniversitelerden yeni içerikler, yeni dersler bulup geliyorlar. Neredeyse her üç yılda bir yeni bir ders içeriği oluşturuyoruz. Bunu sektörden öğreniyoruz. Çünkü sektör benim mezunumu ne öğrenirse işe alacak bilmemiz gerekiyor. Mesela otomotiv teknolojileri eğitiminde, şu anda elektrikli araba gündemdeyken hala benzinle çalışan bir arabayı, motorunu öğretmek iş bulmalarını engeller. Akademisyenlerimiz dünya çapındaki markaların CEO’larıyla, insan kaynaklarıyla oturuyor, hangi eğitimi vereceğimizi birlikte belirliyorlar. Ön lisansın ya da lisansın sonundaki altı ay da mutlaka zorunlu staj yapılıyor. Böylelikle öğrencilerimizi iş dünyasıyla, iş dünyasını da öğrencimizle tanıştırıyoruz. Altı ay çalışıyor, o formayı giyiyor, antrenmanını iyi yapıyor, iş başvurusunda kendi portfolyosunda orayı referans ediyor.” </p>
<p>DENEYİMLİ MEZUNLAR</p>
<p>İstanbul Nişantaşı Üniversitesi’nde deneyimli akademisyenlerle öğrenci merkezli bir sistem kurduklarını, büyük bir aile duygusuyla gençleri geleceğe hazırladıklarını söyledi. Öğrencilere merak ve yaratıcılık duygularını geliştirebilecekleri bir ortam sağlayarak onları öğrenmeye açık, ileri görüşlü ve yenilikçi bireyler olarak yetiştirdiklerini vurgulayan Uysal, “Üniversitemiz hayatı bütünüyle kapsayan bir fayda merkezi. Türkiye’nin ilk teknolojik kampüsü NeoTech Campus’te öğrencilerimiz her gün kendilerine ve dünyaya +1 değer katarak eğitim yolculuğuna devam ediyor. Bine yakın akademik kadromuz öğrencilerimize artı değer katıyor. Bu değerler çağın beklediği deneyimli mezunlara dönüşüyor.” dedi.</p>
<p>BEN YAPTIYSAM HERKES YAPAR</p>
<p>Kaleme aldığı “Kendine Değer Katabilmek +1” ve “5.0 Önde Başlamak” isimli kitaplarıyla kendi yolculuğundan yola çıkarak gençlere ilham vermeyi hedefleyen Dr. Levent Uysal’ın üniversite öğrencilerine önerisi şöyle:</p>
<p>“İlk yazdığım kitapta neler yaptığımı anlatmak istedim. Şöyle bir gerçek var, ben yaptıysam herkes yapar. Ben bir akademisyenin çocuğuyum. Mersin Tarsus Evci Köyünden… Bir grubun bursuyla üniversite okudum. Sonra 20 yıl bu grupla çalıştım ve emin olun ki hep çalışarak, doğru ve dürüstlükle kurguladığım bir hayatla doğru orantıda bugün buradayım. Bir vakıf kurdum. Vakıf, vakıf üniversitesi kurdu ve bugün milletimi temsil ediyorum ve şunu söylüyorum, yaptığınız işi en iyi yaptığınız sürece her şeyi yapmayla ilgili sizin yeteneğiniz var. Gençlerimize ya da hedefi olan herkese bunu tavsiye ediyorum öncelikle. Şimdiki gençlere de çok güveniyorum. Artık gençlerimiz ne yapacaklarını biliyorlar. Hepsi müthiş bir takım. Bizim onlara katalizör olmamız gerekiyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerde-artik-sadece-derslerde-basarili-olma-devri-sona-erdi-391726">Üniversitelerde artık sadece derslerde başarılı olma devri sona erdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papara&#8217;dan sadece 1 Euro&#8217;ya yurt dışı para transferi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/paparadan-sadece-1-euroya-yurt-disi-para-transferi-389634</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 12:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dışı]]></category>
		<category><![CDATA[euroya]]></category>
		<category><![CDATA[paparadan]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[transferi]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389634</guid>

					<description><![CDATA[<p>Finansal teknoloji şirketi Papara, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’a aynı gün 1 Euro veya 1 Sterlin sabit işlem ücretiyle para göndermeyi mümkün kılan yurt dışı para transferi hizmetini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paparadan-sadece-1-euroya-yurt-disi-para-transferi-389634">Papara&#8217;dan sadece 1 Euro&#8217;ya yurt dışı para transferi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Finansal teknoloji şirketi Papara, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’a aynı gün 1 Euro veya 1 Sterlin sabit işlem ücretiyle para göndermeyi mümkün kılan yurt dışı para transferi hizmetini duyurdu. Ayrıca kullanıcıların 2023 içinde gerçekleştirecekleri ilk yurt dışı para gönderme işleminin ücretsiz olacağı belirtildi.</strong></p>
<p><strong> </strong>2016&#8217;da bankadan bağımsız 7/24 para transferi hizmetiyle kurulan ve bu süreçte ürün ve hizmetlerini kart, ödeme, sigorta, birikim gibi çözümlerle genişleten Papara, para transferlerinde sınırları kaldıran yurt dışı para transferi hizmetini duyurdu. </p>
<p>Papara kullanıcıları, yurt dışı para transferi hizmetiyle Single Euro Payments Area olarak da adlandırılan ve Avrupa Birliği ülkelerini kapsayan SEPA ülkelerine ve Birleşik Krallık&#8217;taki banka hesaplarının IBAN’larına hızlı, kolay ve güvenli bir biçimde para transferi yapabilecek. </p>
<p> </p>
<p><strong>Avrupa ve Birleşik Krallık’a para transferinde €1/£1 sabit işlem ücreti</strong></p>
<p>Yurt dışına para gönderme hizmeti, yüksek komisyonlar sebebiyle çocukları Erasmus gibi değişim programlarıyla yurt dışına giden aileler veya yakınları yurt dışında yaşayan kişiler için maliyet yüklerine sebep oluyor. Özellikle transfer edilen tutara göre değişen maliyetler, yurt dışı para transferini zahmetli hâle getiriyor. Yurt dışı para transferinde maliyetleri azaltmak isteyen Papara, Avrupa ülkelerine yapılan transferlerde işlem ücretini 1 Euro, Birleşik Krallık’a yapılan transferlerde ise 1 Sterlin olarak sabitledi. Üstelik işlem ücretinin, gönderilen tutara göre değişmeyeceği belirtildi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>2023 boyunca ilk işlem ücretsiz</strong></p>
<p>Papara kullanıcıları Türkiye’de EFT yapar gibi, alıcıya ve transfer detaylarına dair minimum bilgi girerek SEPA ülkelerine kolayca para gönderebiliyor. Kullanıcıların ‘Bekleyen İşlemler’ adımında gönderim sürecini takip edebildikleri transferler, alıcının hesabına dakikalar içinde ulaşıyor. Yalnızca alıcı ülkelerin resmî tatillerinde veya mesai saati dışındaki bir saatte yapılan transferlerin alıcıya ulaşması 1 iş gününü bulabiliyor. Öte yandan Papara, yurt dışı para gönderme süreçleri için sunduğu hız ve kolaylığı deneyimlemek isteyen kullanıcılardan, 2023 boyunca gerçekleştirecekleri ilk transferde işlem ücreti almıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yakında 100’e yakın ülkeye para gönderilebilecek</strong></p>
<p>Papara, tüm kullanıcılarına açtığı yurt dışı para gönderme hizmetini önümüzdeki dönemde yeni ülkelerle genişletecek. Yapılacak yeni güncellemelerle Asya ve Amerika kıtalarındaki ülkelere de yurt dışı para transferi gerçekleştirilebileceği, para gönderilebilen ülke sayısının 100’e yaklaşacağı, ayrıca bazı ülkelerde yalnızca IBAN’a değil, ülkelerin güvenilir dijital cüzdan uygulamalarına da yurt dışı para transferi yapılabileceği biliniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paparadan-sadece-1-euroya-yurt-disi-para-transferi-389634">Papara&#8217;dan sadece 1 Euro&#8217;ya yurt dışı para transferi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadece eğitim almış kişiler boğulana yardım etmeli! Havuzda da olsa çocuklar suda yalnız bırakılmamalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadece-egitim-almis-kisiler-bogulana-yardim-etmeli-havuzda-da-olsa-cocuklar-suda-yalniz-birakilmamali-384422</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 18:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almış]]></category>
		<category><![CDATA[bırakılmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[boğulana]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[havuzda]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[olsa]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[suda]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havaların ısınmasına bağlı olarak olası boğulmalara karşı uzmanlar uyarıyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-egitim-almis-kisiler-bogulana-yardim-etmeli-havuzda-da-olsa-cocuklar-suda-yalniz-birakilmamali-384422">Sadece eğitim almış kişiler boğulana yardım etmeli! Havuzda da olsa çocuklar suda yalnız bırakılmamalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Havaların ısınmasına bağlı olarak olası boğulmalara karşı uzmanlar uyarıyor… Herhangi bir nedenden dolayı solunum yolunun işlevini gerçekleştirememesi durumunun boğulma olarak tanımlandığını ifade eden uzmanlar en sık boğulma nedeninin suda boğulma olduğunu söylüyor. Özellikle yaz aylarında, çocuklar ve gençler arasında yüzme bilmeme veya sığ suya atlama gibi nedenlerle boğulmalar görülebildiğini dile getiren İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Görevlisi Ayşe Bağlı, boğulmalara müdahale için ilk yardım bilgisi gerektiğine dikkat çekiyor. Bilinci açık halde suda çırpınan kişiye sadece eğitimli kişilerin ulaşması gerektiğini önemle vurgulayan Bağlı, özellikle çocukların suda yalnız bırakılmaması konusunda da uyarıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Görevlisi Ayşe Bağlı, suda boğulma vakalarına nasıl kurtarma ve ilk yardım yapılması gerektiğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Boğulmaya müdahale için ilk yardım bilgisi gerekir</strong></p>
<p>Herhangi bir nedenden dolayı solunum yolunun işlevini gerçekleştirememesi ve vücudun ihtiyacı olan oksijeni alamaması durumunun boğulma olarak tanımlandığını belirten Öğr. Görevlisi Ayşe Bağlı, “Boğulma durumunda dokulara yeterli oksijen gitmez ve dokularda bozulmalar meydana gelir.” dedi. Boğulmanın farklı nedenleri olduğunu dile getiren Bağlı, “Nefes borusuna sıvı dolması veya yabancı cisim kaçması, bilinç kaybına bağlı dilin geriye kayması, asılma, akciğerlerin zarar görmesi, gazla zehirlenme ve suda boğulma gibi nedenler sıralanabilir. Boğulan kişiye zamanında ulaşılırsa müdahale edilebilir. Boğulmalara müdahale etmek için ilk yardım konusunda bilgi ve beceri kazanmak oldukça önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sudan çıkarılan kişiye suni solunum ve kalp masajı yapılmalı</strong></p>
<p>Suda boğulma en sık görülen boğulma nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Bağlı, “Özellikle yaz aylarında, çocuklarda, genç yaştaki bireylerde, yüzme bilmeyenlerde ve sığ suya atlama gibi su kazalarında görülebilir. Boğulma sırasında nefes borusu girişinin kasılmasına bağlı olarak az miktarda su akciğerlere girer. Bu nedenle suda boğulmalarda sudan çıkarılan kişiye özellikle soğuk havalarda 20-30 dakika geçmiş olsa bile suni solunum ve kalp masajı yapılmaya başlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bilinci açık olan kişileri sudan çıkarırken çok dikkatli olmak gerekir</strong></p>
<p>Suda boğulmalarda en önemli aşamanın kişinin sudan çıkarılması olduğuna dikkat çeken Bağlı, “Özellikle bilinci açık olan kişileri sudan çıkarırken çok dikkatli olmak gerekir. Bilinci açık olan ve su içinde çırpınan kişi yakınındaki herhangi bir şeye tutunup su üstünde kalmak ister. Kurtarma konusunda tecrübesi bulunmayan biri de boğulmakta olan kişiye yaklaşırsa onu da suya batırarak boğulmasına neden olabilir. Öncelikle etrafta kullanılabilecek uzun havlu, kıyafet, halat, sağlam ip, tahta parçası, can simidi, can yeleği gibi malzemeler varsa bunlar uzatılıp tutunmasını istenmeli. Bunlar yapılamıyorsa bir deniz aracıyla boğulmakta olan kişinin yanına gidilmeye çalışılır. Deniz aracı da kullanılsa, kurtarıcının üzerinde can yeleği olması can güvenliği açısından son derece önemli. Bu şekilde yardım edilemiyorsa mutlaka yardım çağrılmalı.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Ağızdan ağza ya da ağızdan buruna solunum uygulamasına su içerisinde başlanmalı</strong></p>
<p>Yardım etmek isteyen kişinin profesyonel yüzücü olmaması durumunda suya atlayıp kurtarma yapmaya çalışmaması gerektiğinin altını çizen Bağlı, “Sadece profesyonel yüzücüler ve bu konuda eğitim almış kişiler bunu yapmalı. Suya atlama sonucu, boğulma riskinin yanı sıra genel vücut travması ya da omurga kırıkları da akla gelmeli. Bu nedenle kişinin boynu çok fazla hareket ettirilmemeli. Suda boğulmalarda, ağızdan ağza ya da ağızdan buruna solunumun suda yaptırılması mümkündür ve bu uygulamaya su içerisinde iken başlanmalıdır. Bu uygulama derin sularda mümkün olmayabilir, bu nedenle kişinin hızla sığ suya doğru çekilmesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Temel yaşam desteği uygulamasına, yaşam belirtileri görülene kadar devam edilmeli </strong></p>
<p>Suyun dışarısına çıkarılan kazazedenin öncelikle yaşam fonksiyonlarının değerlendirildiğini dile getiren Bağlı, “Eğer bilinci kapalı ve solunumu durmuşsa hızla temel yaşam desteği uygulamasına başlanmalı. Kalp masajı ile başlayan standart ‘Temel Yaşam Desteği’ uygulamasından farklı olarak, suda boğulan kazazedelere 2 suni solunum verildikten sonra 30 kalp masajı ile müdahale döngüleri devam ettirilmeli.” dedi.</p>
<p>Kazazedenin yanında yalnız olanların da 2 dakika içinde tamamlanacak olan 5 tur ‘2 suni solunum – 30 kalp masajı’ döngüsünden sonra hızla 112’yi arayıp yardım istemesi gerektiğini hatırlatan Bağlı, temel yaşam desteği uygulamasına, sağlık çalışanları olay yerine gelinceye ya da kazazedede nefes alıp verme, hareket etme, ses çıkarma gibi yaşam belirtileri gösterene kadar devam edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Havuzda da olsa çocuklar yakından takip edilmeli</strong></p>
<p>Küçük çocukların tehlike anında yetişkinlere göre daha çok paniğe kapıldığını aktaran Bağlı sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuklar yüzme bilseler bile ebeveynleri tarafından sürekli kontrol edilmeli. Ebeveynler yüzme bilmeyen çocuklarıyla birlikte su içerisinde bulunmalı ya da onları su içerisinde gözden kaybetmeden takip etmeliler. Havuz ortamlarında da aynı şekilde çocukların yanında bulunulmalı ya da yakın gözlem yapılmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadece-egitim-almis-kisiler-bogulana-yardim-etmeli-havuzda-da-olsa-cocuklar-suda-yalniz-birakilmamali-384422">Sadece eğitim almış kişiler boğulana yardım etmeli! Havuzda da olsa çocuklar suda yalnız bırakılmamalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendi Yolumda filmi 9 Haziran itibariyle sadece Prime Video&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kendi-yolumda-filmi-9-haziran-itibariyle-sadece-prime-videoda-380831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 14:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[haziran]]></category>
		<category><![CDATA[itibariyle]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[prime]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[videoda]]></category>
		<category><![CDATA[yolumda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380831</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşan dijital yayın platformu Prime Video, Türk Rock müzik tarihinin en önemli gruplarından Athena’nın solisti Gökhan Özoğuz ve Gökçe Bahadır’ın başrollerinde oynadığı Kendi Yolumda adlı sinema filmini izleyiciyle buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kendi-yolumda-filmi-9-haziran-itibariyle-sadece-prime-videoda-380831">Kendi Yolumda filmi 9 Haziran itibariyle sadece Prime Video&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşan dijital yayın platformu <strong>Prime Video</strong>, Türk Rock müzik tarihinin en önemli gruplarından Athena’nın solisti <strong>Gökhan Özoğuz</strong> ve <strong>Gökçe Bahadır</strong>’ın başrollerinde oynadığı <em>Kendi Yolumda</em> adlı sinema filmini izleyiciyle buluşturuyor. </p>
<p>Geçtiğimiz sene beyazperdede sinemaseverler ile bir araya gelen filmin yönetmen koltuğunda <strong>Ömer Faruk Sorak</strong> oturuyor. Oyuncu kadrosunda <strong>Gökhan Özoğuz</strong> ve <strong>Gökçe Bahadır</strong>’ın yanı sıra <strong>Okan Çabalar, Ferit Aktuğ, Hakan Özoğuz, Çağatay Aras, Tamer Levent, Suzan Aksoy, Tuncer Salman </strong>ve<strong> Erkan Can</strong> muhteşem performanslarıyla yer alıyor.</p>
<p>Gökhan Özoğuz’un yapımcılığını da üstlendiği <em>Kendi Yolumda</em> filminin müzikleri de Athena grubu imzası taşıyor. Tamamen canlı kayıtlarla yapılan albümde yer alan “Dam Üstüne Çul Serer” şarkısı 2 Haziran’da Athena yorumu ile tüm dijital müzik platformlarında yer aldıktan sonra 9 Haziran’dan itibaren “Haklıyız Kazanacağız”, “Aldırma Gönül”, Mikail Aslan ile “Mel Şi” ve Mustafa İpekçioğlu ile Gökhan Özoğuz’un yorumladığı sevilen anonim deyiş “Şu Benim Divane Gönlüm” adlı eserler, <em>Kendi Yolumda</em> filminde yer alan tüm tema müzikleriyle birlikte dinleyicisine ulaşacak.</p>
<p>Film Gökhan Özoğuz’un arabasının, Adana’nın kenar bir mahallesinde bozulmasıyla başlıyor. Gittiği tamircide, babasıyla birlikte çalışan ve aslında müzisyen olmak isteyen, ancak aile baskısı ve zor hayat şartları sebebi ile bu hayalini gerçekleştirememiş bir tamirci çırağı olan Ömer Ali ile sohbet eden Gökhan Özoğuz, sonrasında uyuya kalır. Uykusunda kendini tamirci çırağı Ömer Ali olarak bulan Gökhan için macera başlar.</p>
<p>Kendi yolunda gitmenin önemini vurgulayarak, izleyiciye kendini gerçekleştirmenin peşinden gitmeyi çarpıcı bir şekilde sorgulatan, Ali Kobanbay’ın senaryosunu yazdığı, yapımcılığını ise Athena Sanat’ın üstlendiği <em>Kendi Yolumda</em> 9 Haziran tarihi itibariyle Prime Video’da izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kendi-yolumda-filmi-9-haziran-itibariyle-sadece-prime-videoda-380831">Kendi Yolumda filmi 9 Haziran itibariyle sadece Prime Video&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer&#8217;Balçova Arsa Mağdurları&#8217;na müjde &#8220;Sadece imar hakkı değil, konutların anahtarlarını da vereceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyerbalcova-arsa-magdurlarina-mujde-sadece-imar-hakki-degil-konutlarin-anahtarlarini-da-verecegiz-376322</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 May 2023 23:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anahtarlarını]]></category>
		<category><![CDATA[arsa]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[imar]]></category>
		<category><![CDATA[konutların]]></category>
		<category><![CDATA[mağdurlarına]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[soyerbalçova]]></category>
		<category><![CDATA[vereceğiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376322</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, uzun yıllardır kent gündeminde yer alan Balçova Arsa Mağdurları’nın sorunlarının çözüm aşamasına geldiğini müjdeledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyerbalcova-arsa-magdurlarina-mujde-sadece-imar-hakki-degil-konutlarin-anahtarlarini-da-verecegiz-376322">Başkan Soyer&#8217;Balçova Arsa Mağdurları&#8217;na müjde &#8220;Sadece imar hakkı değil, konutların anahtarlarını da vereceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, uzun yıllardır kent gündeminde yer alan Balçova Arsa Mağdurları’nın sorunlarının çözüm aşamasına geldiğini müjdeledi. Bir basın toplantısı düzenleyen Başkan Soyer, “Biz bu vatandaşlarımıza sadece imar hakkı değil, konutlarının da anahtarını vereceğiz ve ev sahibi yapacağız” dedi. Başkan Soyer, evlerin Halk Konut modeliyle yapılacağını da açıkladı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Balçova&#8217;da 1980 yılından bu yana çözülemeyen ve Balçova Arsa Mağdurları olarak sık sık gündeme gelen soruna ilişkin basın toplantısı düzenledi. Bölgedeki imar planları ve kurum görüşleri ile ilgili yapılan toplantıda Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Suphi Şahin, Balçova Arsa Mağdurları’nın avukatı Mustafa Kemal Turan ve basın mensupları yer aldı. Başkan Tunç Soyer 40 kurumdan görüş istendiğini ve 37&#8217;sinden olumlu görüş alındığını, sürecin tamamlanmasının ardından imar planları yapılarak vatandaşlara evlerini yapıp teslim edeceklerini açıkladı.<br /> <br /><strong>Soyer: “Engel olan bütün hususlar ortadan kalkmış oldu”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Burada çok uzun bir zamandan, 50 yıllık meseleden bahsediyoruz. Balçova Belediyesi, 50 yıl önce arsa satışı yapmış. Kamunun 50 yıldır mağdur ettiği bu insanlarla ilgili çözüm üretmemiz gerekiyordu. Seyirci kalmamız, bunu yok saymamız, kulak arkası etmemiz mümkün değil. Göreve gelmeden önce, net bir şekilde, kararlı bir şekilde sorunu çözeceğimizi söylemiştim. Geldiğimiz noktada 50 yıldır sorunu kilitleyen orman alanları, ağaçlandırılacak alanlar ve jeolojik sakıncalı alanlarla ilgili çözüm üretmeyi başardık. 40 kurumdan olumlu görüş alınması gerekiyordu, 37 tanesini yani yüzde 95&#8217;ini tamamladık. 3 kurumun daha görüşü kaldı. Ama bu olumlu görüşlerle yüzde 76 zayiatı yüzde 45&#8217;lere indirdik. Orman alanı olarak gözüken 196 bin metrekareyi 38 bine indirdik . Maliye Hazinesi olarak gözüken 109 dönümlük alanı da imar planı içine dahil etme imkanı bulduk. Engel olan bütün hususlar ortadan kalkmış oldu” dedi.</p>
<p><strong>“Ev sahibi yapacağız”</strong><br />Bundan sonra yaşanacak süreci anlatan Başkan Soyer, “Çok hızlı bir şekilde imar planı ile ilgili çözümü ortaya koyabileceğiz. Bir müjde paylaşmak istiyorum; biz bu vatandaşlarımıza bir imar hakkı veriyor olmayacağız sadece, biz konutların anahtarlarını vereceğiz. Oradaki en küçük mülkiyet hakkı sahibi vatandaşımızın dahi anahtarını teslim ederek ev sahibi yapacağız. Nasıl olacak? Belediyemizin şirketleri marifetiyle olacak. Hiçbir hak sahibini borçlandırmamış olacağız, müteahhitle kat karşılığı pazarlık etme noktasına getirmemiş olacağız. Hiçbir vatandaşımızın cebinden 1 kuruş çıkmadan evinin anahtarını teslim etmiş olacağız. Biz belediye olarak elimizi taşın altına koyarak imalatları belediye şirketleriyle yapacağız. Hiçbir vatandaşımızın mağduriyetine izin vermeyeceğiz. Onlara sadece imar hakkı değil, konutlarının anahtarlarını teslim etmiş olacağız. Çok zor bir meseley di. Bunu başardığımız için çok mutluyum. Bölgenin doğal siluetini bozmadan, doğaya saygılı ve doğayı koruyan bir ruhla çalışmaya özen gösterilecek” dedi.<br /> <br /><strong>Halk Konutu modeli olacak</strong><br />Halk Konut modeliyle evleri yapacaklarını belirten Başkan Soyer, “Halk Konut modeli kentsel dönüşümde Türkiye&#8217;ye de bir gün örnek olacağını düşündüğümüz bir model. Biz kamu şirketi, belediye şirketini müteahhit gibi yüzde 1 kar marjıyla imalata sokuyoruz. Müteahhit karını ortadan kaldırıyoruz. Oradaki kat karşılığı yapılacak imalatta Büyükşehir’in şirketi olarak ticari gaye gütmüyoruz. Sanki vatandaş kendi evini yapıyormuş gibi inşaatın imalatını tamamlayabilsin. Büyükşehir’in orada hak sahibi olacaklarının bedeliyle vatandaşlarımızın imalatının yapılabiliyor olması mümkün olacak. Ticari kar peşinde koşmuyor olmamız, hak sahiplerinin böyle bir cümle çerçevesinde hakkına kavuşmasını mümkün kılacak. En küçük mülkiyet sahibi bile bir konut sahibi olacak” dedi.</p>
<p><strong>“Hiçbir kurum buna hayır diyemez”</strong><br />Alanın riskli alan edilmesi gibi ihtimallerin sorulması üzerine Başkan Soyer, “Vatandaşı mağdur edecek bir şey yapamaz devlet. Bizim getirdiğimiz çözüm, hak kaybına yol açacak bir şey olmaz. Kamunun hakkını da koruyacağız. Vatandaşın 50 senelik mağduriyetini giderecek çözüm ortaya koyuyorsak kamunun hiçbir kurumu da buna hayır diyemez. Biz mevzuat çerçevesinde 40 kurumun 37&#8217;sinin olumlu görüşünü almışız. Bu çerçevede planlamayı yapacak bütün altlık oluşmuş durumda. Biz bunu en kısa sürede tamamlayıp getireceğiz. ‘Anahtarınızı teslim ediyoruz’ diyoruz. Buna kamunun hiçbir kurumu, iktidar, hiçbir şekilde karşı çıkamaz. Biz vatandaş için bunu yapıyoruz. Kamuyu zarara uğratmadan yapıyoruz, kamunun hakkını koruyarak yapıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çözdüğümüz için mutluyuz</strong><br />Kamunun yarattığı 50 senelik mağduriyete dikkat çeken Başkan Soyer, “Hiçbir günahı olmayan vatandaşlar 50 senedir haklarını bekliyorlar. Bizim kaderimiz genellikle 40-50 yıllık meseleleri bizim dönemimizde çözme zorunluluğu doğdu. Bunu çözdüğümüz için çok mutlu olduğumuzu söylemek isterim” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Çalkaya: “En kısa sürede müjdeyi vereceğiz”</strong><br />Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, “Yaklaşık 40-50 yıldır büyük bir sorun olan arsa mağdurlarının çözümü konusunda son viraja geldik. 2019&#8217;da yola çıkarken 2024&#8217;e kadar bu arsalarla ilgili gereken çalışmayı yapacağımızı söylemiştim. Umuyorum çok kısa bir süre sonra arsa mağdurları ile ilgili sorun çözülmüş olacak. Balçova ile ilgili bir sorunun çözülmüş olması müjdesini de çok yakında başkanımızla birlikte vermiş olacağız” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyerbalcova-arsa-magdurlarina-mujde-sadece-imar-hakki-degil-konutlarin-anahtarlarini-da-verecegiz-376322">Başkan Soyer&#8217;Balçova Arsa Mağdurları&#8217;na müjde &#8220;Sadece imar hakkı değil, konutların anahtarlarını da vereceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Hemşireler Günü&#8217;nde Sadece Kutlama Yapıyoruz, Sorunlar Çözülmüyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hemsireler-gununde-sadece-kutlama-yapiyoruz-sorunlar-cozulmuyor-374717</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 08:40:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çözülmüyor]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[hemşireler]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyoruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemşireler Günü’nde hemşirelerin sorunları ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken ‘’Her yıl kronik bir şekilde 12 Mayıs’ta hemşirelerimizin sorunları sadece haberlerde ve seminerlerde dile getiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemsireler-gununde-sadece-kutlama-yapiyoruz-sorunlar-cozulmuyor-374717">&#8221;Hemşireler Günü&#8217;nde Sadece Kutlama Yapıyoruz, Sorunlar Çözülmüyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hemşireler Günü’nde hemşirelerin sorunları ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken ‘’Her yıl kronik bir şekilde 12 Mayıs’ta hemşirelerimizin sorunları sadece haberlerde ve seminerlerde dile getiriliyor. Hakkınız ödenmez deyip hakkı ödenmeyen hemşirelerimiz, sadece gelinen noktada 3600 ek göstergeyi alan meslek grubu olmuşlardır” dedi. Hemşireliğin bağımsız meslekler arasında görülmesi gerektiğine vurgu yapan SAHİM-SEN Başkanı Akarken, hemşirelerin liyakatla değil siyasi kararlarla belirlendiğinin de özenle altını çizdi.  </strong></p>
<p> </p>
<p>Sağlık sisteminin olmazsa olmazı Hemşireler Günü dünyada 1954, ülkemizde ise 1964 yılından bu yana Florence Nightingale&#8217; in doğum günü olan 12 Mayıs tarihi itibarıyla kutlanmaktadır. </p>
<p>Hemşireler Günü, her yıl farklı bir tema ile etkinlikler düzenlenmektedir. Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken Hemşireler Günü özelinde bir dizi değerlendirmelerde bulundu. Akarken şunları dile getirdi:  </p>
<p> </p>
<p><strong>HAKKINIZ ÖDENMEZ DEYİP HAKKI ÖDENMEYEN HEMŞİRELER         </strong></p>
<p> </p>
<p>“Hakkınız ödenmez deyip hakkı ödenmeyen meslek grubu sağlık çalışanları ve sağlık kurum çalışanları. Yine bir mayıs ayı ve günlerden 12 Mayıs… Sadece gelinen noktada 3600 ek göstergeyi alan meslek grubu olmuşlardır.  Çözüm bununla bitiyor mu tabii ki hayır.</p>
<p> </p>
<p><strong>HEMŞİRELERİN SORUNLARI ÇÖZÜLMÜYOR, SADECE HABERLERDE VE SEMİNERLERDE DİLE GETİRİLİYOR</strong></p>
<p>Sağlık ordusunun en önemli işlevsellerinden biri olan Hemşire mesleği zaman içinde değişim yaşadığı gibi mesleğin sorumluluk alanları da genişlemiştir.  Çağımıza gelene kadar Hemşirelik, önemli aşamalar kaydederek bir dizi değişim geçirmiştir. Hemşire arkadaşlarımız başlangıçta hastaların sadece fiziksel gereksinimlerini gideriyorken giderek bu yaklaşım değişmiş, hasta veya sağlıklı bireyi bütüncül bir şekilde değerlendirmeye başlayan, uygulama alanlarını ve sorumluluklarını genişleterek sağlığa odaklanmış, özerk bir mesleğe dönüşmüştür. Bu özel günde gönül isterdi ki hemşirelerin başarılarını, mutluluklarını ve refah düzeylerini konuşalım. Ancak işini layıkıyla yapmaya çalışan hemşirelerin yaşadığı sorunlar her yıl mayıs ayında dile getirilse bile sadece haberlerde ve seminerlerde kalmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>HEMŞİRELİK ‘BAĞIMSIZ MESLEKLER’ ARASINDA GÖRÜLMELİ</strong></p>
<p>Sağlık ordusunun parçası hemşireliğin bağımsız meslekler arasında görülmesi gerektiğini vurguluyoruz. Amacımız hemşirelerin birinci ve en büyük sorunu ‘bağımsız bir meslek’ vurgusunu dile getirerek, hemşirelerin diğer sorunlarına değinebilmektir. Sağlık hizmetinin bir ekip işi olduğunun sözde değil idari kararlarla da ortaya konulması, hemşirelik mesleğinin yöneticiler, sağlık ordusu ve toplum açısından bağımsız bir meslek olarak görülmesi gerekir.</p>
<p> </p>
<p><strong>HEMŞİRELER LİYAKATLA DEĞİL, SİYASİ KARARLARLA BELİRLENİYOR</strong></p>
<p>Sağlık ordusunun içinde yer alan meslek gruplarında   iş gücü planlaması yapılmadan, çok sayıda tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi,   sağlık teknikeri yetiştiren yüksek okul  ve hemşire yetiştiren yüksekokul ve fakültelerin  açılması, ihtiyaç ve kapasiteyi aşacak sayıda kontenjan ayrılması, sağlık kurumlarında yetersiz sayıda başta hemşire  olmak üzere sağlık personeli çalıştırılması, mezuniyet sonrasında ise atama sorununun olması, hemşirelik okullarına hemşirelik dışı yönetici atanması ve öğretim elemanı olarak hemşirelik dışı (hekim, veteriner, biyolog, kimyager) akademisyen ataması yapılması, uzman hemşirelere yönelik kadrolar açılmaması, uzmanlık hakkı tanınmaması, uzman istihdam edilmemesi, uzman hemşireliğe ilişkin mali ve özlük haklar kapsamında düzenlemeler yapılmaması, tüm yönetim kademelerinde hemşirelik mesleğinin temsilcilerine yer verilmemesi, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü ve servis sorumlu hemşirelerin liyakatla değil, siyasi kararlarla belirlenmesi ve hemşirelik dışı atamaların yapılması, tüm yönetim kademelerinde hemşirelik mesleğinin temsilcilerine yer verilmemesi kanayan yaraların başında gelmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>MEVZUAT HEMŞİRELİK YASA VE YÖNETMELİĞİNE GÖRE DÜZENLENMELİ </strong></p>
<p>Hemşirelik yasası ve yönetmeliğinin işler kılınmaması, mevzuatın hemşirelik yasa ve yönetmeliğine göre düzenlenmemesi, hemşirelerin çalışacakları alanlara karar verilirken karar mekanizmalarının(idari kadrolar) sınırlarını aşması, bazı sendika ve hastane yöneticilerinin, hemşireler üzerinde güç kullanması ve baskı oluşturması; mesai arkadaşlarımızın siyasi görüş ve yaşam tarzlarından dolayı ayrımcılığa ve etik dışı uygulamalara maruz kalması, hemşirelerin yöneticilere sorunlarını iletmede veya iyileştirmede iletişim sorunları yaşamaları kendilerini ifade etmede yetersiz bırakılmaları, hemşirelere yönelik hem ekip içi hem de yönetimden kaynaklı mobbing’in ciddi olarak araştırılmaması ve cezalandırılmaması, işe yeni başlayan hemşirelerin oryantasyon süreçlerinin yetersizliği, deneyim kazanmadan ağır hastalara bakmak ve yoğun kliniklerde çalışmak zorunda bırakılmaları, sertifikalı hemşirelerin kendi alanlarında çalıştırılmaması, hemşirelerin mesleki gelişimleri için yeterince desteklenmemesi, koruyucu sağlık hizmetlerinde kilit rol oynayan hemşirelerin, okul hemşireliği ve iş sağlığı hemşireliği alanlarında istihdam edilmemesi,<br /> hemşirelik yönetmeliğinde de tanımlanan diyaliz hemşireliği, halk sağlığı hemşireliği, iş sağlığı hemşireliği gibi hemşireliğin özel alanlarının yok edilmesi, 24 saat hizmet veren bir alan olmasına rağmen, hastanede düşük maliyetli ve düşük standartlı yemek hizmeti verilmesi, çalışma ortamlarında giyinme, dinlenme ve hasta eğitim odaları  ihtiyaç alanlarının olmaması/yetersiz olması, nöbetten çıkma yılının 25 yılın üzerinde idarenin inisiyatifinde olması yasal olarak 30 yılın üzerindekilerin nöbetten çıkması, personel taşıma servis imkanlarının olmaması, çocuk bakımı için hastanede kreş olanağının yetersizliği veya hiç olmaması gibi sorunlar silsile halinde devam etmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong>KAMU İŞÇİLERİNE YAPILAN ZON ZAMLAR GİDERLERİ DAHİ KARŞILAYAMIYOR</strong></p>
<p>Kamuda çalışan işçilere yapılan son zamlara bakılınca maaşların giderlerini karşılamada yetersiz kalması, üniversite ve Sağlık Bakanlığı’na ait sağlık tesislerinde görev alan hemşirelerin farklı ücret ve istihdam şekillerinde çalıştırılması, hemşirelerin insanca yaşamalarını sağlayacak ücret politikalarının olmaması ve buna yönelik iyileştirmelerin ötelenmesi,   düşük maaşlı statüde istihdam edilmeleri, ek ödeme katsayılarının düşük olması, nöbet ücretlerinin yetersiz olması ve sağlık çalışanları içerisinde hemşirelere yapılan ek ödemeler ve döner sermayenin hemşireler arasında adil dağıtılmaması, mevcut performans uygulamalarının -hemşireleri kapsamadığı halde- hemşirelerin iş yükünün artırması, düşük giyim yardımı, görev tanımlarının çağımızın şartlarına göre düzenlenmemesi, hekimler ve hemşirelerin şiddete maruz kalması, güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmaması, hemşirelerin, nitelikli ve güvenli hemşirelik hizmetlerinin sunumuna yönelik taleplerinin, politika yapıcılar, karar vericiler ve yöneticiler tarafından duyulmaması, fazla mesai, uzun çalışma saatleri ve aşırı iş yüküne bağlı tükenmişlik yaşayan hemşirelerin, işten ayrılmalarının görmezden gelinmesi ve bu alanda araştırma ve iyileştirmelerin yetersiz olması, hasta bakımında aktif görevli sağlık personellerinde tecrübeleri baz alınarak birebir hasta ve hastayla temaslı çalışanların bilime çok fazla katkıları olacağı gözden kaçırılmamalıdır. Bu yüzden ciddi maddi ve manevi bilimsel teşviklere gereksinim duyulduğu unutulmamalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemsireler-gununde-sadece-kutlama-yapiyoruz-sorunlar-cozulmuyor-374717">&#8221;Hemşireler Günü&#8217;nde Sadece Kutlama Yapıyoruz, Sorunlar Çözülmüyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağatay Ulusoy&#8217;un Başrolünde Yer Aldığı Terzi&#8217;nin 2. Sezonu 28 Temmuz&#8217;da Tüm Dünya İle Aynı Anda Sadece Netflix&#8217;te</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cagatay-ulusoyun-basrolunde-yer-aldigi-terzinin-2-sezonu-28-temmuzda-tum-dunya-ile-ayni-anda-sadece-netflixte-373689</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 13:14:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aldığı]]></category>
		<category><![CDATA[anda]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[başrolünde]]></category>
		<category><![CDATA[çağatay]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[netflixte]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sezonu]]></category>
		<category><![CDATA[temmuzda]]></category>
		<category><![CDATA[terzinin]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[ulusoyun]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netflix, güçlü oyunculukları Çağatay Ulusoy ve etkileyici hikayesi ile heyecanı dorukta bırakan Terzi’nin 2. sezon tarihini tanıtım fragmanı ile duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagatay-ulusoyun-basrolunde-yer-aldigi-terzinin-2-sezonu-28-temmuzda-tum-dunya-ile-ayni-anda-sadece-netflixte-373689">Çağatay Ulusoy&#8217;un Başrolünde Yer Aldığı Terzi&#8217;nin 2. Sezonu 28 Temmuz&#8217;da Tüm Dünya İle Aynı Anda Sadece Netflix&#8217;te</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Netflix, güçlü oyunculukları ve etkileyici hikayesi ile heyecanı dorukta bırakan <em>Terzi</em>’nin 2. sezon tarihini tanıtım fragmanı ile duyurdu. İlk sezonunu nefeslerin tutulduğu bir final ile noktalayan <em>Terzi,</em> 28 Temmuz’da yeni sezonuyla izleyici ile buluşacak. </p>
<p>Başrolünü <strong>Çağatay Ulusoy</strong>’un üstlendiği dizinin oyuncu kadrosunda yer alan <strong>Salih Bademci</strong>, <strong>Olgun Şimşek</strong> ve <strong>Şifanur Gül </strong>gibi sevilen isimlere yeni sezonda <strong>Berrak Tüzünataç </strong>da dahil oluyor. <strong>Cem Karcı</strong>’nın yönettiği, senaryosunu <strong>Rana Mamatlıoğlu</strong> ve <strong>Bekir Baran Sıtkı</strong>’nın kaleme aldığı <em>Terzi</em>’nin 2. sezonu 28 Temmuz’da tüm dünyayla aynı anda sadece Netflix’te yayınlanacak.</p>
<p><em><strong><u>Terzi </u></strong></em><strong><u>2. Sezon Hakkında:</u></strong><br />Esvet’in hayatından çıkışı Peyami’nin içinde büyük bir acı ve öfkeye neden olur. Dimitri, olanları geride bırakarak Esvet’le birlikte olmaya hazırdır. İçinde bulunduğu çaresizlik ve acı ile bambaşka birine dönüşen Peyami&#8217;nin hayatına giren Cemre bu dönemde onun en büyük dert ortağı olurken, Peyami annesiyle ilgili gerçeklere de adım adım yaklaşmaktadır.</p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Cem Karcı </p>
<p><strong>Senaristler: </strong>Rana Mamatlıoğlu &#038; Bekir Baran Sıtkı</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong>Çağatay Ulusoy (Peyami), Salih Bademci (Dimitri), Şifanur Gül (Esvet), Olgun Şimşek (Mustafa), Ece Sükan (Suzi) ve Berrak Tüzünataç (Cemre) ve Evrim Alasya (Kiraz)</p>
<p><strong>Yapımcı: </strong>Onur Güvenatam</p>
<p><strong>Yapım Şirketi: </strong>OGM Pictures</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagatay-ulusoyun-basrolunde-yer-aldigi-terzinin-2-sezonu-28-temmuzda-tum-dunya-ile-ayni-anda-sadece-netflixte-373689">Çağatay Ulusoy&#8217;un Başrolünde Yer Aldığı Terzi&#8217;nin 2. Sezonu 28 Temmuz&#8217;da Tüm Dünya İle Aynı Anda Sadece Netflix&#8217;te</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;den Almanya&#8217;ya uzanan 60 yıllık müzik mirası: AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan&#8217;dan itibaren sadece MUBI&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-almanyaya-uzanan-60-yillik-muzik-mirasi-ask-mark-ve-olum-29-nisandan-itibaren-sadece-mubide-370652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 12:34:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[almanyaya]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[mark]]></category>
		<category><![CDATA[mirası]]></category>
		<category><![CDATA[mubide]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[nisandan]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeden]]></category>
		<category><![CDATA[uzanan]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370652</guid>

					<description><![CDATA[<p>72. Berlinale Film Festivali’nde izleyici ödülü kazanan ve IndieLisboa Uluslararası Bağımsız Film Festivali’nden ödülle dönen Cem Kaya imzalı AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan’dan itibaren MUBI seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-almanyaya-uzanan-60-yillik-muzik-mirasi-ask-mark-ve-olum-29-nisandan-itibaren-sadece-mubide-370652">Türkiye&#8217;den Almanya&#8217;ya uzanan 60 yıllık müzik mirası: AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan&#8217;dan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>72. Berlinale</strong> <strong>Film Festivali</strong>’nde izleyici ödülü kazanan ve <strong>IndieLisboa Uluslararası Bağımsız Film Festivali</strong>’nden ödülle dönen <strong>Cem Kaya</strong> imzalı <strong>AŞK, MARK VE ÖLÜM</strong>, 29 Nisan’dan itibaren <strong>MUBI</strong> seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Almanya’da yaşayan Türkiyeli göçmenlerin, çocuklarının ve torunlarının yaşattığı bağımsız müzik kültürünü, daha önce görülmemiş zengin arşiv kayıtlarıyla harmanlayan <strong>AŞK, MARK VE ÖLÜM,</strong> Almanya’da filizlenip büyüyen göçmen müzik kültürünün tüm renklerini izleyiciyle buluşturuyor. “Arabeks” ve “Motör: Kopya Kültürü &#038; Popüler Türk Sineması” filmleriyle adından söz ettirmeyi başaran Cem Kaya’nın yönettiği filmin arşiv tarama, lisanslama ve çekimi de kapsayan hazırlık ve yapım süreci 2017 yılına kadar geri gidiyor. Almanya’nın iş gücünün belkemiğini oluşturan Türkiyeli göçmenlerin aidiyet ve kimliğe dair sorgulamalarını da ekrana taşıyan film, 1960’lar Almanyasına, eğlence kültürüne ve dönemin tarihsel ve toplumsal sorunlarına ışık tutuyor. </p>
<p>29 Nisan’dan itibaren sadece MUBI’de yer alacak ve müzik, tarih ve belgesel tutkunlarını kucaklayacak olan <strong>AŞK, MARK VE ÖLÜM, </strong>Cem Karaca, Köln Bülbülü Yüksel Özkasap, Derdiyoklar, Cavidan Ünal, Muhabbet, Killa Hakan, Kabus Kerim, Erci E., Hatay Engin, Aşık Metin Türköz ve bağlama virtüözü İsmet Topçu gibi ünlü isimlerle müziğin kaset ve plaklarla şekillenen altın çağına doğru keyifli ve bir o kadar da duygu yüklü bir yolculuğa çıkartıyor. “Aşk”, “Mark” ve “Ölüm” olmak üzere 3 farklı başlığa ayrılan film,  “Aşk” bölümünde büyük bir umutla Almanya’ya göç eden işçilerin heyecanını ve memleket hasretini anlatıyor. “Mark” bölümü artık tedavülden kalkan bu para biriminin sembolik anlamına ve gurbetçilerin Almanya’daki lüks yaşam biçimlerine yer verirken, “Ölüm” bölümüyse Almanya-Türkiye arasındaki entegrasyonda gelinen son noktayı ve yaşanan trajik anları arşiv kayıtlarından ve ruhun derinlerine işleyen anlatım gücüyle müzikten yararlanarak aktarıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyeden-almanyaya-uzanan-60-yillik-muzik-mirasi-ask-mark-ve-olum-29-nisandan-itibaren-sadece-mubide-370652">Türkiye&#8217;den Almanya&#8217;ya uzanan 60 yıllık müzik mirası: AŞK, MARK VE ÖLÜM, 29 Nisan&#8217;dan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SMS Doğrulamayı Sadece Blue Abonelerine Açan Twitter&#8217;da Kullanıcıların Karşılaşabileceği Riskler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sms-dogrulamayi-sadece-blue-abonelerine-acan-twitterda-kullanicilarin-karsilasabilecegi-riskler-365181</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[blue]]></category>
		<category><![CDATA[doğrulamayı]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşabileceği]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcıların]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sms]]></category>
		<category><![CDATA[twitterda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365181</guid>

					<description><![CDATA[<p>Twitter, geçtiğimiz haftalarda kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu için iki faktörlü kimlik doğrulama seçeneklerinden SMS ile kod alma yöntemini kaldırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sms-dogrulamayi-sadece-blue-abonelerine-acan-twitterda-kullanicilarin-karsilasabilecegi-riskler-365181">SMS Doğrulamayı Sadece Blue Abonelerine Açan Twitter&#8217;da Kullanıcıların Karşılaşabileceği Riskler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Twitter, geçtiğimiz haftalarda kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu için iki faktörlü kimlik doğrulama seçeneklerinden SMS ile kod alma yöntemini kaldırdı. </strong></p>
<p><strong>Artık yalnızca ayda 8 dolar ödeyen Twitter Blue aboneleri için kullanıma açık olan doğrulama yöntemi, bu aboneliği almayan kullanıcılar için yeni siber güvenlik risklerinin ortaya çıkma ihtimalini gündeme getiriyor. </strong></p>
<p><strong>Güçlü bir sosyal medya platformu olan Twitter’ın bu yeniliği üzerine Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, olası güvenlik risklerinden korunmak için ipuçlarını paylaşıyor.</strong></p>
<p>400 milyon kadar aktif kullanıcısıyla 21. yüzyılın en etkin sosyal medya platformlarından sayılan Twitter, geçtiğimiz günlerde bir güvenlik değişikliği yaptı. Twitter, iki faktörlü kimlik doğrulama seçeneklerinden SMS ile kod alma yöntemini kaldırdı. Artık yalnızca ayda 8 dolar ödeyen Twitter Blue aboneleri için kullanıma açık olan doğrulama yöntemi, bu aboneliği almayan kullanıcılar için yeni siber güvenlik risklerini ortaya çıkardı. Platformun sadece para ödeyenlere değil tüm kullanıcılara en temel güvenlik önlemi olan çift faktörlü kimlik doğrulamasını açması gerektiğini vurgulayan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, olası güvenlik risklerinden korunmak için ipuçlarını paylaşıyor.</p>
<p><strong>Çift Faktörlü Korumadan Yalnızca Blue Üyeleri Yararlanabilir</strong></p>
<p>İki faktörlü kimlik doğrulama yöntemleri, profile erişim için oturum açarken hem parola hem de sonra girilmesi gereken eşsiz bir kod ile uygulamalara ve web sitelerine ekstra bir güvenlik katmanı sağlıyor. Herhangi biri, iki faktörlü kimlik doğrulama ile korunan bir hesabın şifresini elde etse bile hesaba giriş yapmaya çalışırsa hesap sahibinin telefonuna 6 haneli bir kod gidiyor. Böylece bilgisayar korsanı kullanıcının e-posta adresini ve şifresini ele geçirmiş olsa bile kod olmadan hesaba erişemiyor. Siber suçlulara karşı tam bir koruma sağlamasa da yalnızca şifre kullanımından çok daha güvenli bu yöntemi Twitter, yakın zamanda genel kullanıcılarına kapattı. Artık yalnızca ayda 8 dolar ödeyen Twitter Blue aboneleri için kullanıma açık olan yöntem, kullanıcılar için yeni siber güvenlik risklerinin ortaya çıkma ihtimalini gündeme getirirken Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, tüm riskler karşısında kişisel bilgilerini, kimlik bilgilerini ve paralarını korumak isteyen kullanıcılar için Twitter kullanırken uymaları gereken 8 farklı ipucunu sıralıyor.</p>
<p><strong>1. </strong>Telefon numaranız, ev / iş adresiniz, doğum tarihiniz, yakınlarınızın kişisel bilgileri gibi hiçbir şahsi tanımlayıcıyı paylaşmayın.</p>
<p><strong>2. </strong>Hassas olabilecek fotoğrafları ya da diğer medya içeriklerini paylaşmayın.</p>
<p><strong>3. </strong>Harflerden, rakamlardan, noktalama işaretlerinde oluşan güçlü ve her hesabınız için eşsiz parolalar kullanın. Parolanız, Twitter’a kaydolduğunuz e-posta adresindeki parolayla aynı olmasın.</p>
<p><strong>4. </strong>Gizlilik ve güvenlik ayarlarınızı değiştirin. Konumunuzu devre dışı bırakın ve diğer kullanıcıların e-posta adresiniz ya da telefon numaranız aracılığıyla hesabınızı bulmasını engelleyin.</p>
<p>5. Kötü amaçlı saldırılara ve kimlik avı bağlantılarına karşı Windows, macOS, iOS ve Android için tam korunma sağlayan Bitdefender’ın Total Security gibi ödüllü bir güvenlik çözümü kullanın. Bu sayede parola yöneticisi ve hesap doğrulama özelliklerini de kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>6. </strong>Bağlantıları, reklamları ya da yatırım fırsatlarınız DM üzerinden tanıtan tanımadığınız kişilere karşı dikkatli olun.</p>
<p><strong>7. </strong>Taciz edici davranış sergileyen hesapları engelleyin ve şikayet edin.</p>
<p><strong>8. </strong>Çevrimiçi tanıştığınız hiç kimseye finansal bilgilerinizi kesinlikle vermeyin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sms-dogrulamayi-sadece-blue-abonelerine-acan-twitterda-kullanicilarin-karsilasabilecegi-riskler-365181">SMS Doğrulamayı Sadece Blue Abonelerine Açan Twitter&#8217;da Kullanıcıların Karşılaşabileceği Riskler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eyes of Solar dünya kitle fonlama rekoru kırdı! Girişim sadece 43 saniyede %100 fonlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eyes-of-solar-dunya-kitle-fonlama-rekoru-kirdi-girisim-sadece-43-saniyede-100-fonlandi-363523</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 11:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eyes]]></category>
		<category><![CDATA[fonlama]]></category>
		<category><![CDATA[fonlandı]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[kırdı]]></category>
		<category><![CDATA[rekoru]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[solar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363523</guid>

					<description><![CDATA[<p>İGA kurum içi girişimi Eyes of Solar, kitle fonlama platformu fonbulucu’da çıktığı yatırım turunda 43 saniyede %100 fonlanarak bir önceki 96 saniyelik dünya rekorunu kırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eyes-of-solar-dunya-kitle-fonlama-rekoru-kirdi-girisim-sadece-43-saniyede-100-fonlandi-363523">Eyes of Solar dünya kitle fonlama rekoru kırdı! Girişim sadece 43 saniyede %100 fonlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İGA kurum içi girişimi Eyes of Solar, kitle fonlama platformu fonbulucu’da çıktığı yatırım turunda 43 saniyede %100 fonlanarak bir önceki 96 saniyelik dünya rekorunu kırdı. Yatırım turu girişimin 1,5 milyon TL fon talebine karşılık %1404.6 fon oranıyla 21 milyon TL toplanarak aynı gün sonunda kapatıldı. fonbulucu tarafından rekorun tescillenmesi için hızla Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru talebinde bulunacağı bildirildi. </strong></p>
<p>İleri teknolojisi ile elektrik ve veri tabanı altyapısına ihtiyaç kalmadan çalışan, elektriğe en uzak noktalarda bile aydınlatma, iletişim ve güvenlik sistemi sağlayarak afet durumlarındaki problemlere çözüm sunan Eyes of Solar’dan dünya kitle fonlama rekoru geldi. İGA kurum içi girişimi Eyes of Solar, şirket paylarının %7’sini yatırımcılara arz ederek 1,5 milyon TL fon talebiyle  28 Mart günü fonbulucu üzerinden paya dayalı kitle fonlama turuna çıkmıştı. Turun başladığı ilk andan itibaren bireysel ve kurumsal yatırımcıların büyük ilgisini gören girişim, EFT talepleri ile birlikte pay arzında %100 fonlamaya sadece 43 saniyede ulaşarak 96 saniyelik dünya kitlesel fonlama rekoru kırdı. Süreç, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank ve fonbulucu’da zaman damgası ile damgalanırken yatırım turu girişimin 1,5 milyon TL fon talebine karşılık %1404.6 fon oranıyla 21 milyon TL toplandı.</p>
<p><strong>En büyük hedef artı değer üretimi </strong></p>
<p>Rekor fonlama hakkında konuşan Eyes of Solar Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Bayram, “Eyes of Solar projesini ilk olarak 2022 Nisan ayında İstanbul Teknik Üniversitesi, İGA HUB &#8211; İTÜ çekirdek programında lanse ettik. 2022 İTÜ-Çekirdek BigBang platformunda diğer projeler karşısında başarılı bir süreç yürüterek final sahnesinde yerimizi aldık. 2022 Aralık ayında yapılan İTÜ-Çekirdek BigBang final sahne sürecini 503 proje arasından EnerjiSa ve IGA tarafından verilen nakdi para ödülleri ile tamamladık. 2023 Ocak’ta düzenlenen Bireysel Genç Girişimci (BiGG) programına kabul edilerek yeni bir döneme giriş yaptık. 2022’de İTÜ-Çekirdek Kuluçka Girişim statüsü ile yolumuza ediyoruz. Başlangıçtan beri hedefimiz, üreteceğimiz derin teknolojiyle ülkemiz adına artı değer yaratmak ve içinde bulunduğumuz pazara faydalı liderlikle yön vermek. Ürünümüze ve ekibimize duyduğumuz güvenle turu başarıyla kapatacağımızı öngörüyorduk fakat kırdığımız bu rekor ülkemize, yatırımcılarımıza, ekosistemimize ve kendimize yönelik inancımızı pekiştirdi. Çok mutlu ve gururluyuz. Bundan böyle birlikte ilerleyeceğimiz, birlikte başaracağımız, birlikte yeni rekorlara imza atacağımız yatırımcılarımıza ve değerli destekleriyle daima yanımızda olan tüm fonbulucu ekibine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.   </p>
<p><strong>“Saniyeler içerisinde fonlanan girişimlere şahit olacağımızı söylemiştik”</strong></p>
<p>fonbulucu Kurucusu ve CEO’su Hakan Yıldız ise, “Eyes of Solar, çok yakın bir zamanda yaşadığımız ve tüm ülkemizi derinden sarsan deprem gibi felaketlerin etkilerini minimize etmek adına son derece inovatif, değer önerisi son derece büyük bir teknoloji sunuyor. Mevcut problemleri derinlemesine analiz etmiş, çözüm noktasında kararlı, yüksek nitelik ve yeterliliğe sahip donanımlı bir ekipten oluşuyor. Açık olmak gerekirse bu rekor sonuç bizim için sürpriz olmadı. Girişimimizin önemli bir açığı kapatan ürünü ile hızlı bir şekilde fonlanacağını fonbulucu olarak zaten öngörmüştük. En kısa süre içerisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru talebinde bulunacağız. Geçen yıl çok da uzak olmayan bir gelecekte platformumuzda saniyeler içinde fonlanan girişimlere şahit olacağımızı söylemiştik. Bu vaadimizin arkasında da Eyes of Solar’ın başarısıyla durmuş olduk. Girişimimizi kutluyor, tesadüf olmadığını bildiğimiz bu başarının devamını diliyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eyes-of-solar-dunya-kitle-fonlama-rekoru-kirdi-girisim-sadece-43-saniyede-100-fonlandi-363523">Eyes of Solar dünya kitle fonlama rekoru kırdı! Girişim sadece 43 saniyede %100 fonlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özge Gürel &#8220;Aşk, Hayatımıza Gerçekten Sihir Katıyor ve Sadece İkili İlişkilerde İndirgenmesi Haksızlık&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozge-gurel-ask-hayatimiza-gercekten-sihir-katiyor-ve-sadece-ikili-iliskilerde-indirgenmesi-haksizlik-361871</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 09:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekten]]></category>
		<category><![CDATA[gürel]]></category>
		<category><![CDATA[haksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hayatımıza]]></category>
		<category><![CDATA[ikili]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerde]]></category>
		<category><![CDATA[indirgenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[katıyor]]></category>
		<category><![CDATA[özge]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sihir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361871</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özge Gürel, Lov Faralya Fethiye'de gerçekleşen MAG Nisan çekimlerinde güzelliği ile büyüledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozge-gurel-ask-hayatimiza-gercekten-sihir-katiyor-ve-sadece-ikili-iliskilerde-indirgenmesi-haksizlik-361871">Özge Gürel &#8220;Aşk, Hayatımıza Gerçekten Sihir Katıyor ve Sadece İkili İlişkilerde İndirgenmesi Haksızlık&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özge Gürel, Lov Faralya Fethiye&#8217;de gerçekleşen MAG Nisan çekimlerinde güzelliği ile büyüledi.  Doğanın eşsiz atmosferi ve Fethiye&#8217;nin mavilikleri eşliğinde objektiflere poz veren güzel oyuncu, hakkında bilinmeyen ve çokça merak edilen soruları yanıtladı.</p>
<p>“Şu dönem, hayatın sürprizleriyle beni çok heyecanlandırdığı bir dönem ve belki de en çok etki bırakacak olanla henüz tanışmadım.”</p>
<p>“Mutlu gün, sen nasıl istiyorsan öyle olur.”</p>
<p>“Kurallara çok takılmıyorum, gerçekliğine inandığım sürece.”</p>
<p>“Benimle birlikte oyunculuğum, her karakterle de ben değişiyorum. Bu beni inanılmaz heyecanlandırıyor ve motivasyonumu hep diri tutuyor.”</p>
<p>Hayatta kendisini mutlu eden mesleği bulana kadar denemeye devam eden ve oyunculukta karar kıldığını söyleyen Özge Gürel  MAG Nisan sayısına konuk oldu. Pek az kişinin bildiği, ilginç bir özelliğini paylaşan Özge Gürel “Gürültülü ortamda çok güzel uyurum. Çocukluktan kalma sanırım, güvende hissediyorum. İnsanlar sohbet ederken salondaki koltukta mışıl mışıl uyuyabilirim. Televizyonu açıp uyuyorum, eğer yalnızsam ışıkları da açıyorum” dedi. </p>
<p>En sevdiği şeyin başlangıç olduğunu, her zaman, her şartta bu durumun kendisini heyecanlandırdığını aktaran Gürel “Hafif korkuyla karışık bir mutluluk hali” açıklamasında bulundu. Özge Gürel sanata bakış açısı ile ilgili ise şunları söyledi: “Benim için kılavuz sanat. Sevdiğim sanatçıların eserleri; onları tanımanın, fikirlerini anlayıp kendime katmanın bir yolu. Kendinizi, hikâyenizi, fikrinizi, döneminizi bazen kafa yoran insanlara, bazen de herkese yüzyıllar sonra bile ulaştırmanın incelikli hali sanat. O fikirler o kadar çok insanın yolunu aydınlatıyor ki.”</p>
<p>Aşkı nasıl tanımlarsınız sorusunu da samimiyetle yanıtlayan güzel oyuncu “Bu konunun ucu hep çok açık kalıyor, çünkü her ilişkinin matematiği bambaşka. Aşk ilişki başlatabilir ama sadece âşık olmak, devam etmesi için yeterli değil. Uzun ilişkilerde tüm duvarlar kırılıyor, açılmadık kapı kalmıyor. İşte o zaman başlıyor aslında ilişki, ki bence en güzel kısma geliyoruz. Herkesin kendi gibi olduğu ve o halini çok sevdiğiniz kısım bence en eğlencelisi.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozge-gurel-ask-hayatimiza-gercekten-sihir-katiyor-ve-sadece-ikili-iliskilerde-indirgenmesi-haksizlik-361871">Özge Gürel &#8220;Aşk, Hayatımıza Gerçekten Sihir Katıyor ve Sadece İkili İlişkilerde İndirgenmesi Haksızlık&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fatma&#8217;nın Güney Afrika Uyarlaması Unseen, Tüm Dünyayla Aynı Anda Sadece Netflix&#8217;te Yayında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fatmanin-guney-afrika-uyarlamasi-unseen-tum-dunyayla-ayni-anda-sadece-netflixte-yayinda-360758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[anda]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayla]]></category>
		<category><![CDATA[fatmanın]]></category>
		<category><![CDATA[güney]]></category>
		<category><![CDATA[netflixte]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[unseen]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yayınlandığı günden itibaren pek çok ülkede beğeniyle izlenen Fatma’nın Güney Afrika uyarlaması Unseen, tüm dünyayla aynı anda sadece Netflix’te yayında.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fatmanin-guney-afrika-uyarlamasi-unseen-tum-dunyayla-ayni-anda-sadece-netflixte-yayinda-360758">Fatma&#8217;nın Güney Afrika Uyarlaması Unseen, Tüm Dünyayla Aynı Anda Sadece Netflix&#8217;te Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yayınlandığı günden itibaren pek çok ülkede beğeniyle izlenen Fatma’nın Güney Afrika uyarlaması <em>Unseen</em>, tüm dünyayla aynı anda sadece Netflix’te yayında.</strong></p>
<p>Netflix, Türkiye’den çıkan hikayeleri dünyanın dört bir yanından izleyici ile buluşturmaya devam ediyor. 2021’in Nisan ayında yayınlanan <em><strong>Fatma</strong></em>, Türk yaratıcıların farklı bir ülkede uyarlanan ikinci projesi oldu. Başrolünde Burcu Biricik’in yer aldığı, Özgür Önurme’nin yaratıcısı olduğu, yapımcılığını ise Başak Abacıgil Sözeri (Idea Film)’nin üstlendiği dizinin hikayesi Güney Afrika’ya uyarlandı. </p>
<p>Türkiye’de başlayan yolculuğu yeniden şekillenerek devam edecek <em><strong>Fatma</strong></em>’nın yaratıcısı <em>Özgür Önurme, </em>hikayesinin sınırları aşarak farklı ülkelerde insanlara dokunması konusunda şöyle dedi; “<em>Yaratıcısı olduğum ve ülkemizden çıkan bu hikayenin başka bir coğrafyada karşılığını görmek beni çok heyecanlandırıyor. Dünyada, sınıf gözetmeksizin, Fatma gibi görünmez olan bir sürü kadın var. Bu nedenle Fatma’nın yeni bir ruhla Unseen olarak adapte edilmesini kıymetli buluyorum</em><em>.</em>”. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fatmanin-guney-afrika-uyarlamasi-unseen-tum-dunyayla-ayni-anda-sadece-netflixte-yayinda-360758">Fatma&#8217;nın Güney Afrika Uyarlaması Unseen, Tüm Dünyayla Aynı Anda Sadece Netflix&#8217;te Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cisco araştırdı: Şirketlerin sadece %15&#8217;i siber güvenlik tehditlerine hazır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cisco-arastirdi-sirketlerin-sadece-15i-siber-guvenlik-tehditlerine-hazir-360704</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırdı]]></category>
		<category><![CDATA[cisco]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[tehditlerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cisco 2023 Siber Güvenlik Endeksi’ne göre, şirketlerin %82'si önümüzdeki 12 ila 24 ay içinde bir siber güvenlik tehdidinin işlerini sekteye uğratmasını bekliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cisco-arastirdi-sirketlerin-sadece-15i-siber-guvenlik-tehditlerine-hazir-360704">Cisco araştırdı: Şirketlerin sadece %15&#8217;i siber güvenlik tehditlerine hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Cisco 2023 Siber Güvenlik Endeksi’ne göre, şirketlerin %82&#8217;si önümüzdeki 12 ila 24 ay içinde bir siber güvenlik tehdidinin işlerini sekteye uğratmasını bekliyor. Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %15’i olası risklere karşı yeterli hazırlığa sahip. Son bir yılda siber saldırıya uğrayan şirketlerin %41&#8217;i içinse bu saldırıların maliyeti en az 500.000 dolar oldu. </strong></em></p>
<p>Cisco, 2023 Siber Güvenlik Endeksi’ne göre,<strong> </strong>dünya genelinde kuruluşların yalnızca %15&#8217;i günümüzün modern siber güvenlik risklerine karşı dirençli olmak için gereken hazırlık düzeyine sahip. Kullanıcıların ve verilerin güvenliğinin sağlanması gereken COVID sonrası, hibrit bir dünya zemininde geliştirilen rapor, işletmelerin hangi noktalarda iyi durumda olduğunu, küresel iş dünyasında siber güvenlik boşluklarının hangi alanlara doğru genişleyeceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Pandemi ile birlikte kuruluşlar, büyük ölçüde statik (insanların tek bir konumdan, statik bir ağa bağlanarak tek bir cihazdan çalıştığı) bir işletim modelinden, çalışanların birden fazla konumdaki birden fazla cihazdan birden fazla ağa bağlandıkları, buluttaki ve hareket halindeki uygulamalara eriştikleri ve muazzam miktarda veri ürettikleri hibrit bir dünyaya geçiş yaptı. Bu durum şirketler için yeni ve benzersiz siber güvenlik zorlukları ortaya çıkardı.</p>
<p><strong>Siber savunma 5 temel üstünde şekilleniyor</strong></p>
<p>“Cisco Siber Güvenlik Hazırlık Endeksi: Hibrit Bir Dünyada Esneklik” başlıklı rapor, şirketlerin modern tehditlere karşı siber güvenlik esnekliğini sürdürmeye hazır olup olmadıklarını ölçüyor. Bu ölçümler, gerekli savunmaların temelini oluşturan 5 temel sütunu ve sütunlar içindeki 19 farklı çözümü kapsıyor: Kimlik, cihazlar, ağ, uygulama iş yükleri ve veriler.</p>
<p>Yöneticiler, güvenli ve esnek organizasyonlar oluşturmak için bu 5 güvenlik ayağında bir &#8216;hazırlık&#8217; temeli oluşturmalıdır. Bu ihtiyaç, katılımcıların %86&#8217;sının önümüzdeki 12 ay içinde güvenlik bütçelerini en az yüzde 10 oranında artırmayı planladığı göz önüne alındığında özellikle kritiktir. Bir temel oluşturarak, kuruluşlar güçlü yanlarını geliştirebilir ve esnekliklerini artırabilir.</p>
<p>Ankette, 27 pazardaki 6.700 özel sektör siber güvenlik liderinden bu çözümlerden hangilerini kullandıklarını ve hangi aşamada olduklarını belirtmeleri istendi. Şirketler yanıtlar ışığında “hazır olma” durumuna göre 4 aşamada sınıflandırıldı: Acemi, Biçimlendirici, İlerleyen ve Olgun.</p>
<p><strong>Yarıdan fazlası savunmasız</strong></p>
<p>Araştırma, şirketlerin sadece %15&#8217;inin “Olgunluk” aşamasında olduğunu ortaya koydu. Küresel olarak şirketlerin yarısından fazlası (%55) ise “Başlangıç” veya Biçimlendirme aşamalarında yer alıyor. Bu da siber güvenlik hazırlığı konusunda ortalamanın altında performans gösterdikleri anlamına geliyor.</p>
<p>Katılımcıların %82&#8217;si, önümüzdeki 12 ila 24 ay içinde bir siber güvenlik tehdidinin işlerini sekteye uğratmasını beklediklerini beyan ederken, %60&#8217;ı son 12 ay içinde bir siber güvenlik saldırısı yaşadıklarını paylaştı. Bu olumsuzluklardan etkilenenlerin %41&#8217;i için söz konusu güvenlik açıklarının maliyetinin 500 bin doları bulması ise güvenlik açısından hazırlıksız olmanın sonuçlarını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Cisco Türkiye Genel Müdürü Didem Duru</strong> araştırmayı şöyle değerlendirdi: <strong>&#8220;Tüm dünyada olduğu gibi hibrit model, pandemi sonrasında Türkiye&#8217;de de büyük ivme kazandı. Çoklu bulut mimarilerine geçiş ve hibrit çalışmanın yükselişi ile birlikte, şirketler siber risklere karşı çok daha savunmasız hale geldi. Bu riskleri ortadan kaldırmak ve güvenlik açığını kapatmak için şirketlerin daha esnek olması ve bu alana yatırım yapmaları şart. Cisco olarak biz de onlara bu süreçte ihtiyaç duydukları tüm desteği sağlıyoruz.”</strong></p>
<p><strong>Güvenlik bütçeleri artıyor</strong></p>
<p>Şirketler siber güvenlik hazırlıklarına yatırım yaptıkça, dirençli kalma yeteneklerine olan güven de artacaktır. Hâlihazırda, “Olgun” seviyedeki şirketlerin %53&#8217;ü risklerle başa çıkma becerilerine &#8216;çok güvendiklerini&#8217; belirtti. Buna karşılık “Başlangıç” aşamasındaki şirketlerin yalnızca %30&#8217;u, “Biçimlendirme” aşamasındaki şirketlerin ise %34&#8217;ü aynı yönde görüş beyan etti. Öte yandan katılımcıların %86&#8217;sı, önümüzdeki 12 ay içinde güvenlik bütçelerini en az %10 artırmayı planladıklarını açıkladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cisco-arastirdi-sirketlerin-sadece-15i-siber-guvenlik-tehditlerine-hazir-360704">Cisco araştırdı: Şirketlerin sadece %15&#8217;i siber güvenlik tehditlerine hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;dan evrensel bir kadın direnişi hikâyesi: LEYLA&#8217;NIN KARDEŞLERİ, 25 Mart&#8217;tan itibaren sadece MUBI&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/irandan-evrensel-bir-kadin-direnisi-hikayesi-leylanin-kardesleri-25-marttan-itibaren-sadece-mubide-360533</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 13:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[evrensel]]></category>
		<category><![CDATA[hikyesi]]></category>
		<category><![CDATA[irandan]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşleri]]></category>
		<category><![CDATA[leylanin]]></category>
		<category><![CDATA[marttan]]></category>
		<category><![CDATA[mubide]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360533</guid>

					<description><![CDATA[<p>75. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışıp FIPRESCI ödülü kazanan, İran sinemasının büyük yıldızı Taraneh Alidoosti’nin başrolünde yer aldığı, Saeed Roustayi imzalı LEYLA’NIN KARDEŞLERİ, 25 Mart’ta MUBI seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/irandan-evrensel-bir-kadin-direnisi-hikayesi-leylanin-kardesleri-25-marttan-itibaren-sadece-mubide-360533">İran&#8217;dan evrensel bir kadın direnişi hikâyesi: LEYLA&#8217;NIN KARDEŞLERİ, 25 Mart&#8217;tan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>75. Cannes Film Festivali</strong>’nde Altın Palmiye için yarışıp FIPRESCI ödülü kazanan, İran sinemasının büyük yıldızı <strong>Taraneh Alidoosti</strong>’nin başrolünde yer aldığı, <strong>Saeed Roustayi</strong> imzalı <strong>LEYLA’NIN KARDEŞLERİ</strong>, 25 Mart’ta <strong>MUBI</strong> seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Ülkemizde ilk kez 21. Filmekimi’nde gösterilen <strong>LEYLA’NIN KARDEŞLERİ,</strong> şimdi de MUBI’nin <strong>Kadın, Yaşam, Özgürlük: İran’dan Kadın Hikâyeleri</strong><em> </em>başlıklı seçkisi kapsamında 25 Mart’ta görücüye çıkıyor. İran sinemasının yükselen yeteneği Saeed Roustayi&#8217;nin üçüncü filmi olan <strong>LEYLA’NIN KARDEŞLERİ</strong>, bir ailenin İran’daki ambargoların gölgesinde yaşadığı ekonomik bunalımı ve 40 yaşındaki Leyla&#8217;nın etrafındaki çürümüş düzenle kıyasıya mücadelesini anlatıyor. Asghar Farhadi’nin imzasını taşıyan Satıcı (2016) ve Elly Hakkında (2009) gibi filmlerle yıldızı parlayan Taraneh Alidoosti’nin canlandırdığı Leyla, dört erkek kardeşini ayağa kaldırmaya çalışırken, bir yandan da ataerkil tahakküme karşı bir onur savaşı veriyor. </p>
<p>Cannes gibi prestijli festivallerdeki başarısına karşın, ülkesi İran’da yasaklanan <strong>LEYLA’NIN KARDEŞLERİ</strong>, tüm gücüne, direncine ve cesaretine rağmen görmezden gelinen kadınların statükoyla mücadelesini beyazperdeye taşırken son derece çarpıcı bir sinema dili kuruyor. <em>“Anne-babanın sorumluluğu çocuklarını eğitmek ama bazen de çocuklar ebeveynlerini eğitmeye mecbur kalıyorlar”</em> repliğiyle akıllara kazınan film, yerel bir aile hikâyesi üzerinden evrensel çaptaki sosyo-ekonomik adaletsizlikleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini eleştiriyor.</p>
<p><strong>Kadın, Yaşam, Özgürlük: İran’dan Kadın Hikâyeleri hakkında</strong></p>
<p>Özgürlükleri için mücadele eden kadınlar ile onların varlığını reddeden bir rejim arasındaki gerilim, İran’da uzun yıllardır hüküm sürüyor. Son olarak Mehsa Emini adlı bir kadının polis tarafından gözaltındayken öldürülmesiyle patlak veren isyan, bugün İran sokaklarında dalga dalga büyüyen toplumsal bir harekete dönüşmüş durumda. Tüm korkulardan daha güçlü olan özgürleşme tutkusu ve dayanışma, İran’daki baskıcı rejimi anlatırken onu alaşağı edecek isyankâr enerjiyi de taşıyan filmlerde yankısını buluyor. İran İslam Devrimi’nin üç kuşaktan kadın üzerinde bıraktığı izleri çizgi romanların diliyle aktaran PERSEPOLİS, “İlk İran vampir western filmi” olarak lanse edilen ve türe modern ve feminist bir çerçeveden bakan GECE YARISI SOKAKTA TEK BAŞINA BİR KIZ, bir seri katilin peşindeki araştırmacı gazeteci bir kadının hikâyesini anlatan Ali Abbasi imzalı KUTSAL ÖRÜMCEK, farklı perspektifler ve dönemlerden İranlı kadınların sesine kulak vermemizi sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/irandan-evrensel-bir-kadin-direnisi-hikayesi-leylanin-kardesleri-25-marttan-itibaren-sadece-mubide-360533">İran&#8217;dan evrensel bir kadın direnişi hikâyesi: LEYLA&#8217;NIN KARDEŞLERİ, 25 Mart&#8217;tan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahur sadece su ile geçiştirilmemeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahur-sadece-su-ile-gecistirilmemeli-360386</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 10:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[geçiştirilmemeli]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360386</guid>

					<description><![CDATA[<p>İftar yemeğine çorba gibi daha hafif yiyeceklerle başlanması, sonra ızgara beyaz et, sebze yemekleri, salata, meyve, yoğurt gibi ağır olmayan yiyeceklerin tercih edilerek öğünün tamamlanabileceği tavsiyesinde bulunan Sibel Mumcu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahur-sadece-su-ile-gecistirilmemeli-360386">Sahur sadece su ile geçiştirilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan ayı pek çok alışkanlık gibi günlük beslenme düzeninin de değiştiği çok özel bir ay. Ramazan ayında genellikle kırmızı et, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı, börek gibi yiyeceklerin daha çok tercih edildiğini, sebze, meyve ve beyaz et tüketiminin azalıp öğün sayısının ikiye düştüğünü belirten Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Şefi  ve Diyetisyen Sibel Mumcu, “Ramazan ayında uzun süre aç kalınması, özellikle sahura kalkmadan akşam yemeği ile oruç tutulması vücudumuzda fizyolojik değişikliklere neden olur. Şeker hastaları, hamile ve emzikliler, kalp, böbrek ve karaciğer hastalığı gibi sağlık problemi olanlar mutlaka ilgili uzmanların tavsiyelerine uygun hareket etmeli. Bunun dışında oruç tutmanın bir zayıflama yöntemi olmadığı da unutulmamalı” hatırlatmasında bulundu.</strong></p>
<p>Ramazan’da besin tercihleri ve öğün zamanları değişse de insanların günlük ihtiyacı olan enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinimlerinin değişmediğini vurgulayan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Şefi ve Diyetisyen Sibel Mumcu, “Günlük ihtiyacımız olan enerji ve diğer besin öğelerini dengeli şekilde öğünlere dağıtarak bu dönemi sorunsuz geçirebiliriz” dedi.</p>
<p><strong>İftar ve sahur beslenmesine özen gösterilmeli</strong></p>
<p>İftarda uzun bir açlık sonrası yemek yenileceği ya da gece uyanıp sahurda bir öğün tüketileceği için bu öğünlerde seçilecek besinlere dikkat edilmesi gerektiği hatırlatmasında bulunan Sibel Mumcu, “Öğün ya da öğünlerde tüketilen yiyeceklere dikkat edilmezse genellikle midede yanma ve ekşime, bağırsak faaliyetlerinde azalma gibi sindirim sistemi sorunları, kan şekeri değişiklikleri, baş dönmesi, baş ağrısı gibi şikayetlerle karşılaşılabilir. Bu nedenle özellikle oruç tutan bireyler bu iki öğünü mutlaka tüketmeli ve içeriklerine dikkat etmeli. Aşırı yağlı ve kızartılmış yemekler ile ağır tatlılardan kaçınmalı, bol su içmeli, hazmı kolay, mide-barsak sisteminde uzun süre kalabilen posalı besinler ile sebze – meyve tüketimine önem vermeli” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yiyecekleri iyi çiğnemek sindirim için önemli</strong></p>
<p>İftar yemeğine çorba gibi daha hafif yiyeceklerle başlanması, sonra ızgara beyaz et, sebze yemekleri, salata, meyve, yoğurt gibi ağır olmayan yiyeceklerin tercih edilerek öğünün tamamlanabileceği tavsiyesinde bulunan Sibel Mumcu, “Kızartma-kavurma yemekleri yerine daha hafif olan, haşlanmış, fırında veya ızgarada pişirilmiş yemekler tercih edilmeli. Artan tatlı isteğini karşılamak için ağır hamur tatlıları yerine meyveli veya sütlü tatlılar tüketilmeli. Ayrıca yiyecekleri iyi çiğnemek hem doygunluk hissini yakalayabilmek hem de sindirimi kolaylaştırmak için önemli. Günlük su ihtiyacımızı karşılayabilmek için de iftar ve sahur arasında mutlaka bolca su tüketilmeli” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sahurda sadece su içilmemeli</strong></p>
<p>Sahurun önemli olduğunu ve sahurda yenilen yemeğin hem aç kalınan süreyi kısaltıp hem de metabolizmayı dengelediğinin altını çizen Sibel Mumcu, “Sahurda hafif fakat tok tutan yiyecekler tercih edilmeli. Yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi protein içeriği fazla olan gıdalar tercih edilebilir. Aşırı baharatlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılmalı, bol sıvı alınmalı, su içilmeli. Bunula birlikte sahurda yemek yemeden sadece su içerek oruç tutmak da doğru değil. Uzun süren açlık, baş ağrısı, yorgunluk, dikkatte azalması gibi pek çok soruna neden olabilir” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahur-sadece-su-ile-gecistirilmemeli-360386">Sahur sadece su ile geçiştirilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güler Sabancı: &#8220;Sadece Eşitlik Yetmez, Şirketlerimizde Kalıcı Bir Kültür Dönüşümü Sağlamalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-sadece-esitlik-yetmez-sirketlerimizde-kalici-bir-kultur-donusumu-saglamaliyiz-358682</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 10:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlamalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerimizde]]></category>
		<category><![CDATA[yetmez]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, TÜSİAD’ın düzenlediği “İkinci Yüzyılında Cumhuriyetin Hedeflerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Yakalamak” etkinliğinde kadınlar ve kız çocuklarının yaşadıkları eşitsizliklere dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-sadece-esitlik-yetmez-sirketlerimizde-kalici-bir-kultur-donusumu-saglamaliyiz-358682">Güler Sabancı: &#8220;Sadece Eşitlik Yetmez, Şirketlerimizde Kalıcı Bir Kültür Dönüşümü Sağlamalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, TÜSİAD’ın düzenlediği “İkinci Yüzyılında Cumhuriyetin Hedeflerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Yakalamak” etkinliğinde kadınlar ve kız çocuklarının yaşadıkları eşitsizliklere dair açıklamalarda bulundu. Sabancı, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken sadece eşitlik yetmez, şirketlerimizde kalıcı bir kültür dönüşümü sağlamalıyız.” dedi. </strong></p>
<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından Sabancı Center’da gerçekleştirilen “İkinci Yüzyılında Cumhuriyetin Hedeflerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Yakalamak” etkinliğine konuşmacı olarak katılan ve “Cumhuriyetin Tamamlanmamış Meselesi” konulu konuşma yapan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı sözlerine, depremden en çok etkilenen illerin başında gelen Hatay’da 3 okul açacaklarının bilgisini paylaşarak başladı. Sabancı, “Sahaya indiğimizde gördük ki deprem bölgesinde en öncelikli konulardan birisi çocukların ve öğretmenlerin okul ortamında buluşması ve eğitimin kaldığı yerden devam etmesidir. Biz de Sabancı Vakfı olarak sahadaki diğer katkılarımızın yanında, malzemesi çelik olan ve kalıcı şekilde tasarlanan 3 okulun açılışını Hatay’da 23 Nisan, 19 Mayıs ve 21 Haziran gibi Cumhuriyetimize yakışan tarihlerde yapacağız.” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Sözlerine kadınlar ve kız çocuklarının eğitim ve iş hayatı başta olmak üzere her alanda yaşadıkları eşitsizlikler odağında devam eden Güler Sabancı, zorunlu eğitim kademelerinde okullulaşma oranlarının yüzde 90’lara ulaşmasına rağmen eğitimin niteliğinin istenen seviyede olmadığını dile getirerek şunları kaydetti: “Kız çocuklarının eşitlikçi bir anlayışla, nitelikli bir eğitim alması için önlerini açacak itici güç olmalı ve bunun için var gücümüzle taviz vermeden çalışmalıyız. Biliyoruz ki, nitelikli eğitimin en kritik yapı taşlarından biri olan öğretmenlerden bağımsız bir şekilde bu meseleyi ele alamayız. Öğretmenlerin toplumdaki dönüştürücü gücünü yanımıza alarak, toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı yaratmak amacıyla Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Vakfı liderliğinde, 16 yıldır Mor Sertifika Programı’nı sürdürüyoruz. Bu program kapsamında bugüne kadar binlerce öğretmene direkt ulaştık. Böylece 1 milyondan fazla öğrenci bu farkındalıkla yetişti. Ayrıca Eğitim Reformu Girişimi liderliğinde kıymetli vakıflarla birlikte, öğretmenlerin güçlenmesine yönelik hayata geçirdiğimiz Öğretmen Ağı projesiyle de nitelikli eğitim için çalışmaya devam ediyoruz. Bu ve bunun gibi birçok başarılı çalışma sivil toplum ve vakıflar tarafından hayata geçiriliyor. Okullulaşmada eşitliği sağlamak ve niteliği arttırmak her zaman ana hedefimiz olmalıdır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“Artık kız çocuklarının eğitim hayatına ve sonrasında istihdama aktif ve nitelikli katılımlarını sağladığımızı görmeliyiz”</strong></p>
<p>“Cumhuriyetin yeni yüzyılında kız çocuklarını bilim ve teknolojiye yönlendirebilmek ve heveslendirmek kritik başarı hedefimiz olmalıdır” diyen Güler Sabancı, “Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nun 2021 verisine göre ülkemizde yükseköğretimde STEM alanlarını tercih eden kadınların oranı sadece yüzde 14. Kız çocuklarının kendilerine STEM alanında hedefler koyabilmesini, bu alanları kendileri için fırsat olarak görebilmelerini sağlamamız gerekiyor. Şirketlerin tüm insan kaynakları politikaları ve sunulacak teşvikler, kız çocukları için bu alanların seçiminde bir çekici güç olmalıdır.   Artık kız çocuklarının eğitim hayatına ve sonrasında istihdama aktif ve nitelikli katılımlarını sağladığımızı görmeliyiz.” dedi.</p>
<p>“Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken sadece eşitlik yetmez, şirketlerimizde kalıcı bir kültür dönüşümü sağlamalıyız.” diyen Güler Sabancı, “Eşitliğin sağlanması, tek başına kadın çalışan sayısından ibaret değildir. Kapsayıcı bir kurum kültürü oluşturulması, tüm yöneticilerin ve çalışanların da bu eşitliğe inandığı bir iklim yaratılması şarttır. Ancak unutmayalım ki eşitlik, içi boş dilek ve temennilerle sağlanamaz. Eşitliğe verilen önem, şirketlerimizde performans kültürünün bir parçası olmalıdır. Şirketlerimizin eşitlik, hakkaniyet ve kapsayıcılık alanlarında kendilerini geliştirmelerini öncelikli konumuz haline getireceğiz. Şirketlerimizin ve liderlerimizin iş hedeflerinin yanı sıra eşitlik, hakkaniyet ve kapsayıcılık hedeflerinin olması performansı güçlendirmemiz için kritiktir. Başta terfi ve işe alım olmak üzere tüm insan kaynakları süreçlerinde, aynı niteliklere sahip adayların yarısının, kadın olmasının şart koşulması da performans kriteri olarak talep edilebilir. Ancak bu sayede yetenek havuzundaki çeşitliliği sağlayabilir, geleceğe yönelik hedeflerimizin yapı taşlarını oluşturabiliriz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Güler Sabancı’dan kadın çalışanlara: “Asla vazgeçmeyin”</strong></p>
<p>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yalnız erkeklerin ilerlemesiyle o millet yükselemez.” sözünden alıntı yapan Güler Sabancı, “Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kadınların hayatın her alanında eşit bir konumda bulunmasının gelişmiş bir toplum için vazgeçilmez olduğunun altını çizmiş ve kadınların bu mücadelede önünü açmıştı. Ulaşılması zor olmayan bu hedefe iş dünyasının önderlik etmesi yakışır.” ifadesini kullandı.   </p>
<p>Nitelikli kadınların iş hayatında aktif olmasının doğru bir iş kararı olduğunu sık sık dile getirdiğini belirten Güler Sabancı “Bugün, iş dünyasında bu kadar kadın lider etkin bir şekilde yer alırken, bizler hala ‘Kadınlar için uygun sektörler’ gibi tanımlarla karşılaşıyoruz. Bunun yanında, bir kadının çalışmak için eşinden izin almak zorunda olması gibi gençlerin kabul etmediği bu ezberleri Cumhuriyetin ikinci yüzyılında biz de kabul edemeyiz. Deprem sonrası Hatay’da Enerjisa’da çalışan kadın mühendislerle tanıştım. Hatay’ın yeniden aydınlanması için gece gündüz demeden sahada çalışan bu genç kadınlar, tam da bu söylediğimi destekliyor.” dedi.</p>
<p>Konuşmasına çalışma hayatındaki tüm kadınlara seslenerek devam eden Güler Sabancı, “Yaptığınız işe odaklanın. Hangi pozisyonda çalıştığınız değil, ne yaptığınız önemli ve değerlidir. Ekip çalışmasına ve kendinizi geliştirmeye önem verin. Asla vazgeçmeyin. Hep eşitlik diyorum ama siz yine de işinizi sağlama alın. Başarınızı tartışmasız hale getirmek için gerekiyorsa daha çok çalışın.” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-sadece-esitlik-yetmez-sirketlerimizde-kalici-bir-kultur-donusumu-saglamaliyiz-358682">Güler Sabancı: &#8220;Sadece Eşitlik Yetmez, Şirketlerimizde Kalıcı Bir Kültür Dönüşümü Sağlamalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 12:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kadınların toplumsal ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve farkındalık yaratılması için kutlanır. Günümüzde ki kadın sorunlarına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886">Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kadınların toplumsal ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve farkındalık yaratılması için kutlanır. Günümüzde ki kadın sorunlarına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Tarihi 1800’lü yıllara dayanan bir grup dokuma işçisi kadının canları pahasına haklarını savunmasını temsilen kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun. </p>
<p>Bugün evde eşlerin, çocukların, işte patronların ve kurumların kadınlar için çiçekler aldığı, jestler yaptığı kısacası kendilerini özel hissetmeleri için çaba gösterdiği bir gün. Tüm spot ışıklarının kadınların değeri üzerine yöneldiği bir gün olması dolayısıyla toplumun dikkatini yakalaması açısından da çok özel bir gün.</p>
<p><strong>“Sadece bir güne indirgemek kadınlara haksızlık olacaktır”</strong></p>
<p>Günün önemine dikkat çeken Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu,<strong> “</strong>Aslında sembolik bir tarih olan 8 Mart Dünya Kadınlar gününü sadece o güne indirgemek kadınlara yapılan bir haksızlık olacaktır. Eğer bugünü kadınların yarını için farkındalık kazanarak bir şeyleri değiştirebileceğimiz bir gün olarak görürsek günün anlamı daha kıymetli olacaktır. Ben hem bir kadın hem de bir ruh sağlığı çalışanı olarak  kadınların günümüzde maruz kaldığı fakat gözdeki morluk kadar dikkat çekici ve görünür olmadığı için önemsenmeyen ancak şiddetin fiziksel halinden hiç bir farkı olmayan psikolojik şiddete dikkat çekmek istiyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınların çabalarını görmemek de şiddettir”</strong></p>
<p>Şiddetin sadece fiziksel olmadığını belirten Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu, “Eşinizin yaptıklarını değersizleştirmek, çabalarını görmemek de şiddettir. Sadece kadın olduğu için erkek çalışandan daha az maaş vermek de kadına karşı şiddettir. Alın teriyle aldığı terfiyi sadece güzel olduğuna bağlandığınızda, emek emek yapılan projenin içeriğinden ziyade kadının fiziksel görünümüne dikkat çekerek değersizleştirdiğinizde de kadına karşı şiddet uygulamış olursunuz. Kadına karşı yapılan hakkı olanı vermemek, yaptıklarını değersizleştirmek, ötekileştirmek eylemleri de vurmak, bağırmak kadar şiddettir ve  ne yazık ki kadına karşı şiddet sadece karşı cinsten değil hem cinslerinden de gelebilmektedir” diye söyledi.</p>
<p>Ayrıca Leblebicioğlu,” Toplumsal ve bireysel olarak maruz bırakılan hem psikolojik hem fiziksel şiddetin bir kadında açtığı yaraları hep birlikte daha dikkatli olarak ve gerekli özeni göstererek sarabiliriz. Dünya kadınlar gününde alınan çiçek, yapılan sürprizler eğer bir değişimin başlangıcı ise değerlidir.</p>
<p>Umarım 8 Mart Dünya Kadınlar gününde kaleme aldığım bu yazı farkındalığı artırarak kadınların hak ettiklerine hiçbir zorbalığa uğramadan hayatlarını sürdürmelerine katkıda bulunur.</p>
<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günümüz kutlu olsun” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886">Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir aşkın dört mevsiminin hikayesi BİRLİKTE ÖLECEĞİZ, 28 Ocak&#8217;tan itibaren sadece MUBI&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-askin-dort-mevsiminin-hikayesi-birlikte-olecegiz-28-ocaktan-itibaren-sadece-mubide-346329</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 08:52:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[bi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[kte]]></category>
		<category><![CDATA[mevsiminin]]></category>
		<category><![CDATA[mubide]]></category>
		<category><![CDATA[ocaktan]]></category>
		<category><![CDATA[öleceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[rli]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya prömiyerini 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapan ve 41. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale için yarışan BİRLİKTE ÖLECEĞİZ, 28 Ocak’ta MUBI seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-askin-dort-mevsiminin-hikayesi-birlikte-olecegiz-28-ocaktan-itibaren-sadece-mubide-346329">Bir aşkın dört mevsiminin hikayesi BİRLİKTE ÖLECEĞİZ, 28 Ocak&#8217;tan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya prömiyerini <strong>58. Antalya Altın Portakal Film Festivali</strong>’nde yapan ve<strong> 41. İstanbul Film Festivali</strong>’nde Altın Lale için yarışan <strong>BİRLİKTE ÖLECEĞİZ</strong>, <strong>28 Ocak</strong>’ta <strong>MUBI</strong> seyircisiyle buluşuyor.</p>
<p>Birbirini tutkuyla seven iki insanın bir arada kalamamasının hikayesini anlatan <strong>BİRLİKTE ÖLECEĞİZ</strong><strong>, </strong>tüm güzellik ve çirkinliğiyle onları yalnız bırakmayan İstanbul&#8217;u da merkezine alarak alışılagelmiş aşk hikayesi klişelerini yıkıyor. <strong>Hakkı Kurtuluş</strong> ve <strong>Melik Saraçoğlu</strong> ikilisinin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği film, Yeşilçam geleneğinden beslenen bir aşk masalının dört mevsime yayılan serüvenini gözler önüne seriyor. </p>
<p>İstanbul Arkeoloji Müzesi’yle açılan film, Galata Kulesi’ne, Ayasofya’ya ve İstanbul’un daha pek çok güzelliğine göz kırpan nostaljik yaklaşımıyla, izleyicileri zorlu ve yıkıcı bir aşk hikayesinin ortasına bırakıyor. Biraz epik biraz nostaljik, hem siyah-beyaz hem çok renkli, bazen gerçekçi bazen de trajik bir anlatım dilini tercih eden <strong>BİRLİKTE ÖLECEĞİZ, </strong>seyircileri<strong> Su</strong><strong> Kutlu</strong> ve <strong>Özgür Emre Yıldırım</strong>’ın başrolleri paylaştığı içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Film, bir devlet hastanesinde cilt doktoru olarak görev yapan, doçentliğini almak için politik bir mücadele içerisinde olan Mazhar ve büyük bir buhran içerisinde yaşayan, müzik ve yazıyı hayatının merkezine alan çok yönlü ve bir o kadar da zamansız bir karakter olan Ece’nin ilişki çıkmazının yazdan kışa uzanan hikayesini anlatıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-askin-dort-mevsiminin-hikayesi-birlikte-olecegiz-28-ocaktan-itibaren-sadece-mubide-346329">Bir aşkın dört mevsiminin hikayesi BİRLİKTE ÖLECEĞİZ, 28 Ocak&#8217;tan itibaren sadece MUBI&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Doğulu: &#8220;Sadece ilişkimizin yarattığı enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadir-dogulu-sadece-iliskimizin-yarattigi-enerjiyi-anlatmaya-calisiyoruz-gibi-gorunuyor-343976</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2023 13:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anlatmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[doğulu]]></category>
		<category><![CDATA[enerjiyi]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[görünüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkimizin]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=343976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü çift Neslihan Atagül Doğulu ve Kadir Doğulu ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-dogulu-sadece-iliskimizin-yarattigi-enerjiyi-anlatmaya-calisiyoruz-gibi-gorunuyor-343976">Kadir Doğulu: &#8220;Sadece ilişkimizin yarattığı enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ünlü çift Neslihan Atagül Doğulu ve Kadir Doğulu ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te</strong></p>
<p>Uzun bir aradan sonra ‘Gecenin Ucunda’ dizisiyle başrolü paylaşan evli çift Hakan Gence’ye konuştu. Neslihan Atagül Doğulu ve Kadir Doğulu, ses getiren aşk hayatlarından yeni projelerine kadar birçok bilinmeyeni paylaştı.</p>
<p>İlişkileri hakkında yaptıkları açıklamalar hakkında konuşan Kadir Doğulu, “Belli bir bölüm alınıp başlık yapılıyor, biz sadece ilişkimizin yarattığı güzel enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor. Bu da bir süre sonra bizi sığ gösterebiliyor. Neslihan benim bütün dünyamı değiştirdi. Bana ayna tuttu. Hayatımda tanıdığım en açık sözlü, mert ve istediğini kırmadan söyleyen ender insanlardan” dedi. Eşi Neslihan Atagül ise ekledi: “Kadir’le biz çok iyi anlaşıyoruz, anlaşamadığımız noktalarda da çok eğleniyoruz. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz.  Birbirimizi değiştirmeye hiç çalışmadık, sadece birbirimize katmak istedik. Halen de birbirimizi geliştirmeye çalışıyoruz.”</p>
<p>Konu yeni dizilerinden açılınca Kadir Doğulu, “Neslihan’ın bir metodu vardı. Dizideki karakterler için özlemeyi ateşleyici bir yöntem olarak kullandık. Setten önce birbirimizin planlarına saygı duyarak bir süre görüşmedik” diye devam etti. Çiftin Hakan Gence ile sohbeti, birbirleriyle ilgili ilginç anıları anlatmaları ve kariyer hayatlarından bahsettikleri keyifli röportajla devam etti. </p>
<p>‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’ yeni bölümüyle her cuma saat 14.00’te Hürriyet YouTube kanalında yayında.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadir-dogulu-sadece-iliskimizin-yarattigi-enerjiyi-anlatmaya-calisiyoruz-gibi-gorunuyor-343976">Kadir Doğulu: &#8220;Sadece ilişkimizin yarattığı enerjiyi anlatmaya çalışıyoruz gibi görünüyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
