<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>rahatsız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/rahatsiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/rahatsiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Nov 2025 08:58:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>rahatsız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/rahatsiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hazımsızlık Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hazimsizlik-ciddi-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-593053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:58:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[hazımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hissi]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek çok insan hayatının belli bir döneminde hazımsızlık (dispepsi) sorunu ile karşılaşabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hazimsizlik-ciddi-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-593053">Hazımsızlık Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok insan hayatının belli bir döneminde hazımsızlık (dispepsi) sorunu ile karşılaşabiliyor. Çoğu zaman önemsenmeyen ancak yaşam konforunu olumsuz etkileyen bu sorun; beslenme alışkanlıkları ve stresle ilgili olarak ortaya çıkabiliyor. Bazen de hazımsızlık bazı sorunların habercisi olabileceğinden, özellikle buna eşlik eden ve geçmeyen şiddetli mide ağrıları, kilo kaybı veya kanama varsa vakit kaybetmeden uzman doktora başvurmak gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Kaplan, hazımsızlık ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Hazımsızlık sindirim sistemi sorunudur</strong></p>
<p>Hazımsızlık, yemek yerken veya yemekten uzun süre sonra bile tokluk hissiyle ortaya çıkan, genelde kramp tarzında karın ağrısı, geğirme ve reflünün eşlik ettiği bir sindirim sistemi sorunudur. Çoğu zaman, altında yatan net bir neden olmayan bu sorun, genellikle beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, terapi ve ilaçlarla tedavi edilebilir. Dispepsi olarak bilinen hazımsızlık, halk arasında mide rahatsızlığı olarak tanımlanır. Kişi yemeğinin çoğunu bitirmemiş olsa bile, tokluk hissi nedeniyle yeme isteği olmayabilir. Yemekten sonra oluşan rahatsız edici tokluk hissi ağrı ve yanmaya dönüşür. </p>
<p><strong>Mide ekşimesiyle karıştırılmamalı</strong></p>
<p>Mide ekşimesi, mide asidinin mideden çıkıp yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşur. Hazımsızlık ve mide ekşimesi semptomları aynı anda ortaya çıkabilir. Dispepsi genellikle hafif bir rahatsızlık olduğundan, birçok insan sorun belirgin hale gelmeden tıbbi yardıma ihtiyaç hissetmez. Dispepsi uzun süreli ve tekrarlayan bir sorun haline geldiğinde, genellikle altta yatan başka bir rahatsızlığın veya bozukluğun sonucu olabilir.</p>
<p><strong>Fonksiyonel hazımsızlık olabilir</strong></p>
<p>Fonksiyonel dispepsi, bağırsak-beyin etkileşiminin bir bozukluğu olarak da ortaya çıkabilir. Bu bozukluk, beyin ve bağırsağın birlikte çalışma biçimindeki sorunlarla ilişkilidir. Birlikte ortaya çıkan semptom gruplarıdır. Bazen bu rahatsızlığa neyin sebep olduğunu tespit edilemeyebilir. Gerekli tetkiklerle teşhis konularak uygun tedavi planlanır.</p>
<p><strong>Hazımsızlığın 7 işareti</strong></p>
<p>Hazımsızlık şu belirtilerle diğer sorunlardan ayrılır;</p>
<ul>
<li>Yemek sırasında erken doyma veya tipik bir yemeği bitirememe durumu. </li>
<li>Yemek yedikten sonra gerekenden daha uzun süren rahatsız edici tokluk hissi.</li>
<li>Göğüs kemiklerinin hemen alt kısmı ile göbek deliği arasındaki bölge olan üst karın bölgesinde hafiften şiddetliye doğru hissedilen tipik ağrı.</li>
<li>Üst karın bölgesinde yanma hissi. </li>
<li>Karın bölgesinde şişkinlik veya sıkışma hissetme.</li>
<li>Bulantı hissi nedeniyle ortaya çıkan kusma.</li>
<li>Besinleri geğirerek çıkarmak.</li>
</ul>
<p>Hazımsızlık nedeniyle bazen mide ekşimesi de görülebilmektedir. Mide ekşimesi, yemek sırasında veya sonrasında göğsün ortasında oluşan ağrı veya yanma hissidir. Bu his boyun ya da sırtta hissedilebilir. </p>
<p><strong>Bu belirtiler varsa dikkat!</strong></p>
<p>Şiddetli veya sürekli karın ağrısı, kilo kaybı veya iştahsızlık, tekrarlayan kusma, siyah renkli dışkı görünümü, yutma güçlüğü, yorgunluk veya halsizlik hissi ile sarılık olarak da adlandırılan cilt veya gözlerin sararması durumları söz konusu ise zaman kaybetmeden bir uzman hekime başvurulmalıdır. Çünkü hazımsızlığın bazı belirtileri reflü, mide ülseri, irritabl bağırsak sendromu veya ciddi mide bağırsak hastalıklarının ilk sinyali olabilmektedir. Belirtileri dikkate almamak daha ciddi mide bağırsak hastalıklarının tedavisinde erken teşhis ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. </p>
<p>Hazımsızlığın oluşmaması için bazı pratik önlemler alınabilir;</p>
<ul>
<li>Çay, kahve, asitli ve kafeinli içeceklerin tüketimi azaltılmalı. </li>
<li>Yatakta baş ve omuzlar yukarıda yatılmalı. Bu uyurken mide asidinin yukarı çıkmasını önleyebilir. </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durulmalı.</li>
<li>Eğer fazla kilo sorunu varsa verilmeli. </li>
<li>Yatmadan 3-4 saat önce yemek yenmemeli.</li>
<li>Aşırı baharatlı veya yağlı yiyecekler tüketilmemeli.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hazimsizlik-ciddi-bir-hastaligin-belirtisi-olabilir-593053">Hazımsızlık Ciddi Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:55:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gök]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[Obsidiyen]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587069</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu, dün iki yarışma filmini ve ekiplerini ağırladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069">Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu, dün iki yarışma filmini ve ekiplerini ağırladı. </p>
<p>Gerçek bir olaydan, 2015’te Bingöl’e düşen gök taşlarından yola çıkarak gök taşlarının yol açtığı hikâyeleri, kara mizah diliyle anlatan “Sahibinden Rahmet” filminin gösteriminin ardından yönetmenler Gözde Yetişkin ve Emre Sert, oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu, Mehmet Şeker, Ozan Çelik, sanat yönetmeni Aras Bilkin ve görüntü yönetmeni Arınç Arısoy, seyircilerden gelen soruları cevapladı.  </p>
<p>Filmin çıkış noktasının bir radyo haberi olduğunu söyleyen yönetmen Gözde Yetişkin, bu haberi nasıl film hikâyesine dönüştürdüklerini şöyle anlattı: “Haberde çok nadir bir meteorun Türkiye’ye düştüğü, içinde demir, uranyum filan olduğu söyleniyordu. Köylüler de işte bu taşı satmaya çalışıyordu. Dönemin Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter&#8217;da bir anket açmıştı; bu köylülerden gelir vergisi alalım mı, almayalım mı, diye. Köylüler de buna tepki gösteriyordu; ‘Allah bize bunu gökten göndermiş, bunun ne vergisini vereceğiz?’ diye. Türkiye&#8217;nin işte bu sıkışmışlığını yansıtabileceğimizi düşündük bu konu üzerinden”</p>
<p>Konuyu bir kara mizah hikâyesi olarak işlemelerinin sebebi sorulduğunda ise yönetmenlerin cevabı; bir tecihten ziyade ‘hayata bakış’larını işaret ediyordu. Sert; “Bizim stresle mücadele şeklimiz, dalga geçmek, gülmek üzerine kurulu” derken Yetişkin; “Çok komik, eğlenceli anlarda da illa can sıkan bir şeyler söyleme alışkanlığımız var” sözleriyle ortağını tamamladı. </p>
<p>“Tek başımıza iş yapmayı bilmiyoruz”</p>
<p>Seyirciler, filmin; biri kadın biri erkek, iki yönetmen tarafından çekilmiş olması üzerine de sorular yöneltti ekibe. “Çocukluktan beri arkadaşız, her şeyi birlikte yaptık. Tek başımıza iş yapmayı bilmiyoruz açıkçası” diyen Sert, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama iki kişi yapmak, harika. Çünkü başarıyı da başarısızlığı da paylaşıyorsunuz. Stresi paylaşıyorsunuz. Bazen vardiyalı çalışıyorsunuz. Bazen biri ‘batırdık’ diyor, öbürü ‘ben toplarım’ diyor. Bazen o tatlı kız oluyor, ben kötü adam oluyorum. Bazen ben cellat oluyorum, Gözde cadı oluyor. Bir dengesini buluyoruz” </p>
<p>Oyuncular da iki yönetmenli çekimi kendi açılarından değerlendirdi. Cem Yiğit Üzümoğlu, “Tek yönetmen olduğunda yönetmeni ikna ediyorsan zaten işini bitirdin. Ama bir yönetmen daha olunca işin daha zor olabiliyor. Ama o da bazı kusurlarını toparlamak, en iyi, en komplike performansı verebilmek adına çok iyi bir denetleme unsuru oluyor” derken Mehmet Şeker “Bazen yönetmenler çok meşgul olabiliyor. Ama iki yönetmenle bir sorum olduğunda illa birini bulabiliyorum” diye konuştu. </p>
<p>Gökten düşen taş neden obsidiyen?</p>
<p>Söyleşide, gökten düşen taşın ‘neden obsidiyen olduğu’ da soruldu. “Bu soruyu beklemiyordum, mutlu oldum” diyen sanat yönetmeni Aras Bilkin’in cevabı şöyle oldu: “Aklıma ilk gelen şey, bu meteorit metal içerikli olabilir, bu yüzden obsidiyen gibi olabilir, düşüncesiydi. Benim önerim, yönetmenlerin fikri, metafizik, mitolojik araştırmalar, dizi-kültürel hikayeler bizi yavaş yavaş onun, obsidiyen olması, o karanlığı içinde barındırması gerekliliğine götürdü. Ve ışığa verdiği tepki çok hoşumuza gitti. Yani onu satabildim Emre ve Gözde&#8217;ye!” </p>
<p>Obsidiyen taşıyla ilgili olarak görüntü yönetmeni Arınç Arısoy’un da şunları söylediı: “Hikaye şu şekilde: İrfan gece karanlığında taşı bulur. Bunu görselleştirmeniz lazım. O taş yansıyor mu, o taşı nasıl ayırabilirim, o taş sahnenin içerisinde nasıl belirgin olabilir gibi sorular çıkıyor tabii. O yüzden ilk tartıştığımız konulardan biriydi; yani parlak olması. Aslında sinema bigi birazcık; sinema da gerçeklik ve kurmaca arasında ince bir çizgidedir ya bu, biraz da ona hizmet eden bir materyal”</p>
<p>Siz olsanız taşı satar mıydınız?</p>
<p>Söyleşinin en ilginç sorusuysa “Böyle bir durum sizin başınıza gelse ne yapardınız; satar mıydınız, bekler miydiniz?” şeklindeydi. Ekip bu soruya çok içtenlikle cevap verdi: Ozan Çelik, “Tabii ki en fazla değere satmak isterdim. Orada ne yaşanıyorsa o! Böylelikle doğru kast yapmışlar herhalde” derken Mehmet Şeker’in cevabı, filmde canlandırdığı Cevat karakterinin de bir değerlendirmesini içeriyordu: “Aslında ben Cevat&#8217;ı çok anlayabildiğimi düşünmüyorum. Çünkü bir öyle konuşuyor, bir böyle konuşuyor. Ama sağ olsun Emre, Gözde ve diğer oyuncu arkadaşlarım bu süreçte bana çok yardımcı oldu. Sorunuza gelirsek ben, Cevat&#8217;ın yolunu izlemeyi tercih ederdim. Rüzgar nereden eserse ona göre yön değiştirirdim”</p>
<p>Rahatsız edici, gerçek bir toksik erkeklik öyküsü: Barselo</p>
<p>Günün ikinci Ulusal Yarışma filmi “Barselo”nun gösteriminin ardından gerçekleşen söyleişe; yönetmen Erdem Yener, senarist Alper Kul, yapımcı Hüseyin Yener ile oyuncular; Ahmet Varlı, Naz Çağla Irmak, Bora Karakul, Burak Can Aras ve Özlem Öçalmaz katıldı. </p>
<p>Alper Kul’un yazdığı ve daha önce tiyatro oyunu olarak sahnelenen metinden sinemaya uyarlanan hikâye; bir grup erkeğin, otogarda ‘tek gecelik eğlence’ arayışıyla başlasa da eğlenceden çok uzak, çok sert bir dönüşüme sahne oluyor. Hikâyenin, gerçek olaylara dayandığını belirten senarist Alper Kul; “Bu, Esenler otogarında zihinsel engelli bir kızı 10 yıl boyunca istismar edenlerin hikâyesi. Orada bir süre çalıştım ve bunların gerçek olduğunu biliyorum. İnsanlık kötü ve ben de bunu, olduğu gibi aktarmak istedim. Amacım da seyirciyi rahatsız etmek ve oyundan çıktıktan sonra bir süre kendine gelememesini sağlamaktı” diye konuştu. </p>
<p>Seyircilerin kanaati de bu yöndeydi; hatta ‘daha da rahatsız edici olabileceği’ yorumu yapıldı ama yönetmen Erdem Yener, “Bence yeterince rahatsız edici. Daha ne karanlık hikayeler duyuyoruz, görüyoruz! Belki internette görmeye alıştık ama şiddetin her türlüsü zaten her an önümüzde var” dedi.  </p>
<p>Filmi; ‘toksik erkekliği çok iyi anlatan bir film’ diye niteleyen Özlem Öçalmaz ise şöyle konuştu: “Ben hem kadın olarak hem de bu filmin oyuncusu olarak söyleyeyim; bu film, toksik erkekliği çok iyi anlatan bir film. En alt tabakadaki sosyal statüye sahip erkeklerin, herhangi bir toplumsal statüye sahip erkeklerin, en primitif var olma biçimi ile var olduklarını göstermek için kullandıkları argo dilin ve jargonun ağır bastığı bir film anlatıyoruz. Bir kadın olarak bunları ve daha fazlalarını; tacizi, şiddeti, mobingi, katli, her şeyi görüyoruz. Bizler sanatçıyız ve görevimiz toplumda olanları aynalamak. Politik duruş, bu filmi yapabilmek ve bunları söyleyebilmektir” </p>
<p>“İzleyiciye katarsis fırsatı vermiyoruz!”</p>
<p>Seyirciler özellikle, oyuncuların bu ‘rahatsız edici’ karakterleri nasıl canlandırdıklarını, rolü çalışırken bir ‘vicdan muhasebesi’ne girip girmediklerini sordu. Bora Karakul “Ben bir ‘kötü’yü oynadığımı düşünmüyorum” dedi ve ekledi: “Ama ne yazık ki bu insanlardan çok var. Markette, dolmuşta görüyorum onları. Ve bu karaktere yaklaşırken sadece ‘o nasıl bakıyor’ diyorum. O zaman onun sadece etler, eğlencelikler ve çıkarlar gördüğünü anlıyorum. Öyle olmamak zaten çaba isteyen şey” </p>
<p>Ahmet Varlı ise, Karakul’un aksine, “Ben kötü birini oynadığımı düşünüyorum” diye konuştu. Bu duyguyla karakteri çalışmanın yolunu ise şöyle anlattı: “Oynarken kendi karakterinin avukatı olmak zorundasın. Başka türlü oynaman mümkün değil. Onun gerekçelerini, nedenlerini buluyorsun ve o motivasyonla o karakteri yaratmaya başlıyorsun. Hitler’in bile çocukluğunu izlesen üzülürsün! Ta ki büyüyüp eylemlerini gerçekleştirene kadar. Dolayısıyla kötülük ne? İyi ya da kötü olmak bir iddia ama eylemler, senin ne olduğunu belirleyen en önemli şey. Bir sürü gerekçeleri ve travmaları olsa bile aslında kötü bir karakter. Evet; Ahmet olarak avukatı oluyorum ama kötü bir adam. Sonuçta bu filmi neden yaptık, buradan geriye ne kalacak, diye sorduğumuz zaman beni mutlu eden; izleyiciye bir katarsis fırsatı vermemesi. İyilik kazandı, artık evime mutlu gidebilirim, duygusu vermiyor. Dünya zaten artık böyle bir yer değil. Bence rahat olmaya gerek yok artık. Sanatın bir sorumluluğu da bu”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069">Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden bazı kişiler en ufak sesten rahatsız olur?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/neden-bazi-kisiler-en-ufak-sesten-rahatsiz-olur-586048</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 13:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[Saçlı]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sesten]]></category>
		<category><![CDATA[testler]]></category>
		<category><![CDATA[ufak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü’nden Dr. Yeter Saçlı, işitme eşiği kavramını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/neden-bazi-kisiler-en-ufak-sesten-rahatsiz-olur-586048">Neden bazı kişiler en ufak sesten rahatsız olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü’nden Dr. Yeter Saçlı, işitme eşiği kavramını anlattı.</p>
<p><strong>İşitme eşiği işitme testleriyle belirleniyor</strong></p>
<p>İşitme eşiğinin, bir kişinin duyabildiği en düşük ses şiddetini ifade ettiğini dile getiren Dr. Yeter Saçlı, “Bu eşiklerin belirlenmesi, odyologlar tarafından uygulanan işitme testleriyle mümkündür. Bu amaçla odyoloji kliniklerinde, kişilerin özellikle yaşları ve zihinsel durumları dikkate alınarak, sessiz kabin içerisinde saf ses odyometrisi olarak bilinen işitme testleri uygulanır. Yapılan testler sonucunda işitme eşiklerinin normal olup olmadığı; varsa işitme kaybının tipi ve derecesi belirlenebilir. İşitme kaybı derecelerini belirlemek için farklı sınıflandırmalar olsa da genellikle 15 desibele kadar olan eşiklerin normal kabul edildiği söylenebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Normal sesler bile rahatsız edici olabilir</strong></p>
<p>Ses hassasiyetlerine dikkat çeken Dr. Saçlı, şunları kaydetti:</p>
<p>“İşitme eşiklerinin normal olması, kişinin gürültülü ya da zorlayıcı dinleme koşullarında konuşmayı anlama problemi yaşamayacağını veya seslere karşı algısal hassasiyet göstermeyeceğini garanti etmez. Örneğin, çoğu insanın tolere edebildiği sesleri tolere edemeyen bireyler olabilir. Azalmış ses toleransı olarak da bilinen hiperakuzi, başkalarının normal olarak algıladığı seslerin rahatsız edici ve dayanılmaz derecede yüksek hissedilmesi sonucu ortaya çıkan fiziksel rahatsızlık veya ağrıyı tanımlar. Bu duruma sahip kişilerde işitme kaybı olmayabilir; ancak genellikle çınlama gibi işitsel semptomlar eşlik eder. Gürültüye maruziyet bu durumun başlıca nedeni olarak öne çıksa da travma gibi farklı etkenler de hiperakuziye yol açabilir.”</p>
<p><strong>Çiğneme, şapırdatma veya solunumdan rahatsızlar…</strong></p>
<p>Sesleri tolere etmekte zorlanan bir diğer hasta grubunun da misofoniye sahip olanlar olduğunu kaydeden Öğr. Gör. Dr. Yeter Saçlı, “Misofoni, belirli seslere (çiğneme, şapırdatma, solunum vb. vücut sesleri) karşı yoğun duygusal tepkilerin verilmesiyle karakterizedir. Bu duruma sahip bireylerde de genellikle işitme eşikleri normaldir. Misofoninin altında yatan nedenler genetik, psikolojik ya da nörolojik olabilir. Eğer kişi sesleri tolere etmekte zorlanıyorsa öncelikle bir kulak burun boğaz muayenesinden geçerek odyologa başvurmalıdır. Yapılan testler sonucunda odyolojik açıdan herhangi bir sorun tespit edilmezse, problemin çözümüne yönelik olarak psikiyatri, nöroloji gibi ilgili branşlara yönlendirme yapılabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Profesyonel destek şart!</strong></p>
<p>Seslere karşı aşırı hassasiyet gösteren bireylerin profesyonel destek alması gerektiğine işaret eden Dr. Yeter Saçlı, “Problemin altında yatan nedene bağlı olarak uygulanacak tedavi veya terapi yöntemleri farklılık gösterebilir. Ayrıca bu yöntemler kişiye özel olarak planlanır. Tedavinin yanı sıra, bireyin günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tetikleyici unsurlarını belirlemesi ve kendisine rahat, tutarlı bir ses alanı oluşturması tavsiye edilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/neden-bazi-kisiler-en-ufak-sesten-rahatsiz-olur-586048">Neden bazı kişiler en ufak sesten rahatsız olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Mikro Tünel İle Trafiği Kapatmadan Çevreyi Rahatsız Etmeden Çalışıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-mikro-tunel-ile-trafigi-kapatmadan-cevreyi-rahatsiz-etmeden-calisiyoruz-556651</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 10:06:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[çevreyi]]></category>
		<category><![CDATA[etmeden]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kapatmadan]]></category>
		<category><![CDATA[mikro]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[trafiği]]></category>
		<category><![CDATA[tünel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556651</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Kanalizasyon Master Planı” ikinci etap çalışmaları kapsamında Dr. Sadık Ahmet Caddesi’nde yürütülen mikro tünel çalışmasını inceledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-mikro-tunel-ile-trafigi-kapatmadan-cevreyi-rahatsiz-etmeden-calisiyoruz-556651">Başkan Altay: &#8220;Mikro Tünel İle Trafiği Kapatmadan Çevreyi Rahatsız Etmeden Çalışıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Kanalizasyon Master Planı” ikinci etap çalışmaları kapsamında Dr. Sadık Ahmet Caddesi’nde yürütülen mikro tünel çalışmasını inceledi. Olası su baskınlarının önüne geçecek Sancak-Büsan Ana Kolektör Hattı’nda hummalı bir çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Altay, “Mikro tünel çalışmasıyla şehrimizin altyapısını güçlendirirken bu işlemler sırasında vatandaşımıza en az rahatsızlık vermeyi hedefliyoruz. Bu mikro tünel çalışmasını yapmasaydık yüzeyden kazı çalışmaları yapmak zorunda kalacaktık. Başta Dr. Sadık Ahmet Caddesi olmak üzere yoğun bir şekilde sanayi akslarına, ulaşımı sağlayan ana artelerimizde kapatmalar yapmak zorunda kalacaktık. Şu anda yapmış olduğumuz çalışmayla hem mevcut asfaltımıza hiçbir zarar vermeden çalışmamızı yürütüyoruz hem de trafikte oluşacak sıkışıklığın önüne geçmiş oluyoruz” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya’nın kanalizasyon altyapısının gücüne güç katacak önemli projeleri hayata geçirmeye devam ediyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Dr. Sadık Ahmet Caddesi’nde devam eden mikro tünel çalışmasında incelemelerde bulundu.</p>
<p><strong>“HATTIN 1.186 METRESİNİ MİKRO TÜNELLE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”</strong></p>
<p>Konya’nın altyapısında önemli projeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Başkan Altay, “Kanalizasyon Master Planımızın birinci etap çalışmalarını tamamladık. İkinci etapta Sancak-Büsan Ana Kolektör Hattımızda yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Çapı 3 binlik toplam 6 bin 766 metrelik hattımızın 1.186 metresini mikro tünelle gerçekleştiriyoruz. Burada 2 temel amacımız var. Birincisi yoğun şehir trafiğinde insanları rahatsız etmeden büyük bir altyapı çalışmasını yürütmek. İkincisi de özellikle derin kazılarda kazının maliyeti ve sonrasında oluşacak hasarları ortadan kaldırmak” diye konuştu.</p>
<p><strong>“TEKNOLOJİNİN İMKANLARINI KULLANARAK VATANDAŞIMIZA EN AZ RAHATSIZLIK VERMEYİ HEDEFLİYORUZ”</strong></p>
<p>Altyapı çalışmalarının zorluğuna dikkat çeken Başkan Altay, “Bu tür çalışmalar genelde meşakkatlidir ve çalışıldığında şehirde hissedilir ama özellikle büyük metropollerde bu işi yapmak hem vatandaşlarımıza çok ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor hem de hesaplanamayan maliyetler ortaya çıkıyor. Bunun için Dr. Sadık Ahmet Caddesi’nde mikro tünel uygulamasında Konya’da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Teknolojinin bütün imkanlarını kullanıyoruz. Mikro tünel çalışmasıyla şehrimizin altyapısını güçlendirirken bu işlemler sırasında vatandaşımıza en az rahatsızlık vermeyi hedefliyoruz. İnşallah en kısa sürede bu işlemi de tamamlamış olacağız. Bu mikro tünel çalışmasını yapmasaydık yüzeyden kazı çalışmaları yapmak zorunda kalacaktık. Başta Dr. Sadık Ahmet Caddesi olmak üzere yoğun bir şekilde sanayi akslarına, ulaşımı sağlayan ana artelerimizde kapatmalar yapmak zorunda kalacaktık. Şu anda yapmış olduğumuz çalışmayla hem mevcut asfaltımıza hiçbir zarar vermeden çalışmamızı yürütüyoruz hem de trafikte oluşacak sıkışıklığın önüne geçmiş oluyoruz” dedi.</p>
<p>Bir taraftan kanalizasyonla ilgili önemli bir altyapı tamamlanırken bir taraftan da yoğun yağışlarda Sancak-Yazır-Bosna Hersek-Kosova mahallelerinde su baskınlarının önüne geçmeyi hedeflediklerini kaydeden Başkan Altay, “İnşallah tamamlandığında Sancak bölgemizi Büsan ile ve ana atık su arıtma tesisimizle bağlamış olacağız. Toplam 700 günde hattı tamamlayacağız. Konya Büyükşehir Belediyesi ve KOSKİ olarak şehrimizin altyapısı için önemli çalışmalar yürütüyoruz. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve çalışanlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-mikro-tunel-ile-trafigi-kapatmadan-cevreyi-rahatsiz-etmeden-calisiyoruz-556651">Başkan Altay: &#8220;Mikro Tünel İle Trafiği Kapatmadan Çevreyi Rahatsız Etmeden Çalışıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
