<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>radyoterapi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/radyoterapi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/radyoterapi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:15:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>radyoterapi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/radyoterapi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni Nesil Radyoterapi ile Sağlıklı Dokular Daha Fazla Korunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-nesil-radyoterapi-ile-saglikli-dokular-daha-fazla-korunuyor-642108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Dokular]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[korunuyor]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda “ışın tedavisi” olarak bilinen radyoterapi, yüksek enerjili radyasyon kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesini hedefleyen ve günümüzde kanser hastalarının yaklaşık yarısının tedavi sürecinde kullanılan önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-nesil-radyoterapi-ile-saglikli-dokular-daha-fazla-korunuyor-642108">Yeni Nesil Radyoterapi ile Sağlıklı Dokular Daha Fazla Korunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda “ışın tedavisi” olarak bilinen radyoterapi, yüksek enerjili radyasyon kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesini hedefleyen ve günümüzde kanser hastalarının yaklaşık yarısının tedavi sürecinde kullanılan önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Radyoterapideki güncel çalışmalar, tümör dokusuna maksimum etki sağlarken, çevredeki sağlıklı dokuların mümkün olan en düşük düzeyde ışınlanmasına odaklanıyor. Bu sayede tedavi etkinliği artırılarak, yan etkilerin azaltılması ve hastaların yaşam kalitesinin korunması hedefleniyor. Kanser tedavisinde öncü rol üstlenen radyoterapi alanındaki son gelişmeleri değerlendiren <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Demircioğlu</strong>, modern radyoterapi teknolojilerinin sağlıklı dokuların korunmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, görüntüleme sistemlerindeki yeniliklerin tedavi başarısını artırdığını vurguladı.</p>
<p><strong>Radyoterapide Hedefe Yönelik Tedavi Dönemi</strong></p>
<p>İlk dönemlerde hekimler yalnızca iki boyutlu röntgen görüntülerini kullanırken tümörün sınırları tam olarak görülmüyordu ve daha geniş alanlar ışınlanıyor, dolayısıyla çevredeki sağlıklı dokular da radyasyondan etkilenebiliyordu. Tedavi süreleri daha uzun, yan etkiler ise günümüze göre daha fazlaydı. <strong>Doç. Dr. Fatih Demircioğlu</strong>, bu tip olumsuz durumların engellenmesini sağlayan gelişmeleri şu sözlerle aktardı; <em>“Bilgisayarlı tomografinin (BT) ve ardından manyetik rezonans (MR) ile PET görüntülemenin kullanıma girmesi radyasyon onkolojisinde bir devrim yarattı. Hekimler artık tümörleri üç boyutlu olarak görebiliyor ve tedaviyi çok daha hassas planlayabiliyorlar. Bugün radyasyon onkolojisinde milimetrik hassasiyetle çalışan pek çok ileri teknoloji var. Yoğunluk ayarlı radyoterapiler, hastanın anlık pozisyonlarına göre doğrudan hedefe ışınlama yapan görüntü kılavuzluğunda radyoterapiler, ameliyatsız radyocerrahi (Stereotaktik Radyocerrahi) ya da tedavi sırasında değişen tümör boyutuna göre anlık planlama yapabilen radyoterapiler (Adaptif Radyoterapi) bu noktada öne çıkıyor.”</em></p>
<p><strong>Günümüzde Radyoterapinin Yan Etkileri Azaldı</strong></p>
<p>Radyoterapi alanındaki gelişmelerin en önemli faydası, kuşkusuz<strong> </strong>tümör hedeflenirken çevredeki sağlıklı dokuların daha iyi korunabilir hale gelmesi. Böylece hem tedavi başarısı artıyor hem de yan etkiler azaltılıyor. Örneğin, meme kanserinde radyoterapi uygulamalarıyla ışınların kalbe ulaşması engelleniyor ve kalbe yönelik riskler düşürülüyor. Prostat kanserinde fonksiyon kayıpları ve kronik hasarlar minimuma indiriliyor. Ya da akciğer kanserinde solunum kapasitesi korunarak sağlam akciğer dokusu güvence altında kalıyor. Benzer şekilde baş ve boyun tümörlerinde de radyoterapi ile ağız kuruluğu ve yutma güçlüğü gibi yan etkilerin önüne geçiliyor. Ayrıca tedavi süreleri de geçmiş yıllara göre oldukça kısa. Eskiden bazı radyoterapi uygulamaları 6-8 hafta sürebilirken, günümüzde stereotaktik tedaviler sayesinde bazı tümörler tek seansta veya 3-5 seans gibi çok kısa sürelerde tedavi edilebiliyor. </p>
<p>Radyoterapi sadece ameliyat sonrasında uygulanan bir tedavi değil. <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Demircioğlu</strong>, artık birçok kanser türünde doğrudan kür sağlayabilen ana tedavi seçeneklerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Öyle ki, bazı hastalarda radyoterapi tek başına kullanılabildiği gibi bazı hastalarda ise cerrahi, kemoterapi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedavilerle birlikte uygulanabiliyor. </p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-nesil-radyoterapi-ile-saglikli-dokular-daha-fazla-korunuyor-642108">Yeni Nesil Radyoterapi ile Sağlıklı Dokular Daha Fazla Korunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Tedavisinin Geleceğini Şekillendirecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinin-gelecegini-sekillendirecek-638827</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[şekillendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinin]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=638827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından bu yıl 9.’su düzenlenen ALIS26’nın, teması “Onkoloji Evreni” oldu. Kanser alanında yeni bilgilerin paylaşıldığı kongrede, MIT’den Doç. Dr. Canan Dağdeviren, Fox Chase Cancer Center’dan Prof. Dr. Lorenzo Galluzzi, MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James W. Welsh ve King’s College London’dan Prof. Dr. John Maher gibi araştırmalarıyla bilim dünyasında dikkat çeken bilim insanları, güncel çalışmalarını ve bilimsel öngörülerini paylaştı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinin-gelecegini-sekillendirecek-638827">Kanser Tedavisinin Geleceğini Şekillendirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından bu yıl 9.’su düzenlenen ALIS26’nın, teması “Onkoloji Evreni” oldu. Kanser alanında yeni bilgilerin paylaşıldığı kongrede, MIT’den Doç. Dr. Canan Dağdeviren, Fox Chase Cancer Center’dan Prof. Dr. Lorenzo Galluzzi, MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James W. Welsh ve King’s College London’dan Prof. Dr. John Maher gibi araştırmalarıyla bilim dünyasında dikkat çeken bilim insanları, güncel çalışmalarını ve bilimsel öngörülerini paylaştı.</em></strong></p>
<p>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ALIS26 – Oncoverse: Horizons in Cancer Kongresi, dünyanın önde gelen bilim insanlarını ve yüzlerce tıp öğrencisini İstanbul’da bir araya getirdi. Türkiye’nin en büyük öğrenci organizasyonlu tıp kongrelerinden biri olarak gösterilen etkinlikte, kanser araştırmalarındaki son gelişmeler, yeni nesil tedavi yöntemleri ve geleceğin onkoloji yaklaşımları ele alındı.</p>
<p>Mayıs ayında Acıbadem Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kongre, bu yıl “onkoloji evreni” temasıyla düzenlendi. İmmünoterapi, yapay zeka destekli tanı sistemleri, mikrobiyom araştırmaları, organoid teknolojileri, radyoterapi, CAR-T hücre tedavileri ve kişiselleştirilmiş kanser tedavileri gibi başlıkların öne çıktığı kongreye, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden öğrenciler ve araştırmacılar da yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>MIT’den Doç. Dr. Canan Dağdeviren, Fox Chase Cancer Center’dan Prof. Dr. Lorenzo Galluzzi, MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James W. Welsh ve King’s College London’dan Prof. Dr. John Maher’in de aralarında bulunduğu çok sayıda uluslararası bilim insanı, kongrede güncel çalışmalarını ve bilimsel öngörülerini paylaştı.</p>
<p><strong>Bağışıklık hücrelerini “akıllı savaşçılara” dönüştüren çalışmalar</strong></p>
<p>Kongrenin dikkat çeken isimlerinden biri olan King’s College London öğretim üyesi Prof. Dr. John Maher, modern CAR-T hücre tedavilerinin gelişiminde öncü rol oynayan bilim insanları arasında yer alıyor. Yaklaşık 25 yıldır kanser immünoterapisi alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. John Maher, bağışıklık hücrelerinin genetik olarak yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef almasını sağlayan yenilikçi yaklaşımlarıyla tanınıyor.</p>
<p>Özellikle CD28 temelli ikinci nesil CAR-T teknolojisinin geliştirilmesindeki çalışmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. John Maher’in araştırmaları, bugün lösemi ve bazı kan kanserlerinde umut verici sonuçları olan tedavilerin temelini oluşturuyor. Prof. Dr. John Maher ayrıca kurucu bilimsel direktörlüğünü yürüttüğü Leucid Bio aracılığıyla laboratuvar ortamında geliştirilen teknolojilerin gerçek hastalarda uygulanabilmesi için klinik çalışmalara da öncülük ediyor. Prof. Dr. John Maher, “Kanser tedavisinde artık yalnızca tümörü hedef alan yöntemlerden söz etmiyoruz. Hastanın kendi bağışıklık sistemini yeniden eğiterek çok daha güçlü ve hassas tedaviler geliştirebiliyoruz. Klasik kemoterapiden farklı olarak doğrudan bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiriyoruz. Yeniden programlanan hücreler, kanser hücrelerini hedef alarak etkili sonuçlar sağlayabiliyor” diyor.</p>
<p><strong>Gelecekte akciğer, meme, beyin, pankreas, prostat kanseri gibi birçok kanserde kullanılacak                                                                                                                       </strong></p>
<p>Prof. Dr. John Maher, CAR-T tedavisinin özellikle bazı kan kanserlerinde son yılların en dikkat çekici başarı hikayelerinden biri olduğunu belirterek, “Geçmişte tedavi seçeneklerinin oldukça sınırlı olduğu bazı lösemi ve lenfoma hastalarında CAR-T uygulamalarıyla uzun süreli ve güçlü yanıtlar elde edilmeye başlandı” diyor. Prof. Dr. John Maher, bu yöntemin bağışıklık sistemini doğrudan tümöre yönlendirdiğini vurgulayarak, bu teknolojinin her yıl daha da geliştiğini belirtti. Prof. Dr. John Maher, “Bugün yalnızca kan kanserlerinde değil, gelecekte akciğer kanseri, meme kanseri, beyin tümörleri, pankreas kanseri, prostat kanseri, karaciğer kanseri ve kolon kanseri gibi en yaygın katı tümörlerde de etkili olabilecek yeni nesil CAR-T yaklaşımları üzerinde çalışıyoruz. Bu alan, kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin en umut verici başlıklarından biri haline geldi” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Radyoterapi artık yalnızca ‘ışın tedavisi’ değil</strong></p>
<p>Kongrede öne çıkan bir diğer isim ise MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James Welsh oldu. Torasik onkoloji, yani akciğer kanseri, yemek borusu kanseri ve göğüs boşluğu tümörleri gibi göğüs bölgesi kanserleri<strong> </strong>alanındaki çalışmalarıyla uluslararası düzeyde tanınan Prof. Dr. James Welsh, radyoterapi ile immünoterapiyi bir araya getirerek, kanser tedavisinin etkisini artırdığı klinik yaklaşımların öncü araştırmacıları arasında gösteriliyor.</p>
<p>Prof. Dr. James Welsh’in çalışmaları, radyoterapinin yalnızca tümörü küçültmekle kalmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini aktive ederek vücudun kansere karşı daha güçlü bir yanıt oluşturmasına yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle akciğer kanseri gibi tedavisi zor kanser türlerinde, radyoterapi ve immünoterapinin birlikte kullanımına yönelik yürüttüğü klinik çalışmalar bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı.</p>
<p>16 binden fazla bilimsel atıfa sahip olan Prof. Dr. James Welsh, immüno-radyoterapi alanının klinik uygulamaya taşınmasında etkili isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Araştırmaları sayesinde bugün doktorlar, her hastaya standart tedavi uygulamak yerine, tümörün yapısına ve bağışıklık sisteminin özelliklerine göre daha kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturabiliyor.</p>
<p>Prof. Dr. James Welsh, “Radyoterapiyi artık yalnızca ışın tedavisi olarak değerlendirmiyoruz. Radyasyonun bağışıklık sistemine ‘kanser burada’ sinyali verebildiğini görüyoruz. Bu durum, immünoterapiyle birlikte kullanıldığında çok daha etkili ve uzun süreli sonuçlar sağlayabiliyor” diye konuşuyor. </p>
<p>Gelecekte multidisipliner yaklaşımların daha da önem kazanacağını belirten Prof. Dr. James Welsh, “Kanser tedavisinin geleceği kişiselleştirilmiş tıpta yatıyor. Her hastanın tümör biyolojisi farklı ve tedavi stratejileri de buna göre şekillenmeli. Yapay zeka, immünoterapi ve radyoterapi kombinasyonları önümüzdeki dönemde onkolojinin yönünü belirleyecek” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Genç doktor adayları dünya bilim insanlarıyla buluştu</strong></p>
<p>Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yakın coğrafyadaki uluslararası tıp fakültelerinden öğrencilerin katıldığı kongrede düzenlenen bilimsel oturumlar, paneller ve interaktif sunumlar yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, alanında öncü bilim insanlarıyla birebir iletişim kurma ve kanser araştırmalarındaki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı buldu.</p>
<p>ALIS26 Kongresi, yalnızca bilimsel içerikleriyle değil, genç doktor adaylarını dünya çapındaki araştırmacılarla buluşturan yapısıyla da dikkat çekti. Organizasyon kapsamında öğrenciler, geleceğin onkoloji tedavilerine yön veren çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi edinirken, bilimsel araştırmaların klinik uygulamalara nasıl dönüştüğünü de yakından gözlemleme imkanı elde etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinin-gelecegini-sekillendirecek-638827">Kanser Tedavisinin Geleceğini Şekillendirecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Radyoterapi Korkulacak Bir Tedavi mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/radyoterapi-korkulacak-bir-tedavi-mi-606835</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 15:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[korkulacak]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606835</guid>

					<description><![CDATA[<p>Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Özgür Ozan Şeşeoğulları, radyoterapi ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/radyoterapi-korkulacak-bir-tedavi-mi-606835">Radyoterapi Korkulacak Bir Tedavi mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özel Egon Tıp Merkezi’nde görevli Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Özgür Ozan Şeşeoğulları, ‘radyoterapi’ tedavisi hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Şeşeoğulları, ‘Radyoterapi sonrası saçım dökülür mü?’ , ‘Radyasyon aldıktan sonra çevremdeki insanlara zarar verir miyim?’, ‘Radyoterapi can yakar mı?’, ‘Radyoterapi nedeniyle vücutta yanık olur mu?’ gibi merak edilen soruları yanıtladı.</p>
<p><b>Saçım dökülür mü?</b></p>
<p>Sadece ışınlanan bölgede olur. Örneğin beyin tümörü ya da beyin metastazı ışınlanıyorsa olur. Vücudun diğer bölgelerindeki  tümörler için  radyoterapi verilince saç dökülmesi olmaz.</p>
<p><b>Radyasyon aldıktan sonra insanlara zarar verir miyim?</b></p>
<p>Hayır. Hasta radyoaktif olmaz, çevresine zarar vermez. Nükleer Tıp uygulamalarıyla radyoterapi bu konuda sık karıştırılır .Örneğin PET-CT çekimleri sırasında 6 saat hamile ve çocuklardan uzak durulması önerilir ama radyoterapi de hasta cihazdan çıktıktan sonra herhangi bir radyoaktif ışıma yapmaz.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/radyoterapi-korkulacak-bir-tedavi-mi-0-B5gF4HJz.jpeg"/></p>
<p><b>Radyoterapi can yakar mı?</b></p>
<p>Hayır. Tedavi sırasında ağrı hissedilmez.</p>
<p><b>Vücutta yanık olur mu?</b></p>
<p>Modern cihazlarla yan etkiler çok daha sınırlı ve kontrol edilebilir . Hem radyoterapideki gelişen modern teknikler ve cihazlar hem de hastaların haftalık kontrolleri ile yanıt minimum düzeye indirilir. Hastalara önerilen krem ve diğer önerilerle de bu sürece destek olur.</p>
<p><b>Tek başına tedavi edebilir mi?</b></p>
<p>Doğru hasta ve doğru evrede, radyoterapi tek başına küratif (tam tedavi edici) olabilir.</p>
<p>Özellikle erken evre Larenks/Prostat ve bazı baş boyun kanserleri, evre 2b den sonra serviks (rahim ağzı) kanserleri , bazı cilt kanserleri ve bazı lenfomalarda radyoterapi sadece tamamlayıcı bir tedavi değil ana tedavi olarak uygulanır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/radyoterapi-korkulacak-bir-tedavi-mi-606835">Radyoterapi Korkulacak Bir Tedavi mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme onarımıyla doğal görünüme yakın sonuçlar alınıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-onarimiyla-dogal-gorunume-yakin-sonuclar-aliniyor-583645</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[görünüme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[onarım]]></category>
		<category><![CDATA[onarımıyla]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde her 8 kadından 1’i yaşamının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimiyla-dogal-gorunume-yakin-sonuclar-aliniyor-583645">Meme onarımıyla doğal görünüme yakın sonuçlar alınıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde her 8 kadından 1’i yaşamının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor. Meme kanserinin kadınlarda görülme oranı giderek artarken, tanı ve tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler ise hayat kurtarıyor. Erken tanı yöntemlerindeki ilerlemeler ve tedavi seçeneklerinin çeşitlenmesi, artık birçok kadının memenin alınmasına gerek kalmadan iyileşmesini mümkün kılıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> ancak yine de bazı durumlarda memenin kısmen veya tamamen alınmasının gerekebildiğini belirterek, “Kanserle savaşmak gibi zorlu bir mücadeleye meme kaybı da eklendiğinde, hastalarda özgüven kaybından derin duygusal etkilenmeye kadar uzanan psikolojik zorluklar gelişebilmektedir” diyor.<br /> </p>
<p>Son yıllarda meme onarımı (rekonstrüksiyon) ameliyatları sayesinde kadınların hem estetik hem de psikolojik açıdan büyük bir rahatlama yaşadıklarına dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> “Meme onarımı yalnızca fiziksel bir yeniden inşa değil, aynı zamanda kadınların kendilerini yeniden bütün, güçlü ve özgüvenli hissetmelerini sağlayan uzun bir iyileşme sürecidir” diyor. Kanser tedavisindeki yeniliklere paralel olarak meme onarımının bütüncül meme tedavisinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayan <strong>Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> sözlerine şöyle devam ediyor: ”Bugün hastalarımıza birbirinden farklı onarım seçenekleri sunabiliyoruz. Ancak, her seçenek avantajlar ve dezavantajlar barındırır. Hangi seçeneğin sizin için en uygun olduğuna, plastik cerrahınızla yapacağınız görüşme ve muayene sonrasında karar verilmelidir. En ideal sonuçlara ulaşmak doğru hastada doğru tedaviyi planlamakla, bazen birden fazla ameliyatla ve zamana yayılan bir süreçle mümkündür. Doğru zamanlama, uygun yöntem seçimi ve multidisipliner yaklaşım, hem estetik hem de psikolojik açıdan en tatmin edici sonuçlara ulaşmanın anahtarıdır.&#8221;  </p>
<p><strong>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak</strong>, meme onarımı hakkında en çok merak edilen 7 soruyu yanıtladı. </p>
<p><strong>Meme onarımı için en ideal zaman nedir?<br /> </strong><br />Cerrahi olarak tamamı veya bir kısmı alınan memenin tekrar bir bütün haline getirilmesi “meme onarımı” olarak adlandırılıyor. Meme onarımı; mastektomi (memenin alınması ameliyatı) ile aynı anda ya da daha sonra olmak üzere iki farklı dönemde yapılabiliyor. Onarımın zamanlamasında hastanın tercihi ve yaşam tarzı önemli olsa da; yaşı, genel sağlık durumu, kanserin evresi, ameliyat sonrası radyoterapi veya kemoterapi alıp almayacağı gibi pek çok faktör dikkate alınıyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, “En ideal onarım, gerek kozmetik gerekse psikososyal üstünlükleri nedeniyle eş zamanlı onarımdır. Ancak onkolojik veya başka nedenlerle yapılamamışsa, geç dönemde de meme onarımı ameliyatı gerçekleştirilebilir” diyor.</p>
<p><strong>Mastektomi ile aynı anda onarım neden tercih ediliyor?<br /> </strong><br />Mastektomi ile aynı anda yapılan onarımda, hastalıklı olmayan meme cildi ve bazı durumlarda meme ucu korunarak normale yakın ve oldukça tatmin edici bir meme görünümü elde edilebiliyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, &#8220;Memenin alınması ile aynı operasyonda gerçekleştirilen onarımda meme cildinin korunabilmesi sayesinde hem estetik açıdan daha doğal bir görünüm elde edilir hem de hastalar meme kaybı yaşamadıkları için psikolojik olarak çok daha rahat bir iyileşme süreci geçirirler&#8221; bilgisini veriyor. Geç onarımda elde edilen estetik sonuçlar ise genellikle eş zamanlı onarımlara kıyasla daha az tatmin edici oluyor.<br /> </p>
<p><strong>Meme onarımı için seçenekler nelerdir?<br /> </strong><br /> Meme onarımı temel olarak üç ana seçenekten oluşuyor:</p>
<p>•  Hastanın kendi dokusuyla onarım</p>
<p>•  Silikon protez kullanımı</p>
<p>•  Her iki yöntemin kombinasyonu</p>
<p><strong>Hastanın kendi dokusuyla onarım:</strong> Bu teknikte vücudun farklı bölgelerinden alınan dokular nakledilerek meme yeniden şekillendiriliyor. Dokuların yapısal benzerliği nedeniyle doğala en yakın sonuçlar elde edilirken, yabancı bir materyalin kullanılmaması sebebiyle uzun vadede en sorunsuz ve memnuniyet verici sonuçlar bu yöntemle sağlanıyor. En çok tercih edilen doku kaynağı karın bölgesi olmakla birlikte kalça, sırt ve uyluk bölgeleri de kullanılabiliyor.</p>
<p><strong>Silikon protezle onarım:</strong> Bu yöntemde meme, vücudun başka bir bölgesinden doku alınmadan, silikon protezlerle yeniden şekillendiriliyor. Silikon protezlerle onarım hastanın ve hastalığının durumuna göre tek seansta veya iki seansta tamamlanıyor. En uygun adaylar, vücudunda ek bir ameliyat istemeyen, cildi sağlıklı olan ve radyoterapi almamış veya almayacak olan hastalardır.</p>
<p><strong>Her iki yöntemin kombinasyonu: </strong>Protez ve özdoku tekniklerinin avantajlarını birleştirirken, her iki yöntemin risklerini de taşıyabiliyor. Bu nedenle günümüzde en son tercih edilen seçenektir.</p>
<p><strong>Meme ucunda hangi yöntemlere başvuruluyor?<br /> </strong><br />Bazı hastalarda mastektomi sırasında meme ucunun da alınması gerekebiliyor. Bu durumda, ameliyattan veya radyoterapi tedavisinden 4–6 ay sonra yeni meme ucu oluşturulabiliyor. Prof. Dr. Bülent Saçak, meme ucunu çevreleyen ve “areola” olarak adlandırılan bölgenin ise dövme (tatuaj) işlemiyle memenin diğer kısmıyla uyumlu şekilde renklendirildiğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Kemoterapi ve radyoterapi meme onarımını engeller mi?<br /> </strong><br />Prof. Dr. Bülent Saçak, kemoterapi ve radyoterapi tedavisinin meme onarımı için engel olmadığını, ancak onarım metodu seçerken dikkate alınması gerektiğini, esas önemli olanın ise meme onarımının bu tedavileri aksatmaması olduğunu ifade ediyor; “Onarımın ardından gelecek radyoterapi veya kemoterapi tedavisinin gecikmemesi gerekir. Onarım sonrasında yara iyileşme problemleri tedavide gecikmelere yol açabilir. Bu nedenle, onarım yönteminin titizlikle seçilip uygulanması tedavi sürecinin güvenliği açısından önemlidir” diyor. Öte yandan, onarım sonrası uygulanan radyoterapi nihai estetik sonucu da olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle implant ile onarılmış memede radyoterapi önemli komplikasyonlara yol açabiliyor. Radyoterapi tedavisinin planlandığı durumlarda, uygulanacak onarım yönteminin buna uygun şekilde seçilmesi büyük önem taşıyor. Hastanın radyoterapi süreci ve olası etkileri konusunda önceden bilgilendirilmesi, hem estetik sonuçların hem de tedavi başarısının korunmasına yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Meme onarımı kanserin tekrarlamasını kolaylaştırır mı?<br /> </strong><br />Prof. Dr. Bülent Saçak, meme onarımının kanserin tekrarlamasını kolaylaştırdığına veya teşhis edilmesini zorlaştırdığına dair bir kanıt bulunmadığını vurgulayarak, “Kanserin tekrarlama riski, hastalığın evresi ve uygulanan tedavi yöntemiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle, meme kanseri sonrasında taramalar eksiksiz sürdürülmelidir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Günlük aktivitelere ne zaman dönülür?<br /> </strong><br />Meme onarımı sonrasında günlük aktivitelere dönüş süresi, seçilen onarım yöntemine bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 3–4 haftayı buluyor. Yürüyüş gibi basit egzersizlere ilk günden itibaren başlanabilirken, pilates ve ağırlık kaldırma gibi daha kompleks egzersizler için yaklaşık 6 hafta beklemek gerekiyor. Prof. Dr. Bülent Saçak sözlerini, “Hastanın ilk 3 hafta içinde, işlem yapılan taraftaki omuz ve kol hareketlerini kısıtlaması iyileşmeyi hızlandırmakta ve ağrıyı azaltmaktadır” diyerek sonlandırıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-onarimiyla-dogal-gorunume-yakin-sonuclar-aliniyor-583645">Meme onarımıyla doğal görünüme yakın sonuçlar alınıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser tedavisinde akıllı radyoterapi dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinde-akilli-radyoterapi-donemi-427435</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Dec 2023 08:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tıp dünyasının tedavi aradığı en önemli hastalıkların başında kanser geliyor. Dünyada son dönemlerde akıllı radyoterapinin öne çıktığını söyleyen Medicana Ataşehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi uzmanı Prof. Dr. Sedat Koca, direkt tümörü hedef alan radyoterapi teknolojisi ile sağlıklı dokuların çok daha az zarar gördüğünü belirtiyor. Üstelik hastaya eş anlı görüntüleme imkânı sunan akıllı radyoterapi, her kanser türü için uygulanabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinde-akilli-radyoterapi-donemi-427435">Kanser tedavisinde akıllı radyoterapi dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KANSER TEDAVİSİNDE AKILLI RADYOTERAPİ DÖNEMİ</strong></p>
<p><strong>Tıp dünyasının tedavi aradığı en önemli hastalıkların başında kanser geliyor. Dünyada son dönemlerde akıllı radyoterapinin öne çıktığını söyleyen Medicana Ataşehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi uzmanı Prof. Dr. Sedat Koca, direkt tümörü hedef alan radyoterapi teknolojisi ile sağlıklı dokuların çok daha az zarar gördüğünü belirtiyor. Üstelik hastaya eş anlı görüntüleme imkânı sunan akıllı radyoterapi, her kanser türü için uygulanabiliyor.</strong></p>
<p>Kanser, tüm dünyada en kaygı duyulan hastalıklardan. Tıp dünyasında kanserle ilgili araştırmalar önemli bir yer kaplıyor. Daha gelişmiş tedavi yöntemi arayışları hızını kesmeden sürüyor. Son dönemlerde öne çıkan tedavilerden biri de akıllı radyoterapi. 30 yılı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen sağlık kurumlarından Medicana Sağlık Grubu, tıptaki gelişmeleri takip ederek, bu tedavileri Türkiye’ye taşımaya devam ediyor. Medicana Ataşehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü uzmanı Prof. Dr. Koca’nın önderliğinde ve misafir hekimlerin katılımıyla, 1 Aralık’ta düzenlenen “C” programında, kanser tedavisinde akıllı radyoterapi dönemi ve uygulamaları konuşuldu. Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Reha Özkaya, açılış konuşmasında, Medicana’nın ulusal ve uluslararası arenada yatırımlarına ve yeni yatırımlarla gelişen teknoloji parkurlarına dikkat çekti. Medicana Ataşehir Hastanesi Başhekimi Dr. Selami Hacıoğlu’nun da konuşma yaptığı toplantıya Medicana Ataşehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi uzmanları Dr. Gökhan Yılmazer ve Prof. Dr. Sedat Koca, Üroloji doktorlarından Prof. Dr. Cemil Uygur, Göğüs Cerrahisi doktorlarından Prof. Dr. Celalettin Kocatürk, Genel Cerrahi doktorlarından Prof. Dr. Koray Topgül, Medikal Onkoloji doktorlarından Doç. Dr. Nilay Şengül ile misafir hastane hekimlerinden Radyasyon Onkolojisi uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Cem Önal da katıldı. </p>
<p><strong>Her hastaya eş anlı görüntüleme sunan radyoterapi</strong></p>
<p>Radyasyon onkolojisi alanında hastaya özel radyoterapi yöntemlerinin bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koca, “Kanser tedavisinin önemli bir parçası olan radyoterapide amaç tümörlü dokuyu radyasyon vererek yok etmek ya da kontrol altına almaktır. Kanser tedavisinde güncel yöntemleri takip etmek gerekir. Radyasyon onkolojisi teknolojisinin ürettiği son yöntemlerden biri de eş anlı görüntüleme imkânı sunan radyoterapi. Pek çok kanser türünde uygulanabilen yöntemle hastaya özel tedavi imkânı sağlanır” dedi.</p>
<p><strong>Radyoterapide tümör kontrolü </strong></p>
<p>Radyasyonun, hastalıklı organa yönlendirilmesi için özel cihazlara gereksinim duyulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Koca, bu yöntemin sağladığı imkânları şöyle anlattı:<br /> “Eş anlı görüntüleme imkânı sunan bu radyoterapi uygulaması, diğer radyoterapi yöntemlerine nazaran çok daha hassas bir teknik donanıma sahip. Cihazın MR tarayıcısı, tedavi sırasında tümörün pozisyonunu, büyüklüğünü ve şeklini üç boyutlu gösterir. Bu sayede tümörü ve çevresindeki sağlıklı dokuyu net görüntüler ve sağlıklı dokulara zarar vermeden tümör dokusuna müdahale edilebilmesine olanak sağlar. Böylece tümör kontrolü artar. Bu tedavide her seans sonucunda meydana gelen klinik değişiklikler değerlendirilerek her seansta hastalara önemli bir tedavi olanağı sağlanır.” </p>
<p><strong>Sağlıklı dokular daha az etkileniyor</strong></p>
<p>Tedavinin her aşamasının takip edilebildiğini belirten Prof. Dr. Koca, “Bu tedavi yöntemi, radyasyon tedavisi sırasında tümörlü doku ve çevre sağlıklı dokuların pozisyonunu takip ederek, tedavinin doğru bir şekilde uygulanmasına ve yan etkilerin azaltılmasına yardımcı olur. Hastayı radyoterapi süreci boyunca etkin şekilde izlememizi sağlar ve tedavinin her aşamasında tümörlü dokuların pozisyonunu ve iç organ anatomisini takip edebilir. Bu sayede radyasyonun kanserli hücrelere daha kesin bir şekilde uygulanması ve sağlıklı dokuların daha az etkilenmesi mümkündür” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tedaviye yanıt oranını arttırıyor</strong></p>
<p>Medicana Ataköy Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nilay Şengül ise, “Kanser tanısı konulduktan sonra hastalık evreleniyor. Her evrede tedavi seçeneği ise farklı. İleri evrelerde sistemik tedavinin yanı sıra radyoterapinin de kullanıldığı kanser tipleri var. Özellikle metastatik evrede radyoterapi de kullanılarak bir bütün oluyor. Sadece medikal onkolojideki gelişmeler değil, radyoterapideki gelişmeler de takip ediliyor” diyerek bu tedavi yönteminin, tedaviye yanıt oranını arttırdığını belirterek, lokal kontrol sağlamaya yardımcı olduğunu vurguladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinde-akilli-radyoterapi-donemi-427435">Kanser tedavisinde akıllı radyoterapi dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
