<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>olursa | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olursa/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olursa</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 13:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>olursa | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olursa</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Konya&#8217;mızın Bereketli Topraklarını Hep Birlikte Daha Güçlü Yarınlara Taşımaya Devam Edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konyamizin-bereketli-topraklarini-hep-birlikte-daha-guclu-yarinlara-tasimaya-devam-edecegiz-625423</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bereketli]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[mizin]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[topraklarını]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemiz]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, düzenlediği basın toplantısıyla Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projelerini ve desteklerini kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konyamizin-bereketli-topraklarini-hep-birlikte-daha-guclu-yarinlara-tasimaya-devam-edecegiz-625423">Başkan Altay: &#8220;Konya&#8217;mızın Bereketli Topraklarını Hep Birlikte Daha Güçlü Yarınlara Taşımaya Devam Edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, düzenlediği basın toplantısıyla Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projelerini ve desteklerini kamuoyuyla paylaştı. “Konya Modeli Belediyecilik” anlayışıyla yürütülen tarımsal faaliyetlerden bahseden Başkan Altay, “Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur” dedi. Konya’nın, sadece üretim yapan bir şehir değil; tarımı planlayan, yöneten, geliştiren ve dünyaya anlatan bir tarım başkenti olduğunu belirten Başkan Altay, “Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk yedi ülke arasında yer alıyorsa; bu başarı, bu vizyonun bir sonucudur. Bu güçlü tarım vizyonunun en önemli merkezlerinden biri de hiç şüphesiz ki memleketimiz Konya’dır. Biz şuna inanıyoruz; Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur. Nitekim tarım; gıda güvenliğidir, istihdamdır, kalkınmadır, çevredir ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize bereketli bir yıl diliyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği tarım projeleri ve desteklerle ilgili basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Altay, dünya nüfusundaki hızlı artışın, gıdaya olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırdığını anımsatarak, “Bu ihtiyacı karşılarken doğal kaynakları tüketen, toprağı yoran ve suyu dikkatsizce kullanan üretim anlayışları; uzun vadede tarımı da hayatı da sürdürülemez hâle getirmektedir. Bu nedenle tarımda artık daha bilinçli, daha planlı ve daha sorumlu adımlar atmak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>“VERİMLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM, ANCAK PLANLI VE BİLİNÇLİ ADIMLARLA MÜMKÜNDÜR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya’nın Çatalhöyük’ten bu yana süregelen binlerce yıllık tarımsal birikiminin, bilinçli üretim anlayışının temeline dayandığını belirterek, “Konya Modeli Belediyecilik vizyonumuz doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi olarak; kuralığa dayanaklı ürünleri ve organik üretimi destekleyen, yerel üreticiyi güçlendiren, atıl arazileri üretime kazandıran, su kaynaklarının verimli kullanımını esas alan bir tarım politikası izliyoruz. Çünkü verimli ve sürdürülebilir üretim, ancak planlı ve bilinçli adımlarla mümkündür. Anadolu’nun tahıl ambarı olarak bilinen bu bereketli topraklar, sadece ülkemizin değil, dünyanın gıda güvenliğine katkı sağlayan önemli üretim merkezlerinden biri olmuştur. Bu topraklarda tarım, ekonomik bir faaliyet olmasının yanı sıra bir medeniyet birikimidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“<strong>KONYA, TÜRKİYE’NİN TARIM BAŞKENTİ KONUMUNDA”</strong></p>
<p>Konya’nın; tarımsal üretim değeri, tarımsal ticaret ve tarımsal istihdam açısından Türkiye’nin tarım başkenti konumunda olduğunu ifade eden Başkan Altay, şunları kaydetti: </p>
<p>“Geniş tarım arazileri, verimli üretim havzaları ve gelişmiş tarımsal sanayi altyapısı ile Konya, ülkemizin üretim gücünü belirleyen merkezlerden biridir. Bizler de AgriCities Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak edindiğimiz tecrübelerle; tarımın artık yerelden başlayarak küresel ölçekte ele alınması gereken bir mesele olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Konya’mızın bu alandaki birikimini uluslararası platformlara taşımaya ve şehrimizi hem ülkemizde hem de dünyada marka şehir haline getirmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>“SUYU KORUMADAN TARIMI KORUMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, sürdürülebilir tarım çalışmalarında eğitime büyük önem verdiklerini vurgulayarak, “Çünkü tarımsal üretimde bilgi, hem maliyetleri düşüren hem de verimi artıran en temel unsurdur. Bu kapsamda; tarla ve bahçe bitkilerinden hayvancılığa, arıcılıktan modern sulama tekniklerine kadar birçok alanda üreticilerimize yönelik eğitim programlarını hayata geçirdik. Eğitimlerimizde özellikle kuraklıkla mücadele, su tasarrufu ve modern sulama yöntemleri üzerinde duruyoruz. Çünkü suyu korumadan tarımı korumak mümkün değildir. Bu bilinçle, üreticilerimizle birlikte aynı sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>KONYA MODELİ TARIM FAALİYETLERİNİ DETAYLI OLARAK ANLATTI</strong></p>
<p>Başkan Altay konuşmasının devamında “Konya Modeli Belediyecilik” anlayışıyla yürütülen tarımsal faaliyetlerden bahsederek; çiftçilere sağlanan eğitim ve teknik destekten fidan, fide ve tohum desteklerine tarım kooperatiflerinin desteklenmesinden Ar-Ge çalışmalarına tarımsal sulama, tarımsal tesisler ve altyapı yatırımlarından hayvancılık desteklerine atıl arazilerin üretime kazandırılmasından gençlere, kadınlara ve dezavantajlı gruplara yönelik olarak yürütülen tarımsal faaliyetlere kadar pek çok başlıkta bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>2018’DEN BUGÜNE 23 MİLYON 226 BİN ADET FİDE VE FİDAN DESTEĞİ</strong></p>
<p>31 ilçedeki çiftçiye ve üreticiye sadece geçtiğimiz yıl, 138 bin 184 adet fide ve fidan desteği sağlandığını dile getiren Başkan Altay, 2018 yılından bu yana ise çiftçiye sağlanan fidan ve fide desteği sayısının ise tamı tamına 23 milyon 226 bin adete ulaştığı bilgisini aktardı.</p>
<p><strong>2018’DEN İTİBAREN TARIMSAL KALKINMA İÇİN HARCANAN MİKTAR 965 MİLYON TL’Yİ AŞTI</strong></p>
<p>2025 yılında toplam tarımsal destekleme rakamının 24 milyon 575 bin lira olarak gerçekleştiğini de açıklayan Başkan Altay, “2018 yılından bu yana Konya Ovası Projesi (KOP) desteğiyle 66 adet küçük ölçekli sulama yatırımı yaptık. Bu süreçte sulama yatırımlarının tutarı, güncel bedelle 596 milyon lira oldu. 2018 yılından bu yana tarımsal kalkınma için yaptığımız fidan, fide, tohum, tarımsal ekipman desteği ve küçük ölçekli sulama yatırımı tutarı 965 milyon lirayı aştı. Çiftçimize, üreticimize hayırlı olsun” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>“ŞEHRİMİZİN TARIMSAL ÜRETİMİNE, SU KONUSUNA VE TASARRUFA DİKKAT ÇEKECEĞİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, geleneksel olarak düzenlenen Konya Tarım Fuarı’nın bu yıl da titizlikle gerçekleştirileceğine değinerek, “Bildiğiniz gibi, ülkemizin en önemli tarım fuarlarından biri olan Konya Tarım Fuarı yarın açılıyor. Ülkemizden ve tüm dünyadan çiftçilerimizi ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek fuarın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler de bu süreçte şehrimizin farklı noktalarında yaptığımız uygulamalarla; şehrimizin tarımsal üretimine, su konusuna ve tasarrufa dikkat çekeceğiz.</p>
<p><strong>“KENDİ GIDASINI ÜRETEN ÜLKELER GÜÇLÜ, ÜRETMEYEN ÜLKELER İSE BAĞIMLI HALE GELMEKTEDİR”</strong></p>
<p>Bugün dünyada yaşanan savaşlar, krizler ve iklim değişikliğinin çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattığını belirten Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti:</p>
<p>“Tarım artık sadece bir üretim meselesi değil; gıda güvenliği, ekonomi, diplomasi ve milli güvenlik meselesidir. Kendi gıdasını üreten ülkeler güçlü, üretmeyen ülkeler ise bağımlı hale gelmektedir. Bu noktada Türkiye, son yıllarda tarım alanında çok önemli bir gelişim süreci yaşamıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarım; stratejik bir sektör olarak, ekonomik bağımsızlığın teminatı ve geleceğimizi güvence altına alan önemli bir alan haline gelmiştir. Bu süreçte çiftçiyi merkeze alan, teknolojiyle desteklenen ve yerli-milli üretimi esas alan büyük yatırımlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanımız, Milli Tarım Projesi’ni açıklarken şöyle demiştir: ‘Sadık yârimiz olan toprağa hak ettiği değeri vermezsek sadece kendimizin, kendi neslimizin değil; topyekûn insanlığın geleceğini tehdit altına sokmuş oluruz. Toprağa sırtını dönen insan, en büyük ihaneti kendisine yapmış olur; çünkü Rabbim bizlere topraktan yaratıldığımızı ve yine toprağa döneceğimizi haber veriyor.’ Bu söz aslında tarımın sadece bir üretim meselesi olmadığını, aynı zamanda bir medeniyet, bir gelecek ve bir sorumluluk meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>“TARIM GÜÇLÜ OLURSA ŞEHİR GÜÇLÜ OLUR; ŞEHİR GÜÇLÜ OLURSA ÜLKEMİZ GÜÇLÜ OLUR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya’nın, sadece üretim yapan bir şehir değil; tarımı planlayan, yöneten, geliştiren ve dünyaya anlatan bir tarım başkenti olduğunu vurgulayarak, “Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk yedi ülke arasında yer alıyorsa; bu başarı, bu vizyonun bir sonucudur. Bu güçlü tarım vizyonunun en önemli merkezlerinden biri de hiç şüphesiz ki memleketimiz Konya’dır. 42 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip şehrimizde yaklaşık 1 milyon 890 bin hektar tarım arazisi bulunmaktadır. Bu büyüklük Konya’nın tarımdaki gücünü ve potansiyelini açıkça göstermektedir. Biz şuna inanıyoruz; Tarım güçlü olursa şehir güçlü olur; şehir güçlü olursa ülkemiz güçlü olur. Nitekim tarım; gıda güvenliğidir, istihdamdır, kalkınmadır, çevredir ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Sefer bizden, zafer Allah’tandır. Daha gidecek çok yolumuz, yapacak çok işimiz var. Bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerimize bereketli bir yıl diliyorum. İnşallah Konya’mızın bereketli topraklarını hep birlikte daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Hayata geçirdiğimiz tüm projelerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p>Basın toplantısının son bölümünde Başkan Altay, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-konyamizin-bereketli-topraklarini-hep-birlikte-daha-guclu-yarinlara-tasimaya-devam-edecegiz-625423">Başkan Altay: &#8220;Konya&#8217;mızın Bereketli Topraklarını Hep Birlikte Daha Güçlü Yarınlara Taşımaya Devam Edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özge Ulusoy &#8216;Evlilik olursa bana da sürpriz olur!&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozge-ulusoy-evlilik-olursa-bana-da-surpriz-olur-593082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 10:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bana]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[özge]]></category>
		<category><![CDATA[sürpriz]]></category>
		<category><![CDATA[ulusoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593082</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir, gelinlik ve abiye dünyasının kalbi Wedgala Wedding Fashion Show'un 2. gününde yine şıklık ve ışıltıya doydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozge-ulusoy-evlilik-olursa-bana-da-surpriz-olur-593082">Özge Ulusoy &#8216;Evlilik olursa bana da sürpriz olur!&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir, gelinlik ve abiye dünyasının kalbi Wedgala Wedding Fashion Show&#8217;un 2. gününde yine şıklık ve ışıltıya doydu. Kaya İzmir Thermal&#8217;de düzenlenen etkinlikte, ALTIN Duvak firmasının özel gelinlik ve abiye koleksiyonu ünlü mankenler Ece Gürsel ve Özge Ulusoy tarafından podyuma taşındı.</p>
<p>Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği ve Wedding Style iş birliğiyle, Nalan Oğuz&#8217;un ev sahipliğinde gerçekleşen defilede Serkan Duman ve Gökhan Duman&#8217;ın koreografileriyle sahne alan modeller, geceye damga vurdu. Özellikle Gürsel ve Ulusoy&#8217;un taşıdığı özel tasarımlar büyük beğeni topladı.</p>
<p>Defilinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Altın Duvak firmasının sahibi Celal Kalkan, uzun bir hazırlık sürecinden geçtiklerini vurgulayarak ekibine teşekkür etti: &#8220;Yılların emeği var burada&#8230; Geceli gündüzlü büyük bir çalışma yürüttük. En iyisini yapmak için çabaladık, daha da iyisi gelecek.&#8221;</p>
<p><strong>ÖZGE ULUSOY&#8217;DAN &#8216;SÜRPRİZ&#8217; ÇIKIŞI</strong></p>
<p>Muhabirlerin 2016&#8217;da &#8216;evlilik olursa sürpriz olur mu ? sorusuna Özge Ulusoy yine net bir yanıt verdi: &#8220;Adı üstünde&#8230; Evlilik olursa bana da sürpriz olur.&#8221;</p>
<p>Ulusoy ayrıca koleksiyondaki parçaların ağırlığı ve ihtişamıyla ilgili de konuştu: &#8220;Gerçekten çok ağır ve özel parçalar. Bu tarz modeller genelde uzun boylu ve yapılı modellere veriliyor. Biz de elimizden geldiğince en iyi şekilde taşımaya çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>ECE GÜRSEL: &#8220;2026&#8217;YA YENİ ŞARKIYLA GİRİYORUM&#8221;</strong></p>
<p>Ece Gürsel ise yılbaşı dileklerini paylaşarak 2026&#8217;nın ilk haftasında yeni şarkısının çıkacağını müjdeledi: &#8220;Bu kez farklı bir tarzla karşılarına çıkacağım. 2026&#8217;ya muhteşem bir şarkıyla gireceğim. En büyük dileğim ise ülke ve dünya adına barış, sağlık ve huzur.&#8221;</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozge-ulusoy-evlilik-olursa-bana-da-surpriz-olur-593082">Özge Ulusoy &#8216;Evlilik olursa bana da sürpriz olur!&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Aşı Olursa, Bebek Korunur: Gebelikte Boğmaca Aşısı Rutin Uygulamalar Arasında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-asi-olursa-bebek-korunur-gebelikte-bogmaca-asisi-rutin-uygulamalar-arasinda-546049</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[boğmaca]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte]]></category>
		<category><![CDATA[korunur]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gebelikte uygulanan boğmaca aşısı, bebekleri doğumdan sonra karşılaşabilecekleri ciddi enfeksiyonlara karşı korumak amacıyla artık rutin bağışıklama programına dahil edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-asi-olursa-bebek-korunur-gebelikte-bogmaca-asisi-rutin-uygulamalar-arasinda-546049">Anne Aşı Olursa, Bebek Korunur: Gebelikte Boğmaca Aşısı Rutin Uygulamalar Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gebelikte uygulanan boğmaca aşısı, bebekleri doğumdan sonra karşılaşabilecekleri ciddi enfeksiyonlara karşı korumak amacıyla artık rutin bağışıklama programına dahil edildi. Bu yaklaşım sayesinde, bebeklerin bağışıklık sistemi henüz gelişmemişken maruz kalabilecekleri boğmaca gibi yaşamı tehdit edebilecek solunum yolu enfeksiyonlarına karşı erken koruma sağlanması hedefleniyor. Peki boğmaca neden bu kadar tehlikeli? Aşı gebeliğin hangi döneminde yapılmalı, kimlere uygulanıyor? Tüm bu soruları Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Utkan Korun yanıtladı…</em></p>
<p>Boğmaca, tıbbi adıyla pertussis, solunum yollarını etkileyen, son derece bulaşıcı ve özellikle bebeklerde yaşam kaybına varabilen sonuçlar doğurabilen bakteriyel bir hastalık. Dünya genelinde yıllık 20-40 milyon civarı boğmaca vakası olduğunun tahmin edildiğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, “Maalesef her yıl yaklaşık 300.000 kişi (çoğu çocuk) boğmaca sebebiyle hayatını kaybetmektedir.” dedi. </p>
<p><strong>YENİDOĞANLARDA HAYATİ RİSK OLUŞTURABİLİYOR!</strong></p>
<p>En büyük riskin bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş ve aşı serilerini tamamlamamış yeni doğanlarda olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Kara, “Boğmaca, özellikle bir yaş altı bebeklerde nefes durmasına, beyin içi kanamaya, nöbetlere ve hatta yaşam kaybına yol açabilecek kadar ağır seyredebiliyor” diyerek hastalığın ciddiyetine dikkat çekti. </p>
<p><strong>“İLK HAFTALARDA SOĞUK ALGINLIĞI İLE KARIŞTIRILABİLİYOR”</strong></p>
<p>Hastalığın üç evrede ilerlediğini belirten ve özellikle ilk haftalarda soğuk algınlığıyla karıştırıldığını, bu dönemde bulaşıcılığın da en yüksek seviyede olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kara, sözlerine şöyle devam etti: “Hastalık genellikle 3 evrede seyreder ve belirtiler zamanla şiddetlenir. Hastalığın başlangıcındaki “kataral evre” yaklaşık 1-2 hafta sürmekte olup, bu evrede hastaları basit bir soğuk algınlığından ayırt etmek mümkün değildir. Hafif ateş, burun akıntısı, hafif öksürük, halsizlik, gözlerde sulanma gibi “nezle” benzeri bulgular gözlenir. Bu dönem, bulaşıcılığın en yüksek olduğu evredir.</p>
<p>Hastalığın 2.evresinde (paroksizmal evre; 2-6 hafta) klinik bulgular belirginleşir. Çocuklarda morarmanın eşlik ettiği peşpeşe öksürük, derin bir iç çekme şeklinde nefes alma ve arkasından çoğu zaman kusma gözlenir. Bu evrede öksürükler o kadar şiddetli olabilir ki, bu sırada hastada beyin içi kanama, kaburgalarda çatlaklar ve nöbet geçirme gibi şiddetli komplikasyonlar gözlenebilir. </p>
<p>Sonraki evrede (iyileşme evresi) öksürük nöbetleri azalır ama haftalarca sürebilir. Genel durum düzelir. Ancak, bu dönemde başka bir solunum yolu enfeksiyonu öksürüğü yeniden alevlendirebilir.”</p>
<p><strong>BOĞMACA BEBEKLERDE ÇOK CİDDİ SEYREDİYOR!</strong></p>
<p>Doç. Dr. Kara, “Boğmaca, yoğun ve kontrol edilemeyen öksürük nöbetlerine neden olur. Bu nöbetler solunum güçlüğüne, kusmaya, bayılmaya ve hatta kaburga kırıklarına yol açabilir. Bebeklerde nefes durmasına (apne) ve ciddi akciğer enfeksiyonlarına neden olabilir. Bu tablo nedeniyle hastalık çok ciddi seyreder.” Dedi. </p>
<p><strong>“KOLAYCA YAYILIR, TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN DE RİSK OLUŞTURUR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Manolya Kara’nın verdiği bilgiye göre, boğmaca, öksürük ve hapşırıkla çok kolay yayılabiliyor ve kalabalık yerlerde hızla bulaşabiliyor. Özellikle ergenler ve genç erişkinlerin hastalığı hafif bulgularla geçirebileceğinden, çevreye kolaylıkla bulaştırabileceğine işaret eden Doç. Dr. Kara, “Bunun yanında yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ve hamile kadınlar için de risklidir. Toplum bağışıklığı (sürü bağışıklığı) sağlanamazsa salgınlar artabilir. Aşıyla önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, bağışıklığın zamanla azalması ve aşılanma oranlarının düşmesi nedeniyle dönem dönem salgınlar görülebilir. Aşılanmamış kişiler toplumda hastalığın yayılmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle boğmaca önlenmesi gereken, ciddi ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalıktır.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>“BEBEKLERİ KORUMANIN EN ETKİLİ YOLU: ANNENİN AŞILANMASI”</strong></p>
<p>Bu tablonun önüne geçmek ve toplumsal korunmaya destek olmak amacıyla atılan bu adımı değerlendiren Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum Uzmanı Dr. Zeynep Ece Utkan Korun, sözlerine şöyle devam etti: “Boğmaca aşısı çocuklara 2. aydan itibaren yapılmaya başlanıyor. Fakat bu süre zarfında bebek tamamen savunmasız durumda kalıyor. Bunun yanında anne adaylarının bağışıklığı, bebeğe doğumdan önce antikor geçişi ile koruma sağlanabiliyor. Eğer anne gebelikte Tdap aşısı olursa, vücudunda oluşan antikorlar plasenta yoluyla bebeğe geçer ve onu doğumdan sonraki ilk aylarda korur. Bu koruma hayati önem taşır. Bu nedenle her gebelikte Tdap aşısı yapılması önerilmektedir.”</p>
<p><strong>AŞI NE ZAMAN VE KİMLERE YAPILACAK?</strong></p>
<p>Yeni uygulama kapsamında boğmaca aşısının gebeliğin 18 ile 36. haftaları arasında, tercihen 20. haftadan sonra yapılacağı bilgisini veren Uzman Dr. Utkan Korun şunları ekledi: “Daha önceki gebeliğinde bu aşıyı olmuş bir kadın, yeni gebeliğinde tekrar yaptırmalı. Çünkü bağışıklık zamanla azalacağı için aşı her gebelikte tekrarlanmalıdır.”</p>
<p>Boğmaca aşısı uygulamasının ABD, İngiltere, Kanada ve birçok Avrupa ülkesinde uzun süredir devam ettiğini hatırlatan Uzm. Dr. Korun, en çok merak edilen konulardan biri olan aşının güvenilirliği konusunda şu bilgileri aktardı: “Bu aşı inaktif, yani ölü aşıdır. Canlı mikrop içermez. Dolayısıyla gebelikte uygulanması güvenlidir. Yan etkileri genellikle hafiftir; enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş ya da halsizlik gibi geçici durumlar görülebilir.”</p>
<p><strong>ANNE ADAYLARINA ÇAĞRI: AŞINIZI GECİKTİRMEYİN</strong></p>
<p>“Unutmayın, sizin bağışıklığınız, bebeğinizin ilk savunmasıdır” diyerek tüm anne adaylarını bu konuda bilinçli davranmaya davet eden Dr. Zeynep Ece Utkan Korun, sözlerini şöyle tamamladı: “Gebeliğinizin ikinci trimesterine girdiğinizde, takiplerinizi yapan hekiminizle mutlaka bu konuyu görüşün. Aşıyı Aile Sağlığı Merkezinizde veya hastanenizde ücretsiz olarak yaptırabilirsiniz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-asi-olursa-bebek-korunur-gebelikte-bogmaca-asisi-rutin-uygulamalar-arasinda-546049">Anne Aşı Olursa, Bebek Korunur: Gebelikte Boğmaca Aşısı Rutin Uygulamalar Arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Tarhan: &#8220;Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tarhan-estetik-degerlilik-olcusu-olursa-sonraki-adim-depresyondur-545098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 09:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[değerlilik]]></category>
		<category><![CDATA[depresyondur]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüsü]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sonraki]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güzellik takıntısı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tarhan-estetik-degerlilik-olcusu-olursa-sonraki-adim-depresyondur-545098">Prof. Dr. Tarhan: &#8220;Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güzellik takıntısı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sol beyin mantıksal, sağ beyin ise duygusal ve estetik yönü baskın yapıda…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güzellik kaygısının sadece psikolojik ya da toplumsal değil, aynı zamanda biyolojik bir boyutunun da olduğunu ifade ederek, “Biyolojik açıdan baktığımızda, kadın ve erkek beyinlerinin çalışma biçimi farklılık gösterir. Beynin sol yarım küresi daha çok mantık, muhakeme, analiz, konuşma ve hesaplama gibi işlevlerle ilgilidir; bu nedenle eril beyin olarak tanımlanır. Sağ yarım küre ise duygu, heyecan, müzik, sanat ve estetik gibi kavramlarla ilişkilidir; bu da dişil beyin olarak adlandırılır. Sol beyin mantıksal, sağ beyin ise duygusal ve estetik yönü baskın bir yapıya sahiptir. Bu ayrım biyolojik ve genetik temellidir. Beyindeki ön bölge, yani frontal lob ise sağ ve sol beyin arasında denge kurarak bireyin davranışlarını şekillendirir. Bu yapısal farklılıklar, kadın ve erkeklerin önceliklerinin ve davranış kalıplarının farklılaşmasına neden olur. Kadın beyninde estetik algı ve duygusal değerlendirme daha baskın olabilirken; erkek beyninde mantık ve analitik düşünce daha öne çıkabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kadın beyni, fiziksel görünümünü ön plana çıkarmaya daha yatkın çalışıyor</strong></p>
<p>Güzellik algısının kökeninde biyolojik temelli bir farklılık yattığını, kadın ve erkek beyninin çalışma biçimlerinin birbirinden farklı olduğunu kaydeden Tarhan, “Bu farklılıklar, fiziksel görünüme verilen önemin cinsiyete göre değişmesini de beraberinde getirir. Kadın beyni, fiziksel görünümünü ön plana çıkarmaya daha yatkın çalışıyor. Kadının ve erkeğin psikolojik ihtiyaçları da farklılık gösteriyor. Erkek beyninin öncelikli psikolojik ihtiyacı, karşı cinste fiziksel çekicilik aramaktır. Kadın beyni ise duygusal yakınlık ve yalnızlığın giderilmesi gibi ihtiyaçlara odaklanır. Bu farklılık, insanın genetik yapısında programlanmış bir algoritmadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tüketim ekonomisinin çarklarını hızla döndürebilmek için kadın, çocuk ve gençler hedefte…</strong></p>
<p>Tüketim ekonomisinin çarklarını hızla döndürebilmek için kadın, çocuk ve gençlerin hedef alındığını, hazcılık ve faydacılık anlayışının ihtiyaçların önüne geçirildiğini anlatan Tarhan, “Kapitalist kültür, fiziksel görünüm üzerinden bir kutsal yaratmıştır. Kadınlar için dolgun dudaklar, ince bel; erkekler için dövmeler, kaslı vücutlar gibi belirli kalıplar, idealize edilmiştir. Kadın makyaj ve moda üzerinden hedeflenirken, erkek de statü göstergesi ürünlerle tüketimin parçası haline geliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bedeli en çok gençler ödüyor!</strong></p>
<p>Küresel ölçekte güzelliği yücelten bir propaganda yürütüldüğünü, “güzelsen değerlisin” anlayışının arttığını anlatan Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Oysa değerlilik sadece fiziksel görünümle sınırlı değildir. Fiziksel görünüm bir insanın değerinde belki onda biri kadar rol oynar. Geri kalan kısmı, insanın konuşması, duruşu, davranışları ve onu diğer canlılardan ayıran insani nitelikleridir. Ancak kapitalist sistem bu özellikleri göz ardı edip, sadece bir yönü büyütüp abartmakta ve bunu da daha fazla kazanmak için yapmaktadır. Bu anlayış, insanı araçsallaştıran ve değersizleştiren bir yaklaşımdır. Neticede güzellik, tüketim ekonomisinin en etkili argümanlarından biri haline gelmiştir. Bu durumun bedelini ise en çok gençler ödüyor. Özellikle ergenlik dönemindeki kızlar ve erkekler, bu sistemin kurbanı haline geliyor. Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur. Bu tarih boyunca insan doğasında olan bir eğilimdi ama günümüzde patolojik bir hâl aldı. Çirkin olma korkusu olarak bilinen dismorfofobi adlı bir hastalık var. Önceleri seyrek görülürken, son 10-20 yılda ciddi bir artış yaşandı. Artık kliniğe yatış gerektiren vakalarla karşılaşıyoruz. Mesela, dismorfofobi teşhisi konulan bazı hastalar aynanın karşısında 1,5 saat boyunca ağlayabiliyor. Kendilerini beğenmiyor, ölmek istiyorlar. Aileleri tarafından son anda kurtarılarak hastaneye getirilenler var. Bu hastalar, güzellik algısını gerçekliğin önüne koymuş, ciddi düşünce bozuklukları yaşayan bireyler.”</p>
<p><strong>Yeme bozukluklarında da vaka sayıları küresel olarak artıyor</strong></p>
<p>Yeme bozukluklarında da benzer bir durum yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Kişi 29 kiloya düşmüş olmasına rağmen hâlâ kendini şişman hisseder. Ayakta durmakta zorlanır, başını kaldıramaz, âdeti kesilir. Ama buna rağmen, aynada kendini hâlâ 150 kilo gibi algılar. Burada da beynin estetik algı ve beden imajını işleyen alanlarında ciddi bozulmalar vardır. Bu kişiler bunu hayal etmiyor; gerçekten böyle hissediyorlar. Çünkü bu bir hastalık. Elbette bu anlatılanlar uç vakalar. Ancak bu vakaların sayısı küresel olarak artıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Takdir edilme, onaylanma arzusuyla alışveriş yapılıyor</strong></p>
<p>Günümüzde adeta “Görünüyorum, öyleyse varım” anlayışının hâkim olduğunu, literatürlerde ve popüler tanımlamalarda bu döneme “Cilalı İmaj Dönemi” denildiğini de kaydeden Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Günümüzde imaj anlayışı, bireyin kendini markalaştırması, kendini sergilemesi bağlamında kutsal bir değere dönüştü. İnsan, sosyal ilişkilerde kabul görmek ister. İnsan takdir edilmek, beğenilmek, onaylanmak ister. Yapılan araştırmalar gösterdi ki insan alışveriş yaparken sadece kâr-zarar analiziyle hareket etmiyor. Takdir edilme, onaylanma arzusuyla alışveriş yapıyor. Bazen ihtiyaç duymadığı şeylere büyük paralar harcayabiliyor. Kapitalist sistem, insanın zaaflarını kullanarak, parası olan insanlardan daha fazla para almak; parası olmayan insanları ise borçlandırarak estetik ameliyatlara yönlendirmek gibi yollarla tüketimi artırdı. Türkiye&#8217;de üniversite öğrencileri arasında yapılan bir çalışmaya göre, öğrencilerin yüzde 10&#8217;u estetik ameliyat olmuş. En çok yapılan işlemler arasında dudak dolgusu, yüz dolgusu, meme büyütme operasyonları yer alıyor. Erkeklerde ise dövme yaptırma oranı yüzde 10’dan fazla. Bu durum fiziksel görünümün aşırı yüceltilmesinin insan ilişkilerine zarar verdiğini gösteriyor. Sonuçta yüzeysel ilişkiler yaygınlaşıyor. Oysa kalıcı ve sürdürülebilir olan ilişkiler, derinliği olan ilişkilerden doğar. Fiziksel görünüm, ceviz kabuğu gibidir; ambalajdır. Ama asıl önemli olan özdür, içeriktir. O da insanın karakteri, ruh güzelliğidir. Bu güzellikleri ihmal edip sadece fiziksel görünümü kutsallaştırmak, insanlık adına ciddi bir sorundur. Sahte bir gerçeklik inşa ediliyor. Daha çok ürün satabilmek ve tüketimi artırmak amacıyla oluşturulmuş bu hipergerçeklik, insan zaafları üzerinden çalışıyor. Buna ‘gönüllü emperyalizm’ deniyor. Hiç ihtiyacımız olmadığı halde dolaplarımızda fazlasıyla kıyafet var. Tüm bunlar fiziksel görünümün kutsallaştırılmasının sonucudur.”</p>
<p><strong>Özbeğeni ile özgüven karıştırılıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tüketim kültürünün, insanın temel eğilimlerini istismar ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Oysa bireyin kendini iyi hissetmesi için üç temel alanda kendisiyle barışık olması gerekir. Bunlar, fiziksel görünüm, ruhsal yapı ve sosyal durum. Bunun için de kişi önce kendisiyle sağlıklı bir iletişim kurmalı. Ancak algılarımız, çevre etkisiyle kolayca değiştirilebiliyor. Sosyal medya da bu algıları yönlendiriyor. Burada sık yapılan bir hata var. Özbeğeni ile özgüven karıştırılıyor. Özbeğeni, kişinin kendine hayran olması, kendini sürekli övmesi ve kusurlarını görmemesidir. Bu, narsisizmin bir özelliğidir. Özgüven ise, kişinin hem güçlü hem de zayıf yönlerinin farkında olması, ama olumlu yönlerine odaklanarak hayatına yön vermesidir. Kendi eksiklerini de kabul eder ve kendisini olduğu gibi sever. Bu özellik genetik değil, sosyal olarak öğrenilen bir beceridir. Aile, çevre ve yetiştirilme tarzı bu noktada çok önemlidir. Özgüven sahibi bir kişi, kilosuyla da fiziksel görünümüyle de barışıktır. Önemli olan bakımlı olmasıdır, abartıya kaçmamasıdır. Zaten abartı da yalanın bir türüdür. Gerçek değildir. Görüyoruz ki vitrinler dolu ama gönüller boş… Dış görünüş yüceltilmiş ama arka planda sahte gülüşler, sahte dostluklar, sahte ilişkiler var. Bu yüzden psikiyatrik vakalar, intihar oranları, suç ve şiddet olayları artıyor. Çünkü insanlar kendi psikolojik doğalarına uymayan bir yaşam tarzına sürükleniyor.”</p>
<p><strong>Fiziksel güzel görünmede kadınlar ve erkekler arasında fark var</strong></p>
<p>Fiziksel olarak güzel görünme dürtüsü açısından kadınlar ve erkekler arasında bazı farklar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu farklar kültürel olarak da şekilleniyor; bireyler, içinde bulundukları kültür tarafından bu anlamda kodlanıyor. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde kadın-erkek ilişkilerinde yeni bir dönüşüm yaşanıyor. Kadınların daha maskülen, erkeklerin ise daha feminen özellikler göstermesi yönünde bir eğilim söz konusu. Bu durum, küresel çapta artan unisex yönelimlerle birlikte hem kıyafet tercihlerine hem de fiziksel görünüme yansıyor.” dedi.</p>
<p>Bazı feminist yaklaşımların, erkekleri bir tehdit ya da rakip olarak gördükleri için kadınları daha maskülen olmaya yönlendirebildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Kadınlar, ezilmemek adına feminen rolleri reddedebiliyor. Bu da zamanla fiziksel görünümün önemsizleştirilmesi veya daha nötr hale getirilmesi şeklinde bir davranışa dönüşüyor. Özellikle Batı kültüründe, daha da özelde Kuzey Avrupa’da ciddi bir kültürel değişim yaşanıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Amerikan tipi kapitalizm Türkiye&#8217;de etkili</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Türkiye estetik ameliyat yaptırma oranlarında dünyada 7. sırada tespit edilmiş. Bu gerçekten dikkat çekici bir durum. Çünkü birçok alanda ilk 7&#8217;ye giremeyen bir ülkenin estetik konusunda bu kadar üst sıralarda olması, bizim kültürel değerlerimize, kültürel kodlarımıza göre çok aykırı bir şey. Bu noktada, Amerikan tipi kapitalizmin Türkiye&#8217;de etkili olduğunu söylemek mümkün.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan kadın figürü öne çıkarılıyor</strong></p>
<p>Kuzey Avrupa ülkelerinde “Evliliğe ne gerek var?” anlayışının oldukça yaygınlaştığına işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Kadının güçlü ve ayakta duran bir figür olarak öne çıkması ise tarihte ilk kez yaşanmıyor. Amazon kadınları örneğinde olduğu gibi, tarih boyunca kadınların kendi aralarında örgütlenerek güçlü bir alt kültür oluşturdukları dönemler olmuştur. Günümüzde de benzer bir kültürel dönüşüm yaşanıyor ve bu dönüşümde Amazon kadın tipi yüceltiliyor. Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan, gerektiğinde sert tepkiler verebilen kadın figürü öne çıkarılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Güzel görünmek zorundasın propagandası yürütülüyor!</strong></p>
<p>Güzellik standartlarının günümüzde belirli bir yönlendirmeyle şekillendiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Tüketim markalarının hegemonyası sonucunda, güzel görünme dürtüsü sistematik şekilde teşvik ediliyor. Adeta ‘güzel görünmek zorundasın’ şeklinde bir propaganda yürütülüyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Fiziksel görünüme yapılan aşırı narsistik yatırımın</strong></p>
<p>Bireylerin fiziksel görünümlerine yaptıkları aşırı narsistik yatırımın, onları eleştirilere karşı daha savunmasız hale getirdiğini de kaydeden Prof. Dr. Tarhan, fiziksel görünümün elbette önemli olduğunu ancak hayatın merkezine yerleştirilmemesi gerektiğini, çünkü bedenin, zamanla değişebileceğini, bu nedenle bireylerin fiziksel görüntülerine değil, karakter gelişimi ve yaşamda iz bırakacak değerlerine yatırım yapmalarını önerdi.</p>
<p><strong>Estetik uygulamalar bulaşıcı hastalık hızında yayılıyor </strong></p>
<p>Estetik uygulamaların adeta bulaşıcı bir hastalık gibi hızla yayıldığını da dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Sosyal medyanın da bu konuda provoke edici, tetikleyici bir etkisi var. Fiziksel görünümün bu denli yüceltilmesi, özellikle genç kızları olumsuz etkiliyor. Bu sadece Türkiye&#8217;ye özgü değil; tüm dünyayı etkileyen küresel bir süreç. Genç olmalısın, güzel görünmelisin, en iyi giyinmelisin, en iyi hayatı yaşamalısın gibi bir dayatma var. Erkekler için de fiziksel görünüm önemli; ayrıca parasal güç ya da fiziksel güçle kendilerini kabul ettirme çabası içinde olabiliyorlar. Kaslı olmak, ‘baklava karın’ gibi hedefler kutsallaştırılıyor. Fiziksel görünümün değerlilik ölçüsü hâline gelmesi bu çağın hastalığıdır. Güzel olan değerlidir, güzel olmayan değersizdir anlayışı son derece yanıltıcıdır. Beğenilen doğru, beğenilmeyen yanlış gibi bir düşünce şekli oluştu. Bu da ruhsal hastalıklarda artışa neden oluyor. Her şeyin fazlası zararlıdır. Aşırı sevgi, aşırı fiziksel görünüm merakı, aşırı konuşmak… Hepsi birer zehirdir. Bu yüzden dengeyi kurmak çok önemlidir. Fiziksel görünüm konusunda da çocuklara dengeli mesajlar verilmelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tarhan-estetik-degerlilik-olcusu-olursa-sonraki-adim-depresyondur-545098">Prof. Dr. Tarhan: &#8220;Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın uluslararası öğrencilere seslendi: Ne zaman ihtiyacınız olursa bir Tahir amcanız var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-uluslararasi-ogrencilere-seslendi-ne-zaman-ihtiyaciniz-olursa-bir-tahir-amcaniz-var-422201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 07:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amcanız]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacınız]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[seslendi]]></category>
		<category><![CDATA[tahir]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Büyükakın, Kocaeli’de eğitim alan uluslararası öğrenciler için düzenlenen ‘Evinize Hoş Geldiniz’ programına katıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-uluslararasi-ogrencilere-seslendi-ne-zaman-ihtiyaciniz-olursa-bir-tahir-amcaniz-var-422201">Başkan Büyükakın uluslararası öğrencilere seslendi: Ne zaman ihtiyacınız olursa bir Tahir amcanız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Büyükakın, Kocaeli’de eğitim alan uluslararası öğrenciler için</p>
<p>düzenlenen ‘Evinize Hoş Geldiniz’ programına katıldı</p>
<p>Başkan Büyükakın uluslararası öğrencilere seslendi:</p>
<p>Ne zaman ihtiyacınız olursa bir Tahir amcanız var</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni eğitim ve öğretim yılının</p>
<p>başlamasıyla Kocaeli’ye yeni gelen uluslararası öğrencilerin birbirleriyle</p>
<p>tanışmasını sağlamak, kent hakkında bilgilendirmek amacıyla düzenlenen</p>
<p>“Hoşgeldiniz” programı Antikkapı Restoran’da yapıldı. Uluslararası öğrencilerin</p>
<p>eğitimlerinin sonunda da mutlulukla ve memnuniyetle ayrılmaları için her türlü</p>
<p>gayreti göstereceğini, gereken her türlü desteği vereceğini belirten Kocaeli</p>
<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyüakın “Herhangi bir şeye ihtiyacınız</p>
<p>olduğunda belediyeye gelin, burada bir Tahir amcanız var” ifadesini kullandı.</p>
<p>ÖĞRENCİLERE TAVSİYELERDE BULUNDU</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ülkelerinden ilimize eğitim amacıyla gelen KOÜ</p>
<p>ve GTÜ öğrencilerine yönelik ‘Evinize Hoş Geldiniz’ programı düzenledi.</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın ev sahipliğinde</p>
<p>düzelenen programa Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk</p>
<p>ve Kocaeli Uluslararası Öğrenciler Derneği Başkanı Nebi Karakoyun ile</p>
<p>Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Bosna Hersek, Cezayir,</p>
<p>Dominik, Filistin, Gürcistan, Hindistan, Kamerun, Karadağ, Kazakistan,</p>
<p>Kolombiya, Kosova, Lübnan, Malavi, Nepal, Pakistan, Sırbistan, Tunus,</p>
<p>Ukrayna ve Ürdün başta olmak üzere yüzlerce yabancı öğrenci katılım</p>
<p>gösterdi.</p>
<p>HEPİMİZ ADEM İLE HAVVA’DAN GELİYORUZ</p>
<p>Kocaeli’de farklı kültürleri temsil eden insanlar olarak bir araya geldiklerini</p>
<p>belirten Başkan Büyükakın, “Her birimiz farklı birer insan olarak buradayız değil</p>
<p>mi? Her birinizin farklı bir dünyası var. Ulaşmak istediği hedefleri var. Hepimiz</p>
<p>Adem ile Havva’dan geliyoruz değil mi? Demek ki hepimiz akrabayız. Hepimiz</p>
<p>ilk insanın çocuklarıyız, bir farkımız yok. Oysa dünyada çeşitli ideolojiler var</p>
<p>değil mi? Birini ötekinden üstün gören, ten rengine göre birini kıymetli öbürünü </p>
<p>kıymetsiz gören. Mesela şu anda dünyanın çeşitli coğrafyalarında kan akıyor”</p>
<p>dedi.</p>
<p>ÜÇ MAYMUNU OYNUYORLAR</p>
<p>“Ben aslında buraya gelirken çok keyifli gelmiştim ama yanımda Gazzeli bir</p>
<p>öğrenci oturuyordu” diyen Başkan Büyükakın, “Şimdi bu kardeşimizin</p>
<p>annesinin, babasının, kardeşlerinin başına bombalar yağıyor. Aynı şey</p>
<p>Ukrayna’daki çocuklara da oluyor. Ukrayna ve Filistin’deki çocuklar da ağlıyor.</p>
<p>Ama bazı insanlar Ukrayna ile ilgili hassasiyet gösterirken Filistin’e dönüp</p>
<p>bakmıyor bile. Üç maymunu oynuyorlar. Oysa hepimiz insanız, birbirimizden</p>
<p>farkımız yok. Tek farkımız bu kardeşimizle ne? O Gazze’de doğmuş, sizler de</p>
<p>başka yerlerde doğmuşsunuz. Dünyadaki diğer insanlardan tek farkınız sadece</p>
<p>başka coğrafyalarda başka anne-babadan doğmuş olmanız. O zaman bunca</p>
<p>eziyet niye? Aslında o kadar da basit mesele değil mi? İnsanın iyi olması, kötü</p>
<p>olması. Bakın hepimiz kardeşiz ama şunu da biliyorsunuz değil mi? Adem ve</p>
<p>Havva’nın iki oğlu var. Biri Habil, diğeri Kabil. Kendi dillerinizde farklı isimleri</p>
<p>var. Habil aslında iyiliği, Kabil ise kötülüğü temsil ediyor” açıklamasını yaptı.</p>
<p>FİLİSTİN SİZLERİN DE MESELESİ OLMALI</p>
<p>Salondaki öğrencilerin diplomalar alıp kariyer yaparak hayatta farklı alanlarda</p>
<p>faaliyet göstereceklerini belirten Başkan Büyükakın, “Sizden bir ağabeyiniz,</p>
<p>amcanız, dedeniz olarak sadece tek bir şey istiyorum. Kalbinizin sesini</p>
<p>duymaktan hiç vazgeçmeyin. Bakın ben demin yemek yerken Gazzeli kızımız</p>
<p>çorbasını yemedi. Sonra gelen yemeği de çatalla ucunu diline değdirdi geri</p>
<p>gönderdi. Niye yemedin dedik. Yedim dedi. Ben biliyorum ki orada annesinin,</p>
<p>babasının, kardeşlerinin başına bomba yağarken onun boğazından geçmedi.</p>
<p>Dolayısıyla insan olduğunuz için onun acısını kalbinizde hissetmelisiniz. Bakın</p>
<p>vicdanınızın sesini duymayı kaybetmeyin Orada çocuklar, kadınlar, asker, sivil</p>
<p>hiçbir şey ayırt edilmiyor. Hastane binasına da bombalar atılıyor. Hangi dinden</p>
<p>olduğuna da bakan yok. Bunlar sizin meseleleriniz olmalı aynı zamanda.</p>
<p>Dünyanın yarın daha güzel bir yer olmasını istiyorsanız. Sadece diploma</p>
<p>almakla iş bitmiyor. Asıl mesele son tahlilde insan olmakta” şeklinde konuştu.</p>
<p>BELEDİYELERİMİZİ AKRABALARINIZ GİBİ GÖRÜN</p>
<p>Başkan Büyükakın konuşmasının devamında şunları ifade etti; “Satranç</p>
<p>oynuyorsunuz diyelim. Oyun bittiğinde şah da, vezir de, fil de, kale de, piyon da</p>
<p>hepsi aynı kutuya konuluyor. Sınav bittiğinde kalemi bırakın dediklerinde, hayat</p>
<p>bittiğinde ‘Nasıl bilirsiniz bu kişiyi’ diye sorulduğunda aslında kıymetiniz orada</p>
<p>başlıyor. En başından bu tarafa doğru gelin ve orayı hiç unutmadan hayatınızı</p>
<p>inşa edin. Bizim size yapabileceğimiz en önemli tavsiye bu. Onun dışında bu</p>
<p>kentte hayatınızı daha güzel geçirmeniz, eğitiminizi daha iyi almanız. Zaten</p>
<p>üniversitedeki hocalarımız işinin ehli, gereğini yapıyorlar. Onun dışında bizim</p>
<p>üzerimize ne düşerse yapmaya hazırız. Şunu asla düşünmeyin: ‘Bizim</p>
<p>annemiz babamız uzakta. Biz kendi şehrimizde, kendi ülkemizde değiliz,</p>
<p>yabancı yerdeyiz ve biz burada ne yapacağız demeyin.’ Üniversitedeki </p>
<p>öğretmenleriniz, yöneticiler hepsi sizin büyükleriniz gibi. Belediyelerimizi, bu</p>
<p>kentteki kamu kurumlarını akrabalarınız gibi görün. Biz Türkler böyle bir</p>
<p>kültürden geliyoruz.”</p>
<p>BELEDİYEDE TAHİR AMCANIZ VAR</p>
<p>Başkan Büyükakın, konuşmasını şu şekilde tamamladı; “Her biriniz bizim için</p>
<p>çok kıymetlisiniz. Ama bu dönem için sizlerden şunu istiyorum. Filistin ve</p>
<p>Ukrayna’daki yaşanan zulümden dolayı o bölgeden gelen kardeşlerimize</p>
<p>sizlerden de yardım ve pozitif ayrım bekliyorum. Allah yardımcıları olsun.</p>
<p>Elimizden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade etmek</p>
<p>istiyorum. Ama ben biliyorum ki aranızdan yarın kendi ülkesinde devletleri</p>
<p>idare edenler, bakanlar, yöneticiler çıkacak. O gün geldiğinde benzer bir olayla</p>
<p>karşılaştığınızda lütfen hassasiyetinizi kaybetmeyin. Şehrimize bir kez daha</p>
<p>hoş geldiniz. Unutmayın ki bu şehir sizin eviniz. Herhangi bir şeye ihtiyacınız</p>
<p>olduğunda rektörlüğe gidin, eğer onların çözemediği bir şey olursa direkt</p>
<p>belediyeye gelin burada bir Tahir amcanız var.”</p>
<p>SİZLER BİRER KÜLTÜR ELÇİSİSİNİZ</p>
<p>Karşısında dünyanın renklerini, dillerini, kültürlerini, güzelliklerini yansıtan</p>
<p>muhteşem bir tablo gördüğünü belirten KOÜ Rektörü Prof. Dr. Cantürk, “Sizler</p>
<p>bizim için yabancı değil misafirsiniz. Sizler ülkelerinizin bizlere birer</p>
<p>emanetisiniz. Başkanımız Büyükakın’ın destekleriyle her yıl kentimize gelen siz</p>
<p>misafirlerimizle tanış oluyoruz. KOÜ olarak çok kültürlü bir ortamda eğitim</p>
<p>almanın zenginliğini önemsiyoruz. Sizler bizim için birer kültür elçisisiniz.</p>
<p>Sizlere başarılarla dolu bir yıl diliyorum. Bir yıl değişim programı ile yurtdışında</p>
<p>eğitim gördüm, kızım da yurt dışında yüksek lisans yapıyor. Ailelerinizin sizleri</p>
<p>ne kadar özlediğini biliyorum. Burada bulunduğunuz süreyi çok iyi</p>
<p>değerlendirerek sepetinizi doldurmanızı tavsiye ediyorum. Yeni dostluklar</p>
<p>edinip güçlü networkler oluşturun” dedi.</p>
<p>LOJİSTİK DESTEĞİ İÇİN BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ</p>
<p>Bu manzaraya bakınca sanki dünya haritasına bakıyormuş gibi hissettiğini</p>
<p>belirten dernek başkanı Karakoyun ise “Her yıl da bu yüzlerin değişiyor olması</p>
<p>bize ayrı bir heyecan veriyor. Birinci görevimiz önce güzel şehrimiz Kocaeli’yi</p>
<p>sonra ülkemizi size en doğru, en verimli biçimde tanıtmak. Kocaeli Büyükşehir</p>
<p>Belediyemizin desteğiyle YEDEP (Yerel Destek Projesi) kapsamında bu yıl</p>
<p>afetler öncesi riskleri ortadan kaldırma, afet anında hayatta kalma becerileri,</p>
<p>arama ve kurtarma çalışmalarında etkin görev alma, yardım ve </p>
<p>organizasyonlarda insiyatif alma ve en sonunda afetzedelere yönelik</p>
<p>psikososyal destek eğitimi projesi yapıyoruz. Bizler öğrencilerimizden de</p>
<p>projeler bekliyoruz, kendi aranızda istişarelerde bulunun. Bu proje ve etkinlikler</p>
<p>büyük bir lojistik destek gerektiriyor. Bu noktada da Büyükşehir Belediye</p>
<p>Başkanımız Tahir Büyükakın’a çok teşekkür ediyoruz” sözleriyle duygularını</p>
<p>dile getirdi.</p>
<p>KOCAELİ ÖĞRENCİLERE KUCAK AÇABİLECEK EN İYİ ŞEHİRLERDEN</p>
<p>Uluslararası öğrenci temsilcisi Kamerunlu Jordi Hako Nintcheu yaptığı</p>
<p>konuşmada Kocaeli’nin öğrencilere kucak açabilecek en iyi şehirlerden biri</p>
<p>olduğunu belirtirken, Osmanlı hatırası bu topraklarda bulunmaktan dolayı çok</p>
<p>mutlu olduğunu ifade etti. Mancarlı pide, pişmaniye ve karalahananın</p>
<p>Kocaeli’nin lezzetleri arasında olduğunu vurgulayan Kamerunlu genç,</p>
<p>kendilerine yardımcı olan herkese teşekkür etti. Öte yandan Ruandalı Yusufu</p>
<p>Twagrimana şarkı söylerken Azerbaycanlı Gülnare Hüseyinova da Sezai</p>
<p>Karakoç’un ‘Sürgün’ şiirini okudu.</p>
<p>BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A HEDİYE TAKDİM ETTİLER</p>
<p>Program sonunda uluslararası öğrenciler Başkan Büyükakın’a misafirperverliği,</p>
<p>samimiyeti, nezaketi, şehir ve ülke tanıtımı için sağladığı desteklerden dolayı</p>
<p>teşekkür ederek yaşadıkları şehirlerden getirdikleri hediyeleri takdim etti. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-uluslararasi-ogrencilere-seslendi-ne-zaman-ihtiyaciniz-olursa-bir-tahir-amcaniz-var-422201">Başkan Büyükakın uluslararası öğrencilere seslendi: Ne zaman ihtiyacınız olursa bir Tahir amcanız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Özyiğit, &#8220;Siyasi tercihi ne olursa olsun Yenişehir ailesi daima yan yana duracak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-siyasi-tercihi-ne-olursa-olsun-yenisehir-ailesi-daima-yan-yana-duracak-378497</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2023 12:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[daima]]></category>
		<category><![CDATA[duracak]]></category>
		<category><![CDATA[olsun]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğit]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yana]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından açıklama yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-siyasi-tercihi-ne-olursa-olsun-yenisehir-ailesi-daima-yan-yana-duracak-378497">Başkan Özyiğit, &#8220;Siyasi tercihi ne olursa olsun Yenişehir ailesi daima yan yana duracak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından açıklama yaptı. Sonuçların hayırlı olmasını dileyen ve seçim sürecinde azimle çalışan Yenişehir Gönüllüleri’ne teşekkür eden Başkan Özyiğit, “Siyasi tercihi ne olursa olsun Yenişehir ailesi daima yan yana duracak, ortak değerler etrafında buluşacak ve farklılıkları da zenginlik olarak kabul etmeye devam edecek.”ifadelerini kullandı.“Yenişehirlilerin gösterdiği demokratik duyarlılık ve katılım, şehrimizde güçlü bir demokratik kültürün ve anlayışın varlığını da gösteriyor.” diyen Başkan Özyiğit, bununda güzel bir geleceğe yönelik umut verdiğine dikkat çekti.</p>
<p>Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Seçim sürecinde değişimden yana kapı kapı dolaşarak, vatandaşlarımıza ulaşan, bilgi ve tecrübeleriyle bizlere katkı sunan Yenişehir Gönüllülerimiz büyük bir takdiri hak ediyor. Gönüllülerimizin hepsi, toplumumuzun çeşitli kesimlerinden gelerek zengin bir mozaik oluşturdu. Seçim sürecinden sonuçların kesinleştiği saate kadar büyük bir disiplin ve hassasiyetle çalışmalarını sürdüren Yenişehir Gönüllülerimiz farklı yetenekleri, deneyimleri ve bakış açılarıyla çalışmalarımıza değer kattı ve bizi daha güçlü bir hale getirdi. Yenişehir Gönüllülerimiz ile birlikte sandık güvenliği konusunda iş birliği yaptığımız Türkiye Gönüllüleri’ne de ayrıca yürekten teşekkür ediyorum.</p>
<p>Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs’ta Yenişehir’imizde yüzde 74’ün üzerinde oy aldı. Bu büyük destek bizleri mutlu etti ve doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Seçimi elbette geride bıraktık. Sonuçların ülkemize ve kentimize hayırlı olmasını diliyorum. Bizler hep birlikte güzel bir yaşam alanı için azimle ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Siyasi tercihi ne olursa olsun Yenişehir ailesi daima yan yana duracak, ortak değerler etrafında buluşacak ve farklılıkları da zenginlik olarak kabul edecek.</p>
<p>Oy verme sorumluluğunuzu yerine getirerek, demokratik sürece olan inancını gösteren her bir hemşehrime bu duygularımla teşekkür ediyorum. Yenişehirlilerin gösterdiği demokratik duyarlılık ve katılım, şehrimizde güçlü bir demokratik kültürün ve anlayışın varlığını da gösteriyor.Bu da bizi elbette mutlu ediyor ve güzel bir geleceğe yönelik büyük umut veriyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ozyigit-siyasi-tercihi-ne-olursa-olsun-yenisehir-ailesi-daima-yan-yana-duracak-378497">Başkan Özyiğit, &#8220;Siyasi tercihi ne olursa olsun Yenişehir ailesi daima yan yana duracak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
