<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müzecilik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/muzecilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/muzecilik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Mar 2026 09:02:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>müzecilik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/muzecilik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DEM Müzecilik, Göbeklitepe&#8217;yi İngiltere&#8217;ye taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dem-muzecilik-gobeklitepeyi-ingiltereye-tasiyor-621709</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatı]]></category>
		<category><![CDATA[dem]]></category>
		<category><![CDATA[Dem Müzecilik]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzecilik]]></category>
		<category><![CDATA[ngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deneyim müzeciliğinin ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, yeni projesiyle 1995 yılında Şanlıurfa’da keşfedilen ve tarihin kırılma noktası olarak anılan Göbeklitepe’yi, coğrafi sınırların ötesine, Londra’ya taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dem-muzecilik-gobeklitepeyi-ingiltereye-tasiyor-621709">DEM Müzecilik, Göbeklitepe&#8217;yi İngiltere&#8217;ye taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Deneyim müzeciliğinin ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, yeni projesiyle 1995 yılında Şanlıurfa’da keşfedilen ve tarihin kırılma noktası olarak anılan Göbeklitepe’yi, coğrafi sınırların ötesine, Londra’ya taşıyor. Göbeklitepe’den yola çıkan anlatı, Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihinde iz bırakan kayıp medeniyetlere uzanıyor. Mimariden astronomiye, yazıdan inanç sistemlerine kadar pek çok alanda kültürel miras bırakan bu uygarlıklar, çağdaş deneyim tasarımı, sürükleyici anlatım ve ileri teknolojiler aracılığıyla DEM Müzecilik’in projesinde yeniden hayat buluyor.</p>
<p>Temmuz ayında ziyaretçilerle buluşturulması planlanan proje, kültürel bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin kültür ihracı vizyonunun da güçlü bir yansıması niteliğini taşıyor. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin’in liderliğinde şekillenen bu vizyon, kültürel mirasa ve insanlık tarihine yön veren uygarlıkları küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyor. Proje, DEM Müzecilik’in deneyim müzeciliği alanındaki bilgi birikimini ve anlatı gücünü uluslararası arenaya taşıma yolunda önemli bir adım olarak konumlanıyor.</p>
<p><strong>“İnsanlık tarihinin başlangıcına dair en eski izleri dünyayla buluşturacağız”</strong></p>
<p>Müzeciliği ziyaretçinin tarih ve kültürle doğrudan bağ kurduğu, yaşayan bir deneyim olarak ele aldıklarını söyleyen DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göbeklitepe, insanlık tarihine dair bildiğimiz ne varsa kökten değiştiren eşsiz bir miras. Bu mirası farklı coğrafyalardaki insanlarla buluşturmanın ve dünyaya doğru bir dille anlatmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Görsel ve işitsel teknolojiler alanındaki 35 yıllık tecrübemizle, son 15 yılda Türkiye’de ve dünyada 18 müze ve kültür kompleksinin hayata geçirilmesinde önemli roller üstlendik. Bu projeyle de hedefimiz, Göbeklitepe’nin evrensel tarih anlatısını diğer kayıp uygarlıkların izleriyle bütünleştirerek ve günümüz anlatım diliyle yorumlayarak, ziyaretçilerin kültür mirası ile daha derin ve kalıcı bir bağ kurmasını sağlamak.”</p>
<p><strong>Göbeklitepe Immerse London’da ziyaretçilerle buluşacak</strong></p>
<p>DEM Müzecilik’in Roma’daki Kolezyum projesi ile birlikte hayata geçirdiği diğer uluslararası çalışması olan proje için Birleşik Krallık’ın yeni nesil deneyim merkezi olan Immerse LDN ile anlaşma imzalandı. Uluslararası bir ziyaretçi profiline sahip Immerse LDN, popüler kültür ve tarihi temalardan ilham alan dünya çapındaki sürükleyici deneyimlerle bugüne kadar 1,5 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.</p>
<p>DEM Müzecilik’in Immerse LDN’da hayata geçireceği proje, insanlık tarihine yön veren en önemli uygarlıkları Londra’nın kalbinde birçok duyuya hitap eden bir deneyim olarak ziyaretçilerle buluşturacak. DEM Müzecilik’in hayata geçireceği proje ile Immerse LDN, ilk kez bu denli kapsamlı bir tarih deneyimine ev sahipliği yapacak.</p>
<p>DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin “Projede, Göbeklitepe’den başlayan ve diğer önemli uygarlıklarla devam eden evrensel tarih anlatısı ile unutulanı hatırlatıyor, bilinmeyeni öğretiyor, yanlış bilineni düzeltiyoruz. Eşsiz ama sessiz kalmış tarihi dillendiriyoruz. Dünyada yükselen deneyim müzeciliği akımının öncülerinden biriyiz. Bu yeni anlatı türü sayesinde özellikle yeni neslin öğrenme metotlarına uygun biçimde kültürel mirası tanımalarını sağlıyoruz. Tarihi sadece sergilemiyor, ileri teknolojilerle unutulmaz bir deneyime dönüştürüyoruz. Projede, 25 dilde sunulacak hikâye anlatımı ile farklı kültürlerden gelen ziyaretçilere kapsayıcı ve erişilebilir bir deneyim sunmayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>İçerik disiplinlerarası bir ekip tarafından oluşturuldu</strong></p>
<p>Projenin, mimarlar, küratörler, tarihçiler, arkeologlar ve teknoloji uzmanlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişilik disiplinlerarası bir ekip tarafından hayata geçirildiğini belirten Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaratıcı konsepti, uluslararası alanda uzmanlaşmış tasarım ve teknoloji profesyonelleriyle birlikte geliştirilen projemizde içerik üretimi sürecinde dönem tarihçileriyle çalıştık. Projenin içeriği, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarını temsil eden beş büyük medeniyete odaklanıyor. Seçilen bu medeniyetler yalnızca büyük yapılar inşa etmediler, insanlığın düşünsel, siyasal ve bilimsel sıçramalarına da yön verdiler. Bugün hala en çok merak edilen ve konuşulan medeniyetler arasında yer almaları da bu seçimi anlamlı kılıyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dem-muzecilik-gobeklitepeyi-ingiltereye-tasiyor-621709">DEM Müzecilik, Göbeklitepe&#8217;yi İngiltere&#8217;ye taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-calgi-koleksiyonculugu-calgilarin-siniflandirilmasi-ve-muzecilik-soylesisi-454366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 08:08:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çalgı]]></category>
		<category><![CDATA[çalgıların]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyonculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[müzecilik]]></category>
		<category><![CDATA[sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde, “Müze Söyleşileri” kapsamında “Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik” söyleşisi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-calgi-koleksiyonculugu-calgilarin-siniflandirilmasi-ve-muzecilik-soylesisi-454366">EÜ&#8217;de &#8220;Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesinde, “Müze Söyleşileri” kapsamında “Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik” söyleşisi düzenlendi.</p>
<p>EÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü EÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur’un yaptığı söyleşinin konuğu koleksiyoner Prof. Dr. Feza Tansuğ oldu. Söyleşiye, EÜ Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal Canko, akademisyenler, koleksiyon meraklıları ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Söyleşi öncesi Prof. Dr. Feza Tansuğ’un özgeçmişini katılımcılarla paylaşan Doç. Dr. Sağlamtimur, “Bugün konuğumuz olan Sayın Prof. Dr. Feza Tansuğ, Türkiye’nin önde gelen müzik uzmanlarından birisi. Tansuğ, ABD’nin çeşitli üniversitelerinde Antropoloji ve Etnomüzikoloji eğitimi aldı, İstanbul’da ve Orta Asya’da alan araştırmaları gerçekleştirdi. Prof. Dr. Feza Tansuğ, Etnografya Müzesinin kuruluş aşamasında değerli çalgı koleksiyonunu müzemize bağışlayarak, müzemizin kuruluşuna büyük katkı sağladı. Bu vesileyle, müzemizin kuruluşunda büyük emeği geçen değerli hocamıza Ege Üniversitesi adına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.</p>
<p>2011 yılında çalgı koleksiyonundan başka çeşitli etnografik objeler de bağışladığını söyleyen  Prof. Dr. Tansuğ, “Ege Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından beri dünyanın pek çok bölgesinden çalgı toplayıp biriktirmeye başladım” dedi.</p>
<p> <b>“Müzelerde çalgılar belirli kriterlere göre sınıflandırılıyor”</b></p>
<p>Prof. Dr. Tansuğ, “Etnolojik literatür, çalgılara ilişkin yanıltıcı ya da muğlak kelimelerle doludur ve alan derlemecisinin raporunun son söz olduğu müzelerde, etiketler en anlamsız terimleri taşır. Doğru tanımlama ve adlandırma, çeşitli tipler hakkında en temel kriterlerin bilinmesini gerektirir. Bu da, bir müzeye yapılacak bir ziyaretin de göstereceği gibi, nadiren yerine getirilen bir koşuldur” diye konuştu.</p>
<p>Çalgılarda sınıflandırma dizgelerini de anlatan Prof. Dr. Tansuğ, Erich M. von Hornbostel ve Curt Sachs’ın “Çalgıların Sınıflandırılması başlıklı makalesi ilk kez 1914 yılında Almanca olarak bir etnoloji dergisinde yayımlandı. Bu değerli çalışma ne yazık ki bugüne kadar Türkçe’de yayımlanmadı. Çalgıları sınıflandırma dizgelerinden hiçbiri Hornbostel ve Sachs’ınki denli uzun ömürlü olamadı ve bu sınıflandırmanın yerini alamadı. Hornbostel ve Sachs’ın bu dizgesi güncelliğini biraz olsun yitirmediği gibi gelecekte de yitireceğe benzemiyor” dedi.</p>
<p><b>“Sistematik düzenleme ve terminoloji önemli”</b></p>
<p>Prof. Dr. Tansuğ, “Bu dizgenin kendi savlarının yanı sıra, yazının müzeciler ve koleksiyoncuların baştan sağma sınıflandırma yöntemleriyle ilgili getirdiği eleştiriler günümüzde de 110 yıl önce olduğu kadar geçerli. Bununla birlikte, bu çalışmaya da çeşitli eleştiriler yöneltilmiş, bazı yerlerinde değişiklik yapılması istenmiştir. Hatta yazarlar da kendilerini 1914’te yazdıklarıyla kısıtlandırmamış, ileride yeniden gözden geçirilmesi gereken noktaların altını çizmişlerdir. Bu eleştirilerin önemli bir kısmına Jaap Kunst’un ‘Ethnomusicology’ ve Laurence Picken’ın ‘Folk Musical Instruments of Turkey’ adlı yapıtlarında değinilmiştir. Çalgıların sistematik olarak düzenlenmesi, en başta müzikologları, etnomüzikologları ve etnolojik koleksiyon ve kültür tarihi müzeleri yetkililerini ilgilendirir. Ne var ki, sistematik düzenleme ve terminoloji, yalnızca materyal koleksiyonları için değil, bunların incelenmesi ve yorumlanması için de gereklidir. Bir çalgıdan, önemli noktaların farkında olmaksızın, canının istediği herhangi bir isimle bahseden bir kişi, büyük bir karışıklığa neden olacaktır ve bu çalgıya hiç değinmemesi yeğdir” dedi.</p>
<p><b>“Ulusların çalgı sınıflandırmaları farklılık gösterebilir”</b></p>
<p>Bir sınıflandırma sisteminin pratik yararları olduğu kadar teorik avantajları olduğunu da belirten Prof. Dr. Tansuğ, “İlk bakışta birbirleriyle son derece ilgisiz gibi görünen nesneler, keşfedilen yeni genetik ve kültürel bağları sayesinde bir arada sınıflandırılabilir. Burada, her zaman, sistemin temelinin dayandırıldığı ölçütün geçerliliğinin sınanması yol gösterici bir görev üstlenecektir. Kabul edilebilir bir sınıflandırma sisteminin yenmesi gereken zorluklar son derece büyüktür, çünkü belli bir döneme veya ulusa uyan bir sistem, tüm zaman ve ulusların çalgı cephaneliği için bir temel oluşturmaya uygun olmayabilir. Eskiden Çinliler, sınıflandırmalarını kullanılan malzeme temeline dayandırarak, çalgıları kilden, kamıştan, taştan, ağaçtan, sukabağından, bambudan, deriden ve ipekten yapılan çalgılar olarak ayırıyorlardı” diye konuştu.</p>
<p><b>“Victor Mahillon, Erich M. von Hornbostel ve Curt Sachs”</b></p>
<p>Etnografya Müzesi’ne bağışladığı çalgıların bir bölümünü dinleyicilere gösteren Prof. Dr. Tansuğ, “Organoloji yani çalgıbilim artık, bildik sınıflandırmaların yetersizliği karşısında yapılabilecek itirazlara aşinadır ve konunun uzmanları, 150 yıldır daha tatmin edici sınıflandırmalar elde edebilmek için pek çok girişimde bulunmuşlardır. Şu ya da bu koleksiyonun kimi özellikleri için hazırlanan özel sınıflandırmalar bir yana, 110 yıl öncesine kadar kataloglarda daha çok Victor Mahillon’un, Brüksel Konservatuvarı Müzesi’nin açıklamalı kataloğu için hazırladığı ve 1888 yılından itibaren kullanılan sistem benimsenmiştir. Mahillon, titreşen gövde özelliğini, sınıflandırmasının birinci ilkesi olarak kabul etti. Mahillon gibi Hornbostel ve Sachs da, ses üretiminin fiziksel özelliklerini sınıflandırmalarının en önemli ilkesi olarak kabul ettiler ancak daha bu noktada bile zorluklarla karşılaştılar, çünkü akustik fizik o güne kadar gerekli ön araştırmaların yalnızca küçük bir kısmını tamamlamıştı” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tansuğ, “Sınıflandırmalarda genellikle, sistemdeki ayrımların sıralanmasının belli başlıklarla, özellikle zooloji ve botanikte olduğu gibi, sınıf, çeşit, familya, cins, tür, türev ifadeleriyle belirtilir. Çalgı çalışmasında Mahillon kendisi de bu ihtiyacı hissetmiş ve bunu sınıf, kol, kısım, alt-kısım terimleriyle karşılamıştır. Hornbostel ve Sachs, genel tipolojik başlıkların en baştaki ana gruplarla sınırlandırılması gerektiğini öne sürdüğü halde, yine de Mahillon’un yaptığı gibi, dört ana gruptan sınıf, daha sonraki alt ayrımlardan alt sınıf, daha sonrakinden çeşit ve sonrakinden alt çeşit olarak yer vermişlerdir. Genel olarak, Hornbostel ve Sachs alt ayrımlarını, öznel tercihlerden kaçınarak ve çalgının kendisi ile uğraşmayı bir kenara bırakarak, çalgıların yalnızca görünür biçimlerinden anlaşılabilecek özelliklerine dayandırmaya çalışmışlardır. Burada yalnızca müze yetkililerinin değil aynı zamanda alan araştırmacılarının ve etnomüzikologların da ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerekmiştir. Alt ayrımları, kültürel tarih ve ayrıntıların gözlemlenmesi için önemli göründüğü noktaya kadar taşımışlardır” diye konuştu.</p>
<p>         Konuşmasını müzik videolarıyla zenginleştiren konuk Prof. Dr. Feza Tansuğ’a etkinlik sonunda Etnografya Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Dilek Maktal-Canko tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-calgi-koleksiyonculugu-calgilarin-siniflandirilmasi-ve-muzecilik-soylesisi-454366">EÜ&#8217;de &#8220;Çalgı Koleksiyonculuğu, Çalgıların Sınıflandırılması ve Müzecilik&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
