<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kendinize | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kendinize/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kendinize</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2026 13:09:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>kendinize | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kendinize</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-dayanikliligin-sirri-kendinize-soylediginiz-sozlerde-645848</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığın]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[erol]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendinize]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[ona]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[söylediğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[sözlerde]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=645848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kişinin kendine iltifat etmesinin, özsaygı ve psikolojik dayanıklılık üzerindeki etkilerinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-dayanikliligin-sirri-kendinize-soylediginiz-sozlerde-645848">Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kişinin kendine iltifat etmesinin, özsaygı ve psikolojik dayanıklılık üzerindeki etkilerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Kendi değerlerini görmek, psikolojik dengeyi korumayı kolaylaştırır!</strong></p>
<p>Son yıllarda sosyal medyada en çok karşılaşılan önerilerden birinin ‘her gün aynaya bak ve kendine güzel şeyler söyle’ şeklinde olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog İpek Erol, “Kimileri bunun özgüveni artırdığını savunuyor, kimileri ise ‘İnsan kendini övünce gerçekten daha iyi hisseder mi?’ diye soruyor. Aslında bu tartışma yeni değil.” dedi.</p>
<p>Psikoloji biliminin uzun yıllardır insanın kendisiyle kurduğu iç diyaloğun ruh sağlığı üzerindeki etkisini araştırdığını aktaran Erol, “Bugün elimizdeki bulgular, kendine iltifat etmenin sanıldığından daha karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Psikoloji literatüründe bu yaklaşım çoğunlukla öz-onaylama (self-affirmation) kavramıyla açıklanır. Öz-onaylama, kişinin kendisini abartılı biçimde övmesi anlamına gelmez. Daha çok, kendi değerlerini, güçlü yönlerini ve yaşamındaki anlamlı rolleri hatırlayabilme becerisini ifade eder. İnsan, eleştirildiğinde, başarısız olduğunda ya da zorlayıcı bir yaşam olayıyla karşılaştığında benlik algısı sarsılabilir. İşte bu noktada kişi, yalnızca eksiklerine değil, sahip olduğu değerlere de bakabildiğinde psikolojik dengesini koruması kolaylaşır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kişinin kendisiyle kurduğu dil değiştikçe, olayları değerlendirme biçimi de değişebiliyor! </strong></p>
<p>Kişinin kendisine söylediği sözlerin yalnızca moral verici cümlelerden ibaret olmadığı, beynin bu sürece biyolojik olarak da yanıt verdiğinin bilindiğine değinen İpek Erol, “Özellikle kendimizle ilgili gerçekçi ve olumlu değerlendirmeler yaptığımızda, ödül sistemiyle ilişkili beyin bölgelerinde aktivitenin arttığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Aynı zamanda duygu düzenleme süreçlerinde görev alan prefrontal bölgelerin daha etkin çalıştığı, stres karşısında ise savunucu tepkilerin azalabildiği gösteriliyor. Başka bir ifadeyle, kişinin kendisiyle kurduğu dil değiştikçe, olayları değerlendirme biçimi de değişebiliyor.” dedi.</p>
<p>Olumlu iç konuşma ile kendine iltifat etmeyi birbirinden ayırmak gerektiğini dile getiren Erol, “Olumlu iç konuşma, kişinin kendisiyle kurduğu yapıcı diyaloğun genel adıdır. ‘Şu an zorlanıyorum ama bunun üstesinden gelebilirim’ ya da ‘hata yaptım, bunu telafi edebilirim’ gibi ifadeler bu gruba girer. Kendine iltifat etmek ise daha çok kişinin kendi çabasını, davranışını veya karakter özelliklerini takdir etmesini içerir. ‘Bugün sabırlı davrandım’, ‘bu iş için gerçekten emek verdim’ gibi cümleler buna örnektir. Aradaki fark küçük gibi görünse de psikolojik açıdan önemlidir. İlki kişiyi geleceğe hazırlarken, ikincisi kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliğini güçlendirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kişinin kendisini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmemesi gerekir! </strong></p>
<p>Bu yaklaşımın etkili olabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar olduğuna işaret eden Erol, şunları söyledi:</p>
<p>“Öncelikle kullanılan ifadelerin gerçek yaşantıya dayanması gerekir. Kişinin hiç sahip olmadığını düşündüğü özellikleri kendisine yüklemesi, sağlıklı bir öz değerlendirme oluşturmaz. Buna karşılık, küçük de olsa gösterdiği çabayı fark edebilmesi çok daha güçlü bir etki yaratır. Çünkü özsaygıyı besleyen şey yalnızca başarı değildir; emek, kararlılık, sabır ve yeniden deneme cesareti de benlik algısının önemli parçalarıdır.</p>
<p>İkinci olarak, kişinin kendisini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmemesi gerekir. Günümüzde birçok insan başarılı olduğunda bunu ‘zaten olması gereken’ diye küçümserken, en küçük hatasını kimliğinin tamamına mal edebiliyor. Oysa psikolojik açıdan daha dengeli olan yaklaşım, davranışı kişilikten ayırabilmektir. Başarısız bir sunum yapmak, başarısız bir insan olmak anlamına gelmez. Aynı şekilde başarılı olmak da insanı kusursuz yapmaz.”</p>
<p><strong>Sağlıklı bir iç konuşma, ne eksikleri görmezden gelir ne de yalnızca kusurlara odaklanır! </strong></p>
<p>‘Kendine iltifat etmek, kendini kandırmak anlamına gelir mi?’ sorusunun sıkça sorulduğunu kaydeden Klinik Psikolog İpek Erol, “Yanıt büyük ölçüde kişinin gerçeklikle kurduğu ilişkiye bağlıdır. Sağlıklı bir iç konuşma, ne eksikleri görmezden gelir ne de yalnızca kusurlara odaklanır.” dedi.</p>
<p>İnsanın, güçlü yönlerini kabul ederken gelişmesi gereken alanları da inkâr etmemesi gerektiğine vurgu yapan Erol, “Kendini kandırmak ise gerçekliği çarpıtmakla başlar. Sürekli kusursuz olduğunu söylemek de, sürekli yetersiz olduğunu düşünmek de aynı ölçüde gerçeklikten uzaklaşabilir. Ruh sağlığı açısından önemli olan, kişinin kendisini uçlarda değil, olduğu hâliyle değerlendirebilmesidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kendine adil davranan kişinin özsaygısı dış onaya daha az bağımlı olur! </strong></p>
<p>Klinik uygulamalarda bu beceriyi geliştirmek isteyen kişilere uzun listeler yerine küçük alışkanlıklar önerildiğini aktaran Erol, “Gün sonunda birkaç dakika ayırıp ‘Bugün hangi davranışımdan memnunum?’, ‘Bugün hangi konuda emek verdim?’ ya da ‘Yakın bir arkadaşım aynı şeyi yapsaydı ona ne söylerdim?’ sorularını düşünmek bile zamanla kişinin kendisine yönelik bakışını değiştirebilir. Çünkü birçok insan başkalarına gösterdiği anlayışı kendisinden esirger.” dedi.</p>
<p>Kendine iltifat etmenin, kusurları görmezden gelmek olmadığının altını çizen Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Asıl mesele, kişinin kendi emeğini fark etmeyi öğrenebilmesidir. Ruh sağlığını güçlendiren şey, sürekli olumlu düşünmeye çalışmak değil; başarıyı da hatayı da aynı gerçekçilikle değerlendirebilmektir. İnsan kendisine karşı daha adil davranabildiğinde, özsaygı dışarıdan gelen onaylara daha az bağımlı hâle gelir. Belki de kendimize söyleyebileceğimiz en kıymetli iltifat, ‘mükemmel değildim ama elimden geleni yaptım’ cümlesidir. Çoğu zaman iyileşme tam da bu noktada başlar.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-dayanikliligin-sirri-kendinize-soylediginiz-sozlerde-645848">Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:40:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bunu]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[kendinize]]></category>
		<category><![CDATA[önce]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<category><![CDATA[yapmadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm ekonomik zorluklara karşın tüketim çılgınlığı özellikle gençler arasında hız kesmeden devam ediyor. Araştırmalara göre, her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor ancak gençlerin yüzde 83’ünün harcama planı yapma alışkanlığı bulunmuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264">Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm ekonomik zorluklara karşın tüketim çılgınlığı özellikle gençler arasında hız kesmeden devam ediyor. Araştırmalara göre, her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor ancak gençlerin yüzde 83’ünün harcama planı yapma alışkanlığı bulunmuyor. </p>
<p>Finansal okuryazarlık konusunda gençlere önerilerde bulunan Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği Başkanı Zekeriya Öztürk, harcama yapmadan önce “İstek mi ihtiyaç mı” sorusunu kendilerine sormalarını önererek “Bütçe yapmayı, birikim yapmayı, birikimi yatırıma yönlendirmeyi, tasarruf etmeyi ve sabırlı olmayı hiç unutmayın” dedi. </p>
<p><strong>Tasarruf Yapanların Oranı Arttı</strong></p>
<p>Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Başkanı Zekeriya Öztürk, 10 yıldır FODER kurumsal üyesi olan Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Finansal Okuryazarlık Semineri’nde, Türkiye ve dünyanın finansal okuryazarlık durumuna ilişkin bilgiler verdi. Öğrencilerin yoğun olarak ilgi gösterdiği seminerde Öztürk, gençlere önemli önerilerde bulundu.</p>
<p>Dünya Bankası’nın verilerine göre, dünyada 2011 yılında kişisel hesap sahipliği oranı yüzde 51 iken bu oranın 2021’de yüzde 76’ya yükseldiğini belirten Öztürk, Türkiye’de hesap sahipliği oranının yüzde 74 olmasına karşın kadınlarda bu oranın yüzde 63 olduğuna dikkat çekti. </p>
<p>Bir özel bankanın Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’yla ilgili de bilgi veren Zekeriya Öztürk, “Araştırmanın II. Çeyrek Raporu’na göre 2023 yılında tasarruf yapanların oranı 2019’da yüzde 14 civarındayken 2023 yılında bu oran yüzde 25’e çıktı. Buna göre Türkiye’de 2023 yılında her 4 kişiden biri tasarruf yapmaya başladı.” </p>
<p><strong> “Bilgi Davranışa Dönüşmeli”</strong></p>
<p>2018 yılında Bankalararası Kart Merkezi’nin gençlerin finansal tutum ve davranışlarına ilişkin bir araştırma yaptığını anımsatan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Bu araştırmaya göre; gençlerin finansal kavramları bilme düzeyi yüzde 50’nin altında, finansal okuryazarlık oranı yüzde 64, her dört gençten birinin banka hesabı var ve her iki gençten biri para harcama ve para yönetiminde iyi olduğunu düşünüyor. Ancak gençlerin yüzde 83’ü harcama planı yapma alışkanlığına sahip değil. Finansal okuryazarlık kişinin para kullanma konusunda bilgi edinmesi, bu bilgiyle değerlendirme yapması ve etkili karar vermesi yetkinliğidir. Finansal bilgi ve değerlendirme davranışa dönüşmüyorsa etkili olmaz.”</p>
<p><strong>Hayal ve Hedef Arasındaki Tek Fark Planlama </strong></p>
<p>“Harcama hızlı olurken birikim zaman alır” ifadelerini kullanan Öztürk, şunları kaydetti:</p>
<p>“Hedefinize ulaşmak için kendiniz ve geleceğinizle ilgili bir planınız olsun. Hedef ve hayal arasındaki tek fark planlamadır. Finansal davranış, bireyin finansal tutumunu eyleme geçirecek alışkanlıklar edinmesidir. Bu alışkanlıkları da, gelir-gider takibi, borç yönetimi, örneğin kredi kartının son ödeme tarihinin takibi, alışverişlerde fiyat kontrolü, yatırım var ise getirisi ve risk takibi, bireysel emeklilik için yatırım şeklinde özetleyebiliriz.”</p>
<p>Gençlerin harcama yapmadan önce “İstek mi ihtiyaç mı” sorusunu kendilerine sormaları gerektiğine işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bütçe yapmayı, birikim yapmayı, birikimi yatırıma yönlendirmeyi, tasarruf etmeyi ve sabırlı olmayı hiç unutmayın.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finans-uzmanindan-genclere-oneri-harcama-yapmadan-once-kendinize-bunu-sorun-435264">Finans Uzmanından Gençlere Öneri… Harcama yapmadan önce kendinize bunu sorun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
