<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kelime | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kelime/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kelime</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kelime | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kelime</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aşındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[emoji]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimelerin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[plaza]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan "plaza dili", sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan &#8220;plaza dili&#8221;, sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Türkçe eğitim ve iş hayatında yozlaşıyor</strong></p>
<p>Türkçenin yozlaşması en belirgin olarak eğitim ve iş hayatında gözlendiğini dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Plaza dili dediğimiz, Türkçe cümle yapısının içine İngilizce kelimelerin gelişigüzel serpiştirildiği garip bir jargon, maalesef kurumsal kimliği esir almış durumda. Bunun yanı sıra cadde ve sokaklardaki dükkan tabelalarında gördüğümüz yabancı ve tuhaf zorlama dil kullanımı, dilin görsel hafızasını da hasara uğratmaktadır. ‘Ana sütümüz’ olan ana dilimiz Türkçe, kendi öz topraklarında bile ikinci sınıf bir dil muamelesi görmekte ve bu durum dilimizin itibarına son derece zarar vermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımı dili köksüzleştiriyor</strong></p>
<p>Dilin matematiğine ve ahengine uymayan, üstelik Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımının dilimizi köksüzleştirdiğini kaydeden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Kelimeler sadece sesten ibaret formlar değildir, tarihsel bir yük taşırlar ve yabancı kelimeyi gereksiz yere kullandığınızda o tarihi bağı koparırsınız. Bu durum zamanla Türkçenin türetme gücünü ve sistemini kırar ve dili sadece basit bir iletişim aracına indirgeyerek estetik derinliğini yok eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya dili hız ve emoji üzerine kurulu</strong></p>
<p>Selçuk Duman, sosyal medyanın hız odaklı yapısının da dil üzerinde önemli bir dönüşüme neden olduğunu belirterek, “Sosyal medyada hız odaklı hareket edildiği için bu durum dili gramer kurallarından ve nezaketten hızla soyutluyor. Sesli harflerin atıldığı, duyguların derinlikli kelimeler yerine emojilere hapsedildiği bu mecra, ifade yeteneğimizi köreltiyor. Derdini tam cümlelerle anlatamayan, sadece tepki odaklı, parçalı ve güdük bir iletişim dili, ne yazık ki özellikle gençler arasında kalıcı bir alışkanlığa dönüşme tehlikesi taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kelime bilmeyen insan düşünemez</strong></p>
<p>Dil ile düşünce arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Kelime bilmeyen insan düşünemez; çünkü kelimeler düşüncenin yapı taşlarıdır ve insan zihni, ancak bildiği kelime sayısı kadar geniş bir ufka sahip olabilir. İsmini bilmediğimiz, kavramlaştıramadığımız bir duyguyu veya düşünceyi zihnimizde tasnif edemeyiz. Dil ne kadar zenginse düşünce de o kadar çok katmanlı olur. Kelime hazinesi zayıfladıkça düşünce sığlaşır, incelikler kaybolur ve kişinin dünyayı görüş açısı daraldıkça daralır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yeni kelimeler zihni geliştirir</strong></p>
<p>Yeni kelimeler öğrenmenin yalnızca iletişim becerilerini değil, kişisel gelişimi de güçlendirdiğini belirten Selçuk Duman, “Yeni kelime öğrenmek, beynin sınırlarını genişleten ve esnekliğini artıran en güçlü zihinsel idmanlardan biridir. Sadece daha iyi konuşmayı sağlamaz; aynı zamanda olayları algılama ve analiz etme yeteneğimizi ve empati gücümüzü artırır. Kavram dünyası zenginleşen insan, kendini ve çevresini daha doğru tanımlar. Bu farkındalık da kuşkusuz kişisel gelişimin en temel ve en sağlam basamağıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Okuma, kelime dağarcığının en güçlü kaynağı</strong></p>
<p>Kelime dağarcığını geliştirmenin en etkili yolunun okuma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Okuma, kelimelerin doğal yaşam alanlarına yapılan bir yolculuktur ve dağarcığı ezberle değil, bağlam içinde öğreterek besler. Sadece sözlükten bakılarak öğrenilen kelime unutulabilir ancak bir hikâyenin içinde, bir duyguyla harmanlanmış kelime zihne mıh gibi kazınır. Nitelikli okuma, pasif kelime hazinemizi aktif hale getirir ve bize, hiç yaşamadığımız hayatları ve duyguları kelimeler yoluyla tecrübe ettirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital içerikler kelime dağarcığını sınırlıyor</strong></p>
<p>Günümüzde popüler dijital içeriklerin büyük bölümünün “hızlı tüketim” mantığıyla üretildiğini belirten Selçuk Duman, “Aynı 200-300 kelimenin döndüğü, klişelerle dolu videolar ve kısa metinler, zihni tembelliğe ve kolaycılığa alıştırıyor. Anlam derinliği olan edebi ve bilimsel yazılar haricindeki yüzeysel dijital yazı dünyası, dilin zenginliğini eriten ve montonlaştıran bir etki oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sözlük kullanma alışkanlığı hâlâ çok önemli</strong></p>
<p>Bilgi kirliliğinin arttığı günümüzde sözlük kullanımının daha da önemli hale geldiğini belirten Selçuk Duman, “Bilgi kirliliğinin bu denli arttığı bir çağda kelimenin doğrusuna ve köküne ulaşmak bir sorumluluktur. İnternette hızlıca arama yapmak ile bir sözlük maddesini incelemek aynı şey değildir. Sözlük, kelimenin kökünü, akrabalarını ve nüanslarını gösterir. Merak duygusunu canlı tutmak, incelikli düşünmek ve dili hakkıyla kullanmak isteyen herkes için sözlük, emek duygusu veren vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sadeleşme başka, fakirleşme başka</strong></p>
<p>Dil tartışmalarında sıkça gündeme gelen sadeleşme konusuna da değinen Selçuk Duman, “Sadeleşmek, dili anlaşılmaz, gereksiz süslü yüklerden kurtarıp durulaştırmaktır. Fakirleşmek ise anlamı karşılayan kelimeleri atıp dili çoraklaştırmaktır. Örneğin ‘ihtimal’, ‘olasılık’, ‘imkân’ kelimelerinin hepsi farklı tonlarda anlam içerir. Bunları atıp tek kelimeye indirmek sadelik değil, sığlık olacaktır. Sadeleşme dilin tortusunu almaktır; fakirleşme ise dili kurutmaktır ve söndürmektir. Aradaki bu hayati farkı iyi görmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şermin Yaşar: Türkçe&#8217;nin en orijinal hali köylerde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sermin-yasar-turkcenin-en-orijinal-hali-koylerde-583518</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 13:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükler]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[köylerde]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[orijinal]]></category>
		<category><![CDATA[şermin]]></category>
		<category><![CDATA[Şermin Yaşar]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarının yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılanan yazar Şermin Yaşar, söyleşisinde Türkçenin zenginliğini anlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermin-yasar-turkcenin-en-orijinal-hali-koylerde-583518">Şermin Yaşar: Türkçe&#8217;nin en orijinal hali köylerde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarının yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılanan yazar Şermin Yaşar, söyleşisinde Türkçenin zenginliğini anlattı. Yaşar, “Köylerde, yaşlıların kullandığı Türkçe, özüne en yakın Türkçe. Büyükler konuşurken sadece dinlemeyin, ‘Neden böyle söylüyorsun?’ diye sorun” dedi.</p>
<p><b>SEVGİ SELİ İLE KARŞILANDI</b></p>
<p>Bu yıl 15.’si gerçekleştirilen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, yazın hayatının önemli kalemlerini Kocaelili kitapseverlerle buluşturarak unutulmaz anların yaşanmasına vesile oldu. Bu yazarlardan biri de Şermin Yaşar oldu. Yazar, Kocaeli Kitap Fuarı’nda adeta okurlarının sevgi seli ile karşılandı. Sevilen yazar, Akçakoca Salonu’nda “Türkçenin Bin Bir Rengi: Atasözleri, Deyimler, Ninniler, Masallar” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Okurların ilgi gösterdiği söyleşide yazar, dilin derin kültürel katmanlarına dair samimi ve düşündürücü bir yolculuk sundu.</p>
<p><b>“KELİME ÇUVALLARIMIZI DOLDURUYORDUK”</b></p>
<p>Şermin Yaşar, çocukluğunda kitaplara çok kolay erişemediğini ancak kelime dağarcığını çevresindeki büyükleri dinleyerek geliştirdiğini anlattı. “Etrafımızda büyük bir kalabalık vardı. Duyduğumuz masallar, ninniler, deyimler sayesinde kendi kelime çuvallarımızı doldurduk” diyen Yaşar, çocukların kitap okumanın yanında dili zenginleştirecek kültürel ortamlarda büyümelerinin önemini vurguladı.</p>
<p><b>“BEN HER ŞEYİ DİNLEMEK İSTERDİM”</b></p>
<p>Konuşmasında çocukluk anılarına geniş yer veren Şermin Yaşar, misafirliklerde konuşulanlara dikkat kesildiğini anlatarak, “Annem eve misafir gelince ‘Şermin çok laf dinliyor, onun yanında konuşmayın’ derdi. Ama ben her şeyi dinlemek isterdim” dedi. Bu anılarının bugün yazdığı her metinde etkili olduğunu belirten Yaşar, çocukken deneyimlediği olayların yetişkinlik dönemindeki yazılarına kaynaklık ettiğini söyledi.</p>
<p><b>“KÜPLERE BİNEN CADILAR VE KELİMELERİN ARDI”</b></p>
<p>Kelime Müzesi’nde sergiledikleri objelerden biri olan “küp”ten söz eden Yaşar, Batı masallarında cadıların süpürgeye bindiğini ama Anadolu masallarında küplere bindiklerini belirtti. “Ama biz bunu bilmediğimiz için küpe binen bir cadı hayal edemiyoruz. Yine de kızdığımızda ‘küplere bindim’ diyoruz. İşte bu deyimlerin arkasında çok kadim hikâyeler var” diyerek, kelimelerin kökenini anlamanın kültürel hafıza açısından önemini vurguladı.</p>
<p><b>“BÜYÜKLER KONUŞURKEN SADECE DİNLEMEYİN”</b></p>
<p>Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Şermin Yaşar, sadece kitap okumakla yetinmemelerini, aile büyüklerinin anlattıklarını da dinlemelerini önerdi. Yaşar, “Köylerde, yaşlıların kullandığı Türkçe, özüne en yakın Türkçe. Büyükler konuşurken sadece dinlemeyin, ‘Neden böyle söylüyorsun?’ diye sorun. Çok ilginç şeyler keşfedeceksiniz” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermin-yasar-turkcenin-en-orijinal-hali-koylerde-583518">Şermin Yaşar: Türkçe&#8217;nin en orijinal hali köylerde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kelime kaybıyla başlayan sessiz tehdit: Primer Progressif Afazi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kelime-kaybiyla-baslayan-sessiz-tehdit-primer-progressif-afazi-528770</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 May 2025 10:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afazi]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[kaybıyla]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[primer]]></category>
		<category><![CDATA[progressif]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528770</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzman Prof. Dr. Sultan Tarlacı, nadir bir nörolojik hastalık olan Primer Progresif Afazi’nin (PPA) belirtileri, tanı süreci ve hastaya yaklaşım yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kelime-kaybiyla-baslayan-sessiz-tehdit-primer-progressif-afazi-528770">Kelime kaybıyla başlayan sessiz tehdit: Primer Progressif Afazi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzman Prof. Dr. Sultan Tarlacı, nadir bir nörolojik hastalık olan Primer Progresif Afazi’nin (PPA) belirtileri, tanı süreci ve hastaya yaklaşım yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dil becerilerinde yavaş ve ilerleyici bozulmayla ortaya çıkıyor!</strong></p>
<p>Birincil ilerleyen dil kaybı olarak da bilinen Primer Progresif Afazi’nin (PPA), yavaş ilerleyen ve genellikle konuşma ve dil becerilerini etkileyen nadir bir nörolojik hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu durum, Alzheimer hastalığı gibi diğer demans türlerinden farklı olarak, başlangıçta sadece dil işlevlerini etkiler ve zamanla diğer bilişsel alanlara yayılmadan önce konuşma ve dilde kelime kayıpları ile belirgin bozulmalara yol açar.” dedi.</p>
<p>PPA&#8217;nın en belirgin özelliğinin, dil becerilerinde yavaş ve ilerleyici bir bozulma olduğunu aktaran Tarlacı, bu bozulmaların, genellikle dil üretiminde veya anlama becerilerinde ortaya çıktığını ifade etti.</p>
<p><strong>PPA, psikiyatrik konuşma bozukluğu ile karıştırılabiliyor! </strong></p>
<p>Karşılaşılan vakaların birçoğunun psikiyatrik konuşma bozukluğu zannedildiğini ve hastaların psikolojik nedenlerle konuşmak istemediğinin düşünüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu şekilde karşılaştığımız vakalar var; 10 yıl boyunca psikolojik konuşma bozukluğu zannedildiği için o şekilde takip edilmiş. Genelde konuşma kaybı, kelime kaybı ve anlama kaybı olunca içe çekilme ile psikolojik sanılıyor. PPA başlangıçta yalnızca dil işlevlerini etkilerken, hastalığın ilerleyen aşamalarında diğer bilişsel işlevlerde de bozulmalar görülebilir. Bu, hasta kişilerin daha genel bilişsel işlevlerde de sorun yaşamaya başlaması anlamına gelebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erkeklerde kadınlardan iki kat daha fazla görülüyor!</strong></p>
<p>PPA’nın ilk olarak 1982 yılında, dünyanın en iyi sinirbilmcilerinden biri olan Türk asıllı Marsel Mesulam tarafından tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi:</p>
<p>“Marsel, PPA’yı demansın eşlik etmediği dil yetisi kaybı (afazi) olarak tanımladı. Ortalama olarak, dil kaybının ilk semptomların ortaya çıkmasından yaklaşık beş yıl sonra, PPA belleği ve diğer bilişsel fonksiyonları ve ayrıca davranışı etkilemeye başlar. Erkeklerde kadınlardan iki kat daha fazla görülür. PPA&#8217;lı insanlar genellikle karmaşık işler yapabilir ancak konuşma veya dil konusunda zorluk çekebilirler. Hastalık ilerledikçe, yazılı veya sözlü kelimeleri konuşma ve anlama zorlaşır.”</p>
<p><strong>Empati, sabır ve duygusal destek önemli!</strong></p>
<p>Primer Progressif Afazi’yi fark edebilmek için hastaya ve yakın çevresine önerilerde bulunan<strong> </strong>Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Hastanın konuşurken kelimeleri bulmakta zorlanıp zorlanmadığını veya sık sık duraksayıp duraksamadığını gözlemleyin.” dedi.</p>
<p>Kelimelerin veya cümlelerin anlamını anlamakta zorluk yaşanıyorsa, hastanın kelime seçimlerinde veya ifadelerinde belirsizlikler olabileceğine vurgu yapan Tarlacı, “Cümle yapısında bozulmalar, gramer hataları veya eksik cümleler fark ediliyorsa, bu PPA&#8217;nın bir işareti olabilir. Hastanın sosyal etkileşimlerde veya günlük konuşmalarda zorluk yaşayıp yaşamadığı, davranışlarında veya ruh halindeki değişiklikler gözlemlenmeli. PPA hastaları genellikle iletişim zorluklarından dolayı frustrasyon veya sosyal çekilme yaşayabilirler. Hastanın yaşadığı zorluklar karşısında empati ve sabır göstermek önemlidir. Dil bozuklukları kişisel ve duygusal bir etki yaratabilir, bu nedenle duygusal destek sağlamak büyük önem taşır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p>PPA&#8217;nın tanısı ve yönetimi için bir nörolog veya konuşma terapisti ile görüşmenin önemli olduğunu da sözlerine ekleyen Tarlacı, uzmanların, hastanın belirtilerini değerlendirerek, hikayesi, beyin görüntüleme testleri ve dil testleri ile genelde rahatlıkla tanı koyabileceklerini söyledi. </p>
<p><strong>TMU, PPA için bir tedavi yöntemi olarak değerlenidiriliyor…</strong></p>
<p>Primer progresif afazi (PPA) gibi dil ve konuşma bozukluklarında tedavi ve yönetim stratejilerinin etkinliğinin, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğine ve hastanın yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu bağlamda, Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMU), PPA&#8217;da uygulanabilecek bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir.” dedi.</p>
<p>TMU’nun, beyin bölgelerine manyetik alanlar uygulayarak sinir hücrelerinin aktivitesini modüle etmeyi amaçlayan non-invaziv bir nöromodülasyon yöntemi olduğunu dile getiren Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Uygulama sırasında, kafa derisine yerleştirilen bir bobin aracılığıyla beynin belirli bölgelerine kısa süreli manyetik darbeler gönderilir. Bu manyetik darbeler, beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesini etkileyebilir. TMU, beynin plastisite yeteneğini artırarak dil işleme ve konuşma becerilerinin iyileşmesine yardımcı olabilir. Beyindeki bozulmuş dil bölgelerinin işlevini destekleyerek, dil becerilerinde iyileşme sağlayabilir. TMU, genel bilişsel işlevleri desteklemeye ve potansiyel olarak diğer bilişsel bozuklukların etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Bu, dil becerileri ile ilgili kognitif süreçlerin iyileşmesine katkıda bulunabilir. TMU, bazı hastalarda duygusal ve psikolojik durumların iyileşmesine yardımcı olabilir. Dil bozuklukları ile ilişkilendirilen frustrasyon ve stresin azaltılmasına katkıda bulunabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kelime-kaybiyla-baslayan-sessiz-tehdit-primer-progressif-afazi-528770">Kelime kaybıyla başlayan sessiz tehdit: Primer Progressif Afazi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin ilk Kelime Müzesi&#8217;ni kuran Şermin Yaşar, &#8220;Çocuklarınızın heybesini Türkçe&#8217;nin en güzel kelimeleriyle doldurun&#8221; dedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-kelime-muzesini-kuran-sermin-yasar-cocuklarinizin-heybesini-turkcenin-en-guzel-kelimeleriyle-doldurun-dedi-2-462626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2024 21:15:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarınızın]]></category>
		<category><![CDATA[dedi]]></category>
		<category><![CDATA[doldurun]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[heybesini]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[kelimeleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[müzesini]]></category>
		<category><![CDATA[şermin]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sevilen yazarları kent sakinleri ile buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-kelime-muzesini-kuran-sermin-yasar-cocuklarinizin-heybesini-turkcenin-en-guzel-kelimeleriyle-doldurun-dedi-2-462626">Türkiye&#8217;nin ilk Kelime Müzesi&#8217;ni kuran Şermin Yaşar, &#8220;Çocuklarınızın heybesini Türkçe&#8217;nin en güzel kelimeleriyle doldurun&#8221; dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kapsamda Büyükşehir, Müzeler Haftası etkinlikleri kapsamında yazar Şermin Yaşar’ı Seka Kâğıt Müzesi ve Kocaeli Bilim Merkezi’nde ağırladı. Kocaeli’de bulunmaktan çok memnun olduğunu ifade eden Yaşar, “Eğer Kocaeli’de yaşasaydım vaktimin büyük çoğunluğunu bu merkezde geçirirdim” dedi.</p>
<p><b>KELİME MÜZESİ ŞAŞKINLIKLA KARŞILANDI</b></p>
<p>Kendisinin de müzeci olduğunu söyleyen Yaşar, “Bildiğiniz gibi Kelime Müzesi’ni kurduk. İnsanlar başta Kelime Müzesi’ni şaşkınlıkla karşıladılar ama müzeyi gezince bu şaşkınlık hayranlığa dönüştü. Türkçe kelimelerin, atasözlerinin ve deyimlerin anlamını çocuklara ve gençlere öğretmek amacıyla kurduk” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>DAHA ÇOK KELİMEYLE DAHA İYİ ANLAŞIYORUZ</b></p>
<p>Müzeci olarak söyleşisini gerçekleştirdiğini söyleyen yazar Yaşar, “Bir avuç kelime ile konuşuyoruz. Ve bunun ne kadar zararlı olduğunun farkında bile değiliz. Daha çok kelime ile konuşmak daha iyi anlaşmamızı sağlayan muhteşem bir araç. Kuşların tamamına kuş demek, yerden biten her şeye ot demek büyük haksızlık. Hepsinin bir adı var. Çocuklarınızın heybesini Türkçe’nin en güzel kelimeleriyle doldurun” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-kelime-muzesini-kuran-sermin-yasar-cocuklarinizin-heybesini-turkcenin-en-guzel-kelimeleriyle-doldurun-dedi-2-462626">Türkiye&#8217;nin ilk Kelime Müzesi&#8217;ni kuran Şermin Yaşar, &#8220;Çocuklarınızın heybesini Türkçe&#8217;nin en güzel kelimeleriyle doldurun&#8221; dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin ilk Kelime Müzesi&#8217;ni kuran Şermin Yaşar, &#8220;Çocuklarınızın heybesini Türkçe&#8217;nin en güzel kelimeleriyle doldurun&#8221; dedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-kelime-muzesini-kuran-sermin-yasar-cocuklarinizin-heybesini-turkcenin-en-guzel-kelimeleriyle-doldurun-dedi-462624</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2024 21:15:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarınızın]]></category>
		<category><![CDATA[dedi]]></category>
		<category><![CDATA[doldurun]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[heybesini]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[kelimeleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[müzesini]]></category>
		<category><![CDATA[şermin]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462624</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sevilen yazarları kent sakinleri ile buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-kelime-muzesini-kuran-sermin-yasar-cocuklarinizin-heybesini-turkcenin-en-guzel-kelimeleriyle-doldurun-dedi-462624">Türkiye&#8217;nin ilk Kelime Müzesi&#8217;ni kuran Şermin Yaşar, &#8220;Çocuklarınızın heybesini Türkçe&#8217;nin en güzel kelimeleriyle doldurun&#8221; dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kapsamda Büyükşehir, Müzeler Haftası etkinlikleri kapsamında yazar Şermin Yaşar’ı Seka Kâğıt Müzesi ve Kocaeli Bilim Merkezi’nde ağırladı. Kocaeli’de bulunmaktan çok memnun olduğunu ifade eden Yaşar, “Eğer Kocaeli’de yaşasaydım vaktimin büyük çoğunluğunu bu merkezde geçirirdim” dedi.</p>
<p><b>KELİME MÜZESİ ŞAŞKINLIKLA KARŞILANDI</b></p>
<p>Kendisinin de müzeci olduğunu söyleyen Yaşar, “Bildiğiniz gibi Kelime Müzesi’ni kurduk. İnsanlar başta Kelime Müzesi’ni şaşkınlıkla karşıladılar ama müzeyi gezince bu şaşkınlık hayranlığa dönüştü. Türkçe kelimelerin, atasözlerinin ve deyimlerin anlamını çocuklara ve gençlere öğretmek amacıyla kurduk” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>DAHA ÇOK KELİMEYLE DAHA İYİ ANLAŞIYORUZ</b></p>
<p>Müzeci olarak söyleşisini gerçekleştirdiğini söyleyen yazar Yaşar, “Bir avuç kelime ile konuşuyoruz. Ve bunun ne kadar zararlı olduğunun farkında bile değiliz. Daha çok kelime ile konuşmak daha iyi anlaşmamızı sağlayan muhteşem bir araç. Kuşların tamamına kuş demek, yerden biten her şeye ot demek büyük haksızlık. Hepsinin bir adı var. Çocuklarınızın heybesini Türkçe’nin en güzel kelimeleriyle doldurun” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-ilk-kelime-muzesini-kuran-sermin-yasar-cocuklarinizin-heybesini-turkcenin-en-guzel-kelimeleriyle-doldurun-dedi-462624">Türkiye&#8217;nin ilk Kelime Müzesi&#8217;ni kuran Şermin Yaşar, &#8220;Çocuklarınızın heybesini Türkçe&#8217;nin en güzel kelimeleriyle doldurun&#8221; dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
