<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karabağ | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/karabag/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/karabag</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Nov 2025 11:33:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>karabağ | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/karabag</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Karabağ Zaferi, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin somut bir göstergesidir.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabag-zaferi-turkiye-azerbaycan-kardesliginin-somut-bir-gostergesidir-589851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[askeri]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesidir]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşliğinin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[somut]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye-azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<category><![CDATA[zaferi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağ Zaferi’nin 5. Yıldönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, bu tarihi günün yalnızca askeri bir başarı olmadığını, Azerbaycan milleti için bir “yeniden doğuş” ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sahada yazılmış somut bir destanı olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabag-zaferi-turkiye-azerbaycan-kardesliginin-somut-bir-gostergesidir-589851">&#8220;Karabağ Zaferi, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin somut bir göstergesidir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karabağ Zaferi’nin 5. Yıldönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, bu tarihi günün yalnızca askeri bir başarı olmadığını, Azerbaycan milleti için bir “yeniden doğuş” ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sahada yazılmış somut bir destanı olduğunu vurguladı.</strong></p>
<p><strong>Zafer Günü’nün Azerbaycan halkı için derin bir anlam taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Karabağ Zaferi, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin somut bir göstergesidir.” dedi.</strong> </p>
<p><strong>Türk dünyasının geleceği için askeri ve siyasi başarıların yanı sıra bilim, eğitim ve kültürel iş birliklerinin kalıcılaştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Üsküdar Üniversitesi, Türk dünyası gençliğine yönelik dijital dönüşüm, psikoloji, sosyoloji ve mühendislik alanlarındaki projeleriyle kültürel birliği bilgiyle pekiştirmektedir” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Karabağ Zaferi’nin 5. Yıldönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p><strong>Karabağ Zaferi, Azerbaycan halkının yeniden doğuşu…</strong></p>
<p>Zafer Günü’nün Azerbaycan halkı için derin bir anlam taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Bugün, binlerce şehidin kanıyla, kahraman Azerbaycan-Türk askerinin fedakârlığı ve Başkomutan İlham Aliyev’in kararlı liderliğiyle kazanılmış Karabağ Zaferi’nin 5. yıldönümünü kutluyoruz. Bu zafer, yalnızca bir askeri başarı değil; Azerbaycan milletinin kimliğini, onurunu ve tarihsel özgüvenini yeniden inşa etmesidir. Karabağ, Azerbaycan milli kimliğinin en derininde yer alan ‘toprakla bütünleşme’ idealinin yeniden hayat bulduğu yerdir. Bu yönüyle Karabağ’ın geri alınışı, Azerbaycan halkının hafızasında bir ‘yeniden doğuş’ anlamı taşır.” dedi.</p>
<p><strong>Zafer tüm Türk dünyasının ortak hafızasının bir parçası haline geldi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Süleymanlı, bu yılki kutlamaların iki ülke arasındaki stratejik dostluğun bir sembolü olacağını belirterek, “Bu yıl Zafer Günü, Azerbaycan’da büyük bir askeri geçit töreniyle kutlanacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’den üst düzey devlet yetkililerinin de katılacağı bu kutlama, iki ülke arasındaki stratejik dostluğun sembolü olacaktır. Zaferin tüm Türk dünyasının ortak hafızasının bir parçası haline geldiğini görüyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Zafer, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin somut bir göstergesi</strong></p>
<p>Türkiye’nin 44 günlük Vatan Muharebesi boyunca Azerbaycan’a verdiği koşulsuz desteğin tarihi önemine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Karabağ Zaferi, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin somut bir göstergesidir. Türkiye, savaş boyunca Azerbaycan’ın yanında yer alarak ‘Bir millet, iki devlet’ anlayışını yalnızca bir söylem olmaktan çıkarıp, sahada gerçeğe dönüştürmüştür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı siyasi duruşu, Türk halkının gönülden desteği ve Azerbaycan ordusunun cesareti birleşerek tarihe geçen bir kardeşlik destanı yazmıştır. Bugün bu dayanışma yalnızca askeri değil; ekonomi, teknoloji, kültür, medya ve eğitim alanlarında da kalıcı bir stratejik iş birliğine dönüşmüştür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Şuşa Beyannamesi kardeşliği müttefikliğe taşıdı</strong></p>
<p>2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi’nin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini “müttefiklik” düzeyine taşıdığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Belge, savunma, kültür, eğitim, gençlik ve spor gibi alanlarda kalıcı ortak mekanizmalar kurulmasını öngörmektedir. Bugün Şuşa, yalnızca Karabağ’ın kalbi değil, Türk dünyasının manevi başkenti haline gelmiştir. Şuşa Beyannamesi’nin ruhu, Türk Devletleri Teşkilatı, TURKÜNİB, Orhun Değişim Programı gibi kurumlar aracılığıyla bilim, eğitim ve kültür politikalarına da yansımaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Qarabağ FK, kardeşliğin sahadaki sembolü</strong></p>
<p>Prof. Dr. Süleymanlı, Qarabağ FK’nın son dönemdeki başarılarının da Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin spordaki yansıması olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Qarabağ FK yalnızca bir futbol takımı değil; Karabağ ruhunun, dayanışmanın ve Türk kardeşliğinin sahadaki sembolüdür. Son dönemlerde Avrupa arenasında gösterdiği başarılı performans, Azerbaycan’ın özgüvenini, kararlılığını ve mücadele azmini temsil ediyor. Bu başarılar Türkiye’de de büyük yankı uyandırdı. Bugün Qarabağ FK’nın Türkiye’de ve diğer Türk devletlerinde on binleri bulan bir taraftar kitlesi var. En son Bakü’de oynanan Qarabağ–Chelsea karşılaşmasında, Türkiyeli spor spikeri Ertem Şener, CBS Sports’ta Azerbaycanlı bir spikerle birlikte maçı yorumladı. Bu ortak yayın, Azerbaycan ve Türkiye kamuoyunda büyük ilgi gördü ve iki halk arasında sıcak bir dayanışma atmosferi oluşturdu. Maçın ardından basın toplantısını kısa keserek, Qarabağ’ın teknik direktörü ve takımın başarılarında paha biçilmez bir payı olan Gurban Gurbanov’un ‘Şimdi de Galatasaray’ı desteklemeye gidelim!’ sözü, Türkiye’de ‘İşte kardeşlik budur!’ gibi yorumlarla sosyal medyayı adeta salladı.”</p>
<p><strong>Spor, kültürel kardeşliği pekiştiren en samimi dil</strong></p>
<p>Yıllardır Azerbaycan’da Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi Türk kulüplerinin halkın kendi takımı gibi desteklendiğini hatırlatan Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Türkiye Millî Takımı galip geldiğinde Bakü sokaklarını dolduran coşku, bugün aynı heyecanla Qarabağ FK için yaşanıyor. Bu tablo bize şunu gösteriyor; spor yalnızca bir rekabet alanı değil, halkların gönül bağını güçlendiren, kültürel kardeşliği pekiştiren en samimi dildir. Karabağ sahada kazandıkça, Türk dünyası da manevi olarak birlikte kazanıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Türk dünyasının geleceği bilim ve eğitim birliğinde</strong></p>
<p>Türk dünyasının geleceği için askeri ve siyasi başarıların yanı sıra bilim, eğitim ve kültürel iş birliklerinin kalıcılaştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Askerî ve siyasi başarılar kadar, bilim ve eğitim alanında kalıcı iş birlikleri kurmak Türk dünyasının geleceği için en önemli adımdır.<br /> Üniversiteler arası değişim programları, ortak araştırma merkezleri ve gençlik projeleri bu kardeşliği kalıcılaştıracaktır. Bu çerçevede Üsküdar Üniversitesi hem Azerbaycan’la hem de Türk dünyasının diğer ülkeleriyle yürüttüğü bilimsel, kültürel ve sosyolojik projelerle önemli bir köprü rolü üstlenmiştir. Üniversitemiz, Türk dünyası gençliğine yönelik dijital dönüşüm, psikoloji, sosyoloji ve mühendislik alanlarındaki projeleriyle kültürel birliği bilgiyle pekiştirmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Karabağ, Türk dünyasının ortak geleceğinin adıdır</strong></p>
<p>Bu anlamlı yıldönümüne dair duygularını dile getiren Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p>
<p>“Karabağ, bir coğrafyadan çok bir ruhtur. O ruh, şehit kanıyla sulanmış toprakların üzerinde yükselen onurun, birliğin ve dirilişin sembolüdür. Bugün Şuşa’da ezanlar yeniden yankılanırken, Bakü’de bayraklar gururla dalgalanıyor. Karabağ Zaferi, geçmişin değil, Türk dünyasının ortak geleceğinin adıdır. Ve biz bir kez daha söylüyoruz: Karabağ Azerbaycan’dır — Türk Dünyası’nın kalbidir.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabag-zaferi-turkiye-azerbaycan-kardesliginin-somut-bir-gostergesidir-589851">&#8220;Karabağ Zaferi, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin somut bir göstergesidir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege&#8217;de &#8220;Azerbaycan&#8217;ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları&#8221; paneli düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egede-azerbaycanin-karabag-bolgesindeki-tarihi-alban-yapilari-paneli-duzenlendi-422207</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 07:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alban]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycanın]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[egede]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yapıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda Türk Dünyasına yönelik farklı konularda bilimsel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egede-azerbaycanin-karabag-bolgesindeki-tarihi-alban-yapilari-paneli-duzenlendi-422207">Ege&#8217;de &#8220;Azerbaycan&#8217;ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege’de “Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban</p>
<p>Yapıları” paneli düzenlendi</p>
<p>Ege Üniversitesi uluslararasılaşma misyonu</p>
<p>doğrultusunda Türk Dünyasına yönelik farklı konularda bilimsel etkinlikler</p>
<p>düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda Ege Üniversitesi (EÜ) Türk Dünyası</p>
<p>Araştırmaları Enstitüsü (TDAE) Sosyal, Ekonomik ve Siyasal İlişkiler Anabilim</p>
<p>Dalı tarafından “Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları”</p>
<p>konulu panel düzenlendi. EÜ TDAE Konferans Salonu’nda düzenlenen panele</p>
<p>EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Banu Yücel, EÜ TDAE Müdürü Prof. Dr.</p>
<p>Nadim Macit, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Moderatörlüğünü EÜ TDAE</p>
<p>Türk Dünyası Sosyal, Ekonomik ve Siyasal İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı</p>
<p>Prof. Dr. Vefa Kurban’ın üstlendiği panelde, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi</p>
<p>Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban, Tarihçi Prof. Dr. Rizvan Hüseynov</p>
<p>konuşmacı olarak yer aldılar.</p>
<p>“Azerbaycan siyasal ve ekonomik açıdan büyük bir değişim yaşamıştır”</p>
<p>Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. Banu Yücel, “Sizleri Sayın</p>
<p>Rektörümüz ve kendi adıma en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p>Bilindiği üzere, Kafkasya, Türkiye’nin yanı başında yer alan, Karadeniz ile</p>
<p>Hazar Denizi’nin arasında bir silsile halindeki Kafkas Dağları boyunca uzanan</p>
<p>stratejik bir coğrafya olarak bilinmektedir. Sahip olduğu cazip konum sebebiyle</p>
<p>tarih boyunca üzerinde farklı hesaplar yapılan Kafkasya, üzerinde büyük</p>
<p>mücadelelerin de gerçekleştiği bir toprak parçası olmuştur. Tarihi, dili, dini ve</p>
<p>etnik gruplar bakımından dünyanın en zengin bölgelerinden biri olan soğuk</p>
<p>savaşı SSCB hâkimiyetinde geçirmiş Kafkasya’da, SSCB’nin çöküşüyle birlikte</p>
<p>1991 yılında Güney Kafkasya kanadından Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan</p>
<p>bağımsızlıklarını deklare etmiştir. Soğuk savaşın bitimi ile Kafkasya’nın siyasal</p>
<p>ve etnik yapısındaki gelişmeler açısından bir dönüm noktası olmuştur. Özellikle</p>
<p>Rus hegemonyasından kurtulmuş bağımsızlığına yeniden kavuşmuş ve Güney</p>
<p>Kafkasya’nın parlayan yıldızı olan Azerbaycan, uluslararası siyasette egemen</p>
<p>aktör olarak var olmaya başlamıştır” dedi.</p>
<p>Azerbaycan’ın enerji nakil güzergahlarının kesiştiği bir noktada olması</p>
<p>nedeniyle bölge ülkelerin ve küresel güçlerin ekonomik ve politik bir mücadele</p>
<p>alanı konumuna geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Soğuk savaş sonrası</p>
<p>Azerbaycan siyasal, ekonomik ve askeri açılardan büyük bir değişim yaşamıştır.</p>
<p>Bugün topraklarını işgalden temizlemiş ve toprak bütünlüğünü sağlamıştır. Bu</p>
<p>panelde de kardeş ülke Azerbaycan tarihi, farklı bir bakış açısı ile ele alınacaktır.</p>
<p>Panel konuşmacılarımız yapacakları sunumlarda Azerbaycan’da bulunan Alban </p>
<p>yapılarının bölgedeki etkilerini irdeleyecektir. Panelin verimli olmasını ve</p>
<p>katılımcılarımıza farklı bir akademik bakış açısı kazandırmasında katkı</p>
<p>sağlamasını umut ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>“Enstitü olarak Türk Dünyası’nın her meselesini önemsiyoruz”</p>
<p>Enstitü Müdürü Prof. Dr. Nadi Macit, “Türk Dünyası Araştırmaları</p>
<p>Enstitüsü olarak Türk Dünyası’nın her meselesini önemsiyoruz. İlmi esaslara</p>
<p>dayalı olarak tartışmak, paylaşmak istiyoruz. ‘Tarihi Alban Yapıları’ ifadesini</p>
<p>açmak lazım. Çünkü bu konu hassas, bir o kadar da önemli bir konudur.</p>
<p>Albanlar ilk Hristiyan topluluklardan biridir. 26 boydan oluşan bu toplum</p>
<p>yapısında İskitlerin de yer aldığı bilinmektedir. Farklı dönemlerde merkezi</p>
<p>güçlerle işbirliği yaparak Albanlar üzerinde baskı oluşturma, ardından bunları</p>
<p>Ermeni toplumu olarak gösterme, tarihi eserlerini dönüştürme girişimleri</p>
<p>üzerinde durulması gereken bir konudur Çünkü dini temaların iç ve dış</p>
<p>bağlamından kopartılarak politik-stratejik amaçlar için kullanılmasını eleştirmek</p>
<p>din eleştirisi olarak algılanmakta ve istismar edilmektedir. Bazı dini temaları</p>
<p>stratejik hamlelerin eşiği yapma girişimleri tarihin her döneminde yapılmıştır.</p>
<p>Bugün de yapılmaktadır. Hatta bir toplumun dini inançları o toplumun aleyhine</p>
<p>dahi kullanılmaktadır. Bu hususa bağlı olarak Albanları ve Alban yapılarını</p>
<p>tarihi durumu çarpıtarak Ermeni dünya tasavvurunun ve politikasının aracı</p>
<p>yapma girişimini eleştirmek, tarihi gerçeği ortaya koymak Hıristiyanlığı veya</p>
<p>Ermenileri aşağılamak değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, demokratik</p>
<p>devlettir. Her inanç ve ibadete saygılıdır. Entelektüel ve etik laikliğin gereği de</p>
<p>budur. Eğer bir inanç ve ibadet politik ve stratejik hamlelerin eşiği ve kaldıracı</p>
<p>yapılarak insanların canını, malını tahrip etmenin parçası yapılırsa buna hayır</p>
<p>demek dini ahlakın gereğidir. Böyle bir oluşuma karşı bir eleştiri getirmek, ilmi</p>
<p>bir değerlendirme yapmak zaruridir” dedi.</p>
<p>Moderatör Prof. Dr. Vefa Kurban ise, “Şuşa Ermeni İşgalinden Önce ve</p>
<p>Sonra” başlıklı bir proje ile yola çıktıklarını ve bu projenin bir başka projeye</p>
<p>çığır açtığını söyledi. Prof. Dr. Kurban, proje ile Şuşa şehrinin tarihi yapılarının</p>
<p>incelenmesi, bölgenin kültürü, sosyo-ekonomik ve siyasi yapılanmasına ilişkin</p>
<p>araştırmanın yapılması ve bölgede yapılacak olan restorasyon çalışmaları</p>
<p>öncesindeki son durumun tespit edilmesine yönelik olduğunu belirttikten sonra</p>
<p>hem Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içerisinde hem de bugünkü Ermenistan</p>
<p>Cumhuriyeti’nin olduğu topraklarda, yani Batı Azerbaycan topraklarında çok</p>
<p>fazla Alban yapılarının olduğunun altını çizdi.</p>
<p>“Alban devleti tarih boyunca müstakil ve farklı bir devlet olmuştur”</p>
<p>Panelde sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Bekir Zakir Çoban, “Güney</p>
<p>Kafkasya tarih boyunca çeşitli siyasi mücadelelere sahne olmuş bir alandır.</p>
<p>Hıristiyanlık ve İslam öncesinde bölgede Yahudilik, paganizm ve Zerdüştilik</p>
<p>inançlarının mevcut olduğunu biliyoruz. Bu bölgede Hıristiyanlık ise ilk</p>
<p>yüzyıldan itibaren yayılmaya başlayan bir din olmuştur. Ermeniler, Albanlar ve</p>
<p>Gürcüler arasında havariler döneminden itibaren Hıristiyanlığın yayıldığı bu</p>
<p>milletlerce kabul edilmektedir. Bölgedeki Yahudiliğin de burada Hıristiyanlığın </p>
<p>gelişmesinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Özellikle Ermeniler ve Gürcüler</p>
<p>kendilerini Nuh peygamberin soyuna dayandırmaktadırlar. 4’üncü yüzyılın</p>
<p>başlarında Milan fermanıyla Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğunda serbest</p>
<p>bırakılması bu bölgeyi de etkilemiş ve kısa süre sonra Ermeniler ve Albanlar</p>
<p>resmi dinleri olarak Hıristiyanlığı belirlemişlerdir. Fakat Kadıköy Konsili</p>
<p>sonrasındaki monofizit-diyofizit ayrılığında Albanların çoğunluğu diyofizit</p>
<p>inanca, Ermeniler ise monofizit inanca bağlı kalmıştır. Tarihi çoklarınca</p>
<p>bilinmese de Alban devleti milattan önce 4’üncü yüzyıldan, bölgenin Arap</p>
<p>hâkimiyetine girdiği 8’nci yüzyıl başlarına kadar Güney Kafkasya’da, şimdiki</p>
<p>Azerbaycan topraklarında hüküm sürmüş bir devlettir. Alban Kilisesi veya</p>
<p>Kafkas Alban Kilisesi de miladi 4’üncü yüzyıldan itibaren bu bölgede varlık</p>
<p>göstermiştir. Ne var ki Hıristiyan Albanlar özellikle İslam hilafetinin desteğini</p>
<p>alan Ermenilerce 8’inci yüzyıldan itibaren Gregoryenleştirilmeye çalışılmış,</p>
<p>daha sonra Rus Çarlığı döneminde ise yine Ermeni Kilisesinin tahakküm</p>
<p>çabalarına maruz kalmışlardır. Her dönem Karabağ bölgesini de içine alan</p>
<p>Albanya, Ermenilerin gözünde her daim büyük Ermenistan hayalinin bir parçası</p>
<p>olduğundan, Ermeni Kilisesi ve devleti öncesinde de işgal döneminde de</p>
<p>özellikle Karabağ’daki Alban yapılarını, hatta bölgedeki tüm kültürel mirası</p>
<p>kendine maletmek yönünde bir propaganda gütmektedir. Oysa Alban devleti</p>
<p>tarih boyunca müstakil ve farklı bir devlet olduğu gibi Alban Kilisesi de Ermeni</p>
<p>Kilisesinden önce kurulmuş ve kendine has inanç ve uygulamaları olan bir</p>
<p>kilisedir” dedi.</p>
<p>“Gandzasar Manastırı, yüzyıllarca Alban patriklerinin merkezi olmuştur”</p>
<p>Azerbaycan’dan gelen Kafkasya Tarihi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Rizvan</p>
<p>Hüseynov ise Azerbaycan&#8217;ın Doğu Zengezur bölgesinde bulunan Alban</p>
<p>Gandzasar (Ganjasar) Manastırı’nın bazı epigrafik yazıtlarına ilişkin bilimsel bir</p>
<p>çalışmanın başlangıç sonuçları ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr.</p>
<p>Rizvan Hüseynov, Gandzasar Manastırı’nın, yüzyıllarca Alban patriklerinin</p>
<p>merkezi olduğunu vurgulayarak 19’uncu yüzyılın başında Çarlık Rusya&#8217;nın</p>
<p>Kafkasya&#8217;ya gelmesinden sonra Alban Bağımsız Kilisesinin kapatıldığını ve mal</p>
<p>varlığı, el yazmaları ve cemaatinin ise Etchmiadzin Ermeni Kilisesi&#8217;ne</p>
<p>devredildiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Hüseynov, “Gandzasar Manastırı birçok</p>
<p>onarımdan geçmiş ve değişikliklere uğramış ve bu nedenle epigrafik yazıtların</p>
<p>büyük bir kısmı yok edilmiş veya değiştirilmiştir. Kafkasya Tarihi Merkezi,</p>
<p>Gandzasar&#8217;ın bazı epigrafik yazıtlarının önceki ve şu anki durumunun</p>
<p>karşılaştırmalı bir analizini gerçekleştirmiş ve araştırma sonuçlarını tebliğ</p>
<p>etmiştir. Orta Çağ&#8217;da monofizitizmi kabul eden Türkler tarafından oluşturulan</p>
<p>büyük bir Türk mirası ve epigrafi katmanı keşfedilmiştir. Bu Türkler,</p>
<p>Karabağ&#8217;daki Alban Haçen Prensliği’nin temellerini atmış ve Gandzasar&#8217;da</p>
<p>ruhani bir merkeze sahip olmuşlardır. Gandzasar, uzun yıllar boyunca Alban</p>
<p>patriklerinin makamının bulunduğu yerdir. Analiz, bir dizi arşiv malzemesi ve</p>
<p>yabancı yazar çalışmasının incelenmesine dayanarak gerçekleştirilmiştir. Alban</p>
<p>Gandzasar Patrikhanesi tarihine kısa bir giriş niteliğindedir” dedi. </p>
<p>Panel sonunda Prof. Dr. Banu Yücel katılımcılara günün anısına istinaden</p>
<p>“Teşekkür Plaketi” ve hediye verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egede-azerbaycanin-karabag-bolgesindeki-tarihi-alban-yapilari-paneli-duzenlendi-422207">Ege&#8217;de &#8220;Azerbaycan&#8217;ın Karabağ Bölgesindeki Tarihi Alban Yapıları&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Karabağ Şehitlerine Vefa&#8221; fotoğraf sergisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabag-sehitlerine-vefa-fotograf-sergisi-419566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:01:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[şehitlerine]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419566</guid>

					<description><![CDATA[<p> Cumhuriyetin 100 Yılında “Vefa” temasıyla düzenlenen 10 Uluslararası EgeArt Sanat Günleri kapsamında Azerbaycan Kültür Bakanlığının katkılarıyla “Karabağ Şehitlerine Vefa” başlıklı sergi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabag-sehitlerine-vefa-fotograf-sergisi-419566">&#8220;Karabağ Şehitlerine Vefa&#8221; fotoğraf sergisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Karabağ Şehitlerine Vefa” fotoğraf sergisi</p>
<p>Savaşın acı yüzü fotoğraflarla anlatıldı</p>
<p> Cumhuriyetin 100 Yılında “Vefa” temasıyla</p>
<p>düzenlenen 10 Uluslararası EgeArt Sanat Günleri kapsamında Azerbaycan</p>
<p>Kültür Bakanlığının katkılarıyla “Karabağ Şehitlerine Vefa” başlıklı sergi</p>
<p>düzenlendi. Sergide, Sinema Sanatçısı Amil Mamiyev tarafından çekilen savaş</p>
<p>fotoğrafları yer aldı. Serginin açılışına EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet</p>
<p>Ersan, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Aysel Ildızlı, akademisyenler,</p>
<p>öğrenciler ve sanatseverler katıldı.</p>
<p>Serginin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan</p>
<p>“Ege Üniversitesi 10 Uluslararası EgeArt Sanat Günleri kapsamında</p>
<p>Azerbaycan Kültür Bakanlığının düzenlediği ‘Karabağ Şehitlerine Vefa’ konulu</p>
<p>sergimizi sanatseverlerin beğenisine sunduk. Sergimiz, Amil Mamiyev’in</p>
<p>çekmiş olduğu savaş fotoğraflarından oluşuyor. Bu fotoğraflar, bize savaşın acı</p>
<p>yüzünü gösteriyor. Sanatın insanlara gerçekleri gösterici bir yüzü var. Amil</p>
<p>Mamiyev, savaşta yaşananları bizzat kendi görüp kayda alan bir kişi. Umarım</p>
<p>savaşlar olmaz ve çocuklar ölmez. Biz, tek millet iki devletiz. Bu anlayışla</p>
<p>devam ederek hizmetlerimizi halkımıza sunacağız” dedi.</p>
<p>Sergideki eserlerden bahseden Amil Mamiyev, “Sergideki fotoğrafların</p>
<p>çoğunu doğduğum yer olan Laçin’de çektim. Hayal gücümde doğduğum yerle</p>
<p>genetik bir bağ hissettim. Fotoğraflarım, Karabağ’ın işgali sırasında düşmanın</p>
<p>vandallığını anlatıyor. ‘Tek millet iki devlet’ şiarıyla kardeş Türkiye</p>
<p>Cumhuriyetinin kuruluşunun 100’üncü yılı münasebetiyle bu sergiyi açmaktan</p>
<p>gurur duydum. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’a şükranlarımı</p>
<p>sunuyorum. Serginin oluşmasında emeği geçen tüm yetkililere teşekkür</p>
<p>ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>Konuşmaların ardından katılımcılar, piyano dinletisi eşliğinde fotoğrafları</p>
<p>inceledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabag-sehitlerine-vefa-fotograf-sergisi-419566">&#8220;Karabağ Şehitlerine Vefa&#8221; fotoğraf sergisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
