<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kansere | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kansere/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kansere</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 17:26:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kansere | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kansere</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kansere Farkındalık Çağrısı: “Bedenin Sana Fısıldar Onu Duy”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kansere-farkindalik-cagrisi-bedenin-sana-fisildar-onu-duy-625526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bedenin]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[fısıldar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[önü]]></category>
		<category><![CDATA[sana]]></category>
		<category><![CDATA[uludağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir toplumsal farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı. Söyleşide konuşan uzmanlar, kanserin yüzde 80 oranında önlenebilir olduğuna dikkat çekerken; hastalığı yenenler hikayeleriyle umut aşıladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kansere-farkindalik-cagrisi-bedenin-sana-fisildar-onu-duy-625526">Kansere Farkındalık Çağrısı: “Bedenin Sana Fısıldar Onu Duy”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) iş birliğinde 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında “Bedenin Sana Fısıldar Onu Duy” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Bukle Erman ve Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katılarak destek verirken, vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p> KADER DEĞİL, ÖNLENEBİLİR</p>
<p>Moderatörlüğünü Güzin Abraş’ın yaptığı söyleşide konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, kanserin kalp hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm nedeni olduğunu hatırlattı. Kanserin yüzde 80 oranında çevresel faktörlere bağlı ve önlenebilir olduğunu belirten Evrensel, özellikle meme, rahim ağzı ve kolon kanserinde tarama testlerinin hayat kurtardığını ifade etti.</p>
<p>“BIÇAK DEĞERSE YAYILIR” ÖNYARGISI KIRILMALI</p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Kazım Şenol, toplumdaki yanlış inanışların tedaviyi aksattığını belirterek, “Kansere bıçak değmez” algısının yanlışlığına dikkat çekti. Şenol, Türkiye’de tarama testlerine katılımın hala yüzde 30 seviyelerinde kalmasından üzüntü duyduklarını söyledi.</p>
<p> PSİKOLOJİK DESTEK ÖNEMLİ<br /> Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen ise akciğer kanserinde sigaranın etkisinin yüksek olduğuna değinerek, mücadelede psikolojik desteğin önemine dikkat çekti.</p>
<p>UMUT VEREN HİKAYELER</p>
<p>Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) Başkanı Füsun Önen’in “Önce ben” demenin önemini aktardığı programda, kanseri yenen isimler de konuştu. Seher Özgen, Zühal Okan, Seher Çarkın Elmalı ve Fatma Asan; hem erken teşhisin önemini, hem de bilim dışı yöntemlerden uzak durulması gerektiğini kendi hikayeleriyle anlattılar.</p>
<p> RENKLİ ETKİNLİK<br /> Yüzüncüyıl Mahallesi Ritim Grubu ve Halk Oyunları ekibinin gösterileriyle renklenen etkinliğin sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kansere-farkindalik-cagrisi-bedenin-sana-fisildar-onu-duy-625526">Kansere Farkındalık Çağrısı: “Bedenin Sana Fısıldar Onu Duy”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi ve ONKODAY&#8217;dan kansere karşı farkındalık yürüyüşü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-ve-onkodaydan-kansere-karsi-farkindalik-yuruyusu-625242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 21:48:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[onkoday]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi ve Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY), 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında sağlıklı yaşama dikkat çekmek amacıyla 7,5 kilometrelik doğa yürüyüşü düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-ve-onkodaydan-kansere-karsi-farkindalik-yuruyusu-625242">Nilüfer Belediyesi ve ONKODAY&#8217;dan kansere karşı farkındalık yürüyüşü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi ve Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY), 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında sağlıklı yaşama dikkat çekmek amacıyla 7,5 kilometrelik doğa yürüyüşü düzenledi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) ile ortaklaşa düzenlenen etkinlikte, kanserle mücadelede moral ve sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekmek için Unçukuru’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirildi.</p>
<p>Yürüyüş programı için Üç Fidan Gençlik Parkı’nda toplanan kafile, buradan etkinliğin rotası olan Unçukuru’na geçti. Yürüyüşe, dernek üyeleri ve doğaseverlerin yanı sıra Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da katıldı. Gerekli hazırlıkların yapılmasının ardından yürüyüşe başlayan ekip, Unçukuru’nun doğası eşliğinde belirlenen 7,5 kilometrelik parkuru adımladı.</p>
<p>Kafile, yürüyüşün sonunda hep birlikte “Bir Adım Farkındalık, Bir Ömür Sağlık” yazılı pankartı açarak kanserde erken teşhis ve toplumsal desteğin önemine vurgu yaptı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-ve-onkodaydan-kansere-karsi-farkindalik-yuruyusu-625242">Nilüfer Belediyesi ve ONKODAY&#8217;dan kansere karşı farkındalık yürüyüşü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;den kansere farkındalık çağrısı: &#8220;Bedenin sana fısıldar onu duy&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferden-kansere-farkindalik-cagrisi-bedenin-sana-fisildar-onu-duy-624975</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:59:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bedenin]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[sana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624975</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir toplumsal farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferden-kansere-farkindalik-cagrisi-bedenin-sana-fisildar-onu-duy-624975">Nilüfer&#8217;den kansere farkındalık çağrısı: &#8220;Bedenin sana fısıldar onu duy&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir toplumsal farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı. Söyleşide konuşan uzmanlar, kanserin yüzde 80 oranında önlenebilir olduğuna dikkat çekerken; hastalığı yenenler hikayeleriyle umut aşıladı.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) iş birliğinde 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında “Bedenin Sana Fısıldar Onu Duy” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Bukle Erman ve Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katılarak destek verirken, vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>KADER DEĞİL, ÖNLENEBİLİR</p>
<p>Moderatörlüğünü Güzin Abraş’ın yaptığı söyleşide konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, kanserin kalp hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm nedeni olduğunu hatırlattı. Kanserin yüzde 80 oranında çevresel faktörlere bağlı ve önlenebilir olduğunu belirten Evrensel, özellikle meme, rahim ağzı ve kolon kanserinde tarama testlerinin hayat kurtardığını ifade etti.</p>
<p>“BIÇAK DEĞERSE YAYILIR” ÖNYARGISI KIRILMALI</p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Kazım Şenol, toplumdaki yanlış inanışların tedaviyi aksattığını belirterek, “Kansere bıçak değmez” algısının yanlışlığına dikkat çekti. Şenol, Türkiye’de tarama testlerine katılımın hala yüzde 30 seviyelerinde kalmasından üzüntü duyduklarını söyledi.</p>
<p>PSİKOLOJİK DESTEK ÖNEMLİ<br />Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen ise akciğer kanserinde sigaranın etkisinin yüksek olduğuna değinerek, mücadelede psikolojik desteğin önemine dikkat çekti.</p>
<p>UMUT VEREN HİKAYELER</p>
<p>Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) Başkanı Füsun Önen’in “Önce ben” demenin önemini aktardığı programda, kanseri yenen isimler de konuştu. Seher Özgen, Zühal Okan, Seher Çarkın Elmalı ve Fatma Asan; hem erken teşhisin önemini, hem de bilim dışı yöntemlerden uzak durulması gerektiğini kendi hikayeleriyle anlattılar.</p>
<p>RENKLİ ETKİNLİK<br />Yüzüncüyıl Mahallesi Ritim Grubu ve Halk Oyunları ekibinin gösterileriyle renklenen etkinliğin sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferden-kansere-farkindalik-cagrisi-bedenin-sana-fisildar-onu-duy-624975">Nilüfer&#8217;den kansere farkındalık çağrısı: &#8220;Bedenin sana fısıldar onu duy&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moleküler Testlerle Kansere Dakikalar İçinde Tanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/molekuler-testlerle-kansere-dakikalar-icinde-tani-610810</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[çinde]]></category>
		<category><![CDATA[dakikalar]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[patoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[testlerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610810</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/molekuler-testlerle-kansere-dakikalar-icinde-tani-610810">Moleküler Testlerle Kansere Dakikalar İçinde Tanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli</strong>, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.</strong></em></p>
<p>Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. “Kansere dakikalar içinde tanı” ifadesi, tüm DNA’nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, özellikle nanopore gibi gerçek zamanlı dizileme teknolojilerinin DNA’dan gelen sinyali anında okuyabilmesi sayesinde bu hızın mümkün hale geldiğini belirtiyor.<br /> Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Yürütmekte olduğumuz projelerde, ‘frozen’ yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor” diyor.</p>
<p><b><strong>Mikroskop Yetmiyor; Kanserde Genetik Kodlar Konuşuyor</strong></b></p>
<p>Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirtiyor:<br /> “Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor”… </p>
<p>Genetik testler artık yalnızca “Bu tümör nedir?” sorusuna değil, “Bu hastada hangi tedavi işe yarar?” sorusuna da yanıt veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b><strong>Metilasyon Analizi ve Ameliyat Sırasında Genetik Tanı</strong></b></p>
<p>Beyin tümörlerinde son yılların en güçlü tanı yaklaşımlarından biri olan tümör DNA metilasyon analizi, özellikle tanısı zor ve atipik olgularda belirleyici rol oynuyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, bu yöntemin tanı doğruluğunu artırdığını, nadir tümör alt tiplerinin güvenle ayırt edilmesini sağladığını ve böylece klinik seyrin daha öngörülebilir hale geldiğini vurguluyor.</p>
<p>Avrupa Birliği çatısı altında TRANSCAN projesi kapsamında yürütmekte oldukları çalışmaların, tümörle ilgili genetik bilgileri ameliyat sırasında cerraha ulaştırmayı hedeflediğini belirten Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli’ye göre, DNA’yı anlık olarak okuyabilen nanopore dizileme teknolojisi bu dönüşümün en önemli anahtarlarından biri.</p>
<p>Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Ameliyat sırasında alınıp dondurulduktan sonra incelenen doku örneklerinden neredeyse eş zamanlı olarak tümörün moleküler profilini elde edebiliyoruz. Patolog mikroskopta frozen (dondurulmuş doku) kesitini değerlendirirken, eş zamanlı olarak aynı dokudan DNA izole edilip genetik analiz başlatılıyor. Böylece cerrahi ekip, operasyon devam ederken kritik bilgilere sahip olabiliyor ve ameliyat bu bilgilere göre şekilleniyor. Bu yaklaşım, gelecekte ‘ameliyat sırasında genetik tanı’ kavramının standart hale gelmesinin önünü açıyor” diyor.</p>
<p><b><strong>Görüntüleme Artık Tümörün Biyolojisini de Gösteriyor</strong></b></p>
<p>Beyin tümörlerinde radyolojinin rolünün de değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, ileri görüntüleme yöntemlerinin moleküler ve patolojik verilerle entegre edildiği projeler yürüttüklerini belirtiyor. Bu sayede cerrahi planlama, tedavi yanıtı ve nüks riski daha doğru öngörülebiliyor.</p>
<p>Acıbadem Üniversitesi bünyesinde kurulan Beyin Tümörleri Araştırma Grubu’nun (Acıbadem University Brain Tumor Research Group-AUBTRG) patoloji, moleküler biyoloji, radyoloji, biyoinformatik, beyin cerrahisi ve onkolojiyi aynı çatı altında buluşturduğunu aktaran Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, bu multidisipliner yapının bilimsel üretimi hızlandırdığını söylüyor.</p>
<p><strong>Tümörün Gizli Haritası Ortaya Çıkıyor </strong></p>
<p>Türkiye’de ilk kez Acıbadem Üniversitesi’nde altyapısı kurulan <strong>mekansal transkriptomik (spatial transcriptomics)</strong> yöntemine de değinen Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, bu teknolojinin bir tümörü oluşturan farklı hücrelerin dokudaki konumlarını ve hangi genleri aktif kullandıklarını bozmadan ortaya koyduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Bu yöntemle tümörü adeta bir harita gibi okuyabiliyor, hangi bölgenin agresif, hangisinin tedaviye dirençli olduğunu anlayabiliyoruz. Tıp artık hastalığı değil hastayı merkeze alan, moleküler verilerle desteklenen bir yaklaşım benimsiyor. Biz Acıbadem Üniversitesi’nde, tümör hücrelerinin sadece ne olduğunu değil, nerede ve nasıl davrandığını da ortaya koyan çalışmalar yürütüyoruz. Patoloji ise klinik karar süreçlerinin tam merkezinde yer alıyor” diyerek sözlerini tamamlıyor… </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/molekuler-testlerle-kansere-dakikalar-icinde-tani-610810">Moleküler Testlerle Kansere Dakikalar İçinde Tanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miyomlar Tehlikeli midir? Kansere Yol Açar mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/miyomlar-tehlikeli-midir-kansere-yol-acar-mi-555594</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jul 2025 12:42:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[midir]]></category>
		<category><![CDATA[miyomlar]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor. Bazen hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyen miyomlar, bazen de şiddetli ağrı ve kanama ile günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miyomlar-tehlikeli-midir-kansere-yol-acar-mi-555594">Miyomlar Tehlikeli midir? Kansere Yol Açar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor. Bazen hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyen miyomlar, bazen de şiddetli ağrı ve kanama ile günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen</strong> ülkemizde her 4 kadından 1’inin miyomun yol açtığı şikayetlerle başvurduğunu belirterek “Ülkemizde özellikle 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda miyom sorunu oldukça yaygındır. Modern çağda sağlıksız yaşam alışkanlıkları, aşırı kilo, kırmızı et ağırlıklı beslenme, düzenli egzersiz yapmama ve hormonal değişikliklerin de etkisiyle miyomların görülme sıklığı son yıllarda hızla artmaktadır. Özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda miyom görülme oranı yüzde 70’lere ulaşabilmektedir” diyor. Ailede anne, teyze ya da abla gibi birinci derece akrabalarında miyom olan kişilerde hastalığın görülme riskinin 2,5 kat arttığını, düzenli jinekolojik kontrollerin, miyomların erken tanı ve tedavisi açısından önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Görgen “Halk arasında ‘ur’ olarak adlandırılan miyomlar, rahimde görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. Bazen büyüme o kadar fazla olur ki, hasta ve yakınları gebelikten şüphelenebilir. Miyomlar genellikle iyi huylu tümörlerdir ve çoğu durumda kansere dönüşmezler. Ancak, büyüklükleri ve yerleşim yerlerine bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirler” diye konuşuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen miyomlar hakkında en sık sorulan soruları ve tedavide yeni nesil yöntemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar kansere dönüşebilir mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar genellikle iyi huyludur ve kanserleşme riski çok düşüktür. Menopoz öncesi miyom nedeniyle rahimde belirgin büyüme saptansa bile, bu durumun kötü huylu bir tümöre işaret etmesi oldukça düşük olasılıktır. Ancak menopoz sonrası, özellikle eşlik eden ağrı ve kanama varsa, kötü huylu olma olasılığı göz önünde bulundurularak ileri tetkik yapılmalıdır.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar hamile kalmayı engeller mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Rahimin içine doğru yani bebeğin yerleşeceği yere doğru büyüyen miyomlar rahim iç yüzeyini bozar ve embriyonun tutunmasını engelleyebilir. Bu tip miyomlarda gebelik oranlarıının yaklaşık yüzde 70 azaldığı görülmüştür. Bu miyomların ameliyat ile alınması doğurganlığı arttırır. Rahim dışına doğru büyüyen miyomlar doğurganlığı etkilemezler.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar kendiliğinden kaybolur mu?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar genellikle kendiliğinden kaybolmaz ancak bazı durumlarda küçülebilir veya belirgin şekilde gerileyebilirler<strong>.</strong> Menopoz gibi östrojen seviyelerinin düştüğü dönemlerde  küçülebilir ancak aktif hormon üretiminin olduğu dönemlerde kendiliğinden kaybolmaları nadirdir<strong>.</strong> Şikayete yol açmayan miyomlar tedavi gerektirmese de mutlaka takip edilmelidir.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar nasıl tedavi edilir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Tedavinin, miyomun büyüklüğüne, konumuna ve semptomlara bağlı olarak değiştiğini belirten Prof. Dr. Hüsnü Görgen “İlaç tedavisi, hormon tedavisi ya da cerrahi müdahale (miyomektomi veya histerektomi) gibi yöntemler kullanılabilir. Günümüzde sıklıkla laparoskopik ve histeroskopik miyomektomi yapılmaktadır. Laparoskopik miyomektomi ile daha az kan kaybı yaşanır, ameliyat sonrası ağrı daha azdır. Bu nedenle, uygun vakalarda laparoskopik miyomektomi, hastanın konforu ve iyileşme süreci açısından tercih edilebilecek minimal invaziv bir yöntemdir. Ancak miyom sayısına ve büyüklüğüne bağlı olarak açık ameliyat ile de miyomektomi yapılması gerekmektedir. Küçük rahim içine doğru büyüyen ve kanama yapan miyomlar histeroskopi ile alınabilir. Histeroskopi -mide içerisine bakmak için kullanılan endoskopi gibi- rahim içerisine bakmak için kullanılan bir yöntemdir. Histeroskopi yolu ile rahim içine büyüyen miyomlar kesilerek tamamı veya büyük bir kısmı çıkarılarak hastanın şikayelerinin geçmesi sağlanır. Rahim alınmasında sorun olmayan ve çocuk isteği olmayan hastalarda miyom için histerektomi ameliyatı yapılır” diyor.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar tekrar oluşur mu?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Miyomlar cerrahi olarak çıkarılsalar da hormonal dengesizlikler devam ederse tekrarlayabilirler. Miyom sayısı arttıkça tekrarlama riski artmaktadır<strong>.</strong> Miyomektomi, miyomların çıkarılmasını sağlasa da yeni miyom gelişimini engellemez<strong>.</strong> Hastaya, miyomların tekrarlama riskinin kişiye göre değişeceği<strong> </strong>anlatılmalıdır.<strong> </strong>Tedavi sonrası düzenli kontrol ve sağlıklı yaşam tarzıyla (kilo kontrolü, beslenme, egzersiz vb) riskler azaltılmaya çalışılmalıdır.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar adet düzensizliğine neden olur mu?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Evet, özellikle rahim iç yüzeyine yakın miyomlar yoğun ve düzensiz adet kanamalarına yol açabilir. Bu durum anemiye (kansızlık) neden olabilir.  5 cm’den büyük miyomu olanlar, daha küçük miyomları olanlara göre adet dönemlerinde daha fazla ani ve yoğun kanama<strong> </strong>yaşamaktadır.</p>
<p><strong>SORU: Miyomlar ağrı yapar mı?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Büyük miyomlar pelvik ağrıya, bel ve bacak ağrılarına, sık idrara çıkma veya kabızlık gibi semptomlara neden olabilir. Ancak, küçük miyomlar genellikle belirti vermez. Pelvik ağrı genellikle miyomun büyümesine değil, beslenme yetersizliği nedeniyle doku ölümüne bağlı dejenerasyona bağlıdır. Bazen rahim dışına doğru büyüyen saplı miyomlarda torsiyon (kendi etrafında dönme) olması pelvik ağrıya neden olur ki genellikle cerrahi müdahale gerekir.</p>
<p><strong>SORU: Miyom varken hamile kalırsam çocuğu aldırmam gerekir mi?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen “En sık sorulan sorulardan biri de bu oluyor. Miyom ile hamile kalanlarda gebeliği sonlandırmaya gerek yoktur. Gebelik sırasında miyom saptanma sıklığı yüzde 2-10 arasında değişmektedir. Gebelik sırasında tespit edilen bu miyomların boyutları hamileliğin ilk 3-4 ayında yüzde 15-25 oranında büyüme gösterir. Üçüncü aydan sonra genellikle boyutlarında çok az değişiklik olur. Büyük miyomlar (5 cm den büyük) daha fazla büyüme eğilimindedirler. Bazı miyomların boyutları hamilelik sıranda değişmeden kalabilir. Gebelik sırasında saptanan miyomlar rahim içerisindeki yeri, sayısı ve büyüklüğüne göre gebelikte birtakım sorunlar yaratabilir. Ancak miyomların gebelik sırasında bebekte sakatlık yapıcı herhangi bir zararı yoktur” diyor.</p>
<p><strong>SORU: Miyomların gebelik sırasında yaratabileceği sorunlar nelerdir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP: </strong>Gebelik sırasında ağrıya yol açabilir. Miyom sayısına göre düşük ve erken doğum riski artar. Normal doğum yerine sezaryen gerekebilir. Doğum sonrası kanama riskinde artış olabilir. Gebelik sırasında miyom saptanan hastalarda genel bilgiler verilerek gebelik takip edilir. Miyomların yeri, sayısı ve büyüklüğü ultrason ile saptanır. Ağrı için ağrı kesiciler kullanılır. Yalnız bu ilaçların kullanımında doktor kontrolünde olmak gerekir.</p>
<p><strong>SORU: Miyom riskini azaltmak için nelere dikkat etmek gerekir?</strong></p>
<p><strong>CEVAP:</strong> Prof. Dr. Hüsnü Görgen “Yağlı ve kalorili beslenme miyom gelişimine yardımcı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda vücut ağırlığında her 10 kg artışın miyom riskini yüzde 21  artırdığı, vücut yağ oranı yüzde 30’un üzerinde olan kadınlarda da miyom riskinin arttığı görülmüştür. Bu nedenle sağlıklı kilo verme, özellikle miyom riski taşıyan kadınlar için koruyucu olabilir. Beslenme alışkanlıklarının da miyom gelişimi üzerinde önemli etkileri olduğu gösterilmiştir. Kırmızı et yönünden zengin bir diyet, miyom riskini artırmaktadır.<strong> </strong>Bu etki, kırmızı etin yüksek doymuş yağ içeriği ve östrojen metabolizmasını etkileyen maddeler içermesiyle ilişkili olabilir. Buna karşın, yeşil sebzelerden zengin diyet ise miyom riskini azaltmaktadır. Öte yandan yeşil sebzelerin: antioksidan içeriği, lif açısından zengin olması, hormonal dengeyi desteklemesi vb sayesinde koruyucu etki sağladığı düşünülmektedir. Hareketsiz yaşam biçimi de hormonal dengesizliklere yol açarak miyom gelişimini tetikler. Yapılan çalışmalarda, düzenli fiziksel aktivitenin<strong> </strong>miyom gelişimi üzerinde koruyucu bir etkisi olduğu gösterilmiştir” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/miyomlar-tehlikeli-midir-kansere-yol-acar-mi-555594">Miyomlar Tehlikeli midir? Kansere Yol Açar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tütün kullanımı her nefeste kansere yaklaştırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tutun-kullanimi-her-nefeste-kansere-yaklastiriyor-538441</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 09:55:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[nefeste]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaştırıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tütün ürünleri sadece akciğere değil baş ve boyun bölgesindeki dokulara da hayati boyutta zarar veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutun-kullanimi-her-nefeste-kansere-yaklastiriyor-538441">Tütün kullanımı her nefeste kansere yaklaştırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tütün ürünleri sadece akciğere değil baş ve boyun bölgesindeki dokulara da hayati boyutta zarar veriyor. Baş ve boyun kanserlerinin en önemli sebeplerinden birinin sigara olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, “Bu kanser türünde belli belirsiz şikayetler sebebiyle erken tanı evresi genellikle kaçırılıyor. Erken tanı sağlayan özel bir tarama yöntemi olmasa da tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmak gibi koruyucu yaşam tarzı alışkanlıklarına önem vermek ve küçük belirtileri hızlıca fark edebilmek çok kıymetli. Kişi kendini iyi dinlemeli ve inatçı ses kısıklığı, tekrarlayan burun kanamaları, iyileşmeyen yaralar, yeni fark edilen ya da büyümeye devam eden baş boyun kitleleri, geçmeyen nefes darlığı gibi şikayetlerde mutlaka bir sağlık merkezine başvurmalı” dedi.</strong></p>
<p>Boynun alt sınırı olan köprücük kemikleri ile üst sınırı olan kafa tabanına kadar olan bölgede beyin ve omurilik dışındaki geniş bir bölümü kapsayan baş-boyun kanserlerinin erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Evren Erkul, “Erkeklerde daha sık görülmesiyle birlikte genetik yapının ve sonradan gelişen bazı bozuklukların da etkisi büyük. Türkiye’de baş boyun kanserleri içinde erkeklerde en sık gırtlak kanseri kadınlarda ise en sık tiroit kanseri ile karşılaşılıyor. Listenin ikinci sırasında ise her iki cinsiyet için de ağız içi kanserleri var” dedi. </p>
<p><strong>40 yaş ve üzeri daha büyük risk taşıyor</strong></p>
<p>Dünyada en sık görülen kanserlerin arasında 6’ncı sırasında yer alan baş ve boyun kanserlerinin genel olarak 50 ve üstü yaşlarda görüldüğünü açıklayan Erkul, “Yine de erken yaşlarda da boyunda şişlik ya da kitle gibi şikayetlerle gelen hastalar mutlaka baş boyun kanserleri açısından değerlendirilmeli ve kesin tanı için detayı incelenmeli. Çocuklarda bile nadiren de olsa genetik yatkınlık, mutasyonlar ve küçük yaşlarda alınan radyoterapilerin tetikleyici etkileriyle sarkomlar, farklı tümörler ve lenfomalar görülebiliyor” şeklinde konuştu</p>
<p><strong>Geçmeyen ses kısıklığı güçlü bir sinyal</strong></p>
<p>Baş ve boyun kanserlerinde tümörün yerleştiği yere göre belirtilerin de farklılaşabileceğini dile getiren Erkul, “Örneğin en sık karşılaşılan gırtlak ve ağız içi kanserlerinde ses kısıklığı ve ağız içinde geçmeyen yaralar görülüyor. Ya da daha nadir görülen burun içindeki tümörlerde burun kanamaları, burun tıkanıklığı, yüz ve ağızda yaralar gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Bunlara ek olarak baş ve boyun bölgesinde ortaya çıkan şişlik ve kitleler de takip edilmesi gereken ciddi semptomlar arasında” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutun-kullanimi-her-nefeste-kansere-yaklastiriyor-538441">Tütün kullanımı her nefeste kansere yaklaştırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Her 8 kadından 1&#8217;i kansere yakalanma riski taşıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-8-kadindan-1i-kansere-yakalanma-riski-tasiyor-449273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 10:08:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kadından]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yakalanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezi’nde (AROM) “Ulusal Kanser Haftası” dolayısıyla “Erken Tanıyla Yaşama Zaman Tanı” konulu etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-8-kadindan-1i-kansere-yakalanma-riski-tasiyor-449273">&#8220;Her 8 kadından 1&#8217;i kansere yakalanma riski taşıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Ege Üniversitesi (EÜ) Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezi’nde (AROM) “Ulusal Kanser Haftası” dolayısıyla “Erken Tanıyla Yaşama Zaman Tanı” konulu etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, kanser hastalıklarının erken teşhis ve tedavisi hakkında bilgiler verildi. Etkinliğe EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rüçhan Sertöz, EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve EÜ Tıp Fakültesi Dâhili Tıp Bilimleri Bölümü Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Emine Serra Kamer, EÜ Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Gizem Engin, Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğr. Gör. Uzman Dr. Özge Arslan, EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Fatma Sert ve öğrenciler katıldı.  </span></p>
<p><span>Etkinliğin açılışında kısa bir konuşma yapan EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sertöz; EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, EÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, EÜ Öğrenci Dekanlığı, Tıp Fakültesi ve EÜ Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği Öğrenci Topluluğu iş birliğinde düzenlenen ve kanser hastalığında erken tanının öneminin vurgulanacağı  ‘Erken Tanıyla Yaşama Zaman Tanı’ farkındalık etkinliği dolayısıyla bir arada olduklarını söyledi.  </span></p>
<p><b><span> “Erken tanı yaşam süresinin uzamasını sağlar”</span></b></p>
<p><span>Ulusal Kanser Tarama Programı ile ilgili bilgi veren EÜ Kanser Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Fatma Sert, Kanser Haftasına özel bir farkındalık oluşturmak istediklerini ifade ederek, “Erken tanı hayat kurtarıyor. Sağlık Bakanlığı, erken teşhis ve tedaviyi teşvik etmek için Ulusal Kanser Tarama Programı’nı yürütmektedir. Sağlık Bakanlığının sayfasına baktığımızda Ulusal Tarama Programı kapsamında meme, serviks ve kolorektal kanserler olmak üzere üç ana kanserin taramasının yapıldığını görebiliriz. Çünkü bu üç ana kanserin erken tanı ile öğrenilmesi yaşam süresini uzatıyor. Ayrıca program kapsamında, belirli yaş gruplarındaki kadınlara meme kanseri taraması için ücretsiz mamografi çekimi yapıyor. 40-69 yaş arası kadınlara her iki yılda bir mamografi çekimi önerilmektedir. Tarama, meme kanserinin erken teşhisinde önemli bir rol oynamaktadır. Erken tanı ve teşhis, tedavinin daha başarılı olmasını ve hastanın yaşam süresinin uzamasını sağlar. Bu yüzden aile hekimlerinize düzenli olarak başvurmanızı öneriyorum. Şüpheli bir durum ortaya çıkarsa Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) danışmanlığında tedavi sürecine başlamalısınız” dedi.  </span></p>
<p><span>Programda “Kendi Kendine Meme Muayenesi” konulu bir sunum yapan Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğr. Gör. Uzman Dr. Özge Arslan, “Kadınlarda en sık görülen kanser, meme kanseri türüdür. Bu tür kadınlar kadar sık olmasa da erkeklerde de görülebiliyor. Her 8 kadından 1’inde yaşamı boyunca meme kanseri gelişme riski var. Hastalık her zaman bulgu vermediği için asıl amacımız toplumda düzenli tarama yaptırma bilincini oluşturmak. 40 yaş üstündeki her kadına yıllık mamografi yapılmalıdır. Hastanın hastaneye gelmeden önce kendi kendine muayene edebilmesi çok önemli. Şüphe duyulan durumlarda KETEM’e başvurularak yüzde 25-40 oranında kanser riskinin azaldığı görülmüştür” diye konuştu.  </span></p>
<p><span>Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Ulusal Kanser Haftası farkındalık etkinliği, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Sempozyumun ardından maket ile erken tanı için kendi kendine muayene yöntemi gösterilerek, katılımcılara bilgi verildi. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-8-kadindan-1i-kansere-yakalanma-riski-tasiyor-449273">&#8220;Her 8 kadından 1&#8217;i kansere yakalanma riski taşıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyen Doç. Dr. Hasan Akbaba&#8217;dan Kansere Karşı Bağışıklığı Güçlendirecek Proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-hasan-akbabadan-kansere-karsi-bagisikligi-guclendirecek-proje-405971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 08:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[akbabadan]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[hasan]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde oluşturduğumuz sürdürülebilir bilim iklimi çerçevesinde üretken akademisyenlerimiz tarafından hazırlanan projeler, TÜBİTAK nezdinde desteklenmeye devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-hasan-akbabadan-kansere-karsi-bagisikligi-guclendirecek-proje-405971">Egeli akademisyen Doç. Dr. Hasan Akbaba&#8217;dan Kansere Karşı Bağışıklığı Güçlendirecek Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Akbaba’nın yürütücülüğünü üstlendiği “Meme Kanserine Karşı Bağışıklık Sistemi Tarafından Tanınabilen Yapay Kanser Hücresi ile İmmün Stimülasyonunun Sağlanması, Terapötik ve Kanser Aşısı Potansiyelinin Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 – Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Proje kapsamında çağın hastalığı olan kanserin tedavisine yönelik olarak bağışıklık sisteminin stimülasyonunu sağlayan yapay kanser hücreleri geliştirilecek.</p>
<p>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde oluşturduğumuz sürdürülebilir bilim iklimi çerçevesinde üretken akademisyenlerimiz tarafından hazırlanan projeler, TÜBİTAK nezdinde desteklenmeye devam ediyor. Eczacılık Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Hasan Akbaba ve ekibinin gerçekleştirdiği proje ile kanserin tedavisine yönelik yapay kanser hücreleri geliştirilecek. Ayrıca meme kanserine karşı koruyucu bir aşı geliştirilesi de hedefleniyor. Hocamızı ve ekibini çalışmalarından ötürü tebrik ediyorum” dedi.</p>
<p>“Yapay kanser hücreleri ile bağışıklık desteklenecek” Proje kapsamında kanserin tedavisine yönelik olarak bağışıklık sisteminin stimülasyonunu sağlayan yapay kanser hücreleri geliştirileceğini ifade eden Doç. Dr. Hasan Akbaba, “Bağışıklık sisteminin heterojen stimülasyonu ve immünolojik sinapstaki etkileşimi artırmak üzere kanserli hücrelerin genetik modifikasyon ile tanınabilirliğinin artırılması, dolayısıyla bağışıklık sistemine karşı duyarlılığının artırılması amaçlanmıştır. Bu temelde ortaya koyduğumuz hipotez; T hücreleri yerine kanser hücrelerinde gerçekleştirilecek genetik modifikasyonlar ile kanser hücrelerinin bağışık sistemden kaçış mekanizmalarının ortadan kaldırılması ve antijen sunumunun stimülasyonu ile kanser hücrelerinin kamuflajının önlenmesidir. Organizmadaki anti-tümör T hücre aktivitesi artırılarak tümör immunosurveillance kapsamında bağışıklık sistem lehine denge sağlanabilecektir. Bu amaçla proje önerimizde antijen sunumunun dentritik hücre membranı aracılığıyla ve gen ekspresyonu ile stimüle edildiği ve immün kaçıştan sorumlu genlerin nakavt edildiği yapay kanser hücreleri formüle edilerek bağışıklık sisteminin bilinçli olarak yönlendirilmesi, bir anlamda ‘eğitilmesi’ ile bağışıklık sisteminin desteklenmesi planlanmaktadır. Geliştirilen yapay kanser hücresinin in vitro ve in vivo T hücresi aktivitesi analiz edilecek, meme kanseri fare ortotopik modelinde hem terapötik hem de kanser aşısı potansiyelinin değerlendirilmesi gerçekleştirilecektir” dedi. Projenin gelişim sürecini anlatan Doç. Dr. Akbaba, “Bu proje, lisansüstü eğitimim sırasında edindiğim nanotaşıyıcı sistemler ve Harvard Medical School Immunoloji Bölümünde doktora sonrası araştırmacı olduğum dönemde edindiğim altyapı birleştirilerek tasarlanmıştır. Proje önerimiz bir önceki yürütücülüğünü gerçekleştirdiğim ve geçtiğimiz şubat ayında tamamladığımız TÜBİTAK 1001 projesinin devamı niteliğinde olup proje ekibimizin nihai hedefi meme kanserine karşı koruyucu ve terapötik bir aşının geliştirilmesidir” diye konuştu.</p>
<p>Multidisipliner araştırma ekibi Doç. Dr. Hasan Akbaba’nın yürütücü olduğu proje ekibinde; Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Gülten Kantarcı ve Ege Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mert Döşkaya danışmanlık görevini üstlenirken, Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Karakavuk araştırmacı olarak yer alıyor. Projenin kurum dışı paydaşları ise İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba ve İzmir Biyotıp ve Genom Merkezinden Doç. Dr. Şerif Şentürk.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyen-doc-dr-hasan-akbabadan-kansere-karsi-bagisikligi-guclendirecek-proje-405971">Egeli akademisyen Doç. Dr. Hasan Akbaba&#8217;dan Kansere Karşı Bağışıklığı Güçlendirecek Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü&#8217;nde Kansere Karşı Bilinçlerndirme Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-kansere-karsi-bilinclerndirme-semineri-365756</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 16:10:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzünde]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlerndirme]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, Kanser Vakfı işbirliği ile kansere karşı bilinçlendirme semineri düzenledi. Kanser Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Deniz Arslan, kanser hastalığıyla mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekerek “Bu hastalığa yakalanmamak için sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam en önemli ilacımız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-kansere-karsi-bilinclerndirme-semineri-365756">Beylikdüzü&#8217;nde Kansere Karşı Bilinçlerndirme Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, Kanser Vakfı işbirliği ile kansere karşı bilinçlendirme semineri düzenledi. Kanser Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Deniz Arslan, kanser hastalığıyla mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekerek “Bu hastalığa yakalanmamak için sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam en önemli ilacımız. </p>
<p>Tütün ürünleri, alkol, nargile ve elektronik sigaranın yanı sıra fast food gibi paketlenmiş ve işlenmiş ürünlerden uzak durarak sağlıklı beslenmeliyiz” diye konuştu.</p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi, Kanser Vakfı işbirliği ile kansere karşı bilinçlendirme semineri düzenledi. Lise öğrencilerine yönelik düzenlenen Kansere Karşı Bilinçli Adımlar adlı seminere konuşmacı olarak katılan Kanser Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Deniz Arslan; kanser hastalığı, tedavi yöntemleri ve erken teşhisin önemine dikkat çekti. </p>
<p>Kanser hastalıklarının önlenmesinde tarama sıklığının önemli olduğunu belirten Arsan, “Ailede kanser hastası olan varsa tarama sıklığına dikkat ederek kontrollerimizi yaptırmalıyız. Bu hastalığa yakalanmamak için sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam en önemli ilacımız. </p>
<p>Tütün ürünleri, alkol, nargile, elektronik sigaranın yanı sıra fast food gibi paketlenmiş ve işlenmiş ürünlerden de uzak durarak sağlıklı beslenmeliyiz. Özellikle gençlerin bu konulara dikkat etmesi gerekiyor çünkü telefonu elimizi aldığımızda ne yediğimize ne de içtiğimize dikkat ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Akciğer kanseri en çok rastlanılan kanser türü”</strong></p>
<p>Erkek ve kadınlarda akciğer kanserinin en çok rastlanılan kanser türü olduğunu ifade eden Arslan, “Bol su, tam tahıllı gıdalar ve baklagiller tüketmek çok önemli. Dünyadaki kanserlere baktığımızda her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser teşhis konulduğunu, 10 milyon kişinin de vefat ettiğini görüyoruz. Türkiye’de ise her yıl 230 bin civarında yeni kanser teşhisi konulurken bunun 130 bini vefat ediyor. Toplumumuzu bilinçlendirirsek bu kayıplarımızı önleyebiliriz” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Sağlıklı bir toplum oluşturabilmek için bu eğitimleri bu yaşta vermeliyiz”</strong></p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Mehmet Esmer ise, “Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğu, erken teşhisin tedavide ne kadar önemli olduğu vurgulandı. Çocuklar bizim geleceğimiz. Biz bu kapsamda okullara giderek tarama testleri yapıyoruz. Aynı zamanda bu farkındalık çalışmalarıyla eğitim seminerleri düzenleyerek çocuklarımızı bu hastalıklardan uzak tutmaya çalışıyoruz. Özellikle kansere neden olacak çevresel etkenleri bilmemiz gerekiyor. Sağlıklı bir toplum oluşturabilmek için bu gibi eğitimleri bu yaşta vermeliyiz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-kansere-karsi-bilinclerndirme-semineri-365756">Beylikdüzü&#8217;nde Kansere Karşı Bilinçlerndirme Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
