<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalıcı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kalici/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalici</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Mar 2026 10:28:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kalıcı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalici</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mutluluğu kovalamak boşa çıkıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mutlulugu-kovalamak-bosa-cikiyor-621775</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Şey]]></category>
		<category><![CDATA[boşa]]></category>
		<category><![CDATA[çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kovalamak]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[Tatmin]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621775</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 20 Mart Dünya Mutluluk Günü kapsamında mutluluğun aslında ne demek olduğu, kısa vadeli hazlar yerine uzun vadeli tatminin önemi ve kalıcı huzura giden yollar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mutlulugu-kovalamak-bosa-cikiyor-621775">Mutluluğu kovalamak boşa çıkıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 20 Mart Dünya Mutluluk Günü kapsamında mutluluğun aslında ne demek olduğu, kısa vadeli hazlar yerine uzun vadeli tatminin önemi ve kalıcı huzura giden yollar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mutluluk, herkes için farklı anlam taşıyor!</strong></p>
<p>Sanılanın aksine mutluluğun, sürekli yüzde kocaman bir gülümsemeyle etrafa neşe saçmak ya da hiç dert sahibi olmamak gibi bir şey olmadığını ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Buna ‘öznel iyi oluş’ demek uygun bir kullanım olabilir. Yani bir insanın hayatının genel olarak ne kadar tatmin edici ve olumlu duygularını, olumsuz duygularına kıyasla ne kadar sık yaşadığıyla ilgili bir durum.” dedi.</p>
<p>İnsanların mutluluğu bambaşka şekillerde yaşamasının sebebinin oldukça insani olan farklı gerekçelere bağlı olduğunu aktaran Beyaz, “Hepimizin parmak izi gibi eşsiz olabilecek bir geçmişi, farklı değer yargıları, genetik yatkınlıkları, kişilikleri ve de yaşanmışlıkları var. Çocukluğunda çok fazla karmaşa yaşamış biri için, sadece sıcak bir evde sessizce kitap okumak güvende hissettirir ve bu onun için oldukça tatmin edici bir mutluluktur. Bir başkası içinse mutluluk sürekli yeni yerler keşfetmek, sınırları zorlamak olarak karşımıza çıkabilir. Yani belirtmeye çalıştığım; farklılıklarımız mutluluğun bizim için ne anlama geldiğini baştan aşağı değiştirebiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mutsuzluğun en büyük nedenlerinden biri kıyaslama davranışı! </strong></p>
<p>Modern yaşamda mutluluğu etkileyen faktörlere değinen<strong> </strong>Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Mutsuzluğun günümüzde bir salgın gibi yayılmasına neden olabilecek bazı etkenler var. Mutsuzluğun en büyük nedenlerinden biri kıyaslama davranışı. Özellikle de sosyal medya nedeniyle, artık kendimizi sadece yakınlarımızla değil, dünyanın herhangi bir ucundaki insanların hayatlarının sadece ‘en iyi ve filtreli’ anlarıyla kıyaslıyoruz. Bu da insanın içinde sürekli bir eksiklik, geride kalmışlık hissini tetikleyebiliyor. Bir diğer faktör ise modern hayatın baş döndürücü hızı. İstediğimiz bir yemeğe, diziye, alışverişe anında ulaşmaya o kadar alıştık ki, beynimizin haz-mutluluk süreçleri buradan nasibini fazlasıyla alıyor. Emek verip beklemeyi unuttuk. Hal böyle olunca, anında sonuç vermeyen uzun soluklu ilişkilerden ya da yeni bir beceri edinme süreçlerinden çabucak sıkılıp mutsuzluğa sürükleniyoruz.”</p>
<p><strong>Bağ kurma, yetkinlik ve özgürlük, kalıcı mutluluğu oluşturur!</strong></p>
<p>İnsanın içsel olarak gerçekten huzurlu hissedebilmesi için bilimsel araştırmalar ışığında ön plana çıkan bazı noktalar olduğunu kaydeden Beyaz, “Bunları ruhun temel gıdaları gibi düşünebiliriz. İlki sevilmek ve birilerine ait hissetmek, yani samimi ve doğal bağlar kurabilmek. Diğeri, hayatta bir işe yaradığını, bir şeyleri başarabildiğini görmek ki buna da yetkinlik diyoruz. Bunların dışında da kişinin kendi hayatının direksiyonunda olduğunu idrak etmesi, yani dışarıdan ağır bir baskı görmeden kendi seçimlerini yapabilme özgürlüğü denilebilir. Bu temel kavramlar; bağ kurma, yetkinlik ve özgürlük hissi bir arada olduğunda aslında o kalıcı mutluluktan söz edebiliriz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Mutluluk kovaladıkça kaçıyor!</strong></p>
<p>Mutluluğu sürekli arama veya zorlamanın günümüzün önemli yanılsamalarından biri olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Mutluluğu bir hedefe dönüştürmek son derece yıpratıcıdır. ‘Sürekli mutlu olmalıyım, hiç kötü hissetmemeliyim’ baskısı, psikolojide toksik iyimserlik dediğimiz halin ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor.” dedi.</p>
<p>Mutluluğu kovaladıkça kaçtığına işaret eden Beyaz, “Çünkü sürekli ‘Şu an mutlu muyum?’ diye kendimizi yoklamaya çektiğimizde aslında içinde bulunulan anın farkındalığı düşüyor. Dahası üzüntü, öfke ya da hayal kırıklığı gibi son derece insani duyguları baskılamak, onları bir düdüklü tencere içine hapsetmek gibi. İnsan sadece neşeyi değil, acıyı da yaşayabildiği ve hatta kabul edebildiği ölçüde sağlıklıdır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Geçici hazlar yerine anlamlı amaçlar, kalıcı tatmin sağlar! </strong></p>
<p>İnsanların mutluluğu kısa vadeli hazlar yerine uzun vadeli tatmin ile nasıl ilişkilendirebileceği hakkında önerilerde bulunan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bu dengeyi kurabilmenin yolu beynimizin ödül sistemini anlamaktan geçiyor.” dedi.</p>
<p>Beynimiz dopamin kaynaklı anlık hazları çok sevdiğini dile getiren Beyaz, “Bir dilim pasta yemek veya sosyal medyada beğeni almak o an harika hissettirir ama etkisi saman alevi gibi çabuk söner ve hemen daha fazlasını isteriz. Kalıcı tatminse bu anlık eğlenceden ziyade hayatın anlamının anlaşılabilmesiyle daha ilgilidir. Zorlu bir sınavda başarıya ulaşmak, bir çocuğun yetişmesine katkı sağlamak veya bir dostun acısında ona yardımcı olabilmek o an pek de eğlenceli ya da haz veren bir şey olmayabilir. Hatta can sıkıcı ve yorucu gelecektir. Ama günün sonunda kendimizi kontrol ederken, işe yarar, anlamlı bir şey yaptığımız yönündeki algımız, kalıcı mutluluğun doğrudan kendisidir. Bu vesileyle hayatımızı yalnızca geçici hazlara değil, daha büyük bir amaca adadığımızda o derin, uzun vadeli tatmin duygusuna ulaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Zor zamanlarda mutluluğu kovalamak yerine, tutunacak bir neden bulmak daha işlevsel! </strong></p>
<p>Günlük yaşamda mutluluğu artırmak için uygulanabilecek basit ve doğal çeşitli yollar olduğunu aktaran<strong> </strong>Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Hayat kötü giderken gerçekçi olmayıp, her şey harika demekten bahsetmiyorum; ancak çok kötü bir günün sonunda bile küçük de olsa bir şeye şükredebilmek, beynin sürekli felaket arayan radarını yavaşlatabileceği gibi iyi bir nefes de aldırır.” dedi.</p>
<p>Zihni geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından çekip alarak, anın farkındalığını hissettirecek basit şeylere odaklamanın zihni son derece sakinleştirebileceğine dikkat çeken Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bununla birlikte bolca fiziksel aktivasyon da zihinsel karamsarlığı en hızlı kıran şeylerden biri. Kayıp, hastalık veya büyük krizler gibi zor yaşam koşullarında insanlardan mutlu olmalarını beklemekse pek gerçekçi bir yaklaşım olmaz. O noktada amacımız mutluluk değil, anlam bulmak ve psikolojik dayanıklılık göstermeye niyet ve gayret etmek olmalı. Zor zamanlarda mutluluğun peşinden koşturmaktansa, ayakta tutabilecek, belki de tutunmaya yarayacak bir neden bulmak çok daha işlevseldir. O zorluk bittiğinde zaten gösterilen çaba çoğu kere kalıcı bir huzur olarak geri dönebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mutlulugu-kovalamak-bosa-cikiyor-621775">Mutluluğu kovalamak boşa çıkıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yeniliğe Adapte Olamayan İş Dünyasında Kalıcı Olamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenilige-adapte-olamayan-is-dunyasinda-kalici-olamaz-617784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[adapte]]></category>
		<category><![CDATA[biçer]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasında]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[olamayan]]></category>
		<category><![CDATA[olamaz]]></category>
		<category><![CDATA[yeniliğe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617784</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk kez başlattığı Girişimcilik Dersi’ne, sahibinden.com Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer konuk oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenilige-adapte-olamayan-is-dunyasinda-kalici-olamaz-617784">&#8220;Yeniliğe Adapte Olamayan İş Dünyasında Kalıcı Olamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk kez başlattığı Girişimcilik Dersi’ne, sahibinden.com Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer konuk oldu.</p>
<p>Biçer, iş hayatına adım atma hikâyesini ve kariyer yolculuğunda edindiği tecrübeleri öğrencilerle paylaşarak gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Konuşmasında iş dünyasında yeniliklere uyum sağlamanın önemine dikkat çeken Biçer, “İş dünyasında takip etmediğiniz veya uygulamadığınız bir yenilik sizin sonunuzu getirebilir. Adapte olamayan, iş dünyasında ilerleyemez” sözleriyle öğrenciler için yol gösterici önerilerde bulundu.</p>
<p>Sahibinden.com’un dünyadaki en büyük Türkçe platform olduğunu belirten Biçer, platformun yoğun kullanıcı trafiğine de değindi. Biçer, “Aylık ziyaretçi sayımız 3 milyon. Facebook, Instagram gibi platformlar çöktüğünde ziyaretçi sayımız 2-3 katına çıkabiliyor” dedi.</p>
<p>Platform trafiğinin önemli bir kısmının ise yalnızca merak ve keşif amacıyla siteyi ziyaret eden kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu ifade eden Biçer, insanların çoğu zaman yaşadıkları bölgelerdeki en iyi evin fiyatını görmek ve fotoğraflarını incelemek için siteyi ziyaret ettiğini söyledi.</p>
<p>Araç aramalarına ilişkin verileri de paylaşan Biçer, en çok aranan otomobil markalarının BMW ve Mercedes olduğunu, ancak en çok satılan otomobil markasının Renault Clio olduğunu belirtti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenilige-adapte-olamayan-is-dunyasinda-kalici-olamaz-617784">&#8220;Yeniliğe Adapte Olamayan İş Dünyasında Kalıcı Olamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulaklıklar Kalıcı İşitme Kaybına Yol Açabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulakliklar-kalici-isitme-kaybina-yol-acabilir-617302</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 09:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[İşitme Kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[kulaklıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şitme]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Ses]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulaklarımız çevremizi ve dünyayı algılamamızda önemli rol oynuyor. Ancak günümüzde modern yaşamın getirdiği gürültü kirliliği, yanlış alışkanlıklar ve ihmaller, işitme sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulakliklar-kalici-isitme-kaybina-yol-acabilir-617302">Kulaklıklar Kalıcı İşitme Kaybına Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kulaklarımız çevremizi ve dünyayı algılamamızda önemli rol oynuyor. Ancak günümüzde modern yaşamın getirdiği gürültü kirliliği, yanlış alışkanlıklar ve ihmaller, işitme sağlığını tehdit ediyor. Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygın olarak kullanılan kulaklıklar; müzik veya podcast dinlemek, telefonla konuşmak için günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak yanlış kullanım, özellikle yüksek ses seviyeleri ve uzun süreli maruziyet, kulak sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;ne göre, dünya genelinde 1,5 milyardan fazla insan işitme kaybı riski altında ve erken önlem alınmazsa kalıcı hasarların artacağı öngörülüyor. Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, “3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü” nedeniyle, kulaklıkların işitme sağlığına olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yanlış kulaklık kullanımı sağlığımızı tehdit ediyor</strong></p>
<p>Kulak sağlığı sadece işitmeyi değil; dengeyi, iletişim becerilerini ve genel yaşam kalitesini de etkiler. Yüksek seslere maruz kalmak, enfeksiyonlar ve yanlış temizlik yöntemleri gibi faktörler, geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Kulaklıklar da en büyük risk faktörlerinden biri haline gelmiştir. Kulaklık kullanımı moderasyonla faydalı olabilir ancak ihmal edildiğinde işitme kaybı, ağrı veya enfeksiyon gibi sorunlar görülebilir. Bu belirtiler fark edilirse, bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmak önemlidir. </p>
<p><strong>Kalıcı işitme kaybına yol açabilir</strong></p>
<p>Kulaklıkların aşırı kullanımı, yüksek ses seviyeleri nedeniyle iç kulaktaki tüylü hücreleri tahrip ederek kalıcı işitme kaybına ve kulak çınlamasına neden olabilir; bu, özellikle gençlerde yaygın bir risk faktörüdür. Kulak içi modeller, kulak kanalında nem ve bakteri birikimine yol açarak enfeksiyonlara davetiye çıkarırken, kulak üstü çeşitler uzun süreli baskıdan kaynaklı baş ağrısı ve cilt irritasyonuna sebep olur. Kablosuz kulaklıklar ise radyofrekans sinyalleriyle beyne yakın konumda elektromanyetik maruziyet yaratabilir ancak bu etkinin kesin zararları henüz bilimsel olarak tam kanıtlanmamıştır.</p>
<p><strong>Kulaklıklar yanlış kullanımda şu riskleri içeriyor;</strong></p>
<ul>
<li><strong>İşitme kaybı riski: </strong>Kulaklıkların en yaygın zararı, yüksek ses seviyelerinde uzun süre kullanım sonucu oluşan işitme kaybıdır. İç kulaktaki hassas tüylü hücreler (koklear hücreler), yüksek desibelli seslere maruz kaldığında hasar görür ve bu hücreler yenilenmez. Örneğin, 85 desibelin üzerindeki seslere 8 saatten fazla maruz kalmak, kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Kulak içi kulaklıklar, sesi doğrudan kulak zarına ilettiği için bu riski artırır; kulak üstü modellerde ise ses biraz daha dağılır, ancak uzun kullanımda benzer sorunlar yaşanabilir. Araştırmalar, kulaklıkla müzik dinleyenlerin %10&#8217;unda işitme kaybı ve ilgili problemler görüldüğünü gösteriyor. Ayrıca, tinnitus (kulak çınlaması) gibi semptomlar da ortaya çıkabilir.</li>
<li><strong>Enfeksiyon ve bakteri artışı: </strong>Kulak içi kulaklıklar, kulak kanalındaki nem ve sıcaklığı artırarak bakteri üremesini teşvik eder. Bu, dış kulak yolu enfeksiyonlarına veya kulak kiri birikimlerine neden olabilir. Paylaşılan veya temizlenmeyen kulaklıklar, bakteri sayısını 10-12 kat artırabilir ve enfeksiyon riskini yükseltir. Kulak üstü modellerde ise baskıdan kaynaklı tahriş ve baş ağrıları daha sık görülür.</li>
<li><strong>Baş ağrısı ve rahatsızlık</strong>: Uzun süreli kullanım, kulak çevresinde baskı yaratır ve migren benzeri ağrılara yol açabilir.</li>
<li><strong>Denge ve genel sağlık etkileri</strong>: Yüksek ses, iç kulaktaki denge mekanizmasını etkileyebilir, nadir de olsa vertigo gibi sorunlara neden olur.</li>
<li><strong>Sistemik riskler:</strong> Bazı ilaçlar veya mevcut hastalıklar (örneğin diyabet), kulak hassasiyetini artırarak zararı büyütür.</li>
</ul>
<p> <strong>Kulak sağlığını korumak için bu kurallara uyun</strong></p>
<p><strong>60/60 Kuralı:</strong> Ses seviyesini cihazın maksimumunun %60&#8217;ıyla sınırlayın ve günde 60 dakikadan fazla kullanmayın.</p>
<p><strong>Temizlik:</strong> Kulaklıkları düzenli dezenfekte edin, başkalarının kullanmasına izin vermeyin. </p>
<p><strong>Model seçimi:</strong> Mümkünse kulak üstü modelleri tercih edin; kulak içi olanlarda silikon uçları doğru boyutta seçin.</p>
<p><strong>Düzenli kontrol</strong>: Özellikle gençlerde ve yüksek sesli ortamda çalışanlarda yıllık işitme testi yaptırın.</p>
<p><strong>Alternatifler:</strong> Hoparlör kullanmayı veya sessiz ortamları tercih edin.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulakliklar-kalici-isitme-kaybina-yol-acabilir-617302">Kulaklıklar Kalıcı İşitme Kaybına Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek kan şekeri kalıcı görme kaybına neden olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-kan-sekeri-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-616923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabetik Retinopati]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[Görme Kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Retina]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-kan-sekeri-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-616923">Yüksek kan şekeri kalıcı görme kaybına neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan,</strong> diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, “Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur” diyor.  <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan,</strong>  bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, &#8220;Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Her 10 hastadan yaklaşık 3’ünde görülüyor!</strong></p>
<p>Gözün sinir tabakası olan retinanın<strong> </strong>hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30–35’inde görülüyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması’na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66’ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır” diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kalıcı görme kaybına neden olabilir!</strong></p>
<p>Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor.  Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, ”Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar.  Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur” diye konuşuyor.  Hastalığın ilerlemesi durumunda retina dekolmanı gelişebileceği uyarısında bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, “Bu evreye geldiğinde görme seviyesi yalnızca ışığı ayırt edebilecek seviyeye düşebilir” diyor. </p>
<p><strong>Glokomdan katarakta… </strong></p>
<p>Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak,  şöyle devam ediyor: “Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir.”</p>
<p><strong>Yılda bir kez</strong> <strong>göz muayenesi çok önemli!</strong></p>
<p>Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, “Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır” diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor. </p>
<p><strong>Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-kan-sekeri-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-616923">Yüksek kan şekeri kalıcı görme kaybına neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kent Mezarlığı&#8217;ndaki su sorununa kalıcı çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kent-mezarligindaki-su-sorununa-kalici-cozum-612153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 12:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ndaki]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bayramlar ve özel günlerde artan ziyaretçi yoğunluğunu dikkate alarak Kocaeli Kent Mezarlığı’ndaki su yetersizliğini gidermek için su hattı yenileme çalışması başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kent-mezarligindaki-su-sorununa-kalici-cozum-612153">Kent Mezarlığı&#8217;ndaki su sorununa kalıcı çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bayramlar ve özel günlerde artan ziyaretçi yoğunluğunu dikkate alarak Kocaeli Kent Mezarlığı’ndaki su yetersizliğini gidermek için su hattı yenileme çalışması başlattı.</p>
<p><b>SUYA ERİŞİM KOLAYLAŞACAK</b><br />Bayram ve özel günlerde artan su kullanımı nedeniyle mevcut hattın kapasitesinin yetersiz kaldığı, özellikle mezarlığın üst kısımlarında bulunan adalara su iletiminde sorunlar yaşandığı tespit edildi. Bu durum, ziyaretler sırasında vatandaşların su ihtiyacını karşılamada aksamalara neden oluyordu. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, İSU ekipleri tarafından sahada titizlikle sürdürülüyor. Gerçekleştirilen çalışmalarla mezarlık genelinde suya erişimin daha sağlıklı ve kesintisiz hâle getirilmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>BORU ÇAPLARI BÜYÜTÜLDÜ</b><br />Çalışmalar kapsamında mevcut su borularının çapları büyütülerek, suyun daha güçlü ve verimli şekilde iletilmesi sağlanıyor. Yenilenen hat sayesinde suyun mezarlığın tüm noktalarına dengeli ve kesintisiz ulaşması sağlanacak.</p>
<p><b>HEDEF: KESİNTİSİZ SU AKIŞI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların mezarlık ziyaretlerini daha rahat gerçekleştirebilmesi amacıyla altyapı ve hizmet çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Su hattı yenileme çalışmasının tamamlanmasıyla birlikte özellikle bayramlar ve yoğun ziyaret dönemlerinde yaşanan su sorunlarının ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Böylece ziyaretçilerin, mezarlık genelinde suya sorunsuz şekilde ulaşabilmesi hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kent-mezarligindaki-su-sorununa-kalici-cozum-612153">Kent Mezarlığı&#8217;ndaki su sorununa kalıcı çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balatçık&#8217;ta yağmur suyu sorununa kalıcı çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balatcikta-yagmur-suyu-sorununa-kalici-cozum-602912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 11:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[balatçık]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçar]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Suyu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602912</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Balatçık Mahallesi’nde şiddetli yağışlar nedeniyle yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balatcikta-yagmur-suyu-sorununa-kalici-cozum-602912">Balatçık&#8217;ta yağmur suyu sorununa kalıcı çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Balatçık Mahallesi’nde şiddetli yağışlar nedeniyle yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırıyor. Balatçık’ta 350 milyon liraya mal olacak ayrıştırma projesi kapsamında 13 kilometre yağmur suyu hattı ile 3 kilometre atık su hattı inşa ediliyor.</p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Çiğli Balatçık Mahallesi’nde yürütülen yağmur suyu ve atık su ayrıştırma projesiyle, yağışlı dönemlerde yaşanan su baskınlarına karşı kalıcı bir altyapı çözümü hayata geçiriliyor. Etaplar halinde sürdürülen ve toplam 350 milyon liralık yatırımı kapsayan proje kapsamında 13 kilometre yağmur suyu hattı ile 3 kilometre atık su hattı inşa ediliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Balatçık Mahallesi’nde uzun yıllardır yaşanan altyapı kaynaklı sorunların büyük ölçüde ortadan kaldırılması, yağmur suyu ve kanalizasyon sistemlerinin ayrıştırılmasıyla altyapı güvenliğinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Anadolu Caddesi etabı tamamlandı</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’nda görevli inşaat mühendisi Burcu Kaçar, Balatçık Mahallesi yağmur suyu ve atık su ayrıştırma projesinin Anadolu Caddesi etabının tamamlandığını belirtti. Özellikle “Jandarma Bölgesi” olarak bilinen alanda su baskınları yaşandığını ifade eden Kaçar, “Bu bölgede değişken kotlar nedeniyle yüzey sularını sağlıklı biçimde yönlendirmek mümkün olmuyordu. Yaptığımız imalatlarla yüzey sularını yağmur suyu sistemlerine alarak Balatçık Deresi’ne bağladık. Böylece jandarma bölgesinde yaşanan yağmur suyu problemini çözmüş olacağız” dedi. Balatçık Mahallesi’nin bazı sokaklarında daha önce hiç yağmur suyu hattı bulunmadığını vurgulayan Kaçar, “Bu proje sayesinde birçok noktada sistemi sıfırdan kuruyoruz. Bölgede yalnızca yaklaşık 50 metrelik ve arka sokaklara bağlanan yetersiz bir hat vardı. Anadolu Caddesi üzerinde ise hiç yağmur suyu hattı yoktu. Şu anda daha sağlıklı, daha uzun ömürlü ve kapasitesi yüksek yeni bir sistemi hayata geçiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>2027 yılında altyapı sistemi tamamlanacak</strong></p>
<p>Kaçar, Balatçık Mahallesi’nin iç kesimlerine doğru çalışmaların genişletileceğini belirterek, özellikle üniversite bölgesi ile kafe ve öğrenci yoğunluğunun fazla olduğu alanların da projeye dahil edildiğini ifade etti. Hızlı yapılaşma ve artan nüfusla birlikte mevcut yağmur suyu sistemlerinin yetersiz kaldığını söyleyen Kaçar, “Kanalizasyon sistemleri daha önce bölgeye ulaşmıştı ancak yağmur suyu altyapısı eksikti. Şu anda bu eksikliği gideriyoruz. Balatçık Mahallesi genelinde yağmur suyu sorununu neredeyse tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Hedefimiz, 2027 yılının ilk çeyreğinde altyapı hattını bölgeye kazandırmak” dedi. Çalışmaların, sahada hem proje sorumluluğu hem de yurttaşların günlük yaşamı gözetilerek sürdürüldüğünü vurgulayan Kaçar, süreç boyunca gösterilen sabır ve anlayış için vatandaşlara teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balatcikta-yagmur-suyu-sorununa-kalici-cozum-602912">Balatçık&#8217;ta yağmur suyu sorununa kalıcı çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Didim&#8217;de Yol Çalışmalarında Güvenli ve Kalıcı Adımlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/didimde-yol-calismalarinda-guvenli-ve-kalici-adimlar-602778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 07:35:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımlar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim Belediyesi, göreve gelinen ilk günden bu yana ilçede yol ağını daha güvenli, konforlu ve uzun ömürlü hâle getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didimde-yol-calismalarinda-guvenli-ve-kalici-adimlar-602778">Didim&#8217;de Yol Çalışmalarında Güvenli ve Kalıcı Adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Didim Belediyesi, göreve gelinen ilk günden bu yana ilçede yol ağını daha güvenli, konforlu ve uzun ömürlü hâle getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Planlı ve kalıcı hizmet anlayışıyla hareket eden belediye ekipleri, Didim’in dört bir yanında kapsamlı yol düzenleme çalışmalarını hayata geçiriyor.</span></span></p>
<p><span><span>KIRSALDAN MERKEZE KAPSAMLI YOL DÜZENLEMELERİ</span></span></p>
<p><span><span>Bu kapsamda ilçe genelinde toplam 99 kilometre arazi ve köy yolu düzenlemesi gerçekleştirildi. Özellikle kırsal mahallelerde yürütülen çalışmalarla, halkın günlük yaşamı kolaylaştırılırken yollar daha güvenli ve kullanışlı hâle getirildi.</span></span></p>
<p><span><span>KENDİ ÜRETİMİ PARKE TAŞLARIYLA SAĞLAM YOLLAR</span></span></p>
<p><span><span>Belediyenin kendi imkânlarıyla ürettiği parke taşları kullanılarak 195 bin metrekarelik alanda yol yapım ve tamirat çalışmaları tamamlandı. Merkez mahallelerden kırsal alanlara kadar ihtiyaç duyulan her noktada sahada görev yapan ekipler, yol altyapısını güçlendirdi.</span></span></p>
<p><span><span>Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>
<p><span><span>“Göreve başladığımız ilk günden itibaren Didim’de yol çalışmalarını güvenli, konforlu ve kalıcı çözümlerle ele aldık. Merkezden kırsala kadar ilçemizin her noktasında ihtiyaçları yerinde tespit ederek planlı çalışmalar yürütüyoruz. Kendi imkânlarımızla ürettiğimiz parke taşlarıyla hem tasarruf sağlıyor hem de hizmetlerimizi hızlandırıyoruz. Halkımızın günlük yaşamını kolaylaştıran yol çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didimde-yol-calismalarinda-guvenli-ve-kalici-adimlar-602778">Didim&#8217;de Yol Çalışmalarında Güvenli ve Kalıcı Adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulaşımda kalıcı konfor hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulasimda-kalici-konfor-hamlesi-599680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 09:06:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[konfor]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşımda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, ilçede ulaşım konforunu artırmak amacıyla Merkez Kapalı Pazaryeri önünde kalıcı orta refüj çalışmasına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulasimda-kalici-konfor-hamlesi-599680">Ulaşımda kalıcı konfor hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, ilçede ulaşım konforunu artırmak amacıyla Merkez Kapalı Pazaryeri önünde kalıcı orta refüj çalışmasına başladı. Ateş tuğlası, özel peyzaj ve ışıklandırma ile yapılacak düzenleme sayesinde parklanmanın önüne geçilerek trafik akışı daha güvenli hale getirilecek. Çalışmaları gece gündüz yerinde takip eden Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kalıcı ve estetik ulaşım çözümlerini kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.</p>
<p>Bornova Belediyesi, ilçede daha güvenli ve konforlu bir ulaşım ağı oluşturmak amacıyla yol yapım ve düzenleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, Bornova Merkez Kapalı Pazaryeri önünden geçen ve Mustafa Caddesi ile Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi’ni birbirine bağlayan 544 Sokak’ta kalıcı orta refüj çalışmasına başlandı.</p>
<p><b>Ateş tuğlası, peyzaj ve özel ışıklandırma ile modern görünüm</b></p>
<p>Çalışma kapsamında orta refüj, Mustafa Kemal Caddesi’nde uygulanan model esas alınarak ateş tuğlası ile örülecek. Refüj alanında özel peyzaj düzenlemesi ve dekoratif aydınlatmalar da yer alacak. Yapılacak düzenleme ile sokağın çehresi tamamen değişirken, gelişi güzel parklanmanın önüne geçilerek trafik akışının daha düzenli ve güvenli hale gelmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>Başkan Eşki çalışmaları gece gündüz yerinde takip ediyor</b></p>
<p>Gece ve gündüz devam eden çalışmaları sahada inceleyen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ulaşım yatırımlarının Bornova’nın yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurgulayarak, “Bornova’da yolları sadece yenilemiyoruz; kalıcı, estetik ve işlevsel çözümler üretiyoruz. 544 Sokak’ta hayata geçirdiğimiz bu çalışma hem trafik düzenini sağlayacak hem de bölgeye modern bir görünüm kazandıracak. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını aksatmamak için ekiplerimiz gece gündüz sahada” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulasimda-kalici-konfor-hamlesi-599680">Ulaşımda kalıcı konfor hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tedavi Edilmeyen Omuz Ağrıları Kalıcı Hasara Yol Açabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmeyen-omuz-agrilari-kalici-hasara-yol-acabilir-593301</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[edilmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasara]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[omuz]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omuz, vücudun en aktif eklemlerinden biri olarak gün içinde hareket kabiliyetimiz açısından önemli rol oynuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmeyen-omuz-agrilari-kalici-hasara-yol-acabilir-593301">Tedavi Edilmeyen Omuz Ağrıları Kalıcı Hasara Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Omuz, vücudun en aktif eklemlerinden biri olarak gün içinde hareket kabiliyetimiz açısından önemli rol oynuyor. Ancak özellikle ileri yaş, travmalar veya tekrarlayıcı zorlanmalar sonucu gelişen rotator manşet yırtıkları, omuz fonksiyonlarını ciddi şekilde kısıtlayarak yaşam konforunu olumsuz etkileyebiliyor. Rotator manşet yırtıklarının erken dönemde fark edilmemesi, kaslarda zayıflama ve tendonlarda geri dönüşsüz problemlere neden olabiliyor. Erken dönemde istirahat, fizik tedavi, omuz egzersizleri, çeşitli ilaçlar ve steroid enjeksiyonları ile tedavide başarılı sonuçlar alınabiliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Ahmet Serhat Aydın, rotator manşet yırtıkları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>Omuz ağrısı ve gece artan rahatsızlık dikkat çekici</b></p>
<p>Rotator manşet; supraspinatus, infraspinatus, subscapularis ve teres minor adlı dört kasın tendonlarının birleşmesiyle oluşan bir yapıdır. Bu kas ve tendonlar, omuz eklemini stabilize eder ve kolun kaldırılması, dönmesi gibi temel hareketleri sağlar. Rotator manşet yırtıkları; düşme, ağır yük kaldırma, ani kol hareketleri ya da yaşa bağlı doku zayıflığı gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Omuzda ağrı ve hareket kısıtlılığı, kolu kaldırırken veya arkaya uzatırken ağrı hissi, gece artan omuz ağrısı, özellikle etkilenen taraf üzerine yatamama, güç kaybı ve kolu baş seviyesinin üzerine kaldıramama en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır. </p>
<p><b>Tedavi ertelenirse kalıcı kas zayıflığı gelişebilir</b></p>
<p>Rotator manşet yırtıkları erken dönemde fark edilmezse, kaslarda zayıflama ve tendonlarda geri dönüşsüz değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Erken dönemde tanı alan hastalarda; istirahat, fizik tedavi ve omuz egzersizleri, ağrı kesici ve antiinflamatuar ilaçlar, steroid enjeksiyonları ile tedavi mümkün olabilir.  Ancak yırtığın büyük olduğu veya konservatif tedavilere yanıt alınamadığı durumlarda artroskopik cerrahi uygulanır. Bu yöntemle küçük kesilerden girilerek yırtık tendonlar onarılır ve omuz eklemine normal fonksiyonu yeniden kazandırılır.</p>
<p><b>Erken müdahale, başarılı sonuçların anahtarıdır</b></p>
<p>Ameliyat sonrası süreçte erken dönemde kontrollü fizik tedaviye başlanması, başarılı sonuçlar için oldukça önemlidir. Erken dönemde yapılan değerlendirme ve uygun tedaviyle omuz fonksiyonları tamamen geri kazanılabilir. Omuz sağlığını korumak önemlidir; bu nedenle tekrarlayan ağır kaldırmalardan kaçmak, spor veya egzersiz sırasında ani kol hareketlerinden uzak durmak, kas gücünü korumak için düzenli egzersiz yapmak önerilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmeyen-omuz-agrilari-kalici-hasara-yol-acabilir-593301">Tedavi Edilmeyen Omuz Ağrıları Kalıcı Hasara Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söğütlü, Küçükdikili ve Koza Su Baskınlarından Kurtuldu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sogutlu-kucukdikili-ve-koza-su-baskinlarindan-kurtuldu-588921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 06:48:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baskınlarına]]></category>
		<category><![CDATA[baskınlarından]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[koza]]></category>
		<category><![CDATA[küçükdikili]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuldu]]></category>
		<category><![CDATA[söğütlü]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ), kentte uzun süredir yaşanan su taşkınlarını önlemek amacıyla çalışmalarına aralıksız devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sogutlu-kucukdikili-ve-koza-su-baskinlarindan-kurtuldu-588921">Söğütlü, Küçükdikili ve Koza Su Baskınlarından Kurtuldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2019 yılından bu yana Adana genelinde 94 farklı noktada yeni yağmursuyu hattı inşa eden ASKİ, bugüne kadar 35 bölgede su baskınlarını kalıcı şekilde çözüme kavuşturdu. Bu kapsamda başlatılan 36. proje ile Seyhan ilçesine bağlı Söğütlü, Küçükdikili ve Koza mahallelerinde yaşanan benzer sorunlara da son veriliyor.</p>
<p>Bölgede yürütülen çalışmalarda, daha önce birleşik sistem olarak işleyen kanalizasyon ve yağmur suyu hatları birbirinden ayrılıyor. ASKİ ekipleri, 300, 800 ve 1000 mm çaplarında beton borular kullanarak hat imalatını sürdürüyor. Hat inşa edildikten sonra yağmur suyu ızgaraları da yerleştirilerek sistem devreye alınacak.</p>
<p>Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte, özellikle sonbahar ve kış aylarında yağışlı havalarda yaşanan kanalizasyon geri tepmeleri ve su baskınlarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Böylelikle vatandaşların sıkça karşılaştıkları olumsuzluklar ortadan kaldırılmış olacak.</p>
<p>Adana’nın altyapısını daha dayanıklı ve güçlü hale getirmeye yönelik projelerini sürdüren ASKİ, taşkın riski yüksek bölgeleri önceliklendirerek yeni hatlar inşa etmeye devam edecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sogutlu-kucukdikili-ve-koza-su-baskinlarindan-kurtuldu-588921">Söğütlü, Küçükdikili ve Koza Su Baskınlarından Kurtuldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önlem alınmazsa ağrı kalıcı hale geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/onlem-alinmazsa-agri-kalici-hale-geliyor-585286</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[alınmazsa]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[geceleri]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yıpranma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dizlerimiz vücudumuzun en büyük eklemi olarak her adımda tüm ağırlığımızı taşıyor. Merdivenlerden inip çıkmak,  çömelmek, spor yapmak, hatta oturduğumuz yerden kalkmak bile dizlerimizin karmaşık bir uyum içinde çalışmalarını gerektiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/onlem-alinmazsa-agri-kalici-hale-geliyor-585286">Önlem alınmazsa ağrı kalıcı hale geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dizlerimiz vücudumuzun en büyük eklemi olarak her adımda tüm ağırlığımızı taşıyor. Merdivenlerden inip çıkmak,  çömelmek, spor yapmak, hatta oturduğumuz yerden kalkmak bile dizlerimizin karmaşık bir uyum içinde çalışmalarını gerektiriyor. Ancak, bu kadar aktif bir eklem olan dizlerimiz aynı zamanda çokça yıpranmaya da maruz kalıyor. Zamanında önlem alınmazsa ağrı giderek kalıcı hale geliyor ve hareket kısıtlılığı yaşam kalitemizi düşürüyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre</strong>, bu nedenle geceleri uyandıran ağrı, şişlik ve hareket kısıtlanması gibi sorunlar geliştiğinde mutlaka bir hekime başvurmak gerektiğine dikkat çekerek, “Dizden gelen her ağrı bir uyarı niteliği taşır. Ağrıyı hafife almak, ‘geçer’ demek diz sağlığını kalıcı biçimde tehdit eder. Çünkü, yıpranma başladığında süreç sessiz ama ilerleyicidir” diyor.</p>
<p><strong>Dizlerimizi yıpratan 7 önemli neden!</strong></p>
<p>Vücudumuzun en büyük eklemi olan dizlerimiz  yük taşıma ve hareket fonksiyonları açısından kritik bir önem taşıyor. Diz ekleminde menisküsler, bağlar ve eklem kapsülü önemli bir rol oynuyor. Bu sebeple, diz ekleminin diğer eklemlerde olduğu gibi günlük aktivitelerimizi sürdürebilmesi için sağlıklı olması gerekiyor. Ancak bazı etkenler dizlerimizin yıpranmalarına neden olabiliyor. Fazla kilolar,  aşırı fiziksel aktivite, sürekli diz üzerinde iş yapma, sık sık diz çökme, kaslarda zayıflık, sert zeminde yapılan sporlar ve eşlik eden metabolik hastalıklar (diyabet, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksekliği) dizlerimizi yıpratan 7 önemli sebebi oluşturuyor. Bu faktörlerin birlikte görülmesi diz ömrünü önemli ölçüde kısaltıyor. Diz yıpranmasının en büyük sebebinin “fazla kilo” olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre, “Her fazla kilo dize binen yükü katlar. Zamanla kıkırdak yüzeyleri aşınır, ağrı ve hareket kısıtlılığı kaçınılmaz hale gelir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Ağrı geceleri uykudan uyandırabiliyor</strong></p>
<p>Dizlerde yıpranma süreci; dizin kıkırdak doku kaybı, aşınma, menisküs yırtıkları, dizde eğrilik ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit ve geceleri uyandıran ağrılara kadar gidebiliyor. Kireçlenmenin “paslanma” olarak düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre,<strong> </strong>“Gerçekte olan<strong> </strong>paslanma değil, eskimedir. Dizlerde yıpranma, diz eklemlerinin kıkırdak dokularının aşınması hatta kaybı; diz ağrısı, dizden ses gelmesi, aşırı aktivite sonrasında geceleri uyandıran ağrı, dizin genellikle skoda bacak şeklini alması, dizin iç kısımlarının ağrısı ve hareket kısıtlılığının 90 dereceden fazla olmasıyla kendini belli etmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>“Kendiliğinden geçer” diyerek ihmal etmeyin! </strong></p>
<p>Bazı belirtiler fark edildiğinde “kendiliğinden geçer” deyip ihmal etmemek, ortopedi hekimine danışmak gerekiyor, aksi halde sorun daha da ilerleyerek kalıcı hale gelebiliyor. Bu belirtiler “ağrı, hareket kısıtlılığı, merdivenleri inip çıkmada zorlanma, dizleri otururken bükülü tutmakta güçlük çekme, uçakta bacakları diğer koltuk altına uzatma ihtiyacı, hareket esnasında ağrılı ses gelmesi, namaz kılar pozisyonda oturamama, geceleri uyandıran ağrı, şekil bozukluğu, dizde güvensizlik, takılma, kilitlenme ve şişlik” olarak sıralanıyor.</p>
<p><strong>Alınabilecek ilk önlem: İstirahat</strong></p>
<p>Diz ağrısını geçirmek için uygulanacak yöntemler, altta yatan nedene ve ağrının şiddetine göre değişiklik gösteriyor. Kronik ya da ciddi durumlarda profesyonel tedavi gerekmekle birlikte hafif rahatsızlıklarda hekimin önerisiyle evde uygulanabilecek yöntemler fayda sağlayabiliyor. Bu yöntemlerin başında istirahat ve dizi zorlayan aktivitelerden kaçınmak yer alıyor. Günde birkaç kez 15-20 dakikalık buz kompresi ile diz desteği veya bandaj kullanımı ağrıyı hafifletiyor. Diz ağrısı yaşayanlara kas dengesizliklerini düzeltmeye yönelik egzersiz programları ve ortopedik tabanlıklar veya uygun spor ayakkabılar tavsiye edilebiliyor. Ayrıca doktor önerisiyle steroid içermeyen antienflamatuar ilaçlar kullanılabiliyor.</p>
<p><strong>En önemli tedavi yıpranmayı önlemek</strong></p>
<p>Diz yıpranmalarında en etkili tedavinin sürecin başlamadan önlenmesi olduğunu vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre,<strong> </strong>“Erken teşhis, doğru egzersiz ve kilo kontrolü diz sağlığını korumanın temel adımlarını oluşturur. Bu önlemler alınmadığında ağrı kalıcı hale gelir, hareket kısıtlanır ve yaşam kalitesi düşer” sözleriyle uyarıda bulunuyor.</p>
<p><strong>Diz protezlerinin ömrü uzun yıllar sürüyor</strong></p>
<p>Dizlerde artrit, yani eklemlerde iltihap varsa veya bir travmadan sonra iyileşme sürecindeyse kasları güçlendirmek için fizik tedavi öneriliyor. Diz ağrısı olan çoğu hastada ameliyata ihtiyaç duyulmuyor. Ancak, ağrı şiddetliyse ve diğer tedaviler işe yaramadıysa, hasarlı bir bağ, kemik kırığı veya şiddetli artrit varsa ameliyata başvurulabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre, dizlerdeki ağrı ve diğer semptomların ayakta durma, yürüme ile diğer hareket etme yeteneğini büyük ölçüde etkilediği durumlarda diz protezi gerekebildiğini anlatarak, “Diz protezleri yaşam kalitesinin artmasını sağlar. Diz artrozu olup protez ihtiyacı olmasına rağmen ameliyatı 5-10 yıl geciktirmek, ‘ne kadar geç olursa o kadar iyi olacağını düşünmek’ doğru bir yaklaşım değildir. Günümüzde son teknolojiler sayesinde diz protezleri uzun yıllar aşınmadan kullanılabilmektedir. Unutmayalım ki dizlerimize 60 yaşında iken 70 yaşından daha  fazla ihtiyacımız olacaktır” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/onlem-alinmazsa-agri-kalici-hale-geliyor-585286">Önlem alınmazsa ağrı kalıcı hale geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Takma tırnak ve kalıcı oje tırnak yapısını bozuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/takma-tirnak-ve-kalici-oje-tirnak-yapisini-bozuyor-584294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 17:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozuyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[oje]]></category>
		<category><![CDATA[takma]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[yapısını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Başkanı Öğr. Gör. Birgül Erbaş, tırnak sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/takma-tirnak-ve-kalici-oje-tirnak-yapisini-bozuyor-584294">Takma tırnak ve kalıcı oje tırnak yapısını bozuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı Başkanı Öğr. Gör. Birgül Erbaş, tırnak sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.</p>
<p><strong>Tırnakların doğal yapısı zayıflayabiliyor</strong></p>
<p>Takma tırnak ve kalıcı ojelerin uzun süreli kullanımında tırnak yapısında bozulmalar görülebildiğini belirten Erbaş, “Takma tırnak ve kalıcı ojeler uzun süreli kullanıldığında tırnakların incelmesine, soyulmasına ve kırılmasına neden olabilir. Bu uygulamalar sırasında tırnak plağının yüzeyi törpülendiği için doğal koruyucu tabaka zarar görebilir. Yanlış uygulamalar veya sık tekrarlar tırnak plağında hassasiyete ve tırnak yatağında tahrişe yol açabilir. Özellikle tırnak çıkarılırken fazla zorlamak veya aşırı kimyasal kullanmak tırnak yatağını zedeleyebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Mantar ve bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir</strong></p>
<p>Protez tırnak ve jel oje uygulamalarında enfeksiyon riskine dikkat çeken Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Jel oje veya protez tırnaklar, tırnak ile ürün arasında nem birikmesine neden olabilir. Bu durum, özellikle uygulama steril değilse, mantar ve bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Tırnakların sanılanın aksine ‘hava almadığını’ keratin adı verilen ölü hücrelerden oluştuğunu ve oksijen ihtiyaçlarını kan dolaşımından sağladığını dile getiren Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Ancak uygulamaların tırnağın yüzeyini kapatması, tırnağın doğal nem dengesini bozabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aseton ve kimyasallar tırnağı yıpratıyor</strong></p>
<p>Asetonlu solüsyonlarla yapılan çıkarma işlemlerinin, tırnak yüzeyini kuruttuğunu ve çevresindeki deriyi tahriş edebildiğini söyleyen Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Uzun süre ve sık kullanıldığında tırnaklar daha kırılgan hâle gelebilir. Bu tür uygulamalarda kullanılan bazı kimyasallar (örneğin primerler, yapıştırıcılar, UV jelleri) ciltte tahriş, alerjik reaksiyonlar ve nadiren de temas dermatitine neden olabilir. Özellikle hassas cilt yapısına sahip kişilerde bu risk daha fazladır.” dedi.</p>
<p><strong>Uzman kişilere yaptırılmalı</strong></p>
<p>Tırnak sağlığını korumak için bu tür işlemler arasında tırnaklara birkaç hafta “dinlenme süresi” tanımayı öneren Öğr. Gör. Birgül Erbaş, “Her 2-3 uygulamadan sonra 1-2 hafta ara vermek, tırnakların kendini yenilemesine yardımcı olur. Ayrıca uygulamaların mutlaka hijyenik koşullarda, alanında uzman kişilerce yapılması büyük önem taşır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/takma-tirnak-ve-kalici-oje-tirnak-yapisini-bozuyor-584294">Takma tırnak ve kalıcı oje tırnak yapısını bozuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lenf-bezlerinde-kalici-buyume-dikkate-alinmali-583956</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 10:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bezlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkate]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tipler]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomada, yeni geliştirilen hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenf-bezlerinde-kalici-buyume-dikkate-alinmali-583956">Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomada, yeni geliştirilen hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, “Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bir kısmı yavaş seyirli olup sadece izlenebilirken, hızlı seyirli olanların erken tanıyla tedavi edilme oranı çok yüksektir” dedi.<strong> Lenfomanın artık korkulacak bir hastalık olmadığının altını çizen </strong></em><strong>Prof. Dr. Ateşoğlu,</strong><em><strong> </strong>doğru zamanda konulan tanı ve uygun tedavi planının hastalığın gidişatını tamamen değiştirebileceğine dikkat çekti. </em></p>
<p>Lenfomanın bağışıklık sisteminin doğal parçası olan lenf bezlerinden kaynaklanan bir hastalık olduğunu anlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastaneleri Hematoloji Bilim Dalı Bölüm Başkanı ve Kemik İliği Nakli Direktörü Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, “Halk arasında lenf kanseri olarak biliniyor. Bir kısmı yavaş seyirlidir ve tedavisiz izlenebilir. Hızlı seyirli olanlarda ise tedavi edilme oranı yüksektir. Ancak doğru zamanda konulan tanı ve uygun tedavi planı hastalığın gidişatını tamamen değiştirebilir” diye konuştu. </p>
<p>Prof. Dr. Ateşoğlu, “Seksenin üzerinde alt tipi olan lenfomanın erken tanıyla tedavi edilme oranı yüz güldürücüdür. Kalıcı lenf bezi büyümeleri, gece terlemeleri, açıklanamayan kilo kaybı ve ateş ihmal edilmemelidir” dedi. </p>
<p><strong>“ADI KANSER OLSA DA BİR KISMI YAVAŞ SEYİRLİDİR”</strong></p>
<p>Lenfomanın bir lenf bezi hastalığı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, şunları söyledi: “Lenfoma, halk arasında ‘lenf kanseri’ olarak bilinen, lenf bezlerinin büyümesiyle kendini gösteren bir hastalıktır. Son yıllarda farkındalık günlerinin de etkisiyle toplumda tanınırlığı giderek artıyor. Bu çok önemli çünkü lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Seksenin üzerinde alt tipi bulunur; bazıları tedavi gerektirmeden izlenebilir, bazıları ise daha hızlı seyrettiği için tedaviye ihtiyaç duyar. Bu nedenle her lenfoma tanısından korkmamak gerekir.”</p>
<p>“Adı kanser olsa da bir kısmı yavaş seyirlidir ve hızlı seyirli olanların da tedavisi mümkündür” diye konuşan Prof. Dr. Ateşoğlu, “Erken tanı ile erken tedavi sağlanır, bu da yüz güldürücü sonuçlara ulaşmamızı sağlar. Doğru zamanda, doğru biyopsi ve patoloji raporlarıyla konan tanı çok önemlidir çünkü her alt tipin tedavisi farklıdır. Yıllarca nüks etmeden yaşayan pek çok lenfoma hastası vardır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“GECE TERLEMELERİNE DİKKAT”</strong></p>
<p>Lenf bezlerinin bağışıklık sisteminin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ateşoğlu, şunları söyledi: “Lenf bezlerimiz vücudun savunma hattıdır. Enfeksiyonlarla savaşırken geçici olarak büyüyebilirler ve çoğu kişi bunu enfeksiyona bağlayarak önemsemez. Evet, her enfeksiyonda lenf bezi büyüyebilir ancak <strong>uzun süren, giderek büyüyen ve kaybolmayan lenf bezleri mutlaka araştırılmalıdır. </strong>Bu her zaman lenfoma anlamına gelmez, farklı nedenlerden de kaynaklanabilir ama sebebin netleşmesi için doktora başvurmak gerekir.” Prof. Dr. Ateşoğlu, şüphelenilmesi gereken bulgular konusunda şu bilgileri verdi: “Gece uykudan uyandıracak kadar yoğun terleme, istemsiz kilo kaybı, iştah azalması, nedeni açıklanamayan ateşler ve geçmeyen kaşıntılar bizim için önemlidir. Bu belirtiler enfeksiyon sırasında da görülebilir fakat enfeksiyon bittiğinde kaybolması beklenir. Eğer devam ediyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.”</p>
<p><strong>“LENFOMADAN ŞÜPHELENMEK İÇİN İLERİ YAŞTA OLMAK GEREKMEZ”</strong></p>
<p>Lenfomanın bazı alt tiplerinin erkeklerde, bazılarının ise kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Elif Birdal Ateşoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de bu konuda net bir veri tabanı yok ancak mevcut veriler, ülkemizdeki sıklığın Avrupa ülkelerine benzer olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde bazı alt tipler daha sık görülebiliyor; Türkiye’deki dağılım Avrupa’ya yakın. Lenfoma genellikle ileri yaş hastalığıdır ancak gençlerde de görülebilir. Bu nedenle lenfomadan şüphelenmek için ileri yaşta olmak gerekmez.”</p>
<p><strong>“TEDAVİ BAŞARISI ERKEN TANIYA BAĞLI”</strong></p>
<p>Lenfoma tedavisinin evreye göre tedavi edilen bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. Ateşoğulu, tedavi yaklaşımları konusunda şu bilgileri aktardı: “Lenfomanın yavaş seyirli tipleri bazen yalnızca takip edilirken, agresif tiplerde tanıyı ne kadar erken koyarsak tedavi süresi o kadar kısalır ve başarı oranı o kadar yükselir. Geçmişte tedavi yalnızca kemoterapiyle yapılırken, bugün tedavi seçenekleri büyük ölçüde gelişmiş durumda. İmmünoterapiler bu alanda adeta bir çığır açtı. Lenfomaların iki ana tipi vardır: B hücreli ve T hücreli. Özellikle B hücreli tiplerde kullanılan hedefe yönelik ilaçlar tedavi yaklaşımını tamamen değiştirdi. Artık kemoterapi tek başına değil, immünoterapi ile birlikte uygulanıyor. T hücreli lenfomalarda da hedefe yönelik yeni ilaçlar geliştirildi ve hastalara daha etkili tedavi imkânı sağlanıyor.”<strong> </strong></p>
<p><strong>“KEMİK İLİĞİ NAKLİ NE ZAMAN GÜNDEME GELİR?”</strong></p>
<p>Lenfoma tedavisinde kemik iliği naklinden de yararlandıklarını anlatan Prof. Dr. Elif Birdal Ateşoğlu, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Bazı agresif lenfomalarda, ilk tedaviden sonra hastalığın geri gelmesini önlemek için otolog (kendinden) kök hücre nakli yapılır. Bazı hastalarda ise nakil gerekmez, yalnızca hastalık tekrarladığında uygulanır. Dirençli ve genç hastalarda allojenik (vericiden) nakil seçeneği de gündeme gelebilir.”</p>
<p><strong>“ÖNÜMÜZDEKİ YILARDA TEDAVİDE ÇOK DAHA ETKİLİ SONUÇLAR BEKLİYORUZ”</strong></p>
<p>Lenfoma tedavisinin hızla geliştiği ve önümüzdeki yıllarda çok daha etkili sonuçlar alınabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Yeni ilaçlar ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde, daha önce dirençli olan hastalarda bile yüz güldürücü sonuçlar elde edilebiliyor. Özellikle CAR-T hücre tedavisi, kemoterapiye yanıt vermeyen hastalarda büyük bir umut haline geldi. Bağışıklık sistemini aktive ederek hastalığı yok etmeyi amaçlayan bu tedavilerin, önümüzdeki yıllarda çok daha etkili sonuçlar sağlaması bekleniyor.” diye konuştu. </p>
<p>Lenfoma bir kanser hastalığıdır ancak çok yavaş seyirli tipleri de vardır; bazı hastalar yıllarca sadece düzenli kontrollerle izlenebilir. Agresif tiplerde ise tedavi gerekir ve en iyi sonuçlar erken evrede tanı konulduğunda alınır. Tedaviden sonra hastalık tekrarlayabilir ama nüks en sık ilk iki yılda görülür; beş yıl sonrasında tekrarlama riski belirgin şekilde azalır. Sonuç olarak, lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Gelişen tedavi seçenekleri sayesinde her geçen gün daha başarılı ve umut verici sonuçlar elde ediyoruz.”</p>
<p><strong>İŞARETLERİN FARK EDİLMESİNDE TOPLUMSAL FARKINDALIK ŞART!</strong></p>
<p>Erken tanıyla tedavide elde edilen başarının önemine işaret eden Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerekliliğini değinerek, “Bu konuda birçok sivil toplum kuruluşu da önemli çalışmalar sürdürüyor. Halen Lenfoma Bilimsel Alt Komite Başkanlığı görevini yürüttüğüm Türk Hematoloji Derneği’ nde de hem bilimsel hem de toplumsal çalışmaları ulusal ve uluslararası boyutta sürdürüyoruz. Amacımız tüm toplumlarda lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ancak erken tanının ne denli önemli olduğunu anlatmak” diye konuştu</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenf-bezlerinde-kalici-buyume-dikkate-alinmali-583956">Lenf Bezlerinde Kalıcı Büyüme Dikkate Alınmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kireçlenmeye karşı kalıcı çözüm: protez cerrahisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kireclenmeye-karsi-kalici-cozum-protez-cerrahisi-583678</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 12:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[kireçlenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla yıpranmasıyla ortaya çıkan ve özellikle diz, kalça, bel ve ellerde ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlılığına yol açan önemli bir sağlık sorunu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kireclenmeye-karsi-kalici-cozum-protez-cerrahisi-583678">Kireçlenmeye karşı kalıcı çözüm: protez cerrahisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla yıpranmasıyla ortaya çıkan ve özellikle diz, kalça, bel ve ellerde ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlılığına yol açan önemli bir sağlık sorunu. Tamamen önlenemese de yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli takip ile ilerlemesini yavaşlatmanın ve yaşam kalitesini artırmanın mümkün olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Şanel, “Diz eklemini harap eden ileri düzey kireçlenme özellikle orta ve ileri yaş grubunda günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlıyor. Yürümekte zorlanan, merdiven inip çıkmakta güçlük çeken ya da dinlenme halinde bile ağrı yaşayan hastalar için protez cerrahisi fark yaratan bir çözüm” dedi.</strong></p>
<p>Modern tekniklerle yapılan diz protezi ameliyatlarının günümüzde çok daha güvenli ve konforlu hale geldiğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Şanel, “Ameliyat kararı verildikten sonra hastaya detaylı tetkikler uygulanır ve anestezi ile reanimasyon uzmanları tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılır. Hazırlıkların ardından gerçekleştirilen operasyon ortalama bir ila bir buçuk saat sürer. Ameliyat sonrası temel amaç hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmak ve yürütmektir. Çoğu hasta ameliyatın ertesi günü ilk adımlarını atabilse de bu süreçte fizik tedavi ve rehabilitasyon desteği de çok kıymetli” dedi.</p>
<p><strong>Cerrahi sonrası spor hayatına dönülebilir</strong></p>
<p>Gelişen implant teknolojisi sayesinde kullanılan protezlerin ortalama 15–20 yıl dayanabildiğini söyleyen Şanel, “Ameliyat sonrası hasta günlük yaşamına daha ağrısız ve rahat bir şekilde döner. Uygun kas ve vücut yapısına sahip olanlar; yürüyüş, yüzme, bisiklet hatta tenis gibi sporlara bile geri dönebilir” açıklamasında bulundu. </p>
<p>Her ne kadar protez teknolojisindeki gelişmeler hastalara büyük konfor sunsa da kireçlenmenin önlenmesi ve eklem sağlığının korunmasının hâlâ en etkili yaklaşım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selim Şanel, kireçlenmeye karşı alınabilecek önlemlerden bahsetti:</p>
<p><strong>Düzenli egzersizle kaslarınızı güçlendirin</strong></p>
<p>Fizik tedavi egzersizleri ve hafif direnç çalışmaları ile kaslarınızı güçlendirerek eklemlerin yükünü azaltın. Yürüyüş, yüzme, pilates veya bisiklet gibi eklemi zorlamayan aktiviteler de tercih edilebilir.</p>
<p><strong>İdeal kilonuzu koruyun</strong></p>
<p>Fazla kilo özellikle diz ve kalça eklemlerinde kireçlenmeyi hızlandıracağı için ideal kilonuzu korumaya özen gösterin.</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenin</strong></p>
<p>Omega-3 içeren balık, ceviz, keten tohumu gibi gıdalarla, C ve E vitamini içeren besinleri sofranızdan eksik etmeyin.</p>
<p><strong>Bol su için</strong></p>
<p>Eklem kıkırdaklarının beslenmesi için günlük yeterli sıvı alımına özen gösterin.</p>
<p><strong>Eklem dostu alışkanlıklar edinin</strong></p>
<p>Uzun süre ayakta kalmaktan, diz çökme ve çömelme gibi zorlayıcı hareketlerden kaçının.</p>
<p><strong>Ortopedik ayakkabılar tercih edin</strong></p>
<p>Ayağınızı ve dizinizi destekleyen ayakkabılar eklem sağlığını koruyacağı için ortopedik olanları seçmeye dikkat edin.</p>
<p><strong>Sıcak-soğuk kompresten yararlanın</strong></p>
<p>Kireçlenmede sıcak kompres kasları gevşetip eklem sertliğini azaltırken, soğuk kompres iltihap ve şişliği hafifletir, ağrıyı azaltır. Bu nedenle eklemde şişlik yoksa sıcak, şişlik ve iltihap varsa soğuk kompres tercih edin.</p>
<p><strong>Düzenli doktor kontrolünü ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Erken teşhis ve takip, kireçlenmenin ilerlemesini yavaşlatır bu nedenle doktor kontrollerinizi aksatmayın.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kireclenmeye-karsi-kalici-cozum-protez-cerrahisi-583678">Kireçlenmeye karşı kalıcı çözüm: protez cerrahisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddetli kalça ağrısına kalıcı yöntem: Kalça protezi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddetli-kalca-agrisina-kalici-yontem-kalca-protezi-583485</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 12:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi Ve Travmatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[protezi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürümek, merdiven çıkmak, bağdaş kurmak, hatta oturup kalmak bile sizin için ızdıraba mı dönüşüyor?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetli-kalca-agrisina-kalici-yontem-kalca-protezi-583485">Şiddetli kalça ağrısına kalıcı yöntem: Kalça protezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yürümek, merdiven çıkmak, bağdaş kurmak, hatta oturup kalmak bile sizin için ızdıraba mı dönüşüyor? Şiddetli ağrı nedeniyle günlük aktivitelerinizi yapmanızı önleyen bu yakınmalarınızın nedeni kalça eklemlerinizde gelişen bir sorun olabilir! Zira, vücudumuzun en önemli eklemlerinden biri olan kalça eklemleri çeşitli sebeplerden dolayı hasar görebiliyor. Kalça eklemlerinde en sık görülen problemlerden biri ise kıkırdak kaybına bağlı kireçlenme oluyor. Bu tablo, kalça eklemi çevresinde, özellikle de kasık bölgesinde ağrı ve hareket kısıtlılığıyla kendini belli ediyor.  İlaç, fizik tedavi ve yürümeye destek olan cihazlarla kalça eklemlerindeki kireçlenmeye ve diğer problemlere çözüm sağlanabilse de bu yöntemler bazen yetersiz kalabiliyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,</strong> bu noktada kalça protezi ameliyatının gündeme geldiğini belirterek, “Son yıllarda bu ameliyatlar uygun hasta grubunda oldukça başarılı sonuçlar vermekte ve hastaların yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırmaktadır. Üstelik, günümüzün yeni nesil protezleri daha kaliteli üretilmekte ve vücuda çok daha kolay uyum sağlamaktadır. Ayrıca, protezler modern ameliyat teknikleriyle artık milimetrik hassasiyetle vücuda yerleştirilmektedir. Bu gelişmeler sayesinde protezlerin ömrü 30 yıla kadar uzamaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Kalça kırıklarından kireçlenmeye…</strong></p>
<p>Kalça eklemleri, yaşam kalitemiz için vazgeçilmez eklemlerden biri olarak nitelendiriliyor. Ayakta dururken dengede kalmayı sağlıyor, yürürken çok yönlü hareketlere izin veriyor ve koşma sırasında ani yüklenmeleri yumuşatarak eklemleri koruyor. Ayrıca, diz ile kalçalara aşırı ve dengesiz yük binmesini önlüyor. Merdiven çıkmak, yürümek ve spor yapmak gibi günlük faaliyetlerimizde kalça eklemi büyük bir önem taşıyor.   Dolayısıyla, kalça eklemlerinde gelişen hastalıklar veya kırıklar yol açtıkları şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle yaşam kalitemizi ciddi boyutlarda düşürebiliyor. Kalça eklemlerinde oluşan sorunlarda ilaç, fizik tedavi ve ameliyat olmak üzere üç tedavi yönteminden faydalanılıyor.  Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,<strong> </strong>kalça protezi ameliyatına başvurulabilen sorunları “Kalça eklemi kireçlenmesi, doğuştan veya sonradan oluşan kalça çıkıkları, bazı romatizmal hastalıklar, kalça kırıkları, tümör, enfeksiyon veya avasküler nekroz gibi sebeplerle geri dönüşsüz olan kıkırdak ve eklem bozulmaları” olarak sıralıyor.</p>
<p><strong>Hastalar en çok şiddetli ağrıdan yakınıyor</strong></p>
<p>Kalça eklemi hastalıklarında en sık rastlanan ve hastaları en çok rahatsız eden sorun, hareketleri kısıtlayacak şiddete ulaşabilen ağrı oluyor. Ağrı genellikle kasık bölgesinde hissediliyor ve bazen dize kadar yayılabiliyor. Bununla birlikte, topallama ve eklemde hareket kısıtlılığı nedeniyle günlük aktivitelerde zorlanma gibi şikayetler de doktora başvurma sebeplerinden. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, hastaların şikayetlerini genellikle “Kasığımda ve kalçamda ağrı var. Dizim ağrıyor, yürürken kilitleniyorum. Bazen kalçama  bir şey takılıyor, topallıyorum. Bacağım diğerine göre kısaldı. Tam çömelemiyor, oturamıyor ve bağdaş kuramıyorum”  gibi cümlelerle dile getirdiklerini söylüyor. </p>
<p><strong>Protez hastaya ve hastalığa göre seçiliyor</strong></p>
<p>Kalça protezi ameliyatı hasar gören kalça ekleminin çıkarılması ve yerine yapay eklem yerleştirme ameliyatıdır. Hangi tür protezin yerleştirileceği ise hastaya ve hastalığa göre değişiyor. Genç ve kemik kalitesi iyi olan hastalarda genellikle çimentosuz ve uzun ömürlü protezler tercih ediliyor. Seramik-polietilen ve seramik-seramik yüzeyli protezler en sık tercih edilen türleri oluşturuyor. Standart protezlerin yeterli olmadığı nadir durumlarda ise kişiye özel protezler kullanmak  veya düzenlemek gerekebiliyor.  </p>
<p><strong>Çok genç hastalar da ameliyat olabiliyor</strong></p>
<p>Kalça protezi ameliyatı için özel bir yaş sınırı bulunmuyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,<strong> </strong>kalça protezi cerrahisine karar verilirken hastanın yaşından ziyade eklemin durumunun dikkate alındığını belirterek, “Genellikle orta ve ileri yaş grubunda daha çok başvuruluyor olsa da bazı hastalıklarda çok genç hastalarda da kalça protezi ameliyatı yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Yeni nesil protezlerin ömrü 30 yılı bulabiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda, yeni nesil protezler daha kaliteli malzemelerden yapılıyor; minimal invaziv, robotik ve navigasyon destekli ameliyatlar gibi hassas cerrahi teknikleri kullanılıyor. Bunların yanı sıra ağrıyı gidermeye yönelik uygulanan tedavilerdeki gelişmeler ameliyat sonrasında hızlı rehabilitasyonu mümkün kılıyor, böylece hastalar günlük yaşamlarına daha erken dönebiliyorlar. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam,<strong> </strong> tüm bu gelişmeler sayesinde günümüzde yeni nesil protezlerin ömrünün 30 yıla kadar uzadığını vurgulayarak, “Hastanın yaşı, yaşam tarzı, protezin kalitesi ve ameliyat tekniği protezlerin ömrünü etkileyen faktörleri oluşturmaktadır” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında spor yapmak mümkün, ancak…</strong></p>
<p>Hastalar ameliyat sonrasında ertesi gün ayağa kaldırılıyor ve yürüteç veya koltuk değneğinin desteğiyle, ağrının izin verdiği ölçüde yürütülüyor. Genel olarak, ameliyattan bir ay sonra da desteksiz yürümeye başlayabiliyor ve  günlük yaşamlarına dönüş yapabiliyorlar. Kalça protezi ameliyatı olan hastaların spor yapmalarında bir sakınca görülmese de aşırı ve ani yüklenmelerden mutlaka kaçınmak gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Sağlam, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ameliyattan 6 hafta sonra yüzmekte, bisiklete binmekte ve ağırlıklarla kontrollü egzersizler yapmakta bir sakınca yoktur. 3-6 ay arasında hafif tempolu sportif aktiviteler güvenle yapılabilir.  Ancak, düşme riski yüksek olan futbol ve basketbol gibi sporlardan uzak durulması önem taşımaktadır.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetli-kalca-agrisina-kalici-yontem-kalca-protezi-583485">Şiddetli kalça ağrısına kalıcı yöntem: Kalça protezi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dizlerde oluşan şiddetli ağrılarda kalıcı yöntem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dizlerde-olusan-siddetli-agrilarda-kalici-yontem-581610</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 16:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılarda]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[dizlerde]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[protezi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanma, geçirdiğimiz kırıklar, eklem enfeksiyonları veya doğuştan gelen eklem sorunları gibi çeşitli nedenlerle eklem kıkırdaklarımız zamanla hasar görüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dizlerde-olusan-siddetli-agrilarda-kalici-yontem-581610">Dizlerde oluşan şiddetli ağrılarda kalıcı yöntem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanma, geçirdiğimiz kırıklar, eklem enfeksiyonları veya doğuştan gelen eklem sorunları gibi çeşitli nedenlerle eklem kıkırdaklarımız zamanla hasar görüyor. Yıpranan ve aşınan eklem kıkırdak yüzeyleri nedeniyle diz eklemlerinde oluşan şiddetli ağrılar ise yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor; yürümeyi, hatta adım atmayı bile önleyebiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak,</strong> diz protezi cerrahisinin eklem kıkırdak hasarının son evresinde, yani artık ileri düzey kireçlenme veya artroz olarak adlandırılan durumda uygulanan etkili bir tedavi seçeneği olarak öne çıktığını belirterek,  “2024 yılı verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyon, ülkemizde de yaklaşık 100 bin kişi diz protezi cerrahisi olmaktadır. Üstelik, yaşam süresinin uzamasına ve obezitenin görülme sıklığının yükselmesine paralel olarak diz protezi cerrahisi olan kişi sayısı giderek artmaktadır” diyor. </p>
<p>Modern cerrahi teknikler ve gelişen teknoloji sayesinde ameliyatların başarı oranı günümüzde giderek artıyor ve bu sayede protezlerin ömrü uzarken, hastalar da günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak, diz protezi cerrahisinden başarılı sonuç alınmasında bazı kurallara dikkat edilmesinin kilit bir rol üstlendiğini vurgulayarak,  “Diz protezi cerrahisi öncesinde hasta detaylıca değerlendirilmeli; genel durumu, hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve beklentileri çok iyi bilinmelidir. Çünkü, titiz bir hazırlık süreci ameliyatın başarısı için büyük önem taşımaktadır” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Ağrısız ve konforlu bir yürüyüş! </strong></p>
<p>Diz eklemi iç kısım ve dış kısım olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Sadece iç kısımda oluşan kıkırdak aşınmaları yarım diz proteziyle tedavi edilirken, her iki kısımda gelişen kireçlenmelerde ise tam diz protezi ameliyatına başvuruluyor. Protezler genellikle metal ve plastik bileşenlerden oluşuyor ve diz ekleminin doğal hareketlerini taklit edecek şekilde tasarlanıyor. Diz protezi cerrahisinin amacı; şiddetli ağrıya neden olan aşınmış kıkırdak yüzeylerinin temizlenmesi ve yerine protezin yerleştirilmesiyle ağrının azalmasını sağlamak, böylece hastaların konforlu bir şekilde yürüyebilmelerini mümkün kılmak. Yapılan çalışmalarda, eklem protezi ameliyatlarının hastanın ağrısını azaltmada son derece başarılı olduğu ortaya konmuş. </p>
<p><strong>Ameliyat ileri aşamada gündeme geliyor </strong></p>
<p>Diz ağrısı sorunu olan hastalarda ağrı kesici ilaçlar ve koltuk değneği gibi yürümeye yardımcı yöntemler  ilk aşamada başvurulması gereken tedavileri oluşturuyor. Ayrıca, eklem içi enjeksiyonlar da eklem kireçlenmesinin erken dönemlerinde faydalı olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak, ancak ileri düzey eklem kireçlenmelerinde ve eklem aşınmalarında artık bu tedaviler şiddetli ağrıyı geçirmiyorsa, eklem hareketleri ciddi şekilde kısıtlanmışsa, o zaman diz protezi ameliyatının önerildiğini belirtiyor.  </p>
<p><strong>Her yaş grubu protez ameliyatı olabiliyor</strong></p>
<p>Genellikle 60 yaş ve üzerindeki kişilere uygulanan diz protezi cerrahisi için kesin bir yaş sınırı bulunmuyor. Hastanın genel durumu, mevcut diğer hastalıkları ve beklentileri göz önüne alınarak her yaş grubuna diz protezi cerrahisi yapılabiliyor. Ancak 60 yaş öncesindeki genç hastalarda ameliyata detaylı bir değerlendirmeyle karar veriliyor. </p>
<p><strong>Diz protezlerinin ömrü 30-40 yıla kadar uzuyor</strong></p>
<p>Gelişen protez üretimi, tasarım teknolojileri, ameliyathane tekniklerinin gelişmesi ve ameliyathane sterilizasyon yöntemlerinin daha sıkı takip edilmesiyle birlikte vücuda yerleştirilen protezlerin ömürleri artık giderek uzuyor ve 30-40 yıl olarak hesaplanıyor. Diz protezlerinde yıllardır başarıyla uygulanan geleneksel cerrahi yöntemlerine son yıllarda eklenen robotik cerrahi yöntemi de protezin ömrünün uzamasında önemli bir rol üstleniyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak, “Robotik cerrahi yöntemi hekimlere kemik kesimlerinde ve protezin dizlere yerleştirilmesinde milimetrik hassasiyetle destek sağlamaktadır. Bu kolaylık sayesinde ameliyat sonrasındaki komplikasyon riski oldukça azalırken, protezlerin ömürleri de uzamaktadır” diyor. Prof. Dr. Selami Çakmak, ancak son yıllarda robotik yöntem ön plana çıkmış olsa da halen yıllardır bilinen geleneksel yöntemlerin de başarıyla uygulanmaya devam ettiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Hastalar ilk gün destek yardımıyla yürüyebiliyor </strong></p>
<p>Diz protezi cerrahisi sonrasında ilk gün hastaların ağrıları olabiliyor. Ancak, damar yoluyla verilen ilaçlar ve lokal veya bölgesel anestezi yöntemleri sayesinde ağrı minimal seviyeye indiriliyor. Hastalar ilk günden itibaren  yürüteç veya koltuk değneği gibi yardımcı yöntemlerle, 15-20 gün sonrasında da desteksiz yürümeye başlayabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Selami Çakmak,<strong> </strong>ameliyat sonrasında fizyoterapi tedavisine başlamanın hızlıca iyileşmenin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret ederek, “Beslenmeye dikkat edilmesi ve verilen ilaçların düzenli kullanılması da hızlı iyileşmeyi desteklemektedir” diye konuşuyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dizlerde-olusan-siddetli-agrilarda-kalici-yontem-581610">Dizlerde oluşan şiddetli ağrılarda kalıcı yöntem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda tek ve kalıcı tedavi yöntemi ameliyat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-tek-ve-kalici-tedavi-yontemi-ameliyat-575736</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 12:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[Kasık Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[Testis]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın içindeki doku ve organların, kasık kanalındaki doğumsal bir açıklık yoluyla dışarı çıkması olarak tanımlanan kasık fıtığı, bebeklerde ve çocuklarda en sık rastlanan doğumsal sorunlardan birini oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-tek-ve-kalici-tedavi-yontemi-ameliyat-575736">Çocuklarda tek ve kalıcı tedavi yöntemi ameliyat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın içindeki doku ve organların, kasık kanalındaki doğumsal bir açıklık yoluyla dışarı çıkması olarak tanımlanan kasık fıtığı, bebeklerde ve çocuklarda en sık rastlanan doğumsal sorunlardan birini oluşturuyor. Öyle ki her 100 çocuktan 1 ile 4 arasında kasık fıtığı görülüyor. Kasık fıtıklarının üçte birinin tanısı genellikle ilk altı ay içerisinde konulurken, sonraki yaşlarda da tespit edilebiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı,</strong> kasık fıtığının bir günlük yenidoğan bebekten daha ileri yaşlara kadar her yaş grubunda görülebildiğini belirterek, “Kasık kanalındaki açıklık testisin inişiyle ilişkili olduğu için kasık fıtıkları erkeklerde kızlara oranla 4 ila 20 kat daha sık görülmektedir” diyor. Çocuklarda kasık fıtığının kendiliğinden iyileşmediğine ve tedavide gecikildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken <strong>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı,</strong> “Bu nedenle, kasık fıtığı ameliyatı tanı konulduktan sonra en kısa zamanda yapılmalıdır. Çünkü, zamanında ameliyat ile tedavi edilmezse acil müdahale gerektiren bir tablo olan fıtık boğulmasına neden olabilir. Fıtığın sıkışıp boğulması kasık kanalında sıkışan organlarda kangren (çürüme) meydana gelmesine yol açabilir. Ayrıca erkek çocuklarında kasık kanalından geçen testise ait damarlara baskı yaparak testis gelişimini bozabilir. Zamanında ve deneyimli çocuk cerrahları tarafından gerçekleştirilen ameliyat ise çocukların kısa sürede sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlar” diyor. </p>
<p><strong>Pek çok etken zemin hazırlıyor</strong></p>
<p>Çocuklarda kasık fıtığı doğumsal nedene bağlı olarak gelişiyor. Normalde doğumdan sonra kapanması gereken kasık kanalının açık kalması sonucu meydana geliyor. Öne sürülen zemin hazırlayıcı etkenlerin başlıcaları;   prematürite (erken) doğum, düşük doğum ağırlığı, ailenin diğer bireylerinde de kasık fıtığı varlığı, hidrops fetalis, mekonyum peritoniti, assit, cinsiyet gelişim bozuklukları, karın duvarı anomalileri, inmemiş testis, kistik fibroz, bağ dokusu hastalıkları, ventriküloperitoneal (beyin ile karın arasındaki) şantlar ve sürekli periton (karın boşluğu) diyalizi şeklinde sıralanıyor.</p>
<p><strong>Kasık bölgesinde ağrısız şişliğe dikkat!</strong></p>
<p>Bebeklik döneminde oluşan kasık fıtığını anneler çoğu zaman bebeğinin altını değiştirirken fark ediyorlar. Daha büyük çocuklarda ise fıtığın varlığı çocuk giydirilirken veya banyo sırasında görülüyor. Kasık bölgesinde (erkeklerde ayrıca torbasında) beliren ve kendiliğinden veya üzerine bastırılınca kaybolan ağrısız şişlik, tipik belirtisini oluşturuyor. Ikınma, ağlama ve öksürme gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda şişlik daha belirgin hale geliyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, bu şişliklerin sıklıkla ilk muayenede görüldüğünü belirterek, “Görülmediği durumlarda valsalva manevrası, balon şişirtme, çocuğu ayakta gözlemleme veya karın alt kısmına baskı uygulayacak şekilde elle sıvazlama gibi yöntemlerle şişliğin belirmesi sağlanabilir. Kimi zaman inceleme sırasında fıtık saptanmayabilir. Bu durumlarda annenin verdiği öykü tanı için önemlidir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Organ kaybına neden olabiliyor! </strong></p>
<p>Çocuklarda kasık fıtığı kendiliğinden iyileşmez, ameliyat tek tedavi yöntemini oluşturur. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, kasık fıtığının mümkün olan en kısa zamanda, yani belli bir ay veya yaşa kadar beklemeden ameliyatla tedavi edilmesi gerektiğini anlatarak, “Cerrahi tedavinin gecikmeden yapılması çok önemlidir. Çünkü, erken dönemde ameliyat ile müdahale edilmezse fıtık boğulmasına sebebiyet verebilir. Fıtık boğulmasında, fıtık kesesine girerek sıkışan organların kanlanmaları ve beslenmeleri birkaç saat içinde bozulur ve kangren (çürüme) meydana gelir. Bu da hayati tehlikeyi artırır ve kanlanması bozulan organların çıkarılması gerekir. Acil müdahale gerektiren bu durum genelde bağırsak, nadiren kızlarda over (yumurtalık) kaybına neden olabilir” diyor. </p>
<p><strong>Testislere de zarar verebiliyor!</strong></p>
<p>Kasık fıtığı tedavisinde gecikmenin testislere de zarar verebildiğine işaret eden eden Dr. Kaan Maşrabacı, “Öncelikle, fıtığın sıkışıp boğulması kasık kanalından geçen testise ait damarlara baskı yaparak yumurtanın olumsuz etkilenmesine yol açar. Bunun sonucunda, yumurtanın normal gelişimini bozabilir veya kanlanmasını önleyerek kangrene (çürüme) sebebiyet verip, testis kaybına neden olabilir. Ayrıca çocuğun yetişkin fıtık ameliyatındaki gibi yöntemlerle ameliyat edilmesiyle testise zarar verebilir.  Dolayısıyla, bu ameliyatların mutlaka deneyimli çocuk cerrahları tarafından yapılması gerekir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Günübirlik cerrahi uygulanıyor</strong></p>
<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, çocuklarda kasık fıtığı ameliyatının günübirlik cerrahi olarak uygulandığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Kasıktan yapılan 1- 1,5 cm’lik bir kesi ile girilerek fıtık kesesi bağlanır ve açık kalan kasık kanalı kapatılır. Çocuklarda karın kasları dikilmez veya yama konulmaz. Çocukların önemli bir kısmı ameliyattan dört ile beş saat kadar sonra evlerine gidebilir. Dikiş yerlerinde hafif şişlikler olabilir, bu görüntü bir ay içinde kaybolur. Çocuklar ameliyat sonrası genellikle birkaç gün içinde ayağa kalkıp normal aktivitelerine dönebilirler. Ancak ağır aktivitelerden ve oyunlardan bir süre uzak durmaları önem taşır.”  </p>
<p><strong>Fıtığın tekrarlama riski çok düşük</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında fıtığın tekrarlama riskinin çok düşük olduğunu vurgulayan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Kaan Maşrabacı, “Yapılan çalışmalarda, ameliyat sonrasında hem görsel hem de işlevsel olarak herhangi bir sorun gelişmediği ortaya konmuştur” diyor. Dr. Kaan Maşrabacı, ancak sağ ve solda yer alan iki kasık kanalının birbirinden bağımsız olarak fıtık oluşturabileceğini belirterek, “Dolayısıyla, tek taraflı ameliyatlardan sonra öbür kasıkta fıtık gelişme ihtimali vardır. Özellikle sol tarafta kasık fıtığı varsa, sağ tarafta çok yüksek oranda fıtık ortaya çıkabilir. Ancak bu bir tekrarlama değil, diğer kasıkta yeni bir fıtık oluşumudur. Bu ihtimal erkek çocuklarda daha az, kızlarda ise çok daha fazladır” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-tek-ve-kalici-tedavi-yontemi-ameliyat-575736">Çocuklarda tek ve kalıcı tedavi yöntemi ameliyat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaziemir Belediyesi&#8217;nden mobilya atıklarına kalıcı çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinden-mobilya-atiklarina-kalici-cozum-575218</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 12:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[atıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[gaziemir]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[randevu]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi, mobilya atıklarının cadde, sokak ve çöp konteynerlerine atılmasının önüne geçmek amacıyla randevulu sistemle eski mobilyaları adresten almaya başladı. Eski mobilyalarını gelişigüzel bırakanlara ise 91 bin 658 TL’ye kadar para ceza uygulanacağı belirtildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinden-mobilya-atiklarina-kalici-cozum-575218">Gaziemir Belediyesi&#8217;nden mobilya atıklarına kalıcı çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gaziemir Belediyesi, mobilya atıklarının cadde, sokak ve çöp konteynerlerine atılmasının önüne geçmek amacıyla randevulu sistemle eski mobilyaları adresten almaya başladı. Eski mobilyalarını gelişigüzel bırakanlara ise 91 bin 658 TL’ye kadar para ceza uygulanacağı belirtildi.</b></p>
<p>Gaziemir Belediyesi, çevre ve halk sağlığını korumak, kent estetiğini iyileştirmek amacıyla mobilya atıklarının sistemli şekilde toplanması için yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Belediye, yeni sistemle vatandaşların atmayı düşündüğü mobilyalarını, eşyaların boyutuna göre belirlenen ücret karşılığında adresinden alarak lisanslı geri dönüşüm tesislerine taşıyor.<br />Uygulama kapsamında evinde atık mobilyası bulunan vatandaşlar Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne başvuru yaparak randevu oluşturuyor. Vatandaşlar, müdürlüğün belirlediği gün ve saatte eski mobilyalarını evinin önüne indiriyor. Randevu saatinde adresi ziyaret eden ekipler, mobilya atıklarını araca yükleyerek Mobilya Atıkları Ayrıştırma ve Transfer Merkezi’ne taşıyor. Bu alanda toplanan atıklar daha sonra lisanslı geri dönüşüm tesislerine taşınıyor. Bu tesislerde parçalanan atıklar, fabrikalarda yakıt olarak kullanılarak enerjiye dönüştürülüyor. Böylece hem doğa korunuyor hem de atıklar ekonomik değere dönüştürülüyor. Belediye, yeni sistemle konut veya iş yerlerinde yapılan yenileme, eşya değişimi ya da taşınma sırasında ortaya çıkan mobilya atıklarının; cadde ve sokaklara, çöp konteynerlerine, boş arsalara atılmasının önüne geçmeyi hedefliyor.</p>
<p>Atık mobilya toplama hizmeti kapsamında yalnızca koltuk, sandalye, masa, dolap, yatak, baza, kanepe, raf vb. mobilya atıkları alınıyor. Bu hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşlar, Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne başvuru yaparak ya da 0 232 999 0 251 numaralı telefondan 1131-1132 dâhili hatlarını arayarak randevu oluşturabiliyor. Cadde, sokak ve çöp konteynerlerinin kenarına eski mobilyalarını bırakan kişilere, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41/4 maddesi kapsamında 91 bin 658 TL’ye kadar idari para cezası uygulanıyor.</p>
<p><b>Başkan Ünal Işık’tan çağrı</b><br />Yeni başlattıkları uygulamayla vatandaşların atacağı mobilyalarını randevulu sistemle adreslerinden alarak geri dönüşüm tesislerine taşıdıklarını söyleyen Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, “Bu atıkları geri dönüştürerek ilçemizde yol kenarlarında çevre ve görüntü kirliliğine yol açan eski mobilyaların önüne geçiyor, atıkları enerjiye dönüştürerek ekonomiye kazandırıyoruz. Bu uygulama sayesinde Gaziemir’de çevre bilincini daha da güçlendirecek ve daha temiz bir ilçede yaşayacağız. Yeni sistemin etkin biçimde uygulanması için tüm birimlerimizce denetim ve takibini sağlayacağız. Vatandaşlarımızdan mobilya atıklarını cadde ve sokaklara, çöp konteynerlerinin kenarına bırakmamalarını önemle rica ediyorum” dedi.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemir-belediyesinden-mobilya-atiklarina-kalici-cozum-575218">Gaziemir Belediyesi&#8217;nden mobilya atıklarına kalıcı çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IMCD, Bilim Ateşböceği Tırı ve Kalıcı Bilim Sınıflarıyla Çocukların Kalbine Bilim Tohumları Ekmeye Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/imcd-bilim-atesbocegi-tiri-ve-kalici-bilim-siniflariyla-cocuklarin-kalbine-bilim-tohumlari-ekmeye-devam-ediyor-574542</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 11:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ateşböceği]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[imcd]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[sağlama]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[sınıflarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tırı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574542</guid>

					<description><![CDATA[<p>IMCD Group (“IMCD” veya “Şirket”), özel kimyasallar ve bileşenlerin dağıtımı ve formülasyonu alanında dünyanın önde gelen iş ortaklarından biridir, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle 2022 yılından bu yana başarıyla yürüttüğü, ilköğretim okullarının 2 – 8’inci sınıflarında okuyan çocuklara bilimi sevdirmeyi amaçlayan "Bilim Ateşböceği Tırı" projesini, kalıcı bilim sınıfları ekleyerek daha da ileri taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/imcd-bilim-atesbocegi-tiri-ve-kalici-bilim-siniflariyla-cocuklarin-kalbine-bilim-tohumlari-ekmeye-devam-ediyor-574542">IMCD, Bilim Ateşböceği Tırı ve Kalıcı Bilim Sınıflarıyla Çocukların Kalbine Bilim Tohumları Ekmeye Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>IMCD Group (“IMCD” veya “Şirket”), özel kimyasallar ve bileşenlerin dağıtımı ve formülasyonu alanında dünyanın önde gelen iş ortaklarından biridir, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle 2022 yılından bu yana başarıyla yürüttüğü, ilköğretim okullarının 2 – 8’inci sınıflarında okuyan çocuklara bilimi sevdirmeyi amaçlayan &#8220;Bilim Ateşböceği Tırı&#8221; projesini, kalıcı bilim sınıfları ekleyerek daha da ileri taşıyor. IMCD, özellikle kısıtlı imkanlara sahip çocuklara odaklanan &#8220;Eğitimde fırsat eşitliği&#8221; hedefi çerçevesinde, bu yıl Eskişehir&#8217;de hem Bilim Ateşböceği Tırı etkinliklerini gerçekleştirdi hem de yeni bir kalıcı bilim sınıfının açılışını yaptı. Bu sayede, geleceğin bilim insanlarının yetişmesine olanak sağlayan sürdürülebilir bir öğrenme ortamı oluşturuldu.</p>
<p><strong>Dört Yılda 4000&#8217;i Aşkın Çocuğa Bilim Sevgisi Aşılandı </strong></p>
<p>IMCD, &#8220;Creating a World of Opportunity / Fırsatlar Dünyası Yaratmak&#8221; mottosu çerçevesinde, çocuklara bilimi ve bilimsel düşünmeyi erken yaşlardan itibaren kazandırmak amacıyla TEGV ile çıktığı bu yolda dört yılda 4000&#8217;i aşkın çocuğun kalbine bilim tohumları ekti. IMCD’nin işletme sponsorluğunu yaptığı TEGV&#8217;in bilim temalı Ateşböceği tırı, 2022 yılından bu yana Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz ve son olarak İç Anadolu Bölgelerini dolaşarak binlerce çocuğa doğrudan deneyim imkanı sundu. Bu etkileşimli deneyimler sayesinde çocuklar, kitaplarda okudukları pek çok konuda birebir uygulama fırsatı buldular.</p>
<p><strong>Bilim Ateşböceği Tırı Projesine Kalıcı Bilim Sınıfları Eklendi</strong></p>
<p>Eğitimde fırsat eşitliği hedefini daha da pekiştirmek amacıyla IMCD Türkiye, 2024 yılı itibarıyla projenin kapsamını genişleterek laboratuvarı olmayan okulların atıl odalarını Bilim Sınıfına dönüştürme misyonunu üstlendi. Bu çabanın ilk adımı 2024&#8217;te İstanbul Balat&#8217;ta atıldı ve ikinci kalıcı bilim sınıfı bu yıl Bilim Ateşböceği Tırı&#8217;nın ziyaretiyle eş zamanlı olarak Eskişehir&#8217;de hayata geçirildi. IMCD gönüllü çalışanları, topluma fayda sağlama misyonuyla hareket ederek mobilyaların temininden montajına, duvarların boyanmasından önlüklerin hazırlanmasına, tüm bilimsel ekipmanların tedarikinden sınıfın bilim temalı tablolarla süslenmesine kadar her aşamada büyük bir özveriyle aktif rol aldılar. Sonrasında hem tırda hem de bu yeni bilim sınıfında çocuklarla pek çok eğitici ve eğlenceli deney gerçekleştirildi. Çocukların birçoğu hayatlarında ilk defa uygulamalı bilim deneyi yapma imkanı buldu. Çocuklar, eğlenerek öğrendikleri bu süreçte, sadece bilimsel yöntemleri değil, aynı zamanda bilimin aslında hayatın her yerinde olduğunu ve günlük yaşamlarıyla ne kadar iç içe olduğunu fark ettiler. IMCD ekibi, çocuklara geri dönüşümün ve sürdürülebilirliğin taşıdığı önemi de aktardı.</p>
<p><strong>Zakuto: “Bilimin büyülü dünyasının kapılarını aralıyoruz” </strong></p>
<p>IMCD olarak faaliyet gösterdikleri her ülkede ekonomik olduğu kadar toplumsal kalkınmaya da katkı sağlamaya özen gösterdiklerini belirten <strong>IMCD Türkiye Genel Müdürü Aylin Zakuto, </strong>şunları söyledi: &#8220;<em>Eğitimde fırsat eşitliği ve her çocuğun bilime erişebilmesini sağlamak, IMCD&#8217;nin sosyal sorumluluk vizyonunun temelini oluşturmaktadır. 2022 yılında işletme sponsorluğunu üstlendiğimiz Bilim Ateşböceği Tırı projemiz, Türkiye&#8217;nin dört bir yanında imkanları kısıtlı 4000&#8217;i aşkın çocuğumuza ulaşmamızı sağladı. Bugün Eskişehir&#8217;de, hem Bilim Ateşböceği Tırımızla hem de kalıcı bilim sınıfımızın açılışıyla bu misyonumuzu daha da ileri taşımanın gururunu yaşıyoruz. Çocuklarla birlikte gerçekleştirdiğimiz her deney, her sohbet ve onların gözlerindeki bilimi keşfetme heyecanı, bizim için tarifsiz bir mutluluk kaynağı. Amacımız, sadece bilgi aktarmak değil; onların zihinlerinde bilimin büyülü dünyasına dair bir kapı aralamak, yarının bilim insanı olma hayallerini beslemektir. Bilim ve gelişim, faaliyetlerimizin merkezinde yer alırken, eğitimde fırsat eşitliğine sunduğumuz her katkı, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. IMCD olarak, &#8216;Fırsatlar Dünyası Yaratmak&#8217; vizyonumuz doğrultusunda, bilimin aydınlık yolunu Türkiye&#8217;nin her köşesindeki çocuklarımıza taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.</em>&#8220;</p>
<p><strong>Bilim Ateşböceği Tırı ve Bilim Sınıfı Projesinin Temel Hedefleri:</strong></p>
<ul>
<li>Çocukların bilim ile ilgili bilgi, beceri ve tutum kazanmalarını sağlamak.</li>
<li>Bilimsel olayların basit, öğrenilebilir ve eğlenceli aktivitelerle açıklanabileceğini keşfetmelerini sağlamak.</li>
<li>Bir olay hakkında tahminler üretme ve soru sorma becerilerini geliştirmek.</li>
<li>Bilgi veya olaylarda neden-sonuç ilişkisi üzerine düşünmelerini sağlamak.</li>
<li>Gözlem ve deney yaparak bilgi toplama ve bilgiyi test etme becerisi geliştirmelerini kolaylaştırmak.</li>
<li>Farklı düşünme becerilerini kullanarak, bir olay üzerinde çıkarımlar yapmalarını sağlamak.</li>
<li>Bilgiye ulaşmada farklı yollar keşfetmelerini sağlamak.</li>
<li>Yeni ürün, fikir, strateji, çözümler geliştirmek üzere düşünmelerini sağlamak.</li>
<li>Günlük hayatlarında karşılaştıkları olay ya da durumların, bilimsel bir açıklamasının olabileceğini fark etmelerini sağlamak.</li>
<li>Olay ve durumlar ile bilim arasında ilişki kurmalarını sağlamak.</li>
<li>Yaratıcı tasarımlar yapmaları konusunda desteklemek.</li>
<li>Duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri ve grup tartışmalarına katılma konusunda cesaretlendirmek.</li>
<li>Bir görseli, olayı ya da durumu yorumlamaları, üzerinde tahminler geliştirmesini sağlamak.</li>
<li>Farklı düşünme biçimlerini fark etmelerini sağlamak.</li>
<li>Bilim insanları ile ilgili farkındalıklarını arttırmak.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/imcd-bilim-atesbocegi-tiri-ve-kalici-bilim-siniflariyla-cocuklarin-kalbine-bilim-tohumlari-ekmeye-devam-ediyor-574542">IMCD, Bilim Ateşböceği Tırı ve Kalıcı Bilim Sınıflarıyla Çocukların Kalbine Bilim Tohumları Ekmeye Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cep telefonu kamburluğu: Yeni neslin sessiz tehlikesi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cep-telefonu-kamburlugu-yeni-neslin-sessiz-tehlikesi-571648</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 17:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[avcı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[omurga]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, telefon, tablet kullanımı ve yanlış oturma alışkanlıkları gibi duruş bozukluklarının omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cep-telefonu-kamburlugu-yeni-neslin-sessiz-tehlikesi-571648">Cep telefonu kamburluğu: Yeni neslin sessiz tehlikesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, telefon, tablet kullanımı ve yanlış oturma alışkanlıkları gibi duruş bozukluklarının omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Sürekli başı öne eğmek omurgaya binen yükü artırıyor!</strong></p>
<p>Telefonu başı öne eğerek kullanmanın ‘text neck’ olarak bilinen tabloya yol açacağını dile getiren Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, “Baş öne eğildikçe omurgaya binen yük artar; örneğin normalde 5–6 kilogram olan baş ağırlığı, 45 derece öne eğildiğinde 20 kilograma kadar çıkabilir.” dedi.</p>
<p>Bu durumun boyun kaslarında aşırı gerginlik, sırt ağrısı, baş ağrısı ve ilerleyen dönemde disklerde yıpranma ve fıtık riskini artırdığını ifade eden Avcı, uzun vadede omurga dizilimini bozarak kalıcı duruş bozukluklarına zemin hazırlayacağını vurguladı.</p>
<p><strong>Duruş bozukluğuyla başlayarak kalıcı hale gelebilir! </strong></p>
<p>Yanlış oturuş alışkanlığının kalıcı kamburluk veya bel fıtığına yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. İdris Avcı, “Özellikle uzun süre masa başında kambur oturmak omurgada kalıcı şekil bozukluklarına neden olabilir.” dedi.</p>
<p>Genç yaşlarda ‘duruş bozukluğu’ şeklinde başlayan kamburluğun, ilerleyen yıllarda kemik yapının uyum sağlamasıyla kalıcı hale geleceğini aktaran Avcı, “Aynı şekilde, sürekli öne eğilerek veya destek almadan oturmak bel bölgesindeki disklerin üzerine fazla yük bindirir. Bu da zaman içinde bel fıtığı gelişimine zemin hazırlayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çocukluk ve ergenlikte tablet/telefon kullanımı omurga gelişimini olumsuz etkiliyor!</strong></p>
<p>Çocukluk ve ergenlik dönemini omurga gelişiminin en kritik olduğu dönem olarak tanımlayan Op. Dr. İdris Avcı, “Uzun süreli tablet veya telefon kullanımı sırasında eğilme ve kambur durma, büyüme çağındaki kemiklerde şekil bozukluklarına neden olabilir. Omuzlarda öne kapanma, sırt kaslarında dengesizlik, omurgada eğrilikler görülebilir. Ayrıca hareketsizlik obezite, kas zayıflığı ve genel sağlık sorunlarına da yol açar.” uyarısını yaptı.</p>
<p>Günlük hayatta omurgayı korumak için edinilebilecek basit alışkanlıklara değinen Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dik durmayı unutmayın. Telefonu göğüs hizasında kullanın, başınızı eğmeyin. Çalışma masanızı boyunuza uygun ayarlayın, monitörünüz göz hizasında olsun. Uzun süre oturmayın; her 30–40 dakikada bir kalkıp esneme hareketleri yapın. Düzenli egzersiz yapın. Özellikle core (karın ve sırt) kaslarını kuvvetlendirmek, omurgayı korur. Orta sertlikte yatak kullanın ve uzun süre yüzüstü yatmaktan kaçının.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cep-telefonu-kamburlugu-yeni-neslin-sessiz-tehlikesi-571648">Cep telefonu kamburluğu: Yeni neslin sessiz tehlikesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir’den Kalıcı Çözüm Hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-kalici-cozum-hamlesi-563862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 14:25:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ordu Büyükşehir Belediyesi, Fatsa’da Taş Duvar Çalışması Yürütüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-kalici-cozum-hamlesi-563862">Büyükşehir’den Kalıcı Çözüm Hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Büyükşehir Belediyesi Fatsa ilçesinde taş duvar çalışması gerçekleştiriyor.</p>
<p>Kırsal mahallelerin ulaşım ağını güçlendirmek, vatandaşların dört mevsim konforlu seyahat etmesini sağlamak amacıyla Büyükşehir Belediyesi yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Altyapısı tamamlanan güzergahlar asfalt ve beton ile modernize edilirken bir yandan da vatandaşları tehlikeye düşürecek olan alanlarda tedbirler alınıyor.</p>
<p>Bu kapsamda vatandaşların yoğun olarak kullandığı, yağışlar ile birlikte yol altı heyelanlarının oluştuğu Fatsa ilçesi Yapraklı, Başköy ve Dolunay Mahallesi’ni birbirine bağlayan grup yolunda taş duvar imalatı yapılıyor. </p>
<p>100 metre uzunluğunda 11 metre yüksekliğinde yapılan taş duvarda çalışmalar devam ediyor. 45. metresinde çalışan ekipler çalışmaları kısa sürede tamamlayarak vatandaşlara güvenli bir güzerg&acirc;h sunmuş olacak.</p>
<p>6 YILDA FATSA’YA 32 BİN 762 METREKÜP TAŞ DUVAR</p>
<p>Öte yandan Ordu Büyükşehir Belediyesi ekipleri Fatsa ilçesinde 6 yıldan bu yana 32 bin 762 metreküp taş duvar imalatı gerçekleştirerek vatandaş ve yolları koruma altına aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-kalici-cozum-hamlesi-563862">Büyükşehir’den Kalıcı Çözüm Hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimde kalıcı çözüm bulmak şart</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitimde-kalici-cozum-bulmak-sart-556848</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 06:39:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bulmak]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretime erişimdeki eşitsizliklere değinen SEDER YK Üyesi Dr. Merve Yılmaz'dan acil çağrı: "Eğitimde kalıcı çözüm bulmak şart"</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitimde-kalici-cozum-bulmak-sart-556848">Eğitimde kalıcı çözüm bulmak şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Yükseköğretime erişimdeki eşitsizliklere değinen SEDER YK Üyesi Dr. Merve Yılmaz’dan acil çağrı: “Eğitimde kalıcı çözüm bulmak şart”</p>
<p>Sürdürülebilir Eşitlik ve Sosyal Araştırmalar Derneği (SEDER) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Merve Yılmaz, Türkiye’de yükseköğretime erişimdeki eşitsizliklere dikkat çekerek, mevcut durumun ekonomik refah, sosyal adalet ve demokratik gelişim üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi. Yılmaz, “Türkiye’de gerçekten herkes için bu yol açık mı?” sorusunu sorarak, eğitim sistemindeki derin sorunlara işaret etti.</p>
<p>SEDER YK Üyesi Dr. Merve Yılmaz’a göre Türkiye’de yükseköğretime erişim sorunu, lise çağında başlıyor. 15-19 yaş grubundaki gençlerin yalnızca yüzde 72,5’inin okula devam ettiği belirtilirken, OECD ortalamasının yüzde 84,1 olduğu kaydedildi. Söz konusu veriler, Türkiye’de neredeyse her dört gençten birinin liseye dahi gitmediğini ve üniversiteye erişim hakkı başlamadan önce bile ciddi bir eşitsizlikle karşılaştığını ortaya koyuyor. Dr. Yılmaz, sadece okula gitmenin yeterli olmadığını, aynı zamanda okullardaki eğitim kalitesi, öğrenci destekleri, mezuniyet oranları ve üniversiteye hazırlanma imkanlarının da kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p><b>Gençlerin yüzde 31’i ne eğitimde ne istihdamda</b></p>
<p>Üniversiteye giriş tablosunun da iç açıcı olmadığını belirten Dr. Merve Yılmaz, 2022-2023 döneminde yükseköğretime devam eden gençlerin oranının yüzde 46 iken, bu oranın 2023-2024’te yüzde 42,7’ye gerilediğini ifade etti. Öte yandan 18-24 yaş aralığında “ne eğitimde ne istihdamda” olan gençlerin oranı ise yüzde 31,1. Yılmaz, bu oranın her üç gençten birinin ne çalıştığını ne de okuduğunu gösterdiğini belirterek, “Eğitim sisteminin bu kadar dışına itilmiş bir gençlik hem bireysel olarak hem de toplumsal düzeyde ciddi kayıplara yol açabilir” uyarısında bulundu.</p>
<p><b>Kadınlar dezavantajlı grupta</b></p>
<p>Kadınların yükseköğretime katılım oranının erkeklerden yüksek olmasına rağmen, mezuniyet sonrası iş hayatına katılım oranlarının neredeyse yarı yarıya olduğunu belirten Yılmaz, toplumsal roller, bakım yükü ve cam tavanlar nedeniyle kadınların kariyer hayallerinin sınırlı kaldığını söyledi. Bu nedenle sadece eğitimde değil, iş yaşamında da kadınları destekleyecek mentorluk programları, kreş imkanları ve hibrit çalışma modelleri gibi politikalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/yuksekogretime-erisimdeki-esitsizlikler-0-hGrPSVul.jpeg" /></p>
<p><b>Çözüm ne?</b></p>
<p>Dr. Merve Yılmaz, bu sorunları düzeltmek için öncelikle eğitime ayrılan bütçenin artırılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında öğrenci başına en az harcama yapan ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, daha fazla yatırımın, daha eşit imkanlar ve daha güçlü destek sistemleri anlamına geleceğini vurguladı. Üniversite sayısını artırmak kadar, bu üniversiteleri nitelikli hale getirmenin de önemli olduğunu kaydeden Yılmaz, araştırma kapasitesi, öğretim üyesi kalitesi ve öğrenci destek hizmetleri güçlendirilmeden gerçek bir dönüşüm sağlanamayacağını ifade etti.</p>
<p>Yılmaz, son olarak üniversiteye erişim hakkının sadece bir binaya girme hakkı olmadığını, o binada kendini geliştirebilme, sosyal destek alabilme, güvenli bir ortamda yaşayıp eğitimini tamamlayabilme hakkı olduğunu vurguladı. “Eğitimde fırsat eşitliği dediğimizde sadece sayı değil, nitelik ve sürdürülebilirlikten de bahsetmeliyiz” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Türkiye’nin genç nüfusu, en büyük avantajı olabilir. Ama bu avantajı kullanabilmek için adil, kapsayıcı ve cesur politikalara ihtiyacımız var. Çünkü eğitim, sadece bireyin değil, ülkenin de geleceğidir. Eğitim alanında yaşanan sorunlara kalıcı bir çözüm bulunması şart.”</p>
<p><b>Dr. Merve Yılmaz kimdir?</b></p>
<p>Merve Yılmaz, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisans, İstanbul Okan Üniversitesi’nde ise aynı alanda doktora eğitimini tamamlamıştır. Örgütsel liderlik, müfredat liderliği ve eğitimde fırsat eşitliği konularına odaklanmaktadır. Evli ve bir çocuk annesidir. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitimde-kalici-cozum-bulmak-sart-556848">Eğitimde kalıcı çözüm bulmak şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüketim, mutluluğun kalıcı kaynağı değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuketim-mutlulugun-kalici-kaynagi-degil-554998</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 07:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğun]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, tüketim alışkanlıklarının psikolojik ve sosyal kökenleri, tüketimin mutlulukla ilişkisi, tüketim bağımlılığının riskleri ve sağlıklı tüketim için bilinçli farkındalığın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketim-mutlulugun-kalici-kaynagi-degil-554998">Tüketim, mutluluğun kalıcı kaynağı değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, tüketim alışkanlıklarının psikolojik ve sosyal kökenleri, tüketimin mutlulukla ilişkisi, tüketim bağımlılığının riskleri ve sağlıklı tüketim için bilinçli farkındalığın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Uzun vadede mutluluk, tüketimle ilgili değil! </strong></p>
<p>İnsanların acıdan kaçmak, mutluluğu bulmak üzere programlandığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Mutluluk ise günümüzde ekonomik sistemler tarafından para sahibi olmak ve tüketmek ile eşleştirilmekte.” dedi.</p>
<p>Özellikle reklamların mutluluğu pazarlayan bir dille, ürünü aldığımızda mutlu olacağımız algısını yarattığına vurgu yapan Demir, “Ancak son dönemde çalışmalar bize belirli bir miktardan fazla paranın da mutluluk getirmediğini gösteriyor. O halde para ve beraberinde tüketim, insanları uzun vadede mutlu yapmaz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnsanları zaaflarından etkileme amacı ön planda!</strong></p>
<p>Tüketim alışkanlıklarımızı psikolojik, sosyal, kişisel ve ekonomik faktörlerin belirlediğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Kişilik yapısı olarak duygularını dengeleyebilen kişilikler daha rasyonel düzeyde tüketim kararları alırken, duygusal anlamda dengeyi sağlayamayan kişiler fazlaca dürtüsel kararlar ile alışveriş yapmaya daha yatkındırlar.” dedi.</p>
<p>Kişiliğin dışında tüketim alışkanlıklarımızı belirleyen psikolojik faktörlerden de bahseden Demir, şunları söyledi:</p>
<p>“Bir şeyi ihtiyaç olarak hissetmek ya da sadece haz için tüketmek bir psikolojik faktördür. Sosyal çevreye baktığımızda ailemiz, arkadaşlarımız onların onayladığı, arzuladığı şeylerin kişinin tüketim alışkanlıklarını belirlediğini görüyoruz. İnsan zaafları olan bir varlık. Lüks tüketim alışkanlıklarının insanları mutlu ettiğine dair bir algı mevcut. Kapitalist sistem içinde tüketimin her pencereden teşvik edildiği günümüzde markalar özellikle sevgi, saygı, prestij gibi unsurları ön palana çıkararak satış yapmayı hedefliyor. Reklamlar ise bireylerin algılarını yöneterek, insanlarda reklamlardaki hayata ulaşmak ve o hayatı yaşamak isteği uyandırıyor. İnsanları zaaflarından etkileme amacı ön planda. Bunun için özellikle o kişiyi anlık olarak mutlu edecek duygularına hitap eden yöntemler kullanılır. Çeşitli marka reklamları bir ürünün, materyalin kişiyi özel, başarılı, mutlu kılacağı algısı yaratarak kişinin kendi hayatında bunları bulamayacağını ancak satın alabileceğini vurgular.”</p>
<p><strong>Tüketim alışkanlıkları ihtiyaçlar doğrultusunda değiştirilmeli </strong></p>
<p>Sosyal ve kültürel özelliklerin de tüketim alışkanlıklarının, kişinin ekonomik statüsünü yansıttığı yönünde olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Kişiler özellikle belirli markalara sahip ürünler ile zengin hissetmekte, gösterişçi tarzda tüketim alışkanlığı ile bir statü elde ettiğini düşünmekteler. Buradaki motivasyon daha çok kişinin kendisini diğerlerine kabul ettirme, beğendirme isteği.” dedi.</p>
<p>Ancak önemli olanın sosyal prestij değil kişinin yaşamsal ihtiyaçları olduğunu hatırlatan Demir, “Kişiler tüketim alışkanlıklarını ihtiyaçları doğrultusunda değiştirmeli. Satın alacağımız şey bize sosyal statü mü getirecek, ihtiyacımız olduğu için mi alıyoruz noktasında rasyonel açıdan bakmamız gerekiyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tüketim alışkanlıklarının kölesi olmak çeşitli ruhsal bozukluklara neden olabilir! </strong></p>
<p>Çalışmaların lüks tüketim yerine küçük şeyler almanın daha fazla mutluluk getirdiği sonucuna ulaştığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Diğer yandan alışveriş anında kişilerin vitrin gezerken, tatil seçeneklerini planlarken mutluluk düzeylerinin arttığı da görülmüş. Markalar bu noktada raflarda göz hizamıza yerleştirilen, basit ambalajlı, tüketici ile duygusal bağ kurabilen ürünler tasarlayarak, alışveriş sırasında fonda çalan müzik, mağazanın kokusu gibi detayları dikkate alan nöropazarlama tekniklerinin kullanılması ile satışı oluşturmaya çalışmaktalar.” dedi.</p>
<p>Bir ürün satın alma anında özellikle kredi kartları kullanılırken anlık düzeyde dopamin seviyesinde artış söz konusu olduğunu da kaydeden Demir, “Ancak uzun vadede kişi tüketim alışkanlıklarının esiri olur ve ekonomisini yönetemez hale gelir. İşte bu noktada kişinin özgür hissetmeme durumu ortaya çıkar. Tüketim alışkanlıklarının kölesi olan insan bir süre sonra çeşitli ruhsal bozukluklar geliştirebilir. Alışveriş beynimizde dopamin salınımını arttırdığı için kontrolsüz bir şekilde bağımlılıkları tetikleyebilir.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketim-mutlulugun-kalici-kaynagi-degil-554998">Tüketim, mutluluğun kalıcı kaynağı değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşkesiği Mahallesi&#8217;ne Kalıcı ve Güvenli İçme Suyu Yatırımı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/taskesigi-mahallesine-kalici-ve-guvenli-icme-suyu-yatirimi-553855</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 09:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesine]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[taşkesiği]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Korkuteli ilçesi Taşkesiği Mahallesi’nde içme suyu altyapısını güçlendirmek amacıyla önemli bir yatırımı hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/taskesigi-mahallesine-kalici-ve-guvenli-icme-suyu-yatirimi-553855">Taşkesiği Mahallesi&#8217;ne Kalıcı ve Güvenli İçme Suyu Yatırımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Korkuteli ilçesi Taşkesiği Mahallesi’nde içme suyu altyapısını güçlendirmek amacıyla önemli bir yatırımı hayata geçirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in talimatı ve bölge halkının talepleri doğrultusunda başlatılan kaptaj yenileme çalışmaları tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunuldu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yıllardır kullanılan Akpınar kaynağındaki mevcut kaptajın ekonomik ömrünü tamamlaması üzerine yürütülen projede, eski yapı tamamen kaldırıldı. Bölgenin doğal yapısına uyumlu olacak şekilde, aynı bölgeden temin edilen doğal taşlar kullanılarak yeni bir kaptaj inşa edildi. Bu sayede hem çevre dokusu korundu hem de uzun ömürlü bir altyapı çözümü sağlandı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>DOĞAL DOKUYA UYGUN KAPTAJ VE ÇEŞME UYGULAMASI</span></span></span></p>
<p><span><span><span>ASAT Genel Müdürlüğü, Antalya’nın dört bir yanında su kaynaklarını korumak ve doğal dokuyu yaşatmak amacıyla vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik altyapı yatırımlarına aralıksız devam ediyor.  Bu bağlamda gerçekleştirilen Taşkesiği Mahallesi Akpınar mevkiinde ki kaptaj ve çeşme uygulaması ile bilgi veren ASAT Etüt ve Plan Dairesi Başkanı Levent Hansu, ‘’2024 yılında başlayan ve 2025 itibarıyla tamamlanan proje ile bölgedeki su yollarını güvence altına aldık. Akpınar’daki su kaynaklarını hem koruduk hem de geçmişten gelen kültürel yapıya uygun şekilde doğal malzemeler kullanarak kaptaj ve çeşme uygulamasını hayata geçirdik. 19 ilçe ve 913 mahallede çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>YENİLENEN ALAN, ZİYARETÇİLERİN UĞRAK NOKTASI OLDU</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Taşkesiği Muhtarı ve Kooperatif Başkanı Mehmet Öz ise, “Akpınar piknik alanı daha önce atıl durumdaydı. Su gözlerinin açık olması nedeniyle tıkanmalar ve kötü görüntüler yaşanıyordu. Şimdi hem yerli hem yabancı çok sayıda ziyaretçi gelmeye başladı. Başkanımız Muhittin Böcek’e, ASAT Genel Müdürlüğümüze ve katkı sunan herkese teşekkür ederiz” diyerek memnuniyetini dile getirdi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>TEMİZ VE BOL SU, MAHALLELİYE RAHAT NEFES ALDIRDI</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mahalle sakini İlhan Tolaman da yapılan çalışmanın hem sulama hem de günlük kullanım açısından büyük fayda sağladığını belirterek, “Önceden çöpten geçilmiyordu, su fıskiyeleri tıkanıyordu. Artık su daha hijyenik ve bol geliyor. Hem evimizde hem tarlamızda rahatlıkla kullanıyoruz” dedi.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/taskesigi-mahallesine-kalici-ve-guvenli-icme-suyu-yatirimi-553855">Taşkesiği Mahallesi&#8217;ne Kalıcı ve Güvenli İçme Suyu Yatırımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DESKİ, Kale’nin Su Sorununa Kalıcı Çözüm Getiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deski-kalenin-su-sorununa-kalici-cozum-getiriyor-550034</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 07:27:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[deski]]></category>
		<category><![CDATA[getiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalenin]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ), Kale ilçesinde kuraklık ve azalan yağışların yol açtığı su sıkıntısını kalıcı olarak çözmek için yeni bir içme suyu projesini hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deski-kalenin-su-sorununa-kalici-cozum-getiriyor-550034">DESKİ, Kale’nin Su Sorununa Kalıcı Çözüm Getiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürlüğü, mevsimsel yağışların azalması ve kuraklık nedeniyle mevcut içme suyu kaynaklarının debisinin düşmesi sonucu yaşanan susuzluk sorununu çözmek amacıyla harekete geçti. Kale ilçe merkezine su temini sağlamak üzere iki adet 80 lt/sn debiye sahip yeni içme suyu sondajı açıldı.</p>
<p><strong>SU SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM</strong></p>
<p>Sondajlardan elde edilen su, TÜRKAK akreditasyonuna sahip DENÇEV laboratuvarlarında analiz edilerek içme suyu standartlarına uygunluğu onaylandı. Ayrıca, bu iki sondajdan Kale Merkez içme suyu deposuna suyun aktarılması amacıyla 4 bin150 metre uzunluğunda içme suyu iletimi hattı inşasına başlandı. Yeni başlayan bu proje, Kalede yaşanan susuzluk sorununa kalıcı bir çözüm sunmayı hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deski-kalenin-su-sorununa-kalici-cozum-getiriyor-550034">DESKİ, Kale’nin Su Sorununa Kalıcı Çözüm Getiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barbaros Mahallesi&#8217;nin Altyapı Sorununa Kalıcı Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barbaros-mahallesinin-altyapi-sorununa-kalici-cozum-549460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 09:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[barbaros]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesinin]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde yıllardır devam eden altyapı sorununu çözmek için kanalizasyon hattı döşeme çalışmasına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-mahallesinin-altyapi-sorununa-kalici-cozum-549460">Barbaros Mahallesi&#8217;nin Altyapı Sorununa Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde yıllardır devam eden altyapı sorununu çözmek için kanalizasyon hattı döşeme çalışmasına başladı. Yağışlı havalarda evlere dolan kanalizasyon atıklarının önüne geçmek amacıyla hayata geçirilen 1 kilometrelik çalışma kısa sürede tamamlanarak mahalle sakinlerinin yaşadığı sıkıntılara son verilecek.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi MASKİ Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında kentin kronikleşmiş sorunlarını çözmeye devam ediyor. MASKİ Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışmada, Barbaros Mahallesi’nde 1 kilometrelik yeni kanalizasyon hattı döşeniyor. Mevcut hattın yetersiz kaldığı ve kış aylarında su baskınlarına neden olduğu bölgede, ilave hat sayesinde akış ikiye bölünerek baskınların önüne geçilecek.</p>
<p><b>&#8220;ÇALIŞMALARI KENDİ EKİPLERİMİZLE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ&#8221;</b></p>
<p>Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı Bakım-Onarım Şube Müdürü Cem Güler, “Mahalle sakinlerimizin ve muhtarımızın talepleri doğrultusunda kış aylarında yaşanan su baskınlarının önüne geçmek için bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Mevcut kanalizasyon hattı yıllar önce yapıldığı için artık yetersiz kalıyordu. İlave hat ile debiyi düşürüp evlerdeki su baskınlarını önleyeceğiz. Bu çalışmaları merhum Ferdi Zeyrek Başkanımızın öncülüğünde kendi ekiplerimizle yapmaya başladık. Yeni Başkanımız Besim Dutlulu ile birlikte çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüp daha da ileriye taşıyacağız” dedi.</p>
<p><b>&#8220;KIŞIN YAĞMURLAR YAĞDIĞINDA DİKEN ÜZERİNDE DURUYORDUK&#8221;</b></p>
<p>Barbaros Mahalle Muhtarı Siyami Alak, “Bu konuda bize verilen destekler için çok çok teşekkür ederim. Güzel bir kanalizasyon çalışması olacak. Kışın yağmurlar yağdığında biz gerçekten diken üzerinde duruyorduk. MASKİ ekipleri gece-gündüz buradaydı. Çalışmaları başlatan Ferdi Başkan’a Allah’tan rahmet diliyorum. Biz, gerçekten kendisini gönülden seviyorduk. İnşallah Besim Dutlulu Başkan’ımıza da hayırlı, uğurlu olur. Bu çalışmalara devam eder. MASKİ ekipleri büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Sıcağın alnında, çalışma alanının dar olmasına rağmen çalışıyorlar. Yağmur yağdı mı, kanalizasyon atıkları evlere basıyordu. Çok kötü bir durumda yaşıyorduk. Bu çalışmalar nedeniyle emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;KANALİZASYON</b> <b>ALTYAPISI</b> <b>EN</b> <b>BÜYÜK</b> <b>SIKINTIMIZDI&#8221;</b></p>
<p>Mahalle sakinleri de yaşadıkları sorunları anlatarak Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ’ye teşekkür etti. Muzaffer Kocael, “Önceleri kanalizasyon altyapısı en büyük sıkıntımızdı. Sokaklarımız kazılıp unutulmuştu. Yaptıkları çalışmanın karşılığını kışın göreceğiz. Önceden ana rögarlardan pis su fışkırıyordu” dedi.</p>
<p>Hatice Esen, “Pis kokular oluyordu, lağımlar taşardı. Bahçemize kadar geliyordu. Bu sorunlar çözülmemişti. İnşallah kötü koku ve su basması olmaz. MASKİ’ye ve Belediyemize teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p>Nihat Şipal ise “Burası yol kotuna göre yüksek, merdivenle inilen evlerin durumu çok kötüydü. İnşallah bundan sonra rahat ederiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-mahallesinin-altyapi-sorununa-kalici-cozum-549460">Barbaros Mahallesi&#8217;nin Altyapı Sorununa Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barbaros Mahallesi’nin Altyapı Sorununa MASKİ’den Kalıcı Müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barbaros-mahallesinin-altyapi-sorununa-maskiden-kalici-mudahale-549425</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:53:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[barbaros]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesinin]]></category>
		<category><![CDATA[maskiden]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549425</guid>

					<description><![CDATA[<p>MASKİ Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışmada, Barbaros Mahallesi’nde 1 kilometrelik yeni kanalizasyon hattı döşeniyor. Mevcut hattın yetersiz kaldığı ve kış aylarında su baskınlarına neden olduğu bölgede, ilave hat sayesinde akış ikiye bölünerek baskınların önüne geçilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-mahallesinin-altyapi-sorununa-maskiden-kalici-mudahale-549425">Barbaros Mahallesi’nin Altyapı Sorununa MASKİ’den Kalıcı Müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı Bakım-Onarım Şube Müdürü Cem Güler, &ldquo;Mahalle sakinlerimizin ve muhtarımızın talepleri doğrultusunda kış aylarında yaşanan su baskınlarının önüne geçmek için bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Mevcut kanalizasyon hattı yıllar önce yapıldığı için artık yetersiz kalıyordu. İlave hat ile debiyi düşürüp evlerdeki su baskınlarını önleyeceğiz. Bu çalışmaları merhum Ferdi Zeyrek Başkanımızın öncülüğünde kendi ekiplerimizle yapmaya başladık. Yeni Başkanımız Besim Dutlulu ile birlikte çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüp daha da ileriye taşıyacağız&rdquo; dedi.</p>
<p><b>&#8220;KIŞIN YA&#286;MURLAR YA&#286;DI&#286;INDA DİKEN ÜZERİNDE DURUYORDUK&#8221;</b></p>
<p>Barbaros Mahalle Muhtarı Siyami Alak, &ldquo;Bu konuda bize verilen destekler için çok çok teşekkür ederim. Güzel bir kanalizasyon çalışması olacak. Kışın yağmurlar yağdığında biz gerçekten diken üzerinde duruyorduk. MASKİ ekipleri gece-gündüz buradaydı. Çalışmaları başlatan Ferdi Başkan’a Allah’tan rahmet diliyorum. Biz, gerçekten kendisini gönülden seviyorduk. İnşallah Besim Dutlulu Başkan’ımıza da hayırlı, uğurlu olur. Bu çalışmalara devam eder. MASKİ ekipleri büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Sıcağın alnında, çalışma alanının dar olmasına rağmen çalışıyorlar. Yağmur yağdı mı, kanalizasyon atıkları evlere basıyordu. Çok kötü bir durumda yaşıyorduk. Bu çalışmalar nedeniyle emeği geçen herkese teşekkür ediyorum&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;KANALİZASYON</b> <b>ALTYAPISI</b> <b>EN</b> <b>BÜYÜK</b> <b>SIKINTIMIZDI&#8221;</b></p>
<p>Mahalle sakinleri de yaşadıkları sorunları anlatarak Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ’ye teşekkür etti. Muzaffer Kocael, &ldquo;Önceleri kanalizasyon altyapısı en büyük sıkıntımızdı. Sokaklarımız kazılıp unutulmuştu. Yaptıkları çalışmanın karşılığını kışın göreceğiz. Önceden ana rögarlardan pis su fışkırıyordu&rdquo; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbaros-mahallesinin-altyapi-sorununa-maskiden-kalici-mudahale-549425">Barbaros Mahallesi’nin Altyapı Sorununa MASKİ’den Kalıcı Müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir’den Sorunlu Yollara Kalıcı Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sorunlu-yollara-kalici-cozum-548681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 10:33:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlu]]></category>
		<category><![CDATA[yollara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 18 ilçede yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sorunlu-yollara-kalici-cozum-548681">Büyükşehir’den Sorunlu Yollara Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, şehir genelinde yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi. Mahalle yollarının yanı sıra yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte trafik hareketliliği yaşanan birçok yayla yolunda da  asfaltlama, betonlama ve iyileştirme çalışmaları yapılıyor. Şehrin her noktasını güvenli ve konforlu yollarla buluşturmak için seferber olan Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, son bir haftada Akçaabat ilçesinin Meşeli ve Mersin, Vakfıkebir ilçesinin Soğuksu ve Sinanlı, Tonya ilçesinin Kalemli Sivri ve İskenderli, Hayrat ilçesinin Merkez ve Topaklı, Arsin İlçesinin Yalı, Maçka ilçesinin Ormaniçi ve Ortahisar ilçesinin 1 no’lu Beşirli Mahallesi’nde asfalt serim çalışmaları gerçekleştirdi.</p>
</p>
<p>YAYLA YOLLARINDA ÇALIŞMALAR HIZ KESMİYOR</p>
<p>Ayrıca, Vakfıkebir ilçesi Karadağ Yaylası yolunda kuru beton serimi, Köprübaşı ilçesi Taşlı Yaylası’nda yol onarımı, Derinoba Yaylası’nda ise yol genişletme çalışmaları yapıldı. </p>
</p>
<p>SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR</p>
<p>Ekipler, 18 ilçenin farklı noktalarında yeni yol açma ve genişletme, taş duvar imalatı, menfez açma, heyelan ve dere yatağı temizlik çalışmalarına da ara vermeden devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, &ldquo;Türkiye&#8217;nin en fazla karayolu ağına sahip şehirlerinden biriyiz. Bütün ilçelerimizde sorunlu yollara müdahale eden ekiplerimiz, vatandaşlarımızın güvenli yollarda yolculuk yapmasını sağlamak için yoğun bir gayretle çalışıyor. Asfaltlama,  betonlama, bakım, onarım ve yeni yol açma çalışmalarımız aralıksız devam edecek&#8221; denildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sorunlu-yollara-kalici-cozum-548681">Büyükşehir’den Sorunlu Yollara Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Kalıcı refah artışı için sağlam bir zemin oluşturuyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kalici-refah-artisi-icin-saglam-bir-zemin-olusturuyoruz-545755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 14:04:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artışı]]></category>
		<category><![CDATA[bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[hazine]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[maliye]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturuyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[zemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merkez Bankası tarafından açıklanan nisan ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendiren Bakan Şimşek, uygulanan program sayesinde Türkiye'nin dayanıklılığının önemli ölçüde arttığını belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kalici-refah-artisi-icin-saglam-bir-zemin-olusturuyoruz-545755">Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Kalıcı refah artışı için sağlam bir zemin oluşturuyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> tarafından <strong>nisan ayı ödemeler dengesi </strong>açıklandı. Verileri değerlendiren ekonomi programı sayesinde <strong>Türkiye&#8217;nin dayanıklılığı </strong>ve şoklara karşı direncinin arttığını belirten <strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,</strong> <em>&#8220;Sürdürülebilir yüksek büyüme ve kalıcı refah artışı için sağlam bir zemin oluşturuyoruz&#8221;</em> dedi. </p>
</div>
<div>
<p>Sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, nisanda yıllık cari açığın öngörüleri doğrultusunda artış gösterdiğine dikkat çeken Bakan Şimşek, cari açığın programın başlangıcına göre 39,3 milyar dolar azaldığını, altın ve enerji hariç yıllık cari fazlanın ise 49,5 milyar dolar olduğunu vurguladı. </p>
</div>
<div>
<p><b>Küresel mal ticaretinin yoğunlaştığı vurgusu yaptı</b></p>
</div>
<div>
<p>Şimşek, küresel mal ticaretine ilişkin belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde hizmet ihracatındaki güçlü performansın cari dengeyi desteklediğine işaret ederek, şunları kaydetti:</p>
</div>
<div>
<p>&#8220;Uyguladığımız program sayesinde ülkemizin dayanıklılığı ve şoklara karşı direnci önemli ölçüde artarken sürdürülebilir cari dengede kayda değer kazanımlar sağlandı. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve kalıcı refah artışı için sağlam bir zemin oluşturuyoruz.&#8221;</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250617/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kalici-refah-artisi-icin-saglam-bir-zemin-olusturuyoruz-1097089813.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-kalici-refah-artisi-icin-saglam-bir-zemin-olusturuyoruz-545755">Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Kalıcı refah artışı için sağlam bir zemin oluşturuyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan sorunların kalıcı çözümü için yerel yönetimlere yetki çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-sorunlarin-kalici-cozumu-icin-yerel-yonetimlere-yetki-cagrisi-545306</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 12:07:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sorunların]]></category>
		<category><![CDATA[tugaydan]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yetki]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimlere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kent gündemindeki konulara ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşanan tüm sorunların etkin çözümü için yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını işaret ederek merkezi yönetimin yerel yönetimlere daha fazla güç ve destek vermesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-sorunlarin-kalici-cozumu-icin-yerel-yonetimlere-yetki-cagrisi-545306">Başkan Tugay&#8217;dan sorunların kalıcı çözümü için yerel yönetimlere yetki çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kent gündemindeki konulara ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşanan tüm sorunların etkin çözümü için yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını işaret ederek merkezi yönetimin yerel yönetimlere daha fazla güç ve destek vermesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Konak’ta gerçekleştirilen çınar ağacı dikiminde basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. Başkan Dr. Cemil Tugay,  su ve iklim krizi, barajlardaki su durumu, orman yangınları, İzmir Körfezi’nin temizliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki personel yönetimi ve yerel yönetimlere ilişkin sorular doğrultusunda açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>“Merkezi yönetimin daha fazla güç ve destek vermesi lazım”</strong></p>
<p>Kuraklık, yangın, su krizi, körfez temizliği gibi pek çok konuda merkezi yönetimin yeterli önlemi alıp almadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, “Bir alanı yönetmek için ‘ille ben Ankara’dan karar vereceğim’ derseniz eksik kalırsınız. Dünyada artık herkesin bildiği bir şey var. Yönetim merkezileştikçe, mutlaka eksikleriniz daha fazla oluyor. O yüzden yerel yönetimlerin daha fazla yetkili olması lazım. Yerel yönetimlere merkezi yönetimlerin daha fazla güç ve destek vermesi lazım. Bu açıdan eksikler çok. Türkiye’nin de belirgin bir merkezi yönetim anlayışı var. Bu ciddi sorunlu bir durum. Bunun her hangi bir partiyle, siyasetle değil, devleti yönetme anlayışıyla ilgili hatalı bir yönü var. İnsanlarımızın yerel yönetimlerin güçlü olmasını talep etmesi lazım. Hepimiz, kendimize eleştirilerde bulunmalıyız. Bunu yerel yönetimler için de merkezi yönetim için de söylüyorum. Eksiklerimizi tamamlarken iş birliği ve dayanışma içinde olmalıyız. Herhangi bir sorumsuzluğun olduğu şekliyle kabul edilmesi asla onaylanamaz. Hepimiz, nerede eksik yapıyoruz diye düşünüp onları tamamlamamız lazım. Yerel yönetimlerin daha fazla yetkili olması halinde daha etkin çalışmalar yapabileceğine inanıyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>Başkan Tugay’dan su tasarrufu çağrısı</strong></p>
<p>Kurak geçen kış aylarının ardından su sıkıntısını önlemek için yeni su kaynakları yarattıklarını ve gereken önlemleri aldıklarını hatırlatan Başkan Tugay, “Pek çok kuyu açtık. Gördes Barajı’ndan alabileceğimiz suyu öncelikli olarak çekmeye çalıştık. Şebeke yenileyerek su kaçaklarının önüne geçiyoruz. Gereksiz su harcamalarının önüne geçmek için çalışıyoruz. Tahtalı Barajı’ndaki su seviyesini günlük olarak takip ediyoruz. Yağış olmadığı takdirde sonbahara kadar yetmesi için gereken önlemleri aldığımızı düşünüyoruz. Önümüzdeki aylardaki sıcaklıklar da barajdaki suyun seviyesini belirleyecek. İnşallah arada yağmur yağar ama her durumda suyun çok değerli olduğunu herkesin bilmesi lazım. Su tüketimi konusunda herkesi daha duyarlı olmaya davet ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Temiz Körfez için çok çalışıyoruz</strong></p>
<p>İzmir Körfezi’nin temizliği ve koku sorununa ilişkin soruları yanıtlayan Başkan Tugay, “Şu an bakanlığın ne yaptığını bilmiyorum. Bize bildirilmiş bir çalışma yok. Ancak biz çok çalışıyoruz. Her şeyden önce 4’üncü fazla birlikte arıtma tesisimiz tam kapasite sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Onun dışında yağmur suyu ayrıştırmalarını bir miktar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Eskiden birikmiş olan kirliliğin temizlenmesi için zaman gerekiyor. Hemen yarın öbür gün yüzeriz gibi gerçek olmayan bir beklentiyi yaratmanın anlamı yok. Körfez kirli ve bir süre daha kirli kalacak. Ama yaptığımız ölçümler gösteriyor ki Körfez her ay daha iyi duruma geliyor. Sürekli daha temiz hale geliyor. Biz bu yolda devam ettikçe bütün problemler gidecek” dedi.</p>
<p><strong>“Körfez’i takip ediyoruz”</strong></p>
<p>Zaman zaman hafif bir kokunun olduğuna değinen Başkan Tugay, şunları söyledi: “Ama şiddetli ve keskin bir koku yok. Zaman zaman bazı bölgelerde alglerden kaynaklı, geçen yıl yaşadığımız problemin tekrarından kaynaklı koku olacaktır. Balık ölümü olacak şekilde bir durum yok şu anda. Ama önümüzdeki aylar için hiçbir şeyi garanti edemeyiz. Takip etmeye devam edeceğiz. Kirliliğin dışında Körfez’de alg dediğimiz bir problem var. Bunlar bazen hava sıcaklığından etkilenerek patlama şeklinde çoğalabiliyorlar. O kokuya ve sudaki oksijenin tükenmesine neden oluyor. Onun için arkadaşlarımız sürekli temizlik yapıyor.”</p>
<p><strong>“Bakanlıkla zıt ve çatışır gibi değil beraber çalışma yönündeyiz”</strong></p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan beklentilerinin Körfez’i kirleten gemilerin sıkı kontrol edilmesi olduğunu aktaran Tugay, “Başka ülkelerde daha sıkı önlemlerle gemilerin takip edildiğini görüyoruz. Biz bir yetki istedik, vermediler. Tersane bir kirliliğe neden oluyor. Derelerden gelen kirlilikler var. Bunların hepsiyle ilgili sorumluluk bakanlıkta. O konuda daha etkili önlemler alınabilir. Şu an zıt ve çatışır gibi değil de yakalayabildiğimiz kadar uyumu yakalayıp, beraber çalışma yönünde biz de çaba gösterir durumdayız” dedi.</p>
<p><strong>Orman yangınlarına karşı uyarı</strong></p>
<p>Son günlerde artan elektrik hatlarından kaynaklı orman yangınları hakkındaki soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, “İki gün önce Mordoğan’daki yangın elektrik tellerinden çıktı. Elektrik tellerinin yarattığı kıvılcımın, kuru otlara sıçramasıyla oldu. Yangınların çıkmasının iki nedeni var. Biri insanların dikkatsizliği, diğeri de elektrik tesisatları. Hava çok sıcak ve kuru olduğunda ne yazık ki yangın riski yükseliyor. Elinde ateş olan herkesin; bu sigara da olabilir, bir piknik ateşi de olabilir; ormanlardan, yangın tehlikesi olacak yerlerden uzak durması lazım” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-sorunlarin-kalici-cozumu-icin-yerel-yonetimlere-yetki-cagrisi-545306">Başkan Tugay&#8217;dan sorunların kalıcı çözümü için yerel yönetimlere yetki çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU&#8217;dan Körfez&#8217;de Bulunan Alt Geçide Kalıcı Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isudan-korfezde-bulunan-alt-gecide-kalici-cozum-454468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 10:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alt]]></category>
		<category><![CDATA[bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[geçide]]></category>
		<category><![CDATA[isudan]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[körfezde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, ani yağışlarda su birikintisi yaşanılan Körfez Atalar Mahallesi Sahil Caddesi üzerinde bulunan sahil ile bağlantıyı sağlayan alt geçit için yağmur suyu terfi odası imalatı gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-korfezde-bulunan-alt-gecide-kalici-cozum-454468">İSU&#8217;dan Körfez&#8217;de Bulunan Alt Geçide Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, ani yağışlarda su birikintisi yaşanılan Körfez Atalar Mahallesi Sahil Caddesi üzerinde bulunan sahil ile bağlantıyı sağlayan alt geçit için yağmur suyu terfi odası imalatı gerçekleştiriyor.</p>
<p>SU BİRİKİNTİSİ OLMAYACAK<br />İSU Genel Müdürlüğü ani yağışlarda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı kentin birçok noktasında yağmur suyu altyapı ve dere ıslah çalışmaları gerçekleştirmeye devam ediyor. Lokal bölgelerde meydana gelen su birikintilerine karşı kalıcı çözümler ile önlemler alarak yaşanılabilecek olumsuzlukların da önüne geçen İSU, sağanak yağış sonrası Körfez Atalar Mahallesi Sahil Caddesi üzerinde bulunan ve sahil ile bağlantıyı sağlayan alt geçitte meydana gelen su birikintisi sorununu da ortadan kaldırıyor.</p>
<p>KALICI ÇÖZÜM<br />Bu kapsamda alt geçitte meydana gelen su birikintisinin önüne geçmek için yağmur suyu terfi odası imalatı çalışması başlatan ISU Genel Müdürlüğü; 800 mm ve 500 mm çaplarında 24 metre çelik boru, 400 mm çapında 86 metre beton boru ile 400 mm çapında 70 metre polietilen borular kullanarak yeni yağmur suyu hattı inşa ediyor. Yapılan çalışma sonrası, alt geçitte biriken yağmur suları deşarj edilerek şiddetli yağmurlarda bölgede yaşanan su birikintilerinin önüne geçilmiş olacak.<br />Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-korfezde-bulunan-alt-gecide-kalici-cozum-454468">İSU&#8217;dan Körfez&#8217;de Bulunan Alt Geçide Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 07:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akrilat]]></category>
		<category><![CDATA[alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[oje]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[tırnaklardaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemin popüler uygulamalarından olan kalıcı oje ve protez tırnak sandığınız kadar masum olmayabilir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü, uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu ellerin sıklıkla UV ışınlarına maruz kalması sonucu cilt kanseri riskinin artacağını ifade ederek, gelişebilecek akrilat alerjisine de dikkat çekti. Peki akrilat alerjisi nedir? Uygulamalar sırasında önlem almak mümkün mü? Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü yanıtladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536">Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemin popüler uygulamalarından olan kalıcı oje ve protez tırnak sandığınız kadar masum olmayabilir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü, uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu ellerin sıklıkla UV ışınlarına maruz kalması sonucu cilt kanseri riskinin artacağını ifade ederek, gelişebilecek akrilat alerjisine de dikkat çekti. Peki akrilat alerjisi nedir? Uygulamalar sırasında önlem almak mümkün mü? Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü yanıtladı.</strong></p>
<p>Son dönemde tırnak estetiğine yönelik artan uygulamalar birtakım sağlık sorunlarına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Nail Art olarak bilinen kalıcı tırnak tasarımlarının UV ışınlarıyla tırnağa sabitlenmesi nedeniyle birçok riskin bulunduğunu ifade eden<strong> Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü</strong>, kalıcı oje, akrilik protez tırnak ve jel protez tırnak işlemlerini, risklerini ve akrilat alerjisini anlattı:</p>
<p><strong> </strong>“Kalıcı ojede tırnaklara cila sürülmesinin ardından cilayı katılaştırmak için ultraviyole (UV) ışığı uygulanır. Burada uygulamanın sürekli yaptırılması sonucu sık UV’ye maruz kalmak cilt kanseri riskini artırma potansiyeline sahiptir.  Uygulamalara ara vermek, uygulama öncesi güneşten koruyucu krem sürmek veya ucu açık eldiven giymek deri kanseri riskine karşı koruyucu önlemler olabilir. Ayrıca uygulama öncesi tırnağın aşırı törpülenmesi de tırnak hasarına yol açabilir. Akrilik ve jel protez tırnak uygulamalarındaki temel fark, jel protez tırnakta özel protez tırnak jellerinin tırnağa uygulandıktan sonra UV lambalar ile kurutulması söz konusu iken, akrilik protez tırnak uygulaması özel akrilik tozlarının akrilik monomer ile karıştırılıp tırnağa uygulanması yoluyla yapılmaktadır. Burada yine uzun dönemde sağlık tehdidi olarak <strong>UV temasına bağlı kanser riskinden ve erken yaşlanmadan bahsedebiliriz. </strong>Ancak tüm bu uygulamalarda ortaya çıkabilecek ortak problem, kullanılan ürünlerin içerisinde bulunan <strong>akrilatlara bağlı alerji gelişimidir.</strong>”</p>
<p><strong>Akrilat alerjisi nedir ve ne gibi belirtilere ve sonuçlara yol açabilir?</strong></p>
<p><strong> </strong>Akrilat alerjisi daha önceleri genellikle diş hekimleri ve diş teknisyenleri gibi dental personeller; matbaacılar, boyacılar ve yapıştırıcılarla temas eden işçilerde görülen bir durum iken son yıllarda özellikle akrilik tırnaklar, jel tırnaklar, kalıcı oje gibi tırnak işlemlerine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu reaksiyonlar hem işlem uygulanan kişilerde hem de işlemi uygulayan estetisyenlerde görülebiliyor. Ayrıca evde uygulama ile bu risk daha da artıyor.</p>
<p><strong>Kızarıklık, kaşıntı, şişlik, soyulma, kabuklanma, kepeklenme…</strong></p>
<p>Met, akrilat kimyasallarının en bilinenleri 2-hidroksietil metakrilat (HEMA), 2-hidroksipropil metakrilat ve etil akrilat olmakla birlikte yama testlerinde en çok saptananı HEMA’dır. HEMA, 2019 yılından itibaren Avrupa Kontakt Dermatit Derneği Yama Testi Bazal Serisine girmiştir.</p>
<p>Akrilat alerjisi tırnak ürünlerine bağlı olduğunda özellikle ellerde, parmakların uçlarında, tırnak etrafında, el bileklerinde kızarıklık, <strong>kaşıntı, şişlik, soyulma, kabuklanma, kepeklenme</strong> gibi ekzematöz belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Ancak bu belirtilerin göz kapağı, yüz, boyun, karın derisi, kasık derisi gibi ilk etapta akla gelmeyecek bölgelerde de ortaya çıkabileceğine dikkat çeken <strong>Prof. Dr. Emek Kocatürk Göncü,</strong> tırnaklarda da tırnak plağının tırnak yatağından ayrılması ya da diğer çeşit tırnak bozukluklarının görülebileceğine ve ayrıca nadiren <strong>ürtiker</strong> ya da <strong>nefes darlığına</strong> da yol açabileceğine dikkat çekiyor. Tırnak teknisyenlerinin sürekli bu kimyasallara temas ettiklerinden dolayı semptomların onlarda daha belirgin olabileceğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Akrilat alerjisinin geri dönüşü yok!</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Göncü,</strong> akrilatların tırnak ürünleri dışında başka sektörlerde de kullanıldığını ve alerji bir kez kazanıldığında ömür boyu kalıcı olduğunu ifade ederek, “Keyfi bir nedene bağlı olarak bu alerjiyi edinmek, kişilerin ileride mecburi olarak kullanmaları gerekecek tıbbi malzemeleri kullanmalarına engel teşkil edebilir. Örneğin dental protez uygulamaları, ortopedik cerrahi uygulamaları, medikal cihaz uygulamaları veya saç, kirpik protez uygulamaları akrilat alerjisi geliştiğinde artık alerjisi olan kişi için riskli uygulamalar arasına girecektir” dedi.</p>
<p>Sonuçları ve neye sebebiyet vereceği önemsemeden yaptırılan bu uygulamaların ileride kronik bir problem olarak geri dönebileceğini vurgulayan Göncü, “tırnak işlemlerinde kullanılan akrilatların ciddi alerji potansiyeli taşıdığını unutmadan hareket etmek gerekir “diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-ve-protez-tirnaklardaki-gizli-tehlike-akrilat-alerjisi-429536">Kalıcı oje ve protez tırnaklardaki gizli tehlike: Akrilat Alerjisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için çalışmaları sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalici-is-merkezinin-egitim-yuvasi-olmasi-icin-calismalari-suruyor-419611</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:02:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinin]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yuvası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419611</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Koray Aydın Parkı altındaki kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için inşaat çalışmaları sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-is-merkezinin-egitim-yuvasi-olmasi-icin-calismalari-suruyor-419611">Kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için çalışmaları sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KALICI İŞ MERKEZİNİN EĞİTİM YUVASI OLMASI İÇİN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</p>
<p>Gölcük Koray Aydın Parkı altındaki kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için inşaat</p>
<p>çalışmaları sürüyor.</p>
<p>Koray Aydın Parkı’nın altındaki kalıcı iş merkezi, Gölcük Belediyesi’nin girişimleri ile eğitim</p>
<p>yuvasına dönüştürülüyor. Gölcük Belediyesi’nin girişimleri ve uzun yasal prosedürün</p>
<p>tamamlanmasıyla, özel mülkiyette olan bağımsız bölümler üzerindeki tüm tedbir, şerhlerin</p>
<p>kaldırılması sonrasında, kalıcı işyerlerinin tümünün Maliye Hazinesi adına tapuda tescili</p>
<p>işlemi tamamlandı. Akabinde, yine Gölcük Belediyesi’nin girişimleri sonucunda; kalıcı iş</p>
<p>merkezi, Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edildi. Eğitim yuvasına dönüşecek olan iş</p>
<p>merkezindeki inşaat çalışmaları hızla ilerliyor.</p>
<p>OKUL OLARAK KULLANILACAK</p>
<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Donanma Mahallesi Pazarlıdere Caddesi</p>
<p>üzerinde; 17 Ağustos 1999 Depremi sonrasında inşa edilen Koray Aydın Parkı’nın altındaki</p>
<p>kalıcı iş merkezindeki inşaat çalışmasını yerinde inceledi. Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğü</p>
<p>tarafından teknik ve statik açıdan son derece sağlam olduğu belirlenen, 4800 m² kullanım</p>
<p>alanı bulunan bina, inşaat çalışmaların tamamlanması sonrasında okul olarak kullanılacak.</p>
<p>MİLLİ SERVET KORUNARAK EĞİTİME KAZANDIRILACAK</p>
<p>2024-2025 Eğitim – Öğretim Dönemi’ne hazır olacak binanın şubat ayında tamamlanması</p>
<p>hedefleniyor. Çalışmaların devam ettiği binada incelemeler yapan Başkan Sezer, “Atıl</p>
<p>durumdaki kalıcı iş merkezinin mahallemiz için sorun olmaktan çıkması, milli servetin</p>
<p>korunması ve eğitime kazandırılmasında tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. İlçemize ve</p>
<p>eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-is-merkezinin-egitim-yuvasi-olmasi-icin-calismalari-suruyor-419611">Kalıcı iş merkezinin eğitim yuvası olması için çalışmaları sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hızlı ve Kalıcı Öğrenme için Yeni Nesil Eğitim Teknolojileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hizli-ve-kalici-ogrenme-icin-yeni-nesil-egitim-teknolojileri-408128</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 09:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ortalamalarının üzerinde performans gösteren başarılı mezun kitlesi ve uzman akademik kadrosu ile kendi alanına öncülük eden Sevinç Eğitim Kurumları 38 yılı geride bıraktı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizli-ve-kalici-ogrenme-icin-yeni-nesil-egitim-teknolojileri-408128">Hızlı ve Kalıcı Öğrenme için Yeni Nesil Eğitim Teknolojileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ortalamalarının üzerinde performans gösteren başarılı mezun kitlesi ve uzman akademik kadrosu ile kendi alanına öncülük eden Sevinç Eğitim Kurumları 38 yılı geride bıraktı. 1986 yılında İstanbul Bakırköy’de dershane olarak başlayan eğitim sistemini, öğrenci odaklı eğitim anlayışı ve uluslararası standartlara kolay adapte olması sayesinde kısa sürede yenilikçi bir kuruma dönüştürdü. Bugün kendi özgün yayınları ile öğrencilerin eğitimine gerekli desteği sağlayan Sevinç Eğitim Kurumları, Türkiye’nin sayılı köklü yapılarından biri olarak yeni yeteneklerin keşfinden doğru kariyer planlamasına kadar öğrencilerin her adımında yanında olmaya devam ediyor. </p>
<p> </p>
<p>2023-2024 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte her biri alanında uzman isimler tarafından hazırlanan kapsamlı ve özgün yayınlarını tanıtan Sevinç Eğitim Kurumları, yıl boyunca her öğrenciyi yeni başarılara taşıyacak özel bir eğitim setini kullanacak. Bütün yılı MEB ile senkronize şekilde sürdürecek olan kurum, eğitim planını kendi özel yayınları olan yaprak testler, test kitapçıkları, değerlendirme ve ölçme sınavları, soru bankaları, konu anlatım kitapları gibi basılı yayınlara ek olarak karekodlu ve dijital içeriklerle birlikte tamamlayacak. Böylece her öğrencinin erişimine açık olan yenilikçi ve interaktif bir sistemi devreye sokarak uluslararası statüsünü ve kaliteli eğitim standartlarını daha da ileri seviyelere taşımış olacak.</p>
<p><b>Sevinç Yayınları öğretim yılı boyunca MEB müfredatına destek olacak</b></p>
<p>Eğitimde güvenilir, yenilikçi ve başarılı bir kurum olarak 1986’dan beri öne çıkan Sevinç Eğitim Kurumlarının kendi özgün materyalleri olan Sevinç Yayınları, okula destek olmak üzere MEB müfredatına uygun şekilde ders planına eklendi. Her biri kendi alanında uzman öğretmenlerin detaylı araştırmaları ve pedagojik araştırmalar sonucu tamamen öğrenci odaklı hazırlanarak müfredata dahil edilen Sevinç Yayınları, öğrencileri A’dan Z’ye eğiterek hem başarıya taşımayı hem de sosyal, psikolojik, bilişsel ve kültürel anlamda geliştirmeyi hedefliyor. </p>
<p> </p>
<p>Sevinç Eğitim Kurumlarının özellikle ulusal sınavlara hazırlık konusundaki deneyimini ortaya çıkaran Sevinç Yayınları, ortaokul ve lise müfredatına uygun konu anlatım kitaplarına ek olarak; pek çok test, kitapçık, sınav, föy, kit ve sözlükten oluşuyor. Öğrenci ihtiyacına göre planlanan Eksik Tamamlama ve Pekiştirme (ETAP) etütleri, Araştırma, Pekiştirme ve Tekrar Etme (AR-PE-TE) hafta sonu çalışma ödevleri, yarıyıl ve yaz tatili çalışma kitapları, LGS ve YKS hazırlık ve deneme setleri, genel tekrar çalışma kitapları ve yapay zeka destekli ölçme değerlendirme sistemi kullanılarak hazırlanan, her öğrencinin kişisel eksik kazanımına göre oluşturulan kişiye özel hata  kitapçıkları ile, öğrencinin kısa sürede eksiklerini tamamlayarak sınav başarısını artırmayı sağlıyor. Düşünme beceri çalışmaları gibi yayınlar ise öğrenciyi bireysel anlamda geliştirerek her zaman sorgulamayı seven, kendini eğiten donanımlı ve evrensel insanlar olarak yetiştiriyor. Sevinç Eğitim Kurumlarının nitelikli yayın serisi, her yıl öğrencileri ülkedeki ve dünyadaki en prestijli okullara yerleştirerek başarılı ve parlak bir geleceğe hazırlıyor. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı için benzer hedefle hazırlanan Sevinç Yayınları materyalleri de her yıl olduğu gibi, bu yıl da Sevinç’lileri ülkenin en ayrıcalıklı yüzdelik dilimleri arasına sokmayı planlıyor.</p>
<p><b>Yenilikçi yayın sisteminin öğrenciye ve öğretmene sağladığı faydalar</b></p>
<p>MEB müfredatı doğrultusunda ve alanında uzman öğretmenler tarafından hazırlanan kaliteli Sevinç Yayınları, konu anlatımından deneme testlerine ve genel tekrar kitapçıklarına kadar pek çok farklı şekilde öğrencileri başarıya götürmeyi amaçlıyor. Konu anlatım kitapları müfredattaki derslerin daha kolay anlaşılmasını sağlarken; yaprak testler, deneme sınavları, yarıyıl ve yaz tatili kitapları, hata kitapçıkları ve diğer sınava yönelik yayınlar hem öğrenciye daha fazla sınav deneyimi kazandırmaya hem de güçsüz yanlarına odaklanarak geliştirmesine yardımcı oluyor. Böylece ders konuları en hızlı şekilde kavranıyor ve ara sınavlar ile sürekli pekiştiriliyor; eksikler ise düzenli tekrarlar ve soru çözümleri ile kısa sürede tamamlanmış oluyor. </p>
<p> </p>
<p>Sevinç Eğitim Yayınları’nın bir diğer ayağını ise dijital ve karekodlu ders materyalleri oluşturuyor. Online Uzaktan Eğitim Portalı ve Mobil Uygulama üzerinden her öğrencinin erişimine açık olan dijital ve karekodlu içerikler, öğrenme sürecini daha kolay, hızlı ve kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Dijital teknolojilerin bu yaygın kullanımı her öğrencinin, dersleri kaçırmadan ve kendi ideal çalışma ortamında takip etmesini sağlarken öğrenme biçimlerinin yeniden şekillenmesine de izin veriyor. Öğrencilerin yanı sıra; öğretmenlerin erişimine de açık olan dijital eğitim portalı, öğrenci takibini kolaylaştırarak kişiye özel çalışma ve soru çözme tekniklerinin geliştirilmesine yardımcı oluyor. Sevinç Eğitim Kurumlarının ömür boyu eğitime tabi nitelikli eğitmenleri bu sistemi kullanarak hangi öğrencinin nerede zorlandığını kolayca tespit edebiliyor, performans ölçme raporları ile dönem boyu gösterdiği akademik başarıyı takip edebiliyor ve ders planını hem genel sınıf seviyesine hem de öğrencinin gereksinim duyduğu özel ihtiyaçlara göre planlayabiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Öğrencileri hem bir üst sınıfa hem de ulusal sınavlara hazırlamayı amaçlayan bu nitelikli yayınlar ve gelişmiş eğitim teknolojileri Sevinç Eğitim Kurumlarının özgün, prestijli ve sınırları aşan eğitim modelini her anlamda yansıtıyor. Böylece hem eğitimciler için ders verimli akademik planlar hazırlamak kolaylaşıyor hem de öğrenciler için hızlı ve kalıcı bir öğrenme sistemi standart haline gelmiş oluyor. </p>
<p> </p>
<p>Sevinç Eğitim Kurumları Hakkında</p>
<p>Sevinç Eğitim Kurumları; 1986 yılında yenilikçi, çağdaş ve Atatürkçü eğitim anlayışıyla kuruldu. Bugün bünyesinde Sevinç Kurs Merkezi, Sevinç Koleji, Sevinç Anaokulu, Sevinç Yayınları ve Sevinç Portal markalarını bulunduran kurum, Türkiye genelinde toplam 27 adet kurs merkezi, 6 adet kolej ve 3 adet bağımsız anaokuluna sahip olarak büyümesini sürdürüyor. Temelinde “Köklü geçmiş ve çağdaş gelecek” mottosu yer alan kurum, Yaşayan Okul konseptiyle geleceğe ışık tutmaya, 38 yıllık deneyimini gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizli-ve-kalici-ogrenme-icin-yeni-nesil-egitim-teknolojileri-408128">Hızlı ve Kalıcı Öğrenme için Yeni Nesil Eğitim Teknolojileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalıcı Oje Güvenilir Merkezlerde Yaptırılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-guvenilir-merkezlerde-yaptirilmali-405953</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[merkezlerde]]></category>
		<category><![CDATA[oje]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırılmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405953</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalıcı ve jel ojeler, uzun ömürlü oluşları ve zengin tasarım seçenekleriyle her yaştan kadın tarafından tercih ediliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-guvenilir-merkezlerde-yaptirilmali-405953">Kalıcı Oje Güvenilir Merkezlerde Yaptırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalıcı ve jel ojeler, uzun ömürlü oluşları ve zengin tasarım seçenekleriyle her yaştan kadın tarafından tercih ediliyor. Ojelerin güzel görüntüsü kadar masum olmadığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Hazal Sönmezler Selek, “Sürekli kalıcı oje yaptırmak tırnak ve et yapısında bozulmaya, el üzerinde cilt lekeleri oluşumuna neden olabilir. Kalıcı oje özel zamanlarda ve güvenilir merkezlerde yaptırılmalı” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p> </p>
<p>Tırnağı olduğundan daha uzun gösterme ve farklı şekillere sokabilme seçeneği sunan jel tırnak uygulaması, her yaş grubu tarafından tercih ediliyor. Jel tırnak ve kalıcı oje kullanımının oldukça konforlu ve ellerin bakımlı ve güzel görünmesini sağladığını ancak uygulama yaptırırken bazı şeylere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Hazal Sönmezler Selek, “Bunların başında kullanılan aletlerin sterilizasyonu geliyor. Manikürcünüze kullanılan aletlerin her danışan sonrası temizlenip temizlenmediğini ve sterilizasyon yapılıp yapılmadığını sorun” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>UV ışığı elde yaşlanmaya ve lekelenmeye sebep olabilir</strong></p>
<p>Kalıcı oje uygulaması sırasında oje ve jel uygulandıktan sonra bunların sabitlenmesi için ellerin UV’ye maruz kaldığını hatırlatan Dr. Hazal Sönmezler Selek, “Bu UV maruziyeti uzun vadede el derisinde yaşlanmaya, buna bağlı lekelenmelere ve en önemlisi kanser gelişimine neden olabilir. Bu yüzden ellerimizi korumak için suya dayanıklı en az 30 SPF bir güneş koruyucu veya parmak uçları kesik bir opak eldiven kullanılabilir. Ancak tırnaklarımızı UV’den korumanın bir yolu olmadığını ve buradan da kanser gelişebileceğini unutmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Özel zamanlarda yaptırılmalı</strong></p>
<p>Kalıcı oje ve jel tırnak uygulaması sırasında mekanik travmaların da olabildiğini paylaşan Dr. Hazal Sönmezler Selek “Bu da tırnak yapısında bozulmaya, mantar enfeksiyonlarına, bakteriyel enfeksiyonlara hatta tırnakta düşmeye neden olabilir. Sık olmamak koşuluyla, özel zamanlar için, güvenilir bir merkezde kalıcı oje ve jel tırnak uygulaması yaptırabilirsiniz. Ancak aralıksız ve sürekli uygulamadan kaçınılmalı” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalici-oje-guvenilir-merkezlerde-yaptirilmali-405953">Kalıcı Oje Güvenilir Merkezlerde Yaptırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Trafik sorununa kalıcı çözümler üretiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-trafik-sorununa-kalici-cozumler-uretiyor-396997</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Aug 2023 18:48:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sorununa]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[üretiyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396997</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, İstanbul'un trafik yükünü hafifletmek için kalıcı çözümler üretmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-trafik-sorununa-kalici-cozumler-uretiyor-396997">İBB Trafik sorununa kalıcı çözümler üretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, İstanbul&#8217;un trafik yükünü hafifletmek için kalıcı çözümler üretmeye devam ediyor. Bu kapsamda kent merkezlerinde, özel araçlı yolculukları azaltmak amacıyla &#8220;Park Et, Devam Et&#8221; sistemi hayata geçiriliyor. İlk uygulama; tarihi, kültürel ve turistik bir bölge olma özelliği taşıyan Tarihi Yarımada’da gerçekleştirilecek…</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından çalışmalarına başlanan <strong>“İstanbul Geneli Park Et Devam Et Sistemi” </strong>uygulaması 12 Ağustos Cumartesi itibariyle başladı.</p>
<p> </p>
<p><strong>İLK UYGULAMA TARİHİ YARIMADA’DA</strong></p>
<p>Trafik yoğunluğunu ve özel araç kullanımını azaltmak, toplu taşıma kullanımını teşvik etmek, modern ve sürdürülebilir ulaşım çözümleri sunmak amacıyla ilk uygulama; <strong>Tarihi Yarımada’da </strong>gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Bu kapsamda, <strong>Yenikapı Etkinlik Alanında</strong> yer alan ve İBB’ye bağlı <strong>İSPARK A.Ş.</strong> tarafından işletilen otopark alanından başlayarak Tarihi Yarımada’nın merkezine kadar ulaşımı sağlayacak bir <strong>ring otobüs hattı</strong> (PD1) hizmet verecek. </p>
<p> </p>
<p><strong>ALTERNATİF ULAŞIM İMKANI</strong></p>
<p>Söz konusu hat üzerinde Yenikapı, Laleli, Nişanca, Beyazıt-Kapalıçarşı durakları bulunuyor. Bölgeye ulaşmak isteyen esnaf ve ticari işletmelerin müşterileri başta olmak üzere Beyazıt-Kapalıçarşı bölgesine araçla gitmek isteyen herkes için alternatif bir ulaşım imkanı sağlanıyor.</p>
<p>Uygulama ile Yenikapı Otopark Alanında otopark ücretini <strong>İstanbulkart</strong> ile ödeyen araç sahipleri PD1 ring hattından ücretsiz yararlanacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-trafik-sorununa-kalici-cozumler-uretiyor-396997">İBB Trafik sorununa kalıcı çözümler üretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Yanıkları Önlem Alınmazsa Kalıcı Hasar Bırakabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunes-yaniklari-onlem-alinmazsa-kalici-hasar-birakabiliyor-386399</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 08:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınmazsa]]></category>
		<category><![CDATA[bırakabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[yanıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386399</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tatil sezonunun başlamasıyla birlikte güneşle olan temasın daha çok arttığı şu günlerde vücudumuzu güneşin zararlı etkilerinden korumak daha da önem kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-yaniklari-onlem-alinmazsa-kalici-hasar-birakabiliyor-386399">Güneş Yanıkları Önlem Alınmazsa Kalıcı Hasar Bırakabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Tatil sezonunun başlamasıyla birlikte güneşle olan temasın daha çok arttığı şu günlerde vücudumuzu güneşin zararlı etkilerinden korumak daha da önem kazandı. Masum görünen güneş yanıklarının aslında oldukça önem taşıdığına işaret eden Deri Hastalıkları Uzm. Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, yarattığı ağrı, kızarıklık gibi şikayetlerin çok ötesinde kalıcı hasar bırakabileceğine dikkat çekti. Dr. Öğr. Ü. Akın, cilt yaşlanmasını hızlandırdığı gibi bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom  melanom vakalarının çoğunda güneş yanıklarının önemli bir risk faktörünü oluşturduğuna dikkat çekti. </em></p>
<p><em> </em>Özellikle son yıllarda, ozon katmanındaki incelme, bronz tenin moda haline gelmesi, solaryum gibi yapay ışık kaynaklarının kullanımının artmasının da güneş yanıklarındaki artışta etkili olduğuna dikkat çeken Deri Hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Akın, yanıkların oluşmasındaki en önemli risk gruplarının başında da güneş koruyucu kullanmadan cildi güneş ışığından veya solaryum gibi yapay kaynaklardan gelen UV ışığına maruz bırakanların geldiğini söyledi.  </p>
<p>Güneşin UV ışınlarına aşırı maruziyet, güneş yanığı, erken cilt yaşlanması hatta cilt kanserine varan sonuçlar doğurabileceğini anlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Deri Hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, “Cilt kanseri için her ne kadar çevresel faktörler ve kalıtım gibi etkenler söz konusu olsa da korunmasız güneşe maruziyet de önemli bir etkeni oluşturmaktadır” diye konuştu. </p>
<p><strong>“GÜNEŞ YANIĞI RİSKİNİ BELİRLEMEK İÇİN GÖLGE KURALINI KULLANIN”</strong></p>
<p>Güneş yanığı riski açısından, güneşin ne kadar güçlü geldiğinin göstergesinin UV indeksi olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, bu değer ne kadar yüksek olursu yanık riskinin de o denli artacağını söyledi. Bununla birlikte değerin artmasıyla birlikte yanığın oluşması için gereken sürenin de kısaldığını hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Akın doğru zamanı bulmak için kullanılabilecek gölge kuralıyla ilgili şunları anlattı: “Gölgenize baktığınızda boyunuzdan kısa olması güneşin UV ışınlarının güçlü olduğunu ve mutlaka korunmak gerektiğini gösterir. Bu nedenle mutlaka UV indeksi incelenmelidir. Ayrıca UV ışınlarının yüksek irtifalarda daha güçlü olduğu da unutulmamalı. Dolayısıyla dağcılık, kayak gibi sporlarla ilgilenen kişilerin de kolaylıkla yanabileceği unutulmamalı. Çünkü UV ışınlarının %85&#8217;e kadarı kardan, %15&#8217;i kumdan ve %10&#8217;u sudan geri yansır.”</p>
<p><strong>“ŞİDDETLİ YANIKLARDA ZAMAN KAYBETMEDEN TIBBİ YARDIM ALINMALI”</strong></p>
<p>Güneş yanıklarının iyileşme sürecinde derecesi, diyabet gibi yara iyileşmesini geciktirici hastalıkların varlığı ya da yanığa yapılan doğru ya da yanlış müdahalelerin etkili olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, “Aynı şekilde iyileşme süresi de yanma şiddetiyle doğru orantılıdır. Çünkü şiddetli yanıklarla vücudun hasar görmüş deri tabakasını değiştirmesi zaman alacaktır. Bu nedenle hafif güneş yanıklarında 3-5 gün içinde şikayetler azalmaya başlarken daha şiddetli yanıklarda iyileşme birkaç haftayı bulabilir. İyileşme sürecinde kişinin yaşı ve genel sağlık durumu gibi faktörler de etkilidir. Bu nedenle hafif derecedeki yanıkların kendi kendine iyileşmesi beklenebilir ancak daha şiddetli yanıklarda mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır.”</p>
<p>Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, güneş yanıklarında ilk etapta yapılabilecekler konusunda ise şu bilgileri verdi: “İyileşme sürecinde mutlaka güneşten korunmalı. Yanık olan bölgeler uygun kıyafetlerle kapatılmalı. Hem yaranın iyileşmesi hem de olası enfeksiyonlardan korunmak için oluşan kabarıklar kesinlikle patlatılmamalı. Bunun yanında ağrıyı azaltmak için ılık duş alınabilir. Sonrasında da aloe vera içerikli nemlendiriciler kullanarak derinin nemi korunmalı. Su kaybını önlemek için de ekstra su tüketmeye dikkat edilmeli.”</p>
<p><strong>“GÜNEŞ YANIĞI VARSA HAVUZA GİRMEYİN”</strong></p>
<p>Güneş yanığı olan kişilerin hiçbir şekilde havuza girmemeleri ve kabarcıkları patlatmamaları gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, “Havuz suyunda yer alan klor cilde zarar verecektir. Kabarcıklar içinde su ve sabunla temizlenip antibiyotikle krem sürülmesi ve korumak amacıyla da bandajla kapatılması gerekir.” diye konuştu. </p>
<p><strong> BU ÖNLEMLERİ ALMADAN GÜNEŞE ÇIKMAYIN</strong></p>
<p>Güneş yanıkları için en önemli noktanın ise gerekli korunmanın önceden sağlanması olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Deri Hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Ü. Özlem Akın, alınabilecek önlemler konusunda şu bilgileri verdi: </p>
<p>“Alınabilecek önlemlerin başında riskli saatlerde güneşe çıkılmaması geliyor. Bu nedenle zorunlu olmadıkça, UV ışınlarının en güçlü geldiği 10:00-16:00 tarihleri arasında güneşe çıkılmamalı. Ayrıca sadece güneş altında değil, dışarıya çıkıldığında gölgede bile olunsa mutlaka koruyucu kullanılmalıdır. Eğer açık havada bulunması gerekiyorsa da dışarı çıkmadan yarım saat önce suya dayanıklı koruyucu krem kullanılmalı. Güneşe çıkılacaksa sıkı dokulu kumaşlardan yapılan uzun kollu gömlekler, plaj kıyafetleri ve uzun pantolon, etekler tercih edilmeli. Kıyafetlerdeki renk tercihleri de açık renkler olmalı. </p>
<p>Şapka yine mutlaka kullanılması gereken aksesuarlardan biri olmalı. Şapka; yüzü, kulakları ve boynun arkasını gölgelemeli. Koyu renkli ve hasır şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri tercih edilmeli.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-yaniklari-onlem-alinmazsa-kalici-hasar-birakabiliyor-386399">Güneş Yanıkları Önlem Alınmazsa Kalıcı Hasar Bırakabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi, Sağanak Yağışlarda Yaşanan Sel ve Su Baskınlarına Kalıcı Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesi-saganak-yagislarda-yasanan-sel-ve-su-baskinlarina-kalici-cozum-383486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 18:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baskınlarına]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[sağanak]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[yağışlarda]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, son günlerde yaşanan yoğun yağış sonrası kentin bazı noktalarında meydana gelen sel ve su baskınlarına son vermek için şehir merkezindeki dere yataklarının ıslahına başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesi-saganak-yagislarda-yasanan-sel-ve-su-baskinlarina-kalici-cozum-383486">Nevşehir Belediyesi, Sağanak Yağışlarda Yaşanan Sel ve Su Baskınlarına Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, son günlerde yaşanan yoğun yağış sonrası kentin bazı noktalarında meydana gelen sel ve su baskınlarına son vermek için şehir merkezindeki dere yataklarının ıslahına başlıyor.</p>
<p>Nevşehir Belediyesi özellikle sağanak yağışlarda bazı mahallelerde dağlardan sel suları ve bunla birlikte gelen çamurlardan kaynaklanan sel ve su baskınlarına karşı çalışmalarını yoğunlaştırdı. Belediye Başkanı Dr. Mehmet Savran, bu konuda bugün Belediye Başkan Yardımcısı Ersin Erol ile birlikte sahada incelemelerde bulundu.</p>
<p>Başta dere ıslah projeleri olmak üzere çalışmaların gerçekleştirileceği noktaları gezen Belediye Başkanı Dr. Mehmet Savran, belediye teknik personellerinden bilgiler aldı. Savran, belediye olarak yaptıkları altyapı yenileme çalışmaları ile mahalleleri güçlü ve modern bir altyapıya kavuşturmalarına karşın özellikle dağlardan gelen sel sularına çözüm bulmak için dere yataklarının ıslah edilmesi konusunda DSİ ile imzaladıkları proje çerçevesinde çalışmalara başladıklarını kaydetti.</p>
<p>Aynı zamanda Karayolları sorumluluk alanında bulunan Zübeyde Hanım Caddesi üzerindeki Şifa Köprülü Kavşağı’nda da yağmur suyu drenaj hattı imalatı gerçekleştireceklerini söyleyen Savran, “Son dönemde yaşadığımız sağanak yağışlar sonrasında şehrimizin bazı noktalarında ortaya çıkan görüntülerin yeniden yaşanmaması için kalıcı çözümler üretiyoruz. Günü kurtarmak yerine geleceğe yatırım yapıyor ve ciddi bir yatırıma imza atıyoruz. Bu çalışmalarımız tamamlandığında daha güçlü ve modern bir altyapıya kavuşacağız.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediyesi-saganak-yagislarda-yasanan-sel-ve-su-baskinlarina-kalici-cozum-383486">Nevşehir Belediyesi, Sağanak Yağışlarda Yaşanan Sel ve Su Baskınlarına Kalıcı Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Kalıcı Eserlerin İnşaaatları Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-kalici-eserlerin-insaaatlari-devam-ediyor-374040</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 11:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çankayada]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[eserlerin]]></category>
		<category><![CDATA[inşaaatları]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesinin Kırkkonaklar Mahallesi’ne inşa ettiği Kırkkonaklar Çankaya Evi ile Metin Oktay Mahallesi’ne inşa ettiği Güneş Gündüz Bakımevi’nde çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kalici-eserlerin-insaaatlari-devam-ediyor-374040">Çankaya&#8217;da Kalıcı Eserlerin İnşaaatları Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesinin Kırkkonaklar Mahallesi’ne inşa ettiği Kırkkonaklar Çankaya Evi ile Metin Oktay Mahallesi’ne inşa ettiği Güneş Gündüz Bakımevi’nde çalışmalar devam ediyor.</b></p>
<p>Kırkkonaklar Mahallesi&#8217;nde temeli atılan yeni Çankaya Evi, 1.440 metrekare alan üzerine inşa ediliyor. Bölgenin değerine değer katacak yeni Çankaya Evi, modern tasarımı ve 4 katlı yapısıyla Kırkkonaklar ve çevre semtlere hizmet verecek. Çankaya Evi&#8217;nde çok amaçlı salon ve fuaye alanın yanı sıra, Çankaya Akademi, hobi ve kişisel gelişim kursları için derslikler de yer alacak.</p>
<p>Metin Oktay Mahallesi’nde yapımı süren Güneş Gündüz Bakımevi ise 1.069 metrekare alana sahip. Yeni eğitim öğretim yılında açılışı yapılacak Güneş Gündüz Bakımevi, 140 çocuk kapasiteyle bu yıl hizmet vermeye başlayacak.</p>
<p><b>KREŞLERİN SAYISI ARTIYOR</b></p>
<p>Çankaya Belediyesinin ilçenin dört bir yanında açtığı tesislerin ve hizmet merkezlerinin, bulunduğu bölgenin en güzel yapıları olduğuna dikkat çeken Başkan Taşdelen &#8220;Biz Çankayamıza değer katan eserlere imza atıyoruz. Biz Çankayalının yaşam kalitesini yükseltmek için hizmet üretiyoruz. Kırkkonaklar Çankaya Evi de gerek mimarisi, gerek verdiği hizmetlerle bölgenin değerine değer katacak. Biz en çok çocukların belediyesiyiz anlayışı ile sayısını çoğalttığımız kreşlerimize de bir yenisini ekliyoruz. Güneş Gündüz Bakımevimiz 140 çocuğa daha yuva olacak. Böylece çocuklar çağdaş ve kaliteli hizmetle geleceğe hazırlanırken anne babalar da piyasa şatlarına göre oldukça düşük bir bedelle çocuklarını gönül rahatlığı ile belediyesine emanet edebilecek&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-kalici-eserlerin-insaaatlari-devam-ediyor-374040">Çankaya&#8217;da Kalıcı Eserlerin İnşaaatları Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya Belediyesinden İstihdama Yönelik Kalıcı Adımlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankaya-belediyesinden-istihdama-yonelik-kalici-adimlar-366050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Apr 2023 11:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımlar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[istihdama]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi İş ve İstihdam Merkezi, yaptığı iş birlikleri ile işsizliğe çözüm oluyor. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve Arabica Coffee iş birliği ile istihdam garantili “Pastacılık Eğitimi” başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankaya-belediyesinden-istihdama-yonelik-kalici-adimlar-366050">Çankaya Belediyesinden İstihdama Yönelik Kalıcı Adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi İş ve İstihdam Merkezi, yaptığı iş birlikleri ile işsizliğe çözüm oluyor. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve Arabica Coffee iş birliği ile istihdam garantili “Pastacılık Eğitimi” başladı.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesinin İş ve İstihdam Merkezi farklı dönemlerde açtığı istihdam garantili eğitimlerine bir yenisini ekledi. İŞKUR ve Arabica Coffee ile iş birliği yapan Çankaya Belediyesi Pastacılık Eğitimi ile işsizliğe çözüm odaklı adım attı. İstihdam garantili, 512 saatlik eğitim sonunda katılımcılar Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikaya da sahip olacak. Eğitim sonunda mesleğin gerektirdiği nitelikleri sağlayan kursiyerler, Arabica Coffee üretim tesislerinde ‘pastacı’ olarak istihdam edilecekler. 20 kursiyerin katıldığı Pastacılık Eğitiminde iş birliği ile kursiyerlerin yol ve yemek ücretleri de karşılanıyor.</p>
<p><b>BARİSTA EĞİTİMLERİ DE SÜRÜYOR</b></p>
<p>Öte yandan 2022 yılında başlatılan istihdam garantili Barista kursları da devam ediyor. 100. Yıl İş ve İstihdam Merkezi’nde verilen eğitimlerden birçok kursiyer yararlanıyor. Profesyonel kahve ekipmanlarıyla kahve hazırlamak ve sunmakla görevli kişi anlamına gelen “Barista” eğitiminde kursiyerlere kahve yapmanın yanı sıra iletişim, zaman ve stres yönetimi, mesleki temel İngilizce ve drama eğitimleri de veriliyor. </p>
<p><b>BARİSTALARA USTA ÖĞRETİCİ BELGESİ FIRSATI</b></p>
<p>Çankaya Belediyesinin iş birliği ile açtığı Barista eğitimini tamamlayan 20 ile 28 yaş arasındaki kursiyerler, işbaşı eğitim programı kapsamında istihdam edilerek 6 ay sonunda usta öğretici belgesi almaya da kaz kazanmış olacak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankaya-belediyesinden-istihdama-yonelik-kalici-adimlar-366050">Çankaya Belediyesinden İstihdama Yönelik Kalıcı Adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya-Ukrayna Çatışma Bölgesindeki Kuruluşlara Kalıcı Tehdit Kampanyası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rusya-ukrayna-catisma-bolgesindeki-kuruluslara-kalici-tehdit-kampanyasi-362309</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 08:12:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlara]]></category>
		<category><![CDATA[rusyaukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky araştırmacıları, Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın sürdüğü bölgede bulunan kuruluşları hedef alan yeni ve gelişmiş bir kalıcı tehdit (APT) kampanyası keşfetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-ukrayna-catisma-bolgesindeki-kuruluslara-kalici-tehdit-kampanyasi-362309">Rusya-Ukrayna Çatışma Bölgesindeki Kuruluşlara Kalıcı Tehdit Kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky araştırmacıları, Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın sürdüğü bölgede bulunan kuruluşları hedef alan yeni ve gelişmiş bir kalıcı tehdit (APT) kampanyası keşfetti. CommonMagic olarak adlandırılan söz konusu casusluk kampanyasının en az Eylül 2021&#8217;den beri aktif olduğu düşünülüyor. Saldırganlar hedeflerinden veri toplamak için daha önce bilinmeyen bir kötü amaçlı yazılım kullanıyor. Hedefler arasında Donetsk, Luhansk ve Kırım bölgelerinde bulunan idare, tarım ve ulaştırma kuruluşları yer alıyor.</strong></p>
<p>Saldırılar, PowerMagic olarak adlandırılan PowerShell tabanlı bir arka kapı ve CommonMagic adı verilen yeni bir kötü amaçlı çerçeve yardımıyla gerçekleştiriliyor. Bunlardan CommonMagic, USB cihazlarından dosya çalma, veri toplama ve saldırgana gönderme yeteneğine sahip. Bununla birlikte modüler çerçevelerin yapısı itibariyle yeni kötü amaçlı modüller aracılığıyla ek kötü amaçlı faaliyetlerin başlatılmasına izin vermesinden dolayı, saldırının potansiyeli bu iki işlevle sınırlı değil.</p>
<p>Saldırılar, bulaşma zincirinin sonraki adımlarında da belirtildiği gibi büyük olasılıkla spearphishing veya benzer yöntemlerle başlatıldı. Yani hedefler önce bir internet adresine, oradan kötü niyetli sunucu üzerinde barındırılan bir ZIP arşivine yönlendirildi. Arşiv, PowerMagic arka kapısını dağıtan kötü amaçlı bir dosya ve kurbanları içeriğin yasal olduğuna inandırmayı amaçlayan iyi huylu bir sahte belge içeriyordu. Kaspersky, bölgelerdeki çeşitli kuruluşların kararnamelerine dair atıfta bulunan başlıklarla yazılmış bu türden bir dizi yem dosyası keşfetti.</p>
<p><strong>PowerMagic hedeflerine CommonMagic olarak bulaşıyor</strong></p>
<p>Kurban arşivi indirdikten ve arşivdeki kısayol dosyasına tıkladıktan sonra PowerMagic arka kapısı sisteme bulaşıyor. Devamında arka kapı genel bir bulut depolama hizmetinde bulunan uzak bir klasördeki komutları alıyor, gönderilen komutları çalıştırıyor ve sonuçları buluta geri yüklüyor. PowerMagic, ayrıca virüs bulaşmış cihazın her açılışında yeniden başlatılmak üzere kendisini sisteme kalıcı olarak yerleştiriyor.</p>
<p>Kaspersky, tespit ettiği tüm PowerMagic hedeflerine CommonMagic olarak adlandırılan modüler bir çerçevenin de bulaştığını keşfetti. Bu, CommonMagic&#8217;in PowerMagic tarafından dağıtılmış olabileceğine işaret ediyor. Ancak mevcut verilerden bulaşmanın nasıl gerçekleştiği net değil.</p>
<p>CommonMagic çerçevesi birden fazla modülden oluşuyor. Her çerçeve modülü ayrı bir süreçte başlatılan yürütülebilir bir dosya içeriyor ve modüller birbirleri arasında iletişim kurabiliyor. Çerçeve, USB cihazlarından dosya çalmanın yanı sıra her üç saniyede bir ekran görüntüsü alabiliyor ve daha sonra bunları saldırgana gönderiyor.</p>
<p>Bu bültenin hazırlandığı sırada, kampanyada kullanılan kod ve veriler ile daha önce bilinen kod ve veriler arasında doğrudan bir bağlantı kurulabilmiş değildi. Bununla birlikte, kampanya hala aktif olduğundan ve soruşturmalar devam ettiğinden, daha fazla araştırma sonucunda bu kampanyayı belirli bir tehdit aktörüne atfetmeye yardımcı olabilecek ek bilgilerin ortaya çıkarması mümkün. Mağdurların coğrafi açıdan sınırlı olması ve yem olarak kullanılan mesajların konu başlıkları, saldırganların muhtemelen kriz bölgesindeki jeopolitik duruma özel bir ilgi duyduklarını gösteriyor.</p>
<p>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Güvenlik Araştırmacısı <strong>Leonid Bezvershenko</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Jeopolitik koşullar her zaman siber tehdit ortamını etkiler ve yeni tehditlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bir süredir Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmayla bağlantılı faaliyetleri izliyoruz ve bu da en son keşiflerimizden biri. CommonMagic kampanyasında kullanılan kötü amaçlı yazılım ve teknikler fazla sofistike olmasa da, komuta ve kontrol altyapısı olarak bulut depolamanın kullanılması dikkat çekici. Bu konu üzerindeki araştırmalarımıza devam edeceğiz ve umarım önümüzdeki günlerde bu kampanyayla ilgili daha fazla bilgi paylaşabileceğiz.&#8221;</em> </p>
<p>Kaspersky araştırmacıları, bilinen veya bilinmeyen bir tehdit aktörünün hedefli saldırısının kurbanı olmamak için aşağıdaki önlemlerin alınmasını öneriyor:</p>
<p> </p>
<ul>
<li>SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına (TI) erişmesini sağlayın. Kaspersky Tehdit İstihbaratı Portalı, şirketin TI&#8217;sı için ortak bir erişim noktası sunar ve Kaspersky tarafından 20 yılı aşkın bir süredir toplanan siber saldırı verilerini ve içgörülerini sağlar.</li>
<li>GReAT uzmanları tarafından geliştirilen Kaspersky çevrimiçi eğitimi ile siber güvenlik ekibinizi en son hedefli tehditlerle mücadele edecek şekilde geliştirin.</li>
<li>Uç nokta düzeyinde tespit, tehdit araştırma ve olaylara zamanında müdahale için Kaspersky Endpoint Detection and Response gibi EDR çözümlerini kullanın.</li>
<li>Temel uç nokta korumasını benimsemenin yanı sıra, Kaspersky Anti Targeted Attack Platform gibi gelişmiş tehditleri ağ düzeyinde erken aşamada tespit eden kurumsal düzeyde bir güvenlik çözümü kullanın.</li>
<li>Birçok hedefli saldırı kimlik avı veya diğer sosyal mühendislik teknikleriyle başladığından, ekibinize güvenlik farkındalığı eğitimi verin ve pratik beceriler edinmelerini sağlayın. Bunu örneğin Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu aracılığıyla yapabilirsiniz.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-ukrayna-catisma-bolgesindeki-kuruluslara-kalici-tehdit-kampanyasi-362309">Rusya-Ukrayna Çatışma Bölgesindeki Kuruluşlara Kalıcı Tehdit Kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 bin 736 kalıcı konutun temeli atıldı&#8230; Büyük şahlanışın eşiğindeyiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/7-bin-736-kalici-konutun-temeli-atildi-buyuk-sahlanisin-esigindeyiz-361670</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 15:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[VİDEO-GALERİ]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı8230]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[eşiğindeyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[konutun]]></category>
		<category><![CDATA[şahlanışın]]></category>
		<category><![CDATA[temeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep – Kilis Afet Konutları Temel Atma Töreni'ni Nurdağı'nda gerçekleştirdi. 7 bin 736 kalıcı konutların temelinin atıldığı törende konuşan Erdoğan, asıl büyük şahlanışın eşiğinde olduklarını söyledi. Adaylığına itiraz eden muhalefete de tepki göstererek, "Erdoğan aday olamazdı, e ne oldu" diye soran Erdoğan, muhalefetin "AYM'ye gidiyoruz" söylemlerine de "Yolunuz açık olsun" yorumunda bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-bin-736-kalici-konutun-temeli-atildi-buyuk-sahlanisin-esigindeyiz-361670">7 bin 736 kalıcı konutun temeli atıldı&#8230; Büyük şahlanışın eşiğindeyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Nurdağı&#8217;nda düzenlenen temel atma törenine Cumhur İttifakı&#8217;ndaki siyasi partilerin genel başkanları da katıldı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep&#8217;te 7 bin 736 kalıcı konutların temel atma törenini gerçekleştirdi.</p>
<p>Gaziantep&#8217;te konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan &#8220;Bu CHP iktidarlarının gaz yağı kuyruklarını nasıl gerçekleştirdiklerini benim emsalim olanlar iyi bilir. Yağ, ekmek kuyruklarını biliyoruz değil mi? Hiç kimsenin gücü Türkiye&#8217;yi çeyrek, yarım asır önceye götürmeye yetmeyecektir&#8221; dedi.</p>
<p>7 bin 736 konutun temelini Nurdağı&#8217;ndan attıklarını kaydeden Erdoğan, &#8220;Kilis&#8217;te inşa edeceğimiz 649 konutun temelini de bugün atıyoruz. Deprem konutlarımızın hak sahiplerimize hayırlı olmasını diliyorum. Projelerimizi bilim insanlarımızı ve mühendislerimizin yanında şehrin yönetici, kanaat önderlerinin görüşlerini alarak şekillendiriyoruz. Her adımda şehirlerin tarih, kültür, ticaret ve tarımını mutlaka gözetiyoruz. Yeni yerleşim yerlerinin tespitini, mevcut yerlerin dönüşümünü anlayışla tasarlıyoruz. 67 binin üzerinde konutun ve köy evinin yapım sürecini başlattık. Biraz sonra atacağımız temellerle 30 bin konutun inşası da fiilen yürüyor. Neredeyse her gün yeni konut ihaleleri yapılıyor. Depremzede her kardeşimin hakkını hukukunu bizzat takip edeceğim&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;ARTIK ASIL BÜYÜK ŞAHLANIŞIN EŞİĞİNDEYİZ&#8221;</strong></p>
<p>Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız güçlü demokrasi ve kalkınma alt yapısıyla, önceki dönemlerin eksiğini önemli ölçüde telafi ettiklerini belirten Erdoğan, &#8220;Artık asıl büyük şahlanışın eşiğindeyiz. Önümüzde 14 Mayıs seçimleri var. Kazasız belasız bir şekilde bu seçimi de atlattıktan sonra tüm vaktimizi enerjimizi atlattıktan sonra Türkiye Yüzyılı&#8217;nın inşasına kendimizi vereceğiz. Ben size inanıyorum. Türkiye&#8217;yi daha büyük bir vizyona kavuşturmak istiyoruz. Biz size efendi olmaya değil hizmetkâr olmaya geldik&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>ADAYLIĞINA İTİRAZIN REDDEDİLMESİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA</strong></p>
<p>Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaylığı ile ilgili YSK kararını da değerlendirerek, &#8216;aday olamaz&#8217; diyenlere de &#8220;E ne oldu. YSK suratlarına vurdu mu?&#8221; diye sordu.</p>
<p>&#8220;YSK kararından sonra AYM&#8217;ye gidiyoruz&#8221; diyen muhalefete, &#8220;Yolunuz açık olsun&#8221; diyerek göndermede bulunan Erdoğan, &#8220;AYM&#8217;nin ne kararı verdiklerinden bunların haberi yok. Bunlar ne anayasa bilir, ne kanun&#8230; Bunların demokrasiyle alakası yok! Bunlar teröristlerle el ele kol kola yol yürürler. 14 Mayıs&#8217;ta bunları Cudi&#8217;ye Gabar&#8217;a Bestler Deresi&#8217;ne gömmeye var mıyız? Yine gömeceğiz. İşte terörle ülkemizde bunlar neler çektirdi biliyorsunuz. Diyarbakır&#8217;da 251 kardeşimizi sokağa dökerek şehit etmediler mi? Şu anda içeride değil mi? Şimdi söz veriyor, şunu da bunu da kurtaracağız. Bay bay Kemal bu millet sana bu yolu açmayacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong> &#8220;KİMSENİN GÜCÜ TÜRKİYE&#8217;Yİ ÇEYREK ASIR, YARIM ASIR ÖNCEYE GÖTÜRMEYE YETMEYECEKTİR&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Aslında vadettikleri koalisyonların, kaos ve kargaşa dönemlerinin, yokluk ve yoksulluk dönemlerinin Türkiye&#8217;si. Bu ülkenin o dönemde neler kaybettiğini, bu CHP iktidarlarının bu ülkede gaz yağı kuyruklarını nasıl gerçekleştirdiğini burada benim emsalim olanlar gayet iyi bilir&#8221; diyen Erdoğan, &#8220;Yağ kuyruklarını biliyoruz değil mi? Ekmek kuyruklarını biliyoruz değil mi? Bunlar hep CHP&#8217;nin dönemidir. Hiç kimsenin gücü Türkiye&#8217;yi çeyrek asır, yarım asır önceye götürmeye yetmeyecektir. Milletimiz, Gaziantep buna izin vermeyecektir. Nurdağı buna izin vermeyecektir. İslahiye buna izin vermeyecektir. Bu duygularla bir kez daha temelini attığımız deprem konutlarının hayırlı olmasını diliyorum&#8221; dedi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-bin-736-kalici-konutun-temeli-atildi-buyuk-sahlanisin-esigindeyiz-361670">7 bin 736 kalıcı konutun temeli atıldı&#8230; Büyük şahlanışın eşiğindeyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışma haftası süresi kısalacak, hibrit iş modeli kalıcı olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisma-haftasi-suresi-kisalacak-hibrit-is-modeli-kalici-olacak-360794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[hibrit]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kısalacak]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[süresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada 53 ülkede her gün 100 milyondan fazla insana hizmet veren Sodexo, İsveçli araştırma şirketi Novus ile iş insanlarına 2030 yılının çalışma modellerinden beklentilerini sordu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisma-haftasi-suresi-kisalacak-hibrit-is-modeli-kalici-olacak-360794">Çalışma haftası süresi kısalacak, hibrit iş modeli kalıcı olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada 53 ülkede her gün 100 milyondan fazla insana hizmet veren Sodexo, İsveçli araştırma şirketi Novus ile iş insanlarına 2030 yılının çalışma modellerinden beklentilerini sordu. İş insanları gelecekte daha kısa bir çalışma haftası bekliyor, hibrit iş modeli ve kişiselleştirilmiş çalışma şartları istiyor. Sodexo Türkiye CEO’su Ahmet Zeytinoğlu, “Dünya hızla değişiyor. Bu süreçte küresel deneyimimizi araştırmalarla güçlendirip, iş ortaklarımıza en doğru hizmeti sunuyoruz” dedi. </strong></p>
<p>İş yaşamındaki değişim rüzgarları, Covid-19 pandemisi ve teknolojinin yükselişiyle daha sert esiyor. Sodexo, İsveç’te faaliyet gösteren Novus araştırma şirketiyle geleceğin çalışma modellerini mercek altına aldı. Araştırmada çalışanlara 2030 yılına kadar kendi sektörlerinde nasıl çalışma koşulları bekledikleri de soruldu. Daha bireysel, esnek ve kişiye özgü çalışma koşullarının ön planda olduğu çalışma koşullarının beklenildiği ortaya çıktı.</p>
<p><strong>Her dört çalışanın üçü hibrit çalışmanın ana çalışma biçimi olacağına inanıyor</strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarına göre Mart 2022’den Ekim 2022’ye kadar çalışanların tam zamanlı olarak ofiste çalışmalarına karar veren işverenlerin oranı azalırken, uzaktan çalışan oranı arttı. Genel olarak, profesyoneller geleceğin çalışma şartlarına umutla yaklaşıyor. On kişiden dördü, kendi sektörlerindeki çalışma hayatının 2030 yılına kadar iyiye doğru inanıyor. Çoğu çalışan, 2030&#8217;da ne zaman ve ne kadar çalışacağını kendilerinin belirleyeceğine inanıyor; becerilerini geliştirmek için daha büyük fırsatlara sahip olacaklarını düşünüyor. Her dört profesyonelden üçü, 2030&#8217;da hibrit iş modelinin ana çalışma biçimi olacağına inanıyor. Çalışanların yüzde 47’si 2030 yılında daha kısa bir çalışma haftası diliyor. Bu isteği daha esnek çalışma saatleri, dünyanın her yerinden çalışabilme, teknolojinin yeni meslek grupları yaratması takip ediyor.</p>
<p><strong>İş arkadaşları işyerindeki refah seviyesini etkiliyor</strong></p>
<p>Çalışanlar araştırmaya göre ideal çalışma hayatının esneklik, özgürlük ve takım bileşenlerinden oluştuğunu ve iş arkadaşlarının ve liderlerinin tutumunun iş yerlerindeki refah seviyesini arttırdığını belirtiyor. Diğer taraftan başka bir anket sorusu ile çalışanların ofise gitmelerinin en büyük avantajlarından birinin iş arkadaşları ile sosyalleşmek ve yeni başlayan arkadaşları ile tanışmak olduğu belirtiliyor. Bu sebeple, tüm çalışanlar hibrit çalışıyor olsa dahi, ofislerin sosyalleşme alanlarının yeni çalışma koşullarına göre tasarlanması; sosyalleşebilecekleri, çalışanların samimi bir şekilde kaynaşabileceği ve motivasyonlarını artırabileceği alanların yaratılması çok önemli. </p>
<p><strong>Araştırmalar sunduğumuz hizmeti şekillendirmemize katkı sunuyor</strong></p>
<p>Çalışanların bireysel ihtiyaçlarının, onları motive eden itici güçlerini, zorlandıkları noktaların anlaşılması için zaman ve kaynak yatırımı yapmanın ve yeni çözümler denemeye açık olmanın önemli olduğunu vurgulayan Sodexo Türkiye CEO’su Ahmet Zeytinoğlu, “İş dünyası ve çalışan mutluluğu konularındaki araştırmaları yakından takip ediyor, sunduğumuz hizmeti şekillendiriyoruz. Kurumların ihtiyaçları çerçevesinde iş ortaklarımıza özel çözümler sunuyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisma-haftasi-suresi-kisalacak-hibrit-is-modeli-kalici-olacak-360794">Çalışma haftası süresi kısalacak, hibrit iş modeli kalıcı olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güler Sabancı: &#8220;Sadece Eşitlik Yetmez, Şirketlerimizde Kalıcı Bir Kültür Dönüşümü Sağlamalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-sadece-esitlik-yetmez-sirketlerimizde-kalici-bir-kultur-donusumu-saglamaliyiz-358682</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 10:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlamalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerimizde]]></category>
		<category><![CDATA[yetmez]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, TÜSİAD’ın düzenlediği “İkinci Yüzyılında Cumhuriyetin Hedeflerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Yakalamak” etkinliğinde kadınlar ve kız çocuklarının yaşadıkları eşitsizliklere dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-sadece-esitlik-yetmez-sirketlerimizde-kalici-bir-kultur-donusumu-saglamaliyiz-358682">Güler Sabancı: &#8220;Sadece Eşitlik Yetmez, Şirketlerimizde Kalıcı Bir Kültür Dönüşümü Sağlamalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, TÜSİAD’ın düzenlediği “İkinci Yüzyılında Cumhuriyetin Hedeflerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Yakalamak” etkinliğinde kadınlar ve kız çocuklarının yaşadıkları eşitsizliklere dair açıklamalarda bulundu. Sabancı, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken sadece eşitlik yetmez, şirketlerimizde kalıcı bir kültür dönüşümü sağlamalıyız.” dedi. </strong></p>
<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından Sabancı Center’da gerçekleştirilen “İkinci Yüzyılında Cumhuriyetin Hedeflerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Yakalamak” etkinliğine konuşmacı olarak katılan ve “Cumhuriyetin Tamamlanmamış Meselesi” konulu konuşma yapan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı sözlerine, depremden en çok etkilenen illerin başında gelen Hatay’da 3 okul açacaklarının bilgisini paylaşarak başladı. Sabancı, “Sahaya indiğimizde gördük ki deprem bölgesinde en öncelikli konulardan birisi çocukların ve öğretmenlerin okul ortamında buluşması ve eğitimin kaldığı yerden devam etmesidir. Biz de Sabancı Vakfı olarak sahadaki diğer katkılarımızın yanında, malzemesi çelik olan ve kalıcı şekilde tasarlanan 3 okulun açılışını Hatay’da 23 Nisan, 19 Mayıs ve 21 Haziran gibi Cumhuriyetimize yakışan tarihlerde yapacağız.” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Sözlerine kadınlar ve kız çocuklarının eğitim ve iş hayatı başta olmak üzere her alanda yaşadıkları eşitsizlikler odağında devam eden Güler Sabancı, zorunlu eğitim kademelerinde okullulaşma oranlarının yüzde 90’lara ulaşmasına rağmen eğitimin niteliğinin istenen seviyede olmadığını dile getirerek şunları kaydetti: “Kız çocuklarının eşitlikçi bir anlayışla, nitelikli bir eğitim alması için önlerini açacak itici güç olmalı ve bunun için var gücümüzle taviz vermeden çalışmalıyız. Biliyoruz ki, nitelikli eğitimin en kritik yapı taşlarından biri olan öğretmenlerden bağımsız bir şekilde bu meseleyi ele alamayız. Öğretmenlerin toplumdaki dönüştürücü gücünü yanımıza alarak, toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı yaratmak amacıyla Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Vakfı liderliğinde, 16 yıldır Mor Sertifika Programı’nı sürdürüyoruz. Bu program kapsamında bugüne kadar binlerce öğretmene direkt ulaştık. Böylece 1 milyondan fazla öğrenci bu farkındalıkla yetişti. Ayrıca Eğitim Reformu Girişimi liderliğinde kıymetli vakıflarla birlikte, öğretmenlerin güçlenmesine yönelik hayata geçirdiğimiz Öğretmen Ağı projesiyle de nitelikli eğitim için çalışmaya devam ediyoruz. Bu ve bunun gibi birçok başarılı çalışma sivil toplum ve vakıflar tarafından hayata geçiriliyor. Okullulaşmada eşitliği sağlamak ve niteliği arttırmak her zaman ana hedefimiz olmalıdır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“Artık kız çocuklarının eğitim hayatına ve sonrasında istihdama aktif ve nitelikli katılımlarını sağladığımızı görmeliyiz”</strong></p>
<p>“Cumhuriyetin yeni yüzyılında kız çocuklarını bilim ve teknolojiye yönlendirebilmek ve heveslendirmek kritik başarı hedefimiz olmalıdır” diyen Güler Sabancı, “Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nun 2021 verisine göre ülkemizde yükseköğretimde STEM alanlarını tercih eden kadınların oranı sadece yüzde 14. Kız çocuklarının kendilerine STEM alanında hedefler koyabilmesini, bu alanları kendileri için fırsat olarak görebilmelerini sağlamamız gerekiyor. Şirketlerin tüm insan kaynakları politikaları ve sunulacak teşvikler, kız çocukları için bu alanların seçiminde bir çekici güç olmalıdır.   Artık kız çocuklarının eğitim hayatına ve sonrasında istihdama aktif ve nitelikli katılımlarını sağladığımızı görmeliyiz.” dedi.</p>
<p>“Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken sadece eşitlik yetmez, şirketlerimizde kalıcı bir kültür dönüşümü sağlamalıyız.” diyen Güler Sabancı, “Eşitliğin sağlanması, tek başına kadın çalışan sayısından ibaret değildir. Kapsayıcı bir kurum kültürü oluşturulması, tüm yöneticilerin ve çalışanların da bu eşitliğe inandığı bir iklim yaratılması şarttır. Ancak unutmayalım ki eşitlik, içi boş dilek ve temennilerle sağlanamaz. Eşitliğe verilen önem, şirketlerimizde performans kültürünün bir parçası olmalıdır. Şirketlerimizin eşitlik, hakkaniyet ve kapsayıcılık alanlarında kendilerini geliştirmelerini öncelikli konumuz haline getireceğiz. Şirketlerimizin ve liderlerimizin iş hedeflerinin yanı sıra eşitlik, hakkaniyet ve kapsayıcılık hedeflerinin olması performansı güçlendirmemiz için kritiktir. Başta terfi ve işe alım olmak üzere tüm insan kaynakları süreçlerinde, aynı niteliklere sahip adayların yarısının, kadın olmasının şart koşulması da performans kriteri olarak talep edilebilir. Ancak bu sayede yetenek havuzundaki çeşitliliği sağlayabilir, geleceğe yönelik hedeflerimizin yapı taşlarını oluşturabiliriz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Güler Sabancı’dan kadın çalışanlara: “Asla vazgeçmeyin”</strong></p>
<p>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yalnız erkeklerin ilerlemesiyle o millet yükselemez.” sözünden alıntı yapan Güler Sabancı, “Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kadınların hayatın her alanında eşit bir konumda bulunmasının gelişmiş bir toplum için vazgeçilmez olduğunun altını çizmiş ve kadınların bu mücadelede önünü açmıştı. Ulaşılması zor olmayan bu hedefe iş dünyasının önderlik etmesi yakışır.” ifadesini kullandı.   </p>
<p>Nitelikli kadınların iş hayatında aktif olmasının doğru bir iş kararı olduğunu sık sık dile getirdiğini belirten Güler Sabancı “Bugün, iş dünyasında bu kadar kadın lider etkin bir şekilde yer alırken, bizler hala ‘Kadınlar için uygun sektörler’ gibi tanımlarla karşılaşıyoruz. Bunun yanında, bir kadının çalışmak için eşinden izin almak zorunda olması gibi gençlerin kabul etmediği bu ezberleri Cumhuriyetin ikinci yüzyılında biz de kabul edemeyiz. Deprem sonrası Hatay’da Enerjisa’da çalışan kadın mühendislerle tanıştım. Hatay’ın yeniden aydınlanması için gece gündüz demeden sahada çalışan bu genç kadınlar, tam da bu söylediğimi destekliyor.” dedi.</p>
<p>Konuşmasına çalışma hayatındaki tüm kadınlara seslenerek devam eden Güler Sabancı, “Yaptığınız işe odaklanın. Hangi pozisyonda çalıştığınız değil, ne yaptığınız önemli ve değerlidir. Ekip çalışmasına ve kendinizi geliştirmeye önem verin. Asla vazgeçmeyin. Hep eşitlik diyorum ama siz yine de işinizi sağlama alın. Başarınızı tartışmasız hale getirmek için gerekiyorsa daha çok çalışın.” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-sadece-esitlik-yetmez-sirketlerimizde-kalici-bir-kultur-donusumu-saglamaliyiz-358682">Güler Sabancı: &#8220;Sadece Eşitlik Yetmez, Şirketlerimizde Kalıcı Bir Kültür Dönüşümü Sağlamalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Glokomda Erken Tanı Kalıcı Körlükten Kurtarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/glokomda-erken-tani-kalici-korlukten-kurtariyor-355540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 10:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[glokomda]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[körlükten]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında “Göz tansiyonu” veya “Karasu hastalığı” olarak da bilinen glokom, çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerleyen göz rahatsızlığıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/glokomda-erken-tani-kalici-korlukten-kurtariyor-355540">Glokomda Erken Tanı Kalıcı Körlükten Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında “Göz tansiyonu” veya “Karasu hastalığı” olarak da bilinen glokom, çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerleyen göz rahatsızlığıdır. Aile öyküsünün ve ileri yaşın başlıca risk faktörü olduğu bu hastalıkta uygulanacak tedavilerle glokomunun ilerlemesinin önüne geçilebileceği ancak meydana gelen sinir tahribatının düzeltilemeyeceği bilinmelidir. Bu sebeple glokom hastalığında erken tanı konulması ve rutin kontrollerin aksatılmaması büyük önem taşır. Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Koray Gümüş, glokom ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Hasar kalıcı hale gelebilir</strong></p>
<p>Göz içi basınç yüksekliğine bağlı olarak meydana gelen görme sinirinin ilerleyici tahribatı olan glokom, bazı durumlarda göz içi basıncı normal değerlerde olan kişilerde de görülebilmektedir. Genetik nedenlerle oluşabilen glokomun başlıca nedeni gözde bulunan drenaj kanallarının tıkanması veya bazı yapısal bozukluklar sonucunda işlevselliğini kaybetmesidir. Oluş mekanizmasına, ortaya çıkış zamanına ve gözün yapısına göre farklı şekilde sınıflandırılan glokomun en çok rastlanılan türü ise “açık açılı” glokom olmaktadır. Toplumun yaklaşık yüzde 1’inde ve daha çok 40 yaş üzerinde ortaya çıkan açık açılı glokomda, göz içi basıncının artış hızı nispeten yavaş olur ve hasta bunun farkına geç vardığı için oluşan hasar kalıcı hale gelir. </p>
<p><strong>Glokom krizi acil müdahale gerektirir</strong></p>
<p>Diğer bir tür olan ve glokom krizi olarak da bilinen “Dar açılı” glokomda ise göz sıvısının dışa akışındaki ani duraklamaya bağlı olarak göz içi basıncı hızlı bir şekilde yükselir. Bu hastalarda şikayetler ani ve belirgin olur. Göz tansiyon krizi olarak da bilinen bu duruma acil müdahale edilmesi gerekir. Aksi halde hastalarda kalıcı körlük oluşur. </p>
<p><strong>Yetişkinlerde hiçbir bulgu vermeden sinsi bir şekilde ilerleyebilir</strong></p>
<p>Glokom belirtileri çocukluk ve yetişkinlik çağında farklı şekilde görülür. Çocukluk çağında ortaya çıkan glokomun en yaygın belirtisi kornea çapının normalden geniş olması, ışığa duyarlılık ve göz sulanması olurken; yetişkinlerde ise çoğu zaman belirti görülmez. Görme sinirlerinde yaklaşık yüzde 50 hasar meydana gelmeden yani başlangıç döneminde hiçbir bulgu vermeden sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Ancak göz tansiyonu çok yükseldiğinde bazı hastalarda şiddetli ağrı, kusma, kızarıklık ve görme azalması gibi belirtiler görülebilir. Bu durum acil müdahaleyi gerektirir. </p>
<p><strong>Erken teşhis kalıcı körlükten kurtarır</strong></p>
<p>Glokomun görme sinirlerinde meydana getirdiği tahribatın geri dönüşü olmadığından hastalığın erken teşhisi büyük öner taşır. Bu sebeple 40 yaş üzerindeki kişilerin yılda bir kez, aile öyküsü olanların ise 6 ayda bir mutlaka rutin göz muayenesi yaptırması gerekmektedir. Hastalığın geç teşhis edilmesi telafisi mümkün olmayan görme kayıplarına ve körlüğe neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>İleri yaş ve aile öyküsü tanı koymaya yardımcı olur </strong></p>
<p>Glokom hastalığının en önemli risk faktörleri arasında aile öyküsü ve ileri yaş bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, göz içinde psödoeksfoliasyon materyalinin bulunması da önemli bir glokom risk faktörüdür. Hastalarda diyabet, sistemik hipertansiyon, uyku apnesi mevcudiyeti ve sigara tüketimi de glokomla ilişkili olabilmektedir. Tanı konulmasında aile öyküsü önem taşımaktadır. Ancak yapılacak testler ile bu hastalık belirlenebilir. </p>
<p><strong>Tedavi glokom türüne göre farklılaşıyor </strong></p>
<p>Açık açılı glokom hastalığının tedavisinde göz içi basınç düşürülerek, görme sinirindeki tahribatın ilerlemesi durdurulur veya yavaşlatılır. Tedavide yer alan ilaçların mutlaka doktor kontrolünde ve ömür boyu kullanılması gerekmektedir. Topikal ilaç tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda lazer ya da farklı cerrahi tedaviler de uygulanabilmektedir. Dar açılı glokomun tedavisi is acil ve farklıdır. Kriz çoğunlukla öncelikle tıbbi müdahale ve ardından cerrahi tedavi gerektirir. Glokom tedavilerinin tümünün amacı gözün mevcut durumunu korumaktır. </p>
<p>Yapılan tüm tedavilerde amaç gözün var olan durumunun korunmasıdır. Tedaviler ile glokom hastalığında oluşmuş hasarın düzeltilemeyeceği, ancak zamanında yapılan tedavi ile gelecekte oluşabilecek hasarların önüne geçmenin mümkün olabildiği unutulmamalıdır. Bu sebeple rutin göz muayeneleri ve takip ihmal edilmemelidir. </p>
<p><strong>Suya dalma ve vücudu zorlayan bazı hareketler glokomu kötü yönde etkileyebilir</strong></p>
<p>Sağlıklı vücutta glokomun kötüleşme hızı yavaşlayacağı için hastalara spor yapılması önerilir. Ancak pigment dispersiyonu sendromu ve bunun sonucu gelişecek pigment glokomu adı verilen özel bir glokom tipinde hastaların ağır sporlardan kaçınması gerekmektedir. Hastalar spor yapmadan önce sahip olduğu glokom çeşidini mutlaka doktoruna sormalıdır. Ayrıca dalma sporu ve vücudu zorlayan bazı hareketler (örneğin bazı yoga pozisyonları) göz içi basıncını artırarak glokoma olumsuz etki edebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/glokomda-erken-tani-kalici-korlukten-kurtariyor-355540">Glokomda Erken Tanı Kalıcı Körlükten Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de başkanlar Osmaniye için toplandı Soyer: &#8220;Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-baskanlar-osmaniye-icin-toplandi-soyer-osmaniye-ile-kuracagimiz-iliski-uzun-soluklu-ve-kalici-olacak-353974</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Mar 2023 10:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kuracağımız]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[soluklu]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[toplandı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353974</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 11 büyükşehir belediyesi içinde genel afet koordinasyonunu İzmir'in üstlendiği Osmaniye’deki çalışmalar için İzmir'deki ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-baskanlar-osmaniye-icin-toplandi-soyer-osmaniye-ile-kuracagimiz-iliski-uzun-soluklu-ve-kalici-olacak-353974">İzmir&#8217;de başkanlar Osmaniye için toplandı Soyer: &#8220;Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 11 büyükşehir belediyesi içinde genel afet koordinasyonunu İzmir&#8217;in üstlendiği Osmaniye’deki çalışmalar için İzmir&#8217;deki ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Depremin vurduğu kenti yeniden ayağa kaldırmak için çalışmaların sürdüğünü anlatan Başkan Soyer, “İki temel başlık tespit ettik. Kentsel dönüşüm ve tarımsal hizmetler. Sizlerle birlikte Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak” dedi.</p>
<p>11 büyükşehir belediyesi içinde genel afet koordinasyonunu İzmir&#8217;in üstlendiği Osmaniye’deki çalışmalar için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ev sahipliğinde İzmir’deki ilçe belediye başkanları bir araya geldi. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi&#8217;nde (AASSM) toplanan belediye başkanları, afet bölgesindeki ihtiyaçların yanı sıra uzun soluklu çalışmalar için yapılması gerekenleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>İki temel başlık belirlendi</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, depremin ardından bölgedeki en büyük sorunun koordinasyonsuzluk olduğunu bir kez daha yineleyerek “Depremin ilk günleri elektrik, su, asker, polis yoktu. Hiçbir şey yoktu. İkinci gidişimizde bu kez yollara atılan kolileri, giysileri gördük. Büyük bir koordinasyonsuzluk vardı. Bölge çok geniş, yıkım çok büyük” dedi.<br />Osmaniye ile uzun soluklu bir yolculuğu başlattıklarını belirten Başkan Tunç Soyer, “Bu deprem çok uzun soluklu etkiler yaratacak. Etkileri yıllara yayılacak. Bugün yaralar çok taze, bunların pansumanı, tedavisi gerekli. Biz oradayız ve orada olmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımızda biraz daha geleceğin inşasına yönelik ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Orada da iki temel başlık tespit ettik. Birincisi kentsel dönüşüm, ikincisi tarımsal hizmetler. Bu iki alanda İzmir Büyükşehir Belediyesi ve görevli ilçe belediye başkanlıkları olarak böyle bir hazırlık yapabiliriz diye düşündük” dedi.</p>
<p><strong>Kalıcı sivil bağ oluşturulacak</strong><br />Osmaniye ile kurular ilişkinin uzun soluklu, kalıcı bir ilişki olacağını belirten Başkan Soyer, Osmaniye&#8217;de İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) benzeri bir derneğin kurulması için de çalışmaların yürütüldüğünü ifade ederek “Bu dernek son derece fonksiyonel olacak. O dernek kurulduktan sonra bölge ile kalıcı sivil bir bağ kurmuş olacağız. O nedenle son derece önemli bir adım” diye konuştu.<br />Hatay, Gaziantep ve Adıyaman&#8217;da da Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin koordinasyon merkezlerinin bulunduğunu anımsatan Başkan Soyer, “Osmaniye dışındaki bu kentlerde de var olmayı sürdürüyoruz. Buralarda yürüttüğümüz çalışmaları, oradaki belediye başkanlarının koordinasyonuyla sağlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin çalışmalarını anlattılar</strong><br />İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri paylaştı: “Ekiplerimiz, Osmaniye&#8217;de 12 binada arama kurtarma çalışması yaptı. Osmaniye&#8217;de 32 çadırlı kentimiz var. 100&#8217;e yakın çadır dağıttık. Günde 6 bin kişilik yemek çıkaran aşevi var. 40 tanesi sabit olmak üzere 100&#8217;ü aşkın personel orada çalışıyor. Osmaniye&#8217;de 150 köy var. Buradaki tüm muhtarlarla irtibat halindeyiz. Bugüne kadar 50 ton yem dağıttık.”</p>
<p><strong>“Bölgenin röntgenini çekmeye başladık”</strong><br />Adıyaman, Maraş, Osmaniye ile Hatay&#8217;da kırsal üretim yapan küçük ölçekli üreticilerin hasar tespitlerini yaptıklarını anlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç de şunları söyledi: “Osmaniye&#8217;de &#8216;Başka Bir Tarım Mümkün&#8217; vizyonu doğrultusunda çalışmalar yapmak için araştırmalar yaptık. Gördük ki bölge bereketli topraklara sahip. Fıstık, bamya üretiminde önemli bir yere sahip. Ama kurulan kooperatiflerden faydalanamamışlar. Bölgenin röntgenini çekmeye başladık. Buna göre çalışmalarımızı yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Toplantıya katılanlar</strong><br />Toplantıda CHP İzmir İl Başkan Vekili Münir Sirhan Özen,  Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Torbalı Beledi Başkanı Mithat Tekin, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, Beydağ Belediye Başkanı Feridun Yılmazlar, Gaziemir Belediyesi Başkan Yardımcısı İzel Zenginobus Derinsu, Buca Belediyesi Başkan Yardımcısı Barış Özreçber, Menderes Belediyesi Başkan Vekili Erkan Özkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç yer aldı. Ardaha n Belediye Başkanı Faruk Demir ise çevrim içi olarak katıldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-baskanlar-osmaniye-icin-toplandi-soyer-osmaniye-ile-kuracagimiz-iliski-uzun-soluklu-ve-kalici-olacak-353974">İzmir&#8217;de başkanlar Osmaniye için toplandı Soyer: &#8220;Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;LÜ Ofizikçilerden Deprem Raporu: Bölge Kalıcı Deformasyona Uğradı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deulu-ofizikcilerden-deprem-raporu-bolge-kalici-deformasyona-ugradi-352024</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2023 08:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[deformasyona]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[deülü]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[ofizikçilerden]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[uğradı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen yıkıcı depremlerin ardından arama kurtarma, sağlık hizmeti, insani yardım ve barınma gibi birçok alanda çalışma yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), depremlere yönelik ön değerlendirme raporunu kamuoyu ile paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deulu-ofizikcilerden-deprem-raporu-bolge-kalici-deformasyona-ugradi-352024">DEÜ&#8217;LÜ Ofizikçilerden Deprem Raporu: Bölge Kalıcı Deformasyona Uğradı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen yıkıcı depremlerin ardından arama kurtarma, sağlık hizmeti, insani yardım ve barınma gibi birçok alanda çalışma yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), depremlere yönelik ön değerlendirme raporunu kamuoyu ile paylaştı. DEÜ’lü uzmanlar, depremlerin yüzey deformasyonlarının araştırılması konusunda önemli bilgilerin yer aldığı iki bölümden oluşan raporda, bölgedeki kalıcı deformasyona ve deprem risklerine dikkat çektiler.</p>
<p>Deprem araştırmalarında Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Kahramanmaraş merkezli 7.7. ve 7.6 büyüklüğündeki depremlere yönelik iki bölümden oluşan ön değerlendirme raporunu kamuoyu ile paylaştı. DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Yer Fiziği Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından hazırlanan raporun ilk bölümünde, bölgede iki ayrı fay zonunda meydana gelen depremlerin yüzey deformasyonlarının araştırma sonuçları; ikinci bölümünde ise DEÜ Jeofizik Mühendisliği Sismoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinin değerlendirmeleri kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p> “CİDDİ YÜZEY HAREKETLİLİKLERİ GÖRÜLDÜ”</p>
<p>Küresel Konum Belirleme Sistemi (GNSS) verilerinden elde edilen bölgeye yönelik sonuçları paylaşan DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Yer Fiziği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oya Ankaya Pamukçu, depremlerin ardından bölgede ciddi yüzey hareketliliklerinin gözlemlendiğini belirtti. Pamukçu, “Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Malatya ve Elazığ’daki GNSS istasyonlarının Güneybatı’ya doğru, Ekinözü (Kahramanmaraş), Feke (Adana), Tufanbeyli (Adana)’daki istasyonların Kuzeybatı’ya doğru, Gaziantep ve Kilis’teki istasyonların Kuzeydoğu’ya doğru, Adıyaman’daki istasyonun ise Güneydoğu’ya doğru hareket ettiği gözlemlenmiştir” dedi.</p>
<p>“KALICI DEFORMASYON GÖZLEMLENDİ”</p>
<p>GNSS istasyonlarında depremin etkisiyle plastik (kalıcı) deformasyon meydana geldiğini belirten Pamukçu, “Bir başka deyişle, depremin etkisinin ortadan kalkmasıyla hareket eden noktalar ilk konumlarına geri dönmemiş; bölge kalıcı deformasyona uğramıştır. 6 Şubat 2023’de meydana gelen 7.7 ve 7.6 depremlerinin, GNSS zaman serilerindeki değişimlerin gözlemlenmesiyle geniş bir bölgede etkili olduğu ortaya konmuştur” şeklinde konuştu.</p>
<p>DEPREM RİSKİ</p>
<p>Açıklamalarının devamında belli bölgelerdeki deprem riskine dikkat çeken Pamukçu, “Pazarcık depremine ait Coulomb gerilim analizinden elde edilen sonuçlardan gerilimin azaldığı ve arttığı bölgeleri inceledik. Bu analiz sonuçlarından yola çıkarak, raporda ilgili görsellerdeki kırmızı renkli bölgelere karşılık gelen kuzeydoğuda (Adıyaman, Malatya ve çevresi) ve güneybatıda (Gaziantep ve çevresi) bölgelerinde deprem riskinin yüksek olduğu söylenebilir” ifadesinde bulundu.</p>
<p>DEÜ, ilgili raporu kuruma ait web sitesinden de yayımladı. Rapora ulaşmak için; https://haber.deu.edu.tr/on-degerlendirme-raporlari/</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deulu-ofizikcilerden-deprem-raporu-bolge-kalici-deformasyona-ugradi-352024">DEÜ&#8217;LÜ Ofizikçilerden Deprem Raporu: Bölge Kalıcı Deformasyona Uğradı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
