<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etme | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etme</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etme | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etme</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’ olabilir!</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisinin, birçok kadın için yalnızca tıbbi bir bilgi olmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu teşhis hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’dır. Bu nedenle ilk tepkiler çoğunlukla yoğun, karmaşık ve dalgalı olur.” dedi.</p>
<p>En sık görülen ilk duygular arasında şok, inkâr, korku, kaygı ve kontrol kaybı hissinin yer aldığını ifade eden Aydın, “Pek çok kadın, tanıyı ilk duyduğunda ‘bu bana olamaz’ ya da ‘bir hata olmalı’ düşüncesine kapılır. Bu inkâr tepkisi, psikolojide akut stres tepkisinin doğal bir parçasıdır ve beynin ani tehdide karşı kendini koruma mekanizması olarak değerlendirilir. Araştırmalar, kanser tanısı alan bireylerin önemli bir kısmında ilk haftalarda travma sonrası stres belirtilerine benzer tepkiler görülebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Farklı tepkiler, baş etme tarzı ve kişilikle ilgili!</strong></p>
<p>Bu tepkilerin yanında ölüm korkusu, geleceğe dair belirsizlik, ‘çocuklarıma ne olacak?’, ‘hayatım yarım mı kalacak?’ gibi varoluşsal soruların da çok erken dönemde ortaya çıkabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kadınlar bu süreçte aşırı bilgi arayışına girerken, bazıları tam tersine tıbbi konuşmalardan kaçınabilir. Her iki tepki de psikolojik açıdan anlaşılırdır. Bir kadın, tanıdan sonraki ilk günlerde sürekli internette hastalıkla ilgili içerik aradığını, geceleri uyuyamadığını ve zihninin hiç durmadığını ifade edebilir. Bir başka kadın ise tam aksine, ‘hiçbir şey duymak istemiyorum’ diyerek çevresinden gelen bilgileri kapatabilir. Bu farklılıklar, kişinin baş etme tarzı, geçmiş yaşam deneyimleri ve kişilik yapısıyla yakından ilişkilidir.”</p>
<p><strong>Duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkiler!</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavilerinin, bedeni hedef alıyor gibi görünse de psikolojik dünyayı da derinden etkilediğine vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi süreçleri; bedensel bütünlük algısını, kontrol hissini ve benlik algısını doğrudan etkileyen deneyimlerdir. Cerrahi müdahaleler sonrasında kadınlar sıklıkla bedenlerine yabancılaşma, ‘artık eskisi gibi değilim’ duygusu ve kayıp hissi yaşayabilir. Özellikle mastektomi geçiren kadınlarda bu duygular daha belirgin olabilir.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, cerrahi sonrası dönemde depresif belirtilerin ve anksiyetenin artabildiğini gösterdiğini aktaran Aydın, “Kemoterapi süreci ise yalnızca fiziksel yan etkilerle değil, psikolojik açıdan da zorludur. Saç dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler, kişinin kendini ‘hasta’ olarak algılamasını pekiştirir. Bu süreçte kadınlar sıklıkla çaresizlik, öfke, sabırsızlık ve zaman zaman umutsuzluk hissedebilir. Ayrıca ‘kemobeyin’ olarak bilinen dikkat ve hafıza sorunları, kişinin kendine güvenini sarsabilir. Radyoterapi ise daha sessiz ilerleyen ama uzun vadede yorgunluk, tahammülsüzlük ve duygusal dalgalanmalar yaratabilen bir süreçtir. Tedavinin uzaması, ‘bu hiç bitmeyecek mi?’ düşüncesini besleyebilir. Önemli nokta şudur; bu duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkilerdir. Araştırmalar, tedavi sürecinde psikolojik destek alan kadınların hem ruhsal dayanıklılığının hem de tedaviye uyumunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bedenle yeniden ilişki kurmak zamana ve şefkate ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Meme kanseri sonrası vücut imajının, kadınlar için en hassas konulardan biri olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Meme, kültürel ve bireysel düzeyde kadınlık, annelik, cinsellik ve çekicilik ile ilişkilendirilen bir organdır. Bu nedenle bedende meydana gelen değişimler, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir kayıp olarak da yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sonrası kadınların; ameliyat izleri, meme kaybı, protez kullanımı, kilo değişimleri veya ciltteki farklılıklar nedeniyle aynaya bakmakta zorlanabileceğini dile getiren Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Artık kendimi tanımıyorum’ ya da ‘eşim beni eskisi gibi beğenir mi?’ gibi düşünceler sıkça dile getirilir. Araştırmalar, olumsuz vücut algısının özsaygı düşüşü, cinsel isteksizlik ve ilişkisel mesafelenme ile ilişkili olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Tedavi süreci bitmiş, tıbben ‘iyi’ denilen bir kadın, sosyal ortamlardan kaçınmaya başlayabilir, denize girmekten çekinebilir ya da aynada kendine uzun süre bakmaktan kaçınabilir. Bu durum dışarıdan ‘abartı’ gibi algılansa da, aslında derin bir kimlik yeniden yapılanma sürecinin parçasıdır. Burada önemli olan, bedenle yeniden ilişki kurmanın zamana ve şefkate ihtiyaç duyduğunu kabul etmektir.”</p>
<p><strong>Güçlü olmak zorunda değilsiniz; ağlamak ve durmak da iyileşmenin parçası!</strong></p>
<p>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, bazı baş etme stratejilerinin ruh sağlığını belirgin şekilde desteklediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Öncelikle duyguları bastırmak yerine ifade etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Aydın, “Üzgün, öfkeli ya da korkmuş hissetmek zayıflık değil; insan olmanın doğal bir sonucudur. Yazmak, güvendiği biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, bu duyguların yükünü hafifletir. İkinci olarak, kontrol edilebilir alanlara odaklanmak önemlidir. Tedavi sürecini yönetmek, randevularını planlamak, beslenme ve uyku düzenine özen göstermek, kişiye ‘aktif bir özne’ olma hissi kazandırır. Bu, kaygıyı azaltan temel faktörlerden biridir. Mindfulness, nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi yöntemlerin, kanser hastalarında anksiyete ve depresyonu azalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Ayrıca destek gruplarına katılmak, ‘yalnız değilim’ duygusunu güçlendirir. En önemlisi ise; güçlü olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman dağılmak, ağlamak, durmak da iyileşmenin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir!</strong></p>
<p>Sosyal desteğin meme kanseri sürecinde en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Güçlü sosyal desteğe sahip kadınlar daha düşük depresyon düzeyleri yaşıyor ve tedaviye psikolojik olarak daha iyi uyum sağıyor.” dedi.</p>
<p>Ancak desteğin her zaman ‘çok konuşmak’ ya da ‘pozitif ol’ demek anlamına gelmediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazen en iyisi, sadece orada olmak ve dinlemektir. ‘Güçlüsün, atlatırsın’ gibi iyi niyetli cümleler, kadının yaşadığı korkuyu görünmez kılabilir. Yakın çevreye düşen en önemli rol; yargılamadan dinlemek, duygulara alan açmak ve kadının temposuna saygı göstermektir. Yardım teklif etmek ama zorlamamak, bilgi vermeden önce izin almak, bedenle ilgili yorumlardan kaçınmak bu süreçte çok değerlidir. ‘İstersen bugün yanında olabilirim’ demek, ‘ben senin yerinde olsam böyle yapardım’ demekten çok daha destekleyicidir.</p>
<p>Sonuç olarak, meme kanseri yalnızca bireyin değil, bir ilişkiler sisteminin yaşadığı bir deneyimdir. Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Çalışanlarıyla Bayramlaşan Başkan Altay: &#8220;Biz Büyük ve Güçlü Bir Aileyiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlariyla-bayramlasan-baskan-altay-biz-buyuk-ve-guclu-bir-aileyiz-621811</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlaşan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[biz]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Kardeşlerimizi]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi ve KOSKİ Genel Müdürlüğü çalışanları ile bayramlaştı. Konya tarihine geçen işlerin yapılmasında emek gösteren herkese teşekkür eden Başkan Altay, “Her zaman ifade ettiğim gibi biz büyük ve güçlü bir aileyiz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlariyla-bayramlasan-baskan-altay-biz-buyuk-ve-guclu-bir-aileyiz-621811">Büyükşehir Çalışanlarıyla Bayramlaşan Başkan Altay: &#8220;Biz Büyük ve Güçlü Bir Aileyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi ve KOSKİ Genel Müdürlüğü çalışanları ile bayramlaştı. Konya tarihine geçen işlerin yapılmasında emek gösteren herkese teşekkür eden Başkan Altay, “Her zaman ifade ettiğim gibi biz büyük ve güçlü bir aileyiz. Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte bundan sonra da aynı kararlılık ve azimle çalışmaya devam edeceğiz. Şunu biliyoruz ki bu mübarek şehre hizmet etmek herkese nasip olmaz. Rabbim nice bayramlara ve Ramazanlara bizleri kavuştursun. Dualarımızdan Gazze&#8217;deki kardeşlerimizi, Ortadoğu&#8217;da sıkıntı çeken Müslüman kardeşlerimizi, Suriye&#8217;deki kardeşlerimizi unutmayalım. Birbirimize dua edelim. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi bozmasın” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi ve KOSKİ Genel Müdürlüğü çalışanlarıyla bayramlaştı.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda tüm çalışanların Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Başkan Altay, bu seneyi diğer Ramazanlardan ayıran en önemli işlerden birisinin de özellikle okullarda çocukların yaptığı Ramazan kutlamaları olduğunu, ders zillerinden ilahilere kadar aslına rucu etmiş bir Ramazan&#8217;ı tekrar yaşadıklarını söyledi.</p>
<p><strong>“ÖZELLİKLE ÇOCUKLARIMIZIN ZİHNİNDE UNUTULMAZ BİR RAMAZAN&#8217;I EDA ETMİŞ OLDUK”</strong></p>
<p>Geçen yıl başlattıkları cadde ve sokak süslemelerine bu yıl belediye binalarını da ekleyerek devam ettiklerini ifade eden Başkan Altay, “Özellikle çocuklarımıza gönderdiğimiz 50 bine yakın ‘ilk oruç’ hediyesi ile evler de ciddi manada süslenmiş oldu. Böylece özellikle çocuklarımızın zihninde unutulmaz bir Ramazan&#8217;ı eda etmiş olduk. Bir taraftan da paylaşmanın, birlikte olmanın gereği olarak iftarlarda, sahurlarda vatandaşlarımızla bir araya gelmeye gayret ettik. Yurt dışındaki kardeşlerimizle bir araya geldik. Şimdi hep birlikte bayrama kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“DUALARIMIZIN BAŞINDA GAZZELİ KARDEŞLERİMİZİ UNUTMAYALIM”</strong></p>
<p>Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti: “İki Ramazan&#8217;dır İsrail’in Gazze&#8217;de yaptığı katliamın acısıyla buruk bayramlar yaşamıştık. Orada bir ateşkes oldu diye sevinirken İsrail içeriye yardımların girmesi ve anlaşma şartlarının hiçbirisine uymama konusunda yine kendine yakışanı yapmaya devam ediyor. Onun için dualarımızın başında Gazzeli kardeşlerimizi unutmayalım. Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) olarak Gazze&#8217;deki kardeşlerimize yardım etmek için çaba gösteriyoruz.” </p>
<p><strong>BU YIL İLK KEZ SURİYE’DE İFTAR ORGANİZASYONLARI DÜZENLENDİ</strong></p>
<p>Bu yıl ilk kez Suriye&#8217;de iftarlar verdiklerini anımsatan Başkan Altay, “Hama, Humus ve Şam&#8217;da iftarlar verdik. Böylece hem Konya&#8217;dan Suriye&#8217;ye dönen kardeşlerimizle yeniden bir buluşma imkanı oldu. Hem de Suriye&#8217;nin yeniden normalleşmesi adına önemli bir katkı sağlamış olduk. Özellikle son 20 gündür Amerika ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a başlattığı hava saldırısı ile birlikte bölgemiz yeniden adeta bir ateş çemberine döndü. Savaşın körfez ülkelerine yayılma riski ile birlikte sınırımızda da maalesef üç füze, her ne kadar İran tarafı Türkiye&#8217;ye atmadığını ifade etse de sınırlarımızı ihlalle ilgili bir sorun yaşadık. Bunu niye anlatıyorum? Arkadaşlar ne kadar hizmet edersek edelim, ne kadar iş yaparsak yapalım, ne kadar zenginleşirsek zenginleşelim. Eğer güven endişeniz varsa o ülkenin ileriye gitmesi mümkün değil. Elhamdülillah 22 yıldır, 23 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye savunma sanayinde çok önemli bir mesafe kat etti ama daha gidecek yolumuz var. Onun için inşallah kesintisiz bir şekilde sürecin devam etmesini sağlamak hepimizin görevi. Ve güçlü bir liderlikle de bu ateş çemberinin içerisinde Türkiye bir huzur ülkesi olarak yoluna devam etme konusunda tüm dünyanın takdirini karşılayan bir diplomasi yürütmeye de devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın liderliğinde ülkemizi bu yolda güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>“TDBB AKADEMİ İLE TECRÜBEMİZİ PAYLAŞMAK İÇİN EĞİTİM ORTAMI HAZIRLIYORUZ”</strong></p>
<p>Sadece Türkiye&#8217;de değil, dünyada da belediyecilik konusunda birisi bir şey yapacaksa önce dönüp ‘Konya&#8217;da neler olur’ diye baktığını anlatan Başkan Altay, “Bunu bir kurumsal yapıya dönüştürmek adına üzerinde uzun süredir çalıştığımız, inşallah yakın zamanda hayata geçireceğimiz TDBB Akademi ile yani Türk Dünyası Belediyeler Birliği Akademisi ile birlikte hem yurt içindeki hem yurt dışındaki belediyelere tecrübemizi paylaşmak için bir eğitim ortamı hazırlamaya çalışıyoruz. Müfredatının belli olduğu, katılımcıların meslek gruplarının belli olduğu, zamanın belli olduğu ve gelenlerin şehirleri için kazanım elde edebilecekleri, hem Büyükşehir Belediyemizin, KOSKİ&#8217;mizin tecrübelerini hem de merkez ilçe belediyelerimizin tecrübelerini paylaşacak bir akademi oluşturmayı hedefliyoruz. Böylece edindiğimiz tecrübeyi başkalarına aktarma ve bu bilgi ve tecrübenin tüm Türkiye&#8217;de insanların yaşamına kolaylık sağlamasını gerçekleştirmiş olacağız” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>“BİZ BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR AİLEYİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, sadece Türkiye’de değil, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı olarak Bosna Hersek&#8217;ten Moğolistan&#8217;a kadar 31 ülkeden 1.200&#8217;e yakın belediyenin eğitimlerini de Konya&#8217;da vermeyi arzu ettiklerini belirterek, “Tabii bu benim tek başıma yapacağım bir iş değil. Her zaman ifade ettiğim gibi biz büyük ve güçlü bir aileyiz. Bu başarıda hepinizin çok büyük katkısı var. Bu yükü benim tek başıma kaldırmam ve bu hedefe ulaşmam asla mümkün değil. Onun için ilk günden itibaren verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Önce Hatay&#8217;da farkımızı ortaya koyduk. Diğer belediyelere bakınca Konya&#8217;nın ne kadar organize olduğunu, hızlı hareket edebildiğini, afet durumlarında nasıl koordine olabildiğini tüm Türkiye görmüş oldu” dedi. </p>
<p><strong>“BU MÜBAREK ŞEHRE HİZMET ETMEK HERKESE NASİP OLMAZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya tarihine geçen işlerin yapılmasında emek gösteren herkese teşekkür ederek, “Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte bundan sonra da aynı kararlılık ve azimle çalışmaya devam edeceğiz. Şunu biliyoruz ki bu mübarek şehre hizmet etmek herkese nasip olmaz. Burası Selçuklu&#8217;nun darülmülkü, Hazreti Mevlana&#8217;nın, Şeyh Sadreddin-i Konevi&#8217;nin, Hacı Veyiszade Hazretlerinin, Ladikli Ahmet Hüdai&#8217;nin, Seyit Harun Veli Hazretlerinin şehri ve bu şehir her zaman her manada Türkiye&#8217;de sözü olan bir şehir olmuş. Biz de bunu güçlendirmek için çalışıyoruz, çaba sarf ediyoruz” dedi. </p>
<p><strong>“AYNI KARARLILIK VE AZİMLE HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmaların birlik ve beraberlik içinde titizlikle sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Altay, “Zorlukların yanında kolaylıklar var, bereket var. İnşallah 42 bin kilometrekarelik alanda 31 ilçemizde bundan sonra da aynı kararlılık ve azimle hizmet etmeye devam edeceğiz. Tekrar bayramınızı kutluyorum. Rabbim nice bayramlara ve Ramazanlara bizleri kavuştursun. Dualarımızdan Gazze&#8217;deki kardeşlerimizi, Ortadoğu&#8217;da sıkıntı çeken Müslüman kardeşlerimizi, Suriye&#8217;deki kardeşlerimizi unutmayalım. Birbirimize dua edelim. Çalışma arkadaşlarımızı da unutmayalım. Biz büyük bir aileyiz ve kenetlendiğimizde yapamayacak hiçbir iş yok. Bugüne kadar bunu ispat ettik, gösterdik. Bundan sonra da hem ülkemize hem de gönül coğrafyamızdaki insanlara bunu hep birlikte göstermeye devam edeceğiz. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi bozmasın” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“ŞEHRİMİZ HER GEÇEN GÜN GÜZELLEŞİYOR”</strong></p>
<p>Başkan Altay, Konya&#8217;da oluşan birlikte çalışma kültürünün işlerin bereketlenmesine vesile olduğunu belirterek, “Hem diğer kurumlarımızla hem merkez ilçelerimiz başta olmak üzere ilçelerimizle birlikte uyum içerisinde, keyifle, muhabbetle bu güzel ve mübarek şehre hizmet ediyoruz. Çok zor, zahmetli, meşakkatli işler yapıyoruz. Ama şehrimiz özellikle dışarıdan gelenlerin fark ettiği şekilde her geçen gün güzelleşiyor. Güzelleşmeye de devam edecek. Bu vesileyle son söz olarak bayramlarda çocukları sevindirmeyi ve sıla-i rahim yapmayı da unutmayalım. Özellikle büyüklerimizi ziyaret edelim, akrabalarımızla ilişkilerimizi kesmeyelim. Bu bayramı ailemizle, sevdiklerimizle birlikte güzel bir şekilde geçirip bayramdan sonra tekrar aşkla, şevkle, işimize, gücümüze devam etme muhabbeti oluşturalım diye arzu ediyorum. Hayırlı bayramlar” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlariyla-bayramlasan-baskan-altay-biz-buyuk-ve-guclu-bir-aileyiz-621811">Büyükşehir Çalışanlarıyla Bayramlaşan Başkan Altay: &#8220;Biz Büyük ve Güçlü Bir Aileyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kucuk-iyilikler-buyuk-mutluluklar-getiriyor-616462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 09:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[getiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirici]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[iyilikler]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluklar]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, yardım etmenin hem birey hem toplum için psikolojik, biyolojik ve sosyal açıdan iyileştirici etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-iyilikler-buyuk-mutluluklar-getiriyor-616462">Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, yardım etmenin hem birey hem toplum için psikolojik, biyolojik ve sosyal açıdan iyileştirici etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yardım etmek, başkası kadar kendi ruh sağlığınızı da iyileştiriyor!</strong></p>
<p>Psikoloji literatüründe ‘yardım etmek iyileştirir’ ifadesinin, bireyin başkasına destek sunduğunda yalnızca karşı tarafın değil, kendi psikolojik iyilik halinin de güçlendiğini anlattığını aktaran Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, yardım etme davranışının beyinde dopamin, oksitosin ve serotonin gibi iyi hissettiren kimyasalların artmasına yol açtığını, bunun da kişinin ruh halini düzenlediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Yaşlı bir komşunun alışverişini taşımak ya da bir arkadaşının zor anında yanında olmak gibi küçük bir desteğin bile kişide ‘değerliyim, işe yarıyorum’ duygusunu tetiklediğini ifade eden Aydın, bu nedenle yardım etmenin yalnızca dışa dönük bir prososyal davranış değil; aynı zamanda kişinin içsel dünyasında bir iyileşme döngüsü başlatan psikolojik bir süreç olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Yardım etmek, beden ve ruh üzerinde iyileştirici bir etki yaratıyor!</strong></p>
<p>Yardım etmenin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin biyolojik, psikolojik ve sosyal mekanizmalar üzerinden açıklandığını dile getiren Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bilimsel çalışmalar, yardım eden kişilerin stres hormonlarında azalma, mutluluk hormonlarında artış yaşadığını, bağışıklık sisteminin bile güçlendiğini ortaya koyuyor. Gönüllülük üzerine yapılan uzun dönemli araştırmalar, düzenli yardım eden kişilerin depresyon oranlarının anlamlı şekilde düşük olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni, yardım etmenin kişide bir ‘anlam hissi’ oluşturması, kimlik duygusunu güçlendirmesi ve kişinin kendini daha işlevsel hissetmesini sağlamasıdır. Böylece yardım etme davranışı, hem biyolojik hem duygusal hem de bilişsel düzeyde iyileştirici bir etki yaratır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Güçlü toplumsal bağlar, güçlü ruhsal dayanıklılık demek!</strong></p>
<p>Yardım etmenin toplumsal bağları belirgin şekilde güçlendirdiğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu bağların güçlü psikolojik etkileri vardır.” dedi.</p>
<p>Bir toplumda insanların birbirine destek verdikçe aralarındaki güvenin arttığına işaret eden Aydın, “‘Bu toplumun bir parçasıyım’ duygusu pekişir ve yalnızlık hissi azalır. Sosyal destek ağlarına sahip bireylerin stres karşısında daha dayanıklı olduğu, travmatik olayları daha hızlı atlattığı, hatta yaşam memnuniyetlerinin daha yüksek olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. Apartmanda komşusuna yardım eden veya iş yerinde bir arkadaşının yükünü hafifleten bir kişi, farkında olmadan kendi psikolojik direnç kapasitesini de artırır. Toplumsal bağlar güçlendikçe bireylerin ruhsal dayanıklılığı ve yaşamla başa çıkma becerileri de güçlenir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Uzun vadeli iyileşme, küçük ama sürekli iyiliklerle mümkün!</strong></p>
<p>Küçük günlük iyiliklerle büyük çaplı yardım eylemleri arasında etki derinliği açısından fark olduğuna değinen Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Ancak ikisi de olumlu psikolojik sonuçlar doğurur.” dedi.</p>
<p>Günlük küçük iyiliklerin hızlı bir moral yükselmesi sağladığını vurgulayan Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Kapıyı tutmak, birine nazikçe gülümsemek veya bir arkadaşına kısa bir mesaj göndermek bile bu etkiye örnektir. Bu davranışlar kişide anlık bir iyi olma hali yaratırken, düzenli bir sosyal sorumluluk projesine katılmak gibi büyük çaplı yardım eylemleri daha kalıcı bir anlam ve kimlik duygusu sağlar. Ancak büyük yardım eylemleri daha fazla zaman, enerji ve duygusal kapasite gerektirdiğinden sürdürülebilirlik çoğu zaman küçük iyiliklerde daha fazladır. Bu nedenle psikolojik açıdan en dengeli ve uzun vadeli iyileşme, küçük ama sürekli yapılan iyiliklerle sağlanır.”</p>
<p><strong>Zorunlu yardım iyileştirmez!</strong></p>
<p>Yardım davranışının zorunlulukla ya da baskı altında yapıldığında, beklenen iyileştirici etkinin genellikle ortaya çıkmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Çünkü bu durumda kişi içsel motivasyonla değil, dışsal baskıyla hareket eder.” dedi.</p>
<p>Psikolojide bu durumun ‘dışsal motivasyon’ olarak adlandırıldığını belirten Aydın, “Nörobiyolojik olarak ödül sistemini aktive etmez. Bu nedenle kişi yardım ederken kendini yorgun, baskılanmış ya da tükenmiş hissedebilir. Örneğin aile baskısıyla bir akrabaya bakım veren ya da iş yerinde zorunlu gönüllülük programına katılan bir kişinin ruhsal açıdan rahatlamak yerine daha fazla stres yaşaması sık görülür. Yardım etmenin iyileştirici etkisinin ortaya çıkması için eylemin gönüllülük, özgür irade ve içten bir istekle gerçekleşmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yardım kusursuz olmak zorunda değil; bazen sadece dinlemek de yeter!</strong></p>
<p>Yardım etmenin iyileştirici etkisini günlük yaşama entegre etmenin, büyük adımlar gerektirmediğine dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Küçük ama düzenli davranışlarla bu süreç kolayca yerleşir.” dedi.</p>
<p>Her gün bir kişiye küçük bir iyilik yapmanın, ihtiyaç duyan birine kısa bir mesaj göndermenin, aile içinde daha fazla teşekkür etmenin, bir komşunun ya da arkadaşın küçük bir işine destek olmanın bu döngüyü güçlendireceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Gönüllülük çalışmalarına küçük adımlarla başlamak hem kişinin toplumla bağını güçlendirir hem de stres düzeyini düşürür. Günlük hayatın içine yerleştirilen bu küçük destek davranışları, kişinin hem topluma katkı sağladığını hissetmesine hem de kendi ruh sağlığını korumasına yardımcı olur.</p>
<p>Yardım etmek isteyip çekingen davranan kişilere ilk öneri, yardım davranışını büyük sorumluluklar gibi görmek yerine küçük sosyal temaslarla başlatmalarıdır. Çoğu çekingen birey ‘yanlış anlaşılırım’, ‘yardımım yeterli olmaz’ ya da ‘rahatsız ederim’ düşünceleriyle geri durur; ancak bilişsel davranışçı terapinin de gösterdiği gibi bu düşünceler gerçeklikten çok kaygı odaklıdır. Bu nedenle kişinin küçük adımlarla pratik yapması önemlidir; birine gülümsemek, küçük bir teşekkür notu yazmak ya da yakın çevresinde kısa süreli bir destek sunmak bu süreci başlatabilir. Ayrıca kişinin, hayvanlarla çalışmak, çevrimiçi gönüllülük yapmak veya birebir iletişimi az olan etkinliklere katılmak gibi ilgi alanına uygun yardım yollarını seçmesi kaygıyı azaltır. Yardımın kusursuz olmasına gerek yoktur; bazen sadece birini dinlemek bile hem yardım eden hem de yardım alan için iyileştirici bir temas yaratır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-iyilikler-buyuk-mutluluklar-getiriyor-616462">Küçük iyilikler büyük mutluluklar getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgililer Günü&#8217;nde hediye kartı dolandırıcılığına dikkat: Kaspersky&#8217;den kritik uyarı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgililer-gununde-hediye-karti-dolandiriciligina-dikkat-kasperskyden-kritik-uyari-612755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılığına]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hediye]]></category>
		<category><![CDATA[Hediye Kartı]]></category>
		<category><![CDATA[kartı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612755</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Şubat için partnerinize hediye ararken hediye kartının iyi bir seçenek olabileceğini mi düşünüyorsunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililer-gununde-hediye-karti-dolandiriciligina-dikkat-kasperskyden-kritik-uyari-612755">Sevgililer Günü&#8217;nde hediye kartı dolandırıcılığına dikkat: Kaspersky&#8217;den kritik uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Şubat için partnerinize hediye ararken hediye kartının iyi bir seçenek olabileceğini mi düşünüyorsunuz? Dijital trendler tüketiciler arasında hızla yaygınlaşırken, bu eğilimler dolandırıcıların da radarına giriyor. Sevgililer Günü yaklaşırken Kaspersky, hediye kartı sahiplerini ve sevdiklerine dijital hediye almak isteyen kullanıcıları hedef alan çeşitli oltalama (phishing) ve zararlı yazılım kampanyalarını tespit etti. Şirketin güvenlik uzmanları, kullanıcıların bu tuzaklara düşmemesi için pratik öneriler de paylaşıyor.</p>
<p><strong>Hediye Kartınızı Tüketen &#8220;Bakiye Sorgulama&#8221; Tuzağı</strong></p>
<p>Kaspersky’nin son araştırması*, katılımcıların %80&#8217;inin abonelikler, oyun kredileri veya hediye kartları gibi dijital hediyeleri tercih ettiğini gösteriyor. Dolandırıcılar, tanınmış markaları suistimal ederek, sahte çevrimiçi mağazalar kurarak ve hatta doğrudan hediye kartı bakiyelerini çalmak için tasarlanmış sahte doğrulama portalları oluşturarak bu eğilimden faydalanıyor.</p>
<p>Kaspersky’nin oltalama tespit sistemleri; kurbanlara hediye kartlarının geçerliliğini, durumunu veya bakiyesini kontrol etmeleri için &#8220;güvenli&#8221; bir sistem sunduğunu iddia eden aldatıcı platformlar belirledi. Yakın zamanda hediye kartı alan kişileri hedefleyen bu saldırganlar, kartın kimlik verilerini çalıyor ve kartı kullanıcıdan önce etkinleştirerek bakiyeye erişim sağlayabiliyor.</p>
<p>Kaspersky uzmanları, bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için web sitelerinin orijinalliğinin titizlikle kontrol edilmesini öneriyor. Web adresini (URL), tıklamanız istenen bağlantıları ve sitenin sahte olabileceğine işaret edebilecek görsel veya tasarım tutarsızlıklarını dikkatlice inceleyin. Hediye kartı bakiyesini kontrol etmenin en güvenli yolu, başka hiçbir bağlantıya tıklamadan doğrudan markanın resmi web sitesine gitmektir. Kötü amaçlı bağlantılara tıklamayı önlemek için yapay zeka destekli gelişmiş oltalama engelleme bileşeni içeren Kaspersky Premium gibi bir güvenlik çözümü kullanılması tavsiye ediliyor.</p>
<p><strong>Hediye Kartı Size mi Yoksa Siber Suçlulara mı Gidiyor?</strong></p>
<p>Hediye alışverişi yapanlar, flaş indirimler ve sınırlı süreli tekliflerle çevrim içi alışveriş platformlarına akın ederken; siber suçlular da kullanıcıların en savunmasız anlarını kolluyor.</p>
<p>Kaspersky uzmanları, dünyanın en popüler pazaryerlerinden biri olan Amazon’u taklit eden ve 200 dolarlık hediye kartı vaat eden sahte bir web sitesi tespit etti. Dolandırıcılar, bu cazip teklifle kullanıcıları &#8220;Amazon hediye kartınızı alın&#8221; düğmesine basmaya teşvik ediyor. Ancak kullanıcı bu düğmeye tıkladığında, siber suçluların mağdurun cihazını uzaktan kontrol etmesine olanak tanıyan arka kapı (backdoor) içeren bir MSI yükleyicisi indiriliyor.</p>
<p>Bu dolandırıcılık yöntemi, kapsamlı bir siber güvenlik yaklaşımının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yanlış bir bağlantıya tıklamak sadece para ve veri kaybına değil, aynı zamanda cihazın enfekte olmasına veya kontrolünün tamamen kaybedilmesine yol açabiliyor. Sahte bir site orijinal mağazanın görünümünü birebir kopyaladığında, hangisinin gerçek hangisinin dolandırıcılık amaçlı olduğunu ayırt etmek oldukça zorlaşıyor.</p>
<p>Kaspersky Premium, web sitesi özelliklerini ve URL&#8217;leri analiz ederek şüpheli kalıpları belirleyen gelişmiş tespit teknolojisi sayesinde kullanıcıları sahte çevrimiçi mağazalardan koruyor. Kaspersky Premium, AV-Comparatives Sahte Mağaza Tespiti sertifikasyonundaki üstün performansı nedeniyle 2025 yılında &#8220;Onaylı&#8221; (Approved) sertifikası alarak güvenli çevrimiçi alışveriş için ideal bir seçenek olduğunu kanıtladı.</p>
<p><strong>Kaspersky Baş Web İçeriği Analisti Anton Yatsenko</strong> konuya ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor: “<em>Sevgililer Günü yaklaşırken siber suçlular, bu dönemin duygusal hassasiyetini ve romantik atmosferini istismar etmek için faaliyetlerini artırabilir. Sahte hediye kartı siteleri oluşturuyor, popüler perakendecileri taklit ediyor ve sevdiklerinizi mutlu etme isteğinizi hedef alan oltalama kampanyaları başlatıyorlar. En etkili savunma; bilinen ve güvenilir perakendecileri tercih etmek, URL’leri dikkatle kontrol etmek, gelişmiş oltalama korumasına sahip bir güvenlik çözümü kullanmak ve gerçek olamayacak kadar iyi görünen tekliflere temkinli yaklaşmaktır</em>.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililer-gununde-hediye-karti-dolandiriciligina-dikkat-kasperskyden-kritik-uyari-612755">Sevgililer Günü&#8217;nde hediye kartı dolandırıcılığına dikkat: Kaspersky&#8217;den kritik uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MediaMarkt Türkiye&#8217;nin sevenleri mutlu etme garantili kampanyası devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mediamarkt-turkiyenin-sevenleri-mutlu-etme-garantili-kampanyasi-devam-ediyor-611377</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 07:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[garantili]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[mediamarkt]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[sevenleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611377</guid>

					<description><![CDATA[<p>MediaMarkt, sevenleri mutlu etme garantili teknoloji ürünlerini özel bir kampanyayla tüketicilerle buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mediamarkt-turkiyenin-sevenleri-mutlu-etme-garantili-kampanyasi-devam-ediyor-611377">MediaMarkt Türkiye&#8217;nin sevenleri mutlu etme garantili kampanyası devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MediaMarkt, sevenleri mutlu etme garantili teknoloji ürünlerini özel bir kampanyayla tüketicilerle buluşturmaya devam ediyor. Kampanyanın devamı niteliğindeki yeni fazında blender’dan tost makinesine, laptop’tan ıslak-kuru süpürgeye binlerce hediye seçeneği MediaMarkt mağazaları, mediamarkt.com.tr ve MediaMarkt App’te sevgilisini mutlu etmek isteyenleri bekliyor.</strong></p>
<p>Geniş ürün yelpazesiyle tüketicilere konforlu alışveriş keyfi sunan MediaMarkt Türkiye, Sevgililer Günü’ne özel düzenlediği kampanyasına devam ediyor. Kampanyanın yeni fazında hayatı kolaylaştıran binlerce hediye seçeneği sevenleri bekliyor. </p>
<p>9 Şubat’a kadar geçerli olacak kampanya kapsamında;</p>
<ul>
<li>PHILIPS HR3770/00 Dual Chef Meyve Sıkacağı &#038; Blender – <strong>7.949 TL</strong>,</li>
<li>KORKMAZ A324-10 Castron Tost Makinesi – <strong>4.999 TL</strong>,</li>
<li>DREAME Dreame H14 Dual Akıllı Islak Kuru Süpürge – <strong>27.799 TL</strong>,</li>
<li>BABYLISS 6704We Ac Power Pro 2000W Saç Kurutma Makinesi – <strong>1.899 TL</strong>,</li>
<li>ASUS Vivobook 15 X1504VA-BQ5383W/Intel® Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> 5 120U İşlemci/8 GB RAM/512 GB SSD/15.6&#8243;/W11 Laptop – <strong>22.999 TL</strong>’den satışa sunuluyor.</li>
</ul>
<p>Sevgililer Günü Kampanyası; MediaMarkt’ın Türkiye genelindeki 103 mağazasında, online alışveriş sitesi mediamarkt.com.tr’de ve MediaMarkt App’te tüketicilerle buluşuyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mediamarkt-turkiyenin-sevenleri-mutlu-etme-garantili-kampanyasi-devam-ediyor-611377">MediaMarkt Türkiye&#8217;nin sevenleri mutlu etme garantili kampanyası devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balina avı saldırıları yöneticileri hedef alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balina-avi-saldirilari-yoneticileri-hedef-aliyor-602572</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 07:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[avı]]></category>
		<category><![CDATA[balina]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[E-Posta]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[İkna]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[transfer]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yöneticileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balina avı siber saldırısı, kurumsal yönetim ekibinin üst düzey bir üyesini hedef alan bir saldırı türü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balina-avi-saldirilari-yoneticileri-hedef-aliyor-602572">Balina avı saldırıları yöneticileri hedef alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Balina avı siber saldırısı, kurumsal yönetim ekibinin üst düzey bir üyesini hedef alan bir saldırı türü. Diğer siber saldırı yöntemlerinden en önemli farkı hedefte olanların üst düzey yöneticiler olmaları. Siber güvenlik şirketi ESET, balina avı saldırılarına karşı üst düzey yöneticilerin nasıl güvende olabileceğini inceledi, önerilerini paylaştı.  </strong></p>
<p>Balinalar avı saldırılarında mağdur edebilecek kişi sayısı sıradan çalışanlara göre daha az olduğu için siber saldırganlar için ilgi çekici bir alan hâline geliyor.  Üst düzey yöneticiler (C-suite dâhil) genellikle üç temel özelliğiyle öne çıkıyorlar.  Zamanları kısıtlıdır yani kimlik avı e-postasına tıklayabilir, kötü amaçlı bir eki açabilir veya sahte bir transfer talebini düzgün bir şekilde incelemeden onaylayabilirler. Zaman kazanmak için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) gibi güvenlik kontrollerini kapatabilir veya atlayabilirler. Çevrimiçi ortamda oldukça görünürler. Bu, tehdit aktörlerinin, astlarından veya asistanlarından geliyormuş gibi görünen e-postalar gibi ikna edici sosyal mühendislik saldırıları oluşturmak için bilgi toplamasına olanak tanır. Son derece hassas ve kazançlı kurumsal bilgilere erişme ve büyük miktarlı para transferlerini onaylama veya talep etme yetkisine sahiptir.</p>
<p><strong>Tipik bir balina avı saldırısı nasıl görünür?</strong></p>
<p>Normal bir spearphishing veya BEC saldırısı gibi, balina avı saldırısının da başarılı olması için belirli bir hazırlık gerekir. Bu, tehdit aktörlerinin hedefleri hakkında ayrıntılı keşif yapma olasılığının yüksek olduğu anlamına gelir. Sosyal medya hesapları, şirket web sitesi, medya röportajları ve önemli videolar dâhil olmak üzere, onlara yardımcı olacak kamuya açık bilgilerin eksiği olmamalıdır.  Temel bilgilerin yanı sıra kilit alt çalışanlar ve meslektaşlar hakkında bilgiler veya sosyal mühendislik için bahane olarak kullanılabilecek kurumsal bilgiler, örneğin birleşme ve satın alma faaliyetleri veya şirket etkinlikleri hakkında bilgiler de öğrenmek isteyeceklerdir. Bu, tehdit aktörünün kişisel çıkarlarını ve nihai hedef &#8220;balina&#8221;yı taklit etmekse tehdit aktörünün kişisel ilgi alanlarını ve hatta iletişim tarzını anlamasına da yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Sosyal mühendislik yöntemleri kullanılıyor</strong></p>
<p>Bu bilgileri elde ettikten sonra, saldırgan genellikle bir spearphishing veya BEC e-postası hazırlar. Bu, büyük olasılıkla güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünen, sahte bir e-posta olacaktır. Ayrıca alıcının karar verme sürecini hızlandırması için klasik sosyal mühendislik taktiği olan aciliyet yaratma yöntemi kullanılacaktır.  Nihai hedef bazen kurbanı, giriş bilgilerini ifşa etmeye veya farkında olmadan bilgi hırsızlığı amaçlı kötü amaçlı yazılım ve casus yazılım yüklemeye ikna etmektir. Bu kimlik bilgileri, paraya çevrilebilir kurumsal sırlara erişmek için ya da balina kimliğine bürünerek daha küçük balıkları büyük para transferleri yapmaya ikna etmek için astlarına BEC saldırıları başlatarak e-posta hesaplarını ele geçirmek için kullanılabilir. Alternatif olarak dolandırıcı, fon transferini onaylamaları için onları kandırmak amacıyla &#8220;balina&#8221;nın patronu gibi davranabilir.   </p>
<p><strong>Yapay zekâ balina avı kurallarını değiştiriyor</strong></p>
<p>Ne yazık ki yapay zekâ bu görevleri kötü niyetli kişiler için daha da kolaylaştırıyor. Kurbanları keşfetmek için hedefler hakkında büyük miktarda veri toplamak üzere yapay zekâ araçlarından yararlanabilirler. Kusursuz doğal dilde ikna edici e-postalar veya metinler oluşturmak için üretken yapay zekâ (GenAI) kullanabilirler. Bu araçlar, yararlı bağlam eklemek veya gönderenin yazım stilini taklit etmek için bile kullanılabilir. GenAI, hedefleri para transferi yapmaya ikna etmek için derin sahtecilik teknolojisini son derece ikna edici vishing saldırılarında kullanmak hatta üst düzey yöneticileri taklit eden videolar oluşturmak için kullanılabilir.  Büyük bir BEC saldırısı, milyonlarca dolarlık gelir kaybına neden olabilir. Hassas kurumsal verilerin ihlali ise yasal cezalar, toplu davalar ve operasyonel aksaklıklara yol açabilir.  Şirketler için itibar kaybı daha da kötü olabilir. Daha kişisel bir açıdan bakıldığında bu tür olayların ardından kandırılan yöneticiler genellikle üstleri tarafından günah keçisi ilan edilir.</p>
<p><strong>Saldırıların önüne nasıl geçilebilir?</strong></p>
<p>Güvenlik ekipleri, spearphishing ve BEC saldırılarının risklerini azaltmaya yardımcı olmak için çeşitli yöntemler kullanabilir. Ancak kuralların kendileri için geçerli olmadığını düşünen üst düzey yöneticilerle karşı karşıya kaldıklarında bu yöntemler her zaman başarılı olmaz. Bu nedenle, simülasyonları içeren yöneticiye özel eğitim alıştırmaları çok önemlidir. Bu alıştırmalar, son derece kişiselleştirilmeli ve deepfake video veya ses dâhil olmak üzere en son tehdit aktörlerinin TTP&#8217;lerini içeren kısa ve yönetilebilir dersler şeklinde olmalıdır. Bunlar, iyileştirilmiş güvenlik kontrolleri ve süreçleriyle desteklenmelidir. Buna, büyük meblağlı fon transferleri için sıkı bir onay süreci dâhil edilebilir; bu süreçte iki kişinin imzası veya alternatif bir güvenilir kanal aracılığıyla doğrulama gerekebilir.</p>
<p><strong>Yapay zekâ savunma stratejisinin bir parçası olabilir </strong></p>
<p>Yapay zekâ araçları da ağ savunucularına yardımcı olabilir. Şüpheli iletişim kalıplarını, gönderenleri ve içeriği tespit etmek için tasarlanmış yapay zekâ tabanlı e-posta güvenliğini göz önünde bulundurun. Ayrıca potansiyel olarak kötü niyetli aramaları gerçek zamanlı olarak işaretlemek için deepfake algılama yazılımları da mevcut. Sıfır Güven yaklaşımı da yararlı bir direnç sağlayabilir. En az ayrıcalık ve tam zamanında erişim uygulayarak yöneticilerin erişebileceği bilgileri en aza indirir ve oturum açma bilgilerinin varsayılan olarak asla güvenilir olmamasını sağlar. Kuruluşunuz kamuya açık olarak paylaştığı kurumsal bilgilerin türünü sınırlamaya başlamak isteyebilir. Yapay zekânın her yerde olduğu bir dünyada, bu tür bilgileri bulma ve silah olarak kullanma araçları artık azınlığın değil, çoğunluğun elindedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balina-avi-saldirilari-yoneticileri-hedef-aliyor-602572">Balina avı saldırıları yöneticileri hedef alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone&#8217;un Yeni Alan Kodu 547 ile Her Numara Bir Anlama Kavuşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafoneun-yeni-alan-kodu-547-ile-her-numara-bir-anlama-kavusuyor-592543</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 15:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[547]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[kodu]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[müşteriler]]></category>
		<category><![CDATA[numara]]></category>
		<category><![CDATA[Numaralar]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Numara]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, teknolojiyi insanların hayatına değer katacak şekilde sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafoneun-yeni-alan-kodu-547-ile-her-numara-bir-anlama-kavusuyor-592543">Vodafone&#8217;un Yeni Alan Kodu 547 ile Her Numara Bir Anlama Kavuşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone,</strong> teknolojiyi insanların hayatına değer katacak şekilde sunmaya devam ediyor. Sadece bir hat seçimi değil, müşterilerin kendilerini ifade etme biçimi haline gelen <strong>“Özel Numara”</strong> hizmetinde, doğum tarihini, tuttuğu takımın yılını ya da memleketinin plaka kodunu numarasına taşımak isteyen kullanıcılar, artık çok daha geniş bir havuzdan seçim yapabiliyor. Yeni eklenen <strong>547</strong> alan kodu sayesinde, daha önce bulunamayan ya da tükenen numaralar yeniden erişilebilir hale geldi. Yeni alan kodu 547 ile her numara bir hikâye anlatıyor ve o hikâyenin baş kahramanı müşterinin kendisi oluyor.</p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“Bugün telekomünikasyon dahil pek çok sektörde kişiselleştirme şirketlerin ana stratejisi haline geldi. Bu durum bizim sektörümüze de bir örnek olarak ‘müşteriye tamamen kendisini yansıtan, kendisine özel bir numara seçme ve rezerve etme özgürlüğü sunmak’ olarak yansıyor. Vodafone olarak, bir yandan limitli numara seçenekleriyle müşterilerimize özel numara temin ederken, bir yandan da bu konuda ihtiyaca yönelik inovatif deneyimler geliştirme hedefiyle çalışıyoruz. ‘Özel Numara’ hizmetimizle, müşterilerine kendilerine özel ve anlamlı telefon numaralarını seçme ve ücretsiz olarak rezerve etme imkânı sunuyoruz. Yeni alan kodumuzun eklenmesiyle de müşterilere sunduğumuz seçenekleri artırıyor ve ‘Hep istediğiniz o numara, şimdi Vodafone’da!’ diyoruz. Yaptığımız her yenilikte müşterilerimize yalnızca bağlantı değil, bağ kurma deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Bizim için her numara, bir iletişim aracından çok daha fazlası; insanların anılarını, tutkularını ve kimliklerini taşıyan bir sembol. Vodafone olarak, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya, ihtiyaçlarına daha doğru karşılık vermeye devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Her 10 müşteriden 6’sı özel numara tercih ediyor</strong></p>
<p>Vodafone, “Özel Numara” hizmetine eklediği 547 yeni alan kodu ile müşterilerine daha geniş bir numara havuzu sunuyor. Müşteriler, 18 milyon farklı numara seçeneği arasından kendilerine en uygun kombinasyonu bulabiliyor. Seçilen numaralar, 1 ay boyunca ücretsiz olarak rezerve edilebiliyor ve işlem tamamen online ortamda, yalnızca birkaç dakika içinde tamamlanıyor. Platform kurulduğundan bu yana 15 milyonu aşkın ziyaret alan sistem, kullanıcıların yoğun ilgisiyle kısa sürede Vodafone’un en çok tercih edilen dijital hizmetlerinden biri haline geldi. Kullanıcılar, ortalama 2 dakikadan kısa sürede kendi numaralarını seçip rezerve ediyor. Bugün Vodafone’da yeni hat alan her 10 müşteriden 6’sı kendisini en iyi yansıtan özel numarayı tercih ediyor. Seçimler arasında 1907, 1903 ve 1905 gibi rakamlar öne çıkarken, memleket plaka kodlarını numaralarına taşıyan kullanıcılar arasında Trabzon, Diyarbakır ve Ankara ilk sıralarda yer alıyor. </p>
<p><strong>En Özel Numara Kombinasyonları Ücretli Olarak Sunuluyor</strong></p>
<p>Vodafone’un “Özel Numara” hizmeti, kullanıcıların kendilerini ifade etme biçimine dönüşürken, birçok numara ücretsiz olarak alınabiliyor. Bu sayede herkes, kendi hikâyesini yansıtan bir numaraya kolayca sahip olabiliyor. Kimi müşteriler doğum tarihini, kimileri tuttuğu takımın yılını, kimileri ise memleketinin plaka kodunu numarasına taşımayı tercih ediyor.<br /> Bu kişisel anlamı güçlendiren “en özel” kombinasyonlar ise sınırlı sayıda sunuluyor ve ₺1.000, ₺2.500 ile ₺12.000 arasında değişen fiyatlarla müşterilere ulaşıyor. Kullanıcılar, seçim sürecinde istedikleri numaranın ücret bilgisini kolayca görüntüleyebiliyor; böylece ister ücretsiz ister özel kombinasyonlardan biriyle kendileri için anlam taşıyan bir numaraya sahip olma özgürlüğünü yaşayabiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafoneun-yeni-alan-kodu-547-ile-her-numara-bir-anlama-kavusuyor-592543">Vodafone&#8217;un Yeni Alan Kodu 547 ile Her Numara Bir Anlama Kavuşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hissederek dans ettiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hissederek-dans-ettiler-592388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 07:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[dans]]></category>
		<category><![CDATA[der]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ettiler]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[hissederek]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592388</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Herkes İçin Turizm Derneği iş birliğiyle Almanya’dan gelen Rehberlik ve Psikolojik Danışman (PDR) ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya eşliğinde görme engelli bireyler için özel tasarlanan Dansla Terapi Atölyeleri’ni başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hissederek-dans-ettiler-592388">Hissederek dans ettiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Herkes İçin Turizm Derneği iş birliğiyle Almanya’dan gelen Rehberlik ve Psikolojik Danışman (PDR) ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya eşliğinde görme engelli bireyler için özel tasarlanan Dansla Terapi Atölyeleri’ni başlattı. Katılımcılar, “Ritmi Hisset, Bedeninle Özgürleş” temasıyla düzenlenen atölyede hissederek bağ kurmayı ve dans ederek özgürleşmeyi deneyimledi.</p>
<p>İzmir’de yaşayan görme engelli yurttaşlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ve Herkes İçin Turizm Derneği iş birliğiyle dans etmenin özgürlüğünü yaşadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yurdoğlu Engelli Çalışmaları Merkezi’nde düzenlenen “Dansla Terapi Atölyeleri”, Almanya merkezli Tanz der Kulturen Berlin e.V.’de görev yapan PDR ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya tarafından yürütülüyor. Toplam 16 katılımcıyla sınırlı atölye, “Ritmi Hisset, Bedeninle Özgürleş” temasıyla katılımcıların bedensel farkındalıklarını güçlendirmeyi, duygularını ifade etmelerini ve sosyal katılımlarını artırmayı hedefliyor. Dans ve yaratıcı drama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı çalışmalar, görme engelli bireylerin sanat aracılığıyla kendini ifade etme ve toplumsal yaşama aktif katılım olanaklarını güçlendiriyor. Çalışma, beden farkındalığı ve duygusal ifade üzerine odaklanan hareket temelli bir süreci kapsıyor. Katılımcıların aktif olarak yer aldığı oturum boyunca ritim, nefes ve özgün hareketlerle bedensel deneyim destekleniyor.</p>
<p><strong>“Dans edemezler algısı yanlış”</strong></p>
<p>Çalışma hakkında bilgi veren PDR ve Dans Terapisti Mehmet Ballıkaya, “Dans, sadece eğlenme aracı değil, aynı zamanda duygu işidir. Sanayileşmiş toplumlarda insanlar duygularına da yabancılaşmış durumda. Bu yabancılaşmayı aşmanın bir yolu da dans etmek. Görme engellilerin toplumla bütünleşmeleri, sosyalleşmeleri, bir noktada toplum tarafından sınırlandırılmış durumda. ‘Görmedikleri için yapamazlar, öğrenemezler’ diye bir algı var ve bunun yanlış olduğunu göstermeye çalışıyoruz. Görmeden öğrenmek ve görerek öğrenmek arasında ciddi bir fark var. Dans, görme eylemli bir hareket. İnsanların, yapılan figürü öğrenmesi için görmesi gerekiyor ama görme engellilerde gelişen başka bir duyu organı var; onlar duyarak görmeye başlıyor. Yaşamın kendisinde bir ritim var. Biz o ritmi yakalamalarını sağlayıp bedenlerine olan yabancılaşmayı aşmaya çalışıyoruz. ‘Ben dans edemem’ duygusunu onlardan almak istiyoruz. Bir dans gecesine çok rahat gidebilirler. Müzik çaldığında ‘yanlış yapıyorum’ kaygısını üzerinden atıp içinden geldiği gibi müziğin ritmi ile bedenlerini dinlendirebilirler. Programa katılan ve ilk başta ‘ben yapamam’ diyenler çok iyi dans etmeye başladı” dedi.</p>
<p><strong>“Özgüven kazanılıyor”</strong></p>
<p>Herkes İçin Turizm Derneği Başkanı Ali Aydoğmuş da “Biz dansın körlerin yaşamında bir farklılık yaratabileceğini gözlemliyoruz. Duyguyu bedene yansıtmayı gözlemleyebiliyoruz. Mehmet Ballıkaya’ya ve hem ev sahipliği hem de ulaşım konusundaki destekleri için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Özgüven kazanmak, bir şeyi başarabilmek ya da toplumun ‘yapamaz’ algısıyla engellilerle eşleştiremediği bir olguyu yapabilmiş olmak güzel bir duygu. Engelli bireylerin özgüvenlerini artırıp toplumsal yaşam içinde yer almasıyla bu farkındalığın oluşacağını düşünüyorum. Biz dernek olarak engelli bireylerin turizm ve kültür alanlarında kendilerini var ederek toplumsallaşması için bu atölyenin de bir araç olabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kendimi tedirgin hissetmeme gerek yokmuş”</strong></p>
<p>Atölyeye katılan 34 yaşındaki Pınar Gürcan, “Kendimi rahatlamış ve özgüvenli hissettim. Farklı koşullarda olan bir insanın bir şeyleri başarma yöntemleri de farklı olabilir ama yapabilir. Bunu burada deneyimliyoruz. Ben bugüne kadar dans ederken kendimi tedirgin, kaygılı hissediyordum ama buna gerek yokmuş. Mutluyum. Bunu devam ettirmeyi önemsiyorum” derken, 27 yaşındaki Oğuzhan Parlaklar ise “Dans etmek bana iyi geldi. Kendimi iyi hissediyorum ve mutluyum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Dans edilirken genelde oturuyordum”</strong></p>
<p>21 yaşındaki Selinay Erkul, “Buraya ilk geldiğimde dansla ilgili önyargılarım vardı. Sahneye çıktığımda ne yapacağımı bilmemek ya da oradaki durumu analiz etmeye çalışmak beni çok yorduğu için genelde dans ortamındayken oturan kişilerden biri ben oluyorum. Şu an bu durum ne kadar değişti bilmiyorum ama en azından yapabileceğim şeylere olan güvenim gelişti diyebilirim. Aslında fark etmesek de dans, bedeni tanımada insana çok farklı bir boyut kazandırıyormuş” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Kızımın hareketleri hızlandı”</strong></p>
<p>Atölye katılımcılarından Sedef Sakız’ın annesi Emine Sakız ise “Kızım için çok değişik bir ortam oldu. Bir haftalık bir etkinlik bile olsa onlar için çok şey değişiyor. İlgi ve alaka çok güzel. Kızımın hareketleri hızlandı. Bu programı uygulayan herkese teşekkür ediyoruz. Bu tip etkinlikler onları çok mutlu ediyor” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görevli proje yürütücüsü Emel Pektezel de atölyedeki çalışmalarda rol aldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hissederek-dans-ettiler-592388">Hissederek dans ettiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanızı koruyun: Kaspersky&#8217;den Siber Hijyen Üzerine Yeni ve Ücretsiz Çevrim İçi Eğitim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanizi-koruyun-kasperskyden-siber-hijyen-uzerine-yeni-ve-ucretsiz-cevrim-ici-egitim-589308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 09:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanızı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[koruyun]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, interneti ve dijital cihazları günlük olarak kullanan bireylerin siber güvenlik farkındalığını geliştirmeye yönelik yeni ücretsiz çevrim içi eğitimini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanizi-koruyun-kasperskyden-siber-hijyen-uzerine-yeni-ve-ucretsiz-cevrim-ici-egitim-589308">Dünyanızı koruyun: Kaspersky&#8217;den Siber Hijyen Üzerine Yeni ve Ücretsiz Çevrim İçi Eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, interneti ve dijital cihazları günlük olarak kullanan bireylerin siber güvenlik farkındalığını geliştirmeye yönelik yeni ücretsiz çevrim içi eğitimini duyurdu. Kaspersky uzmanlarının sade ve anlaşılır bir dille hazırladığı “Siber Hijyen” eğitimi, katılımcılara dijital yaşamlarını güvenle sürdürmeleri ve hem kendilerini hem de sevdiklerini siber tehditlerden korumaları konusunda rehberlik ediyor.</strong></p>
<p>Günümüzde internet kullanıcıları günde ortalama yedi saate yakın bir süreyi internette geçiriyor; bu süreçte hem kişisel verilerini paylaşıyor hem de dolandırıcıların tuzaklarıyla karşılaşma riski taşıyor. Sadece 2024 yılında Kaspersky dünya genelinde 4,9 milyar siber saldırı tespit etti. Kimlik avı ve dolandırıcılık vakalarındaki artış, temel bilgi güvenliği becerilerinin artık bir tercih değil, dijital dünyada güven içinde kalmanın ön koşulu haline geldiğini gösteriyor.</p>
<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkan Kaspersky, kullanıcıların modern teknolojilere güvenli bir şekilde uyum sağlamalarına yardımcı olmak amacıyla yeni “Siber Hijyen” çevrim içi eğitimini hayata geçirdi. Dijital okuryazarlığı artırmayı hedefleyen açık erişimli bu eğitim, yaş veya meslek fark etmeksizin geniş bir kitleye hitap ediyor ve dijital güvenliğin temel konularını kapsıyor.</p>
<p>Video dersler aracılığıyla Kaspersky uzmanları, katılımcılara kişisel verilerini kötü niyetli kişilerden nasıl koruyabileceklerini, e-posta, sosyal medya ve diğer uygulamaları nasıl güvenle kullanabileceklerini, çevrim içi alışverişte nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlatıyor. Eğitim kapsamında ayrıca telefon dolandırıcılığı, kimlik avı (phishing) ve diğer siber tehditleri tanıma yöntemleri de ele alınıyor. Çocukların çevrim içi güvenliği ise özel bir bölümde detaylı olarak işleniyor.</p>
<p>Her seviyeden kullanıcıya uygun olan bu eğitim, herhangi bir teknik bilgi gerektirmiyor. Toplam 15 kısa dersten oluşan programda her ders ortalama 15-20 dakika sürüyor ve katılımcılar kendi hızlarında ilerleyebiliyor. Her bölüm sonunda özet materyaller ve siber güvenlik ipuçları sunuluyor. Eğitimin sonunda testten başarıyla geçen katılımcılar ise sertifika almaya hak kazanıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Akademik İşlerden Sorumlu Müdürü Evgeniya Russkikh</strong>, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “<em>Dijital dünya hızla gelişirken, siber güvenlik farkındalığı çoğu zaman bu gelişimin gerisinde kalıyor ve bu durum, dolandırıcıların zayıf noktaları istismar etmesine fırsat tanıyor. Özellikle yaşça büyük kullanıcılar için teknolojik yenilikleri takip etmek ve cihazları güvenli şekilde kullanmayı öğrenmek kolay değil. Gençler de aynı şekilde dolandırıcılar için kolay hedef olabiliyor. İşte ‘Siber Hijyen’ eğitimini bu nedenle hayata geçirdik: dijital güvenlik kavramlarını herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatmak ve insanları dolandırıcılığı zamanında fark edebilecek bilgiyle donatmak istiyoruz. Bu, Kaspersky’nin daha güvenli bir dijital dünya inşa etme misyonunda önemli bir adım</em>.”</p>
<p>Kaspersky’nin yeni “Siber Hijyen” eğitimi, Kaspersky Academy web sitesinde ücretsiz ve kayıt gerektirmeden erişime açık. Eğitim hakkında daha fazla bilgi almak veya Kaspersky’nin diğer eğitim projelerini incelemek için Kaspersky Academy web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanizi-koruyun-kasperskyden-siber-hijyen-uzerine-yeni-ve-ucretsiz-cevrim-ici-egitim-589308">Dünyanızı koruyun: Kaspersky&#8217;den Siber Hijyen Üzerine Yeni ve Ücretsiz Çevrim İçi Eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in yeni kahramanları göreve hazırlanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-yeni-kahramanlari-goreve-hazirlaniyor-587202</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 12:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[göreve]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanları]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[memurlar]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587202</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev almaya hak kazanan 154 yeni itfaiye personeli eğitimlerine başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-yeni-kahramanlari-goreve-hazirlaniyor-587202">İzmir&#8217;in yeni kahramanları göreve hazırlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev almaya hak kazanan 154 yeni itfaiye personeli eğitimlerine başladı. Başta yangın olmak üzere her türlü afetle mücadelede yeterli donanıma sahip olmak için 8 hafta yoğun eğitim sürecinden geçecek genç itfaiye personeli gösterdikleri performansla gözleri dolduruyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı çatısı altında görev yapacak 154 yeni itfaiye memuru, sahaya çıkmadan önce zorlu eğitimlerden geçiyor. İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü Toros Yangın ve Doğal Afet Eğitim Merkezi’nde 15 eğitmen tarafından verilen eğitimler 8 hafta sürecek. Genç memurlara yangınla mücadele yöntemleri, arama kurtarma teknikleri, ilkyardım bilgisi başta olmak üzere çok yönlü eğitimler veriliyor. Gözü pek yeni itfaiye memurları özellikle endüstriyel tesis, kapalı alan, tünel yangınları gibi zorlu eğitimlerde gösterdikleri başarılarla dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Sınavı geçemeyenler eğitime devam edecek</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, mesleğe yeni başlayacak genç memurların sahaya çıkmadan önce sıkı eğitimlerden geçtiğini söyledi. Korkmaz, “Toros Yangın ve Doğal Afet Eğitim Merkezi’mizin Türkiye’de eşi benzeri bulunmuyor. Bu tesiste trafik kazalarından, depremlere, endüstriyel yangınlardan kapalı alan yangınlarına, araç kazalarından sel ve su baskınlarına kadar birçok başlıkta simülasyon yaparak eğitim veriyoruz. Arkadaşlarımız bu eğitimlerin hepsini alıyor ve sahada çok başarılı oluyor. Uygulamaların sonunda sınav yapacağız. Sınavı geçemeyenler, eğitimlere devam edecek. Çünkü sahada çalışmak oldukça zor. O deneyimi, donanımı kazanmadan sahada olmaları tehlikeli. O nedenle çok yönlü eğitimlerden geçiyorlar. İzmir’e çok iyi itfaiyeciler kazandırmak istiyoruz. İtfaiye gruplarında görev aldıklarında da tecrübeli itfaiyecilerle çalışacaklar ve onlardan çok şey öğrenecekler” dedi.  </p>
<p><strong>“Olumsuz durumlarla mücadele etmenin yöntemlerini öğreniyorlar”</strong></p>
<p>Genç meslektaşlarına kapalı alan ve tünel yangınları ile ilgili eğitim veren İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü’nde görevli eğitmen Mustafa Yatım da yeni memurların oldukça donanımlı eğitimlerden geçirildiğini belirtti. Yatım, “Arkadaşlarımız burada hem teorik hem de uygulamalı olarak yangınla mücadele etmenin yöntemlerini öğreniyorlar. Onların canını tehlikeye atmadan, uluslararası standartlara uyarak eğitimlerimizi yapıyoruz. Teorik olarak anlattığımız her şeyin karşılığını sahada gösteriyoruz. Yeni ekibimiz çok şanslı çünkü donanımlı bir ekipten eğitim alıyorlar. Ayrıca uluslararası standartlara sahip bir tesiste eğitim veriyoruz. Arkadaşlarımız sahada gerçek bir yangında karşılaşacakları tüm olumsuz durumlarla mücadele etmenin yöntemlerini burada öğreniyorlar. Çünkü gerçek bir yangında karşılaşabileceği tüm olumsuzlukları burada deneyimleme şansı yakalıyorlar” dedi.</p>
<p><strong>15 metrelik kulede korkularını yendiler</strong></p>
<p>Eğitim Çavuşu Mesut Topal ise 15 metre yükseklikteki kuleden iple erişim tekniklerini anlattı. Topal, “Mesleğe yeni başlayan itfaiyeci arkadaşlarımıza basit istasyon kurulumu, yük dağılımı istasyon kurulumu, kullandığımız iplerin özellikleri hakkında eğitim veriyoruz. Teorik eğitimlerin ardından uygulamaya geçiyoruz. 15 metrelik kuleden aşağıya seri şekilde iniş ve tekrar yukarı tırmanma pratiği yapıyoruz. İpte asılı kalmış kişileri kurtarma, vadide, uçurumda, kuyularda kurtarılmayı bekleyen insanları, hayvanları kurtarma tekniklerini öğretiyoruz. Kentsel arama kurtarma, trafik kazalarında kurtarma ve iple erişim eğitimlerinin ardından arkadaşlarımız yeterli donanıma sahip oluyorlar. Biz de doğru ve eksiksiz bilgi vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu sürecin sonunda umuyoruz ki arkadaşlarımız olaylara müdahale edecek yeterliliğe sahip olacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Severek yaptığımız zaman tüm zorlukların üstesinden geliyoruz”</strong></p>
<p>İtfaiye personeli olacak memurlar da oldukça heyecanlı. Memurlardan Ali Akkurt sıkı bir eğitimden geçtiklerini belirterek, “Bu mesleği ve insanlara yardım etmeyi seviyorum. İtfaiyecilik benim hayalimdi ve bunu başardığım için mutluyum” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Can kurtarıyoruz”</strong></p>
<p>Emre Can Durmaz da itfaiyeciliğin para için yapılabilecek bir meslek olmadığını vurgulayarak, “İçinizden gelerek, tutkuyla yapılabileceğiniz bir meslek. Zorlu bir iş, hayati tehlikeleri barındırıyor. Ağır bir meslek ama severek yaptığınız zaman tüm zorlukların üstesinden geliyorsunuz. Biz insanların hayatına dokunuyoruz. Can kurtarıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Tereddütsüzce alevlerin üzerine gittik”</strong></p>
<p>Aldıkları eğitimlerin çok gerçekçi ve güzel olduğunu belirten İbrahim Bolat ise “Her türlü yangına karşı mücadele tekniğini burada öğreniyoruz. Biz her zaman yangına gözü kapalı gireriz. Alevlerle mücadele ederken korkmayız. Az önce yangına müdahale ettik. O esnada tüm ekip tereddütsüz alevlerin üstüne gitti. Arkada bir arkadaşımızı bırakmadan yangına müdahale ettik ve başarıyla söndürdük” diye konuştu.  </p>
<p><strong>“Bu eğitimlerle korkumuzu yeniyoruz”</strong></p>
<p>Eslem Kaçan da 15 metre yükseklikteki kuleden iniş yaparken korkmadığını söyledi. Kaçan, “Burası çok yüksek bir yer. Ama aldığımız eğitimler sayesinde korkularımızı yeniyoruz. Bütün ekip arkadaşlarımla korkusuz şekilde olaylara müdahale edeceğimize inanıyorum. Mesleğimi en iyi şekilde yapmak için çok çalışıyorum ve elimden geleni yapıyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Mesleğimize tutku ile bağlıyız”</strong></p>
<p>İtfaiyeciliğin çok zor bir meslek olduğunu anımsatan Halil İbrahim Akış ise “Severek yapılmazsa altından kalkılması zor bir meslek. İzmir halkının şüphesi olmasın, bizim gibi mesleğine tutkuyla bağlı olan itfaiyeciler kentin güvenliği için elinden geleni yapacak. İzmirlilere en iyi hizmeti sunmak, bu alanda gerekli fedakarlıkları yapmak için buradayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Eğitimler gerçeğe çok yakın”</strong></p>
<p>Alevlerle mücadele etme tekniklerini öğrenen Şeyma Genç de “Alev suratıma kadar yaklaştığında çok heyecanlandım. Isıyı hissettiğim anlarda biraz zorlandım ama genel olarak eğitimler çok iyi gidiyor. Gerçeğe yakın eğitimler alıyoruz. Alevlerle gerçekten yüz yüze geliyoruz. Mesleğimi yaparken alevlerle mücadele edeceğim. O nedenle sahaya tam anlamıyla donanımlı çıkmak için aldığımız eğitimlerle kendimizi geliştiriyoruz” dedi.  </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-yeni-kahramanlari-goreve-hazirlaniyor-587202">İzmir&#8217;in yeni kahramanları göreve hazırlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay: Halkımızı pahalılığa ve sağlıksız ürünlere karşı koruma altına alıyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-halkimizi-pahaliliga-ve-sagliksiz-urunlere-karsi-koruma-altina-aliyoruz-584625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 16:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[cemil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[halkı]]></category>
		<category><![CDATA[halkımızı]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[market]]></category>
		<category><![CDATA[pahalılığa]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıksız]]></category>
		<category><![CDATA[torbalı]]></category>
		<category><![CDATA[Torbalı Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[ürünlere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584625</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, halkı uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir alışverişle buluşturan tanzim satış mağazası İZMAR’ın 12’nci şubesini Torbalı Ayrancılar’da hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-halkimizi-pahaliliga-ve-sagliksiz-urunlere-karsi-koruma-altina-aliyoruz-584625">Başkan Tugay: Halkımızı pahalılığa ve sağlıksız ürünlere karşı koruma altına alıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, halkı uygun fiyatlı, sağlıklı ve güvenilir alışverişle buluşturan tanzim satış mağazası İZMAR’ın 12’nci şubesini Torbalı Ayrancılar’da hizmete açtı. Sıradaki mağazanın Buca’da açılacağının müjdesini veren Başkan Tugay, İZMAR’ın hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyarak piyasayı regüle ettiğini söyledi. Başkan Tugay, “İZMAR halkımıza hizmet etmek için kurulmuş halkın doğrudan kendi marketi. Yeni mağazalarla şehrimizin her tarafında insanlarımızı pahalılığa ve sağlıksız ürünlere karşı koruma altına almış olacağız” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZMAR AŞ tarafından kaliteli ürünlerin belediye güvencesiyle uygun fiyatla halka sunulduğu İZMAR tanzim satış marketlerinin 12’ncisi Torbalı Ayrancılar’da hizmete açıldı. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkan Vekili Ali Alan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, büyükşehir bürokratları, İZTARIM Yönetim Kurulu Başkanı Candaş Yeter, İZTARIM yönetimi, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda İzmirli katıldı. </p>
<p><strong>“Geçmişteki dayanışma ruhunu günümüzün imkanları ve ihtiyaçlarıyla buluşturduk”</strong><br />Açılış töreninde konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, doğrulardan vazgeçmeden, dayanışma, birlik ve beraberlik içinde çalıştıklarını söyleyerek, “Gerçekten haksızlıklara maruz bırakılarak çalışıyoruz. Diğer taraftan azmimizi asla kaybetmiyoruz. Bugün İzmir modeli diyebileceğimiz örneğin bir başka ayağını gerçekleştirmek için buradayız. İZMAR tanzim satış marketlerimizin 12’ncisini Torbalı Ayrancılar’da açmanın gururunu yaşıyoruz. Kentimiz tarih boyunca Türkiye’ye örnek olacak işler yaptı. İZMAR’ın geçmişteki örneği de TANSAŞ’tı. İzmir’in hafızasında çok önemli bir dayanışma örneğiydi. Bir marketten daha fazlasıydı. İzmirlinin emeğiyle kurulan bir modeldi ve belediye güvencesiyle tüm evlerin ihtiyacı olan ürünleri sağlıyordu. Bu mağazalardan sadece alışveriş yapılmıyordu, belediye ile kurulan halk köprüsü, aynı zamanda aidiyet bağıydı. TANSAŞ, kentimize özgü ekonomik bir modelin, adaletin simgesiydi. O modeli bizler İZMAR adıyla yeniden canlandırdık. Geçmişteki dayanışma ruhunu günümüzün imkanları ve ihtiyaçlarıyla buluşturduk” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Halkın doğrudan kendi marketi” </strong><br />İZMAR’larda satılan ürünlerin uygun fiyatlı sağlıklı, güvenli ve hijyenik olmasını taahhüt ettiklerini ifade eden Başkan Tugay, diğer marketlerde bin liraya yapılacak alışverişin İZMAR’da 750 liraya mal olduğunu söyledi. Başkan Tugay, “İZMAR marketleri kurarken ne marketçiliğe heves ettik ne de buradan gelir elde etme niyetimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu marketlerden tek bir kuruş kar etmeyi amaçlamıyor. Ne gelir varsa ürün tedarik etmek ya da yeni şubeler açmak için harcanıyor. İZMAR tamamen halkımızın ihtiyaçlarını karşılamak için, onlara hizmet etmek için kurulmuş halkın doğrudan kendi marketi. Ürünleri doğrudan üreticiden alıyoruz, aracıları oradan kaldırıp en makul fiyatla ürünleri yurttaşlarımıza ulaştırıyoruz. Belediyemiz, hayat pahalılığına karşı bu marketler aracılığıyla halkın yanında yer alıyor. Piyasa açısından adeta bir regülatör görevi görüyor” dedi. </p>
<p><strong>“Serbest piyasa ekonomisine karşı yurttaşlarımızı koruyoruz”</strong><br />İZMAR’ların kent geneline yayılmaya devam edeceğini söyleyen Başkan Tugay, “Açtığımız mağazalar çok yoğun ilgi görüyor. Her yerden talepler alıyoruz. Bu da bize doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor. Yıl sonuna kadar 20 İZMAR açmayı hedeflemiştik. 12’ncisini bugün açıyoruz. Yakında Buca merkezde ve Gediz’de, Gültepe’de, Narlıdere’de açmayı hedefliyoruz. Şehrimizin her tarafında insanlarımızı pahalılığa ve sağlıksız ürünlere karşı koruma altına almış olacağız” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Yazıbaşı Arıtma Tesisi ve İZTAŞIT yakında Torbalı’da hizmette </strong><br />Konuşmasında Torbalı ilçesinin tarımı ve sanayisi ile kentin lokomotiflerinden biri olduğuna da dikkat çeken Başkan Tugay konuşmasını şöyle tamamladı:<br />“Bu ilçenin üretimine, şehrimize ve ülkemize katkısına baktığımız zaman tüm Torbalı’ya her anlamda destek olunması lazım. Vergileri toplayanlar için söylemek istiyorum. Burada kendi üstümüze de görev düştüğünün farkındayız. Torbalı bizim için her zaman daha yoğun çalışmayı hedeflediğimiz ilçelerden birisi. Ay sonunda Yazıbaşı’nda kapasitesini 450 milyon liralık yatırımla üç kat artırdığımız atık su arıtma tesisini açacağız. İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi olacak. İZTAŞIT ile ilgili çalışma devam ediyor. Yakında İZTAŞIT’ı da Torbalı’yla buluşturacağız. Bizim için belediyecilik temel hizmetlerden ibaret değil. Halkımızın ihtiyaç duyduğu her alanda onların yanında olmak bizim için çok değerli. Bu ülkenin geleceğe güvenle bakması için ne gerekiyorsa yapacağız. Kimse bizim bunları görmediğimizi, duyarsız kaldığımızı düşünmesin. Bazen az konuşuyor olabiliriz. Bazen şikayet eden, feveran ederek gezen insanlardan olmadığımız için sesimiz az duyuluyor olabilir. Ama yüreğimizin bir tarafında halkımıza duyduğumuz sevgi, diğer tarafında haksızlıklarla mücadele etme konusundaki kararlılık bizi mutlaka iyi noktalara götürecek. Kol kola omuz omuza, sizlerin desteğiyle her türlü zorluğa rağmen başaracağız.”  </p>
<p><strong>Başkan Tugay’a teşekkür</strong><br />Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, Torbalı’nın Türkiye’nin en fazla vergi veren ilçesi olmasına rağmen bunun karşılığını alamadığını söyledi. Demir, “İmdadımıza Cemil Tugay yetişiyor. Halkçı belediyecilikle, İZMAR marketleriyle Torbalı halkının ev ekonomisine katkıda bulunmak için elinden geleni yapıyor. Bizi hiçbir şey yıldırmayacak. CHP’li belediyeler inatla çalışarak daha başarılı olacak. Cemil Başkanımıza bir dediğimizi iki etmediği için, Torbalıyı düşündüğü için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>İlk alışveriş Başkan Tugay’dan</strong><br />Açılış konuşmalarının ardından Başkan Tugay mağazanın açılışını yaptı. Kurdele kesiminin ardından marketin ilk alışverişini yapan Başkan Tugay, markete gelen çocuklara ikramda bulundu. </p>
<p><strong>“Günlük ekmek paramızın telafisi oluyor”</strong><br />Mağazadan alışveriş yapan emekli memur Serpil Fahran, “Bu market biz emekliler için çok iyi oldu. Geçim şartları çok zor. Biliyorsunuz Türkiye’de ekonomi bitti. Emekliyi, işçiyi, çalışanı düşünen yok. Buradan yapacağımız alışverişin fiyat farkı diğer marketlere göre 30 lira 40 lira bile olsa bizim günlük ekmek paramızın telafisi oluyor. Böyle bir yeri açtıkları için, bize destek oldukları için teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Torbalı’ya da bir şube istiyoruz”</strong><br />Günseli Memiş ise İZMAR marketlerin özellikle memur ve emekli kesimi için çok avantajlı olduğunu ifade ederek, “Millet perişan durumda. Bir şube de Torbalı’ya istiyoruz. Başarılarınızın devamını diliyorum. Büyükşehir, çok doğru bir yolda yürüyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Diğer marketlere göre çok uygun”</strong><br />Fuat Akagündüz ise “İnanın çok memnun olduk bu tür uygulamalardan. Halkın alım gücü düşük zaten. Belediyenin bu konuda gösterdiği duyarlılık çok anlamlı. Cemil Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Biliyorsunuz et konusunda alım gücünden dolayı sıkıntı var. Gıda ürünlerinin de fiyatları diğer marketlere göre çok uygun” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Torbalı Belediyesi ile saha turu </strong><br />Öte yandan Başkan Tugay, Torbalı programı kapsamında ilk olarak Başkan Demir ve Torbalı Belediyesi bürokratlarıyla Kır Restoran Tesisi’nde bir araya geldi. Torbalı ile ilgili çalışmalar hakkında fikir alışverişinin alındığı toplantının ardından ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından yenilenen otobüs Torbalı Belediyesi’ne hediye edildi. Başkan Tugay ardından Torbalı Belediyesi’nin Masal Dünyası Çocuk Parkı’nda inceleme yaptı. Saha turu kapsamında Başkan Tugay son olarak ilkokul öğrencileriyle kucaklaşarak sohbet etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-halkimizi-pahaliliga-ve-sagliksiz-urunlere-karsi-koruma-altina-aliyoruz-584625">Başkan Tugay: Halkımızı pahalılığa ve sağlıksız ürünlere karşı koruma altına alıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük yaşamsal krizlerin yarattığı stres intihar riskini artırabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuk-yasamsal-krizlerin-yarattigi-stres-intihar-riskini-artirabiliyor-576171</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 15:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[krizlerin]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, zaman zaman gündemi meşgul eden intihar davranışı ile ilgili; intihar riskini artıran etmenler, erken uyarı belirtileri ve alınabilecek koruyucu önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-yasamsal-krizlerin-yarattigi-stres-intihar-riskini-artirabiliyor-576171">Büyük yaşamsal krizlerin yarattığı stres intihar riskini artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, zaman zaman gündemi meşgul eden intihar davranışı ile ilgili; intihar riskini artıran etmenler, erken uyarı belirtileri ve alınabilecek koruyucu önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tüm psikiyatri hastalarında intihar düşüncesi mutlaka sorgulanmalı!</strong></p>
<p>İntihar davranışı ile ilgili en önemli risk grubunun içinde depresyon, bipolar duygudurum bozukluğu, alkol-madde kullanım bozukluğu, şizofreni, borderline kişilik bozukluğu ve antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerin yer aldığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Tamamlanmış intiharların yüzde 90’ında psikiyatrik bir tanı bulunur.” dedi.</p>
<p>Bu nedenle bütün psikiyatri hastalarında intihar düşüncesinin, ilk değerlendirme ve kontrollerde muhakkak sorgulanması gerektiğine dikkat çeken Şentürk, “Yine çocukluk çağı travmaları özellikle de cinsel ve fiziksel istismar öyküsü intihar için bağımsız bir risk etmeni olup, olasılığı yaklaşık 10 kat kadar artırır. Büyük yaşamsal krizler ve akabinde gelen yoğun stres yükü ile gelen intihar düşüncesi nadir değildir. Yakın dönemde yaşanan ayrılık, boşanma ve ölüm gibi kayıplar, kaza ve hastalık nedenli bedensel yeti kayıpları, kendilik değerinde ya da işten çıkarılma veya iflas gibi toplumsal statüde kayıplar, göç ve taşınma gibi güvenlik duygusunun kaybı, yapılan bir eylemden ya da işitilen bir durumdan ötürü yoğun utanç duygusu kişiyi savunmasız ve çaresiz hale getirebilirken intihar davranışı açısından da risk oluşturabiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Yoğun bunalmışlık, umutsuzluk ve sosyal geri çekilme intihar öncesi önemli belirtiler!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, intihar davranışının öncesinde görülebilen belirtilere de değinerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Yoğun bunalmışlık, bireysel yetersizlik ve değersizlik hissi, ümitsizlik, umutsuzluk, kendine ilişkin olumsuz yargılar, kişilerarası ilişkilerde içe çekilme, arkadaş ve aile çevresinden uzaklaşma, günlük faaliyetlere ilgi kaybı, kişisel bakım ve görünümü ihmal etme, yeme ve uyku alışkanlıklarında değişme, belirgin kişilik ve davranış değişiklikleri, dikkati toplayamama, karar vermede zorlanma, okul ve iş performansında düşme, yorgunluk ve kronik ağrı gibi fiziksel ve ruhsal yakınmalar intihar öncesinde görülen belirtiler olarak bildirilmiştir.”</p>
<p><strong>Koruyucu faktörler intihar riskini önemli ölçüde azaltıyor</strong></p>
<p>İntihar düşüncesinin varlığının, ne kadar yoğun şekilde olursa olsun, bir girişim ya da tamamlanmış intihar ile sonuçlanacağı anlamına gelmediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kişinin sahip olduğu bireysel ve çevresel kaynaklar, profesyonel yardım oldukça etkili olabilir; bu nedenle koruyucu faktörlerin araştırılması ve bunların desteklenmesi gerekir. Yaşamda bir amaca ve gelecek planlarına sahip olmak, zengin baş etme becerilerine, hobilere, iyi iletişim becerilerine sahip olmak, düzenli olarak spor yapmak ve yardım almaya motive olmak intihar riskini önemli ölçüde azaltan bireysel faktörlerdir. Düzenli bir aile yaşantısı, aile içinde sıkı ve yakın bağların olması, evli ve çocuklu olmak, iyi ve tutarlı sosyal desteklere, yakın arkadaş ilişkilerine sahip olmak ise intihar riskini önemli ölçüde azaltan başlıca çevresel faktörlerdir.”</p>
<p><strong>Krizdeki kişiye intihar düşüncesi sorulmalı!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, toplumda yer alan ‘intihar edecek kişinin intihardan bahsetmemesi’ algısının yanlış olduğunu ifade ederek, “Kriz dönemlerinde olan bireylere intiharla ilgili düşüncesini sormaktan korkulmamalı. Bu durum kişinin aklında olmayan bir şeyi aklına getirmek olarak değerlendirilmemeli. Kendine zarar verme düşüncesi ve bu düşüncenin niteliği ile ilgili tüm özellikler açık, doğrudan sorular ile araştırılmalı ve intihar davranışı ile ilgili bilinen risk faktörleri sistemli bir biçimde sorgulanmalı.” diye konuştu.</p>
<p>Kriz dönemi yaşayan ya da önemli ruhsal problemi olduğu düşünülen kişilerin psikiyatriste gitmesi yönünde teşvik edilmesinin önemine de vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şöyle dedi:</p>
<p>“Mevcut psikiyatrik problem ya da yaşamsal bir kriz nedeniyle kendisini çaresiz, kapana kısılmış ve kaybetmiş olarak gören bireyler, ruh sağlığı desteğiyle baş etme gücünü yavaş yavaş kendilerinde bulabilmekte. Bu kişilerdeki psikiyatrik tabloların etkin bir biçimde düzeltilmesi, kişinin yakından izlenmesi ve tedavi uyumunun iyi düzeyde olması oldukça önemli.”</p>
<p><strong>İntihar girişimi sonrası ilk üç ayda tekrar riski çok yüksek!</strong></p>
<p>Daha önce intihar girişiminde bulunmuş kişilerin, yineleyen girişimler açısından büyük risk taşıdığına dikkar çeken Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “İntihar girişimini tekrarlama riski intihar girişiminden sonraki ilk bir yılda ve de özellikle ilk üç ayda çok yüksek. İntihar etmeyi düşünen kişilerle bu durumun gerekçelerini ve sonuçlarını tartışmak durumu zorlaştırır. Bu tür tartışmalarda bulunmadan mutlaka profesyonel yardım alması sağlanmalı.” dedi.</p>
<p>İntihar riski olan ancak o an hemen acil servise ya da hekime götürülemeyecek kişilerin mutlaka gözetim altında tutulması gerektiğini de dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Delici, kesici ya da patlayıcı aletler kesinlikle uzaklaştırılmalı. İntihar edeceğini söyleyen kişilerin bu paylaşımını sır olarak saklamamak ve hemen yardım arayışına başlamak gerekir. İntihar düşüncesi olan kişiyle sorunu konuşmak ve umut aşılamak gerekli yardım ulaşana kadar yapılabilecek en uygun yaklaşımdır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-yasamsal-krizlerin-yarattigi-stres-intihar-riskini-artirabiliyor-576171">Büyük yaşamsal krizlerin yarattığı stres intihar riskini artırabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 14:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uğruyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[Zorbalığın]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okulların açılmasına günler kala, çocukları akademik zorlukların yanı sıra bekleyen en önemli risklerden biri akran zorbalığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147">Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasına günler kala, çocukları akademik zorlukların yanı sıra bekleyen en önemli risklerden biri akran zorbalığı. Fiziksel, sözel ya da cinsel eylemlerle ortaya çıkabilen; kimi zaman doğrudan saldırı, kimi zaman ise dışlama veya alay etme gibi dolaylı yollarla kendini gösteren zorbalık, artık yalnızca sınıf içinde ya da okul bahçesinde değil, sosyal medya ve dijital platformlarda da görünmez bir tehdit haline geliyor. İstinye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, akran zorbalığının giderek artan etkilerine dikkat çekerek, çocukların hem akademik hem de psikolojik gelişimlerini tehdit eden bu sorunun ciddiyetini vurguladı.</p>
<p><strong>“Dünyada ve Türkiye’de her 3 çocuktan 1’i zorbalığa uğruyor”</strong></p>
<p>Araştırmalar, akran zorbalığının her ülkede yaygın bir sorun olduğunu ve özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı çocuklarda daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Dünya çapında 83 ülkeyi kapsayan geniş ölçekli bir araştırma, 12–17 yaş arası ergenlerde zorbalığa maruz kalma oranının ortalama yüzde 30 olduğunu gösteriyor: yani her üç çocuktan biri akran zorbalığının hedefi oluyor. En yüksek oranlar Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde görülürken, Avrupa ülkelerinde bu oranın oldukça düşük olduğu görülüyor. Zorbalığın ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, Türkiye’de akran zorbalığı ile ilgili yürütülen bir araştırmanın sonuçlarını aktararak şunları söyledi: </p>
<p>“Türkiye’de yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada ise öğrencilerin üçte birinin geleneksel okul zorbalığına, yaklaşık beşte birinin de siber zorbalığa maruz kaldığı saptandı. Erkek öğrenciler daha çok zorba rolünde yer alırken, kız öğrencilerin özellikle siber zorbalığın hedefi oldukları belirlendi. Bu bulgular, ülkemizde akran zorbalığının hem yaygın hem de cinsiyetler arasında farklı biçimlerde ortaya çıkan bir sorun olduğunu gösteriyor. Zorbalığın bu kadar yüksek oranlarda görülmesi, bunu yalnızca bireysel bir sorun değil, ciddi bir halk sağlığı meselesi haline getiriyor.”</p>
<p><strong>“Akran zorbalığı kısa ve uzun vadede önemli psikolojik yaralar açar”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu zorbalığın çocuk psikolojisi üzerindeki uzun vadeli etkilerini de aktardı:</p>
<p>“Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar çoğunlukla utanç, korku, üzüntü ve öfke gibi yoğun duygular yaşarlar. Bu duygular onları içe kapanmaya, sosyal etkinliklerden uzak durmaya, fikirlerini ifade etmekten çekinmeye yöneltebilir. Bunlar uzun vadede ciddi psikolojik sorunlara dönüşebilir. Araştırmalar, zorbalığa maruz kalan çocuklarda kaygı, depresyon, travmatik stres, yeme bozuklukları gibi ciddi ruh sağlığı sorunları geliştiğini, bu çocuklarda kendine zarar verme davranışlarının ve hatta intihar girişimlerinin daha sık görüldüğünü gösteriyor. Dolayısıyla zorbalık yalnızca anlık bir çatışma değil, uzun vadede çocukların ruh sağlığını derinden etkileyen bir travma kaynağıdır.”</p>
<p><strong>“Empati eksikliği ve sosyal medya kültürü zorbalığı körüklüyor”       </strong></p>
<p>Prof. Dr. Şalcıoğlu sosyal medya kullanımının psikoloji üzerindeki etkileri üzerine sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Zorbalığın nedenleri üzerine yapılan psikolojik araştırmalar, bu davranışın basit bir ‘kötü niyet’ meselesi olmadığını ortaya koyuyor. Zorbalık, aslında sosyal hiyerarşilerde güç kazanma ve elde edilen gücü koruma çabasının bir yansıması. Çocuk, çevresinden dikkat, onay, saygı veya somut ödüller elde ettikçe bu davranışı sürdürüyor. Özellikle empati yetisi zayıf olan bir çocuk, davranışlarının yol açtığı zararı fark etmeyebiliyor. Günümüzde sosyal medyanın sunduğu ‘beğeni’ ve ‘takipçi’ gibi görünür ödüller, özellikle siber zorbalığı daha da pekiştiren bir rol oynuyor.”</p>
<p><strong>“Ailelere önemli rol düşüyor”</strong></p>
<p>Şalcıoğlu akran zorbalığının çözümünde ailelerin kritik rolünü vurguladı: </p>
<p>“Okulların açılmasına kısa bir süre kala aileler, çocuklarını akran zorbalığına karşı bilinçlendirmek için evde basit ama etkili adımlar atabilirler. Öncelikle, zorbalığın ne olduğunu ve hangi davranışların kabul edilemez olduğunu çocuklarıyla açıkça konuşmaları gerekiyor. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan çok sayıda bilgilendirici kaynaktan faydalanabilirler. Çocuklara hem mağdur olduklarında hem de tanık olduklarında sessiz kalmamaları gerektiğini öğretmek, onları koruyucu bir bilinçle donatır.</p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarındaki değişiklikleri fark etmesi ve duygularını ifade edebilecekleri güvenli bir ortam yaratması çok önemli. Çocuk zorbalığa uğradığında, yaşadığı olayları anlatabilmesi için desteklenmeli. Aile bu noktada koruyucu bir rol üstlenerek çocuğun fiziksel ve duygusal bütünlüğünü gözetmeli, okulla iletişime geçerek zorbalığı önlemek için girişimlerde bulunmalı. Ayrıca çocuklara, zorbalığa boyun eğmenin ve sessiz kalmanın çözüm olmadığını, tam tersine bu davranışı beslediğini anlatmak gerekiyor. Çocuk kendisini ifade etmeyi ve sınır çizmeyi öğrendiğinde hem zorbalığın etkileri azalır hem de öz güveni güçlenir.</p>
<p>Zorbalık yapan bir çocuğu olan aileler de sorumluluk almalı. Empatiyi geliştiren basit sohbetler bu süreçte çok değerli. Örneğin, ‘Sen böyle bir şey yaşasaydın ne hissederdin?’ gibi sorular çocukların başkalarının bakış açısını anlamasını kolaylaştırıyor. Son olarak, öğretmenlerle düzenli iletişim halinde olmak ve okul ortamındaki güvenliği takip etmek hem mağdur hem de zorba çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen önleyici adımlar arasında yer alıyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-3-cocuktan-1i-akran-zorbaligina-ugruyor-576147">Her 3 çocuktan 1&#8217;i akran zorbalığına uğruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sesinizden Memnun Değilseniz…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sesinizden-memnun-degilseniz-571056</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 08:01:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[İşlemler]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sesimiz, kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Kimimiz için mesleğimizi icra etmenin bir yolu, çoğumuz içinse düşüncelerimizi, duygularımızı ve kimliğimizi ifade etmenin temel aracıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sesinizden-memnun-degilseniz-571056">Sesinizden Memnun Değilseniz…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sesimiz, kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Kimimiz için mesleğimizi icra etmenin bir yolu, çoğumuz içinse düşüncelerimizi, duygularımızı ve kimliğimizi ifade etmenin temel aracıdır. Özellikle pandemi sonrası yaygınlaşan görüntülü görüşmeler, uzaktan eğitim ve dijital iletişim platformları sayesinde insanlar seslerinin nasıl duyulduğunu daha çok fark ediyor. Bu artan farkındalık, sesle ilgili sorunların daha erken fark edilir hale gelmesine ve daha fazla kişinin profesyonel destek arayışına girmesine neden oluyor. İşte ses cerrahisi tam da bu noktada devreye giriyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Erol Bozbora, ses teli cerrahisi hakkında merak edilenleri cevapladı.</p>
<p><b>Bireylerin sesi, psikolojilerini dahi etkiliyor</b></p>
<p>Ses, yalnızca fiziksel bir özellik değil; kişinin kendini var etme biçimlerinden birisidir. Bireyler için sesin toplumsal cinsiyet kimliğiyle uyumlu hale getirilmesi, kişisel yolculuklarının önemli bir parçasıdır. Sesin toplumsal algılarla ilişkisi bulunmaktadır. İnce sesli erkekler ya da kalın sesli kadınlar zaman zaman toplumun yerleşik cinsiyet beklentileriyle çatışan bir algıya maruz kalabilmektedir. Bu durum, bireylerin seslerinden dolayı yanlış anlaşılmalarla karşılaşmalarına, özgüven kaybı yaşamalarına ya da sosyal dışlanma korkusu taşımalarına yol açabilmektedir.</p>
<p><strong>Ses cerrahisine ne zaman başvuruluyor?</strong></p>
<ul>
<li>Ses tellerinde iyi huylu oluşumlar (nodül, polip, kist vb.)</li>
<li>Ses teli felci (tek taraflı ya da çift taraflı)</li>
<li>Spazmodik disfoni (istemsiz kas kasılmaları nedeniyle gelişen ses bozukluğu)</li>
<li>Reinke ödemi (genellikle sigarayla ilişkili olup ses tellerinde sıvı birikimiyle ortaya çıkan, kalın ve boğuk sesle seyreden durum)</li>
<li>Yapısal bozukluklara bağlı kronik ses kısıklığı</li>
<li>Cinsiyet uyum sürecinde sesin kimlikle uyumlu hale getirilmesi</li>
</ul>
<p><strong>Kimliğinize uygun sese kavuşmanız mümkün</strong></p>
<p>Ses cerrahisi, ses tellerinde (vokal foldlar) meydana gelen yapısal ya da işlevsel sorunları düzeltmeye yönelik çeşitli işlemleri kapsamaktadır. Bu cerrahiler ses kalitesini iyileştirmek, kaybedilen ses fonksiyonunu geri kazandırmak ya da kişinin kimliğiyle daha uyumlu bir ses elde etmesine yardımcı olmak amacıyla uygulanmaktadır. Amaç kimi zaman kısıklığı gidermek, kimi zaman zayıf sesi güçlendirmek ya da sesin tonunu, tınısını değiştirmek olabilmektedir. Tüm bu durumlarda ses cerrahisi kişiye özel çözümler sunmayı amaçlamaktadır.</p>
<p><strong>Uygun sesi bulmak için birçok tedavi seçeneği bulunuyor</strong></p>
<p>Ses teli tedavisinde birden farklı yöntem mevcuttur. Her ses cerrahisi süreci detaylı bir değerlendirme ile başlamaktadır. İlk olarak ses tellerinin yüksek çözünürlüklü hareketli görüntülenmesi olarak bilinen Videolaringostroboskopi işlemi yapılmaktadır. Ardından akustik ses analizini yapılır ve Dil ve Konuşma terapistinin değerlendirmesi ile işlemler tamamlanır. Bunların sonucuna göre hangi tedavi yönteminin uygulanacağı planlanmaktadır.</p>
<p>Tedavi seçenekleri;</p>
<ul>
<li>Mikrolaringoskopi: Mikroskop eşliğinde ağız içinden girilerek yapılan ve ses tellerindeki nodül, kist, polip gibi iyi huylu lezyonların çıkarılmasını sağlayan minimal invaziv cerrahidir.</li>
<li>Tiroplasti (Ses Teli Yer Değiştirme): Ses teli felci olan hastalarda, etkilenen telini destekleyerek sesi güçlendirmeyi amaçlayan cerrahidir.</li>
<li>Ses Teli Dolgusu (Enjeksiyon Laringoplasti): Özellikle yaşa bağlı ses zayıflığı veya ses teli felci gibi durumlarda uygulanan, ses tellerine biyouyumlu dolgu maddesi enjekte edilerek sesin güçlendirilmesini sağlayan etkili ve pratik bir yöntemdir.</li>
<li>Ses İnceltme / Kalınlaştırma Ameliyatları: Cinsiyet uyumu ya da estetik ses talepleri doğrultusunda, ses tellerinin gerginliği, uzunluğu veya kalınlığı değiştirilerek sesin tonu üzerinde etki sağlanır.</li>
<li>Botulinum Toksin (Botoks) Enjeksiyonları: Spazmodik disfoni gibi kas spazmı kaynaklı ses bozukluklarında, istemsiz kasılmaları azaltmak amacıyla uygulanır. Etkili ve gerektiğinde tekrar edilebilir bir tedavi seçeneğidir.</li>
</ul>
<p><strong>İşlemin hemen sonrasında yeni sesiniz ile güne devam edebilirsiniz</strong></p>
<p><strong> </strong>Her ses teli cerrahisi sonrasında süreç bireye özel olarak planlanmaktadır. Ses dinlenmesi, ses terapisi ve düzenli kontrollerle iyileşme yakından takip edilmektedir. Hedefimiz yalnızca yapısal sorunu çözmek değil, kişinin günlük yaşamında konforla ve güvenle iletişim kurmasını sağlamaktır. Ses teli dolgusu veya Botoks gibi işlemler poliklinik şartlarında kısa sürede uygulanıp aynı gün taburculukla tamamlanabilirken, ses inceltme, tiroplasti vb. işlemler ameliyathane şartlarında 1 saati geçmeyecek sürelerde yapılıp 1 gün hastanede yatış ile tamamlanabilmektedir. Bazı işlemlerden sonra kısa süreli ses istirahati önerilmektedir. Kimi işlemlerde ise ses istirahatine hiç gerek kalmadan işlemden hemen sonra hasta amaçlanan yeni ses ile konuşmaya başlayabilmektedir.</p>
<p>Ses cerrahisi sadece anatomiyi düzeltmekle ilgili değildir. Kimi zaman bireyin kendisi gibi duyulmasına, kimi zaman kaybettiği sesini yeniden kazanmasına, kimi zaman da hayal ettiği sesi elde etmesine olanak tanımaktadır. Deneyimli bir ekip, multidisipliner bir yaklaşım ve dikkatli bir takip süreciyle, ses teli cerrahisi yaşam kalitesini anlamlı biçimde artırabilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sesinizden-memnun-degilseniz-571056">Sesinizden Memnun Değilseniz…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul&#8217;u ziyaret etti. Ziyarette her iki başkan Kapadokya ve bölge turizmi için birlikte hareket etme kararı aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ari-urgup-belediye-baskani-ali-ertugrul-bulu-ziyaret-etti-ziyarette-her-iki-baskan-kapadokya-ve-bolge-turizmi-icin-birlikte-hareket-etme-karari-aldi-461918</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 21:01:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[bulu]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kapadokya]]></category>
		<category><![CDATA[kararı]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[rasim]]></category>
		<category><![CDATA[turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[ürgüp]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<category><![CDATA[ziyarette]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ürgüp ilçesindeki temasları çerçevesinde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul’a ‘hayırlı olsun’ ziyareti gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ari-urgup-belediye-baskani-ali-ertugrul-bulu-ziyaret-etti-ziyarette-her-iki-baskan-kapadokya-ve-bolge-turizmi-icin-birlikte-hareket-etme-karari-aldi-461918">Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul&#8217;u ziyaret etti. Ziyarette her iki başkan Kapadokya ve bölge turizmi için birlikte hareket etme kararı aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bul’u tebrik eden Belediye Başkanı Arı, yeni görevinde kendisine başarılar diledi. Bul ise, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek iyi dilekleri için Arı’ya teşekkür etti.</p>
<p>Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette daha sonra her iki başkan bir süre baş başa görüşerek istişarelerde bulundu. </p>
<p>Başkanlar, Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm merkezi olan Kapadokya bölgesinin hem ulusal hem de uluslararası arenada tanıtımına ve bölge turizminin gelişimine katkı sağlamak adına başta kültür ve turizm alanlarında olmak üzere her iki belediye arasında gerçekleştirilebilecek işbirlikleri konusunda fikirlerini paylaştı. Kapadokya bölgesi için birçok alanla birlikte güzel çalışmalara imza atabileceklerini belirten başkanlar, bundan sonraki süreçte birlikte hayata geçirebilecekleri projeleri masaya yatırdı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ari-urgup-belediye-baskani-ali-ertugrul-bulu-ziyaret-etti-ziyarette-her-iki-baskan-kapadokya-ve-bolge-turizmi-icin-birlikte-hareket-etme-karari-aldi-461918">Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul&#8217;u ziyaret etti. Ziyarette her iki başkan Kapadokya ve bölge turizmi için birlikte hareket etme kararı aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lemi Filozof: Çocuklar Hayal Etme Makineleridir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lemi-filozof-cocuklar-hayal-etme-makineleridir-413440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 17:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[lemi]]></category>
		<category><![CDATA[makineleridir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413440</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRT Çocuk kanalında Sürpriz Kutusu programı ile çocukların sevgilisi olan sinema ve televizyon oyuncusu Lemi Filozof, 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na gelen çocuklar ve aileleri ile eğlenceli bir söyleşide buluştu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lemi-filozof-cocuklar-hayal-etme-makineleridir-413440">Lemi Filozof: Çocuklar Hayal Etme Makineleridir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TRT Çocuk kanalında Sürpriz Kutusu programı ile çocukların sevgilisi olan sinema ve televizyon oyuncusu Lemi Filozof, 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na gelen çocuklar ve aileleri ile eğlenceli bir söyleşide buluştu.  “Lemi Abi Ve Zuzi Uzay Macerası” adlı kitabı hakkında sohbet eden Lemi Filozof, ”Çocuklar hayal etme makinesidir. Sevgi içinde büyüyen çocuklar bu hayallerine eninde sonunda kavuşur” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“MERHAMETLİ İNSANLAR OLALIM”</b></p>
<p>“Kitabımın ana fikrinde olduğu gibi içimiz sevgi dolu insanlar olmalıyız” diyen Filozof, “İçimiz sevgi dolu olan insanlar olmalıyız. Jüpiter, en büyük gezegenlerden biridir biliyorsunuz. Jüpiter’in içine, yaşadığımız Dünya gezegeninden 1300’e yakın sığdırabiliyoruz. Güneş, Samanyolu galaksisinin en küçük yıldızlarından. Bizim evrende ne kadar küçük olduğumuzu buradan görüyoruz. Ama biz çok güçlüyüz, güçlü karakterimiz var. Çünkü kalbimiz var, merhametimiz var, yardımseverliğimiz var” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>“ÇOCUKLAR SEVGİ İLE BÜYÜRSE”</b></p>
<p>Çocukların büyük ilgi gösterdiği söyleşide konuşan Filozof, ”Siz ne kadar zengin olursanız olun, ne kadar paranız olursa olsun, sevdiklerimizle vakit geçiremiyorsak, bir ağacın gölgesinde oturamıyorsak ne anlamı var ki. Onun için yaşadığımız çevreyi kirletmeyelim. Çöpleri yerlere atarak denizimizi, havamızı kirletmeyelim. Hayal kurmak sevgi ile başlar. Sevgi ile büyüyen çocuklar, hayal etme makinesi olan çocukların hayallerine kavuşmasını sağlar” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lemi-filozof-cocuklar-hayal-etme-makineleridir-413440">Lemi Filozof: Çocuklar Hayal Etme Makineleridir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğuş Teknoloji İşletmelere Geleceği Veri ile Tahmin Etme Gücü Sunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogus-teknoloji-isletmelere-gelecegi-veri-ile-tahmin-etme-gucu-sunuyor-402225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 11:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğuş]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işletmelere]]></category>
		<category><![CDATA[sunuyor]]></category>
		<category><![CDATA[tahmin]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğuş Teknoloji, akıllı teknolojiler alanındaki bilgi birikimi ve çok sayıda sektöre yönelik tecrübesi ile veri tahminleme çözümleri alanında pek çok sektöre fayda sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogus-teknoloji-isletmelere-gelecegi-veri-ile-tahmin-etme-gucu-sunuyor-402225">Doğuş Teknoloji İşletmelere Geleceği Veri ile Tahmin Etme Gücü Sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğuş Teknoloji, akıllı teknolojiler alanındaki bilgi birikimi ve çok sayıda sektöre yönelik tecrübesi ile veri tahminleme çözümleri alanında pek çok sektöre fayda sağlıyor. Firmanın bu alanda en son geliştirdiği çözüm, D-Board adlı performans ve veri izleme platformu oldu. D-Board ile işletmelerin bugününü yakından izlemek, yarınlarını ise gerçeğe en yakın şekilde tahmin etmek mümkün. </strong></p>
<p>Yoğun rekabet ve dalgalanmaların sürekli olduğu iş dünyasında veri yönetimi ve gelecek tahmini her geçen gün daha önemli bir hale geliyor. Müşterilerinin veri süreçlerini baştan sona, etkili bir şekilde yönetebilmesini sağlayan ürün ve çözümler geliştiren Doğuş Teknoloji, işletmelerin verilerini doğrudan takip edebildikleri, gelişmiş veri tahminleme özellikleriyle dikkat çeken D-Board adlı performans ve veri izleme platformunu duyurdu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Odağımızda veri ve veri tahminleme var”</strong></p>
<p>Doğuş Teknoloji Veriden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özcan Çavuş, her zaman müşterilerinin veri süreçlerini baştan sona yönetebilmesi vizyonuyla hareket ettiklerini ve odaklarında veri ve yapay zeka ile fayda sağlama olduğunu söylüyor. Çavuş, “<em>Veri yönetimi ve analitiğinin her aşamasını kapsayan çözümlerimizle müşterilerimize hangi verilerin, hangi kalitede ve olgunluk seviyelerinde tutulması gerektiğine dair yol gösteriyoruz; böylece mevcut altyapılarıyla işletme hedeflerini karşılamaları çok daha mümkün oluyor. Bu sayede müşterilerimiz, veri toplama ve depolama, uyum sağlama (KVKK/GDPR), büyük veri analizi, iş zekâsı (Business Intelligence) ve ileri analitik gibi alanlarda ihtiyaçlarına özel çözümler elde ediyor. Farklı aşamalardaki veri gereksinimleri tek bir çatı altında birleştirilerek, verimlik artırılıyor ve iş kararları daha kesin ve veriye dayalı bir hale getiriliyor</em>” diyor.</p>
<p>Veri tahminleme çözümlerinde gelecek öngörüleri ile zenginleştirilmiş raporlar sunarak geleneksel iş zekâsı raporlamasının ötesine geçtiklerini belirten Çavuş, bu öngörülerin trendleri içererek, iş kararlarını daha önce hiç olmadığı kadar bilgiye dayalı bir hale getirdiğini vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Anlık veri ile sağlam gelecek stratejisi</strong></p>
<p>İşletme kararlarının gerçekçi ve doğru verilere dayalı olarak alınmasına imkan veren performans ve veri izleme platformu D-Board, şirketlerin iş performansları ile temel performans göstergelerini (KPI) anlık görselleştirip analiz edebiliyor. D-Board mobil ve web ara yüzleri üzerinden üst yönetim ve saha ekipleri, şirketin anlık performanslarını izleyip, veriye dayalı stratejik kararlar alınmasına yardımcı oluyor. Şirket yönetimine hem mevcut durumu net olarak görme, hem de veri tahminleme özelliği ile geleceğe yönelik stratejilerini sağlam bir temele oturtma imkanı sağlıyor. Bu yaklaşım, rekabet avantajını artırma ve daha iyi kararlar alma konusunda şirketlerde fark yaratıyor.</p>
<p>Özcan Çavuş,<strong> </strong>veri tahminleme projelerinin gelecekteki olay, eğilim ve sonuçları öngörme yeteneği kazandırarak kritik karar alma süreçlerini güçlendirdiğini vurguluyor. Çavuş, <em>“Bu projeler mevcut verilerin analizi ve makine öğrenimi yöntemleriyle gelecekteki olası senaryoları tahmin etmeye yardımcı olarak şirketlere hedeflerine ulaşmak için veriye dayalı sağlam bir yol haritası sunuyor. Bu sayede işletmeler, kaynakları daha etkili yönetebildiği gibi riskleri azaltarak rekabet avantajı da elde edebilir konuma geliyor.  Bildiğiniz üzere müşteri sadakatinin artırılması da şirketler için önemli bir hedef haline geldi. Bu noktada Doğuş Teknoloji olarak müşteri davranışlarına yönelik veri analizi yöntemiyle yürüttüğümüz projelerde müşteri kayıplarının önemli ölçüde azaldığını gözlemlediğimiz süreçler tasarladık.</em></p>
<p> </p>
<p><strong>“Bugünü D-Board, geleceği veri tahminleme ile izliyoruz”</strong></p>
<p>D-Board, anlık veri erişimi, veri görselleştirme, analiz panellerini özelleştirme, gerçek zamanlı veri güncelleme, veri güvenliği ve yetkilendirme gibi bir dizi özelliği ile dikkat çekiyor. Veri ve performans izleme platformu olarak çalışan D-Board, işletmelerin üst yönetimi, iş birimi yöneticileri, pazarlama ve satış profesyonelleri, finans uzmanları ve operasyon yöneticilerini hedefliyor. </p>
<p>Doğuş Teknoloji’nin Türkiye ve global pazarlarda teknoloji geliştiren bir marka olduğunu vurgulayan Özcan Çavuş, <em>“Pek çok sektöre teknoloji çözümleri üreten bir firmayız. Veri tahminleme teknolojilerini otomotivden finansa, e-ticaretten enerjiye, endüstriden inşaata, lojistikten sağlığa kadar pek çok sektördeki müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyoruz. D-board, işletmelerin verilerini sürekli izlenmesine imkan veren bir yapıda. Farklı sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda veriler düzenleniyor ve veri tahmini analizine hazır hale getiriliyor. Veri tahminlemede yarattığımız önemli iş çıktıları sürekli artıyor. Özetle, işletmelerin bugününü D-board, gelecekteki adımlarını ise veri algoritmalarıyla izliyoruz”</em> diyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogus-teknoloji-isletmelere-gelecegi-veri-ile-tahmin-etme-gucu-sunuyor-402225">Doğuş Teknoloji İşletmelere Geleceği Veri ile Tahmin Etme Gücü Sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Gönlüne Yük Etme Beni&#8221; ile Emrah Çalapkulu&#8217;dan duygusal bir hit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gonlune-yuk-etme-beni-ile-emrah-calapkuludan-duygusal-bir-hit-396713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 23:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[beni]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalapkuludan]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[emrah]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[gönlüne]]></category>
		<category><![CDATA[hit]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü müzisyen Emrah Çalapkulu, duygusal şarkılarıyla kalpleri fethetmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gonlune-yuk-etme-beni-ile-emrah-calapkuludan-duygusal-bir-hit-396713">&#8220;Gönlüne Yük Etme Beni&#8221; ile Emrah Çalapkulu&#8217;dan duygusal bir hit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü müzisyen Emrah Çalapkulu, duygusal şarkılarıyla kalpleri fethetmeye devam ediyor. Son eseri &#8220;Gönlüne Yük Etme Beni&#8221;, dinleyicilere gerçek yaşam deneyimlerinin şarkı sözlerine dönüştürüldüğü bir müzik yolculuğu sunuyor.</p>
<p>&#8220;Sözü ve Müziği Emrah Çalapkulu&#8217;na ait &#8220;Gönlüne Yük Etme Beni&#8221;, sanatçının müzikal yeteneklerini ve duygusal derinliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kendine has tarzı ve güçlü vokaliyle tanınan Çalapkulu, bu eserinde dinleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
<p>Şarkının düzenlemesini ise müzik dünyasının yetenekli isimlerinden Mehmethan Dişbudak üstlenirken, müzik videosunun yönetmen koltuğunda Buğra Karacam oturuyor.</p>
<p>&#8220;Gönlüne Yük Etme Beni&#8221;, tamamen gerçek yaşanmış olayların derin bir hisle şarkı sözlerine dönüştürüldüğü bir başyapıt olarak nitelendirilebilir. Sözlerindeki samimiyet ve müziğin dokunaklı melodisi, dinleyicilerin kendilerini şarkının duygusal atmosferinde kaybetmelerini sağlıyor.</p>
<p>Gönlüne Yük Etme Beni 11 Ağustos Cuma Günü 388+ etiketiyle dijital platformlarda ve Emrah Çalapkulu&#8217;nun YouTube kanalında yayında.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gonlune-yuk-etme-beni-ile-emrah-calapkuludan-duygusal-bir-hit-396713">&#8220;Gönlüne Yük Etme Beni&#8221; ile Emrah Çalapkulu&#8217;dan duygusal bir hit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mplus Türkiye, dünyaya teknoloji ihraç etme hedefiyle yatırımlarına devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mplus-turkiye-dunyaya-teknoloji-ihrac-etme-hedefiyle-yatirimlarina-devam-ediyor-385637</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 10:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[hedefiyle]]></category>
		<category><![CDATA[ihraç]]></category>
		<category><![CDATA[mplus]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385637</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişen teknoloji ve iletişim ağıyla birlikte müşteri ilişkileri sektörü kritik bir konuma yükseldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mplus-turkiye-dunyaya-teknoloji-ihrac-etme-hedefiyle-yatirimlarina-devam-ediyor-385637">Mplus Türkiye, dünyaya teknoloji ihraç etme hedefiyle yatırımlarına devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gelişen teknoloji ve iletişim ağıyla birlikte müşteri ilişkileri sektörü kritik bir konuma yükseldi. Müşteri deneyimi uzmanlığı, çağrı cevaplama hizmetiyle birlikte teknolojiyi kuşatan entegre çözümlere dönüştü. Türkiye de, bu alandaki teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarında öncü adımlar atıyor. Mplus Türkiye olarak entegre müşteri deneyimini mükemmele taşımak için çok önemli Ar-Ge ve teknoloji yatırımları yaptıklarını belirten Mplus Türkiye Bilgi Teknolojileri ve Operasyon Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erçin Öztuncel, “Müşteri deneyimi kalitesi ve verimliliğinde fark yaratan son teknoloji ürünlerimizi, 60 ülkede 300’den fazla kuruma etkin çözümler sağlayan Mplus Group bünyesindeki diğer ülkelere ihraç etmeyi hedefliyoruz. Amacımız, ülkemizi entegre müşteri deneyimi alanında önemli bir teknoloji merkezi haline dönüştürmek” dedi. </strong></p>
<p><strong> </strong>Müşteri ilişkileri sektörü, gelişen teknoloji ve iletişim ağının hızla büyümesiyle beraber firmaların en çok ihtiyaç duydukları sektörlerin başında gelmeye başladı. Sağladığı çağrı cevaplama hizmeti ile uzun süre hizmet sektörünün bir alanı olan müşteri deneyimi uzmanlığı bugün, sunduğu entegre çözümlerle teknolojiyi de kucaklayan 360 derece bir yapıya dönüştü.</p>
<p>Sektörde dünyanın önemli merkezlerinden biri olan Türkiye’nin, bu alandaki teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarında da son derece olumlu adımlar attığını belirten <strong>Mplus Türkiye Bilgi Teknolojileri ve Operasyon Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erçin Öztuncel</strong>, “Müşteri deneyimini mükemmele taşımanın yolu sadece hizmet alanına değil ürün ve teknoloji alanına da yatırım yapmaktan geçiyor. Sektörümüz bu konuda öngörülü ve emin adımlarla ilerlerken biz de Mplus Türkiye olarak; müşteri deneyimi kalitesi ve verimliliğinde fark yaratan son teknoloji ürünlerimizi, 60 ülkede 300’den fazla kuruma etkin çözümler sağlayan Mplus Group bünyesindeki diğer ülkelere ihraç etmeyi hedefliyoruz. Amacımız ülkemizi, entegre müşteri deneyimi alanında önemli bir teknoloji üssü haline getirmek” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin en büyük dış kaynak sağlayıcı (BPO) şirketlerinin başında gelen Mplus Türkiye şu anda; alanında uzman ekibi ile yazılım, sistem ve santral alanlarında teknoloji geliştirirken, yapay zekayı Ar-Ge çalışmalarının merkezine oturtarak teknoloji ihracatına üst düzey bir boyut getiriyor.</p>
<p><strong>“Grubumuzun müşteri deneyimi alanında sunduğu en yeni teknolojiler Türkiye imzası taşıyor”</strong></p>
<p><strong> </strong>Bilimsel nitelikli Ar-Ge faaliyetleri kapsamında yazılım, sistem ve santral alanlarında geliştirilen teknolojileri 2 yıl içinde bir çatı model altında buluşturarak teknoloji ihracatını zirveye çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden Erçin Öztuncel; “Bir parçası olduğumuz Mplus Group’un müşteri deneyimi ve iletişim merkezi alanında sunduğu en yeni teknolojilerde Türkiye’nin imzası bulunuyor. Dünyada müşteri deneyimini ileri seviyeye ulaştırmak için çalışmalarımızı soluksuz sürdürüyoruz. Yapay zekayı merkeze alarak geliştirdiğimiz ürünlerimizde çağrı verimliliğini artırma, çağrı süresini kısaltma, etkili izleme yöntemleriyle müşteri temsilcisinin başarı seviyesini ölçerek geri bildirim olanağı sağlama, müşterinin etkileşimini ve memnuniyetini analiz etme gibi fonksiyonlara odaklanıyoruz” açıklamasında bulundu. </p>
<p><strong>“Smart Agent ile ilk çağrıda çözüm sağlama oranında yüzde 60 gelişim sağladık”</strong></p>
<p>Mplus Türkiye olarak sundukları teknoloji ürünlerinin detaylarını aktaran Öztuncel, ilk olarak Smart Agent ürününden söz ederek; “İşin doğasının çağrıları en kısa sürede, en iyi şekilde cevaplayarak süreci yönetmekte saklı olduğunu bilerek Smart Agent ürünümüzü ortaya çıkardık. Müşteri temsilcisinin çağrı sürelerini optimum çağrı süreleriyle karşılaştırarak analiz eden, iyileştirmeye ihtiyaç duyulan alanların tespiti için veri sağlayan Smart Agent yazılımımız gelişime alan açıyor. Bu ürün sayesinde müşteri talepleri karşılama performansında en önemli kriter olan ilk çağrıda çözüm sağlama oranında yüzde 60 gelişim sağladık” açıklamasında bulundu.   </p>
<p>Tamamen Mplus Türkiye imzasını taşıyan yapay zeka ile güçlendirilmiş robotik süreç otomasyon ürünümüz,Totti ile kendi dijital asistanını oluşturduklarını belirten Öztuncel sözlerine şunları ekledi: “İnsanı taklit eden bir bilgisayar programı gibi çalışan bu ürünümüz kimlik bilgisi ve form doldurmak, ekleri açmak, hesaplama yapmak, dosyaları taşımak, web sitesine yüklemek gibi sürekli yapılan iş kalemlerini kolayca gerçekleştiriyor. Turizmden perakendeye, e-ticaretten emlak sektörüne kadar, pek çok kategoride hizmet vermekte olan şirketler için adeta biçilmiş kaftan olan bu ürünümüz yüzde 85 verimlilik artışı sağlıyor.”</p>
<p><strong>“Çok kanallı iletişim teknolojisiyle sektörde çığır açtık”</strong></p>
<p><strong> </strong>Öztuncel, Türkiye’de şu anda Mplus çalışanları dışında 5 bin kişinin kullandığı Allspace ürününü de tanıtarak, “İletişim taleplerinin tüm kanallardan aynı anda cevaplanmasını sağlayan çok kanallı ürünümüz Allspace ile sektörde çığır açtık. İletişimin tüm kanallardan aktif ve eş zamanlı yönetilmesini sağlayan Allspace, barındırdığı yapay zekâ destekli algoritmalarla yüzde 25 daha verimli hizmet sağlıyor. Türkiye’de rakibi olmayan bu çözümümüz ilk çağrıda çözüm sağlamada yüzde 40 fark yaratıyor. Ülkemizde kargoculuk sektörünün yüzde 80’i Allspace kullanıyor. Önümüzdeki 3 yılda Avrupa’da Allspace’in kullanımını yaygınlaştırmayı, Müşteri temsilcilerimiz dışında 15 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. </p>
<p><strong>“Evden çalışan müşteri temsilcilerimizin çalışma performanslarını yapay zeka ile izleyebiliyoruz”</strong></p>
<p><strong> </strong>MPlus Türkiye, çağrı merkezi operasyonları sırasında daha yüksek verim alabilmek için, özellikle de müşteri tarafından talep edilen durumlarda BDDK zorunlulukları ve yasal haklar ile regülasyon çerçevesince müşteri temsilcilerine yönelik takip sistemleri geliştirme süreçlerine de devam ediyor. Bu çalışmalar kapsamında özellikle evden çalışan müşteri temsilcilerinin çağrı sırasında bilgisayar başında olup olmadığı, çağrıyı karşılayan müşteri temsilcisinin kendi çalışanı olup olmadığı, kameraya ne kadar baktığı, mimiklerinden nasıl bir duygu durumuna sahip olduğu gibi çıktılara ulaşılabildiğini aktaran Öztuncel, burada geliştirecekleri ürünlerin mağazacılık sektörü, eğitim sektörü gibi çağrı merkezi dışındaki sektörler için de kullanılabileceğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“Üniversite- sanayi iş birliğiyle bilimsel çalışmalara imza atıyoruz”</strong></p>
<p><strong> </strong>Teknoloji geliştiren bir şirket olarak üniversite &#8211; sanayi iş birliğiyle bilimsel çalışmalara imza attıklarını kaydeden Erçin Öztuncel, “Çağrı merkezi çalışanlarının müşteri iletişimindeki verimliliği denetleyerek, artırmak için sektörde olmayan yenilikçi özellikler geliştirmek adına çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş birlikleri yapıyoruz. Bugün 4 farklı üniversiteyle Ar-Ge ve proje danışmanlıkları çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışmalarda da çalışanların performansını 360 derece takip ederek verimliliği ideal seviyelere ulaştırmayı hedefliyoruz” diyerek teknoloji alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam edeceklerinin mesajını verdi.  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mplus-turkiye-dunyaya-teknoloji-ihrac-etme-hedefiyle-yatirimlarina-devam-ediyor-385637">Mplus Türkiye, dünyaya teknoloji ihraç etme hedefiyle yatırımlarına devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Sultan Tarlacı: &#8220;Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etme ve akışkan yağlardan zengin beslenmedir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sultan-tarlaci-unutkanligin-onune-gecmenin-birinci-yolu-tekrar-etme-ve-akiskan-yaglardan-zengin-beslenmedir-380294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 11:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akışkan]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmedir]]></category>
		<category><![CDATA[birinci]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[geçmenin]]></category>
		<category><![CDATA[önüne]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[yağlardan]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafızanın biligisayar gibi olmadığını belirten uzmanlar, belleği ve hafızayı güçlendirerek kaydı arttırmak için, öncelikle insanın unuttuğu gerçeğini kabul etmek gerektiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sultan-tarlaci-unutkanligin-onune-gecmenin-birinci-yolu-tekrar-etme-ve-akiskan-yaglardan-zengin-beslenmedir-380294">Prof. Dr. Sultan Tarlacı: &#8220;Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etme ve akışkan yağlardan zengin beslenmedir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hafızanın biligisayar gibi olmadığını belirten uzmanlar, belleği ve hafızayı güçlendirerek kaydı arttırmak için, öncelikle insanın unuttuğu gerçeğini kabul etmek gerektiğini söylüyor. İçinde bulunulan koşulların, geçmişte anıyı yaşadıktan sonra üzerine eklenen yeni duygular, bilgiler ya da çıkarım yöntemlerinin zihinsel geçmişteki anıyı değiştirdiğini ifade eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı anıları yeniden kurgulayarak geri getirdiğimize dikkat çekiyor. Unutkanlığın önüne geçmek için bilgilerin tekrar edilmesi ve beynin vücut gibi beslenmesi gerektiğine vurgu yapan Tarlacı, beyin sağlığını bozan yapay yağların tüketilmemesi konusunda da uyarıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, unutkanlık hakkında açıklamalarda bulundu ve hafızayı geliştirecek öneriler paylaştı. </p>
<p><strong>Hafızayı oluşturan esas şey motivasyondur</strong></p>
<p>Hepimizin aynı şekilde yaratılmadığını belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Biyolojik olarak nasıl elimiz, yüzümüz, kolumuz farklıysa beynimizin de belirli alanlarında farklılıklar var. Hafıza ya da bellek dediğimiz şey de kişiden kişiye değişebiliyor. Ancak hafızayı oluşturan esas şey motivasyon ve ilgi alanıdır. Önce ilgilenilen konu hakkında motive olmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Unutmazsak birçok acı aynı canlılığını korurdu </strong></p>
<p>Zorunlu olarak öğrenilen bilgilerin kalıcı olmadığına dikkat çeken Tarlacı, “Merak olması gerekiyor. Merak, motivasyonu tetikleyen bir şey. Merak varsa insan her türlü şeyi öğrenmeye çalışıyor ve bütün derinliğini öğreniyor. O zaman unutması da zor oluyor.” dedi. </p>
<p>Unutmayı da küçümsememek gerektiğini sözlerine ekleyen Tarlacı, “Eski bir söz var, ‘Tanrıya şükür, unutmak iyi ki var ve zorunlu.’ diyor. Çünkü unutmazsak birçok acı aynı canlılığını korurdu. Birçok sıkıntı aynı canlılığıyla tekrar tekrar hafızamıza gelirdi. İnsan doğası gereği unutuyor. Hatta çok unutuyoruz. Bireysel olarak da toplumsal olarak da unutuyoruz. Toplumsal bir hafıza da var. Yazılıysa buna tarih deniyor. Öte yandan tarihin ne kadar tartışmalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Herkesin yazdığı tarih farklı. Hafızanın ne kadar uçucu olduğunu, yeniden inşa ederken ne kadar yanıldığımızı gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Anılar yeniden kurgulanarak hatırlanıyor. Bu nedenle görgü tanıklıklarının kameralara göre güvenilmez olduğunu gösteren çalışmalar var</strong></p>
<p>Hafızanın bilgisayar gibi olmadığını ve anıların dosyalar şeklinde geri gelmediğini dile getiren Tarlacı, “O an içinde bulunduğunuz koşullar, geçmişte anıyı yaşadıktan sonra üzerine eklenen yeni duygular, bilgiler ya da çıkarım yöntemleri zihinsel geçmişteki anınızı değiştiriyor. Yani onu yeniden kurgulayarak geri getiriyorsunuz. Anılarda yeniden kurgulama yapabildiğimize göre bu durum insanın iyileşmesine de yardımcı oluyor olabilir. Bilişsel terapiler vardır. Kişinin düşünce zincirini değiştirmeyi içerir. Bazen yanlış anılar ekleriz.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p> “Bu sebeple görgü tanıklıklarının kameralara göre güvenilmez olduğunu gösteren çalışmalar var. Kamera olayı birebir kaydediyor. Ama biz kurguluyoruz. Çünkü beyin esnek, yumuşak, akışkan. Zaman içerisinde değişiyor ve bu değişim anıları geri çağırırken boşluklara neden oluyor. O boşluklar bizi rahatsız ediyor. ‘Orada bir şey olması gerekiyor’ deyip onu başka bir şeyle dolduruyoruz. Böylece anınız değişiyor.”</p>
<p><strong>Şiddetli travmalar, normal anılardan farklı kaydediliyor</strong></p>
<p>Beynimizde badem büyüklüğünde iki sinir hücresi kümelenmesi olduğunu ve buna amigdala çekirdeği denildiğini belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu yapının hipokampus denilen ve hafızayı oluşturan beyin bölgesi ile çok sıkı bağlantısı olduğuna, bu durumun da olumsuz bir yanı olduğuna dikkat çekti. Şiddetli travmaların da aynı yol üzerinden hafızaya kaydedildiğini söyleyen Tarlacı, “Travmalar öyle bir kazınır ki hafızaya, posttravmatik stres bozukluğu dediğimiz durum ortaya çıkar. Aradan bir, beş sene geçse de aynı anıları tekrar canlı canlı yaşarsınız. Rüyanızda, günlük yaşamınızda sürekli bütün olarak aklınıza gelir. Yani normal yaşamda kaydedemeyeceğiniz şekilde duygusal anı ile amigdala uyarılınca hafızaya zımba gibi yerleştirir. Özellikle posttravmatik stres bozukluğunda bu olumsuz anılardan kurtulmak çok zor olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etmektir</strong></p>
<p>Belleği ve hafızayı güçlendirerek kaydı arttırmak için, öncelikle insanın unuttuğu gerçeğini kabul etmek gerektiğine vurgu yapan Tarlacı, “Bu haber yazısını okuyanlar 8-10 saat sonra bu yazının neredeyse üçte birini hatırlayacaklar. Yedi gün sonra yaklaşık bunun yüzde 20-25’i kalacak. Bir ay sonra da yüzde 20’si kalacak. İnsan hızlı unutuyor. Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etmektir. İlk gün, bir hafta ve bir ay sonra ilgilendiğiniz konuyu ya tekrar izleyeceksiniz ya tekrar okuyacaksınız. Tekrar olduğu zaman bilgiler beyinde pekişir. Bilgi ilk girdiği zaman izi kalmıyor, mühür gibi. O mühür ilk seferde maalesef etkili olmuyor. İkinci tekrarda mührün izi biraz daha belirgin oluyor. Üçüncü tekrarda mühür iyice yerleşiyor ve izi kalıyor beyinde. Yani beynin yapısını değiştiriyor. Dolayısıyla hafızada tutmak için tekrar etmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Beyne esneklik veren yağlar açısından en zengin besinler balıklar </strong></p>
<p>Beynin bir organ olduğunu da hatırlatan Tarlacı, “Beynin, akışkanlığı, esnekliği, değişkenliği, uyarana yanıt olarak kendini değiştirmesi ve yeni bir şekil almasını sağlamak için uygun şekilde beden gibi beslenmesi lazım. Onun için de antioksidanlar, Omega 3’ler ve Akdeniz Diyeti içeriğine uygun beslenmek gerekiyor. Bugün biliyoruz ki doymamış yağlar yani beyne esneklik veren yağlar açısından en zengin besinler balıklardır. Somon balığında, kefalde ve uskumruda bulunuyor. Tohumlardan da keten tohumu, incir tohumu ve cevizde bulunuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay yağlar unutkanlık ve depresyon riskini arttırıyor</strong></p>
<p>Omega 3 denilen yağlarda DHA ve EPA denilen akışkan ve doymamış yağlar olduğunu da ifade eden Tarlacı, “Bunları ne kadar çok alırsak kalp ve damar sistemimiz o kadar iyi çalışır. Kalp krizi geçirme riskiniz azalır. Kan akışkanlığınız artar. Beyniniz daha esnek ve yumuşak olur. Beynin 4’te 1’i fosfolipit dediğimiz akışkan yağdan oluşuyor. Dolayısıyla, ne kadar akışkan yağlarla beslenirsek beynimiz o kadar esnek olur.” dedi. </p>
<p>Margarinler gibi yapay yağların kalp-damar sağlığıyla birlikte beyin sağlığımızı da bozduğunun altını çizen Tarlacı, “Günümüzde modern insan 20 birim katı yağ, 1 birim akışkan yağ alıyor. Bu beyin sağlığı açısından çok olumsuz bir şey. Onun için kalp-damar hastalıkları, kanserler, romatizma, unutkanlık ve depresyon gibi hastalıklarda artış olduğu iddia ediliyor ve kanıtlar var. Dolayısıyla bizim Omega 3 ve deniz ürünleri tüketimini artırmamız lazım. Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkede balığı ya da deniz ürünlerini mümkünse haftada bir ya da ayda iki kere yememiz gerekiyor.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Antioksidanlar vücudu temizlediği için önemli</strong></p>
<p>Bizim mutfağımızın Ege-Akdeniz mutfağı olduğunu ve dünyada kalp ve beyin sağlığına en faydalı mutfağın da yine Ege-Akdeniz mutfağı olduğunu belirten Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“‘Şundan uzak durun, bunu yemeyin’ gibi uyarılar bizim mutfağımız için çok geçerli değil. Toplumumuzu motive etmemiz gereken şey, zaten içinde olduğumuz mutfağı tüketmeleridir. Sağlık açısından hem unutkanlığa iyi geldiği gözlemlenmiş, hem depresyona, hem de bunama gibi durumlara gayet iyi geldiği gösterilmiş. Bunun dışında antioksidanlar önemli. Vücudumuz çalışıyor ve atıklar, paslanmalar, eskimeler, küfler ortaya çıkıyor. Bunları ortadan kaldıran antioksidan dediğimiz temizleyici maddeler var. Antioksidan da en çok meyvelerin kırmızıdan kahverengi ve mora geçtiği süreçte artar. Mesela erik yeşildir. Ama kızarıp mora döndüğü zaman en çok antioksidanı içerir. Kuru ya da taze olması fark etmeksizin bunların tüketilmesine ağırlık vermek lazım.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sultan-tarlaci-unutkanligin-onune-gecmenin-birinci-yolu-tekrar-etme-ve-akiskan-yaglardan-zengin-beslenmedir-380294">Prof. Dr. Sultan Tarlacı: &#8220;Unutkanlığın önüne geçmenin birinci yolu tekrar etme ve akışkan yağlardan zengin beslenmedir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKUT Spor Kulübü&#8217;nün genç sporcularından Derin Deniz Sorguç, spor kariyerine bir başarı daha sığdırarak ülkemizi temsil etme hakkı kazandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akut-spor-kulubunun-genc-sporcularindan-derin-deniz-sorguc-spor-kariyerine-bir-basari-daha-sigdirarak-ulkemizi-temsil-etme-hakki-kazandi-361336</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 14:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[akut]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kariyerine]]></category>
		<category><![CDATA[kazandı]]></category>
		<category><![CDATA[kulübünün]]></category>
		<category><![CDATA[sığdırarak]]></category>
		<category><![CDATA[sorguç]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporcularından]]></category>
		<category><![CDATA[temsil]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361336</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yelken branşında Formula Kite sporcumuz Derin Deniz Sorguç, başarılı eğitim hayatıyla paralel olarak sürdürdüğü spor yaşamında başarılarıyla kulübümüzün ve ülkemizin gururu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akut-spor-kulubunun-genc-sporcularindan-derin-deniz-sorguc-spor-kariyerine-bir-basari-daha-sigdirarak-ulkemizi-temsil-etme-hakki-kazandi-361336">AKUT Spor Kulübü&#8217;nün genç sporcularından Derin Deniz Sorguç, spor kariyerine bir başarı daha sığdırarak ülkemizi temsil etme hakkı kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yelken branşında Formula Kite sporcumuz Derin Deniz Sorguç, başarılı eğitim hayatıyla paralel olarak sürdürdüğü spor yaşamında başarılarıyla kulübümüzün ve ülkemizin gururu olmaya devam ediyor. </p>
<p>Sporcumuz 20-24 Mart 2023 TYF Yelken Ligi Formula Kite U21 Şampiyonasında U21 Türkiye İkincisi olarak Formula Kite U21 Millî Takımına seçildi.</p>
<p>25-29 Mayıs 2023 tarihleri arasında İtalya’da yapılacak U21 Gençler Avrupa Şampiyonası ve 20-24 Temmuz 2023 tarihleri arasında İtalya’da yapılacak U21 Gençler Dünya Şampiyonasına katılmaya hak kazanan millî sporcumuz, heyecanla yarışları bekliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akut-spor-kulubunun-genc-sporcularindan-derin-deniz-sorguc-spor-kariyerine-bir-basari-daha-sigdirarak-ulkemizi-temsil-etme-hakki-kazandi-361336">AKUT Spor Kulübü&#8217;nün genç sporcularından Derin Deniz Sorguç, spor kariyerine bir başarı daha sığdırarak ülkemizi temsil etme hakkı kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dönüştüren travma, baş etme kuvvetini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/donusturen-travma-bas-etme-kuvvetini-artiriyor-352372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 11:30:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştüren]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvetini]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem ve doğal afetler gibi aniden gelişen travmatik olayların kişinin baş etme kuvvetini artırdığını belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, krizlerin dönüştürülebilmesi halinde dersler verebildiğini, bunun da dönüştüren travma olarak adlandırıldığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donusturen-travma-bas-etme-kuvvetini-artiriyor-352372">Dönüştüren travma, baş etme kuvvetini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem ve doğal afetler gibi aniden gelişen travmatik olayların kişinin baş etme kuvvetini artırdığını belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, krizlerin dönüştürülebilmesi halinde dersler verebildiğini, bunun da dönüştüren travma olarak adlandırıldığını söyledi. Böyle durumlarda yaşanan travmatik olayların değişmediğini ama kişilerin baş etme kuvvetinin arttığına dikkat çeken Taşkın, “Baş etme kuvvetini arttırmak için de üç kavram çok önemlidir. </strong></p>
<p><strong>Bunlar anlamlı üretim, anlamlı ilişki ve kendini aşan amaçtır” dedi. Taşkın, bu üç kavramın kişiyi rutinlere dönmeye, hayatta olan sevdiklerine sıkı sıkı sarılmaya ve hedef edinmeye ittiğini söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, travma sonrası büyümeye ilişkin değerlendirmede bulundu. Özgenur Taşkın, deprem, doğal afetler gibi aniden gelişen travmatik olayların kişinin baş etme kuvvetini artırdığını söyledi. </p>
<p><strong>Depremden etkilenmede kişilik özellikleri farklılık gösterebilir</strong></p>
<p>Deprem gibi kriz durumlarında güven problemi yaşayan ve mükemmeliyetçi yapıya sahip olan kişilerin daha fazla zorlanacaklarını kaydeden Taşkın, “Deprem sürecinde ‘travmatize oldum’ söylemini çok duyarız. Fakat burada kişilik özellikleri oldukça önemlidir. Doğal afetlerde ‘mükemmeliyetçi’ kişilerin çok fazla etkileneceği ve bu durumu tolere edemeyecekleri öngörülebilir. Deprem sürecinde kişilerin ‘temel güvenlik’ ihtiyacı derinden sarsıldığı için zaten halihazırda ‘güven problemi yaşayan’, ‘mükemmeliyetçi’ yapıya sahip olanlar bu durumda iki kat daha fazla zorlanacaktır. Depremden sonra psikiyatrik hastalık yaşayan kişiler için tetiklenme görülmesi de olası durumlardan birisidir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Deprem sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak</strong></p>
<p>Deprem sonrasında verilen tepkilerin de kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Deprem ile birlikte güvenlik ve anlam arayışında ciddi derecede sarsılma meydana gelmesi kişilerdeki güven alanlarını tamamen yıktı ve bu kişiden kişiye de oldukça farklı bir güven ihtiyacı doğurdu. Bu nedenle travma sonrası verilen reaksiyonlar da kişiden kişiye çokça değişecektir. Reaksiyonlar ne kadar kişiden kişiye değişse bile acı ortaktır.   Çok büyük bir acı içerisindeyiz fakat acı dönüştürülebilen bir kavramdır. Acı ile beraber büyüyebiliriz. Deprem sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak derken aslında kişinin travma sonrası büyümesini ele almak oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Krizler dönüştürüldüğünde ders verebilir</strong></p>
<p>İngiliz başbakanlarından Winston Churchill’in “İyi bir krizi asla ziyan etmeyin” sözlerini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Krizler bir fırsat değildir fakat dönüştürürsek bize dersler verebilir. Buna da dönüştüren travma denebilir. Böyle durumlarda ise yaşanan travmatik olaylar değişmez ama kişilerin baş etme kuvveti artar. Baş etme kuvvetini arttırmak içinde üç kavram çok önemlidir. Bunlar anlamlı üretim, anlamlı ilişki ve kendini aşan amaçtır. Bu üç kavram ise bizi rutinlerimize dönmeye, hayatta olan sevdiklerimize sıkı sıkı sarılmaya ve hedef edinmeye itiyor. Yaşanan ortak acının bizi birbirimize kenetlemesi, rutinlerimize dönmemiz ve bilim adına yeni hedefler koymamız bizim psikolojik sağlamlılığımız için de oldukça önemli bir faktör olacaktır.” diye konuşu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donusturen-travma-bas-etme-kuvvetini-artiriyor-352372">Dönüştüren travma, baş etme kuvvetini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekrem İmamoğlu: Spor, Adil ve Sportmence Mücadele Etme Bilincini Öğretiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglu-spor-adil-ve-sportmence-mucadele-etme-bilincini-ogretiyor-347943</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2023 19:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bilincini]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[öğretiyor]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sportmence]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347943</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘İBB Spor Kulübü Yıldız Sporcuları ile Buluşma’ etkinliğinde, 2 bin 500 altyapı sporcusu ve aileleriyle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglu-spor-adil-ve-sportmence-mucadele-etme-bilincini-ogretiyor-347943">Ekrem İmamoğlu: Spor, Adil ve Sportmence Mücadele Etme Bilincini Öğretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘İBB Spor Kulübü Yıldız Sporcuları ile Buluşma’ etkinliğinde, 2 bin 500 altyapı sporcusu ve aileleriyle bir araya geldi. </strong></p>
<p><strong>“Spor, sadece fiziksel değil, aynı zamanda insanın zihinsel olarak da zinde olmasını sağlar” diyen İmamoğlu, “Spor, adil ve sportmence mücadele etme bilincini, azimli ve disiplinli olmayı, bir takımın parçası olarak ortak bir hedef için mücadele etmeyi, dostluğu, barışı, kardeşliği ve hatta güzel ahlakı, aslında iyi insan olmayı öğretir. Bu karakter özelliklerine sahip olan bir toplumun da asla ve asla kötü günleri yaşamayacağı kesindir” ifadelerini kullandı. </strong></p>
<p><strong>Etkinliğe onur konuğu olarak katılan İBB SK’nin kurucu başkanı, eski İBB Başkanı Prof. Dr. Nurettin Sözen de duygularını, “Sizleri ve güzel tesisi gördükten sonra, ‘Ne kadar da iyi yapmışım, bu kulübü kurmuşum’ diye kendi kendime seviniyorum” sözleriyle dile getirdi.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İBB Spor Kulübü Yıldız Sporcuları ile Buluşma” etkinliğinde, 2 bin 500 altyapı sporcusu ve velileriyle bir araya geldi. İBB Cebeci Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, İBB SK’nin kurucu başkanı, eski İBB Başkanı Prof. Dr. Nurettin Sözen de onur konuğu olarak yer aldı. İmamoğlu, konuşma yapacağı salona, tribünleri dolduran sporcular ve ailelerinin sevgi gösterileri altında ulaştı. Etkinlikte, sırasıyla; İBB SK Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu ve Prof. Sözen birer konuşma yaptı. </p>
<p><strong>İMAMOĞLU’NDAN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ HAYDAR KAZAZ’A VEFA</strong></p>
<p>Sabah saatlerinde Sultanbeyli’de bir spor tesisi açarak güne başladıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bu sabah da söylemiştim, burada da söyleyeyim: Hayatımın en büyük şansı, küçük yaşta çok özel bir beden eğitimi öğretmeniyle, bilinçli bir şekilde sporla buluşmam olmuştur. Her zaman minnetle yad ederim. O aldığım eğitim, hayatım boyunca benimle oldu. Spor kültürü, sporcu olmak, bir arada çalışabilmek, takım oyuncusu olmak, başarıya odaklanmak ama aynı zamanda centilmenliği unutmamak, dürüst olmak, müsabakanın kurallarına göre yapılmasına dönük prensipleri elde etmek hususunda bende çok özel bir yeri vardır. Buradan ismini söylemezsem, alınganlık gösterir. Allah sağlığını versin. Trabzon&#8217;daki öğretmenim Haydar Kazaz&#8217;a buradan selamlarımı, saygılarımı iletiyorum. Onun vesilesiyle bütün beden eğitimi öğretmenlerine çok özel selamlarımı iletiyorum” dedi. </p>
<p><strong>“SPOR, İYİ İNSAN OLMAYI ÖĞRETİR”</strong></p>
<p>Sporun toplumların sağlıklı bir şekilde ilerlemesinde çok önemli bir yer tuttuğunu kaydeden İmamoğlu, “Spor, sadece fiziksel değil, aynı zamanda insanın zihinsel olarak da zinde olmasını sağlar. Spor, bireylere çok özel birtakım özellikler kazandıran bir alan. Adil ve sportmence mücadele etme bilinci, azimli ve disiplinli olmayı, bir takımın parçası olarak ortak bir hedef için mücadele etmeyi, dostluğu, barışı, kardeşliği ve hatta güzel ahlakı, aslında iyi insan olmayı öğretir. Bu karakter özelliklerine sahip olan bir toplumun da asla ve asla kötü günleri yaşamayacağı kesindir. İşte öyle bir toplum daha güçlü, adil ve çok özel bir geleceğe doğru yol alır. Bugün adil rekabetten, sportmenlikten, nasibini alan değerli bir toplum olmayı hepimizin hedeflemesi şarttır. İşte bu nedenle, çocuklarımızın erken yaşta sporla tanışmaları bir toplum için çok kıymetli be bunun için çok çalışıyoruz. Sağlıklı toplum; vicdanlı, adaletli ve yüksek ahlaklı bir toplumdur. Onun için ulu önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün, ‘Ben, sporcunun zeki, çevik ve yynı zamanda ahlaklısını severim’ sözünün hafızalarımızdan hiç çıkmaması gerekir” diye konuştu. </p>
<p><strong>KURUCU BAŞKAN SÖZEN’E ÖZEL TEŞEKKÜR</strong></p>
<p>2036 Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’nı İstanbul’a kazandırma hedeflerini yineleyen İmamoğlu, “Bu kentin olimpiyatlara ev sahipliği yapması, sadece tesislerle, spor salonlarıyla mümkün değildir. Sadece bir belediyenin ya da o ülkenin hükümetinin maddi, manevi, arkasında olmasıyla mümkün değildir. Bir şehrin olimpiyatları gerçekleştirebilmesi için, spora dair toplumsal bilince sahip olmaları önemli bir başlangıç noktasıdır. Bizler, tam bu noktada, İstanbul kentinde 7’den 77’ye bütün insanlarımızın spor yaptıkları, hareketli bir yaşam elde ettikleri ve aynı zamanda sağlıklı oldukları bir kent var etmek amacındayız. O bakımdan spor bilinci yüksek ve bütün branşlara ilgisi yüksek bir şehir olmak arzusundayız. Yoğun bir çaba içerisinde olacağız. Hem kentimize bu değişimi yaşatacağız hem de 16 milyon insanımızla, dünyanın en güzel olimpiyatlarını bu şehirde gerçekleştirmek için çok çalışacağız. Ve hep birlikte başaracağız” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, İBB SK’nin kurucu başkanı Prof. Sözen’e emeklerinden dolayı özel teşekkürlerini iletti. </p>
<p><strong>PROF. SÖZEN: “HEPİNİZE ENGİN BAŞARILAR DİLİYORUM”</strong></p>
<p>Prof. Sözen de duygularını, “Sizleri ve güzel tesisi gördükten sonra, ‘Ne kadar da iyi yapmışım, bu kulübü kurmuşum’ diye kendi kendime seviniyorum. Aranızda bulunmaktan büyük bir mutluluk, büyük bir onur duyurum. Değerli dinleyenler, değerli gençler, değerli aileleri, bu kulübe teknik olarak büyük emeği geçen akrabam, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda görevli İsmail Topbaş&#8217;ı kaybetmiş bulunuyoruz. Onu rahmetle, saygıyla ve de özlemle anıyorum. Allah rahmet eylesin. Hepinize engin başarılar diliyorum. Ailenizle, çoluk çocuğunuzla, sevdiklerinizle güzel günler yaşamanızı diliyorum” sözleriyle dile getirdi. </p>
<p><strong>KELEŞ: “DÜNYA SPORUNUN ZİRVESİNDE OLMAYI HEDEFLEMİŞ BİR KULÜBÜZ”</strong></p>
<p>İBB SK’nin 1999 yılında, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Nurettin Sözen tarafından kurulduğunu hatırlatan Keleş, büyük hedefleri olan bir kulüp olduklarının altını çizdi. Türkiye&#8217;nin en büyük amatör spor kulübü olduklarına dikkat çeken Keleş, “Biz, dünya sporunun zirvesinde olmayı hedeflemiş bir spor kulübüyüz. Yalnızca kürsülerde, madalya törenlerinde değil, sporcularımıza verdiğimiz değerle, onlara sunduğumuz imkanlarla ve onlara sunmuş olduğumuz, açmış olduğumuz yolda onlarla birlikte zirvede olmayı hedefliyoruz” dedi. Kulüp olarak 21 farklı branşta faaliyet gösterdiklerini belirten Keleş, “187 takımımızla ve 3 bin 500 sporcumuz ile İstanbul&#8217;un Olimpiyat yolculuğundaki en önemli dayanaklarından biriyiz. Milli takımlarımızda görev yapan 249 sporcumuz, 31 antrenörümüzle milli takımımızı uluslararası müsabakalarda temsil ediyoruz” bilgilerini paylaştı. </p>
<p>Konuşmalardan sonra Keleş, İmamoğlu ve Sözen’e, arkalarında isimlerinin yazılı olduğu 34 sırt numaralı İBB SK formalarını hediye etti. Ardından İBB SK’nin şampiyon sporcuları sahneye davet edildi ve anı fotoğrafları çekildi.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglu-spor-adil-ve-sportmence-mucadele-etme-bilincini-ogretiyor-347943">Ekrem İmamoğlu: Spor, Adil ve Sportmence Mücadele Etme Bilincini Öğretiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
