<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>etkileyebiliyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/etkileyebiliyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkileyebiliyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jun 2023 09:54:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>etkileyebiliyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/etkileyebiliyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tüp Bebek Tedavisinde Beslenme Başarı Oranını Etkileyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tup-bebek-tedavisinde-beslenme-basari-oranini-etkileyebiliyor-381845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2023 09:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[oranını]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381845</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnfertilite (kısırlık), herhangi bir korunma yöntemi kullanmaksızın en az bir yıllık süre içerisinde çiftin düzenli cinsel ilişkisine rağmen kadının gebe kalamaması olarak biliniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebek-tedavisinde-beslenme-basari-oranini-etkileyebiliyor-381845">Tüp Bebek Tedavisinde Beslenme Başarı Oranını Etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnfertilite (kısırlık), herhangi bir korunma yöntemi kullanmaksızın en az bir yıllık süre içerisinde çiftin düzenli cinsel ilişkisine rağmen kadının gebe kalamaması olarak biliniyor. Aynı zamanda infertilite, çiftler ve toplum için kritik bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor. Ülkemizde yaklaşık olarak 1,5–2 milyon çiftin infertilite olduğu tahmin ediliyor. İnfertilite tanısı aldıktan sonra doğal yollarla ve ilaçlı tedaviler ile başarılı sonuç elde edemeyen çiftler tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmayı amaçlıyor. Tüp bebek tedavisinde başarı oranını önemli ölçüde etkileyen etkenler arasında beslenme yer alıyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. İrem Akpolat, Tüp bebek tedavisinde beslenmenin önemi ve merak edilenleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Fazla kilo kısırlık riskini artırıyor</strong></p>
<p>Üreme sağlığı için beslenmenin önemi giderek daha fazla kabul görmektedir. Yaşam biçimi ile ilgili faktörlerin genel sağlık ve doğurganlık (infertilite) üzerine olan etkisi konusundaki kanıtlar her geçen gün artmaktadır. İnfertilite ile ilgili olumsuz yaşam biçimi davranışları, fertiliteyi olumsuz etkileyen değiştirilebilir alışkanlıklar, davranışlar ya da durumlardır. Bu faktörler; sigara kullanımı, alkol tüketimi, obezite, zayıflık, beslenme, egzersiz, çevresel zararlı maddeler/meslek, stres gibi değiştirilebilir faktörlerdir. İnfertilitenin diğer bir nedeni de hormonlu ve genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren gıdalardır. Hormonlu gıdalardaki östrojen hormonu, erkeklerde meme büyümesine, cinsel güç kaybına, kadınlarda da ovulasyon yani yumurtlamanın baskılanmasına neden olmaktadır. Kadın ve erkek kısırlığı üzerine etkili olan yaşam tarzının üreme performansı üzerine olumsuz etkilerini önlemek amacıyla çiftlerin olumlu sağlık alışkanlıklarının kazanılması önemlidir. Obezite hastası kadınlarda sık görülen problemler; adet döngüsü (siklus) bozuklukları, polikistik over sendromu (PKOS), fertilitede ve cinsel istekte azalma olup, hormonal dengelerdeki değişiklikler sonucu ortaya çıkmaktadır. Doğurganlık çağındaki tüm kadınlar gebelik öncesi obezite, gebelikte aşırı kilo alımı ve doğum sonrası kilo ile ilişkili maternal ve fetal riskler hakkında eğitim almalıdır.</p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisi için ideal kiloda olmak önemli</strong></p>
<p>Obezite kadar yaygın olmamakla birlikte aşırı zayıflığın da infertilite (kısırlık) üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Vücut kitle indeksinin altında ve düzensiz menstrüasyonu (adet kanaması) olan ya da menstrüasyonu olmayan kadınlara vücut ağırlıklarının artması ile döllenme şansının da artacağı belirtilmelidir. Tüp bebek tedavisi sırasında yeterli ve dengeli beslenmek sperm ve yumurta sağlığını geliştirici etkilerinden dolayı çok önemlidir. Pek çok çalışma, mevsiminde taze meyve ve sebzeleri, bitkisel protein kaynaklarını, kepekli tahılları, balık ve tekli doymamış yağları içeren bir diyet modelinin tüp bebek tedavisinin başarısını iyi yönde etkilediğini bildirmiştir. Tüp bebek tedavisinde başarıyı artıran etkenlerden biri de ideal kiloda olmaktır. Tedaviye başlamadan önce ideal kiloyu yakalamak için diyetisyen yardımı alınabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, tüp bebek tedavisi (IVF) sonrası artan gebelik kaybı oranının kaynağı, obezitenin neden olduğu anormal endokrin, metabolik ve inflamatuar uterin ortam ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Obezite arttıkça düşük riski, doğum sırası ve sonrası anomalileri de artmaktadır.</p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinde bu besinler öneriliyor</strong></p>
<p>1. Folik asit ve Omega 3 açısından zengin gıdalar doğurganlık oranlarıyla pozitif ilişkilidir. Ayrıca doğum kusurlarını ve diğer riskleri azaltarak sağlıklı bir hamileliği desteklemektedir. Folik asit erkekler için de önemlidir, sperm sayısını artırmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Folik asit bakımından zengin gıdalar: ıspanak, mercimek, börülce, kuşkonmaz, fasulye, brokoli, avokado, pancar, Brüksel lahanası vb. vitaminler ve mineraller açısından zengin bir diyet önerilmektedir. </p>
<p>2. D vitamini ve iyot eksikliğini gidermek için kan konsantrasyonlarını kontrol etmek ve gerekirse takviyeyi düşünmek hayati önem taşır. </p>
<p>3. Doğru karbonhidrat kaynağı seçimi çok önemlidir. Özellikle içinde bulunan kompleks karbonhidratlar, lifler, vitaminler, mineraller açısından zengin tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller mutlaka beslenme de yer almalıdır. </p>
<p>4. Bu dönemde kişiler yeterli protein tüketmeye özen göstermelidirler. Protein kaynakları olarak da bitkisel olanlara ağırlık verilmelidir. Bitkisel protein kaynakları: Mercimek, kinoa, chia, ceviz vb. Hayvansal proteinlerden tavuk, hindi ve balık tüketimine ağırlık verilebilir. Balık omega-3 açısından da yararlı etkilere sahiptir. </p>
<p>Tüp bebek tedavisi sürecinde kaçınılması gereken yiyeceklerde bulunmaktadır. Trans yağlar (kızartılmış gıdalarda, işlenmiş gıdalarda, unlu mamullerde ve margarinde bulunur) Fast food,</p>
<p>şekerle tatlandırılmış ve asitli içecekler, fazla kafein ve şeker yerine kullanılan tatlandırıcılar kullanılmamalıdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebek-tedavisinde-beslenme-basari-oranini-etkileyebiliyor-381845">Tüp Bebek Tedavisinde Beslenme Başarı Oranını Etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal travmalar seçmen davranışını etkileyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumsal-travmalar-secmen-davranisini-etkileyebiliyor-369998</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 11:16:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[davranışını]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[seçmen]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[travmalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oy verme, mevcut seçenekler arasında bir tercih yapma, karar verme süreci olarak tanımlanıyor. Nöropolitika çalışmalarının seçmen davranışlarına odaklandığını belirten uzmanlar, duyguların karar verme sürecine etki eden önemli bir faktör olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumsal-travmalar-secmen-davranisini-etkileyebiliyor-369998">Toplumsal travmalar seçmen davranışını etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oy verme, mevcut seçenekler arasında bir tercih yapma, karar verme süreci olarak tanımlanıyor. Nöropolitika çalışmalarının seçmen davranışlarına odaklandığını belirten uzmanlar, duyguların karar verme sürecine etki eden önemli bir faktör olduğunu ifade ediyor. Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, yapılan araştırmalarda liberallerin yeniliğe ve belirsizliğe daha duyarlıyken, muhafazakarların daha yapılandırılmış ve kalıcı bilişsel özelliklere sahip olduğunun ortaya konduğunu söyledi. Çebi, deprem ya da terör saldırısı gibi büyük toplumsal travmaların seçmen davranışına yansıdığını ve mevcut hükümete yaklaşma ya da uzaklaşma yönünde eğilimlerin ortaya çıkabildiğine dikkat çekti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji (İngilizce) Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, seçmen davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Oy vermek bir karar verme sürecidir</strong></p>
<p>Oy vermenin önümüzdeki seçenekler arasında bir seçim yapmak yani karar verme süreci olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, “Oy verme bir akıl yürütme sürecidir. Biz psikologlar biliyoruz ki karar verme, çok katılımlı bir beyin aktivitesi gerektiren, üst düzey ve karmaşık bir bilişsel işlevdir. Olası fayda ve zararın hesaplanması, bir önceki kararın neticesini hafızada tutabilme ve bu sonuçlar doğrultusunda karar verme stratejilerini başarılı bir şekilde düzenleme becerisi gerektiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>İnsan davranışının duygularla bağlantısı var</strong></p>
<p>Duygular dahil edilmeden düşünüldüğünde zihnin bir bilgisayar gibi çalışması ve elimizdeki verilerle tüm avantaj ve dezavantajları hesaplayan kusursuz bir işlem yapması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, “Halbuki insan davranışını duygulardan bağımsız düşünmek mümkün değil.  Her ne kadar bin yıldan fazla bir zaman boyunca düşünürler akıl ve duygunun birbirinden ayrı olduğunu ve etkili karar verme davranışının ancak rasyonel düşünceyle mümkün olduğunu ifade etmiş olsalar da, 18’nci yüzyıl itibariyle psikoloji ve nörobilimin gelişmesiyle, emosyonların yani basitçe duyguların karar verme sürecine etki eden önemli bir faktör olduğu anlaşılmaya başlamış.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Nöropolitika çalışmaları seçmen davranışına odaklanıyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, siyasal nörobilim veya nöropolitika olarak tanımlanan alanın siyaset hakkında nasıl karar verdiğimize dair anlayışımızı geliştirmek için beyin yapısıyla işlevi hakkındaki nörobilimsel yöntemlerin ve teorilerin kullanımına odaklandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu alan, bireysel insan psikolojisi ile politik davranış arasındaki etkileşime odaklanan politik psikoloji ile yakından bağlantılı. Politik nörobilim alanında çalışan araştırmacılar, EEG MRI ve fMRI gibi sosyal ve bilişsel sinirbilimde yaygın olarak kullanılan metodolojik yaklaşımları kullanıyorlar. Seçmen davranışıyla ilgili çalışmaların çoğu da ABD’de gerçekleştirilmiş. Bu çalışmalarda da çoğunlukla liberaller ile konservatifler yani muhafazakarları karşılaştırmışlar. Karar verirken liberaller yeniliğe ve belirsizliğe daha duyarlıyken, muhafazakarların daha yapılandırılmış ve kalıcı bilişsel özelliklere sahip olduğu gösterilmiş. 2011’de yapılan bir çalışmada muhafazakarların karar verirken limbik sistemde yer alan sağ amigdalanın etkisinde olduğunu ortaya koymuş. Buna karşılık liberallerin karar verme süreçlerinde daha çok bilgi, araştırma ve uzman görüşlerini dikkate aldıkları belirtilmiş. Liberaller risk alırken sol insula önemli ölçüde aktif olurken muhafazakârlarda sağ amigdalanın önemli ölçüde aktivite gösterdiği ortaya çıktı.”</p>
<p><strong>Amigdala korku merkezi olarak biliniyor</strong></p>
<p>Nörogörüntüleme çalışmalarının amigdaladaki daha büyük gri madde hacminin mevcut hiyerarşik sosyal yapıya destek ile ilişkili olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, “Büyük amigdala hacmine sahip kişilerin sosyal protestolara katılmaya pek de gönüllü olmadıkları görülmüş. Amigdala yıllardan beridir beynin korku merkezi olarak biliniyor. Hatta hayvanlar üzerindeki deneylerde amigdala bölgesine hasar verildiğinde korku şartlanması oluşturulamazsa ya da bu kısımdaki hücreler bir şekilde zarar gördüğünde kişilerde de korku duygusu oluşmayacağı tespit edildi. Elbette amigdala için sadece korku ve öfke gibi duygularda aktive olur denilemez fakat bu duygulara yanıt veren hücre paketleri amigdalada çok yoğun görülüyor. Güncel fMRI çalışmaları, pozitif duygularda da amigdala aktivasyonunun varlığını gösteriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Liberaller bilişsel çatışmalarla daha rahat başa çıkıyor</strong></p>
<p>Beynimizde anterior singulat korteks (ACC) adı verilen bilişsel kontrol, emosyon regülasyonu, rahatsız durumlarla başa çıkabilme, öz değerlendirme gibi işlevlerden sorumlu, ilkel tabir edebileceğimiz bir kortikal alanın mevcut olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, “Daha gelişmiş bir ACC, liberallerin belirsiz, yeni veya çelişkili bilgi veya durumlarla daha rahat başa çıkmasına olanak tanıyor. Liberallerin daha gelişmiş bir ACC’si olması amigdaladan gelen yüksek duygu aktivitesini düzenleyip azaltarak bu bilişsel uyumsuzluğu da azaltıyor. Tercih edilecek adayların yüzünün görülmesi, beynimizdeki ödül ve motivasyon ağlarının en temel alanlarından biri olan ventral striatumda artmış aktivasyon ile ilişkilendirilmiş. Bu da demek oluyor ki, tercih edilen adayları görmek, bir şekilde ödüllendirici etki yaratıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Toplumsal travmalar seçmen davranışını etkileyebilir</strong></p>
<p>Deprem ya da terör saldırısı gibi büyük toplumsal travmaların bireylerde korku duygusunu işleyen beyin bölgelerini etkilediğini ve bu durumun da seçmen davranışına yansıdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Merve Çebi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu davranış, mevcut hükümete yaklaşma yönünde de mevcut hükümetten uzaklaşma yönünde de gerçekleşebilir. Bireyler, hissettikleri korku duygusunun sorumluluğunu hükümetin dışındaki faktörlere yüklerlerse, mevcut yönetime doğru bir oy artışı olabilir. Eğer yaşanan travmayı mevcut yönetimle ilişkilendirirlerse bu sefer de muhalefete doğru bir kayma yaşanabilir. Sonuç olarak tüm bu çalışma sonuçlarını değerlendirdiğimizde aslında şunu anlıyoruz ki, politik karar verme süreçlerinde; beynin duygu ve afekti işleme (amigdala, insula), çatışmayı çözme ve duyguyu bilişle bütünleştirme (insula, anterior singulat korteks),daha üst düzey bilişsel işlemleme (prefrontal korteks) ve ödül işlemede (ventral striatum) rol alan pek çok bölgesinin dahil olduğu geniş bir nöral ağ katılımı var. Demek ki politik davranışları daha iyi çözebilmek için, rasyonel düşüncenin yanında duygusal ve motivasyonel süreçleri de göz önünde bulundurmamız gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumsal-travmalar-secmen-davranisini-etkileyebiliyor-369998">Toplumsal travmalar seçmen davranışını etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baba ile olan iletişim, çocuğun yetişkinlikte de tüm ilişkilerini etkileyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baba-ile-olan-iletisim-cocugun-yetiskinlikte-de-tum-iliskilerini-etkileyebiliyor-367127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 08:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlikte]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgi her çocuğun temel ihtiyacıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baba-ile-olan-iletisim-cocugun-yetiskinlikte-de-tum-iliskilerini-etkileyebiliyor-367127">Baba ile olan iletişim, çocuğun yetişkinlikte de tüm ilişkilerini etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgi her çocuğun temel ihtiyacıdır. Babaların çocuklarıyla kurduğu sağlıklı ilişkinin yetişkinlikteki ve başkalarıyla olan iletişimi etkilediğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut Hızlan, “Babası ile sağlıklı iletişim kuranlar, hayatında iyi ve kötü günde babasını yanında görenler, aralarında sevgi hoşgörü ve kabul temeline dayanan ilişkileri olanlar, şartlara bağlı olmadan sevilenler daha şanslı” dedi.</strong></p>
<p>Babası tarafından yeterince ilgi görmeyen çocukların, yetişkinlikte herkese ve her şeye koşabildiğini, herkese “kendince” iyilik yaptığını ve yardım ettiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut Hızlan, “Bunun karşılığında beklenen teşekkür ve takdir alınamadığında kişi hayal kırıklığına uğramaktan kaçamaz. Babasıyla iletişim kuramayan ya da iletişimi hep anne üzerinden sağlayan çocuklar ise babalarından korkup çekinebilir. Yetişkinliğinde en basit şeyleri bile eşine, arkadaşlarına veya yöneticilerine anlatıp söyleyemeyeceği hale gelebilir. Böylece gerçeği değerlendirmek yerine zihinindeki senaryolar üzerinden ilişkilerini yürütür” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p><strong>Fazla mükemmeliyetçi olmak iyi değil</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçi tutumu yüzünden hiçbir şeyi beğenmeyen, her şeye kendince &#8220;daha doğru&#8221; bir çözümü olan babaları olan kızların ikili ilişki kurmaktan kaçınabileceğini paylaşan Uzman Psikolog Selin Karabulut Hızlan, “Bu kişilerde, kimsenin kendi babası kadar mükemmel olamayacağı gibi bir düşünce oluşabilir. Böylece başarısız ikili ilişki denemeleri, bağlanma problemleri yaşayabilir. Babasının reddedici, mesafeli, sevgisiz tutumuna maruz kalan çocuklar ise yetişkinlikte kimseye güvenmeyip insanlara karşı mesafeli bir tutum sergileyebilirler” şeklinde konuştu. Selin Karabulut Hızlan, babasının işi nedeniyle uzakta olan, çalışma ya da boşanma gibi durumlar sebebiyle düzenli olarak görüşemeyen babaların çocuklarının ise genelde yalnız olmayı tercih etmeyip sürekli bir ilişki içerisinde olma eğilimine daha yatkın olabildiklerini söyledi.</p>
<p>Bütün bu sebeplerden ötürü, “babanın”, psikoterapide muhakkak konuşulan konuların başında geldiğine dikkat çeken Uzm. Psikolog Selin Karabulut Hızlan, sağlıklı bir baba-evlat ilişkisi için her iki tarafa da bazı önerilerde bulundu: </p>
<p><strong>BABALARA ÖNERİLER: </strong></p>
<p>&#8211; Çocuğun hayatında aktif rol almayan baba, figüran olarak kalır. Çocuklarınızın hayatında aktif rol alın. </p>
<p>&#8211; Çocuğunuzla iletişime açık, iyi ve kötü günde yan yana, sevgi ve karşılıklı saygı temellerine oturtulmuş bir ilişkiniz olması için çaba harcayın. </p>
<p>&#8211; Çocuğunuzun zihninde hep çalışan ve eve geç gelen bir baba olarak yer etmeyin.</p>
<p>&#8211; Otoriter olmak, korkutmak demek değildir. İlişkinizde korkuya yer vermeyin.</p>
<p>&#8211; Çocuklarınız özellikle büyüdükten sonra onların hayatlarına müdahale etmeyin, yetişkinler kendi hayatları hakkında kendileri karar vermelidirler.</p>
<p>&#8211; Babaların çok çalışıp eve para getirmeleri tek başına  “iyi” baba oldukları anlamına gelmez. Bunu bir düşünün.</p>
<p><strong>EVLATLARA ÖNERİLER: </strong></p>
<p>&#8211; Yetişkin olduğunuzu ve kendi hayatlarınızın sorumluluklarını alabileceğinizi unutmayın.</p>
<p>&#8211; Artık küçük bir çocuk olmadığınızı ve anne-babaya muhtaç olmadığınızı hatırlayın.</p>
<p>&#8211; İlişkinizi kendi sınırlarınızı koruyarak sürdürün.</p>
<p>&#8211; Sevgi, saygı ve hürmetin başka, kendi özel hayatınızın başka olduğunu bilin.</p>
<p>&#8211; Eş-partnerlerinizle olan ilişkiniz ile aile ilişkilerinizi her zaman ayrı tutun.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baba-ile-olan-iletisim-cocugun-yetiskinlikte-de-tum-iliskilerini-etkileyebiliyor-367127">Baba ile olan iletişim, çocuğun yetişkinlikte de tüm ilişkilerini etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
