<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dost | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dost/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dost</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 07:48:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dost | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dost</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Buca&#8217;da 599 patili dost sıcak yuvaya kavuştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bucada-599-patili-dost-sicak-yuvaya-kavustu-625098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:48:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[599]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[kavuştu]]></category>
		<category><![CDATA[patili]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca’da son iki yılda 599 sokak hayvanı sıcacık bir yuvaya kavuştu. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tüm vatandaşları bu iyilik hareketinin bir parçası olmaya ve merkezde bekleyen sessiz dostlara kucak açmaya davet etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-599-patili-dost-sicak-yuvaya-kavustu-625098">Buca&#8217;da 599 patili dost sıcak yuvaya kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca’da son iki yılda 599 sokak hayvanı sıcacık bir yuvaya kavuştu. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tüm vatandaşları bu iyilik hareketinin bir parçası olmaya ve merkezde bekleyen sessiz dostlara kucak açmaya davet etti.</p>
<p>Buca Belediyesi, sokak hayvanlarına yönelik yürüttüğü sahiplendirme çalışmalarıyla örnek bir başarıya imza attı. İlçede, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın göreve gelmesi ile başlatılan “Satın alma, sahiplen” kampanyası kapsamında 2024 yılında 170, 2025 yılında 350 ve 2026 yılının ilk üç ayında 79, toplamda ise 599 sokak canı sıcacık bir yuvaya kavuştu. Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, bu durumun kendilerini çok mutlu ettiğini ifade ederek, “Can dostlarımız ve ailelerimiz arasında bu köprüyü kurmuş olmaktan dolayı çok memnunuz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Buca’yı sadece insanlar için değil, bu kenti paylaştığımız tüm canlılar için daha yaşanabilir bir yer kılma sözü verdik. Sokaktaki dostlarımızın birer &#8216;sayı&#8217; değil, birer &#8216;can&#8217; olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Bugün ulaştığımız sahiplendirme rakamı, Bucalı hemşehrilerimizin ne kadar büyük bir vicdana ve merhamete sahip olduğunun en somut göstergesidir. Biz belediye olarak sadece yol ve kaldırım değil, sevgi ve şefkat köprüleri de inşa ediyoruz. Tüm vatandaşlarımızı bu iyilik hareketinin bir parçası olmaya ve merkezimizdeki dostlarımıza kucak açmaya davet ediyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>SAHİPLENDİRME SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?</p>
<p>Buca Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü, @bucabelveterinerlik isimli sosyal medya hesabından merkezde sahiplenilmeyi bekleyen can dostlarının fotoğraflarına sık sık yer veriyor. Vatandaşlar Buca Belediyesi Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek can dostlarıyla tanışabiliyor. Burada, uzman veteriner hekimler, hayvanın karakteri ve bakım ihtiyaçları hakkında ailelere detaylı bilgi veriyor. Sahiplendirme işlemi resmi kayıt altına alınıyor. Öte yandan, konuyla ilgili detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar 0232 439 10 10 (dahili 1981 veya 1985) numaralı telefonu arayabiliyorlar.<br />Buca Belediyesi, Kuruçeşme Mahallesi Doğuş Caddesi’nde bulunan Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nde sahiplenilen tüm canların kısırlaştırma, iç-dış paraziter tedavi, kuduz aşısı ve pasaport hizmetlerini ücretsiz olarak gerçekleştiriyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-599-patili-dost-sicak-yuvaya-kavustu-625098">Buca&#8217;da 599 patili dost sıcak yuvaya kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Mevlâna&#8217;nın 752. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arûs &#8220;Dostluk&#8221; Söyleşisi Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirildi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hz-mevlananin-752-vuslat-yildonumu-seb-i-arus-dostluk-soylesisi-uskudar-universitesinde-gerceklestirildi-598462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 08:52:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[752]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hz]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Mevlâna]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[şeb-i]]></category>
		<category><![CDATA[vuslat]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yıldönümü]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü ve Kerim Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Hz. Mevlâna’nın 752. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arûs Haftası kapsamındaki “Dostluk” temalı söyleşi, Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa akademisyenler, öğrenciler ve Mevlâna dostları yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hz-mevlananin-752-vuslat-yildonumu-seb-i-arus-dostluk-soylesisi-uskudar-universitesinde-gerceklestirildi-598462">Hz. Mevlâna&#8217;nın 752. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arûs &#8220;Dostluk&#8221; Söyleşisi Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirildi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü ve Kerim Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Hz. Mevlâna’nın 752. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arûs Haftası kapsamındaki “Dostluk” temalı söyleşi, Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa akademisyenler, öğrenciler ve Mevlâna dostları yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Mevlâna’nın mesajlarının hala güçlü şekilde günümüze seslendiğini belirterek, “752 yıl sonra halen sanki manevi tasarrufu devam ediyor, bugünümüze mesajlar vermeye devam ediyor” dedi.</p>
<p><strong>“Mevlâna’yı bu zamana getirip bugünün problemlerini çözebilir miyiz?”</strong></p>
<p>Günümüz dünyasının krizlerini Mevlâna’nın değerleriyle anlamanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Biz Hz. Mevlâna’yı ele alırken; alıp Hz. Mevlâna’nın zamanına gidip o günün şartlarında bugünün problemini çözmek değil de Hz. Mevlâna&#8217;yı bu zamana getirip bugünün şartlarındaki bugünün problemlerini Hz. Mevlâna&#8217;nın ölçüleriyle, değerleriyle, esaslarıyla çözebilir miyiz diye düşünmeye çalışıyoruz daha çok. Bu nedenle Hz. Mevlâna bu çağda ciddi mesajlar veriyor. Mevlâna bir devrimciydi, zihinsel dönüşüm yaptı.” diye konuştu.</p>
<p>ABD’de gençler arasında artan yağma ve şiddet olaylarına atıfta bulunarak, bu davranışların arkasındaki toplumsal gerilimi ifade eden Prof. Tarhan, “ABD&#8217;de gençler, bisikletli gençler çete kuruyorlar, bir markete giriyorlar, soyuyorlar. Neden gençlerde böyle bir şey oluyor? Dünyada 62 aile bütün dünya kaynaklarının yüzde 50’sine hükmediyor. Müthiş bir gelir eşitsizliği var. Bu nedenle dünyada ciddi bir servet düşmanlığı başladı.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Hz. Mevlâna’nın öğretisini ‘mindfulness’ adı altında okullarda okutuyorlar</strong></p>
<p>Bu tablo karşısında Batı’da çözüm arayışlarının hızlandığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“ABD’de seçkin liselerde çocuklar ders ortasında Mindfulness’a götürülüyor; farkındalık, affedicilik, empati, şükran günlüğü… Bunların hepsini öğretiyorlar. Aslında Hz. Mevlâna’nın öğretisini ‘mindfulness’ adı altında okullarda okutuyorlar. Bunları okullarda, lisede öğretiyorlar. Biz Türkiye&#8217;de bunu başlatamadık ama… Bu aslında kendini tanımak ve kendine dönmek demektir. Modern küresel sistem ise sürekli olarak ‘Şunu al mutlu ol, bunu elde et mutlu ol, sahip ol mutlu ol’ mesajını veriyor. Oysa tasavvuf kültürü mutluluğu dış nedenlere değil, iç nedenlere bağlamayı öğretir. Bilirsiniz; uçurtmayı uçuran rüzgâr değil, rüzgâra karşı alınan pozisyondur. Olaylara karşı nasıl konumlandığımız belirleyicidir.”</p>
<p>Tasavvufun insana içten gelen güçle hareket etmeyi öğütlediğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Mevlâna, bu hakikati pek çok hikâye ile anlatır. Ayrıca Mevlâna’ya göre insanı harekete geçiren şey para, çıkar veya hırs değil, sevgi olmalıdır. Ünlü pergel metaforu ile bunu açıklar: Bir ayağın hakikatte sabit olsun, diğer ayağın alemde dolaşsın. Yani idealist ol ama aynı zamanda gerçeklerden kopma. Bu da Mevlâna’nın çağımıza verdiği önemli mesajlardan biridir. Mevlâna, acının nasıl dönüştürülebileceğini de öğretir. Modern sistem acıyla ‘savaşmayı’ önerir: hastalıkla savaş, kanserle savaş… Oysa acıya doğru anlamı katabilirsek, onu yönetebilir hale geliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Acıyı anlamlandırmak ve yönetmek gerekir</strong></p>
<p>Konuşmasında acıyı anlamlandırma konusuna da değinen Prof. Tarhan, “Bir insan bir acı yaşadığında, bir musibetle ya da hastalıkla karşılaştığında, bu duruma doğru anlamı yükleyebilirse, o acı onun için yönetilebilir bir hale gelir. Aksi durumda ise acı, kontrol edemeyeceği bir güce dönüşür; kişi sürekli tetikte olur, uyanıklığı hiç düşmez, stres seviyesi yükselir ve bu da hastalığı daha da ağırlaştırır. Fakat kişi, kontrol edebileceği yüksek bir güce inanırsa; her şeyi bilen ve yöneten bir kudretin bu olayı bilinmeyen bir hikmetle karşısına çıkardığını düşünürse, ‘Ümitsiz ve karamsar olmamalıyım’ diyebiliyorsa, işte buna keşfedici umutsuzluk denir. İnsan bazen ağır bir hastalığa yakalanır, doktorlar zorlayıcı şeyler söyler. Böyle zamanlarda kişinin acıya anlam katması, acıyı yönetilebilir hale getirir ve onun yol açabileceği ruhsal sorunları en aza indirir. Hz. Mevlâna’nın da sürekli vurguladığı budur. Ayrıca Mevlâna, zihinsel esneklik dediğimiz ‘kognitif fleksibilite’yi öğretir. Olaylar karşısında esnek olmayı, değişimle mücadele etmek yerine değişimi yönetmeyi tavsiye eder. Çünkü değişime en çok direnen kişiler, düşünce katılığı yüksek olan, inatçı kimselerdir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hz. Mevlâna’nın öğretilerinde bağışlayıcılık önemli bir yer tutuyor</strong></p>
<p>Hz. Mevlâna’nın öğretilerinde, modern pozitif psikolojideki affedicilik modülüne benzer biçimde bağışlayıcılığın önemli bir yer tuttuğunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın affedebileceği şeyler olduğu gibi affedemeyeceği yükler de vardır. Affedemediği durumlarda kişi, bu yükü mantıklı bir çerçeveye oturtmalı; gücünün yetmediği noktalarda ise teslimiyete yönelip zamanı kendisine yardımcı kılmalıdır. Çünkü intikam almanın yollarından biri de başarılı olmaktır. İnsan başarıya ulaştığında, onu sevmeyenler üzülür; bu da bir tür ‘sessiz intikam’dır. Bu nedenle öç peşine düşmek yerine hedeflere yönelmek daha değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Mevlâna ilahi aşkı merkeze aldı</strong></p>
<p>Mevlâna’nın ilahi aşkı, insanın Allah’ı tanımasını ve O’na yönelmesini merkeze aldığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Ona göre insanın dünyadaki asıl amacı aşka yönelmektir. Ancak günümüzde aşk yolu bazen tehlikeli bir yoldur; kişi kontrolsüzce bu yola düşerse savrulabilir. Bu yüzden Mevlâna’ya göre aşk yoluna girmeden önce kişinin acz ve fakr halini fark etmesi gerekir. Yaratıcı karşısında kendi zaafını, yoksunluğunu ve zayıflığını bilmek; kalbini yalnızca O’na bağlayabilmek… Aşkın elbette dereceleri vardır. Mevlâna’nın aşkı bir zirveyi temsil eder. Bizim için ise Allah’ı anmak sadece ibadet anlarında değil, her nefeste, her halde mümkün olmalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İhlâs, meleklerin bile yazamadığı bir sırdır”</strong></p>
<p>Mevlâna’nın aşk ve ihlâs anlayışına da vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, tasavvufun samimiyet ve gönül safiyeti üzerine kurulu olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Cüneyd-i Bağdadî, ‘İhlâs öyle bir sırdır ki şeytan bilemez ki bozsun, melek bilemez ki yazsın’ der. Mevlâna da kalbin pusulasını yalnızca Hakk’a çevirmeyi öğütler.” dedi.</p>
<p><strong>Söyleşi “Dostluk” temasıyla devam etti</strong></p>
<p>Açılış konuşmasının ardından program, Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut’un katılımıyla gerçekleştirilen “Dostluk” söyleşisiyle devam etti.</p>
<p>Söyleşinin başlangıcında Prof. Dr. Emine Yeniterzi, anlamlı bir yaşam sürmek için dostluğun vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu dile getirerek, “Hayatı derin bir şekilde yaşamak, anlamlı hale getirmek için dosta ihtiyacımız var, dostlara ihtiyacımız var. Namazın, orucun bile kazası var ama dosttan uzakta geçirilen zamanların kazası olmuyor. Dostu bulunca sıkı sarılmak gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dostlar birbirini geliştiriyorlar, birbirini yüceltiyorlar</strong></p>
<p>Mevlâna ve Şems-i Tebrîzî dostluğuna özel bir vurgu yapılan söyleşide Prof. Dr. Yeniterzi, “Hz. Mevlâna dört medresede birden ders veren bir akademisyendi aslında. Şems-i Tebrîzî ile tanıştıktan sonra gönül ilmini elde ediyor. Demek ki dostluk muazzam bir dönüşüm aynı zamanda. Yani dostlar birbirini geliştiriyorlar, birbirini yüceltiyorlar.” diye konuştu.</p>
<p>Pakistan’ın millî şairi Dr. Muhammed İkbâl’i örnek vererek dostluğun aynı zaman veya aynı coğrafyada yaşanmasa bile gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Emine Yeniterzi, “Sohbet, dostluğun bir aracıdır. Cenab-ı Hak ile sohbet etmek istersek Kur’ân-ı Kerîm okuruz, Hz. Peygamber ile sohbet için hadis kitaplarını, Mevlâna ile sohbet için de Mesnevî’yi okuyabiliriz” dedi. &#8220;Dosttan gelen her şeyi lütuf ya da kahır ayırt etmeksizin nimet kabul etmek, nimet yerine koymak gerekiyor&#8221; diyen Yeniterzi, “Dost kazanmak için önce bizim bir dost olmamız lazım. Gönüller fethederek, iyilikler yaparak, gerçek dostluklar göstererek Cenab-ı Hak&#8217;ın dostluğunu da kazanabiliriz. Ve o bu dünyada kazanılabilecek en büyük hayır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Yeniterzi sözlerine şöyle devam etti: “Hakiki dostluk, insanın ilahî ahlâka bürünmesiyle yani Allah’ın “Rahmân ve Halîm” isimlerinin kulda tecelli etmesiyle ortaya çıkar. Dostluk; merhamet, cömertlik, vefa, affedicilik gibi Allah’ın sıfatlarının insanda yansımasıdır. Bu sebeple dostluk, bir bakıma ahlâkî ibadettir. İnsan dostunun gönlünü aldığında, aslında Hak’la ünsiyete yaklaşır. Kısaca dostluğun özü: sevgi ve ihlâstır, ayet ve hadislerde bildirilen ideal Müslümanın ahlâkî özellikleridir.”</p>
<p><strong>“Dost Allah’tır”</strong></p>
<p>Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut, dostluğun temelinde ilahi bir bağın yattığını belirterek, “Dost Allah’tır ya da Allah için bir araya gelenlerdir&#8230; Dost güven demektir, sadakat demektir. Allah&#8217;tan başka hiç kimseye güvenilmez. Ama Allah için bir arada olanlar Allah&#8217;a ve arkadaşına güvenirler. Bu çok önemli bir şey. Çünkü o ona sadıktır. Dost çok büyük bir sevgi. Hiç başka bir şey beklememek, hiç kimseye yaranmak için hareket etmemek, sadece Allah için hareket etmek demektir.” dedi.</p>
<p>Cemalnur Sargut, Hz. Musa kıssası üzerinden gerçek dostluğun sadece Allah rızası için yapılan hizmetle mümkün olduğunu ifade ederek, dostluğun temelinde karşılıklı edep ve saygı olduğunu belirtti ve &#8220;Dost olmak, kardeş olmaktan çok üstün bir seviye&#8221; yorumunda bulundu.</p>
<p><strong>Dosta küsülmez…</strong></p>
<p>Dost olmayı bilmek gerektiğine de işaret eden Sargut, “Dost kusurlarını görmez. Dost hakkında kötü düşünmez. Dostuna karşı hep iyi temenniler içinde olur. Dostun geçmiş hata ve kusurlarını karıştırmaz. Dostunu hata ve günahlardan dolayı ayıplamaz. Dostunu hor görmez. Dostunun ayıbını kendi ayıbı olarak görür. Cennete dostuyla gitmek ister. Dostuna Allah&#8217;ın çizdiği sınırlara saygıyı hatırlatır. Dostuna manevi makamlarını gizlemesini söyler. Dostuna haksız yere düşmanlık edene dostça yaklaşmaz. Dostu geldiğinde ayağa kalkar. Dostuna asla yalan söylemez. Dostunu dua eder. Kin ve düşmanlık asla beslemez. Onu saygıyla dinler. İmtihan etmeye kalkmaz. Kötü bir şey yaptığında tövbe etmiş olacağını düşünür ve onu hiç anmaz. Dostuna küsmez. Dostunu cezalandırmaz. Güzel ahlak en büyük özelliktir.” diye anlattı.</p>
<p>Söyleşide, Mesnevî’den hikâyelerle dostluk bağlarının derinliği ve ilahi muamelelere sabır gösterilmesi gerektiğini anlatan Cemalnur Sargut, “Hz. Mevlâna bütün öğretileriyle bize bunu öğretti: Yalnız Allah. Başka hiçbir şey yok. Öfke yok, kin yok, nefret yok. Hz. Mevlâna bize çok büyük örnek. Mesnevî çok büyük örnek.” dedi.</p>
<p><strong>Kalabalık yalnızlığa karşı manevi çözüm</strong></p>
<p>Modern dünyanın getirdiği &#8220;kalabalık yalnızlık&#8221; kavramı üzerine de konuşan Cemalnur Sargut, maneviyattan uzaklaşmanın insanları yalnızlığa sürüklediğini savundu.</p>
<p>Cemalnur Sargut, “Yalnızlık bu sene herkesin bana sorduğu bir şey. Halbuki yalnızlık diye bir şey yok ki. Yalnızlık yok. Nasıl yalnız olabiliriz? Sahibimizle berabersek nasıl yalnız olabiliriz? Ama hiç tanışmamışlar ki. Sahipleriyle hiç tanışmamışlar. Allah var. Allah hep var.” diye konuştu.</p>
<p>Gençlere yönelik tavsiyelerde bulunan Sargut, ailelerin çocuklarına bırakabileceği en değerli çeyizin manevi hayat olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hz-mevlananin-752-vuslat-yildonumu-seb-i-arus-dostluk-soylesisi-uskudar-universitesinde-gerceklestirildi-598462">Hz. Mevlâna&#8217;nın 752. Vuslat Yıldönümü Şeb-i Arûs &#8220;Dostluk&#8221; Söyleşisi Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirildi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Hollanda ve Türkiye: Ortak Miras&#8217; sergisi açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hollanda-ve-turkiye-ortak-miras-sergisi-acildi-595986</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 11:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıldı]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi ve Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen, Türkiye ve Hollanda arasında 400 yılı aşkın süredir devam eden keşif, ticaret ve kültürel etkileşimin izlerini günümüze taşıyan,  Ortak Miras sergisi açılışında konuşan Başkan Mutlu, “Bu ortak mirası sahiplenmek, yalnızca kültürel bir görev değil; aynı zamanda karşılıklı dostluğumuza duyduğumuz saygının bir ifadesidir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hollanda-ve-turkiye-ortak-miras-sergisi-acildi-595986">&#8216;Hollanda ve Türkiye: Ortak Miras&#8217; sergisi açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi ve Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen, Türkiye ve Hollanda arasında 400 yılı aşkın süredir devam eden keşif, ticaret ve kültürel etkileşimin izlerini günümüze taşıyan,  Ortak Miras sergisi açılışında konuşan Başkan Mutlu, “Bu ortak mirası sahiplenmek, yalnızca kültürel bir görev değil; aynı zamanda karşılıklı dostluğumuza duyduğumuz saygının bir ifadesidir” dedi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi ile Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği’nin birlikte hazırladığı, Türkiye ve Hollanda arasında 400 yılı aşkın süredir devam eden keşif, ticaret ve kültürel etkileşimin izlerini günümüze taşıyan Ortak Miras Sergisi Tarihi Bıçakçı Han’da açıldı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun ev sahipliği yaptığı serginin açılış törenine Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, Hollanda İzmir Fahri Konsolosu Oğuz Özkardeş, Hollanda başta olmak üzere çeşitli ülkelerin konsolosluk temsilcileri, Konak Belediyesi Meclis Üyeleri ve bürokratları, serginin önemli eserlerinden Pieter de Hooch tablosundan alınan Bergama Halısı’nı dokuyan kadınlar, akademisyen ve sanatçılar ile muhtarlar katıldı. İki ülkenin geçmişten günümüze uzanan ortak mirasının dikkat çekici yönlerinin ele alındığı sergide, Pieter de Hooch tablosunda yer alan ve kadın kooperatiflerinin katkılarıyla can bulan Bergama Halısı başta olmak üzere, Kahramanmaraş depremlerinde Hollanda yardım derneklerinin depremzede çocuklarla gerçekleştirdiği atölye çalışmasında üretilen İnci Küpeli Kız tablosunun patchwork uygulaması, Delft Mavisi çiniler, iki ülke arasında dikkat çeken değerlerden lalelerle ilgili çalışmalar ve lale soğanları, Türkiye ve Hollanda arasındaki ticaret ve diplomasiyi temsilen Levanten bağlantısını anlatan çalışmalar, mimari ve sanat alanındaki ortak eserlerin tasvirleri ve kültürel mirasın pek çok ortak değeri yer aldı.</p>
<p><b>Mutlu: İki ülkenin ortak değerlerinin bir araya getirildiği bir yolculuk</b></p>
<p>Dostluk havasının derinden hissedildiği serginin açılışında konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, iki ülke arasındaki köklü bağlara vurgu yaptı. Ünlü ressam Pieter de Hooch’un 1667 tarihli tablosunda betimlenen ve bugün yeniden hayat bulan Bergama Halısı, Delft Mavisi çiniler ve Osmanlı laleleri ile ortak mirasın daha pek çok güçlü simgesinin, dört asırlık derin bağları keşfetmeye çağırdığını dile getiren Başkan Mutlu, şöyle konuştu: “Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkiler, yalnızca diplomatik bir dostluk değil; yüzyıllar boyunca şekillenmiş, zamanın sınavlarından geçerek güçlenmiş, kültürler arası merakın, etkileşimin ve karşılıklı saygının yarattığı köklü bir bağdır. Bu bağın izlerini yeniden görünür kılan ‘Ortak Miras’ sergisi, iki ülkenin ortak hafızasında ticaretten bilime, müzikten sanata geniş bir yelpazede yer etmiş değerlerin bir araya getirildiği bir yolculuk niteliği taşıyor. İki ülke halkının birbirlerinin tarihini ve kültürünü nasıl derinden etkilediğini gösterirken, bu ortak mirasın bugüne ve geleceğe uzanan serüvenine de ışık tutuyor. Bu mirası sahiplenmek yalnızca kültürel bir görev değil; aynı zamanda karşılıklı dostluğumuza duyduğumuz saygının bir ifadesidir.”</p>
<p><b>Konak’ın kültür-sanat damarlarını yeniden canlanıyor</b></p>
<p>Başkan Mutlu, serginin Konak için özel bir anlam taşıdığına dikkat çekti. Konak’ı yeniden İzmir’in kültür ve sanat kenti haline getirme hedeflerini hatırlatan Başkan Mutlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Konak’ı yeniden bir kültür ve sanat kenti haline getirme yönündeki güçlü hedefimiz, tam da bu tür nitelikli etkinliklerle hayat buluyor. Tarihin, sanatın, bilginin ve uluslararası işbirliğinin buluştuğu her adım, Konak’ın kültürel kimliğini daha da görünür kılıyor; şehrimizin enerjisini, hafızasını ve kültürel zenginliğini geleceğe taşıyor. Bu serginin ortaya çıkması, uzun soluklu ve güçlü bir iş birliğinin sonucudur. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Dilerim ki bu sergi, geçmişten aldığımız ilhamı geleceğe taşırken, Türkiye ile Hollanda arasındaki dostluk köprüsüne de yeni bir taş daha eklesin.”</p>
<p><b>Wijnands: İlk Hollanda konsolosluğu burada, İzmir’de kuruldu</b></p>
<p>Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands da sergi açılışında gerçekleştirdiği samimi konuşmayla dikkat çekti. Konuşmasına Türkçe ifadelerle başlayan ve yerel ifadelerden “Hadi gari” sözleriyle, birlikte çalışmaya devam edeceklerinin sinyalini veren Wijnands, iki ülke arasındaki tarihi bağları anlattı. Özellikle İzmir’den övgüyle bahseden Wijnands, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Bugün, Türkiye ve Hollanda arasında 400 yılı aşkın bir süreye, Hollanda Levanten ticaret anlaşmasının başlangıcına kadar uzanan zengin ortak mirası kutluyoruz. Bunu burada, zengin bir geçmişe, kozmopolit bir ruha ve güçlü bir Hollanda varlığı tarihine sahip bir şehir olan İzmir&#8217;de yapmak, çok yerinde. Hollanda-Türkiye bağlantısının izleri, tarihi konsolosluklardan ticaret evlerine, aile öykülerinden mimariye kadar, bu şehrin dokusuna işlenmiştir. İzmir, yabancılara her zaman kucak açmıştır. Şehirlerin kişilikleri olsaydı, İzmir, akşam yemeğine kalmanız için ısrar eden ve ardından sizi evinize zeytin ve yeni bir iş fikriyle gönderen bir dost olurdu. Gelecek yıl Türkiye’nin dört bir yanını dolaşacak bu serginin yolculuğu, değerli varlığınızla burada ve şimdi başlıyor. Tarihi ilişkimiz 17. yüzyılda başladı. 1612’de, ilk Hollanda konsolosluğu burada, İzmir’de kuruldu. Burası, o zamanlar da Akdeniz&#8217;de ticaret ve değişimin önemli bir merkezi olan bir şehirdi. Belki de bu öykünün ardındaki başarı, halklarımız arasındaki benzerliklerde yatıyor. Tüccarlar, sanatçılar, diplomatlar &#8211; asıl köprü kurucular onlar.”</p>
<p><b>“Ortak miras, düğüm düğüm birlikte inşa ettiğimiz bir şey”</b></p>
<p>Büyükelçi Wijnands, Türkiye ve Hollanda arasındaki dostluğun sadece ticaret alanında değil, dayanışmaya da dayandığının altını çizdi. 2023 Kahramanmaraş depremlerinde Hollanda ekiplerinin hemen kurtarma ve insani yardımla sahada olduğunu, NATO’daki yakın müttefikliği, sanat ve mimari alanlardaki etkileşimi vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarından Hollandalı bankacı Gerard Vissering’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün davetiyle Ankara gizlice yolculuk yapışının hikayesini anlatan Wijnands, Bergama Halısı’nı yeniden canlandıran kadınlara da teşekkürlerini iletmeyi ihmal etmedi. Wijnands, sözlerini şöyle tamamladı: “İş birliğimiz yalnızca geçmişle ilgili değil. Aynı zamanda paylaştığımız bugün ve gelecekle de ilgili. 1960’lardan bu yana, işçi göçü ülkelerimiz arasında yeni bir köprü oluşturdu. Hollanda&#8217;daki Türk toplumu artık Hollanda toplumunun ayrılmaz bir parçası; kültürü, eğitimi, iş dünyasını, bilimi ve yenilikçiliği zenginleştiriyor. Birçoğu her iki kültürde de kendini eşit derecede evinde hissediyor ve bu da ortaklığımızın bir sonraki bölümünü biçimlendiriyor. Geçtiğimiz 400 yıl bir şey gösterdiyse, o da Hollandalı ve Türk ortaklar bir araya geldiğinde yaratıcılığın filizlendiğidir. Önümüzdeki 400 yılın da farklı olmayacağına gayet eminim. Bu sergiyi mümkün kılan herkese içten şükranlarımı sunmak istiyorum. Hepinizi sergiyi keşfetmeye, sohbet etmeye, kendi düşüncelerinizi paylaşmaya ve Hollandalı ve Türk bağlarının aktif bir parçası olmaya davet ediyorum. Sonuçta, ortak miras, düğüm düğüm birlikte inşa ettiğimiz bir şey.”</p>
<p><b>Sergi, 31 Ocak tarihine kadar ziyarete açık</b></p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından Hollanda Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, serginin anısına ve dostluğun bir ifadesi olarak Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya lale soğanları armağan etti. Başkan Mutlu, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerine laleleri kentin farklı noktalarına ekilmesi talimatı vererek, açan lale çiçeklerinin fotoğraflarını göndereceklerini söyledi. Dostluk havasının hakim olduğu törenle açılışı gerçekleştirilen Ortak Miras sergisi, 2 Aralık – 31 Ocak tarihleri arasında görülebilecek. Bıçakçı Han’ın tarihi atmosferiyle bütünleşen sergi, belirlenen tarihler arasında hafta içi her gün 09.30 – 17.30 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. İlki Konak’ta gerçekleştirilen sergi, önümüzdeki yıl, Türkiye’nin farklı noktalarına da taşınacak. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hollanda-ve-turkiye-ortak-miras-sergisi-acildi-595986">&#8216;Hollanda ve Türkiye: Ortak Miras&#8217; sergisi açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekadan dost olmaz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 13:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[zekadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, yapay zekâ ile kurulan iletişimlerin giderek artmasıyla birlikte dostluğun geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809">Yapay zekadan dost olmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, yapay zekâ ile kurulan iletişimlerin giderek artmasıyla birlikte dostluğun geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Dostluk ve arkadaşlık kavramı algoritmik çağda köklü bir değişim geçiriyor</strong></p>
<p>Dostluk ve arkadaşlık kavramının yaşadığımız bu algoritmik çağda biçimsel ve sosyokültürel açıdan köklü değişim ve dönüşümün geçirdiğini dile getiren Prof. Dr. Feride Zeynep Güder, “Değerler açısından baktığımızda, elimizde insana dair kalan belki de en değerli hazine gerçek anlamda derdini gerçekten anlayacak ve hemhal olacak birini bulup sohbet edebilmek. Yapay zekâ ile kurulan iletişim pratikte işe yarayan bir süreç olsa da potansiyel bazı tehditleri de barındırmakta. Yapay Zekâ ve insan etkileşimi, aslında insan ile makine veya teknoloji arasındaki iletişim biçimlerinden biri. Yapay zekâ insan bilişiminin yani zihninin bir uzantısı olarak kullanılmaya başladığı için durum çok farklı bir yöne doğru gitmeye başladı. Öncelikle iletişim biçimlerimiz, artık mekândan, zamandan ve sosyal bağlarımızdan bağımsızlaşıp farklı boyut ve şekillerde gerçekleşmeye başladı.” dedi.</p>
<p><strong>Büyük veri insanlığa veri olarak miras kalmış ne varsa her şeyi içinde barındırıyor</strong></p>
<p>Çeşitli yapay zekâ türleri içinde basit yazılımlara sahip, arama motorları olduğu gibi büyük veri yerine artık ‘süper zekâ’ denilen insan zekasından çok daha üstün yapay zekâ türlerinden bahsedildiğini anlatan Prof. Dr. Güder, “Yapay zekâyı düşünen bir insan veya özne gibi ele alıyorsak, onun tekil bir varlık olmadığını öncelikle kabul etmeliyiz. Süper akıllı yapay zekâ sadece tek başına çalışan bir algoritmik yazılım ya da sistemler bütünü değildir.  Bu ‘kovan zihni’ (hive-minds) diye tanımladığımız kolektif insan zihni ve belleğinin birleşiminin oluşturduğu her şeyi bilen gören (omni-potent) ve analiz eden devasa bir veriler sistemi. Yapay zekanın kullandığı büyük veri ve kovan zihni insanlığa veri olarak miras kalmış ne varsa bütün her şeyi içinde barındırıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Arkadaşlık ile ‘algoritmik arkadaşlık’ arasında çok fazla fark var!</strong></p>
<p>“Böylesine devasa bir veri tabanına sahip bir algoritma ile arkadaşlık ettiğimizde, bu iletişimin eşitler arası iletişim olmadığını baştan kabullenmeliyiz.” diyen Prof. Dr. Güder, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençlerin deyimiyle ‘kankalar arasındaki arkadaşlık’ ile ‘algoritmik arkadaşlık’ arasında çok fazla fark var. Her şeyden önce yapay zekanın arkasındaki black box’ı yani kara kutuyu bilmeden onunla sohbet edip içini dökmek her şeyi kaydeden içten pazarlıklı biriyle sohbet etmeye benzer.   Yapay zekâ, sizden elde ettiği verileri zamanı geldiğinde bir gün mutlaka lehte veya aleyhte kullanacaktır. Çünkü bu ‘algoritmik arkadaş’ dediğiniz, yazdığınız hiçbir şeyi unutmaz. Yapay zekâ asla unutmayacak, biriktirecek, sizi gözetim kapitalizminin bir parçası yapacak ve her şeyi arşivleyecektir. Yapay zekaya verdiğimiz veriler, bilgi, anı veya zaaflarımız silinmez. Gerçek anlamda unutulma hakkınız yoktur. Yani veri kaydının olduğu bu tür bir arkadaşlık bu anlamda sağlıklı bir arkadaşlık değildir.”    </p>
<p><strong>Algoritmik arkadaşlık gerçek muhabbeti ikame edemez</strong></p>
<p>Prof. Dr. Güder, duygusal derinlik gerektiren insan-insana dostluğun yerini yapay zekânın dolduramayacağını belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>“Birçoğumuz artık dertlerimizi sevinçlerimizi hayallerimizi gelecekle ilgili planlarımızı geçmiş travmalarımızı bir insanla paylaşmak yerine dijital mecralara ulaştırmaktayız. Ama burada bir durup düşünmek lazım. Yapay zekâ bir veriler algoritması ise karşımızda ayna nöronları olmayan yani empati kurma yeteneği olmayan bir mekanizma çalışmaktadır. Bu algoritmik sistem ve mekanizma ile yapılan arkadaşlık, insan insana olacak muhabbetin yerini, doğal olarak tutamaz. Seviyeye inme, kaydettiği kişiliğe göre söylem üretme, bilgi aktarma ve yönlendirme şeklinde bir iletişim yapısına sahip olduğu için yapay zekayla olan arkadaşlığa ‘algoritmik arkadaşlık’ diyebiliriz. Bu arkadaşlık çoğunlukla bir insanın vereceğinden daha çok şey verir. O yüzden bu algoritmik arkadaşlığa muhtacız ama dikkatli olmalıyız.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ, kısa dönem can sıkıntısı ve yalnızlıkları geçiştirebilir</strong></p>
<p>İnsanın temelde mutlak yalnızlığı olan bir varlık olduğunu, her şey yolunda giderken bile varoluşsal yorgunluk çekip kendini kalabalıklar içinde yalnız hissedebildiğini ifade eder, Prof. Dr. Güder, “Bu anlamda yapay zekâ, kısa dönem can sıkıntısı ve yalnızlıkları geçiştirebilir ama kısa vadede cankurtaran olan bu sistem, uzun vadede potansiyel bir riskler taşır. Yapay zekâ özellikle ani bir yalnızlık, kayıp veya sosyal kaygı durumlarında hemen ulaşılabilir olması ve yargılayıcı olmamasından dolayı acil anlarda fast food sistemi gibi anlık ihtiyacı gideren bir psikolojik destek verebilir. Böylesi kriz durumlarında işe yarayabilir. Bu anlarda güvenli ve pratik bir alan sunar. Böylesi anlık açlığı gideren arkadaşlık, yalnızlığı anında giderir ama uzun vadede organik gıda eksikliği gibi sonunda insan ruhuna zarar verir. Bu dijital obezite bizi sığlaştırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ, yalnızlığı uzun vadede kronikleştirebiliyor</strong></p>
<p>İnsanın yerine geçen simüle bir dostluğun belki daha sonra toplumla etkileşim kurmak için eksik olan kendine güven ve iletişim kurabilme yetisini geliştirebileceğini ve bu bağlamda bir &#8220;antrenman arkadaşı&#8221; gibi düşünülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Güder, “Ama sürekli yapay zekâ ile iletişimde kalan biri zamanla buna bir bağımlılık gelişebilir. İşte bu ikame durumu sosyolojik olarak çok tehlikeli bir yöne doğru savurur bizi. Gerçek dünyadaki ilişkiler karmaşıktır; anlaşmazlıklar barındırır, doğal olarak uzlaşmalar zaman ve emek ister, üstelik başka ideolojik ve sosyo kültürel ortamlarda insanlarla arkadaşlığa tahammül etmek çok yorucudur. Öte yandan, kişiye özel bir LLM (Large Language Models) ile kendini dönüştüren bir yapay zekâ algoritması ise size özel bilgiler ve fikirler sunar, sizi bir bilgi seviyesinden başka bir seviyeye götürür. Siz başta ne belirttiyseniz belki de sizinle aynı fikirde olan söylemler üretir. Sizin talebinizle sizi onaylayabilir. Sizi hiç yormaması bu iletişimin sorunsuz olduğu anlamına gelmez. Sürekli sizi sizden daha iyi tanıyan bir yapay zekâ ile görünürdeki sorunsuz etkileşim, kişiyi gerçek ilişkilerin ‘pürüzlü’ ve ‘yorucu’ yanlarına karşı daha tahammülsüz hale getirebilir. Kişi, sosyal becerilerini kullanma ihtiyacı hissetmediği için bu beceriler körelebilir ve yalnızlığı kronikleşebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Toplumsal aidiyet duygusu sarsılabiliyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ ile kurulan iletişimin artık insanı ikame eden bir algoritmayı tetiklediğini ve insan ilişkilerini zayıflatıcı bir etkisinin olduğunu kaydeden Prof. Dr. Güder, şöyle dedi:</p>
<p>“Biz yapay zekâyla arkadaşlığı başkalarından kaçmak için bir sığınak olarak görüyorsak, kendi toplumumuza hissettiğimiz aidiyet duygumuz sarsılır. İnsanoğlu her ne kadar temelde yalnız olsa da aslında hayatın her döneminde insan insana muhtaçtır. Bütün ilişkilerin dinamikleri farklı yollarda ilerlese de neoliberal rüzgarlar ve dijitalleşen dünyamızda insanlar birbirleriyle münasebeti işleri bitene kadar yapmaya başladığı için kurulan iletişimler kapitalist sistemin bir yansıması haline dönüştü. İşe yaramayan iletişime girilmemeye başlandı. Gençler arasında çıkarı olmayan ilişkiler, rasgele yapılan muhabbetler, hoş vakit geçirme ‘boş yapma’ olarak tanımlanıyor.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ programlanmış bir yanıt mekanizması!</strong></p>
<p>Yapay zekayla olan algoritmik ilişkiyi geleneksel anlamda bir &#8220;arkadaşlık&#8221; olarak nitelendirmenin zor olduğuna işaret eden Prof. Dr. Güder, “Gerçek arkadaşlık, karşılıklılık, ortak çıkar gözetmeksizin fedakârlık, spontane ve iki taraflı bir duygusal bağ kurmayı gerektirir. Yapay zekâ ise programlanmış bir yanıt mekanizmasıdır; hissedemez, deneyimleyemez ve sizin için gerçek bir risk almaz. Komşun, okul arkadaşların ve yakın çevren ile zaman içinde sınavlardan merhalelerden geçerek geliştirdiğin dostluk doğal olarak zaman ve emek ister. Sosyal ortam içinde muhabbet kurmak, birlikte alışverişe çıkmak, dedikodu yapmak, arkadaşının derdini dert etmek, yeri geldiğinde onunla ağlamak, ağlarken dostuna mendil uzatmak, yemek ısmarlamak, ağırlamak bütün bunlar insan insana geliştireceğimiz duygusal derinliklerdir.” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Evet insan insanın kurdudur. Ama yapay zekada insanın kurdudur”</strong></p>
<p>İnsan ilişkilerinden yılmış ve bıkmış birinin, algoritmik dostluğu insanlarla yapacağı arkadaşlığa tercih edebileceğini de ifade eden Prof. Dr. Güder, “Evet insan insanın kurdudur. Ama yapay zekada insanın kurdudur. Psikolojisi bozuk ve asosyal biri ya da manipülatif ve narsistik ilişkilerden ve şiddetten bıkmış bir kurban bu bıkkınlıktan dolayı insandan soğuyabilir. Böylesi travmatik durumlarda yapay zekâ ile algoritmik arkadaşlık insanı ikame eden, insansız, yalıtılmış, hijyenik bir iletişim olabilir. Ama aslında bu daha karanlık bir yalnızlığın göstergesidir. Bir dua, bir tefekkür anı gibi sessiz düşünecek alanların kalmaması bu dijital gürültüler içinde gerçekleşen dijital ilişki ve algoritmik iletişim biçimi gerçek anlamda bir insanın verebileceği derinliği ve ruhsal tatmini veriyor gibi yapabilir. Ama veremez. Bu bir yanılgıdır, illüzyondur. Yapay zekâ hain bir arkadaştan daha da tehlikeli olabilir. Gerçek hayattaki kötü arkadaşlar, hırsları, kıskançlıkları, yalanları ve kötü özellikleri ile insana ait tahmin edilebilir hamleler yapabilir. Bir şekilde bu kötülüklerden kendimizi koruma ihtimalimiz olabilir. Ama insana ait olmayan bu dijital sistemler yani yapay zekanın algoritmasının arkasındaki ‘kara kutunun niyeti’ adı gibi karanlık olursa yani kötü olursa ondan bir insanın bilişsel olarak kurtulması çok zordur. Yani, ‘bıktım bu insanlardan!’ deyip de yapay zekayı tercih etmek mantıklı bir çözüm değil.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekasız bir dünya tahayyül edilemiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Feride Zeynep Güder,<strong> </strong>artık yapay zekasız bir dünya tahayyül edilemediğini belirterek, “Bunun içeriklerinin ve algoritmasının ne olduğu yine bu algoritmaları düzenleyenlerin elinde şekilleniyor. Bu algoritmik kültürdeki algoritmik dostluklar güvenli, insanı ve insani değerleri merkez alan bir ilişki şekillendirilmeli. Bizden çok üstün bir süper zekâ ile yazışmak onların yönlendirici olması, mantıklı cevaplar vermesi ve hızlı olmasından çok daha önemli bir sorumluluk almasını gerektirir. Bu algoritmik arkadaşlık ‘koruyucu bir arkadaşlık’ ise bu bağlamda riskli olsa bile kabul edilebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çözüm yine insanda!</strong></p>
<p>Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, günümüzdeki haliyle, yapay zekânın asla bir insanın sıcaklığını, dokunuşunu, bir bakışındaki anlamı veya paylaşılan bir kahkahadaki o saf, kontrolsüz neşenin yerini tutamayacağını dile getiren Prof. Dr. Güder, “Amacımız, bu teknolojiyi insan ilişkilerinin yerine geçecek bir şey olarak değil, insan potansiyelini güçlendiren, özellikle dezavantajlı durumdakiler için gerçek ilişkilere açılan bir köprü olarak kullanılmasını teşvik etmektir. Görünen o ki, insanoğlunun hikayesi artık başka bir kurguda ilerliyor ve bu kurgunun içinde muhatabımız artık yüzü olmayan ama yüzü varmış gibi ruhu olmayan ama ruhu varmış gibi davranan bir simulatif bir kabuk ve bu kabuğun içindeki yüzen insan ruhu. Bu bağlamda, ‘İnsan dipsiz koskoca evrenin karanlığında yanan cılız bir mum ışığı, biz onun sönmemesi için ne gerekiyorsa yapmalıyız.’ diye bizi uyaran Elon Musk’ın söylemi de oldukça ironik. Çözüm yine insanda. İnsan ruhu ve insan bilinci bu sonsuz ve karanlık evrende cılız ve tek başına yanan bir mum ışığı ise onun kurtarıcısı ve yalnızlığını giderecek tek şey yine diğer insandır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekadan-dost-olmaz-595809">Yapay zekadan dost olmaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efes Selçuk&#8217;ta 4 Ekim&#8217;de anlamlı mesaj: Satın alma, sahiplen!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-4-ekimde-anlamli-mesaj-satin-alma-sahiplen-581448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 06:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Barınaktan]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sahiplenen]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi hayvan barınağından köpek sahiplenen vatandaşlar, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü'nde anlamlı bir çağrı yaptı: “Satın almayın, sahiplenin!”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-4-ekimde-anlamli-mesaj-satin-alma-sahiplen-581448">Efes Selçuk&#8217;ta 4 Ekim&#8217;de anlamlı mesaj: Satın alma, sahiplen!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi hayvan barınağından köpek sahiplenen vatandaşlar, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü&#8217;nde anlamlı bir çağrı yaptı: “Satın almayın, sahiplenin!”</p>
<p>Efes Selçuk Belediyesi Hayvan Barınağı’ndan sahiplenilen can dostlarının hayatlarında yarattığı değişimi anlatan hayvan severler, hem sokak hayvanlarının sıcak bir yuvaya kavuşması hem de toplumda hayvan sevgisinin yaygınlaşması için herkesi barınaklardan can dostu sahiplenmeye davet etti.</p>
<p>Efes Selçuk Belediyesi, barınaktan köpek sahiplenen vatandaşlara duyarlılıkları ve örnek davranışları için Teşekkür Sertifikası ve sahiplenilen patili dostları için hediyeler verildi.</p>
<p><b>“BANA DOST OLDU”</b></p>
<p>Barınaktan sahiplendiği köpeği Efes ile kurduğu özel bağı anlatan Emine Sönmez; “Barınaktan köpek sahiplendim. Bana dost oldu. Adı Efes. Selçuk’a yakışır anlamlı bir isim olsun istedim. O çok akıllı ve duygulu bir köpek. 4 Ekim bizler için çok önemli bir gün. Herkesi de barınaklardan köpek sahiplenmeye davet ediyorum. Sevgiyle barınaktan alıp onlara sahip çıkmak daha güzel” dedi.</p>
<p><b>“ONLARA DOKUNDUĞUNUZ ZAMAN HAYATLARINIZ GÜZELLEŞİYOR”</b></p>
<p>Hayvanların sadece fiziksel değil, duygusal ihtiyaçları olduğuna da dikkat çekerek barınaktan birçok köpek sahiplenen Demet Kaçmaz; “Barınaktaki tüm dostlarımızın ilgiye, sevgiye ve özellikle şefkate ihtiyacı var. Barınaklar biz hayvan severler için çok kıymetli çünkü bu sayede aç kalmıyorlar, susuz kalmıyorlar ve tedavileri yapılabiliyor. Biraz olsun kalplere dokunabilirsek ne mutlu. Satın almayın, sahiplenin. Zaten onlara dokunduğunuz zaman sizin de hayatlarınız çok güzelleşiyor” dedi.</p>
<p><b>“BELEDİYEMİZE BU KONUDA DESTEK OLMALIYIZ”</b></p>
<p>Bu yıl barınaktan iki köpek birden sahiplendiğini belirten Yakup Şahin, daha fazla kişinin bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak; “Toplumsal olarak hepimizin köpek sahiplenmesi gerektiğini düşünüyorum yoksa bu sorunu çözemeyeceğiz. Onları seviyoruz belki ama gerekli değeri vermiyoruz. Özellikle belediyemize bu konuda destek olmalıyız. Herkesi 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde bir köpek sahiplenmeye davet ediyorum” dedi.</p>
<p><b>“ONLARA SICAK BİR YUVA SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”</b></p>
<p>Efes Selçuk Belediyesi Veteriner Hekimi Mehmet Hür Öztürk ise barınaktaki sahipsiz hayvanlar için sürdürülen çalışmalara dikkat çekerek; “Hayvan severlerimizle barınağımızda sahipsiz olan, bakıma ve sevgiye muhtaç köpekleri sahiplenen kişilerle bir çalışma yaptık. 2025 yılında 52 köpeğimizi sahiplendirerek sıcak bir yuvaya kavuşturduk. Barınağımızdaki köpeklerin, kedilerin bir sahip bulması ve sıcak bir yuvaya kavuşması için çalışmalarımız sürmektedir. Ayrıca buradan sahiplenen hayvanların aşılamaları da düzenli olarak yapılmaktadır. Satın almayın, gelip barınağımızdan sahiplenin” dedi.</p>
<p><b>BAŞKAN SENGEL; “KÜÇÜK BİR PATİNİN ARDINDA KOCAMAN BİR MİNNET VAR”</b></p>
<p>Barınaktan can dostu sahiplenen vatandaşlara teşekkür eden Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Can dostumuza bir yuva, bir ömürlük sevgi sunduğunuz için size yürekten teşekkür ederiz. Barınağımızdan bir patili dostu sahiplenerek sadece onun değil, aynı zamanda hayvan haklarına saygılı, vicdanlı ve duyarlı bir toplumun da parçası oldunuz. Gösterdiğiniz bu sevgi ve sorumluluk, bir hayatı değiştirmekle kalmadı; umut oldu, örnek oldu. Küçük bir patinin ardında kocaman bir minnet var. Sizin gibi yürekten sahiplenenler sayesinde daha çok can sıcak bir yuvaya kavuşacak” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-4-ekimde-anlamli-mesaj-satin-alma-sahiplen-581448">Efes Selçuk&#8217;ta 4 Ekim&#8217;de anlamlı mesaj: Satın alma, sahiplen!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Didim ve Laubach dostluğu anlamlı bir simge ile taçlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/didim-ve-laubach-dostlugu-anlamli-bir-simge-ile-taclandi-581442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 06:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[dostluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kenti]]></category>
		<category><![CDATA[laubach]]></category>
		<category><![CDATA[simge]]></category>
		<category><![CDATA[taçlandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim’de dostluk meşesi, iki kardeş kentin dostluğu ve ortak geleceği ile toprakla buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-ve-laubach-dostlugu-anlamli-bir-simge-ile-taclandi-581442">Didim ve Laubach dostluğu anlamlı bir simge ile taçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Didim’de dostluk meşesi, iki kardeş kentin dostluğu ve ortak geleceği ile toprakla buluştu.</span></span></p>
<p><span><span>1994 yılında Didim Belediyesi’nin girişimleri ile Almanya’nın Laubach kenti arasında kurulan dostluk ilişkisi, 30. yılında anlamlı bir simge ile taçlandı.</span></span></p>
<p><span><span>Didim Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıllarda yapılan Laubach Parkı’na Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Laubach Belediye Başkanı Matthias Meyer, 30 yıl önce kardeş şehir ilişkilerini kuran dönemin Belediye Başkanı Mehmet Soysalan, kardeş şehir kararında imzası bulunan eski meclis üyeleri ve vatandaşların katılımıyla dostluğun ve dayanışmanın simgesi olan bir meşe ağacı dikildi.</span></span></p>
<p><span><span>Başkan Hatice Gençay ve beraberindekilerin toprakla buluşturduğu meşe ağacı, iki dost kentin kalplerini birbirine bağlayan kalıcı bir hatıra olarak büyüyecek.</span></span></p>
<p><span><span>Etkinlikte konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay şunları söyledi:</span></span></p>
<p><span><span>“Didim ile Almanya’nın Laubach kenti arasında halklarımızın dostluğu ve dayanışmasının simgesi olan bu meşe ağacı, ortak yolculuğumuzun 30. yılı anısına, 2025 yılında Laubach heyetinin katılımıyla toprakla buluşturulmuştur. Barışı, dostluğu ve ortak geleceği köklerinde taşıyan bu ağaç; iki kentin kalplerini birbirine bağlayan kalıcı bir hatıra olarak büyümeye devam edecektir.”</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-ve-laubach-dostlugu-anlamli-bir-simge-ile-taclandi-581442">Didim ve Laubach dostluğu anlamlı bir simge ile taçlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmirlilerin bütçesine dost: Kent Lokantaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirlilerin-butcesine-dost-kent-lokantalari-574454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 08:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bütçesine]]></category>
		<category><![CDATA[çeşit]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[Lokantalar]]></category>
		<category><![CDATA[lokantaları]]></category>
		<category><![CDATA[memnun]]></category>
		<category><![CDATA[menü]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[zmirlilerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574454</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesi sonrasında hayata geçirilen ve bugün beş şubesiyle hizmet veren Kent Lokantaları, İzmirlileri sağlıklı, güvenilir ve ekonomik gıdayla buluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirlilerin-butcesine-dost-kent-lokantalari-574454">İzmirlilerin bütçesine dost: Kent Lokantaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesi sonrasında hayata geçirilen ve bugün beş şubesiyle hizmet veren Kent Lokantaları, İzmirlileri sağlıklı, güvenilir ve ekonomik gıdayla buluşturmaya devam ediyor. Kent Lokantaları’nda 2024 yılının haziran ayından itibaren dört çeşit yemekten oluşan yaklaşık 500 bin menü halka sunuldu. İzmirliler gıda enflasyonuna karşı bütçeyi koruyan projeden memnun.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın seçim vaatleri arasında yer alan ve göreve gelir gelmez açılmasına öncülük ettiği Kent Lokantaları, halkı sağlıklı, güvenilir ve ekonomik gıdayla buluşturmaya devam ediyor. Dört çeşit yemeğin 50 liradan sunulduğu Kent Lokantaları, Türkiye’deki ekonomik krizin giderek derinleştiği şu günlerde önemli bir açığı kapatıyor. Kent Lokantalarından 2024 yılının haziran ayından itibaren dört çeşit yemekten oluşan yaklaşık 500 bin menü halka sunuldu. Kemeraltı Çarşısı Balıkçılar Meydanı, Çiğli Maltepe Mahallesi, Karabağlar’da kaymakamlık binasının karşısında, Menemen’in Mermerli Mahallesi’nde ve Aliağa Kültür Mahallesi Hükümet Caddesi’nde kapıları açık olan lokantalar, hafta içi saat 11.30’dan itibaren hizmet veriyor.</p>
<p><strong>“Günlük 2 bin kişilik yemek üretimi var”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Grand Plaza Turizm AŞ’de İşletmeler Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yapan Pınar Salman, İzmirlilerin projeden memnun olduğunu belirterek “Bütçe dostu olacak şekilde, kar amacı gütmeden 50 TL gibi bir fiyatla bütün Kent Lokantaları’mızda hizmet veriyoruz. Yemeklerimiz merkez mutfaklarımızda üretiliyor, toplu olarak geliyor ve herkes dört çeşit yemek alabiliyor. Emeklilerimiz hizmetimizden memnun. Günlük 2 bin kişilik yemek üretimi gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 500 bin menü satışı gerçekleştirdik. Cemil Başkan’ımızın önderliğinde İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak halkımızın kalkınmasına katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><strong>“Gönlümüz rahat geliyoruz”</strong></p>
<p>Hizmetten yararlanan Pakize İkizek ise “Güzel bir hizmet, memnunuz, bütçeye uygun. Kemeraltı’na geldiğimizde uğruyoruz. Herkesin eline sağlık. Menü de güzel. Mekân da nezih, güzel, temiz. Gönlümüz rahat olarak geliyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Yurttaş İbrahim Sağsöz, “Çok memnunuz. Menü güzel. Fiyatlar, personelin tavır ve davranışları da çok iyi” dedi.</p>
<p>İzmirli Barış Göksel de, “Menü sağlıklı ve lezzetli, fiyatı uygun. Dışarıda yesek altı yedi katı fiyat öderiz. Burada 50 lira çok iyi. Bu hizmetten memnunum” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Sağlıklı, lezzetli ve ekonomik</strong></p>
<p>Kent Lokantalarındaki menüler 4 çeşitten oluşuyor ve her gün Grand Plaza AŞ bünyesinde çalışan gıda mühendisleri tarafından belirleniyor. Menüde beslenme değerleri gözetilerek belirlenen doyurucu bir ana yemek ve tüm menüyle uyumlu şekilde belirlenen bir çorba yer alıyor. Menüde, ilave olarak pilav, makarna gibi çeşitlerin yanı sıra salata, tatlı ya da meyve gibi bir yardımcı yemek de bulunuyor. Kent Lokantalarının 50 TL’den sunulan menüde İzmir’in kendi üretimi olan su ve ekmek de yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ödemiş Bademli’de ürettiği doğal kaynak suyu Bademsu ve Çiğli Halk Ekmek Fabrikası’nda üretilen Halk Ekmek vatandaşların sofrasına getiriliyor. Sağlıklı, lezzetli ve ekonomik menülerin sunulduğu Kent Lokantalarının İzmir genelinde daha da yaygınlaşması hedefleniyor. Özellikle öğrenciler, çalışanlar ve emeklilerin bulunduğu bölgelere öncelik verilerek açılması planlanan yeni lokantalar için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından çalışmalar sürdürülüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirlilerin-butcesine-dost-kent-lokantalari-574454">İzmirlilerin bütçesine dost: Kent Lokantaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ın patili dostları ömürlük yuvalarını bekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakin-patili-dostlari-omurluk-yuvalarini-bekliyor-568140</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 13:17:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[yuva]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568140</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, Halkapınar’daki kampüsünde can dostlarını ömürlük yuvalarına kavuşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-patili-dostlari-omurluk-yuvalarini-bekliyor-568140">Konak&#8217;ın patili dostları ömürlük yuvalarını bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, Halkapınar’daki kampüsünde can dostlarını ömürlük yuvalarına kavuşturmaya devam ediyor. Engelli Kedi Evi ve Rehabilitasyon Merkezini de içeren müdürlük yerleşkesinin yanı sıra Konak Belediyesi web sitesindeki ‘Sahiplen’ bölümünden de sahiplenme için başvuru yapılabiliyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünün Halkapınar’daki kampüsü, sokaktaki patili canların bakım, aşılama, kısırlaştırma ve tedavisinin yanı sıra sahiplendirilmeleri için de hizmet veriyor. Bakım altındaki kedi ve köpekler, tüm sevimlilikleriyle ömürlük yuvalarına kavuşmayı bekliyor. Sahiplendirme işlemleri müdürlüğe bizzat başvuruyla, 0232 459 40 11 numaralı telefondan 2217 dahili hattı tuşlayarak ya da Konak Belediyesi web sitesindeki “Sahiplen” bölümünden yapılabiliyor. Web sitesinde, yeni yuvalarına kavuşmayı bekleyen kedi ve köpeklerin fotoğraflarıyla birlikte bilgileri de yer alıyor. 2025 yılında 149’u köpek, 38’i kedi olmak üzere toplam 187 can dostunun sahiplendirildiği Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğündeki can dostları, bir ömür mutlu olacakları yeni yuvalarına kavuşmak için hayvan sever dostlarını bekliyor.</p>
<p><b>Hem dost hem çok sevimliler</b></p>
<p>Konak Belediyesi web sitesindeki “sahiplen” bölümünde yuva bekleyen can dostları arasında, üç aylık sevimli köpekler Panter ve Bambi, minicik boyuna rağmen kocaman sevgi taşıyan kalbiyle Karamel, 2 yaşındaki Luna ve daha onlarca köpek ve kedi yer alıyor. Köpek sahiplenen hayvan severlere, köpeğin aileye ve çevreye uyum sağlama sürecinde eğitim desteği de veriliyor.</p>
<p><b>En büyük ilgi engelli canlara</b></p>
<p>Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünün en çok ilgi bekleyen canları ise Engelli Kedi Evi ve Rehabilitasyon Merkezinde yer alıyor. Hayatlarını sokakta geçiremeyecek denli engele sahip kedilerin bulunduğu merkezden sevgi ve sevimlilik taşıyor. Çoğu görme engelli ve uzuv kaybı yaşamış olan kediler her ziyaretçiyi kapıda karşılıyor, sınırsız ve koşulsuz sevgilerini sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakin-patili-dostlari-omurluk-yuvalarini-bekliyor-568140">Konak&#8217;ın patili dostları ömürlük yuvalarını bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya Başbakanı’ndan Net Mesaj: Dost Ülkelerden Gelen Yatırımlara Kapımız Kapalı Değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rusya-basbakanindan-net-mesaj-dost-ulkelerden-gelen-yatirimlara-kapimiz-kapali-degil-556222</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 10:13:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[başbakanından]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[kapımız]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[net]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[ülkelerden]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya Başbakanı Mişustin, ülkenin Uzak Doğu’sunda uluslararası ileri kalkınma bölgelerinin oluşturulmasının yeni yatırımcıları çekeceğini ve Rus bölgelerinin kalkınmasına yardımcı olacağını belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-basbakanindan-net-mesaj-dost-ulkelerden-gelen-yatirimlara-kapimiz-kapali-degil-556222">Rusya Başbakanı’ndan Net Mesaj: Dost Ülkelerden Gelen Yatırımlara Kapımız Kapalı Değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Rusya’nın Çin’le sınırındaki Blagoveşensk kentinde yeni gümrük ve lojistik terminali ziyaret eden Başbakan Mihail Mişustin, “Rusya, diğer şeylerin yanı sıra, dost ülkelerden gelen yabancı yatırımlara hiçbir zaman kendini kapatmadı” ifadesini kullandı.</p>
</div>
<div>
<p>Yeni yatırımcıların, Rusya’nın sunduğu fırsatlar ile iyi hazırlanmış altyapıya gelmesinin Rus bölgelerin kalkınmasına yardımcı olacağını kaydeden Başbakan, ülkenin Uzak Doğu bölgesinde daha fazla uluslararası ileri kalkınma bölgesinin oluşturulması talimatını verdi.</p>
</div>
<div>
<p>Kalkınma bölgesi aracının dost devletlerle işbirliğinin genişletilmesine yardımcı olacağını kaydeden Mişustin, Asya-Pasifik ülkeleriyle işbirliğini daha aktif geliştirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
</div>
<div>
<p>Uzak Doğu&#8217;da teknolojik projeleri ortaklaşa hayata geçirmeye ve katma değeri yüksek, rekabetçi ürünler üretmeye hazır yabancı ortakları memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Rusya Başbakanı, “Artık iyi sonuçlar elde ediliyor. Önemli olan, yatırımcının istikrarlı koşulların sağlanacağından kesinlikle emin olması” dedi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-basbakanindan-net-mesaj-dost-ulkelerden-gelen-yatirimlara-kapimiz-kapali-degil-556222">Rusya Başbakanı’ndan Net Mesaj: Dost Ülkelerden Gelen Yatırımlara Kapımız Kapalı Değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;ta ziyaretle gelen mutluluk: Dört can dost yuvasına kavuştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konakta-ziyaretle-gelen-mutluluk-dort-can-dost-yuvasina-kavustu-535991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 May 2025 09:43:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[kavuştu]]></category>
		<category><![CDATA[konakta]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yuvasına]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=535991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünün konuk ettiği hayvansever gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, sevgi dolu ziyaretlerinin ardından 4 can dosta yuva oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-ziyaretle-gelen-mutluluk-dort-can-dost-yuvasina-kavustu-535991">Konak&#8217;ta ziyaretle gelen mutluluk: Dört can dost yuvasına kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünün konuk ettiği hayvansever gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, sevgi dolu ziyaretlerinin ardından 4 can dosta yuva oldu.</b></p>
<p>Konak Belediyesi Veteriner işleri Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve hayvansever gönüllüleri konuk etti. Çeşitli hayvan derneklerinden temsilcilerin yer aldığı ziyarette Veteriner İşleri Müdürlüğüne bağlı bakımevi ve Engelsiz Kedi Evi hakkında bilgilendirme yapıldı. Gönüllülerin merak ettikleri sorular yanıt bulurken bir yandan da sivil toplum kuruluşlarının talepleri alındı. Sohbet ortamında geçen ziyarette Konak Belediye Başkan Yardımcısı Naime Beyazıt, Veteriner İşleri Müdürü Duygu Akçelik, Konak Belediyesi Meclis Üyeleri ve muhtarlar da yer aldı. Müdür Akçelik, yapılan son kanun değişikliği, Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünün işleyişi, bakımevi ve kedi evinin işlevi gibi konularda bilgilendirme yaptı, gelen soruları yanıtladı. Öte yandan görüş ve öneriler de not edilerek yapılan ziyaret çözüm odaklı bir sohbet haline geldi.</p>
<p><b>Dört can daha yuvalandı</b></p>
<p>Yapılan sohbetin ardından hep birlikte kedi ve köpek üniteleri ile Engelli Kedi Evi gezildi. Birbirinden sevimli kedi ve köpeklerin heyecanla karşıladığı ziyaretçiler arasında, bağ kurdukları canları sahiplenmek isteyenler de yer aldı. Ziyaretin sonunda 4 köpek ömürlük yuvalarına kavuştu. Konak Belediye Meclisi’nin sahiplendirmeyi teşvik amacıyla aldığı karara göre, sahiplenilen köpeklerin pasaportları ücretsiz olarak hazırlandı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konakta-ziyaretle-gelen-mutluluk-dort-can-dost-yuvasina-kavustu-535991">Konak&#8217;ta ziyaretle gelen mutluluk: Dört can dost yuvasına kavuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DOST Projesi&#8217;ne katılan çocuklar tasarımlarını tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dost-projesine-katilan-cocuklar-tasarimlarini-tanitti-444853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 21:17:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[katılan]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[tasarımlarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Değişebilir Oyunları Sen Tasarla Projesi’ne katılan çocuklar, tasarımlarını tamamlayarak tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dost-projesine-katilan-cocuklar-tasarimlarini-tanitti-444853">DOST Projesi&#8217;ne katılan çocuklar tasarımlarını tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Değişebilir Oyunları Sen Tasarla Projesi’ne katılan çocuklar, tasarımlarını tamamlayarak tanıttı.</p>
<p>Çocukların yaratıcılıklarını destekleyerek, sağlıklı gelişimlerine katkı sağlayacak oyun elemanlarının ve alanlarının ortaya çıkmasını hedefleyen Değişebilir Oyunları Sen Tasarla (DOST) Projesi adım adım ilerliyor. İmzalanan protokol sonrası proje kapsamında çocuklar önce 3 hafta boyunca gerçekleştirilen yaratıcı tasarım atölyelerinde, 3 boyutlu düşünmeyi ve tasarım fikirlerini ifade etme yöntemlerini akademisyenlerden öğrenerek, tasarım becerilerini geliştirdiler.<br />Sunulan video ve görsellerle, geleneksel oyun elemanlarının dışında, kendi oyunlarını üretebilecekleri, değiştirilebilir, taşınabilir, farklı yerlerde kullanabilir oyun elemanlarını incelediler. Hayallerindeki oyun elemanları önerilerini çizip, maketlerini yaptılar ve kendi boyutlarında oyun elemanları üreterek, bedensel deneyimlerle onları kullanmayı tecrübe ettiler. Bu aşamaların ardından tasarım çalıştayına başladılar. Çalıştayda Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden gönüllü öğrenciler, çocukların ortak fikirlerini dinleyip, oyun elemanları tasarımını geliştirmelerine yardımcı olacak, çizim, kolaj, maket ve dijital tekniklerle tasarımlarını ortaya çıkardılar.</p>
<p>Ortaya çıkan ürünler Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda yapılan etkinlikte sergilendi. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş, BUÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Özlem Yılmaz ile akademisyenler ve proje yöneticileri katıldı.</p>
<p>Tanıtım toplantısında söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, projeye katılan çocukları kutladı. Projenin önemine dikkat çeken Başkan Turgay Erdem, “Benim yaşıma yakın olanlar hatırlayacaktır, bizim çocukluğumuzda zamanımızın önemli bir kısmı sokakta oyun oynayarak geçerdi. Oysa bugün, dünya nüfusunun neredeyse yarısı kentlerde yaşıyor ve sokakta oyun oynamak için güvenli alanlar bulamadıkları gibi çocuklar artık zamanlarının çoğunu bilgisayar ekranı karşısında sanal oyunlar oynayarak geçiriyorlar. Bunun ne kadar sağlıksız olduğunu biliyoruz ve kentlerde çocukların dış mekanda geçirdikleri süreyi artırarak sağlıklı gelişmelerine destek olmak istiyoruz. Kısaca DOST adı verilen Değişebilir Oyunları Sen Tasarla Projesi, işte bu düşünceden yola çıktı. Nilüfer Kent Konseyi, Nilüfer Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi arasında imzalanan işbirliği protokolüyle başlayan proje, Nilüfer’deki kamusal açık alanlarda çocuklara yeni oyun seçenekleri sunmayı ve yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. 7-14 yaş gurubundaki çocukların katılımıyla 9 ay sürecek olan projenin ilk döneminde, projeye katılan değerli akademisyenlerin de desteğiyle çocuklarla 3 ayrı tasarım atölyesi ve bir tasarım çalıştayı gerçekleştirildi. Bu çalışmayla Nilüfer’deki kamusal açık alanlarda kullanılmak üzere, çocuklara kendi oyun alanlarını ve oyun seçeneklerini yaratma imkanı sunmayı, taşınabilir ve yaratıcı oyun elemanlarını çocuklarla birlikte tasarlamayı amaçlıyoruz. Eylül ayına kadar devam edecek olan bu projenin sonunda eminim Türkiye’ye örnek olacak tasarımlar ortaya çıkacaktır” dedi.</p>
<p>BUÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan da projenin önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımız bu ülkenin geleceği. Onların bu hayat içerisinde söz sahibi olmaları ve hayallerinin gerçeğe dönüşmesi gelecek adına çok önemli. Onlara söz vermek ve hayallerine sahip çıkmak çok değerli. Biz üniversite olarak topluma katkı sağlayacak işbirliklerini çok önemsiyoruz. Bizler kentimize bu şekilde sahip çıkmış oluruz. Projede emeği geçen herkese ve çocuklarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p>Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Özlem Yılmaz da yaptığı konuşmada katılımın bir hak olduğunu dile getirdi. Nilüferli çocuklar olarak birçok projede yer aldıklarını ifade ederek, hem eğlendiklerini hem de geleceğe dair çok şey öğrendiklerini söyledi.</p>
<p>Konuşmaların ardından projeye katılan çocuklar gruplar halinde çalışmalarını anlattı. Etkinlik sonunda Başkan Turgay  Erdem çocukların tasarımlarını yakından incelerken, katılım belgelerini de vererek kutladı.</p>
<p> Nilüfer Belediyesi, oyun elemanlarının, prototiplerinin üretilmesinin ardından önümüzdeki Eylül ayında çocukların kullanımına sunmayı hedefliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dost-projesine-katilan-cocuklar-tasarimlarini-tanitti-444853">DOST Projesi&#8217;ne katılan çocuklar tasarımlarını tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka ve Dijital Ürünler İnsana Dost mu, Düşman mı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-ve-dijital-urunler-insana-dost-mu-dusman-mi-409028</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 12:50:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dost]]></category>
		<category><![CDATA[düşman]]></category>
		<category><![CDATA[insana]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zeka tabanlı uygulamalar ve dijital asistanlar günümüz dünyasında hayatın vaz geçilmez bir parçası haline geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-ve-dijital-urunler-insana-dost-mu-dusman-mi-409028">Yapay Zeka ve Dijital Ürünler İnsana Dost mu, Düşman mı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka tabanlı uygulamalar ve dijital asistanlar günümüz dünyasında hayatın vaz geçilmez bir parçası haline geldi. Uzmanlar, hayatı kolaylaştıran dijital teknolojik ürünlerin dost mu, düşman mı olacağına yine insanın kendisinin onlarla kuracağı ilişkinin karar vereceğini söylüyor. Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Sanal varlıklarla sanal dostluklar kısa vadede bazı sorunlara çözüm olsa da uzun vadede sosyal bir varlık olan insanın dokunmaya, hissetmeye, mimikleri yorumlamaya, bir başka insan tarafından özel hissettirilmeye yani gerçek bir başka insana ihtiyacı var.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, yapay zeka tabanlı uygulamaların ve dijital asistanların günümüz dünyasında hayatın vaz geçilmez bir parçası haline geldiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Dijital teknolojik ürünler yaşamı kolaylaştıran en iyi dostlarımız olabileceği gibi bireyi, bireyin benliğini tehdit edecek düşmanlarımız da olabilir. Bu tamamen bizim onlarla nasıl ilişki kuracağımızla ilgili.”</p>
<p>Teknolojilerin olumlu yanlarına işaret eden Prof. Dr. Erdoğan, yapay zeka tabanlı uygulamaların ve dijital asistanların günlük işlerin daha hızlı ve verimli bir şekilde yapılmasına yardımcı olabildiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Dijital ürünler bilgiye ulaşımı hızlandırdı ve demokratikleştirdi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Artık trafikte kimse eskisi gibi harita açıp yol aramıyor. Kendimizi bir GPS’ye emanet ediyoruz. Onun talimatlarına uyarak, en kısa yoldan gitmek istediğimiz yere gidebiliyoruz. Ayrıca bu dijital ürünler bilgiye ulaşmamızı daha önce hiç olmadığı kadar hızlandırdı, demokratikleştirdi. Yabancı dildeki yazıları hatta konuşmaları anında kendi dilimize çevirebiliyoruz. Bir yabancı dili sanki anadili o dil olan bir öğretmenden alır gibi bizimle konuşan, telaffuzumuzu düzelten yapay zekâ uygulamaları var. Örnekleri çoğaltmak mümkün.”</p>
<p><strong>Yapay zeka algoritmalarını yapanlar insanı da yönetiyor </strong></p>
<p>Yapay zekâ tabanlı uygulamalar ve dijital asistanların belli bir algoritmaya göre işlem yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Erdoğan, şunları anlattı:</p>
<p>“Yani bunlar geliştiricilerinin, yöneticilerinin beğeni, zevk, siyasi görüş ya da ekonomik çıkarlarına göre aslında bir karar alıyorlar. Hatta bu yazılımları çoğu zaman erkekler yazdığı için dijital erillik kavramı bile kullanılıyor. Dikkat edin robotların yazılımcıları çoğu zaman erkek, robotların kendisi dişi karakterler. Sonuçta haber akışlarından, alışveriş tavsiyelerine kadar birçok alanda yapay zekâ bizleri yönlendiriyor.  Bu belki bizlerin ilgili olduğumuz bilgilere ve içeriklere daha hızlı erişmemizi sağlıyor, ancak aynı zamanda ‘filtre baloncuğu’ olarak adlandırılan bir fenomene de neden oluyor. Burada bizler yapay zekanın sunduğu, yönlendirdiği inançlarla, fikirlerle ilgili sınırlı bir bilgiye ulaşıyoruz ve tüm dünyayı bunlardan ibaret zannedebiliyoruz. Aynı zamanda dijital asistanların ve diğer yapay zekâ uygulamalarının topladığı büyük miktarda verinin nasıl kullanıldığını, depolandığını tam olarak bilmiyoruz. Burada çok büyük etik problemler var.”</p>
<p><strong>İnsan benzeri tepkiler kullanıcıları cezbediyor</strong></p>
<p>Git gide daha mükemmelleşen yapay zekanın son dönemde popüler olan Sophia gibi insan benzeri tepkiler verdiğini ve kullanıcılarına daha ‘insan’ gibi bir deneyim sunduğunu kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Bu da kullanıcıları cezbediyor.  Ancak bu etkileşimlerin genel yaşam deneyimine olan etkisi karmaşık. Özellikle yalnızlık hisseden bireyler için yapay zeka, anlık bir rahatlama hissi sunabiliyor. Fakat uzun vadede, gerçek insan etkileşimlerinin yerini alıp alamayacağı konusunda bazı soru işaretleri var.” dedi.</p>
<p><strong>Yapay zeka ile duygusal bağlantı sosyal becerileri zayıflatabilir</strong></p>
<p>Yapay zeka ile etkileşimlerin uzun vadede sosyal beceriler üzerinde olumsuz bir etkisi olabileceğini göz ardı etmemek gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Eğer bir birey gerçek insan etkileşimlerinden çok yapay zeka ile sohbeti tercih ederse, bu durum sosyal becerilerinin zayıflamasına neden olabilir. Gerçek insanlarla etkileşim, karşılıklı duygusal tepkileri anlama ve empati kurma yeteneğini geliştirir. Yapay zeka ile kurulan ‘duygusal’ bağlantı, gerçek bir insanla kurulan bağlantının derinliğine ve zenginliğine en azından şimdilik ulaşamıyor.”</p>
<p><strong>İnsan yapay zekâ ilişkisi filmlere konu oldu</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erdoğan, insan yapay zeka ilişkisi ile ilgili en çarpıcı örneğin Spike Jonze’un uzun metrajlı filmi HER’de kurgulandığını dile getirerek, “Yalnızlık ve yaratıcılık sıkıntısı çeken yazar Theodore’un sadece sesten ibaret Samantha isimli bir yapay zekâ ile başlayan sohbeti zamanla aşka dönüşür. Duygusal açıdan çok tatmin edici bir ilişki yaşar, ta ki Samantha&#8217;nın 641 sevgilisi daha olduğunu ve 8 bin 341 kişi ile aynı anda flörtleştiğini itiraf etmesine kadar. Theodore bir anda değersizlik duygusu yaşar, ama Samantha’yı da bırakamaz.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Modern toplum sanal dostlukları artırdı </strong></p>
<p>Günümüz toplumunun en önemli sorunlarından birinin yalnızlık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Modern toplumda kitleler halinde yalnızlık yaşıyoruz. Birçok araştırma yalnızlığın hastalıklara, erken ölüme neden olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle gerçek dünyada sosyalleşemeyen insanlar yakın zamana kadar sanal dünyada arkadaşlar arıyorlardı. Burada da aradığını bulamayan yalnız bireyler şimdi ise bir adım daha öteye giderek sanal dünyada sanal varlıklarla arkadaş olmaya yöneliyorlar. Ancak sanal varlıklarla sanal dostluklar kısa vadede bazı sorunlara çözüm olsa da uzun vadede sosyal bir varlık olan insanın dokunmaya, hissetmeye, mimikleri yorumlamaya, bir başka insan tarafından özel hissedilmeye yani gerçek bir başka insana ihtiyacı var.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-ve-dijital-urunler-insana-dost-mu-dusman-mi-409028">Yapay Zeka ve Dijital Ürünler İnsana Dost mu, Düşman mı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
