<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dakikalar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dakikalar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dakikalar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 09:19:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dakikalar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dakikalar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/belirtiler-hafif-baslayip-dakikalar-icinde-agirlasabiliyor-612788</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlaşabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Sönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[başlayıp]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dakikalar]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[Pnömotoraks]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ani başlayan, tek taraflı ve batıcı tarzda göğüs ağrısı ile nefes darlığı… Bu sorunlar, özellikle genç yaş grubunda, genellikle “kas ağrısı” olduğu düşünülerek, önemsenmiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belirtiler-hafif-baslayip-dakikalar-icinde-agirlasabiliyor-612788">Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ani başlayan, tek taraflı ve batıcı tarzda göğüs ağrısı ile nefes darlığı… Bu sorunlar, özellikle genç yaş grubunda, genellikle “kas ağrısı” olduğu düşünülerek, önemsenmiyor. Oysa şikâyetler, hayati risk taşıyan pnömotoraksın, toplumdaki bilinen adıyla “akciğer sönmesinin”  ilk habercisi olabiliyor. Yaygın inanışın aksine, akciğer sönmesi ileri yaştaki kişileri değil; genellikle 15 – 30 yaş grubundaki genç yaş grubunu, özellikle de erkekleri hedef alıyor. Belirtiler çoğunlukla hafif başlasa da tablo dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!  <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur,</strong> akciğer sönmesinin çok sık görülen bir hastalık olmamakla birlikte, acil servis başvurularında önemli bir yer oluşturduğunu belirterek, “Akciğer zarlarında gelişen küçük yırtılmalar bazen hafif seyredebilir; ancak tedavide gecikildiğinde tablo hızla ilerleyebilir. Bunun sonucunda nefes darlığı artabilir ve kandaki oksijen düzeyi düşebilir. Ayrıca nadir, ancak son derece kritik bir durum olan ‘tansiyon pnömotoraks’ gelişebilir. Bu tabloda kaçan hava tek yönlü bir mekanizmayla birikir, göğüs içindeki basınç hızla yükselir ve kalbe dönen kan miktarı azalır. Buna bağlı olarak şok gelişebilir ve hayati risk oluşabilir” diyor. Hastalığın en tehlikeli yönlerinden birinin belirtilerin özellikle genç erişkinler tarafından hafife alınması olduğunu vurgulayan <strong>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur,</strong> “Pnömotoraks acil bir durumdur; dakikalar büyük önem taşır. Bu nedenle, ‘kas ağrısıdır’ düşüncesiyle hekime başvurmakta gecikilmemelidir. Tek taraflı, batıcı tarzda göğüs ağrısı aniden başladıysa, zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak yaşamsal önem taşımaktadır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bu belirtiler varsa, geç kalmayın! </strong></p>
<p>Akciğerin etrafını saran ve “plevra” olarak adlandırılan zar yapıları arasına hava kaçması sonucu akciğerin kısmen veya tamamen sönmesi durumu “pnömotoraks” olarak tanımlanıyor.  Normalde akciğer ile göğüs duvarı arasında hava bulunmuyor. Akciğerin yüzeyinden herhangi bir nedenle bu aralığa hava geçmeye başlarsa,   her nefes almamızla burada biriken  hava akciğere baskı yaparak, kısmen veya tamamen sönmesine neden oluyor. Akciğer sönmesinde en tipik başlangıç, ani başlayan ve  tek taraflı göğüs ağrısı ile nefes darlığı oluyor. Bunların yanı sıra hızlı nefes alma, çarpıntı hissi, omuz veya sırt bölgesine vuran ağrı ve öksürük de eşlik edebiliyor. İlerleyen ve ağır tabloda ise ciddi nefes darlığı, morarma ile tansiyon düşüklüğü görülebiliyor. </p>
<p><strong>Genellikle 15 – 30 yaş grubundaki erkeklerde görülüyor! </strong></p>
<p>Pnömotaraks, KOAH, astım ve akciğer enfeksiyonları gibi hastalıkların yanı sıra göğüs bölgesine gelen darbe veya yaralanma sonucu gelişebiliyor.  Yüksek basınç değişikliklerine maruz kalmak ve akciğer biyopsisi gibi yapılan bazı cerrahi girişimler de akciğerin sönmesine neden olabiliyor. Hastalığın en sık görülen şekli ise  bilinen bir akciğer hastalığı olmadan, genellikle akciğerin tepe kısmında bulunan küçük hava keseciklerinin yırtılmasıyla oluşan akciğer sönmesi oluyor. Bu tür akciğer sönmesi “klasik” hasta profili olan,  15–30 yaş grubundaki  erkeklerde görülüyor. Özellikle ergenlik döneminde hızlı büyüme nedeniyle göğüs kafesi daha basıktan daha uzun bir şekle dönüşüyor ama akciğerler bu şekil değişikliğine adapte olamıyor. Sonuç olarak, akciğerlerin üst kısımlarında hava keseleri oluşmaya başlıyor. Bu keseciklerin patlamaları da pnömotoraksa  yol açıyor. Ayrıca, sigara kullanımına başlanması da akciğer sönmesinin genç yaş grubunda daha sık rastlanmasının bir diğer önemli sebebini oluşturuyor. </p>
<p><strong>Risk altında olabilirsiniz! </strong></p>
<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur,<strong> </strong>akciğer sönmesinde<strong> </strong>risk altında olan kişileri şöyle anlatıyor: </p>
<p><strong>Genç, uzun boylu, zayıf erkekler:</strong> Göğüs kafesi yapısı ve akciğer tepesindeki “gerilim” nedeniyle hava kesecikleri oluşumunun ve yırtılmanın daha olası olduğu düşünülüyor.</p>
<p><strong>Sigara içenler: </strong>Sigara, akciğer dokusunda inflamasyon ve yapısal değişiklikleri artırarak akciğerde hava kesecikleri gelişimini ve akciğerin sönme riskini yükseltiyor. Ayrıca nüks riskini de artırıyor. Elektronik sigara ve nargile kullanımı da benzer şekilde etki ediyor. </p>
<p><strong>Akciğer hastalığı olanlar:</strong> Mevcut KOAH, amfizem ve akciğer fibrozisi gibi akciğer hastalığı olanlar da risk altında. Bu hastalıklarda akciğer “rezervi” zaten sınırlı olduğundan pnömotoraks hem daha kolay gelişebiliyor hem de daha ağır seyrediyor.</p>
<p><strong>Travma geçirenler:</strong> Trafik kazaları, düşmeler veya darbe sonrası oluşan göğüs travmaları da akciğer sönmesine yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Hafif tabloda oksijen, ileri durumda göğüs tüpü</strong></p>
<p>Pnömotoraks tanısı; muayene bulguları, akciğer grafisi veya bazı durumlarda tomografi ile konuluyor. Tedavide  amaç, göğüs boşluğu içinde biriken havanın boşaltılarak akciğerlerin yeniden şişmelerini sağlamak. Prof. Dr. Erdal Okur, tedavinin akciğerin ne kadar çöktüğüne ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Belirgin bir şikayetin olmadığı hafif pnömotoraks tablosunda hastalar oksijen tedavisiyle takibe alınır. Ancak, uygulanan tedaviye rağmen düzelme sağlanamıyor veya tablo kötüleşiyorsa, göğüs tüpü yöntemine başvurulur. Ayrıca, akciğerin sönme oranı fazlaysa, hastaya doğrudan göğüs tüpü uygulanır. Yaklaşık bir kalem kalınlığında olan ve ‘dren’ olarak adlandırılan yarı esnek bir tüp, göğüs kafesinin yan tarafından göğüs boşluğuna, akciğer zarları arasına yerleştirilir. Bu cerrahi girişimle, akciğer zarları arasında biriken havanın boşaltılması ve akciğer yüzeyindeki hava kaçağının zamanla kesilmesi hedeflenir.” </p>
<p><strong>Hava kaçağı ameliyatla kapatılıyor</strong></p>
<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, göğüs tüpü tedavisine rağmen akciğerdeki hava kaçağı devam ederse,  endoskopik cerrahiyle bu kaçağın kapatıldığını belirtiyor. Ayrıca, pnömotoraks tekrarlıyorsa veya iki akciğerde  gelişmişe,  yine cerrahi yönteme başvurulduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdal Okur,<strong> </strong>“Ameliyat sırasında hem havanın kaçtığı bölge tamir edilir hem de potansiyel patlama riski taşıyan akciğer yüzeyindeki hava kesecikleri tıraşlanır. Bunun yanı sıra akciğer zarları yapıştırılarak, akciğerin tekrar sönmesi önlenir” diye konuşuyor.  Tedavi sonrasında pnömotoraksın tekrarlama riskini azaltmak için sigara ve elektronik sigaranın mutlaka bırakılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Erdal Okur,  ayrıca, tüplü dalışın kesinlikle yapılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belirtiler-hafif-baslayip-dakikalar-icinde-agirlasabiliyor-612788">Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moleküler Testlerle Kansere Dakikalar İçinde Tanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/molekuler-testlerle-kansere-dakikalar-icinde-tani-610810</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[çinde]]></category>
		<category><![CDATA[dakikalar]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kansere]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[patoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[testlerle]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610810</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/molekuler-testlerle-kansere-dakikalar-icinde-tani-610810">Moleküler Testlerle Kansere Dakikalar İçinde Tanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli</strong>, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.</strong></em></p>
<p>Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. “Kansere dakikalar içinde tanı” ifadesi, tüm DNA’nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, özellikle nanopore gibi gerçek zamanlı dizileme teknolojilerinin DNA’dan gelen sinyali anında okuyabilmesi sayesinde bu hızın mümkün hale geldiğini belirtiyor.<br /> Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Yürütmekte olduğumuz projelerde, ‘frozen’ yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor” diyor.</p>
<p><b><strong>Mikroskop Yetmiyor; Kanserde Genetik Kodlar Konuşuyor</strong></b></p>
<p>Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirtiyor:<br /> “Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor”… </p>
<p>Genetik testler artık yalnızca “Bu tümör nedir?” sorusuna değil, “Bu hastada hangi tedavi işe yarar?” sorusuna da yanıt veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b><strong>Metilasyon Analizi ve Ameliyat Sırasında Genetik Tanı</strong></b></p>
<p>Beyin tümörlerinde son yılların en güçlü tanı yaklaşımlarından biri olan tümör DNA metilasyon analizi, özellikle tanısı zor ve atipik olgularda belirleyici rol oynuyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, bu yöntemin tanı doğruluğunu artırdığını, nadir tümör alt tiplerinin güvenle ayırt edilmesini sağladığını ve böylece klinik seyrin daha öngörülebilir hale geldiğini vurguluyor.</p>
<p>Avrupa Birliği çatısı altında TRANSCAN projesi kapsamında yürütmekte oldukları çalışmaların, tümörle ilgili genetik bilgileri ameliyat sırasında cerraha ulaştırmayı hedeflediğini belirten Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli’ye göre, DNA’yı anlık olarak okuyabilen nanopore dizileme teknolojisi bu dönüşümün en önemli anahtarlarından biri.</p>
<p>Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Ameliyat sırasında alınıp dondurulduktan sonra incelenen doku örneklerinden neredeyse eş zamanlı olarak tümörün moleküler profilini elde edebiliyoruz. Patolog mikroskopta frozen (dondurulmuş doku) kesitini değerlendirirken, eş zamanlı olarak aynı dokudan DNA izole edilip genetik analiz başlatılıyor. Böylece cerrahi ekip, operasyon devam ederken kritik bilgilere sahip olabiliyor ve ameliyat bu bilgilere göre şekilleniyor. Bu yaklaşım, gelecekte ‘ameliyat sırasında genetik tanı’ kavramının standart hale gelmesinin önünü açıyor” diyor.</p>
<p><b><strong>Görüntüleme Artık Tümörün Biyolojisini de Gösteriyor</strong></b></p>
<p>Beyin tümörlerinde radyolojinin rolünün de değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, ileri görüntüleme yöntemlerinin moleküler ve patolojik verilerle entegre edildiği projeler yürüttüklerini belirtiyor. Bu sayede cerrahi planlama, tedavi yanıtı ve nüks riski daha doğru öngörülebiliyor.</p>
<p>Acıbadem Üniversitesi bünyesinde kurulan Beyin Tümörleri Araştırma Grubu’nun (Acıbadem University Brain Tumor Research Group-AUBTRG) patoloji, moleküler biyoloji, radyoloji, biyoinformatik, beyin cerrahisi ve onkolojiyi aynı çatı altında buluşturduğunu aktaran Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, bu multidisipliner yapının bilimsel üretimi hızlandırdığını söylüyor.</p>
<p><strong>Tümörün Gizli Haritası Ortaya Çıkıyor </strong></p>
<p>Türkiye’de ilk kez Acıbadem Üniversitesi’nde altyapısı kurulan <strong>mekansal transkriptomik (spatial transcriptomics)</strong> yöntemine de değinen Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, bu teknolojinin bir tümörü oluşturan farklı hücrelerin dokudaki konumlarını ve hangi genleri aktif kullandıklarını bozmadan ortaya koyduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, “Bu yöntemle tümörü adeta bir harita gibi okuyabiliyor, hangi bölgenin agresif, hangisinin tedaviye dirençli olduğunu anlayabiliyoruz. Tıp artık hastalığı değil hastayı merkeze alan, moleküler verilerle desteklenen bir yaklaşım benimsiyor. Biz Acıbadem Üniversitesi’nde, tümör hücrelerinin sadece ne olduğunu değil, nerede ve nasıl davrandığını da ortaya koyan çalışmalar yürütüyoruz. Patoloji ise klinik karar süreçlerinin tam merkezinde yer alıyor” diyerek sözlerini tamamlıyor… </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/molekuler-testlerle-kansere-dakikalar-icinde-tani-610810">Moleküler Testlerle Kansere Dakikalar İçinde Tanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;daki yangın, itfaiyenin müdahalesiyle dakikalar içinde kontrol altına alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklidaki-yangin-itfaiyenin-mudahalesiyle-dakikalar-icinde-kontrol-altina-alindi-592366</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 14:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[daki]]></category>
		<category><![CDATA[dakikalar]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[konteyner]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[müdahalesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı’da bir inşaat firmasına ait konteynerlerde çıkan yangın, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yaklaşık 8 dakikada kontrol altına alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklidaki-yangin-itfaiyenin-mudahalesiyle-dakikalar-icinde-kontrol-altina-alindi-592366">Bayraklı&#8217;daki yangın, itfaiyenin müdahalesiyle dakikalar içinde kontrol altına alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı’da bir inşaat firmasına ait konteynerlerde çıkan yangın, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yaklaşık 8 dakikada kontrol altına alındı. Olayda 22 konteyner zarar görürken, yangın sırasında işçilerin konteyner içinde bulunmaması olası bir faciayı önledi.</p>
<p>İzmir’in Bayraklı ilçesi Adalet Mahallesi Ozan Abay Caddesi üzerinde bulunan bir inşaat firmasına ait konteynerlerde saat 15.30 sıralarında yangın çıktı. Alevleri gören çevre sakinlerinin ihbarı üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri hızla olay yerine sevk edildi. Yangına 4 arazöz, 2 tonaj aracı, 1 AKS aracı ve çok sayıda personel ile müdahale eden ekipler, toplam 27 konteynerin bulunduğu alanda alevleri kontrol altına almak için yoğun çaba sarf etti. İtfaiyenin yoğun çabaları sonucu yangın 8 dakika içerisinde kontrol altına alındı. Olayda 22 konteynerin zarar gördüğü tespit edilirken, işçilerin konteynerlerde bulunmaması olası bir facianın önüne geçti. Olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadığı bildirildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklidaki-yangin-itfaiyenin-mudahalesiyle-dakikalar-icinde-kontrol-altina-alindi-592366">Bayraklı&#8217;daki yangın, itfaiyenin müdahalesiyle dakikalar içinde kontrol altına alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
