<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>birey | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/birey/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/birey</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Dec 2025 11:52:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>birey | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/birey</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hipnoterapi içsel gücü ortaya çıkarıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hipnoterapi-icsel-gucu-ortaya-cikariyor-598987</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 11:52:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[içsel]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[öztekin]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[sessizliği]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598987</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, içsel sessizliğin kökenleri, birey üzerindeki etkileri ve hipnoterapinin bu sessizliği içten dışa dönüştürücü gücü hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipnoterapi-icsel-gucu-ortaya-cikariyor-598987">Hipnoterapi içsel gücü ortaya çıkarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, içsel sessizliğin kökenleri, birey üzerindeki etkileri ve hipnoterapinin bu sessizliği içten dışa dönüştürücü gücü hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Günlük hayatın koşturmacası insanı bedensel ve psikolojik olarak tüketiyor! </strong></p>
<p>İçimizdeki sessizliğin iki farklı anlamı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Olumlu yönüyle ele alındığında, bu sessizlik güçlü ve özgüvenli bir kişiliğe sahip bireyin bilinçli bir tercihidir.” dedi.</p>
<p>Günlük hayatın bitmek bilmeyen koşturmacasının insanı yıpratıp yorduğunu, bedensel ve psikolojik olarak tükettiğini kaydeden Öztekin, “Bu noktada yapılması gereken, tükenme sürecine girmeden kendini bu hızlı dönen yaşam çarkının döngüsünden bilinçli olarak çekebilmek, kendine ve kendinle baş başa kalmaya alan açmaktır. Böylece dışsal yolculuktan içsel yolculuğa geçiş mümkün olur. Amaç hayatın sonuna kadar dünyadan ve insanlardan uzak, sessiz bir yaşam sürmek değil. Asıl değerli olan, insanların arasında yaşarken bu içsel sessizliği koruyabilmektir. Bu sayede zihin berraklaşır; toplumun gürültüsünden uzaklaşarak derinlerde gömülü kalmış, gün yüzüne çıkamamış benlik yeniden canlanır. Aynı zamanda toplumla aramızdaki bağın daha sağlıklı bir şekilde kurulmasına olanak tanır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İçsel sessizliğin temeli çocuklukta atılır!</strong></p>
<p>İçsel sessizliğin olumsuz yönünün ise genellikle ilk çocukluk dönemine dayandığını aktaran Öztekin, şunları söyledi:</p>
<p>“Sürekli maruz kalınan aşağılayıcı, değersizleştirici sözler, tutum ve davranışlar bu sürecin temelini oluşturur. Bunlara eklenen ilgisizlik ve sevgisizlik, ‘ayıp’, ‘günah’, ‘yasak’, ‘yapma’, ‘yapamazsın’, ‘sen beceremezsin’ gibi ifadelerle birleşir. İtiraza izin vermeyen, sürekli ‘evet’ demeye alıştıran ancak bireye çoğu zaman ‘hayır’ diyen dış sesler, içsel sessizliği besler.</p>
<p>Bu sürecin sonucunda özgüven eksikliği, değersizlik hissi, ‘ben başaramam’, ‘yapamam’ düşünceleri ve hayır diyememe ortaya çıkar. Kolu kanadı kırılmış, pasif, silik ve ezik bir kişilik gelişebilir. Düşünce ve duyguların rahatça ifade edilememesi, sağlıklı sosyal ilişki ve iletişim kuramama, karşı cinsle ilişki kurmakta, sürdürmekte ya da gerektiğinde sonlandırmakta zorlanma sık görülür. Zamanla birey sosyal ortamlardan uzaklaşır, kabuğuna çekilir ve kendini korumaya almaya çalışır. İç dünyada derin bir sessizlik hâkim olur.”</p>
<p><strong>Süreç, içten dışa doğru tersine çevrilebilir! </strong></p>
<p>Bu noktada hipnoterapinin güçlü etkisinin devreye girdiğini dile getiren Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Derinlerdeki sessizlik dünyasına girilerek yapılan etkili dokunuşlarla süreç tersine çevrilebilir. İçten dışa doğru bir yolculuk başlar.” dedi.</p>
<p>Bireyin, içindeki kafesten çıkarak ve önündeki engelleri teker teker aşarak dünyaya ve insanlara ‘artık ben de varım’ diyebileceğine dikkat çeken Öztekin, “Artık ezen, susturan ve değersizleştiren sesler yerini; gerçek değerin ve gerçek gücün fark edilmesini sağlayan içsel seslere bırakır. Bu aşamada bireye ‘sesini çıkar, sessiz kalma; ‘ne değişecek’ deme’ çağrısı yapılır. Hiçbir şey değişmese bile sen değişeceksin. Düşüncelerini dile getir, inanmadığın şeylere itiraz et. Kendin ol. Kendine başkalarının gözünden bakma. İnsanların sana neden utanman ya da neden utanmaman gerektiğini söylemelerine izin verme. Başkalarının sana biçtiği hayatı değil, kendi istediğin ve zevk aldığın hayatı yaşa. Sevmediğin şeyleri söylemekten, istemediğin şeyleri yapmamaktan çekinme. ‘Hayır’ de. Yalnızlıktan korkma; kendi başına da var olabilirsin. Yalnızlıktan korktukça kendinden uzaklaşırsın. Geçmişteki hataların nedeniyle kendini suçlama; onları pişmanlık değil, birer öğretmen olarak gör&#8230;” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hipnoterapi iki yönlü bir dönüşüm sağlıyor! </strong></p>
<p>Hipnoterapinin iki yönlü etkisinin bu noktada açıkça görüldüğüne işaret eden Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Bir yandan, bireyin içinde var olan ancak sürekli bastırıldığı için dışa vurulamayan olumlu özellikleri ortaya çıkarır. Özgüven, sosyal ortamlarda kendini rahatça ifade edebilme, hayır ya da olmaz diyebilme becerileri güçlenir. Tüm bunlar yapılırken ‘acaba kırılır mı, kızar mı, küser mi, beni yanlış anlar mı, beni terk eder mi?’ gibi düşünce ve korkulardan arınmış bir zihinsel duruma ulaşılır.” dedi.</p>
<p>Hipnoterapinin diğer yönlü etkisinin ise dışsal olumsuzluklardan kaynaklanan ve sağlıklı bir bireyde bulunmaması gereken özelliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu vurgulayan Öztekin sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aşırı ve kontrolsüz öfke, korkular, kaygılar, şüpheler, güvensizlikler ve takıntılar bu süreçte ele alınır ve etkileri azaltılır. Hipnoterapi sürecinde ilk seans, bireyi tanıma, sorunları belirleme ve psikoterapi sürecinin çözüme yönelik olarak planlanmasıyla geçer. Hipnoterapiye karar verilmesi hâlinde, sonraki seanslardan itibaren kişiye özel olarak hazırlanmış güçlü ve etkili telkinler uygulanır. Bu telkinler ardışık ve sistematik bir şekilde verilir. Bu süreç sonunda birey; özel hayatından aile yaşamına, sosyal hayatından karşı cinsle ilişkilerine ve cinsel yaşamına, çalışma hayatından eğitim hayatına kadar yaşamının her alanında daha güçlü, daha başarılı, kendine güvenen ve çok daha mutlu bir birey olarak hayatını sürdürebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipnoterapi-icsel-gucu-ortaya-cikariyor-598987">Hipnoterapi içsel gücü ortaya çıkarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlıkta doz çok önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalnizlikta-doz-cok-onemli-590823</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 08:02:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlıkta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, 11 Kasım Yalnızlar Günü kapsamında yalnızlığın nedenlerini, olası yarar ve zararlarını, birey üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlikta-doz-cok-onemli-590823">Yalnızlıkta doz çok önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="347" data-end="754"><strong data-start="347" data-end="406">Başkalarına alan açmayan kişi, sonunda yalnız kalabilir</strong></h3>
<p data-start="347" data-end="754">Modern yaşamda yalnızlığın sosyolojik ve psikolojik pek çok nedeni olduğunu belirten Aydın, “Eskiden köylerde insanlar birbirine bağımlıydı ve sosyal etkileşim yüksekti. Günümüzde ise bireyler çoğunlukla yalıtılmış evlerde veya geçici yerleşimlerde yaşadıkları için aidiyet duygusu gelişmiyor ve derin sosyal ilişkiler kurmak zorlaşıyor” dedi.</p>
<p data-start="756" data-end="1385">Psikolojik nedenlere de değinen Aydın, “Bu yüzyılın önemli sorunlarından biri narsisizm; kişinin kendini aşırı önemli görmesi ve diğerlerinden üstün olduğunu düşünmesi. Bu bakış açısına sahip bireyler, başkalarına alan açmaz ve fedakarlık yapmaktan kaçınır. Sonuçta, bu tek kişilik dünyada yalnızlık kaçınılmaz hale gelir. Bazıları ise dışlanmışlık, hayal kırıklıkları veya ilişkilerden beklentilerinin karşılanmaması nedeniyle yalnız kalmayı seçer. Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler, gelecekteki ilişkilerden de korkmalarına yol açabilir. Bu nedenle sosyal ilişkilerden uzak durmayı tercih edebilirler” ifadelerini kullandı.</p>
<h3 data-start="1387" data-end="1723"><strong data-start="1387" data-end="1423">Yalnızlık bazen konfor da sağlar</strong></h3>
<p data-start="1387" data-end="1723">Yalnız olmanın bazı dezavantajlar taşısa da kişiye özgürlük sunduğunu belirten Aydın, “Hesap soran kimsenin olmaması, birilerine bir şey yapmak zorunda olmamak, kişinin istediği gibi yaşamasına imkan verir. Bazı insanlar bu konfordan vazgeçmek istemez ve bu nedenle yalnızlığı tercih eder” dedi.</p>
<p data-start="1725" data-end="2012">Aydın, modern kapitalist dünyada maddi motivasyonun ilişkileri derinleştirmeyi zorlaştırdığını da vurguladı: “İlişkilerin maddi getirisi olmadığında, insanlar bu ilişkileri derinleştirmekten kaçınabiliyor. Maddiyatın ön planda olduğu bir dünyada derin sosyal bağlar kurmak güçleşiyor.”</p>
<h3 data-start="2014" data-end="2533"><strong data-start="2014" data-end="2061">Kalabalık içinde de yalnız hissetmek mümkün</strong></h3>
<p data-start="2014" data-end="2533">Yalnızlık ile sosyal izolasyonun aynı şey olmadığını belirten Aydın, “Yalnızlık, etrafta kimse olmaması anlamına gelmez; kalabalıklar içinde de kişi kendini yalnız hissedebilir. Çok çocuklu ailelerde büyüyen bir çocuk veya yoğun sivil toplum faaliyetlerinde bulunan biri de aidiyet duygusu eksikliği nedeniyle yalnız hissedebilir. Sosyal izolasyon fiziksel olarak ayrışmayı ifade ederken, yalnızlık öznel bir deneyimdir ve olumlu ya da olumsuz olabilir” diye konuştu.</p>
<h3 data-start="2535" data-end="2990"><strong data-start="2535" data-end="2596">Yaratıcı süreçler için yalnızlık önemli bir alan olabilir</strong></h3>
<p data-start="2535" data-end="2990">Aydın, yalnızlığın bireyin içsel deneyimlerini düşünmesi ve yaratıcı süreçler için fırsat sunduğunu belirtti: “Kişi, kendini ve ilişkilerini sorgulama zamanı bulabilir. Şairler geceleri yalnız kalarak şiir yazabilir, mühendisler izole çalışarak büyük projeler üretebilir. Tercih edilmiş yalnızlık, ideal hedeflere ulaşmak için gerekli bir süreçtir ve bireye tatmin ve huzur duygusu sunar.”</p>
<h3 data-start="2992" data-end="3577"><strong data-start="2992" data-end="3033">Yalnızlık doz aşarsa zararlı olabilir</strong></h3>
<p data-start="2992" data-end="3577">Ancak yalnızlığın fazla olduğunda zararlı bir etkiye dönüşebileceğini söyleyen Aydın, “Pandemi sonrası sosyal izolasyon arttı ve yalnızlığın zararları daha belirgin hale geldi. Eğer kişi derin duygusal yaralar hissetmeye başlıyorsa, sevilmediğini veya hayatta bir yerinin olmadığını düşünüyorsa bu yalnızlık tehlikeli hale gelmiştir. Uzun süreli yalnızlık, uyku bozukluklarına, artan strese ve buna bağlı sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yalnız bireyler obezite, tansiyon, depresyon ve anksiyete gibi sorunlara daha yatkındır” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlikta-doz-cok-onemli-590823">Yalnızlıkta doz çok önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadakat kendine dürüst olmakla başlıyor! Gizlenen iletişim, sınır ihlali ve aldatmadır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sadakat-kendine-durust-olmakla-basliyor-gizlenen-iletisim-sinir-ihlali-ve-aldatmadir-588448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[dürüst]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[gizlenen]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[kendine]]></category>
		<category><![CDATA[olmakla]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[tuncel]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, aldatmanın tanımı, nedenleri, birey ve ilişki üzerindeki etkileri ile aldatma sonrası duygusal iyileşme ve başa çıkma yollarını anlattı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadakat-kendine-durust-olmakla-basliyor-gizlenen-iletisim-sinir-ihlali-ve-aldatmadir-588448">Sadakat kendine dürüst olmakla başlıyor! Gizlenen iletişim, sınır ihlali ve aldatmadır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, aldatmanın tanımı, nedenleri, birey ve ilişki üzerindeki etkileri ile aldatma sonrası duygusal iyileşme ve başa çıkma yollarını anlattı. </p>
<p><strong>Bir iletişimin partner tarafından görülmesi istenmiyorsa bu bir aldatmadır!</strong></p>
<p>Aldatmanın, en yalın haliyle, bir ilişkinin tarafları arasında karşılıklı olarak belirlenen sınırların ihlali olarak tanımlanabileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Başka bir ifadeyle, taraflardan birinin ilişki dışı bir bağ kurması, verilen güvenin ve sadakatin zedelenmesi anlamına gelir. Çoğu zaman aldatma denildiğinde akla yalnızca cinsel eylemler gelse de aslında aldatma sadece fiziksel değil; duygusal ve sosyal (sanal) boyutlarıyla da karşımıza çıkar.” dedi.</p>
<p>Fiziksel aldatmanın, ilişki dışı cinsel eylemleri içerirken; duygusal aldatmanın, romantik paylaşımların, flörtleşmenin veya duygusal yakınlıkların kurulduğu durumlar olduğunu ifade eden Tunçel, “Sosyal ya da sanal aldatma ise dijital iletişim araçları üzerinden gelişen bağları kapsar. ‘Sadece mesajlaştık, bu aldatma mıdır?’ sorusu sıkça duyulur; ancak yanıt nettir. Eğer bu iletişimin partner tarafından görülmesi istenmiyor, gizleniyorsa, bu bir sınır ihlalidir ve dolayısıyla aldatmadır.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Aldatmak tek bir nedene indirgenemez! </strong></p>
<p>Bir ilişkide aldatmanın yaşanmaması için üç temel yapı taşının; güven, sadakat ve duygusal bağlılığın korunması gerektiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Aldatmayı tek bir nedene indirgemek mümkün değil. Bu davranışın altında bireysel, ilişkisel ve çevresel faktörler yatabilir.” dedi.</p>
<p>Bu faktörlere açıklık getiren Tunçel, şunları söyledi:</p>
<p>“Özellikle kaçıngan veya güvensiz bağlanma örüntüsüne sahip bireyler, ilişkilerinde yakınlık kurmakta zorlanabilir ve bu durum sadakatsizliğe zemin hazırlayabilir.<strong> </strong>Kendilik değerinin düşük olması, bireyi dışarıdan onay arayışına yöneltebilir.<strong> </strong>Narsistik özellikler taşıyan bireylerde sadakatsizlik daha sık görülür.<strong> ‘</strong>Ben kimim?’ sorusuna yanıt arayan ya da hayatında heyecan arayan bireyler de aldatma davranışı gösterebilir.<strong> </strong>Travmalar, madde ya da davranışsal bağımlılıklar da sağlıklı karar verme süreçlerini zayıflatabilir.</p>
<p>İlişkide yaşanan iletişim kopuklukları, duygusal veya cinsel tatminsizlik, ihmal edilme, anlaşılmadığını hissetme gibi durumlar aldatmayı tetikleyebilir. Uzun süredir süregelen çatışmaların çözümlenememesi, bastırılmış öfke veya intikam duygusu da sadakatsizliğe zemin hazırlayabilir. Toplumsal normlar, kültürel değişim, sosyal medyanın etkisi ve sadakatsizliğin normalleştirilmesi de önemli etkenlerdir. Günümüzde tüketim kültürünün ilişkiler üzerindeki etkisiyle birlikte ‘yenisi her zaman daha iyidir’ anlayışı, sadakat kavramını zayıflatır.” </p>
<p><strong>Aldatmanın kendisinden çok, sonraki süreç daha travmatik hale gelebilir!</strong></p>
<p>Aldatmanın, hem birey hem de ilişki açısından derin duygusal etkiler bıraktığına değinen Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Aldatılan kişi, ilk etapta bir şok yaşar; durumu inkâr eder, ardından öfke, suçluluk, kıyaslama ve özgüven kaybı gibi duygularla baş etmeye çalışır. Bu süreç, travma sonrası stres bozukluğuna benzer belirtiler gösterebilir.” dedi.</p>
<p>Aldatan kişinin ise çoğu zaman ambivalan (ikircikli) duygular içinde olduğunu ifade eden Tunçel, “Suçluluk ve pişmanlık hissederken, kimi zaman da savunmaya geçer, davranışını rasyonelleştirir. Bazı bireyler hatasını kabul edip sorumluluk alırken, bazıları karşı tarafı suçlama eğilimindedir. İlişki açısından bakıldığında ise güven kaybı en yıkıcı sonuçlardan biridir. Bu güvenin yeniden inşası, ancak açık iletişim, doğru sınırlar ve profesyonel destekle mümkün olabilir. Aksi halde aldatmanın kendisinden çok, sonraki süreç daha travmatik hale gelebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Duygusal iyileşme doğru yaklaşımla mümkün!</strong></p>
<p>Aldatmanın, kişisel bir kriz olduğuna işaret eden Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak doğru yaklaşımla iyileşmek mümkün. Bu süreç hem bireysel hem de ilişkisel düzeyde ele alınmalı.” dedi.</p>
<p>Bireysel düzeyde duygulara alan açmanın, sosyal desteğin, kendine şefkat göstermenin ve profesyonel desteğin önemli olduğunu açıklayan Tunçel, “Öfke, üzüntü, kafa karışıklığı gibi duygular bastırılmamalı. Bu duyguların yaşanması iyileşmenin doğal bir parçası. Güvendiğiniz bir dost ya da aile üyesiyle paylaşım yapmak duygusal yükü hafifletir. ‘Ben ne hissediyorum, ne istiyorum?’ sorularını samimiyetle sormak ve kendine acımasız davranmamak önemli. Uzman eşliğinde özdeğerin yeniden yapılandırılması ve travma çalışması sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Aldatmak ilişki memnuniyetiyle değil, algılanan adalet ve duygusal iletişim düzeyiyle ilişkili!</strong></p>
<p>Eğer taraflar ilişkiyi sürdürmek istiyorsa, bunu iki tarafın da içtenlikle istemesi gerektiğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Güven yeniden inşa edilmeli. Duygular bastırılmamalı, açıkça ifade edilmeli. Geçmiş tekrar tekrar gündeme getirilmemeli; odak, suçlamadan ziyade duyguların paylaşımında olmalı. Çift terapisiyle rollerin yeniden yapılandırılması ve sınırların belirlenmesi süreci desteklenmeli.” dedi.</p>
<p>Hemen affetmek ya da görmezden gelmenin, iyileşmeyi engellediğine dikkat çeken Tunçel, “Karşı tarafın sorumluluğunu alması, hatanın bedelini anlaması gerekir. Aynı şekilde, sürekli suçlamak da süreci tıkar. Bilimsel çalışmalar, çift terapisine başvuran çiftlerin yaklaşık yüzde 30’unun ilişkisini kurtarabildiğini gösteriyor. Ayrıca araştırmalar, aldatmanın ilişki memnuniyetiyle değil, algılanan adalet ve duygusal iletişim düzeyiyle daha yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.” bilgisini paylaştı.</p>
<p><strong>Sadakat, kişinin kendine ve kendi ihtiyaçlarına karşı da dürüst olabilmesidir!</strong></p>
<p>Aldatmanın bir ilişkiyi bitirebileceği uyarısını yapan Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak kimi zaman bir dönüm noktasına da dönüşebilir. Burada önemli olan ilişkinin devam edip etmemesi değil, kişinin kendini nasıl iyileştirdiği ve bu süreçten nasıl güçlenerek çıktığıdır.” dedi.</p>
<p>Aldatılmanın, bireyin yetersizliği değil, karşı tarafın sınırlarını koruyamamasının bir sonucu olduğunu dile getiren Tunçel, “Bu nedenle süreci kişiselleştirmemek, acele kararlar vermemek ve zamana yayarak değerlendirmek gerekir. Unutmamak gerekir ki sadakat, yalnızca bir başkasına değil, kendine ve kendi ihtiyaçlarına karşı dürüst olabilmektir. İyileşmek mümkündür; sabırla, kendine dürüst kalarak ve gerektiğinde profesyonel destek alarak.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sadakat-kendine-durust-olmakla-basliyor-gizlenen-iletisim-sinir-ihlali-ve-aldatmadir-588448">Sadakat kendine dürüst olmakla başlıyor! Gizlenen iletişim, sınır ihlali ve aldatmadır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Kuş Gözlem Günü&#8217;nde Türkiye&#8217;deki Kuş Gözlemciler 21 Noktada Buluştu.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avrupa-kus-gozlem-gununde-turkiyedeki-kus-gozlemciler-21-noktada-bulustu-582011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:17:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[Kuş Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl Avrupa genelinde 33. kez düzenlenen etkinliklerde, Türkiye’nin de dahil olduğu 29 ülkede 834 farklı etkinlik yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avrupa-kus-gozlem-gununde-turkiyedeki-kus-gozlemciler-21-noktada-bulustu-582011">Avrupa Kuş Gözlem Günü&#8217;nde Türkiye&#8217;deki Kuş Gözlemciler 21 Noktada Buluştu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl Avrupa genelinde 33. kez düzenlenen etkinliklerde, Türkiye’nin de dahil olduğu 29 ülkede 834 farklı etkinlik yapıldı. Toplam 27.559 kişi, 2,82 milyon kuşun göçüne tanıklık etti. En çok etkinliğin düzenlendiği ülke Macaristan (183 etkinlik) olurken, onu Hollanda (79 etkinlik) ve Yunanistan (67 etkinlik) izledi. En çok kuş gözlemlenen ülkeler ise Finlandiya (1.235.000 birey), Slovakya (422.408 birey) ve İsveç (277.641 birey) olarak kaydedildi. Bu ülkelerde gözlemlenen kuş sayısının bu kadar yüksek olmasının ardında etkinliklere olan yoğun ilgi yer alıyor.</p>
<p>Türkiye’de Doğa Derneği ortaklığında Afyon, Ankara, Aydın, Çanakkale, Denizli, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya ve Muğla illerinden gönüllülerin organizasyonuyla gerçekleşen etkinliklerde, katılımcılar sabahın erken saatlerinde gözlem noktalarında buluştu ve gün boyu gözlemler yaptı. Toplam 610 kişi, 21 etkinlikte 10.575 kuş gözlemledi. Etkinlikler her yaştan katılımcının ilgisini çekerken, özellikle ilkokul, ortaokul ve üniversite öğrencilerinin oluşturduğu genç katılımcılardan yoğun bir ilgi gördü. Ayrıca, birçok kişi, ilk kez kuş gözlemi yapmanın heyecanını yaşadı. Katılımcılar yalnızca gözlem yapmakla kalmadı; Sultan Sazlığı, Alaçatı ve Bargilya sulak alanlarında türlerin karşılaştığı habitat kaybı ve diğer tehditleri yerinde gözlemleyerek ekosistemlerin karşılaştığı sorunlara yakından tanıklık etti. Bu durum, doğa koruma çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p>Türkiye’de en fazla gözlemlenen türler arasında ak karınlı ebabil (1.810 birey), flamingo (1.455 birey) ve kaya güvercini (679 birey) yer aldı. Ayrıca dikkuyruk, terek düdükçünü, şah kartal, büyük orman kartalı ve yelkovan gibi nadir türler de kayıt altına alındı. </p>
<p>Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Sorumlusu Özge Yaylalı, etkinlikle ilgili şunları söyledi:<br /> &#8220;Türkiye, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik ve göçmen kuşların göç yolları üzerindeki stratejik konumuyla dünya çapında önemli bir yere sahip. Avrupa Kuş Gözlem Günü ile kuşların uzun ve zorlu göç yolculuklarına, yaşam alanlarına ve karşılaştıkları tehditlere dikkat çekmeyi amaçlıyoruz. Bu yıl Afyon’dan Muğla’ya, Kayseri’den İzmir’e kadar pek çok ilde düzenlenen etkinliklerde gönüllülerimiz hem bilimsel veri topladı hem de doğa bilincini yaygınlaştırdı.&#8221; dedi ve ekledi &#8220;Doğa Derneği, 2017 yılından bu yana bu etkinlikleri koordine ediyor. Yirmi yılı aşkın süredir vatandaş bilimi yoluyla veri toplayarak koruma çalışmalarına toplumun katılımını gözetiyoruz. Doğa gözlemi, sadece bilim insanlarının değil, herkesin katılım sağlayabileceği bir süreç. Kuş gözlemi, veri toplamanın ötesinde, doğayla kurduğumuz bağı güçlendiriyor ve ekosistemlerin korunması konusundaki farkındalığı artırıyor.&#8221;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avrupa-kus-gozlem-gununde-turkiyedeki-kus-gozlemciler-21-noktada-bulustu-582011">Avrupa Kuş Gözlem Günü&#8217;nde Türkiye&#8217;deki Kuş Gözlemciler 21 Noktada Buluştu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilinçli aile, sağlıklı birey</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilincli-aile-saglikli-birey-553137</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 08:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ile hizmete aldığı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde down sendromlu bireylerin ailelerine sağlıklı beslenme eğitimi verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilincli-aile-saglikli-birey-553137">Bilinçli aile, sağlıklı birey</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ile hizmete aldığı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde down sendromlu bireylerin ailelerine sağlıklı beslenme eğitimi verildi.</p>
<p><b>ÖNEMLİ BİR EĞİTİM PROGRAMI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve sosyal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla faaliyete sunduğu Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde önemli bir eğitim programına daha imza attı. İzmit Eski Vinsan Kampüsü’nde yer alan ve erken çocukluktan yetişkinliğe kadar geniş bir yaş grubuna hizmet sunan merkezde, down sendromlu bireyler ve ailelerine yönelik beslenme eğitimi düzenlendi.</p>
<p><b>SAĞLIKLI BESLENMENİN ÖNEMİ ANLATILDI</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde görevli diyetisyen tarafından verilen eğitimde, down sendromlu bireylerin sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması hedeflendi. Eğitime katılan ailelere, bireylerin yaş ve gelişim düzeylerine uygun kişiye özel beslenme planlarının önemi vurgulandı. Günde üç ana öğün olacak şekilde düzenli ve dengeli beslenmenin temel prensipleri anlatıldı.</p>
<p><b>OBEZİTE VE KABIZLIK RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ</b></p>
<p>Down sendromlu bireylerde obezite riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu nedenle beslenmenin sıkı takiple yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Yağ ve şeker oranı azaltılmış öğünlerin tercih edilmesi, lifli gıdalara yönelinmesi ve su tüketiminin artırılması gerektiği belirtildi. Ayrıca, düşük kas tonusu nedeniyle down sendromlu bireylerde sık rastlanan kabızlık sorununa karşı da önlemler paylaşıldı.</p>
<p><b>SİNDİRİM SAĞLIĞI DEĞERLENDİRİLDİ</b></p>
<p>Eğitimde, bireylerin beslenme becerileri değerlendirildi; kusma, pütürlü gıdalara geçememe ve besin reddi gibi sık karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm yolları anlatıldı. Down sendromunda bağırsak mikrobiyotasının sağlığı da öne çıkan başlıklar arasındaydı. Bağırsak sağlığı ile ruh halinin bağlantısına dikkat çekilerek, bağırsak dostu besinler tanıtıldı.</p>
<p><b>SOSYAL ETKİLEŞİMİN ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ</b></p>
<p>Uzmanlar, down sendromlu bireylerde besin seçiciliği veya yetersiz beslenme gibi durumların, sosyal etkileşim ve fiziksel aktivite ile olumlu yönde değiştirilebileceğini ifade etti. Merkezde gerçekleştirilen eğitim ve etkinliklerle bireylerin sadece fiziksel değil, sosyal ve ruhsal gelişimlerinin de desteklendiği vurgulandı</p>
<p><b>BİLİNÇLİ AİLE, SAĞLIKLI BİREY</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde verilen bu tür eğitimlerle, ailelerin çocuklarının gelişimini daha bilinçli bir şekilde yönetmesi ve günlük yaşamlarında daha sağlıklı kararlar alması amaçlanıyor. Eğitim sonunda aileler, hem beslenme hem de genel sağlıkla ilgili bireysel danışmanlık alma imkânı buldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “her birey için eşit ve erişilebilir hizmet” anlayışıyla hayata geçirdiği Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel gereksinimli bireylerin hayatına dokunmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilincli-aile-saglikli-birey-553137">Bilinçli aile, sağlıklı birey</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Parkı, Özel Gereksinimli Birey ve Ailelerine Sanatla Umut Aşılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-engelsiz-yasam-parki-ozel-gereksinimli-birey-ve-ailelerine-sanatla-umut-asiliyor-546740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 11:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailelerine]]></category>
		<category><![CDATA[aşılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirin]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[gereksinimli]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[parkı]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin özel gereksinimli bireyler ve ailelerine destek olmak, yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyalleşmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Engelsiz Yaşam Parkı, özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin hayatında olumlu etkisini sürdürmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-engelsiz-yasam-parki-ozel-gereksinimli-birey-ve-ailelerine-sanatla-umut-asiliyor-546740">Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Parkı, Özel Gereksinimli Birey ve Ailelerine Sanatla Umut Aşılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkta, özel gereksinimli bireyler için düzenlenen bocce, körling, halk dansları, el sanatları ve resim gibi çeşitli kurslar, eğlenceli ve öğretici bir deneyim sunarken; düzenlenen anne çocuk kursları ile de özel birey ve aileleri ortak bir şeyler üretme ve zaman geçirme imkanı buluyor. Parkta anne ve çocuklara yönelik verilen popüler kurslardan bir tanesi de &lsquo;Seramik Kursu’.</p>
<p>Anne ve çocukların daha yakın bağlar kurmasını sağlayan; annelere kendilerine daha fazla zaman ayırmasına, çocukların ise el becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirmesine olanak tanıyan kurs, ailelerden büyük ilgi görüyor. Birlikte seramik boyayan anne ve çocuklar yapmış olduğu eserlerle hem eğleniyor hem de unutulmaz anılar biriktiriyor. Salı ve Çarşamba günleri annelere yönelik kurs 16.00 ile 18.00 arasında verilirken, anne ve çocukların birlikte katıldığı kurs ise Cumartesi günü 19.00 ile 20.00 saatleri arasında veriliyor. Seramik kursuna katılmak isteyen aileler, &lsquo;Alo 185 Çağrı Merkezi’nin yanı sıra, Engelsiz Yaşam Merkezi ve Engelsiz Yaşam Parkı’na gelerek kurs kayıt başvurularını yapabiliyor.</p>
<p>Paşaoğlu: &ldquo;Anneler ve çocukları güzel bağlar kuruyorlar&rdquo;</p>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Parkı’nda Dekoratif El Sanatları Eğitmenliği yapan Melisa Paşaoğlu, 1 Haziran itibariyle yaz programına geçtiklerinden söz etti. Paşaoğlu, &ldquo;Aslında normalde de seramik boyama derslerimiz hep vardı, sadece saatlerimiz değişti. Salı ve Çarşamba günleri saat 16.00-18.00 arası çocuklarımız havuzdayken annelerle birlikte çalışıyoruz. Cumartesi günleri ise saat 19.00-20.00 arasında anne ve çocuklarla birlikte çalışıyoruz. Hem onlar güzel bir bağ kuruyor hem biz hep birlikte eğleniyoruz hem de onlara boyama yapmayı öğretiyorum&rdquo; dedi.</p>
<p>Anne ve çocukların birlikte yaptığı bu tarz etkinliklerin anne-çocuk ilişkisine olan olumlu katkılarından da söz eden Paşaoğlu, &ldquo;Burası annelerin tek başınayken dışarıda yaşadığı sıkıntılı zamanlarından arındığı bir hobi kursu. Ama anne-çocuk birlikteyken de anne çocuğuna; &lsquo;Bak şurayı böyle boyamalısın’ diye çocuğun yapamadığı veya eksik yaptığı yerleri gösteriyor, birbirlerini aslında böyle tamamlıyorlar. Burada güzel vakit geçirmeleri ve evde de bunu devam ettirmeleri çok güzel. Çünkü özel çocukların telefon ve televizyonla uğraşmalarından ziyade böyle bir hobi kazanmaları çok güzel&rdquo; diye belirtti. Kurslara katılmak isteyenlere de başvurular hakkında bilgi veren Paşaoğlu, &ldquo;Bize, Alo 185 Çağrı Merkezi’nden ya da Engelsiz Yaşam Merkezi ile Engelsiz Yaşam Parkı telefon numaralarından ulaşabilirler&rdquo; diye duyurdu.</p>
<p>Çocuklar mutlu, anneler mutlu&hellip;</p>
<p>8 yaşındaki özel gereksinimli oğlu ile birlikte Seramik Kursu’na gelen annelerden Ayşegül Kaya, Mersin’e yeni geldiklerinden ve kursa da yeni başladıklarından söz etti. Kente gelir gelmez Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan bu imkanı duyduklarını ve faydalanmak istediklerini kaydeden Kaya, &ldquo;Özel bireyler için yapılması çok hoşumuza gidiyor. Çünkü dışarıda sıkıntılar yaşadığımız için buraya geldiğimizde çok rahat bir şekilde zaman geçirebiliyoruz. Ücretsiz olması da bizim için çok iyi. Çünkü dışarıdan aldığımız dil terapisi veya diğer tedaviler hep ücretli ve bizim için ağır meblağlar. Burası hem bizim hem de çocukların sosyalleşmesi için iyi oluyor. Bu durumdan çok mutluyuz. Diğer annelerle birbirimize destek oluyoruz ve birbirimizi çok iyi anlıyoruz&rdquo; dedi.</p>
<p>Özel gereksinimli oğlu ile birlikte kursa katılım sağlayan annelerden Handan Gökdemir ise Engelsiz Yaşam Parkı’nın hizmetlerinden Ocak ayından beri faydalandıklarından bahsederek, &ldquo;Çok da memnun kaldık. İyi ki başlamışız. Burada hocalarımızla güzel vakit geçiriyoruz. Körling oynuyorlar. Mesela Kıvanç şimdiye kadar hayatında hiç halk oyunları oynamamıştı, beraber arkadaşlarıyla geçip halk oyunu oynadı. Ben önceden hep ağlardım, herkes yapar o dururdu. Şimdi arkadaşlarıyla çok güzel kaynaştı&rdquo; diye belirtti. Bu hizmetleri sunan başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere, tüm çalışanlara teşekkürlerini ileten Gökdemir, &ldquo;Burası çocuklarımızın güzel vakit geçireceği bir ortam. Veliler olarak bizler için de iyi oluyor. Mesele aynı olunca paylaşacak da çok şeyimiz oluyor&rdquo; diye belirtti.</p>
<p>Özel gereksinimli bireylerden Anıl Köprücü, annesi ile birlikte Seramik Kursu’na katılmanın kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, &ldquo;Annemle etkinlik yaptığım için mutluyum. Vahap Başkanımıza selam söylüyoruz. Vahap Başkanımızı buraya yine bekliyoruz. Engelsiz Yaşam Parkı’na yıllardır geliyorum. Ben arkadaşlarımı ve hocalarımı çok seviyorum. Hocalarımız bizimle çok ilgileniyorlar&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-engelsiz-yasam-parki-ozel-gereksinimli-birey-ve-ailelerine-sanatla-umut-asiliyor-546740">Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Parkı, Özel Gereksinimli Birey ve Ailelerine Sanatla Umut Aşılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tohum Otizm Vakfı ve İŞKUR&#8217;dan Şirketlere Çağrı: Otizmli Birey İstihdamında Hibe Desteği Başvuruları Başlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tohum-otizm-vakfi-ve-iskurdan-sirketlere-cagri-otizmli-birey-istihdaminda-hibe-destegi-basvurulari-basliyor-542720</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 12:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başvuruları]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[hibe]]></category>
		<category><![CDATA[işkurdan]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamında]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmli]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlere]]></category>
		<category><![CDATA[tohum]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542720</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tohum Otizm Vakfı, otizmli bireylerin çalışma hayatında eşit ve sürdürülebilir bir şekilde yer alabilmesi amacıyla hayata geçirdiği “Destekli İstihdam Modeli”ni büyütmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tohum-otizm-vakfi-ve-iskurdan-sirketlere-cagri-otizmli-birey-istihdaminda-hibe-destegi-basvurulari-basliyor-542720">Tohum Otizm Vakfı ve İŞKUR&#8217;dan Şirketlere Çağrı: Otizmli Birey İstihdamında Hibe Desteği Başvuruları Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tohum Otizm Vakfı,</strong> otizmli bireylerin çalışma hayatında eşit ve sürdürülebilir bir şekilde yer alabilmesi amacıyla hayata geçirdiği <strong>“Destekli İstihdam Modeli”</strong>ni büyütmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, <strong>İŞKUR’un Engelli ve Eski Hükümlü Hibe Destek Programı</strong> kapsamında verilen hibeyle şirketlerin otizmli birey istihdam etmesini kolaylaştıracak önemli bir fırsat sunuluyor. 2025 yılı, İŞKUR Engelli ve Eski HükümlüHibeDestekProgramıkapsamında<strong>“Otizm Yılı”</strong>olarakilanedilmiştir. Bu özelyılda, otizmlibireylerinçalışmahayatınakatılımınıdestekleyecekprojeleröncelikliolarakdesteklenecektir. Bu kapsamdaDestekliİstihdamhibeprojesibaşlığında; şirketlereişkoçuücreti, otizmli çalışan maaşı ve iş yeri düzenleme giderleri gibi kalemlerde önemli bir hibe desteği sağlanıyor. Otizmli bireylerin çalışma hayatına dahil olması için hazırlanan projelerde, Tohum Otizm Vakfı&#8217;nın uzmanlığıyla ve yönlendirmesiyle iş dünyasını hem sosyal faydayla hem de finansal avantajla buluşturuyor. Bu önemli destek modeli, özelsektörde daha fazla otizmli bireyin kalıcı olarak istihdam edilmesinin de önünü açıyor.</p>
<p>İş dünyası ve ilgili tüm paydaşlar, 10 Haziran 2025 tarihinde saat 16.00’da düzenlenecekçevrim içi bilgilendirme toplantısına katılarak projenin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi alabilecek.</p>
<p><strong>Otizmli Bireyler İş Dünyasında Değişimi Mümkün Kılıyor..</strong></p>
<p>Dünyada birçok şirket, otizmli bireylerin sistematik düşünme becerileri, detaylara gösterdikleriözen ve rutinlere bağlılık özelliklerinden faydalanarak, iş süreçlerinde verimlilik ve kaliteyi artırıyor. <strong>Tohum Otizm Vakfı</strong>’da bugüne kadar Eker, GSK, Netlog, Boyner ve Arvato gibi firmalarla yaptığı iş birlikleri sayesinde 35 otizmli bireyin istihdamını sağlamış buna ek olarak İŞKUR hibe desteğiyle bu modeli daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tohum-otizm-vakfi-ve-iskurdan-sirketlere-cagri-otizmli-birey-istihdaminda-hibe-destegi-basvurulari-basliyor-542720">Tohum Otizm Vakfı ve İŞKUR&#8217;dan Şirketlere Çağrı: Otizmli Birey İstihdamında Hibe Desteği Başvuruları Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-2-529833</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 07:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[ikincisi]]></category>
		<category><![CDATA[levic]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[serisinin]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[talks]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529833</guid>

					<description><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-2-529833">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur. Gençlerden yetişkinlere, çalışanlardan öğrencilere, ebeveynlerden ilişki arayışında olan bireylere kadar geniş bir hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan Levâic, güven ve kapsayıcılığı temel değerleri olarak benimsemektedir. Türkçe’de “kalpleri aşk ateşiyle yananlar” anlamına gelen ismiyle de duygusal bağların gücüne dikkat çekmektedir.</p>
<p>Bu anlayışla düzenlenen <strong>Levâic Talks</strong> serisinin ikincisi, <strong>“Sürdürülebilir İlişkiler: Sosyal Hayatın Bireye Etkisi”</strong> başlığıyla gerçekleşti. Etkinlikte, bireylerin sosyal ilişkiler aracılığıyla yaşam kalitelerini nasıl dönüştürebilecekleri uzman perspektiflerle ele alındı.</p>
<p>Moderatörlüğünü gazeteci, yazar ve televizyoncu <strong>Balçiçek İlter</strong>’in üstlendiği buluşmada; akademisyenlerden terapistlere, duygusal zekâ koçlarından ilişki uzmanlarına kadar alanında yetkin isimler konuşmacı olarak yer aldı:</p>
<ul>
<li><strong>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak – Akademisyen</strong><br /> “Bağ ve bağlantı ihtiyacımız arttıkça, fazla tolerans gösterdiğimiz durumlar zamanla duyarsızlık ve unutkanlıkla yer değiştiriyor; oysa her zaman güvenilirlik ve rivayet sahibi olmak, bu değişimlerin birey psikolojisindeki etkisini anlamada anahtar rol oynuyor.”</li>
<li><strong>Prof. Dr. Mehmet Sungur – Psikiyatrist / Terapist</strong><br /> “Sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler için öncelikle hayallerinizle değil kiminle birlikte olduğunuzu bilmeniz gerekir. Birlikteliğin devamında emek ve niyet çok önemlidir. Sorun çıktığında eşlerini değil sorunu karşıya alan, soruna değil çözüme odaklanan ve sorunu çözme doğrultusunda bir takım ruhuyla hareket eden çiftler ilişkilerde  daha çok doyum sağlanır.. Beraberliğinizin devamı için ilişkinizi kendi haline bırakmayın. İlişki için iyi bir şey yapmıyorsanız, hiçbir şeyi kötü yapmasanızda beraberlik kötüye gider. Evlilik ya da sürdürülebilir ilişkiler kendi kendine yolunu bulan bir araç değildir. Farklılıklardan beslenmek ve ortak değer ve amaçlar geliştirmek gerekir”</li>
<li><strong>Dr. Ebru Nurluoğlu – MCC Koç / AIP Vakfı Kurucusu</strong><br /> “Bilmek, uygulamak ve duruş–enerji üçlüsü sadece hayırseverlikte değil; özel, sosyal ve iş hayatımızda da bizi güçlendiren ilişki yetkinlikleridir. Yeter ki içselleştirelim, her alana taşımamız mümkün.”</li>
<li><strong>Yasemin Yurdakul – Levâic Kurucusu, Duygusal Zekâ Eğitimcisi ve İnsan Kaynakları Uzmanı</strong><br /> “İş dünyasında şirketleri koruyan bir performans stratejisi olarak kullanılan ilişki yetkinlikleri, gündelik yaşama uyarlandığında evlilikleri ve beraberlikleri destekleyebilir; sürdürülebilir ilişkilerin inşasında etkili bir araç haline gelebilir. Boşanma nedenlerine bakıldığında sadakatsizlik, ilgisizlik gibi görünen sorunların arkasında sıklıkla duygusal regülasyon eksikliği ve empati yoksunluğu gibi düşük ilişki yetkinlikleri yer almaktadır. Türkiye’de en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinin önemli bir bölümü de bu yetkinliklerin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirilen Levâic App, bu kurumsal performans stratejisinden ilham alarak bireylerin iyi oluşunu, duygusal ve sosyal becerilerini desteklemeyi amaçlamaktadır. Uygulama, Mayıs ayı sonunda iOS ve Android cihazlarda erişime açılacaktır.”</li>
</ul>
<p>Katılımcıların aktif katılımıyla zenginleşen etkinlikte, sosyal ilişkilerin sürdürülebilirliği ve birey üzerindeki çok yönlü etkileri farklı disiplinlerden bakış açılarıyla ele alındı.</p>
<p><strong>Levâic Talks</strong>, yalnızca bir konuşma serisi olmanın ötesine geçerek; bireysel farkındalığın artırılmasını ve toplumsal dönüşüme katkı sağlanmasını hedefliyor.</p>
<p>Etkinlik; cemiyet, iş ve medya dünyasından <strong>Fatoş Karahasan, Yelda Kırçuval, Elmas Özler, Işın Görmüş, Arzu Kunt, Müge Tezman Sırbıyık, Selin Kutucular, Aysun Kaba</strong> ve <strong>Pelin Bozkurt Bilgiç</strong> gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-2-529833">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-528055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 08:38:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[ikincisi]]></category>
		<category><![CDATA[levic]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[serisinin]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[talks]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-528055">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Levâic, güvenli ve sağlıklı ilişkiler kurmanın bireylerin psikolojik ve biyolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini odağına alan bir danışmanlık platformudur. Gençlerden yetişkinlere, çalışanlardan öğrencilere, ebeveynlerden ilişki arayışında olan bireylere kadar geniş bir hedef kitlenin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan Levâic, güven ve kapsayıcılığı temel değerleri olarak benimsemektedir. Türkçe’de “kalpleri aşk ateşiyle yananlar” anlamına gelen ismiyle de duygusal bağların gücüne dikkat çekmektedir.</p>
<p>Bu anlayışla düzenlenen <strong>Levâic Talks</strong> serisinin ikincisi, <strong>“Sürdürülebilir İlişkiler: Sosyal Hayatın Bireye Etkisi”</strong> başlığıyla <strong>7 Mayıs 2025</strong> tarihinde gerçekleşti. Etkinlikte, bireylerin sosyal ilişkiler aracılığıyla yaşam kalitelerini nasıl dönüştürebilecekleri uzman perspektiflerle ele alındı.</p>
<p>Moderatörlüğünü gazeteci, yazar ve televizyoncu <strong>Balçiçek İlter</strong>’in üstlendiği buluşmada; akademisyenlerden terapistlere, duygusal zekâ koçlarından ilişki uzmanlarına kadar alanında yetkin isimler konuşmacı olarak yer aldı:</p>
<ul>
<li><strong>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak – Akademisyen</strong><br /> “Bağ ve bağlantı ihtiyacımız arttıkça, fazla tolerans gösterdiğimiz durumlar zamanla duyarsızlık ve unutkanlıkla yer değiştiriyor; oysa her zaman güvenilirlik ve rivayet sahibi olmak, bu değişimlerin birey psikolojisindeki etkisini anlamada anahtar rol oynuyor.”</li>
<li><strong>Prof. Dr. Mehmet Sungur – Psikiyatrist / Terapist</strong><br /> “Sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler için öncelikle hayallerinizle değil kiminle birlikte olduğunuzu bilmeniz gerekir. Birlikteliğin devamında emek ve niyet çok önemlidir. Sorun çıktığında eşlerini değil sorunu karşıya alan, soruna değil çözüme odaklanan ve sorunu çözme doğrultusunda bir takım ruhuyla hareket eden çiftler ilişkilerde  daha çok doyum sağlanır.. Beraberliğinizin devamı için ilişkinizi kendi haline bırakmayın. İlişki için iyi bir şey yapmıyorsanız, hiçbir şeyi kötü yapmasanızda beraberlik kötüye gider. Evlilik ya da sürdürülebilir ilişkiler kendi kendine yolunu bulan bir araç değildir. Farklılıklardan beslenmek ve ortak değer ve amaçlar geliştirmek gerekir”</li>
<li><strong>Dr. Ebru Nurluoğlu – MCC Koç / AIP Vakfı Kurucusu</strong><br /> “Bilmek, uygulamak ve duruş–enerji üçlüsü sadece hayırseverlikte değil; özel, sosyal ve iş hayatımızda da bizi güçlendiren ilişki yetkinlikleridir. Yeter ki içselleştirelim, her alana taşımamız mümkün.”</li>
<li><strong>Yasemin Yurdakul – Levâic Kurucusu, Duygusal Zekâ Eğitimcisi ve İnsan Kaynakları Uzmanı</strong><br /> “İş dünyasında şirketleri koruyan bir performans stratejisi olarak kullanılan ilişki yetkinlikleri, gündelik yaşama uyarlandığında evlilikleri ve beraberlikleri destekleyebilir; sürdürülebilir ilişkilerin inşasında etkili bir araç haline gelebilir. Boşanma nedenlerine bakıldığında sadakatsizlik, ilgisizlik gibi görünen sorunların arkasında sıklıkla duygusal regülasyon eksikliği ve empati yoksunluğu gibi düşük ilişki yetkinlikleri yer almaktadır. Türkiye’de en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinin önemli bir bölümü de bu yetkinliklerin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirilen Levâic App, bu kurumsal performans stratejisinden ilham alarak bireylerin iyi oluşunu, duygusal ve sosyal becerilerini desteklemeyi amaçlamaktadır. Uygulama, Mayıs ayı sonunda iOS ve Android cihazlarda erişime açılacaktır.”</li>
</ul>
<p>Katılımcıların aktif katılımıyla zenginleşen etkinlikte, sosyal ilişkilerin sürdürülebilirliği ve birey üzerindeki çok yönlü etkileri farklı disiplinlerden bakış açılarıyla ele alındı.</p>
<p><strong>Levâic Talks</strong>, yalnızca bir konuşma serisi olmanın ötesine geçerek; bireysel farkındalığın artırılmasını ve toplumsal dönüşüme katkı sağlanmasını hedefliyor.</p>
<p>Etkinlik; cemiyet, iş ve medya dünyasından <strong>Fatoş Karahasan, Yelda Kırçuval, Elmas Özler, Işın Görmüş, Arzu Kunt, Müge Tezman Sırbıyık, Selin Kutucular, Aysun Kaba</strong> ve <strong>Pelin Bozkurt Bilgiç</strong> gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levaic-talks-serisinin-ikincisi-gerceklesti-sosyal-hayatin-birey-uzerindeki-etkisi-masaya-yatirildi-528055">Levâic Talks Serisinin İkincisi Gerçekleşti: Sosyal Hayatın Birey Üzerindeki Etkisi Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
