<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>başrol | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/basrol/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/basrol</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jun 2025 21:28:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>başrol | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/basrol</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geleceğin diyabet tedavisinde başrol, yüksek teknoloji yöntemlerin olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-diyabet-tedavisinde-basrol-yuksek-teknoloji-yontemlerin-olacak-548441</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 21:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başrol]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemlerin]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) ile ABD’de diyabet alanında ilk 5 merkez arasında yer alan UCSF (University of California San Francisco) Diyabet Teknoloji Merkezi arasında diyabet hastalığında ortak bir iş birliği protokolü imzalandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-diyabet-tedavisinde-basrol-yuksek-teknoloji-yontemlerin-olacak-548441">Geleceğin diyabet tedavisinde başrol, yüksek teknoloji yöntemlerin olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) ile ABD’de diyabet alanında ilk 5 merkez arasında yer alan UCSF <strong>(University of California San Francisco) Diyabet Teknoloji Merkezi </strong>arasında diyabet hastalığında ortak bir iş birliği protokolü imzalandı. Uzun yıllardır diyabet teknolojisi üzerinde yaptıkları araştırmalarla bilinen <strong>UCSF’den Prof. Dr. Eda Cengiz </strong>ile<strong> DİYAM Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, </strong>bu önemli anlaşma ve diyabet tedavilerinin geleceği hakkında bilgi verdi.  </em></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “sessiz pandemi” olarak adlandırılan diyabet, görülme sıklığı hızla artan hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Dünya Diyabet Federasyonu’nun verilerine göre; dünyada halen 537 milyon diyabetli birey var ve bu rakamın 2045 yılında 630 milyona yükseleceği öngörülüyor. Diyabetin en hızlı arttığı 5 ülke arasında yer alan Türkiye’de, 9 milyon diyabet hastası olduğu belirtiliyor. Diyabet; kalp damar hastalıklarının, kronik böbrek yetmezliğinin, geri dönüşümü olmayan görme kaybının en önemli ve en sık görülen sebeplerinden biri olduğu için erken teşhis ve tedavi yaşamsal önem taşıyor. Modern yaşamla birlikte gelen sağlıksız beslenme alışkanlıkları  ve fiziksel aktivitelerin azalması, bunlara bağlı  olarak obezitenin artması ve nüfusun yaşlanması, diyabetin hızla artmasının temel nedenlerini oluşturuyor.  </p>
<p>Tüm dünyada hızla yaygınlaşan diyabet önemli bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Hal böyle olunca tıp dünyası diyabeti önlemenin yanı sıra tedavisinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.  Diyabet tedavisindeki teknolojik yenilikler ise bu hastalıkla mücadelede hekimlerin ve hastaların yüzünü güldürüyor.  Yeni bilimsel bilgilerin paylaşılması ve araştırmaların yapılması amacıyla diyabetin tanı ve tedavisine odaklanan merkezler ise işbirliği yapıyor. </p>
<p><em><strong>ABD’de diyabet alanında ilk 5 merkezden biri olan UCSF ile ortak iş birliği protokolü imzalandı</strong></em></p>
<p>Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) ile ABD’de diyabet alanında kanaat önderi olarak ilk 5 merkez arasında yer alan UCSF <strong>(University of California San Francisco) Diyabet Teknoloji Merkezi </strong>arasında diyabet hastalığında ortak bir iş birliği protokolü imzalandı. Protokolün imzası ise  alanında küresel uzman kabul edilen iki Türk hekim arasında gerçekleştirildi; uzun yıllardır diyabet teknolojisi üzerinde yaptıkları araştırmalarla bilinen <strong>UCSF Pediatric Diyabet Programı Başkanı Prof. Dr. Eda Cengiz </strong>ile<strong> Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, </strong>bu önemli anlaşmaya iki kurum adına imza atan isimler oldu. </p>
<p><strong>Tedavide çığır açan gelişmeler yolda</strong></p>
<p>Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, iki merkezin ortak çalışmalarıyla diyabet tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşanacağını belirterek, “DİYAM merkezimizde, proaktif ve yüksek teknoloji odaklı mobil sağlık takip sistemleri, sensör teknolojileri ve yapay zeka destekli cihazlar ile tedavide mükemmeliyeti sağlamayı hedeflemekteyiz. Merkezimizde ayrıca çok sayıda önemli bilimsel yayın ve araştırmalara devam etmekteyiz. University of California San Francisco Diyabet Teknoloji Merkezi ile yaptığımız  ortak iş birliği protokolü ile bu çalışmalarımız daha da güçlenecektir.<strong> </strong>Merkez Başkanı Prof. Dr.<strong> </strong>Eda Cengiz hocamızın da bir Türk bilim insanı olarak Amerika’nın en büyük ve eski üniversitelerinden birinde bu kadar önemli bir bölümün başkanı olması hepimiz için bir gurur kaynağıdır” dedi. </p>
<p><strong>Ortak bilimsel araştırmalar gerçekleştirilecek</strong></p>
<p>Prof. Dr. M. Temel Yılmaz,   ortak iş birliği protokolünde düzenli olarak bilgi alışverişi sağlanacağını ve ortak bilimsel araştırmalar gerçekleştirileceğini belirterek, “Ortak iş birliği protokolünde amacımız; diyabetin tanı ve tedavisinde yer alan tüm ekipler arasında bilgi alışverişi yapmak, ortak bilimsel araştırmalar gerçekleştirmek ve bunların belli bir standardizasyon içinde olmasını sağlamaktır. Bunların yanı sıra hastaların tanı ve tedavisine yönelik iş birliği içinde bulunmak da bizim için çok önemlidir” diye konuştu.   </p>
<p><strong>Türkiye’de 1,7 milyon hasta insülin tedavisi görüyor!</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre;  ülkemizde tedavi altında olan 9 milyon diyabetli var. Diyabetin tip 1 ve tip 2 olmak üzere iki tipi mevcut. Vücutta insülin hormonunun salgılanmadığı tip 1 diyabet genel olarak çocuklarda ve gençlerde görülüyor. <strong>DİYAM Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz,</strong> ancak tip 2 gibi tedavi edilirken aslında tip 1 diyabet olduğu atlanmış olan ileri yaştaki hastaların da görüldüğünü vurgulayarak, “Bu tip hastalar tip 2 diyabetin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Bir başka deyişle, ülkemizde yaklaşık 1. 7 milyon insülin kullanan hasta var. Diyabet bu grup hastalarda çok agresif seyrediyor; vücutta insülin hormonu bulunmadığı zaman kan şekeri kontrolü neredeyse imkansız hale geliyor. Kan şekeri gün içinde hem çok hızlı düşüyor hem de 400’lere 500’lere yükselen bir seyir izliyor. Doğal olarak da diyabete bağlı organ hasarları bu grupta çok daha yüksek görülüyor” dedi.</p>
<p><strong>Diyabet tedavisinde çığır açan gelişmeler</strong></p>
<p>Kontrol altına alınamayan Tip 1 diyabet grubunun tedavisinde eskiden imkanlar çok sınırlı iken son 10 yılda teknoloji alanında çok hızlı gelişmeler yaşandığına işaret eden  Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, yapay pankreas ve akıllı insülin sistemleri gibi inovasyonların yanı sıra bireyselleştirilmiş tedavilerin diyabetle mücadelede devrim yaratacağına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: “Diyabet yönetiminde yeni teknolojiler, diyabetli bireylerin yaşamını kolaylaştırmakta ve hastalık kontrolünü daha etkili hale getirmektedir. Yapay pankreas, insülin pompası ve sürekli glukoz ölçüm cihazı (CGM) ile entegre çalışan bu sistemler, kan şekeri seviyelerini sürekli izlemekte ve gerektiğinde insülin dozunu otomatik olarak ayarlamaktadır. Kan şekeri düşerken insülin akışını durdurur ve yükseldiğinde insülin dozunu artırır. Bu sayede, kan şekeri seviyeleri daha dengeli tutulur ve hipoglisemi veya hiperglisemi riski azalmaktadır.&#8221;</p>
<p><strong>“Hedefimiz dünyadaki diyabet tedavisini birlikte geliştirmek”</strong></p>
<p><strong>Amerika’nın diyabet alanında  en saygın kuruluşlarından biri olan UCSF Pediatric Diyabet Programı’nın Başkanı Prof. Dr. Eda Cengiz,  </strong>Türkiye ve  Amerika’nın bu alanda önde gelen iki merkezi arasında imzalanan ortak iş birliği protokolüyle; dünyanın geliştirdiği en yüksek teknolojinin alışverişine, bilgi aktarımına ve aynı zamanda daha ileriye götürülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirileceğini belirtti. İş birliğine öncülük eden iki Türk hekimden biri olan Prof. Dr. Eda Cengiz, “Ayrıca, diyabet takım çalışması olduğu için diyetisyeninden hemşiresine ve doktoruna kadar tüm sağlık personelini en son tekniklerle yetiştirmeye yönelik çalışmalar yapacağız. Türkiye’deki doktorlarımız çok yetkin, çok çalışkan ve inanılmaz yaratıcı fikirleri olan meslektaşlarımız. Birlikte dünyadaki diyabet tedavisini geliştirmemiz bir sonraki basamağımız olacak” dedi.  </p>
<p><strong>Diyabet hastalarına müjde: “Süper akıllı cihazlar insülin dozunu kendi ayarlayacak”</strong></p>
<p><strong>University of California San Francisco Diyabet Teknoloji Merkezi</strong>’nde diyabet hastalarının yaşam  konforunu artırmak amacıyla yaptıkları diyabet teknolojisi çalışmalarında önemli gelişmeler kaydettiklerinin altını çizen Prof. Dr. Eda Cengiz,  halen geliştirdikleri,  otomatik bir sistemle çalışan ve insülin değerini kendi ayarlayan cihazın, diyabet hastalarının tedavilerinde büyük bir kolaylık sağlayacağını anlatarak, sözlerine şöyle devam etti: “Günümüzde geliştirilen sensör teknolojisiyle artık kan şekerinizi telefonunuzdan 24 saat boyunca takip edebiliyorsunuz. Ancak yine de yemek yediğiniz zaman bunu sisteme belirtmeniz ve kalori hesabı yapmanız gerekiyor. Biz de ‘insülin tedavisini teknolojiden faydalanarak daha akıllı hale getirebilir miyiz?’ diye düşündük ve hayalimiz olan tamamıyla otomatik bir sistem üzerine yoğun çalışmalara başladık. Bu sistemde vücudunuza taktığınız minik bir cihaz; vücudunuzun insüline verdiği tepkiyi öğreniyor, insülin değerine göre dozunu artırıyor veya azaltıyor. Yani, kişiye özel tedavi uyguluyor. Sistem artık o kadar gelişti ki dün yediğiniz yemeğe nasıl tepki verdiğinizi, ne kadar yediğinizi bildiği için insülin dozunu kendisi ayarlıyor. Artık bizim akıllı dediğimiz pompalar daha da akıllı, hatta süper akıllı oldular”  </p>
<p><strong>“Cihazlar mikro seviyede olacak!”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Eda Cengiz, yaptıkları çalışmalarla, Silikon Vadisi’nde yerleşik teknoloji geliştiricilerin dikkatini ‘diyabet tedavisi’ konusuna çektiklerini vurgulayarak son teknolojilerin hasta konforu açısından diğer getirilerini de şöyle  açıkladı: “Nasıl ki cep telefonlarımız gitgide küçüldü ama boyutlarının aksine bir dolu iş yapabiliyorlar, artık diyabet tedavisinde kullanılan cihazlar da mikro seviyeye inecekler. Mesela, nano-teknolojinin gelişmesiyle cilt altına veya üstüne yapıştırılacak olan ve içerisinde insülin bulunan pompaları, artık minicik bir yara bandı şeklinde olacak. Ayrıca sistemsel kök hücre tedavisi, yani diyabetin önlenmesi alanında da teknolojiyi kullanabiliyoruz. Mesela şu anda sensörleri daha oluşmadan önce diyabeti nasıl öngörebiliriz ve oluşmasını nasıl engelleyebiliriz konusunda da yüksek teknolojinin yardımıyla araştırmalar yapıyoruz.   Yeni yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz. Teknoloji; sonuçta diyabeti hem önlemek hem de tanı koymak için yani iki koldan yok etmek için verdiğimiz savaşta, kazanmamızı sağlayacak önemli bir olanak olarak öne çıkıyor.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-diyabet-tedavisinde-basrol-yuksek-teknoloji-yontemlerin-olacak-548441">Geleceğin diyabet tedavisinde başrol, yüksek teknoloji yöntemlerin olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üvey Anne&#8217;nin ilk başrol oyuncusu belli oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uvey-annenin-ilk-basrol-oyuncusu-belli-oldu-372831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 00:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[başrol]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncusu]]></category>
		<category><![CDATA[üvey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372831</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz sezonunda atv ekranlarına gelecek olan, cast ve hazırlık çalışmaları devam eden 'Üvey Anne' dizisinin erkek başrol oyuncusu belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uvey-annenin-ilk-basrol-oyuncusu-belli-oldu-372831">Üvey Anne&#8217;nin ilk başrol oyuncusu belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sezonunda atv ekranlarına gelecek olan, cast ve hazırlık çalışmaları devam eden &#8216;Üvey Anne&#8217; dizisinin erkek başrol oyuncusu belli oldu.</p>
<p>Yapımcılığını H. Hakan Eren&#8217;in üstlendiği ONN Medya imzalı &#8216;Üvey Anne&#8217; dizisinin ilk ismi ekranların sevilen yüzü Kutsi oldu.</p>
<p>atv&#8217;nin yeni yayın döneminin en iddialı dizisi &#8216;Üvey Anne&#8217;nin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Senaryosunu Yasemin Kırbaş&#8217;ın kaleme aldığı, gerçek bir hikâyeden esinlenilen dizinin yönetmen koltuğunda Yasemin Türkmenli oturuyor. Dizinin müzikleri ise Eser Taşkıran imzası taşıyacak.</p>
<p>Kutsi, &#8216;Üvey Anne&#8217; dizisinde başarılı<b>, </b>zeki, güçlü ve karizmatik Faruk karakterine hayat verecek.</p>
<p> </p>
<p><b>Çekimler muhteşem güzelliği ile Muğla&#8217;da başlıyor</b></p>
<p> </p>
<p>Dokusu, taş evleri, unutulmaz gün batımı manzarası ve eşsiz doğa güzellikleri ile ekranda görsel şölen yaratacak olan &#8216;Üvey Anne&#8217;, alışılagelmiş yaz dizilerinin aksine dramatik tasarımı ile bir babanın çocuklarına olan bağlılığının duygu dolu hikâyesini ekranlara getirecek.</p>
<p> </p>
<p>Merakla beklenen &#8216;Üvey Anne&#8217; yakında atv ekranlarında&#8230;</p>
<p>  </p>
<p><b>Faruk Karakter Analizi:</b></p>
<p>İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünden mezun, karısı ve çocukları hayatının vazgeçilmezi olmuş, babasından devraldığı seramik fabrikasını yurt dışına taşıyarak iş dünyasında da kendini ispatlamış bir adam.</p>
<p>Okurken âşık olduğu Efsun ile evlenebilmek için annesi Sabahat Hanım ile ilişkisini kesebilecek kadar kararlı, kendi doğrularının peşinde koşan, güçlü bir karakter. Elde edilmesi kolay olmayan, sevdiğindeyse ölümüne seven, çok da güzel seven bir adam Faruk. Doktorların &#8220;çok az zamanı var&#8221; demesine rağmen Efsun&#8217;un iki yıl daha yaşamasını sağlayan da Faruk&#8217;un bu sevgisi olmuş aslında. Efsun&#8217;un tedaviden usanıp vazgeçtiği anlarda onu yüreklendirip ayağa kaldırmış ancak kaderden kaçılamayacağını karısının ölümüyle kabullenmek zorunda kalmış koca yürekli bir adam&#8230;</p>
<p>Faruk&#8217;un hayat planında başka bir kadın aklından bile geçmez. O üç çocuğu ve kalbinde yaşatacağı karısıyla birlikte hayatına devam edecek, asistanı Serap da ona bu yolculukta bir süre destek olacaktır. Karısının ölümüyle hayatının merkezine çocuklarını koyacak kadar iyi bir babadır o. Hatta sırf bu yüzden kalbinin kapılarını bir daha açmamak üzere kapatmıştır. Ancak Serap&#8217;ın çok iyi gizlemeyi başardığı hasedini geç fark etmesi hayatının hatası olacaktır. Serap&#8217;a gönül kapısını açtığını fark ettiğinde bunu çok da kolay kabul etmeyecek kadar da tutucudur Faruk. Onur, gurur ve ahlak vazgeçilmez üçlüsüdür ve çocuklarına yardım etmek için çırpınan! bu kadına olan duyguları kendi üçlemesine bir ihanettir ona göre. Bu yüzden, evlilik kararını da çocukları için verdiğini düşünerek kendini temize çekecektir.</p>
<p>Diğer yandan Efsun&#8217;un yakın arkadaşı İpek&#8217;in duygularını fark ettiğinde, suçlu hissedecek kadar da vicdanlıdır. İpek&#8217;in onurunu kırmamak için harcadığı çaba, onun incelikli ruhunun ve kadınlara verdiği değerin en büyük göstergesidir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uvey-annenin-ilk-basrol-oyuncusu-belli-oldu-372831">Üvey Anne&#8217;nin ilk başrol oyuncusu belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Purina&#8217;nın Yeni Kampanyasında Başrol Felix ve Robbie Williams&#8217;ın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/purinanin-yeni-kampanyasinda-basrol-felix-ve-robbie-williamsin-346779</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 08:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başrol]]></category>
		<category><![CDATA[felix]]></category>
		<category><![CDATA[kampanyasında]]></category>
		<category><![CDATA[purinanın]]></category>
		<category><![CDATA[robbie]]></category>
		<category><![CDATA[williamsın]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nestlé Purina PetCare’in afacan kedisi Felix’in yeni kampanyası, dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Robbie Williams ve Felix’i aynı sahnede buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/purinanin-yeni-kampanyasinda-basrol-felix-ve-robbie-williamsin-346779">Purina&#8217;nın Yeni Kampanyasında Başrol Felix ve Robbie Williams&#8217;ın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nestlé Purina PetCare’in afacan kedisi Felix’in yeni kampanyası, dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Robbie Williams ve Felix’i aynı sahnede buluşturdu. Ünlü müzisyen, dünyanın tüm patili dostları için &#8216;It&#8217;s Great To Be a Cat&#8217; isimli yeni şarkıyı seslendirdi.</strong></p>
<p>Purina’nın heyecanlı dostu Felix ve Robbie Williams’ı bir araya getiren proje kapsamında ünlü müzisyen hem kalemiyle hem de sesiyle ‘It’s Great To Be a Cat’ şarkısına hayat verdi. Robbie Williams, Felix ve dostları için seslendirdiği yeni şarkı ile kedi olmanın neden harika olduğunu tüm sanatseverlere ve hayvanseverlere gösteriyor.</p>
<p><strong>‘Uzun süredir kedi hayranıyım”</strong></p>
<p>Felix iş birliği kapsamında hayata geçirilen It’s Great to Be a Cat isimli yeni parça hakkında konuşan şarkıcı Robbie Williams: ‘’Felix’in yeni sesi olduğum için çok mutluyum çünkü uzun zamandır kedilerin hayranıyım ve bu sürede birçok kedi sahiplendim. It’s Great to Be a Cat, müziği, sözleri ve melodileri ile kesinlikle akılda kalan keyifli bir şarkı. Onları yakından tanıyan sıkı bir hayvansever olarak söyleyebilirim ki kedi olmak harika’’ dedi.</p>
<p><strong>Robbie Williams’ın kedileri ilham verdi</strong></p>
<p>Dünyaca ünlü global kampanyaların reklam filmlerini çeken Marco Grandia&#8217;nın yönetmenliğini yaptığı klibin başrolünde Robbie Williams ve Felix rol alıyor. Williams&#8217;ın, kedileri Elvis ve Priscilla ile Felix’in yaramazlıklardan ilham alarak hayat verdiği yeni şarkısına hem Felix hem de bir orkestra eşlik ediyor. İkilinin aynı sahneyi paylaşması ise sanatsever ve hayvanseverlere adeta görsel ve işitsel bir şölen sunuyor.</p>
<p><strong>‘’Felix’in gücünü Robbie Williams ile birleştirdik’’</strong></p>
<p>Felix’in tüm dünyada tanınan ikonik bir karakter olduğunu belirten Nestlé Purina PetCare Türkiye Genel Müdürü Ayça Erkol: ‘’Purina olarak patili dostlarımızla birlikte daha iyi olduğumuza inanıyoruz, bunu Williams ve Felix’in sahnedeki performansında daha net gördük. Felix mamasının gücünü dünyaca ünlü sanatçı Robbie Williams ile birleştirdik ve böylelikle şimdiye kadarki en keyifli içeriğimizi hazırladık. Felix ve Robbie Williams, birlikte muhteşem bir uyum içindeler’’ dedi.</p>
<p>Felix ve dostlarının yaşamına odaklanırken evcil hayvanlar ve sahipleri arasındaki özel bağa da gönderme yapan yeni şarkı, felixverobbie adresinden dinlenebiliyor.</p>
<p>25 Ocak&#8217;ta başlayan ve 25&#8217;ten fazla Avrupa ülkesinde aynı anda yayınlanan film, eş zamanlı olarak Meta, TikTok, YouTube ve felixverobbie’de izlenebiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/purinanin-yeni-kampanyasinda-basrol-felix-ve-robbie-williamsin-346779">Purina&#8217;nın Yeni Kampanyasında Başrol Felix ve Robbie Williams&#8217;ın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
