<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>baskı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/baski/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/baski</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 19:12:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>baskı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/baski</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Deveciler, Altınyol Caddesi&#8217;ndeki Altyapı Çalışmalarını İnceledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-deveciler-altinyol-caddesindeki-altyapi-calismalarini-inceledi-625059</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:12:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altınyol]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalarını]]></category>
		<category><![CDATA[deveciler]]></category>
		<category><![CDATA[ndeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geride kalan kış sezonu boyunca Burhaniye genelinde yoğun yağışlar sebebiyle meydana gelen kanalizasyon ve altyapı onarım çalışmaları aralıksız devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-deveciler-altinyol-caddesindeki-altyapi-calismalarini-inceledi-625059">Başkan Deveciler, Altınyol Caddesi&#8217;ndeki Altyapı Çalışmalarını İnceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Geride kalan kış sezonu boyunca Burhaniye genelinde yoğun yağışlar sebebiyle meydana gelen kanalizasyon ve altyapı onarım çalışmaları aralıksız devam ediyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, BASKİ Genel Müdür Yardımcısı Nuri Çaynak ve BASKİ Burhaniye Şefi Yunus Emre Vural ile birlikte sahada incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında BASKİ ekiplerinden bilgi aldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Deveciler, &#8220;Ören Mahallemizde ve ilçemizde ihtiyaç duyulan altyapı çalışmalarını BASKİ ile iş birliği içerisinde sürdürüyoruz. Amacımız; hemşehrilerimizin daha sağlıklı, güvenli ve konforlu bir yaşam sürmesini sağlamak. Bu kapsamda kanalizasyon ve altyapı hatlarımızı modernize ederek bölgemizin ihtiyaçlarına uzun yıllar cevap verecek bir sistemi hayata geçiriyoruz.&#8221; dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Bölgede devam eden altyapı çalışmaları, ekiplerin yoğun mesaisiyle sürüyor.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-deveciler-altinyol-caddesindeki-altyapi-calismalarini-inceledi-625059">Başkan Deveciler, Altınyol Caddesi&#8217;ndeki Altyapı Çalışmalarını İnceledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelenekselden Günümüze Dokunuşlar Karabağlar&#8217;da Hayat Buldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelenekselden-gunumuze-dokunuslar-karabaglarda-hayat-buldu-615159</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:02:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[buldu]]></category>
		<category><![CDATA[dokunuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[gelenekselden]]></category>
		<category><![CDATA[günümüze]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İz]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Gelenekselden Günümüze Dokunuşlar: İzmir’den Tokat’a” adlı karma sergi, sanatseverlerle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelenekselden-gunumuze-dokunuslar-karabaglarda-hayat-buldu-615159">Gelenekselden Günümüze Dokunuşlar Karabağlar&#8217;da Hayat Buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Gelenekselden Günümüze Dokunuşlar: İzmir’den Tokat’a” adlı karma sergi, sanatseverlerle buluştu. Sanatçılar Emel Ardahanlı, Esengül Gökmen ve Figen Kahya öncülüğünde hazırlanan sergide geleneksel el sanatlarının seçkin örnekleri yer aldı.</p>
<p><b>“Sanat, Hayatı Anlamlandırma Biçimimizdir”</b></p>
<p>Açılışta konuşan Meclis Üyesi Rahile Yeni, sanatın insan yaşamındaki anlam arayışına dikkat çekti. Bilimsel araştırmaların sanatla uğraşan bireylerin zihinsel ve ruhsal açıdan daha olumlu etkiler taşıdığını ortaya koyduğunu belirten Yeni, sanatın yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda insanın varoluşunu anlamlandırma biçimi olduğunu vurguladı.</p>
<p>Bir sanatçının en büyük isteğinin dünyada bir iz bırakmak olduğunu ifade eden Yeni, “Kültürü ve sanatı geleceğe taşımak da hepimizin, özellikle yerel yönetimlerin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı. Karabağlar Belediyesi’nin sanata verdiği desteğin önemli olduğunu vurgulayan Yeni, emeği geçen sanatçılara ve organizasyon ekibine teşekkür etti.</p>
<p><b>“Yazmacılık Bir Kültürel Hafızadır”</b></p>
<p>Sanatçı Emel Ardahanlı ise Tokat’ın yazmacılık geleneğine dikkat çekerek, “Tokat yazmacılığın ana vatanıdır. Bir dönem çok sayıda baskıhane ve atölye vardı. Ancak zamanla bu gelenek kaybolmaya yüz tuttu” diye konuştu.</p>
<p>Yazmacılığın yalnızca bir el sanatı olmadığını dile getiren Ardahanlı, “Bu sanat aslında bir kültürel hafızadır. Doğal boyalarla yaptığımız her baskı, geçmişten bir izi bugüne taşıyor” dedi. Sergideki eserlerin baskılarını kendisinin yaptığını, işlemelerin ise diğer sanatçılar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Ardahanlı, amaçlarının unutulmaya yüz tutmuş bu geleneği yeniden yaşatmak olduğunu ifade etti.</p>
<p><b>Canlı Baskı Tekniği İlgi Gördü</b></p>
<p>Açılışın ardından sanatçılar, ziyaretçilere canlı baskı tekniğiyle uygulamalı çalışmalar yaptı. Katılımcılar, geleneksel üretim sürecini yakından izleme ve yazmacılığın inceliklerini yerinde görme fırsatı buldu.</p>
<p><b>Milletvekili Ednan Arslan’da sergiyi ziyaret etti</b></p>
<p>Sergiyi ayrıca CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan da ziyaret etti. Başkan Helil Kınay ile birlikte sergi alanını gezen Arslan, sanatçılar ile bir araya gelerek geleneksel el sanatlarıyla hazırlanan eserler hakkında bilgi aldı, emeği geçenlere teşekkür etti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelenekselden-gunumuze-dokunuslar-karabaglarda-hayat-buldu-615159">Gelenekselden Günümüze Dokunuşlar Karabağlar&#8217;da Hayat Buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilitle, ifşa et, baskı kur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kilitle-ifsa-et-baski-kur-614662</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[Çalınan]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[Fidye Yazılımı]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ifşa]]></category>
		<category><![CDATA[kilitle]]></category>
		<category><![CDATA[kur]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fidye yazılımı geniş bir suçlu kitlesinin ilgisini çekmeye devam ederken tehditlerin uyarlanabilirliği ve kalıcılığı da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kilitle-ifsa-et-baski-kur-614662">Kilitle, ifşa et, baskı kur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fidye yazılımı geniş bir suçlu kitlesinin ilgisini çekmeye devam ederken tehditlerin uyarlanabilirliği ve kalıcılığı da artıyor. Suçlular çalınan verileri kamuoyu önünde sergileyebildikleri sürece bu yöntemi kullanmayı sürdürüyor ve fidye yazılımı suç ekonomisi için önemli bir gelir kaynağı olmaya devam ediyor. Siber güvenlik şirketi ESET, kuruluşların fidye yazılımı tehdidi için almaları gereken savunma önlemleri ile ilgili bilgilendirmede bulundu.</strong></p>
<p>Siber suçlar yaşanan dönemin özelliklerine ve teknolojinin gelişimine göre değişiyor. Siber şantaj, daha geniş bir suç kategorisi olarak kalıcılığını kanıtlamış olsa da en zararlı türlerinden biri olan fidye yazılımı artık yalnızca şifreleme ile sınırlı değil.  Geçmişte saldırganlar dosya veya sistemleri kilitleyerek şifre çözme anahtarı karşılığında ödeme talep ederken son yıllarda kampanyalar şifrelemeyi veri sızdırma ve çalınan bilgileri yayımlama tehditleriyle birleştiriyor.<strong> </strong>Bu noktada özel sızıntı siteleri veya veri sızıntı siteleri (DLS’ler) devreye giriyor. İlk olarak 2019’un sonlarında ortaya çıkan bu siteler, çift şantaj stratejisinin bel kemiği hâline geldi. Tehdit aktörleri kurumsal verileri şifrelemeden önce çalıyor ve ardından bu verileri kamuya açık şekilde kullanarak bir güvenlik olayını doğrudan bir  krize dönüştürüyor.</p>
<p>Fidye yazılımı artık yalnızca sistemlerin kilitlenmesi değil, aynı zamanda veri hırsızlığı ve şantaj sorunu olarak değerlendiriliyor. Kamuya açık takip projeleri de bu eğilimi doğrulasa da sızıntı sitelerinin yalnızca suçluların duyurmayı seçtiği olayları yansıttığı, gerçek kurban sayısının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.</p>
<p><strong>Veri sızıntı siteleri nasıl kullanılıyor?</strong></p>
<p>Dark web üzerinde barındırılan ve Tor ağı üzerinden erişilen veri sızıntı siteleri, genellikle çalınan verilerin bir bölümünü yayımlıyor. Ödeme yapılmazsa tüm verilerin açıklanacağı tehdidinde bulunuyor. Bazı durumlarda kurban ödeme yapmayı reddettiğinde veriler yayımlanıyor ve baskı daha da artıyor. Kurbanlara ait bilgiler, çalınan verinin kapsamı ve belirlenen son tarihler bu stratejinin parçası olarak sunuluyor. Bu yaklaşımın yıkıcı etkisi, hız ve görünürlükten kaynaklanıyor. Olay kamuoyuna duyurulduğu anda birden fazla risk aynı anda ortaya çıkıyor ve çoğu zaman kuruluşlar saldırının kapsamını tam olarak anlamadan yoğun belirsizlik altında kalıyor. </p>
<p>Veri sızıntı siteleri bu nedenle doğrudan bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Saldırganlar blöf yapmadıklarını göstermek için genellikle sınırlı miktarda veri yayımlıyor. Kurban ödeme yapmazsa daha fazlası paylaşılmaya devam ediyor. Zarar çoğu zaman ilk kurbanla sınırlı kalmıyor. Sızdırılan veya yeniden satılan veriler kimlik avı, iş e-postası dolandırıcılığı ve kimlik sahtekârlığı gibi sonraki suçların kaynağı hâline geliyor. Tedarik zinciri olaylarında ihlal müşterilere ve iş ortaklarına kadar yayılabiliyor. Bu domino etkisi, fidye yazılımının münferit olaylar değil sistemik bir risk olarak değerlendirilmesinin nedenlerinden biri olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Sızıntı sitesinin her öğesi, psikolojik baskıyı en üst düzeye çıkarmak için tasarlanıyor.</strong></p>
<p><strong>Yetkisiz erişimin kanıtı</strong>. Çeteler, saldırının gerçek olduğunu ve tehdidin inandırıcı olduğunu göstermek için sözleşmeler ve şirket içi e-postalar gibi örnek belgeler yayımlar. </p>
<p><strong>Aciliyet</strong>: Zamanlayıcılar ve geri sayımlar, zamanın dolmakta olduğu hissini uyandırır çünkü zaman baskısı altında alınan kararlar genellikle saati kontrol eden tarafın lehine olur.</p>
<p><strong>Kamuya ifşa</strong>: Çalınan veriler hiçbir zaman kamuya açıklanmasa bile ihlalle ilişkilendirilmek bile itibar kaybına neden olur ve bu zararın giderilmesi yıllar alabilir.</p>
<p><strong>Yasal risk</strong>: Giderek genişleyen eyalet düzeyindeki gizlilik yasaları gibi çerçeveler altında, kişisel verileri içeren doğrulanmış bir ihlal, zorunlu açıklamalar, soruşturmalar ve para cezalarına yol açabilir.</p>
<p><strong>Geniş etkiler ve kalıcı sonuçlar</strong></p>
<p>Veri sızıntısı ihtimali; itibar kaybı, müşteri güveninin zedelenmesi, finansal zararlar ve yasal yaptırımlar gibi çok sayıda riski aynı anda tetikliyor. Çalınan verilerin satılması suç ekonomisini besliyor ve yeni saldırıların önünü açıyor. Bazı grupların şifrelemeyi tamamen atlayarak yalnızca veri ele geçirip yayımlama tehdidiyle şantaj yaptığı da görülüyor.</p>
<p>Kurban durumunda olan kuruluşlar çoğu zaman yeterli değerlendirme süresi olmadan karar vermek zorunda kalıyor. İhlalden etkilenen bireyler ise uzun süren temizlik süreçleri, hesap ele geçirmeleri ve kimlik dolandırıcılığı gibi risklerle karşılaşıyor. Fidyeyi ödemek kolay bir çözüm gibi görünse de dosyaların geri alınacağını ya da verilerin gizli kalacağını garanti etmiyor. Ödeme yapan birçok kuruluşun kısa süre içinde yeniden saldırıya uğradığı biliniyor ve yapılan her ödeme yeni saldırıların finansmanına katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>Kuruluşlar için fidye yazılımı tehdidi  kapsamlı savunma önlemleri gerektirir:</strong></p>
<ul>
<li>EDR/XDR/MDR özelliklerine sahip gelişmiş güvenlik çözümleri kullanmak. Bu çözümler, yetkisiz işlem yürütme ve şüpheli yanal hareket gibi anormal davranışları izleyerek tehdidi anında durdurur.</li>
<li>İyi tanımlanmış, sıkı erişim kontrolleriyle yanal hareketleri kısıtlama. Sıfır Güven ilkeleri, herhangi bir varlık için varsayılan güven varsayımlarını ortadan kaldırarak şirketin güvenlik durumunu güçlendirir. </li>
<li>Tüm yazılımların güncel tutulması. Bilinen güvenlik açıkları, fidye yazılımı aktörleri için başlıca giriş vektörlerinden biridir. </li>
<li>Fidye yazılımının erişemeyeceği veya değiştiremeyeceği, izole edilmiş, hava boşluğu olan ortamlarda yedeklemeler saklayın. Fidye yazılımının birincil amacı, hassas verileri bulmak ve şifrelemektir. Dayanıklı yedeklemeler ve fidye yazılımı giderme yetenekleri, tehdidin neden olduğu hasarı azaltmada büyük rol oynar.</li>
<li>İyi tasarlanmış güvenlik farkındalığı eğitimleriyle etkili bir savunma bariyeri oluşturulabilir. Kötü amaçlı e-postaları erken tespit edebilen bir çalışan, fidye yazılımı aktörlerinin en sevdiği giriş noktalarından birini ortadan kaldırır ve bu tek başına, tüm kuruluşunuzu mağdur eden bir saldırı riskini önemli ölçüde azaltabilir.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kilitle-ifsa-et-baski-kur-614662">Kilitle, ifşa et, baskı kur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-baski-kulturunde-zeki-ama-tembel-insan-coktur-599217</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 09:52:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[kültüründe]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[zeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599217</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ödül-ceza psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-baski-kulturunde-zeki-ama-tembel-insan-coktur-599217">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ödül-ceza psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>İnsan beyni aldığı eğitime göre tepkisini değiştirir</strong></p>
<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insan beyninin ödül-ceza sistemine verdiği tepkilerin hayvan beyninden farklı işlediğini belirterek, modern eğitim anlayışında içsel motivasyonun ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Hayvan beyninin cezaya daha önce tepki verdiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “İnsan beyni aldığı eğitime göre tepkisini değiştirir. Çok cezayla yetiştirilmişse cezaya daha erken tepki verir; ödüle ise daha sonra karşılık verir. İnsan bunu değiştirebiliyor, yorumlayabiliyor. Hayvanda ise ceza tepkisi daha hızlıdır. Beyinde negatif olaylara tepki, pozitif olaylara tepkiye göre altı misli daha fazla ve hızlıdır.” dedi.</p>
<p>EEG testleriyle bu durumun ölçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beyin negatif uyaranlara 50 milisaniye içinde tepki verirken, pozitif uyaranlara tepki için 300 milisaniye gerekir. Yani beynimiz olumsuz bilgiyi olumluya göre yaklaşık 6 kat daha hızlı algılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Serotonin süreci ödüllendirir, anlam katar</strong></p>
<p>Modern nörobilimde “ödül-ceza” yerine “ödül ve kaçınma yolakları” tanımının kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Köpeğe iyi davranış için şeker vermek, kötü davranış için cezalandırmak işe yarar. Ama insan beyninde sadece dopamin sistemiyle, dışsal motivasyonla ilerlemek kişiyi sahte davranışlara sürükler. Modern anlayış diyor ki, sadece dopamin değil; serotonin sistemini de çalıştırın. Çünkü serotonin süreci ödüllendirir, anlam katar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Süreci ödüllendirin, içsel motivasyon gelişsin</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, insanın karakter ve sorumluluk bilincinin, dışsal ödüllerle değil süreç odaklı eğitimle geliştiğine işaret ederek<strong>, </strong>“Bir insana sürekli ‘şunu yap, al ödül; bunu yap, al destek’ derseniz, içsel motivasyon gelişmez. Hep başkasının gözüne bakan, müdür varken çalışan, kontrol edilmediğinde kaytaran insanlar yetişir. Halbuki insanın özerklik duygusu gelişmeli, yalnız kaldığında da doğruyu yapabilmeli.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çocuklukta öğrenilen davranışlar tekrarla kişilik haline gelir </strong></p>
<p>İnsan kişiliğinin yalnızca üçte birinin genetik olduğunu, geri kalanının ise epigenetik yani öğrenilmiş alışkanlıklardan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocuklukta öğrenilen davranışlar tekrarla kişilik haline gelir. 6 hafta tekrarlarsanız alışkanlık, 6 ay tekrarlarsanız kişilik olur. Epigenetik mekanizmalar sayesinde beyin yanlış dürtüleri kapatabilir, doğru davranışları otomatik hale getirebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Baskı kültürleri zeki ama tembel bireyler yetiştiriyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, totaliter sistemlerin eğitim anlayışını da dikkat çekerek, “Otoriter, korku odaklı eğitim kültürlerinde insanlar genellikle pasif agresif olur. ‘Evet’ der ama yapmaz. Bu yüzden bu toplumlarda zeki ama tembel insan çoktur. Çünkü dışsal motivasyona bağımlı yetişmişlerdir. Yenilikçi ve girişimci bireyler bu nedenle az çıkar. Güvenli toplumlarda hukuk işler, kişi öngörülemez sürprizlerle karşılaşmaz. Yanlış yaptığında cezalandırılmak yerine öğrenme fırsatı sunulur. Bu yüzden özerklik, risk alma ve yenilikçilik gelişir. İçsel motivasyonun temelinde de bu güven vardır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Modern çağın en büyük sorunu yalnızlık</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insan ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi için güvenli bağlanma, empati ve içsel motivasyonun önemine dikkat çekerek, “Modern çağın en büyük sorunu yalnızlık. Bunun arkasında egoların şişmesi ve çıkar odaklı yaşam anlayışı var. Oysa insanın çıkar değil, doğruluk odaklı öğrenmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>Güvenli bağlanma ve derin ilişkiler</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yakın çevre ile kurulan ilişkilerin birey için bir güven alanı olduğunu belirterek, “Bir insanın birinci dereceden yakınlarıyla kurduğu bağlar derin ve anlamlıysa güvenli bağlanma vardır. Ev güven alanıdır. Sosyal ilişkiler de güvenli olabilir fakat anlamlılık açısından daha sınırlıdır” diye konuştu.</p>
<p>Bireylerin yalnızca iş yaşamıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, insanların mutlaka amatörce uğraşacağı, keyif alacağı bir meşgalesi olması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Narsistik bakış açısı yalnızlaştırıyor</strong></p>
<p>Günümüzde ilişkilerin hızla tüketildiğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Şimdilerde ‘sana uymuyorsa git’, ‘yapamıyorsan ayrıl’ gibi yaklaşımlar öne çıkıyor. Bu, narsistik bir bakış açısıdır. ‘Sen değerlisin, sen önemlisin, herkes sana uymak zorunda’ anlayışı insanı yalnızlaştırıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çıkarcı olmak mı, erdemli olmak mı?</strong></p>
<p>Kapitalist sistemin çıkar odaklı bir ahlak anlayışı öğrettiğine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Kapital sistem ‘çıkarcı olmak kârlıdır’ diyor. Ancak içsel motivasyonu önceleyen eğitim anlayışları ‘erdemli olmak kârlıdır’ der. Çünkü erdemli olan kişi orta ve uzun vadede kazanır, çıkarcı olan ise kısa vadede kazansa da sonunda kaybeder” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pozitif disiplin ve ödül sistemi</strong></p>
<p>Öğrenme süreçlerinde ödülün esas, cezanın ise istisna olması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Beyin korkuyla değil, anlam ve amaç odaklı öğrenmeyle kalıcı şekilde öğrenir. Çocuklara hata yaptıklarında bağırmak ya da cezalandırmak yerine, o hatayı bir öğrenme fırsatına dönüştürmek gerekir. Böylece çocukta suçluluk yerine sorumluluk ve empati gelişir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İçsel motivasyonun 3 temel unsuru</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bireyde yetkinlik, özerklik ve kendini aşan bir amacın varlığının içsel motivasyonun temel unsurları olduğunu belirterek, “Dış ödül odaklı kişiler rüzgârla giden yelkenli gibidir. Rüzgâr yoksa ilerleyemezler. İçsel motivasyonu olan kişiler ise buharlı gemi gibidir; kendi gücüyle yol alabilir. Bu nedenle eğitim sistemleri bireye içsel motivasyonu öğretmelidir” dedi.</p>
<p><strong>İnsanın kendini değerlendirme biçimi</strong> <strong>ilişkilerini doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın kendini değerlendirme biçiminin hem kişisel gelişimi hem de toplumsal ilişkileri doğrudan etkilediğini dile getirerek, “Öz güven, kişinin olumlu yönlerini görüp onları öne çıkarırken olumsuz yönlerine karşı da önlem almasını sağlar. Ancak öz beğeni, kişinin kendini kusursuz görmesine yol açar. Bu da narsistik kişilik yapısına zemin hazırlar” diye konuştu.</p>
<p><strong>Fedakârlık şeması merhamet yorgunluğuna yol açar</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bazı kişilik yapılarında fedakârlığın aşırıya kaçtığını kaydederek, “Fedakârlık şeması olan kişiler herkese iyilik yapmak zorunda hisseder. İyilik yaptığında iyi, yapmadığında kötü bir insan olduğunu düşünür. Hak edene de etmeyene de aynı şekilde davranır. Karşılığında nankörlük gördüğünde ise yıkılır, kendini suçlar. Bu noktada suçluluk duygusu gerekçesi biliniyorsa öğrenmeye dönüşür; ama gerekçesiz suçluluk hastalıktır. Yoğun suçluluk ve yetersizlik duyguları depresyon belirtileridir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnsan kendini aldatma ustasıdır</strong></p>
<p>İnsanın en büyük tuzaklarından birinin zihinsel zaafları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan çok zeki olmasına rağmen aptalca şeyler yapabilir. Çünkü insan kendi kendini aldatma ustasıdır. Hızlı kararlar çoğu zaman zihinsel tuzaklara yol açar. İçsel motivasyonu güçlü olanlar ise olayları daha iyi analiz eder ve cezaya gerek kalmadan doğruyu seçer” diye konuştu.</p>
<p><strong>Fiziksel görünüm kutsallaştırıldı, toplum dopamin bağımlısı oldu</strong></p>
<p>Sosyal medyanın fiziksel görünüme aşırı vurgu yaptığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bugün gençsen, güzelsen, yakışıklıysan değerlisin; değilsen değersizsin anlayışı hâkim. Hollywood dopamin endüstrisi gibi çalışıyor. Oysa asıl olan serotonin toplumudur. Anlam, sanat, edebiyat, şiir ve kendini aşan amaçlarla elde edilen mutluluk daha kalıcıdır. Dopamin toplumu tüketim kültürünü körüklerken, serotonin toplumu erdemi ve anlamı öne çıkarır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Özgürlük sorumlulukla dengelenmeli</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özgürlüğün yanlış anlaşıldığını belirterek, “İnsan özgürdür ama sorumsuz değildir. Başkasına da kendine de zarar verme özgürlüğü yoktur. Örneğin bağımlılık tedavisinde kişi algıları bozulduğu için kendi kararını veremez. Böyle durumlarda zorunlu tedavi uygulanır. Özgürlük, sorumlulukla dengelenirse gerçek anlamına kavuşur. Özgürüz ama sorumsuz değiliz. Özgürüz diye başkasına zarar verme özgürlüğümüz yok. Kendimize de zarar verme özgürlüğümüz yok.” dedi.</p>
<p><strong>Karma inancı ve yüksek bir anlamın parçası olmak güven sağlar</strong></p>
<p>İnsanın belirsizliğe tahammül edemediğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Beyin belirsizliği tehdit olarak algılar. Bu nedenle insan yaşadığı olayları mutlaka anlamlandırmak ister. İnanç sistemleri, kültür ya da yüksek bir amaca bağlanma bu noktada devreye girer. Kişi kendini daha büyük bir anlamın parçası hissettiğinde belirsizlik azalır, güven duygusu artar. Anlam ve inanç, insan zihninde koruyucu bir kalkan görevi görür. İnsan yaşadığı olayları anlamlandırıyor ve bir inancın parçası oluyor. Karma da anlamlandırma yapıyor. Yüksek bir anlamın parçası olmak kişi de belirsizliği gideriyor. Kendini güvende hissediyor. Korkular azalıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-baski-kulturunde-zeki-ama-tembel-insan-coktur-599217">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Işığın İzi&#8221; sergisi Nilüfer&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isigin-izi-sergisi-niluferde-588761</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[eserler]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[işığın]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[zi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, eski baskı tekniklerini çiçek sevgisiyle buluşturan sanatçı Tülin Dizdaroğlu’nun nadir eserlerine ev sahipliği yapıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isigin-izi-sergisi-niluferde-588761">&#8220;Işığın İzi&#8221; sergisi Nilüfer&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, eski baskı tekniklerini çiçek sevgisiyle buluşturan sanatçı Tülin Dizdaroğlu’nun nadir eserlerine ev sahipliği yapıyor. Küratör Engin Özendes’in de belirttiği gibi, dünya çapında az sayıda sanatçının uyguladığı bu özel teknikler, Dizdaroğlu’nun kimya bilgisini sanata aktarış hikayesiyle dikkat çekiyor.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde açılan “Işığın İzi” sergisi, kimya öğretmeni Tülin Dizdaroğlu’nun 19’uncu yüzyıla ait eski fotoğraf baskı tekniklerini modern sanatla buluşturduğu eserlerden oluşuyor. Ülkemizde bu teknikleri uygulayan az sayıda sanatçıdan biri olan Dizdaroğlu, ışık duyarlılığına dayanan baskı yöntemlerini çiçek sevgisiyle harmanlıyor. Ortaya çıkan eserler sanatseverlerin beğenisine sunulurken, serginin küratörlüğünü Engin Özendes üstlendi. Açılışa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ın yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.</p>
<p>Serginin küratörü Özendes, fotoğrafın çekim anı ve sonrasındaki işleme süreci olmak üzere iki temel teknik boyutu bulunduğunu belirterek, sanatsal değerlendirmenin teknik altyapıdan ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Dünya çapında bile çok az sayıda sanatçının hala bu eski tekniklerle çalıştığını vurgulayan Özendes, yapılan işin kıymetine dikkat çekti.<br />TEK DİLEĞİM BU TEKNİĞİN YAYGINLAŞMASI</p>
<p>Sanatçı Tülin Dizdaroğlu da, kimya öğretmeni olduğunu ve 30 yıldır fotoğrafla ilgilendiğini belirterek, fotoğrafta görsel ve mesaj kadar baskının da çok önemli olduğuna inandığını ifade etti. Siyah beyaz fotoğraflarını her zaman karanlık odada kendi emeğiyle bastığını anlatan Dizdaroğlu, resimsi bir tat arayışı nedeniyle grenli baskıya yöneldiğini söyledi. Bu ilgisinin, İstanbul Bienali&#8217;nde dünyadaki fotoğraf sanatçılarının farklı baskı teknikleriyle tanışmasıyla başladığını dile getiren Sanatçı, “Onlar yapıyorsa ben neden yapamıyorum?” diyerek yola çıktığını aktardı.</p>
<p>Bu amaçla Marmara Üniversitesi’nde eski baskı teknikleri üzerine bir yüksek lisans tezi hazırladığını belirten Dizdaroğlu, mevcut 20-30 teknik arasından beşini seçerek kağıt, kumaş, ahşap, cam ve metal olmak üzere beş farklı yüzeyde denemeler yaptığını anlattı. Çok iyi sonuçlar aldığını söyleyen Sanatçı, bunda kimyacı olmasının da etkili olduğunu kaydetti. Türkiye’de daha çok akademik çevrelerle sınırlı kaldığını dile getiren Dizdaroğlu, “Tek dileğim bu tekniğin yaygınlaşması ve gençlerin öğrenmesi” dedi.</p>
<p>Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ise eserleri gördüğünde adeta bir sihirle karşılaştığını belirterek, hazırlık süreci ve küratörlüğün önemine dikkat çekti. Eserlerin arkasında büyük bir emek olduğunu ifade eden Erman, Tülin Dizdaroğlu’nu ve emeği geçenleri kutladı. Konuşmaların ardından serginin açılışı yapıldı.</p>
<p>Özgün eserlerin yer aldığı “Işığın İzi” sergisi, 23 Mart 2026 tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde gezilebilecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isigin-izi-sergisi-niluferde-588761">&#8220;Işığın İzi&#8221; sergisi Nilüfer&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Atatürk Temalı Tahta Kalıp Baskı Sanatı&#8221; atölye çalışması yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-ataturk-temali-tahta-kalip-baski-sanati-atolye-calismasi-yapildi-588681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 11:17:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[kalıp]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[tahta]]></category>
		<category><![CDATA[temalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Emel Akın Meslek Yüksekokulu tarafından “Atatürk ve Cumhuriyet Günleri” etkinlikleri kapsamında “Atatürk Temalı Tahta Kalıp Baskı Sanatı” adlı atölye çalışması yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-ataturk-temali-tahta-kalip-baski-sanati-atolye-calismasi-yapildi-588681">EÜ&#8217;de &#8220;Atatürk Temalı Tahta Kalıp Baskı Sanatı&#8221; atölye çalışması yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Emel Akın Meslek Yüksekokulu tarafından “Atatürk ve Cumhuriyet Günleri” etkinlikleri kapsamında “Atatürk Temalı Tahta Kalıp Baskı Sanatı”<b> </b>adlı atölye çalışması yapıldı. Küratörlüğünü Emel Akın Meslek Yüksekokulu öğretim görevlileri Şükran Tümer  ve Berna Aybartürk’ün yaptığı etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte geleneksel sanatlarından olan “yazmacılık sanatı” çalışılarak öğrencilere farklı bir atmosfer yaşatıldı.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Öğr. Gör. Şükran Tümer, “Emel Akın Meslek Yüksekokulu olarak her yıl Cumhuriyet Bayramı etkinliklerimizde Atatürk temalı tahta kalıp baskı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Derslerimizde, Berna Aybartürk hocamla birlikte uygulamalı atölye çalışmalarına özellikle önem vererek tahta kalıp baskıyı öğrencilerimize ‘yazmacılık sanatı’ olarak anlatıyoruz. Yazmacılık, geçmiş yıllarda Anadolu&#8217;nun birçok şehir ve kasabasında icra edilmiş geleneksel bir Türk el sanatıdır. Bu sanatta kullanılan tahta kalıplar, genellikle ıhlamur ağacından oyularak yapılır. Ihlamur ağacından kalıp oyan ustalara ‘oyma ustası’ veya ‘tahta kalıp oyma ustası’ denir. Bu kalıpları kumaşa basan sanatkârlara ise ‘bezeme ustası’ adını veririz. Aslında, o dönemin tahta kalıp baskı ustaları, günümüzün baskı tasarımcıları olarak kabul ediliyor. Bu önemli geleneksel sanatı her yıl düzenlediğimiz çalıştaylarda öğrencilerimizle paylaşmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimizin geleneksel sanatları öğrenmesini çok önemsiyoruz. Adını başörtülerinden alan geleneksel Türk el sanatlarımızdan yazmacılıkta, zaman zaman geleneksel Türk motiflerini, zaman zaman da Hitit üçlemesi gibi yöresel ve medeniyetlere ait dönem motiflerini işliyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Atatürk&#8217;ü ve imzasını konu alan baskılar yapıyoruz”</b></p>
<p>Öğr. Gör. Şükran Tümer, “Bugün, Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk&#8217;ü Anma etkinlikleri kapsamında, özellikle Atatürk&#8217;ü ve imzasını konu alan baskılar yapıyoruz. Uyguladığımız yüzey düzenlemeleriyle öğrencilerimize hem bu geleneksel sanatı tanıtıyor hem de Cumhuriyet&#8217;i anma etkinliklerimizde bu anlamlı çalışmalara yer veriyoruz. Kalıplar, özellikle Tokat bölgesinde geleneksel olarak elle oyulmaktadır. ‘Elle oyulması mı daha doğru, yoksa modern teknikler mi?’ sorusu, katıldığımız sempozyum ve kongrelerde sıkça tartıştığımız bir konudur. Elle üç saatte  üç kalıp yapılabiliyorken, lazer teknolojisiyle aynı sürede yirmi kalıp üretilebiliyor. Peki, bu durumda hangisi daha doğru? Dijital çağda lazerle üretim daha mantıklı gibi görünse de el oyması kalıpların kendine has bir değeri vardır. Ustanın küçük dokunuşları, motiflerdeki hafif asimetriler ve her birinin diğerinden biraz farklı olması, baskıya daha özgün bir etki katmakta ve el yapımı hissini güçlendirmektedir. Lazerle yapılan kalıplarla yapılan baskıların ise kusursuzluğu nedeniyle serigrafi baskıdan ayırt edilmesi zorlaşabilmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Etkinlikte öğrenciler, öğretim görevlileri eşliğinde tahta kalıplarla baskı yapma deneyimi yaşadı. Her öğrenci Atatürk&#8217;ün ve imzasının basılı olduğu kalıplarla yazmalara baskılarını uyguladı ve geleneksel yazmacılık sanatını birebir deneyimledi. Uygulamalı atölye çalışması sayesinde öğrenciler, hem sanata dokundu hem de kültürel mirasa katkı sağladı. Etkinlik, katılımcılardan büyük ilgi ve beğeni topladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-ataturk-temali-tahta-kalip-baski-sanati-atolye-calismasi-yapildi-588681">EÜ&#8217;de &#8220;Atatürk Temalı Tahta Kalıp Baskı Sanatı&#8221; atölye çalışması yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasır deyip geçmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nasir-deyip-gecmeyin-565424</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 08:41:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[deyip]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Nasır]]></category>
		<category><![CDATA[oluşum]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Bölümü Öğr. Gör. Meldağ Turhan, ayak sağlığını tehdit eden nasır konusunu ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nasir-deyip-gecmeyin-565424">Nasır deyip geçmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Bölümü Öğr. Gör. Meldağ Turhan, ayak sağlığını tehdit eden nasır konusunu ele aldı.</p>
<p><strong>Cilt kendini korumak için kalınlaşıyor</strong></p>
<p>Ayakların gün boyu vücudun yükünü taşırken çeşitli baskılara ve sürtünmelere maruz kaldığına işaret eden Öğr. Gör. Meldağ Turhan, “Bu durum, zamanla cildin kendini koruma mekanizmasını devreye sokarak kalınlaşmasına neden olabilir. İşte bu kalınlaşmaların en yaygın örneklerinden biri de nasırdır. Nasır, genellikle sürekli sürtünme veya baskıya maruz kalan bölgelerde gelişen kalınlaşmış cilt tabakalarıdır. En sık görüldüğü yerler ayak tabanı, parmaklar ve bazen ellerdir. Nasır, aslında cildin kendini koruma yöntemidir; ancak tedavi edilmediğinde ağrıya ve rahatsızlığa neden olabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Nasırın oluşum süreci </strong></p>
<p>Öğr. Gör. Meldağ Turhan, nasırın oluşum sürecini “Baskı veya sürtünme; Sert zeminlerde uzun süre yürümek veya ayağa tam oturmayan ayakkabılar giymek, cildin belirli bölgelerinde sürekli bir baskı oluşturur. Cilt savunma mekanizması; Cilt, bu baskıya karşı kendini korumaya çalışır ve kalınlaşarak nasır oluşturur. Zamanla sertleşme; Başlangıçta yumuşak olan nasır, zamanla daha sert ve ağrılı hale gelebilir.” şeklinde anlattı.</p>
<p><strong>Nasır oluşumunu artıran faktörler neler?</strong></p>
<p>Bazı yaşam tarzı alışkanlıkları ve yanlış ayakkabı seçimlerinin, nasır oluşum riskini artırabileceğini de kaydeden Öğr. Gör. Meldağ Turhan, “Yanlış ayakkabı seçimi; dar, sıkı veya ayağa tam oturmayan ayakkabılar sürtünmeyi artırır. Uzun süre ayakta kalmak; özellikle sert zeminlerde çalışanlar (örneğin öğretmenler, garsonlar) daha fazla risk altındadır. Yüksek topuklu ayakkabılar; ayağın önüne aşırı baskı uygular ve nasır oluşumunu tetikler. Yanlış yürüme biçimi; düz tabanlık veya içe basma gibi yürüme bozuklukları, bazı noktalarda aşırı baskıya neden olur. Çıplak ayak yürümek; özellikle sert ve pürüzlü zeminlerde çıplak ayakla dolaşmak cildin sertleşmesine yol açabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Nasır tedavisinde en yaygın yöntemler neler?</strong></p>
<p>Nasırın ağrılı bir hal alması durumunda evde bilinçsizce yapılan müdahalelerden kaçınılması gerektiğini belirten Öğr. Gör. Meldağ Turhan, bu noktada bir podologdan (ayak sağlığı uzmanı) destek almanın en doğru yaklaşım olduğunu ifade etti. Profesyonel tedavi yöntemlerinin hem güvenli hem de etkili olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Meldağ Turhan, süreci şöyle anlattı:</p>
<p>“Eğer nasır ilerlemişse veya ağrıya neden oluyorsa, bir podologa veya dermatoloğa başvurmak en iyi çözüm olacaktır. Podologlar, nasırı steril aletlerle dikkatlice temizler (debridman), eğer nasırın sebebi basış bozukluğu ise özel ortopedik tabanlıklarla düzeltilmesi sağlanabilir ve medikal pedikür gibi ayak sağlığına yönelik özel bakım teknikleri uygulanır.”</p>
<p><strong>Ayağınıza tam oturan, yumuşak ve nefes alabilen ayakkabılar tercih edin</strong></p>
<p>Nasır tedavisinden daha önemli olanın, oluşumunu engellemek olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Meldağ Turhan, günlük hayata entegre edilecek basit alışkanlıklarla bu sorunun büyük ölçüde önlenebileceğini belirtti. Öğr. Gör. Meldağ Turhan, nasırdan korunmak için şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<p><strong>“</strong>Ayağınıza tam oturan, yumuşak ve nefes alabilen ayakkabılar tercih edin. Mümkünse gün içinde kısa molalar vererek ayaklarınıza dinlenme fırsatı tanıyın. Ayaklarınıza her gün nemlendirici krem sürerek cildin kurumasını ve sertleşmesini engelleyebilirsiniz. Sentetik malzemeler yerine pamuklu çoraplar giymek de ayakların hava almasını sağlar.”</p>
<p><strong>Nasır ihmale gelmez</strong></p>
<p>Nasırın, ihmal edildiğinde ağrılı hale gelebilen yaygın bir cilt sorunu olduğuna işaret eden Öğr. Gör. Meldağ Turhan, “Ancak doğru ayakkabı seçimi, düzenli ayak bakımı ve profesyonel destek ile hem önlenebilir hem de etkili şekilde tedavi edilebilir. Ayak sağlığınıza önem vererek, günlük yaşam kalitenizi artırabilirsiniz. Unutmayın, ayaklarınız tüm vücudunuzu taşıyan en önemli destek noktalarınızdan biridir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nasir-deyip-gecmeyin-565424">Nasır deyip geçmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ–GEE&#8217;de &#8220;Baskı Tabanlı İnce Film Organik-Perovskit Güneş Pilleri&#8221; Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eugeede-baski-tabanli-ince-film-organik-perovskit-gunes-pilleri-semineri-562873</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 14:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[eügeede]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ince]]></category>
		<category><![CDATA[organikperovskit]]></category>
		<category><![CDATA[pilleri]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[tabanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Güneş Enerjisi Enstitüsünde (GEE) “Baskı Tabanlı İnce Film Organik/Perovskit Güneş Pilleri: Malzemeden Cihaz Kararlılığına” konulu seminer gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eugeede-baski-tabanli-ince-film-organik-perovskit-gunes-pilleri-semineri-562873">EÜ–GEE&#8217;de &#8220;Baskı Tabanlı İnce Film Organik-Perovskit Güneş Pilleri&#8221; Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Güneş Enerjisi Enstitüsünde (GEE) “Baskı Tabanlı İnce Film Organik/Perovskit Güneş Pilleri: Malzemeden Cihaz Kararlılığına” konulu seminer gerçekleştirildi. Semineri alanında öncü isimlerden olan Çin Bilimler Akademisi&#8217;ne (CAS) bağlı Suzhou Nano-Teknoloji ve Nano-Biyonik Enstitüsü&#8217;nden (SINANO) Prof. Dr. Chang-Qi Ma verdi. Güneş Enerjisi Enstitüsü Konferans Salonunda yapılan programa, Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ceylan Zafer, akademisyenler, araştırmacılar ve lisansüstü öğrenciler katıldı. Seminerde, baskı yöntemleriyle üretilen üçüncü nesil (G3) güneş pillerinin malzemeden cihaza dönüşüm süreci anlatıldı.</p>
<p>Seminerin açılışında konuşan Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ceylan Zafer,  Prof. Dr. Ma’nın özgeçmişi, yaptığı çalışmalar ve yürüttüğü projeler hakkında bilgiler verdi.</p>
<p>Seminere Yazdırılabilir Elektronik Araştırma Merkezini (PERC) tanıtarak başlayan Prof. Dr. Ma, Merkezin, Çin Bilimler Akademisine bağlı Suzhou Institute of Nano-Tech and Nano-Bionics bünyesinde faaliyet gösterdiğini söyledi. Baskı temelli elektronikler alanında yürütülen ileri düzey araştırmaları aktaran Prof. Dr. Ma, silikon temelli (G1) ve bileşik (G2) güneş hücreleriyle karşılaştırıldığında, moleküler güneş hücrelerinin (G3) ultra ince, hafif, esnek ve düşük maliyetli üretim avantajlarını detaylı grafiklerle sunuldu.</p>
<p>Prof. Dr. Chang-Qi Ma, “Baskı teknolojisi, organik elektroniklerin hassas katkılı üretimi (additive manufacturing) için en güçlü yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Suzhou Nano-Teknoloji ve Nano-Biyonik Enstitüsü’nde (SINANO) yer alan baskılı fotovoltaik araştırma grubu, birkaç yıldır organik/perovskit güneş pilleri için baskı süreçleri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda yaptığımız çalışmalar sonucunda; yüksek iletkenlik ve şeffaflık dengesine sahip gümüş nanotel (AgNW) elektrotların ara yüzey yük taşınımını ve enjeksiyonunu iyileştiren yüksek iletkenlikte ZnO ara tabakalarının, nanofaz ayrımı açısından elverişli fotoaktif tabakaların başarıyla basılması sağlanmıştır. Bu sayede, 1santimetrekare esnek PET altlık üzerinde yüzde 17’nin üzerinde güç dönüşüm verimliliğine ulaşılmıştır. Uygun ara yüzey koruma teknikleriyle organik fotovoltaik hücrelerin bozulması da minimize edilebilmekte ve bu da T80’in 5000 saatin üzerine çıkmasını sağlamaktadır” dedi.</p>
<p>PERC ekibinin odağında yer alan gümüş nano teller (AgNW) ve metal ağların baskılanabilir iletken yüzeylerde kullanımı, bu yüzeylerin bal peteği benzeri yapıları ve yüzey düzleştirme yöntemleri tanıtanProf. Dr. Chang-Qi Ma,</p>
<p>Ayrıca perovskit hücrelerin bozulma mekanizmaları, ışık kaynaklı oksijen boşlukları, OH radikallerinin etkileri gibi stabiliteye dair bilgiler paylaştı.</p>
<p><b>“Pillerin bozulma ömrünü aza indirmek mümkün”</b></p>
<p>Prof. Dr. Chang-Qi Ma, “Geliştirdiğimiz yeni nesil esnek güneş pilleri, gelecekte taşınabilir elektroniklerden giyilebilir teknolojilere kadar birçok alanda devrim yaratacak bir potansiyele sahip. Nano ölçekte yüzey mühendisliği alanındaki başarılarımızla, pillerin hem daha uzun ömürlü hem de daha ekonomik olmasını sağladık. Organik elektroniklerin hassas eklemeli imalatı için en güçlü teknoloji olan baskı teknolojisini kullanarak önemli ilerlemeler kaydettik. Çalışmalarımız sonucunda artık yüksek stabilitede ve şeffaflıkta gümüş nanoteller (AgNW) elektrotları basabiliyor, arayüzdeki yük taşıma ve enjeksiyonunu kolaylaştırmak için yüksek iletkenliğe sahip ZnO arayüz malzemeleri kullanabiliyor ve uygun nano-faz ayrımı sunan fotoaktif katmanlar üretebiliyoruz. Bu sayede esnek PET alt tabakası üzerinde yüzde17&#8217;nin üzerinde bir güç dönüşüm verimliliği elde etmeyi başardık. Ayrıca, uygun ara yüz koruması ile bu organik fotovoltaik (OPV) pillerin bozulmasını en aza indirerek, 5 bin saatin üzerinde bir T80 ömrüne ulaşabiliyoruz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eugeede-baski-tabanli-ince-film-organik-perovskit-gunes-pilleri-semineri-562873">EÜ–GEE&#8217;de &#8220;Baskı Tabanlı İnce Film Organik-Perovskit Güneş Pilleri&#8221; Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de geleneksel fotoğraf baskı teknikleri yeniden hayat buldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-geleneksel-fotograf-baski-teknikleri-yeniden-hayat-buldu-548608</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 08:19:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[buldu]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fotoğrafın dijitalden önceki tarihine ışık tutan alternatif baskı teknikleri, Ege Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü üyelerinin katılımıyla gerçekleşen “Dantel Fotogram Atölyesi”nde yeniden canlandı. EÜ Etnografya Müzesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında katılımcılar, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burcu Böcekler’in öncülüğünde yalnızca ışık ve kimyasallarla görsel üretmenin büyüleyici sürecini deneyimleme fırsatı buldular.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-geleneksel-fotograf-baski-teknikleri-yeniden-hayat-buldu-548608">EÜ&#8217;de geleneksel fotoğraf baskı teknikleri yeniden hayat buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğrafın dijitalden önceki tarihine ışık tutan alternatif baskı teknikleri, Ege Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü üyelerinin katılımıyla gerçekleşen “Dantel Fotogram Atölyesi”nde yeniden canlandı. EÜ Etnografya Müzesinde gerçekleştirilen etkinlik kapsamında katılımcılar, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Burcu Böcekler’in öncülüğünde yalnızca ışık ve kimyasallarla görsel üretmenin büyüleyici sürecini deneyimleme fırsatı buldular.</p>
<p>Atölyede, lens ya da dijital cihazlar kullanılmadan gerçekleştirilen “fotogram” ve “siyanotip” gibi alternatif fotoğraf baskı teknikleri uygulandı. Bu yöntemlerle, doğadan toplanan yapraklar, danteller ve çeşitli nesneler, ışığa duyarlı kâğıtlar üzerinde benzersiz görüntülere dönüştürüldü.</p>
<p>Atölye katılımcılarına fotogram tekniğini tanıtan Doç. Dr. Böcekler, “ Bu yöntemde, ışığa duyarlı fotoğraf kâğıdına yerleştirilen nesneler, doğrudan ışığa maruz bırakılarak görselleştiriliyor. Karanlık oda süreciyle geliştirilen bu görseller, fotoğrafın en temel ve kökensel formlarından biri olarak öne çıkıyor. 19. yüzyıl İngiliz bilim insanı William Herschel tarafından geliştirilen siyanotip baskı yönteminde ise gümüş yerine demir tuzlar kullanılarak mavi tonlarda fotoğraflar elde ediliyor. Özellikle 19. yüzyılda, deniz yosunlarını belgeleyen ve bu yöntemle dünyanın ilk fotoğraf kitabını oluşturan İngiliz bilim insanı Anna Atkins bu alanda önemli çalışmalara imza atmıştır” dedi.</p>
<p>Atölye kapsamında katılımcılar, kendi hazırladıkları kompozisyonları güneş ışığıyla pozladı ve yalnızca suyla yıkayarak görüntüyü sabitledi. Etkinlik sonunda katılımından dolayı Doç. Dr. Burcu Böcekler’e, Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Semra Daşçı tarafından “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-geleneksel-fotograf-baski-teknikleri-yeniden-hayat-buldu-548608">EÜ&#8217;de geleneksel fotoğraf baskı teknikleri yeniden hayat buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Topaloğlu resim ve baskı sergisine katıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-topaloglu-resim-ve-baski-sergisine-katildi-545824</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 06:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[katıldı]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[sergisine]]></category>
		<category><![CDATA[topaloğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545824</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Topaloğlu’nun öncülüğünde Kemer turizmine kazandırılan Liman Caddesi’ndeki Kültür Evi’nde organize edilen sergiye,</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-topaloglu-resim-ve-baski-sergisine-katildi-545824">Başkan Topaloğlu resim ve baskı sergisine katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Topaloğlu’nun öncülüğünde Kemer turizmine kazandırılan Liman Caddesi’ndeki Kültür Evi’nde organize edilen sergiye, Başkan Topaloğlu’nun yanı sıra Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Kemer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Berkan Bilal, ATSO Kemer Temsilcisi Mehmet Çokseyrek, Yeni Mahalle Muhtarı Münevver Erkal, Kültür Evi Sorumlusu Ramazan Kar, Kemer Belediyesi Gençlik Orkestrası Şefi Furkan Üstündağ, ressamlar Sevim Özar ile Barış Yağız ve davetliler katıldı.</p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, sergide yaptığı konuşmada, resim yapmanın çok zor olduğuna işaret ederek, “Sevim Hanım baskı, Barış Bey yağlı boya yapmış. Gerçekten çok güzel eserler var. Kültür Evi’nin Kemer’e kazandırılmasında bizim ve meclis üyelerimizin emeği var ama en büyük emek Ramazan Kar’a ait. Vatandaş ve turistler Kültür Evi’nde Kemer’in eski yaşantısını görüyor. Serginin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu tür etkinliklerin yapılmasında Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Erkan Ergen Bey de bize destek oluyor. Kendisine de ayrıca teşekkür ediyorum.” dedi.</p>
<p>İlçe Milli Eğitim Müdürü Ergen ise sergiye davet edilmesinden dolayı Kemer’deki tüm öğretmen ve öğrenciler adına teşekkür ettiğini belirterek, “Serginin açılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Başkanımız eğitim konusunda her zaman yanımızda ve desteğini bizden esirgemiyor. Kemer için hep beraber Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz ve Belediye Başkanımız Necati Topaloğlu öncülüğünde güzel işler yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.</p>
<p>Ressam Sevim Özar ise serginin Kültür Evi’nde düzenlenmesinde emeği geçen başta Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu olmak üzere herkese teşekkür ettiğini söyledi.</p>
<p>Ressamların yaptıkları eserleri insanlarla paylaştıkları zaman çok mutlu olduklarını ifade eden Özar, “Bu konularda Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu hocam senelerdir büyük emekler vermiştir. Hem Göynük’te hem de Kemer’de emekleri unutulmaz. Kendisini çok seviyoruz. Hakları ödenmez. Biz evimizde rahat uyuyabilmemiz için onlar çalışıyor. Kemer bu şekilde yürüdüğü sürece daha başarılı eserler ortaya çıkacaktır.” dedi.</p>
<p>Ressam Barış Yağız ise yaklaşık altı senedir Kemer’de yaşadığını belirterek, “Böyle bir yerde sergi açma imkanını bize veren Kemer Belediye Başkanımız Necati Topaloğlu’na teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Daha sonra sergi alanını gezen Başkan Topaloğlu ve beraberindekiler, sanat eserlerini tek tek inceleyerek ressamlar Sevim Özar ve Barış Yağız’dan bilgi aldı.</p>
<p>Sergide Barış Yağız’ın yağlı boya ile yaptığı Atatürk portresi ile Sevim Özar’ın yaptığı baskı resimleri büyük beğeni topladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-topaloglu-resim-ve-baski-sergisine-katildi-545824">Başkan Topaloğlu resim ve baskı sergisine katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epson, doğrudan filme baskı yapan ilk tekstil yazıcısını duyurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epson-dogrudan-filme-baski-yapan-ilk-tekstil-yazicisini-duyurdu-540910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 10:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu]]></category>
		<category><![CDATA[epson]]></category>
		<category><![CDATA[filme]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yazıcısını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi ürünlerini, kendi fabrikalarında, kendi özgün teknolojilerini kullanarak ve yüksek çalışma standartlarını benimseyerek üreten Epson, inovatif ürünler geliştirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epson-dogrudan-filme-baski-yapan-ilk-tekstil-yazicisini-duyurdu-540910">Epson, doğrudan filme baskı yapan ilk tekstil yazıcısını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendi ürünlerini, kendi fabrikalarında, kendi özgün teknolojilerini kullanarak ve yüksek çalışma standartlarını benimseyerek üreten Epson, inovatif ürünler geliştirmeye devam ediyor. Marka, DTG ve DTFilm yazıcılarının yeni serisindeki ilk ürün olan ve doğrudan filme baskı yapan (DTFilm) yazıcısı SC-G6000&#8217;i duyurdu. Yeni Epson &#8216;G&#8217; serisi yazıcı, kullanıcıların çeşitli kumaş türlerine yüksek kaliteli transferler oluşturmasını sağlayarak tekstil baskı teknolojisinde önemli bir adımı ve inovasyonu temsil ediyor.</strong></p>
<p>Yeni ‘roll-to-roll’ yazıcı, pazarda güçlü bir alternatif olarak öne çıkarken, Epson&#8217;un güvenilir, çok yönlü ve üretken mürekkep püskürtme teknolojisinden de yararlanıyor. SC-G6000, tüm sarf malzemeleri de dahil olmak üzere temel aksesuarlar ve ekipmanları destekliyor. Ürün, aynı zamanda Epson&#8217;un genişleyen DTFilm pazarına stratejik girişini de işaret ediyor. </p>
<p><strong>Düzenli bakım ihtiyacına son</strong></p>
<p>SC-G6000, benzerlerinin aksine otomatik kumaş silme sistemi sayesinde düzenli manuel bakım ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Geleneksel sistemler genellikle manuel temizlik gerektiren bir kauçuk silgiden destek alırken SC-G6000, tıkanıklığı ve tortuyu önleyerek kesintisiz baskıyı garantileyen beyaz mürekkep dolaşım sistemiyle minimum bakım gerektirerek alternatiflerinden ayrılıyor. </p>
<p>SC-G6000, konfeksiyon baskı işlemlerinde ısı transferleri ve serigrafik baskı gibi geleneksel tekniklere göre avantajlar sağlarken doğrudan pazarın ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yeni yazıcı, SC-F1000, SC-F2200 ve SC-F3000 ile birlikte sunulan Epson&#8217;un mevcut DTG ve DTFilm hibrit çözümlerini de tamamlıyor. </p>
<p>Yazıcı mekaniği; PrecisionCore printhead, mürekkep sistemi ve görüntü işlemcisiyle kalitesi kanıtlanmış en son Epson teknolojilerine sahip. Ürün ayrıca, Epson&#8217;un kullanıcı dostu Edge Print Pro yazılımıyla entegre olarak çalışıyor. Yazıcı, özellikle DTFilm baskıya yeni başlayanlar için kolaylık sağlayan sezgisel dokunmatik ekranıyla da kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.</p>
<p><strong>Tekstil baskı yeteneklerini genişletmek isteyen işletmelere özel çözüm</strong></p>
<p>Epson Europe&#8217;un Ticari ve Endüstriyel yazıcı bölümünden Grant Cooke: &#8220;Epson&#8217;un doğrudan filme baskı yapan &#8216;G&#8217; serisi yazıcılarının ilki olan SC-G6000; güvenilirlik, kolay kullanılabilirlik ve üretkenliğe olan tutkumuzu yansıtması açısından bizler için çok önemli bir ürün. Kanıtlanmış teknolojimizi erişilebilir özelliklerle birleştirerek olağanüstü sonuçlar sunuyor ve operasyonel süreçleri kolaylaştırıyoruz. Yazıcımız, tekstil baskı yeteneklerini genişletmek isteyen işletmeler için ideal bir çözüm.&#8221; diyor.</p>
<p><strong>SC-G6000&#8217;in avantajları: </strong></p>
<ul>
<li>Çarpıcı, ayrıntılı grafikler üretebilen canlı ve hassas baskılar,</li>
<li>Sadece giysilere değil, çeşitli kumaşlara da baskı yapabilme yeteneği, </li>
<li>Manuel müdahale ihtiyacını azaltan temizleme süreçleri.</li>
</ul>
<p><strong>Temel özellikler</strong></p>
<ul>
<li>Printhead: PrecisionCore MicroTFP</li>
<li>Baskı genişliği: 900 mm</li>
<li>Mürekkep teknolojisi: UltraChrome DF, beş renkte (CMYK W), renk başına 1,6 L kapasite.</li>
<li>Optimize edilmiş baskı sonuçları için Epson EdgePrint Pro yazılım desteği.</li>
</ul>
<p>GOTS ve Eco Passport gibi sertifikalara sahip olan SC-G6000, tüm uluslararası standartlara uygundur, ürün çevresel uyumluluğu ve kullanıcı güvenliğini garanti eder.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epson-dogrudan-filme-baski-yapan-ilk-tekstil-yazicisini-duyurdu-540910">Epson, doğrudan filme baskı yapan ilk tekstil yazıcısını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baskı ve endüstriyel reklamın geleceği İstanbul&#8217;da tanıtılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baski-ve-endustriyel-reklamin-gelecegi-istanbulda-tanitilacak-366599</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 17:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[reklamın]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtılacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366599</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sektörün heyecanla beklediği Avrasya Bölgesi’nin lider baskı ve endüstriyel reklam fuarı FESPA Eurasia, 2023 yılında ‘Hayallerinizi Canlandırın’ konseptiyle kapılarını açacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baski-ve-endustriyel-reklamin-gelecegi-istanbulda-tanitilacak-366599">Baskı ve endüstriyel reklamın geleceği İstanbul&#8217;da tanıtılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sektörün heyecanla beklediği Avrasya Bölgesi’nin lider baskı ve endüstriyel reklam fuarı FESPA Eurasia, 2023 yılında ‘Hayallerinizi Canlandırın’ konseptiyle kapılarını açacak. 23-26 Kasım’da İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarda geleceğin geniş format baskı ve endüstriyel reklam teknolojileri tanıtılacak. Katılımcılar en son yeniliklerini tanıtırken ziyaretçiler yeni iş fırsatları yakalayacak!</strong></p>
<p>Endüstriyel reklam, dijital baskı, tekstil baskı, serigrafi baskı ve endüstriyel reklam sektörü 23-26 Kasım tarihleri arasında, 10. kez FESPA Eurasia’da buluşacak. Sektörün heyecanla beklediği Avrasya Bölgesi’nin lider baskı fuarı <strong>FESPA Eurasia </strong><strong>2023’te</strong>, Türkiye’nin sektör liderleri ve küresel markalar, yeni teknolojilerini ve yenilikçi uygulamalarını sergileyecek.</p>
<p>FESPA Eurasia’nın bu yılki konsepti ‘Hayallerinizi Canlandırın!’ olarak açıklandı. Katılımcılar ve ziyaretçiler sektöre dair yeni teknolojileri, ekipmanları, çözümleri, malzemeleri ve çok daha fazlasını fuar sayesinde keşfedebilecek. FESPA Eurasia bu yıl, 23-26 Kasım 2023 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi&#8217;nin (İFM) 1 ve 3. salonlarında düzenlenecek. </p>
<p><strong>87 farklı ülkeden ziyaretçi çekmişti! </strong></p>
<p>Başarıyla geçen 2022 yılının ardından FESPA Eurasia 2023 için hazırlıklar hızla devam ediyor.<strong> </strong>FESPA Eurasia, 2022 yılında bölgeyi İstanbul&#8217;da buluşturmuş ve 87 farklı ülkeden ziyaretçi çekerek 10.346 tekil ziyaretçiyi ağırlamıştı. FESPA Eurasia’nın 10 binden fazla ziyaretçiyle bu yıl da rekor sayıya ulaşması bekleniyor. FESPA Eurasia Yönetim Kurulu Üyesi Levent Olcayto, 2023 yılında sektör profesyonellerini önemli fırsatların beklediğini belirterek şöyle konuştu: “FESPA Eurasia, Avrasya Bölgesi’nde yine bir sonraki yılın trendlerini belirleyecek. Sektör profesyonelleri yeni dijital baskı teknolojileri kadar bu teknolojilerle neler yapabileceklerini, yeni pazarlara nasıl giriş yapabileceklerini de keşfedecek. Birçok yeni iş bağlantısının yapıldığı FESPA Eurasia, 80’den fazla ülkeden gelen uluslararası ziyaretçileriyle sektöre 1 milyar dolarlık hareket katıyor. Sektör liderleri ve küresel markalardan oluşan katılımcılar, en yeni teknolojilerini ve uygulamalarını FESPA Eurasia’da sergiliyor.”</p>
<p><strong>Mimaki sponsor oldu</strong></p>
<p>Mimaki, FESPA Eurasia 2023’ün sponsoru olarak, Türk baskı ve endüstriyel reklam endüstrisine olan desteğini sürdürüyor. Firma, fuar alanının en büyük standında tabela ve reklam, tekstil ve giyim, endüstriyel ve 3D ürün gruplarındaki çözümlerini ziyaretçilere tanıtacak. Yakın zamanda tanıtılan yeni modellerin yanı sıra Türkiye’de en çok tercih edilen ürünlerini fuar boyunca sergileyecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baski-ve-endustriyel-reklamin-gelecegi-istanbulda-tanitilacak-366599">Baskı ve endüstriyel reklamın geleceği İstanbul&#8217;da tanıtılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canon&#8217;dan baskı sektörü için yeni nesil ProStream 3000 serisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/canondan-baski-sektoru-icin-yeni-nesil-prostream-3000-serisi-355552</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 10:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[canondan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[prostream]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, yeni nesil baskı makineleri olan ProStream 3000 serisini kullanıma sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canondan-baski-sektoru-icin-yeni-nesil-prostream-3000-serisi-355552">Canon&#8217;dan baskı sektörü için yeni nesil ProStream 3000 serisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, yeni nesil baskı makineleri olan ProStream 3000 serisini kullanıma sundu. Yeni seride ticari baskı için yüksek hızlı, web beslemeli ve mürekkep püskürtmeli baskı özellikleri bulunuyor. Seri; tutarlı ofset baskı kalitesi, ağır kağıtlar, daha geniş bir malzeme yelpazesinin kullanılmasını sağladığı gibi çok daha geniş ticari baskı ve ultra hızlı dijital üretim sağlıyor. </p>
<p>ProStream 3000 ile kullanıcılar; doğrudan posta, kitap, kartpostal, poster, takvime kadar birçok uygulamada mürekkep püskürtmeli üretiminin uçtan uca verimlilik avantajlarından faydalanabiliyor. Böylece genişletilmiş medya kapasitesi, genel ticari, online baskı merkezleri, kitap üreticileri ve fotoğraf ürünleri uzmanları dahil olmak üzere baskı işletmelerinin ofset ve eski teknolojilerden yüksek hacimli baskı makinelerine geçiş yapmasını kolaylaştırıyor. </p>
<p>Dakikada 80 m kapasiteli ProStream 3080 ve dakikada 133 m kapasiteli ProStream 3133 olmak üzere iki model seçeneğiyle kullanıma sunulan yeni baskı makinesi serisi, 558 mm&#8217;ye kadar web genişliklerinde ve 1.524 mm&#8217;ye kadar sayfa uzunluklarında ProStream’in en yüksek baskı kalitesini sunuyor. Optimize edilmiş kağıtlar, çeşitli malzemeler ve ağırlıklar kullanılarak yüksek boyuttaki medyalarda hızı düşürmek zorunda kalmadan saatte 11.300 adet 4/4 B2 sayfaya veya dakikada 1.790 adet A4 boyutunda 4/4 baskıya (ayda 58 milyon A4 baskıya) kadar baskı almayı mümkün kılıyor. Bununla birlikte daha geniş bir malzeme yelpazesinde daha yüksek hızlarda ofset kalitesi sağlamak için gelişmiş bir kurutma sistemi de sunuyor. Yeni asimetrik tasarımı sayesinde tüm işleri kağıtla temas etmeden eşit ve kontrollü bir şekilde kurutarak çizilmeye karşı en hassas medyalarda bile olağanüstü kalite sağlıyor. </p>
<p>Canon&#8217;un kâğıt kullanımını iyileştirme çözümünün yeni bir versiyonu olan <strong>Smart ColorGrip </strong>ve<strong> </strong>kanıtlanmış su bazlı polimer pigment mürekkepler doğru, canlı ve tutarlı renklerle yüksek kalite sunuyor. Canon&#8217;un yüksek performanslı kamera sistemi olan <strong>Entegre Kalite Kontrolü</strong> de otomatik baskı kalitesi güvencesi sağlıyor.</p>
<p><strong>Canon Europe, Üretim Baskılama’da Avrupa Planlama, Pazarlama ve İnovasyon Kıdemli Direktörü olan Jennifer Kolloczek yeni seriyi</strong>: “Yeni ProStream 3000 serisi ile matbaacıların büyüme gücü kazanmak için ihtiyaç duydukları hızı, verimliliği ve medya çeşitliliğini sağlıyoruz. Verimliliğin artması sayesinde kullanıcılar artık ofset ve diğer baskı işlerinden çok daha fazlasını dijital baskıya güvenle taşıyabiliyor. Böylelikle müşteriye geri dönüş süresini, hazırlık süresini ve israfı azaltırken günümüzün küçülen baskı hacimlerini daha kârlı hale getirebiliyor” sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Canon, ProStream 3000 serisini 27 Şubat- 2 Mart tarihleri arasında gerçekleşen Hunkeler Innovationdays’de ilk kez kullanıcılarla buluşturdu. Etkinlikte farklı ticari baskı uygulama işlemleri gerçekleştirildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canondan-baski-sektoru-icin-yeni-nesil-prostream-3000-serisi-355552">Canon&#8217;dan baskı sektörü için yeni nesil ProStream 3000 serisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk baskı sektörü Münih&#8217;e ihracat çıkarması yapacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-baski-sektoru-munihe-ihracat-cikarmasi-yapacak-347514</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 09:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarması]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[münihe]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa’nın baskı sektörünü bir araya getirecek olan FESPA Global Print Expo 2023 23-26 Mayıs tarihlerinde Münih’te düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-baski-sektoru-munihe-ihracat-cikarmasi-yapacak-347514">Türk baskı sektörü Münih&#8217;e ihracat çıkarması yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın baskı sektörünü bir araya getirecek olan FESPA Global Print Expo 2023 23-26 Mayıs tarihlerinde Münih’te düzenleniyor. Türkiye’den baskı, endüstriyel reklam ekipmanları ve malzemeleri üreten 20’den fazla şirket, FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo’ya katılarak ihracatlarını artıracaklar… </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Avrupa ve dünyanın en büyük baskı sektörü buluşması FESPA Global Print Expo 2023 için geri sayım başladı. 23-26 Mayıs tarihleri arasında Almanya’nın Münih kentinde endüstriyel reklam fuarı European Sign Expo’yu da kapsayan FESPA Global Print Expo’ya Türkiye’den şirketler çıkarma yapacak. Türkiye’den baskı, endüstriyel reklam ekipmanları ve malzemeleri üreten 20’den fazla şirket iki etkinlikte ihracatlarını artırma fırsatı bulacaklar.  </p>
<p>FESPA Global Print Expo, &#8216;Yeni Perspektifler&#8217; sloganıyla matbaacıları ve endüstriyel reklamcıları büyüme fırsatı yakalamaya davet ediyor. FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo 2023’te 330&#8217;dan fazla katılımcı, ziyaretçilere dijital, serigrafi, tekstil baskısı ve endüstriyel reklam uygulamaları için ürün yeniliklerini sunacak. <br /><strong>Türkiye’den yoğun ilgi </strong></p>
<p>Tüm dünyadan katılımcıların yer alacağı fuara, bu yıl Türkiye’den katılımcılar da yoğun ilgi gösterdi. Türkiye’den baskı ve endüstriyel reklam ekipmanları ve malzemeleri üreten Amiral Alüminyum, Bilsan Bayrak, Canapa Kağıt, Çağdaş Kağıt, Ese Reklam, Ledu, Litek, Lustre, Ores Display, Plastfit, Remifol, Seçil Bayrak, Smile Sign, Soletex, Som A.Ş., Şirin Reklam, Teknika Teknik Tekstil, Textilbox, Toyopan, Trujet ve Ues Makina çözümlerini sergileyecek.</p>
<p><strong>Kişiselleştirme deneyimi yaşatacak</strong></p>
<p>FESPA, FESPA Global Print Expo ile birlikte yürütülecek yepyeni bir Kişiselleştirme Deneyimi başlatıyor. Fuarın merkezinde yer alan bu bağımsız etkinlik, tüm FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo ziyaretçilerine açık bir sergi alanı etrafında toplanacak ve kişiselleştirme için ürün ve çözümlerden oluşan deneyimsel bir vitrin sunacak. Kişiselleştirme Deneyimi konferansı, 50&#8217;den fazla uzman konuşmacının yer alacağı, kişiselleştirilmiş sadakat pazarlaması, spor giyim ve moda özelleştirme, ısmarlama iç mekanlar ve kişiselleştirilmiş paketlemeye adanmış bireysel içerik akışlarını içerecek. </p>
<p>FESPA Global Print Expo’ya katılmak için isteyen şirketler fespaeurasia.com.tr adresi üzerinden iletişime geçerek bölgenin en büyük baskı dünyası şovuna katılabilecekler.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-baski-sektoru-munihe-ihracat-cikarmasi-yapacak-347514">Türk baskı sektörü Münih&#8217;e ihracat çıkarması yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
