<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>artıyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/artiyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/artiyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 17:28:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>artıyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/artiyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İklim Krizi Alerjiyi Tetikliyor: Hastalıklar Hızla Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-krizi-alerjiyi-tetikliyor-hastaliklar-hizla-artiyor-625559</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjen]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>
		<category><![CDATA[alerjiyi]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiğini]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Nurhan Sayaca, 4-10 Nisan Dünya Alerji Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, iklim değişikliği, şehirleşme, hava kirliliği, yaşam tarzındaki değişiklikler ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin alerjik hastalıkların görülme sıklığını arttırdığına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizi-alerjiyi-tetikliyor-hastaliklar-hizla-artiyor-625559">İklim Krizi Alerjiyi Tetikliyor: Hastalıklar Hızla Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliği nedeniyle yükselen sıcaklıklar, mevsimsel alerjisi olan kişilerin daha uzun bir süre boyunca daha fazla polene maruz kalmasını sağlıyor. Bu durum alerjenlerin havada kalma süresini uzatıyor ve alerji şikayetlerini arttırıyor.</p>
<p>Günümüzde çocukların yaklaşık üçte birinde, yetişkinlerin ise önemli bir kısmında alerjik hastalıklara rastlanıyor. En yaygın görülen alerjik hastalıklar; alerjik rinit (saman nezlesi), alerjik astım, ürtiker, atopik dermatit (egzema), arı alerjileri ve bazı gıda alerjileridir.</p>
<p>Alerjik rinit hastalarının genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma, astım hastalarında ise nefes darlığı, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtiler görülüyor. Bu şikâyetlerin özellikle ilkbahar aylarında ya da ev tozu gibi alerjenlere maruz kalındığında artıyor.</p>
<p><b>Alerjide doğru tanı, doğru tedavi planı için temel adımdır</b></p>
<p>Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Nurhan Sayaca, alerji tanısında hastanın şikâyetlerinin ve öyküsünün dikkatle değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını açıkladı. Bunun yanında deri prick testleri ve bazı kan testleri ile kişinin hangi alerjenlere karşı duyarlılık geliştirdiğinin belirlenebildiğini, doğru tanının doğru tedavi planı için temel adım olduğunu vurguladı.</p>
<p>Alerjik hastalıkların tedavisine de değinen Sayaca, üç temel yaklaşım bulunduğunu belirtti. İlk olarak alerjene maruziyetin azaltılmasının, yani korunma önlemlerinin önemine dikkat çeken Sayaca, ikinci aşamada ilaç tedavilerinin uygulandığını söyledi. Üçüncü ve en etkili yöntemlerden birinin ise alerji aşıları olarak bilinen immünoterapi olduğunu ifade eden Sayaca, bu tedavinin alerjik hastalıkların seyrini değiştirebilen ve uzun vadede kalıcı iyileşme sağlayabilen tek yöntem olduğunu dile getirdi.</p>
<p><b>Alerji aşıları bağışıklık sistemini yeniden eğitiyor</b></p>
<p>Alerji aşısının nasıl uygulandığına ilişkin de bilgi veren Sayaca, bu tedavinin bağışıklık sistemini yeniden eğitmeyi amaçladığını anlattı. Hastaya alerjisi olduğu maddeye karşı çok küçük dozlarla başlanarak düzenli aralıklarla artan miktarlarda alerjen verildiğini belirten Sayaca, bu sayede bağışıklık sisteminin zamanla o maddeye karşı aşırı tepki vermemeyi öğrendiğini söyledi. Tedavi süresinin genellikle 3 ila 5 yıl arasında değiştiğini ifade eden Sayaca, düzenli uygulandığında birçok hastada şikâyetlerin belirgin şekilde azaldığını, bazı hastalarda ise tamamen ortadan kalkabildiğini aktardı. Ayrıca bu tedavinin astım gelişme riskini azaltma gibi uzun vadeli faydalarının da bulunduğunu ekledi.</p>
<p><b>Kimler alerji aşısı olabilir?</b></p>
<p>Kimlerin alerji aşısı olabileceğine ilişkin açıklamalarda bulunan Sayaca, öncelikle alerjinin testlerle net olarak ortaya konulması gerektiğini belirtti. Özellikle polen, ev tozu akarı, küf mantarı veya arı alerjisi bulunan ve ilaç tedavisine rağmen şikâyetleri devam eden hastalarda bu yöntemin düşünülebileceğini ifade eden Sayaca, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde uygulanabildiğini söyledi.</p>
<p><b>Alerji aşısı oldukça güvenlidir ancak her hastaya uygulanamaz</b></p>
<p>Toplumda alerji aşılarıyla ilgili yanlış bilinenlere de değinen Sayaca, en sık karşılaşılan yanlış inanışın bu tedavinin çok riskli olduğu yönünde olduğunu dile getirdi. Oysa uzman hekim kontrolünde ve uygun hastalarda uygulandığında alerji aşılarının oldukça güvenli olduğunu vurgulayan Sayaca, bir diğer yanlış bilginin ise her alerji hastasına bu tedavinin uygulanabileceği düşüncesi olduğunu ifade etti. Sayaca, bu nedenle mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><b>Alerji belirtilerini hafife almayın</b></p>
<p>Son olarak alerji hastalarına önerilerde bulunan Sayaca, alerji belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Alerjiye neden olan faktörlerin mümkün olduğunca azaltılmasının önemine dikkat çeken Sayaca, ev tozu alerjisi olanların ev temizliğine özen göstermesi gerektiğini, polen alerjisi bulunan kişilerin ise yoğun polen dönemlerinde açık havada uzun süre kalmamaya dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Doktor önerisi dışında ilaç kullanılmaması gerektiğini ifade eden Sayaca, uzun süren veya yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şikâyetlerde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizi-alerjiyi-tetikliyor-hastaliklar-hizla-artiyor-625559">İklim Krizi Alerjiyi Tetikliyor: Hastalıklar Hızla Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketlerin güvenlik sistemlerini etkisizleştiren yöntemler artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sirketlerin-guvenlik-sistemlerini-etkisizlestiren-yontemler-artiyor-622673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 07:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Edr Katilleri]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[etkisizleştiren]]></category>
		<category><![CDATA[Fidye Yazılımı]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[saldırgan]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[sistemlerini]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, EDR katili ekosistemine yönelik en son derinlemesine analizini yayımlayarak saldırganların güvenlik açığı bulunan sürücüleri nasıl kötüye kullandığını ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sirketlerin-guvenlik-sistemlerini-etkisizlestiren-yontemler-artiyor-622673">Şirketlerin güvenlik sistemlerini etkisizleştiren yöntemler artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, EDR katili ekosistemine yönelik en son derinlemesine analizini yayımlayarak saldırganların güvenlik açığı bulunan sürücüleri nasıl kötüye kullandığını ortaya koydu. ESET’in raporu, yaygın olarak görülen sürücü merkezli yaklaşımın ötesine geçen, telemetri destekli içgörüler sunuyor. Rapor, operatörlerin değil, iş ortaklarının araç çeşitliliğini nasıl şekillendirdiğini ve kod tabanlarının sürücüleri rutin olarak nasıl yeniden kullandığını ve değiştirdiğini belgeliyor.</strong></p>
<p>Endpoint Detection and Response ifadesinin kısaltması olan EDR, Türkçe&#8217;ye Uç Nokta Tespit ve Yanıt olarak çevrilen gelişmiş bir siber güvenlik teknolojisidir. Sunucu, bilgisayar ve mobil cihazlar gibi ağdaki uç noktaları sürekli izleyerek, antivirüslerin kaçırabileceği şüpheli davranışları gerçek zamanlı tespit eder ve otomatik yanıtlar verir. Siber suçluların çalışanların dizüstü bilgisayarlarını, masaüstü bilgisayarlarını ve mobil cihazlarını iş verilerine ve altyapıya sızmak için kullanmasını önlemek için işletmeler açısından önemli bir araçtır. <strong>EDR Killer</strong>, bir siber saldırganın hedef sistemdeki güvenlik yazılımlarını etkisiz hâle getirmek için kullandığı araç veya teknikleri ifade eder. EDR katilleri, modern fidye yazılımı saldırılarının temel bir parçasıdır; bu nedenle, iş ortakları yükleri sürekli olarak değiştirmek yerine şifreleyicileri çalıştırmak için kısa ve güvenilir bir zaman aralığını tercih ederler. ESET araştırmacıları, son zamanlarda gözlemlenen EDR katillerinden en azından bazılarının, yapay zekâ destekli üretime işaret eden özellikler sergilediğini değerlendiriyor. ESET telemetri ve olay araştırmalarına dayanan bu çalışma, sahada aktif olarak kullanılan yaklaşık 90 EDR katilinin analizine ve izlenmesine dayanmaktadır. </p>
<p><strong>Fidye yazılımı saldırılarındaki yeni taktik önce güvenliği devre dışı bırakmak</strong></p>
<p>Son yıllarda, EDR katilleri modern fidye yazılımı saldırılarında en sık görülen araçlardan biri hâline geldi. Bir saldırgan yüksek ayrıcalıklar elde eder, korumayı bozmak için bu tür bir araç kullanır ve ancak o zaman şifreleyicisini başlatır. Her yerde görülen Bring Your Own Vulnerable Driver (BYOVD) tekniğinin yanı sıra ESET saldırganların sık sık meşru anti-rootkit yardımcı programlarını kötüye kullandığını veya sürücüsüz yaklaşımlar kullanarak uç nokta algılama ve yanıt (EDR) yazılımının iletişimini engellediğini veya onu askıya aldığını da gözlemlemektedir. Kötüye kullanılan bu araçlar sadece bol miktarda mevcut olmakla kalmaz, aynı zamanda öngörülebilir ve tutarlı bir şekilde davranır; işte bu yüzden de iş ortakları bunlara yönelmektedir.</p>
<p>EDR katillerini araştıran ESET araştırmacısı Jakub Souček “Bu araştırmanın ortaya çıkardığı manzara, kavram kanıtlarının sonsuz çatallanmasından karmaşık profesyonel uygulamalara kadar uzanan devasa bir alandır. Darknet&#8217;te reklamları yapılan ticari EDR katillerine odaklanmak, müşteri tabanlarını daha iyi anlamamızı ve aksi takdirde gizli kalacak bağlantıları tespit etmemizi sağlıyor. Şirket içinde geliştirilen EDR katilleri, kapalı grupların iç işleyişi hakkında fikir vermektedir. Ayrıca vibe kodlama da işleri daha da karmaşık hâle getirmektedir” açıklaması yaptı.</p>
<p><strong>Saldırı ekosistemi büyüyor</strong></p>
<p>Verileri başarılı bir şekilde şifrelemek için fidye yazılımı şifreleyicilerinin tespit edilmekten kaçınması gerekir. Günümüzde, paketleme ve kod sanallaştırmadan sofistike enjeksiyona kadar uzanan çok çeşitli olgun kaçınma teknikleri mevcuttur. Ancak ESET, şifreleyicilerde bunların uygulandığını nadiren görmektedir. Bunun yerine, fidye yazılımı saldırganları, şifreleyicinin dağıtımından hemen önce güvenlik çözümlerini bozmak için EDR katillerini tercih etmektedir. Aynı zamanda, EDR katilleri genellikle meşru ancak savunmasız sürücülere dayanır; bu da eski veya kurumsal yazılımların kesintiye uğraması riski olmadan savunmayı önemli ölçüde zorlaştırır. Sonuç, minimum geliştirme çabasıyla çekirdek düzeyinde etki sunan bir araç sınıfıdır; bu da bu araçları basitlikleri göz önüne alındığında orantısız bir şekilde güçlü kılar. Bu nedenle ESET, güvenlik açığı bulunan sürücülerin yüklenmesini engellemenin savunma hattında çok önemli bir adım olduğunu ancak mevcut çeşitli atlatma teknikleri nedeniyle bunun kolay bir adım olmadığını vurguluyor. Bu durum, neden sadece buna güvenilmemesi gerektiğini ve EDR katillerinin sürücüyü yükleme şansı bulamadan onları devre dışı bırakmayı hedeflemesi gerektiğini ortaya koyuyor. </p>
<p>Aslında, en basit EDR engelleyiciler güvenlik açığı bulunan sürücülere veya diğer gelişmiş tekniklere dayanmaz. Bunun yerine, yerleşik yönetim araçlarını ve komutlarını kötüye kullanırlar. BYOVD teknikleri, modern EDR engelleyicilerin ayırt edici özelliği hâline gelmiştir: Her yerde bulunur, güvenilirdir ve yaygın olarak kullanılır. Tipik bir senaryoda, bir saldırgan kurbanın makinesine meşru ancak güvenlik açığı bulunan bir sürücü yerleştirir, sürücüyü yükler ve ardından sürücünün güvenlik açığını kötüye kullanan bir kötü amaçlı yazılımı çalıştırır. Daha küçük ancak büyümekte olan bir EDR katili sınıfı, çekirdeğe hiç dokunmadan hedeflerine ulaşır. Bu araçlar, EDR işlemlerini sonlandırmak yerine diğer kritik özelliklere müdahale eder. </p>
<p><strong>Yapay zekâ etkisiyle yeni nesil saldırı araçları gelişiyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ artık EDR katillerinin cephaneliklerindeki en yeni silah olarak kabul edilebilir. Yapay zekânın belirli bir kod tabanının oluşturulmasına doğrudan yardımcı olup olmadığını belirlemek genellikle pratik olarak imkânsızdır. Özellikle saldırganlar kodu sonradan işlediklerinde veya gizlediklerinde, yapay zekâ tarafından üretilen kodu insan tarafından yazılan koddan güvenilir bir şekilde ayıran kesin bir adli belirteç yoktur. Ancak ESET araştırmacıları, son zamanlarda gözlemlenen EDR katillerinden en azından bazılarının, yapay zekâ destekli üretimi güçlü bir şekilde ima eden özellikler sergilediğini değerlendiriyor. Buna açık bir örnek, Warlock fidye yazılımı çetesi tarafından yakın zamanda kullanılan bir EDR katilinde görülmektedir. Araç, yapay zekâ tarafından üretilen şablonlar için tipik bir örüntü olan olası düzeltmelerin bir listesini yazdırmakla kalmayıp, belirli bir sürücüyü istismar etmek yerine, çalışan bir sürücü bulana kadar birbiriyle ilgisiz, yaygın olarak kötüye kullanılan birkaç cihaz adını döngüsel olarak deneyen bir deneme-yanılma mekanizması da içermektedir. </p>
<p>ESET araştırmacısı Jakub Souček  yaptığı açıklamada  şunları söyledi : “Önemli bir gözlem, hizmet olarak fidye yazılımı (RaaS) ekosistemlerindeki iş bölümü. Operatörler genellikle şifreleyiciyi ve destekleyici altyapıyı sağlar ancak EDR katili seçimi iş ortaklarına bırakılır. Bu, iş ortağı havuzu ne kadar büyükse EDR katili araçlarının o kadar çeşitli hâle geldiği anlamına gelir. Fidye yazılımına karşı savunma, otomatik tehditlere karşı savunmadan temelde farklı bir zihniyet gerektirir. Oltalama e-postaları, yaygın kötü amaçlı yazılımlar ve istismar zincirleri, güvenlik çözümleri tarafından tespit edilip etkisiz hâle getirildiğinde durur; ancak fidye yazılımı saldırıları durmaz. Bunlar etkileşimli, insan odaklı operasyonlardır ve saldırganlar tespitlere, araç arızalarına ve çevresel engellere sürekli olarak uyum sağlar.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sirketlerin-guvenlik-sistemlerini-etkisizlestiren-yontemler-artiyor-622673">Şirketlerin güvenlik sistemlerini etkisizleştiren yöntemler artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanayi Bölgesinde Otopark Alanları Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanayi-bolgesinde-otopark-alanlari-artiyor-619559</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alanları]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[otopark]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619559</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, sanayi bölgesinde parklanma sorununa çözüm olacak yeni otopark alanları oluşturmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanayi-bolgesinde-otopark-alanlari-artiyor-619559">Sanayi Bölgesinde Otopark Alanları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnegöl Belediyesi, sanayi bölgesinde parklanma sorununa çözüm olacak yeni otopark alanları oluşturmaya devam ediyor. Mahmudiye Mahallesi Çavdar Sokak’ta 95 araçlık otopark yapımı için çalışmalar başladı.</strong></p>
<p>Bir yandan şehir merkezinde hayata geçirdiği uygulamalarla yeni yeni otoparkları şehre kazandıran İnegöl Belediyesi, bir yandan da üretimin kalbi sanayi alanlarında trafik akışını rahatlatmak ve güvenli park alanları oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Mahmudiye Mahallesi Çavdar Sokakta atıl halde bulunan alan üzerinde 95 araçlık otopark yapımı için çalışmalar başladı.</p>
<p><strong>BAŞKAN TABAN YERİNDE İNCELEDİ</strong></p>
<p>Toplam 2.150 m2 alan üzerinde planlanan çalışma için alanın zemin değişimi gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Alper Taban, beraberindeki Başkan Yardımcısı Melih Ateş ve Fen İşleri Müdürü Yakup Can ile birlikte alanda incelemelerde bulundu. Yapılan otopark uygulamasının sanayi bölgesinde çalışanların ve esnafların park sorununu ortadan kaldırmak adına önemli bir adım olduğu kaydedildi. Aynı zamanda atıl halde bulunan alanın değerlendirilerek plansız parkın önüne geçilmesi ve düzenli bir otopark oluşturulması hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanayi-bolgesinde-otopark-alanlari-artiyor-619559">Sanayi Bölgesinde Otopark Alanları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lord of Hatred için Heyecan Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lord-of-hatred-icin-heyecan-artiyor-618137</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[canavar]]></category>
		<category><![CDATA[diablo]]></category>
		<category><![CDATA[hatred]]></category>
		<category><![CDATA[heyecan]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[lord]]></category>
		<category><![CDATA[of]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün Blizzard Entertainment, Diablo IV için sırada ne olduğunu açıkladı ve keşfedilecek şeyler heyecan verici.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lord-of-hatred-icin-heyecan-artiyor-618137">Lord of Hatred için Heyecan Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Blizzard Entertainment, Diablo IV için sırada ne olduğunu açıkladı ve keşfedilecek şeyler heyecan verici. Yepyeni bir sınıfın detaylı açıklamasından, kutsal gücü herkesin eline veren ücretsiz deneme sürümüne kadar, Sanctuary&#8217;ye gelecekler açıklandı.</p>
<p>Warlock Geliştirici Güncellemesi canlı yayınını buradan izleyebilirsiniz.</p>
<ul>
<li><strong>WARLOCK İÇİN DAHA DERİN BİR BAKIŞ:</strong> Diablo&#8217;nun 30. Yıldönümü Tanıtımında açıklanmasının ardından, Diablo IV: Nefretin Efendisi (28 Nisan) ile gelecek ikinci yeni sınıf bugün gölgelerden çıkıyor. Warlock, iblisleri doğrudan Cehennemden çekip kendi iradesine boyun eğdiren karanlık bir büyücüdür.
<ol>
<li>Her biri benzersiz bir iblisi bağlayan ve oyun tarzınızı temelden yeniden şekillendiren dört Ruh Parçası ve üç Parça arasından seçim yapın. Sanctuary&#8217;de şeytani yaratıklarınızı oluşturun, kontrol edin ve kombolayın.</li>
</ol>
</li>
<li><strong>PALADİN ÜCRETSİZ DENEME</strong>: 11 Mart&#8217;tan 18 Mart&#8217;a kadar Paladin olarak ücretsiz savaşın. Battle.net, PlayStation ve Xbox oyuncuları Diablo IV temel oyununu deneyebilir ve Paladin sınıfını ilk kez (25. seviyeye kadar) oynayabilirler.
<ol>
<li>Bu, oyuncuların Paladin&#8217;i ön satın alma yapmadan deneyimleyebilecekleri ilk sefer. Genişlemeyi ön satın alım yapanlar, Sanctuary&#8217;deki seferlerine devam edebilir ve ilerlemeleri aktarılarak Paladin&#8217;in kilidini kalıcı olarak açabilirler.</li>
</ol>
</li>
<li><strong>KATLİAM SEZONU</strong>: Diablo tarihinde ilk kez, oyuncular 11 Mart&#8217;ta başlayacak olan Katliam Sezonu için Kasap&#8217;a dönüşebilirler. Helltide&#8217;da Katliam Tapınaklarını etkinleştirin, Nefret Tarlaları&#8217;nda Katliam Töreni&#8217;nde yarışın veya yeni Mezbahalar etkinliğinde tam anlamıyla Kasap fantezisine dalın.
<ol>
<li>Katliam Sezonu ayrıca, seri öldürmeleri deneyim puanı ve sezonluk itibar ile ödüllendiren beş kademeli bir sistem olan Katliam Serilerini de sunuyor.</li>
<li><strong>DOOM:The Dark Ages İş birliği</strong>: Efsanevi iblis avcısından ilham alan kozmetiklerle Sanctuary&#8217;de ortalığı kasıp kavurun, 11 Mart&#8217;ta Katliam Sezonu ile birlikte geliyor. Şimdiye kadarki en kapsamlı ücretsiz Kutsal Emanet Sandığı aracılığıyla Kalkan Testeresi görünümünü, Avcının Gürzünü, Siber Şeytanın Kafası sırt kupasını ve daha fazlasını kazanın. Ek DOOM temalı kozmetikler oyun içi Mağaza aracılığıyla da satışa sunulacak.</li>
</ol>
</li>
<li><strong>DAHA FAZLA CANAVAR:</strong> Lord of Hatred, Diablo IV&#8217;ün ilk genişleme paketi Vessel of Hatred’dan iki kat daha fazla canavar getiriyor. Deniz canavarları ve iğrenç yaratıklar, melez yaratıklar ve önceki Diablo oyunlarından geri dönen canavarlar, örneğin grotesk Sıçan Kralı, devasa Canavarlar ve dipsiz Deniz Halkı ile karşılaşın.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lord-of-hatred-icin-heyecan-artiyor-618137">Lord of Hatred için Heyecan Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ çağında Android tehditler artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-caginda-android-tehditler-artiyor-618062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[android]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çağında]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kullanıcılar, yaygın siber tehditler ve dolandırıcılık göstergeleri konusunda daha bilinçli hâle geldikçe saldırganlar da tipik uyarı işaretlerini tetiklememek için taktiklerini değiştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-caginda-android-tehditler-artiyor-618062">Yapay zekâ çağında Android tehditler artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kullanıcılar, yaygın siber tehditler ve dolandırıcılık göstergeleri konusunda daha bilinçli hâle geldikçe saldırganlar da tipik uyarı işaretlerini tetiklememek için taktiklerini değiştiriyor. ESET uzmanları, üretken yapay zekâ kullanan ilk Android zararlısından NGate saldırılarına kadar yeni riskleri değerlendirdi ve kullanıcılara kritik uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p>Siber güvenlik şirketi ESET, siber suçluların yeni yapay zekâ destekli teknikler ve giderek daha sofistike dolandırıcılık yöntemleri geliştirmeleriyle Android tehditlerinde önemli gelişmeler tespit etti. ESET araştırmacıları, kısa süre önce, saldırıya uğramış bir cihazda kalıcılığını sürdürmek için üretken yapay zekâ kullanan ve kullanıcının onu kapatmasını veya devre dışı bırakmasını engelleyen ilk bilinen Android kötü amaçlı yazılım vakasını ortaya çıkardı. NFC teknolojisini kötüye kullanan NGate saldırıları artarken dolandırıcılar bir yandan da deepfake destekli Nomani kampanyalarıyla kullanıcı güvenini hedef alıyor. Bu kampanyalar, daha gelişmiş yapay zekâ araçları sayesinde tespit edilmesi daha zor hâle geliyor.</p>
<p>Sofistike yapay zekâ destekli saldırılar bile bir dereceye kadar insan etkileşimi gerektiriyor. Bu nedenle kullanıcıların özellikle dikkatli ve uyanık olmaları gerekiyor.  </p>
<ul>
<li>Mucizevi ve inanılmayacak kadar iyi görünen  tekliflere güvenmeyin. Deepfake&#8217;ler açıkça gelişiyor ancak içerikleri hâlâ birçok uyarı işareti ile dolu. Ünlü bir kişinin mucizevi bir yatırım önerisi  bu uyarılara  klasik bir örnektir.</li>
<li>Beklenmedik veya acil aramalarda sakin olun. Arayanın kimliğini her zaman, temsil ettiğini iddia ettiği kurumla doğrudan doğrulayın. Yüksek baskı taktikleri, hassas verilerin istenmesi veya izlenmesi zor yöntemlerle (kripto para birimleri gibi) ödeme talep edilmesi, dolandırıcılığın güçlü göstergeleridir.</li>
<li>Resmî uygulama mağazaları dışındaki uygulamaları indirmemeye çalışın. Kötü amaçlı yazılım dağıtan taklit sitelerden kaçınmak için alan adı, iletişim bilgileri, &#8220;Hakkımızda&#8221; sayfası ve kullanıcı yorumları gibi ayrıntıları iki kez kontrol edin.</li>
<li>Uygulama izinlerini dikkatlice inceleyin. Bir uygulama, ihtiyaç duymadığı gibi görünen erişim izni (erişilebilirlik ayarları dâhil) talep ettiğinde dikkatli olun (örneğin, bir bankacılık uygulaması kişilerinizin erişim iznini talep etmemelidir); gereksiz izinler genellikle kötü niyetli davranışların işaretidir.</li>
<li>Cihazınızın güvenliğinin ihlal edildiğinin belirtilerini tanımayı öğrenin. Tekrarlanan ve olağan dışı aşırı ısınma, hızlı pil tüketimi, garip açılır pencereler veya isteyerek yüklemediğiniz uygulamalar, kötü amaçlı yazılım faaliyetinin belirtileri olabilir. </li>
<li>İnsan farkındalığı ilk savunma hattı olmaya devam ederken daha önce görülmemiş tehditleri tespit edebilen güvenilir bir siber güvenlik çözümüne sahip olmak her zamankinden daha önemlidir.</li>
<li>Kötü amaçlı yazılımlar cihazınıza gizlice girerek dijital hayatınızda ve ötesinde kaosa neden olabilir. Telefonunuzu düzenli olarak güncelleyin; güvenilir bir mobil güvenlik çözümü kullanın.</li>
</ul>
<p>Farkındalık ilk savunma katmanı olmaya devam ederken kullanıcıların yeni ve bilinmeyen tehditleri tespit edebilen modern güvenlik araçlarına da ihtiyacı var. ESET Mobile Security for Android gibi çözümler, gelişmiş saldırıları erken aşamada engellemek için yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılım koruması, kimlik avı koruması, ödeme koruması, reklam yazılımı algılama ve çağrı filtreleme özellikleri sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-caginda-android-tehditler-artiyor-618062">Yapay zekâ çağında Android tehditler artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanserde-yeni-donem-yasam-suresi-artiyor-rehabilitasyonla-yasam-kalitesi-yukseliyor-617769</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Onkolojik Rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyonla]]></category>
		<category><![CDATA[süresi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli bir değişim yaşanıyor. Artık hedef yalnızca tümörü küçültmek ya da hastalığı kontrol altına almak değil; aynı zamanda hastanın fiziksel gücünü, bağımsızlığını, yaşam kalitesini korumak ve artırmak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserde-yeni-donem-yasam-suresi-artiyor-rehabilitasyonla-yasam-kalitesi-yukseliyor-617769">Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli bir değişim yaşanıyor. Artık hedef yalnızca tümörü küçültmek ya da hastalığı kontrol altına almak değil; aynı zamanda hastanın fiziksel gücünü, bağımsızlığını, yaşam kalitesini korumak ve artırmak. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kanser tanısı alırken, erken tanı ve gelişmiş tedaviler sayesinde sağ kalım oranları giderek artış gösteriyor. Ancak tedavi sürecinin bedende bıraktığı izler, çoğu zaman en az hastalığın kendisi kadar yıpratıcı olabiliyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi müdahaleler; kas kaybı, denge sorunları, hareket kısıtlılığı, lenfödem ve kronik yorgunluk gibi ciddi problemlere yol açabiliyor ve uzmanlara göre her üç hastadan ikisinde belirgin kas gücü kaybı ortaya çıkıyor. İşte bu noktada onkolojik rehabilitasyon, tedavinin tamamlayıcısı değil, ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor. Onkolojik rehabilitasyonun önemine dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, süreci bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Kanser tedavisinde tümörü küçültmek ya da ortadan kaldırmak kadar, hastanın kas gücünü ve dayanıklılığını korumak, günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmesini sağlamak da büyük önem taşıyor” diyor. Özellikle kemoterapi sürecinde ortaya çıkan kas kütlesindeki azalmanın tedaviye toleransı azalttığını da belirten Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Ciddi kas kaybı yaşayan hastalarda komplikasyon oranlarının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte erken dönemde başlanan kişiye özel egzersiz programları kas kaybını önemli ölçüde azaltabiliyor” ifadelerini kullanıyor… </strong></em></p>
<p>Onkolojik rehabilitasyonun yararlarından söz eden Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Onkolojik rehabilitasyon; meme kanseri cerrahisi sonrası her beş hastadan birinde görülen lenfödem riskinin azaltılmasında büyük fayda sağlıyor. Erken dönemde başlanan koruyucu egzersiz ve manuel terapi uygulamaları ile bu risk önemli ölçüde azaltılabiliyor. Onkolojik rehabilitasyon ayrıca akciğer kanseri sonrasında solunum kapasitesinin korunmasında, kolon ve rektum kanseri ameliyatlarından sonra karın kaslarının güçlendirilmesinde, prostat kanseri sonrası pelvik taban fonksiyonlarının desteklenmesinde ve beyin tümörü cerrahileri sonrasında denge ve koordinasyonun yeniden kazandırılmasında büyük önem taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Amaç Sadece Hayatta Kalmak Değil, Kaliteli Yaşamak </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalar, düzenli rehabilitasyon programına katılan kanser hastalarında hastanede yatış süresinin kısaldığını, tedaviye uyumun arttığını ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın güçlendiğini gösteriyor. Ayrıca depresyon ve anksiyete oranlarında azalma, denge ve koordinasyon kaybında iyileşme ve kas gücünde artış gözlemleniyor.</p>
<p>Örneğin <em>Journal of Clinical Oncology</em>’de yayımlanan geniş kapsamlı bir meta-analiz, kanser hastalarında uygulanan yapılandırılmış egzersiz programlarının kanser ile ilişkili yorgunluğu anlamlı düzeyde azalttığını ve fiziksel fonksiyonları belirgin şekilde iyileştirdiğini ortaya koyuyor. Benzer şekilde <em>The Lancet Oncology</em>’de yayımlanan bir başka çalışma, tedavi sürecinde uygulanan egzersiz ve rehabilitasyon programlarının yaşam kalitesini artırdığını ve psikolojik iyilik halini güçlendirdiğini bildiriyor. Uzmanlara göre bu veriler, onkolojik rehabilitasyonun destekleyici bir uygulama değil, kanser tedavisinin bilimsel temele dayanan tamamlayıcı bir bileşeni olduğunu açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p>Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Onkolojik rehabilitasyon hastanın yalnızca fiziksel değil, psikolojik dayanıklılığını da artırır. Amaç yalnızca hayatta kalmak değil, kaliteli yaşamak olmalıdır” diyerek rehabilitasyonun yaşam kalitesine olan katkısını da vurguluyor.</p>
<p><strong>Evde Yapılabilecek Basit Ama Etkili Egzersizler </strong></p>
<p>Uzman kontrolünde planlanmak kaydıyla, hastaların evde sürdürebileceği bazı temel egzersizler tedavi sürecine önemli katkı sağlıyor. Günlük 20–30 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, dayanıklılığı artırarak kas kaybını azaltmaya yardımcı olurken; derin nefes alıp kontrollü verme şeklinde uygulanan solunum egzersizleri ise özellikle akciğer kapasitesinin korunmasında etkili oluyor. Meme kanseri cerrahisi sonrası omuz eklem hareket açıklığını korumak ve artırmak amacıyla üst ekstremiteye, şiddeti ve süresi hastalığın evresine göre değişen kuvvetlendirme ve germe hareketleri öneriliyor. Bu şekilde hem eklem hareket açıklığının sağlanmasına hem de kas kuvveti kaybının önlenmesine katkı sağlanıyor. Sandalyeden kontrollü şekilde oturup kalkma egzersizi, alt ekstremite kas gücünü destekliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Egzersiz ilaç gibidir; doğru dozda ve kişiye özel uygulanmalıdır. Her hasta için program farklı planlanmalı ve mutlaka uzman kontrolünde ilerlenmelidir” diyor.</p>
<p><strong>Kanser Hastalarında Egzersiz Kronik Yorgunluğu Azaltıyor </strong></p>
<p>Kanser hastalarının yüzde 70 ila 80’i tedavi sürecinde, özellikle dinlenmekle geçmeyen bir yorgunluk yaşıyor. Bu tablo, hastaların günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayabiliyor ve psikolojik olarak da yıpratıcı olabiliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Paradoks gibi görünse de kontrollü egzersiz yorgunluğu azaltıyor. Haftada birkaç gün yapılan hafif ve orta şiddette aerobik ve dirençli egzersizlerin, yorgunluğu belirgin biçimde azalttığını gösteren güçlü bilimsel veriler var” diyor.</p>
<p>Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu’na göre özellikle düşük yoğunluklu, sürdürülebilir egzersizler bu süreçte büyük önem taşıyor. Örneğin günde 15–20 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, dolaşımı artırarak enerji düzeyini yükseltebiliyor. Aynı şekilde sandalyede oturur pozisyonda yapılan kalça ve diz eklemine yönelik basit egzersizler ve kontrollü otur-kalk egzersizleri, kas gücünü desteklerken aşırı efor gerektirmiyor. Derin nefes alıp kontrollü verme şeklinde uygulanan solunum egzersizleri ise hem akciğer kapasitesini korumaya yardımcı oluyor hem de gevşeme sağlayarak stres düzeyini azaltabiliyor.</p>
<p>Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Burada önemli olan yoğunluk değil, egzersizlerin düzenli yapılmasıdır. Hastalar kendilerini tüketmeden, kontrollü ve planlı şekilde hareket etmeli. Egzersiz, doğru uygulandığında yorgunluğu artırmaz; tam tersine azaltır” ifadelerini kullanıyor. Onkolojik rehabilitasyon, kanser tedavisini yalnızca hastalığı kontrol altına alan bir süreç olmaktan çıkarıp, hastayı yeniden hayatın içine kazandırmayı hedefliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu’na göre doğru zamanda başlanan ve düzenli sürdürülen rehabilitasyon programları, kanserle mücadelede hem fiziksel hem de ruhsal gücü artırarak hastalara daha kaliteli bir yaşam sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanserde-yeni-donem-yasam-suresi-artiyor-rehabilitasyonla-yasam-kalitesi-yukseliyor-617769">Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;nin Hizmet Gücü Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepenin-hizmet-gucu-artiyor-615448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, göreve başladığı tarihten itibaren hizmet araç filosunu güçlendirerek Kartepe’nin geleceğine yatırım yapmayı sürdürüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepenin-hizmet-gucu-artiyor-615448">Kartepe&#8217;nin Hizmet Gücü Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, göreve başladığı tarihten itibaren hizmet araç filosunu güçlendirerek Kartepe’nin geleceğine yatırım yapmayı sürdürüyor.</strong></p>
<p><strong>55’inci Araç Filoya Katıldı</strong></p>
<p>Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, göreve geldiği günden bu yana belediye hizmet araç filosunu genişletmeye devam ediyor. Son olarak 2 adet sıkıştırmalı evsel atık kamyonu, 1 adet yol süpürme aracı, 1 adet arama kurtarma aracı, 4 adet hafif ticari araç, 1 adet mini elektrikli araç olmak üzere toplam 9 araç Kartepe sokaklarında görev yapmaya hazır hale getirildi.</p>
<p><strong>Yeni Hizmet Araçları Göreve Hazır</strong></p>
<p>Kartepe Belediye binası önünde gerçekleştirilen tanıtımda konuşan Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, sadece bir araç filosunun büyümediğini, aynı zamanda belediyenin hizmet kapasitesinin ve sahadaki gücünün de arttığını vurguladı.</p>
<p><strong>Kartepe’ye Verilen Sözler Tutuluyor</strong></p>
<p>Araç filosuna 55’inci aracı katmanın gururunu yaşadıklarını belirten Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman “Kartepemiz her geçen gün büyüyor, gelişiyor ve artan nüfusuyla birlikte hizmet ihtiyacı da aynı hızla yükseliyor. Biz de bu büyümeye güçlü ve donanımlı bir araç filosuyla karşılık veriyoruz. Araç filomuzu genişleterek hizmet kapasitemizi artırıyor daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunuyoruz. Filomuzu büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü araç filomuzun gücü, Kartepe’nin gücüdür. Yapılan her yatırım, ilçemizin yarınlarına atılan sağlam bir adımdır.” diyerek emeği geçenlere teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepenin-hizmet-gucu-artiyor-615448">Kartepe&#8217;nin Hizmet Gücü Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de dayanışma paylaşarak artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-dayanisma-paylasarak-artiyor-614099</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 10:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[erzak]]></category>
		<category><![CDATA[İftar Yemeği]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşarak]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Ayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayının dayanışma ve birliktelik ruhunu bu yıl da yaşatıyor. Bu kapsamda, 64 mahallede tespit edilen ihtiyaç sahiplerine erzak kolisi dağıtımına başlandı. Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahipleri ve öğrencilere iftar yemeği de sunulacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-dayanisma-paylasarak-artiyor-614099">Nilüfer&#8217;de dayanışma paylaşarak artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayının dayanışma ve birliktelik ruhunu bu yıl da yaşatıyor. Bu kapsamda, 64 mahallede tespit edilen ihtiyaç sahiplerine erzak kolisi dağıtımına başlandı. Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahipleri ve öğrencilere iftar yemeği de sunulacak.</b></p>
<p>Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, bu Ramazan ayında da ihtiyaç sahibi vatandaşları yalnız bırakmıyor. Nilüfer Belediyesi, gerek verdiği iftarlarla gerekse de erzak kolisi destekleriyle Ramazan ayında da dayanışmayı büyütüyor.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayı destekleri kapsamında bu ay da ihtiyaç sahibi ailelere erzak kolisi desteği sağlıyor. Belediyeye başvuran veya muhtarlıklar aracılığıyla tespit edilen ailelere yönelik erzak kolisi dağıtımı başladı.<br />Erzak kolilerinde temel gıda ihtiyaçlarının yanı sıra Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) aracılığıyla yerel üreticiden alınan ürünler de yer alıyor. Hazırlanan paketlerde toz şeker, çay, zeytin, ayçiçeği yağı, domates salçası, tarhana, erişte, tuz, buğday unu, fasulye, kırmızı mercimek, bulgur, osmancık pirinci, yeşil mercimek ve nohut bulunuyor.<br />İFTAR YEMEĞİ DAĞITILACAK</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, erzak dağıtımının yanı sıra iftar yemeği de dağıtacak. Hacı Remziye Bakgör Aşevi’nde hazırlanan günlük 400 kişilik iftar yemeği, ihtiyaç sahibi ailelere sunulacak. Koza Kütüphane Nilbel Kafe’de de Tophane Rotary Kulübü iş birliğiyle her gün 500 öğrenciye iftar yemeği ikramı gerçekleştirilecek.</p>
<p>NİLÜFER’DE KİMSE KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMİYOR</p>
<p>Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Ramazan ayının aynı zamanda paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı bir dönem olduğunu söyledi. Nilüfer’de kimsenin kendisini yalnız hissetmemesi için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Paylaştıkça çoğalan bereketin huzurunu birlikte yaşıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-dayanisma-paylasarak-artiyor-614099">Nilüfer&#8217;de dayanışma paylaşarak artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[mineral]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[takviye]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680">Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor. Böbrek taşı hastalığının artık genç erişkinlerde hatta 20’li yaş grubunda da sık görüldüğünü belirten <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Tokuç</strong> “Hastaların sıklıkla ‘hayatımda yaşadığım en şiddetli ağrı’ diye tanımladığı böbrek taşını, özellikle kış aylarında sık yapılan bazı hatalar ciddi şekilde artırabiliyor” diyor. Buna karşın alınacak basit ama etkili önlemlerle böbrek taşı riskini azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokuç “Böbrek taşı hastalığı, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve bilinçli yaklaşımlarla büyük ölçüde önlenebilir. Özellikle vitamin, mineral ve besin takviyeleri konusunda “ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışı yerine, kişiye özel ve hekim kontrolünde kullanım esas alınmalıdır. Böbrek sağlığını korumanın yolu, doğru bilgiye dayanarak atılan küçük ama etkili adımlardan geçer” diyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Tokuç kışın böbrek taşına yol açabilen 3 kritik hatayı ve böbrek taşına karşı basit ama etkili önlemleri anlattı,  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Kışın yeterli su içilmemesi: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Soğuk havada susama hissi azalır. Ancak az su içmek idrarın yoğunlaşmasına neden olur. Yoğunlaşan idrarda kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan maddeler daha kolay kristalleşir. Yapılan bilimsel çalışmalar; günlük idrar hacmi azaldıkça taş riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU: Günde en az 2 litre su için</strong></p>
<p>Böbrek taşı oluşumunu önlemenin en temel yolu yeterli sıvı alımıdır. Bu nedenle özellikle kış mevsiminde gün içinde susamayı beklemeden ortalama en az 2 litre su tüketmek kritik önem taşımaktadır.  </p>
<ul>
<li><strong>Bilinçsiz vitamin ve mineral takviyesi kullanımı: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Son yıllarda bağışıklık sistemini güçlendirmek, yorgunluğu azaltmak ya da “daha sağlıklı olmak” amacıyla vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımı belirgin şekilde artmıştır. Ancak bu ürünler tamamen masum değildir. Özellikle kontrolsüz, yüksek dozda ve uzun süreli kullanım böbrek taşı oluşum riskini artırabilir. Ayrıca ‘bitkisel’ olması böbreklere zarar vermeyeceği anlamına gelmez, aksine yüksek yük oluşturabilir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU: Önce vitamin ve mineral değerlerinizi ölçtürün</strong></p>
<p>Vitamin ve mineral takviyeleri, mutlaka <strong>kişinin yaşına, eşlik eden hastalıklarına, kullandığı ilaçlara ve böbrek taşı öyküsüne göre</strong> planlanmalıdır. Takviye kullanımı öncesinde hekim görüşü almak, gerekiyorsa kan ve idrar tetkikleriyle ihtiyaç ve dozun belirlenmesi, böbrek taşı riskini azaltmak açısından son derece önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Aşırı tuz ve hayvansal protein tüketimi: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p>Aşırı tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırır. Kırmızı et ağırlıklı beslenme de, idrarda taş yapıcı maddelerin artmasına yol açabilir. Bunların yanında, son dönemde spor yapan bireylerin kas gelişimini hızlandırmak açısından kullandıkları protein tozlarının uzun dönem, yanlış ve bilinçsiz kullanımı da böbrek taşlarının gelişiminde rol oynayabilmektedir. </p>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> <strong>Aşırı tuz ve protein tüketiminden kaçının</strong></p>
<p>Dengeli, tuzdan fakir ve sebze-meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni böbrek taşı riskini azaltmada önemli rol oynar. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi, hayvansal proteini abartmadan tüketmek, bitkisel protein kaynaklarına (baklagiller vb) yer vermek ve protein takviyelerini mutlaka bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda uzman önerisiyle kullanmak gerekir. </p>
<p><strong>xxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Tedavide kişiye özel yaklaşım çok önemli!</strong></p>
<p>Böbrek taşlarının içeriklerine göre farklılık gösterdiğini ve her taş tipi için önerilerin aynı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Emre Tokuç şöyle konuşuyor: “Bu nedenle “herkese uyan tek bir diyet” yaklaşımı doğru değildir. Taş analizi yapılan hastalarda, taşın tipine göre kişiye özel beslenme ve korunma önerileri planlanmalıdır. Kulaktan dolma bilgiler yerine bireysel risk faktörlerine göre hareket edilmelidir. Daha önce böbrek taşı düşürmüş veya taş tedavisi görmüş kişilerde tekrar taş oluşma riski yüksektir. Bu hastaların düzenli aralıklarla üroloji kontrolüne gitmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi önemlidir. Erken dönemde fark edilen taşlar, çoğu zaman daha basit yöntemlerle tedavi edilebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-bobrek-tasi-riski-artiyor-613680">Kış aylarında böbrek taşı riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gümüş fiyatları neden altından daha hızlı artıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gumus-fiyatlari-neden-altindan-daha-hizli-artiyor-609648</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 05:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[altından]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımcılar]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın fiyatları son günlerde rekor üzerine rekor kırdı. Buna rağmen altının küçük kardeşi gümüşün değeri, altından daha da hızlı arttı. Peki neden?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gumus-fiyatlari-neden-altindan-daha-hizli-artiyor-609648">Gümüş fiyatları neden altından daha hızlı artıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüş fiyatları son 12 ayda yüzde 270 oranında yükseldi. Bu kadar hızlı bir artış, altında bile görülmüyor. Değerli metal fiyatlarında yaşanan rekor yükseliş, yeni yılda da durmaksızın devam ediyor. Bu hafta altın fiyatı ilk kez 5 bin dolar sınırını geçti. Gümüş ise tarihte ilk kez 100 dolar seviyesini aştı ve 117,69 dolarla yeni bir rekor kırdı.</p>
<p>Her iki değerli metal, 2025 yılında da bireysel yatırımcıların gözdesi olmuştu. Altın ve gümüş, geçen yıl 1979 yılından bu yana en yüksek artışı kaydetti.</p>
<p>Altında yaşanan olağanüstü yükselişe rağmen gümüşün altına göre çok daha hızlı değer kazanıyor oluşu dikkat çekici. Altın 2025&#8217;te yaklaşık yüzde 65 değer kazanırken, gümüş yüzde 148 dolayında artış gösterdi.</p>
<p><b>Yüksek dinamikli yükseliş trendi</b></p>
<p>Yeni yılda da değer artışı açısından gümüş önde. Daha Ocak ayı sona dahi ermeden, yılın ilk ayında gümüş yüzde 45&#8217;in üzerinde değer kazandı. Altın ise aynı süreçte, nispeten daha mütevazı bir artışla, yüzde 21 civarında artış gösterdi. HSBC analisti Jörg Scherer, gümüşün &#8220;yüksek dinamikli bir yükseliş trendinde&#8221; olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Altın ve gümüş, yatırımcılar nezdinde birer &#8220;güvenli liman&#8221; olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, istikrarsızlık dönemlerinde altın ve gümüşe yöneliyor. Küresel çapta yaşanan sayısız jeopolitik kriz, giderek istikrarsız ve öngörülemez biçimde hareket eden ABD Başkanı Donald Trump ve dolarda yaşanan ciddi değer kaybı, her iki değerli metali yatırımcılar için özellikle cazip hâle getiriyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/gumus-fiyatlari-neden-altindan-daha-hizli-artiyor-0-suI7Oc3F.jpg"/><br />Yatırımcılar açısından gümüş de güvenli liman olarak görülüyorFotoğraf: Spencer Platt/Getty Images North America/AFP/Getty Images</figure>
<p><b>Güneş enerjisi sanayi talebini artırıyor</b></p>
<p>Gümüşün değerinde yaşanan olağanüstü artışın arkasında yatan bir diğer faktör de sanayi talebi. Gümüş talebinin yarısından fazlası, endüstriyel kullanımlar için harcanıyor. DZ Bank Baş Ekonomisti Sonja Marten, Alman ARD televizyonuna verdiği röportajda, &#8220;Özellikle güneş enerjisi alanındaki büyüme, gümüş talebini artırdı&#8221; diyor.</p>
<p>Dünyada yenilenebilir enerjiye olan eğilim, gümüşü vazgeçilmez bir hammadde hâline getirdi. Özellikle fotovoltaik (güneş) hücreleri için gümüş, hayati bir bileşen olma özelliğini sürdürüyor. Gümüş, verimliliği düşürmeksizin ikame edilebilecek bir madde değil.</p>
<p><b>Teknoloji ve yapay zeka gümüş istiyor</b></p>
<p>Gümüş, sadece güneş enerjisinde değil, elektrikli araçlarda, elektronik, yüksek teknoloji üretiminde ve iletişim teknolojilerinde de yoğun şekilde talep görüyor. Yapay zekaya dayalı veri merkezlerindeki patlamayla birlikte talep daha da artmış durumda.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/gumus-fiyatlari-neden-altindan-daha-hizli-artiyor-1-fdQY5M4l.jpg"/><br />Gümüş, yapay zeka teknolojilerinde de kullanılan bir malzemeFotoğraf: Patrick Daxenbichler/Zoonar/picture alliance</figure>
<p>Ancak dünya genelindeki gümüş üretimi, bu yüksek talebe yetişemiyor. Bunun nedeni, küresel gümüş üretiminin yüzde 70’ten fazlasının kurşun, çinko, bakır ve altın üretiminde yan ürün olarak elde edilmesi. Üretimin yalnızca yaklaşık yüzde 30’u birincil gümüş madenlerinden geliyor. Bu durum, fiyat yükselse bile, üretimi artırmanın sınırlı olmasına yol açıyor.</p>
<p>Arz tarafındaki bu sıkıntılar, fiyat artışını daha da körüklüyor. Analistler, bunu &#8220;yapısal arz açığı&#8221; olarak tanımlıyor ve birçok yatırımcı için bu, gümüşün başarı öyküsünün özünü oluşturuyor. Aynı zamanda bu durum, değerli metaldeki hızlı fiyat artışına sürdürülebilirlik katıyor. Dolayısıyla gümüş fiyatının bugünkü trendiyle geçmişte yaşanan spekülatif yükselişler arasındaki büyük fark burada yatıyor.</p>
<p><b>Spekülasyon düşük</b></p>
<p>Gerçekten de büyük yatırımcılar, gümüş &#8220;rallisinin&#8221; ana itici gücü değil. ABD vadeli işlem piyasalarındaki önemli oyuncuların pozisyonlarını gösteren haftalık &#8220;Commitment of Traders&#8221; (CoT) raporları bunu doğruluyor.</p>
<p>Piyasa uzmanı Robert Rethfeld, &#8220;CoT verilerine bakıldığında gümüş spekülasyonunun düşük kaldığını görüyoruz. Bu açıdan gümüşün yükselmeye devam edebileceğini söyleyebiliriz&#8221; değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<p><b>Gümüş pahalı mı?</b></p>
<p>Altın-gümüş oranı (Gold-Silver Ratio), yatırımcıları temkinli olmaya çağırıyor. Bu oran, bir ons altın almak için kaç ons gümüş gerektiğini gösteriyor. Şu anda oran yaklaşık 47. Commerzbank emtia analisti Carsten Fritsch, ARD’ye yaptığı açıklamada, &#8220;Altın-gümüş oranı en son Eylül 2011&#8217;de bu seviyelere düşmüştü&#8221; diyor.</p>
<p>Dolayısıyla böylesi düşük bir oranın olası bir aşırı değerlenmeye işaret ediyor olması da ihtimaller dahilinde. Fritsch, &#8220;Gümüş, altına kıyasla artık ucuz değil&#8221; diyor.</p>
<p>Fiyatların hızlı yükselişi nedeniyle, şimdi gümüşe yatırım yapmayı düşünenlerin sabırlı olması gerektiğine dikkat çeken analistler, 2026 için gümüş fiyatlarında büyük dalgalanmalar yaşanacağını öngörüyor.</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gumus-fiyatlari-neden-altindan-daha-hizli-artiyor-609648">Gümüş fiyatları neden altından daha hızlı artıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulaşımda kalite ve güven Büyükşehir&#8217;le artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulasimda-kalite-ve-guven-buyuksehirle-artiyor-607913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 16:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2 Bin]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[imalatı]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[metrekare]]></category>
		<category><![CDATA[montajı]]></category>
		<category><![CDATA[Sökümü]]></category>
		<category><![CDATA[tamiri]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşımda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca kent trafiğine güven veren dokunuşlara imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulasimda-kalite-ve-guven-buyuksehirle-artiyor-607913">Ulaşımda kalite ve güven Büyükşehir&#8217;le artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca kent trafiğine güven veren dokunuşlara imza attı. Sinyalizasyondan yatay ve düşey trafik işaretlemelerine, otokorkuluk imalatından onarım çalışmalarına kadar trafiği daha akıcı ve konforlu hale getiren Büyükşehir, sürücü ve yayalar için daha güvenli bir ulaşım altyapısı oluşturdu.</p>
<p><b> KOCAELİ’DE TRAFİĞE KONFOR VE GÜVENLİK DOKUNUŞU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentte ulaşımı daha konforlu, güvenli ve erişilebilir hale getirmek amacıyla hayata geçirdiği projelerin yanı sıra bakım ve onarım çalışmalarını da titizlikle sürdürüyor. Bu kapsamda Ulaşım Daire Başkanlığı’na bağlı Trafik Hizmetleri Şube Müdürlüğü, trafik akışının kesintisiz ve güvenli bir şekilde sağlanması için kentin dört bir yanında kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyor.</p>
<p><b>SİNYALİZASYON KAVŞAKLARIYLA AKICI TRAFİK</b></p>
<p>Trafikte kapasite kullanımını artırmak, trafik akış ve güvenliğini sağlamak, bekleme sürelerini kısaltarak karbon emisyonunu azaltmak amacıyla 2025 yılı içerisinde toplamda 10 adet sinyalizasyon kavşağı imalatı yapıldı.  Ayrıca 12 sinyalize kavşakta revize imalatı gerçekleştirilirken, kent genelinde mevcut olan 264 adet sinyalize kavşakta 3 bin 548 adet bakım ve onarım çalışması yerine getirildi.</p>
<p><b>TOPLAM 282 BİN 118 METREKAREDE DETAYLI ÇALIŞMA</b></p>
<p>2025 yılı içerisinde yatay trafik işaretlemeleri yapımı kapsamında 138 bin 258 metrekare soğuk yol çizgisi ile 116 bin 560 metrekare termoplastik yol çizgi çalışması yapıldı. Kocaeli genelinde 23 bin 500 metrekare çift kompenant ve ofset tarama uygulaması, 693 adet ok ve yazı, 3 bin 800 metrekarelik de çizgi silme çalışması gerçekleştirilerek, trafik düzeni ve yol güvenliğinin artırılması sağlandı.</p>
<p><b>KARAYOLLARINDA TRAFİK GÜVENLİĞİ İÇİN ONARIM</b></p>
<p>Kent genelinde 2025 yılı içerisinde muhtelif yollarda yürütülen çalışmalar kapsamında hasarlı otokorkuluklar sökülerek, yerlerine yeni ve dayanıklı sistemler kuruldu. Karayollarında trafiğin daha güvenli seyretmesini sağlamak ve olası kazalarda can ve mal kayıplarını en aza indirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda toplam 72 bin metre yeni otokorkuluk imalatı yapılırken, 25 bin 170 metre otokorkulukta ise onarım gerçekleştirildi. Bu sayede sürücüler için daha emniyetli ve konforlu bir ulaşım altyapısı oluşturulmuş oldu.</p>
<p><b>HER DETAY TİTİZLİKLE İNCELENDİ, ONARILDI</b></p>
<p>Trafik Hizmetleri Şube Müdürlüğü, 2025 yılı içerisinde 29 bin 689 levha montajı, 12 bin 351 direk montajı, 22 bin 245 levha tamiri veya sökümü, 12 bin 903 direk tamiri veya sökümü, 6 bin 676 delinatör montajı, 2 bin 490 delinatör sökümü, 230 sınır elemanı montajı, 181 sınır elemanı tamiri veya sökümü, 2 bin 80 adet aplikasyon levha imalatı, 480 plastik refüj başı montajı, 178 plastik refüj başı sökümü veya tamiri, 211 ayna montajı, 68 ayna tamiri veya sökümü gerçekleştirdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulasimda-kalite-ve-guven-buyuksehirle-artiyor-607913">Ulaşımda kalite ve güven Büyükşehir&#8217;le artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Darıca&#8217;da ulaşım konforu Büyükşehir&#8217;le artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/daricada-ulasim-konforu-buyuksehirle-artiyor-607725</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 07:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[cadde]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[darıca]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca ilçesinde ulaşım konforunu artırmak ve kent estetiğini güçlendirmek amacıyla Sokullu Caddesi’nde üstyapı yenileme çalışmalarına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/daricada-ulasim-konforu-buyuksehirle-artiyor-607725">Darıca&#8217;da ulaşım konforu Büyükşehir&#8217;le artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca ilçesinde ulaşım konforunu artırmak ve kent estetiğini güçlendirmek amacıyla Sokullu Caddesi’nde üstyapı yenileme çalışmalarına başladı.</p>
<p><b>KENTİN HER NOKTASINDA BÜYÜKŞEHİR İMZASI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ulaşım konforunu ve kent yaşam kalitesini artırmaya yönelik altyapı ve üstyapı yatırımlarını 2026 yılında da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir,</p>
<p>Darıca Sokullu Caddesi’nde üstyapı çalışmalarına başladı. İSU tarafından altyapı yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından cadde, Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı tarafından yeniden düzenleniyor. Yaklaşık 700 metre uzunluğundaki Sokullu Caddesi, Darıca ilçesinin merkezi noktalarından birinde yer alıyor. Bu özelliğiyle yoğun araç ve yaya trafiğine sahip olan cadde, yapılan çalışmalarla birlikte daha güvenli ve konforlu bir görünüme kavuşacak.</p>
<p><b>PARKE KALDIRIM İMALATI</b><br />Çalışmalar kapsamında cadde genelinde asfaltlama işlemleri gerçekleştirilirken, yayaların güvenliğini artırmak amacıyla parke yaya kaldırım imalatları da yapılıyor. Üstyapı düzenlemeleriyle birlikte hem araç trafiğinin daha akıcı hale gelmesi hem de yaya kullanım alanlarının standartlara uygun şekilde yenilenmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>MEVCUT SORUNLAR ÇÖZÜLECEK</b><br />Proje dâhilinde, Sokullu Caddesi ile bağlantılı ara sokaklarda da altyapı çalışmaları sonrasında bozulmaların meydana geldiği bölümlerde onarım çalışmaları yapılacak. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan noktalarda asfalt ve kaldırım düzenlemeleriyle mevcut sorunlar çözülecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/daricada-ulasim-konforu-buyuksehirle-artiyor-607725">Darıca&#8217;da ulaşım konforu Büyükşehir&#8217;le artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 08:49:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007">Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı,</strong> gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp &#8216;nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Hijyene dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>Beslenmenize dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Uyku düzeninize özen gösterin</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ortamı sık sık havalandırın</strong></li>
</ul>
<p>Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Aşı olun</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Doktora başvurmadan ilaç almayın</strong></li>
</ul>
<p>Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007">Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 08:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbin]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. 2022 yılı verilerine göre, dünya çapında 19 milyon 800 bin kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  verilerine göre, ülkemizde de 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 36’sı, yani yaklaşık 176 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, </strong>özellikle kış aylarında kalp  ve damar hastalıklarına bağlı risklerin belirgin şekilde arttığını vurgulayarak, “Vücudumuz soğuk havada ısısını koruyabilmek için kan damarlarını daraltır.   Büzüşen damarlar kan akışını zorlaştırarak kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun sonucunda kalp, vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Kalp kası üzerinde oluşan bu ek yük, özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda kontrolsüz tansiyon yükselmelerine, kalp krizine ve inmeye yol açabilir. Ayrıca, soğuk havada kanın akışkanlığının azalması da yine kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabilir. Yapılan çalışmalara göre, tüm bu etkenler nedeniyle, soğuk havada kalp krizi riski yaklaşık 3 kat artış göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,</strong> bu nedenle, özellikle yüksek tansiyon ve  kalp-damar hastalığı olan kişilerin kış aylarında çok daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtirken, kalp krizine karşı alınması gereken önlemleri anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Vücudunuzu sıcak tutun</strong></p>
<p>Kış aylarında vücudu sıcak tutmak, kalp sağlığını korumanın en önemli kuralını oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, kalbinizi korumak için soğuk havalarda tek bir kalın kıyafet yerine, kat kat giyinmeye özen göstermeniz gerektiğini ifade ederek, “Çünkü bu şekilde giyinmek, bir çeşit yalıtım görevi gören, fazladan bir hava tabakası oluşturur. Böylece vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlar” diyor.  Ayrıca, başınız, elleriniz ve ayaklarınız soğuk havalarda hızla ısı kaybediyor. Dolayısıyla, şapka, eldiven ve atkı kullanarak bu bölgelerinizi korumanız çok önemli. Soğuk ve yağışlı havalarda yanınızda su geçirmez mont ve şemsiye bulundurmayı da alışkanlık edinmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Ani sıcaklık değişimlerinden kaçının</strong></p>
<p>Sıcak bir ortamdan soğuk dış ortama ani geçiş yapmak vücudunuzu şok edebiliyor. Dışarıya çıkmadan önce kat kat olacak şekilde kalın giyinmeniz, vücudun soğuk hava koşullarına adaptasyonunu kolaylaştırıyor.   Benzer şekilde, eve döndüğünüzde de vücut sıcaklığının yavaş yavaş normale dönmesi için kendinize zaman tanıyın. Daha hızlı ısınmak için sıcak su, elektrikli ısıtıcı, ısı lambası veya sıcak yastık gibi doğrudan ısı veren kaynaklar kullanmayın. Kıyafetleriniz ıslak ise kuru kıyafetler giyinip, sıcak ortama girmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Soğuk havada mümkünse dışarıya çıkmayın</strong></p>
<p>Hava ne kadar soğuk olursa, kalp vücudu sıcak tutmak için o kadar çok çalışmak zorunda kalıyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,  özellikle sabah erken ve akşam geç saatler olmak üzere, soğukların en yoğun hissedildiği zamanlarda dışarı çıkmaktan kaçınmanız gerektiğini belirterek, “Dışarı çıkmak zorundaysanız, işlerinizi kısa sürede tamamlayıp, sıcak bir ortama dönmeniz, kalp sağlığınız için çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Açık havada egzersiz yapmayın</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz sağlığınız için önemli olsa da kış aylarında açık havada egzersiz yapmak risk oluşturabiliyor. Bunun yerine, evinizde yoga, esneme hareketleri veya sabit bisiklet gibi hafif aktiviteleri tercih etmenizde fayda var. Kapalı alanda yapacağınız egzersizler ile kalbinizin sert hava koşullarına maruz kalmasını önlemiş olursunuz. </p>
<p><strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Ciddi soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen mikroplar kalbimize zarar verebiliyor. Mikroplardan korunmak için ellerinizi sık sık en az 20 saniye boyunca sabunlu suyla yıkayın,   kapalı ortamlarda mümkün olduğunca bulunmayın ve hasta kişilerle yakın temastan kaçının.</p>
<p><strong>Tansiyonunuzu düzenli ölçün</strong></p>
<p>Kış aylarında soğuk havalar tansiyonun beklenmedik şekilde yükselmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla, evde tansiyon aleti bulundurun ve kan basıncınızı düzenli olarak ölçün. Değerlerde önemli değişiklikler fark ederseniz, gecikmeden kardiyoloğunuza başvurun. </p>
<p><strong>Aşılarınızı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Grip ve zatürre enfeksiyonlarında vücutta artan iltihap (inflamasyon), damar duvarlarını olumsuz etkiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, bu durumun kalp damarlarında plakların yırtılmasına ve kalp krizinin tetiklenmesine<strong> </strong>yol açabildiğini söyleyerek, “Bu nedenle, 65 yaşın üstündeyseniz veya diyabet gibi kronik bir hastalığınız varsa, grip ve pnömokok (zatürre ) aşısı için hekiminize mutlaka danışın” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Kardiyolojik kontrollerinizi yaptırın </strong></p>
<p>Düzenli kardiyolojik değerlendirmeler, kardiyovasküler hastalıkların erken tanısı ve takibinde kritik bir önem taşıyor. Doç. Dr. Emrah Erdoğan, hiçbir şikayetiniz olmasa bile belirli aralıklarla kardiyoloji uzmanına başvurmanızın yaşamsal önem taşıdığına vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Kalp dostu beslenin</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenmek, özellikle kış aylarında kalp sağlığının korunmasında önemli bir rol oynuyor. Öğünlerinize bol miktarda taze meyve, yeşil sebze ve tam tahıl ekleyin. Kolesterolü yükseltebilen kızarmış veya tuzlu atıştırmalıkların tüketimini ise azaltın. Sıcak bir kase sebze çorbası hem rahatlatıcı hem de besleyici olabilir.</p>
<p><strong>Susuz kalmayın</strong></p>
<p>Kış aylarında susama hissi azaldığı için su içmeyi ihmal edebiliyoruz. Ancak, vücudun susuz kalması yaz aylarında olduğu gibi kışın da kalbimizi zorlayabiliyor. Bu nedenle, gün boyunca 2-2.5 litre ılık su ve bitkisel içecekler tüketmeyi alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Kahve ve alkolü sınırlayın </strong></p>
<p>Kışın sıcak bir fincan kahve veya çay içmek keyif verse de aşırı kafein   kan basıncını yükseltebiliyor. Alkol de benzer bir etkiye neden olabiliyor. Dolayısıyla, susuzluğunuzu gidermek ve rahatlamak için sıcak bitki çayları veya yeni hazırlanmış taze çorba gibi sağlıklı alternatifleri tercih etmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Derin nefes alın, hobi edinin!</strong></p>
<p>Kış ayları birçoğumuz için stresli bir dönem olabiliyor ve stres kalp sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, rahatlamayı ve size keyif veren aktivitelere zaman ayırmayı alışkanlık edinin. Derin nefes egzersizleri, meditasyon ve hobi edinmek gibi yöntemler stresi daha iyi yönetmenize katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</strong></p>
<p><strong>Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor! </strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,<strong> </strong>soğuk hava koşullarının kalpte yol açabileceği sorunları şu şekilde sıralıyor: </p>
<ul>
<li><strong>Kalp krizini tetikleyebiliyor:</strong> Soğuk nedeniyle oluşan stresin kan basıncını, yani tansiyonu yükseltmesi, kalp krizini tetikleyebiliyor.</li>
<li><strong>İnme (felç) riskini artırıyor:</strong> Kış aylarında yükselen tansiyon ve pıhtılaşma eğilimi inme riskini artırıyor.</li>
<li><strong>Angina (göğüs ağrısı) gelişebiliyor:</strong> Atardamar tıkanıklığı olan hastalarda, soğuk havada yapılan fiziksel aktiviteler sırasında   göğüs ağrıları gelişebiliyor.</li>
<li><strong>Kalp yetmezliği kötüleşebiliyor:  </strong>Kalp kasları zayıflamış olan hastalarda soğuk hava, semptomların şiddetlenmesine neden olabiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burun tıkanıklığı neden gece saatlerinde artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/burun-tikanikligi-neden-gece-saatlerinde-artiyor-601761</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 12:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[saatlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[tıkanıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku için seçilen pozisyon, gece boyunca nefes kalitesini ve sabah hissedilen rahatlığı doğrudan etkileyebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burun-tikanikligi-neden-gece-saatlerinde-artiyor-601761">Burun tıkanıklığı neden gece saatlerinde artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uyku için seçilen pozisyon, gece boyunca nefes kalitesini ve sabah hissedilen rahatlığı doğrudan etkileyebiliyor. Örneğin sırtüstü yatmanın burun tıkanıklığını artırabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Şirin, “Sırtüstü pozisyon, yumuşak damak ve dil kökünün geriye düşmesine neden olarak solunum yolunu daraltır ve en rahatsız yatış şekillerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca soğuk ve kuru havalarda burun içindeki konkaların şişmesi de tıkanıklığı artıran başka bir faktördür” dedi.</strong></p>
<p>Burun tıkanıklığının artmasına ya da bir türlü geçmemesine yol açan etkenlerden birine de burun spreyleri örnek verilebilir. Bu burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanımının burun sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Şirin, “Burun içinde yer alan ve nefes aldığımız havayı ısıtıp nemlendirmekle görevli olan nazal konkalar, bu spreylerin sık kullanımı sonucu ilaçlara yanıt vermemeye ve sürekli şiş halde kalmaya başlayabilir. Bunun nedeni, burun mukozasındaki reseptörlerin uzun süre ilaç kullanımına bağlı olarak azalması ya da duyarsızlaşmasıdır. Bu durumda öncelikli tedavi, burun spreylerinin hızlı ve kontrollü şekilde bırakılmasıdır” dedi.</p>
<p><strong>Burundaki yapısal bozukluklar sinüzit riskini artırabilir</strong></p>
<p>Burun tıkanıklığını artıran bir diğer önemli nedenin de burun içindeki yapısal sorunlar olabileceğini belirten Şirin, “Burun içini ortadan ikiye ayıran ve septum denilen yapıdaki eğrilikler, burundan nefes almayı zorlaştırabilir. Bu eğrilikler doğuştan olabildiği gibi burna alınan bir darbe sonrası da ortaya çıkabilir ve çoğu zaman burun etlerinin büyümesiyle birlikte görülür. Nefes almayı zorlaştıran bu durumlar; sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme, sinüzit, burun kanaması, baş ağrısı, horlama ve uyku sorunlarına yol açabilir. Günlük yaşamı etkilemeye başladığında bu sorunlar ameliyatla düzeltilebilir. Ayrıca bazı ilaçlar burun etlerinde şişmeye neden olabilir, böyle bir durumda ilaç değişikliği yapılabilir” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burun-tikanikligi-neden-gece-saatlerinde-artiyor-601761">Burun tıkanıklığı neden gece saatlerinde artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebze Balçık&#8217;ta yol konforu artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gebze-balcikta-yol-konforu-artiyor-598786</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 12:21:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[balçık]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yol yapım ve onarım çalışmaları ile vatandaşların ulaşım konforunu arttıran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gebze ilçesi Balçık Mahallesi’nin ana yolunu oluşturan Mustafa Kemal Caddesi’nde üst yapı yenileme çalışması gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebze-balcikta-yol-konforu-artiyor-598786">Gebze Balçık&#8217;ta yol konforu artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yol yapım ve onarım çalışmaları ile vatandaşların ulaşım konforunu arttıran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gebze ilçesi Balçık Mahallesi’nin ana yolunu oluşturan Mustafa Kemal Caddesi’nde üst yapı yenileme çalışması gerçekleştiriyor.</p>
<p><b>BİN 400 METRELİK KISIMDA ÜSTYAPI ÇALIŞMASI</b></p>
<p>Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Balçık Mahallesi’nin ana yolunu oluşturan Mustafa Kemal Caddesi’nin bin 400 metrelik kısmında üstyapı yenileme çalışması yapıyor. Altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan caddede 960 metreküp trimer kazısı, 2 bin 350 PMT, bin 200 ton bitümlü temel tabakası, 600 ton binder asfalt tabakasının serimi gerçekleştirildi.</p>
<p><b>3 BİN 50 TON AŞINMA ASFALT SERİLECEK </b></p>
<p>Çalışmalar dahilinde Büyükşehir ekipleri, 720 metreküp trimer kazısı, 2 bin 450 ton binder tabaka ile 2 bin 50 ton aşınma asfalt serimi gerçekleştirilecek. Ayrıca caddenin bin 400 metrelik uzunluğunda her iki tarafa 500 metreküp beton kaldırım inşa edilecek ve parça parça 600 metre uzunluğunda araç park cepleri yapılacak.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebze-balcikta-yol-konforu-artiyor-598786">Gebze Balçık&#8217;ta yol konforu artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırsalda geçim kapısı güçleniyor, istihdam artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kirsalda-gecim-kapisi-gucleniyor-istihdam-artiyor-595634</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:05:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[geçim]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[hibe]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[kırsalda]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk]]></category>
		<category><![CDATA[üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595634</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” üreticiye can suyu oldu. Kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar için önemli bir geçim kapısı ve istihdam kaynağı oluşturan bu destek, bölgede organik yumurta üretiminin yaygınlaşmasına da büyük katkı sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsalda-gecim-kapisi-gucleniyor-istihdam-artiyor-595634">Kırsalda geçim kapısı güçleniyor, istihdam artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” üreticiye can suyu oldu. Kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar için önemli bir geçim kapısı ve istihdam kaynağı oluşturan bu destek, bölgede organik yumurta üretiminin yaygınlaşmasına da büyük katkı sağlıyor.</p>
<p><b>SON 6 YILDA 75 BİN TAVUK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla sürdürdüğü destek programlarıyla üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi”, kırsal bölgelerde hem geçim kaynağını güçlendiren hem de istihdama katkı sağlayan önemli bir kırsal kalkınma hamlesi olarak öne çıkıyor. Bu yıl da projeye devam eden Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere yüzde 50 hibeli 16 bin Atak-S cinsi yerli tavuk, başlangıç yemi ve kümes ekipmanları teslim etti. Yerli üretimi destekleyen bu dağıtımla birlikte son 6 yılda üreticilere verilen toplam tavuk sayısı 75 bini aştı.</p>
<p><b>VERİM ARTTI, ORGANİK ÜRÜN BÖLGEYE YAYILDI</b></p>
<p>Kırsal mahallelerde alternatif bir geçim kapısı oluşturan hibeli tavuk desteği, aynı zamanda organik yumurta üretiminin yaygınlaşmasına da katkı sağlıyor. Destekten yararlanan yetiştiriciler, hibe sayesinde maliyetlerinin azaldığını ve sürülerini büyüterek daha yüksek verim elde ettiklerini dile getiriyor. Doğal ortamda yetiştirilen yerli Atak-S cinsi tavuklardan elde edilen yumurtaların bölge pazarlarında ilgi gördüğünü belirten üreticiler, projenin hem gelirlerini artırdığını hem de kırsalda yaşamı güçlendirdiğini ifade ediyor.</p>
<p><b>GELİR KAPISI İÇİN ÖNEMLİ BİR MODEL OLDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılık destekleri bölgesel kalkınmaya doğrudan katkı sağlarken, yumurta tavukçuluğu projesi özellikle kırsal mahallelerde sürdürülebilir gelir oluşturan önemli bir model haline geliyor. Sağlanan hibe desteğiyle birlikte kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar için yeni bir istihdam alanı da doğmuş durumda. Böylece Büyükşehir; üreticiyi güçlendiren, yerli üretimi teşvik eden ve kırsal kalkınma vizyonunu destekleyen çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.</p>
<p><b>“GÜZEL BİR PROJE OLDU”</b></p>
<p>Yuvacık Kazlıbahçe Tesisleri’nde tavuk üretimi yapan Ziya Şenoğlu, desteklerin üretime büyük katkı sağladığını belirterek, “Burada tavuk üretimi yapıyoruz. Tavuklardan yumurta elde ediyoruz. Sağ olsun Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın destekleriyle güzel bir proje oldu. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>“YUMURTALARIMIZ ÇOK LEZZETLİ”</b></p>
<p>Tavuk desteğiyle birlikte yem desteği de aldığını söyleyen Şenoğlu, “Büyükşehir yetkilileri ile irtibat halindeyiz. Güzel bir üretim oluyor. Bunun sayesinde istihdam da sağlıyoruz. Çevre illerden ve diğer yerlerden gelen misafirlerimize organik yumurta sunuyoruz. Çocuklarıyla bu deneyimi yakalıyorlar. Aynı zamanda da satın alıyorlar. Hatta öyle bir hale geldik ki yumurta yetiştiremiyoruz. Çok da lezzetli bir yumurta oluyor. Tavukları çayırda çimende organik ve doğal haliyle beslemeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“İLERİDE YUMURTA SAYISI ARTACAK”</b></p>
<p>Kartepe Eşme’de 250 tavukla üretim yapan Enver Yazıcı ise yüzde 50 hibeli destekten faydalandığını belirterek, “Şu anda 250 tavuğum var. Bunları Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği yüzde 50 hibeyle aldık. Bu imkânı bize sunan Büyükşehir Belediyesi’nden ve bütün yöneticilerinden Allah razı olsun. Tavuklarımız çok güzel. Yeni başladılar verime. Günde 80-90 tane yumurta alıyorum. İnşallah ileride bu sayı artacak” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“EV BÜTÇEMİZİ KARŞILIYORUZ”</b></p>
<p>Gölcük Yeni Ferhadiye Mahallesi’nden Erhan Kayabay da Büyükşehir’in “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu Projesi” kapsamında bu sene tavukçuluğa başladığını belirterek, “Projeye başvurduk, sağ olsunlar bizimle yakından ilgilendiler. Nasıl yapılması gerektiği konusunda yardımcı oldular, fikir verdiler. Hazır projelerden birkaç tane gösterdiler. 200 tane tavuğumuz var. Şu an günlük yumurta verimimiz 160-170 civarını buluyor. Gayet başarılı. Bize de bir ek gelir oluyor. Evimizin ihtiyaçlarını karşılıyor. Komşularımıza ve mahalleliye satıyoruz. Bu da bizim için bir ev bütçesine artı değer oluyor. Onun haricinde bağımız ve bahçemiz değerleniyor. Bize destek olan ve bu projeyi başlatan Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsalda-gecim-kapisi-gucleniyor-istihdam-artiyor-595634">Kırsalda geçim kapısı güçleniyor, istihdam artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Haklarında Farkındalık Artıyor: Didim&#8217;de Anlamlı Buluşma Başkan Hatice Gençay&#8217;la Ortak Projeler Görüşüldü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayvan-haklarinda-farkindalik-artiyor-didimde-anlamli-bulusma-baskan-hatice-gencayla-ortak-projeler-gorusuldu-594792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[haklarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın Hayvan Hakları Eğitim Hareketi Derneği Başkanı ve Aydın Valiliği Hayvan Hakları İl Kurul Üyesi Jale Koç, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ı makamında ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayvan-haklarinda-farkindalik-artiyor-didimde-anlamli-bulusma-baskan-hatice-gencayla-ortak-projeler-gorusuldu-594792">Hayvan Haklarında Farkındalık Artıyor: Didim&#8217;de Anlamlı Buluşma Başkan Hatice Gençay&#8217;la Ortak Projeler Görüşüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Aydın Hayvan Hakları Eğitim Hareketi Derneği Başkanı ve Aydın Valiliği Hayvan Hakları İl Kurul Üyesi Jale Koç, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ı makamında ziyaret etti.</span></span></p>
<p><span><span>Ziyarette, sokak hayvanlarının korunmasına yönelik mevcut uygulamaların güçlendirilmesi, toplum genelinde farkındalığın artırılması ve Didim’in “hayvan dostu kent” vizyonunun daha da geliştirilmesi amacıyla yapılabilecek ortak projeler masaya yatırıldı.</span></span></p>
<p><span><span>Başkan Hatice Gençay, “Didim’i tüm canlıların güvenle yaşayabildiği bir kent yapmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Hayvan hakları konusunda yürüttüğümüz çalışmalar yalnızca bir belediye hizmeti değil, vicdani bir sorumluluktur. Gökyüzü kadar geniş bir merhamet anlayışıyla, tüm canlıların yaşam hakkını korumaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>Sokak Hayvanları Tedavi ve Geçici Bakım Merkezi’ne Ziyaret</span></span></p>
<p><span><span>Görüşmenin ardından Aydın Hayvan Hakları Eğitim Hareketi Derneği Başkanı Jale Koç, Didim Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi ve Geçici Bakım Merkezi’ni gezerek, merkezde yürütülen tedavi ve bakım çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ziyarette, hayvanların yaşam koşulları ve bakım süreçleri yerinde görülerek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.</span></span></p>
<p><span><span>Başkan Hatice Gençay, ziyaretleri için Jale Koç’a teşekkür ederek, hayvan hakları bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayvan-haklarinda-farkindalik-artiyor-didimde-anlamli-bulusma-baskan-hatice-gencayla-ortak-projeler-gorusuldu-594792">Hayvan Haklarında Farkındalık Artıyor: Didim&#8217;de Anlamlı Buluşma Başkan Hatice Gençay&#8217;la Ortak Projeler Görüşüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Influenza son günlerde hızla artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 08:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[günlerde]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Her Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün</strong>, influenzanın yüksek ateş, boğaz ve baş ağrısı, burun akıntısı, kas-eklem ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek “Oysa influenza başta olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının önemli bir kısmı aşılama ile önlenebilir. İnfluenzaya bağlı ölümler çoğunlukla 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan oluşmaktadır. İnfluenza virüsü zatürreye yol açabilirken, kalp ve beyin enfeksiyonlarına da zemin hazırlayarak sakatlığa hatta ölüme neden olmaktadır. Bu nedenle her yıl grip aşısının yaptırılması büyük önem taşımaktadır” diyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün, toplumda grip aşısı hakkında doğru bilinen 7 yanlışı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Influenza için aşıya gerek yoktur çünkü ciddi bir hastalık değildir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Influenza (grip) ölümle sonuçlanan ciddi hastalıklara ve ölüme yol açabilen bir hastalıktır. Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiyi etkilemekte ve 300 bin-650 bin arası kişinin ölümüne neden olmaktadır. Bu hastalığa bağlı, ölüm dışı gelişen sakatlık ve insan iş gücü kaybı ise çok daha fazladır. Influenzaya bağlı ölümlerin çoğu 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan (diyabet, kanser, obezite, kalp- damar hastalığı vb) oluşmaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>“Aşılandım ama yine grip oldum.” Aşı enfeksiyonlardan korumaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Her yıl, bir önceki yılda görülen influenza virüsünden elde edilen cansız aşı (öldürülmüş virüs aşısı) uygulanmakta ve yüzde 80’lere kadar koruyuculuk sağlamaktadır.</p>
<p>Aşı sonrası grip benzeri hastalık belirtileri olabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin virüse karşı çalıştığının göstergesidir. Ayrıca influenza aşısı sadece influenza virüsüne bağlı en sık görülen mevsimsel gribi engeller. Diğer virüslerle oluşan solunum yolu hastalıklarını etkilemez ki bu hastalıklar daha nadir görülür. </p>
<ul>
<li><strong>Aşının ciddi yan etkileri vardır: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Aşı, hafif grip bulguları ile seyreden belirtilere nadiren neden olabilir. Bu iki-üç gün süren nadir bir durumdur. İnfluenza aşısı cansız aşı olduğundan aşı ile ilgili yan etkiler çok düşük ve önemsizdir. Yan etkiler hastaların ortalama yüzde 3-5’inde görülmektedir. Başlıca yan etkiler; grip benzeri hafif hastalık (kas ağrısı, halsizlik), aşı yapılan yerde ağrı, kızarıklık ve hafif ateştir.</p>
<ul>
<li><strong>Influenza aşısı hamilelikte yapılmaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Hamilelikte tüm cansız (inaktif) virüs aşıları güvenle uygulanabilir. Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıfladığı için, anne adayları enfeksiyonlara karşı daha hassas hale gelir. Bu nedenle hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını korumak açısından grip aşısı yaptırmak elzemdir. Özellikle gebeliğin ikinci ya da son üç aylık dönemlerinde olan anne adaylarının grip aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları, olası komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Aşı yalnızca anne adayını değil, doğumdan sonra ilk aylarda bebeği de koruyucu bir bağışıklık sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Geçen yıl aşılandım, bu yıl gerek yok: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Influenza virüsü her yıl yapısını değiştirmekte ve bağışıklık sisteminden kaçmaktadır. Bu nedenle her yıl, bir önceki yıl sık görülen virüs tiplerine göre yeni aşı geliştirilmektedir. Her yıl influenza aşısı yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 7-15 gün sonra etkinliği başlar ve etkinliğinin yüksek olduğu dönem üç aydır. Üç aydan sonra etkinliği önemli derecede düşer. Bu nedenle ülkemizde aşıyı Kasım ayı başında veya ortasında yapmak etkinliği açısından daha faydalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı kişilerin aşıya ihtiyacı yoktur: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlıklı kişiler de risk grubundakilere göre daha az olmakla birlikte hastalığı şiddetli geçirebilir. Çünkü grip virüsü her yıl değişim gösterir ve bağışıklık sistemi bu yeni virüslere karşı savunmasız kalabilir. Kişi genel olarak sağlıklı olsa bile, virüs bulaştığında ciddi hastalık tablosu gelişebilir veya çevresinde risk grubundaki bireylere hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle grip aşısı, sadece kronik hastalığı olanlar için değil, toplum genelinde bulaş zincirini kırmak için de önemlidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Aşılar zararlı maddeler içerir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan tüm aşılar güveli olup, insan sağlığına zarar veren maddeler içermezler. İnfluenza aşıları da yıllardır milyonlarca kişiye her yıl güvenle uygulanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü her yıl influenza mevsimi öncesinde özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasını önermektedir. Bu aşılar ciddi hastalık, hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltarak toplum sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli&#8217;de manda sayısı Büyükşehir&#8217;in desteğiyle artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaelide-manda-sayisi-buyuksehirin-destegiyle-artiyor-592008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 11:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[islah]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[manda]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[üretici]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin damızlık manda desteği sonrası Kocaeli’de manda sayısında artış sağlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-manda-sayisi-buyuksehirin-destegiyle-artiyor-592008">Kocaeli&#8217;de manda sayısı Büyükşehir&#8217;in desteğiyle artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin damızlık manda desteği sonrası Kocaeli’de manda sayısında artış sağlandı. Bu bağlamda kent genelinde 3 bin 295 manda bulunuyor. Yeni doğan manda yavrularının süt ve et kalitesinde de verimin yüksek olması bekleniyor.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR’İN DAMIZLIK MANDA DESTEĞİYLE VERİM ARTTI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi” kapsamında manda yetiştiriciliğini teşvik etmek amacıyla üreticilere dağıttığı damızlık mandalar verimi artırdı. Aradan geçen iki yılda manda yetiştiriciliğinde büyük oranda ıslah sağlanırken, üreticiler de memnuniyetini dile getirdi. Damızlık mandalardan elde edilen yavru mandalar yetişkinliğe erişirken, Büyükşehir’e bağlı veteriner hekimler üreticileri ziyaret ederek, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlıyor.</p>
<p><b>KOCAELİ’DE 3 BİN 295 ADET MANDA BULUNUYOR</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin “Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi” kapsamında il genelinde 19 üretici damızlık manda talebinde bulundu. Kan yakınlığının önlenmesi amacıyla gerçekleştirilen proje kapsamında yüksek süt verimi, üreme kabiliyetinin yüksek olması ve uzun laktasyon süreleri gibi nedenlerden dolayı Anadolu mandaları tercih edildi. 2025 Kasım ayı itibariyle Kocaeli genelinde 2 bin 342 dişi ve 953 erkek olmak üzere toplamda 3 bin 295 manda bulunuyor. Bu mandalardan 2 bin 806’sı Kandıra ilçesinde yetiştiriliyor.</p>
<p><b>“SÜT VERİMİMİZ ARTTI”</b></p>
<p>Kocaelili Manda Yetiştiriciler Birliği’nde yer alan ve Kandıra Kabaağaç köyünde manda sütü üretimi yapan Şenol Çakır, projenin süt verimini artırdığını söyledi. Çakır, “Süt verimi anlamında ilerleme kaydettiğimizi söyleyebilirim. Cüsse olarak da malaklar daha büyük oluyor artık. Burada gördüğünüz hayvanların hepsi verilen damızlık mandanın yavruları. Çok iyi çıktı. Çok memnunuz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR</b></p>
<p>İşletmesinde 76 anaç mandasının bulunduğunu belirten Çakır, “Yüzün üzerinde hayvanımız var. Burada süt üretimi gerçekleştiriyoruz. Yarısını süt olarak satıyoruz. Kalan yarısını da manda yoğurduna çeviriyoruz. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a, Kocaeli genelinde tarım ve hayvancılığa yaptığı desteklerden dolayı çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>200 KİLOSU HİBE OLARAK KARŞILANDI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından yaklaşık 270 ila 370 kilogram ağırlığındaki damızlık mandaların 200 kilogram karşılığı hibe desteği verilerek, üreticilere destek sağlanmıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile temin edilen 9-17 aylık boğa adayı damızlık mandalar, kura çekimi ile belirlenerek sahiplerine verilmişti.</p>
<p><b>ANADOLU MANDASININ ISLAHI HEDEFLENİYOR</b></p>
<p>Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğünce yürütülen proje ile yerli manda varlığının ve yetiştiriciliğinin yeniden canlandırılması, manda sayısındaki hızlı azalışının önlenmesi, bu üretim kolundan elde edilen verim ve gelirin artırılması hedefleniyor. Proje ile Anadolu Mandası ırk ıslahının daha verimli ve kaliteli yürütülebilmesi, manda sayısının artırılması, et-süt üretiminde verimliliğin ve kalitenin yükseltilmesi ve kırsal alanlarda istihdamın geliştirilmesi amaçlanıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-manda-sayisi-buyuksehirin-destegiyle-artiyor-592008">Kocaeli&#8217;de manda sayısı Büyükşehir&#8217;in desteğiyle artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Dijital Basın Bülteni Dağıtımına İlgi Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-dijital-basin-bulteni-dagitimina-ilgi-artiyor-591987</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 11:07:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtımına]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[lgi]]></category>
		<category><![CDATA[markaları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591987</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de şirketlerin, müzisyenlerin, markaların ve girişimcilerin dijital ortamda görünür olma ihtiyacı hızla artarken, basın bülteni dağıtımı çözümlerine olan talep de yükseliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-dijital-basin-bulteni-dagitimina-ilgi-artiyor-591987">Türkiye&#8217;de Dijital Basın Bülteni Dağıtımına İlgi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de şirketlerin, müzisyenlerin, markaların ve girişimcilerin dijital ortamda görünür olma ihtiyacı hızla artarken, <strong>basın bülteni dağıtımı</strong> çözümlerine olan talep de yükseliyor. Özellikle son yıllarda, haber sitelerine hızlı ve etkili şekilde içerik ulaştırmayı sağlayan çevrim içi servisler büyük ilgi görüyor. Bu alanda öne çıkan platformlardan biri de <strong>BultenYolla.com</strong>, sunduğu kapsamlı altyapı ile dikkat çekiyor.</p>
<p>Son dönemde yapılan analizlerde, Google’da “<strong>basın bülteni gönderme</strong>”, “<strong>haber sitelerine bülten iletme</strong>”, “<strong>PR servisi</strong>”, “<strong>online basın bülteni dağıtımı</strong>”, “<strong>kurumsal basın duyurusu hazırlama</strong>” gibi anahtar kelimelere yapılan aramaların önemli ölçüde arttığı görülüyor. Bu artış, şirketlerin dijital PR çalışmalarını artık daha profesyonelce yürütme eğiliminde olduğunu da gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, özellikle müzik sektörü, KOBİ’ler, e-ticaret markaları ve yeni girişimler için <strong>online basın bülteni servisleri</strong>, hızlı sonuç alınabilen etkili bir iletişim yöntemi olarak öne çıkıyor. Bu noktada kullanıcıların, hem geniş haber ağına sahip hem de içerikleri editoryal standartlara uygun biçimde değerlendiren platformlara yöneldiği belirtiliyor.</p>
<p>Türkiye merkezli çalışan <strong>BultenYolla.com</strong>, onlarca haber sitesine <strong>aynı anda basın bülteni ulaştırabilen</strong> yapısıyla dikkat çekiyor. Platform, bültenlerin ulusal, yerel, ekonomi, magazin ve teknoloji kategorilerindeki editörlere ulaşmasını sağlayarak, markaların daha geniş kitlelere erişmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sistemin sunduğu yapay zekâ destekli düzenleme imkânı, markaların bültenlerini daha profesyonel hale getirmesine olanak tanıyor.</p>
<p>Dijital iletişim uzmanları, basın bülteni dağıtım platformlarının sağladığı hız ve erişim avantajının özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu vurguluyor. Geleneksel PR yöntemlerine göre çok daha ekonomik olan bu sistemlerin, markaların haber görünürlüğünü artırmada etkili bir araç haline geldiği ifade ediliyor.</p>
<p>Sektördeki uzman değerlendirmelerine göre, dijital PR süreçlerinin önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacağı ve <strong>basın bülteni dağıtım servisi</strong> sağlayan platformlara yönelik talebin sürekli artacağı öngörülüyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-dijital-basin-bulteni-dagitimina-ilgi-artiyor-591987">Türkiye&#8217;de Dijital Basın Bülteni Dağıtımına İlgi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beydağ incirinin katma değeri artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beydag-incirinin-katma-degeri-artiyor-591885</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 08:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[beydağ]]></category>
		<category><![CDATA[değeri]]></category>
		<category><![CDATA[incir]]></category>
		<category><![CDATA[incirinin]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[kaşa]]></category>
		<category><![CDATA[katma]]></category>
		<category><![CDATA[Kerevet]]></category>
		<category><![CDATA[kurutma]]></category>
		<category><![CDATA[Tarımsal Hizmetler Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[üretici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591885</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, çiftçinin emeğinin katma değerli ürüne dönüşmesi için sunduğu desteklere kerevet dağıtımıyla devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beydag-incirinin-katma-degeri-artiyor-591885">Beydağ incirinin katma değeri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, çiftçinin emeğinin katma değerli ürüne dönüşmesi için sunduğu desteklere kerevet dağıtımıyla devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Beydağlı incir üreticilerin mahsulünü kurutma sürecinde kalite kaybını önlemek için yüksek kaliteli 1034 incir kurutma kasası dağıttı. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üreticileri güçlendirerek yerelde kalkınma modelini desteklemek için hayata geçirdiği projeler, çiftçinin alın terini katma değere dönüştürmeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı,  İzmir’in incir ihracatında önemli paya sahip Beydağlı üreticiye incir kurutma kasası (kerevet) desteği sağladı. Beydağ 2 Eylül Kurtuluş Parkı’ndaki dağıtımı Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür birlikte başlattı. İncirlerin olumsuz koşullarda kurutulmasına engel olmak ve kalite kaybını engellemek için verilen kerevetler, ürün kalitesinin artırılması, kurutma sürecinde hijyen koşullarının iyileştirilmesi, sürdürülebilir üretiminin desteklenmesi, üreticilerin daha yüksek katma değer elde etmesine katkı sağlayacak. </p>
<p><strong>212 üreticiye gıda kodeksine uygun 1034 kerevet </strong><br />Proje hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı personeli Mert Kandemir, “Beydağ’daki üreticilere incir kurutmada çok önemli olan kerevet dediğimiz incir kasaları dağıtıyoruz. Hem ürünün kalitesinde, hem değerinin artmasında çok önemli. Üretici için maliyetli bir ürün. Biz, gıda kodeksine uygun, plastik kalitesi olarak da üst düzey bir kasa üretimi yaptırdık. Beydağ’da 212 üreticimize toplamda 1034 adet kasa dağıtıyoruz. Böyle günler bizim için bayram havasında geçiyor. Herkes mutlu, herkes umutlu. Tarım ülkemizde çok önemli. Üreticilere desteklerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.   </p>
<p><strong>“Daha beyaz, daha kaliteli olmasını sağlıyor”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni her zaman yanlarında hissettiklerini ifade eden üretici Demet Duru, “Ben daha önce de almıştım, çok memnunum. Daha önce naylonlara döküyorduk incirlerimizi. Bu kasalar incirlerimizin beyaz olmasını, daha kaliteli olmasını sağlıyor. Çok memnunuz, sağ olsunlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin pek çok desteğini gördüm” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Daha güzel kuruyacak, kalitesi artacak”</strong><br />Beydağ incirinin bölgenin en kaliteli incirlerinden olduğunu söyleyen Kemal Boncuk, “İncir bu şekilde kuruduğu zaman çok daha kaliteli bir incir oluyor. En kaliteli incir bu bölgede yetişiyor. Çiftçinin devamlı desteklenmesi lazım. İncir daha güzel kuruyacak, kalitesi artacak, ihracat olacak. Yere temas etmeyecek. Buraların havası zaten uygun. Çalışmalar çok iyi, devamını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Buraya kadar gelmişler daha ne isteyelim”</strong><br />Münevver Serinkan ise “Çok iyi, çok seviniyoruz. Toprağın üstüne sereceğimize kasaların üstüne sereceğiz, çok daha iyi olacak. Kurutmakta çok faydası oluyor. Bir de alttan hava alıyor. Büyükşehir’in çalışmaları çok güzel, buraya kadar gelmişler daha ne isteyelim. Allah razı olsun” diye konuştu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beydag-incirinin-katma-degeri-artiyor-591885">Beydağ incirinin katma değeri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir&#8217;de Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor-587199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 12:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü KAPEM kurs programı çerçevesinde NEVÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri tarafından bilinçlendirme eğitimleri düzenleniyor. 01 - 31 Ekim dönemi Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, Nevşehir'de önemli bir halk sağlığı çalışması gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor-587199">Nevşehir&#8217;de Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü KAPEM kurs programı çerçevesinde NEVÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri tarafından bilinçlendirme eğitimleri düzenleniyor. 01 &#8211; 31 Ekim dönemi Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, Nevşehir&#8217;de önemli bir halk sağlığı çalışması gerçekleştirildi. </p>
<p>Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğrencileri tarafından Kapadokya Eğitim Merkezi (KAPEM) bünyesindeki kursiyerlere yönelik kapsamlı bir bilgilendirme ve eğitim programı düzenlendi. </p>
<p>Meme kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekmeyi amaçlayan etkinlikte, Hemşirelik Fakültesi öğrencileri tarafından kursiyerlere meme kanseri risk faktörleri, erken belirtiler ve özellikle kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılacağı konularında detaylı bilgiler aktarıldı. </p>
<p>Toplumsal farkındalığın artırılması ve erken teşhis bilincinin yaygınlaştırılması adına büyük önem taşıyan bu eğitimler, KAPEM kursiyerleri tarafından ilgiyle karşılandı. Üniversite öğrencileri, sahada yürüttükleri bu tür çalışmalarla sadece mesleki gelişimlerine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda bölge halkının sağlığını koruma çabalarına da destek oldular. </p>
<p>Eğitimlerle katılımcıların meme kanserine karşı korunma ve erken teşhis yöntemleri hakkında bilgi düzeylerini artırması hedefleniyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor-587199">Nevşehir&#8217;de Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebze ulaşımında konfor artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gebze-ulasiminda-konfor-artiyor-586570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 09:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze]]></category>
		<category><![CDATA[konfor]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşımında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gebze’de kesintisiz, güvenli ve konforlu ulaşım için hayata geçirilen GTÜ Kavşağı ve Eskihisar Köprülü Kavşak projelerinde incelemelerde bulunan Başkan Büyükakın, “Ulaşımda akıcılığı artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebze-ulasiminda-konfor-artiyor-586570">Gebze ulaşımında konfor artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebze’de kesintisiz, güvenli ve konforlu ulaşım için hayata geçirilen GTÜ Kavşağı ve Eskihisar Köprülü Kavşak projelerinde incelemelerde bulunan Başkan Büyükakın, “Ulaşımda akıcılığı artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN İNCELEMELER YAPTI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde kesintisiz, güvenli ve konforlu ulaşım için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Gebze’de trafiğin en yoğun olduğu noktalarda devam eden projeleri yerinde inceleyen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, teknik personelden son durum hakkında bilgi aldı. Başkan Büyükakın’a incelemeleri sırasında, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, AK Parti Çayırova İlçe Başkanı Erhan Sarıdede, AK Parti Darıca İlçe Başkanı Köksal Şakar, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gebze Bölge Koordinatörü İbrahim Pehlivan ve teknik personel eşlik etti.</p>
<p><b>ÇALIŞMALAR HIZLA DEVAM EDİYOR</b></p>
<p>Gebze’de hayata geçirilen çalışmalarla ulaşımda akıcılığın ve konforun artacağını ifade eden Başkan Büyükakın, “Vatandaşlarımızın günlük hayatını kolaylaştıracak projelerimizin yapım çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Hem Gebze Teknik Üniversitesi Kavşağı hem de Eskihisar Köprülü Kavşağı ile trafik akışı daha güvenli, daha hızlı ve daha konforlu hale gelecek. Ulaşımda akıcılığı artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebze-ulasiminda-konfor-artiyor-586570">Gebze ulaşımında konfor artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş ağrısı sonbaharda artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bas-agrisi-sonbaharda-artiyor-583907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 08:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Baş Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[oranında]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[sonbaharda]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde, hava basıncı dalgalanmaları, nem oranındaki değişimler ve sıcaklık düşüşlerinin yanı sıra yaşam tarzının farklılaşması nedeniyle baş ağrısının görülme sıklığı belirgin şekilde artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-agrisi-sonbaharda-artiyor-583907">Baş ağrısı sonbaharda artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde, hava basıncı dalgalanmaları, nem oranındaki değişimler ve sıcaklık düşüşlerinin yanı sıra yaşam tarzının farklılaşması nedeniyle baş ağrısının görülme sıklığı belirgin şekilde artıyor. Geçen yılın verilerine göre, ülkemizde sonbaharda baş ağrısı şikayetiyle nöroloji kliniklerine başvuran hastaların sayısında yaz aylarına nazaran yüzde 20 oranında artış yaşanmış. Ani hava değişimlerinde, özellikle rüzgârlı ve yağışlı günlerde nem oranının yükselmesi nedeniyle gerilim tipi baş ağrısı ile migren atakları sıklığının yüzde 15-25 oranında arttığı belirtiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Elvan Cevizci Akkılıç,</strong>  sonbahar aylarında baş ağrısını en sık hava değişiminin tetiklediğini belirterek, “Sonbaharda hava sıcaklıkları hızla değişebilmekte, özellikle ani sıcaklık düşüşü, rüzgar veya yağışlı hava baş ağrısını tetikleyebilmektedir. Bu yüzden, dışarı çıkarken hava durumunu kontrol edip, uygun kıyafetler giymek ve başı koruyacak şapka ya da bere kullanmak faydalı olur. Ayrıca, sonbaharla birlikte yaşam alışkanlıklarındaki değişimlere dikkat etmek önem taşımaktadır” uyarısında bulunuyor. <strong>Nöroloji Uzmanı</strong> <strong>Dr. Elvan Cevizci Akkılıç,</strong> sonbaharda baş ağrısını tetikleyen etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılara bulundu. </p>
<p><strong>Değişen hava koşulları </strong></p>
<p>Sonbaharda hava basıncı dalgalanmaları, nem oranındaki değişiklikler ve aniden soğuyan hava beyin ile boyundaki damar ve sinirleri etkiliyor. Bunun sonucunda gerilim tipi baş ağrısı ile migreni tetikleyebiliyor. Beyin damarlarını daha fazla etkilediği için özellikle rüzgârlı ve yağışlı günlere dikkat etmek gerektiğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Elvan Cevizci Akkılıç, “Ayrıca sonbahar aylarında günlerin kısalması ve güneş ışığına maruz kalma süresinin azalması, melatonin ile serotonin hormonlarının dengelerinin bozulması da baş ağrısını tetikleyebilmektedir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Artan stres yükü </strong></p>
<p>Sonbahar okul ve iş temposunun yoğunlaştığı bir dönem. Buna bağlı olarak artan stres kortizol seviyesini yüzde 30-40 oranında yükselterek migren ve gerilim tipi baş ağrılarını tetikleyebiliyor. Dolayısıyla, meditasyon,<strong> </strong>yoga ve nefes egzersizleri gibi stres yönetimi teknikleriyle stresi kontrol altına almaya çalışın. <br /><strong>Alerjik reaksiyon ve sinüzit</strong></p>
<p>Sonbaharda artan polen ve tozlar alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Alerjik rinit ve alerjik rinit nedeniyle gelişen sinüzit, baş ağrısının (özellikle frontal bölgede) sıklığını yüzde 30-40 oranında artırıyor. Alerjik rinite bağlı baş ağrısını önlemek için hava durumunu ve polen raporlarını takip ederek alerjenlerin yoğun olduğu zamanlarda dışarı çıkmamaya çalışın.</p>
<p><strong>Uyku kalitesinin bozulması</strong></p>
<p>Sonbaharda günlerin kısalması ve hava değişiklikleri, melatonin (uyku hormonu) üretimini etkileyerek uyku kalitesinin bozulmasına, yani uyku sürecinin kesintiye uğramasına veya uyku derinliğinin azalmasına neden olabiliyor.  Nöroloji Uzmanı Dr. Elvan Cevizci Akkılıç, <strong> </strong>kalitesiz uykunun da beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek baş ağrısını tetikleyebildiğini söylüyor.  Dr. Elvan Cevizci Akkılıç,   “Uyku eksikliği aynı zamanda kasların gevşemesini engellemekte ve boyun-omuz bölgesinde gerilime yol açmaktadır. Bu durum, gerilim tipi baş ağrılarının ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.  Baş ağrısını önlemek için her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya çalışılmalı. Vücut buna alışınca uyku döngüsü yeniden düzenlenecektir” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Yetersiz su tüketimi</strong></p>
<p>Sonbahar mevsiminde hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte su tüketiminin azalması   dehidratasyona, yani vücudun susuz kalmasına neden olabiliyor. Dehidratasyon baş ağrılarının yüzde 20’sinde tetikleyici oluyor. Bunun sebebi  ise vücut susuz kaldığında beyin çevresindeki dokularda ve kan dolaşımında sıvının azalması. Bu durum, beyin zarlarının gerilmesine ve sinirlerin hassaslaşmasına yol açarak baş ağrısını tetikleyebiliyor. Dolayısıyla, dehidratasyona bağlı baş ağrısı riskini azaltmak için günde 2-3 litre su içmeye özen gösterin. </p>
<p><strong>Çay ve kahvenin fazla tüketilmesi </strong></p>
<p>Sonbaharda genellikle havaların soğuması ve günlerin kısalması yorgunluğa neden olabiliyor. Dolayısıyla, enerjiyi artırmak ve uyanıklığı sağlamak için kahve ile çay gibi kafein içeren içecekler daha fazla tüketiliyor. Kafein, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı olduğu için hassas kişilerde sinir sistemini gereğinden fazla uyararak baş ağrısı riskini  yüzde 10-15 oranında artırıyor. Günlük kafein alım miktarınız ortalama 300 mg olmalı. Bu miktar 3-4 fincan kahveye denk geliyor.</p>
<p><strong>Beslenme düzeninin değişmesi</strong></p>
<p>Yoğun iş ve okul temposuyla birlikte öğün atlama, yetersiz beslenme ve hazır paket gıdayla beslenme oranları artıyor. Açlık ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmek kan şekeri düzensizliğine ve bunun sonucunda baş ağrısına yol açabiliyor. Bu nedenle, öğün atlamamaya ve mümkün olduğunca protein ağırlıklı tencere yemeği tüketmeye özen gösterin, hazır paket gıdalardan ise uzak durmaya dikkat edin.</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;KUTU BİLGİSİ &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</strong></p>
<p><strong>Baş ağrısına bu yakınmalar eşlik ediyorsa, dikkat! </strong><strong> </strong></p>
<p>Baş ağrılarının büyük çoğunluğu zararsız olsa da bazı durumlar tümör, anevrizma ve menenjit gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Elvan Cevizci Akkılıç, erken müdahale ve tedavinin hayat kurtarabildiğine dikkat çekerek, mutlaka hekime başvurulması gereken baş ağrısının özelliklerini şöyle özetliyor:</p>
<p>Ani ve şiddetli başlangıçlı olması veya dakikalar içinde zirveye ulaşması, &#8220;Hayatımın en kötü baş ağrısı&#8221; olarak tarif edilmesi.</p>
<p>Görme kaybı, çift görme, konuşma bozukluğu, güçsüzlük, uyuşma, denge kaybı ve bilinç bulanıklığı gibi nörolojik sorunların eşlik etmesi. </p>
<p>50 yaş üstünde yeni başlayan baş ağrısı veya mevcut ağrının sıklık ile şiddetini değiştirmesi (Daha önce sıkıştırıcı tarzda olan ağrının bıçak saplanır tarzda veya şimşek çakar tarzda olması gibi)</p>
<p>Ateş, kilo kaybı  ve   gece terlemesi gibi sistemik sorunların yaşanması. </p>
<p>Kafa travması sonrasında ortaya çıkması. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-agrisi-sonbaharda-artiyor-583907">Baş ağrısı sonbaharda artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İthal Otomobil Vergilerinde Fiyatlar Artıyor, İndirimler Geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ithal-otomobil-vergilerinde-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-579583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 11:51:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[ndirimler]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[thal]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[vergilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579583</guid>

					<description><![CDATA[<p>22 Eylül 2025’te açıklanan ve Kasım sonunda yürürlüğe girecek yeni gümrük vergisi düzenlemesi, Türkiye otomobil pazarında dengeleri değiştiriyor. AB ülkeleri avantajını sürdürürken, Japonya, ABD ve Çin menşeli araçlar için vergi artışı gündemde. Sektör temsilcileri, ithal araç fiyatlarında büyük indirimler ve zamların kapıda olduğunu belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ithal-otomobil-vergilerinde-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-579583">İthal Otomobil Vergilerinde Fiyatlar Artıyor, İndirimler Geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden ABD ve Çin gibi ülkelere özel olarak uygulanan ek vergiler değiştirildi. Yeni sistemle, Avrupa Birliği ve STA dışındaki tüm ülkelerden gelen araçlar için motor tipine göre standart bir &#8220;ilave vergi&#8221; getiriyor. Mevcut yüzde 10&#8217;luk gümrük vergisine ek olarak uygulanacak yeni oranlar şöyle oldu:</p>
<p>• Konvansiyonel (ICE) ve Hibrit (HEV): +%25 (minimum 6.000 $)<br />
• Plug-in Hibrit (PHEV): +%30 (minimum 7.000 $)<br />
• Tam Elektrikli (BEV): +%30 (minimum 8.500 $)</p>
<p><strong>BİRÇOK POPÜLER OTOMOBİL YENİ DÜZENLEMEDEN ETKİLENİYOR</strong></p>
<p>Konuyla ilgili araştırma verilerini yayınlayan LenaCars’ın Genel Müdürü Selçuk Nazik, vergi oranlarındaki bu değişimin, Türkiye&#8217;de satılan birçok popüler markayı ve modeli doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/ithal-otomobil-vergilerinde-buyuk-degisiklik-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-0-hSgD5vBd.png" /></p>
<p><strong>HANGİ MODELLER UCUZLAYACAK, HANGİLERİ ZAMLANACAK?</strong></p>
<p>Değerlendirmelerini paylaşan Nazik, “Yeni düzenlemenin yüzünü güldürdüğü iki ülke var: ABD ve Çin.ABD: Önceden yüzde 70 gibi ezici bir vergi yükü altında olan ABD menşeli araçlar için adeta tabiri caizse bir piyango vurdu. Toplam vergi oranının yüzde 35-yüzde 40 bandına gerilemesiyle birlikte BMW X Serisi, Mercedes GLE/GLS, Ford Mustang, Jeep’in lüks modelleri gibi araçlarda ciddi fiyat avantajları doğması bekleniyor. Çin: Türkiye pazarını domine etmeye başlayan Çin markaları için de çifte bayram var. Yüzde 50&#8217;ye varan toplam vergi oranları, yeni düzenleme ile yüzde 35-yüzde 40 seviyesine iniyor. Bu indirim, zaten agresif bir fiyat politikası izleyen Chery, MG, BYD gibi markaların elini daha da güçlendirecek ve pazar paylarını artırmalarına yardımcı olacak” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/ithal-otomobil-vergilerinde-buyuk-degisiklik-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-1-u59SBDUm.png" /></p>
<p><strong>EN BÜYÜK KAYBI JAPON OTOMOBİLLERİ YAŞAYACAK</strong></p>
<p>Öte yandan düzenlemenin bazıları için fırsat yaratırken, bazıları içinse soğuk duş etkisi yarattığını aktaran Nazik, en büyük mağdurun Japonya olduğunu belirterek, &#8220;Değişimin en büyük mağduru şüphesiz Japonya oluyor. Yüzde 10 gibi oldukça avantajlı bir gümrük vergisine sahip olan Japon menşeli araçların vergisi, yüzde 35-yüzde 40 seviyelerine yükseldi. Bu üç kattan fazla artış, Türkiye&#8217;de çok sevilen Toyota,Honda, Nissan, Suzuki, Subaru gibi markaların modellerinde kaçınılmaz fiyat artışlarını beraberinde getirecek. Meksika ve Afrika’dan gelen ve yüzde 10&#8217;luk vergi diliminde olan Audi Q5 (Meksika) ve Volkswagen Polo (Güney Afrika) gibi modeller de artık yüzde 35&#8217;i aşan yeni vergi oranlarıyla karşı karşıya kalacak. Bu durum, bu modellerin fiyat etiketlerine zam olarak yansıyacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/ithal-otomobil-vergilerinde-buyuk-degisiklik-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-2-nnGyhDek.jpeg" /></p>
<p>Japon markalarının ya fiyat artışına giderek satışlarında düşüş riskiyle karşılaşması ya da Türkiye&#8217;ye Avrupa fabrikalarından araç getirme gibi alternatif stratejiler geliştirmesi gerektiğini belirten Genel Müdür Selçuk Nazik, &#8220;Sonuç olarak, Kasım sonundan itibaren otomobil almayı düşünen tüketicilerin bu yeni vergi denklemini dikkatle incelemesi gerekiyor. Piyasada yaşanacak bu dalgalanma, önümüzdeki dönemin en çok konuşulan konusu olmaya aday” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ithal-otomobil-vergilerinde-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-579583">İthal Otomobil Vergilerinde Fiyatlar Artıyor, İndirimler Geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk algınlığı ve grip artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-alginligi-ve-grip-artiyor-579552</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 10:24:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[algınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hava koşullarının farklı seyrettiği mevsim geçişlerinde karşılaşılabilen enfeksiyon hastalıkları ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-alginligi-ve-grip-artiyor-579552">Soğuk algınlığı ve grip artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hava koşullarının farklı seyrettiği mevsim geçişlerinde karşılaşılabilen enfeksiyon hastalıkları ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Mevsim geçişleri hastalıklara zemin hazırlıyor!</strong></p>
<p>Mevsim geçişlerinde hava sıcaklıklarının değiştiğini hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sıcaklıkla birlikte nem oranı değişiyor. Havadaki nem miktarı ve güneş ışınlarının açısı farklılaşıyor. Yani vücudumuzun dünyaya geldiği şartlar ve bu şartların etkileri değişiyor.” dedi.</p>
<p>Hormonal bazı değişikliklerin de yaşandığını ifade eden Dr. Mamçu, “Bunlara bağlı olarak yediğimiz besin ögeleri de farklılaşıyor. Yazın yediklerimizle kışın yediklerimiz aynı değil. En önemlisi çevresel faktörler değişiyor; bazı alerjenler havaya karışıyor ya da bazıları ortadan kayboluyor. Tüm bunlar bağışıklık sistemimizde değişikliklere sebep oluyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Isı değişimi bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden oluyor! </strong></p>
<p>Hem hormonal sistemde hem de bağışıklıkla ilgili işleyişte değişimler meydana geldiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Güneş enerjisinin azalmasıyla ışığın azalması, melatonin ve serotonin düzeylerini etkiliyor ve bu da D vitamini seviyelerinin düşmesine yol açıyor.” dedi.</p>
<p>Klinik çalışmaların bazı mevsimlerde bazı hastalıkların daha fazla ortaya çıktığını gösterdiğini aktaran Dr. Mamçu, “36–37 dereceye ayarlanmış olan vücut ısımız bu dönemde değişen hava şartlarıyla dengesini sağlayamayabilir ve bu durum bağışıklık sistemimizin zayıflamasıyla bizi hasta edebilir. Bağışıklık sistemi, vücudumuzu yabancı ve zararlı mikroorganizmalara, toksinlere, virüslere, parazitlere karşı korur ve sağlıklı kalmamızı sağlar. Mevsim geçişlerinde özellikle ısı farkları bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olur. Eğer bu sırada enfeksiyonlara maruz kalır ve koruyucu tedbirleri almazsak, ağır seyirli hastalıklar yaşayabiliriz.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Mevsim geçişlerinde en çok bu hastalıklar görülüyor!</strong></p>
<p>Mevsim geçişlerinde özellikle bazı hastalıkların öne çıktığına dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, bu hastalıkları şöyle sıraladı:</p>
<p>“Soğuk havalarla birlikte insanlar daha çok kapalı ortamlarda bulunur. Açık havada geçirilen zaman azalır. Okullar ve kreşler açılır, çocuklar bir araya gelir. Alışveriş merkezleri gibi kapalı alanlarda geçirilen süre artar. Bu da solunum yoluyla geçen mikroorganizmaların bulaşmasını hızlandırır. Üst solunum yolu hastalıklarından en çok nezle veya soğuk algınlığı (rinovirüs kaynaklı) görülür. Ayrıca farenjit ve sinüzit de sık karşılaşılan rahatsızlıklardır. Alt solunum yolu hastalıkları da önemlidir. Özellikle KOAH gibi kronik obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, bronşit, bronşektazi, astım gibi rahatsızlıkları bulunanlar veya sigara içenlerde alt solunum yolu enfeksiyonlarında akut alevlenmeler görülebilir. Dışarıdan gelen herhangi bir virüs ya da bakteri, zemininde hastalık olan akciğerde kolaylıkla enfeksiyon yaratabilir.</p>
<p>Havadaki nem azalır, ısı değişir. Vücudumuzun en büyük organı olan deride kuruma, çatlama, pullanma ve dökülmeler olabilir. Bu da kaşıma veya temasla enfeksiyonlara yol açabilir ya da mevcut cilt hastalıkları artabilir.</p>
<p>Mevsimsel geçişte çoğumuzda bıkkınlık, çökkünlük, yaz günlerinin bitmesini istememe, karamsarlık gibi depresyon benzeri belirtiler olabilir. Bunların sebebi, vücudumuzda değişen hormonlar ve biyokimyasal dengelerdir.”</p>
<p><strong>Riskli gruplar için aşılar önemli!</strong></p>
<p>Yapılan çalışmaların, mevsim geçişi hastalıklarının genellikle bir hafta-on gün sürebildiğini, bazen bir aya kadar uzayabildiğini gösterdiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu hastalıklar özellikle ‘kırılgan yaş’ dediğimiz 65 yaş üstü ve 2 yaş altındaki bireylerde, ayrıca kronik böbrek, akciğer veya kalp hastalığı olanlarda, hipertansiyonu veya diyabeti bulunanlarda, kanser ilacı kullananlar gibi bağışıklığı baskılanmış kişilerde daha sık görülür.” dedi.</p>
<p>Bu riskli gruplar için aşıların büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Mamçu, “Özellikle grip ve zatürre aşıları bu dönemde önerilir. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekir. Dünya Sağlık Örgütü, ülkede en sık görülen alt tiplere uygun olarak her yıl içeriğini günceller. Türkiye’de eylül-ekim aylarından başlayarak şubat-mart aylarına kadar grip vakaları görülebilir. Özellikle yaşlılar, gebeler, 2 yaş altı çocuklar, kronik hastalığı olanlar, sağlık çalışanları ve grip hastalığını ağır geçirmek istemeyen herkes aşı yaptırmalıdır. ‘Streptococcus pneumoniae’ adlı bakterinin neden olduğu zatürre, bazı kişilerde çok ağır seyredebilir ve ölümcül olabilir. İki çeşit aşı vardır. Birincisi ‘polisakkarit’ aşısıdır ve her yıl tekrarlanması gerekir. Diğeri daha uzun süre koruma sağlayan ve beş yılda bir tekrarlanan aşıdır. Hekimle görüşerek bu aşıyı yaptırmakta yarar vardır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Korunmanın ilk adımı hijyen kurallarına uymak…</strong></p>
<p>Mevsim geçişlerini hastalanmadan atlatmak için önerilerin, diğer bulaşıcı hastalıklara karşı alınan önlemlerle aynı olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bulaşıcı hastalık belirtileri olan kişinin kendini izole etmesi hastalık zincirini kırar.” dedi.</p>
<p>Covid pandemisinden hatırladığımız maske, mesafe ve hijyen önlemlerinin tüm bulaşıcı hastalıklar için geçerli olduğunun altını çizen Dr. Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hastaysak evden çıkmamalı, okula veya iş yerine gitmemeli, mecbur kalmadıkça toplu taşıma kullanmamalıyız. Kullanmak zorundaysak maske takmalıyız. Alışveriş merkezleri gibi kalabalık kapalı alanlara girmekten kaçınmalı, evde kırılgan yaş grubundakiler varsa onlarla teması azaltmalıyız. El yıkamak çok önemli. Dokunduğumuz her şey enfekte olabilir, ellerimizi ağzımıza götürerek mikroorganizmaları vücudumuza alabiliriz. Bu nedenle el yıkamaya özen gösterilmeliyiz.</p>
<p>Bunların yanı sıra bol su tüketmek, düzenli uyumak, dengeli beslenmek, yeterince taze sebze ve meyve yemek, günlük vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak, sigara ve alkolden uzak durmak, açık havada egzersiz yapmak, düzenli spor yapmak ve mevsime uygun giyinerek vücut ısısını sabit tutmak önemlidir.</p>
<p>Bazı kişiler takviye veya ilaç kullanmak isteyebilir. Bu, özellikle altta yatan hastalığı olanlar için faydalı olabilir ancak mutlaka doktor veya diyetisyen önerisiyle, bilimsel kanıta dayalı şekilde yapılmalı. Bağışıklık için D vitamini çok önemlidir; düzeyinizi ölçtürerek veya günlük takviye alarak D vitamini desteği sağlanabilir. Gerektiğinde A ve E vitaminleri ile özellikle enfeksiyon dönemlerinde C vitamini (günde 1–2 g) de alınabilir. Selenyum, magnezyum ve çinko gibi antioksidanlar da destek olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-alginligi-ve-grip-artiyor-579552">Soğuk algınlığı ve grip artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzlanda&#8217;ya Seyahat Talebi Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izlandaya-seyahat-talebi-artiyor-577092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 19:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[talebi]]></category>
		<category><![CDATA[yolcu]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[zlanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=577092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Icelandair, Ağustos ayında da güçlü bir performans sergileyerek yolcu sayısında artış kaydetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izlandaya-seyahat-talebi-artiyor-577092">İzlanda&#8217;ya Seyahat Talebi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağustos ayında toplamda 608 bin yolcu taşıyan şirketin yolcu trafiğinde artışı, İzlanda’ya ve İzlanda’dan yapılan uçuşlara stratejik odaklanmasının bir sonucu oldu. Ağustos&#8217;ta doluluk oranı yüzde 87,1 seviyesinde gerçekleşirken, yılın ilk 8 ayında toplam yolcu sayısı 3,4 milyona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artış sağlandı.</p>
<p>Icelandair Başkanı ve CEO’su Bogi Nils Bogason, sonbahara, yolcularıyla birlikte hem kendi uçuş ağında, hem de partner hava yollarımız üzerinden sunulan 5 yeni ve heyecan verici destinasyonla güçlü bir başlangıç yaptıklarını belirtti.</p>
<p>Öte yandan Ağustos ayında yolcuların yüzde 40’ı İzlanda’ya, yüzde14’ü İzlanda’dan, yüzde 42’si aktarmalı olarak, yüzde 4’ü ise ülke içinde seyahat etti. İzlanda çıkışlı yolculuklarda yüzde 7, iç hatlarda ise yüzde 5 artış kaydedildi. Operasyonel performans da güçlü seyrini sürdürdü; zamanında varış oranı yüzde 80,9 olarak gerçekleşti. Leasing iş kolunda satılan blok saatler yüzde 30 artarken, aynı dönemde ton-kilometre başına düşen karbon emisyonları yüzde 4 oranında azaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izlandaya-seyahat-talebi-artiyor-577092">İzlanda&#8217;ya Seyahat Talebi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galaxy AI ile şeffaflık ve güvenlik seçenekleri artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/galaxy-ai-ile-seffaflik-ve-guvenlik-secenekleri-artiyor-576766</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 17:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimler]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[gizlilik]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[özellik]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[seçenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflık]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576766</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojiler hızla gelişirken bir yandan da akıllı hale geliyor. Bu hızlı değişim gözetilerek hayata geçirilen Galaxy AI; üretkenliğin, yaratıcılığın ve iletişimin yeni seviyelere ulaşılmasını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galaxy-ai-ile-seffaflik-ve-guvenlik-secenekleri-artiyor-576766">Galaxy AI ile şeffaflık ve güvenlik seçenekleri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojiler hızla gelişirken bir yandan da akıllı hale geliyor. Bu hızlı değişim gözetilerek hayata geçirilen Galaxy AI; üretkenliğin, yaratıcılığın ve iletişimin yeni seviyelere ulaşılmasını sağlıyor. Yine de mobil yapay zekânın yetenekleri arttıkça gizlilik ve veri kontrolüyle ilgili yeni endişeler ortaya çıkıyor. Samsung, bu endişelere iki temel yöntemle yanıt veriyor: Kullanıcı verilerini en baştan itibaren koruyan yerleşik güvenlik önlemlerine sahip Galaxy AI deneyimleri geliştirmek ve mobil güvenliğin yanında gizliliği daha etkin sağlamak için yapay zekâdan faydalanmak. Her iki yaklaşım da farklı açılardan önem taşıyor ancak verileri sorumlu bir şekilde işleyen bir yapay zekâ geliştirmek daha acil bir öncelik olmaya devam ediyor. Samsung’un bu alandaki çalışmaları, şeffaflık ve güvenlik seçenekleri sunma hedefleriyle ilerliyor. Galaxy&#8217;nin sezgisel ve kullanımı kolay gizlilik ayarları ile kullanıcılar, yapay zekâ işlem yaparken hangi verilerin kullanıldığını, bunların nasıl işlendiğini ve nasıl kontrol edilebileceğini daha iyi anlıyor. Bu koruma yetenekleri, mobil deneyimlerde kullanıcıların kendi kurallarını belirlemesini ve bunu yaparken güvende kalmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Gelişmiş yapay zekâ için gelişmiş ayarlar</strong></p>
<p>Galaxy AI deneyimlerinde, güvenlik seçeneği özgürlüğü devreye giriyor. Galaxy AI’daki gizlilik korumaları, kullanıcıyı bilgilendiriyor ve verileri korunmak için her türlü önlemi alan bir dizi politika ve koruma özelliği sunuyor.<strong> </strong>Kullanıcı verilerinin kontrolünün cihaz üzerinde ve güvenli bir şekilde kullanıcıda olmasını sağlayan güçlü yapay zekâ paketi, Samsung’un kullanıcı kontrolünü desteklediği yollardan biri olarak öne çıkıyor ve tüm girdiler telefonunun sınırları içinde tutuluyor. Doğrudan cihaz üzerinde ve kullanıcının parmaklarının ucunda çalışan bu özellikler, güvenli ve duyarlı mobil deneyimler sunuyor, Galaxy AI&#8217;nın gizlilik korumasıyla birlikte çalışarak kullanıcı verileri için daha fazla görünürlük ve kontrol sağlıyor.</p>
<p>Galaxy AI&#8217;yı piyasaya sürdüğünden beri Samsung’un vizyonu, açıklık ve kullanıcı tercihine bağlılık ilkelerinden ilham alıyor. Bu çerçevede Samsung, cihaz üzerinde ve bulut tabanlı çalışan yapay zekâ özelliklerinin güçlü kombinasyonunu sunan hibrit bir yaklaşım benimsiyor. Kesintisiz kullanılabilirlik sağlayan bu yaklaşım, kullanıcıların en karmaşık görevlerde bile yapay zekânın tüm gücünden yararlanabilmesine imkan tanıyor. Generative Edit gibi gelişmiş özellikler, cihaz üzerinde işlevler sunarken daha fazla işlem gerektiren düzenlemelerde, bu uygulama, bulut tabanlı yapay zekândan da yararlanabiliyor. Galaxy ile sunulan tüm yapay zekâ deneyimleri, uzak sunuculardan faydalanıldığında bile, kullanıcının mahremiyeti göz önünde bulundurarak tasarlandı. Hangi özellik veya ayar seçilirse seçilsin, kişisel veriler (ister cihazda ister bulutta işlenmiş olsun), hiçbir zaman uzun süreli saklanmıyor veya yapay zekâ özelliklerinin geliştirilmesinde kullanılmıyor. Diğer yandan, Advanced Intelligence ayarları ile de gizliliği yönetmek, bir tuşa dokunmak kadar kolaylaşıyor. Kullanıcılar, kişisel bilgilerinin nasıl işleneceğini de seçebiliyor. Bu seçenekler arasında, yapay zekâ özellikleri kullanılırken online veri işlemeyi devre dışı bırakmak da yer alıyor. Sağlanan gizlilikle beraber, cihazdaki yapay zekâ özelliklerinin sayısı ve güçlü ayar seçenekleri sayesinde sunulan kullanıcı kontrolü de Galaxy AI&#8217;nın temelini oluşturuyor.</p>
<p><strong>Gelişmiş görünürlük için sezgisel kontroller</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli özelliklerin yanı sıra gizlilik ayarları seçimlerinin kolay yapılması ve sezgisel olması da mobil deneyimlerde büyük önem taşıyor. Kolay anlaşılır bir arayüze sahip olan Galaxy&#8217;nin Güvenlik ve Gizlilik panosu, verilerin kimler tarafından görülebileceği ve nasıl kullanılabileceği de dahil olmak üzere kullanıcı verileri üzerinde tam kontrol sunuyor. Uygulama izinlerini, kontrolleri ve veri paylaşım işlevlerini görüntüleyip bunları güncellemekten, hangi verilerin risk altında olabileceğini sezgisel güvenlik durumu simgeleriyle belirlemeye kadar, kullanıcılar tüm işlemleri yapabiliyor. Verilen İzinlerin Kullanımı özelliğiyle,<strong> </strong>son zamanlarda hangi uygulamaların verilere eriştiği bile takip edebiliyor. Ayarlar genelinde arka planda çalışan bu düzeyde görünürlük, yalnızca Galaxy&#8217;de bulunuyor. Bu özellikler, tüm Galaxy deneyimlerinin nasıl güvenli hale getirildiğini ve kullanıcı tercihlerine göre çalışacak şekilde nasıl oluşturulduğunu her zamankinden daha görünür kılıyor.</p>
<p>Kolay kullanımdan ödün vermeden kullanıcıların mobil cihazlarını güvence altına almasını sağlayan önemli bir özellik olan Auto Blocker da Galaxy gizlilik ayarlarının bir diğer temel taşını oluşturuyor. Auto Blocker kötü niyetli yazılımları ve diğer güvenlik tehditlerini kontrol ederek cihazları koruyor, kötü niyetli etkinlikleri ve yetkisiz uygulama yüklemelerini önlüyor, USB üzerinden gelebilecek komutları ve güncellemeleri engelliyor ve Message Guard ile çalışarak sıfır tıklama saldırılarının önüne geçiyor. Maximum Restrictions ise günümüzün siber tehditlerine karşı daha güçlü bir savunma hattı oluşturarak ek bir cihaz koruma paketi sunuyor. Kullanıcılara ekstra bir kontrol katmanı kazandıran bu ek önlemler, 2G hizmetini engelleme ve güvenli olmayan ağlara bağlanıldığında verilerin ele geçirilmesini önleme gibi seçenekler sunuyor, daha az güvenli olabileceği belirlenen Wi-Fi ağlarına, istenmeyen otomatik yeniden bağlanmaları önlüyor.</p>
<p>Samsung Knox koruması ve kolay anlaşılan gizlilik ayarları sayesinde, paylaşılan ya da tamamen cihazda saklanan verilerin nasıl işleneceğine karar verme yetkisi kullanıcının elinde. Samsung, gelecekte yapay zekâ destekli güvenlik teknolojilerini daha da geliştirerek gizlilik korumalarını daha akıllı, daha uyumlu ve daha kullanışlı hale getirmeyi taahhüt ediyor. Yapay zekâ gelişmeye devam ederken, Samsung hem bugüne hem de geleceğe odaklanıyor; şeffaflığa ve güvenlik seçeneklerinin özgürlüğüne dayalı güvenilir deneyimler sunma kararlılığını sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galaxy-ai-ile-seffaflik-ve-guvenlik-secenekleri-artiyor-576766">Galaxy AI ile şeffaflık ve güvenlik seçenekleri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgi, İletişim ve Gayrimenkul Hizmetlerinde Talep Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilgi-iletisim-ve-gayrimenkul-hizmetlerinde-talep-artiyor-575791</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 12:58:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmetleri: Yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[letişim]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretim Endeksi verilerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgi-iletisim-ve-gayrimenkul-hizmetlerinde-talep-artiyor-575791">Bilgi, İletişim ve Gayrimenkul Hizmetlerinde Talep Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Temmuz 2025’te endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarken, bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı. Yıllık bazda bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 14,6, gayrimenkul hizmetleri yüzde 15,7 ile en yüksek artışı gösterirken, ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 2,0 geriledi.</p>
<p>Aylık bazda ise bilgi ve iletişim yüzde 2,7, gayrimenkul hizmetleri yüzde 2,4 artarken, ulaştırma ve depolama yüzde 1,7 azaldı.</p>
<p>Alt sektörlerdeki yıllık değişimler şöyle:</p>
<ul>
<li>Bilgi ve iletişim hizmetleri: yüzde 14,6 artış</li>
<li>Gayrimenkul hizmetleri: yüzde 15,7 artış</li>
<li>Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler: yüzde 6,4 artış</li>
<li>Konaklama ve yiyecek hizmetleri: yüzde 2,6 artış</li>
<li>İdari ve destek hizmetleri: yüzde 1,3 artış</li>
<li>Ulaştırma ve depolama hizmetleri: yüzde 2,0 azalış</li>
</ul>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/bilgi-iletisim-ve-gayrimenkul-hizmetlerinde-talep-artiyor-0-4db9MzWI.png"></p>
<p><strong>Aylık bazda </strong>ise endeks yüzde 0,4 düşüşle sınırlı bir gerileme yaşadı. Alt sektörlerdeki aylık değişimler ise şöyle oldu.</p>
<ul>
<li>Bilgi ve iletişim hizmetleri: yüzde 2,7 artış</li>
<li>Gayrimenkul hizmetleri: yüzde 2,4 artış</li>
<li>Konaklama ve yiyecek hizmetleri: yüzde 0,2 artış</li>
<li>Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler: yüzde 0,3 artış</li>
<li>İdari ve destek hizmetleri: yüzde 1,4 azalış</li>
<li>Ulaştırma ve depolama hizmetleri: yüzde 1,7 azalış</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgi-iletisim-ve-gayrimenkul-hizmetlerinde-talep-artiyor-575791">Bilgi, İletişim ve Gayrimenkul Hizmetlerinde Talep Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir destekliyor, üretim artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-destekliyor-uretim-artiyor-575712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 11:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçiye]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[destekleri]]></category>
		<category><![CDATA[destekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[memnun]]></category>
		<category><![CDATA[memnuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, yerli üretimi milli bir mesele kabul ettiklerini her fırsatta belirtiyordu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-destekliyor-uretim-artiyor-575712">Büyükşehir destekliyor, üretim artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, yerli üretimi milli bir mesele kabul ettiklerini her fırsatta belirtiyordu. Bu anlamda yapılan destekleri ziraat odası başkanları değerlendirdi, üreten, yetiştiren herkesin yanında olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür edildi.</p>
<p><b>KOCAELİ’DE TARIM HER GEÇEN GÜN GÜÇLENİYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin devam etmesi ve katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeye teşvik ettiği çiftçilerin gelir düzeyini arttırmak için yaptığı desteklemelere devam ediyor. Tarımsal kalkınma için seradan tohuma, gübreden mazota kadar birçok alanda çiftçiye destek veren Büyükşehir Belediyesi, 6 yıllık süreçte çiftçilere yönelik yürütülen 83 destekleme projesini hayata geçirdi. Üreticilere 1 milyar TL değerinde destek veren Büyükşehir, Kocaeli’de tarımın her geçen gün güçlenmesini sağlayacak proje ve hizmetlerine devam edecek.</p>
<p><b>SAHADAN MEMNUNİYET SESLERİ GELİYOR</b></p>
<p>İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçiye verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İzmit ve Başiskele ilçelerimizde ziraat odamıza 7 bin üye kayıtlı. Bunların 3.500 tanesi ÇKS’den (Çiftçi Kayıt Sistemi) yararlanıyor. Bu üyelerimizin meyve, fındık, bitkisel üretim ve hayvancılık dallarında tarımsal faaliyetleri var. Bu üreticilerimiz Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal ürünlerin her kaleminde verdiği destekle ayakta kalıyor. Gübre, akaryakıt, tohum desteğinin yanında eğitim de veriliyor. Biz de sahada olduğumuz için çiftçinin sürekli memnuniyetini duyuyoruz.</p>
<p><b>“TARIMSAL FAALİYETLERDE BÜYÜKŞEHİRİN İZİ VAR”</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin desteklerinin artarak devam etmesini istiyoruz. Başkanımız Sayın Tahir Büyükakın’a verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum. Biz Büyükşehir Belediyesi’nden memnunuz, Allah razı olsun. Aromatik bitkilerde para getirisi olan ürünlerde her türlü imkânı sağlıyor ama biz üretici bulmakta zorlanıyoruz. Bazı belediyeler toplu iğne bile vermiyor. Kocaeli’de tüm tarımsal faaliyetlerde Büyükşehir Belediyesi’nin izi var” dedi.</p>
<p><b>“KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR GİBİSİ YOK”</b></p>
<p>Kartepe Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Türker ise, “Türkiye’nin dört bir yanını geziyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçiye yaptığı destekler başka hiçbir yerde yok. Türkiye’de en çok tarım Konya’da yapılıyor. Oradaki ziraat odasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin desteklerini anlattığımda çok şaşırıyorlar. Tahir Başkanımız bir anne ve babanın evladına yaklaştığı gibi çiftçimizim ne ihtiyacı varsa karşılıyor. Çiftçimiz için yapılması gereken ne varsa başkanımıza ilettiğimizde asla geri çevirmiyor” dedi.</p>
<p><b>“DESTEKLER TÜM TÜRKİYE’DE DUYULDU”</b></p>
<p>Karamürsel Ziraat Odası Başkanı Memduh Birinci, “Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin çiftçiye yaptığı desteği şu anda hiçbir belediye yapmıyor. Çiftçilerimizden yapılan desteklere güzel geri dönüşler alıyoruz. Hatta soruyorlar bu sene de olacak mı diye? Geçtiğimiz günlerde Balıkesir’den aradılar beni. ‘Karamürsel Ziraat Odası olarak mazot desteği veriyorsunuz’ dediler. Ben de Büyükşehir Belediyesi’nin bir projesi olduğunu söyledim. Genel manada çiftçimiz aldığı destekten çok memnun. Çünkü sadece bir kalem değil çiftçiye dönük çok fazla destek var. Çiftçimiz de memnun biz de memnunuz” dedi.</p>
<p><b>“SAYMAKLA BİTMEZ, ANLATSAM KİTAP OLUR”</b></p>
<p>Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin de şöyle konuştu: “Biz desteklerden çok memnunuz. Kocaeli&#8217;de Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 12 bin üye var. Bunun 9 bin tanesi Kandıra’da. Şimdiye kadar yaptıkları için kendisine teşekkür ediyoruz. Sağ olsun bizi hiç kırmıyor. Her ihtiyacımızda ve sorunumuzda yanımızda. Hiçbir zaman elimiz boş dönmedik. O anda olmaz dediklerini tekrar gelip yaptı; Araman&#8217;daki sulama havzası gibi. Destekleri saymakla bitmez. Eğer anlatırsam kitap olur. Tabi ki devamını bekliyoruz. Tahir başkanımız ‘Gerekirse bütün yatırımları durdurur, tarıma destek veririm. Biz bu ülkeyi tarımla ayağa kaldırdık. Üretmezsek aç kalırız der.’ Kendisine desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.”</p>
<p><b>“DESTEKLER VERİME DÖNÜŞÜYOR”</b></p>
<p>Gölcük Ziraat Odası Başkanı Bekir Çanakçı, “Tahir Başkanın destekleri fazlasıyla yeterli. Çiftçi memnun. Desteklerin devam etmesini tabi ki isteriz. Tohum, gübre, sera ve mazot gibi her türlü destek çiftçiye veriliyor. Verilebilecek her türlü desteği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kesintisiz bir şekilde yapıyor. Çiftçi bu desteklerden memnun olduğunu bize iletiyor. Bu destekler, tarımsal anlamda verime dönüşüyor. Çiftçi emeğinin karşılığını çok rahat alıyor. Çünkü tohumun, gübrenin zamanında dağıtılması çok önemli. Desteğin artarak devam etmesini arzu ediyoruz. Tahir Başkanımıza eksiklerimizi ilettiğimizde sağ olsun hep yanımızda oluyor. Çiftçinin memnuniyeti çok büyük. Memnuniyetin olduğu yerde başarı geliyor, başarının olduğu yerde kazanç geliyor. Kazanç olduğu zaman da çiftçinin yüzü gülüyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-destekliyor-uretim-artiyor-575712">Büyükşehir destekliyor, üretim artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Nesil Finansman Modeli ile Toplumsal Refah Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-nesil-finansman-modeli-ile-toplumsal-refah-artiyor-565430</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 08:53:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[fuzul]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik dalgalanmaların hissedildiği bu dönemde, finansal güvence arayışı her zamankinden daha kritik bir hâle geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-nesil-finansman-modeli-ile-toplumsal-refah-artiyor-565430">Yeni Nesil Finansman Modeli ile Toplumsal Refah Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik dalgalanmaların hissedildiği bu dönemde, finansal güvence arayışı her zamankinden daha kritik bir hâle geliyor. Tasarruf finansman sektörü, bu ihtiyaca yeni nesil bir finansman çözümü sunarak bireylerin ve toplumun refahına önemli katkılar sağlıyor. İsteyen herkesin faiz ve peşinat yükü altına girmeden finansal hedeflerine ulaşmalarını sağlayan tasarruf finansman modeli, kefilsiz ve kişiye özel esnek ödeme planlarıyla bireylerin finansal kaygılarını azaltıyor. Bu sayede, özellikle geleneksel finans hizmetlerinin yüksek maliyetlerine katlanmak istemeyen kişiler, ev ve araç sahibi olmak gibi ertelenmiş planlarını gerçeğe dönüştürme fırsatı buluyor.</p>
<p>Sektörün dinamik büyümesi, yeni nesil finansman modelinin toplumdaki karşılığını açıkça ortaya koyuyor. Fuzul tasarruf finansman sistemine 2025&#8217;in ilk yarısında katılan yeni müşteri sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 169’luk büyük bir artışla 88.736’ya .yükseldi. Yalnızca ilk 6 ayda, 2024’ün toplam müşteri sayısının %95,9’u kazanılmış durumda. Bu büyüme trendi devam ederse yıl sonunda yaklaşık %92’lik bir artış beklentisi bulunuyor.</p>
<p>Toplam sözleşme büyüklüğü ise Mayıs 2025 itibarıyla 88,69 milyar TL&#8217;ye ulaştı. Fuzul tarafından paylaşılan bu güncel veriler, tasarruf finansmanının, bireysel hedefleri gerçeğe dönüştüren ve ekonomik döngüye katkı sağlayan güçlü bir mekanizmaya dönüştüğünü gösteriyor.</p>
<p><strong>Dijitalleşme ve Kapsayıcılık ile Refahın Yayılımı</strong></p>
<p>Tasarruf finansman modeli, regülasyonlar ve rekabetin tetiklediği dijitalleşmeyle erişim ve şeffaflık konusunda da çağ atlıyor. Dijital kanallar üzerinden sunulan başvuru, sözleşme ve belge süreçleri, finansal hizmetlere ulaşımı kolaylaştırarak zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyor. 2025&#8217;in ilk yarısında Fuzul’deki satışların yüzde 22,6&#8217;sının dijital kanallar üzerinden gerçekleşmesi, bu dönüşümün hızını gözler önüne seriyor. Dijitalleşme süreci, yaygın şube ağıyla birlikte tasarruf finansman modelini şehir merkezlerinden Anadolu&#8217;nun en ücra köşelerine kadar tüm vatandaşlara ulaştırarak ekonomik kapsayıcılığı güçlendiriyor.</p>
<p>Sektör, artan ev ve araç finansmanı talebine yanıt vermesinin yanı sıra, KOBİ&#8217;ler, yurt dışında yaşayan gurbetçiler ve motosiklet sahibi olmak isteyenler gibi farklı segmentlere yönelik çözümler de geliştirerek, finansmana erişimi ulaşılabilir kılıyor. Bu sayede, toplumun geniş kesimleri için finansal hedeflere ulaşma fırsatları çoğalıyor ve bölgesel refahın yükselişi de destekleniyor.</p>
<p><strong>Güvenin Teminatı</strong></p>
<p>BDDK düzenlenmeleri de sektörü daha kurumsal ve güvenilir bir zemine oturttu. Bu güçlü regülasyon ortamı, tüketicilerin sisteme olan inancını pekiştirerek finansal istikrara ve dolayısıyla toplumsal refaha önemli bir katkı sundu.</p>
<p>BDDK düzenlemeleriyle oluşan güven, bireylerin tasarruf finansman modeline gösteriyi ilgiyi artırıyor. Sektörün müşteri sayısı geride kalan dört yılda yüzde 293 artarak 550 bini aştı. Güven, bu yeni nesil finansman modelinin temelini oluştururken, Fuzul gibi sektörün öncü ve örnek kuruluşları ise bu güven ortamının inşasında ve sürdürülmesinde kritik bir rol oynuyor.</p>
<p>Tasarruf finansman modelinin Türkiye&#8217;nin refahını artırma misyonunu vurgulayan <strong>Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal</strong>, &#8220;Tasarruf finansman sektörü, yeni nesil finansman modeliyle sadece ev ve araç sahipliğine değil, aynı zamanda bireylerin finansal özgürlüğüne ve toplumsal güvene köprü oluyor. Finansman modelimiz, bir finansal alternatif olmanın ötesine geçerek, toplumsal kalkınmanın ve bireysel refahın temel dinamiklerinden birisi hâline geliyor. Sektörümüz, her geçen gün daha fazla ailenin yüzünü güldürmeye, finansal erişimi artırmaya ve Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ediyor&#8221; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-nesil-finansman-modeli-ile-toplumsal-refah-artiyor-565430">Yeni Nesil Finansman Modeli ile Toplumsal Refah Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asfalt Çalışmaları ile Yol Konforu Küçükçekmece&#8217;de Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asfalt-calismalari-ile-yol-konforu-kucukcekmecede-artiyor-563699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 08:30:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[asfalt]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[küçükçekmecede]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi ilçenin çeşitli mahallelerinde sürdürdüğü asfalt yama ve asfalt kaplama çalışmalarıyla ulaşım kalitesini artırmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asfalt-calismalari-ile-yol-konforu-kucukcekmecede-artiyor-563699">Asfalt Çalışmaları ile Yol Konforu Küçükçekmece&#8217;de Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi ilçenin çeşitli mahallelerinde sürdürdüğü asfalt yama ve asfalt kaplama çalışmalarıyla ulaşım kalitesini artırmaya devam ediyor. İlçede son 6 yılda 167 bin ton asfalt kullanılarak ortalama 6 metre genişliğinde 145 kilometrelik yolun tamamı yenilenirken, 107 bin 709 ton asfalt kullanılarak 449 bin m2 alanda asfalt yama çalışması gerçekleştirildi.<br />Atatürk, Halkalı Merkez, İstasyon, Atakent, İnönü ve Cennet Mahallelerinde asfalt kaplama ve yama çalışmaları hız kesmiyor. İlçe genelinde, son 6 yılda 100 bin metre uzunluğunda trafik çizgisi çalışması yapılarak yol güvenliğine de katkıda bulunuldu.<br /><b>Kemal Çebi: Daha konforlu ulaşım ağları oluşturmak önceliğimiz</b><br />Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, “ Yollarımızı hem güvenli hem de konforlu hale getirmek için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Hemşehrilerimize daha güvenli, daha konforlu bir ulaşım ağı oluşturmak en önemli önceliklerimizden biri. Bu noktada en yüksek standartları sağlamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.<br />Küçükçekmece Belediyesi periyodik olarak ilçe genelinde tüm mahallelerde asfalt yenileme, yama ve trafik güvenliği ile ilgili çalışmalarına devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asfalt-calismalari-ile-yol-konforu-kucukcekmecede-artiyor-563699">Asfalt Çalışmaları ile Yol Konforu Küçükçekmece&#8217;de Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir Belediyesinin desteğiyle safran üreticisi sayısı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinin-destegiyle-safran-ureticisi-sayisi-artiyor-562542</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 20:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinin]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[safran]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[üreticisi]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesinin desteğiyle 2021 yılında başlatılan Değirmençay Safran Yetiştiriciliği Projesi’nin kapsamı genişliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinin-destegiyle-safran-ureticisi-sayisi-artiyor-562542">Yenişehir Belediyesinin desteğiyle safran üreticisi sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesinin desteğiyle 2021 yılında başlatılan Değirmençay Safran Yetiştiriciliği Projesi’nin kapsamı genişliyor. 2 üretici ile Yenişehir’de ilk kez 4 yıl önce yapılan safran üretimi yaygınlaşıyor. Bu yıl 22 üretici Yenişehir Belediyesinin hibe edeceği safran soğanlarıyla üretime başlayacak. <br />Mersin Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Değirmençay Safran Yetiştiriciliği Projesi, alternatif ürünlerle tarımsal çeşitliliği artırmayı ve kırsalda üretimi desteklemeyi amaçlıyor. Safran üretimine katılmak isteyen çiftçilere Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi tarafından uygulamalı eğitimler verildi. Susuz tarıma uygun yapısıyla dikkat çeken safran, bölgedeki su sorunu yaşayan üreticiler için de yeni bir umut kaynağı oluyor. Değirmençay’ın yanı sıra Uzunkaş ve Emirler mahallelerinde de bu yıl Yenişehir Belediyesinin desteğiyle safran üretimine başlanacak. Eğitimlerini tamamlayan vatandaşlar tarlalarını safran üretimi için hazırlıyor. <br />Yeni üreticiler umutlu: “Başkanımızın desteğiyle elimizden geleni yapacağız”<br />Projeye bu yıl katılan üreticiler safranla yeni bir üretim modeline geçmenin heyecanını yaşıyor. Daha önce safran üretimini yalnızca dışarıdan gözlemleyen Emel Kabadayı, bu yıl kendi tarlasını hazırlayan üreticilerden biri. Yenişehir Belediyesinin desteği sayesinde üretime adım attığını belirtiyor: “Daha önce bir abimiz safran ekmişti, orda görmüştük. Görüntüsü ve kokusu çok hoşuma gitti. Heveslendim. Köyümüzde kurs açıldı ve kursa gittik, şimdi de tarlamızı hazırladık. Başkanımız Abdullah Özyiğit tohum yardımında bulunacak. Biz de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Yani bizim tohumu alacak durumumuz yok, Belediyemiz bu imkânı açtı. Biz de elimizden geleni yapacağız.”<br />Su sıkıntısı yaşayan çiftçiler safrana yöneliyor<br />Değirmençay’da yıllardır meyvecilik yapan Ahmet Arı ise, şeftali ve erik üretiminden istediği verimi alamayınca safran üretimine geçmeye karar vermiş. Arı, üretimin su istememesi nedeniyle bu kararı aldığını belirtiyor: “Değirmençay’da yaşıyorum. Şeftali ve erik ekmiştik, senelerdir bu işi yapıyoruz ama randıman alamıyoruz. Soğuk vurdu. Susuz tarımı örnek olarak bizim mahallede yapmışlardı. Ondan fikir edindik, bu susuz tarım kafamıza yattı. Başkanımız Abdullah Özyiğit ile de konuştuk, ‘size yardımcı olacağım’ dedi. Öyle olunca 120 şeftali ağacını kestim. Bu soğanı Başkanımız verecek. Bu işe baş koyduk, yapacağız inşallah. Diğer arkadaşlara da tavsiye ediyorum. Çünkü köyümüzde su problemi var. Şeftalimizi en son 43 gün önce suladık. Şu anda su olmadığı için maalesef sulama yapamıyoruz.”<br />“Safran aklımızda bile yoktu”<br />Mehmet Ocak ise, safran üretimiyle ilk kez tanışan bir diğer üretici. 2021 yılında safran üretimini gördüğünü ifade eden Ocak: “Çiftçilikle uğraşıyoruz. Safran üretim kursuna katıldık, sertifika alacağız. Başkanımızın da bize sözü var. Safran üretimine başlayacağız. Çiftçilik zor durumda, Akdeniz Meyve Sineği belimizi büküyor. Tarlalarımızı hazırlıyoruz. Setler oluşturuyoruz. Safran aklımızda bile yoktu. Soğan çok pahalı. Belediyemizin desteğiyle başlayacağız.”<br />“Safran konusunda farkındalık ve bilinçlenme oluştu”<br />Projeye ilk katılan isimlerden biri olan Ahmet Ata, dört yıl önce Değirmençay’da safran üretimine başlayan ilk çiftçi. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in projeye olan desteğini ve sürece ziraat mühendisleriyle katkı sağladığını vurgulana Ata, dört yılda projeyle gelinen noktayı şu şekilde anlattı:  “4 yıl önce ilk kez Değirmençay’da safran üretimine başladık. Projeye 2 kişi olarak başladık. Yenişehir Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile birlikte Başkanımız Abdullah Özyiğit de bize destek verdi. 500 kilogramlık safran soğanı verdiler. Proje kapsamında soğanlar bize hibe edildi. 4 yıl üretim yaptık. Belediye Başkanımız ‘her yıl hasatta etkinlik programı yapalım, safranı yaygınlaştıralım ve burası safranla anılsın’ dedi. 4 yıl yaptığımız hasat etkinliğinde herkes bunu gördü, farkındalık ve bilinçlenme oldu. Geçen yıl Başkanımızı ziyaret ettik. Tabi kendisi Tarımsal Kalkınma Müdürlüğü de kurdu ve orada 2 ziraat mühendisi görevlendirdi. Sert çekirdekli ürünlerin budama teknikleri ve ilaçlama konusunda bilgiler de verdiler. Safranda bir soğan her yıl etrafında dört yumru veriyor, her yıl 4 kat soğan artışı oluyor. Başkanımız şimdi 50’şer kilo verme sözü verdi. Muhtarlarımızla 9 kırsal mahallede çağrı yaptık. Değirmençay, Uzunkaş ve Emirler mahallelerden cevap geldi. Halk Eğitim Merkezi, 72 saate tekabül eden uygulamalı eğitimler verdi.” <br />“Başkanımız da yüreğini ve desteğini ortaya koyuyor.”<br />Susuz tarıma yönelmeleri gerektiğini ifade eden ve safranın da buna uygun olduğunu kaydeden Ata, “Yenişehir Belediyemiz bu projeyi yürütecek. Sert çekirdeklilerde girdi maliyeti sorunu ve su problemi var. Susuz tarıma yönelmemiz gerekiyor. Başkanımız da bunu sürekli vurguluyor. Yenişehir Belediyesi tarafından üretilen ve bizlere ücretsiz olarak verilen organik solucan gübresini safran ürettiğim tarlada kullandım. Arazinin bir kısmına uyguladım. Bunun çok faydalı olduğunu gördük. Yeni üretimlerde de Belediyemizin desteğiyle bu gübreleri de kullanacağız. 50’şer kilo safran soğanları 4 yıl sonra 250 kilo olacak. Hem de ürün alınacak. Yani safran üretimi yapılacak. Soğanın da maliyeti çok yüksek, çiftçi yükünü oldukça azaltıyor. Su istemiyor, ilaç istemiyor. Bir yılda sadece 15 gün çalışıyorsun. Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz,  kırsal kalkınma bölgelerinde yaptığı çalışmalarla büyük bir destek sağlıyor. Sosyal belediyecilik çok zordur, mangal gibi bir yürek lazım. Başkanımız da bu yüreğini ve desteğini ortaya koyuyor.”</p>
<p>Proje bu yıl Mersin Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte Yenişehir Kent Konseyi Tarımsal Kalkınma Meclisi iş birliğiyle de yürütülecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehir-belediyesinin-destegiyle-safran-ureticisi-sayisi-artiyor-562542">Yenişehir Belediyesinin desteğiyle safran üreticisi sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekonomik &#8220;Çankafe&#8221; sayısı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekonomik-cankafe-sayisi-artiyor-562345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 09:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çankafe]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, halkın ihtiyaçlarını karşılamak ve daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla Çankafe sayısını beşe çıkardıklarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekonomik-cankafe-sayisi-artiyor-562345">Ekonomik &#8220;Çankafe&#8221; sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, halkın ihtiyaçlarını karşılamak ve daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla Çankafe sayısını beşe çıkardıklarını açıkladı. Kızılay Sakarya Caddesi, Ahlatlıbel Atatürk Parkı, Çayyolu Hizmet Binası ve Çankaya Gençlik Merkezi’ndeki şubelerin ardından, beşinci Çankafe Yıldız Hizmet Binası’nda hizmete girdi.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, halkın ihtiyaçlarına cevap vermek ve daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla hayata geçirdiği Çankafe sayısını artırıyor. İlk olarak Çankaya Belediye Başkanlığı Binası’nın Sakarya Caddesi tarafında Başkentlilerin hizmetine sunulan Çankafe, Ahlatlıbel Atatürk Parkı, Çayyolu Hizmet Binası ve Çankaya Gençlik Merkezi’nin ardından Yıldız Hizmet Binası’nda hizmete açıldı.</p>
<p><b>AYNI KALİTEDE YARI FİYATINA KAHVE KEYFİ</b></p>
<p>Çankafe’nin uygun fiyatlarla hizmet verdiğine vurgu yapan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Hem gençlerin hem de her yaştan yurttaşımızın dinlenme amaçlı ziyaret ettiği Çankafelerimizin sayısını artırıyoruz. Zincir kafelerde tüketilen ürünleri aynı kalitede yarı fiyatına, üçte bir fiyatına yurttaşlarımızla buluşturuyoruz. Çankafe’nin özel bir ilgi ve memnuniyetle de karşılandığını belirtmek isterim. Tüm yurttaşlarımızı Çankafe’ye bekliyoruz” dedi.</p>
<p><b>SAĞLIKLI VE LEZZETLİ SEÇENEKLER</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, halkın rahatlıkla erişebileceği Çankafe ile halkın sosyal ve kültürel yaşamına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Çankafe&#8217;nin menüsü, hem sağlıklı hem de damak tadına hitap eden zengin seçenekler içeriyor. Günün her saatine uygun çeşitli yiyecekler ve içecekler, misafirlerin beklentilerini karşılayacak şekilde özenle seçiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekonomik-cankafe-sayisi-artiyor-562345">Ekonomik &#8220;Çankafe&#8221; sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırsalda ulaşım konforu artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kirsalda-ulasim-konforu-artiyor-562209</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 18:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kırsalda]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562209</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde başlattığı 5. Etap Durak Hizmetleri Projesi kapsamında kırsal bölgelerdeki duraklarda bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsalda-ulasim-konforu-artiyor-562209">Kırsalda ulaşım konforu artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde başlattığı 5. Etap Durak Hizmetleri Projesi kapsamında kırsal bölgelerdeki duraklarda bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><b>KIRSALDA ULAŞIM ALTYAPISI GÜÇLENİYOR</b></p>
<p>Kent genelinde vatandaş odaklı hizmet anlayışını sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şehir merkezinden kırsal bölgelere her alanda çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi ekipleri tarafından kırsal mahallelerdeki otobüs duraklarında bakım ve onarım çalışmaları düzenli olarak gerçekleştirilirken, duraklar yapılan iyileştirmelerle daha güvenli ve konforlu hale getiriliyor.</p>
<p><b>1199 DURAKTA BAKIM ÇALIŞMASI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Kent Geneli 5. Etap Durak Hizmetleri Yapım, Bakım, Onarım, Revizyon ve Durak İmalatları Yapım İşi kapsamında kent genelinde durakları daha konforlu hale getirerek modernize etmeye devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir tarafından kırsal bölgelere konumlandırılan 1199 adet durağın boyama, deplase ve imalatları ekipler tarafından hassasiyetle sürdürülüyor.</p>
<p><b>İHTİYACA GÖRE YENİLEME YAPILIYOR</b></p>
<p>Yeni durak montajları yapılırken, ağır hasar görmüş ya da kullanılamaz halde olan duraklar da yenileriyle değiştiriliyor, boyanabilecek durumda olan duraklar ise boyanarak vatandaşların kullanımına sunuluyor. Aynı zamanda yetersiz duruma gelen duraklar daha büyük duraklarla değiştirilirken trafik ve yaya güvenliği açısından uygun şartları sağlayamayan duraklar ise ekipler tarafından deplase edilerek daha uygun konuma montaj ediliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsalda-ulasim-konforu-artiyor-562209">Kırsalda ulaşım konforu artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edirne Keşan’da Hepatit Bilinci Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/edirne-kesanda-hepatit-bilinci-artiyor-562012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:47:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[edirne]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[keşanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562012</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Temmuz Dünya Hepatit Günü’nde Edirne Keşan’da Toplum Sağlığı İçin Büyük Seferberlik Başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/edirne-kesanda-hepatit-bilinci-artiyor-562012">Edirne Keşan’da Hepatit Bilinci Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Edirne Keşan İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde Dr. Meryem Güzel, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında toplumun hepatit hakkında bilinçlendirilmesi amacıyla eğitimler verdi. İlçede broşür dağıtımı ve afiş çalışmalarıyla halk farkındalığı artırıldı.</p>
<p>KEŞAN’DA HEPATİT E&#286;İTİMİ: &ldquo;SESSİZ KALMA, ÖNLEM AL!&rdquo;</p>
<p>28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında Keşan İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Dr. Meryem Güzel, halk sağlığını tehdit eden viral hepatitler hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla eğitim düzenledi. Eğitime kurum personeli ve Keşan SODAM kursiyerleri katıldı.</p>
<p>HEPATİT: SESSİZ TEHLİKE</p>
<p>Dr. Güzel, hepatitin karaciğerin iltihaplanması olduğunu belirterek, &ldquo;Karaciğer iltihaplandığında görevlerini etkili şekilde yerine getiremez&rdquo; dedi. Hepatit A, B ve C virüslerinin karaciğere zarar vererek ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ifade etti.</p>
<p>TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ</p>
<p>Viral hepatitlerin basit bir kan testi ile teşhis edilebileceğini söyleyen Güzel, &ldquo;Kronik hepatit B ya da C tanısı konulursa, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaları, sağlıklı beslenmeleri ve düzenli hekim kontrolüne gitmeleri gerekir&rdquo; diyerek tedavi sürecinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>KORUNMA YOLLARI</p>
<p>Hastalığın bulaşma yollarına da değinen Dr. Güzel, korunmanın en etkili yollarını şu şekilde sıraladı:</p>
<p>Hepatit A ve B’ye karşı aşılanmak,</p>
<p>Steril ve tek kullanımlık malzeme kullanımı,</p>
<p>Kişisel eşyaların ortak kullanılmaması,</p>
<p>Cinsel yolla bulaşın önlenmesinde kondom kullanımı.</p>
<p>TOPLUM FARKINDALI&#286;I İÇİN SAHADAYDILAR</p>
<p>Eğitim çalışmaları kapsamında yalnızca kapalı alanlarla sınırlı kalmayan Keşan İlçe Sağlık Müdürlüğü, halkın yoğun bulunduğu alanlara da yöneldi. Keşan’daki Aile Sağlığı Merkezleri, kıraathaneler ve dolmuş duraklarına afişler asılırken, broşürler de dağıtılarak halk bilgilendirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/edirne-kesanda-hepatit-bilinci-artiyor-562012">Edirne Keşan’da Hepatit Bilinci Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya’da Engelsiz Üretimle Hayata Katılım Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sakaryada-engelsiz-uretimle-hayata-katilim-artiyor-560642</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 10:13:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[sakaryada]]></category>
		<category><![CDATA[üretimle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını sağlamak amacıyla sosyal içerikli projelerini sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakaryada-engelsiz-uretimle-hayata-katilim-artiyor-560642">Sakarya’da Engelsiz Üretimle Hayata Katılım Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SGM’de uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleşen dört ayrı etkinlikte, özel bireyler ve anneleri seramik, waffle, tezhip ve el sanatları workshoplarına katılarak hem el becerilerini geliştirdi hem de keyifli zaman geçirdi.</p>
<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal projelere öncülük ediyor.</p>
<p>Bu kapsamda Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Engelsiz Hobi Atölyeleri’nde dört farklı atölye çalışması gerçekleştirildi.</p>
<p><b>ANNELER VE ÖZEL BİREYLER ATÖLYELERDE BULUŞTU </b></p>
<p>SGM bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, özel gereksinimli bireyler ve anneleri bir araya geldi. Uzman eğitmenler eşliğinde düzenlenen seramik çömlek yapımı, waffle, tezhip ve el sanatları atölyelerinde hem eğlenceli hem de üretken saatler geçirildi.</p>
<p><b>BİRLİKTE ÜRETİM, GÜÇLÜ BA&#286;LAR </b></p>
<p>Gerçekleştirilen atölye çalışmaları, katılımcıların el becerilerini geliştirmelerine imk&acirc;n sunarken aynı zamanda sosyal bağların güçlenmesine katkı sağladı. Özel gereksinimli bireyler ve aileleri etkinlikler sayesinde birlikte üretmenin, paylaşmanın ve sosyalleşmenin mutluluğunu yaşadı. Etkinlik boyunca hem anneler hem de çocuklar keyifli anlar yaşarken, unutulmaz anılar biriktirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakaryada-engelsiz-uretimle-hayata-katilim-artiyor-560642">Sakarya’da Engelsiz Üretimle Hayata Katılım Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025’te Türkiye’de İstihdam Canlanıyor: Yeniden İşe Girme Oranları Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2025te-turkiyede-istihdam-canlaniyor-yeniden-ise-girme-oranlari-artiyor-560253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 11:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[canlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[girme]]></category>
		<category><![CDATA[işe]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[oranları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 Mayıs-2025 Mayıs arasında toplam istihdam yüzde 1,2 artarken, sektörel dağılımda önemli değişiklikler yaşandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025te-turkiyede-istihdam-canlaniyor-yeniden-ise-girme-oranlari-artiyor-560253">2025’te Türkiye’de İstihdam Canlanıyor: Yeniden İşe Girme Oranları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi sektörü istihdamı 157 bin kişi (yüzde 3,1) azalırken, inşaat sektörü 83 bin (yüzde 4,6), hizmetler sektörü ise 258 bin (yüzde 2,9) artış gösterdi.</p>
<p>Sanayi sektörünün toplam istihdamdaki payı azalırken, hizmetler sektörünün payı yükseldi. Bu değişim, teknolojik ilerleme, tüketici tercihlerinde hizmetlere yönelim ve küresel rekabetin imalat süreçlerini farklı ülkelere kaydırması gibi faktörlerle uyumlu bir küresel eğilimi yansıtıyor. Türkiye’de sanayi sektörü istihdam payı, yüksek gelirli ülkeler ve OECD ortalamasından yaklaşık 5 puan yüksek seyrederken, ekonomik gelişmeyle bu oranın hizmetler lehine değişmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>İŞGÜCÜ PİYASASINDA ESNEKLİK</strong></p>
<p>Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 4A kapsamındaki verilerle yapılan analizde, 2024 Mayıs’ta çalışırken Haziran’da iş kaydı olmayan 835 bin kişiden yüzde 67’si (563 bin kişi) bir yıl içinde yeniden işe girdi. Temmuz 2024’te 191 bin kişi (yüzde 23) iş bulurken, geri kalanların bir kısmı kamu hizmetine (SGK 4C), girişimciliğe (SGK 4B) veya emekliliğe geçti. İmalat sanayiinde ise Haziran 2024’te işten ayrılan 172 bin kişiden yüzde 68’i (117 bin kişi) 2025 Mayıs’a kadar yeniden iş buldu, bu oran genel ortalamaya paralel seyretti.</p>
<p>İmalat sanayiinden ayrılan 117 bin kişinin 47 bini kendi sektöründe çalışmaya devam ederken, 70 bini sektör değiştirdi. Bunların yüzde 49’u (34 bin kişi) hizmetler sektörüne, yüzde 34’ü (23 bin kişi) imalat sanayiinin farklı alt sektörlerine, yüzde 15’i (10 bin kişi) ise inşaat sektörüne geçti. Bu veriler, Türkiye’de işgücü piyasasının sektörel geçişlerdeki esnekliğini gösteriyor.</p>
<p><strong>YENİDEN İŞE GİRİŞ ORANLARI</strong></p>
<p>2024 Mayıs-2025 Mayıs döneminde, işten ayrılanların bir yıl içinde yeniden işe girme oranı yüzde 67 ile önceki yıllara göre yüksek bir seviye yakaladı.</p>
<p>2018’de bu oran yüzde 63’tü; pandemi sonrası toparlanma dönemi (2020-2021) hariç, 2024 en yüksek işe geçiş oranının kaydedildiği yıl oldu.</p>
<p>Bu, işgücü piyasasının hareketliliğini ve çalışanların yeni işlere adaptasyon kabiliyetini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025te-turkiyede-istihdam-canlaniyor-yeniden-ise-girme-oranlari-artiyor-560253">2025’te Türkiye’de İstihdam Canlanıyor: Yeniden İşe Girme Oranları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli’de Bisiklet Yollarında Güvenlik ve Konfor Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaelide-bisiklet-yollarinda-guvenlik-ve-konfor-artiyor-559844</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 09:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kocaelide]]></category>
		<category><![CDATA[konfor]]></category>
		<category><![CDATA[yollarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bisiklet yollarının güvenlik ve konforunu artırmak amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatarak yol çizgilerini yeniliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-bisiklet-yollarinda-guvenlik-ve-konfor-artiyor-559844">Kocaeli’de Bisiklet Yollarında Güvenlik ve Konfor Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki bisiklet yollarının çizgilerini yenileyerek bisikletli ulaşımı daha güvenli ve rahat hale getiriyor. Bu çalışma, bisiklet kullanıcılarının şehir içindeki seyahatlerini daha konforlu yapmalarını sağlıyor. Yenilenen bisiklet yolu çizgileri, trafikteki bisiklet kullanıcıları için daha güvenli bir alan oluşturuyor. Bisiklet yolları, daha belirgin ve araçlardan ayrı bir şekilde düzenlenerek olası kazaların önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>KONFORLU VE GÜVENLİ BİR KOCAELİ</strong></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, bisiklet yollarının yenileyerek çevre dostu ulaşım seçeneklerini teşvik ediyor. Bisiklet yolu çizgilerinin yenilenmesi, Kocaeli’yi daha güvenli ve çevre dostu bir ulaşım altyapısına kavuşturuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin bu adımı, şehirdeki ulaşımın kalitesini arttırarak bisikletli ulaşımı teşvik ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-bisiklet-yollarinda-guvenlik-ve-konfor-artiyor-559844">Kocaeli’de Bisiklet Yollarında Güvenlik ve Konfor Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’de Akıllı Sulama Uygulamalarıyla Su Verimliliği Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-akilli-sulama-uygulamalariyla-su-verimliligi-artiyor-558756</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:12:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[sulama]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558756</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, tüm dünyayı etkisi altına alan ve İzmir’de de şiddetini giderek artıran iklim krizinin en büyük etkilerinden kuraklıkla mücadele için park ve bahçelerde teyakkuza geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-akilli-sulama-uygulamalariyla-su-verimliligi-artiyor-558756">İzmir’de Akıllı Sulama Uygulamalarıyla Su Verimliliği Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelir gelmez başlattığı kuraklıkla mücadele çalışmaları kapsamında Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki su tasarrufu çalışmaları giderek artırıldı.</p>
<p>Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan Su Yönetimi Şefliği’nin yanı sıra kent genelindeki kamusal alanlarda çok su tüketen bitkiler yerine İzmir’in iklim rejimiyle uyumlu ve çoğunluğu doğal türlerden oluşan bitki türlerinin dikimine geçildi.</p>
<p>Yaz aylarında azalan su kaynakları nedeniyle kent genelinde yaklaşık 140 futbol sahası kadar yeşil alanın sulama faaliyetlerine ara verildi. Sulama yapılan büyük park alanlarında akıllı sulama sistemine geçilirken, yıl boyu yürütülen çalışmalarla kayıp kaçaklar büyük ölçüde engellendi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/izmirde-akilli-sulama-uygulamalariyla-su-verimliligi-artiyor-0-czutdydb.jpeg"></p>
<p><strong>KAMUSAL ALANLAR İKLİME UYGUN DO&#286;AL BİTKİ TÜRLERİYLE YEŞİLLENDİRİLİYOR</strong></p>
<p>Çok sayıda su tasarrufu tedbirini hayata geçiren Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, iklime uyumlu, az su tüketen bitkilerle kent genelinde peyzaj dönüşümüne devam ediyor. Ekipler son olarak Buca Üçkuyular Meydanı’nda ekimlerine devam etti.</p>
<p>Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Ziraat Yüksek Mühendisi Gizem Özçıngırak, &ldquo;İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, kent genelindeki kavşaklar, refüjler, parklar gibi kamusal yeşil alanlarda iklime uygun doğal bitki türlerine yer vererek, peyzaj dokusunu güçlendirmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin yarattığı su sıkıntılarına karşı, sürdürülebilirliğin sağlanması ve bakım maliyetlerinin en aza indirilmesi önemli&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/izmirde-akilli-sulama-uygulamalariyla-su-verimliligi-artiyor-1-7ChsregV.jpeg"></p>
<p>Çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Makine Mühendisi Murat Abanoz, pilot uygulama olarak başlatılan Esra Parkı ve Işılay Saygın Parkı&#8217;ndaki akıllı sulama sisteminin kent geneline yayılması için çalışmaların hızla yürütüldüğünü söyledi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/izmirde-akilli-sulama-uygulamalariyla-su-verimliligi-artiyor-2-QZVzOee7.jpeg"></p>
<p>Akıllı sulamayla yüzde 30 su tasarrufunun sağlandığını ifade eden Murat Abanoz, &ldquo;Başkanımızın göreve geldiği günden beri uyguladığı akıllı şehirler misyonu doğrultusunda parklardaki sulama yönetimini akıllı hale getirebilmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Bu anlamda pilot uygulamalarımız yapıldı ve başarılı sonuçlar aldık. Bu uygulamaların İzmir geneline yayılması için merkezi akıllı sulama sistemleri kurulumu devam ediyor&rdquo; diye konuştu.</p>
<p>Yakın zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin onayıyla sadece su odaklı çalışabilecek Su Yönetimi Şefliğini kurduklarını belirten Abanoz, &#8220;Her tesisatta kayıp kaçak mümkün. Bakım ve onarım çalışmalarıyla bunlar giderilmeye çalışılıyor. Bu anlamda da çok ciddi sonuçlar aldık ve önemli bir tasarruf elde ettik. Çalışmalarımız, büyük parklar başta olmak üzere kayıp ve kaçakları aramak üzere devam ediyor&#8221; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-akilli-sulama-uygulamalariyla-su-verimliligi-artiyor-558756">İzmir’de Akıllı Sulama Uygulamalarıyla Su Verimliliği Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ukrayna’nın kayıpları artıyor: Donbass’ta iki yerleşim birimi daha Rusya’ya geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ukraynanin-kayiplari-artiyor-donbassta-iki-yerlesim-birimi-daha-rusyaya-gecti-554167</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 10:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[birimi]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[donbassta]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kayıpları]]></category>
		<category><![CDATA[rusyaya]]></category>
		<category><![CDATA[ukraynanın]]></category>
		<category><![CDATA[yerleşim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554167</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlerleyişini sürdüren Rus birlikler, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nde iki yerleşim biriminin kontrolünü ele geçirdi. Ukrayna ordusunun son bir gündeki kaybı bin 100 kadar asker olarak gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ukraynanin-kayiplari-artiyor-donbassta-iki-yerlesim-birimi-daha-rusyaya-gecti-554167">Ukrayna’nın kayıpları artıyor: Donbass’ta iki yerleşim birimi daha Rusya’ya geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Rusya Savunma Bakanığı, Ukrayna ve Donbass&#8217;ta devam eden özel askeri harekatının gidişatına ilişkin güncel verileri paylaştı.</p>
</div>
<div>
<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Rus ordusuna bağlı birlikler aktif eylemler sayesinde Donetsk Halk Cumhuriyeti’ne bağlı Petrovka ve Voskresenka köylerinin kontrolünü ele geçirdi.</p>
</div>
<div>
<p>Rus birlikler cephe boyunca ilerlemeye devam ederken Ukraynalı silahlı oluşumların verdiği kayıp 1090 asker, bir tank ve 7 zırhlı savaş aracı olarak gerçekleşti.</p>
</div>
<div>
<p>Ukrayna’nın 142 noktasına savaş uçakları, insansız hava araçları ve füzelerle düzenlenen grup saldırısı sonucu hava üsleri altyapısı, İHA imalat atölyeleri ve depoları, mühimmat depoları ile Ukraynalı askerlerin ve yabancı paralı askerlerin yoğun olduğu yerler vuruldu. Ayrıca Alman yapımı IRIS-T hava savunma sisteminin iki fırlatma rampası ve P-18 radarı imha edildi.</p>
</div>
<div>
<p>Rus hava savunma güçleri, Ukrayna ordusuna ait 7 güdümlü uçak bombası, bir adet ABD yapımı HIMARS füzesi ve 103 uçak tipi İHA engelledi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ukraynanin-kayiplari-artiyor-donbassta-iki-yerlesim-birimi-daha-rusyaya-gecti-554167">Ukrayna’nın kayıpları artıyor: Donbass’ta iki yerleşim birimi daha Rusya’ya geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yumurtalık Rezervinde Azalma Genç Kadınlarda da Artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yumurtalik-rezervinde-azalma-genc-kadinlarda-da-artiyor-551883</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 14:19:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[azalma]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[rezervinde]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yumurtalık rezervi kadının doğurganlık kapasitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yumurtalik-rezervinde-azalma-genc-kadinlarda-da-artiyor-551883">Yumurtalık Rezervinde Azalma Genç Kadınlarda da Artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yumurtalık rezervi kadının doğurganlık kapasitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak kabul ediliyor. Yaşla birlikte azalması beklenen yumurtalık rezervinin, özellikle son yıllarda 20 yaşlardaki kadınlarda da gözlendiğine işaret eden Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Zeki Salar, erken dönemde fark edilmeyen bu durumun hem doğurganlık kaybına hem de erken menopoza yol açabileceği uyarısında bulundu.</em></p>
<p>Kadınlarda doğurganlığın temel göstergesi olan yumurtalık rezervi, yıllar içinde doğal olarak azalır. Ancak günümüzde genç yaşlarda da azalma görülmesinin, erken menopoz ve kısırlık riskini artırdığına işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Zeki Salar, aile öyküsü ve çevresel faktörlerin etkisiyle giderek yaygınlaşan bu durumun, düzenli kontroller ve erken müdahaleyle yönetilebileceğini anlattı. </p>
<p><strong>“AİLENİZDE ERKEN MENOPOZ ÖYKÜSÜ VARSA BU DURUMU CİDDİYE ALIN!”</strong></p>
<p>Yumurtalık rezervindeki azalmanın sadece yaşla sınırlandırılmaması gerektiğini, genetik yatkınlık, çevresel etkenler ve stresli yaşam tarzının da bu süreci hızlandırabildiğini belirten Op. Dr. Salar, konuyla ilgili şu bilgileri aktardı: “Bir kız çocuğu yaklaşık 1-2 milyon yumurtayla dünyaya gelirken, bu sayı ergenlikte 300-400 bine düşüyor ve yaşla birlikte azalmaya devam ediyor. Ancak kadınlarda yumurta üretimi sürekli olmadığından, bu azalma doğurganlık sürecinin de doğal sınırlayıcısı oluyor. Eskiden 35 yaş civarında görmeye alışık olduğumuz yumurta azalmasını artık 20’li yaşlarda bile görebiliyoruz. Özellikle ailesinde erken menopoz öyküsü olan kadınların yıllık kontrollerini aksatmaması çok önemli.”</p>
<p><strong>“VÜCUDUN VERDİĞİ SİNYALLERE KARŞI UYANIK OLUNMALI”</strong></p>
<p>Kadınların yumurtalık rezervindeki azalma nedeniyle vücudun bazı sinyaller verdiğini söyleyen Op. Dr. Salar, “En net göstergelerden biri adet düzenidir. 28-30 gün olan döngüler 21 güne düşerse, bu durum mutlaka araştırılmalı” dedi. Op. Dr. Salar, sözlerine şöyle devam etti: “Yumurtalık rezervindeki azalma, çoğu zaman sessiz ilerlese de bazı erken uyarı sinyalleriyle kendini gösterebiliyor. Adet döngüsünün sıklaşması, ateş basmaları, duygusal dalgalanmalar ve yorgunluk bu belirtiler arasında. Ancak birçok kadın bu şikayetleri fark etse de günlük yaşamın içinde göz ardı edebiliyor. Bu nedenle kadınların konuyla ilgili uyanık olmalı ve vücutlarını iyi tanımaları gerekli.”</p>
<p><strong>“HER DÜŞÜK REZERV KISIRLIĞI GÖSTERMEZ”</strong></p>
<p>Op. Dr. Salar, yumurtalık rezervindeki düşmenin doğal olarak doğurganlığı etkilese de her zaman doğrudan kısırlık anlamına gelmeyeceğine de işaret ederek şöyle konuştu: “Bu durum elbette, gebelik ihtimalini ve sağlıklı embriyo oluşumunu olumsuz etkileyebiliyor. Çünkü yumurtaların sayısıyla birlikte kalitesi de düşüyor. Bu nedenle özellikle bebek sahibi olmak isteyen kadınların zaman kaybetmeden yumurta dondurma gibi koruyucu yöntemleri tercih etmeleri gerekir.”</p>
<p><strong>TIBBİ DESTEK İÇİN GEÇ KALMAMAK GEREKİR</strong></p>
<p>Bu sorunla karşı karşıya kalan kadınlar için başvurulabilecek tedavi yöntemlerinin bulunduğunu ancak geç kalmamak gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Zeki Salar, uygulanabilecek tedavi yöntemleriyle ilgili şu bilgileri aktardı: “Bu yöntemlerin başında yumurta dondurma, tüp bebek ve bazı durumlarda uygulanan PRP ve kök hücre tedavileri geliyor. Ancak bu yöntemlerin herkeste etkili olamayacağını, kişiye özel planlama gerektiği de unutulmamalı. PRP ya da kök hücre tedavileri bazı hastalarda işe yarayabiliyor. Ama burada esas olan geç kalmadan harekete geçmek. Her kadının, özellikle 35 yaş öncesinde, gelecekte anne olma planı varsa bir uzmana danışarak değerlendirme yaptırmaları önemli. Ayrıca dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stresi yönetebilmek, kimyasallardan ve radyasyondan uzak durmak da doğurganlık üzerinde doğrudan etkili olabildiği için bunlara da dikkat etmek gerekli.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yumurtalik-rezervinde-azalma-genc-kadinlarda-da-artiyor-551883">Yumurtalık Rezervinde Azalma Genç Kadınlarda da Artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muratpaşa’da Kadınların Üretim Gücü Giderek Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muratpasada-kadinlarin-uretim-gucu-giderek-artiyor-551814</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 09:07:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[muratpaşada]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin, kadın kooperatiflerinin el emeği ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturmak için açtığı Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası, 2025’in ilk yarısında 9 bin 704 ürün satarak kadın kooperatiflerine 1 milyon 581 bin 390 TL gelir kazandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muratpasada-kadinlarin-uretim-gucu-giderek-artiyor-551814">Muratpaşa’da Kadınların Üretim Gücü Giderek Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların üretime katılımını desteklemek, el emeği ürünlerini ekonomik değere dönüştürmek amacıyla Muratpaşa Belediyesi, Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası’nı Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda Eylül 2022’de açtı.</p>
<p>İlk etapta 20 kooperatifle yola çıkan mağaza, bugün 36 kadın kooperatifinin ürünlerini tüketiciyle buluşturuyor. Ocak &ndash; Haziran döneminde satılan 9 bin 704 ürünle kadın kooperatifleri toplam 1 milyon 581 bin 390 TL kazanç elde etti. En çok tercih edilen ürünler arasında gıda ürünleri öne çıktı.</p>
<p>Mağazada konsinye satış modeli uygulanıyor. Her kooperatife ayrı raf tahsis ediliyor ve ürünler doğrudan üretici kooperatifin belirlediği fiyatlarla tüketiciyle buluşuyor. Erişteden reçele, pekmezden sirkeye, tarhanadan coğrafi işaretli Tavşan Yüreği zeytine kadar birçok doğal ürünün yanı sıra, el emeği hediyelik eşyalar da raflarda yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muratpasada-kadinlarin-uretim-gucu-giderek-artiyor-551814">Muratpaşa’da Kadınların Üretim Gücü Giderek Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni ev alacakları da ilgilendiriyor: Tapu harcı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-ev-alacaklari-da-ilgilendiriyor-tapu-harci-artiyor-551106</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 16:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alacakları]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[harcı]]></category>
		<category><![CDATA[ilgilendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[tapu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551106</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da emlak rayiç bedelleri yeniden hesaplandı. Bazı bölgelerde metrekare fiyatları 10 katına çıktı. Bu artış, hem emlak vergisi hem de tapu harçlarını doğrudan etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-ev-alacaklari-da-ilgilendiriyor-tapu-harci-artiyor-551106">Yeni ev alacakları da ilgilendiriyor: Tapu harcı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İstanbul genelinde <strong>rayiç bedeller</strong> yeniden belirlendi. Açıklanan yeni fiyatlar bazı cadde ve sokaklarda 10 kata varan artışlar içeriyor. NTV&#8217;nin haberine göre bu durum, <strong>emlak vergisi</strong> ve <strong>tapu harçları</strong> başta olmak üzere birçok maliyeti doğrudan artıracak.</p>
</div>
<div>
<p><b>Tapu harçlarına da yansıyacak</b></p>
</div>
<div>
<p>Sadece emlak sahiplerini değil, ev almak isteyenleri de yakından ilgilendiren bu değişiklikle birlikte <strong>tapu harcı</strong> yükü de artıyor. Mevzuata göre alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı alınan yüzde 2’lik <strong>tapu harcı</strong>, artan rayiç bedellerle birlikte binlerce TL ek yük anlamına geliyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Rayiç bedel nedir?</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Rayiç bedel</strong>, bir malın (özellikle gayrimenkulün) piyasadaki ortalama satış değerini ifade eder. Belediyeler tarafından belirlenen bu değer, <strong>vergi</strong> ve <strong>harç hesaplamalarında</strong> temel alınır.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-ev-alacaklari-da-ilgilendiriyor-tapu-harci-artiyor-551106">Yeni ev alacakları da ilgilendiriyor: Tapu harcı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarımda verimlilik Büyükşehir&#8217;le artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarimda-verimlilik-buyuksehirle-artiyor-550864</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 08:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirle]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>
		<category><![CDATA[verimlilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” meyvelerini vermeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarimda-verimlilik-buyuksehirle-artiyor-550864">Tarımda verimlilik Büyükşehir&#8217;le artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” meyvelerini vermeye başladı. 2 bin 477 çiftçiye yüzde 75 hibeli toplam 1.150 ton arpa tohumu desteği sağlayan proje çiftçilerin yüzünü güldürdü.</p>
<p><b>57 BİN 500 DEKAR TARIM ARAZİSİ DESTEKLENDİ</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğünce il genelinde yürütülen “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” kapsamında, talep üzerine sonbahar döneminde 2 bin 477 çiftçiye yüzde 75 hibeli, arpa, süt otu ve yem bezelyesinden oluşan toplam 1450 ton tohum desteği sağlanmıştı. Arpa tohumlarını toprakla buluşturan üreticiler, olgunlaşan ürünlerin hasat mesaisine başladı. Çiftçiler, biçerdöverlerle gerçekleştirilen arpa hasadından dönüm başına yaklaşık 450-500 kilogram verim elde ediyor. Rekoltenin geçen yıla oranla artması üreticileri sevindirdi. Bu proje ile bu sene Kocaeli’nde yem bitkisi ekiminde 57 bin 500 dekar tarım arazisi desteklenmiş oldu.</p>
<p><b>KIRSAL KALKINMANIN ÖNÜ AÇILIYOR</b></p>
<p>Tarım ve hayvancılığa verilen bu tür desteklerle sadece üretimde değil, aynı zamanda kırsalda yaşayan çiftçilerin gelir düzeyinde de önemli bir artış sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin bu vizyoner yaklaşımı, kırsal kalkınmanın önünü açarken, tarımsal üretimde ise istikrarı ve kaliteyi artırıyor, sürdürülebilir tarım uygulamalarına ivme kazandırıyor.</p>
<p><b>KÜÇÜK ÇİFTÇİ YUSUF’TAN SICAK MESAJ</b></p>
<p>Derince ilçesi Çavuşlu Mahallesi’nde çiftçilik yapan İsmail Karagöz’ün İshakçılar İlköğretim Okulu 2. sınıfa geçen oğlu Yusuf, okulların tatil olmasıyla boş vakitlerini babasının arpa hasadına yardım ederek geçiriyor. Küçük Yusuf, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a seslenerek, “Başkan amca, babam tarlada çalışırken çok canım sıkılıyor. Bana boyama kitabı gönderir misin ?” dedi. Yusuf’un bu samimi isteği, hem tarımın hem de çocukların hayatındaki sıcaklığı bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p><b>ÇİFTÇİLERİN YÜZÜ GÜLÜYOR</b></p>
<p>Tarımda sürdürülebilirliği ve üreticiyi desteklemeyi amaçlayan proje sayesinde hem yem ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlandı hem de çiftçilerin girdi maliyetleri önemli ölçüde azaltıldı. Çiftçiler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin sağladığı bu destek sayesinde daha az maliyetle yüksek verim elde ettiklerini ifade ederek, memnuniyetlerini dile getirdi. Büyükşehir yetkilileri, tarımsal destek projelerinin artarak devam edeceğini belirterek, önümüzdeki dönemlerde de çiftçilerin yanında olmayı sürdüreceklerini vurguladı.</p>
<p><b>“TAHİR BAŞKANIMIZDAN ALLAH RAZI OLSUN”</b></p>
<p>Kandıra Bozburun Ramazanlar Mahallesinde çiftçilik yapan Musa Ayaz, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği yüzde 75 hibeli arpa tohumu desteğinden yararlandığını belirterek, “Arpalarımızın hasadına başladık. Bu seneki verim diğer seneki verimlere göre çok daha güzel. Yağışlar zamanında döküldü. Daha önce mısır tohumu, gübre ve mazot desteklerinden de faydalandım. Tahir Büyükakın Başkanımızdan Allah razı olsun, her zaman yanımızda oldu. Çiftçiler olarak memnunuz” diye konuştu.</p>
<p><b>“ARPA HASADINDA VERİM YÜKSEK”</b></p>
<p>Derince Çavuşlu Mahallesi’nde Muhammer Karagöz, Büyükşehir’den aldıkları arpa tohumlarını ektiklerini ve şimdi hasadına başladıklarını ifade ederek, “Allaha çok şükür, şu anda arpa hasadında verim yüksek. Daha önce de belediyemizin vermiş olduğu arpa ve mısır tohumu, gübre, mazot gibi desteklerinden faydalandık. Tahir başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun” dedi.</p>
<p><b>“BU DESTEKLER BÜTÇEMİZİ RAHATLATIYOR”</b></p>
<p>Kandıra ilçesi Bozburun Mahallesi’nden Recep Ayaz da “Büyükşehir Belediyemizin verdiği yüzde 75 hibeli arpa tohumlarını ektik. Allaha şükür, verimi çok güzel. Hasadımıza devam ediyoruz. Bu destekler bütçemizi rahatlatıyor. Bunların sayesinde tarlasını eken çiftçi daha çok oluyor Tahir Başkanımıza çok teşekkür ediyorum, desteklerinin devamını diliyorum” Değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><b>“KALİTE VE VERİM ÇOK YÜKSEK”</b></p>
<p>Derince Çavuşlu Mahallesinden İsmail Karagöz ise, “Şu anda arpa hasadını yapıyoruz. Kalite ve verim çok yüksek. Başaklar çok güzel. Allah bereketini veriyor. Başkanımıza verdiği desteklerden dolayı çok teşekkür ediyorum.” İfadesini kullandı. Kandıra Lokmanlı Mahallesi’nde Faruk Kolay, hasat mesaisine başladıklarını, verimin geçen yıla göre çok daha iyi olduğunu belirterek, çiftçilere desteklerinden dolayı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarimda-verimlilik-buyuksehirle-artiyor-550864">Tarımda verimlilik Büyükşehir&#8217;le artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky&#8217;den Akıllı Evler İçin Koruma Tüyoları: Evler Akıllanıyor, Tehditler Artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kasperskyden-akilli-evler-icin-koruma-tuyolari-evler-akillaniyor-tehditler-artiyor-550135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 08:19:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[evler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kasperskyden]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[tüyoları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sesli asistanlar, mutfak robotları, akıllı ışıklar ve diğer birçok akıllı cihaz günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelerek, yaşam alanımızla etkileşim biçimlerimizi dönüştürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasperskyden-akilli-evler-icin-koruma-tuyolari-evler-akillaniyor-tehditler-artiyor-550135">Kaspersky&#8217;den Akıllı Evler İçin Koruma Tüyoları: Evler Akıllanıyor, Tehditler Artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sesli asistanlar, mutfak robotları, akıllı ışıklar ve diğer birçok akıllı cihaz günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelerek, yaşam alanımızla etkileşim biçimlerimizi dönüştürdü. 2028&#8217;e kadar dünya genelindeki hanelerin %33&#8217;ünden fazlasının akıllı ev sistemleriyle donatılması bekleniyor. Ancak akıllı teknolojinin yükselişiyle birlikte potansiyel güvenlik açıklarına karşı sağlam koruma ihtiyacı da ortaya çıkıyor. Kaspersky, evinizi sadece konforlu değil, aynı zamanda güvenli hale getirmek için akıllı ev cihazlarının güvenliğine nasıl dikkat edeceğinize dair faydalı ipuçları paylaşıyor. </strong></p>
<p><strong>Neden &#8220;akıllı&#8221; diyoruz?</strong></p>
<p>Akıllı ev sistemleri çeşitli cihazları birbirine entegre ederek bir &#8220;yaşam ortamı” yaratıyor ve cihazlar ile kullanıcılar arasında kesintisiz etkileşim sağlıyor. Bunlar genellikle akıllı evin beyni olarak işlev gören merkezi bir hub veya kontrolöre sahip. Akıllı ev sistemleri kameralar, sensörler, buzdolabı, tost makinesi, çamaşır makinesi ve elektrikli süpürge gibi çok sayıda ev aleti ve cihazını içerebiliyor. Bu cihazlar da birbirleriyle ve diğer sistemlerle internet üzerinden bağlantı kurabiliyor.</p>
<p><strong>Kullanıcılar akıllı evleriyle etkileşime geçerken farklı seçenekler arasından seçim yapabilirler:<br /> </strong></p>
<ul>
<li>Kullanıcıların cihazları kontrol etmesine, programları ayarlamasına ve ev dışında da bildirim almasına olanak tanıyan mobil uygulamalar</li>
<li>Sesli komutlarla cihazlarını kontrol etmelerini sağlayan sesli asistanlar</li>
<li>Kullanıcı hesabında oturum açtıktan sonra cihaz ayarlarına ve izlemeye erişim sağlayan Web Portalları ve çevrimiçi panolar</li>
</ul>
<p>Konfor ve kullanım kolaylığı, akıllı ev sistemlerinin başlıca avantajlarıdır. Kullanıcılar, cihazların belli eylemleri gerçekleştirmesi için belirli zamanlar ayarlayabiliyor. Örneğin ışıklar gün batımında açılabiliyor. Cihazlar kullanıcı eve geldiğinde termostatı açmak gibi belirli senaryolara yanıt verecek şekilde programlanabiliyor. Yerleşik yapay zeka teknolojisine sahip TV&#8217;ler ekrandaki programlarda yer alan yemekleri keşfetmenize, tarifi bulmanıza, hazırlamak için gereken ürünleri buzdolabınızdakilerle karşılaştırmanıza ve bir alışveriş listesi oluşturmanıza yardımcı olabiliyor.</p>
<p>Akıllı ev sistemlerinin sunduğu tüm bu avantajlara rağmen, işin zayıf noktasını internet bağlantısı oluşturuyor. Tüm cihazların yerel bir Wi Fi ağına bağlanması ve kişisel hesaplarda oturum açma ihtiyacı, akıllı cihazları potansiyel olarak bilgisayar korsanlığına karşı savunmasız hale getiriyor. Saldırganların Ecovacs robot süpürgelerine yetkisiz erişim sağlayarak sahiplerini gözetlediği ve aşırı yüksek sesler çıkararak ve kontrolsüz hareketlere zorlayarak onları rahatsız ettiği örnekler zaten mevcut. Teorik olarak internet bağlantılı bir yatak bile hacklenebilir ve bu da cihazı potansiyel olarak güvensiz hale getirebilir.</p>
<p><strong>Elektrikli süpürgeniz sizi gözetliyor!</strong></p>
<p>Her gün etrafınızı saran sıradan ev eşyalarının kişisel verilerinizi paylaştığı, konuşmalarınıza kulak misafiri olduğu ve hatta sizi izliyor olabileceği fikri kulağa korkutucu gelebilir. Ancak, bunun için favori cihazlarınızdan vazgeçmenize gerek yok. Akıllı ev cihazlarına saldırı örnekleri nadir olsa da akıllı teknolojinin avantajlarından güvenle yararlanmak ve bilgisayar korsanlarının bunları size karşı kullanmasını önlemek için aşağıdaki temel güvenlik kurallarından faydalanabilirsiniz.</p>
<ol>
<li><strong>Wi-Fi ağınızın güvenliğini sağlayın:</strong> Birçok Wi-Fi yönlendiricinin varsayılan şifresini daha karmaşık ve güvenli bir şifreyle değiştirmenizi tavsiye ederiz. Daha güçlü bir parolanın nasıl oluşturulacağına dair bazı ipuçlarını burada bulabilirsiniz.</li>
<li><strong>Ağınızı düzenli olarak izleyin:</strong> Yerel ağınızdaki şüpheli etkinliklere dikkat edin. Wi-Fi güvenlik ayarları zayıfsa ya da Wi-Fi veya akıllı ev cihazlarınıza yetkisiz erişime izin verebilecek açık bağlantı noktaları varsa, sizi uyaran Kaspersky Wi-Fi Security Check ve Wi-Fi ağınıza yeni bir cihaz katıldığında bağlantıyı kesebilmeniz için sizi bilgilendiren Smart Home Monitor gibi özel izleme araçlarını kullanmayı değerlendirin.</li>
<li><strong>Cihazınızın aktivitelerini takip edin:</strong> Herhangi bir cihazın olağandışı davranışı, birinin ona eriştiğine dair bir işaret olabilir. Şüpheli bir etkinlik fark ederseniz, cihazda oturum açtıysanız hesap parolanızı değiştirmenizi ve yerel ağ trafiğinizi kontrol etmenizi öneririz.</li>
<li><strong>Ayarları düzenli olarak gözden geçirin:</strong> Cihazınızda gizliliğiniz veya güvenliğiniz için risk oluşturabilecek gereksiz özellikleri veya hizmetleri devre dışı bırakın. Örneğin eğer kullanmıyorsanız bir cihazın kamerasına ve mikrofonuna erişimi devre dışı bırakabilirsiniz.</li>
<li><strong>Seçiminizi doğru yapın: </strong>Mümkün olduğunca çok sayıda akıllı cihaz kullanma olasılığı çok cazip görünebilir. Ancak her yeni aygıtın güvenliğinize yönelik potansiyel riski artırdığını unutmayın. Bu nedenle dikkatli seçim yapın ve ürününü arkasında duran, sorumlu üreticileri tercih edin.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasperskyden-akilli-evler-icin-koruma-tuyolari-evler-akillaniyor-tehditler-artiyor-550135">Kaspersky&#8217;den Akıllı Evler İçin Koruma Tüyoları: Evler Akıllanıyor, Tehditler Artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky&#8217;den kritik siber güvenlik uyarıları: Sosyal medya dolandırıcılıkları artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kasperskyden-kritik-siber-guvenlik-uyarilari-sosyal-medya-dolandiriciliklari-artiyor-549752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:21:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılıkları]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kasperskyden]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanları, kullanıcıların kişisel verilerini çalmak amacıyla oluşturulan sahte internet siteleri konusunda uyarıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasperskyden-kritik-siber-guvenlik-uyarilari-sosyal-medya-dolandiriciliklari-artiyor-549752">Kaspersky&#8217;den kritik siber güvenlik uyarıları: Sosyal medya dolandırıcılıkları artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky uzmanları, kullanıcıların kişisel verilerini çalmak amacıyla oluşturulan sahte internet siteleri konusunda uyarıyor. </strong></p>
<p>Kaspersky uzmanları, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında kimlik bilgilerini çalmak ve zararlı yazılımlar yaymak amacıyla sosyal mühendislik ve oltalama (phishing) tekniklerinin kullanıldığı bir dolandırıcılık dalgası konusunda uyarıyor. WhatsApp, Facebook, Instagram, X, Telegram ve TikTok gibi platformların popülerliğinden faydalanan siber saldırganlar, hesap doğrulama işlemlerinden ücretsiz takipçi ya da premium özellikler gibi avantajlar vaat eden sahte ve orijinal siteleri taklit eden sayfalar oluşturuyor. Kullanıcıların günümüzde maruz kaldığı yüksek dijital etkileşim seviyesi göz önüne alındığında, bu durum özellikle endişe verici bir hal alıyor.</p>
<p>Kaspersky, geçtiğimiz yıl boyunca tanınmış platformları ve gelişmiş taktikleri kullanan çok sayıda dolandırıcılık kampanyası tespit etti. Bu dolandırıcılıklar farklı yöntemlerle işliyor olsa da ortak hedefleri aynı: kullanıcıların giriş bilgilerini ele geçirmek veya cihazlarına zararlı yazılım yüklemek. İşte bu tür dolandırıcılıkların bazı örnekleri:</p>
<p><strong>Sahte doğrulama sayfaları:</strong></p>
<p>Kullanıcılar, WhatsApp ve diğer uygulamaların resmi arayüzlerini taklit eden internet sitelerine yönlendirildi. Bu sahte sayfalar, kullanıcılardan telefon numaralarını ve SMS yoluyla aldıkları doğrulama kodunu girmelerini istiyor. Bu bilgileri ele geçiren siber saldırganlar, hesaplara erişim sağlayarak tam kontrolü ele alabiliyor; bu vasıtayla kullanıcıyı taklit ederek mesaj göndermek ya da gizli bilgilere ulaşmak gibi işlemler gerçekleştirebiliyor.</p>
<p><strong>Ücretsiz takipçi vaatleri</strong>:</p>
<p>Sahte sayfalar, Instagram gibi platformlarda kullanıcıların dijital popülaritesini artırmak için sözde takipçi dağıtımı teklif ediyor. Ancak bu avantajdan yararlanmak isteyen kurbanların giriş bilgilerini gönüllü olarak girmeleri gerekiyordu. Bu strateji sayesinde siber saldırganlar hesapların kontrolünü ele geçirerek onları başka dolandırıcılıkları yaymak için kullanabiliyor ya da karanlık internet pazarlarında satabiliyor.</p>
<p><em>Instagram&#8217;da sahte bir web sitesi örneği</em></p>
<p><strong>TikTok’taki Sahte Mağazalar:</strong></p>
<p> Bu sosyal medya ağı da özellikle TikTok Shop özelliği üzerinden düzenlenen hedefli saldırıların odağında yer aldı. TikTok Shop, satıcıların paylaştıkları videolara doğrudan ürün eklemelerine ve bu ürünlerin kolayca satın alınmasına imkân tanıyor. Bu özelliği suistimal eden siber dolandırıcılar, TikTok Shop’a aitmiş gibi görünen sahte internet siteleri oluşturarak satıcıların giriş bilgilerini ele geçirmeyi amaçladı.</p>
<p><em>Sahte Tik Tok sayfası örneği</em></p>
<p><strong>Sahte güvenlik bildirimleri:</strong></p>
<p>Siber suçlular, Facebook ve benzeri platformların güvenlik ekiplerinden geliyormuş gibi görünen uyarılar göndererek, kullanıcının hesabında şüpheli etkinlik tespit edildiğini iddia etti. Bu bildirimler aracılığıyla kullanıcıları oltalama (phishing) formlarına yönlendirdiler ve giriş bilgilerini girmelerini istediler. Bilgiler girildiğinde ise saldırganlar kişisel profillerin ya da sayfaların kontrolünü ele geçirerek dolandırıcılık yapmak, zararlı içerikler yaymak veya şantaj gibi amaçlarla kullanabildiler.</p>
<p>Bu durumlar, sosyal medya kullanımına bağlı, kişisel verilerin ifşa olması, hesaplar üzerindeki kontrolün kaybedilmesi, yanlış bilgilerin yayılması ve mahremiyetin tehdit edilmesi gibi gerçek riskleri açıkça ortaya koyuyor. Bu tür tehditlerin artmasına rağmen, kullanıcılar tamamen savunmasız değil. Artan farkındalık, iyi siber güvenlik alışkanlıkları ve güvenilir koruma araçlarının kullanımı sayesinde bu tür dolandırıcılıkların kurbanı olma riski önemli ölçüde azaltılabiliyor. </p>
<p>Kaspersky META Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi “Kullanıcılarımızın hayatında sosyal medya ve iletişim uygulamaları önemli bir yer tutuyor, ancak bu popülerlikle birlikte siber riskler de artıyor. Yapay zeka tabanlı araçların yükselişiyle birlikte dolandırıcılıklar her zamankinden daha inandırıcı ve kişiselleştirilmiş hale geliyor. Bu nedenle, siber güvenlik farkındalığını sürdürmek, eleştirel düşünceyi geliştirmek ve güçlü siber güvenlik çözümleri kullanmak büyük önem taşıyor,” diyor </p>
<p><em><strong>Kaspersky uzmanları bu riskleri azaltmak için aşağıdaki uygulamaları öneriyor:</strong></em></p>
<ul>
<li><strong>Şüpheli bağlantılara, özellikle inanılması güç teklifler, avantajlar veya hizmetler sunanlara tıklamayın. </strong>Bu tür bağlantılar genellikle şifreler veya banka bilgileri gibi hassas verilerin çalındığı oltalama (phishing) sitelerine yönlendirir. Tıklamadan önce gönderenin ve içeriğin doğruluğunu mutlaka kontrol edin.</li>
<li><strong>Paylaşımlarınıza dikkat edin: </strong>Evcil hayvan isimleri, önemli tarihler veya konumlar gibi bilgiler, siber saldırganlar tarafından şifre tahmini yapmak veya kişiselleştirilmiş saldırılar düzenlemek için kullanılabilir. Seyahat planlarınızı, finansal bilgilerinizi veya aşırı kişisel detaylarınızı paylaşmaktan kaçının.</li>
<li><strong>Güçlü parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama kullanın: </strong>Her sosyal ağ için benzersiz ve karmaşık parolalar seçin; büyük harfler, sayılar ve sembolleri bir arada kullanın. Ayrıca, birçok platformun sunduğu ek bir güvenlik seçeneğini etkinleştirin: Parolanızı girdikten sonra size telefonunuza veya e-postanıza gönderilen bir kodla kimliğinizi doğrulamanız istenir. Böylece, parolanız başkalarının eline geçse bile hesaplarınıza erişim sağlanamaz.</li>
<li><strong>Gizlilik ayarlarınızı gözden geçirin:</strong> Platformlar düzenli olarak politika ve güvenlik seçeneklerini günceller. İçeriğinizi, etiketlenmenizi veya profilinize erişimi kimin görebileceğini kontrol edin. Ayrıca, artık kullanmadığınız üçüncü taraf uygulamalara verilen izinleri inceleyin ve kaldırın. Bunu kolaylaştırmak için, çevrimiçi bilgilerinizi takip etmenize yardımcı olan Kaspersky’nin ücretsiz Gizlilik Denetleyici (Privacy Checker) aracını kullanabilirsiniz.</li>
<li>Dijital hayatınızı korumak için siber güvenlik çözümleri kullanın: Kaspersky Premium gibi çözümler, şüpheli bağlantılar ve indirmeler konusunda sizi uyarır, ayrıca telefon numaranızın veya e-posta adreslerinizin herhangi bir veri sızıntısında yer alıp almadığını kontrol etmenize yardımcı olur ve bilgilerin sızdırılması durumunda atmanız gereken adımlar hakkında öneriler sunar.</li>
</ul>
<p>Kaspersky uzmanları, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında kimlik bilgilerini çalmak ve zararlı yazılımlar yaymak amacıyla sosyal mühendislik ve oltalama (phishing) tekniklerinin kullanıldığı bir dolandırıcılık dalgası konusunda uyarıyor. WhatsApp, Facebook, Instagram, X, Telegram ve TikTok gibi platformların popülerliğinden faydalanan siber saldırganlar, hesap doğrulama işlemlerinden ücretsiz takipçi ya da premium özellikler gibi avantajlar vaat eden sahte ve orijinal siteleri taklit eden sayfalar oluşturuyor. Kullanıcıların günümüzde maruz kaldığı yüksek dijital etkileşim seviyesi göz önüne alındığında, bu durum özellikle endişe verici bir hal alıyor.</p>
<p>Kaspersky, geçtiğimiz yıl boyunca tanınmış platformları ve gelişmiş taktikleri kullanan çok sayıda dolandırıcılık kampanyası tespit etti. Bu dolandırıcılıklar farklı yöntemlerle işliyor olsa da ortak hedefleri aynı: kullanıcıların giriş bilgilerini ele geçirmek veya cihazlarına zararlı yazılım yüklemek. İşte bu tür dolandırıcılıkların bazı örnekleri:</p>
<p><strong>Sahte doğrulama sayfaları:</strong></p>
<p>Kullanıcılar, WhatsApp ve diğer uygulamaların resmi arayüzlerini taklit eden internet sitelerine yönlendirildi. Bu sahte sayfalar, kullanıcılardan telefon numaralarını ve SMS yoluyla aldıkları doğrulama kodunu girmelerini istiyor. Bu bilgileri ele geçiren siber saldırganlar, hesaplara erişim sağlayarak tam kontrolü ele alabiliyor; bu vasıtayla kullanıcıyı taklit ederek mesaj göndermek ya da gizli bilgilere ulaşmak gibi işlemler gerçekleştirebiliyor.</p>
<p><strong>Ücretsiz takipçi vaatleri</strong>:</p>
<p>Sahte sayfalar, Instagram gibi platformlarda kullanıcıların dijital popülaritesini artırmak için sözde takipçi dağıtımı teklif ediyor. Ancak bu avantajdan yararlanmak isteyen kurbanların giriş bilgilerini gönüllü olarak girmeleri gerekiyordu. Bu strateji sayesinde siber saldırganlar hesapların kontrolünü ele geçirerek onları başka dolandırıcılıkları yaymak için kullanabiliyor ya da karanlık internet pazarlarında satabiliyor.</p>
<p><em>Instagram&#8217;da sahte bir web sitesi örneği</em></p>
<p><strong>TikTok’taki Sahte Mağazalar:</strong></p>
<p> Bu sosyal medya ağı da özellikle TikTok Shop özelliği üzerinden düzenlenen hedefli saldırıların odağında yer aldı. TikTok Shop, satıcıların paylaştıkları videolara doğrudan ürün eklemelerine ve bu ürünlerin kolayca satın alınmasına imkân tanıyor. Bu özelliği suistimal eden siber dolandırıcılar, TikTok Shop’a aitmiş gibi görünen sahte internet siteleri oluşturarak satıcıların giriş bilgilerini ele geçirmeyi amaçladı.</p>
<p><em>Sahte Tik Tok sayfası örneği</em></p>
<p><strong>Sahte güvenlik bildirimleri:</strong></p>
<p>Siber suçlular, Facebook ve benzeri platformların güvenlik ekiplerinden geliyormuş gibi görünen uyarılar göndererek, kullanıcının hesabında şüpheli etkinlik tespit edildiğini iddia etti. Bu bildirimler aracılığıyla kullanıcıları oltalama (phishing) formlarına yönlendirdiler ve giriş bilgilerini girmelerini istediler. Bilgiler girildiğinde ise saldırganlar kişisel profillerin ya da sayfaların kontrolünü ele geçirerek dolandırıcılık yapmak, zararlı içerikler yaymak veya şantaj gibi amaçlarla kullanabildiler.</p>
<p>Bu durumlar, sosyal medya kullanımına bağlı, kişisel verilerin ifşa olması, hesaplar üzerindeki kontrolün kaybedilmesi, yanlış bilgilerin yayılması ve mahremiyetin tehdit edilmesi gibi gerçek riskleri açıkça ortaya koyuyor. Bu tür tehditlerin artmasına rağmen, kullanıcılar tamamen savunmasız değil. Artan farkındalık, iyi siber güvenlik alışkanlıkları ve güvenilir koruma araçlarının kullanımı sayesinde bu tür dolandırıcılıkların kurbanı olma riski önemli ölçüde azaltılabiliyor. </p>
<p>Kaspersky META Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi “Kullanıcılarımızın hayatında sosyal medya ve iletişim uygulamaları önemli bir yer tutuyor, ancak bu popülerlikle birlikte siber riskler de artıyor. Yapay zeka tabanlı araçların yükselişiyle birlikte dolandırıcılıklar her zamankinden daha inandırıcı ve kişiselleştirilmiş hale geliyor. Bu nedenle, siber güvenlik farkındalığını sürdürmek, eleştirel düşünceyi geliştirmek ve güçlü siber güvenlik çözümleri kullanmak büyük önem taşıyor,” diyor </p>
<p><em><strong>Kaspersky uzmanları bu riskleri azaltmak için aşağıdaki uygulamaları öneriyor:</strong></em></p>
<ul>
<li><strong>Şüpheli bağlantılara, özellikle inanılması güç teklifler, avantajlar veya hizmetler sunanlara tıklamayın. </strong>Bu tür bağlantılar genellikle şifreler veya banka bilgileri gibi hassas verilerin çalındığı oltalama (phishing) sitelerine yönlendirir. Tıklamadan önce gönderenin ve içeriğin doğruluğunu mutlaka kontrol edin.</li>
<li><strong>Paylaşımlarınıza dikkat edin: </strong>Evcil hayvan isimleri, önemli tarihler veya konumlar gibi bilgiler, siber saldırganlar tarafından şifre tahmini yapmak veya kişiselleştirilmiş saldırılar düzenlemek için kullanılabilir. Seyahat planlarınızı, finansal bilgilerinizi veya aşırı kişisel detaylarınızı paylaşmaktan kaçının.</li>
<li><strong>Güçlü parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama kullanın: </strong>Her sosyal ağ için benzersiz ve karmaşık parolalar seçin; büyük harfler, sayılar ve sembolleri bir arada kullanın. Ayrıca, birçok platformun sunduğu ek bir güvenlik seçeneğini etkinleştirin: Parolanızı girdikten sonra size telefonunuza veya e-postanıza gönderilen bir kodla kimliğinizi doğrulamanız istenir. Böylece, parolanız başkalarının eline geçse bile hesaplarınıza erişim sağlanamaz.</li>
<li><strong>Gizlilik ayarlarınızı gözden geçirin:</strong> Platformlar düzenli olarak politika ve güvenlik seçeneklerini günceller. İçeriğinizi, etiketlenmenizi veya profilinize erişimi kimin görebileceğini kontrol edin. Ayrıca, artık kullanmadığınız üçüncü taraf uygulamalara verilen izinleri inceleyin ve kaldırın. Bunu kolaylaştırmak için, çevrimiçi bilgilerinizi takip etmenize yardımcı olan Kaspersky’nin ücretsiz Gizlilik Denetleyici (Privacy Checker) aracını kullanabilirsiniz.</li>
<li>Dijital hayatınızı korumak için siber güvenlik çözümleri kullanın: Kaspersky Premium gibi çözümler, şüpheli bağlantılar ve indirmeler konusunda sizi uyarır, ayrıca telefon numaranızın veya e-posta adreslerinizin herhangi bir veri sızıntısında yer alıp almadığını kontrol etmenize yardımcı olur ve bilgilerin sızdırılması durumunda atmanız gereken adımlar hakkında öneriler sunar.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kasperskyden-kritik-siber-guvenlik-uyarilari-sosyal-medya-dolandiriciliklari-artiyor-549752">Kaspersky&#8217;den kritik siber güvenlik uyarıları: Sosyal medya dolandırıcılıkları artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çözüm Merkezi Ekibine Çağrı Merkezi Eğitimi İle Hizmet Kalitesi Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cozum-merkezi-ekibine-cagri-merkezi-egitimi-ile-hizmet-kalitesi-artiyor-549598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 14:06:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[ekibine]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549598</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, akademik iş birlikleri kapsamında Uludağ Üniversitesi Orhaneli Meslek Yüksekokulu ile imzaladığı protokol doğrultusunda, 7 gün 24 saat vatandaşların taleplerine yanıt veren Çözüm Merkezi ekibine yönelik hafta sonu özel bir eğitim programı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cozum-merkezi-ekibine-cagri-merkezi-egitimi-ile-hizmet-kalitesi-artiyor-549598">Çözüm Merkezi Ekibine Çağrı Merkezi Eğitimi İle Hizmet Kalitesi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, akademik iş birlikleri kapsamında Uludağ Üniversitesi Orhaneli Meslek Yüksekokulu ile imzaladığı protokol doğrultusunda, 7 gün 24 saat vatandaşların taleplerine yanıt veren Çözüm Merkezi ekibine yönelik hafta sonu özel bir eğitim programı düzenledi.<br />İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın göreve geldiği ilk günden bu yana önemle üzerinde durduğu projelerden biri olan “vatandaşla birebir iletişim” noktasındaki Çözüm Merkezi birimi her geçen gün gelişmeye devam ediyor. İnegöl Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Çözüm Merkezi, Türkiye’nin en hızlı ulaşılabilir kurumu ödülünü almış birim olarak bu başarıyı sürdürülebilir hale getirme vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor. 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde vatandaşla iletişim kurarak talepleri çözüme ulaştıran İnegöl Belediyesi Çözüm Merkezi, çözüm odaklı anlayışını güçlendirmek adına düzenlenen gelişim eğitimleriyle hizmet kalitesini her geçen gün daha da yukarı taşıyor.</p>
<p>ÇÖZÜM MERKEZİ EKİBİ 7/24 VATANDAŞIN HİZMETİNDE<br />İnegöl Belediyesi’nin vatandaş odaklı yönetim anlayışının önemli bir parçası olan Çözüm Merkezi birimi, 153 ve 0530 157 30 00 numaralı WhatsApp hattı üzerinden birebir iletişim sağlayarak her gün yüzlerce şikâyet, talep ve öneriyi dinliyor, değerlendiriyor ve ilgili birimler ile kurumlara aktarıyor. Bu süreçte birçok şikâyet, hızlı müdahaleler ve etkili geri bildirimlerle memnuniyete dönüşüyor. Kurumsal yapıyı güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaş memnuniyetini en üst seviyeye taşımak amacıyla yürütülen eğitim faaliyetleri ise bu anlayışın önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>
<p>ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROFESYONEL DESTEK<br />Uludağ Üniversitesi Orhaneli Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlileri Dr. Emel Karadağ, İsmail Çakmak ve Yüksekokul Sekreteri Banu Alan Yaman tarafından iki grup halinde gerçekleştirilen eğitim programında, Çözüm Merkezi çalışanlarına yönelik kapsamlı bir gelişim süreci yürütüldü. Eğitimlerde; çağrı merkezi hizmetlerinde profesyonel iletişim teknikleri, stres yönetimi, problem çözme becerileri, etkin dinleme ve empati gibi önemli başlıklar ele alındı. “Çağrı Merkezi Çalışanının İletişim Becerileri ve Yeterlilikleri”, “Problem Çözme Teknikleri”, “Çalışma Ortamındaki Stres Unsurları” ve “Çalışan Beklentileri” gibi konu başlıkları üzerinden hem teorik bilgiler hem de uygulamalı örneklerle eğitimler desteklendi. Program sayesinde Çözüm Merkezi personeli, mevcut deneyimlerini pekiştirmenin yanı sıra vatandaşla daha sağlıklı ve etkili iletişim kurma becerilerini geliştirme imkânı buldu. Program sonunda ise personellere sertifika takdim edildi.</p>
<p>DİJİTAL ÇALIŞMALAR İLE HİZMET KALİTESİ ARTIYOR<br />Günümüzde dijitalleşmenin ve etkili iletişimin yerel yönetimlerdeki önemi giderek artarken bu doğrultuda İnegöl Belediyesi de vatandaşla daha güçlü bir iletişim kurabilmek adına çeşitli adımlar atıyor. “En hızlı ulaşılabilir belediye” unvanına sahip olan İnegöl Belediyesi, yalnızca hizmet yatırımlarıyla değil, personel eğitimleri ve kurumsal gelişim çalışmalarıyla da hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cozum-merkezi-ekibine-cagri-merkezi-egitimi-ile-hizmet-kalitesi-artiyor-549598">Çözüm Merkezi Ekibine Çağrı Merkezi Eğitimi İle Hizmet Kalitesi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikili-Midilli/Midilli-Dikili sefer günleri artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikili-midilli-midilli-dikili-sefer-gunleri-artiyor-549351</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dikilimidillimidillidikili]]></category>
		<category><![CDATA[günleri]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Bergama Ticaret Odası Başkanı Lütfi Kolat ve İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan ile birlikte 1 Temmuz itibarıyla Midilli’den Dikili’ye başlayacak seferler öncesi, turizm iş birliklerini değerlendirmek üzere Midilli Adası'nı ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikili-midilli-midilli-dikili-sefer-gunleri-artiyor-549351">Dikili-Midilli/Midilli-Dikili sefer günleri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i>Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Bergama Ticaret Odası Başkanı Lütfi Kolat ve İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan ile birlikte 1 Temmuz itibarıyla Midilli’den Dikili’ye başlayacak seferler öncesi, turizm iş birliklerini değerlendirmek üzere Midilli Adası&#8217;nı ziyaret etti.</i></p>
<p>Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, Midilli Ticaret Odası Başkanı Evangelos Myrsinias ve adadaki turizm paydaşlarının katıldığı toplantıda sürdürülebilir turizm, kültürel ve ekonomik iş birliği konularında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<p>Başkan Kırgöz : &#8220;Karşılıklı dayanışma ve dostlukla kurduğumuz bu köprüyü her geçen gün daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p>1 Temmuz Salı gününden itibaren Dikili&#8217;den Midilli&#8217;ye her gün, Midilli&#8217;den Dikili&#8217;ye salı ve cumartesi günleri seferlerin başlayacağını belirten Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz şu açıklamalarda bulundu. &#8220;16 Mayıs&#8217;ta İDO ayrıcalığıyla o günden bu yana karşılıklı ziyaretlerimizle dostluk bağımızı daha da güçlendirdik ve bu bağı güçlendirmeye devam ediyoruz. Değerli mevkidaşım, dostum Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, Midilli Ticaret Odası Başkanı Evangelos Myrsinias ile bir araya geldik. Ziyaretimiz boyunca Midilli’nin tarihi ve kültürel mirasını inceleyip, müzeler ve üretim tesislerine yaptığımız ziyaretlerle yerel üretim süreçlerine dair bilgi aldık, fikir alışverişinde bulunduk. Eski Türk Mahallesi’nde yer alan Dikili Sokağı’nı da ziyaret ederek geçmişten bugüne uzanan dostluğa dair güzel bir anı paylaştık. İDO yetkilileri, Midilli Belediyesi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda daha önceden de belirttiğimiz gibi 1 Temmuz Salı gününden itibaren her gün Dikili&#8217;den Midilli&#8217;ye seferlerimiz başlayacak. Ayrıca Midilli&#8217;den Dikili&#8217;ye de sefer günleri artacak. Bu kapsamda Salı ve Cumartesi günleri sabah saat 10.00&#8217;da Midilli&#8217;den hareket edecek İDO feribotu 10.30&#8217;da Dikili&#8217;de olacak, aynı günler saat 17.00&#8217;de Midilli&#8217;ye dönüş yapacak. Bu seferlerin kentimizin tanıtımına ve ekonomisine ciddi katkılar sunacağına inanıyorum. Bu yeni seferlerin her iki yakaya da hayırlı olmasını diliyorum. Karşılıklı dayanışma ve dostlukla kurduğumuz bu köprüyü her geçen gün daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikili-midilli-midilli-dikili-sefer-gunleri-artiyor-549351">Dikili-Midilli/Midilli-Dikili sefer günleri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe Taraftarında Değişim Rüzgarı: Galatasaray Yükseliyor, Ali Koç’a Mesafe Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-taraftarinda-degisim-ruzgari-galatasaray-yukseliyor-ali-koca-mesafe-artiyor-547522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 16:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[koça]]></category>
		<category><![CDATA[mesafe]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[taraftarında]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “Taraftar Eğilimleri ve Fenerbahçe” araştırması dikkat çeken sonuçlar verdi. Galatasaray taraftarı sayısı artarken, Fenerbahçe’de Ali Koç’a olan destek azalma gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-taraftarinda-degisim-ruzgari-galatasaray-yukseliyor-ali-koca-mesafe-artiyor-547522">Fenerbahçe Taraftarında Değişim Rüzgarı: Galatasaray Yükseliyor, Ali Koç’a Mesafe Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü, 11-12 Haziran 2025’te 1.532 kişiyle gerçekleştirdiği &ldquo;Taraftar Eğilimleri ve Fenerbahçe&rdquo; anketinde Türkiye’nin futbol nabzını tuttu. Araştırma, taraftar eğilimlerinden Ali Koç’un başkanlığına kadar pek çok konuda dikkat çekici veriler sundu.</p>
<p><strong>TARAFTARLIKTA GALATASARAY ZİRVEDE</strong></p>
<p>Ankete göre, Türkiye’de 18 yaş üstü vatandaşların yüzde 33,2’si Galatasaray, yüzde 23,8’i Fenerbahçe, yüzde 10,8’i Beşiktaş, yüzde 5,6’sı Trabzonspor taraftarı. yüzde 6,8 diğer takımları desteklerken, yüzde 19,2 takım tutmuyor. Galatasaray taraftarlığı önceki yıllara göre artarken, Fenerbahçe’de düşüş yaşandı.</p>
<p><strong>ALİ KOÇ’A VEDA BASKISI</strong></p>
<p>2024-2025 sezonunda Galatasaray’ın şampiyonluğu sonrası Fenerbahçe’de Ali Koç’un yedi yıllık başkanlığına yönelik eleştiriler yoğunlaştı. Ankette, katılımcıların yüzde 36,4’ü Koç’un görevini bırakması gerektiğini düşünürken, yüzde 25,3’ü devam etmesini savundu, yüzde 38,3’ü ise kararsız kaldı. Fikir beyan edenlerin yüzde 59’u Koç’un ayrılmasını istedi. Fenerbahçe taraftarları arasında ise yüzde 51,6’sı &ldquo;Koç bırakmalı&rdquo; derken, yalnızca yüzde 29,2’si destek verdi.</p>
<p><strong>GENÇLER DE&#286;İŞİM PEŞİNDE</strong></p>
<p>Ali Koç’un görevden ayrılması gerektiği görüşü, genç taraftarlarda daha güçlü. 18-24 yaş grubunda yüzde 50,1 Koç’un bırakmasını isterken, 65 yaş üstünde bu oran yüzde 13,2’ye düştü. Gençlerin başarısızlığa tahammülü daha düşük.</p>
<p><strong>AZİZ YILDIRIM’A BÜYÜK DESTEK</strong></p>
<p>Ankette, tüm katılımcıların yüzde 37,4’ü Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe başkanı olması gerektiğini belirtirken, Fenerbahçe taraftarlarında bu oran yüzde 49,2’ye yükseldi. Ali Koç’u destekleyenlerin oranı ise yüzde 20,4’te kaldı. Koç’un Yıldırım’ı geçtiği tek grup Trabzonspor taraftarları oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenerbahce-taraftarinda-degisim-ruzgari-galatasaray-yukseliyor-ali-koca-mesafe-artiyor-547522">Fenerbahçe Taraftarında Değişim Rüzgarı: Galatasaray Yükseliyor, Ali Koç’a Mesafe Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konut satışları artıyor, sektörün toparlanma süreci devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konut-satislari-artiyor-sektorun-toparlanma-sureci-devam-ediyor-546612</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 13:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[satışları]]></category>
		<category><![CDATA[sektörün]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[toparlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye genelinde konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,6 oranında artarak 130 bin 25 oldu. Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25,4 oranında artarak 584 bin 170 olarak gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konut-satislari-artiyor-sektorun-toparlanma-sureci-devam-ediyor-546612">Konut satışları artıyor, sektörün toparlanma süreci devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,6 oranında artarak 130 bin 25 oldu. Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25,4 oranında artarak 584 bin 170 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Konut satışlarında nisan ayında yaşanan 56,6’lık artışın ardından mayıs ayında gelen yüzde 17,6 artış oranı, sektörün 2024’ün ikinci yarısından itibaren girdiği toparlanma sürecinin devam ettiğini gösteriyor. İpotekli konut satışlarında nisan ayında yüzde 147, Mayıs ayında ise yüzde 95,9 oranında artması da artık tüketicinin konut alırken finansal enstrümanlara daha kolay ulaşabildiğine ve önümüzdeki dönemin ekonomik koşullarına daha fazla güvendiğini gösteriyor. Mayıs ayında yıllık enflasyon yüzde 35,41, aylık yüzde 1,53 ile beklenin altında gerçekleşmesi de tüketicinin bu beklentisini güçlendirdi.</p>
<p><strong>TCMB politika faizini yüzde 46’da sabit tuttu</strong></p>
<p>Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugün açıkladığı kararla politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 46’da sabit tuttu. Tüm bu gelişmeler önümüzdeki dönemde ülke ekonomisinin gidişatına dair olumlu sinyaller verirken faiz oranlarında yaşanacak düşüşlerin ilk işareti olarak sayılabilir. Konut kredi faizlerinin düşmesiyle birlikte yaz aylarında ve sonbaharda konut satışlarının daha da olumlu bir seyir izleyeceğini tahmin ediyoruz.</p>
<p><strong>Konut almanın tam zamanı</strong></p>
<p>Bununla birlikte konut maliyetlerindeki artış sürüyor. TÜİK verilerine göre inşaat maliyet endeksi, 2025 yılının nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,67 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,69 arttı. Bu veriler, kredi faiz oranlarındaki düşüşle birleştiğinde, talep artışının da ektisiyle konut fiyatlarında artışa neden olabilir. Bu nedenle, konut almak için çok uygun bir dönemde olduğumuz belirtmek isterim. Tüketicilere tavsiyemiz, eğer ihtiyaçları varsa zaman kaybetmeden kendileri için uygun olan konutu almalarıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konut-satislari-artiyor-sektorun-toparlanma-sureci-devam-ediyor-546612">Konut satışları artıyor, sektörün toparlanma süreci devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Güç Artıyor: Yeni Silah Sistemleri Envantere Girdi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milli-guc-artiyor-yeni-silah-sistemleri-envantere-girdi-544241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 16:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[envantere]]></category>
		<category><![CDATA[girdi]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda yerli ve millî üretimle gücünü artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-guc-artiyor-yeni-silah-sistemleri-envantere-girdi-544241">Milli Güç Artıyor: Yeni Silah Sistemleri Envantere Girdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mill&icirc; Savunma Bakanlığı’nın Asker&icirc; Fabrikalar Genel Müdürlüğü&#8217;ne bağlı Ankara’da bulunan 5’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü&#8217;nde bugün gerçekleştirildiği basın toplantısında yeni envantere giren savunma güçlerini Bakanlık Sözcüsü ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk duyurdu.</p>
<p>Tuğamiral Aktürk&#8217;ün açıklamasına göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı için muhtelif miktarda SAR-56 5,56 mm piyade tüfeği, Dragoneye-2 termal kamera ve modüler gündüz görüş kamerası muayene ve kabul süreçlerini tamamlayarak envantere girdi.</p>
<p><strong>ENDONEZYA’DA TARİHİ ANLAŞMA</strong></p>
<p>Mill&icirc; Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Kemal Yeni, 11-14 Haziran 2025 tarihlerinde Endonezya’nın Cakarta kentinde düzenlenen INDO DEFENCE-2025 fuarına katıldığını anımsatan Tuğamiral Zeki Aktürk, &#8220;Güney Doğu Asya’nın en büyük savunma sanayi fuarında, Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) de yer aldı. Bakan Yardımcısı Alpay, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Endonezya Tedarik Makamı arasında, 48 adet Mill&icirc; Muharip Uçak KAAN’ın ihracatı için gerçekleşen imza törenine katıldı&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&ldquo;ENDONEZYA İLE İŞ BİRLİ&#286;İ GÜÇLENECEK&rdquo;</strong></p>
<p>KAAN ihracatının Türkiye’nin savunma sanayisindeki seviyesini ve gelecek hedeflerini ortaya koyduğunun altı çizilen açıklamada Tuğamiral Zeki Aktürk, &ldquo;Dost ve kardeş Endonezya ile son dönemde artan ikili ilişkilerimize ve iş birliğimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz&rdquo; dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-guc-artiyor-yeni-silah-sistemleri-envantere-girdi-544241">Milli Güç Artıyor: Yeni Silah Sistemleri Envantere Girdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis şikayetleri yaz aylarında artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/varis-sikayetleri-yaz-aylarinda-artiyor-543689</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 08:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bacaklarda ağrı veya yanma hissi, özellikle gün sonunda artan yorgunluk, gece krampları, genellikle ayak bileklerinde şişlik, varisli damarlar üzerinde kaşıntı…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sikayetleri-yaz-aylarinda-artiyor-543689">Varis şikayetleri yaz aylarında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bacaklarda ağrı veya yanma hissi, özellikle gün sonunda artan yorgunluk, gece krampları, genellikle ayak bileklerinde şişlik, varisli damarlar üzerinde kaşıntı… Bu şikayetler ülkemizde her 5 kişiden 1’inde görülen ve yaşam kalitesini düşürecek şiddete ulaşabilen varis hastalığının tipik belirtilerini oluşturuyor. Varis hastalığı, toplardamarların genişleyip kıvrımlı hale gelmesiyle ortaya çıkan ve zamanla ilerleyebilen kronik bir damar problemi olarak tanımlanıyor. En sık bacaklarda görülen varisin yol açtığı şikayetler ise yaz aylarında artıyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz,</strong> sıcak havanın damarların genişlemesine neden olduğuna ve bu tablonun da damar içindeki basıncı artırarak yakınmaları tetiklediğine dikkat çekerek, “Ayrıca yaz aylarında artan terleme ve sıvı kaybı kanın yoğunlaşmasına yol açarak kan dolaşımını zorlaştırmaktadır. Ayakta uzun süre kalma, özellikle tatil döneminde uzun süreli yürüyüşler ve yine uzun süreli ayakta beklemeler de bacaklardaki yükü artırmaktadır. Uçak ve uzun araç yolculukları da kan dolaşımını yavaşlatırken ödem riskini yükseltmektedir. Tüm bunlar yaz aylarında varisin neden olduğu sorunları artırmaktadır” diyor. </p>
<p><strong> Yakınmalar kontrol altına alınabiliyor! </strong></p>
<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis çoraplarının damarlar üzerindeki basıncı dengeleyerek kanın kalbe dönüşünü kolaylaştıran, tedaviye yardımcı önemli bir araç olduğunu belirterek, “Ancak yaz aylarında sıcak havalarda çorap giymek çoğu hasta için rahatsız edici olabilmektedir. Dolayısıyla çorap kullanımı mümkün değilse, dolaşımı destekleyen yaşam tarzı önlemleriyle şikayetlerin kontrol altına alınması mümkündür. Ancak bu öneriler, çorabın yerini birebir tutmaz; sorunların arttığı durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Zira, varis sadece gözle görülen estetik bir problem olarak algılansa da toplardamar yetmezliği nedeniyle oluşmaktadır. Dolayısıyla tedavisinde gecikildiğinde toplardamarda enfeksiyona hatta akciğerlerde pıhtı oluşumu nedeniyle yaşamsal risk taşıyan tabloların oluşmasına yol açabilmektedir” diye konuşuyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Arnaz, varis sorunu olan hastaların yaz mevsiminde dikkat etmeleri gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.<strong> </strong></p>
<p><strong>Güneş ışınlarından kaçının</strong></p>
<p>Güneşlenmek, özellikle doğrudan güneş ışığına maruz kalan bacaklarda damarları genişleterek kanın göllenmesini artırıyor. Bu nedenle, özellikle öğle saatlerinde güneş ışınlarından korunmak gerekiyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Bacaklarınıza soğuk su tutun</strong></p>
<p>Sabah ve akşam bacaklara soğuk su tutmak damarların büzüşmesini sağlıyor ve şikayetleri azaltıyor.</p>
<p><strong> Bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin</strong></p>
<p>Günde birkaç kez, 15-20 dakika boyunca bacakları kalp seviyesinden yukarıda tutmak, damarların dolaşımını destekliyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Varis çorabı kullanın</strong></p>
<p>Günlük aktiviteler sırasında veya seyahat ederken doktor önerisiyle varis çorabı kullanmak şikayetleri azaltıyor. </p>
<p><strong> Hareketsiz kalmayın, kısa yürüyüşler yapın</strong></p>
<p>Uzun süre oturmak veya ayakta durmak yerine, düzenli aralıklarla kısa yürüyüşler yapmak, bacakların kas pompasını aktive ediyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Serin ortamlarda bulunmaya çalışın</strong></p>
<p>Klima bulunan alanlarda dinlenmek veya dışarı çıkarken serin saatleri tercih etmek, çorapsız geçen günleri daha rahatlatıcı kılıyor.</p>
<p><strong> Bol bol yüzün </strong></p>
<p>Düzenli yüzmek hem kan dolaşımını destekliyor hem de bacakları serin tutarak kan dolaşımına doğal bir basınç etkisi sağlıyor.</p>
<p><strong> Günde en az 2 litre su için</strong></p>
<p>Su tüketimi kanın akışkanlığını koruması nedeniyle damar sağlığı için kritik bir önem taşıyor. Dolayısıyla her gün en az 2 litre su içmeyi alışkanlık edinmek gerekiyor.  </p>
<p><strong>Bol kıyafetleri tercih edin</strong></p>
<p>Dar kıyafetler, özellikle de karın bölgesine baskı yapanlar, bacaklardan kalbe dönen kan dolaşımını önleyerek bacak toplardamarında kanın daha fazla göllenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle bol kıyafetleri tercih etmek önem taşıyor.  </p>
<p><strong>Doktor önerisiyle bunları kullanın</strong></p>
<p>Doktor önerisiyle kullanılabilecek olan bazı toplardamar güçlendirici kremler ve spreyler, geçici de olsa rahatlama sağlayabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/varis-sikayetleri-yaz-aylarinda-artiyor-543689">Varis şikayetleri yaz aylarında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Torbalı Ayrancılar-Yazıbaşı Arıtma Tesisi&#8217;nin kapasitesi artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/torbali-ayrancilar-yazibasi-aritma-tesisinin-kapasitesi-artiyor-543011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jun 2025 08:30:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arıtma]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ayrancılaryazıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kapasitesi]]></category>
		<category><![CDATA[tesisinin]]></category>
		<category><![CDATA[torbalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa standartlarında arıtma sayısı, kapasitesi ve arıtma kalitesiyle Türkiye liderliğini elinde bulunduran İzmir Büyükşehir Belediyesi, Torbalı’da kentin en büyük atık su arıtma tesislerinden birini hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/torbali-ayrancilar-yazibasi-aritma-tesisinin-kapasitesi-artiyor-543011">Torbalı Ayrancılar-Yazıbaşı Arıtma Tesisi&#8217;nin kapasitesi artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa standartlarında arıtma sayısı, kapasitesi ve arıtma kalitesiyle Türkiye liderliğini elinde bulunduran İzmir Büyükşehir Belediyesi, Torbalı’da kentin en büyük atık su arıtma tesislerinden birini hayata geçiriyor. 450 milyon liralık yatırımla kapasitesi üç kattan fazla artırılacak tesiste çalışmaların yüzde 70’i tamamlandı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, çevre yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Torbalı Ayrancılar-Yazıbaşı Arıtma Tesisi’nde de hızla yürüyen kapasite artırma çalışmalarının yüzde 70’i tamamlandı. Küçük Menderes Havzası’nı bölgede kurduğu atık su arıtma tesisleri ile kirlilikten kurtarmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, tesisin kapasitesinin yaklaşık 3 katı büyüklüğünde ek tesis kurarak projeyi 450 milyon liralık yatırımla tamamlayacak. 6 bin 912 metreküp olan Ayrancılar-Yazıbaşı Arıtma Tesisi’nin kapasitesi günde toplam 25 bin metreküpe çıkacak. Böylelikle Torbalı Ayrancılar- Yazıbaşı Atık Su Arıtma Tesisi,  Çiğli ve Torbalı tesislerinin ardından Özdere ve Ürkmez’deki arıtma tesisleri ile birlikte İzmir’in en büyük üçüncü tesisi unvanının sahibi olacak.</p>
<p><strong>Küçük Menderes’te kirlilik azalacak</strong><br />Tesisteki çalışmalar hakkında bilgi veren İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “İzmir’in üçüncü büyük arıtma tesisi olacak bu tesisteki faaliyetlerimiz devam ediyor. Fiziki anlamda yüzde 70 seviyelerinde ilerledik. Kalan imalatları da önümüzdeki aylarda tamamlayıp tesisi işletmeye alacağız. 6 bin 912 metreküp olan Ayrancılar-Yazıbaşı Arıtma Tesisi’nin kapasitesi günde 25 bin metreküpe çıkacak. Ayrancılar ve Torbalı’da hem nüfus hem de sanayi artıyor. Bu tesisimiz mevcut kirliliği önlemede de aktif rol oynayacak” dedi.</p>
<p><strong>2040 yılı öngörülerek projelendirildi</strong><br />Ayrancılar-Yazıbaşı İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi Yazıbaşı, Ayrancılar, Kuşçuburun ve civarı yerleşim alanlarının evsel atık sularını arıtıyor. Tesis, 2009 yılından beri bölgeye hizmet veriyor. Yıllar içerisindeki nüfus artışından dolayı kapasite artırımına giden İZSU, 2040 yılını öngörerek projeyi hayata geçiriyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Çiğli İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin ardından kapasitesi ile kentin ikinci büyük atık su arıtma tesisi olan Torbalı Atık Su Arıtma Tesisi’nin ek ünitelerinin açılışını 7 Ocak’ta yaptı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/torbali-ayrancilar-yazibasi-aritma-tesisinin-kapasitesi-artiyor-543011">Torbalı Ayrancılar-Yazıbaşı Arıtma Tesisi&#8217;nin kapasitesi artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca&#8217;nın oyun sokakları artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bucanin-oyun-sokaklari-artiyor-542282</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 07:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bucanın]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sokakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542282</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, ilçenin sokaklarını yeniden tasarlayarak minik Bucalılar için yepyeni oyun alanları oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucanin-oyun-sokaklari-artiyor-542282">Buca&#8217;nın oyun sokakları artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, ilçenin sokaklarını yeniden tasarlayarak minik Bucalılar için yepyeni oyun alanları oluşturuyor. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Buca’da artık bazı sokaklar çocukların. Oyun oynasınlar, hayal kursunlar, gülerek büyüsünler. Onlar bizim geleceğimiz” dedi.</p>
<p>“Yaşayan sokaklar” kurma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Buca Belediyesi, bu kapsamda minik Bucalıları da unutmuyor. Her mahalleye “çocuk oyun sokağı” kuracaklarını belirten Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Yaylacık Mahallesi sakinlerine verdikleri sözü tuttu. Mahalle ziyareti sırasında Muhtar Pelin Çotak’ın mezbelelik bir alanın düzenlenmesi talebini geri çevirmeyen Başkan Görkem Duman, burayı mahalle çocuklarına armağan etti.</p>
<p>47 MAHALLEYE 47 OYUN SOKAĞI</p>
<p>Buca’da artık bazı sokakların çocuklara ait olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Görkem Duman, “47 mahallede 47 oyun sokağı projemizle yola çıktık. Çünkü çocuklarımızın güvenli bir şekilde oynamaları onların en büyük hakkı… Bizim de bu hakkı onlara vermemiz gerekir. Sadece güvenli değil aynı zamanda orada çizgisel hafızalarla, görsel hafızalarla oyunları oynayıp hem eğitim alıyor hem zekâlarını geliştiriyorlar, yeteneklerini keşfediyorlar, mevcut yeteneklerinin üzerlerine gidiyorlar. O yüzden çok önemsediğimiz bir proje. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz, ülkemizin geleceği” diye konuştu. Yaylacık Mahallesi Muhtarı Pelin Çotak da bu hizmetlerinden dolayı Başkan Görkem Duman’a teşekkür etti.</p>
<p>GELENEKSEL OYUNLARLA ZENGİNLEŞEN KAMUSAL ALANLAR<br />Çocuk oyun sokaklarında, seksekten zıplama halkalarına, yerden yüksekten dans oyunlarına kadar birçok geleneksel oyun, zemin çizimleriyle sokağa işleniyor. Sokağın kullanıcıları olan çocukların yaş grupları dikkate alınarak hazırlanan oyun alanları, aynı zamanda çocukların kendi oyunlarını da kurgulayabilecekleri esneklikte bırakılıyor. Böylece her sokak, yaşayan, dönüşen, çocuklarla birlikte şekillenen bir oyun alanına dönüşüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucanin-oyun-sokaklari-artiyor-542282">Buca&#8217;nın oyun sokakları artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[felçli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarda]]></category>
		<category><![CDATA[oranında]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[şansı]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviyle]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126">Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor. Öyle ki günümüzde her 6 kişiden 1’inin felç (inme) geçirdiği belirtiliyor. Vücudun bir tarafında güçsüzlük, uyuşma veya konuşma zorluğuna yol açan inme sonrasında gerçekleştirilen fizik tedavi ve rehabilitasyon ise hasarın kalıcı hale gelmesinin önlenmesinde kilit bir rol üstleniyor. Son yıllarda, inme tedavisinde devrim niteliğinde bir gelişme olan “robotik rehabilitasyon” çok ağır hastaların bile yeniden yürüyebilmelerini ve diğer uzuvlarını eskisi gibi kullanabilmelerini sağlıyor! <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi’nde</strong> geçtiğimiz günlerde düzenlenen <strong>“Robotik Rehabilitasyon”</strong> söyleşisinde, hekimler robot destekli fizik tedavi ve rehabilitasyon programının önemini anlatırken,   bu tedaviyle sağlıklarına kavuşan hastaları da tedavi süreciyle ilgili deneyimlerini paylaştılar.  <strong>Beyinde hasarlı dokuların görevini sağlıklı bölgeler üstleniyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Hareket etme yeteneğimiz, beyindeki nöronların; inme ve beyin hasarı nedeniyle zarar görmeleri veya omurilik yaralanmaları sonucu omurilikten kaslara ulaşan sinyal yolunun kesilmesiyle bozulabiliyor. Beynimizin gördüğü hasardan sonra kendini toparlamaya ve iyileştirmeye çalıştığı süreç ise aylarca sürebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cihan Aksoy</strong>, beyin ve sinir hücrelerinin iyileşmesinin hasta inme geçirdikten hemen sonra başladığını belirterek, “Ancak hasarlı bölgede düzelme çoğunlukla sınırlı kalıyor ve normal fonksiyonun tam düzelmesiyle sonuçlanmıyor. Bu nedenle, hasar gören beyin dokularının görevini beynin sağlıklı bölgeleri üstleniyor. Beyin, zarar görmemiş hücreleri yeniden düzenleyerek ve yeni bağlantılar oluşturarak hasarı telafi etmeye çalışıyor” dedi.</p>
<p><strong>Hareketler sinir sistemine yeniden öğretiliyor</strong></p>
<p>İnme sonrasında yürüyemeyen, kollarını hareket ettiremeyen hastalarda Robotik rehabilitasyonun beynin yeniden öğrenme işlevlerinin hızlı ve düzgün şekilde oluşmasını sağladığını belirten Prof. Dr. Cihan Aksoy, “Rehabilitasyonun hedefi, her bir hasta için en uygun sonucu elde etmek amacıyla nöroplastisiteden, yani beynin yapısal veya fizyolojik değişikliklere uğrama yeteneğinden maksimum düzeyde yararlanmaktır. Robotik rehabilitasyon teknolojileri, belirli hareketlerimizin ve günlük yaşantımızda yaptığımız olağan işlerimizin tekrar tekrar uygulanmasına olanak tanıyor. Bu sayede ağır etkilenmiş, yani hiç bacak veya kol hareketi olmayan hastalarda bile beyin, hücrelerinin yeniden çalışmasını ve hareketleri tekrar öğrenmesini sağlıyor” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Beynin tekrar iyileşmesi için 4 önemli kural</strong></p>
<p>Prof. Dr. Cihan Aksoy, tedaviden etkin sonuç alınması için rehabilitasyon programına zaman kaybetmeden başvurmak gerektiğini belirterek, “Ayrıca,<strong> </strong>beynin tekrar iyileşmesi için rehabilitasyonun dört önemli ayağı vardır.  Bunlar; hastanın motivasyonu ve tedaviye olan inancı ile aile desteği, tecrübeli multidisipliner bir ekip, en iyi teknolojik destek ve maksimum iyileşmeyi uyaran, ortalama 6 saat süren yoğun ve kapsamlı bir programdır” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p><strong>Çok ağır felçli hastada bile tekrar yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</strong></p>
<p>Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor ve yakın bir gelecekte 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2 milyarın üzerine çıkacağı öngörülüyor. Nüfusun yaşlanmasının bir etkisi olarak toplumda inme hastalığının görülme sıklığının da giderek arttığını söyleyen <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı</strong> <strong>Doç. Dr. Mustafa Çorum,</strong> günümüzde bu hasta grubunda robotik rehabilitasyon programından son derece başarılı sonuçlar alındığına işaret ederek, “Öyle ki  robotik rehabilitasyonla çok ağır inme geçirmiş hastalarda dahi yüzde 48 oranında tekrar yürüme olasılığını artırabiliyoruz. Yeter ki hastalar umutlarını hiç yitirmesinler ve programlara düzenli olarak katılsınlar” diye konuştu. </p>
<p><strong>Robot yardımıyla egzersizlerde maksimum fayda</strong></p>
<p>Standart fizik tedavide hastalar yorulabildikleri için süre ve motivasyonun sınırlanabildiğini aktaran Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli programın ise egzersizlerin süresi, tekrarı ve zorluğunda tedavinin yoğunluğunun artabileceği bir ortam sunduğunu anlatarak, “Örneğin, felçli hastalar kol hareketlerini çalıştırmak için seans içerisinde bir fizyoterapist ile 30 hareket tekrarı gerçekleştirirken, robot yardımıyla 1000&#8217;den fazla tekrar yapabiliyorlar. Klasik yöntemle günde en fazla 1,5 saat fizik tedavi alabiliyorken, robotik rehabilitasyonda günde 6 saate kadar fizyoterapistlerle birlikte çalışabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Egzersizler sanal gerçeklik ekranında simüle ediliyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Robotik Rehabilitasyon programının ev ve sosyal yaşantımızda gerçekleştirdiğimiz işleri taklit eden egzersizleri yapma olanağı sağladığını aktaran Doç. Dr. Mustafa Çorum, konuşmasına şöyle devam etti: “Robotik rehabilitasyonda görevler ekranda sanal gerçeklikle simüle edildiği için terapiler çok daha eğlenceli geçiyor. Belirli hareketlerin yapıldığı bilgisayar oyunları dikkati sağlayarak hastaların egzersizlere daha iyi odaklanmalarına yardımcı oluyor. Hastalar, sanal ortamda yaratılmış görsel hedefe yönelik kol veya bacak hareketini görerek kendi hareketlerini düzeltebiliyorlar. Ayrıca hareketleri algılayan sensörler hastaya uyarı vererek hareketin düzgün yapılması için teşvik edebiliyor. Bu robotik cihazlar doğru hareketin her seferinde tam olarak aynı şekilde tekrarlanmasını ve bu sayede beynin kaslarını harekete geçirecek şekilde eğitilmesini sağlıyor.” </p>
<p><strong>&#8220;Aynı dönemde hem felç hem meme kanseriyle savaştım&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak kendi tedavisiyle ilgili bilgi veren 47 yaşındaki Seniha Terzi felç öyküsünü şöyle anlattı: “Bir şirkette pazarlama müdürüyüm. Sıradan bir iş günüydü. Masamda çalışırken, bir an bardağı tutamadığımı hissettim. Kolumdaki hissizlik sadece bir-iki saniye sürmüş olsa da yüksek tansiyon hastası olduğum için hemen tansiyonumu ölçtüm. Tansiyonum çok yüksek çıkınca ilacımı aldım ve  hastaneye gittim. Tam hastaneden ayrılırken bir anda ayağımda inanılmaz bir güç kaybı oluştu, kolum da hiç hareket edemez hale geldi. ‘Felç geçiriyorsunuz, sizi hemen yatırıyoruz’ dediler. Hastanede tedavi gördüğüm bir hafta boyunca kolumu hiç hareket ettiremedim, bacağımdaki güçsüzlük nedeniyle koltuk değneklerinden destek alarak yürüyebildim.” </p>
<p><strong> Adeta oyun oynar gibiydim, hiç sıkılmadım  </strong></p>
<p><strong> </strong>Hastanede klasik fizik tedavi yöntemi uygulandığını ve taburcu olduğunun ertesi günü Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nde seanslara başladığını belirten Seniha Terzi, “Tam 35 seans her gün işe gider gibi hastaneye gittim; tüm gün süren yoğun bir programa girdim. Ama hiç klasik bir fizik tedavi gibi değildi. Oyun oynar gibiydim. Aynı hareketi 10 kez yapsanız sıkılırsınız. Ancak hareketleri robotla birlikte yapınca hiç sıkılmadan tekrarlıyorsunuz. Kendimle yarıştığım, puan topladığım ve her gün kendimi biraz daha geçtiğim bir programdı” dedi. </p>
<p><strong>Artık hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum</strong></p>
<p>Tedavisine devam ederken meme kanserine de yakalandığını öğrenince zaman kaybetmeden ameliyat olduğunu belirten Seniha Terzi, bu nedenle fizik tedaviye bir hafta ara verdiğini anlatarak, “Beni meme kanserinden daha çok inme zorladı aslında. Ben çalışan, sporunu yapan ve seyahat eden çok aktif bir insandım, birden hayatım kısıtlanmış, neredeyse hiçbir şey yapamaz hale gelmiştim. Bu süreçte doktorum, sağlık personeli, ailem ve arkadaşlarım beni hep motive ettiler. Hem azmim hem çevremdeki insanların büyük destekleri sayesinde tedaviden başarılı sonuç aldım. Artık kolaylıkla elimi ve kolumu hareket ettiriyor, yürüyebiliyor; hayatıma kaldığım yerden aktif bir şekilde devam ediyorum” diyerek noktaladı sözlerini. </p>
<p><strong> “Yeniden yürüyebilmek çok büyük mir mutluluk”</strong></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak deneyimlerini anlatan 63 yaşındaki Sevim Çakmak, bir gece uykusundan uyandığında sağ kolunun tamamını kaplayan hissizliği fark ettiğini söyledi. Apar topar hastaneye kaldırılan Sevim Çakmak’a yarım saat içinde tüm tetkikler yapılmış ve beyin kanaması tanısı konulmuş. Son 3 aydır yoğunlaştırılmış nöro-rehabilitasyon tedavisi gören Sevim Çakmak, “En başından beri bilincim yerindeydi. Hiçbir zaman ‘ben artık yürüyemeyeceğim’ gibi umutsuzluğa düşmedim. Kolumun sağ tarafını hiç kullanamıyordum. Bugün pek çok işimi halledebiliyorum. Fizik tedavimi hiç aksatmıyorum. Üstelik sıkılmıyorum da. Tedavi sürecinde bilgisayar oyunu oynuyorum. Kuşları yakalıyorum, sonra ondan çıkıp başka oyunlara giriyorum. Uzun aradan sonra desteksiz yeniden yürüyebilmek çok büyük mutluluk” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126">Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. İsbir, &#8220;Kalp Kapak Hastalıklarında Risk Yaşla Birlikte Artıyor, Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-isbir-kalp-kapak-hastaliklarinda-risk-yasla-birlikte-artiyor-erken-mudahale-hayat-kurtariyor-542060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 08:10:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[isbir]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kapak]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[yaşla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde 65 yaş üzeri kişilerde yaklaşık yüzde 10 oranında görülen kalp kapak hastalıkları yaşlanan nüfusla birlikte önemi artan sorunlardan biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-isbir-kalp-kapak-hastaliklarinda-risk-yasla-birlikte-artiyor-erken-mudahale-hayat-kurtariyor-542060">Prof. Dr. İsbir, &#8220;Kalp Kapak Hastalıklarında Risk Yaşla Birlikte Artıyor, Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde 65 yaş üzeri kişilerde yaklaşık yüzde 10 oranında görülen kalp kapak hastalıkları yaşlanan nüfusla birlikte önemi artan sorunlardan biri. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, yaşla birlikte önemi artarken kalp kapak hastalıklarının zamanında tanı ve uygun yöntemlerle tedavi edilmediği takdirde hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekti.Bu hastalıkların özellikle nefes darlığı, yorgunluk ve ritim bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. İsbir, erken tanı ve tedaviyle yaşam kalitesinin yükseldiğine dikkat çekti. Özellikle son yıllarda tedavide yaşanan gelişmeler sayesinde  kalp kapak hastalıklarında artık yaşam boyu tedavi algoritmasını uyguladığını anlattı. </em></p>
<p>Kalp sağlığı açısından oldukça önemli bir başlığı oluşturan kalp kapak hastalıkları arasında en sık mitral ve aort kapak bozukluklarının görüldüğünü hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, kalp kapak hastalıklarında cinsiyet ve yaşa bağlı olarak hem hastalığın tipi hem de şiddetinin farklılık gösterebildiğini söyledi. Prof. Dr. İsbir, kalp kapak hastalıklarıyla ilgili gözden kaçabilecek belirtilere ve özellikle hastaların en çok merak ettiği “Ne zaman ve kimlere ameliyat gerekir?” sorusuna açıklık getirdi.</p>
<p><strong>BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN</strong></p>
<p>Kalp kapak hastalıklarında yorgunluk, nefes darlığı gibi son derece önemli belirtilerin farklı sorunlara bağlandığı için önemsenmeyebildiğinin altını çizen Prof. Dr. Selim İsbir, sözlerine şöyle devam etti: “Kapak hastalıkları ileri dönemlerde ritim bozukluğu olarak da kendini gösterir. Ancak belirtilerin önemsenmemesi erken tanının önüne geçebiliyor ve hastalığın ilerleyerek daha ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kapak hastalıkları ilerleyen dönemlerde kalp kasını zayıflatarak kalp yetmezliği ile sonuçlanır.”</p>
<p><strong>KALP KAPAK HASTALIĞI OLAN HERKES AMELİYAT OLMAK ZORUNDA mı?</strong></p>
<p>Kalp kapak hastalıklarında ilaç tedavisinin yalnızca hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini vurgulayan Prof. Dr. İsbir, “Yapısal bozuklukları ilaçla düzeltmek mümkün değil. İlaç tedavisi kalp kapak hastalıklarını iyileştirmez ama kalp kapak hastalıklarına bağlı ortaya çıkan kalp fonksiyonlarındaki bozuklukları önler. Ancak her hasta ameliyat olacak diye bir kural da yok. Kapak bozukluğu kalp fonksiyonlarını etkilemeye başlamışsa, özellikle nefes darlığı ve ritim bozukluğu görülüyorsa, cerrahi gündeme alınmalıdır” dedi.</p>
<p><strong>RİTM BOZUKLUĞU BAŞLAMIŞSA ZAMAN KAYBEDİLMEMELİ!</strong></p>
<p>Kalp kapak hastalığı tanısı konulan hastalarda düzenli takip ve erken müdahalenin önemine işaret eden Prof. Dr. İsbir, “Kalp kasılma gücünün azalması, kalp boyutlarının büyümesi ya da ritim bozuklukları başlamışsa, cerrahi kaçınılmazdır. Bu evreye gelmeden müdahale edilmesi, ameliyatın başarı şansını yükseltir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“CERRAHİDE EN ÖNEMLİ NOKTA HASTA İÇİN GÜVENLİ YÖNTEMİN SEÇİLMESİDİR”</strong></p>
<p>Klasik yöntemin açık kalp ameliyatı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İsbir, teknolojik gelişmeler sayesinde uygun hastalarda minimal invaziv ve robotik yöntemlerle daha küçük kesilerle operasyon yapılabildiğini söyledi. Ancak bu yöntemlerin her hastaya uygun olmadığını belirterek, “Kalp ameliyatlarında önemli olan kesi büyüklüğü değil, hasta için en güvenli yöntemin seçilmesidir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Selim İsbir, kalp kapak hastalıklarının tedavisinde hastaların en çok karıştırdığı, merak ettiği konulardan biri olan kapak tamiri ve değişimi ile ilgili soruyu şöyle yanıtladı: “Kapak tamiri, hastanın kendi dokusu kullanılarak kapağın onarılması yöntemidir. En önemli avantajı, hastanın kendi dokuları kullanıldığı için kalp fonksiyonları ameliyat sonrası daha iyi korunur. En sık tamir ettiğimiz ve de en başarılı olduğumuz kapaklar kalbin sol tarafında yer alan mitral kapak ve gene sağ tarafta yer alan triküspit kapaktır. Kireçlenmemiş kapaklarda ve genç hastalarda bu yöntemin öncelikle tercih edilmesi gerekir.”</p>
<p>Prof. Dr. İsbir, “Biyolojik kapaklar kan sulandırıcı gerektirmediği için tercih sebebidir ancak ömürleri sınırlıdır. Genç hastalarda genellikle mekanik kapak kullanılır, ancak bu da ömür boyu kan sulandırıcı ilaç gerektirir. Hastaya özel planlama yapılmalı, tercihler hasta profiline göre belirlenmelidir” dedi.</p>
<p><strong>“YAŞAM BOYU TEDAVİ ALGORİTMASI UYGULANIYOR”</strong></p>
<p>“Bu bilgiler ışığında kalp kapak hastalıklarının tedavisinde artık yaşam boyu tedavi adını verdiğimiz bir algoritma uygulamaktayız” diyen Prof. Dr. İsbir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastaların yaşına ve diğer bir takım özelliklerine bakarak onlar için bir tedavi şeması uygulamaktayız. Örneğin; bir hasta eğer kan sulandırıcı ilaç kullanmak istemiyorsa veya tıbbi açıdan bu hasta için kan sulandırıcı tedavi bir risk oluşturuyorsa, hasta genç olsa bile bu hastaya eğer kalp kapağını tamir edemiyorsak biyolojik kapak kullanıyoruz. Bu  kapak zamanla dejenere olduğunda ameliyatsız kapak değişimi ya da gerekiyor ise ikinci bir kalp ameliyatı ile bu şansı veriyoruz.”</p>
<p><strong>“AMELİYAT SONRASI ENFEKSİYON VE DÜZENLİ İLAÇ KULLANIMINA DİKKAT”</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası hastanede kalış süresinin ortalama 5-6 gün olduğunu ve tam iyileşmenin yaklaşık 3-4 hafta sürdüğünü belirten Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemil İsbir, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu süreçte en dikkat edilmesi gereken iki faktör, enfeksiyon ve kan sulandırıcı tedavidir. Özellikle kan sulandırıcı tedavi mekanik kapak kullanılan hastalar için hayati öneme haizdir. İlacın kan seviyeleri belirli aralıklarla kontrol edilmeli ve ilaç dozu kan seviyesine göre ayarlanmalıdır. Enfeksiyon diğer çok önemli bir faktördür. Hastalar enfeksiyon açısından kendilerini korumalıdırlar. Aksi halde protez kapakları enfeksiyona bağlı olarak zarar görebilir ve bu durum hayati sorunlara yol açabilir.” </p>
<p><em>Dünya genelinde 65 yaş üzeri kişilerde yaklaşık yüzde 10 oranında görülen kalp kapak hastalıkları yaşlanan nüfusla birlikte önemi artan sorunlardan biri. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, yaşla birlikte önemi artarken kalp kapak hastalıklarının zamanında tanı ve uygun yöntemlerle tedavi edilmediği takdirde hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekti.Bu hastalıkların özellikle nefes darlığı, yorgunluk ve ritim bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. İsbir, erken tanı ve tedaviyle yaşam kalitesinin yükseldiğine dikkat çekti. Özellikle son yıllarda tedavide yaşanan gelişmeler sayesinde  kalp kapak hastalıklarında artık yaşam boyu tedavi algoritmasını uyguladığını anlattı. </em></p>
<p>Kalp sağlığı açısından oldukça önemli bir başlığı oluşturan kalp kapak hastalıkları arasında en sık mitral ve aort kapak bozukluklarının görüldüğünü hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, kalp kapak hastalıklarında cinsiyet ve yaşa bağlı olarak hem hastalığın tipi hem de şiddetinin farklılık gösterebildiğini söyledi. Prof. Dr. İsbir, kalp kapak hastalıklarıyla ilgili gözden kaçabilecek belirtilere ve özellikle hastaların en çok merak ettiği “Ne zaman ve kimlere ameliyat gerekir?” sorusuna açıklık getirdi.</p>
<p><strong>BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN</strong></p>
<p>Kalp kapak hastalıklarında yorgunluk, nefes darlığı gibi son derece önemli belirtilerin farklı sorunlara bağlandığı için önemsenmeyebildiğinin altını çizen Prof. Dr. Selim İsbir, sözlerine şöyle devam etti: “Kapak hastalıkları ileri dönemlerde ritim bozukluğu olarak da kendini gösterir. Ancak belirtilerin önemsenmemesi erken tanının önüne geçebiliyor ve hastalığın ilerleyerek daha ciddi sorunlara neden olabiliyor. Kapak hastalıkları ilerleyen dönemlerde kalp kasını zayıflatarak kalp yetmezliği ile sonuçlanır.”</p>
<p><strong>KALP KAPAK HASTALIĞI OLAN HERKES AMELİYAT OLMAK ZORUNDA mı?</strong></p>
<p>Kalp kapak hastalıklarında ilaç tedavisinin yalnızca hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini vurgulayan Prof. Dr. İsbir, “Yapısal bozuklukları ilaçla düzeltmek mümkün değil. İlaç tedavisi kalp kapak hastalıklarını iyileştirmez ama kalp kapak hastalıklarına bağlı ortaya çıkan kalp fonksiyonlarındaki bozuklukları önler. Ancak her hasta ameliyat olacak diye bir kural da yok. Kapak bozukluğu kalp fonksiyonlarını etkilemeye başlamışsa, özellikle nefes darlığı ve ritim bozukluğu görülüyorsa, cerrahi gündeme alınmalıdır” dedi.</p>
<p><strong>RİTM BOZUKLUĞU BAŞLAMIŞSA ZAMAN KAYBEDİLMEMELİ!</strong></p>
<p>Kalp kapak hastalığı tanısı konulan hastalarda düzenli takip ve erken müdahalenin önemine işaret eden Prof. Dr. İsbir, “Kalp kasılma gücünün azalması, kalp boyutlarının büyümesi ya da ritim bozuklukları başlamışsa, cerrahi kaçınılmazdır. Bu evreye gelmeden müdahale edilmesi, ameliyatın başarı şansını yükseltir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“CERRAHİDE EN ÖNEMLİ NOKTA HASTA İÇİN GÜVENLİ YÖNTEMİN SEÇİLMESİDİR”</strong></p>
<p>Klasik yöntemin açık kalp ameliyatı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İsbir, teknolojik gelişmeler sayesinde uygun hastalarda minimal invaziv ve robotik yöntemlerle daha küçük kesilerle operasyon yapılabildiğini söyledi. Ancak bu yöntemlerin her hastaya uygun olmadığını belirterek, “Kalp ameliyatlarında önemli olan kesi büyüklüğü değil, hasta için en güvenli yöntemin seçilmesidir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Selim İsbir, kalp kapak hastalıklarının tedavisinde hastaların en çok karıştırdığı, merak ettiği konulardan biri olan kapak tamiri ve değişimi ile ilgili soruyu şöyle yanıtladı: “Kapak tamiri, hastanın kendi dokusu kullanılarak kapağın onarılması yöntemidir. En önemli avantajı, hastanın kendi dokuları kullanıldığı için kalp fonksiyonları ameliyat sonrası daha iyi korunur. En sık tamir ettiğimiz ve de en başarılı olduğumuz kapaklar kalbin sol tarafında yer alan mitral kapak ve gene sağ tarafta yer alan triküspit kapaktır. Kireçlenmemiş kapaklarda ve genç hastalarda bu yöntemin öncelikle tercih edilmesi gerekir.”</p>
<p>Prof. Dr. İsbir, “Biyolojik kapaklar kan sulandırıcı gerektirmediği için tercih sebebidir ancak ömürleri sınırlıdır. Genç hastalarda genellikle mekanik kapak kullanılır, ancak bu da ömür boyu kan sulandırıcı ilaç gerektirir. Hastaya özel planlama yapılmalı, tercihler hasta profiline göre belirlenmelidir” dedi.</p>
<p><strong>“YAŞAM BOYU TEDAVİ ALGORİTMASI UYGULANIYOR”</strong></p>
<p>“Bu bilgiler ışığında kalp kapak hastalıklarının tedavisinde artık yaşam boyu tedavi adını verdiğimiz bir algoritma uygulamaktayız” diyen Prof. Dr. İsbir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastaların yaşına ve diğer bir takım özelliklerine bakarak onlar için bir tedavi şeması uygulamaktayız. Örneğin; bir hasta eğer kan sulandırıcı ilaç kullanmak istemiyorsa veya tıbbi açıdan bu hasta için kan sulandırıcı tedavi bir risk oluşturuyorsa, hasta genç olsa bile bu hastaya eğer kalp kapağını tamir edemiyorsak biyolojik kapak kullanıyoruz. Bu  kapak zamanla dejenere olduğunda ameliyatsız kapak değişimi ya da gerekiyor ise ikinci bir kalp ameliyatı ile bu şansı veriyoruz.”</p>
<p><strong>“AMELİYAT SONRASI ENFEKSİYON VE DÜZENLİ İLAÇ KULLANIMINA DİKKAT”</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası hastanede kalış süresinin ortalama 5-6 gün olduğunu ve tam iyileşmenin yaklaşık 3-4 hafta sürdüğünü belirten Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemil İsbir, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu süreçte en dikkat edilmesi gereken iki faktör, enfeksiyon ve kan sulandırıcı tedavidir. Özellikle kan sulandırıcı tedavi mekanik kapak kullanılan hastalar için hayati öneme haizdir. İlacın kan seviyeleri belirli aralıklarla kontrol edilmeli ve ilaç dozu kan seviyesine göre ayarlanmalıdır. Enfeksiyon diğer çok önemli bir faktördür. Hastalar enfeksiyon açısından kendilerini korumalıdırlar. Aksi halde protez kapakları enfeksiyona bağlı olarak zarar görebilir ve bu durum hayati sorunlara yol açabilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-isbir-kalp-kapak-hastaliklarinda-risk-yasla-birlikte-artiyor-erken-mudahale-hayat-kurtariyor-542060">Prof. Dr. İsbir, &#8220;Kalp Kapak Hastalıklarında Risk Yaşla Birlikte Artıyor, Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atık ayrıştırma projesinde farkındalık artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atik-ayristirma-projesinde-farkindalik-artiyor-538120</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 07:01:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[projesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538120</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin pilot olarak belirlediği 6 ilçe 9 mahallede başlattığı ambalaj atıklarının evlerden toplanarak ekonomiye kazandırılması projesiyle ilgili farkındalık artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atik-ayristirma-projesinde-farkindalik-artiyor-538120">Atık ayrıştırma projesinde farkındalık artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin pilot olarak belirlediği 6 ilçe 9 mahallede başlattığı ambalaj atıklarının evlerden toplanarak ekonomiye kazandırılması projesiyle ilgili farkındalık artıyor. Hanelerden 25 binin üzerinde QR kod bulunan poşet toplanırken, bunlardan sadece 74’ünde ayrıştırılamayacak atık tespit edildi. Çöp konteynerine atmak yerine ambalaj atıklarının toplanması ve geri dönüştürülmesine katkı sağlayan vatandaşlar da projeye destek oldukları için mutlular.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa ülkelerinin öncülük ettiği kapıdan kapıya atık toplama projesini geçen aylarda İzmir’de hayata geçirdi. Harmandalı Düzenli Katı Atık Depolama Alanı’na giden ambalaj atıklarını azaltmak, sıfır karbon hedefi, çevreyi korumak ve bu atıkların tekrar ekonomiye kazandırılmasını sağlamak amacıyla başlatılan proje, ilk etapta Karabağlar, Narlıdere, Menderes, Bornova, Bayraklı ve Konak’ta belirlenen 9 pilot mahallede uygulanmaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile belediye iştiraklerinden İZDOĞA AŞ iş birliğiyle yürütülen projede, üzerinde QR kod bulunan mavi renkli poşetler dağıtıldı. Karabağlar Üçkuyular, Basın Sitesi ve Fahrettin Altay, Bayraklı Körfez Mahallesi, Konak Kültür Mahallesi, Menderes Hürriyet Mahallesi, Bornova Evka 3, Narlıdere Sahil Evleri ve Yeni Kale Mahallesi’nde belirlenen adreslere dağıtılan poşetleri alan yurttaşlar ambalaj atıklarını bu poşet içinde topladı. Proje kapsamında şimdiye kadar 25 binden fazla atık poşeti toplandı. Toplanan poşetlerin yalnızca 74’ünde ayrıştırılamayacak atık tespit edilmesi, vatandaşların projeye gösterdiği yüksek duyarlılığı gözler önüne serdi.</p>
<p><strong>“İçim acıyordu”</strong></p>
<p>Basın Sitesi’nde yaşayan Sedat Karahan, “Projeyi duyduğumda çok sevindim. Her gün çöp konteynerlerine ambalaj atığı atıyorduk, içim acıyordu. Bir konteynerde evsel atıktan çok ambalaj atığı oluyordu. Proje çok güzel, umarım insanlar da destek olur.  Belediyeleri eleştirmek kolay. Bizlerin de buna destek olması gerekiyor. Herkes hassas olmalı. Projenin kapıdan kapıya olması da çok güzel. Doğaya saygımı bu şekilde göstermeye çalışıyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Her şeyden önce doğa dostu”</strong></p>
<p>Evka 3’ten projeye katılan Mine Osmanağaoğlu, projenin doğa dostu olduğunu belirterek “Poşetleri gelip evimizden almaları süreci kolaylaştırdı. İklim krizini her geçen gün çok daha acı bir şekilde, darbesi şiddetli bir şekilde yaşıyoruz. Bir anneyim, çevreciyim, halktan birisiyim. Duyarlı olmaya ve çevremdekileri uyarmaya özen gösteriyorum. Lütfen herkes kendileri, eşleri ve çocuklarının geleceği için projeye katkıda bulunsun” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çok da zor değil”</strong></p>
<p>Evka 3’te yaşayan Berna Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ederek “Atıklarımızı çöpe taşımıyoruz, kapımızdan alıyorlar. Çok büyük bir kolaylık oldu. Çocuğunu, gençliğini, ülkesini seven herkes destek versin. Çok da zor bir şey değil. Kolay bir şey ama dünya için çok büyük bir iş” dedi.</p>
<p><strong>Kalafat: Bu çevreci projeye lütfen destek olun</strong></p>
<p>İZDOĞA AŞ İşletme ve İştiraklerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlkay Kalafat, projeye katılan tüm vatandaşlara teşekkür ederek “Vatandaşlarımızdan en büyük isteğimiz ambalaj atıklarını dağıttığımız torbalara atmaları. Operasyonumuz çok büyük çaplı. Bazen ev sahiplerine uymayan saatlerde gidebiliyoruz. Çalışan hane halkı da olabiliyor. Ricamız, vatandaşların torbayı evlerinin önüne bırakmaları. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın iradesi doğrultusunda projeyi tüm İzmir’e yaymak en büyük hedefimiz. Bize yardımcı olacak kişiler de vatandaşlarımız. Bu çevreci projeye destek olmalarını rica ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Hep beraber çalışalım, atıklarımızı toplayalım”</strong></p>
<p>Projede çalışan Mahir Aslan, poşet dağıtma ve toplama işiyle ilgilendiğini söyleyerek “Şehrimiz, ülkemiz ve dünya için çok önemli bir proje. Vatandaşlarımız destek olursa çok iyi olur, kendilerine çok teşekkür ederiz. Güzel bir dünya için hep beraber çalışalım, atıklarımızı toplayalım. Hep beraber geri dönüşüme destek olalım” ifadelerini kullandı. Atıkları ayrıştıran personel Ayşe Çakar, “Güzel bir proje bu. Burada ayrıştırma yapıyoruz. Vatandaşlarımız bize destek versinler. Ambalaj atıklarımızı sokağa atmayalım. Poşetlerimize koyalım, yeşil bir dünya için projemize destek olalım” dedi.</p>
<p><strong>QR kodlu takip sistemi ile etkin atık yönetimi</strong></p>
<p>Görevli personelin haftalık olarak hanelerden topladığı atık poşetlerinin üzerinde bir QR kod yer alıyor. Proje boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından geliştirilen uygulama sayesinde oluşturulan veri tabanında hanelerin bilgileri kayıt altına alınıyor. Böylece toplama yapılan haneler ve atık poşetleri eşleştiriliyor. Toplanan poşetlerde yer alan ambalaj atıkları İzDönüşüm Fabrikası’nda türüne göre ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılıyor. Atık poşetlerine yalnızca ambalaj atıklarının atılması gerekiyor. Belediye tarafından dağıtılan poşetlere organik atık atanlar cezai yaptırıma tabi tutuluyor.</p>
<p><strong>Mavi renkli poşete neler atılmıyor?</strong></p>
<p>Dağıtılan mavi renkli poşetlere atılması ve atılmaması gereken atıklar belli. Atılabilecek atıklar; kağıt, karton, defter, kitap, gazete, dergi, pet şişe, teneke kutu, temizlik ambalajı, plastik, poşet, metal ve cam şişe ile kavanozlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri yurttaşları karton bardak, kağıt havlu, mendil ve peçete, pipet, porselen eşya, izmarit, sakız, bebek bezi, strafor köpük, yapışkan bant, yağlı kağıt, pişirme kağıdı, diş macunu tüpü, tek kullanımlık çatal, bıçak, tabak, paketleme köpüğü atılmaması konusunda ise uyarıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atik-ayristirma-projesinde-farkindalik-artiyor-538120">Atık ayrıştırma projesinde farkındalık artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;de Ulaşım Konforu Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepede-ulasim-konforu-artiyor-536848</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 10:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kartepede]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=536848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki yol yenileme ve güçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-ulasim-konforu-artiyor-536848">Kartepe&#8217;de Ulaşım Konforu Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kartepe Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki yol yenileme ve güçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, Çepni Mahallesi’nde yer alan Mesudiye Caddesi’nde kapsamlı bir yol yenileme çalışması gerçekleştirildi.</b></p>
<p><b>550 Metrelik Yolda Yoğun Mesai</b></p>
<p>Mesudiye Caddesi üzerinde yapılan çalışmalarda, 550 metre uzunluğundaki güzergâhta önce zemin hazırlıkları tamamlandı. Ekipler, yolu uzun ömürlü hale getirmek amacıyla altyapı çalışmalarına büyük önem verdi.</p>
<p><b>Dayanıklılığı Arttırıldı</b></p>
<p>Yolun dayanıklılığını artırmak önce Plent-Miks Temel (PMT) malzemesi serimi gerçekleştirildi. Bu işlemle, yolun alt yapısı sağlamlaştırılarak asfaltlama için uygun zemin oluşturuldu.</p>
<p><b> Güvenli Ulaşım</b></p>
<p>PMT seriminin ardından yapılan sıcak asfalt kaplama çalışması da tamamlanarak yol trafiğe açıldı. Bu sayede hem sürücüler hem de yayalar için daha güvenli ve konforlu bir ulaşım imkânı sağlanmış oldu.</p>
<p><b>Başkan Kocaman Çalışmaları Yerinde İnceledi</b></p>
<p>Çalışmaları yerinde inceleyen Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman şu açıklamalarda bulundu “Çepni Mahallemizde gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, Kartepe’mizin dört bir yanında yürüttüğümüz ulaşım yatırımlarının bir parçası. 550 metrelik bu güzergâhta asfalt serim işlemlerimizi tamamladık. Amacımız, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu yollarda seyahat etmesini sağlamak. Kartepe’nin her yerinde gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-ulasim-konforu-artiyor-536848">Kartepe&#8217;de Ulaşım Konforu Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağcılar&#8217;da kütüphane sayısı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagcilarda-kutuphane-sayisi-artiyor-460219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 09:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağcılarda]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağcılar Belediyesi öğrencilerin ders çalışabilecekleri ve sosyal faaliyetlerde bulunabilecekleri kütüphane sayısını artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. 16 kütüphanenin yer aldığı ilçede yakında 2 kütüphane daha hizmete girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilarda-kutuphane-sayisi-artiyor-460219">Bağcılar&#8217;da kütüphane sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bağcılar Belediyesi ilçe genelindeki kütüphane sayısına hız kesmeden yenilerini ekliyor. Bu kapsamda birçok noktada yapımı devam eden ve planlanan projeler bulunuyor. Şu anda Bağcılar’da bulunan 16 kütüphane 95 bin basılı esere ev sahipliği yapıyor. Yeni kütüphanelerin açılmasıyla birlikte öğrenciler, ders çalışabilecekleri ve sosyal faaliyetlerde bulunabilecekleri alan kazanacaklar. </b></p>
<p>2023 yılında 231 bin kişi yararlandı</p>
<p><b>Bağcılar Belediyesi’ne ait kütüphanelerden 2023 yılında 231 bin kişi faydalandı. Kısa bir süre önce açılışı gerçekleşen Ateştuğla Kütüphanesi’nde de aynı anda 400 kişi ders yararlanabiliyor. Ayrıca kütüphanelerde ücretsiz çorba, kek ve çay gibi çeşitli ikramlar da oluyor. Belediye tarafından verilen yiyecekler sayesinde öğrenciler molalarını verimli şekilde değerlendirebiliyor. </b></p>
<p>Çok yakında hizmete girecek</p>
<p><b>Sancaktepe Mahallesi&#8217;nde inşaatı devam eden Şehir Kütüphanesi ve Tiyatro Binası’nın açılışına da çok az bir süre kaldı. Aynı anda 1422 kişinin faydalanabileceği tesis içerisinde tiyatro salonu, konferans salonu, gençlik kütüphanesi, genel kütüphane, çocuk kütüphanesi, erişilebilir kütüphane ve birçok birim bulunuyor. </b></p>
<p>Başkanlık Binası Kütüphanesi de genişletiliyor</p>
<p><b>Bağcılar Belediyesi binasında bulunan Başkanlık Binası Kütüphanesi de genişletiliyor. Ayrıca yerleri değişecek olan Destek Hizmetleri Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü’nün çalışma ofisleri de kütüphaneye dönüştürülüyor. Proje tamamlandığında kapasitesi 225 kişi olan kütüphane giriş katta konumlanacak. </b></p>
<p>Yüzde 60 oranında artıracağız</p>
<p><b>Gençleri her alanda desteklediklerini söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Önümüzdeki dönem ilçemize yeni kütüphanelerin kazandırılması için projelerimizi hayata geçireceğiz. Planlanan çalışmalar sayesinde kütüphanelerimizin kapasitesini yaklaşık yüzde 60 oranında artırmış olacağız” dedi. </b></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagcilarda-kutuphane-sayisi-artiyor-460219">Bağcılar&#8217;da kütüphane sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Dental Anksiyete Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-dental-anksiyete-artiyor-459388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2024 09:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dental]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dental anksiyete, diş tedavisi sırasında duyulacağından endişe edilen şiddetli ağrılara karşı geliştirilen korku, kontrol edilemeyen ve çoğu zaman diş tedavilerinin uygulanabilirliğini engelleyebilecek düzeyde karşımıza çıkan diş tedavisi kaygısı olarak tarif edilebilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-dental-anksiyete-artiyor-459388">Çocuklarda Dental Anksiyete Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yetişkinlerde daha önceden yaşanmış kötü diş tedavisi tecrübeleri dental anksiyete gelişimine sebep olabileceği gibi, çocuklarda bu duruma ek olarak etraftan duyulan ağrılı diş tedavisi hikayeleri ve geç kalınan diş problemlerinin hissettirdiği şiddetli diş ağrısı deneyimleri de dental anksiyete gelişmesine sebep olabilir” açıklamasında bulunan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir </strong>sözlerine şöyle devam etti: “Dental anksiyete, diş hekimi fobisi dediğimiz ve geliştikten sonra geri dönüşü çok daha zor olan kalıcı bir travmaya da sebep olabilir.  Bu nedenle, asıl önemli olan çocuklarda bir dental anksiyete gelişmesine izin vermeden, yapılması gerekenleri baştan bilerek, geç kalmadan uygulamaktır.”</p>
<p>Dental anksiyetenin bazı tedbirler ile önlenebileceğinin altını çizen <strong>Dt. Nurgül Demir </strong>o önlemleri şu şekilde sıraladı;</p>
<p><strong>1-</strong>Çocukların yanında diş tedavilerine karşı ön yargı oluşturabilecek ve diş hekimi ile henüz tanışmadan, kafalarında, diş hekimini hikayelerinin kötü kahramanı olarak çizmelerine sebep olabilecek konuşmalardan kaçınılmalıdır. Buna ek olarak çocuklara diş muayenesi veya tedavisi öncesinde ‘ağrı hissetmeyeceksin, dişin hiç acımayacak, sinek ısırır gibi olup hemen geçecek’ gibi hazırlayıcı olduğu düşünülerek sarf edilen ‘negatif’ sözcükler, çocuklarda ‘dental anksiyeteye sebep olabilecek’ şartlandırmalardır. İlk diş muayenesi deneyiminde, tüm kontrol çocuk diş hekimine bırakılmalıdır.</p>
<p><strong>2-</strong>Çocuklarda rutin diş muayenelerinin bebeklik döneminde ilk süt dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren yapılmaya başlanması, ağız hijyeni alışkanlıklarının devamlılığı için şart olmakla birlikte; çocuğun düzenli kontrollerle diş hekimine ve muayene koltuğuna alışması ileride oluşabilecek bir diş hekimi fobisinin önüne geçilebilmesi açısından da büyük önem taşır.</p>
<p><strong>3-</strong>Bebeklerin ilk süt dişlerinin çıkmaya başladığı ilk 12 aylık dönemde, çocuk diş hekimi kontrollerine başlanmalı, bebeğin çürük riski belirlenerek; ebeveynler, bebeğin ağız hijyeninin devamlılığının sağlanması konusunda bilgilendirilmelidir. Ağız sağlığının idame ettirilebilmesi için, bebeğin diyet programında şeker içeren sıvı ve katı gıdalardan kaçınılmalıdır.</p>
<p><strong>4-</strong>Çocuklara, günde 2 kez ve çocuğun yaşı için önerilen miktarda diş macunu kullanarak, diş fırçalama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Florün diş yüzeyi ile direk temasının, koruyucu etkisini arttırdığı bilinmektedir ve bu nedenle diş fırçalamanın ebeveyn kontrolünde ve doğru teknikle yapılması önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>5-</strong>Profesyonel kullanım için üretilen flor preparatlarının yılda 2 kez çocuk diş hekimi tarafından uygulanması, çürük oluşumuna karşı dişleri korur. Minimal invaziv çocuk diş hekimliği dediğimiz tedavi felsefesinde amaç, çürüğün erken teşhisinde, çürüğe sebep olan etkenlerin ortadan kaldırılarak, ilerlemesine engel olmayı ve ‘gerekli’ durumlarda dişlerin ileri düzey tedavilerinin yapılmasıdır. Böylece ‘diş dokusunun korunarak’ ve ‘dişlerin aletlerle temizlenerek tedavi edilmesine gerek kalmadan’ çürüklerin ilerlemesini engellenmesi ve planlanan koruyucu tedavilerle oluşabilecek yeni çürüklerin de önüne geçmesi hedeflenir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-dental-anksiyete-artiyor-459388">Çocuklarda Dental Anksiyete Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipertansiyon gençlerde de hızla artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hipertansiyon-genclerde-de-hizla-artiyor-459358</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2024 09:10:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atar damarlardaki kan basıncının çok yüksek olması anlamına gelen hipertansiyon tüm dünyada ve Türkiye'de kardiyovasküler hastalıklar için en yaygın risk faktörü olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipertansiyon-genclerde-de-hizla-artiyor-459358">Hipertansiyon gençlerde de hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünyada 1.5 milyardan fazla kişi hipertansiyon hastası. Ülkemizde de neredeyse her 3 kişiden 1<span>’</span>ine  hipertansiyon (140/90 mmHg veya daha yüksek) tanısı konuyor. Üstelik yapılan son çalışmalar hipertansiyonun 20  yaş grubundaki genç yetişkin popülasyonda, hatta çocuklarda bile giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Tedavi edilmediğinde kalp krizinden inmeye, beyin kanamasından böbrek yetersizliğine kadar ciddi sonuçlara yol açabilen hipertansiyon çoğu zaman belirtisiz seyrediyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karakuş, </strong>bu nedenle hiçbir yakınması olmasa  da kan basıncının çocukluktan itibaren düzenli olarak ölçülmesi gerektiğine dikkat çekerek, <span>“</span>Hipertansiyonun önlenebilir bir hastalık olduğu ve her yaşta görülebildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla kardiyovasküler hastalık  riski yüksek olan çocuklarda, anne veya babasında hipertansiyon olan çocuklarda, yine kilolu veya obezite sorunu olan ve hareketsiz yaşam tarzına sahip gençlerde yılda en az bir kez kan basıncının kontrol edilmesi son derece önemlidir” diyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karakuş, </strong>hipertansiyonun genç yaşlarda görülmesine yol açan etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </span></p>
<p><span><strong>Aşırı tuz tüketmek</strong></span></p>
<p><span>Fazla tuz içeren fast food tarzı gıdaların ve aşırı işlenmiş ürünlerin sık sık tüketilmesi hipertansiyonun daha erken yaşlarda görülmesine neden olabiliyor. Yapılan araştırmalara göre, günde 5 gramdan fazla tuz tüketen kişilerin hipertansiyona yakalanma riski daha yüksek. Türkiye<span>’</span>de genel popülasyonda yapılan SALTURK çalışmasında, günlük tuz tüketimi yaklaşık 15 gram olarak saptandı. Hipertansiyon tanısı olan hastaların ise çok fazla tuzlu yiyeceklerden kaçınmaları ve günde 2 gramın altında kalmaya çalışmaları gerekiyor. </span></p>
<p><span><strong>Obezite</strong></span></p>
<p><span>Çağımızın önemli bir sorunu olan ve genç nüfusta, hatta çocuklarda bile görülme sıklığı hızla artan obezite de hipertansiyona neden olan önemli bir etken. Sağlık Bakanlığı verileri, ülkemizde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 65<span>’</span>inin ideal değerlerin üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olduğunu bildiriyor. Yapılan araştırmalar  yüksek vücut kitle indeksi (> 25 kg/m2) veya geniş bel/kalça oranına (>0,85) sahip kişilerde hipertansiyon riskinin 3 kat<strong> </strong>artığını gösteriyor. </span></p>
<p><span><strong>Hatalı beslenme alışkanlığı</strong></span></p>
<p><span>Gençlerde görülen yüksek tansiyonun bir diğer önemli sebebi, sağlıksız beslenme ve çabuk tüketilen besinlere (fast food) kayan yeme alışkanlığı. Yapılan çalışmalar, işlenmiş besinlerin, doymuş veya trans yağ oranı yüksek yiyeceklerin, rafine şekerin ve yine gençlerin beslenmelerinde daha az meyve ve sebzeye yer vermelerinin hipertansiyondaki sayısal artışla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper  Karakuş, <span> &#8220;</span>Yüksek tansiyon hastalarının ağırlıklı olarak sebze ve meyve, daha az yağlı besinler, tam tahıl ve sebze kaynaklı proteinler tüketmeleri çok önemlidir” diyor.</span></p>
<p><span><strong>Hareketsiz yaşam</strong></span></p>
<p><span>Gençlerde egzersiz eksikliği de hipertansiyon gelişimine yol açabilen bir başka önemli etkeni oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karakuş, yürümek, koşmak, yüzmek ve ağırlık kaldırmak gibi güç artıran fiziksel aktivitelerin yüksek tansiyonu önlemeye ve düşürmeye yardımcı olduğunu belirterek,  <span>“</span>Dünya Sağlık Örgütü haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta  aerobik egzersiz (veya haftada 75 dakika şiddetli aerobik egzersiz) ile haftada en az 2 gün güç geliştirme egzersizleri yapılmasını önermektedir” bilgisini veriyor. </span></p>
<p><span><strong>Tütün ürünleri kullanmak</strong></span></p>
<p><span>Sağlık Bakanlığı verileri; 15 yaş ve üzerindeki gençlerin yaklaşık yüzde 27<span>’</span>sinin aktif sigara içicisi olduğunu bildiriyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karakuş,<strong> </strong>malign hipertansiyon olarak adlandırılan çok yüksek seviyelerdeki hipertansiyonun sigara tüketimiyle doğrudan ilişkisinin ortaya konduğuna işaret ederek, “Özellikle, hipertansiyonu olup sigara içenlerde malign hipertansiyona yakalanma riskinin sigara içmeyenlere göre 5 kat daha fazla olduğu kanıtlanmıştır. 2019 yılında yayınlanan Türk Hipertansiyon Uzlaşı raporu sigarayı bırakmanın kardiyovasküler riskini azaltmada en etkili önlemlerden biri olduğunu vurgulamıştır” diye konuşuyor. </span></p>
<p><span><strong>Alkol tüketimi</strong></span></p>
<p><span>Yaygın inanışın aksine, kronik etanol tüketimi kan basıncını düşürmediği gibi erkekler için günde 20–30 gram ve kadınlar için 10–20 gram etanolün aşılması kardiyovasküler sorunların gelişme riskinin daha çok artmasıyla sonuçlanıyor. Araştırmalar, hipertansiyon tanısı olan gençlerde yüzde 54 oranında alkol tüketimi olduğunu gösteriyor. </span></p>
<p><span><strong>Anksiyete</strong></span></p>
<p><span>Gözlemsel çalışmalara göre, genç yetişkinlerde anksiyete tanısı sonrasında hipertansiyon gelişme riski daha yüksek. Otonom mekanizmalardaki değişikliklere daha uzun süre maruz kalmayla açıklanan bu durum, hipertansiyon tanısı alan genç hastalarda anksiyetenin erken tespitine ve yönetimine dikkat çekiyor.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipertansiyon-genclerde-de-hizla-artiyor-459358">Hipertansiyon gençlerde de hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayla ağız ve diş problemleri artıyor! Tükürük azalması ve ağız kuruluğu yaşlılarda daha sık görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslanmayla-agiz-ve-dis-problemleri-artiyor-tukuruk-azalmasi-ve-agiz-kurulugu-yaslilarda-daha-sik-goruluyor-455266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2024 16:38:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[azalması]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tükürük]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanmayla ile birlikte ağız ve diş problemlerinin daha yaygın hale geldiğini kaydeden uzmanlar, diş eti hastalıkları, diş çürümesi, tükürük azalması ve ağız kuruluğu gibi problemlerin de daha sık görüldüğünü söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayla-agiz-ve-dis-problemleri-artiyor-tukuruk-azalmasi-ve-agiz-kurulugu-yaslilarda-daha-sik-goruluyor-455266">Yaşlanmayla ağız ve diş problemleri artıyor! Tükürük azalması ve ağız kuruluğu yaşlılarda daha sık görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş hekiminin yaşlı bireylere özel beslenme önerileri, ağız hijyeni teknikleri ve ağız kuruluğu gibi problemler için çözümler sunabileceğini vurgulayan Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yaşlı bireylerin en az yılda 2 kez diş muayenesi ve kontrolünden geçmesi öneriliyor. Diş eti hastalığı veya diyabet gibi kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin daha sık diş hekimine gitmesi gerekebilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz,<strong> </strong>yaşlılık döneminde düzenli diş muayeneleri ve kontrollerinin önemi hakkında bilgi verdi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Düzenli diş muayeneleriyle problemler erken teşhis ve tedavi edilebiliyor”</strong></p>
<p>Yaşlılık döneminde, ağız ve diş sağlığını korumak için düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri yaptırmanın çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, bunun birkaç sebebinin olduğunu belirterek, “Yaşlanma ile birlikte ağız ve diş problemleri daha yaygın hale geliyor. Diş eti hastalıkları, diş çürümesi, tükürük azalması ve ağız kuruluğu gibi problemler yaşlı bireylerde daha sık görülüyor. Düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri ile bu problemler erken teşhis ve tedavi edilebilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Diyabet, kalp hastalığı ve Alzheimer gibi kronik hastalıkları tetikleyebiliyor”</strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığının genel sağlık ile bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Diş eti hastalıkları ve diğer ağız problemleri diyabet, kalp hastalığı ve Alzheimer gibi kronik hastalıkları tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri ile bu riskler azaltılabilir.” şeklinde öneride bulundu.</p>
<p><strong>“El becerilerinde azalma ve görme problemleri zorlayabiliyor”</strong></p>
<p>Yaşlı bireylerin diş bakımı konusunda daha fazla yardıma ihtiyaç duyabildiğini de söyleyen Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “El becerilerinde azalma ve görme problemleri gibi yaşlanma ile birlikte gelen bazı problemler, yaşlı bireylerin diş bakımını kendi başlarına yapmalarını zorlaştırabiliyor. Düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri sırasında diş hekimi veya diş hijyenisti, yaşlı bireylere diş bakımı konusunda gerekli yardımı ve eğitimi sağlayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Yaşlı bireylerin yılda en az 2 kez diş muayenesi ve kontrolünden geçmesi öneriliyor”</strong></p>
<p>Diş hekiminin yaşlı bireylere özel beslenme önerileri, ağız hijyeni teknikleri ve ağız kuruluğu gibi problemler için çözümler sunabileceğini de vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yaşlı bireylerin en az yılda iki kez diş muayenesi ve kontrolünden geçmesi önerilir. Diş eti hastalığı veya diyabet gibi kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin daha sık diş hekimine gitmesi gerekebilir.” diye konuştu.</p>
<p>Diş muayenesi ve kontrolü sırasında diş hekiminin, dişlerin ve diş etlerinin genel durumunu inceleyerek diş eti hastalığı ve diş çürümesi olup olmadığını kontrol ettiğini de kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, ağız kanseri taraması, tükürük akışını ölçme, gerekirse röntgen çekimi ve diş bakımı ve ağız hijyeni konusunda gerekli tavsiyelerin de verildiğini anlattı.</p>
<p><strong>Yaşlı hastaların özel bir diş bakımı ve tedavisine ihtiyacı var</strong></p>
<p>Yaşlılara diş fırçalamak ve diş ipi kullanmak gibi günlük ağız hijyenini ihmal etmemeleri, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmaları, yeterli su içmeleri, sigara ve alkolden uzak durmaları konusunda tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, yaşlı hastaların, farklı sağlık problemleri ve ilaç kullanımı gibi çeşitli faktörlerden dolayı özel bir diş bakımı ve tedavisine ihtiyacı duyduklarını da söyledi.</p>
<p>Geriatri diş hekimliğinin yaşlı hastaların ağız ve diş problemlerini teşhis ve tedavi etme konusunda uzmanlaşmayı sağlayan bir eğitim programı olduğunu da kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, yaşlı ve engelli hastalar için diş kliniklerinde tekerlekli sandalye kullanan hastaların rahatça girebilmesi ve tedavi olabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması, yaşlı hastaların uzun süreli tedavilerde rahat edebilmesi için ergonomik klinik üniteleri kullanılması gerektiğini de vurguladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayla-agiz-ve-dis-problemleri-artiyor-tukuruk-azalmasi-ve-agiz-kurulugu-yaslilarda-daha-sik-goruluyor-455266">Yaşlanmayla ağız ve diş problemleri artıyor! Tükürük azalması ve ağız kuruluğu yaşlılarda daha sık görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jeotermal Yatırımlara İlgi Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jeotermal-yatirimlara-ilgi-artiyor-453180</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 13:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin jeotermal kapasitesinin son 10 yılda yapılan yatırımlarla 30 megavattan 1.700 megavata çıktığını söyleyen Geo Energy Holding (GEH) Ceo’su Selçuk Ilıkcan, YEKDEM tarifesinde jeotermalin 2010-2020 yıllarında dolar bazlı yatırım olasılığına kavuşması ile dünyada en büyük sıçramayı Türkiye’nin yaptığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeotermal-yatirimlara-ilgi-artiyor-453180">Jeotermal Yatırımlara İlgi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin jeotermal kapasitesinin son 10 yılda yapılan yatırımlarla 30 megavattan 1.700 megavata çıktığını söyleyen Geo Energy Holding (GEH) Ceo’su Selçuk Ilıkcan, YEKDEM tarifesinde jeotermalin 2010-2020 yıllarında dolar bazlı yatırım olasılığına kavuşması ile dünyada en büyük sıçramayı Türkiye’nin yaptığını söyledi. </strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin jeotermalde 1,700 megavat olan kurulu gücünü, 2030 planında 3 bin megavata çıkarma hedefi olduğuna dikkati çeken Ilıkcan, “Biz o 3 binin, 300 megavatına talibiz” diye konuştu. </strong></p>
<p>Yenilenebilir enerji alanında doğal kaynakların kullanımına yönelik yapılan yatırımlar dünyada ve Türkiye’de artarak devam ediyor. Türkiye’nin 1.700 megavat kurulu gücü ile dünyada dördüncü büyük jeotermal enerji yatırımları pazarına sahip olduğunu, mevcut kurulu gücü ile de Avrupa’da 1. sırada yer aldığını söyleyen Geo Energy Holding Ceo’su Selçuk Ilıkcan, son 15 yıl içindeki yatırımlar ile Türkiye’de ulaşılan 1.700 MW’lık kapasitenin önemli bir bölümünde GEH’in ortağı GMK Enerji’nin verdiği mühendislik hizmetlerinin yer aldığını söyledi. Holding bünyesinde yer alan şirketleri ile entegre mühendislik hizmetleri, enerji üretimi ve yenilikçi teknoloji üreticisi olarak sektörde 360 derece çözüm üretme kabiliyetine sahip olduklarını belirten Selçuk Ilıkcan “ Hem düşük ısı, hem de yüksek ısıdan enerji elde edilmesi konusundaki uzmanlığımızla biliniyoruz. Dünya genelinde kurulu jeotermal enerji gücünün yüzde 7,73’ünde GEH imzası var” dedi. </p>
<p><strong>6 Lisanslı Sahanın 3’ünün Teknik Çalışmaları Tamamlandı</strong></p>
<p>15 yıl boyunca global düzeyde elde ettikleri deneyimler neticesinde kendi sahalarını geliştirmeye karar verdiklerini söyleyen Selçuk Ilıkcan sözlerini şöyle sürdürdü: “ Dünyadaki örneklerine nazaran Türkiye’de devlet kurumlarının jeotermal bilinç, destek ve hevesinin özel sektörün çok daha önünde yer aldığını bildiğimiz için jeotermal saha geliştirme çalışmalarını Türkiye’de sürdürme kararı aldık. Geo Energy Holding olarak şuan Türkiye’de 6 lisanlı sahamız var. Bu sahalardan 3 tanesinin teknik çalışmalarını tamamladık, olgunlaşma aşamasında. Sahalarımızın 2’si Aksaray, bir tanesi de Simav’da. Bu sahaların tamamında yaklaşık 1.2 milyar dolarlık yatırım potansiyelimiz var. 300 megavat gibi iddialı bir kapasiteden söz ediyoruz. Türkiye’nin jeotermalde 1,700 megavat olan kurulu gücünü, 2030 planında 3 bin megavata çıkarma hedefi olduğuna dikkati çeken Ilıkcan, “Biz o 3 binin, 300 megavatına talibiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dünyadaki 2-3 Sektör Oyuncusundan Biriyiz </strong></p>
<p>Jeotermal enerjiyi daha verimli ve çevre dostu bir şekilde kullanmayı mümkün kılan, enerji sektöründe önemli bir yenilik olarak kabul edilen Gelişmiş Jeotermal Teknolojileri Sistemlerini (AGS) Türkiye’de geliştirip kullanabilen dünyadaki 2-3 sektör oyuncusundan biri olduklarını söyleyen Selçuk Ilıkcan, “Türkiye’de Geo Energy Holding olarak geliştirdiğimiz yerli AGS teknolojileri sayesinde yapılan kuyu kazma işlemi sonrasında belli bir derinlikte elde ettiğimiz yer kürenin kendi sıcaklığını ekolojik gaz veya sıvı göndererek yukarıya taşınmasını sağlıyoruz. Bu teknolojiyi sadece ABD, Almanya, Çin ve Türkiye kullanıyor” diye konuştu.  </p>
<p>Geo Energy Holding gibi 20 tane daha firma 300 megavat hedefi koyarak ulaşsa Türkiye’nin cari açığını yüzde 50 düşürürüz diyen Geo Energy Holding Ortaklarından Umut Emirler, “ Türkiye Jeotermal Elektrik üretiminde yaklaşık 10 bin megavat kapasiteye sahip. Bu 40 bin megavatlık güneş enerjisi verimliliğine eşdeğer bir oran. Güneş enerjisinin verimliliği yüzde 25, jeotermalin ise yüzde 90, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından jeotermal enerji bize müthiş bir doğal kaynak imkanı sunuyor” bilgisini verdi. </p>
<p><strong>Jeotermale yapılan Yatırımlarla 8 Milyar Dolar Kaynak Aktarıldı </strong></p>
<p>Türkiye özel sektör ve yatırım finansmanıyla şuana kadar 8 milyar dolar jeotermal enerji santrallerine kaynak aktarmış durumda, sektörde 65 santral ve 30 civarında yatırımcı olduğunu belirten Selçuk Ilıkcan, “ Örneğin, yapılan sondaj çalışmasında bulunan ısı 150 dereceyi geçtiğinde yeni teknolojilerle hidrojen üretebiliyorsunuz, aynı zamanda 90 derecenin üstündeki ısılarda elektrik üretebiliyorsunuz, 60 derecenin üstünde endüstriyel kurutma yapabiliyorsunuz, 45-50 dereceden itibaren gıda kurutması yapabiliyorsunuz, 35-40 dereceden itibaren sera ısıtması gerçekleştirebiliyorsunuz, 10 dereceden itibaren balık yetiştiriciliği yapabiliyorsunuz. Tüm bu işlemler bitikten sonra yukarı çıkardığınız jeotermal akışkanı yeniden ısınmak üzere kaynağına geri gönderiyorsunuz. Dünya çekirdeği ısı üretmeye devam ettikçe sonsuz bir enerji üretiminden bahsediyoruz. Bugün için Türkiye’de jeotermal enerji ile 158 bin evin ısınması sağlanıyor, doğalgaza göre 8’de 1 daha az maliyetli yerli ve milli bir kaynaktan bahsediyoruz. Türkiye’de de geliştirmiş olduğumuz yerli AGS Teknolojileri ile 5-6 milyon evi jeotermalle ısıtabiliriz” diye konuştu. </p>
<p><strong>Sondaj Başarı Oranları Yüzde 90’a Ulaştı</strong></p>
<p>Geçmiş dönemlerde yapılan sondaj çalışmalarının yüzde 50 başarı oranı olduğun dile getiren Ilıkcan, bugün için yapılan sondaj sonunda başarı oranının yüzde 90’lara ulaştığını söyleyerek:  Dünya Bankası jeotermali yenilenebilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olarak görüyor. Bu nedenle Türkiye Kalkınma Bankası üzerinden kullandırdığı 40 milyon dolar kadar bir hibe var. Bu hibe bir sigorta mekanizması olarak değerlendiriliyor. Yatırımcılar yatırım bütçelerinin bir kısmını Dünya Bankası hibesi ile geri alabiliyor. “Türkiye’de jeotermal yatırıma yabancıların ilgisi de bir hayli fazla. Dünyada jeotermal kaynaklara sahip devletler megavat başına ortalama 70-100 dolar olan alım garantisi verirken, YEKDEM’in yenilenmesiyle Türkiye’de megavat başına 95-115 dolar arasında bir alım garantisi veriliyor. Bu da yerli ve yabancı yatırımcı ilgisini oldukça artıyor”      </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeotermal-yatirimlara-ilgi-artiyor-453180">Jeotermal Yatırımlara İlgi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Laktoz hassasiyeti yaş ilerledikçe artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/laktoz-hassasiyeti-yas-ilerledikce-artiyor-448220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 09:26:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ilerledikçe]]></category>
		<category><![CDATA[laktoz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde adını sıklıkla duyduğumuz laktoz hassasiyeti yarattığı gaz problemleri nedeniyle süt ürünlerini sevenlerin yaşam kalitesini düşürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/laktoz-hassasiyeti-yas-ilerledikce-artiyor-448220">Laktoz hassasiyeti yaş ilerledikçe artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Son dönemde adını sıklıkla duyduğumuz laktoz hassasiyeti yarattığı gaz problemleri nedeniyle süt ürünlerini sevenlerin yaşam kalitesini düşürüyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Bu sorunun bağırsaklardan salgılanan laktaz enziminin yetersizliği durumunda sütte bulunun süt şekerinin sindirilememesi sonucunda ortaya çıktığını anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Bu durumda bağırsaklarda bakteriler ve mantarlar tarafından bir çeşit sindirme işlemi yapılır ve hidrojen, karbondioksit ve metan gazı oluşur” dedi. Laktoz intoleransının rahatsız edici semptomlarını azaltmak için süt, ekşi krema, ayran, tereyağı, yoğurt ve peynir gibi gıdalardan uzak durulması gerektiğinin altını çizen Dr. Özok, yaş ilerledikçe laktoz hassasiyeti görülme sıklığının arttığını belirtti.</span></strong></p>
<p><span>Laktoz intoleransının karın ağrısı, şişkinlik, ishal, gaz ve mide bulantısı belirtilerine neden olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, sanılanın aksine laktozun sadece süt ürünlerinde bulunmadığına dikkat çekerek, “Laktoz dokusu, tadı ve yapışkan nitelikleri için kullanılan gıda katkı maddesi olarak da kullanılır. Dolayısıyla sadece sütte değil; yoğurt, peynir, tereyağı, dondurma, süt tozu, işlenmiş gıdalar, sucuk, sosis, patates cipsi, çikolata, pasta, krema, bisküvi ve kurabiye gibi gıdaların hepsinde bulunur” dedi. </span></p>
<p><strong><span>Laktaz hassasiyeti herkesi farklı etkileyebilir</span></strong></p>
<p><span>Laktaz enzimi eksikliği veya yokluğuna bağlı olarak bu gıdaların tüketilmesinin çeşitli rahatsızlıklara yol açacağına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Laktoz hassasiyetine sahip hastalar süt ve süt ürünlerini yeteri kadar tüketemedikleri için ihtiyaç duydukları kalsiyum ve D vitaminini de alamazlar. Hastalar bu vitamin ve mineralleri içeren brokoli, somon, sardalya, portakal suyu ve badem sütü gibi gıdaları tüketmeye özen gösterebilirler” diye konuştu. </span></p>
<p><span>Herhangi bir diyete başlamadan veya takviye kullanmadan önce mutlaka doktor değerlendirilmesinden geçmek gerektiğinin altını çizen Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Laktoz intoleransı her bireyde farklı şekillerde etkiler yaratabilir ve herkesin tolerans düzeyi farklıdır. Bazı insanlar küçük miktarlarda laktozlu gıda tüketebilirken, diğerleri hiç tolerans gösteremez. Bunun için herhangi bir aksiyon alınmadan önce mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir” dedi.</span></p>
<p><strong><span>Bitki bazlı süt çeşitleri alternatif sunuyor</span></strong></p>
<p><span>Dr. Eyyüp Kenan Özok, “Soya, pirinç, badem, hindistan cevizi, fındık, yulaf, kenevir, macadamia fıstığı ve fıstık sütü gibi bitki bazlı sütler ve türevleri doğal olarak laktoz içermez. Laktoz intoleransı olanlar için süt bazlı ürünlerin yerini almak üzere düşük laktozlu veya laktozsuz versiyonları tercih edilebilir” tavsiyelerinde bulundu.</span></p>
<p><strong><span>Tanı için test şart </span></strong></p>
<p><span>Laktoz intoleransından şüphelenenlerin hidrojen nefes testi, laktoz tolerans testi, genetik testi, laktaz aktivitesi ve dışkı testine başvurabileceğini belirten Dr. Özok, “Normal bireylerde laktoz içeren ürünler tüketildikten sonra kanda glukoz seviyesi yükselir. Laktoz intoleransı olan bireylerde ise kanda glukoz düzeyinde artış saptanmaz. Hastalığın kesin tanısı endoskopik yöntemle, bağırsaktan alınan biyopside laktaz enziminin eksikliğinin kanıtlanmasıyla konur” dedi. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/laktoz-hassasiyeti-yas-ilerledikce-artiyor-448220">Laktoz hassasiyeti yaş ilerledikçe artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 Yaş Altı Kanser Vakaları Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/50-yas-alti-kanser-vakalari-artiyor-448018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2024 09:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-alti-kanser-vakalari-artiyor-448018">50 Yaş Altı Kanser Vakaları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Kanserin bu kadar yaygınlaşmasının sebepleri arasında artan stres, tütün ve alkol tüketimi, yanlış beslenme, işlenmiş gıdalar, sanayileşmenin getirdiği hava kirliliği bulunuyor. Özellikle 50 yaş altı kanser vakalarının son 30 yılda daha da arttığı biliniyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Bu nedenle Z kuşağı olarak da bilinen kitle için kanserle mücadele büyük önem taşıyor. Kanserle mücadelenin yolu ise bilinçli beslenme ve tarama programlarından geçiyor. Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar ve Doç. Dr. Ozan Akıncı, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda kanseri önleme konusunda önemli bilgiler verdi.</span></strong></p>
<p><span>Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) bağlı uluslararası Kanser Araştırma Ajansının (IARC) bu yıl yayımladığı rapora göre, 2022&#8217;de 20 milyon yeni kanser vakası görülmüşken, düzensiz beslenme, tütün ürünleri kullanımı, hareketsizlik, stresle birlikte bu rakamların artacağı tahmin ediliyor. Dünya genelinde 2050&#8217;de 35 milyondan fazla yeni kanser vakasının olacağı öngörülürken, 2022&#8217;deki tahmini 20 milyon vakaya oranla yüzde 77&#8217;lik artış yaşanması bekleniyor. Oysa doğru beslenmek, aktif kalmak ve sigara içmemek gibi sağlıklı seçimler yaparak kanser riskini azaltmak mümkün oluyor. Bunun yanında belirli kanserlerin erken tespit edilmesinde önerilen pek çok tarama yöntemleri bulunuyor. </span></p>
<p><strong><span>Teknoloji bağımlılığı da kanser gelişmesinde rol oynuyor</span></strong></p>
<p><span>Medicana International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, kanserle mücadelede doğru ve bilinçli beslenmenin, egzersizin, stresten uzak durmanın, tütün ürünlerinin kullanımının sonlandırılmasının önem taşıdığına dikkat çekerek, “Günümüz dünyasında yaşam süresi uzamıştır. Artık 65-70 yaş arası bireyler orta yaş grubunda yer almaktadır. Yaşam süreleri uzadığı, günümüz tarama yöntemlerinin de gelişmesiyle birlikte kanser görülme oranları artmaktadır. Ancak kanser görülme sıklığı sadece orta ve ileri yaş bireylerde değil gençler arasında da yaygınlaşmaktadır. Kanserde dengesiz ve sağlıksız beslenme, tütün ürünleri kullanımı, hareketsizlik, obezite, doğal ürünler tüketmeme, hava kirliliği, teknoloji bağımlılığı, modern yaşama bağlı stres artışı da rol oynamaktadır” dedi.  </span></p>
<p><strong><span>Korunmak için Akdeniz diyeti</span></strong></p>
<p><span>Kanser riskini azaltmada özellikle beslenmenin önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, “Vücuttaki tüm hücrelerin, buna kanser hücreleri de dahil temel enerji kaynağı şekerdir. Yani hücrelerin temel fonksiyonlarını sürdürebilmesi için şeker zorunludur. Her vücutta kanser hücresi bulunmaktadır. Ancak kanserli hücreler hızlı büyüyüp çoğaldıkları için normal hücrelerden daha fazla şeker kullanırlar. Ayrıca aşırı şeker tüketiminin neden olduğu yağlanma ve obezite, kanseri de tetiklemektedir. Bu nedenle beslenmede şeker dengeli ölçüde tüketilmeli, şeker ihtiyacı porsiyon kontrollü bir şekilde meyve ve sebzelerden karşılanmalıdır. Bunun yanında doğal beslenme önem taşımaktadır. Akdeniz diyeti vücut için en uygun beslenme türüdür. Trans yağlar yerine zeytinyağı tüketilmelidir. Sebzeler haşlama, fırın, buhar gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilmelidir. Haftada en az 2-3 kez balık tüketilmeli ve kızartma yapılmamalıdır. Kırmızı et yenecekse mangal ve kızartma türünde yöntemler tercih edilmemelidir. Konserve yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Sebze ve meyveler de mevsiminde tüketilmelidir” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><strong><span>Tedaviler mutlaka konseyle belirlenmeli</span></strong></p>
<p><span>Kanserde birçok tedavi yönteminin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Sarıyar, “Cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi alanındaki gelişmelerle tedaviler yürütülmektedir. Kanser tedavisi genellikle kanser hücrelerini öldürmek için uygulanan radyoterapi, kemoterapi, ilaçlar, cerrahi yöntemler, hormon tedavisi, immunoterapi ve yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikleri içermektedir. Tedaviler tam teşekküllü merkezlerde, kurulan konseylerle planlanmalıdır. Son yıllarda girişimsel radyoloji yöntemleri de tedavilerde kullanılmaktadır” diye görüş verdi. </span></p>
<p><strong><span>Tedavide sıcak kemoterapi de kullanılıyor</span></strong></p>
<p><span>Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, yakın bir geleceğe kadar karın içine yayılmış kanserlerin tedavi edilemeyeceği görüşünün mevcut olduğunu anımsatarak, ancak sitoredüktif cerrrahi ve ısıtılmış karın içi kemoterapi yöntemlerinin ilerlemiş karın içi kanserlerde arternatif cerrahi tedavi yöntemi olarak yerini aldığını bildirdi.</span></p>
<p><span>Türkiye&#8217;de sayılı merkezde uygulanan sıcak kemoterapi tedavisinin kanser hastalarına daha uzun bir yaşam şansı sunduğunu aktaran Sarıyar, &#8220;İlerlemiş kanser hastalarının yeni umudu olan bu tedavi yöntemiyle (Isıtılmış Karın İçi Kemoterapi/Hyperthermic Intraperitoneal Chemotherapy-HİPEK) kanserlerin önemli bir oranına tanı konabiliyor&#8221; ifadesini kullandı. Prof. Dr. Sarıyar, bu yöntemin ilk kez teşhis edilmiş ve ameliyat olmamış ileri evre kanserlere uygulanabildiği gibi, daha önce ameliyat olmuş ancak tekrar etmiş kanserlere de uygulanabildiğini ifade etti.</span></p>
<p><strong><span>50 yaş altı vakalar son 30 yılda arttı</span></strong></p>
<p><span>Medicana International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ozan Akıncı ise, kanserin küresel ölçekte giderek artan bir ivme ile yaygınlaşmakta olduğunun altını çizerken, “Bu artışta </span><span>artan stres, anksiyete, tütün ve alkol tüketimi, hareketsizlik, obezite, radyasyon, GDO’lu ve hormonlu gıdalar, tarım ilaçları ve sanayileşmenin getirdiği hava kirliliği en önemli tetikleyici unsurlar olarak göze çarpmaktadır. 50 yaş altı kanser vakaları son 30 yılda daha da artmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre ülkemizde 50 yaş altı kanser vakası oranı yüzde 66’dır. Bu ciddi oranı göz önünde bulundurursak Z kuşağının kanserle mücadelesi daha da önem kazanmaktadır” dedi.  </span></p>
<p><strong><span>Kanser gerçeğinin farkına varılmalı</span></strong></p>
<p><span>Dünya genelinde her 5 kişiden 1’inin hayatı boyunca en az bir kez kansere yakalandığını belirten Doç. Dr. Ozan Akıncı, “2022’de tüm dünyada yıllık 20 milyon yeni vaka ve 9.7 milyon kansere bağlı ölüm gelişmiştir. Bu verilere bakılarak 2050’de yüzde 77’lik bir artışla 35 milyondan fazla yıllık yeni kanser vakası gelişeceği öngörülmektedir. Bu tabloda sanayileşmenin ve risk faktörlerinin tetiklemesiyle daha da dramatik hale gelebileceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle önlem alınmalıdır. Kanserle mücadelede tam başarı ancak ona neden olan faktörlerden kaçınmakla mümkündür. Kanseri erken aşamada fark etmek veya tespit etmek kanseri tam yenebilmek için çok önemlidir. Kanser gerçeğinin farkında olarak risk faktörlerini değiştirmek faydalı olabilmektedir. Ama daha güçlü olunabilecek bir konu da tarama testleridir. Meme, akciğer, kolon, mide, prostat ve rahim ağzı kanserlerine karşı mutlaka uygun zamanda hekimimiz ile iş birliği içinde tarama testlerini yaptırmak önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><strong><span>Kanserde motivasyon önemlidir</span></strong></p>
<p><span>Hastaların tarama testleriyle birlikte teşhis konulduktan sonra negatif duygu durumuna girebildiklerine değinen Doç. Dr. Akıncı, “Moral ve motivasyon tedavi sürecinde hastalar için en önemli dayanaktır. Ailelerinin ve sevdiklerinin yanlarında olduğunu görmek onları kansere karşı da daha güçlü kılmaktadır. Bununla beraber hasta-hekim iş birliğinin ve güven duygusunun da bu süreçlerin en kıymetli motivasyon kaynağı olduğunu söylemek mümkündür” diye konuştu. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/50-yas-alti-kanser-vakalari-artiyor-448018">50 Yaş Altı Kanser Vakaları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılıkta diş eti hastalıkları ve diş çürümesi gibi problemler artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslilikta-dis-eti-hastaliklari-ve-dis-curumesi-gibi-problemler-artiyor-446900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 21:13:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[problemler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanmayla diş eti hastalıkları ve diş çürümesi gibi problemlerin arttığına dikkati çeken uzmanlar, bu problemler tedavi edilmezse diş kaybına yol açabildiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilikta-dis-eti-hastaliklari-ve-dis-curumesi-gibi-problemler-artiyor-446900">Yaşlılıkta diş eti hastalıkları ve diş çürümesi gibi problemler artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlanmayla diş eti hastalıkları ve diş çürümesi gibi problemlerin arttığına dikkati çeken uzmanlar, bu problemler tedavi edilmezse diş kaybına yol açabildiğini söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Diş eti hastalıklarının diş kaybının en önemli nedenlerinden biri olduğunu dile getiren Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yaşlı bireylerin ağız ve diş sağlığını korumak genel sağlık ve yaşam kalitesi için çok önemli.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz,<strong> </strong>yaşlanma sürecinde ağız ve diş sağlığının nasıl etkilendiği hakkında bilgi verdi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Diş eti hastalıkları ve diş çürümesi tedavi edilmezse diş kaybına yol açabilir”</strong></p>
<p>Yaşlanma ile birlikte diş eti hastalıkları ve diş çürümesi gibi problemlerin arttığına dikkati çeken Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz,<strong> “</strong>Bu problemler tedavi edilmezse diş kaybına yol açabilir. Diş eti hastalıkları da diş kaybının en önemli nedenlerinden biridir. Yaşlı bireyler, diyabet, kalp hastalığı ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi kronik hastalıklara sahip olma eğiliminde olduklarından diş eti hastalıklarına daha yatkındırlar.” dedi.</p>
<p><strong>“Yaşlanma ile birlikte tat alma duyusu da azalabiliyor”</strong></p>
<p>Tükürüğün ağızdaki yiyecekleri yıkadığı ve bakterileri yok ettiği için ağız ve diş sağlığı için önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yaşlanma ile birlikte tükürük üretimi azalır bu da ağız kuruluğuna ve diş çürümesi ve diş eti hastalıklarına daha yüksek risk anlamına gelir. Ağız kuruluğu ise tat alma duyusunda azalma, yutma güçlüğü ve ağızda yanma hissi gibi çeşitli problemlere yol açabilir. Ayrıca yaşlı bireylerde, protez kullanımı veya bazı ilaçların yan etkisi gibi çeşitli nedenlerden dolayı ağız yaraları da yaşanabilir. Yaşlanma ile birlikte tat alma duyusu da azalabilir. Bu durum, beslenme düzenini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Yaşlı bireylerin ağız ve diş sağlığını korumak için öneriler</strong></p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, yaşlı bireylerin ağız ve diş sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu: </p>
<p>“Günde iki kez diş fırçalamak ve günde bir kez diş ipi kullanmak. Düzenli olarak diş hekimi kontrolünden geçmek. Diş eti hastalıklarının önlenmesi ve tedavisi için gerekli adımları atmak. Şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmak. Yeterli su içmek. Tükürük akışını artırmak için sakız çiğnemek veya şekersiz pastiller kullanmak. Protezin hijyenine dikkat etmek. Düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek.”</p>
<p>Yaşlı bireylerin ağız ve diş sağlığını korumanın genel sağlık ve yaşam kalitesi için önemli olduğunu da ifade eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Düzenli diş bakımı ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları ile yaşlı bireyler, ağız ve diş problemlerini önleyebilir ve diş hekimi olarak yapacağımız takip ve tedavilerle sağlıklı bir gülümsemeye sahip olabilirler.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşlı hastalarda yaygın sorun; diş eksikliği…</strong></p>
<p>Diş eksikliği durumlarında yaşlı hastalara hangi seçeneklerin sunulduğunu da anlatan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Diş eksikliği, yaşlı hastalarda yaygın bir sorundur ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Diş eksikliğini gidermek için çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, en yaygın seçeneklerin başında protez dişler olduğunu kaydederek, protez dişleri şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li><strong>Tam Protez:</strong> Tüm dişlerin eksik olduğu durumlarda kullanılır.</li>
<li><strong>Parsiyel Protez:</strong> Bir veya birden fazla dişin eksik olduğu durumlarda kullanılır.</li>
<li><strong>İmmediat Protez:</strong> Dişler çekildikten hemen sonra takılan geçici protezlerdir.</li>
<li><strong>Diş köprüleri:</strong> Eksik dişlerin yerini doldurmak için komşu dişlere tutturulan protezlerdir.</li>
</ul>
<p><strong>Protez dişlerin avantajları ve dezavantajları ne?</strong></p>
<p>Protez dişlerin nispeten daha uygun maliyetli olduğunu, hızlı bir şekilde uygulanabildiğini ve çıkarılarak temizlenebildiğini de kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, protez dişlerin dezavantajlarını ise konuşma ve çiğnemeyi zorlaştırma ile ağızda rahatsızlık hissi yaratma olarak ifade etti.</p>
<p><strong>İmplantların avantajları var mı?</strong></p>
<p>Diş eksikliğini gidermek için diğer bir seçeneğin de implantlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yapay diş kökü görevi gören ve çene kemiğine yerleştirilen titanyum vidalardır. Üzerlerine diş kronları veya köprüler yerleştirilir. İmplantların avantajları; Doğal dişlere en yakın işlevi ve estetiği sağlar, konuşma ve çiğnemeyi kolaylaştırır ve uzun ömürlüdür. İmplantların dezavantajları ise; protezlere göre daha pahalıdır, cerrahi bir işlem gerektirir ve her hasta için uygun olmayabilir.” diye bilgi verdi.</p>
<p><strong>“İyi bir ağız hijyeni, diş eksikliğinin önlenmesinde önemli rol oynuyor”</strong></p>
<p>Yaşlı hastaların diş hekimi kontrollerini düzenli olarak yaptırmalarının önemine de işaret eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İyi bir ağız hijyeni, diş eksikliğinin önlenmesinde ve tedavisinde önemli rol oynar. Yaşlı hastalar, diş eksikliği sorununu çözmek için çeşitli tedavi seçeneklerine sahiptir. Doğru tedavi seçeneği ile yaşlı hastalar, genel sağlıklarını ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştirebilirler. Yaşlı hastalar için en iyi tedavi seçeneği, hastanın bireysel ihtiyaçlarına ve tercihlerine bağlıdır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilikta-dis-eti-hastaliklari-ve-dis-curumesi-gibi-problemler-artiyor-446900">Yaşlılıkta diş eti hastalıkları ve diş çürümesi gibi problemler artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da bostanlar artıyor, kentsel tarım güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bostanlar-artiyor-kentsel-tarim-gucleniyor-444308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2024 21:10:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bostanlar]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyakada]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444308</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim krizi ve olası etkilerinden gıda krizine karşı kenti güçlendirmeyi hedefleyen ve kent içi tarımı yaygınlaştırmak için çalışan Karşıyaka Belediyesi, ilçeye bir bostan daha kazandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bostanlar-artiyor-kentsel-tarim-gucleniyor-444308">Karşıyaka&#8217;da bostanlar artıyor, kentsel tarım güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İklim krizi ve olası etkilerinden gıda krizine karşı kenti güçlendirmeyi hedefleyen ve kent içi tarımı yaygınlaştırmak için çalışan Karşıyaka Belediyesi, ilçeye bir bostan daha kazandırdı.</b></p>
<p>İlki Örnekköy Şantiye Tesisleri’nde bulunan kent bostanlarının ikincisi ise Zübeyde Hanım Mahallesi’nde oluşturuldu.</p>
<p>Karşıyaka Belediyesi, iklim değişikliği ve gıda krizine karşı yürüttüğü etkin mücadele kapsamında kent içi tarımı yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu anlayışla kent içinde bostanlar oluşturmaya başlayan Karşıyaka Belediyesi, Örnekköy Şantiye Tesisleri’nin ardından Zübeyde Hanım Mahallesi’ne de kent bostanı kazandırdı. Çeşitli meyve ve sebze tohumlarının toprakla buluşturulduğu bostanlardaki üretimler ile hem Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Şehit Muhittin ve Ayşe Dudu Sağıroğlu Tohum Merkezi’ne tohum desteğinde bulunmak hem de Karşıyaka&#8217;nın iklimine uygun çeşitleri tespit etmek hedefleniyor. Ayrıca bostanlarda yetişen ürünler Karşıyaka Belediyesi’ne bağlı anaokullarındaki çocukların öğünlerinde kullanılmak üzere anaokullarına gönderiliyor.</p>
<p><b>65 MEYVE AĞACI, 160 ÇALI BULUNUYOR</b><br />Zübeyde Hanım Mahallesi 7563/10 sokak üzerinde 942 metrekare meyve bahçesi, 400 metrekare bostan alanı ve yürüyüş yolları olmak üzere toplam 1635 metrekare alan üzerinde kurulu Zübeyde Hanım Bostanı, kent içi tarıma verdiği destek ile birlikte mahalle sakinlerine de nefes oldu. Alan ayva, ceviz, cennet elması, mandalin, nar, hünnap, armut, badem ve elma çeşitleri olmak üzere toplam 65 adet meyve ağacı ile kuşburnu, kara mürver ve aronya çeşitleri olmak üzere 160 adet meyvesi yenilebilen çalı bitkisine ev sahipliği yapıyor. Bostan alanı içinde ise kışlık brokoli, karnabahar, lahana ve marul çeşitleri bulunuyor. Alan içinde bulunan meyve ağaçlarının ve diğer bitkilerin ot temizliği, çapalama ve gübreleme gibi periyodik bakımları düzenli bir şekilde gerçekleştiriliyor.</p>
<p><b>İKİ PERİYOT ŞEKLİNDE ÜRETİM YAPILIYOR</b><br />Örnekköy Şantiyesi içinde bulunan bostan alanı ise 37 parselden oluşuyor. Toplam 1170 metrekare alana sahip bostanda yazlık ve kışlık olmak üzere 2 periyot şeklinde bitkisel üretim yapılıyor. Kış periyodunda kereviz, pırasa, beyaz lahana, kırmızı lahana, brokoli, karnabahar, ıspanak ve marul çeşitleri yetiştiriliyor. Bostanda yerel tohum ekimi ve fide dikimi uygulamaları ile yetiştiricilik yapılıyor.</p>
<p><b>BOSTANDA YETİŞİYOR, MİNİKLERE ÖĞÜN OLUYOR</b><br />Karşıyaka’da kentsel tarımı yaygınlaştırmak ve bu konuda farkındalık yaratmak için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Karşıyaka Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Yusuf Can Gökmen, “Dünyanın yakın gelecekte karşı karşıya kalabileceği gıda krizine karşı kenti dirençli hale getirmeyi ve şehir içi tarımı yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Gıda meselesini üst ölçekten, kesişimsel ve çok boyutlu biçimde ele alıp Türkiye’de ilçe ölçeğinde ilk örnek olarak oluşturduğunuz Karşıyaka Gıda Strateji Belgemiz çerçevesinde planlıyoruz. Bir taraftan yerel tohumlarımızı tohum merkezimiz aracılığı ile vatandaşlarımızla paylaşırken diğer yandan kentsel tarım imkanları dahilinde bostanlarımızda hiçbir ilaç ve kimyasal gübre kullanmaksızın yaptığımız üretimimizde hem yerel tohumlarımızı çoğaltıyor hem de ürettiği ürünleri sağlıklı ve adil gıdaya erişim hakkı çerçevesinde Karşıyaka Belediyesi anaokullarında kayıtlı olan çocukların öğünlerinde kullanılmak üzere anaokullarımızla paylaşıyoruz. Çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-bostanlar-artiyor-kentsel-tarim-gucleniyor-444308">Karşıyaka&#8217;da bostanlar artıyor, kentsel tarım güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanal ortam Türkçe&#8217;nin yozlaşmasına neden oldu! Gençlerin &#8216;tmm&#8217;, &#8216;nbr&#8217;, &#8216;tşk&#8217; ve emojilerle yazışması giderek artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanal-ortam-turkcenin-yozlasmasina-neden-oldu-genclerin-tmm-nbr-tsk-ve-emojilerle-yazismasi-giderek-artiyor-444008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:05:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[emojilerle]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[nbr]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tmm]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin]]></category>
		<category><![CDATA[yazışması]]></category>
		<category><![CDATA[yozlaşmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dilin sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğunu ifade eden uzmanlar, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörlerin dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-ortam-turkcenin-yozlasmasina-neden-oldu-genclerin-tmm-nbr-tsk-ve-emojilerle-yazismasi-giderek-artiyor-444008">Sanal ortam Türkçe&#8217;nin yozlaşmasına neden oldu! Gençlerin &#8216;tmm&#8217;, &#8216;nbr&#8217;, &#8216;tşk&#8217; ve emojilerle yazışması giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dilin sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğunu ifade eden uzmanlar, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörlerin dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Araştırmalara göre yazı dilinde kullanılan kısaltma, argo ve jargonun özellikle yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerinin zayıflamasına kapı açabildiğini dile getiren ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Ne var ki gençlerimizin yazılı ve sözlü anlatımlarında hatalı yazım ve anlatım bozukluğu gibi dil deformasyonlarını biz eğitimciler olarak gözlemliyoruz.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, yeni neslin dil kullanımı ve dilin deformasyonu konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Dil sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık”</strong></p>
<p>Dilin değişimi konusunda “Dil sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlıktır. Sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörler dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturur.” diyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, özellikle 2000’li yılların başından itibaren sosyal medya ve dijital iletişim kanallarının gelişmesiyle birlikte dünya toplumlarının temaslarının yoğunlaştığını ve bu durumun kültürümüzde ve bunun en önemli taşıyıcısı olan dilimizde de birtakım değişimlerin ortaya çıkmasını beraberinde getirdiğini anlattı.</p>
<p>Özellikle genç nüfusun resmi olmayan yazışmalarında ünlü harflerin terkiyle ‘’tmm’’, ‘’nbr’’, ‘’tşk’’ gibi çok sayıda kullanımının yaygınlaşması, yabancı kökenli kelimelere sıkça yer vermesi ve emoji figürlerine başvurmalarının artarak devam ettiğini de dile getiren Duman, “Sanal ortam Türkçemizin yozlaşmasına müsait bir alan açmıştır.” dedi.</p>
<p><strong>Kısaltma, argo ve jargon yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerini zayıflatıyor… </strong></p>
<p>Argo, jargon ve özellikle kısaltma kullanımının iletişimde amaca giden en kısa yolu kullanmak ve meramı etkileyici bir biçimde ifade etmek için hız çağı olan zamanımızın gençleri tarafından başvurulan bir yöntem olarak görüldüğü dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Bunu elbette kültürel etkileşimlerin sonucu olarak tezahür eden bir ifade şekli olarak görebiliriz. Kısaltmalar ve internet argosu çevrimiçi iletişimi bizler için daha uygun hale getirebilir. Fakat bu gibi ifade şekillerinin dildeki yansımaları özellikle uzun vadede olumsuz etkiler bırakabilir. Araştırmalara göre yazı dilinde kullanılan kısaltmalar, argo ve jargon özellikle yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerinin zayıflamasına kapı açabiliyor. Ne var ki gençlerimizin yazılı ve sözlü anlatımlarında hatalı yazım ve anlatım bozukluğu gibi dil deformasyonlarını biz eğitimciler olarak gözlemliyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Günlük dilin üslubu daha samimi ve sıcaktır”</strong></p>
<p>Akademik ve günlük dil kullanımının farklı niteliklere sahip dil kullanım şekilleri olduğunu kaydeden ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Akademik dil, bilimsel, teknik, hukuki ve edebi metinlerde kullanılır. Bu dilde günlük yaşamda yaygın olarak kullanılmayan bilimsel ve teknik terimler kullanılır. Daha nesnel ve objektiftir. Bu dildeki cümle yapıları daha karmaşık ve daha uzundur. Üslup resmidir. Günlük dil ise günlük hayatımızda kullandığımız konuşma dilidir. Günlük dilin cümle yapıları daha kısadır. Daha öznel ve kişisel bir dildir. Kullanımı yaygın olup bu dilde basit kelimeler kullanılır. Üslup daha samimi ve sıcaktır. Eğitim dili sürekli ve hızlı bir gelişim içindedir. Eğitim ve bilim geliştikçe dilimizde yeni kavramlara karşılık gelen kelimelere yenileri eklenir. Günlük iletişim dilinin gelişimi daha sınırlıdır ve bu gelişim toplumun kapasitesiyle orantılı olarak seyreder.”</p>
<p><strong>“Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ifadesiyle ‘ses bayrağımız Türkçe’yi gelecek kuşaklara hakkıyla teslim etmeliyiz”</strong></p>
<p>ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, dildeki değişim ve gelişimin dilin doğası gereği kaçınılmaz olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncelikle her birey, devraldığı bu dil mirasını, şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ifadesiyle ‘ses bayrağımız Türkçe’yi bir bayrak yarışı gibi gelecek kuşaklara hakkıyla teslim etme bilinciyle yetiştirilmelidir. Bu, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir devlet politikası olmalıdır. </p>
<p>Dildeki yozlaşmaya karşı birtakım yasaklamalarla mücadele etmek yerine yeni neslin tercihlerine uygun seçeneklerin farkındalığını sağlamak isabetli olacaktır. Bu da edebiyat ve fikir dünyamızın zenginliklerini keşfetmelerini sağlayacak okumalar ve bu okumaların iz sürümleri olan söyleşileri takip etmelerini sağlamakla olacaktır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-ortam-turkcenin-yozlasmasina-neden-oldu-genclerin-tmm-nbr-tsk-ve-emojilerle-yazismasi-giderek-artiyor-444008">Sanal ortam Türkçe&#8217;nin yozlaşmasına neden oldu! Gençlerin &#8216;tmm&#8217;, &#8216;nbr&#8217;, &#8216;tşk&#8217; ve emojilerle yazışması giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçükçekmece&#8217;de sosyal mekânların sayısı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kucukcekmecede-sosyal-mekanlarin-sayisi-artiyor-443327</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Feb 2024 21:15:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[küçükçekmecede]]></category>
		<category><![CDATA[meknların]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi, kentsel yaşamın önemli bir parçası olan sosyal mekânların sayısını artırmaya devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucukcekmecede-sosyal-mekanlarin-sayisi-artiyor-443327">Küçükçekmece&#8217;de sosyal mekânların sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi, kentsel yaşamın önemli bir parçası olan sosyal mekânların sayısını artırmaya devam ediyor. Zorlaşan ekonomik koşullar karşısında uygun fiyatlarıyla vatandaşların uğrak noktası olan ve ilki Tevfikbey Mahallesi’nde açılan Emekliler Kafeteryası sayısının,  ilçede 5’e yükselmesi planlanıyor. Kentte yaşam kalitesini yükseltmek ve sosyal izolasyonu önlemek amacıyla hayata geçirilen ve Fevzi Çakmak, İnönü, Cennet ile Halkalı Merkez Mahalleleri’nde inşası devam eden yatırımlar, mart ayında hizmete açılacak.</p>
<p> </p>
<p><b>Kemal Çebi: Her yaştan kentliye hitap eden projeleri hayata geçiriyoruz</b></p>
<p>Sosyal belediyecilik anlayışıyla herkes tarafından ulaşılabilir, nitelikli sosyal mekânları vatandaşların hizmetine sunduklarını ifade eden Belediye Başkanı Kemal Çebi, “Küçükçekmece’de her yaştan kentliye hitap eden projeleri hayata geçiriyoruz. İlçemizdeki emekli vatandaşlarımızın daha aktif ve sosyal yaşamdan izole olmadan yaşamlarını sürdürmelerini istiyoruz. Zorlaşan ekonomik koşullar karşısında emeklileri uygun fiyatlı menüleriyle destekleyen Emekliler Kafeteryası, vatandaşlarımızdan büyük ilgi gördü. Bu doğrultuda 4 mahallemize daha Emekliler Kafeteryası inşa ediyoruz. Kısa bir süre sonra tamamlanacak yatırımları, vatandaşlarımızla buluşturacağız” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>Sosyal donatı alanlarıyla birlikte planlanıyor</b></p>
<p>Emekli ve 65 yaş üstü vatandaşların keyifle vakit geçirebilecekleri, doğanın içinde nefes alabilecekleri mekânlar oluşturmak ve sosyal refahının artırılmasına yönelik tasarlanan Emekliler Kafeteryası projesi, mutfak ve kadın-erkek–engelli tuvaletlerinin yanı sıra açık ve kapalı oturma alanlarıyla planlanarak, inşa ediliyor.</p>
<p> </p>
<p><b>Sosyal tesisler, uygun fiyat, zengin menüyle vatandaşları karşılıyor</b></p>
<p>Belediye Yanı, Menekşe, Soğuksu ve Macera Parkı Sosyal Tesisleriyle, ilçede sosyal tesis sayısını da 6’ya çıkaran Küçükçekmece Belediyesi, vatandaşların sosyalleşmesine katkı sunarak, uygun fiyatlı hizmetlerden faydalanmalarına imkân sağlıyor. Küçükçekmece Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde de çay 1 TL’ye satılırken, tüm yemek ve tatlı çeşitlerini de bulmak mümkün oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucukcekmecede-sosyal-mekanlarin-sayisi-artiyor-443327">Küçükçekmece&#8217;de sosyal mekânların sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistem Global: &#8220;Stratejik İnovasyon Danışmanlığına İhtiyaç Duyan Şirketler Artıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sistem-global-stratejik-inovasyon-danismanligina-ihtiyac-duyan-sirketler-artiyor-442296</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:06:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlığına]]></category>
		<category><![CDATA[duyan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442296</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şirketlere büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, Ar-Ge ve Patent alanındaki hizmetleriyle, yenilik ve katma değer odaklı yatırım yapan şirketlere rekabet avantajı sağlıyor. Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Grup Başkanı Erhan Küçüksüleymanoğlu, 16 Şubat İnovasyon Günü dolayısıyla Türkiye’de inovasyon ekosisteminin gelişimine yönelik açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sistem-global-stratejik-inovasyon-danismanligina-ihtiyac-duyan-sirketler-artiyor-442296">Sistem Global: &#8220;Stratejik İnovasyon Danışmanlığına İhtiyaç Duyan Şirketler Artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şirketlere büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, Ar-Ge ve Patent alanındaki hizmetleriyle, yenilik ve katma değer odaklı yatırım yapan şirketlere rekabet avantajı sağlıyor. Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Grup Başkanı Erhan Küçüksüleymanoğlu, 16 Şubat İnovasyon Günü dolayısıyla Türkiye’de inovasyon ekosisteminin gelişimine yönelik açıklamalarda bulundu.</strong></p>
<p>Teknoloji, mühendislik ve üretim şirketleri başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan <strong>Sistem Global</strong>, Ar-Ge Merkezi Danışmanlığı, Tasarım Merkezi Danışmanlığı, Yatırım Teşvik Danışmanlığı, Teknopark Danışmanlığı, Uluslararası Fon Programlarına ve TÜBİTAK Fonlarına Erişim Danışmanlığı gibi hizmetleriyle şirketlerin yenilik ve katma değer odaklı faaliyetlerine rehberlik ediyor. </p>
<p>16 Şubat İnovasyon Günü dolayısıyla Türkiye inovasyon ekosisteminin gelişimini değerlendiren <strong>Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Grup Başkanı Erhan Küçüksüleymanoğlu,</strong> “Sistem Global olarak Türkiye’nin kalkınmasının ve uluslararası rekabette güçlenmesinin yolunun inovasyonla katma değer yaratmaktan geçtiğine inanıyor, dönüştürücü iş modellerinin, teknolojik atılımların, girişim ekosistemindeki ilerlemelerin, sanayi ve üretimdeki yenilikçi hamlelerin hızlanmasına rehberlik etme misyonuyla faaliyet gösteriyoruz. Dünyada bambaşka ekonomik modellemelerin, yeni üretim ve finans sistemlerinin yükselişte olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu dinamik rekabet ortamında, Türk şirketlerinin teknoloji ve inovasyon odaklı yatırımlarının hızlanması şart. Endüstri 4.0’a geçişte zaman kaybedemeyiz. Elbette her dönemin kendine özgü zorlukları, ekonomik dalgalanmaları veya altyapısal eksiklikleri olabiliyor fakat uzun vadeli ve etkin planlamalarla, küresel inovasyon ekosisteminin aktif bir parçası olmamamız için neden yok. Bu bağlamda özellikle son yıllarda önemli gelişmeler kaydettik. Örneğin teşvik ve destek mekanizmaları hakkındaki farkındalık her geçen sene yükseliyor. Benzer şekilde Ar-Ge Merkezlerinde, TEKMER’lerde ve TEKNOPARK’larda başarılı örneklerin çoğalmasıyla birlikte stratejik inovasyon danışmanlığına ihtiyaç duyan şirketler de artıyor” dedi.</p>
<p><strong>“İnovasyon odaklı Ar-Ge yatırımları, eskisi gibi lüks olarak algılanmıyor”</strong></p>
<p>Açıklamasında Sistem Global’in inovasyon ekosisteminin gelişimine yönelik faaliyetlerine değinen Küçüksüleymanoğlu, “Şirketlerin Ar-Ge ve inovasyon odaklı teşvik ve destek mekanizmalarından doğru aşamada ve etkin şekilde yararlanabiliyor olması son derece önemli. Bu sistemlerin bilinirliğinin artırılması ve alandaki kamu-özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi, pratikteki deneyimlerden ortaya çıkan geri bildirimlerle sistemlerin iyileştirilmesi gerekiyor. Sistem Global olarak Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri mevzuatının yayınladığı günden bugüne birçok özel sektör Ar-Ge ve Tasarım Merkezine ve çeşitli kamu kurumlarına hem mevzuat çalışmalarına yönelik komisyonlarda hem de fiili uygulamalarda destek verdik.  Bu alandaki hizmetlerimizi bütünleşik bir bakış açısıyla geliştirerek yapılandırdık. Alanında uzman mühendislerden oluşan teknik ekibimizle ve Ar-Ge mevzuatına 360 derece hâkim mali ekibimizle, uçtan uca hizmet veriyoruz. Şu an Türkiye’de Ar-Ge merkezi olan firmaların yüzde 30’una danışmanlık veriyoruz ve bu alanda pazar lideriyiz. Ayrıca, Patent ve Mevzuat Danışmanlığı alanındaki hizmetlerimizle de bugüne dek 160 ülkede toplamda 15 binden fazla projenin güvence altına alınmasını ve 2 binden fazla şirketin ek vergi istinaslarından yararlanmasını sağladık. Ekosistemin son yıllarda kaydettiği gelişmeler, başarılı örneklerin çoğalması ve görünür olmasıyla birlikte inovasyon odaklı Ar-Ge yatırımlarının sadece global şirketlerin kaynak ayırabildiği, lüks yatırımlar olarak algılanmaktan çıktığını gözlemliyoruz” dedi. </p>
<p><strong>“İnovasyon geçmişten bugüne içselleştirdiğimiz bir yaklaşım, düşünme ve değer üretme biçimi”</strong></p>
<p>Açıklamasında Sistem Global’in 2022’de yayımladığı <em>“Belgelerle Selçuklulardan Osmanlılara Türklerde İnovasyon, Buluş ve Arayışlar”</em> kitabına da atıfta bulunan Küçüksüleymanoğlu, “İnovasyon her ne kadar çağdaş bir kavram olsa da geçmişten bugüne içselleştirdiğimiz bir yaklaşım, düşünme ve değer üretme biçimi. Sistem Global olarak inovasyon vizyonun yaygınlaşmasına katkıda bulunmak adına geçtiğimiz yıllarda önemli bir referans kitap hazırladık. Tarih akademisyenleri ve arşiv uzmanlarıyla birlikte 3 seneyi geçen yoğun bir çalışmanın sonucunda, 1600’den fazla Osmanlı arşivi belgesinin taranmasıyla ortaya çıkan bu eser, Selçuklulardan devralınan Darüşşifa anlayışını geliştiren tıbbi icatlar, para piyasalarındaki ilkler, Osmanlı’nın denizlerde sağladığı hakimiyetin teknolojik sebeplerini yansıtan buluşlar, ateşli silahların kullanılmasındaki ve geliştirilmesindeki yenilikçi yöntemler gibi birçok konuyu kapsıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sistem-global-stratejik-inovasyon-danismanligina-ihtiyac-duyan-sirketler-artiyor-442296">Sistem Global: &#8220;Stratejik İnovasyon Danışmanlığına İhtiyaç Duyan Şirketler Artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sermaye piyasalarında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor-440716</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 08:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[piyasalarında]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sermaye piyasalarının son yıllarda yakaladığı büyümeyi ve gelişimi aynı ivmeyle devam ettirebilmesi için en az 25 bin çalışana ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacın bilincinde olan Gedik Yatırım, insan kaynaklarına ve teknolojiye yatırım yapmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor-440716">Sermaye piyasalarında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sermaye piyasalarının son yıllarda yakaladığı büyümeyi ve gelişimi aynı ivmeyle devam ettirebilmesi için en az 25 bin çalışana ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacın bilincinde olan Gedik Yatırım, insan kaynaklarına ve teknolojiye yatırım yapmaya devam ediyor.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşlarından biri olan ve son dönemde yaptığı teknolojik yatırımlarla dikkat çeken Gedik Yatırım, Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkıda bulunmaya devam ediyor. 1991 yılında kurulan, 2010 yılında halka açılan ve sermaye piyasalarının her alanında lider olma vizyonu ile hareket eden şirket, yalnızca finansal açıdan değil insan kaynakları ve teknoloji alanında yaptığı yenilikler ve yatırımlarla da dikkat çekiyor.</p>
<p>Sermaye piyasalarının tüm alanlarında son yıllarda gerçekleşen büyümeye rağmen sektördeki çalışan sayısı bu büyümeyle orantılı bir şekilde artmadığının altını çizen <strong>Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç,</strong> çalışan sayısının yalnızca 7 bin düzeyinde kaldığını belirti. Topaç, “Sektörün son yıllarda yakaladığı büyümeyi ve gelişimi aynı ivmeyle devam ettirebilmesi için sektördeki insan kaynağının da hem nicelik hem nitelik olarak artış göstermesi büyük önem taşıyor. Yatırımcılara aynı kalitede hizmet verilebilmesi için sektördeki çalışan sayısının yatırımcı sayısının artışına paralel olarak 6-7 kat artması gerekirken, teknoloji kullanımının etkisiyle en az yüzde 50 artarak asgari 25 bine ulaşması gerekiyor. Gedik Yatırım olarak bu konuda üstümüze düşen görevin bilincindeyiz ve yalnızca şirketimizin değil tüm sektörün nitelikli çalışan ihtiyacını karşılamak ve çalışanlarımızın gelişimlerini hızlandırmak için programlar geliştiriyor ve yeni projeler hayata geçiriyoruz” dedi. </p>
<p><strong>İnsan kaynaklarına yatırım yapmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Gedik Yatırım, kuruluşundan bugüne 32 yıldır değişken ekonomik koşullardan bağımsız olarak çalışan sayısını sürekli artırıyor ve sektöre nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda son 5 yılda çalışan sayısı yaklaşık yüzde 64 artarak 504’e ulaştı. Kadın çalışan oranı da her geçen yıl artan şirkette şu anda çalışanların yüzde 45’i kadınlardan oluşuyor. 2024 yılında çalışan sayısını daha da artırmayı hedefleyen Gedik Yatırım aynı zamanda çalışanların gelişimine katkıda bulunmak adına Gedik Yatırım Akademi’yi hayata geçirdi. 2021-2022, 2022-2023, 2023-2024 döneminde 3 yıl üst üste Great Place to Work – Türkiye En İyi İşverenler listesinde yer alan tek yatırım kuruluşu olan Gedik Yatırım, 2023’te ülkemizde ilk defa verilen Kadınlar için En İyi İşverenler Listesi’ne de dahil olarak bir ilki daha başardı.</p>
<p><strong>Teknoloji yatırımları hızlanıyor</strong></p>
<p>İnsan kaynaklarından sonra şirketin en önemli öncelikleri arasında yer alan teknoloji yatırımları kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Gedik Yatırım, 2023 yılında sermaye piyasalarında teknoloji alanında öncü işler yapmak ve ürün ihraç etmek amacıyla GYT Teknoloji’yi kurdu. Mobil uygulamalar, dijitalleşme projeleri, altyapı ve siber güvenlik alanlarında birçok projeye imza atan ekipte yeniden yapılandırılmaya gidilerek sektörün ilk yapay zeka odaklı departmanı hayata geçirildi. Şirket aynı zamanda 2021 yılı başından bu yana Inveo Ventures, hiVC, Fintech GSYF, BV Growth GSYF ve Türkiye’nin ilk Etki ve Sürdürülebilirlik Fonu’na toplamda 65,8 milyon TL yatırım gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Ülke sporunun önemli markalarına destek olmaya devam ediyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gençler ve kadınlar başta olmak üzere geniş kitlelere ulaşmayı amaçlayan Gedik Yatırım, spor dünyasının başarılarına katkıda bulunmak amacıyla #BuHisseOrtakOl mottosuyla spor  sponsorluklarına imza atıyor. 2022 yılında Voleybol Milli Takımlarının 3 yıllık dönem için Ana Sponsorluğunu üstlenen Şirket, 2023 yılında ise Fenerbahçe Futbol Takımı’nın Resmi sponsoru oldu.</p>
<p><strong>Sermaye piyasaları büyümeye devam ediyor</strong></p>
<p>Sermaye piyasaları son dönemde ülkemizde hızla büyümeye devam ediyor. 2023 Aralık sonu itibarıyla pay senedi yatırımcı sayısı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre %102 artışla 7,6 milyona ulaşırken 2023 yılında toplam 54 halka arz gerçekleşti ve toplam halka arz büyüklüğü 79,3 milyar TL’ye (3,3 milyar USD’ye) ulaştı. 539 şirketin işlem gördüğü Borsa İstanbul’un toplam piyasa değeri 2023 yılında %62 artarak 10 trilyon TL’yi geçti. Bu ivmenin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor-440716">Sermaye piyasalarında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmandan &#8220;Elektronik sigarayla nikotin bağımlılığı artıyor&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmandan-elektronik-sigarayla-nikotin-bagimliligi-artiyor-uyarisi-439376</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayla]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmandan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439376</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigaraya alternatif olarak kullanımı yaygınlaşan elektronik sigaranın nikotin bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi bağımlılığı destekleyen bir ürün olduğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, elektronik sigara kullanımıyla beraber nikotin bağımlılığının arttığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmandan-elektronik-sigarayla-nikotin-bagimliligi-artiyor-uyarisi-439376">Uzmandan &#8220;Elektronik sigarayla nikotin bağımlılığı artıyor&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigaraya alternatif olarak kullanımı yaygınlaşan elektronik sigaranın nikotin bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi bağımlılığı destekleyen bir ürün olduğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, elektronik sigara kullanımıyla beraber nikotin bağımlılığının arttığını söyledi. Elektronik sigara ile her nefeste 0-36 mg/mL arasında nikotin alındığını belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, böylece 30 puf çekildiğinde bir sigaradan alınan miktar kadar nikotin alındığını söyledi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaygınlığı son dönemlerde artan elektronik sigara kullanımına ve sakıncalarına dikkat çekti. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Elektronik sigarayla nikotin bağımlılığı arttı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Elektronik sigaranın Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nca önerilmeyen, zararlı olarak bildirilen bir ürün olmasına rağmen kullanımının giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, “Elektronik sigara nikotin bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi, bağımlılığı destekleyen bir üründür. Sigaraya alternatif olarak pazarlanmaya çalışılan elektronik sigarayla birlikte nikotin bağımlılığı tekrar artmıştır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Elektronik sigara ile de nikotin alınıyor </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Son yıllarda giderek yaygınlaşan elektronik sigara ile her nefeste 0-36 mg/mL arasında nikotin alındığını belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, böylece 30 puf çekildiğinde bir sigaradan alınan miktar kadar nikotin alındığını söyledi. Bu nedenle elektronik sigaranın, sigara gibi nikotin alınmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dilek Toprak, “Elektronik sigaranın kartuşunun içindeki sıvıda ayrıca propilen glikol, etanol, nitrozamin, tütün çiçeği, nane, kahve, çikolata, meyve aromaları gibi tat ve koku içeren farklı kimyasallar ile cazip hale getirilerek kullanımı artırılmaya çalışılıyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara kullananların yarısı sigara nedeniyle ölüyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullananların yarısının sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span></span></span><span><span><span>2030 yılında dünyada 8 milyon, Türkiye&#8217;de 240 bin sigaraya bağlı ölüm beklenmektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara bağımlılığı, tedavisi mümkün bir hastalık</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi gerektiren, nükslerle seyredebilen, mortalitesi yüksek, kronik ve salgın bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, s</span></span></span><span><span><span>igarayı bırakmanın mümkün olduğunu söyledi. Prof. Dr. Toprak, “Sigaranın bıraktırılması, en az sigaranın neden olduğu hastalıkları tedavi etmek kadar, hatta daha fazla önemlidir. Tedavide amaç uzun erimde sigara kullanımın bırakılmasıdır. Sigara alışkanlığından vazgeçmek için her şeyden önce kişinin sigarayı bırakma konusunda istekli olması gerekir. Her hastaya etkin tedavilerin varlığı anlatılmalı ve tedavi önerilmelidir. Tek tek, grup ya da telefon görüşmeleri tedavi etkinliğini artırır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tedavide iki yöntem uygulanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bırakmada kullanılan, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yöntemlerin iki ana başlıkta toplandığını kaydeden Prof. Dr. Dilek Toprak, bunların davranışsal tedavi ve ilaç tedavisi (Vareniklin, Bupropiyon, Nikotin replasman tedavisi) olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara içmede davranış da bağımlılık sebebi!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak, sigara bağımlılığının tek nedeninin elektronik sigara olmadığını söyledi. Sigara bağımlılığında sadece nikotin değil, sigara içme sırasında yapılan davranışların da (örneğin parmaklar arasında tutma, sigarayı ağza ve kül tablasına götürme) bağımlılık sebeplerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Toprak, bağımlılık tedavisinde bu davranışın da düzeltilmesinin hedeflendiğini, elektronik sigara nikotin içermesinin yanında bu davranışları değiştirmediği için sigara bırakmada yardımcı bir yöntem olarak kabul edilemeyeceğini belirtti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bilim dışı yöntemlerden uzak durulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bunların dışında olan her türlü yöntemin bilimsel olarak kanıtlanmamış olduğunu belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, “Kişilerin kulaktan dolma önerilerle bu yöntemleri denememeleri gerekir.  Özellikle internetten ne olduğu bilinmeyen bitki ve macun gibi öneriler son derece tehlikeli olabilmektedir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmandan-elektronik-sigarayla-nikotin-bagimliligi-artiyor-uyarisi-439376">Uzmandan &#8220;Elektronik sigarayla nikotin bağımlılığı artıyor&#8221; uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4 Şubat Dünya Kanser Günü&#8217;nde uzmanlar uyarıyor: Gençler dikkat, kanser riski sizin için de artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/4-subat-dunya-kanser-gununde-uzmanlar-uyariyor-gencler-dikkat-kanser-riski-sizin-icin-de-artiyor-438234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Feb 2024 22:38:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sizin]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, modern dünyanın en çok endişe duyulan hastalıklarından biri. Dünya Sağlık Örgütü, 2050’de kanser vakalarının yüzde 75 artarak, 35 milyonu bulacağını tahmin ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/4-subat-dunya-kanser-gununde-uzmanlar-uyariyor-gencler-dikkat-kanser-riski-sizin-icin-de-artiyor-438234">4 Şubat Dünya Kanser Günü&#8217;nde uzmanlar uyarıyor: Gençler dikkat, kanser riski sizin için de artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser, modern dünyanın en çok endişe duyulan hastalıklarından biri. Dünya Sağlık Örgütü, 2050’de kanser vakalarının yüzde 75 artarak, 35 milyonu bulacağını tahmin ediyor. Öte yandan kolorektal kanserin gençler arasında da fazlalaştığına dikkat çeken Medicana Ataköy Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nilay Şengül, “45 yaş altındakiler, hatta üniversiteliler bile kanser belirtilerine karşı dikkatli olmalı. Kanser taramaları için ilgili sağlık kurumlarına başvurmalı” diyor.</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde kanser vakalarının 2050 yılına kadar yüzde 75’ten fazla artacağını tahmin ediyor. Buna göre, 35 milyondan fazla yeni kanser hastasının olacağı düşünülüyor. En büyük oransal artışın ise, düşük gelirli ülkelerde görülmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Medicana Ataköy Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nilay Şengül</strong> de kanserin hem dünyada hem de Türkiye’de sebebi bilinen ölümler sıralamasında, dolaşım sistemini etkileyen hastalıklardan sonra ikinci ölüm nedeni olduğunu hatırlatarak, “Bazı kanserler hiçbir zaman semptom vermeyebilir ancak bir tarama testi ile bulunabilir. Erken bulunduğunda tedavisi daha kolay olur, kanser sebebiyle ölüm oranları azaltılır” diyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Erkeklerde prostat, kadınlarda meme kanseri</strong></p>
<p>Günümüzde erkeklerde en sık prostat kanseri görülürken, kadınlarda meme kanserine sık rastlanıyor. Doç. Dr. Şengül, konuyla ilgili şu istatistikleri paylaşıyor: </p>
<p>“Prostat kanseri, akciğer kanseri ve kolorektal kanser erkeklerde görülen tüm vakaların neredeyse yarısını (%48) oluştururken, tek başına prostat kanseri tanıların yüzde 29&#8217;unu kapsıyor. Kadınlarda meme kanseri, akciğer kanseri ve kolorektal kanser tüm yeni tanıların yüzde 51&#8217;ini oluştururken, yalnızca meme kanseri vakaların yüzde 32’sinde görülüyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Kansere yakalanma yaşı düşüyor</strong></p>
<p>Verilerin gösterdiği vahim bir gerçeklik daha var, o da kanserin gençler arasında da yükselişte olduğu. Bu anlamda gençlerin de dikkatli olması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Şengül, “2023&#8217;ün başlarında Amerikan Kanser Derneği (ACS), 2019&#8217;daki teşhislerin yüzde 20&#8217;sinin 55 yaş altındaki hastalarda gerçekleştiğini, bunun 1995&#8217;teki oranın yaklaşık iki katı olduğunu ve ilerlemiş hastalık oranlarının 55 yaş altı hastalarda yıllık yaklaşık yüzde 3 arttığını bildirdi. Gerçek şu ki; kolorektal kanserin görülme sıklığı genç yetişkinler arasında artıyor ve yıllardır da bu yükseliş sürüyor. Bu yüzden 45 yaşın altındaki kişileri, hatta üniversite öğrencilerini, kabızlık, rektal kanama veya bağırsak hareketlerinde ani değişiklikler gibi şüpheli belirtiler konusunda uyarıyoruz” diyerek, gençlere şüphelenmeleri durumunda kanser taraması yaptırmalarını öneriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Alışkanlıklarınızı değiştirerek kanserden korunabilirsiniz</strong></p>
<p>DNA hasarlarına karşı koruyucu ve tamir edici sistemlerin, yaş ilerledikçe ve/veya karsinojenlere maruziyetin artmasıyla birlikte onarım yapamayabildiğini belirten Doç. Dr. Şengül, kanserin nasıl ortaya çıktığını ise, “Böylece hücrelerin kontrolsüz ve sürekli çoğalmaları sonucu oluşan, tedavi edilmediğinde yakındaki ve uzaktaki organlara yayılan bir hastalık meydana gelir” diyerek anlatıyor. Yaş, cinsiyet, ırk ve genetik özelliklerin, kanserin değiştirilemez nedenleri arasında yer aldığını hatırlatarak, “Yaş arttıkça kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanseri sıklığı artar. Beyaz ırkta cilt kanseri riski yüksektir. Ayrıca birinci derece akrabalarında kanser öyküsü olan bireylerde, kanser görülme sıklığı daha fazladır” diyor. Öte yandan kanserden korunmak için değiştirilebilir bazı alışkanlıklar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şengül, şu önerilerde bulunuyor: </p>
<p>“Güneşten ve radyasyondan korunmak, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, sigara ve alkol içmemek, hayvansal gıdaları ve yağlı yiyecekleri azaltmak, kimyasal katkı maddesi olan yiyecekleri fazla tüketmemek, tütsülenmiş ve mangal yöntemi ile pişirilmiş gıdaları az tüketmek değiştirilebilir faktörlerdendir. Ayrıca hepatit B, C ve HPV gibi virüsler de kansere neden olmakta. Neyse ki hepatit B ve HPV virüsünün günümüzde aşısı mevcut. Ayrıca rahim ağzı, meme, prostat ve kolon kanserleri, tarama yoluyla erken teşhis edilebilir. Bu nedenle kanser taraması yaptırmak da önemli.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/4-subat-dunya-kanser-gununde-uzmanlar-uyariyor-gencler-dikkat-kanser-riski-sizin-icin-de-artiyor-438234">4 Şubat Dünya Kanser Günü&#8217;nde uzmanlar uyarıyor: Gençler dikkat, kanser riski sizin için de artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir ihracatta kadın ve genç temsili EİB Export-Up ile artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-ihracatta-kadin-ve-genc-temsili-eib-export-up-ile-artiyor-431361</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Dec 2023 09:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[eib]]></category>
		<category><![CDATA[exportup]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatta]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[temsili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=431361</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nin EMCC (European Mentoring &#038; Coaching Council /Avrupa Yönderlik ve Koçluk Derneği) ve Turkishwin iş birliğiyle ihracata yeni başlayan ve ihracata adım atmak isteyen kadın ve genç girişimcilere yönelik EİB Export-Up Mentorluk Programı’nın Şubat 2023’te başlayan, “Sürdürülebilir ve Yeşil Büyüme” teması ile gerçekleşen ikinci dönemi başarıyla tamamlandı.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-ihracatta-kadin-ve-genc-temsili-eib-export-up-ile-artiyor-431361">Sürdürülebilir ihracatta kadın ve genç temsili EİB Export-Up ile artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nin EMCC (European Mentoring &#038; Coaching Council /Avrupa Yönderlik ve Koçluk Derneği) ve Turkishwin iş birliğiyle ihracata yeni başlayan ve ihracata adım atmak isteyen kadın ve genç girişimcilere yönelik EİB Export-Up Mentorluk Programı’nın Şubat 2023’te başlayan, “Sürdürülebilir ve Yeşil Büyüme” teması ile gerçekleşen ikinci dönemi başarıyla tamamlandı.  </p>
<p>6 aylık mentörlük programını başarıyla bitiren 8 mentor ve 8 faydalanıcı adına fidan bağışı gerçekleştirildi.  </p>
<p><strong>Devlet politikası haline gelmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “EİB Export-Up Mentorluk programımız Birliğimiz, Avrupa Yönderlik ve Koçluk Derneği ve TurkishWin işbirliği ile faydalanıcılarımızın tecrübeli ihracatçılarımızın mentorluğunda kişisel ve iş hedeflerini gerçekleştirmesini planlayan bir mentorluk programı. Bu program ile genç ve kadın girişimcilerin networklerini geliştirmelerine yardımcı olmak, sahip oldukları kaynaklara dair farkındalık uyandırmak ve sonuçta Birliğimizin temel amacı olan sürdürülebilir ihracat artışını hedefliyoruz. Programın ilk dönemi 2021 yılı itibariyle farklı sektörlerden 18 kadın ve genç ihracatçımızın katılımıyla başlamış olup sonraki dönem takip eden yılda Sürdürülebilir ve Yeşil Büyüme temasında 8 faydalanıcımız ile devam etmiştir. 2023 yılı son çeyreğinde ise ülkemizde Şubat 2023’te meydana gelen depremler sonrasında programın üçüncü dönemi deprem bölgesinde ticaret hayatına tekrardan dönmeyi amaçlayan 14 depremzede kadın girişimcimize yönelik halihazırda süreç devam etmektedir. Genç ve kadın girişimcilerimiz EİB Export-Up gibi programlarla ihracatta yetkin isimler haline gelecek ve onlar ihracatçı olduklarında katma değerli nitelikli ürün ihracatımız artacaktır. Bunun bir devlet politikası haline gelmesi gerekiyor.” dedi.  </p>
<p><strong>Girişimimi geliştirme ve büyütme fırsatı yakaladım</strong></p>
<p>Faydalanıcılardan Swatchloop Teknoloji ve Yazılım A.Ş. kurucusu Güneş Sayıt, “EİB Export-up Mentorluk Programı’nın faydalanıcı kuruluşları arasında yer alarak Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) sağladığı eğitimler ve mentorluk sayesinde girişimimi geliştirme ve büyütme fırsatı yakaladım. EİB’nin iş modelime özel atadığı mentorum Sayın Gürhan Kanlı; pazar fırsatları ve sahada ölçeklenme potansiyeli hususunda bizim için çok faydalı ve değerli bilgilendirmelerde bulundu. Bu açıdan EİB’nin mentor eşleştirmelerinin çok doğru ve yerinde olduğunu düşünüyorum. İşini geliştirmek, yurtdışına açılmak ve pazar fırsatlarını yakalamayı isteyen girişimci kadınlara EİB Export-Up programını öneriyorum.” dedi.  </p>
<p><strong>Yurtdışı operasyonlarımızı planlayıp geliştirmek amacıyla başvurumuzu yaptık</strong></p>
<p>Meshine Sürü Teknolojileri A.Ş. kurucu ortağı Burak Yörük, “Endüstriyel Drone Sistemleri üreten Meshine Sürü Teknolojileri A.Ş. girişimi olarak EİB Export Up Mentorluk programında yurtdışı operasyonlarımızı planlayıp geliştirmek amacıyla başvurumuzu yaptık. Bu süreçte farklı pekçok programın aksine mentorlerle birebir eşleşmelerin olması kendi çalışmalarımızın özeline daha iyi odaklanıp hususi konularda destek almamıza fırsat verdi. Özellikle iş geliştirme, yönetim ve finansman kaynaklarına erişim konularında desteğini esirgemeyen Ege İhracatçı Birlikleri’ne ve mentorumuz Sayın Erdem Gülen&#8217;e çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>Program ile ilgili başvuru, katılım şartlarına www.export-up.org sitesinden ulaşabilir, tüm soru ve talepleriniz için koordinasyon ekibi ile [email protected] e-posta adresi aracılığı ile iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-ihracatta-kadin-ve-genc-temsili-eib-export-up-ile-artiyor-431361">Sürdürülebilir ihracatta kadın ve genç temsili EİB Export-Up ile artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği: Deprem Bölgesinde Kış İhtiyaçları Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayata-destek-dernegi-deprem-bolgesinde-kis-ihtiyaclari-artiyor-430655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 10:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde 6 Şubat 2023 sabahı meydana gelen 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki iki deprem, yaklaşık 14 milyon kişinin yaşadığı Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Osmaniye, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ ve Adana şehirlerini etkiledi. Son resmî açıklamalara göre, depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının, 50.783’e, aralarından bir kısmı kalıcı engellerle yaşamına devam eden yaralı sayısı ise 107 bine ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayata-destek-dernegi-deprem-bolgesinde-kis-ihtiyaclari-artiyor-430655">Hayata Destek Derneği: Deprem Bölgesinde Kış İhtiyaçları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde 6 Şubat 2023 sabahı meydana gelen 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki iki deprem, yaklaşık 14 milyon kişinin yaşadığı Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Osmaniye, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ ve Adana şehirlerini etkiledi. Son resmî açıklamalara göre, depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının, 50.783’e, aralarından bir kısmı kalıcı engellerle yaşamına devam eden yaralı sayısı ise 107 bine ulaştı. Afetten doğrudan etkilenen kişi sayısının ise 9.1 milyon olduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Kış, özellikle geçici barınma şartlarında yaşayan bölge sakinlerini kaygılandırıyor. Depremden etkilenen bölgelerde, soğuk hava koşullarıyla mücadele etmek, deprem sonrası altyapının zaten zayıflamış olduğu bir ortamda büyük zorluklar yaratıyor. Deprem sonrası yaşanan yıkım ve hasarın ardından, çok sayıda çocuklu aile, engelliler ve yaşlılar hala geçici barınma alanlarında yaşıyor. Soğuk hava koşulları, bu alanlarda yaşayanların daha fazla ısınma sorunu ile karşı karşıya kalmasına neden olacak. Hayata Destek Derneği, yayımladığı yeni deprem durum raporunda, kış şartları da dâhil olmak üzere ihtiyaçları aktardı.  </p>
<p>Dernek depremlerin ilk gününden bu yana Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya başta olmak üzere insani yardım müdahalelerine devam etmekte. Derneğin saha çalışanları aracılığıyla kırsalda ve şehir merkezlerinde yer alan barınma alanlarında su, sanitasyon ve temizlik ihtiyaçlarını karşılıyor, altyapı faaliyetleri yürütüyor; afetten etkilenmiş çocuklara ve yetişkinlere psikolojik/psikososyal destek (MHPSS) çalışmaları düzenliyor ve barınma koşullarının iyileştirilmesi için çalışıyor.   </p>
<p><strong>Konteynerler kış koşullarına göre yenilenmeli, duş, tuvalet, su altyapılarına yatırımlar devam etmeli. Hijyen, gıda ve kışlık ihtiyaç paketleri de bölgeye gönderilmeli.</strong></p>
<p>Derneğin saha ekiplerinden aktarılan bilgilere göre kış koşullarını daha sert yaşaması beklenen bölgelerin başında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya&#8217;daki kırsal alanlar ve gayri resmi yerleşkeler geliyor. Özellikle <strong>Adıyaman</strong>’da kar yağışı ile beraber yolların kapanması halinde kırsal alanlara ulaşım konusunda zorluk yaşanması riski fazla. Konteynerlerin büyük bir kısmının kışa hazır olmaması ve çadır alanlarının kış koşullarına uygun kapasitede olmaması da bölge sakinleri risk taşıyor. Hayata Destek’in deprem durum raporunda, <strong>Hatay</strong>’daki yaşam alanlarında elektrikli soba, branda, halı-kilim, su ısıtıcısı ve kışlık giyim eşyaları gibi ihtiyaçlar olduğu belirtiliyor. Ayrıca gayri resmi barınma alanlarında bulunan çadırların yıpranmış olduğu, kışa uygun olmadığı, yağan yağmurlardan sonra çadırların su geçirdiği ve çadır içerisinde bulunan tüm eşyaların ıslandığı tespit ediliyor. Dernek çalışanları tarafından <strong>Kahramanmaraş</strong>’ta ailelerin öncelikle temizlik, gıda ve kışlık paketlere ihtiyaç duyduğu ve bu ihtiyaçların uzun bir süre daha devam edeceği aktarılıyor. Havaların soğumasıyla birlikte bölgede yaşamını sürdürenlerin, su tanklarının donması, konteynerlerin giderleri ve su borularının donması gibi sorunlarla karşılaşmasından endişe duyuluyor. <strong>Malatya</strong>’da köylerde kurulan konteynerlerde duş ve tuvalet bulunmaması, özellikle kış şartlarında hijyen imkanlarına erişimde sorun yaşanacağına işaret ediyor. Konteynerdeki ısınma ihtiyacının elektrik bağlantısıyla sağlanması fakat şehirde sıklıkla elektrik kesintilerinin olması da kışa hazırlık süreciyle ilgili önemli bir endişe kaynağı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayata-destek-dernegi-deprem-bolgesinde-kis-ihtiyaclari-artiyor-430655">Hayata Destek Derneği: Deprem Bölgesinde Kış İhtiyaçları Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ericsson Mobilite Raporu: 5G kullanımı artıyor, küresel mobil veri trafiği altı yıl içinde üçe katlanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ericsson-mobilite-raporu-5g-kullanimi-artiyor-kuresel-mobil-veri-trafigi-alti-yil-icinde-uce-katlanacak-428058</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 13:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ericsson]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[katlanacak]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[mobilite]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[trafiği]]></category>
		<category><![CDATA[üçe]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=428058</guid>

					<description><![CDATA[<p>5G abone sayısının 2029’un sonuna dek dünya çapında 5,3 milyarı geçmesi bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-mobilite-raporu-5g-kullanimi-artiyor-kuresel-mobil-veri-trafigi-alti-yil-icinde-uce-katlanacak-428058">Ericsson Mobilite Raporu: 5G kullanımı artıyor, küresel mobil veri trafiği altı yıl içinde üçe katlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>5G abone sayısının 2029’un sonuna dek dünya çapında 5,3 milyarı geçmesi bekleniyor.</li>
<li>Akıllı telefon başına, küresel ortalama veri kullanımında güçlü artış sürüyor. Tüketimin 2023-2029 yılları arasında ayda 21GB’tan 56GB’a çıkacağı tahmin ediliyor.</li>
<li>2029’un sonuna kadar dünya nüfusunun yüzde 85’i 5G kapsama alanında olacak.</li>
</ul>
<p>Ericsson, süregelen ekonomik zorluklara ve jeopolitik sorunlara rağmen 5G’deki büyümenin güçlü bir şekilde süreceğini tahmin ediyor. 2023’un sonuna kadar da dünya çapında mobil aboneliklerin yaklaşık beşte birinin 5G aboneliği olması bekleniyor. Ericsson bu istatistiklerin yer aldığı Ericsson Mobilite Raporu’nun Kasım 2023 sayısını yayımladı. 2023’ün sonunda yeni 5G aboneliği sayısı, 2022’ye kıyasla yüzde 63 artışla 610 milyon olacak. Böylece toplam abone sayısı 1,6 milyar seviyesine ulaşacak, bu da önceki tahmine kıyasla 100 milyonluk bir artışa işaret ediyor. </p>
<p>Yayınlanan raporun 25’inci sayısındaki tahminler 2028 ve 2029 yılını kapsıyor. Raporun yeni sayısı; geliştirilmiş mobil geniş bant, sabit kablosuz erişim, oyun ve artırılmış gerçeklik ile sanal gerçeklik tabanlı hizmetleri inceliyor. Bu hizmetlerin 5G’ye erken geçişte en yaygın kullanım senaryoları arasında olması bekleniyor. Bu bilgi önceki raporlardaki rakamları destekliyor. </p>
<p>Bölgesel olarak bakıldığında Kuzey Amerika’daki 5G abone sayısı artışı sürüyor. Bölgenin 2023 sonunda yüzde 61 ile küresel olarak en yüksek 5G abone nüfusuna sahip olması bekleniyor. Hindistan’da 2023 yılı boyunca 5G abonelik sayısı büyük bir artış gösterdi. 2023’ün sonunda, 5G’nin ticari kullanıma girmesinden 14 ay sonra, ülkedeki 5G nüfuzunun yüzde 11’i geçeceği tahmin ediliyor. </p>
<p>2023 sonu ile 2029 arasındaki 6 yıllık süreçte, dünya çapındaki 5G aboneliklerinin yüzde 330’un üzerinde bir artışla 1,6 milyardan 5,3 milyara çıkması bekleniyor. 2023 sonunda dünya nüfusunun yüzde 45’inden fazlası, 2029 sonunda ise yüzde 85’inin 5G kapsama alanına gireceği öngörülüyor. 2029’un sonunda Kuzey Amerika ve Körfez İş Birliği Konseyi’nin yüzde 92 oranıyla en yüksek bölgesel 5G nüfuzuna sahip olacağı öngörülüyor. Bu bölgeleri ise yüzde 85 ile Batı Avrupa takip edecek.</p>
<p>Konuyla ilgili yorum yapan<strong> Ericsson Başkan Yardımcısı ve Şebekeler Başkanı Fredrik Jejdling, </strong>şunları söyledi: “Bu yıl, global abone sayısında 600 milyondan fazla bir artış yaşandı. Her bölgede büyümenin devam ettiği göz önüne alındığında, yüksek performanslı bağlantılara olan talebin yoğun olduğu açıkça görülüyor. 5G’nin kullanımı yaygınlaşıyor. Bu doğrultuda hizmete giren bağımsız 5G şebeke sayısındaki artış da hem tüketicilere hem de işletmelere yeni ve daha yüksek bağlantı kapasitesi gerektiren uygulamalardan yararlanma fırsatı sunuyor.”</p>
<p>Akıllı telefon başına küresel ortalama veri kullanımı da artmaya devam ediyor. Toplam mobil veri trafiğinin 2023 sonu ile 2029 sonu arasında üç kat artacağı tahmin ediliyor. Bu artışın temel sebepleri ise cihazlardaki teknolojik gelişim, yoğun veri tüketen içeriklerin miktarındaki artış ve halihazırda hizmetteki şebekelerin performansında yapılan sürekli iyileştirmeler olarak gözlemleniyor. </p>
<p><strong>Ericsson Mobilite Raporu Genel Yayın Yönetmeni Peter Jonsson</strong> ise şu değerlendirmede bulundu: “Mobil şebeke veri tüketim oranındaki artış, tüketicilerin mobil geniş bant kullanan gelişmiş uygulamalara yönelik talebini gösteriyor. Dünya çapında daha fazla tüketici 5G’ye geçtiğinde ve yeni kullanım alanları ortaya çıktığında, bu talebin hız kazanması bekleniyor. Bu durumun, veri trafiğinde daha fazla büyümeyi sağlaması muhtemel. Veri trafiğinin çoğunluğu insanların genellikle vakitlerini geçirdikleri iç mekanlarda üretiliyor. 5G orta bant kapsama alanının hem iç hem dış mekanlarda artırılmasıyla sağlanacak kapsamlı bir 5G deneyimine yönelik talep giderek artıyor.”</p>
<p>Yüksek kapasiteyi iyi bir kapsama alanıyla birleştiren 5G orta bant, eksiksiz bir kullanım sunmak için en ideal çözüm olarak öne çıkıyor. </p>
<p>Dünya genelinde, 5G&#8217;nin orta bant kapsama alanında yer alan nufüsun oranı, 2022&#8217;de yüzde 30 iken bugün yüzde 40&#8217;ın üzerine çıktı. Hindistan’da hizmete giren çok sayıda orta bant ağ (mid- band ) ile Avrupa’daki bazı orta bant(mid- band) ağ kurulumları bu artışın temel sebepleri olarak görülmektedir.</p>
<p>Raporda ayrıca üretim endüstrisi için kablosuz bağlantı, 5G&#8217;nin üretimde temel belirleyici haline gelişi ve hızlı değişikliklerin yanı sıra kaynakların yeniden tahsisini desteklemek için gereken esnekliği nasıl sağladığı da inceleniyor.Ericsson Mobilite Raporu’nun Kasım 2023 sayısında üç ayrıntılı inceleme yer alıyor:</p>
<ul>
<li>Hindistan’da dijital dönüşümü destekleyen büyük ölçekli 5G SA kullanımı.</li>
<li>İç mekan bağlantı talebinin doğurduğu performans artışı gereksinimleri.</li>
<li>Dev üretim tesisleri ve  sürdürülebilir yeşil çelik (Green Steel) tesisislerinde  5G’nin sağladığı çeviklik  ve cevre dostu üretim süreci</li>
</ul>
<p>Ericsson, 30 Kasım Perşembe günü Orta Avrupa saatiyle 9.00 ve 18.00’de Ericsson Mobilite Raporu’nu konu alan çevrimiçi bir seminer düzenledi. </p>
<p>Ericsson Mobilite Raporu, 2011’de yayımlanan ilk sayısından bu yana şebeke verileri, performansı, istatistikleri ve tahminleri konusunda sektörün temel referans kaynağı haline geldi. Rapor, Ericsson ve iş ortaklarının dünya çapındaki şebeke içgörülerini temel alıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-mobilite-raporu-5g-kullanimi-artiyor-kuresel-mobil-veri-trafigi-alti-yil-icinde-uce-katlanacak-428058">Ericsson Mobilite Raporu: 5G kullanımı artıyor, küresel mobil veri trafiği altı yıl içinde üçe katlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOAH Görülme Oranı 40 Yaş Üzerinde Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koah-gorulme-orani-40-yas-uzerinde-artiyor-421484</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2023 09:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[görülme]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421484</guid>

					<description><![CDATA[<p>KOAH, kronik obstrüktif akciğer hastalığının baş harflerinin kısaltmasından oluşan bir hastalıktır. KOAH’ın en sık nedeni arasında sigara ve tütün ürünlerinin tüketimi yer alıyor. Çevresel ve mesleki birtakım maruziyetler de KOAH oluşumuna neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koah-gorulme-orani-40-yas-uzerinde-artiyor-421484">KOAH Görülme Oranı 40 Yaş Üzerinde Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOAH GÖRÜLME ORANI 40 YAŞ ÜZERİNDE ARTIYOR</strong> </p>
<p>KOAH, kronik obstrüktif akciğer hastalığının baş harflerinin kısaltmasından oluşan bir hastalıktır. KOAH’ın en sık nedeni arasında sigara ve tütün ürünlerinin tüketimi yer alıyor.  Çevresel ve mesleki birtakım maruziyetler de KOAH oluşumuna neden olabiliyor. Dünya üzerinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık her yıl 100 binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. KOAH 40 yaş üzerinde daha sık görülüyor. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Taha Bahadır Üskül, 15 Kasım “Dünya KOAH Günü” kapsamında KOAH ve tedavisi hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>KOAH bronşları daraltıyor, akciğer dokusunu bozuyor</strong></p>
<p>KOAH tüm dünyada yaygın olarak görülen, kronik olarak hava yollarının yani akciğer içerisindeki bronşların daralmasına yol açan, ilerleyen zamanda da akciğer dokusunun bozulmasıyla karakterize olmuş, uzun süreli bir solunum yolu hastalığıdır. KOAH’ın en önemli nedeni sigara tüketimidir. Sigarayla birlikte puro, nargile, pipo gibi diğer tütün ürünlerinin tüketimi de aynı şekilde hastalığın gelişiminde etkilidir. Ayrıca mesleki veya çevresel olarak organik, inorganik tozlara,  birtakım kimyasallara maruz kalmak, ev içi ortam kirliliği, özellikle tezek benzeri ürünlerin yakıt olarak kullanılması sonucu ortaya çıkan birtakım kimyasalların solunmasıyla da KOAH hastalığı gelişebilmektedir. Genelde 40 yaş üzerindeki KOAH daha sık görülmektedir.  KOAH’ta hastaların en önemli şikayeti öksürük, balgam, nefes darlığı ve nefes alıp verirken seslerin duyulduğu hırıltılı bir solunumdur. KOAH tanısı konduktan sonra sigara içilmeye devam edildiği takdirde hastalık giderek çok daha ilerleyici bir konuma gelmektedir. </p>
<p><strong>KOAH tedavisinde en önemli adım sigaranın bırakılmasıdır</strong></p>
<p>Muayeneyle birlikte yapılan solunum fonksiyon testi ve akciğer görüntülemeleri KOAH tanısını için yeterli olmaktadır. Tedavide en önemli adım sigaranın bırakılmasıdır. Onun dışında da nefes alıp vermeyi kolaylaştıran, bronşlardaki daralmayı gidermeye yardımcı çok sayıda inhaler de denilen solunum yoluyla çekilen ilaçlarla beraberinde ağız yoluyla alınan birtakım ilaçlar kullanılmaktadır. KOAH ilerleyici bir hastalık olduğu için hastaların yaşam kalitesini de oldukça düşürmektedir. Hava yollarındaki daralmanın ve akciğer dokusundaki hasarlanmanın giderek artmasıyla son dönemde hastalar ev içinde bile hareket etmekte zorlanırlar. İlerleyen evrelerde ağır KOAH’lı hastalarda sürekli oksijen desteği veya evlerinde kendilerinin kullanacağı bir takım mekanik solunum desteği yapan cihazlara ihtiyaç duyulabilmektedir. Sigaranın bırakılması KOAH tanısında konduktan sonra hastalığın progresyonu denilen ilerleyişini durduran en önemli etkendir.</p>
<p><strong>KOAH hastaları grip ve zatürre aşılarını mutlaka yaptırmalı </strong></p>
<p>KOAH hastalarının mutlaka her yıl grip aşısı yaptırmaları ve özellikle sonbahar ve kış aylarında gribal ve viral enfeksiyonlardan korunmaları gerekmektedir. Grip aşısı dışında KOAH hastalarına zatürre aşısı yaptırmaları da mutlaka önerilmektedir. Çok daha ileri seviyeye gelmiş, ilerlemiş ağır KOAH&#8217;lı hastalarda ilaç tedavilerine ek olarak uygulanabilen bronkoskopik endobronşiyal valf yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemle akciğer dokusu içerisinde aşırı şişmiş ve havalanmış akciğer kısımlarına yerleştirilen birtakım valflerle bu kısımların sönmesi, hastaların efor kapasitelerinin ve ev içerisi mobilitelerinin artması hedeflenmektedir. KOAH zor, uzun süreli ve hayatı boyunca kişiyi etkileyen bir hastalıktır. KOAH’tan korunmanın en önemli yolu sigara ve tütün ürünleri kullanmamaktır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koah-gorulme-orani-40-yas-uzerinde-artiyor-421484">KOAH Görülme Oranı 40 Yaş Üzerinde Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pankreas kanseri tedavisindeki gelişmeler hayata tutunma oranı artıyor !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pankreas-kanseri-tedavisindeki-gelismeler-hayata-tutunma-orani-artiyor-421424</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2023 08:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisindeki]]></category>
		<category><![CDATA[tutunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pankreas kanseri fazla belirti vermeden sinsice ilerliyor. Tanı konulana kadar neredeyse hastaların yarısında ağrı şikayeti görülmüyor. Dolayısıyla teşhis edildiğinde çoğu kez kanser başka organlara yayılmış oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pankreas-kanseri-tedavisindeki-gelismeler-hayata-tutunma-orani-artiyor-421424">Pankreas kanseri tedavisindeki gelişmeler hayata tutunma oranı artıyor !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>     Sinsi ilerlemesi erken tanı oranını düşüyor</strong></p>
<p><strong>                              Tedavideki gelişmeler umut ışığı oluyor! </strong></p>
<p><strong>                                   En ölümcül 4. kanser türü, ancak… </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>                        PANKREAS KANSERİ TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELER</strong></p>
<p><strong>                                   HAYATA TUTUNMA ORANI ARTIYOR!</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Pankreas kanseri fazla belirti vermeden sinsice ilerliyor. Tanı konulana kadar neredeyse hastaların yarısında ağrı şikayeti görülmüyor. Dolayısıyla teşhis edildiğinde çoğu kez kanser başka organlara yayılmış oluyor. Günümüzde en ölümcül 4. kanser türü olan pankreas kanserinin 2030 yılı itibariyle ölümcül kanserler listesinde 2. sıraya yükseleceği öngörülüyor. Bu öngörü korkutucu olsa da tedavideki başarı oranının giderek yükselmesi umutları artırıyor. Tüm bu zorluklara rağmen sebep olduğu ölüm oranlarında yüzde 20 düşüş gözlemleniyor. Yeni tedavi yaklaşımları sayesinde ise 5 yıllık sağ kalım oranı yükseliyor. </p>
<p><strong>Nedeni tam olarak bilinmiyor ama…</strong></p>
<p>Pankreas kanserine yol açan nedenler kesin olarak bilinmiyor, ancak çağın önemli hastalıklarından obezite ve sigara kullanımıyla ilişkilendiriliyor. Bu belirsizliğe ve hastalığın toplumda yayılma hızına rağmen tıptaki gelişmeler, bu sinsi hastalığın daha etkili tedavi edilmesine olanak tanıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, </strong>yeni geliştirilen cerrahi teknikler, etkili kemoterapi ilaçları, radyasyon (ışın) tedavisindeki gelişmeler ve toplumdaki farkındalığın artması sayesinde pankreas kanserinin sebep olduğu ölüm oranlarında yüzde 20’lik bir düşüş olduğuna dikkat çekiyor. İçinde bulunduğumuz Kasım ayının “Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında önemli bilgiler veren <strong>Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, </strong>“Son yıllarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki pankreas kanserinin daha erken aşamalarda yakalanmasına dair gelecekte önemli gelişmeler olacak. Bu beklenti, umudumuzu daha da artırıyor” diyor.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bel fıtığı veya normal bel ağrısıyla karıştırılabiliyor</strong></p>
<p>Pankreas kanserinin sık karşılaşılan semptomlarından biri olan, sırta vuran ve hastaların “kuşak şeklinde” diyerek tarif ettikleri karın ağrısı genellikle bel fıtığı veya da normal bel ağrısı olarak da yorumlanabiliyor. Bununla birlikte pankreas kanserli hastaların neredeyse yarısında ağrı şikâyeti görülmemesi de hastalığın erken evrede teşhis edilmesini zorlaştıran önemli bir faktör. </p>
<p><strong>Bu belirtiler pankreas kanseri habercisi olabilir</strong></p>
<p>Pankreas kanserinde belirtiler genellikle ileri evrede kendini gösteriyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, “Sarılık, diyabet ve karın ağrısı” şikayetlerinin hastalığın habercisi olabileceğini belirtiyor. Pankreas başında olan pankreas kanseri, çoğu zaman safra yolunu da tıkadığı için karaciğerde oluşturulan bilirubin adlı maddenin bağırsağa atılamaması sonucu sarılık oluşuyor. Kan şekeri sorunu bulunmayan hastanın aniden diyabet sorunuyla karşılaşması da önemli ilk belirtilerden biri olarak sayılıyor. Hafif bir rahatsızlık ile başlayıp, ilerleyen süreçte tümörün karındaki sinirlere baskı yapması nedeniyle sırta vuran, şiddeti artan ve hazımsızlık, şişkinlik sorunlarıyla birlikte gelen karın ağrısı yine pankreas kanserine işaret eden şikayetler arasında yer alıyor. </p>
<p><strong>Sinsi ilerlemesi tedaviyi güçleştiriyor, ancak… </strong></p>
<p>Pankreas kanserinden kalıcı olarak kurtulmanın tek yolunun “etkin cerrahi tedavi ve kemo-radyoterapinin bir arada kullanılması” olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan,<strong> </strong>“Hastaların yarısına tanı konulduğu zaman erken evreyi geçmiş,  kanserin diğer organlara yayılmış olduğunu gözlemliyoruz. Bu da tedaviyi zorlaştırıyor. Tam iyileşme şansını yakalamak için doğru hastada ameliyat mutlaka gerekli oluyor. Ameliyat olamayan hastalarda da etkin kemo-radyoterapi protokolleriyle göreceli uzun ve kaliteli bir zaman kazanılabiliyor” diyor. Özellikle vücudumuz için önemli olan ana damarların pankreas çevresinde dolaşmaları ve oradaki sinirlere yayılmaları nedeniyle pankreas kanseri cerrahisi oldukça zor ve komplike bir ameliyat olarak kabul ediliyor. Etrafındaki damarlara yayılan tümör vakalarında, yani “lokal ileri büyümüş pankreas kanseri” durumunda ilk aşamada ameliyat mümkün olmuyor. Ancak kemoterapi veya radyo-kemoterapi (MR Linac) ile bölgedeki kanser hücreleri etkisiz hale getirildikten sonra ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Bu şartlar altında yapılan ön-tedavi ile kanser, sarılmış olan damarlardan uzaklaştırabiliyor ve böylece kanser mikroskobik boyuta kadar cerrahi sınırları temiz olarak komple çıkartılabiliyor. Hastalıktan uzun vadeli kurtulmak için kemoterapi, radyoterapi ve cerrahiden oluşan bu tedavinin mutlaka yapılması gerekiyor. Bazı hastalarda ise etkili bir cerrahi tedavi yapılması amacıyla pankreasın tümü alınıyor. Bu durumdaki hastalar düzenli insülin kullanarak ve sindirim enzimi takviyesi alarak pankreasları olmasa da normal bir hayat kalitesiyle yaşayabiliyorlar. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pankreas-kanseri-tedavisindeki-gelismeler-hayata-tutunma-orani-artiyor-421424">Pankreas kanseri tedavisindeki gelişmeler hayata tutunma oranı artıyor !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nesli tehlikedeki Ada Martıları için Türkiye&#8217;nin önemi artıyor.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nesli-tehlikedeki-ada-martilari-icin-turkiyenin-onemi-artiyor-420283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Nov 2023 21:05:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[martıları]]></category>
		<category><![CDATA[nesli]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikedeki]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan ada martılarının popülasyonu, küresel dağılımı, mevcut tehditleri ve koruma çalışmalarının yer aldığı 2023 raporunu yayımladı. Rapora göre ada martısı sayılarındaki düşüş 2030’a kadar %40’a ulaşabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesli-tehlikedeki-ada-martilari-icin-turkiyenin-onemi-artiyor-420283">Nesli tehlikedeki Ada Martıları için Türkiye&#8217;nin önemi artıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td>
<p>Nesli tehlikedeki Ada Martıları için Türkiye’nin önemi artıyor. <br /> </p>
<p>Doğa Derneği, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan ada martılarının popülasyonu, küresel dağılımı, mevcut tehditleri ve koruma çalışmalarının yer aldığı 2023 raporunu yayımladı. Rapora göre ada martısı sayılarındaki düşüş 2030’a kadar %40’a ulaşabilir. </p>
<p> </p>
<p>Ada martısı, Akdeniz deniz kıyıları boyunca dağılım gösteren nesli tehlikede bir deniz kuşu. Dünya Doğa Koruma Birliği kriterlerine (IUCN) göre küresel ölçekte hassas (VU) kategoride değerlendiriliyor. Beyaz ve gri renkleri taşıyan ada martısının en ayırt edici özelliği ise koyu renk gözleri ve kırmızı gagası. Ada martısı, sardalyagiller başta olmak üzere balıklar, omurgasızlar ve bitkisel kaynaklarla besleniyor. </p>
<p>Türkiye’de şu ana kadar kayıt altına alınmış 17 martı türünden biri olan ada martısı, Ege ve Akdeniz kıyılarında yıl boyu görülüyor. Doğa Derneği bugüne kadar ada martısı üzerinde yapılan araştırmalar, güncel dağılım alanları, popülasyon durumu, üzerindeki tehditler ve uzman görüşlerini bir rapor olarak bir araya getirdi. Bu rapor derneğin web adresinde herkesin ulaşımına açıldı. </p>
<p> </p>
<p>2030’a kadar sayıları %40 azalabilir. </p>
<p>Ada martılarının sayısı 2010 yılından beri azalıyor. Akdeniz’in batı kolonilerindeki bireylerin çoğu farklı kolonilere katılırken türün dağılım haritasında da değişimler gözlemleniyor. Üreme kolonilerinin %70’i büyük ölçüde yok olmuş durumda. Ada martıları, ölü balık artıklarının azalması, köpek, kızıl tilki ve porsuk gibi memeli hayvanlarının tür üzerindeki olumsuz etkisi, balıkçılık ekipmanlarına takılması, gümüş martı ile rekabeti, üreme bölgelerindeki kıyı turizmi, otlatma, araç çarpmaları ve yumurta toplama gibi tehditler nedeniyle yok oluyor. Yapılan çalışmalar, 2006- 2030 yılları arasında 3 nesli kapsayacak şekilde ada martısı sayılarındaki düşüş oranının %31- 40’lara kadar ulaşacağı tahmin ediliyor.<br /> </p>
<p>Türkiye Ada Martıları için kritik öneme sahip. </p>
<p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan; ‘Ülkemizde ada martısına yönelik araştırmalar çok sınırlı. Elimizdeki veriler Türkiye’de 47- 90 çiftin ürediğini gösteriyor. Akdeniz ülkelerinde ada martısının sayısının artırılması için başarılı projeler ve eylem planları başlatıldı. Yüksek yayılım yeteneğine sahip olan ve çalışmalar sonucunda sayısı artan martılar için Türkiye önemli bir potansiyele sahip. Bu nedenle, kıyı ekosistemleri ve adaların korunması ve ada martılarına yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması için ivedilikle çalışmalar başlatılmalı.’ dedi ve ekledi </p>
<p>‘Kolonilerinden çoğu zaman 40 km’den fazla uzaklaşmayan ada martılarının sadece üreme kolonilerinin korunması dahi popülasyonunun önemli bir kısmının korunmasını sağlayabilir. Tüm üreme alanlarının belirlenmesi, izlenmesi, bu alanlara alanlarına müdahalenin yasaklanması, koloni yakınlarındaki rekreasyon ve imar faaliyetlerinin denetlenmesi, ada martılarının üremesini olumsuz etkileyen diğer türlerin kontrolü, balıkçılık yönetim politikalarının düzenlenmesi bu türün korunması için atılabilecek ilk ve kritik adımlar.’</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nesli-tehlikedeki-ada-martilari-icin-turkiyenin-onemi-artiyor-420283">Nesli tehlikedeki Ada Martıları için Türkiye&#8217;nin önemi artıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allianz Trade: Küresel İflaslar Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/allianz-trade-kuresel-iflaslar-artiyor-416439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Oct 2023 11:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[allianz]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[iflaslar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[trade]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Trade 2023 yılında ikinci kez Küresel İflas Raporu yayınladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianz-trade-kuresel-iflaslar-artiyor-416439">Allianz Trade: Küresel İflaslar Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allianz Trade 2023 yılında ikinci kez Küresel İflas Raporu yayınladı. Ticari alacak sigortasında dünya lideri olan Allianz Trade’in raporuna göre, küresel ticari iflasların ivmesi hız kazanırken, iflasların 2023 yılında yüzde 6 ve 2024 yılında ise yüzde 10 artacağı belirtiliyor. 5 ülkeden 3&#8217;ü ise 2024 yılı sonuna kadar pandemi öncesi ticari iflas seviyelerine ulaşacak.</p>
<p>Allianz Trade, yeni Küresel İflas Raporu&#8217;nu yayınlayarak 2023 ve 2024 için güncellenmiş tahminlerini açıkladı. Allianz Trade’e göre; 2022 yılındaki yüzde 1’lik çok az toparlanmanın ardından, küresel iflaslar 2023 yılında yüzde 6 ve 2024 yılında ise yüzde 10 oranında artacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>Nakit tamponlarının erimesi ve kârlılığın azalması birçok sektörü tehlikeye atıyor</strong></p>
<p>Rapora göre küresel ticari iflas ivmesinin hız kazanmasının ardında, şirket gelirlerindeki düşüş, fiyatlandırma gücünün azalması ve zayıflayan küresel talep yatıyor. Raporda ayrıca, 2023 yılının ikinci çeyreği itibariyle, şirket gelirlerindeki düşüşün, 2020 yılının ortalarından bu yana “ilk kez”, tüm bölgelerde geniş bir tabana yayıldığına dikkat çekiliyor. Bu durumun, devam eden yüksek maliyetlerle birleşerek kârlılığı azalttığı ve sonuç olarak da likidite pozisyonlarının hızla kötüleştiği, 2025 yılından önce de iyileşmesinin beklenmediği belirtiliyor.</p>
<p><strong>Allianz Trade CEO&#8217;su Aylin Somersan Coqui, </strong>3,4 milyar euro ile Euro Bölgesi’nde ve 2,5 milyar dolar ile ABD’de şirketlerin hâlâ önemli miktarda nakit fazlası bulunduğu bilgisini vererek “ancak, bu nakit tamponları büyük firmaların elinde ve teknoloji ve tüketici ürünleri gibi belirli sektörlerde yoğunlaşmış durumda. Ve düşük ekonomik büyümenin daha uzun süreceği bu konjonktürde çoğu şirket nakit pozisyonunu operasyonlar yoluyla artıramıyor. Sonuç olarak, küresel ticari iflaslarda 2022 yılında görülen yüzde 1’lik artışın, 2023 yılında hızlanarak yüzde 6 ve 2024 yılında biraz daha hızlanarak yüzde 10 olmasını bekliyoruz&#8221; diyor<strong>.</strong></p>
<p><strong> </strong>Raporda; konaklama, ulaşım ve toptan/perakendecilik hizmetlerinin başı çektiği en kırılgan şirketlerin ve sektörlerin 2023 yılında iki arada bir derede sıkışıp kaldığı vurgulanıyor. Özellikle konut segmentinde bekleyen işlerin neredeyse tamamlandığı inşaat sektörü başta olmak üzere; diğer sektörlerin de net nakit pozisyonları hızla kötüleşen bu sektörlerle aynı yolda hızla arayı kapattığı raporda öne çıkan bilgiler arasında yer alıyor.  </p>
<p><strong>İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle bu durumu şöyle özetliyor. </strong>&#8220;Ayrıca, faiz oranlarının beklenenden daha uzun süre yüksek kalması gayrimenkul ve dayanıklı tüketim malları gibi sektörlerde talebi azaltıyor ve Atlantik&#8217;in her iki yakasında da gayrimenkulün yanı sıra kamu hizmetleri ve telekom gibi yüksek borçlu sektörlerde ödeme gücü üzerinde baskının artacağı anlamına geliyor. Dahası, küresel olarak ortalama İşletme Sermayesi Gereksinimi (İSG) şu anda 86 gün gibi rekor bir seviyede ve pandemi öncesi seviyelerin 2 gün üzerinde. Daha yüksek faiz oranları, şirketlerin yapısal olarak daha yüksek işletme sermayesi gereksinimlerini (WCR) finanse etmelerini de daha maliyetli hâle getiriyor ve bu da inşaat, makine ve ulaşım ekipmanları gibi sektörler için risk oluşturuyor<strong>.</strong>&#8221; </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>5 ülkeden 3&#8217;ü 2024 yılı sonuna kadar pandemi öncesi ticari iflas seviyelerine ulaşacak</strong></p>
<p>Raporda yer verilen bilgilere göre 2023 yılı sonunda, ticari iflaslardaki normalleşme çoğu gelişmiş ekonomide tamamlanmış olacak ve ülkelerin yüzde 55&#8217;inde iflaslarda çift haneli büyük artışlar görülecek. Bu ülkeler arasında yüzde 47’lik artış ile ABD, yüzde 36 ile Fransa, yüzde 59 ile Hollanda, yüzde 35 ile Japonya ve yüzde 41’lik artış ile de Güney Kore bulunuyor. Küresel olarak, ABD ve Almanya gibi büyük pazarlar da dahil olmak üzere, her beş ülkeden üçünün, 2024 yılı sonuna kadar pandemi öncesi ticari iflas seviyelerine ulaşacağı da raporda yer alıyor. Rapora göre; Atlantik&#8217;in her iki yakasında da iflas rakamlarının istikrara kavuşması için GSYH büyümesinin iki katına çıkması gerekiyor ki bu da 2025&#8217;ten önce gerçekleşemez.</p>
<p><strong>Allianz Trade CEO&#8217;su Aylin Somersan Coqui,</strong><em> </em>&#8220;Ek olarak, küresel ekonomik büyümenin yavaşladığı bir ortamda, ödeme vadelerinin uzaması ve önümüzdeki çeyreklerde iflasların artması mümkün: Küresel olarak Alacak Vadesi ortalaması, firmaların yüzde 47&#8217;si için halihazırda 60 günün üzerinde. Ek bir günlük ödeme gecikmesi ABD&#8217;de 100, AB&#8217;de 90 ve Çin&#8217;de 140 milyar dolarlık bir finansman açığına eşdeğer. KOBİ&#8217;ler için banka kredilerine ulaşmak zaten çok zorken, bu finansman açığını kapatmak önemli bir zorluk olabilir&#8221; diyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/allianz-trade-kuresel-iflaslar-artiyor-416439">Allianz Trade: Küresel İflaslar Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Pembe Kurdele&#8221; ile Meme Sağlığı Farkındalığı Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pembe-kurdele-ile-meme-sagligi-farkindaligi-artiyor-411597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Oct 2023 15:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kurdele]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[pembe]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nesfit’in 11 yıl önce meme kanseri farkındalığını artırmak ve kadınların sağlığına katkı sunmak için MEMEDER iş birliğiyle hayata geçirdiği Pembe Kurdele projesi, Migros’un destekleriyle güçlenmeye devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pembe-kurdele-ile-meme-sagligi-farkindaligi-artiyor-411597">&#8220;Pembe Kurdele&#8221; ile Meme Sağlığı Farkındalığı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nesfit’in 11 yıl önce meme kanseri farkındalığını artırmak ve kadınların sağlığına katkı sunmak için MEMEDER iş birliğiyle hayata geçirdiği Pembe Kurdele projesi, Migros’un destekleriyle güçlenmeye devam ediyor. Migros mağazalarında ve Migros Sanal Market’te satışa sunulan Nesfit’in Pembe Kurdele paketlerini satın alan tüketiciler, bu sayede yaptıkları bağışlarla, MEMEDER aracılığıyla projeye katkı sunuyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Nesfit; MEMEDER ve Migros iş birliğiyle sürdürdüğü Pembe Kurdele projesi ile kadınları meme sağlığı konusunda bilinçlendirmeye ve erken teşhisin önemine vurgu yapmaya devam ediyor. Nesfit, MEMEDER ve Migros iş birliği ile yürütülen ve bugüne kadar 60 bine yakın kadının meme sağlığı kontrolüne, 9 bine yakın kadında erken teşhise ve 271 kadının tedavisine destek olunan projenin etki alanı genişlemeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl meme sağlığı farkındalığının düşük seyrettiği Muş, Van ve Gaziantep’te 1.000’i aşkın kadına ulaşılan projede, bu yıl da çeşitli illerde  kadınlara ulaşılması hedefleniyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ekşi: “MEMEDER aracılığıyla daha fazla kadına ulaşacağız”</strong></p>
<p>Kadınlarda meme kanseri tanısının son 20 yılda 2 kat artığını belirten <strong>Nestlé Kahvaltılık Gevrekler İş Birimi Genel Müdürü Burçin Alev Ekşi</strong>, “Meme kanseri vakaları artış gösteriyor ancak biliyoruz ki erken tanı tedavi şansını oldukça yükseltiyor. 11 yıl önce bu bilinçle yola çıktığımız Pembe Kurdele projesi aracılığıyla kadınların bilgilenmesine katkı sunmak, tanı ve tedavilerinde rol alabilmek bizim için çok önemli. Bu anlayışla projemizin etki alanını büyütmeye odaklanıyoruz. Bu yıl da meme sağlığı farkındalığının düşük seyrettiği illerde daha fazla kadına ulaşmayı hedefliyoruz. Projemizin iş ortakları Migros ve MEMEDER’in katkıları bu hedefimize ulaşmada önemli rol oynuyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yaman: “Pembe Kurdele projesinin farkındalık hareketine güçlü bir katkı sunmaktan mutluyuz”</strong></p>
<p><strong>Migros FMCG Gıda Pazarlama Direktörü Caner Yaman</strong>, “Sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla sunduğumuz ürün ve hizmetlere ek olarak toplum sağlığına yönelik projeler geliştiriyor, iş birliklerimiz ile etki alanımızı genişletiyoruz. Nesfit ve MEMEDER ile yürüttüğümüz ‘Pembe Kurdele’ projesi kapsamında tüketicilerimizin meme sağlığı konusunda bilinçlenmelerini sağlarken, erken teşhis ve düzenli mamografik taramanın önemini aktarıyoruz. Bu kıymetli proje ile ulaştığımız kadın sayısının her geçen yıl artmasından mutluluk duyuyoruz” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Özmen: “Bir kadının sağlığı aynı zamanda ailesinin, toplumun ve geleceğin sağlığıdır”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili açıklama yapan <strong>MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen</strong>, “Nesfit, Migros ve MEMEDER iş birliği ile yürütülen ‘Pembe Kurdele’ projesi, yıllar içinde birçok kadının hayatına dokundu, farkındalık yarattı ve umut oldu. On bir yıl önce başlattığımız bu projenin amacı, kadınların hayatını daha sağlıklı kılmak ve meme sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmaktı. Bu proje sayesinde, binlerce kadının meme sağlığı kontrollerini gerçekleştirdik. Bu kontroller, erken teşhisin ne kadar büyük bir kurtarıcı olduğunu bir kez daha gösterdi. Unutmayalım ki, bir kadının sağlığı aynı zamanda ailesinin, toplumun ve geleceğin sağlığıdır. Bu projeye destek veren, farkındalık yaratan ve umuda ortak olan herkese teşekkür ederiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pembe-kurdele-ile-meme-sagligi-farkindaligi-artiyor-411597">&#8220;Pembe Kurdele&#8221; ile Meme Sağlığı Farkındalığı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çorlu Halk Ekmek Büfelerinin Sayısı Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/corlu-halk-ekmek-bufelerinin-sayisi-artiyor-401296</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2023 22:40:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büfelerinin]]></category>
		<category><![CDATA[çorlu]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401296</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çorlu Belediyesi ve Çorlu-Ergene Fırıncılar Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Çorlu Halk Ekmek projesi kapsamında faaliyete geçen büfe sayısı 5’e yükseldi. 6. büfe ise çok yakında hizmete girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/corlu-halk-ekmek-bufelerinin-sayisi-artiyor-401296">Çorlu Halk Ekmek Büfelerinin Sayısı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorlu Belediyesi ve Çorlu-Ergene Fırıncılar Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Çorlu Halk Ekmek projesi kapsamında faaliyete geçen büfe sayısı 5’e yükseldi. 6. büfe ise çok yakında hizmete girecek.</p>
<p>Çorlulu vatandaşların temel ihtiyaç maddelerinden biri olan ve kentte faaliyet gösteren fırıncı esnafının ürettiği ekmeklerin satışa sunulduğu Çorlu Halk Ekmek büfelerinin sayısı her geçen gün artıyor.</p>
<p> </p>
<p><b>Halk Ekmek Büfe Sayısı 5’e Yükseldi</b></p>
<p>Daha önce Hatip Mahallesi’nde Mimar Sinan Caddesi üzerinde inşaat çalışmaları devam eden Çorlu Spor Salonu yanında, Hıdırağa Mahallesi’nde Fatih Caddesi üzerindeki Borsa Meydanı’nda ve Cemaliye Mahallesi Eski Çerkezköy 1. Sokak’ta bulunan Silahtarağa Mahalle Muhtarlığı yanında ve Alipaşa Mahallesi Taşkent Caddesi’nde hizmete giren Çorlu Halk Ekmek büfelerinin 5.’si, geçtiğimiz günlerde Çobançeşme Mahallesi Cumhuriyet Parkı İsmet Paşa Bulvarı Çobançeşme Durağı yanında hizmete girdi.</p>
<p> </p>
<p><b>6. Büfe Muhittin Mahallesi’nde Hizmete Girecek</b></p>
<p>Çorlu Halk Ekmek büfelerinin 6.’sı ise Muhittin Mahallesi Şinasi Kurşun Caddesi İsmet İnönü Parkı’nda hizmet verecek. Hazırlık çalışmaları devam eden ve son aşamaya getirilen Çorlu Halk Ekmek büfesi kısa sürede tamamlanarak hizmete sunulacak.</p>
<p> </p>
<p><b>Büfeler Pazar Günleri Kapalı</b></p>
<p>200 gram olarak üretilen ekmekler 5 TL’den satışa sunulurken Çorlu Halk Ekmek büfeleri hafta içi 08.00-10.00 ve 15.00-17.00 saatleri arasında, cumartesi günleri ise 08.00-12.00 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecek. Büfeler pazar günleri faaliyet göstermeyecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/corlu-halk-ekmek-bufelerinin-sayisi-artiyor-401296">Çorlu Halk Ekmek Büfelerinin Sayısı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 11:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[vakalar]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022'den Nisan 2023'e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye'den bildirildiği görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129">Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde kızamık vakalarındaki artışın en büyük nedeninin aşısız ya da eksik aşılı çocuklar olduğu biliniyor. Kızamık vakalarının artması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 2019 yılında 1 yaşında uygulanan kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısına ek olarak 9. ayda da aşı yapılması kararı aldı. Halen hem 9. ayda hem de 12. ayda yapılan kızamık aşısı süt ve yumurta ihtiva ettiği için sorun yaşandığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), yaptığı basın açıklamasında, “1 yaş altı bebekler, ağır kızamık için risk altındadır. Kızamık aşıları süt ya da yumurta proteini içerebildiğinden alerjisi olan çocuklarda alerjik reaksiyonlara neden olma ihtimali olsa da, önlemler alınarak aşı uygulaması yapılabilir” dedi. </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Mayıs tarihinde yayınlandığı Avrupa Bölgesi Kızamık Raporuna göre, Mayıs 2022&#8217;den Nisan 2023&#8217;e kadar olan dönemde Avrupa genelinde en çok kızamık vakasının Türkiye&#8217;den bildirildiği görüldü. Mayıs 2022&#8217;den Nisan 2023&#8217;e kadar bildirilen 4 bin 544 kızamık vakasının yüzde 95&#8217;i, Türkiye, Rusya ve Tacikistan&#8217;da saptandı. Türkiye&#8217;nin 1543 kızamık vakası ile ilk sırada yer aldığı belirtilirken, Rusya 1129 vaka ile ikinci sırada, Tacikistan ise 568 vaka ile üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p>Kızamık vakalarında aşısız ya da eksik aşılıların çoğunlukta olduğu görüldü. Özellikle kızamık komplikasyonları ve ölüm açısından en riskli 5 yaş altında aşılanma durumu açısından vakalar değerlendirildiğinde 1 yaş altında vakaların neredeyse tümünün, 1-4 yaşta ise yarısından fazlasının aşısız olduğu ortaya çıktı. </p>
<p><strong>“Alerjik çocukların aşıları önlemler alınarak yapılabilir”</strong></p>
<p>Konuyu yakından takip eden <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) </strong>yaptığı basın açıklamasında, aşılamanın önemini vurguladı. Aşının içinde bulunan süt ve yumurta proteinlere karşı alerjik reaksiyon gösterebilme ihtimali olan çocuklar için de bu aşının mümkün olduğunun altını çizdi ve şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra alerjik reaksiyonlar oldukça nadirdir. İnek sütü ve yumurta dışında başka bir besine alerjisi olan çocuklarda, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. Kanlı, mukuslu kakası veya egzaması olup inek sütü alerjisi ya da yumurta alerjisi teşhisi konan çocuklara, alerjisi olmayan çocuklarda alınan önlemler eşliğinde kızamık aşısı yapılabilir. İnek sütü veya yumurta ile karşılaştıktan kısa bir süre içinde ciltte kızarıklık, kaşıntı, şişlik, kusma gibi yakınmaları olan çocuklara çocuk doktoru gözetiminde aşı yapılmalıdır.   Şiddetli inek sütü veya yumurta alerjisi olup veya daha önce bu besinlerle alerjik şok (anafilaksi) geçirmiş çocuklar, aşı yapılmadan önce mutlaka çocuk alerji immünoloji uzmanına sevk edilmelidir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakalar-artiyor-1-yas-alti-bebekler-agir-kizamik-icin-risk-altinda-398129">Vakalar artıyor! 1 yaş altı bebekler ağır kızamık için risk altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Logitech&#8217;in sol el kullanımına uygun mouse çeşitleri artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/logitechin-sol-el-kullanimina-uygun-mouse-cesitleri-artiyor-396589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 14:10:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımına]]></category>
		<category><![CDATA[logitechin]]></category>
		<category><![CDATA[mouse]]></category>
		<category><![CDATA[sol]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farklı ihtiyaçlara yönelik ürünler tasarlama konusunda uzmanlaşan Logitech, sol elini kullananlara uygun ürün çeşitlerini artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/logitechin-sol-el-kullanimina-uygun-mouse-cesitleri-artiyor-396589">Logitech&#8217;in sol el kullanımına uygun mouse çeşitleri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı ihtiyaçlara yönelik ürünler tasarlama konusunda uzmanlaşan Logitech, sol elini kullananlara uygun ürün çeşitlerini artırıyor. Logitech, Uluslararası Solaklar Günü’ne özel olarak, solak kullanıcıların rahatlıkla kullanabileceği mouse modellerini listeledi.  </p>
<p>Sol elini kullananlar için farkındalık oluşturmak adına her yıl 13 Ağustos günü Uluslararası Solaklar Günü kutlanıyor. Logitech’in kullanıcılarına fayda sağlamak üzere yıllardır kapsayıcılık yaklaşımıyla ele aldığı, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla desteklediği sol el kullanımına uygun ürün gamı hem renkleniyor hem de büyümeye devam ediyor. </p>
<p><strong>Signature M650 Mouse ile Kişiselleştirilmiş bir deneyim</strong></p>
<p>Logitech’in tüm kullanıcılarını düşünerek, küçük-orta ve büyük eli olan kullanıcılar için farklı boyutlarda tasarladığı Signature M650, solak kullanıcılara hitap eden modeliyle de kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor. Signature M650 mouse, grafit, beyaz ve pudra pembe renk seçenekleriyle kullanıcıların beğenisine sunuluyor. </p>
<p><strong>POP Mouse ile masalar renkleniyor</strong></p>
<p>Logitech POP Mouse, lila, bej, sarı renk seçenekleriyle çalışma ortamını neşelendirirken yumuşak hatlarıyla iki ele de kolayca uyum sağlayıp, gün boyunca rahat bir kullanım sağlıyor. </p>
<p><strong>Pebble M350, hem renkli hem işlevsel mouse</strong></p>
<p>Pebble M350 çalışma ortamını minimalist, renkli ve sessiz hale getirmeye olanak tanıyor. İki elle kullanıma uygun pürüzsüz tasarımı ve pudra pembe, uzay mavisi, bej, beyaz, grafit renk seçenekleriyle de dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>M240 Sessiz Kablosuz Mouse  daha fazla odaklanma sağlıyor                      </strong></p>
<p>Verimliliği ve üretkenliği artıran ürünleriyle kullanıcıların her ortamda rahatça çalışmasını sağlayan Logitech, iki elle kullanılabilen M240 Sessiz Kablosuz Mouse ile tıklama sesini ve dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırıyor.</p>
<p><strong>M171 Kablosuz Mouse bulunduğu ortamı canlandırıyor         </strong></p>
<p> M171 Kablosuz Mouse; yenilenen beyaz, pudra pembe ve açık mavi renkleriyle iki elle kullanıma olanak sağlıyor. Bir çantada taşınabilecek kadar kompakt olan mouse, pürüzsüz kullanım ve kolayca bağlantı fırsatı sunuyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/logitechin-sol-el-kullanimina-uygun-mouse-cesitleri-artiyor-396589">Logitech&#8217;in sol el kullanımına uygun mouse çeşitleri artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: &#8220;Hizmetlerimizin kalitesi istişare kültürüyle daha da artıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediye-baskani-ahmet-pekyatirmaci-hizmetlerimizin-kalitesi-istisare-kulturuyle-daha-da-artiyor-394179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 14:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetlerimizin]]></category>
		<category><![CDATA[istişare]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kültürüyle]]></category>
		<category><![CDATA[pekyatırmacı]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=394179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Cuma Buluşmaları kapsamında Kılınçarslan Mahallesi Mehmet Emin Bakdemir Büyükkapcı Camii’nde vatandaşlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediye-baskani-ahmet-pekyatirmaci-hizmetlerimizin-kalitesi-istisare-kulturuyle-daha-da-artiyor-394179">Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: &#8220;Hizmetlerimizin kalitesi istişare kültürüyle daha da artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Cuma Buluşmaları kapsamında Kılınçarslan Mahallesi Mehmet Emin Bakdemir Büyükkapcı Camii’nde vatandaşlarla bir araya geldi.</strong><br /> </p>
<p>Selçuklu Belediyesi’nin örnek faaliyetlerinden bir tanesi olan “Cuma Buluşmaları” her hafta ilçenin farklı bir noktasında vatandaş ve belediye arasında köprü olmaya devam ediyor. Bu haftaki Cuma programının adresi Kılınçarslan Mahallesi  Mehmet Emin Bakdemir Büyükkapcı Camii oldu.</p>
<p>Cuma Namazı sonrasında vatandaşlarla hasbihal ederek gelen talepleri dinleyen Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı’ya, Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop,  AK Parti İl Başkan Yardımcısı Adnan Bahçeci, Kılınçarslan  Mahalle Muhtarı Cuma Ali Ünver , Belediye Başkan ardımcıları ve meclis üyelerinin yanı sıra birim müdürleri de eşlik etti.</p>
<p><strong>“Hizmetlerimizin kalitesi istişare kültürüyle daha da artıyor”</strong></p>
<p>Cuma buluşmalarını Selçuklu’ya daha iyi hizmet edebilmek adına önem verdiklerini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Selçuklu Belediyesi olarak Selçuklu’da yaşayan her bireyin düşüncelerine görüşlerine ihtiyacımız var. Hizmet kalitemizi artırmak hemşehrilerimize daha verimli hizmet edebilmek adına her Cuma camilerimizde bir araya geliyoruz. Buralarda aldığımız görüşler bizim hizmetlerimize şekil veriyor. İnşallah önümüzdeki süreçlerde hemşehrilerimizle Cuma Buluşmalarında yine bir araya gelerek istişarelerimiz devam edecek. Ben bizimle görüşlerini paylaşarak hizmetlerimize yön veren tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum.” dedi</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-belediye-baskani-ahmet-pekyatirmaci-hizmetlerimizin-kalitesi-istisare-kulturuyle-daha-da-artiyor-394179">Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: &#8220;Hizmetlerimizin kalitesi istişare kültürüyle daha da artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Multinet Up: &#8220;Çalışan yardımı yapan şirket sayısı her sene artıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/multinet-up-calisan-yardimi-yapan-sirket-sayisi-her-sene-artiyor-392158</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 08:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[multinet]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[sene]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yardımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yemek kartı, kurumsal hediye ve sosyal yardım kartı, akaryakıt, konaklama ve toplu satın alma çözümleriyle şirketlere tasarruflu gider yönetimi hizmeti veren Multinet Up, işverenlerin yaptığı çalışan yardımları hakkında açıklamalarda bulundu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/multinet-up-calisan-yardimi-yapan-sirket-sayisi-her-sene-artiyor-392158">Multinet Up: &#8220;Çalışan yardımı yapan şirket sayısı her sene artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yemek kartı, kurumsal hediye ve sosyal yardım kartı, akaryakıt, konaklama ve toplu satın alma çözümleriyle şirketlere tasarruflu gider yönetimi hizmeti veren Multinet Up, işverenlerin yaptığı çalışan yardımları hakkında açıklamalarda bulundu. </strong></p>
<p>Şirketlere operasyonel verimlilik ve maliyet avantajı sunarak tasarruf imkânı sağlayan <strong>Multinet Up</strong>, işverenlerin yan hak uygulamaları ve çalışan yardımları kapsamındaki kurumsal hediye tercihlerini ortaya koyan pazar araştırmasının sonuçlarını paylaştı.  </p>
<p><strong>“Çalışan yardımı yapan işletmelerin oranı yüzde 65’in üzerinde”</strong></p>
<p>Multinet Up’ın Kuantum Araştırma iş birliği ile her yıl işletmelerin kurumsal yardım ihtiyaçlarını karşılama yöntemlerine yönelik gerçekleştirdiği, 1500’den fazla büyük, orta ve küçük ölçekli işletmenin katılımıyla düzenlenen araştırmanın 2023 sonuçlarına göre; çalışan yardımı yapan işletmelerin oranı 2021’de yüzde 45, 2022’de yüzde 60 olurken bu oran 2023’te yüzde 65’in üzerine çıktı.</p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan <strong>Multinet Up CMO’su Bora Işık</strong>, “Gerek Kuantum Araştırma ile gerçekleştirdiğimiz pazar araştırmasının sonuçları gerekse kurumsal hediye ve sosyal yardım çözümümüz MultiGift’i kullanan işletmelerden aldığımız geri dönüşlerden yola çıkarak rahatlıkla ifade edebiliriz ki çalışan yardımında bulunan işletmelerin sayısı her geçen sene artıyor. Çalışan motivasyonunu ve iş yerine bağlılığını artırmak amacıyla, yılbaşı, yıldönümü, evlilik gibi özel günlerde ve kıdem ödüllendirmelerinde başvurulan kurumsal yardım uygulamaları en çok toplumsal dayanışmanın benimsendiği bayram dönemlerinde gerçekleştiriliyor. Çalışan yardımında bulunan işverenlerin sayısında son yıllarda gözlemlenen artışı, artan enflasyon karşısında çalışanının refah seviyesini korumaya yönelik eğilimlerin yansıması olarak okumak mümkün” dedi.</p>
<p><strong>“MultiGift’te son 3 yılda 4 kat büyüme elde ettik”</strong></p>
<p>Işık, “Araştırmamızda kurumsal yardım uygulamalarına başvuran işverenlerin tercihlerinde etkili olan unsurları da inceledik. İşverenler için çalışana tanımlanan bakiyenin, amacına uygun şekilde kullanılmasının önemli olduğunu gördük. Yine işverenler için çalışan yardımının birincil ve öncelikli ihtiyaçları karşılayabilmesi, kullanım alanları arasında ve farklı KDV oranlarında yardım sağlaması dikkat çekici bulgular arasındadır. Bir diğer önemli tercih unsuru ise bu bakiyenin kullanılabileceği markaların sayısı ve niteliği. Çalışanın geniş seçeneklere sahip olması, prestijli markalardan oluşan harcama noktalarına kolayca erişebilmesi işverenler tarafından oldukça önemseniyor. İşverenlerin marka kartı tercihlerinde etkili üçüncü en önemli unsur ise kendilerine sağlanan indirim oranları. Multinet Up olarak düzenli aralıklarla gerçekleştirdiğimiz pazar araştırmalarıyla ve tüketici anketleri sonucunda ortaya çıkan değerlendirmelere göre her zaman yeni çözümler üretiyor, MultiGift çatısı altında sunduğumuz ürün çeşitliliğini, bu ürünlerin sağladığı avantajları artırıyoruz ve dijital kullanım alanlarını çeşitlendiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu aksiyonlar sonucunda işverenlerin taleplerine etkin şekilde yanıt verdiğimiz için MultiGift tercih eden işletmelerin sayısı da hızla yükseliyor. MultiGift’te son 3 yılda 4 kat büyüme elde ettik” dedi.</p>
<p><strong>MultiGift ile maliyet avantajı, zaman tasarrufu ve kullanım kolaylığı sağlanıyor</strong></p>
<p>MultiGift yüzde 45’e varan vergi muafiyeti ile işverenlere maliyet avantajı sağlarken, tedarik ve operasyon süreçlerini de ortadan kaldırarak zamandan tasarruf sağlıyor. Kullanıcılar 20 bini aşkın harcama noktasında kendilerine tanımlanan bakiyeleri kullanarak fiziki kartlarıyla veya dijital kod ve SMS gibi dijital alternatiflerle ödemelerini gerçekleştirebiliyor. MultiGift Happy Center, Mopaş, Çağrı, KİM Market gibi binlerce marketin yanı sıra A101, CarrefourSA, Hepsiburada gibi alternatif marka çözümleriyle de çalışanlara kendi ihtiyaçlarına yönelik alışveriş yapma imkânı sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/multinet-up-calisan-yardimi-yapan-sirket-sayisi-her-sene-artiyor-392158">Multinet Up: &#8220;Çalışan yardımı yapan şirket sayısı her sene artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suçla mücadele için: &#8220;Adli Bilim uzmanlarına talep artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sucla-mucadele-icin-adli-bilim-uzmanlarina-talep-artiyor-391777</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jul 2023 08:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adlı]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[suçla]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde son dönemde yükselen ve cazip kariyer fırsatları sunan alanlardan biri de Adli Bilimler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sucla-mucadele-icin-adli-bilim-uzmanlarina-talep-artiyor-391777">Suçla mücadele için: &#8220;Adli Bilim uzmanlarına talep artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkemizde son dönemde yükselen ve cazip kariyer fırsatları sunan alanlardan biri de Adli Bilimler. Suç oranlarının artışı ve suçla mücadeledeki ihtiyaç, Adli Bilim Uzmanlarına olan talebi artırıyor. Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, üniversite tercih döneminde öğrencilere Adli Bilimler alanını ve kariyer olanaklarını anlattı. Atasoy, “Suçla mücadelede etkin bir rol oynamak ve adalet sistemine katkı sağlamak isteyenler için Adli Bilimler ve Otopsi Yardımcılığı eğitimi cazip kariyer seçenekleri sunuyor.” dedi.</strong></p>
<p>Suç oranları arttığında, adli bilimlerin daha fazla suç olayını çözme, delil analizi ve suçla mücadelede kullanıldığını ifade eden Atasoy, “Suçlarla mücadelede ve suçluların tespitinde adli bilim uzmanlarının bilgi ve becerileri büyük önem taşır. Adli bilimler, suçların çözülmesine katkı sağlar. Bu bilimler sayesinde delillerin doğru bir şekilde toplanması, analiz edilmesi ve yargı süreçlerine sunulması mümkün olur. DNA analizi, parmak izi tespiti, balistik incelemeler ve dijital adli bilim teknikleri gibi yöntemler, suç olaylarını aydınlatmada ve suçluların tespitinde önemli rol oynar.” diye konuştu.</p>
<p>Adli Bilimler ve Otopsi Yardımcılığı alanında öğrencilere olay yeri incelemesi, parmak izi analizi, kimyasal analizler, ateşli silah incelemeleri, adli tıp gibi konularda teorik bilgi ve pratik beceriler kazandırıldığını belirten Prof. Dr. Sevil Atasoy, bölümde öğrencilere, adli laboratuvarlarda çalışma ve suç olaylarına müdahale etme pratiği yapma imkânı da sağlandığını söyledi. Atasoy, “Bu sayede öğrenciler, gerçek yaşam senaryolarına benzer ortamlarda tecrübe edinerek Adli Bilimlerde etkin bir şekilde görev alabilecek donanımlarını geliştirirler. Üsküdar Üniversitesinde sunulan eğitim kalitesi yönünden Türkiye ve uluslararası platformlarda iyi bir konumdadır. Öğrencilere verilen eğitim ve staj imkânları, mezunların iş gücü piyasasında rekabet edebilecek düzeyde donanımlı olmalarına yardımcı olur.” dedi. Bu yıl Adli Bilimler 4. sınıf öğrencilerinden ikisinin Los Angeles County Sheriff’s Department Crime Laboratory’de 2 haftalık staja kabul aldığını kaydeden Atasoy, geçtiğimiz yaz aynı yerde 4 adli bilimler öğrencimiz staj yaptı. 2022 yılı mezun öğrenci Sena Deniz, İtalya Roma’da bulunan Sapienza Üniversitesi’nin ‘Cognitive Forensic Sciences (Bilişsel Adli Bilimler)’ programından yüksek lisans için kabul aldı. Öte yandan doktora öğrencimiz İnci Yağmur Tezbasan, Merkezi A.B.D’de bulunan Uluslararası Adli Hemşireler Birliği tarafından ayın üyesi seçildi.” diyerek öğrencilerin uluslararası başarılarını vurguladı. </p>
<p><strong>Suçla mücadelede adli bilimler </strong></p>
<p>Adli bilimlerin, suçların çözülmesine ve suçluların tespitine yönelik teknik ve yöntemler sunduğunu kaydeden Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bu bilimlerle elde edilen veriler ve analizler, toplumun suçlarla mücadele stratejileri ve cezalandırma politikalarının belirlenmesinde de kullanılabilir. Bölüm, adaletin sağlanması için suçun aydınlatılması temeline dayandığı için “Kriminalistik“ dediğimiz fen dallarının suçu aydınlatmak üzere kullanılmasını gerektirir.” dedi. Atasoy, bölümde okutulan dersleri de şöyle sıraladı: “Derslerimiz meslekidir. Öğrencilerimiz, Adli Fizik, Adli Kimya, Adli Biyoloji dersleri alır. Matematik, istatistik, bilişim gibi pek çok fen dersini de adli amaçlı kullanmak üzere yetiştirilir. Fizik kurallarını kullanarak yüksekten düşme vakasında bir kişinin ‘itilmiş mi yoksa düşmüş mü?’  sorusunu aydınlatmayı öğrenirken, olay yerinden elde edilen tek bir kıl tanesinden bir kişinin DNA analizini yapıp bu kişinin kim olduğunu biyoloji bilgisini kullanarak öğrenmektedir. Adli Bilimler suçu önlemek üzere sosyal dallarını da kullanır. Bu sebeple öğrencilerimiz Kriminoloji-Viktimoloji dersleri ile Adli Bilimlerin sosyal yanını da öğrenmektedir.”</p>
<p><strong>Adli bilimler alanını 360 derece öğreniyorlar…</strong></p>
<p>Adli Bilimler öğrencileri, mezun olduktan sonra bilirkişilik yapacakları için mahkeme ve savcılıklardan gelen dosyaları değerlendirebilmek ve adalet sisteminin yargı organlarıyla aynı dili konuşmak adını hukuk dersleri de alıyorlar. Bu sayede öğrenciler, Adli Bilimler alanını 360 derece öğrenecek nitelikte bir eğitim alarak “Adli Bilimci” unvanını kazanıyorlar.</p>
<p><strong>“Kriminal laboratuvara sahibiz”</strong></p>
<p>Bölümde her fen dersinin pratik eğitimi de olduğuna işaret eden Atasoy, “Önce teorik derste öğrenilen bilgi ardından laboratuvarda öğrenciye pratiği yaptırılarak öğretilir. Adli Bilimler, suçu aydınlatmak üzere fiziksel, biyolojik, kimyasal incelemeler gibi pek çok alanda analiz yapar. Bu nedenle Türkiye’nin tüm Kriminal Laboratuvarlarının sahip olduğu alt yapının en yeni sistemlerine sahip olmak ve bu alt yapı ile öğrencilere her türlü analizi yapabilme imkânı tanımak önemlidir. Öğrencilerimiz, mesleğe başladıklarında karşılaşacakları vakalarda kullanılacak ekipman ve tekniğe hakim olarak yetiştirilirler. Türkiye&#8217;de, Üsküdar Üniversitesi benim öncülüğümde adli bilimler lisans eğitimine başlayan ilk üniversitedir.  Halen bu alanda en deneyimli üniversiteyiz. Türkiye&#8217;de Adli Bilimler ve Otopsi Yardımcılığı eğitimi konusunda önemli bir konumdayız. Üsküdar Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde Adli Bilimler ve SHMYO bünyesinde Otopsi Yardımcılığı programını açtık.<strong>” </strong>dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Olay yeri inceleme uzmanları yetiştiriyoruz”</strong></p>
<p>Ülkemizde olaylara delil toplamak üzere çalışan “Olay yeri inceleme uzmanları” nın polis ya da jandarma bünyesinde yer aldığını belirten Atasoy, “Öğrencilerimiz kariyerine olay yeri inceleme üzerine devam etmek istediğinde, her türlü delili tanıyıp toplayabilecek, paketleyip usulüne uygun şekilde kriminal laboratuvara teslim edebilecek şekilde iç ve dış mekan simülasyon olay yerlerinde uygulamalı olarak eğitilirler.” diye konuştu.</p>
<p>Teknolojideki ilerleme ve adli bilimlerdeki yeniliklerin gençlerin bu alana ilgi duymasını sağladığını söyleyen Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Adli bilimler bölümü, suçların çözülmesi ve yargı süreçlerine katkı sağlayan disiplinler arası bir alandır. Burada öğrenciler, Adli Bilim Uzmanı olma yolunda ilerleyerek suç olaylarını inceleme, delilleri analiz etme ve yasal süreçlerde adli otoritelerle iş birliği yapma becerilerini kazanırlar. Adli bilimler bölümü mezunları, jandarma, polis departmanları, adli tıp merkezleri, özel adli bilim laboratuvarları, hukuk firmaları ve devlet kurumları gibi çeşitli kurumlarda iş imkanlarına sahiptirler. Aynı zamanda, akademik kariyer ve araştırma yapma fırsatları da mevcuttur.” dedi.</p>
<p><strong>“Diziler adli bilimlerin heyecanını yansıttı”</strong></p>
<p>CSI (Crime Scene Investigation) gibi dizilerin, adli bilim uzmanlarının çalışmalarını ve soruşturma süreçlerini anlatarak büyük bir izleyici kitlesine ulaştığına işaret eden Atasoy, “Bu diziler, izleyicilere adli bilimlerin nasıl çalıştığını, delillerin nasıl analiz edildiğini ve suçun nasıl çözüldüğünü göstererek, adli bilimlerin karmaşık ve heyecan verici bir alan olduğunu vurguladı. Bu dizilerin etkisiyle gençlerin adli bilimlere olan ilgisi arttı. Dizi karakterleri, adli bilim uzmanlarının zorlu soruşturma süreçlerindeki bilgi ve becerilerini sergileyerek gençlerin dikkatini çekti. Diziler, adli bilimler alanında kariyer yapmak isteyen gençlerin sayısının artmasına katkı sağladı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gerçekçi bir bakış açısı için doğru eğitim önemli…</strong></p>
<p>Dizilerin genellikle dramatik ve eğlenceli olma amacıyla bazı gerçeküstü öğeler içerdiğini ifade eden Atasoy, “Gençlerin adli bilimler alanında gerçekçi bir bakış açısı geliştirmeleri için doğru eğitim ve bilgi kaynaklarına yönlendirilmeleri önemli. Eğitim kurumları ve adli bilimler uzmanları, gençlere doğru bilgileri sunarak bu alana duyulan ilgiyi daha sağlam temellere oturtabilirler.” dedi.</p>
<p><strong>“Adli bilim de dijitalleşti”</strong></p>
<p>Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin, delil analizi ve suç tespitinde kullanıldığını belirten Prof. Dr. Sevil Atasoy, adli bilimlerde kullanılan teknolojileri şöyle sıraladı: </p>
<p>“Olay yerinde veya dijital ortamda toplanan delilleri analiz ederken, yüz tanıma, ses analizi ve izleme sistemleri gibi teknolojiler, suçluların tespit edilmesini kolaylaştırır ve suç önleme amacıyla kullanılabilir. Adli bilimlerde toplanan çok miktarda verinin analizi ve yorumlanması sürecinde yapay zeka, büyük veri kümelerini hızlı ve etkili bir şekilde işleyerek önemli ipuçlarına ulaşılmasını sağlar. Dijital kanıtların analizinde ve doğruluğunun tespitinde de yapay zekadan yararlanılır. Suç olayları artık daha fazla dijital platformda gerçekleştiği için bilgisayarlar, cep telefonları, sosyal medya hesapları ve diğer dijital cihazlar üzerinden elde edilen deliller, adli soruşturmalarda büyük öneme sahiptir. Yapay zekâ algoritmaları, belirli örüntüleri ve davranışları hızlı bir şekilde tespit edebilir. Suç önleme ve adli soruşturma süreçleri daha hızlı bir şekilde ilerleyebilir ve kararlar alınabilir. Adli tıpta da yapay zekâ, otopsi raporlarının değerlendirilmesi, toksikoloji analizleri ve patoloji incelemeleri gibi alanlarda kullanılır. Yapay zekâ, doktorların daha doğru tanı koymasına ve ölüm sebeplerini belirlemesine yardımcı olabilir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sucla-mucadele-icin-adli-bilim-uzmanlarina-talep-artiyor-391777">Suçla mücadele için: &#8220;Adli Bilim uzmanlarına talep artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt kanseri sıklığı giderek artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cilt-kanseri-sikligi-giderek-artiyor-390865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2023 08:24:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[şıklığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cilt kanseri, günümüzde en sık görülen kanserler arasında ilk sırada yer alıyor. Yaz aylarında uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak ise cilt kanserinin en önemli risk faktörünü oluşturuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilt-kanseri-sikligi-giderek-artiyor-390865">Cilt kanseri sıklığı giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt kanseri, günümüzde en sık görülen kanserler arasında ilk sırada yer alıyor. Yaz aylarında uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak ise cilt kanserinin en önemli risk faktörünü oluşturuyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya</strong>,<strong> </strong>bu nedenle cilt kanseri oluşumunu önlemek için güneşten korunma yöntemlerinin mutlaka doğru uygulanması gerektiğine dikkat çekerek, “Güneş koruyucu ürünlerin etkinliği ispatlanmış olsa da cilt kanserine karşı en iyi korunma güneşin zararlı ultraviyole ışınlarına maruz kalmamaktır. Bu nedenle mümkünse öğle saatlerinde dışarıya çıkmamalıyız. Eğer mecbursak güneş koruyucu ürünümüzü mutlaka kullanmalı, deniz ve havuza girmek için sabah veya akşam saatlerini tercih etmeliyiz” diyor. <strong>Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya</strong>, yaz aylarında cilt kanserinden korunmak için almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!</p>
<p> </p>
<p><strong>Bu saatler arasında güneşe çıkmayın</strong></p>
<p>Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 10:00- 14:00 saatleri arasında, cildimize koruyucu ürün sürmüş olsak bile güneş altında kaldığımızda cilt kanserinin gelişme riski artıyor. Dolayısıyla mümkünse bu saatlerde dışarıya çıkmayın.</p>
<p> </p>
<p><strong>Güneş koruyucunuzu mutlaka kullanın!</strong></p>
<p>Güneşe çıkmanız gerekiyorsa almanız gereken en önemli önlemlerden biri, cildinize uygun güneş koruyucu ürünü yeterli miktarda ve sıklıkta kullanmak olmalı. Güneş koruyucu ürünün etkili olabilmesi için hem UVB hem de UVA ışınlarından koruyan özellikte ve SPF değerinin 50 veya üzerinde olması gerekiyor. Deniz kenarındaysanız güneş altında kalmak yerine, gölge yerlerde zaman geçirmeye dikkat edin. Ayrıca gölgede bulunduğunuz süre boyunca güneş koruyucu ürünü cildinize sürmeyi ihmal etmeyin.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dışarıya çıkmadan 30 dakika önce uygulayın</strong></p>
<p>Güneş koruyucu ürünleri genellikle sokağa çıkmadan hemen önce veya plajda kullanmak gibi önemli bir hataya düşüyoruz. Oysa bu ürünlerin ciltten emilmeleri ve koruyucu özelliklerinin başlaması belirli bir zaman alıyor. Dolayısıyla güneşten koruyucunuzu dışarıya çıkmadan 30 dakika önce sürmeyi alışkanlık edinmelisiniz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Her iki saatte bir tekrarlayın, ancak…</strong></p>
<p>Güneş koruyucunuzu her iki saatte bir tekrarlamanız çok önemli. Ancak yüzme ve terleme sonrasında bu süreyi beklemeden ürünü cildinize yeniden uygulamanız gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>2 yemek kaşığından az olmasın!  </strong></p>
<p>Güneş koruyucular cilde yeterli miktarlarda uygulanmadıklarında gereken etkiyi sağlayamıyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, bu nedenle ürünleri cildinize ideal miktarda sürmenin koruyucu etkisi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, şöyle devam ediyor: “Vücudumuza santimetrekare başına iki mg koruyucu sürmemiz gerekiyor. Tüm vücut için düşündüğümüzde bu miktar 2 yemek kaşığına denk geliyor. Yüzümüz için de yaklaşık 1/3 çay kaşığı öneriliyor. İşaret parmağı ve orta parmağınıza çizgi halinde sıktığınız güneş koruyucuyu yüz ve boynunuza uyguladığınızda, yüzünüz için ideal miktar ürünü kullanmış oluyorsunuz.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Solaryumdan uzak durun</strong></p>
<p>Sadece güneşin ultraviyole ışınları değil yapay ışık kaynakları da cilt kanserine yol açabiliyor. 2009 yılında, Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından ‘solaryumlar’ kanser sebebi olarak tanımlandı. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, bilinen zararlarına rağmen solaryumun günümüzde kullanılmaya devam ettiğini vurgulayarak, “Solaryum sadece cilt kanseri değil, ciltte erken yaşlanma, leke, damarlanma artışı ve cilt yapısının bozulması gibi pek çok soruna yol açabiliyor. Cildimiz üzerinde ciddi tehdit oluşturan solaryum kullanımından mutlaka kaçınmalıyız.” diye konuşuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kıyafetleriniz UV korumalı olsun</strong></p>
<p>Cilt kanserinden korunmak için uzun kollu, beyazlatılmamış özelliğe sahip sık dokulu ve UV absorbsiyonu ile koruma özelliği daha fazla olduğu için koyu renk kıyafetler giymelisiniz. Deniz kenarında veya açık alanda durmanız gerekiyorsa, UV korumalı kıyafetleri tercih etmenizde fayda var. Geniş tenteli şapkalar, UVA ile UVB filtresi olan geniş güneş gözlükleri takmayı da alışkanlık edinin.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bulutlu havalarda da korunmak şart!</strong></p>
<p>Pencereden, araba camlarından, balkondan ve bilgisayar ekranlarında gelen ışıklar da cildimizi olumsuz etkileyebiliyorlar. Bunların yanı sıra bulutlu havalarda da cildimizi korumamız çok önemli! Dolayısıyla bulutlu günlerde, evde veya araçta olduğunuzda SPF 15 veya üzeri koruma faktörü içeren güneş koruyucunuzu ihmal etmeyin.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Benlerinizi ayna karşısında kontrol edin!</strong></p>
<ul>
<li>Cilt kanseri melanom ve melanom dışı olmak üzere iki gruba ayırılıyor. Bazal hücreli veya skuamöz hücreli olarak iki gruptan oluşan melanom dışı cilt kanserleri tüm dünyada oldukça sık görülüyor. Melanom daha nadir görülmekle birlikte erken tanı konulmazsa ölümcül olabiliyor.</li>
<li>Cilt kanseri kırmızı pullanan bir lezyon şeklinde görülebileceği gibi, deriden kabarık bir lezyon, iyileşmeyen bir yara veya asimetri, sınırları düzensiz, çoklu renge sahip, çapı büyüyen bir ben olarak da ortaya çıkabiliyor.  </li>
<li>Cilt kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir kanser türleri arasında yer alıyor. Erken teşhis için ayna karşısında cildinizi 3 ayda bir muayene etmeniz büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, “Kendinizi muayene ederken değişen bir ben, iyileşmeyen bir yara, yeni ortaya çıkmış ve büyüyen bir lezyon fark ettiğinizde dermatoloji uzmanına başvurmanız erken teşhis için oldukça önemlidir. Ayrıca hiçbir yakınmanız olmasa bile yıllık dermatolojik muayenenizi ihmal etmeyin.” diyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cilt-kanseri-sikligi-giderek-artiyor-390865">Cilt kanseri sıklığı giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarım Sigortaları Poliçe Sayısı Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarim-sigortalari-police-sayisi-artiyor-387249</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 07:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[poliçe]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[sigortaları]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387249</guid>

					<description><![CDATA[<p>İL MÜDÜRÜ ÖZEN “TARSİM ÖNEMLİ BİR GÜVENCEDİR”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarim-sigortalari-police-sayisi-artiyor-387249">Tarım Sigortaları Poliçe Sayısı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İL MÜDÜRÜ ÖZEN “TARSİM ÖNEMLİ BİR GÜVENCEDİR”</b></p>
<p>İklim değişikliği ve buna bağlı olarak son zamanlarda daha sık yaşanan ani hava olayları, yaşamın birçok alanını etkiliyor. Bu durum dış koşullara bağlı üretime dayanan tarım arazilerinde de gözlemleniyor. Etkili olan sağanak ve dolu yağışları tarım arazilerinde zarara ve ürün kayıplarına neden olabilmektedir.</p>
<p>İzmir’de de yaşanan ani sağanak ve dolu olayları nedeniyle tarım alanlarında bölgesel olarak zararlar tespit edildiğini bildiren ve konuyla ilgili açıklama yapan İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen “Artık iklimsel vakalara karşı tedbirli olmalıyız. Bolluk ve bereket dediğimiz yağışlar bizleri tarımın verimi anlamında sevindirirken bazen bu olayların olumsuz şekilde kendini göstermesi ne yazık ki çiftçilerimizin bin bir emek ve özveriyle yetiştirdikleri tarım ürünlerinde zarara neden olabilmektedir. Bu doğanın içinde dünyanın genel bir döngüsü olup, tedbir her zaman yeterli olmayabilir. Bu yüzden üretici aynı zamanda sigorta bilinci ile de ürününü korumalıdır” dedi.</p>
<p><b>TARSİM Önemli Bir Güvence</b></p>
<p>Tarım ürünlerinin gıda noktasında yaşamın devamlılığı ve geleceği noktasında büyük önem arz ettiğini belirten Özen, özellikle salgın döneminde gıdanın ve beslenmenin ne kadar önemli olduğunu tüm dünyanın anladığını söyledi. Özen “Tarım Geleceğimiz. Bunu her platformda dile getiriyoruz. İzmir bir tarım kenti ve bu ülkede tarımsal üretime en çok katkı sağlayan illerin başında geliyor. Bu şehirde tarım ürünlerinin korunmasının ne denli önemli olduğunu da yaptığımız her çiftçi toplantısında, her eğitimde, gece gündüz üreticilerimizle her buluşmamızda dile getiriyoruz. İzmir Tarım teşkilatı olarak düzenlediğimiz her çiftçi eğitimi ve toplantısına Tarım Sigorta Havuzu’nun önemini anlatan bir bölüm ekledik. TARSİM önemli bir güvence. Yaşanan bir felaketle %80’e varan kayıp ve zarar yaşanabiliyor. Bunu son yaşanan dolu olaylarında Kemalpaşa’da, Bayındır’da, Torbalı’da münferit olarak gördük” dedi.</p>
<p><b>Tarım Sigortaları Poliçe Sayısı Artıyor</b></p>
<p>İzmir’de TARSİM’e olan ilginin yıllar içinde artış eğiliminde olduğunu da belirten Özen “2020 yılında 37 bin 138 olan poliçe sayısı, 2021 yılında %9,8 oranında artarak 40 bin 788’e, 2022 yılında ise % 19,2 artışla 48 bin 612 âdete ulaştı. TARSİM sigortasının yaygınlaşmasını sağlamak için, Devlet tarafından sigorta primlerinin %50’si karşılanıyor. Yani üreticimiz aslında sigorta yaptırdıklarında çıkan prim miktarının yarısını ödüyor. Biz tüm eğitimlerimizde bu bilinci sağlamak ve üreticimizi TARSİM’e yönlendirmek için çalışıyoruz, Devletimizde gereken desteği veriyor. Üreticilerimiz Tarım Sigortalarını yaptırmak için artık daha fazla beklememeliler. Onların emekleri bizim için çok önemli. Yaşanabilecek olumsuzluklarla emeklerinin zayi olmasını istemiyoruz” dedi.</p>
<p><b>TARSİM Neleri Kapsar?</b></p>
<p>TARSİM ile bitkisel üretim, örtü altı üretim, büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvanları hayat sigortası, su ürünleri hayvan hayat ve arıcılık sigortası olmak üzere bitkisel ve hayvansal üretim branşlarında sigorta yapılmaktadır.</p>
<p>Dolu, fırtına,  hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ve kara, hava, deniz taşıtının çarpması riskleri ile tarla ürünlerinde, sebzelerde ve çilek ürününde yaban domuzu zararı, pamuk ürününde hasat döneminde miktar kaybına yol açan yağmur zararı, ayçiçeği ürününde kuş zararı ek riskleri dolu paketi halinde verilmiştir. Ayrıca kar ağırlığı (ağaç ve fidanlarda) gibi doğal afetlerin yanı sıra yangın gibi doğal yoldan veya kaza ile oluşan durumlar, zararlılar ve hayvanlarda meydana gelebilen salgın hastalık ve zehirlenmeler sonucu oluşan zararlar TARSİM kapsamındadır. Bunun yanı sıra kuru tarım ürünlerinde (arpa, buğday, çavdar ve bakliyat) ilçe bazlı kuraklık verim sigortası yapılır. İsteğe bağlı ürüne ve üretim yapılan alanın koşullarına göre ek teminatlar talep edilebilir. Yaban domuzu, taşıt çarpması, don ve yağmur riskine bağlı ürün veriminde azalma, hayvanlarda hırsızlık ve terör riskleri gibi üreticinin isteğine göre kapsam genişlemesi yapılabilir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarim-sigortalari-police-sayisi-artiyor-387249">Tarım Sigortaları Poliçe Sayısı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat: Türkiye&#8217;de Böbrek Kanseri Vakalarının Sayısı Her Yıl Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-turkiyede-bobrek-kanseri-vakalarinin-sayisi-her-yil-artiyor-384614</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[vakalarının]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde metabolik hastalıkların artmasıyla beraber böbrek kanseri önemli bir sağlık sorunu haline geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-turkiyede-bobrek-kanseri-vakalarinin-sayisi-her-yil-artiyor-384614">Dikkat: Türkiye&#8217;de Böbrek Kanseri Vakalarının Sayısı Her Yıl Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde metabolik hastalıkların artmasıyla beraber böbrek kanseri önemli bir sağlık sorunu haline geldi. Böbrek kanserlerinin çok sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu söyleyen Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye Medikal Direktörü Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, 15 Haziran Dünya Böbrek Kanseri Günü’nde böbrek kanserinin nedenlerini, risk faktörlerini, belirtilerini ve tanı yöntemlerini açıkladı</strong>.</p>
<p> </p>
<p>Günümüzde hızla yayılan bir tehdit olarak karşımıza çıkan böbrek kanseriyle mücadelede zamanlama hayati önem taşıyor. Kontrolsüz hücre büyümesi ve anormal çoğalma sonucunda oluşan bu hastalığa karşı düzenli kontroller ve sağlıklı alışkanlıklar, büyük bir savunma mekanizması oluşturuyor. Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye&#8217;nin Medikal Direktörü Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, 15 Haziran Dünya Böbrek Kanseri Günü vesilesiyle böbrek kanserinin nedenlerini, risk faktörlerini ve belirtilerini vurgulayarak, erken tanının hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Böbrek Kanseri Sinsi İlerliyor: İşte Önemli Risk Faktörleri</strong></p>
<p>Böbrek kanserinin çok sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu ve genellikle 60 yaş üstü erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, ‘’Hipertansiyon, sigara kullanımı, obezite, yüksek proteinli beslenme, hareketsiz yaşam tarzı böbrek kanseri riskini belirgin artırmaktadır.  Yüksek kalorili diyet ve kızartma türü yiyecekler de aynı şekilde risk oluşturabilir. Tütün dumanında bulunan kanserojen maddeler akciğerlerden kana karışarak böbreklere zarar verebilir. Ancak tütün kullanımı bırakıldığında riskin zamanla azalabileceğini unutmamak önemli’’ diyor. Böbrek kanseri riskimizi azaltmak için atabileceğimiz adımların varlığını hiçbir zaman unutmamamız gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Erken tanı ve tedavi her hastalıkta olduğu gibi böbrek kanserinde de hayati bir öneme sahip. Özellikle böbrek kanseri belirtileri maalesef genellikle hastalık ilerlediğinde tespit edildiği için erken teşhis hastalıkla mücadelede kritik bir rol oynuyor. Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı tümör yayıldıktan sonra çeşitli belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor ve ekliyor: ‘’İdrarda kan görülmesi, nedensiz bel ağrısı, karında şişlik/kitle, yorgunluk, iştah ve kilo kaybı ve nedensiz ateşhalsizlik ve çabuk yorulma veya solukluk gibi semptomlar yaşıyorsanız hemen bir uzmana başvurmalısınız.”</p>
<p><strong>Veriler Türkiye’de Böbrek Kanseri Vakalarının Her Yıl Arttığına İşaret Ediyor</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, 2018 yılında 4.728 olan renal hücreli kanser vakası sayısının, 2040 yılında 7.831&#8217;e yükseleceğinin tahmin edildiğini açıklayarak böbrek kanseri şüphesi olan kişilerin hastalık öyküsü sonrası ilk yapılması gereken şeyin hekim muayenesi olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, ‘’Genellikle ana tedavi yöntemi, çoğu hastada kanserin cerrahi yolla çıkarılmasıdır. Kanser yayılmış olsa bile tümörün açık veya kapalı bir ameliyatla çıkarılması, daha uzun bir yaşam süresi, ağrı ve kanama gibi belirtilerin azaltılması gibi faydalar sağlayabilir. Bu ameliyat kısmi veya total nefrektomi olarak adlandırılır. Uzmanlar tarafından ameliyat uygun görülmediğinde , hastalıklı böbreği besleyen damarların bloke edilmesi gibi tedaviler de uygulanabilir. Bu yöntem tümörün küçülmesini sağlar. Son yıllarda immünoterapi ve hedefe yönelik ajanların bir arada kullanımının tedavide etkili olduğu görülmektedir.’’ diyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-turkiyede-bobrek-kanseri-vakalarinin-sayisi-her-yil-artiyor-384614">Dikkat: Türkiye&#8217;de Böbrek Kanseri Vakalarının Sayısı Her Yıl Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygu Dostu Okullar Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duygu-dostu-okullar-artiyor-384572</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 07:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dostu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[okullar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin İlk Duygu Dostu Okulu Can Kardeş Anaokulu Okulu oldu. Emotion Coaching Türkiye Enstütüsü’nün desteği ile süreci devam eden pek çok okul daha bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duygu-dostu-okullar-artiyor-384572">Duygu Dostu Okullar Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin İlk Duygu Dostu Okulu Can Kardeş Anaokulu Okulu oldu. Emotion Coaching Türkiye Enstütüsü’nün desteği ile süreci devam eden pek çok okul daha bulunuyor. Enstitü Kurucusu Doç.Dr. Nalan Kuru Duygu Dostu bir okulu şöyle anlatıyor:</p>
<p>&#8216;Bir okul hayal edin.. Kapısından içeri girdiğimizde karşılaştığınız herkes duygu koçluğu iletişim dili ile birbirine yaklaşmakta ve aynı zamanda okulda çocukların akademik başarılarını hem de sosyal duygusal öğrenme becerilerini de destekleyen bir aktif öğrenme programı uygulanmakta, tüm veliler kurumun bir parçası, okul ile aynı dili konuşuyor ve her ay iki kez paylaşım toplantılarında bir araya geliyor… İşte akredite bir duygu dostu okul tam da böyle bir şey.. Tek kriter var tüm okulun bunu<br />gerçekten istemesi.. Sonra bizim yaptığımız ön görüşme ve çalışmalar ile kurum kültürüne adaptasyonu gerçekleşmekte.&#8217;</p>
<p>Kuru; &#8216;Okullar sadece akademik bilgi yükleyen yerler olmamalı.&#8217; diyor. &#8216; Akademik bilgi ve becerinin yaşam başarısına dönmesi için çocukların küçük yaşlardan itibaren sosyal ve duygusal becerileri desteklenmeli. Alanında çok iyi ama hasta iletişiminde çok başarısız bir doktor, çok iyi bir üniversiteden mezun ama problem çözme becerisi düşük bir avukat akademik bilgilerini yaşam başarısına dönüştürmede sıkıntı yaşıyor olabilir. Artık okullar yeni yüzyılın ihtiyacı olan insanı yetiştirmeli ve bu yüzyılın ihtiyacı akademik olarak donanmış ancak bunları yaşama aktarabilmek için gerekli olan duygusal zekaya da sahip bireylerdir.&#8217;<br /> </p>
<p>Okullar diledikleri takdirde, duygu koçluğu yaklaşımını kurum kültürlerine, eğitim sistemlerine adapte ederek akredite olabiliyorlar. Ülkemizde EC UK adına kurumsal akreditasyon verme yetkisine sahip tek kurum olan EC Türkiye Enstitüsü, bilimsel bir program olan Duygu Dostu Dönüşüm Akreditasyon Programını uyguluyor. Bu program okulun tüm öğretmen- yönetici, diğer personel- velilerinin değişim sürecine aktif bir biçimde katılmasını gerektiriyor. 32 hafta süren program toplam sekiz ayrı aşamadan oluşuyor. Program uygulamasından önce tüm personele ve ebeveynlere “Duygu Koçluğu Temelli Duygu Dostu İletişim” eğitimi veriliyor.</p>
<p>Sınıflarda mevcut eğitim programına ek olarak ve “Emotion Friendly Kids Programı”<br />uygulanıyor.. Süreç boyunca her kurumu birebir destekleyen mentörlük sistemi de aktif olarak kullanılıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duygu-dostu-okullar-artiyor-384572">Duygu Dostu Okullar Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balçova&#8217;da Spora ilgi her geçen gün artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balcovada-spora-ilgi-her-gecen-gun-artiyor-383363</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 13:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[balçovada]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[spora]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi Ücretsiz Spor Okulları bahar dönemi eğitimleri, kursiyerlerin sundukları gösteriler ile son buldu. Çocuk, genç, yaşlı birçok Balçovalının hazırladığı gösteriler, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-spora-ilgi-her-gecen-gun-artiyor-383363">Balçova&#8217;da Spora ilgi her geçen gün artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Balçova Belediyesi Ücretsiz Spor Okulları bahar dönemi eğitimleri, kursiyerlerin sundukları gösteriler ile son buldu. Çocuk, genç, yaşlı birçok Balçovalının hazırladığı gösteriler, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.</b></p>
<p>Balçova Belediyesi’nin Ücretsiz Spor Okulları bahar dönemi eğitimleri, kursiyerlerin sundukları gösteriler ile son buldu. Yaşları 3 ile 70 arasında değişen çocuk, genç, yaşlı birçok Balçovalının hazırladığı gösteriler, izleyiciler tarafından beğeniyle izlendi.</p>
<p>Balçova Belediyesinin “7’den 70’e herkese ücretsiz spor” sloganı her yıl binlerce kişiye verdiği spor hizmetine olan ilgi her geçen gün artıyor. Bu yıl da basketbol, futbol, voleybol, aerobik, cimnastik ve anne çocuk cimnastiği kurslarına katılan her yaştan Balçovalı, muhteşem bir yılsonu gösterisi hazırladı. Sporcuların ailelerinden oluşan kalabalık izleyici topluluğu tüm sporcuların gösterilerini hayranlıkla izledi. Gösterilerin ardından Belediye Meclis Üyesi Yalçın Karayılan ve Spor Okulu öğretmenleri sporculara katılım belgelerini verdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-spora-ilgi-her-gecen-gun-artiyor-383363">Balçova&#8217;da Spora ilgi her geçen gün artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da kitap kafelerin sayısı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-kitap-kafelerin-sayisi-artiyor-380801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 13:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklıda]]></category>
		<category><![CDATA[kafelerin]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi kitap kafelerin sayısını 6’ya çıkarıyor. Değirmen ve Teras Kafe ile Ekrem Akurgal Parkı’nın ardından Körfez ve Soğukkuyu mahallelerindeki sosyal tesislere de kitap kafe oluşturuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-kitap-kafelerin-sayisi-artiyor-380801">Bayraklı&#8217;da kitap kafelerin sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi kitap kafelerin sayısını 6’ya çıkarıyor. Değirmen ve Teras Kafe ile Ekrem Akurgal Parkı’nın ardından Körfez ve Soğukkuyu mahallelerindeki sosyal tesislere de kitap kafe oluşturuldu. Mansuroğlu Mahallesi’nde ise çalışmalarda sona gelindi. Başkan Serdar Sandal, “İlçe sakinlerimizin memnuniyeti bizi mutlu ediyor. Herkesi kitap kafelerimize bekliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>1 YILDA 6 KİTAP KAFE</strong></p>
<p>Bayraklı Belediyesi, bünyesindeki sosyal tesis ve kafeteryaları &#8216;Kitap Kafe&#8217;lere dönüştürme projesinde sayıyı 6&#8217;ya çıkardı. İlk uygulamasını yaklaşık bir yıl önce Mansuroğlu Mahallesi&#8217;ndeki Değirmen Kafe&#8217;de hayata geçiren belediye, bu kapsamda 75&#8217;inci Yıl Mahallesi&#8217;nde bulunan Teras Kafe&#8217;de ve Cengizhan Mahallesi Ekrem Akurgal Parkı&#8217;ndaki sosyal tesiste de kitap kafeler oluşturdu. Bu kapsamda çalışmalarını hızlandıran ekipler, Körfez Mahallesi’ndeki Körfez Kafe’de ve Soğukkuyu Büyük Park’ın içinde bulunan sosyal tesiste çalışmalarını tamamlandı. Ayrıca Mansuroğlu Mahallesi’ndeki Mürdüm Kafe’nin de bir bölümü kitap kafeye dönüştürüldü. Çalışmalarında sona yaklaşılan kitap kafelerin kısa zamanda hizmete açılması planlanıyor. Kitap kafeleri kullanan vatandaşlara çay hizmeti ücretsiz veriliyor.</p>
<p><strong>KİTAP KAFELERİMİZE BEKLERİZ</strong></p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal &#8220;Sosyal tesislerimizde başlattığımız &#8216;Kitap Kafe&#8217; çalışmalarıyla okuma alışkanlığını artırdık ve kitaplara ulaşımı kolaylaştırdık. Projemizi ilçemizin birçok bölgesine yaydık. Vatandaşlarımızın bu konudaki memnuniyetleri bizim de mutluluğumuzu artırıyor. İlerleyen süreçte diğer sosyal alanlarda da uygulamayı sürdüreceğiz. Kitapseverleri kafelerimize bekliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-kitap-kafelerin-sayisi-artiyor-380801">Bayraklı&#8217;da kitap kafelerin sayısı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekanın e-Ticaretteki rolü artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-e-ticaretteki-rolu-artiyor-380649</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 10:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[eticaretteki]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zekanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla girilecek yeni dönemde, Avrupa ve Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret sektörünün liderlerinden Hepsiburada, yapay zekayı süreçlerine nasıl entegre ettiğini açıklıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-e-ticaretteki-rolu-artiyor-380649">Yapay Zekanın e-Ticaretteki rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla girilecek yeni dönemde, Avrupa ve Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret sektörünün liderlerinden Hepsiburada, yapay zekayı süreçlerine nasıl entegre ettiğini açıklıyor</strong></p>
<p>Avrupa&#8217;da e-ticaret pazarı gelirinin önemli ölçüde artarak 2025&#8217;de 939 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Statista, Avrupa&#8217;daki e-ticaret gelirinin 2027 yılına kadar bir trilyonu aşacağını tahmin ediyor. Türkiye’de de benzer bir eğilim gözleniyor, 2022 yılında ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 109’luk artışla 800,7 milyar TL olarak gerçekleşti. 2022 yılında sipariş adetleri yüzde 43 artış ile 3 milyar 347 milyon adetten 4 milyar 787 milyon adede yükselirken, e-ticaretin genel ticarete oranı 2022 yılında yüzde 5 artarak yüzde 18,6 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Pazardaki büyüme rakamlarının yanı sıra sektörü ilgilendiren önemli gelişmeler de yaşanıyor. Özellikle üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla girilecek yeni döneme hazırlık ve yapay zeka araçlarının aktif kullanımı e-ticaret sektörü oyuncularını yeni planlar yapmaya teşvik ediyor. Sektörün liderlerinden <strong>Hepsiburada’nın Pazarlama Direktörü Alper Boyer</strong>, bu alanlardaki gelişmeleri nasıl takip ettiklerini ve neler yaptıklarını şöyle özetliyor: “Yalnızca en esnek ve hızlı hareket eden markalar tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla ortaya çıkacak fırsatları görecek ve bu fırsatlardan tam olarak yararlanabilecek. Hepsiburada olarak çalışmalarımıza başladık ve yaklaşık 2-3 yıldır tanımlama bilgilerinin kullanılmadığı dijital pazarlama süreçlerine hazırlanıyoruz. Tahmin veya modelleme çalışmaları için verileri analiz etmenin en doğru yollarını bulmaya yatırım yaptık. Hepsiburada olarak veri odaklı performans pazarlama yönetiminin bu yılki ana strateji odağımızı oluşturduğunu söyleyebiliriz.&#8221; </p>
<p><strong>E-Ticarette yapay zeka artık bir zorunluluk haline geldi</strong></p>
<p>Performans pazarlamasının tamamen verileri yorumlama becerisiyle ilgili olduğunu belirten Alper Boyer, yalnızca yapay zekanın harekete geçirilebilir içgörüler oluşturmak için bu beceriye sahip olduğunu belirtti. Boyer, &#8220;Şu anda teknoloji departmanlarımız hem süreç yönetiminde hem de sitedeki bazı bileşenlerde farklı yapay zeka tabanlı uygulamaları kullanıyor. Pazarlama alanında, geçtiğimiz yıl görsel içerik üretimi için yapay zeka tabanlı çözümler kullanmaya başladık ve makine öğrenimi algoritmaları yardımıyla segmentasyon ve puanlama modelleri üzerinde testlere başlamayı hedefliyoruz. Ana hedefimiz daha fazla mikro segment oluşturmak ve bu segmentlere en uygun ürün gruplarını sunarak daha yüksek performans elde etmek. Yapay zeka bunun en temel unsuru&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Derin öğrenme ile kampanyalara çeviklik katın</strong></p>
<p>Rekabetçi sektörde zirvede yer alabilmek için iş ortaklarını da yeni gelişmelere uyum sağlayabilenler arasından seçmek gerektiğine değinen Boyer, “Genel olarak, dijital ticaretin sürekli değişen dünyasında, öne çıkmanın en önemli unsuru çeviklik. Değişen ortama göre yeni çözümler sunan iş ortaklarının bu çevikteki rolü ise çok büyük. Derin Öğrenme destekli çözümleriyle performans kampanyalarımıza ekstra çeviklik katan RTB House gibi iş ortaklarıyla birlikte çalışmak, ileriye dönük stratejimizin ayrılmaz bir parçası. Yol arkadaşlarınızı dikkatle seçin ve markanızın e-ticaretin heyecan verici geleceğine yolculuğunda size en iyi şekilde yardımcı olabilecek şirketleri tercih edin” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p>2022 yılında Hepsiburada, toplam satış hacmini yüzde 81’lik büyüme ile 47,3 milyar liraya çıkarmayı başardı. Şirket, 2022 sonunda yüzde 8 artışla 12,2 milyon aktif müşteriye ulaştı. Müşteri başına düşen sipariş sıklığı ise 2022 yıl sonu itibarıyla yüzde 39,1 artarak 6,6&#8217;ya yükseldi. Böylece 2022 yılında sipariş sayısı yüzde 50 büyümeyle 80,4 milyona ulaştı. Efsane Kasım’da 2022 yılının geri kalan 11 ayının günlük ortalama satış hacminin yaklaşık 2,6 kat fazlası satış hacmi elde edildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-e-ticaretteki-rolu-artiyor-380649">Yapay Zekanın e-Ticaretteki rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;nün &#8220;Kutlu Gün&#8221; Marşına İlgi Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deunun-kutlu-gun-marsina-ilgi-artiyor-369065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Apr 2023 13:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[deünün]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[marşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ), İzmir’in Kurtuluşunun 100’üncü Yılı Etkinlikleri kapsamında geçtiğimiz Aralık ayında düzenlediği beste yarışmasında birinciliği, İltan Bilge’nin “Kutlu Gün Marşı” isimli eseri elde etmişti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deunun-kutlu-gun-marsina-ilgi-artiyor-369065">DEÜ&#8217;nün &#8220;Kutlu Gün&#8221; Marşına İlgi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ), İzmir’in Kurtuluşunun 100’üncü Yılı Etkinlikleri kapsamında geçtiğimiz Aralık ayında düzenlediği beste yarışmasında birinciliği, İltan Bilge’nin “Kutlu Gün Marşı” isimli eseri elde etmişti. Aradan geçen kısa sürede marşa ilginin giderek arttığını söyleyen DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “İzmir&#8217;in kurtuluşundan Cumhuriyetin ilanına büyük coşkumuzu ifade ettiğimiz Kutlu Gün Marşı adlı eserimiz, aradan geçen kısa sürede İzmirlilere kendini kabul ettirmiş, hemşehrilerimizin dillerine dolanan önemli bir eser olarak öne çıkmıştır” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin saygın yükseköğretim kurumlarından Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), İzmir’in Kurtuluşunun 100’üncü Yılı Etkinlikleri kapsamında anlamlı bir çalışmaya imza atmıştı. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü öncülüğünde, DEÜ Devlet Konservatuvarı tarafından geçtiğimiz Aralık ayında düzenlenen İzmir’in Kurtuluşunun 100’üncü Yılı Marşı ve Beste Yarışması’nın final programı sonucunda birinciliği, İltan Bilge’nin “Kutlu Gün Marşı” isimli eseri elde etmişti. Aradan geçen kısa sürede marşa ilginin gerek İzmir genelinde gerek sosyal medyada gün geçtikçe arttığını kaydeden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Sanatın ve sanatçının dostu Üniversitemiz, akademik faaliyetlerinin yanı sıra bizi biz yapan değerleri sonsuza kadar yaşatacak eserleri meydana getiren sanatçıları da desteklemekte ve onları teşvik etmektedir. İzmir’in tarihi kimliğinin vurgulanması ve sanat hayatının zenginleştirilmesi adına önem arz eden beste yarışmamızda, bağımsızlık mücadelemizi ve birlikte yaşama arzumuzu simgeleştirmeyi amaçlamıştık. İzmir&#8217;in kurtuluşundan Cumhuriyetin ilanına büyük coşkumuzu ifade ettiğimiz Kutlu Gün Marşı adlı eserimiz, aradan geçen kısa sürede İzmirlilere kendini kabul ettirmiş, hemşehrilerimizin dillerine dolanan önemli bir eser olarak öne çıkmıştır” dedi.</p>
<p><strong>“DESTEĞİMİZ SÜRECEK”</strong></p>
<p>Yarışmanın Türkiye’nin müzik repertuarına da önemli katkılar sağladığını belirten Rektör Hotar, “Ülkemizi ve kentimizi ilgilendiren konularda sorumluluk üstlenen Araştırma Üniversitemiz, aziz milletimizin değerlerini koruyup kollamaya özen göstermektedir. DEÜ olarak daha öncesinde ülkemizin ilk Bayrakbilim ve Türk Bayrakları Müzesi’ni kurmuş, çocuk ve gençlerimizde tarih bilincini artırmayı; bayrak ve vatan sevgilerini pekiştirmeyi hedeflemiştik. Bu yarışmamız da, milletimize olan bağlılığımızın bir sonucuydu. Bir kez daha yarışmamıza katılan sanatçılarımıza; eserleri seslendiren Devlet Konservatuvarımız Senfoni Orkestrası ve Korusuna; büyük ailemizin fertlerine ve sanatseverlere şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum. DEÜ olarak, bundan sonra da sanatı ve sanatçıyı destekleyecek; milletimizin kutlu tarihine ve kültürel mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>ÜÇ ESER FİNALE KALMIŞTI</strong></p>
<p>Yarışmaya katılan eserler arasından Güray Kapucu’nun “İzmir&#8217;in Kurtuluşu”, İltan Bilge’nin “Kutlu Gün Marşı” ve Mustafa Polat’ın “Söz Yetmez 9 Eylül Marşı”, ön seçici kurul tarafından finale bırakılmıştı. Ardından yarışma final jürisi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, DEÜ Devlet Konservatuvarı Bestecilik ve Orkestra Şefliği Anasanat Dalı birinci sınıf öğrencisi İltan Bilge’nin “Kutlu Gün Marşı” isimli eseri, birinciliğe layık görülmüştü. Yarışmaya katılan her eserin kıymetli olduğu vurgusu yapan Rektör Hotar, “Her eserde emek, sevgi ve cesaret bulunmaktadır. Yarışmada dereceye girerek ödül almaya hak kazanan eser sahiplerini ve değerli sanatçılarımızı bir kez daha kutluyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deunun-kutlu-gun-marsina-ilgi-artiyor-369065">DEÜ&#8217;nün &#8220;Kutlu Gün&#8221; Marşına İlgi Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sermaye piyasalarında gençlerin rolü artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-genclerin-rolu-artiyor-368444</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 11:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[piyasalarında]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368444</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın ve genç yatırımcı sayısının artışında ivme yukarı yönde</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-genclerin-rolu-artiyor-368444">Sermaye piyasalarında gençlerin rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>Kadın ve genç yatırımcı sayısının artışında ivme yukarı yönde</u></strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin önde gelen sermaye piyasası kuruluşlarından A1 Capital, Borsa İstanbul’a kayıtlı genç ve kadın yatırımcı sayısının 2023 yılında artan bir ivmeyle devam edeceğini belirtiyor. Yatırımcılarının yüzde 30’u kadınlardan oluşan şirket, teknolojik altyapısı üzerinden sunduğu kolaylıklarla bu sayıyı artırmayı hedefliyor.        </strong></p>
<p>Sermaye piyasalarına yatırım yapanların sayısı son yıllarda büyük bir artış gösterirken, yükselen ivmenin en dikkat çekici noktası genç ve kadın girişimci sayısındaki artış oldu. 2022 verilerine göre Borsa İstanbul’a kayıtlı 3 milyon 757 bin 325 yatırımcının %49,40’ı, 20-29 yaş arası gençlerden, toplam yatırımcı sayısının yüzde 35’i ise kadınlardan oluşuyor. Türkiye sermaye piyasalarının yenilikçi gücü <strong>A1 Capital</strong> de teknolojik altyapısı ve uzman kadrosu sayesinde sunduğu kolaylıklarla, bu yatırımcı sayısının giderek artmasına imkân tanıyor.</p>
<p><strong>“Yatırımcılarımızın 10’da 3’ü kadın”</strong></p>
<p>Borsa İstanbul’un bu yıl yeni yatırımcılardan büyük ilgi gördüğünü söyleyen <strong>A1 Capital Genel Müdürü Mehmet Serkan Esenpak</strong> şöyle konuştu: “Geçtiğimiz yıl borsamıza yeni gelen 1.426.133 yatırımcının 433.058’i yani %30,4’ü 20-29 yaş aralığında oldukça genç bir kesim. A1 Capital olarak biz de yeni yatırımcılara en kolay ve anlaşılır hizmetleri sunmak için çalışıyoruz. Genç oranı giderek artan yatırımcılarımızın yüzde 70’i erkeklerden, yüzde 30’u ise kadınlardan oluşuyor. 2023 yılında daha çok kadın ve genç yatırımcının ilgisini çekmeyi bekliyoruz.”</p>
<p><strong>Hisse Koçu uygulaması ile ayrıcalıklı hizmetler</strong></p>
<p>Tasarruf ve yatırım alışkanlıklarının hızla değiştiren dijitalleşme finansal ekosistemini baştan tasarlandığı bir dönem başlattığına değinen <strong>Mehmet Serkan Esenpak</strong>, “Bu süreçte biz de dijitalleşme çalışmalarımız kapsamında A1 Capital müşterilerine ayrıcalıklı hizmetler sunan Hisse Koçu uygulamamız ile fark yaratıyoruz. Anlık öneri ve sinyallerin bildirim olarak geldiği uygulamada; günlük ve haftalık öneriler, video analizler, haberler, stratejiler gibi içerikler mevcut. Piyasa şartlarına anlık reaksiyon verme fırsatı sunan Hisse Koçu, aynı zamanda kullanıcılarına A1 Capital hesabı üzerinden işlem yapma imkânı da sağlıyor” dedi. </p>
<p>2022 yıl sonu itibarıyla 870 milyon TL özsermayesi ve sektördeki öncü konumuyla Güler Holding Grubu’nun finansal piyasalardaki amiral gemisi konumunda olan A1 Capital’in önümüzdeki yıl da büyümeye devam edeceğini belirten <strong>Mehmet Serkan Esenpak</strong>, “Bugün itibarıyla toplam 15 ilde 21 irtibat büromuzla yatırımcılara ulaşıyoruz. 2023 yılında da yeni şubeleriyle büyürken, sektörün en çok istihdam artışı sağlayan aracı kurumu olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>Son 2 yılda 7 şirketin halka arzı gerçekleştirildi</strong></p>
<p>A1 Capital, düşük maliyetle önemli bir finansman kaynağına ulaşabilmenin yanı sıra, şirketlerin kurumsallaşma süreçlerine de büyük bir ivme kazandıran halka arz konusunda da deneyimli bir şirket. Son 2 yılda 48 firmanın halka arzında konsorsiyum üyesi olarak yer alan şirket, 7 firmanın da halka arzını konsorsiyum lideri olarak gerçekleştirdi.</p>
<p>Bilgiye dayalı veri ve analizler ile her zaman en iyi yatırım seçeneklerini sunan A1 Capital, hisse senedi ve VİOP işlemlerine aracılık, yatırım danışmanlığı, portföy yönetimi, halka arz, borçlanma aracı ihraçları, şirket değerlemesi, şirket satın alma ve birleşme, proje finansmanı, sermaye artırımı ve çağrı işlemlerine aracılık gibi sermaye piyasalarının tüm alanlarını kapsayan çözümleriyle yatırımcıların tercihi oluyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-genclerin-rolu-artiyor-368444">Sermaye piyasalarında gençlerin rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm zorlu koşullara rağmen ilaçta üretim artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tum-zorlu-kosullara-ragmen-ilacta-uretim-artiyor-366065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Apr 2023 12:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçta]]></category>
		<category><![CDATA[koşullara]]></category>
		<category><![CDATA[rağmen]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel tedarik zorlukları ve yüksek oranlı maliyet artışlarının baskısı altındaki Türk ilaç endüstrisi, 2023 yılında da üretimini kesintisiz sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-zorlu-kosullara-ragmen-ilacta-uretim-artiyor-366065">Tüm zorlu koşullara rağmen ilaçta üretim artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Küresel tedarik zorlukları ve yüksek oranlı maliyet artışlarının baskısı altındaki Türk ilaç endüstrisi, 2023 yılında da üretimini kesintisiz sürdürüyor. Sanayi üretim endeksine göre 2022 yılında toplam sanayi üretimi %5,7, imalat sanayi üretimi %6,8, kimya sektörü üretimi %4,4 artış gösterirken ilaç endüstrisi aynı dönemi %13,7 artışla kapattı. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası tarafından yapılan açıklamada, ‘hiçbir dönem ve koşulun sürdürülebilir ilaç arz güvenliği ve vatandaşlarımızın ilaca erişimi için büyük önem taşıyan ilaç üretiminin önünde engel oluşturamayacağı’ vurgulandı.</strong></em></p>
<p><strong>GLOBAL </strong>ölçekte; İngiltere, Fransa ve Almanya da dahil olmak üzere birçok ülkede ilaç üretimi ile ilaç etkin ve yardımcı maddelerine yönelik olarak tedarik sorunları bulunuyor. Covid-19 pandemisi sonrası artan mevsimsel hastalıkların yarattığı ilave talep nedeniyle özellikle soğuk algınlığı ilaçları ve antibiyotikler konusunda küresel boyutta ilaç yoklukları söz konusu. Bunun yanı sıra emtia fiyatları ve bugüne kadar tecrübe edilmemiş düzeydeki maliyet artışları da ilaç sektörünü çok olumsuz etkiliyor. Ancak Türk ilaç endüstrisi tüm bu zorluklara rağmen 2022’de ve 2023’ün ilk çeyreğinde ilaç üretimini artırarak sürdürdü.</p>
<p><strong>İlaç sanayi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Savaş Malkoç</strong> konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi; <strong>“Ülkemizde; asırlık bir geçmişe, yüksek üretim teknolojisine, kapasitesine ve nitelikli iş gücüne sahip, küresel rekabette gücünü korumak için sürekli Ar-Ge ve ileri teknolojili yatırım yapan ve çalışan çok köklü ve güçlü bir ilaç endüstrisi var. Sahip olduğumuz dünya standartlarındaki üretim gücümüzle ülkemizin ilaç ihtiyacının kutu bazında %90’ını yurt içi üretimle karşılıyoruz. Bununla gurur duyuyoruz. Bu sayede, Covid-19 pandemi döneminde ve akabindeki süreçte pek çok ülkenin başaramadığını başardık. Pandemi dönemi dahil hiçbir zaman ülkemizi ve vatandaşlarımızı ilaçsız bırakmamak adına tüm zorluklara karşın üretmeye devam ettik. Türk ilaç endüstrisi olarak dün olduğu gibi bugün de vatandaşlarımızın ilaca erişimi için üretmeye, ülkemiz için katma değer yaratmaya ve son hızla çalışmaya devam ediyoruz. TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim endeksi rakamları bizim ilaç alanındaki yetkinliğimizi ve gücümüzü ortaya koyuyor. 2022 yılında toplam sanayi üretimi %5,7, imalat sanayi üretimi %6,8, kimya sektörü üretimi %4,4 artış gösterirken ilaç sanayi üretim artışı %13,7 oldu.”</strong></p>
<p><strong>Türk ilaç endüstrisinden deprem bölgesine önemli destek</strong></p>
<p><strong>Deprem</strong> felaketinin yaralarını sarabilmek için Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları ile tam koordinasyon halinde çalışan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası, bölgedeki ihtiyaçlar doğrultusunda desteğini aralıksız sürdürüyor. </p>
<p>Konuyla ilgili olarak <strong>Savaş Malkoç</strong> şunları söyledi; <strong>“Ülkemizde yaşanan deprem felaketi nedeniyle tarifsiz bir üzüntü içindeyiz. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası olarak üye firmalarımızla birlikte ilk günden itibaren Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu koordinasyonunda, bölgeye ilaç ve tıbbi malzeme ulaştırmak için yoğun şekilde çalışıyoruz. Bu kapsamda sadece Sendika vasıtasıyla bugüne kadar 110 milyon TL’yi aşan tutarda 1.3 milyon kutuya yakın ilaçlarımızı bölgeye ulaştırdık. Üyesi olduğumuz Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) koordinasyonunda ihtiyaç duyulan yardım malzemelerini taşıyan tırımızı da depremin ilk günlerinde bölgeye ulaştırdık. Ayrıca, üyelerimiz de ilk günden itibaren hem depremden etkilenen çalışanlarına hem de genel anlamda bölgeye yönelik insani yardımlarını yapmaya devam ediyorlar.”</strong></p>
<p><strong>“İEİS olarak, her zamanki gibi devletimizin ve milletimizin yanındayız”</strong></p>
<p>Yaraları sarma sürecinin devam edeceğini belirten <strong>Malkoç</strong> sözlerine şöyle devam etti; “<strong>Deprem felaketinin yaralarının sarılması, uzun soluklu bir süreç. İlgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak, depremden etkilenen vatandaşlarımız için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bu yolda her zamanki gibi devletimizin ve milletimizin yanında olmaya, her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz.”</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-zorlu-kosullara-ragmen-ilacta-uretim-artiyor-366065">Tüm zorlu koşullara rağmen ilaçta üretim artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vegan ürünlere olan rağbet artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vegan-urunlere-olan-ragbet-artiyor-363131</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 10:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[rağbet]]></category>
		<category><![CDATA[ürünlere]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürdürülebilirlik stratejisini iş stratejisine entegre ederek ekonomik değerlerin yanı sıra, sosyal ve çevresel değerler üretmeyi hedefleyen bir marka olma yolunda ilerleyen Sapro, çevre dostu ürünler ile hem sürdürülebilirliğe katkıda bulunmayı hem de tüketicilerin kullanım konforunu arttırmayı sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vegan-urunlere-olan-ragbet-artiyor-363131">Vegan ürünlere olan rağbet artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürdürülebilirlik stratejisini iş stratejisine entegre ederek ekonomik değerlerin yanı sıra, sosyal ve çevresel değerler üretmeyi hedefleyen bir marka olma yolunda ilerleyen Sapro, çevre dostu ürünler ile hem sürdürülebilirliğe katkıda bulunmayı hem de tüketicilerin kullanım konforunu arttırmayı sürdürüyor. </strong></p>
<p><strong>Ürün içeriklerinin Avrupa Birliği standartları doğrultusunda %100 vegan ve %100 geri dönüştürülebilir ambalaj seçenekleri ile tasarlandığının altını çizen Sapro Temizlik Ürünleri Genel Müdürü Murat Gönül, son dönemde vegan ürünlere olan talep konusunda da açıklamalarda bulundu.</strong></p>
<p>Dünyanın en önemli gündem konularından biri olan iklim krizi ve iklim krizi ile mücadele, kozmetik dünyasını da etkiledi. Ürün içerikleri konusunda çok daha hassas davranan bilinçli tüketiciler, hayvan hakları ve özgürlüğü açısından da vegan ürünlere yönelmiş durumda.</p>
<p>“Satın aldığımız kozmetik ürünlerin vegan olması, hem kişisel sağlığımız hem hayvanların yaşamı hem de çevremiz açısından son derece önemlidir” diyen Sapro Temizlik Ürünleri Genel Müdürü Murat Gönül, “Bir içeriğin vegan olması; hayvansal ya da hayvanlardan dolaylı yoldan elde edilen hiçbir içeriğin ürün içeriğindeki formülde bulundurulmaması ve ürünün hayvanlar üzerinde test edilmemesi anlamına geliyor” açıklamasında bulundu</p>
<p><strong>2021’de 15,87 milyar dolar büyüklüğe ulaştı </strong></p>
<p>Vegan ürünlerin, çevre dostu özellikleri sayesinde çoğu kişi tarafından tercih edildiğini belirten Gönül, sözlerine şöyle devam etti: “Yapılan araştırmalara göre, 2021’de 15,87 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel vegan kozmetik pazarının 2028’e kadar 24,79 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Tüketicilerin bilinçli alışveriş modelini benimsemesiyle birlikte, vegan kozmetik pazarının her yıl ortalama yüzde 6,57 büyüyeceği öngörülürken, ülkemizdeki geniş bir tüketici topluluğu da sürdürülebilir ve vegan ürünlerin arayışına giriyor.” </p>
<p><strong>%100 vegan içeriği </strong></p>
<p>Her vegan ürünün, cruelty free özelliği taşıdığının altını çizen Gönül, ürünlerin test aşamalarında hayvanları kullanmanın veganlığa aykırı olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Her vegan ürünün, cruelty free özelliğindedir; ancak her cruelty free içerik, vegan olmayabilir. Test aşamasında kullanılmasa dahi, hayvanlardan sağlanan maddeler ürün içeriklerinde yer alabilir. Sürdürebilirlik stratejisini, ürün geliştirmeden üretime ve paketlemeye kadar uzanan tüm süreçlerde göz önünde bulunduran Sapro ailesi olarak, bünyemizde yer alan tüm ürün formülasyonlarında %100 vegan içeriği sunuyoruz ve ürünlerimizin hiçbiri hayvansal herhangi bir bileşen içermiyor.”</p>
<p><strong>Uluslararası “Vegan Sertifikası” ile belgelendiriyoruz</strong></p>
<p>Cilt sağlığı ve sürdürülebilirliği açısından, solüsyonlarda aloe vera, papatya özü, uçucu yağlar, zeytinyağı gibi bitkisel kaynaklı bileşenlerin de yer aldığını söyleyen Gönül, “Ar-Ge birimimiz tarafından titizlikle geliştirilen formülasyonlar, ISO 17025 Laboratuvar Akreditasyonu Sertifikası’na sahip laboratuvarımızda kontrol edilerek gönüllü kullanıcı testleri ile denetleniyor. Bu sayede, birebir insan üzerinde etkileri izlenen ürünler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız mümkün hale geliyor. Private Label ıslak mendil üretiminde dünyanın sayılı üreticilerinden biri olarak, PL üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünlerde, markaların talepleri doğrultusunda, ürünlerimizi uluslararası yetkili kurumlarca verilen Vegan Sertifikası ile belgelendiriyoruz” açıklamasında bulundu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vegan-urunlere-olan-ragbet-artiyor-363131">Vegan ürünlere olan rağbet artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber güvenlikte dış kaynak kullanımı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanimi-artiyor-361516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361516</guid>

					<description><![CDATA[<p>IT dünyası pandemi sonrası dönemin sorunlarına çözüm arıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanimi-artiyor-361516">Siber güvenlikte dış kaynak kullanımı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>IT dünyası pandemi sonrası dönemin sorunlarına çözüm arıyor</strong></p>
<p><strong>Pandemi sırası ve sonrasında dijital dönüşüm yatırımlarındaki artışın bir sonucu olarak birçok trend ve gelişme hız kazandı. Bu süreçte tehdit ortamı da son derece hızlı bir şekilde gelişti, kurumsal siber saldırı alanları genişledi.  Şirketler güvenlik politikalarını bu yeni tehditlere ve ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirmeye çalışıyorlar. Geliştirilen çözümlerden biri de Yönetilen Algılama ve Yanıt (MDR) olarak ön plana çıkıyor. </strong></p>
<p>Siber güvenlik şirketi ESET, şirketlerin ve bilişim uzmanlarının MDR ile ilgili doğru adımları atabilmeleri için dikkat etmeleri gerekenleri bir araya getirdi.  </p>
<p>Şirketler pandemi döneminde çok hızlı karar vermek durumunda kaldıkları için kurumlarını saldırıya açık hale getiren yanlış yapılandırmaları da benimsediler. Bazı kurumlar şirket içi çözümleri arka plana attılar. Hibrit çalışma modeli ile evde kontrol edilemeyen cihazlar ve bunları kullanan dikkatsiz çalışanlardan kaynaklanan sorunlarla boğuştular. Yeni iş yapış şekilleri ve yeni alışkanlıklar ihlallerin yaygınlaşma ihtimalini artırdı. 2021 yılında ABD&#8217;de kamuya açıklanan veri ihlallerinin tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı görüldü. Bu durum, ihlal olaylarının algılanmasını zorlaştırıyor ve kontrol altına alınmasının maliyetini artırıyor. Bir veri ihlalini algılamak ve kontrol altına almak için ortalama süre şu anda 277 gün ve güvenliği ihlal edilmiş 2.200-102.000 kayıt için ortalama maliyet 4,4 milyon ABD Doları olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Yönetilen Algılama ve Yanıt anlamına gelen Managed Detection and Response (MDR), siber saldırıları mümkün olan en hızlı şekilde tespit etmek ve bunlara müdahale edebilmek için dış kaynak sağlayıcı tarafından gerekli teknolojilerin temini, konumlandırılması, işletilmesi ve yürütülmesi olarak tanımlanıyor. MDR, sektör lideri teknolojinin ve insan uzmanlığının birleşimi olarak öne çıkıyor. Yetenekli tehdit avcılarının ve olay yöneticilerinin siber riski en aza indirmeye yardımcı olmak üzere araçların sonuçlarını analiz ettiği Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) içinde bir araya gelirler. </p>
<p><strong>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban </strong>kuruluşların günümüzün en önemli IT ihtiyaçlarından olan siber güvenlik konularında çözüm ve hizmet satın alacakları firmalar ile güçlü bir bağları olması gerektiğine inandıklarını söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Süreçlerin basit alım satım işlemleri dışında güvene dayalı bir iş ortaklığına dönüşmesi gerekiyor. ESET Türkiye olarak MDR hizmetlerimizi katma değerli hizmet sağlayıcılarımız aracılığı ile müşterilerimize ulaştırıyoruz. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde siber güvenlik ve iş sürekliliği başta olmak üzere kuruluşların tüm IT ihtiyaçlarına yanıt verebilecek çok değerli iş ortaklarımız bulunuyor”. </p>
<p><strong>Bir MDR çözüm sağlayıcısında olması gereken 5 özellik</strong></p>
<ol>
<li>Mükemmel algılama ve yanıt teknolojisi: Yüksek algılama oranları, düşük yanlış tespitler ve minimum sistem ayak izi ile tanınan bir üreticinin ürünlerini kullanıyor olmalı. Bağımsız analist değerlendirmeleri ve müşteri incelemeleri yararlı olabilir.</li>
<li>Önde gelen araştırma yetenekleri: Tanınmış virüs laboratuvarları veya benzerlerine sahip üreticiler, ortaya çıkan tehditleri durdurma açısından avantajlıdır. Bunun nedeni, uzmanlarının her gün yeni saldırıları ve bunların nasıl azaltılacağını araştırmasıdır. Bu istihbarat, bir MDR için paha biçilmezdir. </li>
<li>24/7/365 destek: Siber tehditler küresel bir olgudur ve saldırılar her yerden ve her zaman gelebilir, bu nedenle MDR ekipleri tehdit ortamını gece gündüz her zaman izliyor olmalıdır.</li>
<li>Üst düzey müşteri hizmetleri: İyi bir MDR ekibinin işi, yalnızca ortaya çıkan tehditleri hızlı ve etkin bir şekilde algılamak ve bunlara yanıt vermek değildir. Şirket içi güvenliğin veya Güvenlik Operasyonları ekibinin bir parçası gibi de davranmalıdır. Bu sadece ticari bir ilişki değil, bir ortaklık olmalıdır. Müşteri hizmetlerinin devreye girdiği yer burasıdır. Üretici, yerel dil desteği ve dağıtım için dünya genelinde hizmet vermelidir.</li>
<li>İhtiyaca göre hizmet: Her kuruluş aynı değildir. Bu nedenle MDR sağlayıcıları, kuruluşlar için hazırladıkları teklifleri kuruluşun boyutlarına, IT ortamlarının karmaşıklığına ve gerekli koruma düzeyine göre özelleştirebilmelidir.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanimi-artiyor-361516">Siber güvenlikte dış kaynak kullanımı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mudanya&#8217;da Ramazan&#8217;ın Bereketi Paylaştıkça Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mudanyada-ramazanin-bereketi-paylastikca-artiyor-361240</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 12:18:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bereketi]]></category>
		<category><![CDATA[mudanyada]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştıkça]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere gıda kolisi yardımı başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanyada-ramazanin-bereketi-paylastikca-artiyor-361240">Mudanya&#8217;da Ramazan&#8217;ın Bereketi Paylaştıkça Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere gıda kolisi yardımı başlattı.</p>
<p>Yıl boyunca sosyal belediyecilik anlayışıyla Zeytin Dalı birimi ile Mudanyalıların yanında olan Mudanya Belediyesi, Ramazan ayında yardım kolilerini vatandaşların evlerine ulaştırmaya başladı. </p>
<p>Mudanyalıların iftar açmaları için belediye önünde ve Güzelyalı mahallesinde ramazan çadırı kurduklarını belirten Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, “Birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın öneminin en çok hissedildiği bu güzel Ramazan ayında, Mudanyalı hemşehrilerime ve ilçemize yerleşen depremzede vatandaşlarımıza Ramazan paketlerimizi ulaştırıyoruz. </p>
<p>Gıda kolimizin içerisinde her ailenin temel mutfak ihtiyaçlarını karşılayacak malzemeler bulunuyor. Bizler her zaman ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olduk ve sosyal belediyecilik anlayışımız gereği vatandaşlarımızın her şartta yanında olmaya devam ediyoruz. </p>
<p>Bu toprağın bereketini, bu toprağın insanlarıyla, çok sevdiğim Mudanyalılarla paylaşmayı sürdüreceğiz. Her zaman söylediğim gibi, Mudanya’da kimse kimsesiz kalmıyor, hiçbir çocuk yatağına aç girmiyor. Sevgiyle ürettiklerimizi, hakça paylaşmaya devam ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanyada-ramazanin-bereketi-paylastikca-artiyor-361240">Mudanya&#8217;da Ramazan&#8217;ın Bereketi Paylaştıkça Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Öğ. Ü. Mert Yeşiladalı: &#8220;Kadın Hastalıklarında Yatışsız Kapalı Cerrahi Kullanımı Artıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-og-u-mert-yesiladali-kadin-hastaliklarinda-yatissiz-kapali-cerrahi-kullanimi-artiyor-361147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 11:16:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarında]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[mert]]></category>
		<category><![CDATA[yatışsız]]></category>
		<category><![CDATA[yeşiladalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın hastalıklarında kapalı ameliyatların kullanımı özellikli son yıllarda önemli bir ivmeyle artıyor. Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı, “Gerek hekim deneyiminin artması gerekse teknolojik anlamla yaşanan gelişmelerle birlikte önümüzdeki yıllarda kadın hastalıklarında açık ameliyatlar tarihe karışacak gibi duruyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-og-u-mert-yesiladali-kadin-hastaliklarinda-yatissiz-kapali-cerrahi-kullanimi-artiyor-361147">Dr. Öğ. Ü. Mert Yeşiladalı: &#8220;Kadın Hastalıklarında Yatışsız Kapalı Cerrahi Kullanımı Artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kadın hastalıklarında kapalı ameliyatların kullanımı özellikli son yıllarda önemli bir ivmeyle artıyor. Kadın Hastalıkları Doğum, Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı, “Gerek hekim deneyiminin artması gerekse teknolojik anlamla yaşanan gelişmelerle birlikte önümüzdeki yıllarda kadın hastalıklarında açık ameliyatlar tarihe karışacak gibi duruyor” dedi. </em></p>
<p>Günümüzde özellikle kadın hastalıkları ameliyatlarında giderek artan oranda kullanılan minimal invazif cerrahi, endoskopik cerrahi, laparoskopi, histeroskopi, robotik cerrahi gibi kapalı ameliyatların ülke genelinde hasta yatış sürelerini azaltıp iyileşme hızını arttırdığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı, bu sonuçların hastalar açısından önemli kazanımları olduğuna işaret etti. Özellikle hızlı iyileşme ve yatış süresinin kısalmasının ameliyat korkusu nedeniyle cerrahiden kaçan hastaların bu korkusunu yenmelerine de yardımcı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, “Büyük kesi olmamasının getirdiği hızlı iyileşme süreci ile hasta ertesi gün günlük fonksiyonlarını yerine getirecek noktaya geliyor. Daha az kanama ve daha az enfeksiyon oranının yanında çok daha az enfeksiyon süresi de hasta için önemli kazanımlar oluyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“ARAŞTIRMA KOPLİKASYON ORANINI DA AZALTTIĞINI GÖSTERİYOR”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili olarak ABD’de 5554 hasta üzerinde yapılan bir çalışmaya işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı şunları anlattı: “İlgili araştırmada; kapalı ameliyat yöntemi kullanılarak rahimi alınan kadınların gece hastane yatışı olmadan aynı gün taburcu edilmelerinin herhangi bir sorun yaratmadığı, hatta bazı komplikasyon oranlarında azalma görüldüğü bildirildi. Biz de kendi pratiğimizde kapalı yöntemle yaptığımız laparoskopik ameliyatlarda bazen aynı gün bazen ertesi gün taburcu ediyoruz. Hatta kesisiz yapılan ve miyom, polip çıkarılması amacıyla uygulanan histeroskopi operasyonlarında hastamızı işlemden 2 saat sonra taburcu ediyoruz.” </p>
<p><strong> “FARKLI KAPALI AMELİYAT YÖNTEMLERİ VAR” </strong></p>
<p>Kapalı ameliyat çeşitleri ile ilgili bilgi veren Dr. Öğr. Ü. Mert Yeşiladalı, “Halk arasında açık ameliyat olarak bilinen geleneksel yöntemde karın bölgesinden açılan kesiden miyom, kist veya kanser ameliyatlarını gerçekleştiriyoruz. Kapalı ameliyatlar ise açık bir kesi oluşturmadan birkaç delikten girip batın içini gaz ile şişirerek yaptığımız ameliyatlardır. Birçok değişik kapalı ameliyat yöntemi bulunuyor. Laparoskopi, histeroskopi ya da robotik cerrahi gibi farklı yöntemler var ve bunlar kist ve miyomların çıkarılmasından jinekolojik kanserlere kadar çoğu jinekolojik hastalığı tedavi etmek için kullanılabiliyor.”</p>
<p><strong>“HASTALARIN AMELİYAT KORKUSUNU AŞMASINA DA YARDIM EDİYOR”</strong></p>
<p>Kapalı ameliyatların kadın doğum ile ilgili ekstrem hastalıklar haricinde bütün durumlarda kullanılabileceğini belirten Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, konuyla ilgili şöyle konuştu: </p>
<p>“Kapalı yöntemlerin kullanımı cerrahlar açısından açık yöntemlere oranla daha zordur ve daha uzun bir eğitim süreci gerektirir. Ancak gerek hekimlerin konuyla ilgili eğitim almaları gerekse hastaya sağladığı kazanımlarla birlikte yaygınlığı arttı. Yakın zamanda Amerika’da rahim alma ameliyatının yaklaşık 5 bin 500 kişi üzerinde kapalı yöntem ile yapıldığı bir çalışmada; kapalı yöntemle rahimleri alınan hastalar aynı gün taburcu edilmiş ve komplikasyon oranlarına bakılmış. Bu ameliyatı normalde açık yöntem ile yaptığımız zaman hastanın 2-3 gece hastanede yatması gerekebiliyor. Çalışma kapsamında kapalı yöntemle ameliyat edilen hastalar aynı gün taburcu edilmiş, hiçbir şekilde komplikasyon oranlarında artma olmadığı hatta bazı komplikasyon oranlarında azalma olduğu görülmüş. Böylece rahim alma ameliyatında bile kapalı yöntemin tercih edilip, hastaların aynı gün taburcu olmasıyla komplikasyonlarda artma değil hatta enfeksiyon gibi bazı komplikasyonlarda azalma olabileceğini görmüş olduk.” </p>
<p><strong>“HASTAYI YAKLAŞIK 2 SAAT SONRA TABURCU EDEBİLİYORUZ” </strong></p>
<p>Kapalı ameliyatın hastalar açısından her durumda çok daha verimli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, “Bu ameliyatlar küçük deliklerden yapıldığı için iyileşmesi gereken bir cilt dokusu olmuyor. Küçük kesinin getirdiği hızlı iyileşme süreci ile hasta ertesi gün günlük fonksiyonlarını yerine getirecek noktaya geliyor. Daha az kanama ve daha az enfeksiyon oranının yanında çok daha az enfeksiyon süresi de hasta için önem taşıyor. Estetik olarak da herhangi bir iz kalmıyor. Miyom çıkarma, kist ameliyatları, rahim alma ameliyatları, polip gibi rahim içi patolojilerin alınması kapalı yöntem ile çok daha kolay gerçekleştirilebiliyor. Sonuçta her yaş grubunda ve tüm jinekolojik sorunlarda kullanılabiliyor. Bu noktada önemli olan hastaların kapalı yöntemler konusunda uzmanlaşmış merkezleri seçmeleridir.”</p>
<p><strong>“YAKIN GELECEKTE AÇIK AMELİYATLAR TARİHE KARIŞABİLİR” </strong></p>
<p>Açık ameliyatların zamanla daha da azalacağını kaydeden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Öğr. Ü. Yeşiladalı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Ameliyatların yüzde 90’dan fazlasını artık kapalı yöntemle yapmaya başladık. Önümüzdeki 10 ve 20 yılda özellikle robotik cerrahide yaşanan gelişmelerle muhtemelen kapalı cerrahi standart hale gelecek. Yakın gelecekte, çok spesifik vakalar dışında açık ameliyatların neredeyse tamamen ortadan kalkacağına inanıyorum. Günümüzde bile batına 1 santimetrelik delikten girerek 10-12 santimetre büyüklüğündeki miyomları parçalayarak çıkaracak teknolojiye sahibiz. Durum şu an bile bu haldeyken gelecekte açık ameliyatların büyük oranda tarihe karışacağını söyleyebiliriz.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-og-u-mert-yesiladali-kadin-hastaliklarinda-yatissiz-kapali-cerrahi-kullanimi-artiyor-361147">Dr. Öğ. Ü. Mert Yeşiladalı: &#8220;Kadın Hastalıklarında Yatışsız Kapalı Cerrahi Kullanımı Artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Online Mobilya Alışverişlerine Talep Artıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/online-mobilya-alisverislerine-talep-artiyor-360681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:02:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışverişlerine]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pivony müşterinin sesi analitiği platformu pandemiden sonra satış hacminde ve sipariş sayılarında ciddi büyüme gösteren mobilya sektörü hakkında önemli bir çalışmaya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/online-mobilya-alisverislerine-talep-artiyor-360681">&#8220;Online Mobilya Alışverişlerine Talep Artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pivony müşterinin sesi analitiği platformu pandemiden sonra satış hacminde ve sipariş sayılarında ciddi büyüme gösteren mobilya sektörü hakkında önemli bir çalışmaya imza attı.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız pandemi süreci başta sağlık olmak üzere; alışveriş, eğitim ve bankacılık sektörlerinde önemli değişiklere sebep oldu ve ticaretin dönüşümünü de oldukça hızlandırdı. İnsanların öncelikle temel ihtiyaçlarını karşılamak için gerek duyduğu e-ticaret gıda alışverişleri daha sonra bir alışkanlığa dönüştü. Günümüzde artık giyimden elektronik aletlere, bebek bakım ürünlerinden mobilyaya kadar farklı bir çok kategoride e-ticaret alışverişleri ağırlık kazandı.</p>
<p>Pivony müşterinin sesi analitiği platformu pandemiden sonra satış hacminde ve sipariş sayılarında ciddi büyüme gösteren mobilya sektörü hakkında önemli bir çalışmaya imza attı. Türkiye’nin önde gelen mobilya markalarının 9 binden fazla sosyal medya ve e-ticaret yorumunu analiz eden Pivony, ortaya çıkan önemli içgörüleri iş profesyonelleri ile paylaştı.</p>
<p><strong>Tüketiciler Kurulum Zorluğunda Şikayetçi</strong></p>
<p>Demonte Mobilya, parçaları birleştirilmemiş, kurulum gerektiren, sonrasında tekrar sökülüp takılabilen, buna uygun tasarlanarak üretilen mobilya türüdür. Çevrimiçi yapılan mobilya alışverişlerinde ise demonte ürünler daha uygun fiyatlı olmalarından ve kargo kolaylığı sağlamarında dolayı daha çok tercih ediliyor. Mobilya markaları, tüketicilerin kurulumu kolayca tamamlayabilmeleri için ürünlerin yanına bir kullanım kılavuzu ekleseler dahi her on kişiden biri mobilya alışverişlerinde kurulum zorluğu hakkında konuşuyor. Çalışma özellikle “vidalı ürünlerde tüketicilerin vidaların doğru yere denk gelmemesi, boşlukların yeterli büyükte açılmaması” gibi şikayetlerin öne çıktığını gösteriyor. Pivony Kurucu Ortağı Emre Çalışır, “Tüketiciler online aldıkları ürünlerde özellikle birleşme parçalarında ek bilgilendirmelere ihtiyaç duyduklarını söylüyor, kullanım kılavuzuna ek olarak bu bölümlerde işaretleme yapılmasının kurulumu kolaylaştıracağını düşünüyorlar” diyerek mobilya sektörü için önemli bir tüketici içgörüsünü paylaştı. (RESİM 1)</p>
<p><strong>Eksik Parça İle Gönderim Yapılması Marka İtibarına Zarar Veriyor</strong></p>
<p>Bu çalışma ayrıca tüketicilerin “eksik parça” yorumlarının da ön plana çıktığını vurguluyor. Özellikle e-ticaret sayflarında yapılan tüketici yorumları analizinde; “Tüketiciler yalnızca eksik parça çıktığında değerlendirmelerini paylaşmıyor, eksiksiz parça geldiğinde de olumlu değerlenmelerini tavsiye amaçlı diğer tüketicilere paylaşıyorlar. Eksik parça çıktığında yaratıcı çözümler bulmaya çalışan tüketicilerin yanı sıra bu durumda “almayın, alırken göz önünde bulundurun, bu markayı bir daha tercih etmeyin” gibi tüketicilerin eleştirileri de görülmekte. Çalışır, “Marka itibarını oluşturmak yıllar alıyor ancak bir ürün yorumuna gelen etki pek çok tüketicinin erişimine açık olduğundan oldukça büyük. Marka itibarına dikkat eden markaların müşteri deneyimi ve pazarlama departmanları devamlı olarak müşterinin sesini dinlemeli ve hemen aksiyon almalıdır.” diye sözlerine ekledi. (RESİM 2 ve 3)</p>
<p><strong>Fiyat Performans Ürünü Olarak Görülüyorlar ve Kaliteleri Beğeniliyor</strong></p>
<p>Öte yandan her dört kişiden biri online alışverişte erişebildikleri ürün çeşitliğinin, ürünlerin kalitesinin ve fiyat performansının tatmin edici olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Çalışır “Pandemiden sonra mobilya sektöründe online alışverişte 3 senede 34 kat büyüme olduğunu tahmin ediyoruz. Markalar bu rekabeti göz önünde bulundurarak kalitelerini düşürmeden, rakip markaları daha derin analiz ederek çevrimiçi kanallarda daha fazla tüketiciye ulaşabildikleri için ağızdan ağıza tavsiye yoluyla çok daha hızlı büyüyebileceklerini unutmamalı” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/online-mobilya-alisverislerine-talep-artiyor-360681">&#8220;Online Mobilya Alışverişlerine Talep Artıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, &#8216;Dünyada manuel terapiye ilgi giderek artıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fizyoterapist-ridvan-yuzuguldu-dunyada-manuel-terapiye-ilgi-giderek-artiyor-360467</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 11:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapist]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[manuel]]></category>
		<category><![CDATA[rıdvan]]></category>
		<category><![CDATA[terapiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüzügüldü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda sosyal medyada yer alan kayropraktik manuel terapi videolarının ardından popülerliği hızla artan uygulamalarla ilgili Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü çeşitli bilgiler verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fizyoterapist-ridvan-yuzuguldu-dunyada-manuel-terapiye-ilgi-giderek-artiyor-360467">Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, &#8216;Dünyada manuel terapiye ilgi giderek artıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda sosyal medyada yer alan kayropraktik manuel terapi videolarının ardından popülerliği hızla artan uygulamalarla ilgili Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü çeşitli bilgiler verdi.  Yüzügüldü, dünyada manuel terapinin hızla yaygınlaştığını söyledi. Herkesin bu uygulamalara uygun olmadığını hamileliğin belli dönemlerinde, kemik erimesi olan hastalarda manuel terapi uygulamalarının yapılamayacağını anlattı.<br /> <br />Yüzügüldü, “Manuel terapiyi kısaca anlatmak gerekirse kişideki bulunan eklemlerde ve omurgadaki bozuklukların elle düzeltilmesine dayalı bir tedavi yöntemidir. Bu manuel terapi eğitim almış fizyoterapistler ve eğitim almış hekimler tarafından uygulanmaktadır.Anatomi altyapısı olmayan kişiler tarafından uygulanmamalıdır. Tamamen anatomi temeline dayalı modern tıp yöntemlerinden biridir. Bazı meslektaşlarımızın sosyal medyada ve televizyonlarda aktif olarak manuel terapi ile ilgili içerikler paylaşması ile birlikte popülerliği giderek artmıştır. Ayrıca tedavilerde hızlı sonuçlar vermesi ve ekonomik olması gibi sebeplerle ön plana çıkmıştır.”</p>
<p><strong>MANUEL TERAPİ SADECE KÜTLETMEDEN İBARET DEĞİL</strong></p>
<p>“Biz fizyoterapistiz. Fizyoterapi uygulamalarını merkezilerimizde kullanıyoruz. Bu uygulamalar kendi aralarında dallara ayrılıyor. Manuel terapi de fizyoterapinin bir parçasıdır. Fizyoterapinin içerisine ortopedik rehabilitasyon, nörolojik rehabilitasyon, pediatrik, yaşlılık, işitme engelliler gibi birçok alanda çalışan meslektaşlarımız var. Manuel terapi; eklem problemlerine, bel-boyun fıtıklarına, boyun düzleşmelerine, duruş problemlerine yoğunlaşılan bir alan. Manuel terapi dediğimizde sadece kütletme uygulamalarından bahsetmiyoruz. Biz fizyoterapi uygulamaları ile birlikte manuel terapi uyguluyoruz. Böyle olunca başarı oranımız çok daha artmış oluyor. Graston terapi, trigerpoint terapi, kupa terapi, kişiye özel egzersizler yer alıyor. Tüm gevşemeler sağlandıktan sonra tespit ettiğimiz açılaşma bozukluklarına yapacağımız ani müdahalelerle eklemdeki açılaşmayı düzeltip kişiyi sağlığına kavuşturmayı hedefliyoruz.” </p>
<p><strong>KAYROPRAKTİK DÜNYADA POPÜLER</strong></p>
<p>“Dünyada da bu uygulamalar popüler durumda. Dünyada fizyoterapistlerin dışında kayropraktikler de var. Tamamen bunun üzerine eğitim alıp bu uygulamaları yapıyorlar. Türkiye’de fizyoterapist olduktan sonra alınan eğitimlerle manuel terapist ünvanı alıyoruz. Özellikle Avrupa’da yoğun bir ilgi ve gelişme var. Amerika’da, Yeni Zelanda’da bu alan genişlemeye devam ediyor.” </p>
<p><strong>GENEL TESTLER YAPILMADAN MANUEL TERAPİ YAPILMAMALI</strong></p>
<p>“Bana manuel terapi yap diyerek direk uygulama yapılmamalı. Kişinin genel testlerinin yapılması gerekiyor. Ayrıntılı değerlendirmelerin yapılması lazım. Manipülasyona uygun olmayan bazı gruplar var. Kişinin mesela vücudu esnektir. Orada yapılacak olan manipülasyon zarar verir. Hamilelerde belli bir dönemden sonra yapılmamalıdır. Yaşlılarda ya da  kemik erimesi olan hastalarda vücuda ciddi zararlar verilebilir.” <br />Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, çeşitli sağlık kuruluşlarında çalıştı. Yurtiçi ve yurtdışında aldığı kayropraktik ve manuel terapi eğitimlerinin ardından 2018 yılından itibaren manuel terapi ve fizyoterapi hizmetlerini verdiği Salihli ve Alsancak’taki iki merkezini açtı. Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, “3 kliniğimizde manuel terapi ve fizyoterapi üzerine hizmetler veriyoruz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fizyoterapist-ridvan-yuzuguldu-dunyada-manuel-terapiye-ilgi-giderek-artiyor-360467">Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, &#8216;Dünyada manuel terapiye ilgi giderek artıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenlik teknolojileriyle endüstriyel tesislerde İş Sağlığı ve Güvenliği artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenlik-teknolojileriyle-endustriyel-tesislerde-is-sagligi-ve-guvenligi-artiyor-354065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 08:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileriyle]]></category>
		<category><![CDATA[tesislerde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354065</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gerçek Zamanlı Konum Takip (RTLS) Çözümü, Video Analiz Çözümleri ve Acil Toplanma Yeri Yoklama Çözümü, endüstriyel tesisler için son derece önemli olan İş Sağlığı ve Güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenlik-teknolojileriyle-endustriyel-tesislerde-is-sagligi-ve-guvenligi-artiyor-354065">Güvenlik teknolojileriyle endüstriyel tesislerde İş Sağlığı ve Güvenliği artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Gerçek Zamanlı Konum Takip (RTLS) Çözümü, Video Analiz Çözümleri ve Acil Toplanma Yeri Yoklama Çözümü, endüstriyel tesisler için son derece önemli olan İş Sağlığı ve Güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor. </strong></em></p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği (İGS), hızlı hareket eden makine, ekipman ve araçların çok fazla olduğu endüstriyel tesislerde odaklanılması gereken en önemli konuların başında geliyor. Çünkü uyulması gereken yasal mevzuatlara rağmen, hala istenmeyen kazalar yaşanabiliyor. Bu kazalar, çalışanların hayatını tehlikeye atabildiği gibi büyük finansal zararlara da yol açabiliyor. İşgücünün sağlığına ve güvenliğine yönelik yatırım yapması öncelikli hale gelen endüstriyel tesisler için teknoloji devreye giriyor. Gerçek Zamanlı Konum Takip (RTLS) Çözümü, Video Analiz Çözümleri ve Acil Toplanma Yeri Yoklama Çözümü gibi güvenlik teknolojileri, İSG süreçlerini destekliyor.</p>
<p>Securitas Technology Türkiye Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, endüstriyel tesislerde kullanılan ya da kullanılması planlanan güvenlik teknolojilerinin, İSG süreçlerini desteklemesinin işletmeler için çok değerli faydalar sağladığını söyledi. Kullanılan bu güvenlik teknolojilerinin İSG’yi destekleyecek hatta otomatize edebilecek yeteneğe sahip olduğunu vurgulayan Yelkencioğlu, Securitas Technology’nin bu alanda sunduğu çözümleri anlattı.</p>
<p><strong>Gerçek zamanlı konum takibiyle kazalar önleniyor</strong></p>
<p>Yüksek doğrulukta ölçüm yapan okuyucular sayesinde personel ve araçlar için gerçek zamanlı konum takibi yapılabiliyor. Bu teknolojilerin en başında da Gerçek Zamanlı Konum Takip (RTLS) çözümü geliyor. RTLS Çözümü, personelin, motorlu-motorsuz araçların belirli bir alan içerisindeki gerçek zamanlı konumlarını takip etmek için kullanılıyor. Örneğin; tesis içerisindeki forklift ve personel, aktif RFID teknolojisine sahip mobil tag’ler ile donatıldığında, personel forkliftlere tehlikeli olacak şekilde yaklaştığında tag üzerindeki titreşim modülü ile uyarılıyor. Eş zamanlı olarak da forklift operatörleri ses ve ışıklı bir şekilde uyarılarak, olası iş kazalarının önüne geçiliyor.  Bir başka örnekte ise mobil tag’e sahip bir personel, yalnız çalışması gereken bir alandayken acil durum bildirebiliyor. Düştüğünde merkez platforma otomatik bir bildirim gönderebiliyor ya da hareketsiz kalma durumunda İSG operatörü bu durumdan haberdar olabiliyor. </p>
<p>Çözümün sağlık, inşaat, imalat ve tarım dahil olmak üzere birçok sektörde kullanımı yaygınlaşıyor. Nesnelerin ve insanların gerçek zamanlı konum takibiyle verimlilik artışı da sağlanıyor.</p>
<p><strong>Kompakt bir güvenlik sistemi kuruluyor</strong></p>
<p>Video analiz çözümleri, birçok alanda insan tespiti, araç tespiti, hat (line) ve cross-border (sınır ihlali) analizleri için kullanılıyor. Bu gibi analizler, güvenlik personelinin olası dalgınlık problemlerine karşı destekleyici bir rol oynuyor. Örneğin; çevre güvenliği için kullanılan video analiz özellikli CCTV sistemleri, olası bir sınır ihlalinde alarm üreterek, güvenlik personelinin dikkatini alarma verip aksiyon almasını sağlıyor. </p>
<p>Endüstri 4.0 ile endüstriyel tesislerde robotik araç kullanımı arttı. Kargo robotlarının sevkiyat rotasına personel girmesi nedeniyle yaşanan kazaların sayısında da artış söz konusu. Böyle bir senaryoda Video Analiz çözümleri, kargo robotlarının rotasına, onların dışında herhangi bir araç ya da insan girdiğinde alarm verilmesini sağlıyor. Bunun da ötesinde, video analiz platformundan alınan tehlike bildirimlerini kargo robotların bulunduğu yazılım platformuna göndererek, olası kazaları gerçek zamanlı olarak önlüyor. Video Analiz çözümü, kendi başına ya da farklı platformlara veri çıktıları ile entegre edilerek, kompakt bir güvenlik sistemi inşa edilebiliyor.</p>
<p><strong>Acil durumlarda insan akışını doğru yönetin</strong></p>
<p>Türkiye birçok açıdan afet bölgesinde yer alan bir ülke. Bu nedenle her saniyenin kritik olduğu yangın, deprem ve benzer acil durumlarda toplanma alanı yoklamasının hızlı ve doğru yapılması hayati önem taşıyor. Acil Toplanma Yeri Yoklama Çözümü de işletmelerin bu en kritik ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Personel kartının, mobil okuyucu entegre edilmiş tablete okutularak yoklamanın doğru ve hatasız yapılmasını sağlayan çözüm, bina içerisinde kalan personel varsa bulunduğu yerin bölgesini gösteriyor. Boşaltılması gereken yerde kalan personel ya da ziyaretçinin lokasyon bilgisine anında ulaşarak, hızlıca müdahale edilmesine olanak tanıyarak, acil durumlarda yaşanan insan akışını doğru yönetmeyi sağlıyor. Çözümün bir diğer önemli özelliği de Passlogic yazılımıyla entegre olması ve marka bağımsız tüm tabletlerde çalışması. Ayrıca yoklama alınması gereken, ancak kart okuyucu montajının mümkün olmadığı yerlerde de kullanılabiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenlik-teknolojileriyle-endustriyel-tesislerde-is-sagligi-ve-guvenligi-artiyor-354065">Güvenlik teknolojileriyle endüstriyel tesislerde İş Sağlığı ve Güvenliği artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser tedavisindeki başarı her geçen yıl artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisindeki-basari-her-gecen-yil-artiyor-348300</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 08:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her yıl milyonlarca insanı etkileyen kanser, çoğu zaman erken tanı ile kontrol altına alınabilen bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisindeki-basari-her-gecen-yil-artiyor-348300">Kanser tedavisindeki başarı her geçen yıl artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada her yıl milyonlarca insanı etkileyen kanser, çoğu zaman erken tanı ile kontrol altına alınabilen bir hastalık. Erken tanı için yıllık doktor kontrolü dışında, kadınlar için mamografi, sigara içenler için akciğer tomografisi ve tüm bireyler için kolonoskopi gibi kalın bağırsak tetkiklerinin önemli olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal, “Kanser hastalığının tedavisinde özellikle son 10 yılda oldukça önemli başarılar elde edildi ve hastanın bağışıklık sistemine etki ederek çalışan ilaçlarla hastalığın uzun süreli kontrolü mümkün olabildi. Kanser tedavisinde başarılarımız önümüzdeki yıllarda daha da artacak ve pek çok kanser hastası, hatta metastaz yapmış, yani hastalığı vücudun diğer bölgelerine de yayılmış kanser hastaları bile, erken evre yakalanmış kanser hastaları gibi uzun süreli yaşam şansı elde edebilecek” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Serdar Turhal 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle kanser ve tedavisiyle ilgili son gelişmelerden söz etti&#8230;</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri’nde 2022 yıllık kanser istatistiklerinin yayınlandığını paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal, “Bu istatistiklere göre Amerika’da erkeklerde en sık prostat kanseri görülüyor. İkinci sırada akciğer kanseri, üçüncü sırada ise kalın bağırsak kanseri geliyor. Kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseri, ikinci sırada akciğer kanseri, üçüncü sırada da kalın bağırsak ve rektum kanseri geliyor” dedi.</p>
<p>Akciğer kanserinin hem kadınlarda hem de erkeklerde her 100 ölüm içinde 20’sini oluşturduğunun altını çizen Prof. Dr. Serdar Turhal, “Erkeklerde prostat kanseri ölümlerin yüzde 10’unu kadınlarda meme kanseri yüzde 15’ini oluşturuyor. Kalın bağırsak ve rektum kanseri hem kadınlarda hem erkeklerde yaklaşık yüzde 10’un altında bir ölüm oranına sahip. Erkeklerde ve kadınlarda bir sonraki sırada pankreas kanseri en sık ölüme yol açan kanser olarak görülüyor. Ölüm oranı tüm kanserler içinde yüzde 8 oranında. Ondan sonraki sırada erkeklerde karaciğer ve safra yolu kanserleri kadınlarda da yumurtalık kanserleri geliyor; bunların da ölüm oranları birbirine benzer ve yüzde 5 civarında” diye konuştu.</p>
<p><strong>En önemli risk faktörü yaş</strong></p>
<p>Kanser hastalığında bilinen en önemli risk faktörünün yaş olduğunu hatırlatan Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal, “Yaş ilerledikçe kansere yakalanma ihtimali artıyor. Yaş dışında özellikle sigara ve ailevi kanser öyküsü en önemli risk faktörlerinden. Asbest gibi değişik kimyasallar da kanser açısından bir risk faktörü. Güneşten alınan ultraviyole ışığı da kanser riskini arttıran faktörlerden” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tanı konusunda önemli çalışmalar var</strong></p>
<p>Kanser tedavisinde önümüzdeki birkaç yıl içinde ne gibi gelişmelerin olacağı konusundaki düşüncelerini paylaşan Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal, “İlk olarak tanı konusundaki yeniliklerden bahsedebilirim. Bu kısım belki de en heyecan verici gelişmelerden birine bu yıl tanık oldu, çünkü bugüne kadar kanser hastalarının tanısı konulduktan sonra kullandığımız yeni nesil dizileme analizleri bu yıl itibariyle sağlıklı bireylerin taranması için de kullanılır hale geldi. Bu yöntemlerle vücutta dolaşan kanser hücrelerine ait DNA parçacıklarını saptamak ve bunun üzerine o tanının kesinleştirilmesi yönünde girişimlere başlamak mümkün” dedi.</p>
<p><strong>Kanser tedavisinde yeni tedaviler gündemde</strong></p>
<p>Geçmiş senelerde başlayan ve kanser hücresi üzerindeki değişik mutasyonları saptayarak bunlara yönelik bölünmeyi, mutasyonlar üzerinden durduran ilaçların geliştirilmesinin de tüm hızıyla devam ettiğini ve önümüzdeki yıllar içinde daha fazla ilacın değişik kanser tiplerinde tedavi edici rolünün ortaya çıkacağını söyleyen Prof. Dr. Serdar Turhal, “Bunların yanı sıra damardan verilen, bağışıklık sistemi üzerinde çalışan immünoterapi ilaçları, damardan verilerek radyasyon yayan ilaçlar, radyoterapi cihazlarındaki yenilikler de önümüzdeki yıllar içinde daha çok kişinin kullanımına sunulabilecek gibi görünüyor. MRNA aşılarının kanser hastalığının tedavisinde kullanılmasıyla ilgili pek çok çalışma sürüyor ve bunların başında pankreas kanseri, kalın bağırsak kanseri ve melanoma geliyor. Bu aşıların halihazırda kullanılan bilimsel tedavilerle beraber kullanılması da söz konusu ancak henüz hasta bireylerde kullanılması için klinik araştırmalar dışında bu aşılar onay almış değil. Bu süreçte bu alanda da daha hızlı ilerlemelerin kaydedilmesini ümit ediyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisindeki-basari-her-gecen-yil-artiyor-348300">Kanser tedavisindeki başarı her geçen yıl artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osteoporoz Döneminde &#8216;Kırıklar&#8217; Artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osteoporoz-doneminde-kiriklar-artiyor-347856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2023 10:15:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[kırıklar]]></category>
		<category><![CDATA[osteoporoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347856</guid>

					<description><![CDATA[<p>En sık görülen metabolik kemik hastalığı olan ‘osteoporoz’ düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize bir iskelet sistemi sorunu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osteoporoz-doneminde-kiriklar-artiyor-347856">Osteoporoz Döneminde &#8216;Kırıklar&#8217; Artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En sık görülen metabolik kemik hastalığı olan ‘osteoporoz’ düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize bir iskelet sistemi sorunu.</p>
<p>Günümüzde dünyada 200 milyondan fazla insanda kemik erimesi olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de son yıllarda yapılan bir çalışmada da; 50 yaş üstündeki her dört kişiden birinde kemik erimesi tespit edilmiş. Osteoporoz yaşam süresi uzadıkça giderek daha büyük ve daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geliyor.</p>
<p>Ciddi bir travma olmaksızın basit düşme veya zorlanma ile oluşabilen kırıklar, osteoporozun yol açtığı en önemli problemlerden. Bu nedenle osteoporozun, henüz kırığa yol açmadan erken dönemde teşhis edilip gerekli önlem ve tedaviler ile kontrol altına alınması büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Spor Hekimliği Uzmanı Dr. Uğur Diliçıkık</strong>,<strong> </strong>kemik kitlesinin korunması ve geliştirilmesinde kilit role sahip olan sporun osteoporoz hastalarında da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Zira, genel koruyucu önlemler ile kalsiyum ve D vitamini kullanımının yanı sıra düzenli yapılan sporla osteoporoz kaynaklı kırıkların oluşması önlenebiliyor. Ancak her bireyin farklı özellikler taşıması nedeniyle egzersizler mutlaka kişiye özel olmalıdır” diyor.</p>
<p><strong>Mutlaka hekime başvurun! </strong></p>
<p>Ergenlik döneminin sonlanmasıyla birlikte kemik gelişiminin yüzde 98’i tamamlanıyor. Kemik kütlesi genelde 20-40 yaşlarında sabit kalırken, 40-45 yaşlarından sonra ise yılda yaklaşık yüzde 0.5-1 oranında azalıyor. Dolayısıyla büyüme döneminde yapılan egzersizler kemik oluşumuna yardımcı olurken, yetişkinlik döneminde kemiğin korunmasına destek veriyor. Spor Hekimliği Uzmanı Dr. Uğur Diliçıkık, ancak egzersiz programına yeni başlayacak olan hastaların kas iskelet sistemi açısından öncesinde mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmeleri gerektiği uyarısında bulunarak, “Egzersizin de bir reçete olduğu unutulmamalı. Egzersizler, hangi sıklıkla hangi süreyle neler yapılması gerektiği bir hekim tarafından belirtildiğinde sağlıklı olabilir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Yürüyün, dans edin, tenis oynayın</strong></p>
<p>Osteoporoz hastalarına önerilen en etkili egzersizlerden biri tempolu ve hızlı yürümek! Bunun nedeni ise yürüyüşün güvenli olması, herkes tarafından rahatça yapılabilmesi ve tempolu olduğunda kemik yapımını da uyarması. Egzersiz amaçlı yapılan tempolu yürüyüşlerin kalça kırığı riskini yüzde 30 oranında azalttığı yapılan çalışmalarla ortaya konmuş. Bu nedenle mümkünse her gün, en azından haftanın 3-4 günü 30’ar dakika tempolu yürümeyi alışkanlık edinin. Aynı zamanda tenis, dans ve ağırlık egzersizleri de kemik yapımını uyarmaları nedeniyle osteoporozda önerilen egzersizler arasında yer alıyor. Ancak omurgadaki basıncı arttıracağı için omurga kırığı açısından yüksek riskli grupta yer alıyorsanız, koşu gibi yüksek darbeli sporlardan kaçınmanız büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>İleri osteoporoza ‘su sporları’ </strong></p>
<p>Yüzmek gibi su içinde uygulanan egzersizler kemik üzerinde yeterli yerçekimsel yüklenme oluşturmadıkları için osteoporoz hastalarında genellikle etkili olmuyor. Ancak ileri osteoporoz hastalarında günlük yaşam aktivitelerinde destek ve konfor sağlaması, dengeyi güçlendirmesi ve böylece düşme riskini azaltması sebebiyle tercih edilebiliyor.</p>
<p><strong>Düşme riskini önlemek için</strong></p>
<p>Osteoporoz ilişkili kırıkların çoğunluğu düşmelerden kaynaklanıyor. Spor Hekimliği Uzmanı Dr. Uğur Diliçıkık,<strong> </strong>en sık görülen ev kazalarının da düşmek olduğuna dikkat çekerek, “Osteoporoz hastalarında duruş kontrolünün bozulduğu biliniyor. Dolayısıyla düşmeyi engellemek için evde kolaylıkla yapılabilen denge-koordinasyon ve güçlendirme egzersizleri öneriliyor. Bir derlemede, kombine egzersiz tedavilerinin düşmeleri yüzde 30 oranına kadar azalttığı belirtiliyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Tai-chi duruş kontrolü için önemli</strong></p>
<p>Duruş kontrolünü sağlamak düşme riskini büyük ölçüde önlüyor. Tai-chi gibi derin duyu egzersizlerinin de duruş kontrolünü güçlendirmede etkili oldukları, yapılan çalışmalarda ortaya konmuş. Spor Hekimliği Uzmanı Dr. Uğur Diliçıkık,<strong> </strong>Tai-chi egzersizlerinin geleneksel bir aerobik egzersiz şekli olduğunu belirterek, “Tai-chi egzersizlerinin yoğunluğu genellikle düşük-orta düzeyde oluyor ve tempolu yürüyüşe benziyor. Bu yüzden ileri yaştaki kişiler veya kronik hastalığı olanlar da güvenli bir şekilde yapabilirler” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Osteoporoz hastalarında sporun 5 önemli hedefi!</strong></p>
<p><em>Spor Hekimliği Uzmanı Dr. Uğur Diliçıkık, osteoporoz hastalarında sporun 5 önemli hedefini şöyle sıralıyor: </em></p>
<ul>
<li>Kas kitlesini ve gücünü artırmak</li>
<li>Denge yeteneğinde artış sağlamak</li>
<li>Kemik kırık riskini azaltmak</li>
<li>Duruşu düzeltmek veya geliştirmek</li>
<li>Ağrıyı azaltmak</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osteoporoz-doneminde-kiriklar-artiyor-347856">Osteoporoz Döneminde &#8216;Kırıklar&#8217; Artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya Evlerinin Sayısı Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankaya-evlerinin-sayisi-artiyor-345092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 09:22:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[evlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in 21. Yüzyılın halk evleri olarak nitelediği Çankaya Evlerine yenileri ekleniyor. Taşdelen döneminde Çankaya’ya, 17 Çankaya Evi’nin yanı sıra yapımı devam eden 3 Çankaya Evi ile toplam 20 yeni Çankaya Evi kazandırılmış olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankaya-evlerinin-sayisi-artiyor-345092">Çankaya Evlerinin Sayısı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in 21. Yüzyılın halk evleri olarak nitelediği Çankaya Evlerine yenileri ekleniyor. Taşdelen döneminde Çankaya’ya, 17 Çankaya Evi’nin yanı sıra yapımı devam eden 3 Çankaya Evi ile toplam 20 yeni Çankaya Evi kazandırılmış olacak.  </b></p>
<p><b>Çankaya Belediyesi, 2023’te 3 Çankaya Evi de hizmete girince toplam 30 Çankaya Evi ile yılda 50 binden fazla vatandaşa kişisel gelişim, hobi ve meslek kurslarında eğitim olanağı sunmuş olacak.   </b></p>
<p>Çankayalıların ikinci adresi haline gelen Çankaya Evlerinin sayısı artıyor. Son olarak Çayyolu Hizmet Binası içinde açılan Çankaya Evi ile Başkan Alper Taşdelen döneminde 17 Çankaya Evini hizmete açan Çankaya Belediyesi, 3 Çankaya Evini daha 2023’te halkın hizmetine sunacak.  </p>
<p>Seçim döneminde verdiği her sözü yerine getirdiklerini kaydeden Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Çankaya Belediyesi olarak aralıksız, durmadan çalışıyoruz. Verdiğimiz sözleri fazlasıyla yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttıracak eserlerle bulundukları bölgeye de değer katıyoruz. Kalıcı eserlerle geleceğe imzamızı atıyoruz. Çankaya Evleri, kreşler, kültür merkezleri, sosyal tesisler, parklar yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. 2023’te Kırkkonaklar, Dilekler ve Karapınar Çankaya Evlerimizin açılışını yapacağız” diye konuştu.  </p>
<p><b>2 ÇANKAYA EVİNDE İNŞAATA DEVAM KARAPINAR GÜN SAYIYOR </b></p>
<p>Kırkkonaklar’da yapımı devam eden Çankaya Evi, 1.440 metrekare alan üzerine inşa ediliyor. Bölgenin değerine değer katacak yeni Çankaya Evi, modern tasarımı ve 4 katlı yapısıyla Kırkkonaklar ve çevre semtlere hizmet verecek. Çankaya Evi&#8217;nde çok amaçlı salon ve fuaye alanın yanı sıra, Çankaya Akademi, hobi ve kişisel gelişim kursları için derslikler de yer alacak. </p>
<p>50. Yıl ve Dilekler mahallelerine hizmet edecek Dilekler Çankaya Evi ise bin metrekare alan üzerine inşa ediliyor. Taziye Evi, Bahar Evi, kütüphane, dersliklerin yer alacağı 3 katlı Çankaya Evi, mimarisi ve projesiyle bölgeye çok değer katacak. Temeli atılan ancak 5546 karar sayılı genelgenin Madde 2/3‘e göre feshedilen Karapınar Çankaya Evi’nin ise yeniden ihale edilerek yapımına başlanacak.   </p>
<p>Çankaya Evleri, Çankayalıların sosyalleşmesi, yeni dostluklar edinmesi, kendilerini geliştirmesi ve kaliteli zaman geçirmesi için her dönem yenileniyor. Her yıl her yaştan binlerce kursiyere hizmet veren Çankaya Evleri&#8217;nde kişisel gelişim, meslek edinme ve hobi eğitimlerinin tamamı konusunda uzman eğitmenlerce gerçekleştiriliyor.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankaya-evlerinin-sayisi-artiyor-345092">Çankaya Evlerinin Sayısı Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lider Türkiye&#8217;de Rekabet Artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lider-turkiyede-rekabet-artiyor-344780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 07:36:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yepyeni yarışma programı Lider Türkiye’de rekabet kızışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lider-turkiyede-rekabet-artiyor-344780">Lider Türkiye&#8217;de Rekabet Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin yepyeni yarışma programı Lider Türkiye’de rekabet kızışıyor. Zaman zaman gergin dakikaların yaşandığı Lider Türkiye programının 21-22 Ocak tarihlerinde yayınlanacak bölümlerinde kutuplaşma, sosyal medya, fenomenler ve linç kültürü konuları tartışılıyor. Araştırmacı,  Siyasal İletişimci ve Stratejist Faruk Acar’ın</strong> <strong>mentorluğunda Habertürk ekranlarında saat 23.30’da yayınlanacak olan Lider Türkiye’de, yarışmacılar sundukları farklı bakış açıları ile gündemdeki konulara çözüm üretiyor.  </strong></p>
<p>Halkın arasından çıkan yarışmacılarıyla Türkiye’nin gündemini tartışan Lider Türkiye, televizyon dünyasına yeni bir heyecan getirdi. Farklı görüş açıları ve her kesimden kitlenin kendisini bulabildiği Lider Türkiye programında takım oyunları ve liderlik vasıfları ön plana çıkıyor. </p>
<p>Siyasi parti üyesi gibi çalışan yarışmacıların farklı görüş ve düşüncelerini dile getirdiği Lider Türkiye’de halkın içinden çıkan lider adayları, halk jürisi ile buluşuyor. Araştırma<em>cı,</em> Siyasal İletişimci ve Stratejist Faruk Acar’ın mentorluğunda Habertürk ekranlarında izleyici ile buluşan Lider Türkiye’de adaylar, 400 kişilik büyük halk jürisinin önünde tez-antitezlerini savunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lider-turkiyede-rekabet-artiyor-344780">Lider Türkiye&#8217;de Rekabet Artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessiz evlilikte sorunlar konuşulmuyor, gerginlikler artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikte-sorunlar-konusulmuyor-gerginlikler-artiyor-344579</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 09:06:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte]]></category>
		<category><![CDATA[gerginlikler]]></category>
		<category><![CDATA[konuşulmuyor]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evlilik ilişkisinde çiftler arasında çok güçlü bir iletişim olması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, paylaşımın olmadığı ve sessizliğin hakim olduğu bir evlilikte sorunların çözümsüz kaldığı için zamanla olumsuz duygu birikimi ile gerginlik dozunun artarak patlamalar yaşanabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikte-sorunlar-konusulmuyor-gerginlikler-artiyor-344579">Sessiz evlilikte sorunlar konuşulmuyor, gerginlikler artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Evlilik ilişkisinde çiftler arasında çok güçlü bir iletişim olması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, paylaşımın olmadığı ve sessizliğin hakim olduğu bir evlilikte sorunların çözümsüz kaldığı için zamanla olumsuz duygu birikimi ile gerginlik dozunun artarak patlamalar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Demirsoy, çiftler arasında duygusal yakınlık ve bağlılığı geliştirecek ölçüde eşlerin birbirine zaman ayırmasının ve iç dünyalarını birbirlerine açtıkları derinlemesine bir paylaşımın olmasının önemini vurguladı. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sessiz evlilik ve çiftler arasında doğru ilişki ve iletişime ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Evlilik ilişkisi iletişimi gerektirir</strong></p>
<p>Sessizliğin bireysel açıdan bir kişilik özelliği olabileceğini ancak evlilik ilişkisinin iletişim gerektirdiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Eşlerin kendi iç dünyalarını birbirine açarak, çeşitli durumlara ilişkin duygu ve düşüncelerini paylaştıkları derinlemesine bir iletişimin olduğu ilişki kurulduysa, eşler birbirini yeterince tanıyor ve kişisel sınırlarına saygı ve kabul gösteriyorsa sessizlik gibi bireysel bir kişilik özelliği ilişki açısından sorun teşkil etmeyecektir.”dedi.</p>
<p><strong>Genel olarak sessizlik, önemli sorunların göstergesi olabilir</strong></p>
<p>İnsanların iletişim kalıpları ve sorun çözme stillerinin birbirinden farklı olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Kimi konuşarak ilişki içinde sorun çözer, rahatlar, kimisi de kendi içinde düşünüp değerlendirmeyi tercih eder. Eşler bu açıdan birbirini tanıyıp, birbirine uyum sağlamayı başarırsa farklılıkları evlilik yaşamında avantaj bile sağlayabilir. Ancak bir ilişkide genel olarak sessizliğin hakîm olması altta yatan önemli sorunların göstergesi olabilir.” uyarısında bulundu. </p>
<p><strong>Olumlu ve olumsuz sessizlik…</strong></p>
<p>Evlilik ilişkisinde sessizliğin, yerine göre hem yapıcı hem de yıkıcı olabileceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “’Söz gümüşse sükut altındır’ atasözünü hatırlayalım, konuşmak iyi bir şey olsa da yerine göre, doğru zamanda susmayı bilmek de kıymetlidir. Bu anlamda ‘olumlu sessizlik’ ve ‘olumsuz sessizlik’ten söz edebiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Anlık tepkiler yerine sessiz kalmak yararlı olabilir</strong></p>
<p>İlişkilerde sessiz kalmanın kabul edilebilir hatta yapıcı olduğu durumlar olduğunu kaydeden Çiğdem Demirsoy, “Örneğin olumsuz bir durum karşısında anlık tepkiler vermek yerine kendi içinde sessizce düşünmek, o durumu daha doğru değerlendirmeyi ve olaya ilişkin duyguları yönetebilmeyi ve daha sağlıklı tepkiler vermeyi sağlayacak, gereksiz tartışmaları, ilişkide stres ve gerilimli durumların yaşanmasını önleyecektir. Böyle bir sessizlik, ‘olumlu sessizlik’tir. Bunu ‘olumsuz sessizlik’ten ayıran şey, temelde eşler arasındaki ilişkide sağlıklı bir iletişimin olması, sadece duruma özgü olarak, sorun çözme amacıyla ilişki içinde küçük bir mola almak ya da ilişkide kopukluğa yol açmayacak ölçüde bireysel ihtiyaç olarak yaşanmasıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Olumsuz sessizlikte sorunlar gözden gelinir</strong></p>
<p>“Olumsuz sessizlik” halinde eşlerden birinin ya da her ikisinin birden problemleri görmezden gelmek, halı altına süpürmek gibi hatalı tutumları olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Ya da bir taraf iletişim kurma, sorun çözme ihtiyacında iken diğer tarafın buna direnmesi, kendini kapatması, pasif direnişe geçme, bazen eşlerden birinin bazen de iki tarafın birden ilişkide güç ve kontrol uygulaması gibi olumsuz davranış kalıpları söz konusudur.” dedi.</p>
<p><strong>Duyguları yok saymak doğru değildir</strong></p>
<p>“Her ilişkide bazı çatışmalar yaşanır ya da kişilik ve tercihlerin farklılığından doğan karşılanmamış ihtiyaçlar söz konusu olabilir” diyen Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, böyle bir durumda duyguları yok varsaymanın ya da bastırmanın doğru olmadığını söyledi.</p>
<p><strong>Sessiz evliliklerde olumsuz duygular birikir</strong></p>
<p>İlişkinin sağlıklı yürümesi için çiftler arasında açık bir iletişim olması gerektiğini söyleyen Çiğdem Demirsoy, şunları söyledi:</p>
<p>“Susup kendi içine kapanmak, ilişkiden geri çekilmek, somurtmak, surat asmak yerine ihtiyaçlarını kendi içinde netleştirdikten sonra kendini uygun bir dille ifade ederek uzlaşma ortamı yaratıldığında ilişki sağlıklı ilerler. Örneğin eşiniz her hafta sonu aile ziyareti yapmak isterken siz evde kalmak ya da bazı günlerde de başka bir şey yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu bir çatışma durumudur. İstemediği halde bunu dile getirmeyip oraya gittiğinde ya da ardından somurtmak veya hiç belli etmeyip anlaşılmayı beklemek, beklerken de kırgınlığın, kızgınlığın artması ‘olumsuz sessizlik’ örneğidir. Sessizliğin hakim olduğu bir evlilikte sorunlar çözümsüz kaldığı için zamanla olumsuz duygu birikimi ile gerginlik dozu artar, patlamalar yaşanır ya da eşler arasındaki duygusal bağ zayıflar, giderek birbirinden uzaklaşma ve kopukluk yaşanır, evlilik monotonlaşır, sonuç olarak sadece rollerin gerektirdiği sorumlulukların yerine getirildiği cansız bir evlilik modeli ortaya çıkar.”</p>
<p><strong>Derinlemesine paylaşım olmalı</strong></p>
<p>Sağlıklı bir evlilik için çiftlere tavsiyelerde de bulunan Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Duygusal yakınlık ve bağlılığı geliştirecek ölçüde eşlerin birbirine zaman ayırması, iç dünyalarını birbirlerine açtıkları derinlemesine bir paylaşımın olması ve yanı sıra eşler arasında küçük anlaşmazlıkların büyük sorunlara dönüşmeden çözülmesini sağlayacak açık, net, karşılıklı saygının, empati ve hoşgörünün olduğu bir iletişim olmalıdır.” dedi. </p>
<p><strong>Kişi önce kendini tanımalıdır</strong></p>
<p>Kişinin eşiyle iletişimden önce de kendiyle olan iç iletişiminin sağlıklı olması gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Kendini tanıma, duygu ve ihtiyaçlarının farkında olma ve bunları ilişkiye pozitif yön verecek şekilde ifade edebilmek önemlidir. Kendi duygularını tahlil edemeyen bir insanın karşısındakini anlayabilmesi zordur. Sağlıklı, olumlu yönde ilerleyebilecek bir ilişki için susmak, boyun eğmek değil yerine göre uzlaşma noktası yakalayabilmek için kendini esnetebilmek, yerine göre de nezaketle hayır diyebilmek gereklidir.” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikte-sorunlar-konusulmuyor-gerginlikler-artiyor-344579">Sessiz evlilikte sorunlar konuşulmuyor, gerginlikler artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
