<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>artırıyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/artiriyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/artiriyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 12:59:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>artırıyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/artiriyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ortaklık, madencilik sektöründeki iş birliğini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortaklik-madencilik-sektorundeki-is-birligini-artiriyor-625414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[birliğini]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[madencilik]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklık]]></category>
		<category><![CDATA[sektöründeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rosatom bünyesindeki TENEX Grubu’na bağlı uluslararası uranyum madencilik şirketi Uranium One Grubu A.Ş. ile Brezilyalı Diamanté Grubu’nun holding şirketi Brezilya Nükleer Enerji İştirakleri Ltd. (NBEPar), Brezilya’da maden kaynaklarını geliştirme projelerini uygulamada ‘Nadina Minerals’ adıyla bir ortak girişim kurmak için anlaşma imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortaklik-madencilik-sektorundeki-is-birligini-artiriyor-625414">Ortaklık, madencilik sektöründeki iş birliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rosatom bünyesindeki TENEX Grubu’na bağlı uluslararası uranyum madencilik şirketi Uranium One Grubu A.Ş. ile Brezilyalı Diamanté Grubu’nun holding şirketi Brezilya Nükleer Enerji İştirakleri Ltd. (NBEPar), Brezilya’da maden kaynaklarını geliştirme projelerini uygulamada ‘Nadina Minerals’ adıyla bir ortak girişim kurmak için anlaşma imzaladı. İmza töreni, Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 2026 Nükleer Zirvesi uluslararası forumu iş programında yapıldı.  </p>
<p>Taraflar, ortaklık kapsamında gerekli lisansları temin etmeyi, umut vaat eden maden yataklarında jeolojik arama çalışmaları yürütmeyi ve yüksek teknolojiye dayalı endüstriler için hayati öneme sahip metallerin madenciliği ve işlenmesine yönelik uzmanlaşmış modern tesisler kurmayı planlıyor. Uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olan proje, Brezilya’nın ulusal ekonomisinin geliştirilmesi bakımından stratejik bir adım olma özelliğine sahip. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortaklik-madencilik-sektorundeki-is-birligini-artiriyor-625414">Ortaklık, madencilik sektöründeki iş birliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazanda Yapılan Bu Hatalar Diz ve Bel Ağrısını Artırıyor !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-yapilan-bu-hatalar-diz-ve-bel-agrisini-artiriyor-617944</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 20:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısını]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[hatalar]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında yapılan bilinçsiz beslenme tercihleri, yalnızca mideyi değil, diz ve omurga sağlığını da tehdit ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-yapilan-bu-hatalar-diz-ve-bel-agrisini-artiriyor-617944">Ramazanda Yapılan Bu Hatalar Diz ve Bel Ağrısını Artırıyor !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Ramazan ayında yapılan bilinçsiz beslenme tercihleri, yalnızca mideyi değil, diz ve omurga sağlığını da tehdit ediyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sahurun atlanması, iftarda aşırı yemek yenmesi ve yetersiz su tüketiminin kas kaybına ve eklem içi basınç artışına yol açabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><b><span>“Uzun Açlıkta İlk Kaybedilen Kas Dokusudur”</span></b></p>
<p><span>Sahurun atlanması düşündüğümüzden daha ciddi sonuçlar doğurabilir.</span>Uzun süreli açlıkta ilk kaybedilen kas dokusudur. Kas zayıflığı diz ve bel üzerindeki yükü artırır. Özellikle bel fıtığı, diz kireçlenmesi ve omurga problemleri olan kişilerde ağrılar artabilir.Sahurda mutlaka protein, lif ve sağlıklı yağ kombinasyonu yapılması gerekir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/ramazanda-yapilan-bu-hatalar-diz-ve-bel-agrisini-artiriyor-0-1dT91qDP.jpg"/></p>
<p><b><span>“İftarda Aşırı Yemek Omurgayı Zorluyor!”</span></b></p>
<p>İftarda hızlı ve fazla yemek yemek mide basıncını artırır.Mide doluluğu arttıkça diyafram yukarı itilir. Bu durum omurga rahatsızlığı olan kişilerde bel ve sırt ağrısını tetikleyebilir. Kızartma ve ağır yağlı yemekler ise hem reflüyü artırır hem de kas-iskelet sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturur.</p>
<p><b>”Tuz ve Şeker Eklemleri Etkiliyor”</b></p>
<p><span>Aşırı tuz tüketimi ödem oluşturur ve eklem içi basıncı artırabilir.Şekerli sahur tercihleri de gün içinde halsizlik ve kas zayıflığına yol açabilir.</span></p>
<p><b>”Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor !”</b></p>
<p><span>Ramazan’da en sık yapılan hatalardan biri yetersiz su tüketimidir. </span>Susuzluk; baş ağrısı, eklem sertliği ve performans düşüşüne neden olabilir. Sahurda en az 2–3 bardak su içilmeli, iftar ile sahur arasında 2–2,5 litre su hedeflenmelidir. Gazlı ve aşırı kafeinli içecekler sıvı kaybını artırabilir.</p>
<p><b><span>“Ramazan Sağlığı Bozmak Değil,Korumak İçin Bir Fırsat Olabilir”</span></b></p>
<p><span>Doç. Dr. Ahmet İnanır, Ramazan’ın doğru planlandığında kas-iskelet sistemi için risk değil, fırsat olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</span>“Bilinçli beslenme ile hem enerji korunur hem de eklem ve omurga sağlığı desteklenir. Ramazan’da önemli olan miktar değil, denge ve doğru kombinasyondur” diye konuştu. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
</div>
<p><span><span>—</span></span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-yapilan-bu-hatalar-diz-ve-bel-agrisini-artiriyor-617944">Ramazanda Yapılan Bu Hatalar Diz ve Bel Ağrısını Artırıyor !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-gerilimler-denizcilikte-hukuki-destegin-onemini-artiriyor-617874</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilikte]]></category>
		<category><![CDATA[desteğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerilimler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Kazalar]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye deniz taşımacılığında dünya sıralamasında ilk 10’a yükselirken, ABD/İsrail-İran çatışması başta olmak üzere tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle bu alanda hukuki desteğin önemi de giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-gerilimler-denizcilikte-hukuki-destegin-onemini-artiriyor-617874">Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye deniz taşımacılığında dünya sıralamasında ilk 10’a yükselirken, ABD/İsrail-İran çatışması başta olmak üzere tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle bu alanda hukuki desteğin önemi de giderek artıyor. Avukat Seda Yılmaz, her ne kadar bölgesel çatışma, doğal afet, salgın gibi durumlar mücbir sebep kabul edilse de armatörden lojistik firmasına kadar zararın karşılanması için tüm paydaşlara düşen sorumluluklar olduğuna dikkati çekti. </strong></p>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamasına göre bin groston ve üzeri Türk sahipli deniz ticaret filosu, 53,1 milyon detveyt kapasitesiyle dünyada 10. sıraya yükseldi. TÜİK verilerine göre geçen yıl, deniz yoluyla taşınan ihracat yükü ise yüzde 5,2 artarak 153 milyar 816 milyon doları buldu. İhracatın yüzde 56,3’ü deniz yoluyla taşınırken, çatışmalar, kazalar ve diğer riskler nedeniyle bu alanda hukuki desteğe ihtiyaç da büyüyor. </p>
<p>Türkiye’nin denizcilikteki atılımını değerlendiren Avukat Seda Yılmaz, <em>“Filomuzun büyümesi, dünyaya açılmayı da beraberinde getiriyor ancak denizcilik, kazançlı olduğu kadar riskli de bir alan.”</em> dedi. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kazalar ve Güvenlik Riskleri Artıyor</strong> </p>
<p>Yılmaz, gemi yangınları, kazalar, korsan saldırıları ve savaş risklerinin milyarlarca dolarlık kayıplara yol açtığını belirterek, <em>“En son yayımlanan uluslararası istatistiklere göre küresel deniz kazaları, 2024’te yüzde 10 artarak 3.310’a ulaştı. 2025 yılında ise korsan saldırılar yüzde 18’lik artışla 137’ye çıktı.”</em> bilgilerini paylaştı.   </p>
<p><strong>“Savaş Riskleri Doğru Yönetilmeli</strong>” </p>
<p>ABD/İsrail-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Yılmaz, <em>&#8220;Orta Doğu&#8217;daki sıcak çatışma bölgelerinde seyreden gemilerin sigorta poliçelerindeki özel şartlar ve &#8216;savaş riskleri&#8217; klozlarının doğru yönetilmesi, çok önem kazandı. Çatışma dönemlerinde, bölgeden geçecek tankerler için sağlanan teminatlar kapsam dışı bırakılabiliyor veya ek prim karşılığında yeniden düzenlenebiliyor. Hasar ve kazalarda sorumluluk paylaşımı, mücbir sebep değerlendirmesi, sigorta tazminatları ve dava süreçleri, uluslararası hukuk desteğini ve öngörülebilir sözleşmelerin gereğini zorunlu kılıyor.”</em> diye konuştu.</p>
<p><strong>“Hasar Durumlarında Her Dakikanın Önemi Var”</strong></p>
<p>Yılmaz, hasar ve kazalarda hızlı müdahalenin şart olduğunun altını çizdi. Hasarın tespiti için gemi veya limanda hazırlanacak rapor ve bildirimlerin vakit kaybetmeden yapılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, <em>“Tüm tarafların, risklere önceden ne kadar hazır oldukları da sorumluluğun hafiflemesi açısından belirleyici olabiliyor. Mücbir sebep durumunda zararı önleme tedbirlerinin ve alternatif planların devreye girmesi büyük önem taşıyor.”</em> ifadelerini de kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-gerilimler-denizcilikte-hukuki-destegin-onemini-artiriyor-617874">Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izbeton-yeni-uretim-tesisiyle-kapasitesini-artiriyor-617727</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 08:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[asfalt]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[İzbeton]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kapasitesini]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[tesisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yenileme]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zbeton]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617727</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamak amacıyla altyapısını güçlendirerek asfalt yatırımlarına hız verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izbeton-yeni-uretim-tesisiyle-kapasitesini-artiriyor-617727">İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamak amacıyla altyapısını güçlendirerek asfalt yatırımlarına hız verdi. İZBETON’un 25 ayrı asfalt ekibi gece gündüz sahada yol onarım çalışmalarını sürdürürken, ana arterlerde de yenileme çalışmaları devam ediyor. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın verdiği söz doğrultusunda ekip sayısını 40’a çıkarmayı hedefleyen İZBETON, merkez ilçelere daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için Buca’da yeni asfalt üretim tesisini hizmete açarak üretim kapasitesini artıracak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlilere verdiği yol yenileme sözü kapsamında, kentin ana arterlerinden sokak aralarına kadar asfalt çalışmaları artan kapasiteyle sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda sahada gece gündüz görev yapan İZBETON AŞ ekipleri, 25 asfalt yama ekibiyle yol onarımlarını gerçekleştirirken, 5 asfalt serim ekibiyle de ana arterlerde yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Günün ilk ışıklarında İZBETON’un Bornova yerleşkesinde dolum yaparak sahaya çıkan ekipler; yağışların yollarda oluşturduğu bozulmalar, kurum kazılarının bulunduğu alanlar ve zamanla tahrip olan noktalarda yama çalışması yapıyor. Ekip sayısının yanı sıra asfalt üretim kapasitesini de artıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı sonuna kadar İzmir’in 30 ilçesinde kapsamlı bir asfalt yatırımını hayata geçirmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>Yoğun yağışlara rağmen 25 ayrı ekiple 50 bin ton asfalt </strong></p>
<p>Çalışmalar hakkında bilgi veren İZBETON Yol Altyapı ve Asfalt Uygulama Müdürü Gökay Genç, İzmir’de ulaşım altyapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda 2026 yılına güçlü bir saha organizasyonuyla başladıklarını belirtti. Ocak ve şubat aylarının yağışlı geçmesine rağmen 25 ekiple aralıksız çalıştıklarını kaydeden Genç, “İzmir’in ihtiyaç duyduğu yağışlar gerçekleşti ancak bu durum sahadaki çalışmalarımızda kısmi bir yavaşlamaya neden oldu. Buna rağmen ocak ve şubat aylarında toplam 50 bin ton asfalt uygulamasını tamamladık” dedi.</p>
<p><strong>Ekip sayısı 40’a çıkacak</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın hedefleri doğrultusunda sahadaki ekip sayısının artırılacağını belirten Gökay Genç, çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Genç, “Ekiplerimiz gece gündüz, saat sınırlaması olmaksızın görev yapıyor. Ramazan Bayramı’nın ardından ekip sayımızı 40’a çıkarmayı planlıyoruz. Özellikle ana arterlerde yenileme çalışmalarını tamamlayarak vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli yollara kavuşmasını sağlayacağız” dedi.</p>
<p><strong>Buca’da yeni asfalt üretim tesisi</strong></p>
<p>Yol yenileme çalışmaları kapsamında, artan ekip sayısına paralel olarak asfalt kapasitesi de artırılıyor. Genç, “Buca’da yeni bir asfalt plenti (üretim tesisi) kurarak kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Mart ayı itibariyle yollarımızı daha güvenli ve konforlu hâle getirme çalışmalarına başladık. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak özellikle merkez ilçelerdeki ana arter yollarını yeniliyoruz. Bu kapsamda, Buca Uğur Mumcu Caddesi, Ankara Caddesi yan yol ve Gaziler Caddesi gibi önemli arterlerde çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızın özellikle ana yollarda daha konforlu yollara kavuşmasını hedefliyoruz. Yıl sonuna kadar bu farkı gözle görülür şekilde hissedecekler” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izbeton-yeni-uretim-tesisiyle-kapasitesini-artiriyor-617727">İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi sahadaki gücünü yeni yatırımlarla artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-sahadaki-gucunu-yeni-yatirimlarla-artiriyor-615427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İş Makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[kamyon]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Şadi Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[sahadaki]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarla]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altyapı ve ulaşım hizmetlerini hızlandırmayı hedefleyen Nilüfer Belediyesi, 4 iş makinesi ve 6 kamyonu düzenlenen törenle araç filosuna kattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-sahadaki-gucunu-yeni-yatirimlarla-artiriyor-615427">Nilüfer Belediyesi sahadaki gücünü yeni yatırımlarla artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Altyapı ve ulaşım hizmetlerini hızlandırmayı hedefleyen Nilüfer Belediyesi, 4 iş makinesi ve 6 kamyonu düzenlenen törenle araç filosuna kattı. Yeni yatırımla birlikte belediyenin araç parkı da yüzde 30 büyüdü. Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’in sahadaki gücünü büyütüp, hizmet kapasitemizi güçlendiriyoruz” dedi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, ilçedeki altyapı ve ulaşım hizmetlerini daha etkin, hızlı ve kesintisiz sürdürebilmek amacıyla araç filosunu genişletti. Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Ek Hizmet Binası’nda düzenlenen törenle, yeni alınan 4 iş makinesi ve 6 kamyon resmen hizmete alındı.</p>
<p>Törene; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı.</p>
<p>“GERÇEK GÜCÜMÜZ SAHADA ORTAYA ÇIKIYOR”</p>
<p>Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bir belediyenin asıl performansının şantiyede ve mahallelerdeki çalışmalarda belli olduğuna dikkat çekti. Sahadaki hizmet kapasitesini sürekli olarak güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, yatırımla ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Mevcut 20 iş makinesi ve 13 kamyonumuza ek olarak, 4 iş makinesi ve 6 kamyonu daha filomuza katıyoruz. Böylece iş makinesi sayımızı yüzde 20, kamyon sayımızı yüzde 46 artırıyor, toplam araç parkımızı yüzde 30 büyütmüş oluyoruz.”</p>
<p>DIŞA BAĞIMLILIK AZALACAK, KAYNAKLAR VERİMLİ KULLANILACAK</p>
<p>Yeni araçlarla birlikte vatandaşın taleplerine ve olası sorunlara çok daha kısa sürede müdahale edeceklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu yatırımın sağladığı ekonomik avantajlara da değindi. Başkan Şadi Özdemir, “Bakım ve arıza durumlarında iş sürekliliğini kendi imkanlarımızla sağlayacağız. Dışarıdan hizmet alımına daha az ihtiyaç duyulacak, kaynaklarımızı daha verimli, ekonomik ve daha kontrollü kullanacağız” dedi.</p>
<p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız ise bu alımın sosyal belediyeciliğin güzel bir örneği olduğunu belirtti. Saldız, Nilüfer’in filosuna katılan bu yeni araçların, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bölgedeki çalışmalarına da kolaylık ve destek sağlayacağını ifade etti.</p>
<p>Tören, açılış konuşmalarının ardından protokol üyelerinin kurdele kesimiyle sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-sahadaki-gucunu-yeni-yatirimlarla-artiriyor-615427">Nilüfer Belediyesi sahadaki gücünü yeni yatırımlarla artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev İçi Hava Kirliliği KOAH Riskini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ev-ici-hava-kirliligi-koah-riskini-artiriyor-608526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çi]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış sezonunda pek çok insanın zamanının büyük bölümünü ev ve ofis gibi kapalı alanlarda geçirmesi, bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-ici-hava-kirliligi-koah-riskini-artiriyor-608526">Ev İçi Hava Kirliliği KOAH Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış sezonunda pek çok insanın zamanının büyük bölümünü ev ve ofis gibi kapalı alanlarda geçirmesi, bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Bunlardan biri de akciğer sağlığımızı tehdit eden KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı). Akciğerlerdeki hava yollarının kalıcı olarak daraldığı, ilerleyici kronik bir solunum hastalığı olarak tanımlanan KOAH; sigara dumanı, zararlı partiküller ve çeşitli gazlara maruziyet sonrasında zamanla hava yollarının daralmasıyla gelişiyor. Vakaların yüzde 70-80’i sigara kullanımına bağlıyken, sigara içmeyen bireylerde de pasif sigara dumanına maruziyet, KOAH için önemli bir risk faktörü. </p>
<p><strong>Biyomas Maruziyeti Nedir?</strong></p>
<p>Sigara kullanmayan kişilerde görülen KOAH vakalarının büyük bölümünün baş sorumlusu, ev içi hava kirliliği. Bu kirliliğin en önemli kaynağı ise “biyomas maruziyeti.” Isınma ya da yemek pişirme sırasında odun, kömür ya da tezek gibi yakıtların kullanılmasıyla ortaya çıkan duman ve zararlı partiküller, uzun vadede hastalığın gelişme riskini artırıyor. Bunun yanı sıra; ev içinde yetersiz havalandırma, özellikle filtre temizliği yeterince yapılmayan klimalar, toz tutan halı ve kilim kullanımı, kimyasal içeren temizlik malzemeleri ve evde açık alanda çamaşır kurutulması gibi faktörler de akciğer sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Tüm bunlar KOAH&#8217;lı bireylerin akciğer dokularındaki iltihabı artırırken <em>KOAH</em> semptomlarını da şiddetlendirebiliyor. </p>
<p><strong>Belirtiler Önemsenmiyor, Doktora Başvurma Oranları Düşük </strong></p>
<p>KOAH, genellikle sessiz başlayan ve zamanla şiddetlenerek nefes darlığı ile kendini gösteren bir hastalık. Kronik öksürük, balgam çıkarma, hırıltı ve göğüste sıkışma hissi hastalığın en sık görülen belirtilerinden. Ancak risk grubunda bulunan birçok kişi, ya belirti olmadığı ya da şikâyetlerini önemsemediği için doktora başvurmakta gecikiyor. </p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fidan Yıldız</strong>, KOAH tanısında erken tanının önemine dikkat çekiyor ve bu konuda en önemli tetkikin solunum fonksiyon testi (spirometri) olduğunu söylüyor. Ancak tanıyı desteklemek amacıyla akciğer grafisi, kan oksijen seviyesi ölçümü ile kan ve egzersiz testleri de kullanılıyor. KOAH tedavisi ise yalnızca ilaçla sınırlı değil. Özellikle tütün kullanımının bırakılması, düzenli takip ve hasta-hekim iş birliği, tedavinin başarısında belirleyici rol oynuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-ici-hava-kirliligi-koah-riskini-artiriyor-608526">Ev İçi Hava Kirliliği KOAH Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>C vitamininin fazlası böbrek taşı riskini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasi-riskini-artiriyor-607555</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[vitamininin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı bir yetişkinde böbreklerden her dakika yaklaşık 1,2–1,3 litre kan geçer. Böbreklerin gün boyu vücudun ihtiyacına göre çalıştığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Böbrekler bu kanı süzer, vücut için gerekli büyük proteinleri ayırır ve süzüntü adı verilen bir sıvı oluşturur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasi-riskini-artiriyor-607555">C vitamininin fazlası böbrek taşı riskini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Sağlıklı bir yetişkinde böbreklerden her dakika yaklaşık 1,2–1,3 litre kan geçer. Böbreklerin gün boyu vücudun ihtiyacına göre çalıştığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Böbrekler bu kanı süzer, vücut için gerekli büyük proteinleri ayırır ve süzüntü adı verilen bir sıvı oluşturur. Gün içinde yaklaşık 180 litre oluşan bu süzüntünün büyük bölümü geri alınır, atık maddeler ve sıvı fazlası ise günde yaklaşık 1,5–2 litre idrar olarak vücuttan atılır. Ancak farkında olunmadan kullanılan bazı ilaçlar ve besin destekleri bu işleyişi olumsuz etkileyebilir. Örneğin aşırı C vitamini böbrek taşı riskini, aşırı D vitamini ise dehidratasyon ve böbrek taşı riskini artırabilir” dedi.</strong></p>
<p>Ülkemizde yaklaşık 9 milyon kronik böbrek hastası bulunduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “İlaçlar ve besin destekleri de dahil olmak üzere kana karışan her madde böbreklerden geçer ve bazıları burada hasara yol açabilir. Özellikle kronik böbrek hastalığı olan ya da diyabet, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve obezite gibi risk faktörlerine sahip kişilerin çok daha dikkatli olması önemli. Bazı ağrı kesiciler ve antibiyotikler başta olmak üzere çeşitli ilaçların kullanımı sonrasında idrar renginde değişiklik, vücutta şişlik ve idrar miktarında azalma görülmesi böbrek hasarını düşündürebilir” dedi.</p>
<p><strong>Sıvı alımı yetersizse protein tozları böbreklere zarar verebilir</strong></p>
<p>Besin takviyelerinin içeriği, kullanım dozu ve sürelerinin net olmaması ayrıca birbirleriyle ya da diğer ilaçlarla olan etkileşimlerinin bilinmemesinin sağlık problemleri doğurabileceğine dikkat çeken Atasoyu, “Bu ürünler çoğu zaman reçetesiz satılır ve sağlık uzmanına danışılmadan kullanılır. Oysa özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu olan ya da farklı nedenlerle risk altındaki kişilerde besin takviyeleri dikkatle kullanılmalı. Örneğin sağlıklı bireylerde B ve C vitaminlerinin fazlası böbreklerden atılırken, kronik böbrek hastalarında bu maddeler vücutta birikebilir ve böbrek taşı ya da sıvı kaybı gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca protein tozu ve kreatin gibi sporcu destekleri, böbrekleri tek başına tehdit etmese de yeterli su içilmediğinde, aşırı egzersiz yapıldığında ya da böbrekleri etkileyen ilaçlarla birlikte kullanıldığında tehlikeli durumlara yol açabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Türkiye’de tuz tüketimi önerilenin üç katı</strong></p>
<p>Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı ve obezitesi olanlar, uzun süreli ilaç kullanmak zorunda kalanlar, yeterince su içmeyenler, ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar ve ileri yaştaki kişilerde böbrek hastalığına yatkınlığın daha yüksek olduğunu dile getiren Atasoyu, “Kişinin kan tahlillerinin normal olması böbreklerin her zaman tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle idrar tahlili ve ultrason ile birlikte değerlendirme yapılması gerekir. Bu durum, birçok kişinin böbrek hastalığının farkında olmadan yaşamını sürdürmesine de yol açabiliyor. Ülkemizde böbrek hastalığı riskini artıran en önemli etkenlerden biri ise aşırı tuz tüketimi. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesini önerirken, ülkemizde bu miktar 16–18 gram civarında. Tuz tüketimini azaltmak böbrek sağlığını korumada etkili bir adım” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasi-riskini-artiriyor-607555">C vitamininin fazlası böbrek taşı riskini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stres duygusal açlığı artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/stres-duygusal-acligi-artiriyor-607288</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:29:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açlığı]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yoğun bir günün ardından dolaba yönelmek ya da stresli bir anda atıştırma isteği duymak birçok kişi için tanıdık bir durumdur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stres-duygusal-acligi-artiriyor-607288">Stres duygusal açlığı artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yoğun bir günün ardından dolaba yönelmek ya da stresli bir anda atıştırma isteği duymak birçok kişi için tanıdık bir durumdur. Bu tanıdık hissin arkasında ise çoğu zaman hormonların etkisi vardır. Stres sırasında beynin, kortizol adı verilen bir hormon salgıladığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kortizolün temel görevi vücudu tehlikeye hazırlamaktır ancak bu süreçte iştah da belirgin şekilde artar. Kaygı, korku ve öfke gibi duygular beyin tarafından ‘tehlike’ olarak algılandığı için, stres anlarında vücut daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu düşünür. Bu nedenle stresliyken yemek yeme isteği, özellikle ani ve kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkabilir” dedi.</strong></p>
<p>Günlük hayatta her yeme isteği gerçek bir açlıktan kaynaklanmaz, bazı durumlarda bu istek duygusal tetikleyicilerle ortaya çıkar. Duygusal yeme ile fiziksel açlığın birbirinden farklı olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Fiziksel açlık yavaş yavaş gelişir, mide guruldaması gibi bedensel sinyallerle kendini gösterir ve kişi hemen her türlü yiyeceğe açık hale gelir. Duygusal yeme ise ani başlar ve çoğu zaman açlıktan çok bir boşluk hissiyle ilişkilidir. Bu durumda kişi belirli yiyeceklere yönelir ve yeme davranışının ardından pişmanlık ya da suçluluk gibi duygular yaşayabilir. Burada asıl ihtiyaç beslenmekten çok, duyguları bastırma çabasıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Beynin stresle başa çıkma yolu: şeker</strong></p>
<p>Stresli anlarda özellikle tatlı ve karbonhidratlı besinlere yönelmenin rastlantı olmadığını belirten Unutmaz, “Bu tür yiyecekler beyinde dopamin ve serotonin salgısını geçici olarak artırarak kısa süreli bir rahatlama hissi yaratır. Beyin bu süreçte adeta ‘şekerle sakinleş’ mesajı verir ancak bu etki kalıcı değildir. Eğer kişi bu döngüyü sık sık yaşıyor, yemek sonrasında yoğun pişmanlık hissediyor, kendini kusturma gibi davranışlar gösteriyor ya da en ufak boşluk anını stres olarak algılayıp kontrolsüz şekilde yeme eğilimi sergiliyorsa, yalnızca diyetle çözüm aramak yeterli olmayabilir. Duygular önemli birer sinyaldir ve yemek onların yerine geçmesi gereken bir çözüm değildir. Bu noktada psikolog ya da psikiyatri desteği almak büyük önem taşır” uyarısında bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stres-duygusal-acligi-artiriyor-607288">Stres duygusal açlığı artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Minycenter yatırımlarına devam ediyor, dijitalde gücünü artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/minycenter-yatirimlarina-devam-ediyor-dijitalde-gucunu-artiriyor-606851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 01:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalde]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[minycenter]]></category>
		<category><![CDATA[sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin bebek ve çocuk ürünleri alanındaki öncü perakende markalarından Minycenter, fiziksel mağazacılıktaki güçlü konumunu dijitalde de pekiştirerek web sitesini baştan sona yeniledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minycenter-yatirimlarina-devam-ediyor-dijitalde-gucunu-artiriyor-606851">Minycenter yatırımlarına devam ediyor, dijitalde gücünü artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin bebek ve çocuk ürünleri alanındaki öncü perakende markalarından Minycenter, fiziksel mağazacılıktaki güçlü konumunu dijitalde de pekiştirerek web sitesini baştan sona yeniledi. Büyüme stratejileri doğrultusunda hem fiziksel hem de dijital yatırımlarına aralıksız devam eden Minycenter, modern teknolojilerle güçlendirdiği yeni web sitesini kullanıcılarıyla buluşturdu.</p>
<p>Anne-bebek ve çocuk kategorisinde güvenilir markaları, geniş ürün yelpazesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla ailelerin ilk tercihlerinden biri olan Minycenter, yeni web sitesiyle dijital alışveriş deneyimini üst seviyeye taşımayı hedefliyor.</p>
<p>Yenilenen web sitesi; hız, güvenlik ve kullanım kolaylığı kriterleri temel alınarak baştan sona yeniden tasarlandı. Mobil ve masaüstü cihazlarda yüksek performans sunacak şekilde optimize edilen altyapı sayesinde Minycenter müşterileri, çok daha hızlı, akıcı ve kullanıcı dostu bir alışveriş deneyimi yaşayacak.</p>
<p>Kullanıcı deneyimi (UX) öncelikli olarak kurgulanan yeni sitede; sade ve modern tasarım, güçlü filtreleme seçenekleri, kolay navigasyon ve gerçek zamanlı kişiselleştirme özellikle ön planda tutuldu. Böylece ebeveynler aradıkları ürünlere çok daha kısa sürede ulaşabilecek, alışverişlerini zahmetsizce tamamlayabilecek.</p>
<p>Minycenter E-Ticaret ve Pazarlama Grup Direktörü <strong>Necmi Kahraman</strong>, yeni web sitesi yatırımıyla ilgili şunları söyledi: <em>“Minycenter olarak hem mağazacılıkta hem de dijitalde güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme hedefliyoruz. Yeni web sitemiz, sadece görsel bir yenilenme değil; aynı zamanda hız, güvenlik ve kullanıcı deneyimi açısından ciddi bir teknolojik dönüşümün sonucu. Amacımız, müşterilerimize her temas noktasında kusursuz bir deneyim sunmak. Yeni sitemizle birlikte online alışverişi çok daha akıcı, keyifli hale getireceğiz.”</em></p>
<p>Yeni web sitesi yatırımı, Minycenter’ın büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak markanın dijitaldeki varlığını güçlendirirken, müşteri memnuniyetini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Minycenter, hem mağazalarında hem de online kanallarında anne bebek ve çocuk ihtiyaçlarını tek çatı altında, güvenle sunmaya devam ediyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minycenter-yatirimlarina-devam-ediyor-dijitalde-gucunu-artiriyor-606851">Minycenter yatırımlarına devam ediyor, dijitalde gücünü artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yollarda Konforu Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-yollarda-konforu-artiriyor-603508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 14:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[konforu]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[yenileme]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yollarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre ilçesindeki sorumluluk alanlarında yürüttüğü yol bakım ve onarım çalışmalarıyla ulaşım kalitesini yükseltiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-yollarda-konforu-artiriyor-603508">Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yollarda Konforu Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre ilçesindeki sorumluluk alanlarında yürüttüğü yol bakım ve onarım çalışmalarıyla ulaşım kalitesini yükseltiyor. Yıpranan noktalarda yapılan yenileme çalışmalarıyla sürücüler için daha güvenli bir sürüş ortamı sağlandı.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşım konforunu ve trafik güvenliğini artırmak amacıyla yol bakım ve onarım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Manisa genelinde Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda bulunan yollarda kısmi yenileme, bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yol Yapım Şube Müdürlüğü ekipleri, Yunusemre ilçesinde bulunan ve zamanla yıpranarak sürüş konforunu olumsuz etkileyen yolların bozuk noktalarında kısmi yenileme ve onarım uygulamaları yaptı. Çalışmalarla birlikte araç sürücüleri için daha güvenli ve konforlu bir ulaşım yolu oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ihtiyaç duyulan noktalarda yol yenileme çalışmalarına belirlenen program dahilinde devam edecek.</p>
<p><b>“Hedefimiz Sorunsuz Ulaşım”</b></p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışmaların il genelinde süreceğini belirterek, “Vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmesi önceliğimizdir. Saha ekiplerimizin tespitleri ve hemşerilerimizden gelen talepler doğrultusunda, Yunusemre başta olmak üzere 17 ilçemizin tamamında yol yenileme seferberliğimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-yollarda-konforu-artiriyor-603508">Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yollarda Konforu Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yağışlı havalar trafikte riskleri artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yagisli-havalar-trafikte-riskleri-artiriyor-597915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[havalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kayma]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[trafikte]]></category>
		<category><![CDATA[yağışlı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597915</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, yağışlı havalarda sürücülerin karşılaşabileceği tehlikeleri değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yagisli-havalar-trafikte-riskleri-artiriyor-597915">Yağışlı havalar trafikte riskleri artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, yağışlı havalarda sürücülerin karşılaşabileceği tehlikeleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>Zeminin ıslanmasıyla lastiklerinin yol ile teması kesilebiliyor</strong></p>
<p>Trafikte yağışlardan kaynaklı pek çok tehlikeyle karşı karşıya kalınabildiğini dile getiren Özgür Şener, “Aracın durma mesafesinin artması, görüş mesafesinin azalması, yaya hareketliliği gibi sebepleri bu duruma örnek olarak sıralayabiliriz. Aşırı yağışlar, peyzaj sulaması gibi faktörlerden dolayı yol zemininde su birikintileriyle karşı karşıya kalabiliriz. Böyle durumlarda araç lastiklerinin yol ile teması kesilebilir. Sonucunda kaymalar, kızaklamalar meydana gelebilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Aquaplaning” tehlikesi artıyor</strong></p>
<p>Lastiklerin, yol üzerinde biriken su üzerinde dönme hareketi yerine kayma hareketi yapmasına aquaplaning (su kızaklaması) denildiğini ve bu riskin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Lastikler su üzerinde dönme yerine kayma hareketi yaptığında sürücü aracın kontrolünü kaybedebilir. Bu durum özellikle hız yüksekse ciddi kazalara neden olabilir” dedi.</p>
<p><strong>Sürüş öncesi kontrol hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>Yağışlı havalarda trafiğe çıkmadan önce mutlaka araç kontrolü yapılmasını öneren Şener, lastik basınçlarının uygun seviyede tutulması ve diş derinliğinin minimum 3 mm olması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p>Özgür Şener, hava durumunun takip edilmesi, ayrıca silecekler, farlar, klima ve buğu çözücü sistemlerin çalışır durumda olmasının güvenli sürüş için kritik olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Sürüş sırasında hız ve takip mesafesi ayarlanmalı</strong></p>
<p>Özellikle yağmurun ilk damlalarının yola düşmesiyle birlikte kayganlığın arttığını kaydeden Özgür Şener, sürücülere şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>“Hız mutlaka düşürülmeli, zemin ve hava koşullarına göre uyarlanmalı.</p>
<p>Takip mesafesi artırılmalı; öndeki aracın geçtiği bir noktaya en az 4 saniye sonra ulaşılması öneriliyor.</p>
<p>Ayna kontrolleri sıklaştırılmalı.</p>
<p>Yağmurdan kaçan yayaların ani hareketlerine karşı dikkatli olunmalı.</p>
<p>Görüşün azaldığı gün doğumu ve gün batımı saatlerinde farların açık ve temiz olması sağlanmalı.</p>
<p>Direksiyon hakimiyetini bozabilecek ani fren, ani hızlanma veya ani vites değişimlerinden kaçınılmalı.”</p>
<p><strong>Araç kaymaya başlarsa ne yapılmalı?</strong></p>
<p>Özgür Şener, aracın kaymaya başlaması durumunda sürücülerin doğru tepkiyi vermesinin önemine değinerek, “Acil durum freni uygulanmalı, fren pedalına güçlü bir şekilde basılmalı. Manuel araçlarda aynı anda debriyaja basılması gerekir” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yagisli-havalar-trafikte-riskleri-artiriyor-597915">Yağışlı havalar trafikte riskleri artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Performansını Artırıyor: Yeni Özellikler Ağ Güvenliğini ve Operasyonel Verimliliği Geliştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-siber-guvenlik-performansini-artiriyor-yeni-ozellikler-ag-guvenligini-ve-operasyonel-verimliligi-gelistiriyor-592126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 07:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ağ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonel]]></category>
		<category><![CDATA[performansını]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik’in yeni sürümü, platformlar arası Genişletilmiş Tespit ve Yanıt (XDR) yeteneklerini genişletiyor, güvenlik ayarlarının yönetimini kolaylaştırıyor ve ağ faaliyetleri hakkında daha derin bilgiler sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-siber-guvenlik-performansini-artiriyor-yeni-ozellikler-ag-guvenligini-ve-operasyonel-verimliligi-gelistiriyor-592126">Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Performansını Artırıyor: Yeni Özellikler Ağ Güvenliğini ve Operasyonel Verimliliği Geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik’in yeni sürümü, platformlar arası Genişletilmiş Tespit ve Yanıt (XDR) yeteneklerini genişletiyor, güvenlik ayarlarının yönetimini kolaylaştırıyor ve ağ faaliyetleri hakkında daha derin bilgiler sunuyor. Bu iyileştirmeler sayesinde tehditlerin daha hızlı tespit edilmesi, yapılandırma kontrolünün kolaylaşması ve operasyonel etkinliğin artırılması mümkün oluyor.</strong></p>
<p>Kaspersky ICS CERT’in son bulguları, 2025’in ikinci yarısında endüstriyel kontrol sistemleri (ICS) bilgisayarlarının %20,5’inde kötü amaçlı yazılımların engellendiğini gösteriyor. Bu oran, endüstriyel ortamlarda karşılaşılan siber tehditlerin yüksek seviyede olduğunu ortaya koyuyor ve kritik varlıkların ve süreçlerin korunması için kapsamlı siber güvenlik stratejilerinin hayata geçirilmesinin önemini vurguluyor. Artan güvenlik talebine yanıt olarak Kaspersky, endüstriyel ortamlar için amiral gemisi çözümünü yükseltti.</p>
<p>Şirket, özel OT sınıfı teknolojiler, uzman bilgisi ve derin tecrübeyi sorunsuz şekilde birleştiren özgün bir ekosistem sunuyor. Bu ekosistemin merkezinde, kritik altyapı koruması için tasarlanmış, yerel Genişletilmiş Tespit ve Yanıt (XDR) platformu Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik (KICS) yer alıyor. Endüstriyel otomasyon ve kontrol sistemlerini kapsamlı şekilde güvence altına almak amacıyla geliştirilen bu platform; dağıtılmış kontrol sistemlerinin uç noktaları için KICS for Nodes ve otomasyon sistemi ağ güvenliğini izleyen KICS for Networks bileşenlerinden oluşuyor.</p>
<p>Yeni sürüm, güvenliği güçlendirmek ve operasyonel dayanıklılığı sağlamak için geliştirilen bir dizi ileri düzey yetenek sunuyor:</p>
<p><strong>1.Genişletilmiş XDR Yetkinlikleri</strong></p>
<p>KICS’in son versiyonu artık Linux tabanlı sistemleri destekliyor ve böylece olay analizleri daha hızlı ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Yeni inceleme grafiği ile güvenlik ekipleri süreçler, dosyalar ve kullanıcılar arasındaki bağlantıları hızlıca tespit ederek kök neden analizini kolaylaştırıyor. Ayrıca manuel kontrol özellikleri, hassas yanıt adımlarını mümkün kılarak tehditlere karşı etkin müdahaleyi artırıyor.</p>
<p><strong>2.Zaman Kazandıran Gelişmiş Yapılandırma Kontrolü</strong></p>
<p>Güvenlik ayarlarının yönetimini basitleştirmek için platform artık Windows, Linux, endüstriyel ağ cihazları ve PLC’ler (Programlanabilir Mantıksal Kontrolörler) için hazır şablonlar sunuyor. Bu yaklaşım kurulum süresini kısaltıyor ve hata riskini minimize ediyor. Tek bir pencereden host yapılandırmalarının görüntülenmesi ve yönetilmesi, değişikliklerin hızlı şekilde tespit edilmesini sağlarken herhangi bir modifikasyona otomatik uyarılar gönderiyor ve böylece kuruluşların optimal güvenlik seviyelerini zahmetsizce korumasına yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>3.PLC ve Operasyonel Performans Hakkında Daha Derin Bilgiler</strong></p>
<p>Yeni güncelleme, agent’sız sorgulama ve gelişmiş iç log analizi ile PLC’leri izlemeye yönelik ileri araçlar sunuyor. Bu yöntem, ek yazılım yüklemeye gerek kalmadan PLC davranışlarını ve proje yürütme sorunlarını daha derinlemesine anlamayı mümkün kılıyor. Hızlı sorun giderme ve operasyonel içgörüler, duruş sürelerini minimize ederek endüstriyel süreçlerin kesintisiz yürütülmesini destekliyor.</p>
<p>İzleme yetenekleri artık Siemens, Prosoft, Moxa, Hirschmann ve Ruggedcom gibi daha geniş bir endüstriyel cihaz yelpazesini kapsıyor. Agent’sız sorgulama, ek yazılım yüklemeden çeşitli endüstriyel ekipmanların yönetilmesini sağlayarak operasyonel karmaşıklığı ve zaman kaybını azaltıyor.</p>
<p><strong>4.Ağ Bütünlüğü Kontrolünde Yeni Cihaz Odaklı Yaklaşım</strong></p>
<p>Yeni cihaz odaklı yaklaşım, ağ faaliyetlerinin izlenmesini geliştiriyor. Bu özellik, varlıklar arasındaki iletişim desenleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunarak güvenlik ekiplerinin yüksek trafikli hostları hızlıca tespit etmesini ve cihazların ağ üzerindeki etkileşimlerini anlamasını sağlıyor. Böylece ağ denetimi basitleşiyor ve tehdit tespiti güçleniyor.</p>
<p><strong>5.Otomatik Veri Toplama ile Optimizasyon ve Sistem Performansı</strong></p>
<p>Operasyonel etkinliği artırmak için platform artık OS ve ICS yazılım sağlığı verilerini yarı otomatik şekilde topluyor ve analiz ediyor. Bu özellik, performans sorunlarını hızlıca belirliyor, optimal ayarlar öneriyor ve hariç tutma kuralları oluşturuyor. Kuruluşlar böylece sorunları daha çabuk çözerek sistem kararlılığını sürdürebiliyor.</p>
<p><strong>Andrey Strelkov, Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Ürün Grubu Başkanı</strong>:“Kullanıcılarımıza hem IT hem de OT ortamlarında daha güçlü ve entegre koruma sağlamayı sürdürme taahhüdümüz devam ediyor. KICS’in son sürümü, endüstriyel ağların güvenliği, görünürlüğü ve yönetimini büyük ölçüde artıran yenilikçi özellikler sunuyor. Bu iyileştirmeler, kuruluşların kritik altyapılarını daha etkin korumasını ve ortaya çıkan tehditlere daha hızlı yanıt vermesini sağlıyor. Amacımız, endüstriyel şirketlere operasyonel dayanıklılık ve güçlü bir siber güvenlik duruşu sunan daha akıllı ve uyarlanabilir çözümler sağlamak,” diyor </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-siber-guvenlik-performansini-artiriyor-yeni-ozellikler-ag-guvenligini-ve-operasyonel-verimliligi-gelistiriyor-592126">Kaspersky Endüstriyel Siber Güvenlik Performansını Artırıyor: Yeni Özellikler Ağ Güvenliğini ve Operasyonel Verimliliği Geliştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 15:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Artrit]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[havalar]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700">Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri.” dedi.</b></p>
<p><b>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” dedi.</b></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b>Artrit, eklemlerin düşmanı</b></p>
<p>Artritin, eklemleri etkileyen ve zamanla kaslarda güçsüzlük ile hareketsizliğe yol açan bir hastalık grubu olduğunu belirten Doç. Dr. Şevgin, “Ağrı, şişlik, kızarıklık ve fonksiyon kaybı en sık görülen belirtilerindendir. Artrit grubu hastalıkları kişinin yaşam kalitesini etkilemekte ve günlük yaşam aktivitelerinin sınırlandırmaktadır. En sık görülen türleri osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.</p>
<p><b>Yaşam tarzı en büyük belirleyici</b></p>
<p>Hastalıkların ortaya çıkmasında birçok faktörün etkili olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şevgin, “Genetik geçişli olan hastalar olabildiği gibi yaşa bağlı olarak da vücutta ortaya çıkan aşırı ve zorlayıcı kullanım ile gelişen eklem harabiyeti de olabilmektedir. Özellikle osteoartrit yaşa bağlı olarak gelişen bir artrit çeşididir. Yaşam tarzı bu hastalığın oluşmasında tabi ki önem arz ediyor. Eklemlerimize aşırı yük bindirmek ve sürekli tekrarlı zorlayıcı hareketlerde bulunmak zamanla eklem yüzeylerinin aşınmasına sebep olacak ve geri dönüşümsüz bir süreci tetikleyecektir. Örnek verecek olursak; sürekli ağır poşet taşımak, 2 el ile yapabileceğimiz işleri tek elle yapmaya çalışmak, çalışma aralarında molalar vermemek, kilomuzun normal sınırların üzerinde olması (kilolu, obez gibi), ev veya çalışma ortamında ergonomik bir dizaynın olmaması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Hareketsizlik artriti körüklüyor</b></p>
<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, şöyle devam etti:</p>
<p>“‘İşleyen demir pas tutmaz’ ve ‘Nerde hareket orada bereket’ atasözleri aslında tüm durumu özetliyor. Son zamanlarda teknolojinin de vermiş olduğu rahatlık ile hareketsiz yaşam oldukça artmış vaziyette. Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri. Kilo artışı, eklemlerde sertlik, kaslarda kullanmamaya bağlı gelişen güçsüzlük artrit oluşma riskini arttırır. Var olan durumunda ilerlemesine sebep olur.”</p>
<p><b>Kadınlarda daha yaygın</b></p>
<p>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Artritlerin görülme oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazladır. Bunun en önemli sebeplerinden biri hormon farklılıkları diyebiliriz. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><b>Artrit tedavisinde fizyoterapi hemen başlanmalı  </b></p>
<p>Artrit tedavisinde fizik tedavinin önemine değinen Doç. Dr. Şevgin, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artrit tedavisinde fizyoterapiye 3 önemli aşamada yer verebiliriz. Koruyucu fizyoterapi uygulamaları, tedavi edici uygulamalar ve hastalık ilerlemesini durduran yaşam tarzı değişiklikleri ile hasta eğitimi aşamaları genel fizyoterapinin yönetimini oluşturuyor. Kişi artrit hastası olmadan önce hareketli yaşam tarzının topluma aşılanması, çeşitli aktiviteler ve etkinliklerle düzenli egzersiz, postür farkındalığı ve ergonomik düzenlemelerin (evde, işte) okul çağından itibaren gençlerimize öğretilmesi koruyucu fizyoterapi uygulamaları olarak verilebilir. Tedavi edici uygulamalarda artrit tanısı konduktan sonra hemen akut yani ilk 3 aylık periyotta fizyoterapiye başlanmalıdır.”</p>
<p>Fizyoterapi ve rehabilitasyonun bu hastalarda sıkça tercih edilen ve sonuçları gayet olumlu olan bir yöntem olduğunu kaydeden Doç. Dr. Şevgin, “Fizyoterapi eklemlerdeki deformasyonlarını geçiremez ama bu deformasyonun ilerlemesini yavaşlatıp engelleyebilir. Bunu da ağrıyı, şişliği azaltarak ve eklemde hareketlenmeyi arttırarak sağlar.” dedi.</p>
<p><b>Artrit hastaları için uygun egzersiz türleri hangileri?</b></p>
<p>Artrit hastaları için en uygun egzersizlerin ekleme yük bindirmeyen ve özellikle kişinin kendi vücut ağırlığı ile yaptığı kalistenik denilen egzersizleri örnek veren Doç. Dr. Şevgin, “Aynı zamanda imkan var ise su içinde yapılan egzersizler de yine artrit hastaları tarafından tolere edilebilecek egzersizlerdir. Esneme ve germe egzersizleri ile aerobik egzersizlerde yine önerilebilir. Egzersiz bir tedavi yöntemidir aslında sayısı, sıklığı, süresi ve çeşidi vardır; bu yüzden egzersiz yapılacaksa muhakkak bir fizyoterapistten bilgi alınmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><b>Soğuk hava ağrıyı artırabilir</b></p>
<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında hastaların şikayetlerinin arttığına işaret eden Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bunun sebebi olarak tam bilimsel bir açıklama olmasa da bazı güçlü varsayımlar mevcut. Soğuk havalarda eklemlerdeki sertliklerin artması, nemli havalarda hava basıncının ekleme etki etmesi. Gün ışığından yararlanma süresinin azalmasının D vitamini ve iltihap üzerine etsinin azalması gibi.” şeklinde konuştu. </p>
<p><b>Yeni tedaviler umut verici ama geçici</b></p>
<p>Son yıllarda öne çıkan yeni tedavilere de değinen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bu konuda sürekli araştırmalar yapılmakta ve yeni yöntemler gündeme gelmektedir. Bu yöntemlerin çoğu ağrı üzerine odaklanarak hastanın yaşam kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. Ancak tedavi edilen bu ağrı belli bir süre sonra tekrar ortaya çıkmaktadır. Henüz kalıcı bir yöntem olmasa da kısa süreli etkiler olumludur. Bana göre hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan yöntem yaşam tarzı değişikliğidir. Kişi kendinin doktoru olacak ve yaşam tarzını değiştirecek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><b>Artrit hastalarına öneriler</b></p>
<p>Doç. Dr. Ömer Şevgin, artrit hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: </p>
<p>“Ağrı varken hareketi devam ettirmeyin.</p>
<p>Kilonuzu kontrol altında tutun.</p>
<p>Evde, işte, yolda fark etmez bir iş yaparken muhakkak dinlenme molaları verin. </p>
<p>Postürünüzün farkında olun doğru postürde olmaya özen gösterin.</p>
<p>Bir hareketi yaparken eklemlerinizin doğru pozisyonda olduğundan emin olun.</p>
<p>Tekrarlayan hareketlerden kaçının.</p>
<p>Büyük eklemleri kullanın.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-artrit-sikayetlerini-artiriyor-589700">Soğuk havalar artrit şikayetlerini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda obezite riski 2 kat artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-obezite-riski-2-kat-artiriyor-589575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 08:36:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ayağı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[taban]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda düztabanlık  ebeveynleri endişelendiren sorunların başında geliyor. Ebeveynler, “Çocuğumun ayağı düz, ne yapmalıyım?” sorusuyla sıkça hekimlerin kapısını çalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-obezite-riski-2-kat-artiriyor-589575">Çocuklarda obezite riski 2 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda düztabanlık  ebeveynleri endişelendiren sorunların başında geliyor. Ebeveynler, “Çocuğumun ayağı düz, ne yapmalıyım?” sorusuyla sıkça hekimlerin kapısını çalıyor. Aslında düztabanlık çoğu zaman normal gelişim sürecinin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik, sanıldığından çok daha yaygın görülüyor. Öyle ki dünyada ve ülkemizde yaklaşık her 10 çocuktan 7’sinde erken yaşlarda, bir başka deyişle 3 yaşından önce  düztabanlık görülüyor.  Bu oran yaş ilerledikçe azalıyor, çünkü ayak kemeri çocuk büyüdükçe ve kaslar güçlendikçe doğal olarak gelişmeye devam ediyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Pediatrik Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Emre Sarıekiz,</strong>  çocuklarda düztabanlığın çoğu zaman kendiliğinden düzeldiğine dikkat çekerek, “Dolayısıyla her düztabanlık tedavi gerektirmez. Gereksiz korkuya kapılmak yerine doğru takip çok daha değerlidir. Ayağın kemik ve kas gelişimi genellikle 6–7 yaşına kadar devam eder. Bu yaşlara dek gözlem ve egzersiz yeterlidir. Ancak, çocuğun ayağında ağrı, yürüyüşünde anormallik veya hızlı deformite gelişimi gibi uyarı işaretlerinde ebeveynlerin mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurmaları çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>3 yaş altındaki çocuklarda düztabanlık normal</strong></p>
<p>Düztabanlık, ayak tabanında normalde bulunması gereken kavisin azalması veya tamamen kaybolması durumu olarak tanımlanıyor. Ayak kemerinin çökmesiyle birlikte basma sırasında ayağın tamamı yere temas ediyor. Bu durum doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebiliyor. Küçük çocuklarda ayak kemeri henüz tam gelişmemiş oluyor ve ayak tabanında bulunan yağ dokusu kemeri gizliyor. Yürümeyle birlikte kaslar güçlendikçe zamanla ayak kemeri oluşuyor. Bu nedenle, 3 yaşın altındaki çocukların yüzde 70-80’inde düztabanlık görülüyor. Dr. Emre Sarıekiz,<strong> </strong>ayak kemerinin genellikle 5–6 yaşından sonra belirgin hale geldiğini belirterek, “Dolayısıyla erken dönemde yapılan düztaban tanısı çoğu zaman geçici bir durumun yanlış yorumlanmasından ibarettir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Fazla kilolu çocuklarda risk 2 kat artıyor! </strong></p>
<p>Çocuklarda düztabanlığa pek çok etken neden olabiliyor. Bunlardan en önemlilerinden biri ise obezite. Son yıllarda çocukluk çağı obezitesinin artmasına paralel olarak düztabanlığın daha sık görüldüğüne dikkat çekiliyor.  Pediatrik Ortopedi ve Travmatolaji Uzmanı Dr. Emre Sarıekiz, “Zira, fazla kilolar ayağa binen yükü artırarak kemerin çökmesine yol açabilmektedir Dolayısıyla, obezite sorunu olan çocuklarda düztabanlık riski normal kilolu çocuklara göre yaklaşık iki kat daha fazladır” diyor. Ailede düz tabanlık olması, uygun olmayan ayakkabı kullanımı,  çok yumuşak veya desteksiz tabanlar, tarsal koalisyon olarak adlandırılan ve ayak kemerini oluşturan eklemlerdeki anomaliler, eklem bağlarının gevşek olması ve kas dengesini bozan serebral palsi gibi nöromüsküler hastalıklar da düztabanlığa yol açan diğer etkenleri oluşturuyor. </p>
<p><strong>Çocuğunuzda bu belirtiler varsa, dikkat!</strong></p>
<p>Fizyolojik düztabanlıkta ağrı, şekil bozukluğu veya fonksiyon kaybı olmuyor. Çoğu çocukta bu durum geçici bir özellik olarak kabul ediliyor.  Dr. Emre Sarıekiz, dolayısıyla 3–4 yaşındaki bir çocukta belirgin ağrı veya yürüme sorunu yoksa endişelenmeye gerek olmadığını ifade ederek, “Bu dönemde ayağın gelişimini izlemek, gereksiz tedavilerden çok daha önemlidir” diyor. <strong> </strong>Ancak bazı durumlarda mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurulması gerektiği uyarısında bulunan Dr. Emre Sarıekiz, “Erken dönemde tanı koymak önemlidir, çünkü düztabanlık, yapısal bir kemik veya kas bozukluğuna bağlı olabilir. Böyle tablolarda erken müdahale ileride cerrahi ihtiyacını azaltabilir” bilgisini veriyor. Dr. Emre Sarıekiz, ebeyenlerin dikkate almaları gereken belirtileri şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Yürürken topuğunu içe basıyorsa</li>
<li>Ayağında yorgunlukla artan ağrı veya şişlik oluyorsa</li>
<li>Spor aktivitelerinde çabuk yoruluyorsa</li>
</ul>
<ul>
<li>Ayakkabı tabanının iç kısmında düzensiz aşınma varsa</li>
</ul>
<p><strong>Tedavi yöntemleri: Egzersiz, tabanlık, uygun ayakkabı </strong></p>
<p>Tanıda çoğu zaman fizik muayene yeterli geliyor. Gerekirse ayak taban basınç analizi veya röntgene başvuruluyor. Dr. Emre Sarıekiz, kas dengesini ve postürü korumanın tedavide temel yaklaşımı oluşturduğunu söyleyerek, “Ayak iç kavisini destekleyen basit egzersizler, uygun ayakkabı kullanımı ve kilo kontrolü çoğu tabloda yeterli olmaktadır. Özellikle ayak kemerini destekleyen kaslar için yapılan kas güçlendirme egzersizleri oldukça etkilidir. Ayağın doğal gelişimine izin veren, sert olmayan ama iç kemer desteği bulunan ayakkabıların tercih edilmesi de önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Ameliyat nadiren gündeme geliyor</strong></p>
<p>Pediatrik Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Emre Sarıekiz, cerrahi tedavinin sadece ciddi yapısal deformitelerde veya ağrının tüm konservatif tedavilere rağmen kronikleştiği nadir durumlarda gündeme geldiğini vurguluyor. “Yani, ameliyat son çare olarak düşünülmektedir. Her çocuk için değil, gerçekten gerekli durumlar için geçerlidir” diyen Dr. Emre Sarıekiz, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ameliyat genellikle kemik hizalamasını ve ayak kemerini yeniden düzenlemeyi içermektedir. Ayak kemeri yeniden şekillendirilir, yük dağılımı dengelenir ve bu sayede çocuğun ağrısız şekilde yürümesi sağlanır. Tedaviden etkin sonuç alınabilmesi için ameliyat sonrasında iyi bir rehabilitasyon süreci ve doğru taban desteği de çok önemlidir. 4-6 hafta süren iyileşme sürecinin ardından çocuk yavaş yavaş normal aktivitelerine dönebilmektedir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-obezite-riski-2-kat-artiriyor-589575">Çocuklarda obezite riski 2 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basit Bir Ağrı Kesici Otizm ve DEHB Riskini Artırıyor mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basit-bir-agri-kesici-otizm-ve-dehb-riskini-artiriyor-mu-586311</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 10:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kesici]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[Parasetamol]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEBH) 2000’li yıllarda %5 oranındayken, günümüzde bu oran %9’lara kadar çıkabiliyor. Bu rahatsızlıkların ailevi, genetik ya da çevresel faktörlerden kaynaklandığını düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-agri-kesici-otizm-ve-dehb-riskini-artiriyor-mu-586311">Basit Bir Ağrı Kesici Otizm ve DEHB Riskini Artırıyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEBH) 2000’li yıllarda %5 oranındayken, günümüzde bu oran %9’lara kadar çıkabiliyor. Bu rahatsızlıkların ailevi, genetik ya da çevresel faktörlerden kaynaklandığını düşünülüyor. Ancak son zamanlarda parasetamol gibi sık kullanılan ilaçların bu rahatsızlıklara neden olduğu yönünde iddialar anne adaylarının kafasında soru işaretleri oluşturabiliyor. Bilimsel veriler, bu konudaki kaygıların çoğunun abartılı olabileceğini gösteriyor. Çünkü bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar, parasetamol ile otizm veya DEHB arasında doğrudan bir nedensellik kurulamamış olduğunu gösteriyor. Aksine, hamilelikte tedavi edilmemiş yüksek ateşin bebeğe verebileceği zararın, kontrollü ilaç kullanımına göre çok daha ciddi olabileceği kabul ediliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Taha Takmaz, hamilelikte parasetamol kullanımı ve bebeğe etkisi ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>İlaçlarınızı doktor kontrolünde kullanın</strong></p>
<p>Son 10 yılda yayımlanan bazı gözlemsel yani bilimsel verilere dayalı olmayan çalışmalarda, hamilelikte parasetamol kullanımının çocuklarda otizm veya DEHB riskini az da olsa artırabileceğini iddia edilmektedir. Ancak bu çalışmaların çoğu, annenin kendi beyanına dayanmakta ve kullanılan ilacın dozu, süresi, hangi haftada alındığı gibi ayrıntılar net olmamaktadır. Yani bilimsel verilere göre; hamilelikte enfeksiyon veya grip gibi nedenlerle anne adayının ateşinin çıkması, parasetamol kullanımından daha ciddi riskler doğurabilmektedir. Mevcut klinik uygulamada parasetamol bu durumda en güvenli ve en sık kullanılan seçenektir. Dikkat edilmesi gereken asıl hususlar ise gerektiğinde, en düşük etkili doz, en kısa süre kullanım, kronik ve yüksek dozdan uzak durmaktır.</p>
<p><strong>Yüksek ateş anne ve bebeği için risk oluşturabilir</strong> </p>
<p>Hamilelikte bilinen çiğ balık yememek, ağır sporlardan kaçınmak veya uykuya dikkat etmek gibi tavsiyelerin yanında genellikle doktorlar “parasetamol içeren ilaçları kullanmayın” gibi bir uyarıda bulunmamaktadır. 40 haftaya yakın süren hamilelik sürecinde anne adayları grip dr olabilir, enfeksiyon riskiyle karşılaşabilir veya yüksek ateş şikayetleri yaşayabilir. Bu noktada anne adayını takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanının hem anneyi hem de bebeği düşünerek önerdiği bazı ilaçlar olabilmektedir. Bu ilaçlar anne adayının iyileşmesi için önemlidir. Anne adayının sağlıklı olması, bebeğin de sağlıklı olması anlamına gelmektedir.</p>
<p>Parasetamol genellikle ateş ve enfeksiyon için kullanılmaktadır; hamilelikte yüksek ateşin kendisinin bile bebek için riskli olabileceği unutulmamalıdır. Yani ilacın kendisi değil, ilacı gerektiren hastalık da otizm ve DEHB’ten sorumlu olabilir. Çoğu zaman altta yatan faktörler; örneğin annenin ateşi, enfeksiyonu veya genetik eğilimler bu ilişkiyi açıklayabilmektedir. Bilimde buna korelasyon denir; korelasyonun varlığı tek başına nedensellik anlamına gelmez.</p>
<p><strong>Araştırmalar otizm ve DEHB’in parasetamol içeren ilaçlarla doğrudan nedensellik ilişkisi olmadığını söylüyor</strong></p>
<p>2024’te JAMA’da (Journal of the American MedicalAssociation) yayımlanan ve 2,5 milyon çocuk içeren İsveç çalışmasında hamilelikte parasetamol kullanımının otizm, DEHB veya zihinsel gerilik riskini artırmadığı gösterilmektedir. Bu sonuç, önceki küçük risk sinyallerinin aslında ailevi, genetik ya da çevresel faktörlerden kaynaklandığını düşündürmektedir. 2025 yılında Mount Sinai Hastanesi’nden çıkan bir derlemede 46 çalışma incelenmiş ve “yüksek kaliteli araştırmalarda risk sinyali biraz daha belirgin” denilmiştir. Harvard’lı araştırmacılar da “nedensellik kanıtlanmamış olsa da, özellikle uzun süreli veya yüksek doz kullanımda temkinli olunmalı” çağrısı yapmıştır.</p>
<p>Bu açıklamalar basında “parasetamol otizm yapıyor” başlıklarıyla yer bularak halk arasında korku ve endişeye neden olsa da bugün ACOG (Amerikan Obstetri ve Jinekoloji Derneği), “Nedensellik yok, parasetamol hâlâ güvenli ve gerekli bir seçenek” demektedir. SMFM (Maternal-Fetal Tıp Derneği), “Kanıtlar sonuçsuz, ama ilacı bırakmak anne-bebek sağlığına zarar verebilir” uyarısında bulunmaktadır. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ise Eylül 2025’te, parasetamol ile otizm arasında tutarlı bir ilişki bulunmadığını açıklamıştır.</p>
<p><strong>Peki neden bazen “risk artışı” iddia ediliyor?</strong></p>
<p>Bilim insanları bazen risk artışı görünmesinin dört temel nedeni olabileceğini belirtmektedir. Parasetamol çoğunlukla ateş ve enfeksiyon için kullanılmaktadır. Asıl riskli olan durum ilaç değil, hastalığın kendisi olabilir. Çalışmalarda annelerden “hamileliğinizde ilaç aldınız mı?” diye sorulmaktadır; bu veri hatalı olabilir, çünkü yıllar sonra alınan bir beyana dayanmaktadır. Tek seferlik kullanım ile aylarca yüksek doz kullanım arasında ayrım olmamaktadır. Bu nedenle bilimsel bir dayanağı yoktur.</p>
<p>Mevcut bilimsel veriler hamilelikte yüksek ateşin tedavi edilmediği takdirde bebek için ciddi riskler doğurabileceğini söylemektedir. Mevcut klinik uygulamada parasetamol bu durumda en güvenli ve en sık kullanılan seçenektir. Dikkat edilmesi gereken asıl hususlar ise; gerektiğinde, en düşük etkili doz, en kısa süre kullanım, kronik ve yüksek dozdan uzak durmak olarak sıralanabilmektedir.</p>
<p>Bugünkü bilgilerimiz; parasetamolün hamilelikte otizme yol açtığına dair güçlü bir kanıt olmaması, büyük ve güvenilir çalışmaların bu iddiayı desteklemiyor oluşu, alandaki değerli ve önemli kuruluşların parasetamolün gerekli olduğunda güvenle kullanılabileceğini söylüyor olması şeklinde özetlenebilir. Ancak bilim kesin bir noktada değildir; yüksek doz ve uzun süreli kullanım konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunun da unutulmaması gerekir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-agri-kesici-otizm-ve-dehb-riskini-artiriyor-mu-586311">Basit Bir Ağrı Kesici Otizm ve DEHB Riskini Artırıyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri farkındalık ayı çerçevesinde kişiselleştirilmiş sağlık yönetiminin öncüsü Acıbadem Life, alanında uzman isimleri bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856">Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri farkındalık ayı çerçevesinde kişiselleştirilmiş sağlık yönetiminin öncüsü <strong>Acıbadem Life</strong>, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. <strong>Six Senses Kocataş Mansions İstanbul’</strong>un bütünsel wellness felsefesiyle uyumlu atmosferinde ev sahipliği yaptığı <strong>Acıbadem Life Talks </strong>kapsamında Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Prof. Dr. Murat Baş</strong> ve Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <strong>Dr. Parvana Seyidova</strong>, meme kanseri ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını her yönüyle ele aldı. </p>
<p><strong>Meme Kanserinde En Büyük Şansımız: Erken Tanı</strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, meme kanserinin nedeninin hormonlar olmadığını belirtti. <strong>Prof. Dr. Çakmakçı</strong> “ Hormonlar yan unsurlardır. Meme kanserinin görülme hızı yaşla birlikte artıyor. Yılda 2,3 milyon kişiye yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Ancak tüm bunlara rağmen meme kanserinde önemli bir şansımız var. Bu şans diğer kanser türlerinde sıklıkla karşımıza çıkmıyor. Bu da erken tanı. Kurallara uyduğunuzda, yılda sadece 2 saatinizi ayırdığınızda meme kanserini erken evrede, daha şikâyetler başlamadan yakalayabiliyoruz” dedi. </p>
<p>Meme kanserinde iki türlü tanı koyduklarını söyleyen <strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, “Bunlardan birini tarama tetkiklerinde koyuyoruz. Diğeri ise şikâyetler üzerine… Ancak iki durum arasında ciddi bir fark var. O da evre farkı. Hedefimiz hiç şikâyet yokken hastalığı yakalamak. Bunun için de temel dayanağımız mamografidir. Son yıllarda kadınlarda “radyasyon alırım” çekincesiyle mamografiden kaçma eğilimi olabiliyor. Oysa bir mamografi sırasında sadece Ankara-İstanbul uçak yolculuğu dozunda radyasyon alınıyor” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Obezite, Kadınlarda Meme Kanseri Riskini Artırıyor</strong></p>
<p>Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Prof. Dr. Murat Baş</strong>, ortalama ömrün 73 olduğunu ancak sağlıklı yaşam süresinin ortalama 64 yıl olduğuna dikkat çekerek, genetik faktörlerin yalnızca yüzde 20 oranında etkili olduğunu, geri kalan yüzde 80’in ise değiştirilebilir yaşam tarzı unsurlarından kaynaklandığını vurguladı. Türkiye özelinde obezitenin, meme kanseri de dâhil olmak üzere pek çok hastalığın temel nedeni haline geldiğini belirten <strong>Prof. Dr. Baş</strong>, “Türk kadın nüfusunun yarısının obez olacağı öngörülüyor. Özellikle menopoz sonrası dönemde görülen meme kanserlerinin büyük bölümü obeziteye bağlı gelişiyor. Premenopoz döneminde de hormona duyarlı kanserlerde obezite önemli bir risk faktörü. Beden kütle indeksinde her 5 kilogramlık artış, meme kanseri riskini anlamlı düzeyde yükseltiyor” dedi.</p>
<p>Akdeniz diyetinin koruyucu etkisine de değinen <strong>Prof. Dr. Baş</strong>, kırmızı et, beyaz un ve şekerin minimal düzeyde tüketildiği; sebze, meyve, baklagil ve kuruyemişlerin ön planda olduğu bu beslenme biçiminin meme kanseri riskini yüzde 3 oranında azalttığını belirtti. Batı tipi beslenmenin ise özellikle fast food tüketimi nedeniyle riski yüzde 14’e kadar artırdığını ifade etti. </p>
<p><strong>Hormon Tedavileri Meme Kanseri Riskini Artırmıyor</strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <strong>Dr. Parvana Seyidova</strong>, kadın sağlığının bir kız çocuğunun doğumuyla başladığını belirtti. Kadın sağlığında bütünsel bakış açısının gerekliliğini vurgulayan <strong>Dr. Seyidova</strong> “Yaşam süresinin uzamasıyla bütünsel bakış açısı daha da önem kazandı. Çünkü artık menopoz döneminde daha uzun süre geçiriyoruz. Eskiden sentetik hormonlar kullanıyorduk. Bugün ise bio eş değer hormon kullanıyoruz. Bu sayede perimenopoz döneminden başlayarak hormon tedavileriyle hem menopoz şikâyetlerini baskılayabiliyor, kemik erimesinin önüne geçebiliyoruz. Toplumda sıklıkla hormon tedavisinin kanser riskini artırdığı yönünde bir kaygı var. Ancak bu kaygı doğru değil. Hormon tedavilerini kadınlarımızda güvenle kullanabiliyor ve hayat kalitelerini koruyabiliyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-meme-kanseri-riskini-artiriyor-585856">Obezite Meme Kanseri Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[anti-inflamatuar]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[İnflamasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[lipödem]]></category>
		<category><![CDATA[lipödemli]]></category>
		<category><![CDATA[Semptom]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi. Lipödemin sadece fazla kilo olmadığının altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu hastalıkta beslenme yalnızca kilo kontrolü için değil, iltihap ve ağrıyı azaltmak için de tedavinin merkezinde olmalı” dedi. </em></p>
<p>Lipödem, özellikle alt ekstremitede yani bacaklarda orantısız yağ birikimi ve ağrı ile seyreden, kronik ve ilerleyici bir yağ dokusu hastalığı olarak tanımlanıyor. Kadınlarda erkeklere oranla çok daha sık görülen bu sorunun çoğu zaman obezite veya lenfödemle karıştırıldığına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Harika Özkaye Yurttadur, lipödemin klasik kilo alımından farklı olarak diyet ve egzersize dirençli, ağrılı bir yağ birikimiyle kendini gösterdiğini anlattı. </p>
<p>Özellikle kadınlarda yüzde 11 oranında görülen lipödemin toplumda yeterince tanınmadığını ancak bu hastalığın kişinin yalnızca fiziksel görünümü değil, yaşam kalitesini ve psikososyal durumunu da yakından etkilediğine işaret eden Dyt. Yurttadur, “Lipödemin tedavisinde en önemli hedefin iltihabı azaltmak, semptomları hafifletmek ve ilerlemeyi durdurmaktır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİNİN AMACI SADECE KİLO KAYBI DEĞİLDİR!”</strong></p>
<p>Lipödemin genellikle obeziteyle karıştırıldığı için kilo kontrolünün çoğu zaman tedavinin odak noktasını oluşturduğunu söyleyen Dyt. Yurttadur, “Ancak yapılan çalışmalar, enerji açığı oluşturulmasına rağmen lipödemli bireylerin yüzde 95’inde etkilenen bölgelerde yağ kaybının çok az olduğunu gösteriyor. Bu nedenle lipödemde beslenme tedavisinin amacı sadece kilo kaybı değildir; iltihabı azaltmak, ödemi hafifletmek ve genel refahı artırmaktır.” dedi. </p>
<p><strong>AKDENİZ TARZI BESLENME İLK SIRALARDA YER ALIYOR</strong></p>
<p>Lipödem hastalarında kişiye özel, düşük karbonhidratlı, anti-inflamatuar beslenme modelinin semptomların hafiflemesine yardımcı olabileceğinin altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu tür diyetler, sistemik inflamasyonu azaltarak ağrının azalmasına, ödemin kontrolüne ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar.” dedi. Hastalar için en uygun beslenme yaklaşımları konusunda şu bilgileri verdi: “Yüksek antioksidan içeriğiyle bilinen Akdeniz diyeti, lipödemli bireylerde inflamasyonu azaltıcı etkisiyle öne çıkar. Zeytinyağı, balık, taze sebze-meyveler, kuruyemişler ve tam tahıllar, vücutta hücre hasarını azaltır ve dolaşımı destekler.” </p>
<p><strong>DÜŞÜK KARBONHİDRATLI BESLENME YARDIMCI OLUR!</strong></p>
<p>Bunun yanında son yıllarda yapılan araştırmaların ketojenik diyetin lipödemde ağrı ve semptom yönetiminde etkili olabileceğini gösterdiğini anlatan Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Ketojenik Diyet modeli 1920’li yıllardan bu yana epilepsiyi yönetmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Karbonhidrat alımını günde 20 gramdan daha aza indirgeyerek uygulanmaktadır. Son yapılan araştırmalarda Ketojenik Diyet’in lipödemde ağırlık ve semptom yönetimini iyileştirebileceği gösterilmektedir.”</p>
<p>“Benzer şekilde düşük karbonhidratlı yani , enerjinin yüzde 45’inden azının karbonhidrattan geldiğinde diyetler de ağrıyı azaltabilir, yaşam kalitesini artırabilir” diyen Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Özetle diyet yaklaşımında önerilen; anti-inflamatuar ve antioksidatif bileşenlerle sistematik inflamasyonu azaltıcı, ödem azaltıcı ve vücut ağırlığını düşürme hedefi olan çoğunlukla düşük karbonhidratlı fakat dönemsel olarak karbonhidrat alımına izin veren döngüsel bir beslenme programı takip edilmelidir.”</p>
<p><strong>DİYETTE OLMASI VE KAÇINILMASI GEREKEN BESİNLER</strong></p>
<p>Genel olarak beslenme alışkanlığı içinde diyette olması ve olmaması gereken besinler konusunda Dyt. Yurttadur şu bilgileri verdi:  “Sistemik inflamasyonu ve ödemi azaltmak, hücre hasarını önlemek için; Zencefil, zerdeçal, sarımsak, soğan, yeşil çay, matcha, rooibos çayı, renkli sebze ve meyveler özellikle koyu yeşil, mor, turuncu renkli olanlar, yaban mersini, böğürtlen, ahududu gibi antosiyanin içeriği yüksek meyveler, ıspanak, pazı, roka, semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler diyete eklenebilir. Beyaz un, nişasta, hamur işleri, tatlılar, paketli gıdalar vb. glisemik indeksi düşük karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir. Özellikle rafine karbonhidrat önerilmemektedir; Kinoa, karabuğday, esmer pirinç, tam buğday makarna, yulaf, tatlı patates ve sebze grubu kompleks karbonhidrat kaynağı olarak diyete eklenebilir. Kas kütlesini korumak için sağlıklı protein kaynakları önemlidir. Bunun için serbest gezen tavuk, hindi, kırmızı et (ölçülü ve yağsız), yumurta, özellikle somon, sardalya, uskumru gibi omega-3 zengini olanlar balıklar ve mercimek, nohut, fasulye gibi kurubaklagiller tercih edilmeli. Yağ seçiminde de zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, chia ve keten tohumu gibi sağlıklı yağlar kullanılmalı. Kinoa, karabuğday, tam buğday makarna, tatlı patates, sebzeler de beslenmeye eklenmesi gerekir. Bunun yanında günde 2–2.5 litre su içmek,  maydanoz, yeşil çay ve ananas gibi doğal diüretikler kullanmak da hidrasyon açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>TAKVİYE ÜRÜNLERDEN DESTEK ALINABİLİR</strong></p>
<p>Lipödemli bireylerde basit şeker, trans yağ, aşırı tuz ve işlenmiş gıdalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebileceğini anlatan Dyt. Yurttadur, “Bazı kişilerde süt ürünleri ve gluten de inflamasyonu tetikleyebilir. Alkol ise lenfatik akışı yavaşlatarak toksin atılımını engellediği için mümkün olduğunca tercih edilmemeli. Bunun yanında kişinin genel durumuna göre hekiminin ya da diyetisyeninin önereceği doğrultuda takviye ürünlerden de yararlanılabilir.”</p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİ EGZERSİZLE BİRLİKTE YÜRÜTÜLMELİDİR”</strong></p>
<p>Lipödemin konservatif tedavisinde beslenme, egzersiz ve fizik tedavi birlikte yürütülmesi gerektiğini ve hedefin sadece kilo vermek olmadığının altını çizen Dyt. Harika Özkaya Yurttadur, sözlerini şöyle tamamladı:  “İltihabı azaltmak, dolaşımı desteklemek ve semptomları kontrol altına almak tedavinin asıl amacıdır. Bilimsel temelli, anti-inflamatuar bir beslenme yaklaşımıyla lipödemin ilerlemesi yavaşlatılabilir, hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir. Bunun yanında Manuel lenf drenajı ile ödemin azaltılmasına yardımcı olur ve dolaşımı destekler. Yine lenf akışını düzenlemede kompresyon giysileri de yardımcı olur. Lenf ödem hastalarının ayrıca yürüyüş, yüzme, yoga, plates gibi düşük etkili egzersizleri de hayatlarına sokmaları son derece önemlidir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB, Kumar Bağımlılığıyla Mücadelede farkındalığı artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-kumar-bagimliligiyla-mucadelede-farkindaligi-artiriyor-585154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 13:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığıyla]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[Kumar Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sudem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585154</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, önemli bir halk sağlığı sorununa dönüşen kumar bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla "Kumar Bağımlılığı Paneli" düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-kumar-bagimliligiyla-mucadelede-farkindaligi-artiriyor-585154">İBB, Kumar Bağımlılığıyla Mücadelede farkındalığı artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, önemli bir halk sağlığı sorununa dönüşen kumar bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla &#8220;Kumar Bağımlılığı Paneli&#8221; düzenledi. İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürlüğü (SUDEM) tarafından organize edilen etkinlik, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası iş birliğini de güçlendirmeyi hedefledi.</strong></p>
<p><strong>FARKINDALIK VE SAHA YETERLİLİĞİ VURGUSU</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), panel ile hem kumar bağımlılığı konusunda toplumsal farkındalığı yükseltmeyi hem de sahada vatandaşla doğrudan temas eden meslek elemanlarının (psikolog, sosyal hizmet uzmanı vb.) doğru bilgilendirme ve yönlendirme yapabilmeleri için gerekli bilgi ve donanıma sahip olmalarını amaçladı. Etkinliğe İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, bilim insanları ve İBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlıklarından uzman personel katıldı.</p>
<p><strong>TOPLUM SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN KRİTİK ADIMLAR</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, İBB&#8217;nin kumar ve madde bağımlılığı sorunlarına karşı yerel yönetimler bazında aktif çözümler geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Eryiğit, konuşmasında şu kritik noktaları vurguladı:</p>
<p>“İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu doğrultusunda, mevcut 9 SUDEM merkezimizi 2029 yılına kadar 15’e çıkararak daha geniş bir kitleye ulaşmayı planlıyoruz. Kumar bağımlılığı, kişinin kumar oynama davranışı üzerinde kontrolünü kaybetmesiyle ortaya çıkan ciddi bir halk sağlığı sorunudur ve diğer bağımlılıkların da başlangıç noktasını oluşturabilmektedir. Bu nedenle, kumar bağımlılığına neden olabilecek biyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel risk faktörlerini anlamak önem taşımaktadır. Kumar bağımlılığı; ruhsal çöküntü, sosyal ilişkilerde bozulma, finansal kayıp, boşanma, intihar gibi çok ağır sonuçlar doğurmasının yanı sıra alkol ve sigara bağımlılığını tetikleyerek ağır fizyolojik hasarlara neden olabilmektedir.”</p>
<p><strong>ALANINDA UZMAN İSİMLER ÖNEMLİ KONULARI ELE ALDI</strong></p>
<p>Çorbada Tuzun Olsun Derneği (ÇOTUN) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Evren Tüfekçi&#8217;nin moderatörlüğünü üstlendiği panelde; Prof. Dr. Kültegin Ögel, Prof. Dr. Cemal Onur Noyan, Uzman Psikolog Kinyas Tekin, Dr. Öğretim Üyesi Belma Yön, Dr. Öğretim Üyesi Gülşah Zengin Yazıcı ve Araştırma Görevlisi Betül Buzluk birer sunum gerçekleştirdi.</p>
<p>Oturumlarda, &#8220;Kumar Bağımlığı: Bilmemiz Gerekenler,&#8221; &#8220;Kumar Bağımlılığı Tedavisi,&#8221; &#8220;Kumar Bağımlılığında Aile ile Çalışma,&#8221; &#8220;Bağımlılığın Dijital Yüzü: Sanal Bahis,&#8221; &#8220;Kumar Bağımlılığında Ergoterapi&#8221; ve &#8220;Dijital Evren ve Kumar Bağımlılığı&#8221; gibi güncel ve önemli başlıklar detaylıca ele alındı.</p>
<p><strong>KAPSAMLI BAĞIMLILIKLA MÜCADELE HİZMETLERİ</strong></p>
<p>Sosyal Uyum Destek Merkezleri (SUDEM), tütün, alkol, madde kullanım bozukluğu, kumar ve ekran (teknoloji, sosyal medya, online oyun vb.) bağımlılığı alanlarında hizmet veriyor.</p>
<p>Merkezlerde, bağımlılığa yönelik farkındalığın artırılması amacıyla, bağımlılık tanısı almış bireylere ve yakınlarına yönelik danışmanlık ve bilgilendirme hizmetleri sunuluyor. Kişinin ihtiyacına göre arındırma, tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine yönlendirme çalışmaları yapılıyor.</p>
<p><strong>SOSYAL VE MESLEKİ DESTEK</strong></p>
<p>Ayrıca bireysel psikoterapi, aile/grup çalışmaları ve psikoeğitimler ile bağımlılık tanısı almış bireylerin toplumsal hayata katılımının arttırılması, bireysel ve çevresel sorunlarla başa çıkma becerilerinin kazandırılması amaçlanıyor. Bunların yanı sıra; kültür, sanat ve sosyal etkinlikler ile rehabilitasyon süreçleri desteklenirken, iş/uğraş terapisi hizmetleriyle de bireylere çeşitli mesleki bilgi ve becerilerin kazandırılması, bağımlılık tanısı almış birey ve yakınlarının iş yaşamına ve sosyal hayata uyumunun artırılması hedefleniyor. </p>
<p><strong>HİZMET VERİLEN SUDEM BİRİMLERİ</strong></p>
<p>Toplamda 9 merkezle hizmet veren SUDEM birimleri şunlar:</p>
<ul>
<li>SUDEM Bağcılar</li>
<li>SUDEM Sultanbeyli</li>
<li>SUDEM Esenyurt</li>
<li>SUDEM Sultangazi</li>
<li>SUDEM Ataşehir</li>
<li>SUDEM Arnavutköy</li>
<li>SUDEM Beyoğlu</li>
<li>SUDEM Sancaktepe</li>
<li>SUDEM Tuzla</li>
</ul>
<p>153 Çözüm Merkezi üzerinden SUDEM birimleri ve hizmetleri ile ilgili detaylı bilgi alınabilir. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-kumar-bagimliligiyla-mucadelede-farkindaligi-artiriyor-585154">İBB, Kumar Bağımlılığıyla Mücadelede farkındalığı artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stres ve depresyon kalp krizi riskini artırıyor mu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/stres-ve-depresyon-kalp-krizi-riskini-artiriyor-mu-579881</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 10:25:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp-Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında ruhsal sağlığın kalp-damar sağlığı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stres-ve-depresyon-kalp-krizi-riskini-artiriyor-mu-579881">Stres ve depresyon kalp krizi riskini artırıyor mu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında ruhsal sağlığın kalp-damar sağlığı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Ruh sağlığı ile kalp sağlığı arasında çift yönlü bir ilişki var! </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre, kalp ve damar hastalıklarının, dünya genelinde en yaygın ölüm ve engellilik nedenleri arasında yer aldığını hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 verilerine göre ise, ülkemizde gerçekleşen ölümler arasında yüzde 36 oranı ile kalp ve damar hastalıkları ilk sırada yer alıyor.” dedi.</p>
<p>Kalp-damar hastalıklarına yol açan pek çok farklı etken bulunduğunu ve bu etkenlerin kişiden kişiye değişebildiğini aktaran Aytop, “Fiziksel risk faktörlerine ek olarak, ruh sağlığı ile kalp sağlığı arasındaki ilişkinin de önemli olduğu bilimsel çalışmalarla destekleniyor. Depresyon, anksiyete ve kronik stres gibi psikolojik sorunlar, kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma riskini artırabilir ve mevcut hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca sosyal izolasyon, yetersiz sosyal destek ve yalnızlık gibi etkenler de hem kalp sağlığını hem de tedavi başarısını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, kalp-damar hastalıkları fiziksel sınırlılıklar, sosyal ve iş yaşamında değişiklikler, maddi sıkıntılar ve belirsizlikler gibi etkenler aracılığıyla depresyon ve anksiyete gelişimine zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Depresyon, kalp-damar hastalıkları riskini hem doğrudan hem de yaşam tarzı üzerinden artırıyor! </strong></p>
<p>Ruhsal iyilik hâlinin hem kalp-damar hastalıklarından korunmada hem de tedavi sürecine uyum sağlamada olumlu katkılar sağladığının bilindiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kalp sağlığının yerinde olması da ruhsal iyiliği destekler. Bu nedenle, kalp sağlığını değerlendirirken bireyin ruhsal durumunu da dikkate almak, hastalığın önlenmesi ve tedavisinde daha etkili bir yaklaşım sağlar.” dedi.</p>
<p>Depresyon yaşayan kişilerde kalp-damar hastalıklarının daha sık görülmesinin nedenlerine değinen Aytop, şunları söyledi:</p>
<p>“Depresyon, duygu, düşünce ve davranışları olumsuz etkileyen ciddi bir ruh sağlığı sorunudur. Kronik, düşük dereceli iltihaplanmaya yol açarak damar iç yüzeyinde hasara ve damar daralmasına neden olabilir. Depresyon sırasında artan kortizol, adrenalin ve noradrenalin gibi kimyasallar kan basıncını yükseltebilir, kalp ritim bozukluklarına ve bağışıklık sistemi işlevlerinin bozulmasına yol açabilir. Ayrıca trombosit aktivitesini artırarak kalp krizi veya inme riskini yükseltebilir.</p>
<p>Davranışsal olarak depresyon, sağlıksız yaşam tarzı alışkanlıklarının gelişmesine zemin hazırlar; sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivite eksikliği ve ilaç tedavisine uyumsuzluk daha sık görülür. Öte yandan, kalp-damar hastalıkları tanısı alan bireylerde yaşanan değişiklikler depresyon ve anksiyete gelişimi için risk oluşturur.”</p>
<p><strong>Sağlıklı bir ruh hali, sağlıklı bir kalp demek!</strong></p>
<p>Ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin, duygularla daha dengeli başa çıkabildiklerini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu kişilerin psikolojik dayanıklılıkları güçlüdür, sorunlarla başa çıkma kapasitesine sahiptir ve gerektiğinde destek aramaktan çekinmezler.” dedi.</p>
<p>Sağlıklı bireylerin bedenlerine özen gösterdiğini, sağlıklı beslendiğini, düzenli uyuduğunu ve fiziksel aktiviteyi yaşamlarına dahil ettiğini dile getiren Aytop, “Stres tepkileri uyumludur ve tedavi süreçlerine uyum sağlarlar. Bu bilişsel, duygusal ve davranışsal artılar; kalp ritmi, tansiyon, damar esnekliği ve inflamatuar süreçler üzerinde koruyucu etki yaratır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Psikoterapi ve stres yönetimi kalp sağlığını koruyor!</strong></p>
<p>Psikoterapi ve stres yönetimi tekniklerinin kalp sağlığına etkilerine değinen Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Psikoterapi, bireyin bilişsel, duygusal ve davranışsal süreçlerini fark etmesine ve daha işlevsel biçimde yapılandırmasına yardımcı olur. Psikolojik dayanıklılık, özyeterlilik, özgüven, özdeğer ve içsel motivasyon güçlenir. Bu süreç, kalp-damar sağlığını destekleyen fizyolojik mekanizmaları dengeler, inflamasyonu azaltır, damar yapısını korur ve kan akışını düzenler. Psikoterapi ayrıca sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeye ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmaya yardımcı olur.</p>
<p>Nefes çalışmaları, gevşeme egzersizleri, meditasyon ve farkındalık temelli uygulamalar yani stres yönetimi teknikleri otonom sinir sistemi üzerinde dengeleyici etki oluşturur, kalp atım hızını ve kan basıncını düzenler. Uzun vadede stresin kalp-damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltır.”</p>
<p><strong>Kalp ve zihin sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğu kabul edilmeli!</strong></p>
<p>Psikolojik sorunların kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu nedenle, sorunları göz ardı etmemek, sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmek ve gerektiğinde ruh sağlığı uzmanlarından destek almak önemlidir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sürecinde ilaç kullanımı ve kontrollerin aksatılmaması ve kalp fonksiyonlarının düzenli olarak izlenmesi gerektiğinin altını çizen Aytop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite, zararlı alışkanlıklardan uzak durma ve sosyal destek güçlü tutulmalıdır. Kalp ve zihin sağlığını birlikte korumanın en önemli adımı, bunların ayrılmaz bir bütün olduğunu kabul etmek ve fiziksel ile psikolojik sağlığa bütüncül bir yaklaşımla özen göstermektir. Bu, sağlıklı yaşam tarzı, dengeli yaşam ve gerektiğinde profesyonel destek almayı kapsar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/stres-ve-depresyon-kalp-krizi-riskini-artiriyor-mu-579881">Stres ve depresyon kalp krizi riskini artırıyor mu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da BAKUT Kapasitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbulda-bakut-kapasitesini-artiriyor-579707</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 17:21:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Arama Kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bakut]]></category>
		<category><![CDATA[kapasitesini]]></category>
		<category><![CDATA[stanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (BAKUT), AFAD’ın düzenlediği orta seviye arama kurtarma eğitimleriyle donanımını güçlendiriyor. 70 personelin katıldığı programda enkaz arama-kurtarma, operasyonel hazırlık ve ilk yardım gibi birçok alanda yoğun eğitim veriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulda-bakut-kapasitesini-artiriyor-579707">İstanbul’da BAKUT Kapasitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi Hafif Seviye Arama Kurtarma Ekibi’nin (BAKUT) Orta Seviye Arama Kurtarma Ekibi’ne yükseltilmesi için İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne yapılan başvurunun kabul edilmesinin ardından eğitim süreci başladı.</p>
<p>Bu kapsamda 70 kişilik ekibe, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından orta seviye arama kurtarma eğitimleri verilmeye başlandı.</p>
<p>Eğitimlerin ilk aşamasında, Sağlık Bakanlığı 112 Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonuyla personeller ilkyardımcı eğitimlerinden geçirilerek sertifika ve kimlik kartları alındı.</p>
<p>İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Yeşilköy yerleşkesinde başlayan program, teorik derslerin yanı sıra kentsel arama kurtarma, operasyonel hazırlık, organizasyon, yön ve adres bilgisi, enkazda arama kurtarma, dik iniş-çıkış, malzeme ve teçhizat kullanımı gibi uygulamalı eğitimlerle devam ediyor.</p>
<p>Eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından BAKUT’un, orta seviye arama kurtarma kapasitesiyle bölgesel afetlere müdahale edebilecek şekilde faaliyet gösterebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulda-bakut-kapasitesini-artiriyor-579707">İstanbul’da BAKUT Kapasitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MASKİ, Yuntdağı&#8217;nda Hizmet Hızını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maski-yuntdaginda-hizmet-hizini-artiriyor-575467</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 22:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arıza]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Müdür]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[hızını]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[maski]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[yuntdağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yuntdağı bölgesindeki mahallere daha hızlı ve etkin hizmet ulaştırmak için Osmancalı Mahallesi’nde şantiye alanı oluşturuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maski-yuntdaginda-hizmet-hizini-artiriyor-575467">MASKİ, Yuntdağı&#8217;nda Hizmet Hızını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yuntdağı bölgesindeki mahallere daha hızlı ve etkin hizmet ulaştırmak için Osmancalı Mahallesi’nde şantiye alanı oluşturuyor. Mahallede bulunan Gasilhane binasının kullanılmayan bölümünü, MASKİ İçme Suyu Şantiyesi olarak yeniden yapılandırıyor. Çalışmanın tamamlanmasıyla ekipler arızalara daha çabuk müdahale imkanına sahip olacak.</p>
<p>Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, kırsal bölgelerde vatandaşların yaşam kalitesini arttırmak için yatırımlarına devam ediyor. MASKİ, Yunusemre ilçesi Yuntdağı bölgesinde bulunan mahallelere daha hızlı ve etkin hizmet sunmak amacıyla Osmancalı&#8217;da yeni bir hizmet birimi oluşturma çalışmalarına başlayan MASKİ, Manisa Büyükşehir Belediyesi Mezarlık İşleri Daire Başkanlığı&#8217;na ait olan ve daha önce gasilhane olarak tasarlanan binanın bir bölümünü MASKİ İçme Suyu Şantiyesi olarak düzenleniyor. Yeni hizmet birimi, Yuntdağı bölgesinde yer alan mahallelerde yaşanacak arızalara daha hızlı müdahale imkanı ve yakıt tasarrufu sağlayacak.</p>
<p><b>“Bu bölgeye daha hızlı hizmet için önemli bir adım atıyoruz”</b></p>
<p>MASKİ Genel Müdür Vekili Bülent Çamur, tadilat çalışmalarında sona gelinen binada incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Bölge halkına daha kısa sürede hizmet ulaştırmak için yapılan çalışmalara dikkat çeken MASKİ Genel Müdür Vekili Bülent Çamur,  “MASKİ olarak Yuntdağı bölgesi Osmancalı Mahallesi’ndeki gasilhane binasının bir kısmını yeniden değerlendiriyoruz. Bu alana su arıza ekiplerimizi yerleştirecek, iş makinelerini konuşlandıracağız. Böylece Yuntdağı bölgesinden gelecek taleplere çok daha kısa sürede cevap verebileceğiz. Burada hazır bulunacak ekiplerimiz sayesinde oluşan arızalara müdahalede hem hız kazanacağız hem de yakıt tasarrufu sağlayacağız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu öncülüğünde, MASKİ Genel Müdürlüğü olarak Manisa’mızın her köşesine hizmet götürmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Vatandaşlarımızın İşlerini Kolaylaştırıyoruz”</b></p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşların işlerini kolaylaştırmak için her zaman sahada olduklarını söyledi. Başkan Dutlulu, “Belediyecilik anlamında hizmetlerimize ve yatırımlarımıza devam ederken diğer yandan da sosyal belediyecilik anlamında vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırmaya devam ediyoruz. Vatandaşımızın sorunlarını en kısa sürede çözmek için yeni projelerimizi hayata geçiriyoruz. Yuntdağı bölgesinde de yaşanabilecek altyapı arızalarına karşılık bir ekibimizi bölgeye konuşlandırdık. Yaşanabilecek arızalara karşı ekiplerimiz daha çabuk müdahale edebilecek. Zaman yönünden de hem bize hem vatandaşlarımıza artı değer katacak bu sistem ile aynı zamanda yakıt tasarrufu da sağlamış olacağız” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maski-yuntdaginda-hizmet-hizini-artiriyor-575467">MASKİ, Yuntdağı&#8217;nda Hizmet Hızını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[Suça]]></category>
		<category><![CDATA[suçu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıf aile bağları ve dijitalleşmenin çocukları suça ittiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Suça sürüklenen çocukların analizlerine baktığımız zaman en çok öne çıkan iki sebep var.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112">Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zayıf aile bağları ve dijitalleşmenin çocukları suça ittiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Suça sürüklenen çocukların analizlerine baktığımız zaman en çok öne çıkan iki sebep var. Birincisi zayıf aile bağları ikincisi ise dijitalleşme. Bu iki etken çocuğun erken yaşta gelişen ruhuna paralel olmayan bilgileri erken yaşta edinmesine yol açıyor. Çocuk bu bilgilerle karşılaştığında doğru kararlar veremiyor. Rehberlik edecek anne ve babasının yetersiz kalması, aile bağlarının zayıf olması çocuğun erken yaşta suç davranışına yönelmesine sebep oluyor. Suça aday hale geliyor ve suç etkileyecek unsurlar ortaya çıktığında çok rahatlıkla suça karışabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Bu dönemde kendi kimliğini arayıp bulma dönemine girerler”</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde çocukların kimlik karmaşası yaşadığını belirten Prof. Dr. Tarhan; “Çocuğun erken ergenlik dönemi genellikle 12 yaş civarında başlıyor. Bazı çocuklar ise 10-12 yaş arasında ergenliğe girebiliyor. Çocuk ergenliğe girdiğinde ‘Ben kimim? Nereye yönelmeliyim? Niçin?’ gibi sorular sorar. Bu dönemde kendi kimliğini arayıp bulma dönemine girerler. Bu süreçte bir kimlik karmaşası bir kimlik kaosu yaşar. Bu kimlik kaosu içerisinde hatalar yapar, düşer kalkar ve zamanla kendi kimliğini oluşturur. Toplumdan, ailesinden, sosyal etkileşimlerden etkilenir ve kendi kimliğini bulur. Bu çocuklar sadece bizim çocuklarımız değil yaşadığımız toplumun çocukları haline geliyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Günümüz gençleri eski kuşaklara göre daha kırılgan”</strong></p>
<p>Çocuklarda hesap verme duygusunun gelişmiş olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan; “Sosyoekonomik ortam elbette bir tür suça itici ortam oluşturuyor. Beklenti düzeyinin yüksek olması, aile bağlarının zayıflaması ve bu gibi durumlar çocuklardaki sorumluluk duygusunu zayıflatıyor. Yani çocuklarda hesap verme duygusu çok önemli. Küçük yaşta anneye, topluma ve aileye karşı bir hesap verme duygusu gelişmesi gerekiyor. Bu duygu çocukta zayıfladığında ise çocuk suça aday ve kırılgan bir hale geliyor. Günümüz gençleri eski kuşaklara göre daha kırılgan.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Birlikte zaman geçiren ailelerde suç ve şiddet olayları azalıyor”</strong></p>
<p>Ailelerin çocuklarıyla daha çok zaman geçirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan; şöyle devam etti:</p>
<p> “Birlikte zaman geçiren ailelerde suç ve şiddet olayları azalıyor. Ancak çocuklar artık nitelikli beraberlik istiyor sadece aynı odada oturmak yetmiyor. Herkesin elinde cep telefonu var. Bu nedenle ailelerin dijital detoks yapması gerekiyor. Haftada belli saatlerde belli günlerde çocukları dijital ortamdan mahrum bırakıp yüz yüze temas sağlamak önemli.</p>
<p>Yüz yüze sohbet ve paylaşım gerekiyor. Birlikte yanlışı ve doğruyu konuşmak, deneyimleri paylaşmak şart. Nitelikli beraberlik olan ailelerde, çocuk suça veya uyuşturucu bağımlılığı gibi olumsuz etkilere maruz kalsa bile hatasını fark edip geri dönebiliyor. Evin güvenli bir alan olması çok önemli. Çocuğun evi sevmesi gerekiyor. Eğer çocuk evini seviyorsa ve ev güvenli bir alansa, dışarıda suça yönelik bir durum olduğunda anne ve babasıyla konuşabiliyor. Çocuk bir iki deneme yapabilir ama dışarıdaki ilişkilerin sahte olduğunu fark ederek gerçek güveni ailede buluyor ve aileye dönüyor. Buradaki sihirli kavram, evin güvenli alan olması. Anne baba olarak artık eski çocuk eğitim yöntemlerini, kendi çağımızdaki çocuklara uygulayamayız. Günümüzün çocukları, farklı bir dönemde yaşıyor. Hatta Hazreti Ali’nin bir sözü var ‘Çocukları yaşadığı çağa göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin.’ Biz, ‘Ben annemden babamdan böyle gördüm.’ diye çocuklarımızı eğitirsek onları kaybedebiliriz. Bu nedenle çocukları 10-20 yıl sonra karşılaşacakları gerçekliğe göre yetiştirmeliyiz.”</p>
<p><strong>Çocukları korkutarak değil utanma ve merhametli olma duygularını güçlendirerek eğitelim!  </strong></p>
<p>Dışarıda mutluluğu arayan çocukların suça sürüklendiğini belirten Prof. Dr. Tarhan; “Suça ve şiddete yönelen ailelere baktığımızda aile bağlarının zayıf olduğunu görüyoruz. Ya parçalanmış aileler söz konusu ya da evde sürekli bir gerilim var. Çocuk evden korku ile geliyor. Korku odaklı eğitimin bu çağda suçu artırıyor, çocuğu aileden uzaklaştırıyor. Burada çocuğumuzu şımartmak da doğru değil. Çocukları korkutarak değil utanma ve merhametli olma duygularını güçlendirerek eğitelim. Çocuğumuzla laubali bir ilişki kurmak da uygun değil. Burada önemli olan çocuğumuzla hayat yolunda yol arkadaşı olabilmek. Ona büyük insan gibi davranacağız ama büyük insan davranışı beklemeyeceğiz. Çocuğunu dinleyebilen anne babalar, çocukla problemleri çok daha kolay çözebiliyor. Ancak günümüzde anne babalar sürekli zaman baskısı hissediyor ve çocuklarına çoğu zaman emirler ve buyruklarla yaklaşıyor. Bu durumda çocuk mutluluğu dışarıda arıyor. Dışarıda mutluluğu arayan çocuklar da kolaylıkla suça yöneliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Devletin mevcut politikalarını değiştirmesi gerekiyor”</strong></p>
<p>Aile politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan; “Devletin mevcut politikalarını değiştirmesi gerekiyor. Aile politikalarının birliğinin ve bütünlüğünün yeniden gözden geçirilmesi şart. Zaten doğurganlık hızımız Avrupa’da dibe doğru düştü ve Türkiye’nin nüfusu ciddi şekilde azalma trendine girdi. Bu nedenle 2025 Aile Yılı ilan edildi. Yani bugüne kadar uygulanan aile politikaları masaya yatırılmalı ve yeniden çözümlenmeli. Ailenin güçlendirilmesi gerekiyor. En önemlisi kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalar yapılmalı. Kısa vadeli çalışmalar şu anda suça karışan ya da suça sürüklenen çocuklarla ilgili rehabilitasyon ve sosyal çalışmaları kapsamalı. Bu konuya ciddi şekilde projelerle destek sağlanmalı. Nasihatlerle ya da halkla ilişkiler çalışmalarıyla bu sorun çözülemez. Projelerle, planlı ve somut adımlarla yaklaşmak gerekiyor. Çocukların kendini kanıtlama ihtiyacı ve ergenlikte sosyal medyanın etkisine açık hale gelme durumu, olumlu alternatifler üretilerek yönetilmeli. Ancak bunun için ciddi kaynak ayrılması şart. Mevcut kaynaklar yeterli değil. Bu alana ayrılacak kaynak, Milli Savunmaya ayrılan kaynaktan daha önemsiz değildir.” diyerek sözlerini sonlandırdı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112">Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon erken doğum riskini 2 kat artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depresyon-erken-dogum-riskini-2-kat-artiriyor-565953</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 07:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565953</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabır ve umutla beklenen gebelik yolculuğu, zamanından önce yaşanabilecek doğum riski nedeniyle anne adaylarını kaygılandırabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depresyon-erken-dogum-riskini-2-kat-artiriyor-565953">Depresyon erken doğum riskini 2 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabır ve umutla beklenen gebelik yolculuğu, zamanından önce yaşanabilecek doğum riski nedeniyle anne adaylarını kaygılandırabiliyor. Gebeliğin 20 ila 37. haftası arasında gerçekleşen ve erken doğum olarak tanımlanan bu durum yaklaşık olarak her 10 gebelikten 1’inde yaşanıyor. Ülkemizde son yıllarda bu oranın yüzde 13’e yaklaştığı belirtilirken, anne adaylarının ilk gebelik yaşının ilerlemesi, tüp bebek uygulamaları ve çoğul gebelik artışının da bu oranı etkilediği biliniyor. Bu nedenle, riskleri doğru tanımak ve zamanında önlem almak, hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Sigara, alkol ve madde kullanımı, yetersiz beslenme, aşırı düşük veya yüksek vücut kitle indeksi ile gebe kalma gibi davranışsal faktörlerin de riski artırdığına dikkat çeken <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Uygur, </strong>“Obezite hem kendiliğinden erken su gelişi ve erken doğum eylemini hem de gebeliğin hipertansif ve diyabetik komplikasyonlarını artırır. Böyle olunca da anne ve bebeğin sağlığını korumak için mecburen doğumu vaktinden önce başlatmamız gerekebiliyor. Bu nedenle, planlı gebeliklerden önce ideal kiloya ulaşıp o seviyeyi korumak ve yine kronik hastalıklara karşı ideal sağlık durumuna ulaşmak risk faktörlerini en aza indirir. Anne adaylarımızın düzenli kasılmalar, kasık ağrıları, bel ağrıları, kanama gibi şikayetlerini doktorlarıyla paylaşmaları sayesinde zamanında önlem alınabilir” diyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum, Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Uygur, </strong>beklenen zamandan önce gelişebilecek doğum ihtimallerine etki eden faktörleri ve çözüm önerilerini şöyle sıralıyor:</p>
<p><strong>Önceki gebelikler ipucu veriyor</strong></p>
<p>Kendiliğinden erken doğum öyküsü olan gebelikte risk diğer gebeliklere göre 2.5 kat artıyor. Önceki doğumun erken haftalarda gerçekleşmesi ve bu şekilde birden fazla doğumun olması erken doğum ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum, hem bazı genomik mekanizmalarla hem de bazı gebeliklerde rahim ağzı yetmezliği ile açıklanıyor. Annenin kendisinin erken doğmuş olması da ilginç bir risk faktörü. Böyle tablolarda yakın takip, ultrasonla görüntüleme, belli kriterler çerçevesinde ilaç veya cerrahi tedaviyle risk azaltılmaya çalışılıyor.</p>
<p><strong>İki gebelik arasındaki süre kısaysa…</strong></p>
<p>İki gebelik arasındaki sürenin 6 ay ve daha kısa olması, önceki doğum zamanında olmuş bile olsa mevcut gebelikteki erken doğum ihtimalini önemli ölçüde etkiliyor. Bu nedenle, annelerin emzirseler bile doğum sonrası etkin bir korunma yöntemiyle en az 6 ay, ideali 18 ay gebelikten korunmaları bir sonraki gebelikte erken doğum riskini azaltıyor.</p>
<p><strong>Rahim ağzı yetmezliği önemli bir risk</strong></p>
<p>Rahim ağzı yetmezliği, rahim ağzının (serviks) özellikle gebeliğin 2’inci üç ayından itibaren kasılmalar olmadığı halde yapısal yetersizliği nedeniyle kısalıp açılarak gebelik eklerini içerde tutamaması anlamına geliyor. Hastalar sancı olmadan veya çok az bel ve kasık ağrılarıyla hekime başvuruyor. Bu tür şikayetler sağlıklı gebeliklerde de sık görülse de önceki gebeliklerde aşırı erken doğum öyküsü olanlarda dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu durumun atlanmaması için 18-24. haftalar arasında vajinal ultrasonla rahim ağzı uzunluğu taraması öneriliyor. Tarama sonucuna göre kısalık saptanan hastalarda ilaç tedavisi ve gerekirse rahim ağzı dikişleri gibi cerrahi seçenekler sunuluyor.</p>
<p><strong>Çeşitli enfeksiyonlar erken doğum riskiyle ilişkili  </strong></p>
<p>Çalışmalar; idrar yolu, ağız içi, rahim ağzı ve vajina enfeksiyonlarının yanı sıra sistemik viral enfeksiyonların erken doğumla ilişkisini ortaya koyuyor. Bu enfeksiyonlarla doğum arasında sebep-sonuç ilişkisinden ziyade eş zamanlılık olduğuna değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum, Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Uygur, “Enfeksiyonların sistemik bağışıklık ve kasılmaları da tetikleyen ‘prostaglandin’ maddesini vücutta artırması bu ilişkinin en önemli nedeni. Güncel çalışmalar, vajinal mikrobiyomdaki değişikliklerin doğum zamanı ile ilişkisine dikkat çekmektedir. Bu nedenle, gebelik planlamadan önce genel bir jinekolojik muayene, varsa enfeksiyonların tedavisiyle belirgin bir koruma sağlamaktadır” tavsiyesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>Kronik hastalıklara dikkat!</strong></p>
<p>Anne adayının mevcut kronik hastalıkları; hem çeşitli ciddi sorunlara yol açarak annenin erken doğurma zorunluluğuna, yani iyatrojenik preterm doğuma neden olabiliyor hem de vücutta sistemik bir yanıta neden olarak rahim kasılmalarıyla erken su gelişine ve kendiliğinden erken doğuma yol açabiliyor. Diyabet, amniyon sıvısı miktarını artırıyor; bu da rahimde aşırı gerginlik oluşturarak mekanik olarak kasılmaları tetikleyebiliyor. Bu nedenle, kronik hipertansiyon, böbrek hastalıkları, kalp hastalıkları, tiroit hastalıkları, diyabet, lupus, romatoid artrid gibi sistemik hastalığı olan anne adaylarına, gebe kalmadan önce sağlık durumlarını iyileştirmeleri ve mutlaka ilgili branş uzmanı ile riskli gebelik uzmanına başvurmaları öneriliyor.</p>
<p><strong>Sigara ve diyet risk oluşturuyor</strong></p>
<p>Sigaranın erken doğumu artırıcı etkisi, klinik çalışmalarda tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kabul ediliyor. Hem fetal gelişim geriliği, plasentanın yerinden ayrılması, erken su gelişi gibi komplikasyonları artırarak hem de tek başına önemli bir risk faktörü olduğundan gebelik öncesi bırakılması şart. Gebeliğe vücut kitle indeksinin aşırı uçlarında başlamak; gebelikte yetersiz veya aşırı kilo alımı da erken doğum riskini artırıyor. Bu nedenle, gebelik öncesinde hekimin önerdiği kilo aralığına ulaşıp, o aralıkta kalmak gerekiyor. Ayrıca siyah çay, yeşil çay, kahve, papatya çayı, adaçayı, hibiscus, zerdeçal ve biberiye gibi bitkiler rahim kasılmalarını uyardıkları için tüketimlerinin kısıtlanmaları önem taşıyor.</p>
<p><strong>Hatalı spor yapmaktan kaçının</strong></p>
<p>Sağlıklı bir gebelikte egzersiz erken doğum riskini artırmadığı gibi, tam aksine vücuttaki oksidatif stress, yani toksinleri azaltarak ve plasental damarlanmayı güçlendirerek riski yüzde 10-15 oranında azaltıyor. Haftada 2 ila 4 saat arasında egzersiz yapılması yeterli bulunuyor. Ancak 5 kg’dan fazla ağırlık kaldırmak veya uzun süre sırt üstü pozisyonda egzersiz yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Erken doğum riski belirgin olanlarda ise (öykü nedenli, kısa rahim ağzı tespit edilen, düzenli ve etkin kasılmaları saptanan hastalar gibi) egzersiz önerilmiyor.</p>
<p><strong>Depresyon riski 2 kat artırıyor!</strong></p>
<p>Anne adayının depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sebeplerden yoğun stres altında olması plasenta, rahim yatağı ve zarlardaki hücrelerde kortikotropin salgılatıcı hormonu artırıyor. Bu hormonun da doğum kasılmalarını tetikleyen prostaglandin üretimini arttırarak erken doğum riskine yol açtığı uyarısında bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum, Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. Lütfiye Uygur, “Yapılan bir çalışmada, gebeliğin ilk aylarında depresyon tanısı konulan hastaların, depresif belirtisi olmayanlara göre erken doğum ihtimalinin 2 kat yüksek olduğu ve riskin depresyon skoruyla orantılı olarak arttığı gösterilmiştir. Stres faktörlerinin en aza indirilmesi, tıbbi gereklilik halinde anne adayının psikiyatri doktorlarının kontrolü altında anksiyete azaltıcı ilaçlarla desteklenmesi önemli bir savunma hattını oluşturmaktadır” diyerek anne adaylarına stresten uzak bir gebelik tavsiyesinde bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depresyon-erken-dogum-riskini-2-kat-artiriyor-565953">Depresyon erken doğum riskini 2 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Tüp Bebekte Başarı Oranını Artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-tup-bebekte-basari-oranini-artiriyor-565900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 07:39:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bebekte]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Embriyo]]></category>
		<category><![CDATA[kaliteli]]></category>
		<category><![CDATA[oranını]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[Sperm]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne-baba olmak, bebek sevinci yaşamak pek çok kişinin hayali. Bu hayali gerçekleştirmek için de üreme sağlığında son yıllarda ileri teknolojiler öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-tup-bebekte-basari-oranini-artiriyor-565900">Yapay Zeka Tüp Bebekte Başarı Oranını Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anne-baba olmak, bebek sevinci yaşamak pek çok kişinin hayali. Bu hayali gerçekleştirmek için de üreme sağlığında son yıllarda ileri teknolojiler öne çıkıyor. Bunların başında ise, tüp bebek tedavisinde yapay zeka (AI) kullanımı geliyor. Son yıllarda hızla gelişen teknoloji, embriyo ve kaliteli sperm seçiminden kişiye özel tedavi planlamasına kadar birçok aşamada hem hekimlere hem de anne-baba adaylarına önemli fayda sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Tüp Bebek (IVF) Bölümü’nden Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu, yapay zekanın tüp bebek tedavi sürecindeki kullanımı ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Yapay zeka embriyo seçiminde nokta atışı yapıyor</strong></p>
<p>Tüp bebek tedavisinde en kritik aşamalardan biri, kaliteli embriyonun doğru seçilmesidir. Geleneksel yöntemlerde bu seçim embriyologların gözlemleriyle yapılırken; yapay zeka, mikroskobik görüntüleri analiz ederek çok daha hassas ve objektif değerlendirme yapabilmektedir. AI yani yapay zeka sistemleri, embriyonun hücre bölünme hızından şekil bütünlüğüne kadar birçok veriyi saniyeler içinde değerlendirerek tutunma ihtimali en yüksek embriyoyu belirleyebilmektedir.</p>
<p>Embriyoların gelişimi, yumurtanın döllenme anından itibaren başlamaktadır. Döllenmiş yumurta, 24 saat içinde 2 hücreye, 48 saat içinde 4 hücreye, 72 saat içinde 8 hücreye bölünmektedir. 96 saate kadar bölünmeye devam eden embriyo, morula adı verilen bir yapıya dönüşür. Morula, daha sonra blastosist adı verilen bir yapıya dönüşmektedir.</p>
<p>Tedavi sürecinde anne ve babadan alınan örnekler eşleştirilmekte ve embriyo haline getirilmektedir. Embriyolar, laboratuvar ortamında özel kameralarla 7/24 izlenmekte ve her bir gelişim aşaması kaydedilmektedir. Yapay zeka, bu verileri analiz ederek embriyonun hangi aşamada daha sağlıklı ilerlediğini ve transfer için en uygun zamanı belirlemeye yardımcı olur. Böylece embriyo gelişimindeki en küçük sapmalar bile fark edilerek başarı şansı artırılmaktadır.</p>
<p>Tüp bebek tedavisinde yapay zeka, hem embriyo seçiminde, hem sperm seçiminde hem de kişiye özel tedavi planlamasında sadece hastaya değil doktora da konfor sağlamaktadır. Doğru embriyo, doğru zaman ve doğru tedavi kombinasyonu sayesinde hastalar için başarı oranları yükselmektedir.</p>
<p><strong>Sperm seçimi de çok önemli</strong></p>
<p>Yapay zeka ile sadece embriyo seçimi değil, sperm seçimi de çiftlerin başarını oranında rol sahibi olmaktadır. Erkekten alınan sperm örnekleri incelendikten sonra yapay zeka ile en kaliteli olanları seçilerek, yine yapay zeka tarafından seçilen en kaliteli embriyo ile eşleştirilmektedir. Bu sayede en doğru seçimle en kaliteli embriyo elde edilmek ve başarı oranını yükseltmek hedeflenmektedir.</p>
<p><strong>Her hastanın öyküsü detaylı analiz ediyor</strong></p>
<p>Tüp bebek tedavisinde başarı, hastanın yaşı, hormon düzeyleri, yumurta rezervi ve geçmiş tedavi deneyimleri gibi birçok faktöre bağlıdır. Yapay zeka sistemleri bu verileri derleyip analiz ederek hastaya özel bir tedavi protokolü oluşturmaktadır. Bu sayede hem ilaç dozları daha hassas planlanır hem de tedavi süresi daha verimli hale gelmektedir.</p>
<p><strong>Yapay zekanın sağladığı 5 avantaj</strong></p>
<ol>
<li>Embriyo değerlendirmesinde yüksek doğruluk oranı sağlar.</li>
<li>İnsan kaynaklı gözlem hatalarını en aza indirir.</li>
<li>Tedavi sürecini öngörülebilir kılar.</li>
<li>Bireye özel protokollerle başarı oranını artırır.</li>
<li>Transfer için en uygun zamanı belirler.</li>
</ol>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-tup-bebekte-basari-oranini-artiriyor-565900">Yapay Zeka Tüp Bebekte Başarı Oranını Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerleştirme sonuçlarını beklemek kaygıyı artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yerlestirme-sonuclarini-beklemek-kaygiyi-artiriyor-565118</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 17:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[beklemek]]></category>
		<category><![CDATA[kaygıyı]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlarını]]></category>
		<category><![CDATA[yerleştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, üniversite yerleştirme sonuçlarını beklemenin gençler ve aileler üzerindeki duygusal etkileri ile bu süreçte başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerlestirme-sonuclarini-beklemek-kaygiyi-artiriyor-565118">Yerleştirme sonuçlarını beklemek kaygıyı artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, üniversite yerleştirme sonuçlarını beklemenin gençler ve aileler üzerindeki duygusal etkileri ile bu süreçte başa çıkma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yerleştirme sonuçlarını beklemek, kaygı ve stres kaynağı olabilir!</strong></p>
<p>Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını beklemenin, gençler için heyecan verici ve stresli bir süreç olabileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bekleme sürecinde gençlerin akıllarına olumsuz düşünceler sık sık gelebilir. ‘Başarısız olursam ne olur?’ veya ‘Ailemin beklentilerini karşılayabilir miyim?’ gibi kaygı verici düşünceler ortaya çıkabilir.” dedi.</p>
<p>Bu dönemde yaşanan duygusal dalgalanmaları anlamak ve bu süreci daha sağlıklı yönetmek için bazı başa çıkma teknikleri olduğunu aktaran Ülkü, “Derin nefes alma, meditasyon ve gevşeme teknikleri gibi stres yönetimi stratejileri, gençlerin kaygı ve stresle başa çıkmasına yardımcı olabilir. Bu teknikler düzenli olarak uygulandığında, gençlerin kaygısını azaltabilir ve duygusal olarak daha dengeli hissedebilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Duygusal destek ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, gençlerin stresle başa çıkmalarına yardımcı olabilir!</strong></p>
<p>Aile üyeleri, öğretmenler veya yakın arkadaşların, gençlerin bu süreci daha kolay atlatmalarına yardımcı olabileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Böylece kendilerini daha az yalnız hissederler. Duygusal olarak desteklenmek, gençlerin stresle daha etkili bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olabilir.” dedi.</p>
<p>Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi temel kendine bakım alışkanlıklarının, gençlerin stresle başa çıkmasına yardımcı olabileceğini de ifade eden Ülkü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Düzenli egzersiz yapmak gençlerin daha iyi hissetmelerine yardımcı olabilir. Belirsizlik dönemlerinde rutin, gençlerin kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı olabilir. Sabahları belirli bir saatte uyanmak, düzenli öğünler yemek ve uyku düzenine dikkat etmek daha iyi hissetmelerini sağlar. Hobiler, spor, sanat veya müzik gibi aktiviteler, gençlerin zihinsel olarak meşgul olmalarına ve stresten uzaklaşmalarına yardımcı olabilir. Yeni bir enstrüman çalmak, resim yapmak, yazmak veya spor yapmak gibi aktiviteler, gençlerin stresi azaltmalarına yardımcı olabilir.”</p>
<p><strong>Sonuçlara değil, emeğe odaklanmak önemli!</strong></p>
<p>Ailelerin, gençlerin bu dönemdeki hissettiklerini anlamak için empati  göstermelerini öneren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Gençlerin duygusal dalgalanmalarının normal olduğunu ve bu dönemin geçici olduğunu bilmek önemlidir.” dedi.</p>
<p>Ailelerin, çocuklarına baskı yapmak yerine destek olmaları gerektiğine dikkat çeken Ülkü, “Yerleştirme sonuçlarına odaklanmak yerine, gençlerin tüm emeklerini takdir etmek ve her sonucun bir öğrenme fırsatı olduğunu hatırlatmak, gençlerin özsaygısını korumalarına yardımcı olabilir. Gençlere destek verirken, gelecekteki planlarını, hedeflerini ve endişelerini paylaşmalarını sağlamak, çocukların kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı olabilir. Aileler, çocuklarının üniversite yerleştirme sonuçlarına odaklanmanın ötesine bakmalı ve alternatif planlar geliştirmeyi düşünmelidirler. Üniversite yerleştirme sonuçlarını beklerken, ailelerin doğru tavsiyelerle  gençlerin stresini azaltmaları ve duygusal olarak destek olmaları önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sonuçlar başarısızlık değil, yeni fırsatlar olarak görülmeli!</strong></p>
<p>Yerleştirme sonuçlarının beklentilere uygun geldiğinde mutluluk, beklenmedik şekilde geldiğinde ise hayal kırıklığı ve üzüntü gibi tepkilere neden olabileceğine değinen Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Öncelikle, beklenen sonuçların gerçekleşmemesi durumunda esnek olmak önemlidir. Beklentiler, hayatın her alanında olduğu gibi gerçekleşmeyebilir. Bu durumda, gençlerin ve ailelerin başarısızlık veya hayal kırıklığı olarak görmek yerine, yeni fırsatlar ve deneyimler olarak değerlendirebilmesi önemlidir.” dedi.</p>
<p>İyi veya kötü sonuçlarla karşılaşıldığında duygusal tepkiler normal olduğunu hatırlatan Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aile içinde veya yakın arkadaşlarla bu duyguları paylaşmak, gençlere kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olabilir. Kötü sonuçlarla karşılaşıldığında bile, durumun olumlu yönlerini görebilmek önemlidir. Bu sonuçlar, yeni fırsatlar sunabilir veya daha önce düşünülmeyen yolları açabilir. Gençler ve aileleri, bu süreci bir öğrenme deneyimi olarak görmeyi deneyebilirler.</p>
<p>Üniversite yerleştirme sonuçları, gençlere hayatta karşılaşacakları başka zorluklar karşısında da nasıl başa çıkacaklarını öğrenme fırsatı sunabilir. Kötü sonuçlar, dayanıklılığı artırmak ve hedeflere daha sıkı çalışmak için bir teşvik edebilir. Kötü veya beklenmeyen sonuçlarla karşılaşıldığında, duyguların ifade edilmesi önemlidir. Bazı durumlarda, üniversite yerleştirme sonuçlarıyla başa çıkmak gençler ve aileleri için zor olabilir. Bu durumda, profesyonel psikolojik destek arayışı önemlidir. Bir uzman psikologdan destek almak, daha sağlıklı bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerlestirme-sonuclarini-beklemek-kaygiyi-artiriyor-565118">Yerleştirme sonuçlarını beklemek kaygıyı artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Direksiyonda mesaj kaza riskini 23 kat artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/direksiyonda-mesaj-kaza-riskini-23-kat-artiriyor-565044</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 10:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[direksiyonda]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Esad Sadık Demirtaş, araç kullanırken cep telefonu kullanımına bağlı trafik kazalarındaki endişe verici artışa dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/direksiyonda-mesaj-kaza-riskini-23-kat-artiriyor-565044">Direksiyonda mesaj kaza riskini 23 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Esad Sadık Demirtaş, araç kullanırken cep telefonu kullanımına bağlı trafik kazalarındaki endişe verici artışa dikkat çekti.</p>
<p><strong>Cep telefonu kullanımına bağlı trafik kazalarında belirgin bir artış var</strong></p>
<p>Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de cep telefonu kullanımına bağlı trafik kazalarında belirgin bir artış gözlemlendiğini dile getiren İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğr. Gör. Esad Sadık Demirtaş, “Özellikle dikkat dağınıklığı açısından insan beyninin oldukça hassas bir yapıya sahip olduğu dikkate alındığında, aynı anda birden fazla işlemi sağlıklı biçimde gerçekleştirmek oldukça güçtür. Sürüş esnasında cep telefonu kullanımı, sürücünün görsel, manuel ve bilişsel dikkatini aynı anda dağıtarak çevresel farkındalığın azalmasına ve tepki süresinin anlamlı düzeyde uzamasına neden olmaktadır. Bu durum, özellikle ani karar almayı gerektiren trafik senaryolarında, kaza riskini ciddi ölçüde artırmaktadır. Mevcut bilimsel bulgular, cep telefonu kullanımının sadece sürüş sırasında değil, görüşme sonrasındaki kısa sürede de dikkat düzeyini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, sürücülerin araç kullanırken cep telefonu kullanımından kesinlikle kaçınmaları, toplumsal düzeyde trafik güvenliği bilincinin artırılması amacıyla etkili farkındalık kampanyalarının yürütülmesi ve caydırıcılığı yüksek yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Araç kullanımı sırasında dikkat dağınıklığı, trafik güvenliği açısından önemli bir risk faktörü</strong></p>
<p>Araç kullanımı sırasında dikkat dağınıklığının, trafik güvenliği açısından önemli bir risk faktörü olduğuna işaret eden Demirtaş, “Bu bağlamda, cep telefonunun kullanımı özellikle arama yapmak, gelen çağrılara yanıt vermek veya numara çevirmek gibi işlemler sürücünün dikkatinin yoldan sapmasına ve zihinsel konsantrasyonunun bozulmasına yol açmaktadır. Bu tür bilişsel ve görsel dikkat kayıpları, sürücünün çevresel uyaranlara tepki verme süresini uzatmakta ve ani gelişen trafik durumlarına karşı doğru karar alma yetisini olumsuz etkilemektedir. Yapılan araştırmalar, sürüş esnasında cep telefonu kullanan bireylerin kaza yapma olasılığının kullanmayanlara göre belirgin şekilde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, sürüş sırasında cep telefonu kullanımının sınırlandırılması, trafik kazalarının azaltılmasında önemli bir önleyici strateji olarak değerlendirilmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Telefonla konuşmak ve mesajlaşmak arasında risk farkı var mı?</strong></p>
<p>Cep telefonu kullanımının, sürüş esnasında dikkat dağınıklığına yol açan başlıca faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Demirtaş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bununla birlikte, telefonla konuşmak ile mesajlaşmak arasında dikkat dağıtma düzeyi bakımından anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Telefonla konuşma, öncelikli olarak bilişsel dikkat dağınıklığına neden olurken; mesajlaşma eylemi aynı anda görsel, manuel ve bilişsel dikkat dağınıklığını tetiklemektedir. Bu durum, sürücünün gözünü yoldan ayırmasına, ellerini direksiyondan çekmesine ve zihinsel olarak sürüşten uzaklaşmasına neden olmaktadır. Amerikan Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yürütülen araştırmalarda, sürüş esnasında mesajlaşmanın, bir araca arkadan çarpma riskini yaklaşık 23 kat artırdığı tespit edilmiştir. Buna karşılık, elde tutularak yapılan telefon görüşmelerinin bu riski 4 kat artırdığı belirtilmiştir. Elde edilen veriler, mesajlaşmanın trafik kazası riski açısından çok daha yüksek bir tehdit oluşturduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>Cep telefonu kullanımı genç sürücüler açısından ciddi bir trafik güvenliği sorunu oluşturuyor</strong></p>
<p>Genç sürücüler arasında cep telefonu bağımlılığı ile trafik kazası riski arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu da söyleyen Öğr. Gör. Esad Sadık Demirtaş, “Araştırmalar, bu yaş grubundaki sürücülerin cep telefonu kullanımı nedeniyle dikkatlerinin dağıldığını ve bunun da kaza riskini belirgin şekilde artırdığını ortaya koymaktadır. Yapılan bir çalışmada, genç sürücülerin karıştığı kazaların yüzde 58’inin dikkat dağınıklığına bağlı olduğu tespit edilmiştir. Bu dikkat dağınıklıklarının yüzde 12’si doğrudan cep telefonu kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, kazadan önce genç sürücülerin ortalama 4,1 saniye boyunca gözlerini yoldan ayırdıkları belirlenmiştir. Bu bulgular, cep telefonu kullanımının genç sürücüler açısından ciddi bir trafik güvenliği sorunu oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tehlike telefonu kapatınca bitmiyor</strong></p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı’nın hazırlamış olduğu bir rapora göre; cep telefonuyla konuşan sürücülerin çevrelerinde meydana gelen tehlikeli durumların bir kısmını hiç fark edemediklerini ortaya koyduğunu anlatan Öğr. Gör. Esad Sadık Demirtaş, “Bu bağlamda, sürücülerin basit bir telefon görüşmesi sırasında tehlikeli bir durumu fark edememe olasılıkları yaklaşık yüzde 20 iken, zihinsel olarak yoğun dikkat gerektiren bir görüşme esnasında bu oranın yüzde 29’a kadar yükseldiği belirlenmiştir. Aynı rapora göre telefon ile görüşme tamamlandıktan sonraki ilk 5 dakika içinde kaza olma olasılığının 4.8 kat, 15 dakika içinde de 1.3 kat daha fazla olduğu görülmüştür. Bu durumda görüşme sona erdikten sonra insan odağının hala o görüşmede olabileceği ve kaza olma ihtimalinin artacağını söyleyebiliriz.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/direksiyonda-mesaj-kaza-riskini-23-kat-artiriyor-565044">Direksiyonda mesaj kaza riskini 23 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyespor, transferlerle gücünü artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyespor-transferlerle-gucunu-artiriyor-564932</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 09:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyespor]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[transferlerle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arabica Coffee House Erkekler Voleybol 1. Ligi’nde mücadele edecek olan Osmangazi Belediyespor, yeni sezon öncesi 6 oyuncuyu kadrosuna kattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyespor-transferlerle-gucunu-artiriyor-564932">Osmangazi Belediyespor, transferlerle gücünü artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Arabica Coffee House Erkekler Voleybol 1. Ligi’nde mücadele edecek olan Osmangazi Belediyespor, yeni sezon öncesi 6 oyuncuyu kadrosuna kattı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyespor, gerçekleştirdiği yeni transferlerle voleybol takımını güçlendirmeye devam ediyor. Yeni sezonda Arabica Coffee House Erkekler Voleybol 1. Ligi’nde mücadele edecek olan Osmangazi Belediyespor, 6 oyuncuyu kadrosuna kattı. Kulüp binasında düzenlenen imza törenine Osmangazi Belediyespor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karayılan ile yeni transferler Yiğit Yıldız, Semih Bulut, Arda Şenay, Efe Karabuğa, Samet Akyıldız ve Burak Topcu katıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yeni sezon öncesi kadronun daha da güçlendiğini ifade eden Başkan Karayılan, şunları söyledi: “Osmangazi Belediyespor’u hak ettiği yere taşımak için bir yola çıktık. İnşallah hep beraber bunu başaracağız. Bursa’nın yetişmiş çocuklarını dışarıya göndermeyelim, kendi şehrimizde oynayıp değer bulsunlar istiyoruz. Bir aile ortamı içinde herkesin mutlu olacağı başarılı bir sezon geçirmek en büyük dileğimiz.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Takımın başantrenörü Güner Karakaya da yeni transferlerle ilgili olarak, “Arkadaşlarımızın kapasitesine inanıyoruz. Özellikle izleyerek kadromuza kattık. Genç, dinamik ve birbirini tamamlayan bir ekip olduk. Herkese güveniyorum, hedefi olan bir takım olacağız” dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Yeni transferlerden Arda Şenay, Efe Karabuğa, Yiğit Yıldız ve Semih Bulut Fenerbahçe’den, Samet Akyıldız Karapınar Alba’dan, Burak Topcu ise Türşad’dan Osmangazi Belediyespor’a katıldı.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyespor-transferlerle-gucunu-artiriyor-564932">Osmangazi Belediyespor, transferlerle gücünü artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi ücretsiz internet noktalarını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-ucretsiz-internet-noktalarini-artiriyor-562117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 13:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[noktalarını]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, vatandaşların kamuya açık alanlarda internet erişimini kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz kablosuz internet hizmetini genişletiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-ucretsiz-internet-noktalarini-artiriyor-562117">Nilüfer Belediyesi ücretsiz internet noktalarını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, vatandaşların kamuya açık alanlarda internet erişimini kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz kablosuz internet hizmetini genişletiyor. Daha önce belirli bölgelerde sunulan hizmet, yapılan yeni düzenlemelerle birlikte 22’si kırsalda olmak üzere toplam 38 noktaya ulaştı.</p>
<p>Karacaoba, Yaylacık, Konaklı, Büyükbalıklı, Güngören, Gökçe, Çaylı, Badırga, Fadıllı, Unçukuru, Dağyenice, Ayvaköy, Tahtalı, Başköy, Çatalağıl, Gölyazı, Maksempınar ve Doğanköy’ün ardından, son olarak Atlas Mahallesi&#8217;nin de eklenmesiyle birlikte toplam 22 kırsal bölgede internet altyapısı kuruldu. Köy meydanlarına yerleştirilen Wi-Fi vericiler sayesinde 150 metre çapındaki alanlarda sınırsız kablosuz internet erişimi sağlanıyor. Ücretsiz internet hizmetini yaygınlaştırmak isteyen Nilüfer Belediyesi, bu kapsamda yakın zamanda Yolçatı Mahallesi’nde de bu uygulamayı devreye alacak.</p>
<p>KÜTÜPHANELER VE PARKLARDA ERİŞİM</p>
<p>Nilüfer Belediyesi kırsal mahallelerin yanı sıra Görükle, Akkılıç, Demirci, Misi, Üçevler ve Şiir kütüphanelerinde ücretsiz internet hizmeti sunuyor. Nilüfer Belediyesi Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu, Çalı Kadın ve Çocuk Akademisi, Kültür Kadın ve Çocuk Akademisi’nde de katılımcılar bu hizmetten faydalanbiliyor.</p>
<p>Ayrıca, Üç Fidan Gençlik Parkı, Görükle Spor Parkı ve son olarak hizmete açılan Ayvalıdere Parkı, Zümrüt Parkı, Mine Parkı gibi alanların yanı sıra; Nazım Hikmet Kültürevi önü, Misi Meydanı, Gölyazı Kültürevi ve Meydanı ile Nilüfer Belediyesi Halk Evi gibi birçok noktada da ücretsiz Wi-Fi erişimi sağlanıyor.</p>
<p>Vatandaşlar, akıllı telefon, tablet veya bilgisayarlarından “Nilüfer Belediyesi” Wi-Fi ağını seçerek interneti kullanabiliyor. Güvenli bağlantı için loglama sistemine kayıt gerekiyor. Kullanıcılar, T.C. kimlik numarası ve telefonlarına gelen doğrulama kodu ile sisteme giriş yaparak erişim sağlayabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-ucretsiz-internet-noktalarini-artiriyor-562117">Nilüfer Belediyesi ücretsiz internet noktalarını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malatya Büyükşehir Semt Konaklarında Afet Farkındalığını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/malatya-buyuksehir-semt-konaklarinda-afet-farkindaligini-artiriyor-561213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 11:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığını]]></category>
		<category><![CDATA[konaklarında]]></category>
		<category><![CDATA[malatya]]></category>
		<category><![CDATA[semt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi, olası afet ve acil durumlara karşı toplumun bilinç düzeyini artırmak amacıyla semt konaklarında eğitim faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malatya-buyuksehir-semt-konaklarinda-afet-farkindaligini-artiriyor-561213">Malatya Büyükşehir Semt Konaklarında Afet Farkındalığını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen eğitim programında yangın tatbikatı gerçeği aratmadı. Tatbikatta yangın esnasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak gösterilirken, İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yangın güvenliği ve müdahale yöntemleri üzerine bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi.</p>
<p><b>Ö&#286;RENCİLER VERİLEN E&#286;İTİME HARFİYEN UYUM SA&#286;LADI</b></p>
<p>Program kapsamında ayrıca, Sağlık ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı İş Güvenliği Uzmanları tarafından katılımcılara temel afet bilinci, acil durum tahliye planı ve afetlere hazırlık eğitimi verildi. Eğitime yaklaşık 125 öğrenci ve 11 personel katılım sağladı.</p>
<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen eğitimler, belirli aralıklarla devam edeceği gibi toplumun her kesiminin afetlere karşı bilinçlendirilmesi hususunda öncelik arz edildiği vurgulandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malatya-buyuksehir-semt-konaklarinda-afet-farkindaligini-artiriyor-561213">Malatya Büyükşehir Semt Konaklarında Afet Farkındalığını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Revor Care yapay zekâ teknolojisiyle hasta güvenliğini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/revor-care-yapay-zeka-teknolojisiyle-hasta-guvenligini-artiriyor-560790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 12:44:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[care]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğini]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[revor]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560790</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi Arif Bayır’ın kurucusu olduğu Revor Tech, yaşlı bireyler ve sağlık hizmeti alanların güvenliğini artırmak amacıyla yapay zekâ destekli bir sistem geliştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/revor-care-yapay-zeka-teknolojisiyle-hasta-guvenligini-artiriyor-560790">Revor Care yapay zekâ teknolojisiyle hasta güvenliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi Arif Bayır’ın kurucusu olduğu Revor Tech, yaşlı bireyler ve sağlık hizmeti alanların güvenliğini artırmak amacıyla yapay zekâ destekli bir sistem geliştirdi. Revor Care adı verilen sistem, düşme gibi ani hareketleri algılayarak saniyeler içinde hastaya bakım veren kişilere ya da hasta yakınlarına bildirim gönderiyor. Giyilebilir bir cihaz ya da kamera kullanmadan yalnızca ortam analiziyle çalışan sistem kullanıcı konforuna odaklanırken hastaya hızlı müdahale olanağı sunuyor.</p>
<p>Revor Care, bulunduğu ortamda hareketleri radar tabanlı sensörler aracılığıyla sürekli olarak izliyor. Yapay zekâ destekli algoritması sayesinde düşme gibi ani ve olağandışı hareketleri ayırt edebilen sistem, riskli bir durum algıladığında mobil uygulama üzerinden aile bireylerine, sağlık personeline veya kurum yetkililerine anında bildirim gönderiyor. Kullanıcının herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan çalışan sistem, süreci tamamen otomatik ve kesintisiz şekilde yöneterek güvenliği maksimum düzeyde sağlamayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Kişisel mahremiyet ön planda tutuluyor</strong></p>
<p>Cihazın en dikkat çekici özelliklerinden biri, giyilebilir herhangi bir teknolojiye ihtiyaç duymadan çalışması. Bu yönüyle özellikle yaşlı bireyler için büyük bir kullanım kolaylığı sağlıyor. Revor Care, kamera ya da ses kaydı yapmayan mimarisi ile kişisel mahremiyeti ön planda tutarak KVKK ile GDPR gibi veri güvenliği düzenlemelerine tam uyum gösteriyor. İnsan vücut hareketlerine duyarlı yapay zekâ algoritması sayesinde yanlış alarmların büyük ölçüde önüne geçerek hem güvenilir hem de kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.</p>
<p>Revor Care, yalnızca bireysel ev kullanımıyla sınırlı kalmayıp yaşlı bakım evleri, hastaneler ve oteller gibi kurumsal alanlarda da etkin bir güvenlik çözümü olarak öne çıkıyor. Sistem, hasta güvenliğini artırırken sağlık personelinin sürekli gözetim ihtiyacını azaltarak iş yükünü önemli ölçüde hafifletiyor. Anlık bildirim sistemi sayesinde müdahale süreleri kısalıyor, böylece ciddi sonuçlar doğurabilecek kazaların önüne geçilmesine katkı sağlıyor.</p>
<p><strong>‘Hayat kalitesini ve güvenliğini artıran bir sosyal etki projesi’</strong></p>
<p>Projenin geliştiricisi Arif Bayır, henüz üniversite öğrencisiyken kurduğu Revor Tech ile teknoloji girişimciliği alanında dikkat çekici bir yolculuğa imza atıyor. Bayır, Revor Care’in arkasındaki vizyonu şu sözlerle özetliyor: “Revor Care bizim için sadece bir ürün değil; insan hayatına doğrudan dokunabilen, hayat kalitesini ve güvenliğini artıran bir sosyal etki projesi. Amacımız, teknolojiyi sadece inovasyon için değil, insanların daha bağımsız ve huzurlu yaşayabilmeleri için kullanmak.”</p>
<p>Revor Care’in teknik gelişim sürecine ve gelecek hedeflerine ilişkin bilgi veren Bayır, “Revor Care’in prototipini tamamlayarak laboratuvar ve saha testlerinde yüzde 90’ın üzerinde doğruluk oranına ulaştık. Donanım ve yazılım entegrasyonu da başarıyla sağladık. Şimdi hedefimiz, ürünü hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda kullanıma sunmak. Haziran itibarıyla ilk kurumsal pilot uygulamaları başlattık.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/revor-care-yapay-zeka-teknolojisiyle-hasta-guvenligini-artiriyor-560790">Revor Care yapay zekâ teknolojisiyle hasta güvenliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir orman yangınlarına karşı farkındalığı artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-orman-yanginlarina-karsi-farkindaligi-artiriyor-559295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 07:44:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlarına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarında ülkemizde artış gösteren orman yangınlarına dikkat çekmek ve toplumsal duyarlılığı artırmak amacıyla anlamlı bir farkındalık kampanyası başlattı. Sosyal medyada çevre temalı paylaşımlarla başlayan kampanya, şehrin dört bir yanındaki billboardlara taşınarak geniş kitlelere ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-orman-yanginlarina-karsi-farkindaligi-artiriyor-559295">Büyükşehir orman yangınlarına karşı farkındalığı artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarında ülkemizde artış gösteren orman yangınlarına dikkat çekmek ve toplumsal duyarlılığı artırmak amacıyla anlamlı bir farkındalık kampanyası başlattı. Sosyal medyada çevre temalı paylaşımlarla başlayan kampanya, şehrin dört bir yanındaki billboardlara taşınarak geniş kitlelere ulaştı.</p>
<p><b>ÇEVRE TEMALI MESAJLAR BİLLBOARDLARA TAŞINDI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından yayımlanan ve büyük beğeni alan çevre temalı görseller, açık hava mecralarında da yer alıyor. Kocaeli&#8217;nin farklı noktalarında konumlandırılan billboardlar, her biri ayrı çevre mesajı taşıyan görsellerle donatıldı. Bu görseller; kontrolsüz ateşlerin yol açabileceği felaketlere, cam ve şişe atıklarının orman yangınlarına neden olma riskine dikkat çekiyor.</p>
<p><b>“GELECEĞİNİ YAKMA, İZMARİTİ DOĞAYA ATMA”</b></p>
<p>Kampanyanın en dikkat çeken mesajlarından biri ise sigara izmaritleri üzerine oldu. “Geleceğini yakma, izmariti doğaya atma” sloganıyla hazırlanan görseller, küçük bir izmaritin nasıl büyük bir felakete yol açabileceğini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Bu uyarılarla vatandaşlara daha çevreci ve sorumlu bir tutum benimsemeleri gerektiği hatırlatılıyor.</p>
<p><b>TOPLUMSAL SORUMLULUK VURGUSU</b></p>
<p>Bu kampanya sadece bir bilgilendirme çalışması değil, aynı zamanda bir çağrı niteliği taşıyor. Büyükşehir Belediyesi, doğayı korumanın sadece kamu kurumlarının değil, tüm bireylerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguluyor. Verilen mesajlar, küçük bir kıvılcımın nasıl büyük bir yıkıma dönüşebileceğini hatırlatarak toplumda kalıcı bir farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.</p>
<p><b>BİLİNÇLİ TOPLUM, GÜVENLİ GELECEK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin orman yangınlarına karşı başlattığı bu çevreci kampanya, yalnızca bugünü değil, yarını da düşünerek hayata geçirildi. “Ormanlar yanmasın, gelecek sönmesin” mesajı etrafında şekillenen bu hareket, çevreye duyarlı bir toplumun ancak bilgi ve bilinçle mümkün olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-orman-yanginlarina-karsi-farkindaligi-artiriyor-559295">Büyükşehir orman yangınlarına karşı farkındalığı artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir İtfaiyesi, Turizm Tesislerinde Yangın Güvenliğini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-turizm-tesislerinde-yangin-guvenligini-artiriyor-556739</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 11:03:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğini]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[tesislerinde]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556739</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, oteller ve kalabalık mekanlarda yangın güvenliği denetimlerini sıklaştırdı. Eksiklikleri belirlenen işletmelere süre tanınıyor; uymayanlar ise kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-turizm-tesislerinde-yangin-guvenligini-artiriyor-556739">İzmir İtfaiyesi, Turizm Tesislerinde Yangın Güvenliğini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, turizm işletmeleri, alışveriş merkezleri ve eğitim tesisleri gibi yoğun insan bulunan alanlarda yangın güvenliği denetimlerini sürdürüyor.</p>
<p>Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği kapsamında acil çıkış kapıları, yangın merdivenleri, duman dedektörleri ve yönlendirme levhaları kontrol ediliyor.</p>
<p>Yataklı tesislerde kapıların yangına 30 dakika dayanıklı ve kendiliğinden kapanır olması gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/izmir-itfaiyesi-turizm-tesislerinde-yangin-guvenligini-artiriyor-0-L9mpyzQC.jpeg"></p>
<p><strong>DENETİMLERDE ÖNE ÇIKAN EKSİKLİKLER</strong></p>
<p>İtfaiye Denetim ve Önleme Şube Müdürü Mehmet Ekim, günde yaklaşık 60 işletmeyi denetlediklerini, özellikle otellerde ciddi eksiklikler tespit ettiklerini belirtti. Ekim, &ldquo;İşletmelerin çoğunda ruhsat ve itfaiye raporu var, ancak bunlara uyulmuyor. Kat ilaveleri, mutfak genişletmeleri ve merdivenlerin bozulması gibi sorunlar sıkça görülüyor. Raporlara sadık kalan işletme oranı sadece yüzde 10&rdquo; dedi.</p>
<p>Yangın merdivenleri, duman dedektörleri ve acil durum aydınlatmalarının zorunlu olduğunu, ancak birçok tesiste bu standartların ihlal edildiğini ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/izmir-itfaiyesi-turizm-tesislerinde-yangin-guvenligini-artiriyor-1-ZmOmHnUb.jpeg"></p>
<p><strong>YANGIN KAPILARI VE DEDEKTÖRLERİN ÖNEMİ</strong></p>
<p>Ekim, yataklı tesislerde iç koridora açılan kapıların yangına 30 dakika dayanıklı olması gerektiğini, bu kapıların duman ve alev sızdırmaz fitillerle donatılmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Adresli duman dedektörlerinin yangının yerini hızlıca tespit ederek tahliyeyi kolaylaştırdığını belirtti. Ayrıca, mutfaklardaki davlumbaz söndürme sistemlerinin eksikliğinin yangın riskini artırdığına dikkat çekerek, Bolu’da 78 kişinin öldüğü otel yangınını örnek gösterdi.</p>
<p>Son olarak işletme sahiplerine düzenli kontrol çağrısı yapan Ekim, &ldquo;Herkes binasından sorumlu. Yangın önlemlerine uyulması hayat kurtarır&rdquo; dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-turizm-tesislerinde-yangin-guvenligini-artiriyor-556739">İzmir İtfaiyesi, Turizm Tesislerinde Yangın Güvenliğini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı sıcaklar beyin kanaması riskini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklar-beyin-kanamasi-riskini-artiriyor-556507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 10:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar ve yüksek nem nedeniyle özellikle baş ağrısı, baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu ve mide bulantısı şikayetiyle hastaneye başvuranların sayısı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklar-beyin-kanamasi-riskini-artiriyor-556507">Aşırı sıcaklar beyin kanaması riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar ve yüksek nem nedeniyle özellikle baş ağrısı, baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu ve mide bulantısı şikayetiyle hastaneye başvuranların sayısı artıyor. Bu şikayetler kimi zaman beyin kanaması gibi çok ciddi hastalıkların da belirtisi olabildiğinden dikkat etmek gerekiyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Siyavuş Muhammedrezai</strong>, beyin kanamasının belirtileri çoğu kez sıcak çarpması ile karıştırılabildiğinden bazı kişilerin “sıcak havadan olmuştur, biraz dinleneyim geçer” düşüncesiyle hastaneye gitmeyi erteleyebildiklerini, bunun da hayati riski artırabildiğini vurguluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Siyavuş Muhammedrezai beyin kanamasının 8 belirtisini sıraladı, aşırı sıcaklardan beyni korumanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Yaz mevsimiyle birlikte bastıran aşırı sıcaklar, birçok hastalığı tetikleyebilirken, beynimiz için daha da fazla risk oluşturuyor. Yükselen ısı beyin hücrelerine zarar veriyor, migren, epilepsi ve felç gibi hastalıklara neden olabiliyor. Aşırı sıcak havaların beyin kanaması riskini artırdığını vurgulayan <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Siyavuş Muhammedrezai</strong> “Üstelik beyin kanaması sanılanın aksine sadece ileri yaştaki kişilerde değil, altta kanamayı kolaylaştıran sistemik ve/veya anevrizma (damarda baloncuk) ile arteriovenöz malformasyon (damar yumağı) gibi damarsal hastalıklara sahip gençlerde de görülebiliyor” diyor. Beynimizin yüzde 80’inin sudan oluştuğunu ve sıcak havanın beynin en büyük düşmanlarından biri olduğunu belirten Dr. Muhammedrezai “Vücut sıcaklığının artmasıyla yaşanan terlemeyle birlikte kişi sıvı-tuz kaybı yaşar, kan basıncında hızlı değişiklikler meydana gelir ve bu da kan pıhtılaşmasında bozulmalara neden olur. Bu tür bir tablo inme (felç) ve beyin kanaması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir” diye konuşuyor. Aşırı sıcak havaların ayrıca kan basıncını yükseltebildiğini, özellikle yüksek tansiyonu olan kişilerde bu durumun çok daha tehlikeli olduğunu kaydeden Dr. Muhammedrezai, tansiyon yükselmesine bağlı olarak beyin kanaması gelişebildiğini, bu kişilerin ilaçlarını düzenli almalarının ve aşırı sıcak, aşırı güneşli ortamlardan kaçınmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor. </p>
<p><strong>Ani ve şiddetli baş ağrısına dikkat!</strong></p>
<p>Beyin kanamasının belirtileri çoğu kez sıcak çarpması ile karıştırılabildiğinden bazı kişilerin “sıcak havadan olmuştur, biraz dinleneyim geçer” düşüncesiyle hastaneye gitmeyi erteleyebildiklerini belirten Dr. Muhammedrezai bunun da hayati riski artırabildiğini vurguliyor. Tek başına olan baş ağrısının her zaman beyin kanaması bulgusu olmayabildiğini  ancak temkinli olmak için bazı belirtiler başgösterdiğinde en kısa sürede, en yakın sağlık merkezine başvurmak gerektiğini vurgulayan Dr. Siyavuş Muhammedrezai şöyle konuşuyor: “Ani ve şiddetli baş ağrısı, bilinçte bulanıklık, geveleyerek konuşma, denge kaybı, el ve kolda uyuşukluk, el ve kolda karıncalanma, genellikle tek taraflı ortaya çıkan yüz felci ve mide bulantısı beyinde başlayan kanama ile birlikte görülen beyin kanaması belirtileridir. Bu belirtiler olduğunda en kısa sürede en yakın sağlık merkezine başvurmak en doğru iştir.” </p>
<p><strong>Beyni korumanın basit ama etkili yolları!</strong></p>
<p>Dr. Muhammedrezai, aşırı sıcaklarda beyin sağlığını korumak için alınabilecek basit ama etkili 6 önlemi şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Güneş ışınlarının çok dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmayın.</li>
<li>Düzenli sıvı alımına dikkat edin, suyu tek bir seferde değil, vücutta tutulacak şekilde düzenli aralıklarla ve yudum yudum için. </li>
<li>Aşırı sıcaklarda çay ve kahve tüketimini sınırlandırın ya da tamemen bırakın.</li>
<li>Yorucu aktivitelerden kaçının.</li>
<li>Açık renk kıyafetler tercih edin ve mutlaka şapka takın.</li>
<li>Gün içerisinde ılık duş alarak vücut sıcaklığının artmasını engelleyin. </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklar-beyin-kanamasi-riskini-artiriyor-556507">Aşırı sıcaklar beyin kanaması riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Belediyesi kreş sayısını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-kres-sayisini-artiriyor-551530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 10:57:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[sayısını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Çocuk Kreşi ve Gündüz Bakımevlerinin sayısını artırmaya devam ediyor. Eğitim ve hizmet kalitesi ile vatandaşlardan yoğun ilgi gören Büyükşehir kreşlerine Kepez’de iki kreş daha ekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-kres-sayisini-artiriyor-551530">Büyükşehir Belediyesi kreş sayısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kepezaltı Santral ve Güneş Mahallelerine açılacak yeni kreşler ile Büyükşehir Belediyesi’nin kreş sayısı merkezde 7’ye, toplamda ise 19’a çıkacak. Yeni Kepez Santral Mahallesi 100. Yıl Kreşi 5, Güneş Kreşi ise 3 sınıflı olacak. 36-72 ay yaş aralığındaki çocuklara eğitim verecek kreşlerde yemekhane, etkinlik ve özel oyun odaları yer alacak. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında hizmet vermeye başlayacak kreşlerde, çocukların güvenliği ve sağlığı için tüm hazırlıklar titizlikle sürdürülüyor. Sınıf düzenlemeleri, izolasyonlar, duvar boyamaları, güvenlik kamera sistemleri, eşyalar ve oyun alanları özenle hazırlanıyor.</p>
<p>İLGİ VE TALEP YO&#286;UN</p>
<p>Kreşlerdeki devam eden çalışmalar ve son hazırlıklarla ilgili bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk ve Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Oğuz Dağlı, &ldquo;Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’in sosyal belediyecilik anlamında büyük önem verdiği Çocuk Kreşi ve Gündüz Bakımevlerimizin sayısını artırmaya devam ediyoruz. Antalya’da halkımızın önemli bir ihtiyacını gideren kreşlerimize vatandaşlarımızın ilgi ve talepleri oldukça yoğun. Büyükşehir Belediyemize duyulan bu güvene karşılık, eğitim ve hizmet anlamında en iyi standartları sunmaya çalışıyoruz&rdquo; dedi.</p>
<p>ÖN KAYITLAR 17-25 TEMMUZ’DA</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi kreşlerine iki yeni kreş daha ekleyeceklerini söyleyen Dağlı, &ldquo;Kepez ilçemizde yeni eğitim-öğretim sezonunda açmayı planladığımız Kepez Santral 100. Yıl ve Güneş Kreşlerimizde hazırlık çalışmaları devam ediyor. Her iki kreşimizde de çocuklarımızı en iyi koşullarda ağırlamak için tüm hazırlıklarımızı titizlikle ve her ayrıntıyı düşünerek sürdürüyoruz. 2025 yılında 121 derslik sayısıyla yaklaşık 2 bin 500 çocuğumuza eğitim verdik. Yeni kreşlerimizin hizmete girmesiyle yeni eğitim-öğretim sezonunda bu sayının 3 binli rakamlara ulaşmasını hedefliyoruz. Vatandaşlarımız yeni dönem için ön kayıt başvurularını 17-25 Temmuz tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediyemizin internet adresi </p>
<p>www.antalya.bel.tr</p>
<p> adresinden online olarak yapabilirler. Başkanımız Muhittin Böcek’in hedefleri doğrultusunda kreşlerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz&rdquo; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-kres-sayisini-artiriyor-551530">Büyükşehir Belediyesi kreş sayısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi kreş sayısını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-kres-sayisini-artiriyor-551497</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 09:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[kreş]]></category>
		<category><![CDATA[sayısını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında Antalya merkez ve ilçelerinde sayı artan Çocuk Kreşi ve Gündüz Bakımevlerine yenilerini ekliyor. Kepez’de Güneş Mahallesi ile Kepez Santral Mahallesi 100. Yıl Kreşlerinin yapım çalışmaları devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-kres-sayisini-artiriyor-551497">Antalya Büyükşehir Belediyesi kreş sayısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında Antalya merkez ve ilçelerinde sayı artan Çocuk Kreşi ve Gündüz Bakımevlerine yenilerini ekliyor. Kepez’de Güneş Mahallesi ile Kepez Santral Mahallesi 100. Yıl Kreşlerinin yapım çalışmaları devam ediyor.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Çocuk Kreşi ve Gündüz Bakımevlerinin sayısını artırmaya devam ediyor. Eğitim ve hizmet kalitesi ile vatandaşlardan yoğun ilgi gören Büyükşehir kreşlerine Kepez’de iki kreş daha ekleniyor.<br />Kepezaltı Santral ve Güneş Mahallelerine açılacak yeni kreşler ile Büyükşehir Belediyesi’nin kreş sayısı merkezde 7’ye, toplamda ise 19’a çıkacak. Yeni Kepez Santral Mahallesi 100. Yıl Kreşi 5, Güneş Kreşi ise 3 sınıflı olacak. 36-72 ay yaş aralığındaki çocuklara eğitim verecek kreşlerde yemekhane, etkinlik ve özel oyun odaları yer alacak. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında hizmet vermeye başlayacak kreşlerde, çocukların güvenliği ve sağlığı için tüm hazırlıklar titizlikle sürdürülüyor. Sınıf düzenlemeleri, izolasyonlar, duvar boyamaları, güvenlik kamera sistemleri, eşyalar ve oyun alanları özenle hazırlanıyor.<br />İLGİ VE TALEP YOĞUN<br />Kreşlerdeki devam eden çalışmalar ve son hazırlıklarla ilgili bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk ve Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Oğuz Dağlı, “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’in sosyal belediyecilik anlamında büyük önem verdiği Çocuk Kreşi ve Gündüz Bakımevlerimizin sayısını artırmaya devam ediyoruz. Antalya’da halkımızın önemli bir ihtiyacını gideren kreşlerimize vatandaşlarımızın ilgi ve talepleri oldukça yoğun. Büyükşehir Belediyemize duyulan bu güvene karşılık, eğitim ve hizmet anlamında en iyi standartları sunmaya çalışıyoruz” dedi. <br />ÖN KAYITLAR 17-25 TEMMUZ’DA<br />Antalya Büyükşehir Belediyesi kreşlerine iki yeni kreş daha ekleyeceklerini söyleyen Dağlı, “Kepez ilçemizde yeni eğitim-öğretim sezonunda açmayı planladığımız Kepez Santral 100. Yıl ve Güneş Kreşlerimizde hazırlık çalışmaları devam ediyor. Her iki kreşimizde de çocuklarımızı en iyi koşullarda ağırlamak için tüm hazırlıklarımızı titizlikle ve her ayrıntıyı düşünerek sürdürüyoruz. 2025 yılında 121 derslik sayısıyla yaklaşık 2 bin 500 çocuğumuza eğitim verdik. Yeni kreşlerimizin hizmete girmesiyle yeni eğitim-öğretim sezonunda bu sayının 3 binli rakamlara ulaşmasını hedefliyoruz. Vatandaşlarımız yeni dönem için ön kayıt başvurularını 17-25 Temmuz tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediyemizin internet adresi www.antalya.bel.tr adresinden online olarak yapabilirler. Başkanımız Muhittin Böcek’in hedefleri doğrultusunda kreşlerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-kres-sayisini-artiriyor-551497">Antalya Büyükşehir Belediyesi kreş sayısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:21:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, bu ameliyatların tercihe bağlı olarak yapılmasına rağmen, kadınların sosyal yaşamlarını sürdürmelerine büyük katkı sağladığını belirtti. Meme kanseri sıklığının artması ve tedavideki başarılı sonuçların bu konunun önemini daha da artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Kadının özgüvenini yeniden kazanmasına da katkı sağlayan meme rekonstrüksiyonu ameliyatları, plastik cerrahinin en yüz güldürücü işlemlerinden biri” dedi.</em></p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri tedavisinde bir memenin veya iki memenin birden alınması gerekliliği hastaları hem fiziksel hem de ruhsal açıdan derinden etkileyebiliyor. Bu süreçte, doğru zamanlama ve yöntemle yapılan yeniden meme oluşturma ameliyatlarının kadının yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, plastik cerrahi desteğinin kadınların sosyal yaşantısında ve özgüveninde fark edilir bir iyileşme sağladığını ifade etti. Doç. Dr. Aysal, “Amacımız, hastalarımızı yeni bir memeyle taburcu etmek ve onları çok daha mutlu bir şekilde kıyafet giyebilir hale getirmek” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘KADININ SOSYAL YAŞAMINI SÜRDÜRMESİNE KATKI SAĞLIYOR’</strong></p>
<p>Meme kaybının kadınlar için yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da çok yıkıcı olabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Meme kanseri günümüzde oldukça yaygın. Kanser hastalığının getirdiği olumsuz hislere ek olarak memesinin bir kısmını veya tamamını kaybetmek durumunda kalan kadın sayısı az değil. Estetik cerrahiyle yeniden meme oluşturmak, hem psikolojik destek hem de yaşam kalitesini artıran önemli bir adım. Bu ameliyatlar, plastik cerrahinin en tatmin edici uygulamalarından biri” dedi.</p>
<p><strong>‘MEMESİ ALINMIŞ HER HASTAYA YENİDEN MEME OLUŞTURMAK MÜMKÜN’</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi amacıyla meme alınması ameliyatı sonrasında yeniden meme oluşturmanın mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Aysal, sözlerine şöyle devam etti: “Genel cerrahlar, kanseri tamamen ortadan kaldırmak amacıyla memenin bir kısmını ya da tamamını almak zorunda kalabiliyor. Bu noktada plastik cerrahlar olarak biz devreye giriyoruz. Memenin alınmasından hemen sonra, eş zamanlı olarak yeni bir meme oluşturmak mümkün. Ya da hastalarımız ilerleyen dönemlerde yeniden meme oluşturma ameliyatı için bize başvurabilir.”</p>
<p><strong>“BU AMELİYATLAR KANSER TEDAVİSİYLE ÇELİŞMEZ”</strong></p>
<p>Meme kanseri ameliyatından sonra yeni memenin ne zaman yapılacağına ve var olan meme kanseri riskiyle bir ilişkisi olup olmadığına değinen Doç. Dr. Aysal, şu bilgileri verdi: “Yeniden meme oluşturma, kanser tedavisiyle çelişmez. Kanserin tekrarlamaması için tüm önlemler alındıktan sonra, estetik cerrahlar yeni meme yapımına geçer. Ne Türkiye’de ne de yurt dışında, estetik kaygılarla eksik kanser ameliyatı yapılmaz. Bu işlemin, mevcut meme kanserinin tekrarlama riskini artırdığına dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır.”</p>
<p><strong>“FARKLI YÖNTEMLER KULLANILIYOR”</strong></p>
<p>Yeniden meme oluşturmak için iki farklı yöntem uygulandığını belirten Doç. Dr. Aysal, cerrahi seçeneklerle ilgili şu bilgileri verdi: “Yöntemlerden biri silikon implantlarla yeniden meme oluşturma ameliyatlarıdır. Diğer yöntemde ise hastanın kendi var olan dokuları yani hastanın öz dokuları kullanılarak yeniden meme oluşturulur. Silikon implantlarla yapılan ameliyatlarda, meme kanseri ameliyatında derinin bir kısmı korunur, içerisine silikon implantlar yerleştirilir ve dıştaki deriyle meme şekli verilir. Bu yöntemle hasta, kanser ameliyatından sonra memesini kaybetmediği için yaşayabileceği psikolojik etkiden de korunmuş olur. Öz doku tekniğinde ise karın veya sırt dokusu kullanılarak yeni bir meme oluşturulur. Örneğin, hafif göbeği olan bir kadına göbek dokusuyla meme yapılırken aynı anda karın germe işlemi de gerçekleştirilmiş olur. Hangi yöntemin tercih edileceği; hastanın genel durumu, cerrahın deneyimi ve hasta ile yapılan görüşmelere göre belirlenir.”</p>
<p><strong>“YENİDEN MEME OLUŞTURMA AMELİYATLARI, KANSER TANISI ALMIŞ HER HASTAYA YAPILABİLİR”</strong></p>
<p>Her yaştan kadına meme oluşturma ameliyatı yapılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Aysal şöyle konuştu: “Yeniden meme oluşturma ameliyatları, kanser tanısı almış her hastaya uygulanabilir. Yaş fark etmemektedir. Örneğin, 20 yaşında meme kanseri çok nadirdir ama yapılmaz mı? Elbette yapılır. Farklı bir hastada gen pozitifliği dediğimiz bir durum söz konusu olabilir. Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastaya genetik analizlerle meme kanseri riski belirlenmiş olabilir. Risk analizlerini genel cerrahi yapar. Bu hastalara genel cerrahi uzmanları tarafından memelerin alınıp içleri boşaltılırsa kanserden korunabileceği söylenebilir. Bu durumda dahi plastik cerrahi tarafından yeniden meme yapılabilir. 40 ve 50 yaşındaki hastalara da meme oluşturma ameliyatı yapılabilir. Teknikler farklılık gösterebilir, hangi tekniğin uygun olacağı hastaya özel olarak değerlendirilir. Geçmişte memesi alınmış, göğsünde meme bulunmayan bir hastaya da yıllar sonra meme yapılması mümkündür. Böyle hastalar varsa başvurabilirler.”</p>
<p><strong>“HASTA-HEKİM UYUMU ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>Meme oluşturma ameliyatlarının bazı riskler barındırabileceğini belirten Doç. Dr. Aysal, şunları söyledi: “Her ameliyat gibi bu operasyon da bazı komplikasyonlar içerebilir. Enfeksiyon, doku ayrışması gibi durumlar oluşabilir. Ancak bu riskler yönetilebilir. Cerrah ve hasta uyum içinde çalıştığında bu süreç başarıyla yönetilir. Biz hastalarımızın yanında oluyor ve sürecin sonuna kadar destek veriyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda güneş yanığı cilt kanseri riskini 3 kat artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-gunes-yanigi-cilt-kanseri-riskini-3-kat-artiriyor-549725</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:07:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[yanığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında çocuklar genellikle açık havada daha fazla zaman geçiriyorlar. Güneş ışınları D vitamini nedeniyle çocuklar için faydalı olsa da, gerekli önlemler alınmadığında güneş çarpması, güneş yanıkları ve dehidratasyon (susuz kalma) gibi pek çok sorun oluşabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-gunes-yanigi-cilt-kanseri-riskini-3-kat-artiriyor-549725">Çocuklarda güneş yanığı cilt kanseri riskini 3 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında çocuklar genellikle açık havada daha fazla zaman geçiriyorlar. Güneş ışınları D vitamini nedeniyle çocuklar için faydalı olsa da, gerekli önlemler alınmadığında güneş çarpması, güneş yanıkları ve dehidratasyon (susuz kalma) gibi pek çok sorun oluşabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,    </strong>özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda sıcağa ve güneşe maruz kalmanın çok daha riskli sonuçlar oluşturabileceği uyarısında bulunarak, “Bebekler ve küçük çocuklar; ciltlerinin çok daha ince ve geçirgen  olması, ciltteki koruyucu bariyer tabakalarının henüz tam oluşmaması nedeniyle, güneşin zararlı etkilerinden çok daha fazla etkilenirler. Dolayısıyla, güneş yanıkları daha hızlı oluşur.  Yapılan çalışmalar göstermiştir ki güneş yanıkları gelişen çocuk ve gençlerin erişkinlik dönemlerinde cilt kanseri riskinde 3 kat artış olmaktadır. Güneşe maruziyet arttıkça bu artan etkiyle risk daha da yükselmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, </strong>bu nedenle, çocukları güneşin ve sıcağın zararlı etkilerinden korumanın son derece önemli olduğunu belirterek, “Özellikle, ilk 6 ay bebeklerde, güneşin zararlı ışınlarına karşı alınması gereken önlemlerden ilki ve en önemlisi, mekanik önlemlerdir. Yani, yaşına uygun şapka ile güneş gözlüğü kullanmak ve 10:00 – 16:00 saatleri arasında güneşe çıkarmamak, bunlardan en önemlileridir. 6 ay ve üzeri bebek ile çocuklarda ise bu mekanik önlemlere ilaveten, yine yaşına uygun içerikte, en az 30 SPF olacak şekilde mineral filtreli, hem UVA hem UVB koruyucu özelliği olan güneş koruyucuların kullanılması ve 2 saat arayla tekrarlanması da çok önemlidir” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>İlk 6 ay güneş koruyucu kullanmayın!</strong></p>
<p>Çocukların ciltlerinin zarar görmemesi için güneş koruyucu ürünler çok önemli olsalar da ilk 6 aydan önce kullanımları önerilmiyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan, bebeklerin bu dönemde ciltlerinin daha ince ve daha hassas olduğunu belirterek, “Ayrıca, ciltlerinin geçirgenliği de daha yüksektir. Dolayısıyla, koruyucu güneş kremleri ciltten emilerek  bebeklerin kan dolaşımına kadar geçebilir ve bu emilimin uzun dönem sonuçlarıyla ilgili ne yazık ki yeterli bilimsel  çalışma yoktur. Bebeklerde 6. aydan sonra ise güneş koruyucular güvenle kullanılabilir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bu saatlerde doğrudan güneşe maruz kalmasın!</strong></p>
<p>Çocuğunuzun  10:00 &#8211; 16:00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmaması çok önemli. Bu saatler arasında çocuğunuzla dışarıya çıkmayın, mecbursanız güneşten koruyucu önlemleri ihmal etmeyin. Çünkü, bu saatlerde güneş ışınları yeryüzüne daha dik açıyla geldiği için UVA ile UVB nedenli cilt hasarı ve yanık, dolayısıyla yetişkinlik döneminde cilt kanseri riski çok daha fazla oluyor. </p>
<p><strong>Geniş siperlikli şapka takın</strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Berrin Arslan,<strong> </strong>çocuğunuzu güneşe çıkardığınızda mutlaka yaşına uygun, geniş siperlikli, kulakları ve enseyi de koruyan ultraviyole filtreli şapkalar kullanmanız gerektiğini vurgulayarak, “Unutmayalım ki en önemli korunma, öncelikle mekanik korunmadır” diyor. </p>
<p><strong>Her iki saatte bir tekrarlayın</strong></p>
<p>Çocuğunuzun cildine, 6’ıncı aydan itibaren, mutlaka en az 30 SPF olacak şekilde, UVA ve UVB mineral filtreli güneş koruyucu sürün.  Ürünü, güneşe çıkmadan 30 dakika önce, yeterli bir miktarda ve kalınlıkta uygulayın. Her iki saatte bir tekrarlayın ve çocuğunuz her havuza ya da denize girdiğinde yenileyin. </p>
<p><strong>Ultraviyole korumalı gözlük şart</strong></p>
<p>Güneşin zararlı ışınları, çocukların cildine olduğu kadar gözlerine de zarar verebiliyor. İlerleyen yaşlarda miyopi ve hipermetropi riskini artırıyor. Bu nedenle, özellikle 3 yaşından itibaren  çocuğunuzun yüzüne uygun, yumuşak, kırılmayan ve ultraviyole korumalı güneş gözlüğü takmayı alışkanlık edinin.</p>
<p><strong>Mayo seçimine dikkat edin</strong></p>
<p>Güneşin zararlı etkilerine karşı dikkat etmeniz gereken bir başka konu ise mayo seçimi olmalı. Cildinin hasar görmemesi için uzun kollu ve uzun paçalı, yine ultraviyole korumalı mayoları tercih etmeye özen gösterin. </p>
<p><strong>Bol bol su içmesini sağlayın</strong></p>
<p>Çocuğunuzun cildini güneşin zararlı ışınlarından korumak için almanız gereken en önemli önlemlerden biri, vücuttaki sıvı kaybını önlemek. Bebeklerin güneşe ve ısıya maruz kalmalarıyla birlikte, ciltlerinin geçirgen olması nedeniyle, sıvı kayıpları daha hızlı ve daha yoğun oluyor. Bunun sonucunda, bebek ve çocukların ciltlerinde, ağız, dil ve mukozalarda kuruluk, idrar miktarında  azalma, huzursuzluk, bitkinlik, bıngıldakta çökme, solunum ve kalp hızının artması gibi belirtiler görülebiliyor. Özellikle sıcağa daha yoğun maruz kalınan tatil beldelerinde ve deniz kenarlarında çocuğunuzun bol bol su içmesini ve sulu meyveler tüketmesini sağlayın.</p>
<p><strong>Kıyafetleri açık renk olsun</strong></p>
<p>Yaz aylarında, pişik gibi cilt döküntüleri oluşmaması için çocuğunuza vücuttaki teri hapseden naylon içerikli kumaştan hazırlanmış kıyafetler giydirmeyin. İçinde rahat edebileceği; doğal, pamuklu, terletmeyen ve açık renkli (beyaz, bej, sarı, açık mavi, pembe) kıyafetler giydirmeye dikkat edin. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-gunes-yanigi-cilt-kanseri-riskini-3-kat-artiriyor-549725">Çocuklarda güneş yanığı cilt kanseri riskini 3 kat artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rosatom ve Uzatom Özbekistan&#8217;da Nükleer Enerji Kapasitesinin Geliştirilmesinde İş Birliğini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rosatom-ve-uzatom-ozbekistanda-nukleer-enerji-kapasitesinin-gelistirilmesinde-is-birligini-artiriyor-547425</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 15:18:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[birliğini]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirilmesinde]]></category>
		<category><![CDATA[kapasitesinin]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[özbekistanda]]></category>
		<category><![CDATA[rosatom]]></category>
		<category><![CDATA[uzatom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547425</guid>

					<description><![CDATA[<p>St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu kapsamında, Rosatom ve Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'na bağlı Atom Enerjisi Ajansı (Uzatom), Özbekistan’da büyük bir nükleer güç santrali inşa etme projesini uygulama olasılıklarını araştırmak üzere bir anlaşma imzaladı. İmza törenine Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev ve Uzatom Müdürü Azim Akhmedkhaidzhayev katıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatom-ve-uzatom-ozbekistanda-nukleer-enerji-kapasitesinin-gelistirilmesinde-is-birligini-artiriyor-547425">Rosatom ve Uzatom Özbekistan&#8217;da Nükleer Enerji Kapasitesinin Geliştirilmesinde İş Birliğini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu kapsamında, Rosatom ve Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu&#8217;na bağlı Atom Enerjisi Ajansı (Uzatom), Özbekistan’da büyük bir nükleer güç santrali inşa etme projesini uygulama olasılıklarını araştırmak üzere bir anlaşma imzaladı. İmza törenine Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev ve Uzatom Müdürü Azim Akhmedkhaidzhayev katıldı. </p>
<p>Anlaşma, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#8217;in 27 Mayıs 2024 tarihinde Özbekistan&#8217;ı ziyareti sırasında yapılan düzenlemeleri takip etti. Nisan ayında düzenlenen “INNOPROM. Orta Asya” Uluslararası Sanayi Fuarı kapsamında, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev arasında yapılan görüşmede, Özbek tarafı büyük bir NGS inşa etme kararını açıkladı. Mayıs ayında da Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev&#8217;in Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin&#8217;i ziyareti sırasında, Özbek tarafı büyük bir NGS inşa etme olasılığını araştırma kararını bildirdi.   </p>
<p>Anlaşma, iki VVER-1000 güç ünitesinin inşası ve dört üniteye yükseltilme olasılığıyla ilgili temel şartları ve koşulları belirtiyor.   Proje hem yurt içinde hem de Çin&#8217;deki Tianwan NGS ve Hindistan&#8217;daki Kudankulam NGS’de güvenilir ve emniyetli olduğu kanıtlanmış Rus teknolojilerini kullanıyor. Şimdiye kadar, VVER tipi reaktörler toplamda 420 reaktör yılından fazla süredir faaliyet gösteriyor.  </p>
<p>Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, “Rosatom, Özbekistan&#8217;ın nükleer enerji gelişiminde stratejik bir ortak olmaktan memnun. İş birliğimizi genişletiyoruz; Cizzak Oblast&#8217;ta SMR tabanlı bir nükleer güç santralinin inşasına devam ederken, VVER-1000 ile bir NGS inşa etme projesini uygulamak için önemli bir adım atıyoruz. SMR tabanlı ve büyük NGS&#8217;ler birlikte Özbekistan&#8217;da ‘karbonsuz enerji kümesi’ yaratılabilir, ülkenin artan enerji ihtiyaçları sorununa bir çözüm sağlanabilir, endüstriyel ve yenilikçi büyüme için zemin hazırlanabilir” dedi. Likhachev, Rosatom&#8217;un SMR tabanlı NGS&#8217;nin inşasında aktif olarak yer aldığını ve birinci ünite için reaktör ekipmanı üretmeye başladığını vurguladı.  </p>
<p>Uzatom Müdürü Akhmedkhadjaev Azim de, “Büyük kapasiteli bir nükleer güç santralinin inşasını, ülkenin hem mevcut hem de gelecekteki elektrik taleplerini çevre dostu enerjiyle karşılayabilecek güvenilir ve dengeli bir enerji sisteminin oluşturulmasına yönelik stratejik bir adım olarak görüyoruz. Anlaşmanın imzalanması, büyük kapasiteli nükleer güç santral projesinin potansiyel uygulanması için temel koşulların geliştirilmesine yönelik aktif çalışmaların başlatılmasına olanak sağlıyor. Projenin temel yönlerini incelemek ve inşaatının maliyet değerlendirmesini yapmak üzere Ortak Çalışma Grubu kuruldu” ifadelerini kullandı.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rosatom-ve-uzatom-ozbekistanda-nukleer-enerji-kapasitesinin-gelistirilmesinde-is-birligini-artiriyor-547425">Rosatom ve Uzatom Özbekistan&#8217;da Nükleer Enerji Kapasitesinin Geliştirilmesinde İş Birliğini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Nükleer Enerjiye Talebi Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-nukleer-enerjiye-talebi-artiriyor-546058</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[enerjiye]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[talebi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546058</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekayla hızla artan enerji ihtiyacının karşılanmasında nükleer enerjinin stratejik rolü, bu yıl 11. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES’te ele alınacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-nukleer-enerjiye-talebi-artiriyor-546058">Yapay Zeka Nükleer Enerjiye Talebi Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekayla hızla artan enerji ihtiyacının karşılanmasında nükleer enerjinin stratejik rolü, bu yıl 11. Nükleer Santraller Zirvesi &#8211; NPPES’te ele alınacak. Türkiye, Afrika ve Ortadoğu</strong>’<strong>nun en büyük nükleer enerji buluşması olan NPPES, global oyuncular ile yerli tedarikçileri İstanbul’da bir araya getirecek</strong></p>
<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 11. Nükleer Santraller Zirvesi &#8211; NPPES, bu yıl da sektörün nabzını tutmaya hazırlanıyor. Yapay zekanın getirdiği yeni enerji ihtiyaçlarının nükleer enerjiye olan talebi nasıl şekillendirdiği ve bölgede artan nükleer enerji yatırımları, 1-2 Temmuz 2025 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek NPPES’in ana gündem başlıklarını oluşturacak.</p>
<p>NPPES, karar vericileri, Türkiye’deki nükleer enerji yatırımlarıyla ilgilenen global oyuncuları, nükleer enerji pastasından pay almak isteyen yerli firmaları ve akademisyenleri, sivil toplum kuruluşlarını, yerli ve yabancı nükleer enerji uzmanları ile profesyonellerini bir araya getirecek. Binin üzerinde katılımcının beklendiği zirvede, nükleer enerji alanındaki en son teknolojiler tanıtılacak ve sektöre yön veren güncel gelişmeler paylaşılacak.</p>
<p><strong>NPPES yerli sanayicimizi global projelere entegre ediyor</strong></p>
<p>NPPES’in Türkiye sanayisi için taşıdığı öneme dikkat çeken <strong>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç </strong>şunları aktardı: “NPPES, Türk sanayicisini Akkuyu gibi mega projelerin yanı sıra Afrika ve Ortadoğu’daki yeni nükleer yatırımlara da entegre ediyor. Türkiye&#8217;nin nükleer enerji alanında ilerlemesi için küresel iş birlikleri büyük önem taşıyor. Bu vizyonla kurduğumuz Nükleer Sanayi Kümelenmesi ASONÜKSAK, yerli firmalarımızı nükleer tedarik zincirine hazırlayarak, ülkemizin bu alandaki kapasitesinin geliştirilmesine katkıda bulunuyor. NPPES kapsamında, ASONÜKSAK üyelerimizi nükleer enerjinin uluslararası aktörleriyle bir araya getiriyoruz.”</p>
<p><strong>Yapay zeka çağında nükleer enerji stratejik hale geldi </strong></p>
<p>Günümüzde her sektörde kullanılan yapay zekanın nükleer enerjiye olan ilgiyi ve ihtiyacı artırdığına dikkat çeken <strong>Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi </strong>ise şunları söyledi: “Yapay zeka kullanımı arttıkça ve veri merkezleri ile dijital altyapılar büyüdükçe, küresel enerji tüketimi de artıyor. Bir yapay zeka sohbet robotunun yaptığı tek bir işlem geleneksel bir aramanın yaklaşık 5-10 katı kadar enerji tüketebiliyor. Amazon, Microsoft, Google gibi teknoloji devleri, geçtiğimiz aylarda nükleer enerji yatırımlarını açıkladılar.  Teknoloji odaklı yeni sanayi atılımı, nükleer enerji gibi çevreci yatırımları bir seçenek olmaktan çıkarıyor ve bir zorunluluk haline getiriyor. Bu yıl NPPES’te nükleer enerjinin geleceğimizi nasıl şekillendireceğine ışık tutacağız ve bu yeni sanayi atılımında geç kalmamak için atmamız gereken stratejik adımları tartışacağız.”</p>
<p><strong>Nükleer enerji sektörünün geleceği konuşulacak</strong></p>
<p>NPPES’te yerli sanayinin mevcut ve gelecekteki nükleer enerji projelerine hazırlanması, Akkuyu NGS’de bekleyen tedarik ve iş fırsatları, SMR’lerin ve mikroreaktörlerin Türkiye ve bölgedeki potansiyeliyle ilgili oturumlar gerçekleşecek. Zirve kapsamında ikili iş görüşmeleri yapılacak, iş birliği anlaşmaları imzalanacak ve sektördeki yeni teknolojiler de sergilenecek.</p>
<p>INPPES Fuarcılık tarafından hayata geçirilen 11. Nükleer Santraller Zirvesi, bu yıl Yeni Nükleer İzleme Enstitüsü (New Nuclear Watch Institute &#8211; NNWI), İtalyan Nükleer Derneği (AIN) ve Bulgar Atom Forumu (BULATOM) tarafından resmi olarak da destekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-nukleer-enerjiye-talebi-artiriyor-546058">Yapay Zeka Nükleer Enerjiye Talebi Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Vaat Kırılmaları Bankaların Müşteri Kayıplarını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-vaat-kirilmalari-bankalarin-musteri-kayiplarini-artiriyor-544022</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 09:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bankaların]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplarını]]></category>
		<category><![CDATA[kırılmaları]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[vaat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544022</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimi (CXM) platformu Artiwise, Bankacılık Müşteri Deneyimi Zirvesi'nde 22 farklı bankanın yöneticilerine sunduğu raporla, Türk bankacılık sektöründeki "dijital vaat kırılmalarını" ve bunun müşteri kayıplarına etkisini ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-vaat-kirilmalari-bankalarin-musteri-kayiplarini-artiriyor-544022">Dijital Vaat Kırılmaları Bankaların Müşteri Kayıplarını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimi (CXM) platformu Artiwise, Bankacılık Müşteri Deneyimi Zirvesi&#8217;nde 22 farklı bankanın yöneticilerine sunduğu raporla, Türk bankacılık sektöründeki &#8220;dijital vaat kırılmalarını&#8221; ve bunun müşteri kayıplarına etkisini ortaya koydu.</p>
<p><strong>Bankacılık sektöründe dijital vaat kırılmaları büyüyor</strong></p>
<p>Artiwise CEO&#8217;su Tanel Temel tarafından sunulan &#8220;Bankacılık Uygulama Yorumları Raporu&#8221;, 33 bankanın mobil uygulamalarına gelen 75.520 yorumu analiz etti. Rapora göre, bankaların dijitalleşme yatırımlarına rağmen:</p>
<ul>
<li>
<p>Banka mobil uygulamalarında giriş problemleri (%55), arayüzün beğenilmemesi (%29), kullanım zorluğu (%16,56) ve teknik sorunlar (%16,09) en temel şikayet konuları arasında yer alıyor. Ayrıca arayüzün karmaşık bulunması (%22) ve güncelleme sonrası uygulmanın beğenilmemesi (%8) oranları da dikkat çekiyor.<br /> </p>
</li>
<li>
<p>Dijital bankacılığın temel hedeflerinden biri olan şubesiz işlem yapabilme vaadinin aksine, bir işlem için şubeye yönlendirilmek (%25) ve kayıt işleminin uzaktan dijital onboarding ile tamamlanamaması (%12), müşteriler nezdinde hayal kırıklığı yaratıyor.<br /> </p>
</li>
<li>
<p>İşlem ücretleri (%35 transfer ücreti memnuniyetsizliği, %20 yüksek ücret algısı) ve özellikle maaş hesabı olan müşterilerden ücret alınması (%11), müşteri memnuniyetini olumsuz etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.<br /> </p>
</li>
<li>
<p>Banka değiştirme (churn) kararlarında ise işlem ücretleri (%61,5) başı çekerken, bunu uygulama kullanımının zorluğu (%17,3) ve sistem arızaları (%6,7) takip ediyor. Bu veriler, maliyet ve deneyim kalitesinin müşteri sadakatindeki kritik rolünün altını çiziyor.<br /> </p>
</li>
<li>
<p>Raporun belirlediği en büyük churn sebebi ise iletişimsizlik olarak dikkat çekiyor: Müşterilerin yarısından fazlası (%52) müşteri hizmetlerine bağlanamadığı için, %12&#8217;si ise bağlanması zor olduğu için geçmişte bir bankayla çalışmayı bırakma kararı verdiğini belirtiyor.</p>
</li>
</ul>
<p>Rapor, bankaların bu sorunların üstesinden gelmesi için kritik çözüm alanlarını da belirliyor: Kullanım kolaylığı ve hız, şeffaf ücret politikası, sıfır sürtünmeli onboarding, hatalardan öğrenen güncellemeler ve müşteri hizmetlerinde dijital kalite, önceliklendirilmesi gereken temel alanlar olarak öne çıkıyor.</p>
<p>&#8220;Bankaların milyarlarca dolarlık dijitalleşme yatırımlarına rağmen, müşterinin gerçek sesini duyamaması ve acı noktalarını tespit edememesi, maalesef churn oranlarını ve memnuniyetsizliği artırıyor.” diyen Artiwise CEO&#8217;su Tanel Temel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geleneksel anketler ve yüzeysel geri bildirimler artık yeterli değil; müşteriler bankalarını sistem arızaları, kullanım zorluğu ve iletişim sorunları yüzünden değiştiriyor,&#8221; ifadelerini kullandı. Temel, raporda ortaya konan bu istatistiklerin sektör için kritik alarm sinyalleri olduğunu vurguladı.</p>
<p>Artiwise tarafından hazırlanan Bankacılık Uygulama Yorumları Raporu’nun detaylarını bu bağlantı üzerinden inceleyebilirsiniz.</p>
<p><b>Yapay zeka ile derinlemesine ölçüm ve sürdürülebilir memnuniyet</b></p>
<p>Artiwise&#8217;ın yapay zeka destekli CXM platformu ve geliştirdiği &#8216;Müşteri Duygu Skoru&#8217; ile bankalar, müşteri bazlı memnuniyet, yaşam boyu deneyim analizi, ilk kontakta çözülemeyen talep süreçleri ve müşteri temsilcisi performansları gibi detaylı içgörüler elde edebiliyor. Bu sayede, anomali tespiti ve proaktif aksiyonlarla operasyonel süreçlerde %70&#8217;e varan verimlilik artışı sağlanabiliyor.</p>
<p>Temel, &#8220;Artiwise, &#8216;yapay zeka ile sürdürülebilir müşteri memnuniyeti&#8217; misyonuyla hareket ediyor. Sadece sorunları çözmekle kalmıyor, departmanlar arası hizalanmayı ve stratejik karar alma mekanizmalarını da güçlendiriyoruz,&#8221; diye ekledi.</p>
<p><b>Artiwise için sıradaki hedef küresel büyüme</b></p>
<p>2015&#8217;te kurulan Artiwise,  Türkiye İş Bankası ve Migros gibi lider firmalarca tercih ediliyor. 2024&#8217;te AI World Series&#8217;te Yapay Zekada En İyi Finans Kullanım Alanı ve En İyi Duygu Analizi Platformu ödüllerini alarak uluslararası başarısını kanıtladı. Türkiye&#8217;deki başarısını Birleşik Krallık’ta açtığı ilk yurt dışı ofisiyle global pazara taşıyan şirket, bu yıl bankacılık sektörüne yoğunlaşarak üç büyük banka ile yeni proje görüşmelerini sürdürüyor.</p>
<p>18 Mayıs 2025&#8217;te 10. yıl dönümünü kutlayan Artiwise, 2026&#8217;da MENA ve Avrupa pazarlarında güçlenmek için 3. yatırım turuna çıkmayı, 2027&#8217;de ise ABD pazarına girmeyi planlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-vaat-kirilmalari-bankalarin-musteri-kayiplarini-artiriyor-544022">Dijital Vaat Kırılmaları Bankaların Müşteri Kayıplarını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede sigara kullanımı, bağımlılık riskini 2-3 kat artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-sigara-kullanimi-bagimlilik-riskini-2-3-kat-artiriyor-541363</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 11:58:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ailede]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak tanımlanan sigara bağımlılığının tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, “Nikotin 10 saniyede beyne ulaşarak dopamin salgılatır ve bu yolla daha fazla keyif vererek daha fazla içme isteği uyandırır” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-sigara-kullanimi-bagimlilik-riskini-2-3-kat-artiriyor-541363">Ailede sigara kullanımı, bağımlılık riskini 2-3 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak tanımlanan sigara bağımlılığının tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, “Nikotin 10 saniyede beyne ulaşarak dopamin salgılatır ve bu yolla daha fazla keyif vererek daha fazla içme isteği uyandırır” dedi. Sigara bağımlılığında ailenin önemli bir faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, “Araştırmalar ailesi sigara içen çocukların ileride sigara kullanma ihtimalinin içmeyenlere göre 2-3 kat fazla olduğunu söylüyor” uyarısında bulundu. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen 31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigara bağımlılığının bir hastalık olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara, en hızlı yayılan ve en uzun süren salgın</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), sigarayı “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak tanımladığını kaydeden Prof. Dr. Dilek Toprak, “Bağımlılık, kullanım üzerinde kontrol kaybı ile karakterizedir. Durmadan kullanmak değildir, kullanmaya başlayınca bırakamamaktır ve bir hastalıktır. Sigara bağımlılığı, tedavi gerektiren, relapslarla seyreden, mortalitesi yüksek, kronik, salgın bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü, sigarayı ‘dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını’ olarak tanımlamaktadır. Sigara içimi/bağımlılığı, DSÖ tanımıyla bir hastalık olan sigara bağımlılığının tedavisi hekimin görevleri arasındadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigaraya bağımlılığı, özel testle belirleniyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara içiminin sosyal, fiziksel ve psikolojik bağımlılık boyutları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Yani kişi sadece ruhsal olarak sigara içme bağımlısı değildir. Aynı zamanda sigara içinde bulunan nikotin, kişiyi biyolojik olarak da sigaraya bağımlı yapar. Nikotin, bağımlılık yapıcı, psikoaktif yani uyarıcı bir maddedir. Biz sigara bağımlılığını değerlendirirken özel bir test kullanırız. Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FBNT) Sigara bağımlılığının değerlendirilmesinde oldukça yaygın kullanılan 6 soruluk bir testtir. Bu testte aşağıda belirtilen durumlar göz önüne alınarak puanlama yapılır. Kişinin aldığı puan ne kadar yüksekse bağımlılığı da o kadar fazla olarak değerlendirilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Günde içilen sigara miktarı </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Sabah uyanınca 30 dakika içinde ilk sigaranın içilmesi; </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Sabah saatlerinde daha fazla sigara içilmesi; </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Sigara içmenin yasak olduğu toplu yerlerde sıkıntı yaşanması; </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Kişiyi yatağa bağlayan hastalık durumlarında bile sigara içiminin sürdürülmesidir </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Nikotin 10 saniyede beyne ulaşıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının esas nedeninin sigara içindeki nikotin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, “Nikotin çok güçlü bir uyarıcı, bağımlılık yapıcı maddedir. 10 saniyede beyne ulaşarak dopamin salgılatır ve bu yolla daha fazla keyif vererek daha fazla içme isteği uyandırır. Nikotin yani sigara, kolay ulaşılabilir ve ucuzdur” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ailesinde sigara kullanan çocukta risk 2-3 kat fazla</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığında ailenin önemli bir faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, “Araştırmalar ailesi sigara içen çocukların ileride sigara kullanma ihtimalinin içmeyenlere göre 2-3 kat fazla olduğunu söylüyor. Ailedeki problemler, aile içi iletişim ve bağların zayıf olması, düşük özgüven, stresle başa çıkmada zorlanma, hayır diyememe gibi faktörler de gençlerin sigaraya yönelmesinde etkili. Eğer arkadaşları sigara kullanıyorsa, çocuğunuza sigara teklif edilmiş veya edilecek olma ihtimali yüksek” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kardeşler arasında farklılık görülebiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığında kimi zaman iki kardeş arasında bile farklılık görülebildiğini, bunda çevresel faktörlerin etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Sigara bağımlılığında aile çok önemlidir. Anne ve/veya babanın sigara içmesi, çocuklara rol model olması elbette önemli. Ancak özellikle ergenlik dönemi ve daha sonrasında kişinin çevresi, arkadaşları, sosyoekonomik durumu, stresle baş etme gücü, yalnız yaşayıp yaşamaması gibi faktörler önem taşır. Bu faktörler de iki kardeş arasında bile fark yaratabilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Genetik geçiş, yüzde 56 etkili</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının diğer birçok bağımlılık gibi hem genetik hem de çevresel yönleri olan kompleks bir davranış olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Sigara bağımlılığında genetik geçiş; aile çalışmaları, ikiz çalışmaları ve moleküler genetik çalışmalar ile araştırılmıştır. Sigara bağımlılığının genetiğinde klasik kalıtım örüntüsü izlenmemektedir. İkizlerle yapılmış 14 farklı çalışmanın değerlendirildiği bir gözden geçirme çalışmasında nikotin bağımlılığının yüzde 56 genetik, yüzde 24 ailesel, yüzde 29 çevresel faktörlerden kaynaklandığı ifade edilmiştir.  Yapılan çalışmalar sigara bağımlılığının gelişiminde çevresel faktörlerin sigara içmeye başlama ile, genetik faktörlerin ise düzenli içicilikten bağımlılığa geçişte daha belirgin bir rol oynadığını göstermiştir. Farklı çevresel faktörlere ek olarak, küçük etkiye sahip birçok genin nikotin bağımlılığına olan genetik yatkınlıktan sorumlu olduğuna inanılmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigarayı bırakmak mümkündür</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Toprak, “Sigarayı elbette bırakmak mümkündür. Sigaranın bıraktırılması, en az sigaranın neden olduğu hastalıkları tedavi etmek kadar (hatta daha fazla) önemlidir. Tedavide amaç, sigara kullanımın azaltılması değil tümden bırakılmasıdır. Sigara alışkanlığından vazgeçmek için her şeyden önce kişinin sigarayı bırakma konusunda istekli olması gerekir. Her hastaya etkin tedavilerin varlığı anlatılmalı ve tedavi önerilmelidir. Tek tek, grup ya da telefon görüşmeleri tedavi etkinliğini artırır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara bırakmada iki tedavi yöntemi var</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigaranın bırakılmasına yardımcı olmak için birçok yöntem geliştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Bütün sigara bırakma yöntemlerinin sigaranın bırakılmasındaki başarıları farklı olmakla birlikte amaçları kişide sigara içimine bağlı gelişen psikolojik bağımlılığın ve fiziksel bağımlılığının üstesinden gelmektir. Sigara bırakmada kullandığımız, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yöntemleri ruhsal (davranışsal) tedavi ve ilaç tedavisi olarak iki ana başlıkta toplayabiliriz. En başarılı sonuçlar ruhsal tedavilerin ilaç tedavileriyle birlikte kullanımı ile elde edilmektedir. Bunların başlıcaları bilişsel davranışçı terapi, bireysel ya da grup terapileri, hipnoz, ruhsal eğitim ve bilgilendirme yaklaşımlarını içerir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bilimsel olarak kanıtlanmamış yöntemlere başvurulmamalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullanımında etkili olduğu iddia edilen ancak bilimsel olarak kanıtlanmamış yöntemler konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, “Bilimsel olmayan yöntemlerin, kulaktan dolma önerilerle denenmemesi gerekir.  Özellikle internetten ne olduğu bilinmeyen bitki ve macun gibi öneriler son derece tehlikeli olabilmektedir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Özellikle Sağlık Bakanlığı destekli, Türkiye genelinde 400’den fazla sigara bırakma polikliniklerinin bu konuda en önemli ve güvenilir merkezler olduğunu ifade eden Prof. Dr,. Toprak, “Bakanlık kontrolünde sıkı bir eğitim sonrası verilen sertifika ile bu merkezlerde çalışan hekimlerimize vatandaşlarımız güvenle başvurabilirler. Bilimsel olarak henüz kanıtlanmamış, evrensel kabul görmemiş yöntemlere karşı dikkatli olunmalıdır. Yüksek derecede nikotin bağımlılığı, düşük sosyoekonomik ve eğitim düzeyi, genç yaş grubu, yalnız yaşayanlar, sigara içenler ile birlikte yaşayanlar ve fazla zaman geçirenler, sigara bağımlılığında yüksek riskli olarak  tanımlanan grupta yer alırlar. Bu gruptaki bireylere daha yoğun yardım, daha sıkı takip, daha uzun süreli takip gerekebilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Elektronik sigara ile daha fazla nikotin alınıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Elektronik sigaranın Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nca önerilmeyen, zararlı olarak bildirilen bir ürün olmasına rağmen kullanımının giderek yaygınlaştığını kaydeden Prof. Dr. Toprak, elektronik sigara ile daha fazla nikotin alındığına dikkat çekti: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Elektronik sigara, nikotin bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi bağımlılık yapıcı bir üründür. Sigaraya alternatif olarak pazarlanmaya çalışılan elektronik sigarayla birlikte nikotin bağımlılığı tekrar artmıştır. Son yıllarda giderek yaygınlaşan elektronik sigara, görünüşü, hareketi ve dumanı ile sigarayı taklit etmek üzere tasarlanmıştır. Genellikle nikotin, aroma maddeleri ve diğer kimyasalların aerosolünü çekmesini sağlarken, solunabilir nikotin buharı salmaktadır. Elektronik sigara ile her nefeste 0-36 mg/mL arasında nikotin alınır. Böylece 30 puf çekildiğinde bir sigaradan alınan miktar kadar nikotin alınmaktadır. Bu nedenle elektronik sigara, sigaraya göre daha fazla nikotin alınmasına neden oluyor. Elektronik sigaranın kartuşunun içindeki sıvıda ayrıca propilen glikol, etanol, nitrozamin, tütün çiçeği, nane, kahve, çikolata, meyve aromaları gibi tat ve koku içeren farklı kimyasallar bulunabiliyor.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullanımı ve sigara bağımlılığının önlenebilir bir sorun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, “S</span></span></span><span><span><span>igarayı bırakmasına yardımcı olduğunuz her iki kullanıcı için bir erken ölüm önlenir. </span></span></span><span><span><span>Sağlık kuruluşlarına başvuran olguların hangi nedenle gelmiş olursa olsun sigara içme durumları kesinlikle sorgulanmalı ve hastanın hazır olduğu, kabul ettiği zaman da bıraktırma tedavisinde destek olunmalıdır.  Anne-babalar da sigara içmeyerek çocuklarına örnek olmalıdır. Bir nefes ve merak ile başlayan bu bağımlılık sürecinde önemli olan hiç başlamamaktır. Sigara bağımlılığı ile mücadelede en önemli konu tedavi değil, sigaraya başlamayı önlemedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-sigara-kullanimi-bagimlilik-riskini-2-3-kat-artiriyor-541363">Ailede sigara kullanımı, bağımlılık riskini 2-3 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TLC Klima, Antalya&#8217;da yenilenen showroom konsepti ile Akdeniz&#8217;de gücünü artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tlc-klima-antalyada-yenilenen-showroom-konsepti-ile-akdenizde-gucunu-artiriyor-540928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 10:27:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akdenizde]]></category>
		<category><![CDATA[antalyada]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[konsepti]]></category>
		<category><![CDATA[showroom]]></category>
		<category><![CDATA[tlc]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük klima üreticilerinden Gree’nin Türkiye temsilcisi TLC Klima, Antalya'nın üç önemli ilçesi Manavgat, Kepez ve Muratpaşa’da yenilenen showroomlarının açılışlarını gerçekleştirdi. Sezona hazırlık niteliği taşıyan bu yatırımlar, Antalya’nın üç farklı noktasında markanın bölgesel varlığını daha da güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tlc-klima-antalyada-yenilenen-showroom-konsepti-ile-akdenizde-gucunu-artiriyor-540928">TLC Klima, Antalya&#8217;da yenilenen showroom konsepti ile Akdeniz&#8217;de gücünü artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük klima üreticilerinden <strong>Gree</strong>’nin<strong> Türkiye temsilcisi TLC Klima,</strong> <strong>Antalya&#8217;nın üç önemli ilçesi Manavgat, Kepez ve Muratpaşa’da yenilenen showroomlarının açılışlarını </strong>gerçekleştirdi. Sezona hazırlık niteliği taşıyan bu yatırımlar, Antalya’nın üç farklı noktasında markanın bölgesel varlığını daha da güçlendirdi.</p>
<p>Yenilenen showroom açılışlarına <strong>TLC Klima Yönetim Kurulu Başkanı Akın Telci, Yönetici Ortak Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Genel Müdür Yardımcısı Filiz Doğan, Türkiye Satış Direktörü Gökhan Kül Ah</strong>i’nin yanı sıra, TLC Klima bölge temsilcileri, sektör profesyonelleri, iş ortakları, yerel yönetim temsilcileri ve çok sayıda davetli de katıldı. </p>
<p>Yenilenen showroom tasarımları, “Zirve” temasıyla, bütüncül bir marka deneyimi odaklı olarak kurgulandı. Tasarımda dikkat çeken üçgen form; teknoloji, kalite ve güveni ifade ediyor. Konsept içinde, ürünlerin kalite ve güven algısını artıran sergileme üniteleri, bu değerleri teknolojiyle bütünleştiren bir yaklaşımla tasarlandı. Duvar birimlerinde yer alan görsel öğeler ve dijital ekranlar aracılığıyla bu değerler ziyaretçilere doğrudan aktarılırken; renk paleti de bu bütünsel deneyimi destekleyecek şekilde belirlendi.</p>
<p><strong><u>Akdeniz’de Gree rüzgârı …</u></strong><br /> Tamamen yenilenen bayiler hem bölge ekonomisine katkı sağlama hem de yenilikçi ve enerji verimli ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturma amacı taşıyor. </p>
<p>Antalya’nın en merkezi ve kalabalık lokasyonlarından Muratpaşa’da <strong>Antalya Makine Mühendisleri Odası</strong>’nın katılımıyla açılan<strong> STN İklimlendirme </strong>bireysel klima ve proje alanlarında hizmet veriyor. </p>
<p><strong>Manavgat Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ali Özen</strong>’in de katılımıyla açılışı yapılan <strong>EKC Klima</strong>, bireysel klima ve ısı pompası çözümleri sunuyor. </p>
<p>Alanya’da yeni konsept showroom açılışını gerçekleştiren <strong>Global Teknik Klima</strong> bölgedeki bireysel ve ticari klima çözümleriyle dikkat çekiyor.</p>
<p>Antalya’nın Kepez ilçesinde açılışı gerçekleşen <strong>Berfe Teknik </strong>ise bireysel klimaların yanı sıra proje bazlı iklimlendirme çözümleri sunuyor. Isı Pompası alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan Berfe Teknik, yenilenen showroomunda sıcak su üreten bu sistemi çalışır halde sergileyerek, ziyaretçilerine yerinde deneyim fırsatı sunuyor. </p>
<p><strong>Gree’nin Türkiye Temsilcisi TLC Klima Yönetici Ortağı Sema Tunar</strong> Antalya’daki yenilenen showroom konseptleri ile ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin iklimlendirme alanındaki ihtiyaçlarını en ileri teknolojiyle buluşturma hedefiyle çıktığımız bu yolda, Antalya gibi iklimsel ve ekonomik açıdan stratejik bir bölgede büyümekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Gree’nin küresel gücünü, TLC Klima’nın yerel uzmanlığıyla birleştirerek kullanıcılarımıza yüksek kaliteli çözümler sunmaya istikrarlı biçimde sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tlc-klima-antalyada-yenilenen-showroom-konsepti-ile-akdenizde-gucunu-artiriyor-540928">TLC Klima, Antalya&#8217;da yenilenen showroom konsepti ile Akdeniz&#8217;de gücünü artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sentetik verilerden yapay zeka aracılarına, yeni SAS Viya inovasyon, hız, üretkenlik ve güveni artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sentetik-verilerden-yapay-zeka-aracilarina-yeni-sas-viya-inovasyon-hiz-uretkenlik-ve-guveni-artiriyor-540784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 08:39:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aracılarına]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[güveni]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sas]]></category>
		<category><![CDATA[sentetik]]></category>
		<category><![CDATA[üretkenlik]]></category>
		<category><![CDATA[verilerden]]></category>
		<category><![CDATA[viya]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veri ve yapay zekâ alanında lider konumda olan SAS, SAS® Viya® platformundaki en yeni çözümlerini duyurdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sentetik-verilerden-yapay-zeka-aracilarina-yeni-sas-viya-inovasyon-hiz-uretkenlik-ve-guveni-artiriyor-540784">Sentetik verilerden yapay zeka aracılarına, yeni SAS Viya inovasyon, hız, üretkenlik ve güveni artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Veri ve yapay zekâ alanında lider konumda olan SAS, SAS® Viya® platformundaki en yeni çözümlerini duyurdu. </p>
<p>Bu çözümler, yapay zekâdaki son gelişmeleri kapsayarak insan üretkenliğini ve karar alma süreçlerini ölçeklendirmeyi ve güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>IDC Yapay Zeka Yazılımları Araştırma Direktörü Kathy Lange, &#8220;SAS, stratejisini ve portföyünü, bir kuruluşun yapay zeka teknoloji yığını içindeki kullanıcı kişilikleri, tercihleri ve teknolojilerinden oluşan daha geniş bir ekosistemi kucaklayacak şekilde geliştiriyor&#8221; dedi. &#8220;SAS, yapay zeka yaşam döngüsünü kolaylaştıran, otomatikleştiren ve kuruluşların daha iyi iş kararlarını daha hızlı almasını sağlayan çözümler sunmaya devam ediyor.&#8221;</p>
<p>En yeni ve gelecek SAS Viya özellikleri arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li><strong>SAS Viya Intelligent Decisioning &#8211;</strong> Kullanıma sunulan SAS Viya Intelligent Decisioning, görev karmaşıklığı, , risk ve iş hedefleri için en uygun denetim dengesini sağlamak amacıyla doğru yapay zekâ özerkliği ile insan müdahalesi oranını yakalayarak akıllı yapay zekâ ajanları oluşturmayı ve dağıtmayı kolaylaştırır.</li>
<li><strong>SAS Viya Copilot &#8211;</strong> Microsoft Azure AI Foundry üzerine inşa edilen SAS Viya Copilot, geliştiricilere, veri bilimcilere ve iş kullanıcılarına analitik, iş ve endüstri görevlerini hızlandıran güçlü bir kişisel asistan sağlayan, doğrudan SAS Viya platformuna yerleştirilmiş yapay zeka odaklı bir konuşma asistanı. SAS Viya Copilot şu anda yalnızca davetlilerin yer aldığı özel bir önizleme ile sunuluyor ve genel kullanılabilir sürümü 2025&#8217;in üçüncü çeyreğinde çıkacak. İlk Copilot çözümünün temel özellikleri arasında yapay zeka destekli model geliştirme ve SAS kullanıcıları için kod yardımı yer alıyor.</li>
<li><strong>SAS Data Maker &#8211;</strong> Geçen yıl özel önizleme ile tanıtılan SAS&#8217;ın güvenli sentetik veri üreticisi, kurumların veri gizliliği ve yetersizliği sorunlarının üstesinden gelmesine yardımcı olurken, süreçleri basitleştiriyor ve kaynakları koruyor. Sentetik veri alanında öncü şirketlerden Hazy’nin temel yazılım varlıklarının SAS tarafından yakın zamanda satın alınmasıyla ivme kazanan SAS Data Maker’ın, 2025’in üçüncü çeyreğinde genel erişime açılmasıbekleniyor.</li>
<li><strong>SAS Yönetilen Bulut Hizmetleri: SAS Viya Essentials –</strong> Küçük orta işletmelerin veriye dayalı karar almasını sağlayacak ve altyapı seçimi zahmetini hafifletecek başlangıç seviyesinde SAS Viya Essentials duyurusu yapıldı. </li>
<li><strong>SAS Viya Workbench &#8211;</strong> 2024 yılında piyasaya sürülen SAS Viya Workbench, geliştiricilerin, veri bilimcilerin ve modelleyicilerin hız ve verimliliği önemli ölçüde artırmaları ve Visual Studio Code veya Jupyter Notebook aracılığıyla SAS veya Python kodunu kullanarak veri yönetimi, analizi ve model geliştirmeyi kolayca gerçekleştirmeleri için tasarlanmış bulut tabanlı bir kodlama ortamına karşılık geliyor. 2025&#8217;teki yenilikler arasında R kodlama desteği, isteğe bağlı entegre geliştirme ortamı (IDE) seçeneği olarak SAS Enterprise Guide ve AWS Marketplace&#8217;teki ilk kullanılabilirliğin ardından şimdi Microsoft Azure Marketplace&#8217;teki kullanılabilirliği de içerecek şekilde genişletme yer alıyor.</li>
</ul>
<p><strong>SAS veri ve yapay zeka ürünleri hakkında daha fazla bilgi için: sas.com/viya.</strong></p>
<p><strong> Benzersiz üretkenlik, güvenilir sonuçlar</strong></p>
<p>SAS, her yetkinlik seviyesinden insanın analitik sürecine katılmasını sağlayan kapsamlı bir veri ve yapay zeka platformu olan SAS Viya ile gerçek sonuçlar sağlayan gerçek yetenekler sunmak için yapay zeka ve GenAI furyasının ötesine geçiyor.</p>
<p>SAS Viya platformu, kullanıcılara uçtan uca platform araçlarıyla yapay zeka geliştiricisi veya yapay zeka çözümleri ve model paketleri alıcısı olma seçeneği sunuyor. Ayrıca bunların her biri için daha iyi kararlar ve daha hızlı değer elde etmek üzere ölçek ve üretkenlik sağlıyor. Geliştiriciler, veri bilimciler, BT uzmanları ve iş analistleri, akıllı kararlar almak için SAS Viya ekosistemi içinde ve veri ve yapay zeka yaşam döngüsü boyunca sorunsuz bir şekilde işbirliği yapabiliyor. SAS Viya, farklı sektörlerde ve düzenleyici ortamlarda üretkenliği hızlandırarak başta CIO&#8217;lar ve BT liderleri olmak üzere kuruluşlara açık bir avantaj sunuyor.</p>
<p><strong> </strong>2024 yılında Futurum Group tarafından gerçekleştirilen yapay zeka üretkenliği araştırması, SAS Viya&#8217;nın kullanıcıların yapay zeka yaşam döngüsünü hızlandırmasına yardımcı olduğunu, veri toplamalarını, modeller oluşturmalarını ve kararları seçili rakiplerden 4,6 kat daha hızlı uygulamalarını sağladığını ve tüm bunların inovasyonu artırmalarına, karar vermeyi hızlandırmalarına ve gelir artışını teşvik etmelerine yardımcı olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>SAS CTO’su Bryan Harris, &#8220;Mevcut ekonomik iklim ve yapay zeka inovasyonunun hızlı temposu yoğun ve bunaltıcı gelebilir. Amacımız, kuruluşların bu heyecan ve karmaşanın üstesinden gelmelerine, sorun çözmede çığır açmalarına ve karar avantajı elde etmelerine yardımcı olacak en son yapay zeka yeteneklerini sunmaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong> Veri ve yapay zeka ile yerkürenin korunması</strong></p>
<p><strong> </strong>SAS Viya&#8217;nın gücü, iş sonuçlarını iyileştirmenin ötesine geçerek küresel koruma çabalarını artırmaya kadar uzanıyor. Okyanusun dijital ikizlerini oluşturan bir teknoloji start-up&#8217;ı olan Fathom Science, okyanus verileri, yapay zeka ve yaşam çizgisine ihtiyaç duyan bir türün beklenmedik kombinasyonunu bir araya getiren bir sorunu çözmek için SAS Viya&#8217;dan yararlandı.</p>
<p>Fathom Science, gemilerin kritik tehlike altındaki Kuzey Atlantik balinalarına çarpmasını önlemeye yardımcı olan son teknoloji balina konum tahmin modelini doğrulamak için, 500 bin veri noktasına genişletmek üzere gerçek nakliye şeridi verilerinin özelliklerine sahip sentetik veriler oluşturmak için SAS Data Maker&#8217;ı kullandı. Elde edilen verilerle SAS Viya Workbench, balinaların kıyıdan uzaklaşma olasılığını hesaplamak için modeller geliştirmek üzere kullanıldı. Sonuçta Fathom Science, balina konumu tahmin modelinin istatistiksel ve makine öğrenimiyle doğrulamasını elde etti.</p>
<p>Bu duyuru, iş liderleri, teknik kullanıcılar ve SAS İş Ortakları için veri ve yapay zeka deneyimi olan SAS Innovate kapsamında yapıldı. Bu yılki etkinlik Microsoft, Intel ve AWS&#8217;nin de aralarında bulunduğu iş ortağı sponsorlarımız tarafından destekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sentetik-verilerden-yapay-zeka-aracilarina-yeni-sas-viya-inovasyon-hiz-uretkenlik-ve-guveni-artiriyor-540784">Sentetik verilerden yapay zeka aracılarına, yeni SAS Viya inovasyon, hız, üretkenlik ve güveni artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebekte Kaygıyı Yönetmek Anne Baba Olma Şansını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tup-bebekte-kaygiyi-yonetmek-anne-baba-olma-sansini-artiriyor-538193</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 07:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bebekte]]></category>
		<category><![CDATA[kaygıyı]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[şansını]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisi olarak bilinen IVF (İn vitro fertilizasyon) yöntemi anne ve baba adayları için fiziksel ve ruhsal açıdan hassas bir döneme işaret etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebekte-kaygiyi-yonetmek-anne-baba-olma-sansini-artiriyor-538193">Tüp Bebekte Kaygıyı Yönetmek Anne Baba Olma Şansını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisi olarak bilinen IVF (İn vitro fertilizasyon) yöntemi anne ve baba adayları için fiziksel ve ruhsal açıdan hassas bir döneme işaret etmektedir. Stresin yönetilmesi; anne baba adaylarının kişilik özellikleriyle, evlilik ilişkileriyle, sağlıklı baş etme yöntemleri kullanmalarıyla, geçmiş kayıpları ve yasları ile ilişkilidir. Tüp bebek tedavisine başlayan bireylerin yaklaşık %30-60’ı süreç boyunca klinik düzeyde anksiyete veya depresyon semptomları geliştirebildiği gösterilmiştir. Çiftlerin bu dönemde psikolojik desteğe ihtiyaç duyduklarını fark etmeleri, yolculuğu olabildiğince konforlu hale getirmeleri açısından önemli olduğu gibi ruh sağlığı ile doğurganlık arasında iki yönlü bir ilişki vardır. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Fatma Arkaz, tüp bebek tedavisi gören çiftlerde psikiyatrik desteğin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisi sürecinde kaygıyı yönetmek çok önemli</strong></p>
<p>Bu stresli döneme hastaların büyük çoğunluğunun kolaylıkla uyum sağladığı gözlemlenmektedir. Çiftler kendi aralarında bu durumla baş etme stratejileri geliştirebilir. Edinilen yeni iletişim şekilleri ve duygusal yakınlığın artması bu süreçte uzun vadeli yarar sağlar. Tüp bebek tedavisi hem emek isteyen bir tedavi süreci olması hem de çoğunlukla çocuk sahibi olamayan çiftlerin başvurduğu en son tedavi seçeneği olması sebebiyle; tedavi olumlu sonuçlanmazsa hayatları boyunca anne-baba olamayacakları ihtimalini düşünmelerine ve yoğun bir kaygı hissederek sürece başlamalarına sebep olabilmektedir.</p>
<p>Gün boyu süren rahatsızlık verici düzeyde kaygı, huzursuzluk, iyi hissetmeme, mide bulantısı baş ağrıları gibi sebebi bulunamayan bedensel şikayetleri yaşama, uyku, iştah ve enerji düzeyinde değişiklikler ile tüp bebek süreciyle aşırı uğraş gibi belirtileri gösteren çiftlerin ise bir psikiyatri uzmanından destek alması önerilmektedir.</p>
<p><strong>Tekrarlayan kayıplar depresyona neden olabilir</strong></p>
<p>Tüp bebek tedavisi sırasında kullanılan bazı ilaçların da ruhsal durum üzerine etkileri olabilmektedir. Bu tedavilerde başarısız girişimler yaşanma olasılığı vardır. Her başarısız girişimden sonra anne baba adayları umutların ve emeklerin kaybıyla ilişkili yas süreci yaşar. Bu durum; anne baba adaylarının hem bireysel olarak ruhsal durumlarını hem de aile evlilik ilişkilerini etkileyebilmektedir. </p>
<p>Ek olarak; gebe kalınması halinde ise tüp bebek ebeveynleri her türlü riski en düşük düzeyde tutabilmek için fazlaca kontrolcü ve kuralcı davranabilmektedir.  Benzer şekilde ileri gebelik haftalarında yaşanabilen düşükler, evlat kaybı olarak yas tutmalarına sebep olmaktadır ki bunların her biri psikiyatrik açıdan önemle ele alınması gereken durumlardır. </p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinde psikolojik desteğin başlıca faydaları şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Duygularınızı, şüphelerinizi ve endişelerinizi açıkça ifade edebileceğiniz <strong>güvenli bir alan sağlar</strong>.</li>
<li>Stres, kaygı ve duygusal dalgalanmalarla başa çıkmanıza yardımcı olan <strong>duygusal yönetim için araçlar sunar.</strong></li>
<li>Seçeneklerinizi değerlendirmenizde ve seçimleriniz konusunda kendinize güvenmenizde size rehberlik eder böylece <strong>karar vermeyi destekler.</strong></li>
<li>Tekrarlayan olumsuz düşünceleri nasıl yöneteceğinizi ve olumlu yönlere nasıl odaklanacağınızı öğretir yani <strong>olumlu düşünmeyi teşvik eder.</strong></li>
<li>Üreme yolculuğunuzda kontrolü ve güveni yeniden kazanmanıza yardımcı olur.<strong> Sizi güçlendirir.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Tüp bebek sürecine başlayan çiftlere öneriler;</strong></p>
<ul>
<li>Tüp bebek sürecine başlamadan önce partnerinizle açık ve dürüst bir iletişim kurun, böylece prosedür boyunca birlikte güçlü olabilirsiniz. Tedavi sırasında birbirinizden beklentilerinizi, örneğin tüm randevulara birlikte gitmek isteyip istemediğinizi ve beklenmedik prosedürlere girmeniz gerekirse ne yapmanız gerektiğini tartışın.</li>
<li>Arkadaşlarınızdan ve ailenizden destek alın. Eşinizden ayrı bir destek çemberine sahip olmak önemlidir. Bu çember, sizi anlayan ve tanıyan insanlardan oluşmalıdır. Çalışmalar, iyi bir destek grubunun stresi azaltabileceğini ve buna karşılık olumlu gebelik sonuçlarını artırabileceğini göstermiştir.</li>
<li>Stresinize neyin sebep olduğunu belirleyin ve başa çıkma yollarını düşünün. Bu stres faktörlerine yönelik çözümler düşünün. Siz ve partneriniz stresle farklı şekillerde başa çıkabilirsiniz. Bu farklılıkları fark etmek ve partneriniz ile paylaşmak önemlidir. Birbirinizi destekleyin ve çatışmayı azaltmayı öğrenin.</li>
<li>Ruhunuza ve bedeninize iyi gelecek şeylere yönelin. Egzersiz stresi azaltmanın iyi bir yoludur. Stresi azaltmanın diğer yolları arasında müzik dinlemek, meditasyon yapmak ve ruh halinizi iyileştirmek için mizah yapmak yer alabilir. Zihninizi ve bedeninizi sakinleştirmek için yoga veya nefes tekniklerini deneyin. Duygularınızı bir günlükte ifade etmeyi deneyin.</li>
<li>Sağlıklı, besleyici yiyecekler tercih edin.</li>
<li>İşyerinde büyük bir proje üstlenmek, yeni bir yere taşınmak veya iş değiştirmek gibi hayatınızda büyük değişiklikleri erteleyebilirsiniz. Stres seviyenizi artırabilecek her şeyden kaçının.</li>
</ul>
<p>Ruh sağlığına yapılan yatırım sadece tedavi başarısı için değil aynı zamanda ebeveynliğe hazırlık, ilişkilerin korunması ve yaşam doyumu açısından da önemlidir. İhtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız profesyonel destek almaktan çekinmeyin. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebekte-kaygiyi-yonetmek-anne-baba-olma-sansini-artiriyor-538193">Tüp Bebekte Kaygıyı Yönetmek Anne Baba Olma Şansını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdeal kilonun yüzde 20 fazlası tansiyon riskini 8 kat artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ideal-kilonun-yuzde-20-fazlasi-tansiyon-riskini-8-kat-artiriyor-532440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 09:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[ideal]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kilonun]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=532440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı bir kalp dakikada 60 ila 100 kere ritmik olarak kasılıp gevşer. Kasılma esnasında kalpte bulunan temiz kan damarlara pompalanır ve bu pompalanma esnasında oluşan basınca tansiyon denir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ideal-kilonun-yuzde-20-fazlasi-tansiyon-riskini-8-kat-artiriyor-532440">İdeal kilonun yüzde 20 fazlası tansiyon riskini 8 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı bir kalp dakikada 60 ila 100 kere ritmik olarak kasılıp gevşer. Kasılma esnasında kalpte bulunan temiz kan damarlara pompalanır ve bu pompalanma esnasında oluşan basınca tansiyon denir. Tansiyon değerlerinin sağlıksız seviyelere ulaşmasının hipertansiyon olarak adlandırıldığını paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Yetişkinlerdeki kan basıncının 140/90mmHg üstüne çıkmasıyla oluşan bu rahatsızlık çoğunlukla kronik olarak gelişir ve en sık belirtileri; baş ağrısı, burun kanaması, görme bozukluğu, kulaklarda dolgunluk hissi, nefes darlığı, yorgunluk, çarpıntı, mide bulantısı ya da kusma olarak sıralanabilir” dedi.</strong></p>
<p>Dünyanın yüzde 30-45’lik gibi büyük bir dilimi, yaş ilerledikçe kendini daha fazla gösteren hipertansiyondan mustarip. Semptom vermediği için dünya çapında sessiz katil olarak anılan hastalığın, zamanında fark edilip geç kalınmadan tedaviye başlanması gerekliliğinin altı çiziliyor. Konuyla ilgili Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Hipertansiyonun; böbrekle ilgili rahatsızlıklar, uyku apnesi, steroid gibi ilaçların kullanımı, tiroit benzeri hormonal rahatsızlıklar ve obezite ile yakından bağlantılı olduğu biliniyor. Örneğin ideal kilonun yüzde 20’sinin üstüne çıkıldığında yüksek tansiyon riskinin 8 kat artması dikkat çekiyor” dedi.</p>
<p><strong>Tedavi edilmeyen hipertansiyon kalıcı hasar bırakabilir</strong></p>
<p>Sürekli olarak yüksek kan basıncına maruz kalan vücudun bu yeni duruma adapte olabilmek için damar ve organlarda hem yapısal hem de fonksiyonel değişiklikler meydana getirdiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Bu değişikliklerin kalıcı ve hatta ölümcül sağlık problemlerine yol açabileceği unutulmamalı. Hastanın küçük belirtileri görmezden gelmesi, tablonun tehlikeli bir hal almasına yol açabilir. Hipertansiyon; kalp, beyin, göz, böbrek ve damarlar gibi hayati organlara direkt olarak zarar verdiği için ihmal edilmemesi gereken ciddi bir hastalıktır. Kalp krizi, kalp yetmezliği, felç, beyin kanaması, görme bozuklukları, böbrek yetmezliği ve aort damar genişliği gibi rahatsızlıklara zemin hazırlayan sağlık probleminin tedavisi ne kadar gecikirse geri dönülemez hasarların oluşma riski o kadar artar” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Felç geçirenlerin yüzde 60’ı yüksek tansiyon hastası</strong></p>
<p>Sağlık merkezlerine felç şikayeti ile başvuran hastaların yüzde 60’ında hipertansiyon saptandığını paylaşan Uzm. Dr. Nermina Alagiç “Yüksek tansiyon, dünyada en sık görülen üçüncü ölüm sebebi felç riskini neredeyse iki katına çıkarıyor. Bu tehlikeli tansiyon dengesizliği, organ veya hormon kaynaklı bir hastalığa bağlı oluşabileceği gibi; hareketsizlik, yüksek kilo, kontrolsüz tuz tüketimi gibi sağlıksız yaşam alışkanlıklarıyla da gündeme gelebilir. Tansiyonun etkisini gözler önüne seren araştırmalar sonucu; büyük kan basıncının düşürülmesi genel ölümde yüzde 10-15, inme riskinde yüzde 30, kalp damar hastalıklarında yüzde 20, kalp yetmezliğinde ise yüzde 40 oranında düşüş sağlar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Doktor karşısında yükselen tansiyon yanıltıcı olabilir</strong></p>
<p>Teşhis konduktan sonraki ilk yılda hipertansiyon hastalarının yüzde 11-15 oranında takibe gelmediklerini ve ilaç kullanımını bıraktıklarını dile getiren Alagiç “Oysa özellikle tansiyon hastalarının sıkı bir şekilde gözlemlenmesi gerekir. Boşanma, kayıp, iş stresi gibi kişinin yaşamında değişkenlik gösterebilen faktörler kan basıncını da etkiler. Tansiyon değerlerinin günlük yaşamda normalken hastane ortamında veya doktor karşısında kaygı nedeniyle yükselmesi beyaz önlük tansiyon olarak adlandırılır. Bu yüzden esas olan hastanın günlük yaşamdaki tansiyon değerleridir, bunun için de tansiyon holter denen uzun saatler boyunca değer ölçümü yapan aletlerden faydalanılır” dedi. </p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, hipertansiyona karşı dikkat edilmesi gereken 7 faktörden bahsetti:</p>
<ol>
<li>Hipertansiyonun kritik bir hastalık olduğunu kabul edip bir sağlık merkezine başvurmak hipertansiyona karşı atılacak ilk ve en önemli adımdır. Sonrasında sağlıklı yaşam alışkanlarını benimsemek ve doktorunuzun tedavi planını harfiyen uygulamak çok kıymetli. </li>
<li>İdeal kilonuzu koruyun. Vücut kitle endeksinizin 20-25 kg kg/m² olması gerektiğini unutmayın. </li>
<li>Her gün orta şiddette en az 30 dakika düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Bu egzersiz koşu, yürüyüş, yüzme veya jogging olabilir.</li>
<li>Beslenme planınızda sebze ve meyve tüketimini artırmaya özen gösterin. Sadece hipertansiyon değil tüm kardiyovasküler hastalıklara karşı önerilen Akdeniz diyetini uygulayabilirsiniz. </li>
<li>Tuzun içeriğindeki sodyum tansiyon yükseltici özelliğe sahip olduğu için günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutun.</li>
<li>Yapılan çalışmalar tütün ürünü kullanan kişilerin günlük kan basınç değerlerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Hem genel sağlığı hem de tansiyon değerlerini korumak adına tütün mamullerinden uzak durun.   </li>
<li>İlaç kullanan bir tansiyon hastasıysanız, tansiyonunuz normale dönse bile doktorunuza danışmadan tedavinize kesinlikle ara vermeyin.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ideal-kilonun-yuzde-20-fazlasi-tansiyon-riskini-8-kat-artiriyor-532440">İdeal kilonun yüzde 20 fazlası tansiyon riskini 8 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev dışında yemek, büyük porsiyonlar, moda diyetler kilo alımını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ev-disinda-yemek-buyuk-porsiyonlar-moda-diyetler-kilo-alimini-artiriyor-531041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alımını]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[dışında]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[porsiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün en önemli sağlık problemlerinden biri olan obezite, sadece estetik bir sorun değil, kronik bir hastalık olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-disinda-yemek-buyuk-porsiyonlar-moda-diyetler-kilo-alimini-artiriyor-531041">Ev dışında yemek, büyük porsiyonlar, moda diyetler kilo alımını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günümüzün en önemli sağlık problemlerinden biri olan </span></span></span></b><b><span><span><span>obezite, sadece estetik bir sorun değil, kronik bir hastalık olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin, obezite oranı açısından dünyada 17’nci sırada, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, enerji alımının artmasının nedenlerini aşırı yağlı ve yüksek enerjili fast-food tarzı beslenme, ev dışında yemek yeme alışkanlığının artması, şeker yerine fruktoz bazlı şekerlerin içeceklerde kullanılmasının artması, porsiyonların büyümesi ve internetteki moda diyetlerin kullanılması olarak sıraladı. Alphan’a göre, obezitenin önlenmesinde toplumun sağlıklı beslenme konusunda eğitilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılarak bir davranış biçimine dönüştürülmesi gerekiyor.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 17 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada obezitenin </span><span>uzun süreli pozitif enerji dengesinin sonucu olarak vücutta yağ dokusunun aşırı artması ve yağların depolanmasıyla (esas olarak TG) oluşan kronik bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Obezite, sadece estetik bir sorun değil…</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Obeziteye sadece estetik bir sorun olarak bakmanın doğru olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Alphan, “Çünkü obezite, diyabet, kalp-damar hastalığı, hipertansiyon ve bazı kanser türleri için en önemli risk faktörlerinden birisidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) veri tabanına göre; Avrupa’daki yetişkinlerde hipertansiyonun yüzde 55’inden, kalp hastalıklarının yüzde 35’inden, Tip 2 diyabetin yüzde 80’inden obezite sorumludur ve bunların her yıl 1 milyondan fazlası ölüm ile sonuçlanmaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>BKİ yükseldikçe hastalık riski yükseliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Obezite ile fazla kilolu olmanın birbirinden farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Alphan, “Obezite ile fazla kilolu olmak aynı şey değildir. Obezitenin değerlendirilmesinde kullanılan Beden Kütle İndeksi (BKİ) adı verilen, insanların vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir buna göre elde edilen sonuçlarla insanların ağırlıkları değerlendirilir. Aşağıdaki tabloda BKİ sınıflandırılması ve sağlık açısından değerlendirilmesi verilmiştir. Buna göre hafif şişmanlık (kiloluluk), BKİ’nin 25-30 kg/m2 arasında olmasıdır ve bu kişilerde hastalık riski artmaya başlamış, BKİ 35 kg/2’nin üzerinde ise hastalık riski çok yükselmiştir” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Obezite, vücuttaki yağlanmanın artmasıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>BKİ’nin bazı durumlarda da yüksek olabileceğini belirten Prof. Dr. Alphan, “BKİ’nin yüksek olması, her zaman obeziteyi göstermez. Unutulmamalıdır ki obezite vücuttaki yağlanmanın artmasıdır. Düzenli spor yapanlarda ya da elit sporcularda kas dokusunun artışı nedeniyle BKİ yüksek çıkabilir fakat BKİ’nin yüksek çıkması sporcuların obez oldukları anlamına gelmez ve aşağıdaki değerlendirme sporcular için kullanılamaz” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bel çevrenizi mutlaka ölçün</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bel çevresi ölçümünün önemini vurgulayan Prof. Dr. Alphan, “Bel çevresi ölçümü de hastalık riskinin önemli bir göstergesidir. Sağlıklı olabilmek için bel çevresinin kadınlarda 88 cm’nin altında, erkeklerde ise 102 cm’nin altında olması gerekir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Obezite oranında Avrupa’da birinciyiz</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Türkiye’nin, obezite oranı açısından dünyada 17’nci sırada, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Alphan, “2024 yılında Türkiye&#8217;de 15 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 32,1&#8217;inin obez, yüzde 34,6&#8217;sının ise fazla kilolu olduğu, toplamda ise bu oranının yüzde 66,7 ye ulaştığını söylemek mümkün. </span><span>Türkiye’de obeziteye ilişkin hastalıklardan olan diyabet, koroner kalp hastalığı, felç ve kanserden 2,4 milyon kişinin etkilendiği Dünya Sağlık Örgütü’nün-2024 raporunda belirtilmiştir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Neden bu kadar kilo alıyoruz? </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Toplum geneline bakıldığında geçmiş kuşaklara göre daha kilolu olmamızın nedenlerine değinen Prof. Dr. M. Emel Alphan, yaşam şeklindeki değişikliklere dikkat çekti. Prof. Dr. Alphan, “Obezite, aşırı enerji tüketimi, yetersiz enerji harcaması (sedanter yaşam tarzı, Bazal Metabolizmanın düşük olması veya halk arasındaki tanımıyla metabolizmanın yavaş olması) veya her ikisinin neden olduğu uzun süreli enerji dengesizliği ile kişinin genleri ve çevresi arasındaki kompleks etkileşimlerinin bir sonucu olarak gelişen kronik bir hastalıktır. Obezite, sedanter yaşam tarzı ve aşırı besin alımını destekleyen sosyo-kültürel çevrede gelişir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Ev dışında yemek ve büyük porsiyonlar kilo aldırıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Enerji alımının artması ve enerji harcanmasının azalması ile dokularda yağ birikimi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alphan, şunları söyledi: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Enerji alımının artmasının nedenleri arasında son yıllarda yaygın olan tüketilen aşırı yağlı ve yüksek enerjili fast-food tarzı beslenme, ev dışında yemek yiyenlerde artış olması, şeker yerine fruktoz bazlı şekerlerin içeceklerde kullanılmasının artması, porsiyonların büyümesi ve ayrıca internetteki moda diyetlerin kullanılması ile aniden aşırı kilo vermeler ve hatalı diyetin bırakılması ile aşırı kilo alımının olması, beslenme ile ilgili yapılan hatalar olarak sayılabilir. Besinlerle aşırı enerji tüketimi, araba kullanımının artması, yürüyen merdivenler ve asansörler nedeniyle fiziksel aktivitenin yetersizliği ile birleşince obezite kaçınılmaz olarak artmaktadır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Obezitenin altındaki faktörler iyi tespit edilmeli!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Obezitenin diğer nedenlerine de dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Obeziteyi sadece aşırı beslenme ve fiziksel aktivitenin azalmasına bağlamak doğru değildir. Obezitenin diğer nedenleri arasında; genetik faktörler, hormonal nedenler, bazı hastalıklar, çevresel faktörler, psikolojik faktörler, çeşitli ilaçların kullanımı, uyku bozuklukları (vardiyalı çalışma), sosyo-ekonomik faktörler, ilkim değişikliği gibi faktörler de sayılabilir. O yüzden öncelikle obeziteye neden olan altta yatan faktörün tespitinin yapılması ve ona göre tedavi edilmesi gereklidir.  Obeziteye neden olan pek çok faktörün varlığından dolayı obezitenin tedavisi de oldukça zordur” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bilinçlendirme ve hayata geçirme önemli </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Obezitenin önlenmesinde bireysel ve toplumsal bilinçlenmenin önemini vurgulayan Prof. Dr. Alphan, şunları söyledi: “Obezitenin önlenebilmesi için bireylerin, bireyleri oluşturan ailenin ve dolayısıyla bütün toplumun sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak hareketli olması için bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve hem sağlıklı beslenmenin hem de hareketli olmanın davranış biçimine dönüştürülmesi gerekir. Bunu başarmak çok zordur. Bütün toplumlarda obezite ile mücadele programları vardır ama obezite ile ilgili belirlenen hedefe ulaşmanın gerçekten çok zor olduğu hemen hemen bütün toplumlarda giderek artan obezite prevalansından anlaşılmaktadır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sağlıklı beslenme ve hayat tarzı değişikliği şart </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Obezitede birinci tedavi yönteminin sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak aktif olmayı da içeren hayat tarzı değişikliği olduğunu vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Sağlıklı beslenme; az yağlı süt ve ürünleri, yağsız et, balık, tavuk, yumurta ile kurubaklagiller ve az miktarlarda kabuklu kuruyemişleri de içeren, rafine olmayan tam tahıllardan ve günde 5-10 porsiyon sebze ve meyveden oluşan bir beslenme modelidir. Doymuş yağ ve trans yağ içermeyen, az miktarda bitkisel sıvı yağ (zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların karışımı) kullanılarak yemeklerin yapılması ve şeker ve şekerli besinler ile içeceklerin minimum düzeyde alınması ve su tüketiminin arttırılması da enerji dengesi ve obeziteye bağlı hastalık risklerini en aza indiren bir yaklaşım olacaktır. Bu tarz beslenme modelleri, tüm dünyada sağlıklı olduğu kabul edilmiş olan Akdeniz Diyeti, DASH Diyeti ile vejetaryen beslenmedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Popüler diyetler hastalık riski oluşturuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Popüler diyetler konusunda da uyarıda bulunan Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Zayıflamak amacıyla popüler diyetlere yönelmek (Aralıklı açlık diyetleri, Ketojenik diyet, Kan Grubu diyetleri, Alkali diyet veya tek besin diyetleri vb.)  kısa vadede zayıflamayı sağlasa da bu tür diyetlerin uzun vadede uygulanabilirliği ve ömür boyu sürdürülebilir olması mümkün olmadığı gibi bazı hastalıkların oluşturma riskini arttırdıkları da bir gerçektir.”</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-disinda-yemek-buyuk-porsiyonlar-moda-diyetler-kilo-alimini-artiriyor-531041">Ev dışında yemek, büyük porsiyonlar, moda diyetler kilo alımını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Octet Türkiye Operasyonel Gücünü Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/octet-turkiye-operasyonel-gucunu-artiriyor-522199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 11:17:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[octet]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonel]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fintek sektörünün önemli oyuncularından Octet Türkiye, uzun süredir kullandığı POS Ödeme Geçidi altyapısını, kendi geliştirdiği ‘’Payment Orchestration’’ hizmetiyle yeniliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/octet-turkiye-operasyonel-gucunu-artiriyor-522199">Octet Türkiye Operasyonel Gücünü Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fintek sektörünün önemli oyuncularından Octet Türkiye, uzun süredir kullandığı POS Ödeme Geçidi altyapısını, kendi geliştirdiği ‘’Payment Orchestration’’ hizmetiyle yeniliyor. Bu hizmetle birlikte ödeme süreçlerini daha hızlı, esnek ve güvenli bir hale getiriyor; aynı zamanda çoklu ödeme sağlayıcılarını tek bir çatı altında topluyor. Akıllı yönlendirme teknolojisiyle başarı oranlarını artıracak olan sistem, yerel ödeme yöntemleriyle kullanıcı deneyimini de iyileştirecek.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Octet Türkiye, ödeme altyapısındaki yenilikçi yaklaşımını bir adım ileriye taşıyor. Uzun süredir kullandığı Payment Orchestration sistemini geliştiren şirket, tüm POS müşterilerine sunduğu ödeme hizmetini, kendi geliştirdiği Octet Payment Orchestration platformuna entegre etti. Bu hamleyle Octet Türkiye, daha güçlü ve esnek bir ödeme sistemine geçiş yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Octet Payment Orchestration, şirketin mevcut POS ödeme geçidi altyapısının optimize edilmiş bir versiyonu olarak öne çıkıyor. Çoklu ödeme sağlayıcılarını tek bir platformda birleştiren sistem, akıllı yönlendirme (smart routing) teknolojisiyle işlemleri en verimli şekilde yönlendirerek başarı oranlarını artırıyor. Yerel ödeme yöntemlerini destekleyen sistem, hız, güvenlik ve maliyet avantajlarıyla fark yaratıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Octet Türkiye CPO’su Zeynep Bulut,</strong> bu yeniliği şu sözlerle değerlendirdi: Octet Payment Orchestration, yıllardır titizlikle geliştirdiğimiz POS ödeme geçidi altyapısının en ileri noktası. Bu platformu daha hızlı, esnek ve güvenli hale getirerek ödeme süreçlerini yeniden tanımladık. Bu sayede müşterilerimize ve iş ortaklarımıza sunduğumuz değeri artırmakla kalmıyor, aynı zamanda sektöre yön verecek bir standart oluşturuyoruz. Bu başarı, ekiplerimizin vizyoner yaklaşımı ve özverili çalışmalarıyla mümkün oldu.” </p>
<p> </p>
<p>Octet Türkiye, yenilenen Octet Payment Orchestration ile operasyonel süreçlerini güçlendirirken, müşterilerine ve iş ortaklarına üstün bir deneyim sunmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/octet-turkiye-operasyonel-gucunu-artiriyor-522199">Octet Türkiye Operasyonel Gücünü Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Estetik Ameliyatlar Özgüveni Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/estetik-ameliyatlar-ozguveni-artiriyor-461906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 21:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[özgüveni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Estetik ameliyatlar sadece dış görünümü değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda kişinin ruh sağlığını ve özgüvenini artırabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/estetik-ameliyatlar-ozguveni-artiriyor-461906">Estetik Ameliyatlar Özgüveni Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle, bariatrik cerrahi sonrası ve doğum sonrası belli bir süre geçtikten sonra yapılan estetik ameliyatlarda bu durum net bir şekilde görülür.</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden, Uzm. Dr. Mehmet Solmaz ‘Estetik Ameliyatların Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi’ni anlattı</strong></p>
<p>Estetik ameliyatlara genelde bariatrik cerrahi sonrası veya doğum sonrasında ihtiyaç duyulabilir. Bariatrik cerrahi, obeziteyle mücadelede etkili bir yol olarak bilinir. Ancak sonrasında sıklıkla ciddi bir kilo kaybı yaşandığından bu durum ciltte sarkmalara, gevşemelere ve deformasyonlara yol açabilir. Böylelikle, bariatrik cerrahi sonrası estetik ameliyatlar devreye girer.</p>
<p>-Karın Germe (Abominoplasti)</p>
<p>-Kol Germe</p>
<p>-Uyluk Germe</p>
<p>-Meme Dikleştirme</p>
<p>-Meme Protezi</p>
<p>-Yüz Germe</p>
<p>-Boyun germe</p>
<p>-Brazilian Butt Lift (BBL) gibi prosedürler, hastaların yeni vücut yapılarına uyum sağlamalarını ve kendilerini daha rahat hissetmelerini sağlar. Bu tür ameliyatlar, genellikle fazla cilt ve yağ dokusunun çıkarılmasını, kasların sıkılaştırılmasını ve vücudun yeniden şekillendirilmesini içerir. Bu cerrahi işlemler aynı veya farklı seanslarda yapılabilmektedir. Örneğin karın germe, liposuction (yağ alma) ve meme dikleştirme ameliyatlarının aynı seansta yapılmasıyla kişilerin fiziken kendilerini daha özgüvenli ve böylece ruhen de daha iyi hissetmeleri sağlanır.</p>
<p>Doğum sonrası dönemde ise kadınların bedenlerinde bir dizi değişiklik meydana gelir. Hamilelik ve emzirme süreci karın bölgesinde sarkmalara, meme dokusunda hacim kaybına veya deformasyonlara neden olabilir. Doğum sonrası estetik ameliyatlar bu değişiklikleri düzeltmek ve kadınların özgüvenlerini yeniden kazanmalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Karın germe (abdominoplasti), meme dikleştirme veya büyütme ve liposuction gibi prosedürler bu tür ameliyatlardan bazılarıdır. Bu ameliyatlar, kadınların özgüvenlerinin artmasına yardımcı olur ve doğum sonrası dönemi daha olumlu hale getirebilir.</p>
<p>Sonuç olarak, bariatrik cerrahi sonrası estetik ameliyatlar ve doğum sonrası estetik ameliyatlar sadece fiziksel görünümü değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda kişinin ruh sağlığını ve özgüvenini artırabilir, hastaların yeni beden yapılarına uyum sağlamalarına ve yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olabilir. Bununla birlikte her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatların da riskleri ve olası komplikasyonları vardır. Bu nedenle, bu tür ameliyatları düşünen kişilerin bir plastik cerrahla detaylı bir şekilde görüşmeleri ve uygun tedavi seçeneklerini değerlendirmeleri önemlidir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/estetik-ameliyatlar-ozguveni-artiriyor-461906">Estetik Ameliyatlar Özgüveni Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 11:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kasık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonradan gelişen kasık fıtığının kas tabakasında veya karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklandığını dile getiren uzmanlar, bunlar arasında doğum, kilo fazlalığı, kronik kabızlık, ağır egzersizler, obezite, yaşlanma, sedanter yaşam tarzı ve bazı bağ doku hastalıklarının yer aldığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486">Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamilelik döneminin de kasık fıtığı riskini artırabildiğini kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Ayrıca, ağır işlerde ayakta uzun süre kalanlar ve sigara içenlerde de kasık fıtığı riski artabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığı hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kasık fıtığı tek taraflı veya çift taraflı şişliğe neden olabiliyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığının, kasık bölgesinde, tek taraflı veya çift taraflı şişlik, hassasiyet veya kabarıklık gibi belirtilere yol açabildiğini ifade ederek, “Bazen, kişi bölgede baskı hissi veya rahatlama hissi yaşar, bu da kasık fıtığı şüphesini uyandırabilir. İlerleyen durumlarda, bu şişlik testislere doğru yayılabilir ve bağırsaklarda sıkışırsa kabızlık atağı gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca, kaslarda şişkinlik ve karın ağrıları da ortaya çıkabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Doğumsal ve sonradan gelişen olmak üzere iki şekilde ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Kasık bölgesindeki kaslarda meydana gelen zayıflık, spermatik kordonun veya kanalın genişlemesi gibi durumların kasık fıtığına yol açabildiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Bu fıtık, doğumsal ve sonradan gelişen olmak üzere iki şekilde ortaya çıkabilir. Doğumsal kasık fıtığı, kanalın genişlemesinden kaynaklanır ve iç organların fıtık kesesine doğru hareket etmesine neden olabilir. Bu durumda, fıtık kesesine bağırsaklar veya yağlı dokular girebilir.” şeklinde bilgi verdi. </p>
<p><strong>Ağır egzersizler kasık fıtığına neden oluyor</strong></p>
<p>Sonradan gelişen kasık fıtığının kas tabakasında veya karın duvarındaki zayıflıktan kaynaklandığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Zayıflık, çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir; bunlar arasında doğum, kilo fazlalığı, kronik kabızlık, ağır egzersizler, obezite, yaşlanma, sedanter yaşam tarzı ve bazı bağ doku hastalıkları yer alır. Hamilelik dönemi de kasık fıtığı riskini artırabilir. Ayrıca, ağır işlerde ayakta uzun süre kalanlar ve sigara içenlerde de kasık fıtığı riski artabilir. Bu iki tür kasık fıtığı, farklı nedenlerden kaynaklanır ve belirli risk gruplarında daha yaygın olabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Kasık fıtığının çok erken başlangıç dönemlerinde bile fark edilemeye bildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, “Özellikle kilolu hastalarda bu durum daha da zor olabilir. Bu durumda, ultrason tetkiki kullanılarak kasık fıtığının tanısı konulabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Cerrahi tedavi gerekiyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, kasık fıtığının, kasık bölgesindeki bir yırtık veya kanal genişlemesi nedeniyle oluştuğunu ve cerrahi tedavi gerektirdiğini belirterek, “Aksi takdirde, bağırsakların bu alana girmesi ve düğümlenme gibi istenmeyen komplikasyonlarla karşılaşılabilir.” dedi.</p>
<p>Kasık fıtığı oluştuğunda, yaşam kalitesinin etkilenebildiğini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Koca, şunları vurguladı:</p>
<p>“Belirtiler arasında bölgede şişlik, zaman zaman kramplar ve hassasiyetler yer alabilir. Ayrıca, bu durum kişinin cinsel hayatını da etkileyebilir; baskı nedeniyle ağrı hissedebilir ve yaşam kalitesi bu belirtilerden dolayı olumsuz etkilenebilir. Kasık fıtığının teşhis edilmesi durumunda, cerrahi tedavi gereklidir. Fıtık boşluğuna bağırsakların girmesi mümkündür; bu durumda bağırsaklar testislere kadar inebilir ve bağırsak tıkanıklığına yol açabilir. Ağrı ve gaz çıkarma problemleri de ortaya çıkabilir. Bağırsakların bu alanda sıkışması durumunda ise ciddi riskler söz konusudur; bu durumda acil cerrahi müdahale gereklidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-kronik-kabizlik-kasik-fitigi-riskini-artiriyor-461486">Uzmanı uyardı! Kronik kabızlık kasık fıtığı riskini artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim değişiklikleri ve nüfus haraketliliği, özel güvenliğin önemini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-degisiklikleri-ve-nufus-haraketliligi-ozel-guvenligin-onemini-artiriyor-459038</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2024 09:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğin]]></category>
		<category><![CDATA[haraketliliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güvenlik, günümüz dünyasında hem bireylerin hem de toplumların yaşamsal bir ihtiyacı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisiklikleri-ve-nufus-haraketliligi-ozel-guvenligin-onemini-artiriyor-459038">İklim değişiklikleri ve nüfus haraketliliği, özel güvenliğin önemini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Değişen iklim şartları, dünyada yaşanan olaylar sonucunda artan riskler ve küresel mülteci hareketleri, özel güvenlik hizmetlerine olan talebi daha da artırıyor. </strong></p>
<p><strong>Hastaneler, havalimanları, AVM’ler ve günlük yaşam dinamiklerinin devam ettiği her alanda bu hizmetlere ve özel güvenlik görevlilerine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden</strong> <strong>Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Turgay ŞAHAN, “Hastanelerde güvenlik; sadece hastaların ve personelin sağlığına değil, tesisin düzenli işleyişine de katkı sağlıyor. </strong></p>
<p><strong>Havalimanlarında ise yolcu ve bagaj kontrolleri, personel ve havalimanı tedariğinin sağlanması gibi birçok önemli faktör bulunuyor. AVM&#8217;lerde de fiziksel güvenlik, kayıp önleme gibi tedbirle ziyaretçilerin ve personelin güvenliği sağlanıyor. Dolayısıyla da özel güvenlik görevlilerin varlığı ve işlevi, görünenin çok daha ötesinde bir önem taşıyor” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Özel güvenlik sektörü dünyada 57 milyar euroya, Türkiye’de ise 3 milyar euroya ulaştı. Türkiye’de her yıl ortalama yüzde 3 ila 7 oranında büyüme gerçekleşiyor. Bu büyümenin arkasında; salgın hastalıklar, doğal afetler, ekonomik krizler, dünyada yaşanan olaylar gibi birçok neden yer alıyor. Özellikle bireylerin ve toplumun güvenlik konusunda yaşadığı endişe, özel güvenlik hizmetlerine olan talebin artışını ve sektördeki büyümeyi destekliyor. </p>
<p> </p>
<p>Özel güvenlik hizmetlerine, her alanda ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Turgay ŞAHAN, özel güvenlik sektörünün öneminin artık tartışılmayacak bir noktada olduğunu ve bu durumun getirdiği personel ihtiyacının da aynı şekilde büyüdüğünün altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>TÜRKİYE, 2023 YILI GLOBAL TERÖRİZM ENDEKSİNDE 23’ÜNCÜ </strong></p>
<p>Ülkelerin risk durumları dikkate alınarak beş yıllık ağırlıklı ortalama doğrultusunda değerlendirilen, 2023 yılı Global Terörizm Endeksinde, Türkiye’nin 23’üncü sırada yer aldığını söyleyen ŞAHAN, “Bunun nedeni de her geçen gün etkisini daha fazla hissettiren küresel iklim değişikliği ve global ölçekte artan risklerle küresel mülteci hareketleri gibi faktörlerdir. Güvenlik riskleri, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiyor. Ülkemizin coğrafi konumu sebebiyle komşu ülkelerde yaşanan savaşlar, dünyayı olduğu gibi bizi de fazlasıyla etkiliyor. Bunun en net gözlenen insani sonuçlarından birisi ise sığınmacı nüfusun artması. Bu duruma bağlı olarak yaşanan tüm olaylar, özel güvenlik hizmetlerine olan talebi daha da artırıyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“DOĞAL AFETLER, GÜVENLİK İHTİYAÇ DERECELERİMİZİ YÜKSELTTİ”</strong></p>
<p>İklim değişikleri ve doğal afetlerin yine güvenlik risk faktörleri açısından önemli konular arasında yer aldığını söyleyen ŞAHAN, “Yaşadığımız deprem ve sel felaketleri gibi doğal afetler, güvenlik ihtiyaç dereceleri yükseltti. 2021 yılında Birleşmiş Milletler tarafından açıklanan verilere göre, son 50 yılda doğal afetler beş kat arttı. Bu doğal afetler sırasında da hırsızlık, gasp gibi kolay yoldan menfaat sağlanabilecek olaylar, güvenlik açıkları oluşabiliyor. Öte yandan ekonomik koşulların beraberinde getirdiği olaylar, metropollerde yaşanan nüfus yoğunluğu, özellikle yerli ve yabancı turistler için güvenlik ihtiyacını artırıyor. Ayrıca kalabalık grupların bir arada bulunduğu konser, etkinlik ve spor müsabakalarının düzenlendiği yerlerde yüksek derece de güvenliğe ihtiyaç duyulan alanlar arasında. Sanayi ve iş merkezlerinin yoğun olduğu illerimizde de güvenlik ihtiyaçları günden güne artıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>HAVALİMANLARI, HASTANELER VE AVM’LERDE ALINAN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ</strong></p>
<p>Havalimanları, hastaneler ve artık bir sosyalleşme alanı olan AVM’lerde yapılan güvenlik çalışmaları hakkında da bilgi veren Turgay ŞAHAN, “Modern dünyanın en stratejik ve karmaşık güvenlik ihtiyaçlarına sahip mekanları arasında yer alan havalimanlarında güvenliğin sağlanması, ulusal ve uluslararası birçok yönetmelik, talimat ve kurallara tabi. Sivil havacılık güvenliği, yolcu kontrolü, kabin bagajı ve uçak altı bagaj kontrolleri, personel ve havalimanı tedarikleri ile araç kontrolü gibi geniş bir yelpazede güvenlik hizmeti sunuluyor. Bu önlemler havalimanlarını, yolcuları ve havayolu çalışanlarını olası tehditlere karşı korurken aynı zamanda uluslararası güvenlik kurallarına ve Milli Sivil Havacılık Güvenlik Programı&#8217;na uygunluk sağlıyor. Bu kapsamda havalimanlarında 2023 yılında birçok olaya  olaya müdahale edildi. Türkiye’de şu anda 447 AVM bulunuyor ve sayıları da giderek artıyor. AVM’ler, insanların ihtiyaçlarını karşıladığı, sosyalleştiği ve eğlenceli vakit geçirdiği yerler haline geldi. Bu da büyük ve kalabalık yapıların güvenliğini sağlamak için gelişmiş AVM güvenlik sistemlerine duyulan ihtiyacı artırdı. AVM’lerde; fiziksel güvenlik, kayıp önleme tedbirleri, varlık koruması ve risk yönetimi gibi faktörler içeren entegre çözümler sunuluyor. Son teknoloji kamera sistemleri, video analitik yazılımları, x-ray ve metal kapı dedektörleri, kişi sayaç ve yoğunluk tespit sistemleri, salgın hastalık kontrol üniteleri kullanılıyor. Alınan tüm önlemler doğrultusunda geçtiğimiz yıl AVM’lerde sayısı yadsınamayacak oranda olay önlendi. Hastane güvenliği hizmeti ise hem çalışanlar hem de hastalar ve yakınları açısından oldukça önemli. Bu nedenle hastanelerde görev yapan özel güvenlik görevlileri, güvenliği sağlamak ve topluluklarla sağduyulu iletişim geliştirmek üzere hizmet veriyor. Üst düzey güvelik hizmeti vermek adına en son teknolojiye sahip sistemlerle çalışılan hastanelerde de son teknoloji ürünü kameralar, video analitik yazılımları, x-ray ve metal kapı dedektörleri, kişi sayaç ve yoğunluk tespit sistemleri, salgın hastalık kontrol üniteleri kullanıyor. Özel güvenlik görevlileri, sağlık hizmetlerini aksatacak ya da sağlık personellerinin çalışma ortamını etkileyecek olası her duruma karşı önlemler geliştirilerek, personel çağrılarına hızlıca cevap verecek şekilde konumlanıyor. Acil servis, idari katlar ve polikliniklerde sürekli devriye geziliyor. Bu doğrultuda 2023 yılında hastanelerde yaşanan birçok olay önlendi. Bunlar ve benzeri birçok olayın önlenmesinde, Kaan Uygulaması sayesinde, genel kollukla iş birliği içerisinde olan özel güvenlik görevlilerinin çok büyük bir katkısı bulunuyor. 2023 yılı itibariyle, Kaan Uygulaması üzerinden 102 bini aşkın sayıda bildirim alınarak 35 bini aşkın kişiye adli ve idari işlem yapıldı. Kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette hizmet veren özel güvenlik görevlileri, toplumun olduğu her alanda hem güvenliğin hem de huzurun sağlanması adına çok büyük rol üstleniyor. Kamu güvenliği kurumlarına destek sağlayarak, toplumun her kesiminde güvenliğin ve huzurun sağlanmasına yardımcı olan özel güvenlik görevlileri, alışveriş merkezlerinden bankalara, sanayi tesislerinden etkinlik mekanlarına kadar birçok alanda görev yapıyor ve acil durumlarda müdahale ederek potansiyel tehlikeleri önlemeye çalışıyorlar. Özel güvenlik görevlileri, toplumun genel güvenliğine katkıda bulunuyor ve insanların günlük yaşamlarını daha güvenli hale getiriyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>GÜVENLİK RİSKLERİNİ ARTIRAN SEBEPLER, SEKTÖRDEKİ İŞ GÜCÜNÜ AZALTIYOR</strong></p>
<p>Ekonomik krizler, doğal afetler, salgın hastalıklar, iklim değişikleri, siber güvenlik sorunları, siyasal kutuplaşmalar gibi etkenlerin global ve yerel ölçekte güvenlik risklerini artırırken, aynı sebeplerin özel güvenlik sektörünün kaynağı olan iş gücünü de azalttığını söyleyen ŞAHAN, “Bu kapsamda, çalışan kaynak yönetim sistemi, günümüzün en büyük makro sorunlarından biri haline geldi. Güvenlik risklerimizi en aza indirmek adına, öncelikle insan kaynağının verimli ve etkin kullanımının esas alınması gerekiyor. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde barınma koşullarının son birkaç yılda yüksek maliyetlere ulaşması, tersine göçe neden oldu. Ayrıca ülkemiz gençlerinin prim, erzak, ikramiye gibi yardımların yapıldığı başka işlere yönelmesi, sektörde insan kaynağı ihtiyacına neden oluyor. Kamu kurum ve kuruluşlarının pozitif yönlü maaş uygulamaları ile özel sektör maaş uygulamaları arasında büyük farklar oluşu, özel güvenlik görevlilerinin tercihlerini kamu kurumlarından yana kullanmasına sebep oluyor. Bu durumu, polis ve bekçi alımları da takip ediyor ve sektörümüz kaynak kaybediyor. Üniversitelerde lisans derecesinde sektöre yönetici yetiştirilememesi, personelin özlük haklarının iyileştirilememesi, kolluk kuvvetlerinin yardımcısı niteliği taşıyan özel güvenlik görevlisi olmanın, toplum tarafından meslek sahibi olma statüsünün benimsenmemesi, personellerin güvenlik sektöründe çalışma tercihini daraltıyor. Personel temin kaynağının güçlendirilmesinin, temin süreçlerinin kısaltılmasının ve alan eğitimleriyle özel güvenlik sektörünü branşlara ayırarak mesleki yeterliliğin yükseltilmesinin sektörümüzün kaynak yönetimini pozitif yönde etkileyeceğine inanıyoruz. Unutulmamalı ki; özel güvenlik sektörü, kamu güvenliğini sağlayan kolluk kuvvetlerinin yanında, ikinci en büyük güvenlik gücü. Özel güvenlik görevlileri de kamu güvenliğine katkı sağlayan bileşenlerin önemli parçalarından biri. Bu nedenle hayatın akışının devam ettiği her alanda özel güvenliğe ihtiyaç duyuluyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisiklikleri-ve-nufus-haraketliligi-ozel-guvenligin-onemini-artiriyor-459038">İklim değişiklikleri ve nüfus haraketliliği, özel güvenliğin önemini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk Havalar Romatizmal Şikayetleri Artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-romatizmal-sikayetleri-artiriyor-443412</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Feb 2024 21:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[havalar]]></category>
		<category><![CDATA[romatizmal]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443412</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kas ve eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açarak yaşam konforunu önemli ölçüde düşüren romatizmal hastalıklar soğuk havaların da etkisiyle daha fazla ve sancılı yaşanıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-romatizmal-sikayetleri-artiriyor-443412">Soğuk Havalar Romatizmal Şikayetleri Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kas ve eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açarak yaşam konforunu önemli ölçüde düşüren romatizmal hastalıklar soğuk havaların da etkisiyle daha fazla ve sancılı yaşanıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş</strong> “Soğuk hava koşulları genellikle kan damarlarını daraltıp, eklem ve çevresindeki dokuların kanlanmasını azaltarak ağrı ve rahatsızlık hissini artırabilir. Bu nedenle bazı romatizmal hastalıkların seyrini kötü yönde etkileyebilir. Özellikle romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmal hastalıklara sahip kişilerde soğuk hava koşulları eklem iltihaplanmasını şiddetlendirebilir” diyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmal hastalıklar hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, soğuk havalarda kas ve eklem ağrılarına karşı alınabilecek önlemleri açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>                                                                   </p>
<p>Halk arasında sıklıkla ‘romatizmalarım arttı’ şeklinde yakınışlarla ifade edilen ve yaşlılık hastalığı olarak bilinen romatizma en çok ağrı ile kendini gösteriyor. Özellikle soğuk havalarda iyice tetiklenen bu ağrılar kimi geceler uyku uyutmazken, gün içerisinde de kas ve eklemlerde şişlik ve sertliğin de etkisiyle yaşam konforunu iyice düşürüyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş </strong>romatizmanın, bilinenin aksine bir değil çok sayıda farklı hastalığı içeren bir grubun genel ismi olduğunu belirterek “Romatizma terimi, genellikle bir dizi eklem, kas, tendon ve bağ dokusunu etkileyen romatolojik hastalıkları kapsıyor. Osteoartrit, romatoid artrit, lupus, fibromiyalji gibi birçok farklı hastalık romatizma olarak adlandırılabiliyor” diyor. Romatizmanın sadece yaşlılıkta değil genç yaşlarda da görüldüğünü, romatizmal hastalıklara neden olan pek çok faktör olduğunu söyleyen Dr. Mert Öztaş şöyle konuşuyor: “Romatoid artrit, lupus gibi otoimmün hastalıklar bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına karşı bir tepki geliştirmesi olarak nitelendiriliyor. Bu hastalıkların birçoğu genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Ailesel öykü, bireyin bu tür hastalıklara yatkınlığını etkileyebiliyor.”</p>
<p><strong>Yanlış yaşam alışkanlıkları da zemin hazırlıyor!</strong></p>
<p>İltihaplı ve iltihapsız şekilde kendini gösteren romatizma sadece şikayetin olduğu bölgeyle sınırlı kalabilirken vücudun tümünü de olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Romatizmaya genetik   faktörler gibi, geçirilen kaza sonrası zedelenmelerin, mikrobik hastalıkların ve bazı ilaçların da neden olabildiğini belirten Dr. Mert Öztaş, yanlış yaşam alışkanlıklarının da bu hastalıklara davetiye çıkarabildiğini vurguluyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda; özellikle son yıllarda hızla yaygınlaşan hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, aşırı stres, alkol ve sigara gibi bir çok etkenin romatizmal hastalıklarla ilişkisi olduğunun gösterildiğini belirten Romatoloji Uzmanı Dr. Öztaş sözlerine şöyle devam ediyor: “Romatizmal hastalıklarla yaşayan kişilerin sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleri önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri, sağlıklı beslenme, stresten kaçınma ve uyku düzenine dikkat etmeleri bu hastalıkların yönetimine yardımcı olabilir.”</p>
<p><strong>Soğuk havalarda bu uyarılara dikkat!</strong></p>
<p>Soğuk havanın, romatizmal hastalıkları tetikleyerek mevcut belirtileri kötüleştirdiğine dikkat çeken Dr. Mert Öztaş, soğuk havalarda sürekli ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığı sorunları yaşayanların kalın kıyafetler giyerek mutlaka düzenli egzersiz yapmaları gerektiğini söylüyor. Kas gücünü ve eklem esnekliğini korumak için haftada dört-beş kez en az yarım saat yürümek ve yüzmek en önemli önlemlerin başında yer alıyor. Bunlara rağmen kas ve eklem şikayetlerinin devam etmesi durumunda, herhangi bir tanı almamış olanların mutlaka Romatoloji uzmanına başvurarak gerekli tetkikleri yaptırmalarını öneren Dr. Mert Öztaş “Erken tanı ile tedaviye bir an önce başlanması sayesinde hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak mümkün olabiliyor” diyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-havalar-romatizmal-sikayetleri-artiriyor-443412">Soğuk Havalar Romatizmal Şikayetleri Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emirates Avustralya seferlerini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emirates-avustralya-seferlerini-artiriyor-440785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 09:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[emirates]]></category>
		<category><![CDATA[seferlerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük uluslararası havayolu Emirates, Dubai ile Brisbane arasındaki EK430/431 sefer sayılı ikinci günlük uçuşunu 1 Ekim'den itibaren A380 ile gerçekleştireceğini ve aynı zamanda 1 Aralık'tan itibaren Dubai ile Perth arasında Boeing 777-300ER ile ikinci bir günlük hizmet ekleyerek Avustralya'daki faaliyetlerini güçlendireceğini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emirates-avustralya-seferlerini-artiriyor-440785">Emirates Avustralya seferlerini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük uluslararası havayolu Emirates, Dubai ile Brisbane arasındaki EK430/431 sefer sayılı ikinci günlük uçuşunu 1 Ekim&#8217;den itibaren A380 ile gerçekleştireceğini ve aynı zamanda 1 Aralık&#8217;tan itibaren Dubai ile Perth arasında Boeing 777-300ER ile ikinci bir günlük hizmet ekleyerek Avustralya&#8217;daki faaliyetlerini güçlendireceğini duyurdu.</p>
<p>1 Ekim&#8217;den itibaren, Emirates&#8217;in Brisbane&#8217;e giden ikinci A380 uçuşu olan EK430, Dubai&#8217;den saat 02.30&#8217;da ayrılacak ve Brisbane&#8217;e 22.20&#8217;de varacak. Emirates&#8217;in dönüş uçuşu EK431, Brisbane&#8217;den saat 01.55&#8217;te ayrılacak ve Dubai&#8217;ye 10.05&#8217;te varacak. </p>
<p>Perth&#8217;e yapılacak ek uçuş, Emirates Boeing 777-300ER ile gerçekleştirilecek. 1 Aralık&#8217;tan itibaren Emirates&#8217;in EK424 sefer sayılı uçuşu Dubai&#8217;den saat 09.15&#8217;te kalkacak ve ertesi gün saat 00.05&#8217;te Perth&#8217;e varacak. Emirates&#8217;in dönüş uçuşu EK425, Perth&#8217;ten saat 06:00&#8217;da kalkacak ve Dubai&#8217;ye 13:10&#8217;da varacak. Tüm kalkış ve varış saatleri Dubai saat dilimine göre belirtilmiştir. </p>
<p><strong>Emirates Australasia Bölüm Başkan Yardımcısı Barry Brown</strong> konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Operasyonlarımızı güçlendirerek Brisbane ve Perth&#8217;ten seyahat eden Avustralyalılar için daha fazla seçenek ve fırsat sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu, turizm ve ticarete açılan kapıların öneminin ve Emirates&#8217;in Dubai&#8217;ye gidiş ve dönüş için uygun tarifeler ve konforlu bağlantılar sağlama konusundaki kararlılığının bir göstergesi. Hizmetlerimizle Dubai&#8217;den Avrupa&#8217;nın birçok noktasına bağlantı imkânı sunmanın yanı sıra iş, eğlence, kültür ve daha fazlası için çeşitli fırsatlara erişim yaratıyoruz. Bu artış aynı zamanda Avustralya&#8217;nın global bağlantılarını geliştirme ve turizm ile ticarette büyüme fırsatlarını destekleme konusundaki kararlılığımızın bir kanıtı.&#8221;</p>
<p><strong>Brisbane Havalimanı İcra Kurulu Başkanı Gert-Jan de Graaff </strong>ise şöyle konuştu: “A380, Brisbane&#8217;in en yoğun ikinci uluslararası uçuş noktası olan Queensland ile Avrupa arasında yılda 100.000&#8217;e kadar ekstra yolcunun seyahat etmesine olanak tanıyacak. 21 yıldır Brisbane&#8217;e hizmet veren Emirates, Avrupa&#8217;ya gidiş-dönüş hizmeti sunan bir numaralı yolcu taşıma şirketimizdir. Daha da önemlisi, Emirates, gerçekleştirdiği körfez üstü operasyonları ile gürültünün yerel toplum üzerindeki etkilerini azaltan lider havayolu şirketi olarak öne çıkıyor.  Temmuz-Aralık 2023 döneminde, Emirates&#8217;in gece uçuşlarının üçte ikisinden fazlası Moreton Körfezi üzerinden gerçekleşti. Emirates&#8217;i bu performansından dolayı tebrik ediyoruz ve havayolları ile arasındaki iş birliklerinin devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>Batı Avustralya Hükümeti Turizm Bakan Vekili John Carey</strong>: “Bugünkü duyuru, WA&#8217;nın havacılık kapasitesinin yeniden inşasında ileriye doğru atılan bir başka önemli adımı temsil ediyor ve Perth&#8217;in Avustralya&#8217;ya Batı Geçidi olan global bilinirliliğini daha da güçlendiriyor. Bölgemize daha fazla yolcu çekmek, ziyaretçi harcamalarını ekonomimize kazandırmak ve turizm ile otelcilik sektörlerinde istihdam yaratmak için ilave doğrudan havacılık hizmetlerinin güvence altına alınması kesinlikle hayati önem taşıyor. </p>
<p>Sınırların yeniden açılmasından bu yana 19 global şehre uçuşları yeniden başlatmaktan veya yeni aktarmasız uçuşları güvence altına almaktan gerçekten gurur duyuyoruz ve bu da bir turizm destinasyonu olarak Batı Avustralya&#8217;ya verilen bir başka güven oyu.” dedi.</p>
<p><strong>Perth Havaalanı Operasyon Direktörü Scott Woodward</strong> ise konuyla ilgili şunları söyledi: Emirates&#8217;in ikinci günlük hizmetinin yeniden başlatılması, Perth pazarına önemli bir kapasite katacağı için harika bir haber. Emirates, Batı Avustralya için önemli bir havayolu ortağı ve bu ek günlük hizmet, bu çok popüler rotada yılda etkileyici bir şekilde 250.000 koltuk sunuyor. Yeni hizmet, yalnızca iş ve tatil amaçlı seyahatler için daha fazla seçeneğin olduğu anlamına gelmiyor, aynı zamanda artan kapasite, Batı Avustralya&#8217;ya çok daha fazla uluslararası ziyaretçinin gelmesine de yol açacak. Bu ikinci günlük hizmetin geri dönüşü, Emirates&#8217;in Batı Avustralya pazarına olan bağlılığını ve güvenini gösteriyor ve bu ikinci hizmetin mevcut hizmeti kadar popüler olmasını sağlamak için havayoluyla birlikte çalışacağız.&#8221;</p>
<p>Brisbane&#8217;e yönelik A380 operasyonları ve Emirates&#8217;in Perth&#8217;e ikinci seferinin yeniden başlaması sayesinde havayolu, Avustralya&#8217;ya haftalık kapasitesini ilave 6.900 koltuk daha artırarak, havayolunun Dubai üzerinden 140&#8217;tan fazla uçuş noktasından oluşan global ağına yönelik artan uluslararası seyahat talebine daha fazla hizmet verecek. Bu durum, ihracat ve ithalat için uygun hava bağlantısını kolaylaştırarak Avustralya’daki işletmeleri ve uzmanlaşmış endüstrileri daha da destekliyor.</p>
<p>Emirates&#8217;in Dubai ve Perth arasındaki ikinci günlük uçuşu, havayolunun Avrupa, Afrika ve Orta Doğu&#8217;daki uçuş ağına ek bağlantı sağlayarak, yolcular için daha konforlu ve uygun seçenekler sunacak. Brisbane&#8217;den İngiltere, İtalya, Fransa, Türkiye, Pakistan ve Mısır gibi popüler seyahat noktalarına uçan yolcular, havayolunun günde iki katına çıkan A380 seferlerinin sunduğu koltuk kapasitesi artışından da yararlanacak.</p>
<p>Haziran 2023&#8217;te, Emirates&#8217;in Boeing 777-300ER ile ikinci Brisbane servisi olan EK430/431, Queensland hükümetinin Attracting Aviation Yatırım Fonu tarafından hayata geçirildi.  Bu uçuşun, Queensland&#8217;e ilave 129.210 koltuk ile getireceği tahmini 38.610 ziyaretçi ile yılda gecelik 75 milyon dolar ziyaretçi harcaması yaratacağı tahmin ediliyordu. Bu fon sayesinde artık bu hizmeti A380 ile gerçekleştirecek olan Emirates, Queensland&#8217;e de daha fazla seyahat ve iş fırsatı getirebilecek.</p>
<p>Emirates şu anda Avustralya&#8217;ya Brisbane, Perth, Sidney ve Melbourne&#8217;e haftada 56.000 yolcu taşıyan A380 ve Boeing 777 uçaklarıyla gerçekleştirilen 63 haftalık uçuşla hizmet veriyor. Havayolu yakın zamanda, 1 Şubat&#8217;tan itibaren Melbourne uçuşlarında Premium Ekonomi hizmetini iki katına çıkaracağını ve Sidney&#8217;e günlük iki sefer dört sınıflı A380 hizmetini ekleyeceğini duyurdu.</p>
<p>Emirates ile Avustralya&#8217;ya uçan yolcular, ödüllü şeflerden oluşan bir ekip tarafından geliştirilen, bölgesel lezzetlerden ilham alınan çok çeşitli menüler ve yüksek kaliteli içecekler ile eşsiz bir mutfak deneyimini gökyüzünde yaşıyor. Yolcular, Emirates&#8217;in ödüllü uçak içi eğlence sistemi ice ile film, TV programı, müzik, podcast, oyun, sesli kitaplar ve daha fazlasını içeren, özenle seçilmiş 6.500&#8217;den fazla global eğlence içeriğine sahip kanal sayesinde arkalarına yaslanıp rahat ve keyifli bir yolculuğun tadını çıkarıyorlar.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emirates-avustralya-seferlerini-artiriyor-440785">Emirates Avustralya seferlerini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA, rüzgâr enerjisi finansmanındaki payını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-ruzgar-enerjisi-finansmanindaki-payini-artiriyor-424580</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 08:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bbva]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[finansmanındaki]]></category>
		<category><![CDATA[garanti]]></category>
		<category><![CDATA[payını]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424580</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerji projelerine sağladığı finansmanı sürekli artıran Garanti BBVA, Dost Enerji Üretim San. Tic. A.Ş. bünyesindeki Galatya Enerji Üretim A.Ş. ile Işıklar Rüzgâr Enerjisi Santrali yatırımı için 36,1 milyon Euro tutarında finansman sözleşmesi imzaladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-ruzgar-enerjisi-finansmanindaki-payini-artiriyor-424580">Garanti BBVA, rüzgâr enerjisi finansmanındaki payını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Garanti BBVA, rüzgâr enerjisi finansmanındaki payını artırıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Yenilenebilir enerji projelerine sağladığı finansmanı sürekli artıran Garanti BBVA, Dost Enerji Üretim San. Tic. A.Ş. bünyesindeki Galatya Enerji Üretim A.Ş. ile Işıklar Rüzgâr Enerjisi Santrali yatırımı için 36,1 milyon Euro tutarında finansman sözleşmesi imzaladı. </p>
<p> </p>
<p>Projede 5.9 MW büyüklüğündeki türbinlerle beraber 118 metre kule uzunluğuna ve 80 metre kanatlara sahip 6.8 MW’lık rüzgar türbinleri kullanılacak. Türbinlerin toplam yüksekliği kanatlarıyla birlikte 200 metreye yaklaşacak. Bu yatırımla beraber Garanti BBVA’nın Dost Enerji bünyesinde finansman sağladığı rüzgâr enerjisi projelerinin kurulu gücü 185 MW’tan 235 MW’a ulaşacak. </p>
<p> </p>
<p>Toplam yatırım tutarı 250 milyon Euro’yu aşan projelerle yılda 825 milyon kWh’lik yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimi gerçekleşecek ve yaklaşık 250 bin kişinin elektrik ihtiyacı karşılanacak. Ayrıca, yılda toplam 400 bin tonun üzerinde karbon salımı engellenecek.</p>
<p> </p>
<p>Finansmanla ilgili bilgi veren <strong>Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Akten</strong>, “Garanti BBVA Yatırım Bankacılığı ve Finansman Müdürlüğünün enerji projeleri özelinde uzmanlaşmış ekibinin yürüttüğü işlemler kapsamında Bankamızın Türkiye’deki rüzgâr enerjisi santrallerinin finansmanındaki pazar payı %25’i aştı. 2014 yılından beri proje finansmanı faaliyetlerimiz kapsamında elektrik üretimi yatırımlarına sağladığımız finansman tutarının tamamını yenilenebilir enerji yatırımlarına yönlendirdik. Işıklar Rüzgâr Enerjisi Santrali’nin finansmanı ile Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretiminin artmasına katkı yapacağımız için mutluyuz.” diye konuştu. </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/garanti-bbva-ruzgar-enerjisi-finansmanindaki-payini-artiriyor-424580">Garanti BBVA, rüzgâr enerjisi finansmanındaki payını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polisan yapıkim, polimer üretim kapasitesini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/polisan-yapikim-polimer-uretim-kapasitesini-artiriyor-422663</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 10:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kapasitesini]]></category>
		<category><![CDATA[polimer]]></category>
		<category><![CDATA[polisan]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yapıkim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422663</guid>

					<description><![CDATA[<p>Polisan Holding grup şirketlerinden Polisan Yapıkim Yapı Kimyasalları A.Ş., yapı kimyasalları ürünlerinin ana yarı mamulü olan PCE (Polimer) üretiminde kapasite artışına gidiyor. Polisan Holding CEO’su Cantekin Dinçerler, 2023 yılının kasım ayında temelleri atılan yeni tesisin Nisan 2024 yılının ikinci çeyreğinde faaliyete geçeceğini ve 20 bin ton olan yıllık üretim kapasitesinin 50 bin metrik tona çıkarılacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polisan-yapikim-polimer-uretim-kapasitesini-artiriyor-422663">Polisan yapıkim, polimer üretim kapasitesini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>POLİSAN YAPIKİM, POLİMER ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRIYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Polisan Holding grup şirketlerinden Polisan Yapıkim Yapı Kimyasalları A.Ş., yapı kimyasalları ürünlerinin ana yarı mamulü olan PCE (Polimer) üretiminde kapasite artışına gidiyor.</strong> <strong>Polisan Holding CEO’su Cantekin Dinçerler, 2023 yılının kasım ayında temelleri atılan yeni tesisin Nisan 2024 yılının ikinci çeyreğinde faaliyete geçeceğini ve 20 bin ton olan yıllık üretim kapasitesinin 50 bin metrik tona çıkarılacağını söyledi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Polisan Yapıkim Yapı Kimyasalları, beton, yeraltı kimyasalları ve çimento katkı kimyasalları imalatında kullandığı polimer ihtiyacını karşılamak üzere PCE (Polimer) üretiminde kapasite artışına gidiyor. Polisan Yapıkim Yapı Kimyasalları şimdilik sadece Dilovası tesislerinde üretilen ve yapı kimyasalları ürünlerinin ana yarı mamulü olan PCE (Polimer) üretimi konusunda Adana fabrikası sınırları içerisinde 30.000 metrik ton kapasiteli Polimer yatırımına başladı.</p>
<p>   </p>
<p>İnşaatına bu ay başlanacak 800 bin dolarlık yeni yatırımın 2024 yılının ilk çeyreğinin sonunda devreye alınması planlanıyor.  Adana’daki yatırımın tamamlanmasının ardından Polisan Yapıkim’in toplam PCE polimer üretim kapasitesi yıllık 20 bin metrik tondan 50.000 metrik tona çıkacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>Cantekin Dinçerler: Polimer ihtiyacımızın tamamını iç kaynaklardan temin edeceğiz</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yapı kimyasalları alanında önemli bir üretim gücüne sahip olduklarına dikkat çeken Polisan Holding CEO’su Cantekin Dinçerler, kapasite artışı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi. “Beton, yeraltı kimyasalları ve çimento katkı kimyasalları imalatında kullanılan ara mamul olan polimer ihtiyacımızı karşılamak üzere PCE (Polimer) üretiminde kapasite artışına gidiyoruz. Kapasite artışı yatırımımızla yapı kimyasalları üretimimizde kullandığımız polimer ihtiyacımızı şirket içinde karşılayacağız. Kendi üretimimiz sayesinde dış kaynak bağımlılığımızı bitirmiş olacağız. Kapasite artışı ile birlikte polimer ihtiyacımız dışında nakliye, ara mamul maliyetleri, depolama ve elleçleme giderlerinde tasarruf sağlayacağız.”</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polisan-yapikim-polimer-uretim-kapasitesini-artiriyor-422663">Polisan yapıkim, polimer üretim kapasitesini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusan CAT VE ALTYNALMAS, toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışıyor, Kazakistan iş sahalarında kadın istihdamını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borusan-cat-ve-altynalmas-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-calisiyor-kazakistan-is-sahalarinda-kadin-istihdamini-artiriyor-418463</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 14:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[altynalmas]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[borusan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cat]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamını]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kazakistan]]></category>
		<category><![CDATA[sahalarında]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirme hedefiyle Türkiye’de başlattığı, sahada kadın operatör istihdamını artırma projesine, Kazakistan’ın önemli madencilik şirketlerinden Altynalmas ile devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-cat-ve-altynalmas-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-calisiyor-kazakistan-is-sahalarinda-kadin-istihdamini-artiriyor-418463">Borusan CAT VE ALTYNALMAS, toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışıyor, Kazakistan iş sahalarında kadın istihdamını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Grup şirketlerinden Borusan Cat, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirme hedefiyle Türkiye’de başlattığı, sahada kadın operatör istihdamını artırma projesine, Kazakistan’ın önemli madencilik şirketlerinden Altynalmas ile devam ediyor. Borusan Cat’in kendi yetkinliğini, Altynalmas şirketinin insan kaynakları gücüyle birleştirdiği projede, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 6 kadın operatör, proje sahalarında yerlerini almaya hazır hale geldi. </strong></p>
<p>“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Uzak Doğu Rusya olmak üzere 6 ülkede operasyonlarını yürüten Borusan Cat, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamını artırma hedefini Kazakistan’a taşıdı. </p>
<p>Borusan Cat ve Kazakistan’daki müşterilerinden Altynalmas’ın iş birliğiyle gerçekleşen projede, seçilen 6 kadın kaya kamyonu operatör adayı, sınıfta ve sahada, teorik ve pratik geniş kapsamlı bir eğitim sürecinden geçerek, 90 tonluk kaya kamyonu kullanımı için sertifika almaya hak kazandı. Başarılı adaylar, Borusan Cat Karaganda Revizyon Merkezi’nde gerçekleşen törende sertifikalarını, <strong>Borusan Cat İnsan Kaynakları ve Gelişimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi</strong> İrem Erdoğan, <strong>Borusan Cat Kazakistan Ülke Lideri</strong> Aman Shakenov ve <strong>Altynalmas Yönetim Kurulu Üyesi</strong> Makpal Yergaliyevna Nussipova’dan teslim aldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>İş sahalarında ön yargıları yıkılıyor, sektörde kadın istihdamını artırıyoruz</strong></p>
<p>Borusan Cat’in, insana ve çevreye saygıyı odağına alan projelerinin bir yenisine, erkek egemen bir alan kabul edilen maden sahalarında, kadın çalışan istihdamını artırma hedefiyle başladıklarını belirten <strong>Borusan Cat İnsan Kaynakları ve Gelişimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi İrem Erdoğan</strong>, “Borusan Cat olarak, Borusan Holding’in toplumsal cinsiyet eşitliği alanında gerçekleştirdiği kapsamlı çalışmaları ele alan ‘Borusan Eşittir’ çatısı altındaki çalışmaları destekliyor, ‘Borusan Eşittir’ anlayışını şirketimize taşıyarak erkek çalışan ağırlıklı sektörümüze, bu konuda farkındalık kazandırmayı amaçlıyoruz. Kurum içi gerçekleştirdiğimiz çalışmaların yanı sıra paydaşlarımızı da toplumsal cinsiyet eşitliği yönünde bilinçlendirmek ve birlikte güçlü adımlar atmak için çalışıyoruz. Borusan kurum kültürünün önemli bir parçası olan kapsayıcılık odağı altında toplumun her kesimindeki dezavantajları ortadan kaldırmak, 200 yıl var olma hedefiyle yaptığımız çalışmaların çatısını oluşturuyor” dedi.</p>
<p>Kazakistan’ın önemli madencilik şirketlerinden Altynalmas ile gerçekleştirilen iş birliği hakkında görüşlerini belirten İrem Erdoğan şunları da söyledi: “Geçtiğimiz sene, Türkiye’de, müşterilerimizden, Feldspat ile kuvars üretiminde Türkiye’nin öncü kuruluşu olan Kaltun Maden ile gerçekleştirdiğimiz projemizde, kadın iş makinası operatör adaylarının yetiştirilmesine ön ayak olmuş, projeye katılan tüm kadınların maden sahalarında istihdam edilmesinden gurur duymuştuk. Sektörde ve sahada somut katkılarını gördüğümüz bu projemizi, bu sene Kazakistan’a taşıdık. Kazakistan’ın önemli madencilik şirketlerinden Altynalmas ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile 6 kadın operatör adayımız, yoğun bir programın ardından donanımlı birer kaya kamyonu operatörü haline geldi. Ülkemizin ardından Kazakistan’da da toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yarattık.’</p>
<p>‘Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz’ şirket amacımız ile toplumsal cinsiyet eşitliği için yeni projeler geliştirmeye devam ederken, tüm Borusan Cat müşterilerimizi de bu projelerin bir parçası olmaya davet ediyoruz.</p>
<p> </p>
<p><strong>Borusan Eşittir </strong></p>
<p>10 yıldan uzun süredir toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yürüten Borusan, bu kapsamdaki uygulamalarını Borusan Eşittir Platformu altında sürdürüyor. Platform altında hayata geçirilen Cinsiyet Gözlüğü programı ile Borusan’da toplumsal cinsiyet eşitliğinin nasıl gerçekleştirileceği konusunda somut adımlar ve hedefler belirleniyor, bu hedefler metrikler ile takip ediliyor.</p>
<p><strong>Borusan Cat Hakkında </strong></p>
<p>Borusan Cat, Caterpillar&#8217;ın dünyadaki 160 distribütöründen birisidir. Borusan Cat, &#8216;Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz’ şirket amacıyla Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Uzak Doğu Rusya olmak üzere 6 ülkede, 3.000&#8217;den fazla çalışanıyla inşaat, madencilik, enerji ve ulaşım endüstrilerinde faaliyet göstermektedir.</p>
<p>Aynı zamanda dünyanın önde gelen jeneratör markalarından FG Wilson’ın Türkiye ve Kuzey Irak distribütörlüğünü de yürüten Borusan Cat’in metaverse evrenindeki en popüler blockchain platformlarından biri olan Decentraland&#8217;da bir mağazası ve &#8216;Borusan Cat Solutions&#8217; isimli bir NFT koleksiyonu bulunur.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-cat-ve-altynalmas-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-calisiyor-kazakistan-is-sahalarinda-kadin-istihdamini-artiriyor-418463">Borusan CAT VE ALTYNALMAS, toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışıyor, Kazakistan iş sahalarında kadın istihdamını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;OPET Fuchs, &#8220;Fullcheck Services&#8221; Hizmetleriyle Verimliliği Artırıyor.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/opet-fuchs-fullcheck-services-hizmetleriyle-verimliligi-artiriyor-410407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 10:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[fuchs]]></category>
		<category><![CDATA[fullcheck]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[opet]]></category>
		<category><![CDATA[services]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Madeni yağ sektörünün önde gelen markalarından Opet Fuchs, müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/opet-fuchs-fullcheck-services-hizmetleriyle-verimliligi-artiriyor-410407">&#8220;OPET Fuchs, &#8220;Fullcheck Services&#8221; Hizmetleriyle Verimliliği Artırıyor.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Madeni yağ sektörünün önde gelen markalarından Opet Fuchs, müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Opet Fuchs, Fullcheck Services kapsamında yeni devreye aldığı “Tank Temizliği”, “Filtrasyon Hizmeti”, “Açık Dişli Temizliği” hizmetleri ile verimlilik ve tasarruf sağlıyor.  </strong></p>
<p> </p>
<p>Opet Fuchs, sunduğu çözüm ve hizmetlerle madeni yağ sektöründe müşteri deneyimi alanında fark yaratıyor. Fullcheck Services programı kapsamında “Tank Temizliği”, “Filtrasyon Hizmeti”, “Açık Dişli Temizliği” hizmetlerini hayata geçiren Opet Fuchs, müşterilerinin hayatını kolaylaştırırken, verimlilik ve tasarruf sağlıyor.  </p>
<p> </p>
<p>Tank Temizliği hizmeti ile Opet Fuchs, talaşlı imalat tezgahlarında çalışan emülsiyonların yağ kaçaklarına bağlı olarak oluşan partiküler kirliliklerden, talaş kalıntılarından ve tank dibinde biriken metal tozlarından temizlenmesini amaçlıyor. Soğutma sıvısı içerisine karışan harici kirlilikler özellikle emülsiyonun az nüfuz ettiği hareketsiz bölgelerde birikiyor. Bu kirlilikler emülsiyon stabilitesini olumsuz etkileyerek çabuk bozunmasına yol açıyor ve soğutma sıvısı tankının temizlenmesini gerektiriyor. Opet Fuchs bu hizmet ile yağ ve atık maliyetlerinin azaltılması, işletme verimliliğinin artması, işçilik faaliyetlerden kazanç sağlanması, ekipman çalışma koşullarının iyileştirilmesi, soğutma sıvısı tüketiminin kontrol altına alınması gibi kazanımların elde edilmesine katkı sağlıyor. </p>
<p> <strong> </strong></p>
<p><strong>Sürekli iyileştirme ve operasyonel mükemmellik anlayışı</strong></p>
<p>Opet Fuchs, Fullcheck Services Filtrasyon Hizmeti ile yağlardaki kirliliği mikron boyutunda düşürüyor ve mekanik arızaları en aza indiriyor. Bu sayede ekipman ve yağlayıcı ömrünü uzatarak işletmeler için önemli ölçüde maliyet tasarrufu sağlıyor. Hizmet ile ayrıca yüksek partikül kirliliğinin yol açabileceği sorunların önüne geçerek bakım faaliyetlerini güçlendiriyor, verimliliği artıyor. Opet Fuchs, işletmeden aldığı numuneleri TÜRKAK onaylı laboratuvarlarında analiz ederek raporları dijital hizmet yazılımı Fullcheck üzerinden müşterileri ile paylaşıyor. Sürekli iyileştirme ve operasyonel mükemmellik anlayışı ve uzman saha ekibinin yerinde yaptığı çalışmalarla güvenilir bir hizmet sunan Opet Fuchs, bu hizmet kapsamında; yağ ve atık yönetimi maliyetlerinin azaltılması, işletme verimliliğinin artması, bakım maliyetlerinin iyileştirilmesi, ekipman çalışma koşullarının iyileştirilmesi, yağlayıcı ömrünün uzatılması konularında katkı sağlıyor.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Alanında uzman mühendisler tarafından uygulanıyor</strong></p>
<p>Opet Fuchs, Açık Dişli Temizliği ile müşterilerine maliyet tasarrufu sunuyor. Alanında uzman Opet Fuchs servis mühendisleri tarafından uygulanan açık dişli temizliği, sistemin durdurulmasına gerek olmadan uygulanabiliyor ve dişli sistemlerinin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlayarak ekipmanın ömrünü uzatıyor. Ekipmanların durdurulmadan uygulanabilmesi sayesinde operasyonel esneklik ve verimlilik sağlanıyor. Opet Fuchs tarafından özel olarak geliştirilen Ceplattyn Cleaner temizleme sıvısı, konvansiyonel açık dişli temizleyicilere kıyasla yüzde 50&#8217;ye kadar temizlik etkisini koruyarak maliyet tasarrufu, kolay ve hızlı kullanımı sayesinde ise zaman tasarrufu sağlıyor. Temizleyicilere bağlı atık oluşumu minimuma indirilirken, temizlikte daha az insan gücüne gereksinim duyuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/opet-fuchs-fullcheck-services-hizmetleriyle-verimliligi-artiriyor-410407">&#8220;OPET Fuchs, &#8220;Fullcheck Services&#8221; Hizmetleriyle Verimliliği Artırıyor.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAY-YAP Analiz Laboratuvarı: Bilimin Işığında Güvenliği Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kay-yap-analiz-laboratuvari-bilimin-isiginda-guvenligi-artiriyor-409415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 17:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bilimin]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[işığında]]></category>
		<category><![CDATA[kayyap]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Laboratuvar, her geçen yıl büyüyerek, sektöre parametre, cihaz ve uzmanlık ekleyerek hizmet yelpazesini genişletmeye devam etmektedir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kay-yap-analiz-laboratuvari-bilimin-isiginda-guvenligi-artiriyor-409415">KAY-YAP Analiz Laboratuvarı: Bilimin Işığında Güvenliği Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Laboratuvar, her geçen yıl büyüyerek, sektöre parametre, cihaz ve uzmanlık ekleyerek hizmet yelpazesini genişletmeye devam etmektedir. Şimdi sizlere KAY-YAP&#8217;ın sunduğu hizmetleri ve bu hizmetlerin güvenliğimiz için neden kritik olduğunu ayrıntılı olarak sunuyoruz.</p>
<p><b>Tarafsızlık ve Güvenilirlik: KAY-YAP&#8217;ın Temel İlkeleri</b></p>
<p>KAY-YAP, bilimsel analizlerde tarafsızlık ve bağımsızlığı ön planda tutar. Laboratuvarımızın temel ilkelerinden biri, verilen hizmetlerde gizliliği ve güvenilirliği sağlamaktır. Personel, ekipman ve metodolojik yeterlilik düzenli iç ve dış denetimlerle kontrol edilir. Ayrıca, laboratuvar ulusal ve uluslararası laboratuvarlar arası karşılaştırma deneylerine ve yeterlilik testlerine katılarak kalite standartlarını sürekli yükseltmektedir.</p>
<p><b>Akreditasyon ve Yetkilendirmeler: Güvenilirliğimizin Kanıtı</b></p>
<p>KAY-YAP Analiz Laboratuvarı, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilmiştir (TS/EN ISO 17025). Ayrıca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü&#8217;nden yetkilendirilmiş bir analiz merkezidir. Bu akreditasyonlar ve yetkilendirmeler, laboratuvarımızın kalitesini ve güvenilirliğini belgelemektedir.</p>
<p><b>Depremde Güvenli Gelecek: KAY-YAP&#8217;ın Rolü</b></p>
<p>Depremler, insanların ve yapıların güvenliği için büyük bir tehdittir. KAY-YAP Analiz Laboratuvarı, yapı laboratuvarı kapsamında taze beton ve karot analizleri, donatı çeliği analizi, agrega analizi, bims deneyleri, çimento analizi ve beton karma suyu analizi gibi testlerle hem üretilecek betonun kalitesini hem de yapıların deprem dayanıklılığını değerlendirir. Bu testler, gelecekteki depremlere karşı hazırlıklı olmamıza yardımcı olur.</p>
<p><b>Doğal Taşlarda Kalite: Analiz</b></p>
<p>Türkiye, doğal taşlar konusunda dünya genelinde önemli bir konuma sahiptir. KAY-YAP&#8217;ın doğal taş analizleri, bu değerli kaynakların kalitesini ve uygunluğunu inceler. Laboratuvarımız, Türk doğal taşlarının uluslararası pazarda rekabetçi olmalarını destekler.</p>
<p><b>Çevre Koruma ve Sürdürülebilirlik: Çevre Laboratuvarı</b></p>
<p>KAY-YAP&#8217;ın çevre laboratuvarı, su ve atık su analizi, zemin suyu analizi, proses analizleri gibi hizmetler sunar. Bu analizler, çevre yönetiminin ve sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkı sağlar. Çevresel etkileri kontrol altına alır ve insan sağlığını korumaya yönelik bilgiler verir.</p>
<p><b>Maden Analizlerinde Uzmanlık: KAY-YAP&#8217;ın Katkısı</b></p>
<p>KAY-YAP Analiz Laboratuvarı, endüstriyel üretimde, çevre yönetiminde ve araştırmalarda maden analizleri konusunda uzmandır. Modern cihazlarımız ve deneyimli ekibimiz, çeşitli minerallerin ve elementlerin bileşimini ve özelliklerini belirlemek için kullanılır.</p>
<p><b>Gübre Sahteciliğine Karşı: Analiz Kalkanı</b></p>
<p>Son zamanlarda çiftçilerimizin yaşadığı ekonomik problemlerin başında sahte gübrelere ayırdıkları bütçe geliyor. Gübre sahteciliğini önlemek Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş KAY-YAP Analiz Laboratuvarı gibi analiz laboratuvarlarına numune gönderimi ile yapılan testlerde mümkün olabiliyor. Laboratuvar, gübrelerde üretici ve tüketici arasında doğruluğu teyit etmede kalkan görevi görüyor.</p>
<p><b>Sonuç: Güvenli Geleceğe Doğru Adım Atın</b></p>
<p>KAY-YAP Analiz Laboratuvarı, akılcı yönetim ve bilimsel bakış açısıyla gelecekte de güvenilir bir lider olarak hizmet vermektedir. Müşterilerine bilim ve teknolojiyi birleştirerek en iyi analiz hizmetini sunmayı taahhüt eder. Güvenli ve bilimsel çözümlerle geleceğe ışık tutar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kay-yap-analiz-laboratuvari-bilimin-isiginda-guvenligi-artiriyor-409415">KAY-YAP Analiz Laboratuvarı: Bilimin Işığında Güvenliği Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Takım Arkadaşları İş Yerinde Verimliliği Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-takim-arkadaslari-is-yerinde-verimliligi-artiriyor-409210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 13:04:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşları]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[yerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gerek müşteri gerekse çalışan mutluluğu için dijitalleşme ve teknolojiyi iş süreçlerinin tamamına entegre eden Boyner bu kapsamda 2021 yılında RPA (Robotik Süreç Otomasyonu) projesini hayata geçirmişti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-takim-arkadaslari-is-yerinde-verimliligi-artiriyor-409210">Dijital Takım Arkadaşları İş Yerinde Verimliliği Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gerek müşteri gerekse çalışan mutluluğu için dijitalleşme ve teknolojiyi iş süreçlerinin tamamına entegre eden Boyner bu kapsamda 2021 yılında RPA (Robotik Süreç Otomasyonu) projesini hayata geçirmişti. Proje kapsamında Dijital Takım Arkadaşları olarak konumlandırılan ve BODİ adı verilen robotlar, üstlendikleri rutin işlerle aylık bin saatin üstünde performans gösteriyor ve iş yerinde verimliliğe büyük katkıda bulunuyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>2021 yılında hayata geçirilen Boyner Digital Takım Arkadaşı ekibi RPA teknolojisi ile görevleri otomatikleştirerek çalışanların iş yükünü azaltıp daha yüksek değerli işlere odaklanmalarını sağlıyor. </p>
<p>Operasyonel, tekrar eden ve kesinlik bekleyen işleri üstlenen robotlar hız ve artan üretkenliğe olanak tanırken, müşteri ve çalışan mutluluğunu artırıyor, sıfır hata ve daha az risk sağlıyor. Çalışanlar için daha yaratıcı, kendilerini geliştirebilecekleri alanlarda daha verimli olabildikleri fırsatlar yaratıyor. </p>
<p><strong>Çalışkan BODİ’ler Ayda Bin Saatin Üzerinde Çalışıyor</strong></p>
<p>Aylık çalışma süreleri bin saati aşan dijital takım arkadaşları Bodi’ler bugüne kadar pazarlama, İK, muhasebe, e-ticaret, planlama, bilgi güvenliği gibi departmanların iş süreçlerinde önemli görevler üstlendi. Performans değerlendirmelerine göre ise BODİ’ler operasyonel işlerin çok yoğun olduğu muhasebe, IK gibi departmanlarda ciddi zaman tasarrufu sağladı. </p>
<p>Boyner, önümüzdeki dönemde şirket içinde her departmanın RPA projesini deneyimlemesini, kaynak ve zaman verimliliği sağlayan BODİ’lerin sayısının artmasını hedefliyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-takim-arkadaslari-is-yerinde-verimliligi-artiriyor-409210">Dijital Takım Arkadaşları İş Yerinde Verimliliği Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adel Kalemcilik, Rusya Pazarındaki İhracat Faaliyetlerini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/adel-kalemcilik-rusya-pazarindaki-ihracat-faaliyetlerini-artiriyor-404086</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 09:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adel]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[kalemcilik]]></category>
		<category><![CDATA[pazarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404086</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın en büyük kırtasiye ürünleri üreticisi olan Adel Kalemcilik, Rusya’nın en büyük çevrim içi pazaryeri olan Ozon’a giriş yaptı. Adel Kalemcilik Genel Müdürü Oğuz Uçanlar, uluslararası işbirliklerinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirtti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adel-kalemcilik-rusya-pazarindaki-ihracat-faaliyetlerini-artiriyor-404086">Adel Kalemcilik, Rusya Pazarındaki İhracat Faaliyetlerini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın en büyük kırtasiye ürünleri üreticisi olan Adel Kalemcilik, Rusya’nın en büyük çevrim içi pazaryeri olan Ozon’a giriş yaptı. Adel Kalemcilik Genel Müdürü Oğuz Uçanlar, uluslararası işbirliklerinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirtti.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p> Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın en büyük kırtasiye ürünleri üreticisi olan Adel Kalemcilik, 40’ın üzerinde ülkede gerçekleştirdiği ihracat faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Yakın zamanda dünya kırtasiye ithalatının yüzde 21&#8217;inin yapıldığı Kuzey Amerika pazarına, HRS Global ile imzaladığı protokol anlaşması ile giriş yapan Adel Kalemcilik, Rusya’da da ihracatını genişletiyor. Ürünleri ilk kez Rusya’nın en büyük çevrim içi pazaryeri olan Ozon’da tüketiciyle buluşan firma, önümüzdeki dönemde Mısır, Azerbaycan, Filistin ve Türki Cumhuriyetler’e de odaklanacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>Uçanlar: “Ozon’un, Rusya pazarında gücümüze güç katacağına inanıyoruz”</strong></p>
<p>2023 yılının ikinci yarısında hem UNICEF’le iş birliği hem de Kuzey Amerika pazarları başta olmak üzere ihracat faaliyetlerine yönelik adımlar attıklarını belirten Adel Kalemcilik Genel Müdürü Oğuz Uçanlar sözlerini şöyle sürdürdü: <strong>“Rusya pazarına, ülkenin en büyük çevrim içi pazaryeri olan Ozon ile giriş yapmaktan mutluluk duyuyoruz. 40’ın üzerinde ülkeye ihracat faaliyetleri yapan bir şirket olarak Ozon ile yaptığımız bu işbirliği, Rusya ihracatımızda gücümüze güç katacaktır. Adel Kalemcilik olarak ihracat faaliyetlerimizi yeni uluslararası işbirliği fırsatlarıyla geliştirmeyi ve çoğaltmayı hedefliyoruz.”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Adel Kalemcilik hakkında:</u></strong></p>
<p>Türkiye’de kırtasiye denince ilk akla gelen ve bir geleneğe dönüşen Adel Kalemcilik, sektördeki 54. yılını kutluyor. 1969 yılında Anadolu Grubu bünyesinde faaliyete geçen Adel Kalemcilik, kurulduğu günden bu yana dünyanın en eski yazım gereçleri firması olan Faber-Castell ile yürüttüğü iş birliğini ortaklığa dönüştürmüş ve Türkiye’ye değer katan yatırımlarını ara vermeden sürdürmektedir. Adel Kalemcilik, 27 senedir Borsa İstanbul’da işlem görüyor. </p>
<p>2023 yılında UNICEF’in onaylı global tedarikçileri arasında yerini alan Adel Kalemcilik, Çayırova’da 36 bin metrekare üzerine kurulu üretim tesisine sahip. Adel Kalemcilik, kâğıt ürünleri haricinde gerek üretim miktarları gerekse ürün çeşitliliği açısından Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın en büyük kırtasiye ürünleri üreticisi konumunda ve 40’ın üzerinde ülkeye ihracat yapıyor.</p>
<p>Temmuz 2015’te Çayırova’daki yeni üretim tesisine taşınan Adel Kalemcilik, 4.000’e yakın kırtasiye ürün çeşidi ile Faber-Castell, Graf von Faber-Castell, Adel, Max, Panfix ve Citizen gibi kırtasiye markaları ile Sluban, Playgro gibi oyuncak markalarının pazarlama ve satışını gerçekleştiriyor. Aynı zamanda şirket, TRT ile yaptığı lisans anlaşması ile yayınlanan 6 çizgi filmin oyuncak ve kırtasiye lisans haklarını da elinde bulunduruyor. </p>
<p>“Kendi çocuklarımıza kullandırmayacağımız hiçbir ürünü piyasaya sunmuyoruz” felsefesiyle hareket eden Adel Kalemcilik, yılda ortalama 40 bin ürün güvenliği ve kalite testi gerçekleştiriyor.</p>
<p>Adel Kalemcilik, özünde barındırdığı “İyilik” değerinden beslenen ve Birleşmiş Milletler’in 2030 yılına kadar ulaşmayı hedeflediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içinde yer alan İklim Eylemi ve Nitelikli Eğitim alanlarında “İyilik Ağacı” çatısı altında topluma fayda sağlayan çok sayıda sponsorluk ve kurumsal sosyal sorumluluk projesi yürütüyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/adel-kalemcilik-rusya-pazarindaki-ihracat-faaliyetlerini-artiriyor-404086">Adel Kalemcilik, Rusya Pazarındaki İhracat Faaliyetlerini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cobot&#8217;lar otomotiv üretimindeki esneklik sağlıyor verimliliği artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cobotlar-otomotiv-uretimindeki-esneklik-sagliyor-verimliligi-artiriyor-395798</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 15:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cobotlar]]></category>
		<category><![CDATA[esneklik]]></category>
		<category><![CDATA[otomotiv]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[üretimindeki]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otomotiv üretiminde artan işçilik maliyetleri ve işgücü eksikliğine otomasyon çözüm olurken, cobot’lar hızla iş süreçlerine entegre oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cobotlar-otomotiv-uretimindeki-esneklik-sagliyor-verimliligi-artiriyor-395798">Cobot&#8217;lar otomotiv üretimindeki esneklik sağlıyor verimliliği artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otomotiv üretiminde artan işçilik maliyetleri ve işgücü eksikliğine otomasyon çözüm olurken, cobot’lar hızla iş süreçlerine entegre oluyor. Universal Robots kolaboratif robotları, esnek üretim olanağı, dar alanda çalışabilmesi, hızlı yatırım geri dönüşü ve kesintisiz performans gibi kullanım avantajları nedeniyle otomotiv üretiminde giderek daha çok tercih ediliyor.</strong></p>
<p>Robot teknolojisine olan ilgi hem dünyada hem de Türkiye’de gün geçtikçe artıyor. Birçok sektör artan işçilik maliyetleri ve işgücü eksikliği nedeniyle otomasyonu iş süreçlerine hızla dâhil ediyor.  Söz konusu problemlerden etkilenen otomotiv sektörünü de robot teknolojisi domine ediyor. Universal Robots&#8217;un iş birliğine dayalı cobot’ları otomotiv üretim hattına esneklik ve güvenlik katıyor. Farklı taşıma kapasitelerine sahip cobot’lar, montaj hattındaki üretim süresini azaltarak avantaj sağlıyor. Hafif olan cobot’lar, yerden tasarruf sağlıyor ve üretim düzenini değiştirmeden birden çok üretim hattına kolayca tekrar konumlandırılabiliyor. </p>
<p><strong>“Küçük ayak izi, eşsiz hareket kontrol kabiliyeti sunuyoruz”</strong></p>
<p>Otomotiv sektöründe yaşanan zorluklara yeni nesil UR20 ve diğer cobot serileri ile destek olduklarını belirten <strong>Universal Robots Türkiye ve MEA Ülke Müdürü Kandan Özgür Gök</strong>,  “UR20, şimdiye kadar ürettiğimiz en yenilikçi cobot ve robotik sektöründeki 17 yıllık teknik deneyimimizin en yeni evrimi. Uzman mühendislerimiz bir yandan uzun zamandır takdir aldığımız sezgisel kullanıcı ara yüzünü aynı tutarken, diğer yandan ise kolu tamamen yeniden tasarladılar. UR20’nin daha hızlı döngü sürelerinden daha ağır yükleri taşıyabilmeye ve küçük bir ayak iziyle daha uzağa ulaşabilmeye kadar uzanan önemli faydaları var. Ayrıca ileri yazılım iyileştirmelerini de dâhil ederek kullanıcılara eşsiz hareket kontrol kabiliyeti sunuyoruz. Bu model uçtan uca otomasyonu müşteriler için bir gerçeklik haline getirerek müşterilerin yeni cobot otomasyonunu, yeni nesil görevlerde kullanmasına olanak tanıyor. Ayrıca taşıma kapasitesi ve erişim yarıçapı üzerinden artık farklı uygulamalarda da kullanılabiliyor” dedi. </p>
<p><strong>“Esnek üretim imkânı ve enerji tasarrufu sağlıyor”</strong></p>
<p>Tüm eksenlerde 360 derece hareket kabiliyetine sahip ve risk değerlendirmesine bağlı olarak etrafında koruma kafesi olmadan kullanılabilen cobot’ların, enerji tasarrufuyla da öne çıktığını vurgulayan <strong>Kandan Özgür Gök</strong> “Cobot’lar, çok büyük ağırlık ve boyutlarda olan ve bu sebeple de yere sabitlenerek sürekli aynı yerde sabit konumda kullanılan konvansiyonel endüstriyel robotlara göre daha kompakt, hafif ve esnek. Otomotiv endüstrisinde; kaynak, yapıştırma-dağıtma-mastik, vidalama, peçin, montaj, kalite kontrol, taşıma, parça besleme, çapak alma-polisaj, zımparalama, spay uygulamalarıyla tüm OEM, T1 ve T2 otomotiv yan sanayide kullanımı hızla artıyor. Tüm bu uygulamalar kapsamında cobot’ların kolayca yeniden konumlandırılması ve esnek üretim imkânının yanı sıra enerji tasarrufu gibi birçok farklı sayısız avantaj sağlıyor. Tüm bu açılardan cobot’lar, maliyetleri aşağı çekmek ve enerji verimliliğini artırmak açısından önemli rol oynuyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Hızlı ve kolay kurulum için ücretsiz platform</strong></p>
<p>Cobot’ların hızlı kurulum, esnek konumlandırma ve iş birliğine dayalı yapısı sayesinde herkes tarafından kolay programlanabildiğini ifade eden <strong>Gök</strong>, sözlerine şöyle devam etti: “Universal Robots olarak UR Akademi ile iş birliğine dayalı robot kavramını öğrenmek isteyenler için ücretsiz bir platform sunuyor. Bu platformla 87 dakikada robot programcısı olmak artık çok kolay. Bunun yanında cobot ile uygulamalarınızı olabildiğince kolay bir şekilde çalıştırabilmeniz 400’den fazla şirketle iş birliği yapıyoruz. Bunu UR+ ekosistemindeki, sertifikalı otomasyon çevre ekipmanları ve uygulama kitlerine erişim imkânı sağlayarak gerçekleştiriyoruz. Bu sistem, yalnızca cobot endüstrisinin en büyük ekosistemi olmakla kalmıyor aynı anda cobot’ları hızlı ve kolay bir şekilde kullanmanıza uygulamalarınızı otomatikleştirmenize de yardımcı oluyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cobotlar-otomotiv-uretimindeki-esneklik-sagliyor-verimliligi-artiriyor-395798">Cobot&#8217;lar otomotiv üretimindeki esneklik sağlıyor verimliliği artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yükselen yakıt fiyatları elektrikli araçların popülerliğini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yukselen-yakit-fiyatlari-elektrikli-araclarin-populerligini-artiriyor-395740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Aug 2023 14:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araçların]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[elektrikli]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[popülerliğini]]></category>
		<category><![CDATA[yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[yükselen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395740</guid>

					<description><![CDATA[<p>EY Mobilite Tüketici Endeksi 2023 raporu yayımlandı. EY raporuna göre, yüksek yakıt maliyetleri tüketicileri elektrikli araç satın almaya yöneltiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yukselen-yakit-fiyatlari-elektrikli-araclarin-populerligini-artiriyor-395740">Yükselen yakıt fiyatları elektrikli araçların popülerliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EY Mobilite Tüketici Endeksi 2023 raporu yayımlandı. EY raporuna göre, yüksek yakıt maliyetleri tüketicileri elektrikli araç satın almaya yöneltiyor.  Elektrikli araçlara yönelik talep hızla artıyor, küresel olarak araba satın almayı planlayanların yarısından fazlası (%55) elektrikli araç almayı planlıyor. Elektrikli araca sahip olmak isteyenlerin en büyük endişesi ise şarj istasyonu eksikliği olarak öne çıkıyor.</strong></p>
<p>Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi şirketi EY’ın (Ernst &#038; Young) <strong>Mobilite Tüketici Endeksi 2023 </strong>raporuna<strong> </strong>göre,<strong> </strong>artan yakıt maliyetleri ve çevresel endişeler nedeniyle uygun bütçeleri ile öne çıkan elektrikli araçlara ilgi artıyor. Otomobil satın almayı planlayanların yarısından fazlası, tercihini elektrikli araçlardan yana kullanıyor. 2020&#8217;de başlatılan ve her yıl küresel otomotiv trendleri hakkında içgörü sağlayan <strong>EY Mobilite Tüketici Endeksi</strong>’nin<strong> </strong>en güncel versiyonu; araç satın almayı planlayanların %55’inin önümüzdeki iki yıl içinde tamamen elektrikli veya hibrit bir araç almayı planladığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Daha da önemlisi, elektrikli araç (EV) almayı planlayanların motivasyon kaynağı ilk kez çevresel endişeler yerine yüksek yakıt maliyetleri olarak karşımıza çıkıyor. EY araştırmasında, elektrikli araç tercihinde öne çıkan etkenlerde %38 oranıyla ilk sırayı yüksek yakıt maliyetleri alıyor. Araştırmaya katılanların sadece %12&#8217;si sürdürülebilirliğin ulaşım modeli seçimlerini etkileyen bir faktör olduğunu söylerken, %28&#8217;i ise ilk sıraya çevresel endişeleri koyuyor.</p>
<p>Daha uygun fiyatlı elektrikli araç modelleri piyasaya sunuldukça satın alma maliyetleriyle ilgili endişeler azalırken, yanıt verenlerin %31&#8217;i için en büyük endişe elektrikli araçlara yönelik şarj istasyonlarının yeterli olmaması yönünde.. Daha da önemlisi bu durum, elektrikli araç şarj istasyonların varlığının en büyük endişe kaynağı olarak gösterildiği ABD, Çin, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerin dahil olduğu birkaç pazar için de geçerli.</p>
<p>Ayrıca <strong>EY Mobilite Tüketici Endeksi</strong> <strong>2023</strong> raporuna göre, beş farklı tüketici segmenti tanımlanıyor. Segmentler, EV’ye şüpheci yaklaşanlar (EV Skeptics), EV’ye ilgisi olmayanlar (EV Reluctants), EV konusunda ikna edilebilir olanlar (EV Persuadables), EV satın almayı düşünenler (EV Considerers) ve EV meraklıları (EV Enthusiasts) olarak değişen bir dizi tutum ve özellik içeriyor. EV meraklılarının payı 2021 yılından beri düzenli artış göstererek, 2023 yılında %13’e ulaşırken; EV konusunda ikna edilebilir olanların ve EV satın almayı düşünenlerin payının azaldığı dikkat çekiyor. Bu durum, bize bu segmentlerde yer alan bazı tüketicilerin EV meraklılarına dönüştüğünü gösteriyor. Öte yandan, EV’ye şüpheci yaklaşanların ve EV’ye ilgisi olmayanların oranında ise %2’lik bir artış gözlemleniyor. Tüm bunlar, hem olumlu hem de olumsuz şartlar oluştururken elektrikli araç satıcılarının ve orijinal ekipman üreticilerinin (OEM), tüketicilere karşı ekstra çaba göstermesini gerektiriyor. Segmentlerin demografik dağılımına göre ise, genç kuşak EV konusunda genel olarak daha hevesli olarak gözükürken, EV meraklıları segmentine doğru ilerlediğimizde boomer ve X kuşaklarının daha düşük bir oranda (%28) yer aldığı görülüyor.</p>
<p><strong>EY Türkiye Mobilite Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Serdar Altay, EY Mobilite Tüketici Endeksi 2023 </strong>raporuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>&#8220;Artan yakıt fiyatları, elektrikli araç satın alma konusunda ilk kez en önemli motivasyon olarak kaydedildi ve bu yıl özellikle İsveç, Japonya ve ABD gibi birçok ülkede en büyük artış görüldü. Yaşam koşullarının zorlaşması, tüketicilere bir elektrikli araç satın almanın kendileri için en iyi seçenek olduğunu göstermeye başlıyor ve potansiyel otomobil tüketicilerinin yarısından fazlası bir elektrikli araç satın almayı düşünüyor. Bununla birlikte, rapor aynı zamanda son yıllarda hükümet teşviklerinin de elektrikli araçların benimsenmesinde büyük bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak yakıt fiyatları kademeli olarak düşüp daha uygun fiyatlı seviyelere geri döndükçe, EV üreticileri için asıl zorluk, tüketicilerin elektrikli araçlara olan talebinin devam edip etmeyeceği ve yakıt fiyatlarının düşmesi durumunda ne gibi önlemler alınması gerekeceğidir. Aynı şekilde, talep ve güven yüksekken otomobil üreticileri ivmeyi korumak adına tüketicilerin endişelerini gidermeye başlamalıdır. </p>
<p>Elektrikli araçların geleceğine doğru ilerlemeye devam ederken, şarj altyapısı aşılması gereken çok önemli bir engel olmaya devam ediyor. Üreticiler, enerji şirketleri ve hükümetler arasında her düzeyde iş birliği, yollara çıkan elektrikli araç sürücülerinin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli olacaktır; aksi takdirde, elektrikli araçlara geçiş durma noktasına gelebilir.</p>
<p>Türkiye pazarına bakıldığında ise durumun dünya pazarına paralel olduğu gözlemleniyor. Türkiye’de 2021 yılına göre, %188’lik artışla toplam 8.210 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti. 2021 yılında toplam 2.849 adet satılmıştı. Vergi oranlarındaki artışın, kur artışının, pandemi sürecinin ve yarı iletken malzemelerin tedariğinde yaşanan sorunların pazara etkisi olumsuz olsa da 2022 yılında elektrikli araç satışları, 2021 yılına göre yaklaşık 3 kat artış gösterdi.</p>
<p>Diğer taraftan artan satış adetlerine ek olarak şarj altyapısındaki gelişmelere ve kapasitedeki artışlara rağmen, Türkiye’de tüketicinin motivasyonunun halen şarj sorunu nedeniyle baskılandığını söylemek mümkün. Şu an itibarıyla özellikle metropollerde elektrikli araçların şehir içi ulaşımda daha tercih edilebilir olduğu; buna karşın şehirler arası yolculuklarda ise tüketicinin elektrikli araç tercihinde çok daha temkinli olduğu gözlemleniyor. Bu durumun da elektrikli araçların daha çok ikinci araç olarak tercih edilmesine neden olduğu söylenebilir.&#8221;  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yukselen-yakit-fiyatlari-elektrikli-araclarin-populerligini-artiriyor-395740">Yükselen yakıt fiyatları elektrikli araçların popülerliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/20-kilometrelik-hiz-artisi-olum-riskini-6-kat-artiriyor-387343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 10:40:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[artışı]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kilometrelik]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İSG Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, Kurban Bayramı tatili için yola çıkacaklara sürüş güvenliği hakkında öneri ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-kilometrelik-hiz-artisi-olum-riskini-6-kat-artiriyor-387343">20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurban Bayramı tatili 28 Haziran 1 Temmuz tarihleri arası gerçekleşecek olup, ülkemizde birçok vatandaş idari izin kapsamında 9 günlük bayram tatiline çıkmaya hazırlanıyor. Her yıl yaşanan kazaların tekrarlanmaması için sürüş güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, 2 saatte bir mutlaka 15 dakika molaların verilmesi ve bu molalarda aracın etrafında bir tur atılarak kontrollerin yapılması gerektiğini belirtiyor. Hıza dikkat çeken Şener,</strong> <strong>20 kilometrelik hız artışının olası bir kaza halinde ölme riskini 6 kat artırdığının da altını çiziyor. </strong></p>
<p><strong> </strong>Üsküdar Üniversitesi İSG Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, Kurban Bayramı tatili için yola çıkacaklara sürüş güvenliği hakkında öneri ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>9 günlük tatilde sürüş güvenliğine dikkat!</strong></p>
<p>Bu yıl Kurban Bayramı tatilinin 28 Haziran &#8211; 1 Temmuz tarihlerini kapsayacak şekilde 9 gün olmasıyla birçok kişi tatile çıkmaya hazırlanıyor. Bayram tatili için, seyahat edecek vatandaşların sürüş güvenliği konusuna dikkat etmesi gerektiğini uyarısını yapan yol ve trafik güvenliği danışmanı Şener, “Kendi aracıyla seyahat edeceklerin ilk yapması gereken araç bakımını yaptırmak. Tatilinizin aksamaması veya daha üzücü bir hadise yaşamamanız için, seyahate çıkmandan önce aracınızın periyodik bakımlarının tam olduğundan mutlaka emin olun.” dedi.</p>
<p><strong>Yola çıkmadan en az 8 saat dinlendiğinizden emin olun! </strong></p>
<p>Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konunun uyku olduğuna vurgu yapan Şener, “Seyahate çıkmadan önce mutlaka en az 8 saat dinlendiğinizden emin olun. Dinç bir vücutla seyahat etmek, seyir zevkiniz ve güvenliğiniz için çok önemli. Ayrıca seyahat öncesi gideceğiniz bölgenin yol, trafik, hava durumunu ve yol çalışma gibi durumları önceden kontrol edin. Kendinize mola yerleri planlayın ve acil durumlar için uğrayacağınız noktalar belirleyin.” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><strong>Emniyet kemeri takmak 1 saniye, takılmadığında yaşanacak acılar bir ömür sürer</strong></p>
<p>Seyir öncesi yapılması gereken hazırlıklara da değinen Şener, “Aracınızın lastik, aydınlatma, yük emniyeti, yakıt gibi fonksiyonlarını kontrol edin. Cam silecek suyu gibi eksiklerin tamamlandığından emin olun. Aracınızın ruhsat, ehliyet gibi dokümanlarını hazırda bulundurun.” dedi.</p>
<p>Emniyet kemeri takmanın önemine dikkat çeken yol ve trafik güvenliği danışmanı Şener şöyle devam etti:</p>
<p>“Emniyet kemeri takmak 1 saniyenizi almaz. Fakat takılmadığında acıları bir ömür boyu unutulmaz. Araçta bulunan tüm yolcuların emniyet kemeri takmasını sağlayın. Bebekler ve çocuklar için uygun koltuk kullandığınızdan, çocuk koltuğunun araca, çocuğun da çocuk koltuğuna bağlı olduğundan emin olun.”</p>
<p><strong>20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</strong></p>
<p>Trafik kurallarına uyulması konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirten Şener, “Şehir içi geçişlerde maksimum dikkat gösterin. Trafik polisi, zabıtası ile tüm ışıklı, yatay ve dikey işaretlemelere uyun. Unutmayın kurallar bizi hayatta tutmak için var. Tüm araştırmalar ve kaza analizleri hız artıkça tehlikenin artacağını kanıtlıyor. 500 kilometrelik bir yolda yapacağınız saatte 20 kilometrelik hız artışı size maksimum 40 dakika kazandırır. Olası bir kaza halinde ise ölme riskinizi 6 kat artırır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>2 saatte bir 15 dk. mola verin ve aracınızı kontrol edin!</strong></p>
<p>Seyahat esnasında sürücünün kendine zaman tanıması gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Özgür Şener, “Maksimum 2 saatte bir, 15 dakikalık molalar verin. Böylece seyahat esnasında çevrenizdeki güzellikleri de görebilirsiniz. Bu molalar esnasında aracınızı kontrol etmeyi unutmayın.  Seyahatiniz birçok sebepten dolayı uzayabilir. Kötü durumda hissettiğinizde sürüşü bırakın.” dedi.</p>
<p>Seyahatin ardından araç etrafında bir tur dönerek son kontrollerin yapılmasını öneren Şener, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Her yıl bayram haberleri kaza haberleriyle birleşiyor. Sevdiklerimizle birlikte mutlu, güzel bir tatil geçirmek yerine acı ve yas yaşayabiliyoruz. Bu bayram aynı senaryoları yaşamayalım. Güvenli ve mutlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle&#8230;” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-kilometrelik-hiz-artisi-olum-riskini-6-kat-artiriyor-387343">20 kilometrelik hız artışı ölüm riskini 6 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;KOBİ&#8217;ler üç yıl içinde güvenlik bütçelerini %14 artırıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kobiler-uc-yil-icinde-guvenlik-butcelerini-14-artiriyor-385790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 13:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bütçelerini]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[kobiler]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, KOBİ'ler için kurumsal düzeyde özellikler içeren uç nokta güvenlik ürününün yeni sürümünü tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kobiler-uc-yil-icinde-guvenlik-butcelerini-14-artiriyor-385790">&#8220;KOBİ&#8217;ler üç yıl içinde güvenlik bütçelerini %14 artırıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, KOBİ&#8217;ler için kurumsal düzeyde özellikler içeren uç nokta güvenlik ürününün yeni sürümünü </strong>tanıttı<strong>. Kaspersky Endpoint Security Cloud Pro&#8217;nun özellikleri arasında kök sebep analizi, bulut keşfi ve engelleme, veri keşfi ve BT yöneticileri için entegre siber güvenlik eğitimi yer alıyor. Çözümün bulut tabanlı olması ve çeşitli işlevlere sahip oluşu kullanımı kolaylaştırıyor ve şirketlerin ek sermaye yatırımı yapmadan işlerini korumalarını sağlıyor.</strong></p>
<p>Kaspersky&#8217;nin kuruluşlardaki BT güvenliğinin durumuna ilişkin yakın zamanda yaptığı bir araştırmaya göre, KOBİ&#8217;ler önümüzdeki üç yıl içinde güvenlik bütçelerini yüzde 14&#8217;e kadar artırmayı planlıyor. Bunun iki ana nedeni, BT altyapısının artan karmaşıklığı ve şirket içindeki uzman güvenlik uzmanlığı seviyesini geliştirme ihtiyacı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu ihtiyaca yanıt vermek üzere Kaspersky, <strong>Endpoint Security Cloud Pro&#8217;nun</strong> yeni sürümünü tanıttı. Bu çözüm, KOBİ&#8217;lere şirket içinde siber güvenliği artırmak ve BT çalışanlarını gelişmiş teknolojiler kullanarak eğitmek için geniş bir fırsat yelpazesi sunuyor. Bulut tabanlı bu çözüm şirketlerin siber güvenliği birçok otomatik senaryoya sahip bir konsol aracılığıyla yönetmesine olanak tanıyor, donanıma yönelik sermaye yatırımına veya karmaşık dağıtım süreçlerine ihtiyaç duymuyor.</p>
<p><strong>Eğitim programı pakete dahil</strong></p>
<p>BT yöneticileri için siber güvenlik eğitimi, genel BT uzmanları için güçlü siber güvenlik ve birinci seviye olay müdahale becerilerini güçlendirmeye yönelik interaktif bir eğitim programı. Eğitim teori, simüle edilmiş ortamlarla etkileşimli ödevler ve eğitim sonunda sertifikasyon içeriyor. Kaspersky Endpoint Security Cloud Pro, altı modülden oluşan entegre bir eğitim programı sunuyor:</p>
<ul>
<li>Kötü amaçlı yazılımlar</li>
<li>Potansiyel olarak istenmeyen programlar ve dosyalar </li>
<li>Soruşturmanın temelleri</li>
<li>Kimlik avı olayına müdahale</li>
<li>Sunucu güvenliği </li>
<li>Active Directory güvenliği</li>
</ul>
<p>Ürün kullanım istatistiklerine göre, Active Directory güvenliği, Soruşturmanın temelleri ve kötü amaçlı yazılımlar geçen yıl BT yöneticileri için en popüler üç entegre siber güvenlik eğitim modülü oldu. Ürünün Kaspersky Endpoint Security Cloud Pro ile entegrasyonu, şirketlere BT uzmanları için ayrı eğitim programlarına ek yatırım yapmadan tam kapsamlı eğitim alma fırsatı sunuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kapsamlı siber güvenlik özellikleri</strong></p>
<p>Kaspersky Endpoint Security Cloud Pro, siber güvenlik altyapısını herhangi bir yerden ve cihazdan bulut aracılığıyla kolayca kontrol etmeye ve geliştirmeye yardımcı olan geniş bir işlev yelpazesi içeriyor.</p>
<p>Bilinmeyen tehditlerin önlenmesi için kök sebep analizi ve IoC taraması, kullanıcılara tehdit görünürlüğü, basit araştırma araçları ve belirlenen risklere otomatik yanıt sağlayan kurumsal düzeyde bir siber güvenlik aracı olarak öne çıkıyor. Bu araç tehdidin tüm kapsamını ve kökenlerini ortaya çıkarıyor, böylece olumsuz sonuçlar hızla giderilebiliyor.</p>
<p>Müşteriler, üçüncü taraf bulut hizmetleri ve uygulamaları aracılığıyla veri ihlalleri ve diğer siber güvenlik olaylarına dair risklerden kaçınmak için Cloud Discovery&#8217;deki engelleme eylemini kullanabiliyor. Böylece ürün kurum içindeki gölge BT kullanımını araştırma, altyapıyı kontrol altında tutma ve onaylanmamış bulut hizmetlerini veya ağdaki belirli kullanıcıları kısıtlama imkanı veriyor.</p>
<p>Veri Keşfi işlevi ile şirketler, kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler (Personally Identifiable Information &#8211; PII) ve ödeme verileriyle ilgili gizli ve hassas bilgileri belirlemek için önceden ayarlanmış şablonları kullanabiliyor. Araç, kullanıcıların Teams, OneDrive ve SharePoint Online aracılığıyla paylaşılan verileri erişim düzeyiyle (genel, kurumsal, özel) ortaya çıkarmasına ve veri bütünlüğünü korumak ve uyumluluk hedeflerini karşılamak için hata düzeltme sağlamasına olanak tanıyor.</p>
<p>Kaspersky Kıdemli Ürün Pazarlama Müdürü <strong>Kirill Litvin</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Dağıtık ekiplerin yaygınlaşması nedeniyle işletmeler, siber güvenlik çözümleri de dahil olmak üzere bulut tabanlı çözümlere daha fazla yöneliyor. Kaspersky Endpoint Security Cloud ile şirketler ister ofisteki bir çalışanın bilgisayarı, ister uzaktaki bir dizüstü bilgisayar, ister hareket halinde çalışan bir uzmanın telefonu olsun, kısacası nerede olurlarsa olsun tüm uç noktaların koruma altında olduğundan emin olabilir. KOBİ&#8217;lerin BT altyapısından sorumlu birçok BT yöneticisinin siber güvenlik alanında ilerlemek istediğine ve uzmanlıklarını geliştirmek için eğitim programlarına ihtiyaç duyduğuna inandığımız için dahili eğitim programları da ürüne dair iyi bir katkı oldu. Kaspersky Endpoint Security Cloud Pro&#8217;yu satın alan bir şirket iki çözümü bir arada elde ediyor: Her zaman her yerde koruma ve BT uzmanlarının uzmanlıklarının güçlü bir şekilde geliştirilmesi.&#8221;</em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kobiler-uc-yil-icinde-guvenlik-butcelerini-14-artiriyor-385790">&#8220;KOBİ&#8217;ler üç yıl içinde güvenlik bütçelerini %14 artırıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiwell&#8217;den sınav kaygısına yönelik özel terapi Aile baskısı ve başarısızlık korkusu sınav kaygısını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hiwellden-sinav-kaygisina-yonelik-ozel-terapi-aile-baskisi-ve-basarisizlik-korkusu-sinav-kaygisini-artiriyor-2-379466</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2023 07:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarısızlık]]></category>
		<category><![CDATA[baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[hiwellden]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısına]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısını]]></category>
		<category><![CDATA[korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379466</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haziran ayında, 3 milyondan fazla öğrenci gelecekleri için çok önemli bir dönüm noktası olan sınavlara girmeye hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hiwellden-sinav-kaygisina-yonelik-ozel-terapi-aile-baskisi-ve-basarisizlik-korkusu-sinav-kaygisini-artiriyor-2-379466">Hiwell&#8217;den sınav kaygısına yönelik özel terapi Aile baskısı ve başarısızlık korkusu sınav kaygısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haziran ayında, 3 milyondan fazla öğrenci gelecekleri için çok önemli bir dönüm noktası olan sınavlara girmeye hazırlanıyor. Gençler üzerinde büyük bir baskı yaratan sınavlar ve başarısız olma düşüncesinin oluşturduğu kaygı, öğrencilerin özgüvenlerini de olumsuz etkileyebiliyor. Online Terapi Platformu Hiwell, gençlere yönelik, sınav odaklı özel terapi programlarıyla hazırlık ve sınav sürecinde öğrencilerin kaygılarını azaltmasına ve başarılarını artırmalarına destek oluyor.</strong></p>
<p>Yükseköğretime Geçiş Sınavı ve Liselere Geçiş Sistemi sınavına büyük hızla yaklaşırken pek çok öğrenci, yüksek kaygı sorunuyla karşı karşıya. Özellikle sınav tarihi yaklaşırken; sadece sınava çalışmak, sosyalleşmemek, uyku ve yeme düzenini bozmanın hem zihinsel hem de fiziksel etkileri olabileceğini belirten Hiwell Online Terapi Platformu Uzman Klinik Psikoloğu Şebnem Göker, sınav kaygısı yaşayan gençler ve aileleri için önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>KONUŞMAK ÇÖZÜME GİDEN İLK ADIM</strong></p>
<p>Klinik Psikolog Göker, “Uyku, beslenme zihin ve beden için ne kadar önemliyse, sosyal yaşam da ruh için o kadar değerli. Gençlerin içinde olduğu bu korku ve kaygı durumunu aileleriyle, rehber öğretmeniyle, uzman psikologla veya güvendiği bir yetişkinle paylaşmaları onlar için çok faydalı. Konuşmak, paylaşımda bulunmak ve keyifli vakit geçirmek motivasyonlarını da artıracaktır” dedi.</p>
<p><strong>“SINAV, YEGÂNE ODAK NOKTASI OLMASIN”</strong></p>
<p>Sınav zamanlarında ‘Sadece ders çalışmalısın, dikkatini dağıtacak şeylerden uzaklaşmalısın.’ gibi kısıtlamalarla sıkça karşılaşıldığını da söyleyen Göker, “Bu dönemde sadece sınava, ders çalışmaya odaklanmak, gelecekle ilgili olumsuz düşüncelere sebep oluyor ve performans kaygısını tetikliyor. Sınava hazırlanan kişinin sosyalleşmeye ve düzenli yaptığı ne varsa yapmaya devam etmesi verimliliği de artırıyor. Burada en kritik nokta, öğrencinin bir planlamayla zaman yönetimini yapabilmesi. Bu öğrencinin hem hedefine ulaşması için hem de ruhunu, bedenini ve zihnini dinlendirmesi için kendine zaman ayırmasını sağlayacaktır. Sınavı, hayatın odak noktası yapmaktansa öğrencinin kendine en uygun planlamayla spor yapması, arkadaşlarıyla ve ailesiyle birlikte zaman geçirmesi, bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmanın en önemli yollarından biri” diye konuştu. </p>
<p><strong>SINAV ANINDA YAPILMASI GEREKEN EGZERSİZ</strong></p>
<p>Son dönemeçte en önemli anın, sınav anı olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Şebnem Göker, sınavda yaşanabilecek kaygının üstesinden gelinmesi için öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:</p>
<p>“Sınav anında derin nefesler alarak kendiniz için hazırladığınız olumlu cümleleri hatırlayın. Eğer odağınız dağılırsa ve başkalarını ya da zamanı sıkça kontrol ettiğinizi fark ederseniz, derin nefesler alın ve görebildiğiniz beş nesneyi kendinize telaffuz edin. Ellerinizi karnınıza koyarak üç kez derin nefes alıp verin ve bu sırada karnınızın hareketine odaklanın. Kendinizi boşlukta hissettiğinizde gözlerinizi kapatın ve çok mutlu olduğunuz anı, sevdiğiniz kişileri düşünün. Çok kaygılandığınızda ve dikkatiniz dağıldığında yapacağınız bu bir dakikalık kısa egzersizler, sakinleşmenize yardımcı olacaktır. Böylece sorulara daha kolay odaklanabilir ve süreci sağlıklı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.”</p>
<p><strong>TERAPİ DESTEĞİ İLE KAYGIDAN UZAKLAŞIN VE BAŞARIYA ULAŞIN</strong></p>
<p>Pek çok durumda aile ve öğrenci ne kadar çabalasa ve çeşitli yöntemler denese de kaygı seviyesini düşüremez. Böyle durumlarda gençler için uzman psikolog desteği çok değerli bir çözüm olabilir. Uzmanlar tarafından kişiye özel seanslarla yine kişiye özel yöntem ve çözümlerin getirilmesinin de mümkün olduğunu söyleyen Hiwell kurucusu Ali Ozan Özçiçek, “Hem uzman psikologlarımızın bize sağladığı bildirimler hem de danışanlarımızdan aldığımız yönlendirmeler bize gösterdi ki sınav kaygı gençler için en önemli sorunlardan biri. Bizler de Hiwell olarak, uzmanlarımızla birlikte sınav kaygısına yönelik bir program hazırlama kararı aldık. Bu programda, öğrencilerin yararlanabileceği genel geçer yöntemleri paylaşan uzman psikologlarımız, kişiye özel yöntemler geliştirerek gerekli durumlarda aile görüşmeleriyle öğrenci ve ebeveynlere destek sağlıyor. Bu konu kapsamında özel bir program çıkarmış olduğumuz için mutluyuz ve binlerce gencimize destek olabileceğimiz inanıyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hiwellden-sinav-kaygisina-yonelik-ozel-terapi-aile-baskisi-ve-basarisizlik-korkusu-sinav-kaygisini-artiriyor-2-379466">Hiwell&#8217;den sınav kaygısına yönelik özel terapi Aile baskısı ve başarısızlık korkusu sınav kaygısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prostat Hastalıklarında Erken Tanı Tedavi Şansını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prostat-hastaliklarinda-erken-tani-tedavi-sansini-artiriyor-374858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 11:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarında]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[şansını]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prostat hastalıkları erkeklerde idrar yollarını etkileyen ve cinsel işlev bozukluklarına yol açan ve özellikle ileri yaşlarda yaygın karşılaşılan sağlık sorunlarındandır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-hastaliklarinda-erken-tani-tedavi-sansini-artiriyor-374858">Prostat Hastalıklarında Erken Tanı Tedavi Şansını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prostat hastalıkları erkeklerde idrar yollarını etkileyen ve cinsel işlev bozukluklarına yol açan ve özellikle ileri yaşlarda yaygın karşılaşılan sağlık sorunlarındandır. Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Güler prostat hastalıklarını anlattı. Prostat sağlığının erkeklerin cinsel işlevlerinin ve idrar yollarının düzgün çalışması için son derece önemli olduğunu ileten Prof. Dr. Cem Güler “Prostat hastalıkları, erkeklerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve yaygın karşılaşılan sağlık sorunlarıdır, ne kadar erken teşhis edilirse etkin tedavi şansı da o kadar artar” diye konuştu.</p>
<p>Prostat, erkeklerde bulunan bir organdır ve idrar yolunun başlangıcında bulunur. İdrar ve meni boşaltımı için önemlidir. Prostat sağlığının bozulması durumunda çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Prostat kanseri, benign prostat hiperplazisi (BPH), prostatit gibi hastalıklar arasında yer almaktadır.</p>
<p><strong>PROSTAT KANSERİNE DİKKAT EDİLMELİ</strong></p>
<p>Prostat büyümesi, prostat bezinin yaşlanmasına bağlı olarak gelişmektedir. Bu durum, benign prostat hiperplazisi (BPH) olarak da bilinir. Prostat büyümesi, mesane çıkışını bloke ederek idrara çıkma güçlüğüne, prostat ağrısına ve prostat iltihabına neden olabilir. Prostat iltihabı (prostatit), prostatın iltihaplanması sonucu oluşan bir durumdur ve prostat ağrısına neden olabilir. Prostat ağrısı, üretradan geçen idrar yolunun prostat bezine yakın kısmında hissedilen ağrıdır, testisler, penis, alt karın ve bel bölgesinde de hissedilebilir.</p>
<p>Prostat tedavisi, tanıya göre değişmektedir. Prostat büyümesi ve prostat iltihabı tedavisi antibiyotikler ve ağrı kesiciler gibi ilaçlarla yapılabilir. Prostat büyümesinde hekiminiz gerek gördüğü takdirde cerrahi müdahalelere de başvurulabilmektedir. </p>
<p>Prostat kanseri, prostat hücrelerindeki anormal büyümenin neden olduğu bir kanser türüdür. Prostat kanseri erken teşhis edilirse tedavisi mümkündür. Ancak, belirtileri diğer prostat hastalıklarıyla benzer olduğundan teşhis edilmesi zor olabilir.</p>
<p>Prostat kanseri söz konusuysa ilaç tedavisine radyoterapi, kemoterapi veya hormon terapisi gibi yöntemlerin kombinesi ve cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Prostat kanseri ve diğer prostat sorunları, erken teşhis edildiğinde daha başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Prostat kanseri için önerilen tarama testi, PSA (prostat spesifik antijen) testidir. Bu test, erkeklerin kanındaki PSA seviyelerini ölçer. Yüksek PSA seviyeleri, prostat kanseri olasılığını gösterir ve erken dönemde müdahale şansı ile etkin bir tedavi planı kurgulanabilir.</p>
<p><strong>CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU BELİRTİ OLABİLİR</strong></p>
<p>Prostat hastalıklarının erken dönemde tedavisi için belirtileri iyi gözlemlemek ve rutin sağlık muayenelerini ihmal etmemek önem taşımaktadır. Yaygın gözlenen prostat hastalıkları belirtileri şunlardır:</p>
<p>•    Sık idrara çıkma</p>
<p>•    İdrar yaparken zorlanma</p>
<p>•    İdrarda kan görülmesi</p>
<p>•    İdrar yapma sonrası damlama veya sızıntı</p>
<p>•    İdrar yapamama veya idrar yaparken acı hissi</p>
<p>•    Sertleşme sorunları</p>
<p>•    Düşük cinsel istek</p>
<p>Prostat hastalıklarına karşı önlem alabilmek adına düzenli olarak egzersiz yapmak, sağlıklı bir diyet uygulamak, sigara ve alkol kullanımından kaçınmak, sağlıklı bir yaşam tarzını tercih etmek önem taşımaktadır. Rutin doktor kontrolleri ve doktorunuz tarafından önerilen tarama testleri, prostat sorunlarının erken teşhis edilmesinde en önemli önlemdir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prostat-hastaliklarinda-erken-tani-tedavi-sansini-artiriyor-374858">Prostat Hastalıklarında Erken Tanı Tedavi Şansını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiwell&#8217;den sınav kaygısına yönelik özel terapi Aile baskısı ve başarısızlık korkusu sınav kaygısını artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hiwellden-sinav-kaygisina-yonelik-ozel-terapi-aile-baskisi-ve-basarisizlik-korkusu-sinav-kaygisini-artiriyor-373596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 11:44:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarısızlık]]></category>
		<category><![CDATA[baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[hiwellden]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısına]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısını]]></category>
		<category><![CDATA[korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haziran ayında, 3 milyondan fazla öğrenci gelecekleri için çok önemli bir dönüm noktası olan sınavlara girmeye hazırlanıyor. Gençler üzerinde büyük bir baskı yaratan sınavlar ve başarısız olma düşüncesinin oluşturduğu kaygı, öğrencilerin özgüvenlerini de olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hiwellden-sinav-kaygisina-yonelik-ozel-terapi-aile-baskisi-ve-basarisizlik-korkusu-sinav-kaygisini-artiriyor-373596">Hiwell&#8217;den sınav kaygısına yönelik özel terapi Aile baskısı ve başarısızlık korkusu sınav kaygısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haziran ayında, 3 milyondan fazla öğrenci gelecekleri için çok önemli bir dönüm noktası olan sınavlara girmeye hazırlanıyor. Gençler üzerinde büyük bir baskı yaratan sınavlar ve başarısız olma düşüncesinin oluşturduğu kaygı, öğrencilerin özgüvenlerini de olumsuz etkileyebiliyor. Online Terapi Platformu Hiwell, gençlere yönelik, sınav odaklı özel terapi programlarıyla hazırlık ve sınav sürecinde öğrencilerin kaygılarını azaltmasına ve başarılarını artırmalarına destek oluyor.</strong></p>
<p>Yükseköğretime Geçiş Sınavı ve Liselere Geçiş Sistemi sınavına büyük hızla yaklaşırken pek çok öğrenci, yüksek kaygı sorunuyla karşı karşıya. Özellikle sınav tarihi yaklaşırken; sadece sınava çalışmak, sosyalleşmemek, uyku ve yeme düzenini bozmanın hem zihinsel hem de fiziksel etkileri olabileceğini belirten Hiwell Online Terapi Platformu Uzman Klinik Psikoloğu Şebnem Göker, sınav kaygısı yaşayan gençler ve aileleri için önerilerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>KONUŞMAK ÇÖZÜME GİDEN İLK ADIM</strong></p>
<p>Klinik Psikolog Göker, “Uyku, beslenme zihin ve beden için ne kadar önemliyse, sosyal yaşam da ruh için o kadar değerli. Gençlerin içinde olduğu bu korku ve kaygı durumunu aileleriyle, rehber öğretmeniyle, uzman psikologla veya güvendiği bir yetişkinle paylaşmaları onlar için çok faydalı. Konuşmak, paylaşımda bulunmak ve keyifli vakit geçirmek motivasyonlarını da artıracaktır” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“SINAV, YEGANE ODAK NOKTASI OLMASIN”</strong></p>
<p>Sınav zamanlarında ‘Sadece ders çalışmalısın, dikkatini dağıtacak şeylerden uzaklaşmalısın.’ gibi kısıtlamalarla sıkça karşılaşıldığını da söyleyen Göker, “Bu dönemde sadece sınava, ders çalışmaya odaklanmak, gelecekle ilgili olumsuz düşüncelere sebep oluyor ve performans kaygısını tetikliyor. Sınava hazırlanan kişinin sosyalleşmeye ve düzenli yaptığı ne varsa yapmaya devam etmesi verimliliği de artırıyor. Burada en kritik nokta, öğrencinin bir planlamayla zaman yönetimini yapabilmesi. Bu öğrencinin hem hedefine ulaşması için hem de ruhunu, bedenini ve zihnini dinlendirmesi için kendine zaman ayırmasını sağlayacaktır. Sınavı, hayatın odak noktası yapmaktansa öğrencinin kendine en uygun planlamayla spor yapması, arkadaşlarıyla ve ailesiyle birlikte zaman geçirmesi, bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmanın en önemli yollarından biri” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>EBEVEYNLERE ÖNERİLER</strong></p>
<p>Öğrencilerin, sınavdan olumsuz sonuç almaları durumunda ailelerinin vereceği tepkiden de korktuklarını belirten Göker, “Sınavı kazanamazsam ailem çok kızar’ diye fikir yürütmek öğrencide baskı kurarak kaygı oluşmasına neden olur. Kaygı, bazı durumlarda yaşanması çok normal bir duygu. Aileler, endişe etmenin de bir amacı olduğunu herkesin zaman zaman bu duyguyu hissedebileceğini çocuklarına anlatmalı” dedi.</p>
<p>Göker, yaşanan kaygı duygusunu yatıştırmak için ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte yapması gereken bazı yöntemler de paylaştı:</p>
<ul>
<li>Birlikte nefes alıp vererek çocuğun sakinleşmesine destek olun. </li>
<li>Pek çok çocuk kaygı duymak hakkında da kaygılanır. Çocuğunuzun yaşadıklarını anladığınızı ifade edin ve onlara empatiyle yaklaşın.</li>
<li>Birlikte 10-15 dakikalık bir ‘endişe zamanı’ oluşturun. Bu zamanda endişelerini özgürce ifade edebilmeleri için çocuklarınızı teşvik edin.</li>
<li>Kaygılı çocuklar, onları kaygılandıran durumlardan kaçınabilirler. Ders çalışmamak, okula gitmemek, denemelere girmemek gibi kaçınma davranışları gösterebilirler. Böyle bir durum gözlemlediğinizde bir uzmandan destek alın.</li>
<li>Çocuğunuz kaygılandığında kendinizi suçlu hissetmeyin. Siz, çocuğunuza endişeleriyle baş etmesi için destek olan, harika fikirler veren yeterli bir ebeveynsiniz.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>TERAPİ DESTEĞİ İLE KAYGIDAN UZAKLAŞIN VE BAŞARIYA ULAŞIN</strong></p>
<p>Pek çok durumda aile ve öğrenci ne kadar çabalasa ve çeşitli yöntemler denese de kaygı seviyesini düşüremez. Böyle durumlarda gençler için uzman psikolog desteği çok değerli bir çözüm olabilir. Uzmanlar tarafından kişiye özel seanslarla yine kişiye özel yöntem ve çözümlerin getirilmesinin de mümkün olduğunu söyleyen Hiwell kurucusu Ali Ozan Özçiçek, “Hem uzman psikologlarımızın bize sağladığı bildirimler hem de danışanlarımızdan aldığımız yönlendirmeler bize gösterdi ki sınav kaygı gençler için en önemli sorunlardan biri. Bizler de Hiwell olarak, uzmanlarımızla birlikte sınav kaygısına yönelik bir program hazırlama kararı aldık. Bu programda, öğrencilerin yararlanabileceği genel geçer yöntemleri paylaşan uzman psikologlarımız, kişiye özel yöntemler geliştirerek gerekli durumlarda aile görüşmeleriyle öğrenci ve ebeveynlere destek sağlıyor. Bu konu kapsamında özel bir program çıkarmış olduğumuz için mutluyuz ve binlerce gencimize destek olabileceğimiz inanıyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hiwellden-sinav-kaygisina-yonelik-ozel-terapi-aile-baskisi-ve-basarisizlik-korkusu-sinav-kaygisini-artiriyor-373596">Hiwell&#8217;den sınav kaygısına yönelik özel terapi Aile baskısı ve başarısızlık korkusu sınav kaygısını artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HepsiJET&#8217;in Yapay Zekâya Dayalı Rota Optimizasyonu, Teslimat Süreçlerinde Verimliliği Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepsijetin-yapay-zekaya-dayali-rota-optimizasyonu-teslimat-sureclerinde-verimliligi-artiriyor-369035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Apr 2023 12:14:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dayalı]]></category>
		<category><![CDATA[hepsijetin]]></category>
		<category><![CDATA[optimizasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[rota]]></category>
		<category><![CDATA[süreçlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[teslimat]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zekya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369035</guid>

					<description><![CDATA[<p>HepsiJET, yapay zekaya dayanan ve TÜRKPATENT tarafından onaylı "Çok Araçlı Rota Optimizasyonu" uygulamasıyla teslimat başarısını ve hızını artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepsijetin-yapay-zekaya-dayali-rota-optimizasyonu-teslimat-sureclerinde-verimliligi-artiriyor-369035">HepsiJET&#8217;in Yapay Zekâya Dayalı Rota Optimizasyonu, Teslimat Süreçlerinde Verimliliği Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>HepsiJET, yapay zekaya dayanan ve TÜRKPATENT tarafından onaylı &#8220;Çok Araçlı Rota Optimizasyonu&#8221; uygulamasıyla teslimat başarısını ve hızını artırıyor. Rota optimizasyonu sayesinde kuryelerin günlük seyahat mesafesinde %8, CO2 salınımında ise yıllık yaklaşık 30 bin ağaca denk azalış sağlanıyor. Teslimat süreçlerinde verimlilik de getiren bu uygulama ile kuryelerin günlük teslimat sayısı ve hızı da artıyor. HepsiJET, 2023 yılında yeni algoritmalarla XL dağıtım ve pazaryeri toplama operasyonlarında verimliliği ve müşteri memnuniyetini artırıyor.</em></p>
<p>Hepsiburada&#8217;nın yenilikçi teslimat hizmeti sunan stratejik yatırımı HepsiJET, Türkiye&#8217;nin dört bir yanındaki müşterilerine esnek teslimat ve iade seçenekleri sunarak tüm kategorilerden siparişleri başarıyla yerlerine ulaştırıyor. HepsiJET Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen Çok Araçlı Rota Optimizasyonu ise kargo rotalama ile ilgili problemleri büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Mobil ve web uygulamalarıyla kullanıcıların teslimat yönetim sistemine erişim sağlamalarına imkân tanıyan bu inovasyon, siparişlerin alıcı tarafından belirlenen zaman aralığında teslim edilmesine olanak sağlıyor.</p>
<p>TÜRKPATENT tarafından tescil edilen &#8220;Çok Araçlı Rota Optimizasyonu&#8221; algoritmasının, HepsiJET’in rota probleminde benzer ürünlere kıyasla en iyi rotayı bulma konusunda yaklaşık %20 daha başarılı olduğu gözlemlendi. </p>
<p><strong>Rota optimizasyonu sayesinde yakıt ve zaman tasarrufu</strong></p>
<p>HepsiJET mühendislerinin geliştirdiği bu optimizasyon modülü sayesinde, günlük toplam seyahat mesafesinde %8 azalma ile ciddi zaman ve yakıt tasarrufu sağlanıyor. Ayrıca bu sayede <em>CO2</em> salınımında yıllık yaklaşık 30 bin ağaca denk azalış sağlanıyor. Çevre açısından da faydalı olan bu inovasyon ayrıca kuryelerin günlük planlama süresini %75 azaltırken, son mil kuryeleri için günlük teslimat sayısı da artıyor. Bu inovasyon öncesi günlük ortalama 89 olan kurye başına düşen teslimat adedi, günlük 200’ün üzerine çıktı. Ayrıca bu buluş, müşterilere teslimattan 3 saat önce uyarı gönderme imkânı sağlanıyor.</p>
<p><strong>Uzaklık matrisi ve verimli rota planında inovasyon</strong></p>
<p>HepsiJET’in kargo teslimat operasyonlarının etkinliğini ve hızını önemli oranda iyileştirecek bu buluş, siparişlerin teslim alınma ve teslim edilme noktaları arasında uzaklık matrisi oluşturarak gönderilerin öncelik derecelerine göre bir model oluşturuyor. Sistem, istisnai durumlarda özel zaman parametrelerinin toplam rota süresine eklenmesine, gerektiğinde manuel müdahale ile rotalamanın onaylanmasına ve oluşturulan rota planının mobil ve web uygulamaları üzerinden görüntülenebilmesine de imkân tanıyor. </p>
<p><strong>HepsiJET&#8217;ten XL teslimat ve pazaryeri optimizasyonu</strong></p>
<p>Ayrıca, HepsiJET Ar-Ge ekibi XL teslimatlar ve pazaryeri toplama operasyonları için rota optimizasyonu algoritmasını özelleştirerek, 2023 yılında verimliliğin ve müşteri memnuniyetinin artırılmasını sağladı. </p>
<p>HepsiJET’in sunduğu &#8220;Çok Araçlı Rota Optimizasyonu&#8221;, müşterilere daha hızlı ve verimli bir teslimat deneyimi sunarken, şirketin sürdürülebilir büyümesine de katkı sağlıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepsijetin-yapay-zekaya-dayali-rota-optimizasyonu-teslimat-sureclerinde-verimliligi-artiriyor-369035">HepsiJET&#8217;in Yapay Zekâya Dayalı Rota Optimizasyonu, Teslimat Süreçlerinde Verimliliği Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şişecam, EPD Belgeli Ürün Sayısını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sisecam-epd-belgeli-urun-sayisini-artiriyor-362429</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 10:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belgeli]]></category>
		<category><![CDATA[epd]]></category>
		<category><![CDATA[sayısını]]></category>
		<category><![CDATA[şişecam]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa’nın en büyük düz cam üreticilerinden Şişecam, “CareforNext” sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda çevreye duyarlı, yenilikçi çözümler sunmaya ve tüm düz cam ürün gamını kapsayan 11 adet EPD Belgesi (Environmental Product Declaration - Çevresel Ürün Beyanı) ile sürdürülebilirliğe katkı sağlamaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sisecam-epd-belgeli-urun-sayisini-artiriyor-362429">Şişecam, EPD Belgeli Ürün Sayısını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa’nın en büyük düz cam üreticilerinden Şişecam, “CareforNext” sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda çevreye duyarlı, yenilikçi çözümler sunmaya ve tüm düz cam ürün gamını kapsayan 11 adet EPD Belgesi (Environmental Product Declaration &#8211; Çevresel Ürün Beyanı) ile sürdürülebilirliğe katkı sağlamaya devam ediyor. </p>
<p>Tüm değer zincirinde enerji ve kaynak verimliliğini ön plana alan Şişecam, çevreye olan duyarlılığıyla hareket ediyor, ürettiği ürünlerin karbon ayak izini izlemeye ve çalışmalarında sürdürülebilirlik performansını daha da yükseltmeye odaklanıyor. Şişecam, renksiz düz cam, renkli düz cam, ultra clear düz cam, extra clear düz cam, hat üstü kaplamalı cam, hat dışı kaplamalı cam, buzlu cam, enerji camı, ayna, boyalı cam ve lamine cam olmak üzere tüm düz cam ürün gamının sahip olduğu, uluslararası geçerliliği olan ve doğrulanmış Çevresel Ürün Beyanı olan 11 adet EPD Belgesi (Environmental Product Decleration) ile sürdürülebilirliğe katkı sağlamaya devam ediyor. </p>
<p>Düz cam ürün grubuna yönelik Çevresel Ürün Beyanı (EPD) belgesini alan Şişecam, 2018 yılında Türkiye’de sektöründe bu beyanı yapan ilk firma olmuştu. Uçtan uca sürdürülebilirlik anlayışıyla, değer zincirinde yaşam döngüsü odaklı yaklaşımı benimseyen Şişecam sürdürülebilir ürünlerini tescil ettirmek amacıyla çalışmanın kapsamını genişletmeyi de hedefliyor.</p>
<p>Şişecam, sürdürülebilir ürünlerini tescil ettirmek ve tüm değer zinciri için sürdürülebilirlik beklentilerini yönetmek amacıyla sektörün önde gelen danışmanlık firmalarından Metsims ile 2022 yılında gerçekleştirilen bir proje kapsamında Çevresel Ürün Beyanlarını (EPD) hayata geçirerek yayınladı. </p>
<p>Çevresel Ürün Beyanları, üretim süreçleri ile üretim öncesi ve sonrasındaki tüm değer zincirini de çevresel açıdan değerlendiriyor. Bu beyanlar, üreticiler açısından kaynak verimliliğinin sağlanması, çevresel etkilerin azaltılması, marka değerinin artırılması, mimar ve mühendis gibi karar vericiler ile nihai tüketiciler nezdinde şeffaf bir şekilde çevresel performans paylaşımı olanağı sunuyor. Özellikle LEED ve BREAM gibi yeşil bina sertifikasyonu ve sürdürülebilir malzeme kullanımı açısından kritik bir belge olan Çevresel Ürün Beyanları, sürdürülebilirlik ile ilgili farkındalığın da yaygınlaşmasıyla birlikte her geçen gün daha çok önem kazanıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sisecam-epd-belgeli-urun-sayisini-artiriyor-362429">Şişecam, EPD Belgeli Ürün Sayısını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Tipi Beslenme Çocuklarda Astım Sıklığını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bati-tipi-beslenme-cocuklarda-astim-sikligini-artiriyor-360782</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:06:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[sıklığını]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda çocukluk çağında astım, egzama ve besin alerjileri gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bati-tipi-beslenme-cocuklarda-astim-sikligini-artiriyor-360782">Batı Tipi Beslenme Çocuklarda Astım Sıklığını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda çocukluk çağında astım, egzama ve besin alerjileri gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı arttı. Bu artıştan çevresel etmenler, modern yaşam tarzı ve beslenmedeki değişiklikler sorumlu tutuluyor</strong>. <strong>Hazır ve işlenmiş besinlerin yüksek oranda tüketimine dayanan Batı tipi beslenme modelinin çocuklarda astım sıklığını artırdığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Betül Karaatmaca, buna karşın Akdeniz tipi beslenmenin astımdan koruduğunu vurguladı. </strong></p>
<p>Bağırsaklarımızda bizimle dost olarak yaşayan, bağışıklık sistemimize omuz veren mikrobiyatamız, yaşamın ilk yıllarında anne sütüyle beslenme ile zenginleşerek gelişmeye başlar.  Bağırsakları adeta bir kale duvarı gibi mikroplardan ve alerjenlerden koruyan mikrobiyatamız; besinlerin sindirimi, vitaminlerin sentezi, bağışıklık sisteminin düzenlenmesi, zararlı mikropların dışlanması, toksinlerin ve kanserojenlerin uzaklaştırılması gibi görevleri yerine getirir. Modern yaşam tarzında özellikle işlenmiş ve hazır gıdaların, bağırsak mikrobiyatasını olumsuz yönde etkileyerek çocuklarda alerjik hastalıkların artışına sebep olduğunu belirten <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Betül Karaatmaca bu durumu ortaya koyan bilimsel çalışmaları ve astımdan koruyan beslenme önerilerini paylaştı.  </strong></p>
<p><strong>Bağırsak Mikrobiyatasının Çeşitliliğinin Azalması Alerjenlere Duyarlılığı Artırıyor</strong></p>
<p>Bağırsak mikrobiyatamızı ve bağışıklığımızı destekleyen en önemli besinlerden biri lifli gıdalardır. Amerika’da yapılan bir çalışmada haftada 30 farklı çeşit bitkisel besin tüketenlerin en zengin bağırsak mikrobiyatasına sahip oldukları ortaya koyuldu. Bağırsak mikrobiyatasının içeriğinin değişmesi bağışıklık sistemini etkiliyor, zararlı mikrop ve alerjenlere duyarlılığın artışına neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Akdeniz Tipi Beslenme Astımdan Koruyor</strong></p>
<p>Pediatric Allergy and Immunology<em> </em>dergisinde yakın zamanda yayınlanan bir makalede Batı tipi beslenme dediğimiz hazır besinlerin yüksek oranda tüketiminin çocuklarda astım sıklığını arttırdığı, aksine Akdeniz tipi beslenmenin ise koruyucu olduğu ortaya koyuldu. Ayrıca yaşamın ilk yıllarında tek tip beslenme yerine günlük diyette besin çeşitliliğin sağlanması durumunda 6 yaşında astım görülme sıklığının azaldığı belirtildi. Öyle ki günlük diyete eklenen her farklı besin için astım riskinde %26&#8242; lık bir azalma olduğu rapor edildi. </p>
<p><strong>Meyve, Sebze, Balık ve Yoğurttan Zengin Bir Diyet Astım Riskini Azaltıyor</strong></p>
<p>Avrupa’daki pek çok ülkeyi kapsayan çocukların hamilelikten itibaren uzun süreli takip edildiği başka bir çalışmada; meyve, sebze, balık ve yoğurt açısından zengin bir diyet tüketilmesinin yine 6 yaşında astım riskini azalttığı gözlendi. Özetle bu çalışmalar bize bağırsaklarımızdaki iyi mikropları yani mikrobiyatamızı doğal ve tek tip besinle değil çok sayıda besinle beslersek astım olma riskimizin azaldığını söylüyor. </p>
<p><strong>Doğru Beslenme, Uzun Süreli İlaç Kullanma İhtiyacını Ortadan Kaldırıyor</strong></p>
<p>Tüm bu bilgiler ışığında, hem kendimizi hem çocuklarımızı alerji ve romatizma gibi hastalıklardan korumak ve bağırsak mikrobiyatamızı güçlendirmek için işlenmiş gıdalardan uzak, çeşitli lifleri içeren Akdeniz tipi sağlıklı bir diyet uygulamamız uygun olacaktır. Beslenmemizi düzenleyerek hastalık riskimizi azaltabilir ve böylece uzun süreli ilaç kullanma ihtiyacımızı da ortadan kaldırabiliriz. &#8220;Tıbbın Babası&#8221; Hipokrat’ın da dediği gibi “Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır”.</p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bati-tipi-beslenme-cocuklarda-astim-sikligini-artiriyor-360782">Batı Tipi Beslenme Çocuklarda Astım Sıklığını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlık Demans Riskini Artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-demans-riskini-artiriyor-357694</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 08:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357694</guid>

					<description><![CDATA[<p>18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftasının önemine vurgu yaparak demans hastalığına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Özlem Çakır, “Yaşlılık yaşamın doğal bir sürecidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-demans-riskini-artiriyor-357694">Yalnızlık Demans Riskini Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftasının önemine vurgu yaparak demans hastalığına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Özlem Çakır, “Yaşlılık yaşamın doğal bir sürecidir. </p>
<p>Ancak ilerleyen yaş ile beraber önemli sağlık sorunları ve fonksiyon kayıpları ortaya çıkabilir. Bu hastalıklardan biri de ne yazık ki demans hastalığıdır” diyerek vurguladı.</p>
<p>Yaşlılık yalnızca biyolojik bir süreç değil sosyal, kültürel ve psikolojik nedenlerden etkilenen bir süreçtir.<strong> </strong>Yaşlanma olgusu gelişmiş ülkelerde daha belirgin olmasına rağmen gelişmekte olan ülkelerde de yaşlı nüfusu giderek artmaktadır. Nüfus yaşlanması, sosyal ve kültürel olarak toplumun her yönünü etkilemektedir. Dünya nüfusunun yüzde yirmisini 65 yaş üstü bireylerin oluşturacağı, genç ve yaşlı nüfusun eşitleneceği öngörülmektedir. Yaşlı insan nüfusunun hızla artması ve yaşlı sağlığı konularında farkındalık yaratmak maksadıyla “18–24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası” olarak anılmaktadır.</p>
<p><strong>Demans Nedir?</strong></p>
<p>Demans; öğrenme, konuşma, düşünme gibi fonksiyonların bozulması durumudur. Demans kişinin sosyal hayatını büyük bir ölçüde etkilemektedir. Demans sinsi bir şekilde ilerleyen hastalıktır. İlk evresinde yakın zamana karşı unutkanlık başlayabilir. Alzheimer hastalığı demansın en sık nedenidir.</p>
<p><strong>“Demans ilerleyici ve ölümcül bir hastalıktır”</strong></p>
<p>Demansın önemine vurgu yapan Uzm. Dr. Çakır, ”İnsanlar yaşlandıkça karşılaştıkları hastalıkların sayısında artış gözlemlenmektedir. Bu hastalıklardan biri de Demans hastalığıdır. Demans; ilerleyici ve ölümcül bir hastalıktır. Hafızada meydana gelen bozukluk ve unutkanlık, günlük yaşam aktivitelerinde oluşan gerileme, çeşitli psikiyatrik belirtiler ve davranış bozuklukları görülebilir” dedi.</p>
<p>İlk evrede ortaya çıkan semptomları şu şekilde sıralanabiliriz:</p>
<ul>
<li>Kelime oluşturmada güçlük</li>
<li>Kullandığı kelimeleri tekrarlama</li>
<li>Planlı günleri ve planları işleri unutma</li>
<li>Yolları hatırlamakta zorluk</li>
</ul>
<p>Daha sonraki evrelerde, unutkanlıkta artışlar gözlemlenebilir. Birey, hayatında mutsuz davranışlar sergileyebilir, içine kapanabilir ve iletişiminde azalma meydana gelir.</p>
<p><strong>Demansı önlemek mümkün müdür?</strong></p>
<p>Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Özlem Çakır Demansı önlemek için önerilerde bulundu:</p>
<ul>
<li>Okumak, sudoku, kağıt oyunları, satranç, puzzle, kelime oyunları gibi zihni aktif tutacak faaliyetler yapılmalı,</li>
<li>Sağlıklı beslenmek, iyi uyumak ve bol güneşe maruz kalmak,</li>
<li>Gıda ve vitamin takviyeleri alınmalı,</li>
<li>Spor ve egzersiz yapmak,</li>
<li>Sosyal olmak, sohbet etmek </li>
</ul>
<p><strong>“Yalnızlık demansı artırıyor”</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Çakır, “Bu konuda yapılan araştırmalarda, yalnızlık beyin hücrelerini olumsuz yönde etkiliyor diyebiliriz. Yalnızlık, hafıza ve algılamayı olumsuz yönde etkileyerek demansa yer açıp bu hastalığın oluşmasına olanak sağlıyor. İnsanın tek başına olması, hiçbir faaliyette bulunmaması, paylaşmaması, konuşmaması sinir hücreleri arasındaki iletişimi olumsuz etkilemekte ve bozmaktadır. Sosyalleşme, sohbet etme, hayatın içinde olma gibi aktiviteler ise hastalık riskini azaltmaktadır. Yalnız olan insanlarda demans görülme sıklığının daha fazla olduğu gözlemleniyor” diye söyledi. </p>
<p>Ayrıca haftanın önemine vurgu yapan Uzm. Dr. Çakır, “Yaşlılara Saygı Haftası’nın amacını özetleyecek olursak, büyüklerimizin hayatlarının bu zor dönemlerinde,  gençler tarafından gösterilecek saygı ve sevgiye ihtiyaç duyduklarının altını çizmek olacaktır. Bu noktada demansın önüne geçebilmek için, sağlıklı bir şekilde yaşlanmak ve yaşlı nüfusu aktif bir şekilde hayatın içerisinde tutmak giderek önem kazanıyor” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p>Tüm yaşlılarımızın yaşlılara saygı haftasını kutluyor, hayatlarından huzur, mutluluk ve sağlığın eksik olmamasını temenni ediyoruz. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-demans-riskini-artiriyor-357694">Yalnızlık Demans Riskini Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Tedavisinde Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-erken-teshis-basariyi-artiriyor-354910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 13:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyı]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı Dr. Aresh Soudmand, meme kanseri hakkında bilgilendirdi. Meme kanserinin erken tanısında en önemli faktörün kişinin bilinçlenmesi olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Aresh Soudmand, "Meme kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi, tedavinin başarısını ve hayatta kalma şansını artırır” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-erken-teshis-basariyi-artiriyor-354910">Meme Kanseri Tedavisinde Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Tanısal Radyoloji Uzmanı</p>
<p>Dr. Aresh Soudmand, meme kanseri hakkında bilgilendirdi. Meme kanserinin erken tanısında en önemli faktörün kişinin bilinçlenmesi olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Aresh Soudmand, &#8220;Meme kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi, tedavinin başarısını ve hayatta kalma şansını artırır” diye konuştu.</p>
<p><b>“50 YAŞ ÜZERİNDE DAHA YAYGIN”</b></p>
<p>Kanser, vücudumuzdaki herhangi bir organ ya da dokudaki hücrelerin kontrol dışı çoğalması ve büyümesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Meme kanseri ise meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Sıklıkla 50 yaş sonrası ortaya çıkan meme kanseri, kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Tüm yaşamı boyunca her sekiz kadından birinin kansere yakalanma riski mevcuttur. Meme kanserinin görülme sıklığı yaş ilerledikçe artar. Meme kanserinin risk faktörleri,</p>
<p>•  Fazla kilolu olmak</p>
<p>• Alkol ve sigara kullanmak,</p>
<p>• Fiziksel aktivite azlığı,</p>
<p>•  Uzun süreli hormon tedavisi almak,</p>
<p>•  Aile hikâyesi ve genetik faktörler (Anne veya kardeşte meme kanseri görüldüğünde hastalık riski üç kat artmaktadır.),</p>
<p>• 30 yaşından sonra doğum yapmak veya hiç doğum yapmamış olmak,</p>
<p>•  Erken yaşta adet görmek (hayatları boyunca daha fazla östrojen hormonuna maruz kalacaklarından dolayı risk artmaktadır),</p>
<p>•  Menopoza geç girmek (Burada da etken yine uzun süre östrojen hormonuna maruz kalmak).</p>
<p><b>“YILDA BİR KEZ MAMOGRAFİ ÇEKİLMELİ”</b></p>
<p>En sık rastlanan belirti memede ve koltuk altında ağrısız, zamanla yavaş yavaş büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Ağrı çok nadiren de olsa eşlik edebilir. Memede şişlikler, deride kalınlaşma, meme ucunun içe dönmesi, deride kızarıklık ve tahriş nadiren de olsa meme kanserinin diğer belirtileridir. Erken tanı için en temel yöntem, evde kendi kendine yapılan meme kontrolleridir. Meme dokusu içerisinde herhangi bir şüpheli kitle ele geldiğinde vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Normalde 20 yaşından sonra ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi ve yılda bir kez uzman doktora meme muayenesi yaptırmanız önerilir. 40 yaşından sonra ise, ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi ve yılda bir kez mamografi çekilmesi gerekmektedir. Mamografi meme kanseri taramasında en temel yöntem olarak kabul edilmektedir. 40 yaşından önce özel bir sebep olmadıkça mamografi çekilmesi önerilmez. Bunun sebebi ise, genç kadınlarda meme dokusunun yoğunluğunun fazla olması nedeni ile yeterli bilgi vermemesidir.</p>
<p>Her hastanın tedavisi farklılık göstermekte olup tedavi kararında hastalığın seyri, kanserin evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunları gibi birden fazla faktör etkilidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-tedavisinde-erken-teshis-basariyi-artiriyor-354910">Meme Kanseri Tedavisinde Erken Teşhis Başarıyı Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite böbrek kanseri riskini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-bobrek-kanseri-riskini-artiriyor-352561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağırlıklı olarak erkeklerde görülen böbrek kanserinin görülme sıklığı kadınlarda da artmış durumda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-bobrek-kanseri-riskini-artiriyor-352561">Obezite böbrek kanseri riskini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ağırlıklı olarak erkeklerde görülen böbrek kanserinin görülme sıklığı kadınlarda da artmış durumda. Ürolojik kanserler arasında en sık görülen ilk 3 kanser arasında yer alan böbrek kanseri gelişiminde özellikle tütün kullanımının önemli bir etken olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Üroonkoloji Merkezi Direktörü Doç. Dr. İlker Tinay, “Son yıllarda yapılan çalışmalara göre obezite de böbrek kanserine neden oluyor. Ayrıca ailesinde böbrek kanseri hikayesi olanlar ve kronik böbrek yetmezliği nedeniyle rutin hemodiyaliz tedavisi alan hastalar da böbrek kanseri gelişimi açısından risk altında” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Düzenli yapılan sağlık kontrolleriyle erken dönemde fark edilen böbrek kanserlerinde tedavi başarısı oldukça yüksek. Robot yardımlı cerrahinin ise hasta ve cerrah dostu bir tedavi seçeneği olarak bu başarıdaki rolünü her geçen gün daha da kuvvetlendirdiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Üroonkoloji Merkezi Direktörü Doç. Dr. İlker Tinay, “Böbrek kanserinin cerrahi tedavisinde hem böbrek koruyucu ameliyatlarda hem de böbreğin tamamen çıkarıldığı ameliyatlarda laparoskopik cerrahi ve robot yardımlı cerrahi başarıyla uygulanıyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Genellikle sessiz ilerliyor </strong></p>
<p>Böbrek kanseri tanısı alan hastaların büyük bir bölümünde hiçbir belirti ve şikâyet olmadığının altını çizen Doç. Dr. İlker Tinay, “Çoğunlukla başka rahatsızlık ve şikayetler nedeniyle çekilen ultrasonografi, MR ve tomografi sonucunda tesadüfen saptanan kitleler, genellikle erken evrede ve küçük böbrek kitleleri olarak ortaya çıkıyor. Daha ileri evrede başvuran hastalarda ise ağırlıklı olarak idrarda kanama, kilo kaybı, yorgunluk ve kemik ağrıları gibi şikayetler görülüyor” dedi. Tanı için hekim tarafından hastanın genel sağlık durumu için fiziki inceleme yapıldığını, ardından da hastanın genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla kan ve idrar örnekleri alındığını söyleyen Doç. Dr. İlker Tinay, “Ayrıca böbrek ve çevre organların değerlendirilmesi için ultrasonografi ile IVP gibi radyolojik tetkikler de yapılabilir. Böbrek kanseri ön tanısı konduktan sonra hekim tarafından hastalığın yayılım derecesini anlamak için ek incelemelere de ihtiyaç duyulabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Böbrek kanserinden korunmanın yolları</strong></p>
<p>Böbrek kanserinden korunmak için başta sigara olmak üzere tüm tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini söyleyen Üroonkoloji Merkezi Direktörü Doç. Dr. İlker Tinay, “Obeziteden kaçınılmalı, dengeli beslenilmeli ve düzenli egzersiz yapılmalı. Hemodiyaliz hastaları olası bir böbrek kitlesi açısından belirli aralıklarla tıbbi görüntülemelerini yaptırmalı” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tedavi hastalığın seyrine göre planlanıyor</strong></p>
<p>Tedavi aşamasında doğru bir planlama için hastalığın evresinin önemli bir faktör olduğunu belirten Doç. Dr. İlker Tinay, “Herhangi bir metastaz saptanmayan ve sadece böbrek kitlesi ile başvuran hastalarda kitlenin yerine ve boyutuna göre sadece kitlenin çıkarılması ya da böbreğin tamamen alınması kararı verilebilir. Metastaz saptanan hastaların ise, metastaz yoğunluğuna ve hastanın genel durumuna göre yine böbreğin ameliyatla alınması ve beraberinde metastazlara yönelik akıllı ilaç tedavisiyle tedavi planlaması uygun olur” dedi. Özellikle metastatik hastalık tedavisinde son yıllarda tedavi seçeneklerinin de arttığının altını çizen Doç. Dr. Tinay, “Hedefe yönelik tedavi prensibiyle geliştirilen ilaçlar ve son olarak bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçların kullanımı günlük uygulamalarda yer buluyor. Üstelik tüm bu gelişmeler hastalığın tedavisinde yüz güldürücü sonuçlar getiriyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-bobrek-kanseri-riskini-artiriyor-352561">Obezite böbrek kanseri riskini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dönüştüren travma, baş etme kuvvetini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/donusturen-travma-bas-etme-kuvvetini-artiriyor-352372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 11:30:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştüren]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvetini]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem ve doğal afetler gibi aniden gelişen travmatik olayların kişinin baş etme kuvvetini artırdığını belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, krizlerin dönüştürülebilmesi halinde dersler verebildiğini, bunun da dönüştüren travma olarak adlandırıldığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donusturen-travma-bas-etme-kuvvetini-artiriyor-352372">Dönüştüren travma, baş etme kuvvetini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem ve doğal afetler gibi aniden gelişen travmatik olayların kişinin baş etme kuvvetini artırdığını belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, krizlerin dönüştürülebilmesi halinde dersler verebildiğini, bunun da dönüştüren travma olarak adlandırıldığını söyledi. Böyle durumlarda yaşanan travmatik olayların değişmediğini ama kişilerin baş etme kuvvetinin arttığına dikkat çeken Taşkın, “Baş etme kuvvetini arttırmak için de üç kavram çok önemlidir. </strong></p>
<p><strong>Bunlar anlamlı üretim, anlamlı ilişki ve kendini aşan amaçtır” dedi. Taşkın, bu üç kavramın kişiyi rutinlere dönmeye, hayatta olan sevdiklerine sıkı sıkı sarılmaya ve hedef edinmeye ittiğini söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi<strong> </strong>Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, travma sonrası büyümeye ilişkin değerlendirmede bulundu. Özgenur Taşkın, deprem, doğal afetler gibi aniden gelişen travmatik olayların kişinin baş etme kuvvetini artırdığını söyledi. </p>
<p><strong>Depremden etkilenmede kişilik özellikleri farklılık gösterebilir</strong></p>
<p>Deprem gibi kriz durumlarında güven problemi yaşayan ve mükemmeliyetçi yapıya sahip olan kişilerin daha fazla zorlanacaklarını kaydeden Taşkın, “Deprem sürecinde ‘travmatize oldum’ söylemini çok duyarız. Fakat burada kişilik özellikleri oldukça önemlidir. Doğal afetlerde ‘mükemmeliyetçi’ kişilerin çok fazla etkileneceği ve bu durumu tolere edemeyecekleri öngörülebilir. Deprem sürecinde kişilerin ‘temel güvenlik’ ihtiyacı derinden sarsıldığı için zaten halihazırda ‘güven problemi yaşayan’, ‘mükemmeliyetçi’ yapıya sahip olanlar bu durumda iki kat daha fazla zorlanacaktır. Depremden sonra psikiyatrik hastalık yaşayan kişiler için tetiklenme görülmesi de olası durumlardan birisidir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Deprem sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak</strong></p>
<p>Deprem sonrasında verilen tepkilerin de kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Deprem ile birlikte güvenlik ve anlam arayışında ciddi derecede sarsılma meydana gelmesi kişilerdeki güven alanlarını tamamen yıktı ve bu kişiden kişiye de oldukça farklı bir güven ihtiyacı doğurdu. Bu nedenle travma sonrası verilen reaksiyonlar da kişiden kişiye çokça değişecektir. Reaksiyonlar ne kadar kişiden kişiye değişse bile acı ortaktır.   Çok büyük bir acı içerisindeyiz fakat acı dönüştürülebilen bir kavramdır. Acı ile beraber büyüyebiliriz. Deprem sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak derken aslında kişinin travma sonrası büyümesini ele almak oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Krizler dönüştürüldüğünde ders verebilir</strong></p>
<p>İngiliz başbakanlarından Winston Churchill’in “İyi bir krizi asla ziyan etmeyin” sözlerini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Krizler bir fırsat değildir fakat dönüştürürsek bize dersler verebilir. Buna da dönüştüren travma denebilir. Böyle durumlarda ise yaşanan travmatik olaylar değişmez ama kişilerin baş etme kuvveti artar. Baş etme kuvvetini arttırmak içinde üç kavram çok önemlidir. Bunlar anlamlı üretim, anlamlı ilişki ve kendini aşan amaçtır. Bu üç kavram ise bizi rutinlerimize dönmeye, hayatta olan sevdiklerimize sıkı sıkı sarılmaya ve hedef edinmeye itiyor. Yaşanan ortak acının bizi birbirimize kenetlemesi, rutinlerimize dönmemiz ve bilim adına yeni hedefler koymamız bizim psikolojik sağlamlılığımız için de oldukça önemli bir faktör olacaktır.” diye konuşu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donusturen-travma-bas-etme-kuvvetini-artiriyor-352372">Dönüştüren travma, baş etme kuvvetini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu Isuzu, güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda otobüs üretiminde entegrasyonunu artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anadolu-isuzu-guclu-buyume-hedefleri-dogrultusunda-otobus-uretiminde-entegrasyonunu-artiriyor-348834</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2023 10:42:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[doğrultusunda]]></category>
		<category><![CDATA[entegrasyonunu]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[isuzu]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[üretiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, otomotiv yan sanayiinin güçlü ve deneyimli üreticilerinden FZK’nın karkas üretimine ilişkin operasyonlarını devralarak kendi bünyesine kattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-isuzu-guclu-buyume-hedefleri-dogrultusunda-otobus-uretiminde-entegrasyonunu-artiriyor-348834">Anadolu Isuzu, güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda otobüs üretiminde entegrasyonunu artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, otomotiv yan sanayiinin güçlü ve deneyimli üreticilerinden FZK’nın karkas üretimine ilişkin operasyonlarını devralarak kendi bünyesine kattı.</strong></p>
<p>Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, büyüme hedefleri doğrultusunda üretim altyapısını güçlendirmeye yönelik adımlarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Anadolu Isuzu bu kapsamda son olarak otomotiv sektörünün öncü ve deneyimli üreticileri arasında olan FZK’nın karkas üretim faaliyetlerini devraldı.</p>
<p>İmzalanan kısmi devir anlaşması ile FZK’nın otomotiv üretiminde önemli temel bileşenlerden biri olan ve karkas olarak tanımlanan metal saçların, yarı mamul ve ilgili yan ürünlerin üretimine yönelik makine parkını devralıyor. Anlaşma, FZK’nın karkas üretimi alanındaki uzman kadrosunun ve mevcut stoklarının ve bu alandaki bilgi birikiminin Anadolu Isuzu’ya devrini de içeriyor. </p>
<p>Anlaşma kapsamında Anadolu Isuzu, yeni dönemde ihtiyaç duyduğu karkas ve ilgili yan ürünlerin imalatını FZK’nın Gebze’de bulunan üretim tesislerinde kendi unvanı ile gerçekleştirecek. Kısmi devir işlemi ile bünyesindeki karkas üretimi operasyonlarını Anadolu Isuzu’ya devredecek olan FZK, karkas üretimi dışındaki diğer sanayi kollarındaki mevcut faaliyetlerine devam edecek. </p>
<p>Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: </p>
<p>“Anadolu Isuzu olarak gelecek vizyonumuz ve büyüme stratejilerimiz doğrultusunda imza attığımız bu devir alma anlaşması, tüm üretim operasyonlarımızın ölçekli gelişimi açısından büyük bir önem taşıyor. Özellikle midibüs ve otobüs üretiminde hedeflediğimiz güçlü büyümeyi gerçekleştirmek için ileriye doğru attığımız bu büyük adım ile FZK’nın karkas üretimini, bu alandaki uzman işgücünü ve bilgi birikimini kendi bünyemize katmış bulunuyoruz. Bu, bize sürekli güçlenen üretim faaliyetlerimizde ihtiyaç duyduğumuz esnekliği ve bağımsızlığı sağlarken ciddi bir katma değer oluşturacak. Anadolu Isuzu olarak alternatif yakıtlı araçlar dahil olmak önümüzdeki dönemde üretimine başlayacağımız yeni modellerle birlikte, ürün portföyümüzü tamamen yenileyeceğiz. Akıllı fabrika altyapısına sahip tesislerimiz ve ‘terzi usulü imalat’ modelimiz ile hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlardaki müşterilerimize sunduğumuz araçların kalitesini daha da artıracak, zamanında teslimat konusundaki yeteneklerimizi geliştireceğiz ve müşteri memnuniyetini daha da artıracağız. Anadolu Isuzu olarak sürekli daha da yükselttiğimiz hedeflerimiz doğrultusunda imza attığımız yatırımlarımızla ülkemizin üretimine, ihracatına ve ekonomik gelişimine olan çok yönlü katkılarımızı sürdüreceğiz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-isuzu-guclu-buyume-hedefleri-dogrultusunda-otobus-uretiminde-entegrasyonunu-artiriyor-348834">Anadolu Isuzu, güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda otobüs üretiminde entegrasyonunu artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muğla Büyükşehir Köyceğiz&#8217;de İçme Suyu Miktarlarını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-koycegizde-icme-suyu-miktarlarini-artiriyor-346899</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 11:36:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[köyceğizde]]></category>
		<category><![CDATA[miktarlarını]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü Köyceğiz Sultaniye Mahallesini besleyen su kaynaklarında yaptığı çalışma ile bölgeye verilen içme suyu miktarını arttırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-koycegizde-icme-suyu-miktarlarini-artiriyor-346899">Muğla Büyükşehir Köyceğiz&#8217;de İçme Suyu Miktarlarını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><b><span><span>Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü Köyceğiz Sultaniye Mahallesini besleyen su kaynaklarında yaptığı çalışma ile bölgeye verilen içme suyu miktarını arttırdı. </span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri İl genelinde içme suyu miktarlarının arttırılması ve su gözlerinin bakım onarım çalışmasının yapılarak sağlıklı su verilmeye devam edilmesi konusunda yaptığı çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Bu kapsamda çalışmaların sürdüren ekipler son olarak Köyceğiz Sultaniye Mahallesinin su kaynaklarında çalışma gerçekleştirdi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Su Pompaları Devre Dışı Bırakılarak Elektrik Tasarrufu Sağlandı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ekiplerin bölgede yapmış olduğu çalışmalar kapsamında Sultaniye Mahallesine su sağlayan kaynakların olduğu bölgede yenileme çalışması yapıldı. Yapılan çalışma ile birlikte tıkanıklar ve kaçaklar önlenerek isale hatları yenilendi ve bölgeye önemli miktarda ek su sağlandı. Bunun yanı sıra içme suyu kaynaklarının daha verimli kullanılabilmesi için yeni bir projeyi hayata geçiren ekipler, içme suyu pompalarını devre dışı bırakarak bölgeye kendi cazibesiyle su verilmesini sağladı. Yapılan bu çalışma ile pompaların harcadığı elektrik gideri ortadan kaldırılarak tasarruf sağlanmış oldu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehir-koycegizde-icme-suyu-miktarlarini-artiriyor-346899">Muğla Büyükşehir Köyceğiz&#8217;de İçme Suyu Miktarlarını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük verinin gücünü kullananlar üretkenliğini ve verimliliğini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuk-verinin-gucunu-kullananlar-uretkenligini-ve-verimliligini-artiriyor-344285</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 08:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[kullananlar]]></category>
		<category><![CDATA[üretkenliğini]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliğini]]></category>
		<category><![CDATA[verinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mitsubishi Electric lityum-iyon pil hücre üretiminde veri odaklı, otomatikleştirilmiş üretim çözümleri sayesinde verimliliğin artırılmasına yardımcı oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-verinin-gucunu-kullananlar-uretkenligini-ve-verimliligini-artiriyor-344285">Büyük verinin gücünü kullananlar üretkenliğini ve verimliliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Mitsubishi Electric lityum-iyon pil hücre üretiminde veri odaklı, otomatikleştirilmiş üretim çözümleri sayesinde</strong></em> <em><strong>verimliliğin artırılmasına yardımcı oluyor</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünyada her geçen gün daha da önem kazanan elektrifikasyon stratejilerinin merkezinde lityum-iyon pil hücreleri yer alıyor. Üstelik bu teknoloji, firmaların iddialı net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmasına yardımcı olan önemli faktörlerin başında geliyor. Lityum-iyon pil hücrelerine yönelik hızla artan talebi karşılamak içinse üreticilerin, belirli çevre ayak izi ve kısa teslim süreleri paralelinde üretimi artırmaları gerekiyor. Veri odaklı, otomatikleştirilmiş üretim çözümleri sayesinde bu hedeflere ulaşmak artık daha kolay hale geliyor.</strong></em></p>
<p>Elektrikli araçların (EV) sayısı hızla artarken 2021 yılında dünya yollarındaki toplam elektrikli araba sayısı 16,5 milyon oldu. Aynı yıl yeni elektrikli araç satışları, küresel otomobil satışlarının yaklaşık yüzde 10&#8217;unu temsil eden 6,6 milyonluk yeni bir rekora ulaştı. Geleneksel içten yanmalı karayolu taşımacılığından elektrikli araçlara geçiş, müşteri talebinin yanı sıra iddialı araç verimliliği ve CO2 standartları tarafından destekleniyor. Önde gelen elektrikli araç pazarlarının çoğunda, bu araçların kullanımı 2025 yılına kadar günde 1,6 milyon varil petrolün yer değiştirmesine yol açabileceğinden (iki ve üç tekerlekli araçlar hariç) bu ulaşım araçları karbondan arındırma hedeflerine ulaşmanın anahtarı olarak görülüyor.  </p>
<p>Teknoloji devi Mitsubishi Electric ise giderek önem kazanan büyük ölçekli pil hücresi üretimi konusunda veri odaklı, otomatikleştirilmiş üretim çözümleri sağlıyor. <strong>Mitsubishi Electric Europe EMEA Lityum Pil Endüstrisinden Sorumlu Direktörü Klaus Petersen</strong>, lityum-iyon pil hücre üretiminde ‘büyük veriden’ yararlanarak çevresel etkilerini iyileştirirken üretkenliğin ve iş hacminin hızla artmasına yardımcı olduklarını açıkladı.</p>
<p><strong>E-mobilitenin hızlı büyümesini karşılamak için pil arzını on kat artırmak gerekiyor</strong></p>
<p>Ulaşım sektörüne hizmet veren lityum-iyon pil üreticileri için pazarda değerli fırsatların olduğunu ifade eden <strong>Klaus Petersen</strong>; “EV pillerinin kapsadığı yıllık küresel kapasitenin bugün yaklaşık 340 GWh olduğu ve kapasitenin 2030&#8217;a kadar yılda 3 bin 500 GWh&#8217;nin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.2 EV Elektrikli otomobillerin özünde; kontrol, koruma ve soğutma gibi kilit sistemlerle donatılmış bir modül oluşturmak için bir dizi hücrenin bir çerçeveye monte edildiği lityum-iyon pil paketleri bulunuyor. Dolayısıyla bunlar yeni nesil ulaşım araçlarına güç sağlayan teknolojiler olarak öne çıkıyor.  Lityum-iyon pil hücreleri ise ince bir aktif iletken malzeme tabakası ile kaplanmış metal folyo tabakalarından yapılıyor. Bu iki bileşen, gözenekli bir film ve elektrolitlerle ayrılan pilin temel öğelerini, anot ve katodu oluşturuyor. Pillere uygulamanın gerektirdiği şekli vermek için silindirik veya prizmatik bir şekilde düzenlenmiş çok sayıda anot ve katot katmanını birleştirmek gerekiyor. Bu yapı, kurutma ve haddeleme aşamalarını içeren karmaşık ve hassas bir işlem olan kalenderleme ve metal folyonun kaplanmasıyla elde ediliyor. Ardından folyonun şeritler halinde kesilmesini içeren malzemenin dilimlenmesi geliyor. Son olarak, pil formatına bağlı olarak kalıpta kesilir, istiflenir veya sarılır ve ardından hat sonu testinden geçmeden önce son işlem adımlarına gönderilir” şeklinde üretim aşamalarını anlattı. </p>
<p>Pazara tutarlı ve yüksek kaliteli ürünler sunmanın yanı sıra doğru kapasite, voltaj ve direncin sunulmasını sağlamanın, pil performansını ve güvenliğini belirlemek için gerekli olduğunu ifade eden <strong>Klaus Petersen</strong>; “Lityum-iyon pil hücre üretiminde pek çok kritik aşama yer alıyor. Bu nedenle üretici şirketler, çevresel etkilerini azaltırken bugünün ve yarının hızla artan pazar taleplerini karşılayabilmek istiyorsa sağlam, dayanıklı ve geleceğe yönelik üretim varlıklarına yatırım yapmaları gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>Büyük verinin gücünden yararlanmak için inovatif teknolojiler geliştiriyor</strong></p>
<p>Veri odaklı kalite güvence stratejilerinin şirketleri optimize edilmiş üretim ortamları geliştirmede desteklemek için çok uygun olduğunu söyleyen <strong>Klaus Petersen</strong>; “Anormallikleri derhal işaretleyerek özellikle erken süreç adımlarında kalite eksikliklerini tespit edip önleyerek, üretim hattının ilerisindeki daha büyük sorunların önlenmesine yardımcı oluyorlar. Bu da malzeme ve enerji kullanımını iyileştirirken standart dışı ve yetersiz lityum-iyon pil hücrelerinin hacmini azaltabiliyor. Bu nedenle şirketlerin kullanılan süreçler, ekipman ve malzemeler hakkında önemli veriler üretebilen otomasyon cihazlarına yatırım yapması büyük önem taşıyor. Mitsubishi Electric, lityum-iyon pil üreticilerine bu konuda son teknoloji çözümler sunuyor. Örnek vermek gerekirse işlenmekte olan malzemelerin yüzeyini gerçek zamanlı olarak incelemek için yenilikçi bir çizgi tarama çubuğu ele alınabilir. Cihaz, kaplanmış akım toplayıcının yüzey koşulları hakkında yüksek çözünürlüklü geri bildirim sağlamak için temaslı görüntü sensörü (CIS) teknolojisine sahip. Şirketler, bunun ürettiği verileri işleyerek, son derece yüksek çözünürlük ve doğrulukla lityum-iyon pil hücrelerinin kalitesini belirlemeye yardımcı olacak ve sonuçta nihai ürün kalitesini iyileştirecek önemli bir araçtan yararlanacak” diye belirtti. </p>
<p>Bu cihazın Mitsubishi Electric&#8217;in temel operasyonel verileri oluşturmak için tasarlanmış kapsamlı endüstriyel otomasyon teknolojileri yelpazesindeki tek çözüm olduğuna vurgu yapan <strong>Klaus Petersen </strong>şunları söyledi: “Tahmine dayalı modeller geliştirmek veya iyileştirmek için tescilli AI markamız olan MAISART (Mitsubishi Electric&#8217;s AI creates the State-of-the-ART in technology) kullanılarak özel yazılım platformları beslenebilir. Mitsubishi Electric gibi önde gelen bir uzmanla ortaklık kuran üreticiler, üretim tesislerini ilerletmek ve ulaşım sektörünün elektrifikasyonuna destek olurken onları daha çevre dostu hale getirmek için tam hizmet sağlayıcısı olarak Mitsubishi Electric’e güvenebilirler. Bütün bunlar nihayetinde daha sürdürülebilir uygulamalara olanak sağlayacak çalışmalar arasında yer alıyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-verinin-gucunu-kullananlar-uretkenligini-ve-verimliligini-artiriyor-344285">Büyük verinin gücünü kullananlar üretkenliğini ve verimliliğini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
