<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anlam | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/anlam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlam</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 12:48:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Anlam | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/anlam</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sınavda &#8216;anda kalmak&#8217; başarıyı artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinavda-anda-kalmak-basariyi-artiriyor-637424</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 12:48:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[anda]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınavda]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınavlara psikolojik hazırlık konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinavda-anda-kalmak-basariyi-artiriyor-637424">Sınavda &#8216;anda kalmak&#8217; başarıyı artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınavlara psikolojik hazırlık konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kaygı, önem verdiğinizin göstergesidir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav kaygısının tamamen olumsuz bir durum olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, “Sınavda kişinin kaygı hissetmesi gayet istenen, beklenen bir şeydir. Kaygı, sınava önem verdiğini ve zihinsel yatırım yaptığını gösterir. Önemli olan kaygıyı kontrol edebilmektir.” dedi.</p>
<p>Kaygının kontrol edilemediğinde büyüyerek kişinin zihninde “felaket senaryoları” oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, bu durumu psikolojide “katastrofizasyon” olarak tanımladı ve “Kişi sınavı öyle büyütür ki sanki hayatının kıyameti gibi görür. ‘Ya başaracağım ya başaramayacağım’ diye düşünür. Bu siyah-beyaz düşünce tarzı kaygıyı artırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Büyük hedefleri küçük parçalara bölün</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan birinin hedefleri gözünde büyütmek olduğunu dile getirerek, “Bir elmayı birden yiyemezsiniz, parça parça yersiniz. Problemleri de küçülterek çözmek gerekir. Büyük hedefler küçük adımlara bölündüğünde erteleme ortadan kalkar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Sınav sürecinde en kritik zihinsel dönüşümün “sonuç odaklılıktan süreç odaklılığa geçiş” olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, kontrol edilebilen alanlara odaklanmanın önemine dikkat çekerek, “Sonuç kontrol edilemez ama süreç kontrol edilebilir. ‘Acaba kazanacak mıyım?’ yerine ‘Bugün kaç soru çözeceğim?’ diye düşünmek gerekir. Kontrol edilemeyen şeye odaklanan herkesin kaygısı artar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçilik ve kıyaslama tuzaktır</strong></p>
<p>Erteleme davranışının arkasında çoğu zaman mükemmeliyetçilik ve kıyaslama eğiliminin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, öğrencileri şu sözlerle uyardı:</p>
<p>“Bazı kişiler ‘ya hep ya hiç’ diye düşünür. Tam yapamayacaksa hiç yapmamayı tercih eder. Oysa eksik yapmak, hiç yapmamaktan iyidir. ‘Daha iyi, iyinin düşmanıdır. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. ‘Hiç çalışmadım’ deyip sınavdan yüksek yapan kişiler vardır. Onlar kendileriyle mücadele ediyor. Kıyaslama motivasyonu düşürür.”</p>
<p><strong>Kaygı doğru yönetilirse performansı artırır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sınav öncesi yaşanan fiziksel belirtilerin de doğal olduğunu belirterek, “Sınav öncesi salgılanan bazı hormonlar kişinin performansını artırmak içindir. Kontrollü stres bir enerji gibidir; doğru yönetilirse kişiyi hedefe götürür.” dedi.</p>
<p><strong>Başarı, süreklilikle gelir</strong></p>
<p>Motivasyon kavramına da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Motivasyon bir vardır bir yoktur. Sabah vardır akşam yoktur. Başarı, her zaman motive olmak değildir; her şeye rağmen yoluna devam edebilmektir. Sürdürülebilir motivasyon planlı çalışmayla oluşur.” diye konuştu.</p>
<p>Gençlere önemli bir yol haritası da sunan Prof. Dr. Tarhan, erteleme alışkanlığının üstesinden gelmenin temelinde öz farkındalık olduğunu ifade ederek, “Ertelemeyi önlemek için kendimizi tanımamız, duygularımızı yönetmemiz ve hedeflerimizi netleştirmemiz gerekir. Hedefe küçük ama kararlı adımlarla ilerleyen herkes başarıya ulaşabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Beyin belirsizliği sevmez</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, insan zihninin belirsizlik karşısında otomatik olarak tehdit algısı geliştirdiğini belirterek, “İnsan beyninin bir tuzağı var: Belirsizliği kabul edemiyor. Belirsizlik olduğunda beyin kontrol duygusunu kaybediyor, ne olacağını bilemediği için korku üretmeye başlıyor. Sınavla ilgili belirsizlik de kaygıyı artırır.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Sınavın hayattaki yerinin doğru tanımlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, gençlere alternatifli düşünme becerisi kazanmaları gerektiğini söyledi ve “Bu sınav hayat yolunda sadece bir basamaktır. Ölüm kalım meselesi değildir. Bu basamağı geçemezsem B planım, C planım var diyebilmek gerekir. Belirsizliği azaltan şey plan yapmaktır.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Anlamsal çerçeveleme zihni yönetir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, psikolojide “intentional framework” olarak tanımlanan kavrama dikkat çekerek, zihnin anlamlandırma biçiminin kaygıyı doğrudan etkilediğini belirtti ve “Bir konuyu bilinçli şekilde çerçevelerseniz beyin kontrollü çalışır, stresle değil. Anlamsal çerçeveleme yapabilen kişi zihnini yönetebilir. Beynimizi kullanma ustası olmamız gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Planlama belirsizliği azaltır</strong></p>
<p>Günlük, orta ve uzun vadeli planlamanın psikolojik güven oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bir insan günü planlarsa, yakın ve uzak hedeflerini belirlerse belirsizlik ortadan kalkar. Kurallı ortamlarda güven oluşur. Hukukun üstün olduğu toplumlarda da aynı şekilde öngörülebilirlik vardır ve insanlar kendini güvende hisseder.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zaman en değerli sermayedir</strong></p>
<p>İnsanın sahip olduğu en kritik kaynaklardan birinin zaman olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Finansal sermayemiz olduğu gibi psikolojik, sosyal ve zaman sermayemiz de var. Zamanı yönetmek en önemli beceridir. İnsanların harcadığı zamana bakın, hayatlarını anlarsınız. İnsan, yalnızca yemek, içmek, üremek ve barınmak için programlanmış bir varlık değildir. Genetik kodlarımız, diğer canlılardan farklı olarak daha geniş bir anlam ve amaç arayışına işaret eder. Örneğin bir köpeğin hayal dünyasında kemik, bir kedinin dünyasında ise fare ya da balık vardır. Diğer canlıların ekosistem içindeki görevleri genetik olarak belirlenmiştir. Arılar bu sistemin en kritik unsurlarından biridir. Yapılan modellemelere göre arıların yok olması, tozlaşma sürecinin kesintiye uğramasına ve uzun vadede ekosistemin ciddi şekilde zarar görmesine yol açar. Bu da doğadaki her canlının belirli bir işlevi olduğunu gösterir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İnsan, doğayı aşan bir varlıktır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, insanın ekosistemdeki rolüne değinerek, bilinç ve irade sahibi olmanın sorumluluk getirdiğini kaydetti ve “İnsan özgür iradesiyle hem iyilik hem kötülük yapabilen bir varlık. Doğaya hükmedebilecek güce sahip. Bu yüzden kendini aşmayı başarması gerekiyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Psikolojideki ihtiyaçlar hiyerarşisine de değinen Prof. Dr. Tarhan, insanın en üst düzey gelişiminin “kendini aşma” ile mümkün olduğunu ifade etti ve “Sadece kendini gerçekleştirmek yetmez; kendini aşmak gerekir. Başkalarına yardım etmek, manevi ihtiyaçları önemsemek, prososyal duygular geliştirmek insanı olgunlaştırır.” dedi.</p>
<p><strong>Zeki ve başarılı olmak yetmez, iyicil olmak gerekir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, başarı kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini söyleyerek, “Zeki ve başarılı olmak tek başına yeterli değil. Zeki ama zararlı işler yapan insanlar var. Başarı için zeki, çalışkan ve iyicil olmak gerekir.” diye konuştu.</p>
<p>Gençlere sınavı doğru konumlandırmaları çağrısında bulunan Prof. Dr. Tarhan, başarısızlık durumunda bile kazanım olduğunu vurguladı ve “Her sınav insanı geliştirir. Başarısız olsanız bile bir şey öğrenirsiniz. Sınav zahmetlidir ama meyvesi tatlıdır.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>
<p><strong>Dürtülerini yönetebilmek önemli</strong></p>
<p>İçsel disiplinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Her sınav insanı geliştirir; bunu özellikle vurgulamak gerekir. Sınav süreci ve hazırlık aşaması zahmetli ve zaman zaman zorlayıcıdır, ancak sonunda elde edilen kazanımlar değerlidir. Başarısız olsanız bile mutlaka bir şeyler öğrenirsiniz; bu da aslında bir tür başarıdır. Bu nedenle sınavın kendisine değil, başarmanın getireceği doyuma odaklanmak gerekir. Sınavın zorluğu hissedildiğinde, çoğu zaman dikkati dağıtan alternatifler ortaya çıkar: ‘Hadi maça gidelim, Biraz bilgisayarla oyalanayım’ ya da ‘Telefonla vakit geçireyim’ gibi düşünceler… İşte tam o anda kişinin kendine şu soruyu sorması önemlidir: ‘Ben neden çalışmak istiyorum?’ Eğer bu soruya güçlü bir ideal ve anlamlı bir hedefle cevap verebiliyorsa, kişi içindeki arzu ve dürtülere ‘dur’ diyebilir. Gerçek özgürlük, her istediğini yapmak değildir. Asıl özgürlük, insanın kendi arzu ve dürtülerini yönetebilmesi, onlara hâkim olabilmesidir. Bu nedenle özgür olmak isteyen bir birey, içindeki ayartıcı ve dikkat dağıtıcı dürtüleri kontrol edebilmeyi öğrenmelidir. Bu beceri yalnızca akademik başarı için değil; aynı zamanda sosyal ilişkilerde, duygusal dengede ve genel yaşam başarısında da belirleyici bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Çıkarcılık kısa vadeli, erdem uzun vadeli kazandırır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, kısa vadeli hazlar ile uzun vadeli anlam arasında doğru dengeyi kurabilen bireylerin hem akademik hem de yaşam başarısında öne çıktığını vurguladı.</p>
<p>İnsan davranışlarını yönlendiren temel motivasyonlara değinen Prof. Dr. Tarhan, “Çıkarcı olmak mı kârlıdır, erdemli olmak mı kârlıdır diye sorsak çoğu kişi çıkarcı olmanın kârlı olduğunu söyler. Doğrudur; kısa vadede çıkarcılık kazandırır. Ama orta ve uzun vadede kazanan her zaman erdemli olandır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akademik başarı tek başına yeterli değil</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, günümüzde eğitim anlayışının dönüşmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Gelişmiş ülkelerde artık okullarda sadece akademik başarıya bakılmıyor. Sosyal ve duygusal öğrenme (SEL) programları uygulanıyor. Çünkü akademik başarı tek başına hayat başarısını getirmiyor.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, başarıyı yalnızca maddi kazançla ilişkilendirmenin ciddi bir hata olduğunu belirterek, “Bir çocuk ‘Benim zaten param var, neden çalışayım?’ diyordu. Çünkü başarıya yüklediği tek anlam paraydı. Oysa başarıya daha büyük, daha derin bir anlam yüklenmeli.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Gençlere haz değil, anlam odaklı yaşayın önerisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, gençlere “Gelecekte parmakla gösterilen biri olmak istiyorsanız, haz odaklı değil anlam odaklı bir hayat kurun. ‘Hemen olsun’ diyenler değil, bekleyebilenler kazanır.” önerisinde bulundu.</p>
<p>Günümüz gençlerinin en büyük sorunlarından birinin dikkat dağınıklığı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ders çalışırken telefonunuzu başka odaya alın. Bildirimler dikkati böler. Aileler de yemek sırasında telefonları ortadan kaldırmalı.” dedi.</p>
<p><strong>Ergenlik doğal ama riskli bir dönem</strong></p>
<p>Gençlik dönemine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte hatalar yapmak doğaldır. Ancak büyük risklerden kaçınmak gerekir. Bu dönem öğrenme ve gelişim dönemidir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ebeveynlere de önemli uyarılarda bulunarak, “Anne babalar iyi niyetle destek olmaya çalışırken kaygılarını çocuklara bulaştırabiliyor. ‘Çalışmasan da olur’ demek bazı çocuklarda daha fazla stres oluşturur. En doğru yaklaşım şu: ‘Sen çalış, elinden geleni yap. Sonuç ne olursa olsun önemli değil.’” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gençler kendi planını yapmalı</strong></p>
<p>Bireysel sorumluluğun önemini vurgulaya Prof. Dr. Tarhan, “Gençler kendi planlarını yapmalı ve ailelerine bunu net şekilde ifade etmelidir. ‘Ben planımı yaptım’ diyebilen bir genç hem kendi kaygısını hem de ailesinin kaygısını yönetebilir.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sınav başarısının yalnızca bilgiyle değil; anlam, sabır, öz kontrol ve psikolojik dayanıklılıkla mümkün olduğunu belirterek, gençlerin uzun vadeli hedeflere odaklanmaları gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Çocuk, anne babanın uzantısı değildir</strong></p>
<p>Ailelerin çocuklarına yaklaşımında sık yapılan hatalara değinen Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk özgüven kazandıkça ailede ‘ben’ olarak kalıp ‘biz’ olmasına izin verilmelidir. Anne baba çocuğu kendi uzantısı gibi görmemeli. ‘Yat’, ‘kalk’ diyerek yönetilecek bir varlık değil. O ayrı bir bireydir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sınavda ‘anda kalmak’ başarıyı artırır</strong></p>
<p>Sınav anında yaşanan kaygının yönetimine ilişkin pratik öneriler de paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “anda kalma” yönteminin önemini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Sınav sırasında zor bir soruya takılan öğrenci ‘Eyvah yapamayacağım’ diyerek panikleyebiliyor. Bu durumda yapılacak en doğru şey, önce iyi bilinen soruları çözmektir. Zor sorular işaretlenip sona bırakılmalıdır. İnsan beyni bir tahmin organıdır. İlk akla gelen cevap çoğu zaman doğrudur. Ama onu işaretleyip kalan zamanda tekrar değerlendirmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinavda-anda-kalmak-basariyi-artiriyor-637424">Sınavda &#8216;anda kalmak&#8217; başarıyı artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in binlerce yıllık şifa mirası belgesel oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-binlerce-yillik-sifa-mirasi-belgesel-oldu-635956</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 19:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseli]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635956</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin belgeseli “Asklepion’un Mirası”, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katılımıyla tanıtıldı. Başkan Tugay, “İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım” diyerek kentin binlerce yıllık sağlık geleneğine dikkat çekti. Ercan Kesal’ın seslendirdiği belgesel, İzmir’in kültürel ve sağlık mirasını izleyiciyle buluşturacak. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-binlerce-yillik-sifa-mirasi-belgesel-oldu-635956">İzmir&#8217;in binlerce yıllık şifa mirası belgesel oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin belgeseli “Asklepion’un Mirası”, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katılımıyla tanıtıldı. Başkan Tugay, “İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım” diyerek kentin binlerce yıllık sağlık geleneğine dikkat çekti. Ercan Kesal’ın seslendirdiği belgesel, İzmir’in kültürel ve sağlık mirasını izleyiciyle buluşturacak. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve antik çağın kutsal sağlık merkezi Bergama Asklepion’dan Eşrefpaşa Hastanesi’ne uzanan sağlık hizmetleri tarihine ışık tutan “Asklepion’un Mirası: Antik Bir İnançtan Eşrefpaşa Hastanesi’ne” belgeselinin galası yapıldı. İzmir Sanat&#8217;taki programa, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, Ege Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, belgeselin seslendirmesini yapan sanatçı ve hekim Ercan Kesal, belgeselde yer alan hekimler ile akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, sanatçılar, öğrenciler ve çok sayıda İzmirli katıldı. Büyük beğeni toplayan belgesel gösterimi alkışlarla sona erdi. </p>
<p><strong>“İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım”</strong><br />Gösterimin ardından konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, projeye emek veren herkese teşekkür ederek, hekimliğin hayatında 36 yıl süren bir meslek olduğunu belirtti. İzmir’in kadim kültürüne dikkat çeken Tugay, “Gerçekten çok özel bir şehirde yaşıyoruz. 8 bin 500 yıllık tarihiyle, önemli insanların nefes aldığı, ayak bastığı topraklardayız. İzmir bir miras ve o mirası anlamak lazım. Üzerinde yaşadığımız toprağın ve paylaştığımız kültürün geçmişini bilmek, hayatı anlamlı kılan unsurlardan biridir. Bu kısa ama asil filmin hazırlanmasında gösterilen emek de saygı uyandırıyor” dedi. </p>
<p><strong>Hayata ve hekimliğe dair rehber sözler</strong><br />Başkan Tugay, konuşmasını belgeselin seslendirmesini de yapan sanatçı Ercan Kesal’ın “Hekimlik Sanatları” adlı kitabının son bölümünden alıntı yaparak sonlandırdı. Kitapta, “Hekim kardeşim…” diye başlayan bölümde şu ifadeler yer alıyor:<br />&#8220;Beden üzerinde hak iddia eden tıp biliminin hevesli polislerinden olma. Yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan ve olan bitene sessiz kaldıklarımızdan da sorumluyuz. Yeryüzü bizden önce vardı ve bizden sonra da var olmaya devam edecek. Biz, büyük bir sofranın tesadüfen bu çağda yerini almış misafirlerinden başka bir şey değiliz. Nasibimize düşeni alıp, sofrayı dağıtmadan edebimizle kalkıp gideceğiz.&#8221; </p>
<p><strong>Kesal: İyi ki İzmir’e aşık olmuşum</strong><br />Ercan Kesal, konuşmasında İzmir’de olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek şunları söyledi:<br />&#8220;Bu filmin ortaya çıkmasına vesile olan herkese teşekkür ederim. Katkıda bulunabildiysem ne mutlu. Film beni derinden duygulandırdı ve burada olma sebebimi daha iyi anlamamı sağladı. İzmir hayatımda hep çok önemli oldu. Tıp fakültesinden sadece hekim değil, her şey çıkar; yaptıklarımız ve uğraştıklarımız hekimlik mesleğiyle taçlanıyor. Film, iyi ki İzmir’de okumuşum, iyi ki İzmir’e aşık olmuşum, iyi ki Ege Üniversitesi mezunuyum dedirtti. Bu emeğin bir parçası olduğum için çok mutluyum.&#8221; </p>
<p><strong>Prof. Dr. Bayındır: Asklepeion’un izleri, Eşrefpaşa’da devam ediyor”</strong><br />Başkan Tugay’ın Tıp Fakültesi eğitiminde öğretim üyeliği yapmış olan Ege Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın da hocası olan Ege Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, belgeselin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Asklepeion kendi zamanında önemli bir tıp merkezi ve çevresine örnek olmuştu. Eşrefpaşa Hastanesi de benzer şekilde, semtin ortasında, hiç ücret almadan sağlık hizmeti veren özgün bir merkezdir. Türkiye’ye tanıtılması gereken bir sosyal belediyecilik örneğidir. Asklepeion’un bıraktığı izleri, Eşrefpaşa da bize bırakmaktadır” dedi. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Okyay: Dokunulmayana dokunmaya çalışıyoruz</strong><br />Projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından titizlikle yürütüldüğünü anlatan Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Birlikte çalıştığımızda farklı disiplinler bir araya geldiğinde ne güzel işler ortaya çıkıyor. Bu proje, belediyenin kendi personelinin emeğiyle gerçekleşti. Kentler, farklı insanlarla karşılaşmalara olanak sağlar; bu karşılaşmalarda en büyük farklılık ise dezavantajlı kesimlerle ilgilidir. Biz de Eşrefpaşa Hastanesi aracılığıyla en dokunulmayana dokunmaya çalışıyoruz. Bu, halkın kimsesiz olmadığını gösteriyor ve farklı bir yerel yönetim anlayışını ortaya koyuyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>6 aylık emeğin ürünü</strong><br />Projenin mimarlarından Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, belgeselin 6 aylık yoğun bir emeğin ürünü olduğunu belirterek, “Hekimlik, insanın acılarını gören ve hisseden bir meslektir. Her tedavi ve her ölüm, bizde bir iz bırakır. Binalara sadece yapı olarak bakmıyoruz; onlara anlam yüklüyoruz. Hekimlik, insan ayrımı yapmadan çalışılan bir meslek. Bunları size hissettirmek bizim için çok önemliydi” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Asklepion’dan Eşrefpaşa’ya: İzmir’in Sağlık Mirası</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi imzalı belgeselin yönetmenliğini Kültür Sanat Şube Müdürlüğü Sinema Destek Birimi’nden Ahmet Utku Soylu üstlendi. Seslendirmesini ünlü oyuncu, yönetmen, yazar ve hekim Ercan Kesal yaptı. Danışmanlığını Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve Dr. Turhan Sofuoğlu’nun yürüttüğü belgeselde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ile Prof. Dr. Fehmi Akçiçek, Prof. Dr. Ülkü Bayındır, Prof. Dr. Şerafettin Canda, Prof. Dr. Tülay Canda, Doç. Dr. Akın Ersoy, Prof. Dr. Veli Lök, Prof. Dr. Zafer Öztek, Prof. Dr. Felix Pirson, Orhan Beşikçi ve Ayşegül Güngören konuşmacı olarak yer aldı. </p>
<p><strong>Televizyonlardan üniversitelere gösterim planlanıyor</strong><br />İlk gösterimini yapan “Asklepion’un Mirası: Antik Bir İnançtan Eşrefpaşa Hastanesi’ne” belgeselinin ilerleyen dönemde ulusal ve yerel televizyonlarda yayınlanması hedefleniyor. Ayrıca, belgeselin üniversitelerde, festival ve film günlerinde, özel gösterimlerde, kongrelerde ve dijital platformlarda da izleyiciyle bluşması planlaıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-binlerce-yillik-sifa-mirasi-belgesel-oldu-635956">İzmir&#8217;in binlerce yıllık şifa mirası belgesel oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel bireyler bir günlüğüne asker oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozel-bireyler-bir-gunlugune-asker-oldu-2-635589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 09:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Aileler]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli Genç]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[günlüğüne]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında bir günlük temsili askerlik görevini yerine getirecek, 15 engelli genç için anlamlı bir asker uğurlama töreni düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-bireyler-bir-gunlugune-asker-oldu-2-635589">Özel bireyler bir günlüğüne asker oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında bir günlük temsili askerlik görevini yerine getirecek, 15 engelli genç için anlamlı bir asker uğurlama töreni düzenledi. Duygu dolu anların yaşandığı törende gençlerin ellerine geleneksel asker kınası yakılırken, davul zurna eşliğinde coşkulu bir uğurlama gerçekleştirildi. Aileler ise çocuklarının bu özel gününde hem gurur hem de mutluluk yaşadı.</p>
<p>10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası önünde, temsili askerlik yapacak 15 engelli genç için davul zurna eşliğinde asker uğurlama töreni gerçekleştirildi. Törene Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı ve Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Mehmet Karavural, Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Fatin Iltar, birim müdürleri, belediye personeli ile asker adaylarının aileleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, gençlere geleneksel asker kınası yakıldı. Kına sırasında duygu dolu anlar yaşanırken, aileler çocuklarının bu anlamlı heyecanına ortak oldu. Bazı aileler ise gözyaşlarını tutamadı.<br />ASKERLİK HEYECANI ENGEL TANIMADI<br />Kına merasiminin ardından engelli gençler ve aileleri, davul zurna eşliğinde halay çekerek bu özel günü coşkuyla kutladı. Boyunlarına al yazmaları takılan ve Türk bayraklarıyla uğurlanan gençler, temsili askerlik heyecanını büyük bir gururla yaşadı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Mehmet Karavural da gençlere asker harçlığı vererek mutluluklarına ortak oldu.<br />ENGELLİ GENÇLER ASKER OCAĞINA UĞURLANDI<br />Antalya 3&#8217;üncü Er Eğitim Tugay Komutanlığı’nda bir günlük temsili askerlik görevini yerine getirecek engelli gençler, törenin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait araçlarla birliklerine uğurlandı. Bu özel ve anlamlı günde gençler, vatani görevlerini yerine getirecek olmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşarken, aileleri de çocuklarının askerlik gururuna ortak olarak duygu dolu anlar yaşadı.<br />BİR GÜNLÜK ASKERLİK COŞKUSU<br />Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Mehmet Karavural, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, temsili asker uğurlama töreninin çok özel bir etkinlik olduğunu söyledi. Karavural, “Yıllardır sürdürdüğümüz ve artık geleneksel hale gelen bu anlamlı organizasyonda sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bugün sizleri büyük bir gururla Peygamber ocağına uğurluyoruz. Askerlik görevinizi sağ salim tamamlayıp tekrar aramıza dönmenizi diliyoruz. Bizleri en güzel şekilde temsil ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-bireyler-bir-gunlugune-asker-oldu-2-635589">Özel bireyler bir günlüğüne asker oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Keşif – Anlam – Etki&#8221; temasıyla ilham veren buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kesif-anlam-etki-temasiyla-ilham-veren-bulusma-635556</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 08:49:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[ilham]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel]]></category>
		<category><![CDATA[şefkat]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[temasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635556</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği ICF Türkiye, Uluslararası Koçluk Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikte profesyonel koçları, liderleri, akademisyenleri ve farklı sektörlerden katılımcıları bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kesif-anlam-etki-temasiyla-ilham-veren-bulusma-635556">&#8220;Keşif – Anlam – Etki&#8221; temasıyla ilham veren buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği ICF Türkiye, Uluslararası Koçluk Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikte profesyonel koçları, liderleri, akademisyenleri ve farklı sektörlerden katılımcıları bir araya getirdi. “Keşif – Anlam – Etki” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte bireysel ve kurumsal dönüşüm, liderlik, şefkat dili, sistem yaklaşımı ve anlam arayışı gibi pek çok başlık ele alındı.</p>
<p>CVK Park Bosphorus Hotel’de hibrit formatta gerçekleştirilen etkinlik, dans gösterisiyle başladı.</p>
<p>Koçluk yolculuğunun çoğu zaman bir keşifle başladığına, anlamla derinleştiğine ve etkiyle görünür hale geldiğine dikkat çekilen etkinlikte, farklı disiplinlerden konuşmacılar deneyimlerini ve bakış açılarını katılımcılarla paylaştı.</p>
<p><strong>“İnsan, görüldüğünü hissettiğinde dönüşüyor”</strong></p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz, insan davranışının yalnızca fiziksel koşullardan değil, ‘görülme ve değer görme’ duygusundan da etkilendiğini vurguladı.</p>
<p>Karadeniz, Western Electric’in Hawthorne fabrikasında gerçekleştirilen çalışan verimliliği deneyinden örnek vererek, çalışanların performansındaki artışın temelinde kendilerine değer verildiğini hissetmelerinin bulunduğunu ifade etti. İnsanların kendilerini başkalarının gözünden anlamlandırdığına dikkat çeken Karadeniz, liderlerin, ailelerin ve kurum kültürlerinin bireylerin yaşamındaki etkisine değindi.</p>
<p>Koçluğun temelinde pozitif anlam üretmek olduğunu belirten Karadeniz, profesyonel koçların bireylerin ve kurumların dönüşüm yolculuğunda önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p>
<p><strong>Ömer Aras deneyimlerini paylaştı</strong></p>
<p>Etkinlik kapsamında konuşan QNB Türkiye Yönetim Kurulu Eski Başkanı ve TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, ‘Tecrübenin Işığında: Yaşam Yönetim ve Gelişim İlkeleri’ başlıklı konuşmasında kariyer yolculuğundan kesitler paylaştı.</p>
<p>Aras, babasının vefatının ardından iş hayatına daha güçlü bağlandığını ve banka kurma-yönetme süreçlerinde yaşadığı mücadeleleri anlattı. Aile ve eğitimin önemine dikkat çeken Aras, başarı için yetenek ve şansın bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, “Şansı ortaya çıkaran şey ise iyi niyettir.” dedi.</p>
<p>Liderlikte doğru insanlarla çalışmanın önemine de değinen Aras, kurumların büyümesi için yöneticilerin kendilerinden daha yetkin kişileri ekiplerine katabilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Masallar içsel hazineleri keşfetmenin yolu olabilir”</strong></p>
<p>Hikâye anlatıcısı, eğitmen ve yazar Nazlı Çevik Azazi ise ‘Masalın İzinde İçsel Hazine’ başlıklı konuşmasında, masalların bireyin içsel yolculuğunda önemli bir rehber olduğunu söyledi.</p>
<p>Olumsuz iç sesleri masallardaki cadı, büyücü ve ejderhalara benzeten Azazi, kişinin kendi içindeki ‘koç’ ile bağlantı kurabilmesi için bazen dışarıdaki profesyonel bir koçtan yardım alınması gerektiğini ifade etti. Azazi, “Hazineye en yakın olunan yer, çoğu zaman en çok korkulan yerdir.” sözleriyle dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Aslında suçlu yok, sistem değişmeye çalışıyor”</strong></p>
<p>Liderlik Gelişim ve İlişki Sistemleri Koçu Gülsün Zeytinoğlu da ‘Sistemden İlham Alan Liderlik’ başlıklı konuşmasında liderlik anlayışının dönüşmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Sistem odaklı liderliğin sürdürülebilirlik ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Zeytinoğlu, çatışmaların çoğu zaman sistemin yenilenme ihtiyacının bir göstergesi olduğunu söyledi. “Aslında suçlu yok, sistem değişmeye çalışıyor.” diyen Zeytinoğlu, çatışma anlarında ‘Şu anda ortaya çıkmaya çalışan şey ne?’ sorusunun sorulması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Şefkat bir eylemdir”</strong></p>
<p>Eğitmen ve danışman Nihal Şirin Yücelgen ise ‘Şefkatin Dili’ başlıklı konuşmasında şefkatin yalnızca bir duygu değil, aynı zamanda bir eylem olduğunu ifade etti.</p>
<p>Kurumsal yaşamda şefkat kavramının geçmişte yeterince konuşulmadığını söyleyen Yücelgen, bugün bu konunun daha fazla gündeme gelmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. “Kelimeler insan hayatını değiştirir.” diyen Yücelgen, iletişimde şefkat dilinin önemine vurgu yaptı.</p>
<p><strong>Yapay zekâ ve önyargılar ele alındı</strong></p>
<p>Konda Araştırma Genel Müdürü Aydın Erdem ise ‘Önyargıları Aşan Veriler’ başlıklı konuşmasında önyargıların bireysel ve toplumsal etkilerini değerlendirdi.</p>
<p>Yapay zekâ sistemlerinin internetteki içeriklerden beslendiğini belirten Erdem, toplumdaki önyargıların yapay zekâ çıktılarında da görülebildiğini söyledi. Kendi yaptığı çalışmalardan örnekler paylaşan Erdem, yapay zekânın oluşturduğu görsellerin toplumsal önyargılarla büyük ölçüde örtüştüğünü ifade etti.</p>
<p><strong>Kurum kültüründe dönüşüm konuşuldu</strong></p>
<p>Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ‘Bireyden Kültüre Dönüşüm’ panelinde ise profesyonel koçluğun kurum kültürü üzerindeki etkileri ele alındı.</p>
<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Binnur Kayabey’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Garanti BBVA İç Koçu Feride Nagehan Öztürk, LC Waikiki Liderlik Dönüşümü ve Liderlik AR-GE Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gülsüm Çetinkaya, Allianz Türkiye Çevik Ofis Direktörü Serhat Toptancı ve Mikrolink Genel Müdürü Taşkın Öktem konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><strong>Şirin Payzın’dan “anlam arayışı” vurgusu</strong></p>
<p>Gazeteci-yazar Şirin Payzın da ‘Anlamın Peşinde Bir Yolculuk” başlıklı konuşmasında hayatındaki kırılma anlarından örnekler verdi.</p>
<p>Konfor alanının dışına çıkmanın yaşamındaki en önemli motivasyonlardan biri olduğunu söyleyen Payzın, bazen anlam arayışının kendisinin bile hayata değer kattığını ifade etti. Profesyonel koçlukla tanışmasının bu yolculuğu derinleştirdiğini belirten Payzın, insanın inandığı değerler uğruna mücadele ederken de mutlu olabileceğini söyledi.</p>
<p>Paralel atölye oturumlarının da yer aldığı programın ikinci gününde çevrimiçi oturumlar yapıldı.</p>
<p>3 ayrı ülkeye yapılan canlı bağlantılarla; Dr. Hüseyin Güler ‘Fikirden Değere: Keşfetmek; Anlamlandırmak, Dönüştürmek’, Robin Shohet ‘Cesaret: Etik Bir Kaynak’, Cem Şen ‘Ben ile Ben Olmayanı Ayırabilmek’, Auke Van Nimwegen ile Hamza Zeytinoğlu ‘Davranıştan Ötesini Görebilmek: İlk Bakışta Koçlukta Değerler’ ve Dr. David Rock ‘Beyni Göz Önünde Bulundurarak Koçluk: Dönüşümün Nörobilimi’ konularında sunumlarını gerçekleştirdiler. Ayrıca eş zamanlı yapılan oturumlarla ‘Keşfin Koçluğa Yansıması’, ‘Anlamın Koçluğa Yansıması’ ve ‘Etkinin Koçluğa Yansıması’ konuları da derinlemesine tartışıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kesif-anlam-etki-temasiyla-ilham-veren-bulusma-635556">&#8220;Keşif – Anlam – Etki&#8221; temasıyla ilham veren buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaelili anneler Anne Şehir Yaşam Merkezi&#8217;ne koştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaelili-anneler-anne-sehir-yasam-merkezine-kostu-634062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 13:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kocaelili]]></category>
		<category><![CDATA[koştu]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadınların sosyal hayattaki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen özel bir merkezi anlamlı günde hizmete alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelili-anneler-anne-sehir-yasam-merkezine-kostu-634062">Kocaelili anneler Anne Şehir Yaşam Merkezi&#8217;ne koştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadınların sosyal hayattaki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen özel bir merkezi anlamlı günde hizmete alıyor.</p>
<p>Bu kapsamda Vinsan’da kapılarını açan Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin tanıtım etkinliği, Anneler Günü’nde annelerin yoğun katılımıyla anlamlı bir buluşmaya dönüştü.</p>
<p><b>ANNELER GÜNÜ’NDE ANLAMLI TANITIM</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik İzmit Vinsan Tesisleri’nde hayata geçirdiği Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin tanıtım programı, Anneler Günü’nde anlamlı ve duygu yüklü bir buluşmaya sahne oldu. Toplumun temel taşı olan annelerin yaşamına dokunmayı amaçlayan merkezin açılış törenine Kocaelili anneler yoğun ilgi gösterdi. Çocuklarıyla birlikte programa katılan anneler, alanda hem sıcak hem de renkli görüntüler oluştururken, Anneler Günü’nün manevi atmosferi törene ayrı bir anlam kattı.</p>
<p><b>GÖNÜLLERE DOKUNAN BULUŞMA NOKTASI</b></p>
<p>Etkinlik alanını dolduran anneler, kendileri için hazırlanan bu özel yaşam merkezini yakından inceleme fırsatı bulurken, alanda gerçekleştirilen atölye ve etkinliklerde keyifli vakit geçiriyor. Program boyunca oluşan yoğun kalabalık, Kocaelili kadınların projeye duyduğu ilgi ve beğeniyi gözler önüne sererken, merkezin yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda gönüllere dokunan bir buluşma noktası olacağını ortaya koydu.</p>
<p><b>MÜZİK EŞLİĞİNDE DOYASIYA EĞLENDİLER</b></p>
<p>Anne Şehir Yaşam Merkezi’nde gün boyu devam eden etkinlikler kapsamında Hasan Kılınçer ve Hüseyin Ayaz tarafından sahnelenen “Anne Ritmi” koreografi gösterisi gerçekleştirildi. Ritim ve dansın uyum içinde buluştuğu gösteri, program alanını adeta coşkuya boğdu.</p>
<p>Müziğin temposuna eşlik eden kadınlar, sahnedeki enerjik performansı ilgi ve heyecanla takip etti. Çocukların da ritme ayak uydurduğu anlar renkli görüntülere sahne olurken, annelerin yüzlerindeki tebessüm programa ayrı bir anlam kattı.</p>
<p><b>KADINLARIN GÜCÜYLE ŞEKİLLENEN BİR ŞEHİR VİZYONU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan güçlenmesini, aile yapısının korunmasını ve çocuk ile gençlerin gelişiminin desteklenmesini amaçlayan vizyon projelerinden biri olarak öne çıkan Anne Şehir Yaşam Merkezi, kadınların sosyal hayata katılımını artırmasının yanı sıra anneler arasında güçlü bir dayanışma köprüsü kurmasını hedefliyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelili-anneler-anne-sehir-yasam-merkezine-kostu-634062">Kocaelili anneler Anne Şehir Yaşam Merkezi&#8217;ne koştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
