Küresel kahve sektörü 2030 yılına kadar 370 milyar dolarlık dev bir hacme doğru ilerlerken, Türkiye kahve pazarı bu yarışta önemli bir oyuncu haline geliyor. 2030 yılında 155 milyar TL’lik bir hacme ulaşması beklenen pazarda, bu potansiyeli “kaliteli kahveyi erişilebilir kılma” vizyonuyla karşılayan DP Eurasia Group markası Coffy, grubun teknolojik, operasyonel ve lojistik gücünü arkasına alarak yükselişini sürdürüyor. 2025 yılını, bir önceki döneme göre %86,7’lik rekor bir ciro artışı ile kapatan marka, ulaştığı bu yüksek hacmin üzerine 2026’da yaklaşık %70 oranında bir büyüme daha eklemeyi öngörüyor.
Sektördeki bu ivmeyi değerlendiren Domino’s Pizza Eurasia Group CEO’su Aslan Saranga, Coffy’nin temelinde yatan “bu ülkenin vatandaşı kaliteli kahveye çok fazla para ödememeli” ilkesinin altını çiziyor. Bu yaklaşımın sadece bir ticari motto değil, markanın sektördeki net duruşu olduğunu vurgulayan Saranga; Türkiye’de dinamik bir yapıyla yola çıktıklarını ve bu girişimi küresel bir operasyonel güçle birleştirdiklerini ifade ediyor. 2025 yılında gerçekleşen rekor büyümenin bir tesadüf olmadığını, ölçek ekonomisinin ve teknoloji tabanlı doğru iş modelinin somut bir sonucu olduğunu belirten Saranga, rüştünü ispatlamış bu kârlı modeli yakın gelecekte Türkiye sınırlarının ötesine, Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Asya’daki dünya başkentlerine taşımayı amaçlıyor.
Dijitalleşme ve operasyonel güç: 250 kişilik teknoloji ekibi ve kesintisiz tedarik zinciri
Coffy’yi sıradan bir kahve zincirinden ayıran en büyük güç olan “Food-Tech” vizyonu, markayı teknolojiyi odağına alan bir perakende mühendisliği şirketine dönüştürüyor. Merkez ofisinde görev yapan 200-250 kişilik dev bir teknoloji ekibiyle kendi yazılım ve dijital altyapısını yöneten marka, bugün satışlarının %30’dan fazlasını doğrudan dijital kanallar üzerinden gerçekleştiriyor. 1,14 milyon kayıtlı kullanıcı sayısına ulaşan Coffy App, %39’luk aktiflik oranıyla sektör standartlarının üzerinde bir sadakat tabanı oluştururken, “Beklemeden Gel Al” özelliği ve ziyaret sıklığını mükafatlandıran sadakat uygulamalarıyla müşteri deneyimini uçtan uca özelleştiriyor.
Bu dijital kasları operasyonel mükemmellikle birleştiren Coffy, Gebze, İzmir, Ankara ve Gaziantep’teki dört üretim tesisi sayesinde Türkiye’nin her noktasına sekiz saatte tedarik sağlayabiliyor. Çekirdekten fincana tüm tedarik zincirini kontrol altında tutan marka, bu sayede hem kalite standardını koruyor hem de yatırımcıları için düşük maliyet avantajı yaratıyor.
Yerel güç global deneyim
DP Eurasia’nın 1000 mağazalık operasyon tecrübesinin ve ekosistemiyle yarattığı ölçek ekonomisinin Coffy modeline entegre edildiğini belirten Coffy CBO’su Feliks Boynuinceoğlu, “müşteri bizi nerede istiyorsa oradayız” prensibiyle hareket ettiklerini vurguluyor.
Değişen pazar koşullarında artık tek tip bir müşteri olmadığını ifade eden Boynuinceoğlu, “Her harcamasını rasyonel bir yatırım kararı gibi veren bütçe odaklı kitle ile kafeleri bir sosyalleşme alanı ya da ev ve iş arasındaki durak olarak tercih eden kitleyi aynı potada eriterek günlük rutinlerinin bir parçası olmaya gayret ediyoruz” diyor.
Türkiye’nin en saygın tedarikçileri ile çalışarak Coffy için ithal edilen %100 Arabica kahve çekirdeklerini yine Coffy’ye özel geliştirilen kavurma profili ile yerel tesislerinde hazırladıklarını ifade eden Boynuinceoğlu, yerel üretimi küresel standartlarla buluşturduklarının altını çiziyor.
Güçlü franchise ekosistemi ve yatırımcı odaklı büyüme
Bugün Türkiye’nin 44 ilinde ve KKTC’de yer alan 200 aktif mağazasıyla hizmet veren Coffy, 2028’de 500 mağazaya ulaştığında Türkiye’nin en büyük ilk iki kahve zincirinden biri olma hedefine odaklanıyor. Boynuinceoğlu, Coffy mağazalarının %74’ünün franchise ortakları tarafından yönetilmesinin bu sisteme duyulan güvenin kanıtı olduğunu vurguluyor. 36 ay gibi sektör lideri bir geri dönüş süresi ve esnek mağaza konseptleriyle girişimciler için benzersiz bir fırsat sunduklarını hatırlatan Boynuinceoğlu, yeni ürün ve uygulamaları önce kendi merkez mağazalarında test ederek yatırımcı riskini minimize eden, güvenli ve ölçeklenebilir bir iş modeli sunduklarını söylüyor.
