Kadıköy Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede 2050 yılına kadar iklim nötr bir kent olma hedefini açıkladı. “İklim Nötr ve Dirençli Kadıköy” yaklaşımı doğrultusunda SECAP 3.0 hazırlıkları başlatılırken, Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Bu hedefe ilerlerken kentimizi iklim krizinin etkilerine karşı bugünden hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kadıköy Belediyesi, iklim kriziyle mücadele ve kentin iklim değişikliğinin etkilerine hazırlanması için yeni bir vizyon açıkladı. “İklim Nötr ve Dirençli Kadıköy” adı verilen vizyon kapsamında ilçenin 2050 yılına kadar iklim nötr hale getirilmesi hedeflenirken, mevcut iklim eylem planının SECAP 3.0 olarak güncellenmesi için hazırlık süreci başlatıldı. 23 Eylül’de Alan Kadıköy’de düzenlenen lansmanın ardından gerçekleştirilen azaltım çalıştayında binalar, yenilenebilir enerji, ulaşım ve atık başlıkları ele alındı.
Yeni vizyon, sera gazı salımlarının azaltılmasının yanı sıra Kadıköy’ün sıcak hava dalgaları, kuraklık ve aşırı yağış gibi iklim risklerine karşı daha hazırlıklı hale getirilmesini kapsıyor. Belediye, iklim politikasını yalnızca çevre başlığında yürütülen çalışmalarla sınırlamayıp yatırımlardan bütçe tercihlerine ve günlük hizmetlere kadar uzanan bütüncül bir kent politikası olarak ele almayı hedefliyor.
YILLARA DAYANAN BİRİKİM
Tanıtım toplantısında konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı Kadıköy’ün iklim değişikliği konusunda yıllardır çalışmalar yürüttüğünü belirterek şunları söyledi: “Kadıköy, iklim değişikliği konusunda erken sorumluluk alan, öncü belediyelerden biri. 2012 yılında Belediye Başkanları Sözleşmesi’ne katıldık. 2015 yılında ilk Sürdürülebilir Enerji Eylem Planımızı kabul ettik. 2018’de ise enerji ve iklim değişikliğine uyum planlarımızı, uzmanların ve Kadıköylülerin katkılarıyla geliştirdik. Bugünkü çalışmamız, bu birikimin devamı. “Yaptıklarımızın somut örneklerinden biri Evlendirme Dairemizin çatısındaki güneş enerji sistemi. 2021’de kurulan 384 panelle binamızın yıllık elektrik ihtiyacının yüzde 40’ını güneşten karşılarken, aynı noktaya kurduğumuz şarj istasyonu ile elektrikli araçların enerji ihtiyacını güneşten karşılıyoruz. Elektrikli araç şarj altyapısını da 10 belediye hizmet noktamızda geliştirdik. Bu deneyimi, yeni enerji yatırımlarımızı planlarken kullanıyoruz.”
Su kullanımına ilişkin uygulamaları da anlatan Kösedağı, yağmur suyunun belediye hizmetlerinde yeniden değerlendirildiğini söyledi: “Yağmur suyu toplama sistemlerini hizmet birimlerimizde hayata geçirdik. Topladığımız suyu, kullanım yerine göre bahçe sulamada, sokak süpürme araçlarımızda ve sifonlarda değerlendiriyoruz. Suyu daha dikkatli kullanmanın belediye hizmetlerinde de mümkün olduğunu gösteriyoruz.”
Atıkların azaltılması ve yeniden kullanım konusunda yürütülen çalışmaları ise Kösedağı şöyle anlattı: “Atıksız Yaşam Hareketimiz ve Atıksız Yaşam Dükkânlarımızla, ambalajı azaltan ve yeniden kullanımı destekleyen alışkanlıkları yaygınlaştırıyoruz. Ekolojik Yaşam Merkezimizde çocuklarımız toprakla buluşuyor, organik atıkların komposta dönüşümünü öğreniyor. Bu çalışmalar, çevre bilincini günlük hayatın içinde güçlendiriyor.”
Kösedağı, Kadıköy Bostanları’nın da çevre ve iklim çalışmalarının önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı. Çevre Festivali ve İklim Elçileri çalışmalarına da değinen Kösedağı, katılımın yıl boyunca sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Kösedağı, Kadıköy Belediyesi’nin uluslararası çevresel raporlama kuruluşu CDP’nin A Listesi’nde üç yıl üst üste yer almasının da yürütülen çalışmaların karşılıklarından biri olduğunu söyledi.
“İKLİM NÖTR BİR KADIKÖY HEDEFLİYORUZ”
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, 2050 hedefinin yalnızca uzun vadeli bir emisyon azaltım hedefi olmadığını, kentin iklim krizinin etkilerine bugünden hazırlanmasını da gerektirdiğini söyledi. Kösedağı, “2050 yılına kadar iklim nötr bir Kadıköy hedefliyoruz. Bu hedefe ilerlerken kentimizi iklim krizinin etkilerine karşı bugünden hazırlıyoruz. Bu anlayışla yeni üst kent vizyonumuzu ilan ediyoruz: İklim Nötr ve Dirençli Kadıköy. Bu sözün komşularımızın yaşamında somut bir karşılığı olmalı. Daha az enerji tüketen bir evde yaşamak, yazın gölgeli bir sokakta yürüyebilmek, şiddetli yağmurda güvenle evine dönebilmek… Kentin geleceğinden söz ederken aslında hepimizin günlük hayatından söz ediyoruz. Belediye olarak sorumluluğumuz, bu ihtiyaçları bugünden görüp hizmetlerimizi buna göre geliştirmektir.”dedi.
İklim nötrlük hedefinin temelinde salımların kaynağında azaltılması olduğunu belirten Kösedağı, kalan sınırlı emisyonların ise ölçülebilir ve bilimsel yöntemlerle dengelenmesini öngördüklerini ifade etti: “İklim nötr olmak için öncelikle binalarımızdan, ulaşımdan, enerji kullanımımızdan ve atıklarımızdan kaynaklanan sera gazı salımlarını mümkün olan en düşük düzeye indirmemiz gerekiyor. Bütün azaltım çabalarından sonra kalan sınırlı salımları da bilimsel olarak güvenilir, ölçülebilir yöntemlerle dengelemeyi hedefliyoruz. Önceliğimiz, salımı kaynağında azaltmak.”
“DİRENÇLİ KADIKÖY” NE DEMEK?
Vizyonun ikinci ayağını oluşturan dirençlilik ise kentin yalnızca emisyonlarını azaltmasını değil, değişen iklim koşullarına uyum kapasitesini de artırmasını öngörüyor. Sıcak hava dalgaları, kuraklık ve aşırı yağışlar bu kapsamda Kadıköy’ün önündeki temel risk alanları arasında sıralanıyor.
Kentin doğal varlıklarının korunması ile iklim uyumunun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Kösedağı, ağaç gölgelerinden yağmur suyunun kullanımına, kıyı alanlarından yeşil alanlara kadar uzanan yaklaşımı şöyle açıkladı: “Dirençli Kadıköy ise sıcak hava dalgalarına, kuraklığa ve aşırı yağışlara hazırlıklı bir kent demek. Ağaç gölgesini koruyan, yağmur suyunu değerlendiren, kıyısına ve yeşil alanlarına sahip çıkan bir kent demek. Böylece iklim değişikliğini yavaşlatmak için çalışırken, bugün karşı karşıya olduğumuz riskleri de azaltacağız.” Bu yaklaşımın sosyal boyutuna da dikkat çeken Kösedağı, iklim politikalarının kentte yaşayan herkes için aynı koşullarda uygulanamayacağını söyledi. Enerji verimliliği yatırımlarının yanı sıra ısınma ve serinleme ihtiyacını karşılamakta zorlanan yurttaşların da gözetilmesi gerektiğini belirten Kösedağı; çocuklar, yaşlılar, engelliler ve açık havada çalışanların iklim riskleri karşısındaki kırılganlığının planlamaya dahil edilmesini istedi.
2030 HEDEFİ YENİDEN ELE ALINACAK
Kadıköy Belediyesi’nin yeni vizyonunda 2050 hedefinin yanı sıra 2030 için belirlenen sera gazı azaltım taahhüdünün güçlendirilmesi de gündemde. Yeni hedefin güncel sera gazı envanteri, bilimsel hesaplamalar ve çalıştaydan çıkacak eylemler doğrultusunda belirlenmesi planlanıyor. Kösedağı:“Bugün 2050 iklim nötrlük hedefimizi ilan ederken, 2030 için mevcut taahhüdümüzü güçlendirme irademizi de ortaya koyuyoruz. Yeni azaltım oranımız henüz kesinleşmedi. Güncel sera gazı envanterimiz, bilimsel hesaplamalar ve bu çalıştayda geliştireceğimiz eylemler doğrultusunda yeni hedefimizi belirleyip kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece 2030 hedefimizin hangi verilere dayandığı ve hangi adımlarla hayata geçirileceği açık olacak.” diye konuştu.
2030’a kadar kalan sürenin sınırlı olduğuna işaret eden Kösedağı, kısa vadede sonuç verecek enerji tasarrufu uygulamalarıyla daha uzun hazırlık gerektiren yatırımların eş zamanlı planlanması gerektiğini söyledi.
İBB İLE UYUMLU İKLİM POLİTİKASI
Kadıköy’ün iklim hedefinin İstanbul’un genel iklim politikalarından bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Kösedağı, özellikle ulaşım, enerji, atık ve su yönetiminde ilçe ile kent ölçeğinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kösedağı, yeni vizyonun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iklim nötr ve dirençli İstanbul yaklaşımıyla uyumlu yürütüleceğini belirtti:“ İstanbul’un iklim dönüşümünü hızlandırma çabasına, Kadıköy ölçeğinde güçlü bir katkı sunmak istiyoruz. Özellikle ulaşım, enerji, atık ve su yönetiminde ortak çalışmak zorundayız. Kentin altyapısı ve insanların günlük hareketliliği ilçe sınırlarında sona ermiyor.”
Kösedağı, ulusal ölçekteki iklim politikalarıyla yerel çalışmalar arasındaki bağa da dikkat çekti. Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefinin yerel yönetimlerin atacağı adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirten Kösedağı, “Kadıköy’ün 2050 iklim nötrlük hedefini, ülkemizin 2053 net sıfır hedefine yerelden daha erken katkı sunma iradesiyle ele alıyoruz.”dedi.
SECAP 3.0 İLE SOMUT EYLEM PLANI
Yeni vizyonun uygulama aracını ise Kadıköy İklim Nötr ve Dirençli Kent Eylem Planı, SECAP 3.0 oluşturacak. Plan kapsamında mevcut sera gazı envanterinin ve iklim risklerinin güncellenmesi, sorumlu aktörlerin belirlenmesi, eylemler için zaman ve finansman ihtiyacının ortaya konulması ve ilerlemenin izlenebilmesi için göstergeler oluşturulması hedefleniyor.
Kösedağı, yeni planın belediyenin yatırım programı ve bütçesiyle doğrudan ilişkilendirilmesini istediklerini belirterek, sürecin yurttaşlar tarafından da izlenebilir olacağını söyledi: “Her eylemin sorumlusunu, takvimini ve finansman ihtiyacını ortaya koyacağız. İlerlemeyi ölçebileceğimiz göstergeler belirleyeceğiz. Böylece planın belediyenin yatırım programıyla ve bütçesiyle bağını kuracağız. Komşularımız da hangi işi planladığımızı, hangisini tamamladığımızı ve nerede daha fazla çalışmamız gerektiğini takip edebilecek.”
Kadıköy’ün yeni iklim yol haritasında yurttaş katılımının da belirleyici olması planlanıyor. Kent Konseyi, muhtarlar ve İklim Elçileri aracılığıyla mahallelerin deneyimlerinin sürece taşınması; üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da planlama ve uygulama aşamalarına katkı sunması hedefleniyor. Mahallelerin gündelik deneyiminin iklim politikalarının başarısı açısından önemli olduğunu vurgulayan Kösedağı, katılımın yalnızca görüş alma aşamasında kalmayacağını söyledi: “Bütün bunları Kadıköylülerle birlikte yapacağız. Mahallesini her gün yaşayan bir komşumuzun bilgisi bizim için çok kıymetli. Hangi sokakta yürümek zor, hangi noktada gölgeye ihtiyaç var, hangi atık toplama uygulaması işlemiyor? Bu soruların yanıtını yerinde ve birlikte bulmalıyız.”
Lansmanın ardından iki saatlik bir azaltım çalıştayı düzenlendi. Çalıştayda binalar, yenilenebilir enerji, ulaşım ve atık başlıkları ele alındı. Her masadan üç öncelikli eylem belirlemesi istendi. Eylemlerin sorumluları, ilk uygulama adımları ve zamanlamaları da değerlendirildi. Uygulamanın önündeki engeller ve ihtiyaç duyulan destekler de masaya yatırıldı. Çalıştaydan çıkan öneriler, belediyenin teknik ekibi tarafından değerlendirilecek. Öneriler; azaltım potansiyeli, maliyet ve uygulanabilirlik açısından incelenecek. Elde edilen sonuçlar SECAP 3.0’a ve güçlendirilmesi planlanan 2030 hedefinin belirlenmesine katkı sağlayacak.

