Teknolojinin gelişmesiyle yabancı dilde çeviri yapmak daha kolay hale geliyor. Ancak bu yabancı dil bilmenin önemini azaltmıyor. Aksine istihdamda yabancı dil bilmek hala bir avantaj. Araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığının bilmeyenlere göre yüzde 25’e kadar daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı dilin istihdama katkısıyla ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, sektörlere göre çalışanlarda aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor.
Yabancı dil yeterliliği özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter
Yabancı dil yeterliliğinin Türkiye’de özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu vurgulayan İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı Dr. Özlem Salı, şunları söyledi:
“Uluslararası ve ulusal araştırmalar, en az bir yabancı dil bilen bireylerin istihdam edilme olasılığının anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Avrupa Komisyonu ve OECD verilerine göre yabancı dil bilen bireylerin iş bulma olasılığı, bilmeyenlere kıyasla yaklaşık yüzde 15–25 oranında daha yüksektir. Türkiye özelinde yapılan çalışmalar da özellikle yabancı dil yeterliliğinin özel sektörde işe alım süreçlerinde belirleyici bir kriter olduğunu ortaya koymaktadır.”
Hangi sektöre hangi dil aranıyor
İngilizce’nin tüm sektörlerde temel yabancı dil konumunda olduğuna dikkat çeken Salı, sektöre göre aranan yabancı dilin farklılık gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
“Mühendislik, otomotiv, sağlık ve sanayi sektörlerinde Almanca; Diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve akademide Fransızca; Dış ticaret, enerji ve Orta Doğu odaklı iş alanlarında Arapça; Turizm, lojistik ve dış ticarette ise Rusça ve Çince önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çok dilli bireylerin özellikle uluslararası şirketlerde tercih edilme oranı daha yüksektir. Bu çerçevede Yabancı Diller Bölümü altında kurduğumuz Modern Diller Birimimizde öğrencilerimize İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Çince, Rusça ve Arapça dillerinde eğitimler sunuyoruz. Bu diller, bazı bölümlerde zorunlu, bazı bölümlerde ise seçmeli olarak programlara entegre edilmekte; böylece öğrencilerin çok dilli ve uluslararası iş ortamlarına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedeflenmektedir.”
“Türkiye uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değil”
Türkiye’de yabancı dil öğrenimine yönelik ilginin son yıllarda arttığını belirten Dr. Salı, şöyle devam etti:
“Ancak uluslararası karşılaştırmalarda istenilen seviyede değildir. Veriler, genç nüfusta yabancı dil öğrenme oranlarının önceki yıllara kıyasla yükseldiğini, ancak ileri düzey dil yeterliliği konusunda hâlen gelişim alanı bulunduğunu göstermektedir.”
“Yapay zekanın yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmaz””
Yapay zekanın ve diğer teknolojilerin gelişmesi dil bilmenin önemini nasıl etkileyeceğine dair de açıklamalarda bulunan Salı, “Yapay zekâ destekli çeviri ve iletişim araçları hızla gelişmektedir. Ancak bu durum yabancı dil bilmenin önemini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, bu teknolojileri etkin kullanabilen ve kültürel bağlamı anlayabilen bireylerin değeri artmaktadır. Dil bilmek yalnızca kelime çevirisi değil; müzakere, ikna, kültürel okuryazarlık ve ilişki yönetimi gibi insani becerileri de kapsadığı için gelecekte de önemini koruyacaktır” dedi.
Dil öğreniminde süreklilik önemli
Dil öğrenimi en kolay nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgilere paylaşan Salı, “Araştırmalar, dil öğreniminde en etkili yöntemin sürekli maruz kalma ve aktif kullanım olduğunu göstermektedir. Günlük hayatta dili kullanmak, dijital platformlardan yararlanmak, konuşma odaklı öğrenme ve hedef dile ait kültürel içeriklerle etkileşim süreci hızlandırmaktadır” diyerek dil öğreniminin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve sürekliliğin temel belirleyici olduğunu vurguladı.
Gençlere öneriler: Dili iletişim ve kariyer aracı olarak görün
“Gençlere, yabancı dili yalnızca bir ders veya sınav konusu olarak değil, bir iletişim ve kariyer aracı olarak görmelerini öneririm” diyen Dr. Özlem Salı, gençlere şu önerilerde bulundu:
“Erken yaşta dil öğrenimine başlamak, mümkün olduğunca pratik yapmak, değişim programları ve uluslararası projelere katılmak büyük avantaj sağlar. Ayrıca mesleki alanlarına özgü terminolojiye hâkim olmaları da istihdam edilebilirliklerini artıracaktır. Bu noktada İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü altında faaliyet gösteren Materyal Geliştirme ve Yayın Birimi olarak öğrencilerin alanlarıyla doğrudan ilişkili bir dil yeterliliği kazanmasını hedefleyen aktif çalışmalar yürütüyoruz. CLIL (Content and Language Integrated Learning – İçerik ve Dil Bütünleşik Öğretimi) ve CBI (Content-Based Instruction – İçerik Temelli Öğretim) yöntemleriyle eğitim veriyor, öğrencilerin kendi disiplinlerine yönelik İngilizce becerilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Ayrıca alan bazlı İngilizce ders kitapları serimizi de kendi akademik kadromuzla üreterek bu süreci destekliyoruz.”
