Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

    Türk Bilim İnsanlarından 150 Yıl Sonra Büyük Keşif: Tiroid Bezinde Yeni Bir Hücre Bulundu

    Yaklaşık 150 yıldır tıp kitaplarında yer alan temel bir bilgi, Türk bilim insanlarının gerçekleştirdiği keşifle değişiyor.

    Yaklaşık 150 yıldır tıp kitaplarında yer alan temel bir bilgi,

    Yaklaşık 150 yıldır tıp kitaplarında yer alan temel bir bilgi, Türk bilim insanlarının gerçekleştirdiği keşifle değişiyor. Yeditepe Üniversitesi Endokrin Cerrahi bölümünden Prof. Dr. Erhan Ayşan ve araştırma grubu, tiroid bezinde parathormon salgılayan yeni bir hücre tipi tanımlayarak dünya tıp literatüründe ezber bozacak bir buluşa imza attı. Keşif, bugüne kadar nedeni açıklanamayan tiroid ameliyatları sonrası parathormon düşüklüğü ile tüm paratiroid bezleri alınmasına rağmen hormon düzeylerinin neden sıfırlanmadığı sorularına da bilimsel bir açıklama getiriyor. Bu keşfin ayrıca tiroid cerrahisinden tiroid hastalıklarında erken tanı ve yeni tedavi yaklaşımlarına kadar birçok alanda önemli değişikliklerin önünü açması bekleniyor.
     

    Yeditepe Üniversitesi Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan, bu keşfin yalnızca yeni bir hücre tanımlamakla sınırlı olmadığını belirterek, “Temel fizyoloji ve histoloji kitaplarında ‘Parathormon yalnızca paratiroid bezlerinden salgılanır’ bilgisi yer alır. Biz ise tiroid bezi içerisinde parathormon salgılayan yeni bir hücre grubunu tanımladık ve bu hücreleri görüntülemeyi başardık. Bu keşif, tıp eğitiminin temel bilgilerinden birini değiştiriyor” dedi.

    150 yıldır var olan temel bilgiler değişiyor

    Bugüne kadar tiroid bezinde yalnızca iki hücre tipinin bulunduğunun kabul edildiğini söyleyen Prof. Dr. Ayşan, tıp fakültesi ders kitaplarında tiroid bezinde T3, T4 salgılayan folikül hücreleri ile yaklaşık 150 yıl önce keşfedilen parafoliküler hücrelerin yer aldığını söyledi. Yaptıkları bu yeni araştırmayla birlikte tiroid dokusu içerisinde üçüncü bir hücre tipi tanımladıklarını belirten Prof. Dr. Ayşan, “Parathormonun bugüne kadar yalnızca paratiroid bezlerindeki şef hücrelerden salgılandığı kabul ediliyordu. Çalışmamız, tiroid bezinin de parathormon üretebildiğini ortaya koydu. Böylece hem yeni bir hücre tipi tanımlanmış oldu, hem de parathormonun yalnızca paratiroid bezlerinden salgılandığı yönündeki temel bilgi değişmiş oldu” diye konuştu.
    Keşif, tiroid cerrahisindeki birçok soruya yanıt veriyor
     

    Prof. Dr. Ayşan’a göre keşif yalnızca teorik değil, klinik açıdan da önemli sonuçlar doğuruyor: “Başarılı bir tiroid ameliyatında paratiroid bezleri yerinde bırakılmasına rağmen bazı hastalarda parathormon düzeyleri düşüyordu ve bunun nedeni yıllardır tam olarak açıklanamıyordu. Artık biliyoruz ki tiroid dokusu ile birlikte tiroid bezi içerisindeki bu yeni hücrelerin de alınıyor olması bu durumun gerçek nedenini oluşturuyor.”

    Prof. Dr. Ayşan, benzer şekilde tüm paratiroid bezlerinin çıkartıldığı hastalarda parathormon seviyesinin neden tamamen sıfırlanmadığının da bu keşifle aydınlandığını belirterek, “biz cerrahlar bu ameliyatlardan sonra sürekli bu hastada bir şeyleri eksik mi yaptık düşüncesini taşıyorduk. Çalışmamız, tiroid dokusundan salgılanan parathormonun bu duruma çok net bir açıklama getirdiğini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
     

    Tiroid cerrahisinde yeni bir dönem başlayabilir
     

    Bu keşfin önümüzdeki yıllarda tiroid cerrahisinde yeni bir yaklaşım algoritmasını tartışmaya açılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Ayşan, organ koruyucu tiroid cerrahisinin daha fazla önem kazanacağını söyledi. “Artık biz cerrahlar, tüm tiroid bezini almak konusunda daha dikkatli düşünmek zorunda kalacağız. Bazı hastalarda tüm tiroid bezini almak yerine, tiroid bezinin sağlıklı bölümlerini hastanın vücudunda bırakan tiroid koruyucu cerrahi tercih edilebilir. Bu yaklaşım, doğal hormon salgılarını minimum etkileyerek hastalarımızın yaşam kalitesi ciddi şekilde arttıracaktır” diye konuştu.
     

    Tıp fakültesi ders kitapları yeniden yazılabilir
     

    Bu keşfin temel tıp bilimlerinde bazı değişiklikler yapacağını söyleyen Prof. Dr. Ayşan, “Fizyoloji ve histoloji kitaplarında yer alan ‘Parathormon yalnızca paratiroid bezlerinden salgılanır’ bilgisi artık güncellenmek zorunda kalacak. Bilim tarihinde yeni bir hücre keşfi oldukça nadir görülen bir olaydır. Yaklaşık bir buçuk asır sonra tiroid beziyle ilgili temel bilgiler değişiyor” dedi.
    Erken tanı ve yeni tedavilere kapı aralayabilir
     

    Yeni keşfin birçok araştırmanın da başlangıcı olacağını belirten Prof. Dr. Ayşan, bu hücrelerin başta tiroid kanserleri olmak üzere, Hashimoto hastalığı, Graves hastalığı, tiroid iltihaplarındaki rollerinin araştırılacağını söyledi. “Bu hücrelerin hangi hastalıklarda arttığı veya azaldığı ortaya konulduğunda, bu veriler ışığında erken tanı yöntemleri geliştirilebilir, yeni tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Bu konularda yapılacak araştırmaların neler getireceğini şu an kestirmek güç. Bilim kulesi küçük tuğlalar konularak yavaş yavaş yükselir. Araştırmalar yapılıp sonuçlar çıktıkça tablonun nasıl evrileceğini hep beraber göreceğiz” diye konuştu.

    Bu keşif multidisipliner bir ekibin yıllarca süren çalışmalarının ürünüdür

    Bu önemli keşfin bireysel bir başarı olmadığını, kalabalık bir araştırma ekibinin uzun yıllar süren çalışmaları sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Ayşan, bu konuda şunları söyledi: “Günümüzde bilim ve teknoloji çok gelişti. Bilgi miktarı çok arttı. Bir kişinin bu kadar bilgiye hakim olması ve kayda değer bir bilimsel bilgi üretmesi mümkün değil. Bunun bilincindeyiz. Bu nedenle, yıllardır birlikte çalışan; temel bilimler, mühendislik bilimleri ve klinik bilimlerden oluşan kalabalık bir araştırma grubumuz var. Şu ana kadar tiroid ve paratiroid bezleri ile ilgili birçok bilimsel makale yayınladık, birçok patent aldık. Dikkat ederseniz, günümüzde büyük bilimsel buluşların altında hep bireylerin değil, geniş, multidisipliner ekiplerin imzası vardır. Bizim keşfimiz de böyle. Bugün bu gururu bireysel olarak değil, ekip olarak yaşıyoruz. Ekibimizdeki her bir araştırmacının bu süreçte en az benim kadar emeği vardır. Birlikte olmasaydık ve bir ekip çalışması ortaya koymasaydık asla bu noktaya gelemezdik.” 

    Bu keşif neleri değiştirecek?

    • Tiroid bezi sadece T3, T4 ve Kalsitonin hormonlarını salgılayan bir doku değildir. 
    • Parathormon sadece paratiroid bezlerinden salgılanmamaktadır. 
    • Tiroid cerrahisinde organ koruyucu yaklaşımlar daha sık uygulanacak, böylece tiroid ameliyatlarından sonra hastaların hayat kalitesi artacak. 
    • Tiroid ameliyatı sonrası görülen parathormon düşüklüğünün nedeni açıklanmış oldu. 
    • Paratiroid bezlerinin tamamının alındığı hastalarda kanda parathormonun neden sıfırlanmadığının nedeni açıklanmış oldu. 
    • Tiroid kanserleri, Hashimoto, Graves gibi sık görülen tiroid hastalıklarının tanı ve tedavisinde yeni bir dönem başlayabilir. 
    • Erken tanıya yönelik yeni biyobelirteçlerin geliştirilebilir.