<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zorunluluk | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/zorunluluk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/zorunluluk</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Feb 2026 07:29:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>zorunluluk | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/zorunluluk</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AR-GE ve inovasyon artık zorunluluk!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ar-ge-ve-inovasyon-artik-zorunluluk-613047</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 07:29:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ar-ge]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613047</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkan Yardımcısı, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “16 Şubat İnovasyon” Günü dolayısıyla girişimcilik ve inovasyonun dönüşümünü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ar-ge-ve-inovasyon-artik-zorunluluk-613047">AR-GE ve inovasyon artık zorunluluk!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkan Yardımcısı, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “16 Şubat<strong> </strong>İnovasyon” Günü dolayısıyla girişimcilik ve inovasyonun dönüşümünü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Yeni nesil girişimler ‘önce doğrula sonra ölçekle’ yaklaşımını benimsiyor</strong></p>
<p>Doç. Dr. Müge Ensari Özay, 21. yüzyılda girişimciliğin geleneksel modellerden hız, esneklik ve belirsizlik yönetimi açısından belirgin biçimde ayrıldığını belirterek, “Geçmişte girişimcilik daha çok sermaye, fiziksel yatırım ve uzun vadeli planlamaya dayanıyordu. Bugün ise dijital altyapılar sayesinde düşük maliyetle hızlı deneme-yanılma yapılabilen çevik yapılar öne çıkıyor. Yeni nesil girişimler ‘önce kur sonra büyüt’ yerine, ‘önce doğrula sonra ölçekle’ yaklaşımını benimsiyor. Bu dönüşüm, üniversiteleri yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkararak girişimcilik ekosisteminin aktif bir parçası haline getirmektedir. Nitekim Üsküdar Üniversitesi BrainPark Teknoloji transfer ofisin bünyesinde yürütülen çalışmalar, akademik bilginin ticarileşmesi ve toplumsal faydaya dönüşmesi açısından bu yeni yaklaşımın somut örneklerini oluşturmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Rekabet artık bilgi üretme kapasitesiyle ölçülüyor</strong></p>
<p>Ar-Ge ve inovasyonun günümüzde bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Artık kurumlar yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi üretme ve bu bilgiyi ürüne dönüştürme becerisiyle yarışıyorlar. Bu noktada teknoloji transfer ofisleri, akademik araştırmalar ile sanayi arasındaki köprüyü kurarak bilginin ekonomik değere dönüşmesini sağlıyor. Üniversite içinde geliştirilen projelerin fikri mülkiyet süreçlerinin yönetilmesi, patentlenmesi, lisanslanması ve şirketleşmesi gibi adımlar, sistematik destek mekanizmalarıyla mümkün hale getirmektedir. Bu süreçler, Ar-Ge’nin teorik bir faaliyet olmaktan çıkıp doğrudan ekonomik kalkınmanın motoru olmasını amaçlamaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme girişim fikirlerini kökten dönüştürüyor</strong></p>
<p>Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin girişimcilik anlayışını dönüştürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri odaklı teknolojiler, girişim fikirlerinin şekillenmesini kökten değiştirirken, teknoloji transfer yapılarının da çalışma modelini dönüştürüyor. BrainPark Teknoloji Transfer Ofisi tarafından yürütülen mentorluk programları, proje geliştirme eğitimleri, üniversite-sanayi iş birliği organizasyonları ve girişim hızlandırma faaliyetleri; araştırmacıların ve genç girişimcilerin dijital temelli iş modelleri geliştirmesine olanak tanımaktadır. Üsküdar Üniversitesinde veri analitiği, sağlık teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları, iş sağlığı ve güvenliği ve nöroteknoloji gibi alanlarda geliştirilen projeler, disiplinler arası çalışmanın girişimcilikteki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>Girişimci kimliği çok boyutlu yetkinlik gerektiriyor</strong></p>
<p>21.yüzyıl girişimcisinin yalnızca bir iş fikrine sahip olmasının yeterli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “21. yüzyıl girişimcisinde bulunması gereken temel yetkinlikler, teknik uzmanlık ile yenilikçi düşünme becerisinin birleşimini gerektiriyor. Günümüz girişimcisi yalnızca bir iş fikrine sahip olmakla yetinmeyip; proje yazma, fon kaynaklarına erişme, ulusal ve uluslararası destek programlarını yönetme, fikri hak süreçlerini anlama ve çok paydaşlı iş birlikleri kurabilme yetkinliğine sahip olmalı. Teknoloji transfer ofisleri tarafından verilen eğitim, danışmanlık ve kuluçka destekleri bu yetkinliklerin gelişmesini sağlayarak araştırmacıları aynı zamanda girişimci kimliğiyle güçlendirmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnovasyon artık sosyal etki de üretmeli</strong></p>
<p>Sürdürülebilirlik ve yeşil inovasyon başlıklarının öne çıktığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Sürdürülebilirlik, yeşil inovasyon ve sosyal etki konularının öne çıkması, girişimciliğin yalnızca ekonomik değil, çevresel ve toplumsal değer üretme sorumluluğu taşıdığını gösteriyor. Günümüzde destek programları ve yatırım mekanizmaları, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projelere öncelik veriyor. Üniversite-temelli girişimcilik yapıları da sağlık, çevre, toplumsal refah ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümleri destekleyerek ‘sosyal etki odaklı inovasyon’ anlayışını yaygınlaştırıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Üniversiteler üretilen bilginin ticarileşmesini destekleyen stratejik merkezler haline geliyor</strong></p>
<p>Türkiye’de Ar-Ge temelli girişimciliğin gelişen teknoparklar, artan kamu destekleri ve üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde ivme kazandığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoloji transfer ofisleri; akademisyen, öğrenci ve sanayi temsilcilerini aynı ekosistemde buluşturarak araştırmanın ticarileşme sürecini hızlandırıyor. Önümüzdeki dönemde uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve derin teknoloji alanlarına yapılan yatırımların artmasıyla, üniversiteler yalnızca bilginin üretildiği değil, aynı zamanda üretilen bilginin ticarileşmesini destekleyen stratejik merkezler haline gelmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ar-ge-ve-inovasyon-artik-zorunluluk-613047">AR-GE ve inovasyon artık zorunluluk!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek Riskli Operasyonlarda İş Güvenliği Kritik Bir Zorunluluk</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-riskli-operasyonlarda-is-guvenligi-kritik-bir-zorunluluk-609289</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[İnverter]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonlarda]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[Vinç]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609289</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) değerlendirmeleri, dünya genelinde iş kazalarının önemli bir bölümünün ağır ekipman kullanılan çalışma alanlarında meydana geldiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-riskli-operasyonlarda-is-guvenligi-kritik-bir-zorunluluk-609289">Yüksek Riskli Operasyonlarda İş Güvenliği Kritik Bir Zorunluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu tablo, vinç operasyonları gibi yüksek risk barındıran uygulamalarda, süreç kaynaklı riskleri minimize eden otomasyon ve gelişmiş güvenlik teknolojilerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Mitsubishi Electric, vinç sektöründe sunduğu inverter, anti-sway gibi ileri teknoloji çözümlerle, iş güvenliği standartlarının yükselmesine katkı sağlıyor.</strong></p>
<p>Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre iş kazaları ve meslek hastalıkları, her yıl dünya genelinde milyonlarca çalışanın sağlık kaybı yaşamasına ve iş gücünden uzak kalmasına neden oluyor. Türkiye’de de SGK tarafından açıklanan verilere göre, 2024 yılında 733.646 iş kazası kayıtlara geçti. Bu rakamlar, özellikle vinç ve ağır sanayi gibi yüksek riskli sektörlerde iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bir mevzuat gerekliliği değil, kritik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Vinç Operasyonlarında Güvenli ve Kontrollü Performans</strong></p>
<p>Vinç uygulamalarında güvenlik, süreklilik ve hassas kontrol; operasyonel başarının temelini oluşturuyor. Mitsubishi Electric, vinç sektörünün bu kritik ihtiyaçlarını yakından tanıyor ve özel olarak geliştirdiği inverter çözümleriyle güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasına destek oluyor.</p>
<p>0.4 kW ile 1.3 MW güç aralığını kapsayan Mitsubishi Electric inverterleri; sıcak, soğuk, nemli ve tozlu ortamlar gibi zorlu çalışma koşullarında dahi yüksek performans ve dayanıklılık sunuyor. İleri seviye kontrol kabiliyetleri sayesinde operasyonel verimliliği artıran bu çözümler, güvenli çalışma koşullarının sağlanmasına katkıda bulunuyor. Mitsubishi Electric inverterleri; gezer köprü vinçleri, portal vinçler, kule vinçleri ve döner liman vinçleri gibi farklı uygulama alanlarında güvenle kullanılabiliyor.</p>
<p>Mitsubishi Electric’in vinç uygulamalarında sunduğu inverter çözümleri, yüksek yüklenme kapasitesiyle güçlü bir performans sunarken, fren senkronizasyonu sayesinde yüklerin kontrollü ve güvenli bir şekilde taşınmasını mümkün kılıyor. Zorlu saha koşulları için çift kat vernik kaplama ile güçlendirilen sistemler, uzun ömürlü kullanım sağlıyor. Dahili PLC yapısı sayesinde vinç otomasyonunun ihtiyaçlara göre özelleştirilmesine olanak tanıyan bu çözümler, operatör müdahalesini azaltarak insan kaynaklı risklerin minimize edilmesine katkıda bulunuyor. Bunun yanı sıra, global haberleşme protokollerini destekleyen inverterler, farklı kontrol ve otomasyon sistemleriyle kolay entegrasyon avantajı da sağlıyor. </p>
<p><strong>Anti-Sway Teknolojisi ile Üst Düzey Güvenlik</strong></p>
<p>Vinç operasyonlarında güvenliği doğrudan etkileyen unsurların başında yük salınımı geliyor. Mitsubishi Electric’in E800 ve A800 serisi inverterlerinde yer alan dahili anti-sway özelliği, yük salınımı seviyesini düşürerek daha hassas, kontrollü ve güvenli bir taşıma süreci sağlıyor.</p>
<p>Yük konumlandırma hassasiyetini artıran anti-sway teknolojisi, operasyonların daha hızlı ve verimli ilerlemesine katkı sunarken; fren senkronizasyonu ile yük kaymalarının ve olası iş kazalarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. </p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-riskli-operasyonlarda-is-guvenligi-kritik-bir-zorunluluk-609289">Yüksek Riskli Operasyonlarda İş Güvenliği Kritik Bir Zorunluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Eşki: &#8220;Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluk&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-eski-dijitallesme-bir-tercih-degil-zorunluluk-603916</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 07:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603916</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Afete Karşı Dirençli Kentler Paneli’nde yaptığı konuşmada Bornova Belediyesi’nin kentsel, yeşil ve dijital dönüşüm vizyonunu anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-eski-dijitallesme-bir-tercih-degil-zorunluluk-603916">Başkan Eşki: &#8220;Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluk&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Afete Karşı Dirençli Kentler Paneli’nde yaptığı konuşmada Bornova Belediyesi’nin kentsel, yeşil ve dijital dönüşüm vizyonunu anlattı. Dijital ikiz ve akıllı şehir uygulamalarıyla Bornova’nın tüm verilerinin sisteme aktarıldığını belirten Eşki, dijitalleşmenin bir pazarlama aracı değil, kamuya hizmet olduğunu vurguladı. Panel, belediye başkanları, bürokratlar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Sampaş Bilişim ve İletişim Sistemleri  tarafından düzenlenen Afete Karşı Dirençli Kentler Panelinde yaptığı konuşmada, Bornova Belediyesi’nin dijitalleşme yolculuğunu ve bu süreci neden stratejik bir öncelik olarak gördüklerini çarpıcı örneklerle anlattı.</p>
<p><b>“Üç temel vizyon belirledik: Kentsel, yeşil ve dijital dönüşüm”</b></p>
<p>Göreve geldikleri günden bu yana net bir yol haritası çizdiklerini vurgulayan Başkan Eşki, Bornova Belediyesi’nin vizyonunu üç temel başlıkta topladıklarını belirterek şunları söyledi: “Kendimize üç tane temel alan seçtik: Kentsel dönüşüm, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm. Dijitalleşmenin ne kadar hayati bir konu olduğunun farkındayız.</p>
<p>Türkiye’nin küresel ölçekte dijital alanda yeterince temsil edilmediğine dikkat çeken Eşki, Barcelona’da düzenlenen uluslararası bilişim fuarına atıfta bulunarak, “Türkiye’nin tek bir esamesinin bile olmaması ülkemiz adına çok üzücü” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Bornova’nın dijital ikizi artık hazır”</b></p>
<p>Dijitalleşmenin Bornova’da yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, kurumsal bir dönüşüm süreci olduğunu vurgulayan Başkan Eşki, dijital ikiz uygulamasının bu sürecin en önemli araçlarından biri olduğunu söyledi. Yaklaşık 21 aylık belediye başkanlığı süresinin 18 ayının dijitalleşmeye ayrıldığını ifade eden Eşki, Bornova’nın tüm verilerinin 8–9 ay süren yoğun bir çalışmayla sisteme aktarıldığını belirterek, “Bu bir veri madenciliği süreciydi. İleride bütün belediyeler buna mecbur kalacak. Tıpkı bankacılığın defterlerden IBAN sistemine geçmesi gibi…” diye konuştu.</p>
<p><b>Akıllı Şehirler Merkezi: “Gelip gösterdiğimiz gurur tablosu”</b></p>
<p>Dijital dönüşümün somut çıktılarından birinin de Akıllı Şehirler Merkezi olduğunu dile getiren Başkan Eşki, bu merkezi makam odasının hemen yanına kurduklarını anlattı. Esprili bir dille konuşmasını sürdüren Eşki, şunları söyledi: “Normalde makamlarda çay düğmesi olur. Biz ikinci bir düğme koyduk. ‘Kime hava atmak istiyorsak’ ona basıyoruz. Misafirlerimize ‘gelin bakın biz ne yaptık’ diyoruz.”</p>
<p>Bu merkez sayesinde hem parti genel merkezinden hem de önemli kurumlardan gelen temsilcilere Bornova’nın dijital altyapısını gururla sunduklarını ifade etti.</p>
<p><b>“Bu bir pazarlama değil, memlekete hizmettir”</b></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca ticari ya da siyasi bir vitrin olmadığını özellikle vurgulayan Başkan Eşki, bu süreci kamu yararı perspektifiyle ele aldıklarını söyleyerek, “Bu yaptığımız iş sadece bir ticaret değil, sadece siyaseten bir pazarlama unsuru da değil. Bu, memlekete yapılan bir hizmettir.” dedi.</p>
<p>Türkiye’de belediyelerde bilgisayar kullanımının öncülerinden biri olan Şekip Birgöl’e atıfta bulunan Eşki, Bornova’nın da dijital dönüşümde öncü belediyelerden biri olacağına dikkat çekti.</p>
<p><b>“Türkiye’de dijitalleşmeyi ilk başlatan belediyelerden biri olmakla övünebiliriz”</b></p>
<p>Konuşmasının sonunda Bornova Belediyesi’nin attığı adımların tarihsel bir anlam taşıdığını ifade eden Başkan Eşki, şu sözlerle vizyonunu özetledi:</p>
<p>“<em>SAMPAŞ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya</em><b><em> </em></b>‘Türkiye’de ilk bilgisayarı belediyelere ben getirdim’ diyebiliyorsa, biz de bu genç yaşta dijitalleşme sürecini Türkiye’de ilk başlatan belediye olduğumuzla övünebiliriz.”</p>
<p>SAMPAŞ Holding tarafından düzenlenen Afete Karşı Dirençli Kentler Paneli, belediye başkanları, üst düzey bürokratlar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Panelde, kentlerin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için dijitalleşmenin rolü ele alındı.</p>
<p><b> </b></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-eski-dijitallesme-bir-tercih-degil-zorunluluk-603916">Başkan Eşki: &#8220;Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluk&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Ünsal&#8217;dan Devir Açıklaması: &#8220;Tercih Değil, Zorunluluk!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-unsaldan-devir-aciklamasi-tercih-degil-zorunluluk-554876</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 10:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[devir]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[ünsaldan]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Meclisi, Ziya Gökalp Kültür Merkezi ve Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nin belediye şirketlerinin borçlarına karşılık SGK’ya devrini görüşmek üzere olağanüstü toplandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-unsaldan-devir-aciklamasi-tercih-degil-zorunluluk-554876">Başkan Ünsal&#8217;dan Devir Açıklaması: &#8220;Tercih Değil, Zorunluluk!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Meclisi, Ziya Gökalp Kültür Merkezi ve Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nin belediye şirketlerinin borçlarına karşılık SGK’ya devrini görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Belediye Başkanlığı’nın yetki talebine ilişkin önerge; oy birliği ile İmar, Hukuk ve Plan Bütçe komisyonlarına havale edildi. Konu hakkında açıklama yapan Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Yüksek enflasyon, artan maliyetler ve kamu kaynaklarına erişimdeki zorluklar, yerel yönetimler olarak bizleri de derinden etkiliyor. Bu zorlu koşullarda, belediyemizin hem hizmetlerini sürdürebilmesi hem de mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için bazı zorunlu adımlar atmak durumundayız. Bu bir tercih değil, bir zorunluluktur” dedi.</p>
<p><b>“YÜZDE 40 KESİNTİ” VURGUSU</b></p>
<p>İller Bankası’nın yaptığı kesintiler nedeniyle ekonomik zorluklar yaşadıklarını vurgulayan Başkan Ünsal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin mevcut ekonomik durumunu hepimiz yakından biliyoruz. Öncelikle, İller Bankası’nın gelirlerimizden vergi ve sigorta borçları için yüzde 40 kesinti yaptığını belirtmek isterim. Bu kesinti, belediyemizin nakit akışını ciddi şekilde kısıtlamakta ve operasyonel giderlerimizi karşılamakta zorluk çekmemize neden olmaktadır. Ayrıca, İller Bankası’nın kıdem tazminatı ödemeleri için kredi vermemesi ve kamu bankalarının da belediyemize kredi sağlama konusunda imkân sunmaması, mali durumumuzu daha da zorlaştırmaktadır. Bu koşullar altında, belediyemizin ayakta kalabilmesi ve vatandaşlarımıza kesintisiz hizmet sunabilmesi için elimizdeki seçenekler oldukça sınırlıdır. Bu bağlamda, iki kültür merkezimizin Sosyal Sigortalar Kurumu’na devri için meclisimizden karar almayı planlıyoruz.”</p>
<p><b>“ATILMASI GEREKEN BİR ADIM”</b></p>
<p>Belediyenin sigorta borçlarını ödeyememesi durumunda, daha ciddi mali yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceklerini söyleyen Başkan Yıldız Ünsal “Bu da hem çalışanlarımızın haklarını hem de vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri riske atar. Kültür merkezlerimizin devri, borç yükümüzü hafifletmek ve mali dengemizi yeniden sağlamak için atılması gereken bir adımdır. Türkiye’nin ekonomik koşulları, hepimizin bildiği gibi, hem bireyleri hem de kurumları zorlamaktadır. Ancak, bu zorluklar karşısında elimizden gelenin fazlasını yaparak, belediyemizin sürdürülebilirliğini sağlamaya çalışıyoruz. Bu süreçte, kültür merkezlerimizin devri gibi kararlar, kısa vadede bir kayıp gibi görünebilir; ancak uzun vadede belediyemizin mali yapısını güçlendirecek ve hizmetlerimizin devamını garanti altına alacaktır” diye konuştu.</p>
<p><b>“ZOR GÜNLERİ DAYANIŞMA İLE AŞALIM”</b></p>
<p>Başkan Ünsal, sözlerini şöyle tamamladı: “Sayın meclis üyeleri, bu kararın kolay alınmadığını bilmenizi isterim. Hepimiz, bu şehrin kültürel mirasına ve değerlerine sahip çıkmayı görev biliyoruz. Ancak, mevcut ekonomik gerçekler karşısında, vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak ve belediyemizin mali yükümlülüklerini yerine getirmek öncelikli sorumluluğumuzdur. Sizlerden, bu zorunlu kararı desteklemenizi ve bu zor günleri dayanışma ile aşmamıza katkı sağlamanızı rica ediyorum. Hepinize saygılarımı sunuyor, anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ediyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-unsaldan-devir-aciklamasi-tercih-degil-zorunluluk-554876">Başkan Ünsal&#8217;dan Devir Açıklaması: &#8220;Tercih Değil, Zorunluluk!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klima bakımı yasal bir zorunluluk!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/klima-bakimi-yasal-bir-zorunluluk-554682</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 08:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[yasal]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, yaz aylarının gelmesiyle artan klima kullanımına dikkat çekerek, klima bakımının sadece bir konfor meselesi değil, aynı zamanda ciddi sağlık riskleri ve yasal sorumluluklar içeren kritik bir konu olduğunu anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/klima-bakimi-yasal-bir-zorunluluk-554682">Klima bakımı yasal bir zorunluluk!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, yaz aylarının gelmesiyle artan klima kullanımına dikkat çekerek, klima bakımının sadece bir konfor meselesi değil, aynı zamanda ciddi sağlık riskleri ve yasal sorumluluklar içeren kritik bir konu olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>Klima bakımı bir sağlık ve güvenlik konusu</strong></p>
<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kapalı alanlarda klima kullanımı arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Klima sistemlerinin bakım ve temizliği yalnızca cihazların verimli çalışması için değil, aynı zamanda kapalı ortamlarda bulunan bireylerin sağlığının korunması için de kritik bir ihtiyaçtır. Özellikle işyerlerinde kullanılan klima sistemlerinin periyodik bakımı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenin sorumlulukları arasında yer almaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Yasal zorunluluk ve periyodik bakım süreçleri</strong></p>
<p>İşyeri ortamında bulunan havalandırma ve klima sistemlerinin periyodik kontrolünün, İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği kapsamında düzenlendiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Filtre temizliği genellikle ayda bir, sistemin genel bakımı ise yılda en az bir kez yapılmalıdır. Ancak ortamın özelliklerine göre bu sürelerin kısaltılması gerekebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İSG mevzuatına göre klima denetimi nasıl olmalı?</strong></p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) mevzuatına göre işverenlerin, çalışanların sağlığını tehdit edebilecek tüm riskleri önlemekle yükümlü ve bu kapsamda işyerlerinde kullanılan klima ve havalandırma sistemlerinin düzenli kontrol ve bakımı yasal bir sorumluluk olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, şöyle devam etti:</p>
<p>“6331 sayılı Kanun ve İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği uyarınca bu sistemlerin, konusunda yetkin kişilerce periyodik olarak denetlenmesi, yapılan işlemlerin belgelenerek kayıt altına alınması gerekir. Ayrıca özellikle çalışan yoğunluğu yüksek kapalı ortamlarda karbondioksit (CO₂), partikül madde (PM), nem oranı ve sıcaklık gibi hava kalitesi parametrelerinin düzenli aralıklarla ölçülmesi, ortamın solunabilirlik açısından güvenliğini değerlendirmek açısından önemlidir. Bu ölçümler, iş hijyeni laboratuvarları veya işveren yetkilendirilmiş kişilerce gerçekleştirilmelidir. Klima sistemlerinden kaynaklı mikrobiyolojik, kimyasal veya alerjen riskler ise işyerinin genel risk değerlendirmesine entegre edilmeli; bakım sürecinde görevli personelin maruz kalabileceği tehlikelere karşı alınacak önlemler açıkça tanımlanmalıdır. Bu süreçlerin ihmali, yalnızca teknik bir eksiklik değil, aynı zamanda çalışan sağlığını riske atan ciddi bir hukuki sorumluluktur.”</p>
<p><strong>Kirli filtreler solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyebilir</strong></p>
<p>Temizlenmemiş filtrelerin zamanla toz, bakteri, mantar, virüs ve polen gibi zararlı partikülleri biriktirdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Bu birikim, solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyebilir ve çalışanlarda baş ağrısı, halsizlik, göz yanması gibi belirtilere yol açabilir. Özellikle Lejyonella bakterisi gibi patojenler, uygun şekilde bakımı yapılmayan klima sistemleri üzerinden bulaşabilir.” dedi</p>
<p><strong>Bakım sırasında çalışan güvenliği</strong></p>
<p>Klima temizliği yapan çalışanların, temizlik sırasında ortaya çıkabilecek biyolojik ve kimyasal risklere karşı korunması gerektiğini de vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Bu süreçte kişisel koruyucu donanımların kullanımı zorunludur. Klima bakımı sırasında çalışanların, kimyasal maddelere ve havada asılı kalan partiküllere karşı korunmaları için FFP2 veya FFP3 düzeyinde solunum maskesi, kimyasala dayanıklı nitril eldiven, gözlük veya yüz siperliği ile antistatik özellikli tulum ya da tek kullanımlık iş elbisesi kullanmaları gerekmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bakımı yapılmamış klimalar ortam sıcaklığını yeterince düşüremez </strong></p>
<p>Temizlik maddelerinin içeriğinde yer alan güçlü kimyasalların, cilt ve solunum yolu üzerinden emilerek çalışan sağlığını tehdit edebileceğini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Bu nedenle yalnızca uygun kişisel koruyucular değil, aynı zamanda iyi havalandırılmış alanlarda çalışma düzeni sağlanmalıdır. Bakımı yapılmamış klimalar, yaz aylarında ortam sıcaklığını yeterince düşüremez. Bu durum çalışanların termal konforunu olumsuz etkiler, dikkat dağınıklığına, performans düşüşüne ve sıcak stresine yol açabilir. İşyeri ortam koşullarının uygunluğu, çalışan verimliliği ve iş kazalarının önlenmesi açısından doğrudan ilişkilidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sıcak havalarda arabaya bindikten sonra klimalar hemen çalıştırılmamalı</strong></p>
<p>Klima sistemlerinin düzenli bakım ve kontrollerinin yalnızca cihaz sağlığı için değil, çalışanların soluduğu havanın kalitesi ve genel iş sağlığı açısından da vazgeçilmez olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Sadece ofis, ev, işyerleri için değil, araçlarda kullanılan klimaların da bakımları yapılması gerekmektedir. Sıcak havalarda arabaya bindikten sonra klimalar hemen çalıştırılmamalıdır. Çünkü klimaların içerisinde biriken kimyasallar sıcak havayla karıştığında zehirli gaz yayma ihtimali yüksektir. Bu nedenle araçlara binildiğinde klima çalıştırılmadan önce kısa bir süre camları açarak iç ortamı havalandırmak gerekmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/klima-bakimi-yasal-bir-zorunluluk-554682">Klima bakımı yasal bir zorunluluk!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Çift iş&#8217;te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cift-iste-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-448541</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 09:54:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[işte]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde pek çok şirket ofisten çalışmaya dönse de hibrit çalışma modeli hayatımızdan temelli çıkmayacak gibi gözüküyor. Evden çalışmanın sağladığı esneklik işveren ve İK yöneticilerinin çalışanlar üzerindeki kontrolünü azaltırken, beyaz yakalılara ...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cift-iste-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-448541">&#8216;Çift iş&#8217;te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><span>Günümüzde pek çok şirket ofisten çalışmaya dönse de hibrit çalışma modeli hayatımızdan temelli çıkmayacak gibi gözüküyor. Evden çalışmanın sağladığı esneklik işveren ve İK yöneticilerinin çalışanlar üzerindeki kontrolünü azaltırken, beyaz yakalılara da gizlice iki ya da daha fazla şirket için çalışmanın yolunu açıyor. Bu durum iş dünyasında endişe yaratıyor. Bunu fark eden vizyoner şirketler iyi yetişmiş insan kaynağını başka şirkete kaptırmamak için yetenek yönetimine, eğitime ve yan haklara odaklanıyor.</span></strong></em></p>
<p><em><strong><span>Teedo Online Eğitim Platformu Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “İyi yetişmiş ve potansiyele sahip bir çalışanı elde tutmak, yetenek yönetimi stratejinizin ayrılmaz bir parçası olmalı. Bu nedenle kişisel ve mesleki becerilerini artırmak için onları desteklemelisiniz” diyor. Teedo, şirketlere çalışan memnuniyetini artıran, şirket içi yetenek havuzunuzu güçlendiren farklı ve kapsamlı eğitim seçenekleri sunuyor.</span></strong></em></p>
<p><span>Pandeminin başlangıcında dünyadaki milyonlarca beyaz yakalı çalışanın aniden evden çalışmaya başlaması birçok yöneticiyi derinden sarstı. İnsanlar zorunlu olarak evden çalışmaya başladığında işverenler ve İK yöneticileri, çalışanlar üzerindeki kontrolün çok önemli bir kısmını kaybetti. Evden çalışanlar işe gidip gelmekten, ofisteki dikkat dağıtıcı işlerden ve yöneticilerinin şahin bakışlarından kurtuldu. Ancak bazıları, önlerine çıkan yeni özgürlük fırsatlarını kendi lehlerine çevirmeyi de ihmal etmedi. Günümüz ekonomik koşullarında istediği ücreti alamayan ve geçim zorluğu yaşayan pek çok çalışan, ‘çift iş’ yaparak aynı anda birden fazla gelire (double-dipping) sahip olma gayreti içine girdi. </span></p>
<p><span>McKinsey danışmanlık firmasının öngörüsü, ABD&#8217;de aynı anda çift işte çalışanların oranının toplam iş gücünün yüzde 5&#8217;inden az olmadığı yönünde. </span><span>Eylül 2022’de <span>Gallup&#8217;un anketine katılan üst düzey yöneticilerin yüzde 16&#8217;sı, yönetim ekibinin, firmalarındaki uzaktan çalışanların gizli olarak ikinci bir işe sahip olabileceğinden şüphelendiğini söylüyordu. </span></span></p>
<p><span>‘Çoklu çalışanlar’ olarak adlandırılan bu kişilerin sayısı Türkiye’de de giderek artıyor. <em><strong>&#8220;Babam, bizi üniversiteye gönderebilmek için iki işte birden çalıştı&#8221;</strong></em> söylemi, mevcut ekonomik koşullara bağlı olarak günümüze taşınmış durumda. Özellikle genç çalışanlar, artan maliyetleri karşılamak için ‘çift iş’e yöneliyor. </span></p>
<p><span>Evden çalışmanın sağladığı lokasyon ve saat özgürlüğü, ‘çift iş’e sahip olma seçeneğinden daha fazla çalışanın yararlanmasını sağlıyor. Bu da işveren ve İK yöneticilerini çeşitli nedenlerle endişelendiriyor. İlk neden, rekabet kaygısı. Özellikle gizli bilgilere sahip bir çalışanın rakip firmaya da hizmet etmesi endişe yaratıyor. Bunun dışında çalışanın performansının etkilenmesi, kendisinden beklenen iş kalitesini ve yoğunluğunu karşılayamaması da endişe konusu. Tüm bu nedenlerden ötürü iş sözleşmelerinde birden fazla işte çalışmayı sınırlandıran hükümlere artık daha sık rastlanıyor. İşverenin rekabet ihlali ya da yapılan ikinci işin mevcut işe zarar verdiğini ispat etmesi halinde sözleşme feshine kadar giden bir süreç işliyor. Son 5 yılda </span><span>özellikle Z kuşağı ve yaratıcı endüstrilerde çalışanlar bu nedenle full-time ve sözleşmeli çalışmayı tercih etmiyor. Gerek Türkiye’de gerekse dünyada eğilim özellikle de pandemi sonrasında bu yönde gelişti. Çalışma koşulları bu eğilime göre düzenlenmediği ve bu durum işverenler tarafından dikkate alınmadığı takdirde önümüzdeki dönemde full-time ve ofisten çalışacak insan bulmakta daha zorlanılacağı iş dünyasında endişe konusu.</span></p>
<p><strong><span>Aşırı tepki motivasyonu düşürüyor</span></strong></p>
<p><span>Peki, böyle bir durumda yöneticiler genelde nasıl tepki veriyor? Birçok yönetici sadakatsizlik karşısında anında öfkeleniyor ve çalışanın diğer tüm işleri durdurması konusunda ısrar ediyor. Bu aşırı tepki, aradaki ilişkiyi sarsıyor ve çalışanın motivasyonunu da tamamen düşürüyor.</span></p>
<p><span>Diğer bir yönetici tipi ise buna iş yükünü artırarak tepki veriyor; <em><strong>&#8220;Başkası için çalışacak zamanın varsa benim için daha fazlasını yapabilirsin&#8221;</strong></em> diyor. Bu seçenek de performans düşüşüyle sonuçlanıyor ve genellikle çalışanın diğer işi tercih etmesine yol açıyor.</span></p>
<p><span>Bu konuda en olgun yaklaşım ise çalışanın başarısını kutlamak. Zor olsa da çalışanın ikinci işini kabul etmek ve yüksek performans sergileyen bir çalışanı takdir etmek, hatta ödüllendirmek, kişinin o şirkete ve işine olan bağlılığını artırıyor.</span></p>
<p><strong><span>Çalışanınıza destek olun!</span></strong></p>
<p><span>Geniş ve uzmanca tasarlanmış eğitim programlarıyla beyaz yakalı profesyonellerin kariyer gelişimine odaklanan Teedo Online Eğitim Platformu’nun Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “Bugün özellikle Y ve Z kuşağı, artan yaşam maliyetlerini karşılamak, aynı zamanda farklı bir iş deneyimi daha yaşamak amacıyla ‘ikinci iş’te çalışmaya yöneliyor. Özellikle yaratıcı endüstrilerde çalışanlar, tam zamanlı ve sözleşmeli çalışmayı tercih etmiyor. Öyle ki şirketler yakın zamanda ofisten çalışacak personel bulamadığı gibi, önümüzdeki 10 yılda tam zamanlı çalışan bulmakta da zorluk çekecek. Oysa işverenler, bir çalışanı başka bir şirkete kaptırmak yerine, bu çalışanların mevcut pozisyonlarında üretken ve tatmin olmaları için tam olarak neye ihtiyaç duyduklarını öğrenebilir ve bunu karşılayabilir. İyi yetişmiş ve potansiyele sahip bir çalışanı elde tutmak, yetenek yönetimi stratejinizin ayrılmaz bir parçası olmalı. Kişisel ve mesleki becerilerini artırmak için onları desteklemelisiniz. Bu nedenle doğru işe doğru çalışan yerleştirmeyi, çalışana doğru yatırım yapmayı önceliklendiren tüm kurumsal şirketlerin bir eğitim bütçesi var ve yıl boyunca çalışanların ihtiyaçlarına, organizasyon şemasının gerekliliklerine yönelik eğitim programı satın alımları gerçekleştiriyorlar. Şirketler eğitimlerimizi, şirketin mevcut çalışan fayda paketlerine dahil ederek hem çalışan memnuniyetini artırabiliyor hem de şirket içi yetenek havuzunuzu güçlendirebiliyor” diye konuştu.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cift-iste-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-448541">&#8216;Çift iş&#8217;te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hanzade Doğan: &#8220;Sorumlu ve etik yapay zekâ insanlık için zorunluluk&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hanzade-dogan-sorumlu-ve-etik-yapay-zeka-insanlik-icin-zorunluluk-345401</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 10:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[hanzade]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorumlu]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zek]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345401</guid>

					<description><![CDATA[<p>Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu'nun Yıllık Toplantısı kapsamında gerçekleşen “Yapay Zekâya Özenle Yatırım Yapmak” konulu panele konuşmacı olarak katılan Hepsiburada Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, yapay zekâ teknolojisinin iş ve insan yaşamında yarattığı olumlu değişimler ve sorumlu yapay zekâ uygulamasının gerekliliği hakkındaki görüşlerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hanzade-dogan-sorumlu-ve-etik-yapay-zeka-insanlik-icin-zorunluluk-345401">Hanzade Doğan: &#8220;Sorumlu ve etik yapay zekâ insanlık için zorunluluk&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu&#8217;nun Yıllık Toplantısı kapsamında gerçekleşen “Yapay Zekâya Özenle Yatırım Yapmak” konulu panele konuşmacı olarak katılan Hepsiburada Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, yapay zekâ teknolojisinin iş ve insan yaşamında yarattığı olumlu değişimler ve sorumlu yapay zekâ uygulamasının gerekliliği hakkındaki görüşlerini paylaştı. </strong></em></p>
<p>Hepsiburada Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, İsviçre&#8217;nin Davos kentinde her yıl uluslararası katılımla düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu Yıllık Toplantılarına katıldı. Toplantılar kapsamında “Yapay Zekâya Özenle Yatırım Yapmak” başlıklı bir panelde de konuşmacı olarak yer alan Doğan toplantılara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>
<p>Toplantının ana temasının “Parçalanmış Bir Dünyada İş Birliği” olduğunu hatırlatan Doğan, Davos gündemini bu sene Rusya-Ukrayna savaşı, bununla gelen jeopolitik riskler, tüm dünyada ortaya çıkan enflasyon, büyümeye dair riskler, finansal sektöre dair kırılganlıklar, iklim riskleri ve teknolojinin beraberinde getirebileceği yıkıcı etkiler gibi konuların oluşturduğunu ifade etti. Bu ana temayı özellikle dünyanın karşı karşıya olduğu risklere karşı iş birliği içinde çözüm arama arayışına odaklanması nedeniyle kıymetli bulduğunu dile getiren Hanzade Doğan, “ Toplantılarda bu konulara dair iş birliğinin sadece kısa vadede bu sorunları çözmek için değil, uzun vadeli yapısal çözümler üretmek için de önemli olduğu vurgulandı. Hem katıldığım toplantılarda hem de birebir yaptığım görüşmelerde içinde bulunduğumuz dönemin getirdiği risklere karşı iş birliğinin önemi ve hem şirketlere hem kamuya düşen görevler üzerine konuşuldu. Biz de iş insanları olarak buradan aldığımız ilhamla ve içgörüyle kendi iş yapış şeklimizi nasıl gözden geçireceğimizi değerlendirme fırsatı bulduk.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Sorumlu ve etik değerlerimizle uyumlu yapay zekâ uygulamalarını benimsiyoruz”</strong></p>
<p>Hepsiburada olarak kurulduğumuz ilk günden itibaren ülkemizin dijital dönüşümüne, gelişimine kaldıraç olma misyonunu benimsedik. Teknoloji gücümüzü her zaman yerleşik sektörleri yıpratmaya yönelik olarak değil; onları geliştirmeye destek olmak, birlikte büyümek ve dijitalleşmelerinin hızlı sağlanması doğrultusunda kullanıyoruz. Yapay zekâ çalışmalarımızı da aynı felsefe ile devam ettiriyoruz. Biz sorumlu ve ahlaklı yapay zekâ uygulamalarını benimsiyoruz.</p>
<p>Bu yönde attığımız adımlarla, Türk Patent kurumumuz tarafından patent verilen rota optimizasyonu modelimiz kuryelerimizin kat ettiği mesafede %8 tasarruf sağlıyor.   Platformumuzdaki 94 bin aktif KOBİ’nin kullanımına açtığımız öneri motoru perakendenin satışlarını artırıyor. İnsansız çalışan mağazamızda yapay zekâ algoritmalarımızı benzer yönde geliştiriyoruz.</p>
<p>Konuşmasında, robotların ve yapay zekânın “insanların yerini alacakları” endişesinin yaygınlığına dikkat çeken Hanzade Doğan, “Yapay zekânın insanların yerini alacağına değil, insanların gelişimini destekleyeceğine inanıyoruz. Çalışmalarımızı da bu yönde ilerletiyor, yapay zekâ algoritmalarını mevcut görevlere dâhil olacakları şekilde eğitiyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Her Ülke Kendi Yapay Zekâ Stratejisine Sahip Olmak Zorunda</strong></p>
<p>Her ülkenin kendi yapay zekâ stratejisine sahip olmasının zorunluluğundan da bahseden Hanzade Doğan, “Ülkemizdeki en büyük Ar-Ge merkezlerinden birine sahibiz ve merkezlerimizde 1000’den fazla mühendis istihdam ediyoruz. Bu açıdan kullandığımız teknolojileri dışarıdan ihraç eden değil, bu teknolojileri üretip geliştiren bir şirketiz. Gelişen teknoloji ve yapay zekâ uygulamaları nezdinde, bir anlamda devlet açısından da milli güvenliğin sağlanması kritik bir hal alıyor. Kendi vatandaşlarımızın ve müşterilerimizin verilerini korumak en önemli görevlerimiz arasında. Teknoloji bağımsızlığı, teknoloji alanında geliştirdiğimiz yetkinlikler ölçüsünde oluşuyor. Amerika ve Avrupa’nın, Çin’in kendi ülkelerindeki teknoloji şirketlerini satın almasını yasaklaması teknolojiyle oluşabilecek tehditlerin bir göstergesi. Bu bağlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın yayınladığı ‘Ulusal Yapay Zekâ’ stratejisine tam desteğimiz var. TÜBİTAK iş birliğimiz ile e-ticaret alanında yapay zekâ yetkinliklerinin ülkemizde geliştirilmesine yönelik bir yetkinlik merkezi kurduk. Burada çok çeşitli öncü projeler üzerinde çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hanzade-dogan-sorumlu-ve-etik-yapay-zeka-insanlik-icin-zorunluluk-345401">Hanzade Doğan: &#8220;Sorumlu ve etik yapay zekâ insanlık için zorunluluk&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
