<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zorunlu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/zorunlu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/zorunlu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Feb 2026 10:00:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>zorunlu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/zorunlu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emeklilerin İlaç Yükü Büyükşehir ile Hafifliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emeklilerin-ilac-yuku-buyuksehir-ile-hafifliyor-613083</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilerin]]></category>
		<category><![CDATA[hafifliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613083</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Eczacı Odası arasında imzalanan protokolün ardından, emeklilerin ilaç katkı paylarını karşılayacak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’nın başvuru şartları belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emeklilerin-ilac-yuku-buyuksehir-ile-hafifliyor-613083">Emeklilerin İlaç Yükü Büyükşehir ile Hafifliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Eczacı Odası arasında imzalanan protokolün ardından, emeklilerin ilaç katkı paylarını karşılayacak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’nın başvuru şartları belli oldu.<br /> <br />Ekonomik zorluklarla mücadele eden ihtiyaç sahibi emekli yurttaşlar için örnek bir sosyal destek projesi olarak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’ Manisa Büyükşehir Belediyesi’nce hayata geçirildi. Başkan Besim Dutlulu ile Oda Başkanı Duygu Elmas Mutlu’nun protokol imzasıyla başlayan proje kapsamında Manisa Büyükşehir Belediyesi, SGK kapsamında emeklilerin reçeteli olarak temin ettikleri ilaçlar için ödedikleri katkı paylarını karşılayacak.<br /> <br />Başvuru Süreci ve Değerlendirme Esasları<br />Sosyal destekten yararlanmak isteyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar; başvurularını Manisa Büyükşehir Belediyesi resmi internet sitesindeki &#8216;Başvurular&#8217; bölümünden, https://seninicin.manisa.bel.tr adresindeki &#8216;Destek Al&#8217; kısmından veya &#8216;Üzüm&#8217; mobil uygulaması üzerinden gerçekleştirebilirler. Başvurular, sosyal inceleme ve uygunluk değerlendirmesi sonucunda sonuçlandırılacak. Destek programıyla, özellikle sabit gelirli emeklilerin sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve ekonomik yüklerinin azaltılması amaçlanıyor. Destek programında başvurular, beyan edilen bilgilerin doğruluğu esas alınarak değerlendirilecek. Yanıltıcı veya eksik bilgi verilmesi halinde başvuru geçersiz sayılacak. Ayrıca uygun görülen başvurular için Büyükşehir Belediyesi’nce gerekli görüldüğü durumlarda yerinde inceleme yapılabilecek.<br /> <br />‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’ kapsamında yapılacak başvurularda istenecek kişisel bilgiler, sosyal durum bilgileri, banka bilgileri, zorunlu belgeler ile uygulama esasları ise şöyle:<br /> <br />Online Başvuruda İstenecek Bilgiler<br />A) Kişisel Bilgiler<br />&#8211; T.C. Kimlik No (Zorunlu)<br />&#8211; Ad – Soyad (Zorunlu )<br />&#8211; Doğum tarihi (Zorunlu)<br />&#8211; Cep telefonu (Zorunlu)<br />&#8211; İkamet adresi (ilçe / mahalle) (Zorunlu)<br />B) Sosyal Durum Bilgileri<br />&#8211; Emeklilik türü (SSK/Bağ-Kur/Emekli Sandığı)<br />&#8211; Hanede yaşayan kişi sayısı<br />&#8211; Hanede çalışan var mı? (Evet/Hayır)<br />&#8211; Başka sosyal yardım alıyor mu? (Belediye/Aile Bakanlığı vb.)<br />C) Banka Bilgisi<br />&#8211; IBAN (Zorunlu)<br />&#8211; Banka adı (Zorunlu)<br />İstenecek Belgeler<br />Zorunlu Belgeler:<br />&#8211; Medula e-reçete çıktısı (katkı payının göründüğü) (Zorunlu)<br />İsteğe Bağlı Belgeler:<br />&#8211; Kronik hastalık raporu (varsa)<br />&#8211; Engelli raporu (varsa)<br />Uygulama Esasları<br />&#8211; Sadece Manisa’da ikamet edenler<br />&#8211; Sadece reçeteli ilaçlar</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emeklilerin-ilac-yuku-buyuksehir-ile-hafifliyor-613083">Emeklilerin İlaç Yükü Büyükşehir ile Hafifliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik danışman, mali müşavir gibi zorunlu hale geldi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-danisman-mali-musavir-gibi-zorunlu-hale-geldi-611854</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 12:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[danışman]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[mali]]></category>
		<category><![CDATA[müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Seans]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, terapi sürecine dair her şey konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-danisman-mali-musavir-gibi-zorunlu-hale-geldi-611854">Psikolojik danışman, mali müşavir gibi zorunlu hale geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, terapi sürecine dair her şey konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Terapiste olan ihtiyaç gerçek mi, yapay mı?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, modern çağda terapinin yalnızca bir tedavi değil, bir yaşam gereksinimi hâline geldiğini belirterek, “Geçenlerde bir anne anlatıyordu; çocuğu terapiste gidiyormuş. ‘Anne, sen de çocukken gittin mi terapiye?’ diye sormuş. Anne de ‘Hayır, hiç gitmedim, ihtiyaç da hissetmedim’ demiş. Bu diyalog günümüzün gerçeğini gösteriyor. Şimdi ergenler bile terapi ihtiyacı hissediyor. Peki bu ihtiyaç gerçek mi, yoksa yapay mı? Tartışmalı bir konu. Modernizm, insanın stres yönetimini zayıflattı. İnsan artık problemlerini çözmekte zorlanıyor, duygusal baskı altında hissediyor. Böyle durumlarda terapi bir zorunluluk hâline geliyor.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günümüzde terapiye olan ihtiyacın artışını değerlendirerek, “Modern insan artık yalnız, beklentilerini yönetemiyor, ilişkiler yüzeyselleşti. Bu da terapiste yönelimi artırdı. Artık bir mali müşavir, hukuk danışmanı gibi ‘psikolojik danışman’ sahibi olmak modern yaşamın bir gerekliliği hâline geldi.” diye konuştu.</p>
<p>Modern yaşamın insanın stres eşiğini zorladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“İlk çağlarda bir insan aslanla, kaplanla karşılaştığında nabzı yılda birkaç kez 140’a çıkardı. Bugün ise şehir trafiğinde, iş hayatında, her gün nabzı 140’a çıkan insanlar var. Stresörler arttı, beklentiler çoğaldı. İnsan artık her istediğini ihtiyaç zannediyor. Halbuki insanın ihtiyaçları sınırsız değil, istekleri sınırsız. Modern çağ, insanı bu farkı unutturdu.”</p>
<p><strong>Yalnızlık artık küresel bir tehdit hâline geldi</strong></p>
<p>Yalnızlığın artık küresel bir tehdit hâline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, modern insanın “derin bağ” kurma kapasitesini kaybettiğini ifade etti:</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Birleşmiş Milletler, küresel ölçekte üç büyük sorun tanımlıyor; gelir eşitsizliği, iklim değişikliği ve yalnızlık. Yalnızlık çağın salgını hâline geldi. İnsan artık çok arkadaş sahibi ama güvenli, derin ilişkiler kuramıyor. Aile içinde bile güvenli bağ kuramayan gençler, bu ilişkiyi terapistle kurmaya çalışıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Klasik terapi yaklaşımları yerini “pozitif psikoterapi”ye bıraktı</strong></p>
<p>Klasik terapi yaklaşımlarının artık yerini “pozitif psikoterapi”ye bıraktığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Kişi değişim ihtiyacı hissediyorsa ama bunu nasıl yapacağını bilmiyorsa, pozitif psikoterapi devreye girer. Bu yaklaşımda patolojiye değil, potansiyele odaklanırız. Kişinin güçlü karakter özelliklerini ortaya çıkarıp, zayıf yönlerini bu kaynaklarla yönetmesini öğretiriz. Bu, yara açmadan iyileştirme yaklaşımıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Nörobilim alanındaki gelişmelerin psikoterapiyi dönüştürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Beyindeki mutlulukla ilgili alanların pozitife odaklı terapilerde daha aktif olduğu görüldü. Negatife odaklı terapiler, kişiyi geçmişe hapsederken; pozitife odaklı olanlar psikolojik bağışıklığı güçlendiriyor. Bu da travmalarla baş etmede daha kalıcı sonuçlar veriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Güven oluşmadan terapi olmaz</strong></p>
<p>Bir terapinin en temel unsurlarından birinin “terapötik ittifak” olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Hiç kimseye anlatamadığı bir şeyi terapistine anlatacak. Eğer terapist geçmişteki danışanlarının isimlerini söylüyorsa, orada güven oluşmaz. Bu, mesleki etik sorunudur. Terapötik ittifak için güven, şeffaflık, samimiyet ve aktif dinleme şarttır. Samimi bir terapist, karşısındaki kişinin beynindeki ayna nöronları harekete geçirir. Bu nedenle güvenin oluştuğu her terapide, duygusal iyileşme çok daha hızlı gerçekleşir.” diye konuştu.</p>
<p>Ayrıca “nonverbal iletişimin” yani mimik, jest ve beden dilinin terapi sürecinde sözcükler kadar önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsanlar sadece sözle değil, duyguyla iletişim kurar. Bazen bir bakış, bir mimik bin kelimeden daha etkilidir. O sıcaklık hissi, terapinin yarısını çözer.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Her terapi kişiye özel</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, terapi sürecinin kişiselleştirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Biz genelde 10 seanslık bir hedefle başlıyoruz. Önce kişilik testleri, ilişki değerlendirme ölçekleri yapıyoruz. Kişinin iç ve dış dünyasını, söylemediklerini projektif testlerle anlamaya çalışıyoruz. Sonra hangi terapi yönteminin uygun olduğuna karar veriyoruz. Tıpkı iyi bir tamircinin çantasında her aletin bulunması gibi, terapistin de araçları farklıdır. Bazen bilişsel davranışçı terapi, bazen nörofeedback, bazen psikanaliz gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Psikiyatrist ve psikologların ekip çalışmasının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “İnsanı biyopsikososyal ve spiritüel bir bütün olarak ele almak gerekir. Biyolojik altyapı bozuksa, psikolojik müdahaleler tek başına yeterli olmaz. Bu nedenle ilaç tedavisiyle birlikte terapi planı en ideal sonuçları verir. Terapide amaç sadece yarayı görmek değil, kişinin kendini yeniden inşa etmesine yardımcı olmaktır.” dedi.</p>
<p><strong>“Terapist önyargılarını vestiyere asmalı”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, terapistin kimlik rollerinden sıyrılıp, danışan karşısında yalnızca “klinis­yen” rolünde olması gerektiğini dile getirerek, “Terapide paylaşılabilecekler var, paylaşılamayacaklar var. Terapistin kişinin özeline, özrüne ve kutsalına saygı duyması gerekir. Mesela birinin kekemeliği olabilir, bu onun özrüdür. Ya da farklı bir alt kültüre mensup olabilir. Terapist bunu hissettirmemeli. Ön yargılarını vestiyere asmalı. Dışarıda anne, baba, eş, iş insanı, hatta politik kimliği olabilir ama terapide sadece klinisyen kimliğiyle bulunmalı. O role giremeyen, kategorik düşünce yapısına sahip olmayan kişi terapi yapamaz. Her vakayı ayrı değerlendirmek gerekir. Bir gün içinde on farklı vaka görebilirsiniz. Önceki vakayı rafa kaldırmadan yeni vakaya odaklanamazsınız. Bu yüzden yazılı not almak çok değerlidir. Danışan, ‘Benim anlattıklarım önemli, terapistim not alıyor’ duygusunu yaşar. O notlar sonraki seanslarda kullanıldığında güven ilişkisi güçlenir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Nasihatle terapi aynı değil</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, terapiyi nasihatten ayıran temel farkın “yapılandırılmış bir süreç” olması gerektiğini belirterek, “Bazı kişiler nasihat arıyor. Oysa terapi nasihat değildir. Terapi, kişinin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış bir süreçtir. Hedef belirlenir, yol haritası çizilir. Terapist, başlangıçta değerlendirme ölçekleriyle kişinin durumunu ölçer, terapi sonunda da aynı ölçeklerle değişimi gözlemler. Subjektif ve objektif veriler karşılaştırılır. Böylece terapinin somut etkisi izlenir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnsan akışı değiştiremiyorsa bakışı değiştirmeli</strong></p>
<p>Danışanların büyük bölümünün sorunlarını dış etkenlere bağladığını belirten Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Terapiye gelenlerin yüzde 70–80’i problemi dış nedenlere bağlıyor; eşine, topluma, ekonomiye… Oysa insan akışı değiştiremiyorsa bakışını değiştirmelidir. Kişinin psikolojik kaynakları güçlü olsa bile düşünce çarpıtmaları varsa bunları kullanamaz. Zihinsel esneklik kazandırmak terapi sürecinin önemli bir hedefidir. Biz buna ‘kognitif fleksibilite’ diyoruz. Yani sadece A planı değil, B ve C planlarını da görebilmeli insan.”</p>
<p><strong>Ego savaşları ilişkilere zarar veriyor</strong></p>
<p>Aile ve çift terapilerinde sıkça gözlenen durumun “karşı tarafın değişmesini bekleme” olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Yakın ilişkilerde taraflar genellikle birbirini değiştirmeye çalışıyor. Oysa ‘İlişkimizin geleceği için doğru olan nedir?’ sorusunu sormak gerekir. Çoğu kişi ‘Eşim düzelirse ben de düzelirim’ diyor. Her iki taraf da böyle düşününce ego savaşları başlıyor. Değişim önce kendinden başlamalı. Terapi de bu farkındalığı kazandırmakla başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Değişim isteğinin terapiye başlamanın en önemli koşulu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi sürekli eşini, patronunu, çevresini anlatıyor ama kendinden hiç bahsetmiyorsa bu kişi değişim istemiyor demektir. O yüzden terapide ilk hedef değişim motivasyonu oluşturmaktır. Terapiste gitmeyi kabul etmek bile yüzde 50 iyileşme anlamına gelir. Çünkü bu bir olgunluk göstergesidir.” dedi.</p>
<p><strong>Terapide rahatlama değil değişim hedeflenir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, terapi sürecinde “rahatlama” yerine “değişim” hedefinin altını çizerek, “Bazıları ‘Terapiden çıktım, çok rahatladım’ diyor. Oysa terapinin amacı rahatlama değil, değişimdir. Terapi bir basamak gibidir; kişi her seansta bir adım yukarı çıkmalıdır. Amaç belirlenmeli, bağ kurulmalı ve kişiye ödevler verilmelidir. Bu, terapötik sürecin yapıtaşlarından biridir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Terapötik ilişkinin duygusal boyutuna da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Bazı kişiler terapisti bir bağlanma nesnesi olarak görür; annesi, eşi ya da hayatındaki eksik rolün yerine koyar. Buna ‘transferans’ diyoruz. Terapist, böyle bir durumda profesyonel sınırlarını korumalı ve gerekiyorsa danışanı başka bir uzmana yönlendirmelidir. Aksi hâlde terapi bozulur.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, aile içi ilişkilerdeki güç savaşlarına da değinerek, “Bazı kişiler gerçekten ‘hastayı eden’ kişiler oluyor. Ama kişi izin vermezse kimse onu hasta edemez. Kontrol duygusu yüksek, empati yoksunu bireyler karşı tarafı köleleştirmeye çalışıyor. Bu sürdürülebilir değil. Evliliğin ilk dönemlerinde ‘hayır deme becerisi’ kazandırmak çok önemli. ‘Bunu senin için yapıyorum ama doğru değil’ diyebilmek, ilişkileri dengede tutar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Terapinin nihai amacının kişinin kendine tarafsız bakabilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bir insan yaşadığı soruna tarafsız olamıyorsa çözüm üretemez. Hep kendini haklı gören kişi, kendi kör noktasını göremez. Terapide hem danışanın hem terapistin kendi ön yargılarına karşı bağımsız olması gerekir. Gerçek değişim ancak bu farkındalıkla mümkündür.” dedi.</p>
<p><strong>10 seanslık bir terapi almak kişinin kendine yatırımı</strong></p>
<p>Terapiye gitmenin bir “lüks” olarak değil, kişinin ruhsal sağlığına yaptığı orta ve uzun vadeli bir yatırım olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Tabii lüks gibi gözüküyor ama kişi böyle durumlarda kaybedeceği şeyleri düşündüğü zaman, on seanslık bir terapi almak aslında orta-uzun vadeli bir yatırımdır. Bu, ileride birçok hata yapmasını, yalnız kalmasını, depresyona girmesini önler. Her olayı bir travma olarak değil, geliştiren bir deneyim olarak görebilmek mümkündür. Hayatın olumlu ve olumsuz yönlerini birlikte görebilmeli, ama odağı olumludan yana kurabilmeliyiz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Kişinin bunu kendi başına başaramadığı durumlarda “bir bilenden yardım almasının son derece insani ve faydalı” olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Hayat yolunda ilerlerken karşına bir engel çıktıysa ve sen aşamıyorsan, danışırsın. Bu konuda yüzlerce hasta görmüş bir uzman, ‘Bu açıdan bak, şöyle yaparsan düzelir’ diyebilir. Eskiden insanlar bu rehberliği bilge kişilerden alırdı, şimdi bunu mesleki formasyon almış terapistler yapıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Terapi sürecinde kültürel uyumun önemine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Terapi eğitiminin içinde bile bu vurgulanır: Kişinin kültürünü, kimliğini ve değerlerini bilmek gerekir. Danışan kendi değerlerini anlamayan bir terapistten fayda göremez. Kültürüne uygun terapistle çalışan kişi daha hızlı yol alır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ terapinin süresini kısaltacak ama yerini alamaz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın terapi sürecindeki rolünü değerlendirerek, “Yapay zekâdan faydalanılabilir. Terapiste gitmeden önce kişi yapay zekâya sorular sorabilir, düşüncelerini tartabilir. Bu, seans sayısını azaltabilir. Belki on seansta yapılacak terapi altı seansta tamamlanabilir. Ama yapay zekâ bilinçli bir varlık değildir. Onu terapist yerine koyarsanız sizi yönetir, çocuk gibi yönlendirir. O yüzden alınan bilgileri terapistle birlikte değerlendirmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-danisman-mali-musavir-gibi-zorunlu-hale-geldi-611854">Psikolojik danışman, mali müşavir gibi zorunlu hale geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Sığınak Yönetmeliği: Metro, AVM ve Millet Bahçelerine Zorunlu Sığınak Düzenlemesi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-siginak-yonetmeligi-metro-avm-ve-millet-bahcelerine-zorunlu-siginak-duzenlemesi-589780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 09:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avm]]></category>
		<category><![CDATA[bahçelerine]]></category>
		<category><![CDATA[En Az]]></category>
		<category><![CDATA[İl]]></category>
		<category><![CDATA[metro]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[sığınak]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 25 Ağustos 1988 tarihli Sığınak Yönetmeliği’nde kapsamlı değişiklikler yaptı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenleme ile sığınakların türleri, yapım koşulları, zorunlu alanlar ve kullanım esasları yeniden tanımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-siginak-yonetmeligi-metro-avm-ve-millet-bahcelerine-zorunlu-siginak-duzenlemesi-589780">Yeni Sığınak Yönetmeliği: Metro, AVM ve Millet Bahçelerine Zorunlu Sığınak Düzenlemesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sığınak Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile sığınakların tanımı, yapım koşulları, zorunlu olduğu yapılar ve kullanım esasları yeniden düzenlendi. Yeni yönetmelik, hem kamu hem özel sektöre ait yapıların sığınak standartlarını güncellerken, bazı yapı türlerine sığınak yapma zorunluluğu da getirdi.</p>
<p><strong>METROLAR VE ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ GENEL SIĞINAK OLACAK</strong></p>
<p>Yeni düzenlemeye göre yapılacak yeni metrolar, gerektiğinde genel sığınak olarak kullanılmak üzere projelendirilecek. Mevcut metro ve yeraltı raylı sistem tünelleri de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda yapılacak planlamalarla sığınak haline getirilecek. Ayrıca alışveriş merkezleri ile ticari otoparkların bodrum katları da sığınak vasfında projelendirilecek.</p>
<p><strong>MİLLET BAHÇELERİNE EN AZ YÜZDE 3 SIĞINAK ALANI</strong></p>
<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, 15 bin metrekarenin üzerindeki millet bahçelerinde, toplam alanın en az yüzde 3’ü oranında genel sığınak yapılması zorunlu hale getirildi. Daha küçük millet bahçelerinde ise bu zorunluluk, Bakanlık veya AFAD’ın uygun görmesi halinde uygulanacak.</p>
<p><strong>STADYUMLAR VE KAPALI SPOR SALONLARINDA ZORUNLULUK</strong></p>
<p>5 bin kişi ve üzeri seyirci kapasitesine sahip stadyum ve kapalı spor tesisleri, yeni yönetmelik kapsamında sığınak yapmakla yükümlü olacak. Mevcut stadyumlarda ise bodrum katları varsa sığınak olarak düzenlenmesi gerekecek.</p>
<p><strong>SIĞINAKLARIN TEKNİK ŞARTLARI YENİLENDİ</strong></p>
<p>Yönetmelikle birlikte sığınakların yapımına ilişkin teknik koşullar da detaylandırıldı.</p>
<p>Buna göre; kişi başına en az 1 metrekarelik sığınak alanı ayrılacak, sığınakların iç yüksekliği en az 2,40 metre olacak, duvar kalınlıkları en az 60 cm betonarme olacak, nükleer ve kimyasal filtreli havalandırma sistemleri zorunlu hale getirilecek. Resmî binalar ile eğitim ve sağlık tesislerinde sığınakların en az 24 saat kesintisiz elektrik sağlayacak sistemlerle donatılması gerekecek. Sığınaklarda ayrıca uydu telefonu veya acil kablosuz bağlantı (Wi-Fi) altyapısı bulunacak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/11/yeni-siginak-yonetmeligi-metro-avm-ve-millet-bahcelerine-zorunlu-siginak-duzenlemesi-0-tY7r1cEz.gif"></p>
<p><strong>KAYIT VE DENETİM SİSTEMİ GELİYOR</strong></p>
<p>Yeni maddeyle birlikte yapı kullanma izni alınan tüm binalardaki sığınak alanları, mülki idare amirliklerince kayıt altına alınacak. Bu kayıtlar ilgili idareler tarafından Valiliklere (AFAD İl Müdürlükleri) bildirilecek. Sığınaklarda yapılacak esaslı tadilatlar da yine valiliklere bildirilmek zorunda olacak.</p>
<p><strong>MEVCUT BİNALARA GEÇİŞ SÜRESİ: 31 ARALIK 2028</strong></p>
<p>Yönetmelikte yer alan geçici maddeye göre, mevcut yapıların sığınaklrının 31 Aralık 2028 tarihine kadar yönetmelikte belirtilen koşullara uygun hale getirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Kamu kurumlarına ait sığınaklar ve özel sağlık ile eğitim tesislerindeki sığınakların ise derhal kullanıma hazır hale getirilmesi istendi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-siginak-yonetmeligi-metro-avm-ve-millet-bahcelerine-zorunlu-siginak-duzenlemesi-589780">Yeni Sığınak Yönetmeliği: Metro, AVM ve Millet Bahçelerine Zorunlu Sığınak Düzenlemesi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karareis Barajı devreye girdi, Çeşme&#8217;de zorunlu kesintiler bitti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karareis-baraji-devreye-girdi-cesmede-zorunlu-kesintiler-bitti-569144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 09:30:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barajı]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[kesintisi]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569144</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim krizi ve kuraklık nedeniyle Çeşme’de bu yaz yaşanan su kesintileri Karareis Barajı'nın devreye girmesi ile sona erdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karareis-baraji-devreye-girdi-cesmede-zorunlu-kesintiler-bitti-569144">Karareis Barajı devreye girdi, Çeşme&#8217;de zorunlu kesintiler bitti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim krizi ve kuraklık nedeniyle Çeşme’de bu yaz yaşanan su kesintileri Karareis Barajı&#8217;nın devreye girmesi ile sona erdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından barajdan gelen suyun dağıtım şebekesine verilmesi ile birlikte 24 Ağustos 2025 tarihi itibariyle ilçede zorunlu su kesintileri kaldırıldı.</p>
<p>İzmir’in gözde turizm merkezi Çeşme&#8217;de yaz sezonunda yaşanan su sıkıntısı sona erdi. İklim krizine bağlı olarak Kutlu Aktaş Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 5’e kadar düşünce, kuraklık ve azalan su kaynakları nedeniyle alınacak tedbirler kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ilçede 25 Temmuz’da zorunlu su kesintisi uygulaması başlattı. Karareis Barajı ve Salman Göleti yatırımlarının devreye girmesiyle birlikte ise 24 Ağustos itibariyle Çeşme’de zorunlu uygulanan su kesintisi sona erdi.</p>
<p><strong>“Baraj doluluk oranı yüzde 50&#8217;den 5&#8217;e düştü”</strong><br />
İklim krizinin etkilerine değinen İZSU İşletmeler 3. Bölge Dairesi Başkanı Tarık Ada, “Uzun süredir yağışsız kuru hava dönemi yaşamaktayız. Bu durum yeraltı ve yüzey suyu kaynakları rezervlerinin azalmasıyla sonuçlandı. Çeşme ilçemizin su ihtiyacının yüzde 50’sini karşılayan Kutlu Aktaş Barajı&#8217;nda 2023 yılında doluluk oranı yüzde 50 seviyelerinde iken, 2024 yılında bu oran yüzde 40’a, 2025 yılında ise yüzde 5’in altına düştü. Bu sebeple yurttaşlarımızın  uzun vadede suya erişimini sağlayabilmek için 25 Temmuz itibari ile ilçede zorunlu su kesintisi uygulamasına geçilmişti” dedi.</p>
<p><strong>İZSU&#8217;dan 7 kilometrelik iletim hattı</strong><br />
Özellikle yaz aylarında artan nüfus ve hızlı yapılaşma nedeniyle Çeşme&#8217;de mevcut kaynakların yetersiz kaldığının altını çizen Ada, “Bu nedenle Devlet Su İşleri  (DSİ) kontrolünde yürütülen Karareis Barajı ve Salman Göleti Ortak Deposu, İletim Hattı ve Arıtma Tesisi önem kazandı. Biz de Çeşme’ye su ulaştırmak için 7 kilometre iletim hattı döşedik. Saniyede 270 litre arıtma kapasiteli Karareis İçme Suyu Arıtma Tesisi devreye alındı. 23 Ağustos’ta Karareis Barajı&#8217;ndan suyu sisteme verdik, 24 Ağustos sabahı dezenfeksiyon ve basınç testleri tamamlandı. 24 Ağustos’ta, hemen bir gün sonra, teknik ekiplerimiz, iletim sistemine verilen suyun, dezenfeksiyon ve basınç entegrasyon test işlemlerini sonuçlandırarak ilçemizin içme suyuna kavuşmasını sağladı. Bu sayede 24 Ağustos itibari ile zorunlu su kesintisi uygulamasına son verildi” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çeşme’nin içme suyu alt yapısına İZSU’dan 340 milyon liralık yatırım</strong><br />
Çeşme’nin içme suyu altyapısı için bugüne kadar 340 milyon liralık yatırım yaptıklarını söyleyen Ada, “İdaremizce musluklardan akan suyun sağlıklı, kaliteli ve kesintisiz olması için içme suyu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Çeşme&#8217;nin altyapısına yaptığımız toplam 610 milyon liralık yatırımın yarısından fazlası yani 340 milyon lirası içme suyu yatırımı. 2017 yılında başlanan çalışmalar kapsamında 850 kilometre içme suyu şebeke yenileme çalışmasını tamamladık, son 13 kilometrelik kısmı da yaz sezonu sonrası tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tasarruf çağrısı</strong><br />
İzmirlilere suyu tasarruflu kullanma çağrısı da yapan Ada, “Suyun doğal döngüsünün sağlanması, ekolojik dengenin bozulmadan, sürdürülebilir yeraltı ve yüzey suyu disiplinleri ile gelecek nesillere aktarılmasının öneminin bir kez daha hissedildiği bu zamanlarda tüm abonelerimizin içme ve kullanma suyunu korumaya, dikkatli harcamaya devam etmelerini bir kez daha hatırlatıyoruz” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karareis-baraji-devreye-girdi-cesmede-zorunlu-kesintiler-bitti-569144">Karareis Barajı devreye girdi, Çeşme&#8217;de zorunlu kesintiler bitti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangın facialarına karşı 250 sayfalık taslak rapor hazırlandı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yangin-facialarina-karsi-250-sayfalik-taslak-rapor-hazirlandi-566558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 07:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[lazım]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[uçan]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Öğretim Görevlisi Abdurrahman İnce liderliğindeki 30 kişilik akademisyen ve uzmanlardan oluşan ekibin, kaynak ve benzeri "sıcak çalışma" işlemleri için hayati önem taşıyan kuralların yasal zorunluluk haline getirilmesi amacıyla kapsamlı bir taslak rapor hazırladığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yangin-facialarina-karsi-250-sayfalik-taslak-rapor-hazirlandi-566558">Yangın facialarına karşı 250 sayfalık taslak rapor hazırlandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan,<strong> </strong>Öğretim Görevlisi Abdurrahman İnce liderliğindeki 30 kişilik akademisyen ve uzmanlardan oluşan ekibin, kaynak ve benzeri &#8220;sıcak çalışma&#8221; işlemleri için hayati önem taşıyan kuralların yasal zorunluluk haline getirilmesi amacıyla kapsamlı bir taslak rapor hazırladığını duyurdu.</p>
<p><strong>Bilim insanları, kalıcı çözüm için harekete geçti </strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&#8217;na teslim edilmek üzere bir çalışma yaptıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:</p>
<p>“İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye müdürlüğünde eğitmen olarak çalışmış olan, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi Abdurrahman İnce başkanlığında 30 kişilik akademisyen, sanayide bu işi yapan uzmanlar ve Bakanlıktan birkaç arkadaşın da desteğiyle böyle bir çalışma yaptık. Buradaki amacımız şu: Özellikle birçok yangından sonra bizi çağırıyorlar. Biz basında bunlarla ilgili fikirlerimizi söylüyoruz. Fakat bunun olmaması lazım. Bizim daha önceden bir bilim adamı olarak, bir çalışma ekibi olarak neler yapılacağını söylememiz lazım ve bunlara göre de aksiyon alınması lazım ki bu olaylarla karşılaşmayalım. İşte 29 kişinin öldüğü bar yangını. Orada barın en yoğun olduğu anda barda bin kişi olduğunda yangın başlasaydı, çok fazla kişi ölecekti. O kadar büyük problemli olan bir yangındı. Haydarpaşa Garı&#8217;nın çatısı yangını, Galatasaray Üniversitesi yangını bu şekilde Sıcak Çalışma İzni Yönetmeliğimiz olsaydı ve doğru uygulansaydı önlenirdi.”</p>
<p><strong>Taslağın temelini, ABD&#8217;de 60 yıldır uygulanan yönetmelikler oluşturuyor</strong></p>
<p>Hazırladığımız çalışmanın temelini, ABD&#8217;de 60 yıldır uygulanan ve 8 kez güncellenen Ulusal Yangından Korunma Ajansı (NFPA) yönetmeliklerinin oluşturduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Türkiye&#8217;de bu konuda büyük bir yasal boşluk olduğunu vurguladı. Mevcut durumun inisiyatife dayalı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sıcak çalışma yapılacağı zaman, kaynak veya başka sıcak çalışma yapılacağı zaman, 60 yıl önce Amerika bir yönetmelik getirmiş ve bunu uygulamadan kesinlikle sıcak çalışma izni vermiyorlar. Biz diyoruz ki bunu Türkiye&#8217;de uyarlayalım. Şu anda (Türkiye&#8217;de) zorunlu olarak bir sıcak izin yapılacaksa, kaynak yapılacaksa veya başka bir sıcak çalışma yapılacaksa böyle bir izin prosedürümüz olmadığı için işte bar yangınında alev tutuştuğu an yangın bir anda büyümektedir.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Türkiye&#8217;de bu konuda büyük bir yasal boşluk olduğunu ifade ederek, “Amerika&#8217;da 60 yıldır uygulanan Ulusal Yangından Korunma Ajansı (NFPA) yönetmeliklerini tercüme ettik. Aynı zamanda yurt dışında, diğer ülkelerde, Japonya’da, Avrupa’nın diğer ülkelerinde nasıl uygulamalar yapıyor, onları da tercüme ederek derli toplu bir taslak haline getirdik. Bunu Bakanlığa sunduk. Bizim buradaki amacımız Bakanlığın bunu zorunlu olarak herkesin uygulayacağı mevzuata yerleştirilmesi.” diye konuştu.</p>
<p><strong>11 metre kuralı hayat kurtarıyor!</strong></p>
<p>Önerdikleri yönetmeliğin temelinde yatan basit ama hayat kurtaran kurallara da dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Sıcak çalışmayı yapacağın yerin 11 metre etrafında hiçbir yanıcı maddenin olmaması lazım. Eğer yanıcı maddeyi kaldıramıyorsan onu yanmayacak bir perdeyle kapatman lazım. Beşiktaş’taki bar yangınında 11 metre etrafında öyle bir koruma önlemi yapılsaydı, yangın başlamayacaktı. Bir sıcak çalışma yapılacaksa orada yangın söndürmeyi bilen bir kişiyi dolu bir yangın tüpüyle beklemeli. Böylece o kişi yangın çıktığı an yangını durduracaktır. Yangının olmaması için gerekli hazırlıkların önceden yapılması lazım.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yapılması zorunlu yönetmelik haline gelmeli</strong></p>
<p>Hazırladıkları 250 sayfalık çalışmanın bir &#8220;rehber&#8221; veya &#8220;kılavuz&#8221; olarak kalmasının yeterli olmayacağını, &#8220;yapılması zorunlu&#8221; bir yönetmelik haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, sözlerini şöyle noktaladı:</p>
<p>“Bizim istediğimiz zorunlu olarak uygulanacak bir yönetmelik yani. ‘Bunu yapmadan bu çalışmaya başlayamazsın’ denmelidir. Eğer başlarsan buradan olacak çok büyük ölümlü kazada doğrudan doğruya bu izni olmadan başlatan kişiler ve yönetim sorumlu olacaktır. Biz yaşanan üzücü olayların akabinde televizyonlara çıkmak istemiyoruz artık. İstediğimiz böyle bir zorunlu iş izin sisteminin Türkiye&#8217;de de yerleştirilmesidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kendilerine ilettiğimiz bu taslak çalışmayı da göz önüne alarak ‘Sıcak Çalışma İzin Yönetmelik ‘çalışması yaparak yürürlüğe koyması gerekmektedir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yangin-facialarina-karsi-250-sayfalik-taslak-rapor-hazirlandi-566558">Yangın facialarına karşı 250 sayfalık taslak rapor hazırlandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekimler İçin Zorunlu Sigortada Yeni Dönem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hekimler-icin-zorunlu-sigortada-yeni-donem-561960</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[hekimler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[sigortada]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561960</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın teminat ve prim tutarlarını yeniden belirledi. Güncellenen düzenleme, 1 Kasım 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekimler-icin-zorunlu-sigortada-yeni-donem-561960">Hekimler İçin Zorunlu Sigortada Yeni Dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 21 Temmuz 2010 tarihli ve 27648 sayılı Resm&icirc; Gazete’de yayımlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ’de (2010/1) değişiklik yaptı.</p>
<p>Yeni düzenlemeyle, hekimlerin mesleki faaliyetleri sırasında oluşabilecek hatalardan kaynaklanan tazminat taleplerine karşı sağlanan sigorta teminatları ve prim tutarları güncellendi.</p>
<p>Buna göre, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nda her bir olay için azami teminat tutarları yeniden belirlendi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/hekimler-icin-zorunlu-sigortada-yeni-donem-0-8ITrcuPN.jpeg"></p>
<p>Sözleşme kapsamında ödenecek toplam tazminat miktarı ise 9 milyon TL’yi aşamayacak. Ayrıca, prim tutarları risk gruplarına göre yeniden düzenlendi ve &ldquo;Prim Tutarları (4. Basamak)&rdquo; tablosu güncellendi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/hekimler-icin-zorunlu-sigortada-yeni-donem-1-KQPDCvZQ.jpeg"></p>
<p>Yeni tebliğ, 1 Kasım 2025 tarihinde yürürlüğe girecek ve uygulamadan SEDDK Başkanı sorumlu olacak.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekimler-icin-zorunlu-sigortada-yeni-donem-561960">Hekimler İçin Zorunlu Sigortada Yeni Dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anaokulu Katkı Payı Zorunlu mu ?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anaokulu-katki-payi-zorunlu-mu-559438</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 09:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[payı]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anaokulu katkı payı zorunlu mu ? Okul Öncesi Eğitim (anaokulu) için velilerden istenen katkı payları, anne ve babaların tepkisine yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anaokulu-katki-payi-zorunlu-mu-559438">Anaokulu Katkı Payı Zorunlu mu ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anaokulu katkı payı zorunlu mu ? Okul Öncesi Eğitim (anaokulu) için velilerden istenen katkı payları, anne ve babaların tepkisine yol açtı.</p>
<p>“Hangi eğitim ücretsizdi” diyen ebeveynler,  “Katkı payı dışında temizlik için de alınması gereken uzun bir alışveriş listeyi veriyorlar. Bu nasıl parasız eğitim” diye isyan etti.</p>
<p>İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin okul öncesi eğitim kurumlarında 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için katkı paylarını belirleyen resmi yazışmaları ve karar tutanağına ilişkin belgeler ortaya çıktı. Belgelerde, anaokulu, uygulama sınıfı ve anasınıfı düzeyinde belirlenen taban ve tavan ücretler ile veli sözleşmesine dair önemli ayrıntılar yer aldı.</p>
<p><b><strong>Okul Öncesi Eğitime Katkı Payı Belli Oldu: Ücretsiz Temel Eğitim, Ücretli Hizmetler</strong></b></p>
<p>İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Valilik Makamı’na sunulan ve 09 Mayıs 2025 tarihli Katkı Payı Tespit Komisyonu Kararı’na dayanan yazıda, okul öncesi eğitim hizmetlerinin esasen ücretsiz olduğu, ancak öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik sunulan ek hizmetlerin (beslenme, bakım, temizlik, vb.) ücretlendirilebileceği belirtildi.</p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne atıfta bulunulan yazıda, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında İzmir genelinde uygulanacak katkı paylarının belirlenerek okul ve velilere duyurulması istendi.</p>
<p><b><strong>Katkı Payı Tavanı 2.400 TL’ye Çıktı</strong></b></p>
<p>İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde 09.05.2025 tarihinde toplanan komisyonun karar tutanağında katkı paylarına dair detaylar şu şekilde belirlendi:</p>
<p><b><strong>2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Katkı Payı Ücretleri:</strong></b></p>
<table>
<thead>
<tr>
<th>Okul Türü</th>
<th>Taban Ücret</th>
<th>Tavan Ücret (Yemeksiz)</th>
<th>Tavan Ücret (Yemekli)</th>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Bağımsız Anaokulları</td>
<td>0 TL</td>
<td>1.300 TL</td>
<td>2.400 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>İlkokul/Ortaokul/Lise Bünyesindeki Anasınıfları</td>
<td>0 TL</td>
<td>1.300 TL</td>
<td>2.400 TL</td>
</tr>
<tr>
<td>Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri Bünyesindeki Uygulama Sınıfları</td>
<td>0 TL</td>
<td>1.300 TL</td>
<td>2.400 TL</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ayrıca, yönetmelik gereği şehit ve gazi çocuklarına kontenjanın %10’u oranında öncelik tanınacağı vurgulandı.</p>
<hr/>
<p><b><strong>Velilere Sözleşme İmzalatılacak</strong></b></p>
<p>İzmir’de yer alan Şükrü Seher Ergül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile veliler arasında yapılacak olan “Okul Öncesi Veli Sözleşmesi” örneği de belgeler arasında yer aldı. Sözleşmede şu hususlar dikkat çekiyor:</p>
<ul>
<li>Veliler, belirlenen eğitim türüne uymakla yükümlü olacak.</li>
<li>Aylık ücret 1.300 TL olarak belirlendi (yemeksiz).</li>
<li>Devamsızlık ya da bulaşıcı hastalık durumlarında rapor sunulması halinde ücret alınmayabilecek.</li>
<li>Öğrencinin okuldan ayrılması ya da gelmemesi durumunda ücret iadesi yapılmaz.</li>
<li>Veliler çocuklarının hijyen, giyim, oyuncak gibi ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumludur.</li>
<li>Okul öncesi etkinliklerde alınacak ücret, veli onayıyla uygulanabilir.</li>
</ul>
<p><b><strong>Ek Notlar ve Hukuki Bağlayıcılık</strong></b></p>
<p>Sözleşme 18 madde olarak düzenlenmiş olup, Ankara ilindeki mahkemeler yetkili kılınmıştır. Okul yönetimi gerektiğinde ek madde ekleyebilir; ancak bu maddeler yönetmeliğe aykırı olamaz.</p>
<p><b><strong>Ailelerin Dikkatle İncelemesi Gereken Bir Süreç</strong></b></p>
<p>İzmir’deki okul öncesi velilerini yakından ilgilendiren bu karar ve sözleşme örnekleri, 2025-2026 eğitim-öğretim dönemine hazırlık niteliği taşırken, ailelerin hak ve yükümlülüklerini detaylı şekilde anlamaları önem taşıyor. Belirlenen katkı payları, özellikle yemekli eğitim modellerinde aylık 2.400 TL’ye kadar çıkarken, bu ücretler devlet okullarında uygulanan maksimum sınır olarak dikkat çekiyor. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anaokulu-katki-payi-zorunlu-mu-559438">Anaokulu Katkı Payı Zorunlu mu ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Su Kesintisi: Zorunlu Kesinti ve Saatleri Açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-su-kesintisi-zorunlu-kesinti-ve-saatleri-aciklandi-557415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 08:20:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[kesinti]]></category>
		<category><![CDATA[kesintisi]]></category>
		<category><![CDATA[saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557415</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi kuraklık ve artan su tüketimi nedeniyle Çeşme’de su kesintisine başlayacağını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-su-kesintisi-zorunlu-kesinti-ve-saatleri-aciklandi-557415">Çeşme Su Kesintisi: Zorunlu Kesinti ve Saatleri Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi kuraklık ve artan su tüketimi nedeniyle Çeşme’de su kesintisine başlayacağını duyurdu. 25 Temmuz’dan itibaren her gece 23.00-06.00 saatleri arasında ilçenin tamamında periyodik kesinti uygulanacak. İZSU Genel Müdürlüğü ise vatandaşları su tasarrufuna davet etti.</p>
<p>İzmir’in turizm ilçesi Çeşme’de, su kaynaklarında yaşanan ciddi azalma nedeniyle İZSU zorunlu su kesintisi uygulamasını hayata geçiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi yaşanan kuraklık, azalan yağışlar ve yaz sezonuyla birlikte artan nüfusun etkisiyle, ilçedeki su ihtiyacının mevcut kaynaklarla karşılanmasında kritik bir noktaya gelindiğini duyurdu. Bu kapsamda İZSU tarafından alınan kararla, 25 Temmuz 2025 Cuma günü saat 23.00 ile 26 Temmuz Cumartesi günü saat 06.00 arasında olmak üzere, Çeşme genelinde 7 saatlik zorunlu su kesintisi uygulanacak. Açıklamada, bu uygulamanın sonraki günlerde de aynı saat aralıklarında periyodik olarak sürdürüleceği belirtildi.</p>
<p><strong>%5’in altına geriledi</strong></p>
<p>İlçenin ana su kaynaklarından biri olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda su rezervi %5’in altına geriledi. Artan su tüketimi, iklim değişikliğinin etkilerinin yanı sıra özellikle yaz aylarında su ihtiyacı pik seviyelere ulaştı.</p>
<p><strong>Vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri, bu sürecin hem mevcut su kaynaklarının korunması hem de altyapının dengelenmesi açısından kaçınılmaz olduğunu vurgularken, vatandaşlara su tasarrufu konusunda azami duyarlılık çağrısında bulundu. Yetkililer, “Su artık daha kıymetli. Çeşme’de yaşayan tüm vatandaşlarımızdan bu geçici sürece destek vermelerini ve günlük yaşamlarında tasarruflu kullanım alışkanlıklarını benimsemelerini önemle rica ediyoruz. Suyumuzu birlikte koruyacağız” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-su-kesintisi-zorunlu-kesinti-ve-saatleri-aciklandi-557415">Çeşme Su Kesintisi: Zorunlu Kesinti ve Saatleri Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Kaybında İmplant Zorunlu mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-kaybinda-implant-zorunlu-mu-557195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 06:55:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[kaybında]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, diş implantlarının uygulanma süreci, ömrü, çene kemiği erimesi ve diş kaybı ile ilgili riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-kaybinda-implant-zorunlu-mu-557195">Diş Kaybında İmplant Zorunlu mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, diş implantlarının uygulanma süreci, ömrü, çene kemiği erimesi ve diş kaybı ile ilgili riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uzun süre dişsiz kalan hastalarda ciddi çene kemiği erimesi meydana geliyor!</strong></p>
<p>Çene kemiklerinin erimesinin farklı sebepleri olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Basit bir diş çekiminden sonra bile beyin, ‘biz orayı artık kullanmıyoruz dolayısıyla yıkıma başlayabiliriz’ gibi bir komut veriyor. Bu nedenle uzun süre dişsiz kalan hastalarda ciddi anlamda bir çene kemiği erimesiyle karşılaşılıyor.” dedi.</p>
<p>İmplant yapım aşamalarından bahseden Altop, “Çene kemiğinin hacmi standart implant yapımı için uygun değilse o zaman zigomatik, kemikten ve bunun yan duvarından destek alacak şekilde bir tasarım yapılır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ağız hijyeni ve sigara kullanımı, implant enfeksiyon riskini etkiler! </strong></p>
<p>Hareketli protezlerin implantın alternatifi değil, mecburiyet olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “İnsan ömrü uzadığı için o hareketli ve konforsuz dişlerle de uzun yıllar yaşamak istemiyor insanlar. Dolayısıyla sabit bir protez beklentisi oluyor.” dedi.</p>
<p>Daha iyi bir çiğneme fonksiyonu isteyen ve estetik açıdan da daha yüksek beklentileri olan hastalara, kişiye özel tasarlanan implant tedavisi uygulandığını kaydeden Altop, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Kanal tedavili dişlerde apse gibi bazı sorunlar görülebiliyor ama implantlar zaten sağlıklı kemiğin içerisine yapıldığı için rutin bir takip gerekli. Ancak hastanın ağız hijyeni çok kötüyse, çok yoğun sigara kullanımı varsa, bir takım başka faktörlerle birlikte nasıl diş kaybı meydana gelebiliyorsa implantta da yine o tipte bir enfeksiyon meydana gelebilir.”</p>
<p><strong>İmplant tedavisi, kişiye özel uygulanır!</strong></p>
<p>Çene kemiği erimesine genetik faktörler, kontrolsüz diyabet, erken yaşta diş kayıpları, sendromlar veya travmaların neden olabileceğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bir tümör operasyonu ya da bir kist operasyonu da o bölgedeki kemik kaybına neden olabiliyor.” dedi.</p>
<p>İmplant uygulamasının 3 boyutlu bir tomografi analizi ile başladığını dile getiren Altop, “Kemik yüzeyi ile diş etinin arasına yerleştirilecek implantlar için 3 boyutlu bir tomografi analizi yapılır ve kemiğin en uygun olduğu noktalar analiz edilir. Yani en yoğun olduğu, anatomik oluşumlardan uzak olan ve vidaların en uygun nokta atışı yerleri tespit edilir. Sonrasında da kişiye özel olarak üretimi yapılır. Birkaç haftalık bekleme süresinin ardından genel anestezi altında bir operasyonla hastalara uygulanır. Aynı seansta geçici diş de yine aynı şekilde yapılabiliyor. 3 hafta sonrasında da yumuşak doku tamamen iyileştikten sonra da esas kalıcı dişler hastalara uygulanabiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ciddi kemik yıkımı varsa standart implant yapılamaz, ileri cerrahi yöntemler gerekebilir!</strong></p>
<p>Diş kaybının belirtisi olabilecek durumlara değinen Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bir dişin kaybına sebep olan şeyler, derin çürük gibi enfekte bir takım oluşumlar ve kırık dişler olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Her diş kaybının implant gerektirdiğine işaret eden Altop, “Ancak kırık dişle uzun süre yaşıyor olmak o bölgede bir enfeksiyonu da aynı zamanda başlatabilir ve kemikte bir yıkıma sebep olabilir. Konumuz aslında standart implant yapabiliyor olmak. Fakat bölgede çok ciddi bir yıkım oluştuysa o zaman mevcut haliyle implant yapılamıyor. Başka seçeneklerin değerlendirilmesi gerekiyor. Kemik ekleme ameliyatı, zigomatik implant gibi ya da bu tipte son 5 yıldır dünyada tekrar gündeme gelen subperiostal implant gibi daha ileri cerrahi işlemlere geçmek durumunda kalınabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İmplantların ömrü ortalama 20 yıl! </strong></p>
<p>İmplantların ömür boyu kullanılabileceğini söylemenin doğru olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Ortalama sağkalım süresi yaklaşık 20 yıl civarındadır. Ancak bu süre; hastanın yaşı, sistemik hastalıkları ve ağız bakımına gösterdiği özen gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.” dedi.</p>
<p>İmplant tedavisinin ilk bakışta maliyetli gibi görünse de, sağladığı çiğneme konforu, estetik katkısı ve psikolojik etkileri göz önüne alındığında uzun vadede değerli bir yatırım olduğunu kaydeden Altop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Diş sıkmak, tek başına diş kaybına yol açmaz ancak mikro travmalara neden olarak diş yüzeylerinde aşınmalara yol açabilir. Bu nedenle diş sıkmak, diş kaybı için hazırlayıcı bir faktör olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>Kök hücre ve genetik çalışmalar gibi biyoteknolojik gelişmeler hâlen araştırma aşamasındadır. Ancak önümüzdeki 20-25 yıl içinde, hastaların suya koyarak kullandığı hareketli protezlere ihtiyaç duymayacağı öngörülüyor.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-kaybinda-implant-zorunlu-mu-557195">Diş Kaybında İmplant Zorunlu mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşyerlerinde Klima Bakımı Artık Zorunlu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isyerlerinde-klima-bakimi-artik-zorunlu-554837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 10:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[işyerlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kapalı alanlarda klima kullanımı arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Klima sistemlerinin bakım ve temizliği yalnızca cihazların verimli çalışması için değil, aynı zamanda kapalı ortamlarda bulunan bireylerin sağlığının korunması için de kritik bir ihtiyaçtır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isyerlerinde-klima-bakimi-artik-zorunlu-554837">İşyerlerinde Klima Bakımı Artık Zorunlu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle işyerlerinde kullanılan klima sistemlerinin periyodik bakımı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenin sorumlulukları arasında yer almaktadır.&rdquo; dedi.</p>
<p>İşyeri ortamında bulunan havalandırma ve klima sistemlerinin periyodik kontrolünün, İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği kapsamında düzenlendiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, &ldquo;Filtre temizliği genellikle ayda bir, sistemin genel bakımı ise yılda en az bir kez yapılmalıdır. Ancak ortamın özelliklerine göre bu sürelerin kısaltılması gerekebilir.&rdquo; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İSG MEVZUATINA GÖRE KLİMA DENETİMİ NASIL OLMALI?</strong></p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) mevzuatına göre işverenlerin, çalışanların sağlığını tehdit edebilecek tüm riskleri önlemekle yükümlü ve bu kapsamda işyerlerinde kullanılan klima ve havalandırma sistemlerinin düzenli kontrol ve bakımı yasal bir sorumluluk olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, &ldquo;6331 sayılı Kanun ve İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği uyarınca bu sistemlerin, konusunda yetkin kişilerce periyodik olarak denetlenmesi, yapılan işlemlerin belgelenerek kayıt altına alınması gerekir. Ayrıca özellikle çalışan yoğunluğu yüksek kapalı ortamlarda karbondioksit (CO&#8322;), partikül madde (PM), nem oranı ve sıcaklık gibi hava kalitesi parametrelerinin düzenli aralıklarla ölçülmesi, ortamın solunabilirlik açısından güvenliğini değerlendirmek açısından önemlidir. Bu ölçümler, iş hijyeni laboratuvarları veya işveren yetkilendirilmiş kişilerce gerçekleştirilmelidir. Klima sistemlerinden kaynaklı mikrobiyolojik, kimyasal veya alerjen riskler ise işyerinin genel risk değerlendirmesine entegre edilmeli; bakım sürecinde görevli personelin maruz kalabileceği tehlikelere karşı alınacak önlemler açıkça tanımlanmalıdır. Bu süreçlerin ihmali, yalnızca teknik bir eksiklik değil, aynı zamanda çalışan sağlığını riske atan ciddi bir hukuki sorumluluktur.&rdquo; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/isyerlerinde-klima-bakimi-artik-zorunlu-0-2HYI5Ovv.jpeg"></p>
<p><strong>KİRLİ FİLTRELER SOLUNUM YOLU RAHATSIZLIKLARINI TETİKLEYEBİLİR</strong></p>
<p>Temizlenmemiş filtrelerin zamanla toz, bakteri, mantar, virüs ve polen gibi zararlı partikülleri biriktirdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, &ldquo;Bu birikim, solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyebilir ve çalışanlarda baş ağrısı, halsizlik, göz yanması gibi belirtilere yol açabilir. Özellikle Lejyonella bakterisi gibi patojenler, uygun şekilde bakımı yapılmayan klima sistemleri üzerinden bulaşabilir.&rdquo; dedi</p>
<p>Klima temizliği yapan çalışanların, temizlik sırasında ortaya çıkabilecek biyolojik ve kimyasal risklere karşı korunması gerektiğini de vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, &ldquo;Bu süreçte kişisel koruyucu donanımların kullanımı zorunludur. Klima bakımı sırasında çalışanların, kimyasal maddelere ve havada asılı kalan partiküllere karşı korunmaları için FFP2 veya FFP3 düzeyinde solunum maskesi, kimyasala dayanıklı nitril eldiven, gözlük veya yüz siperliği ile antistatik özellikli tulum ya da tek kullanımlık iş elbisesi kullanmaları gerekmektedir.&rdquo; diye konuştu.</p>
<p><strong>BAKIMI YAPILMAMIŞ KLİMALAR ORTAM SICAKLI&#286;INI YETERİNCE DÜŞÜREMEZ </strong></p>
<p>Temizlik maddelerinin içeriğinde yer alan güçlü kimyasalların, cilt ve solunum yolu üzerinden emilerek çalışan sağlığını tehdit edebileceğini de söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, &ldquo;Bu nedenle yalnızca uygun kişisel koruyucular değil, aynı zamanda iyi havalandırılmış alanlarda çalışma düzeni sağlanmalıdır. Bakımı yapılmamış klimalar, yaz aylarında ortam sıcaklığını yeterince düşüremez. Bu durum çalışanların termal konforunu olumsuz etkiler, dikkat dağınıklığına, performans düşüşüne ve sıcak stresine yol açabilir. İşyeri ortam koşullarının uygunluğu, çalışan verimliliği ve iş kazalarının önlenmesi açısından doğrudan ilişkilidir&rdquo; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isyerlerinde-klima-bakimi-artik-zorunlu-554837">İşyerlerinde Klima Bakımı Artık Zorunlu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden kentsel dönüşüm süreçleriyle ilgili zorunlu açıklama:</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesinden-kentsel-donusum-surecleriyle-ilgili-zorunlu-aciklama-552336</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 12:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[süreçleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552336</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki bazı kentsel dönüşüm alanlarında sürdürülen projeler ve bu projelerle bağlantılı kooperatifler konusunda kamuoyuna yansıtılan bazı açıklamalarla ilgili bilgilendirme ve düzeltme yapma ihtiyacı doğmuştur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesinden-kentsel-donusum-surecleriyle-ilgili-zorunlu-aciklama-552336">İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden kentsel dönüşüm süreçleriyle ilgili zorunlu açıklama:</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki bazı kentsel dönüşüm alanlarında sürdürülen projeler ve bu projelerle bağlantılı kooperatifler konusunda kamuoyuna yansıtılan bazı açıklamalarla ilgili bilgilendirme ve düzeltme yapma ihtiyacı doğmuştur. Devam eden hukuki süreçlere ilişkin hassasiyet nedeniyle sadece belediyemize ve belediye başkanımıza yönelik haksız ve suçlayıcı ifadelere karşı gerçekleri hatırlatmak dışında bir amacımız olmadığını özellikle vurgulamak isteriz.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Ağustos 2012’de Gaziemir Aktepe Emrez’de, Eylül 2012’de Karabağlar Uzundere’de, Ekim 2012’de Karşıyaka Örnekköy’de farklı büyüklüklerde alanları bölgesel kentsel dönüşüm alanları olarak belirlemiş ve ilan etmişti. Daha sonra bölgede tapusu olan hak sahipleriyle yapılan uzlaşma görüşmelerini takiben, Aktepe Emrez 2 etap, Karabağlar Uzundere 4 etap ve Karşıyaka Örnekköy 7 etap olarak projelendirilmişti.</p>
<p>2024 yılının nisan ayında görevi devraldığımız güne kadar; Uzundere 1. ve 2. Etap, Örnekköy 1. ve 2. etapların yapımı müteahhitler aracılığıyla tamamlanmış ve hak sahiplerine teslim edilmiş durumdaydı. Gaziemir 2. Etap ve Örnekköy 5. Etaplar belediyemizce ihale ile müteahhitlere verilmiş ve inşaatları devam etmekteydi. Uzundere 3. ve 4. Etap, Örnekköy 3. ve 4. Etap ile Gaziemir Aktepe Emrez’de 1. Etap inşaatların yapımı İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle yapılan bir protokolle İzbeton’a devredilmiş, İzbeton ise bu etapların yapımı için geliştirilen bir kooperatif modeli üzerinden, buna yönelik kurulan 5 ayrı kooperatifle sözleşme imzalamış durumdaydı.</p>
<p>Gaziemir 2. Etap ve Örnekköy 5. Etap projeler sözleşme kapsamında belirlenen iş programına uygun bir şekilde müteahhitlerce yapımı uygun şekilde devam etmekteydi ve halen de bir aksama söz konusu değildir.</p>
<p><strong>   Kooperatiflerin yüklenici olduğu projelerin şantiye alanlarında Nisan 2024’te yapılan tespitler ise şöyleydi:</strong></p>
<ol>
<li>Örnekköy 3. Etap proje yüzde 19 seviyesindeydi ve şantiyede sürmekte olan herhangi bir faaliyet tespit edilmedi.</li>
<li>Örnekköy 4. Etap proje, yüzde 31 seviyesindeydi. Şantiyede sürmekte olan herhangi bir faaliyet tespit edilmedi.</li>
<li>Uzundere 3. Etap proje yüzde 4 seviyesindeydi. Kısmi olarak ruhsatlar alınmamış durumdaydı. Şantiyede herhangi bir faaliyet tespit edilmedi.</li>
<li>Uzundere 4. Etap projede yapım başlamamış, ruhsat alınmamış durumdaydı ve herhangi şantiye organizasyonu da tespit edilmedi.</li>
<li>Gaziemir 1. Etap projede, inşaat yapımı yüzde 8 seviyesindeydi, şantiyede herhangi bir faaliyet mevcut değildi.</li>
</ol>
<p>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belediyemize yazmış olduğu tespit, uyarı ve durdurma talimatı yazısı, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 2024’ün haziran ve temmuz aylarında belediyemizde yapmış olduğu inceleme ve tespitleri sonrasında kooperatiflerle ilgili idari ve hukuki sorunlar olduğu anlaşılmış, aynı yılın temmuz ayında kooperatiflerin proje alanlarının belediyemize iadesi istenmiştir.</p>
<p>Mahkeme tespitleri, hukuki süreçler, itirazlar ve engellemeler nedeniyle bir süre inşaatlarla ilgili zorunlu olarak bekleme sürecine girilmiş, bu süreç boyunca hak (tapu) sahiplerine ve kooperatif yönetimlerine bu projeleri belediye eliyle tamamlama kararlılığında olduğumuz defaatle ifade edilmiştir.</p>
<p>Hukuki süreçlerin tamamlanmasını takiben 2024’ün Aralık ayında Örnekköy 3. ve 4. Etap projeler ihale edilmiş, inşaat tekrar başlatılmış ve halen planlandığı şekilde yapım devam etmektedir. Uzundere 3. Etap ruhsatları tamamlanmış, 4. Etap ruhsat işlemleri sonuçlanma, Uzundere ve Gaziemir etaplarının ihale süreçleri tamamlanma aşamasındadır.</p>
<p>Bu bilgiler ışığında düzeltmek isteriz ki; kooperatifler eliyle yapımları üstlenilmiş olan kentsel dönüşüm projelerinin tamamında yapımın gecikmesi, aksaması, durması gibi sorunlar biz göreve gelmeden önceki dönemde yaşanmıştır ve bu döneme bizim herhangi olumsuz etki yapmamız imkan dahilinde değildir.</p>
<p>2024 yılının nisan ve temmuz ayları arasında kooperatiflerin inşaatları devam ettirmesini engelleyecek hiçbir kararımız olmamasına rağmen bu dönemde inşaatlar ilerlememiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni denetleyen kişi ve kurumların tespitleri ve talimatları ile kooperatiflerin inşaatları taahhüt edilen sürede tamamlayamayacaklarına dair değerlendirmeler nedeniyle kentsel dönüşüm projelerinin yapımının tekrar kurumumuz ve şirketimiz İzbeton’un yapacağı ihaleler ile tamamlanması kararı verilmiştir.</p>
<p>Yaşanan her türlü aksaklık ve gecikme nedeniyle büyük bir rahatsızlık ve üzüntü duymakla beraber, bu projelerin bir an önce tamamlanıp teslim edilmesi dışında bir gayemiz ve çabamız yoktur. Kentsel dönüşüm projelerimizi en kısa sürede tamamlayacak, hak sahiplerine konutlarını teslim edeceğiz. Kooperatif üyelerinin mağduriyetlerini önlemek adına üzerimize düşeni hukuk ve mevzuat kuralları çerçevesinde yapacağız.</p>
<p>Kamuoyunun dikkatine saygılarımızla sunarız…</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesinden-kentsel-donusum-surecleriyle-ilgili-zorunlu-aciklama-552336">İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden kentsel dönüşüm süreçleriyle ilgili zorunlu açıklama:</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli yolculuk için tüm taksilerde teknoloji zorunlu olmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-yolculuk-icin-tum-taksilerde-teknoloji-zorunlu-olmali-441275</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2024 15:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[taksilerde]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441275</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de taksi şoförü Oğuz Erge’nin öldürülmesi, taksilerdeki güvenlik sorununu yeniden gündeme getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-yolculuk-icin-tum-taksilerde-teknoloji-zorunlu-olmali-441275">Güvenli yolculuk için tüm taksilerde teknoloji zorunlu olmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İzmir’de taksi şoförü Oğuz Erge’nin öldürülmesi, taksilerdeki güvenlik sorununu yeniden gündeme getirdi. </strong></p>
<p><strong>Taksicilik mesleğinin güvenliğinde trafik stresi, çalışma saatlerinin yoğunluğu, dinlenme saatlerinin azlığı, sosyal güvenceye sahip olmamaları ve son zamanlarda gündeme gelen müşteri zorbalığı ve şiddeti gibi durumların öne çıktığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, gelişen teknolojinin imkanlarından yararlanarak güvenliğin arttırılabileceğini ve teknolojik uygulamaların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması için bu konuda taksi şoförlerine eğitimler ve bilinçlendirme programları yapılması gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, taksicilerin güvenliği konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Son zamanlarda gündeme gelen müşteri zorbalığı/şiddeti gibi durumlar öne çıkıyor.”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, geçtiğimiz günlerde İzmir’de yaşanan olayın ardından taksicilik yapanların güvenliği konusu gündeme geldiğini hatırlatarak, “Ulaşım sektöründe taksicilik mesleğinin güvenliğinde trafik stresi, çalışma saatlerinin yoğunluğu, dinlenme saatlerinin azlığı, sosyal güvenceye sahip olmamaları ve son zamanlarda gündeme gelen müşteri zorbalığı/şiddeti gibi durumlar öne çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Taksi şoförlerinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesinin önemine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, “Böylelikle taksi şoförlerinin iş güvenliği hakları yasal açıdan korunabilir olacaktır.   Bununla birlikte kayıt dışı çalışmanın önlenmesi için denetimlerin sıklaştırılması ve yaptırımların uygulanması önem arz etmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Gelişen teknolojinin imkanlarından yararlanarak güvenlik arttırılabilir.”</strong></p>
<p>Şoförlerin çalışmaları esnasında karşı karşıya kaldıkları sağlık ve güvenlik tehlikelerinin bazılarının; stres, şiddet, gürültü, titreşim, yalnız çalışma, yorgun ve uykusuz halde araç kullanma olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, “Şiddet konusu önemli bir gündem maddesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada gelişen teknolojinin imkanlarından yararlanarak güvenlik arttırılabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Teknolojik gelişmelerin taksicilerin güvenliğini artırmada nasıl bir rolü olabilir?</strong></p>
<p>Taksicilerin güvenliğinin halihazırda var olan Ticari Taksi Güvenlik Sistemi (TTGS) ile yürütülebildiğini anlatan Dr. Kağan, “Ticari taksilere kurulması planlanan araç takip sistemi, panik butonu ve araç içi kamera siteminden oluşan güvenlik ve izleme sisteminin taksicilik sektöründe iş güvenliği için kullanımı zorunlu hale getirilmesi önemli bir adım olacaktır. Böylelikle taksilerde mobil bir cihaz ile araç konum bilgisi, aracın durumu ve seyrine ilişkin bilgiler ilgili birimlere aktarılması sağlanabilecek, herhangi bir olumsuz olayda panik butonunu çalıştırılması ve araç içi kamera sisteminden de takip edilerek sağlık ve güvenlik ile ilgili en yakın yardım ekiplerinin müdahale etmesi sağlanabilecek.” dedi.</p>
<p><strong>“Karayollarında insan hatasından kaynaklanan kazalar da teknolojik gelişmelerle azaltılabiliyor.”</strong></p>
<p>Karayollarında insan hatasından kaynaklanan kazaların da teknolojik gelişmelerle azaltılabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, “Hız sabitleme, çarpma ikazı, şerit ikazı, şerit düzeltme, geri görüş kamerası, park sensörleri, acil durum frenlemesi gibi yeni model arabalarda kullanılan sürüş güvenliği teknolojilerinin taksilerde kullanımı zorunlu hale getirilebilir. Başka bir teknolojik gelişme de bağlantılı araçlar ile daha güvenli ve tahmin edilebilir bir ortam oluşturulabilmektedir. Araçların çevresiyle iletişimine yeni bir boyut ekleyen bu teknoloji araçların aralarında bağlantı kurarak konumları, hızları ve bunlardaki değişiklik bilgilerinin sürekli birbirleriyle paylaşmaları sağlanarak araçların tek başlarına ya da gruplar halinde güvenli bir biçimde hareket etmeleri sağlanabilir.” şeklinde ifade etti.</p>
<p><strong>“Teknolojik uygulamaların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması için eğitimler yapılmalı.”</strong></p>
<p>Teknolojik uygulamalarla ilgili eğitimlerin yanı sıra taksi şoförlerini tehlikeli insanlara karşı korumaya yönelik eğitimlerin de verilmesinin önemine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan, “Taksi şoförlerinin iş güvenliği haklarının sağlanabilmesi için statülerinin işçi ve prim teşvikli olarak sosyal güvenlik sistemine entegre edilmesi, sonrasında gelişen teknolojiden yararlanarak iş güvenliği açısından bunların tüm taksilerde bulundurulmasının yasal zorunluluk haline getirilmesi önemli. Ayrıca, bu teknolojik uygulamaların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması için bu konuda taksi şoförlerine eğitimler ve bilinçlendirme programları yapılması gereklidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-yolculuk-icin-tum-taksilerde-teknoloji-zorunlu-olmali-441275">Güvenli yolculuk için tüm taksilerde teknoloji zorunlu olmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2024&#8217;te Belirli kriterleri karşılayan şirketler için ESG zorunlu hale geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2024te-belirli-kriterleri-karsilayan-sirketler-icin-esg-zorunlu-hale-geliyor-435554</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jan 2024 11:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belirli]]></category>
		<category><![CDATA[esg]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[karşılayan]]></category>
		<category><![CDATA[kriterleri]]></category>
		<category><![CDATA[şirketler]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son zamanlarda, Avrupa ekonomilerini global pazarlara bağlayarak inovatif büyüme hızını artırmayı misyon edinen Euronext tarafından piyasaya sürülen ve borsada listelenen şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarını sergileyerek yatırımcıların ESG verilerine kolay erişimini sağlamayı hedefleyen "My ESG Profile" adlı yeni aracı, finans ve yatırım dünyasında büyük ilgi uyandırdı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024te-belirli-kriterleri-karsilayan-sirketler-icin-esg-zorunlu-hale-geliyor-435554">2024&#8217;te Belirli kriterleri karşılayan şirketler için ESG zorunlu hale geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda, Avrupa ekonomilerini global pazarlara bağlayarak inovatif büyüme hızını artırmayı misyon edinen Euronext tarafından piyasaya sürülen ve borsada listelenen şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarını sergileyerek yatırımcıların ESG verilerine kolay erişimini sağlamayı hedefleyen &#8220;My ESG Profile&#8221; adlı yeni aracı, finans ve yatırım dünyasında büyük ilgi uyandırdı. </p>
<p>2000 yılında Paris, Amsterdam ve Brüksel borsalarının birleşmesi sonucu kurularak günümüzde, AB regülasyonlarına tabi olması sayesinde dünyanın en talepkar ve büyük yatırımcılarına hitap eden kaynakları ile öne çıkan bir borsa haline gelen Euronext tarafından atılan bu yenilikçi adım; ESG verilerinin standartlaştırılması ve erişilebilirliği konusunda önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor. Borsada işlem gören yüksek düzeyde yapılandırılmış şirketlerin çevreci çalışmalarını piyasaya sunmasını kolaylaştıran bu hamle, aynı zamanda sürdürülebilir yatırımlara olan ilgiyi ve ihtiyacı vurgulayarak, ESG raporlamasının yatırım süreçlerindeki kritik rolünü ön plana çıkarıyor. Deniz aşırı pazarlarda aktif olarak yatırım fırsatları arayan ve dünyanın dört bir yanından inovatif fikirleri bir araya getirerek şirketlere şeffaf danışmanlık hizmetleri sunan Usul Ventures kurucusu Kaan Özçelik ile mevcut güncel gelişmeler ışığında ufuk açıcı bir röportaj yaptık.</p>
<p>Usul Ventures’ın; NASDAQ ve NYSE gibi borsalara kıyasla daha az katı düzenleyici gereksinimlere ve daha düşük listelenme maliyetlerine sahip olan, <strong>OTC Markets</strong> Group Premium Provider Directory&#8217;de listelenen ve ABD sermaye piyasaları otoriteleri tarafından tanınan “onaylı ilk Türk danışmanlık firması” olduğunu vurgulayan Kaan Özçelik ile hem bu prestijli onayın sağladığı seçkin yatırım danışmanlığı rolü, hem de ESG raporlamasının yatırım süreçlerindeki etkisi ve önemi üzerine derinlemesine bir sohbet gerçekleştirdik:</p>
<p>Sayın Özçelik, öncelikle bize ESG raporlamasının ne olduğunu ve amacını açıklar mısınız?</p>
<p>Tabii, ESG raporlaması, şirketlerin çevresel (Environmental), sosyal (Social) ve yönetişim (Governance) performanslarını değerlendiren ve raporlayan bir süreçtir. Bu raporlama, bir şirketin sürdürülebilirlik çabalarını, sosyal sorumluluk uygulamalarını ve yönetişim yapısını detaylı şekilde ortaya koyar. Amacı, şirketlerin bu üç kritik alanda nasıl performans gösterdiğini şeffaf bir şekilde paydaşlara sunmak ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru adım atmak için gerekli bilgileri sağlamaktır. </p>
<p>Euronext&#8217;in ESG ile ilgili attığı adım nedir ve bu adımın önemi hakkında neler söyleyebilirsiniz?</p>
<p>Euronext, ESG verilerini standart bir formatta sunarak bir ilke imza attı. Bu adım, şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarına dair verilere erişimi kolaylaştırıyor ve finansal piyasalardaki şeffaflığı artırıyor. Özellikle yatırımcılar için, sürdürülebilir yatırımlar yaparken karar verme sürecini destekleyen kritik bir gelişme. ESG raporlaması, artık sadece halka açık şirketler için değil, yatırım süreçlerine başlayacak olan şirketler için de önemli. Bu veriler, şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerini, yönetişim kalitelerini gösteriyor ve bu da yatırımcılar için giderek daha fazla önem kazanıyor. </p>
<p>Euronext&#8217;in bu adımı, ESG verilerinin demokratikleşmesine ve finansal piyasalarda sürdürülebilirliğin ön plana çıkmasına önemli katkı sağlıyor. ESG verilerinin şeffaflığı ve erişilebilirliğini artırarak sürdürülebilir yatırımların önünü açmaktadır. Şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim performanslarına dair standartlaştırılmış ve güvenilir veriler sağlamak, yatırımcıların bilinçli kararlar almasına olanak tanır. Bu, aynı zamanda şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarını daha görünür kılar ve genel olarak sürdürülebilir ekonomiye geçişe katkıda bulunur. Bu tür girişimler, şirketlerin ESG hedeflerine ulaşmalarını desteklerken daha geniş anlamda küresel sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlar.</p>
<p>Euronext “My ESG Profile” aracının çalışma sistemi hakkında bilgi verir misiniz?</p>
<p>Euronext tarafından piyasaya sürülen “My ESG Profile”, şirketlerden toplanan yıllık raporlardan elde edilen temel ESG göstergelerini yansıtan bir listedir. Temelde, finansal olmayan verileri merkezileştirerek herkesin kullanımına açar ve listedeki şirketlere çevreci yaklaşımlarını sergilemeleri adına daha iyi bir görünürlük tanımlar. Avrupa regülasyonları ile desteklenen bu veriler, canlı ve şeffaf şekilde standart hale getirilir ve kamuya sunulur. Böylece potansiyel yatırımcılar ve ihracatçılar listelenen şirketlerin ESG performanslarını değerlendirerek yatırım kararlarına sürdürülebilirlik ilkesini dahil edebilirler. </p>
<p>Şirketlerden toplanan veriler doğrulanabilir olduğundan, güncel olarak düzenlenebilir ve istenirse ek belgelerle detaylandırılabilir. Sürdürülebilir finans yönetimi ve raporlama adına önemli bir kilometre taşı olarak da tanımlayabileceğimiz bu araç, piyasa uygulamalarının ve düzenlemelerinin olgunlaşmasıyla birlikte gelişme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla şirketlerin çevresel entegrasyonunu artırarak daha fazla yatırımcı görünürlüğü elde etmesi için kullanılabilir.</p>
<p>Peki, Türk şirketleri için ESG raporlamasının uygulanması sürecinde karşılaşılabilecek zorluklar nelerdir ve Usul Ventures olarak bu süreçte onlara nasıl yardımcı oluyorsunuz?</p>
<p>ESG raporlamasına geçiş, özellikle gelişmekte olan piyasalarda ve Türk şirketleri gibi küresel standartlara uyum sağlamaya çalışan kurumlarda bazı zorluklar içerebilir. Bu zorluklar arasında veri toplama ve yönetimi, uluslararası standartlara uyum, yatırımcı beklentilerini anlama ve karşılama gibi konular bulunmaktadır. Ayrıca, ESG kriterlerine uyum sağlamanın maliyeti ve kaynak ihtiyacı da önemli bir faktördür.</p>
<p>Usul Ventures olarak, Türk şirketlerinin bu zorlukları aşmalarına yardımcı olmak için kapsamlı bir danışmanlık desteği sağlıyoruz. Bu destek; ESG kriterlerine uyum için gerekli stratejik planlamadan, veri toplama ve raporlama süreçlerine, uluslararası standartlar ve düzenlemeler hakkında bilgilendirmeden, yatırımcı beklentilerini anlamaya yönelik danışmanlık hizmetlerine kadar oldukça geniş bir aralıkta uzanıyor. Aslında, Euronext&#8217;in My ESG Profile gibi araçlarının sağladığı standartlaştırılmış veri formatları, Türk şirketlerine de global arenada rekabet etme ve yatırımcı ilgisini çekme konusunda önemli avantajlar sunuyor. Usul Ventures olarak; Türk şirketlerinin bu tür global standartlara uyum süreçlerinin her adımında yanlarında olarak, sürdürülebilir ve başarılı bir geleceğe doğru yol almalarına destek olmaktayız.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024te-belirli-kriterleri-karsilayan-sirketler-icin-esg-zorunlu-hale-geliyor-435554">2024&#8217;te Belirli kriterleri karşılayan şirketler için ESG zorunlu hale geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zorunlu Afet Sigortası Eşya Hasarını da Ödeyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zorunlu-afet-sigortasi-esya-hasarini-da-odeyecek-403073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 14:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[eşya]]></category>
		<category><![CDATA[hasarını]]></category>
		<category><![CDATA[ödeyecek]]></category>
		<category><![CDATA[sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Steel Sigorta ve Brokerlık CEO’su Abdullah Özcan, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından geçen ay yapılan bir düzenleme ile Zorunlu Deprem Sigortası’nın (ZDS) yerini, Zorunlu Afet Sigortası’na (ZAS) bırakacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zorunlu-afet-sigortasi-esya-hasarini-da-odeyecek-403073">Zorunlu Afet Sigortası Eşya Hasarını da Ödeyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Steel Sigorta ve Brokerlık CEO’su Abdullah Özcan, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından geçen ay yapılan bir düzenleme ile Zorunlu Deprem Sigortası’nın (ZDS) yerini, Zorunlu Afet Sigortası’na (ZAS) bırakacağını söyledi. Özcan, yeni düzenlemeyle hem depremi hem de seli teminat altına alacak ZAS’ın kapsamına konuttaki eşyaların da dahil olacağını ve sigortalının ek olarak konut paket sigortası alma maliyetinden kurtulacağını söyledi.</strong></p>
<p><strong>Yeni düzenlemede iş yerleri ve sanayi kesimine yönelik deprem sigortası şartlarında da önemli değişiklikler yapıldığına değinen Özcan, iş yerleri için 400 bin lira olan sigorta bedelinin de 2 milyar liraya yükseltildiğini belirtti.</strong></p>
<p>Türkiye’de her yıl ortalama 200’ün üzerinde sel ve su baskını yaşanıyor. Önceki yıl Sinop, Bartın ve Kastamonu’daki sel felaketi 590 milyon liranın üzerinde bir hasara neden oldu. Sigorta sektörü bu hasarın yalnızca yüzde 18’ini ödedi. Yani hasarın yüzde 80’lere ulaşan kısmı sigortasızdı. Deprem gibi sel hasarlarının da ekonomiye yükünü hafifletmek amacıyla SEDDK’nın uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı bütüncül afet sigortası projesinde son adımlar atılmaya başlandı. DASK kapsamındaki zorunlu deprem sigortası, yerini Zorunlu Afet Sigortası’na bırakıyor.</p>
<p>Öngörülen değişikliklerle birlikte Zorunlu Deprem Sigortası’nın yerini, Zorunlu Afet Sigortası’na bırakacağını söyleyen Steel Sigorta ve Brokerlık CEO’su Abdullah Özcan, sistemin sigortalılar için çok daha avantajlı hale getirildiğine işaret ederken şöyle dedi:</p>
<p>“DASK hem depremi hem de seli teminat altına alacak. Düzenlemeyle birlikte ZAS’ın teminat kapsamına, konuttaki eşyalar da dahil olacak. ZDS’de sadece konut sigortalandığı için sigortalılar eşyalarını sigorta korumasına almak için de ayrıca konut paket poliçesi satın almak durumunda kalıyorlardı. Bu da sigortalıya ek bir maliyet getiriyordu. Yalnız burada ufak bir detay var, sigortalanan konutta eşyanın da sigorta kapsamında olması için kiracılık şartı aranacak. Bir diğer önemli nokta, Zorunlu Deprem Sigortası olmayan konuta konut paket poliçesi kapsamında deprem teminatı verilmeyecek. Böylelikle sigorta şirketi, DASK sigorta bedelinin üzerindeki hasardan sorumlu olacak.”</p>
<p>SEDDK’nın yeni şartlara göre yayınladığı örnek tabloya da değinen Özcan, “Konut sigorta bedeli 1 milyon 200 bin lira ve DASK teminat tutarı 300 bin lira olan birinci derece deprem bölgesindeki bir konutun sigorta bedeli 900 bin lira olacak ve bunun için sigortalı 1.692 lira prim ödeyecek” dedi.</p>
<p>Yeni düzenlemeyle teminatların da yükseleceğini kaydeden Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Şu anda DASK’ın birim metrekare bedeli 3 bin 16 lira. DASK 100 metrekarelik bir konut için ortalama 301 bin 600 lira teminat veriyor. En yüksek teminat tutarı ise 640 bin lira. Yeni düzenlemeyle 100 metrekarelik bir konut için DASK’ın ödeyeceği tutar 603 bin lira olacak. En yüksek teminat tutarı ise 1 milyon 280 bin lira olarak güncellenecek. Diğer taraftan DASK poliçesi de enflasyona endeksli olacak. TÜFE’ye göre her ay belirlenen enflasyon oranında sigortalı konutun bedeli de artmış olacak. Ancak bu artış prime yansımayacak, sigortalı ZAS’ı yaptırırken bir kere ödeyecek. Poliçe yenilemelerinde güncel tutardan ödeme yapacak. DASK poliçesi enflasyona endeksli olacağı için de zeyilname sorunu yaşanmayacak. Kahramanmaraş depreminde sigorta şirketleri ile sigortalılar arasındaki en büyük sorunlar da burada yaşandı. Zeyilname yaptıranlar hasarlarını artan teminatlar üzerinden alırken yaptırmayanlar eski tutarlar üzerinden yani daha düşük ödeme aldılar.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Muafiyet alarak priminizi düşürebilirsiniz</strong></p>
<p>Yeni sistemde konutlara yapılan deprem sigortasında sigorta şirketlerinin yüzde 2 oranında muafiyet uygulayabileceklerine de dikkat çeken Özcan “Yani oluşabilecek hasarın belli bir tutarını sigortalı üstlenebilecek. Muafiyet yüzdesi artıkça sigorta şirketleri de primde indirim yapacak. Örneğin, sigortalı yüzde 10 muafiyet isterse sigorta şirketi fiyatta yüzde 35’lere varan bir indirim uygulayacak. Bu nedenle küçük hasarların belli bir tutarını sigortalı üstlenirse daha az prim ödeme şansına sahip olacak” dedi.</p>
<p>Yeni düzenlemede iş yerleri ve sanayi kesimine yönelik deprem sigortası şartlarında da önemli değişiklikler yapıldığını söyleyen Özcan, iş yerleri için 400 bin lira olan sigorta bedeli limitinin 1 Ağustos’tan itibaren 2 milyar liraya yükseltildiğini kaydetti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Poliçe artış hızı düştü</strong></p>
<p>Kahramanmaraş depremlerinin öncesinde Türkiye genelindeki konutların yüzde 55.10’u DASK poliçesi yaptırmışken bugün sigortalılık oranının yüzde 58.70’e çıktığını belirten Özcan, “Deprem öncesinde Türkiye genelindeki 20 milyon konuttan 11 milyonu zorunlu deprem sigortalıyken bugün 11.7 milyon konut sigortalanmış durumda. Sigortalılık oranının en fazla Doğu Anadolu’da arttığını görüyoruz. Doğu Anadolu’da 868 bin konuttan 442 bini sigortalıyken bugün sigortalı konut sayısı 498 bine yükselmiş durumda. Ancak son aylarda poliçe satışında azalma var. Deprem sonrası ilk üç ayda 1 milyon yeni poliçe yapıldı ancak sonrasında poliçe yaptırma hızı yavaşladı” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zorunlu-afet-sigortasi-esya-hasarini-da-odeyecek-403073">Zorunlu Afet Sigortası Eşya Hasarını da Ödeyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Feribot ücretlerinde zorunlu düzenleme</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/feribot-ucretlerinde-zorunlu-duzenleme-389018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jul 2023 23:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[feribot]]></category>
		<category><![CDATA[ücretlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389018</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz yoluyla araç taşımacılığında girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle İZDENİZ feribotlarının ücret tarifesini düzenlemek zorunda kaldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/feribot-ucretlerinde-zorunlu-duzenleme-389018">Feribot ücretlerinde zorunlu düzenleme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz yoluyla araç taşımacılığında girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle İZDENİZ feribotlarının ücret tarifesini düzenlemek zorunda kaldı. UKOME’de oy birliği ile alınan karar doğrultusunda yarından itibaren motorlu taşıtlar için yeni ücret tarifesi geçerli olacak. Büyükşehir Belediyesi, taşınan her araç için yaklaşık iki araç taşıma bedeli kadar sübvansiyon sağlayacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nde (UKOME) oy birliği ile alınan kararla İZDENİZ bünyesindeki araba vapurlarının ücret tarifesini güncelledi. 22 Temmuz Cumartesi günü yürürlüğe girecek yeni ücret tarifesiyle motosiklet biniş ücreti 20 TL’den 30 TL’ye, otomobil biniş ücreti 65 TL’den 80 TL’ye, minibüs-kamyonet-midibüs biniş ücreti 150 TL’den 185 TL’ye, otobüs-kamyon biniş ücreti 280 TL’den 400 TL’ye, TIR biniş ücreti ise 520 TL’den 700 TL’ye yükseltildi.</p>
<p><strong>Akaryakıta yüzde 50 zam geldi</strong></p>
<p>Feribot ücret tarifesinde son düzenlemenin yapıldığı tarihten bugüne motorin fiyatı yaklaşık yüzde 50, ABD Doları yüzde 42, Euro ise yüzde 49 arttı. Deniz ulaşım hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için hazırlanan yeni tarifedeki zam oranı ise ortalama yüzde 34’te tutuldu. En çok biniş yapan binek otomobillerin geçiş ücreti yüzde 23 artırıldı.</p>
<p><strong>En ucuz taşıma ücreti İzmir’de</strong></p>
<p>Gemilere biniş yapan araçlarda bulunan yolculardan ücret alınmıyor. Bisikletli yolcular ise 5 kuruş biniş ücret ödemeye devam edecek. Farklı kentlerde deniz yoluyla araç taşımacılığı yapan diğer işletmelerle karşılaştırıldığında mil başına en düşük taşıma ücreti halen İzmir’de uygulanıyor.</p>
<p><strong>Büyükşehir’den dev sübvansiyon</strong></p>
<p>Deniz ulaşımını desteklemeye devam eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, taşınan her araç için, yaklaşık iki araç taşıma bedeli kadar sübvansiyon sağlayacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/feribot-ucretlerinde-zorunlu-duzenleme-389018">Feribot ücretlerinde zorunlu düzenleme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Zorunlu Deprem Sigortasını devam ettirenlerin oranı yüzde 57,5</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-zorunlu-deprem-sigortasini-devam-ettirenlerin-orani-yuzde-575-355147</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 10:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ettirenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[sigortasını]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem ülkemizin bir gerçeği. Her yıl Türkiye’de küçük veya büyük şiddetli depremler meydana geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-zorunlu-deprem-sigortasini-devam-ettirenlerin-orani-yuzde-575-355147">Türkiye&#8217;de Zorunlu Deprem Sigortasını devam ettirenlerin oranı yüzde 57,5</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem ülkemizin bir gerçeği. Her yıl Türkiye’de küçük veya büyük şiddetli depremler meydana geliyor. </strong></p>
<p><strong>Bu depremlerden doğabilecek maddi zararlar için DASK tarafından çalışmaları yürütülen Zorunlu Deprem Sigortası bulunuyor ancak karşılaştırma sitesi encazip.com’un yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de 8,5 milyon konutun Zorunlu Deprem Sigortası devam etmiyor. Zorunlu Deprem Sigortasını devam ettirenlerin oranı yüzde 57,5.</strong></p>
<p>Türkiye bir deprem ülkesi. Büyük ve küçük şiddetteki depremler her yıl ülkemizin farklı bölgelerinde meydana geliyor. Bunların bazıları ise 6 Şubat’ta yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli ve 11 ilimizi etkileyen depremler gibi üzücü can kayıplarına ve ağır hasarlara neden olabiliyor. En azından maddi hasarların karşılanması ve deprem sonrasında vatandaşların yaşamının kaldığı yerden yeniden güvenle devam edebilmesi amacıyla 2000 yılında Zorunlu Deprem Sigortası hayata geçirildi. Zorunlu Deprem Sigortası devlet tarafından sunulan ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından çalışmaları yürütülen bir güvence. Bu sigorta sözleşmesinin süresi ise bir yıl. Bir yılın sonunda sözleşmelerin yenilenmesi gerekiyor. Karşılaştırma sitesi encazip’un yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortasını devam ettirenlerin oranı yüzde 57,5. 2023 yılı güncel verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 8,5 milyon konutun Zorunlu Deprem Sigortası bulunmuyor.</p>
<p><strong>Maddi zararlar nakit olarak karşılanıyor</strong></p>
<p>Zorunlu Deprem Sigortası, konutları depreme ve depremin doğrudan neden olduğu yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi afetlere karşı güvence altına alıyor. Binalardaki maddi zararlar poliçelerde belirtilen limitler dahilinde nakit olarak karşılanıyor. Bu limitler ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan &#8220;Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı&#8221;na göre hesaplanıyor. DASK her yıl inşaat maliyetlerindeki artışa göre belirlediği azami bir tutarda teminat sağlıyor. DASK’ın resmi web sitesinden alınan bilgilere göre, yıllık olarak düzenlenen poliçelerin prim tutarları konutun yapı tarzına, brüt yüz ölçümüne, inşa yılına, kat sayısına ve bulunduğu mahallenin risk grubuna göre hesaplanıyor. DASK tarafından verilen azami teminat tutarı ise 25 Kasım 2022 tarihinden itibaren bütün yapı tiplerinde 640 bin TL. </p>
<p><strong>Köy yerleşimleri ise sigorta kapsamı dışında</strong></p>
<p>Evinin değeri DASK tarafından verilen azami teminat tutarını aşan kişiler isterlerse aşan kısım için sigorta şirketlerinden ek teminat alabiliyor. Bunun için özel sigorta şirketlerinden konut sigortası olması gerekiyor. Köy yerleşimleri sigorta kapsamı dışında yer alıyor, köylerdeki yapılar için ise İhtiyari Deprem Sigortası yaptırılabiliyor. Sürecin işleyişi şu şekilde oluyor: Yaşanan depremin ardından depremzedeler hasar başvurusunda bulunuyor, başvurunun ardından DASK hasar tespit görevlisi sigortalı konutları ziyaret ediyor ve hasarı tespit ederek tazminat tutarı belirleniyor. Tazminat tutarı başvuru sahibine (tapuda adı geçen kişiye) en kısa zamanda ilgili bankalar aracılığıyla ödeniyor.</p>
<p><strong>DASK sigortası neleri kapsıyor</strong></p>
<p>Zorunlu Deprem Sigortası ile deprem sırasında tamamen ya da bazı yerleri zarar görmüş binalar teminat altına alınıyor. Temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının bunlara benzer nitelikteki tamamlayıcı bölümleri bir arada ya da ayrı ayrı teminat kapsamında yer alıyor.</p>
<p><strong>Eşyayı, iş ve kar kaybını kapsamıyor</strong></p>
<p>Enkaz kaldırma masrafları, kar kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti, alternatif ikametgah ve işyeri masrafları, mali sorumluluklar ve benzeri başkaca ileri sürülebilecek diğer bütün dolaylı zararlar, her türlü taşınır mal, eşya ve benzerleri, tüm bedeni zararlar ve vefat, manevi tazminat talepleri, deprem ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, tsunami veya yer kaymasının dışında kalan hasarlar, depremden bağımsız olarak, binanın kendi kusurlu yapısı nedeniyle zamanla oluşmuş zararlar ise bu sigortayı kapsamıyor. Bu hasarlar için Zorunlu Deprem Sigortasına ek olarak farklı konut sigortaları yaptırılabiliyor.</p>
<p><strong>Kaskosu olmayan araçların zararları karşılanamayacak</strong></p>
<p>Depremde yalnızca evler ve iş yerleri değil, araçlar da zarar görebiliyor. r. Binlerce araç kullanılamaz hale gelebiliyor. 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde de benzer durumlar yaşandı ancak kaskosu olmayan araç sahipleri zararlarını tazmin edemeyecek. Türkiye Sigortalar Birliğinin (TSB) verilerine göre, depremin meydana geldiği 10 ildeki 3.1 milyon aracın sadece 538 bini kaskolu. Oran olarak bakıldığında bu araçlardan sadece yüzde 17.1’inin kaskosunun olduğu görülüyor. Yani 2.6 milyon aracın kasko poliçesi yok dolayısıyla bu araçların da zararı karşılanamayacak.</p>
<p><strong>DASK şart ancak yeterli değil, konut sigortası da yaptırılmalı</strong></p>
<p>DASK yaptırmayanların elektrik, su veya benzeri abonelikleri de başlatamadığını ifade eden encazip.com kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, DASK yaptırmanın zorunlu olduğunun altını çizerek DASK’a ilave olarak konut sigortası yaptırılmasının da önemini vurguladı. Kırım, sözlerine şöyle devam etti: “Mevcut mevzuata göre DASK, deprem ve sonrasında oluşacak zararların sadece 640 bin TL’sini karşılıyor, bunun üstü teminat kapsamı dışında. Olası bir depremde konutlarda meydana gelebilecek zararların özellikle de artan inşaat maliyetleri nedeniyle 640 bin TL’nin üzerinde olacağını düşünüyoruz. Zararın tamamının karşılanması ve bir afet anında zorluk çekmemek için DASK’a ilave olarak konut sigortası yaptırılmasını da öneriyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-zorunlu-deprem-sigortasini-devam-ettirenlerin-orani-yuzde-575-355147">Türkiye&#8217;de Zorunlu Deprem Sigortasını devam ettirenlerin oranı yüzde 57,5</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çukurova&#8217;da bodrum otoparkı zorunlu oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cukurovada-bodrum-otoparki-zorunlu-oluyor-352960</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 11:03:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[çukurovada]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[otoparkı]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352960</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, alınacak meclis kararıyla yeni binalarda bodrum otoparkının zorunlu hale getirileceğini, ayrıca asma ve çekme kat yapılması konusunda yasak konulacağını açıkladı. Başkan Soner Çetin, güvenli yaşam alanları oluşturma çabalarının aralıksız devam edeceğini belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cukurovada-bodrum-otoparki-zorunlu-oluyor-352960">Çukurova&#8217;da bodrum otoparkı zorunlu oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, alınacak meclis kararıyla yeni binalarda bodrum otoparkının zorunlu hale getirileceğini, ayrıca asma ve çekme kat yapılması konusunda yasak konulacağını açıkladı. Başkan Soner Çetin, güvenli yaşam alanları oluşturma çabalarının aralıksız devam edeceğini belirtti.</p>
<p>Vatandaşların güvenli yaşam alanlarına kavuşması için sürekli yeni önlemler açıklayan Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, bu konuda alacakları yeni kararları da kamuoyu ile paylaştı.</p>
<p>Daha önce yaptığı açıklamalarda alacakları bir meclis kararıyla, hatta plan notlarına işleyerek yükseklik konusunda sınırlama getireceğimizi belirten Başkan Soner Çetin, “Şambayadı-Kabasakal bölgesinde en yüksek yoğunluk 1.60 yoğunluk. </p>
<p>Dolayısıyla bu bölgede en fazla 5 katlı binalar yapılabilecek. 10 kat sadece 2.4 yoğunluk yerler için geçerli. Öyle yerler de fazla kalmadı. Yeni yerleşim bölgelerinde yoğunluk 1.6 olarak belirlendi ve en yüksek katlar da 5 olabilecek” dedi.</p>
<p><strong>İSTİSNALAR ORTADAN KALKACAK</strong></p>
<p>Başkan Soner Çetin bu önlemler çerçevesinde zemin etüt raporlarının doğru düzgün hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer güçlendirme ve forekazık gibi ilave tedbirleri alınması gerekiyorsa bunu zorunla hale getireceğiz. Bir diğer konu ise otopark sorunu. Otopark Adana’nın en önemli sorunlarından biri. </p>
<p>Otopark Bu sorunu ortadan kaldıracak bir tedbir düşünüyoruz. Aslında yeni yapılan binalarda kapalı otopark yapma zorunluluğu var ama yönetmelikte bunun istisnaları da var. Araç başı şu kadar para yatırırsanız otopark yapma zorunluluğu kalkıyor ve uygun olan yerlere otoparklar yapılır deniyor. Biz bunu alacağımız meclis kararıyla kesinlikle engelleyeceğiz bunun hiçbir şekilde istisnası olmayacak ve bodrum otoparkı zorunlu olacak” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bundan sonra yapılacak yeni binalara asma ve çekme kat yapma yasağı getireceklerini de açıklayan Başkan Soner Çetin, “Bütün bu tedbirlerin tamamı sizlerin daha güvenli yaşam alanına sahip olması içindir” ifadesini kullandı.<br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cukurovada-bodrum-otoparki-zorunlu-oluyor-352960">Çukurova&#8217;da bodrum otoparkı zorunlu oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
