<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zorbalığı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/zorbaligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/zorbaligi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 08:39:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>zorbalığı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/zorbaligi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akran zorbalığı, silahlı saldırılara mı evriliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-silahli-saldirilara-mi-evriliyor-628201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[evriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Olayların]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılara]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[silahlı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı saldırıların ardından, gözler yeniden bireysel silahlanma ve şiddetin toplumsal boyutlarına çevrildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-silahli-saldirilara-mi-evriliyor-628201">Akran zorbalığı, silahlı saldırılara mı evriliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı saldırıların ardından, gözler yeniden bireysel silahlanma ve şiddetin toplumsal boyutlarına çevrildi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölümü’nden Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, yaşanan olayların sadece bireysel değil, çok katmanlı bir sorun olduğuna dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>S<strong>ilah edinmenin üç temel nedeni: Savunma, aidiyet, kimlik</strong></p>
<p>Prof. Dr. Sarıbey, bireylerin silah edinme motivasyonlarını üç ana başlıkta toplandığını belirterek, “İnsanlar savunma, kültürel aidiyet ve psikolojik kimlik inşası olmak üzere üç temel nedenle silah sahibi olmaktadırlar. Savunma odaklı yaklaşımda bireyler, suç mağduru olma korkusu ve güvenlik yetersizliği algısıyla silahı son bir sığınak olarak görürler. Sosyolojik açıdan silah, aileden gelen bir gelenek, avcılık veya atıcılık gibi alt kültürlere aidiyet hissi veren bir sosyalleşme aracıdır. Psikolojik çalışmalarda ise silahın, bireye kaybolan kontrol hissini geri verdiği ve maskülen güç sembolü olarak işlev gördüğü vurgulanır.” dedi.</p>
<p><strong>“Silah etkisi” saldırganlığı tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Bazı toplumlarda silah sahipliğinin politik bir anlam da taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Sarıbey, “Silah, devlete karşı bireysel özgürlüğün ve sivil hakların korunması gibi bir anlam yüklenerek de sahiplenilebilmektedir. Ancak ‘Silah Etkisi’ teorisi, korunma amaçlı bile olsa silahın varlığının saldırganlık dürtülerini tetikleyebileceğine dikkat çekmektedir. Özetle silah, yalnızca bir araç değil; hem somut bir güvenlik arayışını hem de soyut bir güç ve kimlik tanımını temsil etmektedir. Bu motivasyonlar, bireyin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik çevre ve hukuki düzenlemelerle doğrudan ilişkilidir. Nihayetinde silah edinme kararı, rasyonel bir korunma ihtiyacı ile derin psikolojik gereksinimlerin birleşimidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital içerikler gençlerin risk algısını zayıflatıyor</strong></p>
<p>Medyanın ve dijital içeriklerin etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, “Silahın filmler, diziler, video oyunları ve sosyal medya aracılığıyla estetik bir unsur gibi sunulması, en başarılı, en adaletli, en güçlü karakterlerin silah kullanıyor olmaları gençlerin risk algısını köreltmektedir. Ekranda gördüğü karakterlerin sorunları silahla çözdüğünü gören gençler, çatışma yönetiminde iletişim yerine fiziksel gücü ve silahı merkeze koymaya başlamaktadır. Bu da akran zorbalığının silahlı saldırılara evrilme riskini arttırmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet gündelik hayatın parçası haline geliyor</strong></p>
<p>Şiddetin gündelikleştiğine işaret eden Prof. Dr. Sarıbey, “Sürekli şiddet ve suç içeriklerine maruz kalmak bireyleri şiddete karşı duyarsızlaştırmakta ve şiddetin sıradan bir çözüm yöntemi olarak görülmesine neden olmaktadır. Eskiden husumet, namus temelli olan ateşli silahla öldürme- yaralama olayları, artık trafikteki bir tartışma, sosyal medyadaki bir atışma meselesine indirgenmiş durumdadır.” dedi.</p>
<p><strong>Güvensizlik algısı bireysel silahlanmayı artırıyor</strong></p>
<p>Modern yaşamın getirdiği güvensizlik algısının da bireysel silahlanmayı tetiklediğini belirten Prof. Dr.  Aylin Yalçın Sarıbey, “Şehir hayatındaki belirsizlikler, suç oranlarına ilişkin algısal artış ve cezaların caydırıcılığına yönelik güvensizlik, bireyleri kendi güvenliğini kendisinin sağlama düşüncesine itmektedir. Silah bu noktada yapay bir kontrol hissi sunmaktadır. Özellikle ataerkil toplumlarda silah, otorite ve statü simgesi olarak görülmekte, sosyal medyanın da etkisiyle bir kimlik inşası aracına dönüşmektedir” diye konuştu. </p>
<p><strong>Silaha erişim kolaylığı sonuçları ağırlaştırıyor</strong></p>
<p>Ateşli silahlara erişimin kolay olmasının, olayların sonuçlarını ağırlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:</p>
<p>“Ateşli silahlara erişimi sınırlayabilmek adına teminin önlenmesi için denetim ve takiplerin arttırılması, var olan silahların dolaşımdan çıkartılması için ceza muafiyeti ve teşvik edici sistemler kullanılarak teslim edilmelerinin sağlanması gerekmektedir. Risk grubunda olan çocukların tespiti, takibi ve psikososyal olarak desteklenmeleri büyük önem taşımaktadır. Ruhsatsız silah taşımanın cezası ertelemeye tabi olmayacak kadar ağırlaştırılmalı, ruhsatlı silah sahibi olan kişilerin silaha erişimi zorlaştıracak her türlü önlemi almaları zorunlu tutulmalıdır.” </p>
<p><strong>Denetim, eğitim ve psikososyal destek şart</strong></p>
<p>Risk grubundaki çocukların erken tespitinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sarıbey, “Okullarda ve rehberlik ve destek birimlerinde öfke kontrolü, çatışma çözme becerileri üzerine zorunlu programlar periyodik olarak uygulanmalıdır. Silahın kullanımının yüceltildiği yapımlara yönelik denetimlerin artırılması ve toplumsal şiddeti normalize eden dilden kaçınılması sıkı biçimde takip edilmelidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Bulaşıcı etki” uyarısı: Haber dili kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Bu tür olayların ardından “bulaşıcı etki” riskine de dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, “Büyük yankı uyandıran bu tür olayların ardından benzer olayların yaşanma ihtimali artmakta, bulaşıcı etki göstermektedir.   Sosyal medyada çok görünür kılınması benzerlerinin olma ihtimalini güçlendirmektedir, bu nedenle sosyal medyada ve haberlerin verilmesinde kullanılan dile dikkat edilmesi, psikolojik destek mekanizmalarının etkin işletilmesi büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımız geleceğimizdir, her birinin sağlıklı, mutlu, huzurlu bireyler olmaları tüm toplumun sorumluluğunda olduğu unutulmamalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-silahli-saldirilara-mi-evriliyor-628201">Akran zorbalığı, silahlı saldırılara mı evriliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı ve şiddete karşı nezaket eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-ve-siddete-karsi-nezaket-egitimi-628114</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 07:49:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628114</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocuklar arasında artan akran zorbalığı ve şiddet türlerine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Aliağa ve Bergama ilçelerindeki ilk ve ortaokullarda öğrenci ve velilere yönelik “akran nezaketi” eğitimlerine başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-ve-siddete-karsi-nezaket-egitimi-628114">Akran zorbalığı ve şiddete karşı nezaket eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocuklar arasında artan akran zorbalığı ve şiddet türlerine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Aliağa ve Bergama ilçelerindeki ilk ve ortaokullarda öğrenci ve velilere yönelik “akran nezaketi” eğitimlerine başladı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eğitim Destekleri Şube Müdürlüğü Okul Aile Birliklerine Destek Projesi kapsamında, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle akran nezaketi eğitimleri başlatıldı. Program doğrultusunda hem öğrencilere hem de velilere yönelik kapsamlı eğitimler planlandı. Eğitimlerde akran zorbalığının tanımı, türleri, birey üzerindeki etkileri, empati geliştirme, sağlıklı iletişim ve doğru tutum alma konuları ele alınıyor. Eğitim kapsamında Aliağa ve Bergama ilçelerindeki ilk ve ortaokul düzeyindeki öğrencilere ulaşıldı. Proje yürütücüsü Yağmur İnanır, yalnızca çocuklara yönelik çalışmaların yeterli olmayacağını vurgulayarak velilerin de sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. İnanır, “Eğitimlerin kalıcı ve etkili olabilmesi için ailelerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Çocuklarımızın güvenli, saygılı ve nezaket temelli bir okul ortamında büyümesi için bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-ve-siddete-karsi-nezaket-egitimi-628114">Akran zorbalığı ve şiddete karşı nezaket eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>
<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>
<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>
<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>
<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>
<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… </strong></p>
<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>
<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>
<p>Prof. Dr.<strong> </strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>
<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>
<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>
<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>
<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>
<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>
<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>
<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>
<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>
<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>
<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak</strong> “Son yıllarda dijital ortamın da yaygınlaşmasıyla akran zorbalığı çok daha sık görülmektedir. Akran zorbalığını “çocuklar arasında olur böyle şeyler” diyerek görmezden gelmek sorunu küçültmez, büyütür; çocuğun ruh sağlığını ve akademik geleceğini son derece olumsuz etkiler. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edildiğinde, çocuğa bazı önlemler öğretildiğinde önlenebilir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak, akran zorbalığına uğrayan çocuklarda 7 önemli belirtiyi sıraladı, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Yalnız kalmamak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalığın genellikle içe kapanık, sosyal olarak izole edilmiş ve yalnız görülen çocukları hedef aldığını belirten Dr. Barış Sancak “Grup içindeki bir çocuğa yönelme ihtimali belirgin şekilde azalır. Özellikle teneffüslerde, okul çıkışlarında ve servis beklerken çocuğun tek başına olmaması koruyucu bir önlemdir. Bir arkadaşla olmak hem caydırıcıdır hem de güç verir. Bu nedenle güvenli bir arkadaş edinmek etkili bir savunma mekanizmasıdır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Kararlı şekilde, kısa ve net cümleyle sınır koymak </strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık karşısında uzun açıklama yapmak ya da tartışmaya girmek çoğu kez işe yaramaz. Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla “Bunu istemiyorum”, “Dur” ya da “Bana böyle seslenmeni istemiyorum” gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin ‘şikayet’ değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığı mutlaka aileye anlatmak </strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Ne yazık ki birçok çocuk; utandığı, daha fazla hedef alınmaktan korktuğu, ailesini üzmek istemediği ya da kendisinin başa çıkacağını düşündüğü için yaşadığı zorbalığı kimseye anlatmıyor. Birçoğu da ‘abartıyorum sanırlar’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa bir zorbalığa maruz kaldığınızda bunu ailenizle ve okul yöneticilerinizle mutlaka paylaşın. Yaşadıklarınızı içinize atmayın. Böylece sorun daha fazla büyümeden çözülebilir” diyor.  </p>
<ul>
<li><strong>Çocuğu yargılamamak, yanında olduğunuzu hissettirmek</strong></li>
</ul>
<p>Ailelere, çocuklarıyla mutlaka düzenli iletişim kurmalarını ve sorunlarını küçümsememelerini öneren Dr. Barış Sancak şöyle konuşuyor: “Çocuğunuza ‘ne olursa olsun bana anlatabilirsin, seni suçlamam, yanında olurum’ diyerek yaklaşın. ‘Arkadaşın şaka yapmıştır’, ‘çocukça atışma, halledersiniz’ gibi normalleştirici sözlerle yaklaşmayın. Baskı yapmadan, yargılamadan dinleyin. Size her şeyi anlatabileceğini hissetmesi son derece önemlidir.”</p>
<ul>
<li><strong>Güvenli iletişim alanı oluşturmak</strong></li>
</ul>
<p>Çocuğunuza  ‘Bugün okul nasıldı’ yerine, ‘bugün seni en çok mutlu eden şey neydi’, ‘seni zorlayan bir an oldu mu’ gibi açık uçlu sorular sorun. “Bir şey yok” diyorsa hemen vazgeçmeyin. Akşam yatmadan önce sakin bir ortamda, göz teması kurarak konuşmayı deneyin. Soruna hemen çözüm üretmek yerine önce duygusunu anlamaya çalışın. Konuşmak, dinlemek ve işbirliği yapmak en güçlü çözümdür. </p>
<ul>
<li><strong>Zorbalığın tanımını öğretmek</strong></li>
</ul>
<p>Birçok çocuk maruz kaldığı davranışın zorbalık olduğunu fark etmeyebilir. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak “Çocuğa şunu öğretmek önemlidir: “Bir davranış seni incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve dur demene rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır.” Örneğin; sürekli lakap takılması “şaka” değildir. Birçok kez gruba alınmamak “arkadaş seçimi” değil, sistematik dışlama olabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Okulla işbirliği kurmak</strong></li>
</ul>
<p>Zorbalık bireysel değil, sistemsel bir mesele olduğundan öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimiyle mutlaka iletişime geçin. Sorunu dramatize etmeden ama net şekilde ifade edin. Olayların tarihini ve içeriğini not almak süreci kolaylaştırır. Örnek: “Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor” demek yerine, “Son üç haftadır teneffüslerde aynı üç öğrenci tarafından oyuna alınmadığını ve alay edildiğini söylüyor” gibi somut bilgi verin. </p>
<ul>
<li><strong>Empati ve tanıklık kültürü geliştirmek</strong></li>
</ul>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğunuza şunu öğretin: “Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, “Bence sana yapılan bu davranış doğru değil” demek bile zorbalığı azaltabilir.”</p>
<ul>
<li><strong>Dijital zorbalığa karşı kayıt almak</strong></li>
</ul>
<p>Günümüzde whatsapp grupları, sosyal medya paylaşımları ve çevrim içi oyunlar üzerinden zorbalığın 7/24 devam edebildiğini, bu durumun çocukta çaresizlik hissini artırdığını belirten Dr. Sancak “Özellikle dijital zorbalıkta kanıt saklamak (ekran görüntüsü almak) önemlidir. Zorbalık durumunda çocuğa karşılık vermek yerine kanıt saklamayı, kişiyi engellemeyi ve bir yetişkine bildirmeyi öğretmek gerekir. En önemlisi, çocuk yaşadığının kendi suçu olmadığını ve ailesinin yanında olduğunu net biçimde hissetmelidir” diyor.</p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx</strong></p>
<p>Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!</p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış</li>
<li>Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu</li>
<li>Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi</li>
<li>Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim</li>
<li>Uyku düzeninde bozulma</li>
<li>Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe</li>
<li>Ders başarısında düşüş</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?</strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle diyor: “En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. “Sen kötüsün” değil, “Bu yaptığın kabul edilemez” denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-yayginlasiyor-615243">Akran zorbalığı yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[daire]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kalamayız]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtsız]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[Teber]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Ailem Kocaeli Buluşmaları’nda ailelere seslendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372">Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Ailem Kocaeli Buluşmaları’nda ailelere seslendi. Zorbalığın çok boyutlu bir süreç olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, “Akran zorbalığına karşı sessiz kalmamalıyız. Bunu önlemenin birincil yolu, çocuklarınızı sevgi ile yetiştirmeniz” dedi.</p>
<p><b>FARKINDALIK OLUŞTURULDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen “Ailem Kocaeli Buluşmaları” kapsamında, son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olan “Akran Zorbalığı” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Kocaeli Kongre Merkezi’nde ailelerin ilgiyle takip ettiği programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç ve Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber katıldı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN’DAN BİRLİK VURGUSU</b></p>
<p>Program öncesinde katılımcılara Türk bayrağı dağıtıldı. Salonda hep birlikte dalgalandırılan bayraklarla birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Türk bayrağının ortak değerleri, toplumsal bütünlüğü ve aile yapısını temsil eden en güçlü sembollerden biri olduğuna vurgu yapıldı. Programın açılışında konuşan Başkan Büyükakın da salondaki bu coşkuya dikkat çekti, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı.</p>
<p><b>KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR, TÜRKİYE&#8217;DE ÖNCÜ</b></p>
<p>Konuşmasında Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki yerine de değinen Büyükakın, bu alanda öncü bir yapıya sahip olduklarını belirtti. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’nin Türkiye’de ilklerden biri olduğunu vurgulayan Büyükakın, “Kadın ve aile hizmetleri, ilk kez Kocaeli’de bir daire başkanlığı olarak hayata geçirildi. Bu konuda da öncüyüz” dedi.</p>
<p><b>AKRAN ZORBALIĞINA DİKKAT ÇEKTİ</b></p>
<p>Akran zorbalığı konusuna da değinen Büyükakın şu ifadeleri kullandı: “Akran zorbalığı dediğimiz şey aslında çocuğun ailede aldığı eğitim, sonra ilk sosyalleştiği mahalle ya da site, sonra kreş, sonra okul, sonra daha üst düzeylerdeki okullar, iş dünyası ve oradan insanın içinde bulunduğu son derece kompleks, hiyerarşik bir yapının içinde şekilleniyor. Fiziksel boyutu var, sözel boyutu var, sosyal boyutu var, dijital mecralarda olan boyutu var. Ama her boyutta, her vakada üç tane aktör var. Bunlardan bir tanesi mağdur, bir tanesi zorba, üçüncüsü sessiz kalanlar. Aslında çoğu zaman sessiz kalanlardan dolayı bütün her şey olup bitiyor. Kötülüğün zaferi için gerekli olan tek şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.”</p>
<p><b>ÇOCUKLARINIZI SEVGİ İLE YETİŞTİRİN</b></p>
<p>Sözlerini sonunda ailelere çağrıda bulunan Başkan Büyükakın, farkındalık, takip ve sınır koymanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Özetle bu topyekun bir mücadeledir. Öncelikli olarak bunu fark etmenizi istiyorum. Sessiz kalmamanızı, çocuklarınızın hayatını çok daha yakından takip etmenizi, onları sevgi ile yetiştirmenizi istiyorum. Çünkü bütün değişimler küçücük adımlarla başlar. Her seferinde bir iyilik yapın, iyiliği artırmak istiyorsanız iyiliği çoğaltın.”</p>
<p><b>ZORBALIĞIN DOĞRU TANIMI ANLATILDI</b></p>
<p>Söyleşide konuşan Klinik Psikolog Mehmet Teber ise akran zorbalığı kavramının toplumda sıklıkla yanlış kullanıldığına dikkat çekti. Akran zorbalığının, kasıt içeren, sistematik olarak tekrar eden ve karşı tarafı küçük düşürmeyi hedefleyen davranışlardan oluştuğunu vurgulayan Teber, oyun sırasında yaşanan tekil çarpışmalar, anlık tartışmalar ya da karşılıklı kavgalı durumların zorbalık kapsamına girmediğini ifade etti.</p>
<p><b>TEBER, AİLELERİ UYARDI</b></p>
<p>Ailelere de önemli uyarılarda bulunan Teber, zorbalığın ev içinde de başlayabileceğini ifade etti. Kardeşler arasında sürekli tekrar eden sözel ya da fiziksel baskının da zorbalık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Teber, ebeveynlerin bu davranışlara zamanında sınır koymasının önemine dikkat çekti. Teber, “Sorunu doğru isimlendirmezsek çözüm üretmek de mümkün olmaz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-akran-zorbaligina-sessiz-kayitsiz-kalamayiz-607372">Büyükakın: &#8220;Akran zorbalığına sessiz, kayıtsız kalamayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Yüzbaşıoğlu: &#8220;Akran Zorbalığının Görünmeyen Yüzü Evde Öğrenilen Davranışlardır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-yuzbasioglu-akran-zorbaliginin-gorunmeyen-yuzu-evde-ogrenilen-davranislardir-606778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 11:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[davranışları]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzbaşıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yüzü]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığının]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akran zorbalığı, eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunların başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yuzbasioglu-akran-zorbaliginin-gorunmeyen-yuzu-evde-ogrenilen-davranislardir-606778">Dr. Yüzbaşıoğlu: &#8220;Akran Zorbalığının Görünmeyen Yüzü Evde Öğrenilen Davranışlardır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Akran zorbalığı, eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunların başında geliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, zorbalık davranışlarının önemli bir bölümünün çocukların ev ortamında maruz kaldığı iletişim dili ve ebeveyn tutumlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü akademisyeni ve Karatay Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yüzbaşıoğlu, bazı çocukların evde bastırılan öfkesini okulda dışa vurduğunu, bazılarının ise evde öğrendiği “üstünlük” algısını, kendisinden daha güçsüz gördüğü akranları üzerinde denediğini belirterek önemli bilgiler paylaştı.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Akran zorbalığı, eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olarak görülüyor. Çocukların, kendilerine söylenenlerden çok, günlük yaşamda gözlemledikleri davranışları model aldığını belirten KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yüzbaşıoğlu şunları kaydetti; “Evde sorunların bağırarak çözüldüğü, öfkenin bastırıldığı ya da bireylerin etiketlendiği bir iletişim dili, fark edilmeden çocukların akran ilişkilerine taşınıyor. Bu durum, okul bahçelerinde görülen itme, alay etme, dışlama ve lakap takma gibi davranışların temelini oluşturabiliyor. Araştırmalar, sert, tutarsız ya da aşırı kontrolcü ebeveynlik tutumlarıyla büyüyen çocukların, akran ilişkilerinde daha fazla saldırganlık ve zorbalık davranışı sergileyebildiğini gösteriyor. Ev ortamında sınırların tehdit, korku ya da utandırma yoluyla çizilmesi, çocuğun sınır kavramından ziyade güç ilişkisini öğrenmesine neden oluyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Akran Zorbalığı Her Zaman Fiziksel Değildir”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yüzbaşıoğlu, bazı çocukların evde bastırılan öfkesini okulda dışa vurduğunu, bazılarının ise evde öğrendiği üstünlük algısını, kendisinden daha güçsüz gördüğü akranları üzerinde denediğini belirterek; “Özellikle fiziksel cezaya ya da sert otoriteye maruz kalan çocuklarda empati becerileri daha zayıf gelişiyor ve başkalarının duygularını fark etmede güçlük yaşıyorlar.  Zorbalık, fiziksel şiddetle sınırlı değildir. Dışlama, alay etme, bilinçli yok sayma ve lakap takma gibi davranışlar da zorbalık kapsamında değerlendirilmelidir. Zorbalık dendiğinde çoğu ebeveyn kendini otomatik olarak geri çeker. ‘Benim çocuğum öyle bir çocuk değil.’ Oysa zorbalık her zaman yumruk atmak değildir. Bazı ebeveyn tutumları, istemeden de olsa bu davranışları besleyebilir. Çocuğu sürekli başkalarıyla kıyaslamak, sen daha iyisin vurgusunu abartmak, başarıyı insan değerinin önüne koymak, çocuğun hatalarını başkalarının önünde küçümsemek gibi davranışlar, çocuğun kulağına yüksek sesle değil, fısıltıyla yerleşir. Zamanla çocuk, kendi değerini başkalarıyla karşılaştırarak tanımlamaya başlar. Bu durum, ilişkilerde sağlıksız güç arayışlarını ve zorbalık davranışlarını tetikleyebilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Duyguların İlk Öğretildiği Yer: Ev”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Duygu düzenleme becerilerinin gelişiminde aile ortamının belirleyici rol oynadığını ifade eden Yüzbaşıoğlu; “Ağlamanın abartı, öfkenin ayıp, korkunun ise saçma olarak görüldüğü evlerde çocuk, duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenemiyor. Bastırılan duygular ise okul ortamında saldırgan davranışlar olarak ortaya çıkıyor. Konuşulamayan öfke fiziksel davranışlara, ifade edilemeyen hayal kırıklığı alaya, görülmeyen korku ise güç gösterisine dönüşebilir” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Davranışla Verilen Eğitim, Sözcüklerden Daha Etkilidir”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Akran zorbalığıyla mücadelede en etkili yöntemin, çocuklara uzun öğütler vermekten çok, yetişkinlerin davranışlarında gizli olduğunu vurgulayan Yüzbaşıoğlu; “Hata yaptığında özür dileyebilen, öfkesini yönetebilen, gücünü baskı kurmaktan çok adil ve tutarlı davranarak gösteren ebeveynler, çocuklara kalıcı mesajlar verir. Başkalarının sınırlarına saygı duyan, haklı olmak yerine adil olmayı seçen bir yetişkinle büyüyen çocuk, ilişkilerde gücün nereden geldiğini öğrenir. Bu derste ceza yoktur, nutuk yoktur ama etkisi uzun yıllar süren bir öğrenme vardır” ifadelerine yer verdi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yüzbaşıoğlu; “Akran zorbalığı yalnızca okulun, öğretmenin ya da öteki çocukların sorunu değildir. Bu mesele çoğu zaman akşam sofralarında kurulan cümlelerde, evde yükselen ses tonlarında, çocuğun duygularına verilen tepkilerde sessizce filizlenir. Zorbalığı konuşurken gözlerimizi çocukların davranışlarına çevirmek kolaydır. Asıl zor olan, ebeveynlerin günlük hayatta verdikleri küçük ama sürekli mesajları fark edebilmektir. Çünkü bazı davranışlar okul bahçesinde görünür hâle gelir ancak onların dili, sınırları ve tonu çok daha önce evin içinde öğrenilmiştir. Okul, çoğu zaman sadece bu öğrenmenin sahnesidir. Senaryo ise çoktan evde yazılmıştır” diyerek önemli tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yuzbasioglu-akran-zorbaliginin-gorunmeyen-yuzu-evde-ogrenilen-davranislardir-606778">Dr. Yüzbaşıoğlu: &#8220;Akran Zorbalığının Görünmeyen Yüzü Evde Öğrenilen Davranışlardır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Akran zorbalığı çocuklar için ciddi bir risk faktörü&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklar-icin-ciddi-bir-risk-faktoru-605394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[faktörü]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullarda yaşanan akran zorbalığı vakaları, öğrencilerin psikolojik ve akademik gelişimini olumsuz etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklar-icin-ciddi-bir-risk-faktoru-605394">&#8220;Akran zorbalığı çocuklar için ciddi bir risk faktörü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okullarda yaşanan akran zorbalığı vakaları, öğrencilerin psikolojik ve akademik gelişimini olumsuz etkiliyor. </strong>Zorbalığa maruz kalan öğrencilerde içe kapanma, okuldan uzaklaşma ve akademik başarısızlık gibi belirtilerin sıkça görüldüğünü belirten Büyükşehir Belediyesi Psikologları, uygun destekle çocukların yaşadığı deneyimi sağlıklı şekilde anlamlandırarak, özgüvenini yeniden kazanabileceğini belirtti.</p>
<p><b>ÇOCUKLARIN GÖRÜNMEYEN MÜCADELESİ</b></p>
<p>Sosyal medya başta olmak üzere ekranlara yansıyan görüntüler akran zorbalığının geldiği boyutu gözler önüne seriyor. Öğrenciler arasında fiziksel, sözel ve psikolojik şiddet olarak kendini gösteren durum çocukların geleceği için önemli bir risk barındırıyor. Psikologlar, zorbalığın yalnızca mağdur olan öğrencileri değil, zorbalığı uygulayan ve tanık olan çocukları da olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Bu kapsalda Büyükşehir Belediyesi Lokomotif Çocuk Köyü Psikoloğu Bedriye Gizem Top, “Akran zorbalığı çocukların görünmeyen mücadelesidir” dedi.</p>
<p><b>“ALAY EDİLMEK ÇOCUĞUN BENLİK ALGISINI ZEDELİYOR”</b><br />Akran zorbalığının çocukların gelişimini kötü yönde etkilediğine dikkat çeken Psikolog Gizem Top, “Akran zorbalığı çocukların psikolojik sağlamlığını doğrudan etkileyen ve uzun vadeli sonuçlar doğurabilen ciddi bir risk faktörüdür. Alay edilmek, dışlanmak, tehdit edilmek ya da sosyal ortamlarda küçük düşürülmek çocuğun benlik algısını zedelerken, kendine dair olumsuz inançlar geliştirmesine ve akademik motivasyonunun düşmesine yol açabilir. Örneğin sınıf içinde sürekli lakap takılan bir çocuk, zamanla ‘Ben zaten yetersizim’ düşüncesini içselleştirebilir ve derse katılmaktan kaçınabilir. Aynı zamanda çocuğun kendini güvende hissetme ihtiyacını sarsarak, sosyal ilişkilerden geri çekilmesine neden olabilir. Teneffüsler de yalnız kalmayı tercih eden ya da grup çalışmalarında geri planda duran çocuklar bu geri çekilmenin sık görülen örneklerindendir” dedi.</p>
<p><b>“DAVRANIŞSAL SİNYALLER AİLELER İÇİN BİRER İPUCUDUR”</b></p>
<p>Açıklamalarına devam eden Bedriye Gizem Top, “Saha gözlemlerimde, zorbalığa maruz kalan birçok çocuğun yaşadıklarını sözel olarak ifade etmekte zorlandığını, ancak davranışlarıyla güçlü sinyaller verdiğini görüyorum. Okula gitmek istememe, ani ders başarısı düşüşleri, içe kapanma, kaygı belirtileri, öfke patlamaları, uyku ve iştah değişiklikleri ile özgüvende belirgin azalma bu sinyaller arasında yer almaktadır. Çocuğun verdiği bu sinyaller aileler için önemli bir ipucudur. Örneğin daha önce okula severek giden bir çocuğun sabahları karın ağrısı bahanesiyle okula gitmek istememesi ya da akşamları yoğun huzursuzluk yaşaması, altta yatan bir zorbalık deneyiminin işaretleri olabilir. Çoğu zaman çocuklar, yaşadıklarını anlatmanın bir çözüm getirmeyeceğine ya da daha fazla sorun yaratacağına inanarak sessiz kalmayı tercih edebilirler. Bazı çocuklar ‘Şikâyet edersem daha çok dalga geçerler’ düşüncesiyle yaşadıklarını saklar. Bu noktada ebeveynlere ve bakım verenlere önemli sorumluluklar düşmektedir” dedi.</p>
<p><b>“ÇOCUĞUN YAŞADIKLARINI KÜÇÜMSEMEYELİM”</b></p>
<p>Çocuğun anlattıklarını küçümsemek, ‘takma kafana’ ya da ‘herkesin başına gelir’ gibi ifadelerle durumu geçiştirmenin çocuğun yalnızlık ve çaresizlik duygusunu arttırabildiğini ifade eden Top, “Örneğin yaşadığı zorbalığı paylaştığında ciddiye alınmadığını hisseden bir çocuk, bir sonraki adımda tamamen içine kapanabilir. Bunun yerine, yargılamadan dinlemek, duygularını geçerli kılmak ve çocuğa yalnız olmadığını hissettirmek koruyucu bir etki sağlar. ‘Bunu yaşaman çok zor olmalı, birlikte ne yapabileceğimize bakalım’ gibi ifadeler çocuğun güven duygusunu güçlendirir. Gerekli durumlarda okul ile iş birliği yapmak ve profesyonel destek almak, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından oldukça önemlidir. Erken fark edilen akran zorbalığı, doğru psikososyal destekle ele alındığında çocuğun psikolojik sağlamlığını güçlendirebilir ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmadan yönetilebilir. Uygun destek alan birçok çocuk, yaşadığı deneyimi sağlıklı şekilde anlamlandırarak özgüvenini yeniden kazanabilmektedir” ifadesini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-cocuklar-icin-ciddi-bir-risk-faktoru-605394">&#8220;Akran zorbalığı çocuklar için ciddi bir risk faktörü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğa Karşı Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önleme]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini<strong> </strong>değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Çocuğa karşı şiddetin her biçimi devam ediyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, geçtiğimiz yıl Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Küresel Bakanlar Toplantısı’nın birinci yıl değerlendirmesine değinerek, ülkelerin bu alanda attıkları adımları şöyle değerlendirdi:</p>
<p>“Bir yıl önce ülkeler, çocuğa karşı şiddeti tamamen ortadan kaldırmak için taahhütlerde bulunmuştu. Dünya Sağlık Örgütü ev sahipliğinde yapılan çevrim içi toplantıda, bu sözlerin ne kadar yerine getirildiği konuşuldu. Birçok ülke, özellikle ‘fiziksel ceza’ konusunda ciddi yasal yaptırımlar getirdi. Şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve farkındalık oluşturulması konusunda güçlü adımlar atıldı.<br /> Çocuğa karşı şiddetin her biçimi —ihmal, istismar, örseleme— insanlığın acilen çözmesi gereken bir sorun olmaya devam ediyor.”</p>
<p><strong>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti, akran zorbalığı</strong></p>
<p>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti yani akran zorbalığının yalnızca fiziksel bir şiddet türü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Zorbalık, bir bireyin kasıtlı olarak ve tekrar eden biçimde bir başka kişiye zarar vermesi ya da onu rahatsız etmesiyle ortaya çıkar. Bu yalnızca fiziksel temasla değil, sözel saldırılar, dışlama veya dijital zorbalık gibi eylemlerle de gerçekleşebilir. Genellikle üç temel unsurla tanımlanır; niyet, süreklilik ve güç dengesizliği.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’de her 7 çocuktan biri zorbalığa maruz kalıyor</strong></p>
<p>UNICEF’in 2024 raporuna göre, zorbalık davranışlarının çocukların yaşam kalitesini derinden etkilediğini kaydeden Prof. Dr. Ülküer, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verileri de durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. TÜİK’in 2024 araştırmalarına göre; 6-17 yaş arası her 7 çocuktan biri, birden fazla kez akran zorbalığına uğruyor. Özel gereksinimli çocuklar, akran zorbalığına maruz kalma açısından daha yüksek risk altında. Zorbalığa uğrayan çocukların okul devamsızlık oranları artıyor, akademik başarıları düşüyor ve yaşam boyu sürecek travmalar ortaya çıkabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, bu tabloya dikkat çekerek, “Akran zorbalığı, çocuğa karşı şiddetin önemli bir parçasıdır. Şiddet gören çocuklar, ilerleyen süreçte şiddet uygulamaya daha eğilimli hale gelirler.<br /> Bu nedenle, çocuğa karşı şiddetin önlenmesi, akran zorbalığının da önlenmesi açısından kritik önemdedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü ebeveynler zorbalığın önlenmesinde kilit rol oynuyor</strong></p>
<p>İngiltere merkezli Akran Zorbalığına Karşı Birliği (Anti Bullying Alliance-ABA) gibi kurumların çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Ülküer, zorbalığın önlenmesinde en etkili stratejilerin başında ebeveynlerin güçlendirilmesinin geldiğini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığının önlenmesinde en önemli faktörlerden birinin “güçlü ebeveyn-çocuk iletişimi” olduğunu ifade ederek, çocukların ilk öğretmenleri olan ebeveynlerin, bilinçli iletişim kurma becerilerini geliştirmelerinin, zorbalığın erken fark edilmesinde ve önlenmesinde hayati önem taşıdığını söyledi.</p>
<p><strong>Ebeveynlere akran zorbalığıyla mücadelede öneriler</strong></p>
<p>Ebeveynlere bu konuda bazı pratik öneriler sunan Prof. Dr. Ülküer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çocuğunuzla sakin ve yargılamadan konuşabileceğiniz bir zaman ayırın. Açık uçlu sorular sorun; “Bana neler olduğunu anlatabilir misin?” gibi sorularla kendini ifade etmesini sağlayın. Duygusal değişimleri fark edin; okula gitmek istememesi, eşyalarının kaybolması gibi işaretlere dikkat edin.<br />Zorbalığa uğrayan çocuğunuza bunun kendi suçu olmadığını, birlikte çözebileceğinizi hatırlatın.<br /> Zorbalığa tanık olan çocuğunuza iyiliğin önemini anlatın; yetişkine haber vermesini ve zorbalık görene destek olmasını teşvik edin. Zorbalığa karışan çocuğunuzla sakin konuşun; davranışının etkilerini anlamasına ve doğru davranışı öğrenmesine yardımcı olun. Okulla iş birliği yapın ve süreci birlikte takip edin. Empati ve saygı konusunda örnek olun; öfkelendiğinizde bile nazik ve anlayışlı davranarak model oluşturun.”</p>
<p><strong>Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı </strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığını önlemede okul sistemlerinin ve eğitim politikalarının önemini dile getirerek, “Öğretmenlerin meslek öncesi ve hizmet içi eğitimlerinde akran zorbalığıyla mücadeleye yer verilmesi gerekiyor. Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı. Zorbalık olayları kayıt altına alınmalı ve ilgili kurumlara hızla bildirilmelidir. Ayrıca okullar, ebeveynlerle güçlü bir iletişim içinde olmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocukların çoğu da geçmişin mağdurları </strong></p>
<p>Zorbalık döngüsünün kırılabilmesi için mağdurların yanı sıra zorbalık yapan çocuklara da psikolojik destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Şiddet şiddeti doğurur. Zorbalık yapan çocukların çoğu, geçmişte başka türden şiddetlerin mağdurları olmuştur. Bu nedenle, davranışlarının ardındaki nedenlerin araştırılması ve gerekli psikososyal desteğin sağlanması çok önemlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Politika odaklı araştırmalar yapılmalı; yalnızca “kim” ve “ne” değil, “neden” ve “nasıl” sorularına da yanıt aranmalı.</p>
<p>İzleme ve değerlendirme çalışmaları, mevcut önleme programlarını bilimsel olarak gözden geçirmeli.</p>
<p>Ulusal strateji planı ve bütçe, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda hazırlanmalı.</p>
<p>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı; farkındalık çalışmalarının sürdürülebilirliği için kaynak oluşturulmalı.”</p>
<p><strong>İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim</strong></p>
<p>Tüm bu gerekçelerden yola çıkarak, TBMM içinde başlatılan Çocuk Hareketi’nin Türkiye Büyük Millet Meclis’i bünyesinde Akran Zorbalığını Önleme Komisyonu kurduğunu ifade eden Prof. Dr. Ülküer, “Komisyon, katılımcı bir bakış açısıyla çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. Bu önerilerin hayata geçirilmesinde önemli bir lokomotif olacaktır. Desteklenmesi gereken önemli bir adım. İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Öğrencilere &#8220;Akran Zorbalığı&#8221; Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-ogrencilere-akran-zorbaligi-egitimi-580790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 11:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla ilçedeki okullarda farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-ogrencilere-akran-zorbaligi-egitimi-580790">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Öğrencilere &#8220;Akran Zorbalığı&#8221; Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek amacıyla ilçedeki okullarda farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam ediyor. Belediye bünyesindeki psikologlar tarafından verilen seminerlerde, öğrenciler akran zorbalığı konusunda bilinçlendiriliyor.</p>
<p>Programın ilk uygulaması, Özel Kent Eğitim Koleji’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 öğrencinin katıldığı seminerde, akran zorbalığının tanımı, olumsuz etkileri ve çözüm yolları interaktif yöntemlerle anlatıldı. Öğrenciler, örnek olaylar ve sorular üzerinden konuyu daha yakından kavrama fırsatı buldu. Her eğitim döneminde sürdürülen farkındalık seminerleri ile çocukların ruhsal ve fiziksel sağlığını korumayı hedeflediklerini belirten belediye yetkilileri, “Çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı bir eğitim ortamında gelişmeleri için tüm imkânlarımızla yanlarındayız” mesajını verdi.</p>
<p>Program dönem boyunca farklı okullarda devam edecek. Katılım sağlamak isteyen okullar, Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçerek başvuruda bulunabilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediyesinden-ogrencilere-akran-zorbaligi-egitimi-580790">Bakırköy Belediyesi&#8217;nden Öğrencilere &#8220;Akran Zorbalığı&#8221; Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 10 gençten 4&#8217;ü siber zorbalığa uğruyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-4u-siber-zorbaliga-ugruyor-580690</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uğruyor]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, akran zorbalığı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-4u-siber-zorbaliga-ugruyor-580690">Her 10 gençten 4&#8217;ü siber zorbalığa uğruyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, akran zorbalığı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Siber zorbalık bireysel eylemlerden çıkarak organize bir yapıya büründü</strong></p>
<p>Günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan siber zorbalığın, masum bir sosyal medya atışmasının çok ötesinde, kasıtlı ve organize bir &#8220;psikolojik savaş&#8221; aracına dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, bu durumun küresel bir tehdit olduğunu ve özellikle gençlerin ruh sağlığını hedef aldığını vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir eylemin &#8220;zorbalık&#8221; sayılabilmesi sistematik olması, kasıtlı olması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında bir güç dengesizliği bulunması şeklinde kriterlerin olması gerektiğini ifade ederek, &#8220;Bu kriterler karşılandığında, ortada net bir suç vardır. Bu suçu işleyenlerin de mutlaka bir bedel ödemesi gerektir, aksi takdirde toplumda güçlü olanın zayıfı ezdiği bir siber anarşi hâkim olur.” dedi.</p>
<p>Siber zorbalığın artık bireysel eylemlerden çıkarak organize bir yapıya büründüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bir grup, hedef aldığı kişiyi itibarsızlaştırmak için troll orduları gibi faaliyet gösteriyor. Bu, politik bir proje veya bir psikolojik savaş hamlesi olabilir. İngiltere&#8217;nin 2015 yılında, askeri bir terim olan &#8216;tugay&#8217; ismini kullanarak bir sosyal medya birimi kurması, devletlerin bu alanı ne kadar ciddiye aldığının en net kanıtıdır. Amaç, dezenformasyon yaymak veya hedefleri itibarsızlaştırmaktır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Siber zorbalık gençler arasında çok yaygın</strong></p>
<p>Siber zorbalığın özellikle gençler arasında endişe verici boyutlara ulaştığını rakamlarla ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Yapılan çalışmalar, akran zorbalığı kurbanı olan gençlerin oranının her üç gençten biri olduğunu gösteriyor. Ancak konu siber zorbalığa gelince bu oran yüzde 40&#8217;lara kadar çıkıyor. Bu, küresel bir ruh sağlığı tehdididir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Siber zorbalığın gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu durum, ergenlerde ciddi okul reddi, akademik başarıda düşüş, içe kapanma, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle &#8220;akademik zekâsı yüksek ancak sosyal ve duygusal becerileri zayıf&#8221; çocukların zorbalığa karşı daha savunmasız olduğunu ve bu çocukların sosyal iletişim bozuklukları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p><strong>Evde şiddet varsa çocuk zorbalığı öğreniyor</strong></p>
<p>Zorbalığın temelinde genellikle çocuğun aile içinde öğrendiği yanlış sorun çözme yöntemlerinin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocukluk agresyonlarında birinci sırada canlı örnekler, yani aile içi tutumlar gelir. Evde &#8216;vurdum mu oturturum&#8217; kültürünü gören çocuk, hak arama yöntemi olarak zorbalığı öğrenir.&#8221; dedi.</p>
<p>Ergenlik döneminin, gençlerin hayatı keşfettiği ve sosyal becerilerini geliştirdiği &#8220;normal şizofrenik bir dönem&#8221; olarak tanımlanabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte duyguların mantığın önüne geçtiğini ve gençlerin sonunu düşünmeden hareket edebileceğini ifade etti.</p>
<p>&#8220;Ergenden sıfır hata beklemek gerçekçi değil, tam tersine zararlıdır. Gençlerin hata yapma hakkı vardır, çünkü hayatı böyle öğrenirler.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, “Aile, özellikle şiddet ve yalan gibi temel konularda net bir tavır alarak çocuğa duygusal ve sosyal sınırları öğretmelidir. Tıpkı bir binanın kapıları, pencereleri gibi, duyguların da sınırları vardır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>İyiliklerin yaygınlaştığı bir ortamda zorbalık barınamaz</strong></p>
<p>Zorbalığın sadece vurmakla, kırmakla sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, fiziksel, sözel ve sosyal olmak üzere şiddetin üç farklı yüzü olduğunu, zorbalığı uygulayan kişilerin genellikle özgüven eksikliği yaşadığını ve başkalarını ezerek, değersizleştirerek kendi egolarını tatmin etmeye çalıştıklarını söyledi.</p>
<p>Okullarda artan akran zorbalığına karşı geliştirilen mevcut programların &#8220;kötülükle mücadele&#8221; üzerine odaklanarak eksik kaldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Karanlıkla mücadelenin en güzel yöntemi bir mum yakmaktır. Zorbalığı önlemenin en etkili yolu da sınıflarda iyiliği, paylaşmayı ve yardımlaşmayı artırmaktır. Milli Eğitim, &#8216;Rastgele İyilik Projeleri&#8217;ni acilen politika haline getirmelidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Kaliforniya&#8217;daki okullarda başarıyla uygulanan &#8220;Rastgele İyilik Projesi&#8221; ni örnek göstererek, &#8220;Öğrencilere, bir yaşlı bakımevinde veya bir engelli merkezinde çalışmaları karşılığında kredi veriliyor. Gençler hem mağduriyeti görüyor hem de iyilik yapmanın getirdiği manevi hazzı tadarak bu davranışları pekiştiriyor.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Akran zorbalığının küresel bir sorun haline geldiğini ve Finlandiya gibi ülkelerin buna çözüm aradığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8220;Bizim kültürümüzde sadece kötüyle mücadele etmek yoktur, aynı zamanda iyiyi güçlendirip artırmak vardır. İyiliklerin yaygınlaştığı bir ortamda zorbalık zaten barınamaz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalığa uğramanın temeli de evde atılıyor</strong></p>
<p>Zorbalığın temelinde genellikle ergenin evde yaşadığı &#8220;insan yerine konulmama&#8221; hissinin yattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, ailelere çocuklarıyla iletişim kurma biçimleri konusunda hayati uyarılarda bulunarak, &#8220;Sen adam olmazsın, akılsızsın&#8221; gibi çocuğun kişiliğini hedef alan eleştirilerin, özgüvenini yok edeceğini ve onu zorbalık kurbanı olmaya aday hale getireceğini, doğru eleştirinin &#8220;Sen iyi bir çocuksun ama şu davranışın şu gerekçeyle doğru değil&#8221; diyerek, sadece davranışı ve çabaları gerekçesiyle eleştirmek olduğunu anlattı.</p>
<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, baskı ve korku kültürlerinde yetişen çocukların &#8220;sorma, düşünme, itaat et&#8221; mottosuyla büyüdüğünü, bunun da girişimci ve yenilikçi olamayan, sadece itaat eden nesillere neden olduğunu kaydederek, &#8220;Sessiz sakin bir toplum olur ama ufak bir problemde büyük patlamalar yaşanır.&#8221; dedi. </p>
<p><strong>Aile içinde monolog yerine diyalog esas alınmalı</strong></p>
<p>Zorbalık uygulayan kişilerin de aslında kendi zayıflıklarını kapatmaya çalışan, kendileriyle yüzleşemeyen bireyler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu döngünün kırılabilmesi için aile içinde monolog yerine diyaloğun esas alınması gerekir. Bizim kültürümüzde &#8216;su büyüğün, sus küçüğün&#8217; gibi artık çağa uymayan kalıp düşünceler var. Bu şekilde yetiştirilen &#8216;hanım hanımcık, efendi&#8217; çocuklar, saygılı olsalar da kendilerini ezdirdikleri için zorbalığa kurban olmaya adaydırlar.&#8221; diyerek, bu gençlere &#8220;hayır deme becerileri&#8221; ve girişkenlik eğitimlerinin verilmesinin şart olduğunu söyledi.</p>
<p>Sosyal ve duygusal zekânın, en az akademik zekâ kadar hayati olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tarhan, sadece ders çalışmaya odaklanılarak &#8220;proje çocuk&#8221; yetiştirmenin büyük bir hata olduğunu ifade etti.</p>
<p>&#8220;Bu çocuklar okulda birinci olur ama &#8216;kurtlar sofrası&#8217; gibi olan iş hayatında başarısız olurlar, çünkü nerede nasıl davranacaklarını öğrenememişlerdir.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, sosyal zekânın da doğuştan gelmediğini, öğrenilebilir bir beceri olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Medya şirketlerine çocukları korumaya yönelik yasal zorunluluklar getirilmesi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ailelerin ve okulların akran zorbalığı karşısındaki panik halinin yanlış olduğunu belirterek, &#8220;Akran zorbalığını bir tehdit olarak görmeyelim. Bu, çocuğun hayatın zorluklarını öğrenmesi, problem çözmesi ve kendi gemisinin kaptanı olması için bir gelişim fırsatıdır. Görevimiz, çocuklarımızı sera çiçeği gibi büyütmek değil, onları bu fırtınalı denizde yüzmeye hazırlamaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Pandemi döneminin en büyük kurbanlarının, sanılanın aksine yaşlılar değil, dijital bağımlılığa sürüklenen çocuklar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, Ulaştırma Bakanlığı&#8217;na acil çağrıda bulunarak, Avrupa&#8217;da olduğu gibi medya şirketlerine çocukları korumaya yönelik yasal zorunluluklar getirilmesi gerektiğini, aksi halde bir neslin kaybedileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Problemleri çocuklar aralarında çözmeli</strong></p>
<p>Zorbalık vakalarında ailelerin hemen karşı tarafın ailesini aramasının &#8220;ilkel&#8221; ve &#8220;kolaycı&#8221; bir yöntem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Problem iki çocuk arasında. Öncelik, aileleri hiç devreye sokmadan, bu iki çocuğun rehber öğretmen eşliğinde sorunu kendi aralarında çözmeyi öğrenmesidir. Asıl amaç olayı çözmekten çok, o olaydan çocuğa bir hayat dersi öğretmek, yani bir fırsat eğitimi yaratmaktır. Gelişmiş eğitim sistemleri buna &#8216;sessiz eğitim&#8217; diyor; sorun, farkında olmadan, ilişkiler içinde çözülüyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenler dürtüsel ve sonunu düşünmeden hareket edebiliyor</strong></p>
<p>Ergenlerin beyninin ön bölgesinin (frontal lob) henüz tam olgunlaşmadığı için dürtüsel ve sonunu düşünmeden hareket edebileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8220;Rehber öğretmenler, olayın arkasında kasıt mı, dürtüsellik mi, yoksa bilmeden yapılan bir hata mı olduğunu analiz etmeli. Çözüm, bu analize göre şekillenmelidir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, modern ve etkili bir ceza yöntemi olarak, zorbalık yapan öğrenciye &#8220;haftada üç gün bir yaşlı bakımevinde çalışma ve bunu raporlama&#8221; gibi topluma hizmet cezaları verilebileceğini, bu tür uygulamaların Türkiye&#8217;de de yapılabileceğini dile getirerek, &#8220;Buradaki amaç, o gence suçluluk ve pişmanlık duygusu yaşatarak empati kurmasını sağlamak ve onu topluma yeniden kazandırmaktır. Öbür türlü cezalar, gencin paranoid düşüncelerini pekiştirir ve onu &#8216;devamlı savaştaymış&#8217; gibi hissettirerek daha büyük ruhsal sorunlara yol açar.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Evde yok sayılan çocuklar…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kötülük yapmaktan zevk alan zorba çocukların temelinde genellikle &#8220;sevgi yoksunu ama aşırı disiplinle büyütülme&#8221; yattığını belirterek, &#8220;Bu çocuklar kendilerini değersiz hisseder ve başkalarını ezerek ego tatmini yapmayı öğrenirler. Evde yok sayılan bir çocuk, dayak yediğinde bile &#8216;varlığımın farkındalar&#8217; diye düşünür ve öfkeyle beslenerek insanları yönetmeye çalışır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Zorbalığın altında yatan derin psikolojik nedenlere dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir çocuğa verilebilecek en kötü cezanın onu &#8220;yok saymak&#8221; olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-gencten-4u-siber-zorbaliga-ugruyor-580690">Her 10 gençten 4&#8217;ü siber zorbalığa uğruyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığı kalıcı izler bırakabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-kalici-izler-birakabiliyor-571945</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 13:10:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Masum görünen şakalar, kırıcı davranışlar ya da şiddete varan eylemler… Son yıllarda akran zorbalığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-kalici-izler-birakabiliyor-571945">Akran zorbalığı kalıcı izler bırakabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Masum görünen şakalar, kırıcı davranışlar ya da şiddete varan eylemler… Son yıllarda akran zorbalığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Uzman Psikolog Sena Sivri, özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, zorbalığın çeşitlerinin okul koridorlarından cep telefonu ekranlarına kadar taşındığını belirterek “Bireyler arası empati eksikliği, aile içi iletişim sorunları, sosyal beceri gelişimindeki yetersizlikler ve medya aracılığıyla şiddetin normalleştirilmesi akran zorbalığının artışında büyük rol oynuyor. Akran zorbalığı; fiziksel şiddet, sözel zorbalık, sosyal dışlama ve siber zorbalığın (aşağılayıcı mesajlar, fotoğraf paylaşma) yanı sıra bazen de “Sen bizimle oynayamazsın çünkü sen farklısın” ya da “Senin kıyafetlerin çok ucuz” gibi ifadelerle gerçekleştiriliyor” diyor.</p>
<p>Zorbalığa maruz kalan çocukların derin duygusal yaralar alarak kısa vadede özgüven kaybı, okul başarısında düşüş, uyku bozukluğu, baş ya da mide ağrısı gibi sorunlar yaşayabildiğini belirten Sivri, uzun vadede ise depresyon, kaygı bozukluğu ve sosyal fobi gibi kalıcı etkiler ortaya çıkabildiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Zorbalığın önüne geçmek için; çocuğu iyi gözlemlemenin, okul, aile ve bireyler olarak bilinçlenmenin ve önlemler almanın kritik önem taşıdığı vurgulayan Uzman Psikolog Sena Sivri, okulda akran zorbalığına karşı alınabilecek 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Çocuğunuza bağırıp aşağılamayın! </strong></li>
</ul>
<p>Araştırmalar, ebeveynlerin kendi sosyal ilişkilerindeki tutumlarının çocuklar tarafından doğrudan model alındığını ortaya koyuyor.  Uzman Psikolog Sena Sivri “Evde bağırma, aşağılama gibi davranışların olmaması, çocuğun benzer tutumları benimsemesini engeller. Ebeveynler ve öğretmenler, saygılı ve şiddetten uzak iletişim biçimleriyle çocuğa örnek olmalıdır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Yargılamadan konuşun ve açık iletişim kurun</strong></li>
</ul>
<p>Çocukla düzenli ve yargılamayan bir şekilde konuşmak, yaşadığı olumsuz deneyimleri anlatabileceği güvenli bir ortam sağlamak çok önemli. Araştırmalar, ebeveynleriyle düzenli iletişim kuran çocukların zorbalığa maruz kaldığında durumu daha çabuk paylaştığını gösteriyor. “Bugün okulda seni üzen bir şey oldu mu?” gibi açık uçlu sorular, kapalı sorulardan daha etkili olurken, çocuğun konuşmasını, yaşadığı bir zorluk varsa daha rahat anlatmasını sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Öğretmeni ve okul yönetimiyle temasta olun</strong></li>
</ul>
<p>Uzman Psikolog Sena Sivri “Okul yönetimi, öğretmenler ve veliler aynı dili konuştuğunda zorbalıkla mücadelede başarı artar. Yapılan bilimsel çalışmalar, zorbalık karşıtı okul politikalarının (örneğin; Sıfır Tolerans Programı) zorbalık oranını yüzde 20’ye kadar azaltabildiğini ortaya koyuyor. Veliler düzenli olarak öğretmeni ve okul yönetimiyle iletişimde olmalı, çocuğun sınıf içi ve sosyal ilişkileri takip edilmelidir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Güvenli alanlar oluşturun</strong></li>
</ul>
<p>Okulda çocukların kendilerini güvende hissedebileceği alanlar (rehberlik odası, güvenli oyun alanları) zorbalık riskini azaltır. Ayrıca teneffüslerde yeterli sayıda öğretmen gözetimi sağlanması da önemlidir. Araştırmalar, gözetimin yüksek olduğu alanlarda zorbalık vakalarının yüzde 30 oranında düştüğünü gösteriyor.</p>
<ul>
<li><strong>Empati kazandırın</strong></li>
</ul>
<p>Uzman Psikolog Sena Sivri “Zorbalığı önlemenin en etkili yollarından biri çocuklara empati kazandırmaktır. Finlandiya’da uygulanan “KiVa” programı, empati eğitiminin zorbalık vakalarını ciddi oranda düşürdüğünü kanıtladı. Çocuklar, başkalarının duygularını anlamayı öğrendiklerinde zorbalığa yönelme olasılıkları azalır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>İnternette karşılaşabilecekleri tehlikeleri anlatın</strong></li>
</ul>
<p>Teknoloji ile büyüyen nesil için siber zorbalık ciddi bir risk. Çocuklara, internet ortamında karşılaşabilecekleri riskler ve bu durumda nasıl hareket etmeleri gerektiği öğretilmelidir. Çocuklara “görsel veya mesaj paylaşmadan önce iki kez düşün” alışkanlığı kazandırmak, siber zorbalığı önlemede kritik bir adımdır.</p>
<ul>
<li><strong>Belli etmeden gözlemleyin</strong></li>
</ul>
<p>Akran zorbalığının yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu vurgulayan Uzman Psikolog Sena Sivri “Çocuğu ona belli etmeden gözlemleyerek zorbalığa uğradığını ya da arkadaşına zorbalık yaptığını erken fark etmek son derece önemlidir.  Zorbalığa maruz kalan ya da zorbalık uygulayan çocukların her ikisi de psikolojik destek almalıdır. Rehberlik servisi, okul psikoloğu veya çocuk psikiyatristi, yaşanan travmanın etkilerini azaltmada kritik rol oynar. Erken destek, ileride oluşabilecek ciddi ruhsal sorunları önleyebilir” diyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akran-zorbaligi-kalici-izler-birakabiliyor-571945">Akran zorbalığı kalıcı izler bırakabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURSEM&#8217;de akran zorbalığı farkındalık etkinliği gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bursemde-akran-zorbaligi-farkindalik-etkinligi-gerceklesti-561344</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 16:41:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bursemde]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burhaniye Belediyesi Sosyal Etkinlik Merkezi (BURSEM) bünyesinde, çocuklara yönelik “Akran Zorbalığı Farkındalık Çalışması” gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursemde-akran-zorbaligi-farkindalik-etkinligi-gerceklesti-561344">BURSEM&#8217;de akran zorbalığı farkındalık etkinliği gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Burhaniye Belediyesi Sosyal Etkinlik Merkezi (BURSEM) bünyesinde, çocuklara yönelik “Akran Zorbalığı Farkındalık Çalışması” gerçekleştirildi.</p>
<p>“Zorba olma, dost ol” mesajıyla düzenlenen etkinlikte, eğitim ortamında karşılaşılabilecek zorbalık türleri ve akran zorbalığı biçimleri ele alındı. Uzman eğitmenler tarafından verilen sunumlar ve interaktif etkinliklerle çocukların; zorbalığı tanıması, farkındalık geliştirmesi ve kendilerini koruma becerilerini güçlendirmesi hedeflendi.</p>
<p>Burhaniye Belediyesi Kadın Danışma Merkezi psikoloğu tarafından, BURSEM yaz okulu öğrencilerine verilen eğitimde çocuklar günlük hayatta yaşayacakları zorluklara karşı bilgilendirildi. Burhaniye Belediyesi okul öncesinden, üniversite dönemine kadar her yaş grubundan öğrencinin eğitim ve öğrenimi için projeleriyle desteklerini sürdürmeye devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursemde-akran-zorbaligi-farkindalik-etkinligi-gerceklesti-561344">BURSEM&#8217;de akran zorbalığı farkındalık etkinliği gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Çocuk Meclisi&#8217;nde &#8216;Akran Zorbalığı Eğitimi&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-cocuk-meclisinde-akran-zorbaligi-egitimi-558540</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:20:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[meclisinde]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558540</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Meclisi çocukların yıl boyunca süren komisyon toplantılarında dile getirdiği akran zorbalığına karşı farkındalık çalışmaları yapılması talebi üzerine “Akran Zorbalığı ile Mücadele” eğitimi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-cocuk-meclisinde-akran-zorbaligi-egitimi-558540">İzmir Çocuk Meclisi&#8217;nde &#8216;Akran Zorbalığı Eğitimi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Meclisi çocukların yıl boyunca süren komisyon toplantılarında dile getirdiği akran zorbalığına karşı farkındalık çalışmaları yapılması talebi üzerine “Akran Zorbalığı ile Mücadele” eğitimi düzenlendi. Üç oturumluk programda, akran zorbalığının ne olduğu, nasıl fark edileceği ve akran zorbalığı ile mücadele etme yöntemleri konuşuldu.</p>
<p>Yıl boyunca komisyon toplantıları düzenleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Çocuk Meclisi, yaz dönemi süresince de önemli konu başlıklarında eğitim ve etkinlikler yapacak. Bu kapsamda çocukların talebi üzerine hayata geçirilmesi hedeflenen eğitimlerin ilki, “Akran Zorbalığı ile Mücadele” eğitimi oldu. Çocuk Çalışmaları Şube Müdürlüğü ile Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitimlerde, akran zorbalığı kavramı irdelenerek akran zorbalığı ile mücadele yöntemleri tartışıldı.</p>
<p><strong>“Çocukların ihtiyacı bizi harekete geçirdi”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Hakları Birimi Sorumlusu Sosyolog Deniz Kesimler Çakal, “Yıl boyunca yaptığımız toplantılarda gördük ki akran zorbalığı farklı sosyo-ekonomik özellikte ve farklı gelişim gösteren tüm çocuklar için önemli bir sorun. Çocuklar toplantılarda bazı arkadaşlarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta sorun yaşadıklarını ve zorbalığa maruz kaldıklarında ne yapmaları gerektiğini öğrenmek istediklerini sıklıkla ifade etti. Ayrıca hangi davranışların zorbalığın tanımına girdiği konusunda da kafa karışıklıkları yaşadıklarını fark ettik. Çocukların bu ihtiyacı bizi harekete geçirdi. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden bu eğitimi düzenledik” dedi.</p>
<p><strong>“Çocukların akran zorbalığı konusunda güçlendirilmeye ihtiyacı var”</strong></p>
<p>SGDD-ASAM Gençlik Çalışanı Eğitmen Mikail Böke ise “Akran İlişkilerini İyileştirme Programı kapsamında çocuklara zorbalığa maruz kaldıklarında veya zorbalığa seyirci olduklarında neler yapmaları gerektiğini aktarıyoruz. Çocukların bu konuyu konuşmaya ve bu konuda güçlendirilmeye ihtiyacı olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Eğitimin içeriği ve hedeflenen kazanımlar</strong></p>
<p>Üç oturum ve toplam 6 saat olarak planlanan eğitimin ilk oturumunda çocuklar, akran zorbalığının tanımı ve türlerini öğrenerek tartışmalar yürüttü. İkinci oturumda ise akran zorbalığında roller ve bu roller üzerinden mücadele yöntemlerini tartışan çocuklar birbirlerine deneyim aktarımında ve önerilerde bulundu. Eğitimin üçüncü ve son oturumunda ise çocuklar, akran zorbalığıyla mücadele mekanizmalarını harekete geçirmenin yollarını öğrendi. Ardından çocukların kendi bedenlerine, duygularına ve kişisel alanlarına saygı gösterilmesi konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamak amacıyla ‘mahremiyet’ teması ele alındı. Eğlenceli oyunların ve grup tartışmalarının da yer aldığı eğitim kapsamında, çocukların duygularını anlama ve duygularına daha duyarlı hale gelme, kişisel sınırlarını ve haklarını fark etme, zorbalığın kapsamı ve mücadele yöntemlerini anlama ve daha sağlıklı ve güvenli arkadaşlık ilişkileri kurma becerileri kazanmaları hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-cocuk-meclisinde-akran-zorbaligi-egitimi-558540">İzmir Çocuk Meclisi&#8217;nde &#8216;Akran Zorbalığı Eğitimi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler Arasında Artan Tehlike: Akran Zorbalığı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gencler-arasinda-artan-tehlike-akran-zorbaligi-424938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 08:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[artan]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde sosyal medyada, basında sıklıkla karşılaştığımız bir konu haline gelen akran zorbalığı, genellikle yaşıt bireyler arasında, bir kişinin diğerine sistematik olarak duygusal, sözlü veya fiziksel zarar verme çabası olarak tanımlanır. Bu tür davranışlar, güç dengesizliği üzerine kuruludur ve mağdur olan kişinin psikolojik veya duygusal sağlığını olumsuz yönde etkiler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-arasinda-artan-tehlike-akran-zorbaligi-424938">Gençler Arasında Artan Tehlike: Akran Zorbalığı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Akran zorbalığı nedir?</strong></p>
<p>Günümüzde sosyal medyada, basında sıklıkla karşılaştığımız bir konu haline gelen akran zorbalığı, genellikle yaşıt bireyler arasında, bir kişinin diğerine sistematik olarak duygusal, sözlü veya fiziksel zarar verme çabası olarak tanımlanır. Bu tür davranışlar, güç dengesizliği üzerine kuruludur ve mağdur olan kişinin psikolojik veya duygusal sağlığını olumsuz yönde etkiler.</p>
<p>Özellikle yapılan çalışmalar akran zorbalığına maruz kalan bireylerin; düşük özsaygı, anksiyete, depresyon, izolasyon, okul performansının düşmesi ve hatta intihar eğilimleri gibi psikolojik sorunlar yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle günümüzde, akran zorbalığıyla başa çıkmak oldukça önemli bir konu haline gelmiştir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akran zorbalığı nasıl başlar? </strong></p>
<p>Ortalama 4-6 yaş arasında ve oyun çağında olan çocukların birbirleri ile oyun oynamaya başlamalarıyla birlikte bu zorba davranışların ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. Elbette bunun birçok sebebi bulunmaktadır. Başlıca sebeplerden biri ise bu dönemin okul öncesi dönem olması ve çocukların iletişim yeteneklerinin tam olarak gelişmemesi, dolayısıyla yaşıtlarıyla iletişime geçerken yanlış yöntemleri tercih etmeleridir. Çocuklar bu noktada akranlarına istediklerini yaptırabilmek için fiziksel, sözel zorbalık davranışlarını öğrenmeye başlarlar.</p>
<p> </p>
<p><strong>Peki, akran zorbalığının diğer sebepleri neler olabilir?</strong></p>
<p>Akran zorbalığının sebepleri karmaşık olabilir ve çeşitli faktörlere dayanır. Bunlar arasında:</p>
<p><strong>Güç Dengeleme Arayışı: </strong></p>
<p>Akran zorbalığında temel sebep aslında bireyin kendi gücünü ispat etme çabasıdır. Dolayısıyla, zorbalığa başvuran kişi, kendi gücünü artırmak veya kontrol etmek için başkalarına zarar verme eğiliminde olabilir. Örneğin, saç çekme, vurma veya itme gibi fiziksel müdahaleler, akran zorbalığının bir türümüze ve bu tür davranışlar, zorbanın gücünü kullanarak kurbanı kontrol etme veya incitme çabasını yansıtmaktadır.</p>
<p><strong>Duygusal Sorunlar: </strong></p>
<p>Zorbalık yapan kişilerde düşük özsaygı, öfke veya diğer duygusal sorunlar görülebilir.</p>
<p><strong>Aile ve Çevresel Faktörler: </strong></p>
<p>Zorbalık, çocukluk döneminde yaşanan aile içi problemler, ailede şiddet veya ihmal gibi faktörlerle ilişkilendirilebilir.</p>
<p><strong>Toplumsal Etkiler: </strong></p>
<p>Özellikle son dönemlerde, medya, kültürel normlar ve toplumsal etkileşimler, çocukları ve gençleri zorba davranışlara yönlendirebilen güçlü bir faktör haline gelmektedir.</p>
<p><strong>İlgisizlik veya Gözetimsizdik: </strong></p>
<p>Yetişkinlerin çocuklar arasındaki ilişkilere yeterince müdahale etmemesi veya eğitim vermemesi, akran zorbalığının artmasına neden olan önemli bir etkendir.</p>
<p> </p>
<p>Elbette bu faktörlerin sıklığı, şiddeti ve etkileri bireyler arasında değişim göstermektedir. Ancak, zorbalığa maruz kalan veya uygulayan kişi de sonucunda birçok psikolojik, sosyal ve fiziksel sorunlar yaşamaktadır. Özellikle, çocukluk döneminde yaşanan akran zorbalığı, mağdur üzerinde ömür boyu etkiler bırakabilir. Bu etkiler, bireyin duygusal, psikolojik ve sosyal sağlığını etkileyebilir. Fakat her bireyin farklı başa çıkma güçlerinin olduğunu unutmamak gerekir. Bu noktada, psikolojik destek ve danışmanlık, duygusal desteğin sağlanması, bu olumsuz etkileri hafifletebilir ve iyileşme sürecini destekleyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çocuğun, akran zorbalığına uğradığını nasıl fark edebiliriz?</strong></p>
<p>Akran zorbalığı genellikle belirgin olmayabilir, ancak şu işaretlere dikkat etmekte fayda vardır:</p>
<p><strong>Duygusal Değişiklikler: </strong></p>
<p>Çocuk ya da genç, ani duygusal değişiklikler gösteriyorsa (örneğin, endişeli, üzgün ya da sinirli olma gibi), bunlar bir işaret olabilir.</p>
<p><strong>Sosyal İzolasyon:</strong></p>
<p>Zorbalığa uğrayan kişi, arkadaşlarından izole olabilir ve sosyal etkileşimlerden kaçınabilir.</p>
<p><strong>Fiziksel Belirtiler: </strong></p>
<p>Kişinin bedeninde beklenmeyen yaralar, morluklar ya da diğer fiziksel belirtiler varsa, bu zorbalığa işaret edebilir.</p>
<p><strong>Okul Performansında Düşüş: </strong></p>
<p>Akademik başarıda beklenmeyen bir düşüş, zorbalık sonucu ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Eşyaların Kaybolması veya Zarar Görmesi: </strong></p>
<p>Kişinin eşyalarının kaybolması, zarar görmesi veya çalınması durumunda, bu da zorbalık belirtisi olabilir.</p>
<p>Eğer çocuğunuzda ya da bir tanıdığınızda bu tür işaretleri fark ediyorsanız, konuyu açarak açık iletişim kurmaya çalışmak oldukça önemlidir. Çocuğun ya da genç yetişkinin hissettiklerini anlamak ve gerekirse uzman yardımı almak süreci yönetmede yardımcı olacaktır.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-arasinda-artan-tehlike-akran-zorbaligi-424938">Gençler Arasında Artan Tehlike: Akran Zorbalığı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Kepçe Kulak Nedeniyle Akran Zorbalığı Yaşıyorsa</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-kepce-kulak-nedeniyle-akran-zorbaligi-yasiyorsa-417907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 08:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[kepçe]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kepçe kulak, en sık görülen kulak şekil bozukluklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Toplumda yüzde 5 oranında görülen bu sorun, kulak kepçesinin kafatasından 2 cm’den fazla ayrık olması olarak tanımlanıyor. İşitme ile ilgili herhangi bir probleme yol açmayan kepçe kulakların tedavisinin çocukların psikolojileri açısından okul öncesi dönemde planlanması öneriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-kepce-kulak-nedeniyle-akran-zorbaligi-yasiyorsa-417907">Çocuğunuz Kepçe Kulak Nedeniyle Akran Zorbalığı Yaşıyorsa</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇOCUĞUNUZ KEPÇE KULAK NEDENİYLE AKRAN ZORBALIĞI YAŞIYORSA</strong></p>
<p>Kepçe kulak, en sık görülen kulak şekil bozukluklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Toplumda yüzde 5 oranında görülen bu sorun, kulak kepçesinin kafatasından 2 cm’den fazla ayrık olması olarak tanımlanıyor. İşitme ile ilgili herhangi bir probleme yol açmayan kepçe kulakların tedavisinin çocukların psikolojileri açısından okul öncesi dönemde planlanması öneriliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Orhan, kepçe kulak sorunu ve tedavi yöntemi hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Çocuklukta akran zorbalığı, yetişkinlikte ilişki sorunlarına yol açabiliyor</strong></p>
<p>Kepçe kulak sorunu kulak fonksiyonlarını etkilememekte yani duyma konusunda bir farklılığa neden olmamaktadır. Ancak, kulağın normal görüntüsü dışında farkı bir yapıda olması çocuklar arasında alay konusu olunmasına, akran zorbalığına neden olabilir. Bu durum da zamanla kişide özgüven eksikliğine yol açabilmektedir. Bu da erişkinlik döneminde ikili ilişkilerde yakınlık kurabilme noktasında özellikle görüntüden kaynaklanan özgüven eksikliği nedeniyle olumsuz sonuçlara sebebiyet verebilmektedir. </p>
<p><strong>En doğru zaman çocuğunuz okula başlamadan hemen önce!</strong></p>
<p>Kulak kepçesi 6 yaşında erişkin boyutunun yaklaşık yüzde 80’ine ulaşmaktadır. Kepçe kulak ameliyatının çocuk okula başlamadan hemen önce yapılması uygundur. Kepçe kulak ameliyatı kulak patolojisine bağlı olarak farklı tekniklerle yapılabilmektedir. Kepçe kulak cerrahisinin temel mantığı, kalıcı sütürler kullanılarak kulak kepçesine yeniden şekil verilmesi esasına dayanmaktadır. Kepçe kulak ameliyatı, kulak arkasından yapılan cilt kesisi ile gerçekleştirilmektedir. Kesi yapılmadan sütür teknikleri de bazı bilimsel çalışmalarda tarif edilmesine karşın kalıcı nüks oranı yüksek olduğu için tercih edilmemektedir. Ameliyat sonrası 1 hafta dinlenme süresi ve 2-3 hafta kulak bandajı takılması önerilmektedir. Eriyen dikiş kullanıldığı için dikiş alma işlemine de gerek bulunmamaktadır. </p>
<p><strong>Çocuğunuza kepçe kulak operasyonu yaptırdıktan sonra bunlara dikkat edin!</strong></p>
<ul>
<li>Ameliyat sonrası 3 hafta bandaj takılması, kulak kepçesinin yeni pozisyonunun kalıcılığında oldukça önemlidir.</li>
<li>Operasyon sonrası bir hafta duş alınmamalıdır. </li>
<li>Antibiyotik kullanılması enfeksiyon gelişimini önlemektedir. </li>
</ul>
<p><strong>Ameliyat sonrası en belirgin gelişme: Hastalardaki özgüven artışı</strong></p>
<p>Kepçe kulak operasyonu sonrası hastalar kulaklarını kapatmak için çeşitli yollara başvurmayı bırakmakta ve özgüvenleri artmaktadır. Örneğin bazı hastalar saçlarını toplayamamaktan, hep açık bırakmak zorunda kalmaktan ya da kısa kestirememekten şikayet ediyorken, ameliyat sonrası rahatça istenilen saç modeli uygulanabilmektedir. Hatta kepçe kulak sorununda bazen kulak yapıştırıcısı, bant kullanımı gibi uygulamalar da kişinin kulak sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Tüm bu durumlar bu konuda deneyimli uzmanlar tarafından, tam donanımlı merkezlerde gerçekleştirilen kepçe kulak operasyonu ile ortadan kalkmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-kepce-kulak-nedeniyle-akran-zorbaligi-yasiyorsa-417907">Çocuğunuz Kepçe Kulak Nedeniyle Akran Zorbalığı Yaşıyorsa</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
