<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yüzyıl | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yuzyil/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yuzyil</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jan 2026 08:19:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yüzyıl | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yuzyil</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>VBKY &#8220;Osmanlı Arabistanı&#8217;nda Kıyam ve Tenkil&#8221;i yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vbky-osmanli-arabistaninda-kiyam-ve-tenkili-yayimladi-608253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arabistanı]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[kıyam]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tenkil]]></category>
		<category><![CDATA[Vbky]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608253</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil” adlı çalışmayı okurla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-osmanli-arabistaninda-kiyam-ve-tenkili-yayimladi-608253">VBKY &#8220;Osmanlı Arabistanı&#8217;nda Kıyam ve Tenkil&#8221;i yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “<em>Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”</em> adlı çalışmayı okurla buluşturuyor. Eser, sıklıkla “çöl fanatizmi”nin bir tezahürü ya da “İslami fundamentalizm”in erken bir örneği olarak nitelendirilen ‘Vehhabi-Suûdi’ kıyamını, ilk elden kaynaklar ve kapsamlı bir literatür eşliğinde ele alıyor. Kitap, basmakalıp yaklaşımları aşarak 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile sosyolojisi ve dinî söylemin dönüşümü çerçevesinde yeniden değerlendiriyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin tarih kitaplığı, Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “<em>Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Çalışma, ilk elden kaynaklar ve kapsamlı bir literatürden hareketle 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile yapıları ve dinî düşüncedeki dönüşümler ekseninde ele alıyor. Vehhabi-Suûdi kıyamına dair sıklıkla dile getirilen “çöl fanatizmi” ya da “İslami fundamentalizmin erken bir örneği” gibi klişeleri aşan kitap, olayları yalnızca merkezî otoritenin zayıflaması ya da merkeze yönelmiş bir isyan olarak yorumlamıyor. Bunun yerine meşruiyetin nasıl yeniden kurulduğunu ve gücün farklı aktörler arasında nasıl biçimlendiğini inceliyor. Vehhabi-Suûdi hareketi, benzer Selefi-ihyacı akımlarla karşılaştırılarak daha geniş bir tarihsel bağlama yerleştiriliyor. Suûdi hanedanı ile dinî söylem arasındaki karşılıklı ilişkiyi görünür kılan “<em>Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”</em>, Arabistan’ın Suûdileşme sürecini ve din–iktidar–toplum ilişkilerini anlamak isteyenler için temel bir başvuru eseri niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“18. yüzyıl ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’nda merkeze karşı bir hareket olarak ortaya çıkan Vehhabilik ve Suûd kıyamları, din, siyaset ve bedevi Arap toplumunun sosyolojisi ekseninde in­celenmeye çalışılacaktır. Bu çalışmada, literatürde yaygın biçimde kullanılan “Vehhabi isyanı” ifadesi yerine “Vehhabi kıyamı” terimi tercih edilmiştir. Arapçada kıyam, temel olarak “ayağa kalkmak” veya “bir harekete girişmek” anlamına gelir ve tarihsel bir olguyu mahiyetine dair hüküm içermeden betimleyebilir. Buna karşılık Osmanlı hukuk ve siyaset terminolojisinde isyan ve özellikle ‘bağy’ kavramları, meşru otoriteye yönelen silahlı başkaldırıları tanımla­yan normatif terimlerdir; bu sebeple ahlaki ve hukuki bir değerlen­dirme içerirler. Bu bağlamda kıyam kelimesi, söz konusu hareketi tarihsel-sosyolojik bir olgu olarak daha nötr biçimde ifade etme im­kânı sunduğu için tercih edilmiştir. Ayrıca bu terminolojik seçim, Osmanlı merkez kaynaklarında yer alan normatif dilin aynen yeni­den üretilmesi yerine, tarihsel malzemeyi analitik bir mesafeyle ele alma yönündeki metodolojik kaygıyı da yansıtmaktadır. Diğer taraftan, Vehhabi kıyamının neden ortaya çıktığı sorusuna cevap aramakla birlikte, nasıl ortaya çıktığı ve niçin si­yasi bir harekete dönüştüğü üzerinde durulacaktır. Bunun için ilk olarak Vehhabi-Suûdi kıyamının Selefi karakteri izah edilecek ve 18. yüzyılda İslam dünyasının farklı coğrafyalarında meyda­na gelen diğer Selefi hareketlerle bir karşılaştırma yapılacaktır. Örneğin, Muhammed b. Abdülvehhab’ın ihya/tecdid fikirlerinin, İngiliz işgali öncesinde Hindistan’da ortaya çıkan Dihlevî ve Sir­hindî hareketiyle gösterdiği benzerlikler ve farklılıklar meselenin anlaşılması için açıklayıcıdır.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesidir. Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun olmuş (2001); Ocak 2002’de aynı bölümde göreve başlamış; 2005’te yüksek lisans, 2012’de doktora öğrenimini tamamlamıştır. Doktora tez aşamasında University of London School of Oriental and African Studies (SOAS), Center of Islamic Studies ve İngiliz Ulusal Arşivleri’nde (2009); doktora sonrasında ise London School of Economics and Political Science’ta (2014-2015) çalışmalar yapmıştır. <em>V. Murad</em>: <em>Yeni Osmanlı, Melankolik ve Mason Birader (1840-1904) </em>adlı eserinin (2018) yanı sıra Mehmed Memduh Paşa’nın <em>Esvât-ı Sudûr</em>’unu (2019) yayına hazırlamıştır. Yakın dönem Osmanlı tarihi, 19. yüzyıl Osmanlı-Ortadoğu tarihi, kolonyal tarih alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Araştırmaları Osmanlı-İngiliz ilişkileri, idari dönüşümler ve modern devletin oluşumu konularında yoğunlaşmaktadır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Tarih           </strong></p>
<p><strong>Yazan: Selda Güner Özden</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil Vehhabi-Suûdiler</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Ali Adem Yörük</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Mahmud Esad Kalıpçı</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya</strong></p>
<p><strong>Kapak: Faruk Özcan    </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 424</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-osmanli-arabistaninda-kiyam-ve-tenkili-yayimladi-608253">VBKY &#8220;Osmanlı Arabistanı&#8217;nda Kıyam ve Tenkil&#8221;i yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: Yeni yüzyıl Türklüğün yüzyılı olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-yeni-yuzyil-turklugun-yuzyili-olacak-606297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 07:51:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[kırgız]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[türklüğün]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin “Ortak Miras Tek Yürek” etkinliğinde Türk Dünyası, Kocaeli'den tüm dünyaya çok önemli mesajlar verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-yeni-yuzyil-turklugun-yuzyili-olacak-606297">Büyükakın: Yeni yüzyıl Türklüğün yüzyılı olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin “Ortak Miras Tek Yürek” etkinliğinde Türk Dünyası, Kocaeli&#8217;den tüm dünyaya çok önemli mesajlar verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Başkan Büyükakın’a &#8220;Kocaeli’nin kapılarını Türklük faaliyetlerine açtı” sözleri ile teşekkür etti. Başkan Büyükakın da önümüzdeki yüzyılın Türklüğün yüzyılı olacağını vurguladı.</p>
<p><b>TARİHİ GÜN: SALONDA YER KALMADI</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğini üstlendiği Türk Dünyası Buluşmaları “Ortak Miras Tek Yürek” kültür etkinliği Kocaeli Kongre Merkezi&#8217;nde büyük bir katılımla gerçekleşti. Türk Dünyası’nın ortak tarihini, kültürünü ve kardeşlik bağlarını sanat aracılığıyla bir araya getirmeyi amaçlayan program Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Macaristan ve KKTC başta olmak üzere Türk Dünyası’na mensup ülkelerin kültürel değerlerini aynı çatı altında buluşturdu. 1.500 kişilik salon tamamen dolarken, birçok kişi programı merdivenlerden takip etmek zorunda kaldı.</p>
<p><b>ÇOK ÖNEMLİ İSİMLER KATILDI</b></p>
<p>Türk Dünyası’nın ortak kültürel mirasını ve tartışmasız gücünü bir kez daha gözler önüne seren programı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın&#8217;ın yanı sıra AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Mehmet Akif Yılmaz, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysel Tipioğlu, Cemil Yaman, Sami Çakır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti MKYK Üyeleri Serpil Yılmaz, Davut Şiviloğlu, Kocaeli İl Başkanı Şahin Dr. Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Nur Zafer Cantürk, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sapiyev Yerkebulan Onalbekuly, Kırgizistan İstanbul Başkonsolosu Çıngız Toktobekov, KKTC İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendel ve eşi Salih Mendel, Macaristan İstanbul Başkonsolosluğu Konsolosu Peter Szanto, Türkmenistan Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Handurdı Turayev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi Ayrat Gataullin, siyasi parti temsilcileri, belediye ve ilçe başkanları ile çok sayıda vatandaş takip etti.</p>
<p><b>KARDEŞLİK SOFRASI BÜYÜK ALKIŞ TOPLADI</b></p>
<p>“Ortak Miras Tek Yürek” programı, kokteyl ile başladı. Kocaeli Kongre Merkezi fuayesindeki kokteylde konuklara Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, KKTC ve Türk mutfağından ikramlarda bulunuldu. Büyük takdir toplayan kardeşlik sofrasındaki ikramlar, Türklerin ortak lezzetlerde buluştuğunu da gösterdi.</p>
<p><b>TÜRK YEMEKLERİ BİRLİKTELİĞİN GÖSTERGESİ</b></p>
<p>Ünlü şef Naif Bagi imzası taşıyan yemeklerde; Azerbaycan’dan; Azerbaycan Şeker Burma, Çoban Ayranı, Kazakistan’dan Bursak ve Talkan, Kırgızistan’dan Chak Chak, Kırgız Mantısı, Özbekistan’dan Özbek Pilavı, Mors, Türkiye’den Etli Keşkek, Lokma Tatlısı, Türkmenistan’dan Kerkük Pilavı, Etli Gitap, KKTC’den Kıbrıs Tatlısı, Golifa ve Macaristan’dan Macar Gullas’ın sunumları yapılarak, konuklara ikram edildi. Açılış öncesinde ayrıca Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı eğitmenleri “Türk Dünyasından Ezgiler” adlı bir dinleti gerçekleştirdi.</p>
<p><b>TÜRK BİRLİKTELİĞİNİ ANLATAN SİNEVİZYON</b></p>
<p>Kardeşlik sonrasındaki buluşmanın ardından konuklar “Ortak Miras Tek Yürek” programın gerçekleştirildiği Akçakoca Salonu’na davet edildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan gecede Türk Dünyası’nın ticaret, ekonomi ve siyasi olarak birlikteliğini rakamlarla ortaya koyan bir sinevizyon gösterisi gerçekleştirildi.</p>
<p><b>İLK ETKİNLİK KOCAELİ’DE YAPILIYOR</b></p>
<p>Gecede ilk konuşmayı Başkan Büyükakın yaptı. Başkan Büyükakın sözlerine, konukları selamlayarak başladı ve yoğun ilgi nedeniyle Kocaelililere teşekkür etti. AK Parti Genel Merkezi Türk Dünyası Başkanlığının organize ettiği çalışmalara dikkat çeken Başkan Büyükakın, “Bu vizyon belgesindeki Ortak Miras Tek Yürek çalışmasının ilk etkinliği de Kocaeli’de yapılıyor. Bu nedenle çok mutluyuz. Bu akşam aramızda olan Büyükelçilerimize de bu anlamda teşekkür ederim“ dedi.</p>
<p><b>YENİ YÜZYIL TÜRK’ÜN YÜZYILI OLACAK</b></p>
<p>Konuşmasında ekonomik verileri de paylaşan Başkan Büyükakın, bu aşamada gelecek yüzyılın önemine dikkat çekti, “Allah’ın izniyle önümüzdeki yüzyıl Türklüğün yükselişinin, barışın ve kardeşliğin yüzyılı olacak. Bu vizyonun arkasında devasa bir güç var. Avrupa Birliği’ne denk bir yüzölçümü, 166 milyonluk dinamik bir nüfus ve 1,5 trilyon dolarlık dev bir ekonomi var&#8221; dedi.</p>
<p><b>KOCAELİ’DE BÜYÜK BİR TOY KURALIM</b></p>
<p>“Kocaeli’de büyük bir toy kuralım” çağrısında bulunan Büyükakın, “Biz ev sahibi olmaya hazırız. 2.1 milyonluk nüfusu ile Türkiye’nin endüstri kalbi olan şehrimiz hem üniversiteleri hem serbest bölgeleriyle iş dünyası buluşmalarının merkezi olmaya da adaydır” dedi. Başkan Büyükakın bu vesile ile Ortak Miras Tek Yürek organizasyonunun ilkini Kocaeli’de düzenleme kararı alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’ya teşekkür etti.</p>
<p><b>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN SELAM VAR</b></p>
<p>Prof. Dr. Kürşad Zorlu da konuşmasına Kocaelililere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başladı. Kürşad Zorlu, “Kocaeli’ye son gelişimde Başkan Büyükakın’a ülkemin her sathında Ortak Miras Tek Yürek faaliyetlerini yaymak isteğimi ilettim. Başkanımız da Kocaeli’nin ev sahibi olmaya hazır olduğunu söyleyerek, kapılarını bize açtı. İşte bu gece buradayız. Kendisine teşekkür ederim” dedi.</p>
<p><b>BAHAR AYLARINDA GENÇLİK KAMPI DÜZENLENECEK</b></p>
<p>Türk Gecesi’nde özellikle gençleri ilgilendirecek bir müjde de geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Kocaeli’deki üniversitelerde eğitim gören gençlerle bahar aylarında bir gençlik kampı düzenleme kararı aldıklarını duyurdu.</p>
<p><b>İKİ ÖNEMLİ SANATÇIDAN MUHTEŞEM PERFORMANS</b></p>
<p>Konuşmaların tamamlanmasıyla sahne gösterilerine geçildi. Türk Dünyası Dans Topluluğu ile Kırgızistan ve Türk Dünyası&#8217;nın ünlü ses sanatçısı Gulzade Rysqulova ortak bir gösteri gerçekleştirdi. Rysqulova seslendirdiği Kırgızca ve Türkçe şarkılarla ortak tarihi, kültürü ve kardeşliği notalarla birleştirdi. Sonrasında ise sahneye çıkan ünlü sanatçı Ferhat Göçer seslendirdiği birbirinden önemli eserleriyle herkese keyif dolu anlar yaşattı.</p>
<p><b>“ÇIRPINIRDIR KARADENİZ” HEP BİRLİKTE SÖYLENDİ</b></p>
<p>Öte yandan başta Prof. Dr. Kürşad Zorlu olmak üzere Başkan Büyükakın ve protokol üyeleri sahneye gelerek gecede sahne alan tüm sanatçılara teşekkür çiçeği takdim etti. Ferhat Göçer konseri sırasında çok güzel bir sürpriz de yaptı. Sahneye gelen tüm sanatçılarla adeta bir Türk Korosu kuran sanatçı “Çırpınırdı Karadeniz” şarkısını seslendirdi.</p>
<p><b>KÖKLÜ TARİHSEL BAĞLAR MERKEZE ALINDI</b></p>
<p>“Ortak Miras Tek Yürek” etkinliği; Türk Dünyası ile var olan köklü tarihsel bağları merkeze alarak kültürel diplomasiyi güçlendirmeyi hedefledi. Etkinlik bunun yanı sıra, Kocaeli’nin Türk Dünyası kültürel buluşmalarında önemli bir merkez haline gelmesine katkı sundu. Kocaeli’nin kültür diplomasisi alanındaki vizyonunu ve Türk Dünyası ile kurduğu gönül bağını ileriye taşıyan söz konusu prestijli organizasyon, Türk devletleri arasındaki kültürel aidiyetin güçlenmesi ve Türk Birliğinin daha da kuvvetlendirilmesine katkı sundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-yeni-yuzyil-turklugun-yuzyili-olacak-606297">Büyükakın: Yeni yüzyıl Türklüğün yüzyılı olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:22:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla ilçelerden gelen gençlerle bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014">Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla ilçelerden gelen gençlerle bir araya geldi. Başkan Altay, “Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada küresel bir güç haline geldi. Bundan sonra hep birlikte bir adım daha atmak zorundayız. Onun için sloganımız ‘Türkiye Yüzyılı.’ İnşallah yeni yüzyıl Türkiye’nin tekrar lider olduğu, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olduğu, mazlumların sesini daha gür çıkaran bir ülke haline dönüşecek. Bunun için hep birlikte çaba sarf etmek ve gayret etmek zorundayız” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla; Halkapınar, Ereğli, Karapınar, Güneysınır, Çumra, Akören, Akşehir, Çeltik, Yunak, Tuzlukçu, Doğanhisar ve Ilgın ilçelerinden gelen gençlerle bir araya geldi.</p>
<p><strong>“ORTAYA BİR BAŞARI HİKAYESİ ÇIKTI”</strong></p>
<p>Akyokuş Kasrı’nda gerçekleşen programda konuşan Başkan Altay, Konya’nın her dönem belediyecilikte Türkiye’nin en önde gelen şehirlerinden birisi olduğunu söyledi. İktidara yürüyen bir yolcuğun başlangıcında Konya’nın aslında önemli bir yer tuttuğuna dikkati çeken Başkan Altay, “1994 yılında Konya’da yakılan ateş 1999’da Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla devam etti. Bugün gelinen noktada 2014’te yapılan yasa değişikliğiyle merkezdeki belediyecilik faaliyetlerine merkezin dışındaki 28 ilçemizde de başlamış olduk. Zor bir süreçti aslında. Herkes dönüp Konya bu kadar büyük bir coğrafyada bu kadar büyük ilçelerle bu işi nasıl başaracak, bu iş nasıl koordine edilecek derken ortaya bir başarı hikayesi çıktı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZ SİZLERİN EMEKLERİYLE BÜYÜYECEK VE GELİŞECEK”</strong></p>
<p>Başkan Altay, 2018 yılında görevi devraldıkları günden itibaren ilçeleri geliştirmek için çok yoğun bir çaba sarf ettiklerini belirterek, “Elhamdülillah birçok noktada altyapı işlerini artık tamamladık, ufak tefek eksiklerimiz var, onları yürütüyoruz. Şimdi biraz daha sosyal hayatla ilgili eksiklerin giderilmesi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın gelirinin artırılması konusuna yoğunlaşmış durumdayız. Özellikle bu dönem hem merkez hem de merkez dışındaki ilçelerimizde önceliğimiz Bilgehanelerimiz, Lise Medeniyet Akademilerimiz ve Gençlik Merkezlerimiz. Biliyorsunuz Atmosfer, SİA, Kapsül gibi Konya’da Türkiye’ye marka olmuş gençlik çalışmalarımız var. İnşallah bunu bir model olarak ilçelerimizde de Gençlik Merkezi adı altında açmayı arzu ediyoruz. Bunları geliştirerek devam etmeyi arzu ediyoruz ki oradaki arkadaşlarımız da bu yapılara ulaşabilsinler. Bu yapılarla temas etsinler ve buradaki organizasyonlara dahil olsunlar. Biliyoruz ki ülkemiz sizlerin emekleriyle büyüyecek ve gelişecek” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İNŞALLAH YENİ YÜZYIL TÜRKİYE’NİN TEKRAR LİDER OLDUĞU, MAZLUMLARIN SESİNİ DAHA GÜR ÇIKARAN BİR ÜLKE HALİNE DÖNÜŞECEK”</strong></p>
<p>AK Parti’nin 2002’den itibaren büyük bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Başkan Altay, “Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada küresel bir güç haline geldi. Her ne kadar eksiklerimiz olsa da milli gelirdeki rakamlarımız, ihracat rakamlarımız, ekonomimizin büyüklüğü bizi belli bir yere getirdi. Bundan sonra hep birlikte bir adım daha atmak zorundayız. Onun için sloganımız ‘Türkiye Yüzyılı.’ İnşallah yeni yüzyıl Türkiye’nin tekrar lider olduğu, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olduğu, mazlumların sesini daha gür çıkaran bir ülke haline dönüşecek. Bunun için hep birlikte çaba sarf etmek ve gayret etmek zorundayız. Çalışmadan bir şey başarmak mümkün değil. Arkadaşlar dinlenecek vakit yok” açıklamalarını yaptı.</p>
<p><strong>“BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE VE ÜLKEMİZİ ÇOK DAHA BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR HALE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde büyük bir dezenformasyon olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız baştan beri ne söylüyor? ‘Kimseyle pazarlık yapmıyoruz, kimseye bir sözümüz yok, bu işin tek hedefi var, terörü bitirmek, ayağımızdaki prangalardan kurtulmak.’ Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değil. Bölgemizde de huzurun olması gerekiyor. Özellikle Suriye’de, Irak’ın Kuzeyinde bir yapılanma içerisinde. İleride başımızı ağrıtacak organizasyonlara engel olmak için ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini yürütüyoruz. Komşunuzda kavga varsa siz evinizde rahat oturamazsanız. Bu topraklara 1071’den beri sahip çıkıyoruz, ne pahasına olursa olsun. Binlerce şehit verdik, on binlerce insanımız bizim için fedai can eyledi. Onların hatırasına halel getirecek bir şeyin içinde aslında olmayız. Bundan da kimsenin endişesi ve şüphesi olmasın. Onun için birlikte hareket etmeye birlikte yol yürümeye ve ülkemizi çok daha büyük ve güçlü bir hale getirmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014">Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık&#8217;ın 19. Yüzyıl Endüstri Alanlarının Oluşum Süreci Araştırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayvalikin-19-yuzyil-endustri-alanlarinin-olusum-sureci-arastiriliyor-589602</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 08:35:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanlarının]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[oluşum]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Alan Başkanlığı tarafından, Ayvalık’ta kentsel gelişimin tarihsel seyrine ışık tutacak önemli bir çalışma başlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalikin-19-yuzyil-endustri-alanlarinin-olusum-sureci-arastiriliyor-589602">Ayvalık&#8217;ın 19. Yüzyıl Endüstri Alanlarının Oluşum Süreci Araştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Alan Başkanlığı tarafından, Ayvalık’ta kentsel gelişimin tarihsel seyrine ışık tutacak önemli bir çalışma başlatıldı. Kentte 19. yüzyılda endüstriyel üretim alanlarının oluşum sürecini bilimsel verilerle ortaya koymak amacıyla iki gün süreyle Yeraltı Radarı (GPR-Jeoradar) ölçümleri gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, analizlerin tamamlandığında, elde edilecek verilerin Ayvalık’ın tarihsel mekânsal gelişimine ilişkin önemli sonuçlar vermesinin beklendiğini belirtti. Başkan Mesut Ergin, “Ayvalık’ın yaşanan ve üretilen bir kent olarak, yerleşim alanı ile endüstriyel peyzajının ortaya çıkış sürecinin bilimsel yöntemlerle ortaya konması; UNESCO Dünya Mirası adaylık sürecine de güçlü bir katkı sağlayacak” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Yeraltı Radarı; elektromanyetik dalgalar aracılığıyla yer altını kazı yapmadan haritalamaya yarayan jeofizik bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bu çalışmalarla, Ayvalık’ın kuzey-güney aksında deniz kıyısı ile 80 metre kotuna sahip tepe yamacı arasında gelişen kent planlamasının tarihsel kurgusu inceleniyor. Araştırma kapsamında, 19. yüzyılda deniz kıyısının ıslah edilerek endüstri alanları yaratıldığına dair hipotezlerin doğruluğu da sorgulanıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalikin-19-yuzyil-endustri-alanlarinin-olusum-sureci-arastiriliyor-589602">Ayvalık&#8217;ın 19. Yüzyıl Endüstri Alanlarının Oluşum Süreci Araştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Shell Türkiye ve Bilim Virüsü, gençleri yeni yüzyıl yetkinlikleri ile güçlendirmeye devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/shell-turkiye-ve-bilim-virusu-gencleri-yeni-yuzyil-yetkinlikleri-ile-guclendirmeye-devam-ediyor-553188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 08:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirmeye]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[shell]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yetkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Shell Türkiye’nin, Eco-marathon ile birlikte gençlere yönelik en önemli sosyal yatırım programı olan ve Bilim Virüsü iş birliğiyle yürütülen İLERİDE, 2025 dönemini başarıyla tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/shell-turkiye-ve-bilim-virusu-gencleri-yeni-yuzyil-yetkinlikleri-ile-guclendirmeye-devam-ediyor-553188">Shell Türkiye ve Bilim Virüsü, gençleri yeni yüzyıl yetkinlikleri ile güçlendirmeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Shell Türkiye’nin, Eco-marathon ile birlikte gençlere yönelik en önemli sosyal yatırım programı olan ve Bilim Virüsü iş birliğiyle yürütülen İLER<em>İDE</em>, 2025 dönemini başarıyla tamamladı. Shell Gençlik Sosyal Yatırım Programı İLER<em>İDE</em>, üniversitelerin 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin yeni yüzyıl yetkinlikleri kazanmalarını, iş dünyasının dinamiklerine hazırlanmalarını ve küresel sorunlara sürdürülebilir çözümler üretmelerini hedefliyor. Programın Mezuniyet Günü, 5 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. </p>
<p>Altı aylık yoğun bir eğitim ve gelişim maratonunu tamamlayan 100 öğrenci, program boyunca edindikleri bilgi ve becerileri sergiledikleri proje sunumlarıyla geleceğe dair umut verdi. Jürinin belirlediği ve Shell Türkiye’nin ilk adım desteği vereceği 4 proje <strong>0Wait, 6Less, Ecopresso ve Walk2Watt</strong> <strong>Projesi</strong> olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Geleceğin yetkinlikleriyle donatılmış kapsamlı bir yolculuk</strong></p>
<p>Ocak ayında başvuruları alınan ve Türkiye çapındaki 60 farklı üniversiteden öğrencileri buluşturan İLER<em>İDE</em> Programı’nın üçüncü dönemi, katılımcılara zenginleştirilmiş bir içerik sundu. Program, teorik bilgilerin pratiğe döküldüğü dört ana modülden oluşuyor: Öğrenme Modülü, İş Simülasyonu, Proje Adımı ve Güçlendirme Faaliyetleri. Bu yapı sayesinde öğrenciler, hem bireysel yetkinliklerini güçlendirdi hem de ekip çalışması ve proje yönetimi deneyimi kazandı.</p>
<p>Katılımcılar, Öğrenme Modülü’nde Öğrenmeyi Öğrenme, Tasarım Odaklı Düşünce, Analitik Düşünce, Yaratıcılık ve İnovasyon, Sunum ve Hikayeleştirme, İletişim ve Takım Çalışması, Dijital Yetkinlikler ile Sürdürülebilirlik Yetkinlikleri alanlarında uzman isimlerden eğitimler aldı. Her yıl kendi içinde gelişen programa, bu yıl Yapay Zeka ve Yeni Teknolojiler eğitimi de dahil edildi. İş Simülasyonu Modülü’nde iş dünyasında yaşanan gerçek vakalara çözüm üreten gençler, Shell Türkiye yöneticilerinden geri bildirim alarak iş dünyasına güçlü bir hazırlık yapma fırsatı buldu.</p>
<p>Programın en heyecan verici aşamalarından biri olan Proje Adımı’nda, gençler Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA) odaklandı. Proje fikri geliştirmek için ekipler oluşturan öğrenciler; SKA 7 &#8211; Erişilebilir ve Temiz Enerji, SKA 10 &#8211; Eşitsizliklerin Azaltılması, SKA 11 &#8211; Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar, SKA 12 &#8211; Sorumlu Üretim ve Tüketim ve SKA 13 &#8211; İklim Eylemi hedeflerine yönelik somut ve yenilikçi çözümler üretti. Mezuniyet Günü&#8217;nde bu projeler, iş ve akademi dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan jüriye sunuldu. Yapılan değerlendirme sonucunda 4 projeye, fikirlerini hayata geçirebilmeleri için Shell Türkiye tarafından ilk adım desteği sağlanacak. Ayrıca programı başarıyla tamamlayan 10 öğrenciye, Shell Türkiye bünyesinde staj ve gençlik programlarına katılma fırsatı sunulacak.</p>
<p><strong>“Çözüm, sorumluluk almaktan çekinmeyen genç beyinlerde saklı”</strong></p>
<p>Dünyanın önemli bir değişimden geçtiğini hatırlatan <strong>Shell Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Shell &#038; Turcas İcra Kurulu Üyesi Meltem Okyar Perdeci</strong> programa dair şunları söyledi: “Geleceğin karmaşık sorunlarını, yeni nesil yetkinliklerle donanmış, farklı düşünebilen, iş birliğine inanan ve daha iyi bir dünya için sorumluluk alan genç beyinlerde saklı olduğuna inanıyoruz. İLER<em>İDE</em> Programı ile gençlere inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı beceriler kazandıkları; hayal ettikleri ve ürettikleri bir platform sunuyoruz. Programın son modülünde gençlerin geliştirdikleri projeleri gerçeğe dönüştürmeleri için ilk adım desteği veriyoruz. Her yıl değişen ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiğimiz İLER<em>İDE</em> Programımız ile genç yetenekleri destekleme taahhüdümüzü yerine getirmeye devam ediyoruz.”</p>
<p><strong>Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık</strong> da “İLERİDE Programı’nda bu yıl da gençlerle birlikte yoğun, öğretici ve bir o kadar da ilham verici bir yolculuk geçirdik. Öğrenme Programı&#8217;nda yeni yüzyıl becerilerine, İş Simülasyonu&#8217;nda iş dünyasından gerçek vakalara çözüm üretmelerine, Proje Adımı&#8217;ndan Mezuniyet Günü&#8217;ne, zengin içerikleri ile MediaHub yazılarına her bir adımda gençlerin gelişimine tanıklık etmek bizler için çok değerliydi. Program boyunca hem onlar öğrendi, hem biz öğrendik; birlikte düşünmenin ve üretmenin gücünü bir kez daha hissettik” dedi.</p>
<p><strong>Güçlü bir Danışma Kurulu ve mentorluk ağı</strong></p>
<p>İLERİDE Programı&#8217;nı benzerlerinden ayıran özelliklerinden biri de sunduğu güçlü topluluk ve mentorluk desteği. Programın Danışma Kurulu&#8217;nu Sürdürülebilir Markalar İçin Danışman ve Kolaylaştırıcı Ahmet Akın, Azor Brand &#038; People Solutions Kurucusu, Öğretim Görevlisi ve StartMe Yönetim Kurulu Üyesi Emre Başkan, Sosyal Girişimci ve Akademisyen Prof. Itır Erhart, Türkiye İnovasyon Hareketi Kurucusu ve Öğretim Görevlisi Ferhat Demir, Çatı Çiftliği Kurucusu Hasibe Akın, SKD Genel Sekreteri Konca Çalkıvik, Shell Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Shell &#038; Turcas İcra Kurulu Üyesi Meltem Okyar Perdeci ve Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık oluşturuyor. Her biri alanında uzman isimler hem jüri üyesi olarak projelere geri bildirim verdi hem de program boyunca gençlere ilham kaynağı oldu. Ayrıca önceki dönem mezunlarından oluşan Genç Mentorlar ve Genç Danışma Kurulu, yeni katılımcılara akran öğrenmesi modeliyle destek olarak programın etkisinin artmasına önemli katkı sağladı. Bu yapı, katılımcıların sadece bir eğitim programından mezun olmalarını değil, aynı zamanda güçlü bağlara sahip topluluğun parçası olmalarını sağlıyor.</p>
<p><strong>Shell Türkiye’nin ilk adım desteği vereceği projeler:</strong></p>
<p><strong>0wait Projesi</strong>, yaya geçitlerine entegre edilen akıllı sensörlerle yaya geçişlerini gerçek zamanlı analiz ederek, trafik ışıklarının yalnızca ihtiyaç anında devreye girmesini sağlıyor. Bu sayede yakıt tüketimini ve karbon salımını azaltmayı hedefleyen bir ulaşım çözümü sunmayı hedefliyor. </p>
<p><strong>6Less Projesi</strong>, bireylerin ve kurumların karbon ayak izini gerçek zamanlı olarak izleyip azaltmalarını sağlayan dijital bir platform geliştirerek kurumsal sürdürülebilirlik hedeflerine bireysel katkıyı teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Ecopresso Projesi</strong>, kahve posasını ileri dönüştürerek geliştirdiği biyobozunur sensörlerle gıda ambalajlarında renk değişimi yoluyla tazelik bilgisi sunmayı; böylece gıda güvenliğini artırırken israfı azaltmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Walk2Watt Projesi</strong>, şehir yaşamında insan hareket enerjisini piezoelektrik sistemlerle elektrik enerjisine çevirerek kamusal altyapılara katkı sunmayı ve yerel enerji farkındalığını artırmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/shell-turkiye-ve-bilim-virusu-gencleri-yeni-yuzyil-yetkinlikleri-ile-guclendirmeye-devam-ediyor-553188">Shell Türkiye ve Bilim Virüsü, gençleri yeni yüzyıl yetkinlikleri ile güçlendirmeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>21. yüzyıl insanı manevi yalnızlık içinde!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/21-yuzyil-insani-manevi-yalnizlik-icinde-543422</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 08:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[manevi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Arzu Eylül Yalçınkaya, 21. yüzyıl insanının yaşadığı stres, yalnızlık ve anlam boşluğu gibi sorunlara tasavvufun sunduğu kadim çözümleri anlattı.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/21-yuzyil-insani-manevi-yalnizlik-icinde-543422">21. yüzyıl insanı manevi yalnızlık içinde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Arzu Eylül Yalçınkaya, 21. yüzyıl insanının yaşadığı stres, yalnızlık ve anlam boşluğu gibi sorunlara tasavvufun sunduğu kadim çözümleri anlattı.  </p>
<p>2022-2024 yıllarında Harvard Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nde (CMES) akademisyen (post-doktora araştırmacısı) olarak bulunan Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, bu süreçte Harvard’da Mevlevî sûfi müziğine dair sunumlar ve dinletiler gerçekleştirdi, geleneksel Türk makam müziğinin iyileştirici etkileri üzerine akademik projeler geliştirdi. Halen Kyoto Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülen “İki Doğunun Köprüsü” başlıklı tasavvuf şiiri ve müziği atölye dizisinde yer alan Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, tasavvufun 21. yüzyılda modern insanın içsel dünyasına, gündelik yaşamına ve toplumsal barışa nasıl katkılar sunduğunu ele aldı.</p>
<p><strong>21. yüzyıl insanı manevi yalnızlık içinde</strong></p>
<p>Modern insanın manevi bir yalnızlık içinde olduğuna işaret eden Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, &#8220;Tasavvuf, en temelde insanın içsel yolculuğuna rehberlik eder. Koşuşturma içinde ihmal ettiğimiz kalp dünyamızı beslemeyi ve nefis terbiyesiyle özümüzü arındırmayı öğretir. 21. yüzyıl insanı teknolojik olarak hiç olmadığı kadar bağlantıda, ancak manevi anlamda kendisini yalnız ve amaçsız hissedebiliyor. İşte tasavvuf bu boşluğu, insana kendini ve Rabbini tanıma imkânı sunarak dolduruyor. Örneğin tasavvufta ‘Kendini bilen Rabbini bilir’ ilkesi vardır; kişi iç dünyasına dönüp nefsini tanıdığında, aslında İlâhî hakikatin kendi özündeki yansımasını keşfeder. Bu süreç, modern insanın aradığı kimlik ve anlam duygusunu pekiştiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Günümüzde pek çok insan stres ve kaygı içinde savruluyor</strong></p>
<p>Tasavvufun içsel dünyamıza katkısının ruhsal derinlik ve huzur getirmesi olduğunu dile getiren Dr. Yalçınkaya, “Günümüzde pek çok insan stres ve kaygı içinde savruluyor; oysa tasavvufî pratikler – meselâ zikir (Allah’ı anma) veya tefekkür (derin düşünme/meditasyon) – zihni sükûnete erdirip kalbi dinginleştiriyor. Naçizane kendi akademik ve kişisel tecrübemde, tasavvufî şiir ve müziğin bireylerin kalbine doğrudan dokunabildiğini gördüm. Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin şiirleri yüzyılları aşıp bugün hâlâ milyonlarca insana ilham veriyorsa, bu tam da tasavvufun insandaki özlemlere hitap edebilmesinden dolayıdır. Rûmî&#8217;nin mesajı evrenseldir: ‘Biz aşkla yaratıldık’ der ve modern insanın içsel dünyası da bu aşk ve merhamet mesajıyla tekrar canlanabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tasavvuf asırlardır manevi şifa sunuyor</strong></p>
<p>Tasavvuf geleneğinin, asırlardır manevî şifa sunduğunu hatırlatan Dr. Yalçınkaya, “Günümüz insanı yoğun stres altında; zihinler sürekli meşgul, gönüller yorgun. Tasavvufun teklif ettiği çözümlerden biri, an’da kalma ve tevekkül pratiğidir. Mutasavvıflar, şu anın kıymetini bilmeyi ve kontrol edemediklerimiz için Allah’a teslim olmayı öğütler. Bu bakış açısı, modern psikolojideki mindfulness (bilinçli farkındalık) ve kabullenme yaklaşımlarıyla şaşırtıcı biçimde örtüşüyor. Örneğin günlük hayatta uygulanabilecek çok basit bir zikir veya nefes egzersizi, stresi azaltıp kişinin merkezine dönmesine yardımcı olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Geleneksel Türk makam müziğinin iyileştirici etkileri var</strong></p>
<p>Eski hekimler ve sûfîlerin rast, hüzzam, segâh gibi makamlarla farklı ruh hallerini tedavi etmeye çalıştığını, kendisinin de geleneksel Türk makam müziğinin iyileştirici etkileri üzerine akademik projeler yürüttüğünü belirten Dr. Yalçınkaya, Harvard ve Cambridge&#8217;de katıldığı &#8220;Makamların İyileştirici Etkisi&#8221; gibi etkinliklerde müziğin insanlar üzerindeki yatıştırıcı ve birleştirici gücüne bizzat şahit olduğunu söyledi</p>
<p>Yalnızlık hissinin, çağımızın en büyük manevi yaralarından biri olduğunu ifade eden Dr. Yalçınkaya, “Tasavvuf, insana yalnız olmadığını hissettiriyor; çünkü bu öğretiye göre insan her daim Hakk’ın huzurunda ve muhabbetindedir. Mevlânâ bir rubâîsinde der ki: ‘Yalnızlık Allah’a mahsustur, sen O’nunla olduktan sonra hiç kimsesin kalmaz.’ Gerçekten de kalbinde ilâhî aşkı hisseden kişi, özünde bir kâinat ailesinin ferdi olduğunu anlar. Ayrıca tasavvufta sohbet ve dergâh geleneği vardır: insanlar tekke ortamında bir araya gelip gönülden gönüle muhabbet ederlerdi. Günümüzde belki tekkeler yok ama bu geleneğin modern versiyonlarına ihtiyaç var.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tasavvuf, insana varoluşsal bir rehberlik sunuyor</strong></p>
<p>Anlam arayışı konusunda tasavvufun, insana varoluşsal bir rehberlik sunduğunu dile getiren Dr. Yalçınkaya, “Neden buradayım, hayatın gayesi ne? diye soran modern birey, tasavvufî öğretilerde bu soruların cevabını bulabilir. Tasavvuf öğretisi der ki: ‘Sen bu dünyaya bir tohum olarak geldin, kemâle erip meyve vermen için buradasın.’ Yani kendi potansiyelini gerçekleştirmek, olgunlaşmak ve Hakikat’i idrak etmek insanın gayesidir. Bu perspektif, anlam boşluğunu doldurmada eşsiz bir katkı sunuyor. Nitekim pozitif psikoloji alanında da maneviyatın ve anlam duygusunun mutlulukla bağlantısı vurgulanıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Maddiyat peşinde koşmak mutluluğa engel olabiliyor</strong></p>
<p>Uluslararası Pozitif Psikoloji Derneği (IPPA) gibi platformlarda &#8220;Mevlânâ ve Mutluluk&#8221; konulu sunumlar yaptığını ve Rûmî&#8217;nin asırlar önce dile getirdiği hakikatlerin bugün hala küresel ölçekte terapötik bir etki yarattığını gözlemlediğini aktaran Dr. Yalçınkaya, “Mevlânâ, insanın aslî mutluluğunun manevi kaynağa bağlılıkta yattığını vurgulayarak aşırı dünyevî hırsların huzuru kaçırdığını söylerdi. Modern bilim de bugün maddiyat peşinde koşmanın mutluluğa engel olabileceğini ortaya koyuyor. Demek ki tasavvufun önerdiği hayat tarzı – ölçülülük, şükür, aşk ve hizmet – günümüz insanının aradığı psikolojik iyi oluş hâline ulaşmasında güçlü bir reçete sunabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Mevlânâ’nın manevi yolu, çağlar üstü bir ilham kaynağı</strong></p>
<p>Mevlevîlik yani Mevlânâ’nın manevi yolunun, çağlar üstü bir ilham kaynağı olduğunu söyleyen Dr. Yalçınkaya, “Bugün insanlar Konya’ya gidip semâ törenlerini izlerken yalnız estetik bir ritüel görmüyorlar; aynı zamanda insanın hakikat arayışının sembolik bir temsiline tanık oluyorlar. Semâ dönen dervişin hareketi, modern insana şunu fısıldar: ‘Kendi eksenin etrafında dönerken merkezini unutma; merkezinde hep Allah olsun.’ Bu mesaj, günümüzün dağılmış zihinlerine derin bir odaklanma ve merkezlenme çağrısıdır. Mevlevîlik’teki hoşgörü ve sevgi prensipleri de bugüne ışık tutuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tasavvufun engin kültürel mirası, ilham kaynağı olmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Osmanlı dönemi mutasavvıflarının, modernleşme karşısında içlerine kapanmadığını tam tersine tasavvufun evrensel mesajlarını yeni toplumsal yapıya adapte etmeye çalıştıklarını gördüğünü ifade eden Dr. Yalçınkaya, “Bugün de Mevlevîlik başta olmak üzere tasavvufun engin kültürel mirası, hem bireysel gelişim hem de toplumsal yenilenme için ilham kaynağı olmaya devam ediyor.” dedi.</p>
<p>Tasavvufun en güzel yanlarından birinin dil, din, kültür fark etmeksizin insanların kalplerine hitap edebilmesi olduğunu kaydeden Dr. Arzu Eylül Yalçınkaya, “Bu yönüyle tasavvuf, bir kültürel diplomasi aracı olarak fevkalade etkilidir.  Müzik tasavvufun evrensel dilidir. Müzik ve sanat yoluyla, herhangi bir tercümeye ihtiyaç duymadan gönülden gönüle bir köprü kurulabiliyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tasavvuf kültürü dünya çapında ortak bir diyalog zemini sunuyor</strong></p>
<p>Tasavvufun evrensel mesajlarının, uluslararası diyalog platformlarında da büyük ilgi gördüğünü anlatan Dr. Yalçınkaya, “Mevlânâ, günümüz dünyasında belki de en tanınmış doğulu şair-filozoftur; şiirleri birçok dile çevrildi ve bugün Amerika’da bile en çok okunan şairlerin başında geliyor. Onun <strong>‘</strong>Gel, ne olursan ol yine gel’ diye özetlenen çağrısı, aslında barış içinde bir arada yaşamanın manifestosudur. Tasavvuf kültürü dünya çapında ortak bir diyalog zemini sunuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tasavvuf, kalpleri yumuşatır </strong></p>
<p>Tasavvufun özünde yatan değerlerin, toplumsal barışın adeta mayası gibi olduğunu da vurgulayan Dr. Yalçınkaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çünkü tasavvuf bize hoşgörü, tevazu, hizmet gibi erdemleri aşılar. Bir toplumda bireyler bu erdemlerle yoğrulursa, elbette ki sosyal barış da güçlenecektir. Tarihte Osmanlı dönemine baktığımızda, farklı etnik ve dini grupların asırlarca nispeten uyum içinde yaşayabilmesinde tasavvufî kültürün rolü büyüktür. Mevlevîhâneler, Bektaşî dergâhları sadece tarikat mensuplarına değil, her kesimden insana kapısını açardı; aşevlerinde yoksulun karnı doyurulur, misafirhanelerde yolcu ağırlanırdı. Bu, toplumsal dayanışmanın en somut örneklerindendi. Tasavvuf, ‘yaratılanı Yaratan’dan ötürü sev’ anlayışını benimsediği için, ötekileştirmeyi reddeder. Eğer insanlar birbirinde Hakk’ın tecellisini görürlerse, farklılıklar çatışma sebebi olmaktan çıkar, zenginlik olarak görülür. Tasavvuf, kalpleri yumuşatarak ve insana merhameti telkin ederek, bir arada yaşama kültürünün gelişmesine katkı sunuyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/21-yuzyil-insani-manevi-yalnizlik-icinde-543422">21. yüzyıl insanı manevi yalnızlık içinde!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güler Sabancı: &#8220;Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılının, Kız Çocuklarının Kendi Geleceklerini İnşa Ettiği Yüzyıl Olacağına İnanıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-cumhuriyetimizin-ikinci-yuzyilinin-kiz-cocuklarinin-kendi-geleceklerini-insa-ettigi-yuzyil-olacagina-inaniyoruz-412926</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2023 14:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarının]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimizin]]></category>
		<category><![CDATA[ettiği]]></category>
		<category><![CDATA[geleceklerini]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[inanıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[olacağına]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için yayınladığı mesajında, “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının, kız çocuklarının nitelikli eğitim alarak kendi geleceklerini inşa ettikleri yüzyıl olacağına inanıyoruz</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-cumhuriyetimizin-ikinci-yuzyilinin-kiz-cocuklarinin-kendi-geleceklerini-insa-ettigi-yuzyil-olacagina-inaniyoruz-412926">Güler Sabancı: &#8220;Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılının, Kız Çocuklarının Kendi Geleceklerini İnşa Ettiği Yüzyıl Olacağına İnanıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için yayınladığı mesajında, “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının, kız çocuklarının nitelikli eğitim alarak kendi geleceklerini inşa ettikleri yüzyıl olacağına inanıyoruz. Bunun için kız çocuklarının önünde engel olarak duran toplumsal cinsiyet rolleriyle mücadele edebilecek özgüvene sahip olması ve fırsat eşitliğiyle büyüyebilmeleri için başta aileler olmak üzere hepimize büyük görev düşüyor.” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı <strong>Güler Sabancı</strong>, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü vesilesiyle bir mesaj yayınladı. </p>
<p> </p>
<p>Güler Sabancı, “50. yılına yaklaşan Vakfımızın kuruluşundan bu yana kadınlar ve kız çocuklarının eğitimden kopmadan, ekonomik ve toplumsal hayata katılımı için var gücümüzle çalışıyoruz. Her zaman altını çizdiğimiz gibi kız çocuklarına inandığımız ve onların önünü açtığımızda geleceğin başarılı kadınlarına dönüştüklerini görüyoruz. Bu anlamda, kız çocuklarının önünde geleceklerini şekillendirmelerinde engel olarak duran toplumsal cinsiyet rolleriyle mücadele edebilecek özgüvene sahip olması ve fırsat eşitliğiyle büyüyebilmeleri için başta aileler olmak üzere hepimize büyük görev düşüyor. Eşitliğin ailede başladığını biliyor ancak eğitim sisteminde de aynı şekilde desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne mutlu ki, ülkemizde kız çocuklarının nitelikli eğitime erişimiyle ilgili son dönemde önemli kazanımlar elde ettik. Ancak, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken bu kazanımlar hala arzu ettiğimiz noktada değil. Kız çocuklarının önce eğitimde daha sonra da istihdamda eşit bir şekilde yer alabilmesi için somut ve hızlı adımlar atılması gerekiyor. Tıpkı, Vakfımızın 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için hazırladığı filmdeki gibi Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının, kız çocuklarının nitelikli eğitim alarak, geleceklerini inşa ettikleri yüzyıl olacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>“Kız çocuklarına potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatlar sunulduğunda, hayallerinin peşinden koşup dünyayı değiştirecek başarılar elde ediyorlar” </p>
<p> </p>
<p>Güler Sabancı yayınladığı mesajda şöyle devam etti: “Türkiye&#8217;de kız çocuklarının geleceklerini kurmaları noktasında hem eğitim hem de istihdam boyutundan baktığımızda zorluklarla karşılaştıklarını görüyoruz. TÜİK 2022 verilerine göre, 18-29 yaş grubundaki genç kadınların %45’i ne eğitimde ne istihdamda (NEET) yer alıyor. Eğitim seviyelerine göre baktığımızda, eğitim seviyesi lise altı olan genç kadınların %64’ü ne eğitimde ne istihdamda bulunuyor, bu oran yüksek okul mezunları arasında %33,5. Eğitim seviyesi arttıkça NEET olma riskinin azaldığını görüyoruz. Bununla birlikte toplumsal cinsiyet rolleriyle hayatın her alanında karşılaşan üniversite mezunu genç kadınların da geleceklerini kurma noktasında engellerle karşılaştıklarını görüyoruz. Bu nedenle, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken, kız çocuklarının kendi geleceklerini inşa etmeleri için hem eğitime eşit katılmalarını sağlamamız hem de özgüven, liderlik, geleceğin yetkinlikleri konularında güçlenmelerini hedeflememiz gerekiyor. Çünkü biliyoruz ki kız çocuklarına potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatlar sunulduğunda, hayallerinin peşinden koşup dünyayı değiştirecek başarılar elde ediyorlar. Bir kız çocuğunun hayatını değiştirmek, çevresini dönüştürmesine de sebep oluyor. Sabancı Vakfı olarak, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da kız çocuklarının bugün eğitimde yarın istihdamda yer alması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.<br /> </p>
<p><strong>Sabancı Vakfı’ndan Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel video: </strong><strong>“Hangi yüzyılda yaşıyoruz?”</strong></p>
<p>Sabancı Vakfı’nın 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’ne özel yayınladığı film, kız çocukları ile ilgili zihinlerde yer etmiş bazı kalıpların Cumhuriyetimizin 100. yılında aileler tarafından nasıl cevaplandığını konu alıyor. Film, bir köy kahvesinde babaya yöneltilen “Senin kız ne zaman sana tarlada yardım etmeye başlayacak” sorusuyla başlıyor. Bu soruya babanın cevabı “Hangi yüzyılda yaşıyoruz?” oluyor. Filmin devam sahnelerinde de kız çocuklarına yönelik toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili benzer sorular karşısında ailelerin aynı cevapla baş kaldırdığı görülüyor ve tek cevaplarının “Hangi yüzyılda yaşıyoruz?” olduğu duyuluyor. Sabancı Vakfı bu film ile “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında da kız çocuklarının bugün eğitimde yarın istihdamda yer alması için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz” mesajını veriyor. Yönetmen koltuğunda Kıvanç Baruönü’nün oturduğu, TBWA/Istanbul imzası taşıyan filmin yapımını Organic Film üstleniyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guler-sabanci-cumhuriyetimizin-ikinci-yuzyilinin-kiz-cocuklarinin-kendi-geleceklerini-insa-ettigi-yuzyil-olacagina-inaniyoruz-412926">Güler Sabancı: &#8220;Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılının, Kız Çocuklarının Kendi Geleceklerini İnşa Ettiği Yüzyıl Olacağına İnanıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MZV-MEF YetGen 21.Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı&#8217;nda 2023 Yılının İkinci Eğitim Dönemi Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mzv-mef-yetgen-21yuzyil-yetkinlikleri-egitim-programinda-2023-yilinin-ikinci-egitim-donemi-basladi-411862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Oct 2023 13:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[mzvmef]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[yetgen]]></category>
		<category><![CDATA[yetkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de ilk kez gençlerin 21. Yüzyıl yetkinliklerinin ve farkındalığının kazandırılmasını amaçlanarak ‘yetkin’ bireyler yetiştirme hedefiyle lise ve üniversite öğrencilerine yönelik tasarlanan MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı, 2023 yılının ikinci eğitim dönemine başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mzv-mef-yetgen-21yuzyil-yetkinlikleri-egitim-programinda-2023-yilinin-ikinci-egitim-donemi-basladi-411862">MZV-MEF YetGen 21.Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı&#8217;nda 2023 Yılının İkinci Eğitim Dönemi Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de ilk kez lise ve üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanan ve 8 yıldır yeni neslin gelişimine katkı sağlamak, gençlerin 21. yüzyıla hazır olma yolunda farkındalık, gerekli beceri ve yetkinlikleri kazanmalarını sağlamak için devam eden MZV – MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’nın 2023 yılının ikinci eğitim dönemi gençlerin yoğun ilgisiyle başladı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’de ilk kez gençlerin 21. Yüzyıl yetkinliklerinin ve farkındalığının kazandırılmasını amaçlanarak ‘yetkin’ bireyler yetiştirme hedefiyle lise ve üniversite öğrencilerine yönelik tasarlanan MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı, 2023 yılının ikinci eğitim dönemine başladı. 2015 senesinden bu yana 9 binin üzerinde gencin hayatına dokunan programa gençler bu dönem de büyük ilgi gösterdi.</p>
<p>Mehmet Zorlu Vakfı (MZV), MEF Üniversitesi ve Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) tarafından desteklenen, MEF Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (MEFTEK) Direktörü<strong> </strong>ve YetGen Kurucusu Prof. Dr. Erhan Erkut’un liderliğinde yürütülen MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’na Türkiye’nin hemen her şehrinden gençler katılım sağlıyor. Yurt dışından da katılımın olduğu programa, Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 11 bin genç başvuru yaptı. Başvuru sürecinin ardından 1400 kişinin dahil edildiği programa 172 YetGen lideri de eşlik ediyor ve katılımcılara mentorluk yapıyor.</p>
<p>Öğrencileri geleceğe hazırlamak hedefiyle 21. yüzyıl yetkinlikleriyle donanmaları için farkındalık yaratan ve önemli kazanımlar sağlayan MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’nı başarı ile tamamlayan öğrenciler, eğitim sonunda sertifika almaya hak kazanıyorlar.</p>
<p><strong>YetGen’in Kurucusu ve MEF Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (MEFTEK) Direktörü Prof. Dr. Erhan Erkut: “Pedagoji ve teknoloji yönünden gelişmiş ve etkileşimi öne çıkartan bir eğitim modeli tasarladık.”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erhan Erkut, kendini geliştirmek, kendine yatırım yapmak isteyenlerin toplandığı yerin YetGen olduğunu belirterek “Sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir kurum kurma amacıyla sürekli ve kalıcı bir öğrenme modeli kurguladık.” dedi. Prof. Dr. Erhan Erkut sözlerine şöyle devam etti; “Pedagoji ve teknoloji yönünden gelişmiş, etkileşimi ve bireyi odağına alan bir eğitim modeli tasarladık. 172 liderimiz; Türkiye’nin her ilinden hatta yurt dışından da katılımcılarımız var. Hedeflediğimiz büyük video envanterine sahip olmak için bu dönem de önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. 12 haftalık programımızın birçok haftasını asenkron interaktif video içerikleriyle kurguladık. Bu sayede katılımcılar içerik naklini kendi kendilerine en verimli oldukları zamanda yapabilecek, senkron eğitim günlerinde ise pekiştirme amacıyla sorularını sorup takım çalışmalarıyla öğrenmeyi kalıcı hale getirecek. Bu yolda bize ilk günden beri desteğini esirgemeyen, gerçek bir vakıf üniversitesi olan ve öğrencilerine sunduğu birçok olanağı YetGenlilere de açarak öğrenme deneyimlerinin veriminin artmasına katkı sunan MEF Üniversitesi’ne, vizyonu ile her zaman yanımızda olan Mehmet Zorlu Vakfı&#8217;na ve bu dönem de destekçimiz olan ÇEİS’e çok teşekkür ederiz.</p>
<p><strong>Zorlu Holding İnsan Kaynakları Grubu Başkanı Necmi Kavuşturan:</strong><strong> “2015 yılından bu yana Mehmet Zorlu Vakfı olarak paydaşı olduğumuz MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’nın yüzleri geleceğe dönük, bilim ve teknolojinin ışığında yürüyen, bir dünya insanı olarak kendine, topluma ve dünyaya değer katacak bir yeni neslin yetişmesi adına yarattığı etkiyi son derece değerli buluyoruz.”</strong></p>
<p>“Zorlu Grubu olarak sürdürülebilir yaşamın en önemli koşulunun; dünya insanı olarak yetişmiş, gezegene ve topluma karşı sorumluluğu yüksek, duyarlı bireyler olduğuna inancımız doğrultusunda “nitelikli eğitim” odaklandığımız öncelikli alanların başında geliyor. 2015 yılından bu yana Mehmet Zorlu Vakfı olarak paydaşı olduğumuz MZV-MEF YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı’nın yüzleri geleceğe dönük, bilim ve teknolojinin ışığında yürüyen, bir dünya insanı olarak kendine, topluma ve dünyaya değer katacak bir yeni neslin yetişmesi adına yarattığı etkiyi son derece değerli buluyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS)’in Genel Sekreteri Dr. H. Serdar Şardan: “YetGen 21. Yüzyıl Yetkinlikleri Farkındalık Eğitim Programı’na ÇEİS olarak 3. kez destek olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. YetGen ile iş birliğimizin daha uzun seneler sürmesini temenni ediyoruz.”</strong></p>
<p>Bu yıl 100. kuruluş yıl dönümünü kutlayacağımız Cumhuriyetimize vurgu yapan Dr. H. Serdar Şardan, Cumhuriyeti gençlere emanet eden Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği vizyon çerçevesinde, Sendika olarak programa katılan geleceğin mühendisleri, doktorları, hukukçuları olacak genç arkadaşların bu kıymetli eğitim programına ellerinden geldiğince destek olmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını belirtti.</p>
<p>“Gelişen ve değişen dünyamızda insana yapılan yatırımın en kıymetli yatırım olduğu inancıyla başladığımız bu iş birliğinin artarak devam edeceğine ve gençlerin bu eğitimlerden en yüksek faydayı sağlayarak programı tamamlayacağına inanıyorum.” dedi.</p>
<p><strong>Katılımcıları bekleyen yetkinlikler </strong></p>
<p>Program kapsamında; Kariyer Planlama, Sunum Teknikleri ve Takım Çalışması, Yazılı İçerik Hazırlama, Öz Gelişim ve Aktif Vatandaşlık, Afet Okuryazarlığı, İlk Yardım, Psikolojik İlk Yardım, Psikolojik Sağlamlık, Liderlik, Teknoloji Okuryazarlığı, 21. Yüzyıl Okuryazarlıkları, Algoritmik Düşünmeye Giriş, Excel ile Modelleme, Sürdürülebilirlik ve Sosyal İnovasyon, Girişimcilik, GirişGen, İş Dünyasına Geçiş gibi başlıklar altındaki yetkinliklerin edinilmesi ve geliştirilmesi amaçlanıyor. Senkron ve asenkron ders içeriklerinden ve lider buluşmalarından oluşan eğitim programında alanında yetkin birçok konuşmacı ağırlanıyor. Gençlerin yoğun ilgisini çeken eğitimler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor ve Yetkin Gençler Youtube kanalı üzerinden izlenebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mzv-mef-yetgen-21yuzyil-yetkinlikleri-egitim-programinda-2023-yilinin-ikinci-egitim-donemi-basladi-411862">MZV-MEF YetGen 21.Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı&#8217;nda 2023 Yılının İkinci Eğitim Dönemi Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de 2023 &#8220;İkinci Yüzyıl İçin Tasarım Yılı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-2023-ikinci-yuzyil-icin-tasarim-yili-346461</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 12:37:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[kinci]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[nilüferde]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346461</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, 2023 yılını “İkinci Yüzyıl İçin Tasarım” yılı ilan etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-2023-ikinci-yuzyil-icin-tasarim-yili-346461">Nilüfer&#8217;de 2023 &#8220;İkinci Yüzyıl İçin Tasarım Yılı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Nilüfer Belediyesi,  2023 yılını “İkinci Yüzyıl İçin Tasarım” yılı ilan etti. </span></span></p>
<p><span><span>Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, “Birlikte tasarlamak en önemli anahtarlarımızdan biri ve biz de 2023’te Nilüfer’in geleceğini Nilüferlilerle birlikte tasarlamak istiyoruz” dedi. </span></span></p>
<p><span><span>Her yıl bir tema belirleyerek o çerçevede çalışmalar yapan Nilüfer Belediyesi, “Tarım Yılı”, “Gıda Yılı” ve “İklim Yılı” temalarından sonra 2023 yılını  “İkinci Yüzyıl İçin Tasarım” yılı ilan etti.  </span></span></p>
<p><span><span>Halkevi binasının bir bölümünü Nilüfer Tasarım Atölyesi olarak düzenleyen Nilüfer Belediyesi, yılın temasının açıklandığı basın toplantısını da bu mekanda gerçekleştirdi. 2023 yılının Cumhuriyet’in 100. Yılı olması nedeniyle bu temayı seçtiklerini ifade eden Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, “Cumhuriyetimizin tasarımcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün 100 yıl önce tasarladığı değişmez temel ilkeleri, yeni nesil beklentilerle harmanlayarak, farklı bir tasarım anlayışını geliştirmek üzere yola çıktık” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>2023 yılında Nilüfer’in geleceğini Nilüferlilerle birlikte tasarlamak istediklerini kaydeden Başkan Erdem, Nilüfer’i sosyal, ekonomik ve mekânsal olarak dayanıklı hale getirmek için “Tasarım” konusunu farklı boyutlarıyla ele almaya hazırlandıklarını vurguladı.</span></span></p>
<p><span><span>Tasarım derken sadece mimari, planlama, ürün tasarımı ya da sanatsal bir üretim biçimini değil, süreç ve sistem tasarımını öngördüklerini ifade eden Başkan Erdem, “2023’te doğa ile kentsel sistemleri bütünleştiren, süreci tasarlarken yeni nesil ekonomiler ve beklentileri dikkate alan stratejiler geliştirip, çözümler tasarlamak için çalışacağız. Bütün bunları da yaratıcı bakış açılarıyla ve mutlaka gençlerin katılımıyla yapacağız. Nilüfer Tasarım Atölyesi, bizim İkinci Yüzyıl İçin Tasarım teması çerçevesinde yapacağımız çalışmaların kuluçka merkezi olarak çalışmalara başladı. Bu toplantıyla birlikte Nilüfer Tasarım Atölyesi’nin açılışını da yapmış oluyoruz. Burada tasarımcılar ile Nilüferlileri katılımcı ve kapsayıcı ortamlarda bir araya getirerek, yenilikçi ve yaratıcı yöntemlerle Nilüfer’in geleceğini birlikte tasarlayıp, sorunların çözümünde ortak hareket etmek istiyoruz. Ve bütün Nilüferlileri de tasarım atölyemize gelerek bu sürece katılmaya çağırıyoruz” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>Beşevler Mahallesi’nde bulunan eski pancar deposunun da yeni bir hikaye ve tasarımla çok işlevli bir tasarım atölyesine dönüştürüldüğünü belirten Başkan Erdem, bu mekânın da 2023 yılı içinde kültür, sanat, spor, tarım gibi tasarımın her alanında faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline geleceğini söyledi. </span></span></p>
<p><span><span> “Bütün bir yıl boyunca kimi zaman okullarda, sokakta, kimi zaman köylerde, tarlada, hasatta çalışmalar yapacağız” diyen Başkan Erdem, köyleri kırsal kalkınma ağının bir parçası yapacak Nilüfer Yeşil Kuşak Projesi’ne Nilüferliler ile birlikte yön vereceklerinin, kentin kıyı köşesini birlikte tasarlayacaklarının altını çizdi. </span></span></p>
<p><span><span>Başkan Erdem, İkinci Yüzyıl İçin Tasarım Yılı’nda yapılacak çalışmaların şehir plancısı Faruk Göksu danışmanlığında yürütüleceğini de sözlerine ekledi. Göksu da, Tasarım Atölyesi’nde yaşama dokunan projeler ortaya çıkacağını, yaşanan sorunlara gençlerin, kadınların gözüyle bakarak, katılımcı bir anlayışla çözümler üretileceğini ifade etti. 10 temel proje ve 3 kavramla yola çıktıklarını söyleyen Göksu, “Tasarım Atölyesi’nde geçler, çocuklar, kadınlar, yani Nilüferliler buluşacak. Dönem, bir takım süreçleri yeniden tasarlama zamanı. Bilinenleri, yaşanan sorunları gençlerin ve kadınların gözüyle keşfedeceğiz. Bu sorunların çözümüne ilişkin bir takım süreçler ve sistemler tasarlayacağız. Burada, yaşama dokunan projeler ortaya çıkacak. Mahallenizde kötü bir kıyı köşe olduğu zaman, bunu mahalleliyle birlikte tasarımcılar buluşarak yapacak” dedi. </span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-2023-ikinci-yuzyil-icin-tasarim-yili-346461">Nilüfer&#8217;de 2023 &#8220;İkinci Yüzyıl İçin Tasarım Yılı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
