<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yüz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yuz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yuz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 12:38:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yüz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yuz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kurban derilerini ekonomiye kazandıralım çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-636821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 12:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[deri]]></category>
		<category><![CDATA[derilerini]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiye]]></category>
		<category><![CDATA[firma]]></category>
		<category><![CDATA[gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kazandıralım]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu’dan kurbanlık hayvanların derilerinin ekonomiye kazandırılması çağrısı geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-636821">Kurban derilerini ekonomiye kazandıralım çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu’dan kurbanlık hayvanların derilerinin ekonomiye kazandırılması çağrısı geldi.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan yok olduğunu belirterek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti.</p>
<p><strong>10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretecek deri çöp oluyor</strong></p>
<p>Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğununun altını çizen Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebilirdi. Bunun yanında jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi bir hammadde kaybı yaşanıyor. Deri sektörü için hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırılıyor. Bu yönüyle sektörümüz güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturuyor” dedi.</p>
<p>Kurban derilerinin korunmasına yönelik alınması gereken önlemleri de sıralayan Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanmasıyla ilgili yerel yönetimler ve STK’lar harekete geçirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Kesim yapacak kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanması çok önemli. Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde kurban derileri ekonomiye kazandırılır.”</p>
<p><strong>EDMİB sahaya iniyor</strong></p>
<p>2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin sektörün ihracat kapasitesini artırmak amacıyla fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına yoğun şekilde devam edeceğini dile getiren Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli biçimde kapsamlı bir yol haritası oluşturdukları bilgisini verdi.</p>
<p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun yıllardır Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlendiği Expo Riva Schuh &#038; Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firmayla katılım için hazırlıklarının tamamladıklarını dillendiren Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini de 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde düzenleyeceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla gerçekleşmişti. 2026 yılında Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılım sağlayacak” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılı şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu yapılacağını, Ocak 2027’de ise İzmir Leather &#038; More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini açıkladı.</p>
<p><strong>İhracatın tabana yayılması hedefleniyor</strong></p>
<p>Bölgeden gerçekleştirilen deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma içerisindeki yalnızca 31 firma tarafından yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bu doğrultuda saha çalışmalarını başlattıklarını belirten Gündoğdu, ilk etapta deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Gündoğdu, firmalardan gelecek talepler doğrultusunda şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme çalışmalarının ihracata önemli katkı sağlayacağını kaydetti.</p>
<p><strong>Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak</strong></p>
<p>İzmir’de kurulması planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu ifade eden Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi.</p>
<p>Modern organize sanayi bölgesinin istihdamı artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğini sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci ve sürdürülebilir üretim imajına da önemli katkı sunacağını dile getirdi.</p>
<p><strong>Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı</strong></p>
<p>Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon alanında birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına ulaştığını ifade etti.</p>
<p>Yüksek kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum zorunluluğunun işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını belirten Gündoğdu, sektörün küresel rekabette ayakta kalabilmesi için finansman kanallarının açık tutulmasının hayati önemde olduğunu söyledi.</p>
<p>Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal baskının azaltılması amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi ve uygulamanın süresinin yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi”</strong></p>
<p>2026 yılı itibariyle Körfez bölgesi merkezli tedarik zincirindeki kırılmalar ve artan küresel lojistik maliyetler, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeli sayesinde Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif konumuna geldiği bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin fiili bir ihracat rekoruna dönüşebilmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki yapısal maliyet kemerlerinin gevşetilmesi gereğine vurgu yaptı.</p>
<p>“Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi bileşenleri üzerinde yük oluşturan ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün küresel piyasadaki rekabet gücünü doğrudan baltalamaktadır” diyen Onay; “Türkiye&#8217;nin bu fırsatı kaçırmamak adına acilen yapması gereken yerli üretimi bulunmayan ya da yetersiz kalan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmek, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla erişmesini sağlamak ve ihracatçıyı baskılanan döviz kuru sarmalından kurtaracak dinamik teşvik mekanizmalarını devreye almaktır. Maliyet yapımızdaki bu kamusal iyileştirmeler hızla hayata geçirilmediği takdirde, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık”</strong></p>
<p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65 gibi büyük bir kısmının Avrupa Birliği pazarına yapıldığını, kilogram başına ihracat değerinde de öncü bir rol üstlendiklerini, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla, Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı.</p>
<p>Ege Bölgesi’nin ayakkabı ihraç fiyatında yakaladığı seviyeyi Ege Bölgesi’nin kaliteli ve katma değerli üretim gücünün en somut kanıtı olarak tanımlayan Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Tam da bu yüzden, rotamızı alım gücü ve refah seviyesi yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü bir şekilde çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek adına İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi özel pazarlarda pazar çeşitliliğine gitmemiz artık bir zorunluluk halini aldı. Bu coğrafyalarda yapılacak etkinliklerde Ege’den çok aktif bir katılım sağlamayı hedefliyoruz. Bu bölgelerdeki prestijli fuarları yakından takip etmeyi, aynı zamanda düzenlenecek heyet organizasyonlarıyla ticari bağlarımızı güçlendirmeyi ve Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri sektörleri özelinde yüzde 70 pay ile lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarıya taşımayı amaçlıyoruz.”</p>
<p><strong>Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz”</strong></p>
<p>Türkiye’nin; dünyanın geleceğe dair sürdürülebilirlik politikalarıyla, kendi küresel geçiş yönelimi karşısındaki tutumunu karşılaştırması ve realist adımlar atması gerektiğini dillendiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçılarımızın küresel ticarette güçlü bir yer edinmeleri amacıyla adil, şeffaf ve dünyamızın geleceğine karşı sorumluluk hisseden iş modellerine sahip olmaları için tüm çalışmalarının odağına sürdürülebilirliği aldıklarını aktardı.</p>
<p>Uzun zamandır derinin çevreyi kirleten bir materyal olduğu düşüncesi sektörümüz karşısında bir önyargı olduğunun altını çizen Gürkan; Bugün gerek değişen tüketim alışkanlıkları ile nihai tüketiciler gerekse büyük markalar, satın almacılar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu taleplere karşılık verebilmek ve satış kanalları yaratarak yeni pazar fırsatları yaratabilmek için de sürdürülebilir olmanın gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip başarı hikayesi olarak nitelendirebileceğimiz birçok firmamız mevcut. Deri sektöründeki teknolojik altyapının ve insan gücü kaynağının yeşil dönüşümü gerçekleştirebilecek adımları atabileceğini öngörüyoruz. Günümüzde yurt dışı fuarlara katılımda dahi sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu bir durum göz önüne alındığında firmalarımızın gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak kurumsal ve çevresel dönüşümü sağlamada hızlı bir yol kat etmesinin sektörümüzün sürdürülebilirliğinde geleceğe ışık tuttuğunu düşünüyoruz. Bu amaç doğrultusunda bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımları atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-636821">Kurban derilerini ekonomiye kazandıralım çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yarım Yüz Yıldan Fazla, Ayvalık&#8217;ta Lezzet Sunan Yerel Ustalar Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yarim-yuz-yildan-fazla-ayvalikta-lezzet-sunan-yerel-ustalar-bir-araya-geldi-635983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 07:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[gastrofest]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[şefler]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[yarım]]></category>
		<category><![CDATA[yıldan]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üç gün boyunca devam eden festivalde Michelin yıldızlı şeflerin katılımıyla düzenlenen gastronomi etkinlikleri, ilham veren paneller, tadım deneyimleri ve konserler, Ayvalık’ın kültürel ve mutfak zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yarim-yuz-yildan-fazla-ayvalikta-lezzet-sunan-yerel-ustalar-bir-araya-geldi-635983">Yarım Yüz Yıldan Fazla, Ayvalık&#8217;ta Lezzet Sunan Yerel Ustalar Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Üç gün boyunca devam eden festivalde Michelin yıldızlı şeflerin katılımıyla düzenlenen gastronomi etkinlikleri, ilham veren paneller, tadım deneyimleri ve konserler, Ayvalık’ın kültürel ve mutfak zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Geçtiğimiz Cuma günü onlarca yerel firmanın katılımıyla kapılarını açan ve büyük bir ilgi gören Ayvalık Gastrofest’in son gününde, Ayvalık’ta yarım yüzyıldan fazla esnaflık yapan yerel lezzetlerin ustaları panelde bir araya geldi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Moderatörlüğünü Hürriyet Daily News Yazarı Aylin Öney Tan’ın yaptığı panele; Altınova Ege Lokantası 2. Kuşak Temsilcisi Mustafa Karabulut, Şeytan’ın Kahvesi kurucusu Suat Kaçak, Ayvalık İmren Pastanesi temsilcisi İbrahim Kıran ve Aranan Köfteci Esat Kurucusu Esat Özağra katıldı. Panele damgası vuran konuşmasıyla ilgi odağı olan, bazen güldüren bazen de düşündüren konuşmalarıyla panele renk katan ‘Aranan Köfteci Esat Kurucusu’ Esat Özağra, “Çırak bulamıyoruz, yetiştirecek şefler bulamıyoruz. Herkes çocuğunu okutmak istiyor. Tamam okutsunlar ama bu meslekleri kim yapacak. Gelecekte bu meslekleri yapacak kimseyi bulamayacağız. Herkes çocuğunu okutmasın; okutsa bile bir mesleğe yönlendirsin. Bize çıraklar geliyor, başını telefondan kaldırmıyor” diyerek sitemde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye’nin önde gelen gastronomi destinasyonlarından biri olan Ayvalık, bu yıl ikinci kez düzenlenen GastroFest Ayvalık ile mutfak kültürünü ulusal ve uluslararası arenaya taşıdı. Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde, Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen festival, üç gün boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Zengin etkinlik programı ve renkli atmosferiyle dikkat çeken festivalde katılımcılar, Ayvalık’ın yerel lezzetlerini deneyimleme ve yöresel ürünleri yakından tanıma fırsatı buldu. Tarihi Sabunhane Salonu’nda düzenlenen oturumlarda gazeteciler, yazarlar, sosyal medya içerik üreticileri ve tanınmış şefler bir araya gelerek Ayvalık mutfağının dünyaya tanıtılması için görüş alışverişinde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>WORKSHOP’LAR VE TADIM ALANLARI YOĞUN İLGİ GÖRDÜ</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Festival kapsamında açık alan etkinliklerine ev sahipliği yapan Kırlangıç Çim Alanı, ünlü şeflerin katıldığı interaktif workshop’larla ziyaretçilere unutulmaz bir gastronomi deneyimi sundu. Sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar yoğun ilgi gören stantlarda özellikle yerel ve coğrafi işaretli ürünler ön plana çıktı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Festival süresince etkinlik alanını sık sık ziyaret eden Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, stantları tek tek gezerek katılımcılar ve vatandaşlarla bir araya geldi. Panellerde konuşmalar yapan Başkan Ergin, Ayvalık’ın coğrafi işaretli ürünleri ve gastronomi vizyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“GASTROFEST’İ GELENEKSEL HALE GETİRECEĞİZ”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Festivalin gördüğü ilgiden memnun olduklarını belirten Başkan Mesut Ergin, organizasyonun gelecek yıllarda daha da büyüyerek devam edeceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ergin, “GastroFest Ayvalık’ın geleneksel hale getirilmesi ve gelecek kuşaklara kültürel bir miras olarak aktarılması için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Üç gün boyunca devam eden festivalde Michelin yıldızlı şeflerin katılımıyla düzenlenen gastronomi etkinlikleri, ilham veren paneller, tadım deneyimleri ve konserler, Ayvalık’ın kültürel ve mutfak zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>GASTROFEST’İN İLK GECESİNDE BİNLER AYNI ŞARKILARDA BULUŞTU</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Festivalin ilk gecesinde sahne alan Kurtalan Ekspres, Kırlangıç Yaşam Merkezi çim alanını dolduran binlerce müziksevere unutulmaz anlar yaşattı. Konserde Cem Karaca ve Barış Manço’nun hafızalara kazınan şarkıları seslendirilirken, vatandaşlar parçalara hep bir ağızdan eşlik etti. Gece boyunca alanda adeta dev bir koro oluştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Grubun en deneyimli üyelerinden 75 yaşındaki Ahmet Güvenç ise sahnedeki performansıyla büyük alkış aldı. Enerjisi ve sahne şovlarıyla izleyicileri coşturan Güvenç, gecenin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yarim-yuz-yildan-fazla-ayvalikta-lezzet-sunan-yerel-ustalar-bir-araya-geldi-635983">Yarım Yüz Yıldan Fazla, Ayvalık&#8217;ta Lezzet Sunan Yerel Ustalar Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Her Alanda Kadınların Yanında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibb-her-alanda-kadinlarin-yaninda-635866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 13:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanda]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[birimi]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Danışma]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635866</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, kadınlara yönelik şiddetle mücadele, koruyucu ve önleyici sosyal destek hizmetlerine devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-her-alanda-kadinlarin-yaninda-635866">İBB Her Alanda Kadınların Yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, kadınlara yönelik şiddetle mücadele, koruyucu ve önleyici sosyal destek hizmetlerine devam ediyor. Kadın Danışma Birimi, Otogar Kadın Danışma Birimi, Kadın Destek Hattı ve Cinsel Şiddetle Mücadele hizmetleri aracılığıyla bugüne kadar 33 bini aşkın kadına toplam 58 bin 100 hizmet sundu.</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün koordinesinde 2020 tarihinde hayata geçirilen Kadın Danışma Birimi, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında psikolojik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunuyor. Birimde psikolog ve sosyal hizmet uzmanları ile sunulan tüm hizmetler yüz yüze ve 444 80 86 / 3 numaralı hat üzerinden ücretsiz sağlanıyor. Bugüne kadar 8.664 kadına toplam 16.987 hizmet verildi.</p>
<p><strong>OTOGARDA HIZLI VE ERİŞİLEBİLİR DESTEK</strong></p>
<p>Otogar Kadın Danışma Birimi, şiddete maruz bırakılan kadınların güvenli bir yaşam kurma süreçlerinde önemli bir destek noktası olarak hizmet veriyor. Yapılan başvurular, şiddet mağduru kadınların kimi zaman il dışından İstanbul’a geldiğini ya da İstanbul’dan başka illere göç etmek durumunda kaldığını ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, kadınlar için kritik bir geçiş alanı olan Büyük İstanbul Otogarı’nda yüz yüze danışmanlık hizmeti sunulması büyük önem taşıyor.</p>
<p>2023 yılında hizmete açılan Otogar Kadın Danışma Birimi’ne başvurular 444 80 86 numarası üzerinden (1’i tuşlayarak) yapılabildiği gibi doğrudan yüz yüze de gerçekleştirilebiliyor. Birim, bugüne kadar 1.363 kadına ulaşarak toplam 1.474 hizmet sundu.</p>
<p><strong>KADINLARA 7 GÜN 24 SAAT ERİŞİLEBİLİR DESTEK</strong></p>
<p>İBB’nin 7 gün 24 saat hizmet veren Kadın Destek Hattı (444 80 86), 2020 yılında hizmete başlamış olup Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce dillerinde danışmanlık sunulan hat sayesinde kadınlar her an destek alabiliyor. Acil durumlarda ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon sağlanarak koruyucu ve önleyici mekanizmalar devreye alınıyor. Kadın Destek Hattı üzerinden bugüne kadar 11.254 kadına toplam 38.886 hizmet sunuldu.</p>
<p><strong>CİNSEL ŞİDDETE KARŞI BÜTÜNCÜL DESTEK BİRİMİ</strong></p>
<p>İBB tarafından 2023’te hayata geçirilen Cinsel Şiddetle Mücadele Birimi, cinsel taciz ve saldırı vakalarına yönelik başvuru, destek ve yönlendirme süreçlerini yürütüyor. Bağcılar, Bakırköy ve Üsküdar’da faaliyet gösteren 3 merkezde; psikolojik, sosyal ve hukuki danışmanlık hizmetleri sunuluyor. Birimin düzenlediği 300 eğitime toplam 12 bin 244 kadın katıldı.</p>
<p><strong>CİNSEL ŞİDDETLE MÜCADELE HATTI</strong></p>
<p>Cinsel Şiddetle Mücadele Hattı, 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyor. Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce dillerinde hizmet veren hat, cinsel şiddete maruz bırakılan ya da risk altında olan kadınlara psikososyal ve hukuki danışmanlık sağlıyor. Hat, 444 80 86 telefon numarası üzerinden (2’yi tuşlayarak) ya da doğrudan Kadın Danışma Birimleri aracılığıyla sağlanıyor. Hat üzerinden bugüne kadar 110 kadına toplam 453 hizmet verildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibb-her-alanda-kadinlarin-yaninda-635866">İBB Her Alanda Kadınların Yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümden sonra başlayan hikâye: &#8220;Dante&#8217;nin Kemikleri&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olumden-sonra-baslayan-hikaye-dantenin-kemikleri-634825</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 10:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Aldığı]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[dante]]></category>
		<category><![CDATA[Guy]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[kemikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[ölümden]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634825</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Guy Raffa’nın kaleme aldığı “Dante’nin Kemikleri” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumden-sonra-baslayan-hikaye-dantenin-kemikleri-634825">Ölümden sonra başlayan hikâye: &#8220;Dante&#8217;nin Kemikleri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Guy Raffa’nın kaleme aldığı <em>“Dante’nin Kemikleri”</em> adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Bu çalışma, Lorenzo de’ Medici, Michelangelo ve Papa X. Leo gibi tarihe damga vurmuş isimlerin yanı sıra, adı kayıtlara dahi geçmemiş pek çok kişinin rol aldığı çarpıcı bir hikâye sunuyor. İlahi Komedya ile edebiyat tarihinde özel bir yere sahip olan Dante’nin ölümünden sonraki serüveni ise en az eseri kadar sıra dışı. 1321 yılında Ravenna’da toprağa verilen Dante Alighieri’nin bedeni, aslında yedi yüzyıla yayılan uzun ve karmaşık bir hikâyenin başlangıcındaydı. Sanat ve mimarlıktan adli bilime, mezar soygunlarından siyasal manipülasyonlara uzanan bu anlatı, katmanlı yapısıyla okuru etkileyici bir tarih yolculuğuna davet ediyor.</strong></p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) İnsan ve Toplum Kitaplığı, Guy Raffa’nın kaleme aldığı, Özlem Günenç’in dilimize çevirdiği <em>“Dante’nin Kemikleri”</em> adlı çalışmayla genişlemeye devam ediyor. <em>İlahi Komedya</em> ile edebiyat tarihinde müstesna bir yere sahip olan Dante’nin ölümünden sonraki serüveni ise en az eseri kadar sıra dışı. 1321’de Ravenna’da toprağa verilen Dante Alighieri’nin bedeni, aslında yedi yüzyıla yayılan uzun ve karmaşık bir hikâyenin başlangıcındaydı. Kemikleri, bir azizin kutsal emanetleri gibi çalınacak; bir Fransisken rahip tarafından duvar ardında gizlenecek; 1865’te bir taş ustası tarafından tesadüfen keşfedilecek; kafatası ölçülerek faşist ırk politikalarına alet edilecek; İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi yağmacılarından ve bombardımanlardan korunacak ve nihayet 2006’da bilgisayar destekli bir yüz rekonstrüksiyonuyla yeniden hayat bulacaktı. Guy Raffa, <em>Dante’nin Kemikleri</em> adlı kitabında bu uzun tarihsel süreci ilk kez bir bütün olarak ele alıyor. Lorenzo de’ Medici, Michelangelo ve Papa X. Leo gibi meşhur isimlerin yanı sıra, adı tarihe dahi geçmemiş pek çok kişinin de rol aldığı bu hikâye; sanat ve mimarlıktan adli bilime, mezar soygunlarından siyasal manipülasyonlara uzanan çarpıcı ve katmanlı bir anlatı sunuyor. Kitapta, şairin bedeni kemik parçaları ve bir toz yığınına dönüşürken tarihsel ağırlığının nasıl giderek arttığını; Rönesans Floransa’sında siyasal ve edebî bir kahramana, 19. yüzyılda birleşik İtalya’nın kurucu figürlerinden birine, faşizm döneminde milliyetçi bir sembole ve nihayet günümüzde küresel bir ikona nasıl dönüştüğünü izliyorsunuz. <em>“Dante’nin Kemikleri”</em>, yalnızca bir şairin kalıntılarının izini süren bir dedektiflik hikâyesi değil; aynı zamanda bir ulusun, kendisini bir avuç kemik etrafında nasıl inşa ettiğinin etkileyici bir tarih anlatısı.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“16. yüzyılın başlarında, elverişli ortamdan ötürü Floransa, kibar dilekçelerden vazgeçti ve Dante’nin kemiklerini ülkesine geri ge­tirme hedefine ulaşmak için güç politikasına başvurdu. Bu sefer, projeyi gerçekleştirmek için benzer düşünceye sahip kültürel ve politik liderlerden oluşan gayriresmî hatta dinamik bir grup de­ğil; tüzüğü, finansmanı ve resmî işlevleri olan küçük ama zorlu bir grup oluşturuldu. Ravenna artık Venedik Cumhuriyeti tara­fından değil, Cambrai Birliği’nin 1509’da Venedik’e karşı kazan­dığı zaferin ardından gücü ele geçiren Papalık Roma’sı tarafından kontrol ediliyordu. Son olarak en umut verici olan ise, Floran­sa’nın yöneticisinin yurttaşlarını harekete geçiren ve şairin kalın­tılarına yönelik iddialarını onaylayan Muhteşem Lorenzo değil, Papa X. Leo olarak da bilinen oğlu Giovanni olmasıydı. Tüm yıl­dızlar, yüzyılı aşkın bir süredir Floransa’nın yapmaya çalıştığı şey için aynı hizadaydı: Dante’nin kemiklerini öldüğü şehirden alıp doğduğu yere gömmek.”</em><em><strong> </strong></em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında</strong></p>
<p><strong> </strong>ABD’deki University of Texas at Austin’de İtalyan Çalışmaları alanında doçent olarak görev yapan Guy Raffa, Dante Alighieri’nin hayatı, eserleri ve etkisi üzerine çalışan ödüllü bir araştırmacı, yazar ve dijital beşerî bilimler uzmanıdır. Dante üzerine kaleme aldığı kitap ve makalelerin yanı sıra, <em>Danteworlds </em>adlı çoklu ortam projesinin de yaratıcısıdır. Çalışmaları, Dante’nin edebî ve kültürel mirasını hem akademik hem de geniş okur kitleleri için görünür kılmayı amaçlamaktadır. Raffa’nın başlıca kitapları arasında <em>The Complete Danteworlds: A Reader’s Guide to the Divine Comedy </em>ve <em>Divine Dialectic: Dante’s Incarnational Poetry </em>yer alır.<em><strong> </strong></em></p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Dante’nin Kemikleri </strong></p>
<p><strong>Yazar: Guy Raffa</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Cansu Açıkgöz, Ozan Ali İhsan Çelik</strong></p>
<p><strong>Çevirmen: Özlem Günenç</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Halid Metin Yolcu</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Büşra Arbay</strong></p>
<p><strong>Kapak Görseli: Faruk Özcan </strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Burak Can Tavukçu</strong></p>
<p><strong>Sayfa Sayısı: 504</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olumden-sonra-baslayan-hikaye-dantenin-kemikleri-634825">Ölümden sonra başlayan hikâye: &#8220;Dante&#8217;nin Kemikleri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnmede &#8220;Yüz, Kol, Konuşma Testi&#8221; hayat kurtarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inmede-yuz-kol-konusma-testi-hayat-kurtariyor-633578</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[nmede]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında felç olarak da adlandırılan inmenin en basit anlatımıyla, “beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesi” olarak tanımlanabileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, inme belirtilerini tanımanın hayat kurtaracağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inmede-yuz-kol-konusma-testi-hayat-kurtariyor-633578">İnmede &#8220;Yüz, Kol, Konuşma Testi&#8221; hayat kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında felç olarak da adlandırılan inmenin en basit anlatımıyla, “beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesi” olarak tanımlanabileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, inme belirtilerini tanımanın hayat kurtaracağını söyledi. “İnme geldiğinde size haber verir. Bu belirtileri tanımak hayat kurtarır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Meltem Can İke, yüz, kol ve konuşma testi yapılmasını önerdi. “Yüz testinde kişiden gülümsemesini isteyin. Yüzün bir tarafında kayma veya sarkma var mı? Her iki kolunu havaya kaldırmasını isteyin. Bir kol aşağıya doğru düşüyor mu? Konuşmayla ilgili olarak da basit bir cümleyi tekrarlatın (&#8220;Bugün hava çok güzel&#8221; gibi). Kelimeler peltekleşiyor mu, konuşma tuhaflaşıyor mu? Eğer bu belirtilerden biri bile varsa vakit kaybeden 112 Acil Servisi arayın” dedi.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, 10 Mayıs Dünya İnme Önleme ve Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada inmenin önlenmesine ilişkin alınacak tedbirleri değerlendirdi.</p>
<p>İnme bir kader değildir</p>
<p>Halk arasında felç olarak bilinen inmenin bir kader olmadığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şunları söyledi: “Her yıl binlerce insan, hayatını bir anda değiştiren o sessiz düşmanla karşılaşıyor: İnme. Oysa birçoğumuzun &#8220;felç&#8221; olarak bildiği bu tablo, aslında çoğu zaman bağıra bağıra geliyor. 10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü vesilesiyle, bir nöroloji uzmanı olarak size en net mesajımı başta vermek istiyorum: İnme bir kader değildir; önlenebilir, tedavi edilebilir ve en önemlisi zamanla yarışarak yenilebilir!”</p>
<p>İnme Nedir? Beyinde Neler Oluyor?</p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, en basit anlatımıyla inmenin, beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesi olduğunu belirterek “Bunu bir sulama sistemine benzetebiliriz. Eğer boru tıkanırsa (İskemik İnme) veya boru patlarsa (Hemorajik İnme), bahçedeki bitkiler (yani beyin hücrelerimiz) susuz kalır ve hızla kurumaya başlar. Beyin hücreleri ölürse, o bölgenin yönettiği konuşma, hareket veya hafıza gibi fonksiyonlar da ne yazık ki durur” diye konuştu.</p>
<p>Belirtileri Ezberleyin: &#8220;Yüz, Kol, Konuşma!&#8221;</p>
<p>İnme geldiğinde yapılması gereken üç test olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şöyle devam etti: </p>
<p>“İnme geldiğinde size haber verir. Bu belirtileri tanımak hayat kurtarır. Kendinizde veya yakınınızda şu üç testi yapın:</p>
<p>• Yüz: Kişiden gülümsemesini isteyin. Yüzün bir tarafında kayma veya sarkma var mı?</p>
<p>• Kol: Her iki kolunu havaya kaldırmasını isteyin. Bir kol aşağıya doğru düşüyor mu?</p>
<p>• Konuşma: Basit bir cümleyi tekrarlatın (&#8220;Bugün hava çok güzel&#8221; gibi). Kelimeler peltekleşiyor mu, konuşma tuhaflaşıyor mu?</p>
<p>Eğer bu belirtilerden biri bile varsa, &#8220;biraz uyusun geçer&#8221; ya da &#8220;tansiyonu çıkmıştır, limonlu su içirelim&#8221; diyerek vakit kaybetmeyin! Tek yapmanız gereken derhal 112 Acil Servis&#8217;i aramaktır.”</p>
<p>Risk faktörlerine dikkat!</p>
<p>İnmede çeşitli risk faktörleri olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Bazı riskleri değiştiremeyiz; yaşımız, cinsiyetimiz veya aile geçmişimiz gibi. Ancak asıl suçluları kontrol etmek bizim elimizdedir” diyerek bu faktörleri şöyle sıraladı:</p>
<p>Yüksek Tansiyon: İnmenin bir numaralı dostu, sizin ise baş düşmanınızdır.</p>
<p>Sinsi Şeker Hastalığı: Damarların yapısını bozarak pıhtı oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p>Kalp Ritim Bozuklukları: Kalpte oluşan bir pıhtının beyne fırlatılmasına neden olabilir.</p>
<p>Kötü Alışkanlıklar: Sigara, aşırı alkol ve hareketsiz yaşam, beyin damarlarını hızla yaşlandırır.</p>
<p>İnme yüzde 80 oranında önlenebilir!</p>
<p>İnmenin yüzde 80 oranında önlenebildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, yaşam tarzında yapılacak küçük değişikliklerin inmeden büyük oranda koruyucu etkisi olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>
<p>Hareket Edin: Günde 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş bile damarlarınızı genç tutar.</p>
<p>Tabağınızı Renklendirin: Akdeniz mutfağına (zeytinyağı, sebze, balık) şans verin.</p>
<p>Tuzu Azaltın: Tansiyonunuzu dengede tutmanın en kısa yolu budur.</p>
<p>Zaman Beyindir!</p>
<p>İnme geçiren bir hastada her dakika yaklaşık 1,9 milyon beyin hücresinin öldüğünü kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Bu yüzden nörolojide bizim bir mottomuz vardır: Zaman beyindir! Eğer hastaneye ilk 4,5 saat içinde ulaşılırsa, damar açıcı ilaçlarla veya anjiyo benzeri yöntemlerle (trombektomi) pıhtıyı çekip almak mümkündür. Erken müdahale edilen hastaların birçoğu, hiçbir hasar kalmadan normal hayatına dönebilmektedir” dedi.</p>
<p>İnme karşısında en güçlü silahınız bilgi ve hızdır</p>
<p>İnme geçirmiş olmanın damar sistemindeki bir zafiyeti gösterdiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ancak doktorunuzun verdiği kan sulandırıcı ilaçları düzenli kullanır, risk faktörlerini kontrol altına alırsanız, ikinci bir inme riskini çok düşük seviyelere çekebilirsiniz. Sonuç olarak; İnme geliyorum der. Belirtileri öğrenin, sevdiklerinize anlatın ve unutmayın; inme karşısında en güçlü silahınız bilgi ve hızdır. Beyniniz vücudunuzun komuta merkezidir. Onu korumak için bugün bir adım atın.”</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inmede-yuz-kol-konusma-testi-hayat-kurtariyor-633578">İnmede &#8220;Yüz, Kol, Konuşma Testi&#8221; hayat kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnmenin 3 kritik belirtisini &#8216;yüz, kol, konuşma&#8217; şifresiyle hatırlamak hayat kurtarır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inmenin-3-kritik-belirtisini-yuz-kol-konusma-sifresiyle-hatirlamak-hayat-kurtarir-633566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisini]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[nmenin]]></category>
		<category><![CDATA[şifresiyle]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, 10 Mayıs Dünya İnme Farkındalık Günü kapsamında inmenin belirtileri, hızlı müdahalenin önemi ve toplumdaki yanlış inanışların tehlikesi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inmenin-3-kritik-belirtisini-yuz-kol-konusma-sifresiyle-hatirlamak-hayat-kurtarir-633566">İnmenin 3 kritik belirtisini &#8216;yüz, kol, konuşma&#8217; şifresiyle hatırlamak hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, 10 Mayıs Dünya İnme Farkındalık Günü kapsamında inmenin belirtileri, hızlı müdahalenin önemi ve toplumdaki yanlış inanışların tehlikesi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>İnme sinsice değil, ‘yıldırım hızıyla’ gelir!</strong></p>
<p>İnme’nin beyni besleyen damarlardan birinin aniden tıkanması veya yırtılarak kanaması sonucu, o bölgedeki beyin hücrelerinin oksijensiz kalarak ölmeye başlaması durumu olduğunu kaydeden Dr. Celal Şalçini, “Bunu bir şehrin ana su borusunun patlaması veya tıkanması gibi düşünebilirsiniz; su gitmeyen yerlerde hayat durur. İnme gerçekleştikten sadece dakikalar sonra milyonlarca nöron kaybedilir, bu da beynin o bölgesi tarafından kontrol edilen konuşma, hareket ve hafıza gibi fonksiyonların devre dışı kalmasına neden olur.” dedi.</p>
<p>İnmenin en kritik belirtilerinin ‘yüz, kol, konuşma’ kuralıyla hatırlanabileceğine işaret eden Dr. Şalçini “Yüzde yamulma, bir kolun havada tutulamayıp düşmesi ve konuşmanın peltekleşmesi en net uyarıcılardır. Belirtiler genellikle saniyeler içinde, aniden ortaya çıkar ve her geçen dakika beyin dokusunun kaybı hızlanır. Unutmayın, inme sinsi değil, ‘yıldırım hızıyla’ gelen bir durumdur; belirtilerin kendi kendine geçmesini beklemek en büyük hatadır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Şüphe anında ilk adım: Sadece 112!</strong></p>
<p>“Bir yakınınızda veya kendinizde inme şüphesi duyduğunuz anda yapmanız gereken tek bir şey vardır; hemen 112 Acil Servis’i aramak.” diyen Dr. Celal Şalçini, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kendi imkanlarınızla hastaneye gitmeye çalışmak veya hastaya su içirmek, aspirin vermek ya da tansiyon ilacı yutturmak gibi müdahaleler durumu daha da kötüleştirebilir. Ambulans ekibi, sizi en doğru donanıma sahip ‘İnme Merkezi’ne yönlendirerek tedavi sürecini daha yolda başlatacaktır.</p>
<p>İnmede ‘zaman beyindir’. Belirtiler başladıktan sonraki ilk 4-5 saat içinde yapılan pıhtı çözücü tedaviler veya ilk saatlerdeki anjiyo müdahaleleriyle beyin hasarı tamamen önlenebilir ya da minimuma indirilebilir. Müdahale ne kadar erken olursa, hastanın felç kalmadan normal hayatına dönme şansı o kadar artar. Kısacası, erken gelen hasta, sağlığını geri kazanma şansını yakalayan hastadır.”</p>
<p><strong>İnme uykuda geçmez, su çarpmakla düzelmez!</strong></p>
<p>Müdahalede geç kalınan her saatin, kalıcı engellilik riskini katlayarak artırdığına vurgu yapan Dr. Celal Şalçini, “Beyin hücreleri yenilenme kapasitesi oldukça kısıtlı hücrelerdir; oksijensiz kalan bölge tamamen öldüğünde, o bölgenin yönettiği el, kol, bacak gibi organlarda kalıcı felç, yutma bozuklukları veya konuşma kaybı meydana gelir. Gecikmiş vakalarda tedavi süreci aylar süren zorlu fizik tedavi seanslarına evrilir ve maalesef tam iyileşme her zaman mümkün olmayabilir.” dedi.</p>
<p>Halk arasında ‘tansiyonu yükseldi, biraz uyusun geçer’ veya ‘yüzüne soğuk su çarpalım’ gibi inanışların maalesef ölüme veya sakatlığa davetiye çıkardığına dikkat çeken Dr. Şalçini, “İnme uykuda geçmez, su carpmakla düzelmez! Bir diğer yanlış ise inmenin sadece yaşlılarda görüldüğü algısıdır; oysa inme, bebeklerden genç yetişkinlere kadar her yaş grubunu etkileyebilen ciddi bir sağlık krizidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İnme önlenebilir bir hastalık!</strong></p>
<p>Yüksek tansiyonun, inmeye davetiye çıkaran bir numaralı sorun olduğunu ifade eden Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bunu şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve sigara kullanımı izler. Ancak sağlıklı beslenme, günde 30 dakika yürüyüş ve tütün ürünlerinden uzak durmak gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle inme riskini  azaltmak elimizdedir. Kendi sağlığınızın kaptanı olup bu riskleri yönetmek, en güçlü tedavi yöntemidir.</p>
<p>İnme ile mücadelede bu üç maddeyi hayat kurtarıcı bir rehber olarak kabul edin:</p>
<p>1. Vakit Kaybetme: Belirtiyi gördüğün an saati kontrol et ve hemen 112’yi ara.</p>
<p>2. Belirtileri Tanı: Yüzde kayma, kolda güçsüzlük ve konuşma bozukluğu varsa durum ciddidir.</p>
<p>3. Önlemini Al: Tansiyonunu kontrol altında tut ve hareket et; inme önlenebilir bir hastalıktır!”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inmenin-3-kritik-belirtisini-yuz-kol-konusma-sifresiyle-hatirlamak-hayat-kurtarir-633566">İnmenin 3 kritik belirtisini &#8216;yüz, kol, konuşma&#8217; şifresiyle hatırlamak hayat kurtarır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kağıtspor, Türkiye&#8217;de sporun yüz akı oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kagitspor-turkiyede-sporun-yuz-aki-oldu-631374</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[kağıtspor]]></category>
		<category><![CDATA[madalya]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[sporun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631374</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sporcu ordusuna sahip olan Kağıtspor; basketboldan voleybola, judodan karateye kadar 48 farklı branşta faaliyetlerini sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kagitspor-turkiyede-sporun-yuz-aki-oldu-631374">Kağıtspor, Türkiye&#8217;de sporun yüz akı oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sporcu ordusuna sahip olan Kağıtspor; basketboldan voleybola, judodan karateye kadar 48 farklı branşta faaliyetlerini sürdürüyor. Her hafta farklı branşlarda zirveye koşan mavi-beyazlılar, ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği başarılarla Türkiye’de sporun yüz akı oldu.</p>
<p><b>JUDODA ŞAMPİYONLUK GELDİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor, başarılarına bu hafta yenilerini ekledi. Mavi-Beyazlılar, Muğla Fethiye’de düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Uluslararası Judo Turnuvası’nda büyük başarıya imza attı. 11 ülkeden 730 sporcunun katıldığı organizasyonda 8 altın, 8 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplam 28 madalya kazanan mavi-beyazlı sporcular, genel klasmanda şampiyonluğa ulaştı.</p>
<p><b>YAĞLI GÜREŞTE ÇAKIR KÜRSÜ YAPTI</b></p>
<p>Kağıtspor, ata sporumuz olan yağlı güreşte de bu hafta önemli başarılara imza attı. CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi 2026 sezonunun ilk etabı olan Gaziantep Şahinbey Yağlı Güreşleri’nde Kağıtspor sporcusu Hasan Çakır, küçük orta ve küçük boy kategorisinde üçüncü olarak bronz madalyanın sahibi oldu.</p>
<p><b>MOTOKROSTA GÜÇLÜ BAŞLANGIÇ</b></p>
<p>Tekirdağ Hayrabolu’da düzenlenen Türkiye Motokros Şampiyonası 1. ayak yarışlarında Kağıtspor, 7 klasmanın 4’ünde kürsüye çıkarak dikkat çekti. Batuhan Demiryol ve Yusuf Ali Kolay birincilik elde ederken, Alparslan Kelsoy ve Mustafa Resul Kurtuluş ikincilik kazanarak sezona iddialı bir giriş yaptı.</p>
<p><b>AVRUPA’DA MADALYA SEVİNCİ</b></p>
<p>Başarılarıyla hem ulusal hem de uluslararası arenada adını duyuran Kağıtspor, Avrupa’da da madalya sevinci yaşadı. İspanya’nın Coruna kentinde gerçekleştirilen Karate1 Seri A etabında Kağıtspor’un milli sporcuları önemli dereceler elde etti. Hira Nur Temizel 50 kilogramda şampiyon olurken, Mert Halıcı 60 kilogramda gümüş madalya kazandı.</p>
<p><b>SU SPORLARINDA İLK MADALYALAR</b></p>
<p>Kocaeli Su Sporları Eğitim Merkezi’nde düzenlenen il yarışlarında ilk kez mücadele eden Kağıtspor, su sporlarında da iddiasını ortaya koydu. Organizasyona ilk kez katılmasına rağmen sporcular sergiledikleri performansla göz doldurdu. Zorlu geçen yarışlarda büyük bir azim ve mücadele örneği gösteren Kağıtsporlu sporcular, üç bronz madalya kazanarak önemli bir başarı elde etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kagitspor-turkiyede-sporun-yuz-aki-oldu-631374">Kağıtspor, Türkiye&#8217;de sporun yüz akı oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Şişkinliğinde Buz ve Masaj Gerçeği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-siskinliginde-buz-ve-masaj-gercegi-629242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dermatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dolaşım]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Masaj]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[şişkinliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Şişkinliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde sosyal medyada sıklıkla karşımıza o akımlar çıkıyor. Sabah kalkar kalkmaz yüzünü buz dolu kovaya sokanlar, özel taşlarla yüze uygulanan masajlar ve kafein içerikli kremler…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-siskinliginde-buz-ve-masaj-gercegi-629242">Yüz Şişkinliğinde Buz ve Masaj Gerçeği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde sosyal medyada sıklıkla karşımıza o akımlar çıkıyor. Sabah kalkar kalkmaz yüzünü buz dolu kovaya sokanlar, özel taşlarla yüze uygulanan masajlar ve kafein içerikli kremler… Sabah rutinlerinin vazgeçilmezi haline gelen bu yöntemler, kısa sürede daha dinç ve canlı bir görünüm vadettiği için geniş kitleler tarafından deneniyor. Peki gerçekten öyle mi? <strong>Acıbadem Life Danışmanı, Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı,</strong> “Bu yöntemler dolaşım ve ödem üzerinde kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir” diyor ve uyarıyor: Yüz şişkinliğinin temelinde yatan neden doğru değerlendirilmelidir!</p>
<p><strong>Sabahları yüz şişkinliği neden olur? </strong></p>
<p>Yüz şişkinliğinin özellikle sabah saatlerinde sık karşılaşılan kozmetik bir durum olduğunu belirten <strong>Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı,</strong> “Uykusuzluk, yüksek tuz tüketimi veya dolaşımın yavaşlaması gibi nedenlerle yüzde şişkinlik ortaya çıkabilir. Genellikle geçici olan bu durum, gün içinde azalır” diyor. </p>
<p>Son dönemde sosyal medyada popülerleşen ve adeta kadınların sabah rutini haline gelen buz banyosu, yüz masajı ve kafein içerikli kremlerin kullanımına değinen <strong>Dr. Ayşenur Şam Sarı</strong>, “Bu uygulamalar yüz şişkinliğini azaltmanın yolu olarak öneriliyor. Dermatolojide de yüz şişkinliğini azaltmanın hızlı yolları olarak önerilebilir. Ancak burada etkinin geçici olduğu unutulmamalıdır. Bunun yanı sıra yüz şişkinliğinin altında yatan asıl neden araştırılmadan yapılan uygulamalar konusunda dikkatli olunmalıdır” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>“Yüze buz banyosu” ne kadar etkili?</strong></p>
<p>Soğuk uygulamalar, yani buz banyosu veya soğuk kompresin yüz şişkinliğini azaltmada hızlı etki gösterebilen yöntemlerden biri olduğunu belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı, Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı</strong>, “Soğuk, ciltteki damarların kısa süreli daralmasına neden olur ve bu durum dokulardaki sıvı hareketini geçici olarak azaltarak şişkinliğin daha az görünmesine yardımcı olabilir. Bu nedenle özellikle sabah oluşan yüz şişkinliğinde kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir; ancak bu etki genellikle birkaç saatle sınırlıdır. Literatürde buzun cilde uzun süre veya doğrudan uygulanmasının nadiren soğuk irritasyonu ve cilt hassasiyeti oluşturabileceği de belirtilmektedir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Masaj tedavi etmez!</strong></p>
<p>Özel taşlar kullanılarak yapılan yüz masajının cilt altındaki dolaşımı ve lenf akışını artırmak amacıyla yapıldığını söyleyen <strong>Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı,</strong> “Araştırmalar, düzenli yüz masajının mikro dolaşımı artırabileceğini ve lenfatik drenajı destekleyebileceğini göstermektedir. Bu durum yüzün daha canlı görünmesine ve hafif şişliklerin azalmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte söz konusu masajlar tıbbi bir tedavi yöntemi değil, kozmetik bakım uygulaması olarak değerlendirilir” diyor.</p>
<p><strong>Kafein içerikli yüz kremleri ne kadar etkili?</strong></p>
<p>Kafein içeren göz çevresi ve yüz kremlerinin de buz banyosu ve masaj gibi geçici bir etkide bulunduğunun altını çizen <strong>Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı</strong>, “Kafein, ciltteki küçük damarların daralmasına yardımcı olan bir bileşendir. Bu özellik sayesinde özellikle göz altı bölgesindeki şişkinliğin görünümünü azaltmaya destek olabilir. Ayrıca bazı çalışmalar kafeinin ciltteki mikro dolaşımı destekleyebileceğini ve ödem görünümünü hafifletebileceğini göstermektedir. Ancak bu ürünlerin etkisi kişiden kişiye değişebilir ve çoğunlukla kısa süreli bir iyileşme sağlar” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Buz, Masaj, Krem: Etkili ama geçici!</strong></p>
<p>Bu yöntemlerin ortak noktasının ciltteki dolaşım ve sıvı hareketi üzerinde geçici bir düzenleyici etki oluşturmak olduğunu belirten <strong>Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı,</strong> “Bu nedenle sabah oluşan hafif yüz şişkinliğinde yardımcı olabilirler; ancak kalıcı bir tedavi olarak değerlendirilmemelidir. Bu uygulamaların etkileri sınırlıdır ve düzenli uyku, dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları cilt görünümünü desteklemede her zaman daha temel bir rol oynar” diyor. </p>
<p><strong>Yüz şişkinliği geçmiyorsa… </strong></p>
<p>Sürekli veya belirgin yüz şişliği durumunda sorunun yalnızca kozmetik kaynaklı olmayabileceğinin altını çizen <strong>Acıbadem Life Danışmanı, Dermatoloji Uzmanı Ayşenur Şam Sarı</strong>, “Alerjik reaksiyonlar, hormonal değişiklikler ve bazı sistemik hastalıklar da yüz şişkinliğinin altında yatan diğer faktörler arasında yer alabilir. Şişkinlik <strong>sürekli, tek taraflı veya belirgin şekilde artıyorsa</strong>, altta yatan farklı bir dermatolojik ya da sistemik nedenin değerlendirilmesi için uzman görüşü alınması önemlidir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-siskinliginde-buz-ve-masaj-gercegi-629242">Yüz Şişkinliğinde Buz ve Masaj Gerçeği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Ağrısı Sanılıyor Sinir Hastalığı Çıkabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-agrisi-saniliyor-sinir-hastaligi-cikabiliyor-625318</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzün bir tarafında aniden başlayan, elektrik çarpması gibi şiddetli ve keskin bir ağrı… Çoğu kişi bu durumu diş ağrısı ya da sinüzit sanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-agrisi-saniliyor-sinir-hastaligi-cikabiliyor-625318">Diş Ağrısı Sanılıyor Sinir Hastalığı Çıkabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzün bir tarafında aniden başlayan, elektrik çarpması gibi şiddetli ve keskin bir ağrı… Çoğu kişi bu durumu diş ağrısı ya da sinüzit sanıyor. Oysa bu tablo, ciddi bir sinir hastalığı olan trigeminal nevraljinin habercisi olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tek taraflı ve yüz kaslarının kullanıldığı hareketlerle tetiklenebilen yüz ağrılarında vakit kaybetmeden değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Sakar, halk arasında “yüzde ağrı sendromu” olarak bilinen trigeminal nevralji hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong> Yüzde ağrı ani başlıyor gün içinde tekrarlayabiliyor</strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu taşıyan beşinci kranial sinirin etkilenmesiyle ortaya çıkan bir ağrı sendromudur. Sinirin bir noktada sıkışması ya da tahriş olması, ani ve çok şiddetli ağrı ataklarına yol açabilir. Ağrı çoğu zaman yüzün tek tarafında hissedilir. Elektrik çarpması ya da bıçak saplanması şeklinde tarif edilir. Saniyeler sürer ancak gün içinde defalarca tekrar edebilir. Diş fırçalama, konuşma, yüz yıkama hatta hafif rüzgarla bile tetiklenebilir. En sık neden, sinire temas eden bir damar baskısıdır. Daha nadir durumlarda yapısal sorunlar ya da nörolojik hastalıklar da tabloya yol açabilir.</p>
<p><strong> Yüzünüzde bu sorunları yaşıyor musunuz?</strong></p>
<p>Genellikle yüzün bir tarafında, saniyeler süren ama çok keskin bir ağrı şeklinde hissedilir. Elektrik çarpması, bıçak saplanması ya da yanma gibi tarif edilir. Diş fırçalama, yüz yıkama, konuşma, hatta hafif bir esinti bile ağrıyı tetikleyebilir. Ağrılar genellikle birden başlar ve kısa sürer, ancak gün içinde defalarca tekrar edebilir. Ağrı sırasında istemsiz yüz kasılmaları veya göz kırpma görülebilir. Ağrının olduğu bölgede dokunmaya karşı aşırı hassasiyet gelişebilir.</p>
<p><strong>En çok diş ağrısı ve sinüzit ile karıştırılıyor</strong></p>
<p>Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bu hastalık doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilir. Trigeminal nevralji bir diş ağrısı değildir. Sinir kaynaklı bir ağrı sendromu olduğu için diş ağrısıyla karışabilir ama mekanizması farklıdır. Ağrı yüzde tek taraflıdır. Çünkü trigeminal sinir, her iki tarafta birer tanedir. Hangi taraftaki sinir etkilenmişse, ağrı genellikle o yüz yarısında hissedilir.</p>
<p>Bu nedenle bu tarz tek taraflı, ani başlayan ve elektrik çarpması şeklinde tarif edilen yüz ağrıları sıradan bir diş ağrısı ya da sinüzit olarak değerlendirilmemelidir. Yanlış tanı sonucu gereksiz diş çekimleri yapılması olasıdır ve bu durum tanı sürecini geciktirebilir. Ağrının tek taraflı, kısa süreli ve tetiklenebilir olması önemli ipuçlarıdır. Gerekli durumlarda beyin MR görüntülemesi yapılarak sinir çevresinde damar teması ya da başka bir neden olup olmadığı değerlendirilir. Böylece doğru tanı konularak uygun tedavi planlanır.</p>
<p><strong>Konuşmayı bile engelleyebiliyor</strong></p>
<p>Hastalık ilerledikçe ataklar sıklaşabilir ve şiddetlenebilir. Bazı hastalar ağrıyı tetiklediği için konuşmaktan kaçınacak kadar etkilenebilir. Yıllarca çevreleri ile yazı tahtası aracılığıyoa iletişim kurmak zorunda kalan hastaların cerrahi tedavi sonrasında ağrısız konuşmanın rahatlığını yaşadığı görülmektedir. Trigeminal nevralji, doğru tanı konulduğunda etkili şekilde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi planı, ağrıların sıklığına, şiddetine ve yaşam kalitesine etkisine göre belirlenir. Tedavi kişiye özeldir; her hastada farklı bir yol izlenebilir. Önemli olan, ağrının kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesidir.</p>
<p><strong> Tedavi mümkün mü?</strong></p>
<p>Tedavinin ilk basamağında sinir üzerindeki hassasiyeti azaltan bazı özel ilaçlar kullanılabilir. Sinir bloğu, radyofrekans ablasyon gibi girişimsel işlemlerle de ağrı kontrol altına alınabilir. Son aşamada ise cerrahi müdahale planlanabilir. Mikrocerrahiyle sinir üzerindeki baskının kaldırılması (mikrovaskülerde kompresyon) pek çok hastada yüksek başarı oranına sahiptir ve kalıcı çözüm sağlayabilir. Tedavide cerrahi şart değildir ve çoğunlukla ilaçlarla rahatlama sağlanabilir; ancak cerrahi uygun seçilmiş vakalarda çok yüksek başarı oranına sahiptir. </p>
<p><strong>Yüzde ağrı sendromundan korunmak için öneriler;</strong></p>
<ol>
<li>Yüzünüzü sert bir şekilde ovmayın.</li>
<li>Yüzünüzü ılık suyla yıkayın.</li>
<li>Yumuşak diş fırçası kullanın.</li>
<li>Rüzgarlı havada atkı ya da şal ile yüzünüzü koruyun.</li>
<li>Çok sıcak ya da soğuk içeceklerden kaçının.</li>
<li>Stresli ve yoğun günlerde kısa molalar verin, nefes egzersizleri yapın.</li>
<li>Atakların sıklığını ve tetikleyicilerini not alın ve doktorunuzla paylaşın.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-agrisi-saniliyor-sinir-hastaligi-cikabiliyor-625318">Diş Ağrısı Sanılıyor Sinir Hastalığı Çıkabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir&#8217;de &#8220;Firavunla Yüz Yüze&#8221; Tiyatro Gösterisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-firavunla-yuz-yuze-tiyatro-gosterisi-624942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:38:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[firavunla]]></category>
		<category><![CDATA[gösterisi]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında anlamlı bir tiyatro gösterisine ev sahipliği yapacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-firavunla-yuz-yuze-tiyatro-gosterisi-624942">Nevşehir&#8217;de &#8220;Firavunla Yüz Yüze&#8221; Tiyatro Gösterisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nevşehir Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında anlamlı bir tiyatro gösterisine ev sahipliği yapacak. Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasını ve millî değerlerimizi sahneye taşıyan “Firavunla Yüz Yüze” tiyatro oyunu, Ahmet Yenilmez ve ekibinin etkileyici sahne performansıyla 04 Nisan 2026 Cumartesi günü Nevşehirli sanatseverlerle buluşacak. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Tiyatro gösterisiyle hem edebi hem de düşünsel açıdan zengin bir sanat deneyimi yaşanması beklenirken izleyiciler milli ve manevi değerlerimizin sahne sanatları aracılığıyla güçlü bir şekilde yansıtılmasına tanıklık edecek. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ahmet Yenilmez ve Burak Alp Yenilmez&#8217;in sahne alacağı Firavunla Yüz Yüze oyunu Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi&#8217;nde izleyiciyle buluşacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nevşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak düzenlenecek bu etkinliğe bütün tiyatroseverler davet edildi.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Firavunla Yüz Yüze” Tiyatro Gösterisi</span></b></span></span></p>
<p><span><span><b><span>Tarih   : 04 Nisan 2026 CUMA</span></b></span></span></p>
<p><span><span><b><span>Saat    : 20.00</span></b></span></span></p>
<p><span><span><b><span>Yer      : Kapadokya Kültür ve sanat Merkezi</span></b></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehirde-firavunla-yuz-yuze-tiyatro-gosterisi-624942">Nevşehir&#8217;de &#8220;Firavunla Yüz Yüze&#8221; Tiyatro Gösterisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acar&#8217;ın kaleme aldığı &#8220;Kocaeli Kandıra Halk Kültürü Kitabı&#8221; tanıtıldı; &#8220;Manavların&#8221; kültür hafızası bu kitapta toplandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acarin-kaleme-aldigi-kocaeli-kandira-halk-kulturu-kitabi-tanitildi-manavlarin-kultur-hafizasi-bu-kitapta-toplandi-624453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:28:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafız]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kaleme]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde hayata geçen Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar’ın kaleme aldığı “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı eserin tanıtımına ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acarin-kaleme-aldigi-kocaeli-kandira-halk-kulturu-kitabi-tanitildi-manavlarin-kultur-hafizasi-bu-kitapta-toplandi-624453">Acar&#8217;ın kaleme aldığı &#8220;Kocaeli Kandıra Halk Kültürü Kitabı&#8221; tanıtıldı; &#8220;Manavların&#8221; kültür hafızası bu kitapta toplandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde hayata geçen Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar’ın kaleme aldığı “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı eserin tanıtımına ev sahipliği yaptı. Eser, “Manav” olarak adlandırılan yerleşik Türk toplumunun kültürel birikimini çeşitli yönleriyle ele alıyor.</p>
<p><b>YEREL KÜLTÜR GELECEĞE AKTARILIYOR</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ile Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde düzenlenen program, şehrin önemli kültürel mekânlarından biri olan Portakal Hafız Konağı’ndaki Kocaeli Yerel Kültür Müzesi’nde gerçekleştirildi. Tanıtım programına protokol üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı kitap, Kandıra başta olmak üzere İzmit, Derince, Körfez ve Gebze gibi ilçelerde yaşayan ve “Manav” olarak adlandırılan yerleşik Türk toplumunun kültürel birikimini çeşitli yönleriyle ele alıyor. Sohbet üslubuyla kaleme alınan ve akademik verilerle desteklenen eser, hem sözlü kültür hem de günlük yaşam pratiklerini okuyucuya aktarıyor.<b> </b></p>
<p><b>BU ESERDE YOK YOK</b><br />İki bölümden oluşan kitabın “Kandıra’da Eski Hayat” başlıklı ilk bölümünde, geçmişteki yaşam tarzı, gelenekler ve gündelik hayat detayları anlatılıyor. “Kandıra Halk Kültürü Sözlüğü” başlıklı ikinci bölümde ise günümüzde unutulmaya yüz tutmuş yüzlerce yerel kelime, örnekleriyle birlikte açıklanıyor. Kitapta köy yaşamı, evlerin mimari özellikleri, yöresel yiyecek ve içecekler, düğün, bayram, sünnet ve cenaze gibi özel günlere ilişkin gelenekler, tarımsal faaliyetler, çocuk ve yetişkin oyunları, halk hekimliği uygulamaları, lakaplar, hitap şekilleri, atasözleri, deyimler, beddualar ve türküler gibi pek çok unsur ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Ayrıca Kurtuluş Savaşı öncesinde işgal yıllarını yaşamış kişilerin hatıralarına da yer veriliyor.</p>
<p><b>“ŞEHİR HAFIZASINI KORUMAK ÖNCELİĞİMİZ”</b><br />Programda konuşan Doç. Dr. Kenan Acar, eserin temel amacının yerel kültürü kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirtti. Kitabı kaleme alma süreçlerini ve kitapta yer alan konular hakkında kısa bilgilendirmeler yapan Acar, kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.</p>
<p><b>“BU ESER KOCAELİ İÇİN ÖNEMLİ BİR KAYNAK”</b><br />Kocaeli Yerel Kültür Platformu Başkanı Dr. Metin Şentürk ise sözlü ve yazılı kültür çalışmalarının önemine dikkat çekerek, “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı eserin bu alanda önemli bir kaynak olduğunu ifade etti.  Platform Başkanı Dr. Metin Şentürk, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Yerel Kültür Platformu birlikteliğinde Dr. Kenan Acar danışmanlığında yürütülen akademik ve saha çalışmaları devam eden “Kocaeli Manav Ağzı” sözlük kitabının şehir kültürü, hafızası adına önem arz eden çalışmalar arasında yer alacağını, yerel kelimeler ile katkı sunmak isteyenlerin Kocaeli Yerel Kültür Müzesi ile iletişime geçebileceği bilgisini verdi. Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, kitabın Kandıra’da eski hayat ve dil kullanımı ile ilgili bilgilerin aktarılması adına önem arz ettiğine dikkat çekerek, Doç. Dr. Kenan Acar’a teşekkürlerini iletti.<b> </b></p>
<p><b>“ŞEHRİN KÜLTÜREL ZENGİNLİKLERİNİ YAŞATACAĞIZ”</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, şehir hafızasının korunmasına yönelik çalışmaların kaleme alınarak şehir hafızasına kazandırılmasının önemine vurgu yaptı. Kocaeli Yerel Kültür Müzesi’nde unutulmaya yüz tutmuş değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması adına yürütülen proje ve çalışmaların devam edeceğini belirten Abiş, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde şehrin kültürel zenginliklerini yaşatacağız” dedi.</p>
<p><b>MÜZE ZENGİN BİR İÇERİK SUNUYOR</b></p>
<p>Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, şehrin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Manavların Kocaeli’ye yerleşimi, ketenin yolculuğu ve motiflerin dili gibi bölümleriyle zengin bir içerik sunan müze, Portakal Hafız Konağı’nda hizmet veriyor. Müze, pazartesi hariç haftanın 6 günü 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Ayrıntılı bilgi almak ve projelere katkı sunmak isteyenler, 0262 331 23 73 numaralı telefonu arayabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acarin-kaleme-aldigi-kocaeli-kandira-halk-kulturu-kitabi-tanitildi-manavlarin-kultur-hafizasi-bu-kitapta-toplandi-624453">Acar&#8217;ın kaleme aldığı &#8220;Kocaeli Kandıra Halk Kültürü Kitabı&#8221; tanıtıldı; &#8220;Manavların&#8221; kültür hafızası bu kitapta toplandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 21 Mart Nezaket Günü kapsamında, dijital platformlarda iletişim dili ve nezaket kültürünü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 21 Mart Nezaket Günü kapsamında, dijital platformlarda iletişim dili ve nezaket kültürünü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Dijital iletişimde mimik ve tonlama yok</strong></p>
<p>Dijital ortamlarda kurulan iletişimin yüz yüze iletişimden farklı dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Atalay, “Dijital platformda iletişim kurarken günlük yaşamda konuşmalarımıza eşlik eden mimikler, jestler, ses tonlamaları yok. Bundan dolayı muhatabımız bizi yalnızca kullandığımız sözlerle değerlendiriyor. Bu sınırlı iletişim biçimi birçok yanlış anlamalara neden olabiliyor. Önemsiz gibi görünen küçük bir kelime seçimi bile çok daha sert algılanabiliyor. Yüz yüze iletişimde genelde kendimizi daha fazla kontrol ediyoruz; çünkü karşımızdaki kişinin tepkilerini anında görüp buna göre kendi mesajımızı yeniden şekillendirebiliyoruz. Dijitalde ise bu geri bildirim gecikmeli ya da hiç yok. Bu da iletişimi daha soğuk ve riskli hale getiriyor. Dolayısıyla nazik bir iletişim üslubu kullanmaya dikkat etmek her zamankinden daha önemli hale geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sosyal medyada sert dilin nedeni sadece bireyler değil</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan dilin çoğu zaman daha sert ve kırıcı olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, “Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, insanlar ekranın arkasında kendilerini daha güvende hissediyor. İkincisi, hızlılık baskısı var. Çoğu zaman düşünmeden hemen yazıp gönderiyoruz. Üçüncüsü de sosyal medyanın algoritmik yapısı daha keskin, daha iddialı, hatta daha saldırgan içerikler daha fazla görünür oluyor. Yani sadece bireysel değil, yapısal bir teşvik de söz konusu. Sosyal medyada karşımızdakinin bir insan olduğunu, yazdıklarımızdan, kullandığımız kelimelerden olumsuz etkilenebileceğini daha az düşünüyoruz. Yüz yüze iletişimin avantajları ortadan kalktığında, özellikle anonimlik söz konusuysa çok daha kaba ve kırıcı olunabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Bu durumun literatürde “çevrimiçi disinhibisyon etkisi” olarak adlandırıldığını belirten Prof. Dr. Atalay, dijital ortamlarda kurulan iletişimin bazen gerçek değilmiş gibi algılanabildiğine dikkat çekti ve “Çevrimiçi ortamlarda kurulan etkileşimin gerçek değilmiş gibi algılanması olarak özetlenebilecek bu etki altında insanlar sosyal medyada karşımızdakinin ne hissettiğini düşünmeden, olduğundan daha açık sözlü, daha cesur ve ne yazık ki daha kaba olabiliyor. Oysa ekranın arkasında yine bir insan olduğunu hatırlamak önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Emojiler yanlış anlaşılmaları azaltabiliyor</strong></p>
<p>Yazılı dijital iletişimde tonlama ve mimik olmadığı için yanlış anlaşılmaların daha sık yaşanabildiğini belirten Prof. Dr. Atalay, günlük iletişimde emojilerin bu boşluğu kısmen doldurduğunu ifade etti ve “Aslında emojiler bu boşluğu doldurmak, karşı tarafa mesajı kendi yüklediğimiz anlam ve duygu bagajıyla birlikte göndermek için kullanılıyor. Günlük sosyal medya yazışmalarında emojiler kurtarıcı olabiliyor. Ancak daha resmi yazışmalarda emoji kullanmak hoş karşılanmayabilir. Gayri ciddi olarak görülebilir. Bu durumda yazdığımız mesajı kontrol etmeden göndermemek, göndermeden önce mutlaka bir kez sesli okuyarak istediğimizin dışında bir anlam ya da duyguyu çağrıştırıp çağrıştırmadığına dikkat etmek iyi olabilir. Kısa, net, ima, ironi ve esprilerden arındırılmış bir üslup yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir.”  ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Anonimlik saygı sınırlarını zayıflatabiliyor</strong></p>
<p>Dijital ortamlarda anonimlik ve mesafe hissinin saygı ve nezaket sınırlarının aşılmasını kolaylaştırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Anonimlik ve mesafe hissi dijital iletişimi daha da kırılgan hale getiriyor. İnsanlar kimlikleri görünür olmadığında ya da karşısındakini ‘gerçek’ bir insan olarak hissetmediğinde, normalde söylemeyecekleri sözleri çok daha rahat dile getirebiliyor. Bu ortamda sosyal normlar gevşiyor, sınırlar esniyor; dolayısıyla saygı ve nezaket ihlalleri artıyor. Özellikle tanımadıkları kişilere karşı, düşünmeden ve ölçüsüzce tepki verebilen bir kullanıcı profili ortaya çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Olumsuz yorumların hedefi haline gelen bireyler için bu süreç ciddi bir psikolojik yıpranmaya dönüşebildiğini anlatan Prof. Dr. Atalay, “Üstelik sosyal medyada görünürlük ve ilgi çekme arzusu bu davranışları besliyor. Kendi değerlerini sergilemek, kendince doğru tarafta olduğunu göstermek ya da ahlaki bir üstünlük kurmak adına, çoğu zaman yeterli bilgiye sahip olmadan başkalarını kolayca yargılayan ve linç eden bir dijital kalabalık oluşabiliyor. Ahlaki poz kesme olarak adlandırılan bu duruma sosyal medyada giderek daha çok rastlıyoruz. Bunun mağdurları için ise sosyal yaşam çok zorlaşıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmeliyiz</strong></p>
<p>Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için bireylerden ailelere ve eğitim kurumlarına kadar çok katmanlı bir sorumluluk bulunduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, “Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için sorumluluk çok katmanlı bir yapıda.  Bireyler olarak biraz daha yavaşlamak, düşünerek yazmak ve empati kurmak iyi olabilir. Günümüzde dijital nezaket hem ailelerin hem de eğitim kurumlarının çocuklara, gençlere genel terbiye ve saygı eğitimlerinin önemli bir parçası olmalı. Aileler çocuklara sadece teknoloji kullanmayı değil, dijital ortamda nasıl davranılması gerektiğini de öğretebilirler.  Eğitim kurumları bunu bir yaşam becerisi olarak ele almalı. Kısacası, dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram ziyaretleri ruh sağlığını güçlendiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-ruh-sagligini-guclendiriyor-620837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[değerli]]></category>
		<category><![CDATA[Duyguları]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bayram ziyaretlerinin çocuk, genç ve yaşlılar üzerindeki psikolojik ve duygusal etkileri ile aile bağlarını güçlendirmedeki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-ruh-sagligini-guclendiriyor-620837">Bayram ziyaretleri ruh sağlığını güçlendiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bayram ziyaretlerinin çocuk, genç ve yaşlılar üzerindeki psikolojik ve duygusal etkileri ile aile bağlarını güçlendirmedeki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Bayram ziyaretleri, aidiyet ve bağlılığı güçlendiriyor!</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinin bireylerin aidiyet ve bağlılık duygularını güçlendiren önemli sosyal ritüellerden biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Özellikle Ramazan Bayramı gibi kültürel ve dini bayramlarda yapılan ziyaretler, bireylerin sosyal destek ağlarını canlı tutmasına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Aile büyüklerini ziyaret etmenin bireylerde bazı duyguları tetikleyebileceğini aktaran Tunçel, “Kişi kendisini bir ailenin ve geçmişin parçası olarak hisseder bu da Aidiyet ve köklenme duygusunu açığa çıkarır. Büyüklerin yaşam deneyimlerini görmek bireyde takdir, minnettarlık ve saygı duygularını artırır. Tanıdık aile ortamı stresin azalmasına katkı sağlar, güven ve duygusal rahatlama hissedilir. Çocukluk anıları ve ortak ritüeller olumlu duyguları güçlendirir, mutluluk artar. Bu tür sosyal temaslar, psikolojide ‘koruyucu faktör’ olarak adlandırdığımız unsurlar arasında yer alır ve kişinin stresle başa çıkma kapasitesini artırabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bayram ziyaretleri, yaşlılara hâlâ değerli olduklarını hissettirir!</strong></p>
<p>Yaşlı bireyler için bayram ziyaretlerinin çoğu zaman yalnızlık hissini azaltan ve sosyal görünürlüklerini artıran güçlü bir deneyim olduğuna değinen Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Yaş ilerledikçe sosyal çevre daralabilir ve birey kendini toplumdan kopmuş hissedebilir. Bayram ziyaretleri ise yaşlı bireylere ‘sen hâlâ ailenin merkezindesin ve değerlisin’ mesajı verir.” dedi. </p>
<p>Bu ziyaretlerin yaşlı bireyler için önemli olduğuna vurgu yapan Tunçel, “Değerli ve hatırlanmış hissetmelerini sağlar, yaşam deneyimlerini aktarma fırsatı sunar, yalnızlık ve izolasyon duygularını azaltır, yaşam doyumlarını artırabilir. Klinik gözlemler, düzenli sosyal temasın yaşlı bireylerde depresif duygulanımı azaltabildiğini ve genel psikolojik dayanıklılığı desteklediğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı. </p>
<p><strong>Aile büyükleriyle vakit geçirmek, çocukların duygusal gelişimi için çok değerli</strong></p>
<p>Çocuklar ve gençler için de aile büyükleriyle vakit geçirmenin, duygusal gelişim ve kimlik oluşumu açısından oldukça değerli olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel şunları söyledi:</p>
<p>“Bu süreçte çocuklar; kuşaklar arası bağ kurmayı öğrenirler, empati ve saygı gibi sosyal beceriler geliştirirler, aile hikâyeleri aracılığıyla kimlik ve aidiyet duygusu kazanırlar, sabır, hoşgörü ve farklı yaşam deneyimlerini anlamayı öğrenirler. Ayrıca büyükanne ve büyükbabalar genellikle çocuklara koşulsuz kabul ve sıcaklık sunan figürler olabilir. Bu da çocukların duygusal güvenlik hissini güçlendirebilir.”</p>
<p><strong>Dijital iletişim, yüz yüze etkileşimin yerine geçen değil, onu tamamlayan bir araç!</strong></p>
<p>Görüntülü konuşma, mesajlaşma gibi dijital iletişim araçlarının özellikle mesafe nedeniyle ziyaretlerin mümkün olmadığı durumlarda çok değerli bir alternatif olabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak psikolojik açıdan yüz yüze etkileşimin bazı benzersiz yönleri vardır.” dedi.</p>
<p>Yüz yüze iletişimde beden dili, sarılma, el öpme gibi dokunsal temas, ortak fiziksel ortam<strong> </strong>gibi unsurlar bulunduğunu ve bunların duygusal bağın güçlenmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Tuncel, bu nedenle dijital iletişimin tam bir ‘yerine geçme’ değil, daha çok ‘tamamlayıcı bir araç’ olarak değerlendirilebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Anlamlı ilişkiler ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biri!</strong></p>
<p>Aile bağlarını güçlendiren bayram ritüellerinin, bazı terapi yaklaşımlarının günlük hayatta uygulanmasını destekleyebileceğini de dikkat çeken Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Minnettarlık ve takdir duygularını ifade etmek pozitif psikoloji yaklaşımı, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek aile terapisi perspektifi, güvenli ilişkiler kurmayı pekiştirmek bağlanma temelli yaklaşımlar ve aileyle geçirilen anın değerini fark etmek mindfulness (farkındalık) yaklaşımlarını destekleyebilir. </p>
<p>Kişinin anlamlı ilişkiler kurması ve sürdürmesi, ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biridir. Bayram ziyaretleri de bu ilişkileri canlı tutan önemli sosyal ve kültürel pratikler arasında yer alır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-ruh-sagligini-guclendiriyor-620837">Bayram ziyaretleri ruh sağlığını güçlendiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gülüş tasarımında amaç estetik ve fonksiyon!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gulus-tasariminda-amac-estetik-ve-fonksiyon-619547</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Fonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gülüş]]></category>
		<category><![CDATA[Gülüş Tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarımında]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, gülüş tasarımı ve süreçleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gulus-tasariminda-amac-estetik-ve-fonksiyon-619547">Gülüş tasarımında amaç estetik ve fonksiyon!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, gülüş tasarımı ve süreçleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Gülüş tasarımı, yüz, karakter ve fonksiyonla uyumlu kapsamlı bir tedavi!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının, yalnızca dişlerin görünümünü değiştiren bir uygulama olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Hastanın yüz yapısı, karakteri ve fonksiyonel ihtiyaçlarıyla uyumlu olacak şekilde planlanan kapsamlı bir estetik ve fonksiyonel tedavi sürecidir. Bu süreçte doğru analiz, planlama ve uygulama adımları büyük önem taşır.” dedi.</p>
<p>Gülüş tasarımında ilk adımın, hastanın detaylı kayıtlarının alınması olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Didinen, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu aşamada ölçüler, dijital taramalar, fotoğraflar ve gerekirse videolar kaydedilir. Bu kayıtlar sayesinde hastanın mevcut ağız yapısı ve gülüş dinamikleri ayrıntılı biçimde analiz edilir. İkinci adımda hastanın yüz yapısı değerlendirilir. Yüzün şekli, uzunluğu, genişliği ve genel simetrisi incelenerek hastaya en uygun diş formu planlanır. Gülüş tasarımının başarılı olabilmesi için dişlerin yüzle uyumlu olması büyük önem taşır. Üçüncü adım, ‘pembe estetik’ olarak adlandırılan diş eti değerlendirmesidir. Diş etlerinin formu, rengi ve dişlerle olan uyumu estetik sonuç açısından belirleyici rol oynar. Eğer diş etlerinde estetik ya da sağlık açısından sorunlar varsa, tasarım aşamasından önce gerekli tedaviler uygulanır.</p>
<p>Dördüncü adımda hastanın karakterine ve yüz tipine uygun diş formu belirlenir. Bu aşamada seçilen diş formları uygun materyallerle birleştirilerek tasarım oluşturulur. Son adım ise uygulama aşamasıdır. Bu süreçte yapılan tasarımın hastanın çiğneme fonksiyonlarına ve günlük kullanımına uygun olup olmadığı kontrol edilir. Böylece hem estetik hem de fonksiyonel açıdan dengeli bir sonuç elde edilir.”</p>
<p><strong>Amaç, dişlerdeki şekil ve form bozukluklarını düzeltmek!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının çoğu zaman dişlerin renginin değiştirilmesiyle ilişkilendirildiğini ancak uygulamanın kapsamının bununla sınırlı olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Renk değişimi tedavinin önemli hedeflerinden biri olabilir ancak asıl amaç, dişlerdeki şekil ve form bozukluklarını da düzeltmektir.” dedi.</p>
<p>Bu sayede dişleri çok kısa, çok uzun, kırık ya da çapraşık olan hastalarda estetik açıdan daha dengeli bir görünüm elde edilebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Didinen, gülüş tasarımıyla hastanın yüz yapısına uygun yeni diş formları oluşturulabileceği ve kişinin memnun olmadığı estetik problemlerin giderilebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Kişinin genel karakteri diş formunun belirlenmesinde etkili olabilir!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının uygulanma yönteminin genel olarak benzer olsa da elde edilen sonuçların her hastada farklı olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Çünkü yüzün şekli, uzunluğu, yuvarlaklığı veya köşeli yapısı tasarım sürecini doğrudan etkiler.” dedi.</p>
<p>Bu nedenle hastanın yüz tipi doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Didinen, “Tasarım buna göre planlanmalıdır. Ayrıca kişinin genel karakteri de diş formunun belirlenmesinde etkili olabilir. Amaç, hem yüz yapısıyla hem de kişinin genel görünümüyle uyumlu doğal bir gülüş elde etmektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Estetik gülüşte diş eti sağlığı da dişler kadar önemli!</strong></p>
<p>Estetik bir gülüşün yalnızca dişlerin görünümüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Diş etlerinin sağlığı ve estetik durumu da en az dişler kadar önemli.” dedi.</p>
<p>Diş etleri ve çevresindeki kemik dokusunun dişlerin sağlamlığını destekleyen önemli yapılar olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Didinen, “Bunun yanı sıra diş etlerinin rengi, formu, seviyesinin dengesi ve şişkinliği gibi faktörler de gülüş estetiğini doğrudan etkiler. Bu nedenle gülüş tasarımında diş eti sağlığı mutlaka değerlendirilir ve gerekirse tedavi edilir. Gülüş tasarımından sonra elde edilen estetik ve fonksiyonel sonuçların uzun süre korunabilmesi için düzenli bakım gerekir. Bu bakım iki şekilde gerçekleştirilir: bireysel bakım ve profesyonel bakım. Bireysel bakım, hastanın hekimin önerdiği ağız bakım rutinlerini düzenli şekilde uygulamasını kapsar. Profesyonel bakım ise hastanın belirli aralıklarla diş hekimi kontrolüne gelmesi ve yapılan restorasyonların durumunun değerlendirilmesiyle sağlanır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Başarılı gülüş tasarımı, yüzle uyumlu diş planlaması gerektirir!</strong></p>
<p>Gülüş tasarımının önemli avantajlarından birinin, tedavi başlamadan önce hastaya olası sonucun gösterebilmesi olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, “Bu amaçla ‘mock-up’ olarak adlandırılan geçici uygulamalar yapılabilir. Bu yöntem sayesinde hastaya herhangi bir kalıcı işlem yapılmadan önce tasarlanan gülüş geçici protezlerle gösterilir. Hasta bu görünümü belirli bir süre deneyimleyebilir ve tedaviye devam edip etmeye bu aşamada karar verebilir. Böylece ‘tedavi sonunda dişlerim nasıl görünecek?’ kaygısı büyük ölçüde ortadan kalkar.” dedi.</p>
<p>Gülüş tasarımında yalnızca dişlerin değil, yüzün tamamının değerlendirildiğini yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Turhan Didinen, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dudak yapısı, yüz hatları ve mimikler gülüşün estetik algısını doğrudan etkiler. Bu nedenle yüz yapısıyla uyumlu olmayan bir diş formu, tek başına ne kadar estetik olursa olsun doğal bir görünüm oluşturmayabilir. Başarılı bir gülüş tasarımında yüzün tüm ölçümleri dikkatle analiz edilmeli ve hastaya en uygun diş karakterizasyonu planlanmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gulus-tasariminda-amac-estetik-ve-fonksiyon-619547">Gülüş tasarımında amaç estetik ve fonksiyon!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone Discover Genç Yetenek Programı&#8217;na Başvurular Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafone-discover-genc-yetenek-programina-basvurular-basladi-619192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başvurular]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[discover]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yetenek]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, geleceğin teknolojilerine yön verecek genç yetenekleri bünyesine katmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafone-discover-genc-yetenek-programina-basvurular-basladi-619192">Vodafone Discover Genç Yetenek Programı&#8217;na Başvurular Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone</strong>, geleceğin teknolojilerine yön verecek genç yetenekleri bünyesine katmaya devam ediyor. Vodafone’un 2008 yılından beri sürdürdüğü <strong>Discover Genç Yetenek Programı’nda</strong> yeni dönem başvuruları, LinkedIn ve Vodafone Kariyer web sitesi üzerinden başladı. Başvurular, <strong>Mart sonuna</strong> kadar sürecek. Başvuru değerlendirme sürecinde 5G teknolojisinin kullanılacağı programla bu yıl yaklaşık <strong>50 genç</strong> Vodafone Türkiye&#8217;nin ticari, teknoloji ve kurumsal ekiplerinde tam zamanlı çalışma imkânına sahip olacak. Her yıl binlerce başvurunun alındığı programla bugüne kadar yaklaşık <strong>850 genç</strong> istihdam edildi. </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone’da geleceğin liderleri olarak gördüğümüz genç yetenekleri keşfetmeyi ve organizasyonumuza katmayı önemsiyoruz. Yeni mezun işe alımlarımızı, Vodafone&#8217;un global ölçekte tüm ülkelerinde uyguladığı Discover Genç Yetenek Programı aracılığıyla gerçekleştiriyoruz. Bundan 19 yıl önce 3 kişi alarak başlattığımız bu program sayesinde, yüksek potansiyele sahip gençleri Vodafone’a kazandırarak, lokal ve global kariyer olanaklarından faydalanmalarına, eğitim-gelişim programları ile desteklenmelerine olanak tanıyor ve aynı zamanda Vodafone Türkiye’nin yetenek havuzunu genişletmeyi amaçlıyoruz. Her yıl artan bir ivmeyle istihdama katkımızı sürdürdüğümüz bu programla bugüne kadar yaklaşık 850 genci bünyemize kattık. Kariyerine Discover olarak başlayan ve şu an Vodafone Liderlik Ekibimizde yer alan çok sayıda çalışma arkadaşımız bulunuyor. Tüm gençleri, programımızın yeni dönemi için başvuruda bulunmaya davet ediyoruz.”</p>
<p><strong>Değerlendirmede 5G kullanılacak</strong></p>
<p>Vodafone Discover Genç Yetenek Programı’nda bu yıl da hem online ön değerlendirme hem de yüz yüze yapılacak ikinci değerlendirme süreçlerinde “oyunlaştırma” yaklaşımından yararlanılacak. Yüz yüze değerlendirme sürecinin bir parçası olarak yapılacak grup mülâkatında daha önce sanal gerçeklik gözlükleriyle oynanan oyun bu yıl Playstation ile oynanacak. Adaylar ayrıca, bireysel ve grup değerlendirmelerinin yanı sıra yapay zekâ botuyla da mülakat deneyimi yaşayacak. Her iki uygulamada da internet bağlantısı için Vodafone Maslak Plaza’daki 5G test sinyali kullanılacak ve adaylar 5G’yi ilk deneyen kişiler arasında yer alacak. Programa kabul edilen adaylar Temmuz ayında göreve başlayacak. </p>
<p><strong>Geçen yıl 48 genç kabul edildi</strong></p>
<p>Geçen yıl Türkiye’nin dört bir yanından 12 bini aşkın gencin başvurduğu Discover Genç Yetenek Programı’na 17 farklı üniversiteden 48 genç kabul edildi. Programa katılanların %67’sini kadın çalışanlar oluştu. </p>
<p><strong>Tüm Vodafone ülkelerinde uygulanıyor</strong></p>
<p>Discover Genç Yetenek Programı; üniversite 4. sınıf öğrencileri, yeni mezunlar ve en fazla bir yıl tam zamanlı iş tecrübesi bulunanlar için özel hazırlanmış bir kariyer programı. Tüm Vodafone ülkelerinde uygulanan, adayların aynı standart işe alım sürecinden geçtiği bu global program kapsamında, Vodafone bünyesine katılan genç yetenekler için yoğun bir eğitim ve gelişim programı uygulanıyor. Gençler, ilk yıl farklı bölümlerde iki rotasyon yaparak hem teknoloji/telekomünikasyon sektörünü, hem de Vodafone&#8217;u yakından tanıma ve kariyerlerine daha bilinçli tercihler yaparak başlama imkânı buluyorlar. Vodafone içinde yayınlanan ilanlar aracılığıyla farklı lokal ve global fırsatları değerlendirebiliyorlar.</p>
<p><strong>Tüm birimlerde çalışıyorlar</strong></p>
<p>Genç Discover’lar, bakış açılarını ve dinamizmlerini organizasyonun tüm birimlerine yansıtmaları amacıyla şirketin neredeyse tüm fonksiyonlarında konumlandırılıyor. Buna göre, şirketin satış, pazarlama, teknoloji, finans, insan kaynakları fonksiyonlarında tam zamanlı çalışma imkânına sahip oluyor. Özellikle organizasyondaki dijital rollerde ve yeni iş kollarını oluşturan ekiplerde Discover’lara yer veriliyor. </p>
<p><strong>Gelişimleri için pek çok farklı imkân sunuluyor</strong></p>
<p>Discover Genç Yetenek Programı kapsamında Vodafone’a katılan gençler çok kapsamlı bir eğitim ve gelişim programına dahil ediliyor. Online ve yüz yüze eğitimlerle Discover’ların hem teknik hem de yetkinlik bazlı gelişimleri çok yakından takip ediliyor. MIT, Harvard Business Publishing, Skillsoft gibi global dijital kaynaklardan yararlanarak  en güncel bilgiye erişimleri sağlanıyor. Gençler, mentorluk ve proje bazlı gelişim fırsatlarıyla da destekleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafone-discover-genc-yetenek-programina-basvurular-basladi-619192">Vodafone Discover Genç Yetenek Programı&#8217;na Başvurular Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlık kurumsallaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-kurumsallasiyor-609188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 08:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsallaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[teyit]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamaların]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalarını]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, son dönemde dijital mecralarda hızla yayılan “Are You Dead?” / “Are You Dead Yet” uygulamalarını sosyolojik açıdan değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-kurumsallasiyor-609188">Yalnızlık kurumsallaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, son dönemde dijital mecralarda hızla yayılan “Are You Dead?” / “Are You Dead Yet” uygulamalarını sosyolojik açıdan değerlendirdi.</p>
<p><strong>Yalnızlık kurumsallaştı</strong></p>
<p>Son dönemde dijital mecralarda hızla yayılan “Are You Dead? / Are You Dead Yet” uygulamalarının, kullanıcıların belirli aralıklarla “hayatta olduklarını” dijital olarak teyit etmelerine dayandığını ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, bu teyidin kesintiye uğraması hâlinde önceden tanımlanmış kişi veya ağlara otomatik uyarı gönderildiğini hatırlattı.</p>
<p>Bu tür uygulamaların ilk bakışta bireysel güvenliği hedefleyen işlevsel araçlar gibi görüldüğünü belirten Prof. Dr. Süleymanlı, asıl meselenin çok daha derin olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:</p>
<p>“İlk bakışta bireysel güvenliği hedefleyen işlevsel araçlar gibi görünen bu uygulamalar, daha yakından incelendiğinde çağdaş toplumların en kırılgan meselelerinden birine işaret etmektedir; yalnızlığın kurumsallaşması ve dijital teknolojiler aracılığıyla yönetilebilir bir toplumsal olguya dönüşmesi.”</p>
<p><strong>Bu durum toplumsal alarm niteliği taşıyor!</strong></p>
<p>Bu durumun basit bir teknolojik kolaylık olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu durum, teknolojik bir kolaylıktan ziyade, bireyin varlığının artık kendiliğinden fark edilmediği; toplumsal ilişkilerin bu işlevi yerine getirecek güçten giderek yoksunlaştığına işaret eden bir toplumsal alarm niteliği taşımaktadır.”</p>
<p>Uygulamaların ima ettiği temel gerçeğin altını çizen Prof. Dr. Süleymanlı, “Çünkü bu uygulamalar şunu ima eder; toplumsal ilişkiler, bireyin varlığını kendiliğinden fark edecek kadar güçlü değildir.” dedi.</p>
<p><strong>Uygulamalar yalnız yaşam olgusunu sosyolojik tartışmaların merkezine taşıdı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Are You Dead? / Are You Dead Yet gibi dijital teyit uygulamalarının ortaya çıkışının, yalnız yaşam olgusunu yeniden sosyolojik tartışmaların merkezine taşıdığını belirterek, bu kavramın akademik literatürde ele alınışının romantize edilmiş bireysel tercihlerden değil, derin ve travmatik toplumsal kırılma deneyimlerinden beslendiğine dikkat çekti.</p>
<p>Bu noktada sosyolog Eric Klinenberg’in çalışmalarına işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Eric Klinenberg, ‘Going Solo’ adlı çalışmasında geliştirdiği ‘solo yaşam’ kavramsallaştırmasını, doğrudan 1995 Chicago sıcak hava dalgası sonrasında yürüttüğü saha araştırmalarına dayandırmaktadır. Bu felaket sırasında özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerin günlerce fark edilmeden evlerinde hayatlarını kaybetmiş olmaları, solo yaşamın yalnızca bir yaşam tarzı değil; ölümcül sonuçlar üretebilen yapısal bir kırılganlık alanı olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Toplumsal refleksin yerini algoritmik refleks alıyor</strong></p>
<p>Solo yaşamın, modern toplumlarda yaş, sınıf, sosyal sermaye ve kırılganlık eksenlerinde derinleşen eşitsizlikleri yansıtan karmaşık bir toplumsal form olduğunun altını çizen Prof. Dr. Süleymanlı, dijital teyit uygulamalarının tam da bu kırılgan zeminde ortaya çıktığını ifade etti.</p>
<p>Are You Dead? türü uygulamaların, geleneksel sosyal ağların işlevini büyük ölçüde yitirdiği bir dünyada “gecikmiş fark edilme” riskini dijital bir protokole dönüştürdüğünü belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Birey hayatta olduğunu bildirmezse, sistem bunu bir istisna olarak algılar ve müdahale mekanizmasını devreye sokar. Böylece toplumsal refleksin yerini algoritmik refleks alır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital teyit uygulamalarının kısa sürede viral hâle gelmesi tesadüf değil</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Are You Dead Yet gibi dijital teyit uygulamalarının kısa sürede viral hâle gelmesinin tesadüf olmadığını dile getirerek, bu durumun modern bireyin derin bir ontolojik güvensizlik yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi.</p>
<p>Günümüz insanının yalnızca fiziksel olarak değil, varoluşsal düzeyde de kendini güvencesiz hissettiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bu tür uygulamaların kısa sürede viral hâle gelmesi tesadüf değildir. Günümüz bireyi, yalnızca fiziksel olarak değil, ontolojik düzeyde de güvencesizdir; yani var olduğundan, fark edildiğinden ve bir başkasıyla anlamlı bir bağ içinde bulunduğundan emin olmak istemektedir.” dedi.</p>
<p>Modern toplumlarda güven duygusunun giderek yüz yüze ilişkilerden değil, dijital sinyaller ve doğrulama mekanizmalarından beslendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Are You Dead Yet, yalnızlığı ortadan kaldırmayı değil; onu yönetilebilir kılmayı hedefler. Bu yönüyle uygulama, yalnızlığın çözümü değil, onunla baş etme teknolojisidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yalnızlık artık gizlenmiyor, yönetilmeye çalışılıyor! </strong></p>
<p>Dünyadaki benzer örneklere de dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Benzer örnekler Japonya’da yalnız yaşlılara yönelik sensörlü ev sistemlerinde, Güney Kore’de tek kişilik hanelere odaklanan dijital bakım uygulamalarında ve ABD’de acil durum teyit yazılımlarında görülmektedir. Özellikle Japonya’da pandemi dönemindeki uzun karantinalar sırasında, evlerinde yalnız yaşayan yaşlı bireyler arasında intihar vakalarının artması, yalnızlığın kamusal bir kriz olarak ele alınmasına yol açmış; bu süreç Yalnızlık Bakanlığı’nın kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Benzer şekilde İngiltere’de de yalnızlığın halk sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle ‘Yalnızlık Bakanlığı’ oluşturulmuş, yalnızlık artık bireysel bir sorun değil, devlet politikası düzeyinde ele alınan yapısal bir mesele hâline gelmiştir. Bu örneklerin ortak noktası açıktır: Toplumsal bağların yerini, dijital izleme ve doğrulama mekanizmaları almaktadır. Yalnızlık artık gizlenen değil; ölçülen, izlenen ve yönetişim alanına dâhil edilen bir toplumsal olguya dönüşmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’de de yalnızlık meselesi yeni bir boyut kazandı</strong></p>
<p>Türkiye’de yalnızlık meselesinin, hızlanan kentleşme, çekirdek ailenin çözülmesi ve dijital iletişim pratiklerinin yaygınlaşmasıyla yeni bir boyut kazandığını anlatan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bu çerçevede Üsküdar Üniversitesi, yalnızlığı her yıl farklı sosyal gruplar ve toplumsal kategoriler bağlamında ele alan uluslararası sempozyumlar ve ulusal ölçekli araştırmalar yoluyla bu alanda önemli bir akademik birikim üretmektedir. Gençlik ve yalnızlık ile yaşlılık ve yalnızlık üzerine yapılan son araştırmalar, yalnızlığın kuşaklar arası farklı biçimlerde deneyimlendiğini; ancak her iki grupta da ortak olarak görünürlük, aidiyet ve sosyal destek eksikliği ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.” diye konuştu.</p>
<p>Bu bağlamda dijital uygulamaların, yalnızlık olgusunun hem sonucu hem de semptomu olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Süleymanlı, “Are You Dead? gibi araçlar, sosyal çözülmenin birey düzeyinde ürettiği geçici savunma mekanizmalarıdır. Akademik bilgi ile dijital pratik arasındaki bu kesişim, yalnızlığın artık yalnızca teorik bir tartışma değil; gündelik hayatın doğrudan düzenlenen bir alanı hâline geldiğini göstermektedir. Are You Dead? / Are You Dead Yet, basit bir mobil uygulamadan çok daha fazlasıdır. Bu tür araçlar, çağımızın yalnızlık–güvenlik–varlık kanıtı ekseninde şekillenen toplumsal kırılganlığı görünür kılmaktadır. Uygulamanın ima ettiği temel soru nettir: İnsanların hayatta olduklarını düzenli olarak teyit etmek zorunda kaldığı bir toplumda, hangi sosyal bağlar zayıflamıştır?” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gençler yapay zekâ tabanlı dijital araçlarla dertleşiyor</strong></p>
<p>Dijital çağda yalnızlığın artık yalnızca hissedilen bir duygu değil; izlenen, ölçülen ve yönetilen bir toplumsal olguya dönüştüğünü de kaydeden Prof. Dr. Süleymanlı, “Özellikle gençler arasında, yüz yüze dertleşilen ve güven duyulan kişi sayısının azalmasıyla birlikte, ChatGPT gibi yapay zekâ tabanlı dijital araçlarla dertleşme ve paylaşım pratiklerinin giderek yaygınlaştığı görülmektedir. Bu yönelim, insan ilişkilerinin giderek yüzeyselleştiğini, buna karşılık bireylerin yargılanmadan dinlenebilecekleri, sürekli erişilebilir ve ‘güvenli’ alanlara duyduğu ihtiyacın arttığını göstermektedir. Üsküdar Üniversitesi tarafından yürütülen ‘Gençlik, Dijitalleşme ve Yalnızlık’ araştırmasının bulguları, gençlerin yoğun dijital etkileşim içinde olmalarına rağmen derin, sürdürülebilir ve güven temelli sosyal bağlar kurmakta zorlandıklarını ortaya koymaktadır. Teknoloji yalnızlığı ortadan kaldırmaz; yalnızca onunla başa çıkma biçimleri sunar. Kalıcı güven, aidiyet ve insani temas ise algoritmik sistemlerde değil, yeniden inşa edilecek yüz yüze ilişkilerde ve kolektif dayanışma pratiklerinde yatmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-kurumsallasiyor-609188">Yalnızlık kurumsallaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar Belediyesi, şeffaf ve katılımcı belediyecilik anlayışıyla hizmet sunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-seffaf-ve-katilimci-belediyecilik-anlayisiyla-hizmet-sunuyor-608131</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 16:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlayışıyla]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[katılımcı]]></category>
		<category><![CDATA[masa]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaf]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini hızlı, etkin ve şeffaf biçimde çözüme kavuşturmak amacıyla Çözüm Masası odaklı çok kanallı iletişim sistemiyle hizmet vermeyi sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-seffaf-ve-katilimci-belediyecilik-anlayisiyla-hizmet-sunuyor-608131">Seferihisar Belediyesi, şeffaf ve katılımcı belediyecilik anlayışıyla hizmet sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi, vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini hızlı, etkin ve şeffaf biçimde çözüme kavuşturmak amacıyla Çözüm Masası odaklı çok kanallı iletişim sistemiyle hizmet vermeyi sürdürüyor. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Halkla İlişkiler Birimi aracılığıyla; telefon, Çözüm Masası hattı, belediyenin resmi internet sitesi, e-posta, sosyal medya, CİMER ve yüz yüze başvuru kanalları üzerinden iletilen tüm talepler kayıt altına alınarak ilgili müdürlüklere yönlendiriliyor.</p>
<p>2025 yılı boyunca Seferihisar Belediyesi’ne binlerce başvuru ulaştı. Vatandaşlardan gelen taleplerin büyük bir bölümü olumlu sonuçlandırılırken, başvuru sürecinin her aşaması titizlikle takip edildi. Çözüm Masası sistemi sayesinde vatandaşlar, başvurularının durumu hakkında telefon, SMS ve dijital kanallar aracılığıyla bilgilendirildi.</p>
<p>Çözüm Masası Hattı ile doğrudan ve etkin iletişim</p>
<p>Alanında deneyimli personelin görev yaptığı Çözüm Masası, ilçe sakinleri ile belediye birimleri arasında doğrudan bir iletişim köprüsü kuruyor. Altyapı, temizlik, çevre düzenlemesi, park ve bahçeler, zabıta hizmetleri, sosyal destekler ve veterinerlik hizmetleri gibi birçok konuda iletilen talepler, aciliyet durumuna göre değerlendirilerek çözüme kavuşturuluyor. Çözüm Masası’na iletilen her başvuru sistem üzerinden izlenebilir şekilde takip ediliyor.</p>
<p>Web, sosyal medya ve yüz yüze Başvurular da değerlendiriliyor</p>
<p>Seferihisar Belediyesi’nin resmi web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden iletilen talepler ile CİMER başvuruları da aynı hassasiyetle ele alınıyor. Ana Hizmet Binası’nda bulunan Halkla İlişkiler ve Çözüm Masası aracılığıyla vatandaşlar yüz yüze başvuru yaparak doğrudan bilgi alabiliyor. Belediyenin entegre çalışma sistemi sayesinde başvuruların çözüm süreci şeffaf bir şekilde yürütülüyor.</p>
<p>EKAP uyumlu Esnaf Masası ile yerel ekonomiye destek</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, yalnızca vatandaş taleplerine değil, yerel esnafın ihtiyaçlarına yönelik de çözüm odaklı çalışmalar yürütüyor. EKAP sistemiyle uyumlu şekilde faaliyet gösteren Esnaf Masası aracılığıyla, yerel esnaf belediye alımlarına dair bilgilendiriliyor ve yönlendiriliyor. Bu uygulama ile hem kamu alımlarında şeffaflık sağlanıyor hem de Seferihisar’daki ekonomik döngünün yerel esnaf lehine güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Ulaşılabilir, şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, katılımcı yönetim anlayışı doğrultusunda vatandaşla doğrudan iletişimi önceleyen bir hizmet modeli benimsiyor. Talebin yalnızca alınması değil, çözüm sürecinin izlenmesi ve geri bildirimin sağlanması da belediyecilik anlayışının temel unsurları arasında yer alıyor.</p>
<p>Başkan Yetişkin: “Çözüm Masası, belediyemizin vatandaşla kurduğu güçlü bir köprüdür”</p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Çözüm Masası odaklı hizmet anlayışına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</p>
<p>“Seferihisar’da belediyeciliği masa başından değil, vatandaşımızın ihtiyaçlarını dinleyerek ve sahadan aldığımız geri bildirimlerle yönetiyoruz. Çözüm Masası, belediyemizin vatandaşla kurduğu en güçlü iletişim köprülerinden biridir. Bize ulaşan her talep kayıt altına alınıyor, ilgili birimlerimiz tarafından takip ediliyor ve sonuçlandırılıyor.”</p>
<p>“Şeffaflık ve güven önceliğimiz”</p>
<p>Başkan Yetişkin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Vatandaşlarımızı başvurularının her aşamasında bilgilendiriyoruz. Aynı anlayışı Esnaf Masası ve EKAP uyumlu çalışmalarımızda da sürdürüyoruz. Şeffaf, hesap verebilir ve çözüm üreten bir belediye olmak bizim temel ilkemizdir.”</p>
<p>“Kapılarımız da Çözüm Masamız da vatandaşımıza açık”</p>
<p>2026 yılında da iletişim ve hizmet altyapısını güçlendirmeye devam edeceklerini belirten Başkan İsmail Yetişkin, “Seferihisar Belediyesi’nin kapıları da Çözüm Masası da vatandaşımıza her zaman açık. Katılımcı ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışımızı daha da ileriye taşıyacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisar-belediyesi-seffaf-ve-katilimci-belediyecilik-anlayisiyla-hizmet-sunuyor-608131">Seferihisar Belediyesi, şeffaf ve katılımcı belediyecilik anlayışıyla hizmet sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Gazeteci Duruşu Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-gazeteci-durusu-konusuldu-607758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 12:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[duruşu]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[mahalli]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zorunda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen Medya Buluşmaları programının bu haftaki konuğu usta gazeteci Hüsnü Mahalli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-gazeteci-durusu-konusuldu-607758">Osmangazi&#8217;de Gazeteci Duruşu Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen Medya Buluşmaları programının bu haftaki konuğu usta gazeteci Hüsnü Mahalli oldu. “Gazeteci Duruşu” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Mahalli, gazeteciliğin temel ilkelerini ve mesleki duruşun nasıl olması gerektiğini örneklerle anlattı; ülke ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Toplumu bilgilendirici söyleşi ve etkinliklerine devam eden Osmangazi Belediyesi, Medya Buluşmaları kapsamında deneyimli gazetecileri Osmangazililerle buluşturmayı sürdürüyor. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen ve Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği programa, dünyanın farklı bölgelerinde birçok savaşta gazeteci olarak görev yapan Hüsnü Mahalli, konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p>Söyleşide Mahalli, iyi bir gazetecinin sahip olması gereken nitelikler, başarılı bir gazetecilik için izlenmesi gereken yollar ve mesleğin vazgeçilmez unsurları üzerine deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar, Mahalli’nin bilgi ve tecrübeleri ışığında gazeteciliğe dair önemli kazanımlar elde ederken, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri ilgiyle takip etti. Programa katılan Osmangazililer, dolu dolu geçen söyleşiyle hem gazetecilik mesleğine hem de güncel gündeme dair önemli bilgiler edinme fırsatı buldu.</p>
<p>      “Gazetecilikte Duygusallık Yoktur”<br />Gazetecinin mert ve dürüst olmak zorunda olduğunu ifade eden Hüsnü Mahalli, “Bu iki özellik yan yana gelirse ancak gazetecilik bir anlam kazanır. Gazetecilikte duygusallık yoktur. Gazeteciyseniz gazetecisinizdir. Türk, Arap ve Kürt gazetecidir bağlamında baktığınızda böyle bir ayrım yapamazsınız ve yapmamak zorundasınız. Birey olarak bunda bir sorun yoktur; birey olarak ‘Ben Türk’üm, Kürt’üm, Arap’ım’ gibi tercihleriniz olabilir. Ancak meslek anlamında bunu yapamazsınız. Ben bütün savaşlara katıldım. Bosna, Karabağ, Afganistan, Çeçenistan, Irak, İran ve aklınıza gelebilecek bütün savaşlarda gazeteci olarak görev yaptım. BBC’de çalışırken müdür bize şunu söylerdi: ‘Haberde yüzde yüz doğru olmak zorundasınız, yorumda serbestsiniz; çünkü yorum sizin.’ 2003 Amerikan ve İngiliz Irak işgali döneminde bunları yaşadık. Ben bölgeden savaş sırasında canlı yayın yapıyordum. Yayın sırasında BBC’den ‘Amerikan ve İngiliz işgal kuvvetleri’ diye bahsediyordum. Bana hiçbir şey diyemiyorlardı. Müdür bir kez bana ‘Biraz sözlerini yumuşatsan’ diye uyarır gibi oldu. Ben de ‘Hayır, yumuşatamam’ dedim; çünkü işgal kuvvetleri gelmiş, bu ülkeyi işgal ediyorsunuz,” şeklinde konuştu.</p>
<p>     “Türkiye’de İyi Bir Gazeteci Dünyayı Bilir”</p>
<p>Bilginin yerine gidilerek bulunacağını söyleyen Mahalli, “Bir, yüzde yüz ilkesel olmak zorundasınız; iki, net olmak zorundasınız; üç, doğru bilgiyi bulmanız gerekiyor. Bilgi havadan ve sudan bulunmaz, yerine giderek bulunur. Hayatında Irak, Suriye ve Karabağ savaşlarına gitmeden, elinde bir sopayla ekrandan anlatmakla bu işler olmaz. Yüzde yüz doğru bilgi gerekir. Bunu yapabiliyorsanız, gazeteci duruşu budur diye düşünüyorum. Türkiye’deki televizyonların hemen hemen hiçbirinin yurt dışında muhabiri yok. Örneğin Orta Doğu’da hiçbir yerde yok; Washington’da ise mecburen koyuyorlar. Buna parası olan televizyonlar da dâhil. Yurt dışında muhabir bulundurmuyorlar. Bu müthiş bir eksikliktir. Amerika’da eğer muhabiriniz yoksa, siz ancak ajanslardan gelen haberlerle yetinmek zorunda kalırsınız. Dış politika ve uluslararası ilişkiler bağlamında medyamız sıfırdır. Türkiye’de iyi bir gazeteci dünyayı bilir. Türkiye’yi iyi öğrenmek istiyorsanız, Türkiye’nin diğer ülkelerle ilişkilerini iyi bilmek zorundasınız. Sosyal medyadan iki parça lafla uluslararası anlamda gazetecilik yapılmaz,” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına gazeteci Hüsnü Mahalli’ye hediye takdim etti.<br /> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-gazeteci-durusu-konusuldu-607758">Osmangazi&#8217;de Gazeteci Duruşu Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-2-607683</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 07:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[literatürde]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Trigeminal Nevralji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-2-607683">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor. Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı   ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor.  <strong>Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,</strong> yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat  çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor. </p>
<p><strong>Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu</strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise  beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi. </p>
<p><strong>Günlük hayat durma noktasına geliyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor.  Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.</p>
<p><strong>Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor.  Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar  sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler! </strong></p>
<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak</strong></p>
<p>Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp,  mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor</strong></p>
<p>Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve  sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!</strong></p>
<p>Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen &#8220;armut&#8221; veya &#8220;üçgen&#8221; şeklindeki  baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-2-607683">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 13:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[biyometrik]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[denetimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607647</guid>

					<description><![CDATA[<p> İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647">Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi. Denetimsiz algoritmaların hak ihlallerine yol açabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir” dedi.</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli sistemler, dünya genelinde göç yönetiminden sınır güvenliğine, vize değerlendirmelerinden biyometrik kimlik doğrulamaya kadar pek çok alanda aktif olarak kullanılıyor. Ancak bu teknolojilerin yeterli şeffaflık ve denetimden yoksun şekilde uygulanması, ayrımcılıktan veri ihlallerine kadar ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye ve dünyada yaygın kullanım</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kaya’ya göre yapay zekâ, bugün göç yönetiminin neredeyse tüm aşamalarında yer alıyor. Türkiye’de GöçNet sistemi 5,5 milyon yabancının kaydını tutarken, 20’den fazla kamu kurumuyla entegre çalışıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın YİMER 157 çağrı merkezi ise yapay zekâ destekli konuşma tanıma sistemiyle yedi dilde hizmet veriyor. Türkiye’nin biyometrik alandaki kapasitesine de dikkat çeken Kaya, “Milli Biyometrik Parmak İzi Sistemi sayesinde Türkiye, kendi biyometrik algoritmasını geliştiren dünyadaki yedinci ülke konumunda” dedi. Uluslararası alanda ise Avrupa Birliği’nin Frontex ajansının drone’larla göçmen geçişlerini izlediğini, ABD’nin otonom gözetim kuleleri ve plaka tanıma sistemleri kullandığını hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Kaya şöyle konuştu:</p>
<p>“Suriye&#8217;de iç savaş öncesi nüfus kayıt oranı yüzde yüze yakınken, çatışmalarla birlikte birçok nüfus müdürlüğü kısmen veya tamamen tahrip oldu. BM verilerine göre Suriyeli mültecilerin yüzde 70&#8217;i temel kimlik belgelerinden yoksun. Türkiye, belge şartı aramaksızın milyonlarca Suriyeliye kapılarını açtı; bu insani yaklaşım, aynı zamanda kayıt sistemlerinin öz beyana dayalı verilerle kurulması anlamına geldi. Biyometrik sistemler kişinin daha önce kayıt yaptıran kişiyle aynı olduğunu doğrulayabiliyor, ancak ilk kayıttaki bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyor. Bu konular, İstinye Üniversitesi&#8217;nin UNESCO ile birlikte Temmuz 2025&#8217;te düzenlediği ‘Göç Alanında Temel Yapay Zekâ Kullanımı’ okulunda ve Göç İdaresi Başkanlığı&#8217;nın 23 Ekim 2025&#8217;te Ankara&#8217;da düzenlediği etkinlikte ele alındı. Kanada&#8217;da yapay zekâ destekli sistemle Afrikalı öğrencilerin vize red oranı yüzde 75&#8217;e ulaşırken Çinli öğrencilerin yüzde 90&#8217;ı kabul alıyor. Yüz tanıma algoritmalarında koyu tenli yüzleri yanlış tanıma oranı açık tenli yüzlere göre 100 kata kadar daha yüksek. Güvenilir yapay zekâ için şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerekiyor; ancak bu standartlar göç sistemlerinde henüz yeterince sağlanmıyor.”</p>
<p><strong>“Algoritmalar tarafsız değil”</strong></p>
<p>Yapay zekânın en büyük risklerinden birinin algoritmik ayrımcılık olduğunu vurgulayan Kaya, yüz tanıma sistemlerinin koyu tenli bireylerde hata oranının açık tenlilere göre 100 kata kadar çıkabildiğini söyledi. “ABD’de yüz tanıma hataları nedeniyle yapılan hatalı tutuklamaların tamamının Siyahi bireyleri kapsaması tesadüf değil,” diyen Kaya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde de belirli ülke vatandaşlarının otomatik olarak daha ‘riskli’ sınıflandırıldığını belirtti.</p>
<p>Kaya’ya göre sorun, sistemlerin açıkça ırk ya da etnik köken sorması değil; posta kodu, ülke, lehçe gibi ‘tarafsız’ görünen değişkenlerin dolaylı ayrımcılık aracı haline gelmesi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Türkiye&#8217;de Milli Biyometrik Sistemi yüzde 99,42 hassasiyet ve yüzde 99,995 doğruluk oranı açıklıyor. Ancak bu rakamların bağımsız denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadı. Biyometrik sistemlerin temel sınırlılığı şu: kayıt anında beyan edilen bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyorlar, yalnızca aynı kişinin tekrar geldiğini doğrulayabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Biyometrik veriler geri döndürülemez riskler taşıyor</strong></p>
<p>Göç yönetiminde tutulan biyometrik verilerin siber güvenlik açısından son derece hassas olduğuna dikkat çeken Kaya, “Şifre değiştirilebilir ama parmak izi ya da yüz geometrisi değiştirilemez. Bir kez sızdırıldığında, bu veriler kişinin hayatı boyunca risk yaratır” ifadelerini kullandı. Göçmenlere ait biyometrik ve kişisel verilerin yapay zekâ sistemlerinde işlenmesinin, siber güvenlik açısından yarattığı tehlikelerle ilgili örnek de veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “2022&#8217;de Amerika Göçmenlik Dairesi&#8217;nin sitesindeki bir hata yüzünden 6 bin 252 sığınmacının bilgileri herkese açık hale geldi. İçlerinden 103 Kübalı sığınmacının verileri yanlışlıkla Küba hükümetine gönderildi. Federal mahkeme bu sızıntının ‘işkence veya zulüm riskini artırdığını’ kabul etti” dedi.</p>
<p>ABD ve Avustralya’da yaşanan veri sızıntılarını hatırlatan Kaya, bu tür ihlallerin sığınmacıların yalnızca kendilerini değil, geldikleri ülkelerde kalan ailelerini de tehlikeye atabileceğini söyledi. Merkezi veri depolama yapıları ve denetimsiz taşeron firmaların, saldırı yüzeyini daha da genişlettiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:</p>
<p>“Göç sistemlerindeki güvenlik açıklarının önemli bir kaynağı, bağımsız denetimden geçmeyen taşeron firmalar ve merkezi veri depolama yapıları. Amerika&#8217;nın 290 milyon kişinin biyometrik verisini saklayan HART sistemi, kamu denetim raporlarına göre gerekli 12 gizlilik korumasından yalnızca 5&#8217;ini karşılıyor. Beş Göz İstihbarat İşbirliği anlaşmasıyla ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki göçmen verisi paylaşımı son yıllarda 100 kat arttı; yılda 8 milyon veri sorgusu yapılıyor. En trajik örnek ise BM Mülteciler Örgütü&#8217;nün 830.000 Rohingya mültecisinin parmak izi ve fotoğraflarını Myanmar hükümetiyle paylaşması; mültecilerin büyük çoğunluğu verilerinin bu şekilde kullanılacağından habersizdi. Veri egemenliği ve yerel kontrol, bu alanda giderek daha kritik hale geliyor. Güvenilir yapay zekâ sistemleri şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerektirir. Oysa göç veri tabanları çoğu zaman taşeron firmalarının ihmaline ve devletlerarası gizli anlaşmalara dayanıyor.”</p>
<p><strong>Uluslararası hukukla gerilim</strong></p>
<p>Yapay zekâ destekli göç sistemlerinin uluslararası hukuk ve insan hakları normlarıyla tam uyumlu olmadığını belirten Kaya, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın göç ve iltica uygulamalarını “yüksek riskli” olarak sınıflandırmasına rağmen, sığınmacılar için bazı yasaklı teknolojilere hâlâ izin verildiğine dikkat çekti.</p>
<p>“Vatandaşlar üzerinde kullanılsaydı sıkı denetime tabi tutulacak sistemler, en savunmasız gruplar olan sığınmacılar üzerinde daha gevşek kurallarla uygulanıyor,” diyen Kaya, geri göndermeme ilkesinin bireysel değerlendirme gerektirdiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>Gelecekte neler öne çıkacak</strong></p>
<p>Önümüzdeki yıllarda göç politikalarını en çok etkileyecek gelişmeler arasında yapay zekâ destekli sahte belge üretimi, büyük dil modellerinin iltica değerlendirmelerinde kullanılması ve devasa biyometrik veri tabanlarının birbirine bağlanması yer alıyor. Kaya, deepfake teknolojileriyle üretilen sahte belgelerin artık insan gözüyle ayırt edilemez hale geldiğini, buna karşı denetim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediğini ifade etti. Avrupa’da ve Türkiye’deki çalışmalarla ilgili de bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, şunları söyledi:</p>
<p>“Avrupa Birliği&#8217;nin 2030&#8217;a kadar tamamlayacağı ‘Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi’ altı büyük veri tabanını birbirine bağlayarak dünyanın en büyük biyometrik deposunu oluşturacak; 6 yaşındaki çocukların bile yüz tanıma verileri bu sisteme girecek. Aralık 2025&#8217;te kurulan Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Türkiye&#8217;nin bu alandaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye&#8217;de İstanbul Havalimanı tamamen kağıtsız ve temassız seyahat deneyimi için biyometrik sistemler test ediyor; THY Boston ve Miami&#8217;de yüz tanıma ile uçuşa kabul süresini yüzde 50&#8217;ye kadar kısalttı. Milli Biyometrik Sistemi&#8217;ne gelecekte yüz, iris ve ses tanıma entegrasyonu planlanıyor. Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025 kapsamında 50 bin yapay zekâ uzmanı ve 1.000 girişim hedefleniyor.”</p>
<p><strong>“Asıl soru hukuk mekanizmalarının bu hıza nasıl yetişeceği”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p>
<p>“Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir. Asıl soru, teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği değil; bu hıza denetim ve hukuk mekanizmalarının nasıl yetişeceğidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-goc-yonetiminde-etkili-ama-riskli-denetimsiz-algoritmalar-hak-ihlallerine-yol-acabilir-607647">Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli: &#8220;Denetimsiz Algoritmalar Hak İhlallerine Yol Açabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-607510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 08:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[literatürde]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Trigeminal Nevralji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-607510">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor. Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı   ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor.  <strong>Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,</strong> yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat  çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor. </p>
<p><strong>Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu</strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise  beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi. </p>
<p><strong>Günlük hayat durma noktasına geliyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor.  Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.</p>
<p><strong>Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor! </strong></p>
<p>Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor.  Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar  sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler! </strong></p>
<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak</strong></p>
<p>Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp,  mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor</strong></p>
<p>Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve  sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!</strong></p>
<p>Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen &#8220;armut&#8221; veya &#8220;üçgen&#8221; şeklindeki  baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/literaturde-dunyanin-en-siddetli-agrisi-olarak-geciyor-607510">Literatürde &#8220;Dünyanın en şiddetli ağrısı&#8221; olarak geçiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Netmasa Çağrı Merkezi 2025&#8217;te Keçiören&#8217;de 145 Bin 554 Talebe Çözüm Üretti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/netmasa-cagri-merkezi-2025te-keciorende-145-bin-554-talebe-cozum-uretti-606890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 07:43:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[netmasa]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi NetMasa Çağrı Merkezi, Keçiören’in ulaşılabilir çözüm noktası olarak vatandaşların anlık sorunlarına çözüm üretmek ve aksaklıkları gidermek amacıyla hizmet vermeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/netmasa-cagri-merkezi-2025te-keciorende-145-bin-554-talebe-cozum-uretti-606890">Netmasa Çağrı Merkezi 2025&#8217;te Keçiören&#8217;de 145 Bin 554 Talebe Çözüm Üretti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi <b>NetMasa Çağrı Merkezi</b>, Keçiören’in ulaşılabilir çözüm noktası olarak vatandaşların anlık sorunlarına çözüm üretmek ve aksaklıkları gidermek amacıyla hizmet vermeye devam ediyor. Vatandaşlardan gelen talepler, öneriler ve şikâyetler titizlikle değerlendiren NetMasa Çağrı Merkezi, 2025 yılı boyunca toplam 145 bin 554 talebe çözüm üretti. Keçiören Belediyesi’nin sorumluluk alanındaki her konuda hızlı ve etkili çözümler sunan NetMasa’ya, yılsonu verilerine göre temizlikten asfalt serimine, sosyal yardımlardan ulaşıma birçok alanda başvuru yapıldı. NetMasa’ya iletilen bu talepler, ilgili birimlere yönlendirilerek hızlıca çözüme kavuşturuldu.</p>
<p><b>Taleplere hızlı çözüm ve geri bildirim</b></p>
<p>Vatandaşlar, talep, istek ve şikâyetlerini NetMasa’ya; yüz yüze görüşme, 444 52 76 çağrı merkezi, NetMasa başvuru sayfası, WhatsApp hattı (0 530 917 52 76), CİMER, Açık Kapı, Mavi Masa ve [email protected] adresi gibi çeşitli kanallardan iletebiliyor. Personel tarafından ilgili müdürlüklere yönlendirilen talepler, çözüme kavuşturularak SMS yoluyla başvuru sahiplerine bildiriliyor.</p>
<p><b>Vatandaş odaklı çözüm</b></p>
<p>Keçiören Belediyesi Hizmet Binası giriş katındaki NetMasa yüz yüze birimi ise mesai saatleri boyunca vatandaşlarla bire bir iletişim kurarak sorunlara çözüm sunuyor. Güler yüzlü ve samimi bir ortamda karşılanan vatandaşların talepleri, personel tarafından titizlikle değerlendirilerek ilgili birimlere yönlendiriliyor. İlçe sakinlerine çözüm odaklı hizmet sunan NetMasa, hızlı ve etkili geri dönüşleriyle vatandaş memnuniyetini artırmaya devam ediyor.</p>
<p><b>“NetMasa ile ulaşılabilir belediyecilik anlayışını güçlendiriyoruz”</b></p>
<p>İlçede ulaşılabilir ve katılımcı belediyecilik anlayışını önemsediklerini belirten <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, şu değerlendirmelerde bulundu: “Belediye ile vatandaş arasında köprü görevi üstlenen NetMasa birimimiz, vatandaşlarımızdan gelen talepleri ilgili birimlerle paylaşarak hızlı çözümler üretiyor. Vatandaşlarımızın taleplerini zaman kaybı yaşamadan, güvenli ve güçlü bir iletişim ağı aracılığıyla bize iletmelerini sağlıyoruz. Büyük bir titizlikle kaliteli ve etkin hizmete erişimi kolaylaştırıyor, vatandaşlarımızın yönetime katılımını destekliyoruz. Belediyemizi daha ulaşılabilir hale getirmek ve hemşehrilerimizle olan iletişimi güçlendirmek adına NetMasa, taleplerin karşılanmasında önemli bir görev üstleniyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/netmasa-cagri-merkezi-2025te-keciorende-145-bin-554-talebe-cozum-uretti-606890">Netmasa Çağrı Merkezi 2025&#8217;te Keçiören&#8217;de 145 Bin 554 Talebe Çözüm Üretti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOMEK&#8217;te Yeni Dönem Kayıt Süreci Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/komekte-yeni-donem-kayit-sureci-basliyor-606480</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 13:04:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[komek]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları, yeni eğitim dönemi için kayıt sürecini başlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komekte-yeni-donem-kayit-sureci-basliyor-606480">KOMEK&#8217;te Yeni Dönem Kayıt Süreci Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları, yeni eğitim dönemi için kayıt sürecini başlatıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kişisel gelişimine katkı sağlamak isteyen tüm vatandaşları, 20 Ocak &#8211; 02 Şubat tarihleri arasında “komek.org.tr” adresi üzerinden KOMEK ve KUZEM eğitimlerine kayıt yaptırmaya davet etti. Spor, yüzme ve reformer pilates branşlarına yönelik kayıtlar ise 22 Ocak tarihinde başlayacak.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK), yeni eğitim dönemi için kayıt sürecini başlatıyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, KOMEK’in her dönem yoğun ilgi gördüğünü anımsatarak, yeni dönemde de her yaştan insanı bilgi, beceri ve üretimle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>KOMEK’in, Konya’nın merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren kurs merkezleri ve Konya Büyükşehir Belediyesi Uzaktan Eğitim Merkezi (KUZEM) eğitimleriyle tüm Türkiye’ye yayılan bir hizmet anlayışına sahip olduğunu belirten Başkan Altay, “Büyükşehir Belediyesi olarak KOMEK ve KUZEM ile kendisini yetiştirmek ve kişisel gelişimine katkı sağlamak isteyen tüm vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Bu doğrultuda eğitimlerimizi erişilebilir kılmaya devam ediyoruz. Yeni dönemde yüz yüze ve uzaktan eğitimlere katılmak isteyen tüm vatandaşlarımızı, 20 Ocak &#8211; 02 Şubat tarihleri arasında ‘komek.org.tr’ adresi üzerinden kayıt yaptırmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>KOMEK GÜÇLÜ BİR SOSYAL YAŞAM ALANI</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi KOMEK kurs merkezlerinde; el sanatlarından mesleki ve teknik eğitimlere, yabancı dillerden bilişim ve kişisel gelişim alanlarına kadar geniş bir yelpazede kurs imkânı sunuluyor. Önceki dönemlerde KOMEK’te eğitim alan binlerce kursiyer, edindikleri bilgi ve becerilerle hem sosyal hayatta daha aktif rol aldı hem de istihdama katılım konusunda önemli adımlar attı.</p>
<p>KOMEK yalnızca bir kurs merkezi olmanın ötesinde, aynı zamanda güçlü bir sosyal yaşam alanı olma özelliği taşıyor. Birçok kurs merkezinde bulunan çocuk oyun salonları, özellikle annelerin eğitim sürecine katılımını kolaylaştırıyor. Anneler derslerine devam ederken, çocuklar güvenli ve eğitici ortamlarda vakit geçirebiliyor. Spor salonları, atölyeler ve sosyal alanlarla desteklenen bu yapı, ailelerin birlikte güçlenmesini hedefleyen bir anlayışı yansıtıyor.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi’nin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonu doğrultusunda sürdürülen bu yaklaşım, kadınların eğitimden kopmadan kendilerini geliştirmelerine, sosyal hayata daha güçlü katılmalarına ve üretken bireyler olarak desteklenmelerine katkı sağlıyor. KOMEK, aile bütünlüğünü ve toplumsal dayanışmayı gözeten bu modeliyle, eğitimi yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kazanım olarak ele alıyor.</p>
<p><strong>“SPOR, YÜZME VE REFORMER PİLATES BRANŞLARINA YÖNELİK KAYITLAR 22 OCAK TARİHİNDE”</strong></p>
<p>KOMEK bünyesindeki Spor, yüzme ve reformer pilates branşlarına yönelik kayıtlar ise 22 Ocak tarihinde başlayacak. Kursiyer adayları, tüm branşları ve eğitim içeriklerini kayıt ekranı komek.org.tr üzerinden detaylı şekilde inceleyerek kendilerine en uygun kurslara başvuruda bulunabilecek.</p>
<p><strong>EĞİTİMLER YENİ DÖNEMDE DE ERİŞİLEBİLİRLİK, KALİTE VE SÜREKLİLİK İLKELERİYLE YÜRÜTÜLECEK</strong></p>
<p>KOMEK ve KUZEM eğitimleri yeni dönemde de; erişilebilirlik, kalite ve süreklilik ilkeleriyle yürütülecek. Konya Büyükşehir Belediyesi, KOMEK aracılığıyla her yaş grubundan vatandaşa öğrenme fırsatı sunmayı, üretimi teşvik etmeyi ve hayat boyu öğrenme kültürünü güçlendirmeyi sürdürecek.</p>
<p>Kursiyerler için Bahar Dönemi KOMEK kayıtları öncesinde, fırsat eşitliğini korumaya yönelik önemli bir hatırlatmada bulunuldu. Aynı branşa iki kez katılan kursiyerler, üçüncü kez aynı branşa kayıt yaptıramayacak. Bu uygulama; spor, yüzme ve Türk İslam Sanatları Akademisi (TİSA) ve Dar’ul Huffaz eğitimleri için geçerli olmayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komekte-yeni-donem-kayit-sureci-basliyor-606480">KOMEK&#8217;te Yeni Dönem Kayıt Süreci Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiğli&#8217;de 297 Bin Talep, Anında ve Güvenle Çözüldü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ciglide-297-bin-talep-aninda-ve-guvenle-cozuldu-606315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:05:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldü]]></category>
		<category><![CDATA[güvenle]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[talebi]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, çağrı merkez, sosyal medya kanalları, WhatsApp şikayet hattı, CRM (Vatandaş) İlişkileri Yönetimi), Cimer, yüz yüze iletişim ile vatandaşların taleplerini alarak çözüme ulaştırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciglide-297-bin-talep-aninda-ve-guvenle-cozuldu-606315">Çiğli&#8217;de 297 Bin Talep, Anında ve Güvenle Çözüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, çağrı merkez, sosyal medya kanalları, WhatsApp şikayet hattı, CRM (Vatandaş) İlişkileri Yönetimi), Cimer, yüz yüze iletişim ile vatandaşların taleplerini alarak çözüme ulaştırıyor. 444 35 52 numaralı çağrı merkezi hattı, 0 538 011 47 47 numaralı WhatsApp hattı ile hız ve erişim kolaylığı sunuyor. Vatandaşlardan gelen talep ve önerileri daha etkili bir şekilde çözüme kavuşturmak için tüm müdürlüklerle koordineli olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2025 yılı içerisinde 297 bin 148 başvuru ulaştı. Çiğli Belediyesi özverili çalışmalarıyla bu taleplerin büyük bölümünü çözüme kavuşturdu. 2026 yılında da vatandaşlar aynı kanallar üzerinden taleplerini iletmeye devam edebilecek.</p>
<p>Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren çağrı merkezi, WhatsApp, CRM, hattı ile ilçe halkının taleplerine hızlı çözümler üretmek amacıyla profesyonel iletişim desteği sağlıyor. Talep ve önerilerini belediyeye iletmek isteyen vatandaşlar, 444 35 52 numaralı telefondan hattını arayarak çağrı merkezi ile iletişime geçebiliyor. Ya da vatandaşlar WahtsApp hattı, sosyal medya kanalları gibi farklı noktalardan irtibata geçebiliyor.</p>
<p><b>Ayda Ortalama 27 Bin Çağrı Yanıtlanıyor</b></p>
<p>Alanında deneyimli personelin görev yaptığı çağrı merkezinde ayda ortalama 27 bin çağrı yanıtlanıyor. Yıl genelinde ise yaklaşık 324 bin 835 çağrı alındı. Çağrı merkezini arayan ilçe sakinlerine; yol, altyapı, üstyapı, temizlik, moloz, ulaşım, park bakım ve onarım, zabıta denetimleri ve veteriner hizmetleri alanlarında anlık çözüm sunuluyor. Çağrı merkezi personeli, gelen her türlü talep ve önerileri ilgili müdürlüklere iletmek üzere kayıt altına alıyor. Başvurularla ilgili bilgilendirme süreci de başlamış oluyor. Önce talebin oluşturulduğuna dair, ilerleyen aşamalarda ise talebin yerine getirildiğine dair SMS yoluyla vatandaşa bilgilendirme yapılıyor. Bilgi almak amaçlı arayan vatandaşların talepleri de oluşturulan hızlı çözüm masası ekiplerince yerine getiriliyor.</p>
<p><b>WhatsApp, Web ve Sosyal Medyada Yoğun İlgi</b></p>
<p>Çiğli Belediyesi’nin resmi web sitesi cigli.bel.tr üzerinden bir yıl içinde 4 bin talep iletildi; bunların 3 bin 691’i çözüme kavuştu. Facebook, X ve Instagram hesapları üzerinden gelen bin 724 talebin ise bin 620’si sonuçlandırıldı.</p>
<p><b>CİMER ve Yüz Yüze Başvurular da Titizlikle Ele Alınıyor</b></p>
<p>CİMER üzerinden iletilen 3 bin 114 başvurunun 2 bin 589’u çözüme kavuşturuldu. Ayrıca Çiğli Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda bulunan Halkla İlişkiler Masası aracılığıyla vatandaşlar yüz yüze başvuruda bulunabiliyor. Çiğli Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi HİM (Hemşehri İletişim Merkezi) ile entegre çalışarak HİM üzerinden gelen talepleri de yıl boyunca değerlendirdi.</p>
<p><b>Ulaşılabilir, Şeffaf ve Çözüm Odaklı Belediyecilik</b></p>
<p>Çiğli Belediyesi, vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla iletişim kanallarını etkin biçimde kullanmaya, taleplere hızlı dönüş sağlamaya ve ulaşılabilir, çözüm odaklı belediyecilik anlayışını her geçen gün daha da güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p><b>Başkan Yıldız: “Vatandaşımıza Ulaşmak, Sorununu Çözmek Bizim Önceliğimiz”</b></p>
<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, çok kanallı iletişim sistemiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, vatandaşla doğrudan temasın belediyeciliğin temel unsuru olduğunu vurguladı. Başkan Yıldız, “Çiğli’de belediyeciliği masa başından değil, sahadan ve vatandaşımızın sesinden yönetiyoruz. Bize hangi kanaldan ulaşılırsa ulaşılsın, her talebi kendi talebimiz gibi ele alıyoruz. Çağrı merkezimizden WhatsApp hattımıza, sosyal medyadan yüz yüze iletişime kadar her başvuru kayıt altına alınıyor ve takip ediliyor. Vatandaşımızın ‘talebim ne oldu?’ diye düşünmesine gerek bırakmayan, şeffaf ve izlenebilir bir sistem kurduk” dedi.</p>
<p><b>“Vatandaşlarımızı Her Aşamada Bilgilendiriyoruz”</b></p>
<p>İletişimde hız ve güvenin önemine dikkat çeken Başkan Yıldız, “Bir talebin çözülmesi kadar, sürecin doğru ve zamanında aktarılması da çok önemli. Bu nedenle vatandaşlarımızı SMS ile bilgilendiriyoruz. Önce başvurularının alındığını, ardından da çözüme ulaştığını bildiriyoruz. Amacımız; ulaşılabilir, hesap verebilir ve çözüm üreten bir belediye olmak” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Kapılarımız ve Kanallarımız Vatandaşa 7/24 Açık”</b></p>
<p>2026 yılında da iletişim altyapısını güçlendirmeye devam edeceklerini belirten Başkan Yıldız, “Belediyemizin kapıları da iletişim kanalları da 7 gün 24 saat vatandaşımıza açık. Çözüm odaklı belediyecilik anlayışımızı daha da ileri taşıyacağız” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciglide-297-bin-talep-aninda-ve-guvenle-cozuldu-606315">Çiğli&#8217;de 297 Bin Talep, Anında ve Güvenle Çözüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Filmleri Şenliği başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuk-filmleri-senligi-basliyor-605536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 07:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[ocakta]]></category>
		<category><![CDATA[şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605536</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 17 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında 6. Çocuk Filmleri Şenliği’ni başlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-filmleri-senligi-basliyor-605536">Çocuk Filmleri Şenliği başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 17 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında 6. Çocuk Filmleri Şenliği’ni başlatıyor. Kentin dört bir yanında çocukların beğenisine sunulacak Ters Yüz 2 filmi, çocukları renkli karakterlerin dünyasında yolculuğa çıkaracak.</p>
<p>İzmirli çocukları sinema ile buluşturan Çocuk Filmleri Şenliği, 6. kez 17 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek. Sömestr tatilinde gerçekleştirilecek şenlikte çocuklar, hem eğlenecek hem de duygularını yeniden keşfedecek. Ters Yüz filminin devamı niteliğinde olan Ters Yüz 2 adlı animasyon filmde, ergenlik dönemine adım atan Riley’nin maceraları anlatılıyor.</p>
<p><strong>Kentin dört bir yanında</strong></p>
<p>Ters Yüz 2; 17 Ocak’ta Buca Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda, 19 Ocak’ta Postacılar Konferans Salonu’nda ve Gaziemir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde, 20 Ocak’ta Aliağa kültür Merkezi, Elhamra Sahnesi ve Torbalı Belediyesi Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda, 21 Ocak’ta Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi ve Kiraz Belediyesi Düğün Salonu’nda, 22 Ocak’ta Kemalpaşa Belediyesi Dere Kültür Merkezi’nde, 23 Ocak’ta Bergama Kültür Merkezi ve Deniz Baykal Kültür Merkezi’nde, 24 Ocak’ta Tire Belediyesi Kültür Salonu’nda, 26 Ocak’ta Kınık Öğretmenevi’nde, 27 Ocak’ta Karaburun Halk Eğitim Merkezi ve Güzelbahçe AKM Tuncel Kurtiz Sahnesi’nde, 28 Ocak’ta Yıldız Kenter Kültür Merkezi’nde, 29 Ocak’ta Beydağ Belediyesi Kültür Merkezi ve Menderes Belediyesi Nikah Sarayı ve Kongre Sanat Merkezi’nde, 30 Ocak’ta Ödemiş Belediyesi Kültür Merkezi Büyük Salon’da ve Altındağ Atatürk Kültür Merkezi’nde, 31 Ocak’ta Dikili Belediyesi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde ve 1 Şubat’ta Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Salonu’nda gösterilecek. Film gösterimleri, saat 14.00’te başlayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuk-filmleri-senligi-basliyor-605536">Çocuk Filmleri Şenliği başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Felcinde Soğuk Hava Masum mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-felcinde-soguk-hava-masum-mu-604866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 13:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[felcinde]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[masum]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüz felci, yüz mimik kaslarını uyaran fasiyal sinirin çeşitli nedenlerle hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ve yüzde hareket kaybına yol açan bir tablo olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-felcinde-soguk-hava-masum-mu-604866">Yüz Felcinde Soğuk Hava Masum mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüz felci, yüz mimik kaslarını uyaran fasiyal sinirin çeşitli nedenlerle hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ve yüzde hareket kaybına yol açan bir tablo olarak tanımlanıyor. Genellikle tek taraflı görülen yüz felci, etkilenen tarafta ağız köşesinde kayma, gözün kapanmaması ve mimik kaybı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari</strong>, belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini söylüyor. <br /><strong>En Sık Neden “Bell Paralizi”</strong></p>
<p>Yüz felcinin en sık görülen nedeni “Bell Paralizi” yani fasiyal sinirin kanal içinde ödem yapmasının ve kanlanmasının bozulması sonucu ortaya çıkan bir sorun. Bu durum çoğu zaman viral enfeksiyonlar sonrası gelişiyor. Bunun yanı sıra; travmalar, kulak enfeksiyonları, tümörler ve inme gibi bazı hastalıklar da yüz felcine benzer bulgulara yol açabiliyor<strong>. </strong>Yüz felci şikayetleriyle başvuran hastalarda öncelikle kulak muayenesinin yapılması ve yüz sinirinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. </p>
<p><strong>Risk Gruplarına Dikkat!</strong></p>
<p>Yapılan değerlendirmelere göre yüz felci kadın ve erkeklerde benzer oranlarda görülürken, hamile kadınlarda risk daha yüksek. Ayrıca diyabet ve tiroit hastalığı bulunan bireylerde de yüz felci gelişme olasılığının arttığına dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>Tedavide Cerrahi Çoğu Zaman Gerekmiyor</strong></p>
<p>Yüz felci vakalarının büyük bir bölümü cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi edilebiliyor. Tedavi sürecinde yüz kaslarına yönelik egzersiz ve masajlar iyileşmeyi desteklerken; özellikle soğuk, rüzgarlı havalarda yüz bölgesinin korunmasının da önemli olduğu göz ardı edilmemeli. </p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari</strong>, halk arasında <em>“soğuk havaya maruz kalmak yüz felcine neden olur” </em>şeklindeki yaygın inanışın ise bilimsel bir temele dayanmadığının altını çiziyor ve ekliyor: “S<em>oğuk hava yüz felcini doğrudan değil ancak dolaylı yollarla ve bazı tetikleyici faktörler üzerinden etkileyebilir.”</em> </p>
<p><strong>İyileşme Süresi Hasarın Derecesine Göre Değişiyor</strong></p>
<p>İyileşme süresi, yüz sinirinde oluşan hasarın derecesine bağlı olarak değişiyor. Hafif vakalarda birkaç gün içinde toparlanma görülebilirken, iltihabı azaltmaya yönelik steroid ilaçlar ve antiviral ilaç tedavileri uygulanan ileri düzey yüz felci hastalarında iyileşme aylarca sürebiliyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavinin iyileşme sürecindeki belirleyici rolü oldukça önemli. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-felcinde-soguk-hava-masum-mu-604866">Yüz Felcinde Soğuk Hava Masum mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bertie Gregory Çitalarla Yüz Yüze&#8217;, 3 Ocak Cumartesi 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bertie-gregory-citalarla-yuz-yuze-3-ocak-cumartesi-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-602593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 07:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bertie]]></category>
		<category><![CDATA[çitalarla]]></category>
		<category><![CDATA[cumartesi]]></category>
		<category><![CDATA[gregory]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serengeti’ye, devasa yaban öküzü göçü esnasında varan Bertie, dünyanın en hızlı kara hayvanı olan çitayı filme almak için yola çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bertie-gregory-citalarla-yuz-yuze-3-ocak-cumartesi-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-602593">&#8216;Bertie Gregory Çitalarla Yüz Yüze&#8217;, 3 Ocak Cumartesi 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Serengeti’ye, devasa yaban öküzü göçü esnasında varan Bertie, dünyanın en hızlı kara hayvanı olan çitayı filme almak için yola çıkıyor. Yavrularını koruyan özverili bir anneden, avlarını kusursuz bir uyumla kovalayan genç erkek grubuna kadar, bu efsanevi yırtıcıların yaşamlarını şekillendiren olağanüstü zorlukları keşfediyor. </p>
<p>“Bertie Gregory Çitalarla Yüz Yüze”, 3 Ocak Cumartesi saat 20.00 National Geographic WILD ekranlarında izleyicilerle buluşuyor!</p>
<p>Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan <strong>National Geographic WILD</strong> kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bertie-gregory-citalarla-yuz-yuze-3-ocak-cumartesi-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-602593">&#8216;Bertie Gregory Çitalarla Yüz Yüze&#8217;, 3 Ocak Cumartesi 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Yüz yüze söyleyemediğimiz hiçbir şeyi, dijital ortamda da söylememeliyiz!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-yuz-yuze-soyleyemedigimiz-hicbir-seyi-dijital-ortamda-da-soylememeliyiz-600077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:29:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu çerçevesinde hayata geçirdiği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin üçüncüsünü düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-yuz-yuze-soyleyemedigimiz-hicbir-seyi-dijital-ortamda-da-soylememeliyiz-600077">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Yüz yüze söyleyemediğimiz hiçbir şeyi, dijital ortamda da söylememeliyiz!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu çerçevesinde hayata geçirdiği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin üçüncüsünü düzenledi. “Netiket: Dijital Dünyada Davranış Kuralları – Farkında Ol, Fark Yarat” başlığıyla gerçekleştirilen seminer, çevrimiçi düzenlendi ve programa ilgi yoğun oldu. </p>
<p>Seminerde İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay konuşmacı olarak yer aldı. Netiketin, sosyal medyanın işleyişini anlamak için bir mekanizma olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, “Dijital ortamlarda nezaket, empati ve sorumluluk gibi değerler çoğu zaman kendiliğinden oluşmuyor; bilinçli şekilde öğrenilmesi ve sürdürülmesi gereken etik pratikler olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle dijital iletişimde bu kavramlar ne kadar çok tartışılır ve farkındalık artarsa, çevrim içi deneyimler de o ölçüde olumlu hale geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Geleneksel medyadan dijital dünyaya</strong></p>
<p>Dijital teknolojiler öncesinde toplumlar, gazete, radyo ve televizyon gibi geleneksel kitle iletişim araçlarının hâkim olduğu bir medya düzeni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Atalay, “Günümüzde ise web siteleri, bloglar, forumlar ve sosyal medya mecraları toplumsal yaşamın neredeyse her alanına nüfuz etmiş durumda. Türkiye de sosyal medyayı yoğun kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Facebook, X (Twitter), Instagram gibi platformlar; bireylerin eş zamanlı ya da eş zamansız biçimde iletişim kurabildiği, kendini ifade edebildiği, ürün ve hizmet tanıtımı yapabildiği dijital alanlar olarak öne çıkıyor. Dijital çağla birlikte fiziksel ortamlarda gerçekleşen pek çok etkileşim sanal ortamlara taşınmış durumda.” diye konuştu.</p>
<p>Özellikle pandemi sonrası dönemde sanal dünyada geçirilen zamanın ciddi biçimde arttığını kaydeden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Fiziksel olarak nadiren ya da hiç görüşülmeyen kişilerle dijital ortamda uzun saatler boyunca toplantılar, eğitimler ve görüşmeler yapılabiliyor. Bu durum, sanal ortamlarda sergilenen davranışların da en az yüz yüze iletişim kadar önemli hale gelmesine neden oluyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Netiket kurallarının bilinmesi ve uygulanması artık bir tercih değil, zorunluluk</strong></p>
<p>“Netiket”in yalnızca kibar olmakla sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Atalay, “Başkalarının özgürce konuşmasına ve kendini ifade etmesine alan tanımak, aynı zamanda demokratik bir iletişim ortamının da temel şartı.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Özellikle bazı sosyal medya mecralarında linç kültürünün giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, “Konuşanı susturmak neredeyse bir sosyal medya sporu haline geldi. Bu durum hem nezaketsiz hem de antidemokratik bir ortam yaratıyor. Netiket dediğimiz zaman internetteki görgü kuralları, davranış kuralları, nezaket kuralları diye tanımlayabiliriz basit bir tanımla. Yaklaşık 20–25 yıldır literatürde yer alan netiket, özellikle iletişim, eğitim ve psikoloji alanlarında araştırma konusu oluyor. Dijital dünyada daha sağlıklı, saygılı ve demokratik bir iletişim için netiket kurallarının bilinmesi ve uygulanması artık bir tercih değil, zorunluluk.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bu kurallar çocuklar gençler için çok önemli</strong></p>
<p>Prof. Dr. Gül Esra Atalay, özellikle çocuklar ve gençler açısından bu kuralların yetişkinlere kıyasla daha da önemli olduğuna işaret ederek, “Çünkü dijital mecralarda en fazla vakit geçiren grupların başında gençler geliyor. Psikoloji alanındaki araştırmalar ‘Çevrimiçi Disinhibisyon Etkisi’ne işaret ediyor. Amerikalı psikolog John Suler tarafından ortaya atılan bu kavram, insanların dijital ortamda yüz yüze iletişimde asla söyleyemeyecekleri sözleri çok daha rahat dile getirebildiklerini ifade ediyor.” dedi.</p>
<p><strong>Anonimlik daha saldırgan olmaya neden olabiliyor</strong></p>
<p>Bir ekranın arkasında olmanın kişiye görünmezlik hissi verdiğini, karşıdakinin mimiklerini, duygusal tepkilerini görememenin de empatiyi zayıflattığını anlatan Prof. Dr. Atalay, “Anonimlik, fiziksel mesafe ve ‘nasıl olsa karşılaşmayız’ düşüncesi, bireyleri daha saldırgan ya da kırıcı davranmaya itebiliyor. Bu durum, gerçek hayatta içselleştirilen ahlaki ve sosyal ‘frenlerin’ dijital ortamda zayıflamasına yol açıyor. Pek çok kullanıcı, internette olan biteni gerçek hayattan ayrı bir alan gibi algılayabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnternette olan, İnternette kalmıyor</strong></p>
<p>Günümüzde bireylerin yalnızca fiziksel hayattaki davranışlarıyla değil, dijital ortamdaki paylaşımlarıyla da değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, şöyle devam etti:</p>
<p>“İnsan kaynakları departmanlarının, adayları görüşmeye çağırmadan önce sosyal medya hesaplarını ve dijital izlerini incelemesi artık yaygın bir uygulama. Uygunsuz bir paylaşım, bir fotoğraf ya da bir ifade, kişinin iş fırsatlarını kaybetmesine neden olabiliyor. Benzer şekilde tüketiciler de bir ürün ya da hizmet almadan önce internet yorumlarına bakıyor. Bu durum, dijital itibarın hem bireyler hem de kurumlar için ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor. Aranabilirlik özelliği nedeniyle herkes dijital dünyadaki varlığından ve paylaşımlarından sorumlu.”</p>
<p><strong>Dijital içerikler yıllar sonra bile yeniden karşımıza çıkabiliyor</strong></p>
<p>Netiketin önemini anlamak için yeni medyanın yapısal özelliklerine de dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, “Araştırmacı Danah Boyd, yeni medyanın dört temel özelliğini şöyle sıralıyor; kalıcılık, aranabilirlik, tekrarlanabilirlik ve görünmez izleyiciler. Dijital içerikler kalıcı; yıllar sonra bile yeniden karşımıza çıkabiliyor. Aranabilirlik sayesinde kişi ve kurumlar hakkında geçmiş paylaşımlara kolayca ulaşılabiliyor. İçerikler birebir kopyalanıp tekrar tekrar paylaşılabiliyor ve paylaşımlar, kim olduğu tam olarak bilinmeyen geniş bir kitle tarafından görülebiliyor. Bu durum, paylaşılan her içeriğin kontrolünün kullanıcıdan çıkmasına yol açıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sosyal medyada editoryal denetim son derece sınırlı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Atalay, sosyal medyada yaşanan “bağlam çöküşü”ne de dikkat çekerek, “Fiziksel hayatta farklı ortamlarda farklı roller üstlenen bireyler, sosyal medyada tüm bu bağlamların tek bir yerde birleşmesiyle ne söyleyip ne söyleyemeyeceğini kestirmekte zorlanıyor. Aile, iş çevresi, arkadaşlar ve tanıdıklar aynı dijital alanda buluşuyor. Bu karmaşayı azaltmak için platformlar çeşitli araçlar sunsa da netiket farkındalığı hâlâ büyük önem taşıyor. Çünkü sosyal medya, kullanıcı üretimi içeriğe dayanıyor ve editoryal denetim son derece sınırlı. Faydalı ve olumlu içeriklerin yanında; hakaret, zorbalık ve saldırgan dil de bu nedenle hızla yayılabiliyor. Araştırmalar, netiket konusunda farkındalığı yüksek olan bireylerin —özellikle gençlerin— siber zorbalığa daha az maruz kaldığını ve dijital ortamlarda daha az olumsuz deneyim yaşadığını gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital dünyanın görgü kuralları</strong></p>
<p>Netiketin, dijital dünyanın normlarını ifade ettiğini kaydeden Prof. Dr. Atalay, “Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, dijital ortamlarda da kurallar olmazsa kaos kaçınılmaz hale geliyor. Sosyal medya mecralarında var olabilmek, sağlıklı diyaloglar kurabilmek ve olumlu bir dijital kimlik inşa edebilmek için bu kuralların bilinmesi ve içselleştirilmesi gerekiyor. Netiket, dijital çağın yeni görgü rehberi olarak öne çıkıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dünya genelinde internet kullanımının yüzde 70’e yaklaştığını hatırlatarak, dijital ortamlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte nezaket ve davranış kurallarının her zamankinden daha kritik hale geldiğini vurguladı.</p>
<p>“İnsanlar eğitimden işe, sosyalleşmeden eğlenceye kadar pek çok ihtiyacını artık dijital mecralar üzerinden karşılıyor. Ancak netiket, yani dijital görgü kuralları konusunda farkındalık eksikliği, bireylerin hem itibarını zedeleyen hem de ileride pişmanlık yaratabilecek paylaşımlara yol açabiliyor.” diyen Prof. Dr. Atalay, özellikle çocuklar ve gençler açısından bu konunun hayati olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Dijital ayak izi herkes için belirleyici</strong></p>
<p>Prof. Dr. Atalay, dijital ayak izi kavramının artık yalnızca kurumlar için değil, bireyler için de belirleyici olduğunu ifade ederek, dijital ayak izinin, bireyin çevrim içi ortamdaki izlenebilir tüm davranışlarının toplamı olduğunu, bu izlerin pasif ve aktif olmak üzere ikiye ayrıldığını söyledi.</p>
<p>Pasif dijital ayak izlerinin; IP adresi, konum bilgisi, çerezler ve arama geçmişi gibi çoğu zaman kontrol edilemeyen verilerden oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Atalay, aktif dijital ayak izlerinin ise bireyin bilinçli olarak bıraktığı paylaşımlar, yorumlar, beğeniler, fotoğraflar ve videolar olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Algoritmalar da bizi tanıyor</strong></p>
<p>Dijital ayak izlerinin yalnızca diğer kullanıcılar tarafından değil, algoritmalar tarafından da analiz edildiğini kaydeden Prof. Dr. Atalay, bırakılan izler üzerinden kişisel profiller oluşturulduğunu ve buna göre içerik ve reklam sunulduğunu dile getirdi. Algoritmaların, sınırlı sayıda beğeniyle bile bireyleri yakından tanıyabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atalay, bu durumun dijital şeffaflığı artırdığını söyledi.</p>
<p>Günümüzde prestijli üniversitelerin öğrenci kabul süreçlerinde, şirketlerin işe alımlarda ve bazı ülkelerin vize başvurularında sosyal medya hesaplarını incelediğini hatırlatan Prof. Dr. Atalay, geçmiş paylaşımlar nedeniyle elenen adaylar olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>1990’lı yılların anonim sohbet odalarından, gerçek isim ve fotoğraflarla kullanılan sosyal medya kültürüne geçildiğini vurgulayan Prof. Dr. Atalay, bugün dijital ortamlarda yapılan her davranışın doğrudan kişiyle ilişkilendirildiğini söyledi. Prof. Dr. Atalay, “Temel kural; ‘kalabalık bir caddede bağırarak söyleyemeyeceğimiz hiçbir şeyi dijital ortamda da söylememek’ olmalı.” dedi.</p>
<p><strong>Netiket sadece sosyal medyayla sınırlı değil</strong></p>
<p>Netiketin; e-posta, forumlar, bloglar, sosyal medya ve mobil telefon kullanımını da kapsadığını belirten Prof. Dr. Atalay, özellikle mobil telefonlarla kamusal alanlarda yüksek sesle konuşmanın da bir nezaket sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Son yıllarda öne çıkan “sosyotelizm” kavramına da değinen Prof. Dr. Atalay, yüz yüze iletişim sırasında telefona odaklanmanın aile içi ve sosyal ilişkileri zayıflattığını söyledi.</p>
<p>Araştırmalara göre çevrim içi iletişimde kullanıcıların en çok rahatsız olduğu davranışlar arasında spam e-postalar, izinsiz etiketlemeler, WhatsApp gruplarında yersiz mesajlar, tamamı büyük harfle yazılmış iletiler, gereksiz “hepsine gönder” kullanımı ve mesafesiz hitap biçimlerinin yer aldığını anlatan Prof. Dr. Atalay, farklı kuşakların yazım ve iletişim normlarının da değişebildiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>E-Posta yazımında temel kurallar</strong></p>
<p>Prof. Dr. Atalay, özellikle gençler için e-posta yazımına dair temel netiket kurallarına da dikkat çekerek, resmi yazışmalarda uygun hitapla başlanması, konu kısmının doldurulması, mesajın sade ve anlaşılır olması, ek gönderiliyorsa mutlaka metin yazılması ve takma isimli e-posta adresleriyle iş başvurusu yapılmaması gerektiğini hatırlattı.</p>
<p>Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların bağlamından kopuk şekilde değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Atalay, mahrem bilgilerin, rahatsız edici görüntülerin ve başkalarının zor anlarını yansıtan fotoğrafların paylaşılmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Atalay, dijital dünyada geçerli temel kuralı “Yüz yüze söyleyemediğimiz hiçbir şeyi, dijital ortamda da söylememeliyiz.” diye tanımladı.</p>
<p><strong>Google hiçbir şeyi unutmuyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Gül Esra Atalay, internet ve sosyal medya paylaşımlarının bireyin kimliğinin bir parçası haline geldiğine dikkat çekerek, “Google’ın hiçbir şeyi unutmadığını aklımızda tutmalıyız. Sözcüklerimiz kimliğimizi oluşturuyor ve kullandığımız her ifade doğrudan bizimle ilişkilendiriliyor” dedi.</p>
<p>Gerçek yaşamda olduğu gibi dijital ortamda da kibar olmanın temel bir ilke olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Atalay, yüksek sesle ya da birinin yüzüne karşı söylenemeyecek sözlerin WhatsApp ya da sosyal medya üzerinden de paylaşılmaması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital dil, dil becerilerini zayıflatıyor</strong></p>
<p>Sosyal medya ile birlikte dil kullanımında ciddi bir değişim yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Atalay, kelime haznesinin giderek daraldığını ve yazım kurallarının ihmal edildiğini söyledi. Türkçenin doğru kullanımına özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Atalay, imla hatalarından kaçınılmasını, aşırı kısaltma kullanımının sınırlandırılmasını ve gençler arasında yaygınlaşan yabancı ağırlıklı dijital jargonun dil becerilerini zayıflatabileceğini sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-yuz-yuze-soyleyemedigimiz-hicbir-seyi-dijital-ortamda-da-soylememeliyiz-600077">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Yüz yüze söyleyemediğimiz hiçbir şeyi, dijital ortamda da söylememeliyiz!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu yüz binlerce kişiyi ağırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selcuklu-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi-599898</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 00:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiyi]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599898</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin 752. Vuslat Yıl Dönümü için düzenlenen Şeb-i Arûs törenleri bu yıl da hem yurt içinden hem de yurt dışından birçok ziyaretçi ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi-599898">Selçuklu yüz binlerce kişiyi ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin 752. Vuslat Yıl Dönümü için düzenlenen Şeb-i Arûs törenleri bu yıl da hem yurt içinden hem de yurt dışından birçok ziyaretçi ağırladı. Hz. Mevlânâ’nın “Gel ne olursan ol yine gel” çağrısına sözünün etkili bir şekilde karşılık bulduğu bu dönemde, misafirler her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlânâ Müzesi’nin ardından Selçuklu’nun öne çıkan turizm destinasyonlarına yöneldi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Selçuklu’nun sembol mekânları olan Mevlana Müzesi, Tropikal Kelebek Bahçesi, Sille, Aya Elenia, Zaman Müzesi ve Sille Müzesi en çok ilgi gören noktalar arasında yer alarak tören dönemi boyunca 120 bine yakın ziyaretçi ağırladı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Törenler boyunca gerçekleştirilen etkinlikler, Mevlânâ’nın insanlığı birleştiren öğretilerini bir kez daha hatırlattı. Bu kapsamda manevi atmosfere yerinde şahit olan misafirler, Selçuklu vizyonunun yansıtıldığı kültürel ve turistik mekanlardan memnuniyetle ayrıldı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b>Başkan Ahmet Pekyatırmacı: “Şeb-i Arus vesilesiyle Konya’da oluşan yoğun ilgi hem maneviyatı hem de turizmi güçlendirdi”</b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Selçuklu’nun sembol mekanlarına olan yoğun ilgi sebebiyle tüm ziyaretçilere teşekkür eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı:  “Hazreti Mevlânâ’nın ‘Gel ne olursan ol yine gel’ çağrısını yüzyıllardır yaşatan Konyamız, bu yıl da çağrıya kulak veren ve dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimizi sevgi ve muhabbetle karşıladı. Selçuklumuzun turizm destinasyonları haline gelen lokasyonlarında törenlerin başladığı ilk günden son güne kadar binlerce ziyaretçiyi misafir ettik. Mevlana Müzesi’nin yanı sıra, <span> Konya Tropikal Kelebek Bahçesi, Selçuklumuzun tarihi mahallesi olan Sille ve burada yeniden gün yüzüne çıkardığımız müzelerimiz</span> misafirlerimizin ilgi odağı haline geldi. Şeb-i Arûs programları kapsamında gösterilen bu yoğun ilgi hem maneviyatımızı güçlendirerek kardeşlik ve hoşgörü duygularını pekiştirdi hem de bizlere büyük bir gurur yaşattı. Selçuklumuzun kültürel mirasını ve turizm değerlerini sürdürmeye ve Konya’nın dünya çapında bir hoşgörü ve barış merkezi olma vasfını güçlendirmeye, kadim kültürümüzü dünyaya yaymaya devam edeceğiz. Tüm misafirlerimize şehrimize olan ilgileri ve kattıkları güzellik için gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selcuklu-yuz-binlerce-kisiyi-agirladi-599898">Selçuklu yüz binlerce kişiyi ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>80 futbol sahası büyüklüğündeki alanda dönüşüm tamam</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/80-futbol-sahasi-buyuklugundeki-alanda-donusum-tamam-598846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 07:51:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklüğündeki]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[park]]></category>
		<category><![CDATA[peyzaj]]></category>
		<category><![CDATA[sahası]]></category>
		<category><![CDATA[tamam]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598846</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi peyzaj alanlarını estetik görünümlü ve az su tüketen bitkilerle yeniliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/80-futbol-sahasi-buyuklugundeki-alanda-donusum-tamam-598846">80 futbol sahası büyüklüğündeki alanda dönüşüm tamam</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi peyzaj alanlarını estetik görünümlü ve az su tüketen bitkilerle yeniliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden itibaren İzmir genelinde 80 futbol sahasına denk büyüklükte, 23 ilçede 70’in üzerinde noktada kurakçıl peyzaj dönüşümü tamamlandı. Kahramanlar bölgesindeki viyadük altı ise aydınlatması ve oturma alanları ile estetik bir görünüme kavuşurken, peyzaj çalışmalarında kullanılan bitki türleri ile yüzde 50 oranında su tasarrufu sağlandı. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın başlattığı kuraklıkla mücadele çalışmaları kapsamında, İzmir’in yeşil alanlarında su tasarrufu eylem planı uygulanıyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı bir yandan parklarda akıllı sulama sistemini yaygınlaştırırken bir yandan da peyzaj çalışmalarında, yaygın kullanılan türlere göre daha az su tüketen bitkiler kullanıyor. Şehre kazandırılan yeni yeşil alanların yanı sıra mevcut yeşil alanlarda da kurakçıl bitkilerin dönüşümünü sürdüren ekipler, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden itibaren yaklaşık 80 futbol sahasına denk gelecek büyüklükte 570 bin 744 metrekarelik alanda kurakçıl peyzaj çalışması yapıldı. Bitki türlerinin doğru kullanılması ve yağış rejimine uygun takvim belirlenerek dikimlerin gerçekleştirilmesi ile su tasarrufu sağlanırken bakım masraflarının ve karbon emisyonunun düşürülmesi sağlanıyor.</p>
<p><strong>Kahramanlar’da viyadük altı muhteşem görünüme kavuştu</strong></p>
<p>Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı son olarak Konak Kahramanlar Mahallesi’nde Mürselpaşa Bulvarı altında kalan viyadük alanında önemli bir dönüşüme imza attı. Hastanelerle Hilal İZBAN İstasyonu güzergahında kalan alan, kurakçıl peyzaj düzenlemesiyle estetik bir görünüme kavuşturuldu. 2 bin 700 metrekarelik alan aydınlatılırken yeni oturma alanları oluşturuldu ve çöp potaları yerleştirildi. </p>
<p><strong>Kentin dört bir yanında çalışma</strong></p>
<p>Kahramanlar’daki çalışmanın yanı sıra ekipler, Alija İzzetbegoviç Caddesi, Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi, Ege Üniversitesi Hastanesi Önü, Manas Bulvarı, Karşıyaka Şehitler Bulvarı, Sakarya Caddesi, Örnekköy, Bostanlı Balıkçı Parkı ve Mikrofast İZKA Gaziemir gibi alanlarda çalışmalarını tamamladı. </p>
<p><strong>“Su tüketimini azalttık”</strong></p>
<p>Susuzluğa dayanıklı bitkilerle peyzaj alanlarını dönüştürdüklerini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Teknik İşler Şefi Orhan Moroğlu, “Sulama amaçlı alanların azaltılması, kurakçıl peyzaja dönülmesi bizim ana hedeflerimizden biri. Suyun daha çok kullanıldığı bölgelerde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Su tüketimini yüzde 50’nin de altına çekmeyi hedefliyoruz. Estetik açıdan da güzel görünen ve su tasarrufu sağlayan bitkileri tercih ediyoruz. Çim alanlarını biraz daha azaltıyoruz. Kullandığımız çimlerde ise çim türünü değiştiriyoruz. Çünkü bazı çimler suyun tamamını kullanırken bazı çimler suyun yüzde 50’sine ihtiyaç duyabiliyor. Bu da yarı yarıya tasarruf sağlıyor. Akıllı sulama sistemleri ve yaptığımız kurakçıl peyzajla hem ülkemize hem İzmir’imize büyük katkı sağlamayı düşünüyoruz. Suyun değerini maalesef kuyu kuruyunca anlıyoruz. Biz kuyu kurumadan bunun önlemini alıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Bu susuzlukta böyle bir şey yapılması çok güzel”</strong></p>
<p>Kahramanlar Mahallesi Muhtarı Nalan Çamaltı, “Ben yıllardır viyadük altında peyzaj çalışmasının yapılmasını istiyordum. Gerçekten bu sene bunu gerçekleştirdik. Başkanımıza ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Burası çok karanlıktı, aydınlatıldı. Kahramanlar halkı ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Burası yüzlerce kişinin geçtiği bir yer. Bu çalışma yapıldığı için çok mutluyuz. Ben aynı zamanda ziraat mühendisiyim. Bu susuzlukta böyle bir şey yapılması çok güzel. Tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Bostanlımıza değer kattı”</strong></p>
<p>Karşıyaka’da yapılan çalışmaları değerlendiren Bostanlı Mahallesi Muhtarı Mehmet Türker ise, “Burada daha önce çürümeye yüz tutmuş bir yeşil alan vardı. Görüntü itibariyle güzel değildi. Yarısı var, yarısı yoktu. Araçlar çalıların yüksekliğinden birbirlerini göremiyorlardı, kazalar oluyordu. Ben Cemil Başkanımıza konuyu ilettim ve gereken yapıldı. Bu tür bitkilerin kullanılması susuzluğa karşı fevkalade bir önlem taşıyor. Görüntü olarak da çok güzel. Bostanlımıza değer kattı” dedi.</p>
<p><strong>Çeşit çeşit birbirinden renkli peyzaj düzenlemeleri</strong></p>
<p>Peyzaj çalışmaları kapsamında lale ağacı, akasya ağacı, akçaağaç, sofora, çınar yapraklı dut, jakaranda, süs eriği, abelya, defne, ligustrum, meşe ağacı, sığla, yer minesi, lavantin, mavi ardıç, abelya, sarı papatya, arap yasemini, bodur pitos, kırmızı çizgili tenaks, kırmızı gaura, püskül çiçeği, leylandi, oya ağacı,  salkım söğüt, piramidal kartopu, çitlembik, kurtbağrı, zakkum başta olmak üzere binlerce ağaç ve yüzbinlerce çalı bitkisinin ekimi yapıldı. Peyzaj alanları, mıcır, cüruf, ağaç kabuğu, kaya gibi materyallerle renklendirilerek estetik bir görünüme kavuşturuldu.</p>
<p><strong>23 ilçede 70’in üzerinde noktada çalışma tamamlandı</strong></p>
<p>Çalışmalar kapsamında, Kültürpark, Alsancak Kordon, Hasanağa Bahçesi, Fırat Yılmaz Çakıroğlu Parkı, Beyazıt Aykut Parkı, Beydağ 2 Eylül Kurtuluş Parkı, Otogar Kavşağı ve viyadük altı, Kiraz Rekreasyon Alanı, Bayındır Cumhuriyet Meydanı, Ödemiş Ulus Parkı, Pamucak Kavşağı,   Kadifekale Şehitliği, Bayraklı Soğukkuyu park alanları, Üçkuyular İskele başta olmak 23 ilçede 70’in üzerinde refüj, kavşak, cadde, park ve bahçelerde peyzaj çalışmaları tamamlandı. </p>
<p><strong>Yeni peyzaj alanlarında dönüşüm devam ediyor</strong></p>
<p>Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Çiğli Otoban Kavşakları, Torbalı Ayrancılar orta refüj, Konak Ballıkuyu Parkı, Yeşildere ve Güzelbahçe 75.yıl Mahallesi başta olmak üzere kent genelinde pek çok noktada peyzaj çalışmalarını sürdürüyor. Mevcut çalışmaların tamamlanmasının ardından EXPO İnciraltı Kent Ormanı, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, Selçuk-Pamucak yolu, Seferihisar-Akarca Kavşakları, Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü, Karşıyaka Örnekköy Mezarlığı’nda çalışmalar başlayacak.  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/80-futbol-sahasi-buyuklugundeki-alanda-donusum-tamam-598846">80 futbol sahası büyüklüğündeki alanda dönüşüm tamam</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinüzit ve yüz felci hakkındaki doğru bilinen yanlışlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinuzit-ve-yuz-felci-hakkindaki-dogru-bilinen-yanlislar-598699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 11:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bilinen]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[felci]]></category>
		<category><![CDATA[hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[islak]]></category>
		<category><![CDATA[Kasları]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[yanlışlar]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felci]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, toplumda yaygın olan sağlıkla ilgili inanışların bilimsel karşılığını, sinüzit ve yüz felci örnekleri üzerinden değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinuzit-ve-yuz-felci-hakkindaki-dogru-bilinen-yanlislar-598699">Sinüzit ve yüz felci hakkındaki doğru bilinen yanlışlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, toplumda yaygın olan sağlıkla ilgili inanışların bilimsel karşılığını, sinüzit ve yüz felci örnekleri üzerinden değerlendirdi.</p>
<p><strong>Nesilden nesile aktarılan bazı inanışlar, sorgulanmadan doğru kabul edilebiliyor!</strong></p>
<p>Toplumda nesilden nesile aktarılan bazı inanışların, çoğu zaman bilimsel dayanağı olup olmadığı sorgulanmadan doğru kabul edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Günlük yaşamda sıkça duyduğumuz bu ifadeler, özellikle soğuk algınlığı, enfeksiyonlar ve sinir sistemi hastalıklarıyla ilişkilendirilir.” dedi.</p>
<p>Kültürümüzde yerleşmiş olan inanışlardan örnekler veren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “En çok duyduklarımız ‘dondurma yersen bademcik iltihabı olursun’, ‘çıplak ayakla taşa basma böbreklerini üşütürsün’, ‘taşa oturma bağırsaklarını üşütürsün’, ‘boynuna atkı sar boğazın şişmesin’ ve özellikle soğuk havalarda çok sık duyduğumuz ‘ıslak saçla yatarsan sinüzit olursun’ deyimleridir. Bu ifadelerin hiçbirinin tıpta ispatlanmış bir çalışması yoktur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sinüzitin saçın ıslak kalmasıyla ilişkili olduğunu gösteren bilimsel çalışma yok! </strong></p>
<p>Sinüzitin, genellikle nezle ve grip enfeksiyonları sırasında virüslerin sinüs boşlukları içinde iltihap oluşturmasıyla meydana geldiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Bu durumun saç telleriyle ya da saçın ıslak olmasıyla ilişkili olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel çalışma bulunmaz.” dedi.</p>
<p>Saç derisi ile nazal mukozanın anatomik olarak birbirinden oldukça uzak bölgelerde yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Ayrıca bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan bir etkileşim söz konusu değildir. Buna rağmen, bireylerin kendilerini koruma konusunda azami dikkat göstermeleri elbette önemlidir. Her ne kadar ıslak saçla uyumanın sinüzite yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da, konfor, genel hijyen ve vücut direncinin korunması açısından ıslak saçla uyumamak daha sağlıklı bir tercih olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yüz felci, yüz sinirindeki iletim bozukluğuyla gelişir!</strong></p>
<p>Günlük hayatta sıkça yanlış yorumlanan bir diğer durumun ise yüz felci olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Yüz felci, yüz kaslarını hareket ettiren yüz sinirinin iletiminin durması ve bu nedenle mimik kaslarının çalışamaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.” dedi.</p>
<p>Yüz sinirinin motor dallarının beyinden çıktıktan sonra kulak kemiği olarak bilinen temporal kemik içinde dar bir kanaldan ilerlediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Rahimi şunları söyledi:</p>
<p>“Bu kanaldan çıktıktan sonra yanaktaki tükürük bezesinin içine girer ve çeşitli dallara ayrılarak yüzümüzdeki mimikleri oluşturan kasları hareket ettirir. Özellikle bu dar kemik kanal içinden geçerken sinirde herhangi bir ödem oluşması durumunda sinir iletimi bozulur ve kaslar görevini yapamaz. Bu tabloya yüz felci adı verilir. Bunun yanı sıra, tükürük bezi ameliyatları, çeşitli kafa travmaları ya da cerrahi kesiler sırasında sinirin bazı bölümleri zarar görebilir. Bu gibi durumlarda da sinir iletimi durur, ilgili bölgede mimik kasları çalışmaz ve yüz hareketlerinde belirgin bir asimetri oluşur.”</p>
<p><strong>Yüz felciyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı!</strong></p>
<p>Yüz felçleri içinde en sık karşılaşılan tablonun, Bell’s palsi olarak adlandırılan ve kemik içindeki ödeme bağlı olarak gelişen felç olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Bu tür yüz felçleri büyük oranda kendiliğinden düzelir.” dedi.</p>
<p>Ancak düşük bir ihtimal de olsa, iyileşmenin gerçekleşmediği durumlar da olabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Kalıcı yüz felci gelişebilir. Bu durumda yüzde asimetri ve estetik açıdan şekil bozuklukları ortaya çıkar. Yüz felciyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması son derece önemlidir. İlk olarak yapılması gereken, felcin santral mi (beyin kaynaklı) yoksa periferik mi (sinir trasesi boyunca) geliştiğinin ayırt edilmesidir. Bu ayrım tedavi yaklaşımını doğrudan belirler. Ardından, aynı tarafta kulak enfeksiyonu, kolesteatoma, temporal kemik fraktürü ya da tükürük bezine ait kitle veya cerrahi öykü olup olmadığı değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tedaviye erken başlamak başarı oranını her zaman artırır!</strong></p>
<p>Göz kapağını kapatan kasları uyaran sinirin de fasiyal sinirin dallarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Yüz felcinde gözün kapanamaması, göz kuruluğu ve enfeksiyon riskini artırdığı için ayrıca önem taşır.” dedi.</p>
<p>Tedaviye mümkün olduğunca erken başlanmasının başarı oranını her zaman artırdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavi sürecinde ilaçlar, fizik tedavi uygulamaları, masaj, sıcak uygulamalar ve destekleyici yöntemler birlikte kullanılabilir. Bazı durumlarda herpes zoster virüsü, kulak çevresinde döküntülerle birlikte işitme kaybı, kulak çınlaması ve yüz felcini aynı anda ortaya çıkarabilir. Bu tabloda kalıcı hasar riski daha yüksek olduğu için ek ve daha yoğun tedavi yöntemlerine başvurulması gerekir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinuzit-ve-yuz-felci-hakkindaki-dogru-bilinen-yanlislar-598699">Sinüzit ve yüz felci hakkındaki doğru bilinen yanlışlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelli sorunları ve talepleri İzmir&#8217;de masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/engelli-sorunlari-ve-talepleri-izmirde-masaya-yatirildi-595854</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 07:36:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[komisyon]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Ege Bölgesi İstişare Toplantısı, İzmir ve çevre illerden gelen sivil toplum kuruluşları, engelliler ve ailelerinin katılımıyla İzmir İktisat Kongresi Binası’nda yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelli-sorunlari-ve-talepleri-izmirde-masaya-yatirildi-595854">Engelli sorunları ve talepleri İzmir&#8217;de masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Ege Bölgesi İstişare Toplantısı, İzmir ve çevre illerden gelen sivil toplum kuruluşları, engelliler ve ailelerinin katılımıyla İzmir İktisat Kongresi Binası’nda yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in engellilik alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olduğunu belirterek “Bugün de yapacağımız çalışmalarla geldiğimiz noktayı çok daha iyi bir seviyeye götürmeliyiz. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünerek, teknolojiyi olabildiğince engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanarak, çok başarılı işler yapabileceğimizi biliyoruz” dedi.<br /> <br />Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesi, karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun İzmir İktisat Kongresi Binası’nda düzenlenen Ege Bölgesi İstişare Toplantısı, komisyon başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, komisyon üyeleri, İzmir, Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak illerinden yetkililer, engellilik alanında çalışan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, engelliler ve aileleri katıldı. Toplantı öncesinde İzmir Otizm Orkestrası (İZOT) ve İzmir Demokrasi Üniversitesi Otizm Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin konseri gerçekleştirildi.<br /> <br /><strong>Başkan Tugay, görünmeyen engelliliğe dikkat çekti</strong><br />Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu buluşma fırsatını bize verdikleri için çok değerli komisyonumuza ve komisyon üyelerimize teşekkür ediyoruz. Bugün sizlerden gelecek öneri, talep ve değerlendirmeleri dinlemek bu toplantının en değerli kısmı ama kısaca İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak engellilik konusuna nasıl baktığımızı ifade etmek isterim. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı altında Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğümüz var. Burada hak temelli, bütüncül ve kapsayıcı bir modelle engelli yurttaşlarımıza hizmet vermeye çalışıyoruz. Engellilik konusunun, görünür engelliliğin ötesinde görünmeyen engelliliği de kapsaması gerekiyor. Görünmeyen engellilik yaşayan da pek çok yurttaşımız var. Aslında yüz binlerce insanın zorluk yaşadığını, desteğe ihtiyacı olduğunu biliyoruz” dedi. Başkan Tugay, bu yılki 3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinliklerinin görünen ve görünmeyen engelliliklere dikkat çekmek amacıyla uğur böceği logosu ve “Farkında olalım, birlikte olalım” sloganı ile yapıldığını belirtti.<br /> <br /><strong>Bu yıl 30 bin 829 kişi, merkezlerden hizmet aldı</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve tüm engel gruplarını kapsayan ilk yerel eylem planı olma özelliğini taşıyan Engelli Hizmetlerine Yönelik İzmir Yaklaşımı ve Eylem Planı’nı anlatan Başkan Tugay, “Bu eylem planında 7 ana amaç 22 alt hedef ve 90 faaliyet alanı belirlendi. Amacımız, engelli yurttaşlarımızın hizmetlere, olanaklara erişim konusunda karşılaştıkları zorlukları ortadan kaldırmak, onları iş yaşamında, sosyal yaşamda, eğitimde diğer yurttaşlarımızla eşit duruma getirmek. Spor, sanat, kültürel faaliyetler, hepsi değerli alanlar. Bugün kentin farklı yerlerinde 10 engelli merkezimiz var. Bu merkezlerde özel eğitim, psikososyal danışmanlık, spor ve sanat atölyeleri, duyusal destek, izcilik, doğa temelli programlarda çalışılıyor. Okuma yazmadan sosyal beceriye kadar pek çok farklı başlıkta eğitimler veriliyor. 2025 yılında bu merkezlerde 30 bin 829 kişiye eğitim, danışmanlık, destek sağlandı ve atölye çalışmaları yapıldı” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İzmir Türkiye’ye örnek oldu”</strong><br />500 binden fazla engelli yurttaşın İzmir’de yaşadığını sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “Yapacak mutlaka çok işimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2000’li yılların başından bu yana sivil toplum kuruluşlarıyla, ilgili kurumlarla, Engelsiz İzmir Komisyonu ile İzmir’de pek çok çalışma yürüttü ve bu açıdan Türkiye’ye örnek oldu. Bugün de yapacağımız çalışmalarla geldiğimiz noktayı çok daha iyi bir seviyeye götürmeliyiz. İçinde bulunduğumuz çağı da düşünerek, teknolojiyi olabildiğince engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanarak, çok başarılı işler yapabileceğimizi biliyoruz. Her türlü başarı, katılımcı bir anlayışla gerçekleşir. Samimi olarak sizlerin önerilerinize her zaman açık olduğumuzu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Partiler üstü bir konu”</strong><br />Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Bu toplantılar komisyon çalışmaları için kıymetli ve aydınlatıcı. Toplantıları, komisyon çalışmalarının omurgasını oluşturan ve yerinden dinleme mekanizmasının en önemli aşaması olarak görüyoruz. Bu buluşmalarda engellilere ilişkin kurulan her cümleyi veri olarak kaydediyoruz. Sizlerin tespiti altın kadar kıymetli” ifadelerini kullandı. Toplantıda erişilebilirlik, eğitim, istihdam, sosyal destek ve bağımsız yaşam konuları üzerinde durulacağını belirten Kasapoğlu, “Bu çalışma, Türkiye’nin çalışmasıdır, 86 milyonun konusudur, partiler üstüdür. Tüm komisyon üyelerinin de bu bilinçle burada olmasını kıymetli buluyoruz” dedi. Kasapoğlu, İzmir’e ilişkin de “İzmir’in vizyonu kıymetli. İzmir, Türkiye’nin öncü şehri ve alanda marka bir şehir. Bireylerin bağımsız yaşamın temel aktörü olmaları için iyi uygulamalar önemli” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Denetim ve çalışmalar devam ediyor”</strong><br />İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da resmi verilere göre İzmir’in 4 milyon 479 bin nüfusa sahip olduğunu ifade ederek “Nüfusun yüzde 5,88’i engelli. Yani resmi verilere göre 260 bin engelli vatandaş var. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda 30 bin 627 yavrumuz özel eğitimden yararlanıyor. Engellilerle ilgili barınma konusunda resmi tesisler, yüzde 100’e yakın dolulukla hizmet veriyor. Erişilebilirlik konusunda kamu kurum ve kuruluşlarında eksiklikleri gidermek için denetim ve çalışmalar devam ediyor. Bu denetimlerde kurallara uymayan yerlere yasal müeyyideleri uyguluyoruz. Aynı zamanda o eksikliğin giderilmesi konusunda takipçi oluyoruz. Kanunlarla engellilerle ilgili çıkarılan hakların tamamını takip ediyoruz” sözlerine yer verdi.</p>
<p><strong>“Yalnız hissettirmediler”</strong><br />Toplantıda, engellilik alanında yaşanan sorunlar, talepler ve öneriler tek tek dinlenerek notlar alındı. Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek geçen dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü ve Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk otizmli erkek sporcu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca ve annesi Gülnur Tunca da toplantıda söz aldı. Gülnur Tunca, “Engellilik, çok katmanlı bir konu ama hep birlikte bunun çözülmemesi mümkün değil. Tuna mutlu, ailesi olarak biz çok mutluyuz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Başkan Cemil Tugay’ın, Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun bakanlık dönemindeki destekleri çok önemliydi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünün yanımızda olması çok değerliydi. Yalnız hissettirmediler. Bütün engel gruplarının yalnız hissetmediği bir Türkiye olsun” diye belirtti.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelli-sorunlari-ve-talepleri-izmirde-masaya-yatirildi-595854">Engelli sorunları ve talepleri İzmir&#8217;de masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bölgesel İngilizce Öğretmenleri Konferansı Adana&#8217;da İki Yüz Öğretmeni Güncel Eğitim Yaklaşımları Etrafında Buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bolgesel-ingilizce-ogretmenleri-konferansi-adanada-iki-yuz-ogretmeni-guncel-egitim-yaklasimlari-etrafinda-bulusturdu-595773</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 12:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Çukurova Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[ngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmeni]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenleri]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adana’da düzenlenen İlk Bölgesel İngilizce Öğretmenleri Konferansı Türkiye’nin dört bir yanından eğitimciyi bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bolgesel-ingilizce-ogretmenleri-konferansi-adanada-iki-yuz-ogretmeni-guncel-egitim-yaklasimlari-etrafinda-bulusturdu-595773">Bölgesel İngilizce Öğretmenleri Konferansı Adana&#8217;da İki Yüz Öğretmeni Güncel Eğitim Yaklaşımları Etrafında Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adana’da düzenlenen <em>İlk Bölgesel İngilizce Öğretmenleri Konferansı</em> Türkiye’nin dört bir yanından eğitimciyi bir araya getirdi. British Council, Sabancı Vakfı ve Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle 22 ve 23 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleşen etkinlik, <strong>28 ilden 50 kurumdan 200&#8217;den fazla öğretmeni</strong> ağırlayarak güçlü bir mesleki paylaşım ortamı oluşturdu.</p>
<p>Konferans boyunca düzenlenen atölyeler, sunumlar ve etkileşimli oturumlar öğretmenlere güncel eğitim yaklaşımlarını bütünsel bir çerçevede deneyimleme fırsatı sundu. Katılımcılar farklı öğrenen profillerine yönelik sınıf içi uygulamaları, çok dillilik ve travma bilgili pedagojinin öğrenme süreçlerine yansımalarını ve yapay zekanın ders planlamasında bilinçli kullanımına yönelik örnekleri değerlendirme imkânı buldu. Öğretmen esenliğini destekleyen yöntemler yoğun ilgi görürken, kapsayıcı İngilizce öğretimine odaklanan ve her öğrencinin öğrenme sürecinde kendini değerli hissetmesini amaçlayan bütüncül yaklaşımlar konferansın öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Öğretmenler aynı zamanda meslektaşlarıyla deneyim paylaşarak yeni iş birlikleri geliştirdi.</p>
<p>Etkinlik, British Council’ın Türkiye genelindeki öğretmen topluluğunu güçlendirmeye yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olurken, Sabancı Vakfı ve Çukurova Üniversitesi’nin katkılarıyla bölgesel çapta geniş bir öğretmen kitlesine ulaştı. İş birliği sayesinde hem devlet hem özel okul öğretmenleri ücretsiz bir şekilde etkinlikten faydalanabildi.</p>
<p>British Council Eğitim Direktörü Ayşen Güven, etkinlikle ilgili şunları söyledi:<br /><em>“Bu konferansın ortaya çıkışında öğretmenlerin ihtiyaçları ve deneyimleri belirleyici oldu. Öğretmenler için, öğretmenlerle birlikte ve öğretmenlerin katkılarıyla şekillenen bu buluşma, Adana’dan Türkiye’nin farklı şehirlerine ve uluslararası uzman topluluklarına uzanan geniş bir paylaşım ağı oluşturdu. Bölgesel düzeyde başlayan bu girişimin ulusal ve uluslararası etkileşimlerle zenginleşmesi bizlere güçlü bir mesleki dayanışmanın gerekliliğini ve değerini gösteriyor.”</em></p>
<p>Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ise etkinliğin bölgesel eğitim kapasitesine katkısına dikkat çekerek şöyle konuştu: “<em>Sabancı Vakfı olarak, 50 yılı aşkın süredir tüm faaliyetlerimiz arasında eğitime önemli bir yer ayırıyor; nitelikli eğitim ve eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda, eğitim alanındaki paydaşlarımızla geliştirdiğimiz stratejik iş birlikleri sayesinde yenilikçi ve etkili uygulamaların hayata geçmesine katkı sunuyoruz. British Council, Çukurova Üniversitesi ve Vakfımızın güç birliğiyle gerçekleştirdiği bu konferans ise eğitimde kritik role sahip olan öğretmenler için değerli bir kaynak niteliği taşıyor. Bu kıymetli buluşmanın, İngilizce öğretmenlerinin mesleki donanımlarını daha da güçlendirerek gelecek nesillerin nitelikli bir eğitim vizyonuyla yetişmesine katkı sağlayacağına gönülden inanıyoruz.”</em></p>
<p>Çukurova Üniversitesi’nden Prof Dr Rana Yıldırım ise iş birliğinin önemini vurgulayarak şunları ekledi:<br /><em>“Çukurova Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu konferans, yalnızca öğretmenleri ve öğretmen adaylarını bir araya getirerek mesleki dayanışmayı güçlendirmekle kalmamış, İngilizce öğretiminin niteliğini arttırmaya yönelik önemli bir akademik platform oluşturmuş ve yenilikçi öğretim yaklaşımlarının ülke genelinde yayılmasına değerli bir katkı sunmuştur.”</em></p>
<p>Konferans hakkında daha fazla bilgi için: britishcouncil.org.tr/en/teach/regional-english-language-teachers-conference  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bolgesel-ingilizce-ogretmenleri-konferansi-adanada-iki-yuz-ogretmeni-guncel-egitim-yaklasimlari-etrafinda-bulusturdu-595773">Bölgesel İngilizce Öğretmenleri Konferansı Adana&#8217;da İki Yüz Öğretmeni Güncel Eğitim Yaklaşımları Etrafında Buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den ücretsiz medikal destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-ucretsiz-medikal-destek-593238</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 07:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[medikal]]></category>
		<category><![CDATA[Tekerlekli Sandalye]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yatağı]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593238</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi engelli yurttaşlara medikal malzeme desteği ulaştırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-ucretsiz-medikal-destek-593238">Büyükşehir&#8217;den ücretsiz medikal destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi engelli yurttaşlara medikal malzeme desteği ulaştırıyor. Hasta yatağı, tekerlekli sandalye, görme engelli bastonu gibi pek çok malzemeyi kapsayan hizmet, yurttaşlar tarafından memnuniyetle karşılanıyor.</p>
<p>İzmirli yurttaşlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün özel hizmeti sayesinde para harcamadan medikal malzeme ihtiyaçlarını karşılıyor. Hasta yatağı, havalı yatak, akülü ve manuel tekerlekli sandalye, pediatrik manuel tekerlekli sandalye, jel akü, engelli puseti, görme engelli bastonu, tekerlekli walker, kanedyen ve koltukaltı değneği vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. İzmir’in dört bir yanına götürülen hizmetten yurttaşlar da memnun kalıyor.</p>
<p><strong>Yüz yüze ya da telefonla başvuru mümkün</strong></p>
<p>Başvuru ve hizmet alma süreci hakkında bilgi veren Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde sosyal hizmet uzmanı olarak görev alan Ahmet Karakaya, “Vatandaşlarımız medikal malzeme hizmetlerinden yararlanmak için Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün Konak hizmet merkezine yüz yüze başvuru yapabiliyor. Merkeze uzak ilçelerde yaşayan vatandaşlarımız ilçelerinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi yerel hizmetler binasına gerekli evrakları bırakarak başvuru konusunda yardım alabiliyor. Yüz yüze görüşme yapamayacak vatandaşlarımız, 153 üzerinden çevrimiçi başvuru yapabilir. Başvuru sonrasında alanlarında uzman sosyal hizmet uzmanı ve sosyologlarımız ile hane ziyareti yapıyoruz. Kriterleri karşıladığı tespit edilen vatandaşlarımız medikal malzeme hizmetlerinden yararlanabiliyor. Malzemeler vatandaşın evlerine teslim ediliyor, kurulum gerektiren malzemelerin kurulumları da gerçekleştiriliyor” dedi.</p>
<p><strong>Başkan Tugay’a teşekkür</strong></p>
<p>Karabağlar’da yaşayan Mehmet Oral, eşi Medine Oral için hasta yatağı başvurusunda bulunduğunu ve kısa süre içinde yatağın evine teslim edildiğini söyledi. Yüz yüze başvuru yaparak başvuruda bulunduğunu ifade eden Oral, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ediyoruz. Başvurumuza döndüler, yatağımız geldi. Allah razı olsun. İnsanların imkânları yok. Ben 65 yaş maaşı alıyorum. Bizim böyle şeyler almaya imkânımız yok. Sağ olsun belediyemiz yardımcı oluyor. İhtiyacı olanlar soruştursun ve bu malzemeleri alsın” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Çok güzel hizmet alıyorum”</strong></p>
<p>Birgül Akagündüz, “İzmir Büyükşehir Belediyesi akülü tekerlekli sandalye verdi. Bozulunca yapıyorlar. 6 ayda bir bakımını veya tamirini yapıyorlar. Manuel tekerlekli sandalyemin de tamirini yapıyorlar. Tekerlekli sandalyemin aküsü bitince hemen değiştiriyorlar. Çok güzel bir hizmet, çok memnunum. Yakınlarım İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ulaşıyor, çok da güzel hizmet alıyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-ucretsiz-medikal-destek-593238">Büyükşehir&#8217;den ücretsiz medikal destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tedavi edilmediğinde uyku apnesine yol açabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmediginde-uyku-apnesine-yol-acabiliyor-591674</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 08:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[apnesine]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[edilmediğinde]]></category>
		<category><![CDATA[Geniz Eti]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda nefes almayı zorlaştıran, ağzının açık uyumasına neden olan, okul başarısını düşüren ve yüz gelişimini bozan geniz eti büyümesi, tedavi edilmediğinde uyku apnesi gibi tehlikeli bir hastalığa da yol açabiliyor! </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmediginde-uyku-apnesine-yol-acabiliyor-591674">Tedavi edilmediğinde uyku apnesine yol açabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda nefes almayı zorlaştıran, ağzının açık uyumasına neden olan, okul başarısını düşüren ve yüz gelişimini bozan geniz eti büyümesi, tedavi edilmediğinde uyku apnesi gibi tehlikeli bir hastalığa da yol açabiliyor! <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay</strong> “Geniz eti büyümesi son yıllarda viral enfeksiyonlarda ve alerjideki artış nedeniyle, çocuklarda hızla yaygınlaşıyor. En sık 2-5 yaş aralığında çok sık görülen ve okul çağındaki çocukları tehdit eden geniz eti büyümesi tedavi edilmediğinde uyku apnesi gibi yaşam kaybına neden olabilen hastalığa da yol açabiliyor” diyor. Anne-babalara, çocuklarını dikkatli gözlemlemeleri önerisinde bulunan KBB Uzmanı Prof. Dr. Ertugay, hastalığın belirtilerini ve tehlikelerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<p>Son yıllarda çocuklarda geniz eti büyümesi hızla yaygınlaşıyor. Özellikle 2-5 yaşları arasında çok sık görülen ve okul çağındaki çocukları tehdit eden hastalık, yalnızca burun tıkanıklığıyla sınırlı kalmayıp, uyku kalitesinden yüz gelişimine dek pek çok soruna yol açıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay “Geniz eti, burun boşluğunun arkasında yer alan ve üzüm salkımına benzeyen bir lenfoid dokudur. Sağlığımız açısından önemli görevler üstlenen geniz eti; vücuda giren bakterileri, virüsleri ve alerjenleri tanır ve onlarla savaşmaya yardımcı olan antikorları üretir. Buna karşın geniz eti büyüdüğünde birçok ciddi soruna yol açabilir. Ancak erken tanı ve uygun tedaviyle çocukların hem solunum hem de genel yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştirmek mümkündür. Bu nedenle toplumsal farkındalık büyük önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Bu belirtilerle kendini gösteriyor</strong></p>
<p>Çocuklarda geniz eti böyümesinin çoğu zaman sinsi şekilde ilerlediğini belirten Prof. Dr. Ertugay şöyle konuşuyor: “Geniz eti büyümesi olan çocuklar genellikle burundan nefes almakta zorlanır. Bu nedenle ağızdan nefes alma alışkanlığı geliştirirler. Özellikle gece uykularında horlama, huzursuz uyuma, terleme ve sabah yorgun uyanma gibi belirtiler sıkça görülür. Aileler çoğu zaman bu durumu ‘çocuk uykuda çok hareketli’ diyerek geçiştiriyor ancak bu tablo aslında geniz etinin nefes yolunu daraltmasının bir sonucudur.”</p>
<p><strong>Tekrarlayan kulak enfeksiyonlarına yol açıyor</strong></p>
<p>Geniz etinin burnun arkasındaki bölgeye yerleştiği için, östaki borusunu tıkayabildiğini, bunun da sık sık orta kulak enfeksiyonuna ve işitme problemlerine yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık Ertugay sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğun televizyonu yakından izlemesi, sık sık ‘ne dedin?’ diye sorması veya derslerde dalgın görünmesi, öğrenme sorunları yaşaması ve okul başarısının düşmesi aslında işitme azlığının bir göstergesi olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde mutlaka kulak, burun ve boğaz muayenesi yapılmalıdır.”</p>
<p><strong>Yüz gelişimleri olumsuz etkileniyor</strong></p>
<p>Burundan nefes alamayan çocukların yüz gelişiminin de zamanla etkilenebildiğini, sürekli ağızdan nefes almanın, yüz kemiklerinde uzun ve dar bir görünüm oluşturabildiğini belirten Prof. Dr. Ertugay “Bu da hem estetik hem de fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Yüz şekli bozulur (adenoid yüz) ve çocuğun psikolojinin de olumsuz etkilenmesine neden olur. Üstelik hipertansiyondan kalp problemlerine, insülin direncinden gelişme geriliğine ve uyku apnesi gibi bir başka tehlikeli hastalığa zemin hazırlayabilir. Bu nedenle en büyük görev öncelikle anne-babalara düşmektedir. Çocuklarını dikkatle gözlemleyerek, erken tanı ve uygun tedavi sayesinde sağlıklı gelişimlerini sağlayabilirler” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tedavi-edilmediginde-uyku-apnesine-yol-acabiliyor-591674">Tedavi edilmediğinde uyku apnesine yol açabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 12:07:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğasını]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[mesajlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, değişen iletişim dili konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574">Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, değişen iletişim dili konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Her an ulaşılabilir olma kültürü doğdu</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, mesajlaşma uygulamalarının iletişimi zamansal ve mekânsal sınırlarından arındırarak gündelik etkileşimin doğasını dönüştürdüğünü belirterek, “Artık iletişim, belirli bir zaman dilimine ya da mekâna bağlı bir eylem olmaktan çıktı; kesintili ama sürekli bir akış hâline geldi. Bu durum hem kişisel hem de kamusal ilişkilerde ‘her an ulaşılabilir olma’ kültürünü doğurdu.” dedi.</p>
<p><strong>Dil, jestlerle yeniden buluştu</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin hız ve gündelikliğinin dil kullanımını da dönüştürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Gramerin, noktalamanın ve hatta kelime seçiminin bile daha duygusal, jestsel, ve görsel biçimlerde yeniden tanımlanmasına yol açtı. Emojiler, GIF’ler, sesli notlar ya da tepki butonları, yazılı sözcüklerin yerini kısmen devralarak dilin jestlerle yeniden birleştiği bir melez form yarattı.” diye konuştu.</p>
<p>Ayrıca mesajlaşma uygulamalarının, kamusal ile özel arasındaki sınırı da bulanıklaştırdığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Kişisel sohbetler, iş yazışmaları, politik tartışmalar ya da duygusal paylaşımlar aynı arayüzde iç içe geçiyor. Bu da bireyin dijital ortamlarda kendini temsil etme biçimini, tonlamasını ve hatta sessizliğini bile anlamlı bir iletişim jestine dönüştürüyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yazılı mesajlaşma gençler arasında açık ara önde</strong></p>
<p>Araştırmaların da bu eğilimi desteklediğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “2011 yılında ABD’de üniversite öğrencileri üzerine yapılmış bir araştırmada katılımcıların yüzde 60’ı yazılı mesajlaşmayı aramaya tercih ettiklerini söylüyorlar; üstelik bu rakam o dönemde bir yıl öncesine nazaran yüzde 53 artış göstermiş. Daha yakın bir zamanda, 2020 yılında, Pakistan’da bir üniversitede 17 ila 36 yaşında lisans öğrencileri üzerine yapılan araştırmada da benzer sonuçlar elde ediliyor, bu grup içerisinde iletişimin yüzde 83’ü yazılı mesajlarla gerçekleştiriliyor. Yazılı mesajlaşma, özellikle genç kuşaklar arasında, görüntülü ve sesli aramalara kıyasla açık ara daha fazla tercih ediliyor. Bunun nedeni yalnızca pratiklik değil yazılı iletişimin sağladığı denetim duygusu. Mesaj hem zaman hem de ifade üzerinde bir kontrol alanı sunar, kişi ne zaman yanıt vereceğini, nasıl bir ton kullanacağını ve ne kadar açık olacağını kendi belirler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yazılı mesajlaşma bir tür dijital tampon görevi görüyor</strong></p>
<p>Görüntülü ya da sesli aramaların daha doğrudan ve samimi olsa da aynı zamanda daha “istilacı” algılanabildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yazılı mesajlaşma ise bir tür dijital tampon görevi görüyor; mesafe, sessizlik ya da gecikme bile anlam üretme biçimine dönüşüyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, yazılı mesajlaşma hem bireysel hem profesyonel iletişimde bir tür ‘varsayılan’ kanal haline geldi. Kısacası, yazılı mesajlaşma artık yalnızca bir iletişim biçimi değil, bir düşünme, hissetme ve mesafe kurma pratiği hâline geldi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yazılı iletişim modern insanın kontrol alanı haline geldi</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin, modern insanın hem hız hem de denetim ihtiyacına yanıt veren bir form haline geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yüz yüze veya sesli konuşma, doğrudanlık ve açıklık gerektirir; oysa yazışma, söylenmek istenenle söylenebilecek olan arasına bir mesafe koyar. Bu mesafe, kimi zaman duygusal bir tampon, kimi zaman da özneyi koruyan bir sınır işlevi görür. Ayrıca yazılı mesajlaşma, çoklu mevcudiyet çağının en işlevsel araçlarından biridir. İnsanlar aynı anda birden fazla iletişim kanalında bulunabilir, yanıt verme zamanını erteleyebilir, sessizliği bile bir stratejiye dönüştürebilir. Bu, iletişimin doğasını ‘anlık tepki’den ‘kontrollü ifade’ye doğru kaydırır. Kısacası, yazışmayı tercih etmek yalnızca kolaylık değil, aynı zamanda modern bireyin mahremiyetini ve duygusal ritmini koruma biçimidir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital iletişim duyguların aktarım biçimini değiştirdi</strong></p>
<p>Dijital iletişimin, duyguların aktarım biçimini hem genişlettiğini hem de dönüştürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yüz ifadeleri, ses tonları, beden dili gibi geleneksel göstergelerin yerini artık emojiler, GIF’ler, ‘okundu’ işaretleri, hatta çevrim içi olma durumu aldı. Bu unsurlar, dijital duygulanımın yeni semiyotik repertuarını oluşturuyor. Ancak bu dönüşüm, duyguların aktarımını hem yoğunlaştırıyor hem de yüzeyselleştiriyor. Bir ‘kalp’ emojisi, bazen söylenemeyen bir duyguyu kolayca iletebilir; ama aynı zamanda duygusal emeği, yani kelimeyle inşa edilen yakınlığı da kısaltabilir. Dolayısıyla dijital ortam, duyguların dolaşımını hızlandırırken onların derinliğini zamansal olarak sıkıştırıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital kültürde samimiyetin yeni biçimi</strong></p>
<p>İletişimdeki “samimiyet” kavramına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Eğer samimiyeti bedensel yakınlık, göz teması ve spontan tepkiyle ilişkilendirirsek, yazışma bu türden doğrudanlığı azaltıyor. Ancak dijital kültürde samimiyet artık yalnızca fiziksel bir mevcudiyetle ölçülmüyor. Yazılı mesajlar, gecikmeli yanıtlar, hatta sessizlikler bile duygusal bağın parçası haline gelebiliyor. Mesajlaşma, kişiye kendi duygusunu düzenleme ve ifade etme alanı tanıyor; yani samimiyetin biçimi değişiyor, ama bütünüyle ortadan kalkmıyor. Dolayısıyla yazışarak iletişim kurmak, samimiyeti eksiltmekten çok, onu başka bir zamansallık ve ifade rejimine taşıyor. Samimiyet artık yüz yüze ‘an’da değil, ekranlar arasında süren bir yazışmanın ritminde üretiliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital jestler yeni bir duygu dili haline geldi</strong></p>
<p>Emojiler, GIF’ler, çıkartmalar ve sesli notların dijital çağın jestsel dili olarak okunabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu araçlar, yazının soyutluğunu bedenselleştiriyor; duyguları görsel ve işitsel biçimlerde yeniden somutlaştırıyorlar. Bir emoji, bir GIF, bir sesli not, editlenmiş kısa bir video; bir nefes veya tereddüt kadar anlam taşıyabiliyor. Böylece dijital platformlarda dil, salt sözcüklerden değil, imgelerden, tepkilerden ve mikro-davranışlardan oluşan çok katmanlı bir doku haline geliyor. Bu yeni dil, ne tamamen evrensel ne de tamamen bireysel; kültürel bağlama, grup dinamiklerine ve platformun normlarına göre değişiyor. Fakat şunu açıkça söylemek mümkün; dijital iletişimde duygular artık yalnızca kelimelerle değil ritimle, memlerle, görsellerle, kısa editlenmiş videolarla ve paylaşımlara tepkilerle ifade ediliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gençler iletişimi yeniden tanımlama eğiliminde</strong></p>
<p>Özellikle genç kuşaklarda sesli ya da yüz yüze konuşmaktan kaçınma eğilimi giderek daha görünür hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ancak bu ‘kaçınma’, iletişimden geri çekilme anlamına gelmiyor; daha çok iletişim biçimini yeniden tanımlama arayışı olarak okunmalı. Gençler, çoğu zaman yazılı mesajlaşmayı daha güvenli bir alan olarak görüyorlar. Bu güvenlik duygusu hem zaman hem de duygusal mesafe üzerinde kontrol kurabilme imkânından kaynaklanıyor. Yazışmak, ‘anında yanıt verme baskısını’ ortadan kaldırıyor; kişi, söylemeden önce düşünebiliyor. Bu da dijital kültürün öznesi için bir tür savunma mekaniği haline geliyor. Ayrıca sosyal medyanın ve sürekli görünürlük hâlinin yarattığı performatif baskı, birçok genci spontane sözlü iletişimden uzaklaştırıyor. Kısacası, konuşmaktan kaçınma davranışı iletişim isteksizliğinden çok iletişimdeki kırılganlığı yönetme biçimi olarak ortaya çıkıyor.”</p>
<p><strong>Yazılı iletişim dili hızlandırdı</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin dijital ortamlarda yoğunlaşmasının, dili hem sadeleştirdi hem de hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu hız; kısaltmaların, ses taklitlerinin, melez dillerin yaygınlaşmasına yol açtı. Örneğin ‘nbr’, ‘slm’, ‘ok’ ya da İngilizce kelimelerin Türkçe cümle içinde akışkan biçimde kullanılması, yeni bir ‘dijital lehçe’nin oluştuğunu gösteriyor. Ancak bu değişim yalnızca yozlaşma olarak okunmamalı. Dil, her zaman bulunduğu teknolojik ortama göre şekillenir. Dijital yazışmalar, tıpkı sözlü kültürdeki jestler gibi, anlamı hızla üretme ve paylaşma ihtiyacına yanıt veriyor. Yazım hataları bile bazen bilinçli bir üslup tercihi hâline geliyor; örneğin küçük harf kullanımı ya da noktalama eksikliği, samimiyetin veya duygusal tonun göstergesi olabiliyor. Bu nedenle, dijital dildeki değişim bir ‘bozulma’ değil yeni bir ifade ekonomisinin işareti olarak düşünülmeli.” dedi.</p>
<p><strong>Yazılı iletişim ikinci bir düşünme alanı sağlıyor</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin, bireye ikinci bir düşünme alanı sağladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu da dijital ortamlarda öznenin kendini daha bilinçli ve kurmaca biçimde ifade etmesine yol açıyor. Buna karşın konuşma, anlık tepkilerin ve bedenin eşlik ettiği bir ifade biçimi; dolayısıyla beraberinde belli bir kırılganlık, açıklık da getiriyor. Dijital iletişim çağında okur-yazarlık biçimlerinde görülen dönüşüm özneleşme biçimlerini de etkiliyor. İnsan, artık yalnızca konuşan ya da yazan bir varlık değil bildirimlerle yaşayan bir varlık haline geldi. Mesajlaşma uygulamaları, duyguların, ilişkilerin ve hatta sessizliklerin ritmini belirliyor. ‘<em>Yazıyor..</em>.’ ifadesi bile yoğun anlamlar yüklenen bir gösterge haline geldi. Bu tür mikro göstergeler modern ilişkilerin yeni nabzı hâline geldi. Dolayısıyla mesele yalnızca iletişim biçimlerinin değişmesi değil, öznenin zaman, mekân ve kendilik deneyiminin de dönüşmesi.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574">Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyetimiz 102 yaşında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-587316</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihçi Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Cumhuriyet’in en büyük kazanımının, halka inanç, cinsiyet veya köken ayrımı olmaksızın “eşit yurttaşlar olma” bilincini kazandırması olduğunu vurguladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-587316">Cumhuriyetimiz 102 yaşında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihçi Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Cumhuriyet’in en büyük kazanımının, halka inanç, cinsiyet veya köken ayrımı olmaksızın “eşit yurttaşlar olma” bilincini kazandırması olduğunu vurguladı. </strong></p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanmak gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Ülkenin tüm vatandaşları eşittir!</strong></p>
<p>“Cumhuriyet’in en büyük kazanımı, aynı vatanda yaşayan bütün halk kitlesine ‘eşit yurttaşlar olma’ duygusunu kazandırmış olmasıdır.” diyen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yurttaşlık bilinci, hangi toplumsal kimliklere sahip olursak olalım, hepimizin eşit haklara sahip bireyler olduğumuzun farkında olmak demektir. Yani inancımızdan, cinsiyetimizden, soyumuzdan ya da gelir düzeyimizden bağımsız olarak, bu ülkenin tüm vatandaşları eşittir. Bu eşitlik bilincinin toplumsal düzeyde yerleşebilmesi ise Cumhuriyet’in ilanıyla mümkün olmuştur. Bu yönüyle Cumhuriyet’in kuruluşu, yalnızca bir yönetim biçimi, rejim değişikliği değil, halkın kendi gücünün farkına vararak kaderini tayin etme cesaretini kazandığı tarihsel bir dönüm noktasıdır.”</p>
<p><strong>Toplumun yapısal temelleri yeniden inşa edildi</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin, ülke tarihindeki en büyük toplumsal kırılmalardan biri olduğunun söylenebileceğini dile getiren Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Çünkü bu süreç ülkenin geçmişindeki en köklü toplumsal ve siyasal dönüşüm anlarından biridir. Sadece monarşiden cumhuriyete geçişi değil, toplumun yapısal temellerinin yeniden inşasını da ifade eder. Cumhuriyet öncesi devirde diğer tüm imparatorluk formlarında olduğu gibi bizde de toplumu oluşturan bireylerin siyasal aidiyeti hanedana ve dine dayalı bir hiyerarşiye yönelikti. Cumhuriyet’le birlikte bu aidiyetin yerini halkın iradesi, yani ‘hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu’ anlayışı aldı. Böylece birey-devlet arasındaki ilişkide tam anlamıyla bir paradigma dönüşümü yaşandı. Osmanlı’nın 600 yıllık kadim geleneğinde yaşanan bu kırılma, doğal olarak yeni ulus devletin, Türkiye’nin siyasal kültürünü, toplumsal değerlerini ve kimlik algısını da yeniden şekillendirdi.” dedi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet fikri toplumunun tüm kesimlerinde</strong> <strong>sarsılmaz bir yer edindi</strong></p>
<p>“Cumhuriyet fikrinin Türkiye toplumunun tüm kesimlerine yüzde yüz yerleştiği söylenemez ancak bu fikrin toplumsal bilinçte kalıcı ve de sarsılmaz bir yer edindiği tartışmasızdır.” diyerek görüşlerini ifade eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Toplumun tüm kesimlerine neden yerleşememiş olduğuna dair çeşitli açıklamalar yapılabilir. Bunlardan en yaygını, pek çok coğrafyada olduğu gibi bizde de cumhuriyetle birlikte yaşanan toplumsal dönüşümün ‘yukarıdan aşağıya’ bir modelle kurgulanmasıdır. Bu nedenle ilk dönemlerde cumhuriyet fikri bilhassa özellikle kentli, eğitimli ve devletle yakın temas hâlinde olan kesimlerde güçlü bir karşılık bulmuştur. Diğer kesimlerde aynı şekilde karşılık bulmamasının başlıca sebebi ise geleneksel yaşam biçimlerinin ve dini-kültürel referansların bu çevrelerde daha belirleyici olmasıdır. Bugün gelinen noktada, cumhuriyet fikri, yani halk egemenliği, eşit yurttaşlık ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkeler kuşkusuz geniş kabul görmektedir fakat hem yorumlanması hem de içselleştirilme düzeyleri farklı kesimlerde değişiklikler gösterir. Fakat bu durumun bizim tarihimize münhasır olmadığını, her devirde ve her türden yeniliğe karşı toplumun çeşitli kesimlerinin birbirinden farklı tutumlar geliştirdiğini de vurgulamak gerekir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Cumhuriyet, Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ediyor</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in, en öz haliyle Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dolayısıyla 600 yıllık alışılmış kadim bir geleneğin değişimi ve dönüşümü hiçbir toplum için kolay olmayacaktır, bizim için de öyle oldu. Din ile devlet işlerinin ayrılması yani din-devlet-kamusal yaşam ayrımının içselleştirilmesi, 600 yıllık alışkanlıkları olan bir halk kitlesi için kuşku yok ki hassas ve uzun soluklu bir sürece ihtiyaç duyar; kimi kesimlerde adaptasyon ve kabul sorunlarına yol açar. Zira yeni rejimle birlikte geleneksel otorite zayıflayıp dinin kamusal alandaki rolü sınırlandırılınca yüzlerce yıldır halk tarafından alışılagelmiş toplumsal düzenin güvenlik kurumları da ya zayıflamış ya da ortadan kalkmıştır. Haliyle bu durum karşısında geleneksel bağlantıları daha güçlü kesimler için kolektif bilinçte yani insanların alıştığı kurallar, değerler ve davranış biçimleri bütününde derin bir kırılma yaşanarak güven, aidiyet ve öngörülebilirlik duyguları tehdit edilmiştir.”</p>
<p><strong>Cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sundu</strong></p>
<p>Öte yandan kadın hakları, kıyafet ve dil inkılabı gibi toplumsal değişimlerle yerleşik değerlerin çok hızlı biçimde değişmesinin, geleneksel bağlılığı yüksek olan kesimlerde kaygı düzeyini artırarak direnç ve tepkiye yol açtığını da hatırlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Zira yenilik ve değişim karşısında hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ‘bilinen eskiyi tercih etme’ eğilimi genellikle daha güçlüdür. Aynı nedenle yeni rejimin birey-vatandaş kimliğini içselleştirmek de yüzyıllardır bilinen, tanıdık olan eski kimlik, aidiyetler ve yaşanan güven duygusu yerine yeni kimlikle özdeşleşmeyi zorlaştırmıştır; çünkü yeni kimlik de her şeyiyle bir hayli yabancıdır. Sonuç itibariyle cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sunmuş ancak hemen tüm kesimlerce aynı oranda içselleştirilmemiştir. Geleneksel aidiyetleri güçlü kesimler cumhuriyetle birlikte yüz yüze kaldıkları güvendikleri eski otorite ve düzenin kaybına tepki vermiştir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanılmalı</strong></p>
<p>Geleceğe dair yol haritası çizen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Dünyada ve ülkemizde, Cumhuriyet’in ilanıyla başlayan ulusal kimlik inşa sürecinin artık farklı dinamiklerle ilerlediğini ve zamanın ruhunun değiştiğini kabul etmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.  Bu nedenle, katılımcı ve kapsayıcı eğitim politikaları, toplumun farklı kesimleriyle iş birliği ve diyalog, halk odaklı farkındalık ve deneyim fırsatları ile sosyal ve ekonomik eşitliği güçlendiren adımlar atmalıyız. Bunu yaparken, toplumun ritmini ve kültürel hassasiyetlerini gözeterek, 21. yüzyılda Cumhuriyet’in kazanımlarını vatandaşlık ve yurttaşlık değerleri temelinde toplumu birleştirecek şekilde yeniden yapılandırabiliriz.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanmak gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Ülkenin tüm vatandaşları eşittir!</strong></p>
<p>“Cumhuriyet’in en büyük kazanımı, aynı vatanda yaşayan bütün halk kitlesine ‘eşit yurttaşlar olma’ duygusunu kazandırmış olmasıdır.” diyen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yurttaşlık bilinci, hangi toplumsal kimliklere sahip olursak olalım, hepimizin eşit haklara sahip bireyler olduğumuzun farkında olmak demektir. Yani inancımızdan, cinsiyetimizden, soyumuzdan ya da gelir düzeyimizden bağımsız olarak, bu ülkenin tüm vatandaşları eşittir. Bu eşitlik bilincinin toplumsal düzeyde yerleşebilmesi ise Cumhuriyet’in ilanıyla mümkün olmuştur. Bu yönüyle Cumhuriyet’in kuruluşu, yalnızca bir yönetim biçimi, rejim değişikliği değil, halkın kendi gücünün farkına vararak kaderini tayin etme cesaretini kazandığı tarihsel bir dönüm noktasıdır.”</p>
<p><strong>Toplumun yapısal temelleri yeniden inşa edildi</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin, ülke tarihindeki en büyük toplumsal kırılmalardan biri olduğunun söylenebileceğini dile getiren Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Çünkü bu süreç ülkenin geçmişindeki en köklü toplumsal ve siyasal dönüşüm anlarından biridir. Sadece monarşiden cumhuriyete geçişi değil, toplumun yapısal temellerinin yeniden inşasını da ifade eder. Cumhuriyet öncesi devirde diğer tüm imparatorluk formlarında olduğu gibi bizde de toplumu oluşturan bireylerin siyasal aidiyeti hanedana ve dine dayalı bir hiyerarşiye yönelikti. Cumhuriyet’le birlikte bu aidiyetin yerini halkın iradesi, yani ‘hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu’ anlayışı aldı. Böylece birey-devlet arasındaki ilişkide tam anlamıyla bir paradigma dönüşümü yaşandı. Osmanlı’nın 600 yıllık kadim geleneğinde yaşanan bu kırılma, doğal olarak yeni ulus devletin, Türkiye’nin siyasal kültürünü, toplumsal değerlerini ve kimlik algısını da yeniden şekillendirdi.” dedi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet fikri toplumunun tüm kesimlerinde</strong> <strong>sarsılmaz bir yer edindi</strong></p>
<p>“Cumhuriyet fikrinin Türkiye toplumunun tüm kesimlerine yüzde yüz yerleştiği söylenemez ancak bu fikrin toplumsal bilinçte kalıcı ve de sarsılmaz bir yer edindiği tartışmasızdır.” diyerek görüşlerini ifade eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Toplumun tüm kesimlerine neden yerleşememiş olduğuna dair çeşitli açıklamalar yapılabilir. Bunlardan en yaygını, pek çok coğrafyada olduğu gibi bizde de cumhuriyetle birlikte yaşanan toplumsal dönüşümün ‘yukarıdan aşağıya’ bir modelle kurgulanmasıdır. Bu nedenle ilk dönemlerde cumhuriyet fikri bilhassa özellikle kentli, eğitimli ve devletle yakın temas hâlinde olan kesimlerde güçlü bir karşılık bulmuştur. Diğer kesimlerde aynı şekilde karşılık bulmamasının başlıca sebebi ise geleneksel yaşam biçimlerinin ve dini-kültürel referansların bu çevrelerde daha belirleyici olmasıdır. Bugün gelinen noktada, cumhuriyet fikri, yani halk egemenliği, eşit yurttaşlık ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkeler kuşkusuz geniş kabul görmektedir fakat hem yorumlanması hem de içselleştirilme düzeyleri farklı kesimlerde değişiklikler gösterir. Fakat bu durumun bizim tarihimize münhasır olmadığını, her devirde ve her türden yeniliğe karşı toplumun çeşitli kesimlerinin birbirinden farklı tutumlar geliştirdiğini de vurgulamak gerekir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Cumhuriyet, Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ediyor</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in, en öz haliyle Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dolayısıyla 600 yıllık alışılmış kadim bir geleneğin değişimi ve dönüşümü hiçbir toplum için kolay olmayacaktır, bizim için de öyle oldu. Din ile devlet işlerinin ayrılması yani din-devlet-kamusal yaşam ayrımının içselleştirilmesi, 600 yıllık alışkanlıkları olan bir halk kitlesi için kuşku yok ki hassas ve uzun soluklu bir sürece ihtiyaç duyar; kimi kesimlerde adaptasyon ve kabul sorunlarına yol açar. Zira yeni rejimle birlikte geleneksel otorite zayıflayıp dinin kamusal alandaki rolü sınırlandırılınca yüzlerce yıldır halk tarafından alışılagelmiş toplumsal düzenin güvenlik kurumları da ya zayıflamış ya da ortadan kalkmıştır. Haliyle bu durum karşısında geleneksel bağlantıları daha güçlü kesimler için kolektif bilinçte yani insanların alıştığı kurallar, değerler ve davranış biçimleri bütününde derin bir kırılma yaşanarak güven, aidiyet ve öngörülebilirlik duyguları tehdit edilmiştir.”</p>
<p><strong>Cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sundu</strong></p>
<p>Öte yandan kadın hakları, kıyafet ve dil inkılabı gibi toplumsal değişimlerle yerleşik değerlerin çok hızlı biçimde değişmesinin, geleneksel bağlılığı yüksek olan kesimlerde kaygı düzeyini artırarak direnç ve tepkiye yol açtığını da hatırlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Zira yenilik ve değişim karşısında hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ‘bilinen eskiyi tercih etme’ eğilimi genellikle daha güçlüdür. Aynı nedenle yeni rejimin birey-vatandaş kimliğini içselleştirmek de yüzyıllardır bilinen, tanıdık olan eski kimlik, aidiyetler ve yaşanan güven duygusu yerine yeni kimlikle özdeşleşmeyi zorlaştırmıştır; çünkü yeni kimlik de her şeyiyle bir hayli yabancıdır. Sonuç itibariyle cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sunmuş ancak hemen tüm kesimlerce aynı oranda içselleştirilmemiştir. Geleneksel aidiyetleri güçlü kesimler cumhuriyetle birlikte yüz yüze kaldıkları güvendikleri eski otorite ve düzenin kaybına tepki vermiştir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanılmalı</strong></p>
<p>Geleceğe dair yol haritası çizen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Dünyada ve ülkemizde, Cumhuriyet’in ilanıyla başlayan ulusal kimlik inşa sürecinin artık farklı dinamiklerle ilerlediğini ve zamanın ruhunun değiştiğini kabul etmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.  Bu nedenle, katılımcı ve kapsayıcı eğitim politikaları, toplumun farklı kesimleriyle iş birliği ve diyalog, halk odaklı farkındalık ve deneyim fırsatları ile sosyal ve ekonomik eşitliği güçlendiren adımlar atmalıyız. Bunu yaparken, toplumun ritmini ve kültürel hassasiyetlerini gözeterek, 21. yüzyılda Cumhuriyet’in kazanımlarını vatandaşlık ve yurttaşlık değerleri temelinde toplumu birleştirecek şekilde yeniden yapılandırabiliriz.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-587316">Cumhuriyetimiz 102 yaşında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış kapıda bir kap su, bir avuç mama hayat kurtarıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-kapida-bir-kap-su-bir-avuc-mama-hayat-kurtariyor-586573</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 09:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avuç]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kap]]></category>
		<category><![CDATA[kapıda]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kulübe]]></category>
		<category><![CDATA[mama]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, soğuk havalar yaklaşırken sokakta yaşayan hayvanlar için yapılması gerekenleri değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-kapida-bir-kap-su-bir-avuc-mama-hayat-kurtariyor-586573">Kış kapıda bir kap su, bir avuç mama hayat kurtarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, soğuk havalar yaklaşırken sokakta yaşayan hayvanlar için yapılması gerekenleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>2 yavrudan biri hayatta kalıyor!</strong></p>
<p>Sokakta yaşayan hayvanların sonbahar ve kış aylarında en çok karşılaştıkları zorluklara dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bir kap su, bir avuç mama… Hayat kurtarmak bazen bu kadar basit.  Türkiye’de kış aylarında sokakta yaşayan hayvanların yüzde 30’u hipotermi ve açlığa bağlı sağlık sorunları yaşıyor. Özellikle genç yavruların hayatta kalma oranı yüzde 50’nin altında.” dedi.</p>
<p>Sonbahar ve kış aylarının, sokakta yaşayan hayvanlar için en ağır sınavı getirdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Biz sıcak evlerimize çekilirken onlar kar, yağmur ve dondurucu soğukla mücadele ediyor. Açlık, susuzluk ve barınaksızlık; sokak hayvanlarının yaşam mücadelesinin en acı yüzünü oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Mevsimsel çözümler yerine sürdürülebilir politikalar üretilmeli</strong></p>
<p>Kimi belediyelerin kulübeler dağıttığını, mama-su desteği sağladığını hatta geçici barınma merkezleri açtığını hatırlatan Dr. Çevreli, “Ancak sayı yetersiz. Birkaç yüz kulübe, binlerce hayvanın yaşadığı şehirlerde sadece sembolik kalıyor. Mevsimsel çözümler yerine sürdürülebilir politikalar şart.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Güvenli, kuru ve rüzgâr almayan bir nokta seçilmeli! </strong></p>
<p>Sokakta yaşayan hayvanlar için vatandaşların yapabileceklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Apartman önüne, site bahçesine ya da evinin uygun köşesine basit bir kulübe yerleştirmek bile hayat kurtarır. Plastik kutular, strafor kasalar veya tahtadan yapılmış barınaklar bu canların en büyük sığınağı olabilir. Tek şart: Güvenli, kuru ve rüzgâr almayan bir nokta seçmek.” dedi.</p>
<p>Sokak kedileri ve köpeklerinin, soğuk kış gecelerinde ve yağmur mevsiminde hayatta kalmak için çeşitli stratejiler geliştirdiklerini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Özellikle sokak köpekleri, vücut ısısını paylaşmak için sürüler oluşturabilir ve bir araya toplanabilirler. Kediler de sıcaklık için diğer kedilere yakınlık arayabilir. Sahipsiz hayvanlar genellikle rüzgârdan ve yağmurdan korunmak için çalılıklar, köprü altları veya terk edilmiş binalar gibi doğal barınaklara yönelirler. Ayrıca kuru ve sıcak kalabilecekleri garajlarda, kulübelerde veya verandaların altında da sığınak bulabilirler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Soğuk havalarda su kaplarına bir damla yağ damlatılabilir…</strong></p>
<p>Soğuk havada su kaynaklarının donabildiğini de dile getiren Dr. Burcu Çevreli, “Mama bulmak ise daha da zorlaşır. Bu yüzden düzenli mama-su desteği şart. Su kaplarını sık sık kontrol etmek, gerekirse içine birkaç damla yağ damlatmak donmayı geciktirir. Hayvanların kavga etmemesi için yiyeceği tek noktaya değil, farklı yerlere bırakmak gerekir. Niyet iyi olsa da yanlış besleme hayati risk taşır. Tuzlu, baharatlı yiyecekler ya da çiğ kemikler hayvanlara zarar verir. Mama kapları hijyenik tutulmalı, artıklar çevreye saçılmamalıdır. Düzenlilik en önemli kriterdir; hayvanın aç kaldığı gün bağışıklığı hızla zayıflar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aç kalan hayvanlar hastalanıyor</strong></p>
<p>Kış aylarında kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonları, köpeklerde ise eklem iltihapları ve hipoterminin sık görüldüğünü kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Aç kalan hayvanlar daha hızlı hastalanır, susuz kalanlarda böbrek sorunları baş gösterir. Soğuk, sadece üşütmez; ölümcül hastalıkların da kapısını aralar. Sokak kedileri ve köpekleri soğuk ve yağmurlu koşullarda hayatta kalmak için içgüdü, davranış ve mevcut kaynakların birleşimine güvenirler. Uyum yetenekleri, hayatta kalmalarında önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Sokak hayvanları kışın hatırlanacak canlılar değil, yaşamın bir parçası</strong></p>
<p>Bu kış için alınması gereken önlemlere işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Belediyelerin kulübe dağıtımı artırılmalı, vatandaşların barınak yapması teşvik edilmeli, mama-su istasyonları yaygınlaştırılmalı. Gelecek için ise kapsamlı kısırlaştırma programları, belediye-STK iş birlikleri ve şehir planlamasında sokak hayvanları için kalıcı yaşam alanlarının oluşturulması şart. Sokak hayvanlarını kışın hatırlanacak canlılar değil, yaşamın bir parçası olarak görmek zorundayız.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Düzenli mama, su ve kulübe hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>“Kış kapıya dayandı. Bir kedinin gözlerindeki çaresizlik, bir köpeğin titreyen bedeni aslında hepimize şunu söylüyor: Biz sizinle aynı dünyayı paylaşıyoruz.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, onların yaşamasının bizlerin küçük ama düzenli adımlarımıza bağlı ve bir kap su, bir avuç mama, bir küçük kulübenin hayat kurtarmanın en yalın hali olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-kapida-bir-kap-su-bir-avuc-mama-hayat-kurtariyor-586573">Kış kapıda bir kap su, bir avuç mama hayat kurtarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimde]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gençten]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamda]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586324</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen "Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması" projesinin bulguları santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen &#8220;<strong>Türkiye’de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması</strong>&#8221; projesinin bulguları <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde gerçekleşen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. </p>
<p>10 Mayıs-2 Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülen saha çalışması Fraktal Araştırma tarafından Türkiye genelinde 29 ilde, 18-29 yaş aralığındaki 2 bin 403 gençle hanelerde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırma, gençlerin iyi olma halini &#8220;maddi durum&#8221;, &#8220;eğitim&#8221;, &#8220;sağlık ve psikososyal iyi oluş&#8221;, &#8220;aile&#8221;, &#8220;siyasal, sivil katılım, güven ve faillik&#8221; gibi birçok farklı boyutta ele aldı. Proje kapsamında anket çalışmasının yanı sıra İstanbul ve Çukurova’da gençler ile derinlemesine görüşmeler ve kamu, STK ve akademi temsilcilerinin katıldığı politika geliştirme çalıştayları hayata geçirildi. </p>
<p>Projenin kapanış toplantısı İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, <strong>Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci</strong>, <strong>Doç. Dr. Başak Akkan</strong>, <strong>Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Erçetin Sabuncu</strong> ve doktora bursiyeri <strong>Birnur Kafalı Eyolcu</strong>’nun sunumlarıyla gerçekleşti. </p>
<p><strong>Kadınlar ev içi sorumluluklar nedeniyle işgücünün dışında</strong> </p>
<p>Araştırma gençlerin istihdamına, işgücü piyasasındaki koşullarına ve maddi durumlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan 18-29 yaş arası gençlerin yüzde 46’sı bir işte çalışırken yüzde 54’ü çalışmıyor. Bu grubun yaklaşık üçte biri ise ne istihdamda, ne eğitimde, ne de herhangi bir mesleki eğitim sürecinde. </p>
<p>Toplumsal cinsiyet, bu tabloyu en güçlü şekillendiren değişken olma özelliği taşıyor. Erkeklerin yüzde 63’ü istihdamdayken, kadınlarda bu oran yüzde 28’e düşüyor. Araştırma bulgularına göre kadınların NEET olma olasılığı, erkeklerin olasılığının yaklaşık 2,5 katı. Bu farkın temel nedeni ise &#8220;aile sorumlulukları&#8221;. Çalışmayan kadınların yüzde 29,2’si ev içi bakım veya ailevi nedenlerle işgücüne katılamadığını belirtirken, aynı gerekçeyi ifade eden erkeklerin oranı yalnızca yüzde 1.</p>
<p><strong>İşe girişte &#8216;tanıdık&#8217; faktörü belirleyici</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin iş bulma sürecinde formel kanalların tek başına işlevsiz kaldığını gösteriyor. Gençlerin neredeyse yarısı (yüzde 45,6 civarı) istihdama arkadaşları veya akraba bağlantıları aracılığıyla erişebiliyor. Buna karşılık, dijital iş arama platformları aracılığıyla iş bulanların oranı yalnızca yüzde 8,9.</p>
<p><strong>Çalışma Koşulları: Küçük işletmelerde uzun saatler</strong></p>
<p>Türkiye gençliğini temsil eden bu araştırma, genç istihdamının büyük ölçüde mikro ve küçük ölçekli işletmelere sıkışmış durumda olduğunu gösteriyor. Gençlerin yüzde 85’i 50 kişiden az çalışanı olan yerlerde çalışıyor. Başta mağazalar ve yeme-içme mekanları olmak üzere ağırlıklı olarak satış danışmanı, garson veya kasiyer gibi hizmet sektörü pozisyonlarında istihdam ediliyor. Gençlerin yüzde 58’i günde 9 saat ve üzerinde çalıştığını belirtirken yüzde 66,8’i haftada 6 gün, yüzde 8,3’ü ise haftanın her günü çalışıyor. Haftada 5 gün çalışanların oranı yalnızca yüzde 18.</p>
<p><strong>Gençlerin yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin altında ücret alıyor</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı da çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Gençlerin yaklaşık yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin, yüzde 35’i ise 9 bin TL’nin altında kazanıyor. Katılımcıların yüzde 42,3’ü gelirinin &#8220;eksik kaldığını&#8221;, yüzde 44,6’sı ise &#8220;sadece ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini&#8221; belirtiyor. Yetersiz gelir, gençleri sistematik bir borçluluğa itiyor. Araştırmaya göre gençlerin geneline bakıldığında sadece yüzde 28,3&#8217;ünün hiç borcu yok. Çalışan grubun sadece yüzde 8,2’si hiçbir borcu olmadığını belirtirken; yüzde 40,5’i kredi kartı borcu, yüzde 25,3’ü taksitli borç ve yüzde 18,7’si ihtiyaç kredisi borcu yükü altında. Her on gençten altısı mevcut maddi durumundan memnun olmadığını belirtirken, &#8220;çok memnunum&#8221; diyenlerin oranı yüzde 6,3’te kalıyor. </p>
<p><strong>Gençler diplomadan umudu kesmiş durumda</strong> </p>
<p>Araştırma, gençler arasında &#8220;eğitim-istihdam bağlantısına&#8221; dair köklü bir güvensizliği ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 38,7’si aldıkları eğitimin kendilerini &#8220;hayata hazırladığını&#8221; düşünürken, sadece yüzde 36,2’si &#8220;bu eğitim sayesinde iyi bir iş bulabileceğine&#8221; inanıyor. Yüzde 36,4’lük bir kesim ise bu görüşü net bir şekilde reddediyor. Eğitime olan güven, özellikle işsiz ve aile sorumlulukları taşıyan gençler arasında dip yapmış durumda. </p>
<p><strong>Gelecek kaygısı nedeniyle gözler yurtdışında</strong> </p>
<p>Eğitimden ve mevcut ekonomik yapıdan umudunu kesen gençlerin gelecek beklentileri de karamsar bir tablo çiziyor. Bu durum, gençler arasında yurt dışına yerleşme arzusunu bir &#8220;çıkış yolu&#8221; olarak güçlendiriyor. Katılımcıların yüzde 67,8’i &#8220;daha iyi iş olanakları&#8221; için yurt dışına gitmek istediğini belirtirken, bu motivasyonu yüzde 36 ile &#8220;Türkiye’de geleceğini görememe&#8221; ve yüzde 28,9 ile &#8220;ülkenin kötüye gittiğini düşünme&#8221; takip ediyor. </p>
<p>Gençler sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal nedenlerle de gitmek istiyor; yüzde 22,5’i &#8220;daha fazla kişisel özgürlük&#8221;, yüzde 6’sı ise &#8220;düşünce özgürlüğü eksikliği&#8221; nedeniyle göç arzusunda olduğunu belirtiyor. Araştırma, bu yoğun isteğin henüz somut bir plana dönüşmediğini de gösteriyor. Gençlerin sadece yüzde 8’i &#8220;kesinlikle gitmeyi planladığını&#8221; ifade ederken, yüzde 56,4’ü bunun muhtemel olmadığını belirtiyor.</p>
<p><strong>Psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik hâkim</strong></p>
<p>Araştırma, gençlerin sağlık davranışları konusunda riskli bir tablo çizerken gençlerin özellikle psikososyal durumu endişe verici bir seviyede. Katılımcıların yüzde 36,6&#8217;sı sık sık &#8220;yorgun hissettiğini&#8221;, yüzde 33,5&#8217;i &#8220;uykusuzluk çektiğini&#8221;, yüzde 29,2&#8217;si &#8220;mutsuz veya sıkıntılı&#8221; olduğunu ve yüzde 26,6&#8217;sı &#8220;sorunlarıyla baş edemediğini&#8221; belirtiyor. Bu bulgular, gençlerin üçte birinden fazlasının yoğun stres altında yaşadığını ve dinlenemediğini gösterirken psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik sorunları en çok işsiz gençlerde görülüyor.</p>
<p><strong>Gençler siyasete oy vererek katılıyor, STK&#8217;lara uğramıyor</strong> </p>
<p>Araştırma, gençlerin siyasal ve sivil katılımı ile ilgili de çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 79,9’u siyasete oy vererek katılırken bir siyasi partiye üye olanların oranı ise sadece yüzde 6,8. Gençlerin sivil alana katılımına bakıldığında ise bir STK&#8217;ya üye olanların oranı yüzde 9,3’ken düzenli gönüllülük yapanların oranı ise yüzde 11,4. Gençler, parti faaliyeti yerine yüzde 28-29 oranlarıyla boykot veya çevrimiçi protesto gibi daha bireysel ve esnek eylem biçimlerini tercih ediyor. Araştırma sonuçları gençlerin siyasi açıdan bireysel olarak kendilerine güvendiklerini ancak sisteme karşı derin bir yabancılaşma içinde olduklarını gösteriyor.</p>
<p><strong>NEET olma durumu bir tükenmişlik hali </strong></p>
<p>Araştırma bulguları aynı zamanda İstanbul ve Çukurova Bölgesinde Nisan-Temmuz 2024 tarihleri arasında yüzden fazla NEET genç yapılan derinlemesine mülakatları ve odak grupları da içeriyor. Gençlerin deneyimlerini aktardıkları bu görüşmelerde eğitimden sınav kaygısına, &#8220;beklemede&#8221; olmanın zorluklarına, ilk kez işe girecek gençler için tecrübe eksikliğinin yarattığı paradoksa birçok başlık yer alıyor. Mülakatlar, NEET olma durumunun bir &#8220;tükenmişlik hikayesi&#8221; olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyarken, uzayan iş arama süreçleri, bakım yükleri ve sürekli beklemede olma hali, gençleri yıpratan ve topluma aidiyetlerini zedeleyen bir sürece işaret ediyor. </p>
<p><strong>‘Gençler dünyayı adaletsiz bir düzen olarak görüyor’</strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Proje Yürütücüsü <strong>Prof. Dr. Emre Erdoğan</strong>, “Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri gençler arasındaki yaygın &#8216;anomi&#8217;, yani toplumsal kuralsızlık, güvensizlik ve adalet algısındaki çöküş oldu. Kurumlara güvensizlik var ve liyakat algısının çökmüş olduğunu görüyoruz. Bu toplumsal yönsüzlük hissi, en yüksek olarak öğrenciler ve ‘beklemede’ olan gençler arasında ölçüldü. Bu adaletsizlik algısı, gençler arasında yaygın bir &#8216;hınç&#8217; duygusunu da besliyor. Gençler, dünyayı bireysel çabanın karşılığını vermediği adaletsiz bir düzen olarak görüyor.&#8217;Toplumsal hınç&#8217; olarak adlandırılan bu sistemsel adaletsizlik algısı, en keskin biçimde işsiz gençler arasında gözleniyor.” dedi</p>
<p>Gençlerin genel iyi olma halinin alarm verdiğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Yaşam memnuniyeti ve gelecek umudu son derece düşük seviyelerde seyrediyor. Toplumsal adalet algısındaki çöküş ve sistemsel eşitsizliklere duyulan ‘hınç’ yaşam memnuniyetini en güçlü düşüren faktörler olarak öne çıkıyor. Bulgular, gençler için &#8220;adil bir toplum algısının&#8221; ekonomik güvenceden bile daha kritik hale geldiğini gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Politika önerileri paylaşıldı</strong></p>
<p>Araştırma ekibi bulgulara ve paydaşlarla yürütülen çalıştaylara dayanarak çeşitli politika önerileri de sundu. Gençler için sadece gelir destekleri değil sanatsal, sportif ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için ücretsiz &#8220;ulaşım desteği&#8221; verilmesi ve barınma, sınav ücretleri gibi çeşitli kalemleri kapsayan finansal desteklerin de sağlanması önerildi. Eğitimin sadece akademik bilgiyle donatan bir yapıdan çıkarak beceri, yönelim ve deneyimle güçlendiren bir modele dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı. Bakım yükünün ailelerin, özellikle de kadınların omzunda kalmaması için devletin, yerel yönetimlerin ve işyerlerinin aktif sorumluluk almasının altı çizildi. Gençlerin psikososyal iyilik hali için de okullardaki rehberlik sisteminin daha destekleyici ve etkin rol almasının sağlanması, gençlerin ücretsiz ve güvenli biçimde sosyalleşebileceği, aidiyet hissini ve toplumsal bağlarını güçlendireceği kamusal alanların çoğaltılması önerildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-gencten-biri-ne-egitimde-ne-istihdamda-586324">Her 5 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz felci hafife alınmamalı! Kulak çevresindeki kabarcıklar tehlike işareti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-felci-hafife-alinmamali-kulak-cevresindeki-kabarciklar-tehlike-isareti-585625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 15:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çevresindeki]]></category>
		<category><![CDATA[felci]]></category>
		<category><![CDATA[hafife]]></category>
		<category><![CDATA[kabarcıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[rahimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramsay Hunt Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[sendrom]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, yüz felci ve daha ağır bir tabloya yol açan Ramsay Hunt sendromu ile ilgili nedenler, belirtiler ve tedavi gerekliliği hakkında bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-felci-hafife-alinmamali-kulak-cevresindeki-kabarciklar-tehlike-isareti-585625">Yüz felci hafife alınmamalı! Kulak çevresindeki kabarcıklar tehlike işareti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, yüz felci ve daha ağır bir tabloya yol açan Ramsay Hunt sendromu ile ilgili nedenler, belirtiler ve tedavi gerekliliği hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yüz felci, basit tedavilerle iyileşebilir; Ramsay Hunt sendromu ise daha ağır bir tabloya neden olur!</strong></p>
<p>Yüz felcine, ‘facial paralysis’ denildiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Ali Rahimi, “Yüzün bir tarafında olan yüz felcidir. Bu tabi ki nörolojik felçler gibi ağır bir sendrom değildir.” dedi.</p>
<p>Bunun en büyük sebebinin bell paralizisi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Beyinden çıkan ve yüz kaslarına giden sinirin bir kanal içerisinde sıkışmasıdır. Bu durum basit bir tedaviyle geçer. Yüz felcinin ağır olan durumuna Ramsay Hunt sendromu denir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Herpes zoster virüsü iç kulakta kalıcı olarak sinir kaybına neden oluyor!</strong></p>
<p>Ramsay Hunt sendromunda yüz felcinin yanında kulak çınlaması, kalıcı işitme kaybı, sinirlere bağlı olarak denge kaybı yaşanabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ali Rahimi, “Bu belirtilerin hepsi mevcutsa hastanın Ramsay Hunt sendromu olmasından şüpheleniriz. Bu sendrom bir virüsün sebep olması sonucu oluşur.” dedi. </p>
<p>Ramsay Hunt sendromuyla ilişkilendirilen herpes zoster virüsünün su çiçeğine benzeyen bir virüs çeşidi olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Bu virüs Ramsay Hunt sendromunu tetikler. Virüs iç kulakta kalıcı olarak sinir kaybına, denge bozukluğuna, kulakta çınlamaya neden olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ramsay Hunt sendromunun en belirgin özelliği kulak çevresindeki döküntüler! </strong></p>
<p>Ramsay Hunt sendromundan şüphelenildiğinde önce hastanın kulak çevresine bakıldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ali Rahimi, “Kulak çevresinde küçük kabarcıkların varlığını araştırırız. Bu kabartılar su çiçeğine benzer, daha sonra kurur ve dökülür. Döküntüler bu sendromun en belirgin özelliğidir.” dedi.</p>
<p>Bu sendromun diğer yüz felçleri gibi kendi kendine geçmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Virüsün tedavisi şarttır. Yüz felci olduğunda zaman çok önemlidir. Hızlı bir şekilde tedaviye başlanmalıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-felci-hafife-alinmamali-kulak-cevresindeki-kabarciklar-tehlike-isareti-585625">Yüz felci hafife alınmamalı! Kulak çevresindeki kabarcıklar tehlike işareti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den &#8220;sessiz&#8221; destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sessiz-destek-585229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 09:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[görüntülü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İşaret Dili]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağır]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585229</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağır ve işitme engelli yurttaşların yaşamlarındaki engelleri kaldırmak amacıyla Türk İşaret Dili Birimi’ni ve ona bağlı faaliyet gösteren Sessiz Destek Çözüm Merkezi’ni kurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sessiz-destek-585229">Büyükşehir&#8217;den &#8220;sessiz&#8221; destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağır ve işitme engelli yurttaşların yaşamlarındaki engelleri kaldırmak amacıyla Türk İşaret Dili Birimi’ni ve ona bağlı faaliyet gösteren Sessiz Destek Çözüm Merkezi’ni kurdu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sözünü verdiği çalışma kapsamında, işaret dili çevirmenleri tarafından sağır ve işitme engelli bireylere eğitim, sağlık, sosyal hizmetler gibi alanlarda görüntülü arama desteği ve gerektiğinde kişiye eşlik edilerek yüz yüze tercümanlık hizmeti veriliyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, engelleri ortadan kaldıran önemli bir projeyi uygulamaya geçirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Engellilik Çalıştayı’nda sözünü verdiği sağır ve işitme engelli bireylere yönelik yenilikçi hizmet, Türk İşaret Dili Birimi ve birime bağlı Sessiz Destek Çözüm Merkezi’nin kurulmasıyla başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü, işaret dili çevirmenleri aracılığıyla sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler gibi farklı alanlarda sağır ve işitme engelli yurttaşlara iletişim desteği sağlamayı, ayrıca ilgili kamu kurumları, özel kurum ve kuruluşlarla koordinasyon kurarak yönlendirmeler yapmayı amaçlıyor. İşaret dili çevirmenleri, işitme engelli ve sağır vatandaşlardan gelen görüntülü aramaları yanıtlayarak örneğin İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nden randevu alıyor, randevu gününde ise hastaya eşlik edip hasta girişi, doktor-hasta görüşmesi ve tahlil yaptırma gibi aşamaların tümünde tercümanlık yapıyor. Kişiye eşlik edilerek verilen yüz yüze destek hizmeti, Türkiye’de ilk kez bir belediye tarafından uygulanıyor.</p>
<p><strong>Tek tıkla engeller aşılıyor</strong><br />Proje, sağır ve işitme engelli bireylerin iletişim haklarını güçlendirmek, tüm hizmetlerden eşit şekilde yararlanmalarını sağlamak ve toplumsal eşitliği pekiştirmek için önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Görüntülü arama ya da yüz yüze destek ihtiyacı olan sağır ve işitme engelli yurttaşlar, https://www.bizizmir.com/ adresinden Engelsiz Çağrı Merkezi bölümünü tıklayarak rahatlıkla hizmet alabiliyor.</p>
<p><strong>“Onların sesi oluyoruz”</strong><br />Sessiz Destek Merkezi’nde görev alan işaret dili çevirmeni Zeki Can Yunar, anne ve babasının sağır olduğunu ancak kendisinde herhangi bir işitme engeli bulunmadığı için CODA birey olduğunu belirtti. Yunar, “Çocukluğumdan bu yana annemin ve babamın çevirmenliğini yapıyordum. Mesleki olarak da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işaret dili çevirmeni olarak görev alıyorum. Sessiz Destek Çözüm Merkezi olarak işitme engelli ve sağır yurttaşlarımızın erişilebilirliği amacıyla bir bariyeri ortadan kaldırıyoruz. Örneğin bir sağır yurttaş bizi görüntülü arıyor ve onlar için hastane randevusu oluşturuyoruz. Randevu gününde de hasta kayıttan doktor-hasta diyaloğuna ve tahlil işlemlerine kadar tüm aşamalarda destekte bulunarak onların sesi oluyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Çok önemli bir adım”</strong><br />Sessiz Destek Çözüm Merkezi’nde görev alan bir diğer işaret dili çevirmeni Gamze Albayrak ise “Ben CODA birey değilim ancak işaret dili ve tercümanlık eğitimi aldım. Sağır derneklerine üye olarak ve özel sektörde sağırlara yönelik çevirmenlik işi yaparak kendimi geliştirdim. Ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işaret dili çevirmeni olarak göreve başladım. Bu çalışma, erişilebilirlik anlamında çok önemli bir adım. Yüz yüze ve görüntülü arama desteği olarak eş zamanlı şekilde ilerleyen bu proje, işitme engelli ve sağır yurttaşların erişim engellerini ortadan kaldırıyor” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sessiz-destek-585229">Büyükşehir&#8217;den &#8220;sessiz&#8221; destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tam Finans Çanakkale Şubesini hizmete açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tam-finans-canakkale-subesini-hizmete-acti-583314</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2025 09:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmete]]></category>
		<category><![CDATA[işletme]]></category>
		<category><![CDATA[kobi]]></category>
		<category><![CDATA[şube]]></category>
		<category><![CDATA[şubesini]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[Tam Finans]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583314</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye genelinde büyüme hamlesini sürdüren Tam Finans, hizmet ağına Çanakkale şubesini ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tam-finans-canakkale-subesini-hizmete-acti-583314">Tam Finans Çanakkale Şubesini hizmete açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde büyüme hamlesini sürdüren Tam Finans, hizmet ağına Çanakkale şubesini ekledi. Şubenin açılışında konuşan <strong>Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı</strong>, “Tam Finans olarak, sektöründen bağımsız her işletmenin hikâyesine dokunuyoruz. Çanakkale; tarımdan sanayiye, turizmden hizmete kadar çok yönlü bir ekonomiye sahip. Bizim için burada bir şube açmak, yalnızca yeni bir lokasyonda faaliyet göstermek değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin kalbine dokunmak anlamına geliyor. Amacımız; küçük veya büyük fark etmeksizin, tüm işletmelerin finansmana hızlı, dijital ve güvenilir biçimde erişmesini sağlamak. Çünkü biliyoruz ki her ticaretin ardında bir cesaret vardır; biz de o cesarete sermaye gücüyle ortak oluyoruz. Yeni şubemizle birlikte, Çanakkale’nin üreten yüzünü daha da görünür kılmak ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz”dedi.</p>
<p><strong>Çanakkale ekonomisinin kalbine dokunuyoruz</strong></p>
<p>Karamanlı, Türkiye genelinde her yıl binlerce yeni işletmenin kurulduğunu ve bu işletmelerin finansman süreçlerinde Tam Finans’ın aktif rol oynadığını vurguladı: “Her yıl on binlerce yeni işletme kuruluyor, her biri Türkiye ekonomisinin yeni bir hikayesini yazıyor. Biz bu hikayelere finansman gücümüzle eşlik ediyoruz. 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık 116 bin yeni firma kuruldu. Sadece geçtiğimiz yıl içerisinde 61 bin farklı mikro KOBİ’ye toplam 1,7 milyar dolar tutarında finansman sağladık. Bu firmaların yüzde 25’ini yeni kurulan işletmeler oluşturuyor; ayrıca yüzde 40’ının daha önce hiçbir banka ile çalışmadığını görüyoruz. Kuruluş aşamasından büyümeye kadar geçen süreçte, mikro KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak üretimin sürekliliğine katkı sağlıyoruz. Türkiye genelinde olduğu gibi, Çanakkale’de de işletmelerin ticaretlerini sürdürülebilir şekilde devam ettirebilmeleri için yanlarında olmaya devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Dayanışmanın kenti Çanakkale’de KOBİ ve esnaflarla yan yanayız</strong></p>
<p><strong>Tam Finans Satış ve Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati</strong> <strong>Çelikcan</strong> ise “KOBİ’lerimiz nerede ise Tam Finans orada” anlayışıyla büyümelerini sürdürdüklerini belirterek, “Çanakkale Şubemizle Marmara Bölgesi’ndeki hizmet ağımızı genişlettik. Mikro işletmelerimize hem yüz yüze iletişimin güvenini hem de dijital çözümlerimizin hızını sunacağız. Bugün 1000 kişilik bir ekip 34 ilde binlerce işletmeyle Türkiye’nin üreten yüzünü güçlendirmek için çalışıyoruz. Çanakkale’deki varlığımızla, bölgede faaliyet gösteren her ölçekteki işletmenin sesini daha yakından duymayı hedefliyoruz. Kısa süre içinde Karadeniz Ereğli, Sivas ve Edirne şubelerimizi de hizmete açarak Türkiye genelindeki erişimimizi arttıracağız. Tam Finans olarak, işletmelerin yanında olmanın yalnızca finansal destek sağlamakla kalmayıp, ülke ekonomisine ve bölgesel istihdama katkıda bulunduğuna inanıyoruz. Çanakkale, tarih boyunca dayanışmanın ve birlikte başarmanın simgesi olmuştur. Biz de, bu kültürün içinde, bölgedeki KOBİ’ler ve esnaflarla birebir temas kurarak çözüm odaklı hizmet anlayışımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>ak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tam-finans-canakkale-subesini-hizmete-acti-583314">Tam Finans Çanakkale Şubesini hizmete açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali gün sayıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/20-ayvalik-uluslararasi-zeytin-hasat-ve-turizm-festivali-gun-sayiyor-582929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 16:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasat]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zeytin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuzey Ege’de zeytin zamanı geldi; sektörün büyük firmaları ardı ardına hasat yapmaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-ayvalik-uluslararasi-zeytin-hasat-ve-turizm-festivali-gun-sayiyor-582929">20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali gün sayıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Ege’de zeytin zamanı geldi; sektörün büyük firmaları ardı ardına hasat yapmaya başladı. Her yıl olduğu gibi zeytinin başkenti Ayvalık’ı anmadan geçmek olmaz. 16-19 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, Ayvalık Ziraat Odası, Ayvalık Esnaf Birliği ve ATO Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı iş birliğiyle gerçekleştirilecek. Festival, satış stantları, konserler, paneller ve söyleşilerle dopdolu olacak. Festivali, zeytini, zeytinyağını, hasadı, tağşişi ve zeytinin geleceğini Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ile konuştuk.</p>
<p> “Ayvalık” denilince zeytinyağı, turizm ve zeytin hasat festivali akıllara gelen sihirli kelimeler. Bu sihirli kelimeler sizin için ne ifade ediyor anlatır mısınız?<br />Mesut Ergin (M.E) Ayvalık, binlerce yıldır köklerini toprakla, dallarını gökyüzüyle buluşturan ölümsüz zeytin ağacının yurdu. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli zeytin ve zeytinyağı merkezlerinden biri olarak, her geçen gün adını daha güçlü duyuruyor. Bugün, “Ayvalık” markası yalnızca bir üretim değil, kaliteyle özdeşleşmiş bir değer, bir miras, bir kimliktir. Bugün bilmenizi isteriz: Ayvalık’ın zeytinlikleri kentin %41’ini kaplar. Coğrafi İşaret ile tescillenmiş Ayvalık zeytinyağı, üstün nitelikleri sayesinde artık yalnızca ülkemizde değil, dünyanın farklı köşelerinde de güvenle, arayışla ve ilgiyle anılmaktadır. 20 yıldır düzenlenen bu festival, yalnızca pandemi döneminde hayatımıza giren zorunlu kısıtlamalar nedeniyle ara vermek zorunda kalmıştır. Ama zeytin ağaçlarıyla bağımız, hiçbir zaman kesilmemiştir. Çünkü biz, bin yılı aşan ömrüyle insanlığa tanıklık eden bu kutsal ağacın gölgesinde büyüdük, onunla nefes aldık. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, ATO Laboratuvar Hizmetleri A.Ş., Ayvalık Esnaf Birliği ve Ayvalık Ziraat Odası’nın işbirliğiyle güçlenen festivalimiz, bu yıl da zeytinyağının yaşamımızdaki vazgeçilmez değerini yeniden hatırlatmayı ve tüketimini artırmayı amaçlıyor. Unutmayalım: Büyük Tufan’da ağzında zeytin dalıyla dönen beyaz güvercin, insanlığa barışı ve yeniden doğuşu müjdelemiştir. İşte bu yüzden zeytin dalı, tarih boyunca barışın evrensel simgesi olmuştur. Bugün Ayvalık’tan dünyaya bir kez daha sesleniyoruz: Barış, insan yaşamının en temel hakkıdır!<br />Ayvalık; Zeytinin ve zeytinyağının başkenti olarak nitelendiriliyor. Siz de bu başkentin belediye başkanısınız. Ayvalık gibi zeytinin başkenti olan bir kentte belediye başkanlığı görevini yapmak nasıl bir sorumluluğu beraberinde getiriyor?<br />M.E- Ayvalık Zeytinyağı marka değeri en yüksek olan ürün. Bu anlamda, Ayvalık Zeytinyağının şöhreti; sadece ülke çapında değil, uluslararası boyuta da yayılmış olan bir ürün. Tabii ki bu böylesi bir ürünün marka değerini düzenlediğimiz etkinliklerle daha da yukarılara çıkarabilmeye çalışıyoruz. Bu yıl 20. sini düzenlediğimiz Uluslararası Zeytin Hasat Festivali programı kapsamında zeytin ve zeytinyağı ile ilgili 11 ayrı panel olacak. Bu panellerle, zeytinyağı sektöründe yaşanılan sıkıntıların dile getirilmesi yönünde de iyi bir etkinlik olacağına inanıyorum. Ayvalık Zeytinyağının marka değerini yukarıya çekmeye çalışırken, bununla birlikte dünyayı tehdit eden küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yanı sıra sektörde yaşanılan rekolte sıkıntılarıyla, fiyat politikaları da üreticiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Biz de tüm bunları gündeme getirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda da ülkemizin politikasını oluştururken de bu tür faaliyetlerin etkili olacağına inanıyorum.<br />Festival sadece zeytin mi?<br />M.E-Festival, yalnızca zeytinin değil, aynı zamanda “tarih, doğa, mimari ve lezzet kenti” Ayvalık’ın da tanıtımına hizmet ediyor. Her yıl daha fazla yerli ve yabancı konuğu ağırlayan bu şenlik, üreticisiyle, işletmecisiyle, girişimcisiyle, halkıyla ve sanatçısıyla birlikte Ayvalık’ın turizmine ve ekonomisine de büyük güç katıyor. Üç gün boyunca ölümsüz ağacın bilgeliğine dokunacağız; onun lezzetiyle buluşacak, sağlığın ve bereketin sembolünü kutlayacağız. Ve şimdiden bir sonraki buluşmayı heyecanla bekleyeceğiz. Hedefimiz, Ayvalık markasının dünyaca ünlü kalitesini koruyup, kaliteyi daha da yukarı çekmek. Ayvalık’ta zeytinyağı turizme çok önemli katkılar sağlıyor. Ayvalık’ın yıllardır geçim kaynağı turizm mi, zeytinyağı mı hep tartışılır. Ancak zeytinyağı ve turizm iç içe geçmiş bir bütün oluşturmuş. 22 adası, tabiat parkı, mezesi, balığı, otu, sabunu, zeytini, zeytinyağı ve turizm hepsi bir arada. Ayvalık marka oldu. Ayvalık markasını kullanarak, Ayvalık adı altında turizmden gelir sağlıyorsak, otellerimiz, pansiyonlarımız lokantalarımız, restoranlarımız Ayvalık zeytinyağını muhakkak kullanmalı. Şu an sağlık turizmi çok önemli bir konumda. <br />Zeytin hasat festivali bir şenlik mi?<br />M.E- Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali, bir şenlikten çok daha fazlasıdır. Bu festival, geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Atalarımızın mirasını yaşatırken, çocuklarımızın geleceğini de güvence altına aldığımız bir buluşmadır. Burada atölyeler, söyleşiler, konserler, sergiler düzenleniyor. Ama hepsinden önemlisi, burada ortak bir bilinç ve ortak bir değer yaşatılıyor. Biliyoruz ki, Ayvalık’ın zeytinliklerinden yükselen bu değer artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ortak mirasıdır. UNESCO’ya Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali, bir şenlikten çok daha fazlasıdır. Bu festival, geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Biliyoruz ki, Ayvalık’ın zeytinliklerinden yükselen bu değer artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ortak mirasıdır. Ayvalık’ın bereketli topraklarında, barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytin ağaçlarının gölgesinde, 20.Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’nde buluşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz. Kentimizde sadece bir hasadı kutlamıyoruz. Yüzyıllardır bu topraklarda kök salmış bir kültürün, emeğin ve barışın şölenini kutluyoruz. Zeytin, yalnızca bir ürün değildir. Zeytin, Ayvalık’ın kimliğidir, karakteridir, varoluş sebebidir. Burada nefes alan herkesin belleğinde bir zeytin ağacının gölgesi vardır. Bu festivalin kahramanları üreticilerimizdir. Zeytinliklerinde alın teriyle, sabırla, sevgiyle çalışan, bir damla zeytinyağı için günlerce, haftalarca emek veren çiftçilerimizdir. Onların emeği olmasa sofralarımıza bereket gelmezdi. UNESCO’ya aday olan bu kültürel zenginlik, tüm insanlığın ortak sofrasına taşınan bir berekettir. Emeğiyle, alın teriyle, sabrıyla bu festivalin gerçekleşmesini sağlayan herkese teşekkür ediyoruz. Ayvalık’ın güzel insanlarına, üreticilerimize, gönüllülerimize, sanatçılarımıza, misafirlerimize yürekten minnet duyuyoruz. Hepinize bereketli bir festival diliyoruz. Zeytinin gölgesi üzerinizden eksik olmasın.<br />Ayvalık zeytinyağının en büyük sorunları arasında yer alan tağşiş var değil mi?<br />M.E-Ayvalık zeytinyağının en büyük sorunları arasında yer alan tağşiş ile ilgili suç duyurusunda bulunuyoruz. Ayvalık zeytinyağının hak ettiği değeri elde etmesinin önünde çok sayıda engel bulunuyor. Bunların başında tağşiş ve markalaşma ilk sırada bulunuyor. Coğrafi işaret ile tescilli Ayvalık zeytinyağının marka değerinin korunması bizim projelerimizden biri. Coğrafi işaret ile ürünün tescillenmesi tek başına çözüm değil. Tesirli hukuki ve cezai yaptırımların takipçisi olabilmek daha önemli. Bu konuda ilk adımı attık. Birlik olmamız gerekiyor. Markalaşmadığımız için tağşişe maruz kalıyoruz. Kalitemize gölge düşüyor. Bu konuda mücadelemize kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Ticaret odası ve belediye olarak üzerimize düşen her türlü desteği veriyoruz. T.B.M.M’de gıda, tarım ve orman alanında bazı düzenlemeler yapılması hakkındaki kanun kabul edilerek yasalaştı. Taklit ve tağşiş yapılmış ürünlerin işleme tabi tutulması ve piyasaya arz edilmesi yasaklandı, büyük para cezaları uygulamaya konuldu. Kanunun yasalaşması ile birlikte gıda sektöründe taklit, tağşiş yapan ve tüketiciyi yanıltan, yanlış yönlendiren, bilgi kirliliği oluşturan firma ve şahıslar hakkında yaptırım öngörülüyor. Büyük para cezaları geliyor, o firmalar ifşa ediliyor, ama arkası kesilmiyor. Dediğim gibi markalaşırsak tüm bunların önü kesilir.<br />Ayvalık ve çevresinde kaç zeytin ağacı var?<br />M.E-Ayvalık’taki iki milyon zeytin ağacının yarısı neredeyse 200 yaşın üzerinde. Ayrıca bin 100 yaşında olgun, tescillenen bir anıt ağacımız da bulunuyor. Zeytin ağaçları bu topraklarda hep var oldu, hep var olacak. Zeytin ve zeytinyağı Türkiye’de milli kültür ürünü olarak kabul ediliyor. Özellikle Kuzey Ege Bölgesi’nde elde edilen zeytinyağları kalite özellikleriyle hem yurtiçinde hem yurtdışında farklı bir öneme sahiptir. Ülkemizde Avrupa Birliği tarafından tescillenmek üzere başvuru yapan yüzlerce ürün arasından ilk 20’ye girebilen ilk ve tek zeytinyağı Ayvalık zeytinyağı oldu. Bu da gösteriyor ki; dünyanın en kaliteli ve lezzetli zeytinyağı Ayvalık’ta üretiliyor. Ayvalık’taki tarım arazilerinin yüzde 76’sı zeytinlik, dört bin üç yüz aile zeytinlik sahibi ve geçimlerini bu sektörden sağlıyor. Ayvalık’ın taş evleri, sokakları, denizi elbette güzeldir. Ama Ayvalık’ı asıl Ayvalık yapan, binlerce yıldır dimdik ayakta duran, sabırla meyve veren zeytin ağaçlarıdır. Onlar bize geçmişimizi anlatır, köklerimizi hatırlatır, geleceğe dair umutlarımızı besler. Bir zeytin ağacına baktığınızda sadece gövdesini görmezsiniz; dedelerimizin alın terini, ninelerimizin dualarını, emeği, sabrı ve sürekliliği görürsünüz.<br />Ayvalık’taki zeytin ağaçlarının kaç tanesi anıt konumunda?<br />M.E-Ayvalık’ta yapılan son sayımlarda 81 adet dört yüz yaşında, 2 adet de bin yüz yaşında zeytin ağacı belirlendi. Bu güzergahta yeni bir yürüyüş rotası oluşturmayı planlıyoruz. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin sağlıklı bir şekilde tatil yapabilmelerini sağlamak için elimizden gelen her türlü katkıyı koymaya çalışıyoruz. Ayvalık’a gelen konuklarımız beş gün içinde ada turu yapar, Sarımsaklı plajlarında yüzüp kumların keyfini çıkarır. Ama kentimizde tatil bununla da bitmiyor. Ayvalık bir mübadil kent, Midilli ve Girit’ten gelenler kendi kültürlerini de taşımışlar, bu kültürleri gelen misafirlerimiz ile paylaşmak istiyoruz. Ayvalık ekonomisini bu şekilde büyüteceğiz.<br />Karaburun ve Urla’da bilirdik ama Ayvalık’ın enginar ve baklası meşhurmuş!<br />M.E-Yüzyıllardır bu kentin üstünde korumacı bir yaşam süregelmiş. Koruma anlayışı geçmişten günümüze bir miras olarak kalmış. Belediye olarak bu değerleri büyüterek, koruyarak ekonomisini büyüterek yarınlara teslim etmek zorundayız. Ayvalık’ı büyüklerimiz nasıl koruyup bu günlere getirdiyse, biz de bunu ekonomiye çevirmenin derdindeyiz. Bu ekonomi içinde kurduğumuz kooperatif ile markalaşmaya gidiyoruz. Küçük üreticileri nasıl bir araya getiririz diye düşünüyoruz. Turizmin yanında Cunda’nın baklası ve enginarı meşhurdur, Ayvalık bir ot cennetidir. Biz bu değerli kaynakları nasıl doğru işleriz ve bir disiplin içinde nasıl pazarlarız, bunun çalışmasını kurduğumuz S.S.Ayvalık Üretim ve Pazarlama Kooperatifi çatısı altında yaşama geçirdik. Satış merkezimiz yoğun ilgi görüyor. Çiftçilerimizin, kadınlarımızın ürettikleri ürünlerin yanında kardeş kooperatiflerin de ürünlerinin satışı burada yapılıyor.<br />Belediyeye ait zeytinliklerin varlığından söz eder misiniz?<br />M.E-  Belediyemize ait altı bin zeytin ağacımız var. Geçtiğimiz yıl zeytin hasat döneminde elde edilen zeytinyağını S.S. Ayvalık Üretim ve Pazarlama Kooperatifi aracılığıyla satışını gerçekleştirdik. Bu yıl daha titiz davranarak Ayvalık Belediyesi mülkiyetindeki zeytinliklerin gübreleme, budama ve sürülmesi gibi bakım çalışmalarını yapıyoruz. Önümüzdeki hasat döneminde üretimi artırmayı hedefledik. Belediyenin öz kaynaklarını verimli kullanacağımız konusunda verdiğimiz sözü yerine getiriyoruz. Bu yıl sezon öncesi tüm bakımlar ve gübreleme işleri tamamlandı. Zeytin hasat dönemindeki hedefimiz bu rekolteyi artırmak.<br />Zeytinyağı nereden, hangi standartlarda satın alınmalı?<br />M.E-Butik üretim pazarına da katkıda bulunuyoruz. Bunu kooperatif kanalıyla yapıyoruz. Kooperatif demek, dayanışma demektir. Biz bu dayanışmayı halka yayarak, öncüsü ve destekçisi olduk. Hemşehrilerim gönül rahatlığı ile alışveriş yapabilir. Zeytin bereket, barış ve uzun ömür demek. Yaptığımız bakım çalışmasıyla sadece önümüzdeki yılın değil, yılların planlarını yapıyoruz. Nefasetiyle farklı, dünyada ürün kalitesi açısından sayılı delice zeytin ağacı türüne sahibiz. Ölümsüz ağaç zeytinin bize sunduğu nimetlere karşılıksız kalmıyor, kendi imkânlarımızla bakımlarını yapıyoruz. Sağ olsun zeytin de verimiyle bize karşılığını veriyor. Geçtiğimiz yıla oranla önümüzdeki yıl daha çok verim bekliyoruz.<br />Son bir mesaj vermek isterseniz ne söylersiniz?<br />M.E- Bugün Ayvalık’ta hasat edilen sadece zeytin değildir. Bugün kentimizde hasat edilen umut, dostluk ve barıştır. Gelin, hep birlikte bu topraklardan yükselen barışın dilini, kardeşliğin sesini çoğaltalım. Sözlerime son verirken, emeğiyle, alın teriyle, sabrıyla bu festivalin gerçekleşmesini sağlayan tüm paydaşlara, maddi ve manevi katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Ayvalık’ın güzel insanlarına, üreticilerimize, gönüllülerimize, sanatçılarımıza, misafirlerimize yürekten minnet duyuyorum. Herkese bereketli bir festival diliyorum. Zeytinin gölgesi üzerinizden eksik olmasın.</p>
<p>Zeytinyağı sadece koku değil, bir hayatın, bir kültürün sembolü değil midir <br />Ayvalık Türkiye’nin ve dünyanın bilinirliği en fazla olan zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin bulunduğu merkezlerden biri. Öncelikle Ayvalık adıyla sonra da nefasetiyle biliniyor, tanınıyor ve ünlü şeflerin tercih ettiği markaların arasında yer alıyor zeytinyağımız. Ayvalık zeytinyağı mutfakların vazgeçilmezi. Ayvalık zeytinyağı bağımlılık yapar. Ayvalık geçmişini zeytine borçludur. Geleceğe bırakacağı en büyük miras da yine zeytin ağacı zeytinyağı ve zeytindir. Zeytinyağımız Ayvalık mutfağında her zaman boş köşede değil midir? Çocukluk yıllarımızı şöyle bir hatırlayalım; aramızda hemen birçoğunuz hatırlar, ben de çok iyi hatırlıyorum dün gibi, her evin girişinde hayat altında mutlaka bir zeytinyağı küpü bulunuyordu. O küpten yayılan zeytinyağı kokusu bizim çocukluğumuzun kokusudur, o koku hala burnumuzda tütüyor. Zeytinyağı sadece koku değil, bir hayatın, bir kültürün sembolü değil midir? Tarihiyle, mimarisiyle, doğasıyla, lezzetleriyle anılan Ayvalık’a ilgi çekmek, her yıl bir önceki yıldan fazla yerli ve yabancı konuğun gelmesini sağlamak bizim görevimiz. Festival de bu amacımıza aracılık etmekte. Yerel halkın, basının, üreticinin, tedarikçinin ve satıcıların bir araya gelerek kısa bir süre de olsa sosyal bir hareketliliği paylaştığı Hasat Festivali, doğal olarak kentimizin turizmine de güç katıyor. <br />Festival programında neler var?<br />20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali; 17 Ekim Cuma günü saat 10.30’da; Dr. Fazıl Doğan At Arabacılar Meydanı’ndan, Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürecek olan, “Hasat Festivali Resmi Açılışı” kortej yürüyüşüyle başlayacak. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak olan açış konuşmaları, halk oyunları gösteriler ve ardından Kadın El Emekleri ve Zeytinyağlı Lezzetler Pazarı’nın açılışı gerçekleştirilecek. <br />Sembolik Hasat Töreni ve Büyük Festival Pazarı Açılışı<br />17 Ekim Cuma günü öğleden sonra İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Barbun’un Çiftliği’nde, “Tarlada Sembolik Zeytin Hasat Töreni” düzenlenecek. Ardından akşam saat 16.30’da Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde “Zeytin ve Zeytinyağı Büyük Festival Pazarı”nın açılışı, tüm konukların katılımıyla gerçekleştirilecek. <br />Ünlü sanatçılar Ege ve Suzan Kardeş Çim Alanda Sahne Alacak<br />Kırlangıç Yaşam Merkezi’ndeki hasat konserlerinde, 17 Ekim Cuma günü Ege, 18 Ekim Cumartesi günü Suzan Kardeş saat 20.30’da çim alanda sahne alacak. <br />Eş zamanlı etkinlikler<br />Festivalde eş zamanlı etkinlikler kapsamında, kano, rüzgar sörfü ve yelken gösterimleri, paneller, Workshoplar, Cumhuriyet Meydanı’nda gün boyu yerel sanatçıların konserleri, köylerde tiyatrolar, yoga etkinlikleri yapılacak.Festival kapsamında, nostaljik gondol traktörler, Kırlangıç Yaşam Merkezi ve Cumhuriyet Meydanı arasında gün boyunca ücretsiz ring seferleri düzenlenecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-ayvalik-uluslararasi-zeytin-hasat-ve-turizm-festivali-gun-sayiyor-582929">20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali gün sayıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:45:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[içen]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132">Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor. Arsenik, hidrojensiyanid, kadmiyum, benzen, nitrozaminler ve krom gibi maddeler, sigaranın sağlığa verdiği zararın en tehlikeli bileşenleri arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,</strong> sigaranın içeriğindeki zararlı maddeler nedeniyle vücudumuzdaki tüm organlara zarar verdiğini belirterek, “Sigaranın hasar oluşturmadığı hiçbir organ yoktur. Sigara içenlerin yüzde 90&#8217;ı, yani her 10 kişiden 1’i, hayatlarının herhangi bir döneminde sigaranın yol açmış olduğu sağlık problemiyle yüz yüze gelmektedirler” uyarısında bulunuyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,</strong> sigarayı bıraktıktan sonra hastalıklara yakalanma riskinin zamanla sigara içmeyenlere yakın düzeylere indiğini, bu nedenle sigarayı bırakmanın sağlık için atılacak en önemli adım olduğunu vurgulayarak, “Bu konuda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan Sigara Bırakma Poliklinikleri, ilaç tedavisi ve motivasyonel destek sağlamaktadır. Ancak, sigarayı bırakmak için hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, önemli olan kişinin kendi iradesiyle bırakma isteğidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akciğerlerden kalbe mideden saçlara… </strong></p>
<p>Sigara, tüm organlara ciddi derecede zarar verirken, özellikle akciğerler üzerinde ölümcül riskler oluşturabiliyor.  Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara sorumlu oluyor.<strong> </strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın zararlarını şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Saçlarda dökülme, kırılma</li>
<li>Ciltte kırışma, buruşma, erken yaşlanma</li>
<li>Dişlerde bozulma ve çürüme, diş eti hastalıkları, ağız içi kanserleri</li>
<li>Ses teli kanseri, yutak kanseri, sinüzit</li>
<li>Yemek borusu, pankreas, karaciğer ve bağırsak kanserlerinin yanı sıra gastroösafageal reflü, peptik ülser</li>
<li>KOAH, amfizem, astım, akciğer kanseri, akciğer kesecikleriyle ilgili hastalıklar</li>
<li>Koroner arter hastalığı, aort anevrizması, Buerger hastalığı</li>
<li>Böbrek ve mesane tümörleri, iktidarsızlık</li>
<li>Jinekolojik kanserler, infertilite (kısırlık), düşük, erken doğum </li>
<li>Kemik erimesi</li>
<li>Diyabet, guatr</li>
<li>Gözlerde sarı nokta hastalığı, körlük</li>
<li>Romatoid artrit, Raynaud hastalığı</li>
<li>Demans</li>
<li>Anksiyete, depresyon</li>
</ul>
<p><strong>“Arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz”   demeyin!</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmada en kritik nokta, sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmektir. Göğüs  Hastalıkları Uzmanı Prof.  Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bırakmak isterken yapılan önemli bir hatayı, “Eğer bir yanınız sigarayı bırakmak isterken, bir yanınız   ‘arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz’ derse, içmek isteyen tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek tük değil, eskiden içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz” sözleriyle anlatıyor. </p>
<p><strong>SİGARAYI BIRAKMAYI KOLAYLAŞTIRAN 6 PRATİK ÖNERİ!</strong></p>
<p>Sigarayı azaltmak bırakmaya yardımcı olabiliyor, ancak en etkin yöntem tam olarak bırakma tarihini belirlemek! Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,<strong> </strong>hedeflediğiniz tarihten önce sigarayı bırakma sürecine katkı sağlayacak olan önerileri ise şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Yakınlarınızdan destek alın:</strong> Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin.<strong> </strong>Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin. Eşinizin veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın:  </strong>Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için paketinizin<strong> </strong>boşalmasını bekleyin.<strong> </strong>Evde ve işyerinde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.</p>
<p><strong>Markaları değiştirin: </strong>İçimini kötü bulduğunuz bir sigara markasına geçiş yapın.<strong> </strong>Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve nikotini düşük bir<strong> </strong>sigara markasına geçin. Ancak miktarı arttırmayın, daha derin nefes almayın.</p>
<p><strong>İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın: </strong>Her sigaranın sadece yarısını için.<strong> </strong>Her gün ilk sigaranızı 1’er saat erteleyin.<strong> </strong>Sadece tek veya çift saat başlarında sigara için. Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın. Her ekstra sigara için kendinize para cezası verin. </p>
<p> </p>
<p><strong>Alışkanlık nedeniyle sigara içmeyi önleyin: </strong>Gerçekten çok istediğiniz zaman sigara için. Alışkanlığınız yüzünden sigara yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigara içmeyi sevimsiz hale getirin: </strong>Kül tablalarınızı boşaltmayın, sigara izmaritlerinizi cam bir kapta toplayın. <strong> </strong>Düşünmeden sigara yakıyorsanız, sigarayı aynanın karşısında yakmayı deneyin.<strong> </strong>Sigarayı sadece sizin için rahatsız edici ortamlarda için. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132">Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cildiniz kışa hazır mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisa-hazir-mi-581475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2025 07:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[cildiniz]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[elmas]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Nem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, soğuk havaların cilt üzerindeki olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisa-hazir-mi-581475">Cildiniz kışa hazır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, soğuk havaların cilt üzerindeki olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Soğuk havada cilt, nemini kaybediyor!</strong></p>
<p>Soğuk havanın cildin nemini kaybetmesine yol açtığını dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, “Bunun nedeni, havadaki nem oranının düşmesi ve soğuk rüzgârların cildin doğal koruyucu tabakasını zayıflatmasıdır. En çok etkilenen bölgeler ise açıkta kalan yüz, dudaklar ve ellerdir. Bu bölgelerde kuruluk, kızarıklık, çatlama ve hassasiyet sık görülür.” dedi.</p>
<p><strong>Soğukta cilt yüzeyindeki yağ tabakası azalıyor </strong></p>
<p>Soğukta el, yüz ve dudaklarda sık görülen kuruluk ve çatlamaların nedenlerini de değerlendiren Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, “Soğukta cilt yüzeyindeki yağ tabakası azalır, bu da suyun ciltten buharlaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca rüzgâr ve düşük sıcaklıklar cildin kan dolaşımını yavaşlatır. Sonuç olarak ciltte kuruma, gerginlik, çatlama ve hatta bazen kanama görülebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Krem, yaz kış kullanılmalı! </strong></p>
<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, soğuk havalarda cilt bakım rutininde yapılması gereken değişikliklere değinerek, “Temizlik ürünleri nazik ve sabun içermeyen türlerden seçilmelidir. Nemlendirici kullanımı artırılmalı, özellikle banyodan sonra mutlaka uygulanmalıdır. Güneş koruyucu krem yaz kış kullanılmalıdır çünkü kış güneşi de zararlıdır. El ve dudak bakımına özel önem verilmelidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Cilt tipine uygun nemlendirici seçilmeli</strong></p>
<p>Nemlendirici seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları da aktaran Prof. Dr. Elmas, “Nemlendirici seçerken cilt tipine uygun ürün tercih edilmelidir. Kuru ciltlerde yoğun ve yağ bazlı kremler faydalıdır. Hassas ciltlerde parfümsüz ve hipoalerjenik ürünler tercih edilmelidir. Doğal içerikler (shea yağı, badem yağı) faydalı olsa da dermokozmetik ürünler bilimsel olarak geliştirilmiş formülleri sayesinde genellikle daha etkilidir.” dedi.</p>
<p><strong>Dudakları yalamak kuruluğu artırır </strong></p>
<p>Soğuk havalarda dudak çatlamasını önlemek için uygulanabilecek yöntemlere değinen Prof. Dr. Elmas, “Hindistan cevizi yağı, shea yağı veya zeytinyağı dudaklara sürülebilir. Dudakları yalamaktan kaçınılmalıdır çünkü bu durum kuruluğu artırır. Bol su içmek de dudak sağlığı için önemlidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cilt temizliğinde suyun sıcaklığına dikkat edilmesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Elmas, “Çok sıcak su cildin koruyucu yağ tabakasını daha da hızlı yok eder. Bu da kuruluğu artırır ve cildi tahriş eder. Ilık suyla yıkamak cilt sağlığı için en uygun seçenektir.” diye konuştu.</p>
<p>Evde uygulanabilecek doğal bakım önerileri de paylaşan Prof. Dr. Elmas, “Yarım olgun avokado ezmesi 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile karıştırılıp, yüze uygulanır. 20 dakika bekletilip durulanır. Zeytinyağı ve birkaç damla E vitamini yağı karışımı ciltte koruyucu bariyer oluşturur. Bu doğal yöntemler haftada 1-2 kez uygulanabilir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildiniz-kisa-hazir-mi-581475">Cildiniz kışa hazır mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:33:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[erkekten]]></category>
		<category><![CDATA[liselerde]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi (ASUMA), 500 erkek lise öğrencisiyle akran zorbalığına dair dikkat çekici bir saha araştırması yaptı. Araştırmada öğrencilerin %58’inin zorbalık sürecine bir şekilde dahil olduğu ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067">Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi (ASUMA), 500 erkek lise öğrencisiyle akran zorbalığına dair dikkat çekici bir saha araştırması yaptı. Araştırmada öğrencilerin %58’inin zorbalık sürecine bir şekilde dahil olduğu ortaya çıktı.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve ASUMA Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, “Her üç öğrenciden biri hem zorba hem de mağdur konumunda. Bu grup, depresyon, kaygı ve stres açısından en kırılgan kesim” diyerek çarpıcı tabloya dikkat çekti.</strong></em></p>
<p>Araştırmaya göre öğrencilerin %18’i yalnızca mağdur, %6’sı yalnızca zorba, %34’ü hem zorba hem mağdur. Özellikle 9. sınıf öğrencilerinde mağduriyet oranı %42 ile en yüksek seviyede. Prof. Dr. Oğuz Polat, “Sınıf düzeyi arttıkça depresyon, kaygı ve stresin belirgin biçimde azaldığı görüldü. Bu durum, küçük yaştaki öğrencilerin zorbalık açısından daha yüksek risk altında olduklarını gösteriyor. Bu dönemde özel koruyucu önlemler kritik önem taşıyor” dedi.</p>
<p>Genel olarak değerlendirildiğinde, neredeyse her üç öğrenciden birinin hem zorba hem mağdur konumunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Polat, her beş öğrenciden neredeyse ikisinin ise doğrudan mağduriyet yaşadığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Zorbalığı Önlemek Mümkün </strong></p>
<p>Araştırmada, yüz yüze zorbalığın siber zorbalığa kıyasla ruh sağlığı üzerinde daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Polat, “Bulgular, geleneksel yani yüz yüze zorbalığın, siber zorbalığa göre ruh sağlığı üzerinde daha yıkıcı etkiler yarattığını ortaya koydu. Yüz yüze zorbalığın fiziksel yakınlık ve doğrudan etkileşim içermesi, mağdurların kendilerini daha savunmasız hissetmesine yol açıyor” diye konuştu.</p>
<p>Çalışmada, okul sevgisinin en düşük seviyede olduğu grubun hem zorba hem mağdur öğrenciler olduğu görüldü. Prof. Dr. Oğuz Polat, çözüm için bütüncül yaklaşımın önemine işaret ederek şunları söyledi:<br />
“Okullarda zorbalık karşıtı net politikalar uygulanmalı. Öğretmenler ve veliler farkındalık eğitimleriyle desteklenmeli. Empatiyi artıracak sosyal-duygusal programlar geliştirilmeli ve mağdurların psikolojik destek mekanizmalarına erişimi kolaylaştırılmalı. Siber zorbalığı önlemek için dijital farkındalık şart.”</p>
<p>Ayrıca, zorba ve mağduru aynı anda deneyimleyen kırılgan gruplara yönelik özel rehberlik ve psikososyal desteğin sağlanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz Polat, “Erken yaşta yapılan önleyici çalışmalar, çocukların okul sevgisini ve psikolojik iyi oluşunu güçlendirerek uzun vadede toplumsal refahı artıracaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/liselerde-her-3-erkekten-biri-hem-zorba-hem-magdur-579067">Liselerde Her 3 erkekten biri hem zorba hem mağdur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay Gastrofest&#8217;e Katılan Yüz Binlerce Misafire, Şeflere ve Esnafa Teşekkür Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-gastrofeste-katilan-yuz-binlerce-misafire-seflere-ve-esnafa-tesekkur-etti-573604</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 09:06:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gastrofest]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[katılan]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[misafire]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Konya Gastronomi Festivali, Konya’dan ve Konya dışından gelen yüz binlerce ziyaretçinin yoğun ilgisiyle tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-gastrofeste-katilan-yuz-binlerce-misafire-seflere-ve-esnafa-tesekkur-etti-573604">Başkan Altay Gastrofest&#8217;e Katılan Yüz Binlerce Misafire, Şeflere ve Esnafa Teşekkür Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Konya Gastronomi Festivali, Konya’dan ve Konya dışından gelen yüz binlerce ziyaretçinin yoğun ilgisiyle tamamlandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Bu yıl özellikle 180 şefimizin yaptığı etkinlikler ve yarışmalarla Türkiye gündemine oturmuş bir etkinliği gerçekleştirmiş olduk. İnşallah gelecek yıl çok daha büyük ve güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Konya’nın kadim geçmişini, 10 bin yıldır süren mutfak kültürünü tüm Türkiye’ye anlatmaya kararlıyız. Stant açarak festivalimize destek veren esnafımıza, şeflerimize, yüz binlerce ziyaretçimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi’nin şehrin köklü mutfak kültürünü ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak amacıyla düzenlediği 3. Konya Gastronomi Festivali, 4 gün boyunca yüz binlerce lezzet tutkununu ağırladı.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Kalehan Ecdat Bahçesi’nde düzenlenen festivalin son gününde etkinlik alanını ziyaret ederek esnafla ve vatandaşlarla bir araya geldi. </p>
<p><strong>“KONYA’NIN 10 BİN YILDIR SÜREN MUTFAK KÜLTÜRÜNÜ TÜM TÜRKİYE’YE ANLATMAYA KARARLIYIZ”</strong></p>
<p>Etkinlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Altay, Konya Gastronomi Festivali’nin üçüncüsünü çok büyük bir katılımla gerçekleştirdiklerini belirtti.</p>
<p>Yüz binlerin şehrin gastronomisini tanımak için Konya’da buluştuğunu kaydeden Başkan Altay, “Bu yıl özellikle 180 şefimizin yaptığı etkinlikler ve yarışmalarla Türkiye gündemine oturmuş bir etkinliği gerçekleştirmiş olduk. Özellikle milli maç için gelen taraftarlarımıza hem Konya’nın güzelliklerini hem de yemeklerini tanıtma imkanımız oldu. Konya, ‘Benim Şehrimde Yemek Medeniyettir’ sloganıyla gastronomisini tanıtmak için yeni bir çaba içerisinde. Konya’nın bu kadim geçmişini, 10 bin yıldır süren mutfak kültürünü tüm Türkiye’ye anlatmaya kararlıyız. Bunun için en önemli markalarımızdan birisi de Konya GastroFest. İnşallah gelecek yıl çok daha büyük ve güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz. Etkinliğimize katılan, yarışmalarımıza katılan, şehir dışından gelen tüm aşçılarımıza ve misafirlerimize Hazreti Mevlana’nın, Selçuklu’nun darülmülküne ‘hoş geldiniz’ diyoruz. Bundan sonra Konya ve gastronomi bir arada çok daha güzel işler olacak. Stant açarak festivalimize destek veren esnafımıza, şeflerimize, yüz binlerce ziyaretçimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>ESNAF SATIŞLARDAN, VATANDAŞLAR FESTİVALDEN ÇOK MEMNUN </strong></p>
<p>Festivale açtıkları stantlarla destek veren esnaf da hem Konya’nın yöresel ürünlerini tanıtma fırsatı bulduklarını hem de ciddi miktarda satış yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek Başkan Altay’a teşekkür etti.</p>
<p>Festivalle ilgili konuşan misafirler ise, Konya gastronomisinin zengin içerikleriyle buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Bundan sonra da bu tür etkinliklerin devamını beklediklerini görüşünü paylaşan misafirler emeği geçenlere teşekkür etti.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’NİN ÜNLÜ ŞEFLERİ ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU</strong></p>
<p>Şehrin köklü mutfak kültürünün tanıtımına önemli katkı sağlayan 3. Konya GastroFest, dört gün boyunca adeta lezzet şölenine dönüştü. Türkiye’nin ünlü şefleri ve şehrin kadim yöresel tatları ziyaretçilerle buluştu.</p>
<p><strong>GASTROFEST’TE ÇOCUKLAR DA DOYASIYA EĞLENDİ</strong></p>
<p>Gastrofest’te çocuklar ise, kendileri için özel olarak kurulan etkinlik alanında doyasıya eğlenerek unutamayacakları anlar yaşarken; ayrıca düzenlenen konserler, müzik dinletileri, söyleşiler de festivale renk kattı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-gastrofeste-katilan-yuz-binlerce-misafire-seflere-ve-esnafa-tesekkur-etti-573604">Başkan Altay Gastrofest&#8217;e Katılan Yüz Binlerce Misafire, Şeflere ve Esnafa Teşekkür Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3. Gastronomi Festivali Coşkusu Konya’da başladı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/3-gastronomi-festivali-coskusu-konyada-basladi-572836</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 22:12:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 3. Gastronomi Festivali, Türkiye’nin ünlü şefleri, akademisyenler ile yurtiçinden ve yurtdışından misafirlerin katılımıyla açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-gastronomi-festivali-coskusu-konyada-basladi-572836">3. Gastronomi Festivali Coşkusu Konya’da başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Konya Gastronomi Festivali’nin açılışı büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Kalehan Ecdad Bahçesi’nde gerçekleştirilen festivalin açılışında konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın Çatalhöyük’ten Selçuklu Saraylarına, Mevlevi mutfağından günümüze kadar uzanan, gastro-kültürel bir mirasın taşıyıcısı olduğunu vurguladı.</p>
<p>2019 yılında, ünlü şeflerin, akademisyenlerin ve alanında uzman isimlerin katılımıyla başlattıkları gastronomi serüveninin, her geçen yıl büyüyerek yoluna devam ettiğini kaydeden Başkan Altay, “Bugün, coğrafi işaretli ürün sayımızı 85’e yükselttik. 2021 ve 2022’de Gastrofest’lerde hem meşhur yemeklerimizi hem de unutulmaya yüz tutmuş, geçmişten bugüne taşınan lezzetlerimizi de yeniden gün yüzüne çıkardık. Geldiğimiz noktada, yüz binlerce ziyaretçiyi bir araya getiren bu festival, Konya’mızın gastronomi yolculuğunun en önemli durağı oldu. Bu yıl 3’üncüsünü düzenlediğimiz Gastrofest ile bu çizgiyi daha da yukarı taşıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/konyada-3-gastronomi-festivali-coskusu-0-p6eedVQR.jpeg" /></p>
<p><strong>ÜNLÜ ŞEFLER KONYA MUTFAĞININ KADİM LEZZETLERİNİ SUNACAK</strong></p>
<p>“Gastrofest, aslında bir lezzet festivalinin çok daha ötesinde, medeniyetimizi mutfak kültürü üzerinden anlatan hikâyedir” diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Altay, “100 esnafımızın stant açarak katkı verdiği festivalimiz; 60 söyleşi, 40 atölye çalışması, 4 büyük konser ve 180’e yakın ünlü şefimizin ustalık gösterisi ile gastronomi dünyasına yön verecek, yüzbinlerce ziyaretçiye Konya mutfağının kadim lezzetlerini sunacaktır. Ayrıca, çocuklarımız için özel etkinliklerden sergilere, 12 kategoride gerçekleşecek birbirinden heyecanlı yarışmalardan sıfır atık uygulamalarına kadar çok yönlü bir program bizleri bekliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>100 esnafın stant açarak katkı verdiği Gastronomi Festivali kapsamında; 60 söyleşi, 40 atölye çalışması, 4 büyük konser ve 180’e yakın ünlü şef, yüz binlerce ziyaretçiye Konya mutfağının kadim lezzetlerini sunacak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/konyada-3-gastronomi-festivali-coskusu-1-O5PIdT3G.jpeg" /></p>
<p>3. Konya GastroFest 7 Eylül Pazar gününe kadar Kalehan Ecdad Bahçesi’nde ziyaret edilebilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/3-gastronomi-festivali-coskusu-konyada-basladi-572836">3. Gastronomi Festivali Coşkusu Konya’da başladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enstitü İstanbul İSMEK&#8217;e 48 Saatte 185 Bin Başvuru</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enstitu-istanbul-ismeke-48-saatte-185-bin-basvuru-572110</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 13:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[başvurular]]></category>
		<category><![CDATA[boyu]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=572110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enstitü İstanbul İSMEK’in eğitimlerinden yararlanmak isteyen İstanbulluların sabırsızlıkla beklediği gün geldi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enstitu-istanbul-ismeke-48-saatte-185-bin-basvuru-572110">Enstitü İstanbul İSMEK&#8217;e 48 Saatte 185 Bin Başvuru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enstitü İstanbul İSMEK’in eğitimlerinden yararlanmak isteyen İstanbulluların sabırsızlıkla beklediği gün geldi. 2025-2026 eğitim dönemi için başvurular 1 Eylül itibarıyla başladı. Eğitimlerin başvuruya açıldığı andan itibaren yoğun ilgi gören Enstitü İstanbul İSMEK’te ilk ders zili ise 15 Eylül’de çalacak. İlk 48 saatte 185 bini aşkın başvuru alan Enstitü İstanbul İSMEK’in eğitimlerine katılmak isteyenler başvurularını, kurumun web sitesinden veya İstanbul Senin mobil uygulaması üzerinden yapabiliyor. </strong></p>
<p>Enstitü İstanbul İSMEK’te yeni dönem başvuruları 1 Eylül 2025 Pazartesi günü, sabah saat 10.00’dan itibaren başladı. 2025-2026 eğitim dönemine daha kapsayıcı, üretim odaklı ve teknik altyapısı güçlendirilmiş bir şekilde adım atan Enstitü İstanbul İSMEK’in eğitimlerinden yararlanmak isteyen İstanbullular, başvurulara ilk andan itibaren yoğun ilgi gösterdi. Gelecek hayallerine ve kariyer hedeflerine ulaşmak, meslek edinmek, mesleğinde ilerlemek, sanatsal becerilerini geliştirmek, kişisel gelişimlerine katkı sağlamak ve daha pek çok nedenle İstanbulluların yaşam boyu eğitimdeki ilk tercihi olan Enstitü İstanbul İSMEK’e ilk 1 saatte 68 bin 371 başvuru yapıldı. İlk 48 saatte ise başvurular 185 bini aştı.</p>
<p><strong>İLK GÜN EN ÇOK TERCİH EDİLENLER</strong></p>
<p>Enstitü İstanbul İSMEK’te 2025-2026 eğitim dönemi için ilk ders zili, 15 Eylül 2025 Pazartesi günü çalacak. Yeni dönemin başlamasını sabırsızlıkla bekleyen katılımcı adayları başvurulara yoğun ilgi gösterdi. “Giyim Üretiminde Temel İşlemler” programı ise bugüne kadar binlerce İstanbullunun hayatına dokunan Enstitü İstanbul İSMEK’te, ilk gün en çok tercih edilen program olarak öne çıktı. İngilizce A1.1 Seviyesi, Diksiyon, Pratik Giysi Dikimi, Almanca A. Seviyesi, başvuruların ilk gününde en çok tercih edilen 5 program arasında yer aldı. Aşçı Çırağı, Bilgisayar İşletmenliği (Operatörlüğü), Tığ Örgü Çanta Yapımı, İngilizce A2 Seviyesi (Elementary) ve Karakalem Eğitimi 1. Seviye, en fazla ilgi gören diğer programlardı.</p>
<p><strong>TASARIM VE ÜRETİM ATÖLYELERİNE İLGİ BÜYÜK </strong></p>
<p>Enstitü İstanbul İSMEK, yeni döneme, yaşam boyu eğitime yön verecek yeniliklerle adım attı. Bu yenilikler arasında yer alan ve bu yıl ilk kez hayata geçirilen “Tasarım ve Üretim Atölyeleri”, İstanbullulardan büyük ilgi gördü. Atölyelere ilk gün, binin üzerinde başvuru yapıldı. Şiş ve Tığ Örgü Tasarım ve Üretim Atölyesi, Seramik Tasarım ve Üretim Atölyesi ile Giyim Tasarım ve Üretim Atölyesi, en çok başvuru alan ilk 3 atölye arasında yer aldı. Katılımcılara uygulamalı üretim deneyimi sunacak olan atölyeler, özellikle kadın istihdamı ve sosyal adaleti destekleyen bir model olarak kurgulandı. Atölye kapsamında üretilen özgün tasarımlar, Enstitü İstanbul İSMEK satış noktalarında değerlendirilerek katılımcılara doğrudan gelir elde etme imkânı sunulacak.</p>
<p><strong>HEDEF DAHA ÇOK İSTANBULLUYA ULAŞMAK</strong></p>
<p>2024-2025 eğitim dönemi boyunca Enstitü İstanbul İSMEK’te toplam 870 bin kayıt gerçekleşti. 2019 yılından bu yana ise yüz yüze ve uzaktan eğitimlerde toplam 3,5 milyondan fazla ücretsiz kayıt yapıldı.</p>
<p>Yeni dönem boyunca yüz yüze ve uzaktan 1500’e yakın programla İstanbullularla buluşacak olan Enstitü İstanbul İSMEK, 2025-2026 eğitim döneminde yine yüz binlerce İstanbulluya ulaşmayı hedefliyor.</p>
<p>2025-2026 döneminde Enstitü İstanbul İSMEK’in ücretsiz yüz yüze ve uzaktan eğitimlerinden yararlanmak isteyenler, tüm eğitimleri enstitu.ibb.istanbul ve İstanbul Senin mobil uygulaması üzerinden inceleyerek başvuru yapabilirler. Enstitü İstanbul İSMEK’te başvurular yıl boyu devam edecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enstitu-istanbul-ismeke-48-saatte-185-bin-basvuru-572110">Enstitü İstanbul İSMEK&#8217;e 48 Saatte 185 Bin Başvuru</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zabıta Teşkilatı&#8217;nın 199&#8217;uncu yıl dönümü kutlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zabita-teskilatinin-199uncu-yil-donumu-kutlandi-571232</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 09:08:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zabıta]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571232</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Zabıta Teşkilatı’nın, 199’uncu kuruluş yıl dönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zabita-teskilatinin-199uncu-yil-donumu-kutlandi-571232">Zabıta Teşkilatı&#8217;nın 199&#8217;uncu yıl dönümü kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Zabıta Teşkilatı’nın, 199’uncu kuruluş yıl dönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene katıldı. Personelin zabıta haftasını da kutlayan Başkan Tugay, “Sizlerle gurur duyuyorum. Giydiğiniz üniformanın belediyeyi yansıttığını unutmayın. Temsil ettiğiniz değerler 199 yıllık bir geçmişe sahip. Sahada vatandaşla yüz yüze olduğunuz anlarda zaman zaman zorluk yaşadığınızı biliyoruz. Ne olursa olsun zabıtamız her zaman şefkatle, bilinçle, şehre sahip çıktığını gösteren şekilde davranmalı” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Zabıta Teşkilatının 199’uncu kuruluş yıl dönümü ve Zabıta Haftası nedeniyle Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene katıldı. Törende ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım ile genel sekreter yardımcıları, daire başkanları, sendika temsilcileri ve zabıta personeli de yer aldı.</p>
<p><strong>“Etkili işler yapıyoruz” </strong><br />
Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, zabıta teşkilatının köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. İzmir’in çok güzel bir şehir olduğunu belirten Başkan Tugay, “Çok güzel olan bu şehir aynı zamanda çok değerli bir belediyeye, Büyükşehir Belediyesi’ne ve onunla kol kola çalışan pek çok ilçe belediyesine sahip. Belediyeler, yerel yönetimler o bölgede yaşayan halkın tercih ettiği, iç içe yaşadığı kurumlardır. Biz yerel yönetimlerin sorunların çözümünde çok etkili işler yaptığını düşünüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Temsil ettiğiniz değerler 199 yıllık bir geçmişe sahip”</strong><br />
Belediye çatısı altında görev yapıyor olmaktan gurur duyduklarını ifade eden Cemil Tugay, şunları söyledi: “Yüzümüz halka dönük. Şehrin sorunlarına çözüm üreten çalışmalar ortaya koyuyoruz. Bu gurur verici durum aynı zamanda bize önemli sorumluluklar yüklüyor. Sıradan bir görev yapmıyoruz. Hassasiyetle çalışmak zorunda olduğumuz pek çok konu var. Giydiğiniz üniformanın belediyeyi yansıttığını unutmayın. Temsil ettiğiniz değerler 199 yıllık bir geçmişe sahip. Temsil ettiğiniz devlet, temsil ettiğiniz belediye var. Sahada vatandaşla yüz yüze olduğunuz anlarda zaman zaman zorluk yaşadığınızı biliyoruz. Ne olursa olsun zabıtamız her zaman şefkatle, bilinçle, şehre sahip çıktığını gösteren şekilde davranmalı.”</p>
<p><strong>“İzmir halkı adına sizlere teşekkür ediyorum”</strong>Zabıta teşkilatı ile gurur duyduğunu da belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Sizlere hem kendi adıma daha önemlisi temsil ettiğim İzmir halkı adına çok teşekkür ediyorum. Zaman zaman haksız yere suçlansanız da bazen işin arka planını bilmeden size atılan bazı suçlamalara maruz kalıyor olsanız da çizginizden ve çizgimizden asla ödün vermeden çalışmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızdan beklentimiz zabıtamız görev yaparken nelere maruz kaldığını ve ne yapmaya çalıştığını da objektif olarak değerlendirmesi. Zaman zaman belediye personelini kolayca suçlayabiliyorlar. Zabıta da yaptığı hassas işlerden dolayı çok kolayca suçlanabiliyor. Ama böyle adaletsiz bakış açısını kabul etmiyorum. Sizlerin daha iyi koşullarda çalışması ve yaptığınız işlerin daha iyi sonuç vermesi adına birlikte görev yapmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kamu adına düzeni sağlamak için mücadele ediyoruz”</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Gökhan Daca da kentin güvenliği için çalıştıklarını anlattı Daca, “Her geçen gün hizmet kalitemizi arttırarak 7 gün 24 saat çalışma modeliyle görevimizi sürdürüyoruz. Zabıta kent paydaşı olmanın teminatıdır. Yerel yönetimlerin topluma yansıyan yüzüdür. Bunun için zabıta teşkilatı bilgili, cesur, kararlı ve güçlü olmalı. Bizler bu zor görevi fedakarca sürdürüyoruz. Gerektiğinde canı pahasına görev yapan zabıta teşkilatımızın, halkın güven ve sevgisinden güç alıyoruz” dedi.<br />
Konuşmaların ardından Gökhan Daca, Başkan Tugay’a teşkilata yönelik desteği için teşekkür ederek plaket takdim etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zabita-teskilatinin-199uncu-yil-donumu-kutlandi-571232">Zabıta Teşkilatı&#8217;nın 199&#8217;uncu yıl dönümü kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinde kontenjanların yüzde 100&#8217;ü doldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-kontenjanlarin-yuzde-100u-doldu-567934</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 14:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[lisans]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567934</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Merkezi Yerleştirme Sonuçlarına göre; Ege Üniversitesinin kontenjanlarının yüzde 100’ü doldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-kontenjanlarin-yuzde-100u-doldu-567934">Ege Üniversitesinde kontenjanların yüzde 100&#8217;ü doldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Merkezi Yerleştirme Sonuçlarına göre; Ege Üniversitesinin kontenjanlarının yüzde 100’ü doldu.</p>
<p>Türkiye’nin köklü, Ege Bölgenin ilk yükseköğretim kurumu olan Ege Üniversitesi, son sekiz yıldaki başarısını sürdürerek yüksek puanlı öğrencilerin en çok tercih ettiği üniversitelerden biri oldu. Üniversite yerleştirme başarı puanları ve sıralamaları yükselen Ege Üniversitesinin kontenjanlarının 99.76’sı dolarken 4 bin 245 lisans, 3 bin 304 ön lisans olmak üzere toplam 7 bin 549 genç, Egeli olmanın sevincini yaşadı.</p>
<p>Yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, bu yıl da başarılı öğrencilerin ilk tercihleri arasında yer aldıklarını söyledi. Ege Üniversitesini tercih ederek yerleşen öğrencileri ve ailelerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Budak,  “Tam akredite, milli yenilik ödüllü, spor dostu kampüs ünvanlı, sağlık temalı öncü araştırma üniversitemiz son sekiz yıldaki başarısını sürdürerek YÖK tarafından verilen kontenjanlarının tamamını doldurdu. Uzun ve zorlu bir sınav maratonun ardından üniversite hayaline ulaşan öğrencilerimiz, Ege Üniversitesinin huzurlu ve güvenli, 7/24 canlı, yaya öncelikli,  erişilebilir ve sürdürülebilir; bilim, kültür, sanat ve spor dostu ekosisteminde kaliteli bir öğrenim hayatı geçirecekler. Üniversitemizi tercih ederek yerleşme başarısı gösteren tüm öğrencilerimi ve ailelerini tebrik ediyorum.” dedi.</p>
<p><b>“400 bine yakın mezunu ülkemize kazandırdık”</b></p>
<p>Ege Üniversitesinin bu sene 70’inci yıl dönümünü kutladığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “ Ege Üniversitesi olarak dört yüz bine yakın mezunu ülkemize kazandırdık. Ülkemizin teminatı yeni nesilleri yetiştirmeye devam ediyoruz. Son dönemde öğrencilerimizi daha kaliteli bir ekosistemde yetiştirmek için el birliği ile önemli projeleri hayata geçirdik. Üniversitemizi uluslararası arenada saygın bir yükseköğretim kurumu konumuna taşıdık. Hayata geçirdiğimiz projeler neticesinde tarihi başarılara imza attık.  Türkiye’de bir ilki başararak YÖKAK’tan beş yıllık tam kurumsal akreditasyon alan ilk devlet üniversitesi unvanı aldık. Ardından çağın gereklerine uygun girişimcilik ekosistemi ve yenilikçi eğitim modeli ile hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yüksek katma değerli akademik üretime öncülük ederek ülkemizin 23 araştırma üniversitesinden birisi olduk. Öğrenci odaklı 90’a yakın örnek uygulamayı hayata geçirerek ‘Öğrencilerin Kariyer Gelişimini En Etkin Şekilde Destekleyen Üniversite’ ödülünü alan ilk ve tek üniversite olmanın gururunu yaşadık.  Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Spor Dostu Kampüs Projesi’ kapsamında yaya öncelikli dört mevsim yeşil sürdürülebilir ve erişilebilir kampüsümüz ile  ‘Spor Dostu Kampüs’ unvanını kazandık. Kalite odaklı ve akademik performansa dayalı yönetim anlayışı; nitelikli mezunları, sunduğu üniversite-sektör iş birliği modeli; ulusal ve küresel sorunlara duyarlı, yenilikçi, girişimci ve rekabetçi yapımız dolayısıyla, YÖK tarafından ‘Milli Yenilik Ödülü’ne layık görüldük” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kalite ve akreditasyonu kültür haline getirdik”</b></p>
<p>Ege Üniversitesinin program akreditasyonu ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu başarısından bahseden Rektör Prof. Dr. Budak,   ulusal ve uluslararası sıralamalarda da önemli bir konuma yükseldiklerini söyledi. Rektör Prof. Dr. Budak, “Kalite ve akreditasyonu bir kültür haline getirerek sürdürülebilir konsepte taşıdık.   2017 yılında 11 lisans programı akredite iken 2025 yılı itibarı ile lisans ve ön lisans programlarının yüzde yüze yakınının kalitesini tescilledik. Yükseköğretimde kalite güvencesi, öğrenci odaklı eğitim ve uluslararası tanınırlık açısından önemli bir yapı taşı olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosu kullanma hakkı kazanan 70 program ile ülkemizde birinci sıraya yerleştik. Uluslararası bilimsel fonlar ile TÜBİTAK proje kabul sayısında Türkiye birincisi olan Ege Üniversitesi, TÜBİTAK 2209-A ve B Programlarında,  Patent tescilinde, patent lisanslamada YÖK 100/2000 Doktora Burs Programında zirvede yer aldı. Türkiye Üniversite Deneyim Araştırmasında,  4.9 Üniversitelerin Memnuniyet Yüzdelik Dilimi ortalaması ile devlet üniversiteleri arasında 4’üncü sıraya yükseldik. Önemli sıralama kuruluşlarının listelerinde dünya ölçeğinde her geçen gün başarı ivmemizi yükselttik” dedi.</p>
<p>Ege Üniversitesinin sürdürülebilir, erişilebilir, örnek bir yerleşkeye sahip olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak,   “Önümüzdeki süreçte de öğrencilerimizin güvenine layık olmak, öğrenci odaklı araştırma üniversitesi konseptini sürdürmek için vizyoner  projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Tüm paydaşlarımızla birlikte ülkemize değer katmayı sürdüreceğiz. Cumhuriyetin ikinci asrını Türk bilim yüzyılı yapmak için durmadan duraksamadan, yeni başarı hikâyeleri yazarak dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumu olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Bu vesile ile bilim üretme yolculuğumuzda bizlere her daim destek veren YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar hocamıza şahsım ve üniversitem adına bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinde-kontenjanlarin-yuzde-100u-doldu-567934">Ege Üniversitesinde kontenjanların yüzde 100&#8217;ü doldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı Sokak Festivali&#8217;nde çocuklar doyasıya eğlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayrakli-sokak-festivalinde-cocuklar-doyasiya-eglendi-565546</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 10:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[doyasıya]]></category>
		<category><![CDATA[eğlendi]]></category>
		<category><![CDATA[festivalinde]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi tarafından düzenlenen Sokak Festivali, Osmangazi Mahallesi Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nda çocuklara ve ailelere unutulmaz anlar yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrakli-sokak-festivalinde-cocuklar-doyasiya-eglendi-565546">Bayraklı Sokak Festivali&#8217;nde çocuklar doyasıya eğlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi tarafından düzenlenen Sokak Festivali, Osmangazi Mahallesi Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nda çocuklara ve ailelere unutulmaz anlar yaşattı. Coşkuyla geçen etkinlikte kukla gösterileri, palyaçolar, eğitici atölyeler ve sportif oyunlar miniklere hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sundu. Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Çocuklarımızı bilim, sanat ve sporla buluşturmak bizim için sadece bir görev değil, aynı zamanda en büyük heyecan kaynağımızdır” dedi.</p>
<p>KUKLA, PALYAÇO VE BALONCUK GÖSTERİLERİ RENK KATTI<br />
Bayraklı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün organize ettiği sokak festivali, yüzlerce çocuk ve ailenin katılımıyla gerçekleşti. Etkinlik alanında en çok ilgiyi çeken performanslar arasında kukla gösterileri, baloncuk şovları, yüz boyama etkinlikleri ve palyaçolar yer aldı. Çocuklar sahne gösterileriyle doyasıya eğlenirken; öykü, satranç, robotik kodlama, arkeoloji, görsel sanatlar ve zekâ oyunları atölyelerinde yeni bilgiler edinerek keyifli vakit geçirdi. Bilim, sanat ve spor temalı atölyelerde ise yeteneklerini keşfetme fırsatı buldular. Özellikle uzay bilimi, zekâ oyunları, arkeoloji, robotik kodlama ve eğlenceli matematik çalışmaları yoğun ilgi gördü. Spor İşleri Müdürlüğü’nün desteğiyle kurulan “survivor” parkuru, çuval yarışı ve halat çekme gibi oyunlar da büyük beğeni topladı.</p>
<p>MUTLU ÇOCUKLAR, AYDINLIK YARINLAR<br />
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Çocuklarımızı bilim, sanat ve sporla buluşturmak bizim için sadece bir görev değil, aynı zamanda en büyük heyecan kaynağı. Onların gözlerindeki ışıltı, yüzlerindeki tebessüm; bu ülkenin geleceğine duyduğumuz inancın en güçlü kanıtı oluyor. Bayraklı’da her bir çocuğumuzun potansiyelini ortaya çıkarmak, onlara mutlu ve umut dolu bir gelecek sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; mutlu çocuklar, aydınlık yarınların teminatıdır. Çocuklarımızın yüzlerindeki mutluluk ise bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır. Etkinliğe katılan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>ŞENLİK SOĞUKKUYU’DA DEVAM EDİYOR<br />
Bayraklı Sokak Festivali, tüm coşkusuyla 20 Ağustos Çarşamba (bugün) 18.00-20.30 saatleri arasında Soğukkuyu Şehit Kara Pilot Yüzbaşı Ümit Özerli Parkı’nda devam edecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayrakli-sokak-festivalinde-cocuklar-doyasiya-eglendi-565546">Bayraklı Sokak Festivali&#8217;nde çocuklar doyasıya eğlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ön dişlerde doku kaybı ve kırıklara yapılan lamina uygulamalar yüz güldürüyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/on-dislerde-doku-kaybi-ve-kiriklara-yapilan-lamina-uygulamalar-yuz-gulduruyor-563492</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 12:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerde]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[güldürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kırıklara]]></category>
		<category><![CDATA[lamina]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, estetik diş dolguları ve lamina uygulamalarının çeşitleri, kullanım alanları ve avantajları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/on-dislerde-doku-kaybi-ve-kiriklara-yapilan-lamina-uygulamalar-yuz-gulduruyor-563492">Ön dişlerde doku kaybı ve kırıklara yapılan lamina uygulamalar yüz güldürüyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, estetik diş dolguları ve lamina uygulamalarının çeşitleri, kullanım alanları ve avantajları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Beyaz dolgular estetik bir gülüş sağlıyor…</strong></p>
<p>Estetik dolgular, yani günümüzde bilinen beyaz dolguların, gülüş tasarımının en önemli ilk adımlarından biri olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Geçmiş zamanlarda siyah dolgular, yani amalgam dolgular kullanılırdı. Çürük dişleri temizledikten sonra açığa çıkan aşırı madde kaybı olan dişleri tekrar restore edebilmek için bu dolgular tercih edilirdi.” dedi.</p>
<p>Günümüzde ise kompozit adı verilen beyaz dolgular sayesinde hem arka hem de ön bölgedeki dişlerin estetik yaklaşımlarla tamamlanarak gülüşümüzün eski düzenine kavuşturulabildiğini ifade eden Mimir, “Arka bölgedeki bir dişte çok büyük bir madde kaybı varsa ve doku kaybı fazlaysa, bu durumda estetik olarak inlay, onlay veya overlay dediğimiz; kompozit ya da porselen materyallerden yapılabilen büyük dolguları tercih ediyoruz. Fakat küçük ya da orta boy çürüklerde kompozit dolgu alternatifi hâlâ mevcut.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dişlerde doku kaybı, renklenme veya kırık varsa lamina tercih ediliyor…</strong></p>
<p>Ön bölgelerde ise artık gri dolguların tercih edilmediğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Estetik olarak kompozit dolgularla gülüşümüzü tamamlayabiliyoruz. Ön bölge dolgularında eğer doku kaybı fazlaysa ve dişin ön yüzünde şiddetli madde kayıpları, renklenmeler veya kırıklar varsa, bu sefer lamina uygulamaları dediğimiz tedavi yaklaşımını tercih edebiliyoruz.” dedi.</p>
<p>Laminaların hem kompozit materyallerden hem de porselen materyallerden yapılabildiğini vurgulayan Mimir, şunları söyledi:</p>
<p>“Kompozit lamina, halk arasında ‘bonding’ olarak bilinen lamina uygulamasının kompozit versiyonudur. Diş yüzeyinden minimal düzeyde, hatta bazen hiç aşındırma yapmadan, dolgu malzemesi ekleyerek ve ardından küçük düzeltmeler yaparak diş yüzeyindeki eksiklikleri kapatabiliyoruz. Eğer dişler arasında boşluklar varsa, bu boşluklar da aynı şekilde kompozit dolgu uygulamalarıyla kapatılarak gülüş daha estetik hale getirilebiliyor.”</p>
<p><strong>Kompozit tek seansta, porselen daha uzun sürede uygulanır…</strong></p>
<p>Yaprak lamina, yani porselen laminalarda ise dişlerin üzerinde yine minimal düzeyde aşındırma yapıldığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ancak bu sefer laboratuvarda, diş yüzeyine özel olarak hazırlanan porselenler kullanılır. Laboratuvardan gelen porselen ile diş yüzeyi restore edilir. İki yöntem arasındaki en önemli fark, kompozit uygulamaların tek seansta yapılabilmesi, porselen uygulamalarda ise ölçü alma ve laboratuvar işlemleri nedeniyle sürecin biraz daha uzun sürmesidir. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/on-dislerde-doku-kaybi-ve-kiriklara-yapilan-lamina-uygulamalar-yuz-gulduruyor-563492">Ön dişlerde doku kaybı ve kırıklara yapılan lamina uygulamalar yüz güldürüyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;in yüz akı kulübünden 2025&#8217;e damga</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-yuz-aki-kulubunden-2025e-damga-560713</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 11:25:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirin]]></category>
		<category><![CDATA[damga]]></category>
		<category><![CDATA[kulübünden]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560713</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü yarışmacı ve yetiştirici kimlikleriyle faaliyetlerine devam ederken triatlon branşındaki başarılar dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-yuz-aki-kulubunden-2025e-damga-560713">Büyükşehir&#8217;in yüz akı kulübünden 2025&#8217;e damga</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü yarışmacı ve yetiştirici kimlikleriyle faaliyetlerine devam ederken triatlon branşındaki başarılar dikkat çekti. Kulüp performansıyla 2025 yılına damga vururken ayrıca farklı alanlardaki istatistikler de göz doldurdu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, triatlon branşındaki başarılarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Kulüp, performans takımı, gelişim sporcuları ve alt yapı gruplarıyla birlikte ayrıca modern pentatlon, koşu, bisiklet ve paletli yüzme gibi farklı alanlarda da performansıyla göz dolduruyor. Hem kürsü başarıları hem de milli takım davetleriyle öne çıkan takım gelecek yıllar için umut veriyor.</p>
<p><strong>Milli takım barajları aşıldı</strong></p>
<p>Sezon başında yapılan performans testlerini başarıyla geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi Triatlon Takımı; 9 sporcu ve 3 antrenörüyle milli takımlarda bu yıl en fazla temsil edilen kulüpler arasında yer aldı. Milli takım ve kulüp antrenörleri Mert Onaran, Alper Tolga Köksoy ve İzgi Akkeçeli eşliğinde yarışmalara hazırlanan triatlon sporcularından Taha Eren Coşgun, milli takım barajını geçen en genç sporcu olarak olimpik hazırlık kadrosuna seçildi. 2024 yılında genç erkek kategorisinde katıldığı her yarışı birinci tamamlayarak sezon sonu şampiyonu olan 20 yaşındaki triatlet, katıldığı son 7 ulusal turnuvadan 6 altın, 1 bronz madalya çıkardı. Elit erkekler kategorisini sezon sonu şampiyonu olarak tamamlayan 22 yaşındaki Emir Aracı ise milli takım barajını geçerek, Taha Eren Coşgun’la birlikte Sırbistan’da düzenlenen World Triathlon Development Regional Cup’ta ülkemizi temsil etti. Yüzme, dağ koşusu ve atletizm branşlarında önemli derecelere sahip hukuk fakültesi öğrencisi Emir Aracı, 2025 Serik Triatlonu’nu da Türkiye Şampiyonu olarak tamamladı. Mavi beyazlıların milli triatletleri, Irmak Şereflioğlu ve Özlenen İpek Günad, triatlon bursu ile Amerika’da eğitim hakkı kazandı. Türkiye ve Balkan şampiyonlukları bulunan 18 yaşındaki Irmak Şereflioğlu ile çıktığı 14 ulusal yarışın tamamında madalya kazanan 23 yaşındaki milli sporcu Özlenen İpek Wingate Üniversitesi (ABD) triatlon takımında kendisine yer buldu. Özlenen İpek Günad geçtiğimiz hafta düzenlenen Salda Triatlonu’nun da birincilik kürsüsüne çıktı.</p>
<p><strong>Ev sahibi gururu</strong></p>
<p>Hem matematik öğretmeni hem de bir Ironman sporcusu olan İpek Öztosun Bezdan (31), İzmir Duatlonu&#8217;nda birincilik ipini göğüsledi. Madalya töreninde ödülünü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan’ı Dr. Cemil Tugay’ın elinden alan rekortmen sporcu, katıldığı son altı ulusal turnuvayı da ilk sırada tamamlama başarısı gösterdi. Kasım ayında İspanya’da düzenlenecek Ironman 70.3 Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecek deneyimli sporcu, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Çeşme Yarı Maratonu’nu da geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine şampiyon tamamladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu işbirliğinde rekor bir katılımla düzenlenen İzmir Duatlonu’nu 5 madalya ile tamamlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Triatlon Takımı’nda; Ege Kızılelma, Uzay Tenli Yıldız ve Delfin Eylül Avcı ikincilik kürsüsüne çıkarken, Arkın Şıktaşlı ise üçüncü oldu.</p>
<p><strong>Serik ve Ordu’da çifte gurur</strong></p>
<p>Nisan ayında düzenlenen Serik Triatlonu’nda Emir Aracı, elit erkekler kategorisinde altın, Delfin Eylül Avcı ise yıldız kadınlar kategorisinde bronz madalya kazandı. İpek Öztosun Bezdan, yüzme, bisiklet, koşu kategorilerden oluşan Ordu Triatlonu’nda birinci olarak şampiyonluk geleneğini sürdürürken, Özlenen İpek Günad ve Taha Eren Coşgun ise elit kategoride madalya kazanarak sezonun dikkat çeken isimleri oldu.</p>
<p><strong>Miniklerden geleceğe umut</strong></p>
<p>Kuşadası’da düzenlenen GEKA Multisports etkinliklerinde 31 sporcuyla mücadele eden mavi beyazlılar, 6’sı altın toplam 16 madalya kazanarak en çok madalya toplayan kulüp olarak turnuvayı tamamladı. Hem bireysel başarılarla hem de altyapıdaki geniş kadrosuyla gelecek sezonlar için büyük heyecan yaratan minik sporcular, okullararası modern pentatlon ve triatlon yarışlarında elde ettikleri başarılarla da kulübün geleceğine umut oldu. Foça ve Aydın Triatlonu’na hemen hemen tamamı spor okullarından yetişen altyapı sporcuları ile katılan mavi beyazlılar, M1, M2 ve M3 kategorilerinde önemli deneyim kazandı.</p>
<p><strong>Koşu ve bisiklette de var</strong></p>
<p>Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen Zübeyde Hanım Koşusu’nda Delfin Eylül Avcı, Yağız Emre Mutlu, Ata Benlikaya ve Devrim Atlas Avcı birinci oldu. Okul bisiklet yarışlarında ise Rüzgar Çınar Kavak, Taha Kuzey Ercan, Toprak Kavak, Melis Tufantepe ve Ceylin Kilislioğlu kürsüde yer aldı. 2025 yılında düzenlenen Okullararası Paletli Yüzme Şampiyonası’nda Oğuz Akalın, Lila Leyla Demir ve Şimal Zeyrek, okullararası bisiklet yarışlarında ise Ceylin Kilislioğlu, Melis Tufantepe, Kuzey Ercan, Rüzgar Çınar Kavak ve Toprak Kavak madalya kazandı.</p>
<p><strong>Fair play anlayışıyla yetişiyorlar</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün triatlon takımı sporcuları, yalnızca performanslarıyla değil, sergiledikleri centilmenlikle de alkış topluyor. Geçtiğimiz hafta düzenlenen Aydın Triatlonu’nda yere düşen takım arkadaşı Taha Kuzey Ercan’a yardım ettiği için geride kalıp yarışı dördüncü tamamlayan 11 yaşındaki Devrim Atlas Avcı yarışı izleyen sporseverlerden ve takım arkadaşlarından büyük takdir topladı. Yarışı kazanmak yerine arkadaşını yalnız bırakmamayı seçen genç sporcu, fair play ruhunu sadece sahada değil, kalbinde taşıdığını da gösterdi.</p>
<p><strong>Okul spor bir arada</strong></p>
<p>Triatlon takımları, yoğun antrenman programlarına rağmen eğitim ve okul sorumluluklarını da ihmal etmiyor. Haftada 20 km yüzme, 10 saat koşu, 10 saat de bisiklet antrenmanı ile fiziksel performanslarını her geçen gün daha da geliştiren sporcular, derslerine gösterdikleri özenle de dikkat çekiyor. Okullararası yapılan il ve bölge yarışmalarında adete tüm kürsüleri kapatan minik sporcular eğitim ve sanat alanındaki başarılarıyla da öne çıkıyor. Zeka Oyunları İl Şampiyonu Melis Tufantepe, Bölgesel Lig Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye ikincisi, Melis Tufantepe, Tuana Gültekin ve Buz Pateni Türkiye Şampiyonası’nda bronz madalya kazanan Dolunay Onaran’dan oluşan minik triatlon takımı ise Türkiye 3’üncüsü oldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-yuz-aki-kulubunden-2025e-damga-560713">Büyükşehir&#8217;in yüz akı kulübünden 2025&#8217;e damga</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KO-MEK&#8217;te uluslararası bir yüz: Sunghee Park</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ko-mekte-uluslararasi-bir-yuz-sunghee-park-554673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 08:12:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[komekte]]></category>
		<category><![CDATA[park]]></category>
		<category><![CDATA[sunghee]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz eğitimleri, farklı kültürlerden insanlara yeni fırsatlar sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mekte-uluslararasi-bir-yuz-sunghee-park-554673">KO-MEK&#8217;te uluslararası bir yüz: Sunghee Park</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz eğitimleri, farklı kültürlerden insanlara yeni fırsatlar sunuyor. Güney Koreli Sunghee Park, KO-MEK kurslarıyla Türk kültürünü tanıyıp sanatını geliştirerek internetten satış yapıyor.</p>
<p><b>KÜLTÜRÜMÜZÜ ÖĞRENDİ, DOSTLUKLAR KURDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz meslek ve sanat eğitim kursları KO-MEK, sadece yerel halkın değil, bölgeye yerleşen yabancıların da hayatını değiştiriyor. 21 yıldır Türkiye’de yaşayan Güney Koreli üç çocuk annesi Sunghee Park, Tuzla’dan Gebze’ye düzenli olarak gidip geldiği KO-MEK resim kursları sayesinde hayatında yeni bir sayfa açtı. Burada sadece resim yapmayı öğrenmekle kalmadı, Türk kültürünü derinlemesine tanıdı ve unutulmaz dostluklar kurdu.</p>
<p><b>KO-MEK’LE BAŞLAYAN YENİ BİR HAYAT</b></p>
<p>“KO-MEK sayesinde Türkiye’de kendimi evimde gibi hissediyorum” diyen Sunghee, “Burada resim yapmayı öğrendim ama en önemlisi, çok değerli arkadaşlıklar edindim. Hocalarım ve kurs arkadaşlarım bana hem resmin inceliklerini hem de Türk kültürünü öğrettiler. Bu benim için büyük bir şans” ifadelerini kullandı. Tuzla’dan her hafta kursa gidip gelirken yaşadığı keyif, Sunghee’nin Türkiye’deki hayatına yeni bir anlam kattı.</p>
<p><b>İKİ KÜLTÜR ARASINDA TATLI BİR KÖPRÜ</b></p>
<p>Sunghee’nin en sevdiği anılardan biri, kurs arkadaşlarının ona “mehir” kavramını anlatmasıyla başladı. “Arkadaşlarım bana mehirden bahsettiğinde çok şaşırdım. Hemen eve gidip eşime sordum: ‘Benim mehrim nerede?’ Bu çok tatlı ve komik bir andı. Bu sayede Türk kültürünü çok daha yakından tanıdım ve hayatımda yeni pencereler açıldı” diye anlatıyor Sunghee, gülümseyerek.</p>
<p><b>SANATI İLE EV EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYOR</b></p>
<p>KO-MEK’te aldığı eğitimle sanatını bir adım öteye taşıyan Sunghee, yaptığı resimleri internet üzerinden satmaya başladı. “Sanat benim için sadece hobi değil, aynı zamanda bir gelir kapısı oldu. KO-MEK sayesinde öğrendiklerimi kullanarak ev ekonomimize katkı sağlıyorum” diyor. Bu da KO-MEK’in sadece sosyal değil, ekonomik açıdan da büyük bir fırsat sunduğunun kanıtı.</p>
<p><b>TAHİR BÜYÜKAKIN’A MİNNETTARLIK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a minnettarlığını dile getiren Sunghee, “Başkanımızın vizyonu ve KO-MEK’in ücretsiz eğitimleri sayesinde hayatım değişti. Burada sadece yeni beceriler kazanmakla kalmadım, kendimi daha güçlü ve özgür hissediyorum” ifadelerini kullanıyor. KO-MEK’in herkes için erişilebilir olması, farklı kültürlerden insanlara dokunmasını sağlıyor.</p>
<p><b>DOSTLUĞUN VE EĞİTİMİN ADRESİ: KO-MEK</b></p>
<p>KO-MEK, Kocaeli’de yerli ve yabancı kursiyerlerin bir araya geldiği, kültürlerarası köprülerin kurulduğu bir eğitim merkezi olarak öne çıkıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime yaptığı yatırımlar sayesinde KO-MEK, sadece mesleki ve sanatsal gelişimi değil, sosyal dayanışmayı ve ekonomik kalkınmayı da destekliyor. Sunghee’nin hikayesi, bu başarının en güzel örneklerinden biri.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mekte-uluslararasi-bir-yuz-sunghee-park-554673">KO-MEK&#8217;te uluslararası bir yüz: Sunghee Park</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köpekbalığı Festivali&#8217;ne Özel &#8216;Bertie Gregory Köpekbalıkları ile Yüz Yüze&#8217;, 13 Temmuz Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kopekbaligi-festivaline-ozel-bertie-gregory-kopekbaliklari-ile-yuz-yuze-13-temmuz-pazar-2000de-national-geographic-wild-ekranlarinda-553179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 08:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bertie]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[festivaline]]></category>
		<category><![CDATA[geographic]]></category>
		<category><![CDATA[gregory]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[national]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[wild]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güney Afrika’ya giden Bertie Gregory, şimdiye kadarki en tehlikeli görevine çıkıyor ve koruyucu kafes olmadan suya dalarak büyük beyaz köpekbalıklarını fok avlarken görüntülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kopekbaligi-festivaline-ozel-bertie-gregory-kopekbaliklari-ile-yuz-yuze-13-temmuz-pazar-2000de-national-geographic-wild-ekranlarinda-553179">Köpekbalığı Festivali&#8217;ne Özel &#8216;Bertie Gregory Köpekbalıkları ile Yüz Yüze&#8217;, 13 Temmuz Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika’ya giden Bertie Gregory, şimdiye kadarki en tehlikeli görevine çıkıyor ve koruyucu kafes olmadan suya dalarak büyük beyaz köpekbalıklarını fok avlarken görüntülüyor.</p>
<p>Köpekbalığı Festivali’ne özel “Bertie Gregory Köpekbalıkları ile Yüz Yüze”, 13 Temmuz Pazar 20.00’de National Geographic WILD’da!</p>
<p>Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan <strong>National Geographic WILD</strong> kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kopekbaligi-festivaline-ozel-bertie-gregory-kopekbaliklari-ile-yuz-yuze-13-temmuz-pazar-2000de-national-geographic-wild-ekranlarinda-553179">Köpekbalığı Festivali&#8217;ne Özel &#8216;Bertie Gregory Köpekbalıkları ile Yüz Yüze&#8217;, 13 Temmuz Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;2025 İzmir Bilim Olimpiyatları (İZBO) 2. Aşama: Yüz Yüze Değerlendirme Sınavı&#8221; Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2025-izmir-bilim-olimpiyatlari-izbo-2-asama-yuz-yuze-degerlendirme-sinavi-gerceklestirildi-542240</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 15:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aşama]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[izbo]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[olimpiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542240</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Bilim, Eğitim ve Sanat Derneği (BESDE) iş birliğiyle düzenlenen “2025 İzmir Bilim Olimpiyatları 2. Aşama: Yüz Yüze Değerlendirme Sınavı” 615 öğrencinin katılımıyla Bornova Anadolu Lisesinde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025-izmir-bilim-olimpiyatlari-izbo-2-asama-yuz-yuze-degerlendirme-sinavi-gerceklestirildi-542240">&#8220;2025 İzmir Bilim Olimpiyatları (İZBO) 2. Aşama: Yüz Yüze Değerlendirme Sınavı&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Bilim, Eğitim ve Sanat Derneği </span>(BESDE) <span>iş birliğiyle düzenlenen “2025 İzmir Bilim Olimpiyatları 2. Aşama: Yüz Yüze Değerlendirme Sınavı” 615 öğrencinin katılımıyla Bornova Anadolu Lisesinde gerçekleştirildi.</span> Bilimsel düşünme becerilerinin geliştirilmesi, temel bilimlere olan ilginin artırılması ve geleceğin bilim insanı adaylarının desteklenmesi amacıyla düzenlenen sınava; İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Hasan Vermez, İl Millî Eğitim Şube Müdürü Ali Can Güllü, eğitim yöneticileri, öğretmenler, veliler ve çok sayıda öğrenci katıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>İZBO ile Bilimin Işığında Yükselen Nesil</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sınav; ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerin katılımıyla matematik, bilgisayar, fen bilimleri, fizik, kimya ve biyoloji alanlarında toplam 12 farklı kategoride gerçekleştirildi. Kategoriler, öğrencilerin yaş gruplarına ve seviyelerine göre belirlenerek akademik derinliği ve bilimsel düşünme kapasitesini ölçmeye yönelik olarak hazırlandı. <span>2025 İzmir Bilim Olimpiyatları</span>’nın ikinci aşamasını oluşturan bu sınav, öğrencilerin akademik gelişimlerine katkı sağlamanın yanı sıra onların bilimsel alanlarda potansiyellerini keşfetmelerine imkân tanıdı. Aynı zamanda İzmir&#8217;de bilimsel farkındalığın artırılması yönünde önemli bir adım atıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>Bilimle Büyüyen Umutlar, Geleceğin Kapılarını Aralıyor</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Sınav esnasında öğrenci velileriyle bir araya gelen İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, velilerle sınav sürecini değerlendirdi. İzmir Bilim Olimpiyatları’nın (İZBO) bir yarışma olmasının yanı sıra gençlerin bilimsel farkındalığını artırmaya yönelik güçlü bir eğitim vizyonu olduğunu vurgulayan Yahşi, şu ifadeleri kullandı: “İZBO, evlatlarımızın içindeki öğrenme arzusunu görünür kılmak ve onları bilimle buluşturmak adına büyük bir umut projesinin adıdır. Bugün burada sadece bir sınav yapmıyoruz; aynı zamanda geleceğin bilim insanlarının, mühendislerinin ve düşünce liderlerinin kalplerine dokunuyoruz. Her biri farklı hayaller kuran bu çocuklarımız, bizim yarınlarımız, umudumuz ve ortak geleceğimizdir. İzmir eğitim ailesi olarak bilimin ışığıyla onların hayallerine eşlik ediyor ve her biriyle gurur duyuyoruz. İnanıyorum ki burada yarışan her öğrencimiz, birincilikten çok daha kıymetli bir şey kazandı: Kendi potansiyelini fark etme cesareti. Eğitimciler olarak biz, el ele vererek her çocuğumuzun içinde saklı duran cevheri, sabırla ve sevgiyle ortaya çıkarmaya; onları anlamaya ve onlara inanmaya devam edeceğiz. Evlatlarımıza bu yolda eşlik eden herkese gönülden teşekkür ediyorum.”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Olimpiyat Kültürü” ana temasıyla çevrim içi ön değerlendirme, yüz yüze değerlendirme ve çevrim içi eğitimler olmak üzere üç aşamada yürütülen İzmir Bilim Olimpiyatları programı, İzmir genelinde bilimsel yeteneklerin erken yaşta keşfedilmesi ve desteklenmesi yönünde atılan önemli bir adım oldu.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025-izmir-bilim-olimpiyatlari-izbo-2-asama-yuz-yuze-degerlendirme-sinavi-gerceklestirildi-542240">&#8220;2025 İzmir Bilim Olimpiyatları (İZBO) 2. Aşama: Yüz Yüze Değerlendirme Sınavı&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menemen&#8217;de bu yıl 14. kez gerçekleştirilen Emiralem Çilek Festivali, yüz binlerce ziyaretçinin buluşma noktası oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menemende-bu-yil-14-kez-gerceklestirilen-emiralem-cilek-festivali-yuz-binlerce-ziyaretcinin-bulusma-noktasi-oldu-458725</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 10:38:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[çilek]]></category>
		<category><![CDATA[emiralem]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirilen]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[menemende]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretçinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menemen’de bu yıl 14. kez gerçekleştirilen Emiralem Çilek Festivali, yüz binlerce ziyaretçinin buluşma noktası oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemende-bu-yil-14-kez-gerceklestirilen-emiralem-cilek-festivali-yuz-binlerce-ziyaretcinin-bulusma-noktasi-oldu-458725">Menemen&#8217;de bu yıl 14. kez gerçekleştirilen Emiralem Çilek Festivali, yüz binlerce ziyaretçinin buluşma noktası oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Tonlarca çileğin satıldığı ve hem üreticinin hem de tüketicinin yüzünün güldüğü festivali değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Her sene üstüne koyarak ilerlediğimiz bir festivalimizi bu yıl 700 bini aşkın vatandaşımız ziyaret etti. Hedefimiz, çileğimizi sadece komşu ilçe ve illere değil, ülkemize ve hatta dünyaya en üst seviyede tanıtmak.” dedi.</i></b></p>
<p>14. Emiralem Çilek Festivali, 2 günlük yoğun bir maratonun ardından son buldu. Bu yıl 11-12 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen festivalde, açılış gününün kortej ve Simge konseri coşkusu, ikinci gün ise yerini yarışmaların ve sokak sanatçılarının birbirinden güzel ezgilerine bıraktı. Festival alanı boyunca kurulan yüzlerce stant, üretici ve tüketiciyi bir araya getirirken, çocuklar için düzenlenen aktiviteler de, miniklerin yüzünü güldürdü.</p>
<p>En iyi çilekli pasta, en güzel çilek tarlası ve farklı çilek türleri içinde en güzel çilek yarışmalarının gerçekleştirildiği ikinci günde, yarışmalarda başarılı olan isimlere ödüllerini Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte Menemen Kaymakamı Fatih Yılmaz, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, Menemen İlçe Emniyet Müdürü Gürcan Alev, Menemen İlçe Jandarma Komutanı Atilla Vurganer, Menemen Ziraat Odası Başkanı Yücel Altıntaş, geçmiş dönem Emiralem Belde Belediye Başkanı Veli Dal ve muhtarlar verdi.</p>
<p><b>Pehlivan: Festivalimize 700 bin kişi katıldı</b></p>
<p>İki günlük festival heyecanını değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivale gelen ziyaretçi sayısını açıkladı. Pehlivan, “Festivalimize sadece İzmir’in ilçelerinden değil, çevre illerden de katılım oldu. Manisa yolumuz kilitlendi. 2 gün boyunca güzel Emiralem’imize, eşsiz çileğimizi tatmak ve festival coşkusuna ortak olmak adına 700 bin vatandaşımız geldi. Geçtiğimiz yıl bu sayı 500 bindi ve her sene üstüne koyarak ilerliyoruz. Mükemmel seviyede bir festival oldu. Emiralem’imizin çileği, sadece Menemen’e değil, ülkemize mal olmuş bir çilek. İzmir’deki çilek üretiminin yüzde 65’i burada yapılıyor. Bu eşsiz koku ve lezzetteki ürünümüzü tanıtmak için biz de yerel yönetim olarak üstümüze ne düşüyorsa, elimizi taşın altına koymaktan çekinmiyoruz. Ürünümüzün daha fazla tanınması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üretici ve tüketicinin bir araya geldiği çok güzel bir buluşmayı gerçekleştirmenin onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu muazzam etkinlik için en başta çiftçimize, üreticimize teşekkür ediyorum. Tarladan sofraya kadar süren bir serüvenin en önemli ve meşakkatli kısmını onlar üstleniyor. Üreticimiz bu bağlamda başımızın tacıdır.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menemende-bu-yil-14-kez-gerceklestirilen-emiralem-cilek-festivali-yuz-binlerce-ziyaretcinin-bulusma-noktasi-oldu-458725">Menemen&#8217;de bu yıl 14. kez gerçekleştirilen Emiralem Çilek Festivali, yüz binlerce ziyaretçinin buluşma noktası oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyetimizin 100. Yılında, Tiyatromuzun Yüz Yılına Ayna Tutuyoruz: Tiyatro Çalıştayı Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimizin-100-yilinda-tiyatromuzun-yuz-yilina-ayna-tutuyoruz-tiyatro-calistayi-basliyor-440263</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 13:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimizin]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatromuzun]]></category>
		<category><![CDATA[tutuyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[yılına]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440263</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT), Cumhuriyetimizin 100. yılına özel olarak hazırladığı projeleri hayata geçirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimizin-100-yilinda-tiyatromuzun-yuz-yilina-ayna-tutuyoruz-tiyatro-calistayi-basliyor-440263">Cumhuriyetimizin 100. Yılında, Tiyatromuzun Yüz Yılına Ayna Tutuyoruz: Tiyatro Çalıştayı Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT), Cumhuriyetimizin 100. yılına özel olarak hazırladığı projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Tiyatromuzun yüz yılını değerlendirme ve ikinci yüzyılın başında geleceğe öneriler sunma amacıyla hazırlanan “Cumhuriyetin 100. Yılında Tiyatroyu Geleceğe Taşıyan Sorular ve Öneriler” üst başlığıyla hazırlanan “100 Yıllık Ayna” Tiyatro Çalıştayı, 11-14 Şubat tarihleri arasında CVK Bosphorus Hotel İstanbul’da gerçekleştirilecek.</p>
<p>110 yıllık tarihiyle ülkemizin ve İstanbul’un en köklü sanat kurumlarından olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Tiyatro Çalıştayı’nda tiyatromuzun bütün paydaşlarını bir araya getirerek, tiyatromuz adına önemli bir katkı sunmayı hedefliyor.</p>
<p>100. Yıl kapsamında planlanan projelerin ilki, Cumhuriyetimizin kuruluşuna armağan ve saygı projesi olan ve kurumun bütün mevcuduyla emek verdiği “Bu Memleket Bizim” isimli gösteri hazırlanmış ve Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşmuştu.</p>
<p>İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever’in Cumhuriyetimizin 100. Yılına özel olarak planladığı projelerden biri olan Tiyatro Çalıştayı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda 14 yıldır repertuvara katkı sağlayan ve gösteri sanatları alanında çağdaş yönelimleri kurum içinde düzenlediği atölyeler ve söyleşilerle hazırlayan Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi (ÇGSM) sorumlusu Emre Koyuncuoğlu ve tiyatro sanatçı ve teknik ekibinden oluşan bir ekibin uzun süren bir çalışmasının neticesi olarak hazırlandı. </p>
<p> </p>
<p><b>Kapsamlı Bir Çalıştay Hazırlandı</b></p>
<p>Çalıştay hazırlanırken, geçmiş zamanlarda yapılmış çalıştaylar etüd edilerek, bu çalıştaydan sonraki gelişmeler takip edilerek, başlıklar ve katılımcılar belirlendi. Günümüz tiyatrosunun özel, ödenekli kurumsal yapılarındaki sorunlar, yasal düzenlemeler ve bireysel sorunlar en geniş anlamda dikkate alınarak, bugünden geleceğe sağlıklı bir tiyatro yapısı kurgulamak amacıyla ana başlıklar belirlendi.</p>
<p>Dört günde, 32 farklı başlık altında, 400’e yakın davetliye ulaşılarak, aralarından 10’u çevrimiçi olmak üzere, 300 katılımcı belirlendi. Alanlarında uzman ve deneyimli isimlerle birlikte, tiyatromuzun genç kuşak temsilcilerinin de bulunacağı, tiyatromuza dair önerilerin sunulacağı çalıştay, son çalıştay dikkate alındığında, 25 yıllık bir zaman diliminde eksikliği hissedilen bir buluşmaya zemin oluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p><b>Sonuç Bildirisi Hazırlanacak</b></p>
<p>Çalıştay kapsamında ödenekli tiyatrolar, özel tiyatrolar, bağımsız tiyatrolar, uluslararası alanda ortak prodüksiyonlar, oyun yazarlığı, tiyatro tarihi yazımı, mesleki eğitim, sahnede temsiliyet hakkı, ana başlıkları altında 32 alt başlıktan oluşan oturumlar planlandı. Çalıştay sunumları ve oturumlarda gelişen öneriler, Çalıştay editörleri tarafından özetlenerek, Çalıştay sonrası bir sonuç bildirgesi 100. Yıl Bildirisi olarak ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacak. Aynı zamanda sunulan bildiriler ve konuşmaları içeren bir çalıştay kitabı da hazırlanarak paylaşılacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimizin-100-yilinda-tiyatromuzun-yuz-yilina-ayna-tutuyoruz-tiyatro-calistayi-basliyor-440263">Cumhuriyetimizin 100. Yılında, Tiyatromuzun Yüz Yılına Ayna Tutuyoruz: Tiyatro Çalıştayı Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodofone&#8217;dan &#8220;cumhuriyetin yüzüncü yılında teknolojide yüz lider kadın&#8221; projesine destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodofonedan-cumhuriyetin-yuzuncu-yilinda-teknolojide-yuz-lider-kadin-projesine-destek-429912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 07:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojide]]></category>
		<category><![CDATA[vodofonedan]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojide Kadın Derneği’nin hayata geçirdiği “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Teknolojide Yüz Lider Kadın” projesinin destekçileri arasına katılan Vodafone, proje katılımcısı öğrencilere mentorluk desteği ve Vodafone’da kariyerine başlama fırsatı sağlayacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodofonedan-cumhuriyetin-yuzuncu-yilinda-teknolojide-yuz-lider-kadin-projesine-destek-429912">Vodofone&#8217;dan &#8220;cumhuriyetin yüzüncü yılında teknolojide yüz lider kadın&#8221; projesine destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teknolojide Kadın Derneği’nin hayata geçirdiği “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Teknolojide Yüz Lider Kadın” projesinin destekçileri arasına katılan Vodafone, proje katılımcısı öğrencilere mentorluk desteği ve Vodafone’da kariyerine başlama fırsatı sağlayacak.</strong></p>
<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone</strong>, çeşitlilik ve dahiliyet politikası doğrultusunda kadın istihdamına katkıda bulunmaya devam ediyor. Teknolojide Kadın Derneği’nin hayata geçirdiği <strong>“Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Teknolojide Yüz Lider Kadın”</strong> projesinin destekçileri arasına katılan Vodafone, proje katılımcısı öğrencilere mentorluk desteği sağlayacak ve öğrencilerin eğitim sürecindeki performansını takip edecek. Programdan mezun olan öğrencilere Vodafone’da kariyerine başlama fırsatı da sunulacak. </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı</strong> <strong>Nazlı Tlabar Güler,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Çeşitlilik, dahiliyet ve hakkaniyet konusu Vodafone kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu alanda önceliklerimizi belirlerken hem çalışma arkadaşlarımızı hem de içinde bulunduğumuz toplumu gözetiyoruz. Bu alandaki odak noktalarımızdan biri de kadınların ve kız çocuklarının istihdamda eşit ve hakkaniyetli bir yer edinmesi. Öncelikli hedeflerimiz arasında eşit cinsiyet temsili ve kadın dostu kariyer hayatı bulunuyor. Bunun yanı sıra organizasyon olarak hedeflerimize yürürken bu kültürü herkesin derinden hissetmesi ve sahiplenmesi bizim için önem arz ediyor. Seviye, cinsiyet ve fonksiyon fark etmeksizin tüm kadın ve erkek çalışanlarımızla hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Destek verdiğimiz ‘Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Teknolojide Yüz Lider Kadın’ projesiyle teknoloji sektöründe kadın istihdamını artırmayı ve kadınlara global bir teknoloji firmasında kariyer fırsatı sunabilmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Hedef 100 kadın ve 25 erkek</strong></p>
<p>“Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Teknolojide Yüz Lider Kadın” projesi, teknoloji sektöründe sayıca az, motivasyonu düşük kadınları uzmanlaştırmak ve bu sektörde sayılarını artırmak için kadınlara eğitimler vererek onları teknoloji uzmanlığında istihdama kazandırmayı ve Türkiye’nin ekonomisine katkıda bulunmayı hedefliyor. Programa STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarında son sınıfta okuyan, yeni mezun veya yüksek lisans eğitimlerine devam eden öğrenciler katılabiliyor. Programa katılan yetenekli ve potansiyel sahibi öğrenciler, projeye katılan şirketlerle eşleştiriliyor ve program sonuna kadar bu şirketler tarafından destekleniyor. Eğitim sonrasında öğrenciler Teknolojide Kadın Derneği destekli bir sertifikasyon ve istihdam sürecine dahil oluyor. Yüzde 80 kadın ve yüzde 20 erkek kotası bulunan projede, toplamda teknoloji alanında uzman 100 kadın ve 25 erkek mezun verilmesi planlanıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodofonedan-cumhuriyetin-yuzuncu-yilinda-teknolojide-yuz-lider-kadin-projesine-destek-429912">Vodofone&#8217;dan &#8220;cumhuriyetin yüzüncü yılında teknolojide yüz lider kadın&#8221; projesine destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün&#8221; </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lenfoma-tedavisinde-erken-taniyla-yuz-guldurucu-sonuclar-almak-mumkun-427891</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 09:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[güldürücü]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tanıyla]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adını duyan birçok kişinin korkmasına neden olan lenfomanın aslında yüz güldürücü sonuçlarla tedavi edilebildiğini söyleyen Hematoloji Uzm. Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu,” Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenfoma-tedavisinde-erken-taniyla-yuz-guldurucu-sonuclar-almak-mumkun-427891">&#8220;Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün&#8221; </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün” </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>Adını duyan birçok kişinin korkmasına neden olan lenfomanın aslında yüz güldürücü sonuçlarla tedavi edilebildiğini söyleyen Hematoloji Uzm. Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu,” Lenfoma tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tanı konulduğu sürece tedaviyle uzun süreli sağ kalım elde edebiliyoruz” dedi. Hastanın gece uyanıp çamaşır değiştirecek kadar terlemesi, 6 ayda kilosunun yaklaşık yüzde 10’undan fazlasını kaybetmesi, sebepsiz ateşlerinin olması ve dirençli kaşıntıların lenfoma açısından önemli bulgular olduğunu anlatan Prof. Dr. Ateşoğlu, bu bulgular ortaya çıktığı zaman ayrıntılı değerlendirme için hekime başvurulması gerektiğine dikkat çekti. </em></p>
<p> </p>
<p>Lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve tedaviyle yüz güldürücü sonuçlar alınabileceğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, farklı hastalıklarla karıştırılma riskine karşın lenfomanın belirtilerinin çok iyi tanınması gerektiğine işaret etti. </p>
<p>Yaygın olarak lenf kanseri olarak bilinen lenfomanın çok iyi tanınmadığı için korkulan bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. B. Ateşoğlu, bununla birlikte çoğunlukla yüz güldürücü ve iyi tedavi yanıtıyla sonuçlanan bir hastalık grubu olduğuna işaret etti.  Prof. Dr. B. Ateşoğlu, hastalığın belirtilerini ve tedavi yöntemlerini anlattı. </p>
<p><strong>TANI BİYOYSİ SONUCU KONULUR</strong></p>
<p>Hastaların çoğunlukla vücudun farklı bölgelerindeki lenf bezlerindeki şişlik nedeniyle hekime başvurduğunu anlatan Prof. Dr. B. Ateşoğlu, “İlk yapılan değerlendirmeler sonrasında tanı biyopsi sonucunda konulur. Lenfomanın çok çeşitli alt tipleri olduğu için doğru tedavi uygulanmasında doğru tanı çok önemlidir. Tedavi sonrasında hastalığın nasıl seyredeceği tamamen bu patolojik tanıya bağlıdır” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“GÖRÜLME YAŞI LENFOMANIN ALT TİPİNE GÖRE DEĞİŞİYOR”</strong></p>
<p>Lenfomanın alt tipine göre görüldüğü yaş gruplarının değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Lenfomanın Hodgkin ve Non-Hodgkin lenfoma olarak iki alt tipi bulunuyor.  Hodgkin lenfoma sıklığı genelde 30 yaş altı gençlerde ve 60 yaş üzerindeki kişilerde artış gösteriyor Non- hodgkin lenfoma ise; gençlerde görülen alt tipleri olmakla birlikte çoğunlukla ileri yaş hastalığıdır. Daha çok 60 yaş üzerindekilerde sıklık artar.” Diye konuştu. </p>
<p>Non-hodgkin lenfoma bütün kanserlerin yaklaşık yüzde 4’ünü oluştururken, Hodgkin lenfoma, Non-hodgkin lenfomaya göre daha nadir görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. B. Ateşoğlu hastalığın ortaya çıkma nedenlerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Lenfomanın neden oluştuğu net olarak bilinmese de bazı çevresel faktörlerin etken olduğu düşünülmektedir. Radyasyon maruziyeti ve bazı enfeksiyonlar lenfomaya neden oluşturabiliyor. Marjinal zon lenfoma dediğimiz alt-grupta bazı bakterilerle hastalığın ortaya çıkışı arasında bir ilişki olduğu biliyor. Bu tip lenfomayı antibiyotik tedavisiyle bile kontrol altına alabiliyoruz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“HASTALAR FARK ETMEDİKLERİ İÇİN ÇOĞUNLUKLA İLERİ EVREDE HEKİME BAŞVURUYOR”</strong></p>
<p>Lenfomaların evre 1 ve evre 4 arasında evrelendiğini söyleyen Uzm. Dr. Ateşoğlu, “Erken evrelerde lenf bezi bölgelerine göre sınırlı bölgelerde ya da evre 3-4 dediğimiz yaygın bölgelerde tutulum görebiliyoruz. Bazı lenfoma alt tiplerinde büyük lenf bezleri erken evrede yakalanılabilirken bir kısım lenfomanın alt tiplerinde ileri evrede tanı koyuyoruz. </p>
<p>Hasta fark etmedikçe yapılan rutin laboratuvur tetkiklerinden lenfomanın fark edilemeyebileceğine işaret eden Prof. Dr. Ateşoğlu, “Örneğin hastada gece terlemesi, kilo kaybı, ateş gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Lenfatik sistem bütün vücutta yaygın olduğu ve hastalık yayılımı hızlı olduğu için eğer hasta önceden fark edip hekime başvurmazsa hastaya tanı ancak ileri evrede konulabiliyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“EN KISA SÜREDE TEDAVİYE BAŞLANMALI” </strong></p>
<p>Zamanında tanı ve doğru tedavi ile lenfomanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun bilinmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ateşoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Kedi ve köpeklerden bulaşan Toksoplasma dediğimiz sorun ya da öpücük hastalığı olarak bilinen Epstein-Barr virüsü gibi enfeksiyonlar da yaygın olarak lenf nodu büyümesi yapabilir. Bu nedenle ayırıcı tanıda öncelikle bu hastalıkları dışlarız. Sonrasında ise biyopsi ile tanı ve tedavi protokolü belirlenir. Hastalarımızın hatırlaması gereken nokta ise lenfomanın tedavi yanıtı oldukça iyi olan bir kanser türü olduğudur. Doğru tanı ve doğru tedavi ile hastalar çok uzun süre sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürebilmektedir. Bu nedenle tanıyı koymak ve mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlamak çok önemlidir.” </p>
<p><strong>“UZUN SÜRELİ HASTALIKSIZ BİR SAĞ KALIM ELDE EDİYORUZ” </strong></p>
<p>Lenfomanın bazı tiplerinin çok yavaş ilerlediğini söyleyen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Yavaş ilerleyen tiplerde, hastalık hastaya zarar vermediği sürece sadece bekle gör dediğimiz yöntemle hastalar tedavisiz gözlem altında tutulabilmektedir. Ama hızlı ilerleyen tiplerde kemoterapiyle akıllı ilaçların beraber kullanıldığı tedavi yöntemleri söz konusudur. Bu konuda her gün yeni gelişmeler yaşanmaktadır. Erken dönemde, ilk basamakta kullanılmasa bile hastalık tekrarladığı dönemde artık kullanılabilecek çok sayıda alternatifimiz var. Bunun ötesinde, bazı lenfoma alt-tiplerinde, hastalık tekrarladığı zaman bu hastalarda lenfomayı tekrar tedavi edip sonrasında otolog kök hücre nakli nakli gerçekleştirmek gerekmektedir. Bu yöntemle de uzun süreli hastalıksız bir sağ kalım elde edebilmekteyiz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“GENETİK BİR HASTALIK DEĞİL” </strong></p>
<p>Lenfomanın ailesel geçiş gösteren bir kanser tipi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ateşoğlu, “O yüzden anne babada lenfoma olması çocuklara geçiş göstermiyor. Ancak ailede bir kanser vakasının olması diğer aile bireylerinde daha sık kanser riskine yol açıyor. Lenfoma hastalarında bazı genetik bozukluklar görülebiliyor. Hatta tanı koymak için de bunları kullanabiliyoruz ama genetik bozukluklar hastalıkla beraber ortaya çıkan bozukluklardır. Bu hastadan çocuğuna geçecek genetik bozukluklar değildir” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>LENFOMA İÇİN BU BELİRTİLERE DİKKAT”</strong></p>
<p>Tüm kanser türlerinde olduğu gibi lenfomada da erken tanının tedavi başarısını ve sağ kalım oranlarını etkilediğinin altını çizen Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, lenfoma için dikkat edilmesi gereken işaretleri sıraladı: “Eğer bir kişi boyun, koltuk altı, kasık bölgeleri gibi yerlerde beze kıvamında büyüme hissediyorsa bu önemli bir bulgudur. Bu dönemde mutlaka bir hekime başvurmalıdır. Bu belirtiye sahip olan bir kişinin mutlaka lenfoma olacağı anlamına gelmemektedir. Ancak mutlaka araştırılması gerekir. Bunun dışında hastanın gece uyanıp çamaşır değiştirecek kadar terlemesi, 6 ayda kilosunun yaklaşık yüzde 10’undan fazlasını kaybetmesi, sebepsiz ateşlerinin olması ve dirençli kaşıntılar lenfoma açısından önemli bulgulardır. Bu bulgular varsa zaman kaybedilmemelidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenfoma-tedavisinde-erken-taniyla-yuz-guldurucu-sonuclar-almak-mumkun-427891">&#8220;Lenfoma tedavisinde erken tanıyla yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün&#8221; </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung dART Platformu&#8217;nun düzenlediği, &#8221;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-dart-platformunun-duzenledigi-yuz-yilin-sanati-dijital-sanat-sergisi-acildi-424274</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dart]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[platformunun]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424274</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics Türkiye'nin Cumhuriyetin 100. yılını kutlamak ve genç dijital sanatçılara destek olmak amacıyla düzenlediği "Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi" başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-dart-platformunun-duzenledigi-yuz-yilin-sanati-dijital-sanat-sergisi-acildi-424274">Samsung dART Platformu&#8217;nun düzenlediği, &#8221;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Samsung dART Platformu’nun düzenlediği, ‘‘Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi’’ açıldı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Samsung Electronics Türkiye&#8217;nin Cumhuriyetin 100. yılını kutlamak ve genç dijital sanatçılara destek olmak amacıyla düzenlediği &#8220;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; başladı. Hikaye, kompozisyon, teknoloji kullanımı ve estetik gibi kriterlere dayanarak seçilen 15 dijital eserin yer aldığı sergi, geçmişle günümüz arasında bir bağ kurmayı amaçlıyor. 29 Kasım’a kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde ziyaret edilebilecek olan sergi, genç sanatçıları destekleyerek Türkiye&#8217;nin sanatsal mirasını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Samsung Electronics Türkiye dART Platformu’nun İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin katkılarıyla düzenlediği &#8220;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221;nde öne çıkan sanatçılar ve onların eserleri, Türkiye&#8217;nin 100 yıllık tarihine modern bir bakış sunuyor. Hikaye anlatımı, kompozisyon, teknoloji kullanımı ve estetik kriterlerine göre seçilen bu eserlerle, geçmişin ruhunu günümüz teknolojisiyle harmanlıyor. Kazanan eserler, Türkiye&#8217;nin kültürel, tarihi ve sosyal dönüşümünü dijital sanatın yenilikçi perspektifiyle yansıtıyor. Sergi, genç sanatçıların yaratıcılıklarını ve dijital sanat alanındaki yeteneklerini ön plana çıkararak, onlara ulusal bir sahnede tanınma fırsatı sunuyor. Ayrıca sanatçıların eserleri, Türkiye&#8217;nin zengin tarihini ve çağdaş toplumunun dinamiklerini gözler önüne sererek, sanatseverlere farklı bir deneyim sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Samsung Electronics Türkiye Kurumsal Pazarlama Direktörü Sibel Hür, serginin açılışında yaptığı konuşmasında; “Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi sadece bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda tarih, teknoloji ve yaratıcılığın kesiştiği bir kutlama. Samsung Electronics Türkiye dART Platformu olarak, genç sanatçılarımızı desteklemekten ve onlara ulusal bir sahnede kendilerini ifade etme fırsatı sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu özel sergi, ülkemizin tarihine modern bir bakış açısı sunarken, sanatın ve teknolojinin nasıl iç içe geçebileceğini ve birlikte nasıl yeni anlam katmanları yaratabileceğini gözler önüne seriyor. Umarım bu sergi, sizlere ilham verir ve sanatın sınırsız dünyasında yeni keşiflere yelken açmanız için bir başlangıç noktası olur” dedi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Ebru Diken ise şu açıklamalarda bulundu: “Bugün burada sizleri ağırlamaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Dijital sanat, üniversitemizin özellikle Görsel İletişim Tasarımı Bölümü için çok önemli bir mecra. Sanat kavramını, sanatçı-izleyici ilişkisini kökten dönüştüren bir kavram dijital sanat. Bugün burada gelecek vaat eden dijital sanatçıların seçilmiş 15 eseri sergileniyor. Bu süreç küratör, sanatçı, sanat tarihçisi ve akademisyen gözüyle yapılmış bir seçim süreci. Bugün burada bizlerle olan herkese çok teşekkür ediyorum.”</p>
<p> </p>
<p>Dijital Sanatlar Küratörü Esra Özkan ise; “Bugün burada 15 sanatçımızla birlikte olmaktan dolayı çok mutluyuz. Çok keyifli bir seçim süreci gerçekleştirdik. Aslında serginin iki bölümden oluştuğunu söyleyebiliriz. Bazı eserler Cumhuriyetin bugüne kadar nasıl geldiğini gösteren farklı tekniklerle yapıldı. Bazı eserler ise bugünün sanatını ele aldı. Dolayısıyla iki farklı noktadayız. Bu bizim için çok önemliydi” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Dijital Sanatçı, Sanat Tarihçisi Hakan Yılmaz da şunları söyledi: “Yaklaşık 2 yıldır Samsung’un genç sanatçılara destek vermek için kurduğu dART Platformu’nun uzman kurulundayım. Yaptığımız çalışmalar, gösterdiğiniz disiplin ve kendinize olan inancınız sizleri buralara kadar getirdi. Siz bize gelen onlarca sanatçı arasından seçilmiş en iyi 15 sanatçısınız. Bugün sizin sanat galerinizdeki o gün. Bir işaret bekliyorsanız bu işaret o işaret. Sizler Cumhuriyetin ikinci yüzyılının profesyonel yaratıcılarısınız. Dolayısıyla daha iyi bir toplum için, daha anlamlı bir yaşam için mesleğinize, sanatınıza sıkı sıkıya sarılmanız gereken bugündeyiz.”</p>
<p> </p>
<p>Sergilenen eserler, Türkiye&#8217;nin geçmişten geleceğe uzanan yolculuğuna ışık tutarken, genç sanatçıların bu yolculukta nasıl önemli bir rol oynayabileceklerini gösteriyor. 29 Kasım’a kadar itibarıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde ziyaretçilere açılan &#8220;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221;, sanatın ve teknolojinin birleştiği benzersiz bir deneyimle, Türkiye&#8217;nin 100 yıllık tarihi ve kültürünü yansıtan dijital eserlerin göz alıcı bir vitrini sanatseverleri ağırlıyor. Sergi, ziyaretçilerine, genç sanatçıların yenilikçi bakış açıları ve dijital teknolojileri kullanarak yarattıkları etkileyici eserler aracılığıyla Türkiye&#8217;nin geçmişinden geleceğine uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
<p> </p>
<p>Dijital Sanatlar Küratörü Esra Özkan, Dijital Sanatçı, Sanat Tarihçisi Hakan Yılmaz ve Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr.  Burak Özçetin’den oluşan seçici kurul, başvuruları belirlenen kriterlere göre değerlendirdi: Hikaye/Metin kategorisinde, biçim-içerik ilişkisi, eserin adı, metni ve eser arasındaki korelasyonlar incelendi. Kompozisyon kriterinde, eser metninde anlatılan hikaye ile oluşturulan kompozisyonun ilişkisi değerlendirildi. Teknoloji kullanımı kısmında, üretim kalitesi, teknik yeterlilik ve eserin tamamlanma şekli göz önünde bulunduruldu. Estetik açıdan ise, eserin görsel uyumu, renk seçimi, doku ve genel tasarım estetiği değerlendirme kriteri olarak alındı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Serginin kazananları ve eserleri;</strong></p>
<ul>
<li>Çağla Köseoğlu / İsimsiz</li>
<li>Emre Keskin / Atatürk&#8217;ün Mirası: Bir Cumhuriyetin 100 Yılı                        </li>
<li>İmelda Kuyumcu / İsimsiz</li>
<li>İrem Karagöz / 100 yıl</li>
<li>Fatma Nur Akıncı / Kadim Güzellikler</li>
<li>Burak Dağ / Reality Barges In. (1)  HEAVY. (2)</li>
<li>Emre Bayraktar / Alter ve Yorgunluk</li>
<li>Kerem Ciğerci / Journey</li>
<li>Kerem Özkan / İsimsiz</li>
<li>Berkan Alkan / Soul of Anatolia</li>
<li>Mehmet Pala / Sonsuz İzler</li>
<li>Nurcan Kaya / Adem ve Havva (Masumiyet)</li>
<li>Barış Varujan Kabalak / Veraison</li>
<li>Elif Gül Kurt / Direniş (1).  Karşıt (2)</li>
<li>Tuğrul Veli Şalcı / Sibernetik Flora</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Sanatseverler, sanat ve tarihin dijital bir platformda buluştuğu bu özel sergiye dair tüm detaylara https://www.samsung.com/tr/dart/ adresinden ulaşabilirler.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-dart-platformunun-duzenledigi-yuz-yilin-sanati-dijital-sanat-sergisi-acildi-424274">Samsung dART Platformu&#8217;nun düzenlediği, &#8221;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerden Nilüfer&#8217;de &#8220;yüz yıllık SÖZ&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genclerden-niluferde-yuz-yillik-soz-421204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 08:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerden]]></category>
		<category><![CDATA[nilüferde]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Cumhuriyet’in 100 yıl kutlamaları kapsamında düzenlediği ‘yüz yıllık Söz’ canlı okuma performansıyla farklı bir etkinliğe imza attı. Nilüfer Kent Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban tarafından tasarlanan canlı okuma performansında, Cumhuriyet döneminde yazılmış 100 roman, açık havada, 100 tiyatro öğrencisi tarafından tek solukta okundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerden-niluferde-yuz-yillik-soz-421204">Gençlerden Nilüfer&#8217;de &#8220;yüz yıllık SÖZ&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerden Nilüfer’de “yüz yıllık SÖZ”</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, Cumhuriyet’in 100 yıl kutlamaları kapsamında düzenlediği</p>
<p>‘yüz yıllık Söz’ canlı okuma performansıyla farklı bir etkinliğe imza attı.</p>
<p>Nilüfer Kent Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban tarafından</p>
<p>tasarlanan canlı okuma performansında, Cumhuriyet döneminde yazılmış 100</p>
<p>roman, açık havada, 100 tiyatro öğrencisi tarafından tek solukta okundu.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 100 yılı kapsamında düzenlediği</p>
<p>etkinliklere hafta sonunda yeni bir etkinlik daha eklendi. Nilüfer Kent Tiyatrosu</p>
<p>Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban tarafından tasarlanan ve yönetilen “yüz</p>
<p>yıllık SÖZ” isimli canlı okuma performansı ile Bursa’da bir ilke imza atıldı.</p>
<p>Balat Atatürk Ormanı’ndaki Ormandaki Kulübe’de gerçekleştirilen</p>
<p>performansta, Cumhuriyet döneminde yazılmış romanlardan seçilen 100 roman</p>
<p>tek bir günde tek solukta okundu. Türkiye&#8217;nin 11 ilindeki 24 farklı üniversiteden</p>
<p>tiyatro bölümü öğrencilerinin sesli okuduğu romanlar, doğayla bütünleşerek</p>
<p>ormanda yankılandı. Murat Daltaban tarafından oluşturulan 100 romanlık seçki</p>
<p>ile “yüz yıllık SÖZ” kütüphanesi oluşturulurken, okunan romanlar arasında</p>
<p>kadın yazarların romanlarının sayısının fazla olması da dikkat çekti.</p>
<p>Öğle saatlerinde başlayan etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, eşi</p>
<p>Zeynep Terzioğlu Erdem, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, tiyatro</p>
<p>eleştirmeni Erdoğan Mitrani ve tiyatro oyun yazarı Özen Yula da katıldı.</p>
<p>Performans başlamadan önce konuşma yapan Başkan Turgay Erdem, bu</p>
<p>etkinlikle tarihe not düşüldüğünü belirtti. Bu etkinliğin Cumhuriyet’in 100</p>
<p>yılına çok yakışacağını ve anlam katacağını söyleyen Başkan Erdem,</p>
<p>“Cumhuriyet’in emanet edildiği gençlerin heyecanı mutluluk verici” dedi.</p>
<p>Başkan Erdem, “Cumhuriyet döneminde yazılan 100 romanı, 100 kişiyle</p>
<p>gökyüzüne haykıracağız. Emeği geçen ve projeye katkı sunan herkese çok</p>
<p>teşekkür ediyorum. Öğrencilerimiz tarihteki sayfalara bir imza atarak unutulmaz</p>
<p>bir etkinlik deneyimi yaşatacak” dedi.</p>
<p>NKT Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban da Başkan Erdem ve Nilüfer</p>
<p>Belediyesi’ne verdiği katkılardan dolayı teşekkür etti. Daltaban, “yüz yıllık SÖZ</p>
<p>performansı, Cumhuriyet dönemi 100 romancının eserleri, sanatçıların eliyle</p>
<p>yazılmış gerçek tarihi bugünün genç sanatçılarıyla bir araya getirecek. Eserleri</p>
<p>gençler aracılığıyla topluma emanet edecek, açık havada ve zamana karşı bir</p>
<p>mücadele ile sürecek, nefes alan, yaşayan, güçlü bir performans olacak.</p>
<p>Ülkemizde çok önemli yazarlarımız var. Cumhuriyet döneminde güçlü </p>
<p>kalemleriyle mücadele azimleriyle tarihe not düşmüşler ve eserleri bugünlere</p>
<p>kadar gelmiş. Arkamızda çok güçlü bir tarih ve sanat var. Tiyatro da çok önemli</p>
<p>bir sanat dalı. Tiyatroyu ne kadar severseniz o da size öyle dönecektir” diye</p>
<p>konuştu.</p>
<p>Konuşmaların ardından “yüz yıllık SÖZ” isimli canlı okuma performansı</p>
<p>başladı. 100 tiyatro öğrencisi, gecenin geç saatlerine kadar seçilen eserleri sesli</p>
<p>okumayı sürdürdü. Etkinliğin son anlarına kadar okuması gerçekleştirilen</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleme aldığı Nutuk’un son sayfalarını Başkan</p>
<p>Turgay Erdem ve gençler hep birlikte okurken büyük coşku yaşandı. Uzun süren</p>
<p>okumaların sonunda sevinç ve heyecan yaşanırken Başkan Turgay Erdem de</p>
<p>gençlerle bu anı paylaştı. Büyük bir gurur ve mutluluk yaşadıklarını ifade eden</p>
<p>Erdem, etkinlikte performans sergileyen gençlere teşekkür sertifikası verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genclerden-niluferde-yuz-yillik-soz-421204">Gençlerden Nilüfer&#8217;de &#8220;yüz yıllık SÖZ&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disney ve Pixar imzalı büyük beğeni toplayan &#8216;Ters Yüz&#8217; filmi ikincisiyle geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/disney-ve-pixar-imzali-buyuk-begeni-toplayan-ters-yuz-filmi-ikincisiyle-geliyor-420691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Nov 2023 01:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[beğeni]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[disney]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ikincisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[imzalı]]></category>
		<category><![CDATA[pixar]]></category>
		<category><![CDATA[ters]]></category>
		<category><![CDATA[toplayan]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Disney ile Pixar’ın imzasını taşıyan Oscar ödüllü animasyon film ‘Ters Yüz’, tam 9 yılın ardından yeni serüveniyle beyazperdeye geri dönüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/disney-ve-pixar-imzali-buyuk-begeni-toplayan-ters-yuz-filmi-ikincisiyle-geliyor-420691">Disney ve Pixar imzalı büyük beğeni toplayan &#8216;Ters Yüz&#8217; filmi ikincisiyle geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Disney ile Pixar’ın imzasını taşıyan Oscar ödüllü animasyon film ‘Ters Yüz’, tam 9 yılın ardından yeni serüveniyle beyazperdeye geri dönüyor. Yeni bir duygu olan ‘Kaygı’nın ekibe dahil olacağı film, 14 Haziran’da sinemaseverlerle buluşacak. </strong></p>
<p>Riley, kafasındaki küçük seslerle beraber hayatımıza geri dönüyor. Disney ve Pixar imzalı <strong>‘Ters Yüz’ </strong>filminin ikincisi için geri sayım başladı. Fragman ve afişin yayınlandığı filmde başarılı bir işletmeyi yöneten Neşe, Üzüntü, Öfke, Korku ve Tiksinti’nin yanına yeni bir duygu olan Kaygı ekleniyor. </p>
<p><strong>Kelsey Mann</strong>’in yönetmen koltuğunda oturduğu <strong>‘Ters Yüz 2’</strong>de artık bir ergen olan Riley’nin zihnine geri dönüyoruz ancak merkez beklenmedik bir duygu olan Kaygı’ya yer açmaya çalışırken ani bir yıkıma uğruyor. Kaygı’nın merkezdeki diğer duygularla nasıl bir ilişki içinde olacağı merakla beklenecek.</p>
<p>Vizyona girdiği dönemin en beğenilen filmleri arasında yer alan Oscar ödüllü <strong>‘Ters Yüz’</strong>ün yepyeni serüveni <strong>14 Haziran</strong>’dan itibaren sinemalarda seyredilebilecek. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/disney-ve-pixar-imzali-buyuk-begeni-toplayan-ters-yuz-filmi-ikincisiyle-geliyor-420691">Disney ve Pixar imzalı büyük beğeni toplayan &#8216;Ters Yüz&#8217; filmi ikincisiyle geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi&#8217;ni açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-yuz-yillik-miras-benguboz-fotograf-sergisini-acti-420472</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 21:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bengüboz]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[sergisini]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420472</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 1923-1939 yılları arasında Cumhuriyet’in getirdiği dönüşümü belgeleyen Ahmet İzzet Bengüboz’un fotoğraflarından oluşan Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi’nin açılışında konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-yuz-yillik-miras-benguboz-fotograf-sergisini-acti-420472">Başkan Soyer Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi&#8217;ni açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başkan Soyer Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi’ni açtı</strong></p>
<p><strong>“Cumhuriyet ve Ata’mıza sahip çıkmaya devam edeceğiz”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 1923-1939 yılları arasında Cumhuriyet’in getirdiği dönüşümü belgeleyen Ahmet İzzet Bengüboz’un fotoğraflarından oluşan Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi’nin açılışında konuştu. Başkan Soyer, “Mudurnu’daki takta ‘İnkılabı seven yayar’ diyor. Yaymaya, yaşatmaya, sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü biz inkılabı seviyoruz, Cumhuriyeti seviyoruz, Ata’mızı seviyoruz ve son nefesimize kadar da sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı anısına düzenlenen Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi’nin açılışını yaptı. Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 30 Kasım’a kadar sanatseverleri ağırlayacak sergi Bilkom öncülüğünde, Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM), Mudurnu Kaymakamlığı ve Mudurnu Belediyesi ortaklığında akademisyenlerin destekleriyle hayata geçirildi. Türkiye’nin başka şehirlerinde de açılan sergi yoğun ilgiden dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle İzmirliler ile buluştu.</p>
<p>Sergi, 1923-1939 yılları arasında Cumhuriyet’in getirdiği dönüşümü belgeleyen Ahmet İzzet Bengüboz’un 1920’li ve 1930’lu yıllara ilişkin Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Kara Fatma gibi Kuva-yı Milliye kahramanları, Cumhuriyet ile gelen sosyal ve kültürel değişimin önemli belgelerini içeriyor.</p>
<p><strong>“Son derece kıymetli bir hazinemiz, mirasımız var”</strong></p>
<p>Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Heyecan verici bir buluşma. Bütün emek verenlere teşekkür ediyorum. Cumhuriyet insanlık tarihinin belki de en büyük devrimi. Ve yüz yıldır kesintisiz bir barış yaşamamıza imkân veren büyük bir devrim. İnsanlık tarihinin belki de tek örneği. Son derece kıymetli bir hazinemiz, mirasımız var. Ve bu miras eğer bu coğrafyada yüz yıldır kesintisiz barışı yaşatıyorsa, bu eseri yaşatmamız lazım. Müthiş bir hız çağında yaşıyoruz ve sanki hayat bizle başlayıp bitiyormuş gibi devam ediyor. Oysa arkada olağanüstü bir miras var ve o mirası kaybettiğimiz, unuttuğumuz zaman aydınlık bir gelecek kurmamız mümkün değil” dedi.</p>
<p><strong>“İnkılabı seven yayar”</strong></p>
<p>Sergide yer alan fotoğraflardan birinden örnek veren Başkan Tunç Soyer, “Mudurnu’daki takta ‘İnkılabı seven yayar’ diyor. Yaymaya, yaşatmaya, sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü biz inkılabı seviyoruz, Cumhuriyeti seviyoruz, Ata’mızı seviyoruz ve son nefesimize kadar da bu böyle devam edecek. İşte bu hız çağında çok şey kaybolup gidiyor ama bugün burada bulunmamız nedeniyle hepimizi heyecanlandıran bir şey var. Bu miras kaybolmasın diye kaygı taşıyan ve ona bugüne kadar sahip çıkmayı başarmış bir aile ve o ailenin çok kıymetli torunu burada. Öncelikle sizi tebrik ediyorum. İyi ki sahip çıktınız iyi ki korudunuz. Çünkü biz ancak o belgelerle, bilgilerle donanarak sahip çıkma gücünü daha fazla buluyoruz kendimizde. Ata’mızı rahmetle, şükranla anıyorum. Sonsuza kadar, ilelebet Cumhuriyete de onun aziz hatırasına da sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bu fotoğraflar dünya mirası oldu”</strong></p>
<p>Mudurnu ve İzmir’in yüksek Cumhuriyetçi ruhu paylaşan kentler olduğunu belirten sergi küratörlerinden Dr. Ayşe Ege Yıldırım, “Cumhuriyetimizin kuruluşuna ve ilk yıllarına derinden tanıklık eden, bini aşkın cam negatiflerden oluşan Ahmet İzzet Bengüboz’un muhteşem fotoğraf koleksiyonunun araştırılması ve tanıtılması sürecinde yer almaktan büyük onur duyuyorum” dedi.</p>
<p>Sergi fotoğraflarına teknik olarak uygulanan yöntemleri aktaran küratör Prof. Dr. Mehmet Koştumoğlu da, “Sergideki fotoğraflar temizlendikten sonra yapay zeka ile renklendirildi. Bu, Türkiye’de bir ilk. Şu an bir dönüm noktası. Bu fotoğrafların geleceğe taşınması da çok önemli. Aslında bunlar dünya mirası oldu” diye konuştu.</p>
<p><strong>Büyükşehir’e teşekkür etti</strong></p>
<p>Bilkom Genel Müdürü Fikret Ballıkaya, “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bir proje yapalım, kalıcı olsun, herkese dokunsun ama tarihe, kültüre, mirasa, belki de en çok ihtiyacımız olduğu zamanda o ruha da sahip çıkalım istedik. Ne güzel bir iş oldu. Cumhuriyetin yüzüncü yılına küçük de olsa bir katkımız olduysa ne mutlu. Yaşayalım, yaşatalım” dedi. </p>
<p>Açılışta VEKAM adına ise Arzu Beril Kırcı konuştu ve “Bir Ahmet Benguboz gibi nadide, kişisel bir koleksiyonun başka gün yüzüne çıkmamış kişisel ve özel koleksiyonlara ilham olmasını diliyorum. Güzel İzmir’e de bu sergiye ev sahipliği yaptığı için çok teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu. </p>
<p>Bengüboz’un torunu Mehmet Kadri Bengüboz da, “Bu güzide resimleri sizlerle buluşturan başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e ve belediye personeline teşekkürü borç bilirim. Cumhuriyetle kalın” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-yuz-yillik-miras-benguboz-fotograf-sergisini-acti-420472">Başkan Soyer Yüz Yıllık Miras Bengüboz Fotoğraf Sergisi&#8217;ni açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet&#8217;in 100 Yıl Kutlamaları Kapsamında Gerçekleşecek, Murat Daltaban&#8217;ın Tasarlayıp Yönettiği &#8220;yüz yıllık SÖZ&#8221; Performansı ile Sanatseverleri Eşsiz Bir Deneyime Davet Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-cumhuriyetin-100-yil-kutlamalari-kapsaminda-gerceklesecek-murat-daltabanin-tasarlayip-yonettigi-yuz-yillik-soz-performansi-ile-sanatseverleri-essiz-bir-deneyime-davet-ediyor-419394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 06:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[daltabanın]]></category>
		<category><![CDATA[davet]]></category>
		<category><![CDATA[deneyime]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[eşsiz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşecek]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[kutlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[performansı]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverleri]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[tasarlayıp]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi Cumhuriyetin 100 Yıl kutlamalarına hız kesmeden devam ediyor. Nilüfer Kent Tiyatrosu, Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban tarafından tasarlanan ve yönetilen “yüz yıllık SÖZ” isimli canlı okuma performansı, Cumhuriyet döneminde yazılmış romanlardan seçilen 100 Romanın, Türkiye’nin tüm tiyatro okulları ve konservatuvarlarından davet edilen 100 tiyatro öğrencisi tarafından bir gün içinde, tek bir solukta okunmasıyla gerçekleşecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-cumhuriyetin-100-yil-kutlamalari-kapsaminda-gerceklesecek-murat-daltabanin-tasarlayip-yonettigi-yuz-yillik-soz-performansi-ile-sanatseverleri-essiz-bir-deneyime-davet-ediyor-419394">Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet&#8217;in 100 Yıl Kutlamaları Kapsamında Gerçekleşecek, Murat Daltaban&#8217;ın Tasarlayıp Yönettiği &#8220;yüz yıllık SÖZ&#8221; Performansı ile Sanatseverleri Eşsiz Bir Deneyime Davet Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet’in 100 Yıl Kutlamaları Kapsamında</p>
<p>Gerçekleşecek,</p>
<p>Murat Daltaban’ın Tasarlayıp Yönettiği “yüz yıllık SÖZ”</p>
<p>Performansı ile Sanatseverleri Eşsiz Bir Deneyime Davet Ediyor</p>
<p>(12 Kasım 2023)</p>
<p>Nilüfer Belediyesi Cumhuriyetin 100 Yıl kutlamalarına hız kesmeden devam</p>
<p>ediyor. Nilüfer Kent Tiyatrosu, Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban</p>
<p>tarafından tasarlanan ve yönetilen “yüz yıllık SÖZ” isimli canlı okuma</p>
<p>performansı, Cumhuriyet döneminde yazılmış romanlardan seçilen 100</p>
<p>Romanın, Türkiye’nin tüm tiyatro okulları ve konservatuvarlarından</p>
<p>davet edilen 100 tiyatro öğrencisi tarafından bir gün içinde, tek bir</p>
<p>solukta okunmasıyla gerçekleşecek. Bu yüzüncü yıla özel tasarlanan</p>
<p>etkileyici Performans, 12 Kasım Pazar günü Balat Atatürk Ormanı’nda NKT’ye</p>
<p>ait ORMANDAKİ KULÜBE’de gerçekleşecek, Performans saat 13.00’de tüm</p>
<p>romanların aynı anda okunması ile başlayacak. Bu uzun soluklu performansı</p>
<p>deneyimlemek isteyen herkes, başlangıç saatinden itibaren diledikleri zaman</p>
<p>katılım gösterebilir.</p>
<p>Performansın tasarımcısı Murat Daltaban tarafından oluşturulan 100 Romanlık</p>
<p>seçki ile bir</p>
<p>“yüz yıllık SÖZ” kütüphanesi oluşturuluyor. Bir araya getirilen 100 Romanlık</p>
<p>seçkiden oluşan “yüz yıllık SÖZ” kütüphanesi, özellikle kadın yazarların sayısının</p>
<p>fazla olmasıyla dikkat çekiyor. Cumhuriyetimizin 100.yılında, NKT bu kapsayıcı</p>
<p>performans ile Türkiye&#8217;nin her yerindeki tiyatro okullarından 100 öğrenciyi</p>
<p>buluşturuyor ve bir eserin parçası haline getiriyor. “yüz yıllık SÖZ” performansı</p>
<p>içerisinde yer alan tüm tiyatro öğrencilerinin, yaklaşık 40 kişiden oluşan Nilüfer</p>
<p>Kent Tiyatrosu performans yürütücü ekibinin ve izlemek için alanda bulunan</p>
<p>seyircilerin o gün göstereceği yüksek kondisyon, direnç ve mücadelesine de bağlı</p>
<p>olarak tüm kitapların tamamının okunması ile tamamlanacak.</p>
<p>Performansın tasarımcısı Murat Daltaban, “yüz yıllık SÖZ”</p>
<p>Performansını şöyle tarif ediyor;</p>
<p>“Performans sanatı, sanatçının bedenini ve varlığını kullanarak yapılan canlı</p>
<p>sanat eseridir. Sanatçılar izleyicinin önünde doğrudan eyleme geçerek, zaman ve</p>
<p>mekânın sınırlarını zorlayan etkileşimli bir deneyim sunar, geleneksel sanat</p>
<p>anlayışının ötesine geçerek, izleyiciyle doğrudan iletişime geçer ve onların duygu</p>
<p>ve düşüncelerini harekete geçirir. Edebiyat ise roman kahramanları aracılığıyla</p>
<p>dönemin tarihi, sosyolojisi ve psikolojisi konusunda bizi bilgilendirir ve bu sayede</p>
<p>geçmişi daha iyi anlamamızı sağlar.</p>
<p>Bu performans, izleyicilerine sanat, tarih ve sosyoloji açısından zengin bir</p>
<p>deneyim sunmayı ve romanların içinde yaşayan karakterlerin dünyasına adım</p>
<p>atmalarını hedefliyor. </p>
<p>Performans sanatçılarının, konservatuvar öğrencilerinden seçilmesi, onların</p>
<p>birbiriyle sanatsal ilişkisi ve bir sanatçı olarak sanat eserlerini gelecek nesillere</p>
<p>taşıma görevlerini vurguluyor. Açık havada, pastoral bir mekanda</p>
<p>gerçekleştirilecek olan performans, hikaye anlatıcılığının kökenindeki doğa-insan</p>
<p>ilişkisinden güç alıyor.</p>
<p>“yüz yıllık SÖZ” performansı, Cumhuriyet dönemi 100 romancının eserlerini,</p>
<p>sanatçıların eliyle yazılmış “gerçek” tarihi bugünün genç sanatçılarıyla bir araya</p>
<p>getirecek, eserleri gençler aracılığıyla topluma emanet edecek, açık havada ve</p>
<p>zamana karşı bir mücadele ile sürecek, nefes alan, yaşayan, güçlü bir</p>
<p>performans olacak. ”</p>
<p>Gençler eliyle, gelecek yüzyıla aktarılan bir emanet ve bir hediye niteliğinde olan</p>
<p>“yüz yıllık SÖZ” performansı, 12 Kasım Pazar günü saat 13.00’de Balat</p>
<p>Atatürk Ormanı’nda ORMANDAKİ KULÜBE’de başlayacak. Bu arşivlik</p>
<p>deneyimi kaçırmak istemeyen bütün sanatseverler etkinliğe ücretsiz olarak</p>
<p>katılabilir.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi ve program detayları için Nilüfer Kent Tiyatrosu ve Nilüfer Belediyesi</p>
<p>sosyal medya hesapları takip edilebilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesi-cumhuriyetin-100-yil-kutlamalari-kapsaminda-gerceklesecek-murat-daltabanin-tasarlayip-yonettigi-yuz-yillik-soz-performansi-ile-sanatseverleri-essiz-bir-deneyime-davet-ediyor-419394">Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet&#8217;in 100 Yıl Kutlamaları Kapsamında Gerçekleşecek, Murat Daltaban&#8217;ın Tasarlayıp Yönettiği &#8220;yüz yıllık SÖZ&#8221; Performansı ile Sanatseverleri Eşsiz Bir Deneyime Davet Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung dART Platformu, &#8221;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; ile Cumhuriyetin 100. Yılını Kutluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-dart-platformu-yuz-yilin-sanati-dijital-sanat-sergisi-ile-cumhuriyetin-100-yilini-kutluyor-415031</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 09:38:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[dart]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kutluyor]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[yılını]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılını onurlandırmak ve genç dijital sanatçıları desteklemek amacıyla özel bir sergi düzenliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-dart-platformu-yuz-yilin-sanati-dijital-sanat-sergisi-ile-cumhuriyetin-100-yilini-kutluyor-415031">Samsung dART Platformu, &#8221;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; ile Cumhuriyetin 100. Yılını Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Samsung Electronics Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılını onurlandırmak ve genç dijital sanatçıları desteklemek amacıyla özel bir sergi düzenliyor. &#8220;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; adı altında gerçekleştirilecek olan bu etkinlik, genç sanatçılara eserlerini sergileme ve dijital sanatlar alanında kendilerini ifade etme fırsatı sunacak.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Samsung Electronics Türkiye, dART Platformu ile Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin 100. yılı anısına, dijital sanat aracılığıyla eser üreten genç sanatçıları desteklemek amacıyla &#8220;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; temasıyla yeni bir sergiye ev sahipliği yapacak.</p>
<p> </p>
<p>Sergi, Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Özçetin, Dijital Sanatlar Küratörü Esra Özkan ve Dijital Sanatçı, Sanat Tarihçisi Hakan Yılmaz&#8217;dan oluşan değerlendirme kurulu tarafından seçilecek eserlerden oluşacak. Sergi projesi, Cumhuriyetin derin mirasını ve tarihsel süreçte gerçekleştirilen önemli adımları öne çıkarırken, genç sanatçıları dijital sanatın sunduğu olanaklarla geçmişle gelecek arasında ilham veren bir köprü kurmaya teşvik ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Samsung Electronics Türkiye’nin düzenlediği sergi, genç sanatçıların yaratıcılığını ve toplumsal kolektif hafızanın üretimini destekleyerek bir arada olmanın önemini vurguluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Başvuru yöntemi ve tarihleri:</strong></p>
<p>38 yaşını aşmamış, dijital sanatlar alanında üretim yapmış ve bu alana ilgi duyan herkes başvuruda bulunabiliyor. Başvurular [email protected] adresine e-posta yoluyla gerçekleştirilecek.</p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Son Başvuru Tarihi</strong>: 27 Ekim 2023</li>
<li><strong>Katılımcı Listesinin Açıklanması</strong>: 2 Kasım 2023</li>
<li><strong>Sergi Tarihleri</strong>: 8 Kasım &#8211; 30 Kasım 2023</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Başvurular, Esra Özkan, Hakan Yılmaz ve Burak Özçetin&#8217;den oluşan seçici kurul tarafından aşağıdaki kriterlere göre değerlendirilecek:</p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Hikaye/Metin</strong>: Biçim-içerik ilişkisi, eserin adı, metni ve eser arasındaki korelasyonlar incelenecek.</li>
<li><strong>Kompozisyon</strong>: Eser metninde anlatılan hikaye ile oluşturulan kompozisyonun ilişkisi değerlendirilecek.</li>
<li><strong>Teknoloji Kullanımı</strong>: Üretim kalitesi, teknik yeterlilik ve eserin tamamlanma şekli göz önünde bulundurulacak.</li>
<li><strong>Estetik: </strong>Eserin görsel uyumu, renk seçimi, doku ve genel tasarım estetiği değerlendirme kriteri olarak ele alınacak.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Seçici kurul, başvuruları 1 Kasım 2023 tarihine kadar değerlendirecek ve sonuçlar 2 Kasım 2023 tarihinde e-posta yoluyla duyurulacak. Sanatseverler, sanat ve tarihin dijital bir platformda buluştuğu bu özel sergiye dair tüm detaylara samsung.com/tr/dart/ adresinden ulaşabilirler.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-dart-platformu-yuz-yilin-sanati-dijital-sanat-sergisi-ile-cumhuriyetin-100-yilini-kutluyor-415031">Samsung dART Platformu, &#8221;Yüz Yılın Sanatı: Dijital Sanat Sergisi&#8221; ile Cumhuriyetin 100. Yılını Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altınok: Pazarlarımızdan memnuniyet oranı yüzde yüz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altinok-pazarlarimizdan-memnuniyet-orani-yuzde-yuz-408036</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Sep 2023 19:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[memnuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408036</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, ilçedeki semt pazarlardan alışveriş yapan vatandaşların memnuniyet oranının 4 yılda yüzde yüz düzeyinde arttığını dile getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altinok-pazarlarimizdan-memnuniyet-orani-yuzde-yuz-408036">Başkan Altınok: Pazarlarımızdan memnuniyet oranı yüzde yüz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, ilçedeki semt pazarlardan alışveriş yapan vatandaşların memnuniyet oranının 4 yılda yüzde yüz düzeyinde arttığını dile getirdi.</p>
<p>Semt pazarlarında tesis edilen huzur ortamının hem vatandaşı hem de pazarcıyı memnun ettiğini belirten Altınok, “En önemli hizmet ve gönül eserlerimizden biri ilçemizdeki semt pazarlarına duyulan memnuniyettir. Pazarlarımız huzurlu, fiyatlar uygun, ürünler kaliteli. Ankara alışverişi Keçiören pazarlarından yapıyor.” dedi. </p>
<p>Semt pazarlarında her gün denetim yaptığını ve vatandaşların taleplerini dinlediğini de belirten Altınok, “Vatandaşımızın taze, kaliteli, uygun fiyata sebze ve meyve alabilmesi için semt pazarlarımızda denetimlerimiz kesintisiz devam ediyor.  Avrupa standartlarında nezih ve kaliteli hizmet sunan semt pazarlarımızı yeni nesil semt pazarlarımızla taçlandırıyoruz. Vatandaşlarımız kışın ısıtma yazın soğutma sistemine sahip pazarlardan alışveriş yapıyorlar. Bu yönde yaptığımız çalışmalarla memnuniyet oranını yüzde yüz sevisine çıkardık.” diye konuştu.​</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altinok-pazarlarimizdan-memnuniyet-orani-yuzde-yuz-408036">Başkan Altınok: Pazarlarımızdan memnuniyet oranı yüzde yüz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HIFU Ameliyatsız Yüz Germe Tek Seansta Cildi Gençleştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tek-seansta-cildi-genclestiriyor-407095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 09:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cildi]]></category>
		<category><![CDATA[gençleştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[germe]]></category>
		<category><![CDATA[hifu]]></category>
		<category><![CDATA[seansta]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cilt sıkılaştırma ve yüz germede kullanılan HIFU, ameliyatsız bir yöntem ve ağrısız bir tedavi şekli olarak ön plana çıkıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tek-seansta-cildi-genclestiriyor-407095">HIFU Ameliyatsız Yüz Germe Tek Seansta Cildi Gençleştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt sıkılaştırma ve yüz germede kullanılan HIFU, ameliyatsız bir yöntem ve ağrısız bir tedavi şekli olarak ön plana çıkıyor. Yüksek yoğunluklu ultrason enerjisi kullanılarak cildin kolajen üretimi artırılıyor. Cildin daha sıkı ve elastik olması sağlanıyor. Etkisini kısa sürede gösteren HIFU işlemi sonrası kişi günlük hayatına devam edebiliyor. Memorial Wellness Dermatoloji Bölümü’nde Prof. Dr. Pelin Özgen, HIFU ile ameliyatsız yüz germe ve cilt gençleştirme işlemi hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p>HIFU ameliyatsız yüz germe, cilt sıkılaştırma ve kırışıklıkları azaltma işlemlerinde kullanılan yenilikçi estetik bir uygulamadır. HIFU, yüksek yoğunluklu ultrason dalgalarını kullanarak derinin altındaki dokuları ısıtarak çalışır. Bu dalgalar cilt yüzeyinden geçerken zarar vermez, ancak cilt altındaki dokularda termal (ısı) etki yaratır. Bu ısıtma, cildin sıkı ve elastik olmasını sağlayan kolajen üretimini teşvik eder. HIFU ameliyatsız bir prosedürdür, yani cerrahi kesiler veya dikişler gerektirmez. Bu nedenle iyileşme süreci daha hızlıdır ve işlem sonrası oluşacak riskler daha azdır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tek seansta etkili sonuç </strong></p>
<p>HIFU, genellikle yüz ve boyun bölgelerinde kullanılır. Cildin sıkılaşmasını ve sarkma belirtilerinin azalmasını amaçlar. Yüz hatlarını belirginleştirebilir ve cildin daha genç ve taze görünmesini sağlayabilir. HIFU işleminin etkisi kişinin yaşına, cilt tipine ve uygulamanın yoğunluğuna bağlı olarak değişebilir. HIFU işlemi genellikle tek seanstır. Etkisi kısa sürede fark edilmeye başlanabilir. Küçük bölgelerde işlem yapmak 30 dakikadan daha az sürebilirken, yüz ve boyun gibi daha büyük bölgeler daha uzun sürebilir. HIFU işlemi sonrası genellikle kişiler günlük aktivitelerine hemen dönebilirler. Bu, iş veya günlük yaşamı aksatma ihtiyacını azaltır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>HIFU işleminden sonra bunlara dikkat edin </strong></p>
<p>HIFU ile ameliyatsız cilt germe ve gençleştirme işlemi sonrası dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. İşlem sonrası uzman hekimin önerdiği talimatlar takip edilmelidir.  </p>
<p> </p>
<ul>
<li>Cilt daha hassas hale gelebilir. Cilt bakımı ürünleri uzman hekimin tavsiyelerine uyularak seçilmelidir. Cilt aşırı sıcak su veya sert temizleyicilerle yıkanmamalıdır. </li>
<li>Güneş koruyucu ürünler kullanarak cilt UV ışınlarından korunmalıdır. Ayrıca açık hava etkinliklerinde şapka veya şemsiye gibi koruyucu önlemler alınmalıdır.</li>
<li>İşlem sonrası ciltte hafif kızarıklık, şişlik veya hassasiyet görülebilir. Bu tip belirtiler genellikle kısa süreli ve geçicidir. Ancak aşırı ağrı veya uzun süreli rahatsızlık hissedilirse doktora başvurulmalıdır. </li>
<li>Uygulamadan sonra makyaj yaparken dikkatli olunmalıdır. Cilt hassas olduğu için hafif ve mineral bazlı makyaj ürünleri tercih edilmelidir.</li>
<li>Ağır egzersizlerden veya yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Bu tür aktiviteler, şişliği artırabilir veya iyileşme sürecini geciktirebilir. </li>
<li>Alkol ve sigara tüketiminden kaçınılmalıdır, cilt iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. </li>
<li>İlaç veya gıda takviyeleri uzman hekime danışılarak kullanılmalıdır. İşlem sonrası kullanılması gereken herhangi bir ilaç veya takviye varsa, uzman hekim tarafından reçete edilmelidir.</li>
<li>Uzman hekimin belirlediği takip randevularına düzenli olarak gidilmelidir. Bu kontrollerde cildin iyileşme süreci değerlendirilerek ve gerekli önlemler alınmaktadır.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hifu-ameliyatsiz-yuz-germe-tek-seansta-cildi-genclestiriyor-407095">HIFU Ameliyatsız Yüz Germe Tek Seansta Cildi Gençleştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Estetiğinde Hataya Düşmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-estetiginde-hataya-dusmeyin-405089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[estetiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[hataya]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hatalı kozmetik işlemler ve kişiye özgü uygulamaların yerine, her yüzde aynı estetik müdahalelerin yapılması, yapay görünümlü ve birbirine benzeyen yüzlere neden oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-estetiginde-hataya-dusmeyin-405089">Yüz Estetiğinde Hataya Düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hatalı kozmetik işlemler ve kişiye özgü uygulamaların yerine, her yüzde aynı estetik müdahalelerin yapılması, yapay görünümlü ve birbirine benzeyen yüzlere neden oluyor. Magazin dergileri ya da sokakta her gün karşılaşılan birbirine benzeyen estetik uygulanmış yüzler, kozmetik işlemlerde ön yargıyı da beraberinde getiriyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selma Salman, hatalı kozmetik uygulamalar ve olması gerekenler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yüz orantılarına dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Ön hazırlık gerektirmeyen ve poliklinik ortamında yapılabilen ameliyatsız yüz gençleştirme teknikleri gün geçtikçe estetik ameliyatların yerini almaktadır. Hızlı iyileşme ve komplikasyon riskinin daha az olmasının yanında maliyetinin de daha düşük olması nedeniyle toplumun birçok kesimini ameliyatsız minimal girişimsel tekniklerden faydalanmaktadır. Yıllar içinde oluşan değişimlerin restore edildiği yüz estetiğinin aynı zamanda yüz orantılarının da düzeltildiği bir işlem olduğu unutulmamalıdır. İşlemi yapan uzmanın yüz anatomisi ve estetiği hakkında fikir sahibi olması gerekmektedir. İdeal bir yüzde burun, dudak, çene ucu ve yanaklar gibi yüz yapıları uyum içinde olmalıdır. Olması gereken oranların dışına çıkıldığında yapay görünüm ortaya çıkar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Her yüze aynı işlem aynı sonucu vermeyebilir</strong></p>
<p>Uygulamayı yaptırmak isteyen kişinin duyuma dayalı bilgilerle ısrarcı olması yüzünden kişisel özellikler göz ardı edilerek yapılan aşırı kaş kaldırma gibi uygulamalar şaşkın yüz ifadeli ve birbirine benzeyen yüzler oluşmaktadır. Kozmetik işlem için başvuran kişinin, uygun olup olmadığını bilmeksizin işlem yaptırmasının önüne geçebilmek adına öncelikle beklentilerin iyi anlaşılması gerekmektedir. Beklentilerin netleştirilmesinden ardından kişisel özellikler ve farklılıkların korunması göz önünde tutularak yüzün anatomik oranlarına da uyarak şekillendirme sağlanmalıdır. Uygulama için başvura kişilerin gerçekten ihtiyacı olan işlemi yüz orantısını bozmadan, ihtiyacı karşılayacak ve en doğal görünümü oluşturacak miktarda yapılmalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Uygun doz aşılmamalı</strong></p>
<p>Deri yaşlanmasının en önemli klinik özelliğinden biri kırışıklıktır. Derinin yıllar içinde incelmesi güneş maruziyeti ve sigara gibi dış faktörlerin etkisi ile hızlanmaktadır. Ayrıca yüzde mimik ve kaşların çokça kullanılması da kırışıklıkların oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Kırışıklıklardan kurtulmak için kullanılan botox uygulaması doğru uygulandığı zaman olumlu sonuç vermektedir. Kas içine enjekte edilerek uygulanan botox işlemi sayesinde kas kasılmasını sağlayan olayların meydana gelmesi engellenmektedir. Enjekte edilen kasın kasılmasında geçici azalma yaşanmasıyla kırışıklıklar düzeltilmektedir. Uygulama sonrasında minik kaslar daha az oranda kullanılacağından yeni kırışıklık oluşumunun da önüne geçilmektedir. Gereğinden fazla doz kullanımı mimik kasların tam felcine neden olmaktadır. Bunun sonucu da ifadesiz yüz görünümü ortaya çıkmaktadır. Doğallığı kaybetmemek adına botoks uygulamalarında minik kasların çalışmasını azaltılırken tamamen durdurulmasının önüne geçmek gerekmektedir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dolgu uygulaması abartılmamalı</strong></p>
<p>Cilt altında bulunan ve cilde destek sağlayan bağ dokusu yılların etkisiyle azalmaktadır. Su tutma özelliğiyle deriye parlaklık ve nemlilik sağlayan bağ dokusunun azalmasıyla ciltte sarkmalar meydana gelmektedir. Poliklinik ortamında rahatlıkla yapılabilen dolgu uygulamalarıyla ciltte oluşan sarkmalar ve kırışıklıklardan kurtulmak mümkündür. İğne yardımıyla cildin altına yapılan ve 8-12 ay kalıcılığı olan dolgu uygulamalarıyla alın, kaş arası, dudak kenarı ve yanaklardaki sarkmalar ile gözaltı çöküklüklerinden kolayla kurtulmak mümkündür. Gereğinden fazla dolgu kullanmak yapay görünüme neden olabilmektedir. Bu noktada uygulamayı yapan uzmanın başvuran kişiye işlem dozları hakkında bilgi vererek yönlendirmede bulunması gerekmektedir. Yüzün estetiği ile doğallığını bozmayacak en uygun miktarda ve yeterli dozda uygulama yapılması doğal sonuçlar vermektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-estetiginde-hataya-dusmeyin-405089">Yüz Estetiğinde Hataya Düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aydın Doğan Vakfı&#8217;nın Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi Ankara&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aydin-dogan-vakfinin-yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-ankarada-400275</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2023 15:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[vakfının]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın Doğan Vakfı tarafından Cumhuriyet’in 100. yılına özel Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması arşivinden hazırlanan  ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi, İstanbul ve Eskişehir’in ardından 5-23 Eylül tarihleri arasında Ankara’da sanatseverlerle buluşuyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aydin-dogan-vakfinin-yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-ankarada-400275">Aydın Doğan Vakfı&#8217;nın Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi Ankara&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aydın Doğan Vakfı tarafından Cumhuriyet’in 100. yılına özel Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması arşivinden hazırlanan  ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi, İstanbul ve Eskişehir’in ardından 5-23 Eylül tarihleri arasında Ankara’da sanatseverlerle buluşuyor.  </strong></p>
<p>Aydın Doğan Vakfı’nın Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak kurguladığı <strong>‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’</strong> sergisi <strong>5-23 Eylül</strong> tarihleri arasında sanatseverlerin ziyaretine açılıyor. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivini yeni nesillerle buluşturan sergi, <strong>Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, Füreya Koral Sergi Salonu’nda</strong> gezilebilecek.</p>
<p> </p>
<p><strong>Gençlerden eserlere yeni bir bakış açısı</strong></p>
<p>Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivi’nde yer alan 90.000’i aşkın eser arasından, evrensel ilkeler üzerinden seçim yapıldı. Seçilen eserler, günümüz çizerleriyle paylaşıldı ve Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel ilkeler üzerinden, eserlerdeki temel kavramı yeniden görselleştirmeleri istendi. Arşivden seçilen eser ile yeni üretilen eser ilişkilendirilerek ‘yüz yüze’ kavramı üzerinden sergi tasarlandı.</p>
<p>Proje sürecinde Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivi’nden seçilen eserlerdeki temaları yeniden görselleştiren günümüz çizerleri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliği kapsamında üniversitenin öğrencileri arasından seçildi. Bu kapsamda arşivin günümüz illüstrasyon dünyasının dili ile tekrar yorumlanması, Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel ilkeler üzerinden görünür kılınması amaçlandı. Üniversite öğrencilerinin belirlenmesinde ana kriter, yaptıkları çalışmalarda yeni bir bakış açısı üretmeleri oldu.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak kurgulanan ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi, <strong>5-23 Eylül 2023</strong> tarihleri arasında <strong>Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, Füreya Koral Sergi Salonu</strong>’nda ziyarete açık olacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi<strong> </strong></strong></p>
<p><strong>Adres</strong>: John F. Kennedy Caddesi No:4 Kavaklıdere / Çankaya</p>
<p><strong>Açılış Saati:</strong> 18:00</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aydin-dogan-vakfinin-yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-ankarada-400275">Aydın Doğan Vakfı&#8217;nın Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi Ankara&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli&#8217;nin yüz akı oldunuz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaelinin-yuz-aki-oldunuz-394051</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 12:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[kocaelinin]]></category>
		<category><![CDATA[oldunuz]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=394051</guid>

					<description><![CDATA[<p>BaşkanBüyükakın, YKS’de ilk 1000'e giren ve LGS’de yüzde 1'lik dilimde yer alan öğrencilerle onların velileri, öğretmen ve idarecilerini ağırlayarak tebrik etti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelinin-yuz-aki-oldunuz-394051">Kocaeli&#8217;nin yüz akı oldunuz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BaşkanBüyükakın, YKS’de ilk 1000&#8217;e giren ve LGS’de yüzde 1&#8217;lik dilimde yer alan öğrencilerle onların velileri, öğretmen ve idarecilerini ağırlayarak tebrik etti</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, LGS&#8217;de yüzde 1&#8217;lik dilime giren ve YKS&#8217;de ilk 1000&#8217;e giren başarılı öğrenciler, aileleri, öğretmenleri ve okul idarecileriyle birlikte Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen kahvaltı programında bir araya geldi. Sınavlarda başarı gösteren öğrencileri tebrik eden Başkan Büyükakın, “Sizleri tebrik ediyorum, çok güzel bir başarı elde ettiniz. Kocaeli’nin yüz akı oldunuz. Ülkemizi çok daha iyi noktalara taşıyacaksınız. Sizleri tebrik ediyorum, başarınızda emeği geçen velilerinize, öğretmen ve idarecilerimize teşekkür ediyorum. Yolunuz ve bahtınız açık, başarılarınız daim olsun” diye konuştu.</p>
<p><b>TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ GENÇLERİN ELİNDE</b></p>
<p>Programda başarılı öğrencilerle tanışan Başkan Büyükakın, aldıkları puanlar, Türkiye dereceleri ve hedeflerindeki okullar hakkında bir süre sohbet etti. Başkan Büyükakın, Türkiye’nin geleceğinin gençlerin elinde olduğunu söyleyerek, ‘’YKS’de ve LGS’de de güzel bir başarı yakaladınız. İnşallah bundan sonra arzuladığınız, gitmek istediğiniz okullarınızda başarılı olursunuz” dedi.</p>
<p><b>BAŞARI SAĞLAYARAK İLİMİZİ GURURLANDIR</b></p>
<p>Ortaokul mezunu öğrencilerin liselere yerleşebilmek için girdiği LGS&#8217;ye bu yıl 1 milyon 30 bin 195 öğrenci katılım sağladı. 36 farklı ilden 562 öğrenci, tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alDI. Sınavda Kocaeli&#8217;deki çeşitli okullardan 9 öğrenci 500 tam puan alarak Türkiye birincisi oldu. Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS-2023) bu yıl 78 bin 444&#8217;ü Kocaeli&#8217;den olmak üzere toplam 3 milyon 400 bin lise mezunu katılım sağladı. Bu yıl LGS&#8217;de dereceye giren 17 öğrenci ile YKS’de ilk 100&#8217;de 10, ilk 500&#8217;de 32 ve ilk 1000&#8217;de 41 öğrenci olmak üzere toplamda 83 öğrenci başarı sağlayarak ilimizi gururlandırdı. Öte yandan Büyükşehir’in Bilgievleri’nden yararlanan 30 öğrenci LGS’de, Akademi Liseden eğitim alan 113 öğrenci de üniversite sınavında başarılı oldu.</p>
<p><b>GENÇLER GELECEĞİMİZ, YARINLARIMIZ UMUDUMUZ</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, öğrencileri tebrik ederek başarılarının arkasında öğretmenlerinin ve ailelerinin DE olduğuna değinerek, “Bu gururlu günde sizlerle olmaktan çok mutluyuz. Gençlerimiz bizim geleceğimiz, yarınlarımız, umudumuz. Gelecek onların omuzlarında yükselecek. Sizler bizim her şeyimizsiniz. Bu büyük başarının arkasında üç büyük aktör var. Birisi öğretmenlerimiz; eğitimlerinizi en iyi şekilde alabilmeniz için çok büyük gayret gösterdi. En büyük aktörlerden diğeri de ailelerimiz, onlara çok çok teşekkür ederim ve tebrik ederim” ifadesini kullandı.</p>
<p><b>VATANA VE MİLLETE FAYDALI İNSANLAR</b></p>
<p>Hayatının 15 yılı üniversitede geçen biri olarak konuşmasında eğitimin alanında deneyimlerini paylaşan Başkan Büyükakın, sözlerine şöyle devam etti: ‘’İl genelindeki tüm okullarımız başarılı olabilmek adına üstün bir gayret sarf ediyor. Akademik başarı çok önemli ancak sizlerin iyi bir insan olarak yetişmenizi arzu ediyoruz. Spor ve kültür alt yapınızın gelişmesi için gerekli donanımların sağlanması, sanatla ilgilenmeniz, müzikle ilgilenmeniz bizler için önemli. Çünkü ileride ülkemizi çok daha iyi noktalara taşıyacaksınız. Eğitim ve öğrenim hayatınız tamamlanınca da kendinize, ailenize, çevrenize, vatanımıza ve milletimize faydalı insanlar olacağınıza inancım tamdır.” </p>
<p><b>BAŞKAN TELEFONLA GÖRÜNTÜLÜ ARADI</b></p>
<p>Programda Başkan Büyükakın “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen ve etkisi bakımından önceki afetlerden daha geniş alanı kapsayan Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen, Malatya’da yaşayan ve depremden sonra Kocaeli’nde LGS’ye hazırlanarak Türkiye genelinde 0,77’lik derece ile İstanbul Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’ni kazanan Ömer Faruk ile telefonla bağlantı kurarak kendisini tebrik etti.</p>
<p><b>GELECEĞİN FİDANLARINA HEDİYE FİDAN</b></p>
<p>Toplantıda Başkan Büyükakın lise ve üniversite heyecanı yaşayan gençlere büyük bir müjde verdi. Başkan Büyükakın, YKS ile LGS’de başarı gösteren öğrencileri aileleriyle birlikte Büyükşehir’in Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde yer alan Kerpe Spor ve Eğitim Kampı programıyla ödüllendirdi. Öğrenciler de eğitim alanındaki çalışmalar ve destekleri dolayısıyla Başkan Büyükakın&#8217;a teşekkür etti. Başkan Büyükakın, programın sonunda geleceğin fidanları, başarılı öğrencilere fidan hediye edip hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelinin-yuz-aki-oldunuz-394051">Kocaeli&#8217;nin yüz akı oldunuz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Çeneli Tazı, Naafırı 13.14 Yaması&#8217;nda Vadi&#8217;de ava çıkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-ceneli-tazi-naafiri-1314-yamasinda-vadide-ava-cikiyor-387051</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 15:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[ava]]></category>
		<category><![CDATA[çeneli]]></category>
		<category><![CDATA[çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[naafırı]]></category>
		<category><![CDATA[tazı]]></category>
		<category><![CDATA[vadide]]></category>
		<category><![CDATA[yamasında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387051</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akla hayale gelmez güce sahip bir darkin olan Naafiri'nin kaderinde soydaşlarına liderlik etmek vardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-ceneli-tazi-naafiri-1314-yamasinda-vadide-ava-cikiyor-387051">Yüz Çeneli Tazı, Naafırı 13.14 Yaması&#8217;nda Vadi&#8217;de ava çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akla hayale gelmez güce sahip bir darkin olan Naafiri&#8217;nin kaderinde soydaşlarına liderlik etmek vardı. Fakat bir hançere hapsedilip Shurima çölünün derinliklerindeki bir yeraltı mezarına hapsedildiğine hevesi kursağında kaldı. Naafiri, yüzyıllar sonra kaderini değiştiren bir günde serbest kalarak yeni bir bedene, daha doğrusu çöl tazılarının bedenlerine bağlandı.</p>
<p> </p>
<p><em>&#8220;Biz binlerce yıl iz sürebiliriz. Ama kimse o kadar kaçamaz.&#8221;</em></p>
<p>Başlarda yeni haline öfkelenen Naafiri, daha sonra sürünün ortak bilincinin planlarına paha biçilemez bir katkı sağlayabileceğini fark etti. Diğer darkinler yalnız savaştığı için kaybetmişti fakat Naafiri&#8217;nin gücü sürüsünün birliğinde, bağlılığında ve ortak gücünde yatıyor. Artık Naafiri, darkin kardeşlerini bir araya getirmeyi ve yoluna çıkanların üstüne sürüsünü salarak onları acımadan parçalamayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>YETENEKLER:</strong></p>
<p> </p>
<p>Pasif &#8211; Tazılar Sofrası</p>
<p>Naafiri belli aralıklarla bir tazı çağırır. Tazı, Naafiri&#8217;nin hedefine saldırarak fiziksel hasar verir. Naafiri yetenek kullandığında tazının verdiği hasar artar. Şampiyonlara yetenek isabet ettirmek ve rakipleri katletmek bu yeteneğin bekleme süresini kısaltır.</p>
<p> </p>
<p>Q &#8211; Darkin Hançeri</p>
<p>Naafiri darkin dokunuşuna maruz kalmış hançerler fırlatarak fiziksel hasar verir ve birkaç saniyeliğine kanamaya neden olur. Bu yetenek yeniden kullanılabilir. İsabet alan rakipler zaten kanama etkisindeyse hançerler kalan kanama hasarına ek olarak ilave fiziksel hasar ve eksik cana bağlı olarak fiziksel hasar verir. Hedef bir şampiyonsa Naafiri bir miktar can yeniler. Tazılar şampiyonlara öncelik vererek isabet alan ilk hedefe atılır ve birkaç saniye boyunca ona saldırır.</p>
<p> </p>
<p>W &#8211; Tazıların İzinden </p>
<p>Naafiri kısa bir gecikmenin ardından bir rakibe atılarak fiziksel hasar verir ve hedefini veya temas ettiği ilk şampiyonu kısa süreliğine yavaşlatır. Bu yeteneğin menzili ultinin seviyesine bağlı olarak artar. Tazılar da hedef alınamaz hale gelerek Naafiri&#8217;yle birlikte hedefe atılır. Her tazı başına ilave hasar verirler.</p>
<p> </p>
<p>E &#8211; Karnını Deş </p>
<p>Naafiri ileri hücum ederek deşip geçtiği rakiplere fiziksel hasar verir. Ardından patlayarak çevresine ilave fiziksel hasar verir. Tazılar Naafiri&#8217;nin yanına gelip tamamen iyileşir.</p>
<p> </p>
<p>R &#8211; Sürünün Çağrısı </p>
<p>Naafiri avlanmak için hazırlık yaparak tazıları güçlendirir ve kısa süreliğine ilave tazılar çağırır. Ardından çatışma dışındaki hareket hızı artar ve görüş alanı genişler. Bir rakip şampiyona ilk temas edişinde kalkan kazanır. İlk kez bir şampiyon alt ettiğinde tüm ulti etkileri yenilenir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-ceneli-tazi-naafiri-1314-yamasinda-vadide-ava-cikiyor-387051">Yüz Çeneli Tazı, Naafırı 13.14 Yaması&#8217;nda Vadi&#8217;de ava çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batur: Kentsel dönüşümü yüzde yüz uzlaşıyla yapacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/batur-kentsel-donusumu-yuzde-yuz-uzlasiyla-yapacagiz-384112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 09:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[batur]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaşıyla]]></category>
		<category><![CDATA[yapacağız]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi Gültepe planlarını Toros Kapalı Pazaryeri ve Sosyal Tesisi’nde kurduğu Bilgilendirme Merkezi’nde mahalle mahalle askıya çıkarmaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/batur-kentsel-donusumu-yuzde-yuz-uzlasiyla-yapacagiz-384112">Batur: Kentsel dönüşümü yüzde yüz uzlaşıyla yapacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi Gültepe planlarını <strong>Toros Kapalı Pazaryeri ve Sosyal Tesisi’nde kurduğu Bilgilendirme Merkezi’nde </strong>mahalle mahalle askıya çıkarmaya başladı. İlk etapta Mehmet Akif ve Saygı mahallelerinin parselasyon planlarının askıya çıkarıldığı merkeze giderek vatandaşların sorularını tek tek yanıtlayan Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, “Halkımızın içi rahat olsun. Kentsel dönüşümü yüzde yüz uzlaşıyla yapacağız. Gültepe’nin makûs talihini vatandaşlarımızla birlikte, hiçbir mağduriyet yaşanmadan yeneceğiz” diye konuştu.</b></p>
<p>Konak Belediyesi, 14 mahalleyi kapsayan 300 hektarlık Gültepe planlarının uygulama planlarını askıya çıkarmaya başladı. Belediye uygulama imar planı doğrultusunda ilk parselasyon planının çalışmalarını da tamamlayarak askı sürecini başlattı. İlk etapta Mehmet Akif ve Saygı mahallelerinin parselasyon planları, Gültepe <strong>Toros Kapalı Pazaryeri ve Sosyal Tesisi içinde kurulan Bilgilendirme Merkezi’nde ve </strong>www.konak.bel.tr internet adresinde 12 Haziran itibarıyla 1 ay <strong>askıya çıkarıldı. Planları hazırlayan teknik ekip de vatandaşlara bilgi vermek üzere merkezde görevlendirildi.</strong></p>
<p><strong>Planlar askıda, başkan denetimde</strong></p>
<p><strong>Planlar askıya çıkar çıkmaz Bilgilendirme Merkezi’ni ziyaret ederek, ekiplerin çalışmalarını denetleyen Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, planları inceleyen vatandaşların sorularını yanıtladı. Batur, </strong>Gültepe Semti Kentsel Dönüşüm Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Latif Aydoğdu’yu da gelinen son nokta ve süreçle ilgili ayrıntılı olarak bilgilendirdi. <strong>Başkan Batur’a </strong>Konak Belediye Meclisi üyeleri ve bölge muhtarları da eşlik etti.</p>
<p><b>“Yüzde yüz uzlaşıyla yapacağız”</b></p>
<p><strong>Planları vatandaşların daha kolay ulaşmasını sağlamak amacıyla </strong>Gültepe <strong>Toros Kapalı Pazaryeri ve Sosyal Tesisi içinde kurdukları Bilgilendirme Merkezi’nde askıya çıkardıklarını söyleyen Başkan Batur, “</strong>Vatandaşlarımız tapularıyla, ellerindeki belgelerle bu merkezimize başvuracak ve hangi imar adalarında yer aldıklarını, hisse oranlarının ne olacağını, parselasyondan sonraki sözleşme sürecinde ellerinde ne kadarlık bir tapu miktarı kalacağını buradan öğrenecek. Askıya mahalle mahalle, 50 hektarlık alanlar olarak çıkıyoruz. Süreci böylece daha sağlıklı yürüteceğimize inandık. Sırasıyla diğer mahallelerimizin planlarını da askıya çıkaracağız. Vatandaşlarımız gelecek, planları hazırlayan tüm teknik ekibimiz de burada. Vatandaşlarımızın aklındaki tüm soru işaretlerini yanıtlayacağız. Parselasyon planı askıdan indikten sonra gerekli değerlendirmeleri yapıp sözleşmelere başlayacağız. Halkımızın içi rahat olsun. Kentsel dönüşümü yüzde yüz uzlaşıyla yapacağız. Uzlaşmadan, anlaşmadan inşaata başlamak mümkün mü? Biz uzlaşarak ilerleyeceğiz. Gültepe’nin makûs talihini vatandaşlarımızla birlikte, hiçbir mağduriyet yaşanmadan yeneceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Yerlerinizi bundan sonra hiç satmayın”</b></p>
<p>Kiraya çıkıldığında belediyenin vatandaşlara kira yardımı da yapacağını belirten Başkan Batur, vatandaşlara seslenerek şöyle konuştu:</p>
<p>“Yerlerinizi satmayın, hele bundan sonra hiç satmayın. Evlerinizi, arsalarınızı elden çıkarmayın. Müteahhitlerle anlaşma ya da hisse satma yoluna girmeyin. Burada yaşayan vatandaşlarımız yıllardır buraların cefasını çekiyor. Biz istiyoruz ki, şimdi sefasını da burada yaşayan vatandaşlarımız sürsün. Burada oluşacak gelirden buradaki vatandaşlarımız yararlansın istiyoruz. Sözleşmeleri de vatandaşlarımızla Konak Belediyesi olarak biz yapacağız. Daha sonra da sözleşmeler hangi adada biterse o adadan çalışmalara başlayacağız.”</p>
<p><b>İkinci sırada Ulubatlı var</b></p>
<p>İlk olarak Mehmet Akif ve Saygı mahallelerinin parselasyon planlarını askıya çıkaran Konak Belediyesi, süreci Ulubatlı Mahallesi’yle devam ettirecek. Etaplar halinde çalışılarak tüm mahalleler sırasıyla askıya çıkarılacak. Planları askıya çıkacak bölgeler vatandaşlara önceden bildirilecek.<strong> Toros Kapalı Pazaryeri ve Sosyal Tesisi içinde kurulan Bilgilendirme Merkezi’nde planları hazırlayan teknik ekip mesai saatleri içinde hazır bulunarak, vatandaşların sorularını yanıtlayacak ve detaylı bilgilendirme yapacak</strong></p>
<p><b>Gültepe’de yeni hayat başlıyor</b></p>
<p>Gültepe Bölgesi 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı, Çınartepe, Atamer, Millet, Murat, Trakya, Anadolu, Saygı, Mehmet Akif, Ulubatlı, Yirmialtı Ağustos, Yavuz Selim, Zeybek, Huzur ve Cengiz Topel olmak üzere 14 mahalleyi kapsıyor. Yaklaşık 300 hektarlık bir alanda uygulanacak planlarda en dikkat çeken detay ise sosyal donatı ve kişi başına düşen yeşil alan miktarındaki artış.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/batur-kentsel-donusumu-yuzde-yuz-uzlasiyla-yapacagiz-384112">Batur: Kentsel dönüşümü yüzde yüz uzlaşıyla yapacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Sinirlerini Koruyan Cerrahi: Akil Groove</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-sinirlerini-koruyan-cerrahi-akil-groove-373977</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 10:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[groove]]></category>
		<category><![CDATA[koruyan]]></category>
		<category><![CDATA[sinirlerini]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüz ifadesinin oluşmasını destekleyen jest ve mimiklerin oluşumu yüz sinirleri ile sağlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-sinirlerini-koruyan-cerrahi-akil-groove-373977">Yüz Sinirlerini Koruyan Cerrahi: Akil Groove</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüz ifadesinin oluşmasını destekleyen jest ve mimiklerin oluşumu yüz sinirleri ile sağlanıyor.</p>
<p>Kas hareketlerinin kontrolünü sağlayan bu sinirlerin hasar görmesi daha donuk ve mimiksiz bir yüz ifadesine yol açabileceği gibi, yüz felci başta olmak üzere ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Ferit Akıl tarafından tükürük bezi ameliyatlarında yüz sinirinin bulunması ve korunması sağlamak üzere geliştirilen &#8216;Akil Groove&#8217; yöntemi bu alanda öne çıkıyor. Doç. Dr. Akıl, soyadının verildiği ve tıp literatürüne giren &#8216;Akil Groove&#8217; isimli özel cerrahi yöntem hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Felç ve estetik kaygısını ortadan kaldırıyor</p>
<p>Akil groove tükürük bezi (parotis) ameliyatlarında yüz sinirinin (fasial sinir)  bulunması için tanımlanmış anatomik bir yapı landmark belirteç olarak ifade edebilmektedir. Bu yöntem tükürük bezi ameliyatlarında sık karşılaşılan ve büyük risk içeren yüz sinirlerinin korunması açısından oldukça önem arz etmektedir. Yüz sinirlerinin bulunduğu alanda yüz kaslarında meydana gelecek hasar tedavisi zor veya mümkün olmayan sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Akil Groove yöntemi ile tükürük bezi tümörlerinde sinirlerin tespit edilmesi ve önlem alarak cerrahi işlemin gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Akil groove tükürük bezinde(parotis) ameliyat gerektiren tüm durumlarda cerrahlara kolaylık sağlayan ve yüz sinirinin korunmasında fayda sağlayan bir landmarktır. Mimiksiz bir yüz ifadesi, kaşları oynatamama, gözlerde kayma veya tam anlamıyla kapanması, dudak şeklinde bozukluğa neden olabilecek yüz felcinin fonksiyonel bir bozukluğa yol açabilmesi ve estetik kaygı oluşturmaması için oldukça önemli bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. </p>
<p>Cerrahi işlem daha kısa sürüyor</p>
<p>Tükürük bezi ameliyatlarında hem bireylerin yüz sinirlerinin korunması açısından oldukça önemli olan akil Groove aynı zamanda cerrahların daha basit ve konforlu işlemler gerçekleştirmesini sağlamaktadır. İşlemi uygulayan cerrahın komplikasyonlardan kaçınması açısından önemli bir buluş olarak nitelendirilmektedir. Akil Groove yönteminin avantajları kısaca şu şekilde sıralanabilir;</p>
<p>Tükürük bezi(parotis) tümör ameliyatlarında cerraha sinirin daha kolay bulunabilir, <br />Ameliyat süresi kısalır,<br />Yüz felci riskinin düşmesi gibi avantajlar sağlar.<br />Yüz felci riskini minimum seviyeye indirmesi hem sağlık açısından hem de estetik açıdan kaygıyı azaltır.<br />Yöntem hastaya avantajları ile öne çıkıyor</p>
<p>Kulak Burun Boğaz cerrahisinde en çok karşılan durumlardan biri yüz siniri ile cerrahın karşı karşıya gelmesidir. Bu sinirlerde ortaya çıkabilecek hasar riskini minimum seviyeye indirmek için cerrahlar işlem gerçekleştirirken özenle çalışmaktadır.</p>
<p>Tükürük bezi ameliyatlarının en korkulan komplikasyonu olan yüz felcinin olmaması için klasik ameliyatlarda dünyada kullanılan üç dört landmark belirteci mevcut olup, bu şekilde yüz siniri daha kolay tanınmaktadır. Akil groove olarak isimlendirilen landmarkta ameliyatlarda bu sinirin daha kolay ve erken tanınması için bir avantaj sağlayan cerrahlar belirteç veya landmark olarak değerlendirebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-sinirlerini-koruyan-cerrahi-akil-groove-373977">Yüz Sinirlerini Koruyan Cerrahi: Akil Groove</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Hıdırellezi yüz yıllık geleneklerle kutlayacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-hidirellezi-yuz-yillik-geleneklerle-kutlayacak-372078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 21:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[geleneklerle]]></category>
		<category><![CDATA[hıdırellezi]]></category>
		<category><![CDATA[kutlayacak]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372078</guid>

					<description><![CDATA[<p>7. Uluslararası Hıdırellez Bayramı, 5-6 Mayıs tarihlerinde geleneksek ritüeller yaşatılarak kutlanacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-hidirellezi-yuz-yillik-geleneklerle-kutlayacak-372078">Büyükşehir Hıdırellezi yüz yıllık geleneklerle kutlayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>7. Uluslararası Hıdırellez Bayramı, 5-6 Mayıs tarihlerinde geleneksek ritüeller yaşatılarak kutlanacak</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi baharın gelişi ve doğanın uyanışını temsil eden Hıdırellezi, bu yıl 7. düzenlenecek olan Uluslararası Hıdırellez Bayramı ile kutlayacak. İki gün sürecek olan etkinliklerde, yüz yıllık gelenek ve ritüeller yaşatılarak gelecek kuşaklara aktarılacak.</p>
<p> </p>
<p><b>BALKAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ İLE BİRLİKTE</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi ile Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile ortaklaşa düzenlenecek olan 7. Uluslararası Hıdırellez Bayramı, 05-06 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek. Bayramın birinci günü 17.00’de Seka alanı içindeki Balkan Kültür Evi’nde bir araya gelinerek, yedi kapıdan su toplanacak. Toplanan sular bakır içine konulacak ve bakır gömme ritüeli gerçekleştirilecek. Ardından Derince’ye hareket edilerek burada Çoban Vardiya Değişimi, Koyun Sağma gelenekleri gerçekleştirilecek ve kurban kesilecek. Hıdırellez heyeti etkinliklerin ardından Balkan Evi’ne dönerek, 20.00’de başlayacak Hıdırellez Sohbetine katılacak.</p>
<p> </p>
<p><b>BAYRAMIN 2. GÜNÜ</b></p>
<p>Hıdırellez Bayramı’nın ikinci günü ise 07.00’de Balkan Evi’nde söğüt dalı asma ritüeli ile başlayacak. Bu geleneği çiğ toplama ve yoğurt mayalama etkinlikleri takip edecek. Hıdırellez Bayramının ikinci gün etkinlikleri akşam saatlerinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde devam edecek. Saatler 18.30’u gösterdiğinde Yöresel Mizansen Ekibi gösteri yapacak. Gösteri sonrasında Prof. Dr. Tufan Gündüz, Balkanlar ve Hıdırellez üzerine konuklara yönelik bir konuşma gerçekleştirecek. Bayramın birinci günü Balkan Evi’ne gömülen bakırın topraktan çıkartılması ise sembolik olarak Kongre Merkezi’nin bahçesinde yapılacak. Bakır, protokolün katılımıyla ve maniler okunarak çıkartılacak ve kazan kurulacak. Program, Maphoytag’ın folklor gösterisi ile devam edecek. Hıdırellez Bayramı Kenan Serhat İnce’nin seslendireceği Balkan Türküleri ile sona erecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-hidirellezi-yuz-yillik-geleneklerle-kutlayacak-372078">Büyükşehir Hıdırellezi yüz yıllık geleneklerle kutlayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜBYS Yüz Akı Bir Proje Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ubys-yuz-aki-bir-proje-oldu-371123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 12:28:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[übys]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371123</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından yazılımı yapılan Üniversite Bilgi Yönetim Sisteminin (ÜBYS) “Paydaş Kurum Çalıştayı” Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ubys-yuz-aki-bir-proje-oldu-371123">ÜBYS Yüz Akı Bir Proje Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından yazılımı yapılan Üniversite Bilgi Yönetim Sisteminin (ÜBYS) “Paydaş Kurum Çalıştayı” Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca düzenlendi.</p>
<p>İKÇÜ ev sahipliğinde beşincisi yapılan çalıştayın açılışına, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Tolga Balcı, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kadro Analizleri Dairesi Başkanı Zübeyde Zeren Çakmak, YÖK Veri Yönetimi İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Abdullah Önder Türkoğlu, Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bilgi ve İletişim Teknolojileri Daire Başkanı M. Raşit Özdaş, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Uzmanı Mürüvvet Ünal Bayram, Strateji ve Bütçe Başkanlığı Uzmanı Cihan Cenk Çiçek, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Bilgi İşlem Daire Başkanı Fatih Tunçez, Huawei Cloud Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Ken Xhu, Huawei Cloud Türkiye İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Yiğitcan Kutay Güler, Huawei Bulut Çözümleri Kıdemli Müdürü ile UBYS paydaş üniversitelerinin rektörleri, rektör yardımcıları, genel sekreterleri, bilgi işlem daire başkanları ve çok sayıda uzman katıldı.</p>
<p><b>Bugüne Kadar Desteklediğimiz Projelerin Yüz Akıdır</b></p>
<p>Açılışta konuşan Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Tolga Balcı, projelendirme sürecinden bu yana takip ettikleri ÜBYS’nin başarılı bir yol haritasıyla ilerlemesinden duydukları memnuniyeti paylaştı. Projenin ilk olarak kamuda tasarruf ilkesinden hareketle başladığını, geliştirilen entegre modül sayesinde birçok kurumun ihtiyacına yanıt veren bir sistem haline geldiğini aktaran Balcı, “ ÜBYS o zamanki adıyla Kalkınma Bakanlığı Koordinasyonunda başladı; Başkanlığımız ve İKÇÜ ortaklığında hayata geçirildi. 2011 yılında bu projenin ilk adımları atıldığında hedeflenen nokta öncelikli olarak kamu tasarrufuydu. Proje amaçlananın üzerinde başarı göstermiştir ve 36 entegre modülü ile yükseköğretim kurumlarının tüm ihtiyaçlarına yanıt verir hale gelmiştir. Gelinen noktada devletin desteklediği en uzun soluklu projelerin de başında geliyor. Hızla gelişen ÜBYS, bugüne kadar desteklediğimiz projelerin yüz akıdır. Tüm üniversitelerimizin paydaşlığında şekillenen milli bir yazılım olarak daha büyük başarılara imza atılacağına inanıyorum. Sistemin dinamik ve modüler yapısı yanında tüm paydaşların sahiplenişi bizi diğer projeler için ümitlendiriyor. Çalıştayda Strateji Bütçe Başkanlığı olarak biz sizleri dinlemeye geldik. Her bir öneriyi çok kıymetli buluyoruz ve geliştirmeler için gerekli adımları hayata geçirmeye hazırız. Emek veren herkesi yürekten kutluyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p> <b>Paydaşlarımızla Yazılan Bir Başarı Hikâyesi</b></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, 2011 yılında projelendirilen ÜBYS’nin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının desteğiyle artık İKÇÜ’nün yüz akı bir markası haline geldiğini kaydetti. Rektör Prof. Dr. Köse, “ÜBYS, bir sinerji projesidir ve bu anlamda bir örneği bulunmamaktadır. Sinerji projesi olmasını sağlayan ve onu diğerlerinden ayıran özelliği, bu yazılımın paydaş ortaklığında gelişmesi ve her bir paydaşımızın katkısı ile büyümesidir. Bu haliyle proje bir başarı hikâyesidir ve bu başarıda paydaş tüm üniversitelerimizin eşsiz katkısı vardır. Biz, ülkemiz yükseköğretiminin tek bir veri tabanı üzerinden işlemesini, büyük verinin ortak biçimde analitiğinin yapılmasını hedef olarak bugün itibariyle ortaya koymak arzusundayız. Akademik performans sisteminden, yayın paylaşımına, öğrenci eğitiminde etkililikten mekân kullanımına, kaynakların planlanmasından kullanılmasına kadar her adımı bu sistem üzerinden yürütebilecek bir yapıyı birlikte geliştirmek arzusundayız” diye konuştu.</p>
<p><b>Dijital Üniversite Konseptine Uygun</b></p>
<p>Sistemle ilgili bilgilendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Köse, ÜBYS’nin dijital üniversite konseptine uygun olarak geliştirildiğini,  üniversiteler için büyük problem olan tek bir noktadan yönetilemeyen, birbirleriyle entegre çalışmayan bilişim sistemleri problemine bir çözüm sunduğunu kaydetti Prof. Dr. Köse, &#8220;Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği &#8216;Dijital Seferberlik Dönemi&#8217; ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin yürüttüğü milli teknoloji hamlesi kapsamında ÜBYS, tamamen kurumumuz mühendisleri ile üretilen yerli ve milli olma özelliğini taşımaktadır. ÜBYS, tüm sistem içerisinde üniversitenin tüm süreçlerinde doğru ve erişilebilir olmasını sağlıyor. Kurumların birlikte çalışması halinde neler başarabileceğinin de tam bir ispatı niteliğinde. Kullanan kurumlara bütçe ve iş gücü tasarrufu yapmasının yanında işlemlerin ve ölçümlerin kolaylığına imkân sunuyor” dedi.</p>
<p><b>UBYS, Kamu Hizmet Sunumunda Verimliliğe Katkıda Bulunuyor</b></p>
<p>Pandemi sonrası dönemde yükseköğretim kurumlarının ihtiyaçları doğrultusunda projenin ivme kazandığını ve kamu hizmet sunumunda verimlilik ve etkinlik artırıcı yönünün öne çıktığını vurgulayan Hazine ve Maliye Bakanlığı Kadro Analizleri Dairesi Başkanı Zübeyde Zeren Çakmak, farklı kurumlarda ayrı ayrı girişimler yerine iş birliğine dayalı bir anlayışın benimsenmesinin kamu kaynaklarının etkili kullanılmasını sağlayacağını belirtti. Çakmak, “Farklı üniversiteler tarafından benzer yazılımların geliştirilmesi ya da tedarik edilmesi gereksiz bir maliyete neden olmaktadır. Bu olumsuzluğun engellenmesi yoluyla tasarruf sağlanacaktır. Ayrıca proje ile üniversitelerin bilgi işlem sistemlerinde standardizasyonun gerçekleştirilecektir.  Bilgi işlem alanındaki personel istihdam giderlerinden tasarruf edilmesi de mümkün olabilecektir. Projenin kurumlar arası bir sinerji yaratması ve üniversitelerin kendi kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi yönünde adımlar atılması da önem taşımaktadır. Bu kapsamda ÜBYS’nin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının koordinasyonunda yürütülmesi yönünde atılan adımlar atılması Bakanlığımızca oldukça önemsenmektedir. Projenin tüm yükseköğretimi düzenleme ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön verme yetkisine sahip olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda yürütülmesi, projenin devamlılığının sağlanması ve yaygınlaşmasında önemli bir katkı sağlayacaktır. Böylece projeden beklenen kamu tasarrufunun da maksimize edileceği düşünülmektedir” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Bulut Sistemleri Kamuda Maliyeti Yarı Yarıya Azaltıyor</b></p>
<p>Yerli ve milli olarak geliştirilen ve kamuda mükerrer yatırımları önleyici özelliği ile öne çıkan ÜBYS’nin benzer yaklaşımlara yön göstereceğine inandığını söyleyen Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Uzmanı Mürüvvet Ünal Bayram, konuşmasının başında ofisin 7 bine yakın hizmete ve bine yakın kuruma rehberlik ettiğini söyledi. Yeni Dijital Devlet Stratejisi Vizyonunun veriye dayalı ve kullanıcı odaklı bir kamu hizmet sunumu ve katılımcı bir politika geliştirme yapısı olduğunun altını çizen Bayram, “ÜBYS çalıştayı kapsamında bugün ele alınacak olan bulut bilişim projesi ile ilgili çok sayıda çalışmayı yürütüyoruz. Kamu Bulut Bilişim Stratejisi çalışmalarının son aşamasına yaklaşıldı. Stratejinin temel amacı, kamu kurumlarının BT altyapısı ihtiyaçlarının mümkün olduğunca ticari bulut hizmet sağlayıcılardan temin edilmesi yönünde. Bu anlamda, belirlenen yol haritasının kamuda bir milat niteliğinde olması söz konusu. Hedef; hem insan kaynağı ve maliyet tasarrufu sağlanması hem de yenilikçi teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılarak üretkenliğin artırılması. Analizler kamuda bulut bilişim kullanımı yoluyla bilgi teknolojisi harcamalarından %50’ye varan oranda tasarruf etme potansiyeli olduğunu göstermekte. Kamu Bulut Bilişim Stratejisi ile beraber, bulut hizmet sağlayıcılara yönelik belgelendirme kriterleri ile kurumların buluta geçiş süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla bir Göç Rehberi de kurgulanmakta. Kamu kurumlarının bilgi işlem yapılanmalarının bulut bilişime hazır hale getirilmesine yönelik çalışmalar da gündemimizde. Bu kapsamda işaretlenecek geçiş önümüzdeki dönemde ÜBYS’nin bulut bilişim projesini de destekleyecektir. Kamuda bilgi teknolojisi altyapısında etkinliği artırmak amacıyla yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise açık kaynak kodlu yazılımların kamuda kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik. Bu kapsamda bir Genelge Taslağı ve açık kaynak kodlu yazılımlara geçişe ilişkin bir rehber hazırlığı devam ediyor” dedi.</p>
<p><b>1 Milyon Öğrenciye, 40 Bin Personele Ulaşıldı</b></p>
<p>İKÇÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Fatih Tunçez de yaptığı sunumunda sistemin geldiği son nokta hakkında katılımcılara bilgi verdi. 36 entegre modüllü bütünleşik sistem ÜBYS’nin; dijitalleşme, kamu tasarrufu, iş gücü tasarrufu, kurumsallaşma, akademik ve idari süreçlere,  kalite ve akreditasyon süreçlerine olan katkılarından bahseden Başkan Tunçez, “Yola çıktığımız 2012 yılında tek kurumda başladığımız sistem uygulaması, 2023’e geldiğimizde 23 üniversite ile imzalanan protokol ile bir milyondan fazla öğrenciye, 40 bin personele ulaştı. 19 kurumda aktif kullanılmakta, 3 kurumda geçiş çalışmaları devam etmekte, 4 kurum ile protokol aşamasındayız. 11’inci Kalkınma Planına ve Milli Teknoloji Hamlesi kapsamına uyumlu olarak YÖK Dijital Üniversite Konsepti ve Büyük Veri Projesi, TÜBİTAK Güvenli Yazılım Geliştirme Standartları, Uluslararası OWASP Standartları çerçevesinde dünya çapında en büyük yazılımların geliştirilmesinde kullanılan metotlar, sistematikler ve teknolojileri kullanarak yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Program, protokol konuşmalarının ardından paydaş kurum ve başkanlık/bakanlık yetkilileri için hazırlanan ÜBYS durum değerlendirilmesi beklentiler ve hedeflerin görüşülmesi ve Bulut Bilişim Projesi Hakkında Bilgilendirme oturumlarıyla devam etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ubys-yuz-aki-bir-proje-oldu-371123">ÜBYS Yüz Akı Bir Proje Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Michelin 2050 Yılına Kadar Lastiklerini Yüzde Yüz Sürdürülebilir Malzemelerden Üretecek!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/michelin-2050-yilina-kadar-lastiklerini-yuzde-yuz-surdurulebilir-malzemelerden-uretecek-370619</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 12:22:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[lastiklerini]]></category>
		<category><![CDATA[malzemelerden]]></category>
		<category><![CDATA[michelin]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[üretecek]]></category>
		<category><![CDATA[yılına]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mobilite alanında öncü şirketlerden biri olan Michelin, 2050 yılına kadar Michelin lastiklerinde yüzde yüz sürdürülebilir malzemeler kullanımı hedefi başta olmak üzere çevresel taahhüdünü açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/michelin-2050-yilina-kadar-lastiklerini-yuzde-yuz-surdurulebilir-malzemelerden-uretecek-370619">Michelin 2050 Yılına Kadar Lastiklerini Yüzde Yüz Sürdürülebilir Malzemelerden Üretecek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mobilite alanında öncü şirketlerden biri olan Michelin, 2050 yılına kadar Michelin lastiklerinde yüzde yüz sürdürülebilir malzemeler kullanımı hedefi başta olmak üzere çevresel taahhüdünü açıkladı. 2010 ile 2030 yılları arasında CO2 emisyonlarının yüzde 50 azaltılması ara hedefiyle 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı planlayan Michelin, su tüketimini de 2030 yılı itibarıyla yüzde 30’dan fazla azaltma doğrultusunda aksiyonlar alıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p>Michelin, Batı Avrupa’daki en büyük lastik fabrikası ve en modern tesislerinden biri olan İtalya’nın Cuneo kentindeki endüstriyel tesisinde “Uluslararası Medya Günü” organizasyonunu gerçekleştirdi. Sürücüler, üreticiler ve küresel ısınma açısından söz konusu olan yeni gereklilikler karşısında lastik pazarının gelişimini ve insanlara, teknolojiye ve çevreye ilişkin yeni zorluklar karşısında tesislerin dönüşümünün ele alındığı organizasyonda, Michelin, 2050 yılına kadar lastiklerinde yüzde yüz sürdürülebilir malzeme kullanımı hedefi olmak üzere çevresel taahhüdünü açıkladı.</p>
<p> </p>
<p>Son birkaç yılda yaşanan gelişmeler sonucunda otomobil pazarlarının köklü bir değişim sürecine girdiğini, geçtiğimiz 30 yıl içerisinde ise dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin kullanım alışkanlarının ve ihtiyaçlarının büyük ölçüde değiştiğinin altını çizen Michelin, tüm bunları etkileyen faktörler arasında daha kişisel, daha konforlu ve daha güvenli araçların yükselişinin yanı sıra araç paylaşımı veya araç kiralama sektörünün gelişiminin yer aldığını vurgularken; küresel ısınma ve giderek katılaşan çevresel kısıtların birçok pazarda ciddi bir etkisi olduğunu belirtiyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Lastik Pazarının Ana Trendlerini Desteklemek Önem Taşıyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Araçların gelişmesi ile genişleyen lastik ebatları son dönemde öne çıkan bir trend olarak görülüyor. Bu trendin küresel ısınma ve kaynak kıtlığı bağlamında tüketim ve CO2 emisyonları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğunu aktaran Michelin, bu paradoksa teknolojiyi kullanarak yanıt verdiklerine örnek olarak Michelin ürünlerindeki yuvarlanma direncinin azaltıldığını gösteriyor. 2021 yılında lastiklerinin yaklaşık 3,4 milyar litre yakıt tasarrufu sunmasını ve dolayısıyla 2010 yılına kıyasla 8,7 milyon metrik ton CO2 salınımının önlenmesini sağlandığını belirten Michelin, bu enerji verimliliğini %10 oranında iyileştirerek 2030 yılında da çalışmalarına devam edeceklerini vurguluyor.</p>
<p>Bir başka trend olarak dört mevsim lastik segmentinin Avrupa’daki güçlü gelişiminin ele alındığı organizasyonda Michelin, sürücülerin uzun zamandır kullanmaktan kaçındığı dört mevsim lastiklerinin Avrupa’da ciddi bir başarı yakaladığı ve satışlarının son birkaç yılda üç katına çıktığının altını çiziyor. Dört mevsim lastik segmentinin özellikle Michelin tarafından gerçekleştirilen teknolojik atılımlarla göz alıcı performansı ve kullanım kolaylığı için tercih edildiği vurgulanıyor. Bu pazarda Grup, önümüzdeki beş yıllık süreçte %11’den daha yüksek oranda büyüme bekliyor. Bu alanda; Küresel ısınma, öngörülemeyen ve ani hava değişimleri, Avrupa yönetmeliklerindeki değişiklikler, yaz ve kış mevsimleri için iki ayrı grup lastik satın almak istemeyen tüketicilere sağlanan avantajlar ve Araç filoları ve kiralama iş kollarının gelişimi gibi faktörlerin katkıda bulunacağına işaret ediliyor.</p>
<p>Lastik pazarında bir başka trend olarak ise elektrikli araçların yükselişi ile lastiklerin ilgi odağı haline gelmesi gözlemleniyor. Araçların performansı ve kısıtları nedeniyle lastiklere ilişkin beklentiler arttığını vurgulan Michelin, elektrikli araçların performans gösterebilmesi adına lastiklerin hızlanma ve yavaşlama esnasında tork değerinin artması sebebiyle uzun ömürlülük, otonomi açısından temel faktör olan yuvarlanma direnci, akülerin ağırlığının taşınması açısından esas olan yük kapasitesi ve elektrikli araçların ürettiği gürültünün yüzde 70’inin motor kaynaklı değil sürüş kaynaklı oluştuğu için gürültü azaltma özelliklerine sahip olması gerektiğini aktarıyor. Tüm bu gereklilikler ise Michelin’in teknolojilerini ve bilgi birikimini tam anlamıyla kullanabilmesi için benzersiz bir fırsat olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Kapsamlı Bir Dönüşüm Geçiren Fabrikalar</strong></p>
<p>Lastik pazarında yaşanan gelişmelere ve trendlere ek olarak mevcut durumda Grubun fabrikalarında gerçekleşen dönüşümlerinin de ele alındığı organizasyonunda son birkaç yıldır Michelin’in üretim tesislerinde insan, teknoloji ve çevre başlıkları olmak üzere üçlü değişiklik gerçekleştirildiği vurgulanıyor. Öyle ki, liderlik modelini temel alarak sorumluluk alma konsepti açısından iddialı bir iş dönüşümü başlattıklarını belirten Michelin, bu dönüşüm ile bugün büyük başarılar elde ediyor. Michelin, üretim ekiplerinin çalışmalarını iyileştirmek için 15 yıldır fabrikalarında bu çığır açan yönetimsel yenilik süreçlerini geliştiriyor. Bugün bu kapsamlı değişim, fabrikaların özellikle endüstriyel mesleklerin çekiciliğini artırma zorluğuna yanıt verme konusunda daha iyi ekonomik performans sergilemesine katkıda bulunuyor. </p>
<p>Michelin ayrıca, dijitalleşme ve yapay zeka kullanımıyla sektörü de dönüştürüyor. Robotları yapay zeka ile bir araya getiren Factory 4.0, özellikle arızaların öngörülmesine, üretim kalitesinin ve esnekliğinin artırılmasına ve çalışma koşullarının ve çalışan niteliklerinin iyileştirilmesine olanak sağlayarak dönüşümün ölçeğini artırıyor.</p>
<p>Dünya genelinde 85’ten fazla tesiste faaliyet gösteren, yılda yaklaşık 200 milyona yakın lastik üreten ve sektördeki yaklaşık 81.000 kişiye istihdam imkanı sağlayan Michelin, 2005 ile 2019 yılları arasında fabrikalarının çevresel etkisini yarıya düşürdü. Grubun bundan sonraki süreçte 2010 ile 2030 yılları arasında CO2 emisyonlarının yüzde 50 azaltılması ara hedefiyle 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak yer alıyor. Bu hedefe ulaşmanın tek yolu, Grubun enerji tasarrufu ve yeşil enerjiye geçiş bağlamındaki çabalarını hızlandırması olarak görülüyor. Michelin yalnızca CO2 emisyonlarının etkisini azaltmakla kalmak istemiyor; Grup aynı zamanda su tüketimini de 2030 yılı itibarıyla yüzde 30’dan fazla azaltma doğrultusunda aksiyonlar alıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/michelin-2050-yilina-kadar-lastiklerini-yuzde-yuz-surdurulebilir-malzemelerden-uretecek-370619">Michelin 2050 Yılına Kadar Lastiklerini Yüzde Yüz Sürdürülebilir Malzemelerden Üretecek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuna Kiremitçi, Mayıs ayında Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221;nin konuğu olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuna-kiremitci-mayis-ayinda-murat-beser-ile-yuz-yuzenin-konugu-olacak-370595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 11:28:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[beşer]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kiremitçi]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[tuna]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müzik yazarı Murat Beşer’in moderatörlüğünde gerçekleşen ve her ay yeni isimlerin konuk olduğu “Yüz Yüze” sohbetlerin Mayıs ayı konuğu Tuna Kiremitçi olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuna-kiremitci-mayis-ayinda-murat-beser-ile-yuz-yuzenin-konugu-olacak-370595">Tuna Kiremitçi, Mayıs ayında Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221;nin konuğu olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><strong>Müzik yazarı Murat Beşer’in moderatörlüğünde gerçekleşen ve her ay yeni isimlerin konuk olduğu “Yüz Yüze” sohbetlerin Mayıs ayı konuğu Tuna Kiremitçi olacak. Müzik yaşamının yanı sıra yazarlığıyla da dikkat çeken Tuna Kiremitçi, 7 Mayıs Pazar günü Yapı Kredi bomontiada The Populist’te sevenleriyle bir araya gelecek.</strong></b></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her ay sanat dünyasının sevilen isimlerin sanatseverlerle bir araya geldiği Yüz Yüze sohbetlerin Mayıs ayındaki konuğu edebiyat dünyasının güçlü ismi Tuna Kiremitçi olacak. Yazarlığının yanı sıra kurduğu Kumdan Kaleler grubuyla müzik dünyasının da yakından takip ettiği Kiremitçi, müzik yazarı Murat Beşer’in konuğu olacak. 7 Mayıs saat 17:00’de Yapı Kredi bomontiada The Populist’de sevenleriyle bir araya gelmeye hazırlanan Tuna Kiremitçi, sanat hayatındaki üretkenliğini<strong> </strong>taçlandırdığı son romanı “Perinin Ölümü” nden müzik yaşamına uzanan renkli sanat hayatını Yüz Yüze misafirleriyle paylaşacak. Etkinliğin konuğu olan Kiremitçi, keyifli sohbetin yanı sıra hakkında merak edilen soruları yanıtlayacak. Ünlü yazar ve müzisyen Tuna Kiremitçi ve Murat Beşer’in bir araya geleceği keyifli sohbet için yerinizi şimdiden ayırtın. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuna-kiremitci-mayis-ayinda-murat-beser-ile-yuz-yuzenin-konugu-olacak-370595">Tuna Kiremitçi, Mayıs ayında Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221;nin konuğu olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Populist, Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221; sohbetlerde sevilen oyuncu ve müzisyen Bartu Küçükçağlayan&#8217;ı ağırladı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/the-populist-murat-beser-ile-yuz-yuze-sohbetlerde-sevilen-oyuncu-ve-muzisyen-bartu-kucukcaglayani-agirladi-362924</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 15:26:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bartu]]></category>
		<category><![CDATA[beşer]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[küçükçağlayanı]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[müzisyen]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[populist]]></category>
		<category><![CDATA[sevilen]]></category>
		<category><![CDATA[sohbetlerde]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362924</guid>

					<description><![CDATA[<p>Moderatörlüğünü müzik yazarı Murat Beşer’in gerçekleştirdiği ve her ay yeni isimlerin sanatseverlerle buluştuğu “Yüz Yüze” sohbetlerin Nisan ayı konuğu başarılı oyuncu ve müzisyen Bartu Küçükçağlayan oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/the-populist-murat-beser-ile-yuz-yuze-sohbetlerde-sevilen-oyuncu-ve-muzisyen-bartu-kucukcaglayani-agirladi-362924">The Populist, Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221; sohbetlerde sevilen oyuncu ve müzisyen Bartu Küçükçağlayan&#8217;ı ağırladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><strong>Moderatörlüğünü müzik yazarı Murat Beşer’in gerçekleştirdiği ve her ay yeni isimlerin sanatseverlerle buluştuğu “Yüz Yüze” sohbetlerin Nisan ayı konuğu başarılı oyuncu ve müzisyen Bartu Küçükçağlayan oldu. </strong></b></p>
<p><b> </b></p>
<p><b><strong>Genç yaşlarda başlayan müzik yolculuğundan oyunculuğuna, ödüllerinden plak dünyasına birçok konuya değinen Küçükçağlayan, Yapı Kredi bomontiada The Populist’te sanatseverlerle bir araya gelerek hakkında merak edilenleri misafirlerle paylaştı.</strong></b></p>
<p>The Populist’in heyecanla beklenen sanat etkinliği Yüz Yüze, sanatıyla geniş kitlelerin hayranlığını kazanmış önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Başarılı müzik yazarı Murat Beşer’in Nisan ayındaki konuğu müzisyen, tiyatrocu, sinemacı, dizi oyuncusu ve yazar Bartu Küçükçağlayan oldu. </p>
<p>Seren Yüce’nin bol ödüllü filmi “Çoğunluk”taki performansıyla övgü toplayan başarılı oyuncu, aynı zamanda solisti olduğu müzik grubu Büyük Ev Abluka’yla da sanat dünyasının ilgiyle takip edilen isimleri arasında yer alıyor. Sinemadan müziğe, tiyatrodan edebiyata,<strong> </strong>sanatın birçok alanında önemli başarılara imza atarak genç yaşında sayısız ödüle sahip olan Bartu Küçükçağlayan, 2 Nisan Pazar günü sanatseverlerle Yapı Kredi bomontiada The Populist’te bir araya gelerek hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Davetlilerle interaktif olarak gerçekleşen keyifli sohbet sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/the-populist-murat-beser-ile-yuz-yuze-sohbetlerde-sevilen-oyuncu-ve-muzisyen-bartu-kucukcaglayani-agirladi-362924">The Populist, Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221; sohbetlerde sevilen oyuncu ve müzisyen Bartu Küçükçağlayan&#8217;ı ağırladı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aydın Doğan Vakfı&#8217;nın &#8216;Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi Eskişehir&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aydin-dogan-vakfinin-yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-eskisehirde-362723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 11:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[eskişehirde]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[vakfının]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması arşivi Cumhuriyet’in 100. yılında yeni nesillerle buluşmaya devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aydin-dogan-vakfinin-yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-eskisehirde-362723">Aydın Doğan Vakfı&#8217;nın &#8216;Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi Eskişehir&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması arşivi Cumhuriyet’in 100. yılında yeni nesillerle buluşmaya devam ediyor</p>
<p>Aydın Doğan Vakfı’nın Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak kurguladığı <strong>‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’</strong> sergisi İstanbul’da sergilenmesinin ardından Eskişehir’de sanatseverlerin ziyaretine açılıyor. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivini yeni nesillerle buluşturan sergi, <strong>10 &#8211; 28 Nisan 2023</strong> tarihleri arasında <strong>Eskişehir Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi</strong>’nde gezilebilecek.</p>
<p><strong>Gençlerden eserlere yeni bir bakış açısı</strong></p>
<p>Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivi’nde yer alan 90.000’i aşkın eser arasından, evrensel ilkeler üzerinden seçim yapıldı. Seçilen eserler, günümüz çizerleriyle paylaşıldı ve Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel ilkeler üzerinden, eserlerdeki temel kavramı yeniden görselleştirmeleri istendi. Arşivden seçilen eser ile yeni üretilen eser ilişkilendirilerek ‘yüz yüze’ kavramı üzerinden sergi tasarlandı.</p>
<p>Proje sürecinde Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivi’nden seçilen eserlerdeki temaları yeniden görselleştiren günümüz çizerleri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliği kapsamında üniversitenin öğrencileri arasından seçildi. Bu kapsamda arşivin günümüz illüstrasyon dünyasının dili ile tekrar yorumlanması, Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel ilkeler üzerinden görünür kılınması amaçlandı. Üniversite öğrencilerinin belirlenmesinde ana kriter, yaptıkları çalışmalarda yeni bir bakış açısı üretmeleri oldu.</p>
<p>Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak kurgulanan ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi, <strong>10 &#8211; 28 Nisan 2023</strong> tarihleri arasında <strong>Eskişehir Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi</strong>’nde ziyarete açık olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aydin-dogan-vakfinin-yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-eskisehirde-362723">Aydın Doğan Vakfı&#8217;nın &#8216;Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi Eskişehir&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nur Batur: Atatürk ve arkadaşları yüz yıl önce tarih yazdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nur-batur-ataturk-ve-arkadaslari-yuz-yil-once-tarih-yazdi-358829</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 14:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[batur]]></category>
		<category><![CDATA[nur]]></category>
		<category><![CDATA[önce]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358829</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan gazeteci-yazar Nur Batur, “Eğer bir cumhuriyet kadını olarak dünyanın her yerine gidebildiysem, istediğim gibi görüşlerimi anlatabiliyorsam, bunu Mustafa Kemal Atatürk'e, devrimlere ve çağdaş dünyaya borçluyum.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nur-batur-ataturk-ve-arkadaslari-yuz-yil-once-tarih-yazdi-358829">Nur Batur: Atatürk ve arkadaşları yüz yıl önce tarih yazdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan gazeteci-yazar Nur Batur, “Eğer bir cumhuriyet kadını olarak dünyanın her yerine gidebildiysem, istediğim gibi görüşlerimi anlatabiliyorsam, bunu Mustafa Kemal Atatürk&#8217;e, devrimlere ve çağdaş dünyaya borçluyum. Atatürk ve arkadaşları yüz yıl önce tarih yazdı.” dedi.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında “Sadakate Davet” temasıyla düzenlenen buluşmaya katılan gazeteci-yazar Nur Batur, “Atatürk’ün Açtığı Yolda Çağdaş Dünyayla Buluşmak” başlığıyla bir konuşma yaptı. Nur Batur, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında İzmir&#8217;de konuşma yapmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi.<br />Ülkeyi kuran Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün büyük bir mucize yarattığına inandığını ifade eden Nur Batur, “Sadece Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün değil elbette. Onun liderliğinde Türk halkının, büyük bir mucizeye imza attığını düşünüyorum. Hiçbir zaman karamsarlığa kapılmıyorum. Umut olmadan mücadele olmuyor. Mutlaka umudumuzu korumalıyız. Yüzyıl önce neredeydik, bugün nereye geldik, nasıl bir olağanüstü birikim olduğunu idrak etmemiz gerekiyor. Her köşesi işgal edilen topraklardan, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun küllerinden doğan bir ülkeden bahsediyoruz. Bu mucize değil de nedir? Eğer bir cumhuriyet kadını olarak dünyanın her yerine gidebildiysem, istediğim gibi görüşlerimi anlatabiliyorsam, bunu Mustafa Kemal Atatürk&#8217;e, devrimlere ve çağdaş dünyaya borçluyum” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye halkı egemenliğini hiçbir şahıs ve makama vermez”</strong><br />Türkiye&#8217;nin olağanüstü bir ortak akla sahip olduğunu ifade eden Nur Batur, “Türkiye&#8217;nin bugünleri aşabilecek gücü var. Bu çalışma Türkiye&#8217;nin ikinci yüzyılına bir yol haritası niteliği taşıyor. Her alanda ortak aklın ürünü ortaya çıktı. Bu yol haritasını ortaya çıkarmak kadar uygulamak da önemli. Umut ediyorum ki bu yol haritasını uygulayacak ekip Türkiye&#8217;de var. Ortak gücümüz ve ortak aklımız, birikimimiz var. Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin 100&#8217;üncü yılında yeniden bir yol kavşağına geldik. Türkiye mutlu insanların yaşadığı bir ülke mi olacak? Yoksa siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlarla boğuşmaya devam mı edecek? Dünya bilmelidir ki Türkiye halkı, egemenliğini hiç bir şahıs ve makama veremez. Egemenlik demek namus, şeref, onur ve saygınlık demektir. Bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıkla mümkün olabilir” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye Cumhuriyeti bir Avrupa devleti olarak kuruldu”</strong><br />Batur, şunları söyledi: “Yüz yıl önce laik Türkiye Cumhuriyeti, bir Avrupa devleti olarak kuruldu aslında. Hem İslam dünyasında hem de dünyada alkışlandı. Büyük bir mucizeydi. Dünyaya model oldu. Atatürk ve arkadaşları yüzyıl önce tarih yazdı.” Kalkınmak için barışa ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Nur Batur, laikliğin önemine de dikkat çekerek, “Laiklik olmadan, din ve devlet işlerini ayırmadan huzur bulunmaz. Türkiye&#8217;nin laik anayasasını koruması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nur-batur-ataturk-ve-arkadaslari-yuz-yil-once-tarih-yazdi-358829">Nur Batur: Atatürk ve arkadaşları yüz yıl önce tarih yazdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ters Yüz Öğrenme Modeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ters-yuz-ogrenme-modeli-352843</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 09:03:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[ters]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Egeli bilim insanı Doç. Dr. Özdemir’den EÜ’nün dijitalleşme ve uluslararasılaşma hedeflerine katkı sunan proje</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ters-yuz-ogrenme-modeli-352843">Ters Yüz Öğrenme Modeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Egeli bilim insanı Doç. Dr. Özdemir’den EÜ’nün dijitalleşme ve uluslararasılaşma hedeflerine katkı sunan proje</p>
<p>Ege Üniversitesinin dijitalleşme ve uluslararasılaşma vizyonu çerçevesinde çalışmalarına hız veren Egeli bilim insanlarının bu alanlara yönelik yürüttükleri çalışmalar destek almaya devam ediyor. Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nedim Özdemir’ in yaptığı, Doç. Dr. Bahadır Namdar’ın araştırmacı olarak görev aldığı “Ters Yüz Öğrenme Modeli” konulu proje Erasmus+ KA220- Okul Eğitiminde İşbirliği Ortaklıkları kapsamında desteklemeye hak kazandı.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite araştırma üniversitemizde oluşturduğumuz bilim ve araştırma ekosisteminin olumlu yansımalarını almayı sürdürüyoruz. Kıymetli akademisyenlerimiz ürettiği projelerle, hem ulusal hem de uluslararası arenada adımızı duyurmaya devam ediyorlar. Üniversitemiz koordinatörlüğünde, dijitalleşme ve uluslararasılaşma hedeflerimiz doğrultusunda hazırlanan ‘Ters Yüz Öğrenme Modeli’ konulu proje ERASMUS+ KA220- Okul Eğitiminde İşbirliği Ortaklıkları kapsamında desteklemeye uygun bulundu. Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Nedim Özdemir ve Doç. Dr. Bahadır Namdar’ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Desteklenen 14 proje arasında yer aldı”</b></p>
<p>Proje ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nedim Özdemir ise “Üniversitemizin dijitalleşme ve uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda hazırladığımız ‘Ters Yüz Öğrenme Modeli’ konulu ‘Flipping Learning Internationally in a Post Pandemic Era (FLIPP)’ adlı projemiz 154 başvuru arasından desteklenmeye hak kazanan 14 proje içerisinde yer aldı. ERASMUS+ KA220- Okul Eğitiminde İşbirliği Ortaklıkları kapsamında hazırladığımız projenin koordinatörlüğünü Ege Üniversitesi üstleniyor.  Projemizde, İzmir Hayrettin Duran Anadolu Lisesi ile birlikte 5 farklı ülkeden 3 üniversite ve 3 ortaöğretim kurumu yer alıyor. İki yıl süresince farklı branşlarda toplam 20 öğretmen ve yaklaşık 500 öğrencinin yer alacağı çalışmalarla dersin bilgi ve kavrama düzeyindeki içeriği evde, uygulama ve daha üst basamağına ait içeriği ise okulda öğretmen rehberliğinde yapılacak. Bu sayede öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirmelerine katkı sunacağız” dedi.</p>
<p>Projenin yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nedim Özdemir yaparken, Doç. Dr. Bahadır Namdar projede araştırmacı olarak yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ters-yuz-ogrenme-modeli-352843">Ters Yüz Öğrenme Modeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mübadele anıları yüz yıl sonra Gemlik&#8217;te yaşatılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mubadele-anilari-yuz-yil-sonra-gemlikte-yasatiliyor-348939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2023 09:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gemlikte]]></category>
		<category><![CDATA[mübadele]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[yaşatılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348939</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi 1923 yılında Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan nüfus mübadelesiyle Gemlik’e gelenlerin anılarını yaşatmak için ilçenin tanınan doktorlarından Seyfi Arkan’ın evini restore ederek, anı ve mübadele evinin açılışını gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mubadele-anilari-yuz-yil-sonra-gemlikte-yasatiliyor-348939">Mübadele anıları yüz yıl sonra Gemlik&#8217;te yaşatılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi 1923 yılında Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan nüfus mübadelesiyle Gemlik’e gelenlerin anılarını yaşatmak için ilçenin tanınan doktorlarından Seyfi Arkan’ın evini restore ederek, anı ve mübadele evinin açılışını gerçekleştirdi. Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan yaptığı açılış konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine değinerek, barışın toplumlar için çok önemli olduğunun vurgusunu yaptı.</p>
<p>Daha önce ilçede yaşayan ünlü sinema sanatçısı Eşref Kolçak adına sinema festivali düzenleyen ve anılarını kitaplaştıran Gemlik Belediyesi, şimdi de yenileme çalışmasını bitirdiği üç katlı ahşap binanın Dr. Seyfi Arkan Anı ve Mübadele evi olarak açılışını gerçekleştirdi. Bu evde yapılan mübadele sonucu Gemlik’e gelenlerin ve Gemlik’ten gidenlerin kişisel eşyalarının yanı sıra Doktor Seyfi Arkan’ın motoru ve sağlık ekipmanları da sergileniyor.</p>
<p>Açılışa; Gemlik Kaymakamı Hasan Göç, Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Nea Kios Eski Belediye Başkan Yardımcısı Kianos Alexandros,  CHP Bursa İl Başkanı Turgut Özkan, Gemlik Girit ve Rumeli Derneği Başkanı Ahmet Çakmak ve sivil toplum kuruluşları başkanları katıldı.</p>
<p><b>“Barış ağzınızdan hiç eksik olmasın”</b></p>
<p>Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Mübadele ile Türkiye’ye gelenlerin yine böyle bir yağmurlu günde Gemlik’e ayak bastıklarını ifade ederken, “Barış ağızınızdan hiç eksik olmasın, bunu her zaman söylüyorum. Her yaşanan acı için gözyaşı damlası döktüğünüzde, her bir damla için tek dileğiniz barış olsun. Umarım ne bizim milletimiz ne de başka bir halk böyle acıları tekrar yaşamaz. Burası Doktor Seyfi Arkan anı ve mübadele evi olarak kullanılacak. Her ziyaretinizde unutmayacağınız tek şey elbette ki barış olsun” dedi.</p>
<p><b>“Emperyalizm boş durmuyor”</b></p>
<p>Gemlik Kaymakamı Hasan Göç ise, Emperyalist güçlerin hiçbir zaman boş durmadığını, 1920’li tarihlerde suyun iki tarafındaki insanların birbiriyle kavga ettirildiğini belirterek, “İnsanlar hatıralarından kopmak zorunda kaldılar. Bunları tekrar yaşamamak için bu hatıraları canlı tutmamız lazım” dedi.</p>
<p><b>“Bir kez daha Gemlik’te olmaktan mutluyum”</b></p>
<p>Nea Kios Eski Belediye Başkan Yardımcısı Kianos Alexandros, ise bir kez daha Gemlik’te olmaktan mutlu olduğunu belirterek, bu müzenin açılması burada yaşayan atalarımıza ve mübadele sonrası buraya yerleşen atalarınıza şükranlarımızı sunmak için mükemmel bir girişim olmuştur. “ dedi.</p>
<p>Girit ve Rumeli Türkleri Dernek Başkanı Ahmet Çakmak ise müzenin yapımında emeği geçen Gemlik Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>
<p>Konuşmaların ardından kesilen kurdele ile Dr. Seyfi Arkan Anı ve Mübadele Evi açıldı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mubadele-anilari-yuz-yil-sonra-gemlikte-yasatiliyor-348939">Mübadele anıları yüz yıl sonra Gemlik&#8217;te yaşatılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Erkiş emekçinin yüzde yüz yanında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-erkis-emekcinin-yuzde-yuz-yaninda-348678</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2023 15:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[emekçinin]]></category>
		<category><![CDATA[erkiş]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Saray Belediyesi ile DİSK Genel İş Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesi bugün saat 14.00’da Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde imzalandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-erkis-emekcinin-yuzde-yuz-yaninda-348678">Başkan Erkiş emekçinin yüzde yüz yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Saray Belediyesi ile DİSK Genel İş Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesi bugün saat 14.00’da Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde imzalandı. Bugün imzalanan toplu iş sözleşmesiyle yüzde yüz zam oranıyla Saray Belediyesi’nde en düşük işçi maaşı yaklaşık 11 bin 500 TL oldu.</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>SARAY BELEDİYESİ İLE DİSK GENEL İŞ ARASINDA SÖZLEŞME İMZALANDI</b><br />Saray Belediyesi ile DİSK Genel İş Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesi imza töreni cuma günü saat 14.00’da Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saray Belediye Başkan Vekili Fuat Ünal, DİSK Tekirdağ Genel İş Şube Başkanı Burak Ersin ve DİSK Saray Belediyesi İş Yeri temsilcisi Alpay Akı sözleşmeyi imza altına aldı. Her zaman işçi dostu olduğunu ifade eden Saray Belediye Başkanı Özgen Erkiş, Tekirdağ genelinde en iyi sözleşmelerden birine onay vererek işçilerin maaşlarına yüzde yüz zam ve 6 ayda bir enflasyon farkı+1 puan ile işçinin yanında olduğunu gösterdi.<br /><b>“BİZİM ÖZGENİN FENDİ ENFLASYONU YENDİ”</b><br />Davul zurnalarla imza törenine gelen işçiler ‘Yaptı İki Gözümün Çiçeği’, ‘En Büyük Başkan’, ‘Bizim Özgenin Fendi Enflasyonu Yendi’, ‘İşçinin Emekçinin Başkanı’, ‘Yüzde Yüz Başkan’, Yaşasın DİSK, Yaşasın Sendika’, ‘Amaro Cavo Özgen’ pankartları ile Saray Belediye Başkanı Özgen Erkiş’e teşekkür etti.<br /><b>“DAVUL VE ZURNA EMEKÇİYE YAKIŞTI”</b><br />Saray Belediyesi’nden konuyla ilgili yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi:<br />&#8220;Emek en yüce değerdir&#8221; diye başladığımız toplu iş sözleşmesi görüşmelerimizi, dünya sendikal hareketinin yüz akı olan DİSK&#8217;le iş barışını sağlayacak şekilde neticelendirmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Belediyemizde yüzler gülüyor. Emeği geçen herkese, belediyemizin tüm çalışanlarına, emeğin örgütlü gücü olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu&#8217;na ve iş kolundaki temsilcisi Genel-İş&#8217;e sonsuz teşekkürler.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Daha güzel bir gelecekte, çok daha mutlu olacağımız toplu iş sözleşmelerinde buluşmak üzere&#8230;”</span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-erkis-emekcinin-yuzde-yuz-yaninda-348678">Başkan Erkiş emekçinin yüzde yüz yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk ve rüzgârlı havalarda yüz felci riskine dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soguk-ve-ruzgarli-havalarda-yuz-felci-riskine-dikkat-348345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 09:09:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[felci]]></category>
		<category><![CDATA[havalarda]]></category>
		<category><![CDATA[riskine]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgrlı]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın farklı ülkelerinde yapılan araştırmalarda yüz felcinin bazı mevsimlerde arttığının görüldüğünü belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, özellikle soğuk havalarda esen sert rüzgârın yüz felci oluşumuna etkisi olabileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-ve-ruzgarli-havalarda-yuz-felci-riskine-dikkat-348345">Soğuk ve rüzgârlı havalarda yüz felci riskine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın farklı ülkelerinde yapılan araştırmalarda yüz felcinin bazı mevsimlerde arttığının görüldüğünü belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, özellikle soğuk havalarda esen sert rüzgârın yüz felci oluşumuna etkisi olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Nihal Özaras, bu nedenle soğuk ve rüzgârlı havalarda kulak arkası, baş ve boyun bölgesini sıcak tutacak ve rüzgârdan koruyacak giysilerin tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, aşırı soğuklar nedeniyle oluşabilen yüz felcine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Yüz felcinde bazı hareketlerin yapılması zorlaşıyor</strong></p>
<p>Yüz felcini, “yüzün bir yarısında ani gelişen hareket kaybı ile karakterize bir rahatsızlık” olarak tanımlayan Prof. Dr. Nihal Özaras, “Yüz felcinde alın, göz ve ağız çevresindeki kaslarda tam veya kısmi güçsüzlük gelişir. Yüz felci geçiren kişi, kaşını kaldırmakta, gözünü kapatmakta ve gülümseme, üfleme gibi ağız hareketlerini yapmakta zorluk çeker; bazen bu hareketleri hiç yapamaz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kesin nedeni bilinemiyor</strong></p>
<p>Yüz felcinin kesin nedeninin bilinmediğini ifade eden Prof. Dr. Nihal Özaras, “Fasiyal sinir, kulak arkasından geçer, yüzün aynı tarafındaki kaslara dağılır ve o kasların sinirsel beslenmesini sağlar. Yüz felcinin kesin nedeni bilinmemektedir. Virüsler, kan dolaşımının o bölgede bozulması, enflamasyon gibi sebeplerle fasiyal sinirde ileti bozukluğu meydana gelir ve onun beslediği kaslar kısmen veya tamamen kasılamaz hale gelir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hava şartları yüz felcine yol açabilir mi?</strong></p>
<p>Hava şartlarının yüz felci ile ilişkisi olup olmadığının hep merak edilen bir konu olduğunu kaydeden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, “Dünyanın farklı ülkelerinde bu konu ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yüz felcinin bazı mevsimlerde arttığı görülmüştür. Özellikle de soğuk havalarda esen sert rüzgârın yüz felci oluşumuna etkisi olabileceği ortaya konmuştur. Bu nedenle böyle havalarda kulak arkası, baş ve boyun bölgesini sıcak tutacak, rüzgardan koruyacak giysiler kullanılabilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>İlaç ve fizik tedavi etkili oluyor</strong></p>
<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Nihal Özaras, yüz felci tedavisinde ilaçlar ve fizik tedavinin önemli yeri olduğunu vurgulayarak olguların büyük kısmında ilk 6 ayda tama yakın iyileşme sağlandığını söyledi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soguk-ve-ruzgarli-havalarda-yuz-felci-riskine-dikkat-348345">Soğuk ve rüzgârlı havalarda yüz felci riskine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221;nin konuğu müziğin yaşayan tarihi Cahit Berkay!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/murat-beser-ile-yuz-yuzenin-konugu-muzigin-yasayan-tarihi-cahit-berkay-347577</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 11:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[berkay]]></category>
		<category><![CDATA[beşer]]></category>
		<category><![CDATA[cahit]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[müziğin]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüzenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Moderatörlüğünü müzik yazarı Murat Beşer’in gerçekleştirdiği ve her ay yeni isimlerin sanatseverlerle buluştuğu “Yüz Yüze” sohbetlerin konuğu Cahit Berkay oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/murat-beser-ile-yuz-yuzenin-konugu-muzigin-yasayan-tarihi-cahit-berkay-347577">Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221;nin konuğu müziğin yaşayan tarihi Cahit Berkay!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><strong>Moderatörlüğünü müzik yazarı Murat Beşer’in gerçekleştirdiği ve her ay yeni isimlerin sanatseverlerle buluştuğu “Yüz Yüze” sohbetlerin konuğu Cahit Berkay oluyor. </strong></b></p>
<p><b> </b></p>
<p><b><strong>Müziğin usta ismi Cahit Berkay, 5 Şubat Pazar günü Yapı Kredi bomontiada The Populist’te müzikseverlerle bir araya geliyor.</strong></b></p>
<p> </p>
<p>The Populist’in heyecanla beklenen sanat etkinliği Yüz Yüze, sanatıyla geniş kitlelerin hayranlığını önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Başarılı müzik yazarı Murat Beşer’in şubat ayındaki konuğu Anadolu Rock’ın efsane grubu Moğollar’ın kurucusu, sinema tarihimizin en önemli yapımlarından Al Yazmalım başta olmak üzere ve birçok kült filmin müziklerine hayat veren duayen müzik insanı Cahit Berkay oluyor.</p>
<p>Anadolu Rock tarihinde bir mihenk taşı olarak bilinen Berkay, 5 Şubat Pazar günü 17:00- 18:30 saatlerinde müzikseverlerle Yapı Kredi bomontiada The Populist’te bir araya gelecek. Katılan herkesi keyifli bir müzik yolculuğuna çıkarmaya hazırlanan Cahit Berkay, hakkında merak edilenleri davetlilerle paylaşacak. Müziğin duayen ismi Cahit Berkay’la Yüz Yüze sohbetteki yerinizi şimdiden ayırtın. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/murat-beser-ile-yuz-yuzenin-konugu-muzigin-yasayan-tarihi-cahit-berkay-347577">Murat Beşer ile &#8220;Yüz Yüze&#8221;nin konuğu müziğin yaşayan tarihi Cahit Berkay!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi 31 Ocak&#8217;ta Son Buluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-31-ocakta-son-buluyor-346206</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2023 14:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[buluyor]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[ocakta]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<category><![CDATA[yüzüncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın Doğan Vakfı’nın, Cumhuriyet’in 100. yılına özel Aydın Doğan Uluslararası Karikatür arşivinden hazırladığı ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi 31 Ocak’ta sona eriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-31-ocakta-son-buluyor-346206">&#8216;Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi 31 Ocak&#8217;ta Son Buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aydın Doğan Vakfı’nın, Cumhuriyet’in 100. yılına özel Aydın Doğan Uluslararası Karikatür arşivinden hazırladığı  ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi 31 Ocak’ta sona eriyor. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivini yeni nesillerle buluşturan bu özel sergi, Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi’nde 31 Ocak tarihine kadar gezilebilir.  </strong></p>
<p>Aydın Doğan Vakfı’nın Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak kurguladığı ‘Yüzüncü Yılda Yüz Yüze’ sergisi için, Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması arşivinde yer alan 90.000’i aşkın eser arasından, evrensel ilkeler üzerinden seçim yapıldı. Seçilen eserler, günümüz çizerleriyle paylaşıldı ve Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel ilkeler üzerinden, eserlerdeki temel kavramı yeniden görselleştirmeleri istendi. Arşivden seçilen eser ile yeni üretilen eser ilişkilendirilerek ‘yüz yüze’ kavramı üzerinden sergi tasarlandı.</p>
<p>Proje sürecinde Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivi’nden seçilen eserlerdeki temaları yeniden görselleştiren günümüz çizerleri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi iş birliği kapsamında üniversitenin öğrencileri arasından seçildi. Bu kapsamda arşivin günümüz illüstrasyon dünyasının dili ile tekrar yorumlanması, Cumhuriyetimizin oluşturduğu temel ilkeler üzerinden görünür kılınması amaçlandı. Üniversite öğrencilerinin belirlenmesinde ana kriter, yaptıkları çalışmalarda yeni bir bakış açısı üretmeleri oldu.</p>
<p>Aydın Doğan Vakfı’nın Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlama programı içinden,  Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Arşivini yeni nesillerle buluşturan bu özel sergi, <strong>31 Ocak tarihine kadar Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi’nde</strong> gezilebilecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuzuncu-yilda-yuz-yuze-sergisi-31-ocakta-son-buluyor-346206">&#8216;Yüzüncü Yılda Yüz Yüze&#8217; Sergisi 31 Ocak&#8217;ta Son Buluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrencilere Yönelik Araştırmaya Göre Yüz Yüze Eğitim Çevrimiçi Eğitime Göre Daha Verimli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogrencilere-yonelik-arastirmaya-gore-yuz-yuze-egitim-cevrimici-egitime-gore-daha-verimli-345819</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 09:06:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitime]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[yüze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite öğrencilerine yönelik yapılan araştırmada, yüz yüze eğitimin çevrimiçi eğitime kıyasla daha etkili bir öğrenme sağladığı ortaya çıktı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilere-yonelik-arastirmaya-gore-yuz-yuze-egitim-cevrimici-egitime-gore-daha-verimli-345819">Öğrencilere Yönelik Araştırmaya Göre Yüz Yüze Eğitim Çevrimiçi Eğitime Göre Daha Verimli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üniversite öğrencilerine yönelik yapılan araştırmada, yüz yüze eğitimin çevrimiçi eğitime kıyasla daha etkili bir öğrenme sağladığı ortaya çıktı</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi, Kovid-19 sürecinde üniversite öğrencilerinin eğitimini ve toplumsal uyumunu araştırdı. Araştırmaya göre öğrenciler, bu dönemde uzaktan eğitim araçlarına kolay uyum sağlasa da yüz yüze eğitimin çevrimiçi eğitime kıyasla daha etkili bir öğrenme sağladığını belirtti. </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Küresel Eğitim ve Kültür Araştırmaları, Araştırma ve Uygulama Merkezi (KEKAM) tarafından gerçekleştirilen “Kovid-19 Sürecinde Üniversite Öğrencilerinin Eğitim ve Toplumsal Uyumu” konulu araştırmada, Yeditepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve aynı zamanda Fransızca Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gökçe Bayındır Goularas yürütücü, Fransızca Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi  Doç. Dr. Işıl Zeynep Turkan İpek ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Dionysis Goularas araştırmacı olarak yer aldı. Araştırmaya Türkiye’nin farklı şehir ve üniversitelerinde eğitim gören 1628 öğrenci katıldı. Çevirimiçi anket yöntemiyle verileri elde edilen araştırmanın sonuçları kümeleme ve haritalandırma gibi farklı yöntemlerle analiz edildi. Bu sayede sosyal bilimlerde haritalandırma yönteminin kullanıldığı yeni bir araştırma ile bu alana katkı sağlanmış oldu. </p>
<p><strong>Kadın Öğrenciler Ev İşleriyle de İlgilenmek Zorunda Kaldı</strong></p>
<p>Araştırmadan elde edilen verilere göre pandemi sürecinde üniversite öğrencilerinin yüzde 57’si uzaktan eğitim araçlarına kolay adapte olduğunu, yüzde 26’sı ise bu araçlara kolay uyum sağlayamadığını belirtti. Çoğunluğun uzaktan eğitim araçlarına kolay uyum sağlayabilmesine karşın, yüz yüze eğitimin çevrimiçi eğitime kıyasla daha etkili öğrenme süreci oluşturduğu, öğrencilerin yüz yüze eğitimi tercih ettiği belirlendi. Katılan öğrencilerin yüzde 23’ü uzaktan eğitimin, yüzde 61’i ise yüz yüze eğitimin daha etkili bir öğrenme süreci oluşturduğunu belirtti. Yüzde 16’sı ise bu konuda kararsız olduğunu kaydetti. Öğrenciler, yüz yüze eğitimi tercih etmelerinin nedeni olarak öncelikle ev ortamında çevrimiçi derslerde dikkatlerini dağıtacak etkenlerin olmasını gösterdi. Kız öğrencilerin en büyük dezavantajı ise aile içi iş bölümünde yaşanan eşitsizlikler oldu. Bu eşitsizlikler nedeniyle erkek öğrencilere kıyasla kız öğrenciler çevrimiçi eğitim süresince ödev ve projelerine odaklanmakta daha çok zorluk çektiğini belirtti. </p>
<p><strong>Aile Bireyleriyle İlişkiler Güçlendi, Komşularla Dayanışma Arttı</strong></p>
<p>Araştırmada, salgın döneminin öğrencilerin aile bireyleriyle iletişimlerini güçlendirdiği ancak sosyalleşmeleri üzerinde olumsuz etki yarattığı belirlendi. Üniversite öğrencilerinin yüzde 56’sı pandeminin aile bireyleriyle olan bağlarını güçlendirdiğini belirtti. Yüzde 54’ü pandemi döneminde “Arkadaşlarımla olan bağım güçlenmiştir” önermesine katılmadığını, yüzde 23’ü kararsız olduğunu ve yüzde 23’ü ise katıldığını ifade etti. Buna ek olarak öğrencilere, arkadaşlarıyla olan iletişimlerinin Kovid-19 öncesi döneme göre artıp artmadığı da soruldu. Katılımcıların yüzde 61’i artmadığını belirtirken yalnızca yüzde 4’ü arkadaşlarıyla iletişimlerinin arttığını kaydetti. Ayrıca, katılımcıların yaklaşık yüzde 48’i pandemi süresince yakın çevresi ile yardımlaşma ve dayanışma içinde olduğunu belirtti. </p>
<p>Araştırmaya göre öğrencilerin bu dönemde haber izleme oranları da arttı. Özellikle de Kovid-19 dönemi öncesine göre siyasi içerikli haberleri daha çok izlediler. Bu dönemde haberleri TV’den aldılar. En güvenilir buldukları kaynaklar ise Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) oldu. Üniversite öğrencileri ayrıca bu dönemde teknolojiyi daha çok yeni program ve uygulama öğrenmek ve online alışveriş yapmak için kullandıklarını belirtti.  </p>
<p><strong>Kişisel Gelişime Değil Hobilerine Zaman Ayırdılar</strong></p>
<p>Araştırmada, üniversite öğrencilerine bu süre içinde kişisel gelişim aktivitelerine zaman ayırıp ayırmadıkları da soruldu. Öğrencilerin bu dönemde kişisel gelişime yönelik çevrimiçi aktivitelere katılımlarının artmadığı ve hane içi aylık gelir seviyesine göre kişisel gelişim aktivitelerine katılma sıklığında farklılıklar olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 40’ı kişisel gelişim aktivitelerine katılırken yüzde 45’i katılmadığını belirtti. Hane içi aylık geliri 7 bin TL ve üzeri olan öğrencilerin bu aktivitelere daha fazla katıldığı belirlendi. Buna karşın, katılımcıların yaklaşık yarısı Kovid-19 döneminde hobilerine ayırdıkları zamanın Kovid-19 öncesine oranla daha fazla olduğunu söyledi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilere-yonelik-arastirmaya-gore-yuz-yuze-egitim-cevrimici-egitime-gore-daha-verimli-345819">Öğrencilere Yönelik Araştırmaya Göre Yüz Yüze Eğitim Çevrimiçi Eğitime Göre Daha Verimli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
