<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yürüme | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yurume/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yurume</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 08:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yürüme | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yurume</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Basit bir sorun sanılıyor ama kalıcı hasar bırakabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basit-bir-sorun-saniliyor-ama-kalici-hasar-birakabiliyor-635529</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 08:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ayağın]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[bırakabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yere]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürürken ayak ucunuz yere takılıyor mu? Sık sık tökezliyor veya ayağınızı yukarı kaldırmakta güçlük çekiyor musunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-sorun-saniliyor-ama-kalici-hasar-birakabiliyor-635529">Basit bir sorun sanılıyor ama kalıcı hasar bırakabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yürürken ayak ucunuz yere takılıyor mu? Sık sık tökezliyor veya ayağınızı yukarı kaldırmakta güçlük çekiyor musunuz? Özellikle merdiven çıkmak, engebeli zeminde yürümek ve hızlı hareket etmek gün geçtikçe daha da zorlaşıyor mu?  Bu sorunlardan yakınıyorsanız, nedeni halk arasında “düşük ayak” olarak bilinen “foot drop” olabilir! Hemen her yaşta görülebilen düşük ayak yürüyüş dengesini bozarak günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebiliyor. Hastalar zamanla düşecekleri kaygısıyla dışarı çıkmaktan kaçınabiliyor, sosyal hayattan uzaklaşabiliyor. İlerleyen dönemlerde ise yürüyebilmek için destek cihazlarına ihtiyaç duyabiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Yavuz,</strong>  düşük ayak tablosunun tek başına bir hastalık değil; çoğu zaman sinir, kas, omurga veya nörolojik hastalıkların bir belirtisi olduğuna dikkat çekerek,  “Bu   nedenle yürümekte güçlük çeken kişilerin ‘Biraz uyuşma var, geçer‘, ‘Ayağım takılıyor ama idare ediyorum’ veya ‘Tökezlememin nedeni dikkatsizliğimdir’ düşüncesiyle zaman kaybetmeden hekime başvurmaları çok önemlidir. Erken tanı hem altta yatan hastalığın ilerlemesini önlenmede hem de ayakta oluşabilecek kalıcı hasar riskini azaltmada kritik rol oynar. Günümüzde erken tanı ve uygun tedavi sayesinde ayak fonksiyonlarında önemli ölçüde iyileşme sağlanabilir” diyor. </p>
<p><strong>Yürüme bozukluğuyla kendini gösteriyor</strong></p>
<p>Düşük ayak kişinin yürürken ayağının ön kısmını yukarı kaldırmakta zorlanmasına neden olan önemli bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor.  Bu tablo kendini genellikle yürüme bozukluğuyla gösteriyor. Normal yürüyüş sırasında ayak bileğini yukarı kaldıran kaslar, ayağın yere takılmadan ilerlemesini sağlıyor. Bu kasların sağlıklı çalışması için siyatik sinir ve onun bir dalı olan peroneal sinirin sağlam olması gerekiyor. Bu sinirlerden en az biri etkilendiğinde ayağı yukarı kaldıran ve sağ ile sola yönlendiren kaslar zayıflıyor. Sonuç olarak ayak ucu yere  sürtünmeye başlıyor ve kişi yürürken ayağını normalden daha fazla kaldırmak zorunda kalıyor. Bu tablo halk arasında “düşük ayak”  olarak adlandırılıyor. Bazı hastaların ise ayağını yere takmamak için dizini normalden fazla kaldırarak yürümek zorunda kaldıklarını aktaran Prof. Dr. Umut Yavuz, “Yüksek adımlı yürüyüş olarak tanımlanan bu yürüyüş şekli hem yorucudur hem de zamanla kalça, diz ve bel bölgesinde ek zorlanmalara neden olabilir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Ciddi bir sorunun habercisi olabiliyor!</strong></p>
<p>Düşük ayak, ayağı yukarı kaldıran kasların yeterince çalışamaması sonucu ortaya çıkıyor. Kaslar doğrudan hasar görebileceği gibi, bu kaslara komut taşıyan sinirler de etkilenebiliyor. Prof. Dr. Umut Yavuz,  düşük ayağın çoğu zaman başka bir sağlık sorununun habercisi olduğunu vurgulayarak,  “Bu tabloya genel olarak sinir sıkışmaları, bel fıtığı veya bel kanal darlığı, sinir yaralanmaları, diyabetik nöropati, kas ve sinir hastalıkları ile inme gibi ciddi durumlar neden  olur. Bazen travmalar ve diz veya kalça protezi gibi büyük cerrahiler sonrasında sinir etkilenmeleri de düşük ayak sorununa yol açabilir” diye konuşuyor. Prof. Dr. Umut Yavuz,<strong> </strong>bunların yanı sıra uzun süre bacak bacak üstüne atan, çömelerek çalışan, dizin dış  kısmına uzun süre baskı uygulayan ve hızlı kilo kaybı yaşayan kişilerde de düşük ayak tablosunun gelişebildiğini söylüyor.  </p>
<p><strong>En yaygın belirtisi ayağın yere takılması</strong></p>
<p>Hastalar sağlık kuruluşlarına en sık ‘Ayağımı kaldıramıyorum’, ‘Ayağım yere sürtüyor’, ‘Sık sık tökezliyorum’ ve ‘Ayakkabımın ucu yere çarpıyor’ gibi şikayetlerle başvuruyor. <strong> </strong>Düşük ayağın belirtileri bazen aniden, bazen de sinsi başlayabiliyor. Travma, cerrahi sonrası sinir yaralanması veya ani bel fıtığında tablo hızlı ilerleyebiliyor. Sinir sıkışması, diyabetik nöropati veya bazı nörolojik hastalıklarda ise belirtiler daha yavaş gelişebiliyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, düşük ayağın en yaygın belirtilerini şöyle anlatıyor: “En sık görülen belirtisi hastanın ilk aşamada ayağını kendine doğru çekememesi ve yürürken  ayak ucunun yere takılmasıdır. Buna ayak çevresinde duyu kaybı da eşlik edebilir. Bazı hastalarda uyuşma, karıncalanma, bacağın dış kısmında ağrı veya belden bacağa yayılan ağrı da gelişebilir.”</p>
<p><strong>Geç kalındığında kalıcı hasar oluşabiliyor</strong></p>
<p>Düşük ayak tablosunda erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Umut Yavuz, altta yatan bazı nedenlerinde erken tedavi sayesinde sinir fonksiyonunun toparlanabildiğini ve kalıcı hasarın önlenebildiğini aktarıyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, şu bilgileri paylaşıyor:  “Özellikle sinir sıkışması, bel fıtığına bağlı sinir basısı veya travma sonrası gelişen durumlarda zamanlama kritik öneme sahiptir. Geç kalındığında kaslarda zayıflık kalıcı hale gelebilir, sinirin iyileşme kapasitesi azalabilir ve ayakta şekil bozuklukları gelişebilir. Uzun süre devam eden düşük ayakta hasta ayağını yukarı kaldıramadığı için yürüme paterni bozulabilir ve zamanla ayak bileğinde sertlik oluşabilir. Bunun sonucunda düşme riski artabilir. Erken dönemde tedavi şansı daha yüksek olurken, ileri evrelerde tendon transferi gibi fonksiyon kazandırmaya yönelik cerrahi işlemler gündeme gelebilir.” </p>
<p><strong>Bu tabloda ameliyat gerekebiliyor</strong></p>
<p>Tedavide temel hedef, altta yatan nedeni tespit etmek ve   mümkünse ortadan kaldırmak. Bunun yanında hastanın güvenli yürümesini sağlamak ve ayakta kalıcı şekil bozukluğu gelişmesini engellemek amaçlanıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Yavuz,<strong> </strong>erken tanı alan hastalarda, özellikle sinirin tamamen kopmadığı ve basının erken dönemde giderildiği durumlarda tedavide oldukça başarılı sonuçlar sağlandığını belirterek, “Tedavinin başarısı; altta yatan neden, sinir hasarının derecesi, geçen süre, hastanın yaşı ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Düşük ayağa sebep olan etkenin tedavisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ayak bileği ortezleri, kas güçlendirme egzersizleri ile denge ve yürüme eğitimi ilk basamak tedavileri oluşturur” diyor. Prof. Dr. Umut Yavuz, uzun süreli ve kalıcı tablolarda ise tendon transferi cerrahisine başvurulduğunu söylüyor. </p>
<p><strong>Amaç güvenli ve dengeli bir yürüyüş sağlamak! </strong></p>
<p>Tendon transferi cerrahisinde genellikle ayakta çalışan güçlü tendonlardan biri, ayağın ön kısmını yukarı kaldırmaya yardımcı olacak şekilde yeniden konumlandırılıyor. Böylece işlevini kaybeden kasın görevi, sağlam bir kas-tendon sistemiyle telafi ediliyor. Başarılı bir cerrahi sonrasında hastaların yürüyüş kalitesi belirgin şekilde artarken, düşme riski de büyük ölçüde azalıyor.  Prof. Dr. Umut Yavuz, ameliyat sonrasında genellikle altı hafta boyunca alçı veya yürüme botu kullanıldığını, ardından fizik tedavi sürecine geçildiğini belirterek, “Günlük yaşama dönüş süresi ise yapılan işleme, hastanın genel durumuna ve rehabilitasyon sürecine göre değişmekle birlikte, çoğu hastada 2-3 ay içinde belirgin fonksiyonel kazanım hedeflenir” bilgisini veriyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-sorun-saniliyor-ama-kalici-hasar-birakabiliyor-635529">Basit bir sorun sanılıyor ama kalıcı hasar bırakabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[felçli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarda]]></category>
		<category><![CDATA[oranında]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[şansı]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviyle]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126">Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun hızla yaşlanmasının etkisiyle nörolojik hastalıkların yaygınlığı da artıyor. Öyle ki günümüzde her 6 kişiden 1’inin felç (inme) geçirdiği belirtiliyor. Vücudun bir tarafında güçsüzlük, uyuşma veya konuşma zorluğuna yol açan inme sonrasında gerçekleştirilen fizik tedavi ve rehabilitasyon ise hasarın kalıcı hale gelmesinin önlenmesinde kilit bir rol üstleniyor. Son yıllarda, inme tedavisinde devrim niteliğinde bir gelişme olan “robotik rehabilitasyon” çok ağır hastaların bile yeniden yürüyebilmelerini ve diğer uzuvlarını eskisi gibi kullanabilmelerini sağlıyor! <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi’nde</strong> geçtiğimiz günlerde düzenlenen <strong>“Robotik Rehabilitasyon”</strong> söyleşisinde, hekimler robot destekli fizik tedavi ve rehabilitasyon programının önemini anlatırken,   bu tedaviyle sağlıklarına kavuşan hastaları da tedavi süreciyle ilgili deneyimlerini paylaştılar.  <strong>Beyinde hasarlı dokuların görevini sağlıklı bölgeler üstleniyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Hareket etme yeteneğimiz, beyindeki nöronların; inme ve beyin hasarı nedeniyle zarar görmeleri veya omurilik yaralanmaları sonucu omurilikten kaslara ulaşan sinyal yolunun kesilmesiyle bozulabiliyor. Beynimizin gördüğü hasardan sonra kendini toparlamaya ve iyileştirmeye çalıştığı süreç ise aylarca sürebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cihan Aksoy</strong>, beyin ve sinir hücrelerinin iyileşmesinin hasta inme geçirdikten hemen sonra başladığını belirterek, “Ancak hasarlı bölgede düzelme çoğunlukla sınırlı kalıyor ve normal fonksiyonun tam düzelmesiyle sonuçlanmıyor. Bu nedenle, hasar gören beyin dokularının görevini beynin sağlıklı bölgeleri üstleniyor. Beyin, zarar görmemiş hücreleri yeniden düzenleyerek ve yeni bağlantılar oluşturarak hasarı telafi etmeye çalışıyor” dedi.</p>
<p><strong>Hareketler sinir sistemine yeniden öğretiliyor</strong></p>
<p>İnme sonrasında yürüyemeyen, kollarını hareket ettiremeyen hastalarda Robotik rehabilitasyonun beynin yeniden öğrenme işlevlerinin hızlı ve düzgün şekilde oluşmasını sağladığını belirten Prof. Dr. Cihan Aksoy, “Rehabilitasyonun hedefi, her bir hasta için en uygun sonucu elde etmek amacıyla nöroplastisiteden, yani beynin yapısal veya fizyolojik değişikliklere uğrama yeteneğinden maksimum düzeyde yararlanmaktır. Robotik rehabilitasyon teknolojileri, belirli hareketlerimizin ve günlük yaşantımızda yaptığımız olağan işlerimizin tekrar tekrar uygulanmasına olanak tanıyor. Bu sayede ağır etkilenmiş, yani hiç bacak veya kol hareketi olmayan hastalarda bile beyin, hücrelerinin yeniden çalışmasını ve hareketleri tekrar öğrenmesini sağlıyor” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Beynin tekrar iyileşmesi için 4 önemli kural</strong></p>
<p>Prof. Dr. Cihan Aksoy, tedaviden etkin sonuç alınması için rehabilitasyon programına zaman kaybetmeden başvurmak gerektiğini belirterek, “Ayrıca,<strong> </strong>beynin tekrar iyileşmesi için rehabilitasyonun dört önemli ayağı vardır.  Bunlar; hastanın motivasyonu ve tedaviye olan inancı ile aile desteği, tecrübeli multidisipliner bir ekip, en iyi teknolojik destek ve maksimum iyileşmeyi uyaran, ortalama 6 saat süren yoğun ve kapsamlı bir programdır” diyerek sözlerini tamamladı. </p>
<p><strong>Çok ağır felçli hastada bile tekrar yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</strong></p>
<p>Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor ve yakın bir gelecekte 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2 milyarın üzerine çıkacağı öngörülüyor. Nüfusun yaşlanmasının bir etkisi olarak toplumda inme hastalığının görülme sıklığının da giderek arttığını söyleyen <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı</strong> <strong>Doç. Dr. Mustafa Çorum,</strong> günümüzde bu hasta grubunda robotik rehabilitasyon programından son derece başarılı sonuçlar alındığına işaret ederek, “Öyle ki  robotik rehabilitasyonla çok ağır inme geçirmiş hastalarda dahi yüzde 48 oranında tekrar yürüme olasılığını artırabiliyoruz. Yeter ki hastalar umutlarını hiç yitirmesinler ve programlara düzenli olarak katılsınlar” diye konuştu. </p>
<p><strong>Robot yardımıyla egzersizlerde maksimum fayda</strong></p>
<p>Standart fizik tedavide hastalar yorulabildikleri için süre ve motivasyonun sınırlanabildiğini aktaran Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum, robot destekli programın ise egzersizlerin süresi, tekrarı ve zorluğunda tedavinin yoğunluğunun artabileceği bir ortam sunduğunu anlatarak, “Örneğin, felçli hastalar kol hareketlerini çalıştırmak için seans içerisinde bir fizyoterapist ile 30 hareket tekrarı gerçekleştirirken, robot yardımıyla 1000&#8217;den fazla tekrar yapabiliyorlar. Klasik yöntemle günde en fazla 1,5 saat fizik tedavi alabiliyorken, robotik rehabilitasyonda günde 6 saate kadar fizyoterapistlerle birlikte çalışabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Egzersizler sanal gerçeklik ekranında simüle ediliyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Robotik Rehabilitasyon programının ev ve sosyal yaşantımızda gerçekleştirdiğimiz işleri taklit eden egzersizleri yapma olanağı sağladığını aktaran Doç. Dr. Mustafa Çorum, konuşmasına şöyle devam etti: “Robotik rehabilitasyonda görevler ekranda sanal gerçeklikle simüle edildiği için terapiler çok daha eğlenceli geçiyor. Belirli hareketlerin yapıldığı bilgisayar oyunları dikkati sağlayarak hastaların egzersizlere daha iyi odaklanmalarına yardımcı oluyor. Hastalar, sanal ortamda yaratılmış görsel hedefe yönelik kol veya bacak hareketini görerek kendi hareketlerini düzeltebiliyorlar. Ayrıca hareketleri algılayan sensörler hastaya uyarı vererek hareketin düzgün yapılması için teşvik edebiliyor. Bu robotik cihazlar doğru hareketin her seferinde tam olarak aynı şekilde tekrarlanmasını ve bu sayede beynin kaslarını harekete geçirecek şekilde eğitilmesini sağlıyor.” </p>
<p><strong>&#8220;Aynı dönemde hem felç hem meme kanseriyle savaştım&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak kendi tedavisiyle ilgili bilgi veren 47 yaşındaki Seniha Terzi felç öyküsünü şöyle anlattı: “Bir şirkette pazarlama müdürüyüm. Sıradan bir iş günüydü. Masamda çalışırken, bir an bardağı tutamadığımı hissettim. Kolumdaki hissizlik sadece bir-iki saniye sürmüş olsa da yüksek tansiyon hastası olduğum için hemen tansiyonumu ölçtüm. Tansiyonum çok yüksek çıkınca ilacımı aldım ve  hastaneye gittim. Tam hastaneden ayrılırken bir anda ayağımda inanılmaz bir güç kaybı oluştu, kolum da hiç hareket edemez hale geldi. ‘Felç geçiriyorsunuz, sizi hemen yatırıyoruz’ dediler. Hastanede tedavi gördüğüm bir hafta boyunca kolumu hiç hareket ettiremedim, bacağımdaki güçsüzlük nedeniyle koltuk değneklerinden destek alarak yürüyebildim.” </p>
<p><strong> Adeta oyun oynar gibiydim, hiç sıkılmadım  </strong></p>
<p><strong> </strong>Hastanede klasik fizik tedavi yöntemi uygulandığını ve taburcu olduğunun ertesi günü Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nde seanslara başladığını belirten Seniha Terzi, “Tam 35 seans her gün işe gider gibi hastaneye gittim; tüm gün süren yoğun bir programa girdim. Ama hiç klasik bir fizik tedavi gibi değildi. Oyun oynar gibiydim. Aynı hareketi 10 kez yapsanız sıkılırsınız. Ancak hareketleri robotla birlikte yapınca hiç sıkılmadan tekrarlıyorsunuz. Kendimle yarıştığım, puan topladığım ve her gün kendimi biraz daha geçtiğim bir programdı” dedi. </p>
<p><strong>Artık hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum</strong></p>
<p>Tedavisine devam ederken meme kanserine de yakalandığını öğrenince zaman kaybetmeden ameliyat olduğunu belirten Seniha Terzi, bu nedenle fizik tedaviye bir hafta ara verdiğini anlatarak, “Beni meme kanserinden daha çok inme zorladı aslında. Ben çalışan, sporunu yapan ve seyahat eden çok aktif bir insandım, birden hayatım kısıtlanmış, neredeyse hiçbir şey yapamaz hale gelmiştim. Bu süreçte doktorum, sağlık personeli, ailem ve arkadaşlarım beni hep motive ettiler. Hem azmim hem çevremdeki insanların büyük destekleri sayesinde tedaviden başarılı sonuç aldım. Artık kolaylıkla elimi ve kolumu hareket ettiriyor, yürüyebiliyor; hayatıma kaldığım yerden aktif bir şekilde devam ediyorum” diyerek noktaladı sözlerini. </p>
<p><strong> “Yeniden yürüyebilmek çok büyük mir mutluluk”</strong></p>
<p><strong> </strong>Söyleşiye katılarak deneyimlerini anlatan 63 yaşındaki Sevim Çakmak, bir gece uykusundan uyandığında sağ kolunun tamamını kaplayan hissizliği fark ettiğini söyledi. Apar topar hastaneye kaldırılan Sevim Çakmak’a yarım saat içinde tüm tetkikler yapılmış ve beyin kanaması tanısı konulmuş. Son 3 aydır yoğunlaştırılmış nöro-rehabilitasyon tedavisi gören Sevim Çakmak, “En başından beri bilincim yerindeydi. Hiçbir zaman ‘ben artık yürüyemeyeceğim’ gibi umutsuzluğa düşmedim. Kolumun sağ tarafını hiç kullanamıyordum. Bugün pek çok işimi halledebiliyorum. Fizik tedavimi hiç aksatmıyorum. Üstelik sıkılmıyorum da. Tedavi sürecinde bilgisayar oyunu oynuyorum. Kuşları yakalıyorum, sonra ondan çıkıp başka oyunlara giriyorum. Uzun aradan sonra desteksiz yeniden yürüyebilmek çok büyük mutluluk” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robot-destekli-tedaviyle-cok-agir-felcli-hastalarda-bile-yurume-sansi-yuzde-48-oraninda-artiyor-542126">Robot destekli tedaviyle çok ağır felçli hastalarda bile yürüme şansı yüzde 48 oranında artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurilik Felçli Bosnalı Genç, yürüme umudunu Türkiye&#8217;de buldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/omurilik-felcli-bosnali-genc-yurume-umudunu-turkiyede-buldu-438734</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 18:11:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bosnalı]]></category>
		<category><![CDATA[buldu]]></category>
		<category><![CDATA[felçli]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[omurilik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[umudunu]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurilik felci sonrası yatağa bağımlı hale gelen Bosna-Hersekli 20 yaşındaki Emsad Osmanovic, Türkiye’deki yürüme robotu tedavisiyle umut buldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omurilik-felcli-bosnali-genc-yurume-umudunu-turkiyede-buldu-438734">Omurilik Felçli Bosnalı Genç, yürüme umudunu Türkiye&#8217;de buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Omurilik felci sonrası yatağa bağımlı hale gelen Bosna-Hersekli 20 yaşındaki Emsad Osmanovic, Türkiye’deki yürüme robotu tedavisiyle umut buldu. İstanbul Medicana Ataköy Hastanesi’nde bulunan yürüme robotu tedavisi için Türkiye’ye gelen Osmanovic’in, son teknolojiyle donatılmış robotik tedavi ile yürüme yeteneğini tekrar kazanması hedefleniyor.</strong></p>
<p>Geçirdiği trafik kazası sonrasında omurilik felci olan Bosna-Hersekli 20 yaşındaki Emsad Osmanovic, yeniden yürüme umuduyla Türkiye’ye geldi. Kaza sonrası yatağa bağımlı hale gelen Osmanovic, Bosna Hersek ve Hırvatistan’da tedavi görmesine rağmen istediği sonuçları alamadı. Yeniden yürüme umuduyla Türkiye’ye gelen gencin, İstanbul Medicana Ataköy Hastanesi’nde bulunan yürüme robotu ile tedavisine başlandı. Medicana Ataköy Hastanesi’nde yaklaşık iki haftadır tedavisi devam eden Osmanovic’in, öncelikli olarak bacaklarındaki şiddetli kasılmaların azalmaya başladığı belirtildi. Medicana Ataköy doktorlarının hedefi, yürüme robotu tedavisiyle birlikte gencin yeniden yürüme yeteneğini kazanması.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Yürüme robotu aracılığıyla yürüme yeteneğini arttırmayı hedefliyoruz”</strong></p>
<p>Medicana Ataköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü doktorlarından Doç. Dr. Mustafa Aziz Yıldırım, hastanın tedavisi ile ilgili şunları söyledi:</p>
<p>“Bu hastamız bize başvurduğunda omurilik felcine bağlı olarak yürüme yeteneğini kaybetmiş ve bacaklarında ileri derecede kasılmalar mevcuttu ve bacak ağrılarından çok şikayetçi idi. Biz de bu şikayetlere bağlı olarak bir rehabilitasyon planı düzenledik. Özellikli bir tedavi şekli olan yürüme robotu eğitimi ile hastamızın daha iyi yürümesini sağlayabilmeyi amaçladık. Bu tedaviye başlamadan önce manuel olarak fizyoterapistlerle bir eğitim alanına girmesi gerekiyordu. Öncelikli olarak omurilik felci seviyesini belirledik. Omurilikteki nörolojik yaralanmanın seviyesini T-10 olarak tespit ettikten sonra bu hastanın bacaklarında bir kas güçsüzlüğü olduğunu gördük. Sonra hastayı gerekli şekilde tedavi planına soktuk. Hastamız yürüyemez pozisyonda fakat uzun bacak cihazı dediğimiz bazı cihazları taktıktan sonra ve walker (yürüteç) ile birkaç adımlama yapabiliyor. Yürüme robotu ile beraber bu yürüme yeteneğini arttırmayı sağlıyoruz. Tabii ki kasları biraz daha güçlendikten sonra yürüme kabiliyeti daha da artacaktır.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Hasta ilk geldiğinde kasılmalar ve spazm sorunları vardı”</strong></p>
<p>Tedavinin daha başında olmasına rağmen kasılmaların artık iyice azaldığını ve bir ayın sonunda daha iyi bir sonuç beklediklerini söyleyen Doç. Dr. Mustafa Aziz Yıldırım, “Hasta ilk geldiğinde kasılmalar ve spazm sorunları vardı. Öncelikli olarak bu kasılmalarını azaltıcı bir tedaviye başvurduk. Kasılmalar rahatlayınca yürüme robotuna daha rahat adapte oldu. İkinci haftanın sonunda kasılmaların daha da azalmasını bekliyoruz. Botilinum Toksin’in etkisinin daha fazla olup tedaviye daha iyi bir şekilde cevap vermesini bekliyoruz. Bir aylık tedavi sonucunda yeniden değerlendirmede bulunup belki bu süreyi üç aya çıkarabiliriz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yer çekimine karşı yükü azaltılıyor</strong></p>
<p>Yürüme robotu tedavisi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Doç. Dr. Yıldırım, şöyle konuştu:</p>
<p>“Yürüme destekli eğitim robotik bir tedavidir. Yürüme robotu sensörler ve sanal gerçeklik sistemi ile entegre olmuş bir sistemdir. Bu sistemle hastanın askı aparatları ile yer çekimine karşı yükü azaltılıp hastanın yürümesini daha kolay hale getiriyoruz. Aynı zamanda bu askı aparatları ile beraber yükü azaltılıp omurga ve eklem yaralanmalarından kurtuluyor. Hastanın tekrarlayan bir şekilde yürüme robotunda yürümesi desteklenebiliyor. Hastanın karşısında bulunan sanal gerçeklik ekranında görünen insan grafiği ise hastayı temsil ediyor ve bu da hastayı daha fazla motive ediyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Benim gibi durumda olan herkese bu tedaviyi öneriyorum”</strong></p>
<p>Tedaviyi duyup Türkiye’ye geldiğini belirten Emsad Osmanovic, “Türkiye’ye, geçirdiğim trafik kazası sonrası fizik tedavi görmek için geldim ve yürümemi sağlayan bir tedavi olduğunu duyduğum için burayı tercih ettim. Benim gibi bu durumda olan herkese bu tedaviyi öneriyorum. Çünkü ben şimdiden yani kısa süre içinde bile sonuçları görmeye ve hissetmeye başladım” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omurilik-felcli-bosnali-genc-yurume-umudunu-turkiyede-buldu-438734">Omurilik Felçli Bosnalı Genç, yürüme umudunu Türkiye&#8217;de buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Demiralp: Çözümü biliyoruz, başarıyla yürüme gücüne sahibiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-demiralp-cozumu-biliyoruz-basariyla-yurume-gucune-sahibiz-358075</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 18:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[biliyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[demiralp]]></category>
		<category><![CDATA[gücüne]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sahibiz]]></category>
		<category><![CDATA[yürüme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358075</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan iktisatçı Prof. Dr. Selva Demiralp, Türkiye ekonomisinin bugününde doğru bilinen yanlışları bilimle açıkladı. Demiralp, “Ekonomide bundan sonrasında bizi kolay bir yürüyüş beklemiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-demiralp-cozumu-biliyoruz-basariyla-yurume-gucune-sahibiz-358075">Prof. Dr. Demiralp: Çözümü biliyoruz, başarıyla yürüme gücüne sahibiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan iktisatçı Prof. Dr. Selva Demiralp, Türkiye ekonomisinin bugününde doğru bilinen yanlışları bilimle açıkladı. Demiralp, “Ekonomide bundan sonrasında bizi kolay bir yürüyüş beklemiyor. Zor da olsalar çözümü biliyoruz. Bu yolda başarıyla yürüme kapasitesine ve gücüne sahibiz” dedi.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında Koç Üniversitesi öğretim üyesi iktisatçı Prof. Dr. Selva Demiralp, çevrim içi olarak “Türkiye Ekonomisinde Doğru Bilinen Yanlışlar” adlı sunum yaptı. Selva Demiralp, Türkiye ekonomisinin bugününde doğru olarak bilinen veya doğru olduğuna yönelik kamuoyu yaratılmaya çalışılan enflasyon rakamları, ekonomik büyüme rakamları, faiz politikaları, üretim ve enflasyon dengesi, cari açık sorunu, enflasyonla mücadele politikası gibi konuları bilimsel bakış açısı ve verilerle açıkladı.</p>
<p><strong>“Enflasyon global bir problem mi?”</strong><br />Demiralp, “Çıplak gözle göremediğimiz şeyleri açıklayabilmek için iktisat bilimi vardır. Son dönemlerde, enflasyonun global bir problem olduğuna yönelik söylemler var. Verilere baktığımızda evet bir global bir enflasyon var. Yüzde 5 oranında enflasyon yaşayan ülkeler, bunu problem olarak değerlendirip önlemler alıyorlar. Ancak bu bizim yaşadığımız enflasyonu diğer ülkeler de yaşıyor demek değil. Miktara baktığımız zaman karşılaştırılamayacak farklar görüyoruz. Yine pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşının enflasyona etki ettiğine dair söylemlerin de rakamlarda analizini görebiliyoruz. Bizim enflasyon problemi yok dediğimiz dönemde bile pandemi sonrası tüm dünyanın enflasyon var dediği rakamların üzerinde kalıyor. Biz enflasyona izin verdiğimiz zaman değil, enflasyonla mücadele ettiğimiz zaman yüksek büyüme rakamlarını yakalıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yatırımlar bizi, diğer kuşaklara bağlayan köprü”</strong><br />Türkiye ekonomisinin “acı reçete” olarak adlandırılan politikasını değerlendiren Demiralp, “Acı reçetenin maliyeti, enflasyonun maliyetinden fazladır gibi bir algı var Türkiye’de. Bunun için biz acı reçeteyi ödemeyelim, enflasyona izin verelim düşüncesi yanlış. Acı reçete ekonomiyi yavaşlatıyor, istihdamı azaltıyor bu doğru. Enflasyona izin verirsen, enflasyonun ekonomi üzerindeki daraltıcı etkisi daha fazla. Enflasyon sadece bugünkü talebi kısmakla kalmıyor. Yatırım iştahını azaltarak geleceğe dönük üretim kapasitesini de yavaşlatıyor. Yatırımlar bizi torunlarımıza, diğer kuşaklara bağlayan köprü anlamında. Bugün az yatırım demek onların daha az istihdam edilebilmesi demek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Zor da olsalar çözümü biliyoruz”</strong><br />Demiralp, “Bu kongrenin teması yürüyüşe davet. Ekonomide bundan sonrasında bizi kolay bir yürüyüş beklemiyor. Ama bu bizi yıldırmamalı. Çünkü yaşadığımız ekonomik problemler, dünyanın başka yerlerinde yaşanmamış, çözümü bilinmeyen sorunlar değil. Zor da olsalar çözümü biliyoruz. Bu yolda başarıyla yürüme kapasitesine ve gücüne sahibiz. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-demiralp-cozumu-biliyoruz-basariyla-yurume-gucune-sahibiz-358075">Prof. Dr. Demiralp: Çözümü biliyoruz, başarıyla yürüme gücüne sahibiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
