<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yükü | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yuku/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yuku</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 07:53:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yükü | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yuku</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bulut iş yükü güvenliğinde güvenlik açıklarına dikkat edin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bulut-is-yuku-guvenliginde-guvenlik-aciklarina-dikkat-edin-625625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:53:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[görünürlük]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Makine]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenliğin en büyük düşmanı karmaşıklık. Bulut varlıklarının, özellikle sanal makinelerin, kolayca devreye alınabilmesi, bunların sayıları artmaya başladığında güvenliğini sağlamak ve izlemek zorunda kalmanın gerçekliğiyle keskin bir tezat oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bulut-is-yuku-guvenliginde-guvenlik-aciklarina-dikkat-edin-625625">Bulut iş yükü güvenliğinde güvenlik açıklarına dikkat edin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenliğin en büyük düşmanı karmaşıklık. Bulut varlıklarının, özellikle sanal makinelerin, kolayca devreye alınabilmesi, bunların sayıları artmaya başladığında güvenliğini sağlamak ve izlemek zorunda kalmanın gerçekliğiyle keskin bir tezat oluşturuyor. Makine ve yazılımların yaygınlaşması, genellikle heterojen ve tutarsız kurallarla dolu ortamlar yaratıyor.  Bu da sonuçta bunların savunulmasını zorlaştırıyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, bulut iş yükü güvenliğinde güvenlik açıklarına dikkat çekti. </strong></p>
<p>Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları  (CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor.</p>
<p>Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi hâline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.</p>
<p>Google&#8217;ın H2 2025 Bulut Tehdit Ufukları Raporu&#8217;na göre, kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi ve yanlış yapılandırma, 2025&#8217;in ilk yarısında tehdit aktörlerinin bulut ortamlarına giriş noktalarında başlıca etkenler olmaya devam etti. Yayımlanan raporun H1 2026 sayısına göre, geçen yılın ikinci yarısında ilginç bir gelişme yaşandı; her iki ilk erişim vektörü de yazılım tabanlı istismarlar tarafından geride bırakıldı. IBM&#8217;in 2025 Veri İhlali Maliyet Raporu&#8217;na göre, birden fazla ortamı içeren bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 5,05 milyon ABD doları iken &#8220;sadece&#8221; genel bulutu içeren bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 4,68 milyon ABD doları ile çok geride kalmıyor. </p>
<p>Çok az sayıda kuruluş, bulutu çeşitli şekillerde çekici kılan esnekliği ve maliyet verimliliğinden vazgeçmeyi göze alabilir. Daha gerçekçi bir hedef, karmaşıklığı anlaşılır ve yönetilebilir hâle getirmektir ve bu da görünürlükle başlar. Endişe verici bir şekilde, Cloud Security Alliance tarafından yapılan bir ankette, kuruluşların yalnızca %23&#8217;ünün bulut ortamlarına tam görünürlük sağladığı ortaya çıkmıştır. </p>
<p><strong> Bulut iş yükü güvenliğinde görünürlük ve kontrol</strong></p>
<p>Göremediğiniz şeyi güvence altına alamazsınız. Ancak &#8220;ham&#8221; görünürlük tek başına yeterli değildir. Tam bir resim oluşturmaya yardımcı olan bağlam ve korelasyon olmadan elde edeceğiniz şey, biraz daha iyi aydınlatılmış bir kaostan öteye geçmez. Ortamlar genelinde birleşik bir politika uygulamanın ve ardından kuralları, birden çok buluttaki sanal makineler ve kimlik katmanları dâhil olmak üzere çeşitli sistemlerde uygulamanın bir yoluna ihtiyacınız vardır. Muhtemelen bu tür bir birleşme, ortamı daha küçük hâle getirmez ancak saldırı yüzeyini azaltırken ortamı yönetilebilir hâle getirir.</p>
<p>Her kimlik doğrulama denemesi, işlem başlatma, ağ bağlantısı ve dosya değişikliği bir yerde iz bıraktığında, telemetri verilerinin hacmi çok büyük olabilir. Bu nedenle, dikkatli bir şekilde uygulandığında otomasyon da aynı derecede önemlidir. Otomasyon, saldırganların sığınmayı sevdiği boşlukları kapatmaya yardımcı olur ve ağlar büyüdükçe doğal olarak ortaya çıkan &#8220;entropiye&#8221; karşı koyar. Ayrıca rutin görevler ve farklı kaynaklardan gelen telemetri verilerinin korelasyonu, yorulmayan ve dikkati dağılmayan bir sistem tarafından yönetilir. Böylelikle, insan operatörler, insan yargısı gerektiren olay müdahalesi kısımlarına odaklanabilir. </p>
<p>Elbette asıl sorun bulutun kendisi değildir. Ölçeklenebilir ve değişime açık olarak tasarlanmış sistemlerde, özellikle de iş hacmi büyüdükçe bir dereceye kadar karmaşıklık kaçınılmazdır. Bulut iş yüklerinin güvenliğini sağlamak, dijital altyapınız büyüdükçe görünürlük ve kontrolünüzün de buna paralel olarak artmasını sağlamaya bağlıdır. Böylelikle, olaylardan gerçekten acı dersler çıkarmak zorunda kalmazsınız.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bulut-is-yuku-guvenliginde-guvenlik-aciklarina-dikkat-edin-625625">Bulut iş yükü güvenliğinde güvenlik açıklarına dikkat edin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiğli&#8217;deki trafik yükü azalacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ciglideki-trafik-yuku-azalacak-618536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ataşehir]]></category>
		<category><![CDATA[azalacak]]></category>
		<category><![CDATA[çelik]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[dakika]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[taşıt]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618536</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciglideki-trafik-yuku-azalacak-618536">Çiğli&#8217;deki trafik yükü azalacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergâh 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kent trafiğindeki düğümleri çözmeye yönelik ulaşım yatırımlarından biri daha hayata geçirildi. Çiğli Ataşehir Mahallesi ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (AOSB) dere üzerinden birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başlandı. Tamamlandığında çok sayıda hastane ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Ataşehir Mahallesi’ne ulaşımı büyük ölçüde rahatlatacak köprü sayesinde yaklaşık 3 kilometrelik güzergah 100 metreye; trafik süresi ise 15 dakikadan 1 dakikaya düşecek.</p>
<p><strong>Çevre yolunun yükü iki projeyle hafifleyecek</strong></p>
<p>AOSB ve Çiğli Kipa’ya ulaşımı kolaylaştıracak köprü ile Caher Dudayev Bulvarı ve çevre yolu üzerindeki trafik yükü alternatif bağlantıyla azalmış olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eş zamanlı sürdürdüğü Şemikler Taşıt Üst Geçidi Projesi’nin de tamamlanmasıyla, uzun yıllardır sıkışıklığa neden olan çevre yolunun Çiğli–Karşıyaka aksı büyük ölçüde rahatlayacak.</p>
<p><strong>İtfaiye ve ambulans ulaşımı hızlanacak</strong></p>
<p>Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Aşkın Şenyürekli, Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu bölgede Ataşehir’deki hastane yoğunluğuna hizmet edecek çelik bir taşıt üst geçidi inşa ettiklerini belirterek, “Bu köprünün öncelikli amacı ambulans ve itfaiye araçlarının hızlı erişimini sağlamak. Şu anda bölgeye gelen araçlar çevreyolunu kullanarak uzun bir güzergâh kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle fabrika giriş-çıkış saatlerinde ciddi trafik oluşuyor. Yapacağımız düzenlemeyle mesafe 100 metreye inecek ve ulaşım 1 dakika içinde sağlanabilecek. Böylece çevre yolundaki yoğunluk da önemli ölçüde azalacak” dedi.</p>
<p><strong>Afete dayanıklı uzun ömürlü çelik köprü</strong></p>
<p>İzmir’in deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Şenyürekli, köprünün Türkiye’nin güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildiğini vurgulayarak, “Fore kazık ve derin karıştırma yöntemiyle zemin güçlendirmeleri planlandı, çelik imalatlarımız başladı. Çalışmalar yaklaşık bir yıl sürecek. Zemin sıvılaşmasına karşı gerekli önlemleri aldık. Yaklaşım duvarlarının kalıp ve demir imalatına başladık, önümüzdeki günlerde zemin ve çelik imalatları hız kazanacak. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir köprü inşa ediyoruz. Tamamlandığında İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek. Planladığımız süreden daha kısa sürede bitirerek bir an önce hizmete açmayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bisiklet ve yaya yolu da yer alacak </strong></p>
<p>Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan köprü, Çiğli KİPA Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu 8280 Sokak ile Ataşehir Mahallesi’ne yeni giriş sağlayacak 8019/14 Sokak’ı birbirine bağlayacak. Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde inşa edilecek çelik köprüde, tek gidiş–tek geliş olmak üzere iki şeritli taşıt yolu ile birlikte bisiklet ve yaya yolu da yer alacak.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciglideki-trafik-yuku-azalacak-618536">Çiğli&#8217;deki trafik yükü azalacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emeklilerin İlaç Yükü Büyükşehir ile Hafifliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emeklilerin-ilac-yuku-buyuksehir-ile-hafifliyor-613083</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilerin]]></category>
		<category><![CDATA[hafifliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613083</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Eczacı Odası arasında imzalanan protokolün ardından, emeklilerin ilaç katkı paylarını karşılayacak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’nın başvuru şartları belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emeklilerin-ilac-yuku-buyuksehir-ile-hafifliyor-613083">Emeklilerin İlaç Yükü Büyükşehir ile Hafifliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Eczacı Odası arasında imzalanan protokolün ardından, emeklilerin ilaç katkı paylarını karşılayacak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’nın başvuru şartları belli oldu.<br /> <br />Ekonomik zorluklarla mücadele eden ihtiyaç sahibi emekli yurttaşlar için örnek bir sosyal destek projesi olarak ‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’ Manisa Büyükşehir Belediyesi’nce hayata geçirildi. Başkan Besim Dutlulu ile Oda Başkanı Duygu Elmas Mutlu’nun protokol imzasıyla başlayan proje kapsamında Manisa Büyükşehir Belediyesi, SGK kapsamında emeklilerin reçeteli olarak temin ettikleri ilaçlar için ödedikleri katkı paylarını karşılayacak.<br /> <br />Başvuru Süreci ve Değerlendirme Esasları<br />Sosyal destekten yararlanmak isteyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar; başvurularını Manisa Büyükşehir Belediyesi resmi internet sitesindeki &#8216;Başvurular&#8217; bölümünden, https://seninicin.manisa.bel.tr adresindeki &#8216;Destek Al&#8217; kısmından veya &#8216;Üzüm&#8217; mobil uygulaması üzerinden gerçekleştirebilirler. Başvurular, sosyal inceleme ve uygunluk değerlendirmesi sonucunda sonuçlandırılacak. Destek programıyla, özellikle sabit gelirli emeklilerin sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve ekonomik yüklerinin azaltılması amaçlanıyor. Destek programında başvurular, beyan edilen bilgilerin doğruluğu esas alınarak değerlendirilecek. Yanıltıcı veya eksik bilgi verilmesi halinde başvuru geçersiz sayılacak. Ayrıca uygun görülen başvurular için Büyükşehir Belediyesi’nce gerekli görüldüğü durumlarda yerinde inceleme yapılabilecek.<br /> <br />‘Emekli İlaç Katkı Payı Destek Programı’ kapsamında yapılacak başvurularda istenecek kişisel bilgiler, sosyal durum bilgileri, banka bilgileri, zorunlu belgeler ile uygulama esasları ise şöyle:<br /> <br />Online Başvuruda İstenecek Bilgiler<br />A) Kişisel Bilgiler<br />&#8211; T.C. Kimlik No (Zorunlu)<br />&#8211; Ad – Soyad (Zorunlu )<br />&#8211; Doğum tarihi (Zorunlu)<br />&#8211; Cep telefonu (Zorunlu)<br />&#8211; İkamet adresi (ilçe / mahalle) (Zorunlu)<br />B) Sosyal Durum Bilgileri<br />&#8211; Emeklilik türü (SSK/Bağ-Kur/Emekli Sandığı)<br />&#8211; Hanede yaşayan kişi sayısı<br />&#8211; Hanede çalışan var mı? (Evet/Hayır)<br />&#8211; Başka sosyal yardım alıyor mu? (Belediye/Aile Bakanlığı vb.)<br />C) Banka Bilgisi<br />&#8211; IBAN (Zorunlu)<br />&#8211; Banka adı (Zorunlu)<br />İstenecek Belgeler<br />Zorunlu Belgeler:<br />&#8211; Medula e-reçete çıktısı (katkı payının göründüğü) (Zorunlu)<br />İsteğe Bağlı Belgeler:<br />&#8211; Kronik hastalık raporu (varsa)<br />&#8211; Engelli raporu (varsa)<br />Uygulama Esasları<br />&#8211; Sadece Manisa’da ikamet edenler<br />&#8211; Sadece reçeteli ilaçlar</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emeklilerin-ilac-yuku-buyuksehir-ile-hafifliyor-613083">Emeklilerin İlaç Yükü Büyükşehir ile Hafifliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-yapisal-sorunlar-nedeniyle-tukenmislik-yasiyor-609286</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[tükenmişlik]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin omurgasını oluşturan çalışanlar, artan iş yükü, personel eksikliği, belirsiz görev tanımları ve uzun süredir çözülemeyen yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-yapisal-sorunlar-nedeniyle-tukenmislik-yasiyor-609286">Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), sahadan gelen veriler ve çalışanların yaşadığı sorunlar doğrultusunda, sistemin sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması gerektiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin yükünü taşıyan çalışanlar, artan iş yükü, kronik personel eksikliği ve uzun süredir çözüme kavuşturulamayan yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sürecine sürükleniyor. Sağlık kurumlarından sosyal hizmet birimlerine, hastanelerden çocuk evleri siteleri ve huzurevlerine kadar geniş bir alanda görev yapan emekçiler; uzayan çalışma saatleri, fazla mesailer, belirsiz görev tanımları, şiddet, mobbing  vakaları altında kamu hizmetini ayakta tutmaya çalışıyor. Sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar; uzayan çalışma saatleri, artan hasta ve hizmet yükü, fazla mesailer, görev tanımı belirsizlikleri ve şiddet vakaları nedeniyle mesleklerini ağır bedeller ödeyerek icra etmeye çalışıyor. Bu tablo, yalnızca çalışanları değil, doğrudan kamusal sağlık ve sosyal hizmetin niteliğini de tehdit ediyor.</p>
<p><strong>Sosyal Hizmet Alanında Alarm Zilleri Çalıyor</strong></p>
<p>Özellikle Çocuk Evleri Siteleri ve huzurevleri başta olmak üzere sosyal hizmet alanında görev yapan personelin ciddi bir personel eksikliğiyle çalıştığını vurgulayan SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, fazla mesailerin artık istisna değil, rutin hale geldiğini belirterek, “Sağlık kadar sosyal hizmet alanında çalışanlarımız da sistemin görünmeyen yükünü taşıyor. Çocuk Evleri Siteleri’nde, huzurevlerinde görev yapan personelimiz uzun saatler boyunca, yetersiz kadrolarla hizmet üretmeye çalışıyor. Sürekli fazla mesaiyle yürüyen bir sistem ne çalışanı korur ne de hizmet kalitesini sürdürülebilir kılar,” dedi.</p>
<p><strong>Görev Tanımları 5 Yıldır Güncellenemiyor</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan birçok meslek grubunun görev tanımlarının yaklaşık beş yıldır güncellenemediğine dikkat çeken Özlem Akarken, bu durumun sahada ciddi karmaşaya yol açtığını ifade ederek, “Görev tanımları güncellenecek denileni beş yıl oldu  çalıştaylar yapıldı derneklerin görüşleri alındı ancak somut bir adım olarak çalışmalar bitti üst kurula sevk edilecek deniliyor ama ne zaman resmi gazetede yerini alacak belli değil. Eğitim Araştırma Hastaneleri nde öğretim elemanı olan hekimler başta olmak üzere sağlık personelleri eğitimlerinin karşılığını göremiyor. Liyakat tek istenilen konu. Her sağlık çalışanı görevini net biçimde bilmek, yetki ve sorumluluk çerçevesinde kamu hizmetini layıkıyla yapmak istiyor. Belirsiz görev tanımları hem çalışanı yıpratıyor hem de hizmet sunumunda aksamalara neden oluyor. Yardımcı hizmetler sınıfı kamunun kanayan yarası ilke imza atacak yerlerden biri Sağlık Bakanlığı ama görmezden gelinen her işi yapar modunda kullanılan personel. Yardımcı hizmetler sınıfı  eğitim öğretimlerine göre sınıf değişikliği bekliyorlar yıllardır. Ve tabii ki de atanamayan mezun gençler ya da aldıkları eğitim göz ardı edilen üstelik sağlık idareci meslek tanımı varken sağlık yönetimi mezunu olup büro personeli olarak atanıp bürolar idari birimler dışında çalıştırılan personeller, bu personellerde görev tanımlarını bekleniyor. Tıbbi sekreterler tıbbi birimler dışında her yerde kullanılan personeller. Ve sağlık ordusunun yükünü omuzlarında taşıyan hemşireler ,teknisyenler teknikerler aynı kurumda çalışıp aynı işi yapıp ek ödemede bile katsayılarla ayrıştırılanlar. Kan Merkezleri, laboratuvar hizmeti verdiği acile hizmet ettiği gözardı edilen ,patoloji kimyasallarla uğraşıp ama etkin bir yıpranma ya da ek ödeme farkı alamayan birimler. Sorunlar bitmiyor çözüm ise belli.</p>
<p><strong>Şiddet, Artan İş Yükü ve Tükenmişlik</strong></p>
<p>Artan hasta yükü, yetersiz istihdam ve uzun çalışma saatlerinin sağlık çalışanlarını fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da yıprattığını vurgulayan SAHİM-SEN, şiddet vakalarının da tükenmişliği derinleştiren en önemli başlıklardan biri olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Akarken, “Şiddetin önlenemediği, dinlenme hakkının korunmadığı, emeğin karşılığının verilmediği bir sistemde tükenmişlik kaçınılmazdır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanı tükenirse sistem çöker,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Askeri Hastaneler ve İade-i İtibar Çağrısı</strong></p>
<p>Askeri hastanelerin yeniden açılmasının gündemde olduğuna da değinen Özlem Akarken, bu sürecin yalnızca fiziki yapılar üzerinden değil, insan kaynağı ve özlük hakları boyutuyla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bir kurumu kapatmak kolaydır, ancak diriltmek zaman alır. Askeri tabiplerimiz, sağlık astsubaylarımız ve sivil memurlarımız geçmişte TSK da  , mesai mefhumu gözetmeden hizmet verdiler. Üstelik çoğu askeri okulları bitirerek görevlerini yerine getirdiler. Şimdi ise Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hizmetini yerine getiriyorlar çok kırgınlar devrolan  personelin iade-i itibarlarının sağlanması ve hukuki yollarla almaya çalıştıkları özlük haklarının teslim edilmesi artık ertelenmemelidir,” dedi.</p>
<p>Akarken, güçlü bir ordunun güçlü bir sağlık sistemiyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, nitelikli sağlık hizmeti için geçmişte yapılan yanlışların cesaretle düzeltilmesi çağrısında bulundu.</p>
<p><strong>“Yanlışlar Bir An Önce Doğruya Evrilmeli”</strong></p>
<p>“Devletimiz büyüktür, ordumuz şanlıdır. Ancak nitelikli sağlık ve sosyal  hizmeti; planlama, liyakat, net görev tanımları ve çalışanını koruyan politikalarla mümkündür. Sağlık ve sosyal hizmet sisteminin yükünü taşıyanlar daha fazla görmezden gelinmemeli. Yanlışlar bir an önce doğruya evrilmelidir,” diyen Akarken, yetkilileri kalıcı ve kapsayıcı çözümler üretmeye davet etti.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlari-yapisal-sorunlar-nedeniyle-tukenmislik-yasiyor-609286">Sağlık Çalışanları Yapısal Sorunlar Nedeniyle Tükenmişlik Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 08:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbin]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. 2022 yılı verilerine göre, dünya çapında 19 milyon 800 bin kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  verilerine göre, ülkemizde de 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 36’sı, yani yaklaşık 176 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, </strong>özellikle kış aylarında kalp  ve damar hastalıklarına bağlı risklerin belirgin şekilde arttığını vurgulayarak, “Vücudumuz soğuk havada ısısını koruyabilmek için kan damarlarını daraltır.   Büzüşen damarlar kan akışını zorlaştırarak kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun sonucunda kalp, vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Kalp kası üzerinde oluşan bu ek yük, özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda kontrolsüz tansiyon yükselmelerine, kalp krizine ve inmeye yol açabilir. Ayrıca, soğuk havada kanın akışkanlığının azalması da yine kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabilir. Yapılan çalışmalara göre, tüm bu etkenler nedeniyle, soğuk havada kalp krizi riski yaklaşık 3 kat artış göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,</strong> bu nedenle, özellikle yüksek tansiyon ve  kalp-damar hastalığı olan kişilerin kış aylarında çok daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtirken, kalp krizine karşı alınması gereken önlemleri anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Vücudunuzu sıcak tutun</strong></p>
<p>Kış aylarında vücudu sıcak tutmak, kalp sağlığını korumanın en önemli kuralını oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, kalbinizi korumak için soğuk havalarda tek bir kalın kıyafet yerine, kat kat giyinmeye özen göstermeniz gerektiğini ifade ederek, “Çünkü bu şekilde giyinmek, bir çeşit yalıtım görevi gören, fazladan bir hava tabakası oluşturur. Böylece vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlar” diyor.  Ayrıca, başınız, elleriniz ve ayaklarınız soğuk havalarda hızla ısı kaybediyor. Dolayısıyla, şapka, eldiven ve atkı kullanarak bu bölgelerinizi korumanız çok önemli. Soğuk ve yağışlı havalarda yanınızda su geçirmez mont ve şemsiye bulundurmayı da alışkanlık edinmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Ani sıcaklık değişimlerinden kaçının</strong></p>
<p>Sıcak bir ortamdan soğuk dış ortama ani geçiş yapmak vücudunuzu şok edebiliyor. Dışarıya çıkmadan önce kat kat olacak şekilde kalın giyinmeniz, vücudun soğuk hava koşullarına adaptasyonunu kolaylaştırıyor.   Benzer şekilde, eve döndüğünüzde de vücut sıcaklığının yavaş yavaş normale dönmesi için kendinize zaman tanıyın. Daha hızlı ısınmak için sıcak su, elektrikli ısıtıcı, ısı lambası veya sıcak yastık gibi doğrudan ısı veren kaynaklar kullanmayın. Kıyafetleriniz ıslak ise kuru kıyafetler giyinip, sıcak ortama girmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Soğuk havada mümkünse dışarıya çıkmayın</strong></p>
<p>Hava ne kadar soğuk olursa, kalp vücudu sıcak tutmak için o kadar çok çalışmak zorunda kalıyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,  özellikle sabah erken ve akşam geç saatler olmak üzere, soğukların en yoğun hissedildiği zamanlarda dışarı çıkmaktan kaçınmanız gerektiğini belirterek, “Dışarı çıkmak zorundaysanız, işlerinizi kısa sürede tamamlayıp, sıcak bir ortama dönmeniz, kalp sağlığınız için çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Açık havada egzersiz yapmayın</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz sağlığınız için önemli olsa da kış aylarında açık havada egzersiz yapmak risk oluşturabiliyor. Bunun yerine, evinizde yoga, esneme hareketleri veya sabit bisiklet gibi hafif aktiviteleri tercih etmenizde fayda var. Kapalı alanda yapacağınız egzersizler ile kalbinizin sert hava koşullarına maruz kalmasını önlemiş olursunuz. </p>
<p><strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Ciddi soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen mikroplar kalbimize zarar verebiliyor. Mikroplardan korunmak için ellerinizi sık sık en az 20 saniye boyunca sabunlu suyla yıkayın,   kapalı ortamlarda mümkün olduğunca bulunmayın ve hasta kişilerle yakın temastan kaçının.</p>
<p><strong>Tansiyonunuzu düzenli ölçün</strong></p>
<p>Kış aylarında soğuk havalar tansiyonun beklenmedik şekilde yükselmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla, evde tansiyon aleti bulundurun ve kan basıncınızı düzenli olarak ölçün. Değerlerde önemli değişiklikler fark ederseniz, gecikmeden kardiyoloğunuza başvurun. </p>
<p><strong>Aşılarınızı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Grip ve zatürre enfeksiyonlarında vücutta artan iltihap (inflamasyon), damar duvarlarını olumsuz etkiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, bu durumun kalp damarlarında plakların yırtılmasına ve kalp krizinin tetiklenmesine<strong> </strong>yol açabildiğini söyleyerek, “Bu nedenle, 65 yaşın üstündeyseniz veya diyabet gibi kronik bir hastalığınız varsa, grip ve pnömokok (zatürre ) aşısı için hekiminize mutlaka danışın” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Kardiyolojik kontrollerinizi yaptırın </strong></p>
<p>Düzenli kardiyolojik değerlendirmeler, kardiyovasküler hastalıkların erken tanısı ve takibinde kritik bir önem taşıyor. Doç. Dr. Emrah Erdoğan, hiçbir şikayetiniz olmasa bile belirli aralıklarla kardiyoloji uzmanına başvurmanızın yaşamsal önem taşıdığına vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Kalp dostu beslenin</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenmek, özellikle kış aylarında kalp sağlığının korunmasında önemli bir rol oynuyor. Öğünlerinize bol miktarda taze meyve, yeşil sebze ve tam tahıl ekleyin. Kolesterolü yükseltebilen kızarmış veya tuzlu atıştırmalıkların tüketimini ise azaltın. Sıcak bir kase sebze çorbası hem rahatlatıcı hem de besleyici olabilir.</p>
<p><strong>Susuz kalmayın</strong></p>
<p>Kış aylarında susama hissi azaldığı için su içmeyi ihmal edebiliyoruz. Ancak, vücudun susuz kalması yaz aylarında olduğu gibi kışın da kalbimizi zorlayabiliyor. Bu nedenle, gün boyunca 2-2.5 litre ılık su ve bitkisel içecekler tüketmeyi alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Kahve ve alkolü sınırlayın </strong></p>
<p>Kışın sıcak bir fincan kahve veya çay içmek keyif verse de aşırı kafein   kan basıncını yükseltebiliyor. Alkol de benzer bir etkiye neden olabiliyor. Dolayısıyla, susuzluğunuzu gidermek ve rahatlamak için sıcak bitki çayları veya yeni hazırlanmış taze çorba gibi sağlıklı alternatifleri tercih etmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Derin nefes alın, hobi edinin!</strong></p>
<p>Kış ayları birçoğumuz için stresli bir dönem olabiliyor ve stres kalp sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, rahatlamayı ve size keyif veren aktivitelere zaman ayırmayı alışkanlık edinin. Derin nefes egzersizleri, meditasyon ve hobi edinmek gibi yöntemler stresi daha iyi yönetmenize katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</strong></p>
<p><strong>Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor! </strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,<strong> </strong>soğuk hava koşullarının kalpte yol açabileceği sorunları şu şekilde sıralıyor: </p>
<ul>
<li><strong>Kalp krizini tetikleyebiliyor:</strong> Soğuk nedeniyle oluşan stresin kan basıncını, yani tansiyonu yükseltmesi, kalp krizini tetikleyebiliyor.</li>
<li><strong>İnme (felç) riskini artırıyor:</strong> Kış aylarında yükselen tansiyon ve pıhtılaşma eğilimi inme riskini artırıyor.</li>
<li><strong>Angina (göğüs ağrısı) gelişebiliyor:</strong> Atardamar tıkanıklığı olan hastalarda, soğuk havada yapılan fiziksel aktiviteler sırasında   göğüs ağrıları gelişebiliyor.</li>
<li><strong>Kalp yetmezliği kötüleşebiliyor:  </strong>Kalp kasları zayıflamış olan hastalarda soğuk hava, semptomların şiddetlenmesine neden olabiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üreticinin Yükü Hafifliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ureticinin-yuku-hafifliyor-601842</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 18:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dutlulu]]></category>
		<category><![CDATA[hafifliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatif]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[sulama]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üreticinin]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek, üretim maliyetlerini düşürmek ve tarımsal kaliteyi artırmak amacıyla yürüttüğü projeler kapsamında kooperatiflere süt soğutma tankı ve sulama borusu desteği sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ureticinin-yuku-hafifliyor-601842">Üreticinin Yükü Hafifliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek, üretim maliyetlerini düşürmek ve tarımsal kaliteyi artırmak amacıyla yürüttüğü projeler kapsamında kooperatiflere süt soğutma tankı ve sulama borusu desteği sağladı. Desteklerin artarak devam edeceğini vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa Büyükşehir Belediyemiz, kooperatiflerimizin her zaman en büyük destekçisi olacak” dedi.</p>
<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarla üreticinin gelirini artırmak hedefleniyor. Geçtiğimiz haftalarda 63 kooperatif ve bir Ziraat Odası ile imzalanan 57 milyon liralık tarımsal destek protokolü meyvelerini vermeye başladı. Protokol kapsamında temin edilen süt soğutma tankları ve tarımsal sulama boruları, Salihli şantiyesinde düzenlenen törenle kooperatif yetkililerine teslim edildi. Programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Ulaş Aydın, CHP İlçe Başkanı Mustafa Özer, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, kooperatif başkanları, mahalle muhtarları ile üreticiler katıldı.</p>
<p><b>“Aralık Ayı Kooperatif Ayı Oldu”</b></p>
<p>21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü’ne atıfta bulunan Başkan Besim Dutlulu, “Bizim için Aralık ayı tam anlamıyla bir kooperatif ayı oldu. 50’nin üzerinde kooperatifimize ciddi kaynak aktardık. Bugün burada 7 kooperatifimize süt tanklarını, 22 kooperatifimize ise söz verdiğimiz sulama borularını teslim ediyoruz. Çiftçimizin emeğine sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><b>“Desteklerimiz Artarak Devam Edecek”</b></p>
<p>Tarımsal sulamanın kooperatifler eliyle yürütülmesinin önemine değinen Başkan Dutlulu, “Ovamızın en kıymetli hazinesi olan suyumuza sahip çıkıyoruz. Tarımın sürdürülebilirliği ancak kooperatifleşme ve üreticinin emeğiyle mümkündür. Kadın kooperatiflerinden üretim kooperatiflerine kadar her kooperatifin yanındayız. Kooperatiflere desteğimiz bitmeyecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Manisa’daki Tüm Çiftçiler Adına Teşekkür Ediyorum”</b></p>
<p>Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ise Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla kurulacak olan tam donanımlı analiz laboratuvarının müjdesini verdi. Yalvaç, “Ege Üniversitesi’ndeki sistemin bir benzerini Manisa’ya kazandırıyoruz. Toprak, su ve yaprak analizi yaparak tarımda yüzde 100 başarıyı hedefliyoruz. Tüm çiftçilerimiz adına Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>“Laboratuvarımız Tüm Manisa’ya Hayırlı Olsun”</b></p>
<p>Başkan Dutlulu da laboratuvar projesinin Türkiye’ye örnek olacağını belirterek, “Bu laboratuvar, yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşlarının el ele verdiğinde ne kadar büyük işler başarabileceğinin kanıtıdır. Doğru tarım tekniklerini yaygınlaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz. Tüm Manisa’ya hayırlı olsun” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p><b>Üreticilerden Başkan Dutlulu’ya Teşekkür</b></p>
<p>Törenin sonunda süt soğutma tanklarını ve sulama borularını teslim alan kooperatif başkanları ile üreticiler, sağlanan bu desteğin üretim kapasitelerini doğrudan artıracağını ifade ettiler. Modern ekipman desteği sayesinde maliyetlerinin düşeceğini belirten üreticiler, tarıma ve kırsal kalkınmaya öncelik veren yaklaşımı nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkürlerini ilettiler.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ureticinin-yuku-hafifliyor-601842">Üreticinin Yükü Hafifliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/paramedikler-yogun-is-yuku-siddet-ve-yanlis-ihbarlarla-mucadele-ediyor-596920</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 09:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Sağlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Durumlarda]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ihbarlarla]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[paramedikler]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596920</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, 1–7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede acil sağlık hizmetlerinin önemine ve paramediklerin sahadaki kritik rolüne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paramedikler-yogun-is-yuku-siddet-ve-yanlis-ihbarlarla-mucadele-ediyor-596920">Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, 1–7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede acil sağlık hizmetlerinin önemine ve paramediklerin sahadaki kritik rolüne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Acil sağlık hizmetlerinde nitelikli insan gücü hedefleniyor</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, İlk ve Acil Yardım Programı’nın amacını anlatırken, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“İlk ve Acil Yardım Programı; hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde verilmesini sağlamak amacıyla eğitim veren bir ön lisans programıdır. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı olarak amacımız; hastalık ve kaza sırasında hasta ve yaralılara temel ve ileri yaşam desteği yapabilen, her türlü travma ve acil yaklaşım gerektirecek durumlarda acil tıbbi müdahaleleri uygulayabilen, hasta ve yaralıların güvenli bir şekilde hastaneye transferini sağlayabilen, acil durumlarda diğer sağlık personelleri ve ilgili kişilerle etkili iletişim kurabilen, takım çalışmasına uyumlu, alanıyla ilgili sorunları tanımlayan ve çözüm önerileri geliştirebilen, çağdaş, insan odaklı, etik ilkelere öncelik veren, bilim ve teknolojik gelişmeleri takip eden, bilgili ve donanımlı sağlık personelleri yetiştirmektir.”</p>
<p><strong>Acil sağlık personelinde olmazsa olmaz yeterlilikler</strong></p>
<p>Mezunlardan beklenen yetkinlikleri sıralayan Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, “Hayatı tehdit eden durumları erkenden tanıyabilme, gerekli ilk ve acil müdahaleyi uygun şekilde yapabilme, hastayı stabilize ederek güvenli bir şekilde transferini sağlayabilme, acil ekipmanları ve teknolojiyi etkin kullanabilme, hızlı karar verebilme, sakin ve profesyonel davranabilme ve etkili iletişim kurabilme mezunlardan beklenen yetkinliklerdir.” dedi.</p>
<p><strong>Acil durumlarda paramediklerin rolü vazgeçilmez…</strong></p>
<p>Paramediklerin giderek artan rolünü değerlendiren Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, şunları söyledi:</p>
<p>“Acil sağlık hizmetleri sunumunda aktif olarak görev yapan paramediklerin rolü gün geçtikçe daha kritik ve vazgeçilmez hale gelmektedir. Artan nüfus ve şehirleşme ile artan acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç bu nedenlerin başında gelmektedir. Acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç tek bir hasta veya olay üzerinden olabileceği gibi, toplu olaylar ve afetler gibi durumlardan kaynaklı da olabilmektedir. Sağlık alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerden dolayı sağlık hizmetlerinden beklentiler de artmaktadır. Acil durumlarda hızlı müdahale ve altın saatlerin öneminden ötürü paramedikler vazgeçilmez roldedirler.”</p>
<p><strong>Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, sektörde paramediklerin karşılaştığı zorluklara da dikkat çekerek, “Paramediklerin karşılaştığı sorunlar; iş yükü, uzun çalışma saatleri, şiddet olayları ve güvenlik problemleri, fiziksel ve psikolojik yıpranma, bulaş riski, yanlış ihbarlar, ambulansın olay yerine veya hastaneye erişim sorunları, atanma ve iş bulma sorunlarıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yapay zeka acil sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olacak</strong></p>
<p>Acil sağlık hizmetlerinin geleceğine ilişkin öngörülerini paylaşan Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, “Gelişen bilişim sisteminin acil sağlık hizmetlerinin yürütülmesine katkı sağlaması, yapay zeka ve teknolojinin acil bakımın standart bir parçası olması” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paramedikler-yogun-is-yuku-siddet-ve-yanlis-ihbarlarla-mucadele-ediyor-596920">Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü: Türkiye&#8217;de mevsimlik tarımın yükü çocukların omzunda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/12-haziran-dunya-cocuk-isciligi-ile-mucadele-gunu-turkiyede-mevsimlik-tarimin-yuku-cocuklarin-omzunda-544094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 10:11:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[haziran]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[omzunda]]></category>
		<category><![CDATA[tarımın]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde çocukların yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekmek ve çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla her yıl 12 Haziran, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü olarak anılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/12-haziran-dunya-cocuk-isciligi-ile-mucadele-gunu-turkiyede-mevsimlik-tarimin-yuku-cocuklarin-omzunda-544094">12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü: Türkiye&#8217;de mevsimlik tarımın yükü çocukların omzunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde çocukların yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekmek ve çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla her yıl 12 Haziran, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü olarak anılıyor. <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek</strong>, Türkiye’de çocuk işçiliğinin en yaygın görüldüğü alanlardan biri olan mevsimlik gezici tarımda çalışan çocukların karşılaştığı sağlık sorunlarına ilişkin yürüttüğü araştırmaların bulgularını paylaştı. </p>
<p>Dünya genelinde 160 milyon çocuk işçinin yüzde 70’inin tarım, orman, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi alanlarda çalıştığını aktaran Şimşek, “5-11 yaş grubundaki çocuk işçilerin yüzde 76,6’sı ve 12-14 yaş grubundakilerin yüzde 75,8’i tarım sektöründe istihdam ediliyor. Türkiye’de ise özellikle mevsimlik gezici tarım işçiliği, çocuk işçiliğinin en yaygın biçimlerinden biridir ve bu işgücünün neredeyse yarısını 18 yaş altındaki çocuklar ve gençler oluşturuyor” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklar için fiziksel ve psikososyal riskler </strong></p>
<p>Mevsimlik tarımda çalışmanın çocuklar için çok yönlü sağlık sorunları doğurduğunu belirten Şimşek, bu çocukların göç dönemlerinde riskli ulaşım koşulları, yetersiz barınma, bulaşıcı hastalıklar, zararlı kimyasallara maruz kalma, vücudun susuz kalması ve güneş çarpmasına bağlı rahatsızlıklar, ağır yük taşıma gibi ergonomik zorlanmalar, istismar, dışlanma ve stres gibi psikososyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Elektrik çarpmaları, kazalar, zehirlenmeler ve kronik hastalıkların da bu riskler arasında yer aldığını belirten Şimşek, tarımsal faaliyetlerin tehlikeli işler arasında sayıldığını; mevsimlik tarım işçiliğinin ise çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri arasında yer aldığını ifade etti.</p>
<p><strong>‘Yasal düzenlemeler uygulamada yeterince koruma sağlamıyor’</strong></p>
<p><strong> </strong>Çocukların gelişimini olumsuz etkileyen işlerde çalıştırılmasının uluslararası sözleşmeler ve Türkiye mevzuatı tarafından açıkça yasakladığını belirten Şimşek, Türkiye’nin Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 138 ve 182 sayılı sözleşmelerini 1998 ve 2001 yıllarında onaylandığını hatırlattı. Şimşek, ayrıca Türkiye’nin 2017-2023 yıllarını kapsayan Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı’nda mevsimlik tarım işçiliğinin öncelikli risk alanı olarak belirlendiğini ifade etti. Ancak bu düzenlemelere rağmen uygulamada çocukların bu korumalardan yeterince yararlanamadığına dikkat çekti.</p>
<p><strong>Genç işçiler daha yüksek risk altında</strong></p>
<p><strong> </strong>Mevzuata göre 15-17 yaş aralığındaki bireyler “genç işçi” olarak kabul ediliyor ve bu yaş grubunun çalışabileceği işler yasal olarak sınırlandırılmış durumda. Ancak mevsimlik tarım işçiliği, bu sınırların ötesinde gürültülü, kimyasallarla temas edilen, ağır fiziksel yük gerektiren ve sürekli göç içeren bir çalışma ortamı sunuyor. Şimşek, bu yaş grubundaki bireylerin fizyolojik olarak hâlâ gelişme aşamasında olduklarını vurgulayarak bu durumun gelişimsel koordinasyon eksikliği ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi sağlık risklerine açık hale getirdiğini belirtti. Şimşek, “Araştırmalar, 15-17 yaş grubundaki gençlerin yüzde 95’inin 15 yaşını doldurmadan çalışmaya başladığını ve yüzde 93,7’sinin günde 8 saatten fazla çalıştığını gösteriyor. Gelişim çağında çalışmaya başlamaları nedeniyle tarımda çalışan 18 yaş altı kız çocuklarının yüzde 70’inde büyüme geriliği görülüyor” dedi.</p>
<p><strong>‘Çözüm için sürdürülebilir politikalar şart’</strong></p>
<p><strong> </strong>Tarımda çocuk işçiliğiyle mücadelede yalnızca geçici projelerle yetinilmemesi, bunun yerine sistematik ve bütüncül politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, bu doğrultuda çeşitli önerilerde bulundu: “Öncelikle, birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında gebelik, lohusalık ve çocuk izlemlerinin nitelikli bir biçimde gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, saha denetimlerinin güçlendirilmesi ve ailelere yönelik destek mekanizmalarının oluşturulması gerekiyor. Çocuklara hak temelli sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması da oldukça önemli. Tarımda çalışan çocukların yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için üretim alanlarında sağlıklı su, hijyenik tuvalet ve güvenli barınma gibi temel kriterler sağlanmalı ve bu kriterler tarım desteklemeleri için bir ön koşul haline getirilmeli. Ayrıca, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne işçi bilgilerinin dahil edilmesi, çocuk işçiliğiyle mücadelede veri temelli adımlar atılmasına katkı sağlar. Ayrıca tarımın yapısal sorunlarının çözümü için Tarım İş Fonu’nun oluşturulması gerekiyor.”</p>
<p>Şimşek, “Toplumların kalkınması ancak fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan sağlıklı bireylerle mümkündür. Bu nedenle Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında 2025 yılına kadar çocuk işçiliğinin her biçiminin ortadan kaldırılması yer alıyor. Bu hedefe ulaşmak için çocukların sağlıklı gelişim hakkını korumak hepimizin sorumluluğu” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/12-haziran-dunya-cocuk-isciligi-ile-mucadele-gunu-turkiyede-mevsimlik-tarimin-yuku-cocuklarin-omzunda-544094">12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü: Türkiye&#8217;de mevsimlik tarımın yükü çocukların omzunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoğun iş yükü, hemşireleri fiziksel ve ruhsal olarak yıpratıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yogun-is-yuku-hemsireleri-fiziksel-ve-ruhsal-olarak-yipratiyor-530981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 08:09:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[hemşireleri]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[yıpratıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası dolayısıyla hemşireliğin modern sağlık hizmetlerindeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yogun-is-yuku-hemsireleri-fiziksel-ve-ruhsal-olarak-yipratiyor-530981">Yoğun iş yükü, hemşireleri fiziksel ve ruhsal olarak yıpratıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, 12-18 Mayıs<strong> </strong>Hemşireler Haftası dolayısıyla hemşireliğin modern sağlık hizmetlerindeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Hemşireliğin temel rolleri neler?</strong></p>
<p>Geçmişten günümüze sağlık hizmetlerinde çok hızlı gelişmeler yaşandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, “Hemşirelik, modern sağlık hizmetlerinin içinde çok boyutlu sorumluluk taşıyan temel taşlar biridir. Uluslararası Hemşireler Konseyi (ICN) tanımına göre hemşire ‘Bireyin, ailenin ve toplumun sağlığını koruma ve geliştirmeye yardım eden ve hastalık halinde iyileştirme ve rehabilite etmeye katılan, sağlık ekibinin tedavi edici ve eğitsel planlarının geliştirilmesi ve uygulamasına katkı sağlayandır’. Temel rolleri ise; bakım verici rolü, tedavi edici rolü, eğitim ve danışman rolü, hasta hakları savunuculuğu rolü, araştırıcı ve geliştirici rolü, yönetici rolü, kriz ve afetlerde müdahale edici rolüdür.” dedi.</p>
<p><strong>Tedavi sürecinde hemşirenin rolü</strong></p>
<p>Hastaların tedavi sürecinin ilk kabul ve değerlendirme aşaması ile başladığını, elde edilen verilerin tedavi uygulama ve takip aşamasına temel teşkil ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, şöyle devam etti: </p>
<p>“Bu aşamada sadece tedavinin uygulanması değil tedaviye verilen yanıtın ve olası yan etkilerin izlenmesi de önemlidir. Hasta ve ailesiyle 24 saat zaman geçiren sağlık çalışanı olduğundan hastanın endişe, korku ve ağrı gibi duygusal tepkilerini ilk fark eden kişidir. Bu iletişim sayesinde hasta kendini güvende hisseder ve tedaviye uyumu artar. Hastanın ani kötüleşme durumlarında hazırlıklı olması, ilk müdahaleyi yapması ve gerekli koordinasyonu yapması gereken yine hemşiredir ve böyle durumlarda hızlı karar verme ve uygulama kabiliyeti hayat kurtarıcı olabilmektedir. Tedavinin etkisi, taburculuk öncesinde evde bakım, ilaçların kullanımı, sağlıklı yaşam için yaşam tarzı değişiklikleri, kontrol randevusu konularında eğitim de tedavi sürecinin diğer bir önemli aşamasıdır.”</p>
<p><strong>Sadece fiziksel değil, psikososyal destek de sağlıyorlar</strong></p>
<p>İnsanın sadece fiziksel değil, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, “Bu nedenle hemşirelerin insanı tüm boyutları ile ele alarak üstlendiği roller, bütüncül iyileşmesinin anahtarıdır. Hemşirelerin özellikle psikososyal destek açısından üstlendikleri roller, hastanın bedensel sağlığının ötesinde, zihinsel ve duygusal iyilik hâlini koruma ve destekleme sorumluluğunu da içerir. Bu sorumluluğu yerine getirebilmek için, duygusal destek sağlama, hasta ve ailesiyle etkin iletişim ve dinleme, kültürel ve sosyal hassasiyet gösterme, ruhsal destek ve kriz anlarında psikolojik ilk yardım sunma, uzun süren kronik hastalarda rehberlik etme, güven ilişkisi kurma ve gerektiğinde sosyal destek kaynaklarına yönlendirme becerilerine sahip olmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hemşirelik mesleği birçok zorluklarla karşı karşıya</strong></p>
<p>Günümüzde hemşirelik mesleğinin birçok zorluklarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, bu zorlukları şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Yoğun iş yükü ve personel eksikliği; hemşire başına düşen hasta sayısının fazla olması ve bundan dolayı hemşirelerin fiziksel ve psikolojik olarak hızlı bir şekilde tükenmişlik ve psikolojik yıpranma yaşarlar.</p>
<p>Düşük ücret ve ekonomik yetersizlik; hemşireler, verdikleri emeğe kıyasla yetersiz maaş ve özlük haklarına sahiptir.</p>
<p>Mesleki saygınlık eksikliği ve olumsuz toplumsal algı; mesleki kanununa sahip en eski mesleklerden biri olmasına rağmen, hemşireliği hâlâ hemşireliği ‘doktor yardımcılığı’ gibi algılayan kitleler mevcuttur. </p>
<p>Yönetimsel ve kurumsal destek eksikliği; hemşirelerin karar alma süreçlerine katılamaması, mesleki özerkliğin sınırlanmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Eğitimde farklılıklar ve standardizasyon eksikliği; eğitim kurumları arasında standart farkı, mezuniyet sonrası bilgi ve beceri düzeylerinde eşitsizlik yaratabilmektedir.”</p>
<p><strong>Sağlık çalışanlarına yönelik tükenmişlik önleyici destek programları hayata geçirilmeli</strong></p>
<p>Bu sorunlara yönelik farklı çözüm önerileri olabileceğini de dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, çözüm önerilerini de şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Personel sayısının artırılması ve iş yükünün dengelenmesi; hemşire istihdamının artırılmalı, hastanelerde iş yükü adil şekilde dağıtılmalıdır.</p>
<p>Ücret politikalarının iyileştirilmesi: Hemşire maaşları, nöbet ücretleri ve sosyal haklar hem kamu hem de özel sektörde yenilenerek mesleki tatmin artırılmalıdır.</p>
<p>Toplumsal farkındalık kampanyaları: Hemşireliğin akademik, bilimsel ve profesyonel yönlerini vurgulayan projelerle mesleğin itibarı yükseltilmelidir.</p>
<p>Psikolojik destek ve danışmanlık hizmetleri: Sağlık çalışanlarına yönelik tükenmişlik önleyici destek programları hayata geçirilmelidir.</p>
<p>Mesleki özerkliğin geliştirilmesi: Hemşirelerin yönetim süreçlerine katılımı artırılmalı, karar verme yetkisi güçlendirilmelidir.</p>
<p>Eğitimde standardizasyon ve sürekli gelişim: Hemşirelik okulları arasında kalite standardı sağlanmalı, mezuniyet sonrası sürekli mesleki gelişim teşvik edilmelidir.”</p>
<p><strong>Hekim-hemşire iş birliği…</strong></p>
<p>Hemşire ve hekimin iş birliği içinde çalışmasının, modern sağlık hizmetlerinde kaliteli, güvenli ve etkili hasta bakımı sağlamak açısından vazgeçilmez olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nuriye Pekcan, “Bu iş birliği; rollerin net tanımlandığı, karşılıklı saygı ve iletişime dayalı dengeli bir sistem üzerine kurulmalıdır. Birbirini tamamlayan bu iki meslek grubu arasındaki denge, sağlık hizmetlerinde kaliteyi doğrudan belirler.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yogun-is-yuku-hemsireleri-fiziksel-ve-ruhsal-olarak-yipratiyor-530981">Yoğun iş yükü, hemşireleri fiziksel ve ruhsal olarak yıpratıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ: “Hemşireler Ağır İş Yükü, Düşük Ücret ile Karşı Karşıyadır”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dso-hemsireler-agir-is-yuku-dusuk-ucret-ile-karsi-karsiyadir-458532</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 May 2024 14:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[dsö]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[hemşireler]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyadır]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahire, Mısır – Hemşireler ve ebeler, DSÖ Doğu Akdeniz Bölgesi'ndeki çoğu ülkede sağlık iş gücünün yarısından fazlasını oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dso-hemsireler-agir-is-yuku-dusuk-ucret-ile-karsi-karsiyadir-458532">DSÖ: “Hemşireler Ağır İş Yükü, Düşük Ücret ile Karşı Karşıyadır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://wbots.net/images/stories/media/International-days-for-nurses-and-midwives-2024.jpg"/></p>
<p>Kahire, Mısır – Hemşireler ve ebeler, DSÖ Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki çoğu ülkede sağlık iş gücünün yarısından fazlasını oluşturuyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü Hemşireler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Bugün, 2024 Uluslararası Hemşireler Günü’nü kutlarken, aynı zamanda Bölge’deki hemşirelerin karşılaştığı pek çok zorluğu da değerlendiriyoruz. <span>Son on yılda Bölge’deki çoğu ülkede hemşire ve ebe yoğunluğu artmamış, hemşire ve ebelerin doktorlara oranı azalmıştır.  Mevcut üretim seviyelerinin ve istihdam kapasitelerinin korunması halinde bu eğilimlerin devam etmesi muhtemeldir. </span><span>Hemşireler ve ebeler zorlu çalışma koşulları, düşük ücretler, ağır iş yükleri ve sınırlı kariyer fırsatlarıyla karşı karşıyadır.  Tüm bu faktörler, bu sağlık çalışanlarının küresel ve bölgesel eksikliğinin artmasına yardımcı oluyor.  Kadın işgücü sıklıkla cinsiyet ayrımcılığıyla ve işyerinde cinsiyete dayalı şiddet de dahil olmak üzere güvenlik ve emniyetlerine yönelik tehditlerle karşı karşıya kalıyor.</span></p>
<p> “Bölge genelinde ortalama olarak her 10.000 kişiye yalnızca 16,5 hemşire ve ebe düşerken, küresel ortalamada 10.000 nüfus başına 39,4 hemşire ve ebe bulunuyor.  Bazı ülkelerde bu rakam tek haneye düşüyor.  Mevcut eğilimler devam ederse 2030 yılına kadar Bölgemizde 1,2 milyon hemşire açığı yaşanacak. Bu, Bölgedeki her ülkeyi etkileyecektir” diye açıkladı DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Dr. Hanan Balkhy.</p>
<p> DSÖ, hem ülke düzeyinde hem de Bölge genelinde etkili eylemi desteklemeye kararlıdır.  Bugüne kadar Bölge’de hemşirelik ve ebelik işgücünün güçlendirilmesine yönelik ilerleme, bu sağlık çalışanlarının karşılaştığı zorluklara çözüm bulmaya yönelik taahhütlere ve devam eden çabalara rağmen istenen hıza ulaşmadı.  Örneğin, Ekim 2023’te, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Komitesi’nin 70. oturumunda, DSÖ Üye Devletleri, sağlık işgücünün güçlendirilmesi için hızlandırılmış eylem çağrısında bulundu.</p>
<p>Artık yeni Bölge Direktörü, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Ofisi’nin üç amiral gemisi girişiminden biri olarak sağlık iş gücüne odaklanarak bu gündemi ileriye taşımayı taahhüt etmiştir.</p>
<p> Sağlık iş gücüne yatırım, sürdürülebilir kalkınmada ilerleme için bir katalizördür.  Hemşireler ve ebeler sağlık hizmetlerinin temel taşıdır; anne sağlığından acil müdahaleye kadar hayati önem taşıyan hizmetleri sağlar ve birinci basamak sağlık hizmetlerini yönlendirir.  Sağlık politikalarını ve sağlık sistemlerini şekillendirmede çok önemlidirler.  Sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için eğitim ve istihdama daha fazla yatırım yapılması çok önemlidir.</p>
<p> Hükümetler, hemşireleri ve ebeleri güçlendirerek kadınların işgücüne katılımını artırıyor çünkü hemşire ve ebelerin çoğu kadındır ve daha fazla kadının ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmaktadır.  Sonuçta, bu sağlık çalışanlarının sağlamaya yardımcı olduğu gelişmiş sağlık hizmetlerine erişim, aynı zamanda tüm toplulukların ekonomik potansiyelini de serbest bırakıyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü, Uluslararası Hemşireler Günü’nde, sağlık sistemlerimizin omurgası olan hemşirelerimize ve ebelerimize yatırım yapma ve onları güçlendirme yönündeki eylem çağrısını yineliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dso-hemsireler-agir-is-yuku-dusuk-ucret-ile-karsi-karsiyadir-458532">DSÖ: “Hemşireler Ağır İş Yükü, Düşük Ücret ile Karşı Karşıyadır”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
