<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yorgun | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yorgun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yorgun</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 07:49:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yorgun | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yorgun</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hissediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hissetme]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[misiniz]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınızdan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş almak denince aklımıza çoğunlukla kırışıklıklar ya da fiziksel değişimler gelir. Oysa bazen bedenimiz genç görünse de kendimizi yorgun, isteksiz, umutsuz ya da olduğumuz yaştan daha “yaşlı” hissedebiliriz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613">Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş almak denince aklımıza çoğunlukla kırışıklıklar ya da fiziksel değişimler gelir. Oysa bazen bedenimiz genç görünse de kendimizi yorgun, isteksiz, umutsuz ya da olduğumuz yaştan daha “yaşlı” hissedebiliriz. Uzun süreli stres, çözümlenmemiş duygular, yoğun yaşam temposu ve zayıflayan sosyal bağlar daha yaşlı hissetmenize neden olabilir. Bilimsel araştırmalar, kronik stresin beyin üzerinde iz bırakabildiğini ve ruhsal yaşlanmayı hızlandırabildiğini gösteriyor. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik,</strong> ruhsal yaşın değiştirilemez bir kader olmadığını, doğru destek ve alışkanlıklarla ruhun yeniden güçlenebileceğini vurguluyor. </p>
<p><strong>YAŞLANMAK SADECE FİZİKSEL GÜÇ KAYBI DEĞİLDİR</strong></p>
<p>Yaşlanma denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak biyolojik değişimler, kırışıklıklar ya da fiziksel güç kaybı gelebilir. Yaş alma sürecinin yalnızca bedende değil, zihinde ve duygularda da yaşandığını belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Kimi insanlar takvim yaşı genç olmasına rağmen kendini yorgun, isteksiz ya da olduğundan daha yaşlı hissedebilirken; bazıları ilerleyen yaşına rağmen hayata karşı enerjik ve esnek kalabilir. Buradaki farkı ise biyopsikososyal yani biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin her birini bütüncül şekilde ele alarak tabloyu daha iyi okuyabiliriz.” diyor. </p>
<p><strong>KENDİNİZİ DAHA YAŞLI HİSSETMENİZİN 5 NEDENİ</strong></p>
<ul>
<li><strong>Kronik Stres:</strong> Uzun süre devam eden stres, vücudun sürekli “tehdit altında” olduğu algısını yaratır. Bu durum kortizol seviyesini artırarak zihinsel yorgunluk, motivasyon düşüklüğü ve ruhsal tükenmişlik hissine neden olabilir.</li>
<li><strong>Sosyal İzolasyon:</strong> İnsanın sosyal bir varlık olduğunu belirten <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Sağlıklı güçlü ilişkiler psikolojik dayanıklılığı artırır. İzolasyon ve zayıflayan sosyal bağlar ise stres tepkisini artırarak kişinin kendini daha yorgun ve yaşlı hissetmesine yol açabilir” diyor. </li>
<li><strong>Zorlayıcı Deneyimler: </strong>Geçmişte yaşanan ve uygun şekilde ele alınmamış bazı travmatik deneyimler, zamanla kişinin tehdit algısının hassaslaşmasına yol açabilir. Bu durum bazı kişilerin duygusal olarak daha kırılgan, kaygıya daha açık olmasına ya da zihinsel olarak daha yorgun hissetmesine sebep olabilir.</li>
<li><strong>Anlam Duygusunda Azalma:</strong> Hayatta amaç ve anlam duygusunun zayıflaması, motivasyon ve yaşam enerjisinde belirgin bir düşüş yaratabilir. Bu durum kişinin günlük yaşamda daha isteksiz, yorgun ve yaşlı hissetmesine yol açabilir.</li>
<li><strong>Uzun Süreli Yüksek Kortizol:</strong> Stres hormonu olarak bilinen kortizolün uzun süre yüksek seyretmesi, uyku düzenini, hafızayı ve duygusal dengeyi olumsuz etkileyebilir. Bu durum hem zihinsel hem de duygusal olarak erken yaşlanma hissini artırabilir.</li>
</ul>
<p><strong>UZUN SÜRELİ STRES BEYNİ DEĞİŞTİRİYOR</strong></p>
<p>Psikolojik zorlanmaların yalnızca “duygusal” bir yük olmadığını, beynin yapısında ve işleyişinde de iz bırakabildiğinin nörobilimsel araştırmalarla desteklendiğini ifade eden <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik</strong>, “Uzun süreli stres ve travmatik yaşantılar, beynin özellikle korku ve tehdit algısından sorumlu olan amigdala ile hafıza ve öğrenmede kritik rol oynayan hipokampus bölgelerinde yapısal ve işlevsel değişimlere yol açabiliyor. Bu değişimler, kişinin olayları daha tehditkâr algılamasına, risk değerlendirmesinde zorlanmasına, karar alma süreçlerinde daha kaygı temelli hareket etmesine neden olabiliyor. Sürekli tetikte olma hali ve yüksek kortizol düzeyi, zamanla hem zihinsel esnekliği hem de duygusal dayanıklılığı zayıflatabilirken; bireyin ruhsal olarak daha yorgun, daha kırılgan ya da kendini olduğundan daha “yaşlı” hissetme deneyimine yol açabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>YAŞLI HİSSETMEK KADERİNİZ DEĞİL! </strong></p>
<p>Sürecin geliştirilebilir olduğuna dikkat çeken <strong>Klinik Psikolog Cansu Çelik</strong>, “Sosyal destek ağlarının güçlü olması, duygusal farkındalık geliştirmek, esnek düşünebilmek ve problem çözme becerilerini artırmak ruh sağlığını korumada ve genç tutmada etkili faktörlerdir. Benzer şekilde 80 yılı aşkın süredir devam eden Harvard yetişkin çalışmaları, bireylerin mutluluk oranlarının pozitif sosyal ilişkiler ve sahip olunan anlamlı bağlarla arttığını, hatta biyolojik stres yanıtını düzenlediğini göstermektedir. Yani stres, izolasyon ve çözümlenmemiş duygusal yükler ruhu yaşlandırabilirken; anlamlı ilişkiler, psikolojik dayanıklılık ve duygusal işleme becerileri ruhsal gençliği destekleyebiliyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>SAĞLIKLI YAŞLANMAK YALNIZCA HASTALIKLARDAN UZAK KALMAK DEĞİLDİR!</strong></p>
<p>Ruhsal yaşın kronolojik yaştan farklı olabileceğini ancak stres yönetimi, duygusal işleme becerileri ve güçlü sosyal bağların ruhsal gençliği ve sağlıklı yaş almayı desteklediğini ifade eden <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Cansu Çelik</strong>, “Bu bulgular, yaşlanma sürecinin yalnızca kaç yıl yaşandığıyla değil, bu yılların nasıl deneyimlendiğiyle de yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bireyin stresle baş etme biçimi, duygularını işleme kapasitesi, yaşamda anlam ve amaç duygusu geliştirmesi ile kurduğu sosyal ilişkilerin niteliği; psikolojik dayanıklılığı güçlendiren temel unsurlar arasındadır. Bu nedenle sağlıklı yaşlanma, yalnızca hastalıklardan uzak kalmayı değil; zihinsel esnekliği korumayı, duygusal dengeyi sürdürebilmeyi ve sosyal bağları canlı tutmayı da kapsayan bütüncül bir iyi oluş halini ifade etmektedir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasinizdan-daha-yasli-hissediyor-olabilir-misiniz-625613">Yaşınızdan Daha Yaşlı Hissediyor Olabilir misiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabahları yorgun kalkıyorsanız dikkat! Uyku apnesi erken yaşta kalp krizine neden oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sabahlari-yorgun-kalkiyorsaniz-dikkat-uyku-apnesi-erken-yasta-kalp-krizine-neden-oluyor-459888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 14:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kalkıyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sabahları]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku apnesi olan kişilerin sabah kalktığında yorgun ve uykusunu almamış hissettiklerini dile getiren uzmanlar, apnelerin en büyük tehlikesinin, hastaların gece oksijensiz kalması olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabahlari-yorgun-kalkiyorsaniz-dikkat-uyku-apnesi-erken-yasta-kalp-krizine-neden-oluyor-459888">Sabahları yorgun kalkıyorsanız dikkat! Uyku apnesi erken yaşta kalp krizine neden oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Apnenin, öncelikle şişman, kısa boylu ve kısa boyunlu insanlarda görüldüğünü kaydeden KBB Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Uyku apnesi, erken yaşta kalp krizine sebep olabilecek ciddi bir sağlık sorunu.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, uyku apnesi hakkında bilgi vererek, tedavisi konusunda da değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Nefes kesilmesine bağlı beyne uyarı gönderiliyor</strong></p>
<p>Uyku esnasında horlama ve nefesin kesilmesine apne dendiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Apnelerin en büyük tehlikesi, hastaların gece oksijensiz kalması, uykularının bölünmesi ve nefes kesilmesine bağlı beyne uyarı gönderilirken, beyin uyanmaya çalışır. Apneler genellikle 20-30 defa tekrarlanır ve sabah kalktıklarında kişiler yorgun ve uykusunu almamış hissederler. Gece boyunca satürasyonun düşmesi (kanda oksijen), sürekli olarak kalbin hipoksiye girmesine (kalp dokularında oksijen azalması) neden olabilir ve uzun süre devam ederse kalp sorunlarına yol açabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kısa boylu ve kısa boyunlularda görülüyor</strong></p>
<p>Apnenin, öncelikle şişman, kısa boylu ve kısa boyunlu insanlarda görüldüğünü kaydeden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Tedavi yöntemleri arasında kilo vermek ve spor yaparak karın kaslarını güçlendirmek bulunmaktadır. Ayrıca, alkol tüketenler, alerji ilaçları veya antidepresan kullananlar beyni etkilediği için santral horlamaları yaşayabilirler. Bu kişilere, yatarken 2 yastıkla veya yan yatmaları önerilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dil büyüklüğü ve çenenin geride olması da apne nedeni</strong></p>
<p>Apnenin nedenleri arasında kilo, dil büyüklüğü, çenenin geride olması, geniz etinin varlığı ve burun etlerinin büyük olması gibi birçok faktör bulunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Hastalar bu şikayetlerle geldiklerinde, ilk olarak uyku odasında bir gece geçirmeleri önerilir ve bu sayede apne indeksi belirlenir. Tedavide, ilk üç ana yöntem şunlardır: birincisi, kilo vermek; ikincisi, sipak basınçlı oksijen kullanımı; üçüncüsü ise ameliyatla tıkanık olan yerlerin açılmasıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Erken yaşta kalp krizine sebep olabiliyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, uyku apnesi, erken yaşta kalp krizine sebep olabilecek ciddi bir sağlık sorunu olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle, belirtileri olan kişilerin erken teşhis edilmesi ve uygun tedavi yöntemleriyle yönetilmesi önemlidir. Ayrıca, apne riskini azaltmak için yaşam tarzı değişiklikleri yapmak da gereklidir. Bu şekilde, uyku apnesi ile ilişkili komplikasyonların önüne geçilebilir ve kişinin yaşam kalitesi artırılabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabahlari-yorgun-kalkiyorsaniz-dikkat-uyku-apnesi-erken-yasta-kalp-krizine-neden-oluyor-459888">Sabahları yorgun kalkıyorsanız dikkat! Uyku apnesi erken yaşta kalp krizine neden oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
