<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yönüyle | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yonuyle/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yonuyle</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Mar 2026 10:00:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yönüyle | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yonuyle</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-617551</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Algoritma]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hekimliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-617551">Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.  </p>
<p>Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir”</strong></p>
<p>Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı.</p>
<p>Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hata ihtimali sıfıra inecek</strong></p>
<p>Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor</strong></p>
<p>Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi.</p>
<p>Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez”</strong></p>
<p>Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı.</p>
<p>Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi. </p>
<p><strong>Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri </strong></p>
<p>Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Karınca, sürü ve arı algoritmaları</strong></p>
<p>Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi.</p>
<p>Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti.</p>
<p><strong>40 bin veriyle duygu tanıma modeli</strong></p>
<p>Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı.</p>
<p>Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi.</p>
<p>Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti.</p>
<p><strong>Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar</strong></p>
<p>Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi.</p>
<p>Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi.</p>
<p><strong>Hekim kimliği değişecek</strong></p>
<p>Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı.</p>
<p>Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi.</p>
<p><strong>Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor</strong></p>
<p>Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf</strong></p>
<p>Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu.</p>
<p>Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi.</p>
<p><strong>Sempozyumda neler yapıldı?</strong></p>
<p>İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-617551">Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:22:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[evre]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanımın]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde “Bağımlılık Paneli II” adlı etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132">EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde “Bağımlılık Paneli II” adlı etkinlik düzenledi. Nuri Bilgin Konferans Salonunda düzenlenen panele Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, Uzm. Psk. Enes Kaan Karaçengel, Uzm. Psk Ayça Çınaroğlu Asar, Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, konuşmacı olarak katıldılar. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık, akademisyenler ve öğrencilerin yer aldığı etkinlikte bağımlılıklar psikolojik ve sosyolojik acıdan ele alındı.</p>
<p>         Açılış konuşmasını gerçekleştiren Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir, “Sosyolojik açıdan baktığımızda bağımlılık; bireyin toplumla kurduğu bağların belli düzeylerde (her zaman olmasa bile) zayıflaması, belki de bir anomi durumunun sonucu olarak değerlendirilebilir. Bağımlılık oldukça karmaşık bir problemdir ve sadece bireyi ilgilendiren bir durum değildir. Bu; bağımlı olan kişinin ailesini, daha geniş çerçevede ceza adalet sistemi içerisindeki kurumları, bireyleri ve hekimleri etkileyen; aynı zamanda günün sonunda artık küresel düzeyde organize suç çetelerinin ve tabii ki birçok yasal şirketin oldukça güçlenmesini sağlayan bir olgudur” dedi.</p>
<p><b>“Madde bağımlılığında coğrafi faktörler etkili”</b></p>
<p>Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, “Maddeye erişimde; coğrafi faktörler, ticaretin yapıldığı güzergâhta ikamet etme, dezavantajlı bölgelerde bulunma, maddenin yasal statüsü ve sosyal çevrede kullanımın yaygınlığı gibi risk faktörleri önemli rol oynamaktadır. Örneğin; eroinin ham maddesi olan haşhaşın üretildiği Afganistan’a komşuluğundan dolayı, alkol sorunu bulunmamasına rağmen eroinle mücadele etmek zorunda kalan İran, bu duruma çarpıcı bir örnektir. Yoksulluk, göç ve sosyal problemlerin de temel teşkil ettiği bu süreçte; maddenin normal karşılandığı, hem kullanımın hem de satışın aile içine kadar girebildiği dezavantajlı bölgelerle karşılaşabiliyoruz. Bu durum, maddenin kültüre ve yaşama entegre olmasına yol açmakta; neticesinde ise aile içi kullanımın yaygınlaşmasını ve farklı suç türlerinin ortaya çıkmasını tetiklemektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Alkol bağımlılığında bilinçlendirme çalışmaları şart”</b></p>
<p><b>         </b>Konuşmasına bağımlılığın tanımıyla başlayan Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, “Bağımlılık; hayatı daha iyi gösterirken aslında onun içini boşaltan her şeydir. Alkol bağımlılığında genetik faktörler en başta gelse de cinsiyet, çevresel ve kültürel faktörler de belirleyicidir. Riskli içme davranışını azaltmak adına sadece bireysel çabalar yeterli değildir. Üniversite kampüslerinin ve sosyal normların dönüştürülmesi, grup baskısının azaltılması ve bilinçlendirme çalışmaları da büyük önem taşımaktadır,” dedi.</p>
<p><b>“Kumar bir ‘beyin hastalığıdır’”</b></p>
<p>         Kumarın bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzman Psikolog Ayça Çınaroğlu Asar, “Kumar; tıpkı grip gibi semptomları olan, tanı koyabildiğimiz ve bu sayede tedavisini de uygulayabildiğimiz bir hastalıktır. Ona ‘beyin hastalığı’ dememizin sebebi, beyin inceleme çalışmalarında gözle görülmese bile işlevsel değişikliklerin saptanmasıdır; özellikle duygusal düşünme ve karar verme süreçlerinde işlevsel bozulmalar görüyoruz. Sürecin evrelerine baktığımızda; ‘kazanma evresi’nde oluşan ‘kontrol bende’ hissi, ümit duygusunu perçinler. ‘Kaybetme evresi’nde ise ‘toparlayabilirim’ düşüncesi hâkim olur; kişi, o an vazgeçerse her şeyin boşa gideceğine inanır. Genellikle danışanlarımızla karşılaştığımız son evre olan ‘tükenme evresi’nde ise kişi; ‘ne önemi var ki, her şey bitti’ düşüncesiyle yalnızlaşır ve intihara meyilli hale gelir” dedi</p>
<p><b>“Teknolojiyi bilinçsiz kullanmanın yarattığı ruhsal riskler”</b></p>
<p><b>         </b>Teknoloji bağımlılığının ciddiyetine dikkat çeken Uzm. Psk. Enes Kaan Karaçengel,<b> “</b>Teknoloji bağımlılığı, teknoloji ve internetin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tanım çok tanıdık gelebilir çünkü benzer davranışlar artık hemen hepimizde mevcut. Ancak unutulmamalıdır ki ruhsal bozukluklar, bağımlılığa zemin hazırlar. Özellikle depresyon tanısı olan bir bireyin internet bağımlısı olma riski oldukça yüksektir. Depresyon hafife alınacak bir durum değildir, hayati riskler dahi taşıyabilir. Benzer şekilde içe kapanık ve dürtüsel kişiler de risk altındadır. Çünkü bu kişilerde, sanal dünyada kendine yeni bir kimlik edinme ve kendini orada ‘bulma’ düşüncesi hâkim olabilmektedir. Aile etkisi de yadsınamaz, ebeveynlerinden bağımlılık modellemesi alan çocukların risk düzeyi çok daha fazladır. Bu noktada, bağımlı bireylerden cihazların zorla alınması yoksunluk belirtilerini artıracağından, bu tür sert tutumlardan kaçınılmalı ve süreç ailece yönetilmelidir. Tedavide esas amacımız, kişinin teknoloji kullanımının altında yatan nedenleri ortaya çıkarmaktır. Pandemiyle artan tablet ve ekran kullanımının bu süreçleri tetiklediğini görüyoruz. Bu konuda zorlanan aileler, Yeşilay’ın ücretsiz danışmanlık hizmetlerinden veya Ege Üniversitesi bünyesindeki İnternet Bağımlılığı Polikliniğinden destek alabilirler” diye konuştu.</p>
<p>Etkinlik, soru cevap bölümünün ardından Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık ve Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Çetin’in konuşmacılara belge takdim etmesiyle sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132">EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Güler: Ordu, Her Yönüyle Yaşanabilir Bir Şehir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-guler-ordu-her-yonuyle-yasanabilir-bir-sehir-582336</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 19:52:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[İl]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanabilir]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582336</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, EKOTÜRK TV’de Sami Altınkaya’nın sunduğu Manşet Ekonomi programına canlı yayın konuğu olarak katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-guler-ordu-her-yonuyle-yasanabilir-bir-sehir-582336">Başkan Güler: Ordu, Her Yönüyle Yaşanabilir Bir Şehir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, EKOTÜRK TV’de Sami Altınkaya’nın moderatörlüğünü yaptığı Manşet Ekonomi programının canlı yayın konuğu oldu.</p>
</p>
<p>Başkan Güler, Ordu’nun konuşulduğu programda Sami Altınkaya’nın sorularını yanıtladı. Ordu’nun güzelliğine güzellik katmak için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Güler, Ordu’nun yaşanabilecek kentlerin başında yer aldığını söyledi.</p>
</p>
<p>“ORDU HER YÖNÜYLE YAŞANILABİLİR BİR ŞEHİR”</p>
</p>
<p>Ordu’nun tercih edilen bir il olduğunu kaydeden Başkan Güler, şöyle konuştu:</p>
</p>
<p>“Ordu her yönüyle yaşanılabilir bir şehir. Biz de bu yaşanılabilir kenti daha da güzelleştirmeye çalışıyoruz. İstanbul’da üçüncü büyük nüfusa sahibiz. Vatandaşlarımız artık geri dönüşler yapıyor.  Ordu tercih edilen bir yer haline geldi. 110 km sahili var. Her yerde denize girebiliyorsunuz. Deniz ile iç içe yaşayan nadir kentlerden bir tanesi. 300’den fazla şelalesi var. Su sıkıntısı yaşamayacak bir şehir. Sanata önem verir, her yerde resim yapabilirsiniz. Her yer fotoğraf çekmeye uygun. ‘3 ay değil 12 ay Ordu’, ‘Ordu’yu dört mevsim yaşayın’ sloganıyla turizmi canlandırdık. Kış festivalleri ile Ordu’yu dört mevsim yaşayan bir kent haline getirdik. 19 ilçesi birbirinden güzel. Dolu dolu yaşanabilecek bir kent. Suç oranı da düşük olması sebebiyle huzur içinde yaşanılabilecek bir yer. Sağlık açısından da çok iyi bir iliz. Şehir hastanesi açılıyor. Üniversite ve şehri de birbirine entegre ediyoruz. Şehrimiz temiz bir şehir. İnsan kalitesi çok iyi. Arkadaşlarımız da çok iyi çalışıyor. Ordulu kentini çok sever. Bakanlığım döneminde Ulaştırma Bakanlığına vekalet ediyordum. O zaman yaptığımız çalışmalarla daha önce fizibil olmayan havaalanını tekrar gözden geçirdik ve fizibil olduğunu gördük. Yapılınca Ordu ve Giresun’un kaderi değişti. Ordu-Giresun havalimanı da bizim için büyük bir avantaj. Uçaklar ful gidip geliyor”</p>
</p>
<p>“KENDİ KENDİNE YETEN BİR ŞEHİR OLUŞTURUYORUZ”</p>
</p>
<p>Ordu’da üretime ağırlık verdiklerinin altını çizen Başkan Güler, kendi kentine yeten bir şehir oluşturmak için tarıma ve üretim alanında çalışmalar yaptıklarını vurguladı.</p>
</p>
<p>Klasik belediyeciliğin dışına çıkarak önemli atılımlarda bulunduklarını belirten Başkan Güler, sözlerine şöyle devam etti:</p>
</p>
<p>“Ordu’da üretime ağırlık verdik. Kendi kendine yeten, doğduğu yerde doyan bir şehir oluşturuyoruz. Tarım alanında önemli çalışmalar yapıyoruz. Pandemi bize çok şey öğretti. Yol, su ve çöp bunlar asli görevimiz. Bunları yapıyoruz. Türkiye’nin yol ağı en uzun illerinden bir tanesiyiz. Bu zorlu coğrafyada 2 bin 600 km asfalt yol, 2 bin 400 kilometre de su hattını hayata geçirdik. Şehir ekonomisine de ağırlık veriyoruz. Biz Ordu’da klasik belediyeciliğin dışına çıktık. Özellikle fındık bahçelerini 12 ay üretim yapılan yerler haline getirdik. Fındık altlarını hayvanlar için yem alanına çevirdik. Gezen tavuk projelerini bu alanlarda uyguladık. Besiciliğe ağırlık verdik. Şu anda yılda 45 milyon yumurta üretiliyor. Şimdi hedef 100 milyon yumurta üretmek. Bu yumurtaları ve birçok ürünü Türkiye’nin önde gelen zincir marketlerinde 81 ile pazarlıyoruz. Gıda güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gıda güvenliğini sağlayamayan ülkeler bağımsızlığını bile tehlikeye sokabilir”</p>
</p>
<p>“FINDIK HER YÖNÜYLE DAHA DEĞERLİ BİR ÜRÜN OLUYOR”</p>
</p>
<p>Fındık alanında yenilikçi teknolojileri kullandıklarını ve fındığı her yönüyle daha değerli bir ürün haline getireceklerine dikkat çeken Başkan Güler, şunları kaydetti:</p>
</p>
<p>“Fındık kabuğundan aktif karbon fabrikası kurduk. Aktif karbon ithal edilen bir ürün. Aktif karbon suyun temizlenmesinden sağlık alanına her alanda kullanılabiliyor. Bu benim 20 yıllık çalışmamdı. Bunu hayata geçirdik. Bu çalışmayı Ordu’muzda hayata geçiriyoruz. Fındık kabuğunu daha önceleri yakıyorduk. Şimdi onu değerlendireceğiz. Yeni bir teknoloji deniyoruz. O da süperkritik akışkan teknolojisi. Bu yöntem fındığın içinden mineralleri, enzimleri ve birçok değeri ayırmaya yarıyor. Bu şekilde fındık daha da değerli bir ürün haline gelecek. Tüm bunlarla üretim bazlı şehir ekonomisi çalışmasını yapıyoruz. Bir diğer yandan aşı ordusu kurduk ham ağaçları aşılıyoruz. Biyoinovasyon merkezi kurduk, doku kültürü ile bitkiler üretiyoruz. Her alanda üretimi sürdürüyoruz”</p>
</p>
<p>“ORDU’YU LOJİSTİK MERKEZİ YAPMAYI HEDEFLİYORUZ”</p>
</p>
<p>Şehircilik çalışmalarının yanı sıra Ordu’nun gelecek hedefleriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Başkan Güler, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
</p>
<p>“Ordu’muzda şehirciliğe de büyük önem veriyoruz. Sahilde 3 tane gökdelen vardı onu yıktık ve halka açtık. Kıyı kenar çizgisi ihlal edilmişti. Şimdi oranın alt katlarında susuz tarım yaptığımız bitki fabrikası var. Yapacak daha çok işimiz var. İşimize odaklandık ve bu şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu anda odak noktamız Rusya-Ukrayna savaşının bitmesi durumunda Ordu’nun bir lojistik merkezi olmasını sağlamak. Karadeniz-Akdeniz yolu ile Mersin’e ulaşabiliyorsunuz. Bunların alt yapısını oluşturup hayata geçirmek için çalışmayı sürdüreceğiz.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-guler-ordu-her-yonuyle-yasanabilir-bir-sehir-582336">Başkan Güler: Ordu, Her Yönüyle Yaşanabilir Bir Şehir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gonca&#8217;ya her yönüyle tam not</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goncaya-her-yonuyle-tam-not-551276</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2025 07:49:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[goncaya]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[not]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Avrupa standartlarında tasarlayıp Türkiye’ye örnek olacak şekilde hizmete sunduğu Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, Kocaeli basınından da tam not aldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncaya-her-yonuyle-tam-not-551276">Gonca&#8217;ya her yönüyle tam not</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa standartlarında tasarlayıp Türkiye’ye örnek olacak şekilde hizmete sunduğu Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, Kocaeli basınından da büyük övgü aldı. Gazeteciler, “Sevgiyle yapılmış, Türkiye’ye örnek” diyerek tesise tam not verdi.</p>
<p><b>MERKEZİ GEZDİLER, HAYRAN KALDILAR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek olan ve özel gereksinimli bireyleri topluma kazandırmayı hedefleyen Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla tanıttı. Bakan Göktaş’ın katıldığı program öncesinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, Kocaeli basınına merkezi gezdirdi, bilgilendirmede bulundu. Başkan Büyükakın ile birlikte eski Vinsan Kampüsü içerisinde, 10 dönüm alan üzerinde hayata geçirilen Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ni gezen ve merkezi yakından keşfeden basın mensupları, Türkiye’ye örnek olacak proje üzerine düşüncelerini paylaştı.</p>
<p><b>Sadun Çetin &#8211; Çağdaş Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</b><br />Kendi gözlerimle ilk kez gördüm ve gerçekten hayran kaldım. Pek çok hizmetin bir arada verildiği bir merkez olmuş. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum. Ben burada hizmet alan engellilerin yüzündeki gülücükleri gördüm. Hepsi seviniyorlar, mutlular. Kimi berberde, kimi kuaförde, kimi alışveriş yapıyor, kimi meslek öğreniyor. Beklediğimden çok öte çıktı. Özetle söylemek gerekirse, gerçekten güzel, işlevsel ve Türkiye’nin örnek alacağı bir proje olmuş.</p>
<p><b>Orhan Balcı &#8211; Mavi Kocaeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü</b><br />Mükemmel bir tesis olmuş. Böylesi bir şeyi düşünmek en önemli noktaydı, planlayabilmek çok önemli bir nokta ama hayata geçirip bu şekilde hizmete sokabilmek çok daha önemli. Gördük ki her yaştan engelli bireyler burada, gerek bireysel gerekse toplumsal olarak bir eğitim alıyorlar. Büyükşehir Belediyesi, buradaki bireyler için hayata farklı bir bakış açısı getirmiş. Bunu ilerleyen zamanlarda çok daha iyi göreceğiz. Bir İzmitli, bir kent insanı olarak emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.</p>
<p><b>Adem Turgut &#8211; Özgür Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</b><br />Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ni her şeyden önce sadece bir belediyecilik projesi olarak görmüyorum. Daha çok sevgiyle yapılmış bir iş gibi duruyor. Çünkü burada, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile gezerken, merkezden yararlanan çocukların ve kişilerin başkana davranışlarını gördüm. Gonca, bir belediyecilik işi değil; sevgi işi olarak görünüyor. Türkiye’de bu kadar fonksiyonel bir çalışmayı ilk kez bir arada görüyoruz. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.</p>
<p><b>Ahmet Sezgin &#8211; Tv 41 Genel Koordinatörü</b><br />Bu kent içi kazanım projelerinden bir tanesi ve çok güzel. Burası özel bireyler için özel bir mekân. Kocaeli’de bu tür projelere adeta alıştık. Şanslı bir kentteyiz, şanslı bir başkanla yönetiliyoruz. Kendisine, kendim ve kentim adına teşekkür ediyorum.</p>
<p><b>Engin Şahin &#8211; En Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</b><br />Ben, buradan hizmet alan bir anneyi ve bir babayı dinledim. Dolayısıyla ben aslında bu projeyi en çok onlardan duydum. Onları dinleyince projenin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlıyorsunuz. Gerçekten çok değerli bir proje. Anne ve babaların mutlu olması da çok kıymetli.</p>
<p><b>Bahar Kaymakçı &#8211; Kocaeli Fikir Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</b><br />Gerçekten muazzam bir yer. Özellikle engelli bireyler ve aileleri için bulunmaz bir yer. Gözlerim yaşararak, inanılmaz bir şekilde dolaştım. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.</p>
<p><b>Cihan Baylan &#8211; Son Kocaeli Gazetesi Genel Koordinatörü</b><br />Açıkçası, 25 yıllık gazetecilik geçmişimde böyle bir tesisi ilk defa görüyorum. Sosyal belediyecilik anlamında dezavantajlı ailelere destek verilmesi, yerel yönetimler tarafından çok kıymetli ve çok özel bir davranış. Daha önceden beri Kocaeli’de böyle bir tesisin eksik olduğunu düşünüyordum. Tahir Bey’in de bu konudaki hassasiyetini kamuoyu olarak biliyorduk. Kocaeli’ye yakışır, insanların sorunlarını çözecek güzel bir tesis oluşturdukları için Büyükşehir yöneticilerine, Tahir Başkan başta olmak üzere teşekkür ediyorum.</p>
<p><b>Furkan Çalışkan &#8211; Gazetem Kocaeli Genel Yayın Yönetmeni</b><br />Ben buraya gelmeden önce bir araştırma yaptım. Gonca’nın Avrupa’daki örneklerine baktım. Özellikle Letonya’da, İrlanda’da ve Hollanda’da öne çıkan özel bireylere yönelik merkezler var. Ama kimi omurilik felçli bireylere ayrılmış, kimi istihdam üzerine bir alan yaratıyor. Aslında merkezleri bölüm bölüm ayırmışlar. Buraya geldiğimde gördüm ki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, hem özel bireylerin evdeki yaşam alanından iş hayatına atılımına hem de sportif faaliyetlerine kadar çok bütüncül, müthiş bir merkez yapmış. Kentimiz adına çok kıymetli bir iş olmuş. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.</p>
<p><b>İlker Akşit &#8211; Kocaeli Denge İmtiyaz Sahibi</b><br />Gerçekten inanılmaz, tek kelimeyle büyüleyici bir merkez olmuş. Engelli bireyler ve aileleri gerçekten çok şanslı. A’dan Z’ye engellilerin hayata adapte olabileceği, hayata tutunabileceği her şey düşünülmüş. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkesin eline sağlık. Allah razı olsun.</p>
<p><b>Tuğrul Kırankaya &#8211; Mavi Kocaeli Gazetesi Köşe Yazarı ve İdari Müdürü</b><br />Mükemmel bir tesis. Türkiye’de eşi benzeri yokmuş ve dünyada da sayılı örnekleri varmış. Çok iyi düşünülmüş ve çok güzel bir yerde tasarlanmış. Tahir Başkan’a teşekkür ederiz.</p>
<p><b>Uğur Ulusoy &#8211; Bugün Kocaeli Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın ile merkezi kent basını olarak gezdik. Yaklaşık 10 bin metrekarelik çok güzel bir tesis burada hayata geçirilmiş. Dezavantajlı kardeşlerimiz için her türlü detay düşünülmüş. Her türlü sosyal alan, müzik alanı, spor alanı, yemek alanı, onları hayata kazandıracak her türlü mekân bu tesiste yer almış. Kocaeli için gerçekten güzel ve büyük, harika bir yatırım olmuş. Emeği geçenlere, kent basını ve bu kentte yaşayan biri olarak teşekkür ediyorum.</p>
<p><b>Yüksel Demirdaş &#8211; Özgün Kocaeli Gazetesi İmtiyaz Sahibi</b><br />Türkiye’de bir ilk. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından harika bir yer yapılmış. Daha doğrusu, çocuklar için çok güzel bir hizmet olmuş. Gerçekten çok beğendim. Kocaeli için hayırlı olsun.</p>
<p><b>“BEN DE VARIM” ATÖLYELERİ İLGİ ODAĞI</b></p>
<p>Öte yandan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, özel gereksinimli bireylerin topluma aktif katılımını sağlamak amacıyla çok yönlü hizmetler sunuyor. Bakan Göktaş’ın tanıtım konuşmasında dikkat çektiği ve kendisini heyecanlandırdığını belirttiği “Ben de varım atölyeleri”, merkezin en dikkat çekici hizmetlerinden biri. Bu atölyelerde saç kesimi, kahve hazırlama gibi temel eğitimlerin yanı sıra tiyatro, resim ve seramik gibi sanatsal faaliyetler de sunuluyor.</p>
<p><b>GÜNLÜK VE DİJİTAL YAŞAMA HAZIRLIK</b></p>
<p>Merkezde yer alan market eğitimi, kasiyerlik, baristalık ve içerik üretimi gibi alanlarda da eğitimler veriliyor. Böylece özel bireylerin günlük yaşamda bağımsız hareket edebilmeleri ve dijital dünyada da aktif yer alabilmeleri hedefleniyor. Ayrıca sportif gelişimi desteklemek amacıyla 14 farklı branşta faaliyet gösteren “Sporda ben de varım” atölyeleri de büyük ilgi görüyor. Tüm bu özellikleriyle Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, Türkiye’ye örnek olacak nitelikte.</p>
<p><b>“HER ÇİÇEK ÖNCE GONCADIR”</b></p>
<p>“Her çiçek önce goncadır” mottosuyla kurulan merkez, özel bireylerin filizlenen hayatlarını zamanla çiçeğe dönüştürmeyi amaçlıyor. Sadece bireylere değil, ailelere de destek sunan merkezde, özellikle annelere yönelik riskli gebelik sürecinden itibaren bilgilendirmeler yapılıyor. Ebeveynler için düzenlenen eğitimlerle hem süreç yönetimi sağlanıyor hem de aileler birbirleriyle kaynaşarak çocuklarının gelişimine katkı sağlıyor. Ortak atölyelerle de ailelere çocuklarıyla kaliteli vakit geçirme imkânı sunuluyor.</p>
<p><b>ATÖLYELER, EN AKTİF ALANLAR</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, İzmit eski Vinsan Kampüsü içerisinde 9 bin 600 metrekare açık, 6 bin 100 metrekare kapalı alan üzerinde kuruldu. Avrupa standartlarında tasarlanan yapı; eğitimden istihdama, sanattan spora, kişisel bakımdan psikolojik desteğe kadar yaşamın her alanında engelli bireyler için vazgeçilmez bir ortam sunuyor. Gonca’da yer alan birbirinden özel atölyeler, merkezin en aktif noktası olacak. Özel gereksinimli bireylerin en çok vakit geçirdiği alanların başında gelen atölyelerde; saç kesimi, kahve pişirimi ve çeşitli mutfak deneyimleri paylaşılıyor. Bireyler burada yalnızca eğitim değil; yaşam becerilerini, özgüvenlerini ve hayallerini geliştiriyor.</p>
<p><b>HANGİ ATÖLYELER BULUNUYOR?</b></p>
<p>Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde yer alan atölyeler şöyle; Berber ve Kuaför Atölyesi, Barista ve Mutfak Atölyeleri, Market ve Kasiyerlik Eğitimi, Stüdyo ve İçerik Üretim Alanı, Bahçecilik ve El Sanatları, Sanatta Ben de Varım, Sporda Ben de Varım, İstihdamda Ben de Varım.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goncaya-her-yonuyle-tam-not-551276">Gonca&#8217;ya her yönüyle tam not</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
