<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yöntemleri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yontemleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yontemleri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Dec 2025 13:21:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yöntemleri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yontemleri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 13:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisizlikten]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[damgalanma]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hiv]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kısa adı HIV olan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsünün bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerini hedef alarak bağışıklık yetmezliğine yol açtığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV enfeksiyonunun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983">HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Kısa adı HIV olan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsünün bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerini hedef alarak bağışıklık yetmezliğine yol açtığını belirten </span></span></span></b><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV enfeksiyonunun küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.  Dünya genelinde HIV ile yaşayan 40 milyon insan bulunduğunu ve her yıl 1,3 milyon yeni vakanın ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, hastalığın tedavilerle kontrol edilebildiğini ve doğru korunma yöntemleriyle tamamen önlenebildiğini kaydetti. Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV virüsü ile ilgili ayrımcılık ve damgalanmanın HIV’le ilgili bilgisizlikten kaynaklandığının altını çizdi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafıından “Bilimsel Etkinlikler Serisi 2025-2026” kapsamnında düzenlenen AIDS Farkındalık Haftası Etkinliği İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV) Paneli’nde uzmanlar tarafından HIV  virüsü, virüsün etkileri, tedavi ve korunma yötemleri ele alındı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur: “HIV yılda 660 binden fazla kişinin ölümüne yol açıyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını yapan </span></span></span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, HIV enfeksiyonu nedeniyle yılda 660 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek “Bir pandemi söz konusu. HIV tedavisi ile ilgili çok yeni olumlu adımlar atılsa da özellikle damgalama ve dışlama gibi konularda çözülmesi ve atılması gereken adımlar olduğunu biliyoruz. Bugün bu konuların yanı sıra HIV tedavisindeki yeni gelişmeleri ele alacağız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Damgalanma korkusu, sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kırmızı Kurdele Derneği Temsilcisi Arda Karapınar, HIV virüsünün etkilerine işaret ederek özellikle ayrımcılık ve damgalanma sorunlarına dikkat çekti. Dünya genelinde HIV pozitife yönelik önyargıların, virüsün ortaya çıktığı 1980’lerden bu yana her zaman var olduğunu belirten Karapınar, HIV pozitif bireylerin özellikle damgalanma endişesi nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmede yaşadığı zorluklara değindi. Arda Karapınar, 54 ülkeden 3 bin 272 HIV pozitif kişiyle yapılan damgalanma ölçeği anketinde çalışmaya katılan kişilerin yüzde 21’inin HIV statülerinin ilgisiz kişiler tarafından öğrenilebileceği korkusuyla sağlık hizmetlerine erişmediklerini belirttiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Fatma Bozkurt, HIV tedavindeki yeni gelişmeleri anlattı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bozkurt ise “HIV Önleme ve Tedavide Güncel Gelişmeler” başlıklı sunumunda HIV tedavisindeki son gelişmeleri anlattı. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ayrımcılığın nedeni eğitim eksikliği</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV virüsü ile ilgili ayrımcılık ve damgalanmanın HIV’le ilgili bilgisizlikten kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “Bu ayrımcılığın sebebinin, HIV bulaş sebeplerinin iyi bilinmemesi ve eğitimsizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. HIV, bir Hepatit B kadar bulaşıcı değil aslında. Ama davranışsal açıdan cinsel yolla bulaşan bir hastalık olması nedeniyle böyle bir önyargı var. Bulaş yollarının öğrenilmesi, bu açıdan önemli. HIV cinsel yolla bulaşıyor. Kan ve kan ürünleriyle, ortak enjektör kullanımı ile bulaşır. Tükürükle bulaşmaz. Aynı tuvalet ve havuz kullanımı ile bulaşmaz. Aynı ortamda çalışmak, aynı ortamı paylaşmak HIV için bulaş riski oluşturmaz. Toplumsal eğitim ve bilgilendirme önemli. Damgalanmanın önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Gizli test merkezlerine erişim de önemli bir nokta. HIV olduğunu bilenlerin birçoğu damgalanma endişesi nedeniyle test yaptırmıyor. HIV olduğunu öğrenen kişinin nasıl tedbirler alması gerektiği konusunda da bilinçlenmesi ve bu konuda bir danışmanlık hizmeti verilmesi büyük önem taşıyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>HIV enfeksiyonu küresel bir halk sağlığı sorunudur</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV’in bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerinden olan CD4 T lenfositlerini hedef alan ve zamanla bağışıklık yetmezliğine yol açan bir retrovirüs enfeksiyonu olduğunu belirten Prof. Dr. Fatma Bozkurt, “HIV enfeksiyonu küresel bir halk sağlığı sorunudur. Dünya genelinde HIV ile yaşayan 40 milyon insan bulunuyor. Her yıl 1,3 milyon yeni vaka var ve 630 bin HIV ilişkili ölümlerle karşı karşıyayız. Özellikle risk grubunda yüksek yayılım gösteriyor ve tedavi edilmediğinde bağışıklık yetmezliğine yol açarak vücudu enfeksiyonlara, kanserlere ve fırsatçı patojenlere karşı savunmasız hale getiriyor. Ancak tedavilerle kontrol edilebilen ve doğru korunma yöntemleriyle tamamen önlenebilen bir hastalıkla karşı karşıyayız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HIV’in önlenmesinde davranışsal ve bilişsel korunma yöntemlerine dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Bozkurt, güvenli cinsel davranış ve tek eşliliğin korunmada önemli olduğunu belirterek “Partnerin HIV durumu ile ilgili bilgiye sahip olunmalıdır. Düzenli HIV testi yaptırılması, yeni partneri olan herkes için erken tanı ve tedavi açısından önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>HIV tedavisinde tablet ve enjeksiyon yöntemleri kullanılıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Hastanesi’nde HIV virüsü ile ilgili tedavilerin yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi. Tablet ve enjeksiyon yöntemlerinin uygulandığı tedavilerden bahseden Prof. Dr. Fatma Bozkurt, Cabotegravir Long-Acting isimli ilacın 2021’de FDA onayı aldığını belirterek “Dünyanın ilk uzun etkili PREP ilacı olan bu ilaç Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2022’de küresel HIV önleme kılavuzuna dahil edildi. 2025 itibarıyla 40’tan fazla ülkede kullanıma girdi, bazı ülkeler tarafından ulusal programlara dahil edildi. 2024 sonunda daha uzun süre etkili FDA onaylı ikinci antiviral Lenacapavir klinik kullanıma girdi. Bu ilaç HIV döngüsünün birden çok basamağını bloke ediyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hivle-ilgili-damgalanma-ve-ayrimcilik-bilgisizlikten-kaynaklaniyor-597983">HIV&#8217;le ilgili damgalanma ve ayrımcılık bilgisizlikten kaynaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 13:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[damak]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yarık]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357">DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor. Dijital teknolojiden aktif biçimde yararlanan Ana Bilim Dalı’nda, hasta kayıtları üç boyutlu (3D) fotoğraflar elde etmek amacıyla yüz tarayıcılarıyla yapılırken, konvansiyonel yöntemlerin yanı sıra aparey tasarımları da dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan bu apareylerin birçoğu, 3D yazıcılar aracılığıyla fakülte bünyesinde üretiliyor.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı ile yürütülen multidisipliner çalışmalar kapsamında yalnızca yarık dudak ve damak hastaları değil; travma hastaları, çene eklemi problemleri yaşayan bireyler ve ortognatik cerrahi gerektiren hastalar da tedavi ediliyor. Özellikle ortognatik cerrahi vakalarında kullanılan cerrahi splintler, gelişmiş cerrahi simülasyon programları aracılığıyla dijital olarak hazırlanıp fakültede üretiliyor.</p>
<p>Yılda yaklaşık 700 ila 1000 bebekte görülen ve özel hastanelerde tedavi maliyeti dudak uçuklatan yarık dudak ve damak anomalilerinin tedavisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>
<p><b>“YARIK DUDAK VE DAMAK, YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”</b></p>
<p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezinden Prof. Dr. Candan Efeoğlu, hastalığın tedavisi için yeterli ekipman ve güçlü bir ekibe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, “Yarık dudak ve damak, doğuştan görülen yüz ve çene bölgesi anomalileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Bu durum hem estetik görünümü hem de çiğneme, konuşma ve solunum gibi temel fonksiyonları etkileyerek bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilmektedir. Özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu olgularda, çene kemiklerinin büyümesini ve yeniden şekillenmesini sağlayan distraksiyon osteogenezisi yöntemiyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bu ileri düzey tedavi yöntemi, yüksek teknoloji, deneyim ve multidisipliner bir ekip çalışması gerektirir. Bu nedenle, ülkemizde bu tür uygulamaların gerçekleştirildiği merkezlerin sayısı oldukça sınırlıdır,” dedi.</p>
<p><b>“DEÜ İŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE OLAN TALEP HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”</b></p>
<p>Yarık dudak-damak hastalarının tedavisinin kamuda sınırlı sayıda merkezde özel sektörde ise yüksek maliyetlerde yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Candan Efeoğlu, DEÜ’nün bu alandaki toplumsal katkısına dikkat çekti.</p>
<p>Efeoğlu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:</p>
<p>“Kullanılan titanyum apareyler, cerrahi ekipmanlar, anestezi ve ameliyathane giderleri ciddi maddi yük oluşturur. Ayrıca tedavi süresinin bir buçuk ila iki yıl arasında sürmesi, toplam maliyeti daha da artırmaktadır. Yarık dudak-damak hastalarının büyük bir kısmının düşük sosyoekonomik koşullara sahip olması, bu yüksek maliyetli tedavilere erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne olan talebi her geçen gün artırmaktadır.”</p>
<p><b>“DİSTRAKSİYON OSTEOGENEZİ İLE BAŞARILI SONUÇLAR ELDE EDİYORUZ”</b></p>
<p>Ortodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal ise, yarık dudak ve damak anomalilerinin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirterek, “Bu hastaların tedavisinde özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu vakalarda ağız içi ve ağız dışı Distraksiyon Osteogenezi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler, çene kemiklerinin büyümesini sağlayarak hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sunmaktadır. Ancak bu ileri düzey tedavi yaklaşımlarının uygulandığı merkezlerin sayısı ülkemizde oldukça sınırlıdır,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“DENEYİM VE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİRİYORUZ”</b></p>
<p>Doç. Dr. Yurdakal, tedavi sürecinin multidisipliner iş birliği gerektirdiğini vurgulayarak, “Üniversitemizde gerek ağız içi gerekse ağız dışı distraksiyon osteogenezi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Candan Efeoğlu liderliğinde, Doç. Dr. Anıl Özyurt ve Doç. Dr. Kübra Öztürk ile birlikte ekip çalışmasıyla uygulanmaktadır. Prof. Dr. Efeoğlu’nun bilgi ve tecrübesi gerek hastalarımız gerekse uzmanlık eğitimi alan asistanlarımız açısından son derece kıymetlidir. Bu tecrübeyi teknoloji ile birleştirdiğimizde çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz,” dedi.</p>
<p>DEÜ Ortodonti Ana Bilim Dalı’nın amacının hem ileri tedavi yöntemleriyle hastalara en uygun çözümleri sunmak hem de bu bilgi birikimini geleceğin hekimlerine aktarmak olduğunu belirten Yurdakal, “Bir çocuğun ya da yetişkinin hayatına dokunmanın öneminin farkındayız. Hedefimiz, teknolojiyi etkin biçimde kullanarak en iyi tedaviyi sunmak ve hekim açığının bulunduğu bu alanda modern tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmasını sağlamaktır,” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357">DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düzenli tarama yöntemleri ve aşı hayat kurtarıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duzenli-tarama-yontemleri-ve-asi-hayat-kurtariyor-576588</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 10:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kanama]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her yıl  yaklaşık 1.5 milyon Türkiye’de de 15 bin kadına jinekolojik kanser tanısı konuluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-tarama-yontemleri-ve-asi-hayat-kurtariyor-576588">Düzenli tarama yöntemleri ve aşı hayat kurtarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada her yıl  yaklaşık 1.5 milyon Türkiye’de de 15 bin kadına jinekolojik kanser tanısı konuluyor. Yine dünya genelinde yaklaşık 680 bin, ülkemizde ise yaklaşık 6 bin kadın jinekolojik kanserler nedeniyle hayatını kaybediyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı,</strong> rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserlerinin en sık görülen   jinekolojik kanserler olduğunu belirterek, “Son yıllarda tüm dünyada rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı artmaktadır. Ancak, özellikle aşılama ve tarama programı gelişmiş ülkelerde yüzde 80’e varan oranlarda daha az rastlanmaktadır. Öte yandan, rahim kanseri sıklığı hem dünya genelinde hem de Türkiye’de artış göstermektedir. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve kansere yol açabilen maddelere daha fazla maruz kalmanın bu artışta etkili olduğu düşünülmektedir” diyor. </p>
<p>Ülkemizde de yaygın görülen jinekolojik kanserlerde ölüm oranları yüksek olsa da aslında erken tanı ve tedavi yaşam kurtarıyor. <strong> Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, </strong>jinekolojik kanserlerin önlenmesinde veya erken teşhis   edilmesinde düzenli olarak yapılan jinekolojik muayeneler ile tarama programlarının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Ergenlik dönemiyle beraber jinekolojik muayeneye başlanması ve bu kontrollerin hiçbir şikayet olmasa bile yılda bir yapılması önerilmektedir. Bu muayeneler esnasında hastanın yaşına ve kendi özel durumuna göre jinekolojik muayene, ultrason ve tarama testleri uygulanmaktadır. Özellikle yıllık düzenli jinekolojik muayeneler, Pap Smear Testi, HPV taraması ve yine HPV aşıları konusunda farkındalığın artması hayat kurtarmaktadır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>RAHİM AĞZI KANSERİ </strong></p>
<p>Dünyada kadın kanserleri arasında dördüncü sırada görülen rahim ağzı kanseri ülkemizde her yıl yaklaşık 2 bin 500 kadında teşhis ediliyor.  Prof. Dr. Serkan Erkanlı, rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörünün yüksek riskli HPV (Human Papilloma Virüs) enfeksiyonu olduğuna işaret ederek, “Rahim ağzı kanseri yüzde 99’un üzerinde bir oranla bu virüsün rahim ağzı epiteline yerleşmesi ve hücrelerde mutasyon, kontrolsüz büyüme ve kansere dönüşümü tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır” diyor. Sigara içmek, erken yaşta cinsel ilişki yaşamak, çok sayıda cinsel partner öyküsü, erken yaşta hamilelik, çok sayıda doğum yapmak, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kortizon tedavisi ve genetik faktör gibi pek çok etken rahim ağzı kanseri riskini artırıyor.  Lekelenme şeklinde gerçekleşen ara kanamalar, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında lekelenme veya kanama ise en yaygın görülen ilk sinyallerinden. </p>
<p><strong>HPV aşısı en etkili korunma yöntemi</strong></p>
<p>Rahim ağzı kanseri HPV aşısı ve düzenli yapılan tarama ile önlenebilen bir kanser türü. HPV aşısı bu kanser türüne karşı en etkili korunma yöntemidir. Prof. Dr. Serkan Erkanlı,<strong> </strong>rahim ağzı kanserine neden olan yaklaşık 14 onkolojik Human Papilloma Virüsü’nün olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Bunlardan biriyle karşılaşan hasta HPV aşısı ile rahim ağzı kanserinden yüzde 90 oranında korunabilmektedir. HPV aşısının 11-12 yaşlarında yaptırılması önerilmektedir. Ancak 13-26 yaşları arasında da aşı yapılabilir. 26 yaşından sonra ise özellikle 45 yaşına kadar belli durumlarda aşı uygulanabilir.”</p>
<p><strong>Pap Smear ve HPV taraması şart! </strong></p>
<p>HPV aşısı rahim ağzı kanserini  büyük oranda önlense de risk tümüyle ortadan kalkmıyor.  Bu nedenle, aşı sonrasında da rutin rahim ağzı kanseri taramalarının mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Serkan Erkanlı, <strong>  </strong>tarama  sıklığını şöyle anlatıyor:<strong> </strong>“Rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan hücresel değişimleri tespit eden PAP Smear testine 21 yaşında başlanması ve 65 yaşına kadar her 3 yılda bir devam edilmesi gerekmektedir. 30 yaşından sonra ise Human Papilloma Virüsü testi ile primer tarama yapılması önerilmektedir. HPV testine eş zamanlı olarak PAP Smear testi de eklenebilmektedir. HPV bazlı testin sonuçları normal çıktığında bir sonraki testin 5 yılda bir yapılması önerilmektedir. Riskli durumlarda veya sonuçların riske işaret etmesi halinde ise her iki testte süreler kısalabilmektedir.” Kanser öncüsü lezyonlar rahim ağzının anormallik gösteren ince bir katmanının alınması yoluyla büyük oranda tedavi edilebiliyor. Hastalık erken evrelerde yakalandığında tedavi şansı yüzde 95’in üzerine çıkıyor.</p>
<p><strong>RAHİM KANSERİ</strong></p>
<p>Ülkemizde jinekolojik kanserler arasında en sık görülen tipi olan rahim kanseri her yıl yaklaşık 7 bin 800 kadında teşhis ediliyor.   Özellikle menopoz döneminde daha sık görülen rahim kanseri için en önemli risk faktörlerinden biri kadınlık hormonlarından estrojene fazla miktarda maruz kalmak. Bu durum, obezite, dışarıdan alınan hormon ilaçları ve yumurtalıkta hormon salgılayan tümörlere bağlı olabiliyor. Diğer risk faktörleri arasında yumurtlama olmasını önleyen ve adet dönemlerinin uzamasına neden olan etkenler, adetin erken yaşta başlaması (12 yaşından önce) ve geç yaşta menopoza girmek (52 yaşından sonra), obezite, hiç doğum yapmamış olmak yer alıyor. </p>
<p><strong>Anormal vajinal kanamaya dikkat!</strong></p>
<p>Anormal vajinal kanama rahim kanserinin en önemli belirtisini oluşturuyor. Her ay düzenli olan adet kanaması dışındaki kanamalar temelde anormal kanamalar olarak görülüyor. Adet kanaması normalden fazla miktarda oluyorsa, ara dönemde, beklenmedik zamanlarda görülüyorsa, rahim kanseri veya kanser öncesi lezyonlara işaret edebiliyor. Rahim kanseri için günümüzde kabul görmüş bir tarama programı bulunmuyor. Prof. Dr. Serkan Erkanlı,<strong> </strong>hastalığın en önemli belirtisi olan anormal vajinal kanamada veya menopoz döneminde oluşan kanamada mutlaka bir jinekolojik muayene olunması gerektiğini vurgulayarak, “Bu belirtide hekime başvurulduğunda erken teşhis genellikle mümkündür” diyor.  </p>
<p><strong>Erken evrede başarı şansı oldukça yüksek</strong></p>
<p>Özellikle erken evrelerde tedaviden yüzde 95’in üzerinde başarı elde ediliyor. Rahim kanserinde standart tedavi rahim ve yumurtalıkların alınması şeklinde oluyor. Buna ek olarak genellikle rahimle ilişkili olan ve pelvik veya paraaortik bölgelerdeki lenf bezleri de örnekleme amacıyla alınabiliyor.<strong> </strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, “Cerrahi tedavi sonrasında, patolojik değerlendirme sonuçlarına göre hastalar ek tedavi almadan takip edilebilmekte veya hastalığın tekrar etme riski yüksek ise  kemoterapi, ışın tedavisi (radyoterapi), hormonal tedavi veya akıllı ilaçlar gibi ek tedaviler alabilmektedir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>YUMURTALIK KANSERİ</strong></p>
<p>Yumurtalık kanseri, jinekolojik kanserler arasında dünyada rahim ağzı ve rahim kanserinden sonra en yaygın görülen 3. kanser türünü oluşturuyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 4 bine yakın kadında teşhis ediliyor. Epiteliyal, germ hücreli ve stromal tümörler olmak üzere 3 temel türü olan yumurtalık kanserinin kesin sebebi bilinmemekle beraber birçok risk faktörü tespit edilmiş. İleri yaş, ailede meme-yumurtalık kanseri öyküsü, hiç doğum yapmamış olmak, adetin erken yaşta başlaması (12 yaş öncesi) ve geç yaşta menopoza girmek (>52 yaş), menopozda kullanılan hormon ilaçları, endometriozis ile infertilite (kısırlık) en önemli  risk faktörleri olarak sıralanıyor. </p>
<p><strong>Düzenli jinekolojik muayene çok önemli!</strong></p>
<p>Yumurtalık kanseri genellikle erken evrelerde belirti vermiyor, hastaların yüzde 60’ından çoğu ileri evrelerde karın şişliği ve hazımsızlık şikayetiyle hekime başvuruyor. Bazı hormon üreten yumurtalık tümörleri de adet düzensizliği ve tüylenme gibi şikayetlere neden olabiliyor. Yumurtalık kanseri için günümüzde kabul görmüş bir tarama programı mevcut değil. Ancak, kadınların düzenli jinekolojik muayenelerinde erken dönemde tespit edilebiliyor. Özellikle erken evrelerde tedavinin başarı şansı yüzde 90’ların üzerine ulaşıyor. Standart tedavi rahim, yumurtalıklar, mide ile bağırsakların üzerini kaplayan ve omentum olarak adlandırılan yağlı dokunun cerrahi olarak çıkarılması ve lenf bezlerinin alınması şeklinde oluyor. İhtiyaç halinde genellikle kemoterapi veya akıllı ilaç tedavisi gibi ek tedavilere başvuruluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-tarama-yontemleri-ve-asi-hayat-kurtariyor-576588">Düzenli tarama yöntemleri ve aşı hayat kurtarıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de kalp sağlığı ve modern tedavi yöntemleri konuşulacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-kalp-sagligi-ve-modern-tedavi-yontemleri-konusulacak-548094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 08:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[konuşulacak]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de bilim ile toplum arasındaki bağları güçlendirmek, Türk bilim insanlarının ve üniversitelerin uluslararası tanınırlığını artırmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tüm üniversitelerde eş zamanlı olarak hayata geçirilen “Bilim İletişimi Ofisi - Bilim Kafe Etkinlikleri” devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-kalp-sagligi-ve-modern-tedavi-yontemleri-konusulacak-548094">EÜ&#8217;de kalp sağlığı ve modern tedavi yöntemleri konuşulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de bilim ile toplum arasındaki bağları güçlendirmek, Türk bilim insanlarının ve üniversitelerin uluslararası tanınırlığını artırmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tüm üniversitelerde eş zamanlı olarak hayata geçirilen “Bilim İletişimi Ofisi &#8211; Bilim Kafe Etkinlikleri” devam ediyor. Bu etkinlikler kapsamında Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından “Güncel Bilim Işığında Koruyucu Kalp Sağlığı ve Modern Tedaviler” söyleşisi düzenlenecek.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, bilimi toplumun bütün kesimlerine ulaştırma hedefi ile düzenlenen ‘Bilim Kafe’ etkinliklerimiz başlıyor. Tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı bir araştırma üniversitesi olarak; topluma katkı misyonumuz doğrultusunda, akademik potansiyelimizi, bilim iletişimi yoluyla, toplumun tüm kesimleri, şehrin tüm mahalleri ve ilçeleri ile buluşturmaya, bölgesel sürdürülebilir kalkınmaya öncülük etmeye; bilim toplum etkileşiminde örnek uygulamalarımıza devam edeceğiz.</p>
<p>Moderatörlüğünü EÜ Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu’nun üstleneceği etkinlikte konuşmacı olarak EÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Serkan Ertugay yer alacak. Etkinlik, 27 Haziran Cuma tarihinde saat 15.30’da EÜ Etnografya Müzesinde yapılacak.</p>
<p>Kalp sağlığı ve tedavi yöntemleri hakkındaki son gelişmelerin tartışılacağı etkinlik, tüm vatandaşların katılımına açık olacak.</p>
<p><b>Bilim İletişimi Ofisi</b></p>
<p>YÖK tarafından hayata geçirilen Bilim İletişimi Ofisi, üniversitelerde üretilen bilimi hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya duyurmayı amaçlıyor. Bu sayede dünyanın her bir yanındaki Türk bilim insanlarının akademik çalışmalarıyla oluşturulacak “Bilim Vatan”ın inşa edilmesi amaçlanıyor. Bilim İletişimi Ofisi, aynı zamanda bilim insanları ile medya profesyonelleri, politika yapıcılar ve toplum arasındaki etkileşimi artırarak, bilginin daha erişilebilir ve anlaşılır hale gelmesine katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-kalp-sagligi-ve-modern-tedavi-yontemleri-konusulacak-548094">EÜ&#8217;de kalp sağlığı ve modern tedavi yöntemleri konuşulacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleneksel Diş Beyazlatma Yöntemleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/geleneksel-dis-beyazlatma-yontemleri-444203</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2024 21:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evde kolayca uygulayabileceğiniz geleneksel diş beyazlatma yöntemleri hakkında bilgi arıyorsanız doğru yerdesiniz. Etkili ve doğal çözümlerle gülüşünüzü parlatın.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geleneksel-dis-beyazlatma-yontemleri-444203">Geleneksel Diş Beyazlatma Yöntemleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Elitler İçin Dişlerde Doğal Beyazlık: Zamanın Ötesinde Yöntemler</b></p>
<p><b>Doğal Diş Beyazlatma Yöntemlerinin Önemi</b></p>
<p><strong>Yüksek sosyal statüye</strong> sahip bireyler için estetik, ağız ve diş sağlığı büyük önem taşır. Günümüzde, <i>doğal diş beyazlatma yöntemleri</i>, hem sağlık hem de estetik açıdan tercih edilmektedir. Bu yöntemler, kimyasal içermeyen, doğal ve zararsız yöntemlerdir.</p>
<p><b>Zamanın Ötesinde Geleneksel Yöntemler</b></p>
<p>Geleneksel diş beyazlatma yöntemleri arasında; <b>karbonat</b>, <b>limon suyu</b> ve <b>hindistancevizi yağı</b> çekme gibi yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemler, yüzyıllardır kullanılan ve etkinliği kanıtlanmış yöntemlerdir.</p>
<ul>
<li><b>Karbonat</b>: Dişlerdeki lekeleri gidermede etkili bir yöntemdir.</li>
<li><b>Limon suyu</b>: Doğal bir asit olan limon suyu, dişleri beyazlatmada kullanılır.</li>
<li><b>Hindistancevizi yağı çekme</b>: Ağız sağlığını korumak ve dişleri beyazlatmak için kullanılır.</li>
</ul>
<p><i>Yüksek sosyal statü</i> grupları için, diş beyazlatma yöntemlerini düzenli olarak uygulamak önemlidir. Ancak, bu yöntemlerin uygulanması sırasında <strong>diş hekimi ile danışılması</strong> tavsiye edilir. Profesyonel bir yaklaşım, istenmeyen sonuçların önüne geçer ve sağlıklı bir gülüşe kavuşmayı sağlar.</p>
<p><b>Geleneksel ve Asil Diş Beyazlatma Teknikleri</b></p>
<p><i>Geleneksel diş beyazlatma yöntemleri</i>, asaletin ve zarafetin simgesi olan aristokrat gülüşün anahtarlarından biridir. Bu yöntemler, yüzyıllardır yüksek sosyal statüye sahip bireyler tarafından tercih edilmiştir.</p>
<p><b>Geleneksel Diş Beyazlatma Yöntemlerinin Avantajları</b></p>
<ul>
<li><b>Zararlı Kimyasallardan Uzak</b>: Geleneksel yöntemler, ağzınıza zararlı kimyasalların girmesini önler.</li>
<li><b>Uzun Süreli Etki</b>: Doğru uygulandığında, sonuçlar uzun süreli olabilir.</li>
<li><b>Doğal Yöntemler</b>: Doğal malzemelerle yapılan bu teknikler, dişlerinizin doğal yapısını korur.</li>
</ul>
<p><b>Popüler Geleneksel Diş Beyazlatma Teknikleri</b></p>
<ul>
<li><u>Karbonat ve Limon</u>: Dişlerin doğal beyazlığına kavuşmasına yardımcı olan bir karışımdır.</li>
<li><u>Aktif Kömür</u>: Dişlerdeki lekeleri çekerek beyazlatır.</li>
<li><u>Ayurvedik Yağ Çekme</u>: Ağız sağlığını iyileştirirken dişleri beyazlatır.</li>
</ul>
<p>Geleneksel diş beyazlatma yöntemlerini tercih etmek, hem sağlıklı hem de çevre dostu bir seçenektir. Bu yöntemler, yüzyıllardır asaletin bir parçası olarak kabul edilmekte ve günümüzde bile tercih edilmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geleneksel-dis-beyazlatma-yontemleri-444203">Geleneksel Diş Beyazlatma Yöntemleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Minimal İnvaziv Yöntemleri ile Diş Çürüklerinin Önüne Geçebilirsiniz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-minimal-invaziv-yontemleri-ile-dis-curuklerinin-onune-gecebilirsiniz-410428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 11:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[çürüklerinin]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[geçebilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[invaziv]]></category>
		<category><![CDATA[minimal]]></category>
		<category><![CDATA[önüne]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş hekimi ile ilk tanışmadan önce, ilerlemiş diş çürüğü veya yüzde şişliğe sebep olan diş apsesi gibi, ağrıyı deneyimledikleri şikayetleri olan çocuk hastaların diş tedavilerine uyum gösterebilmeleri çok mümkün olmuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-minimal-invaziv-yontemleri-ile-dis-curuklerinin-onune-gecebilirsiniz-410428">Çocuklarda Minimal İnvaziv Yöntemleri ile Diş Çürüklerinin Önüne Geçebilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diş hekimi ile ilk tanışmadan önce, ilerlemiş diş çürüğü veya yüzde şişliğe sebep olan diş apsesi gibi, ağrıyı deneyimledikleri şikayetleri olan çocuk hastaların diş tedavilerine uyum gösterebilmeleri çok mümkün olmuyor.  “Küçük yaşlarda oluşan diş hekimi fobisi ise maalesef kolay aşılamıyor.” Açıklamasında bulunan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir</strong>“Ebeveynlerin çocukların diş bakımlarında etkin rol oynaması gerekiyor. Ağız hijyeni alışkanlıklarının doğru teknik ve ürün seçimleriyle eksiksiz tamamlanması ve ‘aile merkezli’ diş hekimliği anlayışının bebeklik döneminden itibaren benimsenmesi çok önemli” dedi.</p>
<p>Diş çürüklerinin başlangıç aşamasında tespit edildiği, güncel yaklaşımlara olanak sağlayan ‘Minimal invaziv’ tedavi yöntemlerinin önemine vurgu yapan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir “</strong>Minimal invaziv çocuk diş hekimliği, çürüğün erken teşhisinde, çürüğe sebep olan etkenlerin ortadan kaldırılarak, ilerlemesine engel olmayı ve ‘gerekli’ durumlarda dişlerin ileri düzey tedavilerinin yapılmasını hedefleyen bir tedavi felsefesidir. Temel amaç, mümkün olduğu kadar ‘diş dokusunun korunarak’; ‘dişlerin aletlerle temizlenerek tedavi edilmesine gerek kalmadan’ çürüklerin ilerlemesini engellemek ve planlanan koruyucu tedavilerle oluşabilecek yeni çürüklerin de önüne geçmektir.” İfadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Karbonhidrat tüketimi azaltılmalı</strong></p>
<p>Bu yaklaşımın ancak evde ebeveynlerin sürekli desteği ile sağlanabileceğine vurgu yapan Nurgül Demir, rutin diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması ile başarı sağlanabileceğinin altını çizdi. Çocuk hastanın çürük riskinin belirlenmesinin önemine de dikkat çeken Demir şunları söyledi: “Risk unsurları hakkında ebeveynlerin bilgilendirilmesi ve diş hekiminin yönlendirmelerine mutlak suretle uyulması başarıda büyük önem taşır. Çocuğun karbonhidrat tüketim sıklığının azaltılması, diş hekiminin önerileri doğrultusunda seçilen florlu ürünlerle ağız hijyeni alışkanlıklarının düzenli olarak sağlanması ve hastanın çürük risk durumuna göre belirlenen aralıklarla profesyonel flor uygulamalarının yapılması en az uygulanacak tedaviler kadar önemlidir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Diş çürüğüne karşı flor</strong></p>
<p>Florun, diş dokularını güçlendirdiğini ve gelişmiş ülkelerde çürük dişlerin tedavisinde kullanıldığına vurgu yapan <strong>Dt. Nurgül Demir “</strong>Gümüş diamin florid gibi, topikal gümüş preparatları da 40 yılı aşkın bir süredir çürüklerin durdurulmasında ve diş hassasiyetinin azaltılmasında yaygın olarak kullanılıyor. Florun, diş tedavilerinde kullanılması, çürük bakterisinden etkilenmiş dokuları onararak, derin çürük tedavilerine olan ihtiyacı önemli düzeyde azaltır. Bu da dişi, sağlıklı dokularıyla ağızda tutmanın yanında, tedavi maliyetlerini de önemli ölçüde düşürecektir. minimal invaziv tedavilerde yalnızca ebeveyn ve çocuk diş hekimi iş birliğiyle başarı sağlanabileceği unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Diş çürüğüne karşı kullanılan florun önemine dikkat çeken Nurgül Demir minimal invaziv tedavi seçeneklerinin diğer faydalarını ise şu şekilde sıraladı;</strong></p>
<p> </p>
<p>-Flor vernik uygulamaları, flor içerikli geçici dolgular, özel tekniklerle uygulanabilen paslanmaz çelik kaplamalar ve son zamanlarda giderek popülerleşen ‘gümüş diamin florid’ uygulamaları minimal invaziv diş tedavilerinin bazılarıdır. </p>
<p> </p>
<p>-Başlangıç aşamasında olan çürüklerin ilerlemesini durdurmalarının yanısıra; dişin canlı kısmına yakın olan çürüklerin kanal tedavisine gerek kalmadan ağızda tutulabilmesini de sağlar.</p>
<p> </p>
<p>-Farklı sağlık problemleri nedeniyle uyutularak diş tedavileri yapılamayan hastaların klinik koşullarda tedavi edilebilmesine olanak sağlaması, </p>
<p>-Uyum problemi olan çocukların diş hekimi fobilerinin aşılmasında geçici tedaviler olarak kullanılabilmesi, </p>
<p>-Erken çocukluk çağı çürükleri olan hastalar uyutularak tedavi edilebilecek yaşa gelene kadar çürüklerin belirli bir seviyede tutulmasının sağlanması</p>
<p> </p>
<p>-Özel gereksinimli, ağız hijyenini sağlamakta zorlanan hastalarda uygulanabilmeleri diğer avantajlarıdır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-minimal-invaziv-yontemleri-ile-dis-curuklerinin-onune-gecebilirsiniz-410428">Çocuklarda Minimal İnvaziv Yöntemleri ile Diş Çürüklerinin Önüne Geçebilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Instagram, gençlerin güvenliği için yeni yaş doğrulama yöntemleri sunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/instagram-genclerin-guvenligi-icin-yeni-yas-dogrulama-yontemleri-sunuyor-353392</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 15:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğrulama]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[instagram]]></category>
		<category><![CDATA[sunuyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Instagram, Türkiye’de gençlerin yaşlarını doğrulamak için yeni bir yöntem sunduğunu duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/instagram-genclerin-guvenligi-icin-yeni-yas-dogrulama-yontemleri-sunuyor-353392">Instagram, gençlerin güvenliği için yeni yaş doğrulama yöntemleri sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Instagram, Türkiye’de gençlerin yaşlarını doğrulamak için yeni bir yöntem sunduğunu duyurdu.</p>
<p>Instagram uzun zamandır yeni bir Instagram hesabı açan kullanıcılar için doğum tarihi belirtmeyi zorunlu kılıyor. 2021’den bu yana ise henüz doğum tarihini belirtmeyen kullanıcılara bu konuda hatırlatma yapıyor. Gençlere yönelik daha detaylı gizlilik ve güvenlik özellikleri sunan Instagram, insanların platformda yaşlarına uygun bir deneyim yaşamalarını sağlamayı amaçlıyor. Şirket bu doğrultuda, aralarında Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede 18 yaş altı gençlere yönelik yeni bir yaş doğrulama yönteminin bugünden itibaren kullanıma sunulduğunu duyurdu.</p>
<p>Bu özellik ile beraber, bir kullanıcı yaşını 18 altından 18 üstüne değiştirmek istediği zaman kendisine iki farklı yaş doğrulama seçeneği sunulacak. Bu yöntemlerden biri resmi bir kimlik yüklemek, diğeri ise kullanıcının yüzünü gösteren bir video çekmek olacak. Bu video, yeni yaş belirleme teknolojisi kullanarak yaş doğrulama için değerlendirilecek.</p>
<p>Instagram bu yeni yaş doğrulama yöntemi için Age Check Verification Scheme (Yaş Kontrolü Sertifikasyon Programı) onaylı yaş doğrulama şirketi Yoti ile çalışıyor. Bir kullanıcı, yaş doğrulama yöntemi olarak video çekme seçeneğini tercih ettiğinde Instagram bu videoyu gizlilik ilkeleri çerçevesinde Yoti ile paylaşıyor ve Yoti’nin teknolojisi kişinin yüz hatlarını baz alarak bir yaş tahmini yaparak bu tahmini Instagram ile paylaşıyor.</p>
<p>Yoti’nin bu teknolojisinin yüz tanıma özelliği bulunmuyor, bir bireyi tanımadan veya tanımlamadan yalnızca yaşı için bir tahmin üretiyor. Ayrıca, yaş tahmini sonuçlandığı anda bu video hem Meta hem Yoti tarafından anında siliniyor.</p>
<p>Yeni yaş doğrulama teknolojilerinin etkinliği şimdiden gözlemleniyor</p>
<p>Instagram bu yeni yaş doğrulama teknolojisini Haziran ayında bazı ülkelerde test etmeye başlamıştı.</p>
<p>Bu test sürecinde gözlemlenen etkiler şu şekilde:</p>
<ul>
<li>
<p>Instagram’da yaşını 18 altından 18 üstüne değiştirmek isteyen insanların yaş doğrulama süreçlerini tamamlama oranı dört kat arttı; yani yüz binlerce insan şimdiye kadar yaş doğrulaması ile Instagram’da yaşına uygun deneyimlere erişti.</p>
</li>
<li>
<p>Instagram’da yaşını 18 yaş üstü olacak şekilde değiştirmek isteyen 18 yaş altı gençlerin yüzde 96’sının bu değişikliği yapması engellendi.</p>
</li>
<li>
<p>İki yaş doğrulama seçeneği sunulan insanların yüzde 81’i, yaş doğrulama için Yoti’nin video seçeneğini tercih etti. </p>
</li>
</ul>
<p>Instagram Kamu Politikaları Direktörü Tara Hopkins, konuyla ilgili şunları söyledi: &#8220;Herkesin Instagram&#8217;ı yaşına uygun bir şekilde deneyimlemesini istiyoruz, bu da insanların kaç yaşında olduklarını bilmemiz gerektiği anlamına geliyor ve bu sektör genelinde bir zorluk oluşturuyor. Bu nedenle bugün yaptığımız duyurunun oldukça önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz ve yaş doğrularken aynı zamanda gizliliği ön planda tutan etkili bir teknoloji geliştirmede öncülük eden Yoti ile çalışmaktan özellikle heyecan duyuyoruz.</p>
<p>Bu çalışma, yaş algılama teknolojimizi iyileştirmeye ve gençlere Instagram’da mümkün olan en güvenli ve anlamlı deneyimi sunmanın yeni yollarını geliştirmeye yönelik sürekli devam eden çabalarımızı destekliyor.” </p>
<p>Yoti Politika ve Düzenleme Direktörü Julie Dawson ise, &#8220;İnternette birinin kaç yaşında olduğunu doğrulamak sektör çapında zorluk teşkil eden, karmaşık bir süreç. Yaşa uygun deneyimler yaratmak ve insanların çevrimiçi ortamda başarılı ve güvende olmalarını sağlamak için Meta ile çalışmalarımıza devam etmekten mutluluk duyuyoruz. </p>
<p>Yüz görüntülerinden yaş tahmini yapan teknolojimiz, gizliliği koruyan bir çözüm sunuyor. Bunu, ad veya kimlik belgesi paylaşılmasına gerek kalmadan herkesin yaşını kanıtlayabileceği güvenli bir yol sağlamak için geliştirdik. Bu teknoloji, reşit olmayanların sadece yaşlarına uygun içeriğe erişmelerine izin verirken, kullanıcıların gizliliğinin de korunmasını sağlayabilir. Bugün yapılan duyurunun, daha güvenli çevrimiçi ortamlar yaratmak için doğru yönde atılmış bir adım olduğunu düşünüyoruz&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/instagram-genclerin-guvenligi-icin-yeni-yas-dogrulama-yontemleri-sunuyor-353392">Instagram, gençlerin güvenliği için yeni yaş doğrulama yöntemleri sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
