<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yönetmen | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yonetmen/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yonetmen</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 08:00:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yönetmen | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yonetmen</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeniden Sinematek, nisanda var olmanın izlerini takip ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematek-nisanda-var-olmanin-izlerini-takip-ediyor-625631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[izlerini]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[olmanın]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinematek]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625631</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, nisan ayında her pazar günü “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde İzmirliler ile buluşuyor. Programda dünya sinemasından başarılı belgesel filmleri ve yönetmen söyleşileri yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematek-nisanda-var-olmanin-izlerini-takip-ediyor-625631">Yeniden Sinematek, nisanda var olmanın izlerini takip ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, nisan ayında her pazar günü “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde İzmirliler ile buluşuyor. Programda dünya sinemasından başarılı belgesel filmleri ve yönetmen söyleşileri yer alıyor.</p>
<p>İzmirliler, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri ile nisan ayında var olmanın izlerini takip edecek. Elhamra Sahnesi’nde her pazar saat 19.00’da gösterime girecek filmler, “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra” temasıyla izleyici ile buluşacak.</p>
<p><strong>Savaş ve ölümle yaşamak: Yüreğini Eline Al ve Yürü</strong></p>
<p>Yönetmenliğini Sepideh Farsi’nin üstlendiği 2025 Fransa, Filistin, İran ortak yapımı belgesel, savaş ve dram türlerindeki Yüreğini Eline Al ve Yürü filmi uluslararası festivallerde gösterildi. Film, 2025 yılında Chicago Uluslararası Film Festivali’nde ve Atina Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’ne layık görüldü. Yönetmen Sepideh Farsi’nin Filistinli genç bir fotoğrafçı olan Fatima Hassouna ile yaptığı görüntülü görüşmelerden oluşan film, Gazze’de yaşananları birinci ağızdan bakış ile beyaz perdeye taşıyor. Fatima tanıdıklarının birer birer öldürüldüğü bu koşullarda dünyayı gezmek istediğini dile getirse de nihayetinde Gazze’ye döneceğini söylüyor ve “Memleketimin bana ihtiyacı var” diyor<strong>. </strong>Film, 12 Nisan Pazar saat 19.00’da gösterilecek.</p>
<p><strong>Hafızanın coğrafyasına bir bakış: Güneşsiz</strong></p>
<p>Chris Marker’ın yazıp yönettiği 1982 Fransa yapımı belgesel ve dram türlerindeki Güneşsiz filmi, 1983 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Yeni Sinema Forumu Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü. Hafızayı ve görüntünün anlamını sorgulayan film, dünyanın farklı noktalarında kaydedilmiş görüntüleri ve seslendirilen mektupları bir araya getirerek deneysel bir belgesel çalışması ortaya koyuyor. Alışılmışın dışında bir sinema dili kullanan Marker, seyirciye farklı bir film izleme deneyimi sunuyor. Institut Français iş birliği ile gerçekleştirilecek film, 19 Nisan Pazar saat 19.00’da gösterilecek.</p>
<p><strong>Kolektif bir olgunluk öyküsü: Kum Taneleri         </strong></p>
<p>Yönetmen koltuğunda Sarah Gross’un oturduğu 2025 Almanya, ABD ortak yapımı belgesel film Kum Taneleri, seksenlerindeki iki kadının Margot ve Barbara’nın hikâyesini beyaz perdeye taşıyor. Biri İngiliz diğeri Alman olan bu iki eski dost, zaman içinde değişen politik atmosfere rağmen dostluklarını korumayı başarıyor. Çekimleri sekiz yıl süren film, yönetmenin annesine, kayınvalidesine, başka sanatçılara ve yakın dostlara eşlik ediyor. Sohbetler, anılar ve sanat yoluyla birlikte yaratılan kolektif bir olgunluk öyküsü olan film, 26 Nisan Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Goethe Institut iş birliği ile gerçekleştirilecek gösterimin ardından yönetmenin katılımıyla söyleşi yapılacak.</p>
<p><strong>Katmanlar Oluşturmak: Şekil ve Renk ile Kişisel Hikâyeler</strong></p>
<p>27 Nisan’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi basın odasında saat 11.00’de gerçekleştirilecek “Katmanlar Oluşturmak: Şekil ve Renk ile Kişisel Hikâyeler” adlı atölyenin yürütücülüğünü Sarah Gross üstlenecek. Atölyede katılımcılar Kum Taneleri filminden yola çıkarak dokunsal ve görsel bir alanda yaratıcı bir şekilde deneme yapma şansına sahip olacak ve filmin temalarının kendi hayatlarında nasıl yankı bulduğunu yansıtacak. Etkinlik dili İngilizce. Katılım sınırlı sayıda ve ücretsiz olacak. Atölye için başvurular <strong>https://kultursanat.izmir.bel.tr/</strong> adresinden alınacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematek-nisanda-var-olmanin-izlerini-takip-ediyor-625631">Yeniden Sinematek, nisanda var olmanın izlerini takip ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniden Sinematek&#8217;ten Lütfi Akad&#8217;a saygı duruşu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekten-lutfi-akada-saygi-durusu-616771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 10:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akad]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[duruşu]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[lütfi]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[sinematek]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616771</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mart ayında Lütfi Ömer Akad’ın filmlerini beyaz perdeye taşıyor. Akad’ın vefatının 15. yılında izleyici ile buluşacak seçki, mart ayı boyunca her pazar Elhamra Sahnesi’nde gösterilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekten-lutfi-akada-saygi-durusu-616771">Yeniden Sinematek&#8217;ten Lütfi Akad&#8217;a saygı duruşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mart ayında Lütfi Ömer Akad’ın filmlerini beyaz perdeye taşıyor. Akad’ın vefatının 15. yılında izleyici ile buluşacak seçki, mart ayı boyunca her pazar Elhamra Sahnesi’nde gösterilecek.</p>
<p>Yeniden Sinematek, mart ayında “Lütfi Ö. Akad Sinemasında Toplum, Birey ve Şehirleşme” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde İzmirliler ile buluşmaya hazırlanıyor. Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Lütfi Ömer Akad’ı vefatının 15. yılında anmaya vesile olacak seçkide, onun sinemasını oluşturan mihenk taşları sayılabilecek yapımlar yer alıyor. Program kapsamında usta yönetmenin “göç” üçlemesinin filmleri olan Gelin, Düğün ve Diyet’in yanı sıra Türk Sinemasının klasikleşmiş filmlerinden Vesikalı Yârim de beyaz perdeyle buluşacak. Köyden kente göçün toplum ve bireyler üzerinde yarattıklarına etkileyici bir üslupla yaklaşan yönetmen, hem dönemin toplumsal yapısı hem de aile yapısı hakkında birçok gerçekliği gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Bir göç hikâyesi: Gelin</strong></p>
<p>Lütfi Ö. Akad’ın üçlemesinin ilk filmi olan ve oyuncu kadrosunda Hülya Koçyiğit, Kerem Yılmazer ve Kahraman Kıral’ın yer aldığı 1973 yapımı dram türündeki Gelin filminde, Yozgat’tan İstanbul’a göç eden Hacı İlyas ve ailesinin hikâyesi konu ediliyor. Film yönetmene 1973 Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü ve Onur Ödülü’nü kazandırdı. Gelin, 1 Mart Pazar saat 20.00’de gösterilecek.</p>
<p><strong>Yazgıya direnen bir kadın mücadelesi: Düğün</strong></p>
<p>Üçlemenin ikinci filmi ve aynı zamanda bir kadın hikâyesi olan Düğün’ün oyuncu kadrosunda Hülya Koçyiğit, Kamuran Usluer, Erol Günaydın ve Ahmet Mekin yer alıyor. Gösterimi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek filmde, Şanlıurfa&#8217;dan İstanbul&#8217;a göç eden bir ailenin kadın fertlerinin başlık parası geleneğine karşı verdiği mücadele ve görünmeyen kadın emeği beyaz perdeye yansıtılıyor. 1973 yapımı dram türündeki film 1974 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ve En İyi Film Ödülleriyle döndü. Film, 8 Mart Pazar saat 20.00’de izleyici ile buluşacak.</p>
<p><strong>Fabrikada bir uyanışın öyküsü: Diyet</strong></p>
<p>Üçlemenin son filmi olan 1974 yapımı dram türündeki Diyet filminin oyuncu kadrosunda Hülya Koçyiğit, Hakan Balamir, Erol Taş ve Erol Günaydın yer alıyor. Bir fabrika ve çevresinde gelişen işçi-işveren ilişkilerinin beyaz perdeye yansıtıldığı film, 1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Hülya Koçyiğit’e En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü ve Erol Taş’a En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Film, 15 Mart Pazar saat 20.00’de gösterilecek.</p>
<p><strong>Sevda ile gerçeğin arasında: Vesikalı Yârim</strong></p>
<p>Türk Edebiyatı’nın usta yazarlarından Sait Faik Abasıyanık&#8217;ın Menekşeli Vadi adlı öyküsünden beyaz perdeye uyarlanan ve Türk Sineması’nın klasikleşmiş yapımlarından olan 1968 yapımı dram ve romantik türlerindeki Vesikalı Yârim filminin oyuncu kadrosunda Türkân Şoray, İzzet Günay, Ayfer Feray ve Semih Sezerli yer alıyor. 1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi 2. Film Ödülü’ne layık görülen filmde evli ve çocuklu manav Halil’in hikâyesi konu ediliyor. Halil gittiği bir gazinoda Sabiha ile tanışır ve birbirlerine ilk görüşte âşık olurlar. Ancak Sabiha&#8217;nın Halil&#8217;in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır. Film, 29 Mart Pazar saat 20.00’de gösterilecek.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekten-lutfi-akada-saygi-durusu-616771">Yeniden Sinematek&#8217;ten Lütfi Akad&#8217;a saygı duruşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy Belediye Tiyatroları&#8217;nda (BBT) Büyük Dönüşüm: 2026 Mart Repertuvarı ve Yeni Vizyon</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediye-tiyatrolarinda-bbt-buyuk-donusum-2026-mart-repertuvari-ve-yeni-vizyon-613607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 15:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[20.00]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[bbt]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dekor]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[Kostüm]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tar]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahnenin Kalbi Bakırköy’de Atıyor: 35 Yıllık Birikim, Çağdaş Bir Çıkarmaya Dönüşüyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediye-tiyatrolarinda-bbt-buyuk-donusum-2026-mart-repertuvari-ve-yeni-vizyon-613607">Bakırköy Belediye Tiyatroları&#8217;nda (BBT) Büyük Dönüşüm: 2026 Mart Repertuvarı ve Yeni Vizyon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sahnenin Kalbi Bakırköy’de Atıyor: 35 Yıllık Birikim, Çağdaş Bir Çıkarmaya Dönüşüyor!</b></p>
<p><b>Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 2026 yılı itibarıyla sadece yeni oyunlarını değil; kurumsal yapısını, görsel dilini ve üretim anlayışını yenilediği &#8220;Büyük Dönüşüm&#8221; sürecini ilan ediyor. 35 yıllık köklü bir geçmişin üzerine inşa edilen bu yeni vizyon, tiyatroyu halkın ve yaşamın tam merkezine konumlandırıyor.</b></p>
<p><b>1. KURUMSAL KİMLİKTE RADİKAL YENİLENME</b></p>
<p>BBT, 2026 yılına bünyesine kattığı yeni sahneler ve kurumsal yapısındaki modernizasyonla giriyor. 35 yıllık mirası koruyarak geleceğe taşımayı hedefleyen bu süreçte; logo, afiş, görsel dil ve tüm kurumsal kimlik unsurları çağın gereklilikleri doğrultusunda güncellendi.</p>
<p>&#8220;Bu değişim, geçmişin birikimini silmek değil; aksine onu daha görünür, daha güçlü ve daha çağdaş bir ifade diliyle geleceğe taşımaktır. Yeni kimliğimiz, BBT’nin sanatsal duruşunu ve halkla kurduğu sarsılmaz bağı yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.&#8221;</p>
<p><b>2</b>. <b>MART 2026 REPERTUVARI: BAŞYAPITLAR VE ÖZEL PROJELER</b></p>
<p><b>ANNE KAFAMDA BİT VAR – Tarık Akan (Dünya Prömiyeri)</b></p>
<p>Türk sinemasının ve Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Tarık Akan’ın aynı adlı kitabından uyarlanan oyun, BBT’nin 35. yılının en özel prodüksiyonu olarak sahneye taşınıyor.</p>
<p><b>Konu</b>: 12 Eylül darbesi sonrası yaşanan gözaltı ve cezaevi sürecini, bir sanatçının bireysel tanıklığı üzerinden ele alır. Baskı, korku ve yalnızlığın ortasında direnci, insan onurunu ve susmamayı ön plana çıkaran kalabalık kadrolu bir yapımdır.</p>
<p><b>Sanatsal Yaklaşım</b>: Ragıp Savaş ve Savaş Barutçu, Tarık Akan karakterini dönüşümlü olarak canlandıracak. Ragıp Savaş süreci şu sözlerle özetliyor: &#8220;<i>Amacımız kimseyi taklit etmek değil; o karanlık dönemde sanatçıların yaşadıklarını, onların duygularını ve tanık olduklarını sahici bir oyunculuk diliyle seyirciye aktarmaktır.&#8221;</i></p>
<p><b>Yaratıcı Ekip:</b> Yönetmen: Turgay Kantürk, Uyarlayan: Gökhan Aktemur, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Dekor/Işık: Cem Yılmazer, Kostüm: Ayçın Tar – Selin Ölçen, Müzik: Tolga Çebi, Şarkı Sözleri: Faruk Üstün, Koreografi: Pınar Ataer, Reji asistanları: Eda Özdemir, Sevda Karabulut, Burç Ara</p>
<p><b>Oyuncular: </b>Ragıp Savaş / Savaş Barutçu, Yonca Cevher, Faruk Üstün, Eda Özdemir, Burç Ara, Ercan Koçak, Ali Kil, Kadir Hasman, Bulut Akkale, Emre Sırımsı, Sevda Karabulut, Murat Şenol, Kerem Genç, Merve Bağdatlı, Ahmet Deniz Kuş, Ozan Berk Ekinciel, Yılmaz Gökgöz, Bahar Yılmazer</p>
<p><b>Prömiyer: 7 Mart Cumartesi, 20.00 – Leyla Gencer Sahnesi.</b></p>
<p><b>Tarihler: 7, 12, 13, 28 Mart Saat 20.00</b></p>
<p><b>AY TEDİRGİNLİĞİ – Özen Yula (Psikolojik Gerilim)</b></p>
<p>Yazılışının 30. yılında yeniden hayat bulan eser, toplumsal hafızanın karanlık dehlizlerine bir yolculuk niteliğinde.</p>
<p><b>Konu:</b> 1950’lerin İstanbul’unda, puslu ve tekinsiz bir gecede yolları kesişen iki yabancının hikayesi. Faili meçhul cinayetler ve azınlık meselelerini &#8220;ay ışığının&#8221; soğuk gölgesinde işleyen oyun, seyirciyi sürekli bir &#8220;tetikte olma&#8221; haline hapsediyor.</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b>: Yöneten Burcu Halaçoğlu, Dramaturg: Ceren Ercan, Dekor/Kostüm: Ayçın Tar, Işık tasarımı: Yasin Gültepe, Müzik: Okan Kaya, Koreografi: Gülçin Yiğit, Kum Sanatçısı: Ramazan Yumrutepe, Teaser/Kurgu: Erhan Cerrahoğlu/ Demo Production, Oyun fotoğrafları. Öncü Hırant Gültekin</p>
<p><b>Oyuncular: </b>Damla Karaelmas, Emre Koç</p>
<p><b>Mekan</b>: Ataköy Baruthane Sahnesi | 4, 11, 18, 25 Mart Saat 20.00</p>
<p><i><u> <b>Ücretsiz Servis: Oyun günleri Ataköy Marmaray’dan (19.00) sahneye ve oyun sonu (21.30) Marmaray’a ücretsiz ring seferleri düzenlenmektedir.</b></u></i></p>
<p><b>EŞEĞİN GÖLGESİ – Haldun Taner (Epik Hiciv)</b></p>
<p><b>Konu</b>: Hayali &#8220;Abdalya&#8221; ülkesinde bir eşeğin gölgesi üzerinden başlayan absürt tartışmanın; medya manipülasyonu, siyasi hırslar ve dini istismarla nasıl bir iç savaşa dönüştüğünü anlatır.</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b>: Yöneten: Murat Karasu, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Dekor tasarımı: Ali Yenel, Kostüm Tasarımı: Ayçin Tar, Işık Tasarımı: Cem Yılmazer, Müzik: Tolga Çebi, Hareket Düzeni: Cihan Yöntem, Şarkı sözleri: Faruk Üstün, Yönetmen Yardımcıları; Ercan Koçak-Özge Çatak, Yardımcı Hareket Düzeni: Utku Demirkaya, Reji Asistanı: Arda AKYÜZ<br />Oyun fotoğrafları, Emre Mollaoğlu, Teaser: Erhan Cerrahoğlu / Demo Production</p>
<p><b>Kadro:</b> Alper Altuner, Ali Kil, Arda Akyüz, Ayşe Demirel, Bulut Akkale, Burak Dur, Can Esmeray, Doğuş Can Uzun, Eda Özdemir, Emre Koç, Ercan Koçak, Gözde Ayar, Kadir Hasman, Murat Şenol, Nazan Koçak, Özge Çatak, Sevda Karabulut, Zeyno Eracar</p>
<p><b>Orkestra: </b>Adem Elkaya, Atiye Eşkiza, Aykut Yıldırım, Ebru Mine Sonakın, Emin Gülfidan, Ersin Toz, Hasan Koç, Melih Yüzer, Şafak Dinlenmez,Uğur Çerkezoğlu</p>
<p><b>Mekan:</b> Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi | 27 Mart Saat 20.00</p>
<p><b>ÇİRKİN – Marius von Mayenburg (Modern Dram/Komedi)</b></p>
<p>Kapitalizmin insan bedenini metalaştırmasını ve &#8220;güzel olan iyidir&#8221; algısını acımasız bir kara mizahla eleştiriyor.</p>
<p><b>Konu:</b> Başarılı mühendis Lette’nin &#8220;dayanılmaz derecede çirkin&#8221; olduğunu öğrenmesiyle başlayan ve estetik bir operasyonla &#8220;kusursuz&#8221; bir yüze kavuşmasıyla devam eden süreç. Ancak herkes aynı yüzü satın aldığında, biriciklik yerini bir distopyaya bırakır.</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b>: Yönetmen: Yelda Baskın, Çeviren: Dilek Altuntaş, Dramaturg: Ceren Ercan, Dekor ve Işık tasarımı: Kerem Çetinel, Kostüm Tasarımı: Tomris Kuzu, Hareket Düzeni: Esra Yurttut, Müzik: Okan Kaya, Yönetmen Yardımcısı: İrem Sultan Cengiz, Reji Asistanı: Arda Akyüz, Oyun fotoğrafları: Öncü Hırant Gültekin</p>
<p><b>Oyuncular</b>: Tolga İskit, Ali Rıza Kubilay, İlkin Tüfekçi, Can Esmeray.</p>
<p><b>Mekan</b>: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi | 14, 26 Mart Saat 20.00</p>
<p><b>BABİL KULELERİ – Ebru Nihan Celkan (Toplumsal Muhasebe)</b></p>
<p><b>Konu:</b> Şehrin silüetini işgal eden lüks gökdelenlerin (modern Babil kulelerinin) şatafatlı dünyası ile o kulelerin iskelelerinden düşerek &#8220;görünmez&#8221; hale gelen işçilerin hikayesi iç içe geçer. Oyun, bir yandan mülkiyet ve statü arzusunu tartışırken, diğer yandan sistemin dişlileri arasında ezilen emeği ve bu çelişkinin yarattığı toplumsal vicdan azabını inceliyor. Sınıfsal çatışmanın gökyüzüne uzanan beton bloklar arasındaki en güncel hali.</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b>: Yönetmen: Fidan Tek Koşar, Dekor Tasarımı: Ali Yenel, Kostüm Tasarımı Fidan Tek Koşar, Işık Tasarımı: İlker Dursun, Müzik: Melih Yüzer, Ses Tasarımı: Uğur Çerkezoğlu, Yönetmen Yardımcıları: Cihan İnan Bekar/ Gözde Ayar / Ercan Koçak, Reji Asistanları: Arda Akyüz / Can Esmeray, Oyun fotoğrafları: Emre Mollaoğlu,</p>
<p><b>Oyuncular</b>: Alper Altuner, Burak Dur, Çetin Etili, Doğuş Can Uzun, Gözde Ayar<br />İrem Sultan Cengiz, Özge Çatak</p>
<p><b>Mekan</b>: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi | 21 Mart Saat 20.00</p>
<p><i><u> </u></i><b><i><u>&#8220;Babil Kuleleri&#8221; performansı, ışığa duyarlı epilepsisi olan kişilerde nöbetleri tetikleyebilecek ışıklar içerir.</u></i></b></p>
<p><b>3. ÇOCUK OYUNLARI VE PEDAGOJİK YAKLAŞIM</b></p>
<p><b>SİHİRLİ OYUNCAK:</b> Prenses Lina ve Stella’nın hikayesiyle mülkiyet kavramını değil, paylaşmanın getirdiği gerçek mutluluğu ve empatiyi çocukların dünyasına taşır.</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b> : Yazan: Zerrin Akdenizli, Yönetmen Kadir Hasman, Dekor/Kostüm: Suzan Erbilgin Tunca, Koreografi: Gülçin Yiğit, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Müzik tasarımı: Uğur Çerkezoğlu, Isık tasarımı: İlker Dursun, Reji asistanları: Arda Akyüz / Nadide Özkaya, Pedagog: Buket Yılmaz</p>
<p><b>Oyuncular</b>: Bahar Yılmazer, Emir Taha Sarı, Gülçin Yiğit, Nadide Özkaya, Taha Tegin Özdemir</p>
<p><b>Mekan</b>: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde 1-15- 29 Mart saat 13.00’de</p>
<p><b>TİYATRONUN BÜYÜSÜ:</b> Tiyatro Cini Sofi’nin yardımıyla yıkılmak istenen bir sanat mabedini kurtarmaya çalışan çocukların mücadelesi; dayanışmanın ve kültürün önemini vurgular.</p>
<p><b>Yaratıcı Ekip</b>: Yazan: Özlem Saraç, Yönetmen: Burç Ara, Hareket Düzeni; Utku Demirkaya, Dekor ve Kostüm tasarımı: Ayçin Tar, Işık Tasarım: İlker Dursun, Müzik: Melih Yüzer, Şarkı Sözleri: Faruk Üstün, Fotoğraflar. Emre Mollaoğlu, Yönetmen Yardımcıları: Emre Sırımsı/ Ercan Koçak, Asistan: Arda Akyüz</p>
<p><b>Oyuncular</b>: Burç Ara, Ercan Koçak, Can Esmeray, Doğuş Can Uzun, Eda Özdemir, Emre Sırımsı, İrem Sultan Cengiz, Murat Şenol, Sevda Karabulut</p>
<p><b>Mekan</b>: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde 8-22 Mart saat 13.00’de</p>
<p><b>4. MEKAN VE ERİŞİM: SANATA ENGELSİZ ULAŞIM</b></p>
<p><b>Tarihi Baruthane Sahnesi</b>: İBB Miras ve Bakırköy Belediyesi ortaklığıyla kente kazandırılan 324 yaşındaki mekan, tarihle sanatı buluşturuyor.</p>
<p><b>Ücretsiz Servis</b>: Oyun günleri Ataköy Marmaray’dan (19.00) sahneye ve oyun sonu (21.30) Marmaray’a ücretsiz ring seferleri düzenlenmektedir.</p>
<p><b>&#8220;Koltuk Senin&#8221;:</b> BBT, 25 yaş altı tüm gençlere, boş kapasite dahilinde kapılarını ücretsiz açarak sanatın demokratikleşmesine öncülük ediyor.</p>
<p><b> </b></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoy-belediye-tiyatrolarinda-bbt-buyuk-donusum-2026-mart-repertuvari-ve-yeni-vizyon-613607">Bakırköy Belediye Tiyatroları&#8217;nda (BBT) Büyük Dönüşüm: 2026 Mart Repertuvarı ve Yeni Vizyon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazar ve Yönetmen Özen Yula Bakırköylülerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazar-ve-yonetmen-ozen-yula-bakirkoylulerle-bulustu-613448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 10:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköylülerle]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[özen]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yula]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi tarafından her Cuma İspirtohane Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Bakırköy Muhabbeti” söyleşilerinin bu haftaki konuğu yazar ve yönetmen Özen Yula oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-ve-yonetmen-ozen-yula-bakirkoylulerle-bulustu-613448">Yazar ve Yönetmen Özen Yula Bakırköylülerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi tarafından her Cuma İspirtohane Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Bakırköy Muhabbeti” söyleşilerinin bu haftaki konuğu yazar ve yönetmen Özen Yula oldu. Moderatörlüğünü Necla Feroğlu’nun yaptığı programda Yula, “Yazmak mı zor, unutmak mı?” başlıklı söyleşiyle edebiyatseverlerle buluştu.</p>
<p>Bakırköy’de kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Bakırköy Muhabbeti” söyleşileri, bu hafta edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Özen Yula’yı ağırladı. İspirtohane Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda Yula, yazma serüvenini, hafıza ile kurduğu ilişkiyi ve edebiyatın insan hayatındaki dönüştürücü gücünü anlattı. Editör Necla Feroğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide “Yazmak mı zor, unutmak mı?” sorusu etrafında şekillenen sohbet, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Yula, yazarlık sürecinde yaşadığı deneyimleri paylaşırken, yazmanın aynı zamanda bir hatırlama ve yüzleşme biçimi olduğuna dikkat çekti. Programın sonunda okuyucularla bir araya gelen Yula, kitaplarını imzalayarak edebiyatseverlerle sohbet etti.</p>
<p><b>“Bakırköy çok şanslı”</b></p>
<p>Söyleşi hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşan Özen Yula, “Bu söyleşi benim için çok kıymetli. Böyle çağdaş, zihni açık ve diğer insanların da zihnini ve kalbini açmak isteyen bir belediye başkanı olduğu için Bakırköy çok şanslı. Bakırköy’ün farklı yerlerinde farklı etkinliklerle buluşmak çok keyifli” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-ve-yonetmen-ozen-yula-bakirkoylulerle-bulustu-613448">Yazar ve Yönetmen Özen Yula Bakırköylülerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Mekânda Çarpıcı Hikâye Tavşan İmparatorluğu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercek-mekanda-carpici-hikaye-tavsan-imparatorlugu-613169</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 00:52:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıcı]]></category>
		<category><![CDATA[çekim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[mekânda]]></category>
		<category><![CDATA[mparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[musa]]></category>
		<category><![CDATA[ödülle]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[tavşan]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613169</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yönetmenliğini ve senaryosunu Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, aldığı ödüllerle dikkat çeken ‘Tavşan İmparatorluğu’  6 Mart’ta vizyona girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-mekanda-carpici-hikaye-tavsan-imparatorlugu-613169">Gerçek Mekânda Çarpıcı Hikâye Tavşan İmparatorluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmenliğini ve senaryosunu Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, aldığı ödüllerle dikkat çeken ‘Tavşan İmparatorluğu’  6 Mart’ta vizyona girecek. 3 yıl süren ön hazırlık aşamasından sonra 4 ayda tamamlanan filmin konusu kadar çekim yapılan mekanlarda çok konuşulacak. Okula dönüştürülen Elazığ Keban K2 Tipi Kapalı Cezaevi sadece bunlardan biri. Okulun senaryoda temsil ettiği baskıyı daha sert, daha çarpıcı bir üslupla aktarmak için cezaevini seçtiklerini belirten ekip, cezaevinin kaotik ortamında kurulan sette, yapım ve reji ekibi çocuk oyuncuların konforu için seferber oldu.</p>
<p>Yayınlanan fragmanıyla ses getiren ödüllü film ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta beyazperdede yerini alacak. İzleyicilerin merakla beklediği senaryosu kadar mekanlarının da çok konuşulacağı ‘Tavşan İmparatorluğu’ çekimleri büyülü ve doğal görselliğe sahip Elazığ (Keban, Ağın, Maden ilçesi ve Baraj Yolu) ile Şanlıurfa’da yapıldı.</p>
<p><b>MADEN OCAĞINDAKİ MAĞARA ÇEKİMLERİ ŞARTLARI ZORLADI</b></p>
<p>Elazığlı yönetmen Seyfettin Tokmak ve ekibi Tavşan İmparatorluğu çekimlerinde senaryodaki karakterlerin dünyasını gerçekten yaşatabilmek, seyircinin o dünyaya adım attığını hissettirebilmek için her mekanı özenle tasarladı ve inşa etti. Okula dönüştürülen Elazığ Keban K2 Tipi Kapalı Cezaevi ve Maden ilçesindeki eski bir maden ocağında gerçekleştirilen mağara çekimleri, 35 yıl sonra yağan karın da etkisiyle ekip için zorlu koşullar yarattı. 12 yaşındaki Musa’nın tazılardan kaçırdığı tavşanları koruduğu mağara ise özenli çalışmalar sonucunda filmin en çarpıcı mekanlarından birine dönüştü.</p>
<p><b>‘TAVŞAN İMPARATORLUĞU’NUN KADROSU VE KISACA KONUSU</b></p>
<p>Başrollerinde Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğulları ve Emrullah Çakay’ın yer aldığı, görüntü yönetmenliğini Claudia Becceril Bulos’un, sanat yönetmenliğini Tora Aghabayova’nın, kurgusunu ise Vladimir Gojun’un üstlendiği filmin müziklerinde usta müzisyen Erkan Oğur’un imzası bulunuyor.</p>
<p>Tavşan İmparatorluğu, babası Beko ile çok depresif bir ev ortamında yaşayan 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini konu ediyor. Beko, köylerinde düzenlenen tazı yarışlarına tavşan sağlayarak geçimini sağlar. Musa yarışlardan sonra tavşanları toplar ve ölülerini gömer, yaralılarını ise terk edilmiş bir madende iyileştirir. Kendini çocuk gibi hissettiği tek yer olan bu madende bir hayat yaşar.</p>
<p>Bir gün Beko, engelli çocukların ailelerinin devletten maaş aldığını öğrenir. Musa’yı engelli bir çocuk gibi davranmaya, sağlık kurulunu ikna etmeye ve engelli çocuklar okuluna gitmeye zorlar. Musa için daha da kötü bir kabus başlar ve sonunda çocukluğunu ve tavşanlarını kurtaracak bir isyan başlatır.</p>
<p><b>TAVŞAN İMPARATORLUĞU YURT İÇİ VE YURT DIŞI FESTİVALLERDEN ALDIĞI ÖDÜLLERLE REKOR KIRDI</b></p>
<p><b>62. ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ’NDEN 7 ÖDÜLLE DÖNDÜ</b></p>
<p>Türkiye, Meksika, Hırvatistan ve Lübnan ortak yapımı filmin yapımcılığını Seyfettin Tokmak üstlenirken, filmin ortak yapımcıları arasında Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner ve İlknur Bal Kutluay yer alıyor.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle TRT&#8217;nin ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ‘Tavşan İmparatorluğu’ 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 7 ödül alarak rekor kırdı. Film ayrıca dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Tallinn Black Nights Film Festivali&#8217;nden ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Sinematografi’ ödüllerini, Taipei Film Festival’de Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü, Ankara Film Festivali’nde İnci Demirkol En İyi Film, Onat Kutlar En İyi Senaryo ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen; Boğaziçi Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmenliği ve FİYAB En İyi Yapımcı ödüllerinin sahibi oldu.</p>
<p><b>Yazan &#038; Yöneten:</b> Seyfettin Tokmak</p>
<p><b>Müzik:</b> Erkan Oğur</p>
<p><b>Kurgu:</b> Vladimir Gojun</p>
<p><b>Görüntü Yönetmeni:</b> Claudia Becceril Bulos</p>
<p><b>Sanat Yönetmeni:</b> Tora Aghabayova</p>
<p><b>Yardımcı Yapımcı:</b> Can Aygör</p>
<p><b>Ortak Yapımcılar:</b> Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner, İlknur Bal Kutluay</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercek-mekanda-carpici-hikaye-tavsan-imparatorlugu-613169">Gerçek Mekânda Çarpıcı Hikâye Tavşan İmparatorluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Festival Fırtınası Estiren &#8216;Tavşan İmparatorluğu&#8217; 6 Mart&#8217;ta Vizyonda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/festival-firtinasi-estiren-tavsan-imparatorlugu-6-martta-vizyonda-611974</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 16:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi]]></category>
		<category><![CDATA[estiren]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmin]]></category>
		<category><![CDATA[fırtınası]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[mparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[musa]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[ödülle]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tavşan]]></category>
		<category><![CDATA[Tavşan İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611974</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yönetmenliği ve senaristliği Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, yetişkin dünyasının acımasız kurallarına karşı çocukça bir cesaretle direnen 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini anlatan, katıldığı her festivalden ödüllerle dönen ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta izleyisiyle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/festival-firtinasi-estiren-tavsan-imparatorlugu-6-martta-vizyonda-611974">Festival Fırtınası Estiren &#8216;Tavşan İmparatorluğu&#8217; 6 Mart&#8217;ta Vizyonda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmenliği ve senaristliği Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, yetişkin dünyasının acımasız kurallarına karşı çocukça bir cesaretle direnen 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini anlatan, katıldığı her festivalden ödüllerle dönen ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta izleyisiyle buluşuyor.</p>
<p>Başrollerinde Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğulları ve Emrullah Çakay’ın yer aldığı, görüntü yönetmenliğini Claudia Becceril Bulos’un, sanat yönetmenliğini Tora Aghabayova’nın, kurgusunu ise Vladimir Gojun’un üstlendiği filmin müziklerinde usta müzisyen Erkan Oğur’un imzası bulunuyor.</p>
<p><b>62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden 7 Ödülle Döndü</b></p>
<p>Türkiye, Meksika, Hırvatistan ve Lübnan ortak yapımı filmin yapımcılığını Seyfettin Tokmak’ın üstlenirken, filmin ortak yapımcıları arasında Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner ve İlknur Bal Kutluay yer alıyor.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle TRT&#8217;nin ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ‘Tavşan İmparatorluğu 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 7 ödül alarak rekor kırdı. Film ayrıca dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Tallinn Black Nights Film Festivali&#8217;nden ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Sinematografi’ ödüllerini, Taipei Film Festival’de Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü, Ankara Film Festivali’nde İnci Demirkol En İyi Film, Onat Kutlar En İyi Senaryo ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen; Boğaziçi Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmenliği ve FİYAB En İyi Yapımcı ödüllerinin sahibi oldu.</p>
<p><b>Çocuk oyuncuyu çobanlık yaparken keşfetti</b></p>
<p>Filmin ön hazırlık aşaması 3 yıl teknik çekimleri 4 ay gibi uzun sürede tamamlandı. Mekandan oyuncusuna kadar titizlikle üzerinde çalışılan filmin yönetmeni Seyfettin Tokmak, Musa karakterini canlandıran çocuk oyuncu Alpay Kaya’yı Kars ilinin Selim ilçesinin Darboğaz Köyün’de çobanlık yaparken keşfetti ve kadroya dahil etti.</p>
<p><b>35 yıl sonra 5,5 metre kar yağdı</b></p>
<p>Çekimleri Elâzığ merkezli olarak Keban ve Ağın ilçelerinde ve Şanlıurfa’nın ağır kış koşullarında tamamlanan filmde zorlu anlar yaşandı. 35 yıl sonra Keban’a kar yağdığını belirten yönetmen Tokmak, bir gecede 5,5 metre kar yağdığını uzun süre çekim yapamadıklarını ifade etti. Filmin diğer başrol oyuncusu tavşanlar ise uzman veteriner hekimler tarafından özel korunarak çekime hazırlandı.</p>
<p><b>Filmimizin sinemalarda çok izlenmesini istiyorum</b></p>
<p>İstanbul ve Elazığ’da görkemli bir gala ile sinemaseverlerle buluşacak filmin usta yönetmeni Seyfettin Tokmak’ın Tavşan İmparatorluğu’nun festivallerden aldığı uluslararası ve yurt içi ödüllerle amacına ve evrenselliğe ulaştığını, filmin sinemada da var olmasını, çok izlenmesini istediğini belirtti.</p>
<p>Senaryo aşamasında ödüllerle karşılanan ‘Tavşan İmparatorluğu’nun kısaca konusu şöyle: Tavşan İmparatorluğu, babası Beko ile çok depresif bir ev ortamında yaşayan 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini konu ediyor. Beko, köylerinde düzenlenen tazı yarışlarına tavşan sağlayarak geçimini sağlar. Musa yarışlardan sonra tavşanları toplar ve ölülerini gömer, yaralılarını ise terk edilmiş bir madende iyileştirir. Kendini çocuk gibi hissettiği tek yer olan bu madende bir hayat yaşar.</p>
<p>Bir gün Beko, engelli çocukların ailelerinin devletten maaş aldığını öğrenir. Musa’yı engelli bir çocuk gibi davranmaya, sağlık kurulunu ikna etmeye ve engelli çocuklar okuluna gitmeye zorlar. Musa için daha da kötü bir kâbus başlar ve sonunda çocukluğunu ve tavşanlarını kurtaracak bir isyan başlatır.</p>
<p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile TRT 12 Punto’nun yapım desteği sağladığı ‘Tavşan İmparatorluğu’, geliştirme sürecinde GMM Film Independent LA Residency (2017), Cinelink (2019), Les Arcs Industry Village (2020) ve WEMW KeyBuyers Event Selection (2020) gibi uluslararası platformlara seçildi. Film ayrıca, Köprüde Buluşmalar’dan Anadolu Efes Ödülü’nü, TRT 12 Punto’dan ise Ortak Yapım Ödülü’nü kazandı.</p>
<p><b>YÖNETMEN SEYFETTİN TOKMAK’IN BİYOGRAFİSİ</b></p>
<p>Seyfettin Tokmak (d. 1978), Türk yönetmen ve senaristtir. İlk uzun metraj filmi Kırık Midyeler (2011), mülteci temalı bir yapım olup Saraybosna Film Festivali’nde Arte Ödülü’ne layık görülmüştür. Tavşan İmparatorluğu (2024) filmiyle dünya prömiyerini yaptığı 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve En İyi Görüntü Yönetimi ödüllerini kazanmış; ayrıca Taipei Film Festivali’nde Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü’nü almıştır. Film, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni dâhil olmak üzere 7 ödül kazanırken; Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ise En İyi Film ve En İyi Senaryo başta olmak üzere çeşitli ödüller elde etmiştir. Çalışmalarında  çocuk bakış açısından yetişkin dünyasının yozlaşmasını, kaçış fantezilerini ve baskı mekanizmalarını metaforik ve sembolik bir anlatımla ele alır.</p>
<p>Belgesel alanda da üretimleri bulunan Tokmak; Kenan Kavut ile define avcılarını konu alan trajikomik belgesel Hayal Çetesi (2010), Orient Express (2011) ve çağdaş Türkiye’yi yansıtan Türk Arabesk Müziği Tarihi (2022) gibi yapımlara imza atmıştır. Çocuklara yönelik sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almış; BM Uluslararası Göç Örgütü ile çocuk mülteciler için çalışmış ve ıslah evlerinde kısa film atölyeleri düzenlemiştir. Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.</p>
<p><b>Merakla beklenen Tavşan İmparatorluğu 6 Mart’ta sinemalarda.</b></p>
<p><b>Yazan &#038; Yöneten:</b> Seyfettin Tokmak</p>
<p><b>Müzik:</b> Erkan Oğur</p>
<p><b>Kurgu:</b> Vladimir Gojun</p>
<p><b>Görüntü Yönetmeni:</b> Claudia Becceril Bulos</p>
<p><b>Sanat Yönetmeni:</b> Tora Aghabayova</p>
<p><b>Yardımcı Yapımcı:</b> Can Aygör</p>
<p><b>Ortak Yapımcılar:</b> Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner, İlknur Bal Kutluay</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/festival-firtinasi-estiren-tavsan-imparatorlugu-6-martta-vizyonda-611974">Festival Fırtınası Estiren &#8216;Tavşan İmparatorluğu&#8217; 6 Mart&#8217;ta Vizyonda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniden Sinematek&#8217;te aşk ve melankoli esintisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-ask-ve-melankoli-esintisi-609134</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[esintisi]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[sinematek]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeniden Sinematek, şubat ayında “Aşk ve Melankoli” temasıyla sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-ask-ve-melankoli-esintisi-609134">Yeniden Sinematek&#8217;te aşk ve melankoli esintisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeniden Sinematek, şubat ayında “Aşk ve Melankoli” temasıyla sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Farklı ülke sinemalarından dramdan müzikale uzanan geniş bir tür yelpazesinden filmlerin yer aldığı seçkide Institut Français iş birliğiyle yapılacak bir gösterim de yer alıyor. Ücretsiz gösterimler şubat ayı boyunca her pazar saat 19.00’da Elhamra Sahnesi’nde izleyici ile buluşacak.</p>
<p><strong>Tuhaf bir komşuluk hikâyesi: Aşk Zamanı</strong></p>
<p>Ödüllü yönetmen Wong Kar-Wai’nin yazıp yönettiği 2000 Hong Kong, Fransa ortak yapımı Aşk Zamanı filmi, 2000 Cannes Film Festivali’nde oyuncusu Tony Leung Chiu-Wai’e En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Ayrıca 2001 César Ödüllerinden En İyi Yabancı Film Ödülü ile döndü. 1960’ların Hong Kong’unda geçen filmde, başkalarıyla evli olan bir kadın ve bir erkek komşunun arasında oluşan bağ konu ediliyor.</p>
<p><strong>Siyah beyaz bir melankoli: Soğuk Savaş</strong></p>
<p>Yönetmen koltuğunda Pawel Pawlikowski’nin oturduğu ve senaryosunu Pawel Pawlikowski, Janusz Glowacki ve Piotr Borkowski’nin kaleme aldığı 2018 Polonya, Fransa, Birleşik Krallık ortak yapımı Soğuk Savaş filmi, yönetmen Pawlikowski’ye 2018 Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandırdı. 1950’lerde, Soğuk Savaş döneminde geçen filmde iki müzisyen olan Zula ve Wiktor’un Stalinist Polonya’dan Berlin’e, Yugoslavya’dan bohem Paris’in gece kulüplerine uzanan tutkulu aşkı melankolik bir hava ve siyah beyaz görüntülerle beyaz perdeye yansıtılıyor.</p>
<p><strong>Aşk, ayrılık ve melankoli: Cherbourg Şemsiyeleri</strong></p>
<p>Jacques Demy’nin yazıp yönettiği ve başrolünde Catherine Deneuve ve Nino Castelnuovo’nun yer aldığı 1964 Fransa, Almanya ortak yapımı Cherbourg Şemsiyeleri filmi, 1964 Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile döndü. Filmde Fransa’nın küçük bir liman kenti olan Cherbourg’da bir butikte şemsiye satarak geçinen anne kızın hikâyesi konu ediliyor. Gösterim Institut Français iş birliğiyle gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>Takıntıya dönüşen gizem: Ayrılma Kararı</strong></p>
<p>Yönetmenliğini Park Chan-wook’un üstlendiği ve senaryosunu Park Chan-wook ile Chung Seo-kyung’un ortak kaleme aldığı 2022 Güney Kore yapımı Ayrılma Kararı filmi ile yönetmen Park Chan-wook, 2022 Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görüldü. Filmde namuslu ve azimli bir polis dedektifi olan Hae-joon&#8217;un soruşturduğu cinayet dosyasının baş şüphelisi olan kadınla yakınlaşması konu ediliyor. Bu hikâye üzerinden takıntının hızla umulmadık yerlere varışı beyaz perdeye yansıtılıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-ask-ve-melankoli-esintisi-609134">Yeniden Sinematek&#8217;te aşk ve melankoli esintisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayvalık Kış Festivali Programı Hazır…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayvalik-kis-festivali-programi-hazir-608706</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 13:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle bu yıl ikinci kez düzenlenen Ayvalık Kış Festivali 4-8 Şubat tarihleri arasında Ayvalık Belediyesi Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde gerçekleşecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-kis-festivali-programi-hazir-608706">Ayvalık Kış Festivali Programı Hazır…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Seyir Derneği</span><span> tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle bu yıl ikinci kez düzenlenen Ayvalık Kış Festivali 4-8 Şubat tarihleri arasında Ayvalık Belediyesi Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde gerçekleşecek. Festivalde <span>Cannes, Berlin, Venedik başta olmak üzere dünyanın önemli festivallerinde prömiyer yapan, Altın Küre, Bafta, Oscar gibi ödül adaylıklarında adını duyuran 18 film ve ulusal sinemamızdan iki yeni bir de restore edilmiş klasikleşmiş bir yapım izleyiciyle buluşacak. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kış Festivali</span><span>’nde usta sinemacıların son filmlerinden, genç yönetmenlerin ilk filmlerine, gerçek hikâyelerden, direniş öykülerine, aile, yas, annelik temalarından büyüme hikâyelerine kadar pek çok farklı konuyu ele alan 21 film yer alıyor.   </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Usta Yönetmenlerin Yeni Filmleri Kış Festivali’nde!</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><i><span>Aşktan Geriye Kalan / The Love That Remains</span></i><span>, <i>Baba Anne Kız Kardeş Erkek Kardeş / Father Mother Sister Brother</i>, <i>Başka Yolu Yok / No Other Choice</i>, <i>İlahi Komedya / Divine Comedy</i>, <i>Bugonia</i>, <i>Dalga / The Wave</i>, <i>La Grazia</i>, <i>Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another</i>, <i>Hind Rajab’in Sesi / The Voice Of Hind Rajab</i>, <i>Köln 75</i>, <i>Renoir</i>, <i>Kokuhô</i>, Sundance, <i>Hüzünlü ve Güzel Bir Dünya / A Sad and Beautiful World</i>,  <i>Müthiş Eleanor / The Great Eleanor</i>, <i>Senden Geriye Kalan / All That’s Left You</i>, <i>Serseri / Urchin</i>  </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Öte yandan </span><span>usta yönetmenlerden Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi <i>A Ay</i>, MUBI’nin restorasyon projesi kapsamında yenilenen kopyasıyla Kış Festivali’nde izleyiciyle buluşacak. Fransa’dan getirtilen 16 mm orijinal negatif filmin restore edilmesiyle ortaya çıkan, aslına sadık kalınarak günümüze taşınan filmin gösterimi sonrasında Reha Erdem Ayvalık izleyicisiyle bir araya gelecek. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Emine Emel Balcı</span><span>’nın <i>Buradayım, İyiyim</i> filmi, doğum sonrası depresyonla mücadele eden bir annenin, dayanışma ve özgürleşme arayışını merkezine alıyor. Anneliğe alışmaya çabalarken sıkışıp kaldığını hisseden ve nefes alabileceği her fırsatta evden dışarı çıkmanın yollarını arayan Filiz, “kendine ait bir araba” almaya niyetlenir; bu sırada tanıştığı Şule ile yeni bir dayanışma ihtimali doğar. Ankara Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen ödüllerine layık görülen yönetmen Emine Emel Balcı ile filmdeki performansıyla Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan Bige Önal gösterim sonrası Ayvalık’ta izleyicilerle bir araya gelecek. Filmde Şule karakterine Elit İşcan hayat veriyor. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Özkan Çelik</span><span>’in neredeyse tek mekânda geçen filmi <i>Perde</i> bir yemek masası etrafında birbirinden farklı dertler ve doğrulara sahip bir arkadaş grubunu bir araya getiriyor. <i>Perde</i>, savunduğumuz doğruların kendi çıkarlarımız söz konusu olunca ne kadar arkasında durabileceğimizi, eve girmeden önce kedilere mama verirken komşunun penceresinde gördükleri yüzünden hayatının en azap dolu gecesini yaşayan Samet ve eşi üzerinden sorguluyor. Film, prömiyerini yaptığı Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülünün yanı sıra başroldeki Tülin Özen’e En İyi Kadın Oyuncu, Duygu Karaca’ya En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü kazandırdı. Bedir Bedir ise hem Adana Altın Koza Film Festivali’nde hem de Ankara Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. Filmin yönetmeni Özkan Çelik ile senarist ve oyuncularından Cem Zeynel Kılıç Ayvalık’ta gösterim sonrası filme dair merak edilenleri yanıtlayacak.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kış aylarında da Ayvalık’ı sinemaseverlerin buluşma noktası haline getirecek gösterimler için biletler 28 Ocak Çarşamba günü Biletix üzerinden satışa sunulacak. Biletler, hafta içi gündüz seansları için 150 TL, akşam ve hafta sonu tüm seanslar için indirimli 150 TL, tam 250 TL’den alınabilir.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayvalik-kis-festivali-programi-hazir-608706">Ayvalık Kış Festivali Programı Hazır…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/haldun-dormen-son-yolculuguna-ugurlandi-607922</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jan 2026 16:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[adlı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dormen]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[haldun]]></category>
		<category><![CDATA[Haldun Dormen]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[uğurlandı]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğuna]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun duayen sanatçılarından, Devlet Sanatçısı, oyuncu, yazar, çevirmen ve yönetmen Haldun Dormen, vasiyeti üzerine Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/haldun-dormen-son-yolculuguna-ugurlandi-607922">Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun duayen sanatçılarından, Devlet Sanatçısı, oyuncu, yazar, çevirmen ve yönetmen Haldun Dormen, vasiyeti üzerine Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. </p>
<p>Halit Ergenç’in sunduğu tören, usta tiyatrocunun 72 yıllık sanat hayatından kesitler ve sanatçı dostlarının onu anlattığı özel bir videonun gösterilmesiyle başladı.</p>
<p>Video gösteriminden sonra Haldun Dormen dakikalarca alkışlandı.</p>
<p>Cenaze töreninde sırasıyla Göksel Kortay, Nevra Serezli, Erol Evgin, Murat Ovalı, Kerem Atabeyoğlu, Ali Gökmen Altuğ, Mustafa Alabora, sanatçının oğlu Ömer Dormen söz aldılar.</p>
<p>Sanatçının dostları Haldun Dormen ile nasıl tanıştıklarını, onun çok yönlü biri olduğunu ve yeri doldurulamaz bir sanatçı olduğunu anlattılar. Meslektaşları, Dormen&#8217;in tiyatro için neden çok önemli biri olduğunun altını çizdiler.</p>
<p>Tören, kürsüde söz alan dostlarının yanı sıra Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, İBB Kültür Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem’in de aralarında olduğu bürokrasi ve sanat camiasının yoğun katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p><b>Haldun Dormen</b></p>
<p>Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Cep Tiyatrosu’nu kurdu. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile İstanbul’un Feriköy semtinde Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.</p>
<p>1966’da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.</p>
<p>Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü. 1984’te Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı.</p>
<p>Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Televizyon için de çok sayıda program hazırlayan Dormen, çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak ününü arttırdı. Yapı Kredi Sigorta adlı sigorta şirketine sanat danışmanlığını sürdüren Haldun Dormen, 1997’den beri verilmekte olan Afife Jale Ödülleri’nin gerçekleştirilmesine ön ayak olmuştur.</p>
<p>Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlenmiş, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir. Haldun Dormen, anılarını “Sürç-ü Lisan Ettikse”, “Antrakt”, “İkinci Perde” adlı kitaplarında toplamıştır. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.</p>
<p>Dormen, Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığının yanı sıra Medyapım Akademi’nin yöneticiliğini yapmış ve oyunculuk dersleri vermiştir. Bu akademide hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik oyunculuk, tv yapımcılığı ve diğer kişisel gelişim dersleri verilmektedir.</p>
<p>Çeşitli kuruluşlarda ve projelerde oyuncu, yönetmen, dramaturg, metin yazarı, koreograf, editör, şarkıcı ve dansçı olarak yer aldı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli edebiyat dergilerinde ve gazetelerde şiir, öykü, makale, kitap&#038;film tanıtımı yazıları yayımlandı. Şiir, öykü ve makale dallarında ödüller kazandı. Çocuk, gençlik ve yetişkin oyunları yurt içi ve yurt dışında çeşitli tiyatroların repertuarlarına alındı; Almanya, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Macaristan’daki festivallerde okuma prodüksiyonları yapıldı, Kupa Kızı isimli performans metni 18. İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali bünyesinde sahnelendi. Alyoşa isimli oyunu 2011 yılında İmge Kitabevi Yayınları’ndan yayımlandı.</p>
<p><b>Şehir Tiyatroları’nda Yönettiği Oyunlar:</b></p>
<p>Unutulanlar: Afife – Peruz</p>
<p>Yukarıda biri mi var ?</p>
<p>Kuşlar</p>
<p>Kaç baba kaç</p>
<p>Lüküs Hayat</p>
<p>Kantocu</p>
<p>Onlar Ermiş Muradına</p>
<p>Sokak Kızı İrma</p>
<p>Kış Masalı</p>
<p>Gençliğin Tatlı Sesi</p>
<p>Şahane Züğürtler</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/haldun-dormen-son-yolculuguna-ugurlandi-607922">Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Sinema Söyleşileri&#8217;nde Ocak ayı konuğu Yönetmen Ekrem Arslan oldu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinema-soylesilerinde-ocak-ayi-konugu-yonetmen-ekrem-arslan-oldu-603833</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 00:21:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603833</guid>

					<description><![CDATA[<p>İhsan Kabil moderatörlüğünde sezon boyunca farklı filmlerin yolculukları ve içerikleri çeşitli açılardan ele alınıyor. Sinemanın gücünü ve etkisini ortaya koyan “Sinema Söyleşileri”nin ocak ayı programında yönetmen Ekrem Arslan ağırlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinema-soylesilerinde-ocak-ayi-konugu-yonetmen-ekrem-arslan-oldu-603833">&#8216;Sinema Söyleşileri&#8217;nde Ocak ayı konuğu Yönetmen Ekrem Arslan oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İhsan Kabil moderatörlüğünde sezon boyunca farklı filmlerin yolculukları ve içerikleri çeşitli açılardan ele alınıyor. Sinemanın gücünü ve etkisini ortaya koyan “Sinema Söyleşileri”nin ocak ayı programında yönetmen Ekrem Arslan ağırlandı. Söyleşi, Ekrem Arslan’ın son filmi “Kayp Kamyon”un gösteriminin hemen ardından 10 Ocak Cumartesi akşamı saat 21.00’de Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yapıldı.</b></p>
<p><b>“Film, bizi taraf seçmeye zorlamamalı.”</b></p>
<p>Ekrem Arslan, sinema görüşünü dinleyicilerle paylaştı: “Kayıp Kamyon’da kimse kötü karakter değil. Karakterin kötü olmasına izin vermedik. Ne yaptılarsa da kötü olamadılar. O tınıyı butik, geleneksel Türk sineması içindeki melodramik filmler için doğru buluyorum. Film bizi taraf seçmeye zorlamasın. Günün sonunda bir umut hikayesi izleyelim. Bir barış hikayesi izleyelim. Bu temaları hayatta tutmak zor. Bu tarz fimler yılda ya bir defa yapılıyor ya hiç yapılmıyor. Süreklilik olmadan umudu, barışı aşılayamayız.”</p>
<p><b>“Sinemanın ne işe yaradığını unuttuk.”</b></p>
<p>Ekrem Arslan, platformların sinema üzerindeki etkisi üzerine konuştu: “Pandemiden sonra sinemanın ne işe yaradığını unuttuğumuzu düşünüyorum. Ne işe yaradığını hatırlasak bazı teşvikler da meydana gelir. Yapım firmalarının açgözlülüğü de burada etkili oldu. Platfomlarla erken satış, erken gösterim anlaşmalar yapıldı. Platformlar, bu ülkenin çocukları değil. Dışarıdan, piyasayı ele geçirmek için gelen kapital şirketler. Piyasayı ele geçiren, rakip olamadığınız bir platformu masum sanmak ticari anlamda bir gaflet.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinema-soylesilerinde-ocak-ayi-konugu-yonetmen-ekrem-arslan-oldu-603833">&#8216;Sinema Söyleşileri&#8217;nde Ocak ayı konuğu Yönetmen Ekrem Arslan oldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun Yazımı Atölyesi Yazar, Yönetmen ve Oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu&#8217;nun Atölyesiyle Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyun-yazimi-atolyesi-yazar-yonetmen-ve-oyuncu-murat-mahmutyazicioglunun-atolyesiyle-basladi-600802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600802</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi’nin İBB Kültür ile iş birliği yaparak düzenlediği yeni oyun yazımı atölyesi Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun atölyesiyle başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyun-yazimi-atolyesi-yazar-yonetmen-ve-oyuncu-murat-mahmutyazicioglunun-atolyesiyle-basladi-600802">Oyun Yazımı Atölyesi Yazar, Yönetmen ve Oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu&#8217;nun Atölyesiyle Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi’nin İBB Kültür ile iş birliği yaparak düzenlediği yeni oyun yazımı atölyesi Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun atölyesiyle başladı.</p>
<p>Atölyelerin ilkinin yürütücüsü olan Murat Mahmutyazıcıoğlu; 22 Aralık tarihinde saat 11.00’de Şişli Habitat Sahne’de katılımcılarla buluştu. İlk atölye olması sebebiyle Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem de atölyeye katıldılar.</p>
<p>Atölye yürütücüsü Murat Mahmutyazıcıoğlu, atölye hakkında şunları söyledi:</p>
<p>“7 Haftalık süreçte yeni yazarlara yeni bir alan sunulacak. Bu atölyede ben ve benim gibi yazarlar, yeni yazarlara çeşitli yollar önerecekler. Onlara iyi gelen yöntemleri yazarlarımız uygulayacaklar. Ben de nasıl yazabildiğimi ya da nasıl yazamadığımı anlatacağım.</p>
<p>Şehir Tiyatrosu’nda daha önce yaptığımız atölyede bildiğim her şeyi anlatmaya çalıştım. Bu işin benim için de keyifli tarafı, katılımcılardan benim de bir şey öğrenme ihtimalim. Benim amacım hiyerarşiyi yok ederek orayı bir ekip masası, bir yazar masası haline getirmek. Umarım başarılı olur.</p>
<p>Yazara çok büyük yatırım yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu atölyenin güzel bir yanı da bu atölyeden çıkan oyunları okuma tiyatrosu olarak sahnede görebileceğiz.”</p>
<p>Yoğun ilgi gören atölyeler, oyun yazarlığını desteklemek ve tiyatromuza yeni metinler kazandırmak amacıyla ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyun-yazimi-atolyesi-yazar-yonetmen-ve-oyuncu-murat-mahmutyazicioglunun-atolyesiyle-basladi-600802">Oyun Yazımı Atölyesi Yazar, Yönetmen ve Oyuncu Murat Mahmutyazıcıoğlu&#8217;nun Atölyesiyle Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Don Kişot, İzBBŞT sahnesinde kapalı gişe prömiyer yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/don-kisot-izbbst-sahnesinde-kapali-gise-promiyer-yapti-600511</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2025 23:07:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[don]]></category>
		<category><![CDATA[gişe]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı]]></category>
		<category><![CDATA[kişot]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[prömiyer]]></category>
		<category><![CDATA[sahnesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sahneye]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[zbbşt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600511</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Cervantes’in klasik eserini çağdaş bir yorumla sahneye taşıdığı Don Kişot–Çağdaş Bir Masalın prömiyeri, her yaştan seyircinin katılımıyla gerçekleşti. Oyun, kapalı gişe oynanırken izleyiciden tam not aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/don-kisot-izbbst-sahnesinde-kapali-gise-promiyer-yapti-600511">Don Kişot, İzBBŞT sahnesinde kapalı gişe prömiyer yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Cervantes’in klasik eserini çağdaş bir yorumla sahneye taşıdığı Don Kişot–Çağdaş Bir Masalın prömiyeri, her yaştan seyircinin katılımıyla gerçekleşti. Oyun, kapalı gişe oynanırken izleyiciden tam not aldı.</p>
<p>Geçen günlerde sezonun ilk yeni oyunu Cadı Kazanı’nın prömiyerini yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “Don Kişot-Çağdaş Bir Masal” adlı oyununu seyirciyle buluşturdu. İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde gerçekleşen prömiyere İzBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü, İzBBŞT Şube Müdürü İlayda Akbıyık, bürokratlar ve minikler ile aileleri katıldı. Miguel de Cervantes’in ölümsüz eseri Don Kişot’u çocuk ve aile tiyatrosu fikriyle sahneye uyarlayan oyunun prömiyeri kapalı gişe gerçekleşti. Oyuna katılan miniklerin neşesi ve yetişkinlerin kahkahaları ile sık sık bölünen oyunda, oyuncuların performansı büyük alkış topladı. </p>
<p><strong>“Bizi yalnız bırakmayın”</strong></p>
<p>Oyundan sonra konuşan yönetmen Ahmet Ayaz Yılmaz, tüm seyircilere teşekkür ederek, “İyi ki geldiniz, iyi ki varsınız… Oyunumuzu siz değerli yetişkinlerle, sevgili çocuklarımızın aynı anda ve aynı duygularla deneyimlemesini hedefleyerek sahneye taşıdık. Amacımıza ulaşmaya başladığımızı görmek bizi mutlu etti. Emeği geçen tüm Şehir Tiyatroları çalışanlarına minnettarım. Bu oyunu sahneye taşıma fikri ilk geliştiğinde, yapamayacağımı söylemiştim. Genel Sanat Yönetmeni Yardımcımız Harun Özer ‘Yapacaksın’ dedi. Kendisine yola çıkma cesareti verdiği için teşekkür borçluyum. Genel Sanat Yönetmenimiz Levent Üzümcü’ye de genç yönetmenlerin önünü açtığı için ayrıca teşekkür ederim. Oyunumuz sahnede olmaya devam edecek, bizi yalnız bırakmayın” dedi.</p>
<p>Don Kişot ve yakınlarının macera, heyecan ve aşk dolu hikayesini sahneye taşıyan “Don Kişot-Çağdaş Bir Masal”ı Ahmet Yılmaz uyarladı ve yönetti. Oyunun dekor tasarımını Anıl Işık, kostüm tasarımını Deniz Bilgili, ışık tasarımını Can Tangal, koreografisini Seranay Oğuz, müzik ve bestelerini ise Yavuz Cingöz yaptı. “Don Kişot: Çağdaş Bir Masal”ın dramaturjisinde Halil Ünsal imzası bulunurken; baterist olarak Ahmet Duman, yönetmen yardımcısı olarak İbrahim Alp Okur, yardımcı yönetmen olarak Mehmet Onur Atbaş kadroda yer alıyor. Oyuncu kadrosunda da Cengiz Eşiyok, Başak Akbay Barmanbek, Yiğit Aksütlü, Dine Altıok, Mehmet Onur Atbaş ve Ercan Erdil bulunuyor. Don Kişot-Çağdaş Bir Masal, İzBBŞT sahnelerinde seyircisiyle buluşmayı sürdürecek.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/don-kisot-izbbst-sahnesinde-kapali-gise-promiyer-yapti-600511">Don Kişot, İzBBŞT sahnesinde kapalı gişe prömiyer yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Don Kişot için geri sayım başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/don-kisot-icin-geri-sayim-basladi-598343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 07:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[don]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[kişot]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[sayım]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598343</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Şehir Tiyatroları, aile tiyatrosunun bir örneği olan “Don Kişot: Çağdaş Bir Masal” oyununun prömiyerini 20 Aralık’ta gerçekleştirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/don-kisot-icin-geri-sayim-basladi-598343">Don Kişot için geri sayım başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Şehir Tiyatroları, aile tiyatrosunun bir örneği olan “Don Kişot: Çağdaş Bir Masal” oyununun prömiyerini 20 Aralık’ta gerçekleştirecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın (İzBBŞT) yeni oyunu “Don Kişot: Çağdaş Bir Masal”ın prömiyeri için geri sayım başladı. Sezonun ikinci yeni oyunu olacak yapım 20 Aralık’ta İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde çocuklar ve aileleriyle buluşacak.</p>
<p>Levent Üzümcü’nün genel sanat yönetmenliğinde bu sezon “Cadı Kazanı” oyunu ile seyircisiyle buluşan İzmir Şehir Tiyatroları, minik tiyatroseverleri de unutmadı. Sezonun ikinci oyunu Don Kişot: Çağdaş Bir Masal’da çağlar ötesi kahraman Don Kişot, ilk yaratıcısı Miguel de Cervantes’ten hareketle Ahmet Ayaz Yılmaz tarafından tekrar yorumlandı.</p>
<p><strong>“Aile tiyatrosu fikrini hayata geçirmek istedik”</strong></p>
<p>Sadece çocukların değil yetişkinlerin de keyifle izleyebileceği bir dünyayı sahnede yaratmak amacıyla hazırlanan oyunun yönetmenliğini de üstlenen Ahmet Ayaz Yılmaz, Avrupa’da yaygın olan ‘aile tiyatrosu’ fikrinin bir örneğini İzmir Şehir Tiyatroları olarak sahneye taşımak istediklerini ifade etti. Yönetmen Ahmet Ayaz Yılmaz, &#8220;Bu tür yapımlar, çocuklar ve yetişkinlerin sahnedeki eseri aynı anda ve aynı duyguyla deneyimlemesini hedefler. ‘Oyunumuz da tam olarak bu anlayış üzerine kuruldu. ‘Don Kişot: Çağdaş Bir Masal’ ismini verdiğim bu proje tam olarak bunu hedefliyor. Bu çağda ‘Kahramanlara, kurtarıcılara ihtiyaç var mı?’ diye soruyor&#8230; Ve ‘şövalyelik gibi inşa edilmiş kimliklerden vazgeçilince geriye insanda ne kalıyor?’ sorusuna cevap veriyor. Uyarlamaktan ve yönetmekten büyük bir keyif aldığım bu oyun, kendilik meselesine odaklanan bir çağdaş masal olarak seyircileri ile buluşacak. Kentimizdeki tüm minik izleyicilerimizi ve aileleri tiyatrolarına, yani sahnemize bekliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>8 yaş altı çocuklar da gelebiliyor</strong></p>
<p>8 yaş altındaki çocukların da aileleriyle birlikte izleyebileceği oyunun dekor tasarımında Anıl Işık, kostüm tasarımında Deniz Bilgili, ışık tasarımında Can Tangal, koreografisinde Serenay Oğuz, müzik ve bestelerinde Yavuz Cingöz’ün imzası bulunuyor. “Don Kişot: Çağdaş Bir Masal”ın dramaturjisini Halil Ünsal yaparken oyunda baterist olarak Ahmet Duman, yönetmen yardımcısı olarak İbrahim Alp Okur, yardımcı yönetmen olarak Mehmet Onur Atbaş yer alıyor. Oyuncu kadrosunda da Cengiz Eşiyok, Başak Akbay Barmanbek, Yiğit Aksütlü, Dine Altıok, Mehmet Onur Atbaş ve Ercan Erdil bulunuyor.</p>
<p><strong>Biletleri satışta</strong></p>
<p>“Don Kişot: Çağdaş Bir Masal” 20 Aralık’ta 14.00 ve 18.00 saatlerinin yanı sıra 21 Aralık’ta 14.00’te seyirciyle buluşacak. Oyunun biletleri İzBBŞT bilet gişeleri ve kultursanatbilet.izmir.bel.tr adresinden satışa sunuluyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/don-kisot-icin-geri-sayim-basladi-598343">Don Kişot için geri sayım başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pelin Esmer, yeni filmiyle Nilüfer&#8217;de sinemaseverlerle buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pelin-esmer-yeni-filmiyle-niluferde-sinemaseverlerle-bulustu-597371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 09:07:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[esmer]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmiyle]]></category>
		<category><![CDATA[İzleyiciler]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[pelin]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaseverlerle]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Bir Yönetmen Bir Söyleşi” etkinliğinin bu ayki konuğu ödüllü yönetmen Pelin Esmer oldu. Esmer’in “O da Bir Şey mi?” filminin gösterimiyle başlayan gece, yönetmenin izleyicilerle gerçekleştirdiği keyifli söyleşiyle devam etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pelin-esmer-yeni-filmiyle-niluferde-sinemaseverlerle-bulustu-597371">Pelin Esmer, yeni filmiyle Nilüfer&#8217;de sinemaseverlerle buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Bir Yönetmen Bir Söyleşi” etkinliğinin bu ayki konuğu ödüllü yönetmen Pelin Esmer oldu. Esmer’in “O da Bir Şey mi?” filminin gösterimiyle başlayan gece, yönetmenin izleyicilerle gerçekleştirdiği keyifli söyleşiyle devam etti.</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri ödüllü yapımlar ve usta yönetmenlerle buluşturmayı sürdürüyor. Konak Kültürevi’nde gerçekleştirilen “Bir Yönetmen Bir Söyleşi” etkinliği kapsamında, yönetmenliğini ve senaristliğini Pelin Esmer’in üstlendiği “O da Bir Şey mi?” filmi Bursalı izleyicilerin beğenisine sunuldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Etkinliğe sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi. Başrollerini Timuçin Esen, Merve Asya Özgür, İpek Bilgin ve Nur Sürer’in paylaştığı 2025 yapımı dram filmi, izleyiciler tarafından dikkatle takip edildi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya ortak yapımı olan film; Söke Film Festivali’ne davet edilen yönetmen Levent (Timuçin Esen) ile kaldığı otelde çalışan Aliye’nin (Merve Asya Özgür) kesişen hayatlarına odaklanıyor. Gerçek ile hayal dünyası arasındaki sınırların bulanıklaştığı hikâye, izleyicileri karakterlerin iç dünyasında derin bir yolculuğa çıkardı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Dünya prömiyerini 54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde yapan ve Türkiye’deki ilk gösterimini gerçekleştirdiği 44. İstanbul Film Festivali’nden “En İyi Senaryo Ödülü” ile dönen yapım, Nilüferli izleyicilerden de tam not aldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>FİLM SONRASI KEYİFLİ SOHBET</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Gösterimin ardından düzenlenen söyleşi bölümünde yönetmen Pelin Esmer sahneye gelerek izleyicilerle buluştu. Katılımcıların sorularını yanıtlayan Esmer, filmin ortaya çıkış hikayesi, senaryo süreci ve çekimler sırasındaki atmosfer hakkında merak edilenleri paylaştı. İzleyicilerin filme dair analizlerini de dinleyen başarılı yönetmen, gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pelin-esmer-yeni-filmiyle-niluferde-sinemaseverlerle-bulustu-597371">Pelin Esmer, yeni filmiyle Nilüfer&#8217;de sinemaseverlerle buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Annem Hakkında filmi Asya&#8217;nın en prestijli festivalinde yarışacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/annem-hakkinda-filmi-asyanin-en-prestijli-festivalinde-yarisacak-596707</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 14:05:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[annem]]></category>
		<category><![CDATA[Annem Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[festivalinde]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[prestijli]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yarışacak]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Annem Hakkında uluslararası arenada güçlü bir başlangıç yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annem-hakkinda-filmi-asyanin-en-prestijli-festivalinde-yarisacak-596707">Annem Hakkında filmi Asya&#8217;nın en prestijli festivalinde yarışacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Annem Hakkında uluslararası arenada güçlü bir başlangıç yapıyor.</b></p>
<p><b> </b>“<u>Annem Hakkında”, Asya’nın en prestijli sinema etkinliklerinden 24. Dhaka Uluslararası Film Festivali’nde Dünya Sineması Bölümü’nde Türkiye’yi temsil edecek.</u></p>
<p>Yapımcılığını Ayem Media’nın üstlendiği, senaryosunu ve yönetmenliğini Soner Sert’in yaptığı “Annem Hakkında”, Asya kıtasının en köklü ve en saygın film etkinliklerinden biri olan 24. Dhaka Uluslararası Film Festivali’ne (DIFF) resmi olarak seçildi. Film, festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Dünya Sineması” kategorisinde yarışacak.</p>
<p>10–18 Ocak 2026 tarihleri arasında Bangladeş’in başkenti Dakka’da düzenlenecek DIFF, 1977’den bu yana Asya’da sinema kültürünü geliştirmeyi hedefleyen ve uluslararası alanda güçlü bir itibara sahip olan bir festival olarak öne çıkıyor. Tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği festivalde bu yıl 75 ülkenin en iddialı yapımları yarışacak.</p>
<p><b>Dünya Sineması kategorisinde güçlü bir temsil</b></p>
<p><b> </b>Annem Hakkında’nın, farklı kültürlerin hikâyelerini bir araya getiren “Dünya Sineması Bölümü”ne seçilmesi, filmin uluslararası yolculuğunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Festivalin teması bu yıl “Daha İyi Film, Daha İyi Seyirci ve Daha İyi Toplum.”</p>
<p>Burak Dakak (Caner) ve Kadir Çermik’in (Muharrem), başrolü paylaştığı Annem Hakkında filminde Yurdaer Okur (Halil), Başak Daşman (Nermin), Name Önal (Halime), Sahra Şaş (Ebru), Işıknaz Özedgü (Aylin), Gürsu Gür (Sermet) ve Şerif Erol (konuk oyuncu) gibi birbirinden başarılı oyuncular rol alıyor.</p>
<p><b>Filmin Konusu</b></p>
<p>Bir sayfiye yerinde genç bir kadının (Aysel) ölümünün beşinci yılında bir araya gelen kalabalık aile, geçmişle yüzleşmek ve mevlit okutmak üzere toplanır. Oğlu (Caner), eski kocası (Muharrem), abisi (Halil), yengesi (Nermin) ve kız kardeşi (Halime) arasında başlayan beklenmedik tartışmalar, ilişkilerin hızla çözülmesine ve aile içi dengelerin altüst olmasına neden olur.</p>
<p><b>Künye</b></p>
<p><b>Yapımcı:</b> Ayem Media<br /><b>Yönetmen – Senarist:</b> Soner Sert<br /><b>Görüntü Yönetmeni:</b> Evren Gündoğdu<br /><b>Genel Sanat Yönetmeni:</b> Natali Yeres</p>
<p><b>Yardımcı Yönetmen:</b> Muhammed Doğan Ceylan</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/annem-hakkinda-filmi-asyanin-en-prestijli-festivalinde-yarisacak-596707">Annem Hakkında filmi Asya&#8217;nın en prestijli festivalinde yarışacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[gelişen]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[önal]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[travmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor. Tıpkı 41 yaşındaki aksiyon sahneleri yönetmeni Onur Ozan Önal’ın yaşadıkları gibi… Altı yıl önce geçirdiği trafik kazası ve akabinde yaşadığı düşme sonrasında böbrek fonksiyonlarını kaybeden Önal, bir yıl boyunca diyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürdü. Önal, böbreklerini hiç düşünmeden bağışlayan ablası Nalan Önal sayesinde yeniden hayata tutundu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonunun ardından sağlığına kavuşan Onur, “Hayatın gerçek anlamını, sevdiklerim sayesinde yeniden öğrendim” dedi. </em></p>
<p>İstanbul’da yaşayan evli ve iki çocuk babası 41 yaşındaki Onur Ozan Önal’ın şikayetleri 2019 yılında yaşadığı trafik kazası sonrasında gelişmeye başladı. Ancak onu böbrek yetmezliğine götüren sebep yüksekten düştüğü o kaza oldu. Bu olay sonrasında böbrek fonksiyonlarını tamamen kaybeden Önal bir yıl boyunca diyaliz tedavisi gördü. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen nakil ameliyatı drensiz şekilde tamamlanan Onur ameliyatın üçüncü, ablası Nalan ise ikinci gününde taburcu edildi.</p>
<p><strong>‘BÜYÜK TRAVMALAR VE BAZI İLAÇ TEDAVİLERİ DE BÖBREK HASARINA NEDEN OLABİLİYOR’</strong></p>
<p>Trafik kazaları, ağır travmalar veya kas ezilmeleri gibi durumlar böbreklerde ciddi hasara yol açabiliyor. Bu tür travmalar sonrası gelişen böbrek yetmezliğinin çoğu zaman geç fark edildiğine işaret eden Doç. Dr. Veysel Umman, bu nedenle travma, halsizlik veya ödem gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerektiğini vurguları. Türkiye’de her yıl binlerce kişi böbrek yetmezliğiyle mücadele ederken, Onur’un hikayesinin bir kez daha organ bağışının ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu hatırlattı. </p>
<p><strong>“BÖBREK FONKSİYONLARIMI TAMAMEN KAYBETTİM”</strong></p>
<p>Hastalığını ilk kez 2019 yılında trafik kazası sonrasında öğrendiğini söyleyen Onur Ozan Önal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: “Kaza sonrasında halsizlik ve bitkinlik hissetmeye başladım. Yapılan muayenelerde ödemler nedeniyle nefrolojiye yönlendirildim. Tetkikler sonucunda vücudumda protein kaçağı olduğu, yani nefrotik sendrom teşhisi konuldu. Yaklaşık beş yıl boyunca tedaviler devam etti. Ancak çalışırken yaşadığım yüksekten düşme travması nedeniyle böbrek fonksiyonlarımı tamamen kaybettim ve diyaliz tedavisine başlamak zorunda kaldım. Diyaliz süreci oldukça zorluydu çünkü dört saat boyunca makineye bağlı kalıyorsunuz. Sürekli hareket halinde olmam gereken bir işim var, ancak bu süreç işime devam etmemi güçleştirdi. Bazen diyalize beş kilo fazla gidiyordum ve bayılacak kadar halsiz düşüyordum. Bu durum hem iş hem aile yaşamımı olumsuz etkiledi.”</p>
<p><strong> “BÜYÜK TRAVMALAR BÖBREKLERİ SUSTURABİLİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Veysel Umman, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda genellikle enerji düşüklüğü, halsizlik, bitkinlik ve iştah kaybı görüldüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Hastamız da benzer şekilde yorgunluk ve enerji düşüklüğü şikayetleriyle başvurdu. Günlük yaşamına devam edebiliyordu ancak sürekli bir halsizlik hali vardı. Vericisi kız kardeşiydi. Kardeşler arasında genetik uyum genellikle daha yüksektir. Bu hastada da üç bölü altı uyum dediğimiz, risk açısından avantajlı bir eşleşme vardı.”</p>
<p>Doç. Dr. Umman, Önal’ın altı yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından hastanede tedavi gördüğünü, o dönemde ödem ve benzeri şikayetlerin başladığını belirtti. “Uzun dönem takiplerinde kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulmuş. Böbrek fonksiyonları zamanla azalmış ve son bir yıldır diyaliz tedavisi alıyordu. Bu hasta özelinde, trafik kazası sonrasında ortaya çıkan bir böbrek yetmezliği söz konusu. Ancak genel olarak, büyük travmalar, deprem gibi kas ezilmesine yol açan durumlar veya bazı ilaç tedavileri de böbrek hasarına neden olabiliyor. Bu nedenle halsizlik, ödem, şişlik gibi belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“KAS DOKUSU PARÇALANDIĞINDA BÖBREK SÜZME FONKSİYONUNU YİTİRİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, Onur Ozan Önal’ın yüksekten düşme travmasının da tabloyu ağırlaştırdığını belirterek, “Olay sonrasında yapılan tetkiklerde böbrek enzimlerinin çok yüksek olduğu ve böbreklerin artık çalışmadığı tespit edilerek diyaliz tedavisine başlanmış. Bu tablo, deprem gibi kas hasarı ve dokusal yıkıma neden olan durumlarda görülen böbrek hasarıyla benzerlik gösteriyor. Kas dokusu parçalandığında böbrek süzme fonksiyonunu yitiriyor ve tıkanma meydana geliyor” dedi.</p>
<p><strong>AMELİYAT ÖNCESİNDE 10 KİLO VERDİ</strong></p>
<p>Hastanın aynı zamanda obeziteyle de mücadele ettiğini belirten Umman, “Kilo fazlalığı nedeniyle operasyon öncesi yaklaşık üç buçuk aylık bir hazırlık süreci planladık. Hastamız bu süreçte 10 kilo vererek ameliyata hazır hale geldi. Obez hastalarda karın bölgesindeki yağlanma, böbreğin yerleştirileceği alana ulaşmayı ve damar bağlantılarını yapmayı zorlaştırabiliyor. Ayrıca kilo vermek diyabet riski açısından da büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“TAM KAPALI BÖBREK NAKLİ İYİLEŞME SÜRECİNİ HIZLANDIRDI”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, başarılı geçen operasyonun ardından alıcı ve vericinin kısa sürede taburcu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Her iki hastamız da şu anda iyi durumda, böbrek fonksiyonları sağlıklı şekilde çalışıyor. Böbrek nakillerinde iyileşmeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri kapalı ameliyat yöntemidir. Bu yöntem sayesinde vericide ağrı çok daha az görülür, yara iyileşmesi hızlı olur ve kişiler kısa sürede işine ve günlük yaşamına dönebilir. Bu hastamızda da benzer şekilde sorunsuz bir iyileşme süreci yaşandı. Organ yetmezlikleri ister böbrek ister karaciğer olsun, ülkemizde giderek artıyor. Bu nedenle organ bağışı bilincinin yaygınlaşması çok önemli. Canlı vericiler dışında kadavradan yapılan organ bağışlarının da artması, bu hastalar için hayat kurtarıcı olacaktır.”</p>
<p><strong>‘NAKİLDEN SONRA DAHA ÇOK AİLEME VE KENDİME YÖNELDİM’</strong></p>
<p>Geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Önal bu süreçle birlikte hayata bakışının tamamen değiştiğini söyleyerek,  şunları anlattı: “Nakil sonrasında ise hayatım tamamen değişti. Nakilden önce daha çok iş ve dış dünya odaklıydım; nakilden sonra ise daha çok aileme ve kendime yöneldim. Bu süreçte elimden geldiğince bedensel olarak da daha sağlıklı, daha formda bir yapıya kavuşmaya çalıştım. Beslenmeme dikkat ediyorum, hareket ediyorum.”</p>
<p><strong>“HAYAT, SEVDİKLERİMİZLE BİRLİKTEYKEN GÜZEL”</strong></p>
<p>Kardeşine böbreğini bağışlayan Nalan Önal ise, “Kazadan sonra Onur aynı gün diyalize bağlandı. O an kardeşimi makineye bağlı görünce kararımı verdim. Çünkü hayat, sevdiklerimizle birlikteyken güzel. Diyalizin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyordum. Daha önce çevremde böbrek nakli olmuş kişiler vardı, bu nedenle ilk günden itibaren böbreğimi vermeye kararlıydım. Ameliyattan iki gün sonra taburcu oldum, kısa sürede normal hayatıma döndüm. İnsanlar korkmasın, bu süreç sanıldığı kadar zor değil. Zaten birçok kişi farkında olmadan tek böbrekle hayatına devam ediyor. Benim de hayatımda hiçbir değişiklik olmadı; yeme içmem, yürüyüşüm, iş performansım aynı şekilde sürüyor. En önemlisi, artık sevdiklerimle daha sağlıklı ve uzun bir ömür geçireceğim” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sony Future Filmmaker Awards: 2026 Jüri Kadrosu Açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sony-future-filmmaker-awards-2026-juri-kadrosu-aciklandi-593452</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 14:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[awards]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmmaker]]></category>
		<category><![CDATA[future]]></category>
		<category><![CDATA[jüri]]></category>
		<category><![CDATA[kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[sektörün]]></category>
		<category><![CDATA[sony]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593452</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sony Future Filmmaker Awards, 2026 edisyonunun sektörün önde gelen isimlerinden oluşan jüri kadrosunu açıkladı. Ödül programı, 8–11 Haziran 2026 tarihleri arasında Culver City’deki Sony Pictures Studios’ta gerçekleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sony-future-filmmaker-awards-2026-juri-kadrosu-aciklandi-593452">Sony Future Filmmaker Awards: 2026 Jüri Kadrosu Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sony Future Filmmaker Awards, 2026 edisyonunun sektörün önde gelen isimlerinden oluşan jüri kadrosunu açıkladı. Ödül programı, 8–11 Haziran 2026 tarihleri arasında Culver City’deki Sony Pictures Studios’ta gerçekleşiyor.</p>
<p>Ödüller bu yıl dördüncü kez düzenleniyor. Program, yükselen yetenekleri öne çıkarmayı sürdürüyor ve onlara kariyerlerini ileri taşımaları için yaratıcı bir ivme sunuyor. Creo tarafından Sony ortaklığıyla hayata geçirilen bu kısa film programı, sinemayı yeniden şekillendiren yeni sesleri kutluyor. Ayrıca uluslararası film topluluğu içinde güçlü bağlar kurmalarına olanak tanıyor. Finale kalan yaratıcılar özel bir endüstri programına katılmak üzere Los Angeles’a davet ediliyor. Özenle hazırlanan gösterimler ve atölyeler aracılığıyla sektörün perde arkasına benzersiz bir erişim elde ediyor. Bu içgörü, zanaat ve topluluğu bir araya getiren yapı, yeni hikâye anlatıcılarına küresel ölçekte kariyerlerini ileri taşımak için önemli bir araç sunuyor. Ücretsiz olarak başvuruya açık yarışma, 16 Aralık 2025 tarihine kadar başvuruları kabul ediyor.</p>
<p>Bu yılın kazananlarını belirleyen jüri, sektörün farklı alanlarından gelen dört önemli isimden oluşuyor. Jüri üyeleri arasında Altın Küre adayı yönetmen ve yapımcı <strong>Will Gluck</strong>; Pascal Pictures Film ve Televizyon Başkanı ve usta yapımcı <strong>Rachel O’Connor</strong>; animasyon yönetmeni <strong>Adam Rosette</strong> ve ödüllü yönetmen <strong>Justin Chadwick</strong> yer alıyor. Chadwick jüri başkanlığını üst üste dördüncü kez sürdürüyor.</p>
<p>Jüri Başkanı <strong>Justin Chadwick</strong>: “Geçen yılki finalist seçkisi, kendine özgü sesleri ve etkileyici anlatılarıyla 30 olağanüstü yönetmeni bir araya getirdi. Katılımcılar, Los Angeles’ın yaratıcı kalbinin merkezinde yer aldı. Program, sinemanın gerçek zamanlı olarak nasıl evrildiğine dair benzersiz bir erişim sundu. Bu yıl da güçlü bir jüri ekibimiz bulunuyor. Hepimiz, sınırları zorlayan, gerçek duygular yaratan ve izleyicilerin dünyayı algılama biçimini dönüştüren filmleri keşfetmeyi bekliyoruz. 2026 edisyonuna ilerlerken, iyi bir filmi olağanüstü kılan o özgünlüğü ve vizyon kıvılcımını bulmak için sabırsızlanıyoruz.” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Bu yılın finalistleri <strong>30 Nisan 2026</strong> tarihinde açıklanacak. Ardından finalistler, 8–11 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenen dört günlük özel program için Los Angeles’da misafir edilecek. Sony Pictures yöneticileri tarafından yürütülen bu oturumlar, sektörün temel alanlarına odaklanıyor. Program, yapımdan yetenek anlaşmalarına, stüdyonun film satın alma yaklaşımından halkla ilişkiler süreçlerine kadar birçok konuya ışık tutuyor. Aynı zamanda animasyon tekniklerini ve hikâyeyi sesle yapılandırma sanatını ele alıyor. Katılımcılar, son teknoloji gösterimlerle sektörün geleceğine dair önemli bir perspektif ediniyor.</p>
<p>Program, dünyanın dört bir yanından gelen finalistlerin sektör liderleriyle bağlantı kurmasını sağlıyor. Bu etkileşim, güçlü bir uluslararası yaratıcı ağın parçası olmaları için önemli bir fırsat yaratıyor. Etkinlik, 11 Haziran 2026’da düzenlenen gala töreniyle sona erecek. Kategori kazananları bu törende açıklanıyor ve nakit ödüller ile Sony Dijital Görüntüleme ekipmanları takdim edilecek.</p>
<p>2026 yarışmasında yönetmenler beş farklı kategoride kısa filmlerle başvuru yapabiliyor. Kategoriler Kurmaca, Belgesel, Animasyon, Öğrenci ve Future Format olarak sıralanıyor. Future Format kategorisi, katılımcıları bold ve yenilikçi anlatım biçimlerini keşfetmeye teşvik ediyor. Bu yıl katılımcılardan özellikle <strong>dikey formatta (9:16)</strong> hazırlanmış kısa filmler isteniyor.</p>
<p>Creo ve Sony tarafından başlatılan <strong>Sürdürülebilirlik Ödülü</strong> de bu yıl geri dönüyor. Ödül, çevre, erişilebilirlik, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık temalarını yaratıcı bir dille ele alan kısa filmleri öne çıkarıyor. Amaç, gezegenin geleceği için birlikte hareket etmeye ilham veren hikâyeleri görünür kılmak oluyor.</p>
<p>Ödüller hakkında daha fazla bilgi için sonyfuturefilmmakerawards.com adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sony-future-filmmaker-awards-2026-juri-kadrosu-aciklandi-593452">Sony Future Filmmaker Awards: 2026 Jüri Kadrosu Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniden Sinematek&#8217;ten Sivil Özgürlükler seçkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekten-sivil-ozgurlukler-seckisi-588512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2025 12:18:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[dram]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[seçkisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinematek]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588512</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek, kasım ayı boyunca her pazar saat 19.00'da Elhamra Sahnesi’nde "Sivil Özgürlükler" seçkisiyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Ücretsiz yapılacak gösterimlerde her film seyirciyi başka bir hikâyeye doğru yolculuğa çıkaracak. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekten-sivil-ozgurlukler-seckisi-588512">Yeniden Sinematek&#8217;ten Sivil Özgürlükler seçkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek, kasım ayı boyunca her pazar saat 19.00&#8217;da Elhamra Sahnesi’nde &#8220;Sivil Özgürlükler&#8221; seçkisiyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Ücretsiz yapılacak gösterimlerde her film seyirciyi başka bir hikâyeye doğru yolculuğa çıkaracak. </p>
<p>İzmirli sinemaseverler, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleriyle kasım ayında da buluşuyor. Elhamra Sahnesi’nde bu ay “Sivil Özgürlükler&#8221; seçkisi yer alacak. Seçki, toplumsal yapıdaki aksaklık ve farklılıklar, sınıf mücadelesi ve gücü elinde tutan sisteme karşı azınlığın direnişi gibi konuları içeren filmlerden oluşuyor. Filmler, ücretsiz olarak kasım ayı boyunca her pazar saat 19.00&#8217;da gösterilecek. Ayrıntılı bilgi için kultursanat.izmir.bel.tr adresi ziyaret edilebilir. </p>
<p><strong>Çağının ötesinde bir distopya: Metropolis </strong><br />Yönetmen koltuğunda Alman dışavurumcu sinemanın önemli temsilcilerinden Fritz Lang’ın oturduğu 1927 yapımı bilim kurgu ve dram türlerindeki sessiz film Metropolis, dünya sinemasının en etkili bilim kurgu örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Endüstrileşme çağının etkilerinin görüldüğü distopik bir evrende geçen Metropolis’te, bölünen toplumsal yapı ve sınıf çatışmaları zamanının çok ötesinde bir şehir tasarımı kullanılarak beyaz perdeye yansıtılıyor. Film, Goethe Institut iş birliği ile 2 Kasım’da gösterimde olacak. </p>
<p><strong>Diktatörlüğe karşı bir başkaldırı: Yaşasın Zapata</strong><br />Başrollerinde Marlon Brando ve Anthony Quinn gibi efsane isimlerin yer aldığı 1952 ABD yapımı biyografi, tarih, dram ve western türlerindeki Yaşasın Zapata filminin yönetmenliğini Elia Kazan üstlenirken, senaryosunu John Steinbeck kaleme aldı. Cannes Film Festivali ve Akademi Ödülleri’nde çeşitli ödüllere layık görülen ve Edgecumb Pinchon’un Zapata the Unconquerable eserinden beyaz perdeye uyarlanan filmde, Meksika Devrimi’nin en önemli isimlerinden  köylü lider Emiliano Zapata&#8217;nın yozlaşmış, baskıcı rejime ve bu düzenin temsilcisi diktatör Porfirio Díaz’a karşı verdiği mücadelenin öyküsü anlatılıyor. Film, 9 Kasım’da izleyici ile buluşacak. </p>
<p><strong>Guildford Dörtlüsü&#8217;nün gerçek hikâyesi: Babam İçin</strong><br />Yönetmen koltuğunda Jim Sheridan’ın oturduğu Babam İçin filminin başrolünde Daniel Day-Lewis yer alıyor. 1993 İrlanda- Birleşik Krallık ortak yapımı biyografi, suç ve dram türlerindeki film, 1994 Berlin Uluslararası Film Festivali’nden Altın Ayı ile döndü. Babam İçin, 1974’te Guildford&#8217;da bir barın bombalanması sonrasında dört İngiliz asker ile bir sivilin ölümüyle sonuçlanan olayda haksız yere hüküm giyen Guildford Dörtlüsü&#8217;nün gerçek hikâyesine odaklanıyor. Film 16 Kasım’da beyaz perdeye yansıtılacak.</p>
<p><strong>Emeğin mücadelesi: Norma Rae</strong><br />Yönetmenliğini Martin Ritt’in üstlendiği 1979 ABD yapımı dram türündeki Norma Rae filmi, 1979 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görüldü. Başrol oyuncusu Sally Field’e de Cannes Film Festivali’nde ve Akademi Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandıran filmde, tekstil alanında çalışan bir işçi ve yalnız bir anne Norma Rae’nin hikayesi işleniyor. Film, 23 Kasım’da gösterilecek. </p>
<p><strong>İdealler ve sınıf mücadelesi: Eğitmenler </strong><br />Yönetmen koltuğunda Hans Weingartner’in oturduğu ve senaryosunu Hans Weingartner ile Katharina Held’in kaleme aldığı 2004 Avusturya-Almanya ortak yapımı dram türündeki Eğitmenler filmi, 2004 Münih Film Festivali’nde Weingartner ve Held’e Genç Alman Sineması Yönetmenlik ve Senaryo Ödülleri’ni kazandırdı. Politik bir atmosferde geçen filmde kapitalist düzene tepkili gençler Jan, Peter ve Jule’nin hikayesi beyaz perdeye yansıtılıyor. Filmin gösterimi Goethe Institut iş birliği ile 30 Kasım günü gerçekleştirilecek. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekten-sivil-ozgurlukler-seckisi-588512">Yeniden Sinematek&#8217;ten Sivil Özgürlükler seçkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın son yarışmacıları perdedeydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-2-588442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[içe]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[perdedeydi]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmacıları]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588442</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanında sona yaklaşılırken festival perdesine; iki Ulusal Uzun Metraj, bir Uluslararası Uzun Metraj, bir de Ulusal Belgesel yarışmacısı film yansıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-2-588442">Altın Portakal&#8217;ın son yarışmacıları perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanında sona yaklaşılırken festival perdesine; iki Ulusal Uzun Metraj, bir Uluslararası Uzun Metraj, bir de Ulusal Belgesel yarışmacısı film yansıdı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde son yarışma filmleri de seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarındaki gösterimlerin ardından film ekipleri, seyircilerin sorularını cevapladı. <br />PARÇALI YILLAR, PARÇALANAN İNSANLAR <br />Yönetmenliğini Hasan Tolga Pulat’ın üstlendiği “Parçalı Yıllar”, günün ilk Ulusal Yarışma filmiydi. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından yönetmen Hasan Tolga Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk, oyuncular Yetkin Dikinciler ve Levent Özdilek söyleşiye katıldı. <br />Türkiye’nin siyasî olarak da belirsizliğe ve nihayet askerî darbeye sürüklendiği, Türk sinemasınınsa tamamen bitmesiyle sonuçlanan süreçte sinema salonlarını kaplayan ve ‘araya parça giren’ filmler olarak bilinen erotik film dönemini ele alan ‘Parçalı Yıllar’ filmi, seyircilerin beğenisiyle karşılandı. <br />ORTA SINIFLA İNCEDEN DALGA GEÇEN ‘EN GÜZEL CENAZE ŞARKILARI’<br />Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “En Güzel Cenaze Şarkıları” oldu. Filmin ardından gerçekleştirilen söyleşiye; yönetmen Ziya Demirel ile oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Hidayet Tili, Nalan Kuruçim, Çağdaş Ekin Şişman, Ayça Damgacı ve Özer Keçeci katıldı. <br />Yönetmen Ziya Demirel; pek çok farklı öyküden kurulu filmin anlatım biçiminin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Kimlik dolandırıcılığı ve uzaktan hiç görmediği birine duyulan hisler ve yastan sonra çıkan bir merak gibi içeriklerden etkilenmiştim. Bu içerikle ilgili haberler de duyuyordum. Bir yanda da kendi içinde ama ilerledikçe birleşen öyküler&#8230; Yusuf Tan Demirel ile altı cümle yazdım ve her bir bölüm için doğaçlama sahneler yazdık. Sanki seyircinin bir sahneye atıldığı, kimin kim olduğunu anlamadığı, geç kaldığını düşündüğü bir içerik hayal ettik.” <br />ULUSLARARASI YARIŞMA’DA BİR ‘SANATÇI’ FİLMİ <br />Başarılı sanatçı Lina’nın yaşadığı içsel dönüşümleri kendine özgü bir sinema diliyle anlatan “The Currents” ise günün Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmiydi. Gösterimin ardından başrol oyuncusu Isabel Aime Gonzalez Sola, seyircilerin sorularını cevapladı. Sola, yönetmen Milagros Mumenthaler ile çalışmaları hakkında, “Vizyonu olan ve detaylara çok önem veren bir yönetmen. Bu vizyon ile filmimiz çok özenle gelişti” derken karakteri, kendisnin nasıl oluşturduğunu şöyle anlattı: “Senaryoyu ilk okuduğumda, yönetmen tarafından tam bir karakter analizi olmadığı için, oyunculara bırakılan bir düşünce oldu. Bana göre Lina’nın yolculuğu, içten gelen bir yolculuk. Zor olan da içsel yolculuğun dışa aktarımı, içerideki o fırtınayı dışarıya aktarmak. Lina içten içe bir şeylerden kaçmaya çalışıyor ama aynı zamanda kaçamayacağını da kabullenerek yolculuğuna devam ediyor” <br />500 KEÇİNİN 501’İNCİSİ; CENGİZ <br />Altın Portakal yarışındaki son film, Belgesel Yarışma filmlerinden “Keçi 501”di. Doğu Karadeniz yaylalarında, 500 keçinin arasında 501’inci keçi olan Cengiz Taşçı’nın peşine düşen filmin yönetmeni Evrim Çervatoğlu ve görüntü yönetmeni Reşat Okan Candem, gösterimden sonra seyircileriyle buluştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-2-588442">Altın Portakal&#8217;ın son yarışmacıları perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın Son Yarışmacıları Perdedeydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-588421</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[belge]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[içe]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[keçi]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[perdedeydi]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmacıları]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588421</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde son yarışma filmleri de seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarındaki gösterimlerin ardından film ekipleri, seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-588421">Altın Portakal&#8217;ın Son Yarışmacıları Perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde son yarışma filmleri de seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarındaki gösterimlerin ardından film ekipleri, seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Parçalı yıllar, parçalanan insanlar</p>
<p>Yönetmenliğini Hasan Tolga Pulat’ın üstlendiği “Parçalı Yıllar”, günün ilk Ulusal Yarışma filmiydi. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından yönetmen Hasan Tolga Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk, oyuncular Yetkin Dikinciler ve Levent Özdilek söyleşiye katıldı. </p>
<p>Türkiye’nin siyasî olarak da belirsizliğe ve nihayet askerî darbeye sürüklendiği, Türk sinemasınınsa tamamen bitmesiyle sonuçlanan süreçte sinema salonlarını kaplayan ve ‘araya parça giren’ filmler olarak bilinen erotik film dönemini ele alan film, seyircilerin beğenisiyle karşılandı. </p>
<p>Bu dönemi işlemenin, üniversite yıllarından beri aklında olduğunu söyleyen Hasan Tolga Pulat, hikâyeninse yıllar içinde geliştiğini dile getirdi: “2005&#8217;ten beri kafamda erotik film dönemiyle ilgili bir şey yapmak vardı ama ne yapacağıma dair çok fazla bir bilgim yoktu. Daha sonra hikaye; erotik film dönemini anlatmaktansa bir karakterin kendi doğrularıyla hayatın gerçekleri arasında sıkışmasına evrildi”</p>
<p>Pulat, o dönemi şöyle resmetti: “Bu dönemi çok anlatılmaya değer buluyorum. Türkiye&#8217;nin yozlaşmaya başlaması, fırsatçılığın artması, o dönemlere tekabül ediyor. Onun sinemadaki izdüşümüydü bu dönem. Ama bunları geride tutup bir karakterin, bir insanın, bir babanın; doğrularını ne kadar koruyabileceğiyle ilgili bir paranoya var bende; onu anlatmaya çalıştım. Filme, herkesin haklı olduğu bir yer koymaya uğraştım çünkü gerçekten hayat, herkesin haklı olduğu bir yer” </p>
<p>“Artık parçalı değil bütünleşmiş yıllar yaşayalım”</p>
<p>Başrol oyuncusu Yetkin Dikinciler, sözlerine, meşhur bir klişeye atıfla, “Yıllardır sanat için soyunacağım bir film arıyordum” diyerek başladı. Canlandırdığı karakterin yaşadığı ikilemleri, bütün oyuncuların hatta bütün insanların yaşadığını dile getiren Dikinciler, “İnsanlar hep bir şeyleri aşmak zorunda; idealleriyle, yaşam gerçekleri ve hayat gailesi arasında bir mücadele halindeler” diye konuştu.  </p>
<p>‘Parçalı yıllar’ı aynı zamanda sosyolojik olarak da değerlendiren oyuncu; şunları söyledi: “Filmin adı bir metafor olarak da öne çıktı. Evet; araya parçaların girdiği yıllardı ama insanların, ideolojik olarak ve inandıkları şey uğruna önce kendini sonra karşıtını parçalamaya çalıştığı yıllardı da. Bu, dönem dönem kendini tekrar ediyor. Galiba bu dönemde hedefimizin, önyargıları parçalamak olduğunu anlamak gerektiğini düşündüğümüzde, önyargıları parçalamaya çalıştığımızda biz artık parçalı değil bütünleşmiş yıllar yaşarız diye düşünüyorum”</p>
<p>Oyuncu Levent Özdilek’se bizzat yaşadığı dönem hakkına şu yorumu yaptı: “Ben yaşım itibariyle o dönemleri yaşadım; bana da geldi bu filmler. Ama o zamanlar hem tiyatro anlamında hem siyasi anlamda direndiğimiz dönemlerdi. Tolga da söyledi; hayatın farklı evreleri var. Kaybedecek şeyleriniz arttıkça -mal mülkten bahsetmiyorum, bir çocuğunuz olduğu zaman ki en önemlisi odur- tavırlar değişebiliyor. Tam da bu 1975-1980 yıllarını çektik filmde. Tam da 12 Eylül döneminde benim oğlum oldu. Ve yapmadığım ya da çok direndiğim bazı işleri yapmak durumunda kaldım. O yüzden senaryoyu okuduğum zaman ‘hah!’ dedim; bu film o döneme bir belge gibi olacaktı. Hem de benim kendi hayatıma, sanatsal ve siyasî sürecime bir belge olacaktı” </p>
<p>Orta sınıfla inceden dalga geçen “En Güzel Cenaze Şarkıları” </p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “En Güzel Cenaze Şarkıları” oldu. Filmin ardından gerçekleştirilen söyleşiye; yönetmen Ziya Demirel ile oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Hidayet Tili, Nalan Kuruçim, Çağdaş Ekin Şişman, Ayça Damgacı ve Özer Keçeci katıldı. </p>
<p>Yönetmen Ziya Demirel; pek çok farklı öyküden kurulu filmin anlatım biçiminin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Kimlik dolandırıcılığı ve uzaktan hiç görmediği birine duyulan hisler ve yastan sonra çıkan bir merak gibi içeriklerden etkilenmiştim. Bu içerikle ilgili haberler de duyuyordum. Bir yanda da kendi içinde ama ilerledikçe birleşen öyküler&#8230; Yusuf Tan Demirel ile altı cümle yazdım ve her bir bölüm için doğaçlama sahneler yazdık. Sanki seyircinin bir sahneye atıldığı, kimin kim olduğunu anlamadığı, geç kaldığını düşündüğü bir içerik hayal ettik” </p>
<p>Bu içeriğin, oyunculuğa etkisi sorulduğunda ise ilk sözü, Esra Dermancıoğlu aldı: “Senaryoyu nasıl yöneteceğine hâkim olan bir yönetmenle çalışmak çok büyük bir konfor. Evet, doğaçlamalar oldu ama ben çokça Ziya’nın gözünün içine baktım. Doğaçlamayı severim ama Ziya’nın hayal ettiği bir şey olduğu için o doğrultuda gitmeyi tercih ettim”</p>
<p>“Oyuncu mahareti olan birçok şeyin, yönetmen ve senarist mahareti olduğunu düşünüyorum” diyen Halil Babür, “Hikâye çok iyi kurulmamış olsaydı bizim, oyuncu olarak, doğaçlamamız bir faciaya dönüşebilirdi” diye konuştu. </p>
<p>Senaryoyu okuduğunda, hangi rolde olursa olsun, bu filmde olmak istediğini dile getiren Ayça Damgacı; “Yeni bir dünya, orta sınıf alışkanlıkları ve kültürü ile ince bir yerden dalga geçen ve o rahatlatan alanı açtığı için bu filmde olmaktan çok mutluyum” dedi. </p>
<p>Uluslararası Yarışma’da bir ‘sanatçı’ filmi </p>
<p>Başarılı sanatçı Lina’nın yaşadığı içsel dönüşümleri kendine özgü bir sinema diliyle anlatan “The Currents” ise günün Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmiydi. Gösterimin ardından başrol oyuncusu Isabel Aime Gonzalez Sola, seyircilerin sorularını cevapladı. Sola, yönetmen Milagros Mumenthaler ile çalışmaları hakkında, “Vizyonu olan ve detaylara çok önem veren bir yönetmen. Bu vizyon ile filmimiz çok özenle gelişti” derken karakteri, kendisnin nasıl oluşturduğunu şöyle anlattı: “Senaryoyu ilk okuduğumda, yönetmen tarafından tam bir karakter analizi olmadığı için, oyunculara bırakılan bir düşünce oldu. Bana göre Lina’nın yolculuğu, içten gelen bir yolculuk. Zor olan da içsel yolculuğun dışa aktarımı, içerideki o fırtınayı dışarıya aktarmak. Lina içten içe bir şeylerden kaçmaya çalışıyor ama aynı zamanda kaçamayacağını da kabullenerek yolculuğuna devam ediyor” </p>
<p>500 keçinin 501’incisi; Cengiz</p>
<p>Altın Portakal yarışındaki son film, Belgesel Yarışma filmlerinden “Keçi 501”di. Doğu Karadeniz yaylalarında, 500 keçinin arasında 501’inci keçi olan Cengiz Taşçı’nın peşine düşen filmin yönetmeni Evrim Çervatoğlu ve görüntü yönetmeni Reşat Okan Candem, gösterimden sonra seyircilerin karşısına çıktı. </p>
<p>Belgeselin, Taşçı ile sohbetlerinin üzerine ortaya çıktığını söyleyen yönetmen, şöyle konuştu: “Cengiz ağabeyi ara ara görüyordum, aslında ikimiz de aynı coğrafyadanız. Bazen onunla konuşma fırsatı buluyordum. Belgesel çekmemiz için sadece bir şart sundu: İstediğim zaman sigara içeceğim!” Taşçı’yı, ‘501. keçi’ olarak nitelemelerinin sebebini ise şöyle açıkladı: “Diğer iki yardımcı karakterden çok uzakta, başka bir hayatın içerisinde yalnızlığı… Aslında çok küçük yaşta ailesini kaybetmesi, sonra keçilerle birlikte bir yaşama başlaması, onlara annelik, ağabeylik, kardeşlik, yoldaşlık yapması…”</p>
<p>Keçilerin hareketlerini günlük olarak takip etmenin zorluğunu vurgulayan, görüntü yönetmeni Candem; “Sonunda bir rotasyon çizmem gerektiğini düşündüm. Bütün gün hayvanların ne tarafa gideceğini, hangi açıdan, nasıl onları hissedebileceğimi, gerçek duyguyu nasıl verebileceğimi bulmak için çok çalıştım. Ortam da zordu; 20 santim kar yağıyor, ertesi gün kar yok! Evrim’le hep kavga ediyoruz. Bir ara kâğıt kalemle çizdik, bayağı gerilla gibi çalıştık” dedi. </p>
<p>Belgeseli izleyenler arasındaki, Ulusal Belgesel Yarışması’nın diğer filmlerinden “Tanıştığıma Memnun Oldum”un yürütücü yapımcısı Ahmet Seyrekbasan ise meslektaşlarını şu sözlerle takdir etti: “Nefis bir şey izledik. Günlerdir bir sürü belgesel izledik, biz de yarışıyoruz ama sizinle yarışabiliyorsak gurur duyuyoruz kendimizle”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-588421">Altın Portakal&#8217;ın Son Yarışmacıları Perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gorunenin-otesini-arastiran-belgeseller-altin-portakalda-588273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:58:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[araştıran]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[görünenin]]></category>
		<category><![CDATA[ötesini]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588273</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ermeni bir demirci ustası, yüz yıllar ötesinden meçhul bir ressam ve ismi, kitap kapaklarının ardında duran bir tasarımcıyı konu alan belgeselleri, seyirciyle buluşturdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunenin-otesini-arastiran-belgeseller-altin-portakalda-588273">Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ermeni bir demirci ustası, yüz yıllar ötesinden meçhul bir ressam ve ismi, kitap kapaklarının ardında duran bir tasarımcıyı konu alan belgeselleri, seyirciyle buluşturdu. <br />62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Belgesel Yarışma filmleriyle çok kıymetli değerleri, kitlelere tanıtmaya devam ediyor. Festivalde, Mardinli Ermeni demir ustası Yervant Demirci’nin hayatını anlatan “Yerli Yurtsuz”, kimliğine dair hâlâ bilgi bulunmayan gizemli sanatçı Mehmed Siyah Kalem hakkındaki “Üstad Mehmed Siyah Kalem” ve grafik tasarımcı Birol Bayram’ı ele alan “Kitabın Rüyası” belgeselleri seyirci karşısındaydı. <br />YAZIYA DÖKMEK YERİNE KAMERA İLE ÜRETMEK İSTEDİM <br />Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’ndaki gösterimlerin ardından ilk olarak “Yerli Yurtsuz”un yönetmeni Rıza Oylum, yapımcısı Murat Yıldırım ve kurgucusu Ali Moslemi soruları cevapladı. Yönetmen Rıza Oylum, Yervant Demirci ile tanışıp samimi olduktan sonra belgeseli yapmaya karar verdiğini söylerken, “10 yılı aşkın süredir sinema üstüne yazılar yazıyorum. Kameradan çekilen görüntüleri yazıya dökmek dışında kendim de kamera ile üretim yapmak istedim. Benim genel çalışma disiplinim; ötekiler, azınlıklar üzerine. Türkiye içindeki azınlıkların yanında farklı ülkelerdeki hakim inancın, hakim yapının dışında kalanlar. O yüzden buradaki açmazların, çatışmaların görsel dile geçmesi gerektiğini düşündüm” dedi.<br />SİYAH KALEM DANSI ALBÜMÜ İLE YOLLARIMIZ KESİŞTİ <br />Türk resminin belki de en özgün ve en gizemli figürü Mehmed Siyah Kalem’in peşine düşen “Üstad Mehmed Siyah Kalem” belgeseli de seyirci karşısındaydı. Gösterimin ardından yönetmen Selin Aktaş ve besteci Mehmet Can Özer, soruları cevapladı. Prof. Evren Karayel Gökkaya’nın, “Orta Çağ&#8217;ın Grotesk Dünyası ve Mehmed Siyah Kalem&#8217;in Demonları” makalesi sayesinde Siyah Kalem’den haberdar olduğunu belirten yönetmen Selin Aktaş, “Bunun üzerine Siyah Kalem’le ilgili neler var, diye bir araştırmaya giriştiğimde Mehmet beyin ‘Siyah Kalem Dansı’ albümünü gördüm. Böylece yollarımız kesişti” diyerek belgeselin hayata geçme sürecini özetledi. <br />GÖSTERİM SONRASI SEYİRCİYLE BULUŞTULAR <br /> “Kitabın Rüyası”, grafik tasarımcı Birol Bayram’ı; Zeynep Atakan, Ahmet Ümit, Yekta Kopan, Gürbüz Doğan Ekşioğlu gibi özel isimlerin de anlatımıyla beyazperdeye taşındı. Belgeselin yönetmeni Aslı Atasoy, görüntü yönetmeni Hakan Kasırga, belgeselin katılımcılarından akademisyen- küratör Sevengül Sönmez ve belgeselin odak ismi Birol Bayram, gösterim sonrası seyirciyle bir araya geldi. Gazeteci- yönetmen Aslı Atasoy; hazırladığı bir haber dosyası vesilesiyle Birol Bayram ile tanıştıktan sonra kitap kapağı tasarımlarından haberdar olduğunu ve bunun üzerine belgesel fikrinin geliştiğini belirtti. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunenin-otesini-arastiran-belgeseller-altin-portakalda-588273">Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dante&#8217;den Godard&#8217;a: İlahi Komedya!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/danteden-godarda-ilahi-komedya-588315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:55:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dante]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[godard]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[komedi]]></category>
		<category><![CDATA[komedya]]></category>
		<category><![CDATA[lahi]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588315</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Yarışma bölümünde bugün, İranlı yönetmen Ali Asgari’nin son filmi “İlahi Komedya”(Komedi İlahi) seyircilerle buluştu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/danteden-godarda-ilahi-komedya-588315">Dante&#8217;den Godard&#8217;a: İlahi Komedya!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Yarışma bölümünde bugün, İranlı yönetmen Ali Asgari’nin son filmi “İlahi Komedya”(Komedi İlahi) seyircilerle buluştu. </p>
<p>Dünya galasını Venedik Film Festivali’nde yapan film; kariyerinin son eserini sansürle boğuşarak tamamlamaya çalışan bir yönetmenin hikâyesi üzerinden özgürlük, yaratıcılık ve adalet arayışını gözler önüne seriyor. Dante’nin İlahi Komedya’sından ilham alırken “Godard’dan da mı utanmıyorsun?’ repliğine de ev sahipliği yapan ironik filmin yönetmeni Ali Asgari, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından soruları cevapladı. </p>
<p>İlahi Komedya’dan esinini, ‘hayır kelimesinin gücü’ ile aldığını dile getiren yönetmen, bunu şöyle açıkladı: “Hayır’ kelimesinin gücünü göstermek, ‘hayır’ diyerek cehennemden cennette nasıl gidilebileceğini anlatmak istedim. Filmin bütününde İlahi Komedya’dan çok şey var ama en çok üzerinde durduğum nokta; engellere ‘hayır’ demenin gücü. Orijinal anlatıya sadık kalarak modern versiyonları değerlendirmeye çalıştım. İlahi Komedya aslında trajediyi, komedi tarzında anlatan bir kitap; ben de bunu referans aldım. Komedi, kitabın yazıldığı dönemden farklı algılanıyor artık dünyamızda ama ben komediyi ironik bir komedi olarak ele aldım”</p>
<p>Komedi ve gerçek hayat arasındaki çizgiyi nasıl belirlediği sorusuna ise yönetmenin cevabı; “İran’da gerçek hayat ile komedi arasında bir fark yok” şeklinde oldu. “İran hakkındaki bir filmi İran dışında çekmek istemedim ama filmi İran’da göstermek için izin de alamadık” diyen Asgari, önceki filminden dolayı İran yönetimiyle pek çok sorun yaşadığını hatırlattı. Bu film de dahil, pek çok filmin, İran’da vizyona girmesine izin verilmese de seyircinin, filmlere ulaşmanın yolunu bulduğunu söyleyen Asgari, “Bu tür filmler, kütüphanelerde ve kafelerde izlenebiliyor. İran’da çok bilinçli bir film izleyicisi var. Nuri Bilge Ceylan, İran’da belki Türkiye’den daha fazla tanınıyor” diye konuştu. Filmdeki Türkçe diyalogları da bu kültürel yakınlıkla açıklayan yönetmen, şöyle konuştu: “Film zaten benim şahsî deneyimlerimden ve Behram’ın deneyimlerinden yola çıkarak yazıldı. Behram, Türk ve bu filmi beraber yazdık. İran’da yaklaşık 50 milyon Türk var ama Türkçe bir film yayınlanması oldukça zor”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/danteden-godarda-ilahi-komedya-588315">Dante&#8217;den Godard&#8217;a: İlahi Komedya!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırların Ortaya Çıktığı, Gerilim Dolu Bir Gecenin Hikayesi &#8220;Öksüzler&#8221; Seyirciyle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sirlarin-ortaya-ciktigi-gerilim-dolu-bir-gecenin-hikayesi-oksuzler-seyirciyle-bulustu-587996</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 17:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çıktığı]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[gecenin]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[sırların]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587996</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Dennis Kelly’nin yazdığı, Ogeday Erkut’un yönettiği “Öksüzler” oyununu seyirciyle buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sirlarin-ortaya-ciktigi-gerilim-dolu-bir-gecenin-hikayesi-oksuzler-seyirciyle-bulustu-587996">Sırların Ortaya Çıktığı, Gerilim Dolu Bir Gecenin Hikayesi &#8220;Öksüzler&#8221; Seyirciyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları <b>Dennis Kelly</b>’nin yazdığı, <b>Ogeday Erkut</b>’un yönettiği “Öksüzler” oyununu seyirciyle buluşturdu.</p>
<p>Travmatik bir gecede, karanlık bir sırrın açığa çıkışının anlatıldığı oyun, 29 Ekim 2025 Çarşamba günü 20.00’de Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ilk gösterimini yaptı.</p>
<p>Oyunun ilk gösterimine, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem’in yanı sıra çok sayıda basın mensubu ve sanatçı katıldı.</p>
<p>Oyunun sonunda söz alan Yönetmen Ogeday Erkut:</p>
<p>“Şehir Tiyatroları’na çok büyük teşekkür etmemiz lazım. Çünkü biz genç sanatçılar olarak dışarıda bir iş yapmak; bizim hayal ettiğimiz, eğitimini aldığımız, uğruna çalıştığımız şeyleri idame ettirebilmek zor oluyor. Şehir Tiyatroları yöneticileri bize ‘bütün kapılarını açıp buyurun oyununuzu istediğiniz gibi yapın’ dediler.</p>
<p>Bu muhteşem kucak açma için Şehir Tiyatroları ailesine ve Genel Sanat Yönetmenimiz Ayşegül İşsever’e çok teşekkür ederim” dedi.</p>
<p>Sahneye konuşmasını yapmak üzere davet edilen Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:</p>
<p>“Cumhuriyet’in 102. yılında, Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık etmiş bir kurum olarak, bu anlamlı günde sahnelerimizi bu genç arkadaşlarımıza, genç meslektaşlarımıza emanet etmekten çok gurur duyuyoruz.</p>
<p>Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Huzurlarınızda bir kez daha genç meslektaşlarımı kutluyorum. Bu konuda bize destek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Bu oyunun süpervisörlüğünü yapan Ali Gökmen Altuğ’a da çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>Arkadaşlarımı kutluyorum. Çünkü onlar aynı zamanda başka oyunlarda oynuyorlar. Hem oyunlarını oynadılar hem provalarını yaptılar hem de karşımıza çıktılar.</p>
<p>38.’sini gerçekleştirmiş olduğumuz Genç Günler’de bu oyunu çalışıp bir prodüksiyon olarak sundular. Yönetim olarak Genç Günler’de izleyip beğendik. Onları repertuvarımıza davet ettik. Yolları açık olsun. Ayrıca sizlere de teşekkür ediyorum. Böyle bir gecede bizi yalnız bırakmadığınız için. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.” dedi.</p>
<p>Dekor tasarımını Cihan Aşar, Batuhan Bozcaada’nın, kostüm tasarımını Zuhal Soy’un, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler, Gökhan Balsoy’un, ışık tasarımını Osman Aktan, Ali Özkır’ın yaptığı, fotoğraflarını Ahmet Çelikbaş’ın çektiği oyunda <b>Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Ogeday Erkut </b>rol alıyor.</p>
<p>Oyun, 30 Ekim-1 Kasım, 5-8 Kasım 2025 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 29 Kasım 2025 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.</p>
<p><b>Oyunun Konusu:</b></p>
<p>Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.</p>
<p>Gençlik Günleri &#8220;İç Yapımlar&#8221; kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. </p>
<p>İyi seyirler…</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sirlarin-ortaya-ciktigi-gerilim-dolu-bir-gecenin-hikayesi-oksuzler-seyirciyle-bulustu-587996">Sırların Ortaya Çıktığı, Gerilim Dolu Bir Gecenin Hikayesi &#8220;Öksüzler&#8221; Seyirciyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kesilmiş Bir Ağaç Gibi&#8221; ve &#8220;Noir&#8221; filmleri seyirciyle buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kesilmis-bir-agac-gibi-ve-noir-filmleri-seyirciyle-bulustu-587930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 16:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[kesilmiş]]></category>
		<category><![CDATA[noir]]></category>
		<category><![CDATA[seyirciyle]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakın geçmişin peşinde belgeseller, güncel konulardan mitolojiye uzanan kısa filmler ve heyecan dolu sinema okulları öğrenci filmleri Altın Portakal perdesindeydi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kesilmis-bir-agac-gibi-ve-noir-filmleri-seyirciyle-bulustu-587930">&#8220;Kesilmiş Bir Ağaç Gibi&#8221; ve &#8220;Noir&#8221; filmleri seyirciyle buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yakın geçmişin peşinde belgeseller, güncel konulardan mitolojiye uzanan kısa filmler ve heyecan dolu sinema okulları öğrenci filmleri Altın Portakal perdesindeydi. </p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşanıyor. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) salonları, sinemanın her rengini kucaklıyor. Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı.  <br />“GERÇEK DİYE BİR ŞEY YOK; ALGILARIMIZ VAR”<br />Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken “The Making of Michale Petite”, festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye katılan yönetmen Feyyaz Yıldırım projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi.<br />“SİZİ RAHATSIZ EDEBİLDİYSEM MEMNUN OLURUM”<br />Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, “Roman Gibi” adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan “Roman Gibi”, Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra soruları yanıtlayan yönetmen Tayfun Belet “Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum” diye konuştu. <br />“NİLGÜN MARMARA’NIN DİLİNİN PEŞİNE DÜŞTÜK”<br />Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu “Nilgün” belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından soruları cevaplayan yönetmen Tolga Oskar, “Dilin olanaklarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık” dedi. <br />KISA FİLM 2. SEÇKİSİ AKM PERGE’DEYDİ<br />Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. “Giderayak”, “Akşam Yemeği”, “Defne” filmleri de yönetmen ve oyuncularıyla seyirci karşısına çıktı. Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de AKM Aspendos Salonu’daydı. “Sazdan Örülen Hayat”, “Çukurova’nın Kara Ekmeği”, “Seni Görebilecek Miyim Anne?”, “Tümseğin Uğultusu” ve “Köye Dönerken” filmlerinin yönetmen ve oyuncu kadrosu gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı. </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kesilmis-bir-agac-gibi-ve-noir-filmleri-seyirciyle-bulustu-587930">&#8220;Kesilmiş Bir Ağaç Gibi&#8221; ve &#8220;Noir&#8221; filmleri seyirciyle buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk sinemasının genç yüzü Altın Portakal&#8217;da beyaz perdeye taşındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-genc-yuzu-altin-portakalda-beyaz-perdeye-tasindi-587921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 16:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemasının]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yüzü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakın geçmişin peşinde belgeseller, güncel konulardan mitolojiye uzanan kısa filmler ve heyecan dolu sinema okulları öğrenci filmleri Altın Portakal perdesindeydi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-genc-yuzu-altin-portakalda-beyaz-perdeye-tasindi-587921">Türk sinemasının genç yüzü Altın Portakal&#8217;da beyaz perdeye taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yakın geçmişin peşinde belgeseller, güncel konulardan mitolojiye uzanan kısa filmler ve heyecan dolu sinema okulları öğrenci filmleri Altın Portakal perdesindeydi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşanıyor. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) salonları, sinemanın her rengini kucaklıyor. Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>“GERÇEK DİYE BİR ŞEY YOK; ALGILARIMIZ VAR”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken “The Making of Michale Petite”, festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye katılan yönetmen Feyyaz Yıldırım projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“SİZİ RAHATSIZ EDEBİLDİYSEM MEMNUN OLURUM”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, “Roman Gibi” adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan “Roman Gibi”, Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra soruları yanıtlayan yönetmen Tayfun Belet“Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>“NİLGÜN MARMARA’NIN DİLİNİN PEŞİNE DÜŞTÜK”</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu “Nilgün” belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından soruları cevaplayan yönetmen <span>Tolga Oskar, “Dilin olanaklarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>KISA FİLM 2. SEÇKİSİ AKM PERGE’DEYDİ</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. “Giderayak”, <span>“Akşam Yemeği”, “Defne” filmleri de yönetmen ve oyuncularıyla seyirci karşısına çıktı. </span>Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de AKM Aspendos Salonu’daydı. “Sazdan Örülen Hayat”, “Çukurova’nın Kara Ekmeği”, “Seni Görebilecek Miyim Anne?”, “Tümseğin Uğultusu” ve “Köye Dönerken” filmlerinin yönetmen ve oyuncu kadrosu gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı. </span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-genc-yuzu-altin-portakalda-beyaz-perdeye-tasindi-587921">Türk sinemasının genç yüzü Altın Portakal&#8217;da beyaz perdeye taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akm]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[peşinde]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sertel]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[Yapımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587885</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885">Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. </p>
<p>“Gerçek diye bir şey yok; algılarımız var”</p>
<p>Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken “The Making of Michale Petite”, festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Feyyaz Yıldırım, yapımcı Ferahnaz Ör ve ortak yapımcı Melda Çınar katıldı. </p>
<p>Yönetmen, projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi. Böyle bir projenin büyük cesaret gerektirdiği yönündeki yoruma ise “Benim bir projenin peşinde koşmam için projenin beni heyecanlandırması ve farklı bir şey yaptığımı hissettirmesi gerekiyor. Bu da zaten risk alarak yapılabilen bir şey. O yüzden ben en başından motiveydim” cevabını verdi. Yapımcı Ferahnaz Ör ise proje sürecinde yaşanan heyecanın, riskten değil ‘hep birlikte iş çıkarma’ heyecanından kaynaklandığını dile getirdi. </p>
<p>Filmdeki bakışın, kendi günlük hayatı içinde bir karşılığı olup olmadığı şeklindeki soruyu da Yıldırım şöyle cevapladı: “Bütün bir hayatı kurmaca olarak görüyorum aslında. Bir gerçeklik yok sadece bizim yarattığımız küçük gerçeklikler var. Daha somut gidecek olursak günlük yaşantımızdan bir hikâye yazarken veya günlük tutarken bile kendimizi, olduğundan farklı yazıyoruz; bize yansımasını yazıyoruz. Somut bir gerçeklik yok; her şeyin bize yansıması ve bizim onu algılayış biçimimiz var”</p>
<p>“Sizi rahatsız edebildiysem memnun olurum”</p>
<p>Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, “Roman Gibi” adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan “Roman Gibi”, Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra yönetmen Tayfun Belet ve Nur Deriş, seyircilerin sorularını cevapladı. Belet, “Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum” diye konuştu. Nur Deriş ise Sabiha Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte yayınladığı Tan Gazetesi’ne yönelik baskın olayı üzerinden ifade özgürlüğünün bugününü yorumlanması istenince şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bu kadar desteklemiş Serteller’in başına gelenler; çok güzel düşüncelerle, özgürlük, eşitlik gibi fikirlerle kurulmuş bu cumhuriyette ve aynı zamanda bu cumhuriyetin taşıdığı çocukluk hastalıklarının da sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Bu çocukluk hastalıkları bir türlü tedavi edilemiyor. Bir türlü demokrasiyi sindiremiyor bu ülke” </p>
<p>“Nilgün Marmara’nın dilinin peşine düştük”</p>
<p>Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu “Nilgün” belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından yönetmen Tolga Oskar, yapımcı Beyazıt Yüksekdam, sanat yönetmeni Ebrarnur Altın ve görüntü yönetmeni Atakan Demirbozan seyircilerin sorularını cevapladı. Marmara üzerine uzun süre araştırmalarda bulunduklarını söyleyen Oskar, “Dilin olanaklarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık” dedi. Eserlerinden çok intiharından bahsedilen Marmara’yı, belgeselde de bu yönüyle konumlandırmaktan kaçındıklarını belirten Atakan Demibozan ise “Bunu dramatikleştirmemek için başta daha yalın bir dil kullandık. İntihara odaklanmaktan ziyade onun yaşamına, nasıl biri olduğuna dikkat ettiğimiz bir çerçeveye yaklaştırmak istedik ve görsel dünyamızı da bunun üzerine kurduk” diye konuştu. </p>
<p>Kısa Film 2. Seçkisi AKM Perge’deydi</p>
<p>Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. “Giderayak” filminden yönetmen Nuh Lalbay, yönetmen yardımcıları  Burak Lalbay ve Nesli Özalp ile oyuncular Atilla Acar, Vadi Cirik ve  Bahadır Kaytan, gösterimin ardından soruları cevapladı. Filmde yardımcılığını da yapan oğlu Burak’ın aldığı “yurt dışına git, hayatını kurtar” tavsiyelerinden hareketle filmi yaptığını söyleyen Nuh Lalbay, “Ben filmde bu konuda bir sonuca varmaya çalışmadım sadece tartışmak istedim” dedi. </p>
<p>“Akşam Yemeği” filmi ekibindense yönetmen Okan Akgün, yapımcı-senarist Suat Köçer, uygulayıcı yapımcı Hümam Özkara ve oyuncular Yağmur Ruken Kahraman, Berfin Taş ve Sefa Şenel; gösterimden sonra seyirci karşısındaydı. Suat Köçer, senaryoyu; 30’lu yaşlarında ve henüz evlenmediği için ailesinden baskı gören bir arkadaşının yaşadıklarından hareketle yazdığını belirtirken yönetmen Okan Akgün, şu an hikâyenin uzun metraj halini tasarladığını duyurdu. </p>
<p>“Defne” filminin; yönetmen Hamdi Furkan Yıldırım, yapımcılar M. Sait Dindar ve Faruk Ulusoy, görüntü yönetmeni Cemal Çimen ve oyuncular Gülşah Büktür ile Lidya Akkuş’tan oluşan ekibi de seyirciyle buluştu. Yönetmen; defnenin mitolojik hikâyesine, Joseph Campbell&#8217;ın &#8220;Kahramanın Sonsuz Yolculuğu&#8221; kitabını okurken rastladığını, bunun üzerine bu filmi yapmaya karar verdiğini söyledi. </p>
<p>Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de bugün AKM Aspendos Salonu’daydı. “Sazdan Örülen Hayat” filminin yönetmenleri Zeynep Aslı Yoncu ve Zübeyde Melek Algül, “Çukurova’nın Kara Ekmeği” filminin yönetmeni Onur Sürek, “Seni Görebilecek Miyim Anne?” filminin yönetmeni Hasan Hüseyin Korkmaz, “Tümseğin Uğultusu” filminin yönetmeni Abdurrahim Karabulut, “Köye Dönerken” filminin yönetmeni Musa Uysun gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885">Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haberlerden Sinemaya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/haberlerden-sinemaya-587702</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 07:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[haberlerden]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaya]]></category>
		<category><![CDATA[tunç]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587702</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bugün Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’ndan iki konuk ağırladı. Tunç Davut’un yönettiği “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” ve Ragıp Ergün’ün yönettiği “Noir”, hikâyelerini haberlerden alan ancak kendi sinemasal anlatımlarıyla işleyen filmlerdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/haberlerden-sinemaya-587702">Haberlerden Sinemaya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bugün Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’ndan iki konuk ağırladı. Tunç Davut’un yönettiği “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” ve Ragıp Ergün’ün yönettiği “Noir”, hikâyelerini haberlerden alan ancak kendi sinemasal anlatımlarıyla işleyen filmlerdi. </p>
<p>Orta sınıf ailenin çöküşü</p>
<p>Ulusal Yarışma filmlerinden “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”nin, AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından gerçekleşen söyleşide; yönetmen  Tunç Davut, yapımcı-senarist Sinem Altındağ, ortak yapımcı Can Yılmazer, oyuncular Feyyaz Duman, Selen Kurtaran, Dilan Düzgüner, Muttalip Müjdeci ve Muhammed Muhammed, seyircilerden gelen soruları cevapladı.  </p>
<p>Kendisiyle sadece para için ilişki kuran oğlu ve yurtdışına yerleşmeyi planlayan kızıyla gerçek bir ‘aile’ duygusu yaşayamayan emekli mühendis Refik; Suriyeli göçmen Nesrin ve Nesrin’in çocuklarını aile gibi benimser. Oğlu ve kızının; Avrupa’ya kaçabilmeleri için Nesrin’e para verdiğini öğrenmeleri, bu arada da Nesrin’in, çocuklarını bırakıp ortadan kaybolması, krizin fitilini tetikler.  </p>
<p>Yönetmen Tunç Davut, filmin konusuna bir haberde rastladığını söyledi: “Haberde Suriyeli bir göçmenin intiharı vardı. Haberle ilgili görüntülere ulaşmaya çalıştım; şöyleydi görüntüler: Bir ara sokaktaki güvenlik kamerası, sokağın açıldığı dörtyol ağzını görüyordu. Dört yolu çaprazlama geçen bir adam görüldü ve yolun ortasında durdu. Geniş bir rögar kapağı vardı; o kapağı kaldırdı ve herkesin şaşkın bakışları arasında kendini içine bıraktı. İtfaiyenin geldiğini, bütün yolun kazıldığını ve onun cansız bedeniyle karşılaşıldığını gördük”</p>
<p>Senaryoyu çalışırken göçmenlere ve toplumsal yapıya bakma ihtiyacı hissettiklerini belirten Davut, “Böylece öykü; aile ilişkileri, ötekileşme, toplumsal yapı, sınıfsal ayrımlar ve vicdan üzerine şekillenmeye başladı ve yaşlı bir adamın vicdanî hesaplaşmasını, çöken orta sınıf aile yapısını anlatmaya çalıştık” diye konuştu.  </p>
<p>Yıllar önce yine Altın Portakal’da tanıştığı Tunç Davut’la dengeli bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getiren oyuncu Feyyaz Yıldırım, “Tunç hoca bize oyun anlamında alan açtı ama neticede biz, hikâyenin bir parçasıydık. Doğaçlama da kattık ama tabii yönetmen tarafından belirlenen zorunlu sınırlar vardı” dedi.  </p>
<p>“Sanat da kadın cinayetleri de stilize edilecek konular değil”</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışma filmi “Noir” ise yönetmen Ragıp Ergün’ün sanata ve kadın cinayetlerine dair özgün bir söz söyleme çabası. İstanbul’dan uzak, ıssız bir adaya yerleşip sinemaya veda filmini çekmeyi planlayan bir yönetmen, tanımadığı bir kızın cenazesinde ağlayınca birden linç girişiminin hedefi olur. Filmin AKM Aspendos Salonu’ndaki gösteriminin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Ragıp Ergün, yapımcı Özlem Öçalmaz, oyuncular Cansel Elçin, Nazan Bayazıt, Erol Babaoğlu, Ceren Köse, Ece Gökçen ve Mesut Toprakaran katıldı. </p>
<p>“Tek tercihim vardı; zamana çentik atmak” diyen yönetmen, sözlerini şöyle açıkladı: “Sanatın, bir şekilde, zamanın ruhuna bir imza ya da bir işaret koyması gerektiğine inanıyorum. Noir&#8217;daki bu tercihte şu arayış vardı: Sinema mı, entertainment mı yapacağım? Yoksa zamana bir çentik atıp yoluma devam mı edeceğim? İkinciyi seçtim. Çünkü kadın cinayetleri de bu kadar azımsanacak, stilize edilecek bir konu değil”</p>
<p>Ergün’ü de ilk harekete geçiren, bir haber olmuş. Fakat haberdeki olayı olduğu gibi anlatmayı, ‘stilize’ bulduğunu belirten yönetmen, “Öyle yapsaydım huzur bulamayacaktım” dedi. Konuyu ayrıca mekândan da bağımsız olarak ele almayı tercih ettiğini söyleyen Ergün, “Çünkü bu dertleri Türkiye’ye, kendi halkımıza, kendi toprağımıza mal etmek de çok ağrıma gidiyordu. Bir bakıma bu yüzden girişteki İngilizce orijinal Shakespeare metnini değiştirmek istemedim” diye konuştu.</p>
<p>Karakterler arasında film boyunca hissedilen mesafenin, oyunculardaki karşılığı sorulduğunda ilk sözü, Cansel Elçin aldı: “Benim için en önemli şeylerden biri; filmin kendi dilinin olması. Film, yönetmenindir. Biz iyi de oynasak kötü de oynasak orada Tanrı, yönetmendir; oradan keser, buradan çeker, bizi istediği gibi yönetir. Bu filmde de böyle oldu” </p>
<p>Nazan Bayazıt ise ‘en sevdiği yöntemle’ çalıştıklarını dile getirdi: “Oyuncunun en sevdiği şey şudur; sahnenin mantığı ve karakter ona verilir ve oyuncu serbest bırakılır. Yani biz kelime kelime, harf harf bir senaryoya köle edilmedik. Yönetmen bize filmin dünyasını anlattı ve biz o dünyayı aldık, karakterleri giydik. Ben zaten bir anneyim ve bir çocuğum var. O yüzden filmde anneyi oynamak benim için kolay oldu ama bir evladın kaybını oynamakta zorlandım” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/haberlerden-sinemaya-587702">Haberlerden Sinemaya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal Galalarında Kıbrıs&#8217;tan Bir Misafir Vardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-galalarinda-kibristan-bir-misafir-vardi-587675</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 18:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[galalarında]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[misafir]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vardı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587675</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararaı Antalya Altın Portakal Film Festivali, sadece filmlerle değil söyleşilerle de takipçilerine yepyeni dünyaların kapılarını aralıyor. Salı günü gerçekleştirilen Özel Gösterim programındaki filmlerden “Tuvaldeki Sır” ekibi, bunun güzel bir örneği oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-galalarinda-kibristan-bir-misafir-vardi-587675">Altın Portakal Galalarında Kıbrıs&#8217;tan Bir Misafir Vardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararaı Antalya Altın Portakal Film Festivali, sadece filmlerle değil söyleşilerle de takipçilerine yepyeni dünyaların kapılarını aralıyor. Salı günü gerçekleştirilen Özel Gösterim programındaki filmlerden “Tuvaldeki Sır” ekibi, bunun güzel bir örneği oldu. </p>
<p>Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge salonundaki gösterimin ardından yönetmen Ömer Evre, yapımcı- yönetmen Biket İlhan, oyuncular Cemal Hünal, Devrim Nas, Hatice Tezcan seyircilerin sorularını cevapladı ve yakın görünse de bilinmeyen bir dünyanın üzerindeki perdeyi kaldırdı.  </p>
<p>Kıbrıs ve Türkiye arasındaki ilişkiyi, Türkiye’den adaya gelen bir senaristin, eski bir yasak aşka dair bulduğu izler üzerinden ele alan “Tuvaldeki Sır”ın yönetmeni Ömer Evre, “Türkiye’ye Kıbrıs’ı anlatmaya çalıştım” dedi. Filmin de bir “Kıbrıs” filmi olduğunu vurgulayan Evre; “Filmde Rum arkadaşlarımız da yer alıyor. Bu sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti filmi değil Kıbrıs filmi” diye konuştu. </p>
<p>Filmin hikâyesinin, Kıbrıs’ın Kraliçeleri adlı bir resim sergisini gezerken zihninde belirdiğini  dile getiren Evre, yapım aşamasında ise Biket İlhan’la çalıştıklarını belirtti ve bu beraberliğin hikâyesini şöyle anlattı: “10 yılın aşkın bir süre önce tanıştık Biket Hocamla. 10 yıldır hep yanımdaydı, destek verdi. Çünkü biz de Kıbrıs sinema sektörünü geliştirmeye çalışıyoruz ve Kıbrıs sinema sektörlerinde Biket İlhan&#8217;ın katkısı çok büyüktür. Sizin 90&#8217;larda yaşadığınız gelişimi biz henüz yaşıyoruz” </p>
<p>Biket İlhan’sa yönetmenle tanışma ve film yapma süreçlerini şu sözlerle ifade etti: “Filmi izlerken Ömer’le tanıştığımız günü hatırladım. Filmi anlattı, çok heyecanlıydı. O an ne filmin konusunu biliyorum ne nerede çekeceğimi; hiçbir şey bilmiyorum. Ama ben bu çalışmanın içinde olmak istiyorum, dedim. Kıbrıs&#8217;ta olması apayrı heyecan verici oldu. Hele Lefke; orayı görmek benim için müthiş heyecan verici. Filmdeki evin sahipleriyle bir gün sabaha kadar sohbet ve birçok hikâye birikti. Sonra Lefke&#8217;yi dolaştım tek başıma. Tanımadığım insanlarla konuştum, her konuştuğum insanla yeni sırlar öğrendim”</p>
<p>Role hazırlık aşamalarından bahseden oyunculardan Cemal Hünal; “Benim için çok içsel bir süre; sadece benimle oynayacağım karakter arasında. Onun bir hazırlığı olabileceğine inanmıyorum” derken Hatice Tezcan, Kıbrıslı bir oyuncu olarak yaşadıklarını ve gözlemlerini şöyle paylaştı: “Ben, 90&#8217;larda gençliğini yaşamış biri olarak, Kıbrıs Adası&#8217;nda hayal bile etmenin kapalı olduğu bir dönemde büyüdüm. Güney&#8217;e gitmek imkansızdı, tek açılacağımız yer Türkiye&#8217;ydi, Avrupa bir hayaldi. Bu filmin hataları olabilir ama Kıbrıs&#8217;taki meslektaşlarımız açısından bir örnek teşkil etmesini ve hayal kurdurmak açısından bir mihenk taşı olmasını çok isterim. Çünkü çok yetenekli insanlar var fakat hayal edemiyoruz; nereye uçacağımızı hayal edemiyoruz” </p>
<p>Günün diğer Özel Gösterim’i ise AKM Aspendos Salonu’ndaki “Cam Sehpa”ydı. Yönetmen Can Evrenol, görüntü yönetmeni Hakan Dinçkuyucu, yardımcı yönetmen Ladin Esen ve uygulayıcı yapımcı Batu Erol ile oyuncular Alper Kul, Özgür Emre Yıldırım, Ece Su Uçkan ve Elif Sevinç; gösterim sonrası söyleşiye katıldı. </p>
<p>Henüz bebek sahibi olmuş bir çiftin içine sürüklendiği karanlık olaylar üzerinden günümüz Türkiye’sinden bir kara komedi örneği sunan “Cam Sehpa”nın yönetmeni Can Evrenol, bügüne kadarki filmografisinde farlı bir yerde duran filmin ortaya çıkışını şöyle anlattı: </p>
<p>“Film bana uyarlama senaryo olarak geldi. Dedim ki ‘ne alaka? İki sene öncesinin bir İspanyol filminin Türkçesini kim ne yapsın! Teklif eden kişi ısrar etti. Benim de kısa filmlerimden itibaren hep bir bebek, aile, sofra, sosyal klostrofobi öğeleri olduğu için bir yandan da şaşırdım.  Ve ulaşabileceğim bir cast’la, bazı dokunuşlarla yerelleştirdiğimiz zaman çok daha enteresan olacağını hissettim.  Çok ters köşe, çok yetenekli, çok başarılı bir komedi oyuncusunu alıp senaryoyu, onun da sevdiği bir yerden yaparsak o zaman bir manası olacağını düşündüm. Adam Sandler&#8217;ın “Uncut Gems”de oynaması veya Doğu Demirkol&#8217;un “Ahlat Ağacı”nda oynaması gibi”</p>
<p>“Rol gelince adeta üzerimde bir bomba patladı”</p>
<p>Alper Kul ise film için “Bence bu bir yönetmen filmi, ben sadece işimi yapmaya çalıştım” yorumunu yaptı. Kul, şöyle devam etti: “Bir oyuncuya böyle bir rol geldiğinde, oyuncunun tüm geçmişini sorgulaması gerekiyor; ya oynayacağım ya oynamayacağım. İki çocuk babasıyım, çok fazla anatomik iş yapmış bir insanım. Bu rol gelince gerçekten adeta üzerimde bir bomba patladı. Kabul etmeme ihtimalim yoktu ama süreci de çok zordu. En zorlandığım sahne; bebeği ilk defa poşette görme. Bayağı uykularımı kaçırıyordu çünkü buna inanmak ve inandırmak. Bir de oyuncu bir senaryoyla karşılaşınca dönüp kendi heybesine bakar; ben hayatta neler yaşadım ve bu rol için heybeden ne çıkartabilirim?’ Ama bakıyorsunuz; heybe bomboş. O yüzden bu kısım benim için çok zordu” </p>
<p>Seyirciler filmin komedi mi dram mı olduğuna karar veremedikleri yorumunu yaparken oyuncu Elif Sevinç, kendi bakış açısını şöyle paylaştı: “Biz bu filmi komik olması için yapmadık ama ben de izlediğimde komik buldum. Çünkü her karakterin kendi dünyası ve kendi gerçekliği vardı. Komik olmasının sebebi, bana göre, tüm karakterlerin gerçekliğinin birbirine karışmasıydı.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-galalarinda-kibristan-bir-misafir-vardi-587675">Altın Portakal Galalarında Kıbrıs&#8217;tan Bir Misafir Vardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal; Belgeseller, Kısa Filmler ve Sinema Okulları Filmleri Programı ile Bugün Dopdoluydu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-belgeseller-kisa-filmler-ve-sinema-okullari-filmleri-programi-ile-bugun-dopdoluydu-587596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 11:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[naif]]></category>
		<category><![CDATA[okulları]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın Portakal, bugün en yoğun günlerinden birini yaşadı. Salonlar; belgeseller, kısa filmleri ve sinema okulları filmlerinin gösterim ve söyleşilerine ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-belgeseller-kisa-filmler-ve-sinema-okullari-filmleri-programi-ile-bugun-dopdoluydu-587596">Altın Portakal; Belgeseller, Kısa Filmler ve Sinema Okulları Filmleri Programı ile Bugün Dopdoluydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal, bugün en yoğun günlerinden birini yaşadı. Salonlar; belgeseller, kısa filmleri ve sinema okulları filmlerinin gösterim ve söyleşilerine ev sahipliği yaptı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün herkese, her ilgi alanına göre programlar vardı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla Sinema Okulları Yarışma filmleri ile Yarışma bölümündeki kısa film ve belgesellere ev sahipliği yaptı.  </p>
<p>AKM Perge Salonu’nda gösterilen, Ulusal Belgesel Yarışma’daki “Tanıştığıma Memnun Oldum”, “Berona” ve “Kendal’a Bir Heykel” filmlerinin ekipleri, gösterimlerden sonra seyirci karşısındaydı.</p>
<p>“Tanıştığıma Memnun Oldum”</p>
<p>Hatay depreminde evlerini de kaybeden, SMA hastası Deniz ve Can Doğru kardeşlerin hikâyesini anlatan belgeselin hayata geçmesini sağlayan, müzisyen Jehan Barbur. Senarist, yapımcı ve ortak yönetmen olarak belgesele katkıda bulunan Barbur ve danışman Nesra Gürbüz Acar, gösterim sonrası söyleşiye katıldı.  </p>
<p>İskenderun’lu olduğunu ve belgeseldeki aileyi on yıldır tanıdığını belirten Jehan Barbur, tanışma hikâyelerini şöyle anlattı: </p>
<p>Deniz şarkılarımı çok dinlermiş. Menajerime ulaşıp tanışmak istediğini söylemiş. Ben genelde böyle durumlarda biraz çekinik davranıyorum. Ama İskenderunlu olduğum için annemi ziyarete gittiğim bir seferde onlara uğradım; uğrayış o uğrayış. Aile gibi olduk. Deniz bana bir kitap yazmak istediğini söyledi. Ben de belgesel fikrini attım ortaya. Aslında kendi aramızda bir şeydi; üç kişi gittik, onlarla vakit geçirdik, sorular, sohbetler derken… Sonra Nesra&#8217;yla da tanışınca ‘neden bu insanların hayatlarını başka kişilerle de buluşturmayalım?’ diye düşünüp festivallere başvurmaya başladık. Aslında biraz utanç içerisindeyim, böyle bir film için alkışlanmak ya da festivalde olmak sanki başkalarının hayatından nemalanmak gibi geliyor. Ama böyle hayatlar da var; sesleri duyulmalı”</p>
<p>Belgeselin festival danışmanlığını üstlenen Nesra Gürbüz Acar ise belgeselin isim seçimine şöyle açıklık getirdi: “Bence bu bir tanışma hikayesi; iki insanla derinlemesine bir sohbet. Ben çok güzel iki insan tanıdığımı hissediyorum”</p>
<p>Öte yandan Barbur; daha önce annelerinin bakımına muhtaç olan Deniz ve Can’ın çalışmaya başladığı ve açık öğretime devam ettikleri müjdesini de verdi. </p>
<p>“Berona” </p>
<p>Lazca’da ‘çocukluk zamanları’ anlamına gelen Berona, yönetmenin annesinin de aralarında olduğu, erken yaşta evlendirilen Karadenizli kadınların öyküsü. “İlk kameramı da onun sayesinde aldım” dediği annesini beyazperdeye taşıyan Barış Altı, annesi Lütfiye Altı ile filmin gösteriminden sonra seyircilerin sorularını cevapladı. Filmi çekmeye, annesinin çocukluk fotoğrafını gördüğü an karar verdiğini söyleyen yönetmen; “Annemle babamın nasıl evlendiğini merak ediyordum; her çocuk gibi. Ben de bu hikâyeyi anlatmak istedim” diye konuştu. Anne Lütfiye Altı’nın film ve yönetmen oğlu hakkındaki yorumu ise kısa ama netti: “Barış; rahat, azimli, güçlü, gayretli biri. Anne babayı mutlu etti. Çok mutluyum. Gururlandım. Teşekkür ediyorum oğluma. Arkasındayım”</p>
<p>“Kendal’a Bir Heykel”</p>
<p>“Tiner bağımlığısı bir karakter hakkında bir docu-fiction” olarak tanıtılan “Kendal’a Bir Heykel”in yönetmeni Ali Urgancı ve yapımcısı-oyuncu Kaan Urgancıoğlu, gösterimin ardından söyleşiye katıldı. </p>
<p>Ali Urgancı, ilk olarak Kendal’la nasıl tanıştıklarını anlattı: “Kaan bir filmde tinerci rolünde oynamıştı. O sırada bir tinerci ile tanışıyor ve bir gün bunun belgeselini çekelim diye kafasına takıyor. Ben de o sırada Barcelona’da film okulundayım, sonra İstanbul’a geldim ve asistanlık yapmaya başladım. Kaan bana, ‘Gel seni Naif ile tanıştırayım, onun belgeselini çek’ dedi. İlk duyduğumda ben çok fazla heyecanlanmadım ama yine de Naif’le tanıştık ve çekime başladık. O çekimler sırasında Kendal ile tanıştık. Kendal bir anda ortaya çıktı, Naif’e selam verdi. Ses tonunu çok beğendim. Naif’e göre sokakla daha bütünleşmiş duruyordu”</p>
<p>Her şeyi başlatan Kaan Urgancıoğlu ise sürecin, kendi tarafından nasıl geliştiğini şöyle anlattı: “Bir tinerciyi oynayabilmek için bir tinerciyle tanışmam gerekiyordu. Naif karşıma çıktı, onunla zaman geçirdik ve hiç beklediğim gibi geçmedi. Naif, bulunduğu durumdan kurtulmayı ya da ona el uzatılmasını bekleyen biri değildi. Ben Naif’ten daha fazla hayat bilgisine sahip değildim. Senaristlerin bu dünyayı hiç bilmediklerini fark ettim”</p>
<p>“Docu-fiction” olarak tanıtılan yapımda belgesel ve kurmaca ayrımını, “Ben bir olay örgüsü yaratmanın peşindeydim, dolayısıyla kurmaca orada devreye girdi” diye ifade eden yönetmen, şöyle devam etti: “Anlatmak istediğim; kendine sokakta bir yaşam yaratmış bir insanın dünyasını gözlemlemek, onun ritmine girmek. Sadece belgesel olsaydı daha röportaj ağırlıklı giderdik”</p>
<p>Kendal karakteriyle çalışmak için bir muvafakatname imzalattıklarını söyleyen yönetmen, “Onunla çalışmak çok rahattı. İlişkimiz çok keyifli ve verimliydi” diye konuştu. </p>
<p>Ulusal Kısa Film Yarışması’nın ilk seçkisi beyazperdedeydi</p>
<p>Perge Salonu bugün ayrıca Ulusal Kısa Film 1. Seçki’sine de ev sahipliği yaptı. “Kudret” filminin yönetmeni Mehmet Oğuz Yıldırım, tek bir olaydan yola çıkmadığını ancak hayatın her alanındaki ilişkilerde görülen güç ilişkilerine dair bir söz söylemek istediğini dile getirdi.  “Eudaımonıa”nın yönetmeni Gizem İbak; bir aracın içinde adeta klostrofobik bir atmosferde başlayan filmin, harika bir göl manzarasıyla sona ermesini, “Hayatın diyalektiği böyle bir şey; bazen mutlu bazen mutsuzsunuzdur ama hepsi, içerisinde birbirini doğurur ve hayat akıp gider” sözleriyle ifade etti. Kendi yazdığı kısa öyküyü sinemaya uyarlayan Deniz Koloş, “Ölüm Bizi Ayırana Dek” ile ölümün ayırdığı dede- torunun ve evlilik yolunda bir kadının, birbirlerine karşılık gelen duygu durumlarını ele almak istediğini dile getirdi. Ölüm üzerinden din ve inancı iki ayrı kavram olarak ele alan “Soğuk Beyaz”ın yönetmeni Hazan Beklen ise filmdeki beklenmedik durumları, “Hayatın kendisi trajikomik zaten. En duygusal, en sıkıntılı anlarda bile insanların şuursuzlukları ortaya çıkabiliyor. Günlük hayatımda ben de pek çok şuursuzlukla karşılaşıyorum. Sadece bu gerçeği yansıtmak istedim” diye yorumladı. </p>
<p>Öğrenciler de Altın Portakal’da</p>
<p>Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ilk seçkisi; Serhan Erbaş’ın yönettiği “Sükût”, Eylül Babur’un yönettiği “Kusursuz Ölçü Nedir”, Beyza Nimet Emişen’in yönettiği “Rah”, Yağmur Canpolat’ın yönettiği “Sevim”, Baturay Tunçat’ın yönettiği “Buharlaşır Tüm Katı Olanlar” ve Mustafa Uçar’ın yönettiği “Sahnenin Kadınları” ise AKM Aspendos Salonu’nda gösterildi.  </p>
<p>“Sükût”un yönetmeni Serhan Erbaş, “Fiziksel bir sessizlik üzerinden manevî bir sessizliğin neden oluşabileceği ve nelere sebebiyet verebileceğine dair bir hikâye anlatmak istedim” derken “Kusursuz Ölçü Nedir”in yönetmeni Eylül Babur, ilk kez denediği stop-motion tekniğiyle çok zorlandığını söyledi. Beyza Nimet Emişen, 800 kilometrelik sûfi yolunu konu alan filmi “Rah” için 1,5 yıl çalıştıklarını dile getirirken Yağmur Canpolat, “Sevim”de babaannsinin kafasındaki dedesini hayal etmeye çalıştığını ifade etti. “Buharlaşır Tüm Katı Olanlar” ile Baturay Tunçat, genelde kurmaca yapmasına rağmen zorlu geçen bir yılın ardından toplumsal olaylar ve şiddet üzerine eğilmeyi tercih ettiğini belirtirken “Sahnenin Kadınları”nın yönetmeni Mustafa Uçar, yeterince bilinmediğini düşündüğü kantoyu tanıtmayı amaçladığını söyledi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-belgeseller-kisa-filmler-ve-sinema-okullari-filmleri-programi-ile-bugun-dopdoluydu-587596">Altın Portakal; Belgeseller, Kısa Filmler ve Sinema Okulları Filmleri Programı ile Bugün Dopdoluydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587328</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>GERÇEK MEKANLARDA ÇEKTİK</p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi. Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen Sunay Terzioğlu, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” dedi. </p>
<p>‘HAZAL’ GÜÇLÜ BİR KARAKTER</p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakterini; “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum. Çünkü başka bir seçeneği yok. Güçlü durmak zorunda. ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” diye anlattı. </p>
<p>DOĞUDAN FRAGMANLAR İZLEYECİYLE BULUŞTU</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden ‘Doğudan Fragmanlar’ filmi kendine özgü üslubuyla dikkat çekti. </p>
<p>Yönetmen Yazıcı, filminin sinema anlayışını şu sözlerle anlattı; “Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 11:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yarısında]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeni]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası; yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi: “1992’de Bulgaristan’dan ailemle göç ettim buraya; 9 yaşındaydım. Beş yıl kaçak yaşadık. O yüzden bildiğim konular, bildiğim mekanlar. Karakterlerime yakın olduğuma ve filmi çekerken de karakterlerime doğru rehberlik ettiğime inanıyorum”</p>
<p>Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” diye konuştu.  </p>
<p>Bu ‘gerçekçi bakış’ı, filmin biçimsel özelliklerinde de sürdürmeyi amaçladıklarını dile getiren Terzioğlu, şunları söyledi: “Film montaj anlamında da farklı bir film; bakan bir göz gibi. Çünkü bu film 30 mm tek lensle çekildi. Çünkü belli bir mesafeden bakmak istedik. Ne yargılamak ne de uzak kalmak istedik. Hiç siyaha düşmüyoruz; başta açılıyor ve jenerikten sonra kapanıyor; gözün açılıp kapanması gibi”</p>
<p>“Sanat tarihine layık bir şeyler çekmek istiyorum”</p>
<p>Terzioğlu, çekimlerde ise gerilla taktiği ile çalışırken çok zorlandıklarından bahsetti: “Basmane’de çekim yaptık. Bir yandan oyuncularımızla çalışırken bir yandan kalabalığı kontrol etmeye çalışıyorduk. Çünkü gerçek mekanlarda, göçmenlerin yaşadığı evlerde çekim yaptık. Onlar odada gündelik hayatlarını yaşarken biz de yan tarafta çekimlere devam ediyorduk. Çekimlere İzmir’de başladık ama Erzincan’da bitirdik. İzmir’de aradığımız doğayı bulamadım. Şuna inanıyorum; sinema kaydedilen anlardır. Okuldan beri öğrendiğim ve yapmak istediğim şey, sanat tarihine layık bir şeyler çekebilmek” </p>
<p>Filmdeki sorunların çözümüne dair fikri sorulan yönetmen, “Hiçbir zaman karamsar bakmadım. Öyle olsaydı şu an bu filmi çekmiş ve karşınızda olamazdım. Yönetmen olarak amacım bu konuyu düşündürtebilmek. Karakterleri bir noktada bırakıyoruz ve sonrasını bilmiyoruz” dedi. </p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakteri üzerinden aynı soruyu şöyle cevaplandırdı: “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum çünkü başka bir seçeneği yok; güçlü durmak zorunda. Ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” </p>
<p>Sinema, hakikati arıyor: Doğudan Fragmanlar</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden film, yönetmenin kendine özgü üslubuyla dikkat çekti ve yönetmene ilk olarak bu soruldu. Yazıcı, sinema üzerine düşüncelerini ve sinema dilini şöyle açıkladı: “Benim için film sanatı, sanat; özünde bir hikaye anlatma biçimi değil aynı zamanda bir zaman inşâ etme işi. Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım. Zaman; bir kader alanı, hakikatin temsil bulduğu bir alan ve mekân da oyuncuların içinde gidip geldikleri bir çerçeve değil zamanı inşâ eden, ona gerçeklik kazandıran, onu varlık haline taşıyan bir yer” </p>
<p>Yönetmenin sinema perspektifi doğrultusunda hazırlıkların da uzun sürdüğünü belirten yapımcı Mehpare Tanın, “Önce farklı mevsimlerde dört defa mekânları gezdik. Mekânların o mevsimlerde nasıl göründüğünü görmek istedi. Karın çok yoğun olabileceği, kardan çıkamama ihtimalimizi de öngörerek alternatif mekânlar belirledik” derken görüntü yönetmeni Vedat Oyan da birkaç ay süren bir ‘resim çalışması’ yaptıklarından bahsetti: “Referans aldığımız ressamlar vardı. Birçok ressamla başladık, eleyerek gittik ve günün sonunda Bruegel&#8217;i ayırdık. Bruegel&#8217;in tablolarında da karakter ve mekânın, zamanın içinde eridiğini, hiçliğin içerisinde gittiğini görürüz. Keza bizim karakterlerimiz de sürekli aynı mekânlarda dolanıp duruyor; sıfır çizgisine ulaşma ve bunun içinde erime hali var”</p>
<p>Filmin aslında neredeyse her unsuru, özel olarak en baştan tasarlanmış. Kurgucu Umut Sakallıoğlu bunlardan şöyle anlattı: “Şunun altını çizmek lazım: Arka planda bir savaş meselesi, insanî meseleler var. Film dilinde bunun için o yabancılaşmayı, gerginliği ve tedirginliği hep canlı tutmaya çalıştık. Filmdeki müzik kullanımları da alıştığımız kullanımlardan farklı. Görsel, grafik ve yazı kullanımları da farklı. İç mekânlara girilmemesi de bunların hepsi gibi aynı amaca hizmet ediyor. Bizim sinemamızda çok panoramik resimler vardır ama bazen fon gibi kullanılır. Bu filmde manzaranın da farklı bir kullanımı var; manzara size bir haz veren bir şeyin ötesinde”</p>
<p>Filmde sadece dış mekânlarının olmasının sebebine dair sorulan soruya ise yönetmen şu cevabı verdi: “Benim zihnimde gerçeklik alanı ve onun ötesinde hakikate dair bir tefekkür çizgisi var. Hayatta, algıladığımız gerçekliğin ötesinde hakikat dediğimiz bir şey var. Karakterler mekânların içine girdiğinde benim gerçeklik alanım sınırlanıyor. Var ya da yok, oluyor ya da olmuyor gibi bir duygunun içerisinde, izleyiciyi öncel tedirgin edip sonra görmeye zorlamak istedim. Bu, hakikate dair görme beklentim esasında. Kameramı dışarıda tutarak izleyiciye, o gerçeklikle ilgili sınır koyup ‘bunun ötesi hakikattir, buraya bakmamız gerek’ demek istedim”</p>
<p>“Karakterimi çalışırken değil kara çıktığımda buldum”</p>
<p>Oyuncuların, karakterlerine hazırlanırken yaşadıkları da seyircilerin merak ettiği konulardandı. Güldestan Yüce, “Safiye bugüne kadar oynadığım karakterlerden çok başka bir yerde. Bütün renkleri göğsünde taşıyıp mücadele eden ve inatla yürümeye devam eden bir kadın” şeklinde tarif ettiği karakterine dair en çok zorlandığı şeyin, istemeden de olsa birini öldürmek zorunda kalma fikri olduğunu söyledi. </p>
<p>Elvin Köse ise karakterini tam olarak çalışmalar sırasında değil ‘kara çıktığı zaman’ bulduğunu dile getirdi: “Kara çıktığımızda yani doğanın, dağların ve soğuğun karakterime çok şey kattığını düşünüyorum. Mesela Zeynep&#8217;in kendini yıkadığı o sahnede; evet, oynuyorum ama bir yandan da aslında oynamıyorum”</p>
<p>Anlattıklarına bakılırsa rol için kendini en çok zorlayan ve en çok zorlanan, general rolündeki Turgay Atalay’dı: “Bu general birçok savaşta vurulmuş, birçok insanı öldürmüş, kirli biri. Pek çok film, belgesel izledim, araştırdım, sonunda yönetmenimize ‘benden ne istiyorsunuz?’ diye sordum. Ondan sonra kendimi yönetmene ve doğaya teslim ettim. Artık diyaloglara bir aidiyetle oynamıyordum; ben bir generaldim! Sadece çok yoruldum. Yönetmenimiz, istediğini almak için çok uğraşıyordu” </p>
<p>Güldestan Yüce ise en çok Safiye’den fakat asıl olaraksa kendini doğaya teslim etmekten destek gördüğünü dile getirdi: “Bir hikâyenin içindeyiz ve hikâyenin içindeki kahramanlar başka hikâyeler anlatıyor! Bu filme dair en sevdiğim şey bu. Ama şöyle enteresan bir şey oldu: Filme çalışırken Safiye benimle iletişime geçti, ‘akşamları bana yaz’ dedi. Bir defter tuttum. Hatta bir gün ben çok korkuyordum. Çünkü Mahpare Tanın; koşullar zor olacak, karın içinde olacağız, yükseklere çıkacağız, demişti. Safiye o zaman bana ‘Biz Allah&#8217;ın kızıyız Güldestan, bize hiçbir şey olmaz’ demişti. Ama, diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi, doğa o kadar güçlü ki&#8230; Ben, doğanın bu kadar güçlü olduğunu ve insanın, doğa karşısında bu kadar çaresiz kaldığını bizzat orada deneyimledim. En basitinden; karda ses kayboluyor! Görüş mesafesini kapatmak gibi asla ses duyulmuyor”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:55:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gök]]></category>
		<category><![CDATA[heyecanı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[Obsidiyen]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsız]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587069</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu, dün iki yarışma filmini ve ekiplerini ağırladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069">Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı başladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu, dün iki yarışma filmini ve ekiplerini ağırladı. </p>
<p>Gerçek bir olaydan, 2015’te Bingöl’e düşen gök taşlarından yola çıkarak gök taşlarının yol açtığı hikâyeleri, kara mizah diliyle anlatan “Sahibinden Rahmet” filminin gösteriminin ardından yönetmenler Gözde Yetişkin ve Emre Sert, oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu, Mehmet Şeker, Ozan Çelik, sanat yönetmeni Aras Bilkin ve görüntü yönetmeni Arınç Arısoy, seyircilerden gelen soruları cevapladı.  </p>
<p>Filmin çıkış noktasının bir radyo haberi olduğunu söyleyen yönetmen Gözde Yetişkin, bu haberi nasıl film hikâyesine dönüştürdüklerini şöyle anlattı: “Haberde çok nadir bir meteorun Türkiye’ye düştüğü, içinde demir, uranyum filan olduğu söyleniyordu. Köylüler de işte bu taşı satmaya çalışıyordu. Dönemin Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter&#8217;da bir anket açmıştı; bu köylülerden gelir vergisi alalım mı, almayalım mı, diye. Köylüler de buna tepki gösteriyordu; ‘Allah bize bunu gökten göndermiş, bunun ne vergisini vereceğiz?’ diye. Türkiye&#8217;nin işte bu sıkışmışlığını yansıtabileceğimizi düşündük bu konu üzerinden”</p>
<p>Konuyu bir kara mizah hikâyesi olarak işlemelerinin sebebi sorulduğunda ise yönetmenlerin cevabı; bir tecihten ziyade ‘hayata bakış’larını işaret ediyordu. Sert; “Bizim stresle mücadele şeklimiz, dalga geçmek, gülmek üzerine kurulu” derken Yetişkin; “Çok komik, eğlenceli anlarda da illa can sıkan bir şeyler söyleme alışkanlığımız var” sözleriyle ortağını tamamladı. </p>
<p>“Tek başımıza iş yapmayı bilmiyoruz”</p>
<p>Seyirciler, filmin; biri kadın biri erkek, iki yönetmen tarafından çekilmiş olması üzerine de sorular yöneltti ekibe. “Çocukluktan beri arkadaşız, her şeyi birlikte yaptık. Tek başımıza iş yapmayı bilmiyoruz açıkçası” diyen Sert, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama iki kişi yapmak, harika. Çünkü başarıyı da başarısızlığı da paylaşıyorsunuz. Stresi paylaşıyorsunuz. Bazen vardiyalı çalışıyorsunuz. Bazen biri ‘batırdık’ diyor, öbürü ‘ben toplarım’ diyor. Bazen o tatlı kız oluyor, ben kötü adam oluyorum. Bazen ben cellat oluyorum, Gözde cadı oluyor. Bir dengesini buluyoruz” </p>
<p>Oyuncular da iki yönetmenli çekimi kendi açılarından değerlendirdi. Cem Yiğit Üzümoğlu, “Tek yönetmen olduğunda yönetmeni ikna ediyorsan zaten işini bitirdin. Ama bir yönetmen daha olunca işin daha zor olabiliyor. Ama o da bazı kusurlarını toparlamak, en iyi, en komplike performansı verebilmek adına çok iyi bir denetleme unsuru oluyor” derken Mehmet Şeker “Bazen yönetmenler çok meşgul olabiliyor. Ama iki yönetmenle bir sorum olduğunda illa birini bulabiliyorum” diye konuştu. </p>
<p>Gökten düşen taş neden obsidiyen?</p>
<p>Söyleşide, gökten düşen taşın ‘neden obsidiyen olduğu’ da soruldu. “Bu soruyu beklemiyordum, mutlu oldum” diyen sanat yönetmeni Aras Bilkin’in cevabı şöyle oldu: “Aklıma ilk gelen şey, bu meteorit metal içerikli olabilir, bu yüzden obsidiyen gibi olabilir, düşüncesiydi. Benim önerim, yönetmenlerin fikri, metafizik, mitolojik araştırmalar, dizi-kültürel hikayeler bizi yavaş yavaş onun, obsidiyen olması, o karanlığı içinde barındırması gerekliliğine götürdü. Ve ışığa verdiği tepki çok hoşumuza gitti. Yani onu satabildim Emre ve Gözde&#8217;ye!” </p>
<p>Obsidiyen taşıyla ilgili olarak görüntü yönetmeni Arınç Arısoy’un da şunları söylediı: “Hikaye şu şekilde: İrfan gece karanlığında taşı bulur. Bunu görselleştirmeniz lazım. O taş yansıyor mu, o taşı nasıl ayırabilirim, o taş sahnenin içerisinde nasıl belirgin olabilir gibi sorular çıkıyor tabii. O yüzden ilk tartıştığımız konulardan biriydi; yani parlak olması. Aslında sinema bigi birazcık; sinema da gerçeklik ve kurmaca arasında ince bir çizgidedir ya bu, biraz da ona hizmet eden bir materyal”</p>
<p>Siz olsanız taşı satar mıydınız?</p>
<p>Söyleşinin en ilginç sorusuysa “Böyle bir durum sizin başınıza gelse ne yapardınız; satar mıydınız, bekler miydiniz?” şeklindeydi. Ekip bu soruya çok içtenlikle cevap verdi: Ozan Çelik, “Tabii ki en fazla değere satmak isterdim. Orada ne yaşanıyorsa o! Böylelikle doğru kast yapmışlar herhalde” derken Mehmet Şeker’in cevabı, filmde canlandırdığı Cevat karakterinin de bir değerlendirmesini içeriyordu: “Aslında ben Cevat&#8217;ı çok anlayabildiğimi düşünmüyorum. Çünkü bir öyle konuşuyor, bir böyle konuşuyor. Ama sağ olsun Emre, Gözde ve diğer oyuncu arkadaşlarım bu süreçte bana çok yardımcı oldu. Sorunuza gelirsek ben, Cevat&#8217;ın yolunu izlemeyi tercih ederdim. Rüzgar nereden eserse ona göre yön değiştirirdim”</p>
<p>Rahatsız edici, gerçek bir toksik erkeklik öyküsü: Barselo</p>
<p>Günün ikinci Ulusal Yarışma filmi “Barselo”nun gösteriminin ardından gerçekleşen söyleişe; yönetmen Erdem Yener, senarist Alper Kul, yapımcı Hüseyin Yener ile oyuncular; Ahmet Varlı, Naz Çağla Irmak, Bora Karakul, Burak Can Aras ve Özlem Öçalmaz katıldı. </p>
<p>Alper Kul’un yazdığı ve daha önce tiyatro oyunu olarak sahnelenen metinden sinemaya uyarlanan hikâye; bir grup erkeğin, otogarda ‘tek gecelik eğlence’ arayışıyla başlasa da eğlenceden çok uzak, çok sert bir dönüşüme sahne oluyor. Hikâyenin, gerçek olaylara dayandığını belirten senarist Alper Kul; “Bu, Esenler otogarında zihinsel engelli bir kızı 10 yıl boyunca istismar edenlerin hikâyesi. Orada bir süre çalıştım ve bunların gerçek olduğunu biliyorum. İnsanlık kötü ve ben de bunu, olduğu gibi aktarmak istedim. Amacım da seyirciyi rahatsız etmek ve oyundan çıktıktan sonra bir süre kendine gelememesini sağlamaktı” diye konuştu. </p>
<p>Seyircilerin kanaati de bu yöndeydi; hatta ‘daha da rahatsız edici olabileceği’ yorumu yapıldı ama yönetmen Erdem Yener, “Bence yeterince rahatsız edici. Daha ne karanlık hikayeler duyuyoruz, görüyoruz! Belki internette görmeye alıştık ama şiddetin her türlüsü zaten her an önümüzde var” dedi.  </p>
<p>Filmi; ‘toksik erkekliği çok iyi anlatan bir film’ diye niteleyen Özlem Öçalmaz ise şöyle konuştu: “Ben hem kadın olarak hem de bu filmin oyuncusu olarak söyleyeyim; bu film, toksik erkekliği çok iyi anlatan bir film. En alt tabakadaki sosyal statüye sahip erkeklerin, herhangi bir toplumsal statüye sahip erkeklerin, en primitif var olma biçimi ile var olduklarını göstermek için kullandıkları argo dilin ve jargonun ağır bastığı bir film anlatıyoruz. Bir kadın olarak bunları ve daha fazlalarını; tacizi, şiddeti, mobingi, katli, her şeyi görüyoruz. Bizler sanatçıyız ve görevimiz toplumda olanları aynalamak. Politik duruş, bu filmi yapabilmek ve bunları söyleyebilmektir” </p>
<p>“İzleyiciye katarsis fırsatı vermiyoruz!”</p>
<p>Seyirciler özellikle, oyuncuların bu ‘rahatsız edici’ karakterleri nasıl canlandırdıklarını, rolü çalışırken bir ‘vicdan muhasebesi’ne girip girmediklerini sordu. Bora Karakul “Ben bir ‘kötü’yü oynadığımı düşünmüyorum” dedi ve ekledi: “Ama ne yazık ki bu insanlardan çok var. Markette, dolmuşta görüyorum onları. Ve bu karaktere yaklaşırken sadece ‘o nasıl bakıyor’ diyorum. O zaman onun sadece etler, eğlencelikler ve çıkarlar gördüğünü anlıyorum. Öyle olmamak zaten çaba isteyen şey” </p>
<p>Ahmet Varlı ise, Karakul’un aksine, “Ben kötü birini oynadığımı düşünüyorum” diye konuştu. Bu duyguyla karakteri çalışmanın yolunu ise şöyle anlattı: “Oynarken kendi karakterinin avukatı olmak zorundasın. Başka türlü oynaman mümkün değil. Onun gerekçelerini, nedenlerini buluyorsun ve o motivasyonla o karakteri yaratmaya başlıyorsun. Hitler’in bile çocukluğunu izlesen üzülürsün! Ta ki büyüyüp eylemlerini gerçekleştirene kadar. Dolayısıyla kötülük ne? İyi ya da kötü olmak bir iddia ama eylemler, senin ne olduğunu belirleyen en önemli şey. Bir sürü gerekçeleri ve travmaları olsa bile aslında kötü bir karakter. Evet; Ahmet olarak avukatı oluyorum ama kötü bir adam. Sonuçta bu filmi neden yaptık, buradan geriye ne kalacak, diye sorduğumuz zaman beni mutlu eden; izleyiciye bir katarsis fırsatı vermemesi. İyilik kazandı, artık evime mutlu gidebilirim, duygusu vermiyor. Dünya zaten artık böyle bir yer değil. Bence rahat olmaya gerek yok artık. Sanatın bir sorumluluğu da bu”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-yarisma-heyecani-basladi-587069">Ulusal Yarışma Heyecanı Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;da İlk Gün Keşiflerle Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-ilk-gun-kesiflerle-basladi-586766</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2025 09:32:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Halikarnas Balıkçısı]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[keşiflerle]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586766</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ilk günündeki çok özel  belgeseller ve ardından gerçekleştirilen söyleşilerle seyircilere yepyeni keşifler sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-ilk-gun-kesiflerle-basladi-586766">Altın Portakal&#8217;da İlk Gün Keşiflerle Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ilk günündeki çok özel  belgeseller ve ardından gerçekleştirilen söyleşilerle seyircilere yepyeni keşifler sundu. Günün belgeselleri; Halikarnas balıkçısı namıyla maruf yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı hakkındaki “Filos”, Kurtuluş Savaşı gazisi, 101 yaşındaki efsane futbolcu Galip Haktanır’ı tanıtan “Vefalı Galip”  ve Ankara’da soğan hasadında çalışan işçilerin dünyasına ışık tutan “Işığın Hasadı”ydı.  </strong></p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ilk gününe çok özel belgesellerin gösterimiyle başladı. Seyircilerin büyük övgüsüyle karşılanan yapımların ortak özelliği; çok kıymetli alanlara ışık tutmasıydı. <strong> </strong></p>
<p><strong>“Avrupa seyircisi ‘Artık soğanı israf etmeyeceğiz’ dedi”</strong></p>
<p>Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’ndaki, günün ilk söyleşisinde Ankara’daki soğan hasadı işçilerinin hayat şartlarını gözler önüne seren filmi <strong>“Işığın Hasadı” </strong>ile yönetmen <strong>Esin Özalp Öztürk </strong>çıktı seyircinin karşısına. Görüntü yönetmeni sayesinde haberdar olduğu işçilerin, günde sadece 2 saatlik bir jeneratör elektriği ile yaşadığını duyduğunda filmin ismi hemen belirmiş zihninde. Daha sonra işçilerle görüşerek 6 buçuk günde filmi çekmiş. Ama kolay olmamış; özellikle de kadınları konuşturmak. “Çekimlerin ilk üç gününde kadınları bir türlü konuşturamadım. Sonra açıldılar. Film bitince bir salon tutup ilk onlara gösterdim; filmi izleyince ‘Abla bu kadar güzel olacağını bilseydik seni bu kadar yalvartmazdık’ dediler” </p>
<p>Neredeyse bütün dünyada festivallere katılan ve pek çok ödül alan filme dünyadan gelen tepkileri değerlendiren Öztürk, “Beni en çok şaşırtan Latin Amerika oldu. Filmin orada gezmediği ülke kalmadı diyebilirim. Orada da tarım işçiliği ve emek hikayeleri yaygın olduğundan kendilerine yakın buldular sanırım. Ama Avrupa’da çok şaşırdılar ve ‘Artık marketten soğan alırken bambaşka bir gözle bakacağız ve israf etmeyeceğiz’ dediler” diye konuştu.  </p>
<p>Öztürk, salondaki bir çocuğun “Işıklı günler görecek miyiz?” sorusu karşısında ise duygulanarak şunları söyledi: Filmi çektiğimde kızım 3 buçuk yaşındaydı. Ben henüz onun eline makas vermiyordum. Soğan hasadındaki o çocuklar 6 yaşında ve neredeyse bileklerini kesbilecek makaslarla soğan kesiyorlar. Dolayısıyla umarım ışıklı günler göreceğiz, onun için uğraşıyoruz” </p>
<p><strong>Ayhan Işık’ın spor hocası, Kurtuluş Savaşı gazisi efsane futbolcu!</strong></p>
<p>Diğer belgesel “Vefalı Galip” ise 101 yaşındaki Kurtuluş Savaşı gazisi ve bir futbol efsanesi olan Vefa Haktanır’ı tanıttı seyirciye. Gösterim sonrası yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran, yardımcı yönetmen Emine Özge Demirkıran, kurgucu Hakan Kızıltaş ve danışman Fethi Aytuna soruları cevapladı.</p>
<p>Haktanır’a dair bir film yapma fikrinin uzun zamandır var olduğunu söyleyen yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran, süreci şöyle anlattı: Tanıştığımızda 96 yaşındaydı, aparman yöneticisiydi ve her hafta, mezunu olduğu, Darüşşafaka’nın toplantıları için toplu taşımayla karşı yakaya geçerdi. Onların zamanları çok başka; Galip ağabey 1937’de futbola başladığında daha formalarda sırt numarası uygulaması yok! Sarı- kırmızı kart kuralı yok! O yüzden hep aklımdaydı ama ancak 101 yaşındayken yapabildik. </p>
<p>Filmin danışmanı Fethi Aytuna ise Haktanır’ın, tuttuğu notları derleme isteğini kendisine ilettiğini ve bu yolla İletişim Yayınları tarafından basılı bir kitap haline geldiğinden bahsetti: Gerçi futbol hayatından sonra notlarını tutmaya başlamış ama yine de o dönemin futboluna dair da bilgiler var. Son zamanlarına kadar hafızasının kuvvetli olması büyük şanstı bizim için.</p>
<p>Bu alanda arşiv malzemesinin yetersizliğine değinen yönetmen Demirkıran da Haktanır’a dair bir bilgiye nasıl tesadüfen eriştiğini paylaştı: Galip ağabey, Darüşşafaka ve üniversite mezunu. Çok az sayıda üniversite mezunu olduğundan beden eğitimi öğretmenliği de yapmış biri. Bunu biliyorduk ama spesifik bir bilgi yoktu. Bir gün tesadüfen Ayhan Işık’ın “Cingöz Recai” filmini izledikten sonra Ayhan Işık’ın biyografisine bakarken bir röportajına denk geldim. Diyordu ki; Nişantaşı Ortaokulu’nda okudum ve çok değerli hocalarım vardı. Edebiyat dersimize Salah Birsel, beden eğitimi dersimize de Galip Haktanır girerdi. </p>
<p>Filmin dünyada da ilgi görmesini hem memnuniyet hem de şaşkınlıkla karşıladığını dile getiren yönetmen, “Ben bu filmle İran, Sırbistan ve İtalya’da ödül aldım” diye konuştu. </p>
<p><strong>Sürgünde yeni bir dünya kuran yazar: Halikarnas balıkçısı</strong></p>
<p>AKM Perge Salonu’ndaki son söyleşi, Halikarnas balıkçısı namıyla meşhur yazarımız, Cevat Şakir Kabaağaçlı’ya dair “Filos” belgeseli ekibiyle gerçekleşti. Söyleşiye; yönetmenler Nurdan Tümbek Tekeoğlu- Orhan Tekeoğlu, Halikarnas Balıkçısı kitabının yazarı Meltem Ulu ve yazarın torunu Kuki Kutup katıldı. </p>
<p>Bir dergide yayımlanan makalesi yüzünden önce idama mahkum edilen ardından da Bodrum’a sürgüne gönderilen Kabaağaçlı’nın, sürgünde yepyeni bir hayat başlatmasını ele alan belgesel, Meltem Ulu’nun “Halikarnas Balıkçısı” kitabından hareketle çekildi. Nurdan Tümbek Tekeoğlu, Ulu’nun kitabından etkilenip bunu bir belgesele dönüştürme fikrini, Orhan Tekeoğlu’yla paylaşmış ancak proje hemen hayata geçememiş. Orhan Tekeoğlu bu süreci şu sözlerle anlattı: O dönem başka bir belgesel çekiyordum, gelip kafamı karıştırdı. Şu kitabı bir okur musun, dedi. Ben hep öteledim hep kıvırdım ama sonunda ısrarlar artınca kitabı okudum. Engin bir denizin içinde buldum kendimi. Cevat Şakir’i demek ki hiç tanımıyoruz diye düşündün. Bodrum’u Bodrum yapanın Cevat Şakir olduğunu bilmiyordum. Okudukça okyanusun dibine daldım ve kendi projemi durdurup bu belgesel için çalışmaya başladım. Halikarnas Balıkçısı kitabını yazarı Meltem Ulu ise duygularını şöyle ifade etti: Kitabı yazarken hayatından o kadar etkilendim ki biyografisini yazmam lazım, diye düşündüm. Benim için çok özel bir gün, şimdi önümde bir belgesel var. Şöyle görüyorum; Halikarnas Balıkçısı başka bir alemde bize yol açmaya devam ediyor aslında. </p>
<p>Yazarın torunu Kuki Kutup ise Kabaağaçlı için “Dede herkese biraz dokunmuştur; bahçeniz, fesleğeniniz, limon ağacınız varsa, iki nane dikip salatanıza katıyorsanız denize bakınca ‘oh’ diyorsanız size de dokunmuştur” derken sözlerini şöyle sürdürdü: Deniz demişken, mavi demişken, ben İzmir’den geliyorum, bugün Antalya’ya hayran kaldım, belediyeciliğe hayran kaldım; çok şanslısınız. </p>
<p>Seyircilerden gelen, “Cevat Şakir, denizi olmayan bir yere sürülseydi yolculuğu nasıl ilerlerdi?” sorusunun cevabı ise aslında bütün ekip için aynıydı. Kutup, “Yaşadığı tam bir metamorfoz.  İstanbul’dan, Afyondan sonra Bodrum’a geldiğinde yaşadığı bambaşka bir şey; denize kavuştu! Başka bir yere gitseydi de yine denize çıkardı yolu” derken Orhan Tekeoğlu, yönetmen eşiyle aralarında bu konuşmanın geçtiğini belirterek “Bodrum’a değil de Sinop’a gönderilseydi Sinop’u da Bodrum yapardı; çünkü o ruhta bir insan” diye konuştu. Yazarın yaşadığı dönemin şartlarını da hesap etmek gerektiğine dikkat çeken Ulu ise souyu şöyle cevapladı: Bodrum’da da ilk dönemi kolay geçmiyor aslında. Hem hayat koşulları zor hem de dışlanmış durumda. Benim için bütün özelliklerinin ötesinde ben onda ‘gerçek insan’ olma vasfını görürüm hep. Oxford’a gitmiş, Avrupa’yı gezmiş, bir sürü deneyimi var ve sürgün ediliyor… Ama bence o her yerde var olurdu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-ilk-gun-kesiflerle-basladi-586766">Altın Portakal&#8217;da İlk Gün Keşiflerle Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Sinemasının Usta İsimleri Film-Yön Jürisinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-usta-isimleri-film-yon-jurisinde-586591</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 09:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[film-yön]]></category>
		<category><![CDATA[jürisinde]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[simleri]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemasının]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[usta]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586591</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) Jürisi’nde bu yıl Nazif Tunç, Seçkin Yasar ve Serdar Akar yer alıyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-usta-isimleri-film-yon-jurisinde-586591">Türk Sinemasının Usta İsimleri Film-Yön Jürisinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) Jürisi’nde bu yıl Nazif Tunç, Seçkin Yasar ve Serdar Akar yer alıyor.  </p>
<p>Sinemaya eleştirmenlikle başlayan Nazif Tunç, 1992&#8217;de “Kurdoğlu &#8211; Bu Yola Baş Koyduk” ile yönetmen koltuğuna oturdu. 200’da Halk Film’i kurarak 100’e yakın televizyon filmi ve dizisinin yönetmenliğini üstlendikten sonra “Karınca” ve “Altın Buzağı” filmleriyle sinemaya döndü. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema- Televizyon Bölümü’nde ders veren Tunç, ulusal film festivallerinde danışma kurulu ve seçici kurul üyelikleri ile Kültür Bakanlığı Sinema Destekleme kurullarında da görev aldı. Tunç; Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) Yönetim Kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olmanın yanı sıra “Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali”ni gerçekleştiren Uluslararası Sinema Derneği’nin de başkanı. </p>
<p>İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Grafik Sanatlar Bölümü’nü bitiren Seçkin Yasar, sanat dünyasına, kültür ve sanat üzerine röportajlar yaparak adım attı. Politika gazetesinin sanat sayfasını yönetti, 1978 Antalya Film Festivali ile Balkan Film Şenliği organizasyonlarında görev aldı. Halit Refiğ&#8217;in yönettiği ve bir klasik olan “Yorgun Savaşçı” dizisinde Refiğ’e asistanlık yaparak başladığı yolculukta Refiğ’in yanı sıra Atıf Yılmaz, Memduh Ün ve Ömer Kavur’un da aralarında olduğu ustalarla birlikte çalıştı. Yönetmenliğini üstlendiği ilk uzun metraj “Sarı Tebessüm”, 1993-1994 sezonunda en çok izlenen üçüncü Türk filmi olmuştu. İkinci filmi “Sevgilim İstanbul” ise Yeni Delhi Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülüne layık görüldü. </p>
<p>1990’da, Mimar Sinan Üniversitesi Sinema-TV Bölümü öğrencisiyken, Mahinur Ergun&#8217;un yönettiği “Med-Cezir Manzaraları” adlı filmle yönetmen yardımcısı olarak sektöre katılan Serdar Akar, 1994-1997 yılları arasında pek çok televizyon dizisinin yönetmenliğini üstlendi. 1998’de birbirine geçmiş çapraz senaryoya sahip iki film “Gemide” ve “Laleli&#8217;de Bir Azize” filmlerinin senaryosunu kaleme aldı, “Gemide”nin yönetmenliğini de yaptı. 2000 yılında “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar”ı yazıp yönetti. 2001 yılında “Maruf” filmine imze attı. 2005&#8217;te ilk kez başkasına ait bir senaryonun yöneterek “Kurtlar Vadisi Irak”ı çekti. 2006&#8217;da Filmakar yapım şirketini kurarak “Barda” filmini yaptı. Bir yıl sonra Tarkan Karlıdağ ile kurduğu Adam Film ile “Elveda Rumeli” dizisine başladı. Adam Film bünyesi hayata geçirdiği Tiyatroadam ile “Albay Kuş” adlı oyunun süpervizörlüğünü üstlendi. 2009’da Beren Saat ve Erkan Petekkaya&#8217;nın başrollerini paylaştığı “Gecenin Kanatları” isimli filmi vizyona girdi. 2010-2011 yılları arasında “Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi” dizisiyle “Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm” ve “Behzat Ç. Ankara Yanıyor” sinema filmlerini yönetti. Son yıllarda “İnadına Yaşamak” ve “Cinayet” dizilerini çeken Akar, 2013&#8217;te Kemal Uzun ile birlikte “Çanakkale: Yolun Sonu” filminin başına geçti. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-usta-isimleri-film-yon-jurisinde-586591">Türk Sinemasının Usta İsimleri Film-Yön Jürisinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in kültürel belleği ve sineması &#8220;İzmir Seni Seviyorum&#8221; projesiyle buluşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-kulturel-bellegi-ve-sinemasi-izmir-seni-seviyorum-projesiyle-bulusuyor-586450</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 15:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belleği]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[seni]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sineması]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586450</guid>

					<description><![CDATA[<p>İZKİTAP-6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında Fikir Gazetesi tarafından gerçekleştirilen “Fikir Söyleşileri” dizisinin konukları, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sinema Koordinatörü Emine Uysal, yapımcı Ceylan Samgar, yönetmen Cenker Ekemen ve yönetmen Orçun Masatçı oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kulturel-bellegi-ve-sinemasi-izmir-seni-seviyorum-projesiyle-bulusuyor-586450">İzmir&#8217;in kültürel belleği ve sineması &#8220;İzmir Seni Seviyorum&#8221; projesiyle buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İZKİTAP-6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında Fikir Gazetesi tarafından gerçekleştirilen “Fikir Söyleşileri” dizisinin konukları, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sinema Koordinatörü Emine Uysal, yapımcı Ceylan Samgar, yönetmen Cenker Ekemen ve yönetmen Orçun Masatçı oldu. Konuklar,  “İzmir Seni Seviyorum” projesini anlatarak, İzmir’deki sanatçıların da sürece dahil olduğu, kentin belleğine katkı sağlayacak bir üretim modeli üzerinde çalıştıklarını belirtti. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP – 6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında Fikir Gazetesi tarafından gerçekleştirilen “Fikir Söyleşileri” dizisi sürüyor. Dizinin konukları, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sinema Koordinatörü Emine Uysal, yapımcı Ceylan Samgar, yönetmen Cenker Ekemen ve yönetmen Orçun Masatçı oldu. Konuklar, “Kent ve Sinema: İzmir Seni Seviyorum” başlığı altında İzmir sinemasının geçmişi, bugünü ve kente kattığı kültürel değerler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Kente özgü hikayeler üretiliyor</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Sinema Koordinatörü ve yönetmen Emine Uysal, “İzmir Seni Seviyorum” projesinin kente özgü hikayeler üretme açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Uysal, “Bu açıdan İzmir’in anlatıldığı bu proje hem yaratıcı hem de alternatif bir sinema üretimi modeli sunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu sürecin bileşenlerinden biri olabilir; ancak sürdürülebilir bir üretim için çok paydaşlı bir yapı ve güçlü bir eğitim desteği gerekiyor. Ayrıca, sinema üretiminde yalnızca film seçimi değil, dağıtım süreci de büyük önem taşıyor. Bu projeyle İzmir’den çıkan filmlerin görünürlüğünü artırmak ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Kent belleğine katkı</strong><br />Yapımcı Ceylan Samgar ise sinemanın yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda kentlerin ve toplumların hafızasını taşıyan güçlü bir ifade biçimi olduğunu vurguladı. Samgar, “Kentlerin kendine özgü karakterleri vardır. New York hızın, Paris aşkın, İstanbul karmaşanın şehriyken, İzmir sahip olduğu kültürel çeşitlilik ve sinematik potansiyele rağmen yeterince görünür değil. Biz bu projeyle İzmir’i sadece bir fon olarak değil, bir karakter olarak ele almak istiyoruz. Şehrin sahilini, arka sokaklarını, kalabalığını ve yalnızlığını bir arada yansıtarak kentin belleğine katkıda bulunmayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Genç sinemacılara yeni ufuk</strong><br />Samgar ayrıca sinema üretiminin İstanbul’da merkezileşmiş yapısına dikkat çekerek, “İzmir’de yetişen genç sinemacılar istihdam ve üretim imkânları için İstanbul’a gidiyor. Bizse tam tersini yaparak üretimimizi İzmir’e taşıdık. Amacımız, bu kentte yeni üretim alanları açmak ve genç sinemacılar için bir kapı oluşturmak” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İzmir için önemli başlangıç</strong><br />İzmir’in çok kültürlü yapısı, inanç çeşitliliği, müziği, mimarisi ve yaşam biçimiyle sinemada özgün bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan yönetmen Cenker Ekemen, “İzmir Seni Seviyorum projesi, kenti bir fon olarak değil, bir karakter olarak ele alan, İzmir’in sinemadaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan bir çalışma. Bu yönüyle İzmir için önemli bir başlangıç olacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yeni bir üretim modeli</strong><br />Orçun Masatçı da “Kent ve Sinema: İzmir Seni Seviyorum” projesinin ortaya çıkış sürecini anlatarak, İzmir’e dair bireysel fikirlerin ortak bir üretime dönüşme hikayesini paylaştı. Masatçı, “İzmir’in değerlerini, coğrafyasını, insanlarını ve kültürünü ön plana çıkaracak, daha katılımcı ve ortak bir üretim alanı yaratmak istedik. Bu kapsamda, İzmir’deki sanatçıların da sürece dahil olduğu, kentin belleğine katkı sağlayacak bir üretim modeli üzerine çalışıyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kulturel-bellegi-ve-sinemasi-izmir-seni-seviyorum-projesiyle-bulusuyor-586450">İzmir&#8217;in kültürel belleği ve sineması &#8220;İzmir Seni Seviyorum&#8221; projesiyle buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinemamızın 20 Yeni Projesi Film Forum&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinemamizin-20-yeni-projesi-film-forumda-2-585262</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 10:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[forum]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemamızın]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585262</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki ortak yapım ve proje geliştirme platformu, Film Forum’da bu yıl 5 kategoride toplam 20 proje yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinemamizin-20-yeni-projesi-film-forumda-2-585262">Sinemamızın 20 Yeni Projesi Film Forum&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki ortak yapım ve proje geliştirme platformu, Film Forum’da bu yıl 5 kategoride toplam 20 proje yer alıyor.</p>
<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu yıl 62.’si gerçekleştirilecek olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ortak yapım ve proje geliştirme platformu Film Forum’un finalistleri belli oldu.  Toplam 172 başvurunun yapıldığı ve ön seçici kurulunda yönetmen Nazlı Elif Durlu, belgeselci Esin Özalp Öztürk, akademisyen Ayça Çiftçi, senarist, akademisyen, yönetmen Özgür Şeyben ve yönetmen, senarist Handan İpekçi&#8217;nin yer aldığı </p>
<p>Forum’da bu yıl 20 proje, sektörün profesyonelleri tarafından değerlendirilecek. </p>
<p>Türkiye’nin önde gelen sektörel destek platformu Film Forum; yönetmen, yapımcı ve senaristleri, uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken Türk sinemasını bu yıl toplam 1 milyon 100 bin TL ile destekleyecek.</p>
<p>FİLM FORUM’DA İLK: İLK UZUN METRAJ FILM GELIŞTIRME PLATFORMU</p>
<p>Film Forum bu yıl yeni bir bölümle Türk sinemasına desteğini de artırıyor: İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu sinemamıza yeni isimler ve eserler kazandırmak amacıyla hayata geçiriliyor ve ilk yılında 4 projeyi değerlendiriyor. </p>
<p>Türk sinemasının üretim gücünü artırmayı ve yenilikçi ve özgün projeleri sinema profesyonelleriyle buluşturmayı hedefleyen Film Forum’da final sunumları ise 27-28 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek.</p>
<p>Uzun Metrajlı Kurmaca Film Pitching Platformu</p>
<p>“Benim Adım Beyaz ve Çobanların O Eşeği” </p>
<p>Yönetmen: Ro Çil, Yapımcı: Bilal Bay</p>
<p>“Huzursuzlar” </p>
<p>Yönetmen: Benhür Balhova, Yapımcı: Berfin Demirat</p>
<p>“Köpekler İçin Gece Müziği” </p>
<p>Yönetmen: Ramin Matin, Yapımcı: Selda Durna</p>
<p>“Mevsimlerin Ardından” </p>
<p>Yönetmen: Mustafa Kara, Yapımcı: Olena Yershova</p>
<p>Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek Fonu ‘Pitching’ Platformu</p>
<p>“Azap Serası” </p>
<p>Yönetmen: İlcan Edgar Özuluca</p>
<p>Yapımcı: Kaan Kocabey</p>
<p>“Garagoyun” </p>
<p>Yönetmen: Hakkı Kurtuluş, Yapımcı: Melik Saraçoğlu</p>
<p>“Geçmişin Gölgesi” </p>
<p>Yönetmen: Savaş İlhan, Yapımcı: Dilek İyigün</p>
<p>“Şifacı” </p>
<p>Yönetmen: Ahmet Faruk Arslan, Yapımcı: Halil Kardaş</p>
<p>İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu</p>
<p>“Bilenme” – Yönetmen: Burkay Doğan</p>
<p>“Bir Baba ve Oğulun Ölümü” – Yönetmen: Zekeriya Aydoğan</p>
<p>“İşgal” – Yönetmen: Seren Gel</p>
<p>“İzaner’i Beklerken” – Yönetmen: Sidar İnan Erçelik</p>
<p>Work in Progress Kurmaca Film Platformu</p>
<p>“Dans Eden Melekler” – Yönetmen: Ferit Kılıç, Yapımcı : Diloy Gülün</p>
<p>“Hakikatin Ölümü” – Yönetmen: Hüseyin Karabey, Yapımcı: Cem Doruk</p>
<p>“Perşembe Gecesi Çok Karanlık” – Yönetmen: Onur Sefer, Yapımcı: Sinem Kanat</p>
<p>“Varlık” – Yönetmen: Muzaffer Mehmet Çağlar, Yapımcı: Çağla Çağlar</p>
<p>Work in Progress Belgesel Film Platformu</p>
<p>“Kökleri Ararken” – Yönetmen: Can Adiloğlu, Yapımcı: Mahir Kalaylıoğlu</p>
<p>“Sucuk Olmak” – Yönetmen: Volkan Durmuş, Yapımcı: Serpil Altın</p>
<p>“Uzaklarda” – Yönetmen: Muhammet Tayfur Aydın</p>
<p>“Zor Zanaat” – Yönetmen: Levent Çetin, Yapımcı: Deniz İnceoğlu</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinemamizin-20-yeni-projesi-film-forumda-2-585262">Sinemamızın 20 Yeni Projesi Film Forum&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinemamızın 20 yeni projesi Film Forum&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinemamizin-20-yeni-projesi-film-forumda-585178</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 14:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[forum]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemamızın]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585178</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki ortak yapım ve proje geliştirme platformu, Film Forum’da bu yıl 5 kategoride toplam 20 proje yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinemamizin-20-yeni-projesi-film-forumda-585178">Sinemamızın 20 yeni projesi Film Forum&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki ortak yapım ve proje geliştirme platformu, Film Forum’da bu yıl 5 kategoride toplam 20 proje yer alıyor.</strong></p>
<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu yıl 62.’si gerçekleştirilecek olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ortak yapım ve proje geliştirme platformu Film Forum’un finalistleri belli oldu.  Toplam 172 başvurunun yapıldığı ve ön seçici kurulunda yönetmen Nazlı Elif Durlu, belgeselci Esin Özalp Öztürk, akademisyen Ayça Çiftçi, senarist, akademisyen, yönetmen Özgür Şeyben ve yönetmen, senarist Handan İpekçi&#8217;nin yer aldığı Forum’da bu yıl 20 proje, sektörün profesyonelleri tarafından değerlendirilecek. </p>
<p>Türkiye’nin önde gelen sektörel destek platformu Film Forum; yönetmen, yapımcı ve senaristleri, uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken Türk sinemasını bu yıl toplam 1 milyon 100 bin TL ile destekleyecek.</p>
<p><strong>Film Forum’da İlk: İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu</strong></p>
<p>Film Forum bu yıl yeni bir bölümle Türk sinemasına desteğini de artırıyor: İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu sinemamıza yeni isimler ve eserler kazandırmak amacıyla hayata geçiriliyor ve ilk yılında 4 projeyi değerlendiriyor. </p>
<p>Türk sinemasının üretim gücünü artırmayı ve yenilikçi ve özgün projeleri sinema profesyonelleriyle buluşturmayı hedefleyen Film Forum’da final sunumları ise 27-28 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek.</p>
<p><strong><u>Uzun Metrajlı Kurmaca Film Pitching Platformu</u></strong><br /> </p>
<ul>
<li>“Benim Adım Beyaz ve Çobanların O Eşeği” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Ro Çil, Yapımcı: Bilal Bay</p>
<ul>
<li>“Huzursuzlar” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Benhür Balhova, Yapımcı: Berfin Demirat</p>
<ul>
<li>“Köpekler İçin Gece Müziği” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Ramin Matin, Yapımcı: Selda Durna</p>
<ul>
<li>“Mevsimlerin Ardından” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Mustafa Kara, Yapımcı: Olena Yershova</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek Fonu ‘Pitching’ Platformu</u></strong></p>
<p> </p>
<ul>
<li>“Azap Serası” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: İlcan Edgar Özuluca</p>
<p>Yapımcı: Kaan Kocabey</p>
<ul>
<li>“Garagoyun” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Hakkı Kurtuluş, Yapımcı: Melik Saraçoğlu</p>
<ul>
<li>“Geçmişin Gölgesi” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Savaş İlhan, Yapımcı: Dilek İyigün</p>
<ul>
<li>“Şifacı” </li>
</ul>
<p>Yönetmen: Ahmet Faruk Arslan, Yapımcı: Halil Kardaş</p>
<p> </p>
<p><strong><u>İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu</u></strong></p>
<p> </p>
<ul>
<li>“Bilenme” – Yönetmen: Burkay Doğan</li>
<li>“Bir Baba ve Oğulun Ölümü” – Yönetmen: Zekeriya Aydoğan</li>
<li>“İşgal” – Yönetmen: Seren Gel</li>
<li>“İzaner’i Beklerken” – Yönetmen: Sidar İnan Erçelik</li>
</ul>
<p> </p>
<p><b><strong><u>Work in Progress Kurmaca Film Platformu</u></strong></b></p>
<p> </p>
<p>     “Dans Eden Melekler” – Yönetmen: Ferit Kılıç, Yapımcı : Diloy Gülün</p>
<ul>
<li>“Hakikatin Ölümü” – Yönetmen: Hüseyin Karabey, Yapımcı: Cem Doruk</li>
<li>“Perşembe Gecesi Çok Karanlık” – Yönetmen: Onur Sefer, Yapımcı: Sinem                           Kanat</li>
</ul>
<p>     “Varlık” – Yönetmen: Muzaffer Mehmet Çağlar, Yapımcı: Çağla Çağlar</p>
<p> </p>
<p><b><strong><u>Work in Progress Belgesel Film Platformu</u></strong></b></p>
<p> </p>
<p>     “Kökleri Ararken” – Yönetmen: Can Adiloğlu, Yapımcı: Mahir Kalaylıoğlu</p>
<ul>
<li>“Sucuk Olmak” – Yönetmen: Volkan Durmuş, Yapımcı: Serpil Altın</li>
<li>“Uzaklarda” – Yönetmen: Muhammet Tayfur Aydın</li>
</ul>
<p>     “Zor Zanaat” – Yönetmen: Levent Çetin, Yapımcı: Deniz İnceoğlu</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinemamizin-20-yeni-projesi-film-forumda-585178">Sinemamızın 20 yeni projesi Film Forum&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın Uluslararası Yarışması&#8217;nda yer alan filmler açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-uluslararasi-yarismasinda-yer-alan-filmler-aciklandi-2-584043</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 16:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Metraj Film]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584043</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Altın Portakal” için yarışacak filmler belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-uluslararasi-yarismasinda-yer-alan-filmler-aciklandi-2-584043">Altın Portakal&#8217;ın Uluslararası Yarışması&#8217;nda yer alan filmler açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Altın Portakal” için yarışacak filmler belli oldu.<br />24 Ekim- 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 film yer alacak. Dünyanın dört bir yanından toplam 10 film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen ile En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu dallarında Altın Portakal heykelciği için yarışacak.</p>
<p>ULUSLARARASI UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI’NDA 10 FİLM ALTIN PORTAKAL İÇİN YARIŞACAK</p>
<p>ABD, Almanya, Arjantin, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İran, İsveç, İsviçre, İtalya, Kolombiya, Lüksemburg, Polonya, Slovakya ve Türkiye yapımları 10 film, Türkiye&#8217;de ilk kez 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak.</p>
<p>“Ulusal Uzun Metraj Yarışması” filmleri arasında; Joel Alfonso Vargas yönetmenliğini üstlendiği, sınıf mücadeleleri, yetişkinliğe adım atma ve aile ilişkileri gibi karmaşık temalarını anlatan Mad Bills to Pay, 78. Cannes Film Festivali’nde Un Certain Regard bölümünde dünya prömiyerini yapan ve FIPRESCI ödülüne layık görülen, Londra sokaklarının kıyısında, hayatta kalmaya çalışan evsiz Mike’ın hikayesini anlatan, Harris Dickinson yönetmenliğindeki Urchin, Dünya prömiyerini 2025 Cannes Film Festivali’nde La Semaine de la Critique seçkisinde yapan, yalnızca bir anne–çocuk draması değil, aynı zamanda kurumların insana nasıl dokunduğunu ve dokunamadığını sorgulayan, seyirciyi yargılamaktan çok anlamaya davet eden Laura Wandel’in yönetmenliğini üstlendiği<br />Adam’s Sake, Dünya prömiyerini 2025 Cannes Film Festivali’nde Un Certain Regard bölümünde yapan, Medellín’in sokaklarından yükselen sessiz bir şairin hayatının anlatıldığı Simón Mesa Soto’nun yönetmenliğindeki A Poet, 2025 Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Mary Bronstein’in yazıp yönettiği psikolojik kara komedi türündeki, izleyiciyi hem acı acı  güldüren hem de sarsan bir enerjiye sahip  If I Had Legs I’d Kick You, 61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ilk kez kendisine takdim edilen ‘Onursal Nişanı’ taşıyan Saadet Işıl Aksoy’un başrolünde oynadığı, Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti&#8217;nin yönettiği, Türkiye-Fransa-Lüksemburg ortak yapımı, 1990&#8217;lı yıllarda 900&#8217;lü hatlarda çalışan bir kadının, gizemli bir telefon görüşmesiyle değişen hayatını konu alan Confidante, Johanna Moder’in dördüncü uzun metraj filmi, 40 yaşında başarılı bir orkestra şefi olan Julia’yı anlatan Mother’s Baby, Milagros Mumenthaler’in yönettiği, başarılı bir Arjantinli sanatçı olan Lina’yı anlatan  The Currents, Venedik Film Festivali 2025’in Orizzonti bölümünde dünya prömiyerini yapan Ali Asgari’nin yönettiği, kariyerinin son eserini sansür engelleriyle boğuşarak tamamlamaya çalışan bir yönetmenin hikayesi üzerinden, özgürlük, yaratıcılık ve adalet arayışını gözler önüne seren Divine Comedy ve ülkesinin OSCAR adayı olan, Tereza Nvotová’nın yönetmenliğini üstlendiği, Michal, Zuzana ve kızları Dominika’yı konu alan bir aile dramı olan Otec (Father) filmleri yer alıyor.</p>
<p>62.  Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-uluslararasi-yarismasinda-yer-alan-filmler-aciklandi-2-584043">Altın Portakal&#8217;ın Uluslararası Yarışması&#8217;nda yer alan filmler açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın Uluslararası Yarışması&#8217;nda Yer Alan Filmler Açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-uluslararasi-yarismasinda-yer-alan-filmler-aciklandi-583850</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 23:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Metraj]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583850</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Ekim- 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 film yer alacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-uluslararasi-yarismasinda-yer-alan-filmler-aciklandi-583850">Altın Portakal&#8217;ın Uluslararası Yarışması&#8217;nda Yer Alan Filmler Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Ekim- 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 film yer alacak. Dünyanın dört bir yanından toplam 10 film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen ile En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu dallarında Altın Portakal heykelciği için yarışacak.</p>
<p><strong>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 Film Altın Portakal İçin Yarışacak!</strong></p>
<p>ABD, Almanya, Arjantin, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İran, İsveç, İsviçre, İtalya, Kolombiya, Lüksemburg, Polonya, Slovakya ve Türkiye yapımları 10 film, Türkiye&#8217;de ilk kez 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak.</p>
<p>“Ulusal Uzun Metraj Yarışması” filmleri arasında; Joel Alfonso Vargas yönetmenliğini üstlendiği, sınıf mücadeleleri, yetişkinliğe adım atma ve aile ilişkileri gibi karmaşık temalarını anlatan <strong>Mad Bills to Pay</strong>, 78. Cannes Film Festivali’nde Un Certain Regard bölümünde dünya prömiyerini yapan ve FIPRESCI ödülüne layık görülen, Londra sokaklarının kıyısında, hayatta kalmaya çalışan evsiz Mike’ın hikayesini anlatan, Harris Dickinson yönetmenliğindeki <strong>Urchin</strong>, Dünya prömiyerini 2025 Cannes Film Festivali’nde La Semaine de la Critique seçkisinde yapan, yalnızca bir anne–çocuk draması değil, aynı zamanda kurumların insana nasıl dokunduğunu ve dokunamadığını sorgulayan, seyirciyi yargılamaktan çok anlamaya davet eden Laura Wandel’in yönetmenliğini üstlendiği <strong>Adam’s Sake</strong>, Dünya prömiyerini 2025 Cannes Film Festivali’nde Un Certain Regard bölümünde yapan, Medellín’in sokaklarından yükselen sessiz bir şairin hayatının anlatıldığı Simón Mesa Soto’nun yönetmenliğindeki <strong>A Poet</strong>, 2025 Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Mary Bronstein’in yazıp yönettiği psikolojik kara komedi türündeki, izleyiciyi hem acı acı  güldüren hem de sarsan bir enerjiye sahip  <strong>If I Had Legs I’d Kick You</strong>, 61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ilk kez kendisine takdim edilen ‘Onursal Nişanı’ taşıyan Saadet Işıl Aksoy’un başrolünde oynadığı, Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti&#8217;nin yönettiği, Türkiye-Fransa-Lüksemburg ortak yapımı,<em> </em>1990&#8217;lı yıllarda 900&#8217;lü hatlarda çalışan bir kadının, gizemli bir telefon görüşmesiyle değişen hayatını konu alan<strong> Confidante</strong>, Johanna Moder’in dördüncü uzun metraj filmi, 40 yaşında başarılı bir orkestra şefi olan Julia’yı anlatan <strong>Mother’s Baby</strong>, Milagros Mumenthaler’in yönettiği, başarılı bir Arjantinli sanatçı olan Lina’yı anlatan  <strong>The Currents</strong>, Venedik Film Festivali 2025’in Orizzonti bölümünde dünya prömiyerini yapan Ali Asgari’nin yönettiği, kariyerinin son eserini sansür engelleriyle boğuşarak tamamlamaya çalışan bir yönetmenin hikayesi üzerinden, özgürlük, yaratıcılık ve adalet arayışını gözler önüne seren <strong>Divine Comedy </strong>ve ülkesinin OSCAR adayı olan, Tereza Nvotová’nın yönetmenliğini üstlendiği, Michal, Zuzana ve kızları Dominika’yı konu alan bir aile dramı olan <strong>Otec</strong> (<strong>Father</strong>) filmleri yer alıyor.</p>
<p>62.  Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-uluslararasi-yarismasinda-yer-alan-filmler-aciklandi-583850">Altın Portakal&#8217;ın Uluslararası Yarışması&#8217;nda Yer Alan Filmler Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiyatro Efsanesinden Rekor: Haldun Dormen 98 Yaşında Yönetmen Koltuğunda!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiyatro-efsanesinden-rekor-haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-583769</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 15:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dormen]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesinden]]></category>
		<category><![CDATA[haldun]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Haldun Dormen, 98 yaşında yeniden yönetmen koltuğuna oturarak kült müzikal "Hisseli Harikalar Kumpanyası"nı sahneye taşıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiyatro-efsanesinden-rekor-haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-583769">Tiyatro Efsanesinden Rekor: Haldun Dormen 98 Yaşında Yönetmen Koltuğunda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Haldun Dormen, 98 yaşında yeniden yönetmen koltuğuna oturarak kült müzikal &#8220;Hisseli Harikalar Kumpanyası&#8221;nı sahneye taşıdı. Çağlar İşgören&#8217;in prodüktörlüğünde  İzmir&#8217;deki Sahne Tozu Tiyatrosu&#8217;nda perde açan oyun, kapalı gişe oynayarak seyirci rekoru kırdı. Oyuna ilk haftadan itibaren Türkiye&#8217;nin birçok şehrinden turne davetleri gelmeye başladı. </p>
<p>İlk kez 1980&#8217;de tiyatro sahnesinde, 1988&#8217;de ise Dormen&#8217;in yönetmenliğinde TRT 1 ekranlarında dizi olarak izleyiciyle buluşan müzikal, yıllar sonra yeniden tiyatro severlerle bir araya geldi. 101 kostümle sahnelenen dev prodüksiyon, izleyenlerden tam not aldı.Gösteri öncesinde seyirciler, Haldun Dormen&#8217;le fotoğraf çektirip sohbet etme imkânı buldu. Oyun, izleyicilerin alkışları ve tezahüratları eşliğinde başladı. Her sahnede kahkahalarla dolan salon, nostaljik bir yolculuğa çıktı. Oyun sonunda sahneye çıkan Dormen, efsaneleşmiş şarkıyı seyircilerle birlikte tekrar tekrar söyledi.</p>
<p>Usta yönetmen, gösteri öncesi duygularını şu sözlerle dile getirdi: &#8220;Çok sevdiğim bir oyunla tekrar sahnede olmak büyük mutluluk. 98 yaşında olduğumu hatırlatıp duruyorsunuz ama ne gerek var, bir 100 sene daha çalışmak istiyorum, Allah kısmet ederse.&#8221;</p>
<p>İzmir&#8217;deki Sahne Tozu Tiyatrosu&#8217;nun kurucusu Çağlar İşgören, bu özel anı &#8220;98 yaşında bir yönetmenin böylesine büyük bir müzikali sahneye koyması Türkiye&#8217;de bir ilk. Bu, Cumhuriyetimizin 103. yılına giderken hepimize ilham veren bir rekor,&#8221; sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Oyunun müzik direktörü Serpil Günseli ise duygularını şu sözlerle paylaştı: &#8220;Çocukken babamla Hisseli Harikalar Kumpanyası&#8217;nı izlemiştim. O zaman &#8216;bir gün bu müzikalde çalışmak istiyorum&#8217; demiştim. 35 yıl sonra Haldun hocayla bu eseri yeniden sahneye taşımak kalbime dokunan bir mutluluk.&#8221;</p>
<p>Günseli, oyunun müziklerinin Erol Evgin&#8217;in seslendirdiği unutulmaz şarkılardan oluştuğunu hatırlatarak, &#8220;Sahne Tozu Tiyatrosu İzmir&#8217;e imzasını atmış bir tiyatro. Burada olmak, bu efsanevi oyunu yeniden canlandırmak bizim için gurur verici&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Haldun Dormen&#8217;in yönetmenliğinde yeniden hayat bulan &#8220;Hisseli Harikalar Kumpanyası&#8221;, yeni sezonda da İzmir&#8217;de seyirciyle buluşmaya devam edecek.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiyatro-efsanesinden-rekor-haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-583769">Tiyatro Efsanesinden Rekor: Haldun Dormen 98 Yaşında Yönetmen Koltuğunda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursa, sinema tutkusuyla coşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bursa-sinema-tutkusuyla-cosuyor-582583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 18:57:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[coşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[tutkusuyla]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi'nce düzenlnen Bursa Sinema Günleri, yönetme söyleşileriyle sanatseverlere ilham vermeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursa-sinema-tutkusuyla-cosuyor-582583">Bursa, sinema tutkusuyla coşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlik kapsamında düzenlenen söyleşi dizisi, “Tepenin Ardı” filmiyle tanınan başarılı yönetmen Emin Alper’in katılımıyla başladı. Bursalı sinemaseverlerle bir araya gelen Alper, filmografisi ve sinema anlayışına dair derinlikli paylaşımlarda bulundu. Söyleşilerin ikinci konuğu ise “Çatlak” filminin yönetmeni Fikret Reyhan oldu. Filmine dair teknik detaylar ve yapım sürecine ilişkin samimi açıklamalarda bulunan Reyhan, katılımcıların sorularını içtenlikle yanıtladı.</p>
<p>Bir diğer önemli buluşma ise &#8220;Mavi Tutku&#8221; ve &#8220;Yay&#8221; adlı kısa filmleriyle dikkat çeken yönetmen Murat Vargelci ile gerçekleştirildi. Bu söyleşi, etkinliğin ‘yerel değerler’ vurgusunu güçlendiren bir buluşma oldu. Bursalı olan yönetmen Murat Vargelci&#8217;ye, ‘Yay’ filminin Bursalı oyuncuları da söyleşide eşlik etti. Yay filminin uluslararası festivallerden ödüllerle dönmüş olması, söyleşiye ayrı bir anlam kattı. Vargelci, kısa film yapım süreçleri, sanatsal tercihleri ve sinema anlayışı hakkında değerli bilgiler paylaşarak, sinemaseverlere ilham dolu bir deneyim yaşattı.</p>
<p>Özellikle, Bursa&#8217;nın Gölyazı gibi tarihi ve otantik mekanlarında, yine Bursalı oyuncularla çekilen ve uluslararası başarı yakalayan &#8220;Yay&#8221; filminin hikâyesi, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Bu durum, etkinliği Bursa&#8217;dan bir başarı hikâyesini kutladığımız samimi bir buluşmaya dönüştürdü.</p>
<p>Bursa Sinema Günleri, 12 Ekim 2025 tarihinde yönetmen Kıvanç Sezer’i ağırlayacak.</p>
<p>Ayrıca açık hava film gösterimleri, Atatürk Stadyumu Kütüphanesi Önü başta olmak üzere, Tayyare Kültür Merkezi ve ilçelerdeki çeşitli tarihî ve kültürel mekânlarda izleyicilerle buluşmaya devam edecek.</p>
<p>30 Ekim 2025’e kadar sürecek olan etkinlikte, toplamda 33 film gösterilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursa-sinema-tutkusuyla-cosuyor-582583">Bursa, sinema tutkusuyla coşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın &#8220;Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması&#8221;nda Jüri Üyeleri Belli Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-ulusal-uzun-metraj-film-yarismasinda-juri-uyeleri-belli-oldu-582504</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 10:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[metraj]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönettiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582504</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyeleri belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-ulusal-uzun-metraj-film-yarismasinda-juri-uyeleri-belli-oldu-582504">Altın Portakal&#8217;ın &#8220;Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması&#8221;nda Jüri Üyeleri Belli Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyeleri belli oldu.</p>
<p>Ön seçici kurulunu Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü&#8217;nün kurucu başkanı, Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan, Senarist, yazar, akademisyen Hüseyin Kuzu ve Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde öğretim üyesi Doç. Dr. Suncem Koçer’in oluşturduğu Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda; <strong>‘Aldığımız Nefes’,</strong> <strong>‘Bağlar, Kökler ve Tutkular’</strong>, <strong>‘Barselo’</strong>, ‘<strong>Doğudan Fragmanlar’,</strong> <strong>‘En Güzel Cenaze Şarkıları’</strong>, <em>‘</em><strong>Erken Kış’</strong><em>,</em><strong>‘Kanto’</strong>, <strong>‘Noir</strong>, <strong>‘Kesilmiş Bir Ağaç Gibi’</strong>, <strong>‘Parçalı Yıllar’</strong>, <strong>‘Sahibinden Rahmet’</strong> ve <strong>‘Tavşan İmparatorluğu’</strong> filmleri yarışacak. </p>
<p><strong>Altın Portakal’da Deneyimli İsimler Ulusal Uzun Metraj Filmleri Değerlendirecek</strong></p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanlığı görevini yürütecek Ömer Vargı, kariyeri boyunca 1500’den fazla reklam filmi yönetti. Vargı, sinema kariyerine 1974 yılında Yılmaz Güney ve Şerif Gören’in “Endişe” filminde çalışarak adım attı; ardından “Deprem”, “Taksi Şoförü” ve “Nehir” filmlerinde Şerif Gören’in asistanı olarak görev aldı.</p>
<p>Vargı, 1983 yapımı Güneşin Tutulduğu Gün ve 1993 yapımı Amerikalı filmlerinin yapımcılığını üstlenerek sinema dünyasında dikkatleri üzerine çekti. 1996 yılında yapımcısı olduğu Eşkıya filmi, 3 milyondan fazla izleyici sayısına ulaşarak Türk sinema tarihinde bir dönüm noktası oldu ve sektörde büyük bir canlanma başlattı. Film ayrıca OSCAR aday adayı oldu. 1998 yapımı Her Şey Çok Güzel Olacak filmiyle yapımcı ve yönetmen olarak geniş kitlelere ulaşan Vargı, 2003 yılında İnşaat filmiyle de aynı başarıyı sürdürdü. 2005 yılında vizyona çıkan Yavuz Turgul’un yönettiği OSCAR aday adayı olan Gönül Yarası filminde yapımcı, 2007 yapımı Kabadayı filminde de hem yapımcı hem yönetmen olarak yer aldı. </p>
<p>2009 yılında Cam Kırıkları dizisinin yapımcılığını üstlenen Vargı, 2011 yılında Anadolu Kartalları filminin yönetmenliğini yaptı. 2014 yılında çekilen On Yılda Bir İnşaat filminde ise yeniden yapımcı ve yönetmen olarak imza attı.</p>
<p>Ömer Vargı ayrıca 2018 yılında 55. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görüldü.</p>
<p>Vargı, 2024 yılında yayımlanan “Bu Filmde Ben de Varım” adlı kitabında, Türk sinemasındaki yolculuğunu, kamera arkasındaki deneyimlerini ve sektördeki unutulmaz anılarını okurlarla paylaştı.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Aydın Sarıoğlu, 1989 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sinema-TV-Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi ve İstanbul’a geldi. Sinema, reklam ve belgesel çekimlerinde kamera asistanı ve kamera operatörü olarak çalıştı. 1992 yılından itibaren görüntü yönetmenliği yaptı. Aynı zamanda “Bağımsız Sanat İnisiyatifi” adı altında farklı disiplinlerden sanatçılarla fotoğraf projeleri üretti ve bazı film yapımlarına ortak yapımcı olarak katıldı.</p>
<p>Aydın Sarıoğlu, Ömer Evre’nin yönettiği Tuvaldeki Sır (2024), Ümit Ünal’ın yönettiği Evcilik (2024), Yunus Nihat Özcan’ın yönettiği Takıntılar (2024), Murat Aslan’ın yönettiği Kasa da Parti (2024) ve Ulaş Bahadır’ın yönettiği Başkan (2023) filmlerinde görüntü yönetmeni olarak yer aldı. Biket İlhan’ın yönettiği Bir Hekimin Anıları / Besim Ömer Akalın Paşa (2022) belgeselinde çalıştı. Hasan Gümet’in yönettiği Aşkın Saati, 19:03 (2021), Müslim Şahin’in yönettiği Muallim (2021), Maryna Er Gorbach ve Mehmet Bahadır Er’in yönettiği Omar and Us / Ömer ve Biz (2018) gibi yapımlarda görev aldı. Televizyon projelerinde Serdar Akar’ın yönettiği Payitaht-Abdülhamit (2017, 11 bölüm), Özer Kızıltan’ın yönettiği Mahrumlar, Aşkın 5 Hali, Bize Ne Oldu? ve Adam ve Çocuk gibi TV filmlerinde yer aldı. Cevdet Mercan’ın yönettiği Bir Çocuk Sevdim (2012, 39 bölüm) ve Yağmur Taylan ile Durul Taylan’ın yönettiği Muhteşem Yüzyıl (2011, 21 bölüm) dizilerinde çalıştı.</p>
<p>Filmografisinde Nesli Çölgeçen’in yönettiği Denizden Gelen (2009), Selim Demirdelen’in yönettiği Kavşak (2010), Ümit Ünal’ın yönettiği 9 (Dokuz) (2001), Ömer Kavur ve Orhan Oğuz’un yönettiği 10 Yönetmen 2 Film (1996) gibi yapımlar yer aldı.</p>
<p>Aydın Sarıoğlu’nun bazı filmleri ulusal ve uluslararası festivallere katıldı ve ödüller aldı. 9 (Dokuz), 21. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışması’na katıldı, “En İyi Film” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini aldı; 14. Ankara Film Festivali’nde Özel Jüri Ödülü, “En İyi Senaryo”, “En İyi Müzik” ve “En İyi Erkek Oyuncu” ödüllerini aldı; Seul SeNef Film Festivali’ne katıldı ve Jüri Özel Ödülü aldı. Denizden Gelen (2009), 29. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışması’na katıldı, Uluslararası Sinemada İnsan Hakları Yarışması ve Moskova Film Festivali’ne katıldı. Kavşak (2010), 47. Antalya Altın Portakal Uluslararası Film Festivali ve 17. Adana Altın Koza Film Festivali’ne katıldı, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Seyirci” ödüllerini aldı. Aydın Sarıoğlu, tüm bu projelerde yaptığı çalışmalarla sinema ve televizyon alanında önemli işler ortaya koydu.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Beren Saat, Başkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nde okuduğu yıllarda profesyonel oyunculuk hayatına başladı. Tomris Giritlioğlu ile tanıştıktan sonra televizyon dizisi Hatırla Sevgili ve sinema filmi Güz Sancısı ile ilk başrollerini oynadı. Sonrasında başarısını çok izlenen diziler Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne?, İntikam ve Muhteşem Yüzyıl: Kösem ile devam ettirdi. Sinemada Serdar Akar (Gece’nin Kanatları), Bahman Ghobadi (Gergedan Mevsimi) ve Uğur Yücel (Benim Dünyam) gibi saygın yönetmenlerle çalıştı.</p>
<p>Aynı zamanda seslendirme sanatçısı olan Beren Saat; Brave (Disney), Toy Story (Pixar), Minions (Illumination) gibi gişe rekortmeni animasyon yapımlarında, Netflix’in Night on Earth belgeselinde, Greenpeace Türkiye filmlerinde ve çok sayıda reklamda seslendirme yaptı. Netflix Türkiye’nin ilk kadın hikayesi Atiye ve Last Call for Istanbul projelerinde yer aldı ve uluslararası bilinirliğini artırdı.</p>
<p>2024 yılında Caner Alper ve Mehmet Binay’ın yönettiği Amazon Prime film projesinin çekimlerini tamamladı. Beren Saat, birçok markanın reklam yüzü oldu, kadınlar ve kız çocukları için pek çok sosyal sorumluluk projesinde yer aldı, İklim Değişikliği Zirvesi’nde iyi niyet elçisi olarak görev yaptı ve Lübnan, Seul, Şili gibi ülkelerde en iyi kadın oyuncu adaylıkları ve ödüllerini kazandı.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Engin Alkan, 984–1989 yılları arasında İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde oyunculuk eğitimi gördü. 1996 yılından itibaren çeşitli oyunculuk okullarında eğitmenlik ve tiyatro bölüm başkanlıklarını sürdürdü. Meslek hayatı boyunca 20’yi aşkın ödülle onurlandırıldı, 30’dan fazla oyunda yönetmen olarak görev aldı, 50’ye yakın oyunda oyuncu olarak yer aldı ve tiyatro adaptasyonları ile oyunlar yazdı.</p>
<p>Tiyatro çalışmalarının yanı sıra sinema ve televizyon yapımlarında da yer aldı. Başlıca sinema filmleri arasında Kaç Para Kaç, Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü ve Yakamoz bulunuyor. TV dizileri arasında Yedi Numara, Kardeş Çocukları ve İkimizin Sırrı gibi yapımlarda rol aldı.</p>
<p>Seslendirme alanında Şirinler çizgi filminde “Şirin Baba”, Susam Sokağı’nda “Edi”, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde “Samwise Gamgee”, Shrek animasyon serisinde “Çizmeli Kedi” ve League of Legends dijital oyununda “Braum” tiplemeleriyle tanındı.</p>
<p>Engin Alkan, 1985 yılında mensubu olduğu İstanbul Büyükşehir Şehir Tiyatroları başta olmak üzere çeşitli kumpanyalarda rejisörlük, oyunculuk ve yazarlık çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Mircan Kaya, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde lisans öğrenimi gördü, Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimi yaptı ve İtalya’da Padova Üniversitesi ile İspanya’da Katalonya Teknik Üniversitesi İnşaat bölümlerinde doktora düzeyinde çalışmalar yürüttü. Müzik eğitimine çocuk yaşlarda başladı ve İngiltere’de batı müziği teknikleri üzerine eğitim aldı.</p>
<p>2005 yılında Bizim Ninniler albümünü çıkardı ve pek çok ilke imza atarak uluslararası müzik çalışmalarına başladı. Dünya çapında müzik otoriteleri tarafından övgüyle değerlendirilen Kül, Sala, Outim, Numinosum, Elixir, Minor, Nanni, Insula, Çinka, Hush, Ağıtlar, Kırmızı Gül, Bir Akşam Sen ve Ben, Bizim Ninniler 2023, Solus ve Hudey albümlerinde müzik direktörü, yorumcu ve yapımcı olarak yer aldı. Çalışmalarının çoğu “Küresel Dünya Müziği / Trans Global World Music Chart” tarafından ilk sıralara alındı.</p>
<p>“Gece Karanlık Çekirge ve Sen” adlı bir kitabı oldu. Ülkemizi Dünya Müziği janrında başarıyla temsil eden Mircan Kaya, müzik alanında pek çok ödül kazandı.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Sevin Okyay, 1975’ten itibaren önde gelen gündelik gazetelerde kültür-sanat yazarı olarak görev aldı ve kültür-sanat köşeleri yazdı. Yapı Kredi Yayınları’nda editörlük yaptıktan sonra Türk TRT’sinde beş buçuk yıl süreyle Ve Sinema / And Sinema programını hazırladı. Açık Radyo’da radyocu oldu. 1996 yılında Radikal’de köşe yazmaya başladı, ardından NTV Radyo’ya geçti.</p>
<p>Harry Potter dizisinin altı kitabı ile Alberto Manguel ve Gianni Guadalupi’nin Hayali Yerler Sözlüğü, Kutlukhan Kutlu ile çevirdiği kitaplar arasında yer aldı. Ayrıca yedi kitabı yayımlandı. Sinema Eleştirmenleri Derneği (SİYAD) üyesi olarak ilk kadın üye oldu. Yirmi beş yılı aşkın süredir NTV Radyo’da Caz ve Ötesi ile Cinayet Masası programlarını yaptı.</p>
<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Zeynep Koloğlu, eğitimine Saint Benoit Fransız Lisesi’nde başladı ve ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sahne Dekor ve Kostüm Tasarımı bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından itibaren bale, tiyatro, reklam, dizi ve sinema alanlarında çalışmaya başladı ve uzun yıllardır sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı olarak önemli projelerde görev aldı.</p>
<p>Kariyeri boyunca birçok ulusal ve uluslararası yapımda yer aldı. 46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Usta filmi ile “En İyi Sanat Yönetmeni” ödülünü aldı. Çalıştığı projeler arasında Fi, Sıcak Kafa, Bir Cumhuriyet Şarkısı, Aşk 101, Zaman Makinesi 1973, Romantik Komedi, Beyaz Melek, Sen Yaşamaya Bak ve Sen Büyümeye Bak gibi geniş kitlelere ulaşmış yapımlar yer aldı.</p>
<p>62.  Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-ulusal-uzun-metraj-film-yarismasinda-juri-uyeleri-belli-oldu-582504">Altın Portakal&#8217;ın &#8220;Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması&#8221;nda Jüri Üyeleri Belli Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ulusal Belgesel Film Yarışması&#8221;nda jüri üyeleri açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-belgesel-film-yarismasinda-juri-uyeleri-aciklandi-2-581327</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 12:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[jüri]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanı jüri üyeleri; “Amir Etminan, Sevinç Yeşiltaş ve Şafak Bakkalbaşıoğlu”ndan oluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-belgesel-film-yarismasinda-juri-uyeleri-aciklandi-2-581327">&#8220;Ulusal Belgesel Film Yarışması&#8221;nda jüri üyeleri açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanı jüri üyeleri; “Amir Etminan, Sevinç Yeşiltaş ve Şafak Bakkalbaşıoğlu”ndan oluşuyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ön seçici kurulunu Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Senem Duruel Erkılıç, Sinema yazarı, Digiturk Sinema Kanalları program yöneticisi Okan Arpaç ve Belgeselci, akademisyen Ayşegül Selenga Taşkent’in oluşturduğu Ulusal Belgesel Film yarışmalarında </span><span> ‘Berona’, ‘KEÇİ501’, ‘Kendal&#8217;a Bir Heykel’, ‘Kitabın Rüyası’, ‘Nilgün’, ‘Roman Gibi’, ‘Tanıştığıma Memnun Oldum’, The Making Of Michel Petite’, ‘Üstad Mehmed Siyah Kalem’,  ve ‘Yerli Yurtsuz’ filmleri yarışacak.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span>DENEYİMLİ İSİMLER ULUSAL BELGESEL JÜRISİNDE BULUŞUYOR</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyesi Tebriz merkezli İranlı bir film kurgucusu, yönetmen ve yapımcı Amir Etminan, İran Antik Tarihi Sanatları üzerine yüksek lisans (MFA) ve Tiyatro Sanatları (Oyunculuk) alanında lisans (BFA) derecelerine sahip. Amir Etminan, ayrıca film yapımı ve fotoğrafçılık konusunda profesyonel eğitimler alır.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Film kurgucusu olarak İran’ın en tanınmış yönetmenleriyle çalışan Etminan’ın öne çıkan kurgu çalışmaları arasında Jafar Panahi’nin <i>No Bears</i> (Venedik Film Festivali, Jüri Özel Ödülü 2022; Chicago IFF, Sinema Cesareti Ödülü 2022), <i>It Was Just an Accident</i> (Cannes Film Festivali, Altın Palmiye &#038; Prix de la Citoyenneté 2025) ve Panah Panahi’nin <i>Hit the Road</i>(BFI Londra Film Festivali, En İyi Film 2021; Singapur IFF, Silver Screen Ödülü 2021) yer alır. Filmografisi ayrıca Reza Jamali, Maryam Zahirimehr ve Asghar Yousefi Nezhad’in çalışmalarını da kapsar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kurgu alanındaki başarılarının yanı sıra Etminan, İran’ın kültürel ve tarihsel hikayelerini ele alan <i>Parvin Etesami</i> (2014) ve <i>Dada Rasul</i> (2016) gibi belgesellerin yönetmenliğini üstlenir. 2024 yılında Parinaz Mehri’nin kısa filmi <i>Maral</i>’ın yapımcılığını da üstlenir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyesi Sevinç Yeşiltaş</span></span></span><span><span><span> ise </span></span></span><span><span><span>Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü </span></span></span><span><span><span>mezun olduktan sonra</span></span></span><span><span><span> Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Radyo-Televizyon Bölümü’nde </span></span></span><span><span><span>tamamladı.</span></span></span><span><span><span> Yeşiltaş, 1988-2018 yılları arasında TRT’de pek çok program ve belgeselde yönetmen ve yapımcı olarak görev alarak kültür-sanat programları ve belgesel film alanında </span></span></span><span><span><span>uzmanlaştı</span></span></span><span><span><span>. TRT Köln Bürosu’nun kurucu temsilciliğini </span></span></span><span><span><span>üstlenen Yeşiltaş</span></span></span><span><span><span>; EURODOC, BBC ve EBU’nun yanı sıra farklı uluslararası eğitim ve seminerlere katılır. Jüri üyelikleri ve festivallerdeki proje değerlendirme toplantılarıyla da belgesel sinemasının gelişimine katkı sunar. Halen belgesel film projeleri geliştirme ve içerik hazırlama danışmanlığı </span></span></span><span><span><span>yapan Yeşiltaş</span></span></span><span><span><span>, Belgesel Sinemacılar Birliği yönetim kurulu üyesi olarak çalışmalarını sürdürür.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yönetmenliğini üstlendiği Otel Odaları (2008) belgeseli 19. Ankara Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” ödülünü kazanır; aynı film Prixeuropa 2008 Berlin’de Küçük Bütçeli Belgeseller kategorisinde ikinci olur ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Övgüye Değer Belgesel” ödülüne layık görülür. Dostluğu Hatırlamak (2011) belgeseliyle 2012 Sedat Simavi Televizyon Kategorisi İkincilik Ödülü’nü alır. Bilge Ana Mevlüde Genç (2023) belgeseli, 17. İran Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nün yanı sıra 14. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nde ikincilik ödülü kazanır. Kimse Beni Beklemiyordu ise 2003 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “En İyi Belgesel” seçilir. Yeşiltaş’ın filmografisinde ayrıca Yaşamın Mirası (2025), Uçan At (2006), Babaanne (2005), Güzergah Edebiyat Belgesel Serisi, Bütün Pencereler Turuncu (2003), Dalgasız Bir Deniz Gibi (2003) ve Okudukça (1996) programı yer alır. Okudukça, 1996 yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından “En İyi Televizyon Programı” ödülüne değer görülür.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyesi, </span></span></span><span><span><span>TV Yönetmeni, Yapımcı, Belgesel Yapımcısı ve Yönetmeni Şafak Bakkalbaşıoğlu 1985 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi İletişim Bölümü&#8217;nden mezun oldu. Üniversite eğitiminin ikinci yılında Türk Radyo ve Televizyon Kurumu&#8217;nda (TRT) çalışmaya başlayan Bakkalbaşıoğlu, Senarist olarak başlayan kariyerine, 1992 yılına kadar yönetmen ve yapımcı olarak devam etti. TRT&#8217;de çalıştığı bu dönemde, “LafI Güzaf” (dramatik belgesel), “Edebiyat Üçlemesi” (dramatik belgesel), “Prensesin Böylesi” (drama) ve “Ondan Sonra” (dergi programı) gibi farklı türlerde programlar yapımcılığını üstlendi. Bakkalbaşıoğlu, 1992 yılında ATV&#8217;ye transfer oldu ve 1997 yılına kadar “A Takımı”, “Televizyon Çocuğu”, ‘Zaga’, “Siyaset Meydanı” gibi birçok programın yapımcılığını üstlendi. Televizyon ve Sinema Yapımcıları Derneği (TESİYAP) kurucu üyesi Bakkalbaşıoğlu, Televizyon Çocuğu (Late Night Show) programında dünyada ilk kez parmak kamerayı aksiyon kamerası olarak kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bakkalbaşıoğlu, Star TV&#8217;nin Yayın Direktörü, MTV Türkiye&#8217;nin Yayın Direktörü, 2004-2009 yılları arasında Bloomberg HT&#8217;nin Görsel Sanatlar Direktörü olarak görev yaptı. Bakkalbaşıoğlu’nun Mahzuni Şerif (2005) ve Türkiye’nin Ruhu: Cemil Meriç (2008) adlı belgesellerini yayınladıktan sonra, İnkılap ve Dokuz Kardeş (İnkılap Vapuru) adlı belgeseli 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde gösterildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bakkalbaşıoğlu, son zamanlarda, TRT Belgesel&#8217;de yayınlanan Sanayi Savaşları belgeselinin genel koordinatörlüğünü üstlendi. Son yapımları olan 40 ve Empati, Türkiye&#8217;de ve uluslararası alanda başarıyla dağıtıldı. Bakkalbaşıoğlu, BBO Yapım şirketinin kurucu ortağı olarak, özgün formatlar geliştirmeye ve yenilikçi içerik projeleri üretmeye devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>62.  Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-belgesel-film-yarismasinda-juri-uyeleri-aciklandi-2-581327">&#8220;Ulusal Belgesel Film Yarışması&#8221;nda jüri üyeleri açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ulusal Belgesel Film Yarışması&#8221;nda jüri üyeleri açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-belgesel-film-yarismasinda-juri-uyeleri-aciklandi-581297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 10:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel Film]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[jüri]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581297</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-belgesel-film-yarismasinda-juri-uyeleri-aciklandi-581297">&#8220;Ulusal Belgesel Film Yarışması&#8221;nda jüri üyeleri açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu.</p>
<p>Ön seçici kurulunu Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Senem Duruel Erkılıç, Sinema yazarı, Digiturk Sinema Kanalları program yöneticisi Okan Arpaç ve Belgeselci, akademisyen Ayşegül Selenga Taşkent’in oluşturduğu Ulusal Belgesel Film yarışmalarında  ‘Berona’, ‘KEÇİ501’, ‘Kendal&#8217;a Bir Heykel’, ‘Kitabın Rüyası’, ‘Nilgün’, ‘Roman Gibi’, ‘Tanıştığıma Memnun Oldum’, The Making Of Michel Petite’, ‘Üstad Mehmed Siyah Kalem’,  ve ‘Yerli Yurtsuz’ filmleri yarışacak.</p>
<p><strong>Deneyimli İsimler Ulusal Belgesel Jürisinde Buluşuyor</strong></p>
<p>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyesi Tebriz merkezli İranlı bir film kurgucusu, yönetmen ve yapımcı Amir Etminan, İran Antik Tarihi Sanatları üzerine yüksek lisans (MFA) ve Tiyatro Sanatları (Oyunculuk) alanında lisans (BFA) derecelerine sahip. Amir Etminan, ayrıca film yapımı ve fotoğrafçılık konusunda profesyonel eğitimler alır.</p>
<p>Film kurgucusu olarak İran’ın en tanınmış yönetmenleriyle çalışan Etminan’ın öne çıkan kurgu çalışmaları arasında Jafar Panahi’nin <em>No Bears</em> (Venedik Film Festivali, Jüri Özel Ödülü 2022; Chicago IFF, Sinema Cesareti Ödülü 2022), <em>It Was Just an Accident</em> (Cannes Film Festivali, Altın Palmiye &#038; Prix de la Citoyenneté 2025) ve Panah Panahi’nin <em>Hit the Road</em>(BFI Londra Film Festivali, En İyi Film 2021; Singapur IFF, Silver Screen Ödülü 2021) yer alır. Filmografisi ayrıca Reza Jamali, Maryam Zahirimehr ve Asghar Yousefi Nezhad’in çalışmalarını da kapsar.</p>
<p>Kurgu alanındaki başarılarının yanı sıra Etminan, İran’ın kültürel ve tarihsel hikayelerini ele alan <em>Parvin Etesami</em> (2014) ve <em>Dada Rasul</em> (2016) gibi belgesellerin yönetmenliğini üstlenir. 2024 yılında Parinaz Mehri’nin kısa filmi <em>Maral</em>’ın yapımcılığını da üstlenir.</p>
<p>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyesi Sevinç Yeşiltaş ise Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezun olduktan sonra Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Radyo-Televizyon Bölümü’nde tamamladı. Yeşiltaş, 1988-2018 yılları arasında TRT’de pek çok program ve belgeselde yönetmen ve yapımcı olarak görev alarak kültür-sanat programları ve belgesel film alanında uzmanlaştı. TRT Köln Bürosu’nun kurucu temsilciliğini üstlenen Yeşiltaş; EURODOC, BBC ve EBU’nun yanı sıra farklı uluslararası eğitim ve seminerlere katılır. Jüri üyelikleri ve festivallerdeki proje değerlendirme toplantılarıyla da belgesel sinemasının gelişimine katkı sunar. Halen belgesel film projeleri geliştirme ve içerik hazırlama danışmanlığı yapan Yeşiltaş, Belgesel Sinemacılar Birliği yönetim kurulu üyesi olarak çalışmalarını sürdürür.</p>
<p>Yönetmenliğini üstlendiği Otel Odaları (2008) belgeseli 19. Ankara Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” ödülünü kazanır; aynı film Prixeuropa 2008 Berlin’de Küçük Bütçeli Belgeseller kategorisinde ikinci olur ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Övgüye Değer Belgesel” ödülüne layık görülür. Dostluğu Hatırlamak (2011) belgeseliyle 2012 Sedat Simavi Televizyon Kategorisi İkincilik Ödülü’nü alır. Bilge Ana Mevlüde Genç (2023) belgeseli, 17. İran Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nün yanı sıra 14. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nde ikincilik ödülü kazanır. Kimse Beni Beklemiyordu ise 2003 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “En İyi Belgesel” seçilir. Yeşiltaş’ın filmografisinde ayrıca Yaşamın Mirası (2025), Uçan At (2006), Babaanne (2005), Güzergah Edebiyat Belgesel Serisi, Bütün Pencereler Turuncu (2003), Dalgasız Bir Deniz Gibi (2003) ve Okudukça (1996) programı yer alır. Okudukça, 1996 yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından “En İyi Televizyon Programı” ödülüne değer görülür.</p>
<p>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyesi, TV Yönetmeni, Yapımcı, Belgesel Yapımcısı ve Yönetmeni Şafak Bakkalbaşıoğlu 1985 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi İletişim Bölümü&#8217;nden mezun oldu. Üniversite eğitiminin ikinci yılında Türk Radyo ve Televizyon Kurumu&#8217;nda (TRT) çalışmaya başlayan Bakkalbaşıoğlu, Senarist olarak başlayan kariyerine, 1992 yılına kadar yönetmen ve yapımcı olarak devam etti. TRT&#8217;de çalıştığı bu dönemde, “LafI Güzaf” (dramatik belgesel), “Edebiyat Üçlemesi” (dramatik belgesel), “Prensesin Böylesi” (drama) ve “Ondan Sonra” (dergi programı) gibi farklı türlerde programlar yapımcılığını üstlendi. Bakkalbaşıoğlu, 1992 yılında ATV&#8217;ye transfer oldu ve 1997 yılına kadar “A Takımı”, “Televizyon Çocuğu”, ‘Zaga’, “Siyaset Meydanı” gibi birçok programın yapımcılığını üstlendi. Televizyon ve Sinema Yapımcıları Derneği (TESİYAP) kurucu üyesi Bakkalbaşıoğlu, Televizyon Çocuğu (Late Night Show) programında dünyada ilk kez parmak kamerayı aksiyon kamerası olarak kullandı.</p>
<p>Bakkalbaşıoğlu, Star TV&#8217;nin Yayın Direktörü, MTV Türkiye&#8217;nin Yayın Direktörü, 2004-2009 yılları arasında Bloomberg HT&#8217;nin Görsel Sanatlar Direktörü olarak görev yaptı. Bakkalbaşıoğlu’nun Mahzuni Şerif (2005) ve Türkiye’nin Ruhu: Cemil Meriç (2008) adlı belgesellerini yayınladıktan sonra, İnkılap ve Dokuz Kardeş (İnkılap Vapuru) adlı belgeseli 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde gösterildi.</p>
<p>Bakkalbaşıoğlu, son zamanlarda, TRT Belgesel&#8217;de yayınlanan Sanayi Savaşları belgeselinin genel koordinatörlüğünü üstlendi. Son yapımları olan 40 ve Empati, Türkiye&#8217;de ve uluslararası alanda başarıyla dağıtıldı. Bakkalbaşıoğlu, BBO Yapım şirketinin kurucu ortağı olarak, özgün formatlar geliştirmeye ve yenilikçi içerik projeleri üretmeye devam ediyor.</p>
<p>62.  Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-belgesel-film-yarismasinda-juri-uyeleri-aciklandi-581297">&#8220;Ulusal Belgesel Film Yarışması&#8221;nda jüri üyeleri açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vegan Yönetmen Setenay Acı’dan Uluslararası Arenada Yeni Bir Ses: “Olasılık”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vegan-yonetmen-setenay-acidan-uluslararasi-arenada-yeni-bir-ses-olasilik-571357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 13:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[arenada]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[olasılık]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[setenay]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[vegan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başarılı yönetmen ve senarist Setenay Acı, senaryosunu kendi kaleme aldığı kısa metraj filmi “Olasılık” ile uluslararası festivallerde boy göstermeye hazırlanıyor. Filmin teaser’ında, ünlü sanatçı Tan Taşçı’nın imzası dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vegan-yonetmen-setenay-acidan-uluslararasi-arenada-yeni-bir-ses-olasilik-571357">Vegan Yönetmen Setenay Acı’dan Uluslararası Arenada Yeni Bir Ses: “Olasılık”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Mitolojiden Günümüze: Bir Farkındalık Yolculuğu</h2>
<p>Bursa’nın kültürel hazineleri arasında yer alan Karacabey Longoz Ormanları ve Bursa Arkeoloji Müzesinde çekilen film, Acı’nın ilk yapımı “Geçmişin Sesi” ile araladığı mitolojik kapıyı bu kez farklı bir bakışla yeniden açıyor.</p>
<p>M.S. 600’lü yıllarda Hindistan’da doğup günümüze dek süregelen şiddet döngüsüne dikkat çeken Setenay Acı, *“Olasılık”*ı bir farkındalık projesi olarak tanımlıyor. Film; hayvanlara, çocuklara ve kadınlara yönelik baskıya karşı güçlü bir duruş sergilerken, insanın yarattığı yıkıma karşı yine insanın iyileştirici gücünü sahneye taşıyor.</p>
<h3>Acı, filmi için şu sözleriyle dikkat çekiyor:</h3>
<blockquote><p>“Sanat yalnızca estetik bir ifade değil; aynı zamanda topluma ayna tutan, vicdanı harekete geçiren bir güçtür. Olasılık, bu çağrının bir parçası.”</p></blockquote>
<h2>Uluslararası Müzik İşbirliği</h2>
<p>Filmin müziklerinde Türkiye’nin sevilen sanatçısı Tan Taşçı ile dünyaca ünlü İzlandalı post-rock grubu Sigur Rós yer alıyor. Bu işbirliği, filme hem ulusal hem de uluslararası ölçekte derin bir duygu boyutu kazandırıyor.</p>
<p>Teaser’da yer alan sert sahneler ve kısa süre önce kaybedilen Narin’in anısına yapılan göndermeler, filmi güçlü bir farkındalık projesine dönüştürüyor.</p>
<h2>Görsel Yolculuk ve Kadro</h2>
<p>Görüntü yönetmenliğini Ömer Faruk Güneş ve Onur Şener üstlenirken; filmde Taksim Saint Antuan Kilisesi, Karacabey Longoz Ormanları ve Bursa Arkeoloji Merkezi gibi tarihi ve doğal mekanlar öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye Vegan Derneği, Özgün Tutar ve Linas Korta’nın katkılarıyla hazırlanan stok görseller filme zenginlik katıyor.</p>
<p>Kadroda; Görkem Kenanoğlu, Özlem Emre Kaya, Cemal Kaygusuz, Muharrem Şimşek, Meryem Asan, Engincan Üsküplü, Ayhan Karakaya, Sezgin Bektaş, Yaren Sarıkaya, Furkan Çakmak, Şadiye Nur, Sena Toper, Hakan Kalabalık ve Tevfik Kutay gibi isimler yer alıyor.</p>
<p>Film, geçtiğimiz günlerde Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’nde gerçekleştirilen gala gösterimiyle ilk kez seyirciyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vegan-yonetmen-setenay-acidan-uluslararasi-arenada-yeni-bir-ses-olasilik-571357">Vegan Yönetmen Setenay Acı’dan Uluslararası Arenada Yeni Bir Ses: “Olasılık”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yönetmen Canbolat’tan Yunus Karakaya’ya Özel Belgesel</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yonetmen-canbolattan-yunus-karakayaya-ozel-belgesel-552214</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 11:13:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[canbolattan]]></category>
		<category><![CDATA[karakayaya]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yunus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avustralya’da yaşayan ödüllü yönetmen Okan Canbolat, İzmir basınının usta ismi Yunus Karakaya’nın hayatını belgesel haline getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yonetmen-canbolattan-yunus-karakayaya-ozel-belgesel-552214">Yönetmen Canbolat’tan Yunus Karakaya’ya Özel Belgesel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Post prodüksiyon aşamasında olan yapım, Karakaya’nın Salihli’de başlayan ve İzmir’de zirveye ulaşan gazetecilik kariyerini mercek altına alıyor. Canbolat, daha önce &ldquo;İntikam&rdquo; filmiyle uluslararası ödüller kazanan Okan Canbolat Film Prodüksiyon bünyesinde bu projeyi hayata geçiriyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/yonetmen-canbolattan-yunus-karakayaya-ozel-belgesel-0-Ue4ibc24.jpeg"></p>
<p><strong>GÜÇLÜ BİR ANLATIM VADEDİYOR</strong></p>
<p>Belgesel, Karakaya’nın mesleki birikimini, tanıklıklarını ve basın dünyasına kattığı değeri görsel bir anlatımla sunacak.</p>
<p>Sinemalarda değil, dijital platformlarda yayınlanacak yapımın yayın tarihi ve detayları yakında duyurulacak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/yonetmen-canbolattan-yunus-karakayaya-ozel-belgesel-1-MJ9y8gSp.jpeg"></p>
<p>Karakaya’nın kaleminin yanı sıra duruşuyla da bıraktığı izler, bu özel prodüksiyonla hafızalara kazınacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yonetmen-canbolattan-yunus-karakayaya-ozel-belgesel-552214">Yönetmen Canbolat’tan Yunus Karakaya’ya Özel Belgesel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü yönetmen Sevgi Birsel hayatını kaybetti: Bir Demet Tiyatro&#8217;nun yönetmeniydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-sevgi-birsel-hayatini-kaybetti-bir-demet-tiyatronun-yonetmeniydi-546653</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 17:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[birsel]]></category>
		<category><![CDATA[demet]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[kaybetti]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatronun]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeniydi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546653</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Demet Tiyatro'nun ünlü yönetmeni Sevgi Birsel hayatını kaybetti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-sevgi-birsel-hayatini-kaybetti-bir-demet-tiyatronun-yonetmeniydi-546653">Ünlü yönetmen Sevgi Birsel hayatını kaybetti: Bir Demet Tiyatro&#8217;nun yönetmeniydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>BKM Yapımı &#8216;<strong>Bir Demet Tiyatro&#8217;</strong> başta olmak üzere bir çok filmin ve dizinin<strong> yönetmenliğini </strong>de üstlenen <strong>yönetmen Sevgi Birsel</strong> hayatını kaybetti. Birsel&#8217;in ölümü sonrasında ünlü isim <strong>Demet Akbağ </strong>bir veda mesajı yayımladı. </p>
</div>
<div>
<p>FİLM &#8211; SAN Vakfı tarafından yapılan açıklamada &#8220;Yönetmen Sevgi Birsel&#8217;e Allah&#8217;tan rahmet, ailesini ve sevenlerine baş sağlığı dileriz.&#8221; denildi. </p>
</div>
<div>
<p><b>Bodrum&#8217;da toprağa verilecek</b></p>
</div>
<div>
<p>Birsel&#8217;in cenazesi yarın Bitez Camisi&#8217;nde kılınacak namaz sonrasında Bodrum Bitez Mezarlığı&#8217;nda toprağa verilecek. </p>
</div>
<div>
<p><b>Demet Akbağ veda etti</b></p>
</div>
<div>
<p>Ünlü oyuncu <strong>Demet Akbağ </strong>da sosyal medya üzerinden Sevgi Birsel için taziye mesajı yayımladı. Akbağ, &#8220;Bir Demet Tiyatronun yönetmeniydi Sevgimiz. Kaybetmişiz bu sabah maalesef. Üzgünüm başımız sağolsun&#8221; diyerek veda etti. </p>
</div>
<div>
<p><b>Sevgi Birsel kimdir?</b></p>
</div>
<div>
<p>Yönetmen, yapımcı ve senarist kimliği ile tanınan Sevgi Birsel, Bir Demet Tiyatro dizisinin yönetmenliğiyle geniş kitleler tarafından tanında. Birsel,  Dış Kapının Mandalları (1998),<br />Güneş Yanıkları (2000), Ölümsüz Aşk (2003), Azize (2004), Home Ofis (2011), Balıkçının Karısı (2015) ve Üvey Anne (2023) gibi bir çok esere imza atmıştı. </p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250619/unlu-yonetmen-sevgi-birsel-hayatini-kaybetti-bir-demet-tiyatronun-yonetmeniydi-1097162431.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-sevgi-birsel-hayatini-kaybetti-bir-demet-tiyatronun-yonetmeniydi-546653">Ünlü yönetmen Sevgi Birsel hayatını kaybetti: Bir Demet Tiyatro&#8217;nun yönetmeniydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oscar Ödüllü Barry Jenkins&#8217;in Yönetmen Koltuğunda Oturduğu Gişe Rekortmeni &#8216;Mufasa: Aslan Kral&#8217;, Beyazperdenin Ardından İlk Kez ve Sadece 9 Temmuz&#8217;dan İtibaren Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oscar-odullu-barry-jenkinsin-yonetmen-koltugunda-oturdugu-gise-rekortmeni-mufasa-aslan-kral-beyazperdenin-ardindan-ilk-kez-ve-sadece-9-temmuzdan-itibaren-disney-ta-545706</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 12:25:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ardından]]></category>
		<category><![CDATA[aslan]]></category>
		<category><![CDATA[barry]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdenin]]></category>
		<category><![CDATA[disneyta]]></category>
		<category><![CDATA[gişe]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[jenkinsin]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[koltuğunda]]></category>
		<category><![CDATA[kral]]></category>
		<category><![CDATA[mufasa]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[oturduğu]]></category>
		<category><![CDATA[rekortmeni]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[temmuzdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vizyona girdikten beş haftanın sonunda dünya genelinde gişe hasılatı 592 milyon dolara erişen sinema tarihinin kült animasyon filmlerinden Aslan Kral efsanesinin uzantısı olan ‘Mufasa: Aslan Kral’, sinemaların ardından 9 Temmuz’dan itibaren ilk kez ve sadece Disney+’ta sinemaseverlerle buluşacak. Aslan Kayalığı’nın (Pride Lands) sevgili kralının beklenmedik yükselişini konu alan filmin şarkılarını ödüllü şarkı yazarı ve oyuncu Lin-Manuel Miranda’nın imzasını taşıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oscar-odullu-barry-jenkinsin-yonetmen-koltugunda-oturdugu-gise-rekortmeni-mufasa-aslan-kral-beyazperdenin-ardindan-ilk-kez-ve-sadece-9-temmuzdan-itibaren-disney-ta-545706">Oscar Ödüllü Barry Jenkins&#8217;in Yönetmen Koltuğunda Oturduğu Gişe Rekortmeni &#8216;Mufasa: Aslan Kral&#8217;, Beyazperdenin Ardından İlk Kez ve Sadece 9 Temmuz&#8217;dan İtibaren Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vizyona girdikten beş haftanın sonunda dünya genelinde gişe hasılatı 592 milyon dolara erişen sinema tarihinin kült animasyon filmlerinden Aslan Kral efsanesinin uzantısı olan <strong>‘Mufasa: Aslan Kral’</strong>, sinemaların ardından <strong>9 Temmuz</strong>’dan itibaren ilk kez ve sadece <strong>Disney+</strong>’ta sinemaseverlerle buluşacak. Aslan Kayalığı’nın (Pride Lands) sevgili kralının beklenmedik yükselişini konu alan filmin şarkılarını ödüllü şarkı yazarı ve oyuncu <strong>Lin-Manuel Miranda</strong>’nın imzasını taşıyor. </p>
<p>Oscar ödüllü <strong>Barry Jenkins</strong>’in yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, Mufasa, efsanesini Simba ve Nala’nın kızı aslan yavrusu Kiara’ya aktarması için Rafiki’den yardım istiyor. Timon ve Pumbaa da kendilerine özgü şakalarını paylaşmaktan kaçınmıyor. Geçmişe dönüşlerle anlatılan hikaye, Mufasa’yı kaybolmuş ve yalnız bir yetim yavru olarak tanıtıyor, ta ki kraliyet soyunun varisi Taka adında sempatik bir aslanla tanışana kadar. Şans eseri buluşma, kaderlerini arayan olağanüstü bir grup uyumsuzun yola koyulmasına neden oluyor. Bu grubun arasındaki bağ, tehditkar ve ölümcül bir düşmandan kaçmak için birlikte çalışmaları sonucu sınanıyor.  </p>
<p><strong>Aaron Pierre</strong>’in <strong>Mufasa</strong>’ya sesiyle hayat vereceği filmin seslendirme kadrosunda <strong>Kelvin Harrison Jr. </strong>(Taka), <strong>Tiffany Boone </strong>(Sarabi), <strong>Kagiso Lediga </strong>(Genç Rafiki), <strong>Preston Nyman </strong>(Zazu), <strong>Mads Mikkelsen </strong>(Kiros), <strong>Thandie Newton </strong>(Taka’nın annesi Eshe), <strong>Lennie James </strong>(Taka’nın babası Obasi), <strong>Anika Noni Rose </strong>(Mufasa’nın annesi Afia), <strong>Keith David </strong>(Mufasa’nın babası Masego), <strong>John Kani </strong>(Rafiki), <strong>Seth Rogen </strong>(Pumbaa), <strong>Billy Eichner </strong>(Timon), <strong>Donald Glover </strong>(Simba) ve <strong>Beyoncé Knowles-Carter </strong>(Nala) gibi önemli isimler yer alıyor. </p>
<p><strong>‘Mufasa: Aslan Kral’, 9 Temmuz</strong>’dan itibaren sadece <strong>Disney+</strong>’ta filmseverlerle buluşacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oscar-odullu-barry-jenkinsin-yonetmen-koltugunda-oturdugu-gise-rekortmeni-mufasa-aslan-kral-beyazperdenin-ardindan-ilk-kez-ve-sadece-9-temmuzdan-itibaren-disney-ta-545706">Oscar Ödüllü Barry Jenkins&#8217;in Yönetmen Koltuğunda Oturduğu Gişe Rekortmeni &#8216;Mufasa: Aslan Kral&#8217;, Beyazperdenin Ardından İlk Kez ve Sadece 9 Temmuz&#8217;dan İtibaren Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli Sinemacı Akademisyene &#8220;En İyi Yönetmen&#8221; Ödülü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-sinemaci-akademisyene-en-iyi-yonetmen-odulu-441546</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 09:07:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyene]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Onur Orkan Akşit’in “Playback” isimli kısa filmi, Atina’da düzenlenen Greece International Film Festivalinde “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-sinemaci-akademisyene-en-iyi-yonetmen-odulu-441546">Egeli Sinemacı Akademisyene &#8220;En İyi Yönetmen&#8221; Ödülü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Onur Orkan Akşit’in “Playback” isimli kısa filmi, Atina’da düzenlenen Greece International Film Festivalinde “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görüldü.</p>
<p>Sinemanın herkes tarafından erişilebilir olması amacıyla, Yunanistan’ın başkenti Atina’da bu yıl dördüncüsü düzenlenen Greece International Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu. En İyi Kısa, Orta ve Uzun Metrajlı Film kategorilerinde ödüllerin verildiği festivalde, Dr. Öğretim Üyesi Onur Orkan Akşit, “Playback” isimli kısa filmi ile kısa film dalında “En İyi Yönetmen” ödülünün sahibi oldu.</p>
<p>EÜ Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alev Parsa ve Dr. Öğretim Üyesi Onur Orkan Akşit’i makamında ağırlayan EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Birbirinden farklı ulusal ve uluslararası film festivallerinden ödülle dönen öğrenci ve akademisyenlerimiz Ege Üniversitesinin gururu olmaya devam ediyor. Değerli hocamız Dr. Akşit, kısa filmi ile katıldığı Yunanistan Uluslararası Film Festivalinde en iyi yönetmen ödülünü aldı. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-sinemaci-akademisyene-en-iyi-yonetmen-odulu-441546">Egeli Sinemacı Akademisyene &#8220;En İyi Yönetmen&#8221; Ödülü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İranlı kadın yönetmen Firouzeh Khosrovani ilk kez Türkiye&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iranli-kadin-yonetmen-firouzeh-khosrovani-ilk-kez-turkiyede-398704</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2023 16:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[firouzeh]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[iranlı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[khosrovani]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın sinemacılara daha fazla alan açmayı hedefleyen Boşluğa Dikkat projesinin açıkhava film gösterimlerinde 19 Ağustos’ta Bir Ailenin Röntgeni izlenebilecek. Film sonrasında İranlı yönetmen Firouzeh Khosrovani ilk kez Türkiyeli sinemaseverlerle buluşacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iranli-kadin-yonetmen-firouzeh-khosrovani-ilk-kez-turkiyede-398704">İranlı kadın yönetmen Firouzeh Khosrovani ilk kez Türkiye&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadın sinemacılara daha fazla alan açmayı hedefleyen Boşluğa Dikkat projesinin açıkhava film gösterimlerinde 19 Ağustos’ta <em>Bir Ailenin Röntgeni</em> izlenebilecek. Film sonrasında İranlı yönetmen Firouzeh Khosrovani ilk kez Türkiyeli sinemaseverlerle buluşacak</strong></p>
<p>İstanbul Modern Sinema’nın Türk Tuborg’un katkılarıyla hazırladığı ve ustalık sınıfı, söyleşiler, atölye çalışmaları gibi birçok etkinliğe yer verecek yeni uluslararası projesi Boşluğa Dikkat’in ilk programı, 18-25 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek beş filmlik açıkhava gösterimi. İran’dan Şili’ye kadın yönetmenlerin kişisel ve toplumsal tarihlerin kesiştiği filmlerinden oluşan program, konukların katılımıyla gerçekleşecek.   </p>
<p>Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde ödül kazanan <em>Bir Ailenin Röntgeni</em>’nin yönetmeni Firouzeh Khosrovani, Türkiye’deki izleyicilerle ilk kez bir araya gelecek ve İran’daki kadın dayanışmasından haberler getirecek.</p>
<p><strong>BİR AİLENİN RÖNTGENİ,</strong> <strong>2020</strong></p>
<p>Batı’da okumuş seküler bir baba ve dindar bir annenin kızı olan Khosrovani, Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde ödül kazanan bu filminde aile hikâyesini anlatır. Aynı çatı altında nasıl bir arada yaşadıklarını, ebeveynleri arasındaki mektuplar, aile arşivinden fotoğraflar ve videolar ile gözler önüne serer. Devrim öncesinden bugüne modern İran tarihindeki temel çatışmalar üzerine düşündüren bu belgesel, batı medyasının insanlık dışı gösterdiği siyasi bir duruma dair son derece içten ve insani bir görüş sunuyor. </p>
<p><strong>Tarih:</strong> 19 Ağustos 2023, Cumartesi </p>
<p><strong>Film gösterimi: 21.00</strong></p>
<p><strong>Söyleşi: 22.30</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iranli-kadin-yonetmen-firouzeh-khosrovani-ilk-kez-turkiyede-398704">İranlı kadın yönetmen Firouzeh Khosrovani ilk kez Türkiye&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İranlı başarılı yönetmen Dr. Kambiz Babaei Türkiye&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iranli-basarili-yonetmen-dr-kambiz-babaei-turkiyede-396707</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 23:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[babaei]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[iranlı]]></category>
		<category><![CDATA[kambiz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396707</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran sinemasının saygın isimlerinden biri olan Kambiz Babaei, son filmi "Perısan (Melek Gibi)" ile büyük bir başarıya imza attı. Geçtiğimiz gece, "Shining Stars Award" ödül töreninde Babaei, "Uluslararası Alanda En Başarılı Film Yönetmeni" ödülünü alarak uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iranli-basarili-yonetmen-dr-kambiz-babaei-turkiyede-396707">İranlı başarılı yönetmen Dr. Kambiz Babaei Türkiye&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran sinemasının saygın isimlerinden biri olan Kambiz Babaei, son filmi &#8220;Perısan (Melek Gibi)&#8221; ile büyük bir başarıya imza attı. Geçtiğimiz gece, &#8220;Shining Stars Award&#8221; ödül töreninde Babaei, &#8220;Uluslararası Alanda En Başarılı Film Yönetmeni&#8221; ödülünü alarak uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekti.</p>
<p>Bu özel ödül töreninde, Türkiye&#8217;nin tanınmış isimleri Özge Ulusoy ve Doğancan Özadlı, gecenin sunuculuğunu üstlenirken, gerçek parlayan yıldız &#8220;Perısan (Melek Gibi)&#8221; filminin yapımcısı ve yönetmeni Kambiz Babaei oldu.</p>
</p>
<p><strong>&#8220;Perısan (Melek Gibi)&#8221; Filmi: Pandemi Döneminin Anlatımı</strong></p>
<p>Kambiz Babaei&#8217;nin yönetmenliğini üstlendiği ve yakında yayınlanacak olan &#8220;Perısan (Melek Gibi)&#8221; filmi, pandemi döneminin insanlık ve toplum üzerindeki etkilerini etkileyici bir anlatımla beyaz perdeye taşıyor. Film, sağlık çalışanlarının kahramanca çabalarını ve koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin hikayelerini yürek burkan bir şekilde anlatırken, aynı zamanda zorlu dönemde para ve güç sahiplerinin vicdansızca ilaç ve aşı kaçakçılığına nasıl bulaştığını derinlemesine ele alıyor.</p>
<p>Olağanüstü bir oyuncu kadrosuna sahip olan filmde, Farhat Gaemiyan, Sorayya Ghasemi, Siavash Tahmoores, Mehdi Kushki, Linda Kiani, Sahra Asadollahi, Hamoon Seyedi ve Siavash Cheragipoor gibi başarılı İranlı oyuncular yer alıyor.</p>
</p>
<p><strong>Kambiz Babaei: Sinemanın Derin Duygusal Dilini Konuşuyor</strong></p>
<p>Kambiz Babaei, &#8220;Perisan (Melek Gibi)&#8221; filmi ile sinemanın derin duygusal dilini ustalıkla ifade ediyor. İnsan hikayelerini sadece yüzeyde değil, içsel derinlikleriyle ele alarak seyircilere dokunaklı anlar sunan Babaei, kendi alanında öncü bir yönetmen olarak kabul ediliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iranli-basarili-yonetmen-dr-kambiz-babaei-turkiyede-396707">İranlı başarılı yönetmen Dr. Kambiz Babaei Türkiye&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Yönetmen İbrahim Bülbül Çevreci Sinema Projeleriyle Fark Yaratıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-ibrahim-bulbul-cevreci-sinema-projeleriyle-fark-yaratiyor-385872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 18:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bülbül]]></category>
		<category><![CDATA[çevreci]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[projeleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugüne kadar pek çok başarılı klip çekimiyle adını duyuran ve farklı konseptlerleki klipleri sayesinde müzik dünyasında kendine özgü bir yer edinen ünlü yönetmen İbrahim Bülbül, heyecan verici bir yeni projeye hazırlık yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-ibrahim-bulbul-cevreci-sinema-projeleriyle-fark-yaratiyor-385872">Ünlü Yönetmen İbrahim Bülbül Çevreci Sinema Projeleriyle Fark Yaratıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugüne kadar pek çok başarılı klip çekimiyle adını duyuran ve farklı konseptlerleki klipleri sayesinde müzik dünyasında kendine özgü bir yer edinen ünlü yönetmen İbrahim Bülbül, heyecan verici bir yeni projeye hazırlık yapıyor. Türk ve Azerbaycan sinema sektörlerinin ortak güçleriyle gerçekleştirilecek bu film, sanat dünyasında büyük bir etki yaratmayı hedefliyor.</p>
<p>İbrahim Bülbül&#8217;ün yeni film projesi, Türk &#8211; Azerbaycan ortaklığının sinema alanındaki güçlü bir işbirliği örneği olarak dikkat çekiyor. İki ülkenin kültürel değerlerini, sanatını ve tarihini bir araya getiren bu proje, izleyicilere unutulmaz bir sinema deneyimi sunmayı amaçlamaktadır. Detayları yakında duyurulacak olan bu film projesi, İbrahim Bülbül&#8217;ün sanatsal vizyonu, yönetmenlik becerisi ve yaratıcılığına dayanmaktadır. Bülbül, geçmişte gerçekleştirdiği klip çekimlerinde gösterdiği yetenekle, müzik dünyasında büyük bir takdir kazanmıştır. Şimdi ise sinema dünyasında da aynı başarıyı yakalamaya kararlı gibi duruyor.</p>
<p>Bu ortak yapım projesi, Türk ve Azerbaycan sinemasının bir araya gelerek kültürel köprüler kurma hedefine büyük bir katkı sağlayacak. İki ülkenin sanatçıları, teknik ekipleri ve prodüksiyon şirketleri birlikte çalışacak, böylece hem sanatsal anlamda büyük bir işbirliği gerçekleştirilecek hem de Türk ve Azerbaycan kültürleri arasındaki dostluk ve dayanışma pekiştirilecektir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-ibrahim-bulbul-cevreci-sinema-projeleriyle-fark-yaratiyor-385872">Ünlü Yönetmen İbrahim Bülbül Çevreci Sinema Projeleriyle Fark Yaratıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Yönetmen Gökhan Gökçay, Barcelona ve Berlin Film Festivallerinde Ödüller Kazandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-gokhan-gokcay-barcelona-ve-berlin-film-festivallerinde-oduller-kazandi-371294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 22:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[berlin]]></category>
		<category><![CDATA[festivallerinde]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gökçay]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan]]></category>
		<category><![CDATA[kazandı]]></category>
		<category><![CDATA[ödüller]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk film yönetmeni Gökhan Gökçay, son zamanlarda aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-gokhan-gokcay-barcelona-ve-berlin-film-festivallerinde-oduller-kazandi-371294">Ünlü Yönetmen Gökhan Gökçay, Barcelona ve Berlin Film Festivallerinde Ödüller Kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk film yönetmeni Gökhan Gökçay, son zamanlarda aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiriyor. Geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde Hollywood’a taşınan ve film projelerine orada devam eden Gökçay Avrupa film festivallerinden tam not aldı.</p>
<p>Yaklaşık bir ay önce gerçekleştirilen Barcelona Kısa Film Festivali&#8217;nde &#8220;En İyi Savaş Filmi&#8221; kategorisinde ödül alan Gökhan Gökçay, bu hafta Kiez Berlin Film Festivali&#8217;nde de &#8220;En İyi yönetmen&#8221; ödülünü aldı. Daha önce de Bosna Hersek’te yaşanan Srebrenitsa katliamı’nı konu alan “Ölü çiçekler” isimli filmi ile bir çok festivalden ödüller alarak ismini duyuran Gökhan Gökçay yeni ödüller ile sinema dünyasındaki başarısını bir kez daha kanıtladi.</p>
<p>Gökhan Gökçay, 2024 yılında vizyona girmesi planlanan &#8220;Dedemin Ruhu&#8221; adlı filmin çalışmalarını yürütmekle birlikte uluslararası alanda da başarılarını sürdürmektedir. Hollywood sinemasında da projeler üstlenen Gökçay, sinema endüstrisinde saygın bir konuma sahiptir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yonetmen-gokhan-gokcay-barcelona-ve-berlin-film-festivallerinde-oduller-kazandi-371294">Ünlü Yönetmen Gökhan Gökçay, Barcelona ve Berlin Film Festivallerinde Ödüller Kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başarılı yönetmen Fatih Doğukan Yılmaz, çektiği kliplerle müzik dünyasına yön veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basarili-yonetmen-fatih-dogukan-yilmaz-cektigi-kliplerle-muzik-dunyasina-yon-veriyor-361943</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 11:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı]]></category>
		<category><![CDATA[çektiği]]></category>
		<category><![CDATA[doğukan]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasına]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[kliplerle]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başarılı klip yönetmeni Fatih Doğukan Yılmaz, yeni bir proje ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basarili-yonetmen-fatih-dogukan-yilmaz-cektigi-kliplerle-muzik-dunyasina-yon-veriyor-361943">Başarılı yönetmen Fatih Doğukan Yılmaz, çektiği kliplerle müzik dünyasına yön veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başarılı klip yönetmeni Fatih Doğukan Yılmaz, yeni bir proje ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. </p>
<p>Yıllardır müzik dünyasına yön veren sanatçılar ve yapımcılar ile çalışan Fatih Doğukan Yılmaz, son zamanlarda genç sanatçıların klip yönetmenliği alanında da yükselen bir ismi olarak dikkat çekiyor. Gazi Kıtoğlu &#8211; İstanbul, Dila Elif Ömür &#8211; Gönül Defteri, Dj Mahmut Görgen &#038; Hakan Ergün &#8211; Eledim Eledim, Dj Mahmut Görgen &#038; Ulaş Gürdal &#8211; Bahçede Mış Mış gibi isimlerin kliplerinde imzası bulunan Fatih Doğukan Yılmaz, yeni projelere hazırlandığını açıkladı.</p>
<p>Yeni projeleri hakkında konuşan Fatih Doğukan Yılmaz, müzik dünyasının zorlu bir dönemden geçtiğini ve bu dönemde genç sanatçılara destek vermenin önemli olduğunu belirtti. Yeni şarkılarının da kısa bir süre içerisinde dinleyicilerle buluşacağını ifade eden Yılmaz, her zaman yeni yeteneklere kapılarının açık olduğunu vurguladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basarili-yonetmen-fatih-dogukan-yilmaz-cektigi-kliplerle-muzik-dunyasina-yon-veriyor-361943">Başarılı yönetmen Fatih Doğukan Yılmaz, çektiği kliplerle müzik dünyasına yön veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ödüllü yönetmen Na Hong-jin, yeni kısa filmini Samsung Galaxy S23 Ultra ile çekti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/odullu-yonetmen-na-hong-jin-yeni-kisa-filmini-samsung-galaxy-s23-ultra-ile-cekti-358571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 09:02:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çekti]]></category>
		<category><![CDATA[filmini]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[hongjin]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü]]></category>
		<category><![CDATA[s23]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[ultra]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung’un dünyanın her yerinden yönetmenlerle işbirliği yaptığı “Filmed #withGalaxy” kampanyasına son olarak ünlü yönetmen Na Hong-jin de yeni kısa filmi “FAITH” ile katıldı. Samsung’un resmi YouTube kanalında yayınlanan kısa filmin tamamı Galaxy S23 Ultra’nın üst düzey kamera sistemiyle çekildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odullu-yonetmen-na-hong-jin-yeni-kisa-filmini-samsung-galaxy-s23-ultra-ile-cekti-358571">Ödüllü yönetmen Na Hong-jin, yeni kısa filmini Samsung Galaxy S23 Ultra ile çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Samsung’un dünyanın her yerinden yönetmenlerle işbirliği yaptığı “Filmed #withGalaxy” kampanyasına son olarak ünlü yönetmen Na Hong-jin de yeni kısa filmi “FAITH” ile katıldı.  Samsung’un resmi YouTube kanalında yayınlanan kısa filmin tamamı Galaxy S23 Ultra’nın üst düzey kamera sistemiyle çekildi.</strong></p>
<p>Samsung, dünyaca ünlü ödüllü yönetmen Na Hong-jin ile ‘FAITH’ adlı kısa filmin çekimi için iş birliği yaptığını duyurdu. Tamamı Galaxy S23 Ultra ile çekilen kısa film, profesyonel bir kameranın yapabildiklerini akıllı telefon kamerasına sığdırarak Galaxy kullanıcılarını yaratıcılıklarını ifade etmeye davet ediyor. Samsung, “Filmed #withGalaxy” kampanya kapsamındaki iş birlikleriyle dünyanın önde gelen yönetmenlerine Samsung Galaxy S Serisi cihazlarla çekim yapma olanağı sunuyor. </p>
<p>Ünlü yönetmen Na Hong-jin, ‘The Chaser,’ ‘The Yellow Sea’ ve ‘The Wailing’ gibi filmleriyle biliniyor. Kendine has tarzda karanlık görüntülerin yanı sıra, korku, şüphe ve heyecan uyandıran özgün bir mizansen kullanıyor. Na Hong-jin, ‘FAITH’ filminde izleyicilere Galaxy S23 Ultra’nın Nightography ve Videografi özelliklerini kullanarak, düşük ışık koşullarına rağmen son derece çarpıcı imgeler, net ve akıcı detaylar sunuyor. </p>
<p><strong>“Tüm bunları daha büyük bir kamerayla başarmam mümkün olmayacaktı”</strong></p>
<p>Na Hong-jin, film ile ilgili olarak “Samsung Galaxy S23 Ultra’yla profesyonel düzeyde çekimler yapabileceğimi göstermek istedim. Bu deneyim benim için son derece ilgi çekici ve heyecan verici oldu.” dedi. Karanlık bir ortamda dahi sahnedeki öğelerin tüm detaylarını yakalamayı başardığını belirten Na Hong-jin, “Bu kısa filmin çekimlerinde Galaxy S23 Ultra’yı kullanmış olmam büyük bir avantaj oldu. Bu sayede hareketleri hem canlı olarak hem de tüm açılardan kolayca çekebildim. Tüm bunları daha büyük bir kamerayla başarmam mümkün olmayacaktı.” diye ekledi.</p>
<p><strong>Galaxy S23 Ultra’nın Nightography özelliği ile düşük ışıkta dahi en çarpıcı detayları yakaladı</strong></p>
<p>Samsung, kullanıcıların düşük ışıkta dahi net ve gerçekçi görüntüler elde edebilmesini sağlayan Nightography özelliğini ilk kez 2022 yılında tanıttı. 2023 yılına gelindiğinde, Galaxy S23 Ultra ile neredeyse tüm ışık koşullarına uyum sağlayabilen en üst düzey fotoğraf ve video çözümlerini sunabiliyor. “FAITH” adlı kısa filmde, bu yenilikler dikkat çekiyor. Gelişmiş yapay zekâ destekli görsel sinyal işleme (ISP), renk ve detayları iyileştiriyor. Çift optik görsel sabitleme (OIS) özelliği ise, görüntüde kullanıcının hareket etmesinden kaynaklanabilecek bulanıklığı ve titremeyi azaltıyor. </p>
<p>Na Hong-jin ile “FAITH” filminde birlikte çalışan yönetmen Chung Jung-Hoon ise “Normal bir film çeker gibi, karanlık atmosferi yansıtacak şekilde ışıklandırmayı daha da azalttım. Şaşırtıcı bir biçimde tüm detayların yine de net şekilde görünür olduğunu fark ettim. Galaxy S23 Ultra’nın HDR özelliği, karanlık planların çekiminde son derece yardımcı oldu. Kameranın sürekli hareket halinde olmasına rağmen odağı hiç bozulmadı. Galaxy S23 Ultra’nın beni şaşırtan bir diğer özelliği, tıpkı yüksek hızlı profesyonel bir kamerada olduğu gibi saniyede 120 karede son derece doğal bir hareket bulanıklığı ve hızı ifade edebilmesiydi.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odullu-yonetmen-na-hong-jin-yeni-kisa-filmini-samsung-galaxy-s23-ultra-ile-cekti-358571">Ödüllü yönetmen Na Hong-jin, yeni kısa filmini Samsung Galaxy S23 Ultra ile çekti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
