<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yönetmek | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yonetmek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yonetmek</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 May 2025 07:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yönetmek | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yonetmek</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tüp Bebekte Kaygıyı Yönetmek Anne Baba Olma Şansını Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tup-bebekte-kaygiyi-yonetmek-anne-baba-olma-sansini-artiriyor-538193</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 07:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bebekte]]></category>
		<category><![CDATA[kaygıyı]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[şansını]]></category>
		<category><![CDATA[tüp]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=538193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisi olarak bilinen IVF (İn vitro fertilizasyon) yöntemi anne ve baba adayları için fiziksel ve ruhsal açıdan hassas bir döneme işaret etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebekte-kaygiyi-yonetmek-anne-baba-olma-sansini-artiriyor-538193">Tüp Bebekte Kaygıyı Yönetmek Anne Baba Olma Şansını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüp bebek tedavisi olarak bilinen IVF (İn vitro fertilizasyon) yöntemi anne ve baba adayları için fiziksel ve ruhsal açıdan hassas bir döneme işaret etmektedir. Stresin yönetilmesi; anne baba adaylarının kişilik özellikleriyle, evlilik ilişkileriyle, sağlıklı baş etme yöntemleri kullanmalarıyla, geçmiş kayıpları ve yasları ile ilişkilidir. Tüp bebek tedavisine başlayan bireylerin yaklaşık %30-60’ı süreç boyunca klinik düzeyde anksiyete veya depresyon semptomları geliştirebildiği gösterilmiştir. Çiftlerin bu dönemde psikolojik desteğe ihtiyaç duyduklarını fark etmeleri, yolculuğu olabildiğince konforlu hale getirmeleri açısından önemli olduğu gibi ruh sağlığı ile doğurganlık arasında iki yönlü bir ilişki vardır. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Fatma Arkaz, tüp bebek tedavisi gören çiftlerde psikiyatrik desteğin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisi sürecinde kaygıyı yönetmek çok önemli</strong></p>
<p>Bu stresli döneme hastaların büyük çoğunluğunun kolaylıkla uyum sağladığı gözlemlenmektedir. Çiftler kendi aralarında bu durumla baş etme stratejileri geliştirebilir. Edinilen yeni iletişim şekilleri ve duygusal yakınlığın artması bu süreçte uzun vadeli yarar sağlar. Tüp bebek tedavisi hem emek isteyen bir tedavi süreci olması hem de çoğunlukla çocuk sahibi olamayan çiftlerin başvurduğu en son tedavi seçeneği olması sebebiyle; tedavi olumlu sonuçlanmazsa hayatları boyunca anne-baba olamayacakları ihtimalini düşünmelerine ve yoğun bir kaygı hissederek sürece başlamalarına sebep olabilmektedir.</p>
<p>Gün boyu süren rahatsızlık verici düzeyde kaygı, huzursuzluk, iyi hissetmeme, mide bulantısı baş ağrıları gibi sebebi bulunamayan bedensel şikayetleri yaşama, uyku, iştah ve enerji düzeyinde değişiklikler ile tüp bebek süreciyle aşırı uğraş gibi belirtileri gösteren çiftlerin ise bir psikiyatri uzmanından destek alması önerilmektedir.</p>
<p><strong>Tekrarlayan kayıplar depresyona neden olabilir</strong></p>
<p>Tüp bebek tedavisi sırasında kullanılan bazı ilaçların da ruhsal durum üzerine etkileri olabilmektedir. Bu tedavilerde başarısız girişimler yaşanma olasılığı vardır. Her başarısız girişimden sonra anne baba adayları umutların ve emeklerin kaybıyla ilişkili yas süreci yaşar. Bu durum; anne baba adaylarının hem bireysel olarak ruhsal durumlarını hem de aile evlilik ilişkilerini etkileyebilmektedir. </p>
<p>Ek olarak; gebe kalınması halinde ise tüp bebek ebeveynleri her türlü riski en düşük düzeyde tutabilmek için fazlaca kontrolcü ve kuralcı davranabilmektedir.  Benzer şekilde ileri gebelik haftalarında yaşanabilen düşükler, evlat kaybı olarak yas tutmalarına sebep olmaktadır ki bunların her biri psikiyatrik açıdan önemle ele alınması gereken durumlardır. </p>
<p><strong>Tüp bebek tedavisinde psikolojik desteğin başlıca faydaları şunlardır;</strong></p>
<ul>
<li>Duygularınızı, şüphelerinizi ve endişelerinizi açıkça ifade edebileceğiniz <strong>güvenli bir alan sağlar</strong>.</li>
<li>Stres, kaygı ve duygusal dalgalanmalarla başa çıkmanıza yardımcı olan <strong>duygusal yönetim için araçlar sunar.</strong></li>
<li>Seçeneklerinizi değerlendirmenizde ve seçimleriniz konusunda kendinize güvenmenizde size rehberlik eder böylece <strong>karar vermeyi destekler.</strong></li>
<li>Tekrarlayan olumsuz düşünceleri nasıl yöneteceğinizi ve olumlu yönlere nasıl odaklanacağınızı öğretir yani <strong>olumlu düşünmeyi teşvik eder.</strong></li>
<li>Üreme yolculuğunuzda kontrolü ve güveni yeniden kazanmanıza yardımcı olur.<strong> Sizi güçlendirir.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Tüp bebek sürecine başlayan çiftlere öneriler;</strong></p>
<ul>
<li>Tüp bebek sürecine başlamadan önce partnerinizle açık ve dürüst bir iletişim kurun, böylece prosedür boyunca birlikte güçlü olabilirsiniz. Tedavi sırasında birbirinizden beklentilerinizi, örneğin tüm randevulara birlikte gitmek isteyip istemediğinizi ve beklenmedik prosedürlere girmeniz gerekirse ne yapmanız gerektiğini tartışın.</li>
<li>Arkadaşlarınızdan ve ailenizden destek alın. Eşinizden ayrı bir destek çemberine sahip olmak önemlidir. Bu çember, sizi anlayan ve tanıyan insanlardan oluşmalıdır. Çalışmalar, iyi bir destek grubunun stresi azaltabileceğini ve buna karşılık olumlu gebelik sonuçlarını artırabileceğini göstermiştir.</li>
<li>Stresinize neyin sebep olduğunu belirleyin ve başa çıkma yollarını düşünün. Bu stres faktörlerine yönelik çözümler düşünün. Siz ve partneriniz stresle farklı şekillerde başa çıkabilirsiniz. Bu farklılıkları fark etmek ve partneriniz ile paylaşmak önemlidir. Birbirinizi destekleyin ve çatışmayı azaltmayı öğrenin.</li>
<li>Ruhunuza ve bedeninize iyi gelecek şeylere yönelin. Egzersiz stresi azaltmanın iyi bir yoludur. Stresi azaltmanın diğer yolları arasında müzik dinlemek, meditasyon yapmak ve ruh halinizi iyileştirmek için mizah yapmak yer alabilir. Zihninizi ve bedeninizi sakinleştirmek için yoga veya nefes tekniklerini deneyin. Duygularınızı bir günlükte ifade etmeyi deneyin.</li>
<li>Sağlıklı, besleyici yiyecekler tercih edin.</li>
<li>İşyerinde büyük bir proje üstlenmek, yeni bir yere taşınmak veya iş değiştirmek gibi hayatınızda büyük değişiklikleri erteleyebilirsiniz. Stres seviyenizi artırabilecek her şeyden kaçının.</li>
</ul>
<p>Ruh sağlığına yapılan yatırım sadece tedavi başarısı için değil aynı zamanda ebeveynliğe hazırlık, ilişkilerin korunması ve yaşam doyumu açısından da önemlidir. İhtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız profesyonel destek almaktan çekinmeyin. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tup-bebekte-kaygiyi-yonetmek-anne-baba-olma-sansini-artiriyor-538193">Tüp Bebekte Kaygıyı Yönetmek Anne Baba Olma Şansını Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan MHP&#8217;ye ziyaret &#8220;İzmir&#8217;i tüm siyasi partilerle yönetmek istiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-mhpye-ziyaret-izmiri-tum-siyasi-partilerle-yonetmek-istiyoruz-458794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 13:38:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[istiyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[izmiri]]></category>
		<category><![CDATA[mhpye]]></category>
		<category><![CDATA[partilerle]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[tugaydan]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmek]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458794</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, MHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Kenti İzmirlileri temsilen tüm siyasi partilerle birlikte yönetmek istediklerini belirten Başkan Tugay, “Tüm İzmir’e eşit belediye hizmeti verme konusunda kararlıyız” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-mhpye-ziyaret-izmiri-tum-siyasi-partilerle-yonetmek-istiyoruz-458794">Başkan Tugay&#8217;dan MHP&#8217;ye ziyaret &#8220;İzmir&#8217;i tüm siyasi partilerle yönetmek istiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ak Parti ve İyi Parti’nin ardından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da eşlik ettiği ziyarette Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin tarafından ağırlandı. MHP’nin İzmir’deki belediye meclis üyeleri, il başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı görüşmenin ardından basın açıklamasında bulunuldu.</p>
<p><strong>Tugay: “İzmir’e eşit belediye hizmeti verme konusunda kararlıyız”</strong></p>
<p>Başkan Tugay konuşmasında, “MHP İl Başkanlığımıza nazik kabulleri ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum. Seçim sürecinde siyasi etik değerlere gösterdikleri hassasiyet için ayrıca teşekkür ediyorum. Demokratik olgunluk içinde bir seçim süreci geçirdik. Önümüzdeki dönemde kentimizin sorunlarını çözmek için iş birliği ve görüş alışverişlerini sürdürme dileğimi kendilerine ilettim. Onlar da çok olumlu karşıladılar. Bundan sonraki dönemde İzmir adına İzmirlileri temsilen tüm siyasi partilerimizle birlikte kenti yönetmek istiyoruz. Tüm İzmir’e eşit belediye hizmeti verme konusunda kararlıyız. Umuyorum bu güzel iş birlikleri, olumlu hava kentimizde çok olumlu sonuçlar doğuracak. Zaman zaman bir araya gelerek kentimizin sorunları hakkında ortak değerlendirmeler yaparak çalışmaya devam edeceğiz. Çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-mhpye-ziyaret-izmiri-tum-siyasi-partilerle-yonetmek-istiyoruz-458794">Başkan Tugay&#8217;dan MHP&#8217;ye ziyaret &#8220;İzmir&#8217;i tüm siyasi partilerle yönetmek istiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öfkelenmemek değil, öfkeyi iyi yönetmek önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ofkelenmemek-degil-ofkeyi-iyi-yonetmek-onemli-418403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 13:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[öfkelenmemek]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeyi]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öfkenin altında çoğu zaman üzüntü, hayal kırıklığı ve kaygı gibi duygular var olduğunu ifade eden uzmanlar, bu nedenle öfkelenen birini anlamaya çalışma ve öfkesinin nedenlerini bulmaya çalışmanın altta yatan gerçek duygusunu anlamaya yardımcı olacağına dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkelenmemek-degil-ofkeyi-iyi-yonetmek-onemli-418403">Öfkelenmemek değil, öfkeyi iyi yönetmek önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öfkenin altında çoğu zaman üzüntü, hayal kırıklığı ve kaygı gibi duygular var olduğunu ifade eden uzmanlar, bu nedenle öfkelenen birini anlamaya çalışma ve öfkesinin nedenlerini bulmaya çalışmanın altta yatan gerçek duygusunu anlamaya yardımcı olacağına dikkat çekiyor. Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, öfke çok şiddetliyken kişinin onu durdurmasının mümkün olmadığını ifade ederek, öfke ile uygun baş etme stratejileri uygulanmasının terapi ile sağlanabileceğini söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, öfkeli bir kişiyle nasıl yapıcı iletişim kurulacağına ilişkin bilgi verdi.</p>
<p>“Öfkeli bir kişiyle yapıcı bir iletişim kurmak istiyorsak ilk adım öfkenin şiddetinin azalmasını beklemektir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Çok yoğun duygular yaşarken kişinin bizi dinlemesi ve anlaması zorlaşacağı için yapıcı bir ilişki kuramayız. Bunun için o anda sakin kalmak, onu dinlemeye çalışmak, sorular sorarak anlamaya çalışmak ve sakinleştiğinde konu üzerine konuşmak istediğimizi belirtmek uygun adımlar olabilir.”</p>
<p><strong>Öfkenin altında başka duygular var </strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, öfkenin ikinci bir duygu olduğunu ifade ederek, “Öfkenin altında çoğu zaman üzüntü, hayal kırıklığı, kaygı gibi duygular vardır. Bu sebeple öfkelenen birini anlamaya çalışmak, öfkesinin nedenlerini bulmaya çalışmak altta yatan gerçek duygusunu anlamamıza yardımcı olur. Bu da her iki tarafın da bir öfke girdabında kaybolması yerine gerçek duyguların ve düşüncelerin konuşulduğu gerçek bir ilişki kurmalarını sağlar.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşanan öfke motivasyon sağlıyor</strong></p>
<p>Tıpkı diğer duygular gibi öfkenin de sağlıklı ve olması gereken bir duygu olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, şöyle devam etti:</p>
<p>“Burada duygu değil duyguyu nasıl dışa vurduğumuz kontrol edilmeli. Öfke yönetiminde de amaç öfkenin kişiye ya da çevresine yıkıcı sonuçları olmayacak şekilde yansıtılmasını sağlamaktadır. Bu şekilde yaşanan öfke kişiye motivasyon, irade, güç, sevdiklerini ve kendisini korumak için inanç sağlar. Ayrıca istediği ve istemediği durumları daha net ifade ettiği için çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurmasını da sağlar.”</p>
<p><strong>Öfke ile baş etme stratejileri nelerdir</strong></p>
<p>Öfke sorunuyla ilgili terapiye başvuran danışanların çoğu zaman sevdiklerini kırdıkları için pişmanlık hissi ya da iş, aile, sosyal ilişkilerde sorunları olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Aslı Zeynep Başabak Bhais, şunları kaydetti:</p>
<p>“Terapide amaç kişinin öfkesinin nedenlerini anlamak ve onu durdurmaktadır. Ancak öfke çok şiddetliyken kişinin onu durdurması mümkün olmaz. Öfkenin erken aşamalarında kişinin öfkeleneceğine dair ipuçları vardır. Kişinin bu duyguyu fark etmesi ve o sırada birlikte belirlenen öfke ile uygun baş etme stratejilerini uygulamasını sağlamaktadır. İkinci amaç ise kişinin öfkesine sebep olan altta yatan ihtiyacını bulmak ve yeniden yapılandırmaktır.</p>
<p>Birey ya da grup olarak bu konuda sorun yaşayan kişilerin kendini tanıma, duygularını anlama ve duygularını düzenleme üzerine kitaplar okumaları, eğitim almaları da önerilebilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkelenmemek-degil-ofkeyi-iyi-yonetmek-onemli-418403">Öfkelenmemek değil, öfkeyi iyi yönetmek önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Krize sahip çıkmak kadar yönetmek de önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/krize-sahip-cikmak-kadar-yonetmek-de-onemli-369632</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 12:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çıkmak]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[krize]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yöneten ve yönetilen arasında iletişime ve işbirliğine dayanan kamuda halkla ilişkiler çalışmalarında iletişim önemli?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krize-sahip-cikmak-kadar-yonetmek-de-onemli-369632">Krize sahip çıkmak kadar yönetmek de önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yöneten ve yönetilen arasında iletişime ve işbirliğine dayanan kamuda halkla ilişkiler çalışmalarında iletişim önemli? Kriz dönemlerinde iletişimin nasıl kurulması ve sürecin nasıl yönetilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Nejla Polat, demokratik yönetimlerde tercih edilen iletişim modelinin iki yönlü simetrik model olduğunu söyledi. Krize sahip çıkılmasının önemini hatırlatan Polat, zamanında müdahale ve güvenilir haber kaynağı olmanın kriz yönetiminde etkili olduğunu kaydediyor.  </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nejla Polat, kamuda halkla ilişkilerde iletişimin yapısını değerlendirdi. </p>
<p>Yöneten ve yönetilen arasında iletişime ve işbirliğine dayanan kamuda, halkla ilişkiler çalışmalarında iletişimin yapısının iki yönlü olması gerektiğini ifade eden Polat, <strong>“</strong>Kamu kurumlarının en önemli misyonu, kamu yararı sağlayacak faaliyetlerde bulunmak, hedef kitlelerin ihtiyaç ve beklentilerini tespit ederek bu ihtiyaçların giderilmesine yönelik devamlı ve istikrarlı biçimde kamu hizmeti sunmaktır. Dolayısıyla hedef kitlelerle diyaloğa dayalı ilişki kurma ve sürdürme; karşılıklı anlayışı, iyi niyeti, güveni tesis etme ve koruma; kamu yararına hizmet etme; hedef kitlelerin desteğini alma ilkeleri etrafında kamusal halkla ilişkilere gereksinim vardır” dedi.</p>
<p><strong>Kamuda halkla ilişkiler modelleri</strong></p>
<p>Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi, bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte, kamuda halkla ilişkiler faaliyetlerinde, iki yönlü simetrik modelin daha uygun hale geldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Nejla Polat, tarihsel süreçteki iletişim modellerini de şöyle sıraladı: </p>
<p><strong>Basın Ajansı/Tanıtım Modeli</strong>: Kaynaktan alıcıya doğru tek yönlü mesaj iletiminin söz konusudur. Mesajı oluşturan bilgilerin doğruluğunun tartışılabildiği iletişim modelidir. </p>
<p><strong>Kamuyu Bilgilendirme Modeli</strong>: Tek yönlü mesaj iletimi sürecini kapsamasına rağmen, hedef kitlelere tam, doğru ve eksiksiz bilgilerin ulaştırıldığı iletişim modelidir. Kuruluşların basın sözcülerini çağrıştıran faaliyetlerde bulunurlar. </p>
<p><strong>İki Yönlü Bilimsel İkna Modeli:</strong> Hedef kitlelerin kurumu desteklemesine ve kurumun bakış açısını benimsemesine yönelik ikna edilmesini amaçlayan çift yönlü mesaj akışının bulunduğu modeldir. Halkın desteğini kazanabilmek için davranışlarla ilgili araştırmalar ve sosyal bilim teorilerinden yararlanılır.  Fakat edinilen bilgiler doğrultusunda kuruluşun politikasını değiştirmesi söz konusu olmadığından dolayı asimetriktir. </p>
<p><strong>İki Yönlü Simetrik Model:</strong> Kurum ve hedef kitleleri arasında karşılıklı diyalog ve uzlaşma kültürüne dayanan, hedef kitleden gelen geri bildirimin kurum tarafından değerlendirildiği, kurumun politikasına yön verdiği iki yönlü iletişim modelidir. Savunucuları teorisyenler ve eğitimcilerdir. </p>
<p><strong>Kamuyu bilgilendirme modeli yetersiz</strong></p>
<p>Kamu kurumlarında en çok kullanılan iletişim modelinin kamuyu bilgilendirme modeli olduğunu belirten Polat, “Bu modelde kurumlar kendileri ve faaliyetleri hakkında hedef kitleleri bilgilendirirler. Tek yönlü bir bilgi akışı söz konusudur. Kamuyu bilgilendirme modeli kamu kurumlarının tanıtımı açısından önemli rol oynayabilir, ancak hedef kitlelerin tanınması konusunda yetersiz kalmaktadır. Burada devlet yönetiminde vatandaşa doğru tek yönlü bilgi akımının olduğu ve vatandaşların katılımcılık açısından pasif halde bulunduğu görülmektedir” dedi.</p>
<p>Kamu kurumlarında, bir konuda kamuoyunu ikna edip, onların rızasını almak için zaman zaman bilimsel ikna yöntemi de kullanıldığını belirten Nejla Polat,  “Bilimsel ikna yöntemi ile kamuoyunun tutum ve davranışlarının değiştirilmesi, geliştirilmesi veya pekiştirilmesi hedeflenir. Amaca ulaşmak için de birbiriyle örtüşen duygusal ve mantıksal yollara başvurulur. Ancak kurumun politikasını belirlemede kamuoyunun düşüncesi önemli değildir. Bu nedenle bilimsel ikna yöntemi eleştirilmektedir” şeklinde değerlendirdi. </p>
<p><strong>Çift yönlü iletişim hayata geçirilmeli </strong></p>
<p>Polat, günümüzde demokratik yönetim anlayışının hakim olduğu ülkelerde, kamusal halkla ilişkiler açısından daha fazla tercih edilen iletişim modelinin iki yönlü simetrik model olduğunu kaydederek, “Bu model yönetenler ve yönetilenler arasında karşılıklı yarar, güven ve diyalog oluşturma amacına hizmet ettiği için tercih edilmektedir. Vatandaşlardan devlete geri bildirimin sağlandığı iki yönlü ilişkidir. Bu ilişki vatandaşların görüşlerinin alınmasını, bilgi ihtiyacının tedarik edilmesini gerektirmektedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yöneticilerin uzlaşmacı ve hesap verebilir olması beklenir</strong></p>
<p>Demokrasilerde yöneticilerin uzlaşmacı, saydam, hesap verebilir, etik ve sorumlu bir yönetim anlayışı içerisinde davranmalarının beklendiğini vurgulayan Polat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halkın doğrudan katılımını sağlama ya da onayını alma konusunda önemli bir aracı işlevi yüklenen halkla ilişkiler iletişimi; açıklık, saydamlık ilkeleriyle yurttaşları bilgilendirerek onların güvenini ve desteğini sağlamada en etkili yoldur. Etkili iletişim için gerekli olan iki yönlü simetrik iletişim tarzının benimsenmesi, katılımcılığın sağlanması, çift yönlü iletişim ile farklı çıkarlara sahip hedef kitleler arasında ortak zemin oluşturulması halkla ilişkiler yöntemi ile mümkün olmaktadır. </p>
<p>Ayrıca kamunun beklentilerinin tespit edilmesi ve ihtiyaçlarının giderilmesi, yönetenler ve yönetilenler arasındaki iletişimin sağlanması, kamuoyunun çeşitli konulara ilişkin farkındalığının sağlanması ve bilinç düzeylerinin geliştirilmesi açısından da önemlidir.” </p>
<p><strong>Bilgi ihtiyacı karşılanmazsa, gerçek dışı bilgi artar</strong></p>
<p>Özellikle kriz dönemlerinde bilgiye daha fazla ihtiyaç duyulduğuna ve kamuoyunun doğru ve hızlı olarak bilgilendirilmesi önem kazandığına işaret eden Polat, “Kriz döneminde kamuoyunun bilgi ihtiyacının karşılanmaması, gerçek dışı bilgilerin yayılma hızını artıracak ve kriz iletişimini yönetmek güçleşecektir. Zamanında müdahale ile çelişkiden uzak ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, mevcut bilgiyle yönetimin krize yaklaşımının anlatılması, krize sahip çıkılması, güvenilir haber kaynağı olmanın temel koşullarıdır. Kriz döneminde medyanın ve diğer muhatapların güvenine ve desteğine her zamankinden fazla gereksinim duyulmaktadır. Yanlış ya da eksik bilgi, medyanın sonraki gelişmelere duyarsız kalmasına neden olur, hedef kitleyle buluşmayı ve sarsılan güvenin yeniden oluşturulmasını güçleştirir” dedi.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krize-sahip-cikmak-kadar-yonetmek-de-onemli-369632">Krize sahip çıkmak kadar yönetmek de önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Deprem Psikolojisini Yönetmek İçin 4 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-deprem-psikolojisini-yonetmek-icin-4-oneri-350875</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2023 11:18:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojisini]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem afetini yaşayan, yaşananlara şahitlik eden, tanıdığı kişilerin bedensel ve ruhsal örselenmelerini öğrenmek durumunda kalan çocuklar, deprem sonrası “Akut Stres Bozukluğu” sorunu ile karşı karşıya kalabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-deprem-psikolojisini-yonetmek-icin-4-oneri-350875">Çocuğunuzun Deprem Psikolojisini Yönetmek İçin 4 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Deprem afetini yaşayan, yaşananlara şahitlik eden, tanıdığı kişilerin bedensel ve ruhsal örselenmelerini öğrenmek durumunda kalan çocuklar, deprem sonrası “Akut Stres Bozukluğu” sorunu ile karşı karşıya kalabiliyor. Deprem anı tekrar yaşanıyor gibi hissetme, afetten etkilenen çocuklarda sık görülen bir sorunu oluşturuyor. Ailelerin, bu anormal sürece çocuklarının verdiği tüm tepkileri normal ve olağan karşılamaları, öncelikle çocuklarının davranışlarını takip ederek gerektiğinde uzman desteği almaları, deprem travmasının daha doğru yönetilmesine olanak sağlıyor. </p>
<p>Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü’nden Uz. Dr. Leyla Alkaş, çocukluk çağı ve ergenlik döneminde depremin neden olduğu yıkıcı psikolojik etkinin kontrol altına alınması için önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Önce çocuğunuzun ruh sağlığının nasıl etkilendiğini anlayın! </strong></p>
<p>Deprem, çocuğumun ruhunda nasıl bir etkiye yol açtı? Aileler, öncelikle bu sorunun yanıtını bulmak için çocuklarının hareketlerini gözlemlemeli ve verdikleri tepkileri kontrol ederek çocuklarına doğru yaklaşım yolu izlemelidir. </p>
<p>Çocuklarda deprem gibi doğal afetler sonucu gelişebilecek bazı davranış değişiklikleri şunlardır:   </p>
<ul>
<li>Deprem anıyla ilgili oyun, söylem ve düşünceler yaşamak,</li>
<li>Uyku, iştah sorunları, bebeksileşmek, yetişkinlerden ayrılmayacak şekilde vücut temasında bulunmak, </li>
<li>Öfkeli, yaramaz, hırçın, huzursuz, aşırı hareketli davranmak,</li>
<li>Sessizleşip, içe kapanıp, kaygıyla hareketsizleşmek,</li>
<li>Depremle ilgili, hatırlatıcı her şeyden kaçınmak,</li>
<li>Zevk aldığı şeylerden uzaklaşma, rüyada gibi, dalgın olmak. </li>
</ul>
<p><strong>Depremden yoğun olarak etkilenen çocuğunuzu takip edin onun yanında olun! </strong></p>
<p>Ailelerin, çocuktan önce kendilerini sakinleştirerek bu konuda doğru bilgileri alması uygun olur. Sonrasında çocukları rahatlatıcı ve onlara güven sağlayıcı şu davranış modelleri geliştirilmelidir: </p>
<ul>
<li>Küçük çocuğunuza sarılın. </li>
<li>Bebeğinizi emzirirken, çocuğunuzu beslerken zihninizi depremle değil gelecek güzel günlerle meşgul etmeye çalışın. </li>
<li>Sorumlu olduğunuz çocuğu gerçekten anlayarak, sevgiyle ve kabul ederek görün. </li>
<li>Çocuğunu gözlemleyin, anlamlandırın, yanında olduğunuz güvenini verin, konuşmaya zorlamadan dinleyin, sakinleştirip yanında olun. </li>
<li>Kendini ifade etmesi için küçük çocukların oyununu, sözünü kesmeden, yorumlamadan; resim yapmasına, oyun oynamasına, konuşmasına izin verin. </li>
</ul>
<p><strong>Çocuğunuzun deprem korkusunu ve depremle ilgili fikirlerini dinleyin!</strong></p>
<p>Çocukların, “Burada deprem olur mu?” gibi ailelerinin, yetişkinlerin de korkularını tetikleyecek soruları karşısında; sakin, dürüst ve yapıcı kalmak hiç kolay değildir. Bu nedenle örneğin; “Depremler dünyada birçok yerde az veya çok oluyor, üzerinde yaşadığımız çok derindeki yaşlı kayalar yerlerine yerleşmeye çalışıyor. Dünyamızdaki doğal güzellikler böyle şekilleniyor” sözleri ile deprem gerçeğinin var olduğunu ona anlatmak daha uygundur. Bunun yanında, depreme karşı alınması gereken önlemler konusunda çocuğa bilgi verilmesi ya da onun fikirlerinin sorulması da rahatlatıcı bir etki sağlayacaktır. “Deprem olursa neler yapmalıyız?”, “Depreme nasıl hazırlanmalıyız, sana göstereyim mi?”, “Belki senin de bu konuda fikirlerin vardır” soruları ile onunla bağ kurarak, ondan düşüncelerini aktarması istenebilir. Çocuk, aileye göre anlamsız bir çözümden söz etse de onu destekleyip dinlemek çok önemlidir. Çocuğun depremle ilgili görüntü ve dehşet verici konuşmalara şahit olmasını engellemek gerekir. Onu yaramaz, mutsuz, kaygılı olduğu için suçlamayıp, utandırmamaya çok dikkat edilmelidir. Tutulamayacak sözler vermemeli, yanlış söz ve bilgileri onunla paylaşmamalı, sorunun ve korkunun değil, çözümün ve iyileşmenin parçası olmalarının desteklenmesi gerekir. </p>
<p><strong>Çocuğunuzda ruhsal bir hastalık oluşması durumunda profesyonel yardıma başvurun!</strong></p>
<p>Çocuğun ani stres reaksiyonu nedeniyle oluşan davranış değişikliklerinin sıklığına, şiddetine ve günlük rutinlerini bozma seviyesine bakarak takip edilmesi uygun olur. Çocuk deprem travmasına ne kadar yakından maruz kaldıysa, ne kadar kayıplar ve üzüntüler içindeyse “Travma Sonrası Stres Bozukluğu”, “Çocuklarda Basit veya Kompleks Yas Bozuklukları” ve hatta tekrarlayan ikinci travmalara bağlı “Depresyon Anksiyete Bozuklukları” o kadar sık görülmektedir. </p>
<p>Güvende ve direkt etkilenmemiş çocuklarda süreç 2 ile 4 hafta içinde azalır. Belirtilerin sıklığı ve şiddeti azalmıyor hatta artıyorsa, uyku-yemek-oyun-günlük aktiviteler bozulduysa, okula gitmek, ödev yapmak giderek zorlaştıysa yakın takibe almak hatta profesyonel destek almak gerekebilir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-deprem-psikolojisini-yonetmek-icin-4-oneri-350875">Çocuğunuzun Deprem Psikolojisini Yönetmek İçin 4 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
