<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yıllar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yillar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yillar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 17:52:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yıllar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yillar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Altınyunus Efsanesi Yıllar Sonra Yeniden Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altinyunus-efsanesi-yillar-sonra-yeniden-bulustu-646162</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:52:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altınyunus]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk turizminin simge tesislerinden, Ortadoğu ve Balkanlar'ın ilk büyük resort otellerinden olan Çeşme Altınyunus'un eski çalışanları, yıllar sonra Çeşme Dalyanköy'de düzenlenen anlamlı bir organizasyonda yeniden bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altinyunus-efsanesi-yillar-sonra-yeniden-bulustu-646162">Altınyunus Efsanesi Yıllar Sonra Yeniden Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türk turizminin simge tesislerinden, Ortadoğu ve Balkanlar&#8217;ın ilk büyük resort otellerinden olan Çeşme Altınyunus&#8217;un eski çalışanları, yıllar sonra Çeşme Dalyanköy&#8217;de düzenlenen anlamlı bir organizasyonda yeniden bir araya geldi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çeşme Dalyanköy&#8217;de bulunan Defne Yaprağı Balık Restoran&#8217;da gerçekleştirilen buluşmaya, Altınyunus Oteli&#8217;nin farklı dönemlerinde görev yapmış 45 turizm profesyoneli katıldı. Yıllar sonra aynı sofrada buluşan eski çalışma arkadaşları, anılarını tazeleyerek özlem giderdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Geceye katılanlar arasında emekliliğin keyfini süren isimlerin yanı sıra, Türkiye&#8217;nin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren birçok beş yıldızlı otelde genel müdür olarak görev yapan, kendi turizm işletmelerini kurarak sektöre yön vermeye devam eden başarılı turizmciler de yer aldı. Meslek hayatlarında önemli başarılara imza atan eski Altınyunus çalışanları, birlikte geçirdikleri yılların kendilerine kazandırdığı dostlukları ve mesleki deneyimleri paylaştı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Buluşmanın en anlamlı konuklarından biri ise dönemin Altınyunus Genel Müdürü <b>Aydın Alam</b> oldu. Uzun yıllar birlikte görev yaptığı çalışma arkadaşlarıyla tek tek ilgilenen Alam, eski günleri yad ederken zaman zaman duygusal anlar yaşadı. Samimi sohbetlerin yaşandığı gecede, Altınyunus&#8217;un Türk turizmine kazandırdığı değerler ve unutulmaz anılar da sık sık dile getirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Organizasyona ev sahipliği yapan, Altınyunus&#8217;un eski çalışanlarından ve bugün Defne Yaprağı Balık Restoran&#8217;ın işletmecisi olan <b>Murat Aydemir</b>, misafirlerini büyük bir özenle ağırladı. Sunulan kaliteli hizmet ve sıcak atmosfer, davetliler tarafından büyük beğeni topladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yaklaşık yarım asır öncesine uzanan dostlukların yeniden canlandığı gece, çekilen hatıra fotoğrafları ve gelecek yıllarda daha geniş katılımlı buluşmalarda yeniden bir araya gelme sözüyle sona erdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bir zamanlar Çeşme Altınyunus çatısı altında aynı hedef için çalışan turizm emekçileri, aradan geçen yıllara rağmen dostluklarının ve meslektaşlık bağlarının ilk günkü sıcaklığını koruduğunu bir kez daha gösterdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altinyunus-efsanesi-yillar-sonra-yeniden-bulustu-646162">Altınyunus Efsanesi Yıllar Sonra Yeniden Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi Yaşlanmanın Yolu Onlardan Geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-yaslanmanin-yolu-onlardan-geciyor-645084</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 07:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[onlardan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=645084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürekli yorgun hissetmek, sabah dinlenmeden uyanmak, kilo vermekte zorlanmak, gün içinde enerjinin hızla düşmesi, uyku problemleri, stres karşısında eskisi kadar dayanıklı hissedememek…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yaslanmanin-yolu-onlardan-geciyor-645084">İyi Yaşlanmanın Yolu Onlardan Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sürekli yorgun hissetmek, sabah dinlenmeden uyanmak, kilo vermekte zorlanmak, gün içinde enerjinin hızla düşmesi, uyku problemleri, stres karşısında eskisi kadar dayanıklı hissedememek… Pek çok kişi bu şikayetleri yaşlanmanın doğal sonucu olarak kabul ediyor olsa da bu belirtilerin arkasında bedenin görünmez yöneticileri olan hormonlar yer alabilir. Hormon dengesinin sağlıklı yaşlanmanın görünmeyen sırrı olduğunu belirten <strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Uzun ve sağlıklı yaşamın temelinde bedenimizin kimyasını anlamak yatıyor. Hormonlarımızı tanımak, yalnızca bir hastalığı tedavi etmek değil, önümüzdeki sağlıklı on yılları bilinçli şekilde inşa edebilmek anlamına geliyor” diyor ve hormonları destekleyen 5 öneride bulunuyor.</p>
<p><strong>LONGEVITY’NIN TEMELİNDE HORMONLAR BULUNUYOR</strong></p>
<p>Doğduğumuz andan son nefesimize kadar bir an bile susmadan çalışan bedenimizin sessiz yönetmenleri, hormonlar… Toplumda hormonlar genellikle menopoz, tiroid hastalığı ya da laboratuvar sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor. Oysa hormonlar yalnızca hastalık dönemlerinde değil, sağlıklı yaşlanmanın da merkezinde yer alıyor. Hormonların uykumuzdan açlığımıza, ruh halimizden enerjimize ve hatta sabah yataktan ne kadar dinç kalktığımıza kadar günlük hayatımızda her detayı belirleyecek bir güçte olduğunu belirten <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Hormonları anlamak uzun ve sağlıklı bir yaşamın ilk şartıdır. Çünkü longevity dediğimiz şey yalnızca uzun yaşamak değildir; o uzun yılları dinç, üretken ve ayakta geçirebilmektir. Ve bu denklemin tam ortasında hormonlar durur” diyor. </p>
<p><strong>BEDENİMİZİN KİMYASAL HABERCİLERİ</strong></p>
<p>Hormonları kanımızda dolaşan ve uzaktaki organlara mesaj taşıyan habercilere benzeten <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong> hormonların işleyişini şöyle anlatıyor; “Bir bez onları üretir, kan dolaşımına bırakır, onlar da kendilerini bekleyen dokuya gidip orada belirli bir işi başlatır. Ama bu haberciler başıboş hareket etmez. Hepsi, endokrin sistem dediğimiz son derece ince ayarlı bir ağ tarafından yönetilir. Bu ağın komuta merkezi beynimizdedir. Hipotalamus ve onun hemen altındaki hipofiz bezi, bedenden gelen sinyalleri toplar ve tüm vücuda yayılan emirlere çevirir. Buradan çıkan talimatlar tiroid bezine, böbreküstü bezlerine, pankreasa ve üreme bezlerine ulaşır.”</p>
<p><strong>HORMONLARIN BEDENDEKİ GİZLİ GÜCÜ </strong></p>
<p>Endokrin yani hormonal sistemin en hayranlık verici yanını kendi kendini dengeleyebilmesi olarak açıklayan <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Bir hormonun düzeyi gereğinden fazla yükseldiğinde merkez bunu fark eder ve üretimi kısar. Tıpkı bir orkestra şefinin sesi yükselen bir enstrümanı yatıştırması gibi. İşte sağlıklı yaşlanmanın görünmeyen sırrı da burada saklıdır. Bu uyumun yıllar içinde ne kadar korunduğu, bedenimizin strese ne kadar iyi dayandığını ve kendini ne kadar verimli onardığını belirler” diyor. </p>
<p><strong>İYİ YAŞLANMANIN SIRRINI TAŞIYAN 7 HORMON</strong></p>
<p>Bedenimizde yüzlerce hormon görev yapıyor olsa da bir kısmı günlük hayatımızı ve uzun süreli sağlığımızı doğrudan şekillendiriyor. İşte o hormonlar;</p>
<ul>
<li><strong>İnsulin</strong>in kan şekerimizi düzenlediğini ve enerji metabolizmamızın anahtarı olduğunu söyleyen Dr. Erkan Sarıyıldız, “Yıllar içinde gelişen insülin direnci, yaşlanma sürecinin en sinsi başlangıçlarından biridir” ifadesini kullanıyor. </li>
<li><strong>Kortizol,</strong> stres hormonu olarak kısa süreli yararlı etkileri olsa da kronik hale geldiğinde ve hep yüksek kaldığında bedeni yavaş yavaş yıpratıyor. </li>
<li><strong>Tiroid </strong>hormonları metabolizmanın hızını ayarlıyor ve ne kadar enerji ürettiğimizi belirliyor.</li>
<li><strong>Östrojen</strong> ve <strong>progesteron</strong> kadın sağlığının yanı sıra kemikleri ve kalbi koruyor.</li>
<li><strong>Testosteron</strong>un yalnızca erkeklerde değil, kadın bedeninde de salgılandığını belirten Dr. Erkan Sarıyıldız, “Testosteron kasları, ruh halini ve canlılığı destekler” diyor. </li>
<li><strong>Melatonin</strong> hormonu uykunun ve biyolojik saatin bekçisi olarak görev yapıyor.</li>
<li><strong>Büyüme</strong> hormonu ise dokuların onarımından sorumlu.</li>
</ul>
<p><strong>YAŞ ALDIKÇA HORMONLAR DA DEĞİŞİYOR</strong></p>
<p>Hormonların her biri ayrı bir görev üstleniyor. Her biri aynı bütünün birer parçası olan hormonlar hayatımız boyunca aynı seviyede kalmıyor ve her dönemde yeni bir denge kuruyor. Çocuklukta ve ergenlikte büyüme ve cinsiyet hormonlarının yükselmesine bağlı olarak bedenin hızla geliştiğini, erişkinlikte ise hormonların nispeten dengeye oturduğunu söyleyen <strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Orta yaşa doğru yeni bir dönemeç başlar. Kadınlarda menopozla birlikte östrojen ve progesteron azalırken, erkeklerde testosteron daha yavaş ama yıllara yayılan bir süreçte geriler. Melatonin ve büyüme hormonu gibi diğer sistemler de zaman içinde değişir. Bunları kayıp olarak görmek yerine, bedenin yeni bir denge kurma çabası olarak değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>HORMONLARINIZI DESTEKLEMEK ELİNİZDE</strong></p>
<p>Yaşla birlikte hormon düzeylerinde meydana gelen değişimler doğal olsa da yaşam tarzı seçimlerinin de hormonal dengeyi ve sağlıklı yaşlanma sürecini doğrudan etkilediğini belirten  Dr. Erkan Sarıyıldız, hormonların sağlıklı çalışmasını desteklemek için şu önerilerde bulunuyor: </p>
<p><strong>• Kaliteli uykuya öncelik verin</strong></p>
<p>Melatonin ve büyüme hormonu başta olmak üzere birçok hormon gece uykusu sırasında düzenlenir. Yetersiz uyku hormonal dengeyi bozabilir.</p>
<p><strong>• Düzenli egzersiz yapın</strong></p>
<p>Kas kütlesini koruyan direnç egzersizleri ve aerobik aktiviteler, insülin duyarlılığını artırırken testosteron ve büyüme hormonu gibi sistemlerin sağlıklı çalışmasına da katkı sağlar.</p>
<p><strong>• Kas dostu ve dengeli beslenin</strong></p>
<p>Yeterli protein, sağlıklı yağlar ve liften zengin beslenme; insülin, tiroid hormonları ve metabolik sağlığın korunmasında önemli rol oynar.</p>
<p><strong>• Stresi yönetmeyi öğrenin</strong></p>
<p>Kronik stres nedeniyle sürekli yüksek seyreden kortizol, zaman içinde hem hormonal dengeyi hem de genel sağlığı olumsuz etkileyebilir.</p>
<p><strong>• Sağlıklı kiloyu koruyun ve düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Hormonal değişimler yaşla birlikte kaçınılmaz olsa da düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bu sürecin daha dengeli geçirilmesine yardımcı olur.</p>
<p>İyi yaşlanmanın tesadüf olmadığını, bedenimizin kimyasını okumayı öğrenmekten geçtiğini ifade eden <strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Hormonlar birbirinden bağımsız çalışmaz. Kas sağlığı, uyku, metabolik sağlık ve stres yönetimi hormonal dengeyi doğrudan etkiler. Bu nedenle iyi yaşlanmak tek bir hormona odaklanmakla değil, bütün sistemi korumakla mümkündür. Hormonlarımızı anlamak, yalnızca bir hastalığı tedavi etmek değil, önümüzdeki sağlıklı on yılları kendi ellerimizle inşa etmek demektir. Uzun yaşamak çoğu zaman şansa bağlıdır; ama iyi yaşamak, büyük ölçüde bizim seçimlerimizin sonucudur” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yaslanmanin-yolu-onlardan-geciyor-645084">İyi Yaşlanmanın Yolu Onlardan Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk müziğinde yeni bir hikaye: Ceyhan Yılmaz&#8217;dan &#8216;Gözlerinin Derininde&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-muziginde-yeni-bir-hikaye-ceyhan-yilmazdan-gozlerinin-derininde-644918</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[müziğinde]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=644918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllarca hayalinin peşinden sessizce yürüyen, müziğe olan tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmeyen Ceyhan Yılmaz, yeni teklisi “Gözlerinin Derininde” ile dinleyicilerle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-muziginde-yeni-bir-hikaye-ceyhan-yilmazdan-gozlerinin-derininde-644918">Türk müziğinde yeni bir hikaye: Ceyhan Yılmaz&#8217;dan &#8216;Gözlerinin Derininde&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca hayalinin peşinden sessizce yürüyen, müziğe olan tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmeyen Ceyhan Yılmaz, yeni teklisi “Gözlerinin Derininde” ile dinleyicilerle buluştu.</p>
<p>Söz ve müziği Ceyhan Yılmaz’a ait olan eserin düzenlemesini Barış Engürlü üstlenirken, mix ve mastering çalışmaları Gökhan Erken tarafından gerçekleştirildi. Duygusal yapısı, güçlü melodisi ve yorumuyla dikkat çeken eser, sanatçının müzikal yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>
<p>Müzikle tanıştığı ilk yıllardan itibaren Türk Sanat Müziği’ne büyük ilgi duyan Ceyhan Yılmaz, çocuk yaşlarda başlayan bu tutkusunu hayatının merkezine yerleştirdi. Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen müzikten kopmayan sanatçı, gençlik yıllarında profesyonel müzik dünyasına adım atmak için önemli girişimlerde bulundu. İstanbul’da dönemin önde gelen yapımcılarının ve sanatçılarının kapısını çalan Yılmaz, o günlerde aradığı fırsatı bulamasa da müziğe olan inancını hiçbir zaman kaybetmedi.</p>
<p>Üniversite yıllarında yeniden alevlenen müzik tutkusu, onun sanatsal kimliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Aldığı eğitimler ve sahne deneyimleri sayesinde yalnızca güçlü bir yorumcu değil, aynı zamanda üretken bir besteci olarak da kendini geliştirdi. Yıllar boyunca onlarca değil, yüzlerce özgün eser üreten sanatçı, bu üretimlerini uzun süre yalnızca kendi dünyasında sakladı.</p>
<p> Hayatının önemli bir bölümünü Hollanda’da geçiren Ceyhan Yılmaz, burada yürüttüğü sosyal projeler ve profesyonel kariyerinin yanında müzik çalışmalarını da sürdürdü. Özellikle pandemi döneminde yeniden yoğunlaştığı müzik eğitimi, ud çalışmaları ve profesyonel şan dersleri, sanatçının yıllardır taşıdığı hayalini gerçeğe dönüştürmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.</p>
<p>Müzik yolculuğunun en dikkat çekici noktalarından biri ise yıllar önce hayranı olduğu ve kapısında beklediği Coşkun Sabah ile yıllar sonra yeniden yollarının kesişmesi oldu. Bestelerini dinleyen usta sanatçının olumlu değerlendirmeleri ve aldığı destek, Ceyhan Yılmaz’ın profesyonel müzik kariyerine daha güçlü adımlarla devam etmesini sağladı. İlk teklisi “Yalanmış” ile dikkatleri üzerine çeken sanatçı, şimdi de “Gözlerinin Derininde” ile dinleyicilerin karşısına çıkıyor.</p>
<p>Ses renginin zaman zaman Coşkun Sabah’ın yorumunu hatırlatan sıcaklığı ve duygusal derinliğiyle dikkat çeken Ceyhan Yılmaz, nostaljik Türk müziğinin samimiyetini günümüz müzik anlayışıyla buluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Sanatçının en büyük amacı ise Türk müziğinin eşsiz makamlarını, melodik zenginliğini ve duygusal gücünü evrensel müzik diliyle harmanlayarak uluslararası dinleyicilerle buluşturmak.</p>
<p>Müziğin yaşla değil tutkuyla yapıldığının en güçlü örneklerinden biri olan Ceyhan Yılmaz, “Gözlerinin Derininde” ile yalnızca yeni bir şarkı değil; yıllara yayılan bir emeğin, sabrın ve vazgeçmeyen bir hayalin hikâyesini de dinleyicilere sunuyor.</p>
<p>Ceyhan Yılmaz ‘’Gözlerinin Derininde’’ Engürlü Müzik etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında ve klibi NetD kanalında yayında!..</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-muziginde-yeni-bir-hikaye-ceyhan-yilmazdan-gozlerinin-derininde-644918">Türk müziğinde yeni bir hikaye: Ceyhan Yılmaz&#8217;dan &#8216;Gözlerinin Derininde&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalçın Akyıldız&#8217;dan yıllar sonra kendi sesiyle yeni şarkı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalcin-akyildizdan-yillar-sonra-kendi-sesiyle-yeni-sarki-644906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[akyıldız]]></category>
		<category><![CDATA[anlatı]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[müziği]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[sesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=644906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk müziğinin perde arkasındaki önemli bestecilerinden Yalçın Akyıldız, yıllardır farklı sanatçıların yorumuyla hayat bulan eserlerinin ardından bu kez kendi sesiyle dinleyicilerin karşısına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalcin-akyildizdan-yillar-sonra-kendi-sesiyle-yeni-sarki-644906">Yalçın Akyıldız&#8217;dan yıllar sonra kendi sesiyle yeni şarkı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türk müziğinin perde arkasındaki önemli bestecilerinden Yalçın Akyıldız, yıllardır farklı sanatçıların yorumuyla hayat bulan eserlerinin ardından bu kez kendi sesiyle dinleyicilerin karşısına çıkıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Sanatçının üçüncü teklisi “Herkes Öldürür Sevdiğini”, Yeditepe etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Müzik kariyeri boyunca sayısız hit şarkıya imza atan Akyıldız, yeni çalışmasında yalnızca besteci ve söz yazarı kimliğini değil, hikâye anlatıcılığını da ön plana çıkarıyor. Şarkının müziği Yalçın Akyıldız’a ait olurken, sözleri Oscar Wilde’ın dünyaca ünlü “The Ballad of Reading Gaol” şiirinden sanatçının yaptığı çeviri ve uyarlamadan oluşuyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ”NE SİNEMATİK KLİP!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yalçın Akyıldız’ın yeni teklisi “Herkes Öldürür Sevdiğini”, etkileyici hikâyesini sinematik bir kliple taçlandırıyor. Karina Film imzası taşıyan klibin yönetmenliğini Görkem Yeltan üstlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Farklı kuşaklardan sanatçı ve oyuncuları bir araya getiren klipte; Biket İlhan, Canan Tuna, Arzu Okay, Feyzi Tuna, Mehmet Güreli, Beyza Uluocak, İlay Hazel İlgü, Defne Çağlar, Yağmur Ertan, Derin Yeltan, Yasemin Akyıldız, Kerem Küçüköten, Kerem Berk Bayır ve Bartu Canıbek rol alıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Oscar Wilde&#8217;ın ölümsüz dizelerinden ilham alan eser, klipte aşk, kayıp, pişmanlık ve insan doğasının kırılganlığı üzerine kurulan güçlü görsel anlatımla destekleniyor. Sinema ve müziği aynı potada buluşturan çalışma, oyuncu kadrosu ve atmosferiyle kısa film estetiği taşıyan bir yapım olarak öne çıkıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>GÖRÜNMEYEN KAHRAMAN!</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yalçın Akyıldız, Türk pop müziğinde iz bırakan birçok eserin bestecisi olarak tanınıyor. Emre Altuğ’un yorumuyla hafızalara kazınan “Gidecek Yerim Mi Var”, “Neyleyim”, “Aşk-ı Kıyamet”, “Kal”, “Fani Dünya / Rüya” ve son dönemde yeniden farklı sanatçılar tarafından seslendirilen eserler, Akyıldız imzasını taşıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yıllar içinde Kibariye, Emre Altuğ, Dou, Rana Türkyılmaz ve Sufle gibi sanatçıların repertuvarında yer alan bu eserler, kuşaklar boyunca dinlenmeye devam etti. Özellikle “Neyleyim” ve “Aşk-ı Kıyamet”, yeniden yapılan yorumlarıyla genç dinleyici kitlesiyle de buluştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>MÜZİK, EDEBİYAT VE SİNEMAYI BULUŞTURAN BİR ÜRETİM DÜNYASI…</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Besteci ve söz yazarı kimliğinin yanı sıra senarist, yazar ve yapımcı olarak da üretimlerini sürdüren Yalçın Akyıldız, müzik, sinema ve edebiyat alanlarında uzun yıllara yayılan çok yönlü bir kariyere sahip. Yapımcı olarak birçok albüm ve film projesine imza atan sanatçı, kültür sanat dünyasında Radikal Kitap ve Andante dergisinde yayımlanan yazılarıyla da dikkat çekti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Disiplinler arası üretim anlayışını müziğine taşıyan Akyıldız, solo çalışmalarında tek bir anlatıcının gözünden ilerleyen bütünlüklü hikâyeler kuruyor. “Herkes Öldürür Sevdiğini” de bu anlatı evreninin en güçlü halkalarından biri olarak öne çıkıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yıllardır başkalarının sesinden milyonlara ulaşan şarkıların yaratıcısı olan Yalçın Akyıldız, şimdi kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yalçın Akyıldız “Herkes Öldürür Sevdiğini’’ tüm dijital müzik platformlarında ve klibi Yalçın Akyıldız YouTube kanalında yayında!..</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalcin-akyildizdan-yillar-sonra-kendi-sesiyle-yeni-sarki-644906">Yalçın Akyıldız&#8217;dan yıllar sonra kendi sesiyle yeni şarkı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Tedavisinde Yeni Çağ: Kemoterapinin Sonu mu Geliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinde-yeni-cag-kemoterapinin-sonu-mu-geliyor-643928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:14:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çağ]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hedefe Yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapinin]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisi son yıllarda tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri. Uzun yıllar boyunca kanser tedavisinin temelini oluşturan kemoterapi, günümüzde yerini giderek daha hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinde-yeni-cag-kemoterapinin-sonu-mu-geliyor-643928">Kanser Tedavisinde Yeni Çağ: Kemoterapinin Sonu mu Geliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisi son yıllarda tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri. Uzun yıllar boyunca kanser tedavisinin temelini oluşturan kemoterapi, günümüzde yerini giderek daha hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor. Kemoterapinin tamamen ortadan kalkacağını söylemek için henüz erken olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ahmet Ünsal “Kemoterapi hala birçok kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği ama tek silahımız değil. Son yıllarda geliştirilen yeni tedaviler sayesinde birçok hastada daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor ve bazı durumlarda kemoterapiye olan ihtiyaç azalabiliyor. İmmünoterapi, akıllı ilaçlar ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserle mücadelede çok daha güçlü bir döneme girilmiş durumdayız&#8221; dedi.</p>
<p><strong>İmmünoterapi kanser tedavisinde yeni bir dönem başlattı</strong></p>
<p>Kanser tedavisindeki en önemli yeniliklerin başında immünoterapinin geldiğini söyleyen Dr. Ahmet Ünsal &#8220;İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. İmmünoterapinin özellikle akciğer kanseri, cilt kanseri ve böbrek kanseri gibi bazı tümörlerde sağ kalımı belirgin şekilde uzattığı gösterildi. Bu sayede bazı hastalarda yıllarca süren kalıcı yanıtların elde edilmesi artık mümkün hale geldi&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Akıllı ilaçlar&#8221; tedaviyi kişiselleştiriyor</strong></p>
<p>“Akıllı ilaçlar&#8221; olarak bilinen hedefe yönelik tedavilerin de kanser tedavisinde önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ünsal bu ilaçların kanser hücresindeki belirli genetik bozuklukları hedef aldığını belirterek &#8220;Kanser hücresindeki belirli genetik bozukluklar hedef alınarak normal hücrelere daha az zarar veriliyor. Böylece hem etkinlik artıyor hem de yan etkiler azalabiliyor. Günümüzde birçok akciğer, meme ve kolon kanseri hastasında tedavi kararı artık tümörün genetik özelliklerine göre veriliyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Yeni nesil tedaviler umut vadediyor</strong></p>
<p>Kanser tedavisindeki en heyecan verici gelişmelerden birinin de antikor-ilaç konjugatları olduğunu vurgulayan Dr. Ünsal, &#8220;Bu tedaviler, kanser hücresini tanıyan bir antikor ile güçlü bir kemoterapi ilacını bir araya getirir. Böylece ilaç doğrudan tümör hücresine taşınır ve sağlıklı dokular daha az etkilenir. Son yıllarda özellikle meme, akciğer ve mide kanserlerinde oldukça başarılı sonuçlar elde edilmiştir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Gelecekte kanser tedavisinde ne tür gelişmeler olacak?</strong></p>
<p>Kanser tedavisinde geleceğe yönelik çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Dr. Ünsal, yapay zeka destekli tanı sistemleri, sıvı biyopsi adı verilen kan testleri, kişiye özel kanser aşıları ve yeni nesil hücresel tedaviler üzerinde yoğun araştırmalar yürütüldüğünü söyledi. Bu gelişmeler sayesinde her hastanın tümörünün biyolojik özelliklerine göre tamamen kişiselleştirilmiş tedavi planlarının rutin hale geleceğinin öngörüldüğünü belirten Dr. Ünsal, kanser tedavisinin giderek daha hedefe yönelik ve hasta odaklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.</p>
<p><strong>Amaç sadece yaşam süresini uzatmak değil</strong></p>
<p>Kemoterapinin tamamen ortadan kalkacağını söylemek için henüz erken olduğunu vurgulayan Dr. Ünsal &#8220;Artık kanser tedavisinde yalnızca kemoterapiden söz etmiyoruz. İmmünoterapi, akıllı ilaçlar ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserle mücadelede çok daha güçlü bir döneme girildi. Gelecekte amaç sadece yaşam süresini uzatmak değil, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini de koruyarak kanseri kontrol altına almak olacak&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-tedavisinde-yeni-cag-kemoterapinin-sonu-mu-geliyor-643928">Kanser Tedavisinde Yeni Çağ: Kemoterapinin Sonu mu Geliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cem Yılmaz İmzalı GORA Efsanesini Yıllar Sonra İzleyiciyle Yeniden Buluşturacak Netflix Dizisi GORA4GORA&#8217;nın Çekimleri Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cem-yilmaz-imzali-gora-efsanesini-yillar-sonra-izleyiciyle-yeniden-bulusturacak-netflix-dizisi-gora4goranin-cekimleri-basladi-643785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[cem]]></category>
		<category><![CDATA[efsanesini]]></category>
		<category><![CDATA[gora]]></category>
		<category><![CDATA[mzalı]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[zleyiciyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netflix, Cem Yılmaz’ın unutulmaz filmi Gora’yı yıllar sonra izleyiciyle yeniden buluşturacak yeni dizisi GORA4GORA’nın çekimlerinin başladığını setten paylaşılan ilk kare eşliğinde duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cem-yilmaz-imzali-gora-efsanesini-yillar-sonra-izleyiciyle-yeniden-bulusturacak-netflix-dizisi-gora4goranin-cekimleri-basladi-643785">Cem Yılmaz İmzalı GORA Efsanesini Yıllar Sonra İzleyiciyle Yeniden Buluşturacak Netflix Dizisi GORA4GORA&#8217;nın Çekimleri Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Netflix</strong>, <strong>Cem Yılmaz</strong>’ın unutulmaz filmi Gora’yı yıllar sonra izleyiciyle yeniden buluşturacak yeni dizisi <strong><em>GORA4GORA</em></strong>’nın çekimlerinin başladığını setten paylaşılan ilk kare eşliğinde duyurdu.  </p>
<p>Senaryosu ve yönetmenliği <strong>Cem Yılmaz </strong>imzası taşıyan<strong> </strong>dizide Arif, bu defa oğlunun saygısını yeniden kazanmak ve Demon’un algoritmalarla yönettiği tiranlığı yıkmak için yanlış anlaşılmalar, kimlik arayışları ve renkli karakterlerle bezeli yeni bir yolculuğa çıkıyor. Heyecanla beklenen dizinin oyuncu kadrosunda <strong>Cem Yılmaz</strong>’a <strong>Bige Önal</strong>, <strong>Bora Akkaş</strong>, <strong>Burak Şafak</strong>, <strong>Bülent Şakrak</strong>, <strong>Can Yılmaz</strong>, <strong>İdil Sivritepe, Necip Memili</strong>, <strong>Nevcan Su Özel</strong>, <strong>Okan Çabalar, Özge Özberk</strong>, <strong>Uraz Kaygılaroğlu</strong> ve <strong>Zafer Algöz</strong> gibi sevilen isimler eşlik ediyor.</p>
<p><strong><em><u>GORA4GORA</u></em></strong><strong><u> Hakkında:</u></strong></p>
<p>Arif, hem oğlunun saygısını yeniden kazanmak hem de Demon’un algoritmalarla yönettiği tiranlığı yıkmak için yeni bir yolculuğa çıkar. Yanlış anlaşılmalar, kimlik arayışları ve renkli karakterlerle bezeli bu yolculuk sonunda Arif’e eşlik edecek ekip toplanacak ve Demon’la yüzleşmeye hazırlanacaktır.</p>
<p><strong>Yazar &#038; Yönetmen: </strong> Cem Yılmaz</p>
<p><strong>Yapımcı: </strong>Öner F. Işık</p>
<p><strong>Yapım Şirketi: </strong> CMYLMZ Fikir Sanat</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong>Bige Önal, Bora Akkaş, Burak Şafak, Bülent Şakrak, Can Yılmaz, Cem Yılmaz, İdil Sivritepe, Necip Memili, Nevcan Su Özel, Okan Çabalar, Özge Özberk, Uraz Kaygılaroğlu, Zafer Algöz</p>
<p><strong><u>Biz Kimiz?</u></strong></p>
<p>Netflix, farklı türlerde ve dillerde dizi, film, oyun ve canlı yayın programları sunan dünyanın önde gelen eğlence hizmetlerinden biridir. Üyelerimiz sunduğumuz sonsuz seçenek arasından arzu ettiklerini istedikleri zaman, istedikleri yerde, istedikleri kadar izlemenin, duraklatıp kaldıkları yerden devam etmenin keyfini çıkarır; gönüllerince oyun oynayabilir ve üyelik planlarını diledikleri zaman değiştirebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cem-yilmaz-imzali-gora-efsanesini-yillar-sonra-izleyiciyle-yeniden-bulusturacak-netflix-dizisi-gora4goranin-cekimleri-basladi-643785">Cem Yılmaz İmzalı GORA Efsanesini Yıllar Sonra İzleyiciyle Yeniden Buluşturacak Netflix Dizisi GORA4GORA&#8217;nın Çekimleri Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>36 kilo verip herkesi şaşırttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti-641553</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 09:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[36]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demirkan]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[herkesi]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırttı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[verip]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=641553</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti-641553">36 kilo verip herkesi şaşırttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık “Ama burada şişman bir diyetisyen vardı” diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>“Sen diyetisyen olamazsın” diyenler oldu</strong><br />Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, “Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime ‘Seni bu dertten kurtaracağım’ dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’, ‘Sen diyetisyen olamazsın’ diyenler oldu” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>97 kiloyla başlayan dönüşüm</strong><br />Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, “Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyorlar. Ben de ‘Evet, o bendim’ diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Salçalı makarna için ağlayarak uyudu</strong><br />Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, “Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. ‘Artık yapamıyorum’ dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli” dedi.</p>
<p><strong>“Diyetisyen sadece kilo verdirmez”</strong><br />Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, “Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak” dedi.</p>
<p><strong>“Zayıflama iğneleri uzman hekim kontrolünde kullanılmalı”</strong><br />Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirkan, bu tür ilaçların mutlaka uzman hekim kontrolünde ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini vurguladı. Demirkan, “Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim” dedi.</p>
<p><strong>“Kilo vermek değil, korumak zor”</strong><br />Bugün artık “diyet” sürecinden çok “koruma” döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, “İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti-641553">36 kilo verip herkesi şaşırttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiroit nodülleri ülkemizde giderek artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiroit-nodulleri-ulkemizde-giderek-artiyor-639384</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:42:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ablasyon]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Nodül]]></category>
		<category><![CDATA[nodülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Melih Kara]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroit]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroit bezi içerisinde gelişen ve çevre dokudan farklı bir yapıda olan tiroit nodülleri dünya genelinde ve ülkemizde yaygın görülen bir sağlık sorunu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroit-nodulleri-ulkemizde-giderek-artiyor-639384">Tiroit nodülleri ülkemizde giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroit bezi içerisinde gelişen ve çevre dokudan farklı bir yapıda olan tiroit nodülleri dünya genelinde ve ülkemizde yaygın görülen bir sağlık sorunu. Yetişkin nüfusun yüzde 30 ila 50&#8217;sinde saptanan tiroit nodülleri çoğunlukla iyi huylu oluyor ve ciddi bir problem oluşturmuyor. Ancak bazı  nodüller büyüyerek nefes darlığı,  yutma güçlüğü ve ses kısıklığı gibi yaşam kalitesini düşüren sorunlara neden olabiliyor, boyun bölgesinde belirgin bir çıkıntı oluşturarak estetik kaygı yaratıyor. Geçmiş yıllarda hastada şikâyet oluşturan iyi huylu tiroit nodülleri için cerrahi tedavi ön planda yer alırken, günümüzde ise gelişen teknolojiyle birlikte  ameliyatsız yöntemler ön plana çıkıyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara,</strong>  son yıllarda artık birçok iyi huylu tiroit nodülünün ameliyatsız yöntemlerle  başarılı şekilde tedavi edilebildiğini belirterek, “Bu yöntemler arasında dokunun lazer veya kimyasal maddeler kullanılarak yok edilmesi prensibine dayanan ablasyon yöntemi ön plana çıkmaktadır. Özellikle radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon ve lazer ablasyon gibi yöntemler, seçilmiş hastalarda oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Bu yöntemlerin sağladıkları en önemli fayda ise birçok hastada tiroit hormonu üretiminin korunması sayesinde ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacını azaltabilmesi veya tamamen ortadan kaldırabilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>İyot eksikliğine dikkat! </strong></p>
<p>Aynaya baktığımızda fark etmediğimiz, hatta yıllarca hiçbir şikâyete yol açmadan sessizce büyüyen tiroit nodülleri, günümüzde artık sadece ileri yaş gruplarında değil, 20&#8217;li ve 30&#8217;lu yaşlardaki genç erişkinlerde de sıkça rastlanan bir sorun. Bu artışın önemli bir kısmı ultrason kullanımının yaygınlaşması olsa da hatalı beslenme alışkanlıkları ve otoimmün hastalıklardaki artış gibi çeşitli faktörlerin etkili olabileceği düşünülüyor. Tiroit nodüllerinin oluşumunda pek çok etken rol oynuyor. En yaygın nedenlerinden birinin iyot eksikliği olduğunu belirten Prof. Dr. Melih Kara, “ Özellikle yıllarca süren iyot eksikliği tiroit bezinin büyümesine ve nodül oluşumuna yol açabilmektedir. Ayrıca genetik yatkınlık, ilerleyen yaş,  kadın olmak, boyun bölgesine radyasyon maruziyeti, sigara kullanımı ve Hashimoto gibi otoimmün tiroit hastalıkları önemli risk etkenleri arasında yer almaktadır” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Kadınlarda yaklaşık 4 kat fazla görülüyor</strong></p>
<p>Tiroit nodüllerinin kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Melih Kara, “Çalışmalarda, yaklaşık her 3 kadından 1’inde, hatta bazı serilerde yaklaşık her 2 kadından 1’inde, ultrason taramasında nodül saptandığı belirtilmektedir. Erkeklere göre kadınlarda yaklaşık 4 kat daha fazla görülmektedir. Bunun başlıca sebebi hormonal etkilerdir. Özellikle östrojenin tiroit dokusu üzerindeki uyarıcı etkisi ve otoimmün tiroit hastalıklarının kadınlarda daha sık olması nodül oluşumunu tetikleyebilmektedir. Aynı zamanda gebelikler de  tiroit dokusunu etkileyebilmektedir” ifadelerini kullanıyor.  </p>
<p><strong>Genellikle uzun yıllar hiçbir belirti vermiyor</strong></p>
<p>Tiroit nodülleri  çoğu zaman uzun yıllar hiçbir belirti vermedikleri için hastaların büyük bir bölümü nodülleri tesadüfen öğreniyor. Prof. Dr. Melih Kara, tiroit nodüllerinin belirti vermeye başladığında ise oluşan sorunları şöyle  sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Boyunda şişlik veya ele gelen kitle</li>
<li>Yutkunurken takılma hissi</li>
<li>Boğazda baskı veya dolgunluk hissi</li>
<li>Nefes darlığı (özellikle büyük nodüllerde)</li>
<li>Ses kısıklığı</li>
</ul>
<p>Aşırı hormon üreten bazı nodüllerde; çarpıntı, kilo kaybı, terleme ve sinirlilik gibi hipertiroidi belirtilerinin de ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Melih Kara, “Hastaların çok az bir kısmında ise hızlı büyüme, sertlik, lenf bezlerinde büyüme veya kalıcı ses kısıklığı gibi kanser açısından dikkat gerektiren bulgular görülebilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Hiçbir şikayetiniz olmasa bile 35 yaşından sonra…</strong></p>
<p>Tiroit nodüllerinde başarılı bir tedavi süreci için erken tanı ve doğru risk analizi kritik bir önemde. Çünkü erken dönemde saptanan riskli nodüller tedavi edildiğinde oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Özellikle ailede tiroit hastalığının olması, kadın olmak, iyot eksikliği bulunan bölgelerde yaşamak ve boyun bölgesine radyasyon öyküsünün daha dikkatli takip gerektirdiğine vurgu yapan Prof. Dr. Melih Kara,<strong> </strong>“Şikâyeti olmayan bireylerde bile özellikle 35 yaş sonrası en az bir kez tiroit muayenesi ve ultrason değerlendirmesi faydalı olabilmektedir. Sonrasında takip sıklığı; kişinin risk durumuna, nodül varlığına ve ultrason bulgularına göre belirlenmektedir. Boyunda şişlik, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, hızlı büyüyen kitle veya ele gelen sertlik durumunda ise mutlaka hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Ameliyat ihtiyacı giderek azalıyor, çünkü… </strong></p>
<p>Tiroit nodüllerinin tedavisinde temel hedef kanser riskini dışlamak, hastanın şikayetlerini gidermek ve tiroit fonksiyonlarını korumak. Her iyi huylu nodül doğrudan cerrahi müdahale gerektirmiyor. Küçük ve risksiz nodüllerde sadece takip yeterli olurken, bazı tablolarda ise ilaç tedavileri ve cerrahi müdahale gündeme gelebiliyor. Gelişen teknolojiyle birlikte artık birçok iyi huylu tiroit nodülünün ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara,  bu seçeneklerde son yıllarda “ablasyon&#8221; yönteminin öne çıktığını belirterek, “Tiroit ablasyonu özellikle iyi huylu olduğu biyopsiyle kanıtlanmış ancak büyümeye devam ederek baskı ya da kozmetik sorun oluşturan nodüllerde tercih edilmektedir. Ayrıca, cerrahi için riskli veya ameliyat istemeyen hastalarda da önemli bir alternatiftir” diyor. Kötü huylu nodüllerde ise temel tedavinin hâlâ çoğu hastada cerrahi yöntem olduğunu anlatan Prof. Dr. Melih Kara, “Ancak küçük, düşük riskli bazı papiller tiroit kanserlerinde ya da ameliyat olamayacak hastalarda ablasyon yöntemleri alternatif veya tamamlayıcı tedavi olarak kullanılabilmektedir” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Hormon ilacı kullanma ihtiyacını azaltabiliyor </strong></p>
<p>İyi huylu tiroit nodüllerinde ablasyon yönteminin en önemli avantajlarından biri sağlam tiroit dokusunun büyük ölçüde korunması. Klasik cerrahi operasyonlarda bazen tiroit bezinin bir kısmı veya tamamı alınabilirken, ablasyon yönteminde sadece hedef nodül tedavi ediliyor.  Bu sayede birçok hastada tiroit hormonu üretiminin korunduğuna dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara,  “Böylece ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacı azalabilmekte veya tamamen ortadan kalkabilmektedir.  Boyunda hiçbir kesi izinin olmaması, genel anestezi gerektirmemesi ve iyileşme süresinin kısa olması da yöntemin önemli faydalarını oluşturmaktadır” diye konuşuyor.   </p>
<p><strong>Günlük yaşama kısa sürede dönüş</strong></p>
<p>Ablasyon tedavisinin ultrason eşliğinde ve lokal anestezi altında gerçekleştirildiğini anlatan<strong> </strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, “Çoğu zaman hastanede yatış gerektirmeyen bu yöntem ortalama 20-45 dakika içinde tamamlanmaktadır. İnce bir iğne elektrot yardımıyla kontrollü ısı enerjisi verilerek nodülün küçültülmesi sağlanmaktadır. Hastalar genellikle  aynı gün evine dönebilmekte ve kısa sürede günlük yaşamlarına devam edebilmektedir”  diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiroit-nodulleri-ulkemizde-giderek-artiyor-639384">Tiroit nodülleri ülkemizde giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski okul binası Büyükşehir&#8217;le geleceğe kazandırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eski-okul-binasi-buyuksehirle-gelecege-kazandiriliyor-637876</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 14:42:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[binası]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Kurtdere Mahallesi Ayvalı mevkiinde bulunan eski okul binasını kapsamlı tadilat çalışmasıyla yeniden ayağa kaldırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eski-okul-binasi-buyuksehirle-gelecege-kazandiriliyor-637876">Eski okul binası Büyükşehir&#8217;le geleceğe kazandırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Kurtdere Mahallesi Ayvalı mevkiinde bulunan eski okul binasını kapsamlı tadilat çalışmasıyla yeniden ayağa kaldırıyor. Yıllar içinde yıpranarak harabe görüntüsüne bürünen yapı, Büyükşehir ekiplerinin çalışmasıyla modern ve kullanışlı bir sosyal yaşam alanına dönüştürülüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>BÜYÜKŞEHİR’DEN KAPSAMLI DÖNÜŞÜM ÇALIŞMASI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sosyal yaşam alanlarına yaptığı dokunuşlarla dikkat çekiyor. Özellikle uzun yıllardır kullanılmayan yapıların yeniden vatandaşın hizmetine kazandırılması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir, bu kez İzmit Kurtdere Mahallesi Ayvalı mevkiinde bulunan eski okul binasında kapsamlı bir dönüşüm çalışması gerçekleştirdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>KÖYLÜLER İSTEDİ, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMA BAŞLATTI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bir dönem çocuk seslerinin yükseldiği, bölge halkının hafızasında önemli bir yere sahip olan okul binası, yıllar içinde kullanılmaması nedeniyle kötü bir görüntüye yol açmıştı. Çürüyen çatısı, dökülen sıvaları, kırılan pencereleri ve kullanılamaz hale gelen iç bölümleriyle harabeye dönen yapı, köy sakinlerinin talebi üzerine Büyükşehir ekiplerinin çalışmasıyla yeniden hayat bulmaya başladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>HARABE GÖRÜNTÜ ORTADAN KALKTI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde Tesisler Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında binada kapsamlı tadilat çalışması gerçekleştirildi. İlk etapta kullanılamaz durumdaki alanlarda temizlik, onarım ve güçlendirme çalışmaları yapılırken, yapının birçok bölümü sıfırdan yenilendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>ESKİ OKUL BİNASI SİL BAŞTAN YENİLENDİ</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çalışmalar kapsamında çatı tamamen yenilenirken, iç duvarlarda ise alçı, sıva ve boya işlemleri gerçekleştirildi. Daha önce tuvaleti bulunmayan yapıya bay ve bayan WC kazandırılırken, elektrik tesisatı da baştan sona elden geçirildi. Dış cephede sıva ve boya çalışmaları yapan ekipler, giriş merdivenlerini de yeniden inşa etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>SOSYAL YAŞAM ALANINA DÖNÜŞÜYOR</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Büyükşehir ekipleri tarafından verandaya sundurma yapıldı, zeminler sıfırdan seramikle kaplandı. Veranda bölümünde özel aydınlatma çalışmaları da gerçekleştiren ekipler, çevre düzenleme çalışmalarını da tamamladı. Yapının yanında bulunan lojmanın çatısı da yenilenerek alan bir bütün halinde elden geçirildi. Yapının eski haliyle yeni hali arasındaki büyük değişim dikkat çekerken, yapılan çalışmalar bölge sakinlerinden de takdir topladı. Bir dönem harabe görüntüsüyle dikkat çeken bina, şimdi ise yenilenen yüzüyle bulunduğu bölgeye yeniden değer katmaya hazırlanıyor</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>YENİLENEN YÜZÜYLE KULLANIMA AÇILACAK</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yıllardır atıl durumda kalan yapı, yapılan hummalı çalışmaların ardından yeniden vatandaşın kullanımına açılacak. Ancak bu kez okul olarak değil, köyün ihtiyaçlarına cevap verecek sosyal hizmet alanı olarak hizmet sunacak. Bölge halkının bir araya gelebileceği yapı, sosyal dayanışmayı güçlendiren önemli bir buluşma noktası olacak. Böylelikle Büyükşehir’in çalışmasıyla yalnızca eski bir bina yenilenmekle kalmayacak, köyün yıllardır sessizliğe bürünen önemli bir noktası da yeniden canlandırılarak bölgeye değer katacak önemli bir sosyal yaşam alanına dönüşecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>ÖRNEK PROJELER ARASINDA YERİNİ ALDI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların talepleri doğrultusunda kentin dört bir yanında benzer çalışmaları sürdürerek kullanılmayan yapıları yeniden toplumsal yaşamın parçası haline getiriyor. Kurtdere’de gerçekleştirilen dönüşüm çalışması da, geçmişin izlerini koruyarak geleceğe kazandırılan örnek projeler arasında yerini aldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eski-okul-binasi-buyuksehirle-gelecege-kazandiriliyor-637876">Eski okul binası Büyükşehir&#8217;le geleceğe kazandırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay Mezun Olduğu Selçuk İlkokulu&#8217;nda Öğrencilerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-mezun-oldugu-selcuk-ilkokulunda-ogrencilerle-bulustu-635271</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 09:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[lkokulu]]></category>
		<category><![CDATA[mezun]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635271</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, yıllar önce öğrencisi olduğu Meram Selçuk İlkokulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-mezun-oldugu-selcuk-ilkokulunda-ogrencilerle-bulustu-635271">Başkan Altay Mezun Olduğu Selçuk İlkokulu&#8217;nda Öğrencilerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, yıllar önce öğrencisi olduğu Meram Selçuk İlkokulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya geldi. Başkan Altay, “Sıralarında oturduğum okulda bulunmak benim için çok özel bir duygu. Yavrularımızın heyecanına ve enerjisine ortak olurken kendi okul yıllarımı da yeniden hatırladım. Sıcak karşılamadan dolayı okul müdürümüze, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Tüm evlatlarımıza eğitim hayatlarında başarılar diliyorum” dedi. </strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Meram Selçuk İlkokulu’nu ziyaret etti.</p>
<p>Sıcak ve samimi anların yaşandığı ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenerek sohbet eden Başkan Altay, eğitim hayatının ilk yıllarını geçirdiği okulda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.</p>
<p>Başkan Altay, “Yıllar önce sıralarında oturduğum Meram Selçuk İlkokulu’nda bulunmak benim için çok özel bir duygu. Yavrularımızın heyecanına ve enerjisine ortak olurken kendi okul yıllarımı da yeniden hatırladım. Geleceğimizin teminatı evlatlarımızla keyifli ve verimli bir buluşma gerçekleştirdik. İnşallah burada eğitim gören öğrencilerimiz de gelecekte ülkemize ve şehrimize önemli hizmetlerde bulunacak. Ziyarette bize eşlik eden Meram İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Erkan Yakışır bey başta olmak üzere; sıcak karşılamadan dolayı okul müdürümüze, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Tüm evlatlarımıza eğitim hayatlarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-mezun-oldugu-selcuk-ilkokulunda-ogrencilerle-bulustu-635271">Başkan Altay Mezun Olduğu Selçuk İlkokulu&#8217;nda Öğrencilerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka, Pankreas Kanserini Yıllar Önce Fark Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-pankreas-kanserini-yillar-once-fark-etti-632723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:07:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanserini]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada en ölümcül kanser türlerinden biri olan pankreas kanseri için umut veren bir gelişme yaşandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-pankreas-kanserini-yillar-once-fark-etti-632723">Yapay Zeka, Pankreas Kanserini Yıllar Önce Fark Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada en ölümcül kanser türlerinden biri olan pankreas kanseri için umut veren bir gelişme yaşandı. Mayo Clinic’te geliştirilen yapay zeka modeli, hastalığı henüz hiçbir belirti ortaya çıkmadan, rutin tomografi görüntülerini inceleyerek yıllar öncesinden fark etti.</p>
<p>Yaklaşık 2.000 karın tomografisinin incelendiği çalışmada, daha önce doktorlar tarafından “normal” olarak değerlendirilen görüntüler yeniden analiz edildi. Yapay zeka, bu görüntülerdeki kanser vakalarının yüzde 73’ünü erken aşamada tespit etmeyi başardı. Bu sonuçlar, hastalığın çok daha erken dönemde fark edilebileceğini gösteriyor.</p>
<p><strong>“Pankreas kanserini çok erken yakalama olanağı gerçek olacak”</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özcan Gökçe, bu gelişmenin pankreas kanseriyle mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi:</p>
<p>“Pankreas kanseri sinsi ilerleyen bir hastalık. Çoğu hasta bize geldiğinde hastalık ileri aşamada oluyor. Yıllardır ‘keşke daha erken fark edilebilseydi’ diyorduk. Yapay zekanın, rutin kontroller esnasında pankreas kanserini erken aşamada işaret edebilmesi çok önemli bir gelişme.”</p>
<p>Prof. Dr. Özcan Gökçe, tümör daha belirgin hale gelmeden müdahale edilebilmesinin, hastaların yaşam süresini önemli ölçüde artırabileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Amaç: Hastalık başlamadan fark etmek</strong></p>
<p>Yapay zekanın en büyük avantajının her görüntüyü aynı dikkatle incelemesi olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Başkanı Prof. Dr. Özcan Gökçe, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu teknoloji doktorların yerine değil, destek olarak kullanılmalı. Mayo Clinic’in bu sistemi gerçek hastalar üzerinde denemeye başlaması çok önemli. Amaç, hiçbir belirti yokken hastalığı fark edebilmek. Özellikle risk grubundaki kişiler için bu yaklaşım hayat kurtarıcı olabilir. Bu gelişme, pankreas kanseri gibi genellikle geç fark edilen hastalıklarda erken tanı şansını artırarak tedavi sürecini kökten değiştirebilir.”</p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-pankreas-kanserini-yillar-once-fark-etti-632723">Yapay Zeka, Pankreas Kanserini Yıllar Önce Fark Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Güner, &#8216;Esat Hâl&#8217; açılışına katıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-guner-esat-hal-acilisina-katildi-618590</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 11:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[esat]]></category>
		<category><![CDATA[güner]]></category>
		<category><![CDATA[hal]]></category>
		<category><![CDATA[katıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenerek Başkent’e kazandırılan ve 1980’li yıllarda inşa edilen Esat Semt Hali ve Çarşısı’nın, yeni adıyla ‘Esat Hâl’ olarak düzenlenen açılış törenine katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-guner-esat-hal-acilisina-katildi-618590">Başkan Güner, &#8216;Esat Hâl&#8217; açılışına katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenerek Başkent’e kazandırılan ve 1980’li yıllarda inşa edilen Esat Semt Hali ve Çarşısı’nın, yeni adıyla ‘Esat Hâl’ olarak düzenlenen açılış törenine katıldı.</b></p>
<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 1980’li yıllarda inşa edilen ve zaman içinde yapısal değişikliklere uğrayan Esat Semt Hali ve Çarşısı’nda gerçekleştirilen yenileme ve güçlendirme çalışmalarının ardından düzenlenen açılış törenine katıldı.</p>
<p>Açılış töreninde kısa bir konuşma yapan Hüseyin Can Güner, “Uzun yıllar göz ardı edilen bu binayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş gördü ve giderdi. Bu binayı bu modern bir yapı haline getirerek tekrar Çankaya&#8217;mıza kazandırdı. Kendisine teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b> RANT İÇİN DEĞİL HALK İÇİN BELEDİYECİLİK</b></p>
<p>80’li yıllarda Esat ve çevresindeki mahallelerin günlük ihtiyaçlarını ve bölge halkının alışveriş ihtiyaçlarını gidermek üzere inşa edilen hal binasının uzun yıllar hizmet verdiğini kaydeden Güner, “Artık fonksiyonunu yitirmeye ve elverişsiz hale gelmeye, yıpranmaya yüz tutmuştu ve yeni bir dönüşüme, yenilenmeye, yeniden farklı bir kimlikle Ankara&#8217;ya, Çankaya&#8217;ya hizmet etmeye ihtiyacı vardı. Zaman zaman soruluyor, ‘Kent tarihini korumak için belediyelerimiz ne yapıyor, paydaşlar ne yapıyor?’ diye. İşte bunu yapıyor. Burayı ranta açmak yerine, buraya bir gökdelen bir plaza dikmek yerine ya da satmak yerine burayı yerinde dönüştürüp sadece mahallenin ihtiyacına hizmet edecek bir alışveriş mekanı olmaktan da çıkartıp, seramik atölyesinden sergi salonuna, kütüphanesine her şeyi içinde barındıran modern bir hürriyete büründürüyor. Rant için değil halk için belediyecilik budur diyorum” diye konuştu.  </p>
<p><b>YENİ BİR KÜLTÜR VE YAŞAM ALANI</b></p>
<p>Kültür ve sanat aktörlerini, yerel üreticileri, sivil toplum ve sanat topluluklarını, gastronomi alanlarını, ABB birimlerini ve mahalle sakinlerini buluşturan çarşı, “Esat Hâl” adıyla Başkentlilerin hizmetine yeniden sunuldu. Esat Hâl’in önemli alanlarından biri olan Hâl Galeri’nin, yıl boyunca düzenlenecek sergi ve etkinliklerle Başkent’in yeni sanat duraklarından biri olması hedefleniyor. Esat Hâl bünyesinde ayrıca Sanat Galerisi, Esat Genç Akademi ve Ruşen Keleş adını taşıyan Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi de yer alıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-guner-esat-hal-acilisina-katildi-618590">Başkan Güner, &#8216;Esat Hâl&#8217; açılışına katıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nadir Hastalıklar Günü Teşhisi Yıllar Alıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nadir-hastaliklar-gunu-teshisi-yillar-aliyor-616700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 12:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nadir]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nadir hastalıklar günü...Toplumda 2 binde birden daha az insanda görülen hastalıklara 'nadir hastalıklar' deniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nadir-hastaliklar-gunu-teshisi-yillar-aliyor-616700">Nadir Hastalıklar Günü Teşhisi Yıllar Alıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Toplumda 2 binde 1’den daha az insanda görülen hastalıklar ‘Nadir hastalıklar’ olarak kabul ediliyor. Her yıl Şubat ayının son günü Nadir Hastalıklar Günü olarak kabul edilirken Türk Toraks Derneği nadir akciğer hastalıklarına da dikkat çekti. Türk Toraks Derneği Klinik Sorunlar Çalışma Grubu Üyesi Dr. Nazlı Çetin, “Nadir hastalıklar, toplumda iki binde birden az sıklıkla görülen hastalıkları ifade eder. Sınıflandırma yöntemlerine göre farklılık göstermekle birlikte literatürde yaklaşık sekiz bin farklı nadir hastalık tanımlanmıştır. Bilimsel literatüre göre toplumun yüzde 5 ila 8’i arasında bir oranda nadir hastalıklardan birine sahip olduğu, ülkemizde ise yaklaşık 5 ila 6,4 milyon arasında insanın bu hastalıklardan etkilendiği öngörülmektedir. “Nadirin nadiri (ultra-nadir)” olarak adlandırılan hastalıklar ise çok daha seyrek görülür ve bu durum hem tanı yolunu hem de tedaviye erişimi daha da zorlaştırabilir” dedi. </span></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/nadir-hastaliklar-gunu-teshisi-yillar-aliyor-0-2hhaT7VA.jpeg"/></p>
<p><b>Nadir hastalıklarda teşhis uzun sürebilir</b></p>
<p><span>Nadir akciğer hastalıklarının yalnızca çocukluk çağında ortaya çıkmadığını, yetişkinlikte de görüldüğünü belirten Dr. Çetin şunları söyledi: “Nadir hastalıkların bir kısmı çocukluk döneminde izlenebilse de, önemli bir bölümü erişkin yaşta başlar veya erişkin dönemde tanı alır. Nadir interstisyel akciğer hastalıkları ve nadir kistik akciğer hastalıkları bu açıdan dikkat çekici örneklerdir. Erişkin dönemde görülebilen pulmoner arteriyel hipertansiyon, idiopatik pulmoner fibrosis, pulmoner alveoler proteinozis (PAP), pulmoner alveoler mikrolitiyazis (PAM), plöroparankimal fibroelastoz (PPFE), lenfanjiyomiyomatozis (LAM), Birt–Hogg–Dubé sendromu, telomer ilişkili fibrozis ve diğer genetik/nadir alt tipler, doğru zamanda doğru uzmana yönlendirme ihtiyacını artıran klinik tablolar arasındadır. Ne yazık ki nadir akciğer hastalıklarında en büyük sorunlardan biri, tanıya giden yolun uzun ve yorucu olabilmesidir. Belirtiler çoğu zaman özgül değildir; klinik seyir kişiden kişiye değişebilir ve hastalıklar başlangıçta daha sık görülen hastalıkları taklit edebilir. Bu nedenle hastalar, tanı almadan önce farklı branşlara başvurabilir, tekrarlayan tetkikler yaptırabilir ve zaman kaybedebilir. Tanısal süreç çoğu zaman ileri görüntüleme, özgül laboratuvar testleri, patoloji ve multidisipliner değerlendirme gerektirir; bu olanaklar her merkezde aynı düzeyde bulunmayabilir. Uzman merkezlere ulaşım güçlüğü ve sevk süreçlerindeki gecikmeler, tanı süresini uzatabilir.”</span></p>
<p><b>Nadir hastalıklarda tanı konulduktan zorluklar devam ediyor</b></p>
<p><span>Dr. Çetin, tanı konulduktan sonra da zorlukların devam ettiğini belirterek, “Bazı hastalıklarda hedefe yönelik tedaviler sınırlıdır. Bazı tedavilere erişim ise ruhsat, geri ödeme, uygulama altyapısı ve merkez deneyimi gibi nedenlerle güçleşebilir. Kronik izlem ihtiyacı, hastalığın belirsiz seyri, iş gücü kaybı ve artan psikososyal yük, hem hasta hem aile hem de sağlık ekibi için önemli bir yük oluşturur. Bu zorlu yolculukta hekimler de hastalarıyla birlikte yoğun bir mücadele verir. Nadir görülmeleri nedeniyle günlük pratikte sık karşılaşılmayan bu hastalıklarda eğitim ve deneyim eksikliği ortaya çıkabilir. Doğru yönlendirme, uygun tanısal algoritmanın seçilmesi ve deneyimli merkezlerle iletişim kurulması özel önem taşır. Hekimin doğru zamanda ‘nadir hastalık olabilir’ şüphesi geliştirmesi ve hastayı uygun merkeze yönlendirmesi, tanı gecikmesini azaltan kritik bir adımdır. Dolayısıyla nadir akciğer hastalıkları, hasta–hekim ortaklığının en güçlü biçimde hissedildiği alanlardan biridir” dedi. </span></p>
<p><b>Nadir hastalıklar konusunda hekimlere eğitim veriliyor</b></p>
<p><span>Türk Toraks Derneği Klinik Sorunlar Çalışma Grubu olarak sahadan gelen ihtiyaçları izlediklerine de dikkat çeken Dr. Çetin, “Hekim, hasta ve sağlık sistemi düzeyinde iyileştirmeye dönük somut adımlar atıyoruz. Hekim farkındalığı ve eğitimine yönelik olarak göğüs hastalıkları asistan ve uzmanlarına hitap eden eğitim serileri, nadir akciğer hastalıklarına yönelik webinarlar, ‘Nadir Akciğer Hastalıkları Toraks Kitabı’ ve ‘Toraks Eğitim Kartları’ gibi bilgi araçları üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca, sahadaki uzmanların deneyimli merkezlerle hızlı koordinasyonunu kolaylaştıracak ‘Danışma Hattı ve Telekonsültasyon’ gibi modellerin, tanı ve yönetimde önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/nadir-hastaliklar-gunu-teshisi-yillar-aliyor-1-D27kYlLH.jpeg"/></p>
<p><b>Nadir akciğer hastalıkları Türkiye kayıt çalışması gerçekleşti</b></p>
<p><span>Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Züleyha Bingöl ise hasta ve hasta yakınlarının güvenilir bilgiye erişimi de en az tanı ve tedavi kadar kritik bir ihtiyaçtır diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Türk Toraks Derneği olarak hastalık temelli bilgilendirici metinler, hasta kitapçıkları, afişler ve dijital içerikler üreterek toplumun doğru bilgiye erişimini ve farkındalığın artmasını desteklemeyi hedefliyoruz. Bilimsel bilgi üretimi ve ülkemize özgü verinin oluşturulması ise nadir hastalıklar alanında temel gerekliliklerdendir. Bu kapsamda, derneğimizin çatısı altında yürütülen ‘Nadir Akciğer Hastalıkları Türkiye Kayıt Çalışması’ ile çok merkezli ve ulusal düzeyde veri toplanması, hastalıkların epidemiyolojik özelliklerinin, tanı, tedavi yaklaşımlarının ve uzun dönem sonuçlarının sistematik biçimde ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk verileri Nisan ayında yapılacak olan Uluslarası Katılımlı Türk Toraks Derneği 29. Yıllık Kongresi’nde sunulacaktır. Ulusal kayıtlar hem hasta bakımının iyileştirilmesine hem de gelecekteki araştırma ve sağlık politikalarına bilimsel zemin oluşturacaktır.”</span></p>
<p><b>Nadir hastalığa yakalananlar yalnız bırakılmamalı</b></p>
<p><span>Prof. Dr. Bingöl sözlerini şöyle noktaladı: “Sağlık Bakanlığımız tarafından yayımlanan ‘2023–2027 Nadir Hastalıklar Sağlık Strateji Belgesi ve Eylem Planı’, nadir hastalıklar alanında farkındalığın artırılması, tanı ve tedaviye erişimin güçlendirilmesi ve ulusal veri sistemlerinin geliştirilmesi gibi kritik hedefleri içeren önemli bir yol haritasıdır. Türk Toraks Derneği olarak, bu ulusal hedeflere katkı sunmak, nadir akciğer hastalıkları özelinde eğitim, doğru yönlendirme ağları, hasta bilgilendirme materyalleri, telekonsültasyon modelleri ve ulusal kayıt çalışmaları gibi başlıklarda bakanlığımızla ve tüm paydaşlarla iş birliğine hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz. Nadir akciğer hastalıklarıyla yaşayan tüm hastalarımızın, yakınlarının ve bu alanda emek veren sağlık çalışanlarının yanında olduğumuzu; tanıya ve tedaviye erişimi kolaylaştıracak her adımın destekçisi olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz. Unutmayalım: Nadir görülen hastalıklar, doğru politika ve doğru iş birliğiyle ‘yalnız bırakılmaması gereken’ hastalıklardır” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nadir-hastaliklar-gunu-teshisi-yillar-aliyor-616700">Nadir Hastalıklar Günü Teşhisi Yıllar Alıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bergama&#8217;da Yıllar Sonra Bir İlk: Cumhuriyet Meydanı&#8217;nda Ramazan Boyunca İftar Sofrası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bergamada-yillar-sonra-bir-ilk-cumhuriyet-meydaninda-ramazan-boyunca-iftar-sofrasi-615466</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bergama]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615466</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bergama Belediyesi, uzun yılların ardından ilk kez Ramazan ayı boyunca her gün Cumhuriyet Meydanı’nda iftar sofrası kuruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bergamada-yillar-sonra-bir-ilk-cumhuriyet-meydaninda-ramazan-boyunca-iftar-sofrasi-615466">Bergama&#8217;da Yıllar Sonra Bir İlk: Cumhuriyet Meydanı&#8217;nda Ramazan Boyunca İftar Sofrası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bergama Belediyesi, uzun yılların ardından ilk kez Ramazan ayı boyunca her gün Cumhuriyet Meydanı’nda iftar sofrası kuruyor.</b></p>
<p>Bergama’da Ramazan ayı bu yıl farklı bir heyecanla karşılanıyor. Bergama Belediyesi, uzun bir aradan sonra ilk kez Ramazan ayı boyunca her gün Cumhuriyet Meydanı’nda iftar sofrası kurarak vatandaşları aynı sofrada buluşturuyor.</p>
<p>Ramazan ayının son gününe kadar kurulacak olan İftar Çadırı, yalnızca bir yemek organizasyonu değil; birlikteliğin, dayanışmanın ve kardeşliğin yeniden meydanda hayat bulduğu bir buluşma noktası olacak.</p>
<p>Cumhuriyet Meydanı’nda her akşam kurulacak sofralarla yüzlerce vatandaş aynı duaya ‘amin’ diyecek, aynı ekmeği bölüşecek, Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşayacak.</p>
<p>Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik yaptığı açıklamada, bu organizasyonun Bergama için anlamının büyük olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimidir. Cumhuriyet Meydanı’nda her gün iftar soframızı kuruyor olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ramazan ayı boyunca gün tüm hemşehrilerimizi iftar soframıza davet ediyorum. Gelin, aynı sofrada buluşalım; Ramazan’ın bereketini birlikte paylaşalım.”</p>
<p>Bergama Belediyesi tarafından ayrıca Hicri 1447 – Miladi 2026 yılına ait Bergama İmsakiyesi de kamuoyuyla paylaşıldı. Ramazan ayı boyunca sahur, iftar ve namaz vakitlerine ilişkin bilgiler vatandaşların kullanımına sunuldu. Bergama’da Ramazan bu yıl sadece evlerde değil, meydanda; sadece sofralarda değil, gönüllerde de yaşanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bergamada-yillar-sonra-bir-ilk-cumhuriyet-meydaninda-ramazan-boyunca-iftar-sofrasi-615466">Bergama&#8217;da Yıllar Sonra Bir İlk: Cumhuriyet Meydanı&#8217;nda Ramazan Boyunca İftar Sofrası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Pili]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607136</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda genellikle “titreme hastalığı” olarak bilinen Parkinson hastalığı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136">Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda genellikle “titreme hastalığı” olarak bilinen Parkinson hastalığı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen</strong> “Parkinson hastalığı titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertleşme ve denge sorunları gibi belirtilerle seyreder. Son yıllarda yapılan gözlemler, tanısı genellikle <strong>50–55 yaş civarında</strong> konulan hastalığın daha genç yaşlarda da ortaya çıktığını göstermektedir” diyor. Sevindirici olan gelişmenin ise; tıp teknolojisindeki hızlı gelişmelerle hastalığın cerrahi tedavisinde daha esnek yaklaşımlar uygulanabilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kertmen, ileri teknoloji döneminin getirdiği yenilikleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Beyinde hücre yıkımıyla ilerleyen ve Alzheimer’dan sonra görülme sıklığında ikinci sırada yer alan Parkinson hastalığı günümüzde artık genç yaşlarda da kapıyı çalabiliyor. Bu durumun ‘erken başlangıçlı Parkinson hastalığı’ olarak tanımlandığını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen</strong> “Günümüzde Parkinson hastalarının yaklaşık yüzde <strong>5–10’unda hastalık 40 yaşından önce</strong> başladığı görülmektedir. Erken yaşta Parkinson hastalığında genetik faktörler önemli rol oynamaktadır. Ayrıca <strong>bazı tarım ilaçları, ağır metallere maruz kalma ve hava kirliliği gibi çevresel etkenler</strong> de hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilmektedir” diyor.</p>
<p><strong>Günümüzde daha erken tanı konulabiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda tıp teknolojisinin gelişmesi ve toplumsal farkındalığın artmasıyla hastalığa daha erken ve daha doğru tanı konulabildiğini <strong>söyleyen Prof. Dr. Kertmen “</strong>Parkinson’un ilk ve en önemli tedavisi <strong>ilaç tedavisidir</strong>. Hastalığın ilk yıllarında özellikle dopamin içeren ilaçlar, genellikle çok iyi sonuç verdiği için halk arasında <strong>“balayı dönemi”</strong> olarak adlandırılır. Ancak zamanla ilaçların etki süresi kısalır; gün içinde daha sık ilaç alma ihtiyacı doğar. Bazı hastalarda ilaçlara bağlı istem dışı aşırı hareketler ortaya çıkabilir, doz sonu kötüleşmeleri yaşanabilir ve yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulur. Bu durumlarda, titremesi kontrol altına alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir” diyor. </p>
<p><strong>Temel hedef, başkalarına bağımlılığı azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak</strong></p>
<p>Cerrahi tedavinin (beyin pili) her hastaya, hemen uygulanan bir yöntem olmadığını, uygun hastalarda cerrahinin daha erken dönemde uygulanmasının ise çok büyük faydalar sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Kertmen şöyle konuşuyor: “Böylece hastanın başkalarına bağımlılığı azalır ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artar. Hastaların büyük bölümünde ilaç ihtiyacı azalırken, bazılarında hiç gerek kalmaz. Tedavi süreci, hastanın klinik durumuna göre yeniden düzenlenir. Cerrahi sonrası düzenli kontroller, pil ayarlarının yapılması ve egzersiz ile fizik tedavinin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi durumunda ise hastanın kendi yemeğini yiyebilmesi, düğmesini ilikleyebilmesi ve daha güvenli yürüyebilmesi gibi becerilerin kazanımıyla bağımsız bir yaşam sürmesi mümkün olabilmektedir.”</p>
<p><strong>Beyin pili için artık uzun yıllar beklemek gerekmiyor</strong></p>
<p>Eskiden geçerli olan “beyin pili için mutlaka yıllarca beklemek gerekir” anlayışının günümüzde yerini hastaya özel ve bilimsel verilere dayanan daha esnek bir yaklaşıma bıraktığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen “Tanının net konulması ve ilaçlardan sağlanan faydanın azalması durumunda, uygun hastalarda beyin pili ameliyatı için artık yıllarca beklemek gerekmiyor. Ancak ameliyat kararı; nöroloji ve beyin cerrahisi başta olmak üzere deneyimli bir ekip tarafından, hastanın genel durumu, zihinsel ve psikolojik özellikleri de göz önünde bulundurularak verilmelidir. Buradaki temel amaç; acele etmek değil, hastaya en fazla faydayı sağlayacak doğru zamanı yakalamaktır” diyor.</p>
<p><strong>Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</strong></p>
<p>Parkinson hastalığının cerrahi tedavisinde son yıllarda önemli teknolojik ilerlemeler sayesinde, özellikle beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu) uygulamalarının, geçmişe kıyasla hem daha hassas hem de hastaya özel çözümler sunabilir hale geldiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kertmen 5 önemli yeniliği şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Günümüzde kullanılan yönlendirilebilir elektrotlar sayesinde, tedavi etkinliği artarken, konuşma bozukluğu vb yan etkiler azalmaktadır. </li>
<li>Akıllı (adaptif) beyin pili sistemleri sayesinde tedavi daha dengeli, daha kişiselleştirilmiş ve daha etkili olabilmektedir. </li>
<li>Cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde, ameliyat esnasında artık çoğu hastanın uyanık kalma zorunluluğu yoktur. </li>
<li>Gelişmiş görüntüleme yöntemleri kullanılarak elektrotlar, hasta genel anestezi altındayken milimetrik doğrulukla hedef bölgeye yerleştirilebilmekte, bu da ameliyat sürecini hasta açısından daha konforlu hale getirmektedir. </li>
<li>Yeni nesil şarj edilebilir ve uzun ömürlü pil sistemleri ile pil değişim sıklığı önemli ölçüde azalmıştır. Kablosuz olarak şarj edilebilen bu piller, 10–15 yıla kadar kullanılabilmekte ve hastaların tekrar ameliyat olma ihtiyacını büyük ölçüde azaltmaktadır</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136">Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Yıllar Yaşam Merkezi&#8217;nde &#8216;Birlikte Güzel Yaş Almak&#8217; semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-yillar-yasam-merkezinde-birlikte-guzel-yas-almak-semineri-600662</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin 50 yaş üstü vatandaşlara yönelik hizmet veren Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nde “Birlikte Güzel Yaş Almak: Sosyalleşmenin Ruh Sağlığına Etkisi” konulu seminer düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-yillar-yasam-merkezinde-birlikte-guzel-yas-almak-semineri-600662">Altın Yıllar Yaşam Merkezi&#8217;nde &#8216;Birlikte Güzel Yaş Almak&#8217; semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin 50 yaş üstü vatandaşlara yönelik hizmet veren Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nde “Birlikte Güzel Yaş Almak: Sosyalleşmenin Ruh Sağlığına Etkisi” konulu seminer düzenlendi. Seminer, Maltepe Belediyesi’nin toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik hizmete açtığı Sosyal Etkileşim ve Destek Merkezi’nce (SEDEM) verildi. Sosyal Hizmet Uzmanı ve Aile Danışmanı Güliz Gökkaya, sosyal bağ, yalnızlık, sosyal izolasyon ve anlamlı bağ farkını anlatarak  kalabalık içinde de yalnız hissedilebileceğini, farkı yaratan şeyin anlamlı bağ olduğunu söyledi. Sosyal bağların önemini aktaran Gökkaya “Duygular paylaşıldığında yük hafifler. Gün içinde küçük temaslar bile modu yükseltebilir. Bağ kurmak zor günlerde tutunacak bir bağ olur.  Duygu paylaşımı, beynin tehdit algısını yatıştıran ve duyguyu düzenlemeyi kolaylaştıran sosyal bir mekanizma olarak anlatılır. ‘Biri beni anlıyor’ hissi bedeni de rahatlatır.” şeklinde konuştu.  İyi ilişkinin güven, denge, saygı ve düzen temelleri üzerine kurulduğunu aktaran Gökkaya, arkadaşlık, topluluk hissi ve paylaşma konularına değindi. Seminer, günlük hayata uygun önerilerin katılımcılar ile paylaşılması ve soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-yillar-yasam-merkezinde-birlikte-guzel-yas-almak-semineri-600662">Altın Yıllar Yaşam Merkezi&#8217;nde &#8216;Birlikte Güzel Yaş Almak&#8217; semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın Son Yarışmacıları Perdedeydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-588421</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belge]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[içe]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[keçi]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[perdedeydi]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmacıları]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588421</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde son yarışma filmleri de seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarındaki gösterimlerin ardından film ekipleri, seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-588421">Altın Portakal&#8217;ın Son Yarışmacıları Perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde son yarışma filmleri de seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarındaki gösterimlerin ardından film ekipleri, seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Parçalı yıllar, parçalanan insanlar</p>
<p>Yönetmenliğini Hasan Tolga Pulat’ın üstlendiği “Parçalı Yıllar”, günün ilk Ulusal Yarışma filmiydi. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından yönetmen Hasan Tolga Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk, oyuncular Yetkin Dikinciler ve Levent Özdilek söyleşiye katıldı. </p>
<p>Türkiye’nin siyasî olarak da belirsizliğe ve nihayet askerî darbeye sürüklendiği, Türk sinemasınınsa tamamen bitmesiyle sonuçlanan süreçte sinema salonlarını kaplayan ve ‘araya parça giren’ filmler olarak bilinen erotik film dönemini ele alan film, seyircilerin beğenisiyle karşılandı. </p>
<p>Bu dönemi işlemenin, üniversite yıllarından beri aklında olduğunu söyleyen Hasan Tolga Pulat, hikâyeninse yıllar içinde geliştiğini dile getirdi: “2005&#8217;ten beri kafamda erotik film dönemiyle ilgili bir şey yapmak vardı ama ne yapacağıma dair çok fazla bir bilgim yoktu. Daha sonra hikaye; erotik film dönemini anlatmaktansa bir karakterin kendi doğrularıyla hayatın gerçekleri arasında sıkışmasına evrildi”</p>
<p>Pulat, o dönemi şöyle resmetti: “Bu dönemi çok anlatılmaya değer buluyorum. Türkiye&#8217;nin yozlaşmaya başlaması, fırsatçılığın artması, o dönemlere tekabül ediyor. Onun sinemadaki izdüşümüydü bu dönem. Ama bunları geride tutup bir karakterin, bir insanın, bir babanın; doğrularını ne kadar koruyabileceğiyle ilgili bir paranoya var bende; onu anlatmaya çalıştım. Filme, herkesin haklı olduğu bir yer koymaya uğraştım çünkü gerçekten hayat, herkesin haklı olduğu bir yer” </p>
<p>“Artık parçalı değil bütünleşmiş yıllar yaşayalım”</p>
<p>Başrol oyuncusu Yetkin Dikinciler, sözlerine, meşhur bir klişeye atıfla, “Yıllardır sanat için soyunacağım bir film arıyordum” diyerek başladı. Canlandırdığı karakterin yaşadığı ikilemleri, bütün oyuncuların hatta bütün insanların yaşadığını dile getiren Dikinciler, “İnsanlar hep bir şeyleri aşmak zorunda; idealleriyle, yaşam gerçekleri ve hayat gailesi arasında bir mücadele halindeler” diye konuştu.  </p>
<p>‘Parçalı yıllar’ı aynı zamanda sosyolojik olarak da değerlendiren oyuncu; şunları söyledi: “Filmin adı bir metafor olarak da öne çıktı. Evet; araya parçaların girdiği yıllardı ama insanların, ideolojik olarak ve inandıkları şey uğruna önce kendini sonra karşıtını parçalamaya çalıştığı yıllardı da. Bu, dönem dönem kendini tekrar ediyor. Galiba bu dönemde hedefimizin, önyargıları parçalamak olduğunu anlamak gerektiğini düşündüğümüzde, önyargıları parçalamaya çalıştığımızda biz artık parçalı değil bütünleşmiş yıllar yaşarız diye düşünüyorum”</p>
<p>Oyuncu Levent Özdilek’se bizzat yaşadığı dönem hakkına şu yorumu yaptı: “Ben yaşım itibariyle o dönemleri yaşadım; bana da geldi bu filmler. Ama o zamanlar hem tiyatro anlamında hem siyasi anlamda direndiğimiz dönemlerdi. Tolga da söyledi; hayatın farklı evreleri var. Kaybedecek şeyleriniz arttıkça -mal mülkten bahsetmiyorum, bir çocuğunuz olduğu zaman ki en önemlisi odur- tavırlar değişebiliyor. Tam da bu 1975-1980 yıllarını çektik filmde. Tam da 12 Eylül döneminde benim oğlum oldu. Ve yapmadığım ya da çok direndiğim bazı işleri yapmak durumunda kaldım. O yüzden senaryoyu okuduğum zaman ‘hah!’ dedim; bu film o döneme bir belge gibi olacaktı. Hem de benim kendi hayatıma, sanatsal ve siyasî sürecime bir belge olacaktı” </p>
<p>Orta sınıfla inceden dalga geçen “En Güzel Cenaze Şarkıları” </p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “En Güzel Cenaze Şarkıları” oldu. Filmin ardından gerçekleştirilen söyleşiye; yönetmen Ziya Demirel ile oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Hidayet Tili, Nalan Kuruçim, Çağdaş Ekin Şişman, Ayça Damgacı ve Özer Keçeci katıldı. </p>
<p>Yönetmen Ziya Demirel; pek çok farklı öyküden kurulu filmin anlatım biçiminin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Kimlik dolandırıcılığı ve uzaktan hiç görmediği birine duyulan hisler ve yastan sonra çıkan bir merak gibi içeriklerden etkilenmiştim. Bu içerikle ilgili haberler de duyuyordum. Bir yanda da kendi içinde ama ilerledikçe birleşen öyküler&#8230; Yusuf Tan Demirel ile altı cümle yazdım ve her bir bölüm için doğaçlama sahneler yazdık. Sanki seyircinin bir sahneye atıldığı, kimin kim olduğunu anlamadığı, geç kaldığını düşündüğü bir içerik hayal ettik” </p>
<p>Bu içeriğin, oyunculuğa etkisi sorulduğunda ise ilk sözü, Esra Dermancıoğlu aldı: “Senaryoyu nasıl yöneteceğine hâkim olan bir yönetmenle çalışmak çok büyük bir konfor. Evet, doğaçlamalar oldu ama ben çokça Ziya’nın gözünün içine baktım. Doğaçlamayı severim ama Ziya’nın hayal ettiği bir şey olduğu için o doğrultuda gitmeyi tercih ettim”</p>
<p>“Oyuncu mahareti olan birçok şeyin, yönetmen ve senarist mahareti olduğunu düşünüyorum” diyen Halil Babür, “Hikâye çok iyi kurulmamış olsaydı bizim, oyuncu olarak, doğaçlamamız bir faciaya dönüşebilirdi” diye konuştu. </p>
<p>Senaryoyu okuduğunda, hangi rolde olursa olsun, bu filmde olmak istediğini dile getiren Ayça Damgacı; “Yeni bir dünya, orta sınıf alışkanlıkları ve kültürü ile ince bir yerden dalga geçen ve o rahatlatan alanı açtığı için bu filmde olmaktan çok mutluyum” dedi. </p>
<p>Uluslararası Yarışma’da bir ‘sanatçı’ filmi </p>
<p>Başarılı sanatçı Lina’nın yaşadığı içsel dönüşümleri kendine özgü bir sinema diliyle anlatan “The Currents” ise günün Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmiydi. Gösterimin ardından başrol oyuncusu Isabel Aime Gonzalez Sola, seyircilerin sorularını cevapladı. Sola, yönetmen Milagros Mumenthaler ile çalışmaları hakkında, “Vizyonu olan ve detaylara çok önem veren bir yönetmen. Bu vizyon ile filmimiz çok özenle gelişti” derken karakteri, kendisnin nasıl oluşturduğunu şöyle anlattı: “Senaryoyu ilk okuduğumda, yönetmen tarafından tam bir karakter analizi olmadığı için, oyunculara bırakılan bir düşünce oldu. Bana göre Lina’nın yolculuğu, içten gelen bir yolculuk. Zor olan da içsel yolculuğun dışa aktarımı, içerideki o fırtınayı dışarıya aktarmak. Lina içten içe bir şeylerden kaçmaya çalışıyor ama aynı zamanda kaçamayacağını da kabullenerek yolculuğuna devam ediyor” </p>
<p>500 keçinin 501’incisi; Cengiz</p>
<p>Altın Portakal yarışındaki son film, Belgesel Yarışma filmlerinden “Keçi 501”di. Doğu Karadeniz yaylalarında, 500 keçinin arasında 501’inci keçi olan Cengiz Taşçı’nın peşine düşen filmin yönetmeni Evrim Çervatoğlu ve görüntü yönetmeni Reşat Okan Candem, gösterimden sonra seyircilerin karşısına çıktı. </p>
<p>Belgeselin, Taşçı ile sohbetlerinin üzerine ortaya çıktığını söyleyen yönetmen, şöyle konuştu: “Cengiz ağabeyi ara ara görüyordum, aslında ikimiz de aynı coğrafyadanız. Bazen onunla konuşma fırsatı buluyordum. Belgesel çekmemiz için sadece bir şart sundu: İstediğim zaman sigara içeceğim!” Taşçı’yı, ‘501. keçi’ olarak nitelemelerinin sebebini ise şöyle açıkladı: “Diğer iki yardımcı karakterden çok uzakta, başka bir hayatın içerisinde yalnızlığı… Aslında çok küçük yaşta ailesini kaybetmesi, sonra keçilerle birlikte bir yaşama başlaması, onlara annelik, ağabeylik, kardeşlik, yoldaşlık yapması…”</p>
<p>Keçilerin hareketlerini günlük olarak takip etmenin zorluğunu vurgulayan, görüntü yönetmeni Candem; “Sonunda bir rotasyon çizmem gerektiğini düşündüm. Bütün gün hayvanların ne tarafa gideceğini, hangi açıdan, nasıl onları hissedebileceğimi, gerçek duyguyu nasıl verebileceğimi bulmak için çok çalıştım. Ortam da zordu; 20 santim kar yağıyor, ertesi gün kar yok! Evrim’le hep kavga ediyoruz. Bir ara kâğıt kalemle çizdik, bayağı gerilla gibi çalıştık” dedi. </p>
<p>Belgeseli izleyenler arasındaki, Ulusal Belgesel Yarışması’nın diğer filmlerinden “Tanıştığıma Memnun Oldum”un yürütücü yapımcısı Ahmet Seyrekbasan ise meslektaşlarını şu sözlerle takdir etti: “Nefis bir şey izledik. Günlerdir bir sürü belgesel izledik, biz de yarışıyoruz ama sizinle yarışabiliyorsak gurur duyuyoruz kendimizle”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-588421">Altın Portakal&#8217;ın Son Yarışmacıları Perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Yıllar Yaşam Merkezi&#8217;nde hasat zamanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-yillar-yasam-merkezinde-hasat-zamani-562963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 15:09:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hasat]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin 50 yaş üstündeki Maltepeli vatandaşlara yönelik hizmet veren Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nde bulunan hobi bahçesinde sebze meyve yetiştiren vatandaşlar, hasat heyecanı yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-yillar-yasam-merkezinde-hasat-zamani-562963">Altın Yıllar Yaşam Merkezi&#8217;nde hasat zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin 50 yaş üstündeki Maltepeli vatandaşlara yönelik hizmet veren Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nde bulunan hobi bahçesinde sebze meyve yetiştiren vatandaşlar, hasat heyecanı yaşıyor. Bahçede kendilerine ayrılan alanlarda tarım yapma olanağı bulan vatandaşlar, çeşitli sebze ve meyve yetiştiriyorlar. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber merkeze gelerek fidelerinin bakımını yapan vatandaşlar burasının kendilerine bir terapi gibi geldiğini ifade ediyorlar.</p>
<p><b>SABAHIN İLK SAATLERİYLE MERKEZE GELİYORLAR</b></p>
<p>Doğayı ve toprakla uğraşmayı çok sevdiğini ifade eden Songül Kaya “Bu merkezi ilk duyduğum zaman buraya gelmeye ne gerek var diyordum ama şimdi iyi ki buraya gelip kayıt olmuşum diyorum. Sabah erkenden gelip çapalayıp yabani otları topluyorum. Toprakla uğraşmak çok iyi geliyor.” diye konuştu.</p>
<p><b>‘BURASI TERAPİ GİBİ GELİYOR’</b></p>
<p>Necmiye Çarpar, iki sene önce emekli olduğunda ne yapacağını düşündüğünü ifade ederek “Bu hizmet evden çıkmamı sağlıyor. Burası seni hayata katıyor.  Sabah kalkıp bahçeme geliyorum.  Burası çok büyük bir terapi. Esin Başkana ve burada çalışan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum.” dedi.</p>
<p><b>‘HOBİ BAHÇESİNDE NEFES ALIYORUZ’</b></p>
<p>İsmet Çöl ise hobi bahçesinin kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek “Burada çok güzel zaman geçiriyorum. Bahçeden bazen üç saatte çıkmıyorum. Kompost gübre yapmayı da öğrettiler. Bu sene fide ekiminde suni gübre yerine kompost gübre kullandım. Evde çöp çıkmıyor. Çıkan çöpleri gübre üretiminde burada kullandım.” dedi.  Maltepe Belediyesi’nin güzel bir projeyi hayata geçirdiğini aktaran Çöl, “Fidelerimiz ürün vermeye başladı. Burası nefes aldığımız bir yer. Burada insanlar iletişim halinde oluyor, sporda yapmış oluyorsunuz.  Çiftçi çocuğuyum. Büyük şehirlerde topraktan uzaklaştık. Toprağı çok seviyorum. Toprağın dilini az çok bilirim. 40 yıl sonra bu özlemimi gideriyorum. Baktığım alanlar arkadaşlarımıza örnek oluyor. Toprak çok değerli bir şey. Kıymetini bilmek gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-yillar-yasam-merkezinde-hasat-zamani-562963">Altın Yıllar Yaşam Merkezi&#8217;nde hasat zamanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savaş Sancak’tan “Kayıp Yıllar” Dizisine Best Model’den Yıldız Adayı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/savas-sancaktan-kayip-yillar-dizisine-best-modelden-yildiz-adayi-544948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2025 13:18:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[best]]></category>
		<category><![CDATA[dizisine]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[modelden]]></category>
		<category><![CDATA[sancaktan]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son Best Model yarışmasının birincisi Pınar Güve, hayalini gerçekleştirdi ve Savaş Sancak’ın yeni dizi projesi “Kayıp Yıllar”ın oyuncu kadrosuna katıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/savas-sancaktan-kayip-yillar-dizisine-best-modelden-yildiz-adayi-544948">Savaş Sancak’tan “Kayıp Yıllar” Dizisine Best Model’den Yıldız Adayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="148" data-end="524">Yapımcılığını Altın Adam Medya’nın üstlendiği, yönetmen koltuğunda usta isim Savaş Sancak’ın oturduğu dizi, Eylül ayında Kanal 7 ekranlarında izleyiciyle buluşacak. “Kayıp Yıllar” şimdiden oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor.</p>
<p data-start="526" data-end="738">Deneyimli oyuncuların yanı sıra genç ve yetenekli isimlere de yer veren Savaş Sancak, projeden birçok yıldızın parlayacağını belirterek, bu isimlerden birinin de büyük güven duyduğu Pınar Güve olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="740" data-end="1376">Oyunculuğun çocukluk hayali olduğunu belirten Pınar Güve, duygularını şöyle ifade etti:</p>
<blockquote>
<p data-start="740" data-end="1376"><br data-start="827" data-end="830" />“Asıl hedefim her zaman oyunculuktu. Kamera önü, karakter yaratımı ve hikâye anlatımı içimde hep vardı. Best Model yarışmasına katılmam da bu hedefe ulaşmak için stratejik bir adımdı. Modellik bana disiplin ve sahne duruşu kazandırdı ama o sahneye ilk adımımı attığımda aklımda yalnızca oyunculuk vardı. Yarışmayı bir vitrin, bir sıçrama tahtası olarak gördüm. Amacım sadece bir unvan değil, tutkunu olduğum oyunculuk dünyasına sağlam bir giriş yapmaktı. Şimdi bu yolda ilerlemek, ne kadar doğru bir seçim yaptığımı her gün yeniden hatırlatıyor.”</p>
</blockquote>
<p data-start="1378" data-end="1554" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Altın Adam Medya bünyesinde Savaş Sancak’tan birebir oyunculuk eğitimi alan Güve, podyumda geçirdiği süre boyunca kendini bu alana hazırladı ve sonunda hayalini gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/savas-sancaktan-kayip-yillar-dizisine-best-modelden-yildiz-adayi-544948">Savaş Sancak’tan “Kayıp Yıllar” Dizisine Best Model’den Yıldız Adayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süperstar Ajda Pekkan, 12 Haziran&#8217;da Beşiktaş Stadyumu&#8217;nda uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir konsere imza atacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/superstar-ajda-pekkan-12-haziranda-besiktas-stadyumunda-uzun-yillar-hafizalardan-silinmeyecek-muhtesem-bir-konsere-imza-atacak-451231</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2024 11:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[atacak]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[hafızalardan]]></category>
		<category><![CDATA[haziranda]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[konsere]]></category>
		<category><![CDATA[muhteşem]]></category>
		<category><![CDATA[pekkan]]></category>
		<category><![CDATA[silinmeyecek]]></category>
		<category><![CDATA[stadyumunda]]></category>
		<category><![CDATA[süperstar]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=451231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müzik kariyerinin ilk stadyum konserinde muhteşem bir görsel şov da sunacak olan Süperstar’a Türkiye’nin önde gelen sanatçıları da eşlik edecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/superstar-ajda-pekkan-12-haziranda-besiktas-stadyumunda-uzun-yillar-hafizalardan-silinmeyecek-muhtesem-bir-konsere-imza-atacak-451231">Süperstar Ajda Pekkan, 12 Haziran&#8217;da Beşiktaş Stadyumu&#8217;nda uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir konsere imza atacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müzik kariyerinin ilk stadyum konserinde muhteşem bir görsel şov da sunacak olan Süperstar’a Türkiye’nin önde gelen sanatçıları da eşlik edecek.</p>
<p> Dev bir orkestrayla sahne alacak olan Ajda Pekkan efsane şarkılarını Türkiye’nin en sevilen sanatçı arkadaşlarıyla beraber söyleyecek. </p>
<p>Türk müzik tarihine damga vuracak olan ve JRO Yatırım ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan bu konserde on binlerce kişi en sevilen Ajda şarkılarını tek bir yürekten söyleyecek. </p>
<p>BWO Entertainment tarafından düzenlenen ve yaklaşık 40 bin kişinin izleyeceği bu devasa konserin biletleri Bubilet, Biletinial, Iticket, Passo ve Biletix’te satışta.<br /> </p>
<p><strong>Ajda Pekkan’ın müzik kariyerinde bir ilk </strong></p>
<p>Meslek kariyerinde bir ilki gerçekleştirerek ilk kez bir stadyumda sahne alacağını belirten Ajda Pekkan, konser heyecanını sosyal medya hesabından paylaştı. Süperstar, “Tabi ki kim bu arkadaşları diye merak ediyorsunuz. Çok sevdiğim arkadaşlarım, gönlüme dokunan sesler diye ufak bir tüyo vereyim. İlerleyen zamanlarda detayları öğrenmiş olacaksınız. Uzun soluklu kariyerimde bir ilk olması bakımından da Beşiktaş Stadyumu konserini çok önemsiyorum ve büyük heyecan içinde hummalı bir hazırlık sürecindeyiz. Hepimiz için unutulmaz bir hatıra, hafızalardan silinmeyecek bir gece olması dileğiyle. 12 Haziran’da sağlıkla, huzurla, heyecan ve aşkla buluşmak üzere” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Bugüne kadar bilinen Ajda Pekkan konserlerinden bambaşka olacak olan ve müzik tarihine damga vuracak olan konserin biletleri büyük ilgi görüyor. 12 Haziran’da gerçekleşecek olan konserin tükenmek üzere olan biletlerine Biletix ve Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/superstar-ajda-pekkan-12-haziranda-besiktas-stadyumunda-uzun-yillar-hafizalardan-silinmeyecek-muhtesem-bir-konsere-imza-atacak-451231">Süperstar Ajda Pekkan, 12 Haziran&#8217;da Beşiktaş Stadyumu&#8217;nda uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir konsere imza atacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un camilerini anlatan muhteşem eser yıllar sonra günyüzüne çıkartıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbulun-camilerini-anlatan-muhtesem-eser-yillar-sonra-gunyuzune-cikartildi-430888</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 08:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anlatan]]></category>
		<category><![CDATA[camilerini]]></category>
		<category><![CDATA[çıkartıldı]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[günyüzüne]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun]]></category>
		<category><![CDATA[muhteşem]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi'nin düzenlediği İbrahim Hilmi Tanışık'ın 1931 - 1966 yılları arasında kaleme aldığı ve fotoğrafladığı 778 camiye ait notları içeren "İstanbul Camileri" adlı kitap Nevmekan Bağlarbaşı'nda tanıtıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulun-camilerini-anlatan-muhtesem-eser-yillar-sonra-gunyuzune-cikartildi-430888">İstanbul&#8217;un camilerini anlatan muhteşem eser yıllar sonra günyüzüne çıkartıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Belediyesi&#8217;nin düzenlediği İbrahim Hilmi Tanışık&#8217;ın 1931 &#8211; 1966 yılları arasında kaleme aldığı ve fotoğrafladığı 778 camiye ait notları içeren &#8220;İstanbul Camileri&#8221; adlı kitap Nevmekan Bağlarbaşı&#8217;nda tanıtıldı.</strong></p>
<p>Üsküdar Belediyesi, şehir kültürüne büyük katkı sağlayacak İbrahim Hilmi Tanışık’ın 1931-1966 yılları arasında kaleme alıp fotoğrafladığı 778 camiye dair notlarını içeren,  İstanbul’un tarihini ve kültürel mirasını yansıtan <strong>“İstanbul Camileri”</strong> adlı kitap Nevmekan Bağlarbaşı&#8217;nda tanıttı. Bu değerli kitabın yanı sıra eserin içinde yer alan orijinal fotoğraf ve dokümanlar da sergilendi. Kokteyl ile başlayan kitap tanıtım gecesine Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen&#8217;in yanı sıra İstanbul il Kültür Müdürü Coşkun Yılmaz, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş, yazar, şair ve akademisyen Bekir Ayvazoğlu ile kitabın editörü Fatih Dalgalı ve Üsküdarlılar katıldı. </p>
<p><strong>Türkmen: “İstanbul’un camilerini anlatan değerli bir eser”</strong></p>
<p>Kitap tanıtım gecesinde konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, on yıllar süren çalışmayı kitap haline getirmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi: </p>
<p>&#8220;Bugün bu mütevazi salonda aslında hep birlikte tarihe tanıklık ediyoruz. Merhum İbrahim Hilmi Tanışık bey, aslında ismi çok da herkesin bildiği bir isim değil. Ama tarihimizin, kültürümüzün, medeniyetimizin görünmez kahramanlarından birisi. Osmanlının son dönemleriyle cumhuriyetin ilk yıllarında doğmuş büyümüş, eğitim almış değerli bir şahsiyet. Bu nesil, öyle önemli bir nesil ki, hem Osmanlı, hem Cumhuriyet dönemini birbirine bağlayan çok önemli vazifeler icra etmişler. Tarihimiz açısından kültürümüz açısından değerlerimiz açısından köprü vazifesi görmüşlerdir. işte onlardan bir tanesi de. Merhum İbrahim Hilmi Tanışık beyefendidir. Kitap O&#8217;nun eseridir. Sizlere tanıtacağımız eserin ilk cildini 1930&#8217;larda ikinci cildini 1960&#8217;larda hazırlamış. Ama ne yazık ki bu güzel eseri kitaplaştırmaya imkan bulunamamış belirli bir sebeplerle. Benim de içimde bir ukde idi. Bir gün acaba şu İstanbul camileri ile ilgili bir çalışma yapabilir miyiz diye? Bir gün arkadaşlarım çıktı geldi dediler ki başkanım size güzel bir haberimiz var. Nedir o haber? İbrahim beyin torunu Akın Kurtoğlu; kendileri bir şekilde arkadaşlarımızla bağ kurmuş. Ve benim dedemin böyle bir eseri var. Böyle bir çalışması var. Bunu yapsa yapsa ancak Üsküdar Belediyesi yapar diyerek ‘bu eseri bu çalışmayı sizler kitap haline getirmek isterseniz size verebiliriz’ diye torunu bize ulaşmış. huzurlarınıza kendilerine teşekkür ediyorum. Onun sayesinde çok önemli bir tarihi değeri ortaya çıkarmış oluyoruz. Önemli bir hizmet, önemli bir kültür hizmeti.. Bugün siz kıymetli dostlarımızla bu işin gönüllüleriyle, sevdalılarıyla buluşmuş oluyor. 2 çiftlik bir eser toplamda. 778 adet İstanbul&#8217;daki camilerle ilgili bir çalışma ilk cildi 400 küsur cami, ikinci ciltte biraz daha az ama toplamda 778 cami ile ilgili bilgiler var. Çoğu ile ilgili fotoğraflar var. Aslına uygun bir şekilde hazırlanmış güzel bir çalışma oldu. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. “</p>
<p><strong>Türkmen: “Üsküdar’daki tüm tarihi camileri restore ediyoruz”</strong></p>
<p><strong> </strong>Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen konuşmasında Üsküdar ilçesindeki diğer restorasyon çalışmalarına da değindi, “tarihimize sahip çıkıyoruz” dedi. </p>
<p>“Kitap, aile arşivinden çıkarak artık toplum hizmetine araştırmacıların, tarihçilerin, öğrencilerin, gençlerin hizmetine sunulan bir çalışmaya dönüştü. Üsküdar Belediyesi olarak özellikle son 10 yılda Üsküdar&#8217;da neredeyse restore etmediğimiz tarihi eser kalmadı diyebiliriz. Son yaptığımız çalışmalarla inşallah Üsküdar’ımızda 116 tane caminin restorasyonunu seçimlere kadar tamamlamış olacağız. Camilerimizin bir kısmının mülkiyeti Üsküdar belediyesine ait.. Bir kısmı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait.. Bir kısmı vakıflara, bir kısmı da Milli Emlak Genel Müdürlüğüne ait. Ama bu camilerimiz kime ait olursa olsun hepsi bize ait. Hepsi bize ecdat yadigarı, hepsinin restorasyonunu tamamlıyoruz. Bugünlerde eğer Üsküdar sokaklarında gezerken bir şantiye alanı gördüğünüzde bilin ki onlar tarihi camilerimizin ve çeşmelerimizin, hazirelerimizin restorasyonudur. Restorasyonları tamamlamak suretiyle onlara yeni bir ömür katarak medeniyetimizin bu değerlerini ayakta tutmaya devam etmiş olacağız.”</p>
<p>Konuşmalarından ardından tanıtıma katılan davetliler İstanbul’un Camileri kitabından yer alan orijinal fotoğraf ve dokümanların yer aldığı sergiyi birlikte gezdiler. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbulun-camilerini-anlatan-muhtesem-eser-yillar-sonra-gunyuzune-cikartildi-430888">İstanbul&#8217;un camilerini anlatan muhteşem eser yıllar sonra günyüzüne çıkartıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Toprak; &#8220;Yıllar sonra güzelliğimin farkına vardım!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-toprak-yillar-sonra-guzelligimin-farkina-vardim-378279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 23:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[farkına]]></category>
		<category><![CDATA[güzelliğimin]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[vardım]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşk hayatıyla ve yaşam tarzıyla dikkat çeken cemiyet hayatının tanınan yüzlerinden “Bahar Toprak”ın enerjisi ve güzelliği göz kamaştırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-toprak-yillar-sonra-guzelligimin-farkina-vardim-378279">Bahar Toprak; &#8220;Yıllar sonra güzelliğimin farkına vardım!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk hayatıyla ve yaşam tarzıyla dikkat çeken cemiyet hayatının tanınan yüzlerinden “Bahar Toprak”ın enerjisi ve güzelliği göz kamaştırdı.</p>
<p>Samimi ve doğal tavırlarıyla markaların ilgisini çekmeye başlayan “Bahar Toprak”; yakın zamanda yayınlamış olduğu bir röportajında samimi duygularını şu sözlerle ifade etti; </p>
<p>“Güzellik benim için göreceli bir kavram ben yıllar sonra güzelliğimin farkına varanlardanım, yıllar sonra kendi benliğimle barışık hale geldim kendimi olduğum gibi sevmeye başladım ‘güzellik,, benim için sadece bir vitrinden  ibaret  eğer bir insan gerçekten gözleri ve kalbi ile gülebiliyorsa her zaman kıskanılmaya mahkumdur. Tolstoy’un dediği gibi; yaptıklarınızla değil yaşattıklarınızla hatırlanırsınız.”</p>
<p>Satranç gibi sadece mantığın ön planda olduğu ilişkiler yaşamadığını dile getiren &#8221;Bahar Toprak&#8221;; aşk kadını olduğunu ifade ederek gönülden gönüle yaşanmayan hiçbir ilişkinin kendisine uygun olmadığını söyledi.</p>
<p>“Bahar Toprak”; ses getirecek bir reklam kampanyası için de kolları sıvadı. Güzel model; yakında birbirinden ünlü simaların yer aldığı dikkat çekici bir projenin içerisinde yer alacak.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-toprak-yillar-sonra-guzelligimin-farkina-vardim-378279">Bahar Toprak; &#8220;Yıllar sonra güzelliğimin farkına vardım!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
