<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yetmezliği | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yetmezligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yetmezligi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Dec 2025 08:35:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yetmezliği | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yetmezligi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[gelişen]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[önal]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[travmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor. Tıpkı 41 yaşındaki aksiyon sahneleri yönetmeni Onur Ozan Önal’ın yaşadıkları gibi… Altı yıl önce geçirdiği trafik kazası ve akabinde yaşadığı düşme sonrasında böbrek fonksiyonlarını kaybeden Önal, bir yıl boyunca diyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürdü. Önal, böbreklerini hiç düşünmeden bağışlayan ablası Nalan Önal sayesinde yeniden hayata tutundu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonunun ardından sağlığına kavuşan Onur, “Hayatın gerçek anlamını, sevdiklerim sayesinde yeniden öğrendim” dedi. </em></p>
<p>İstanbul’da yaşayan evli ve iki çocuk babası 41 yaşındaki Onur Ozan Önal’ın şikayetleri 2019 yılında yaşadığı trafik kazası sonrasında gelişmeye başladı. Ancak onu böbrek yetmezliğine götüren sebep yüksekten düştüğü o kaza oldu. Bu olay sonrasında böbrek fonksiyonlarını tamamen kaybeden Önal bir yıl boyunca diyaliz tedavisi gördü. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen nakil ameliyatı drensiz şekilde tamamlanan Onur ameliyatın üçüncü, ablası Nalan ise ikinci gününde taburcu edildi.</p>
<p><strong>‘BÜYÜK TRAVMALAR VE BAZI İLAÇ TEDAVİLERİ DE BÖBREK HASARINA NEDEN OLABİLİYOR’</strong></p>
<p>Trafik kazaları, ağır travmalar veya kas ezilmeleri gibi durumlar böbreklerde ciddi hasara yol açabiliyor. Bu tür travmalar sonrası gelişen böbrek yetmezliğinin çoğu zaman geç fark edildiğine işaret eden Doç. Dr. Veysel Umman, bu nedenle travma, halsizlik veya ödem gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerektiğini vurguları. Türkiye’de her yıl binlerce kişi böbrek yetmezliğiyle mücadele ederken, Onur’un hikayesinin bir kez daha organ bağışının ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu hatırlattı. </p>
<p><strong>“BÖBREK FONKSİYONLARIMI TAMAMEN KAYBETTİM”</strong></p>
<p>Hastalığını ilk kez 2019 yılında trafik kazası sonrasında öğrendiğini söyleyen Onur Ozan Önal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: “Kaza sonrasında halsizlik ve bitkinlik hissetmeye başladım. Yapılan muayenelerde ödemler nedeniyle nefrolojiye yönlendirildim. Tetkikler sonucunda vücudumda protein kaçağı olduğu, yani nefrotik sendrom teşhisi konuldu. Yaklaşık beş yıl boyunca tedaviler devam etti. Ancak çalışırken yaşadığım yüksekten düşme travması nedeniyle böbrek fonksiyonlarımı tamamen kaybettim ve diyaliz tedavisine başlamak zorunda kaldım. Diyaliz süreci oldukça zorluydu çünkü dört saat boyunca makineye bağlı kalıyorsunuz. Sürekli hareket halinde olmam gereken bir işim var, ancak bu süreç işime devam etmemi güçleştirdi. Bazen diyalize beş kilo fazla gidiyordum ve bayılacak kadar halsiz düşüyordum. Bu durum hem iş hem aile yaşamımı olumsuz etkiledi.”</p>
<p><strong> “BÜYÜK TRAVMALAR BÖBREKLERİ SUSTURABİLİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Veysel Umman, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda genellikle enerji düşüklüğü, halsizlik, bitkinlik ve iştah kaybı görüldüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Hastamız da benzer şekilde yorgunluk ve enerji düşüklüğü şikayetleriyle başvurdu. Günlük yaşamına devam edebiliyordu ancak sürekli bir halsizlik hali vardı. Vericisi kız kardeşiydi. Kardeşler arasında genetik uyum genellikle daha yüksektir. Bu hastada da üç bölü altı uyum dediğimiz, risk açısından avantajlı bir eşleşme vardı.”</p>
<p>Doç. Dr. Umman, Önal’ın altı yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından hastanede tedavi gördüğünü, o dönemde ödem ve benzeri şikayetlerin başladığını belirtti. “Uzun dönem takiplerinde kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulmuş. Böbrek fonksiyonları zamanla azalmış ve son bir yıldır diyaliz tedavisi alıyordu. Bu hasta özelinde, trafik kazası sonrasında ortaya çıkan bir böbrek yetmezliği söz konusu. Ancak genel olarak, büyük travmalar, deprem gibi kas ezilmesine yol açan durumlar veya bazı ilaç tedavileri de böbrek hasarına neden olabiliyor. Bu nedenle halsizlik, ödem, şişlik gibi belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“KAS DOKUSU PARÇALANDIĞINDA BÖBREK SÜZME FONKSİYONUNU YİTİRİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, Onur Ozan Önal’ın yüksekten düşme travmasının da tabloyu ağırlaştırdığını belirterek, “Olay sonrasında yapılan tetkiklerde böbrek enzimlerinin çok yüksek olduğu ve böbreklerin artık çalışmadığı tespit edilerek diyaliz tedavisine başlanmış. Bu tablo, deprem gibi kas hasarı ve dokusal yıkıma neden olan durumlarda görülen böbrek hasarıyla benzerlik gösteriyor. Kas dokusu parçalandığında böbrek süzme fonksiyonunu yitiriyor ve tıkanma meydana geliyor” dedi.</p>
<p><strong>AMELİYAT ÖNCESİNDE 10 KİLO VERDİ</strong></p>
<p>Hastanın aynı zamanda obeziteyle de mücadele ettiğini belirten Umman, “Kilo fazlalığı nedeniyle operasyon öncesi yaklaşık üç buçuk aylık bir hazırlık süreci planladık. Hastamız bu süreçte 10 kilo vererek ameliyata hazır hale geldi. Obez hastalarda karın bölgesindeki yağlanma, böbreğin yerleştirileceği alana ulaşmayı ve damar bağlantılarını yapmayı zorlaştırabiliyor. Ayrıca kilo vermek diyabet riski açısından da büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“TAM KAPALI BÖBREK NAKLİ İYİLEŞME SÜRECİNİ HIZLANDIRDI”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, başarılı geçen operasyonun ardından alıcı ve vericinin kısa sürede taburcu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Her iki hastamız da şu anda iyi durumda, böbrek fonksiyonları sağlıklı şekilde çalışıyor. Böbrek nakillerinde iyileşmeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri kapalı ameliyat yöntemidir. Bu yöntem sayesinde vericide ağrı çok daha az görülür, yara iyileşmesi hızlı olur ve kişiler kısa sürede işine ve günlük yaşamına dönebilir. Bu hastamızda da benzer şekilde sorunsuz bir iyileşme süreci yaşandı. Organ yetmezlikleri ister böbrek ister karaciğer olsun, ülkemizde giderek artıyor. Bu nedenle organ bağışı bilincinin yaygınlaşması çok önemli. Canlı vericiler dışında kadavradan yapılan organ bağışlarının da artması, bu hastalar için hayat kurtarıcı olacaktır.”</p>
<p><strong>‘NAKİLDEN SONRA DAHA ÇOK AİLEME VE KENDİME YÖNELDİM’</strong></p>
<p>Geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Önal bu süreçle birlikte hayata bakışının tamamen değiştiğini söyleyerek,  şunları anlattı: “Nakil sonrasında ise hayatım tamamen değişti. Nakilden önce daha çok iş ve dış dünya odaklıydım; nakilden sonra ise daha çok aileme ve kendime yöneldim. Bu süreçte elimden geldiğince bedensel olarak da daha sağlıklı, daha formda bir yapıya kavuşmaya çalıştım. Beslenmeme dikkat ediyorum, hareket ediyorum.”</p>
<p><strong>“HAYAT, SEVDİKLERİMİZLE BİRLİKTEYKEN GÜZEL”</strong></p>
<p>Kardeşine böbreğini bağışlayan Nalan Önal ise, “Kazadan sonra Onur aynı gün diyalize bağlandı. O an kardeşimi makineye bağlı görünce kararımı verdim. Çünkü hayat, sevdiklerimizle birlikteyken güzel. Diyalizin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyordum. Daha önce çevremde böbrek nakli olmuş kişiler vardı, bu nedenle ilk günden itibaren böbreğimi vermeye kararlıydım. Ameliyattan iki gün sonra taburcu oldum, kısa sürede normal hayatıma döndüm. İnsanlar korkmasın, bu süreç sanıldığı kadar zor değil. Zaten birçok kişi farkında olmadan tek böbrekle hayatına devam ediyor. Benim de hayatımda hiçbir değişiklik olmadı; yeme içmem, yürüyüşüm, iş performansım aynı şekilde sürüyor. En önemlisi, artık sevdiklerimle daha sağlıklı ve uzun bir ömür geçireceğim” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Strep A Enfeksiyonu, Bağışıklık Yetmezliği Olanlarda Daha Riskli Olabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/strep-a-enfeksiyonu-bagisiklik-yetmezligi-olanlarda-daha-riskli-olabiliyor-373512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 09:16:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[olanlarda]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[strep]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Strep A enfeksiyonu İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da onlarca çocuğun ölümüne sebep olmuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/strep-a-enfeksiyonu-bagisiklik-yetmezligi-olanlarda-daha-riskli-olabiliyor-373512">Strep A Enfeksiyonu, Bağışıklık Yetmezliği Olanlarda Daha Riskli Olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Strep A enfeksiyonu İngiltere başta olmak üzere Avrupa’da onlarca çocuğun ölümüne sebep olmuştu. Türkiye’de de vakalar ortaya çıkınca enfeksiyon, ailelerin korkulu rüyası haline geldi. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Selime Özen Bölük bakterinin immün yetmezlik hastalarında daha riskli olabileceğini, herhangi bir aşı ile korunma mümkün olmadığı için hastalarda bulaş riskini azaltacak önlemler alınması gerektiğini söyledi.</strong></p>
<p>Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde çocuklar arasında hızla yayılan ve birçok çocuğun yaşamını yitirmesine yol açan Strep A enfeksiyonuna bağlı Türkiye’deki ilk ölüm ocak ayında gerçekleşmişti. Strep A bakterisi bağışıklık sistemimizi aşıp nasıl bu kadar ağır hastalık yapıyor? Ne şekilde bulaşıyor ve hangi semptomları gösteriyor? Korunmak için neler yapılmalı? İşte tüm bu soruların yanıtını <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Selime Özen Bölük</strong> verdi. </p>
<p>Toplumda beta mikrobu olarak da bilinen boğaz, burun ve ciltte yaşayabilen A grubu beta-hemolitik streptokoklar (GAS), bakterileri sıklıkla boğaz iltihabı ve cilt iltihabına neden oluyor, nadiren de başka organları tutan daha ağır enfeksiyonlara yol açabiliyor. A grubu beta-hemolitik streptokokların kan, kas, eklemler ve akciğer gibi normalde steril olan vücut bölgelerine yerleşmesiyle ortaya çıkan ciddi ve hayatı tehdit edici enfeksiyonlara ise invaziv yani ağır <strong>grup a streptokok enfeksiyonları</strong> deniyor. 2022 yılı itibari ile bazı ülkelerde daha belirgin olmak üzere ciddi, hayatı tehdit edici invaziv hastalık sayılarında artış oldu ve özellikle İngiltere ve Hollanda’dan ölümle sonuçlanan vakalar bildirildi.</p>
<p><strong>LENF BEZLERİNDE BÜYÜME, BAŞ AĞRISI, HALSİZLİK…</strong></p>
<p>Hastalığın bulaşıcı olduğu, hasta kişilerin öksürme ve hapşırmasıyla mikrop içeren damlacıklara doğrudan maruz kalmakla bulaştığını belirten Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Selime Özen Bölük, bulaşın bazen de mikroplu eşyalara temas etmekle veya enfekte cilt lezyonlarına doğrudan temas eden ellerin göz, ağız ve buruna değdirilmesi ile olduğunu söyledi. Ani başlayan ateş, boğaz ağrısı, boyundaki lenf bezlerinde büyüme, baş ağrısı, halsizlik, bazı vakalarda ciltte kızarıklık ve döküntü de görüldüğünün altını çizen Bölük, antibiyotik tedavisinin 24. saatinden sonra bulaştırıcılığın sonlandığını da belirtti.</p>
<p><strong>“BAĞIŞIKLIK YETMEZLİĞİ OLAN HASTALARDA DAHA AĞIR SEYREDİYOR”</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi ya da immün sistemin doğumsal yetersizliklerinde hemen her enfeksiyonun normalden daha ağır seyrettiğini ifade eden Bölük, “Streptokok enfeksiyonları da bu hastalarda ağır klinik tablolara yol açar. Ancak immün sistemi tamamen normal olan, tamamen sağlıklı olan bireylerde de bu enfeksiyon, ağır klinik tablolara yol açabilir. Hayatı tehdit edici klinik tablolardan, mikroorganizmanın ortama saldığı toksinler sorumlu tutulur. Bu toksinler, immün sistemimizin doğal yanıt adını verdiğimiz ilk ve hızlı savunma basamağını pas geçebilir. Doğal immün sistem savunmasını hızlıca aşabilmesi nedeniyle bu toksinler, süperantijen olarak adlandırılır.  Süperantijenler, immün cevabın en temel hücreleri olan ve immün sistemin orkestra şefi olarak da nitelendirebileceğimiz T hücrelere doğrudan bağlanır, onları aktive eder ve ciddi bir yanıta neden olur. İmmün sistem tüm gücüyle mikroplarla savaşırken vücudumuz da hasar görür. Sınırlandırılması zor bir hale gelen bu tablo tüm tedavi yaklaşımlarına rağmen ölümcül olabilen çoklu organ yetmezliği ve şok tablosuna kadar ilerleyebilir” diye konuştu.</p>
<p>Bölük ayrıca; özellikle de suçiçeği, influenza ve diğer virüs enfeksiyonlarının hemen öncesinde Strep A’nın geçirilmiş olması, bu ağır tablonun ortaya çıkmasını büyük ölçüde kolaylaştırdığını, viral enfeksiyonlar ile mücadeleden sorumlu olan doğal immün sistemin bu esnada zayıflamasının, bu mikroorganizmanın steril olan dokulara da yayılmasını kolaylaştırdığını ifade etti.</p>
<p><strong>BULAŞ NASIL ÖNLENİR?</strong></p>
<p>“Diğer tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi ellerin temizliği, bulaşların önlenmesinde büyük önem taşıyor” diyen Bölük, bu bakteriye karşı enfeksiyonu önleyen bir aşının olmadığını söyleyerek ebeveynlere şu uyarıda bulundu: “Ancak çocuklara rutin aşı takvimindeki aşıların eksiksiz uygulanması, diğer enfeksiyonları önleyerek Strep A’ların bu enfeksiyonlar sonrası ağır klinik tablolara dönüşmesi olasılığını azaltacaktır. Diğer yandan bulaşı önlemek adına hasta kişilerle sarılmak, tokalaşmak, ortak havlu kullanmak, ortak kaşık kullanmak gibi durumlardan kaçınılmalı. Kişisel hijyen tedbirlerine çok dikkat edilmeli. Antibiyotik tedavisi başlandıktan 24-48 saat sonra bulaştırıcılık sonlanır ama tedavi almayan kişiler 2-3 haftaya kadar enfeksiyonu bulaştırabilir. İstirahat ve bol sıvı alımı çok önemlidir.”</p>
<p><strong>KİMLER RİSK ALTINDA?</strong></p>
<p>A grubu streptokok bakterisi her insanda hastalığa sebep olabilir fakat en fazla risk altında olan kişiler şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>15 yaşa kadar olan dönemdeki çocuklar</li>
<li>65 yaş üstü bireyler</li>
<li>Bağışıklık sistemi zayıf olanlar</li>
<li>Kronik hastalığı bulunanlar</li>
<li>Hijyen kurallarına dikkat etmeyenler</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/strep-a-enfeksiyonu-bagisiklik-yetmezligi-olanlarda-daha-riskli-olabiliyor-373512">Strep A Enfeksiyonu, Bağışıklık Yetmezliği Olanlarda Daha Riskli Olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçurtmalar Primer İmmün Yetmezliği olan çocuklar için havalandı Deprem Bölgesinde &#8220;Umut Şenliği&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ucurtmalar-primer-immun-yetmezligi-olan-cocuklar-icin-havalandi-deprem-bolgesinde-umut-senligi-371337</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 May 2023 22:09:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[havalandı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[immün]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[primer]]></category>
		<category><![CDATA[şenliği]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtmalar]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371337</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, akraba evlilikleri sonucunda doğan çocuklarda öncelikli olmak üzere toplumumuzda her 10 bin kişide 1 görülen Primer İmmün Yetmezlik (PİY) hastalığı için Dünya Primer İmmün Yetmezlik Haftası kapsamında gerçekleştireceği etkinlikleri deprem bölgelerinden biri olan Gaziantep’e taşıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucurtmalar-primer-immun-yetmezligi-olan-cocuklar-icin-havalandi-deprem-bolgesinde-umut-senligi-371337">Uçurtmalar Primer İmmün Yetmezliği olan çocuklar için havalandı Deprem Bölgesinde &#8220;Umut Şenliği&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği, akraba evlilikleri sonucunda doğan çocuklarda öncelikli olmak üzere toplumumuzda her 10 bin kişide 1 görülen Primer İmmün Yetmezlik (PİY) hastalığı için Dünya Primer İmmün Yetmezlik Haftası kapsamında gerçekleştireceği etkinlikleri deprem bölgelerinden biri olan Gaziantep’e taşıdı. Bu kapsamda, 22-29 Nisan Primer İmmün Yetmezlik Haftası için Gaziantep Üniversitesi hastanesinde tedavi gören yaklaşık 50 PİY hastası çocuğun ve ailelerinin katıldığı uçurtma şenliği düzenlendi. Dünyaca ünlü, ödüllü uçurtma sanatçısı Zahit Mungan’ın uçurtmalarını, kampüste bulunan Seyirtepe’de uçurarak depremin stresini atarak moral bulan aileler ve çocukları hekimlerin de katıldığı şenlikte doyasıya eğlendi.</strong></p>
<p>Primer immün yetmezlikler, bağışıklık sistemi hücrelerinin normal işleyişini olumsuz yönde etkileyen, hastanın enfeksiyonla savaşmasını engelleyen geniş bir kalıtsal veya genetik hastalık grubu. <strong>Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD),</strong> sıklıkla akraba evlilikleri sonucunda doğan çocuklarda öncelikli olmak üzere, toplumumuzda her 10 bin kişide 1 görülen Primer İmmün Yetmezlik hastalığı (PİY) için farkındalık haftası kapsamında gerçekleştireceği etkinlikleri deprem bölgelerinden biri olan Gaziantep’e taşıdı. Bu kapsamda, <strong>22-29 Nisan Primer İmmün Yetmezlik (PİY) Farkındalık Haftası</strong> için Gaziantep Üniversitesi hastanesinde tedavi gören yaklaşık 50 PİY hastası çocuğun ve ailelerinin katıldığı uçurtma şenliği hekimlerin de katılımıyla düzenlendi. Dünyaca ünlü, ödüllü uçurtma sanatçısı Zahit Mungan’ın uçurtmalarını Seyirtepe’de uçurarak depremin stresini atarak moral bulan aileler ve çocukları hekimlerin de katıldığı şenlikte doyasıya eğlendi.</p>
<p>AİD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Dilşad Mungan, 2. Başkan Prof. Dr. Füsun Kalpaklıoğlu, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can, Genel Sekreter Prof. Dr. Emine Dibek Mısırlıoğlu, Dış İlişkiler Sorumlusu Prof. Dr. Özge Soyer, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Şevki Eren, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Keskin ve Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu’nun katıldığı etkinlikle çocuklar ve aileleriyle hastalık hakkında soru-cevap semineri gerçekleştirildi. Yıllarca bu hastalıkla mücadele etmiş olan ailelerin duygu dolu mücadelelerinin konuşulduğu etkinlikte hekimler hastalık hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZDE 5-10 KAT DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR”</strong></p>
<p>AİD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Dilşad Mungan, konu hakkında şunları söyledi: “Sanıldığı kadar nadir olmayan bir hastalık bu, aslında çocukluk çağının hastalığı olarak bilinse de tanı almamış önemli sayıda yetişkin hastanın da varlığı söz konusu. Ülkemizde diğer dünya ülkelerine göre 5-10 kat fazla görülüyor nedeni ise ne yazık ki akraba evliliklerinin ülkemizde sık olması. Hastalığın sembolü olan zebra desenli uçurtmayı bizler için tasarlayan Zahit Mungan ile bir uçurtma şenliği düzenleyerek hem bu gerçeğe dikkat çekmek istedik hem de biraz olsun aileleri ve çocukları mutlu etmek istedik.”</p>
<p><strong>“ERKEN TANI ORGAN HASARINI DA ÖNLÜYOR”</strong></p>
<p>Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Keskin zebranın nadir hastalık sembolü olduğunu, her toynak sesi duyduğumuzda bunun at olmayacağını zebra da olabileceğini aksi halde nadir hastalıkların tanısını kaçırabildiklerini söyleyerek, “Doğru tanı koymanın önemine dikkat çekmek için Zebra sembolünde bir uçurtma ile bu haftayı sembolleştirmek istedik. Erken tanı önemli çünkü erken tanıyla hayat kalitesi arttığı gibi organ hasarını da engelliyoruz. Üniversitemizde de az sayıda yatakla da olsa nakil imkânımız var” diye konuştu.</p>
<p><strong>“HASTALIK TANIMLANANA KADAR HAYATINI KAYBEDENLER VAR”</strong></p>
<p>Türkiye’de hastalığın tanımlanmasının epey bir zaman aldığını ve bu süreçte birçok hastanın hayatını kaybettiğini söyleyen Prof. Dr. Ercan Küçükosman, “Ülkemizde bu hastalığın Gaziantep ve çevresinde sıkça olduğunu gördük. Burada akraba evliliği çok fazla. Bizler hastalığın tanı almasıyla biz de burada birçok hastayı tanımlayarak tedavilerine başlamış olduk ama akraba evliliğini bu hastalığı önlemek açısından da durdurmak çok önemli” dedi. Yurtdışında bir erkek donörün kemik iliği bağışıyla hayata tutunan ve 2,5 yaşından beri hastalıkla mücadele eden 16 yaşındaki Suzan, Antalya’da nakil olarak hayata tutunan ve hastalığın semptomlarından kurtulan çocuk yaştaki hastalardan sadece biri. Suzan’ın ablası Pınar, geç tanı nedeniyle hayatını kaybetmişti. “Her şeye rağmen vazgeçmeyin” diyen Suzan şimdi eğitim hayatına sağlıkla devam ediyor. </p>
<p><strong>Primer immün yetmezlik nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Primer immün yetmezliği düşündüren en önemli bulgu tekrarlayan enfeksiyonlardır. Ayrıca organ büyümesi (karaciğer, dalak, lenf bezi), kan hücrelerinin sayısında azalma ve romatizmal veya alerjik şikâyetler de bu hastalıklarda görülebilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ucurtmalar-primer-immun-yetmezligi-olan-cocuklar-icin-havalandi-deprem-bolgesinde-umut-senligi-371337">Uçurtmalar Primer İmmün Yetmezliği olan çocuklar için havalandı Deprem Bölgesinde &#8220;Umut Şenliği&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Deprem Bölgesinde İmmün Yetmezliği Olan Hastalar İçin Ek Önlemler Alınmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-immun-yetmezligi-olan-hastalar-icin-ek-onlemler-alinmali-351410</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 13:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[immün]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351410</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmmün yetmezliği olan hastalar, tedavileri aksamadan devam etmesi gereken özel bir grup. Çünkü bu hastaların diğer bireylere göre enfeksiyonlara çok daha yatkın olması, sanitasyon ve hijyen önerilerine mümkün olan en üst seviyede dikkat etmelerini zorunlu kılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-immun-yetmezligi-olan-hastalar-icin-ek-onlemler-alinmali-351410">&#8220;Deprem Bölgesinde İmmün Yetmezliği Olan Hastalar İçin Ek Önlemler Alınmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İmmün yetmezliği olan hastalar, tedavileri aksamadan devam etmesi gereken özel bir grup. Çünkü   bu hastaların diğer bireylere göre enfeksiyonlara çok daha yatkın olması, sanitasyon ve hijyen önerilerine mümkün olan en üst seviyede dikkat etmelerini zorunlu kılıyor. Bu nedenle, deprem bölgesindeki hastalar için ek önlemler alınarak uygun hijyenik ortamların oluşturulması gerektiğinin altını çizen Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Elif Karakoç Aydıner, “Kolaylıkla enfeksiyon kapabilen immün yetmezlikli hastalarla, merkezlerdeki hekimler ve hasta platformları sürekli iletişim halinde olmalı” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İmmün yetmezliği olan hastalar enfeksiyonlara karşı çok hassas oldukları için uygun barınma ve hijyenik ortamın oluşturulması diğer hasta gruplarına göre çok daha büyük bir önem arz ediyor. Bu ortamın sağlanamaması durumunda hastaların muhakkak uygun bir sağlık kuruluşuna sevk edilmeleri gerektiğini belirten <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Elif Karakoç</strong> konu ile ilgili uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>“Temiz içme suyuna erişim, uygun barınma, atık yönetimi, izolasyon için ek önlemler alınmalı”</strong></p>
<p>Enfeksiyonların deprem sonrası uygunsuz yaşam koşulları nedeniyle geçici bir süre artabileceğine dikkat çeken Karakoç, “İmmün yetmezlikli hastalar diğer bireylere göre enfeksiyonlara çok daha yatkın olduğundan sanitasyon ve hijyen önerilerine mümkün olan en üst seviyede dikkat edilmesi gerekiyor. Enfeksiyon riskini azaltmaya yönelik temiz içme suyuna erişim, uygun barınma, atık yönetimi, izolasyon için ek önlemler alınması da hayati bir önem taşıyor. Bunlara ek olarak maske kullanımına ve el temizliğine de her ortamda dikkat etmek, hastalıklara yakalanmama konusunda önleyici bir rol üstleniyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Hekim ve hastalar ilaca erişim için sürekli iletişim halinde olmalı”</strong></p>
<p>“Hastalarımızın tedavi ve takiplerine deprem sonrası ilk günlerde aksama olması doğaldır ancak en kısa sürede ilaçlarına ve hekim kontrollerine devam etmeleri hayati öneme sahiptir” diye devam eden Karakoç şunları söyledi,  “Bulundukları yerdeki varsa sağlık kuruluşları veya sahra hastanesine bu mümkün değilse gezici sağlık ekiplerine bildirimde bulunmaları ve kullanmakta oldukları ilaçlar için talep yapmaları önerilir. Primer immün yetmezliği olan pek çok hastanın kullandığı ve enfeksiyonlardan korunmada çok önemli olan immünglobulin preparatlarına erişim elzemdir. Bu ürünler özel reçete, saklama ve uygulama koşullarına sahip olduğundan eğer bunlar sağlanamıyorsa tedavinin aksamaması ve devamlılığı açısından uygun merkezlere hastalar sevk edilmelidir. Mevcut durumda rapor süreleri uzatılmış olup reçete zorunluluğu yoktur.”</p>
<p><strong>“Uygun bir merkeze sevk edilmeliler”</strong></p>
<p>Enfeksiyon geçirdiğine dair bir şikâyet ya da belirti olması halinde immün yetmezlikli hastanın en yakın sağlık ekibine ulaşarak uygun merkeze sevkini talep etmesi gerektiğini ifade eden Karakoç,  “Bu süreçte tıbbi ve sosyal destek için hastalar takipli oldukları merkezlerdeki hekimler ve hasta platformları ile iletişim halinde olabilirler. Depremzede hastalarımız sevk edildikleri şehir ve/veya hastanede ihtiyaçları doğrultusunda tüm aile bireyleri de dahil olmak üzere destek almak için il/ilçe/hastane sosyal hizmetler birimine şahsen ya da hekimleri aracılığı ile başvurmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-immun-yetmezligi-olan-hastalar-icin-ek-onlemler-alinmali-351410">&#8220;Deprem Bölgesinde İmmün Yetmezliği Olan Hastalar İçin Ek Önlemler Alınmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
