<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yeraltı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yeralti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yeralti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 07:32:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yeraltı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yeralti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuraklığa karşı yeraltı suyu hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurakliga-karsi-yeralti-suyu-hamlesi-623774</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklığa]]></category>
		<category><![CDATA[kuyu]]></category>
		<category><![CDATA[Sondaj Kuyusu]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımla]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623774</guid>

					<description><![CDATA[<p>İZSU, Tire ve Bayındır’a yaklaşık 32 milyon liralık yatırımla 16 sondaj kuyusu açıyor. Ödemiş ve Kiraz’da da 13 su kuyusunun açılması için ihaleye çıkılacak. 29 yeni kuyu artan kuraklık riskine karşı İzmir’in su güvenliğini güçlendirecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurakliga-karsi-yeralti-suyu-hamlesi-623774">Kuraklığa karşı yeraltı suyu hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İZSU, Tire ve Bayındır’a yaklaşık 32 milyon liralık yatırımla 16 sondaj kuyusu açıyor. Ödemiş ve Kiraz’da da 13 su kuyusunun açılması için ihaleye çıkılacak. 29 yeni kuyu artan kuraklık riskine karşı İzmir’in su güvenliğini güçlendirecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, kuraklık ve artan su ihtiyacına karşı kentin su kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla yeni yatırımlarını sürdürüyor. Tire ve Bayındır ilçelerinde yaklaşık 32 milyon liralık yatırımla 16 yeni su sondaj kuyusu açılıyor. Ayrıca İZSU,  Ödemiş ve Kiraz’da 13 su sondaj kuyusu açmak için önümüzdeki günlerde ihaleye çıkacak. Yeni yeraltı suyu kaynaklarının devreye alınması ile İzmir’in su altyapısının güçlendirilmesi ve özellikle yaz aylarında yaşanabilecek su sıkıntılarının önüne geçilmesi hedefleniyor. </p>
<p><strong>Tire’ye 11 kuyu </strong><br />Tire ilçe merkezi ve merkeze bağlı mahallelerde toplam 11 yeni su sondaj kuyusu açılıyor. Yaklaşık 22 milyon 736 bin liralık yatırımla yürütülen çalışmalarda ilçe merkezinin su ihtiyacını açılan 5 kuyu ile karşılanacak. Dereli, Eskioba, Duatepe, Cambazlı, Çeriközü, Hasançavuşlar, Osmancık, Büyükkale ve Sarılar mahalleleri ise açılan 6 yeni kuyu ile hayat bulacak. Çalışmalar yıl sonuna kadar tamamlanacak. </p>
<p><strong>Bayındır’da 5 yeni su kaynağı</strong><br />9 milyon 251 bin liralık yatırımla Bayındır’da 5 sondaj kuyusu açılıyor. Yeni kaynaklar hem ilçe merkezinin hem de mahallelerin içme suyu ihtiyacını karşılayacak. Atatürk, Fatih (2 kuyu) ve Karaveliler mahallelerindeki kuyular açıldı. Zeytinova Mahallesi’nde ise kuyu açma çalışmaları devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurakliga-karsi-yeralti-suyu-hamlesi-623774">Kuraklığa karşı yeraltı suyu hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in su güvenliği için &#8220;dijital yeraltı suyu&#8221; hamlesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-su-guvenligi-icin-dijital-yeralti-suyu-hamlesi-617793</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Su Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[Tuzlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeraltı Su]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617793</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde düzenlenen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” panelinde, iklim krizi, kuraklık ve yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi tartışıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-su-guvenligi-icin-dijital-yeralti-suyu-hamlesi-617793">İzmir&#8217;in su güvenliği için &#8220;dijital yeraltı suyu&#8221; hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde düzenlenen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” panelinde, iklim krizi, kuraklık ve yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi tartışıldı. Yaklaşık 8 saat süren panelde İzmir’in su yönetim politikalarından deniz suyu arıtma teknolojilerine, su kuyularından dere yönetimine kadar pek çok konu ele alındı.</p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği” projesi kapsamında İzmir’in su kaynakları, kıyı bölgelerinde artan tuzlanma riski, yeraltı sularının izlenmesi ve alternatif su üretim yöntemleri bilim insanları ve uzmanlar tarafından ele alındı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen panelin ilk oturumunun moderatörlüğünü Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ikinci oturumun moderatörlüğünü ise Prof. Dr. Alper Baba üstlendi. Birinci oturumda İzmir’in su durumu ve tuzlanma başlıkları masaya yatırılırken, ikinci oturumda kentsel drenaj ve metropollerde su yönetimi tartışıldı.</p>
<p><strong>Erdoğan: Barajlardaki tablo hiç bu kadar kötü olmamıştı</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, birinci oturumun açılış konuşmasında iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Erdoğan, “Ekim, kasım ve aralık aylarında İzmir’e beklediğimiz yağışlar gelmemişti. Kayıtların tutulmaya başlandığı 1998 yılından bu yana hiçbir dönemde bu üç aydaki gibi düşük yağış görülmemiş. Bu nedenle yılbaşı gecesi su arzını sağlamakta çok zorluk çektik. Ancak aldığımız tedbirler ve yeni su kaynaklarını devreye alarak kentin su arzını sağladık. 3 Ocak itibariyle yağışlar başladı ve barajlarda tablo değişmeye başladı” dedi.</p>
<p><strong>“İzmir’in içme suyunun yüzde 60’ı kuyulardan sağlanıyor”</strong></p>
<p>Erdoğan, İzmir’in su temininin Türkiye’nin diğer büyük kentlerinden farklı olduğunu belirterek “İstanbul’da suyun yüzde 98’i, Ankara’da yüzde 99’u barajlardan sağlanırken, İzmir’de suyun yaklaşık yüzde 60’ı kuyulardan, yüzde 40’ı barajlardan geliyor. İzmir genelinde yaklaşık 1600 kuyu bulunuyor. Kıyı akiferlerinde tuzlanma riski taşıyan 318 kuyu ise 11 kıyı ilçesinde yer alıyor. Deniz suyu arıtmanın maliyetinin tuzlu yeraltı suyu arıtmaya göre yaklaşık 3 kat daha yüksek olduğu biliniyor. Bu nedenle kıyı akiferlerinde tuzlanma izleme ve tuzlu yeraltı suyuna yönelik pilot arıtma tesisi yaklaşımı öne çıkıyor. Bu projeyi bu nedenle kurum olarak çok önemsiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Orhan Gündüz: İzleme karar kalitesini artırır</strong></p>
<p>İYTE Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz, asıl müdahale alanının aşırı yeraltı suyu çekimlerinin azaltılması olduğunu söyledi. Tuzlanmış suların “kullanılabilir hale getirilebileceğini” belirten Gündüz, ters ozmoz gibi teknolojilerle arıtımın mümkün olduğunu, ancak enerji, işletme ve atık (konsantre) yönetimi gibi başlıklarda planlama gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Gündüz, “Tuzlanmış yeraltı suları ve/veya deniz suyu, kıyı yerleşimlerinin ihtiyacında kullanılabilir. İlk yatırım ve işletme maliyetleri yüksek olsa da kaynak çeşitlendirmede önemlidir” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. M. Tolga Esetlili: Tuzlanma yalnız su değil; tarım ve toprak yönetimi demek</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. M. Tolga Esetlili, “Tarımsal Sulamada Tuzlanmanın Etkisi” başlıklı sunumunda tuzlanmanın tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini anlattı. Esetlili; iklim değişikliğiyle birlikte çiftçinin verimi korumak için gübre kullanımına yöneldiğini, gübre ve toprak uygulamalarının zamanla tabana süzülerek yeraltı sularına ulaşabildiğini belirtti. Esetlili, salma sulama gibi yöntemlerin terk edilmesi gerektiğini vurgulayarak, basınçlı sulama sistemlerine geçiş ve sulama altyapısının iyileştirilmesi çağrısı yaptı. Tuzlu topraklarda kimyasal/iyileştirici uygulamalar, malçlama, yeşil gübreleme ve organik madde yönetimi gibi yaklaşımların da gündeme alınması gerektiğini belirten Esetlili, “Tuzlanma yalnızca su kalitesi sorunu değil; toprak-su-ekosistemleri birlikte yönetilmesi gereken bir süreç” dedi.</p>
<p><strong>İkinci oturum: Kentsel drenaj ve metropollerde su yönetimi</strong></p>
<p>Panelin ikinci oturumunda Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Fıstıkoğlu “Kentsel Drenaj ve İzmir” başlığında; yağmur suyu yönetimi, altyapı planlaması ve taşkın riskleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Okan Fıstıkoğlu, iklim değişikliği nedeniyle yağışların şiddeti ve tekrar periyotlarında önemli değişimler yaşandığını belirterek, “İklim modellerine dayanarak İzmir için yaptığımız çalışmada yağış tekrar sürelerinin hızla değiştiğini görüyoruz. Yağışlarda yüzde 12-13’lük bir artış bile tasarım değerlerini ciddi şekilde değiştiriyor. Bugün 100 yıllık yağışa göre boyutlandırdığımız bir altyapı sistemi, 200 yıllık yağışla karşılaşabiliyor. İzmir’de mevcut hidrolojik sisteme baktığımız zaman kurak dönemlerde sistem daha çok atık su sistemi gibi çalışıyor. Yağışlı dönemlerde ise çatı ve parsel sularının da sisteme girmesiyle birlikte yağmur suyu etkisi artıyor. Hatta bazı durumlarda derelerden ve drenaj hatlarından suyu tahliye etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü kent yerleşimi zaman içinde doğal dere yataklarıyla iç içe gelişmiş durumda” şeklinde konuştu.</p>
<p>Fıstıkoğlu, “Biz aslında atık su sistemi tasarlamışız ama zaman içinde içine yağmur suyu da girmiş. Yağışlı dönemlerde sistemde ciddi debi artışları yaşanıyor. Bu nedenle yağmur suyu ve atık su sistemlerinin birlikte değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Ancak kent büyük, nüfus yoğun ve altyapının tamamını kısa sürede yenilemek kolay değil” dedi.</p>
<p><strong>Şimşek: İklim değişikliğinin etkilerini artık gözlemliyoruz</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Hidrojeoloji (yer altı suyu) Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek ise “Metropollerde Su Yönetimi” başlığıyla; büyükşehirlerde artan nüfus, iklim etkileri ve veri temelli yönetim gerekliliği üzerine görüşlerini paylaştı. Celalettin Şimşek, küresel iklim değişikliğinin artık ölçülebilir etkiler göstermeye başladığını belirterek son yıllardaki sıcaklık artışlarına dikkat çekti. Şimşek konuşmasında, “İklim değişirken dünya nüfusu da hızla artıyor. Bu da kullanılabilir su miktarının kişi başına azalmasına neden oluyor. 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık 9,2 milyara ulaşması bekleniyor. Bu kadar insanın su ihtiyacını karşılamak giderek daha zor hale geliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Şimşek, küresel ölçekte su krizinin giderek büyüdüğünü vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Bugün bile dünyada yaklaşık 3 milyar insan suya erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Özellikle büyük şehirlerde su yönetimi giderek daha kritik bir konu haline geliyor. Aynı zamanda altyapı yetersizliği de su yönetimini zorlaştıran önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Şehirlerde ve metropollerde su yönetimini çok daha doğru yapmak zorundayız. Ancak geçmişten bugüne baktığımızda birçok yerde bu konular yeterince dikkate alınmadan şehirler büyüdü. Bugün geriye dönüp bunları düzeltmek oldukça zor ve maliyetli. Geçmişte yapılan hataları düzeltmek kolay değil. Ama bundan sonra yapılacak yeni yerleşim alanlarında su yönetimini mutlaka planlamanın bir parçası haline getirmemiz gerekiyor.”</p>
<p><strong>Su tasarrufu, kayıp-kaçak ve önlemler: 8 ayda 14,2 milyon m³</strong></p>
<p>Panelde, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’nun kuraklık döneminde uyguladığı tedbirlere ilişkin veriler de paylaşıldı. Sunumlarda; planlı ve dönüşümlü 23.00–05.00 saatleri arası kesintiler, park-bahçe aboneliklerinin iptali ve kademe sistemi gibi başlıklar anımsatılırken, 8 ayda toplam 14,2 milyon m³ su tasarrufu sağlandığı bilgisi aktarıldı. Kayıp-kaçakla mücadelede ise 2024’te kent merkezinde %27,17 olan oranın 2025’te %24,80’e gerilediği; bir yıllık düşüşün %2,37 olduğu ve bu iyileşmeyle yaklaşık 5,6 milyon m³ suyun sisteme kazandırıldığı kaydedildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-su-guvenligi-icin-dijital-yeralti-suyu-hamlesi-617793">İzmir&#8217;in su güvenliği için &#8220;dijital yeraltı suyu&#8221; hamlesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de yeraltı suları anlık izlenecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-yeralti-sulari-anlik-izlenecek-617626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlık]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[izlenecek]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Su Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[suları]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617626</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık riskine karşı yer altı su kaynaklarını dijital teknolojilerle izlemeye hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yeralti-sulari-anlik-izlenecek-617626">İzmir&#8217;de yeraltı suları anlık izlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık riskine karşı yer altı su kaynaklarını dijital teknolojilerle izlemeye hazırlanıyor. Proje Avrupa Birliği desteği kapsamında 1 milyon Euro bütçeyle yürütülecek. İzmir’in özellikle kıyı ilçelerinde bulunan akiferlerde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riski anlık olarak takip edilecek ve erken uyarı sistemi kurulacak. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, suyun geleceğini güvence altına almak ve iklim krizinin yarattığı kuraklık riskine karşı kentin su kaynaklarını korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği” projesi kapsamında, İzmir’de yer altı su kaynaklarının dijital sistemlerle izlenmesi hedefleniyor. Özellikle kıyı bölgelerinde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riskine karşı erken uyarı mekanizması kurulması planlanıyor. Projenin başlangıç toplantısı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. Panele, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı’ndan Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.</p>
<p><strong>Yıldır: Türkiye su stresi yaşayan ülkelere yaklaşıyor</strong><br />Panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, iklim değişikliği, artan nüfus ve kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırdığını belirterek, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının Türkiye’de son yıllarda hızla azaldığını vurguladı. Türkiye’nin kullanılabilir yıllık su potansiyelinin yaklaşık 112 milyar metreküp olduğunu ifade eden Yıldır, “2000’li yılların başında Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.600 metreküp seviyesindeydi. Bugün ise bu miktar 2024 itibarıyla yaklaşık 1.300 metreküp seviyesine kadar düşmüş durumda. Mevcut eğilim devam ederse 2050 yılında kişi başına düşen su miktarının 1.200 metreküp civarına gerilemesi bekleniyor. Bu tablo, Türkiye’nin giderek su stresi yaşayan ülkeler kategorisine yaklaştığını gösteriyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Modern dünyada riskler giderek artıyor”</strong><br />Su kaynakları üzerindeki baskının artmasının başlıca nedenleri arasında kentleşme, tarımsal üretim ve artan tüketim yer aldığının altını önemle çizen Dr. Yıldır, “Modern dünyada karşı karşıya olduğumuz riskler giderek artıyor ve karmaşıklaşıyor. Bugün risk su olabilir, yarın hava kirliliği, orman yangınları veya başka çevresel krizler olabilir. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemde en önemli görevimiz, ortaya çıkan bu riskleri bilimsel yaklaşımla öngörmek ve önleyici politikalar geliştirmektir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlara yalnızca teknik ya da mühendislik perspektifiyle bakmak yeterli değildir. Bunların hepsi bir arada ele alınması gereken karmaşık bir tabloyu oluşturuyor. Ancak bu zorlukların üstesinden gelmenin yolu iyi bir yönetim anlayışından ve güçlü bir koordinasyondan geçmektedir. Bugün burada paylaşılan bilgiler, yürütülen projeler ve yapılacak çalışmalar bu açıdan büyük önem taşıyor. Bugüne kadar oluşturduğumuz kültürel alışkanlıklarımızı, değerlerimizi ve üretim-tüketim biçimlerimizi yeniden düşünmek zorundayız. Gerekirse bunların yerine daha sürdürülebilir modeller geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü doğayı yok ettiğimizde yerine koyabileceğimiz yeni bir doğa yok. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli, daha özenli ve daha sorumlu davranmak zorundayız” dedi.</p>
<p><strong>Baran: Krizi akılla ve bilimle yönetmek mümkün</strong><br />İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, insanlığın doğrudan kullanabileceği suyun sınırlı olduğuna dikkat çekerek, “Küresel iklim krizi giderek belirginleşiyor. Bu kriz nitelikli akılla, bilimle ve farkındalığı yüksek bir toplumla yönetilebilir. Depremi engelleyemeyiz ama bilimsel yöntemlerle dayanıklı şehirler inşa edebiliriz. Seli tamamen ortadan kaldıramayız ama doğru altyapı ve planlamayla etkilerini azaltabiliriz. Küresel iklim krizi ve su sorunu da aynı şekilde ele alınmalıdır” dedi. Akdeniz havzasının küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olduğuna işaret eden Baran, sürdürülebilir su yönetimi ve şehir planlamasının önemini vurguladı.</p>
<p><strong>“Bu proje önemli bir ekolojik girişimdir”</strong><br />Yusuf Baran, dünyadaki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 30’unun yeraltı sularından oluştuğunu hatırlatarak, bu kaynakların korunmasının önemine dikkat çekti. “Bugün konuştuğumuz proje, çağımızın üç temel dönüşümünü bir araya getiriyor: dijital dönüşüm, toplumsal dönüşüm ve yeşil dönüşüm. Dijitalleşme, su kaynaklarının izlenmesi ve yönetilmesini sağlarken; yeşil dönüşüm, su kaynaklarının korunmasını kapsıyor. Toplumsal dönüşüm ise bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyor. Elde edilecek sonuçlar ve bilgiler, toplumun su kaynakları konusundaki bilinç düzeyini artıracaktır. Dolayısıyla bu proje, üç temel dönüşümü bir araya getiren önemli bir ekolojik girişimdir” dedi.</p>
<p><strong>“Su yönetimi artık ulusal bir politika meselesidir”</strong><br />İklim değişikliğinin yalnızca kuraklık anlamına gelmediğini vurgulayan Baran, şunları söyledi:<br />“Bazen 6 ayda yağması gereken yağmur 6 saatte düşüyor. İzmir’de de uzun süre yağmayan dönemlerin ardından ani ve yoğun yağışlar, toprağın suyu emememesiyle sonuçlanıyor. Bu suyun tarımda ve yaşamda kullanılabilmesi gerekir. Toplumda su tasarrufu genellikle bireysel kullanım üzerinden konuşulur, oysa toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 69’u tarımda, yüzde 19’u sanayide ve sadece yüzde 10’u evlerde gerçekleşiyor. Bu nedenle su yönetimi artık yalnızca bireysel değil, ulusal bir politika olarak ele alınması gereken hayati bir konudur. Tarım ve su yönetiminde yapılan hatalar tatlı su kaynaklarının tuzlanmasına, toprakların verimsizleşmesine ve ekolojik denge kaybına yol açıyor.  Bilimin en önemli özelliği yalnızca sorunları çözmek değil, onları önceden görüp engellemektir. Deprem, sel ya da iklim krizinde asıl olan felaket gerçekleşmeden önce önlem almaktır. Bugün konuştuğumuz proje de bu anlayışın bir parçasıdır. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün uluslararası su araştırmaları birimiyle yürütülen bu proje, dünya genelinde yapılan yüzlerce başvuru arasından seçilen önemli bir çalışmadır.”</p>
<p><strong>Keskin: Küresel sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı</strong><br />İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda da hissedildiğini belirtti. Artan sıcaklıkların, azalan yağışların ve deniz seviyesindeki yükselmenin, özellikle su kaynakları ve çevre üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna değinen Keskin, “Akdeniz havzasındaki İzmir gibi kıyı kentleri bu riskleri daha yoğun şekilde yaşıyor. İklim değişikliği artık geleceğe dair bir öngörü değil; bugün yaşamımızı doğrudan etkileyen bir gerçek. Sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla küresel ortalama sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı ve bu artışın devam etmesi durumunda ciddi çevresel ve ekonomik riskler doğabilir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Türkiye İklim Değerlendirme Raporu’na göre, Türkiye’de ortalama sıcaklık 15,1 santigrat derece olarak ölçüldü; bu, 1991–2020 ortalamasının 1,1 derece üzerinde ve son 25 yılın en sıcak beşinci yılı oldu. Temmuz 2025 ise ortalama 26,5 santigrat derece ile son 25 yılın en sıcak temmuz ayı olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>“2025, son 61 yılın en düşük kış yağışıyla kayıtlara geçti”</strong><br />Keskin, 2025’te Türkiye genelinde ortalama yağışın 449,6 mm olarak gerçekleştiğini, bunun 1991–2020 ortalamasına göre yüzde 27,6 azalma anlamına geldiğini belirterek, “2025, son 61 yılın en düşük kış yağışı seviyelerinden biri olarak kaydedildi. Bu durum tarım, su kaynakları, enerji ve insan sağlığı üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor” dedi İklim değişikliğiyle mücadelede azaltım, uyum ve sürdürülebilir kalkınmanın önemine işaret eden Keskin, 2025 Temmuz’da yürürlüğe giren İklim Kanunu ile Türkiye’nin iklim politikaları ve enerji dönüşümünde daha görünür hale geldiğini belirtti. Keskin,  “Yerelde yürütülen her proje, büyük dönüşüm sürecinin bir parçasıdır. Özellikle su yönetimi, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlamasında kritik rol oynuyor..= İzmir’in dirençli bir kent olma hedefini güçlendirecek ve diğer şehirler için yol gösterici olacaktır” dedi. İYTE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Alper Baba ise projeyi panelde detaylandırdı.</p>
<p><strong>İZSU’dan kuraklığa karşı önlem ve yeni su kaynakları</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, son yıllarda yaşanan kuraklık ve düşük yağışlara karşı idari ve teknik önlemler aldı. Kademeli su tarifeleri, park ve bahçe aboneliklerinin iptali ile kayıp-kaçakla mücadele gibi uygulamaların yanı sıra yeni su kaynakları sisteme dahil edildi. Bu kapsamda Güzelhisar Barajı’nda 20 yıldır kullanılmayan isale hattı onarılarak kente su sağlandı. Gördes Barajı’nın ölü hacminden yüzer pompalarla su alındı, Halkapınar, Menemen, Sarıkız ve Göksu kuyuları yenilendi. Ayrıca Halkapınar’da 7 bin metreküplük depo ve terfi merkezi inşa edildi.</p>
<p><strong>Tuzlanma riski büyüyor</strong><br />İzmir’e içme suyu sağlayan yaklaşık 1600 kuyudan 318’i kıyı ilçelerde bulunuyor. Kıyı bölgelerindeki akiferlerde deniz suyunun yeraltı suyu rezervlerine karışması nedeniyle tuzlanma riski giderek artıyor. Yeni proje kapsamında, İzmir’in kıyı bölgelerindeki yeraltı suyu kaynakları dijital sensörler ve izleme sistemleriyle takip edilecek; olası tuzlanma riskleri erken aşamada tespit edilerek önlem alınabilecek.</p>
<p><strong>AB’den projeye 1 Milyon Euro destek</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği” projesi, Avrupa Birliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında destek almaya hak kazandı. Toplam bütçesi 1 milyon Euro olan proje ile yeraltı suyu kaynaklarının korunması, dijital izleme altyapısının geliştirilmesi, tuzdan arındırma pilot uygulamaları ve iklim değişikliğine uyum politikalarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında Bergama’dan Selçuk’a uzanan kıyı şeridindeki akiferlerin tamamı çevrim içi olarak izlenecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yeralti-sulari-anlik-izlenecek-617626">İzmir&#8217;de yeraltı suları anlık izlenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeraltı sularında dijital dönem başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeralti-sularinda-dijital-donem-basliyor-601884</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 07:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[sularında]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601884</guid>

					<description><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü’nün, iklim değişikliğinin yeraltı suyu kaynakları üzerindeki etkilerine karşı geliştirdiği bilimsel proje, Avrupa Birliği’nden hibe almaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeralti-sularinda-dijital-donem-basliyor-601884">Yeraltı sularında dijital dönem başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü’nün, iklim değişikliğinin yeraltı suyu kaynakları üzerindeki etkilerine karşı geliştirdiği bilimsel proje, Avrupa Birliği’nden hibe almaya hak kazandı. Şubat 2026’da başlayacak proje kapsamında İzmir’in kıyı bölgelerindeki yeraltı suyu kaynakları dijital sistemlerle izlenecek, tuzdan arındırma alanında pilot uygulamalar hayata geçirilecek.</p>
<p>İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskısını azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, uluslararası ölçekte önemli bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği–Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) iş birliğiyle hazırlanan “Dijital Dünyada İklim Değişikliği için Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği (UGS4ClimateDW)” projesi hibe almaya hak kazandı. Toplam bütçesi 1 milyon 25 bin Euro olan proje ile yeraltı suyu kaynaklarının korunması, dijital izleme altyapısının güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum kapsamında İzmir için önemli bir adım atılması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Erdoğan: İzmir’in su güvenliğini de geleceğe taşıyoruz</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü’nün kentin geleceğini ilgilendiren önemli bir projeye imza attığını belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “İklim değişikliği, yeraltı suyu kaynaklarımız üzerinde her geçen gün daha fazla baskı oluşturuyor. Bu proje ile İzmir’in özellikle kıyı bölgelerindeki yeraltı sularını bilimsel verilerle izleyerek riskleri erken aşamada tespit etmeyi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Dijital izleme sistemleri, akıllı sensörler ve yenilenebilir enerji destekli uygulamalarla yalnızca bugünü değil, İzmir’in su güvenliğini de geleceğe taşıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Baba: Akdeniz Havzası için örnek proje</strong></p>
<p>Proje yöneticisi olarak görev yapan İYTE Uluslararası Su Kaynakları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Baba, projeye ilişkin değerlendirmesinde, “Proje kapsamında izleme sürecine yönelik yenilikçi sensör sistemleri geliştirilecek ve seçili alanlarda deniz suyu arıtımına ilişkin somut uygulamalar hayata geçirilecek. Bu yönüyle proje, yalnızca İzmir için değil, benzer iklimsel ve hidrojeolojik koşullara sahip Akdeniz Havzası ülkeleri için de örnek ve öncü bir çalışma niteliği taşıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yeraltı suları dijital olarak izlenecek</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında kabul edilen proje, İzmir’in özellikle kıyı bölgelerinde yer alan yeraltı suyu kaynaklarının iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale getirilmesini amaçlıyor. İYTE Uluslararası Su Kaynakları Bölümü ile İZSU Genel Müdürlüğü’nün ortak başvurusuyla kabul edilen projenin, Şubat 2026’da başlaması planlanıyor.</p>
<p><strong>Akıllı sensörler ve SCADA ile anlık takip</strong></p>
<p>Toplam 24 ay sürecek proje kapsamında, kıyı akifer sisteminde yer alan ve deniz suyu girişimi riski taşıyan en az 30 içme ve kullanma suyu kuyusu akıllı sensörlerle izlenecek. Kuyulardan elde edilecek iletkenlik, sıcaklık, su seviyesi ve debi verileri, bulut tabanlı SCADA sistemi üzerinden anlık olarak takip edilerek analiz edilecek.</p>
<p><strong>Güneş enerjili tuzdan arındırma üniteleri</strong></p>
<p>Proje kapsamında ayrıca uygun alanlarda pilot ölçekli tuzdan arındırma üniteleri kurulacak. Güneş enerjisiyle çalışacak bu sistemler sayesinde, deniz suyu girişimi riski bulunan alanlarda yeraltı suyu kalitesinin korunmasına yönelik somut uygulamalar hayata geçirilecek. Pilot uygulamalardan elde edilecek sonuçların olumlu olması halinde, sistemlerin İzmir genelinde farklı noktalara yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeralti-sularinda-dijital-donem-basliyor-601884">Yeraltı sularında dijital dönem başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky araştırmasına göre Telegram&#8217;daki engellemeler yeraltı faaliyetlerini platform dışına itiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasina-gore-telegramdaki-engellemeler-yeralti-faaliyetlerini-platform-disina-itiyor-601593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 07:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmasına]]></category>
		<category><![CDATA[daki]]></category>
		<category><![CDATA[engellemeler]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[kanal]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[telegram]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601593</guid>

					<description><![CDATA[<p>WhatsApp, Telegram ve Signal gibi modern mesajlaşma uygulamaları, zaman zaman yasa dışı faaliyetler için de kullanılabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasina-gore-telegramdaki-engellemeler-yeralti-faaliyetlerini-platform-disina-itiyor-601593">Kaspersky araştırmasına göre Telegram&#8217;daki engellemeler yeraltı faaliyetlerini platform dışına itiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp, Telegram ve Signal gibi modern mesajlaşma uygulamaları, zaman zaman yasa dışı faaliyetler için de kullanılabiliyor. Kaspersky Digital Footprint Intelligence ekibi, 2021–2024 yılları arasında engellenmiş 800’den fazla siber suç Telegram kanalını kapsayan kapsamlı bir izleme çalışması gerçekleştirdi. Platformda hâlen çeşitli yasa dışı faaliyetler barınsa da, Telegram’ın yeraltı operasyonları açısından artık çok daha zorlu bir ortam sunduğu görülüyor.</p>
<p>Telegram’ın bot altyapısı ve yerleşik özellikleri, siber suç dünyası için düşük eforlu bir ekosistem yaratıyor. Tek bir bot; talepleri yönetebiliyor, kripto para ödemelerini işleyebiliyor ve çalıntı banka kartları, bilgi hırsızı (info-stealer) kayıtları, oltalama (phishing) kitleri ya da DDoS saldırılarını, operatör müdahalesine neredeyse gerek kalmadan günde yüzlerce alıcıya anında ulaştırabiliyor. Süresiz ve sınırsız dosya depolama imkânı ise, çok gigabaytlı veritabanı sızıntılarının veya çalınmış kurumsal belgelerin dağıtımı için harici barındırma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Bu sürtünmesiz otomasyon yapısı; sızdırılmış banka kartları veya diğer veriler gibi, yüksek hacimli, düşük fiyatlı ve düşük teknik beceri gerektiren “ürünleri” doğal olarak öne çıkarıyor. Öte yandan, yüksek değerli ve güvene dayalı işlemler (örneğin; sıfır gün açığı bilgileri), hâlâ itibar kriterli/kapalı devre dark-web forumlarında kalmaya devam ediyor.</p>
<p>Kaspersky araştırmacıları, Telegram’daki yasa dışı faaliyetlere ilişkin iki net eğilim tespit etti: Gölge kanalların ortalama ömrü arttı; dokuz aydan uzun süre hayatta kalan kanalların oranı 2023-2024 döneminde, 2021-2022 dönemine kıyasla üç katından fazla artış gösterdi. Ancak eş zamanlı olarak Telegram’ın engelleme faaliyetleri de ciddi oranda yükseldi. Ekim 2024’ten bu yana kaydedilen aylık kapatma rakamları –en düşük seviyelerinde bile– 2023 yılındaki zirve noktalarıyla yarışır düzeye ulaştı ve bu ivme 2025’te de hızlanarak devam etti. Bu durum, kötü niyetli faaliyetlerin önünde büyük bir engel teşkil ediyor. </p>
<p>Siber suçlular için Telegram’ın diğer dezavantajları arasında; sohbetlerde varsayılan olarak uçtan uca şifrelemenin (E2E) bulunmaması, mesajlaşma uygulamasının merkezi altyapısı nedeniyle kendi sunucularını kullanamamaları ve sunucu tarafı kodlarının kapalı olması sebebiyle işlevselliğin doğrulanamaması yer alıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, 9.000 üyeli BFRepo grubu ve &#8220;Angel Drainer&#8221; gibi hizmet olarak sunulan zararlı yazılım (malware-as-a-service) operasyonlarını yürüten yerleşik topluluklar, faaliyetlerindeki kesintileri gerekçe göstererek birincil faaliyetlerini diğer platformlara veya özel mesajlaşma uygulamalarına taşımaya başladı.</p>
<p><strong>Kaspersky Dijital Ayak İzi Analisti Vladislav Belousov</strong> konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “<em>Dolandırıcılar Telegram’ı birçok kötü niyetli faaliyet için kullanışlı bulsa da risk-kazanç dengesi net bir şekilde değişiyor. Kanallar birkaç yıl öncesine göre daha uzun süre çevrimiçi kalmayı başarsa da, engelleme hacmindeki dramatik artış, operatörlerin artık uzun vadeli istikrar bekleyemeyeceği anlamına geliyor. Bir vitrin veya hizmet bir gecede ortadan kaybolduğunda ve bazen yeniden açıldıktan sadece haftalar sonra tekrar kapatıldığında, güvenilir bir iş modeli kurmak çok daha zorlaşıyor. Bu durumun doğrudan bir sonucu olarak, göç dalgasının ilk aşamalarını görmeye başladık</em>.”</p>
<p>Kaspersky, kullanıcıların ve kuruluşların korunmasına yardımcı olmak için şu pratik önlemleri sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Topluluk odaklı moderasyonu hızlandırmak için yasa dışı olduğu açıkça görülen kanal ve botları bildirin.</li>
<li>Yeraltı dünyasındaki güncel faaliyetlerden haberdar olmak ve saldırganların kullandığı güncel TTP&#8217;leri (Teknikler, Taktikler ve Prosedürler) takip etmek için yüzey, derin ve karanlık web kaynaklarını kapsayan çoklu Tehdit İstihbaratı kaynaklarından yararlanın.</li>
</ul>
<p>Raporun tamamına dfi.kaspersky.com adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-arastirmasina-gore-telegramdaki-engellemeler-yeralti-faaliyetlerini-platform-disina-itiyor-601593">Kaspersky araştırmasına göre Telegram&#8217;daki engellemeler yeraltı faaliyetlerini platform dışına itiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 14:28:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[suları]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlimizde son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri neticesinde kuraklık birçok bölgede yaşamı tehdit etmekte ve yeraltı sularında ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952">Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlimizde son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri neticesinde kuraklık birçok bölgede yaşamı tehdit etmekte ve yeraltı sularında ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır. Özellikle yağışların azalması, sıcaklıkların artması ve suyun bilinçsiz kullanımı yeraltı su kaynaklarımızın tükenmesine sebep olmaktadır.</p>
<p>İçme suyu açısından hayati önem sahip olan yeraltı suları bilinçli kullanılmadığı için pek çok bölgede kuyu sularının seviyeleri düşmekte, bazı kuyuların ise tamamen kurumasına sebep olmaktadır. Vatandaşlarımızın bu konuda göstereceği duyarlılık, yaşanabilecek su krizlerinin önüne geçilmesinde hayati rol oynayacaktır.</p>
<p> Su sadece bugünümüzün değil, yarınlarımızın da garantisidir. Vatandaşlarımızın su kullanımı konusunda daha dikkatli ve bilinçli davranması hayati önem taşımaktadır. Küçük gibi görünen bireysel önlemler, toplu olarak büyük bir fark yaratabilir.</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın bu konuda daha duyarlı davranmalarını önemle rica ediyoruz. Su kaynaklarımızı korumak hepimizin ortak görevidir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki her damla su bir yaşamdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-ve-kuraklik-nedeniyle-yeralti-sulari-tehlikede-559952">Küresel İklim Değişikliği ve Kuraklık Nedeniyle Yeraltı Suları Tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Körfez Kutluca ve Önezli Mevkii İçin Yeni Yeraltı Kaynağı Suyu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korfez-kutluca-ve-onezli-mevkii-icin-yeni-yeralti-kaynagi-suyu-547243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 11:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[kutluca]]></category>
		<category><![CDATA[mevkii]]></category>
		<category><![CDATA[önezli]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, yaz aylarında artan su ihtiyacına karşı önlemlerini sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korfez-kutluca-ve-onezli-mevkii-icin-yeni-yeralti-kaynagi-suyu-547243">Körfez Kutluca ve Önezli Mevkii İçin Yeni Yeraltı Kaynağı Suyu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, yaz aylarında artan su ihtiyacına karşı önlemlerini sürdürüyor. Körfez ilçesi Kıyırlı mevkiinde yer alan ve daha önce altyapı projelerinde kullanılan su kuyusu yeniden devreye alındı. Bu kapsamda yürütülen çalışmalarla birlikte, Önezli mevkii ile Kutluca Mahalle’lerinin içme suyu ihtiyacı bu kaynaktan karşılanacak.</p>
<p>720 METRE İÇME SUYU HATTI YAPILACAK</p>
<p>Proje kapsamında 720 metre uzunluğunda içme suyu hattı imalat çalışmaları devam ediyor. Suyun kesintisiz terfisini sağlayacak pompa sistemine enerji ulaştırmak için de 650 metrelik elektrik hattı çalışmaları tamamlandı. Bu sayede, özellikle yaz aylarında artan su kullanımı sonrasında yaşanabilecek olası anlık su kesintilerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>
<p>GÜÇLÜ ALTYAPI, SÜRDÜRÜLEBİLİR HİZMET</p>
<p>İSU, şehrin dört bir yanında hayata geçirdiği altyapı yatırımlarıyla vatandaşlara sağlıklı, kesintisiz ve sürdürülebilir içme suyu hizmeti sunmayı sürdürüyor. Kıyırlı’daki bu çalışma da, mevcut su şebekesini destekleyerek Körfez ilçesi Kutluca Mahallesi ve Önezli Mevkiinde su temininin kesintisiz olmasını sağlayarak yeni su kaynakları ile baraj üzerindeki baskıyı azaltıyor.</p>
<p>TASARRUF ALIŞKANLIĞI HERKESİN SORUMLULUĞU</p>
<p>Yaz aylarında artan su tüketimi dikkate alındığında, altyapı yatırımlarının yanı sıra bireysel su tasarrufu alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Suyun verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve tasarruf bilincinin yaygınlaştırılması; mevcut kaynakların korunması ve geleceğe güvenle aktarılması açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu kapsamda kent genelinde yeni su kaynağı arayışları hız kesmeden devam ediyor ve kesintisiz hizmet için çalışmalar sürdürülüyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korfez-kutluca-ve-onezli-mevkii-icin-yeni-yeralti-kaynagi-suyu-547243">Körfez Kutluca ve Önezli Mevkii İçin Yeni Yeraltı Kaynağı Suyu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tıbbi jeoloji, sağlık sorunları, yeraltı barajları ve su temini konuları ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tibbi-jeoloji-saglik-sorunlari-yeralti-barajlari-ve-su-temini-konulari-ele-alindi-534652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 09:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[barajları]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[konuları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[temini]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=534652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) tarafından, “Tıbbi Jeoloji ve Sağlık Sorunları ile Yeraltı Barajları ve Su Temini” konulu bir eğitim programı gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tibbi-jeoloji-saglik-sorunlari-yeralti-barajlari-ve-su-temini-konulari-ele-alindi-534652">Tıbbi jeoloji, sağlık sorunları, yeraltı barajları ve su temini konuları ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) tarafından, “Tıbbi Jeoloji ve Sağlık Sorunları ile Yeraltı Barajları ve Su Temini” konulu bir eğitim programı gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>ASAT Konferans salonunda düzenlenen eğitime ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Mustafa Karancı, daire başkanları ve ASAT personeli katılım sağladı. Eğitime, Prof. Dr. M. Gürhan Yalçın ve Doç. Dr. Yasemin Leventeli konuşmacı olarak katıldı. Program kapsamında, tıbbi jeolojinin insan sağlığı üzerindeki etkileri, su kaynaklarının jeolojik açıdan değerlendirilmesi ve yeraltı barajlarının su yönetimindeki rolü gibi konular ele alındı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>SAĞLIK İÇİN KRİTİK ÖNEMDE</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Eğitim ile ilgili görüşlerini dile getiren Prof. Dr. M. Gürhan Yalçın; “Tıbbi jeoloji, doğal unsurların insan sağlığı üzerindeki etkilerini inceler. Suyun içeriğindeki elementlerin dengesi sağlık için kritik önemdedir; kalsiyum ve magnezyum gibi yararlı mineraller desteklenirken, arsenik gibi zararlı maddelerden kaçınılmalıdır” dedi. Yalçın, doğal kaynak sularında ağır metal bulunmadığı sürece kullanımını desteklediklerini dile getirerek suyun taşınması ve depolanmasında yapılan hatalar da suyun kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Eğitim sonunda katılımcılar, tıbbi jeoloji ve su temini alanlarında güncel sorunlar ve çözüm önerileri hakkında uzmanlardan doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tibbi-jeoloji-saglik-sorunlari-yeralti-barajlari-ve-su-temini-konulari-ele-alindi-534652">Tıbbi jeoloji, sağlık sorunları, yeraltı barajları ve su temini konuları ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mariana Van Zeller ile Yeraltı Dünyası&#8217; National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mariana-van-zeller-ile-yeralti-dunyasi-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-448039</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2024 10:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[geographic]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[mariana]]></category>
		<category><![CDATA[national]]></category>
		<category><![CDATA[van]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[zeller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezegendeki En Tehlikeli Kara Borsaların İç İşleyişini Araştıran ‘Mariana Van Zeller ile Yeraltı Dünyası’</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mariana-van-zeller-ile-yeralti-dunyasi-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-448039">&#8216;Mariana Van Zeller ile Yeraltı Dünyası&#8217; National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Gezegendeki En Tehlikeli Kara Borsaların İç İşleyişini Araştıran ‘Mariana Van Zeller ile Yeraltı Dünyası’ </span></strong></p>
<p><strong><span>3 Nisan Çarşamba gece yarısı 00.00’da National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</span></strong></p>
<p><span>Ödüllü gazeteci Mariana van Zeller’in, gezegendeki en tehlikeli kara borsaların iç işleyişini araştırıp her bölümde, suçlularla tanışmak, işi öğrenmek ve dünyanın trilyonlarca dolarlık gölge ekonomisini daha iyi anlamak için organ ticaretinden kiralık katillere, cinsel şantajdan, yasa dışı evlilik kaçakçılığına kadar farklı bir yeraltı dünyasına daldığı “Mariana Van Zeller ile Yeraltı Dünyası” 3 Nisan Çarşamba gece yarısı 00.00’da National Geographic’te başlıyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span>Bilimin, keşfin ve hik</span><span>â</span><span>ye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını </span><span>D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, Tivibu </span><span>ve</span><span> TV+ </span><span>platformlarından izleyebilirsiniz.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mariana-van-zeller-ile-yeralti-dunyasi-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-448039">&#8216;Mariana Van Zeller ile Yeraltı Dünyası&#8217; National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeraltı madenleri birçok riske gebe!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeralti-madenleri-bircok-riske-gebe-425024</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birçok]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[madenleri]]></category>
		<category><![CDATA[riske]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Madenlerin hayatımızın her alanında kullanıldığını belirten uzmanlar yeraltı ve yerüstü madenlerinde güvenli üretim için bilim ve teknolojinin daha yaygın ve gelişmiş şekilde kullanılması gerektiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeralti-madenleri-bircok-riske-gebe-425024">Yeraltı madenleri birçok riske gebe!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Yeraltı madenleri birçok riske gebe!</strong></p>
<p><strong>Madenlerin hayatımızın her alanında kullanıldığını belirten uzmanlar yeraltı ve yerüstü madenlerinde güvenli üretim için bilim ve teknolojinin daha yaygın ve gelişmiş şekilde kullanılması gerektiğini söylüyor. Göçük, gaz patlaması, kavlak düşmesi ve tecrübesiz işçi çalıştırma gibi nedenlerin yeraltı madenlerinde karşılaşılabilecek tehlikeler arasında olduğunu belirten İş Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, yeraltı madenlerinde dikkatli kontrol yapılması gerektiğini hatırlattı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı İş Güvenliği<strong> </strong>Uzmanı<strong> </strong>Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl ve Öğr. Gör. Maden Yüksek Mühendisi Ertuğrul Kaya son olarak Siirt’te meydana gelen ve 3 kişinin hayatını kaybettiği maden kazası üzerine, maden ve yer altı yapılarında iş sağlığı ve güvenliğinin önemine ilişkin hatırlatmada bulundu.</p>
<p><strong>Madenler birçok riski barındırıyor!</strong></p>
<p>Madenlerin halen kullandığımız makine, ekipman, eşya, araçlar, inşaat gibi tüm alanlarda günlük hayatımıza girmiş durumda olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Madenleri ekonomik değeri olan kayaçlar olarak da adlandırabiliriz. Yeryüzüne yakın madenler açık işletme yöntemi ile, eğer maden yeryüzünden derinde ise yeraltı işletme yöntemleriyle çıkarılırlar.” dedi.</p>
<p>Bingöl, yeraltı madenlerinde iş güvenliği açısından karşılaşılabilecek önemli tehlike ve riskleri ise şöyle ifade etti:</p>
<p>“Yeraltında açılan galeri veya tünellerde göçük, gaz patlaması, kavlak düşmesi, makine ekipman kaynaklı kazalar, gaz zehirlenmeleri, dönen aksama sıkışma, patlama, elektrik çarpması, tecrübesiz işçi çalıştırma gibi nedenler sayılabilir.”</p>
<p><strong>Adım adım güvenli maden </strong></p>
<p>Yeraltında madene ulaşmak ve delme, patlatma, kazma, yükleme ve nakliye ile yeryüzüne çıkarma amacıyla, yeraltında galeri, tünel, kuyu, desandere (eğimli galeri-tünel) gibi boşluklar açıldığını kaydeden Bingöl, “İşte açılan bu boşluklardan insan, malzeme, hava girişi olur ve aynı zamanda da bu galerilerden maden yeryüzüne çıkarılır. Yeraltında açılan bu galeri ve tüneller kaya içerisinde açılır. Kaya biriminin jeolojik, hidrojeolojik olarak kaya mekaniği testleri yapılarak kaya sağlamlığı ortaya çıkarılır. Bu çıkan bilimsel rapora istinaden de galeri ve tünellerde göçük ve kavlak düşmesi olmaması için uygun tahkimat sistemi seçilir. Aynı zamanda da madenin üretildiği yerlerde de doğru tahkimat sisteminin kullanılmasına dikkat edilir. Tahkimat sistemi düzenli olarak periyodik şekilde kontrol edilir. Periyodik kavlak kontrolleri yapılır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Teknolojinin madenlere girmesi önemli… </strong></p>
<p>Özellikle Üniversite ve Sanayii iş birliğinin bu konularda hazırlanacak bilimsel raporlarda çok önemli olduğuna vurgu yapan Öğr. Gör. Maden Yüksek Mühendisi Ertuğrul Kaya ise bunların yaygınlaşmasının bilimin ışığında güvenli şekilde madenlerde üretim yapılmasına katkı sağlayacağına değindi. </p>
<p>Teknolojinin de madenlere girmesinin çok önemli olduğunu belirten Kaya, “Erken uyarı sistemleri gibi sistemler sayesinde kazaların önüne geçelim. Kısaca güvenli üretim için bilim ve teknolojiyi madenlere her geçen gün daha çok girmesi için çaba sarf etmeliyiz. Çünkü madenler hayatımızın her alanında kullanılmaktadır. Yeraltı ve yerüstü madenlerinde güvenli üretim için bilim ve teknoloji daha yaygın ve gelişmiş şekilde kullanılmadır. Madencilik gibi işlerde gelişmiş makine ve teçhizatın kullanılmasına ağırlık verilmelidir.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeralti-madenleri-bircok-riske-gebe-425024">Yeraltı madenleri birçok riske gebe!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borçelik, Yeraltı Su Tüketimini 2030&#8217;a Kadar 350 Bin Metreküp Azaltacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borcelik-yeralti-su-tuketimini-2030a-kadar-350-bin-metrekup-azaltacak-359660</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 13:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[borçelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[metreküp]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimini]]></category>
		<category><![CDATA[yeraltı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Grup şirketlerinden Borçelik, Borçelik Endüstriyel Atık Su Tesisi’ne entegre ettiği yeni teknolojilerle arıtma düzenini yeniden ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borcelik-yeralti-su-tuketimini-2030a-kadar-350-bin-metrekup-azaltacak-359660">Borçelik, Yeraltı Su Tüketimini 2030&#8217;a Kadar 350 Bin Metreküp Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Grup şirketlerinden Borçelik, Borçelik Endüstriyel Atık Su Tesisi’ne entegre ettiği yeni teknolojilerle arıtma düzenini yeniden ele aldı. Kimyasal tüketime neden olan maddelerde yüzde 100’e varan iyileşmeler sağladı. 2030 yılında yeraltı su tüketimini 350.000 m3 azaltmak için birçok projeyi hayata geçiren Borçelik, su tüketiminin azaltılması için “Arıtma Tesisi Optimizasyonu ve Atık Suyun Geri Kazanımı Projesi” ile ilk adımı attı. </strong></p>
<p>Türkiye’nin en büyük galvanizli çelik üreticisi Borçelik, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında   Borçelik Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisi’ni yeniden ele aldı. Tamamı Borçelik çalışanlarından oluşan 7 kişilik proje ekibi tarafından hayata geçirilen ve ileri arıtma sistemlerinin kullanıldığı Atık Su Arıtma Tesisi Optimizasyonu ve Atık Suyun Geri Kazanımı Projesi’nin ilk faz çalışmalarında 55 hanenin yıllık su ihtiyacına denk gelen atık su, tesis iç tüketimi için yeniden kullanıma kazandırıldı. Gelişen diğer atık su arıtma teknolojilerinin denenmesi ve daha etkin arıtma yöntemlerinin belirlenmesi için kurulan Atık Su Test Laboratuvarı ile 2030 yılında 120.000 m3 diğer bir deyişle 520 hanenin yıllık tüketimine denk gelen suyun, arıtılmış atık sudan geri kazanılması hedefleniyor. Su tasarrufu üzerinde yapılacak benzer projelerle, Borçelik bugünkü kuyu suyu tüketimini 2030 yılına kadar yarı yarıya düşürmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>Arıtılan atık su, balık havuzuna dönüştü</strong></p>
<p>Borçelik Üretim ve Yatırımlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Mesut Güney, Borçelik’in sürdürülebilirliği bütünlüklü bir şekilde ele aldığını, yenilenebilir enerji kullanımından, düşük karbonlu yeni teknolojilere doğaya ve insana saygılı bir üretim sürecini sürdürülebilir kılma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Atık Su Arıtma Tesisi Optimizasyonu ve Atık Suyun Geri Kazanımı Projesi’nin bu amaç doğrultusunda atılan önemli bir adım olduğunu belirten Güney, değerlendirmesine şu şekilde devam etti:</p>
<p>“Proje ile Gemlik’te bulunan Borçelik Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisimizi yeni teknolojik yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirdik ve tesisimizin atık su geri kazanım potansiyelini artıracak arıtma düzenine, enerji, kimyasal tüketimine ve çamur yönetimine odaklandık. Dört fazdan oluşan projemizin ilk fazına 2021 yılının Aralık ayında başladık ve geçtiğimiz Ağustos’ta tüm fazları tamamladık. Sonuçlarını hızlı bir şekilde aldığımız proje sayesinde kullandığımız kimyasallar içerisinde demir sülfatta yüzde 100, kireç tüketiminde ise yüzde 24’lük iyileşme sağladık. Ayrıca tehlikeli atık sınıfına giren arıtma çamurunda yüzde 31’lik bir azaltıma ulaşarak 3 kamyon tehlikeli atığın depolama ve yakma tesislerine gönderilmesini engellemiş olduk. Proje, enerjimizi verimli kullanma hedefimize de katkı sağladı. Aynı hacimde atık suyu 24.000 kWh/yıl daha az enerjiyle arıtmayı başardık ve enerji tasarrufu sağladık. Toplumun hassasiyetini göz önüne alarak, toplumdan aldığımız geri bildirimlerle süreçlerimizi geliştirmeye ve topluma fayda sağlamaya devam edeceğiz.”</p>
<p>Proje ile su kalitesinin belirlenmesindeki parametrelerden olan KOİ’de de yüzde 70&#8217;lik iyileşme gerçekleştirdiklerini belirten Güney, “Sağladığımız bu iyileştirmeyi bir benzetme ile ifade etmek gerekirse, yaklaşık 1200 kişilik bir tesis olan Borçelik’in kirlilik yükünü 50 hanelik küçük bir köyün, tolare edilebilir kirlilik seviyelerine indirgemiş durumdayız. Deşarj ettiğimiz suyun kalitesini göstermesi ve çalışmalarımızda bizlere daha fazla motivasyon sağlaması için dinlenme alanımıza sadece deşarj suyuyla beslenen bir balık havuzu da inşa ettik ve balıklara sağlıklı bir şekilde yaşayabilecekleri bir alan oluşturduk” dedi. </p>
<p><strong>Doğadan ilham alıp, geleceğe ilham veriyor</strong></p>
<p>Borusan Holding ve Grup şirketleri sürdürülebilirliği iş süreçlerinin temel taşı olarak görüp kapsayıcı bir şekilde ele alırken iklim, insan ve inovasyon odak alanlarında çalışmalarını yürütüyor. Sürdürülebilirliği, paydaş temelli bir yapılanma olarak gören ve doğayı iş süreçlerine katarak, tüm yaşam için “fayda” üretmek adına çalışan Borusan, dünyadan ilham alıyor, geleceğe ilham veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borcelik-yeralti-su-tuketimini-2030a-kadar-350-bin-metrekup-azaltacak-359660">Borçelik, Yeraltı Su Tüketimini 2030&#8217;a Kadar 350 Bin Metreküp Azaltacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
