<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşlanma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yaslanma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaslanma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 08:00:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaşlanma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yaslanma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle demans, Alzheimer hastalığı ve sağlıklı yaşlanma konularında önemli bir söyleşi gerçekleştirildi. </p>
<p>Alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Görsev Yener’in konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, yaş alma merkezi üyelerinin yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Nöroloji ve klinik nörofizyoloji alanlarında Türkiye’nin önde gelen uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Görsev Yener, uzun yıllara dayanan klinik deneyimi ve bilimsel çalışmaları ışığında demans ve Alzheimer hastalığı hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. </p>
<p>UCLA’da davranışsal nöroloji alanında uzmanlık eğitimini tamamlayan ve Türkiye’de ilk demans polikliniklerinden birini kuran Yener, aynı zamanda Alzheimer alanında yürütülen ulusal ve uluslararası çalışmalara katkılarıyla da dikkat çekiyor.</p>
<p>Söyleşide Alzheimer hastalığının erken belirtileri, korunma yolları ve sağlıklı yaşlanmanın önemi üzerinde duran Yener, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Bilimsel bilgilerin sade ve anlaşılır bir dille aktarıldığı etkinlikte farkındalık oluşturmanın önemi vurgulandı.</p>
<p>Etkinlikte ayrıca Prof. Dr. Görsev Yener’in öğrencileri ve aynı alanda doktora çalışmaları yürüten uzmanlar da söz aldı.</p>
<p>Uzm. Psk. İlayda Kıyı Atilla, Psk. Hilal Kula, Uzm. Psk. Miray Peker, Psk. Rumeysa Emir ve Yaren Canpolat, sağlıklı yaşlanmanın psikolojik boyutuna dikkat çekerek zihinsel sağlığın korunması, sosyal yaşamın önemi ve erken farkındalık konularında bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Program kapsamında katılımcılar, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmalar çerçevesinde gerçekleştirilen nöropsikolojik hafıza testlerine davet edildi. </p>
<p>Yetkililer, bu testler sayesinde bireylerin unutkanlık düzeylerini değerlendirebileceklerini ve erken teşhis açısından önemli bilgiler edinebileceklerini belirtti.</p>
<p>Söyleşiye katılan yaş alma merkezi üyelerinden Emriye Gelişen ise etkinlikle ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:<br />“Bu tür bilgilendirici etkinlikler bizim için çok kıymetli. Hem hastalıkları daha iyi tanıyoruz hem de kendimiz için neler yapabileceğimizi öğreniyoruz. Hafıza testine katılma fikri de beni çok heyecanlandırdı.”</p>
<p>Seferihisar’da düzenlenen bu anlamlı etkinlik, hem sağlıklı yaşlanma konusunda bilinç oluşturdu hem de bilimsel çalışmalara gönüllü katılımın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-saglikli-yaslanma-soylesisine-yogun-ilgi-622718">Seferihisar&#8217;da &#8220;Sağlıklı Yaşlanma&#8221; Söyleşisi&#8217;ne yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Bitter Çikolata İle İlgili Yeni Araştırmayı Yorumladı: &#8220;Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-beslenme-ve-diyetetik-bolumu-baskani-prof-dr-murat-bas-bitter-cikolata-ile-ilgili-yeni-arastirmayi-yorumladi-bitter-cikolata-yaslanmayi-yavaslatiyor-ancak-bilincli-tuketil-614002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bitter Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolojik Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[diyetetik]]></category>
		<category><![CDATA[Kakao]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Murat Baş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kakaonun sağlığa etkileri uzun yıllardır bilim dünyasının gündeminde yer alıyor. Kalp-damar sağlığından ruh haline kadar pek çok alanda araştırılan bitter çikolata, şimdi de “biyolojik yaşlanma” ile ilişkisi üzerinden yeniden mercek altında.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-beslenme-ve-diyetetik-bolumu-baskani-prof-dr-murat-bas-bitter-cikolata-ile-ilgili-yeni-arastirmayi-yorumladi-bitter-cikolata-yaslanmayi-yavaslatiyor-ancak-bilincli-tuketil-614002">Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Bitter Çikolata İle İlgili Yeni Araştırmayı Yorumladı: &#8220;Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kakaonun sağlığa etkileri uzun yıllardır bilim dünyasının gündeminde yer alıyor. Kalp-damar sağlığından ruh haline kadar pek çok alanda araştırılan bitter çikolata, şimdi de “biyolojik yaşlanma” ile ilişkisi üzerinden yeniden mercek altında. Aging (Albany NY) dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kakaoda doğal olarak bulunan teobromin adlı bileşenin biyolojik yaşlanma göstergeleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>İngiltere ve Almanya’da yürütülen ve toplamda 1.600’den fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, yaşlanma süreci yalnızca takvim yaşıyla değil, DNA üzerinden hesaplanan “biyolojik yaş saatleri” ile değerlendirildi. Bulgular, kandaki teobromin düzeyi daha yüksek olan bireylerde biyolojik yaşlanmanın daha yavaş seyrettiğini gösteriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, çalışmanın dikkat çekici olduğunu ancak temkinli yorumlanması gerektiğini vurguluyor. </strong></em></p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, biyolojik yaş kavramının kronolojik yaştan farklı olduğuna dikkat çekerek, “Takvim yaşı hepimiz için aynıdır; ancak biyolojik yaş, hücrelerimizin ve dokularımızın ne kadar ‘yıprandığını’ gösterir. Bu çalışmada DNA metilasyonuna dayalı yaş saatleri kullanılmış. Yani vücudun gerçek yaşlanma hızı ölçülmeye çalışılmış. Araştırmada, katılımcıların kanındaki teobromin düzeyleri ile bu epigenetik yaş, yani hücresel yaşlanma göstergeleri karşılaştırılmış. Sonuçlar, kanında daha yüksek teobromin bulunan kişilerin hücrelerinin daha yavaş yaşlandığını gösteriyor” diyor. </p>
<p><strong>Bitter Çikolata Gençleştiriyor Mu? </strong></p>
<p>Bitter çikolatada doğal olarak bulunan teobromin, kakao çekirdeğine özgü bir bileşen. Çoğu zaman kafeinle karıştırılsa da etkileri farklı. Prof. Dr. Murat Baş, “Teobromin kafein değildir. Uyarıcı etkisi daha hafiftir ve metabolik etkileri farklıdır. Çalışmanın önemli yönlerinden biri, gözlenen etkinin kafeinle açıklanamıyor olması. Yani konu ‘kahve içmekle’ aynı şey değil; kakao kökenli özel bir molekülden söz ediyoruz” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Çalışma iki farklı Avrupa popülasyonunda benzer sonuçlar göstermesi açısından dikkat çekici. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada şu uyarıyı yapıyor:<br /> “Bu çalışma nedensellik kanıtlamaz. Yani ‘teobromin gençleştirir’ demek bilimsel olarak doğru olmaz. Ancak iki bağımsız grupta benzer sonuçların bulunması, bu ilişkinin araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor”…</p>
<p><strong>“Daha Çok Çikolata Yiyin” Mesajı Doğru Mu? </strong></p>
<p>Araştırmanın kamuoyunda yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Bu çalışma ‘daha fazla çikolata tüketin’ demiyor. Bitter çikolata, enerjisi yoğun bir besindir ve fazla tüketimi kilo artışına yol açabilir. Burada asıl mesaj, bazı besin bileşenlerinin yaşlanma biyolojisi üzerinde etkili olabileceğidir. Bitter çikolatanın özellikle yüksek kakao oranına (genellikle %70 ve üzeri) sahip olan türlerinde teobromin miktarı daha yüksektir. Ancak ticari ürünlerde şeker ve yağ oranı da dikkate alınmalıdır” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, sağlıklı yaşlanmanın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Sağlıklı yaşlanma tek bir besine bağlı değildir. Akdeniz tipi beslenme, yeterli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve kaliteli uyku temel belirleyicilerdir. Bitter çikolata burada sadece bir ipucu olabilir”…</p>
<p><strong>Sağlıklı Yaşlanmak İçin Dengeli Beslenmek Şart </strong></p>
<p>Dünya genelindeki çalışmalar, beslenme alışkanlıklarımızın hücrelerimizin çalışma biçimini etkileyebileceğini gösteriyor. Özellikle bitkisel kaynaklı, antioksidan içeriği yüksek besinlerin hücreleri yıpratan süreçleri yavaşlatabildiği düşünülüyor. “Yani ne yediğimiz, hücrelerimizin nasıl yaşlandığını etkileyebiliyor. Sebze, meyve ve kakao gibi bitkisel besinlerde bulunan bazı doğal maddeler, hücreleri strese karşı koruyabiliyor” diyen Prof. Dr. Murat Baş, beslenmenin sadece bir kalori hesabı olmadığına da dikkat çekiyor: “Yediğimiz besinlerin içeriğindeki biyoaktif bileşenler, hücresel düzeyde süreçleri etkileyebilir. Bu çalışma, yaşlanma biyolojisi ile beslenme arasındaki ilişkinin ne kadar karmaşık ve heyecan verici olduğunu bir kez daha gösteriyor”…</p>
<p>Bilim dünyası için yeni bir araştırma alanı açan bu bulgular, beslenmenin yalnızca kilo kontrolü değil, sağlıklı yaş alma süreci açısından da kritik rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bireysel besinlere odaklanmak yerine dengeli ve çeşitli bir beslenme modelinin benimsenmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesi-beslenme-ve-diyetetik-bolumu-baskani-prof-dr-murat-bas-bitter-cikolata-ile-ilgili-yeni-arastirmayi-yorumladi-bitter-cikolata-yaslanmayi-yavaslatiyor-ancak-bilincli-tuketil-614002">Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Bitter Çikolata İle İlgili Yeni Araştırmayı Yorumladı: &#8220;Bitter Çikolata Yaşlanmayı Yavaşlatıyor, Ancak Bilinçli Tüketilmeli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölmesi Gereken Hücreler Hayatta Kalırsa Ne Olur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olmesi-gereken-hucreler-hayatta-kalirsa-ne-olur-606570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hücreler]]></category>
		<category><![CDATA[kalırsa]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[ölmesi]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanma araştırmalarında son yıllarda dikkat çeken başlıklardan biri, vücutta biriken ve halk arasında “zombi hücreler” olarak adlandırılan senesans hücreleri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olmesi-gereken-hucreler-hayatta-kalirsa-ne-olur-606570">Ölmesi Gereken Hücreler Hayatta Kalırsa Ne Olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanma araştırmalarında son yıllarda dikkat çeken başlıklardan biri, vücutta biriken ve halk arasında “zombi hücreler” olarak adlandırılan senesans hücreleri. Bu hücreler, çoğalma yeteneğini kaybetmesine rağmen dokuda kalmaya devam ediyor. Peki bu hücreler bizi koruyor mu, yoksa yaşlandırıyor mu? <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong> bu belirsizliğe dikkat çekerek, “Senesans hücreleri bugün için ne tamamen ‘’iyi’’ ne de tamamen ‘kötü’ olarak tanımlanabilir. Asıl mesele bu hücrelerin yaşlanma sürecinde nasıl, ne zaman ve ne ölçüde devreye girdiğini doğru anlamak ve süreci abartıdan uzak, bilimsel veriler ışığında yönetmektir” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>Hücreler Ölmezse Ne Olur?</strong></p>
<p>Her gün vücudumuzda milyonlarca hücremizin DNA hasarı, çevresel stres, toksinler ve yaşa bağlı süreçler nedeniyle yıprandığını belirten <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Sağlıklı işleyen bir sistemde bu hücreler ya onarılır ya da kontrollü bir şekilde devre dışı bırakılarak yerlerini yeni hücrelere bırakır. Zombi hücreler olarak da adlandırılan senesans hücreleri ise bu doğal döngünün dışında kalır; çoğalma yeteneklerini kaybetmelerine rağmen ölmezler ve sağlıklı hücreler gibi işlev görmezler. Yani normalde yaşam döngüsünü tamamlaması gereken bir hücrenin sistem içinde tutunmaya devam etmesidir. Başlangıçta bu mekanizmanın, tümör oluşumunu engelleyen ve doku bütünlüğünü koruyan bir savunma refleksi olduğu düşünülür. Ancak bu hücrelerin zamanla dokularda birikmesi, yaşlanma sürecini hızlandıran ve çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayan bir tabloya dönüşebilir” diyor. </p>
<p><strong>Yaşlanmanın Nedeni mi Yoksa İyileştirici Güç mü? </strong></p>
<p>SASP (Senescence-Associated Secretory Phenotype) olarak adlandırılan süreçte, zombi hücrelerin bulundukları dokuda iltihaplanmayı artıran maddeler, doku yıkımına yol açabilen enzimler ve hücreler arası sinyalleşmeyi etkileyen büyümeyi düzenleyici proteinler salgılayabildiğini söyleyen Dr. Erkan Sarıyıldız, “Bu durum, çevredeki sağlıklı hücrelerin yapısını ve normal işlevlerini bozabiliyor. Klinik çalışmalarda bu hücrelerin vücutta uzun süre kalmasının; kalıcı iltihaplanma, doku yenilenmesinde yavaşlama, bağışıklık sistemi performansında düşüş, metabolik dengenin bozulması ve insülin direnci ile yaşla ilişkili hastalık risklerinde artış gibi süreçlerle ilişkili olabileceği gösterildi” diyor. </p>
<p><strong>Zombi Hücreler Yok Edilmeli mi? </strong></p>
<p>Bununla birlikte senesans hücrelerinin yalnızca olumsuz süreçlerle ilişkilendirildiğini söylemenin de doğru olmadığını ifade eden <strong>Acıbadem Life Danışmanı Dr. Erkan Sarıyıldız,</strong> “Araştırmalar, bazı koşullarda bu hücrelerin doku bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayabildiğini, ani stres durumlarında hasarın sınırlandırılmasına yardımcı olabildiğini ve yara iyileşmesinin düzenlenmesinde rol oynayabildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca senesans hücrelerinin, kontrolsüz hücre çoğalmasını baskılayarak tümör gelişimine karşı koruyucu mekanizmaları desteklediği de bilinmektedir. Bu nedenle söz konusu hücrelerin “tamamen yok edilmesi” yaklaşımı, güncel bilimsel veriler ışığında tartışmalı kabul edilmektedir. Mevcut çalışmalar, senesans hücrelerinin hedefli, kontrollü ve kişiye özel biçimde düzenlenmesinin, daha dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım sunduğuna işaret etmektedir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Panik Olmalı mıyız?</strong></p>
<p>Bugün için klinik pratikte kabul görmüş bir ‘zombi hücre tedavi rehberi’ bulunmadığını söyleyen <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Buna karşın düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve kaliteli uyku, iltihaplanmayı azaltmaya yönelik beslenme modelleri ve metabolik risklerin kontrol altına alınması gibi yaşam tarzı temelli yaklaşımlar, senesans hücreleri üzerinde dolaylı ve destekleyici etkide bulunabilir. Bugün için ise senesans hücreleri panik yaratacak bir tıbbi başlık olmadığı gibi göz ardı edilmemesi gereken önemli bir biyolojik gerçekliktir” diyor. </p>
<p><strong>Bilim Zombi Hücreleri Araştırırken… </strong></p>
<p>Bugün için en uygulanabilir sağlıklı ve uzun yaşam yaklaşımının düzenli klinik izlem, metabolik risklerin yönetimi ve iltihaplanmayı azaltmayı hedefleyen sürdürülebilir yaşam tarzı stratejileri olduğunu ifade eden <strong>Acıbadem Life Danışmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Zombi hücrelerin tedavi edilip edilmemesi gerektiği ile ilgili yaklaşım standart kılavuzlara girecek mi? Bunu zaman gösterecek. Mevcut bilgiler ışığında en gerçekçi hedef, yaşlanma sürecini daha kontrollü, daha sağlıklı ve daha az hasarla yönetebilmek” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olmesi-gereken-hucreler-hayatta-kalirsa-ne-olur-606570">Ölmesi Gereken Hücreler Hayatta Kalırsa Ne Olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-etkenler-akcigerleri-yaslandiriyor-603343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 08:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkenler]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlandırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-etkenler-akcigerleri-yaslandiriyor-603343">Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat! Ülkemizde son yıllarda KOAH ve astım başta olmak üzere akciğer hastalıklarının hızla arttığını belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai</strong> “Bilimsel araştırmalara göre, 35-40 yaşından sonra her yıl akciğer kapasitemizin yaklaşık yüzde 1’i kaybolur. Yani, 50 yaşındaki bir kişinin akciğer kapasitesi, 40 yaşındaki haline göre yaklaşık yüzde 10 daha az olabilir. Bu kayıp sigara içilmesi ve sigara dumanına maruz kalınması başta olmak üzere yanlış yaşam alışkanlıkları ve bazı çevresel etkenlerle çok daha hızlanır. Ama bazı püf noktalarına dikkat ederek akciğerlerimizi yenilememiz ve yıpranma sürecini yavaşlatmamız mümkün olabilir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai, yeni yılda akciğerlerinizi 7 adımda yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Sigaradan ve sigara dumanından uzak durun  </strong></li>
</ul>
<p>Sigara, nargile, puro ve elektronik sigara akciğerlerin en büyük düşmanıdır. Sadece içenler değil, pasif içiciler de büyük risk altındadır. Bilimsel araştırmalar; sigara dumanının, akciğerlerdeki hücrelerde onarılmaz hasarlar bıraktığını, onları hızla yaşlandırdığını ve kendini yenileme kapasitesini azalttığını ortaya koymaktadır. Bu zararlı maddelerden kaçının, içilen ortamlardan da uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız bırakmak için bir adım atın, içmiyorsanız da sigara dumanına maruz kalmayın, pasif içici olmayın. </p>
<ul>
<li><strong>Her gün sebze ve meyve tüketin </strong></li>
</ul>
<p>Fast-food yiyecekler, aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalar, yeterince sebze-meyve tüketmemek akciğerleri savunmasız bırakır. Antioksidan eksikliği, akciğer hücrelerinin daha çabuk yaşlanmasına yol açar. Akciğerlerimizin düşmanı olan serbest radikallerle savaşmanın en iyi yolu, antioksidanlardan zengin beslenmektir. C ve E vitamini gibi antioksidanlar, taze sebze ve meyvelerde bolca bulunur. Özellikle portakal, kivi, brokoli, havuç, ıspanak gibi besinler akciğer sağlığı için çok faydalıdır. Bilimsel çalışmalar; bu tür besinlerin akciğer hücrelerini koruduğunu ve yaşlanmayı yavaşlattığını gösteriyor. Her gün tabağınızda renkli sebze ve meyvelere yer verin.</p>
<ul>
<li><strong>Hareket edin, nefesinizi açın </strong></li>
</ul>
<p>Hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, egzersiz yapmamak, sürekli oturmak akciğer kapasitesini düşürür. Akciğerler de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir; hareketsizlik onları zayıflatır ve yaşlandırır. Düzenli egzersiz yapmak, akciğer kapasitesini artırır, dokuların oksijenlenmesini sağlar. Yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans… Hangisini seviyorsanız onu yapın! Haftada en az 3 gün, 30 dakika tempolu yürüyüş bile akciğer sağlığınıza çok önemli katkıda bulunur. </p>
<ul>
<li><strong>Bağışıklığınızı güçlü tutun  </strong></li>
</ul>
<p>Sürekli stresli olmak ve yeterince uyumamak, bağışıklık sistemini zayıflatır, vücudu hastalıklara açık hale getirir. Akciğerler de bundan olumsuz etkilenir ve yaşlanma süreci hızlanır. Akciğerlerimiz, mikroplara ve virüslere karşı ilk savunma hattımızdır. Yeterli uyku, dengeli beslenme ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemini güçlü tutar. </p>
<ul>
<li><strong>Kirli havadan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Hava kirliliği, egzoz dumanı, fabrika gazları, tozlu ve kimyasal ortamlarda çalışmak akciğerleri yıpratır, yaşlanmasını hızlandırır. Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, hava kirliliği maalesef kaçınılmaz bir gerçek. Mümkünse sabah erken saatlerde ya da trafiğin az olduğu zamanlarda dışarı çıkın. Evi sık sık havalandırmak akciğerleri korumaya fayda sağlar” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Temizlik deterjanlarına maruz kalmayın</strong></li>
</ul>
<p>Evde ve işyerinde parfüm, oda spreyi, toz, küf ve kimyasallara uzun süre maruz kalmak akciğerlere büyük zarar verir. Temizlik yaparken aşırı kimyasal kullanmayın, rutubetli, tozlu ve küflü ortamlarda bulunmayın, gerekirse maske takın. Özellikle astım ve KOAH hastaları için bu alışkanlıklar çok zararlıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Aşılarınızı yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Naurzvai “Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmek ve tedaviyi ihmal etmek, grip ve bronşit gibi hastalıkları önemsememek, doktora gitmemek, ilaçları yarım bırakmak akciğerlerde kalıcı hasara ve yaşlanmaya yol açabileceğinden dolayı, bu tür olası alışkanlıklarınızı mutlaka terk edin. Ayrıca grip ve zatürre aşılarını yaptırmak, ellerin temizliğine dikkat etmek, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalmamak da akciğer sağlığı açısından çok önemlidir. Doğru yaşam alışkanlıkları kazanmak, akciğerlerimizi genç ve sağlıklı tutmanın en önemli yoludur” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-etkenler-akcigerleri-yaslandiriyor-603343">Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayı Bağırsaklar Mı Yavaşlatıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslanmayi-bagirsaklar-mi-yavaslatiyor-603313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 07:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsaklar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[yavaşlatıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603313</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı yaşam artık yalnızca genetik mirasla açıklanmıyor. Bilim, yaşlanma hızımızın büyük ölçüde günlük alışkanlıklarımız, biyolojik ritmimiz ve bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizma tarafından belirlendiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayi-bagirsaklar-mi-yavaslatiyor-603313">Yaşlanmayı Bağırsaklar Mı Yavaşlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı yaşam artık yalnızca genetik mirasla açıklanmıyor. Bilim, yaşlanma hızımızın büyük ölçüde günlük alışkanlıklarımız, biyolojik ritmimiz ve bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizma tarafından belirlendiğini ortaya koyuyor. Bağırsak mikrobiyotası; sindirimden bağışıklığa, uyku kalitesinden metabolik dengeye kadar pek çok hayati sistemi etkileyerek longevity’nin merkezinde yer alıyor. Yaşla birlikte bozulan bu denge ise kronik inflamasyon, enerji düşüklüğü ve hızlanan hücresel yaşlanma süreçlerini tetikleyebiliyor. <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Uzun yaşam bir şans meselesi değil; mikrobiyota, biyolojik ritim ve beslenme alışkanlıklarının birlikte yönetildiği bilinçli bir yaşam tercihidir” vurgusunda bulunuyor.</p>
<p><strong>Longevity’nin Merkezinde Mikrobiyota Var</strong></p>
<p>Yaşlanmayı yalnızca takvimde ilerleyen yıllar olarak görmenin büyük bir yanılgı olduğunu belirten <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Bilim artık yaşlanmanın; genetik mirasımız, yaşam tarzımız, hormonlarımız, bağışıklık sistemimiz ve mikrobiyomumuzun birlikte şekillendirdiği karmaşık ve dinamik bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Vücudumuz yaş aldıkça dayanıklılığını bir miktar kaybediyor; savunma mekanizmaları zayıflıyor ve hastalıklara karşı kırılganlık artıyor. Ancak çoğu kişinin farkında olmadığı kritik bir gerçek var: Yaşlanma sürecinin merkezinde, bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu mikrobiyota yer alıyor” diyor.</p>
<p><strong>Mikrobiyota Dengesi Bozulunca Yaşlanma Başlıyor</strong></p>
<p>Bağırsak mikrobiyotasının yalnızca sindirim sürecini destekleyen pasif bir sistem olmadığını ifade eden <strong>Belinda İrem Ardal</strong>, “Bağışıklık yanıtından ruh haline, metabolik dengeden bilişsel fonksiyonlara kadar pek çok hayati mekanizmanın aktif bir düzenleyicisidir. Bilimsel araştırmalar, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan düşük dereceli kronik inflamasyonun — literatürde <em>“inflammaging”</em> olarak tanımlanan sürecin — mikrobiyota dengesinin bozulmasıyla doğrudan ilişkili olabileceğini gösteriyor. Nitekim yapılan çalışmalar, genç bireylerle ileri yaş grubundaki bireylerin bağırsak mikrobiyotası arasında çeşitlilik, baskın bakteri türleri ve fonksiyonel kapasite açısından belirgin farklar bulunduğunu ortaya koyuyor” diyerek bu değişimin, yalnızca sindirim sağlığını değil; yaşlanma hızını ve hastalıklara yatkınlığı da etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıktığını belirtiyor. </p>
<p><strong>Beslenme Sadece Kilo Kontrolünde Etkili Değil!</strong></p>
<p>Longevity’yi belirleyen en güçlü mekanizmalardan biri olarak biyolojik saatimizin öne çıktığını belirten <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Biyolojik ritim; gündüz saatlerinde enerjimizi ve zihinsel performansımızı artırırken, gece boyunca hücresel onarım ve yenilenme süreçlerini devreye sokuyor. Öğünler arasında yeterli aralıklar oluşturulmasıyla birlikte otofajiyi — yani hasarlı hücrelerin temizlenmesini sağlayan doğal onarım mekanizmasını — destekler. Besinlerle alınan antioksidanlar, polifenoller ve anti-inflamatuar bileşikler ise oksidatif stresi azaltarak enerji düşüklüğü, kronik yorgunluk, hafıza ve konsantrasyon sorunları, kas-eklem ağrıları, cilt yaşlanması, bağışıklık zayıflığı, sindirim problemleri ve uyku bozuklukları gibi yaşla birlikte sık görülen belirtilerin hafiflemesine katkı sağlar. Böylece beslenme, yalnızca kilo kontrolü değil; hücresel gençliğin korunmasında da temel bir rol üstlenir” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><strong>8 Adımda Mikrobiyota Nasıl Desteklenir?</strong></p>
<p><strong>1. Küçük ve Sürdürülebilir Değişikliklerle Başlayın</strong></p>
<p>Büyük ve ani beslenme değişimleri mikrobiyota üzerinde stres yaratabilir. <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Mikrobiyota istikrarı sever; sürdürülebilir alışkanlıklar, kısa vadeli diyetlerden çok daha kalıcı fayda sağlar” diyor.</p>
<p><strong>2. Yeterli ve Düzenli Sıvı Tüketin</strong></p>
<p>Su, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması ve bağırsak geçiş süresinin dengelenmesi için kritik öneme sahiptir. Yetersiz sıvı alımı, kabızlık ve mikrobiyota dengesizliğine zemin hazırlayabilir.</p>
<p><strong>3. Öğünlerde Denge ve Çeşitliliği Önceliklendirin</strong></p>
<p>Her öğünde farklı renkler, farklı besin grupları ve dengeli makro dağılımı hedeflemek mikrobiyota çeşitliliğini artırır. <strong>Belinda İrem Ardal</strong>’a göre, “Ne kadar çeşitli beslenirsek, bağırsaklarımızda o kadar dirençli ve fonksiyonel bir bakteri ekosistemi oluştururuz.”</p>
<p><strong>4. Lif Alımını Artırın</strong></p>
<p>Lifler, mikrobiyotanın en önemli besin kaynağıdır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller; faydalı bakterilerin çoğalmasını destekler. Liften fakir beslenme ise mikrobiyota çeşitliliğini azaltır.</p>
<p><strong>5. Sağlıklı Yağlara Yer Açın</strong></p>
<p>Zeytinyağı, avokado, ceviz ve omega-3 kaynakları anti-inflamatuar etkileriyle bağırsak bariyerini destekler. Uzmanlar, özellikle Akdeniz tipi beslenmenin mikrobiyota üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>6. Fermente Gıdaları Rutine Ekleyin</strong></p>
<p>Doğru koşullarda fermente edilmiş kefir, yoğurt, ev yapımı lahana turşusu gibi probiyotik kaynaklar mikrobiyotayı güçlendirir.</p>
<p><strong>7. Vücudun Sinyallerini Dinleyin</strong></p>
<p>Açlık–tokluk hissi, şişkinlik, yorgunluk veya baş dönmesi gibi belirtiler mikrobiyota dengesine dair önemli ipuçları verir. Bu sinyalleri bastırmak yerine anlamak, uzun vadeli denge için kritiktir.</p>
<p><strong>8. Sosyal Yaşam ve Biyolojik Ritmi Göz Ardı Etmeyin</strong></p>
<p>Sosyal bağlar, stres düzeyi ve uyku düzeni mikrobiyota üzerinde doğrudan etkilidir. Yemek saatlerini sosyal yaşamla uyumlu hâle getirmek ve biyolojik ritmi desteklemek, sindirim sağlığını güçlendirir.<strong> Belinda İrem Ardal, </strong>“Mikrobiyota yalnızca ne yediğimizle değil; nasıl yaşadığımızla da şekillenir” diyerek yaşam tarzının altını çiziyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayi-bagirsaklar-mi-yavaslatiyor-603313">Yaşlanmayı Bağırsaklar Mı Yavaşlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Organlarınızın Yaşı Biyolojik Yaşınızla Aynı mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/organlarinizin-yasi-biyolojik-yasinizla-ayni-mi-599094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolojik Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[hızı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[Organın]]></category>
		<category><![CDATA[organlarınızın]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşınızla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş, sadece nüfus cüzdanında yazan bir sayı değil. Bilim, vücudumuzdaki her organın kendi hızında ve biyolojik yaşımızdan bağımsız olarak yaşlandığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/organlarinizin-yasi-biyolojik-yasinizla-ayni-mi-599094">Organlarınızın Yaşı Biyolojik Yaşınızla Aynı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş, sadece nüfus cüzdanında yazan bir sayı değil. Bilim, vücudumuzdaki her organın kendi hızında ve biyolojik yaşımızdan bağımsız olarak yaşlandığını gösteriyor. Genetik etkenler, yaşam tarzımız gibi değişkenlerle organlarımızın yaşlanma hızı biyolojik yaşımızdan daha hızlı olabilir. Tüm bunların getirdiği risklerin en başında ise organ bazlı sağlık sorunları geliyor. Örneğin; kalp biyolojik yaşı kronolojik yaştan belirgin derecede büyük olan birinde, kalp krizi riski onlarca yıl önceden öngörülebiliyor, hızlı yaşlanmakta olan böbrekler, ileride böbrek yetmezliği, metabolik ve kardiyovasküler sorunlar için uyarı sinyali oluyor. Kronolojik yaşın sadece doğum tarihinizden beri geçen süreyi anlattığını, biyolojik yaşın ise hücrelerinizin, dokularınızın ve organlarınızın gerçek sağlık durumunu, yıpranmanın boyutunu gösteren bir ölçümü olduğunu söyleyen <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk</strong> organ yaşlanmasını ve erken tespit olanaklarını anlatıyor. </p>
<p><strong>Organlarımız Aynı Yaşta Değil! Biyolojik Yaş Gerçeği</strong></p>
<p>Organların farklı yaşlarda olması ilk duyulduğunda şaşırtıcı gelebilir; ancak modern biyogerontoloji bunu açıkça ortaya koyuyor. Vücudumuzun tek bir yaşa sahip olmadığını söyleyen <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk; </strong>“Her organ ve sistem kendi hızında yaşlanıyor. Kronolojik yaş sadece doğduğunuz günden bugüne geçen süreyi anlatırken, biyolojik yaş hücrelerin ve dokuların gerçek sağlık durumunu ölçen bir “iç saat” görevi görüyor. Biyolojik yaşın hesaplanmasında öne çıkan yöntemlerden biri olan epigenetik saatler ise DNA üzerindeki belirli CpG bölgelerini inceliyor. Bu noktaların üzerindeki metilasyon adı verilen kimyasal işaretler zamanla değişiyor ve bu değişim yaşlanma hızımız hakkında güçlü ipuçları veriyor. Epigenetik saatler bu CpG bölgelerindeki desenleri analiz ederek kişinin biyolojik yaşını ve kronolojik yaştan ne kadar sapma olduğunu hesaplıyor. Böylece vücudun gerçekten kaç yaşında olduğunu ve hangi hızla yaşlandığını görmek mümkün hâle geliyor” diyor. </p>
<p><strong>Kalbiniz 40, Böbreğiniz 60, Bağışıklık Sisteminiz 70 Yaşında Olabilir</strong></p>
<p>İlk geliştirilen epigenetik saatlerin, tüm vücudu tek bir biyolojik yaş skoruyla özetlediğini söyleyen <strong>Dr. Halil Ertürk</strong>; “Ancak yeni nesil teknolojiler, artık her organın kendi yaşını ayrı ayrı hesaplayabiliyor. Bu gelişmiş modeller; kalp, böbrek, karaciğer, beyin ve bağışıklık sistemi gibi temel organ ve sistemlerin biyolojik yaşlarını birbirinden bağımsız olarak değerlendiriyor. Böylece kronolojik olarak 50 yaşında olan bir kişinin analizinde kalbinin 40, böbreğinin 60, bağışıklık sisteminin ise 70 yaşında olması mümkün olabiliyor. Bu farklılıklar, organların yaşam boyunca maruz kaldığı yüklerin ve yıpranmanın gerçek boyutunu daha net gösteriyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Sigara Akciğerleri, Şeker Damarları, Stres Kalbi Yaşlandırıyor </strong></p>
<p>Organların yaşlanma hızını belirleyen en önemli etkenlerden birinin yaşam boyunca maruz kalınan stres türleri olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk</strong>, “Sigara ve hava kirliliği akciğerleri zorlayıp erken yaşlandırırken, hipertansiyon kalp ve böbrek üzerinde baskı oluşturuyor. Yüksek şeker ve insülin direnci karaciğeri ve damar sistemini yoruyor. Kronik stres ise hem beyni hem de kardiyometabolik sistemi hızla yıpratabiliyor” diyor.  </p>
<p><strong>Kan Testi ile Biyolojik Yaş Ölçümü </strong></p>
<p>Stanford Üniversitesi’nin geniş katılımlı kohort çalışmalarında, kandaki binlerce proteini analiz eden makine öğrenimi modelleri kullanılarak 11 farklı organın biyolojik yaşı hesaplandığını söyleyen <strong>Dr. Halil Ertürk</strong>, “Bulgular çarpıcıydı. Çünkü sağlıklı görünen yetişkinlerin yaklaşık %20’sinde en az bir organın beklenenden daha hızlı yaşlandığı, %1–2’sinde ise birden fazla organın hızla yaşlandığı tespit edildi. Bu hızlı yaşlanmanın, ilgili organlarla bağlantılı hastalık riskini belirgin şekilde artırdığı ve ölüm oranlarında %20–50 arasında değişen bir artışla ilişkili olduğu görüldü. Yani dışarıdan sağlıklı görünen bireylerde bile iç organların erken uyarı sinyalleri yıllar öncesinden okunabiliyor. Bu organ yaş farkları, kronik hastalık ve sağlıklı yaşam süresini öngörmede güçlü bir araç haline geliyor” ifadelerini kullanıyor.  </p>
<p><strong>Kalp Yaşı ile Kalp Krizi Riski 10 Yıl Önceden Belirlenebilir</strong></p>
<p>Hızlı yaşlanan organların, gelecekteki genel sağlık durumunu belirlemekte önemli rol oynadığını belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, “</strong>Örneğin kalp biyolojik yaşı kronolojik yaştan belirgin derecede büyük olan birinde, kalp krizi riski onlarca yıl önceden öngörülebiliyor. Hızlı yaşlanmakta olan böbrekler, ileride böbrek yetmezliği, metabolik ve kardiyovasküler sorunlar için uyarı sinyali oluyor. Organa özgü biyolojik yaş ölçümleri, kişiselleştirilmiş önleyici tıbbın temel araçlarından birisidir. Ancak bu testlerin, klinik bulgular, yaşam tarzı, genetik riskler ve görüntüleme sonuçlarıyla birlikte, konuyu bilen hekimler tarafından yorumlanması şart. Amaç, sadece “böbreğin 80, kalbin 40 yaşında” demek değil; bu farkın nedenlerini anlamak, beslenme, egzersiz, uyku, stres yönetimi uygulamaları, yaşlanmanın kök nedenlerine yönelik ileri tedaviler ve yenileyici tedavi yaklaşımlarıyla organın yaşlanma hızını yavaşlatmak, mümkünse biyolojik yaşını geri çekmek olmalıdır” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/organlarinizin-yasi-biyolojik-yasinizla-ayni-mi-599094">Organlarınızın Yaşı Biyolojik Yaşınızla Aynı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 08:57:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Riski]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[beslen]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sultan Tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlıklı ve fit bir yaşlanma süreci ile Alzheimer’dan korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve fit bir yaşlanmayı destekliyor!</strong></p>
<p>Güzel, sağlıklı, fit ve dinç bir yaşlanma sürecini teşvik etmek için yaşam tarzı değişiklikleri yapılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Dengeli ve besleyici bir diyet, yaşlanma sürecini olumlu yönde etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl ürünleri, sağlıklı yağlar ve yeterli protein içeren bir diyet tercih edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tarlacı, “Antioksidanlar ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri de yaşlanma karşıtı etkilere sahiptir. Fiziksel aktivite, kas kitlesini koruma, esnekliği artırma, enerji seviyelerini yükseltme ve genel sağlığı iyileştirme açısından önemlidir. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapmayı hedeflemek ve güçlendirme egzersizleri eklemek önerilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres yönetimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları yaşlanmayı yavaşlatıyor! </strong></p>
<p>Kronik stresin, yaşlanma sürecini hızlandırabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Düzenli meditasyon, yoga veya derin nefes alma gibi stres azaltma teknikleri, stresin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir.” dedi.</p>
<p>Kaliteli uykunun, hücresel yenilenme için önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“7-9 saat uyku almaya çalışın ve uyku düzeninizi koruyun. Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Bu alışkanlıklardan kaçının veya sınırlayın. Sosyal ilişkiler ve entelektüel uyarım, zihinsel ve duygusal sağlığınızı korumaya yardımcı olabilir. Arkadaşlarınızla ve ailenizle bağlantı kurun, yeni ilgi alanlarına yönelin. Sağlık kontrolünden geçmek ve sağlık sorunlarını erken teşhis etmek, tedavi edilmesini kolaylaştırabilir ve yaşlanma sürecini daha iyi yönetmenize yardımcı olabilir. Olumlu bir zihinsel tutum ve zihinsel egzersizler, bilişsel fonksiyonları korumak için önemlidir. Düşünce gücünüzü ve zihinsel esnekliğinizi sürdürmek için yeni şeyler öğrenmeye ve zihinsel meydan okumalara katılmaya çalışın. Güneşe maruz kalma, cilt yaşlanması ve cilt kanseri riskini artırabilir. Güneş koruyucu kullanımı ve uygun giyimle cildinizi koruyun. Yeterli su içmek, cildin nemli kalmasına ve genel sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir.”</p>
<p><strong>Teknoloji, yaşlı bireylerin sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşam sürmelerine destek olabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde yaşlanma sürecinin, teknolojik gelişmelerle önemli ölçüde değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Sağlık hizmetlerine daha iyi erişim, daha etkili teşhis ve tedavi yöntemleri yaşlıların yaşam kalitesini artırdı.” dedi.</p>
<p>Bilinçli yaşlanmanın, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklandığına değinen Prof. Dr. Tarlacı, “Teknoloji bu alanda da destek sunuyor. İnternet ve sosyal medya ise yaşlı bireylerin sosyal bağlantılarını sürdürmelerine yardımcı olabiliyor. Bu nedenle yaşlanmanın şekli ve süreci, teknolojik ilerlemelerle daha sağlıklı, aktif ve sosyal bir yaşamı teşvik edebiliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yaş, genetik faktörler, kronik hastalıklar ve sağlıksız yaşam Alzheimer riskini artırıyor!</strong></p>
<p>Alzheimer riskini arttıran bir çok neden olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yaş ilerledikçe Alzheimer riski artar. Aile geçmişi de Alzheimer riskini etkileyebilir. Yüksek tansiyon, obezite ve diyabet gibi kardiyovasküler sorunlar Alzheimer riskini ve şiddetini belli oranlarda artırabilir. Düzensiz egzersiz yapmak ve zihinsel olarak aktif olmamak, sigara içmek ve aşırı alkol tüketimi Alzheimer riskini yükseltebilir. Yine kronik inflamasyon, barsak veya diş eti iltihapları Alzheimer riskini artırabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Erken teşhis, Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlatarak yaşam kalitesini artırabilir!</strong></p>
<p>Erken teşhisin, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatma veya semptomların yönetimine yardımcı olma potansiyeline sahip tedavi seçeneklerine erken erişim sağladığına vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Alzheimer hastalığı erken teşhis edildiğinde, doktorlar daha iyi tedavi seçenekleri sunabilirler. İlaçlar ve diğer tedavi yöntemleri, semptomların ilerlemesini yavaşlatabilir ve yaşam kalitesini artırabilir. Ayrıca, bilişsel ve duygusal işlevleri destekleyici terapiler de uygulanabilir.” dedi.</p>
<p>Erken teşhisin, bireylerin Alzheimer risk faktörlerini daha yakından izlemelerine yardımcı olabileceğini de aktaran Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Erken teşhis, risk faktörlerinin yönetilmesini ve olası komplikasyonların önlenmesini sağlayabilir. Alzheimer hastalığı genetik yatkınlıkla ilişkilendirilmiştir. Aile geçmişi bu hastalığa karşı riski artırabilir. Bu nedenle, aile geçmişinizde Alzheimer hastalığı olan bir kişi varsa, düzenli olarak bilişsel testler ve doktor muayeneleri yaptırarak erken teşhis için daha fazla bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p>Genetik yatkınlığı olan bireyler, düzenli doktor muayeneleri ve bilişsel testler yaptırmalıdır. Bu, herhangi bir erken belirtiyi veya değişikliği yakından izlemek için önemlidir. Genetik yatkınlığı olan kişiler, doktorları ile Alzheimer hastalığına karşı koruyucu tedavileri tartışmalıdır. Bu, genetik riski azaltmaya veya hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, bu konuda bilinçli olmak ve sağlık uzmanları ile işbirliği yapmak önemlidir.”</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer’dan korunmada en etkili yol, doğru yaşam tarzına odaklanmak!</strong></p>
<p>Antioksidanlar, vitaminler ve besin takviyelerinin sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma açısından bazı faydalar sağlayabileceğine değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Antioksidanlar, vücutta serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltarak hücresel hasarı önleyebilirler. Bu, yaşlanma sürecini yavaşlatabilir ve bazı sağlık sorunlarını önleyebilir.” dedi.</p>
<p>Ancak, antioksidan takviyelerinin bilimsel olarak kesin ve etkili bir şekilde yaşlanma veya Alzheimer hastalığına karşı koruyucu olduğunun kanıtlanmadığının altını çizen Prof. Dr. Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ayrıca, bazı durumlarda yüksek dozda antioksidan takviyelerinin zararlı olabileceği de gösterilmiştir. Bu nedenle, antioksidanları doğal gıdalardan almak en iyisi olabilir. Özellikle B12 vitamini, D vitamini ve omega-3 yağ asitleri gibi besin maddeleri sağlıklı yaşlanma ve beyin sağlığı için önemlidir. Ancak, bu vitaminlerin takviyeleri sadece eksiklik durumlarında veya doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır. Aşırı vitamin alımı zararlı olabilir ve bazı çalışmalar, vitamin takviyelerinin Alzheimer riskini azaltmada etkisiz olduğunu göstermektedir. Genel olarak, sağlıklı yaşlanma ve Alzheimer&#8217;dan korunma için en iyi strateji, dengeli bir beslenme planı, düzenli egzersiz, zihinsel ve sosyal aktivitelerin sürdürülmesi ve stresten kaçınılması gibi yaşam tarzı faktörlerine odaklanmaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-yas-almak-icin-altin-kural-temiz-beslen-aktif-yasa-ve-stresi-yonet-593050">İyi yaş almak için altın kural temiz beslen, aktif yaşa ve stresi yönet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun Yaşam: Kader mi, Tercih mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-yasam-kader-mi-tercih-mi-590752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 07:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Genler]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimileri 100 yaşına kadar sağlıklı bir ömür sürerken, kimileri daha genç yaşlarda ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor. Peki, uzun yaşamın sırrı nerede saklı? Genlerde mi, yoksa yaşam tarzında mı?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-yasam-kader-mi-tercih-mi-590752">Uzun Yaşam: Kader mi, Tercih mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="215" data-end="687">Acıbadem Life Longevity’den İç Hastalıkları Uzmanı <strong data-start="467" data-end="487">Dr. Halil Ertürk</strong>, “İnsan ömrünün yaklaşık %25-40’ı genetikle belirleniyor, geri kalan ise yaşam tarzı, çevresel koşullar ve tesadüflerle şekilleniyor” diyerek, genetiğin ve epigenetiğin bu süreçteki rolünü anlattı.</p>
<h3 data-start="694" data-end="759"><strong data-start="698" data-end="759">Genetik Piyanoysa, Epigenetik O Piyanoyu Çalan Sanatçıdır</strong></h3>
<p data-start="761" data-end="1404">Uzun yaşam aileden gelen bir miras mı, yoksa bizim elimizde mi?<br />
<br data-start="824" data-end="827" />Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, insan ömrünün yaklaşık %25-40 oranında genetik faktörlerle belirlendiğini, kalan büyük kısmın ise çevre, yaşam biçimi ve şans gibi etkenlere bağlı olduğunu gösteriyor.<br />
<br data-start="1038" data-end="1041" />Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde hizmet veren <strong data-start="1084" data-end="1104">Dr. Halil Ertürk</strong>, bu noktada epigenetiğin önemine dikkat çekiyor:</p>
<blockquote>
<p data-start="761" data-end="1404">
“Genetik yapıyı bir piyanonun tuşları gibi düşünün. O tuşlara nasıl ve hangi sırayla basılacağını belirleyen mekanizma ise epigenetiktir. Yani beslenme, egzersiz, stres, uyku, toksinler ve çevresel faktörler bu ‘piyanist’in notalarını oluşturur.”</p>
</blockquote>
<p data-start="1406" data-end="1581">DNA üzerindeki metilasyon veya histon modifikasyonu gibi epigenetik düzenlemeler, hangi genlerin aktif ya da pasif olacağını belirleyerek yaşlanma hızımızı doğrudan etkiler.</p>
<h3 data-start="1588" data-end="1645"><strong data-start="1592" data-end="1645">Bazı İnsanlar “Uzun Ömür Genlerine” Sahip Doğuyor</strong></h3>
<p data-start="1647" data-end="1987">Dünyanın en uzun yaşayan insanı olarak 122 yaşında vefat eden <strong data-start="1709" data-end="1734">Jeanne Louise Calment</strong>, 117 yaşına kadar sigara içmiş ve çikolata ile alkolü hiç hayatından eksik etmemişti.</p>
<p data-start="1647" data-end="1987">Dr. Ertürk, bu durumu şöyle açıklıyor:</p>
<blockquote>
<p data-start="1647" data-end="1987">“Bazı insanlar olağanüstü genetik profile sahip olabilir. Bu kişilerde yaşlanmayı geciktiren genetik varyantlar bulunur.”</p>
</blockquote>
<p data-start="1989" data-end="2288">Uzun ömürlü ailelerde yapılan araştırmalar, bu kişilerin daha sağlıklı metabolik profile sahip olduğunu gösteriyor. Düşük kan şekeri, insülin ve trigliserid seviyeleri; Alzheimer, diyabet, kalp hastalığı ve kanser gibi rahatsızlıkların daha az görülmesi bu genetik avantajın göstergeleri arasında.</p>
<h3 data-start="2295" data-end="2333"><strong data-start="2299" data-end="2333">Uzun Yaşamı Destekleyen Genler</strong></h3>
<ul data-start="2335" data-end="2684">
<li data-start="2335" data-end="2394">
<p data-start="2337" data-end="2394"><strong data-start="2337" data-end="2347">APOE2:</strong> Alzheimer ve kalp hastalığı riskini azaltır.</p>
</li>
<li data-start="2395" data-end="2465">
<p data-start="2397" data-end="2465"><strong data-start="2397" data-end="2408">FOXO3a:</strong> Hücreleri strese karşı korur, DNA onarımını destekler.</p>
</li>
<li data-start="2466" data-end="2547">
<p data-start="2468" data-end="2547"><strong data-start="2468" data-end="2485">CETP &amp; APOC3:</strong> İyi kolesterolü artırarak kalp-damar sağlığını güçlendirir.</p>
</li>
<li data-start="2548" data-end="2621">
<p data-start="2550" data-end="2621"><strong data-start="2550" data-end="2569">IGF-1R &amp; d3GHR:</strong> Metabolizmayı yavaşlatarak yaşam süresini uzatır.</p>
</li>
<li data-start="2622" data-end="2684">
<p data-start="2624" data-end="2684"><strong data-start="2624" data-end="2634">Sirt6:</strong> DNA hasarlarını onararak yaşlanmayı geciktirir.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="2691" data-end="2749"><strong data-start="2695" data-end="2749">Genler Kaderi Belirler Ama Yaşam Tarzı Yönlendirir</strong></h3>
<p data-start="2751" data-end="3077">Genetik altyapı biyolojik yaşımızı etkiler, ancak bu yaş kronolojik yaştan farklı olabilir.Dr. Ertürk, “Uyku kalitesi, stres yönetimi ve beslenme gibi faktörler, genetik yatkınlık ne olursa olsun yaşlanma hızını değiştirebilir. Genler kader değildir; sağlıklı seçimler genetik riskleri yönetmenin en güçlü yoludur” diyor.</p>
<h3 data-start="3084" data-end="3128"><strong data-start="3088" data-end="3128">8 Haftada 4,6 Yıl Gençleşmek Mümkün!</strong></h3>
<p data-start="3130" data-end="3549">Bilim insanları, yaşam tarzına yönelik yalnızca 8 haftalık bir değişimin, <strong data-start="3204" data-end="3260">biyolojik yaşı ortalama 4,6 yıl geriye çekebildiğini</strong> gösterdi.<br data-start="3270" data-end="3273" />Bu sonuç, genetik kodu değiştiremese de <strong data-start="3313" data-end="3389">epigenetik düzenlemelerle genlerin çalışma biçimini etkileyebileceğimizi</strong> kanıtlıyor.<br data-start="3401" data-end="3404" />Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve toksinlerden uzak bir yaşam tarzı; yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini de artırıyor.</p>
<h3 data-start="3556" data-end="3605"><strong data-start="3560" data-end="3605">Yaşlanmayı Geciktiren “Geleceğin Genleri”</strong></h3>
<ul data-start="3607" data-end="3890">
<li data-start="3607" data-end="3676">
<p data-start="3609" data-end="3676"><strong data-start="3609" data-end="3623">Telomeraz:</strong> Hücre yaşlanmasını yavaşlatır, telomerleri uzatır.</p>
</li>
<li data-start="3677" data-end="3750">
<p data-start="3679" data-end="3750"><strong data-start="3679" data-end="3695">Follistatin:</strong> Kas kaybını önler, yaşa bağlı güç düşüşünü engeller.</p>
</li>
<li data-start="3751" data-end="3816">
<p data-start="3753" data-end="3816"><strong data-start="3753" data-end="3764">Klotho:</strong> Beyin sağlığını korur, Alzheimer riskini azaltır.</p>
</li>
<li data-start="3817" data-end="3890">
<p data-start="3819" data-end="3890"><strong data-start="3819" data-end="3830">PGC-1a:</strong> Hücresel enerji üretimini destekleyerek yorgunluğu önler.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="3897" data-end="3958"><strong data-start="3901" data-end="3958">Sonuç: Yaşam Süremizi Genler Başlatır, Biz Tamamlarız</strong></h3>
<p data-start="3960" data-end="4208">Dr. Halil Ertürk’ün de belirttiği gibi, <strong data-start="4000" data-end="4099">gelecekte genetik müdahaleler yaşlanmayı yavaşlatmak hatta tersine çevirmek için güçlü bir araç</strong> haline gelebilir. Ancak bugün için elimizdeki en etkili yöntem, genetiği doğru yaşam tarzıyla desteklemek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-yasam-kader-mi-tercih-mi-590752">Uzun Yaşam: Kader mi, Tercih mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cildinizin Yaşlanmasını Geciktiren 4 Önlem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cildinizin-yaslanmasini-geciktiren-4-onlem-568475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 07:48:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[dna]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş ışınları, hava kirliliği, sigara kullanımı, stres ve çevresel faktörler cilde zarar vererek hızlı yaşlanmaya neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildinizin-yaslanmasini-geciktiren-4-onlem-568475">Cildinizin Yaşlanmasını Geciktiren 4 Önlem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş ışınları, hava kirliliği, sigara kullanımı, stres ve çevresel faktörler cilde zarar vererek hızlı yaşlanmaya neden oluyor. Genetik faktörlerin de hızlandırdığı yaşlanma süreci, günümüzün yeni nesil tedavi yöntemleriyle önemli ölçüde yavaşlatılabiliyor. Somon DNA ile yüzün doğal ifadesi bozulmadan cildin genç ve parlak bir görünüm alması sağlanabiliyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ebru Okyay, Somon DNA uygulaması hakkında bilgi verdi ve cilt yaşlanmasını önlemek için önemli önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>25 yaşından sonra cildinize daha fazla özen gösterin</strong></p>
<p>Cildin yaşlanması zaman içinde gelişen doğal bir süreçtir. Bu değişim genetik yapı, hormonlar, yaşam tarzı ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Genellikle 25 yaş sonrası ciltte bazı değişiklikler başlar. Kolajen ve elastin üretimi azalır, cilt sıkılığını kaybetmeye başlar. Hücre yenilenme hızı düşer. Cilt daha donuk ve mat görünür, hyaluronik asit seviyesi azalır. Cilt nemini kaybeder, kuruluk artar. İnce çizgiler özellikle mimik bölgelerinde (göz çevresi, alın) ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Cildinizdeki yaşlanma belirtilerini azaltıyor</strong></p>
<p>Somon DNA uygulamasında somon balığından elde edilen ve polinükleotid adı verilen DNA yapısında moleküller içeren bir madde kullanılır.  Bu moleküller, cildin kendi kendini yenileme kapasitesini artırarak cilde kaybettiği nemi ve elastikiyeti geri kazandırmaya yardımcı olur, yaşlanma belirtilerini azaltarak cildi canlandırmaya katkı sağlar. Deride kolajen ve elastin üretimini destekler. Antioksidan etkisi sayesinde yaşlanma sürecini yavaşlatır. Biyolojik olarak uyumlu bir molekül olduğu için alerji yapma ihtimali düşüktür. Gençlik aşısı olarak adlandırılan hyalüronik asit içerikli ürünler ise hacmine göre 10 kat daha fazla su tutma gücüne sahiptir. Bu sayede nem dengesini korumaya yardımcı olur ve özellikle kuru ve yıpranmış ciltlerdeki hasarı onarır.</p>
<p><strong>Etkisini ilk seansta gösteriyor</strong></p>
<p>Somon DNA ve hyaluronik asit içeren özel bir serum, ince iğnelerle deri altına enjekte edilir. Yüz, boyun, dekolte bölgesi ve eller gibi yaşlanma belirtilerinin görüldüğü bölgelere uygulanabilir. Uygulama protokolü 2-3 hafta aralıklarla 3-4 seans şeklindedir. İşlem sonrası hafif kızarıklık, şişlik veya morarma olabilir, ancak genellikle birkaç gün içinde kaybolur. Etkisini ilk seanstan itibaren gösterir ancak tam sonuçlar birkaç hafta sonra gözle görülür hale gelir.</p>
<p><strong>Bu ipuçları cildi genç tutuyor</strong></p>
<p><strong>Güneşte geçirdiğiniz zamanı sınırlayın:</strong> Güneş ışınlarının en güçlü olduğu zamanlarda güneşte bulunmaktan kaçının. Örneğin yaz aylarında, 10:00-16:00 saatleri arasında güneşten uzak durmaya çalışın. Gökyüzü bulutlu olsa bile dikkatli olmak önemlidir. Güneşin UV ışınları bulutların arasından geçebilir.</p>
<ol>
<li><strong>Güneş kremi kullanın: </strong>15 veya daha yüksek SPF (güneş koruma faktörü) içeren güneş kremleri kullanın. Etiketinde &#8220;geniş spektrumlu&#8221; yazan güneş kremlerini seçmek en iyisidir. Güneş kremini dışarı çıkmadan 15 ila 30 dakika önce sürün. Güneş kremi en az iki saatte bir tekrar uygulanmalıdır. Yüzüyorsanız, terliyorsanız veya cildinizi havluyla ovuyorsanız daha sık güneş kremi sürmeniz gerekir.</li>
<li><strong>Koruyucu giysiler ve güneş gözlüğü takın:</strong> Geniş kenarlı bir şapka boynunuzu, kulaklarınızı, gözlerinizi ve başınızı gölgeleyebilir. Güneş ışınlarının %99 ila %100&#8217;ünü engelleyen güneş gözlüklerini seçin. Güneşe çıkmayı planlıyorsanız bol, hafif, uzun kollu gömlekler ve uzun pantolonlar veya uzun etekler giyin.</li>
<li><strong>Bronzlaşmaktan kaçının:</strong> Güneş lambaları veya bronzlaşma yatakları kullanmayın. Bronzlaştırıcı losyonlar veya kremler kullanmadan önce dikkatli olun ve doktorunuzla görüşün. Güneşsiz bronzlaştırıcı spreyler ve losyonlar genellikle dihidroksiaseton (DHA) adı verilen bir kimyasal içerir ve bu kimyasal ağzınıza, burnunuza veya gözlerinize kaçarsa tehlikeli olabilir. Bronzlaştırıcı haplar FDA tarafından onaylanmamıştır ve güvenli olmayabilir.</li>
</ol>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cildinizin-yaslanmasini-geciktiren-4-onlem-568475">Cildinizin Yaşlanmasını Geciktiren 4 Önlem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hızlı Yaşlılığınızın Sorumlusu Onlar mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hizli-yasliliginizin-sorumlusu-onlar-mi-565998</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 08:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sorumlusu]]></category>
		<category><![CDATA[Telomer]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılığınızın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde sağlıklı ve uzun yaşam, yani longevity, tıbbın en heyecan verici başlıklarından biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizli-yasliliginizin-sorumlusu-onlar-mi-565998">Hızlı Yaşlılığınızın Sorumlusu Onlar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sağlıklı ve uzun yaşam, yani <em>longevity</em>, tıbbın en heyecan verici başlıklarından biri. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, yaşlanma en görünür haliyle cildimizde olsa da aslında hücrelerimizin çekirdeğinde başlıyor. Ve burada kilit rolü oynayan yapıların başında telomerler<strong> </strong>geliyor. Telomerlerin kısalığı ya da uzunluğunun insanın yaşam süresi ve hastalık riskleriyle birebir bağlantılı olduğunu belirten <strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can</strong> biyolojik yaşlanma olarak adlandırılan bu sürecin yavaşlatılabileceğine dikkat çekerek sağlıklı ve uzun yaşama dair 6 öneriyi anlattı.</p>
<p><strong>ÖMÜR DEDİĞİN TELOMERE Mİ BAĞLI?</strong></p>
<p>Son yılların en sık araştırılan konularının başında longevity yani sağlıklı ve uzun yaşam kavramı geliyor. Her geçen gün bu alanda daha fazla araştırmanın yapılmasıyla birlikte yaşlanmanın hücre çekirdeğinden başladığı belirlendi. Hücre çekirdeğinin içinde genlerimizin kromozom adı verilen bükülmüş, çift sarmallı DNA molekülleri olarak düzenlendiğini ve kromozomların uçlarında telomer adı verilen DNA uzantılarının bulunduğunu belirten <strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, </strong>“Telomerler, kromozom uçlarının yıpranmasını ve birbirine yapışmasını önleyerek organizmanın genetik bilgisini yok etmesini veya karıştırmasını önledikleri için ayakkabı bağcıklarındaki plastik uçlara benzetilebilir. Bir hücre her bölündüğünde, telomerler kısalır. Çok kısaldıklarında, hücre artık bölünemez; inaktif veya &#8220;yaşlı&#8221; hale gelir veya ölür. Bu kısalma süreci yaşlanma, kanser ve daha yüksek ölüm riskiyle ilişkilidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>TELOMERLER KISALDIKÇA HASTALIKLAR BAŞLIYOR</strong></p>
<p>Telomer kısalmasının hücre yaşlanmasının temel mekanizması olduğunun altını çizen <strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can</strong>, “ Telomer kısalması çok sayıda hastalıkla doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılıdır. Kalp-damar hastalıkları, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar, diyabet – obezite – insülin direnci gibi metabolik hastalıklar, osteoporoz ve kanser ile ilişkilidir. Bunun yanı sıra bazı genetik bozukluklar nedeniyle de telomerler normalden çok daha hızlı ve erken kısalabilir. Bu da aplastik anemi, akciğer sertleşmesi (pulmoner fibrozis) ve karaciğer sertleşmesi (fibrozis – siroz) gibi ciddi hastalıkların ortaya çıkmasıyla ilişkili olabilir” dedi.</p>
<p><strong>TELOMERLER UZATILABİLİR Mİ?</strong></p>
<p>Bilim dünyası şimdi bu sorunun yanıtını arıyor; “Telomerlerin uzatılması sağlanabilir mi?” <strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, </strong>telomerlerin uzamasını sağlayacak kesin bir çözümün şu an için olmadığını ancak telomer kısalmasını yavaşlatmanın mümkün olduğunu belirtti.  İşte sağlıklı ve uzun yaşamı sağlayacak, telomerlerinizi koruyacak 6 öneri;</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenin</strong></p>
<p>Antioksidan açısından zengin gıdalarla (meyve, sebze, bakliyatlar, sağlıklı yağlar) beslenmek, oksidatif stresi ve inflamasyonu azaltarak telomerlerin korunmasına yardımcı olur. İşlenmiş gıdalardan, aşırı şeker ve doymuş yağlardan kaçınmak önemlidir.</p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></p>
<p>Düzenli spor yapmak longevity için olmazsa olmazlardan. Aerobik egzersiz hücre yaşlanmasını yavaşlatmada en etkili egzersiz şekli.</p>
<p><strong>Stresinizi yönetin</strong></p>
<p>Kronik stresin telomer kısalmasını hızlandırdığı araştırmalarda gösterilmiştir. Meditasyon, yoga ve diğer stres azaltma teknikleri telomer sağlığı için faydalıdır.</p>
<p><strong>Yeterli ve kaliteli uyku uyuyun</strong></p>
<p>Kaliteli bir uyku sağlıklı ve uzun yaşam için oldukça önemli detaylardan biri. Gece 23:00’dan önce yatmak, 22 santigrat derecenin altında yani serin, karanlık ve sessiz bir ortamda uyumak önerilir.</p>
<p><strong>Sağlıklı kilonuzu koruyun</strong></p>
<p>Obezite, vücutta inflamasyonu yani iltihabı artırarak telomer kısalmasına etki edebilir. Bu nedenle sağlıklı kiloyu korumak sağlıklı ve uzun yaşam için önemli.</p>
<p><strong>Bağırsak sağlığınıza önem verin</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can</strong>, “Dengeli bir bağırsak mikrobiyomu, bağışıklık sistemini destekler, kronik iltihabı azaltır ve telomer kısalmasını yavaşlatmaya katkı sağlayabilir. Sağlıklı bir mikrobiyota için mevsiminde, liften zengin sebze ve meyveler, fermente gıdalar (yoğurt, kefir, turşu gibi) ve tam tahıllar tüketilmesi önerilir” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizli-yasliliginizin-sorumlusu-onlar-mi-565998">Hızlı Yaşlılığınızın Sorumlusu Onlar mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri Yaş Egzersiz Programıyla güvenli yaşlanma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ileri-yas-egzersiz-programiyla-guvenli-yaslanma-396905</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Aug 2023 12:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[programıyla]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir’in Hayatın İçindeyim Projesi Sağlıklı Yaşam Kulübüne katılanlar Egzersiz Programı ve Sağlıklı Yaş Alma Eğitimleriyle güvenle yaşlanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-yas-egzersiz-programiyla-guvenli-yaslanma-396905">İleri Yaş Egzersiz Programıyla güvenli yaşlanma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi fiziki ve zihni bütünlüğü olan, öz bakım ihtiyaçlarını karşılayabilen, yaş almış bireylere sosyal ve kişisel gelişim desteği hizmeti sunmak amacıyla faaliyetler gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu hizmetlerden biri olan ‘Hayatın İçindeyim Projesi’ Sağlıklı Yaşam Kulübü içerisinde ileri yaş egzersizi ve sağlıklı yaş alma eğitimleri veriliyor.</p>
<p><b>4 HAFTA SÜRECEK</b></p>
<p>İzmit Sekapark ve Darıca Millet Bahçesinde gerçekleşen program dört hafta sürecek. Hayatın İçindeyim Projesi Sağlıklı Yaşam Kulübü içerisinde yaş almış bireylerin katıldığı programın 1. haftasında Büyükşehir Belediyesi Anne Şehir Fizyoterapisti eşliğinde vücut ve duruş taraması, eğitim ve egzersiz; 2. hafta Büyükşehir Belediyesi Anne Şehir Diyetisyeni tarafından Sağlıklı Beslenme önerileri ve egzersiz; 3. hafta hafızanın güçlenmesinde büyük önem taşıyan, Türk zekâ ve strateji oyunu mangala ve bulmaca türünden oyunların oynanması ve egzersiz; son haftada ise sanatsal atölye çalışmaları ve egzersiz planlaması yapıldı.</p>
<p> </p>
<p><b>‘’EŞİMLE KATILDIM ÇOK MEMNUN KALDIM’’</b></p>
<p>Büyükşehir’in hazırlamış olduğu yaş almış beylere ve bayanlara yapılan spor etkinliğine eşi Hüseyin Bey ile katıldığını ifade eden Münire Türkücüoğlu, ‘’Çok memnun kaldım. Hatta bazı arkadaşlarımı da davet ettim. Onlar da geldiler. Gayet güzel bir organizasyon. Ekip de güzel, insanlarla tek tek ilgileniyorlar. Devamını diliyoruz’’ dedi. Vücut taramasının da yapıldığını aktaran Türkücüoğlu, ‘’Beylerin ve bayanların vücudundaki yağ oranı, kas oranı, kilosu, boyunu bile taramadan geçirdiler. Bizleri ayrıca memnun etti. Çok verimliydi. Çok teşekkür ediyorum’’ ifadesini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><b>‘’EVE GİDİNCE AYNISI YAPIYORUM’’</b></p>
<p>İleri yaş egzersizlerine katılım sağlayan İrfan Günay de, ‘’Yağlarımız eriyor, ölçümler yapıldı ve sonuçların normal olduğunu söylediler. Bu beni çok mutlu etti. İlginiz ayrıca beni çok memnun etti. 74 yaşına geldim. En çok değer verdiğim bana gösterilen sevgi, saygı. Karşılığını da vermeyi çalışıyorum. Egzersizin yanında burada eğitim de alıyoruz ufkumuz gelişiyor.  Egzersizleri öğreniyoruz ve eve gidince aynısı yapıyorum. Çok mutlu oluyorum.  Kocaeli Büyükşehir Belediyesine göstermiş oldukları muhabbet için çok teşekkür ederim’’ şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><b>GÜVENLİ YAŞLANIN!</b></p>
<p>İleri yaşa bağlı olarak yaşlılarda bir takım fizyolojik değişiklikler meydana geliyor. Bu değişiklikler bireyin günlük yaşamını, çalışma hayatını, bağımlılık durumunu ve çevresi ile olan iletişimini etkiliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü yaş almış vatandaşlara akademisyenlerin sunumu ile söyleşiler, ileri yaş egzersizleri, sağlıklı yaş alma ve sosyokültürel faaliyetler gerçekleştiriyor.</p>
<p> </p>
<p><b>HAYATIN İÇİNDEYİM PROJESİ</b></p>
<p>Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren “Hayatın İçindeyim” projesi ile yaş almış vatandaşların sosyal hayattan kopmadan keyifli vakit geçirebilecekleri etkinlikler düzenleniyor. Aktif ve mutlu yaş almalarını sağlamak amacıyla başlatılan “Hayatın İçindeyim” projesine yer alan faaliyetlerden faydalanmak için ebelediye.kocaeli.bel.tr/SosyalHizmetler/HayatinIcinden adresinden başvuru yapılabilir veya Büyükşehir Belediyesine ait 153 Çağrı Merkezinden konu ile ilgili detaylı bilgi alınabilir.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ileri-yas-egzersiz-programiyla-guvenli-yaslanma-396905">İleri Yaş Egzersiz Programıyla güvenli yaşlanma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da Sağlıklı Yaşlanma Oyunları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-saglikli-yaslanma-oyunlari-364653</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 09:12:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çankayada]]></category>
		<category><![CDATA[oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364653</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesinin yaş almış vatandaşlara yönelik kültürel ve sosyal hizmet verdiği Baharevleri, Alzheimer ve demanstan korunmaya yönelik etkinlikler düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-saglikli-yaslanma-oyunlari-364653">Çankaya&#8217;da Sağlıklı Yaşlanma Oyunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesinin yaş almış vatandaşlara yönelik kültürel ve sosyal hizmet verdiği Baharevleri, Alzheimer ve demanstan korunmaya yönelik etkinlikler düzenliyor. Koordinasyon ve fiziksel kondisyon oyunları, ritim terapisi, hafıza ve refleks oyunları ile Baharevi sakinlerinin hafızalarını güçlü tutacak etkinlikler yapıldı.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesinin yaş almış vatandaşlara yönelik etkinlikleri sürüyor.<b> </b>Cebeci, Sokullu, Ayrancı, Mutlukent ve Çayyolu Baharevlerinde Senyorapp iş birliğinde Alzheimer ve demanstan korunmaya yönelik etkinliklerin yanı sıra oyunlarla hafıza güçlendirme çalışmaları da yapılıyor.</p>
<p>Cebeci Baharevi’nde düzenlenen ritim terapisti eşliğinde ve farklı dijital materyaller ile hafıza oyunu, refleks oyunu etkinliklerinin yanı sıra koordinasyon ve fiziksel kondisyon oyunları da yaşlı bireylerin hafızalarını güçlü tutmalarına katkı sağladı. Etkinliklerde keyifli vakit geçiren Çankayalılar, Alzheimer ve demanstan korunma yöntemleri hakkında bilgi aldı.   </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-saglikli-yaslanma-oyunlari-364653">Çankaya&#8217;da Sağlıklı Yaşlanma Oyunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda Aktif Yaşlanma Bilgilendirme Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslilara-saygi-haftasinda-aktif-yaslanma-bilgilendirme-semineri-360515</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 12:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[haftasında]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360515</guid>

					<description><![CDATA[<p>18 – 24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası’nda ileri yaş hastalarına “Sağlıklı ve Aktif Yaşlanmak Mümkün!” çağrısında bulunan Zeytinburnu Belediyesi Aile Kadın Destekleme ve Engelliler Merkezi (AKDEM), Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile birlikte düzenledi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilara-saygi-haftasinda-aktif-yaslanma-bilgilendirme-semineri-360515">&#8216;Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda Aktif Yaşlanma Bilgilendirme Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>18 – 24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası’nda ileri yaş hastalarına “Sağlıklı ve Aktif Yaşlanmak Mümkün!” çağrısında bulunan Zeytinburnu Belediyesi Aile Kadın Destekleme ve Engelliler Merkezi (AKDEM), Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile birlikte düzenlediği “Aktif Yaşlanma Bilgilendirme Semineri”yle yaşlılıkta sağlığı korumanın etkin yollarını anlattı.</strong></em></p>
<p>Zeytinburnu Belediyesi Aile Kadın Destekleme ve Engelliler Merkezi (AKDEM), kurulduğu günden bu yana yaşlı, engelli, bakıma muhtaç, yalnız ve tüm dezavantajlı bireylerin toplumsal yaşamdan kopmadan; sağlıklı, kendi kendine yetebilen bireyler olarak yaşamlarına devam etmelerini amaçlıyor. Bu nedenle “Hayata yıl değil yıllara hayat katmak” düşüncesiyle yaşlı bireyleri fiziksel, zihinsel, sosyal aktiviteler ile destekleyerek onların yaşam kalitesini yükselterek daha sağlıklı yaş almalarını ve daha mutlu birey olmaları için çalışıyor. Daha önceki birçok çalışmada yaşlılar ile bir araya gelerek atölye çalışmaları, ısınma oyunları, bisiklet sürme, nefes egzersizleri, çiçek ve bitki dikimi, bulmaca çözme, sanatsal faaliyetler gibi etkinliklere ev sahipliği yapan AKDEM, 18-24- Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında “Sağlıklı ve Aktif Yaşlanmak Mümkün!” düşüncesiyle tekrar yaşlı hastalarıyla bir araya geldi.</p>
<p>AKDEM’in Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile birlikte yürüttüğü programda; Yaşlılık sürecinde fiziksel aktivite, beslenme, sağlık kontrolleri ve çevresel düzenlemelerin öneminin anlatıldığı &#8220;Aktif Yaşlanma Bilgilendirme Semineri&#8221; düzenlendi. Aktif Yaşlanma Bilgilendirme Semineri’nde yaşlılık ve fiziksel aktivite ile ilgili bilgilendirmeleri Prof. Dr. Arzu Razak Özdinçler yaparken, yaşlılık ve beslenmeyle ilgili Dr. Merve Savıcı, yaşlılıkta sağlık kontrolleri hakkında Dr. Ayşe Yıldız ve yaşlılıkta güvenli çevre ile ilgili bilgileri ise Öğretim Görevlisi Remziye Akarsu verdi.</p>
<p>Program sonrasında ise katılımcılara ücretsiz olarak kan şekeri, tansiyon, boy ve kilo ölçümü, denge ve ayak analizi yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilara-saygi-haftasinda-aktif-yaslanma-bilgilendirme-semineri-360515">&#8216;Yaşlılara Saygı Haftası&#8217;nda Aktif Yaşlanma Bilgilendirme Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
