<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşına | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yasina/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasina</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Feb 2026 07:33:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>yaşına | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasina</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den gebelikten 3 yaşına kadar ücretsiz sağlık ve eğitim desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-gebelikten-3-yasina-kadar-ucretsiz-saglik-ve-egitim-destegi-610209</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikten]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610209</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı ile anne adayları ve 0-3 yaş arası çocuklar ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar ücretsiz destek alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-gebelikten-3-yasina-kadar-ucretsiz-saglik-ve-egitim-destegi-610209">Büyükşehir&#8217;den gebelikten 3 yaşına kadar ücretsiz sağlık ve eğitim desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı ile anne adayları ve 0-3 yaş arası çocuklar ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar ücretsiz destek alıyor. Program, dezavantajlı bölgelerden başlayarak tüm İzmir’e yayılıyor.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi Programı kapsamında gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar ev ziyaretleri yapılıyor, 13-36 ay döneminde de oyun grupları düzenleniyor. Ayrıca eğitim seminerleri ve temel mesajlar atölyeleri gerçekleştiriliyor. İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamındaki hizmetlere emzirme danışmanlığı, ilk yardım ve ağız-diş sağlığı eğitimleri de eklendi. Çocuğun gelişiminin en hızlı olduğu bu kritik dönemde ailelerin yanında yer almayı amaçlayan programa başvuru için 153 Hemşehri İletişim Hattı aranabiliyor. </p>
<p><strong>Hizmet ağı genişleyecek</strong></p>
<p>Program hakkında bilgi veren Sağlık Eğitimleri Şube Müdürü Banu Erdal, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla sağlık alanında daha fazla hizmet sağlanması amacıyla İzmir 95 Programı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na devredildi. Gebeliğin 7. ayından itibaren başlayan ve 0-12 aya kadar ayda iki kez ev ziyaretiyle devam eden, 13-36 ay döneminde oyun gruplarının yapıldığı, seminerler ve temel mesajlar atölyeleri gibi desteklerle beslenen projenin sağlık ayağını güçlendirdik. Programa ilk yardım, ağız diş sağlığı gibi eğitimler ekleniyor. Emzirme danışmanlığı hizmetimizde de hemşire sayısını birden beşe yükseltmeyi hedefliyoruz. 0-12 ay ev ziyaretlerini öncelikli olarak dezavantajlı altı bölgede gerçekleştiriyoruz ancak süreç içinde tüm İzmir’de hizmet vereceğiz. 13-36 ay oyun grupları, emzirme danışmanlığı, seminerler ve temel mesajlar atölyelerini ise 30 ilçemizde gerçekleştiriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı olarak İzmir 95 Programı’nı daha kapsamlı faaliyetlerle devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi. </p>
<p><strong>İlk mezuniyet belgeleri Büyükşehir’den</strong></p>
<p>Programın ekibinde yer alan klinik psikolog Berke Özkanoğlu ise “İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı düşüncesinden yola çıkarak hem 0-3 yaş arası çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek hem de gebelikten başlayarak annelerin ve genel anlamda ebeveynlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kentin farklı bölgelerinde hizmetlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. Doğum öncesi 7, 8 ve 9. aylarda üç defa ve doğumdan sonra iki haftada bir olmak üzere bebek bir yaşına gelene kadar toplamda 27 defa aile ile görüşüldüğünü kaydeden Özkanoğlu, program kapsamında anne ve bebek ilişkisini destekleyici çalışmalar yaptıklarını, kitap ve oyunlarla eğitimler verildiğini, emzirme danışmanlığı ile de ev ziyareti hizmetini desteklediklerini söyledi. Ev ziyaretlerinin Konak, Karabağlar, Buca, Bayraklı, Bornova ve Çiğli olmak üzere altı pilot bölgede aktif olarak sürdüğünü ifade eden Özkanoğlu, “0-12 ay ev ziyareti temelli ebeveyn rehberliği programı bitiminde katılım sertifikaları veriyoruz. Bebeklerin ilk mezuniyet belgeleri, bir yaşına geldiklerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden verilmiş oluyor” dedi.</p>
<p><strong>“Her zaman yanlarındayız”</strong></p>
<p>13-36 ay merkez temelli ebeveyn rehberliği programını da ayda bir kez tüm ilçelerde bakım verenler ve çocukları davet ederek gerçekleştirdiklerini dile getiren Özkanoğlu, şu bilgileri verdi: “Bu programda da annenin ve bakım verenlerinin sosyalleşmesi, bebeklerin akranlarıyla iletişimini desteklemeyi amaçlıyoruz. Ayrıca 0-3 yaş bakım verenlere tüm ilçelerde seminerler ve ‘Onunla Okuyun’, ‘Birlikte Oyun Oynayın’, “Onunla Konuşun”, ‘Kendinize İyi Bakın’, ‘Sayın, Eşleştirin, Sıralayın’, ‘Sevginizi Gösterin’ gibi temel mesajlar atölyeleri düzenliyoruz. İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi olarak hem annelerin hem bakım verenlerin hem de çocukların her zaman yanındayız.”</p>
<p><strong>“Bize aile oldular”</strong></p>
<p>Gebeliğinin 7. ayından bu yana ekiplerin ev ziyaretinde bulunduğu 7 aylık İsa Murat Korkunç’un annesi Meryem Korkunç, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ev ziyaretleri yapılıyor. Çok memnunum, bütün annelere tavsiye ederim. Bize bir aile oldular. Bilmediğim çok şey öğrendim. Bebeğin durumunu, gelişimini soruyorlar. Beni de soruyorlar, psikolojik olarak kendime geldim ve toparlandım. Çünkü anladım ki anne olarak kendimi de düşünmem lazımmış” sözlerine yer verdi. </p>
<p><strong>“Eğitimler bize de iyi geliyor”</strong></p>
<p>Temel mesaj atölyelerine katılan Şükran Dağ, “Eğitimler güzel geçiyor, güzel bilgiler öğreniyoruz. Çocuklarla ilgili neler yapmamız gerektiğini söylüyorlar, memnunuz. Eğitimler bize de iyi geliyor. İlk kez katıldım, bir daha gelmek isterim” derken, Narin Ülker de “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin etkinliklerinden çok memnunum. Teşekkür ediyoruz. Burada çocuklarla oyun oynama, çocuk eğitimi, anne sağlığı gibi konularda çok şey öğrendim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun ortalama boyu kabul edilen 95 santimetreden dolayı adı İzmir 95 olan program, hem çocukların hem de ebeveynler ile diğer bakım verenlerin iyi olma halini çok yönlü olarak destekliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-gebelikten-3-yasina-kadar-ucretsiz-saglik-ve-egitim-destegi-610209">Büyükşehir&#8217;den gebelikten 3 yaşına kadar ücretsiz sağlık ve eğitim desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 12:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ercan]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Varlıbaş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[varlıbaş]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaklaşık 2,7 milyon metrekare alanda ve 4,5 milyar dolar yatırımla kurulan Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825">Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık <strong>2,7 milyon metrekare</strong> alanda ve <strong>4,5 milyar dolar yatırımla</strong> kurulan <strong>Biyoteknoloji Vadisi</strong>, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor. Araştırma, üretim, girişimcilik ve sanayi iş birliğini aynı yapıda bir araya getiren vadi; ulusal biyoteknoloji kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr.<strong> Ercan Varlıbaş</strong>, Türkiye’nin ekonomik büyüklükte 22., biyoteknolojide ise 48. sırada olduğuna dikkat çekerek, “Bu tabloyu değiştirmek için Türkiye’yi 10 yıl içinde biyoteknolojide ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p>Varlıbaş, vadinin yalnızca üretim ve Ar-Ge alanı değil, ulusal inovasyon politikalarının hayata geçirileceği bütünleşik bir ekosistem olduğunu vurguladı. “Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim temelli büyüme sürecine yön verecek. Yerli ve yabancı yatırımcılarla ekosistemi güçlendirerek bilimi toplumsal yaşamın ana damarına taşımayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Projenin hedefleri arasında 20 bin istihdam, 15 milyar dolarlık ihracat ve 300 start-up’ın desteklenmesi bulunuyor.</p>
<p><strong>“BİYOTEKNOLOJİ ZENGİNLİK, SAĞLIK VE UZUN ÖMÜR DEMEK”</strong></p>
<p>Türkiye ve dünyadan bilim insanlarının katıldığı 2. Uluslararası Sürdürülebilirlik için Biyoteknoloji Çözümleri Kongresi (Biotech4SUS), Gebze Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan Dr. Ercan Varlıbaş, biyoteknolojiyi “zenginlik, sağlık ve uzun ömür” kavramlarıyla tanımladı.</p>
<p>Varlıbaş, biyoteknolojinin yalnızca bir bilim alanı değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın lokomotifi olduğunu belirterek, “Dünyada resmi kayıtlara göre 122 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Biyoteknoloji, sağlıklı ve stressiz yaşam süresini uzatmayı mümkün kılıyor” dedi.</p>
<p>Biyoteknolojinin tarım, sağlık, gıda ve hayvancılık gibi stratejik sektörlerde dönüştürücü etki yaratacağını vurgulayan Varlıbaş, “Bu alan, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme stratejisinde kilit rol üstlenecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“BİYOTEKNOLOJİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN KALBİDİR”</strong></p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki atılımının artık yalnızca sanayi ölçeğinde değil, bir bilim politikası ekseninde ilerlediğini vurgulayarak, “Biyoteknoloji doğayı kopyalayan değil, doğayla iş birliği yapan bir bilimdir. Bugün iklim değişikliği, gıda güvenliği, sağlık ve enerji verimliliği gibi konuların tümünde çözümün adresi biyoteknolojidir. BİYOSAD olarak kamu, sanayi ve üniversiteleri aynı masada buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca üretmek değil; bilimin etik, çevreci ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesini sağlamak. Türkiye’yi yalnızca biyoteknolojik ürünlerde değil, bilimsel kalite ve sürdürülebilirlikte de bir referans ülke haline getirmeye kararlıyız.” İfadelerini kullandı.  </p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş konuşmasında ayrıca Biyoteknoloji Vadisi’nin yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de etki yaratmayı hedeflediğine dikkat çekti. Dr. Varlıbaş, “Türkiye artık bu alanda aktif rol alıyor. Kore ve Tayvan’da temaslarımız oldu, Boston’da iki kongreye katıldık. Gelecek yıl San Diego’da Türkiye Pavilyonu’nu kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Sağlık ve Ticaret Bakanlıkları da bizimle olacak” dedi.</p>
<p><strong>“YERLİ İLAÇ TÜRKİYE’NİN BİLİMSEL BAĞIMSIZLIĞI AÇISINDAN KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASI”</strong></p>
<p>Yerli biyoteknolojik ilaç üretiminde Türkiye’nin geldiği noktanın önemine dikkat çeken Dr. Ercan Varlıbaş,” 5 yıl önce İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile başlatılan, VSY Biotechnology tarafından fonlanan yeni biyoteknolojik ilaç molekülü projesinin laboratuvar aşamalarında başarılı sonuçlara ulaştı. Molekülümüz izole edildi, tanımlandı ve ön klinik testlerde güvenilirlik ve etkinlik açısından son derece umut verici sonuçlar verdi. İnsan fazı klinik çalışmalar da olumlu sonuçlanırsa, üretimi Biyoteknoloji Vadisi’nde gerçekleştireceğiz. Kendi molekülünü geliştiren bir ülke yalnızca sağlıkta değil, bilimde de bağımsız olur. Bizim hedefimiz, Türkiye’yi ilacını geliştiren, teknolojisini üreten ve bilgisini ihraç eden bir ülke haline getirmek. Bu süreç Türkiye’nin bilimsel bağımsızlığı açısından kritik bir dönüm noktası olacaktır” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825">Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocuga-10-yasina-kadar-butce-yonetimi-ogretilmeli-587759</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[haz]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[Tatmin]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, paranın psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocuga-10-yasina-kadar-butce-yonetimi-ogretilmeli-587759">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, paranın psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>İlk duygu korku, ilk ihtiyaç sığınma</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın en temel motivasyonunun “iyi hissetme arzusu” olduğunu belirterek, “İnsanın iyi hissetme ihtiyacı biyolojik bir dürtüdür. Bir çocuk anne karnından dünyaya geldiğinde ilk hissettiği duygu korkudur. Çünkü anne karnı konforlu bir ortamdır, her şey hazırdır. Ama dünyaya çıkar çıkmaz soğuk bir hava gelir ve bebek ağlar. İlk tepki korkudur. Ardından sığınma ihtiyacı doğar. Anne kokusu bile çocuğu rahatlatır. Yani insan hayatı, daha ilk andan itibaren iyi hissetme ve sığınma ihtiyacı üzerine kuruludur.” dedi.</p>
<p><strong>Beynin ödül sistemi kısa vadeli haz üretiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, beynin ödül mekanizmasının dopamin üzerinden çalıştığını ifade ederek, “Beyindeki ödül sistemi dopamin döngüsüyle çalışır. Tüm bağımlılıklar, sanal alışkanlıklar bu mekanizmayı kullanır. Dopamin kısa vadeli haz verir ama uzun vadeli tatmin sağlamaz. Arzu ve ihtiyaç giderme ile uzun vadeli tatmin aynı şey değildir. İnsan anlık mutlulukla yetinmemeli, uzun vadeli anlam arayışıyla iyi hissetmeyi başarmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Psikolojik kaynak yönetimi şart</strong></p>
<p>İyi hissetmenin bir strateji gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bir insan kendini sadece ‘şu anda iyi hissediyorum’ diye kandırmamalı. 5-10 yıl sonra da iyi hissetmek için zihinsel yatırım yapmalı. Bunun için amaç belirlemek, yol haritası çıkarmak gerekir. Nasıl parasal kaynak yönetiliyorsa, insanın da psikolojik sermayesi vardır. Duygusal, sosyal ve manevi birikimler… Bunları da akıllıca yönetmek gerekir. İnsan bilinçli bir varlıktır; yalnız kendilik bilinci değil, çevre, dünya, evren ve Tanrı bilincine sahiptir. Bu bilinçle kaynaklarını yöneten kişi fark oluşturur.”</p>
<p><strong>Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli</strong></p>
<p>Psikolojik dayanıklılığın küçük yaşta geliştirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan,</p>
<p>“Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli. 10 yaşından sonra geç kalınır. Çocuk istediği her şeyi hemen elde etmemeli. Ödevini yapınca çikolata vermek, beklemeyi öğretmek gerekir. Bu, doyum erteleme becerisini kazandırır. Doyum erteleme, dopaminin sürdürülebilir salgılanmasını sağlar, çocuk dayanıklılık eğitimi alır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ailelerin sık yaptığı hataya da dikkat çekerek, “Çocuk ağlayınca istediğini hemen vermek anne babanın egosunu tatmin eder ama çocuğun hiçbir şey öğrenmesini sağlamaz. Çocuk ihtiyaç ve istek ayrımını öğrenmez. Bu da ileride bağımlılık riskini artırır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kredi kartı somut haz verir, borcu unutturur</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günümüz tüketim alışkanlıklarını değerlendirerek bireylerin para, haz ve ilişkilerle olan bağlarını ele aldı. Tarhan, çocukluktan itibaren öğrenilmesi gereken “doyum erteleme” becerisinin hem finansal hem de duygusal sermaye yönetiminde kritik olduğunu vurguladı.</p>
<p>Günümüz insanının çoğunlukla somut hazza yöneldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan somut hazla soyut tatminin ayrımını yapamıyor. Kredi kartıyla alışveriş yapıyorsun, o anda paranın çıkışını hissetmiyorsun. Anlık bir haz yaşanıyor ama ilerideki borç düşünülmüyor. Halbuki kişi soyut tatmini öğrenirse, yani bugünkü harcamayı erteleyip gelecekteki hedefi için biriktirirse, somut duygular yerine soyut duygularını yönetmeyi başarır. Somut haz dopaminle, soyut tatmin serotoninle ilgilidir.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuk sadece mutlu edilmez, hayata hazırlanır</strong></p>
<p>Çocukların finansal bilinç kazanmasının erken yaşta başlaması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Çocuğa küçük yaştan bütçe yönetimi öğretilmeli. Kolay elde etmemeli, isteklerini ertelemeyi öğrenmeli. Anne babaların ‘çocuğumdan daha mı önemli’ diyerek her dediğini yapması en büyük hatadır. Çocuk mutlu edilmek için değil, hayata hazırlanmak için yetiştirilir. Anne baba olmadığında da kendi gemisinin kaptanı olabilmeli.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocukların marka ve statü tuzaklarına kolay düşebildiğini belirterek, paranın yalnızca bir takas aracı değil aynı zamanda bir psikolojik sembol olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Ticarette en büyük sermaye güvendir</strong></p>
<p>Güvenin hem insan ilişkilerinde hem de iş dünyasında temel sermaye olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ticarette en büyük sermaye güvendir. Açık, şeffaf ve hesap verebilir olan kişi ya da kurumlar sürdürülebilir başarı sağlar. Güven kayboldu mu, her şey kaybolur.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İhtiyaç olmayan şeyi arzuluyorsak yanlış yoldayız</strong></p>
<p>Para harcama alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Birincisi, ihtiyacım olmayan şeyi mi arzuluyorum? İkincisi, sahip olduklarımla tatmin oluyor muyum? Bu sorulara ‘hayır’ cevabı çıkıyorsa kişi yanlış yoldadır. İhtiyaç dışı harcama suçluluk doğurur, tatminsizlik ise sürekli daha fazlasını istemeye sürükler. Bu durum alışveriş bağımlılığına kadar gider.” dedi.</p>
<p><strong>Para, kişiye özgürlük duygusu verir</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yeterli gelir elde eden insanların özgür hissettiğini ifade ederek, “Başarılı hissetmek, güçlü hissetmek, statü sahibi olduğunu hissetmek için para insana özgürleşme hissi verir. Kişi temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa, kimseye muhtaç olmuyorsa özgür hisseder. Ama borçlanarak yaşamaya başlarsa bu kez kaybetme korkusu hayatını esir alır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Patolojik cimrilik korkuların ürünü</strong></p>
<p>Parayla ilişkinin psikolojik boyutunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Öyle insanlar vardır ki evde buzdolabının fişini çeker, çocuğun sütünden, bezinden bile tasarruf eder. Bu artık patolojik cimriliktir. Böyle bir ilişki, korkuların baskın olduğu bir para ilişkisidir. Parayla olan ilişkimiz insanın hayatla olan ilişkisinin bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bazı insanlar parayı kartvizit gibi görür</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bazı kişilerin zenginliği bir güç gösterisi aracı olarak kullandığını söyleyerek, “Bazı insanlar parayı kartvizit gibi görür. Büyük arabalarla görünürler, gösterişli yaşarlar ama aslında borç içindedirler. ‘Yıkılmadım, ayaktayım’ mesajı vermek için yaşarlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Osmanlı’nın son döneminde yapılan Dolmabahçe Sarayı’nı yanlış yatırım anlayışına örnek veren Prof. Dr. Tarhan, “1850’lerde Osmanlı büyük borçlar aldı. Ama bu borçlarla geri dönüşü olmayan Dolmabahçe Sarayı yapıldı. O dönemde altınla yapılan bu yatırım, bugünkü hesapla Avrasya Tüneli kadar değerliydi. Sırf ‘yıkılmadık ayaktayız’ mesajı vermek için yapılan bu saray, Osmanlı’nın çöküşünü hızlandırdı.” dedi.</p>
<p><strong>Para, hayatın merkezinde değil; araç olmalı</strong></p>
<p>Paranın bir güç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, ancak yaşamın merkezine oturduğunda insanı esir alacağını vurguladı ve “Para bizi özgürleştiren bir güç olabilir ama hayatın merkezinde olmamalı. Araç olmalı, kolaylaştırmalı, kimseye muhtaç etmemeli. Ama açık pozisyonlarla borçlanarak yaşayan bir kişi uykularını kaybeder, tüm birikimlerini riske atar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Şirketlerde bütçe yönetimine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Bağımsız denetçiler şirketlerin israf edip etmediğini kontrol eder. Çünkü tasarruf ve verimlilik esastır. Verimlilik işi doğru yapmaktır, etkinlik ise doğru işi yapmaktır. Eğer bunlar yoksa kaynaklar israf edilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Ekonominin Fransızca kökenli ve tasarruf anlamını taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ama Arapçadaki ‘iktisat’ maksat kökünden gelir. Yani önce hedefini belirle, sonra harcama yap. Hedefi olmayan kişi açgözlü yatırımlar yapar, parayı pusula gibi yanlış kullanır.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, zenginliğin tanımını da yaparak, “Zengin, çok şeye sahip olan değil; az şeye ihtiyaç duyan insandır. İnsan sahip olduklarıyla tatmin olabiliyorsa zengindir. Sahip olduklarıyla tatmin olmayan kişi ne kadar çok kazanırsa kazansın yoksulluk hissinden kurtulamaz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yüksek güvenli toplumlar büyür</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yatırım ortamının güvenle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizerek, “Francis Fukuyama’nın da belirttiği gibi yüksek güvenli toplumlar geleceği öngörebilir. Özgürlüklerin olduğu yerde insanlar yatırımlarını uzun vadeli yapar, sistem büyür. Ama düşük güvenli toplumlar kaynaklarını savunmaya, sığınak yapmaya harcar. Bu da israftır.” diye konuştu.</p>
<p>Ekonomik krizlere hazırlık için bireylerin ve kurumların risk analizine önem vermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Biz genelde kriz çıktığında yönetiyoruz ama risk analizi yapmıyoruz. Oysa risk analizi sayesinde kriz çıkmadan önlem alınabilir. Bu hem bireysel hem de toplumsal ölçekte hayati önem taşır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocuga-10-yasina-kadar-butce-yonetimi-ogretilmeli-587759">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz tembelliği 12 yaşına kadar tedavi edilmezse!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goz-tembelligi-12-yasina-kadar-tedavi-edilmezse-573536</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 08:22:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[edilmezse]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Tembelliği]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tembelliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların okul başarısından konsantrasyon bozukluğuna sosyal ilişkilerinden ileride meslek seçimine dek pek çok soruna yol açan görme sorunlarına karşı, anne-babaların gözlerini dört açmaları gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-tembelligi-12-yasina-kadar-tedavi-edilmezse-573536">Göz tembelliği 12 yaşına kadar tedavi edilmezse!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların okul başarısından konsantrasyon bozukluğuna sosyal ilişkilerinden ileride meslek seçimine dek pek çok soruna yol açan görme sorunlarına karşı, anne-babaların gözlerini dört açmaları gerekiyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Esgin</strong> “Çocuklarda görme sorunları erkenden tespit edilip tedavi edilmelidir. Aksi taktirde zamanla gelişen göz tembelliğine bağlı kalıcı görme azlıkları oluşabilir” diyor. Bazı belirtilerin evde ebeveynleri, okulda da öğretmenleri alarma geçirmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Esgin, göz hastalıklarının sinyallerini veren 5 kritik ipucunu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Çocuklarının üzerine titreyen, en küçük bir sorunda çocuk doktoruna başvuran pek çok anne baba, göz muayenesi söz konusu olduğunda ise bunu ihmal edebiliyor. Oysa bazı göz hastalıkları hiçbir belirti vermeden ilerleyerek çocuğun eğitim hayatından sosyal ilişkilerine hatta meslek seçimine dek birçok soruna yol açabiliyor. Günümüzde yaygın görülen göz tembelliği de sinsice gelişen hastalıkların başında geliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Esgin</strong> “Çocuklarda görme azlığı erkenden tespit edilip tedavi edilmelidir. Aksi taktirde zamanla gelişen göz tembelliğine bağlı kalıcı görme azlıkları oluşabilir” uyarısında bulunuyor. Göz tembelliğinin ancak muayene sırasında anlaşılabildiğini belirten Prof. Dr. Esgin “Göz tembelliği tek gözde veya iki gözde gelişebilir. Tembellik olan gözde görüntülerin yeterince ayrıştırılamaması ve iç içe geçmesi sonucu keskin görememe söz konusudur. Tek taraflı göz tembelliğinin anlaşılabilmesi için, gözlerin ayrı ayrı kapatılarak kontrol edilmesi gerekir. Göz tembelliği iki gözde de varsa hastalar bazen herkesin kendileri gibi gördüğünü düşünerek bunun normal bir durum olduğunu düşünebiliyorlar” diyor.</p>
<p><strong>12 yaşına kadar tedavi şart!</strong></p>
<p>Göz tembelliğine yol açan nedenlerin başında gözde kaymalar (şaşılık) gelirken, doğumsal katarakt, göz kapağı düşüklükleri, gözde kaymalar ya da gözdeki numara bozuklukları da önemli rol oynuyor. 12 yaşına kadar göz tembelliğinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Haluk Esgin “Göz tembelliği 12 yaşına kadar tedavi edilmezse, beyindeki görme merkezi, her iki gözün de görme gücünü son durum olarak kabul eder ve bu yaştan sonra görmede herhangi bir artış sağlamak mümkün olmaz. Tanı ne kadar erken konursa tedaviden de o kadar hızlı cevap alınır. Ancak tedavi ile görme yüzde 100’e çıksa da göz tembelliği olan çocukların 12 yaşına kadar takip edilmeleri gerekir. Çünkü bazı çocuklarda bu düzelme sonradan tekrar kaybedilebilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Çocuğunuzda bu belirtiler var mı? 7 adımda test edin!</strong></p>
<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Esgin, evde ebeveynlerin, okulda da öğretmenlerin yapacağı basit gözlemlerin çocuğun göz sağlığı konusunda önemli ipuçları vereceğini belirterek, bu belirtileri şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li>Çocuğunuz evde televizyonu yakından izlemek için sürekli ekran önüne yaklaşıyor mu?</li>
<li>Gözlerini gün içerisinde sık ovuşturup kaşıyor mu?</li>
<li>Okulda sürekli yandaki arkadaşından bakarak not almaya mı çalışıyor?</li>
<li>Gözlerini sıklıkla kısarak mı bakıyor?</li>
<li>Göz kapağında düşüklük var mı?</li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Esgin, bu belirtilerden en az bir tanesinin olması durumunda mutlaka göz doktoruna başvurulması gerektiğini vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-tembelligi-12-yasina-kadar-tedavi-edilmezse-573536">Göz tembelliği 12 yaşına kadar tedavi edilmezse!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere Prensi George 12 yaşına basıyor, katı Kraliyet Protokolü başlıyor: Babası Prens William&#8217;dan ayrılmak zorunda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ingiltere-prensi-george-12-yasina-basiyor-kati-kraliyet-protokolu-basliyor-babasi-prens-williamdan-ayrilmak-zorunda-553063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 17:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılmak]]></category>
		<category><![CDATA[babası]]></category>
		<category><![CDATA[basıyor]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[george]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[katı]]></category>
		<category><![CDATA[kraliyet]]></category>
		<category><![CDATA[prens]]></category>
		<category><![CDATA[prensi]]></category>
		<category><![CDATA[protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[williamdan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<category><![CDATA[zorunda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553063</guid>

					<description><![CDATA[<p>22 Temmuz’da 12 yaşına basacak olan İngiltere Prensi George için kraliyet protokolüne dayalı yeni bir dönem başlıyor. Taht sıralamasında ikinci olan genç prens artık babasıyla aynı araçta seyahat edemeyecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ingiltere-prensi-george-12-yasina-basiyor-kati-kraliyet-protokolu-basliyor-babasi-prens-williamdan-ayrilmak-zorunda-553063">İngiltere Prensi George 12 yaşına basıyor, katı Kraliyet Protokolü başlıyor: Babası Prens William&#8217;dan ayrılmak zorunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İngiltere Kralı Charles&#8217;ın torunu ve Galler Prensi William’ın büyük oğlu <strong>Prens George</strong>, 22 Temmuz’da 12 yaşına girecek. Ancak bu doğum günü, sadece yeni bir yaş değil; aynı zamanda <strong>kraliyet protokolünde ciddi bir dönüm noktası</strong> anlamına geliyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>👑 12 yaş protokolü: Artık aynı araçta seyahat edemeyecekler</b></p>
</div>
<div>
<p>İngiliz Kraliyet Ailesi&#8217;nin uzun süredir uyguladığı kurallara göre, <strong>tahtın varisi ile ikinci sıradaki kişi</strong> 12 yaşından sonra aynı ulaşım aracını kullanamıyor. Bu kural, olası bir <strong>trafik veya hava yolu kazasında</strong> ülkenin geleceğinin aynı anda tehlikeye atılmaması amacıyla uygulanıyor.</p>
</div>
<div>
<p>Bu düzenleme çerçevesinde, Prens George artık babası Prens William ile birlikte <strong>uçak ya da resmi araçla</strong> seyahat edemeyecek. Bu durum, aile içi seyahat oyunlarını bile etkileyecek kadar pratik sonuçlar doğuruyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>✈️ Kraliyet tarihi kazalarla dolu</b></p>
</div>
<div>
<p>Bu tür katı önlemlerin kökeni, Kraliyet Ailesi&#8217;nin geçmişte yaşadığı <strong>ölümcül kazalara</strong> dayanıyor.</p>
</div>
<div>
<div>
<div>1997’de Prenses Diana bir araba kazasında hayatını kaybetmişti.</div>
<div>1937’de Prens Philip’in kız kardeşi Prenses Cecilie bir uçak kazasında ölmüştü.</div>
<div>1942’de Kral VI. George’un kardeşi Prens George bir uçak kazasında yaşamını yitirmişti.</div>
<div>1972’de ise Gloucester Prensi William benzer bir kazada hayatını kaybetmişti.</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Bu nedenle, Kraliyet Ailesi üyeleri için <strong>seyahat protokolleri</strong> son derece sıkı tutuluyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>✈️ Kraliyet pilotundan açıklama: “12 yaş kuralları kesin”</b></p>
</div>
<div>
<p>Kral Charles’ın eski pilotu Graham Laurie, OK! Magazine’e verdiği demeçte, bu kuralların 12 yaşından sonra kesinleştiğini belirtti:</p>
</div>
<div>
<p>“Prens William 12 yaşına geldiğinde, artık ailesiyle aynı uçakta seyahat etmedi. Kraliçe’nin özel izni olmadığı sürece birlikte uçmaları yasaktı.”</p>
</div>
<div>
<p><b>🧒 George, ergenliğe doğru ilerlerken kamuoyunun gözü üzerinde</b></p>
</div>
<div>
<p>Prens George, son dönemde özellikle spor etkinliklerinde babasıyla verdiği görüntülerle dikkat çekiyor. <strong>Wimbledon’daki kıyafetleri</strong> eleştirilmiş olsa da, babası William’ın <strong>Aston Villa sevgisini</strong> paylaşması kamuoyunda sempati toplamıştı.</p>
</div>
<div>
<p>Kardeşleri Prenses Charlotte ve Prens Louis ile olan ilişkisi de medyada ilgiyle takip ediliyor. Özellikle Louis’in Trooping the Colour törenindeki yaramazlıkları sırasında George&#8217;un &#8220;umursamaz ağabey&#8221; tavırları sosyal medyada çok konuşulmuştu.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ingiltere-prensi-george-12-yasina-basiyor-kati-kraliyet-protokolu-basliyor-babasi-prens-williamdan-ayrilmak-zorunda-553063">İngiltere Prensi George 12 yaşına basıyor, katı Kraliyet Protokolü başlıyor: Babası Prens William&#8217;dan ayrılmak zorunda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! 50 yaşına kadar 12 dişinizi kaybedebilirsiniz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-50-yasina-kadar-12-disinizi-kaybedebilirsiniz-430984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dişinizi]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kaybedebilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yetişkinlerin diş problemlerinin anlatıldığı televizyon reklamlarında genellikle 65 yaş üzeri oyuncular rol alır. Diş sorunlarının 65 yaşından sonra yoğunlaştığı doğrudur fakat birçok yetişkin için diş problemleri henüz 17 yaşında başlar. Hatta 50 yaşına kadar 12 dişinizi kaybedebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-50-yasina-kadar-12-disinizi-kaybedebilirsiniz-430984">Dikkat! 50 yaşına kadar 12 dişinizi kaybedebilirsiniz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yetişkinlerin diş problemlerinin anlatıldığı televizyon reklamlarında genellikle 65 yaş üzeri oyuncular rol alır. Diş sorunlarının 65 yaşından sonra yoğunlaştığı doğrudur fakat birçok yetişkin için diş problemleri henüz 17 yaşında başlar. Hatta 50 yaşına kadar 12 dişinizi kaybedebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Diş Hekimi Yunus Dener, yetişkinlerde sık rastlanan ama az bilinen diş kaybı problemi hakkında şu bilgileri verdi:</strong></p>
<p><strong>ÇOĞU YETİŞKİN DİŞLERİNİ KAYBETMEYE HANGİ YAŞTA BAŞLAR?</strong></p>
<p><strong>“Bir yetişkinin ortalama 32 dişi vardır. Yirmilik dişlerini çektirmek zorunda kalanlar 28 dişe sahiptir. Yetişkinlerin 50-64 ve 65-74 yaş arası dişlerini kaybetmeye başlaması beklenebilir. Ancak birçok yetişkin çok daha erken yaşlarda dişlerini kaybetmeye başlar. İlk kayıpların başlangıcı 17 yaşa kadar inebilmektedir. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, 50 yaşına gelindiğinde, Amerikalılar ortalama 12 diş kaybediyor (20 yaş dişleri dahil). Türkiye’de böyle bir istatistik yok ama ABD’deki bu veriler, yetişkinlerde erken yaşta diş kaybı problemlerinin boyutuna ışık tutması açısından çok önemli bir göstergedir.</strong></p>
<p><strong>YETİŞKİNLERİN DİŞLERİNİ KAYBETMEYE BAŞLAMALARININ 5 NEDENİ</strong></p>
<p><strong> TRAVMA: Trafik kazası, spor yaparken çene &#8211; baş bölgesine alacağınız şiddetli darbeler, dişlerinizin anında kırılmasına neden olabilir. </strong></p>
<p><strong>Yaşanan travmanın boyutuna göre, dişin kökü ve çevresindeki destekleyici kemik yapıları zarar görmediği sürece travmanın verdiği zarardan kurtulmak mümkündür. </strong></p>
<p><strong>Dişinizle gazoz şişesi açmak da travma nedenidir. Kırıklara, çatlaklara ve diş kaybına yol açabilir. Kabuklu gıdaları diş ile kırmaya çalışırken ya da kapak, ambalaj gibi şeyleri açmaya çalışırken yaşanan diş kayıpları sanılandan çok daha yaygın bir problemdir. </strong></p>
<p><strong> HASTALIK: Diş eti hastalığının yanı sıra diyabet, kanser, osteomiyelit ve otoimmün hastalıkları gibi kronik hastalıklar yetişkinlerin erken yaşta dişlerini kaybetmesine neden olabilmektedir.</strong></p>
<p><strong> DİŞ ETİ HASTALIĞI: Diş hijyeninin ısrarla ihmal edilmesinin bir sonucudur. Görmezden geldiğiniz küçük işaretler zamanla büyür ve kemiği yok ederek diş kaybına neden olur. Gevşek veya düşme eğilimli dişler, ağız kokusu, şişmiş diş etleri, diş eti hastalığının erken belirtisidir.</strong></p>
<p><strong> STRES: Stres çoğu zaman bruksizm olarak bilinen bir psikolojik süreçte dişleri sıkma veya gıcırdatma şeklinde kendini gösterir. Bir kişi uzun süreli stres ile bruksizm yaşamaya devam ederse, dişlerini aşındırabilir, çatlaklar oluşturarak diş yıkımını hızlandırabilir, hatta dişlerin basınç ile gevşeyip sallanır hale gelmesine neden olabilir.</strong></p>
<p><strong> HORMONLAR: Hormon seviyelerinizdeki dramatik dalgalanmalar dişlerinizi ve çenenizi etkileyebilir. Bunun en yaygın örnekleri kadınlarda hamilelik ve menopoz dönemlerinde görülür.</strong></p>
<p><strong> DİŞLERİMİZİN DÜŞMEMESİ İÇİN NE YAPABİLİRİZ?</strong></p>
<p><strong>Peki, dişlerimizin erken yaşlarda dökülmesini önleyebilir miyiz?</strong></p>
<p><strong>Diş Hekimi Yunus Dener dişlerimizin ömrünü uzatmak için neler yapabileceğimiz konusunda şu tavsiyelerde bulunuyor:</strong></p>
<p><strong> TEMİZLİK: Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş araları için diş ipi kullanmaya özen gösterin. </strong></p>
<p><strong>SU İÇİN: Düzenli su içmek ağzınızı nemli tutarak ağız kuruluğunu ve bakteri üremesini önler. Su, bağışıklık sisteminiz için harika bir savunmadır. </strong></p>
<p><strong>DÜZENLİ DİŞ HEKİMİ RANDEVULARI: Diş hekiminizi yılda en az iki kez ziyaret etmelisiniz. Düzenli randevular, olası sorunlara karşı diş hekiminizin sizi erken uyarmasını sağlayacaktır.</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-50-yasina-kadar-12-disinizi-kaybedebilirsiniz-430984">Dikkat! 50 yaşına kadar 12 dişinizi kaybedebilirsiniz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük Prens 80. yaşına özel sergisi ile Türkiye&#8217;de ilk kez Galataport İstanbul&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kucuk-prens-80-yasina-ozel-sergisi-ile-turkiyede-ilk-kez-galataport-istanbulda-388441</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jun 2023 11:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[galataport]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[prens]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Galataport İstanbul, Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve eserin 80. yılına özel kurgulanan Küçük Prens Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-prens-80-yasina-ozel-sergisi-ile-turkiyede-ilk-kez-galataport-istanbulda-388441">Küçük Prens 80. yaşına özel sergisi ile Türkiye&#8217;de ilk kez Galataport İstanbul&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Galataport İstanbul, Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve eserin 80. yılına özel kurgulanan Küçük Prens Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. Sergide ziyaretçiler, Antoine de Saint-Exupéry&#8217;nin dünyaca ünlü karakteri Küçük Prens’in yolculuğuna ilk defa bu kadar yakından eşlik etme fırsatı buluyor.</strong></em></p>
<p>Yaz aylarında Boğaz havasının keyfini çıkarmanın yanı sıra, kültür sanat, yeme içme durakları ve etkinlikleri ile çocuklu ailelerin uğrak noktası haline gelen Galataport İstanbul, yaz tatilinin başlaması ile birlikte çok özel bir sergiye de ev sahipliği yapıyor. Marketing Toys tarafından Türkiye’de ilk kez Galataport İstanbul’da düzenlenen, eserin 80. yılına özel hazırlanan Küçük Prens sergisi, ziyaretçilerine masalsı bir deneyim sunuyor. Sergi, özel kurgusuyla çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de hayal gücünü canlandırırken, kitapta yer alan hayata dair değerleri ve sevginin gücünü vurguluyor.</p>
<p><strong>Galataport İstanbul’da masalsı bir deneyim</strong></p>
<p>1943’te Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasının anlatıldığı Küçük Prens kitabı, ilk kez UV özel aydınlatma sistemi ve neon dekorları ile Galataport İstanbul’da masalsı bir sergiye dönüşüyor. Galataport İstanbul’un ziyaretçileri sergiye geldiklerinde dev güneşin altından geçerek Küçük Prens’in yıldızlarına hayallerini yazma ve yıldızlarını gökyüzündeki yerine yerleştirme imkanı bulacaklar. Hayal gücünün yansımalarını teknoloji ile buluşturan Galataport İstanbul Küçük Prens Sergisi’nde ziyaretçiler ayrıca; dev gül bahçesinden 3D gezegenlere, Tilki, animatronik yılan ve diğer karakterlere yakından temas edebilecekleri interaktif aktiviteler ve göz alıcı dekorlar ile masalın bir parçası olacaklar. Sergide daha küçük misafirler için dev top havuzu, Sihirbazlık Okulu ve aileler için özel bir kafe alanı da yer alacak.</p>
<p><strong>Galataport İstanbul Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Bali </strong>Küçük Prens Sergisi ile ilgili olarak şunları söyledi; “<strong>Tüm dünyada geniş bir hayran kitlesine sahip olan, bugüne kadar 505 farklı dil ve lehçede basılan Küçük Prens kitabının Türkiye’de ilk kez düzenlenen sergisine ev sahipliği yapıyoruz. Biz, Galataport İstanbul’da yerli ve yabancı misafirlerimizin aileleri ile unutulmaz deneyimler yaşamalarını sağlayan, çocuklara ilham veren aktiviteleri hayata geçirmeyi önemsiyoruz. Küçük Prens’i 80. yaşında burada ağırlamaktan dolayı çok heyecanlıyız. Çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de hayata dair önemli şeyleri hatırlatan eserin bu kapsamdaki ilk sergisini ziyaret etmek isteyen herkesi Galataport İstanbul‘a bekliyoruz.”</strong></p>
<p>Türkiye’de ilk kez Galataport İstanbul’da gerçekleşen Küçük Prens Sergisi’ni düzenleyen<strong> Marketing Toys adına konuşan Koray Özdemir </strong>ise sergiye dair şunları söyledi<strong>; “Küçük Prens, pek çoğumuz için çok önemli bir kitap hatta bir yaşam kılavuzu niteliğinde. Galataport İstanbul’un eşsiz mimarisi ve büyülü boğaz atmosferinde bu çok özel karakterin 80. yılında ilk kez düzenlenen sergisi ile ziyaretçilerle buluşması bizleri çok heyecanlandırıyor. Küçük Prens’in bizlere hatırlattığı asla kaybetmememiz gereken yaratıcılığı, hayal gücümüzü canlandıracak enstalasyonlar ve belirli aralıklarla yapılacak atölyeler ile sergi süresince ziyaretçilerimize sunacağız. Ayrıca Sihirbaz Okulu mağazamız ile de Avrupa’nın en büyük koleksiyon ve lisanslı ürünlerini de ziyaretçilerimizle buluşturacağız.”</strong></p>
<p>Galataport İstanbul’da 21 Haziran-31 Ekim 2023 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek sergi, haftanın her günü 11.00-21.00 saatleri arasında izlenebilecek. Sergi biletleri, Galataport İstanbul M Blok’taki sergi gişesinden ve Passo üzerinden temin edilebilecek.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Galataport İstanbul Hakkında: </u></strong></p>
<p>İstanbul’un kalbinde, Boğaz kenarında 1.2 km’ye sahip sahil şeridi boyunca yer alan Galataport İstanbul, erişilebilir ve düşük katlı yapıları, mahalle konseptinde tasarlanmış, bölgenin tarihi dokusuyla uyum içindeki mimarisi ile ziyaretçilerine “nefes alan” sağlıklı ve güvenli bir kültür sanat, alışveriş, yeme içme ve çalışma deneyimi sunuyor. Geçmişte pek çok farklı kültürü barındıran bir konumda yer alan Galataport İstanbul, Karaköy’ü yeniden şehrin ticaretinin kalbi haline getiriyor. Dünya çapında birçok yerli ve yabancı markaya ve restorana ev sahipliği yapan Galataport İstanbul, Ekim 2021’den bu yana İstanbul’un favori buluşma noktalarından biri haline gelmiş bulunuyor.</p>
<p>İhale bedeli dahil toplam 1,7 milyar dolarlık yatırım ile hayata geçirilen Galataport İstanbul’un en etkileyici özelliklerinden birini, İstanbul’un yer altı sarnıçlarından esinlenilen, Red Dot tasarım ödüllü dünyanın ilk yer altı kruvaziyer terminali oluşturuyor. Limana gemi yanaştığında devreye girerek güvenlik (ISPS) alanını ayıran 176 adet hidrolik özel kapak sistemi sayesinde, geçici gümrüklü bir saha yaratılıyor. Kapakların tekil olarak kontrol edilebilmesi, gümrüklü alanın limandaki gemi adedi ve boyutları bazında esnek bir şekilde oluşturulmasını sağlıyor. Bu inovasyon sayesinde, 19. yüzyılın sonundan bu yana erişime kapalı olan Karaköy’ün eşsiz sahil şeridi, geminin yanaştığı ve kapaklarla ayrılan kısım hariç, misafirlere açık olmaya devam ederek, şehrin en özel yürüyüş rotalarından biri haline geliyor. 29 bin m2’lik bir alana yayılan terminali ile birlikte aynı anda 3 gemi yanaşabilecek ve günlük 15 bin yolcuyu ağırlayabilecek kapasiteye sahip Galataport İstanbul, Akdeniz çanağından Karadeniz&#8217;e kadar geniş bir coğrafyada kruvaziyer turizmine büyük bir hareketlilik getirerek bölge ve ülke turizmi ile ekonomisine önemli katkı sağlıyor.</p>
<p>İstanbul’un tarihi limanını şehirle bütünleştiren Galataport İstanbul, bu yatırım ile sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğe de önemli bir katkı sağlıyor. Kullanılan özel soğutma sisteminden, atık yönetimine kadar çevresel sürdürülebilirlik adına faaliyetleri ile, Avrupa’nın LEED Platinum sertifikasına sahip en büyük ikinci projesi konumuna gelen Galataport İstanbul’u MedCruise Birliği geçtiğimiz yıl “Çevresel Sorumluluk Ödülü”ne layık gördü. Galataport İstanbul, 2020 yılında ise MedCruise Ödülleri’nde “Pandemi Sürecinde Sektöre En Yüksek Bağlılık Gösteren Doğu Akdeniz Kruvaziyer Limanı” ödülünü aldı.</p>
<p>Galataport İstanbul’da yürütülen restorasyon çalışmaları ile İstanbul&#8217;un çok değerli tescilli yapıları şehre geri kazandırılıyor. Paket Postanesi, Karaköy’ün çok kültürlü ticaret hayatını ve zanaat geleneklerini İstanbul’dan dünyaya açılmış moda, tasarım, lezzet ve mücevher sanatı ustaları ile günümüze taşıyor. Sahada yer alan diğer üç tescilli yapı; Merkez Han, Karaköy Yolcu Salonu ve Çinili Han binaları da itinalı bir restorasyon sürecinden geçti. Dünyada sadece 10 seçkin lokasyonda yer alan Peninsula Hotels markasının 11. oteli olan The Peninsula İstanbul, 177 odası ile tarihi yarımadanın karşısında bu tescilli yapılar ile yeni yapılan ve özel giyotin cephesi 90 saniyede açılabilen balo salonu ile yer alıyor. </p>
<p>Tarihi 1848’e ulaşan Türkiye ve İstanbul’un en eski saat kulesi konumundaki Tophane Saat Kulesi, adını verdiği Saat Kulesi Meydanı’nı taçlandırıyor ve bu meydan, şehrin yıllık kültür sanat takvimindeki önemli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Sanatın Türkiye’deki en iyi örnekleri arasında yer alan İstanbul Modern ve MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi de Saat Kulesi Meydanı etrafında, Galataport İstanbul sahasında yer alıyor.</p>
<p>Galataport İstanbul, 7 milyonu yabancı olmak üzere yılda toplam 25 milyon ziyaretçiyi ağırlayacak. Proje kapsamında mürettebat dahil yaklaşık 1,5 milyon kruvaziyer yolcusunun da İstanbul’u ziyaret edeceği öngörülüyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kucuk-prens-80-yasina-ozel-sergisi-ile-turkiyede-ilk-kez-galataport-istanbulda-388441">Küçük Prens 80. yaşına özel sergisi ile Türkiye&#8217;de ilk kez Galataport İstanbul&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20 yaşından 76 yaşına 16 ülkeden 193 sporcu, Yunanistan&#8217;ın Megisti/Meis Adası&#8217;ndan Kaş&#8217;a yüzecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/20-yasindan-76-yasina-16-ulkeden-193-sporcu-yunanistanin-megisti-meis-adasindan-kasa-yuzecek-387905</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jun 2023 12:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[kaşa]]></category>
		<category><![CDATA[megistimeis]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeden]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<category><![CDATA[yaşından]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistanın]]></category>
		<category><![CDATA[yüzecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en popüler tatil destinasyonlarından biri olan, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, turistlerin vazgeçilmez adresi Kaş, 25 Haziran Pazar günü yüzlerce yüzücüyü ağırlamaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-yasindan-76-yasina-16-ulkeden-193-sporcu-yunanistanin-megisti-meis-adasindan-kasa-yuzecek-387905">20 yaşından 76 yaşına 16 ülkeden 193 sporcu, Yunanistan&#8217;ın Megisti/Meis Adası&#8217;ndan Kaş&#8217;a yüzecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en popüler tatil destinasyonlarından biri olan, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, turistlerin vazgeçilmez adresi Kaş, 25 Haziran Pazar günü yüzlerce yüzücüyü ağırlamaya hazırlanıyor.</p>
<p>Bu yıl 17. kez “Barış ve Dostluk” sloganıyla, her yıl olduğu gibi Uluslararası Likya Kaş Kültür Sanat Festivali’nin sonunda düzenlenecek eşsiz yarış için binlerce deniz tutkunu Kaş’a geliyor. 25 Haziran Pazar günü start verilecek yarış için dünyanın dört bir yanından yüzücüler, Akdeniz’in masmavi denizinde kulaç atacak. </p>
<p>Hayata geçirdiği spor organizasyonlarıyla bugüne kadar yüzlerce uluslararası sporcuyu ülkemizde buluşturan Rossist Event tarafından düzenlenen yarışın heyecanı tüm Akdeniz’i kaplamış durumda. 16 ülkeden Akdeniz’in berrak sularında akıntıya karşı mücadele etmek için gelecek 193 sporcu, komşu ülke Yunanistan’a en yakın kara parçası olan Megisti/Meis Adası’ndan gözde tatil merkezi Kaş’a yüzecek. Yarışta dünyada bir ilk gerçekleşecek ve down sendromlu özel bir sporcu yarışacak. Emrah Gökhan Kotan dünyada ilk kez 7 kilometre yüzerek bir ilki gerçekleştirecek. Kendisine Emre Deliveli eşlik edecek. 25 Haziran Pazar günü saat 09.00’da başlayacak eşsiz yarış, 7 kilometrelik parkuruyla tüm sporseverleri iklimi, masmavi koyları, tarihi ve kültürel mirası, paha biçilemez güzelliğiyle ünlü Kaş’a davet ediyor. </p>
<p>Akdeniz’in akvaryum gibi denizine ev sahipliği yapacak Megisti Kaş Swim Race, Kaş Belediyesi ve Radisson Blu Hotel Kaş ana sponsorluğunda, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kaş Kaymakamlığı, Türkiye Yüzme Federasyonu ve Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin destekleriyle, MK Group co-sponsorluğunda MEKVIN Hotels konaklama sponsorluğunda 25 Haziran Pazar günü yapılacak.</p>
<p><strong>Yarışın basın toplantısı Radisson Blu Hotel Kaş’ta düzenlendi</strong></p>
<p>Ülkemiz’in yetiştirdiği dünyaca ünlü rekortmen sporcuların da yer aldığı Megisti Kaş Swim Race’in basın toplantısı, yarışın ana sporlarından olan Radisson Blu Hotel Kaş’ta yoğun ilgiyle birlikte gerçekleşti.</p>
<p>Basın toplantısına Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş, MK Group İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Gürsoy, 2005 yılında yarışı hayata geçiren Turizmci Ufuk Güven, Elit yüzücüler Sera Sayar Yakimoviç, Ruso Yakimoviç, Ahmet Nakkaş, Yarış Direktörü ve Rossist Event Kurucusu Polat Dede katıldı.</p>
<p>Dostluk ve barışa atılan kulaçların ne kadar kıymetli olduğundan bahseden <strong>Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş</strong>; <em>“Kıymetli basın mensupları, basın toplantımız hayırlı olsun. 24. kez düzenlediğimiz Likya Kaş Festivali’mizin açılışını gerçekleştirdik. 3 gün sürecek festival kapsamında en önemli faaliyetlerimizden biri de Yunanistan’dan Kaş’a yüzme yarışı… Megisti Kaş Swim Race Yüzme Yarışı festivalimizi uluslararası bir noktaya taşıyor ve bizi her sene heyecanlandırıyor. Toplumlar birbiriyle spor sanat ve etkinliklerle kaynaşıyor. Biz de Kaş Belediyesi olarak buna vesile oluyoruz. Meis ve Kaş arasında geçmişten bugüne güzel bir dostluk var. Bu ilişkilerin güçlenmesine de bu tarz etkinlikler vesile oluyor. Sporcularımız barış ve dostluk için kulaç atacaklar. Bu kulaçların dostluğa barışa ve kardeşliğe vesile olmasını istiyorum. Kaş’ın kapısı herkese açık, Kaş’ın tarihi ve doğal güzelliklerine tanık olmaya herkesi davet ediyorum. Bu etkinliğin başlamasına vesile olan tüm dostlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor ve tüm sporcularımıza kolaylıklar diliyorum”</em> dedi.</p>
<p><strong>MK Group İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Gürsoy</strong> ise yarışla ilgili düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: <em>“Değerli basın mensupları hepiniz hoş geldiniz. Burada destansı bir yarışa tanıklık edeceğiz. Bu özel yarış Türkiye’nin en gözde yerlerinden biri olan Kaş’ta yapılacak. Aileden Kaş’lı biri olarak böyle bir organizasyona katkı verebilmek benim için çok önemli. Sizleri burada buluşturmak ve iki ülkeyi bir araya getirmek bizim için gurur verici. MK Group ve Raddison Blu Hotel Kaş ailesi olarak Kaş’ın daha güzel ve kaliteli olması bir hale gelmesinde tüm desteklerimizi vereceğimizi söylemek isterim.”</em></p>
<p><strong>Elit Atlet Sera Sayar Yakimoviç</strong>; <em>“Bu benim ilk Meis adasından yüzüşüm olacak. Ben aslında İronman sporcusuyum ve ilk kez 7 km yüzeceğim. Daha önce yüzdüğüm açık deniz yarışlarda zorlu hava koşullarıyla da karşılaştım. Şimdi burada Kaş’ın güzel denizinde yüzmek beni çok heyecanlandırıyor”</em> dedi.</p>
<p><strong>Milli Sprocu Ahmet Nakkaş</strong>; <em>“Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. 1984 olimpiyatlarında milli bir sporcu oldum. Sayısız şekilde, tüm dünyada ülkemizi temsil ettim. Spor ruh işidir ve ruhu ortaya koyduğunuzda sonuçları güzel oluyor. Sporun birleştirici gücü Yunanistan ve Türkiye dostluğu açısından da oldukça önemli. Tüm sporcu arkadaşlarıma başarılar diliyorum”</em> dedi. </p>
<p>2005 yılında yarışı hayata geçiren <strong>Turizmci Ufuk Güven</strong>; <em>“İlk yarışımızda 37 kişiyi zor bulmuştuk. Bir pazar sabahı harika bir günde Yunanistan’a geçtik. Sonra Meis Belediye Başkanı geldi ve bir pencereden Zeki Müre’nin şarkısını çaldılar, akabinde yarışa başladık. Yunanistan’la dostluğumuz bu kadar güçlü ve özel. İlk yarışımızda 37 kişiyle başladık ve şimdi 193 kişiye ulaştık. Bu bizim için de oldukça gurur verici. Burada en büyük görevi üstlenen yarışmacılara başarılar diliyorum”</em> dedi.</p>
<p><strong>Yarış Direktörü ve Rossist Event Kurucusu Polat Dede</strong> ise yarışla ilgili düşüncelerini şu sözlerle paylaştı: <em>“Değerli başkanım değerli müdürüm değerli elit atletlerimiz… 2005 senesinde “Kaş’tan Meis adasına yüzülür mü?” sorusuyla başlayan maceramız Likya Kaş Festivali kapsamında bu sene 17. Kez düzenleniyor. 16 ülkeden 193 sporcuyu ağırladığımız bu güzel yarışımızda bize destek veren tüm paydaş ve destekçilerimize çok teşekkür ederiz. Bu yarışı dünyanın en iyilerinden bir tanesi haline getirmeyi her zaman çok istedim ve her sene başvuru kontenjanını doldurup Kaş’ı ve ülkemizi dünyaya tanıtmak için çalışacağız. Daha fazla sporcuya ev sahipliği yaparak Kaş’ın güzelliklerini göstermeyi çok istiyoruz. Tüm sporcularımıza başarılar dilemek istiyoruz.”</em></p>
<p><strong>16 ülkeden 193 sporcu Kaş’ta buluşuyor</strong></p>
<p>Bu yıl 17.’si düzenlenecek olan Megisti Kaş Swim Race’e tüm dünyadan izleyiciler ve sporcular akın etti. “Barış ve Dostluk” mottosuyla gerçekleştirilecek yarışta 16 ülkeden yüzlerce sporcu Akdeniz’in serin sularında dalgaların peşinde mücadele edecek. Türkiye, Yunanistan, ABD, İngiltere ve Avustralya başta olmak üzere Afganistan, Bosna – Hersek, Fransa, Gürcistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Japonya, Makedonya ve Rusya ile birlikte toplam 16 ülkeden gelecek 193 sporcu, Kaş’ın benzersiz manzarasında, tarih öncesi medeniyetlerin kalıntılarında Megisti Adası’ndan Kaş’a kulaç atacak. </p>
<p><strong>20 yaşından 76 yaşına herkes “Barış ve Dostluk” için Kaş’ta</strong></p>
<p>Disiplin, konsantrasyon, özveri ve çok daha fazlasını gerektiren yarışta sporcuları 7 kilometrelik zor bir parkur bekliyor. Erken saatlerde başlayacak olan yarışa katılacak olan sporcuların 136’sı erkek, 57’si kadın. Akdeniz’in serin sularında akıntıya karşı kıran kırana geçecek yarışın yaş dağılımı ise şöyle: 18-24, 25-29, 30-34, 35-39, 40,44, 45-49, 50-54, 55-59, 60-64, 65-69, 70+.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/20-yasindan-76-yasina-16-ulkeden-193-sporcu-yunanistanin-megisti-meis-adasindan-kasa-yuzecek-387905">20 yaşından 76 yaşına 16 ülkeden 193 sporcu, Yunanistan&#8217;ın Megisti/Meis Adası&#8217;ndan Kaş&#8217;a yüzecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de yaşına girmemiş ve gebe hayvanların satışına izin verilmiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-yasina-girmemis-ve-gebe-hayvanlarin-satisina-izin-verilmiyor-387526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 15:26:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[girmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanların]]></category>
		<category><![CDATA[izin]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazide]]></category>
		<category><![CDATA[satışına]]></category>
		<category><![CDATA[verilmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, bünyesinde çalışan uzman veterinerler kurban pazarlarında gebe hayvan ve yaş kontrolü yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-yasina-girmemis-ve-gebe-hayvanlarin-satisina-izin-verilmiyor-387526">Osmangazi&#8217;de yaşına girmemiş ve gebe hayvanların satışına izin verilmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, bünyesinde çalışan uzman veterinerler kurban pazarlarında gebe hayvan ve yaş kontrolü yapıyor. Pazarda kurbana uygun olmayan hayvanlara izin verilmiyor.</p>
<p> </p>
<p>Osmangazi Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren veteriner hekimler, Osmangazi Belediyesi Veysel Karani Kurban Satış Tesisi’nde kurbanlık hayvanları gebe olup olmadığı ve büyük baş hayvanların da 2 yaş dişi çıkıp çıkmadığını kontrol ediyor. Veteriner hekimler ultrason cihazıyla satışa çıkan dişi hayvanları gebe olup olmadıkları konusunda kontrol ediyor. Yapılan kontrollerde gebe çıkan hayvanların satışına izin verilmiyor. Ayrıca büyükbaş hayvanların ağızlarından 2 yaş dişlerinin çıkıp çıkmadığı kontrol ediliyor. 2 yaşını doldurmamış büyük baş hayvanlara da satış izni verilmiyor. Vatandaşların güvenli şekilde kurbanlıklarını alması için çalışan Osmangazi Belediyesi ekipleri çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p>Vatandaşların kaliteli hizmet alabilmesi için çalıştıklarını ifade eden Osmangazi Belediyesi, Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nde görevli veteriner hekim Hakan Tan, “Kurban pazarımızda satışa sunulan kurbanlıklar, veteriner hekimler tarafından muayene edilip raporlu şekilde buraya geliyor. Vatandaşlarımız şüpheye düştükleri zaman hayvanlar, pazar alanımızdaki uzman veteriner hekimlerimiz tarafından ultrason eşliğinde gebe olup olmadıkları kontrol ediliyor. Bunun yanında büyük baş kurbanlıklara 2 yaş kontrolü yapıyoruz. Yaptığımız diş kontrolüyle büyükbaşların kurbanlığa uygun olup olmadığını tespit ediyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-yasina-girmemis-ve-gebe-hayvanlarin-satisina-izin-verilmiyor-387526">Osmangazi&#8217;de yaşına girmemiş ve gebe hayvanların satışına izin verilmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepeli Havva Kara 89.Yaşına Alo Evlat İle Girdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepeli-havva-kara-89yasina-alo-evlat-ile-girdi-383847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 12:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[evlat]]></category>
		<category><![CDATA[girdi]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kartepeli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi’nin ödüllü projesi olan Alo Evlat Sağlık Kulübü mutlu etmeye devam ediyor. Havva Kara’yı 89. doğum gününde yalnız bırakmayan Alo Evlat ekibiyle yine yüzleri güldürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepeli-havva-kara-89yasina-alo-evlat-ile-girdi-383847">Kartepeli Havva Kara 89.Yaşına Alo Evlat İle Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kartepe Belediyesi’nin ödüllü projesi olan Alo Evlat Sağlık Kulübü mutlu etmeye devam ediyor. Havva Kara’yı 89. doğum gününde yalnız bırakmayan Alo Evlat ekibiyle yine yüzleri güldürdü.</b></p>
<p>Kartepe Belediyesi’nin ödüllü projelerinden olan Alo Avlat Sağlık Kulübü, 7/24 görev yaparak Kartepelilerin en önemli anlarına eşlik ediyor. Kartepeli büyüklerini hiçbir zaman yalnız bırakmayan Alo Evlat Sağlık Kulübü ekipleri Havva Kara’ya doğum günü sürprizi yaptılar.</p>
<p><b>SÜRPRİZ DOĞUM GÜNÜ</b></p>
<p>Alo Avlat Sağlık Kulübü tarafından sağlanan bir çok hizmetten faydalanan Havva Kara, doğum günü sürprizinden çok mutlu oldu. Ekipler hazırladıkları pasta ile Havva teyzeyi evinde ziyaret ederek bu mutlu gününde yanında oldular. Böylelikle Havva teyze yeni yaşına yalnız girmek yerine, Alo Evlatın genç ekibiyle birlikte pasta üfleyerek girdi.</p>
<p><b>KOCAMAN’A TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman başta olmak üzere herkese teşekkür eden Havva Kara “Bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan evlatlarıma çok teşekkür ediyorum. Onlar her zaman bizlerin yanında oldular. Teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.     </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepeli-havva-kara-89yasina-alo-evlat-ile-girdi-383847">Kartepeli Havva Kara 89.Yaşına Alo Evlat İle Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 10:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[depremi]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm doğal afetlerde olduğu gibi deprem ile ilgili açıklama yaparken de çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşı mutlaka dikkate alınmalı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146">&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm doğal afetlerde olduğu gibi deprem ile ilgili açıklama yaparken de çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşı mutlaka dikkate alınmalı. Depremi, çocuğun yaşına göre anlatmak gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, yaş gruplarına göre çocuklara nasıl davranılması ve nasıl iletişim kurulması gerektiğiyle ilgili önemli bilgiler verdi&#8230;</strong></p>
<p><strong>2-6 yaş</strong></p>
<p>-Öğretilecek bilgiyi görseller veya etkinliklerle anlatmaya çalışın.</p>
<p>-Yeni bilgileri öğretirken daha rahat anlayabilmeleri için ritim veya şarkı kullanın.</p>
<p>-Sakin ses tonu ile konuşun ve yalın bir dil kullanın.</p>
<p>-Dikkat süresi kısa olduğundan 10-15 dakikalık kısa etkinlikler veya 1-2 dakikalık ilgi çekici sohbetler yapın.</p>
<p>-Soru ve cevaplarla anlatın.</p>
<p>-Bu yaş grubunda çocuklar kendilerinin ve başkalarının duygularının farkındadır. Bu nedenle kendi duygularınızı da paylaşın.</p>
<p><strong>7-12 yaş</strong></p>
<p>-Bu dönemde kendi fikirlerine güvenleri, bağımsızlıkları ve farklılıkları gelişmeye başlar. Bu nedenle sohbet ederken onların da fikirlerine saygı gösterdiğinizi vurgulayın.</p>
<p>-Çocuk merkezli hikâyelere ve karakterlere yer vererek olayları açıklayın. Empati kurarak kavramalarını sağlayın.</p>
<p>-Olaylar hakkında soyut düşünme becerileri gelişmeye başlar. Artık somut olarak görmediği olaylar hakkında da rahatça fikir yürütebilir. Onunla artık soyut kavramlarla ilgili daha rahat konuşabilirsiniz. Fikirlerini önemseyin, önemsediğinizi gösterin.  </p>
<p>-Kendi eylemlerinin sorumluluğunu alma konusunda farkındalıkları artmaya başlar. Bu nedenle suçlu hissedebilirler. Yaşananların sebep ve sonuçları hakkında kontrolümüz dışında etkenler olabileceğini hatırlatın.</p>
<p><strong>13-18 yaş</strong></p>
<p>-Bu yaş grubu genellikle akılcı olmayan riskler alır. Ayrıca yetişkin sorumluluğuna direnç gösterirler. Hem arkadaşça, anlayışlı bir tutum hem de otoriter bir tutumla iletişim kurmalısınız.</p>
<p>-Sıklıkla ruh hallerinde dalgalanma, taşkınlık veya duygusal patlama yaşayabilirler. Bu nedenle sabırla yaklaşmalısınız.</p>
<p>-Kişiliğine saygı duyduğunuzu cümleler içerisinde vurgulayarak, fikirlerini sizinle paylaşmasından memnun olduğunuzu aktarın.</p>
<p>-Konuşmak istediğinde iletişime her zaman açık oldugunuzu söyleyin.</p>
<p>-Baskı ile değil, saygı ile konuşun; küçümseyici sözler, suçlayıcı ifadelerden kaçının.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146">&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
