<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşamın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yasamin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasamin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 12:43:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaşamın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasamin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yazır Mahalle Külliyesi Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yaşamın Yeni Merkezi Olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazir-mahalle-kulliyesi-egitim-saglik-ve-sosyal-yasamin-yeni-merkezi-olacak-623127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 12:43:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Külliye]]></category>
		<category><![CDATA[külliyesi]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yazır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi, Türkiye’ye örnek teşkil eden “Mahalle Külliyesi” anlayışını yeni bir yatırımla güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazir-mahalle-kulliyesi-egitim-saglik-ve-sosyal-yasamin-yeni-merkezi-olacak-623127">Yazır Mahalle Külliyesi Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yaşamın Yeni Merkezi Olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi, Türkiye’ye örnek teşkil eden “Mahalle Külliyesi” anlayışını yeni bir yatırımla güçlendirmeye devam ediyor. Hacıkaymak Mahallesi’nde hayata geçirilen ve vatandaşlardan büyük beğeni toplayan modelin bir yenisi de Yazır Mahallesi’nde yükseliyor. Yapımı titizlikle sürdürülen mahalle külliyesi; eğitim, sağlık ve sosyal alanlarıyla bölge sakinlerine kapsamlı hizmet sunmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Tamamlandığında, içerisinde yer alacak çocuk mektebi ile miniklere ilk eğitim deneyimlerini yaşayacak olan külliye, aile sağlığı merkezi ile de her yaştan vatandaşa sağlık hizmeti sunulacak. Projede millet kıraathanesi ise mahalle sakinlerinin bir araya gelip sosyal bağlarını güçlendireceği önemli bir yaşam alanı olarak yer alacak.</p>
<p>&#8220;<b>Başkan Pekyatırmacı, “Külliye inşaatımız tüm hızıyla devam ediyor”</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi ve hayırseverler işbirliği ile Yazır Mahallesi’ne eğitim, sağlık ve sosyal yaşamı bir araya getirecek yeni külliye projesini hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Pekyatırmacı,“ Hacıkaymak Mahallemizde hayata geçirdiğimiz ve hemşehrilerimizden yoğun ilgi gören bu uygulamanın bir yenisini Yazır Mahallemize kazandıracak olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Merkezinde caminin bulunduğu bu yapıda, çocuk mektebimiz, millet kıraathanemiz ve aile sağlığı merkezi gibi donatılar da yer alacak. Külliye inşaatımız tüm hızıyla devam ediyor. Proje  kapsamında cami ve çocuk mektebinin yapımı hayırseverimiz tarafından yürütülmekte. Selçuklu Belediyesi olarak, biz de millet kıraathanesini yapıyoruz.  Çocuklarımızın ihtiyaçlarına öncelik verdiğimiz bu projeyle, onlara güvenli bir oyun ve öğrenme ortamı sunarken, her yaştan hemşehrimizi de ortak bir yaşam alanında buluşturuyoruz. Böylece burası, herkesin rahatça vakit geçirebileceği ve sosyal hayatın canlı tutulduğu bir yaşam merkezi haline gelecek. Yapım aşamalarında da paydaşlarımızla süreci yakından takip ediyor ve ihtiyaç duyulan noktalara hızlı bir şekilde müdahale ediyoruz. Selçuklumuza değer katacak yeni yatırımları bir bir hayata geçirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazir-mahalle-kulliyesi-egitim-saglik-ve-sosyal-yasamin-yeni-merkezi-olacak-623127">Yazır Mahalle Külliyesi Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yaşamın Yeni Merkezi Olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su ve Orman: Doğanın, Refahın ve Eşitliğin Temel Taşları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/su-ve-orman-doganin-refahin-ve-esitligin-temel-taslari-621655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 08:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[doğanın]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[eşitliğin]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[refahın]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[taşları]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[varlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621655</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, insan faaliyetleri nedeniyle giderek derinleşen orman kaybı ve su yoksunluğunun başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en çok kırılgan toplulukları etkilediğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/su-ve-orman-doganin-refahin-ve-esitligin-temel-taslari-621655">Su ve Orman: Doğanın, Refahın ve Eşitliğin Temel Taşları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMA Vakfı, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, insan faaliyetleri nedeniyle giderek derinleşen orman kaybı ve su yoksunluğunun başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en çok kırılgan toplulukları etkilediğine dikkat çekti. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, suyu ve ormanları korumanın toplumsal eşitliği ve ekonomik dayanıklılığı da korumak anlamına geldiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Ormanlar ve su varlıkları, yaşamın sürekliliğini sağlayan ekosistemlerin temelini oluştururken, ekonomik yaşamın görünmez altyapısını ve toplumsal refahın güvencesini de sağlıyor. Ancak bugün, gezegenimizin yaşanabilirliği için vazgeçilmez olan bu doğal varlıklar hiç olmadığı kadar baskı altında. Artan nüfus ve insan kaynaklı iklim krizinin etkileri, ormanlar ile su varlıklarını giderek daha kırılgan hale getiriyor. Büyük resme baktığımızda ise acilen önleyici adımların atılması gerekiyor.</p>
<p>Birleşmiş Milletler bu yıl, Ormancılık Haftası’nın da başlangıcı olan 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nün temasını &#8220;Ormanlar ve Ekonomiler&#8221;, 22 Mart Dünya Su Günü’nün temasını ise &#8220;Su ve Cinsiyet&#8221; olarak belirledi. Bu iki tema, ormanlar ve su varlıklarının doğal sistemlerin bir parçası olduğunu yeniden hatırlatırken, toplumsal eşitliğin ve ekonomik refahın temelini de oluşturduklarına dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Dünyada 45 milyon insan geçimini ormanlardan sağlıyor</strong></p>
<p>Karbon depolamadan iklimin düzenlenmesine, toprağın korunmasından su üretimine kadar sayısız ekosistem hizmeti sunan ormanlar, aynı zamanda insan refahı ve ekonomik yaşamın ana bileşenlerinden biri. Dünya genelinde 45 milyon insan geçimini doğrudan ormanlardan sağlarken, milyarlarca insanın yaşamı, ormanların sağladığı gıdaya ve düzenlediği su döngüsüne bağlı olarak sürüyor. Tüm bu hizmetlerin ekonomik karşılığını hesaplamak ise mümkün bile değil.</p>
<p>Ancak küresel ölçekte orman kaybı hız kesmeden devam ediyor. 1990–2025 yılları arasında dünyada yaklaşık 489 milyon hektar orman alanı yok edildi. Son 10 yılda ise her yıl yaklaşık 11 milyon hektar, Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi kadar, doğal orman alanı kaybedildi. Yangınların yol açtığı tahribatlar giderek artarken son 20 yılda yangınlardan zarar gören orman alanı iki katına çıktı.</p>
<p><strong>Orman kaybı su güvencesini de zayıflatıyor</strong></p>
<p>Ormanların zayıflaması sadece ekolojik bir kayıp değil, su güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü ormanlar su döngüsünün önemli bir parçasını oluşturuyor; havzaları koruyor, yağışları ve suyun kalitesini artırıyor, kuraklık ve taşkın riskini azaltıyor.</p>
<p>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ormanların korunmasının yaşamın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: &#8220;Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret olmayan; suyun sürekliliğini sağlayan, ekonomiyi ayakta tutan ve yaşamı mümkün kılan doğal sistemlerdir. Ormanlar zayıfladığında su güvenliği de zayıflar. Bu nedenle ormanları korumak, suyu ve yaşamın devamlılığını da korumak demektir.&#8221;</p>
<p><strong>Su yoksunluğu en çok kadınları ve çocukları etkiliyor</strong></p>
<p>Suyun coğrafi bölgelere ve ülkelere dağılımı konusunda görülen eşitsizlikler ise toplumsal yaşamda daha da derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada kadınlar ve kız çocukları her gün yaklaşık 250 milyon saatlerini su bulmak ve taşımak için harcıyor. Bu durum eğitimden kopuş, ekonomik dışlanma ve zaman yoksulluğu gibi eşitsizlikleri derinleştiren sonuçlar doğuruyor.</p>
<p>İklim krizinin etkileriyle artan kuraklık, su kıtlığı ve aşırı hava olayları da özellikle kırılgan toplulukların yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.</p>
<p>Bu duruma ilişkin değerlendirmede bulunan Deniz Ataç, &#8220;Su yoksunluğu, bir eşitsizlik krizidir. Suya erişimin zorlaştığı her yerde bakım yükünü en çok kadınlar ve kız çocukları üstleniyor; eğitimden, çalışma hayatından ve yaşam fırsatlarından feragat etmek zorunda kalıyorlar. Oysa suya erişim bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Aynı iklim koşullarına sahip toplumlar arasında suya erişim yönetsel nedenlerle üç kata kadar değişebiliyorsa bu bize su yoksunluğunun çözümünde sadece altyapıya değil, adil ve katılımcı yönetime de odaklanmamız gerektiğini gösterir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Dünya &#8220;su iflası&#8221; riskiyle karşı karşıya</strong></p>
<p>Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü tarafından yayımlanan yeni bir rapor ise dünyanın artık, “küresel su iflası” olarak tanımlanan yeni bir döneme girdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre insanlık nehirleri, gölleri ve yer altı su varlıklarını doğanın kendini yenileyebileceğinden çok daha hızlı tüketiyor ve birçok su sistemi geri dönülmesi zor bir eşik noktasına yaklaşıyor. Ataç, endişe verici bu tabloya karşı uyarıda bulundu:</p>
<p>&#8220;Tatlı su varlığı azalan Dünyamız küresel bir su iflası riskiyle karşı karşıya. Ormanları korumadan ise su güvencesini sağlamak mümkün değil.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Doğal varlıkların korunması, birbirini tamamlayan bütüncül politikalarla mümkün&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Ataç, su güvencesinin sağlanabilmesi için suyun alınıp satılan bir kaynak olarak görülmesinden vazgeçilmesinin, orman ekosistemlerinin korunmasının, su havzalarının bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesinin ve suya erişimin temel bir insan hakkı olarak ele alınmasının büyük önem taşıdığını söyledi:</p>
<p>&#8220;İklim krizine karşı yaşanabilir bir gelecek için orman kaybını durduracak politikaların güçlendirilmesi, su varlıklarının doğanın yenilenme kapasitesini gözeten bir anlayışla yönetilmesi ve su yönetiminde kadınların ve yerel toplulukların karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması gerekiyor. Doğal varlıkların korunması, su güvencesinin sağlanması ve toplumsal eşitsizliklerin azaltılması ancak birbirini tamamlayan bütüncül politikalarla mümkün.&#8221;</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/su-ve-orman-doganin-refahin-ve-esitligin-temel-taslari-621655">Su ve Orman: Doğanın, Refahın ve Eşitliğin Temel Taşları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Didim&#8217;de Kadın Kadına Özgürlük: Umut ve Yaşamın Değeri sahneye taşındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/didimde-kadin-kadina-ozgurluk-umut-ve-yasamin-degeri-sahneye-tasindi-618518</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değeri]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim’de sanatseverler, “Kadın Kadına Özgürlük” adlı tiyatro oyunu ile hem düşündüren hem de duygulandıran anlamlı bir akşam yaşadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didimde-kadin-kadina-ozgurluk-umut-ve-yasamin-degeri-sahneye-tasindi-618518">Didim&#8217;de Kadın Kadına Özgürlük: Umut ve Yaşamın Değeri sahneye taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Didim’de sanatseverler, “Kadın Kadına Özgürlük” adlı tiyatro oyunu ile hem düşündüren hem de duygulandıran anlamlı bir akşam yaşadı. Didim Belediyesi Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen oyun, yaşamın değerini ve umudun gücünü güçlü bir anlatımla izleyicilere aktardı.</p>
<p>Sahnedeki etkileyici performanslar ve güçlü diyaloglar, izleyicilere yalnızca bir tiyatro deneyimi değil; aynı zamanda kadın dayanışması, özgürlük ve umut üzerine derin bir farkındalık sundu. Sanatseverler, oyunun sonunda oyuncuları uzun süre alkışladı.</p>
<p><strong>Kadın Temalı Resim Sergisi Büyük İlgi Gördü</strong></p>
<p>Tiyatro etkinliği, aynı zamanda sanatın farklı dallarını bir araya getiren özel bir sergi ile taçlandı. Digem Sanat Akademisi resim kursu öğrencilerinin hazırladığı kadın temalı eserler, etkinlik alanında sergilendi.</p>
<p><strong>Başkan Hatice Gençay’dan Sanata Destek Mesajı</strong></p>
<p>Etkinliğin ardından bir değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, sanatın toplumu bir araya getiren en güçlü araçlardan biri olduğunu vurguladı.</p>
<p>Başkan Hatice Gençay mesajında şu ifadelere yer verdi: “Sanat, toplumun ortak duygularını ve değerlerini en güçlü şekilde ifade eden alanlardan biridir. ‘Kadın Kadına Özgürlük’ oyunu ile hem kadınların yaşam mücadelesine dikkat çekildi hem de umudun gücü bir kez daha sahneye taşındı. Bu anlamlı etkinlikte emeği geçen Didim Belediyesi Tiyatro Topluluğu’na, Digem Sanat Akademisi öğrencilerine ve bizlerle birlikte olan tüm sanatseverlere teşekkür ediyorum.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didimde-kadin-kadina-ozgurluk-umut-ve-yasamin-degeri-sahneye-tasindi-618518">Didim&#8217;de Kadın Kadına Özgürlük: Umut ve Yaşamın Değeri sahneye taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruh sağlığı yaşamın temeli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ruh-sagligi-yasamin-temeli-613475</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 10:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığın]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[temeli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, 17 Şubat Dünya İnsan Ruhu Günü kapsamında ruh bakımının genel sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki öneminden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruh-sagligi-yasamin-temeli-613475">Ruh sağlığı yaşamın temeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, 17 Şubat Dünya İnsan Ruhu Günü kapsamında ruh bakımının genel sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki öneminden bahsetti.</p>
<p><strong>Ruh bakımına özen göstermek genel sağlığın temel taşlarından biri!</strong></p>
<p>Ruh bakımının kişinin duygularını fark etmesi, düzenleyebilmesi, ihtiyaçlarını tanıyabilmesi ve zorlayıcı yaşam olaylarıyla sağlıklı baş etme yolları geliştirebilmesi olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Yani sadece ‘iyi hissetmek’ değil, zor hislerle de temas edebilme ve onları taşıyabilme becerisidir.” dedi.</p>
<p>Ruhsal iyi oluşun, beden sağlığından bağımsız olmadığına vurgu yapan Tunçel, “Uzun süreli stres, bastırılmış duygular ve çözümlenmemiş ruhsal yükler; bağışıklık sistemi sorunlarından uyku bozukluklarına, kronik ağrılardan kalp-damar hastalıklarına kadar birçok alanda etkisini gösterebilir. Ruh bakımına özen gösteren bireylerde stres düzeyi azalır, uyku ve enerji dengesi iyileşir, yaşam doyumu artar. Bu da genel sağlığın temel taşlarından biridir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Duygularını fark eden ve ifade edebilenler, stres karşısında daha dayanıklı oluyor!</strong></p>
<p>“Ruh sağlığını korumak için büyük değişimler şart değildir.” diyen Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, küçük ama sürdürülebilir alışkanlıkların oldukça etkili olduğunu aktardı.</p>
<p>Küçük değişimlere örnekler veren Tunçel şunları söyledi:</p>
<p>“Günde birkaç dakika durup ‘şu an ne hissediyorum?’ diye kendine sormak, düzenli uyku ve beslenme, gün ışığı almak ve bedeni hareket ettirmek, duyguları yazmak ya da güvendiği biriyle paylaşmak gibi alışkanlıklar, kişinin kendisiyle bağını güçlendirir. Duygularını fark eden ve ifade edebilen bireyler, stres karşısında daha dayanıklı olur ve duygusal yük birikmeden boşalabilir.”</p>
<p><strong>Kişinin kendisi gibi olabildiği ilişkiler, ruhsal iyilik hâlini destekliyor!</strong></p>
<p>İnsanın doğası gereği sosyal bir varlık olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Anlaşıldığını, kabul edildiğini ve desteklendiğini hissetmek ruh sağlığı için temel bir ihtiyaçtır.” dedi.</p>
<p>Güvenli sosyal ilişkilerin stres hormonlarını azalttığını, yalnızlık hissini hafiflettiğini ve kişinin kendilik değerini güçlendirdiğini ifade eden Tunçel, “Burada önemli olan ilişki sayısından çok ilişkilerin niteliğidir. Kişinin kendisi gibi olabildiği, sınırlarını koruyabildiği ve duygularını yargılanmadan paylaşabildiği ilişkiler, ruhsal iyilik hâlini belirgin şekilde destekler.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Ruh bakımını gözeten kişisel gelişim, şefkatli ve sürdürülebilir olandır!</strong></p>
<p>Kişisel gelişimin, çoğu zaman ‘daha iyi olmak’ hedefiyle ele alındığına dikkat çeken Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Ancak ruh bakımıyla birleştiğinde bu yaklaşım ‘kendini olduğu hâliyle tanımak ve kabul etmek’ noktasına evrilir. Kişi güçlü ve zayıf yönlerini fark ettiğinde, sınırlarını tanıdığında ve gerçekçi hedefler koyduğunda gelişim sağlıklıdır. Aksi hâlde sürekli kendini zorlayan, yetersizlik hissini besleyen bir sürece dönüşebilir. Ruh bakımını gözeten kişisel gelişim, şefkatli ve sürdürülebilir olandır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Ruh sağlığı bir lüks değil, yaşam kalitesinin temeli!</strong></p>
<p>Günlük hayatta farkında olmadan ruh sağlığını zorlayan bazı alışkanlıklar olduğunu aktaran Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Duyguları sürekli bastırmak veya görmezden gelmek, aşırı ekran ve sosyal medya kullanımı, kendini başkalarıyla sürekli kıyaslamak, dinlenmeyi ‘zaman kaybı’ olarak görmek, yardım istemeyi zayıflık olarak algılamak bu alışkanlıklar arasında sayılabilir.” dedi.</p>
<p>Bu alışkanlıkların zamanla duygusal tükenmişliğe ve içsel kopukluğa yol açabileceğinin altını çizen Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ruh bakımı, tam da bu noktada yavaşlamaya, fark etmeye ve destek almaya izin vermeyi içerir. 17 Şubat Dünya İnsan Ruhu Günü vesilesiyle şunu hatırlatmak isterim: Ruh sağlığı bir lüks değil, yaşam kalitesinin temelidir. Ona iyi bakmak, kendimize gösterebileceğimiz en insani özenlerden biridir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruh-sagligi-yasamin-temeli-613475">Ruh sağlığı yaşamın temeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyun-oynarken-ofkeleniyorsa-dikkat-609600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 16:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeleniyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[oynarken]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital oyunların çocukların yaşamında giderek daha fazla yer kapladığını belirten uzmanlar, oyun bağımlılığının ebeveynler için önemli bir endişe kaynağı hâline geldiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyun-oynarken-ofkeleniyorsa-dikkat-609600">Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oyun bağımlılığının yalnızca ekran süresinin artmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekir.” dedi. Oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanma, uyku düzeninin bozulması ve sorumlulukların ihmal edilmesi gibi belirtilerin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, ebeveynlerin bu süreçte rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmesinin, koruyucu bir yaklaşım sunduğunu vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun!</strong></p>
<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi.</p>
<p>Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli!</strong></p>
<p>Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi.</p>
<p>Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tedavide psikoterapi süreci önemli!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi.</p>
<p>Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyun-oynarken-ofkeleniyorsa-dikkat-609600">Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz oyunu bırakamıyor mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyunu-birakamiyor-mu-609493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 07:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bırakamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çetin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyunu-birakamiyor-mu-609493">Çocuğunuz oyunu bırakamıyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun!</strong></p>
<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi.</p>
<p>Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli!</strong></p>
<p>Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi.</p>
<p>Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tedavide psikoterapi süreci önemli!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi.</p>
<p>Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyunu-birakamiyor-mu-609493">Çocuğunuz oyunu bırakamıyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TCL CES 2026&#8217;da görüntü teknolojileri ve akıllı yaşamın geleceğini sergiledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tcl-ces-2026da-goruntu-teknolojileri-ve-akilli-yasamin-gelecegini-sergiledi-603617</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 11:36:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[ces]]></category>
		<category><![CDATA[Ces 2026]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü]]></category>
		<category><![CDATA[tcl]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüketici elektroniği alanında küresel bir lider olan ve Mini LED ile ultra büyük ekran TV kategorilerinde dünya lideri konumunda bulunan TCL, CES 2026 Fuarı’nda yeni nesil görüntü teknolojileri ve yapay zeka destekli ürün portföyünü tanıttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tcl-ces-2026da-goruntu-teknolojileri-ve-akilli-yasamin-gelecegini-sergiledi-603617">TCL CES 2026&#8217;da görüntü teknolojileri ve akıllı yaşamın geleceğini sergiledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici elektroniği alanında küresel bir lider olan ve Mini LED ile ultra büyük ekran TV kategorilerinde dünya lideri konumunda bulunan TCL, CES 2026 Fuarı’nda yeni nesil görüntü teknolojileri ve yapay zeka destekli ürün portföyünü tanıttı. TCL, fuarda ilk kez sergilenen ekran panelleri, görüntü teknolojileri ve ürünlerinin yanı sıra akıllı yaşam, sürükleyici eğlence ve üretkenliği ileriye taşıyan kapsamlı bir akıllı cihaz ekosistemini ziyaretçilerle buluşturdu.<strong> </strong>Google TV için Gemini entegrasyonu, Dolby Vision 2 ve yapay zeka destekli akıllı ev çözümleriyle de fuarda dikkat çeken TCL, sergilediği yenilikçi ürünlerle CES 2026’da yoğun ilgi gördü.</p>
<p><strong>Görüntü teknolojilerinde geleceğe bakış</strong></p>
<p>TCL, büyük ekranlardan küçük ekranlara kadar uzanan geniş ürün gamıyla görüntü teknolojilerinin sınırlarını zorlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda TCL, CES 2026’da Mini LED performansında devrim niteliğinde bir adım olarak konumlandırılan SQD-Mini LED teknolojisinin küresel lansmanını gerçekleştirdi. Bu teknoloji, geleneksel Mini LED’lerdeki yerel karartma bölgelerini Precise Dimming Series yapısına dönüştürerek ekran genelinde çok daha hassas bir ışık kontrolü sağlıyor ve parlak alanlar ile gölgelerde üstün bir görüntü performansı sunuyor. TCL’nin sektör lideri Super QLED teknolojisi ve Ultra Color Filter Panel ile desteklenen yapı, daha uzun kullanım ömrü, daha yüksek tepe parlaklığı ve gelişmiş renk performansı sağlarken, daha kararlı bir geniş renk gamı, daha hassas ışık kontrolü ve daha rafine bir görüntü deneyimi sunuyor.</p>
<p>Fuarda sergilenen ürünler arasında yer alan ve SQD-Mini LED teknolojisiyle çalışan dünyanın ilk televizyonu TCL X11L de ziyaretçilerden tam not aldı. X11L, yüzde 100 BT.2020 AllScene geniş renk gamına ulaşırken, CSOT imzalı WHVA 2.0 Ultra Panel sayesinde daha yüksek doğal kontrast, daha güçlü renk performansı ve daha keskin görüntü kalitesi sunuyor. 20.736’ya kadar hassas karartma bölgesi ve 10.000 nit’e varan parlaklık değeriyle HDR içerikleri son derece canlı ve gerçekçi bir şekilde yansıtan X11L, yaklaşık 2 cm daha ince tasarımı ve Virtually ZeroBorder tasarımıyla da öne çıkıyor. Ses tarafında ise Bang &#038; Olufsen imzalı Audio by Bang &#038; Olufsen çözümü, üst düzey bir ses deneyimi sunuyor.</p>
<p>TCL’nin Google TV için Gemini entegrasyonu ve Dolby Vision 2 iş birlikleri de CES 2026’daki görüntü deneyimini ileri taşıyan önemli yenilikler arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl tanıtılan, Gemini destekli ilk “Always On” Google TV’nin ardından bu yılki modeller; geliştirilmiş Google Photos arama özellikleri, Nano Banana ve Veo ile sunulan yeni yaratıcı özellikler ve daha sezgisel etkileşim imkânlarıyla dikkat çekti. TCL, aynı zamanda Dolby Vision’ın yeni nesli olan Dolby Vision 2’yi de tanıttı. İçerik zekası, sinematik detaylar ve izleme ortamı farkındalığıyla gelişmiş bir görüntü deneyimi sunmayı hedefleyen Dolby Vision 2’nin, 2026 yılı içinde OTA güncellemeleriyle TCL’nin X ve C serisi TV’lerine sunulması planlanıyor.</p>
<p><strong>Akıllı yaşamın yeni dönemi</strong></p>
<p>TCL, görüntü teknolojilerinin ötesinde günlük yaşamı daha akıllı hale getirmeyi hedefleyen geniş bir yapay zeka destekli akıllı ev çözümleri portföyünü de CES 2026’da tanıttı. Bu ürünler arasında TCL FreshIN 3.0 Klima, GeniusFresh Buzdolabı, AmeraClassic çamaşır ve kurutma makineleri serisi ile TCL AI SuperDrum çamaşır-kurutma makinesi yer aldı. Bunun yanı sıra TCL akıllı kilitler; gelişmiş biyometrik güvenlik, yapay zeka destekli erişim ve kesintisiz akıllı ev kontrolü sunarken, TCL Smart Home Energy Solutions çözümleri; enerji dönüşümü, batarya ve enerji yönetimini kapsayan uçtan uca, yapay zeka destekli bir enerji ekosistemiyle modern evlerde enerji maliyetlerini düşürmeyi, verimliliği artırmayı ve düşük karbonlu bir yaşam tarzını desteklemeyi hedefliyor.</p>
<p>Eğlence alanında ise TCL, yapay zekadan faydalanarak görüntü ve ses kalitesini yükseltiyor, daha akıllı etkileşimler ve içerik üretim deneyimleri sunuyor. PlayCube Projektör, sinema kalitesinde görüntüyü her ortama taşırken, dünyanın ilk modüler yapay zekâ destekli yardımcı robotu TCL AiMe, insan dokunuşunu akıllı yaşama entegre eden, gerçekçi ve uyarlanabilir bir etkileşim sunuyor.</p>
<p><strong>Geleceğin evini şekillendiren iş birlikleri</strong></p>
<p>CES 2026 kapsamında TCL, TCL NXTHOME<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> çatısı altında akıllı ev çözümlerini, yaşam tarzı ürünlerini ve Bang &#038; Olufsen, BMW Group Designworks Shanghai Studio ve Alcantara gibi markalarla gerçekleştirilen premium iş birliklerini bir araya getirerek ev tasarımının geleceğine yeni bir perspektif kazandırdı. Ev yaşamına yönelik bir diğer yenilik ise Chris Lefteri Design iş birliğiyle geliştirilen TCL ECORA<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> oldu. Geri dönüştürülmüş porselen seramiklerden üretilen bu yeni sürdürülebilir malzeme, yüksek performanslı teknoloji ile çevre duyarlı tasarımı bir araya getiriyor.</p>
<p>TCL, görüntü teknolojileri, yapay zeka ve sürdürülebilirlik alanlarındaki yenilikçi yaklaşımıyla daha akıllı ve daha verimli bir geleceğin şekillenmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Şirket, geliştirdiği teknolojilerle yalnızca evleri dönüştürmekle kalmıyor; insanların yaşama, çalışma ve bağlantı kurma biçimlerini de ileriye taşıyarak daha akıllı bir geleceğin kapılarını aralıyor.</p>
<p>TCL, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında Las Vegas Convention Center Central Hall’de, 18604 numaralı stantta CES 2026 ziyaretçilerini bekliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tcl-ces-2026da-goruntu-teknolojileri-ve-akilli-yasamin-gelecegini-sergiledi-603617">TCL CES 2026&#8217;da görüntü teknolojileri ve akıllı yaşamın geleceğini sergiledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihi Kültür Merkezindeki Restorasyon Sona Yaklaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarihi-kultur-merkezindeki-restorasyon-sona-yaklasti-602270</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 08:35:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dalgıç]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[merkezindeki]]></category>
		<category><![CDATA[mudanya]]></category>
		<category><![CDATA[restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaştı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi, kentin simge yapılarından Uğur Mumcu Kültür Merkezi’ni kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden kültür ve sanatla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarihi-kultur-merkezindeki-restorasyon-sona-yaklasti-602270">Tarihi Kültür Merkezindeki Restorasyon Sona Yaklaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi, kentin simge yapılarından Uğur Mumcu Kültür Merkezi’ni kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından yeniden kültür ve sanatla buluşturuyor. Tescilli yapı, yaz sonunda yeniden kapılarını açacak. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Mudanya’nın belleğini, kamusal yaşamını ve kültürle kurduğu bağı yeniden ayağa kaldırıyoruz” dedi.<br />Mudanya’nın belleğinde farklı dönemlere tanıklık etmiş, kentin kültür ve kamusal yaşamında iz bırakmış yapılardan biri olan Uğur Mumcu Kültür Merkezi, yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden Mudanya’ya kazandırılıyor.  1834 yılında Rum kilisesi olarak inşa edilen ve 1. derece taşınmaz kültür varlığı statüsünde bulunan yapı, Mudanya Belediyesi’nin çalışmalarıyla yaz sonunda kültür ve sanatla yeniden buluşacak. Restorasyon süreci, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanan projeye uygun şekilde sürdürülüyor. <br />Çalışmaları yerinde inceleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, restorasyonun yalnızca bir bina yenileme süreci olmadığını vurguladı. Dalgıç, “Bu yapı sadece geçmişi koruyan bir mekan değil; Mudanya’nın kamusal yaşamını, kültürle kurduğu bağı ve birlikte üretme hafızasını yeniden ayağa kaldırıyoruz” dedi. <br />Restorasyon projesinin yalnızca kültür merkezini değil, çevresindeki yapıları da kapsadığını anlatan Dalgıç, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü olarak kullanılan ve uzun yıllar kültür merkezinin lojmanı olan yapının da proje kapsamına dahil edildiğini ifade etti. İki yapının bahçesiyle birlikte bir bütün olarak ele alındığını kaydeden Dalgıç, alanın günlük yaşamın içine karışan, yaşayan bir kültür mekanına dönüşeceğini söyledi.<br />KÜLTÜR VE TURİZM AYNI MEKANDA BULUŞACAK<br />Mudanya’nın kültür ve sanatla kurduğu ilişkinin kente özgü bir derinliği olduğunu vurgulayan Dalgıç, Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin bu ilişkinin en önemli duraklarından biri olacağını belirtti. Dalgıç, “Mudanya, sahiliyle, tarihi dokusuyla, üretim kültürüyle ve gündelik yaşamıyla hissedilen bir kent. Uğur Mumcu Kültür Merkezi, bu bütünlüğün tam ortasında, kente gelenlerin Mudanya’yı gerçekten deneyimleyebileceği bir mekan olacak” diye konuştu.<br />Restorasyonun tamamlanmasının ardından Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin; sergilerden sahne sanatlarına, açık alan kullanımlarından kültürel buluşmalara kadar geniş bir yelpazede etkinliklere ev sahipliği yapması hedefleniyor. Merkez, yalnızca etkinlik günlerinde değil, bahçesi ve açık alanlarıyla Mudanyalıların günlük yaşamına da dahil olacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarihi-kultur-merkezindeki-restorasyon-sona-yaklasti-602270">Tarihi Kültür Merkezindeki Restorasyon Sona Yaklaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük&#8217;te Sağlıklı Yaşamın Kapıları Aralandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcukte-saglikli-yasamin-kapilari-aralandi-599620</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 14:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aralandı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen "Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA)" eğitim programı, uzmanların sunumları ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcukte-saglikli-yasamin-kapilari-aralandi-599620">Gölcük&#8217;te Sağlıklı Yaşamın Kapıları Aralandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen &#8220;Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA)&#8221; eğitim programı, uzmanların sunumları ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Gölcük Belediyesi, ilçe halkının sağlıklı yaşam konusundaki farkındalığını artırmak amacıyla yürüttüğü eğitim çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Gölcük Belediyesi ile Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin desteklediği “Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) Eğitimi”, Sanat Galerisi’nde düzenlenen geniş katılımlı bir programla tamamlandı. Eğitime Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p><b>Sağlıklı Bir Geleceğin Temeli</b></p>
<p>Programda ilk olarak söz alan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, uzman doktorlara ve vatandaşlara katılımları için teşekkür etti. Daha sonra söz alan Gölcük İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Saliha Kılıç Çüçen, katılımcılara genel sağlık ve sağlıklı yaşam prensipleri hakkında hayati bilgiler aktardı. Hastalıklardan korunma yolları ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine değinen Çüçen, bilinçli bir toplumun sağlıklı bir geleceğin temeli olduğunu vurguladı.</p>
<p><b>Ağız Sağlığından Beslenmeye Tam Kapsamlı Eğitim</b></p>
<p>Eğitimin devamında kürsüye gelen Diş Hekimi Ece Gül Kiziroğlu, ağız ve diş sağlığının genel vücut sağlığı üzerindeki kritik etkileri ve doğru bakım yöntemleri konusunda detaylı bir sunum yaptı. Ardından beslenme ve diyet alanında sunum yapan Diyetisyen Elçin Tantan, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve dengeli diyetin yaşam kalitesini nasıl artırdığını örneklerle açıkladı. Programın son bölümünde ise Fizyoterapist Yeliz Özal, fiziksel sağlık ve hareketin önemini ele alarak, gündelik hayatta uygulanabilecek egzersizlerin vücut direnci üzerindeki olumlu etkilerini paylaştı.</p>
<p><b>Merak Ettikleri Soruları Cevaplandırdılar</b></p>
<p>Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’ni dolduran ilçe sakinleri, sunumların ardından uzmanlara merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı buldu. Belediye yetkilileri, toplum sağlığını korumaya ve halkı bilinçlendirmeye yönelik bu tür eğitim seminerlerinin periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcukte-saglikli-yasamin-kapilari-aralandi-599620">Gölcük&#8217;te Sağlıklı Yaşamın Kapıları Aralandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Çerçioğlu: Kadınların Yaşamın Her Alanında Yer Alabilmeleri İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-cercioglu-kadinlarin-yasamin-her-alaninda-yer-alabilmeleri-icin-calismalarimizi-surduruyoruz-599062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 15:07:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alabilmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çerçioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha güçlü bir şekilde yer alabilmeleri için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-cercioglu-kadinlarin-yasamin-her-alaninda-yer-alabilmeleri-icin-calismalarimizi-surduruyoruz-599062">Başkan Çerçioğlu: Kadınların Yaşamın Her Alanında Yer Alabilmeleri İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha güçlü bir şekilde yer alabilmeleri için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kadın Yaşam Atölyesi, kadınların hizmetine açıldı. Kadınların sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlayan merkezde, birçok farklı alanda ücretsiz eğitimler verilmeye başlandı.</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı sosyal projeleri arasında yer alan Kadın Yaşam Atölyesi’nde; seramik, pilates, makyaj, protez tırnak, ipek kirpik, dikiş, örgü, punch, aşçılık, pastacılık ve ahşap boyama alanlarında eğitimler düzenleniyor. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerle kadınların hem kişisel becerilerini geliştirmeleri hem de mesleki anlamda donanım kazanmaları hedefleniyor. Merkezde ayrıca kadınlara yönelik psikolojik danışmanlık hizmeti de sunuluyor.</p>
<p>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceğini belirterek, “<b>Kadınların yaşamın her alanında daha güçlü bireyler olarak yer alabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadın Yaşam Atölyesi de bu anlayışımızın bir parçası. Hemşehrilerimiz için çalışmaya, hizmetlerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz</b>” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-cercioglu-kadinlarin-yasamin-her-alaninda-yer-alabilmeleri-icin-calismalarimizi-surduruyoruz-599062">Başkan Çerçioğlu: Kadınların Yaşamın Her Alanında Yer Alabilmeleri İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Shane Larkin&#8217;den &#8220;Gör Beni&#8221; Projesi&#8217;ne İlham Veren Destek:</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/shane-larkinden-gor-beni-projesine-ilham-veren-destek-595015</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:02:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beni]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gör]]></category>
		<category><![CDATA[Gör Beni]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[larkin]]></category>
		<category><![CDATA[lham]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[shane]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Shane Larkin Vakfı, WHISKAS®’ın Toplumsal Empatiyi Güçlendiren Projesi “Gör Beni” projesine destek vererek şehir yaşamında hayvanlara yönelik farkındalık ve empati bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/shane-larkinden-gor-beni-projesine-ilham-veren-destek-595015">Shane Larkin&#8217;den &#8220;Gör Beni&#8221; Projesi&#8217;ne İlham Veren Destek:</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Shane Larkin Vakfı, WHISKAS®’ın Toplumsal Empatiyi Güçlendiren Projesi “Gör Beni” projesine destek vererek şehir yaşamında hayvanlara yönelik farkındalık ve empati bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.</em></p>
<p><em>İnsan ve hayvan yaşamının uyum, saygı ve güven içinde sürdürülebilmesi amacıyla WHISKAS®’ın geliştirdiği farkındalık projesi “Gör Beni”, şehirlerdeki yaşamın<br /> tüm canlılar için daha duyarlı hale gelmesini hedefliyor.</em></p>
<p><em> Trafik akışı ve şehir yoğunluğu içinde güvenle hareket edebilecek alanları sınırlı olan<br /> patili dostlarımızın yaşam koşullarına dikkat çeken proje hem farkındalık düzeyini hem de hayvan dostu şehir kültür ve altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.</em></p>
<p><em>WHISKAS® projeye öncülük ederken, Shane Larkin Vakfı, partnerliğiyle farkındalığın daha geniş kitlelere ulaşması sağlanıyor. Proje paydaşlarından Her Eve Bir Pati Derneği (HEPAD), hayvan refahı konusundaki deneyimiyle, şehir yaşamında sorumlu ve sürdürülebilir farkındalık uygulamalarının yaygınlaşmasına destek veriyor. </em></p>
<p><strong> </strong>Küresel düzeyde başarıyla yürütülmekte olan ve Mars şirketi imzası taşıyan Better Cities for Pets<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> vizyonu, ülkemizde WHISKAS® liderliğinde geliştirilen “Gör Beni” projesi ile hayata geçiriliyor. Hayvan dostu şehirler yaklaşımı ve uygulamalarının önemine dikkat çeken proje, şehir hayatında insan ve hayvanların uyum, güven ve saygı içinde bir arada yaşayabilmesini amaçlıyor. </p>
<p>Şehirlerde yaşamlarımızı paylaştığımız patili dostlarımız, trafik kurallarını bilmiyor. Güvenli olarak hareket edebilecekleri alanlar ise sınırlı. ‘Gör Beni’ projesi, bu gerçekliğe dikkat çekiyor ve şehirlerin kalbine dokunan bir farkındalık hareketi başlatıyor.</p>
<p>Proje kapsamında, Ortaköy, Nispetiye ve Arnavutköy bölgelerini dahil edecek şekilde, yaya geçitleri, direkler ve diğer görünür noktalar projeye ait ‘Gör Beni’ görselleriyle tasarlanarak sürücülere güçlü bir hatırlatma yapılıyor: <strong>‘</strong><em><strong>Bir anlık farkındalık, bir canın hayatını değiştirebilir</strong></em><strong>.’ </strong>Ayrıca, Beşiktaş Dünya Barış Parkı’nda yeşil alanlar ve oyun bölgeleri yaratılarak, şehir hayatında hayvanların kendilerine ayrılmış güvenli noktalarda sosyalleşebilmeleri destekleniyor. Sosyal farkındalık hareketinin geniş kitlelere ulaşabilmesini desteklemek amacıyla, kampanya süresince #GörBeni etiketi ile yapılan her paylaşım, Shane Larkin Vakfı ve HEPAD iş birliği ile sahipsiz hayvanların beslenme, bakım ve tedavi ihtiyaçlarının karşılanmasına destek oluyor.  </p>
<p><strong>Toplumsal Empatiyi Güçlendiren Bir Farkındalık Projesi</strong></p>
<p>Mars Orta Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, proje hakkında şunları söyledi: “Gör Beni projesiyle amacımız, şehir yaşamını tüm hayvanlar için daha güvenli ve saygılı hale getirmek. Günlük yaşamın yoğun temposu içinde çoğu zaman fark etmediğimiz hayvanların ihtiyaçlarını hatırlatmak ve bu konuda toplumsal empatiyi güçlendirebilmek istiyoruz. Hayvan Dostu Şehirler yaklaşımımız, “Hayvanlar için Daha İyi Bir Dünya” vizyonumuzun kalbinde yer alıyor; geliştirmiş olduğumuz proje kapsamında, ortak yaşam ilke ve sorumluluklarımızı gözden geçirmeyi savunuyor, her bir bireyin göstereceği dikkatin, tüm canlılar için büyük bir fark yaratabileceğini söylüyoruz.” </p>
<p><strong>Shane Larkin Vakfı’ndan Güçlü Destek</strong></p>
<p>Çocukların ve gençlerin hayatlarında kalıcı ve olumlu bir etki yaratma hedefiyle Shane Larkin’in liderliği ve değerlerinden ilhamla kurulan vakıf, sosyal sorumluluk projeleriyle topluma fayda sağlamayı odağına alıyor. </p>
<p>Bu vizyon doğrultusunda, Shane Larkin Vakfı, “Gör Beni” projesine destek vererek şehir yaşamında hayvanlara yönelik farkındalık ve empati bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Söz konusu iş birliği, şehirleri yalnızca insanlar için değil, tüm canlılar için daha yaşanabilir kılmayı amaçlayan önemli bir farkındalık adımı olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Farkındalıktan Dayanışmaya: HEPAD’a Destek</strong></p>
<p>Proje, farkındalık yaratmanın ötesine geçerek somut destek imkânları da sunuyor. HEPAD’a yapılacak bağışlar, trafik kazaları sebebiyle yaralananlar da dahil olmak üzere ihtiyaç sahibi hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesine doğrudan katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/shane-larkinden-gor-beni-projesine-ilham-veren-destek-595015">Shane Larkin&#8217;den &#8220;Gör Beni&#8221; Projesi&#8217;ne İlham Veren Destek:</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı yaşamın yeni trendi, fermente besinler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-yasamin-yeni-trendi-fermente-besinler-591505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 11:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besinler]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fermente]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, fermente besinlerin sağlık üzerindeki faydaları ve tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yasamin-yeni-trendi-fermente-besinler-591505">Sağlıklı yaşamın yeni trendi, fermente besinler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, fermente besinlerin sağlık üzerindeki faydaları ve tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Fermente besinler artık sağlık için tercih ediliyor… </strong></p>
<p>Son yıllarda kronik ve salgın hastalıkların artması ile birlikte bir besinin doyurucu olmasının yanı sıra sağlığa faydalı etkisinin olmasının da önem kazandığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu noktada geleneksel besinlere, fermente yiyeceklere yönelim devreye girdi.” dedi.</p>
<p>Tarihsel süreçte fermente besinlerin kullanım amacının besinleri daha uzun süre saklayabilmek olduğunu hatırlatan Yiğit, “Günümüzde ise çoğunlukla sağlık üzerindeki olumlu etkileri sebebiyle tercih ediliyor. Fermente yiyecekler; yararlı mikroorganizmalar sayesinde, besinlerin fermantasyonu sonucunda, çeşitli enzimatik değişimlerin ve sağlığa yararlı son ürünlerin meydana geldiği fonksiyonel besinlerdir. Yoğurt, kefir, kambucha, tarhana, boza, sofralık zeytin, şalgam suyu ve adlarını daha az duyduğumuz Kore turşusu olarak bilinen kimchi, sofu (<em>fermente soya peyniri</em>) fermente besinler arasındadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Fermente ürünler, anti-diyabetik ve antihipertansif etki gösterebilir!</strong></p>
<p>Yapılan bazı araştırmalara değinen Hülya Yiğit, “Araştırmalarda, fermente besinlerde bulunan bazı probiyotik mikroorganizmaların yeterli miktarda tüketildiklerinde, ürettikleri çeşitli metabolitler sayesinde psikolojik rahatsızlıklar üzerinde olumlu etkiler gösterdiği tespit edildi.” dedi.</p>
<p>Fermente ürünlerin içerdiği biyoaktif moleküller sayesinde vücutta anti-diyabetik, antihipertansif (<em>yüksek tansiyonu düşürücü veya kontrol altında tutucu</em>) etkileri de olduğunu aktaran Yiğit, kefir gibi fermente süt ürünlerinin, laktoz sindirimini arttırıcı etkisi ile laktoz intoleransı olan bireylerde olumlu etkilerinin olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Kronik ve salgın hastalıkların arttığı bu yüzyılda fermente besinlere ihtiyacımız var!</strong></p>
<p>Fermente bazı yiyeceklerin tuz içerikleri yüksek olabildiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle tüketim miktarı ve sıklığına dikkat etmek oldukça önemli.” dedi.</p>
<p>Özellikle hazır turşular alınırken tuz içeriklerinin mutlaka incelenmesini öneren Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Turşu, çok yararlı fermente bir besin olsa da her gün yüksek porsiyonlarda tüketmek tansiyon dengesizliklerine, mide sorunlarına sebep olabilir. Fermente besinler eğer evde yapılacaksa ortam sıcaklığına, saklama süresine ve saklama kaplarına dikkat edilmeli. Özellikle plastik içermeyen kaplar, mümkünse cam olanlar tercih edilmeli. Eğer satın alınacaksa etiketler mutlaka okunmalı. </p>
<p>Kronik ve salgın hastalıkların arttığı bu yüzyılda; psikolojik sağlamlık, güçlü bir bağışıklık sistemi ve kronik hastalıklardan korunmak için fermente besinlere ihtiyacımız her zamankinden daha fazla olacak gibi görünüyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-yasamin-yeni-trendi-fermente-besinler-591505">Sağlıklı yaşamın yeni trendi, fermente besinler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyada paylaşmaya odaklanırken, yaşamın kendisini kaçırıyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyada-paylasmaya-odaklanirken-yasamin-kendisini-kaciriyoruz-579442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beğeni]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[kendisini]]></category>
		<category><![CDATA[medyada]]></category>
		<category><![CDATA[odaklanırken]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beğenilme ve onay alma isteği insan doğasının temel özelliklerinden biri. Sosyal canlılar olarak varlığımızı sürdürebilmemiz için başkalarıyla ilişki kurmaya ve kabul görmeye ihtiyaç duyarız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyada-paylasmaya-odaklanirken-yasamin-kendisini-kaciriyoruz-579442">Sosyal medyada paylaşmaya odaklanırken, yaşamın kendisini kaçırıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Beğenilme ve onay alma isteği insan doğasının temel özelliklerinden biri. Sosyal canlılar olarak varlığımızı sürdürebilmemiz için başkalarıyla ilişki kurmaya ve kabul görmeye ihtiyaç duyarız. Ancak günümüzde sosyal medya, bu doğal eğilimi farklı bir boyuta taşıyarak bireylerin psikolojisi ve toplumsal ilişkileri üzerinde yeni etkiler yaratıyor. Özellikle “like” kültürü, beğeninin karşılığını anında ve geniş kitlelerden alabilme imkânı sunduğundan, bireylerde kısa vadede dopamin salınımını tetikliyor; fakat uzun vadede bağımlılık, kıskançlık ve tüketim baskısı gibi olumsuz sonuçlara yol açıyor. Acıbadem Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirerek, “Beğenilme ve onay alma isteği doğamızda var, ama sosyal medya bunu başka bir boyuta taşıyarak insan psikolojisi için zararlı bir hale getiriyor” diyor.</strong></em></p>
<p>Günümüzde adeta bir “beğeni bağımlılığı” yaşandığını dile getiren Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın sıradan insan ilişkilerinde olmayan bir imkân sunduğuna dikkat çekiyor: “Beğeninin karşılığını hemen ‘like’larla alıyoruz. Üstelik çok daha büyük bir kitleye, hatta tanımadığımız insanlara bile kendimizi beğendirebiliyoruz. Bu kısa vadede dopamin olarak bize dönse de, uzun vadede psikolojimiz ve toplumsal ilişkilerimiz üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.”</p>
<p>Doç. Dr. Alper Bilgili’ye göre bu olumsuz etkilerden en dikkat çekeni ise “kıyaslama”. Kullanıcıların, başkalarının abartılı hatta aldatıcı paylaşımlarını gerçek sandıklarına dikkat çeken Doç. Dr. Alper Bilgili, “Örneğin Utah Valley Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre Facebook kullanıcılarının ciddi bir bölümü diğer insanların kendilerinden daha mutlu bir hayat yaşadığına inanıyor. Missouri Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırmaya göreyse sosyal medya kıskançlık hissini artırıyor. Zaten düşünüldüğünde iki sonucun birbirinden bağımsız olmadığı görülür” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Sosyal Medya Bağımlılık Yaratıyor </strong></p>
<p>Sosyal medyanın bağımlılık yarattığına dair geniş bir literatür bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Alper Bilgili, “Gallup araştırmasına göre kullanıcıların %41’i saatte birkaç kez, %11’i birkaç dakikada bir bildirimlerini kontrol ediyor. Bu bağımlılık tesadüf değil; sosyal medya insan psikolojisinin zaaflarına göre bilinçli olarak tasarlanıyor” diyor. </p>
<p>Doç. Dr. Alper Bilgili’ye göre sosyal medya, tüketim alışkanlıklarını yönlendiriyor. Orada gördüğümüz paylaşımların, tüketim kültürünü sürekli olumlayan bir etki yarattığını vurgulayan Doç. Dr. Alper Bilgili, “İhtiyacımız olmasa da oradakiler gibi tüketmek istiyoruz. Sosyal medya sadece tüketimi özendirmiyor, kolaylaştırıyor da. Geçen sene ‘Kara Cuma’ diye bilinen dönemde TikTok, ‘TikTok Shop’ isimli kendi uygulaması üzerinden günde 100 milyon dolarlık satış yapmayı başardı. Bunun yanında sponsorlu içerikler ve influencer’ların paylaşımları belirli ürünlerin karşımıza çıkmasına neden oluyor. Reklam verenlerin ilgi alanlarımıza erişmesi, uygulama üzerinden bizi tanıyor olması bu sosyal medya uygulamalarını ana akım medyadan çok daha etkili kılıyor. Çünkü firmalar alıcı kitlesini belirleyip bu tür reklamları gerçek muhataplarına ulaştırabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>Minimalizm de Gösterişe Dönüştü </strong></p>
<p>Sosyal medyada minimalist yaşam tarzına yönelik akımlar da popüler. Ancak Doç. Dr. Alper Bilgili, bu akımların samimiyetini sorguluyor: “Minimalizm, tüketim kültürüne karşı bir duruş gibi görünüyor. Ama sosyal medyada minimalist yaşamakla övünmek, yeni bir statü aracı haline geldi. Bazıları sahip olduklarını azaltmak yerine, minimalist yaşam videolarında gördüklerini edinmeye başladı. Amaç yine beğeni almak oldu.”</p>
<p>Sosyal medya platformlarının da kendi dinamikleri olduğuna işaret eden Doç. Dr. Alper Bilgili, “Bu platformlarda aşırı tüketimle veya gösterişçi tüketimle ilgili bir farkındalık uyandırmak teoride mümkün. Ancak platformların beğeni üzerine kurulu olması, bu platformlardaki algoritmaların temelde kâr amacı gütmeleri, bu iyi niyetli eylemlerin kolaylıkla amacından sapmasına neden olabilir. Tabii detaya inildiğinde sosyal medya platformlarının kullandıkları farklı algoritmalar nedeniyle tüketimle ilgili farkındalık oluşturma potansiyelleri arasında da ayrıma gitmek gerektiği söylenebilir. Örneğin Reddit ile Instagram’ı bu anlamda aynı kefeye koymamak gerekir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Doğru Kullanılırsa Faydaları da Var </strong></p>
<p>Sosyal medyanın olumsuz yanlarının yanında bazı faydaları da olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Alper Bilgili, “Doğru kullanılırsa iyi bir network ve bilgi kaynağı olarak işlev görebiliyor. Özellikle konvansiyonel medyayla kıyaslandığında sesini duyurmak için etkili bir mecra. Memnuniyetsizlik halinde etkili bir ceza aracı olarak da kullanılabiliyor. Ancak tüm bunlar doğru kullanılma şartına bağlı” diyor. </p>
<p>Peki olumsuz etkilerden korunmak için ne yapılabilir? Doç. Dr. Alper Bilgili şu önerilerde bulunuyor: “Öncelikle sosyal medyayı neden kullandığımızı sorgulamalıyız. Kullanım sınırlarını aktifleştirmek, bazı günleri ‘Dijital Şabat’ ilan etmek faydalı olabilir. Kendimize sosyal medyanın gerçeği temsil etmediğini hatırlatmamız gerekiyor. Bu platformların bizi esir etme stratejileri, kumarhane taktiklerinden davranışsal psikolojiye kadar pek çok araçtan faydalanıyor. Bunlara ilaveten sosyal medyada ne paylaşacağımızı veya kime ne cevap vereceğimizi düşünürken hayatla olan temasımızı yitirdiğimizi hatırlamak gerekir. Aksi takdirde paylaşmaya odaklanırken, yaşamın kendisini kaçırıyoruz. Özetle sosyal medyanın olumsuz etkilerinden kaçınmak sadece ciddi bir irade değil, aynı zamanda zamanımızı, enerjimizi ve dikkatimizi paraya çevirmek için tasarlanmış platformlara karşı bilinçli bir farkındalık gerektiriyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-medyada-paylasmaya-odaklanirken-yasamin-kendisini-kaciriyoruz-579442">Sosyal medyada paylaşmaya odaklanırken, yaşamın kendisini kaçırıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alp Özalp’in yeni romanı “Yaşamın Devinimi” yayımlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alp-ozalpin-yeni-romani-yasamin-devinimi-yayimlandi-563008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 18:09:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alp]]></category>
		<category><![CDATA[devinimi]]></category>
		<category><![CDATA[özalpin]]></category>
		<category><![CDATA[romanı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yayımlandı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizcilik dünyasının tanınmış ismi, iş insanı ve yazar Alp Özalp, edebiyat yolculuğuna yeni bir halka ekliyor. Daha önce yayımladığı şiir, öykü ve deneme kitaplarıyla geniş bir okur kitlesine ulaşan Özalp, şimdi de “Yaşamın Devinimi” adlı romanıyla okurlarını farklı bir hikâyeye davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alp-ozalpin-yeni-romani-yasamin-devinimi-yayimlandi-563008">Alp Özalp’in yeni romanı “Yaşamın Devinimi” yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yaşamın Devinimi”, kurgusal karakterler ve olaylar üzerinden aile bağlarını, dostluğu, iş yaşamının dinamiklerini ve aşkı merkeze alarak, modern şehir yaşamının içinden akan bir öykü sunuyor. Roman, güçlü karakter tahlilleri ve gündelik hayatın ayrıntılarına gösterdiği özen ile dikkat çekiyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-563010" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/Yasamin-Devinimi-kapak.webp" alt="" width="1638" height="2504" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/Yasamin-Devinimi-kapak.webp 1638w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/Yasamin-Devinimi-kapak-600x917.webp 600w" sizes="(max-width: 1638px) 100vw, 1638px" /></p>
<p>Yazarın denizcilik sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesinden beslenen metin, yalnızca bir bireyin içsel yolculuğu değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin değişen yüzüne de ışık tutuyor. Alp Özalp, romanın dilinde öz Türkçe sözcüklere yer vererek, kelime zenginliğine ve dilin köklerine de vurgu yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alp-ozalpin-yeni-romani-yasamin-devinimi-yayimlandi-563008">Alp Özalp’in yeni romanı “Yaşamın Devinimi” yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal Yaşamın Süper Yıldızlarının Etkileyici Hikayesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-yasamin-super-yildizlarinin-etkileyici-hikayesi-541375</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 12:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyici]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[süper]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızlarının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aslan, tilki, timsah vb. vahşi yaşamın kralı konumunda yer alan canlıları bu belgesel dizide bulamazsınız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-yasamin-super-yildizlarinin-etkileyici-hikayesi-541375">Doğal Yaşamın Süper Yıldızlarının Etkileyici Hikayesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aslan, tilki, timsah vb. vahşi yaşamın kralı konumunda yer alan canlıları bu belgesel dizide bulamazsınız. Çünkü <strong>Ryan Reynolds</strong>’ın mizahi anlatımıyla ekranlara gelecek olan yeni belgesel seri <strong>‘Ötekiler’</strong>de asıl kahramanlar, doğal dünyanın kahramanca ezilen, besin piramidinin altında yer alan canlılar olacak. İyi, kötü ve “garip” olan bir sınıfla izleyicileri tanıştıracak olan bu eğlenceli belgesel seri, hayatın büyük destanında göz ardı edilen süper yıldızların hikayesini anlatıyor. Hayvanlar aleminin en tuhaf ve en etkileyici üyeleri olan bu ilginç canlılar, onların “garip” görünümlerinin ardında yatan gerçek kahramanlıklarıyla izleyiciyi şaşırtırken eğlendiriyor.</p>
<p>Türkçe dublajlı olarak da izlenebilecek ve seslendirmesini <strong>Deadpool</strong>’u da Türkçe’de seslendiren <strong>Harun Can</strong>’ın üstlendiği seride, belgeselseverler bu canlılar grubunun büyüleyici davranışlarını ve olağanüstü süper becerilerini keşfedecek. Aynı zamanda savaşçı olarak görülen bu takım oyuncuları doğal dünyayı düzende tutmak için azami çabayı gösterecek. </p>
<p><strong>‘Ötekiler’</strong>, bu muhteşem yaratıkların dünyasını açığa çıkaracak büyüleyici gerçeklerle doluyken, aynı zamanda mizahi anlatımıyla sadece türün severlerini değil, geniş bir izleyici kitlesini kendine çekecek. Hem genç hem de yetişkinler için eğlenceli bir seyir zevki sunacak <strong>‘Ötekiler’</strong>, tüm bölümleriyle <strong>16 Haziran</strong>’dan itibaren <strong>Disney+</strong>’ta, ilk bölümüyle de <strong>21 Haziran</strong>’dan itibaren <strong>National Geographic WILD</strong> ekranlarında olacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-yasamin-super-yildizlarinin-etkileyici-hikayesi-541375">Doğal Yaşamın Süper Yıldızlarının Etkileyici Hikayesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelsiz Yaşamın Merkezinde çalışmalar sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/engelsiz-yasamin-merkezinde-calismalar-suruyor-453969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 17:03:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[engelsiz]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir, engelli bireyleri sosyal yaşamın içerisinde tutacak İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi’nde yoğun bir çalışma yürütüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelsiz-yasamin-merkezinde-calismalar-suruyor-453969">Engelsiz Yaşamın Merkezinde çalışmalar sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin engelli bireylere yönelik yatırımlarından biri olan İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi’nde çatı imalatı yapılıyor. Yapı adına uygun bir şekilde tüm engel grupları düşünülerek tamamen ‘engelsiz’ bir bina olarak inşa ediliyor. </span></p>
<p><b><span>ISI YALITIM İMALATLARI</span></b></p>
<p><span>İzmit Engelsiz Yaşam Merkezinde tüm bloklarda betonarme imalatları tamamlandı. Tüm bloklarda ahşap çatı imalatları ve çatı kaplama imalatları tamamlandı. Dış cephede ısı yalıtım imalatlarına devam ediliyor. </span></p>
<p><b><span>ENGELLİ BİREYLERE UYGUN PROJE</span></b></p>
<p><span>Vinsan Kampüsü içinde inşa edilen İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi, toplam 9.609 metrekare alan üzerinde 6.176 metrekare kapalı alan olarak projelendirildi. Proje her tür engelliye uygun olacak şekilde zemin kat olarak planlandı. Tüm bloklarda betonarme imalatlar tamamlandı. Sarı avluda bulunan amfinin betonu döküldü. Çevre duvarı imalatlarına ve altyapı imalatlarına devam ediliyor. Tüm bloklarda alçı sıva imalatları, elektrik ve mekanik tesisatı imalatlarına devam ediliyor. A blokta çelik çatı imalatları tamamlandı.</span></p>
<p><b><span>HER ŞEY DÜŞÜNÜLDÜ</span></b></p>
<p><span>Yapının zemin katta bağımsız yaşam evi, spor salonu, hidroterapi havuzu, bay bayan soyunma-duş alanı, depo, yemekhane, mutfak, öğretmenler odası, mescid, tuvalet-lavabo, destek personel odası, depo, zihinsel engelliler grubu, koordinatör odası, duyu bütünleme odası, otizm grup eğitim odası, otizm bireysel eğitim odası, çocuk dinlenme odası ve oyun odası projede planlandı. Ayrıca bireyler ve çocuklar için terapi ve hobi amaçlı 875 metrekare ve 450 metrekarelik 2 adet avlu ve bir adet çocuk oyun alanı bulunuyor. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/engelsiz-yasamin-merkezinde-calismalar-suruyor-453969">Engelsiz Yaşamın Merkezinde çalışmalar sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Çağın, &#8220;Kadınları, yaşamın her alanında görünür kılmalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-cagin-kadinlari-yasamin-her-alaninda-gorunur-kilmaliyiz-435109</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:32:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kılmalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM), iş birliği içinde olduğu kamu ve özel kuruluşlarla birlikte geçmişten günümüze kadın ve kadın sorunlarına yönelik hem bölgesel hem ulusal hem de uluslararası alanda önemli bilimsel araştırmalar yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-cagin-kadinlari-yasamin-her-alaninda-gorunur-kilmaliyiz-435109">Prof. Dr. Çağın, &#8220;Kadınları, yaşamın her alanında görünür kılmalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama</p>
<p>ve Araştırma Merkezi (EKAM), iş birliği içinde olduğu kamu ve özel</p>
<p>kuruluşlarla birlikte geçmişten günümüze kadın ve kadın sorunlarına yönelik</p>
<p>hem bölgesel hem ulusal hem de uluslararası alanda önemli bilimsel araştırmalar</p>
<p>yürütüyor. Türkiye’nin tam kurumsal akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, öncü</p>
<p>araştırma üniversitelerinden olan Ege Üniversitesinde, EKAM’ın yanı sıra,</p>
<p>Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı yüksek lisans programı yürüten Kadın</p>
<p>Çalışmaları Anabilim Dalı da öğrencilerine cinsiyetin sosyal, tarihsel, felsefî,</p>
<p>politik, psikolojik, dinsel ve sanatsal görünümlerine odaklanan akademik</p>
<p>çalışmalar sunuyor.</p>
<p>EKAM’ın kurulduğu günden bu yana gerek akademik çalışmalara gerekse</p>
<p>geniş kitlelere yönelik etkinlik ve projelere imza attıklarını belirten Merkez</p>
<p>Müdürü Prof. Dr. Şerife Çağın, “Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılı</p>
<p>etkinlikleri kapsamında ‘Türkiye Yüzyılı’ mottosu ile önemli etkinlikler</p>
<p>düzenledik. EKAM ve Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı olarak, önümüzdeki</p>
<p>dönemde de sempozyum, konferans, panel, kitap, proje çalışmalarımıza devam</p>
<p>edeceğiz” dedi.</p>
<p>“İzmir kadın hareketinde önemli bir merkez”</p>
<p>İzmir’in kadın hareketi konusunda önemli bir merkez olduğunu belirten</p>
<p>Prof. Dr. Çağın, “Kadınların mesleki hayatta daha fazla görünür olması, İzmir’in</p>
<p>demokratik yapısı ile ilişkili. Bu farkı, diğer şehirlere gittiğinizde daha iyi</p>
<p>anlıyorsunuz. Yaşadığımız ev, yetiştiğimiz aile ortamı gibi içinde</p>
<p>bulunduğumuz toplum da bizleri şekillendiriyor. Eğitim düzeyi ve kalitesi</p>
<p>arttıkça, toplumsal sorunlarımızda da azalma olacaktır. Bu nedenle, toplumsal</p>
<p>farkındalık ve eğitim bu süreçte çok önemli bir unsur. Günümüzde hala, ataerkil</p>
<p>düzene bağlı olarak kadına atfedilmiş belli başlı sosyal görevler var, toplumu bu</p>
<p>konuda bilinçlendirirsek, bu görevlerin sadece kadına atfedilmesinin önüne</p>
<p>geçebiliriz. Kadınları çalışma hayatında ve yaşamın her alanında görünür</p>
<p>kılmalıyız. Kadınların başarısını, toplumun her kademesindeki varlığını ne kadar</p>
<p>ön plana çıkarırsak yanlış algıları o kadar azaltmış ve bu anlamda pek çok</p>
<p>gencimize ilham vermiş oluruz” dedi.</p>
<p>“Çalışmalarımızla topluma yön vermeye devam edeceğiz” </p>
<p>EKAM’ın yayınları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çağın, “2022’de</p>
<p>‘Babalar ve Kızları-Anneler ve Kızları’ sempozyum bildirilerini kitaplaştırmış,</p>
<p>bununla ilgili bir de bilimsel araştırma projesi yürütmüştük. Bu yıl, bu</p>
<p>çalışmanın diğer ayağı olarak görebileceğimiz ‘Anneler ve Oğulları-Babalar ve</p>
<p>Oğulları’ başlıklı kitap çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında, EKAM</p>
<p>Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Dilek Yeliz Maktal Canko ve EÜ Eğitim</p>
<p>Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Sevinç Çırak</p>
<p>Karadağ ile birlikte ‘Özel Gereksinimli Çocukların Annesi Olmak’ başlıklı yeni</p>
<p>bir projeye başladık. Bu çalışmalarda Türkiye’nin değişik üniversitelerinden</p>
<p>farklı disiplinlerinden akademisyen hocalarımız yer alıyor. Yine farklı</p>
<p>disiplinlerin iş birliğiyle hazırlayacağımız sempozyum, kitap, sosyal sorumluluk</p>
<p>projeleriyle hem bu konuda kadınlarımızın sesi olmayı hem de çocuklarımızla</p>
<p>daha sağlıklı iletişim kurup, onların tedavilerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Ayrıca, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da kadına şiddeti önlemeye yönelik</p>
<p>bilgilendirici etkinliklerimiz devam edecek. Yürüttüğümüz çalışmalarla topluma</p>
<p>yön vermeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Lisansüstü öğrencileri ve akademisyenleri bir araya getirdiklerini</p>
<p>söyleyen Prof. Dr. Çağın, “Geçen yıl başlattığımız önemli bir etkinliği bu yıl da</p>
<p>devam ettireceğiz. Yüksek lisans programında, kadrosu Ege Üniversitesinde</p>
<p>olan hocalarımızın yanında Dokuz Eylül, Kâtip Çelebi, Celal Bayar</p>
<p>üniversitelerinden hocalarımız da ders veriyor. Farklı alanlarda kadın meselesini</p>
<p>ele alan çok kıymetli tezler yapılıyor. ‘Tez Sunumları’ başlığı altında Kadın</p>
<p>Çalışmaları Anabilim Dalında yapılmış tezleri ilgili grupların dikkatine</p>
<p>sunuyoruz. Burada tezlerini yürüten öğrenciler, danışman hocalarıyla birlikte</p>
<p>tezleri hakkında bilgi veriyorlar. Hem kadın konusunda çalışma yapacak</p>
<p>öğrenciler için bir tartışma alanı yaratılmış oluyor hem de hocalar ve öğrenciler</p>
<p>arasında güzel bir etkileşim gerçekleşiyor” diye konuştu.</p>
<p>“Kadının gücüne dikkat çekiyoruz”</p>
<p>Prof. Dr. Çağın, “Yine bir dizi şeklinde devam edecek başka bir</p>
<p>etkinliğimiz ise, ‘Kadının Gücü ve Kadının Bilinmeyen Gerçekleri’ başlığını</p>
<p>taşıyor. Bunun en anlamlı ve en dokunaklı örneklerini depremle gördük. Özel</p>
<p>gereksinimli çocukların anneleri ise bunun başka bir örneği. Bunlar gibi kadının</p>
<p>gücüne dikkat çekmeye yönelik konuları alanın uzmanlarından dinleyeceğiz.</p>
<p>Yeni dönemde lise öğrencilerinin sanat dünyasında kadının yerine bakış</p>
<p>açılarına ilişkin bir araştırma projesi yürütmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda, kadın</p>
<p>sanatçıların, sanat dünyasında erkek sanatçılara göre bilinirliklerinin lise</p>
<p>öğrencilerindeki algısı konusunda araştırma yapacağız. Önümüzdeki dönemde</p>
<p>ayrıca, Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi iş birliği ile tiyatro, el sanatları,</p>
<p>resim gibi sanat dallarında kadın sanatçıların deneyimlerine ve biyografilerine</p>
<p>odaklanan bir panel dizisi düzenleyeceğiz” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-cagin-kadinlari-yasamin-her-alaninda-gorunur-kilmaliyiz-435109">Prof. Dr. Çağın, &#8220;Kadınları, yaşamın her alanında görünür kılmalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kırsal Mahallelerimizde Yaşamın Sürekli Olması İstiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kirsal-mahallelerimizde-yasamin-surekli-olmasi-istiyoruz-413367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 14:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[istiyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[mahallelerimizde]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gülbahçe Mahallesinde devam eden parke taş kaplama çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Alper Taban, “Kırsal mahallelerimizde yapılan her çalışma, buralara geri dönüşün de destekçisi oluyor, teşvik edici oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsal-mahallelerimizde-yasamin-surekli-olmasi-istiyoruz-413367">&#8220;Kırsal Mahallelerimizde Yaşamın Sürekli Olması İstiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gülbahçe Mahallesinde devam eden parke taş kaplama çalışmalarını yerinde inceleyen Belediye Başkanı Alper Taban, “Kırsal mahallelerimizde yapılan her çalışma, buralara geri dönüşün de destekçisi oluyor, teşvik edici oluyor. Biz bu alanların sadece yazlık değil, kışlıkta da sürekli kullanılmasını arzu ediyoruz” dedi.</b></p>
<p>Yaz aylarında kırsal mahallelerde yapım çalışmalarına hız veren İnegöl Belediyesi, özellikle altyapısı tamamlanan bölgelerde yolların parke taşla kaplanması noktasında ciddi bir çalışma ortaya koyuyor. Bu kapsamda 2023 yılında 15 kırsal mahallede parke taş kaplaması yapıldı. Son olarak Gülbahçe kırsal mahallesinde devam eden çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 16 kırsal mahallede 68 bin 600 m2 yol kaplaması yapılmış olacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>GÜLBAHÇE’DE 2300 M2 PARKE TAŞ KAPLAMASI YAPILIYOR</strong></p>
<p>Belediye Başkanı Alper Taban, dün beraberindeki heyetle birlikte Gülbahçe’de devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Burada çalışmalara ilişkin inceleme de yapan Başkan Taban, “Şu anda Gülbahçe Mahallemizdeyiz. Burada mahallemizde yapılan çalışmaları yerinde görmek üzere geldik. Çalışma arkadaşlarımız yollarımızda parke taş uygulaması gerçekleştiriyor. Muhtarımızla, parti teşkilatımızın temsilcileriyle ve vatandaşlarımızla birlikte alanı gezdik, inceledik. Burada altyapıları tamamlanmış olan 3 sokağımızda 2300 m2 parke taş uygulaması gerçekleştiriliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>KIRSAL MAHALLELERDE SÜREKLİ YAŞAM</strong></p>
<p>Kırsal mahallelerde sürekli yaşamın olmasını arzu ettiklerini de vurgulayan Başkan Taban, “Kırsal mahallelerimizde yapılan her çalışma, buralara geri dönüşün de destekçisi oluyor, teşvik edici oluyor. Altyapıların yapılmasıyla, yolların çamurdan ve tozdan kurtarılmasıyla kırsal mahallelerimiz ve orman köylerimizde de konforlu bir şekilde vatandaşlarımız yaşamlarını devam ettirebiliyorlar. Biz bu alanların sadece yazlık değil, kışlıkta da sürekli kullanılmasını arzu ediyoruz. Kırsal mahallelerimizin tamamında bu çalışmaları yürütüyoruz gerek Büyükşehir gerekse de İnegöl Belediyemizin gayretleriyle. Yatırımlarımız farklı bölgelerde devam ediyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>2023 YILINDA 16 KIRSAL MAHALLEDE YOLLAR PARKE TAŞLA KAPLANDI</strong></p>
<p>2023 yılında Gülbahçe ile birlikte 16 kırsal mahallede benzer çalışmaları yaptıklarını kaydeden Başkan Taban, “Nerede ne ihtiyaç varsa gidermek için çalışıyoruz. Merkezde nasıl ihtiyaçlar varsa, kırsalda da benzer ihtiyaçlar var. Bizler de gelen bildirimler ve talepler doğrultusunda hareket ederek buradaki altyapıdan üstyapıya ihtiyaçları gideriyoruz. Ben yapılan çalışmaların mahalle sakinlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirsal-mahallelerimizde-yasamin-surekli-olmasi-istiyoruz-413367">&#8220;Kırsal Mahallelerimizde Yaşamın Sürekli Olması İstiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşamın Dili&#8221;ni Çözmek İçin Çalışmalar Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasamin-dilini-cozmek-icin-calismalar-bogazici-universitesinde-basliyor-391747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jul 2023 07:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çözmek]]></category>
		<category><![CDATA[dilini]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzucan Özgür’ün liderliğinde sürdürülen “Yaşamın Dili” (LifeLU) projesiyle yaşamın temel yapı taşlarından olan proteinlerin dilinin, geliştirilecek yapay zekâ algoritmalarıyla çözülmesi hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasamin-dilini-cozmek-icin-calismalar-bogazici-universitesinde-basliyor-391747">&#8220;Yaşamın Dili&#8221;ni Çözmek İçin Çalışmalar Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzucan Özgür’ün liderliğinde sürdürülen “Yaşamın Dili” (LifeLU) projesiyle yaşamın temel yapı taşlarından olan proteinlerin dilinin, geliştirilecek yapay zekâ algoritmalarıyla çözülmesi hedefleniyor. Avrupa Araştırma Konseyi’nin saygın “Birleştirici Hibe Programı” kapsamına alınan proje başarılı olursa, kanser gibi hastalıkların daha iyi anlaşılabilmesi için bir zemin de oluşturacak.</strong></p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzucan Özgür ve ekibinin “Yaşamın Dilini Anlamak: Protein Dizilerindeki Dil Birimlerini Belirleme ve Karakterize Etme (LifeLU)” projesi Avrupa Komisyonu tarafından kurulan Avrupa Araştırma Konseyi’nin “Birleştirici Hibe Programı” kapsamına alındı.</p>
<p>Rekabetçi, saygın program tarafından yaklaşık 2 milyon Euro hibe desteği alacak projede, 20 çeşit temel amino asidin oluşturduğu protein dilinin, Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştirilecek yapay zekâ algoritmalarıyla çözülmesi için çalışılacak.</p>
<p><strong>“ÇIĞIR AÇICI BİR NİTELİĞE SAHİP”</strong></p>
<p>Proteinlerin insan dili gibi anlaşılabilmesi için beş yıl boyunca yoğun çalışacaklarını belirten Doç. Dr. Arzucan Özgür, projenin çığır acıcı niteliğini şöyle anlatıyor:</p>
<p>“Proteinler yaşamı sürdüren biyolojik süreçlerde önemli rol oynuyor. Amino asit dizileri üç boyutlu moleküller olmalarına rağmen metinsel olarak da temsil edilebilir. Diğer bir ifadeyle protein dizileri, yaşamın dili olarak ifade edilen özel bir lisanla yazılmış metinler olarak düşünülebilir. LifeLU projesinin temel amacı -insan dillerindeki kelimeler gibi- proteinlerin en küçük anlamlı birimlerini ve bunların anlam ile işlevlerini tespit etmek için yenilikçi yöntemler geliştirmek ve yaşamın dilini daha iyi anlayabilmek için bir temel oluşturmak olarak özetlenebilir. Yüksek riskli bu proje, eğer başarabilirsek çığır acıcı bir niteliğe sahip. Avrupa Araştırma Konseyi’nin Birleştirici Hibe Programı’na seçilmesinin arkasından da bu zorlu yapısı yatıyor. Proje ekibimizde doktora öğrencilerimiz Gökçe Uludoğan, Burak Suyunu ve Enes Taylan da yer alıyor.”</p>
<p><strong>“DİLİ ÇÖZERSEK KANSER GİBİ HASTALIKLARI DAHA İYİ ANLAYABİLİRİZ”</strong></p>
<p>Bilim insanı, proteinlerin dilini çözmenin insanlar ile temel organik yapıları arasında bir dil köprüsü kuracağını ifade ediyor. Bunun günlük hayatlarımızı değiştirilebileceğini belirten Doç. Dr. Özgür, “Proteinlerin bize neler söylediğini anladığımızda bugün hayatlarımızı alt üst edebilen kanser gibi hastalıkları, vücudumuzdaki proteinlerin bize söylediklerini okuyarak daha rahat anlayabileceğiz. Aynı DNA’daki bazlarda olduğu gibi temel amino asitlerin de harf olarak karşılıkları mevcut. Proteinleri 20 harften oluşan bir alfabe ile yazılmış metinler olarak düşünebiliriz. Bu harflerin ekibimizle geliştireceğimiz yapay zekâ algoritmaları sayesinde hangi anlamlı kelimeleri, hatta cümleleri oluşturduğunu anlamak istiyoruz. Bu nedenle projemiz sadece bilgisayar mühendisliği değil, moleküler biyoloji gibi birçok farklı alanı da kapsayan disiplinler arası bir yapıya sahip” diyor.</p>
<p><strong>Doç. Dr. Arzucan Özgür kimdir?</strong></p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Metin Analitiği ve Biyoenformatik Araştırma Laboratuvarı’nın (TABILAB) kurucu üyeleri arasında yer alan Doç. Dr. Özgür, doktora derecesini 2010’da ABD Michigan Üniversitesi&#8217;nde bilgisayar bilimi ve mühendisliği, lisans ve yüksek lisans derecelerini ise sırasıyla 2002 ve 2004 yıllarında Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde bilgisayar mühendisliği alanında aldı. Araştırma alanları biyoenformatik ve doğal dil işlemesi olan bilim insanı, Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanı Ödülü (BAGEP 2016), Türkiye Bilim Akademisi Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü (TÜBA-GEBİP 2019) ve Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜVAK) Araştırmada Üstün Başarı Ödülü&#8217;nü de layık görüldü. Doç. Dr. Arzucan Özgür 2011&#8217;den itibaren Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasamin-dilini-cozmek-icin-calismalar-bogazici-universitesinde-basliyor-391747">&#8220;Yaşamın Dili&#8221;ni Çözmek İçin Çalışmalar Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığı olamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-kadinin-olmadigi-yerde-yasamin-devamliligi-olamaz-355117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 09:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[budak]]></category>
		<category><![CDATA[devamlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[olamaz]]></category>
		<category><![CDATA[olmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[rektör]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<category><![CDATA[yerde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Deprem ve Kadın” konulu panel gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-kadinin-olmadigi-yerde-yasamin-devamliligi-olamaz-355117">Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığı olamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Deprem ve Kadın” konulu panel gerçekleştirildi. Çevrimiçi düzenlenen panele EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan,  EKAM Müdürü Prof. Dr. Şerife Çağın, EÜ Hemşirelik Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esra Engin, Psikolog Sabahattin Karyelioğlu ve Uzman Hemşire Filiz Uludağ Baştimur, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığının mümkün olmadığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “İnsanoğlunun var olduğu ilk andan itibaren kadın, doğanın ve yaşam şartlarının tüm zorluklarına rağmen var olmuştur. Kadın, bu varlığını sürdürmek için sürekli bir mücadele içerisinde bulunmuştur. Günümüzde de mevcut süreç devam etmektedir. Aile kurumunun baş aktörü ve yöneticisi olan kadın, tarih boyunca her zaman olağanüstü durumlarda ve savaşlarda, afetlerde, kıtlık, salgın gibi kriz durumlarında ailesini derleyen toparlayan ve yaşama tutunmasını sağlayan kişi olmuştur. Ülke olarak, hepimizi derinden sarsan ve yaralayan, çağın afeti olan Kahramanmaraş depremlerine şahit olduk. Kadınlarımız bu süreçte, kimin nerede yardıma ihtiyacı varsa dayanışmanın, birlikteliğin en güzel örneklerini sergilediler. Bir daha asla yaşanmamasını temenni ettiğim depremde, kadın elinin değdiği her yerin tekrar hayat bulduğu gerçeğini gördük. Bu büyük afette evindeki ekmeğini, aşını paylaşan kadınlarla bunu bir kez daha hep beraber tecrübe ettik. Bütün kalbi duygularımla, tarihimizde ve günümüzde olduğu gibi çağa ayak uyduran aydın, yenilikçi, ilmi, fedakâr kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum’’ diye konuştu.  </p>
<p><b>“Sorumluluklarımız büyük”</b></p>
<p>EKAM Müdürü Prof. Dr. Şerife Çağın, “Toplum olarak büyük sorumluluklarımız var. Mutlaka ateşin bir gün çok yakınımıza düşebileceğini unutmayarak felakete uğrayan insanlarla empati kurmamız ona göre tedbir almamız, duyarsız kalmamamız gerekiyor. Panelimizde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında deprem bölgesindeki kadınlarımızın problemlerini, yüklendikleri büyük sorun ve sorumlulukları uzman kişilerden dinleyeceğiz. Konuşmacılarımıza katkıları için çok teşekkür ederiz. Umarım söylenenler dikkatimizi çeker ve bizleri problemlerin bir ucundan tutmak için harekete geçirir. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın’’ dedi.</p>
<p>Programın moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Esra Engin, “6 Şubat tarihinde yaşadığımız felaket sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet ve kalanlara sabırlar diliyorum. Etkinlikler, yaralarımızı sarmak adına çok faydalı oluyor. Çünkü bu tür felaketlerden sonra en çok ihtiyacımız olan şey umut. Beraber taşın altına elimizi koymamız gerekiyor’’ dedi.</p>
<p><b>“Travmanın etkilerini net bir şekilde gördüm”</b></p>
<p> “Deprem Gerçeği ve Kriz Anlarında Kadının Rolü” konulu bir konuşma gerçekleştiren Psikolog Sabahattin Karyelioğlu, “Yaşamımızı güzelleştiren şefkati ile dünyaya ışık saçan kadınlarımızın gününü kutlamak istiyorum. Deprem felaketinde bölgeye giderek en yakınlarını, yuvasını kurtarmak isteyen, onun için çalışan çocuk, erkek ya da kadınların davranışlarını net bir şekilde gözlemledim. Orada insan ruhunda bu travmanın nasıl bir etki yarattığını gördüm. Aileler, çocukları için ortaya koydukları ve planladıkları bir geçmişe veda etmiş oldular. Ama yaşam yine normalleşecek, şehirler kurulacak, insanlar tekrar sevdikleriyle bir araya gelecek” dedi.</p>
<p><b>“Hafızamdan silemeyeceğim bir tecrübe oldu”</b></p>
<p>Deprem bölgesindeki görevi esnasında yaşadıklarını aktaran Uzman Hemşire Filiz Uludağ Baştimur ise  “12 yıldır acil serviste aktif  şekilde hemşire olarak çalışıyorum ve burada birçok kriz gördüm. Deprem bölgesinde yaşadıklarım, hayatım boyunca hafızamdan silemeyeceğim bir tecrübeydi.  Depremi öğrendiğimizde Ege Üniversitesi acil ekibi olarak kriz anında ne yapabiliriz, oraya nasıl gidebiliriz şeklinde düşünmeye başladık. Oraya gittiğimizde bir filmin ortasında kalmış gibiydik. Kadınlar kötü bir yıkım yaşamışlardı, evleri yoktu ama oradan kurtardıkları çocukları için ayakta duruyorlardı. Evime geri döndüğümde çeşmeyi açtığımda, elimi yıkadığımda ne kadar şanslı olduğumu hissettim. Benim bir evim vardı ama oradaki insanların artık bir evi, ailesi yoktu. Anneler, çocukları kucağındayken kendilerinden ziyade onlar için endişe ediyorlardı. Tüm fedakâr kadınlarımızın gününü kutluyorum” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rektor-prof-dr-budak-kadinin-olmadigi-yerde-yasamin-devamliligi-olamaz-355117">Rektör Prof. Dr. Budak, &#8220;Kadının olmadığı yerde yaşamın devamlılığı olamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
