<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşamak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/yasamak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasamak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Dec 2025 09:20:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>yaşamak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/yasamak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yalanları Yeniden Yaşamak İçin Randevunuz Var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalanlari-yeniden-yasamak-icin-randevunuz-var-601698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 09:20:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[randevunuz]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yalanları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulaktan kulağa yayılarak kısa sürede tüm dünyayı etkisine alan ‘Tell Me Lies’, yeni yıl hediyesi olarak 13 Ocak 2026’dan itibaren yeni bölümleriyle sadece Disney+’ta diziseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalanlari-yeniden-yasamak-icin-randevunuz-var-601698">Yalanları Yeniden Yaşamak İçin Randevunuz Var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kulaktan kulağa yayılarak kısa sürede tüm dünyayı etkisine alan <strong>‘Tell Me Lies’</strong>, yeni yıl hediyesi olarak <strong>13 Ocak 2026</strong>’dan itibaren yeni bölümleriyle sadece <strong>Disney+</strong>’ta diziseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.<strong> </strong>Lucy Albright ve Stephen DeMarco’nun Baird College’daki bahar dönemiyle birlikte çalkantılı ilişkileri yeniden alev alıyor. Bu kez her şeyin farklı olacağına dair verdikleri sözlere rağmen, geçmişteki hatalar iyi niyetlerini gölgeliyor ve Lucy, hiçbir şekilde parçası olmak istemediği bir tartışmanın merkezinde kendini buluyor. Öte yandan, bir önceki yılın yıkıcı sonuçları Lucy ve Stephen’ın arkadaşlarını da kendi kendilerine zarar veren davranışlarıyla yüzleşmeye zorluyor. Kampüs genelinde skandal sırlar büyürken, acımasız sonuçlar Lucy’yi ve çevresindeki herkesi tehdit ediyor. </p>
<p><strong>Grace Van Patten, Jackson White, Cat Missal, Spencer House, Sonia Mena, Branden Cook, Alicia Crowder </strong>ve <strong>Costa D’Angelo</strong>’nun başrollerinde yer aldığı dizinin yeni sezonunda oyuncu kadrosuna <strong>Iris Apatow </strong>da katılıyor. <strong>Meaghan Oppenheimer</strong>’ın imzasını taşıyan dizinin yapımcıları arasında ünlü oyuncu <strong>Emma Roberts </strong>da yer alıyor. </p>
<p><strong>20th Television </strong>yapımcılığındaki <strong>‘Tell Me Lies’</strong>ın 8 bölümden oluşan yeni sezonunun ilk iki bölümü <strong>13 Ocak 2026</strong>’da <strong>Disney+</strong>’taki yerini alırken, her hafta salı yayınlanacak yeni bölümle heyecan giderek artacak. </p>
<p><strong>Twitter</strong>: @DisneyPlusTR</p>
<p><strong>Instagram</strong>: @disneyplustr</p>
<p><strong>Facebook</strong>: @DisneyPlusTR</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalanlari-yeniden-yasamak-icin-randevunuz-var-601698">Yalanları Yeniden Yaşamak İçin Randevunuz Var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 12:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ercan]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Varlıbaş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[varlıbaş]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaklaşık 2,7 milyon metrekare alanda ve 4,5 milyar dolar yatırımla kurulan Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825">Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık <strong>2,7 milyon metrekare</strong> alanda ve <strong>4,5 milyar dolar yatırımla</strong> kurulan <strong>Biyoteknoloji Vadisi</strong>, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor. Araştırma, üretim, girişimcilik ve sanayi iş birliğini aynı yapıda bir araya getiren vadi; ulusal biyoteknoloji kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr.<strong> Ercan Varlıbaş</strong>, Türkiye’nin ekonomik büyüklükte 22., biyoteknolojide ise 48. sırada olduğuna dikkat çekerek, “Bu tabloyu değiştirmek için Türkiye’yi 10 yıl içinde biyoteknolojide ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p>Varlıbaş, vadinin yalnızca üretim ve Ar-Ge alanı değil, ulusal inovasyon politikalarının hayata geçirileceği bütünleşik bir ekosistem olduğunu vurguladı. “Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim temelli büyüme sürecine yön verecek. Yerli ve yabancı yatırımcılarla ekosistemi güçlendirerek bilimi toplumsal yaşamın ana damarına taşımayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Projenin hedefleri arasında 20 bin istihdam, 15 milyar dolarlık ihracat ve 300 start-up’ın desteklenmesi bulunuyor.</p>
<p><strong>“BİYOTEKNOLOJİ ZENGİNLİK, SAĞLIK VE UZUN ÖMÜR DEMEK”</strong></p>
<p>Türkiye ve dünyadan bilim insanlarının katıldığı 2. Uluslararası Sürdürülebilirlik için Biyoteknoloji Çözümleri Kongresi (Biotech4SUS), Gebze Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan Dr. Ercan Varlıbaş, biyoteknolojiyi “zenginlik, sağlık ve uzun ömür” kavramlarıyla tanımladı.</p>
<p>Varlıbaş, biyoteknolojinin yalnızca bir bilim alanı değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın lokomotifi olduğunu belirterek, “Dünyada resmi kayıtlara göre 122 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Biyoteknoloji, sağlıklı ve stressiz yaşam süresini uzatmayı mümkün kılıyor” dedi.</p>
<p>Biyoteknolojinin tarım, sağlık, gıda ve hayvancılık gibi stratejik sektörlerde dönüştürücü etki yaratacağını vurgulayan Varlıbaş, “Bu alan, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme stratejisinde kilit rol üstlenecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“BİYOTEKNOLOJİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN KALBİDİR”</strong></p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki atılımının artık yalnızca sanayi ölçeğinde değil, bir bilim politikası ekseninde ilerlediğini vurgulayarak, “Biyoteknoloji doğayı kopyalayan değil, doğayla iş birliği yapan bir bilimdir. Bugün iklim değişikliği, gıda güvenliği, sağlık ve enerji verimliliği gibi konuların tümünde çözümün adresi biyoteknolojidir. BİYOSAD olarak kamu, sanayi ve üniversiteleri aynı masada buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca üretmek değil; bilimin etik, çevreci ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesini sağlamak. Türkiye’yi yalnızca biyoteknolojik ürünlerde değil, bilimsel kalite ve sürdürülebilirlikte de bir referans ülke haline getirmeye kararlıyız.” İfadelerini kullandı.  </p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş konuşmasında ayrıca Biyoteknoloji Vadisi’nin yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de etki yaratmayı hedeflediğine dikkat çekti. Dr. Varlıbaş, “Türkiye artık bu alanda aktif rol alıyor. Kore ve Tayvan’da temaslarımız oldu, Boston’da iki kongreye katıldık. Gelecek yıl San Diego’da Türkiye Pavilyonu’nu kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Sağlık ve Ticaret Bakanlıkları da bizimle olacak” dedi.</p>
<p><strong>“YERLİ İLAÇ TÜRKİYE’NİN BİLİMSEL BAĞIMSIZLIĞI AÇISINDAN KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASI”</strong></p>
<p>Yerli biyoteknolojik ilaç üretiminde Türkiye’nin geldiği noktanın önemine dikkat çeken Dr. Ercan Varlıbaş,” 5 yıl önce İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile başlatılan, VSY Biotechnology tarafından fonlanan yeni biyoteknolojik ilaç molekülü projesinin laboratuvar aşamalarında başarılı sonuçlara ulaştı. Molekülümüz izole edildi, tanımlandı ve ön klinik testlerde güvenilirlik ve etkinlik açısından son derece umut verici sonuçlar verdi. İnsan fazı klinik çalışmalar da olumlu sonuçlanırsa, üretimi Biyoteknoloji Vadisi’nde gerçekleştireceğiz. Kendi molekülünü geliştiren bir ülke yalnızca sağlıkta değil, bilimde de bağımsız olur. Bizim hedefimiz, Türkiye’yi ilacını geliştiren, teknolojisini üreten ve bilgisini ihraç eden bir ülke haline getirmek. Bu süreç Türkiye’nin bilimsel bağımsızlığı açısından kritik bir dönüm noktası olacaktır” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825">Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi&#8221; Ataşehir&#8217;de Seyirciyle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-atasehirde-seyirciyle-bulustu-585904</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 15:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ataşehir]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[seyirciyle]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585904</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, beğeniyle izlenen oyunlarından “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” ile Ataşehir seyircisine konuk oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-atasehirde-seyirciyle-bulustu-585904">&#8220;Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi&#8221; Ataşehir&#8217;de Seyirciyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, beğeniyle izlenen oyunlarından “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” ile </span></span></span><span><span>Ataşehir </span></span><span><span><span>seyircisine konuk oldu.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span>Nick Whitby</span></span></b><span><span>’nin yazdığı, <b>Yücel Erten</b>’in çevirdiği, <b>Hüseyin Köroğlu</b>’nun yönettiği “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” 21 Ekim 2025 Salı günü saat 15.00 ve 20.00’de İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi Şener Şen Sahnesi’nde seyirci karşısına çıktı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Nazi Dönemi Avrupa’sı, Almanya’nın Polonya’yı işgali, Polonya’daki direniş hareketi gibi pek çok tarihi dönemin yansımalarını taşıyan, geniş oyuncu kadrosuyla dikkat çeken </span></span><span><span><span>“Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” Ataşehir seyircisinden yoğun ilgi gördü.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Seyircinin büyük bir heyecan ve merakla takip ettiği oyun, gösterim sonunda uzun süre ayakta alkışlandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ </span></span></span></b><b><span><span><span><span>(13+ Yaş)</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Polonya’nın Nazi işgalinin hemen öncesinde, Varşova Tiyatrosu’nda Hitler karşıtı bir oyunun genel provası yapılmaktadır. Diplomatik bir skandala yol açma ihtimali yüzünden son anda gelen bir haberle sansür kurulu tarafından oyun yasaklanır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Daha önce oynadıkları “Hamlet“i yeniden gündeme almak zorunda kalırlar. Tiyatronun sanat yönetmeni ve ünlü oyuncusu Jozef Tura Hamlet’i oynamaktadır. Karısı Maria da ünlü bir oyuncudur ve çok hayranı vardır. Kısa bir süre sonra Almanlar Polonya’yı işgal eder. Tiyatro kapanır ve oyuncular işsiz kalırlar. Ancak tiyatronun genel sanat yönetmeninin karısı Maria’ya âşık olan havacı bir teğmen aracılığıyla, aralarına sızan bir Alman casusun Polonya’daki direnişçilerin adlarını oluşturduğu listeyi Nazilere iletmek üzere olduğunu öğrenirler. Casusa engel olmak için herkes üzerine düşeni yapacaktır ve rollerini gerçek hayata taşıma zamanı gelmiştir. Ellerinde sadece sanatsal enstrümanları vardır yani oyunculuk, kostüm ve dekorları.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Oyunda <b>Aziz Sarvan, Emre Narcı,</b> <b>Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal</b> rol alıyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-atasehirde-seyirciyle-bulustu-585904">&#8220;Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi&#8221; Ataşehir&#8217;de Seyirciyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakırköy&#8217;de &#8220;Alzheimer ile Yaşamak&#8221; Söyleşisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-alzheimer-ile-yasamak-soylesisi-578912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 16:07:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü kapsamında “Alzheimer ile Yaşamak” konulu bir söyleşi düzenledi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşiye Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-alzheimer-ile-yasamak-soylesisi-578912">Bakırköy&#8217;de &#8220;Alzheimer ile Yaşamak&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü kapsamında “Alzheimer ile Yaşamak” konulu bir söyleşi düzenledi. Ataköy Emekliler Evi’nde gerçekleştirilen söyleşiye Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Ataköy Emekliler Evi’nde “Alzheimer ile Yaşamak” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide, Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi ailesine yeni katılan Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Kılıç Alzheimer hastalığı hakkında bilgiler verdi. Kendi de bir beyin cerrahı olan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, söyleşiye katılarak vatandaşlarla konuştu. Programda, vatandaşlar akıllarındaki soruları sorma imkanı da buldu.</p>
<p><b>“Ayda bir söyleşi gerçekleştireceğiz”</b></p>
<p>Söyleşide konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Ataköy&#8217;de Emekliler Evimizde hep beraber ayda bir söyleşi yapmaya karar vermiştik. Bugün yanımızda çok değerli bir hocamız var. Sayın Aylin Hanım, bizim büyük Bakırköy ailemize katıldı. Bugün Dünya Alzheimer Günü hakkında değerli bir söyleşi gerçekleştirecek. Ataköy Emekliler Evimizde merkezimizden değerli hocalarımı konuk ettiğimiz, zaman zaman da daha farklı sosyal konularda misafir edeceğimiz önemli isimlerle ayda bir söyleşi gerçekleştireceğiz” dedi.</p>
<p><b>“En iyi gözlemi yakınlarımız yapıyor”</b></p>
<p>Alzheimer hakkında bilinçlendirici bir söyleşi gerçekleştiren Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Kılıç, “Alzheimer bir demans türüdür. Türkçe unutkanlık, bunama demektir. Bunamanın genel bir terimini kullanıyoruz. Alzheimer’in hem konusu hem tanısı oldukça karışıktır. O yüzden terim olarak yine Alzheimer tipi demans diyoruz. 65 yaş üstü her 100 vatandaştan 5&#8217;inde Alzheimer riski mevcuttur. Bu oldukça yüksek bir rakam. İki hastadan birinde Alzheimer gelişme riski maalesef çok arttı. Bakırköy’de bir devlet hastanesinde çalışan bir doktora gün içinde unutkanlıkla başvuran hasta sayısı oldukça yüksek. Aslında en iyi gözlemi yakınlarımız yapıyor. Hastalar genelde ben sağlıklıyım, unutkan değilim diyor. Kişinin güncel bilgi alanlarında kayıplar var mı gözlemlemek lazım. Hastalık ilerledikçe hasta eskileri de unutmaya başlıyor ve o zaman ne yazık ki geç oluyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakirkoyde-alzheimer-ile-yasamak-soylesisi-578912">Bakırköy&#8217;de &#8220;Alzheimer ile Yaşamak&#8221; Söyleşisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmle Yaşamak: Ailelerin Karşılaştığı En Büyük Güçlükler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmle-yasamak-ailelerin-karsilastigi-en-buyuk-guclukler-557841</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:31:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ailelerin]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[güçlükler]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaştığı]]></category>
		<category><![CDATA[otizmle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557841</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, otizmli çocukların ailelerinin yaşadığı zorlukları, duygusal yükleri ve sosyal desteğin öneminden bahsetti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmle-yasamak-ailelerin-karsilastigi-en-buyuk-guclukler-557841">Otizmle Yaşamak: Ailelerin Karşılaştığı En Büyük Güçlükler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, otizmli çocukların ailelerinin yaşadığı zorlukları, duygusal yükleri ve sosyal desteğin öneminden bahsetti.</p>
<p><strong>Otizmli bir çocuğun ihtiyaçlarını anlamak aileleri zorlayabiliyor!</strong></p>
<p>Otizm gibi gelişimsel bozukluğu olan çocuğa sahip ailelerde aile içi ilişkilerde sorunların ortaya çıkabildiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Anne babalar otizmli çocuklarında karşılaştıkları ve tanımlayamadıkları bir dizi davranışla baş başa kalır.” dedi.</p>
<p>İletişim kuramayan bir çocuğun gereksinimleri ve isteklerini anlamaya çalışmanın, tuhaf ve alışılmamış davranışlarıyla baş etmenin, çocuk tehlikeleri tanıyamıyorsa sürekli olarak kontrol etmeye çalışmanın aileleri yorabildiğini aktaran Luş, bu durumda bazı ailelerde suçluluk duygusunun ön plana çıktığını bazı ailelerin de aşırı kaygılanıp panik yaşayabildiklerini dile getirdi.</p>
<p><strong>Yalnız bırakılan aileler kendi hayatlarından fedakarlık yapmak zorunda kalıyor!  </strong></p>
<p>Özellikle ilk tanı konulduğu zaman ailelerin çoğunun, otizmin nasıl bir hastalık olduğunu bilmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ebeveynler, çocuklarının durumunu ilk başlarda büyük bir üzüntüyle karşılıyor, zamanla da duruma alıştıklarını ifade ediyorlar.” dedi.</p>
<p>Bazen, diğer aile fertlerinin otizm konusunda bilinçli olmadıkları için anne babaları yalnız bırakabildiklerini de kaydeden Luş, “Bazı aileler hangi eğitim kurumunun çocukları için daha iyi olacağı gibi konularda karar vermede zorlanıyor. Çocukların öz bakım becerilerini çok geç kazanması, mesela tam anlamıyla tuvalet eğitimini gerçekleştiremiyor olması, yemeği kendi kendine yememesi gibi durumlarda bazı anne babalar, çocuklarına bakabilmek için iş hayatlarında veya özel hayatlarında birçok şeyden vazgeçip kendilerini çevrelerinden soyutlayabiliyorlar. Bazen de ebeveynler durumu kabullenmede çok zorluk yaşayıp, depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara yakalanabiliyorlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Otizmli bir çocuğa sahip ailelerin, zorluklarla başa çıkması için sosyal destek çok önemli!</strong></p>
<p>Girdikleri ortamlarda çocuklarının sorunlu davranışlar sergilemelerinin anne babaların çaresiz hissettikleri, bazen de öfkelendikleri durumlardan olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Çocuklarına farklı bir gözle bakılması ve dışlanması da aileleri oldukça üzen bir durum. Aileler çocuklarının da diğer çocuklar gibi görülmesini istiyor.” dedi.</p>
<p>Ayrıca ailelerin, çocuklarının geleceğine yönelik endişe duyduklarının da altını çizen Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuklarının ileride kendi kendilerine nasıl bakacağı, tek başlarına yaşamlarını nasıl sürdüreceği gibi konular önemli bir endişe kaynağı. Anne babaların otizmli bir çocuğa sahip olmakla ilgili zorluklarla başa çıkması için sahip oldukları sosyal destek mekanizmaları çok önemli. Yeterli sosyal destek sistemlerine sahip olmak anne babaları daha güçlü hale getirir. Yerel yönetimlerin ve gönüllü kuruluşların çalışmaları, sosyal hizmet uzmanlarının özel eğitim merkezlerinin, çocuk psikiyatri kliniklerinin sayılarının arttırılması önemli.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmle-yasamak-ailelerin-karsilastigi-en-buyuk-guclukler-557841">Otizmle Yaşamak: Ailelerin Karşılaştığı En Büyük Güçlükler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Şehir Tiyatroları, 13-18 Şubat tarihlerinde İstanbul Mecidiyeköy Büyük Sahne&#8217;de Yaşamak Mı Yoksa Ölmek mi adlı oyunu sahneleyecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaeli-sehir-tiyatrolari-13-18-subat-tarihlerinde-istanbul-mecidiyekoy-buyuk-sahnede-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-adli-oyunu-sahneleyecek-440503</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Feb 2024 12:55:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[adlı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[mecidiyeköy]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[sahnede]]></category>
		<category><![CDATA[sahneleyecek]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[tarihlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek mi adlı oyunu 13-18 Şubat tarihlerinde İstanbul Mecidiyeköy Büyük Sahne’de seyirciyle buluşturacak. Polonya’nın Naziler tarafından işgalinin hemen öncesinde geçen 135 dakikalık oyun Kocaelili tiyatroseverler tarafından büyük beğeni toplamıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-sehir-tiyatrolari-13-18-subat-tarihlerinde-istanbul-mecidiyekoy-buyuk-sahnede-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-adli-oyunu-sahneleyecek-440503">Kocaeli Şehir Tiyatroları, 13-18 Şubat tarihlerinde İstanbul Mecidiyeköy Büyük Sahne&#8217;de Yaşamak Mı Yoksa Ölmek mi adlı oyunu sahneleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek mi adlı oyunu 13-18 Şubat tarihlerinde İstanbul Mecidiyeköy Büyük Sahne’de seyirciyle buluşturacak. Polonya’nın Naziler tarafından işgalinin hemen öncesinde geçen 135 dakikalık oyun Kocaelili tiyatroseverler tarafından büyük beğeni toplamıştı.</p>
<p> </p>
<p><b>YÖNETMENLİĞİNİ İLHAM YAZAR YAPIYOR</b></p>
<p>Nick Whitby tarafından yazılan ve Yücel Erten tarafından çevrilen oyun İlham Yazar tarafından yönetildi. Dekor tasarımını Murat Gülmez’in yaptığı oyunun kostüm tasarımı Çevren Sarayoğlu, müzik Ali Erel, koreografi Gizem Erden, ışık tasarımı Mustafa Bal, ses tasarımı İlker Sevüker, tasarım koordinatörü Emine Kaynak Yıldırım ve yönetmen yardımcısı Işık Öztorun oldu.</p>
<p> </p>
<p><b>GENİŞ OYUNCU KADROSU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından hazırlanan oyunda Funda İlhan, Aydın Sigalı, Çağrı Mengüç, Serhat Güzel, Zeynep Dilara Saydam, Levent Muratoğlu, Güliz Gençoğlu, Ozan Şahin, Duygu Mine Özcan, Onursal Yıldırım, Cemal Aldıç, Volkan Dinç, Ferdi Yıldız, Su Özdemir, Sevcan Kuş Efe, Umut İsfen, Çağla Buldak Akarsu, İbrahim Aydın, Ahmet Buğra Karakoyun ve Işık Öztorun rol alıyor.</p>
<p> </p>
<p><b>TRAJİKOMİK 2 PERDE</b></p>
<p>1939- Varşova. Polonya’nın Naziler tarafından işgalinin hemen öncesi. Özel bir tiyatronun Hitler karşıtı oyununun provaları, politik-diplomatik gerekçelerle yasaklanır. ‘’Hamlet’’ oyununa geri dönen tiyatroda, genç bir havacı teğmen ile oyuncu arasında bir flört baş gösterir. Almanlar işgali gerçekleştirmiş, tiyatro kapanmıştır. Havacı teğmen aracılığıyla bir Alman casusun Polonya’daki tüm direniş hareketini ele verecek listeyi Nazilere iletmek üzere Polonya’ ya geleceği bilgisine ulaşan oyuncular, bunu engellemek üzere harekete geçerler. Artık dekorları Gestapo karargâhına, kostümleri üniformaya, oyuncular da yurt sever direnişçilere dönüşmüşlerdir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-sehir-tiyatrolari-13-18-subat-tarihlerinde-istanbul-mecidiyekoy-buyuk-sahnede-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-adli-oyunu-sahneleyecek-440503">Kocaeli Şehir Tiyatroları, 13-18 Şubat tarihlerinde İstanbul Mecidiyeköy Büyük Sahne&#8217;de Yaşamak Mı Yoksa Ölmek mi adlı oyunu sahneleyecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyuncuların Nazi işgaline karşı direnişinin hikayesini Yaşamak mı yoksa ölmek mi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyuncularin-nazi-isgaline-karsi-direnisinin-hikayesini-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-438935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2024 11:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[direnişinin]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesini]]></category>
		<category><![CDATA[işgaline]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[nazi]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncuların]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438935</guid>

					<description><![CDATA[<p> İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” adlı oyunu seyirciyle buluşturuyor.  Oyun, 7 Şubat 2024 Çarşamba günü 20.30’da Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ilk kez sahneleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyuncularin-nazi-isgaline-karsi-direnisinin-hikayesini-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-438935">Oyuncuların Nazi işgaline karşı direnişinin hikayesini Yaşamak mı yoksa ölmek mi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, </span></span><b><span><span>Nick Whitby</span></span></b><span><span>’nin yazdığı, <b>Yücel Erten</b>’in çevirdiği, <b>Hüseyin Köroğlu</b>’nun yönettiği</span></span><span><span>“Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” adlı oyunu seyirciyle buluşturuyor.  Oyun, 7 Şubat 2024 Çarşamba günü 20.30’da Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ilk kez sahneleniyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Polonya’nın Nazi işgalinin hemen öncesinde, Varşova Tiyatrosunda Hitler karşıtı bir oyunun genel provası yapılmaktadır. Diplomatik bir skandala yol açma ihtimali yüzünden son anda gelen bir haberle sansür kurulu tarafından oyun yasaklanır. Daha önce oynadıkları “Hamlet“i yeniden gündeme almak zorunda kalırlar. Tiyatronun sanat yönetmeni ve ünlü oyuncusu Jozef Tura Hamlet’i oynamaktadır. Karısı Maria da ünlü bir oyuncudur ve çok hayranı vardır. Kısa bir süre sonra Almanlar Polonya’yı işgal eder.  Tiyatro kapanır ve oyuncular işsiz kalırlar.  Ancak tiyatronun genel sanat yönetmeninin karısı Maria’ya âşık olan havacı bir teğmen aracılığıyla, aralarına sızan bir Alman casusun Polonya’daki direnişçilerin adlarını oluşturduğu listeyi Nazilere iletmek üzere olduğunu öğrenirler. Casusa engel olmak için herkes üzerine düşeni yapacaktır ve rollerini gerçek hayata taşıma zamanı gelmiştir. Ellerinde sadece sanatsal enstrümanları vardır yani oyunculuk, kostüm ve dekorları.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Macar yazar Melchior Lengyel’in romanından uyarlanan ve filme de çekilen bu başarılı oyun izleyicimizle buluşacaktır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span>“YURTTA BARIŞ, DÜNYA’DA BARIŞ”</span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Oyunun yönetmeni Hüseyin Köroğlu “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi”de savaşı nasıl ele aldığını şöyle anlatıyor:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Özellikle yönettiğim oyunlarda insanlara savaşın ne kadar kötü, ne kadar aşağılık olduğunu anlatmaya çalışıyorum, nefes aldığım sürece de anlatmaya devam edeceğim. Belki de ilk kez “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” oyununu, savaşa tanıklık eden bir çocuğun yüreğinden bakarak izleyeceksiniz. 2. Dünya Savaşı’nda Polonya Naziler tarafından işgal edilince, Varşova Tiyatrosu’ndaki oyuncuların, meslektaşlarımızın nasıl direndiklerini, hayatlarını yok sayarak nasıl mücadele ettiklerini, siz kıymetli seyircilerimizle paylaşmak isteği, bir savaş çocuğu olarak beni çok heyecanlandırdı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>1939’da Varşova’da yaşananlar, 1974’te çocukken yaşadıklarımla, bugün Gazze’de, Ukrayna’da yaşananlar aynı. İnsanoğlunun  “her şeye sahip olma” tutkusu,  tüm canlıları hunharca yok etmeye devam ediyor. Tam da bu noktada bir dünya lideri olan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünya’da Barış” sözünün önemini,  ne kadar kıymetli olduğunu hepimize bir kez daha hatırlatmak isterim.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Müziğini Orçun Tekelioğlu’nun, dekor ve kostüm tasarımını Gamze Kuş’un, koreografisini Senem Oluz’un, ışık tasarımını Özcan Çelik’in, efekt tasarımını Kadir Arlı’nın yaptığı, fotoğraflarını Nesrin Kadıoğlu’nun çektiği </span></span><span><span>oyunda <b>Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay</b> rol alıyor.</span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyuncularin-nazi-isgaline-karsi-direnisinin-hikayesini-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-438935">Oyuncuların Nazi işgaline karşı direnişinin hikayesini Yaşamak mı yoksa ölmek mi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler-415242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 21:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[menopozu]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz dönemi bir kadının hayatının üçte birini kapsayan önemli bir süreçtir. Aynı zamanda kadınlarda hayatın olağan akışının doğal bir parçasıdır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler-415242">Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi bir kadının hayatının üçte birini kapsayan önemli bir süreçtir. Aynı zamanda kadınlarda hayatın olağan akışının doğal bir parçasıdır. Menopoza girme yaşı genetik olsa da beslenme tarzı, stres, kullanılan ilaçlar, çevresel faktörler ve iklim şartları bile bu süreci hızlandırabiliyor. Dünya genelinde menopoza girme yaşı 48-52 iken Türk kadınlarında ortalama yaş 46-48’e düşüyor. Kadın hayatının doğal bir süreci olan menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu bir şekilde geçirmek alınacak önlemlerle mümkün olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi ve Wellness Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Emine Zeynep Yılmaz Tekmen “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” kapsamında menopoz hakkında bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Soğuk iklimler ve ağır koşullarda yaşayan kadınlar menopoza daha erken girebiliyor</strong></p>
<p>Menopoz sözcüğü Yunanca “mens (ay”) ve “pause (durmak)” sözcüklerinden türemiştir. Hormonal değişikliklerle birlikte kadının hayatında yepyeni bir dönem başlamaktadır. Menopoz dönemi kadınlar için tıpkı bebeklik, ergenlik gibi hayatın doğal bir evresidir ve bir hastalık olarak görülmemelidir. Menopoza hangi yaşta girileceğinin temel belirleyicisi genetik olmakla birlikte; ırk, beslenme düzeni, sigara ve alkol tüketimi, doğum kontrol hapı kullanımı,  doğurganlık durumu, uzun emzirme dönemi, adetlerin düzensiz oluşu, travmalar, deprem gibi doğal afetler, göç yaşanması menopoz dönemini hızlandırabilir. Bunun yanı sıra, kırsal bölgede, soğuk iklimlerde ve ağır koşullarda yaşayan kadınlarda menopoz yaşı daha erkendir. Genel sağlık durumu, radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi durumlar menopozu tetikleyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu geçirmek mümkün</strong></p>
<p>Hormonlardaki azalmalar sadece adet ve doğurganlıkla ilgili değil, tüm vücudu etkileyen bir süreçtir. Menopozal dönemde yoğun ateş basmalarının yanı sıra, yorgunluk, halsizlik, beyin sisi, ateş basmaları, terleme, uyku bozuklukları, duygu durumu değişiklikleri, cinsellik, kalp damar sağlığı ve endokrinolojik bazı problemler meydana gelir. Bu dönemi en sağlıklı ve mutlu şekilde sürdürmek için alınabilecek bazı önlemler, kadının hayatında çok büyük değişiklikler yaratır. </p>
<ul>
<li>Beslenme değişiklikleri, </li>
<li>Egzersiz, </li>
<li>Stresten kurtulma/gevşeme,</li>
<li>Çevresel toksinlerden uzak durma ile birlikte hastalara verilecek bazı destek tedaviler, </li>
<li>Uygun hastalarda kullanılan biyoeşdeğer hormon tedavisi bu dönemin sorunsuz atlatılmasına yardımcı olabilir. </li>
</ul>
<p>Bu önlemler ayrıca kemik kırıkları, bilişsel fonksiyonlarda bozukluk, Alzheimer, kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlayabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Lazer tedavileri meponoz döneminde fayda sağlıyor</strong></p>
<p>Menopoz döneminde vajinal kuruluk, yanma, sık idrar yolu enfeksiyonları, idrar kaçırma ve cinsel istekte azalma belirtileri sıktır. Bu sorunlar için kullanılan vajinal lazer, vajina duvarında kontrollü ısı hasarı yaratarak, alttan gelen taze hücreleri uyarır ve vajinanın yenilenmesini sağlar. Lazer ile cilt altında bulunan bağ dokusu uyarılmakta, kolajen ve elastin üretimi artmaktadır. Tamamen ağrısızdır, anestezi veya hastaneye yatış gerektirmez. PRP (plateletten zengin plazma) hastanın kendi kanından elde edilerek vajinaya enjekte edilir ve dokuları yenilenmeye yardımcı olur. Ayrıca kullanılan bazı vajinal kremler ile tedavi güçlendirilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli muayeneler menopoz döneminde de devam etmeli</strong></p>
<p>Menopoz dönemi şikayetlerinin doktorla paylaşılması ve semptomlardan bahsedilmesi gerekmektedir. Ayrıca düzenli olarak jinekolojik muayene ve ultrason, smear test, mamografi, meme ultrasonu, tam kan sayımı, tiroid ve karaciğer fonksiyon testlerini içeren sağlık kontrolleri mutlaka yaptırılmalıdır. Aşırı ve sık adet görme, ilişki sonrası lekelenme veya kanaması devam etme durumunda veya kesilmeyen uzun süreli adet görülmesi durumlarında mutlaka jinekolog muayenesi gereklidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler-415242">Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanaat Kenti Gölcükte Yaşamak Ayrıcalıktır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanaat-kenti-golcukte-yasamak-ayricaliktir-372903</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 10:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıcalıktır]]></category>
		<category><![CDATA[gölcükte]]></category>
		<category><![CDATA[kenti]]></category>
		<category><![CDATA[sanaat]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, “Kültür Sanat Kenti” hedefiyle düzenlediği tiyatro günlerinde 7’den 70’e toplumun her kesimine eğlenceli anlar yaşatmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanaat-kenti-golcukte-yasamak-ayricaliktir-372903">Sanaat Kenti Gölcükte Yaşamak Ayrıcalıktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, “Kültür Sanat Kenti” hedefiyle düzenlediği tiyatro günlerinde 7’den 70’e toplumun her kesimine eğlenceli anlar yaşatmaya devam ediyor.</p>
<p>Gölcük Belediyesi, hem çocuklara hem de yetişkinlere yönelik ücretsiz tiyatro günleri ile Kültür Sanatta Öncü Kent hedefine yakışır etkinliklerini sürdürüyor. Etkinlikler kapsamında iki gün peş peşe düzenlenen tiyatro gösterilerinde; önce yetişkinler sonra da çocuklar kahkaha dolu anlar yaşadılar.</p>
<p><b>TİYATRO EĞLENCESİNİN ADRESİ GÖLCÜK</b></p>
<p>Kazıklı Kervansarayı Kültür Yapısı’nda düzenlenen etkinlikle kapsamında ilk olarak Sırf Tiyatro Grubu tarafından, “Ah Şu Gençler&#8221; yetişkin komedi tiyatro oyunu, Gölcüklülerin yoğun ilgisiyle sahnelendi. Oyun boyunca eğlenceli dakikalar yaşayan izleyiciler, etkinlikler için Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sazer’e teşekkür ettiler.</p>
<p><b>ÇOCUKLARIN NEŞELİ SESLERİ SALONDA YANKILANDI</b></p>
<p>Hemşehrilerini tiyatro oyunlarıyla buluşturmaya devam eden Gölcük Belediyesi ikinci etkinlikte ise çocukları tiyatro sahnesi önünde buluşturdu. “Ormandaki Afacanlar” adlı oyun ile çocuklar, doyasıya eğlenerek bir yandan da faydalı bilgiler öğrendiler.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanaat-kenti-golcukte-yasamak-ayricaliktir-372903">Sanaat Kenti Gölcükte Yaşamak Ayrıcalıktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehir Tiyatrolarından Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sehir-tiyatrolarindan-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-362780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 12:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatrolarından]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi? adlı oyunu 6 Nisan Perşembe günü seyirciyle buluşturacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-tiyatrolarindan-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-362780">Şehir Tiyatrolarından Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi? adlı oyunu 6 Nisan Perşembe günü seyirciyle buluşturacak</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 25. sezonunda da sanatseverleri yeni oyunlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda sahnelendiği her şehirde doyumsuz bir tat bırakan Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi? adlı oyun 6 Nisan Perşembe günü saat 20.30’da SDKM’de seyirciyle buluşacak.</p>
<p><b>TRAJİKOMİK BİR OYUN</b></p>
<p>Nick Whitby’ın yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği ve yönetmenliğini İlham Yazar’ın yaptığı Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi? adlı oyun, Polonya’nın Naziler tarafından işgalinin hemen öncesinde geçiyor. Özel bir tiyatronun Hitler karşıtı oyunun provaları politik-diplomatik gerekçelerle yasaklanır. “Hamlet” oyununa geri dönen tiyatroda, genç bir havacı teğmen ile oyuncu arasında bir flört baş gösterir. Almanlar işgali gerçekleştirmiş, tiyatro kapanmıştır. Havacı teğmen aracılığıyla bir Alman casusun Polonya’daki tüm direniş hareketlerini ele verecek listeyi Nazilere iletmek üzere Polonya’ya geleceği bilgisine ulaşan oyuncular, bunu engellemek üzere harekete geçerler. Artık dekorları Gestapo karargahına, kostümleri üniformaya, oyuncular da yurt sever direnişçilere dönüşmüşlerdir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-tiyatrolarindan-yasamak-mi-yoksa-olmek-mi-362780">Şehir Tiyatrolarından Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İlk haftalarda deprem anını tekrar yaşamak doğal bir tepki&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilk-haftalarda-deprem-anini-tekrar-yasamak-dogal-bir-tepki-351611</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2023 09:57:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anını]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[haftalarda]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351611</guid>

					<description><![CDATA[<p>Felaketlerden sonra aşırı korku, çaresizlik, dehşete düşme, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama ya da çok ağlama, suçluluk, iştah sorunları, deprem anını sürekli tekrar yaşıyor gibi hissetmenin doğal olduğunu söyleyen Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, “Travmaya maruz kalan çoğu kişi için bu tepkiler çoğunlukla olaydan sonraki ilk haftalarda ortadan kalkacaktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilk-haftalarda-deprem-anini-tekrar-yasamak-dogal-bir-tepki-351611">&#8220;İlk haftalarda deprem anını tekrar yaşamak doğal bir tepki&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Felaketlerden sonra aşırı korku, çaresizlik, dehşete düşme, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama ya da çok ağlama, suçluluk, iştah sorunları, deprem anını sürekli tekrar yaşıyor gibi hissetmenin doğal olduğunu söyleyen Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, “Travmaya maruz kalan çoğu kişi için bu tepkiler çoğunlukla olaydan sonraki ilk haftalarda ortadan kalkacaktır. Bu süreçte pek çok kişi, bir tedaviye ya da müdahaleye gerek kalmadan doğal bir şekilde olay öncesi haline dönebilir. Doğal uyum sürecine saygı göstermek gerekir. İlk günlerde öncelikle temel ihtiyaçlar sağlanmalıdır” dedi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Deprem gibi doğal afetlerin bireyi, aileyi ve toplumu etkileyen acı verici olaylar olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sevilay Kantekin, böylesine acı olayların fiziksel olarak maruz kalanlar kadar izleyici olarak maruz kalanlarda da benzer etkiler yaratabileceğini söyledi.</p>
<p>Her bireyin bu üzüntü verici olaylar karşısında maruz kaldığı olayın büyüklüğüne, kendi kültürüne, geçmiş deneyimlerine, daha önce benzer travmatik olayları yaşayıp yaşamadığına, yaşı ve daha pek çok kişisel değişkene bağlı olarak farklı tepkiler verebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>AŞIRI KORKU VE ÇARESİZLİK HİSSEDİLMESİ NORMAL</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Sevilay Kantekin, yaşanan travmanın ardından akut dönemde ortaya çıkabilecek olağan ve bazı rahatsız edici tepkileri şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>“Aşırı korku, çaresizlik ve dehşete düşme hisleri, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama ya da çok ağlama suçluluk, iştah sorunları, olayı tekrar tekrar anlatma ya da olayla ilgili konuşmayı istememe, deprem olayını sürekli tekrar yaşıyor gibi hissetme, deprem olayını hatırlatan yerlerden ya da durumlardan kaçınmak<em>,</em></li>
<li>Uykusuzluk, sinirlilik, çabuk öfkelenme, aşırı irkilme, çarpıntı, titreme, nefes almakta zorluk gibi aşırı gerginlik belirtilerini yaşamak.”  </li>
</ul>
<p>Travmaya maruz kalan çoğu kişi için bu tepkilerin çoğunlukla olaydan sonraki ilk haftalarda zamanla ortadan kalktığının altını çizen Uzm. Dr. Kantekin, “Bu süreçte pek çok kişide bir tedaviye ya da müdahaleye gerek kalmadan doğal bir şekilde olay öncesi haline dönebilir. Doğal uyum sürecine saygı göstermek gerekir. İlk günlerde öncelikli olarak temel ihtiyaçlar sağlanmalıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>DUYGULARINIZI BASTIRMAYA ÇALIŞMAYIN</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Kantekin, depremi bizzat yaşayan ya da tanık olan kişilere kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacak şu önerilerde bulundu:</p>
<ul>
<li>“Duygularınızı, üzüntünüzü bastırmaya çalışmayın. Çevrenizdeki insanlarla paylaşmaya çalışın.</li>
<li>İlk günlerde uykusuzluk, çarpıntı, iç sıkıntısı gibi çeşitli kaygı belirtileri olabilir. Bu nedenle sakinleştirici, yatıştırıcı ilaç ya da alkol almayın, uykunuz günler içinde düzelecektir.</li>
<li>Çok yoğun endişe hissediyorsanız, nefes ve gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz. Ancak bu yakınmalar bir iki hafta içinde azalmıyorsa, yaşamını güçleştiriyorsa, baş etmekte zorlanıyorsanız ruh sağlığı uzmanına başvurmalısınız. </li>
<li>Bu süreçte kendinize kayıplarınız için yas tutma ve üzülmeye izin verin, bu en doğal hakkınızdır. Daha iyi hissetmek için biraz zamana ihtiyacınız olacaktır. Duygularınızla inişler çıkışlar olabilir. Bilin ki, yalnız değilsiniz, yaşadıklarınızın deneyimleyen herkes sizinle benzer duygular yaşıyor.”</li>
</ul>
<p><strong>AİLENİN TEPKİLERİNE HAZIRLIKLI OLUN </strong></p>
<p>Yakın akrabaların ilk tepkileri hissizlik, şok veya inanmama olabileceğini; sonrasında bu tepkilerin inkâr, öfke veya acı, suçlama, üzüntü ve suçluluk hissi gibi duygu ve davranışlara dönüşebileceğini belirten Uzm. Dr. Kantekin, “Aile üyelerinin duygusal tepkilerini yorumlamaktan, eleştirmekten ve söyleyebileceklerine karşı savunmaya geçmekten kaçının.  Yakın akrabaya dokunmak ve sarılmak uygun olabilir, fakat onların rahatı veya rahatsızlığı konusunda uyanık olun, kültür, yaş ve cinsiyet farklarına saygılı olun. Yakın akrabanın özel odanın güvenli ortamında bu haberi sindirmesine izin verin” dedi. </p>
<p><strong>‘GÜÇLÜ OLMALISIN’ GİBİ SÖZLERDEN KAÇININ</strong></p>
<p>Yas sürecinde olan kişilere yaklaşırken de dikkatli olunması gerektiğini işaret eden Uzm. Dr. Kantekin, acıyı azaltmak için kişilere söylenen ‘Güçlü olmalısın’, ‘Hayat devam ediyor’, ‘Yakında geçecek, bitecek’, ‘Çocukların için ayakta kalmalısın’ gibi klişe sözlerden kaçınılması gerektiğini belirterek bunun yerine yaşanan duyguları içtenlikle anlamaya ve paylaşmaya çalışılması önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>HERKESİN BAŞA ÇIKMA YOLU FARKLIDIR</strong></p>
<p>Kişilerin bu süreçte beden bakımlarına özen göstermeye çalışarak daha önce kendilerini rahatlatan şeyler neyse onları yapmaya çalışmalarının da etkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Kantekin, “Herkesin farklı ihtiyaç ve baş etme tepkileri vardır. Kimisi dua etme, meditasyon yapma, yürüyüş yapma gibi başa çıkma yollarına ihtiyaç duyarken; bir başkası sohbet etme yakınlarıyla bir arada olma ihtiyacı içinde olabilir. Hepsi kabul edilebilir, hepsi normaldir” dedi. </p>
<p><strong>YANLIŞ BİLGİLENDİRMELERE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI</strong></p>
<p>Yas sürecindeki kişileri zamanla olumlu etkileri dikkate alınarak çalışma yaşamına yönlendirmek, öğrencileri okula devam etmeleri için desteklemek, çalışmayanları, yaşlıları ve ev kadınlarını yeni ilgi ve uğraşı alanları bulmaları için teşvik etmenin de faydalı olabileceğini sözlerine ekleyen Uzm. Dr. Kantekin, “Afet ve travmalardan sonra insanlar bir suçlu arama eğiliminde olabilirler. Söylentilere, tek bir kişi ya da grup sebebiyle bu kişileri günah keçisi haline getirecek haberler ve dedikodulara karşı dikkatli olun. Bu tür basit dedikodulardan doğaüstü açıklamalara kadar geniş bir yelpazede olan bu söylentiler toplumsal bölünmelere neden olabilmektedir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilk-haftalarda-deprem-anini-tekrar-yasamak-dogal-bir-tepki-351611">&#8220;İlk haftalarda deprem anını tekrar yaşamak doğal bir tepki&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
